Rahat – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 29 May 2024 21:16:13 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Elektrikli Çay Motorlarıyla Yeni Nesil Çay Torbaları Yoğun İlgi Görüyor https://www.haber60.com.tr/elektrikli-cay-motorlariyla-yeni-nesil-cay-torbalari-yogun-ilgi-goruyor/ https://www.haber60.com.tr/elektrikli-cay-motorlariyla-yeni-nesil-cay-torbalari-yogun-ilgi-goruyor/#respond Wed, 29 May 2024 21:16:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33663 Teknolojinin gelişmesiyle elektrikli çay kesme motorları sonrası geleneksel yöntemleri terk eden çay üreticileri yeni nesil çay torbalarını yoğun olarak kullanıyor.

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde 1. sürgün çay sezonu hız kesmeden devam ediyor. Rize, Artvin, Trabzon ve Giresun bölgelerinde çay müstahsilleri çay tarım arazilerine girerek bir an evvel çaylarını toplayıp satmak istiyor. İlk çay dikildiği tarihten bu yana toplaması değişen teknolojiyle birlikte çay müstahsillerinin işini daha da kolaylaştırıyor. İlk zamanlarında ellerle toplanan çaylar bir dönem sonra çay makasları ile toplandı. 1980 ihtilali öncesinde ise fabrikaların çay işleme kapasiteleri müstahsillerin verdikleri çayları karşılamadığından, çayda kalitenin artması bahane gösterilerek ‘çay makasları çaya zarar veriyor’ gerekçesi ile yasaklandı. Yasaktan yıllar sonra ise bu yasak Rizeli Milletvekilleri’nin girişimi ile kaldırılarak yeniden çay makası ile toplanmaya başlandı.

Çay bugünlerde ise çay motorları ile toplanmaya başlandı. İlk etapta benzinli olan çay motorları ‘çayda egzoz ağzı bıraktığı’ gerekçesiyle yasaklandı. Bu kez benzinli çay motorları yerini elektrikli çay motorlarına bıraktı. Çayda toplama yöntemleri değiştikçe taşıma metotları da değişmeye başladı. Elle toplanan çay sepetlerle taşınırken, makasla toplanan çaylar için sırtta taşınabilen çay torbaları çıktı. Şimdi ise çay motorları ile toplanan çaylar için ağız kısmı plastik su borularından yapılan, tek elle tutulabilen torbalar piyasaya sürüldü. Çay motorunu tek elle rahat hareket ettiren çay müstahsilleri diğer elleriyle tuttuğu bu yeni çay torbalarını rahatça dolduruyor ve çay toplama işlemini daha da hızlandırıyor. Hal böyle olunca eski sırta takılan torbalar da çay sepetleri gibi tarih oluyor.

“Sırta alıp da taşıma yok”

Çay toplama işleminin teknoloji ilerledikçe daha rahat bir hal aldığının altını çizen Rizeli esnaf Tahsin Çelik “Genelde teknoloji o kadar ilerledi ki artık bu işi elektroniğe kadar döktü. Eskiden elle toplanırdı ve ellerde darp izleri olurdu. Doktorun müdahalesine kadar gidilirdi. Ondan sonra makaslar çıktı. Bir ara yasaktı. Şu anda teknolojinin tam ilerlediği şeyde motorlarımız çıkmış. İşte teknoloji ilerlediği müddetçe daha kolaylık oldu. Şarja takılıyor, 7-8 saat şarjlı gidiyor. Tek elle tutularak makineyle beraber toplanıp hazneye dolduruluyor ve elde taşınarak yuvarlama sepetlerine konuyor. Yuvalama sepetlerine konduktan sonra ağzı bağlanıp ilimizin coğrafi yapısı çok rampa, bayır olduğu için yukarıdan aşağıya doğru en kısa yerden yuvarlanarak taşıma işleri yapılıyor. Sırta alıp da taşıma yok” dedi.

“En son sistem bu”

İnsanların yeni çıkan çay motorları ve buna ek olarak piyasaya çıkan tek elde tutulan torbalar ile çok rahat bir sezon geçirdiğini kaydeden Çelik “Şuanda en son sistemdir bu. Bundan sonra artık ne çıkar bilemem. Çok engebeli, çok rampa insanların müşkülat ve fiziki yapısı pek uygun olmadığı yerlerde büyük kolaylık. Diğer sırtta taşınan çay torbalarının satışı tamamıyla azaldı. Çünkü elle toplamak yok, sırtta taşıma yok. Tabii ki çok daha rahatlık oldu. Çay sezonu zaten 3-5 ayda bitirilmesi gereken bir olaydır. Günübirlik herkes kendi çayına girdi ve bu şekilde çok daha rahat etti. Bir günde mesela 200 kilogram toplanan yerden şu anda 1 ton kadar çay toplanabiliyor makineyle beraber” ifadelerini kullandı.

