Muğla’nın Yatağan Belediyesi ile 2014 yılında Yunanistan’ın Nisyros Belediyesi arasında kardeşkent olmak için çalışma başlatılmış. Her iki ülkede 2014 yılından sonra yaşayan olaylar ve araya pandeminin girmesi askıya alınan Kardeşkent çalışmaları 31 Mart seçimleri sonrası tekrar başladı.
Yatağan Belediye Başkanı Mesut Günay, 2014 yılında başlatılan kardeşkent çalışmalarının tekrar hayata geçirilmesi ve ön protokole çevrilmesi için Nisyros Belediye Başkanı Prof. Dr. Christofis Koroneos’u Yatağan’a davet etti. Nisyros Belediye Başkanı Prof. Dr. Christofis Koroneos, eşi Kaliopi, danışmanı Samis Paizanoglu ve eşi yapılan davet sonrası Yatağan’a geldiler.
Yatağan Belediyesinde bir araya gelen Nisyros Belediye Başkanı Prof. Dr. Christofis Koroneos ve Yatağan Belediye Başkanı Mesut Mesut Günay, ön protokol imzalayarak imzalanan protokolü Meclislerine sunacaklar.
Nisyros Belediye Başkanı Prof. Dr. Christofis Koroneos, “2014 yılında rahmetli Haşmet Başkan ile başlamıştık kardeşşehir çalışmalarına. Büyük bir adım atmıştık. Bir noktaya kadar geldik, bütün anlaşmaları hazırladık meclisten geçirmek üzere. Fakat ardından birçok olay yaşandı. Siyasi, pandemi gibi. Ama şimdi Mesut Başkan ile ileriye götürmek için tekrar bir araya geldik. Bugün yapacağımız çok büyük bir örnek olabilir. Biz meclisten geçireceğiz. Yatağan da aynı yapacak. Bu yapacağımız kardeşkent protokolünü diğer bütün Ege kıyısındaki belediyeler örnek olarak alsın. Bu çok önemli. Halkları birleştirir, işbirliğini büyütür. Gelecek için de bir ışık olacak” dedi.
Yatağan Belediye Başkanı Mesut Günay, “Bir denizin iki yakası olan iki kardeş halkın birlikte olması ve bu barış çubuğunun buradan yakılmış olması biçe ayrıca mutluluk verir. Geçmiş dönem Belediye Başkanımız rahmetli Hasan Haşmet Işık Başkanımızın başlattığı ama süre içeresinde yarım kalan bu durumu Tarcan Oğuz Bey’in de katkıları ile birlikte bu ilişkiyi ileriye taşıyacağız. Gerek sosyal alanda, gerek turizm alanında gerekse ticari alanda örnek teşkil edecek bir protokol ile ilk ön damını atmış bulunmaktayız. İlerleyen zamanda bu ilişkilerimizi geliştirerek diğer ilçe belediyelerimize örnek olmasını temenni ediyoruz. Biz birkaç gün önce Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras Bey’i ziyaret ettik. Ahmet Aras Başkanımız da bu konuda çok olumlu baktı bu ilişkilere. 7 Temmuz’da Ahmet Aras Başkanımız ile birlikte biz de heyet olarak Nisyros’u ziyaret edeceğiz” dedi.
Muğla Büyükşehir Belediyesi İlçe Hizmetleri Daire Başkanı Durmuş Ali Öztürk, “Ege denizinin bir barış denizi olması Ege’nin iki yakasının bir araya gelmesi konusunda taşın altına ellerini koydukları için. Bu konuda Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’ın sonsuz desteği var. Çok olumlu bir gelişme. Ama geçmişi de unutmamak lazım. Başkanlarımın ikisi de yadetti. Bu projenin başlatıcısı rahmetli Hasan Haşmet Işık başkanımızdır” dedi. – MUĞLA
]]>ATO 67 No’lu Sigortacılık Hizmetleri Meslek Komitesi ile Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Finansal Bilimler Fakültesi Sigortacılık Bölümü öncülüğünde gerçekleştirilen protokol; eğitim, staj, araştırma, organizasyon ve etkinliklerin gerçekleştirilmesi ve danışmanlık konularında iş birliği ile uzaktan veya yüz yüze tezsiz yüksek lisans ve özel eğitim programlarında Ankara Ticaret Odası üyesi firma yetkililerine kontenjan verilmesini kapsıyor.
