Randevu – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 25 Jul 2024 02:57:16 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Schengen Vizesi Randevusu Almak İçin Karaborsa Ticareti Yapılıyor https://www.haber60.com.tr/schengen-vizesi-randevusu-almak-icin-karaborsa-ticareti-yapiliyor/ https://www.haber60.com.tr/schengen-vizesi-randevusu-almak-icin-karaborsa-ticareti-yapiliyor/#respond Thu, 25 Jul 2024 02:57:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42123 Yazan’ın uzun zamandır beklediği aile buluşması için geçen yıl İtalya’ya gitmesi gerekiyordu.

Ancak Londra’da okuyan 20 yaşındaki Suriyeli, bir Avrupa ülkesine gitmek için gerekli olan Schengen vizesi randevusu almayı başaramadı.

“İki ay boyunca denedim” diyor BBC’ye, randevu alınan web sitesine gece yarısı bile girdiğini ekleyerek. “Sabaha karşı 04.00’te, 05.00’te denedim ama randevu saati bulamadım.”

Sonunda pes etti ve ailesiyle görüntülü konuşmakla yetinmek zorunda kaldı.

Randevu günü ve saati bulmak konusunda sorun yaşayan binlerce insandan biri Yazan.

BBC, dünyanın dört bir yanından Schengen vizesi almak konusunda sorun yaşayan kişilerle konuştu.

Para karşılığında hızlı rezervasyon

Facebook ve Telegram gruplarında, Quora gibi internet forumlarında randevu bulmak için tavsiye veren insanlar var ve bunu para karşılığında yapıyorlar.

Randevu bulabilmek için karaborsaya başvurmak ve hızlı bir şekilde rezervasyon yapabilmek için yazılım geliştirmek, Schengen Bölgesi’ndeki 29 ülke için vize alma mücadelesiyle sıkça gündeme geliyor.

Covidle bozulan denge

Covid pandemisinin ardından, uluslararası seyahatlere olan talep tekrar arttı.

Avrupa Birliği (AB) 2023’te 10 milyon Schengen vizesi temin etti. Bu sayı 2022’de 7,3 milyondu.

Birleşmiş Milletler (BM) Turizm ofisine göre 2024’ün ilk üç ayında 285 milyon turist uluslararası seyahat gerçekleştirdi. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 20 daha fazla.

Schengen vizesi başvuruları, Avrupa hükümetleri adına bazı aracı kurumlar tarafından düzenleniyor. Başvuru sahiplerinden belge ve biyometrik verileri bu kurumlar topluyor.

TLSContact ve VFS Global isimli iki aracı ajansla iletişime geçtiğimizde internet sitelerindeki randevu aralıklarının, temsil ettikleri ülkelerin konsoloslukları tarafından belirlenip kontrol edildiğini söyledi.

AB Komisyonu sözcüsü Christian Wigand BBC’ye, Covid seyahat kısıtlamalarının bazı ülkeleri personel sayısını azaltmaya ve aracı şirketlerle olan sözleşmeleri iptal etmeye zorladığını, bunun da onları artan taleple başa çıkma konusunda daha az donanımlı hale getirdiğini söyledi.

AB Komisyonu’nun, randevu bekleme sürelerini azaltmak için, başvuruları işleme koyacak daha fazla personel almak amacıyla yakın zamanda yapılan 10 euro’luk vize ücreti artışı da dahil olmak üzere önlemler aldığını da belirtti.

‘ Vize alışverişi’

Seyahat eden kişilerin vize başvurusunu Schengen bölgesinde gidecekleri ülkeye, birden fazla Schengen ülkesini ziyaret edeceklerse seyahatleri boyunca en uzun süre kalacakları ülkeye yapmaları gerekiyor.

Bazı ülkelerin konsolosluklarına diğerlerine göre daha fazla başvuru olması nedeniyle, pek çok kişi, bazılarının “vize alışverişi” olarak tanımladığı bir yöntemi kullanarak vize almak için yüksek maliyetli mesafeler kat ediyor.

Hindistan Seyahat Acenteleri Federasyonu Başkan Yardımcısı Anil Kalsi, “İnsanlar hızla vize randevusu alabildiği herhangi bir ülkeyi seçmek zorunda kalıyor” diyor.

Bazı kişiler, AB kurallarına uymak için, esas gitmek istedikleri yerin yanı sıra daha fazla vize randevusu bulunan başka bir ülkeyi de ziyaret ederek daha fazla para harcıyor.

Bu yöntem genellikle randevu eksikliğine bir yanıt olsa da, AB Komisyonu’ndan Christian Wigand bunun bekleme sürelerinin artmasına neden olan bir faktör olduğunu söylüyor.

Geçen yıl randevu sıkıntısı sorulduğunda, Londra’daki Fransa Büyükelçiliği BBC’ye kapasitedeki büyük artışın vize alışverişini teşvik edeceğini söylemişti.

Ancak çoğu kişi için bu çok pahalı ve zaman alıcı ve karaborsa için bir fırsat yaratıyor.

Karaborsa ‘botları’

Londra’da yaşayan Mısırlı Nirvana, arkadaşının İtalya’daki düğününe gitmek için kara borsada vize randevusuna 100 pound (yaklaşık 130 dolar) ödediğini söylüyor.

Arkadaşının tavsiyesiyle kullandığı platformun “bot” kullanarak, para karşılığında başkaları adına randevu alabildiğini söylüyor.

“Dostları ve akrabalarının çoğu düğünü, zamanında vize randevusu alamadığı için kaçırdı” diyor.

Robot kelimesinin kısaltması olan “bot”, insan faaliyetini çok daha yüksek hız ve frekansta taklit eden bir bilgisayar programı. Karaborsa acenteleri bunları, randevular açılır açılmaz toplu rezervasyon yapmak için kullanıyor.

Üç ay boyunca bir konser için Hollanda’ya gitmek üzere Londra’da randevu ayarlamaya çalışan Lübnanlı Sirene, VFS Global sitesinde randevu oluştuğunda kendisine bildirim gönderecek bir botu indirmek için 30 £ ödedi.

26 yaşındaki kadın, bunun kişisel verilerini bir karaborsa acentesiyle paylaşmaktan daha güvenli bir seçenek olacağını umuyordu.

Aynı hizmeti sunan bir Telegram kanalı, müşterilere bir ila üç gün içinde randevu alacaklarını vaat ediyor.

Ancak binlerce kişinin bu bildirimleri almak için para ödediğini bilen Sirene’ye bot da yardım edemedi. Bildirimin ardından her baktığında randevu çoktan gitmişti.

“Bu acı verici bir süreçti ve sonunda pes ettim” diyor. Biletini bir yıldan uzun bir süre önce almış olmasına rağmen artık konseri kaçırmayı kabullendi.

Konsolosluklar ve vize acenteleri “randevu sahtekarlığıyla” mücadele etmek için teknolojiyi kullanıyor.

TLSContact BBC’ye, karaborsa yatırımcılarının işlerini zorlaştırmak için tek kullanımlık şifreler gibi şeyler kullandığını söyledi. Ayrıca öngörülebilirliği önlemek için yeni randevuların “rastgele paylaşılmasını” da otomatik hale getirir.

Benzer önlemler, BBC’ye randevu alan robotların “son derece ciddiye” aldığını söyleyen VFS Global tarafından da alınıyor.

‘Özel rezervasyon pencereleri’

Ahmet (gerçek adı değil) karaborsada faaliyet göstermediğini ancak karaborsanın nasıl işlediğini bildiğini söyleyen bir seyahat acentesi sahibi.

Bazı karaborsacıların ve müşterileri için randevu arayan seyahat acentelerinin, vize aracı kurumlarının çalışanlarıyla yakın ilişkiler kurarak hızlı randevu aldığını iddia ediyor. Bu çalışanların randevuların açıklanacağı kesin saatleri ve tarihleri ??açıkladığını söylüyor.

“İki taraf arasındaki anlaşmaya bağlı olarak, seyahat acenteleri veya karaborsa satıcıları beklenen randevu açıklanma süresinden kısa bir süre önce özel bir pencereden yararlanabilir” diyor.

Vize randevusuyla ilgili karaborsa hakkında bilgi sahibi olan farklı kaynaklardan benzer iddialar duyduktan sonra BBC, yorum almak üzere hükümetler adına hareket eden vize aracı kurumlarıyla temasa geçti.

TLSContact, iddiaların yanlış olduğunu ve “muhtemelen kendilerine güvenilirlik yaratmaya çalışan karaborsacılardan kaynaklandığını” söyledi:

“Randevu masalarımıza, kurumumuzdaki çok sınırlı sayıdaki üst düzey çalışanımız erişebilmektedir. Hareketleri, IT sistemlerimiz ve temsil ettiğimiz resmi vize birimleri tarafından yakından takip ediliyor.”

VFS Global Orta Doğu ve Kuzey Afrika Başkanı Ariprasad Viswanathan, BBC’ye şirketin “bu tür bir suistimal hakkında hiçbir bilgisi olmadığını ancak konuyu araştıracağını” söyledi.

VFS, “özel rezervasyon pencerelerinin” olmadığını ve “randevu aralıklarının herkese aynı anda açıldığını” söylüyor.

AB Komisyonunun vize operasyonlarını izlemede bir rolü olsa da Wigand, aracı kurumların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesini ve AB kurallarına ve vize kanunu hükümlerine uymasını sağlamanın AB üye devletlerinin sorumluluğunda olduğunu söylüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/schengen-vizesi-randevusu-almak-icin-karaborsa-ticareti-yapiliyor/feed/ 0
Arpa Hasadının Devam Ettiği Yozgat’ta Çiftçi, Randevu Sistemine Tepkili https://www.haber60.com.tr/arpa-hasadinin-devam-ettigi-yozgatta-ciftci-randevu-sistemine-tepkili/ https://www.haber60.com.tr/arpa-hasadinin-devam-ettigi-yozgatta-ciftci-randevu-sistemine-tepkili/#respond Tue, 25 Jun 2024 08:15:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35766

SEYFİ ÇELİKKAYA

(YOZGAT) – Yozgat’ta Toprak Mahsulleri Ofisi’nde (TMO) uygulanan randevu sistemi nedeniyle sırası gelinceye kadar ürününü tarlada bekletmek zorunda kalan çiftçiler sisteme tepkilerini dile getirdii. Randevu sisteminin kaldırılmasını isteyen bölge çiftçisi, “Ekini sıcaktan yanmaması için biçtirmek zorundayız. Randevu alıyoruz, randevuya göre biçerdöver bekliyor, nakliye için araç bekliyor. Bu da ek fiyat demek. Randevu olmadan erken gelen teslimatını yapmış olsa tarlada bekleme olmaz, masraf da düşer” dedi.

Türkiye’nin en fazla hububat ekiminin yapıldığı bölgeler arasında yer alan Yozgat’ta bu yıl kuraklık ve hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle hasat erken başladı. 20 gün önce başlayan hasat devam ederken TMO’nun alımları dün itibarıyla başlattığı kaydedildi. Hem ürünün fazla olmaması hem de randevu ve kota uygulaması nedeniyle TMO’nun ve özel siloların alım merkezlerine gelen çiftçinin fazla beklemeden ürününü teslim ettiği bildirildi. Bu nedenle randevu sisteminden bu yıl vazgeçilip, erken gelene öncelik verilerek, alımların yapılmasının çiftçinin mağduriyetini önleyebileceği vurgulandı.