“Elle tutulan çay torbalarını şuanda yok satıyoruz”

Çay müstahsillerinin fiyat farkına bakmadan daha kullanışlı olan yeni nesil çay sepetleri ve torbalarına yöneldiğini ifade eden Orhan Yanık isimli esnaf “Tek elle tutulabilen çay torbalarını ise şu an şu anda yok satıyoruz. Terzimizde, bekliyoruz yeni ürünleri. İnşallah gelince satacağız. Torbalar 60 TL’den satıyoruz. Büyük sepetlerimizi 150 TL civarında satıyoruz. Ufaklarını 125 TL’den satıyoruz. Sırta takılan çay torbalarını artık kimse ilgi göstermiyor” şeklinde konuştu. – RİZE

]]>
https://www.haber60.com.tr/elektrikli-cay-motorlariyla-yeni-nesil-cay-torbalari-yogun-ilgi-goruyor/feed/ 0
Engin Fırat: Yurt dışında yer edinmek için tek yol uluslararası başarı https://www.haber60.com.tr/engin-firat-yurt-disinda-yer-edinmek-icin-tek-yol-uluslararasi-basari/ https://www.haber60.com.tr/engin-firat-yurt-disinda-yer-edinmek-icin-tek-yol-uluslararasi-basari/#respond Mon, 13 May 2024 09:01:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31502 Kenya Milli Takım Teknik Direktörü Engin Fırat, yurt dışında yer edinmek isteyen Türk teknik direktörler için tek yolun uluslararası başarı olduğunu söyledi.

Kenya Milli Takım Teknik Direktörü Engin Fırat, Kenya Milli Takımı’nın hedefleri, A Milli Takım’ın EURO 2024’teki şansı ve Süper Lig’de şampiyonluk yarışına dair İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu.

“Kenya futbolunda Kenyalıların ilk defa umutlu olduğunu söyleyebilirim”

Kenya futbolu için son dönemlerde iyi sonuçlar alıklarını belirten Engin Fırat, ülkedeki herkesin gelecek için umutlu olduğunu dile getirdi. Haziran ayında oynayacakları Burundi maçının kendileri için önemli olduğunu aktaran Fırat, “Bizim FIFA’dan onaylı stadımız olmadığı için evdeki maçları da dışarıda oynuyoruz. Bunun sıkıntısını yaşıyoruz. Normalde haziran ayında iki maçımız da evde olacaktı, mecburen Malavi’de oynuyoruz. Bunlar tabii ki dezavantajlar ama takımın özellikle deplasmanda gösterdiği performanstan dolayı memnunum ve umutluyum. İlk defa yurt dışına bir kupa kazandık, son 1 senede deplasmanda 5 tane galibiyet var. İyi sonuçlar elde ettik. Son 3 maçta da 3 galibiyet aldık ve 12 gol attık. Bunların hepsi umut verici. Haziranda Burundi ile oynayacağız. Onları yenmemiz gerektiğini düşünüyorum. Ondan sonra da Afrika şampiyonu Fildişi Sahili ile oynayacağız. Kenya futbolunda Kenyalıların ilk defa umutlu olduğunu, bir gelecek gördüğünü söyleyebilirim. 2027 Afrika Şampiyonası Kenya’da olacak. Şu anda da ülkede çok umutlu herkes ve bundan sonra yatırım da olacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“Türk hocalar yurt dışında bir yer edinmek istiyorsa tek yol uluslararası başarıdır”

Yurt dışında çalışmak isteyen Türk antrenörlere tavsiyelerde bulunan Engin Fırat, “Türkiye Ligi’nde ne yaptığınız hiç kimsenin umurunda değil, herkes uluslararası arenada ne yaptığınıza bakıyor. Fatih Terim yurt dışından teklif alıyorsa Türkiye’de ne kadar şampiyonluk yaşadığı değil, Avrupa kupalarında yaptığı başarılar önemli. Moldova gibi güçsüz olarak görünen takımların başına geçtiğinizde Fransa’ya kafa tutuyorsanız, Ruslarla berabere kalabiliyorsanız. Bu herkesin ilgisini çekiyor. Bu anlamda Türk hocalar yurt dışında gerçekten bir yer edinmek istiyorsa tek yol uluslararası başarıdır” diye konuştu.

“EURO 2024’te gruptan rahat çıkacağımızı düşünüyorum”

A Milli Futbol Takımı’nın EURO 2024’teki şansını da değerlendiren Fırat, “Çok yetenekli bir kadroya sahip olduğunuzu düşünüyorum. Birçok oyuncumuz daha genç. Bu oyuncular maksimum performanslarını belki dört sene sonraki Avrupa şampiyonasında gösterecekler. Ama bu EURO 2024 için de umutluyum. Gruptaki takımlar daha fazla orta saha futbolu benimseyen, topsuz oyunda o kadar agresif olmayan takımlar. Bunun bizim için avantaj olduğunu ve gruptan da rahat çıkacağımızı düşünüyorum” dedi.

