Ramazan – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sat, 20 Apr 2024 22:09:12 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Bursa Osmangazi Meydanı’nda Ürün ve El Sanatları Fuarı Açıldı https://www.haber60.com.tr/bursa-osmangazi-meydaninda-urun-ve-el-sanatlari-fuari-acildi/ https://www.haber60.com.tr/bursa-osmangazi-meydaninda-urun-ve-el-sanatlari-fuari-acildi/#respond Sat, 20 Apr 2024 22:09:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28473 Bursa Osmangazi Meydanı’nda Ürün ve El Sanatları Fuarı Adalet Bakanı Yardımcısı Razaman Can’ın katılımıyla açıldı. Adalet Bakanı Yardımcısı Ramazan Can yaptığı konuşmada, “Tutuklular, mahkumlar cezasını çekerken aynı zamanda da topluma kazandırılması lazım” dedi.

Adalet Bakanlığı’na bağlı İşyurtları Kurumu tarafından Osmangazi Meydanı’nda hükümlü ve tutuklulara yönelik eğitim ve iyileştirme faaliyetleri çerçevesinde mahkumlar tarafından üretilen gıda, tekstil ve hediyelik eşya satıldığı fuarın açılış töreni gerçekleştirildi. Törene, Adalet Bakanı Yardımcısı Razaman Can, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, İş Yurtları Daire Başkanı Hüsnü Gezginci, Bursa Vali Vekili Hamdi Bolat, İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, İl Jandarma Komutanı Tekin Aktemur ve vatandaşlar katıldı. Osmangazi Meydanı’nda açılan fuarda, işyurtları müdürlüğündeki hükümlü ve tutuklular tarafından üretilen gıdadan tekstile, gümüşten hediyelik eşyaya kadar çok sayıda ürün yer alıyor.

Adalet Bakanı Yardımcısı Ramazan Can açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Şeyh Edebali diyor ki, “insanı yaşat ki devlet yaşasın” demiştir. Mevlana’ya Celalettin Rumi ne olursan ol, yine gel demiştir. Ceza hukukçusu profesör Faruk Erem suçluyu kazırsan altından ressam çıkar demiştir. Hata yapmayan hiçbir insan yoktur. Bizim modern ceza infaz rejimimiz Cezaevleri ve Tutukluluk Evleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin itibarını Türkiye’de uluslararası insan hakları anlamında model infaz rejiminin en üst seviyede hizmetini vermektedir. Bu manada ülkemizle gurur duyabiliriz. Tabii ki hata yapan hatasını bedel ödeyecektir. Bizim modern infaz rejiminde ki temel düsturumuz insan. İnsan odaklı olması lazım. Temel hak ve hürriyetlere halel getirmemesi lazım. İnfaz rejiminde cezasını almış bir hükümlü ya da tutuklu cezaevinde modern anlayışla insan haklarına, insan haysiyetine ve onuruna yaraşır bir şekilde bu ifayı mükelleftir. Eziyet etmenin anlamı yoktur. Zaten cezasını çekecektir. Cezasını çekerken de aynı zamanda topluma kazandırmamız lazım. Bu bir infaz rejiminin temel amaçlarından biri olmakla birlikte aynı zamanda insanidir. Hem dışarıdaki insanların güvenliği açısından hem de mahkumu ve tutuklunun kendi güvenliği açısından, kendi menfaati açısından topluma kazandırılması şarttır. Suça meyilli olan kişilerin Ceza İnfaz Kurumundan çıktıktan sonra o suça devam etmesinin de bir anlamı yoktur. Onu suça iten nedenleri araştırmakla birlikte topluma kazandırmak da şarttır. Bizim ceza infazda temel ilkemiz budur. İşyurtları çok önemli bir kurum. İşyurtları infaz ve hükmüne tabi olan tutuklunun ve hükümlünün meslek edindirmede eğitimine ve ıslahına yönelik hizmet vermektedir. Buradan çıkan hükümlü ve tutuklu yeni bir başlangıç yapmakta. Hayata taze bir başlangıç yapmakta. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Cumhurbaşkanımı Recep Tayyip Erdoğan riyasetinde modern bir infaz rejiminin teminatı olma anlamında ciddi mesafeler kat etti. Yeterli bulmuyoruz daha da ileriye gideceğiz” ifadelerini kullandı.

Ürün ve El Sanatları Fuarı’nın açılış kurdelesi Bakan Yardımcısı Ramazan Can, Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz ve diğer katılımcılar tarafından kesildi.

Açılışın ardından stantları tek tek ziyaret eden Bakan Yardımcısı Ramazan Can ve beraberindekiler satılan ürünleri inceledi.

Fuar, 24 Nisan Çarşamba gününe kadar 11.00-20.30 saatlerinde ziyarete açık olacak. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursa-osmangazi-meydaninda-urun-ve-el-sanatlari-fuari-acildi/feed/ 0
Ramazan Sonrası Beslenme Alışkanlıklarına Dikkat https://www.haber60.com.tr/ramazan-sonrasi-beslenme-aliskanliklarina-dikkat/ https://www.haber60.com.tr/ramazan-sonrasi-beslenme-aliskanliklarina-dikkat/#respond Wed, 10 Apr 2024 08:33:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26881 Ramazan sonrası duyulan yemek ihtiyacına dikkat

TOKAT – Tokat Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Erdem, Ramazan ve bayram sonrasında beslenme alışkanlıklarının psikolojik temellere dayandığını vurguladı. İnsanların doğuştan gelen temel ihtiyaçlarının Ramazan sürecinde ve bayramın ardından belirgin şekilde ortaya çıktığını belirten Erdem, özellikle “ait olma” ve “özgürlük” gibi psikolojik faktörlerin beslenme alışkanlıklarını etkilediğini ifade etti.

Tokat Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Erdem, Ramazan sonrasında bayramın psikolojik etkileri ve beslenme alışkanlıklarına dair önemli uyarılarda bulundu. Erdem, insanların doğuştan getirdiği beş temel ihtiyacın, özellikle Ramazan ayında ön plana çıktığını belirtti. “Ait olma” ihtiyacının insan psikolojisi üzerinde önemli bir etkisinin olduğunu vurgulayan Erdem, Ramazan ayında oruç tutarak İslamiyet’e ve Allah’a ait olmanın bu ihtiyacı tatmin ettiğini ifade etti. Bu bağlamda, uzun saatler aç ve susuz kalmanın psikolojik olarak kolaylıkla tolere edilebildiğini söyledi. Ancak, Ramazan’ın bitişiyle birlikte gelen özgürlük duygusunun insanları farklı bir ihtiyaca yönelttiğini belirten Erdem, beslenme alışkanlıklarında özgürlük arayışının ortaya çıktığını dile getirdi. İnsanların bayram sürecinde özellikle bu özgürlük duygusunu tatmin etmek için daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ifade etti. Erdem, bu durumun aslında insanların doğuştan gelen “beraber çalışma” ve “hayatta kalma” ihtiyaçlarıyla da ilişkilendirilebileceğini ifade etti. Bayram sürecinde artan yeme alışkanlıklarının geçici olmasının önemli olduğunu vurgulayan Erdem, bu tür beslenme alışkanlıklarının uzun vadede sağlık üzerinde olumsuz etkileri olabileceğine dikkat çekti. Duygusal yeme gibi sorunların sadece Ramazan veya bayram dönemlerine özgü olmadığını, temel ihtiyaçların karşılanmaması durumunda kalıcı hale gelebileceğini söyleyen Erdem, bu nedenle bu tür durumlarla karşılaşanların mutlaka psikolojik destek alması gerektiğini vurguladı.

Doç. Dr. Ahmet Erdem’in açıklamalarıyla, Ramazan ve bayram dönemlerindeki beslenme alışkanlıklarının psikolojik temellere dayandığı ve bu konuda dikkatli olunması gerektiği bir kez daha hatırlatılmış oldu.

Tokat Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Erdem, “Bunu doğuştan getirdiğimiz beş temel ihtiyacımızla açıklayabiliriz. Mesela ait olma dediğimiz ihtiyaç bunlardan en güçlülerinden birisidir. Hatta birçok psikolojik sorunun altından da bunun yattığını söyleyebiliriz. Dolayısıyla ramazanda bu bir yere ait olma, yani ramazanda ne yapıyoruz? Oruç tutarak İslamiyet’e ait oluyoruz, Allah’a ait oluyoruz. Bunu psikolojik olarak yaşadığımız için kendini o uzun saatler aç susuz durabiliyoruz. Bu konuda sıkıntı yaşamıyoruz ama tam Ramazan’ın bitimi, bayramla beraber büyük bir özgürlük geliyor. Aslında bu da doğuştan getirdiğimiz başka bir ihtiyaç ve bu özgürlük ihtiyacını karşılarken bir de bambaşka bir ihtiyacımız var. Yine beraber çalışan, hayatta kalma ihtiyacı. Özellikle insanlar bu özgür hayatta kalmayı, birlikte yaşamaya çalıştıklarında işte atıyorum normalde üç öğün yerken beş öğün, altı öğün çıkabiliyor artık. Hadi sabah kahvaltımızı güzel yapalım, arada bir şeyler yiyorlar, öğlen bir daha, öğle arası bir daha derken derken, beş öğüne çıkıyor. Özellikle bayram zamanı. Bunu bu ihtiyaçlarla özdeşleştirdiğimizi anlamak daha kolay. Ama zamanla tekrardan eski rutine de dönüyor insanlar. Yani bu şekilde sürmüyor. Ama kalıcı olmaması tabii ki temennimiz çünkü bu şekilde de insanların sağlıkları, özellikle fizyolojik olarak etkilenir. Eğer duygusal yeme dediğimiz bir sorun varsa da bu kalıcı olabiliyor. Yani sadece Ramazan’a özgü ya da bayrama özgü bayramdan sonraya özgü olmuyor. Bunun için de insanların mutlaka destek almaları gerekiyor. Yani Ramazan’dan çıktık böyle yiyoruz diyerek bundan kurtulamazlar. Çünkü duygusal yemek yemenin altında mutlaka bir az önce saydığım beş temel ihtiyaçtan birilerinin ya da birkaçının karşılanmadığını söyleyebiliriz. Bunun için de psikolojik destek mutlaka şart” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ramazan-sonrasi-beslenme-aliskanliklarina-dikkat/feed/ 0
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Sakarya’da bayram namazı kıldırdı https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-erbas-sakaryada-bayram-namazi-kildirdi/ https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-erbas-sakaryada-bayram-namazi-kildirdi/#respond Wed, 10 Apr 2024 07:42:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26862 Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Gözyaşına mahkum edilen her bir Müslüman, zalimlerin elinden kurtulacağı bayram sabahını bekliyor”

“Dargınlık ve kırgınlıkları bir kenara bırakıp kardeşlik bağlarımızı güçlü kılarsak bayramımız bayram olur”

Erbaş, Sakarya’da bayram namazı kıldırdı

SAKARYA – Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Sakarya’nın en büyük külliyesi olarak gösterilen Şeyh Edebali Camii’nde Ramazan Bayramı namazını kıldırıp bayram hutbesi irad etti. Erbaş, “Bu bereketli bayram sabahında bir yandan neşe ve sevinç duyarken diğer yandan zulüm altında inleyen kardeşlerimizin acısıyla hüzünlenelim, onların acısını ve feryadını kalbimizin derinliklerinde taşıyalım. Gözyaşına mahkum edilen her bir Müslüman, zalimlerin elinden kurtulacağı bayram sabahını bekliyor” dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Sakarya’da Ramazan Bayramı namazını kıldırdı, ardından hutbe irad etti. Şehrin en büyük külliyesi olarak gösterilen Şeyh Edebali Camii’nde kılınan namazda vatandaşlar camiye akın etti. Kılınan namazın ve hutbenin ardından Erbaş, vatandaşlarla ilk bayramlaşmasını gerçekleştirdi. Erbaş, Ramazan Bayramı için irad ettiği hutbede, “Bir Ramazan-ı Şerif’i daha geride Bırakmanın hüznü içerisindeyiz. Aynı zamanda huzur, neşe ve dayanışma günleri olan bayram sabahına kavuşmanız da sevincini, mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

“Gönlümüzden kin ve nefreti atıp af ve bağışlama yolunu tutarsak bayramımız bayram olur”

Erbaş, “Bayramlar; ülkeleri, dilleri ve renkleri farklı olsa da inançları ve idealleri bir olan müminler arasında sevgi ve muhabbetin coştuğu günlerdir. İslam’ın çatısı altında aynı kıbleye yönelen Müslümanların birlik ve beraberliğinin zirve yaptığı vakitlerdir. Bayramlar; iyiliklerimizle insanların gönlünü aldığımız, maddi ve manevi yardımlarımızla ihtiyaç sahiplerinin yüzlerini güldürdüğümüz zamanlardır. Tekbirlerle, salat-u selamlarla ve gönülden yakarışlarla ellerimiz ve kalplerimiz birleştiğinde bayramımız bayram olur. Ailemize karşı güler yüzlü olursak, anne ve babamızın hayır duasını alırsak, akraba ve komşularımızın gönlünü yaparsak bayramımız bayram olur. Çocukların ışıl ışıl gözlerini, hediyelerimizle güldürürsek işte bayramımız o zaman bayram olur. Rahmet ve merhamet vesilesi yaşlılarımızı, şifa bekleyen hastalarımızı bayramın sevincine ortak edersek bayramımız bayram olur. Dargınlık ve kırgınlıkları bir kenara bırakıp kardeşlik bağlarımızı güçlü kılarsak bayramımız bayram olur. Gönlümüzden kin ve nefreti atıp af ve bağışlama yolunu tutarsak bayramımız bayram olur” dedi.

” Gazze’deki kardeşlerimiz sadece bayram sevincinden mahrum olmakla kalmıyor”

Erbaş konuşmasının devamında, “Bu bereketli bayram sabahında bir yandan neşe ve sevinç duyarken diğer yandan zulüm altında inleyen kardeşlerimizin acısıyla hüzünlenelim, onların acısını ve feryadını kalbimizin derinliklerinde taşıyalım. Gazze’deki kardeşlerimiz sadece bayram sevincinden mahrum olmakla kalmıyor. Aynı zamanda dünyanın gözü önünde açlık, susuzluk ve her türlü yokluk içinde hayatta kalma mücadelesi veriyor. Anne babalar, bombalar altında can veren masum evlatlarının acısıyla feryat ediyor. Gözyaşına mahkum edilen her bir Müslüman, zalimlerin elinden kurtulacağı bayram sabahını bekliyor. Bize düşen, o mazlumların acılarını el birliğiyle dindirmek ve umutlarını diri tutmak için gayret göstermektir. Zalimlerin karşısında, mazlumların yanında yer almaya, her türlü kötülükle mücadeleye devam etmektir. Unutmayalım ki bu, hepimiz için insani, İslami ve vicdani bir sorumluluktur. Az sonra mihraptan yapacağımız duada öyle gönülden amin diyelim ki, aminlerimiz Gazzeli kardeşlerimizin kurtuluşuna, işgalci zalimlerin de kahrına vesile olsun inşallah. Bu vesileyle başta aziz milletimiz olmak üzere tüm Müslümanların Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. Bayramın ülkemiz, İslam alemi ve bütün insanlığa hayırlı olmasını Rabbimden diliyorum. Bayramın ülkemiz, İslam aleminin ve bütün insanlığa hayırlı olmasını Rabbimden diliyorum” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-erbas-sakaryada-bayram-namazi-kildirdi/feed/ 0
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Şeyh Edebali Camii’nde Bayram Namazı Kıldırdı https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-erbas-seyh-edebali-camiinde-bayram-namazi-kildirdi/ https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-erbas-seyh-edebali-camiinde-bayram-namazi-kildirdi/#respond Wed, 10 Apr 2024 06:24:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26851 Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Sakarya’nın en büyük külliyesi olarak gösterilen Şeyh Edebali Camii’nde Ramazan Bayramı namazını kıldırıp bayram hutbesi irad etti. Erbaş, “Bu bereketli bayram sabahında bir yandan neşe ve sevinç duyarken diğer yandan zulüm altında inleyen kardeşlerimizin acısıyla hüzünlenelim, onların acısını ve feryadını kalbimizin derinliklerinde taşıyalım. Gözyaşına mahkum edilen her bir Müslüman, zalimlerin elinden kurtulacağı bayram sabahını bekliyor” dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Sakarya’da Ramazan Bayramı namazını kıldırdı, ardından hutbe irad etti. Şehrin en büyük külliyesi olarak gösterilen Şeyh Edebali Camii’nde kılınan namazda vatandaşlar camiye akın etti. Kılınan namazın ve hutbenin ardından Erbaş, vatandaşlarla ilk bayramlaşmasını gerçekleştirdi. Erbaş, Ramazan Bayramı için irad ettiği hutbede, “Bir Ramazan-ı Şerif’i daha geride Bırakmanın hüznü içerisindeyiz. Aynı zamanda huzur, neşe ve dayanışma günleri olan bayram sabahına kavuşmanız da sevincini, mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

“Gönlümüzden kin ve nefreti atıp af ve bağışlama yolunu tutarsak bayramımız bayram olur”

Erbaş, “Bayramlar; ülkeleri, dilleri ve renkleri farklı olsa da inançları ve idealleri bir olan müminler arasında sevgi ve muhabbetin coştuğu günlerdir. İslam’ın çatısı altında aynı kıbleye yönelen Müslümanların birlik ve beraberliğinin zirve yaptığı vakitlerdir. Bayramlar; iyiliklerimizle insanların gönlünü aldığımız, maddi ve manevi yardımlarımızla ihtiyaç sahiplerinin yüzlerini güldürdüğümüz zamanlardır. Tekbirlerle, salat-u selamlarla ve gönülden yakarışlarla ellerimiz ve kalplerimiz birleştiğinde bayramımız bayram olur. Ailemize karşı güler yüzlü olursak, anne ve babamızın hayır duasını alırsak, akraba ve komşularımızın gönlünü yaparsak bayramımız bayram olur. Çocukların ışıl ışıl gözlerini, hediyelerimizle güldürürsek işte bayramımız o zaman bayram olur. Rahmet ve merhamet vesilesi yaşlılarımızı, şifa bekleyen hastalarımızı bayramın sevincine ortak edersek bayramımız bayram olur. Dargınlık ve kırgınlıkları bir kenara bırakıp kardeşlik bağlarımızı güçlü kılarsak bayramımız bayram olur. Gönlümüzden kin ve nefreti atıp af ve bağışlama yolunu tutarsak bayramımız bayram olur” dedi.

” Gazze’deki kardeşlerimiz sadece bayram sevincinden mahrum olmakla kalmıyor”

Erbaş konuşmasının devamında, “Bu bereketli bayram sabahında bir yandan neşe ve sevinç duyarken diğer yandan zulüm altında inleyen kardeşlerimizin acısıyla hüzünlenelim, onların acısını ve feryadını kalbimizin derinliklerinde taşıyalım. Gazze’deki kardeşlerimiz sadece bayram sevincinden mahrum olmakla kalmıyor. Aynı zamanda dünyanın gözü önünde açlık, susuzluk ve her türlü yokluk içinde hayatta kalma mücadelesi veriyor. Anne babalar, bombalar altında can veren masum evlatlarının acısıyla feryat ediyor. Gözyaşına mahkum edilen her bir Müslüman, zalimlerin elinden kurtulacağı bayram sabahını bekliyor. Bize düşen, o mazlumların acılarını el birliğiyle dindirmek ve umutlarını diri tutmak için gayret göstermektir. Zalimlerin karşısında, mazlumların yanında yer almaya, her türlü kötülükle mücadeleye devam etmektir. Unutmayalım ki bu, hepimiz için insani, İslami ve vicdani bir sorumluluktur. Az sonra mihraptan yapacağımız duada öyle gönülden amin diyelim ki, aminlerimiz Gazzeli kardeşlerimizin kurtuluşuna, işgalci zalimlerin de kahrına vesile olsun inşallah. Bu vesileyle başta aziz milletimiz olmak üzere tüm Müslümanların Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. Bayramın ülkemiz, İslam alemi ve bütün insanlığa hayırlı olmasını Rabbimden diliyorum. Bayramın ülkemiz, İslam aleminin ve bütün insanlığa hayırlı olmasını Rabbimden diliyorum” ifadelerini kullandı. – SAKARYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-erbas-seyh-edebali-camiinde-bayram-namazi-kildirdi/feed/ 0
Ramazanda uzun saatler boş kalan mideye bayramda ani yükleme yapılmaması için uyarıda bulunuldu https://www.haber60.com.tr/ramazanda-uzun-saatler-bos-kalan-mideye-bayramda-ani-yukleme-yapilmamasi-icin-uyarida-bulunuldu/ https://www.haber60.com.tr/ramazanda-uzun-saatler-bos-kalan-mideye-bayramda-ani-yukleme-yapilmamasi-icin-uyarida-bulunuldu/#respond Tue, 09 Apr 2024 08:51:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26745 Ramazanda uzun saatler boş kalan mideye bayramda ani yükleme yapılmaması için uyarıda bulunuldu.

Acıbadem Hastanesi Gastroenteroloji ve Hepatoloji ve İç hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal, ramazandan sonra bayramda nasıl sağlıklı beslenilmesi gerektiğini AA muhabirine anlattı.

Ünal, ramazan nedeniyle midenin uzun saatler boyunca boş ve susuz kaldığını vurgulayarak, bu uzun açlık süresinin insülin düzeyinin dengelenmesi, mide bağırsak hareketliliğinin düzenlenmesi gibi faydalı hormonal etkilere neden olduğunu söyledi.

“Hayır demeyi bilmeliyiz”

İftarda birden bire çok miktarda yemenin gastroentral sistemi zorladığını aktaran Ünal, ramazan boyunca her gün yaklaşık 13 saatin üzerinde aç kaldıktan sonra bayramda yeme-içmeye çok dikkat edilmesi gerektiğine dikkati çekti.

Ünal, şu uyarıda bulundu:

“Bayram sofralarında adete bir şölen yaşanınca karbonhidratı çok tüketiyoruz. Bu da vücudun hem metabolizmasında hem de gastroentral sistemde değişikliğe neden oluyor. İkinci beyin olarak bildiğimiz bağırsakta, aşırı tüketilen karbonhidratlar gaz ve şişkinlik oluşturuyor. Fazla yemeye bağlı olarak reflü şikayetleri artıyor. Mide krampları oluşuyor. Ramazanda uzun süre aç kalan mide, bayram boyunca fazla dolu olunca sorunlara yol açıyor. Her gittiğimiz yerde bir şey yemek zorunda değiliz. ‘Hayır’ demeyi bilmeliyiz. Bunu yapmazsak gastroentral sistemle ilgili sorunlar yaşayabiliriz. Bayram sofralarında yağlı yiyecekler çok tüketildiğinde safra kesesi daha çok kasılacağı için sırtta ve karında ağrılara neden olabilir. Bunun yanında bayramın tadını da çıkarmak ve bilinçli beslenmek gerekir.”

“Ramazan sonrası bayrama geçişi kontrollü yapmak gerekiyor”

Uzman Diyetisyen Sıla Bilgili Tokgöz de ramazan ayı boyunca öğün sayının azalmasına bağlı olarak metabolizmanın yavaşladığını söyledi.

Bayramda öğün sayısının birden artmasının mide bağırsak hareketlerini artırdığına işaret eden Tokgöz, “Özellikle kalp hastası olanlarda kolesterol artışına sebep oluyor ve tansiyonu olumsuz etkiliyor. Ramazan sonrası bayrama geçişi kontrollü yapmak gerekiyor. Ramazanda iki olan öğün sayısını birden üçe, dörde çıkarmak bazı rahatsızlıklara neden oluyor. Bu nedenle biraz daha dikkatli ve temkinli yaklaşmak lazım.” ifadelerini kullandı.

Tokgöz, bayram sabahı güne öncelikli olarak kahvaltıyla başlanması gerektiğini belirterek, şu görüşleri paylaştı:

“Kahvaltı yapmadan gidilen ziyaretlerde yeme eğilimi çok artabiliyor. Hafif kahvaltıdan kastımız ne? Kızartma, kavurma, salam, sucuk, pastırma ve hamur işinin olmadığı bir kahvaltıdan bahsediyoruz. Hafif kahvaltı nedir peki? Yumurta, çok tuzlu olmayan peynir, zeytin, roka, tere, marul, nane gibi yeşillik olabilir. Bunu tahıllı ekmekle destekleyebiliriz. Böylece hem posa alımı ve metabolik hız artar, mide ile bağırsakta hazımsızlık yaşanmaz, gaz sıkıntısı çekilmez.”

Tokgöz, bayram tatillerinde biraz daha geç kalkıldığını hatırlatarak, “Kahvaltıdan sonra öğle yemeği yemek yerine ara öğün eklenebilir. Ara öğünden kastım, şekersiz bir komposto, kefir, ayran, meyve saati veya kahve saati gibi alternatifler olabilir.” dedi.

Bayramda şeker ve tatlı tüketimin özellikle çok arttığına dikkati çeken Tokgöz, “Hamurlu tatlılar tüketmek yerine, incir tatlısı, hurmalı muhallebi, ayva ve kabak tatlısı gibi meyveli ve sütlü tatlılar tercih edilmeli. Bir başka önemli konu da çok iyi çiğnemek ve çok hızlı yemek yememek. Yavaş yemek hazmı kolaylaştırıyor, tokluk hissini artırıyor. Bu da daha az yemek yenmesini sağlıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Tencere yemekleri tercih edilmeli”

Sıla Bilgili Tokgöz, bayramda akşam yemeğine de dikkat edilmesi gerektiğini anlatarak et, balık, köfte, zeytinyağlıların tüketilebileceğini kaydetti.

“Tencere yemekleri tercih edilmeli. Izgara, sote, haşlama ve buğulama yöntemlerini kullanmalı. Kızartma kesinlikle tercih edilmemeli zira bir balığı kızarttığınızda ağırlığının yarısı kadar yağ çeker. Kızartılan yağlar, kanserojen maddeler içerdiği için kızartma istemiyoruz.” diyen Tokgöz, ramazan ayı boyunca normal zamanlara göre azalan su tüketimiyle ilgili de günde 2,5 litre su içilmesi ve bunun gün içine yayılması gerektiğine vurgu yaptı.

Çok fazla çay ve kahve tüketimi tansiyona yol açabilir

Bazılarının sıvıyı çay-kahveyle almayı tercih ettiğini ancak sıvıyı su olarak almanın daha faydalı olduğunu aktaran Tokgöz, çok fazla çay ve kahve tüketiminin tansiyon sorunu yaratabildiğine dikkati çekti.

Ramazan boyunca hareketin de kısıtlandığının ve iftar saatinin geç olması nedeniyle yemekten sonra insanların çok hareket etme imkanı bulamadığının altını çizen Tokgöz, “Ramazanın bitmesiyle beraber bayram ve sonrasında haftanın beş günü 45 dakika yürüyüş yapılmalı. Bu sindirim sistemini harekete geçirecek, metabolizmayı hızlandıracak ve bağışıklık sistemini güçlendirecektir. Bu yürüyüşleri mesafe uzun değilse bayram ziyaretine giderken de yapabilirler.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ramazanda-uzun-saatler-bos-kalan-mideye-bayramda-ani-yukleme-yapilmamasi-icin-uyarida-bulunuldu/feed/ 0
Ramazan Bayramı mesajına hayat pahalılığıyla ilgili sözleri damga vurdu https://www.haber60.com.tr/ramazan-bayrami-mesajina-hayat-pahaliligiyla-ilgili-sozleri-damga-vurdu/ https://www.haber60.com.tr/ramazan-bayrami-mesajina-hayat-pahaliligiyla-ilgili-sozleri-damga-vurdu/#respond Tue, 09 Apr 2024 08:45:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26743 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla videolu bir mesaj yayınladı. İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı kutlayan Erdoğan, ekonomiye dair dikkat çeken ifadeler kullandı.

“Ekonomi cephesinde hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadele en hassas olduğumuz konudur” diyen Erdoğan “Tüm dünya ile birlikte millet olarak bizim de canımızı yakan bu meseleyi Allah’ın izniyle çözmekte kararlıyız. Uyguladığımız ekonomi programının olumlu etkilerini yılın ikinci yarısından itibaren daha net bir şekilde görebileceğiz” dedi.

Erdoğan’ın bayram mesajı şöyle;

“Aziz milletim değerli kardeşlerim. Sizleri en kalbi duygularımla, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Mübarek Ramazan Bayramı’nızı canı gönülden tebrik ediyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret sonu ebedi azaptan kurtuluş olan bir Ramazan ayını daha geride bırakarak hep birlikte bayrama vasıl olduk. Bayramın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için barışa, huzura ve esenliğe vesile olmasını diliyorum. Bizleri sevdiklerimizle beraber sağlık ve afiyet içerisinde bir bayrama daha kavuşturduğu için Rabbime hamdediyorum.

“İNSANLIĞIN VİCDANINDA KANAYAN BİR YARA OLDU”

On bir ayın sultanı olan Ramazan-ı Şerif’i Gazze’nin yanı sıra gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde yaşanan acılar ve zulümler sebebiyle buruk karşıladık, buruk geçirdik. Gazze 7 Ekim’den beri sadece bizim değil, tüm insanlığın kalbinde, tüm insanlığın vicdanında kanayan bir yara oldu. Savaşta bize dokunulmaması gereken hastanelerin, okulların kiliselerin, camilerin bilerek bombalandığı bir vahşet sahnesiyle karşı karşıya kaldık. İsrail’in saldırıları sonucu 33 bin Filistinli şehit düşerken 75 binden fazla kardeşimiz de yaralandı. Hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar niyaz ediyoruz.

“ÖZGÜR FİLİSTİN DEVLETİNE KAVUŞUNCAYA KADAR…”

Türkiye olarak bugüne kadar bölgeye sevk ettiğimiz toplam 45 bin tonu aşan yardım malzemesiyle bu zor günlerinde Filistin halkının yanında olduğumuzu gösterdik. Inşallah bundan sonra da Gazze’de akan kan duruncaya ve Filistinli kardeşlerimiz 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan özgür Filistin devletine kavuşuncaya kadar desteğimizi sürdüreceğiz. Dış siyasette bu adımları atarken gündemimizin ilk sırasında yer alan deprem bölgesini asla ihmal etmiyoruz. Asrın felaketinin yaralarını, asrın birlikteliğini sergileyerek hızla sarıyoruz. Şimdiye kadar 80 bine yakın afet konutunu ve köy evini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut inşa etmek suretiyle yıl sonunda bu sayıyı 200 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu süreçte ayrıca riskli yapı stoku yüksek şehirlerimizin depreme karşı daha dayanıklı hale getirilmesi için de çalışıyoruz.

“TERÖR ÖRGÜTLERİNE NEFES ALDIRMIYORUZ”

PKK’sından FETO’suna ve DEAŞ’ına vatanımızın birliğine, insanımızın huzuruna kasteden terör örgütlerine nefes aldırmıyoruz. Terör bataklığını kaynağında kurutma stratejimizi kararlılıkla uyguluyoruz.

EKONOMİ MESAJI

Ekonomi cephesinde hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadele en hassas olduğumuz konudur. Tüm dünya ile birlikte millet olarak bizim de canımızı yakan bu meseleyi Allah’ın izniyle çözmekte kararlıyız.

ERKEN SEÇİM TARTIŞMALARINA NOKTA

Uyguladığımız ekonomi programının olumlu etkilerini yılın ikinci yarısından itibaren daha net bir şekilde görebileceğiz. 31 Mart seçimlerinin suhuletle tamamlanmasıyla ortaya çıkan 4 yıllık seçimsiz dönemi bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için kullanacağız.

“BİZE DURMAK, DİNLENMEK YOK”

Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle inşallah hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirinceye kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak yok. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu vesileyle bir kez daha 31 Mart seçimlerinde sandığa giderek iradesine sahip çıkan tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Rekabet seviyesi çok yüksek bir seçimden yeni çıkmış aziz milletimizden bayramın manevi iklimini, kırgınlıkları gidermek için fırsata çevirmelerini özellikle istirham ediyorum.

“TRAFİK KURALLARINA UYALIM”

Bayram ziyareti veya tatil amacıyla yollara çıkan tüm vatandaşlarımdan trafik kurallarına riayet etmelerini bekliyorum. Rabb’imden Ramazan Bayramı’nın gönüllerimize huzur, ülkemize esenlik, dünyamıza ve mazlum coğrafyalara barış getirmesini diliyor, sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun. Kalın, sağlıcakla.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ramazan-bayrami-mesajina-hayat-pahaliligiyla-ilgili-sozleri-damga-vurdu/feed/ 0
AK Parti Adıyaman İl Başkanı Emrah Erkan Bulucu Ramazan Bayramı Mesajı Yayımladı https://www.haber60.com.tr/ak-parti-adiyaman-il-baskani-emrah-erkan-bulucu-ramazan-bayrami-mesaji-yayimladi/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-adiyaman-il-baskani-emrah-erkan-bulucu-ramazan-bayrami-mesaji-yayimladi/#respond Tue, 09 Apr 2024 07:24:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26733 AK Parti Adıyaman İl Başkanı Emrah Erkan Bulucu Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Mesajında birliğe, beraberliğe ve kardeşliğe vurgu yapan AK Parti Adıyaman İl Başkanı Emrah Erkan Bulucu, bayramların manevi duyguların yoğunlaştığı, insanlarımız arasındaki birlik, beraberlik duygularının pekiştiği, dayanışma bağlarının güçlendiği, dargınlıkların yerini barış ve huzura bıraktığı, çok kıymetli günler olduğunu söyledi.

Başkan Bulucu, “6 Şubat depremi sonrası Kurban Bayramı ile birlikte Adıyaman’ımızda 3. Bayramına eriştiğimiz Ramazan Bayramını geçen yıl içimizdeki hüzünlerle birlikte yaşamıştık. Büyük bir manevi huzurla idrak ettiğimiz rahmet ve mağfiret ayı Ramazan’ın ardından, mübarek bayram günlerine ulaşmanın mutluluğunu yine bu hüzünle karşılıyoruz. 6 Şubat depreminde kaybettiğimiz vatandaşlarımızın aziz hatıraları her zaman yüreğimizde olacak. Gözleri arkada kalmasın, emanetlerini ne bu bayram ne de gelecek bayramlar da asla ihmal etmeyeceğiz. Deprem felaketi sonrası hiçbir zaman bizleri yalnız bırakmayan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, il merkezi ve ilçelerimizin yeniden inşası ve ihyası için yoğun gayret gösterdi. 8 Şubat’ta şehrimize gelen Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, inşası tamamlanan 2 bin 798 konutun kura törenine katılarak hak sahiplerine anahtarlarını teslim ettik. Elbette bu ziyaret bizler için son derece önemli ve anlamlıydı. Yoğun gündem içerisinde günün tamamını Adıyaman’ımıza ayıran cumhurbaşkanımız kura töreni sonrası hem Kahta hem de Sincik ilçemize ziyaret gerçekleştirdi. Depremzedelerimizin bir an önce sıcak yuvalarına kavuşması için canla başla çalışan hükümetimiz son olarak 19 Mart’ta yapılan kurayla birlikte toplam 8 bin 147 konutu hak sahiplerine teslim ettik. İnşallah yılsonuna kadar 32 bin konutun teslimini yapacağız” dedi.