“İki senedir nakliyeci esnafı biraz sıkıntıda, bu sene işler de düştü”

Tarlada hasadın yapılıp, biçerdöver tarafından kasasının dolmasını bekleyen nakliyeci Ekrem Ceylan, 14 yıldır nakliyecilik yaptığını belirterek, iki yıldır nakliyeci esnafının zor bir dönem geçirdiğine dikkat çekip, şöyle dedi:

“Nakliyeci esnafıyım, dededen toruna bu işi yapıyoruz. Biz köyden buğday yüklüyoruz, burada ofisimiz buğday alıyor, çelik silolar var, lisanslı depocular. Köylüyle anlaşıyoruz, üç lira, örnek konuşuyorum, biz oraya gitmeden, parayı almadan yakıta zam geliyor. Petrolcü de nitekim üstüne koyuyor bu sefer. Geliyoruz adama diyoruz ki; Süleyman abi böyle böyle oldu. ‘Ya bana ne’ diyor, çok sıkıntılar yaşıyoruz. İki senedir nakliyeci esnafı biraz sıkıntıda, bu sene işler de düştü. Yakıttan ziyade bazı şeyler bizi çok çok yoruyor. Her şey yakıtla bitmiyor. Bu arabanın lastikleri en önemlisi, bir lastik üç lirayken on lira oldu, yani üç lirayken on lira oldu, direkt böyle oldu. Bir cıvata, bir lirayken on lira oldu. Diyeceksiniz ki senin araban da bir liraydı, on lira oldu da, olmasaydı benim arabam da, keşke böyle de şeyler olmasaydı. Fırsatçı insanlar çoğaldı. Sanayiye giremiyoruz, paran varsa sanayide iş yaptırırsın. Paran yoksa sanayide iş yaptıramazsın. Artı insanları kolaylaştırmaya yönlendirdiler. Zaten öyle tamir falan yok. Kaldır at, yenisini getir.”

“Tayyip’ten çok AK Partiliydim. Ben bu yıl gibi böyle bir dünya görmedim”

Yozgat’ın Yerköy ilçesinde 35 yıldır biçercilik yapan, bu yıl ise ek olarak çiftçilik yapmaya başlayan Ömer Güder, artan maliyetlere karşılık, üreticinin ürettiğinin bedelini alamadığını anlatarak, şöyle konuştu:

“Biçim yapıyorum şu anda. Geçen sene ben bu köyde 110 bin liraya biçtim, şu anda 130 lira diyor köylü. Köylü de haklı. Geçen sene mazot 27 liraydı, 42 lira. Geçen sene biçerin bir parmağı 15 liraydı, şu anda 50 lira. Bir kayış bin liraydı, 5 bin lira oldu. Bir şoför (biçerdöver operatörü) 30 bin liraydı, 90-100 bin lira oldu. Güneydoğu’daki adam 250 bin liraya gidiyor, şoför olarak üç aylığına. Böyle bir hayat var mı? Böyle bir dünya var mı? Mazot 27 liraydı, 47 lira oldu. Böyle bir dünya varsa çiftçiye dön, ekin hiç yok. Geçen sene ben arpayı 7 bin liraya verdim, bu sene 7 bin 250’ye verdim. Zaten ekin yok, mazot parası yok. Mazot parası biçer kaldı, parası yok, bitti. Köylüye dön köylü para yok diyor, mahsul satmayınca. Petrolcü litre yazıyor, yarın zam gelecek, onu öde. Bu nasıl bir dünya ya? Samimi olarak söylüyorum; AK Partiliydim. Bak tam olarak söylüyorum, Tayyip’ten çok AK Partiliydim. Ben bu yıl gibi böyle bir dünya görmedim. Böyle bir dünya var mı abi ya? Geçen sene 110 liraya bu sene biç 130 liraya. Arpayı geçen sene sat 7 bin liraya, şimdi sat 7 bin 250 liraya. Para da yok. Gerçekten ben şimdiye kadar hep Tayyip’e verdim. Bu dönemde Tayyip’e verdim. Bak bu dönemde Tayyip’e verdim diyorum. Ama böyle bir şey var mı abi ya? Böyle bir şey var mı ya? Böyle bir şey varsa söylerim. Şu anda mazot parası yok cebimizde, kart patladı. Bu nasıl olacak? Bilmiyorum. Hayat durdu.”

“Randevu nedir? Hastaneye gitmiyoruz, postaneye gitmiyoruz”

Randevu sisteminden de yakınan Güder, “Bu yıl çiftçiliğe de başladım. 35 yıldır biçercilik yapıyordum. Babam ekip biçiyordu, ben çiftçiliğe başladım. Bu sene bir 50 dönüm yer icarladım. Tam 60 bin lira masraf ettim. Tarlam da burası, ben geri 50 bin lirayı alamam. 20 bin lirayı zor alırım. Motor parası yok, biçer parası yok, 20 bin lirayı zor alırım. Benim suçum, günahım ne ya? Geçen sene 9 bin liraya verdik buğdayı, bu sene de 9 bin lira. Böyle bir dünya varsa desinler. Tarım Bakanı desin ki; böyle bir dünya var desin. Gerçekten inanmıyorum. Böyle bir dünya varsa söylesin. Mehmet Şimşek söylesin. Ekonomi… Sıka sıka, sıka sıka kemer de kalmadı. Al, al bir şey kalmadı. 35 yıldır biçercilik yapıyorum. Ben böyle bu yıl gibi görmedim. Bir de randevu çıktı. Burada ekin biçiliyor, adamın randevusu var. Burayı koyuyoruz, şuraya gidiyoruz. Randevu nedir? Hastaneye gitmiyoruz, postaneye gitmiyoruz. Böyle bir randevu var mı? Bankadan sıra beklemiyoruz, bu biçim. Buraya bırakıp, oraya gidiyoruz leylek gibi geziyoruz. Mevsimlik bir şey, böyle randevu olur mu? Bir litreye yakıyorsa dönümde iki litre çıkıyor. Randevu neymiş randevu? Abi hastaneye mi gidiyoruz ya? Çiftçiye kota kondu bir de randevu çıkarttılar. Adamın tarlası kaldı, randevusu yok. Allah vermesin bir yangın çıksa yanacak adamın tarlası. Biçer yatıyor, Tır yarım oldu, adamın randevusu bitti. Biçer kaldı bu gün” diye konuştu.

“Mahsulümüz de yok, biz masraflarımızı dahi alamıyoruz şu anda”

Yozgat’ın Bahçecik köyünden Sümmani Akgül, bu yıl mahsulün olmadığını, bu nedenle de yaptıkları masrafları dahi alamayacaklarına vurgu yaparak, şunları söyledi:

“10 yıldır çiftçilik yapıyorum. Eskiden beri köylüyüm ama sanayiciydim, şimdi çiftçilik yapıyorum. Vatandaş gerçekten ne yapacağını bilmez bir durumda. Şu anda o sezon bitmiş, iki aydır ekim biçim yapılıyor. Sezon bitmek üzere ofisimiz daha şu anda yeni alıma başlamıştır. Bundan 20 gün önce Yerköy’de biçerdöverler ekin biçiyordu, Güneydoğuyu dahil etmiyorum. Daha dün fiyat açıklandı, zaten açıklanan fiyat bir şey değil. Geçen yılki fiyata veremiyoruz. Mahsulümüz de yok, biz masraflarımızı dahi alamıyoruz şu anda. Hangi bir derdimizi anlatacağız? Şu anda zaten yangın, kuraklık bizlerin kendi hatalarımızı devlete, hükümete veya hiç kimseye mal edemeyiz. Sigorta yaptırmadıysak bu kendi sorunlarımız. Ama devlet de sorumluluk alanın içindeki yapması gerekenleri yapmıyor. Bugün randevu sistemi var. Randevuya kardeşim gelmiyorsan o adamın randevularını iptal et. veya ediyorsan da o insanları çalıştır. Şu anda mahsul yok, ülkemizde genel olarak. Mahsulümüz yok, bunu biliyorsunuz. Ofis gece gündüz çalışsa ne olur ki? Bırak çalışmayı, şu anda randevu almışlar ama ofiste alım çok az, giden yok, randevudan dolayı. Silolarda sıra beklemiyor adam gidiyor hemen yıkıp geliyor ama randevudan dolayı gidemiyor. Şu anda benim biçerdöverler yatıyor, niye yatsın? Hemen biçer, gider, yıkar gelir, bu randevunun sakatlıkları olmasa. Zaten bir kota sistemi çıkarmışsın. Ben kotama göre vereceğim. Hiçbir çiftçi bundan şikayetçi değil ki, oraya gidip de beklemekten. Kardeşim herkes erken gelen gelsin yıksın gitsin. Mahsulüm kuruyor, kuruduğu yerde denesi dökülüyor.”

“4 bin liraya, 4 bin 500 liraya arpa istiyorlarmış. 6 bin liraya, 7 bin liraya buğday diyorlarmış”

Çiftçi Akgül, “Geçen yıl 7 bin liraya sattık arpayı, 8 bin liraya sattık buğdayı. Bu sene de aynı fiyata satıyoruz. Belki satamayacağımız gün de olacak, oradan geçmeyen buğdayları tüccarlar almıyor. 4 bin liraya, 4 bin 500 liraya arpa istiyorlarmış. 6 bin liraya, 7 bin liraya buğday diyorlarmış. Zararına bir şeyler” dedi ve şunları belirtti:

“Şimdi adam benden para istiyor, biçerdöverci, haklı. İşçime para veremiyorum diyor. Sen işçisin çalıştığının hakkını alabileceksin bakalım. O adam benden alamayınca veremeyecek. Ben devletten alamayınca veremeyeceğim, zincirleme. 45 gün sonra diyor. Ben 45 gün sonra vereceğine de inanamıyorum. Daha bundan kısa bir süre önce, geçen yılki verdiğim prim paramı aldım, bir yıl geçmiş, daha yeni ve daha da almadık insanlar var. Şu anda mazota en az 4 – 5 bin lira civarında zam geleceği söyleniyor, bir iki gün içinde. Biz adamlarla fiyat kestik, ‘mazota zam gelirse ben otlarım’ diyor. Ben diyorum anlaştık arkadaş. Ne yapacak bilmiyoruz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/arpa-hasadinin-devam-ettigi-yozgatta-ciftci-randevu-sistemine-tepkili/feed/ 0 Dünya Capoeira Şampiyonu Melis Umay Doğu’nun Macaristan vize başvurusu reddedildi https://www.haber60.com.tr/dunya-capoeira-sampiyonu-melis-umay-dogunun-macaristan-vize-basvurusu-reddedildi/ https://www.haber60.com.tr/dunya-capoeira-sampiyonu-melis-umay-dogunun-macaristan-vize-basvurusu-reddedildi/#respond Sat, 01 Jun 2024 00:06:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34266 Haber: GAYE ŞEYMA CAN

(İSTANBUL) -2022 yılı Dünya Capoeira şampiyonu Melis Umay Doğu’nun vize başvurusu Macaristan Konsolosluğu tarafından 24 Mayıs’ta reddedildi. O günden bu yana vize engelini aşmaya çalışan Doğu, başarılı olamadı ve Macaristan’da yapılacak Avrupa Şampiyonası’na katılamadı. Doğu, Dünya Capoeira Federasyonu’nu aradığını, “Vizeme ret vermişler. Davetiyem olmasına rağmen tekrar bir davetiye gönderebilir misiniz? ve lütfen konsolosluğu arar mısınız” diye rica ettiğinde Macaristan Konsolosluğu’nun telefonu kapattığını söyledi. ve randevusu olmasına rağmen bir kez ret aldığı için Konsolosluktaki randevusuna giremediğini, kimseyle iletişim kuramadığını bildirdi.

Umay Doğu, yaşadığı süreci ANKA Haber Ajansı’na anlattı:

“Ailem beni kredi çekerek gönderdi”

“2022 yılında gerçekleştirilen dünya şampiyonasında ülkeme birincilik getirmiş bir kadın sporcuyum. 2011 yılında Spor İstanbul’da başladı benim capoeira serüvenim. ve 10 yıl boyunca orada devam etti. Sonrasında bireysel olarak devam etme kararı aldım ve 2022 yılında gerçekleştirilen Capoeira Şampiyonası’na katıldım. Birincilikle döndüm ülkeme. Beni ailem oraya kredi çekerek gönderdi. Tüm masraflar tarafımızca karşılandı  ve bu zorluklara rağmen bayrağımı Macaristan’da dalgalandırmayı başarabildim. İstiklal Marşımızı okuttum. Çok büyük bir gururdu. Geldiğimiz zamanda 2024 yılında gerçekleştirecek olan Avrupa Capoeira Şampiyonası’na (31 Mayıs ve 2 Haziran’da gerçekleştirilecek) 24 Mayıs günü gelen ret cevabı sebebiyle gidemiyorum.