“Biz çocukları çok çabuk yıldız yapıyoruz, çok çabuk da bitiriyoruz”

Bu sezon sergilediği performansla dikkatleri üzerine çeken Beşiktaş’ın genç futbolcusu Semih Kılıçsoy’un daha fazla gelişim göstermesi gerektiğinin altını çizen deneyimli teknik adam, “Semih ilk önce kendisini Türkiye’de kanıtlasın. Biz çocukları çok çabuk yıldız yapıyoruz, çok çabuk da bitiriyoruz. Zaman verin bu çocuğa, özgüven verin, gerekirse ümit milli takımda kendini kanıtlasın. Semih’in Avrupa şampiyonasında bu seviyede ön plana çıkacağına inanmıyorum. Arda da (Güler) Türkiye’de neden daha fazla zaman verilmiyor diye konuşulurken görüyorsunuz şimdi Real Madrid’de çok rahat bir şekilde oynatıyorlar. Aynısını bizim de yapmamız lazım. Çocuklara bu zamanı vermemiz lazım. Çok fazla beklenti oluşturuyoruz. Rahat bırakın, rahat gelişsinler bu çocuklar” cümlelerini kullandı.

” Galatasaray’ın iki maç kaybetme ihtimali çok zayıf”

Son olarak Süper Lig’de Galatasaray ile Fenerbahçe arasında geçen şampiyonluk yarışı hakkında da konuşan Engin Fırat, “Ben bir Türk taraftar olarak şampiyonluktan daha fazla UEFA Konferans Ligi’nin kaybedilmesine üzüldüm. Çünkü bence Fenerbahçe’nin bu kupayı bu sene kesin kazanması gerekiyordu. Fenerbahçe’nin bu kupayı kazanamamasına çok üzüldüm. Türkiye için çok iyi olacaktı. Bu kupayı kaybetmesi ile bence o gün Fenerbahçe şampiyonluğu da kaybetti. Takımların şu andaki form durumuna baktığım zaman özellikle Galatasaray’ın ön plana çıkmasının en büyük nedeni Ziyech ile Kerem Demirbay. İkisi de çok formda, ikisi de Türkiye Ligi’nde çok ender görülen pasları her hafta atıyorlar. Bu oyunculara bir de Mertens’i eklediğiniz zaman Barış Alper gibi bana göre normal bir oyuncuyu bile yıldız yapıyor bu adamlar. Galatasaray onun için çok rahat gole gidebilen, çok rahat çözüm bulabilecek bir takım. Fenerbahçe bunun sıkıntısını yaşıyor. Galatasaray’ın 2 maç kaybetme ihtimalinin çok zayıf olduğunu düşünüyorum” diyerek sözlerini noktaladı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/engin-firat-yurt-disinda-yer-edinmek-icin-tek-yol-uluslararasi-basari/feed/ 0
Yarım Asırlık Bir Aşk Hikayesi: Alzheimer Hastası Eşini Bir An Olsun Yalnız Bırakmıyor https://www.haber60.com.tr/yarim-asirlik-bir-ask-hikayesi-alzheimer-hastasi-esini-bir-an-olsun-yalniz-birakmiyor/ https://www.haber60.com.tr/yarim-asirlik-bir-ask-hikayesi-alzheimer-hastasi-esini-bir-an-olsun-yalniz-birakmiyor/#respond Thu, 28 Mar 2024 22:12:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24474 Yarım asırlık bir aşk hikayesi

Alzheimer hastası eşini bir an olsun yalnız bırakmıyor

GAZİANTEP – Gaziantep’te ikamet eden Ahmet Kılavuz, 57 yıllık eşi Sabiha Kılavuz’a ileri seviye alzheimer teşhisi konulmasının ardından onu bir an olsun yalnız bırakmıyor. Hastalığın semptomlarını hafifletmek ve sosyalleşmek için Gaziantep Büyükşehir Belediyesine bağlı Moral Evi’ne giden çift, hem tedavi oluyor hem de o eski güzel günlerini merkezde yeniden yaşıyor.

Gaziantep’te Ahmet ve Sabiha Kılavuz çifti 57 yıl önce ailelerin kararıyla görücü usulü hayatlarını birleştirdi. Ahmet Kılavuz (82), ailesinin bu kararını 1 yıllık askerken öğrendikten sonra Sabiha Kılavuz ile mektuplaşmaya başladı ve evlendi. Kılavuz çifti, şimdilerde alzheimer hastalığı dolayısıyla ve sosyalleşmek için Gaziantep Büyükşehir Belediyesine bağlı Moral Evi’ne her çarşamba misafir oluyor.