Ramazan ayı içerisinde Mahalli İdareler Seçimleri kampanyasını yürüttüklerini hatırlatan Başkan Bulucu, “31 Mart mahalli idareler seçimlerini demokrasimize yakışır bir olgunlukla tamamladık. 14-28 Mayıs seçimlerindeki zaferimizden 9 ay sonra ne yazık ki yerel seçimlerde hedeflediğimiz neticeyi alamadık. Bu seçimlerde en büyük moral kaynağımız Kahta ilçemiz ile Tut ilçemizin yeniden AK Belediyeciliğe geçmesi oldu. Aldığımız bu neticelerle toplamda 6 ilçemiz AK Partili belediye başkanlarımız tarafından yönetilecek. Elbette bu seçimlerden de vatandaşlarımızın bize verdiği mesajı daha iyi irdeleyip ona göre adımlarımızı atacağız. Liderimiz ve cumhurbaşkanımızın da ifade buyurduğu gibi, hiçbir şekilde milletimizin kararına hürmetsizlik etmeyeceğiz. Milletin takdirini, sorgulamaktan bugüne kadar olduğu gibi yine uzak duracağız. Hem teşkilatlarımız olarak hem de il genel ve belediye meclis üyelerimizle şehrimizin, ilçelerimizin, hemşehrilerimizin hayrına yapacakları işlerde desteklemeye devam edeceğiz. AK Parti olarak moralimizi bozmadan bir sonraki gün hemen çalışmalarımıza kaldığımız yerden devam ettik. Bizler seçimden seçime vatandaşlarımızı hatırlayan partilerden olmadık. İnşallah önümüzdeki beş sene boyunca da çizgimizden sapmayacak, gönüllere dokunmaya, gönül köprüleri kurmaya devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle tüm İslam Alemi’nin ve hemşehrilerimizin Ramazan Bayramı’nı tebrik eder, bu bayramın birlik ve beraberliğimize, dayanışmamızın pekişmesine ve kardeşlik bağlarımızın daha da güçlenmesine vesile olmasını dilerim. Ramazan bayramımız mübarek olsun” ifadelerini kullandı. – ADIYAMAN

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-adiyaman-il-baskani-emrah-erkan-bulucu-ramazan-bayrami-mesaji-yayimladi/feed/ 0
Senegal’de Müridi tarikatının rastalı ve mistik yorumu: Baye Fall topluluğu https://www.haber60.com.tr/senegalde-muridi-tarikatinin-rastali-ve-mistik-yorumu-baye-fall-toplulugu/ https://www.haber60.com.tr/senegalde-muridi-tarikatinin-rastali-ve-mistik-yorumu-baye-fall-toplulugu/#respond Mon, 08 Apr 2024 21:15:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26649 Senegal’de Müridi tarikatının renkli, aykırı ve mistik kolu Baye Fall topluluğu, giyimleri, yaşam tarzları ve kendilerini adadıkları felsefeleriyle ayrı bir dünyanın kapılarını aralıyor.

Senegal’de 19. yüzyılın ikinci yarısında İslam alimi Ahmadu Bamba tarafından kurulan Müridi tarikatının aykırı bir kolu olarak kabul edilen Baye Fall’ı, görüntü itibarıyla Rastafaryanlara benzetenler olsa da onlar bu benzetmeye itiraz ediyor. Rastafari dininin Jamaika’da Müridilik’ten sonra kurulduğunu gerekçe göstererek bu benzetmeyi kabul etmiyorlar. Kendilerini Şeyh Bamba’nın talebesi Mame İbrahima Fall’ın yolunda giden Baye Fall dervişleri olarak tanımlıyorlar.

Baye Fall, “Allah’a ve insanlığa hizmet” felsefesiyle Senegal’in önemli değerlerinden biri olarak kabul görüyor.

Bamba’nın ilk talebesi ve takipçisi olan Mame İbrahima Fall’ın şeyhine ve insanlığa hizmeti diğer ibadetlerden üstün görmesiyle şekillenen Baye Fall, “sıkı ve disiplinli çalışma” prensibiyle büyüyerek kitlelere yayıldı.

Fall, başkent Dakar’a yaklaşık 200 kilometre mesafedeki Kebemer kenti yakınlarında Ndiaby Fall köyünde 1855’te soylu bir ailede dünyaya geldi.

Toplumun saygı duyduğu bir isim olan Fall, hafızlık eğitiminden sonra İslami ilimler alanında çalışmalarına devam etti ancak ilmi mertebesini artırmak için bir arayışa girdi. Rivayete göre, Fall, bir gün rüyasında, aradığı ilmi kendisine ancak Ahmedu Bamba isimli bir alimin vereceğini gördü ve onu aramaya koyuldu.

Fall, köy köy Bamba’yı aramaya başladı, bu süreçte yolu bazı alimlerle kesişse de onların rüyasında rivayet edilen kişi olmadığını anlayınca yolculuğuna devam etti. Yıllarca sürdüğü ifade edilen arayışın sonunda Fall, 1883’te ramazan ayının 20’inci günü rüyasında gördüğü Bamba’yı buldu ve Bamba’nın ilk ve en sadık talebesi oldu.

Varlıklı bir ailenin oğlu olarak çıktığı bu yolda köy köy gezen Fall’ın kıyafetleri eskidi, saçları uzadı ve adeta pejmürde bir görüntüye büründü.

Baye Fall takipçileri de şeyhlerinin bu halinden esinle yamalı kıyafetler giymeye, saçlarını uzatarak rasta yaptırmaya ve mistik yönü olduğuna inandıkları birçok aksesuar kullanmaya başladı.

Metrelerce öteden dikkat çekecek kadar belirgin bir profile sahip Baye Fall takipçileri, “çalışmak dinin parçasıdır” doktrinini hayatlarının merkezine koyarak yaşıyor.

Hem topluluk hem de takipçileri Baye Fall ismiyle bilinirken, kadın takipçilere de yerel dil Volofçada “anne” anlamına gelen “Yaye Fall” deniliyor.

İslam’ın sadece “şehadet getirmek” farzını yerine getiren Baye Fall, namaz kılmıyor ancak cami inşaatında çalışıyor oruç tutmuyor ancak ramazan boyunca iftar hazırlayıp dağıtıyor, zekat vermiyor ancak dar gelirlilerin ihtiyaçlarını gideriyor.

Ana akım Müridi’lerden ibadetleri yerine getirme yönüyle ayrılan Baye Fall topluluğunun, gayrimüslimlerin İslamiyet’e girişinde basamak görevi gördüğüne inanılıyor.

Senegal’e özgü bir yapı olan Baye Fall takipçileri arasında İslamiyet’i seçen birçok Batılı olduğu da biliniyor.

Ramazan boyunca yüzlerce kazanda saatlerce yemek pişirip dağıtıyorlar

Yıl boyu çeşitli görevlerde tamamen gönüllülük esasına göre çalışan Baye Fall takipçileri için ramazan ayı ise oldukça yoğun ve durmaksızın çalışarak geçiyor. Müridilik’in kutsal kenti Touba ve Bamba’nın sürgüne gönderildiği Diourbel kentinde toplanan binlerce Baye Fall takipçisi, ramazan ayının girmesiyle hummalı bir çalışmaya başlıyor.

Günün ilk ışıklarında işe koyulan Baye Fall, iftar vaktine kadar yüzlerce kazanda sebze, pilav ve et pişiriyor ve iftar vaktinden önce oruç tutan ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor. Ramazan boyunca her gün devam eden bu rituel, Bamba ile Fall’ın birbirini bulduğu ramazanın ayının 20’si ve ramazan ayının son cuması adeta görsel bir şölene dönüşüyor.

Özellikle ramazanın son cuması için Senegal’in her yerinden Diourbel kentinde toplanan sayısı on binleri bulan Baye Fall takipçileri, 45 dereceleri bulan sıcaklığın altında sarsılmaz disiplinle durmaksızın yemek pişiriyor.

Baye Fall, oruç tutmasa da kati suretle pişirdiği yemeğin tuzuna dahi bakmıyor, yüzlerce kilo et pişirdiği halde karnını birkaç parça ekmekle doyuruyor.

Kazanları hazırlamaya henüz hava aydınlanmadan başlayan Baye Fall, saat 17.00 sularında tüm işlerini bitiriyor ve kendisine verilen görevi tamamlamanın sevinciyle bu sefer zikir için toplanıyor.

Rastalı saçları, ilginç aksesuarları ve yamalı renkli kıyafetleriyle adeta bir moda çekiminden fırlamış gibi görünen Baye Fall takipçileri, geleneksel perküsyonlar eşliğinde dans ederek zikir çekiyor.

“Bizler Allah’ın hizmetkarlarıyız”

Diourbel’de ramazanın son cuması için yemek pişiren Baye Fall takipçilerinden 25 yaşındaki Mame Cheikh Gueye, Baye Fall olmanın temelinde adanmışlık ve disiplin olduğunu söyledi.

Gueye, “Bizler önce Allah’ın sonra da şeyhimiz İbrahima Fall’ın hizmetkarlarıyız. Bir duvarın tuğlaları gibi yan yanayız ve birbirimize tutunarak yükseliyoruz. Baye Fall olmak benim ana kimliğim. Hatta bu nedenle adımı da Mame Cheikh İbrahima Fall koymuşlar. Ömrümün sonuna kadar Allah yoluna hizmetten ayrılmam.” diye konuştu.

Dakar’da Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütünde çalışan Muhammed Bamba Niang da Baye Fall olmak için illa rastalı saçlara ya da yamalı kıyafetlere gerek olmadığının altını çizdi.

Niang, “Diourbel’de bugün ülkenin farklı yerlerinden gelen, çok farklı çevrelerden Baye Fall birlikte yemek pişirdi. Benim saçlarım rastalı değil böyle bir zorunluluk da yok. Baye Fall olmak için evvela kendini Hakk’a adaman lazım. Baye Fall’ın önceliği yaşadığı topluma fayda sağlayarak iyi bir kul olmaya çalışmaktır.” ifadesini kullandı.

Fransız sömürgeciliğine “sufi bir direniş”

İslamiyet Senegal’e, 11. yüzyılda Kuzey Afrika ve Orta Doğu’dan gelen tüccar ve din alimleri sayesinde geldi. Ülkede 19. yüzyıl ortaları ve 20. yüzyıl başlarında da tarikatlar hızla yayılmaya başladı.

Senegal, Fransa’nın 19. yüzyılda Batı Afrika’da başlattığı sömürgecilik faaliyetlerinin merkezinde yer aldı.

Benin, Burkina Faso, Fildişi Sahili, Gine, Mali, Moritanya, Nijer, Senegal ve Togo’nun bulunduğu toprakları kapsayan “Fransız Batı Afrikası” olarak adlandırılan koloni bölgesi Senegal’den yönetildi.

Fransızlar, Senegal’de İslam’ın yayılmasını yasaklamaya çalışsa da tasavvuf temelli tarikatların pasif direnişi sayesinde başarılı olamadı.

Senegal, Cezayir’de olduğu gibi Fransız sömürgeciliğine karşı silahlı bir direniş göstermese de Müridi ve Ticani tarikatlarının önde gelenleriyle Müslüman tüccarlar Fransızlarla kendi çıkarları doğrultusunda müzakere masasına oturmayı tercih etti.

Bu süreçte özellikle Müridilik’in kurucusu Şeyh Ahmadu Bamba’nın (1853-1927) sömürgeciliğe karşı şiddet içermeyen mücadelesi Fransızlarını tepkisini çekti ve Bamba’yı birçok kez sürgüne gönderdiler. Bamba, yaşamının 33 yılını Senegal içinde ve dışında sürgünde geçirdi.

Ancak sürgün Senegallilerin Bamba’ya olan sevgisini artırarak, takipçi ve talebelerinin daha da çoğalmasını, Müridilik’in Sünni tasavvufi bir İslam geleneği olarak ülkede yerleşmesini sağladı.

Senegal’in bağımsızlık mücadelesinde önemli yere sahip Bamba, sömürgeciliğe direniş biçimi ve ödediği bedeller bakımından bazı Batılı kaynaklarda Mahatma Gandi ile özdeşleştirilerek, hakkında “Müslüman Gandhi” benzetmesi yapıldı.

Bağımsızlığını 1960’da kazanarak laik bağımsız devlet kimliği kazanan Senegal’de sufizm temelli tarikatlar, hem sosyal hem de siyasi hayatın vazgeçilmez unsuru olarak yerini korumayı başardı.

Siyaset Bilimci Lucy Creevey’e göre Senegal’de modern laik devlet ile Müslüman muhafazakar gelenek arasında sarsılmaz bir denge tesis edildi.

Senegal’in, Batı Afrika’da neredeyse her ülkeyi etkisi altına alan aşırıcı terör örgütlerinden etkilenmeyişinin arkasında bu dengenin yattığına inanılıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/senegalde-muridi-tarikatinin-rastali-ve-mistik-yorumu-baye-fall-toplulugu/feed/ 0
TÜRSAB Genel Başkan Yardımcısı Davut Günaydın, Van’daki acentelerle iftarda bir araya geldi https://www.haber60.com.tr/tursab-genel-baskan-yardimcisi-davut-gunaydin-vandaki-acentelerle-iftarda-bir-araya-geldi/ https://www.haber60.com.tr/tursab-genel-baskan-yardimcisi-davut-gunaydin-vandaki-acentelerle-iftarda-bir-araya-geldi/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:39:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26571 TÜRSAB Genel Başkan Yardımcısı Davut Günaydın, Van’daki acentelerle iftarda bir araya geldi.

Bir restoranda düzenlenen iftar yemeğine TÜRSAB Genel Başkan Yardımcısı Davut Günaydın, Van Kültür ve Turizm İl Müdürü Abdurrahman Şahin, TÜRSAB Doğu Anadolu BYK Başkanı Cevdet Özgökçe ve acente yetkilileri katıldı. Burada açılış konuşmasını yapan Özgökçe, mübarek Ramazan ayını idrak etmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek, “Birkaç gün sonra mübarek Ramazan ayını Ramazan Bayramı ile taçlandıracağız. Mübarek Ramazan ayının ülkemize, sektörümüze ve bizlere bol ve bereketli bir yıl getirmesini diliyor, bu davetimize icabet ettiğiniz için hepinize teşekkür diyorum” dedi.

Programda konuşan TÜRSAB Genel Başkan Yardımcısı Davut Günaydın ise 18 bin üye ile dünyanın en büyük turizm örgütü olduklarına dikkat çekti. Seyahat acentelerinin TÜRSAB’ın asıl sahipleri olduğuna burgu yapan Günaydın, “Anne ve babaların çocukları için, çocukların anne ve babaları için ağlamadığı, soykırımların, katliamların olmadığı bir dünyayı bu mübarek günde yüce Allah’tan niyaz ediyorum. İnşallah Gazze’deki soykırım da bu mübarek ayın hatırına son bulur ve oradaki insanlar da insani bir şekilde yaşamaya devam eder. Allahtan tek dileğimiz budur” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de turizm kelimesinin geçtiği her yerde TÜRSAB’ın olması gerektiğinin altını çizen Günaydın, “TÜRSAB, her ne kadar yurt dışından turist getirmekle uğraşıyorsa da bir o kadar da ülkedeki iç turizm dinamiklerini harekete geçirmek için elinden geleni yapıyor. Keşke buraya geldiğimde rehberlik problemlerini, araçlarla alakalı problemleri çözdük diyebilseydim. Edirne’den Van’a, Trabzon’dan Antalya’ya kadar 18 bin kişilik büyük bir aileyiz. Bu ailemiz içerisindeki bölgesel problemleri çok yakından takip ediyoruz. Dünya turizm örgütünden tutun bu stratejileri hep beraber belirliyoruz. Yol haritasını usta ekiplerle birlikte ele alıp, üyelerimizsin ürün yelpazesini geliştirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Yine iç turizmi canlandırmak için bu gün burada hem gastronomisi hem tarihi hem gölü hem doğasıyla Türkiye’nin vazgeçilmez bölgelerinden olan Van’da sizlerle bir arada olmanın mutluluğu yaşıyorum. Buralara gelmek için elimizden geleni yapıyoruz. Hava yollarında çok ciddi sıkıntılarınızın olduğunu biliyoruz. Bununla alakalı her platformda hakkınızı savunmak için elimizden geleni yapıyoruz. Hemen hemen birçoğunu çözdük. İnşallah en kısa zamanda size güzel müjdeler vermeyi umut ediyoruz” diye konuştu.

9 günlük Ramazan Bayramı tatilinde, 20 milyona yakın bir turistik gezinin olacağını belirten Günaydın, “Bunun 18 milyonu her zamanki gibi akraba ve arkadaş evlerinde konaklayacak, 1,5 milyonunu ise gerek ülke dışında gerek ülke içindeki gezilerle birlikte bizim seyahat acenteleri gerçekleştirecek. 500 bin de geriye çıkan bir tirend var. Günlük kiralamayla alakalı yerlerde 500 bin vatandaşımızda bu satışı şuanda yapmış durumda. Dediğimiz gibi biz acentelerimizin ürün yelpazelerini genişletmek için yeni alternatif rotalar için canla başla çalışıyoruz. Belirli ihtisas komiteleri Van’a gönderip, Van’ın daha ortaya çıkmamış birçok güzelliğini acentelerle paylaşmak istiyoruz” dedi.

Temel vizyonun turizmi 12 aya yaymak olduğunu da ifade eden Günaydın, sözlerini şöyle sürdürdü:

” Doğu Anadolu Bölgesi, 12 ay turist karşılayabilecek bir potansiyeli sahip. Kayak merkezlerinden yazın yapacak kültür turlarına, gastronomi turlarına kadar müşterileri memnun edecek her türlü olanağımızın olduğunu buradan ifade etmek istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle tekrar hepinizin Ramazan Bayramı’nı şimdiden kutluyorum.” – VAN

]]>
https://www.haber60.com.tr/tursab-genel-baskan-yardimcisi-davut-gunaydin-vandaki-acentelerle-iftarda-bir-araya-geldi/feed/ 0
Türk Kızılayı, Kan Stoklarının Azalması Nedeniyle Vatandaşları Kan Bağışına Çağırıyor https://www.haber60.com.tr/turk-kizilayi-kan-stoklarinin-azalmasi-nedeniyle-vatandaslari-kan-bagisina-cagiriyor/ https://www.haber60.com.tr/turk-kizilayi-kan-stoklarinin-azalmasi-nedeniyle-vatandaslari-kan-bagisina-cagiriyor/#respond Fri, 05 Apr 2024 08:06:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26314 Türk Kızılayı Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Saygılı, azalan kan stoklarıyla ilgili vatandaşları kan bağışına çağırarak, ” Türkiye’nin 300 noktasında canlı operasyon yönetiyoruz. Kan sürekli ve acil bir ihtiyaç. Ramazan Bayramı’nda Allah muhafaza bir kaza olması durumu ya da hastanelerde yapılan operasyonlar için stokumuz olması gerekiyor” dedi.

Türkiye’nin 300 noktasında 7 gün 24 saat esasına göre bağış noktalarında ülkenin kan operasyonunu yürüten Türk Kızılayı’nın kan stoku Ramazan ayında düşüşe geçti. Türk Kızılayı Genel Merkezi’nde yapılan çağrılar sonucu bağışlarla Kızılay’ın stoklarında bir miktar artış yaşandı ancak yeterli artış sağlanmadı.

“Operasyonlar için stokumuz olması gerekiyor”

Türk Kızılayı Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Saygılı, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Saygılı, herkesi kan bağışına davet ederek, “Ramazan’ın son haftasına girerken çok sıkıntı yaşamadan ucu ucuna getirdik. Bütün kan bağışçılarımızı Türkiye’deki 300 noktaya gelerek, bilmedikleri ve tanımadıkları birilerine şifa olma adına kan bağışlarını yapmalılar. Kan sürekli ve acil bir ihtiyaç. Ramazan ayında gerekli stoklarımızın olması gerekiyor. Ramazan Bayramı’nda Allah muhafaza bir kaza olması durumu ya da hastanelerde yapılan operasyonlar için stokumuz olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Düzenli kan bağışı yapmaya davet ediyorum”

Kan vermenin iyiliği bulaştırdığını vurgulayan Saygılı, “Türkiye’nin 300 noktasında canlı operasyon yönetiyoruz. Kanları aldıktan sonra akredite olmuş laboratuvarda işliyoruz. Sonrasında ülke çapındaki özel ve kamu hastanesi olan bin 156 hastaneye lojistiğini sağlıyoruz. Kıymetli bağışçılarımız akşam eve gidince anne ve babaları bugün ne iş yaptınız dediklerinde bugün kan verdik, tanımadığımız birilerine iyiliği bulaştırdık ve hayata tutunmasına vesile olduk demeleri için de Kızılay noktalarımız açık. Özellikle bağışçı sayısı olarak bayram sonu artmasını bekliyoruz. Kızılay’a erkek kardeşlerimizi 3 ayda bir kadın kardeşlerimizi de 4 ayda bir düzenli kan bağışı yapmaya davet ediyorum” diye konuştu.

“Her bireye kan ihtiyacı hasıl oluyor”

Ramazan dolayısıyla bazı Kızılay Kan Bağış Merkezlerinin gece 24.00’a kadar açık olduğunu aktaran Ramazan Saygılı, “Ailemizin her bireyine bu kan ihtiyacı hasıl oluyor. Dolayısıyla stoklarımızda hazır olursa hastanede şifa bekleyen vatandaşlarımız kan bağışından dolayı sıkıntı yaşamamış olur ve şifa bulurlar. Gece 24.00’a kadar kan merkezleri açık” dedi.

Kan bağışı yapan doktor Kayhan Süreyya İşgüzar ise hastanelerde kan ihtiyacının her zaman olduğuna dikkat çekerek, “Bir hekim olarak herkesi kan vermeye davet ediyorum. Hastanelerde inanılmaz ihtiyacımız oluyor. Bu konuda bütün vatandaşları duyarlı olmaya davet ediyorum. Kan vermek orucu bozmuyor bu aslında bilinen bir şey, o nedenle gönül rahatlığıyla gelip bağış yapabilirler” ifadelerini kullandı.

“Kan bağışını alışkanlık haline getirmemiz lazım”

270’inci kan bağışını yapan Zeki Özen de düzenli kan bağışına çağrı yaparak, “Kan bağışında mühim olan düzenli kan vermektir. Düzenli kan bağışı yapmak hem sizin kendi sağlığınız hem de diğer insanlara yardımcı olmanız içindir. Bir olay oldu hemen gideyim kan vereyim olayı değil, bunu alışkanlık haline getirmemiz gerekiyor. Akdeniz bölgesinde yaşıyoruz ve Akdeniz anemisi olduğu için burada trombosit ihtiyacı fazla oluyor. Yılda 4 defa kırmızı kan verebiliriz fakat 24 defa dediğimiz trombosit verebiliriz. Genelde ağırlıklı olarak trombosit kan veriyorum. Çünkü Akdeniz bölgesinde bunun hastası çok. 270’inci kan bağışımı yapıyorum” diye konuştu. – ADANA

]]>
https://www.haber60.com.tr/turk-kizilayi-kan-stoklarinin-azalmasi-nedeniyle-vatandaslari-kan-bagisina-cagiriyor/feed/ 0
Edirne’de 5 Bin Kişi Selimiye Camii’nde İftar Yaptı https://www.haber60.com.tr/edirnede-5-bin-kisi-selimiye-camiinde-iftar-yapti/ https://www.haber60.com.tr/edirnede-5-bin-kisi-selimiye-camiinde-iftar-yapti/#respond Fri, 05 Apr 2024 03:03:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26288 Edirne Valiliğinin katkılarıyla Selimiye Camii meydanında düzenlenen iftar programına Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın da katılımıyla 5 bin kişi iftarda bir araya geldi.

Edirne Valiliği Balkan Şehirleri İş Birliği Edirne Platformu tarafından 11 ayın Sultanı Ramazan’ın ruhunu yaşatmak için Balkanlardan gelen misafirlerinde katılımıyla Selimiye Camii gölgesinde vatandaşlar oruç açtı.

İftar programı, Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müziği Topluluğu’ tarafından verilen konser ilahilerin seslendirilmesiyle başladı. Daha sonra Kur’an-ı Kerim tilavetinin okunmasıyla devam eden iftar programında konuşan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “Bizim medeniyetimiz sevgi medeniyeti, sadakat medeniyeti bizim medeniyetimiz. İnançları, kültürleri, renkleri farklı olmasına rağmen çok farklı özelliklere sahip olan insanlarla bir arada” dedi.

“Ne mutlu bize ki, böyle bir medeniyetin mensuplarıyız”

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “Ramazan ayı kardeşlik ayı, birlik ayı, beraberlik ayı. Ramazan ayı; dayanışma ayı, yardımlaşma ayı. Mimar Sinan’ın ustalık eseri olan Selimiye’nin gölgesinde iftar açmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ramazanın birlik, beraberlik, dayanışma ve yardımlaşma ayı. Bizim medeniyetimiz inançları, kültürleri, renkleri farklı olmasına rağmen çok farklı özelliklere sahip olan insanlarla bir arada barış içerisinde yaşama tecrübesini dünyaya tanıtan bir medeniyet. İşte burası, işte Balkanlar bu tecrübenin yaşandığı en önemli bölgelerden birisi. Şu anda onun bir örneğini yaşıyoruz burada. Ne mutlu bize ki, böyle bir medeniyetin mensuplarıyız. İnancı, mezhebi, ırkı, dili ne olursa olsun birlikte yaşama tecrübesi, bizim bütün dünyaya örnek gösterebileceğimiz, tarihimize baktığımız zaman bizim için mutluluk verici bir konu.” ifadelerinde bulundu.

İnançlara ve kültürlere karşılıklı saygı içinde yaşanması tavsiyesinde bulunan Erbaş, “Bu saygı olmadan biz nasıl barış içinde yaşarız. Birbirimize karşı dürüst, sadık ve sadakatli olacağız. Sadakat olmazsa birbirimize nasıl güveniriz. Bizim Peygamberimizin isminin devamında ‘Emin’ var. Peygamberlikten önce aldığı bir isim. Mekkeliler Peygamber Efendimize ‘Muhammed’ül Emin’ demiş. Yani güvenilen Muhammed, emin Muhammed. Her birimizin isminin devamında Emin sıfatı olması lazım ki birbirimize güvenelim” şeklinde konuştu.

“Bu iftar sofrasında bu anı bize yaşatan Rabbimize hamdolsun”

Konuşmasının devamında Erbaş, “Toplum olarak, millet olarak ve insanlık olarak sevgi, saygı, sadakat ve sabır ile hareket edersek insanlık olarak selamete ulaşırız. Ramazan ayı bize bunları öğretiyor. Ramazan ayı cennetin, Rabbimizin ifadesiyle, Rabbinizden mağfirete koşunuz, affa koşunuz, bağışlanmaya koşunuz. Ramazan ayında inşallah mümkün olduğunca Rabbimizin bu emirlerine uymaya gayret etmişizdir. Çoluk, çocuk, genç, yaşlı, orta yaşlı, yetişkin herkes işte bu mağfirete, Rabbimizin mağfiretine koşmak için ramazanı idrak ettik. Bu gece iftar sofrasında ramazanın güzelliklerini daha da güzelleştiren, bu iftar sofrasında bu anı bize yaşatan Rabbimize hamdolsun diyorum” diye konuştu.

Edirne Valisi Yunus Sezer, “Kültürlerin kesiştiği, buluştuğu ve kucaklaştığı kavşak noktası olan Edirne’de tarihi bir anın hep birlikte yaşıyoruz. Balkanlarda gerçekleştirdiğimiz iftarlarımızın ardından bu gece siz çok kıymetli misafirlerimizle yine Balkanlardan gelen kardeşlerimizle, dostlarımızla, soydaşlarımızla ramazanın bereketiyle gönül, dostluk ve kardeşlik bağlarımızı bu güzel iftarımızla taçlandırıyoruz” ifadelerine yer verdi.

Yurt dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Başkanı Abdullah Eren, “Bu ramazanı geçirirken başta Gazze olmak üzere İslam coğrafyasının farklı yerlerinde maalesef zulüm altında inleyen kardeşlerimizin de en kısa zamanda bu zulümden kurtulmalarını rabbimizden temenni ediyoruz” ifadelerini kullandı. – EDİRNE

]]>
https://www.haber60.com.tr/edirnede-5-bin-kisi-selimiye-camiinde-iftar-yapti/feed/ 0
Tur Rehberi Polina Andriienko, Diyarbakır’da Müslüman Oldu https://www.haber60.com.tr/tur-rehberi-polina-andriienko-diyarbakirda-musluman-oldu/ https://www.haber60.com.tr/tur-rehberi-polina-andriienko-diyarbakirda-musluman-oldu/#respond Thu, 04 Apr 2024 08:00:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26078 İlk kez 2018 yılında Türkiye’ye gelen ve 2019 yılında Diyarbakır’a düzenlediği turda İslam dininden etkilenerek araştırmaya başlayan tur rehberi Polina Andriienko, Diyarbakır’da düzenlenen ihtida töreni ile Elif ismini alarak Müslüman oldu.

Ukrayna’nın Kiev şehrinde bir acentede tur rehberi olarak çalışan 57 yaşındaki Polina Andriienko, ilk kez 2018 yılında bireysel olarak Mardin’i ziyaret etti. Daha sonra Türkiye’nin doğu illerine turlar düzenleyen Andriienko, 2019 yılında Ramazan ayında bir kafileyle Diyarbakır’a geldi. Andriienko, burada Sur ilçesindeki Ulu Cami rehberi Yaser Aydın ile tanıştı. Turistlere ve Andriienko’ya İslam dininin güzellikleri ve cami ile kentin tarihini anlatan Aydın, Andriienko’yla irtibatı kesmeyip kendisine İslam dinini anlatmaya devam etti. Pandemi ve daha sonra Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Diyarbakır’a gelemeyen Andriienko, geçtiğimiz günlerde kente gelip Aydın’a Müslüman olmak istediğini söyledi. Sur Müftülüğünde düzenlenen ihtida programıyla Andriienko, Elif ismini alarak Müslüman oldu.

Müslüman olmasındaki süreci anlatan Andriienko, Türkiye’nin manevi güzelliklerini ülkesinde kimsenin pek fazla bilmediğini söyledi. Andriienko, “Turizmciyim, 2019 yılında bir gezi grubumuz acente ile Diyarbakır’a geldik. Burada Yaser hocamız, Ulu Cami’de bize İslam dinini tek tek anlattı. 2019’dan önce de ilk kez Mardin’e gitmiştim. Orada karar verdim ki bizim ülkemizde kimse Türkiye’nin güzelliklerini pek fazla bilmiyor. Ülkemizdekilerin çoğu Türkiye’nin sadece deniz ve sahilleriyle meşhur olduğunu biliyor. Ama Mezopotamya hakkında kimse bir bilgi sahibi değil. Mezopotamya’nın Dicle ve Fırat arasında olduğunu sadece biliyorlar. Mardin’e gittikten sonra artık tur acentemle Mezopotamya turları yapmayı planladık. Artık turistleri doğu şehirlerine getirmeye başladım” dedi.

Müslüman olması ile kendisi için yepyeni bir hayatın başladığını ifade eden Andriienko, “Diyarbakır’a 2019 yılının Ramazan ayında gelmiştim. Diyarbakır’a getirdiğim turistler İslam dinine şaşkınlıkla hayran kaldı. Çünkü Ramazan ayının bir maneviyatı vardı Diyarbakır’da. Daha sonra Yaser hocamız bize İslam dininden bahsetti. Kendisi hepimize Ukraynaca Kur’an-ı Kerim hediye etti. Daha sonra İslam dinini araştırdım ve gerçekten İslam dininin hak din olduğuna karar verdim. Benim için Müslüman olmak çok zor oldu. Çünkü benim için yepyeni bir hayatın başlangıcı oldu” ifadelerine yer verdi.

Andriienko’nun Müslüman olmasında aracı olan Ulu Cami rehberi Yaser Aydın ise, şunları söyledi:

“Polina arkadaşımız tur rehberi olarak birkaç yıl önce Diyarbakır’a turist getirmişti. Bu esnada kendisiyle Ulu Cami’de tanıştık. Onlara caminin tarihçesiyle ilgili güzel bir bilgilendirmede bulundum. İslam tarihi hakkında vurgulamalarda bulundum. Tabii geldikleri ay Ramazan ayıydı. Ben bu durumu Ramazan ayının bereketi olarak görüyorum. Ben de kendilerine küçük paketler içerisinde Kur’an-ı Kerim ve şeker hediye ettim. Bu hediyeler aramızda bir bağ oluşturdu.”

“Aslında Polina Diyarbakır’a geldiği yılın bir sonraki yılında gelip Müslüman olacaktı” diyen Aydın, “Ancak cereyan eden savaştan dolayı kendisi buraya gelemedi. Bu süreçte zaten bağlantımı kesmedim. Kendisi bana yakın zamanda Diyarbakır’a geleceğini söyledi. Müslüman olmak için yardım etmemi istedi. Biz de bugün Polina hanımın Müslüman olması için program geçekleştirdik” dedi.

Sur Müftüsü İlhan Günay, Ramazan ayında böylesine mutluluk verici duygunun tarif edilemez olduğunu söyleyerek, “Ramazan-ı Şerif’te, bereket ve rahmet mevsiminde Ukrayna’dan Polina adında bir kardeşimizin gelip Diyarbakır’da İslam dinini seçmesi bizi çok mutlu etti. Bir insanın hidayetine şahitlik etmek gibi mutluluk verici bir an yoktur. Bunu tarif etmek çok zor. Bir insanın kalkıp Müslüman olması, İslam dinini seçmesi, hele hele dünyanın bu kargaşa içerisinde olduğu dönemde İslamiyet’i seçmesi bizi çok mutlu etti” diye konuştu. – DİYARBAKIR

]]>
https://www.haber60.com.tr/tur-rehberi-polina-andriienko-diyarbakirda-musluman-oldu/feed/ 0
TİKA, ramazan boyunca birçok ülkede yardımlarını sürdürüyor https://www.haber60.com.tr/tika-ramazan-boyunca-bircok-ulkede-yardimlarini-surduruyor/ https://www.haber60.com.tr/tika-ramazan-boyunca-bircok-ulkede-yardimlarini-surduruyor/#respond Tue, 02 Apr 2024 00:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25695 Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), ramazan boyunca Sırbistan’dan Tanzanya’ya, Kazakistan’dan Pakistan’a birçok ülkede ihtiyaç sahiplerine yardımlarını sürdürüyor.

TİKA’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, ramazan boyunca TİKA’nın birçok ülkedeki yardımları devam ediyor.

Arnavutluk’ta ramazan boyunca dar gelirli ailelere destek olan TİKA, ALSAR Vakfıyla Tiran, Elbasan, Kavaje, Kruja, Lushnje, Perrenjas, Peshkopi ve Kukes şehirlerinde, sıcak iftar yemeği ikram ediyor.

ALSAR Vakfına ait kız öğrenci yurdunun yemekhanesinde hazırlanan yemekler, her gün 170 kişiye olmak üzere ramazan süresince toplam 5 bin 100 kişiye ulaştırılacak.

Ramazanın başlamasıyla hayata geçirilen bu proje, yaşam şartlarının zorlaştığı ve gıdaya erişimin sıkıntılı olduğu Arnavutluk’ta, maddi sıkıntı içindeki ailelerin yaşam koşullarına katkı sağlamayı amaçlıyor.

Pakistan’da iftar programı

TİKA, Pakistan’ın en kalabalık şehri Karaçi’de de 20’ye yakın sivil toplum kuruluşunun katılımıyla 150 yetim ve engelli çocukla iftar programı düzenledi.

Sindh Eyalet Valisi Kamran Tessori, Sindh Eyalet Başbakanı Murad Ali Şah, Türkiye’nin Karaçi Başkonsolosu Cemal Sangu, TİKA Karaçi Koordinatörü Halil İbrahim Başaran ile kamu kurumu ve STK temsilcilerinin katıldığı programda, yetim ve engelli çocuklara bayramlık hediyeler dağıtıldı.

Tessori, yetim ve özel çocuklarla ilgilenmenin önemine işaret ederek, bu konuda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarına ve Pakistan’ın özel çocuklarını iftar programında bir araya getiren Türkiye’ye teşekkürlerini iletti.

Murad Ali Şah ise Türkiye’nin Karaçi Başkonsolosluğu ve TİKA tarafından düzenlenen iftar programına katılmış olmaktan dolayı büyük bir onur duyduğunu ifade etti.

Türkiye’nin Karaçi Başkonsolosu Sangu da “Bu kutsal ay, bizi en yüksek ahlaki standartlara göre yaşamaya, doğru konuşmaya, adil davranmaya ve ihtiyacı olanlara şefkat, sevgi, hoşgörü ve yardım eli uzatmaya davet eder. Bugün burada bu amaçla bir arada bulunuyoruz.” diye konuştu.