“Tekrar konsolosluktan randevu aldım”

Hafta sonuna denk geldiği için konsoloslukta iletişime geçemedim. 27 Mayıs pazartesi günü mail attım. Fakat randevusuz hiçbir bilgi işlem yapamayacaklarını dile getirdiler bana. Yine de ben şansımı denemek amaçlı salı günü konsolosluğun önüne gittim. Birileriyle konuşmak istediğimi söyledim. Hiçbir şekilde işlem yapamayacaklarını söylediler. Onları da anlıyorum. Orada oturup ağlarken moralim çok bozulmuştu. Çünkü bir buçuk aydır bu süreçte kendi başıma ilgileniyorum, kendim çalışıyorum ve ailemden hiçbir destek almadan bu sefer her şeyi kendim üstlenmek istedim. Uçak biletlerini kendim ödedim. Vizemi kendim ödedim, konaklamam da bir sponsor tarafından ödendi. Fakat süreç böyle olunca o kadar uğraştığımla kaldım gibi hissettiğim için biraz umutsuz oldum orada. ve orada oturup ağlarken randevu saatlerine baktığımda 29 Mayıs sabahına yani benim uçağımın olduğu güne saat sekiz buçuğa randevu vardı. Hemen uçak biletimi iptal edip randevu aldım. Son bir gün de kalsa son güne kadar direnmek istedim, randevu aldım. Yine evraklarımı toparlayıp Macaristan Konsolosluğu’nun önüne geldim. ve bana bizi içeri alamayacaklarını söylediler. Nedenini sorduğumda ise vize reddimiz sebebiyle ve işlemin bu kadar hızlı çözülemeyeceğiyle alakalı direktifler verdiler ve biz geldiğimiz gibi randevu olmasına rağmen herhangi bir yetkiliyle kendimi anlatamadan kapıdan geri döndürüldük.

“Konsolosluk, federasyonun yüzüne telefonu kapatmış”

Cuma günü ret geldi ve hemen Dünya Capoeira Federasyonu’nu aradım. Mesaj attım ve dedim ki, ‘Vizeme ret vermişler. Davetiyem olmasına rağmen tekrar bir davetiye gönderebilir misiniz? ve lütfen konsolosluğu arar mısınız’ diye rica ettim. Konsolosluk, federasyonunun suratına iki kere telefonu kapatmış. Hiçbir şekilde uzlaşmaya çalışmamışlar maalesef. Bu kadar zorluk çekmemin sebebi de şu Türkiye’de Capaeira Federasyonu işleyen bir federasyon değil maalesef ki. Bana çok soruyorlar, ‘Gri pasaportun yok mu? Niye böyle oluyor?’ diye. Capoeira Türkiye’de dans federasyonları adı altında görünüyor. Resmi olmasa da. Fakat capoeira bir dans değil, bir dövüş sporu. Bunun kültürünü bilen insanlar zaten bu federasyonun altına çok girme taraftarı değiller. Aynı benim gibi. İlerleyen süreçlerde ne olur bilemiyorum. Ben Avrupa Şampiyonası’na gidemedim… Bu yarışma olmadı ama bir sonraki yarışmada hem fiziken hem de zihnen kendimi güçlü tutup böyle sıkıntılar olmadan da o şampiyonluğu getireceğime inanıyorum.”

Capoeira nedir?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Sporİstanbul internet sitesinde Capoeira şu şekilde anlatılıyor:

“Capoeira Brezilya asıllı bir savunma sanatıdır. Afrika asıllı kölelerin kendilerini savunmak için geliştirdikleri estetik görünüme sahip ve katı formlardan uzak olan bu spor, özellikleri ile diğer savunma sanatlarından ayrılır. Brezilya’daki köleler için ‘Özgürlüğe giden yol’ olarak görülen Capoeira, bir spor dalı olarak anılmasının yanında birçok insana göre bir savaş sanatı ya da dans olarak da görülmektedir. Brezilya başta olmak üzere 48 ülkede resmi olarak yapılmaktadır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dunya-capoeira-sampiyonu-melis-umay-dogunun-macaristan-vize-basvurusu-reddedildi/feed/ 0
Diyarbakır Tabip Odası Başkanı: Randevu Sistemi Vatandaşları Mağdur Ediyor https://www.haber60.com.tr/diyarbakir-tabip-odasi-baskani-randevu-sistemi-vatandaslari-magdur-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/diyarbakir-tabip-odasi-baskani-randevu-sistemi-vatandaslari-magdur-ediyor/#respond Tue, 28 May 2024 21:57:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33536 AHMET ÜN

(DİYARBAKIR) – Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Dr. Veysi Ülgen, hastanelerde oluşan yoğunluğu önlemek amacıyla Sağlık Bakanlığı’nca hayata geçirilen onaylı randevu sisteminin de vatandaşların randevu bulmalarını ve muayene olmalarını sağlayamadığını belirterek, “Randevu bulamayanlar ‘Hocam bir tanıdığın var mı’ diye soruyorlar. İnsanlar torpil peşinde. Tanıdık doktorlara ulaşıp, önceden muayene olmak için talepte bulunuyor” dedi.

Türkiye’de sağlık alanında yaşanan sorunlar nedeniyle kamu hastanelerinde randevu almak zorlaşırken, Sağlık Bakanlığı’nın uygulamaya koyduğu onaylı randevu sistemi de yoğunluğu azaltmadı. ANKA Haber Ajansı’na konuşan, Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Dr. Veysi Ülgen, Sağlık Bakanlığı’nın sorunlara çözüm üretmede yetersiz kaldığını söyledi.

Sorunlara çözüm bekliyoruz”

Sağlıkta yaşanan sorunlara ve hastaların tedaviye ulaşmada yaşadığı zorluklara dikkat çeken Ülgen, ” Dünya Sağlık Örgütü, sağlığı tanımlarken, sosyal, ruhsal ve fiziksel olarak iyi hali olarak tanımlıyor.  Biz meslek örgütü olarak her şeyi takip ediyoruz. Biz sağlık ile ilgili gördüğümüz eksiklikleri tespit ediyoruz, önerilerde bulunuyoruz. Bu anlamda yetkililerden çözüm bekliyoruz. Bizim asıl yaptığımız iş bu. Bu anlamda tabip odasına karşı bir ön yargının olduğunu da söyleyebiliriz. Zira biz bunları yaptığımız zaman, kamuoyunda ‘tabip odası siyaset yapıyor’ deniliyor. Aslında bu, bir siyasetten ziyade toplum sağlığını önceleyen konularda fikir verme, toplum sağlığı konusunda bir şeyler söylemektir. Tabii ki sağlığın bir siyaseti de var, bunu da göz ardı etmiyoruz” dedi.

‘Bir ülke hastanedeki yatak sayısıyla övünmemeli’

Sağlık sisteminde artık birinci basamak hizmetlerin uygulanmamasının birçok sorunu beraberinde getirdiğini ifade eden Ülgen, “Eskiden SGK kuyrukları vardı. Eskiden hastane sayısı azdı. Ama en azında birinci basamak hizmetlerinde sistem vardı. Birinci basamak uygulanmasıyla hastalıkların önlenmesine çalışılıyordu. Zaten bizim için önemli olan insanların hasta olmaması yani koruyucu sağlık hizmetin sunulması. Biz bunu önemsiyoruz. O sistem terk edildi. Şimdi ise tedavi hizmetleri ön plana çıktı. Burada önemli olan insanların hasta olmamaları değil, hasta olduktan sonra tedavi olmasıdır. Bir ülke hastanedeki yatak sayısıyla övünmemeli” diye konuştu.

‘İnsanlar torpil peşinde

Sağlık Bakanlığı’nın 13 Mayıs’ta hizmete başlattığı Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nin sağlığa erişime çözüm olmadığını aktaran Ülgen, hastaların randevu bulmakta zorluk çektiklerini vurguladı. Ülgen randevu bulamayan hastaların tanıdık bulup doktorlara ulaşmaya çalıştıklarını ya da tanıdığı doktorlardan randevu bulmaları konusunda yardım istediklerini ifade etti:

Ülgen şunları söyledi:

“Örneğin Diyarbakır’da kanser hastaları için 4 radyoterapi merkezi var. Bu merkezlerden sadece bir faal. Kanser hastaları şu an sıra bekliyor. Sağlık sıra bekleyecek bir alan değil. Biz bunu randevu sistemi için de söylüyoruz. Sağlıkta randevu olmaz. Sağlıkta kolay bir şekilde hastaneye ulaşmak en kısa sürede olmalı. Sağlık beklemez.

Yıllardır uygulanan randevu sistemi vardı. Bu randevu sistemin yanlış olduğunu söyledik. Ama yetkililer uzun süre kulaklarını tıkadı. En son kendileri de bu sorunu kabul ederek, onaylı randevu diye bir sistem getirdiler. Düzene girecek dediler, henüz bir sisteme girmiş değil. Hastanelerde kuyruklar var. Bu durumdan dolayı üzülüyoruz. Bu kuyrukların nedenlerinden biri de hayat pahalılığıdır. Diyarbakır’da 6 özel hastane var. Bu özel hastanelerde yüksek enflasyon nedeniyle ücretler arttı. Hayat pahalılığı her konuda var. Ancak sağlık göze batıyor. Kişi tedavide para ödeyince zoruna gidiyor. Sonuçta vatandaş vergisini veriyor ama aynı zamanda hastaneye gidip tedavi için para veriyor. Tabii ki bu kuyrukların oluşmasının tek sebebi enflasyon değil. Bir bütünüyle sağlıktaki yanlış politikaların sonucudur.

2003’te sağlıkta yaşanan sorunları düzeltmek için ‘sağlıkta dönüşüm programı’ hayata geçildi. Aradan 21 yıl geçti. 21 yıl geçmesine rağmen halen bu sorunu konuşuyoruz. Demek ki çözüm olmamış. Eskiden insanlar hastane kuyruklarında beklerlerdi. Şimdi sanal şeyler var. Şu anda da kuyruklar var. ‘Hocam ben randevu bulamıyorum bir tanıdığın var mı’ diyorlar. Bir tanıdığın var mı çok önemli. İnsanlar torpil peşinde. Tanıdık doktorlara ulaşıp, önceden muayene olmak için talepte bulunuyor.”

Uyarılar, yetkililer tarafından ciddiye alınmıyor

Ülgen, tabip odaları olarak sağlık alanında dile getirdikleri sorunların Sağlık Bakanlığı tarafından dikkate alınmamasına tepki göstererek, “Bir süredir salgın hastalıkla ilgili uyarılarda bulunduk. Ancak henüz ilgili mercilerden bir açıklama yapılmadı. En azından bu doğrudur ya da yanlıştır, eksiktir gibi ne bize ulaşıldı ne de basına bir açıklama yapıldı. Biz de duyarlılık oluşturmak için sosyal medyada açıklamalar yapıyoruz. Biliyorum bunlar ileride aleyhimize işlenecek. Basın, salgının olduğunu bildiriyor, hastanelerde kuyruk olduğunu yazıyor, ama bu yetkililer tarafından ciddiye alınmıyor. Biz bunu eleştiriyoruz. Sağlık hepimizin sorunudur. Fikrimiz, duruşumuz ne olursa olsun hepimizin sorumluluk alması gerekiyor” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyarbakir-tabip-odasi-baskani-randevu-sistemi-vatandaslari-magdur-ediyor/feed/ 0
İzmir Tabip Odası Başkanı: Onaylı randevu uygulaması sağlıkta şiddeti artırabilir https://www.haber60.com.tr/izmir-tabip-odasi-baskani-onayli-randevu-uygulamasi-saglikta-siddeti-artirabilir/ https://www.haber60.com.tr/izmir-tabip-odasi-baskani-onayli-randevu-uygulamasi-saglikta-siddeti-artirabilir/#respond Thu, 16 May 2024 21:15:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31990 HABER: FATİH ÖZKILINÇ KAMERA: KERİM UĞUR

(İZMİR)- İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhun Özyurt, Sağlık Bakanlığı’nın başlattığı hastanelerde onaylı randevu uygulamasının hastanelerde çatışma ortamı meydana getirebileceğini, sağlıkta şiddeti daha da artırabileceğini söyledi. Özyurt, yeni sistemin çok yürüyebilecek bir uygulama olmadığını ifade etti.

İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhun Özyurt, Merkezi Hekim Randevu Sisteminde (MHRS) başaltılan onaylı randevu uygulamasını ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi. Yeni uygulamaya giren onaylı randevu sistemi üzerine çalıştıklarını belirten Özyurt, “Üstünde epeyce çalıştık bunun. Çok yürüyebilecek bir uygulama değil. Yani randevu aldı, randevudan bir gece evvel randevusunu onaylamak zorunda. Onaylamazsa iptal oluyor. Bir sonraki randevuya kalıyor. Onayladığı halde gelmezse yine 15 gün randevu alamıyor. Ama acil durumlarda ‘hastam ağır, muayene olması lazım’ derse gidip muayene olabiliyor. Böyle olunca bu sisteme gerek duyulmayabilirdi. Çok doğru değil” dedi.

MESLEK ODALARININ GÖRÜŞÜ ALINMAMIŞ

Bakanlığın, meslek odalarının, sendikaların ve hekimlerin görüşünü almadan MHRS’de değişiklik yaptığını kaydeden Özyurt, “Mutlaka bu işin tamamen içinde olan; tabip odalarının, sağlık sendikalarının karar aşamasında fikirlerinin alınması gerekir. Sadece onlar da değil; önde gelen üniversite tıp fakülteleri, eğitim veren devlet hastanelerinin de mutlaka görüşünün alınması lazım. Çünkü işin içinde, mutfağında olan onlar. Bu işin ne kadar yürüyeceğini, ne kadar yürümeyeceğini, nasıl ters sonuçlar oluşturabileceği onlar da mutlaka Sağlık Bakanlığı kadar yetkin olarak biliyorlardır. O yüzden bu uygulama yürürlüğe girmeden evvel bu fikirlerin alınmış olmasını çok önemsiyorum. Ama alınmadan ortaya kondu. Göreceğiz nasıl yürüyeceğini” diye konuştu.

“HEKİMLER İÇİN ZORLU BİR SÜREÇ”

Yeni uygulama ile sağlıkta şiddeti artırabileceğine de dikkat çeken Özyurt, “Hekimlere olan şiddeti muhtemelen arttıracak. Çünkü randevu onaylamadı ama ertesi gün muayene olmaya gitti. Sağlık Bakanlığı’nın öyle bir ifadesi de var; ‘çok acil durum varsa gidip muayene olabilir’ diye. Dışarıda bekleyen hastalarla, içeride hasta bakmaya çalışan hekim üstünde yarattığı stresi düşünmek bile istemiyorum. Hem orada bekleyip sırasına gelmesini bekleyen hastalar hem içeride hastaları tedavi etmeye, bir plan yapmaya çalışan hekimler için zorlu bir süreç olacak. Ama ileride daha iyi bir noktaya getirilebilir mi? Bu konuda paydaş olan diğer kurumlardan da fikir alınarak daha ideal bir noktaya çekilebilir” şeklinde konuştu.

“TATSIZ BİR DURUM ORTAYA ÇIKABİLİR”

“Onaylı Randevu” sisteminin hastanelerde bir çatışma ortamı meydana getirebileceğini de dile getiren İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhun Özyurt, “Hekime olan şiddet hiç istemediğim bir şey ama biraz daha artabilir. Hekime olan şiddetin artması, hastanın hastaya sıkıntı yaratması… Dışarıda birileri sırasını bekliyor, ismini görünce içeri girecek ama o ‘dün ben randevu almıştım’ deyip de onaylamayan insanlar da gelecek. Orada bir çatışma ortamı, tatsız bir durum ortaya çıkabilir. Hekimler bu şiddetten çok bıktı” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmir-tabip-odasi-baskani-onayli-randevu-uygulamasi-saglikta-siddeti-artirabilir/feed/ 0
MHRS’de Onaylı Randevu Sistemi Hastalarda Memnuniyet Oluşturdu https://www.haber60.com.tr/mhrsde-onayli-randevu-sistemi-hastalarda-memnuniyet-olusturdu/ https://www.haber60.com.tr/mhrsde-onayli-randevu-sistemi-hastalarda-memnuniyet-olusturdu/#respond Mon, 13 May 2024 21:04:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31510 Merkezi Hekim Randevu Sisteminde (MHRS) “Onaylı Randevu”ya geçilmesi hastalarda memnuniyet oluşturdu.

Edirne Sağlık Müdürü İshak Yıldırım, AA muhabirine MHRS’de yeni bir dönemin başladığını ifade etti.

Uygulamanın hastalara randevu almada avantaj sağlayacağını belirten Yıldırım, “Hasta MHRS’den randevu aldığı zaman bir gün öncesinden 20.00’ye kadar bunu onaylaması gerekiyor. Eğer onaylamazsa randevu boşa düşüyor ve randevu aldığı saatten bir saat öncesine kadar yeni hastalara sıra verebiliyoruz. Yeni sistemle günlük olarak çok daha fazla hastamız randevu alarak hekime ulaşabilecek.” dedi.

Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesine gelen hastalardan Mehmet Çetin ise uygulamayı beğendiğini söyledi.

Kurala herkesin uyması halinde aksaklık yaşanmayacağını vurgulayan Çetin, “Bazı aksaklıklar bu sistem sayesinde ortadan kalkacak. Uygulama güzel görünüyor. Herkes kurallara riayet etmeli. Bu sayede daha kolay randevu bulacağız ve sağlık sorunlarımızı giderebileceğiz.” diye konuştu.

Gülten Uskan da uygulama sayesinde ihtiyacı olan hastaların hızlı şekilde randevu bulup muayene olabileceğini ifade etti.

Kırklareli

Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Zeliha Türkyılmaz, Onaylı Randevu Sistemi ile sağlık hizmetleri kapasitesinin daha verimli kullanılmasının sağlanacağını, hastanelere ve hekimlere erişimin daha etkin hale geleceğini kaydetti.

Muayene randevusu oluşturarak onaylamayan kişilerin randevularının sistem üzerinden otomatik iptal edileceğini dile getiren Türkyılmaz, şöyle devam etti:

“Hastanelere ve hekimlere daha kolay ulaşabilmek ve zamanı doğru kullanabilme imkanı sunmak amacıyla yeni uygulama başlatıldı. Kapasitenin daha verimli kullanılmasını sağlayacağını ön görüyoruz. Hizmet bekleyen hastaların erişiminin kolaylaşacağını düşünüyoruz bu sayede. Randevu tarihinden bir gün önce akşam 20.00’ye kadar internet sitesi, mobil uygulama ya da ALO 182’den hastanın oluşturduğu randevuyu onaylamasını bekliyoruz. Onaylamazsa gelmeyeceği anlamına geliyor. Onaylar ise ertesi gün randevu saatinde muayene hizmetini alabilecektir. Hastamız muayene olacağı tarihten önceki 48 saat içerisinde randevu aldıysa tekrar onay yapmasına gerek kalmaksızın randevu saatinde muayene olabilecek.”

Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesine muayene olmak amacıyla müracaat eden Mesut Avcı da yeni sistemin çok faydalı olacağını düşündüğünü anlattı.

Randevu oluşturarak gitmeyenlerin diğer hastaların da haklarını engellediğine işaret eden Avcı, MHRS üzerinden randevusunu onaylayarak hastaneye geldiğini, yeni sistemde hiçbir sorun yaşamadığını söyledi.

Mustafa Bil de güzel bir uygulama olduğunu belirterek, “Bir gün öncesinde randevuyu onaylayarak geleceğinizi teyit ediyorsunuz. Böylece diğer hastaların da haklarına girmemiş oluyoruz.” ifadesini kullandı.

Tekirdağ

Tekirdağ İl Sağlık Müdürü Ali Cengiz Kalkan da MHRS’nin telefon ve internet erişiminin olduğu her yerde yepyeni bir özellik kazandığını, yeni sistemle hekimler ve hastaların vakitlerini daha verimli kullanabileceğini dile getirdi.

Randevusunu onaylayıp gelmeyen hastaların 15 gün boyunca aynı branştan randevu alamayacağını anımsatan Kalkan, “Yapılan çalışmalarda, geçtiğimiz yıllarda randevu alıp muayeneye gelmeyen hastalarımızın MHRS’yi kullanan hastaların yüzde 30’unu oluşturduğu tespit edildi. Yeni sistemde randevuların iptal edilmesinin ardından boşalan kapasite, bekleyen hastalar için kullanılacak.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/mhrsde-onayli-randevu-sistemi-hastalarda-memnuniyet-olusturdu/feed/ 0
CHP ve İYİ Parti, Sağlık Bakanlığı’nın randevu sistemi ve 7/24 çalışma düzenine tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/chp-ve-iyi-parti-saglik-bakanliginin-randevu-sistemi-ve-7-24-calisma-duzenine-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-ve-iyi-parti-saglik-bakanliginin-randevu-sistemi-ve-7-24-calisma-duzenine-tepki-gosterdi/#respond Fri, 10 May 2024 00:03:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31070 (ANKARA)- Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın randevu sisteminin onaylı hale getirildiği açıklamaları ve polikliniklerin 7/24 çalışma düzenine geçmesine yönelik çalışmalara Meclis’ten tepki geldi. CHP Ankara Milletvekili Aylin Yaman, “Sayın Koca’nın başlattığı onaylı randevu sistemi günün yarısının randevusuz hastalardan oluştuğu düşünülecek olursa çözüm üretmeyecektir” dedi. İYİ Parti Aksaray Milletvekili Turan Yaldır ise, “Ülkemizdeki sağlık sistemi o kadar çökmüş durumda ki Sağlık Bakanlığı panik içerisinde çözüm yolları arıyor. Aylar sonrasına aldığı ameliyat randevusuna gidemeden vefat eden hastaları görüyoruz. Bu sorunlar doktorlara 7/24 mesai uygulamasıyla çözülemez” diye konuştu.

CHP, Ankara Milletvekili Aylin Yaman ve arkadaşları tarafından tıkanan sağlık sistemi ve çözüm önerilerinin araştırılması amacıyla verdiği Meclis Araştırması Önergesi’nin TBMM Genel Kurulu’nda bugün görüşülmesi için grup önerisi getirdi.

“BU UYGULAMALAR ÇÖZÜM DEĞİL PROBLEMDİR”

CHP’nin grup önerisi üzerinde söz alan Ankara Milletvekili Aylin Yaman şunları söyledi:

“Sağlık sisteminin kaliteli olması herkes tarafından ulaşılabilir olması demek. Hasta ve aynı zamanda sağlık çalışanı odaklı olması demek. Türkiye’de sunulan sağlık hizmeti bölgesel farklılıkları olan, ekonomik alım gücüne dayalı, şiddetin gölgesinde, hasta güvenliğinden uzak ve sadece sağlık çalışanının omuzlarında yürümektedir. Az insanla çok iş yapmayı marifet sanan bir zihniyetle, insan kaynağını maliyet kalemi olarak gören bir yaklaşımla sürdürülmektedir. Sağlıkta Dönüşüm Programı sonucunda sevk sisteminin kaldırılması, kontrolsüzce hasta trafiğinin oluşması ve koruyucu hekimlik yerine tedavi edici hekimliğe yatırım yapılması hastalık yükünü arttırmış yıllar içinde hekime müracaat sayısı yılda  10 keze kadar tırmanmıştır. Bu hasta yükü polikliniklerde yığılmaya, randevu sisteminin kitlenmesine ve hastanın çareyi acil servislerde aramasına neden olmuş bu ortam ise şiddetin tırmanmasına yol açmıştır. Bunun üzerine bugün Sayın Bakan farklı ifade etse de, tüm bilimsel yayınlarda en az 20 dakika ayrılması gereken muayene süresi 5 dakikalara kadar indirilmiştir. Sayın Koca’nın başlattığı onaylı randevu sistemi günün yarısının randevusuz hastalardan oluştuğu düşünülecek olursa çözüm üretmeyecektir. Bu uygulamalar tıkanan sağlık sistemi için bir çözüm değil yeni bir problem alanıdır.”