İleri seviye alzheimer hastası olan Sabiha Kılavuz’un en büyük destekçisi olan eşi Ahmet Kılavuz, Moral Evi’ndeki üç yıllık tedavi sürecinde eşini bir an olsun yalnız bırakmıyor. Bahçe bakımında olduğu kadar eşinin akıl oyunlarında da başarılı olduğunu ifade eden Kılavuz, “Sabiha hanımın rahatsızlığı 2015 yılında başladı. Yavaş yavaş fark ettik rahatsızlığını. Önce unutkanlıklar başladı; gideceği yeri, alacağı şeyi bilmedi. ‘Ne alacaktım, ne yapacaktım, ne ettim, şu nasıl oluyordu, bunun adı neydi?’ gibi soruları gün geçtikçe arttı. Hiç böyle olacağını tahmin etmiyordum. Tatlı günleri özlüyorum, ne desek boş” dedi.

Sabiha Kılavuz’un hastalığı sonrası hayatlarının büyük oranda değiştiğini anlatan eşi Ahmet Kılavuz, “Eşimin çamaşırına bakıyorum, üstüne bakıyorum, yemeğine bakıyorum. Kahvaltısını hazırlıyorum. Allah ne kadar kısmet ederse, ömrümüz yettiğince, ölünceye kadar eşime bakarım” şeklinde konuştu.

Her fırsatta Sabiha Kılavuz’a olan sevgisini dile getiren Ahmet Kılavuz, “Çok sevdim. Sabiha Hanımı çok sevdim. Güzel, tatlı günlerimiz oldu. Sabiha ile 57 yıldır aynı yastığa baş koyuyoruz. Kafa dengiyiz. Sana ne diyeyim, bizdeki bu uyumu başkasında görmedim. Bunca zamandır birbirimizi kırmadık. Sevgi de bambaşka” ifadelerini kullandı.

Gaziantep’te bir evleri olduğunu ama Oğuzeli’ndeki bahçeli evlerinde ikamet ettiklerini dile getiren Ahmet Kılavuz, “Sabiha bahçede geziyor, dolaşıyor, otları yoluyor. Ben de rahat ediyorum, kendi de rahat ediyor” ifadelerini kullandı.

“Sadece çocuklarını görünce ve Moral Evi’nde mutlu oluyor”

Ahmet Kılavuz bir ömrü birlikte geçirdiği eşi Sabiha’nın son zamanlarda sadece çocuklarıyla bir araya geldiğinde ve Moral Evi’nde kendisini mutlu hissettiğini söyleyerek, “Buradaki arkadaşlarıyla karnındaki sancısını bile unutuyor, rahatlıyor. Burada türkü söylüyorlar, şarkı söylüyorlar, Türk sanat müziği söylüyorlar. Jimnastik yapıyor, hareket yapıyorlar, ondan sonra boyama boyuyorlar. Örgü örüyorlar. Arkadaşlarıyla konuşuyorlar işte, vakit güzel geçiriyor burada. Burada kendini daha rahat hissediyor” şeklinde konuştu.

Moral Evi’ndeki tedavi sürelerinin 4 ila 5 saat arasında değiştiğini anlatan Ahmet Kılavuz, “Ben de eşimle beraber seanslara giriyorum. Kendisiyle oturuyorum. Kendisiyle beraber sohbete dalıyorum. Burada birlikte spor yapıyoruz. Koşu bandına yürüyüş yapıyoruz. El işler, boyama işleri, zeka oyunları etkinliklerine katılıyoruz. Vaktimiz güzel geçiyor burada” diye konuştu.

(FA-LO-HA-Y)

]]>
https://www.haber60.com.tr/yarim-asirlik-bir-ask-hikayesi-alzheimer-hastasi-esini-bir-an-olsun-yalniz-birakmiyor/feed/ 0
Gaziantep’te Alzaymır Hastası Kadına Eşi Moral Evi’nde Destek Oluyor https://www.haber60.com.tr/gaziantepte-alzaymir-hastasi-kadina-esi-moral-evinde-destek-oluyor/ https://www.haber60.com.tr/gaziantepte-alzaymir-hastasi-kadina-esi-moral-evinde-destek-oluyor/#respond Thu, 28 Mar 2024 08:18:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24406 Gaziantep’te ikamet eden Ahmet Kılavuz, 57 yıllık eşi Sabiha Kılavuz’a ileri seviye alzaymır teşhisi konulmasının ardından onu bir an olsun yalnız bırakmıyor. Hastalığın semptomlarını hafifletmek ve sosyalleşmek için Gaziantep Büyükşehir Belediyesine bağlı Moral Evi’ne giden çift, hem tedavi oluyor hem de o eski güzel günlerini merkezde yeniden yaşıyor.

Gaziantep’te Ahmet ve Sabiha Kılavuz çifti 57 yıl önce ailelerin kararıyla görücü usulü hayatlarını birleştirdi. Ahmet Kılavuz (82), ailesinin bu kararını 1 yıllık askerken öğrendikten sonra Sabiha Kılavuz (79) ile mektuplaşmaya başladı ve evlendi. Kılavuz çifti, şimdilerde alzaymır hastalığı dolayısıyla ve sosyalleşmek için Gaziantep Büyükşehir Belediyesine bağlı Moral Evi’ne her çarşamba misafir oluyor.