Sangu, Başkonsolosluk yerleşkesinde Karaçi’nin en güzel çocuklarıyla düzenlenen iftar programına ev sahipliği yapmaktan büyük memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

TİKA Karaçi Koordinatörü Başaran, STK’lerin toplumsal kalkınmada önemli bir yere sahip olduğunu, STK’ler olmadan kalkınmanın eksik kalacağını vurgulayarak, yetim ve özel çocuklar konusunda gösterdiği gayretlerinden dolayı teşekkür etti.

Bangladeş ve Sırbistan’da gıda kolisi yardımı

TİKA, Bangladeş’te düzenlenen ramazan programları kapsamında da ülkenin dört bir yanındaki ihtiyaç sahibi ailelere temel ihtiyaç malzemelerinden oluşan 2 bin 500 gıda kolisi dağıttı.

Programda, dar gelirli aileler, yetimhanelerdeki öğrenciler, engelliler ve Arakanlı Müslümanlara yönelik yardımların ikinci ve son etabı, ülkenin güneyinde yer alan Khulna, Noakhali ve Bholabölgeleriyle, kuzeydeki Sreemangal bölgesinde yapılan dağıtımlarla tamamlandı.

Yardımların dağıtıldığı törene, bölge milletvekilleri, belediye yetkilileri ve sivil toplum kuruluşları katıldı.

Ramazanda Bangladeş’in Cox’s Bazar şehrindeki sığınmacı kamplarında yaşayan 1000 aileye de sıcak iftar yemeği sunan TİKA, Sırbistan’ın 20 ayrı noktasında 1600 ihtiyaç sahibi aileye gıda kolisi dağıtımı yaptı.

Sırbistan’ın güneyinde yer alan Sancak ve Preşevo bölgeleri başta olmak üzere başkent Belgrad, Orta Sırbistan ve kuzeyde yer alan Voyvodina bölgelerinde gıda paketi dağıtıldı.

Ramazan boyunca Sancak, Preşevo, Voyvodina bölgelerinde ve Belgrad, Novi Sad, Mladenovac, Smederevo, Kostolac, Prokuplje şehirlerinde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılan gıda paketlerinin dağıtımına ilk olarak Novi Pazar’dan başlandı.

Sırbistan’ın muhtelif bölgelerinde devam eden gıda paketi dağıtımı, son olarak Belgrad’ın Zemun semtinde Türkiye’nin Belgrad Büyükelçisi Hami Aksoy’un katılımıyla gerçekleştirildi.

Türkiye’nin yardım elinin TİKA’nın destekleriyle ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılmasından ve ramazan bereketini buradaki insanlarla paylaşmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirten Aksoy, Belgrad’da yapılan gıda paketi dağıtımında Müslüman ailelerle bir araya geldi.

Tanzanya’da yardım faaliyetleri

TİKA, Darüsselam ve Zanzibar’daki 4 ayrı iftar organizasyonunda, farklı yetimhanelerde yaşayan 600 çocuğu iftar sofralarında ağırladı.

İftar programına Türkiye’nin Darüsselam Büyükelçisi Mehmet Güllüoğlu, TİKA Darüsselam Koordinatörü Filiz Şahinci ve çocuklar katıldı.

Güllüoğlu, TİKA’nın ramazan vesilesiyle kurduğu kardeşlik sofrasının anlamlı olduğunu belirterek, ramazanın bereket ikliminde Türkiye’den birçok kamu ve sivil toplum kuruluşunun sağladığı yardım kolileri ve iftarlar ile Tanzanyalılarla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Şahinci de ramazanın şefkat gösterme, başkalarını önemseme, paylaşma zamanı olduğunu ve TİKA olarak ramazan sevincini ve huzurunu Tanzanyalı yetimlerle paylaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.

TİKA, Tanzanya’nın Zanzibar Adası’nda da gençlere yönelik eğitim verilen “Atölye Mutfağı” kurdu.

Bir sebeple örgün eğitimden ayrı kalmış gençleri, verdiği eğitimlerle hayata hazırlayan ve onlara meslek edindirmeyi amaçlayan Green Woman Development Center’ın aşçılık meslek sınıfına TİKA tarafından kurulan “Atölye Mutfağı”, düzenlenen törenle hizmete açıldı.

Açılış törenine Türkiye’nin Darüsselam Büyükelçisi Güllüoğlu, Zanzibar İçişleri Bakanı Hamad Yussuf Masauni, Parlamento Sözcüsü Mgeni Hassan Juma ve TİKA yetkilileri katıldı.

Açılış töreninin ardından bölge yetimhanelerinden misafir edilen 300 yetim çocuk yararına, Mesleki Eğitim Merkezi öğrencilerinin katkılarıyla hazırlanan iftar programı düzenlendi.

Parlamento Sözcüsü Juma, konuşmasında, TİKA ve Türkiye’ye teşekkürlerini sunarken; örgün eğitimden yararlanamayan gençlerin maruz kalabileceği tehlikelerin önüne geçilmesine ve kendi hayatlarını kazanmalarına sağlanan katkıdan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Lübnan’da iftar programı

TİKA, Türkmen nüfusun yoğun yaşadığı Lübnan’ın Akkar vilayetine bağlı Aydamun kasabasında iftar programı düzenledi.

Aydamun kasabasında düzenlenen iftar programına, Türkiye’nin Beyrut Büyükelçisi Ali Barış Ulusoy, Azerbaycan’ın Beyrut Büyükelçisi Samad Hasanov ve Dünya Türk İş Konseyi Lübnan Temsilcisi Kemal Maksoud’un da aralarında bulunduğu 200 davetli katıldı.

Büyükelçi Ulusoy, programdaki konuşmasında, Gazze ve Lübnan’ın güneyinden gelen haberler nedeniyle ramazanın buruk geçtiğini ifade ederek, Gazze’de hayatını kaybeden Filistinliler ile Lübnan’ın güneyinde can veren Lübnanlılar için Allah’tan rahmet diledi.

Azerbaycan’ın Beyrut Büyükelçisi Hasanov da nazik davetlerinden dolayı TİKA’ya ve Aydamun halkına teşekkür ederek, ramazanın barış ve huzurla geçmesi temennisinde bulundu.

Togo ve Kazakistan’da ihtiyaç sahiplerine yardım

TİKA, Togo’da düzenlediği ramazan programları kapsamında ihtiyaç sahibi ailelere gıda kolisi ulaştırdı, yetim çocuklara bayramlık kıyafet desteğinde bulundu.

Başkent Lome’de düzenlenen dağıtım törenine, Türkiye’nin Lome Büyükelçisi Muteber Kılıç, TİKA yetkilileri, ihtiyaç sahibi aileler ve yetim çocuklar katıldı.

Törende konuşan Lome Büyükelçisi Kılıç, ramazanın paylaşma, kardeşlik ve bereket ayı olduğunu ifade ederek, sağladığı desteklerden dolayı TİKA’ya teşekkür etti.

Togo’da faaliyet gösteren “Association pour l’Education et le Developpement du Togo (A.E.D.T)” isimli dernekle işbirliği yapılarak hayata geçirilen ramazan yardımı programı kapsamında ihtiyaç sahibi 500 aileye gıda kolisi, 500 yetim çocuğa kıyafet paketi dağıtıldı.

TİKA, Kazakistan’ın 5 büyük şehrinde 700 ihtiyaç sahibi aileye de gıda kolisi dağıttı. Başkent Astana, ülkenin en batısında bulunan Aktau, eski başkent Almatı ve Türk Dünyası’nın manevi başkenti Türkistan-Çimkent’te gerçekleştirilen dağıtımlarda, 175 aileye gıda kolileri ulaştırıldı.

Dağıtımlar, Astana’da Astana Valiliği Can Yuva Devlet Kurumu, Aktau’da Türkiye’nin Aktau Başkonsolosluğu, Almatı’da Türkiye’nin Almatı Başkonsolosluğu, Türkistan’da Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Kazak-Türk Üniversitesi, Çimkent’te İhlas Vakfı işbirliğinde gerçekleştirildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tika-ramazan-boyunca-bircok-ulkede-yardimlarini-surduruyor/feed/ 0
Erzurum’da Yakutiye Medresesi’nde Ramazan Etkinlikleri https://www.haber60.com.tr/erzurumda-yakutiye-medresesinde-ramazan-etkinlikleri/ https://www.haber60.com.tr/erzurumda-yakutiye-medresesinde-ramazan-etkinlikleri/#respond Sat, 30 Mar 2024 21:09:46 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25235 Erzurum’un sembol yapılarından 714 yıllık tarihi Yakutiye Medresesi’nde, 10 yıldır ramazan aylarında her akşam, “oruç neşesi” adı altında etkinlikler, söyleşi ve şiir geceleri düzenleniyor.

Anadolu’nun kapalı avlu medreselerinin en büyüğü olan ve 1310 yılında İlhanlı hükümdarı Sultan Olcayto döneminde Gazan Han ve Bolugan Hatun adına, Hoca Yakut Gazani tarafından yaptırıldığı bilinen Yakutiye Medresesi, kentin simge eserleri arasında yer alıyor.

Plan düzeni, dengeli mimarisi ve iri motifli süslemeleriyle dikkat çeken yapı, Türk İslam Eserleri ve Etnografya Müzesi olarak hizmet veriyor. Her yıl ramazan ayına özel faaliyet alanı olarak kullanılan medresede, Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen programlar ramazan boyunca her akşam teravih namazının ardından başlıyor.

Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Ergün Engin, AA muhabirine, kentte ramazan etkinliklerini bu tarihi mekanda yaparak müzeyi de hayatın içine katmış olduklarını söyledi.

Tarihi mekanı özüne uygun şekilde kullandıklarını söyleyen Engin, “Böylece belki, müzedir diyerek bir sefer girip sonra burayı hayatından çıkaranlar için bir farklılık oluşturup burada ramazan akşamlarımızı birlikte medrese ruhuna da uygun söyleşilerle, sohbetlerle, bazı ufak musikilerle geçirmiş oluyoruz. Oldukça büyük fayda ürettiğimizi düşünüyoruz. Medreseyi kendi iklimine çevirerek insanlarımızda da bu mekanın ruhunu içlerinde hissedecekleri farkındalık oluşturuyoruz.” dedi.

İnsanların sosyalleşmesi için de bu tarz etkinliklerin faydalı olduğunu dile getiren Engin, yoğunluğun programlardan programlara göre farklılık gösterdiğini, vatandaşların kendilerine uygun programları seçerek katılım sağladıklarını belirtti.

Tarihi doku için hassas davranılıyor

Tarihi medresede gerçekleştirilen programlarda mekanın herhangi bir zarar görmemesi için çok dikkatli olduklarını ifade eden Engin, “Programlarımızı buradaki ambiyansı bozmadan devam ettiriyoruz. Müzikte dinleti formatında en alt sesten veriyoruz. Işıklandırmada da çok az ve kurallara uygun şekilde davranıyoruz. Bu yapıda çok daha farklı işlere izin verilmediği gibi biz de bu konuda çok hassasız. Dikkatle etkinlikleri yürütüyoruz.” diye konuştu.

Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü Felsefe Tarihi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özden, 10 yıldır teravih namazlarından sonra medresedeki etkinliklere katılmanın bir kültür olduğunu söyledi.

“Şehrimizin kültürle beslenen insanları geliyor”

Ramazan boyunca çok güzel programların gerçekleştirildiğini aktaran Özden, “Ramazanın güzelliklerinden bir tanesi sosyalleşmek. Bu sosyalleşme de ihtiyaç sahiplerine yardımların ulaştırılması, davetler edilmesi, teravih sonrası kahvehanelerde dost ortamlarının oluşturulması ve nihayetinde buradaki söyleşilerin yapılması. Şehrimizin kültürle beslenen insanları geliyor. Gelenler aralarında güzel sohbetler de oluyor. Burada başlayan dostlukların olduğunu gördük.” dedi.

Etkinliklere katılanlardan Hanifi İspirli, Erzurum’da ramazan ayının farklı bir havada yaşandığını belirterek, “Yakutiye Medresesi bin yıla yakın zamandır, şehrin mühürlerinden biri olarak bulunuyor. Son 10 yıldır medresenin ruhuna uygun şekilde programlar yapılıyor. Tanınan, tanınmayan birçok isim burada teravih namazı sonrası ya konuşma yapıyor ya şiirler okuyor.” diye konuştu.

Şerif Avcı ise ramazan söyleşilerinin, tarihi medrese içinde gerçekleşmesinin manevi açıdan güzel bir etkisi olduğunu söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzurumda-yakutiye-medresesinde-ramazan-etkinlikleri/feed/ 0
Erzurum’da Yaşlı Atletler Ramazan Ayında da Maraton İçin Hazırlanıyor https://www.haber60.com.tr/erzurumda-yasli-atletler-ramazan-ayinda-da-maraton-icin-hazirlaniyor/ https://www.haber60.com.tr/erzurumda-yasli-atletler-ramazan-ayinda-da-maraton-icin-hazirlaniyor/#respond Sat, 30 Mar 2024 07:33:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25164 Erzurum’da yaşları 72’yi bulan ve “Çılgın Dadaşlar” olarak anılan master atletler, Ramazan ayı olmasına rağmen maraton için hazırlıklarında hız kesmiyor.

67 yaşındaki antrenör Dursun Düzgün tarafından 15 yıl önce kurulan çeşitli mesleklerde çalışan, esnaf, akademisyen, emekli ve yöneticilik yapan 35 ile 70 yaş üzerindeki kişilerin bir araya geldiği Palandöken Masterler Koşu Grubu, Ramazan ayında da koşularını sürdürüyor. Haftada 3 gün salon ve atletizm tartan pistinde yaz kış demeden antrenman yapan sporcular maratonlara sistematik ve disiplin içinde hazırlanıyor. Gruba katılmak için yılda iki defa sağlık raporu ve doktor kontrolünden geçmek ise en önemli şartlardan birisi. Palandöken Masterler Koşu Grubu üyelerinin en büyük isteği ise kendilerine destek olunması.

İstanbul Maratonu’na hazırlanıyorlar

Ramazanda da antrenmanlarını aksatmayan ve kendilerini “Çılgın Dadaşlar” olarak nitelendiren atletler, Antrenör Dursun Düzgün ve koordinatörü Hikmet Maraşlı ile İstanbul Maratonu’na katılmak için iftar öncesi yaklaşık 2 saatlik çalışma yapıyor. Dursun Düzgün, sporun bir insanın en yüksek verime ulaşabilmesi için ruhen ve bedenen yapmış olduğu egzersizlerin tümü olduğunu ifade ederken, “Sporun, öğrenmenin, okumanın yaşı yok. Spor yapanla yapmayan kesinlikle bir değil. Ramazanda hepimiz orucuz ve bu halde çalışıyoruz, iftara 1-2 saat kala gelip bu performansı göstermek kimsenin harcı değil. Biz çalışıyoruz, yağ yakıyoruz, emek harcıyoruz. Herkese spor yapmasını tavsiye ediyorum. Evde, kahvede oturmaktansa gelip spor yapsınlar” dedi.

İftara doğru antrenmanları başlıyor

Beraber spor yapmayı seven, sağlık için yaşam boyu sporu seçen bir ekip olduklarını ifade eden Hikmet Maraşlı, “Bizler uzun yıllardır DSİ spor salonunda hep beraber sporla uğraşıyoruz. Sağlık için yaşam boyu spor yapıyoruz. 8-9 yıldan beri de yurt içi, yurt dışı maratonlara katılıyoruz. Maratonlar da genellikle 10, 15 veya 21 kilometre maratonlarına katılıyoruz. Yurt dışında Tataristan Kazan, Gürcistan Tiflis, Azerbaycan Bakü maratonuna katıldık. Bizler sağlığımız el verdiği sürece spora devam edeceğiz. Tüm gençliğimize bu spora yönelmelerini, birlikte koşu, yürüyüşlere katılmalarını özellikle tavsiye ediyoruz. Bizim için yaz-kış yani sıcak-soğuk, Ramazan hiç fark etmiyor bizim için. Tabii ki sağlığımızı düşünecek şekilde kontrollü bir vaziyette Ramazan’da da akşam iftara yakın belli bir saatte sporumuzu yapıyoruz. Bazı insanlar bunun acaba sağlık için çok riskli olabileceğini düşünebilir. Ama biz ölçülü bir şekilde Ramazan günlerinde iftara yakın çok harika bir koşu ve etkinlikler düzenliyoruz. İftara doğru spor yapmak çok sağlık için de çok yararlı oluyor.” şeklinde konuştu.

72 yaşında grubun en hızlısı emekli öğretmen

Palandöken Masterler Koşu Grubu’nun en yaşlı üyelerinden birisi olan 72 yaşındaki emekli öğretmen Celal Arpacık, “Yaşamım el verdiği sürece koşuya devam edeceğim. 25 yılık spor hayatım var, son 9 yıldır koşu ile uğraşıyorum. Ramazan günlerinde kendimi koşarak daha fazla zinde hissediyorum. Geçen yıl Azerbaycan’da katıldığım yarı maratonda 21 kilometrede yaş grubunda ikinci, aynı yıl Gürcistan Tiflis’teki yarı maratonda ise birinci oldum” diye konuştu. – ERZURUM

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzurumda-yasli-atletler-ramazan-ayinda-da-maraton-icin-hazirlaniyor/feed/ 0
Fatih’te ‘Ramazan hoca’ olarak tanınan şahsın öldürülmesiyle ilgili soruşturma tamamlandı https://www.haber60.com.tr/fatihte-ramazan-hoca-olarak-taninan-sahsin-oldurulmesiyle-ilgili-sorusturma-tamamlandi/ https://www.haber60.com.tr/fatihte-ramazan-hoca-olarak-taninan-sahsin-oldurulmesiyle-ilgili-sorusturma-tamamlandi/#respond Sat, 30 Mar 2024 01:06:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24990 Fatih’te ‘Ramazan hoca’ olarak tanınan Ramazan Pişkin’i başkası zannettiğini öne sürüp bıçaklayarak öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan şüpheliye yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, şüphelinin ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Fatih’te 31 Ocak 2024’de “Diyarbakırlı Ramazan Hoca’nın Yeri” isimli çay ocağında ‘Ramazan hoca’ olarak tanınan Ramazan Pişkin’i başkası zannettiğini öne sürdüğü ve bıçaklayarak öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan şüpheli Erkan Baykut’a (24) yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı.

Çay ocağı içerisinden elinde bıçak olan bir erkek şahsın koşarak kaçtığını gördüğünü söyledi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, bilgi sahibi olarak ifadesi alınan İbrahim B.’nin hemen yan tarafta bulunan eczanede bulunduğu sırada bir gürültü geldiğini, kontrol etmek amacıyla eczaneden çıktığı sırada çay ocağı içerisinden elinde bıçak olan bir erkek şahsın koşarak kaçtığını gördüğünü, devamında çay ocağını kontrol ettiğinde ise Ramazan Pişkin’ in yaralanmış şekilde yerde yattığını görmesi üzerine sağlık ekiplerini haberdar ettiğini söylediği aktarıldı.

Olayda kullandığı bıçak ile yakalandığı kaydedildi

Hazırlanan iddianamede yapılan çalışmalar sonucu evi tespit edilen şüphelinin operasyonda banyo kısmında saklandığının görüldüğü, ekiplere direnmesi üzerine ise orantılı güç kullanılarak şahsın muhafaza altına alındığı, olayda kullandığı bıçak ve üst aramasında ele geçen telefona el konulduğu ve şüphelinin yapılan kimlik tespiti sonucu ‘Erkan Baykut’ olduğunun belirlendiği aktarıldı.

Pişkin’in kendisine geçmişte zarar veren kişi olduğunu zannettiği aktarıldı

Şüpheli Baykut’un ifadesine yer verilen iddianamede, Ramazan Pişkin’i tanımadığını, kendisini Saboor Muradı ismiyle tanıdığı kişi zannettiğini, Saboor Muradı isimli kişinin uyuşturucu satan, cinsel istismarda bulunan biri olduğunu, 2021 yılı itibariyle Saboor Muradı isimli şahsı görmediğini ancak Ramazan Pişkin’i bu kişi olarak bildiğini söylediği aktarıldı. Şüphelinin ayrıca, Ramazan Pişkin’ i ilk kez 2021 yılı ortalarında sosyal medyadan gördüğünü, olaydan 2 ay kadar önce babasının iş yerine 5 dakika mesafede Ramazan Hoca’ nın Yeri isimli iş yerinde gördüğünü, yanına gidip kendisiyle konuştuğunda kendisini ilk başta iyi bir hoca olarak gördüğünü, ancak sohbetin devamında bu şahsın aslında Saboor Muradı olduğunu anladığını, bunun üzerine Saboor Muradı’ nın kendisine geçmişte verdiği zararları hatırladığını söylediği kaydedildi.

Niyetinin taş atmak olduğu ve kendinden geçtiğini söylediği belirtildi

Şüpheli Baykut’un ifadesinin devamında ayrıca, olay günü Kasımpaşa’ da ki evinden çıkarak Ramazan Pişkin’in iş yerine gittiğini, niyetinin kendisine taş atıp yaralamak olduğunu, çay ocağına girince tek başına sandalyede oturan Ramazan Pişkin’ in ayağa kalktığını, kendisinin Saboor Muradı olduğunu hissetmesiyle kendisinden geçerek taş fırlattığını, bunun üzerine Ramazan Pişkin’ in üstüne gelmesiyle kendisine zarar verebileceği düşüncesiyle bıçak çekerek kendisini yaraladığını ve olay yerinden kaçtığını söylediği belirtildi. İddianamede ayrıca, ölen Ramazan Pişkin’in kardeşi Mehmet Pişkin’ in şikayetçi olduğu da belirtildi.

Müebbet hapis talebi

Hazırlanan iddianamede şüpheli Erkan Baykut’un ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüphelinin yargılanmasına önümüzdeki günlerde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/fatihte-ramazan-hoca-olarak-taninan-sahsin-oldurulmesiyle-ilgili-sorusturma-tamamlandi/feed/ 0
Diyarbakır’da ‘Filozof Ramazan’ lakabıyla bilinen Ramazan Pişkin’i öldüren sanık hakkında müebbet hapis istemi https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-filozof-ramazan-lakabiyla-bilinen-ramazan-piskini-olduren-sanik-hakkinda-muebbet-hapis-istemi/ https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-filozof-ramazan-lakabiyla-bilinen-ramazan-piskini-olduren-sanik-hakkinda-muebbet-hapis-istemi/#respond Sat, 30 Mar 2024 00:15:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24949 Diyarbakır’da “Filozof Ramazan” lakabıyla bilinen Ramazan Pişkin’i, Fatih’te işlettiği çay ocağında öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanan sanık Erkan Baykut hakkında “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis istemiyle dava açıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Cerrahpaşa Mahallesi Kocamustafapaşa Caddesi’nde çay ocağı işleten Pişkin’in, 31 Ocak’ta iş yerinde uğradığı bıçaklı saldırıda öldürülmesine ilişkin tutuklanan Erkan Baykut hakkında yürüttüğü soruşturmayı tamamladı.

Soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, olay günü polise kesici ve delici alet yaralaması olduğu yönünde ihbar yapılması üzerine “Diyarbakırlı Ramazan Hoca’nın Yeri” isimli iş yerine gidildiğinde, Pişkin’in bıçakla yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığı bilgisi alındığı belirtildi.

Bu kapsamda soruşturma işlemlerine başlandığı aktarılan iddianamede, Pişkin’in kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği kaydedildi.

İddianamede, konuya ilişkin “bilgi sahibi” sıfatıyla ifadesi alınan İbrahim Baştürk’ün beyanına yer verildi.

Baştürk, olay yerinin yan tarafında bulunan eczanede saat 13.40 saatlerinde Diyarbakırlı Ramazan Hoca isimli iş yerinden gürültü geldiğini, kendisinin sesleri kontrol etmek için buraya gittiği sırada çay ocağının içinden elinde bıçak olan erkek şahsın koşarak kaçtığını gördüğünü belirtti.

İddianamede, incelenen güvenlik kamerası görüntülerine göre olay yerinden kaçan sanık Erkan Baykut’un toplu taşıma aracı kullanarak Beyoğlu’ndaki ikametine gittiği, adrese giden polis ekiplerinin sanığı evinin banyosunda saklanırken yakaladığı kaydedildi.

Sanık ifadesinde Pişkin’i Afgan uyruklu bir kişi sandığını ileri sürdü

İddianamede, sanık Baykut’un polis merkezinde alınan ifadesinde, maktul Pişkin’i tanımadığını, Saboor Muradı ismiyle tanıdığı kişi zannettiğini, bu kişinin de uyuşturucu satan, cinsel istismarda bulunan biri olduğunu ileri sürdü.

Muradı’nın 2017’de babasının yanında herhangi bir resmiyet olmadan çalışan kişi olduğunu belirten sanık Baykut, bu süre zarfında Muradı’nın Zeytinburnu’nda bir adreste kardeşleri ve Afgan uyruklu başka şahıslarla birlikte yaşadığını kaydetti.

Sanık Baykut, kendisinin de babasının yanına çalışmaya gittiği için bu kişilerle tanıştığını, bu şahısların kendisini evlerinde ağırladıklarını ve uyuşturucu verdiklerini iddia etti.

Bu kişilerin bir akşam yine uyuşturucu verdiklerinde uyanıp kendine geldiğinde karşısında “Deccal” olarak tanımladıkları insan görünümünde bir varlık ile kendisini yüzleştirdiklerini ileri süren Baykut, bu sırada masada bir adet bıçak bulunduğunu, bıçağın ucunun kendisine baktığını, bundan dolayı bu kişilerin kendisine bilinci yerinde değilken kötülük yaptığını düşündüğünü savundu.

Sanık Baykut, bu kişilerin yanında uyuduğu zamanların sonrasında kendi bedeninde birtakım farklılıklar gördüğünü, şahısların kendisini uyutup cinsel saldırıda bulunduklarını anladığını iddia ederek, bu durumu anladıktan sonra bu kişilerden uzaklaştığını, ancak bu olayları ailesi ya da adli makamlarla paylaşmadığını söyledi.

Ramazan Pişkin’i ilk kez sosyal medyada görmüş

Bu kişilerin rüyalarına girip kendisini yanlarına çekmeye çalıştıklarını savunan sanık Baykut, bu sürecin kendisini Kur’an-ı Kerim’e verip inancını güçlendirmesiyle son bulduğunu, bu şahıslarla yakınlığının ise 2017’den 2021’e kadar sürdüğünü anlattı.

Baykut, 2021’den itibaren Muradı isimli şahsı görmediğini ancak Ramazan Pişkin’i bu kişi olarak bildiğini, Pişkin’i de ilk kez 2021’de sosyal medyadan gördüğünü söyledi.

Olaydan iki ay önce Pişkin’i Ramazan Hocanın Yeri isimli iş yerinde gördüğünü ve yanına gidip konuştuğunda ilk başta iyi bir hoca olarak düşündüğünü aktaran Baykut, ancak sohbetin devamında bu şahsın aslında Saboor Muradı olduğunu anladığını savundu.

Baykut, bunun üzerine Muradı’nın kendisine geçmişte verdiği zararları hatırladığını kaydederek, olay günü Kasımpaşa’daki evinden çıkarak maktulün iş yerine gittiğini, niyetinin Pişkin’e taş atıp yaralamak olduğunu belirtti.

İş yerine geldiğinde tek başına sandalyede oturan Pişkin’in ayağa kalktığını belirten Baykut, Pişkin’in, Muradı olduğunu hissetmesiyle kendinden geçerek taş fırlattığını, maktulün üzerine gelmesiyle kendisine zarar verebileceğini düşünerek bıçakla yaraladığını ve olay yerinden kaçtığını anlattı.

Pişkin’in kardeşi sanıktan şikayetçi oldu

İddianamede, toplanan deliller ışığında sanık Baykut’un üzerine atılı suçu işlediği yönünde hakkında kamu davası açmaya yeterli şüphe bulunduğu belirtildi.

Maktulün kardeşi Mehmet Pişkin’in sanıktan şikayetçi olduğu aktarılan iddianamede, sanık Baykut’un “kasten öldürme” suçundan müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi.

Hazırlanan iddianame, değerlendirilmek üzere gönderildiği İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Sanık ilerleyen günlerde hakim karşısına çıkacak.

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-filozof-ramazan-lakabiyla-bilinen-ramazan-piskini-olduren-sanik-hakkinda-muebbet-hapis-istemi/feed/ 0
Özbekistan’da Ramazanda Toplu İftar Geleneği https://www.haber60.com.tr/ozbekistanda-ramazanda-toplu-iftar-gelenegi/ https://www.haber60.com.tr/ozbekistanda-ramazanda-toplu-iftar-gelenegi/#respond Fri, 29 Mar 2024 08:51:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24819 Özbekistan’da ramazanda “ağız açar” olarak adlandırılan toplu iftar geleneği yüzyıllardır yaşatılıyor.

Özbekistan’da halk, ramazanda “ağız açar” sofraları için özel hazırlıklar yapıyor. Özbek aileler, ramazan boyunca toplu iftar sofralarında bir araya gelerek oruçlarını açıyor.

Genç aileler, ramazanda baba ocağını ziyaret ederek, anne-baba ve yakınlarıyla iftar yapma geleneğini sürdürüyor. Gençler, iftar sofrası için hazırladıkları yemekleri de yanlarında getirerek, ailenin diğer fertleriyle aynı sofrada paylaşıyor.

Ailenin küçükleri, eve gelenleri ellerinde “abdeste” olarak adlandırılan bakır ibrikle karşılarken, gelenlerin ellerini yıkamaları için su döküyor. Elini yıkayan kişiler de ibrik tutanlara “Su gibi serap (bol) ol.” temennisinde bulunuyor.

Ramazan günleri kurulan iftar sofraları, tüm aile fertlerini bir araya getiriyor. İftar saati yaklaşınca aile reisinin öncülüğünde toplu iftar duasına el açılıyor.

Sofrada, ailenin kız veya gelini ayağa kalkarak bir eli göğsünde, aile büyüklerine “piyale” denilen geleneksel Özbek çay fincanıyla içeceklerini ikram ediyor. Aile büyükleri de buna cevaben “Çok yaşa.” diyerek teşekkür ediyor.

Sofraya getirilen yemekler, önce ailenin büyüklerinin önüne konuluyor. Aile fertleri de önce aile büyüğünün sofradaki yemeğe başlamasını bekliyor.

İftar sofrasının ardından aile reisi tarafından şükür duası yapılıyor. Ardından ailenin diğer fertleri sofradan kalkarak babaevinden ayrılıyor.

Sofradan kalkanların ellerine, yine ailenin küçükleri tarafından ibrikle su dökülüyor.

Toplu iftar geleneği

Özbek aileler ayrıca ramazanın gelmesiyle akraba ve yakınlarını, komşu ve aynı mahallede yaşayanları evlerine davet ediyor.

Her Özbek aile ramazan boyunca en az bir defa “ağız açar” denilen toplu iftar sofrası kurarak, akraba ve yakınlarını, komşu ve mahalle sakinlerini davet ediyor.

Özbekler, genelde iftar sofrası davetlilerine tereyağı ve süt katılarak pişirilen patır ekmek, sebze ve yeşillikle hazırlanan ve “kök samsa” diye adlandırılan börek, haşlama benzeri çorba ve Özbek pilavı ile ramazan tatlısı nişalda ikram ediyor.

Toplu iftar davetleri, mahalle muhtarı veya büyüğü tarafından sofrada dua okunması, yemeklerin yenmesi, Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından topluca teravih namazı kılınmasıyla sona eriyor ve davetliler evlerine dönüyor.

“Ramazan, aileleri ve insanları birbirlerine daha da yakınlaştırıyor”

Ramazanda evini ziyaret eden AA muhabirine konuşan 68 yaşındaki Rustambek Hamrabekov, ramazanın kutsal bir ay olmasının yanı sıra halkı, aileleri ve akrabaları birleştirdiğini söyledi.

Bu ayda çocukların babaevlerini ziyaret etme ve topluca iftar yapma geleneğini hatırlatan Hamrabekov, 4 oğlundan 3’ünün kendilerinden ayrı yaşadığını, ramazanda oğullarının eş ve çocuklarıyla da birlikte sık sık baba ocağında kurulan iftar sofrasında bir araya geldiklerini belirtti.

Hamrabekov, “Ramazan, aileleri ve insanları birbirlerine daha da yakınlaştırıyor.” dedi.

Rustambek’in eşi Dilber Hamrabekova da ailelerinde iftarla ilgili hiç değişmeyen geleneklerin olduğunu, geçmişte kayınvalidesinden öğrendiği ramazan gelenek ve adetlerini gelinlerine aktardığını dile getirdi.

Hamrabekova, “Ramazanda ailece oruç tutuyoruz ve iftar için hep birlikte sofra hazırlıyoruz. Bu da birbirimize olan yakınlığı ve yardımseverliği daha da pekiştiriyor. Ramazan, ailelerde birlik ve beraberliği daha da güçlü kılıyor.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozbekistanda-ramazanda-toplu-iftar-gelenegi/feed/ 0
Alo 190 Dini Soruları Cevaplandırma Hattı Ramazan Ayında Yoğun Mesai Harcıyor https://www.haber60.com.tr/alo-190-dini-sorulari-cevaplandirma-hatti-ramazan-ayinda-yogun-mesai-harciyor/ https://www.haber60.com.tr/alo-190-dini-sorulari-cevaplandirma-hatti-ramazan-ayinda-yogun-mesai-harciyor/#respond Wed, 27 Mar 2024 22:00:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24001 Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Halil Kılıç, günde 3-4 bin soru alan “Alo 190 Dini Soruları Cevaplandırma Hattı”nın ramazan ayında günde 13 binden fazla soruyu cevapladığını bildirdi.

Kılıç, AA muhabirine fetva hattının 2012’den beri Diyanet’in ülke genelindeki müftülükleri bünyesinde hizmet vermeye devam ettiğini belirtti.

Fetva hattının 2021’e kadar sadece illerin müftülükleriyle sınırlı olduğunu ifade eden Kılıç, “2021’den itibaren çağrı merkezi sistemine geçiş yaptık. Türkiye’nin neresinde olursa olsun vatandaşlarımız, aradığında öncelikle kendi iline, ilinde yoğunluk varsa kendi bölgesinde, orada da bir yoğunluk varsa Türkiye’deki herhangi bir ile ulaşıp sorularına cevap alabilmektedir.” diye konuştu.

Din İşleri Yüksek Kurulunun fetva odalarında günlük beş uzmanın hocanın fetvaların istişaresi için görev yaptığını açıklayan Kılıç, çağrı merkezi sisteminin, kurulun uzmanları koordinesinde çalıştığının altını çizdi.

Kılıç, danışanların vaizin yönlendirmesiyle doğrudan kurulun uzmanlarıyla da görüşebileceğini vurgulayarak, “Sorulara verilen cevapların uygun olup olmadığını denetleme imkanımız da bulunuyor.” ifadesini kullandı.

Fetva hattının ramazanda yoğun mesai harcadığına dikkati çeken Kılıç, “Ramazandan önce günde yaklaşık 3-4 bin çağrı alırken, şu an ramazan dolayısıyla günde 13 binin üzerinde çağrı geliyor. Vatandaşlarımız özellikle ramazan ayında fetva hattına ayrı bir ilgi gösteriyor. Gelen çağrı ve kayıtlardan bunu görebiliyoruz.” dedi.

Kılıç, ramazanın oruç ayı olması hasebiyle soruların büyük çoğunluğunun oruçla ilgili olduğunu, orucun niyetiyle ilgili çok sık soru aldıklarını bildirdi.

Bunun yanı sıra doğrudan orucu bozan ve bozmayan durumlarla ilgili sorular geldiğini belirten Kılıç, şöyle konuştu:

“Bunun başında ‘İğne orucu bozar mı bozmaz mı?’ geliyor. Yine astım hastalarının kullandığı spreyler, benzer rahatsızlıklar yaşayan kişilerin kullandığı buhar solunum cihazları ve benzeri şeyler orucu bozar mı bozmaz mı minvalindeki sorular en çok karşılaştığımız sorulardır. Dil altı hapı, kan almak, kan vermek, kusma ve benzeri gerekçelerle orucun bozulup bozulmadığına ilişkin sorular vatandaşlarımızın en çok merak ettiği şeylerdir.”