“MEVCUT BAKIŞ AÇISIYLA BU SORUN ÇÖZÜLEMEZ”

Saadet Partisi İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin de muayene randevu sistemindeki aksaklıklara çözüm aranmak istenmediğini belirterek, “Mevcut bakış açısıyla bu sorun çözülmez. Mesele üç hastaya bakmak değil, üç hastayı tedavi etmek olmalıdır. Muayene süreleri 2-3 dakikalara indiriliyor. Sadece reçete yazmaya zaman kalıyor. Muayeneden umduğunu bulamayan hasta bu sefer başka hastane ve doktordan randevu alıyor. Bu da sistemi ayrıca tıkıyor. Kronik hastaların takibi açısından hasta randevuları çok önemli. Takipte olan hastaya doktor direkt kendisi randevu verebiliyordu ama sistemde bu bölüm şu an için kapatıldı. Kendi doktorundan randevu alamayan hasta başka doktordan randevu alıyor. Yeni sistemde hastaların sonuç göstermesi de randevuya tabi tutuldu. Bu randevu şartının da kaldırılması gerekiyor. Sistemin her anlamda revize edilmesi gerekiyor.”

“SAĞLIK ÇALIŞANLARI İLE HASTALAR KARŞI KARŞIYA GELİYOR”

İYİ Parti Aksaray Milletvekili Turan Yaldır ise, “Sağlık sistemi ülkemizde yıllardır can çekişiyor. Görevi vatandaşlara sağlık hizmeti vermek olan hastaneler bu görevi yerine getiremez hale gelmiş durumdadır.  Tıkanan sağlık sistemi yüzünden sağlık çalışanları hastaları ile karşı karşıya gelmekte, sağlıkta şiddet artmaya devam etmektedir. Bu şiddetin sorumlularından biri de randevu sistemini dahi düzene koyamayan bakanlığın bizzat kendisi değil midir?” diye konuştu.

Gelişmiş ülkelerde doktorlar ortalama 20 dakikada bir hastaya bakarken Türkiye’de doktorların her 5 dakikada bir hasta bakmak zorunda kaldığına dikkat çeken Yaldır şöyle konuştu:

“Ülkemizdeki sağlık sistemi o kadar çökmüş durumda ki Sağlık Bakanlığı panik içerisinde çözüm yolları arıyor. Koca koca hastaneler yaptınız içinde işleyen bir sistem de düzen de yok. Bazı hastanelerde bir yılı aşan sürelerde randevu veriliyor. Aylar sonrasına aldığı ameliyat randevusuna gidemeden vefat eden hastaları görüyoruz. Bu sorunlar doktorlara 7/24 mesai uygulamasıyla çözülemez.”

Yapılan görüşmelerin ardından CHP’nin grup önerisi AKP ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-ve-iyi-parti-saglik-bakanliginin-randevu-sistemi-ve-7-24-calisma-duzenine-tepki-gosterdi/feed/ 0
Sağlık Bakanı Koca: “1 Haziran’dan İtibaren Akılcı Laboratuvar Uygulamasına Başlıyoruz” https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-koca-1-hazirandan-itibaren-akilci-laboratuvar-uygulamasina-basliyoruz/ https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-koca-1-hazirandan-itibaren-akilci-laboratuvar-uygulamasina-basliyoruz/#respond Thu, 09 May 2024 23:57:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31065 (ANKARA) – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, teyide dayalı online randevu sitemini MR, röntgen, endoskopi gibi sistemlerde de uygulayacaklarını belirterek “MR, tomografi ameliyat vb uygulamalar için de 1 gün önce onam sistemi devreye alınacak. İlk uygulama 1 Haziran’da endoskopi ile başlıyor” dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Sağlık Bakanlığı’nda Ulusal Sağlık Hizmetleri Değerlendirme ve Koordinasyon Toplantısı’nın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Sağlık alanında yaptıkları çalışmaları anlatan Koca, Türkiye’deki sağlık sisteminin sıradan bir sistem olmadığını belirtti. Türkiye’nin sağlık hizmetlerinin tamamını bütün vatandaşlarına Sosyal Güvenlik kapsamında bedelsiz sunabilen ender ülkelerden biri olduğunu söyleyen Koca, “Buna bağlı olarak, sınırlı kaynakla sınır konulmayan bir sağlık hizmeti talebini karşılamaya çalıştığımız da bir gerçektir. En büyük gücümüzse sağlık çalışanlarımızdır.” dedi.

Bakan Koca, “Yetkisiz olan kendince hürdür, her istediğini rahatça söyleyebilir. Sorumluların ne söylediğine bakın. Sosyal medya, sağlıklı bir bilgi kaynağı değil. Sağlıkla ilgili konularda doğru bilgi kaynağı Sağlık Bakanlığıdır. Sağlık Koordinasyon Kurulu, yeni dönemdeki en önemli değerlendirme organımızdır.” ifadelerini kullandı.

“RANDEVULU VE RANDEVUSUZ BAKILAN HASTA SAYILARI NEREDEYSE EŞİT”

Pandemi döneminde kalabalık ortamların oluşmasını önlemek için ayakta muayeneye karşı, randevu sistemini yaygın kullanmayı teşvik ettiklerini anlatan Bakan Koca, o dönemden itibaren hastaların, çalışanların, böyle bir gereklilik olmadığı halde randevu sistemine yöneldiklerini söyledi. Koca, “Aynı muayene, randevulu yapılabildiği gibi randevusuz da yapılabiliyor iken tercih, atıl kalma riski olan randevulu muayeneye kaydı. Buna rağmen randevulu ve randevusuz bakılan hasta sayıları neredeyse eşittir” dedi.

“RANDREVU SORUNUNUN NEDENİ KAMUYA TALEP ARTIŞI, ÖZEL SEKTÖRÜN PAYININ AZALMASI”

Bakan Koca, şöyle konuştu:

“Randevulu muayeneye yöneliş, beraberinde bazı uygulama zorlukları getirdi. Birkaç örnek vermek istiyorum, geçen yıl, 23 milyon kişi aldığı randevulardan en az birine gelmedi. Nüfusun yaklaşık 4’te biri demek. Gelinmeyen toplam randevu sayısı 81 milyon. Üç-dört saat kala iptal edilen randevu sayısı ise 21 milyon. Bu gibi sebeplerle randevu kapasitesinin yüzde 30’u kullanılamadı.

Küresel salgın, yaşattıkları yanında, bazı gerçekleri bize apaçık görme fırsatı da verdi. Sayın Cumhurbaşkanımızın en büyük hayalim dediği şehir hastanelerimizin sağlık hizmetlerinde kapasitemizi nasıl artırdığına şahit olduk. Bugün tüm büyükşehirlerimizde şehir hastanesi kurulmasını ve her ilimizde üçüncü basamak sağlık hizmetinin verilebilir olmasını hedefliyoruz. Artık, vatandaşlarımız, sağlık hizmeti almak için en iyi adres olarak kamu hastanelerimizi görüyor, sağlık sorunlarında kamu hastanelerimize müracaat ediyor. Eskiden ‘kamu hastaneleri’ denince anlaşılan ile bugün kamu hastaneleri denince anlaşılan aynı değildir. Söz konusu başarı, kamu hastanelerine yönelişi her geçen gün artırmaktadır. Bu tercihi, kamu hastanelerinde, pandemi öncesi dönemle şimdi bakılan hasta sayılarını kıyasladığımızda açıkça görüyoruz. Bu ve özel sektörün sağlık hizmetlerindeki payının azalması kamuya talepte artış demektir. Talep ise yeni randevu anlamına gelmektedir. Randevu sorununun bir nedeni de budur. Başarı, beraberinde bir sorun da getirmiştir.”

Randevu sorununa çözüm üretmek için yeni bir sistem kurduklarını açıklayan Koca, “MHRS, telefon ve internet erişiminin olduğu her yerde yepyeni bir özellik kazanmış, modifiye olmuş durumda. Sistem artık şöyle işleyecek; ertesi gün randevusu olan her hastamız, akşam saat 8’e kadar randevusuna onay verecek veya gelemeyeceğini bildirecek. Bu sisteme Onaylı Randevu Sistemi, MHRS’de başlatılan bu yeni döneme de Onaylı Randevu Dönemi diyoruz. Uygulama pazartesi günü başlıyor. Yeni dönemde ayrıcalıklı iki hasta grubumuz 65 yaş üstü hastalarla kanser hastaları. Bu gruptaki hastalar, onay işlemlerinden istisnadır.” dedi.

“BOŞ KALAN RANDEVULARLA TALEP BIRAKMIŞ HASTALARA ULAŞACAĞIZ”

Onaylı Randevu Sistemi’nin hastanelere, hekimlere zamanı verimli kullanma imkanı sağlayacağını ifade eden Bakan Koca, “Hasta, gelemeyeceği randevuyu iptal edecek. Böylece, randevu sadakatsizliği sebebiyle, şu an boş kalan kapasitemizi hizmet bekleyen hastalar için kullanabileceğiz. Boş kalan her bir randevuda, sistemden randevu alamayıp, talep bırakmış hastalarımıza ulaşacağız. Öncelik, talep bırakan hastalarda olacak. Onaylı Randevu Sistemi sayesinde, öngörümüze göre, birçok branşta hastamızın talebine 24 saat içinde cevap verebiliyor olacağız.” bilgisini verdi.

“BUGÜN AİLE HEKİMİNE GİDEN HASTA SAYISINDA YÜZDE 54 ARTIŞ VAR”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Koca, aile hekimliğinin daha da kurumsallaşması gerektiğine inandığını söyledi. Koca, “Her bir aile hekimimizin de uzaktan sağlık hizmetini hasta gelmeden çözmesini de planladık. Toplamda 28 bin aile hekimimiz var; toplam hasta sayısı 919 milyon. Bu 919 milyonun 443 milyonu birinci basamak.  Yani yarısına yakını birinci basamağa gidiyor. İkinci ve üçüncü basamağa giren hasta sayısı 476 milyon. Pandemi öncesindeki birinci basamak, aile hekimlerine giden hasta sayısıyla bugün toplam giden hasta sayısına bakığımızda yüzde 54 oranında birinci asamakta artış söz konusu oldu. İkinci ve üçüncü basamakta ise yüzde 23 oranında artış oldu. Toplam artış ise yüzde 36.” şeklinde konuştu.

“1 HAZİRAN’DAN İTİBAREN AKILCI LABORATUVAR UYGULAMASINA BAŞLIYORUZ”

Tetkike erişimle ilgili bir çalışma olup olmadığı konusundaki soruya Koca, “Geçen yıl toplam randevulu bakılan hasta sayısı 160 milyona yakın. Geçen yıl randevusunu alıp gelmeyen hasta sayısı 23 milyon. 44 milyon atıl kapasiteden bahsediyorum. Tetkiklerle ilgili; akılcı laboratuvar uygulamasını başlatttık. Özellikle MR, tomografi, girişimsel işlemler dahil olmak üzere bir algoritma geliştirmeye çalışıyoruz. İlkini endoskopide yaptık, çalışma bitti. 1 Haziran’dan itibaren de başlamış olacağız. Hangi durumda hangi tetkik istenebilir olduğunu bilim insanları ile görüşerek planlıyoruz. Nasıl muayenede onam sistemi devreye giriyorsa benzer şekilde MR, tomografi ameliyat vb uygulamalar için de 1 gün önce onam sistemi devreye alınacak. İlk uygulama 1 Haziran’da endoskopi ile başlıyor olacak” yanıtını verdi.