ATO Duatepe Hizmet Binası’nda gerçekleşen iş birliği protokol imza töreninde konuşan ATO Başkanı Gürsel Baran, protokol kapsamında Ankara Ticaret Odası’nın, öğrencilerin zorunlu ve gönüllü stajları konusunda üniversite ile firmalar arasında köprü rolü üstleneceğini belirterek, şunları söyledi:
“Protokol çerçevesinde bir yandan öğrencilerimizin diğer yandan da sigorta sektörümüzün gelişimine katkı sağlayacağız. Sigortacılık, tüm dünyada hızla gelişen bir sektör. Ekonomilerin emniyet sübabı durumunda. Sigortacılık sektörü, sadece bireylerin ve işletmelerin risklerine karşı koruma sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda ekonomik büyümeye ve istikrara da önemli katkılarda bulunuyor. Böylesine önemli bir sektörün nitelikli işgücü ihtiyacına katkı sağlayacak olmak önemli. Genç nüfus ve nitelikli iş gücü en kıymetli sermayemiz.”
Baran, protokole dahil olan sigorta acentelerinin belirleyeceği kontenjan çerçevesinde stajyer alımlarının gerçekleştirileceğini, bu iş birliği sayesinde öğrencilerin teorik bilgilerini pratik deneyimle birleştirerek sektördeki işleyişi daha yakından tanıma imkanı bulacağını kaydetti. Baran, “Gençler sahada deneyim kazanırken, sigorta sektörü de nitelikli iş gücü için yetenekli gençlerle buluşma fırsatı yakalamış olacak” diye konuştu.
İstihdam fırsatı
Bölümden dereceyle mezun olan ilk üç öğrenciye iş birliği protokolüne dahil olan firmalardan istihdam imkanı sağlanacağını ifade eden Baran, “Bu durum gençlerimiz için eğitimlerini başarıyla tamamlamak açısından motive edici bir hedef sunarken sektördeki nitelikli çalışan sayısının artmasına da katkı sağlayacak” dedi.
Kalkınmanın anahtarı
Ankara Ticaret Odası olarak, üyelerinin ve çalışanlarının mesleki gelişimine önem verdiklerini bu çerçevede Başkent’teki üniversitelerle iş birliği protokolleri hayata geçirdiklerini kaydeden Baran, sözlerini şöyle tamamladı:
“İş dünyamız ve üniversitelerimiz arasındaki diyaloğu güçlendirmek, üniversitelerimizin bilimsel çalışmalarının reel sektöre aktarılmasını sağlamak, böylelikle sektörlerimizin, ticaretimizin, ihracatımızın, istihdamımızın gelişmesine, ilerlemesine katkıda bulunmak Ankara Ticaret Odası olarak öncelikli hedefimiz. Reel sektör ve üniversite iş birliği çok kıymetli. Tüm dünyada kalkınmanın anahtarı, olmazsa olmazı durumunda. Üniversitelerimizin birikimlerini ve potansiyelini sektörlerimize aktarması; iş dünyamızın bilimsel ve teknolojik gelişmeleri takip ederek, işlerine entegre edip gelişmesine fayda sağlarken; diğer yandan reel sektörün ihtiyacı olan nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine de katkı sağlıyor.”
Bostancı: “Hayatın dinamiği ticaret”
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Naci Bostancı da üniversitelerin pratikte eğitimi sadece kendi imkanlarıyla gerçekleştirmelerinin mümkün olmadığını dile getirerek, “Öğrenciler kitaptan okuduklarını hayatın gerçek zemininde de test etme, görme imkanına kavuştuklarında teori ve pratik iş birliği gerçekleşir. Hayatın dinamiği ticaret. Türkiye’nin kalkınması, büyümesi, gelişmesi derken arkasında bütün bunlara ilişkin rakamlar var ve şüphesiz o rakamların dinamosu da ticaret. Bunlardan bahsetmeden güçlü ve kudretli bir Türkiye’den bahsedemeyiz. Ticaret burada teknolojik gelişmeyi ve ticaret yapanların işlerini daha iyi yapmasını temin ediyor” dedi.
Ticaretin en kutsal işlerden biri olduğunu belirten Bostancı, “Okullar öğrencilere işi kitaptan öğretiyor. Ama Ankara Ticaret Odası’nın kıymetli üyelerinin şirketlerinin pratiği, şüphesiz bizim için çok kıymetli. Bu iş birliğinden iyi sonuçlar çıkacak” ifadelerini kullandı.