Sorular en çok İstanbul’dan geliyor

Kılıç, çağrı merkezi sistemine geçildikten sonra hangi ilden en çok soruların geldiğine dair veriye ulaştıklarını ifade ederek, “Günlük 13 bin çağrının yaklaşık 2-3 bini İstanbul’dan geliyor. Bu nüfusa paralel olarak değişiyor. Daha sonra Ankara, İzmir ve Bursa gibi büyük şehirlerimiz en çok soru trafiğinin olduğu iller olarak kayıtlarımızda görülebilmektedir. Sadece hizmet içi eğitim seminerlerimize katılmış vaizlerimiz bu hatlardan görev yapmaktadır. Kadın ve erkek olmak üzere günde tecrübeli 250 vaizle bu hizmeti sürdürüyoruz.” bilgisini paylaştı.

Kılıç, hattın çalışma sistemine ilişkin bilgi vererek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Vaiz tarafından o an cevabı verilemeyen bir soru varsa vatandaşımızı hatta bekletilir, vaizimiz Din İşleri Yüksek Kurulundaki nöbetçi uzmanla istişare eder. O soru daha önce sorulmuş, cevabı verilmişse zaten uzmanımız o sorunun cevabını vaizimize aktarır, vaiz de vatandaşımıza cevabı iletir. Ama bazen öyle meselelerle karşılaşıyoruz ki ilk defa sorulmuş. Uzmanımız önce araştırılması gereken bir mesele olduğunu tespit ediyor. Vaizimizden soruyu soran vatandaşın irtibat numarasını not etmesini ve cevap hazırlandıktan sonra kendisine dönüş yapılacağı bilgisini iletmesini istiyor. Sorunun cevabı ilgili komisyon tarafından oluşturuluyor, cevabı ilgili vaize iletiliyor, o vaiz de vatandaşımıza geri dönüş yaparak sorusunun cevabını veriyor.”

“Ramazanda her gün 09.00-22.00 saatlerinde hizmet veriyoruz”

Fetva hattının ramazandan önce hafta içi 09.00-22.00, hafta sonu ise sadece cumartesi günleri 10.00-17.00 saatleri arasında hizmet verdiğini açıklayan Kılıç, şunları kaydetti:

“Ramazanda ise her gün 09.00-22.00 saatleri arasında bu hizmeti veriyoruz. Yani haftanın her günü alanında uzman nöbetçi vaizlerimiz, vatandaşlarımızın sorularına cevap vermek için hazır bekliyorlar. Soruların doğrudan 190 hattı üzerinden telefondan sorulacağı gibi e-Devlet aracılığıyla da yazılı sorulma imkanı var.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/alo-190-dini-sorulari-cevaplandirma-hatti-ramazan-ayinda-yogun-mesai-harciyor/feed/ 0
Bayburt’ta Asırlık Camilerde Hatim Geleneği Yaşatılıyor https://www.haber60.com.tr/bayburtta-asirlik-camilerde-hatim-gelenegi-yasatiliyor/ https://www.haber60.com.tr/bayburtta-asirlik-camilerde-hatim-gelenegi-yasatiliyor/#respond Wed, 27 Mar 2024 06:15:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23891 Ramazan ayının manevi huzurunun hissedildiği Bayburt’ta, asırlık camilerde hatim geleneği Bayburtlu vatandaşların yoğun katılımıyla devam ettiriliyor. Gecesi namazla, gündüzü Kur’an’la geçen Ramazan günlerinde vatandaşlar mukabele geleneğini yaşatma gayreti içerisinde olduklarını söylediler.

Asırlardır zamana meydan okuyan, Selçuklu mimarisinin en önemli eserlerinden biri olan Tarihi Ulu Cami’de sabah, öğle ve ikindi vakitlerinde Kur’an-ı Kerim okunuyor, hatim geleneği Bayburtlu vatandaşlar tarafından özenle yaşatılıyor.

Anadolu Selçuklu Sultanı 2. Gıyaseddin Mesud tarafından yaptırılan ve günümüze ulaşan asırlık Ulu Cami, vatandaşların en çok tercih ettiği camilerden biri olarak göze çarpıyor. Cuma camisi ve selatin cami olarak hizmet veren Selçuklu yadigarı Tarihi Ulu Cami başta olmak üzere şehirdeki cami ve Kur’an kurslarında hatim geleneği Bayburtlu vatandaşların yoğun ilgisiyle yaşatılmaya çalışılıyor.

Sabah, öğlen ve ikindi vakitlerinde okunan hatimlere ise Bayburtlular yoğun ilgi göstererek, asırlık camiyi boş bırakmıyorlar. İkindi namazı için camiye koşan vatandaşlar, kılınan namazın ardından caminin imam hatipleri tarafından okunan Kur’an ile Ramazan ayında hatimlerini tamamlıyorlar.

Asırlık camide kadim geleneği yaşatma gayreti içerisinde olduklarını söyleyen, Kadir İşcan isimli vatandaş, “Atadan, dededen, babadan bugüne kadar gelen asırlık geleneğimizi, hatmi şerifimizi Ulu Cami’de dinliyoruz. Çalıştığım günlerde sosyal medya üzerinden Zülküf hocamı dinliyorum. Namazdaki cemaat gibi, muhteşem bir kalabalık var. Bayburt’un tarihi camisine, bu uhrevi ortama bütün dostlarımızı, hemşehrilerimizi sabah, öğlen, ikindi vakitlerinde cüz dinlemeye davet ediyorum” dedi.

“Atalarımızdan, dedelerimizden görevi devraldık”

Ebediyete intikal eden atalarından görevi devralarak camileri boş bırakmadıklarını belirten Hüseyin Özdener, “Genellikle vakit namazları için geliyoruz, Ulu Cami’nin manevi bir iklimi var. Burada bayağı bir eski insanlar namaz kıldılar, şimdi sıra bizde. Ulu Cami’yi seviyoruz, güzel bir iklimi var” diyerek konuştu.

Camileri bir an olsun boş bırakmıyorlar

Günlerin namaz, Kur’an ve mukabeleyle geçtiğini, Ramazan’ın Bayburt’ta bir başka yaşandığını ve camileri bir an olsun boş bırakmadıklarını vurgulayan cami cemaatinden bir vatandaş, “Her gün camimize sabah namazı muhakkak gelirim. Yatsı, öğle, akşam namazlarımı kılar giderim. Cüzümü dinlerim, akşama da iftar eder, geri namaz kılmaya gelirim. Vakit böyle geçiyor” ifadelerini kullandı.

Asırlık gelenek Bayburtlulara emanet

33 yıldır Ulu Cami’nin İmam Hatibi olan Zülküf Kocabey, Bayburtluların asırlık geleneğe sahip çıktıklarını bildirerek, “33 yıldır bu caminin imam hatipliğini yapıyorum. Camimiz bin 227 yılında Selçuklu sultanlarından 2. Gıyaseddin Mesud döneminde yapılmıştır. Tarihi Ulu Camii aynı zamanda bir Cuma camisidir, Selatin camidir. Özellikle Ramazan ayında yoğun bir cemaatimiz olur. Hatim geleneği öteden beri devam ettiği için sabah, öğle ve ikindi hatim okunur. Bu şekilde bizler de hatim geleneğimizi devam ettiriyoruz. Camimize hatim dinlemeye gelen çokça kardeşlerimiz var. Tüm kardeşlerimizin Ramazan-ı Şerifini tebrik ederim, bu vesileyle günahlarımızdan arınmış bir şekilde bayrama kavuşmayı Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum” şeklinde konuştu.

” Doğu Türkistan’a, Gazze’ye dualarımızda yer vermeyi unutmayalım”

Çin zulmüne uğrayan Doğu Türkistan ve işgalci İsrail’in aylardır bombaladığı Gazze’ye hatimden sonra dua ettiklerini, herkesin de bu mübarek ayda dua etmesi gerektiğini hatırlatan Kocabey, “Özelikle dünyanın dört bir yanındaki masumlara, mazlumlara Cenab-ı hak yardım etsin. Doğu Türkistan ve Gazze’yi unutmayalım, kardeşlerimize dua edelim, dualarımızda yer verelim. Ramazan ayında iyiyi, güzeli düşünerek orucumuzu tutmak bizi daha da olgunlaştırır, ahlaki bakımdan olgunlaştırır diye düşünüyorum. Herkesin Ramazan-ı Şerifini tebrik ediyor, bayramın hayırlara vesile olmasını yüce Allah’tan temenni ediyorum” sözlerini kullandı. – BAYBURT

]]>
https://www.haber60.com.tr/bayburtta-asirlik-camilerde-hatim-gelenegi-yasatiliyor/feed/ 0
Ramazan Ayında Gıda İsrafı Artıyor https://www.haber60.com.tr/ramazan-ayinda-gida-israfi-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/ramazan-ayinda-gida-israfi-artiyor/#respond Sun, 24 Mar 2024 09:00:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22952 Ramazan ayına özel hazırlanan iftar ve sahur menüleriyle gıda israfında artış yaşanıyor.

Başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluşlar, iftar sofralarında gıda israfı yapılmaması yönünde uyarılarda bulunuyor.

Restoranların ve lokantaların hazırladığı yüksek fiyatlı menüler, fahiş ücretin yanı sıra birçok gıda atığına da neden olabiliyor.

Ramazan ayının manevi atmosferine gölge düşüren gıda israfına karşı fiks menü uygulamasında bulunmayan Dönerci Kadir Usta işletmecisi Lokman Dağ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Ramazan ayı için hep ‘bereket ayı’ deriz ama maalesef bilinçsiz işletmeler ve dayatmalardan dolayı israf ayına çevirmeye başladık. O nedenle bir politikamız var. Ramazanda menü dayatmamız yok. Buraya misafirlerimiz bir çorba içmeye bile gelebilirler.” dedi.

Dağ, zorunlu menü uygulaması yapmasalar da şirketlerin ve işletmelerin ramazanda ısrarla menü istediklerinden bahsederek, şöyle devam etti:

“Son zamanlarda özellikle çok büyük rakamlara hiç yenmeyecek ürünlerin masaya konması ve devasa masaların hazırlanması açıkçası bizi de üzüyor. Bunların çoğu görüyoruz ki yenmiyor ve maalesef çöpe atılabiliyor. İsrafın önüne geçmek için bu devasa fiks menü olayını kaldırmak gerekiyor.”

Mekan olarak ayrıca zor durumda olan, iftar açmak isteyen ihtiyaç sahipleri için “askıda döner” ve “askıda çorba” kampanyası başlattıklarını belirten Dağ, kalan yemekleri hayvan barınaklarına gönderdiklerini söyledi.

“İsraf olmaması için işletme olarak elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz”

Metropol İstanbul AVM’de Ziyafet Kayseri Mutfağı işletmecisi Ahmet Sinan Özmeriç de geçmiş yıllarda hazırladıkları iftar menüleriyle israfın çok fazla olduğunu, bu anlamda israfın önüne geçmek için bu yıl ramazana özel bir menü çıkarmadıklarını aktardı.

Yemeklerin tek tek alınabildiğine işaret eden Özmeriç, “Tabakta kalan yemekler hem insanların kişisel bütçesini sarsıyor hem de milli servetimize zarar. İsraf olmaması için işletme olarak biz de elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Basit bir menü yine var ama dediğim gibi kapsamlı çok çeşitli menü özellikle yapmadık.” diye konuştu.

“Müşterilerimize fazla yemek dayatmadığımız için hiçbir zaman israf olmadı”

Hasan Usta Kebap Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İzzettin Oral da 1986’dan beri, ramazanda alakart menü sunduklarını vurgulayarak, “Müşterilerimize fazla yemek dayatmadığımız için hiçbir zaman israf olmadı. Yedikleri kadar söylediler, söylediklerini ödediler. Bu ramazanda da öyle yapıyoruz. Hiçbir israfımız yok. Zaten artan sebze ve yeşillikleri de gübre yapıp müşterilerimize hediye ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yaşanan gıda israfına dikkati çeken Oral, şunları kaydetti:

“Ramazan ayı müşteriye özel hizmet verdiğimiz bir ay. ‘Fiks menü kaderiniz değildir’, bizim pazarlama ekibiyle yaptığımız beyin fırtınasından çıktı ve tabii piyasanın üstünde menü fiyatlarının olması, bin liradan başlayıp, 4 bin liralara çıkması bizi de incitiyor. Yani mottomuz şu, ‘Fiks menü kaderin değildir, tercihler bizim için önemlidir’ diyoruz.”

“Sadece restoranları günah keçisi yapmamak lazım”

Gastronomi yazarı Talip Bayram ise Kur’an-ı Kerim’de yer alan “Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz” ayetine atıfta bulunarak, ramazanda iftar menülerinde yaşanan israfı sadece işletmelere bağlamamak gerektiğini, evlerdeki sofralarda da israf yaşandığını dile getirdi.

Ramazan ayı dışında serpme kahvaltı sunan mekanlarda da aynı durumun yaşandığına dikkati çeken Bayram, “Ben ramazanda restoranların menü fiyatlarını bu israf dengesi içinde gözettiğini ve ona göre her keseye uygun israf olmayan iftar menülerinin de olduğunu düşünüyorum. Sadece restoranları günah keçisi yapmamak lazım.” değerlendirmesinde bulundu.

Bin liranın üzerindeki menüleri israf olarak gördüğünü ve müşterilerin menü konusunda mekanları yönlendirmesi gerektiğini söyleyen Bayram, “Ben restoranların iftar mekanı olarak iş yerlerine daha uygun rakamlar teklif etmeleri gerek diyorum. Eskiden biz evlerimizde iftar verirdik ama şimdi evlerimiz ona çok müsait değil. Aslında ‘aile iftarı menüsü’ gibi bir menü ortaya konabilir.” dedi.

Bayram, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ramazan rahmet, mağfiret ayı. Burada israftan kaçınmamız lazım. İnsanlara şunu tavsiye ediyorum, bin liranın üzerindeki mekanlara gitmesin, o iftarları tercih etmesinler. Daha uygun rakamlı iftarları tercih etsinler. İsraftan kaçınalım. Bir de tabak geliyor ortaya sadece kenarından alıyoruz. Halbuki önümüze gelen tabağı bitirme alışkanlığı içerisinde olursak israf olmaz diye düşünüyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ramazan-ayinda-gida-israfi-artiyor/feed/ 0
YTB Türkiye Bursları ile eğitim gören öğrenciler iftar sofralarında buluşuyor https://www.haber60.com.tr/ytb-turkiye-burslari-ile-egitim-goren-ogrenciler-iftar-sofralarinda-bulusuyor/ https://www.haber60.com.tr/ytb-turkiye-burslari-ile-egitim-goren-ogrenciler-iftar-sofralarinda-bulusuyor/#respond Sat, 23 Mar 2024 09:06:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22645 Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının (YTB) “Türkiye Bursları” ile eğitim gören Türk dünyası ülkelerinden öğrenciler, YTB’nin her hafta kurduğu iftar sofralarıyla ramazan coşkusunu birlikte yaşama fırsatı buluyor.

YTB İstanbul Ofisi tarafından İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde ramazan boyunca her perşembe düzenlenen iftar etkinliğinde bir araya gelen 300’den fazla öğrenci, Türkiye’de ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu yaşıyor.

Orta Asya ülkelerinden Türkiye’ye gelerek burada YTB Türkiye Bursları ile eğitim alan öğrenciler, kurdukları stantlarla kendi ülke ve kültürlerini geleneksel kıyafetler, yemekler ve enstrümanlarla tanıttı.

Geleneksel enstrümanlarını kullanarak iftar programına renk katan Türk dünyasından öğrenciler, buradaki ramazan coşkusunu AA muhabirine anlattı.

İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yakın Çağ Tarihi Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisans öğrenimi gören Azerbaycanlı Nihad Nasirzade, Türkiye’de 5. yılının olduğunu söyledi.

Burada dünyanın farklı ülkelerinden öğrencilerin bir araya geldiğini belirten Nasirzade, “Hem biz onların kültürünü öğreniyoruz, hem onlar bizim kültürümüzü öğreniyor. Türk kültürü altında kaynaşmış oluyoruz.” dedi.

Nasirzade, “Ülkemde (ramazan atmosferinin) Türkiye’den pek farklı olduğunu söyleyemem. Televizyon programlarını görüyoruz. Bizim orada Sultanahmet’imiz yok, ama oradaki atmosferi biz Bakü’de de görebiliyoruz. Ramazan nasıl kutlanması, nasıl geçirilmesi gerekiyorsa Bakü’de de biz ona şahit olabiliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’deki Kırgızistan öğrenciler platformunun temsilcisi olan İlyas İsmailov da öğrencileri iftar sofrasında bir araya getiren YTB’ye teşekkür etti.

Kırgızistan’da ramazanı aile ortamında idrak ettiklerini anlatan İsmailov, “Türkiye’de kendi ailemiz olmasa bile uluslararası öğrenciler arasında bir aile kurumu var.” şeklindeki görüşünü dile getirdi.

“Sahurda insanları davul çalarak uyandırıyorlar. Bu çok etkileyici”

Türkiye burslusu Özbekistanlı Sarvinoz Yakubjanova ise İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde Türkçe eğitimi aldığını kaydetti.

YTB görevlilerinin öğrencilerle çok ilgilendiğini ve ramazanda her hafta perşembe günü kendilerini iftara çağırdığını ifade eden Yakubjanova, “Benim için bu çok güzel bir şey diye düşünüyorum.” dedi.

Yakubjanova, YTB’nin, ailesinden uzakta yaşayan öğrencilerin kendilerini yalnız hissetmemeleri için her konuda destek verdiğini ve onları iftarda bir araya getirdiğini belirterek, “Türkiye’de ramazan ayında olmak çok güzel bir şey diye düşünüyorum. Çünkü sahurda insanları davul çalarak uyandırıyorlar. Bu çok etkileyici bir şey diye düşünüyorum.” diye konuştu.

Özbekistanlı Nodirjon Murodov da yurt dışındaki ilk ramazan ayını Türkiye’de geçirdiğini bildirdi.

Bu nedenle çok farklı olduğunu ifade eden Murodov, “Kendi ülkemdeki yemeklerden farklı yemekler ve insanlardan farklı insanlarla tanıştım.” değerlendirmesini paylaştı.

Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Doktora Programı öğrencisi Türkmenistanlı Azat İvadullayev ise Türkiye’ye 2015’te geldiğini, lisans ve yüksek lisans öğrenimlerini yine aynı üniversitede tamamladığını anlattı.

“Türkiye’de yaklaşık 8 yıldır ramazan coşkusunu yaşıyoruz.” diyen İvadullayev, bugün de Orta Asya ülkeleri olarak Medeniyet Üniversitesi’nin kampüsünde iftar programında Türk cumhuriyetleri ülkelerinin bayrakları, geleneksel kıyafetleri ve yemekleriyle birlikte bir arada bulunduklarını dile getirdi.

“Aynı masada oturup sohbet etmenin huzuru çok büyük”

Azerbaycan Öğrenciler ve Mezunlar Platformu (ASAP) İstanbul Temsilcisi Bahar Karimli de Üsküdar Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nde öğrenim gördüğünü, bugün ASAP’ı temsilen burada bulunduğunu kaydetti.

Karimli, ramazanın birlik, huzur ve bereket ayı olduğunu, buradaki ramazan atmosferinin çok hoşuna gittiğini söyledi.

Uluslararası öğrencilerin ailelerinden uzak kaldığını, bu nedenle bu iftar programını çok beğendiklerini belirten Karimli, “Aynı masada oturup sohbet etmek, birbirimizle tanışmak, bunun huzuru gerçekten çok büyük bizler için.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ytb-turkiye-burslari-ile-egitim-goren-ogrenciler-iftar-sofralarinda-bulusuyor/feed/ 0
TESK Başkanı: Ucuz diye alınan ürünlerin sağlığımızı etkilemesine müsaade etmeyelim https://www.haber60.com.tr/tesk-baskani-ucuz-diye-alinan-urunlerin-sagligimizi-etkilemesine-musaade-etmeyelim/ https://www.haber60.com.tr/tesk-baskani-ucuz-diye-alinan-urunlerin-sagligimizi-etkilemesine-musaade-etmeyelim/#respond Sat, 23 Mar 2024 07:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22601 Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken, “Vatandaşımız elbette cebini ve bütçesini düşünmek zorunda. Ancak sırf ucuz diye alınan ürünlerin sağlığımızı etkilemesine müsaade etmeyelim” dedi.

TESK Başkanı Bendevi Palandöken Ramazan ayında artan merdiven altı üretime karşı vatandaşlara uyarıda bulunduğu bir basın açıklaması yaptı. Palandöken, vatandaşın ucuz olduğu için sağlıksız ürünler alarak, sağlıklarının kötü etkilenmesinin önüne geçmesi gerektiğini dile getirdi.

Enflasyona bağlı olarak gıda fiyatlarının artışı ile birlikte merdiven altına yönelimin arttığına dikkati çeken Palandöken, “Özellikle alışverişlerin arttığı Ramazan ayında ve bayram arifesinde enflasyona da bağlı olarak merdiven altı ucuz ve kalitesiz üretim yaparak insan sağlığını hiçe sayanların sayısı ne yazık ki artıyor. Gözü dönmüşlerin bu hususta maharetli satış teknikleri ile gıda maddeleri de dahil olmak üzere tüm giysi ve konfeksiyon ürünlerinde de aynı şeyleri yapması mümkün. Bildiğiniz üzere et ve et mamulleri son derece tehlikeli. Bunlarda her türlü gıda nizamnamesine uyulmadan akşam saatlerinde kalabalık caddelerde korsan satıcılar tezgah açıyor ya da arabaların arkasında baklava satıyor” ifadelerini kullandı.

“Merdiven altı ürünler normalin 3’te biri ya da 4’te biri fiyatına satılıyor”

Palandöken, merdiven altı üreticilerinin ve haksız fiyat artışları yaparak Ramazan’dan rant sağlayan fırsatçıların Ramazan ayında artan gıda alışverişlerini fırsat olarak gördüğünü belirterek, “Bildiğiniz üzere cevizin, fıstığın, yağın ve unun kilogram fiyatı belli. Dolayısıyla her şeyin açıkta satıldığı gıda maddelerinin özellikle biz yerinden getiriyoruz diyerek zeytin, peynir, tereyağı, bal ve reçel gibi ürünleri arkasında satıyorlar. Fiyat artışlarını bahane edip gerçek zeytinyağı deyip ne olduğu belli olmayan yağlar, glikoz şurubu ile üretilmiş birçok unlu mamul bu şekilde satılıyor. Fiyatlar cazip oluyor ancak vatandaş otokontrolünü yapacak. Kıymanın kilosunun 400 lira olduğu bir yerde gidip de 250 liraya pastırma, sucuk alınırsa sağlımızı tehlikeye atmış oluruz. Kolluk kuvvetleri ve yerel yönetimler gerekli takibi yapsa da vatandaşın bunlara pirim vermemesi lazım” şeklinde konuştu.

“Vatandaş sırf ucuz diye aldıkları ürünlerle sağlıklarını kötü etkilenmesine müsaade etmesin”

Öte yandan Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala piyasada bayram hareketliliğinin şimdiden başladığını söyleyen Palandöken, “Malum önümüz bayram. Lokum, şekerleme, çikolata gibi insanların ikram edeceği her şeyin üzerinde oyun var. Çocuklara aldığınız giysi ve ayakkabılar kimyasallar ile çocuklarınızın cildini tahriş edebilir. Ne yazık ki insan sağlığına direkt zararlı ürünleri satmaktan imtina etmiyorlar. Vatandaşımız elbette cebini ve bütçesini düşünmek zorunda. Ancak sırf ucuz diye alınan ürünlerin sağlığımızı etkilemesine müsaade etmeyelim. Neticede sağlığından olan vatandaşın, kısa ve uzun vadede tedavi masrafları çok daha külfetli olacaktır. Sırf görüntüye aldanıp da bilmediğiniz yerden alışveriş yapmayın. Çünkü merdiven altı üretimde muhatabınız da yok. Vatandaşın alabileceği en önemli tedbir, bildiği güvenilir esnaftan alışveriş yapması olacaktır. Bu güzel ramazan ayının bereketinden yoksun kalmayın” diye konuştu. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/tesk-baskani-ucuz-diye-alinan-urunlerin-sagligimizi-etkilemesine-musaade-etmeyelim/feed/ 0
Sinop Güç Birliği Derneği, Ramazan Kolisi Dağıtıyor https://www.haber60.com.tr/sinop-guc-birligi-dernegi-ramazan-kolisi-dagitiyor/ https://www.haber60.com.tr/sinop-guc-birligi-dernegi-ramazan-kolisi-dagitiyor/#respond Thu, 21 Mar 2024 02:21:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21566

MUSTAFA USTA

Sinop Güç Birliği Derneği Başkanı Erdoğan Altay, “Şu zamana kadar bu sene 870 tane Ramazan kolisi dağıtımı yaptık ama daha şu an 300’e yakın başvurumuz daha var. Onları da dağıtmaya devam ediyoruz. Her gün 15’e yakın insan gelip başvuru yapıyor. Başvurular bu sene ortalama bin 500 kişi olacak. Aslında bu gelen insanların yüzde 60’ı bizden nakit para istiyor” dedi.

Sinop Güç Birliği Derneği Başkanı Erdoğan Altay, Ramazan ayı kapsamında dernek çalışmaları hakkında bilgi verdi. Altay, her geçen yıl kendilerine gelen taleplerin çoğaldığını ifade ederek şunları söyledi:

“Bu sene 2024 yılının Ramazan ayının çalışmalarına başladık. Aslında biz bu çalışmalara 1 ay önce başlamıştık. Tadıyla, keyfiyle, zevkiyle ruhani duruşuyla çok güzel bir ay bizi için ama bizim için çok yoğun da bir ay, her zaman olduğu gibi. Çok yoğun bir tempoyla çalışıyoruz. Biz Ramazan çalışmalarına dernek olarak 9 yıl önce başlamıştık. O zamanlar bizim 200 işi ile başlayan tempomuz 2022 yılında bin 50, 2023 yılında bin 265’di. Şu andaki hedefimiz ise bin 500. Şu anda bu sene Ramazan ayında 870 Ramazan kolisi dağıtımı yaptık ve dağıtmaya devam ediyoruz. Bunun yanında sürekli insanlar gelip başvuru yapıyor. Ramazanın ortasına kadar bize başvuru yapanların tamamına cevap verip ihtiyaçlarını idrak etmeye çalışıyoruz. Şu ana kadar hepsini yüzde yüz başarı ile tamamladık. Bu sene de hedefimiz yüzde yüz başarı ile tamamlamak. Mağduriyetler her sene artıyor. İnsanların alım güçleri çok azalıyor. Bize gelen yardımlarda eskiye nazaran azalıyor ama yine de bunun üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Dışarıdan gelmezsek, kendi içimizden, kendimizden olmazsa, sağdan, soldan toparlayıp bunu halletmeye çalışıyoruz çünkü biz o insanların mağduriyetlerini biliyoruz. Uzun yıllardan beri onlarla aile gibi olduk. Kendilerinin ne olduğunu da biliyoruz, onları tanıyoruz.

“HER GÜN 15’E YAKIN İNSAN GELİP BAŞVURU YAPIYOR”

Şu zamana kadar bu sene 870 tane Ramazan kolisi dağıtımı yaptık ama daha şu an 300’e yakın başvurumuz daha var. Onları da dağıtmaya devam ediyoruz. Her gün 15’e yakın insan gelip başvuru yapıyor. Başvurular bu sene ortalama bin 500 kişi olacak. Aslında bu gelen insanların yüzde 60’ı bizden nakit para istiyor. Biz dernek olarak bir ara bu uygulamayı da yaptık. İnsanlara parayı verelim dedik, bunun karşılığında istedikleri gibi alışveriş yapsınlar dedik ama sonra insanların o kadar çok ihtiyaçları var ki, biz aslında çocuğun bezi için verdik parayı ama o bu parayı elektrik parası için ya da başka bir şey için harcadı. Mama için verdik mesela parayı, o parayı da başka bir şey için harcadı. O yüzden farklı bir yöntem denedik. Kimin ne ihtiyacı varsa onunla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Para verdiğimiz zaman çok farklı bir konsepte kayıyor. Daha farklı şeylerde kullanıyorlar. Biz de hedefimize ulaşamıyoruz. Biz de nakit para vermeyi bırakıp, alışveriş çekleriyle ya da tüpse tüp alarak, yağsa yağ alarak ne ihtiyaçları varsa onlarla ilgili çalışmalar yapıp onu kendisine teslim ediyoruz. Böyle çok daha verimli oluyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sinop-guc-birligi-dernegi-ramazan-kolisi-dagitiyor/feed/ 0
TDV, Ramazan Ayında 2 Milyon İhtiyaç Sahibine Yardım Edecek https://www.haber60.com.tr/tdv-ramazan-ayinda-2-milyon-ihtiyac-sahibine-yardim-edecek/ https://www.haber60.com.tr/tdv-ramazan-ayinda-2-milyon-ihtiyac-sahibine-yardim-edecek/#respond Wed, 20 Mar 2024 21:36:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21331 Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Genel Müdürü İzani Turan, ramazan ayı içerisinde yurt içi ve yurt dışında toplam 2 milyondan fazla ihtiyaç sahibine yardımda bulunacaklarını belirtti.

Turan, AA muhabirine, Diyanet İşleri Başkanlığı ile birlikte “Kardeşlerini Unutma Beklenen Sensin” temasıyla yurt içinde tüm il ve ilçelerde, yurt dışında ise 74 ülkedeki 350 bölgede ramazan programları gerçekleştirdiklerini söyledi.

Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da daha çok deprem bölgesine yardımda bulunduklarını ifade eden Turan, “Deprem bölgesindeki 22 noktada iyilik sofraları kurarak günlük 15 bin 900 kişiye iftar veriyoruz. Böylece ramazan ayı boyunca 500 bine yakın depremzedeyi kuracağımız iftar sofralarımızda ağırlayacağız inşallah.” dedi.

Deprem bölgesindeki 19 binden fazla ihtiyaç sahibine 1000 liralık alışveriş yardım kartı ve 7 binden fazla kişiye de 1000 liralık bayramlık yardım kartı ulaştıracaklarını bildiren Turan, “Vakfımız Adıyaman, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da 5 bin gıda kolisi dağıtımını yapacak. Böylelikle ramazan ayı boyunca toplam 600 bine yakın depremzedeye yardım ulaştırmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’de yaklaşık 1 milyon ihtiyaç sahibine yardım ulaştıracağız”

Yurt içinde vakfın 1003 şubesi aracılığıyla 1000 liralık 83 bin 360 alışveriş yardım kartı ve 1000 liralık 22 bin bayramlık kıyafet dağıtımı gerçekleştireceklerini açıklayan Turan, “Alışveriş kartı ve gıda paketleriyle ülkemizdeki ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın ramazan ayını daha rahat bir şekilde geçirmesini temenni ediyoruz. Hayırseverlerin bize ulaştırdıkları yardımlarla deprem bölgesi dahil Türkiye genelinde yaklaşık 1 milyon ihtiyaç sahibine yardım ulaştıracağız inşallah.” açıklamasını yaptı.

Turan, vakfın Diyanet İşleri Başkanlığı ile birlikte Türkiye’nin dört bir yanında ramazanın manevi iklim ve bereketinin yaşatılması için çeşitli faaliyetler düzenlediğini kaydetti.

Yurt dışında da gıda paketi, iftar-kumanya ve bayramlık kıyafet dağıtımının yapılacağını söyleyen Turan, “74 ülkedeki 350 bölgede toplam 1 milyon 63 bin 165 ihtiyaç sahibine ulaşmayı planlanıyoruz. Türkiye’deki rakamları da dahil ettiğimizde yurt içi ve yurt dışında 2 milyondan fazla kişinin iftar ve sahurda kurdukları sofralara katkıda bulunacağız, onların hayır duasını alacağız. Hayırsever milletimizin infak, zekatlarıyla ülkemiz ve 74 ülkedeki mazlum ve mağdurlara 314 milyon liradan fazla yardım ulaştıracağız.” bilgisini verdi.

“6 dilde basımı yapılan 56 bin 500 Kur’an’ı 27 ülkede dağıtacağız”

Diyanet İşleri Başkanlığı ve TDV işbirliğiyle yürütülen “Hediyem Kur’an Olsun” projesinin her ramazanda olduğu gibi bu yıl da devam ettiğinin altını çizen Turan, “Proje kapsamında 6 dilde basımı yapılan 56 bin 500 Kur’an-ı Kerim’i 27 ülkede dağıtacağız. Böylelikle hayatları boyunca Kur’an-ı Kerim’i Mushaf olarak görmeyen Müslümanlara hizmet etme fırsatına sahip olacağız.” dedi.

Ramazanda 9 ülkede 71 su kuyusu ve vakıf çeşmesinin açılışının yapılacağını bildiren Turan, “Bu kuyulardan toplam 316 bin 670 kişinin faydalanması bekleniyor. Ayrıca dört farklı ülkede de 10 su kuyusu ve vakıf çeşmesinin bakım onarım sonrası kontrolü sağlanacak. Bu yıl içerisinde 49 ülkede 326 su kuyusu ve vakıf çeşmesine ulaşılması için planlama yaptık. Asgari 250 kuyunun yapılması için çalışmalara başlandı. 2023’ten önce yapılan kuyulardan ise halihazırda 10 milyondan fazla kişi istifade ediyor.” dedi.

Turan, TDV kanalıyla ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırmak isteyen hayırseverlerin ramazan boyunca zekat, fitre, fidye, alışveriş kartı, gıda paketi, bayramlık kıyafet, iftarlık-kumanya gibi bağışlarını “www.tdv.org” ve “bagis.tdv.org” adreslerinden on-line yapabileceklerini, bunun yanı sıra bağışları il ve ilçe müftülükleri, TDV şubeleri ve anlaşmalı bankalar aracılığıyla da gerçekleştirebileceklerini kaydetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tdv-ramazan-ayinda-2-milyon-ihtiyac-sahibine-yardim-edecek/feed/ 0
Siirt’teki Ulu Cami, Mukabele Geleneğine Ev Sahipliği Yapıyor https://www.haber60.com.tr/siirtteki-ulu-cami-mukabele-gelenegine-ev-sahipligi-yapiyor/ https://www.haber60.com.tr/siirtteki-ulu-cami-mukabele-gelenegine-ev-sahipligi-yapiyor/#respond Wed, 20 Mar 2024 07:54:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21263 Siirt’te, Selçuklu mimarisinin özelliklerini taşıyan ve 895 yıl önce inşa edilen ata yadigarı Ulu Cami, geleneksel mukabele geleneğine ev sahipliği yapıyor.

Ramazan ayında öğle namazının ardından mukabeleye katılanlar, girişindeki kitabeye göre 1129’da inşa edilen camide Hazreti Muhammed’in sünnetine dayanan geleneğe ilgi gösteriyor.

Vatandaşlar, din görevlilerinin Kur’an-ı Kerim tilavetini takip ediyor, bilmeyenler de okunan ayetleri dinliyor.

Dikdörtgen prizma kaide üzerine yuvarlak gövde mimarisi ile inşa edilen ve yukarıya doğru incelen cami minaresinin her dört yanında Kufi yazı türüyle Hazreti Muhammed ve dört halife Hazreti Ebubekir, Hazreti Ömer, Hazreti Osman ve Hazreti Ali’nin isimlerinin nakşedilmesi dikkati çekiyor.

Dıştan kesme taş, içten ise etrafı Horasan harcı ile derz yapılan yığma taşlarla inşa edilmesi ve sadeliğiyle İslam dininin manevi havasını yaşatan camide dini vecibelerini yerine getiren vatandaşlar, ramazanın feyzinden istifade ediyor.