“2 DAKİKA UYGULAMASI SÖZ KONUSU DEĞİL”

Hastanelerde bir hastaya 2 dakika muayene süresi ayrıldığına ilişkin tartışmaların hatırlatılması üzerine Koca, “Hastaya ne kadar zaman ayırabilirseniz o kadar iyi bir hizmet sunmuş olursunuz. Biz ortalama her hekim arkadaşımıza özellikle kliniklerde 42 randevu açıyoruz, dolayısıyla 10 dakika. 2 dakika uygulaması söz konusu değil. Anlık olarak dijital ortama düşen görüntü servis edilerek 1-2 dakikada muayene ediliyormuş algısı oluşturuldu. Böyle bir uygulama söz konusu değil” dedi.

“İDRARDAN HPV’NİN TARANABİLECEĞİ ÇALIŞMAYI BAŞLATTIK”

HPV aşısının ücretsiz yapılmasına ilişkin açıklamalarının hatırlatılması üzerine Bakan Koca, HPV aşısının ücretsiz uygulanması konusunda henüz tarih veremeyeceğini belirtti. Koca, “HPV aşısını yerlileştirmek istiyoruz. Bunun için taramalarımızı yoğunlaştırdık. İdrardan, muayene olmadan HPV taraması yapmak üzere kit geliştirmek için çalışma başlattık. Dünyada örneği olmayan, özellikle muayene olmak istemeyenler için idrardan taramayı yapmış olacağız. Ülkemiz için riskli olan serotipi de bilmiş olacağız. Riskli olanın hangisi olduğu, nasıl bir aşının daha fayda sağlayacağını bu bilgilendirmeyle anlamış olacağız. Firmalarla ilgili de Türkiye için en uygun hangisi ise bunu araştırıyoruz” şeklinde konuştu.

“TEŞVİKLE İLGİLİ ÇALIŞMAMIZ VAR”

Koca, aile hekimlerinin ödeneklerinin artırılmasına ilişkin bir çalışma olup olmadığına ilişkin “Aile hekimliğini önemsiyoruz, Maliye Bakanlığımız da önemsiyor. Teşvikle ilgili bir çalışmamız var” diye konuştu.

Yeni randevu sisteminde muayeneye gitmeyenler için herhangi bir yaptırım olup olmayacağı konusunda Koca, “Var olan uygulama dışında uygulama getirmedik. Daha önce ikinci kez gelmeme durumunda bir kısıtlamama olsun mu olmasın mı, şimdilik onu düşünmedik” ifadelerini kullandı.

“KAMUDA TASARRUF KAPSAMINDA ARAÇ KİRALAMADIK 17 TOGG ALDIK”

Kamuda tasarruf tedbirleri kapsamında Bakanlığın ne gibi önlemler aldığına ilişkin de Koca, “Cari harcamalarla ilgili tasarruf çalışmamız başladı. Kamudaki araçlarla ilgili rutin kiralama yöntemi olur. Yeni dönem rakamlarının üç katına yakın arttığını gördük, iptal ederek 17 TOGG aldık. Arkadaşlarımız Bakanlıkta artık TOGG kullanacak. Yaptığımız en önemli tasarruf bu” yanıtını verdi.

Kamuda çalışan yabancı uyruklu hekimlerle ilgili iddialara ilişkin Koca, “Bizde yabancı uyruklu olup vatandaşımıza kamu kurumlarında hizmet eden bir kişi bile yok. Hizmet edebilmesi için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması gerekiyor. Bu, çok istismar ediliyor, ‘yabancı hekimle açık kapatılmak isteniyor’ deniyor. Böyle bir durum söz konusu değil” açıklamasını yaptı.

“YURT DIŞINDA OLAN HEKİM SAYISI GÜNCEL OLARAK 378”

Hekim ve sağlık emekçilerinin yurt dışına göçü konusundaki bir soruya Koca, “11 bin açıktan atamayla hekim geldi, 8 bine yakını sadece uzman. Böyle bir dönüş tarihte yok. 2022’de bin 359 kişi bizden iyi hal belgesi aldı, 450 kişinin yurtdışına gittiği bilgisi geldi bize. Bugün için güncel bilgi 378 kişiye düştü. O 450 kişi artmadığı gibi 450 kişiden 378’e düştü, yani gidenlerin geri dönüşü…” yanıtını verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-koca-1-hazirandan-itibaren-akilci-laboratuvar-uygulamasina-basliyoruz/feed/ 0
Sağlık Bakanı Koca, “Ulusal Sağlık Değerlendirme ve Koordinasyon Toplantısı”nda konuştu: (1) https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-koca-ulusal-saglik-degerlendirme-ve-koordinasyon-toplantisinda-konustu-1/ https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-koca-ulusal-saglik-degerlendirme-ve-koordinasyon-toplantisinda-konustu-1/#respond Thu, 09 May 2024 22:15:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30986 Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Hıfzıssıhha Aşı ve Biyoteknolojik Ürün Üretim Merkezimizin inşaatını tamamlayarak pilot üretimlere iki yıl içinde başlayabileceğiz. Hedefimiz, ihtiyacımız olan aşıların tamamının Türkiye’de üretilmesidir. Kuduz, Hepatit A ve suçiçeği aşıları, teknoloji transferi ile artık ülkemizde üretilecek.” dedi.

Bakan Koca, Sağlık Bakanlığı’nda düzenlenen “Ulusal Sağlık Değerlendirme ve Koordinasyon Toplantısı”na katıldı.

Toplantının ardından basın açıklaması yapan Koca, verimlilik ilkesinin, her alanda olduğu gibi sağlık sitemi ve sağlık hizmetinde de esas olduğunu belirtti.

Türkiye’deki sağlık sisteminin sıradan bir sistem olmadığını, sağlık hizmetlerinin tamamının, bütün vatandaşlara sosyal güvenlik kapsamında, bedelsiz sunulduğuna ve bunu sunabilen ender ülkelerden biri olduğuna dikkati çeken Bakan Koca, “Buna bağlı olarak, sınırlı kaynakla sınır konulmayan bir sağlık hizmeti talebini karşılamaya çalıştığımız da bir gerçektir. Bir vatandaşımızın hissettiği herhangi bir sağlık sorunu; ona, hizmet talep etme ve özgürce başvurma hakkını tanımaktadır. En büyük gücümüzse sağlık çalışanlarımızdır. Onlara çabaları için teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

Sağlık Bakanlığını üstlendiği günden itibaren, gerekli her hususta vatandaşları bilgilendirmeyi esas aldığını belirten Koca, bu prensibin değişmediğini ve aynı şekilde devam ettiğini vurguladı.

Koca, sosyal medyanın, sağlıklı bir bilgi kaynağı olmadığını, sağlıkla ilgili konularda doğru bilgi kaynağının Sağlık Bakanlığı olduğuna dikkati çekerek, “Bilgi kirliliğinin önüne geçmek için, tıpkı bugün olduğu gibi sizleri, Sağlık Koordinasyon Kurulumuzun kararları konusunda düzenli bir şekilde bilgilendireceğim. Sağlık Koordinasyon Kurulu, yeni dönemdeki en önemli değerlendirme organımızdır.” şeklinde konuştu.

Sağlıkta “beyaz reform”

Sağlıkta, yakın dönemde nelerin gerçekleştirildiğine de değinen Koca, “beyaz reform”a atıfta bulundu.

Bu reformun, hekimlerin kamuya geçişi başta olmak üzere pek çok sonucu beraberinde getirdiğini aktaran Koca, şunları kaydetti:

“Dünyada eşi görülmemiş bir yasayla, malpraktis davalarına ilişkin sorunlar, yine yakın bir dönemde, kökten çözülmüştür. Sağlıkta şiddet yasası sonucunda, şiddet olayları önemli ölçüde azalmıştır. ‘Beyaz kod’ uygulaması yanı sıra ‘Gri Kod’ uygulaması pilot uygulama olarak başlatılmıştır. Çalışmalarımız sonucunda Beyaz kod sayısı 1 milyonda 31’den bir milyonda 14’e inmiştir. Gri kod uygulanan bölgelerde ise bu düşüş ilave olarak yüzde 50’den fazladır.”

Bakan Koca, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının emekliliklerine dair özlük haklarında önemli iyileştirmeler yapıldığını da hatırlatarak, sağlık çalışanlarının verdikleri her hizmetin karşılığını aldığı bir teşvik sistemine geçtiklerini dile getirdi.

Görevi medikal kurtarma olan Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) çatısı altında, UMKE ATAK adını taşıyan yeni bir birim kurduklarını belirten Koca, bu ekiplerin, medikal arama kurtarma çalışması yaptığını anlattı.

Koca, koruyucu sağlık hizmetlerine verilen önemin arttığını, kaynakların yaklaşık üçte birini koruyucu hekimlik için kullandıklarını vurguladı.

Uzaktan sağlık hizmeti ile ilgili altyapı çalışmalarını tamamladıklarını ve pilot uygulamalarına başlandığına dikkati çeken Bakan Koca, “Kronik hastaların takibi, rapor ve reçete yenileme için de bu uygulama sayesinde çevrimiçi hizmet sunmayı planlıyoruz. Kısa adı YAŞAM olan Sağlıklı Yaş Alma Merkezlerimizi hayata geçirdik. Uygulamaya 80 yaş üzeri vatandaşlarımızdan başladık. Yaş sınırını aşağı indirerek uygulamayı yaygın hale getireceğiz.” ifadesini kullandı.

“2 milyon 200 binden fazla bebeğimiz için tarama yaptık”

Bakan Koca, evlilik öncesi SMA Taşıyıcı Tarama Programı kapsamında 1 milyon 400 binden fazla çifti taradıklarını aktararak, “Yeni Doğan SMA Tarama Programı’nda 2 milyon 200 binden fazla bebeğimiz için tarama yaptık. Erken tanı, tedavi başarımızın yüzde 90’ın üzerine çıkmasını sağladı.” dedi.

Aile diş hekimliği uygulamasını 3 ilde pilot olarak başlattıklarını ve 42 aile diş hekimliği biriminde 12 bini aşkın çocuk ile ailelerine ulaştıklarını kaydeden Koca, “23 şehir hastanemizde toplam 34 bini aşkın yatak kapasitesi ile hizmet veriyoruz. Yatak kapasitesi 15 bini bulacak olan 12 şehir hastanemizin yapımı devam etmektedir.” diye konuştu.

Kullanılan her 100 kutu ilacın 91’inin, değer bazında ise 57’sinin artık Türkiye’de üretildiği paylaşan ve Sağlık Vadisi kurma çalışmalarını hızlandırdıklarını bildiren Koca, şöyle devam etti:

“Hıfzıssıhha Aşı ve Biyoteknolojik Ürün Üretim Merkezimizin inşaatını tamamlayarak pilot üretimlere iki yıl içinde başlayabileceğiz. Hedefimiz, ihtiyacımız olan aşıların tamamının Türkiye’de üretilmesidir. 3 aşımız yani kuduz, Hepatit A ve suçiçeği aşıları, teknoloji transferi ile artık ülkemizde üretilecek. Bağışıklama programındaki diğer bütün aşılar da Hıfzıssıhha’da üretilecek. 2028’de ise tüm aşılar yüzde 100 yerli üretim olacak. Tip 1 diyabet hastaları başta olmak üzere, bütün diyabet hastalarımızın kullanabilecekleri sürekli glikoz ölçüm sensörlerini tamamen yerlileştiriyoruz. Klinik değerlendirmesini de tamamlayıp, en kısa sürede hastalarımıza sunacağız. Nadir hastalıklar için Hücre ve Gen Terapisi Hastanesini kuruyoruz. Böylece en güncel tedaviyi kendimiz geliştirerek uygulayacağız. Bağımlılıkla mücadele için rehabilitasyon amaçlı BAHAR merkezlerini hayata geçiriyoruz. İlki bu yıl Sancaktepe’de hizmete başlayacak. Çok kısa bir sürede tüm büyükşehirlerimiz bu merkezlere sahip olacak.”