İleri seviye alzaymır hastası olan Sabiha Kılavuz’un en büyük destekçisi olan eşi Ahmet Kılavuz, Moral Evi’ndeki üç yıllık tedavi sürecinde eşini bir an olsun yalnız bırakmıyor. Bahçe bakımında olduğu kadar eşinin akıl oyunlarında da başarılı olduğunu ifade eden Kılavuz, “Sabiha hanımın rahatsızlığı 2015 yılında başladı. Yavaş yavaş fark ettik rahatsızlığını. Önce unutkanlıklar başladı; gideceği yeri, alacağı şeyi bilmedi. ‘Ne alacaktım, ne yapacaktım, ne ettim, şu nasıl oluyordu, bunun adı neydi?’ gibi soruları gün geçtikçe arttı. Hiç böyle olacağını tahmin etmiyordum. Tatlı günleri özlüyorum, ne desek boş” dedi.

Sabiha Kılavuz’un hastalığı sonrası hayatlarının büyük oranda değiştiğini anlatan eşi Ahmet Kılavuz, “Eşimin çamaşırına bakıyorum, üstüne bakıyorum, yemeğine bakıyorum. Kahvaltısını hazırlıyorum. Allah ne kadar kısmet ederse, ömrümüz yettiğince, ölünceye kadar eşime bakarım” şeklinde konuştu.

Her fırsatta Sabiha Kılavuz’a olan sevgisini dile getiren Ahmet Kılavuz, “Çok sevdim. Sabiha Hanımı çok sevdim. Güzel, tatlı günlerimiz oldu. Sabiha ile 57 yıldır aynı yastığa baş koyuyoruz. Kafa dengiyiz. Sana ne diyeyim, bizdeki bu uyumu başkasında görmedim. Bunca zamandır birbirimizi kırmadık. Sevgi de bambaşka” ifadelerini kullandı.

Gaziantep’te bir evleri olduğunu ama Oğuzeli’ndeki bahçeli evlerinde ikamet ettiklerini dile getiren Ahmet Kılavuz, “Sabiha bahçede geziyor, dolaşıyor, otları yoluyor. Ben de rahat ediyorum, kendi de rahat ediyor” ifadelerini kullandı.

“Sadece çocuklarını görünce ve Moral Evi’nde mutlu oluyor”

Ahmet Kılavuz bir ömrü birlikte geçirdiği eşi Sabiha’nın son zamanlarda sadece çocuklarıyla bir araya geldiğinde ve Moral Evi’nde kendisini mutlu hissettiğini söyleyerek, “Buradaki arkadaşlarıyla karnındaki sancısını bile unutuyor, rahatlıyor. Burada türkü söylüyorlar, şarkı söylüyorlar, Türk sanat müziği söylüyorlar. Jimnastik yapıyor, hareket yapıyorlar, ondan sonra boyama boyuyorlar. Örgü örüyorlar. Arkadaşlarıyla konuşuyorlar işte, vakit güzel geçiriyor burada. Burada kendini daha rahat hissediyor” şeklinde konuştu.

Moral Evi’ndeki tedavi sürelerinin 4 ila 5 saat arasında değiştiğini anlatan Ahmet Kılavuz, “Ben de eşimle beraber seanslara giriyorum. Kendisiyle oturuyorum. Kendisiyle beraber sohbete dalıyorum. Burada birlikte spor yapıyoruz. Koşu bandına yürüyüş yapıyoruz. El işler, boyama işleri, zeka oyunları etkinliklerine katılıyoruz. Vaktimiz güzel geçiyor burada” diye konuştu. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber60.com.tr/gaziantepte-alzaymir-hastasi-kadina-esi-moral-evinde-destek-oluyor/feed/ 0
YSK Üyeleri Adıyaman’da Seçim İncelemeleri Yaptı https://www.haber60.com.tr/ysk-uyeleri-adiyamanda-secim-incelemeleri-yapti/ https://www.haber60.com.tr/ysk-uyeleri-adiyamanda-secim-incelemeleri-yapti/#respond Tue, 05 Mar 2024 02:00:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15390 Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Üyeleri Mahmut Akgün ve İsmail Kalender, 31 Mart seçimleri öncesi deprem bölgesi Adıyaman’da incelemelerde bulunarak toplantı düzenledi.

Deprem bölgesi Adıyaman’da, vatandaşların 31 Mart seçimlerinde daha rahat oy kullanabilmeleri ve her hangi bir mağduriyet yaşamamaları için çalışmalar yaptıklarını dile getiren Yüksek Seçim Kurulu Üyeleri Mahmut Akgün ve İsmail Kalender, ilk olarak Adıyaman Adliyesi’ni ziyaret ederek burada Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Şahin’i makamında ziyaret etti. Gerçekleşen ziyaret sonrası hakimler, savcılar ve seçim kurulu yetkilileriyle bir araya gelerek toplantı düzenlendi.