İl Müftüsü Şakir Pinal, AA muhabirine, ramazan ayının Kur’an ayı olduğunu belirterek, il genelindeki camilerde bu mübarek ayda mukabele geleneğinin sürdüğünü söyledi.

Geleneğin sürdüğü camilerin başında tarihi Ulu Cami’nin geldiğini aktaran Pinal, bu camide nesilden nesile aktarılan mukabelenin ramazan ayında özel bir önem kazandığını kaydetti.

Mukabele geleneğinin, Hazreti Muhammed ile Cebrail Aleyhisselam’ın karşılıklı Kur’an okuma geleneğinden kaynaklandığını anımsatan Pinal, şöyle konuştu:

“Mukabele geleneği günümüze, İslam alemine kadar süre gelmiş ve devam etmektedir. İlimizde bulunan tüm camilerde ramazanın gelişiyle mukabeleler başlamıştır. Halkımızın büyük çoğunluğunun ilgisi vardır. Bol bol Kur’an okunur, hatim indirilir. Ulu Cami medarıiftiharımızdır, çok uzun bir geçmişi vardır. Yapılışından bugüne kadar ilimizin manevi iklimine katkıda bulunmuştur. Bu gelenek caminin manevi atmosferine büyük katkı sağlıyor.”

“Mukabele geleneği 895 yıldan beri devam ediyor”

Ulu Cami imamı Nezir Obut, camide her gün bir cüz okunarak 30 gün sonunda Kur’an’ın hatmedildiğini bildirdi.

Mukabele geleneğinin vatandaşların kültürel ve dini mirasına verdiği önemin bir göstergesi olduğuna dikkati çeken Obut, şunları kaydetti:

“Kur-an-ı Kerim’in indirildiği ramazan ayındayız. Ulu Cami’mizde ecdattan gelen ve günümüze kadar devam eden çok önemli olan mukabele geleneği 895 yıldan beri devam ediyor. Bu gelenek ramazan boyunca öğle namazından sonra tarihi camide yaşatılıyor. Mukabeleye de vatandaşlarımız yoğun ilgi gösteriyor. Hafızlar tarafından her gün bir cüz okunarak ramazan ayının sonunda Kur’an-ı Kerim hatmediliyor.”

“Buraya gelmek insana huzur veriyor”

Mukabeleye katılan vatandaşlardan Asım Sevgili, caminin manevi atmosferinin huzur verdiğini ve bu geleneğe her ramazan ayında büyük bir coşkuyla katıldığını anlattı.

“Buraya gelmek insana huzur veriyor. Ben de elimden geldiğinde ramazanda mukabele için uzun bir yol katederek Ulu Cami’ye geliyorum. Bu gelenek bana haz veriyor.” diyen Sevgili, heyecanla karşıladıkları ramazanda ayrı bir huzur bulduklarını dile getirdi.

9 asırdır ayakta duran caminin bugüne kadar çok sayıda kişiyi misafir ettiğini belirten Mahfuz Yaşar, “Ben de yıllardır her ramazanda Ulu Cami’ye gelerek, mukabele dinliyorum. Caminin manevi bir atmosferi var. Çünkü ne kadar geçmişte ulema varsa ibadet için buraya gelmiş, o nedenle bana ayrı bir huzur veriyor.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/siirtteki-ulu-cami-mukabele-gelenegine-ev-sahipligi-yapiyor/feed/ 0
Esenyurt Belediye Başkanı İftar Programında Teşekkür Etti https://www.haber60.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-iftar-programinda-tesekkur-etti/ https://www.haber60.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-iftar-programinda-tesekkur-etti/#respond Sat, 16 Mar 2024 23:24:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19805 İlçe protokolü ile iftar programında bir araya gelen Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, “Allah ibadetlerimizi kabul etsin. Biliyorsunuz beş yıllık görev sürem bitiyor. Bu süreçte bana verdiğiniz destek için çok teşekkür ediyorum. Bir hatamız, bir kusurumuz olduysa ben helallik istiyorum” dedi.

Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, orucunu ilçe protokolü ile birlikte açtı. Esenyurt Belediyesi’nde gerçekleşen iftar programına Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu, Esenyurt İl Dernekler Birliği Başkanı Orhan Onur, Kent Konseyi Başkanı Mehmet Hanifi Kaya, Muhtarlar Derneği Başkanı Ahmet Kuzğun, Gaziler Derneği Başkanı İsmail Kalaycıoğlu’nun yanı sıra meclis üyeleri, başkan yardımcıları ve birim müdürleri katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda ilahiler okundu, dualar edilerek oruçlar açıldı.

“Ramazan, bereket ayıdır”

Programda konuşma yapan Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, “Değerli arkadaşlar önemli bir aydayız. Ramazan ayı hem İslam coğrafyasının hem de Anadolu coğrafyasının en önemli ayıdır. Hem ibadet açısından, nefsimizi terbiye etmek, günahlarımızı affettirmek hem de bir arada olmak, birbirimizi anlamak, birlik ve beraberlik içinde yürümek için çok önemli bir ay. Allah’ım, tuttuğumuz oruçları ve yaptığımız ibadetleri kabul etsin” diye konuştu.

“Sorunların önemli bir bölümünü halletmeye çalıştık”

Beş yıllık görev süresinde kendisine verilen desteklerden dolayı da katılımcılara teşekkür eden Başkan Bozkurt, “Biliyorsunuz benim beş yıllık sürem bitiyor. Bu süre içinde bana verdiğiniz destek için çok teşekkür ediyorum. Zor bir ilçenin, nüfusu çok hızlı artmış bir ilçenin yönetimini üstlendik. Sorunların önemli bir bölümünü halletmeye çalıştık. Bu süreçte bir hatamız olduysa bir kusurumuz olduysa ben helallik istiyorum. İnşallah bundan sonraki süreçlerde de güzel ülkemin eşit ve onurlu yurttaşları olacağız. Birlikte yol yürüyeceğiz. Birlik beraberlik içinde ben inanıyorum ki güzel şeyler yapacağız. Yapmak istediğim çok şey vardı, yarım kaldı maalesef adaylaştırılmadım. İnşallah benden sonra gelecek olan belediye başkanları bu projelere sahip çıkacaktır diye düşünüyorum” dedi.

“Birlik ve beraberliğin güzel örnekleri iftar sofralarıdır”

Ramazan ayının birlik ve beraberlik ayı olduğunu söyleyen Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu ise, “Ramazan birlik beraberliktir. Bu birlik beraberliğin güzel örnekleri de iftar sofralarıdır. Bu güzel iftar sofralarında beraber oruç açmak tabi ki de bizim için bir mutluluk vesilesi. Belediye Başkanımız bu iftarı tertip edip bizleri de davet ederek bizi bir araya getirdi. Kendisine sizin huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Sayın Başkanıma benden yana varsa, hakkımız helal olsun diyorum. Bir kaymakam ve bir belediye başkanı olarak, olması gerektiği gibi, ilçeye hizmet anlamında güçlerimizi birleştirip Esenyurt’un menfaati doğrultusunda, ne yapmamız gerekiyorsa hep beraber yaptık. İnşallah seçimden sonra da kaymakamlık ve belediyenin iş birliğini artırarak Esenyurt’u daha güzel noktalara getirmek ve hizmet kalitesini artırmanın derdindeyiz. Sizlerin desteği ile görev süremiz boyunca bunun gayreti içerisinde olacağız” ifadelerini kullandı.

Eski Ramazanlar Esenyurt’ta yaşatılıyor

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte Esenyurt’ta maneviyat dolu etkinlikler başladı. Eski belediye bahçesinde kurulan Ramazan çadırı ile Yunus Balta Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Hacivat Karagöz, Aşık ile Maşuk, orta oyunu, meddah gösterileri ve yarışmalarla Esenyurtlular renkli Ramazan günlerini doyasıya yaşıyor. Ramazan boyunca devam edecek etkinliklere vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-iftar-programinda-tesekkur-etti/feed/ 0
Türkiye’de öğrenim gören Filistinli öğrenciler: Gazze’ye yeterli yardım ulaşmıyor https://www.haber60.com.tr/turkiyede-ogrenim-goren-filistinli-ogrenciler-gazzeye-yeterli-yardim-ulasmiyor/ https://www.haber60.com.tr/turkiyede-ogrenim-goren-filistinli-ogrenciler-gazzeye-yeterli-yardim-ulasmiyor/#respond Sat, 16 Mar 2024 03:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19593 Türkiye’de öğrenim gören Filistinli öğrenciler, Gazze’deki halkın 24 saat oruç tuttuğunu belirterek, Gazze’ye yeterli yardımın ulaşmadığını söyledi.

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Gazze’den Türkiye’ye tedavi amaçlı gelen Filistinliler ile Türkiye’de eğitim gören Filistinli öğrenciler için Ankara’da iftar programı düzenledi.

Programa katılan Filistinli öğrenciler, Gazze’deki insani kriz hakkında AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

Başkent Üniversitesinde Film Tasarımı Bölümünde öğrenim gören Abdurrahman Essam, Gazze’de durumun çok kötü olduğunu belirterek, denizden, havadan ve karadan abluka olduğunu, tüm kapıların da kapandığını söyledi.

Essam, Gazze’ye ulaşan insani yardımların da hala ihtiyacın çok altında olduğuna dikkati çekerek, Gazze’deki duruma dair hislerine ilişkin, “Dürüst olmak gerekirse utanç duyuyorum. Ben burada yiyebiliyorum, sağlığım iyi. Bir yerlere gidip gelebiliyorum ama orada kahvaltı bile edemiyorlar. Ramazanda tek bir öğün var, o öğünde bile zorluklarla karşı karşıya kalıyorlar. Gıda ve su eksikliğinden dolayı ölen çocuklar var. Temiz su yok. Burada marketten bir şişe su satın alabilirsiniz ama orada insanlar için durum çok kötü.” ifadelerini kullandı.

Durumun daha iyi olmasını umduğunu dile getiren Essam, ramazanın kutsal bir ay olduğunu ve herkesten Gazze’deki halkı için dua etmesini istedi.

“Gazze’de ramazan 5 ay önce başladı”

Ankara Üniversitesinde gazetecilik bölümünde öğrenim gören Mustafa Alnatsheh de 3 yıldır Türkiye’de yaşıyor.

Alnatsheh, ramazanın Gazze’de nasıl geçtiğini düşünmenin bile üzücü olduğunu ve bunun tüm Müslüman alemi için utanç verici olduğunu söyledi.

Ramazanda Gazze’nin durumuna ilişkin Alnatsheh, “Gazze’de ramazan 5 ay önce başladı. Ne iftar ne sahur var şimdi. 5 aydır ne yemek vardı ne de su vardı. Aynı durumda, onların sevabının daha fazla olduğunu söyleyebiliriz.” dedi.

Alnatsheh, Gazze’deki halkın mücadelesinin Filistinliler ve İslam alemi için gurur verici olduğuna işaret ederek, ramazanın Gazze için zafer ayı olmasını umduğunu dile getirdi.

“Gazze’de 24 saat oruç tutuyorlar”

Ramazanda Gazze’deki halkı düşündüğündeki hislerine dair Alnatsheh, “Açıkçası ramazanın özellikle ilk gününde yemek yerken iftarda arkadaşlarla birbirimize baktık. Biz iftar yapıyoruz, orucumuzu açtık ama Gazze’deki insanlar, bizim halkımız orada iftarını yaptı mı, orucunu açtı mı? Aslında zaten 24 saat oruç tutuyorlar. Bu sebeple üzücü, bizim halkımız orada savaşırken biz de burada yemeklerimizi yiyip su da içip normal hayatımıza devam ederken, gerçekten diyebileceğim hiçbir söz bulamıyorum.” diye konuştu.

Alnatsheh, dünyanın iki yüzlü olduğunu gördüklerini kaydederek, 5 aydır Gazze’ye hiçbir yardımın ulaşmadığını ve dünyanın Filistin davasına ne kadar karşı olduğunu anladıklarını söyledi.

Bütün ülkelerin propaganda yaptığını da gördüklerini aktaran Alnatsheh, “Filistin halkı adına, Türkiye’ye Filistin halkına destek verdiği için teşekkür etmek istiyorum. İnşallah tez vakitte Filistin ve Gazze’deki insanlar huzurlu şekilde hayatını yaşar.” dedi.

Başkent Üniversitensinde Beslenme ve Diyetetik bölümünde öğrenim gören Asil Almabhouh da 3 yıldır Türkiye’de yaşıyor.

Almabhouh, bu ramazanın Gazzeliler için en zoru olduğunu belirterek, gıdanın çok zor bulunduğunu ve az yardım geldiğini dile getirdi.

İnsanların çoğu zaman yiyecek bulamadığını aktaran lmabhouh, buldukları yemeklerin de aşırı pahalı olduğunu söyledi.

Ramazan ayındaki hissiyatına dair Almabhouh, “Ben genelde ramazanda çok heyecanlı oluyorum, çok güzel bir ay bizim için. Ama bu ramazan çok farklı. Hislerimiz, dualarımız hepsi Gazze için. Aslında bazen onların yerinde olmak istiyorum. Orada olmak çok kıymetli bir şey, şehit oluyorsun. O Allah’tan bir hediye gibi. Allah yardımcımız olsun.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyede-ogrenim-goren-filistinli-ogrenciler-gazzeye-yeterli-yardim-ulasmiyor/feed/ 0
Hırka-i Şerif Camii’nde Ziyaret Töreni Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/hirka-i-serif-camiinde-ziyaret-toreni-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/hirka-i-serif-camiinde-ziyaret-toreni-duzenlendi/#respond Fri, 15 Mar 2024 22:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19372 Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in (S.A.V) vasiyeti üzerine Veysel Karani’ye bırakılan kutsal emanetlerden Hırka-i Şerif, İstanbul’daki Hırka-i Şerif Camii’nde düzenlenen törenle ziyarete açıldı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayının ilk cuma günü ziyarete açılan Hırka-i Şerif’i ziyarete gelen vatandaşlar gözyaşlarını tutamadı. 1851 yılından bu yana kutsal emanetin muhafaza edildiği Hırka-i Şerif Camii ise havadan görüntülendi.

Peygamber Efendimizin (S.A.V) vasiyeti üzerine Veysel Karani’ye bırakılan önemli kutsal emanetlerden biri olan ve 1851 yılından bu yana Fatih’teki Hırka-i Şerif Camii’nde muhafaza edilen Hırka-i Şerif, cami bahçesinde düzenlenen törenle ziyarete açıldı. Peygamber Efendimizin (S.A.V) emaneti Hırka-i Şerif, günümüzde Veysel Karani Hazretleri’nin 58. ve 59’uncu kuşak torunu Barış Samir tarafından büyük bir itina ve dikkatle korunarak ziyarete hazırlandı. Hırka-i Şerif, her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayının ilk cuma günü dualarla ziyarete açıldı. Törende Hırka-i Şerif Camii İmam Hatibi Recep Köksal’ın Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Açılış konuşmasından sonra kutsal emanet ziyaret edilmeye başlandı. Ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği Hırka- Şerif’i gören bazı vatandaşlar ise gözyaşlarını tutamadı.

“Maneviyat dolu bir görev”

Veysel Karani’nin 59. kuşak torunu Barış Samir, “Her sene olduğu gibi teknik hazırlıklarımızı yaptık. Bu sene biraz daha farklıydı. Vitrinin altındaki iklimlendirme cihazımızı tamamen yeniledik. Alarmlar, kameralar, bütün teknik donanımlar yenilendi. Halılarımız yıkandı, temizliğimiz yapıldı. Personel alımı yapıldı. Çünkü her Ramazan’da biz yaklaşık 30 personel işe alıyoruz. Onlarla birlikte bu ziyaret güzergahının akışı gerçekleşiyor. Bizim hazırlıklarımız tamamdı, vatandaşlarımız da geldi. Gayet güzel, biz çok mutluyuz. Hırka-i Şerif bize verilmedi, emanet edildi. Biz emanet olarak görüyoruz. Kimse sahibi olamaz. Hem zor bir görev ama çok da şerefli bir görev. Maneviyat dolu bir görev. Onun için her Ramazan’da koşa koşa geliyoruz. Çok şükür ziyarete açtık. İnşallah bu sene de çok daha fazla vatandaşımız ziyarete gelir ve Peygamber Efendimizin mübarek emanetiyle buluşur. Her yıl 1 milyonun üzerinde ziyaretçi oluyor. Sizin vasıtanızla bir noktayı duyurmak istiyorum. Seçim günü Hırka-i Şerif ziyareti öğle namazından sonra başlayacak. Sadece o zaman yarım gün bir aramız olacak. Onu da sizin aracılığınızla duyurmuş olalım” dedi.

“Veysel Karani anne sözünü dineldi, peygamber hırkasını giydi”

Kutsal emaneti ziyaret eden Seracettin Yamar, “Buraya 3 gün önce geldim. Bana dediler ki ‘Cuma günü Veysel Karani Hazretleri’nin 59. kuşak torunu açılışını yapacak’. Allah tüm İslam alemine böyle hayırlı evlatlar nasip eylesin. Anneler çocuklarına helal süt emzirsinler ki çocuklarına böyle peygamber hırkası giydirebilsinler. Veysel Karani anne sözünü dinledi, peygamber hırkasını giydi” ifadelerini kullandı.

“Hırka-i Şerif’te çocuğumuz olsun diye dua etmişler, ben olmuşum”

Hırka-i Şerif’i ziyaret ederken gözyaşlarını tutamayan Muzaffer Çeşme ise, “O bambaşka. Herkes hissetsin istiyorum. Onun maneviyatı güzel. Onun kokusu güzel. Annem ve babam beni buraya adadı. Hırka-i Şerif’te çocuğumuz olsun diye dua etmişler, ben olmuşum. Onun için ben her sene gelirim. Evlatlarım da, torunlarım da gelir. Bütün dünyayı Hırka-i Şerif’i ziyarete davet ediyorum” diye konuştu.

“Peygamber Efendimizin (S.A.V) bir parçasını görme arzusuyla gece hiç uyumadık”

Her sene açılışa katıldığını belirten Fatma Nur Yaman, “Sadece Ramazan’da olduğu için bizim için çok kıymetli. Efendimiz, bir parçasını Veysel Karani Hazretleri’ne hediye etti, oradan bize ulaştı. Onun hırkasını görebilmek tarifsiz. Peygamber Efendimizin (S.A.V) bir parçasını görme arzusuyla gece hiç uyumadık. Sabaha kadar onu düşündük. Geldik, buradayız Elhamdülillah. Her sene geliyoruz çok şükür” şeklinde konuştu.

Öte yandan Hırka-i Şerif, Ramazan ayı boyunca hafta içi saat 10.00-17.00 arasında, hafta sonu ise 09.00-17.30 arasında ziyaretçilerle buluşacak. 31 Mart’ta gerçekleştirilecek yerel seçimde öğle namazının ardından ziyaret edilebilecek. 5 Nisan 2024 Kadir Gecesi’nde ise ziyaret, teravih namazı sonrası sabah 03.00’a kadar devam edecek. Arife günü ikindi namazı sonrasında Hırka-i Şerif ziyareti dua ile sonlanacak.

Törene Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, İstanbul Valisi Davut Gül, Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı, İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürü Yavuz Güner ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Öte yandan, kutsal emanetin muhafaza edildiği Hırka-i Şerif Camii havadan görüntülendi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/hirka-i-serif-camiinde-ziyaret-toreni-duzenlendi/feed/ 0
Özbekistan’da Ramazan Ayının Vazgeçilmezi: Nişalda Tatlısı ve Patır Ekmek https://www.haber60.com.tr/ozbekistanda-ramazan-ayinin-vazgecilmezi-nisalda-tatlisi-ve-patir-ekmek/ https://www.haber60.com.tr/ozbekistanda-ramazan-ayinin-vazgecilmezi-nisalda-tatlisi-ve-patir-ekmek/#respond Fri, 15 Mar 2024 08:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19288 Özbekistan’da sadece ramazan ayında yapılan nişalda tatlısı ve tereyağı ile süt katılarak pişirilen patır ekmek, ülkede “ağız açar” olarak adlandırılan iftar sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.

Özbekistan’da halk, genellikle ramazanda hazırlanan nişalda tatlısı ve tereyağı ile süt ilave edilerek pişirilen patır ekmeğine büyük ilgi gösteriyor.

Özbeklerin ramazan sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan ve sindirimi kolaylaştırması nedeniyle ramazanda tüketilen nişalda için ülke genelinde pazarlarda ayrı satış yerleri kuruluyor.

Ramazan ayında pazarlarda sadece nişalda satan çok sayıda tatlıcı, bu tatlıyı sevenlerin ihtiyacını karşılamaya çalışırken, nişalda için hazırlıklar ise ramazan ayından önce dağlarda başlıyor.

Nişalda tatlısının özü, dağlarda kendiliğinden yetişen karanfilgiller ailesinden geliyor. Özbekistan’da “yetmek” diye adlandırılan bitki kökünün kurutularak uzun süre suda kaynatılması ve yumurta akı ile karıştırılmasının ardından karışıma hazırlanan şeker şurubu katılıyor.

“Ramazanda bir tondan fazla nişalda satıyorum”

Taşkent’teki bir pazarda nişalda satan Sevara Alicanova, nişaldanın yapılışını AA muhabirine anlattı.

Uzun yıllardan beri ramazan aylarında nişalda sattığını aktaran Alicanova, ailesince yapılan nişalda tatlısının şimdiye kadar binlerce ailenin iftar sofralarında yer aldığını belirtti.

Alicanova, nişaldanın ailede erkekler tarafından hazırlandığını ve bu geleneğin babadan oğula geçtiğini dile getirirken, kadınların ise bunun satışını yaptığını aktardı.

Günde 30-40 litre, ramazan ayı boyunca ise bir tondan fazla nişalda tatlısı sattığını kaydeden Alicanova, nişaldanın sağlık açısından faydalı olduğunu ve sindirimi kolaylaştırdığını, bundan dolayı ağırlıklı olarak ramazan ayında tüketildiğini dile getirdi.

Alicanova, her tatlıcının nişaldasının tadının farklı olduğunu, nişaldayı yaparken iyi niyet ettiklerini dile getirerek, “Nişalda iyi niyetli insanlar tarafından hazırlanması durumunda rengi ve tadı daha güzel olabiliyor. Bu nedenle nişaldanın iyi bir insan tarafından iyi niyet edilerek yapılması çok önemli.” dedi.

Nişaldaya oruçlu olanların yanı sıra ülkeyi ziyaret eden yabancıların da ilgi gösterdiğini kaydeden Alicanova, ayrıca yurt dışında yaşayan Özbeklerden de nişalda için talepler aldığını sözlerine ekledi.

Özbeklerin iftar sofrasının diğer bir vazgeçilmezi: patır ekmeği

Özbeklerin sahur ve iftar sofraları için gelenekselleşmiş bir diğer tercihi ise patır ekmek. Özbeklerde “nan” olarak adlandırılan ekmek çeşitleri arasında yapılışında süt ve tereyağı katılarak özel tandırlarda pişirilen “patır nan” Özbek sofrasının ayrılmaz parçası sayılıyor.

Ülkede özellikle ekmeklerin satıldığı “ekmek pazarları” bulunurken, bu pazarlarda odun ve kömürle pişirilen patır ekmekler büyük ilgi görüyor.

Ülke genelinde kullanıldığı malzeme ve yöreye göre tandırlarda pişirilen ekmek çeşitleri sayısı yüzü bulurken, Özbekler özel günlerde, düğün ve ramazan ayında en fazla patır ekmeğini tercih ediyor.

Taşkent’teki bir pazarda ekmek satan Alişir Sultanov, AA muhabirine, şu anda 50’ye yakın ekmek çeşidinin satışını yaptığını, insanların en çok patır ekmeğine büyük ilgi gösterdiğini söyledi.

Sultanov, sattıkları ekmek çeşitleri arasında patır ekmeğinin yanı sıra katmerli, tereyağlı, kuyruk yağlı, cevizli ve susamlı ekmeklerin büyük talep gördüğünü belirterek, ramazan ayında günde 1000’e yakın ekmek sattığını aktardı.

Sattığı ekmeklerin her gün taze olarak farklı ustalar tarafından farklı tandırlarda pişirildiğini dile getiren Sultanov, her ekmeğin kullanılan malzemeye göre kendine özgü tadı ve şeklinin bulunduğunu vurguladı.

Sultanov, bazı vatandaşların yurt dışına giderken yanlarında özellikle patır ekmeği götürdüklerini, patır ekmeğinin lezzetinin yanı sıra günlerce bekletilmeye dayanıklı olmasından dolayı vatandaşlar tarafından tercih edildiğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozbekistanda-ramazan-ayinin-vazgecilmezi-nisalda-tatlisi-ve-patir-ekmek/feed/ 0
Engelli Vatandaşlara İftarlık Yemek Yardımı https://www.haber60.com.tr/engelli-vatandaslara-iftarlik-yemek-yardimi/ https://www.haber60.com.tr/engelli-vatandaslara-iftarlik-yemek-yardimi/#respond Fri, 15 Mar 2024 08:36:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19277 Eskişehir’de oruç tutan ve yemek hazırlamakta zorlanan engelli vatandaşların işlerini kolaylaştırmak isteyen İlmek İlmek Bin Minik Yürek Yardımlaşma grubu gönüllüleri, Ramazan ayı boyunca onlarca engellinin kapısını dolaşarak iftarlık yemek götürüyor.

Gönüllü hayırsever vatandaşların bağışlarıyla faaliyet gösteren İlmek İlmek Bin Minik Yürek yardımlaşma grubu, Ramazan ayında engelli vatandaşları yalnız bırakmıyor. Son birkaç yıl içerisinde geleneksel hale getirilen iftarlık yemek ikramı, her akşam, alışveriş çeki veya bir Ramazan kolisi götürülse bile kalkıp yemek yapamayacak durumdaki yaşlılarla buluşturuluyor. Engelli vatandaşların ibadetlerini daha rahat yerine getirmelerini amaçlayan hayırseverler, ailelerin yüzlerindeki mutluluğu görmek için onlarca kapıyı tek tek dolaşıp yemek götürmenin kendileri için hiç zor gelmediğini söylerken, iftarlık yemek ikramından faydalanan vatandaşlar, kendileri adına gerçekleştirilen tüm yardımlaşma faaliyetleri adına hayırseverlere teşekkürlerini iletti. Bu tarz çalışmaları sıkılaştırmak isteyen hayırseverler, daha çok aileye yetişebilmek amacıyla vatandaşlardan destek beklediklerini belirtti.

“İftarlık yemek dağıtımımızı Ramazan ayı boyunca her gün yapıyoruz”

Eskişehir’de faaliyet gösteren İlmek İlmek Bin Minik Yürek Yardımlaşma grubunun yöneticisi Ayşegül Bozbaş, iftarlık yemek ikramının Ramazan aylarında geleneksel bir hal aldığını aktardı. Bu yardımları gönüllü hayırseverlerin desteği ile yaptıklarını dile getiren Bozbaş, “Bizler sosyal medyada faaliyet gösteren gönüllü bir yardım grubuyuz. Bizim her Ramazan geleneksel hale getirmiş olduğumuz iftarlık yemek ikramımız var. Uzuvları olmayan, gözleri görmeyen, yatalak halde olan, alışveriş çeki veya bir Ramazan kolisi de götürsek kalkıp yemek yapamayacak durumdaki ama oruç tutan yaşlılarımıza ay boyunca gönüllü olarak iftar yemeklerini götürüyor, ibadetlerini rahatça yerine getirmelerini sağlıyoruz. Bunu Ramazan boyunca her gün yapıyoruz ama gönüllü olduğumuz için hiç zor olmuyor. Onları mutlu görmek, oruçlarını rahat tutmalarını sağlamak bizi daha çok mutlu ediyor. O yüzden zorluk çekmiyoruz. Gönüllü hayırseverlerin desteği ile bu işi yapıyoruz. Gün geçtikçe çoğalıyorlar, yapmış olduğumuz işi gördüklerinde kendileri de yanımıza katılıyorlar. Onlar da bizimle beraber aileleri ziyaret ediyorlar. Mesela bugün de yemek veren bir hayırseverimiz yanımızda. Paylaşımlardan görenler de bize dahil oluyorlar. Bu tarz çalışmaların devamı gelsin istiyoruz. Herkes bize katılsın, daha kalabalık olalım ve daha çok aileye yetişelim istiyoruz” dedi.

“Kızımız 2-3 Ramazandır bizi hiç yalnız bırakmadı”

Eşi çocukken felç geçirmesi nedeniyle tek elini kullanabilirken, kendisinin de sol tarafı felçli olan Cevat Gündüz ise İlmek İlmek Bin Minik Yürek yardımlaşma grubundaki hayırseverlere teşekkürlerini ileterek şunları söyledi:

“Allah razı olsun. Her zaman geliyorlar, halimizi hatırımızı soruyorlar. Şimdiye kadar beni hiç yalnız bırakmadılar. Hamdolsun, bugünümüze şükürler olsun. Benim sol tarafım felçli. Eylül ayında felç geçirdim. Ayşegül kızım yardım etti. Kızımız 2-3 Ramazandır bizi hiç yalnız bırakmadı, hep yemek getirdi. Bu aylarda hiç yanımızdan eksik olmadı. Eşimle ortaklaşa bir şeyler yapmaya çalışıyoruz ama böyle hazır yemek gelmesi bizim için çok daha iyi. Benim eşim de 6 yaşındayken çocuk felci geçirdiği için tek eli çalışıyor, bir elini kullanamıyor zaten. Patatesi ve soğanı o soyamıyor, ben soyuyorum. Kendi kendimize bir şeyler yapmaya çalışıyoruz ama olduğu kadar.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/engelli-vatandaslara-iftarlik-yemek-yardimi/feed/ 0
Ramazanda Ağız ve Sindirim Sağlığı İçin Uzmanlardan Tavsiyeler https://www.haber60.com.tr/ramazanda-agiz-ve-sindirim-sagligi-icin-uzmanlardan-tavsiyeler/ https://www.haber60.com.tr/ramazanda-agiz-ve-sindirim-sagligi-icin-uzmanlardan-tavsiyeler/#respond Wed, 13 Mar 2024 22:00:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18484 Uzmanlar, beslenme düzeni ve alışkanlıkların değiştiği ramazan ayında oruç tutanların ağız sağlığı ve sindirim sorunları yaşamamaları için tavsiyelerde bulundu.

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seval Bayrak, AA muhabirine, ramazanda ağızdaki tükürük salgısının azaldığını, bunun da ağız kuruluğuna ve sesin zorlanarak çıkmasına (fonasyon bozukluğu) neden olduğunu belirterek, kişinin yaşam kalitesinin azaldığını söyledi.

Uzun süren açlık ve susuzluk sebebiyle ağız ortamında değişen floranın, çürük ve lezyonlu dişleri olan, diş eti rahatsızlığı gibi dental problemleri bulunan kişilerde bu rahatsızlıkların etkisini artıracağına işaret eden Bayrak, “Ramazan ayında mevcut durumun kötüleşmemesi, kontrol altında tutulabilmesi için özellikle iftar ve sahurdan sonra dişlerin fırçalanması önem arz etmekte. Bu hem ağız florasının hem de hastanın rahatlamasını sağlar.” diye konuştu.

Bayrak, dişleri fırçalamanın yeterli olmadığını dile getirerek, “Dili ve yanakları temizlemek, ayrıca diş ipiyle dişlerin arasını temizlemek önem arz ediyor. Buna yardımcı olarak ağız gargaraları, tuzlu su faydalı olabilir.” dedi.

Ramazanda sahurda ve iftarda su tüketiminin önemine değinen Bayrak, “Ağız sağlığı için bol su tüketmek faydalı olacaktır. Böylelikle hem ağız kuruluğu önlenecek, ağız kokusu azalacak hem de genel sağlık için olumlu olacaktır. Özellikle aşırı tuzlu ve baharatlı gıdalardan kaçınmak da faydalı olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Bayrak, ağız kokusunun çok rahatsız etmesi durumunda ise sahur ve iftardan sonra dış fırçalamanın yanı sıra sabah da diş fırçasıyla yutmamak koşuluyla suyla temizlenebileceğini anlattı.

Ramazanda diş sağlığı için tüketilmemesi gereken gıdalardan da bahseden Bayrak, “Hem diş hem de genel sağlık için şekerli gıdalardan kaçınmalıyız. Ramazanda iftar sonrasında tatlı yenir ama bu şekerli gıda tüketimini mümkünse askeri düzeyde tutmak, daha ziyade meyve ve sebze, lifli gıdalar tüketmek hem genel hem de ağız ve diş sağlığı için olumlu olacaktır.” şeklinde konuştu.

İftarda ana yemek için fırınlama, buğulama veya haşlama teknikleri önerisi

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Araştırma Görevlisi Emel Aktaş, ramazanı rahat geçirmek için iftar ve sahuru planlarken sağlıklı beslenme kurallarına dikkat etmenin önemine değindi.

Aktaş, bu iki ana öğün kısa aralıklarla yapıldığından sindirim sistemine binecek yükü azaltmak için beslenme planı ve besin seçiminin çok önemli olduğunu vurgulayarak, “Sahurda dikkat edilmesi gereken iki temel nokta var; tokluk hissini artırmak ve gece uykusuna devam etmeyi zorlaştırmamak. Bunun için de sahurda hafif kahvaltı veya az yağlı, az tuzlu çorba tüketimini öneriyoruz.” diye konuştu.

Sahurda posa içeriği yönünden zengin mevsim sebzeleri, yeşillikleri ve meyveleri, tok tutması için de protein içeriği zengin yumurta, süt, peynir ve yoğurt tüketimini öneren Aktaş, aşırı yağlı, şekerli ve tuzlu besinlerin gün içerisinde halsizlik, açlık ve susuzluk hissini artırabileceğini kaydetti.

Aktaş, iftarın hurma, taze meyveler veya bir bardak ılık suyla açılabileceğini ve protein, kompleks karbonhidratlar ve sebze içeriği yüksek ana yemek yenebileceğini belirterek, yağda kızartma yerine fırınlama, buğulama veya haşlama tekniklerinin kullanılmasını önerdi.

Ramazan ayında fiziksel aktivitenin düştüğüne de dikkati çeken Aktaş, “Fiziksel aktivite seviyesinin düşmesi bağırsak hareketlerinde yavaşlamaya neden olabiliyor. Bağırsak hareketleri yavaşlayınca da bu dönemde birçok kişide kabızlık problemleri görülebiliyor. Bunun için iftardan sonra hafif tempoda minik yürüyüşler yapılabilir. Bu sayede bağırsak hareketleri artırılabilir ve kabızlığın önüne geçilebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Aktaş, diyabet, tansiyon, kalp ve böbrek rahatsızlığı gibi kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin mutlaka hekim ve diyetisyen kontrolünde ramazan ayını geçirmelerini tavsiye etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ramazanda-agiz-ve-sindirim-sagligi-icin-uzmanlardan-tavsiyeler/feed/ 0
İsrail’in Gazze’deki katliamları nedeniyle Batı Şeria’da ramazan hüzünlü geçiyor https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzedeki-katliamlari-nedeniyle-bati-seriada-ramazan-huzunlu-geciyor/ https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzedeki-katliamlari-nedeniyle-bati-seriada-ramazan-huzunlu-geciyor/#respond Tue, 12 Mar 2024 23:27:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18265 İsrail’in Gazze’deki katliamları nedeniyle ramazana buruk giren Batı Şeria’da, geçmiş yıllarda kutsal ay boyunca cadde ve sokakları aydınlatan ramazan fenerleri ve kandiller bu sene yanmıyor.

Geleneksel olarak her yıl ramazan ayı öncesinde camilerin ve evlerin süslendiği, cadde ve sokakların fenerler, rengarenk süslemeler ve ışıklarla donatıldığı işgal altındaki Filistin kentlerinde bu yıl hüzün hakim.

İşgal altındaki Batı Şeria’da yaşayan Filistinliler, Gazze ile dayanışma amacıyla bu yıl cadde ve sokakları süslemedi, kandilleri yakmadı.