]]>Trabzon’un yıllardır beklediği projelerin başında yer alan Raylı Sistem Hattı’nın devir protokolü imzalandı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nde düzenlenen devir protokolü törenine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Yalçın Eyigün ile Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazetede yayınlanan kararla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından üstlenilecek proje aynı zamanda tek bir protokol ile Türkiye’nin en uzun raylı sistemi olacak. İlk etapta 8.7 kilometresi ile başlayan ardından da 32 kilometrelik uzunluğuna sahip olacak Trabzon Raylı Sistem Hattı’nın 2028 yılında hizmete girmesi hedefleniyor.
Devir protokolünde bir konuşma yapan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, raylı sistem çalışmalarını hızlı bir şekilde başlattıklarını belirterek, “Projemiz genel itibariyle 824 bin kişinin yaşadığı şehrimizde özellikle Akçaabat, Yomra ve Ortahisar ölçeğimizde 500 bin kişinin yaşadığı sirkülasyonun en yoğun olduğu alana hizmet etme hedefiyle beraber oluyor. Yani Akçaabat ve Yomra arası planlanıyor. Ancak projemizin başlangıç aşaması şehir hastanemizin de hizmete alınması ile beraber daha yoğun bir alan olacak etaplamanın en yoğun alanı Akyazı-Meydan olarak yani 8.7 km’lik alan itibarıyla inşallah başlayacağız. Hemen akabinde üniversitemizde yani Akyazı-Havalimanı aksıyla beraber 16 km’lik kısmını Ortahisar ölçekli olarak ele alacağız ardından da Akçaabat bağlantımız ve Yomra bağlantımız şeklinde projemize inşallah devam ettirmeyi arzu ediyoruz. Tabii ki bütün şehirlere yapılan hizmetlerin bahanesi kıymetli Cumhurbaşkanımızın ülkesine milletinden memleketine hizmet etmeye adanmış olan liderimizin Cumhurbaşkanımızın iradesi kararı kararlılığı ve hizmete aşkıdır. Hatırlarsanız bu projemizi kıymetli Cumhurbaşkanımız Trabzon’u ziyaretinde de hemşerilerle beraber buluşmasında da gündeme getirmiş paylaşmış biz de bir manada ondan sonraki süreci şehrimizde bu projeyi önceliklendirerek ve şehirdeki beklentiyi karşılamak adına bu çalışmayı hızlı bir şekilde başlattık” dedi.
Proje tek bir protokol ile imzalanan en uzun raylı sistem çalışması olacak
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Yalçın Eyigün ise yaptığı konuşmada, Türkiye’de 970 kilometre raylı sistem işletmeciliği olduğunu belirterek “Şehirler çok büyüdü onlarca yıl önce bir trafik sorunu yoktu ama artık insanların büyükşehirlerde yaşarken ilk akıllarına gelen problem trafik problemi. İkinci problem ise Karadeniz’de daha çok yaşadığımız arazi problemi. Birkaç on yıl önce baktığımızda şehirlerde toplu taşıma önemli değildi. Son 15-20 yılda daha hayati hale geldi. Şehirler büyüdükçe ulaşım ana planlarının gerektirdiği ulaşım ihtiyaçları artıyor. Trabzon’da ulaşım ana planının güncellenmesiyle bir raylı sistem ihtiyacı ortaya çıktı. 800 bini aşkın nüfus herkesin şehir merkezine gelme durumu var. Burada uzun bir planlama gerekiyordu. Bu anlamda bugün kadar Türkiye’de 970 kilometre raylı sistem işletmeciliği var. Bunun 433 kilometresini bakanlığımız gerçekleştirdi. Bugünkü protokolde de tek bir protokol ile en uzun raylı sistem çalışması Trabzon için başlıyor. İki ucuna baktığımızda 32 kilometreden bahsediyoruz. Diğer şehirlerde yapımı devam eden 61 kilometre raylı sistem hattı var. Bugün inşallah imzasını atıyorken etüdümüzün, projelerimiz, sondajlarımızın 1-1.5 yıl içerisinde tamamlanması, 2025 yılında inşallah yapım aşamasına getirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Başkan Genç projenin 2028 yılında bitirilmesinin hedeflendiğini belirterek, “Uygulama projemizi inşallah tamamlayıp süratle 2025 programımıza yetiştiğimiz taktirde 2025 yılında fiilen başlayıp 2028 yılında bunu bitirmeyi hedefliyoruz. Bunu Bakanımız ile paylaştık. Süratli çalışacağız. Şehrimizde beklenen bir proje. Bizim önceliklerimiz arasında 3 temel projeden bir tanesi ve birincisidir” diye konuştu. – TRABZON
]]>Taraflar arasında eğitim, sertifika programları, öğretim, akademik ve kültürel iş birliği usul ve esaslarını kapsayan protokol için Rektörlük Toplantı Salonu’nda düzenlenen imza törenine; ERÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Oktay Özkan, Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu ve Prof. Dr. Hakan Aydın da katıldı.
ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Op. Dr. Kemal Tekden’e bu protokole vesile olması ve desteği nedeniyle teşekkür ederek, “Üniversitelerin görevlerinden biri de eğitim faaliyetlerindeki süreçler. Bu süreçlerin sağlıklı olarak ilerlemesi, gençlerimizin ihtiyaç olduğu donanımlara sahip olması son derece önemlidir. Çünkü artık günümüzde eğitim boyutunda bakıldığında sadece bir dil değil, birden fazla dil bilmek önemli hale gelmiştir. Burada dikkat çekici olan üstün zekalı ve dahi çocukların eğitim noktası. Bu çok önemli ve hassasiyet gerektiren bir durumdur. Eğitim boyunda bu öğrencilerin ihtiyacı olan dozajı yüklemeyi sağlıklı yapamazsanız özellikle bu çocuklarımızın çok daha başarısızlıkları ve olumsuzlukları ortaya çıkabilmekte. Bu manada biz Erciyes Üniversitesi olarak üzerimize düşen görevi ortaya koymaya ve süreçlere katkı sağlamaya devam edeceğiz” dedi.
Türkiye Üstün Zekalı ve Dahi Çocuklar Eğitim Vakfı Genel Başkanı Op. Dr. Kemal Tekden de TÜZDEV’in kamu yararına bir vakıf olduğunu belirterek, “Özellikle zeki, ileri zekaya sahip çocuklarımızla ilgili bir çalışma içerisinde Türkiye’de beşeri sermayenin önemine inanan, bunu ön plana çıkaran, bunun ülke açısından ne kadar önemli olduğunu bilen kurumlarla iş birliği içerisindeyiz. Bu vesileyle Ülkemizin en önemli üniversitelerinden biri olan ve çok üstün başarılara imza atan Erciyes Üniversitemiz ile de büyük protokol yapma ihtiyacı hissettik. Bu ufka sahip olan Sayın Rektörüme çok teşekkür ediyorum. Kendisi, Türkiye’de böyle bir genç ve çocuk kesimin olduğunu ve bunun Ülkemizin geleceği açısından ne kadar önemli olduğu konusuna vakıf. Bu çocuklarımızla hakkıyla ilgilenip ellerinden tutabilirsek, gelecekte Ülkemizin önünü açabilecek şahsiyetler olacaklardır. İlk çalışmamız da 26 Mayıs’ta İstanbul’da bir çalıştay olacak. Buna Erciyes Üniversitemiz de bütün gücüyle katılacak. Bu protokol çok güzel işlere vesile olur İnşallah. Hayırlı uğurlu olsun” şeklinde konuştu.
Konuşmanın ardından Rektör Prof. Dr. Fatih Altun ile TÜZDEV Genel Başkanı Op. Dr. Kemal Tekden protokolü imzaladı.
Protokol kapsamında; Vakıf tarafından yürütülecek ulusal ve uluslararası kalkınma projeleri, Avrupa birliği projeleri, TÜBİTAK ve tüm hibe programlarına, ilgili birimlerle mutabık kalınmak suretiyle tarafların imkanları doğrultusunda destek verilecek.
Kongre, ortak araştırma projesi, konferans, toplantı, seminer, sempozyum, çalıştay ve panel gibi ortak akademik ve bilimsel etkinlikler düzenlenerek, ortak etkinlikler için konferans veya seminer salonlarının ilgili biriminin uygunluk durumuna göre kullanımı sağlanacak ve gerekli personel desteği verilecek.