Seçim öncesi ve seçim sonrası deprem bölgesinde vatandaşların daha rahat bir şekilde oy kullanabilmeleri için yapılacak uygulamalar ve aynı zamanda alınması gerekilen tedbirler masaya yatırıldı. Basına kapalı bir şekilde gerçekleştirilen toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Yüksek Seçim Kurulu Üyesi Mahmut Akgün, “YSK adına deprem bölgesindeki seçmenlerin anayasal oy haklarının sağlıklı bir şekilde sağlanmasını teminen yerinde incelemeler yapmak ve özellikle burada çalışan seçim kurulundaki arkadaşlarımızın da seçim işlerine bakan başsavcılık ile komisyon başkanlarımızı hem moral ve motivasyon hem destek hem de varsa ihtiyaçlarını tespit etmek için geldik. Deprem bölgesinde yaşayan seçmenlerin anayasal oy haklarının daha rahat kullanabilmeleri için bizler yasaların el verdiği ölçüde pozitif uygulamalar benimsedik bu seçim döneminde. Hem genel seçimlerde hem de 31 Martta yapılacak mahalli idareler genel seçimlerinde yeter ki seçmenlerimiz depremin mağduriyetinin aynı zamanda seçimde de mağduru olmamaları için biz anayasal haklarını kullanırken rahat olmaları için her türlü bürokratik kırtasiyeden ve sandığa gitmekte yormadan, bıkmadan rahat oy kullanmalarını sağlamak için her türlü tedbiri almıştık. Bizler sahayla sürekli iletişim içerisindeyiz ama mahallinde bizlerde kendimiz görmek istedik. Malumunuz burada ciddi bir deprem yaşandı. Hem okullar yıkıldı hem de seçmenlerimizin bir kısmı başka illere gittiler, bunların geri dönüşlerinde rahat bulacakları yerde oy kullanmaları için kolaylaştırıcı uygulamalar getirdik. Yine konteyner kentlerde yaşayan vatandaşlarımızın daha rahat oy kullanmaları için de her türlü tedbiri aldık. Yine yıkılan okullara ve diğer tesislerde oy kullanılan sandık kurulan yerler için de özellikle valilik ve diğer kamu kurumlarından destek almak suretiyle her türlü çalışma yaptık. Biz bugün ilk etapta başsavcımız ve il seçim kurulu başkanımızın ev sahipliğinde bir toplantı yaptık. Bundan sonra hem seçim personelimizle ve sonrasında da valimiz ile diğer kolluk amirlerimizle beraber bir toplantı yapacağız. Adıyaman’daki çalışmalarımızı tamamladıktan sonrada Urfa’ya geçeceğiz bugün. Arkadaşlarımızın şimdiden bu seçim döneminde gösterdikleri fedakarlık nedeniyle ben hepsine teşekkür ediyorum. ve yine başsavcımıza da destekleri ve ev sahipliği için teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Yapılan açıklamaların ardından Yüksek Seçim Kurulu Üyeleri Mahmut Akgün ve İsmail Kalender, daha sonra Adıyaman Valiliği’ne geçerek burada Adıyaman Valisi Osman Varol, Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Şahin, İl Emniyet Müdürü Cihat Dağdeviren ve İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Hikmet Uz ile bir araya geldi. – ADIYAMAN

]]>
https://www.haber60.com.tr/ysk-uyeleri-adiyamanda-secim-incelemeleri-yapti/feed/ 0
Balıkesir’de Organ Nakli Bekleyen Kadın Sağlığına Kavuştu https://www.haber60.com.tr/balikesirde-organ-nakli-bekleyen-kadin-sagligina-kavustu/ https://www.haber60.com.tr/balikesirde-organ-nakli-bekleyen-kadin-sagligina-kavustu/#respond Tue, 20 Feb 2024 22:03:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10110 Balıkesir’de organ nakli bekleyen böbrek hastası kadın, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Hastanesi’nde yapılan operasyonla sağlığına kavuştu.

Gömeç ilçesinde yaşayan 40 yaşındaki Mevlüde Talan’a, 2013’te başvurduğu hastanede polikistik (her iki böbrekte yer alan çok sayıda kistle kendini gösteren, karaciğer, pankreas gibi diğer organlarda da kistlere neden olabilecek genetik geçişli bir hastalık) böbrek hastalığı teşhisi konuldu.

Haftanın üç günü diyalize girerek yaşamını sürdüren Talan, 7 yıl önce organ nakli için ÇOMÜ Organ Nakli Merkezine başvurdu.

Nakil sırası 3 yıl önce kendisine geldiğinde telefon aramasına cevap veremediği için bulunan organ başkasına nakledilen ve beklemeye devam eden kadın, kısa süre önce ikinci kez arandığında hemen eşiyle hastaneye gitti.