En acı ve en çaresiz ramazan

Ramallah’ta ramazan süslemeleri satılan bir dükkan sahibi Samih Cihad, AA muhabirine, bu yıl ramazan ayının hüzünle karışık bir mutluluk getirdiğini, İsrail’in Gazze’deki katliamları nedeniyle mübarek ayın coşkusunu yaşayamadıklarını söyledi.

Uzun yıllardır ilk kez bu denli acı ve çaresizlik içinde ramazana girdiklerini dile getiren Cihad, “Geçmiş yıllarda çok fazla ramazan süslemeleri satıyorduk ancak Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında yaşanan acı olaylar nedeniyle bu yıl çok az sayıda aile bu süslemelere rağbet gösteriyor.” dedi.

“Kimse mutlu değil”

Ramallah’ta çarşıda alışveriş yapan 68 yaşındaki Cemal Ebu Halid, “Kimse mutlu değil, kimsede ne sevinç kaldı ne neşe, ama hayat devam ediyor.” diye konuştu.

İsrail’in Gazze’deki katliamlarla ramazan sevincini de kendilerinden aldığını söyleyen Ebu Halid, İsrail’in saldırganlığının sadece Gazze’yle sınırlı kalmadığını Batı Şeria’da da her gün ölümler ve ihlaller gerçekleştirdiğini belirtti.

Ebu Halid, üzgün olduklarını ve bu yıl evlerini ramazan süsleriyle süslemediklerini dile getirdi.

Gazze’deki katliamlar nedeniyle büyük bir “çaresizlik hissi” hakim

Filistinli 70 yaşındaki Nemr Ebu Tuyur, İsrail’in Gazze’yi yerle bir ettiğini, Batı Şeria’da da durumların hiç iyi olmadığını ifade etti.

İnsanların Gazze’deki katliamlar karşısında büyük bir çaresizlik hissi yaşadığını dile getiren Ebu Tuyur, ramazan ayını sadece ibadetle geçirdiklerini söyledi.

Ebu Tuyur ayrıca bölgedeki ekonomik durumun son derece kötü olduğunu, insanların zar zor evlerini idare ettiğini sözlerine ekledi.

“Sevinç yaşayacak durumda değiliz”

Filistinli Abdulmatlab Meshal, ramazan sevincinin bu yıl kendilerine uğramadığını belirtti.

Evlerinde dahi ramazan sevinci yaşayamadıklarını dile getiren Meshal, “Çocuklar bile, Gazze’de insanlar bombalanarak ya da açlıktan ölüyor diye evleri süslemek istemedi. Sevinç yaşayacak durumda değiliz.” şeklinde konuştu.

Bu durumun çarşı ve pazarlara da yansıdığına işaret eden Meshal, eski ramazanlarda çarşıların dolup taştığını ancak bu yıl sıradan günlerden farklı bir kalabalığın olmadığını ifade etti.

Meshal ayrıca İsrail’in her gün Batı Şeria’da da ihlaller gerçekleştirdiğini ve planlarını sessizce hayata geçirdiğini vurguladı.

“Bu sene ramazanı sadece kalbimizde yaşıyoruz”

Antika eşyaların yanında ramazan süsleri de satan 69 yaşındaki Hüseyin Şevamira, bu sene ramazanın çok farklı olduğunu dile getirdi.

Şevamira, “İnsanlar ramazan süsü almıyor. Kim ne için alsın ki? Açlık içinde kıvranan, bombardıman altında yaşayanlar için mi? Güzel günler mi yaşıyoruz? Bu sene ramazanı sadece kalbimizde yaşıyoruz.” diye konuştu.

İsrail’in Gazze’yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 13 bin 500’ü çocuk, 9 bini kadın olmak üzere 31 bin 112 Filistinli öldürüldü, 72 bin 760 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 249’u karadan işgal sürecinde olmak üzere 590 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Çatışmalara 24 Kasım 2023’te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani ara”da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail güçleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 425 Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail ordusu ve Hizbullah arasında 8 Ekim’den bu yana sınırda yaşanan çatışmalarda 232 Hizbullah mensubu, 50 Lübnanlı sivil, 11 Emel Hareketi, 12 Hamas ve 12 İslami Cihad mensubu ile 6 İsrailli sivil ve 11 asker öldü.

]]>
https://www.haber60.com.tr/israilin-gazzedeki-katliamlari-nedeniyle-bati-seriada-ramazan-huzunlu-geciyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye’ye diz çöktürmek isteyenlerin çabaları hiç bitmeyecek https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiyeye-diz-cokturmek-isteyenlerin-cabalari-hic-bitmeyecek/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiyeye-diz-cokturmek-isteyenlerin-cabalari-hic-bitmeyecek/#respond Tue, 12 Mar 2024 02:06:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18126 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’ye diz çöktürerek ülkemizi yeniden eski zayıf günlerine geri döndürmek isteyenlerin çabaları tabii ki hiç bitmeyecektir. Önemli olan bizim milletçe kazanımlarımıza ve geleceğimize sahip çıkmamızdır.” dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde şehit aileleri ile iftar programında bir araya geldi.

Her ramazanda olduğu gibi bu yıl da ilk iftarı şehit yakınları ile yapmak istediklerini dile getiren Erdoğan, bu zengin sofranın adının muhabbet sofrası olduğunu söyledi. Erdoğan, “Muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammed’siz muhabbetten ne hasıl. Böyle bir sofrayla Ramazan-ı Şerif’in ilk iftarını yapmış olduk.” diye konuştu.

Erdoğan, devlet protokolünün de iştirakiyle gerçekleştirdikleri iftar vesilesiyle milletin ve tüm İslam aleminin mübarek ramazan ayını tebrik etti.

Şehit yakınları ve gazilerin milletin emaneti olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Kendilerinin her meselelerinde yanlarında olmak, gönüllerini hoş etmek, rızalarını almak boynumuzun borcudur. Bu amaçla hem gereken kurumsal düzenlemeleri yaptık hem de onları kalbimizin en mutena köşesinde misafir etmeyi şeref bildik.” ifadelerini kullandı.

Bugün de sınırlar içinde, sınırlarda ve sınırların ötesinde milletin huzuru, devletin bekası, geleceğin güvencesi için vazife yürütenler bulunduğuna işaret eden Erdoğan, “Sayılarını milyonlarla ifade edebileceğimiz askerimize, polisimize, jandarmamıza, güvenlik korucumuza ve diğer kamu personelimize şükran borçluyuz. Rabb’im, hepsini de korusun, muhafaza etsin, ayaklarına taş değdirmesin.” diye konuştu.

“Reformlarla milli şahlanışın altyapısını güçlendirdik”

Erdoğan, 15 Temmuz’da, bu ülkenin erkeği ve kadınıyla, genci ve yaşlısıyla, her meslekten, her kesimden insanıyla tamamının yeri geldiğinde birer savaşçı kahramana dönüşebildiğini gördüklerini belirterek, “Tarihçiler, milletlerin öne çıkan vasıflarını anlatırken bizim için ‘asker millet’ tespitini yaparlar. Gerçekten de binlerce yıllık millet tarihimiz ve 2 bin 200 yılı aşkın devlet geleneğimiz boyunca bu vasfımızı hep gösterdik. Bu vasfımızı hiçbir zaman kaybetmedik.” dedi.

Son olarak Çanakkale’de ve Milli Mücadele’de topyekun seferberlik anlayışıyla vatan topraklarını savunurken de aynı saikle kıyam ettiklerini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

“Yakın geçmişimizde PKK’dan FETÖ’süne kadar bütün terör örgütlerine karşı verdiğimiz mücadele de esasen milli bir şahlanıştı. Son 21 yılda biz de eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, sanayiden tarıma, her alanda hayata geçirdiğimiz reformlarla bu milli şahlanışın altyapısını güçlendirdik. Savunma sanayine yaptığımız yatırımlarla Türkiye’yi gerçek anlamda bağımsız bir devlet haline getirdik. Çevrenizde yaşananları görüyorsunuz. Şayet siyasetiyle, ekonomisiyle, savunma sanayiyle, sosyal yapısıyla güçlü bir devlet değilseniz size her türlü zulmü reva görüyorlar. Vatan topraklarınızı korumanın ve o sınırlar içinde güvenle yaşamanın yolu, her bakımdan güçlü olmaktan geçiyor. Cumhuriyet’imizin ilk asrında bu konuda yaşadığımız eksiklerin bedelini geri kalmışlıkla, istikrarsızlıkla, kaosla, vaktimizi ve enerjimizi iç mücadelelere harcayarak ödedik.”

Erdoğan, bilhassa son 10 yılda Türkiye’yi yeniden aynı duruma düşürmek için pek çok oyun oynandığına ve tuzak kurulduğuna dikkati çekerek, “Terör saldırıları ve darbe girişimleri de bunların arasındaydı. Hamdolsun milletimiz birliğine, beraberliğine, kardeşliğine sahip çıkarak tüm bu oyunları ve tuzakları bozdu. Şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakarlığıyla 85 milyonun tek yürek ve tek bilek olarak istiklaline ve istikbaline sahip çıkmasıyla hep yolumuza devam ettik.” diye konuştu.

“Yaşadığımız her sınamada görüyoruz ki milletimizin kararı nettir, kesindir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı vizyonuyla geleceğe yeni bir ufuk açtıkları şu dönemde aşılması gereken sıkıntıların hala mevcut olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Allah’ın izniyle hepsinin de üstesinden geliriz. Sahip olduğu güçlü altyapı sayesinde ülkemiz için artık gündemindeki her meselenin çözümü, sadece irade, plan ve vakit işidir. Çünkü biz, bir ülkenin programlarını hayata geçirebilmesi için gereken ilk şarta, yani huzur ve güven iklimine, siyasi istikrara, sosyal barışa sahibiz. Türkiye’ye diz çöktürerek ülkemizi yeniden eski zayıf günlerine geri döndürmek isteyenlerin çabaları tabii ki hiç bitmeyecektir. Önemli olan bizim milletçe kazanımlarımıza ve geleceğimize sahip çıkmamızdır. Yaşadığımız her sınamada görüyoruz ki milletimizin bu konudaki kararı nettir, kesindir.”

Ramazan ayının mübarek olmasını dileyen Erdoğan, bu ay boyunca tutulacak oruçların, yapılacak ibadetlerin Hak katında kabul ve karin olmasını niyaz ettiğini söyledi.

Aziz şehitleri rahmetle yad ettiğini, gazilere, ülke ve millet adına şükranlarını sunduğunu ifade eden Erdoğan, “Allah’ımız bizi nasıl Ramazan-ı Şerif’e kavuşturduysa, aynı şekilde Ramazan Bayramı’na da kavuşturmasını rızasına uygun olarak bizler de diliyoruz.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiyeye-diz-cokturmek-isteyenlerin-cabalari-hic-bitmeyecek/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye’yi eski günlerine döndürmek isteyenlerin çabaları bitmeyecektir https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiyeyi-eski-gunlerine-dondurmek-isteyenlerin-cabalari-bitmeyecektir/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiyeyi-eski-gunlerine-dondurmek-isteyenlerin-cabalari-bitmeyecektir/#respond Tue, 12 Mar 2024 02:03:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18123 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’yi yeniden eski, zayıf günlerine geri döndürmek isteyenlerin çabaları bitmeyecektir. Önemli olan bizim milletçe geleceğimize sahip çıkmamızdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Ramazan ayının ilk iftarında şehit aileleriyle bir araya geldi. İftar sonrası açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerifi’nizi canı gönülden tebrik ediyorum. Her Ramazan’da olduğu gibi bu yıl da ilk iftarımızı şehit yakınlarımızla yapmak istedik. ve zengin bir sofrada, ki bu sofranın adı muhabbet sofrasıdır, muhabbetten Muhammed oldu hasıl Muhammed’siz muhabbetten ne hasıl. ve böyle bir sofrayla Ramazan-ı Şerif’in ilk iftarını yapmış olduk. Devlet protokolümüzün de iştirakiyle gerçekleştirdiğimiz bu iftar vesilesiyle milletimizin ve tüm İslam aleminin mübarek Ramazan ayını tebrik ediyorum” dedi.

“Her meselelerinde yanlarında olmak, gönüllerini hoş etmek, rızalarını almak boynumuzun borcudur”

Şehit yakınları ve gazilerin milletin kendilerine emanetleri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendilerinin her meselelerinde yanlarında olmak, gönüllerini hoş etmek, rızalarını almak boynumuzun borcudur. Bu amaçla hem gereken kurumsal düzenlemeleri yaptık hem de onları kalbimizin en mutena köşesinde misafir etmeyi şeref bildik. Bugün de sınırlarımız içinde, sınırlarımızda ve sınırlarımız ötesinde milletimizin huzuru, devletimizin bekası, geleceğimizin güvencesi için vazife yürüten kardeşlerimiz var. Sayılarını milyonlarla ifade edebileceğimiz askerimize, polisimize, jandarmamıza, güvenlik korucumuza ve diğer kamu personelimize şükran borçluyuz. Rabbim hepsini de korusun, muhafaza etsin, ayaklarına taş değdirmesin” diye konuştu.

“Esasen 15 Temmuz’da gördük ki bu ülkenin erkeği ve kadınıyla, genci ve yaşlısıyla her meslekten, her kesimden insanıyla tamamı yeri geldiğinde birer savaşçı kahramana dönüşebilmektedir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarihçiler milletlerin öne çıkan vasıflarını anlatırken, bizim için asker millet tespitini yaparlar. Gerçekten de binlerce yıllık millet tarihimiz ve 2 bin 200 yılı aşkın devlet geleneğimiz boyunca bu vasfımızı hep gösterdik. Bu vasfımızı hiçbir zaman kaybetmedik. Son olarak Çanakkale’de ve Milli Mücadele’de topyekün seferberlik anlayışıyla vatan topraklarını savunurken de aynı saikle kıyam ettik. Yakın geçmişimizde PKK’dan FETÖ’süne kadar bütün terör örgütlerine karşı verdiğimiz mücadele de esasen milli bir şahlanıştı” ifadelerini kullandı.

Son 21 yılda eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, sanayiden tarıma her alanda hayata geçirdikleri reformlarla bu milli şahlanışın altyapısını güçlendirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savunma sanayiine yaptığımız yatırımlarla Türkiye’yi gerçek anlamda bağımsız bir devlet haline getirdik. Çevremizde yaşananları görüyorsunuz. Şayet siyasetiyle, ekonomisiyle, savunma sanayisiyle, sosyal yapısıyla güçlü bir devlet değilseniz size her türlü zulmü reva görüyorlar. Vatan topraklarınızı korumanın ve o sınırlar içinde güvenle yaşamanın yolu her bakımdan güçlü olmaktan geçiyor. Cumhuriyetimizin ilk asrında bu konuda yaşadığımız eksiklerin bedelini geri kalmışlıkla, istikrarsızlıkla, kaosla, vaktimizi ve enerjimizi iç mücadelelere harcayarak ödedik” dedi.

Bilhassa son 10 yılda Türkiye’yi yeniden aynı duruma düşürmek için pek çok oyun oynandığına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Pek çok tuzak kuruldu. Terör saldırıları ve darbe girişimleri de bunların arasındaydı. Hamdolsun milletimiz birliğine, beraberliğine, kardeşliğine sahip çıkıp, tüm bu oyunları ve tuzakları bozdu. Şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakarlığıyla 85 milyonun tek yürek ve tek bilek olarak istiklaline ve istikbaline sahip çıkmasıyla hep yolumuza devam ettik. Tüm Türkiye Yüzyılı vizyonuyla geleceğimize yeni bir ufuk açtığımız şu dönemde elbette hala aşmamız gereken sıkıntılarımız mevcuttur. Allah’ın izniyle hepsinin de üstesinden geliriz. Sahip olduğu güçlü altyapı sayesinde ülkemiz için artık gündemindeki her meselenin çözümü sadece irade, plan ve vakit işidir. Çünkü biz bir ülkenin programlarını hayata geçirebilmesi için gereken ilk şarta, yani huzur ve güven iklimine, siyasi istikrara, sosyal barışa sahibiz. Türkiye’ye diz çöktürerek ülkemizi yeniden eski, zayıf günlerine geri döndürmek isteyenlerin çabaları tabii ki hiç bitmeyecektir” açıklamasını yaptı.

Önemli olanın milletçe kazanımlara ve geleceğe sahip çıkılması olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız her sınamada görüyoruz ki milletimizin bu konudaki kararı nettir, kesindir. Bu duygularla Ramazan-ı Şerifi’nizin tekrar mübarek olmasını diliyorum. Bu ay boyunca tutacağınız oruçların, yapacağınız ibadetlerin Hakk katında kabul ve karin olmasını niyaz ediyorum. Bir gül bahçesine girercesine toprağa düşen aziz şehitlerimizi rahmetle yad ediyor, gazilerimize, ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. İftarımıza teşrifleriniz için sizlere teşekkür ediyorum. Devlet kurumlarımızın temsilcilerine de bu güzel iftar soframızda bizlerle birlikte oldukları için teşekkür ediyorum. Allah’a emanet olun. Allah’ımız bizi nasıl Ramazan-ı Şerife kavuşturduysa aynı şekilde Ramazan Bayramı’na da kavuşturmasını rızasına uygun olarak bizler de diliyoruz” dedi. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiyeyi-eski-gunlerine-dondurmek-isteyenlerin-cabalari-bitmeyecektir/feed/ 0
AESOB Başkanı: Merdiven Altı Gıdalar İsrafa Sebep Oluyor https://www.haber60.com.tr/aesob-baskani-merdiven-alti-gidalar-israfa-sebep-oluyor/ https://www.haber60.com.tr/aesob-baskani-merdiven-alti-gidalar-israfa-sebep-oluyor/#respond Tue, 12 Mar 2024 00:18:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18048 Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, merdiven altından ucuza alınan gıdaların genellikle çöpe gittiğini belirterek, “Bu da daha çok israfa sebep oluyor, esnaflarımızda her yiyeceğin en tazesi ve kalitelisi var. Ramazan ayında alışverişlerimizi tanıdığımız, bildiğimiz, güvendiğimiz mahalle esnaflarımızdan yapmalıyız. Böylece hem sağlığınızı güvence altında alır, hem de esnaf ve sanatkarlarımıza bir nebze olsun destek sağlamış oluruz” dedi.

Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, Ramazan ayının gelmesiyle israf uyarısında bulunarak merdiven altı ürünlere dikkat çekti.

Ramazan ayının gelmesiyle Antalya’nın pazar, cadde ve sokaklarında hareketliliğin başladığını dile getiren Dere, “Pide, hurma, güllaç, şerbet, pastırma, baklava gibi her bütçeye uygun Ramazan ayının vazgeçilmez ürünleri raflarda yerini aldı. Manav, kasap, pastane, lokanta, fırın, büfe, bakkal gibi gıda alanında faaliyet gösteren esnafımız başta olmak üzere tüm esnaf ve sanatkarlarımız Ramazan hazırlıklarını tamamladı. Ancak bu yılki fiyatlar maalesef hem eli hem de cebi yakıyor. Ramazan dolayısıyla temel gıda maddelerine talep artışı oluyor. Bu artış ise fiyat yelpazesini genişletiyor. İnsanlar alışverişlerinde ucuz diye kalitesiz ve sağlıksız merdiven altı ürünlere yönelebiliyor. Ucuz diye alınan yiyecek ya aynı gün ya da ertesi gün çöpe gidiyor. Bu da daha çok israfa sebep oluyor. Esnaflarımızda her yiyeceğin en tazesi ve kalitelisi var. Özellikle Ramazan’da iftar sofralarında dinimizin yasaklamış olduğu israfın her türlüsünden kaçınmalıyız. Yardımlaşma, dayanışma; birlik ve beraberlik duygularının pekiştiği, güzelliklerle dolu bu Ramazan ayında alışverişlerimizi tanıdığımız, bildiğimiz, güvendiğimiz mahalle esnaflarımızdan yapmalıyız. Böylece hem sağlığınızı güvence altında alır, hem de esnaf ve sanatkarlarımıza bir nebze olsun destek sağlamış oluruz” ifadelerine yer verdi.

“Günden 6 milyon ekmek çöpe gidiyor”

Türkiye’de her gün 6 milyonun üzerinde ekmeğin ve yılda 26 milyon ton civarında meyve, sebze ve gıdaların israf edildiğini aktaran Dere, “Ülkemizdeki gıda israfının yüzde 42’si evlerde çöpe giden yiyeceklerden kaynaklanıyor. En çok çöpe atılan yiyeceklerin başında ise ekmek, unlu mamuller, sebze ve meyveler geliyor. Diğer aylarda yapılan gıda israfı maalesef Ramazan ayında ciddi boyutlara ulaşıyor. Gün boyu oruç tutup nefsimizi terbiye ederken bir lokma ekmek dahi bulamayan insanların halinden anlamak için bu dönemde gıda israfından mümkün olduğunca kaçınmalıyız. Alışverişe giderken listesi yapmalı, ihtiyacımız kadar almalı, doyacağımız kadar sofra kurmalıyız” uyarısında bulundu.

“İsraftan kaçınılmalı”

Ekmek, sebze ve meyve israfının çok büyük rakamlara ulaştığına işaret eden AESOB Başkanı Adlıhan Dere, “Ülkemizde sürekli artan nüfus ve yeme, içme ihtiyaçlarımızın değişmesi sebebiyle israf da çok büyük rakamlara ulaştı. İsraf edilen gıdalarla birlikte hem ekmeğimiz, aşımız, nimetimiz hem de paramız ve emeğimiz çöpe gitmiş oluyor. Vatandaşlarımız bir yandan gıda ürünleri ile hayat pahalılığından dert yanarken diğer yandan emek verip alın teri dökerek aldığı ürünleri israf etmemeli. Piyasada özellikle gıda ürünlerinde fırsatçıların fiyat artışı yaptığı bu dönemde israftan ne kadar kaçınırsak ürünlere talep düşünce fiyatlar da düşecektir” ifadelerine yer verdi.

“İhtiyaç sahiplerine destek”

Ramazan ayının ruhuna uygun hareket etmeye özen göstermeli, paylaşımcı olunması gerektiğine değinen Dere, “Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve sellem) ‘Komşusu açken, tok yatan bizden değildir’ hadis-i şerifini kendimize rehber edinerek yardıma muhtaç olan ihtiyaç sahiplerine destek olmalıyız. Böylece bir yandan orucumuzu tutarak ibadetimizi gerçekleştirirken bir yandan da Ramazan ayına yakışır bir davranış sergilemiş oluruz. Bu duygu ve düşünceler ile Ramazan ayının başta esnaf ve sanatkarlarımız olmak üzere hemşehrilerimize ve tüm İslam alemine hayırlar getirmesi dileğiyle; kalplerimizden sevgi, sofralarımızdan bolluk ve bereket, evlerimizden, hanelerimizden, iş yerlerimizden huzur ve mutluluk eksik olmasın” açıklamasında bulundu. – ANTALYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/aesob-baskani-merdiven-alti-gidalar-israfa-sebep-oluyor/feed/ 0
Alibeyköy Osmanlı Park Ramazan Çadırı Açıldı https://www.haber60.com.tr/alibeykoy-osmanli-park-ramazan-cadiri-acildi/ https://www.haber60.com.tr/alibeykoy-osmanli-park-ramazan-cadiri-acildi/#respond Mon, 11 Mar 2024 21:55:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17956 Ramazan ayı boyunca birbirinden değerli konukların ağırlanacağı, birbirinden değerli konuların konuşulacağı ve ilçede bulunan hemşeri derneklerinin stantlarının yer alacağı Alibeyköy Osmanlı Park Ramazan Çadırı törenle açıldı.

Törene Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken ile birlikte Eyüpsultan İlçe Kaymakamı İhsan Kara, siyasi parti temsilcileri, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Ramazan etkinliklerinin başlangıcının yapıldığını dile getiren Başkan Deniz Köken, “Bu akşam hep beraber teravih namazımızı eda ettik, şimdi de Ramazan etkinliklerinin başlangıcını yapıyoruz. Burada etkinlik alanımızla fuar alanımız ayrıydı, bu sene ikisini birleştirdik. Buraya gelenler tüm yapılanlardan haberdar olsunlar dedik” dedi.

“İstanbul’da Ramazan deyince akla Eyüpsultan gelir”

Ramazan denince İstanbul’da akla Eyüpsultan’ın geldiğine dikkat çeken Başkan Deniz Köken, şöyle devam etti: “Bizim de Eyüpsultan’ı Ramazan’a hazırlamamız lazımdı. Eyüp Sultan Camii avlusunu gül suyu ile yıkadık, içerisini halılarına kadar her tarafını gül suyu ile temizledik. 30 gün boyunca her sabah gül suyu ile yıkayacağız, temizleyeceğiz. Camimizin yakınındaki Reşadiye İmam Hatip Ortaokulu’nun bahçesine bin kişilik iftar çadırı kurduk. Zal Paşa Camii’nin önündeki alanda kitap fuarımız var, cami içerisinde de kültürel etkinliklerimiz olacak. Burada da yine değerli konukları ağırlayacağız. Ayrıca derneklerimizin etkinlikleri olacak. Ramazan ayımızı tebrik ediyorum. Allah, bu Ramazan ayını hakkıyla ifa eden kullarından eylesin. Allah tutacağınız oruçları kabul etsin.”

“Birbirinden güzel programlar sizleri bekliyor”

Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken tarafından açılışı yapılan çadırda, On bir Ayın Sultanı Ramazan ayını en güzel şekilde ağırlamak, vatandaşlara dolu dolu bir Ramazan ayı yaşatmak için 21.30 – 23.30 saatleri arasında fasıl dinletileri, şiir-naad programları, seminerler ve tasavvuf musikisi konserleri gibi programlar düzenlenecek. Türkiye’nin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine farklı illerin derneklerinin stantlarının bulunduğu Ramazan Çarşısı’nda yöresel lezzetlerin ve hediyelik ürünlerin satıldığı standlar da yer alıyor.

Çocuklar için birbirinden eğlenceli etkinlikler

Ramazan etkinliklerinde çocuklar da unutulmadı. Ramazan ayı boyunca cumartesi – pazar günleri 15.00 – 17.00 saatleri arasında Burak Sezen, Volkan Abi ile Kukla Şov, Eğlenceli Bilim Gösterisi, Suat Veral-Hacivat Karagöz Gölge Oyunu, Hüseyin Abi ile Çocuk Şarkıları, Sertaç Abi ile Ramazan Yolculuğu, Bubble Şov, Jonklör ve İllüzyon Gösterileri gibi etkinlikler yapılacak.

“Reşadiye İmam Hatip Ortaokulu’na dev iftar sofrası”

Osmanlı Park’ta kurulan Ramazan Çadırı dışında Eyüpsultan Belediyesi tarafından Reşadiye İmam Hatip Ortaokulu’nun bahçesine dev iftar çadırı kuruldu. Çadırda Ramazan ayı boyunca her gün bin kişilik iftar sofrası kurulacak. Dev iftar sofrasında hem Eyüpsultanlılar hem de Eyüpsultan’a gelen misafirler ağırlanacak.

“Her gün bir mahallede 100 kişilik iftariyelik”

İftar çadırının dışında da Ramazan etkinlikleri devam edecek. Etkinlikler kapsamında Eyüpsultan’da her gün bir mahallede 100 kişilik iftariyelik dağıtımı yapılacak. İftariyelikler ihtiyaç sahibi ailelere ve Eyüpsultan’a taşınan depremzede ailelerin evlerine götürülecek.

Trafikte kalan sürücülere iftariyelik

İlçede özellikle trafik yoğunluğunun yaşandığı belirli noktalarda, trafikte kalan sürücülere iftariyelikler ikram edilecek.

Üniversitelilere iftar devam ediyor

Geçen sene olduğu gibi bu Ramazan ayında da binlerce öğrencinin faydalandığı Üniversitelilere İftar geleneği de devam ediyor. Eyüpsultan’da öğrenci evinde veya yurtta kalan üniversite öğrencileri için ücretsiz iftar ikramı yapılıyor. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/alibeykoy-osmanli-park-ramazan-cadiri-acildi/feed/ 0
Edirne’de Siyasi Parti İl Başkanlarından Ramazan Mesajları https://www.haber60.com.tr/edirnede-siyasi-parti-il-baskanlarindan-ramazan-mesajlari/ https://www.haber60.com.tr/edirnede-siyasi-parti-il-baskanlarindan-ramazan-mesajlari/#respond Mon, 11 Mar 2024 07:30:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17873 AK Parti Edirne İl Başkanvekili Aydoğan Akıncı, ramazan ayı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Akıncı mesajında, ramazanın birlik, beraberlik, dayanışma ve kardeşlik ayı olduğunu belirtti.

Ramazan ayına kavuşmanın sevincini ve mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Akıncı, şunları kaydetti:

“Ramazan ayı, manevi bir arınma, sabır ve dayanışma ayıdır. Bu mübarek ay, hayatımızda önemli bir yere sahip olan değerlerimize daha sıkı sarılmamız ve birbirimize karşı sevgi, saygı ve anlayışımızı güçlendirmemiz için bizlere eşsiz fırsat kapılarını aralar. Bu mübarek ayın tüm dünyada sevgi, hoşgörü ve adaletin yayılmasına vesile olmasını diliyor, Edirne halkının ve tüm İslam aleminin ramazan ayını tebrik ediyorum.”

Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Sinan Tekin mesajı

Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Sinan Tekin de ramazanın saadet, huzur, bereket ve sağlık getirmesini dilediğini belirtti.

İçerisinde rahmet, mağfiret ve kurtuluş bulunan ramazan ayının, nefisleri ve gönülleri arındırdığını dile getiren Tekin, “Ramazan, diriliş ve toparlanma ayıdır, sofraları bereketlendirir. Ramazan ayının manevi iklimi ruhlarımızın dirilişine, İslam dünyasında yaşanan kargaşa ve kaosun son bulmasına vesile olmasını diliyoruz.” ifadelerini kullandı.

-Cumhur İttifakı Edirne Belediye Başkan adayı İba’nın mesajı

Cumhur İttifakı Edirne Belediye Başkan adayı Belgin İba da Edirne halkının ve İslam aleminin ramazan ayını tebrik etti.

Ramazanın İslam alemi için bir fırsat ayı olduğunu belirten İba, şunları kaydetti:

“Bu ayda her zamankinden fazla olarak yardım eli uzatılmalı çocuk ve yaşlıların gönlü alınmalıdır. Rahmet ve bereket ayı olan ramazan dini açıdan taşıdığı anlamın yanı sıra sosyal olarak da tam bir dayanışma dönemidir. Ramazan ayı, barış ve sevgi havasının rüzgarıyla kalplerimizi ısıtıyor. Barış, hoşgörü ve dayanışmanın öneminin vurgulandığı bir ay olan ramazan Allah’ın bereketi ile doludur.

Birlik ve beraberlik içerisinde, dayanışmanın ve yardımlaşmanın yoğun olarak yaşandığı bir ramazan ayını daha karşılamanın heyecanı ve mutluluğu içerisindeyiz. Ramazan ayının getirdiği bereketi, huzuru, sevgi ve hoşgörüyü en güzel şekilde paylaşarak yaşamayı temenni ediyor, bu mübarek ayın başta Edirneli hemşerilerim olmak üzere ülkemize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini diliyorum.”

-CHP Edirne Belediye Başkan adayı Akın’ın mesajı

CHP Edirne Belediye Başkan adayı Filiz Gencan Akın da paylaştığı mesajla ramazanı kutladı.

Ramazanın, İslam alemine rahmet, bereket ve huzur getirmesini temenni ettiğini belirten Akın, “Hoş geldin on bir ayın sultanı. Dayanışmanın ve paylaşmanın sofralarımızdan ayrılmadığı bir ramazan geçirmenizi diliyorum.” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Edirne Belediye Başkan adayı Sedefçi’nin mesajı

İYİ Parti Edirne Belediye Başkan adayı Hamdi Sedefçi de mesajında ramazanın yürekleri aydınlatan, maneviyatı derinleştiren mübarek bir ay olduğunu belirtti.

Ramazanda birlik, beraberlik ve paylaşmanın arttığını dile getiren Sedefçi, “Bu özel günlerde bir araya gelerek sofralarımızı paylaşmak, komşularımıza, dostlarımıza ve ihtiyacı olanlara yardım eli uzatmak bizim için çok değerli. Bu ayın, Edirne’mize ve tüm insanlığa huzur, sağlık ve esenlik getirmesini diliyorum. Ramazanın aydınlığı, kalplerimizi ve evlerimizi sarsın. Tüm Edirne halkının ramazan ayı mübarek olsun.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/edirnede-siyasi-parti-il-baskanlarindan-ramazan-mesajlari/feed/ 0
Ramazan Ayında Oruç Tutma Süreleri Dünya Genelinde Değişecek https://www.haber60.com.tr/ramazan-ayinda-oruc-tutma-sureleri-dunya-genelinde-degisecek/ https://www.haber60.com.tr/ramazan-ayinda-oruc-tutma-sureleri-dunya-genelinde-degisecek/#respond Sun, 10 Mar 2024 23:33:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17797 Ramazan ayının, dünya genelinde gece gündüzün eşit olduğu 20 Mart bahar ekinoksuna denk gelmesi sebebiyle, oruç tutma süreleri arasındaki fark 3 buçuk saatin biraz üzerinde olacak.

Müslümanlar, farklı ülkelerde ramazan ayına 11 Mart Pazartesi ya da bir sonraki gün başlamaya hazırlanırken, oruç tutma süreleri ülkelerin ekvatora yakınlıklarına göre değişecek.

Dünya’da Kuzey Yarım Küre’de ilkbahar, Güney Yarım Küre’de sonbahar mevsiminin yaşandığı, gece ile gündüzün eşit olduğu 20 Mart bahar ekinoksuna denk gelen bu ramazanda, kutuplara en yakın noktalardaki yerleşim merkezlerinde orucun ilk ve son günleri arasında 2 saate yakın fark gözlemlenecek.

Diğer yandan ekvatora yakın bölgelerde oruç süresi, ramazan ayının genelinde 13 saatin biraz üzerinde olacak.

En uzun oruç, ramazanın muhtemel son günü 9 Nisan’da İzlanda’nın Reykjavik kentinde 16 saat 36 dakika olarak tutulurken, en kısa oruç da yine aynı gün Şili’nin Punta Arenas bölgesi ile Yeni Zelanda’nın Dunedin kentinde 12 saat 51 dakika uzunluğunda olacak. Buna göre, bu yıl dünya üzerindeki farklı konumlarda yaşayan Müslümanların oruç tutma süreleri arasındaki fark 4 saati geçmeyecek.

Türkiye’de ilk imsak yarın saat 04.52’de, ilk iftar da 18.13’te Iğdır’da yapılacak. Ramazanın ilk günü son imsak saat 06.02’de, son iftar ise 19.24’te Çanakkale’de yapılacak.

İlk gün Artvin, Kastamonu, Kırklareli, Samsun, Zonguldak ve Sinop’ta 13 saat 23 dakika ile en uzun, Adana, Antalya, Gaziantep, Hakkari, Hatay, İzmir, Kilis, Mardin, Muğla, Şanlıurfa, Şırnak ve Van’da ise 13 saat 20 dakika ile en kısa oruç tutulacak.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığının astronomik kameri ay hesaplamalarına göre, şevval ayının hilali, ramazanın 30. günü akşamı görüleceği için bu yıl ramazan 30 gün sürecek.

Müslüman ülkelerin çoğunluğu ramazanın başlangıcına 10 Mart Pazar akşamı karar verecek

Bu yıl Müslüman ülkelerin birçoğu ramazanın başlangıcına, 10 Mart Pazar akşamı hilalin güneş battıktan sonra tespit edilip edilemeyeceğini gözlemleyerek karar verecek.

Çıplak gözle hilali görmeyi baz alan ülkelerde, eğer hilal güneş battıktan sonra çıplak gözle gözlemlenebilirse, ramazan ayı 11 Mart Pazartesi günü başlayacak, gözlemlenemezse Şaban ayı 30 güne tamamlanacak ve ilk oruç günü 12 Mart Salı olarak tayin edilecek.