“Gelinmeyen toplam randevu sayısı 81 milyon”

Bakan Koca, Kovid-19 pandemisi döneminde şartlar gereği hastanelerin, alışılageldiğinden çok farklı kullanıldığına işaret etti.

Kalabalık ortamların oluşmasını önlemek için ayaktan muayeneye karşı, randevu sistemini çok daha yaygın kullanmayı teşvik ettiklerini vurgulayan Koca, “O dönemden itibaren hastalarımız, çalışanlarımız, böyle bir gereklilik olmadığı halde, randevu sistemine yöneldiler. Aynı muayene, randevulu yapılabildiği gibi randevusuz da yapılabiliyorken tercih, atıl kalma riski olan randevulu muayeneye kaydı. Buna rağmen randevulu ve randevusuz bakılan hasta sayıları neredeyse eşittir.” diye konuştu.

Randevulu muayeneye yönelişin, beraberinde bazı uygulama zorluklarını da getirdiğini aktaran Koca, geçen yıl 23 milyon kişinin aldığı randevulardan en az birine gelmediğini bildirdi.

Bunun nüfusun yaklaşık 4’te birine geldiğine işaret eden Koca, “Gelinmeyen toplam randevu sayısı 81 milyon. 3-4 saat kala iptal edilen randevu sayısı ise 21 milyon. Bu gibi sebeplerle randevu kapasitesinin yüzde 30’u kullanılamadı.” dedi.

Küresel salgının, yaşattıklarının yanında bazı gerçekleri de apaçık görme fırsatı verdiğini dile getiren Koca, şehir hastanelerinin, sağlık hizmetlerinde kapasitesinin arttığına şahit olduklarını söyledi.

Tüm büyükşehirlerde şehir hastanesi kurulmasını ve her ilde üçüncü basamak sağlık hizmetinin verilebilir olmasını hedeflediklerini vurgulayan Koca, şunları kaydetti:

“Artık vatandaşlarımız, sağlık hizmeti almak için en iyi adres olarak kamu hastanelerimizi görüyor, sağlık sorunlarında kamu hastanelerimize müracaat ediyor. Eskiden ‘kamu hastaneleri’ denince anlaşılan ile bugün kamu hastaneleri denince anlaşılan aynı değildir. Söz konusu başarı, kamu hastanelerine yönelişi her geçen gün artırmaktadır. Bu tercihi, kamu hastanelerinde, pandemi öncesi dönemle şimdi bakılan hasta sayılarını kıyasladığımızda açıkça görüyoruz. Bu ve özel sektörün sağlık hizmetlerindeki payının azalması kamuya talepte artış demektir. Talep ise yeni randevu anlamına gelmektedir. Randevu sorununun bir nedeni de budur. Başarı, beraberinde bir sorun da getirmiştir.”

Sağlık hizmeti almayı kolaylaştıracak bir gelişmeyi de paylaşan Koca, sağlık yöneticileri ve yazılım mühendisleriyle birlikte kurdukları MHRS sisteminin yeni bir özellik kazandığını belirterek, “Ertesi gün randevusu olan her hastamız, akşam saat 20.00’ye kadar randevusuna onay verecek veya gelemeyeceğini bildirecek. Bu sisteme Onaylı Randevu Sistemi, MHRS’de başlatılan bu yeni döneme de Onaylı Randevu Dönemi diyoruz. Uygulama pazartesi günü başlıyor.” şeklinde konuştu.

“Hasta gelemeyeceği randevuyu iptal edecek”

Bakan Koca, yeni dönemde 65 yaş üstü hastalar ve kanser hastalarının ayrıcalıklı olarak kabul edileceğini, bu gruptaki hastaların onay işlemlerinden istisna olduğunu hatırlattı.

Onaylı Randevu Sistemi’nin, hastanelere, hekimlere zamanı verimli kullanma imkanı sağlayacağına vurgu yapan Koca, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Hasta gelemeyeceği randevuyu iptal edecek. Böylece, randevu sadakatsizliği sebebiyle, şu an boş kalan kapasitemizi hizmet bekleyen hastalar için kullanabileceğiz. Boş kalan her bir randevuda, sistemden randevu alamayıp, talep bırakmış hastalarımıza ulaşacağız. Öncelik talep bırakan hastalarda olacak. Onaylı Randevu Sistemi sayesinde, öngörümüze göre, birçok branşta hastamızın talebine 24 saat içinde cevap verebiliyor olacağız. Bu yeni sistemden, beklenen sonucu alacağımıza inanıyoruz. Taleplerin etkin şekilde karşılanabilmesi içinse Randevu Koordinasyon Merkezi’ni devreye alıyoruz. Bu merkezin faaliyetlerini şahsen takip edeceğim.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-koca-ulusal-saglik-degerlendirme-ve-koordinasyon-toplantisinda-konustu-1/feed/ 0
İstanbul’da bir doktora 10 dakika içinde 4 farklı randevu verildi https://www.haber60.com.tr/istanbulda-bir-doktora-10-dakika-icinde-4-farkli-randevu-verildi/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-bir-doktora-10-dakika-icinde-4-farkli-randevu-verildi/#respond Tue, 07 May 2024 23:21:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30743 Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: MEHMET ÇALPAR

(İSTANBUL) – İstanbul Tabip Odası’nın (İTO) yayınladığı belgeyle bir hastanede 10 dakika içerisinde bir doktora 4 farklı randevu verildiği ortaya çıktı. İTO Yönetim Kurulu Üyesi Ertuğrul Oruç, Sağlık Bakanlığı’na çağrı yaparak “Burada yapılması gereken şey meslektaşlarımızın üzerine daha çok yük bindirmek değil, hastalara daha az vakit ayıracak şekilde düzelme yapmak değil; sağlıktaki bu muayene üzerinden yürüyen sistemi değiştirmek” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Gidiyorlarsa gitsinler” dediği doktorların sayısındaki yetersizlik, sağlık sistemini olumsuz etkilemeye devam ediyor. Hastanelerdeki yığılmanın önüne geçilmesi amacıyla Sağlık Bakanlığı’nın 6 Ekim 2022’de aldığı kararla randevu süre aralığı 10 dakikadan 5 dakikaya düşürülmüştü.

Mağduriyetle ilgili İTO’nun sosyal medya hesabından bugün paylaşılan fotoğrafta da bir eğitim araştırma hastanesinin randevu ekranı yer aldı. Buna göre, bir doktora 10 dakika içerisinde 4 farklı hasta için randevu verildi.

“SORUNLARIN SEBEBİ HEKİMLER DEĞİL”

Konuya ilişkin İTO Yönetim Kurulu üyesi Ertuğrul Oruç, ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Bu kadar kısa sürede muayene yapılamayacağını vurgulayan Oruç, şunları dile getirdi:

“Olsa olsa bir selamlama, yüzünüzü görme olabilirken ancak. Niye böyle bir uygulamaya gidildi, o önemli aslında. Bugün geldiğimiz süreçte, sağlıkta İstanbul’da randevu bulmak çok sıkıntı kamu hastanelerinde. Sağlık Bakanlığı da yürüttüğü politikaların bir sonucu olarak sıkışmış durumda. Sağlığı bu şekilde yürütemiyor. Bunun sorumluluğunu da doktorların üstüne yüklemek gibi bir çözüm kendince bulmuş durumda. Tabii biz bunu kabul etmiyoruz. Yaşanan sıkıntıların, sağlık sistemindeki sorunların sebebi hekimler değil; meslektaşlarımız değil. Keza zaten hastalar hiç değil. Biz hastalarımıza 1-2 dakika süre ayırmak istemiyoruz. Hiçbir hastanın da böyle bir hak gasbına uğramasını istemiyoruz. Sonuçta şifa bulmaya gelen hastalar 1-2 dakikada şifa bulamayacak. Hem de meslektaşlarımız şifa bulacak şekilde muayene edemeyecek. Yani her iki tarafın da mağdur olduğu bir sistem yaratılmış oldu”

“ESAS SUÇLU BAKANLIK”

Bu durumu protesto etmek için yarın Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi önünde eylem yapacaklarını söyleyen Oruç, sağlıkta şiddete de dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şifa bulmaya gelen hasta randevusuna baktığında 10 dakikalık randevu görüyor fakat geldiğinde bakıyor ki, o 10 dakikanın içinde 4 tane daha hasta var ve o bir şekilde doktoru görmek için çırpınmaya başlıyor. Doktor da muayene edemeyeceği bir süre olduğu için yeteri kadar süre ayıramıyor. Burada çıkan bu tartışma şiddetle sonuçlanıyor çoğu zaman. Hatta fiziki şiddete kadar varan bir sonuca ulaşıyor. Tam da aslında söylediğimiz şey. Yani ne hekim suçlu burada ne de hasta suçlu. Burada esas suçlu olan Bakanlığın böyle bir sistemi bize dayatması, hem hastalara hem meslektaşlarımıza dayatması. İki yıl önceki rakamlara göre Türkiye’de çok ciddi bir muayene sayısı var şu anda yıllık. Yıllık Türkiye’de 850 milyon muayene yapılıyor, özel ve kamu hepsi dahil. 85 milyonluk bir ülke olduğunu düşünürsek herkes bir yılda 10 kere muayeneye gidiyor demektir. Böyle bir sağlık sisteminin yürümesi imkansız tabii ki de. Burada yapılması gereken şey meslektaşlarımızın üzerine daha çok yük bindirmek değil, hastalara daha az vakit ayıracak şekilde düzelme yapmak değil; sağlıktaki bu muayene üzerinden yürüyen sistemi değiştirmek. Aile hekimliklerini güçlendirmek gerekiyor. Herkesi hastaneye çağırmamak gerekiyor. Gerekli gereksiz randevu vermemek gerekiyor”

TİP, MECLİS’E TAŞIDI

Oruç, İTO olarak taleplerini ve önerilerini aktarmak için de Sağlık Bakanlığı yetkililerine seslenerek randevu istedi. Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil de konuyu TBMM gündemine taşıyarak Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-bir-doktora-10-dakika-icinde-4-farkli-randevu-verildi/feed/ 0
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: Bayrampaşa’ya yapılacak olan üçüncü basamak hastanenin ihalesi yapıldı https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-fahrettin-koca-bayrampasaya-yapilacak-olan-ucuncu-basamak-hastanenin-ihalesi-yapildi/ https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-fahrettin-koca-bayrampasaya-yapilacak-olan-ucuncu-basamak-hastanenin-ihalesi-yapildi/#respond Sat, 23 Mar 2024 03:06:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22451 Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Bayrampaşa’ya yapılacak olan üçüncü basamak hastanenin ihalesi yapıldı, yer teslimi yapıldı. 2025 yılı aralık ayında bitmek üzere planlandı. Yapılacak olan hastane 85 bin metrekare kapalı alanı olan 400 yataklı 100 yoğun bakım yatağı olan bir üçüncü basamak hastane olacak” dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul’daki ziyaretleri kapsamında Bayrampaşa’da vatandaşlarla bir araya geldi. Bakan Koca, cuma namazını Yıldırım Mahallesi Barbaros Camii’nde kıldıktan sonra Ali Fuat Başgil Caddesi esnafı ile cuma pazarı esnafını ziyaret etti.

“Bayrampaşa’ya da 400 ile başlayıp 500 yataklı hastane yapacağız”

Giyim ürünleri satan bir esnaf, Bakan Koca’ya ziyareti sırasında Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde ameliyat geçirdiğini, ilgi, alaka ve hastane imkanlarından dolayı memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Koca, “Çam ve Sakura gibi hastanelerimizin sayısını artırmak lazım. Şimdi Sancaktepe’de daha büyüğü devam ediyor şehir hastanesi olarak. Bayrampaşa’ya da 400 ile başlayıp 500 yataklı hastane yapacağız” şeklinde konuştu.