Bilecik’te 22 yaşındaki gencin trafik kazası sonrası beyin ölümü gerçekleşince ailesi tarafından bağışlanan böbreği, Talan’a operasyonla nakledildi.

Mevlüde Talan, AA muhabirine, 11 yıl sonra rahatlıkla su içebildiği ve ağrılarından tamamen kurtulduğu için mutlu olduğunu söyledi.

Böbrek hastalığının kendisini bu süreçte çok etkilediğini, hayatını sürdüremez hale geldiğini belirten Talan, 3 yıl önce nakil sırasının geldiğini ancak telefonu duymadığını, çağrıyı cevaplayamayınca bir sonraki hastaya nakil yapıldığını anlattı.

Nakil bekleyen hastalara telefonlarını yanlarından ayırmamalarını tavsiye eden Talan, “Nakil işleminin ne zaman olacağı belli değil. Ben ilk hakkımı kaybettim, sonra telefonumu yanımdan hiç ayırmadım. Bavulumu hazırladım bekledim.” dedi.

Diyaliz sürecinin çok zor geçtiğini vurgulayan Talan, cihaza girdikten sonra birkaç gün kendisine gelemediğini dile getirdi.

Talan, su içemediğini, bazı gıdaları yiyemediğini aktararak, “Nakilden sonra çok mutluyum. Çok rahatım. Hayatım normale döndü. Nakilden sonra ilk yaptığım şey su içmek oldu. Sağ olsun hemşireler su verdiler. Rahat rahat su içtim. 11 yıl sonra yeniden hayata döndüm. Herkesi organ bağışına davet ediyorum.” ifadesini kullandı.

Kazada yaşamını yitiren gence Allah’tan rahmet dileyen Talan, organlarını bağışlayıp hayata tutunmasına vesile olan aileye teşekkür etti.

Eşi Cemil Talan da hastanede kendileriyle çok yakından ilgilenildiğini ifade ederek, tedavi sürecinde yanlarında olan nakil ekibine teşekkürlerini iletti.

“3 günde bir diyalize giriyordu”

ÇOMÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Cabir Alan ise böbrek hastalığının insanları en çok etkileyen rahatsızlıklardan olduğunu belirtti.

Kazada yaşamını yitiren gencin, bağışlanan organlarıyla 5 kişiye umut olduğunu vurgulayan Alan, şunları kaydetti:

“Nakil bekleyen hastalar için bu haberler yeni bir hayat demek. Mevlüde Talan, 11 yıldır neredeyse hiç idrara çıkamamış, idrarın ne olduğunu unutmuş. Nakilden hemen sonra, birinci gün itibarıyla 1 litreye yakın idrar çıkardı. Diyalizde hastaların en büyük sıkıntısı sıvı alımıyla alakalı çünkü böbrek çalışmadığı için içtikleri sıvı vücutta birikim yapıyor. Bu da ödem ve nefes problemi yapıyor. Bu hastalarımız daha önce suyu yudum yudum içerler. Mevlüde Hanım da sıvı almadığı için idrar çıkışı sıfır noktasındaydı. 3 günde bir diyalize giriyordu. Kendisinin en çok özlediği şey kana kana su içmekti. 11 yıldır bir bardak bile su içemiyordu. Artık bundan sonra rahat rahat su içebilecek ve gezebilecek.”

Türkiye’de yaklaşık 28 bin hastanın nakil beklediğini dile getiren Alan, Kovid-19 salgınından sonra organ bağışının durma noktasına geldiğine dikkati çekti.

Prof. Dr. Alan, 100 hasta böbrek yetmezliği sürecine girdiğinde yaklaşık yüzde 50’sinin ilk yılın sonunda yaşamını yitirdiğine işaret ederek, “10’uncu senenin sonunda hayatta kalan kişi sayısı ise 10’dur. Bu hastaların tek yaşama tutunma şekli nakildir. Diyaliz sadece geçici bir süreçtir. Bu nedenle vatandaşlarımızdan organ bağışı konusunda destek olmalarını, bu insanlara yardımcı olmalarını talep ediyorum.” diye konuştu.

ÇOMÜ Organ Nakli Merkezi’nde 2017’den bu yana 200 nakil operasyonu gerçekleştirdikleri bilgisini veren Alan, başarı oranlarının yüzden 90’ın üzerinde olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/balikesirde-organ-nakli-bekleyen-kadin-sagligina-kavustu/feed/ 0
Mersin Büyükşehir Belediyesi, atıl durumdaki otobüsleri yeniden dizayn ederek ‘Mobil Yaşam Otobüsleri’ oluşturdu https://www.haber60.com.tr/mersin-buyuksehir-belediyesi-atil-durumdaki-otobusleri-yeniden-dizayn-ederek-mobil-yasam-otobusleri-olusturdu/ https://www.haber60.com.tr/mersin-buyuksehir-belediyesi-atil-durumdaki-otobusleri-yeniden-dizayn-ederek-mobil-yasam-otobusleri-olusturdu/#respond Sun, 07 Jan 2024 21:24:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2620 Mersin Büyükşehir Belediyesinin atıl durumdaki otobüsleri yeniden dizayn ederek oluşturduğu ‘Mobil Yaşam Otobüsleri’, özellikle uzak bölgelere giden ve çalışmaları günlerce süren personelin rahat ve hijyenik bir şekilde konaklamasına olanak sunuyor.