Bazı İslam ülkeleri ise hilalin güneş battıktan sonra teleskopla görülmesini yeterli kanıt saydığı için, yine 10 Mart Pazar akşamı hilali teleskopla gözlemleyerek oruç ayının başlangıcına karar verecek.

El Cezire’nin İngiltere’ye ait Seyir Kitabı Yıllığı Ofisi’nin Hilal Gözlemleme Servisine dayandırdığı habere göre, 10 Mart Pazar akşamı dünyanın birçok ülkesinde ramazan, hilal çıplak gözle tespit edilemeyeceği için ilk oruç günü 12 Mart Salı olacak.

Suudi Arabistan, Katar, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Bahreyn, Filistin, Suriye, Yemen, Mısır, Lübnan, Sudan, Libya, Umman, Cezayir, Moritanya ve Brunei gibi ülkeler henüz ramazanın başlangıcını ilan etmedi.

Pakistan, Hindistan, Bangladeş, Endonezya ve Malezya’da da hilalin görülmesine bağlı olarak ramazanın ilk oruç gününün 12 Mart olacağı tahmin ediliyor.

Türkiye gibi astronomik kameri ay hesaplamalarını baz alan ile dünyanın herhangi bir yerinde hilalin görülmesine itibar eden ülkeler için ise ramazan ayı 11 Mart Pazartesi günü başlatıyor.

Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Rusya’daki yetkili kurumlar ise ramazanın 11 Mart’ta başlayacağını bildirdi.

Ramazanın ilk günü en uzun oruç Şili’nin Punta Arenas bölgesinde

Diyanet İşleri Başkanlığının “ramazan.diyanet.gov.tr” internet sitesindeki verilerine göre, ramazan 11 Mart’ta dünyanın her yerinde başlaması durumunda, ilk gün en uzun oruç tutma süresi 15 saat ile Şili’nin Punta Arenas bölgesinde olacak.

Yeni Zelanda’nın Dunedin kentinde 14 saat 30 dakika ve başkent Wellington’da 14 saat 15 dakika, Grönland’ın Nuuk kentinde 14 saat 7 dakika ve İzlanda’nın Reykjavik kentinde 14 saat 6 dakika oruç tutulacak. Avusturalya’nın başkenti Canberra’da da oruç süresi 14 saat 2 dakika olacak.

Finlandiya’nın başkenti Helsinki’deki Müslümanlar, 13 saat 52 dakika; Norveç’in başkenti Oslo’da 13 saat 51 dakika; İsveç’in Stockholm kentinde 13 saat 49 dakika; Güney Afrika’nın başkenti Johannesburg’ta 13 saat 47 dakika; Danimarka’nın başkenti Kopenhag’ta 13 saat 41 dakika; Rusya’nın başkenti Moskova’da 13 saat 40 dakika oruç tutacak.

Ramazanın ilk gününde oruç süreleri diğer kentlerde ortalama şu şekilde olacak:

Hollanda’nın Amsterdam, Polonya’nın Varşova, İngiltere’nin Londra, Kazakistan’ın Astana ve Belçika’nın Brüksel, Fransa’nın Paris, İsviçre’nin Zürih, Romanya’nın Bükreş, Kanada’nın Ottowa, Bulgaristan’ın Sofya, İtalya’nın Roma, İspanya’nın Madrid, Bosna-Hersek’in Saraybosna şehirlerinde yaklaşık 13 saat 30 dakika oruç tutulacak.

Almanya’nın başkenti Berlin’de 13 saat 35 dakika; ABD’nin başkenti Washington’da 13 saat 29 dakika; Endonezya’nın Cakarta kentinde 13 saat 27 dakika; Yunanistan’ın başkenti Atina’da, Portekiz’in başkenti Lizbon’da ve Japonya’nın başkenti Tokyo’da Müslümanlar 13 saat 20 dakika; Çin’in başkenti Pekin’de 13 saat 22 dakika; Malezya’nın Kuala Lumpur kentinde 13 saat 21 dakika; İran’ın başkenti Tahran’da, Afganistan’ın başkenti Kabil’de, Irak’ın başkenti Bağdat’ta ve Sri Lanka’nın başkenti Kolombo’da 13 saat 19 dakika; Fas, Lübnan, Suriye, Filistin, Mısır, Kuveyt ve Pakistan’da 13 saat 18 dakika oruç tutulacak.

Ramazanda diğer ülkelere nazaran daha az oruç tutacak ülke ve şehirler arasında 13 saat 16 dakika ile Umman; 13 saat 17 dakika ile Hindistan, Sudan, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn ve Bangladeş yer alıyor.

Ramazanın son günü en uzun oruç İzlanda’nın Reykjavik kentinde 16 saat 36 dakika tutulacak

Ramazanın muhtemel son günü 9 Nisan’da oruç tutma süreleri, ayın başlangıcına göre oldukça değişkenlik gösterecek. İzlanda’nın Reykjavik kentinde 16 saat 36 dakika; Grönland’ın Nuuk kentinde 16 saat 34 dakika; Moskova’da 16 saat 14 dakika oruç tutulacakken; ramazanın başında en uzun orucun tutulacağı Şili’nin Punta Arenas bölgesi ile Yeni Zelanda’nın Dunedin kentinde oruç süresi 2 saate yakın kısalarak 12 saat 51 dakika olacak.

Suudi Arabistan, BAE, Katar, Bahreyn, Sudan, Hindistan ve Bangladeş’te de ramazanın son günü oruç tutma süresi 14 saat civarında olacak.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ramazan-ayinda-oruc-tutma-sureleri-dunya-genelinde-degisecek/feed/ 0
Ürdünlü Esnaflar: Gazze’deki Saldırılar Ramazan Alışverişini Etkiliyor https://www.haber60.com.tr/urdunlu-esnaflar-gazzedeki-saldirilar-ramazan-alisverisini-etkiliyor/ https://www.haber60.com.tr/urdunlu-esnaflar-gazzedeki-saldirilar-ramazan-alisverisini-etkiliyor/#respond Sun, 10 Mar 2024 23:15:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17789 Ürdünlü esnaflar, ramazan ayı öncesi hareketlenmesi beklenen alışverişin ülkenin ekonomik durumundan değil de İsrail’in Gazze Şeridi’ne aylardır düzenlediği saldırılar nedeniyle durgun olduğunu belirtiyor.

Ürdün dahil olmak üzere İslam ülkelerinde genellikle ramazan ayı hazırlıklarla karşılanıyor, bu aya özel alışverişler yapılıyor. Ancak altı aydır İsrail saldırılarına, zorla açlık ve susuzluğa, yerinden edilmeye maruz bırakılan Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin durumu bu geleneği biraz değiştirdi.

Ürdün’ün en büyük ikinci ili İrbid’deki esnaf AA muhabirine yaptığı açıklamalarda, İsrail’in Gazze’ye saldırılarının ülkelerindeki ramazan alışverişini etkilediğini ifade etti.

Tatlı ve meyve suyu dükkanı sahibi Ürdünlü Muhammed Ebu Harab (52), önceki yıllarda ramazan ayı öncesi uğrak yerlerden biri olan dükkanının kapısında bu yıl müşteri beklediğini aktardı.

Müşterilerin az olduğuna işaret eden Ebu Harab, “Genel olarak alışveriş hareketi durgun, nedeni de Gazze’de yaşananlardan vatandaşların etkilenmesi.” dedi.

Ebu Harab, meselenin ramazan ayı hazırlıklarından daha başka bir şey olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:

“Gazze’de bir insanın aç olduğunu, insanın öldürüldüğünü gördüğünüzde, alışılagelmiş hazırlıkların tadı da kaçıyor. Ramazan hazırlıklarına yönelik talepteki ciddi düşüşün ekonomiyle ilgisi yok. Ekonomide yeni bir gelişme yok ancak Gazze’de yaşananlar genel durumu etkisi altına alıyor.”

Ürdünlü tacir Raid Haddad (48), herkesin bu durumun bölgenin geleceğe yansımasından endişe ettiğini belirtti.

Son 10 yılın en zor senesi

Haddad, 1960’lardan beri bu bölgede esnaflık yaptığını; en eski mağazalardan birinin sahibi olduğunu ifade ederek, alışverişe talebin her geçen yıl azaldığını ancak son on yılın en zorunun bu sene olduğunu kaydetti.

Muhammed Luey (24), alışverişin durgun olmasını ekonominin gerilemesine ve vatandaşların öncelik sıralamasını yeniden düzenlemesiyle de ilgilisi olduğunu aktardı.

Ancak Luey, bu seneki gerilemede Gazze’de yaşananların etkisinin de yadsınamayacağını, Filistinlilerin yiyecek bir şey bulamadığı dönemde kıyafet konuşulmasından kaçınıldığını aktardı.

Dükkan önünde müşteri beklediklerini aktaran Mecdi el-Azzam (47) da “Piyasalarda bu yıl düşüş çok fazla, maliyetleri karşılayamıyoruz. Gazze’de yaşananlar herkesi çok etkilediği için pazarda böyle bir durumla karşı karşıyayız.” diye konuştu.

Azzam, Gazzeli bir tacirin önceki zamanlarda kendilerinden mal aldığını ancak şu anda kendisi ve çocukları için barınacak yer bulamadığını, Gazze’de yaşananların çok acı olduğunu ifade etti.

Alışveriş için çarşıya gelen Ürdünlü Ali Bani Hani (33) ise “Gazze’deki yaşananların Ürdün vatandaşının içinde bulunduğu zor ekonomik durumu daha da kötüleştirdiğini” vurguladı.

“Halkın Gazze’yle duygusal dayanışması”

Ürdünlü akademisyen ve sosyolog Hüseyin Hızai, Gazze’de yaşananların Ürdün piyasasına etkisini şöyle değerlendirdi:

“Alışverişte yaşanan durgunluk, Ürdünlülerin Gazze’nin bir parçası olduğuna ve Gazzelilerin maruz kaldığı şartların yaşamlarını etkisi altına aldığına ilişkin duygusal bir dayanışma mesajı.”

Ürdünlülerin özellikle yiyecek, su ve ilacı olmayan Gazze halkının zor koşullarını gördükçe ramazan hazırlıklarına ilgisiz kaldığını kaydeden Hızai, Gazze’de yaşananların bilinmezliği karşısında kaygı, gerginlik ve hayal kırıklığı hissedildiğini, herkesin bu durumun ne zaman sona ereceğini sorguladığını dile getirdi.

Hızai, “Ürdün toplumu, Gazze’deki kardeşlerine yönelik saldırıları engelleme konusunda kendini aciz hissediyor. Bu dayanışma ruhundan kaynaklanarak ‘yiyeceğimiz olsa bile sizinle birlikte aç kalıyoruz’ mesajını vermekten başka bir şey yapamıyor.” dedi.

Filistin ve Birleşmiş Milletler’in verilerine göre İsrail ordusu, geçtiğimiz 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’nde zorla aç ve susuz bırakma ve yerlerinden etmenin yanı sıra on binlerce kişinin ölümüne, benzeri görülmemiş bir insani felakete ve yıkıma yol açan saldırılar gerçekleştiriyor.

Ürdün’ün farklı illerinde ise halk, gün aşırı düzenlenen eylemlerle Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilere desteğini ifade ediyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/urdunlu-esnaflar-gazzedeki-saldirilar-ramazan-alisverisini-etkiliyor/feed/ 0
Van’ın Bahçesaray ilçesinde karla kaplı kırsal mahallelerde yaşayanlar ramazan için erzak depoladı https://www.haber60.com.tr/vanin-bahcesaray-ilcesinde-karla-kapli-kirsal-mahallelerde-yasayanlar-ramazan-icin-erzak-depoladi/ https://www.haber60.com.tr/vanin-bahcesaray-ilcesinde-karla-kapli-kirsal-mahallelerde-yasayanlar-ramazan-icin-erzak-depoladi/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:03:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17695 Yolu çığ tehlikesi nedeniyle uzun süredir kapalı olan Van’ın Bahçesaray ilçesinde karla kaplı kırsal mahallelerde yaşayanlar, ramazan için erzak depoladı.

Yüksek dağların yamaçlarından geçen, kışın metrelerce karın bulunduğu Van-Bahçesaray kara yolu, çığ riskine karşı 22 Aralık 2023’ten bu yana kapalı tutuluyor.

Ulaşımın Bitlis’in Hizan ilçesindeki yüksek rakımlı dağların arasından geçen alternatif yoldan sağlandığı ilçeye 6 saat süren zorlu yolculuğun ardından gidebilen Bahçesaraylılar, ağır kış koşullarıyla mücadele ediyor.

Kar kalınlığının yer yer 4 metreyi bulduğu kırsal mahallelerde zor şartlarda yaşayan vatandaşlar günlerini, et ve sütünden yararlandıkları küçükbaş hayvanlarına bakarak geçiriyor, karla kaplanan evlerinin çevresinde ve damlarda biriken karı temizliyor.

Bugünlerde ramazan telaşı yaşayan vatandaşlar, olumsuz hava koşulları nedeniyle yolların sürekli kapanmasını göz önünde bulundurarak, ramazan boyunca tüketecekleri yiyecekleri hazırlıyor.

Sabah saatlerinde minibüslerle ilçe merkezine gelen vatandaşlar, ailelerine bir süre yetecek kadar gıda ve diğer temel ihtiyaç malzemelerini aldıktan sonra yeniden karlı dağ yollarını aşarak mahallelere dönüyor.

Yöredeki kadınlar da bir yandan ev işlerini yaparken diğer yandan iftar ve sahurun vazgeçilmezi lavaş ve cevizli çöreği hazırlamak için tandır başında mesai yapıyor.

Bozulmaması için sonbaharda toprak altında muhafaza edilen kışlık elmaları da uzun uğraşlar sonucu çıkaran Bahçesaraylılar, heyecanla ramazanın gelmesini bekliyor.

Van Büyükşehir Belediyesi karla mücadele ekipleri de ilçeyle ulaşımı sağlamak için karla mücadelesini sürdürüyor.

“Ramazan boyunca yetecek erzak aldık”

İlçeye 30 kilometre uzaklıktaki Özbeyli Mahallesi’nde yaşayan Nebi Riyal, AA muhabirine, bölgede kışın yoğun kardan dolayı çileye dönüştüğünü söyledi.

Kışın çok zorluk yaşadıklarını anlatan Riyal, “Burası ilçenin en uzak köyü. Burada yaşayanlar sonbaharda tüm hazırlıklarını yapıyor. Yollar kapandığı için erzaklarını depoluyorlar. Yollar açılıyor ama kar ve tipi nedeniyle sürekli kapanıyor. Yolumuz bazen uzun süre kapalı kalıyor. Bu sene de ramazan öncesi hazırlıklarımızı yaptık. Koyun kestik. Ramazan boyunca yetecek erzak aldık. İlçeye uzak olduğumuz için ramazan boyunca bir kez gidebiliyoruz. Hasta olunca helikopter gelip alıyor.” diye konuştu.

Besicilik yapan Rıdvan Şatır, “Burada kışın hayat çok zor geçiyor. Rakım çok yüksek. Dağların eteğinde olduğumuz için çok kar yağıyor. Beş metreye kadar kar yağdığı oluyor. Elektrik kesilince evlerde bir araya gelip sohbet ediyoruz. Burada doğal bir hayat var. Kimsenin telefonla uğraşmadığı güzel bir ortam var. Ramazan başlamadan hazırlıklarımızı yaptık. İftarlık ve sahurluklar yapıldı. Herkes minibüsle ilçeye giderek erzakını aldı.” dedi.

Bahattin Temur da “Her yer kar. Çok zor şartlarda yaşıyoruz. Yolumuz sürekli kapanıyor. Biz de ilçeye geldiğimizde yüklü miktarda erzak alıyoruz. Torbayla gıda alıyoruz. Şartlarımız böyle. En büyük zorluğumuz yollar. Kar çok, çığ tehlikesi var.” ifadelerini kullandı.

Yer altında sakladıkları elmaları ramazan öncesi çıkaran Arvas Mahallesi Muhtarı Hidayet Arvas ise “Sonbaharda elmalarımızı toprak altında saklıyoruz. Hem bozulmuyor hem de tadı güzel oluyor. Kışın da toprak altından çıkarıyoruz. Bu sene ramazan kışa denk geldi. Ramazan için elmalarımızı çıkardık.” şeklinde konuştu.

Kırsal mahallelere kesintisiz ulaşım için çaba gösteren karla mücadele ekibinin şefi Abdullah Karca, bölgede kar yağışının uzun süre devam ettiğini söyledi.

İlçeye bağlı 77 mahalle ve mezra yolunu açmaya çalıştıklarını anlatan Karca, “Vatandaşlarımızın sıkıntı yaşamaması için gece gündüz yollardayız. Hastalarımız oluyor, onlara ulaşmaya çalışıyoruz. Zaman zaman sis nedeniyle görüş mesafesi sıfıra kadar düşüyor. Çığ tehlikesi oluyor. Ramazan öncesi ulaşımı açık tutmak için mücadele ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/vanin-bahcesaray-ilcesinde-karla-kapli-kirsal-mahallelerde-yasayanlar-ramazan-icin-erzak-depoladi/feed/ 0
Şanlıurfa’daki STK’ler ramazanda ihtiyaç sahibi ailelerin yanında olacak https://www.haber60.com.tr/sanliurfadaki-stkler-ramazanda-ihtiyac-sahibi-ailelerin-yaninda-olacak/ https://www.haber60.com.tr/sanliurfadaki-stkler-ramazanda-ihtiyac-sahibi-ailelerin-yaninda-olacak/#respond Sun, 10 Mar 2024 07:57:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17662 Şanlıurfa’daki sivil toplum kuruluşları ile Büyükşehir Belediyesi, “11 ayın sultanı” ramazanda, kentteki ve yurt dışındaki ihtiyaç sahibi ile yetim ailelere gıda, kıyafet ve sıcak yemek desteğinde bulunacak.

Kentteki sivil toplum kuruluşları, rahmet ve bereket ayı ramazanda, Şanlıurfa ile İdlib, Gazze, Yemen ve Afrika’nın bazı ülkelerinde ihtiyaç sahibi aileler ile yetimlere sıcak yemek, gıda ve kıyafet yardımında bulunmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Büyükşehir Belediyesi ise Haliliye, Siverek ve Suruç ilçelerinde iftar çadırları kurup, ihtiyaç sahibi insanların evlerine sıcak yemek ulaştıracak.

“Bin ailemizin evine iftar yemeği götüreceğiz”

İHH İnsani Yardım Vakfı Şanlıurfa Temsilcisi Behçet Atila, AA muhabirine, kentteki ihtiyaç sahibi ve yetim ailelerin ramazan ayını dört gözle beklediklerini söyledi.

Ramazan ayının, daha çok hayırda bulunulduğu için yetimler ve ihtiyaç sahiplerinin bayramı olduğunu dile getiren Atila, şöyle konuştu:

“Bu yıl da inşallah ramazan hazırlıklarımıza başladık. Başta yetim ailelerimiz ile muhacir ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ramazan boyunca günlük sıcak yemek vermeyi düşünüyoruz. Allah nasip ederse iftar yemeklerimizi tespit ettiğimiz kenar mahallelerde yaşayan 1000 ailemizin evlerine götürüp teslim edeceğiz. Ramazan ayında 4 bin 500 yetim çocuğumuza bayramlık elbise, 10 bin ailemize de gıda kolisi dağıtmak istiyoruz ayrıca 500 ihtiyaç sahibi aileye de sahurluk paketi götürmek istiyoruz. Bunları yaparken tabii bağışçılarımızın desteğine ihtiyacımız var. Eğer kardeşlerimiz bize destek verirse inşallah bayram gelmeden yetimlerimize bayram yaşatmak istiyoruz. Özellikle geçen yıl yaşanan deprem ve selden etkilenen ailelerle ilgili çalışmalarımız da devam ediyor. Evi yıkılan, hasarlı olan kirasını ödeyemeyen ailelere elimizden geldiğince kira desteğinde bulunuyoruz.”

Yurt dışındaki ihtiyaç sahibi insanlara yönelik de yardımlarının devam ettiğini hatırlatan Atila, özellikle Gazze’nin yardıma çok ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

Gazze’de ramazan ayında özellikle gıda, sahur paketi, su ve kıyafet desteğinde bulunacaklarını belirten Atila, “Yani insani yardım noktasında ihtiyaç duyulan her şeyde çalışma yapıyoruz. Gazze’de bu yardımlar yeterli değil çünkü büyük bir savaş yaşanıyor. Allah izin verirse bu ayın sonu veya gelecek ayın başında Mavi Marmara gibi gemilerle Gazze’ye doğru tekrar bir hamle düşünüyoruz. Şu anda böyle bir çalışmamız var. Şanlıurfa’da bu gemiler için şu anda yardım topluyoruz. Bağışçılarımızdan Gazze için de destek istiyoruz.” dedi.

İdlib, Yemen ve Afrika’da iftar sofraları kurulacak

Şanlıurfa İnsani Yardım Platformu Başkanı ve Deniz Feneri Derneği Şanlıurfa Temsilcisi Osman Gerem ise ramazan ayında hem Şanlıurfa’daki ihtiyaç sahibi ailelere, hem Gazze başta olmak üzere yurt dışındaki ihtiyaç sahibi insanlara yardım ulaştırabilmek için çalışmalara başladıklarını söyledi.

Derneklerin “veren el” ile “alan el” arasında köprü vazifesi gördüğünü dile getiren Gerem, şöyle konuştu:

“Ramazan ayında ilk etapta elimizde hazır bulunan 1500 gıda kolimizi Şanlıurfa’daki ihtiyaç sahibi ailelerimize dağıtmaya başladık. İdlib, Yemen ve Afrika’nın bazı ülkelerinde ise iftar sofraları açacağız. Yine aldığımız emanetleri bu ülkelerdeki kardeşlerimize ulaştıracağız. İnşallah ramazan ayının ilk haftasında Mısır’a gidip hazırlayacağımız yardım kolilerini ve iftarlıklarını Gazze’ye göndereceğiz. Gazze şu aşamada bizim öncelikli bir bölge, çünkü orada tüm dünyanın gözü önünde zulüm var, işkence var, soykırım var. İnşallah Müslümanların verdiği infakları, zekatları ve fitreleri oralara gidecek.”

Yıllardır özellikle ramazan aylarında ihtiyaç sahibi ailelere destek olduklarını ifade eden Gerem, “Ramazan ayı şükreden zenginle sabreden fakirin buluşturma ayıdır. Hiçbir zaman mahcup olmadık, inşallah bu ramazan ayında da mahcup olmayız. İşte o sabreden fakirlerin hepsinin sofraları bereketlensin, şenlensin diyoruz. Hayırseverlerin bize verdiği bağışları onların taleplerine göre dağıtıyoruz.” dedi.

İl Müftü Yardımcısı İbrahim Halil Aslan da ramazanda zenginlerle ihtiyaç sahipleri arasında köprü vazifesi göreceklerini ifade etti.

Ramazan ayında gıda kolisi dağıtımının yanında şehit, gazi ve yetimlere yönelik iftar programları düzenlemeyi düşündüklerini belirten Aslan, bağışçılardan gelecek yardımları ihtiyaç sahibi ailelere ulaştıracaklarını söyledi.

Gazze’deki Müslüman kardeşlerini de unutmadıklarını dile getiren Aslan, bağışçıların Gazze’deki Müslümanlara yardım etmek istemeleri halinde onların bu taleplerini de yerine getirmeye çalıştıklarını kaydetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sanliurfadaki-stkler-ramazanda-ihtiyac-sahibi-ailelerin-yaninda-olacak/feed/ 0
Türk Kızılay, Ramazan kampanyasını Hatay’da başlattı https://www.haber60.com.tr/turk-kizilay-ramazan-kampanyasini-hatayda-baslatti/ https://www.haber60.com.tr/turk-kizilay-ramazan-kampanyasini-hatayda-baslatti/#respond Sat, 09 Mar 2024 01:15:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17206 Türk Kızılay Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, bu yılki Ramazan kampanyası depremin vurduğu Hatay’da başlattıklarına dikkat çekerek, Türkiye genelinde Ramazan’da, 1 milyar 217 milyonluk bir yardımla toplamda, 8.8 milyon kişiye ulaşmayı hedeflediklerini belirtti.

Türk Kızılay, bu yılki Ramazan kampanyalarının detaylarını depremin vurduğu Hatay’ın Antakya ilçesinde düzenlenen programla duyurdu. Hatay Kızılay Lojistik Merkezi’nde düzenlenen programa Türk Kızılay Başkanı Fatma Meriç Yılmaz’da katıldı. Burada konuşan Yılmaz, Türkiye genelinde Ramazan ayında 1 milyar 217 milyonluk bir yardımla yurtiçinde ve yurtdışında, 8.8 milyon kişiye ulaşmayı hedeflediklerini söyledi.

“Ramazan boyunca bir kez daha Gazze’ye yardım gemisi göndereceğiz”

Bu yıl Ramazan ayı programını Hatay’da başlatmak istediklerini ifade eden Kızılay Başkanı, Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, “Bu Ramazan, iki önemli önceliğimiz var. İlki, açlıkla mücadele eden Gazze’ye destek olmak. Dün, tarihimizdeki en büyük yardım gemimizi Gazze’ye uğurladık ve Ramazan boyunca bir kez daha yardım gemisi göndereceğiz. İkinci ise kendi ülkemizdeki deprem bölgeleri. Depremden etkilenen vatandaşlarımıza destek olmak için şenlikli iftar sofraları kuracağız ve sahur programları düzenleyeceğiz” dedi.

“Türkiye genelinde 8.8 milyon kişiye ulaşmayı hedefledik”

Ramazan boyunca Türkiye genelinde ve yurtdışında 8.8 milyon kişiye ulaşmayı hedeflediklerini söyleyen Yılmaz, “Ramazan döneminde biz her zaman yardımlarımızı arttırıyoruz. Gıda kolileri, iftar programları, yardımlar organize ediyoruz ve bu Ramazanda Türkiye genelinde 1 milyar 217 milyonluk bir yardımla Yurtiçi ve Yurtdışında 8.8 milyon kişiye ulaşmayı hedefledik. Bu Ramazanda her Ramazan olduğu gibi gıda kolilerimiz olacak. Gıda kolilerimizde kurban modeli konserve yapıyoruz ve yol boyunca dağıtıyoruz. Bu konservelerden de gıda kolilerinin içinde 220 bin adet Ramazan ayı boyunca dağıtıyor olacağız” şeklinde konuştu.

“300 bin aileye ulaşacak bir model planladık”

Yardımların büyük bölümünü nakit yardım modeline geçirmeyi hedefleyeceklerini belirten Yılmaz, “Yardımlarımızın çoğunu nakit yardım modeline geçirmeyi hedefliyoruz. Kişi kendi ihtiyacını kendisi isteyerek nereye isterse oraya harcasın. Daha insani bir yardım modeli olarak nakit yardım modelini yaygınlaştırmak istiyoruz. Deprem bölgesinde de nakit yardım modeline geçtik. Uzun süredir nakit yardım modeliyle devam ediyoruz. Bir taraftan sosyoekonomik güçlendirme programlarıyla çiftçilerimizi, tarım işçilerimizi, ya da tarımla uğraşan ailelerimizi destekliyoruz. Eski hayatlarına geri dönmelerini sağlıyoruz. Bir taraftan AFAD ile birlikte Esen kart üzerinden nakit yardımlar yapıyoruz. Bu nakit yardımlar kişiler gidip esnaftan alışveriş yapıyor. ya da bu tarım ile ilgili üretilen ürünleri satın alıyorlar. Sonuçta normal hayatımıza dönmeye çalışıyoruz. Bununla birlikte 617 milyon TL’yi her aileye 2 bin TL olacak şekilde 300 bin aileye ulaşacak bir model planladık. Bu model de ihtiyaç sahiplerimizi doğru bir şekilde belirliyoruz. Her bir ihtiyaç sahibinin sosyal incelemesi yapılıyor, sosyal inceleme yapıldıktan sonra yapılacak olan yardım T.C. kimlik numarasına tanımlanıyor. Bir mesajla kişiye duyuruluyor. Bu kişi T.C. kimlik numarasıyla gidip 2 bin TL’lik nakit yardımını alabiliyor. ve istediği şekilde kullanabiliyor. Bu tarz gıda kolilerimizi tabi ki devam ettireceğiz. Çünkü bu bağışlar adına da ayrı bir önemi var” ifadelerini kullandı. – HATAY

]]>
https://www.haber60.com.tr/turk-kizilay-ramazan-kampanyasini-hatayda-baslatti/feed/ 0
Şanlıurfa’da Ramazan Hazırlıkları Tamamlandı https://www.haber60.com.tr/sanliurfada-ramazan-hazirliklari-tamamlandi/ https://www.haber60.com.tr/sanliurfada-ramazan-hazirliklari-tamamlandi/#respond Fri, 08 Mar 2024 07:39:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16959 İnanç turizminin önemli merkezleri arasında yer alan Şanlıurfa’da, 11 ayın sultanı ramazanın özüne uygun geçirilmesi için hazırlıklar tamamlandı.

“Peygamberlerin atası” kabul edilen Hazreti İbrahim’in doğduğu, Hazreti Eyyüp, Hazreti Elyasa ve Hazreti Şuayp peygamberlerin yaşadığı rivayet edilen Şanlıurfa, kültürel değerlerinin yanı sıra inanç turizminde ön plana çıkıyor.

Kentle özdeşleşen ve Hazreti İbrahim’in doğduğu rivayet edilen makam ve ateşe atıldığı yer olarak bilinen Balıklıgöl, en çok ilgi çeken mekanların başında geliyor.

İslam inancına göre ayrı bir öneme sahip olan Balıklıgöl ve Hazreti Eyyüp’ün çile çektiği makam olarak kabul edilen “Sabır Mekanı” her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turist ziyaret ediyor.

Hasar gören camilerde onarım sürüyor

Türkiye’yi derinden etkileyen Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 tarihli depremlerde de kentteki 2 bin 144 camiden 1’i yıkıldı, 48’i ağır, 131’i de orta derecede hasar aldı.

Hizmetleri etkileyecek şekilde hasar alan 180 camiden 54’ü tadilatın ardından ibadete açıldı, 126 camide ise bakım, onarım ve restorasyon işlemleri devam ediyor.

İl Müftülüğü, kentte ramazanın özüne uygun şekilde geçirilmesi için camilerde yürütülen çalışmaları tamamladı.

İl Müftü Yardımcısı İbrahim Halil Aslan, AA muhabirine, geçen yıl deprem ve sel felaketi nedediyle bazı camilerin kapandığını söyledi.

Hafif hasarlı olan camilerin tamirat ve tadilatını yaparak hızlıca ibadete açtıklarını belirten Aslan, “Bazılarının çalışması devam etmekte. Özellikle ramazanda cemaatimizin manevi duygusallığı yoğunlaştığından dolayı camilerimize önem vermekteyiz. Özellikle cemaatin yoğun olarak camilerimize rağbet görmesinden dolayı ramazan ayı öncesi bizler cami cemaatimizi camilerde iyi karşılamak adına temizlik faaliyetimiz var. Bunu da hem İl Müftülüğü hem de ilçe müftülükleri ve belediyelerimizle beraber bu temizlik faaliyetini yürütmekteyiz.” diye konuştu.

Enderun usulü teravih geleneğini sürdürülecek

Teravih namazını yaklaşık 2 bin camide eda edeceklerini dile getiren Aslan, cemaati Kur’an-ı Kerim ile buluşturmaya gayret gösterdiklerini aktardı.

Kentte Enderun usulü teravih geleneğini sürdüreceklerini ifade eden Aslan, şunları kaydetti:

“Birkaç yıldır Şanlıurfa’da özellikle bazı hocalarımızın, bazı belediyelerimizin destekleriyle Osmanlı döneminden kalan bir Enderun usulü teravih geleneği söz konusu. Bizler burada da bu geleneği yaşatma adına bir gayret içerisindeyiz. Özellikle dışarıdan getireceğimiz hocalarla cemaatimize farklı ses, farklı nefeslerin dinlenmesine vesile olacağız. Her hafta cumayı cumartesi gününe bağlayan gece inşallah Mevlana Celaleddin Rumi Camisi’nde bu Enderun usulü teravihimiz icra edilmiş olacaktır. Ramazan ayı geldiğinde özellikle insanların kendi nefislerini terbiye etme adına itikafa girmeleri söz konusu. Bu da insanların rağbet gösterdiği camileri biz göz önünde bulunduruyoruz. Herhangi bir sıkıntıya düşmeyecek şekilde planlamasını yapıyoruz. Bu yıl da planlamasını yaptık. Vatandaşlarımızı ramazanın özellikle son 10 gününde camilerimizde inşallah itikafla ağırlayacağız.”

Merkez ve ilçelerde bazı camilerde hatimle teravih geleneğini sürdüreceklerini kaydeden Aslan, “Vatandaşlarımız sıkıntısız bir şekilde ibadetlerini gerçekleştirmek için öncesinden gerekli toplantılar, planlamalar, bütün hazırlıklarımız ona göre yapıldı. inşallah vatandaşlarımızı camilerde ağırlayacağız.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sanliurfada-ramazan-hazirliklari-tamamlandi/feed/ 0
Taksim Camii Ramazan’a Hazır https://www.haber60.com.tr/taksim-camii-ramazana-hazir/ https://www.haber60.com.tr/taksim-camii-ramazana-hazir/#respond Fri, 08 Mar 2024 00:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16700 İstanbul’un önemli sembolleri arasında yer alan Taksim Camii, bir Ramazan ayına daha özenle hazırlandı. Ramazan hazırlıklarının mahya asımıyla başladığı Taksim Camii’nde çok özel bir temizlik ve kokulandırma çalışması gerçekleştirildi. İçi ve dışı gül suyu ile yıkanarak Ramazan’da vatandaşların daha hijyenik ve ferah bir ortamda ibadet etmesi için hazırlanan Taksim Camii ve Külliyesi’nde ay boyunca dini, kültürel ve sosyal etkinlikler de düzenlenecek.

Ramazan ayına sayılı günler kala Taksim Camii’ndeki hazırlıklar tamamlandı. Geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da mahya asımıyla başlayan hummalı çalışmalar temizlik ve kokulandırma işlemleriyle devam etti. Taksim Camii İslam Eğitim Kültür ve Sanat Vakfı’nın Beyoğlu Belediyesi desteğiyle gerçekleştirdiği çalışma kapsamında caminin içi ve dışı gül suyu ile yıkandı. Ramazan’da vatandaşların daha hijyenik ve ferah bir ortamda ibadet edebilmesi için hazırlanan Taksim Camii ve Külliyesi’nde ay boyunca gerçekleştirilecek dini, kültürel ve sosyal etkinlikler de planlandı.

“Her milletten Müslümanı ağırlıyor”

Beyoğlu Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Mehmet Akpınar, Taksim Camii’nin her Ramazan ayında her milletten on binlerce Müslümanı ağırladığını belirterek “Ziyaretçilerimizin Ramazan’ın manevi iklimini en iyi şekilde yaşamaları için tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Daha hijyenik ve ferah bir ortamda ibadet imkanı sunmak amacıyla gerçekleştirdiğimiz temizlik ve kokulandırma çalışmasıyla camimizin dışını gül suyuyla yıkadık, iç kısımda da temizlik ve kokulandırma çalışmaları yaptık” dedi.

Ramazan ayı boyunca her gün çalışmalara devam edilecek

Ramazan ayı boyunca her gün çalışmalarına devam edeceklerini belirten Akpınar, “Taksim Camii yoğun ziyaretin olduğu yerdir. Teravih namazında da yoğunluk olacağını biliyoruz. Ramazanda da her akşam namazından sonra camii gül suyu ile kokulandırılacak. Ama burada vatandaşımızdan bir ricamız söz konusu. Camilerimizde, abdest aldıklarında kurulanıp camiye girerlerse hijyen açısından çok daha iyi olur. Bu sayede yaptığımız temizlik çalışmaları da daha verimli olur” şeklinde konuştu.