“85 bin metrekare kapalı alanı olan 400 yataklı 100 yoğun bakım yatağı olan bir hastane olacak”

Bayrampaşa’da yapılacak hastaneyle ilgili bilgi veren Bakan Koca, “Bayrampaşa’da geciken bir sağlık hizmetimizin olduğunu söyleyebilirim. Şu an gördüğümüz hastane 13 bin metrekare kapalı alanı olan 100 yataklı bir hastane. Bayrampaşa’nın daha büyük bir ihtiyaca cevap verebileceği üçüncü basamak bir hastaneye ihtiyacı var. Bayrampaşa’ya yapılacak olan üçüncü basamak hastanenin ihalesi yapıldı, yer teslimi yapıldı. 2025 yılı aralık ayında bitmek üzere planlandı, ihalesi ona göre yapılmış oldu. Firma da belli olmuş oldu. Yapılacak olan hastanenin büyüklüğü proje değişikliği yapılarak 85 bin metrekare kapalı alanı olan 400 yataklı 100 yoğun bakım yatağı olan bir üçüncü basamak hastane olacak. Yani bütün birim, branşların yetkin olduğu bu anlamda hastanın bir başka hastaneye sevkinin olmadığı şeklinde planladığımız bir hastane inşa edilecek” dedi.

“Yapılacak olan hastane depreme dayanıklı 256 izolatörlü bir hastane olacak”

Hastanenin depreme dayanıklı olarak inşa edileceğini ifade eden Bakan Koca, “Burada özellikle bütün birimler olduğu gibi anjiyo ünitesi olarak bilinen yerde 4 anjiyo cihazı planlandı. Onkoloji ve diğer birimlerimizde burada olacak. Bayrampaşalı kardeşlerimizin bir başka ilçeye veya hastaneye sevkinin yapılmadan gelecek yıl sonu itibariyle üçüncü basamak hastaneye kavuşmuş olacak. Otopark sorununun olduğunu biliyoruz. Proje değişikliği yapılarak 400 araçlı otoparklıydı onu da 800 araçlı bir otoparka dönüştürdük. Yapılacak olan hastane depreme dayanıklı 256 izolatörlü bir hastane olacak. Bu anlamda da yeni nesil hastanelerimizden birisi olacak” ifadelerini kullandı.

“Şu an Türkiye’de toplam yoğun bakım doluluk oranı yüzde 69, İstanbul’da da yüzde 72”

Yoğun bakım oranları ile ilgili bilgi veren Bakan Koca, “Türkiye’de özellikle 2 ay öncesine kadar kısmen İstanbul’da biraz daha belirgin yoğun bakım sorunu yaşadığımızı biliyoruz. Şu an Türkiye’de toplam yoğun bakım doluluk oranı yüzde 69, İstanbul’da da yüzde 72. Servis yatak doluluk oranı Türkiye’de yüzde 60, İstanbul’da da yüzde 66 oranında. Bu anlamda yoğun bakım ve servislerde Türkiye’de olmadığı gibi İstanbul’da da 2 ay önceki yoğunluk söz konusu değil. Bu anlamda daha rahatız” cümlelerini kullandı.

“Vatandaşımızın da bize destek olmasını bekliyoruz”

Randevu ile ilgili sorunların çözümü için çalıştıklarını söyleyen Bakan Koca, “MHRS, randevuyla ilgili yer yer bir takım sorunları vatandaşımızın yaşadığını biliyoruz. Özellikle yan dal branşlarında bu sorunu yer yer yaşıyoruz. Bununla ilgili yoğun çalışmalarımızın olduğunu biliyorsunuz. Yan dal uzmanlık dahil olmak üzere kanun değişikliği yapılarak, en son geçen ay yapılan sınavın yüzde yüze yakın doluluğu söz konusu. Yaşadığımız sorunlarla birlikte vatandaşımızın da bize destek olmasını bekliyoruz. Bazı branşlarla ilgili bu sorunun daha belirgin olduğunu biliyoruz. Bunu aşmak için çaba gösteriyoruz. Vatandaşımızın da bu anlamda üzerine düşeni yapmasını bekliyoruz” diye konuştu.

“Üzerimize bakanlık olarak düşeni, vatandaşımızın da üstüne düşeni yapmasını bekliyoruz”

Randevu sistemi ile ilgili sorunu çözmek için çalışma yaptıklarını söyleyen Bakan Koca, “Bayrampaşa’da geçen yıl bakılan toplam hasta sayısı 1 milyon 100 bin, randevuyla gelen hasta sayısı 400 bin. Randevusunu aldığı halde gelmeyen kişi sayısı 110 bin. Bu doğru bir şey değil. Ödeyemeyeceğimiz bir vatandaşın hakkını, sağlık hizmetini almak için engel olmamalıyız. Bu noktada hassasiyet göstermeliyiz. 400 bin randevu ile gelen ama 110 bin kişide randevusunu aldığı halde gelmeyen vatandaşımız var. 110 bin tedavi edilme imkanı olabilecek hastamızın hakkı alınmış olur. Hepimiz birlikte üzerimize bakanlık olarak düşeni, vatandaşımızın da üstüne düşeni yapmasını bekliyoruz. Gelecek aydan itibaren özellikle randevusunu alıp gelmeme durumuna karşı, bir takım çalışmalar yaptık. Bunu aşama olarak sorunu çözene kadar devam edeceğimizi söylemek istiyorum” cümlelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-fahrettin-koca-bayrampasaya-yapilacak-olan-ucuncu-basamak-hastanenin-ihalesi-yapildi/feed/ 0
Sağlık Bakanı Koca: Uzman hekim sayısı 2 katına çıkacak https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-koca-uzman-hekim-sayisi-2-katina-cikacak/ https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-koca-uzman-hekim-sayisi-2-katina-cikacak/#respond Thu, 14 Mar 2024 01:48:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18655 Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Önümüzdeki 4 yıl sonunda toplamda 56 bine yakın uzman hekimimiz daha olacak. Yani var olan uzman hekim sayımız 2 katına çıkmış olacak.” dedi.

Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Düzce’ye gelen Bakan Koca, Büyük Cami’de öğle namazını kıldıktan sonra İstanbul Caddesi’nde esnafı ziyaret etti.

Bakan Koca, dükkanları gezerek esnafla sohbet etti, vatandaşlarla fotoğraf çektirdi.

Daha sonra Millet Bahçesi’ndeki AK Nokta’ya giden Koca, seçim çalışmalarıyla ilgili bilgi aldı.

Temasları kapsamında Düzce Valiliğini de ziyaret eden Koca, şeref defterini imzaladıktan sonra Vali Selçuk Aslan ile görüştü.

Kentte yapılacak eğitim ve araştırma hastanesi arazisinde incelemede bulunan Koca, ardından Düzce Atatürk Devlet Hastanesi girişinde gazetecilere açıklama yaptı.

Bakan Koca, hastaların internet ya da mobil uygulama üzerinden randevu almalarına olanak sağlayan Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) ile ilgili bazı sorunların olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Türkiye’de bakılan hastanın yarısı MHRS ile bakılıyor, MHRS ile bakılan hasta kadar da ilave gelen randevusuz hasta bakılıyor. Yani sadece randevuyla gelen hastaya bakılmıyor, bir o kadar hastamız da randevusuz, acil hastalar dışında hastaneye geldiklerinde bakılmış oluyor. Düzce için bunu düşündüğümüzde, 2023 yılında toplam bakılan hasta sayısı 1 milyon 800 bin kişi. 400 bini acile müracaat eden hastamız, 500 bine yakın kişi ise MHRS üzerinden randevuyla gelen hastalarımız. Yani 1 milyon 800 bin kişi bakılıyor; 500 bini sadece randevuyla bakılmış oluyor. Randevuyla bakılanın 2 katından fazlası randevusuz bakılmış oluyor.”

MHRS üzerinden randevu alıp randevusuna gitmeyenlerle ilgili de bilgi veren Koca, “Türkiye’de bir yıl boyunca MHRS üzerinden randevu alıp randevusuna gelmeyenlerin sayısı 23 milyon kişi. Düzce’de ise randevu alıp randevusuna gelen 500 bin, randevu alıp randevusuna gelmeyen 100 bin kişi. Yani 23 milyonun 100 bini de Düzce’den. Türkiye genelinde 23 milyon kişi, bir başka hasta vatandaşımızın sağlık hizmeti almasının önüne geçmiş oluyor. Yani bir başka hastanın hakkını gasbetmiş oluyor. Dolayısıyla bu anlamda çok hassasiyet göstermeliyiz.” diye konuştu.

“Bundan sonraki süreçte yan dal uzmanlığının daha çok tercih edileceğini düşünüyorum”

Koca, sağlık alanında düzenlemeler içeren kanun teklifinin TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştığını hatırlatarak, bundan sonraki süreçte yan dal uzmanlığının daha çok tercih edileceğini ve bu konuyla ilgili sorun olacağını düşünmediğini kaydetti.

Kamu hastanelerinde 56 bine yakın uzman hekim çalıştığını aktaran Koca, “4 yıl içinde ise bir bu kadar daha uzman hekimimiz mezun olmuş olacak. Yani önümüzdeki 4 yıl sonunda toplamda 56 bine yakın uzman hekimimiz daha olacak. Yani var olan uzman hekim sayımız 2 katına çıkmış olacak.” ifadelerini kullandı.

Bakan Koca, Düzce’de bir eğitim ve araştırma hastanesinin eksikliğinin söz konusu olduğunu bildiklerini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burada en önemli sorun arsayla ilgiliydi. Var olan hastanenin büyütülerek eğitim araştırma vasfına kavuşmasını arzuladık. Bu nedenle de bu hastanenin bitişiğinde belediyeye ait yaklaşık 38 dönümlük alana yeni, şehir hastanesi konseptinde bir hastane yapmak istiyoruz. Şu an mevcutta bulunan hastanenin yatak kapasitesi 355, Muncurlu’da bulunan ek binada 145 yatak kapasitesi var. Yani toplam 500 yatak kapasitesine sahip. Biz, 355 yatağı 1000 yatağa tamamlamak istiyoruz. Yani toplam 650 yataklı burada hizmet verebilecek, toplamda 1000 yatak kapasitesiyle eğitim araştırma hastanesi olarak fonksiyon görecek bir hastaneye sahip olacağız.”

Bunun için arsanın tevhit işlemlerinin devam ettiğini belirten Koca, “Bize geçtiği zaman bunu hızlandırmış olacağız. Ayrıca Muncurlu’daki ek binaya ilave olarak BAHAR projesini projelendirdik. BAHAR’dan kastım; Bağımlı Hastalar için Rehabilitasyon Merkezi yapmak. Bu anlamda 150 yataklı BAHAR projesini de Muncurlu’ya ilave etmiş olacağız. Dolayısıyla toplamda burada 1000 yataklı, şehir hastanesi konseptinde bir eğitim araştırma hastanesi, Muncurlu’da da ilave 150 yataklı özellikle bağımlı hastalarla ilgili rehabilitasyon fonksiyonunu ve ihtiyacını giderecek bir hastanemiz olacak.” ifadelerini kullandı.

Koca, Akçakoca ilçesinde de temeli atılan 50 yataklı devlet hastanesini 100 yataklı olarak tescil etmeyi planladıklarını sözlerine ekledi.

Bakan Koca’ya, temaslarında Vali Selçuk Aslan, AK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, Belediye Başkanı Faruk Özlü, İl Sağlık Müdürü Yasin Yılmaz, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir, AK Parti İl Başkanı Hasan Şengüloğlu, protokol üyeleri ve partililer eşlik etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-koca-uzman-hekim-sayisi-2-katina-cikacak/feed/ 0