Buzdolabı, televizyon, ısıtma soğutma sistemleri için gerekli olan elektrik enerjisini üstünde yer alan güneş panellerinden alan, yenilikçi tasarımlara sahip ‘Mobil Yaşam Otobüsü’, Makine İkmal Dairesi Başkanlığı atölyelerinde kullanımdan çıkarılan ve atıl vaziyette bulunan eski otobüslerden yapılıyor.

“Mobil Yaşam Otobüsünde ne ararsanız var. 5 yıldızlı otelden farkımız yok”

Mobil Yaşam Otobüsünün içerisinde yatak, televizyon, banyo, lavabo gibi her unsurun yer aldığını belirten Yol ve Asfalt Şube Müdürlüğünde yol asfalt formeni olarak görev yapan Burhan Erol, “Otobüste kısacası ne ararsanız var. 5 yıldızlı otelden hiçbir farkımız yok. Rahatız, sabah dinç kalkıyoruz. İşimizin aksamaması için genelde bu tür işlerde burada kalıyoruz” dedi.

“Mobil Yaşam Otobüsümüz hem ekonomik hem de rahatlık açısından çok güzel”

Büyükşehir Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığında görev yapan ekip çavuşu Aydın Güngör de “Şu anda Gülnar’da hizmet yapıyoruz. Mobil Yaşam Otobüsümüz çok güzel. Hem ekonomik hem de rahatlık açısından çok güzel. Duşu, lavabosu var. Rahatlık ve konfor konusunda da güzel. Başkanımızdan Allah razı olsun. Bize güzel bir hizmet örneği verdi” ifadelerini kullandı.

Önceden ilçeden evlere geri dönüp tekrar gelmenin zor olduğunu söyleyen Güngör, “Çalışma sisteminin içerisinde zaten yoruluyoruz. Bir de bunun üzerine yolculuk yaptığın zaman yorgunluk biraz daha artıyor. Bu hizmetin gelmesiyle beraber bu yorgunluk daha az bir seviyeye düştü. Güzel bir hizmet. Bu hizmetten faydalanmak da bizim için çok güzel” diye konuştu. Otobüste rahat, konforlu ve huzurlu bir şekilde kaldıklarını söyleyen Güngör, “Dün geceden itibaren burada kaldık. Sabah mesai saatlerinden önce ekiple beraber kahvaltımızı yaptık. Daha sonra da yol güvenliğimizi sağlayarak, günlük çalışma sistemimize başladık” şeklinde konuştu.

“Burası bir evi aratmıyor”

Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığında çalışan personel Ahmet Kadir Çalık, “Bugün programımızda Gülnar’ın Büyükeceli yolunda asfalt çalışmaları vardı. Merkezde olduğumuz için mesafe olarak bayağı bir uzağız. Bir günde tekrar gidiş-dönüş yapamıyoruz. Sağ olsun Büyükşehir Belediyemiz bize göre bir karavan ve otobüs tarzında bir araç tahsis etti. İçerisinde yatağımız, banyomuz, lavabomuz, koltuklarımız var. Buzdolabından tutun da ısıtma sistemine, televizyonumuza kadar her şeyi temin etmişler. Burası bir evi aratmıyor. İşimiz bittiği zaman burada istirahatimizi yapıyoruz. Yemeğimizi burada yapıyoruz. İhtiyaçlarımızı burada gideriyoruz. Güzel yani. Bütün işimizi görebiliyoruz. Ev gibi diyebilirim. Başkanımız Vahap Seçer’e çok teşekkür ederiz” diye konuştu.

Mobil Yaşam Otobüsü olmadan önceki süreçten de söz eden Çalık, “Önceden bu araç olmadığı zaman uzun yerlere gün içinde gelip kısa mesafeli işler yapıyorduk. Şu an bu otobüsle beraber hem burada planımızı önceden yapabiliyoruz. Asfaltımızı daha önceden serebiliyoruz, yetişebiliyoruz. Çok memnunuz, her şeyi düşünmüşler. Yatağımızdan tutun, dolabımıza, televizyonumuza, buzdolabımıza kadar her şeyimiz var” dedi, – MERSİN

]]>
https://www.haber60.com.tr/mersin-buyuksehir-belediyesi-atil-durumdaki-otobusleri-yeniden-dizayn-ederek-mobil-yasam-otobusleri-olusturdu/feed/ 0