Dijital mahya asıldı

Önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da Taksim Camii’nde dijital mahya uygulaması gerçekleştirdiklerini ifade eden Taksim Camii İslam Eğitim Kültür ve Sanat Vakfı Genel Müdürü Muhammet Furkan Gümüş “Bir Osmanlı geleneği olan mahyalar, artık daha teknolojik hale geldi. Bizim de uyguladığımız dijital mahya ile bütün Ramazan boyunca bir mesaj değil birden çok mesaj vermemiz mümkün. Mahyamızda bu yıl ilk olarak ‘La İlahe İllallah’ yazacak” diye konuştu.

Günde iki kez mukabele okunacak

Taksim Camii girişinde binlerce kişiye Ramazan ayı boyunca Taksim Camii Vakfı Aşevi’nin çorba, ekmek, su ve hurmadan oluşan iftariyelik dağıtımı yapacağını da dile getiren Gümüş, şöyle devam etti:

“Ayrıca Ramazan boyunca teravih namazları, sohbet programları dışında Taksim Camii’nde öğle ve ikindi namazı vaktinde mukabele okumaları gerçekleştireceğiz. Taksim Camii Kültür Sanat Merkezi’nde ise kültür sanat etkinlikleri planlandı. Bunlardan ilki, 8 Mart-7 Nisan tarihleri arasında gezilebilecek olan ‘Güzel Ahlak’ isimli hat sergimiz olacak. Ziyaretçilerimiz bu sergide Albaraka Türk Uluslararası 6. Hat Yarışması’nın ödüllü eserlerini görebilecek.”

Çocuklar da unutulmadı

Ramazan programında çocukları da unutmadıklarını dile getiren Muhammet Furkan Gümüş, “Arife Günü, yani 10 Mart Pazar günü Taksim Camii Çok Amaçlı Salonu’nda, Beyoğlu’nda ikamet eden 700 yetim çocuğumuzun Ramazan’a mutlu girmeleri için Beyoğlu Kaymakamlığı, Beyoğlu Belediyesi ve Beyoğlu Müftülüğü iş birliği ile çeşitli etkinliklerin düzenleneceği ve hediyelerin verileceği bir programa ev sahipliği yapacağız” açıklamasında bulundu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/taksim-camii-ramazana-hazir/feed/ 0
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş: Ramazanda ‘Ramazan ve Ahiret Bilinci’ temasıyla irşat programları yapılacak https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-ramazanda-ramazan-ve-ahiret-bilinci-temasiyla-irsat-programlari-yapilacak/ https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-ramazanda-ramazan-ve-ahiret-bilinci-temasiyla-irsat-programlari-yapilacak/#respond Thu, 07 Mar 2024 22:57:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16648 Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, ramazanda ülkenin her köşesinde “Ramazan ve Ahiret Bilinci” teması çerçevesinde irşat programlarının yapılacağını söyledi.

Erbaş, Başkanlığın konferans salonunda ana teması “Ramazan ve Ahiret Bilinci” olan 2024 Yılı Ramazan Ayı Tanıtım Toplantısı’nda konuştu.

Ramazan ayına bu yıl Filistin’de yaşanan katliamların yüreklerde açtığı derin yaralarla girildiğini vurgulayan Erbaş, Gazze’nin dünyanın gözleri önünde benzeri görülmemiş bir vahşete sahne olduğunu ve tüm insani değerlerin Gazze’de enkaz altında kaldığını ifade etti.

İsrail’in aylardır Gazze’de soykırım suçu işlediğini belirten Erbaş, “Tahrif edilmiş bir inanç, sapkın bir ideoloji ve kirli bir siyasetten beslenen Siyonizm, bugün insanlık için en büyük tehdit haline gelmiştir. Bu tehdidi bertaraf edecek yeni bir uluslararası inisiyatife şiddetle ihtiyaç vardır. Dünya, yeni bir hukuk ve ahlak inşasına muhtaçtır. Zira bugün Gazze’de yaşananlar mevcut haliyle uluslararası yapıların işlevsizliği bütün açıklığıyla ortaya çıkarmıştır.” diye konuştu.

“Ramazan ayı, umutlarımızın yeniden yeşerdiği kutlu bir mevsimdir”

İslam coğrafyalarında yaşanan zulüm ve trajedilere son verme sorumluluğunun öncelikle Müslümanların omuzlarında olduğunu ifade eden Erbaş, şöyle devam etti:

“Gazze’nin kurtuluşu da Kudüs’ün özgürlüğü de Doğu Türkistan’ın felahı da Müslümanların vahdetine, dayanışmasına ve hep birlikte hareket etmesine bağlıdır. İdrak edeceğimiz ramazan ayının bu anlamda yeni bir uyanışa ve dirilişe vesile olmasını temenni ediyorum. Zira ramazan ayı, ruh ve gönül dünyamızın ferahlık bulduğu, kardeşliğimizin pekiştiği, dayanışma bilincimizin güçlendiği, iyiliklerin çoğaldığı, umutlarımızın yeniden yeşerdiği kutlu bir mevsimdir.”

İslam inanç esasları arasında önemli bir yere sahip olan ahiret inancının Kur’an-ı Kerim’de genellikle Allah’a iman ile beraber zikredildiğini bildiren Erbaş, “Ölümle nihayete ermeyen sonsuz bir hayat inancı, her şeyden önce insanın mutlak manada yok olmayacağını, arzuladığı sonsuzluğa ulaşacağını müjdelemektedir. Böyle bir inanç, insanın bu dünyadaki varlığına anlam, hayatına gaye kazandırarak sorumluluk duygusunu pekiştirecek ve dünya ile ahiret arasındaki dengeyi gözetmesini sağlayacak en güçlü etkendir.” dedi.

Ramazan boyunca hizmetleri titizlikle sürdürüleceklerini dile getiren Erbaş, “Ülkemizin her köşesinde ‘Ramazan ve Ahiret Bilinci’ teması çerçevesinde irşat programları icra edilecek. Ramazan ayı boyunca kadınlara, gençlere, çocuklara ve engellilere yönelik özel irşat programları düzenlenecek. Tüm cami ve Kur’an kurslarımızda mukabeleler okunacak. Bunlara katılamayan vatandaşlarımız, ramazan ayı boyunca her gün Diyanet TV’de okunacak mukabeleleri takip edebilecek.” ifadelerini kullandı.

Resmi kurumlarda çalışmaları sebebiyle camilerde okunan mukabelelere iştirak edemeyen kamu görevlilerine yönelik kurumların uygun göreceği yerlerde mukabele okunmasının sağlanacağını bildiren Erbaş, müftülüklerce uygun görülen camilerde vatandaşların Kur’an-ı Kerim’i anlamasını sağlamaya yönelik “Tefsirli Mukabele” programlarının yapılacağını duyurdu.

Alo 190 Dini Soruları Cevaplandırma Hattı yoğun mesai yapacak

“Alo 190 Dini Soruları Cevaplandırma Hattı”nın ramazan ayı boyunca haftanın 7 günü 08.00-22.00 saatleri arasında hizmette olacağını söyleyen Erbaş, Din İşleri Yüksek Kurulunun mobil fetva uygulamasından, internet sitesi veya e-Devlet üzerinden her türlü dini soruların yazılı veya görüntülü olarak sorulabileceğini belirtti.

Ramazan dolayısıyla 11-31 Mart tarihleri arasında indirimli kitap kampanyasının düzenleneceğini ifade eden Erbaş, TDV ile çeşitli yardım faaliyetlerinin yapılacağını kaydetti.

TDV’nin bu yıl ramazan ayı boyunca milletin desteğiyle yurt içinde 81 il ve tüm ilçelerde, yurt dışında ise 74 ülke 350 bölgede ramazanın manevi iklimini yaşatacağının altını çizen Erbaş, “Alışveriş ve yardım kartları, iftar-kumanya ve gıda paketleri, özellikle mazlum ve mağdur coğrafyalarda kurulacak iyilik sofralarıyla bu yıl 2 milyonun üstünde ihtiyaç sahibine ulaşmayı hedefliyoruz.” ifadesini kullandı.

“Ramazanın manevi atmosferine halel getirecek söylemlerden uzak durulmalıdır”

Ramazan ayında yerel ve ulusal medya ile dijital mecralarda yoğun bir şekilde dini programlar düzenleneceğini anımsatan Erbaş, şöyle konuştu:

“Ramazan atmosferinin her anımızda hissedilmesine katkısı bağlamında bu durum bizim için elbette memnuniyet vericidir. Bu alanda samimiyetle hizmet üreten ve gayret gösteren herkesi takdir ediyoruz. Ancak, bu tür programlarda zaman zaman insanımızın teveccühünün suiistimal edildiğine, dini duygularının istismar edildiğine ve hatta ibadetlerin polemik konusu yapıldığına şahit oluyoruz. Son derece rahatsız edici bu durumun ve hiçbir faydası olmayan meseleleri gelişigüzel ekranlara taşıyarak zihinleri bulandırmanın büyük bir vebal olduğunu ifade etmek isterim. Yapılacak yayınlar ve konuşulacak konular, her şeyden önce milletimizin doğru bilgiyle buluşmasına, aydınlanmasına ve mutmain olmasına hizmet etmelidir. Ramazanın manevi atmosferine ve ibadetin iyileştirici işlevine halel getirecek söylem ve eylemlerden kesinlikle uzak durulmalıdır.”

Dini konularda konuşurken en az seçilen konu kadar üslubun da önemli olduğunu vurgulayan Erbaş, “İtidalden uzak, nezaket ve zarafetten yoksun bir üslupla din anlatmanın kimseye fayda sağlamayacağı açıktır. Sırf daha çok izlensin düşüncesiyle aykırı söylemlerde bulunmanın, sıra dışı tavır ve davranışlar sergilemenin toplumun din algısında büyük yaralar açacağı izahtan varestedir. Müslüman şahsiyetiyle asla bağdaşmayan bu tür yönelişlerden kesinlikle sakınılmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-ramazanda-ramazan-ve-ahiret-bilinci-temasiyla-irsat-programlari-yapilacak/feed/ 0
Diyanet İşleri Başkanı: ‘Alo 190 Dini Soruları Cevaplandırma Hattı’ Ramazan boyunca hizmette olacak https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-alo-190-dini-sorulari-cevaplandirma-hatti-ramazan-boyunca-hizmette-olacak/ https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-alo-190-dini-sorulari-cevaplandirma-hatti-ramazan-boyunca-hizmette-olacak/#respond Thu, 07 Mar 2024 22:54:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16645 Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “‘Alo 190 Dini Soruları Cevaplandırma Hattı’, Ramazan ayı boyunca haftanın 7 günü sabah 08.00 akşam 22.00 saatleri arasında vatandaşlarımızın hizmetinde olacaktır” dedi.

Diyanet İşleri Başkanlığının Ankara’daki genel merkezinde düzenlenen toplantıda Ramazan ayı faaliyetleri paylaşıldı. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, yaptığı konuşmada İslam coğrafyalarında yaşanan zulüm ve trajedilere son verme sorumluluğunun Müslümanların üzerinde olduğunu ifade etti. Gazze’nin, Kudüs’ün, Doğu Türkistan’ın zulümlerden kurtuluşu için birlik ve beraberliğe ihtiyaç olduğunu belirten Erbaş, “İdrak edeceğimiz Ramazan ayının bu anlamda yeni bir uyanışa ve dirilişe vesile olmasını temenni ediyorum. Zira Ramazan ayı, ruh ve gönül dünyamızın ferahlık bulduğu, kardeşliğimizin pekiştiği, dayanışma bilincimizin güçlendiği, iyiliklerin çoğaldığı, umutlarımızın yeniden yeşerdiği kutlu bir aydır” ifadesini kullandı.

“2024 yılı Ramazan temasını ‘Ramazan ve Ahiret Bilinci’ belirledik”

Diyanet İşleri Başkanlığının her yıl Ramazan ayında toplumsal duyarlılığı ve farkındalığı arttıran adımlar attığını belirten Erbaş, “2024 yılı Ramazan temasını da ‘Ramazan ve Ahiret Bilinci’ olarak belirledik. Bu bağlamda Ramazan ayı boyunca yapacağımız programlarla İslam’ın dünya ve ahiret dengesindeki hayat tasavvurunun daha iyi anlaşılmasını; iman, ibadet, ahlak ve değerler eksenindeki medeniyet mefküresinin fert ve toplum boyutunda hayata hakim olmasını hedefliyoruz” diye konuştu.

“Çocukları orucun lezzetine alıştıralım”

Çocukların zihin ve gönül dünyalarında Ramazan’a dair tatlı hatıralar biriktirilmesi gerektiğine işaret eden Erbaş, “Bu ayın manevi atmosferinden hakkıyla istifade edebilmeleri, ahlak ve karakterlerini Ramazan’ın merhamet ikliminde inşa edebilmeleri için çocuklarımızı teşvik edelim, isteklendirelim, destekleyelim. Onları sahurun bereketiyle buluşturalım. Orucun lezzetine alıştıralım. İftarın sevinciyle tanıştıralım” ifadelerini kullandı.

“Ramazan’ın manevi havasını hep birlikte teneffüs edelim”

Birlikte ibadet etme hazzını çocuklara aşılamak gerektiğine vurgu yapan Erbaş, “Yardımlaşmanın, paylaşmanın ve dayanışmanın önemini yaşayarak öğrensin evlatlarımız. Bunun için camilerimizdeki sohbetlere, mukabelelere ve teravih namazlarına onlarla beraber katılarak, Ramazan’ın manevi havasını hep birlikte teneffüs edelim” dedi.

“Tüm camilerimizde ve Kur’an kurslarımızda mukabeleler okunacaktır”

Diyanet İşleri Başkanlığı olarak Ramazan ayında alınan kararları aktaran Erbaş, şunları kaydetti:

“Ramazan ayı boyunca hizmetlerimiz büyük bir titizlikle sürdürülecektir. Ülkemizin her köşesinde ‘Ramazan ve Ahiret Bilinci’ teması çerçevesinde irşat programları icra edilecektir. Ramazan ayı boyunca kadınlara, gençlere, çocuklara, engellilere yönelik özel irşat programları düzenlenecektir. Tüm camilerimizde ve Kur’an kurslarımızda mukabeleler okunacaktır.”

“‘Tefsirli mukabele’ programları yapılacaktır”

Resmi kurumlarda çalışanların camilerde okunan mukabelelere iştirak edememesi noktasında kamu kurumlarında uygun görülen yerlerde mukabele okunmasının sağlanacağını söyleyen Erbaş, “Müftülüklerce uygun görülen camilerimizde vatandaşlarımızın Kur’an-ı Kerim’i anlamasını sağlamaya yönelik ‘tefsirli mukabele’ programları yapılacaktır. Yine müftülüklerce uygun görülen cami ve mescitlerde ‘hatimle teravih namazı’ kıldırılacaktır” diye konuştu.

“‘Alo 190 Dini Soruları Cevaplandırma Hattı’ vatandaşların hizmetinde olacak”

Dini soruları olan vatandaşlar için de çözüm yolları ürettiklerini kaydeden Erbaş, “Alo 190 Dini Soruları Cevaplandırma Hattı’, Ramazan ayı boyunca haftanın 7 günü sabah 08.00 akşam 22.00 saatleri arasında vatandaşlarımızın hizmetinde olacaktır. Bununla birlikte vatandaşlarımız, Din İşleri Yüksek Kurulumuzun Mobil Fetva uygulamasından, internet sitesi veya e-Devlet üzerinden her türlü dini sorularını yazılı veya görüntülü bir şekilde sorabilecektir” ifadelerine yer verdi. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-alo-190-dini-sorulari-cevaplandirma-hatti-ramazan-boyunca-hizmette-olacak/feed/ 0
Güney Afrika’da Müslümanlar Ramazan Ayı’na Hazırlanıyor https://www.haber60.com.tr/guney-afrikada-muslumanlar-ramazan-ayina-hazirlaniyor/ https://www.haber60.com.tr/guney-afrikada-muslumanlar-ramazan-ayina-hazirlaniyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 08:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15611 Güney Afrika Cumhuriyeti’nde Müslümanlar, yaklaşan ramazan ayı öncesi son hazırlıklarını yapıyor.

Güney Afrikalı Müslümanlar, 60 milyonluk ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 2’sini oluşturmakla beraber, ekonomik, siyasi ve kültürel açıdan oldukça etkin bir azınlık toplum olarak öne çıkıyor.

Ülkede yaşayan Müslümanların büyük bölümü Hollandalı ve İngiliz sömürgeciler tarafından buraya getirilen Asyalı Müslümanların soyundan geliyor.

Geçmişte sömürgeciliğin ve ırkçılığın acısını yaşayan Güney Afrika Müslüman toplumu, apartheid rejiminin çöküşünün ardından geçen 30 senede ülkenin en varlıklı kesimlerinden biri olma özelliği taşıyor.

Johannesburg’da ramazan fuarı

Ülkenin en büyük şehri Johannesburg, 29 Şubat- 3 Mart tarihlerinde, kıtanın en büyük ramazan fuarlarından birine ev sahipliği yaptı.

Gallagher Kongre Merkezi’nde düzenlenen fuara, Johannesburg sakinleri yoğun ilgi gösterdi.

Türkiye’den çeşitli firmaların da stant açtığı fuarı ziyaret edenler, yiyecekten bayramlık kıyafete varıncaya kadar ramazan öncesi son alışverişlerini gerçekleştirme fırsatı buldu.

Eid Fest isimli fuarın organizatörlerinden Nisha Naidu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 15 yıldır düzenli gerçekleştirilen etkinliğe bu sene 20 bine yakın kişinin katıldığını belirtti.

Naidu, fuara Türk firmalarının gösterdiği ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Türk menşeli ürünler bu sene de fuarımızda önemli bir yer tutuyor. Türk firmalarının her geçen yıl daha yoğun katılım gösterdiğini gözlüyoruz.” diye konuştu.

Yunus Emre Enstitüsü standı

Fuarın ziyaretçileri arasında yer alan Türkiye’nin Pretorya Büyükelçisi Ayşegül Kandaş, önceki yıllarda olduğu gibi Güney Afrika’da ramazanın bu yıl da büyük bir coşkuyla karşılandığını belirterek, Güney Afrikalı Müslümanların, ibadetlerini yerine getirme konusunda son derece hassas olduğunu kaydetti.

Kandaş, Güney Afrika’da Müslümanların nüfusun yüzde 2 civarını oluşturmasına rağmen, ekonominin yaklaşık yüzde 30’una hakim olduklarına dikkati çekerek, “Bildiğiniz üzere buradaki Müslümanlar, geçen yıl Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Türkiye’ye yardım için seferber oldu. Bu konuda kendilerine minnettarız.” diye konuştu.

Fuardaki Yunus Emre Enstitüsü (YEE) standı da ziyaretçiler tarafından ilgiyle karşılandı.

Johannesburg YEE Türk Kültür Merkezi yetkilisi Abdülaziz Yiğit, bu stantta Türk el işi sanatlarından eserlere yer verip YEE’nin kurs ve etkinliklerini tanıttıklarını belirtti.

Güney Afrika’da ramazan gelenekleri

Ülkenin önde gelen Müslüman sivil toplum kuruluşlarından (STK) Awqaf SA görevlilerinden Nasiba Abdoola, dünya genelinde olduğu gibi Güney Afrika’da da Müslümanların ramazan ayını büyük heyecan ve coşkuyla beklediklerini kaydetti.

Abdoola, Güney Afrika’da sokak iftarlarına dikkati çekerek, “Güney Afrika’da ramazan geleneklerimizin başında sokak iftarları gelir. Yüzlerce, hatta binlerce kişi bu sokak iftarlarında bir araya gelerek orucumuzu birlikte açarız. Bunun dışında ramazan boyunca misafirimiz eksik olmaz. Bu ayı aile ve yakınlarımızla birlikte geçirmeye özen gösteriyoruz.” dedi.

Ramazanda mutfaklarda Cape Malay ve Hint mutfağına özgü yöresel tatların çokça tercih edildiğini belirten Abdoola, şu ifadeleri kullandı:

“Genellikle iftarlarda hafif şeyler yemeyi tercih ederiz. Ana yemekleri, daha ağır oldukları için teravih namazından sonraya saklarız. Gençlerimiz çoğu zaman sahura kadar uyumaz. Sahur vakti ailenin tüm üyeleri tekrar sofra başında bir araya geliriz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/guney-afrikada-muslumanlar-ramazan-ayina-hazirlaniyor/feed/ 0
Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi Minarelerine Mahya Asıldı https://www.haber60.com.tr/ayasofya-i-kebir-cami-i-serifi-minarelerine-mahya-asildi/ https://www.haber60.com.tr/ayasofya-i-kebir-cami-i-serifi-minarelerine-mahya-asildi/#respond Tue, 05 Mar 2024 04:57:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15491 Ramazan ayına sayılı günler kala Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi minarelerinin arasına “La ilahe illallah” mahyası asıldı.

On bir ayın sultanı ramazanın yüzyıllardır süregelen geleneği mahyalar, İstanbul’daki camilere asılmaya başlandı.

Her ramazanda camileri süsleyen mahyalara ilişkin Eyüpsultan Camisi’nin ardından Ayasoyfa Camii ile devam eden çalışmalar dron ile görüntülendi.

“Ramazanın en önemli işaretlerinden biri de mahyalar”

İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdür Yardımcısı Levent Çetin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul 1. Bölge Müdürlüğü olarak bu sene 7 selatin camisinde, kadim bir Osmanlı ve cami süsleme geleneği olarak mahya asma işlerine başladıklarını söyledi.

Ramazan ayı boyunca 7 farklı selatin camisine beşer farklı mahya asılacağını dile getiren Çetin, “Bu gelenek, Osmanlı padişahları tarafından da önemsenmiş bir cami süsleme sanatı. Dönemin padişahları da camilerin mahyalar ile süslenmesini istemişler.” dedi.

Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak ramazan ayı boyunca bu geleneği sürdürmeye devam ettiklerini vurgulayan Çetin, “Ramazanın geldiğinin en önemli işaretlerinden birisi de bu mahyalar. İnsanlarımız bu mahyaları camilerimizin üzerinde gördüğünde ramazan hissiyatını çok daha iyi hissediyorlar.” şeklinde konuştu.

“Mahya sanatımızı yüzyıllardır devam ettirmeye çalışıyoruz”

Osmanlı’nın son mahyacısı Hacı Ali Ceyhan’ın çırağı mahya ustası Kahraman Yıldız ise mahya yazılarının Diyanet İşleri Başkanlığının belirlediği tema çerçevesinde belirlendiğini belirterek, “Bu senenin teması ramazan ve ahiret bilinci. Bu tema doğrultusunda İstanbul Müftülüğünün vermiş olduğu veciz sözler var. Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğüne bu sözler geldi. Vakıflar Genel Müdürlüğü sayesinde mahya sanatımızı yüzyıllardan beri devam ettirmeye çalışıyoruz.” ifadesini kullandı.

Mahya asmaya her sene olduğu gibi Eyüp Sultan Camisi’yle başladıklarına işaret eden Yıldız, ilk olarak “Ramazan Kur’an ayıdır” yazısının asıldığını, ramazan boyunca 5 farklı yazının camide yer alacağını kaydetti.

Yıldız, “Eyüp Sultan’da 5 tane yazımız var, diğer camilerde de beşer tane yazımız var. Yalnız Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde ‘La ilahe illallah’, Sultanahmet Camisi’ne ise ‘Muhammedün Resulullah’ yazıları bir ay boyunca kalacak. Diğer 5 caminin yazısı değişecek.” bilgisini verdi.

“En büyük harfler Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde”

Mahya sanatının Osmanlı Devleti zamanına dayanan çok eski bir sanat olduğunu vurgulayan Yıldız, “Ramazan önemli bir olay. Sinemanın, televizyonun, gazetenin olmadığı dönemlerde tek görsel yayın mahyalar vardı. Hala o sıcaklık devam ediyor. Biz de burada belirli mesajları yazarak halkımızı aydınlatıyoruz ve akşamları güzel bir şenlik oluyor, ramazan şenliği oluyor.” şeklinde konuştu.

Mahya ustalığının zevkli fakat zor bir iş olduğunu belirten Yıldız, “Her işin bir zorluğu vardır. Bu işi de Allah’a şükür yıllardan beri yapmaya devam ediyoruz.” dedi.

Meslek hayatı boyunca pek çok hatırası bulunduğunun altını çizen Yıldız, “Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde hiç mahya yoktu, evvelki sene buraya mahya kurduk. Osmanlı döneminde de buraya mahya kurulması girişiminde bulunmuş ama minarelerin arasındaki mesafe çok açık olduğu ve tek şerefesi olduğu için muvaffak olunamamış, birbirine vurarak hepsi kırılmış. Allah’a şükür ampuller arasındaki mesafeyi uzattım, o yüzden çarpışma olmuyor. En büyük harfler de Ayasofya’da. Zorluğu var, üç camiye bedel burası. Aslında işçiliği zor, ağır bir iş ama görüntü olarak çok güzel oldu. Hayırlı uğurlu olsun diyelim.” değerlendirmesini yaptı.

Mahya ustası Yıldız, gençlerin bu ata yadigarı sanatı sürdürmesi gerektiğini vurgulayarak, “Ben de şu anda 69 yaşına geldim, 50 senedir bu işi yapıyorum. Artık birisi gelsin bayrağı alsın devam etsin. Aslında güzel meslek, biraz zorluğu var ama güzel meslek. Sevda işi biraz da yani illaki isteyerek olacak, seveceksiniz mesleği. Biraz da ahlak gerekiyor, camilere güzel güzel sözler yazıyorsunuz.” diye konuştu.

Osmanlı Devleti’nde ilk olarak Sultan 1. Ahmet döneminde Sultanahmet Camisi’ne asılmasıyla başlayan mahya geleneği günümüzde de devam ediyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ayasofya-i-kebir-cami-i-serifi-minarelerine-mahya-asildi/feed/ 0
Ayasofya Camii’ne ‘La İlahe İllallah’ Mahyası Asıldı https://www.haber60.com.tr/ayasofya-camiine-la-ilahe-illallah-mahyasi-asildi/ https://www.haber60.com.tr/ayasofya-camiine-la-ilahe-illallah-mahyasi-asildi/#respond Tue, 05 Mar 2024 04:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15472 On bir ayın sultanı Ramazan’a günler kala 450 yıllık Osmanlı geleneği mahyalar, tarihi camileri süslemeye başladı. İbadete 86 yıl sonra açılan Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’ne, ‘La İlahe İllallah’ yazılı mahya asıldı. O anlar dronla görüntülendi.

On bir ayın sultanı Ramazan’a günler kala 450 yıllık Osmanlı geleneği mahyalar tarihi camileri süslemeye devam ediyor. İbadete 86 yıl sonra 24 Temmuz 2020 tarihinde yeniden açılan Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nin minarelerine yıllar sonra ilk kez mahya asılmıştı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü koordinesinde, Türkiye’nin son mahya ustası Kahraman Yıldız ve ekibi tarafından mahya hazırlandı. Usta ve ekibi mahyayı asmak için önce minareye çıktı. Daha sonra mahya, saatler süren çalışmayla Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nin iki minaresi arasına yerleştirildi. Ramazan ayının öncesinde tarihi camiye, ‘La İlahe İllallah’ yazılı mahya asıldı. Asılan mahya Ramazan ayı boyunca değiştirilmeden aynı şekilde kalacak.

“Osmanlı İmparatorluğu’nda padişahların camilerini süslemek için talimatlandırdığı bir sanat”

Mahya asılma geleneği hakkında bilgi veren Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul 1. Bölge Müdür Yardımcı Levent Çetin, “Mahya hazırlıklarımız bütün yıl boyunca devam ediyor. Yılın 11 ayı ustamız atölyede mahyaların bakımlarını, onarımlarını ve tamirlerini yapıyor. Daha sonra da Ramazan ayına yaklaştığımız bu tarihlerde de camilerimizde yerinde asma işlemlerimizi yapıyoruz. 7 selatin camiinin 5 tanesinde, 5 farklı yazı Ramazan ayı boyunca dönecek. Sultanahmet Camii ve Ayasofya Camii’nde mahya sabit olarak kalacak. Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak her Ramazan olduğu gibi bu Ramazan’da da 7 selatin camiinin minareleri arasına mahya asacağız. Bu konunun Türkiye’de yaşayan tek örneği olan Kahraman ustayla beraber Ramazan ayı boyunca her camide 5 farklı metin olacak şekilde mahyalarımızı asacağız. Bu gelenek 1500’lü yılların sonlarına doğru Osmanlı İmparatorluğu döneminde padişahların, camilerini süslemek için talimatlandırdığı bir sanat” ifadelerini kullandı.

“Ayasofya Camii’ne ‘La İlahe İllallah’ ve Sultanahmet Camii’ne de ‘Muhammedun Resulullah’ mahyalarını asacağız”

Yaptığı çalışmalar hakkında bilgi veren mahya ustası Kahraman Yıldız, “Ayasofya Camii’ne biz evvelki sene ilk defa mahya astık. Kadir gecesinde ‘La İlahe İllallah’ mahyası asmıştık. Bu mahya çok beğeniliyordu. Çok uzun süre, geceleri yaktılar. Bu sene de Ramazan geliyor. Allah izin verirse bir hafta sonra Ramazan olacak. Ayasofya Camii’ne yine ‘La İlahe İllallah’ ve Sultanahmet Camii’ne de ‘Muhammedun Resulullah’ mahyalarını asacağız. Bu mahyalar bir ay boyunca kalacaklar. Diğer 5 camimizde bulunan yazılarımız farklı olarak 5 yazı yazacağız. Bir ay boyunca Sultanahmet Camii ve Ayasofya Camii değişmeyecek. Bu senenin Ramazan ayının teması, ‘Ramazan ve ahiret bilinci’ olarak geçiyor. Diyanet İşleri Başkanlığının belirlediği bir temadır. Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul 1. Bölge Müdürlüğü tarafından uzun yıllardır mahya yapılmaktadır. Hala Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından sanatımızı devam ettirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/ayasofya-camiine-la-ilahe-illallah-mahyasi-asildi/feed/ 0
KADEM, Kahramanmaraş depremzede kadınlara yardım çalışmalarını sürdürüyor https://www.haber60.com.tr/kadem-kahramanmaras-depremzede-kadinlara-yardim-calismalarini-surduruyor/ https://www.haber60.com.tr/kadem-kahramanmaras-depremzede-kadinlara-yardim-calismalarini-surduruyor/#respond Tue, 30 Jan 2024 08:57:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5459 Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) Yönetim Kurulu Başkanı Saliha Okur Gümrükçüoğlu, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin ardından bölgede çalışmaları yoğunlaştırdıklarını belirterek, bir yılda 10 binden fazla depremzede kadına ulaştıklarını bildirdi.

Gümrükçüoğlu, Kahramanmaraş’taki Kadın Destek Merkezi ile KADEM Kahramanmaraş İl Temsilciliğini ziyaret etti.

Merkezde depremzede kadınlarla sohbet eden Gümrükçüoğlu, afet şehitleri için hazırlanan helvayı konteyner kentte bulunanlara ikram etti.

Kentteki mezarlıkları da ziyaret eden Gümrükçüoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden bir yıl geçtiğini söyledi.

Söz konusu depremlerin dünyanın en büyük felaketlerinden biri olduğunu, 50 binden fazla insanın hayatını kaybetmesiyle ülkenin yasa boğulduğunu dile getiren Gümrükçüoğlu, son bir yılda deprem bölgesine 12 milyon liradan fazla ayni yardımı ulaştırdıklarını belirtti.

Temsilcilerin ve gönüllülerin yanı sıra KADEM yönetiminin de bölgeye defalarca geldiğini kaydeden Gümrükçüoğlu, “55 ilde temsilciliğimiz var. Oradan gönüllüleri buraya getirerek sahadaki tüm mağdur kadınlara yardım etmeye, destek olmaya çalıştık. Tabii Kadın Destek Merkezi çok önemli bir işlev görüyor. Şüphesiz afetlerden herkes etkileniyor ama kadınlar, çocuklar ve yaşlılar daha farklı bir acı yaşıyorlar. O dönemde de hamile kadınlar, yeni doğum yapmış kadınlar, henüz küçük bebeği olan emzikli hanımlar vardı. Onların ihtiyaçları bambaşka.” diye konuştu.

Gümrükçüoğlu, yerinde tespit ettikleri ihtiyaç sahipleri için merkez kurarak, onlarla daha yakından ilgilenmek için yola çıktıkları bildirdi.

Bir yıllık süre zarfında sadece Kahramanmaraş’ta 5 binden fazla kadına ulaştıklarına dikkati çeken Gümrükçüoğlu, kadınların istekleri doğrultusunda kurslar açtıklarını ve atölyeler gerçekleştirdiklerini söyledi.

“Burada kalıcı olacağımızı söylemiştik, sözümüzü de tuttuk”

Kadınların iyi oluş hallerine destek olmaya gayret ettiklerini, hukuki konuların yanı sıra Diyanet İşleri Başkanlığıyla protokol yapıp manevi destekler de sunduklarını, Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman ve Malatya’da Kadın Destek Merkezleri oluşturduklarını anlatan Gümrükçüoğlu, şöyle devam etti:

“Bir yıllık süreçte baktığımızda deprem bölgesinde 10 binden fazla kadına ulaşmışız. Deprem olduktan sonra her şey değişti. Hem bütçeyi hem insan gücünü bu tarafa çevirdik. 2024’te de buraya ayırdığımız bütçeyi, gönderdiğimiz gönüllü sayısını ve personeli artıracağız. Çünkü Kadın Destek Merkezi’ni ilk açtığımızda ben oradaki hanımlara şöyle bir cümle kullanmıştım: ‘Biz hep burada kalacağız, biz buradan ayrılmayacağız.’ Yani deprem bitti, yardımları bitirip dönmeyeceğiz. Biz burada kalıcı olacağımızı söylemiştik, sözümüzü de tuttuk. Bunun haklı gururunu yaşıyorum. O sebeple hizmetlerimizi artırarak devam ettireceğiz.”

Gümrükçüoğlu, konteyner kentlerdeki pek çok erkeğin, “KADEM’den sonra eşimizin yüzü daha çok gülüyor, çocuklar daha mutlu.” şeklindeki ifadelerine tanıklık ettiklerini, depremzede kadınları desteklemeye, onlarla yol yürümeye devam edeceklerini dile getirdi.

KADEM temsilcilerinin ve gönüllülerinin deprem bölgesinde büyük özveriyle çalıştığının altını çizen Gümrükçüoğlu, “Biz deprem bölgesine gönüllü aradığımız zaman ‘Ben gitmem.’ diyen olmadı. Hepsi ‘Ben ne zaman gidebilirim, ben daha önce gideyim.’ dediler.” ifadelerini kullandı.

“Depremzedelerin ramazan iklimini çocuklarıyla yaşamalarını sağlayacağız”

KADEM’in yaklaşan ramazan ayı için de planlama yaptığını aktaran Gümrükçüoğlu, şunları kaydetti:

“Geçen ramazanda biz Kahramanmaraş’ta da diğer illerimizde de çadırlarımızı süslemiştik, ışıklandırmıştık. Depremzedelerin ramazanın o ruhunu yaşamalarını istedik. Çünkü ramazanın bu topraklar için ayrı bir anlamı var. İnsanlara kucak açtığımız, onları evimizde ağırladığımız bir dönem. Mümkün olsa her akşam bir iftar verip kardeşlerimizi ağırlamak istediğimiz bir dönem. Tabii deprem bölgesinde insanlar bunu yaşayamaz oldu. Hep şunu söylediler, ‘Benim evim olsa sizi evimde ağırlardım ama bir evim yok. Sadece çadırım var ve çorba yapabiliyorum.’ Biz de onlara yemeklerimizle hurmamızla ramazan erzakımızla gittik. Ramazan eğlencelerini bölgeye taşıdık. Geçen sene Hacivat ve Karagöz oyunları, ramazandaki şerbetçi amcalar ve pamuk şekerlerle panayır gibi yapmıştık. Bu sene de buna yine devam edeceğiz. Buradaki kadınlar başta olmak üzere depremzedelerin ramazan iklimini çocuklarıyla yaşamalarını sağlayacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kadem-kahramanmaras-depremzede-kadinlara-yardim-calismalarini-surduruyor/feed/ 0