Üniversitenin bulunduğu ilde “Üstün Zekalı Çocuklar Eğitici Eğitimi”, “Akıl Oyunları Eğitici Eğitimi” gibi öğretmen ve velilere yönelik sertifika programlarının düzenlemesinde iş birliği yapılarak, vakfın gerekli şartları sağlaması durumunda üniversitenin eğitimleri sertifikalandırılacak. Üniversiteye bağlı ilgili fakültelerde öğrenim gören öğrencilerin Vakıf bünyesindeki sosyal sorumluluk projelerinde, basın-yayın faaliyetlerinde, toplum hizmet uygulamalarında ve ayrıca her iki tarafça yürütülecek projelerde görev alanlarla ilgili birimlere öncelik sağlanacak. – KAYSERİ
]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentteki sokak hayvanlarına acil müdahale kapsamını genişletecek önemli bir protokole imza attı. Türkiye’ye örnek olacak protokol Türk Veteriner Hekimler Birliği İzmir Veteriner Hekimleri Odası ile yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile İzmir Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Selim Özkan arasında imzalanan “İzmir ilinde sahipsiz hayvanların acil müdahale gereksinimine yönelik işbirliği” protokolünün imza törenine, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Şükran Nurlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Tülay Yeşillik, Veteriner İşleri Şube Müdürü Umut Polat ve İzmir Veteriner Hekimleri Odası Yönetim Kurulu üyeleri katıldı.
Protokol ile İzmir’de öncelikle olanakları kısıtlı ilçelerde ( Kiraz, Beydağ, Ödemiş, Bayındır, Torbalı, Selçuk, Tire, Menderes, Çeşme, Karaburun, Urla, Kınık, Bergama, Aliağa, Dikili, Foça, Menemen, Seferihisar, Kemalpaşa) acil tıbbi müdahale gereksinimi olan sahipsiz hayvanlara destek olunacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından koordinasyon sağlanarak İzmir Veteriner Hekimleri Odası’na bağlı klinikler tarafından gerekli ön tedavi süreçlerine katkı sağlanacak.
“BİZ BAŞLAYALIM BİTİREN BULUNUR”
Türkiye’ye örnek olacak bir projeye tekrar birlikte imza atmanın gururu içerisinde olduğunu ifade eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Bu işlerin yürümesi güvenle ilgili. Güven perçinlendikçe daha cesur adımlar atılıyor. Bunlar hep geleceğe ışık tutan, yüreğimize su serpen adımlar. Güveniniz ve katılımınız için çok teşekkür ediyorum. Türkiye’nin birçok yerinde bu işler yapılmıyorsa bürokrasinin fren mekanizmasındandır. Bizim bürokratlarımız kent hassasiyeti taşıyor ve adımlarını hep öyle atıyor. Yürek ferahlatan bir çalışma oldu. Biz başlayalım, bitiren bulunur” dedi.
“TÜRKİYE’DE TEK”
İzmir Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Selim Özkan da yapılan protokolden ve katkılarından ötürü Başkan Tunç Soyer’e teşekkür ederek, “Geniş kapsamlı bu proje, Türkiye’de tek. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye’de iki öncü projeyi hayata geçirdik. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İlklerin şehri İzmir yine bakış açısını ortaya koydu. Sizlerin verdiği destekler hepimizi çok mutlu ediyor. Büyük ses getirecek bir uygulama olacak. Bunu daha ileriye götürmek gerek” diye konuştu.
BELİRLENEN KLİNİKLERDE TEDAVİ EDİLECEK
İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Şube Müdürlüğüne bağlı Sahipsiz Hayvanlar Acil Müdahale Ekipleri, metropol alanı içerisinde aktif olarak görev alıyor. Ancak, özellikle çevre ilçelerde mesai saatleri sonrası artan acil vaka yoğunluğu nedeniyle birçok sıkıntı yaşanıyor. Protokolle, İzmir Veteriner Hekimleri Odası’na bağlı klinikler acil müdahale gereksinimi olan sahipsiz hayvanların gerekli ön tedavi süreçlerine katkı sağlayacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından koordinasyon sağlanarak kliniklere gerekli bilgilendirmeler yapılarak vatandaşlar yönlendirilecek. Tedavi süreci devam ekmesi gereken sahipsiz hayvanların ise İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Şube Müdürlüğü’ne bağlı tam donanımlı birimlerine nakli gerçekleştirilecek.
]]>Erzincan İl Halk Kütüphanesi toplantı salonunda düzenlenen protokol imza törenine; Vali Hamza Aydoğdu, Belediye Başkanı Bekir Aksun, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, vali yardımcıları, ilgili birim amirleri katıldı.
Protokol imza töreninde Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu şu bilgileri verdi:
“Erzincan ili yapı stoku değerlendirmesi komisyonu 23.02.2023 tarihinde Erzincan Valiliği ile kurulmuştur. Komisyon tarafından birinci etap kapsamında 2 bin yılı öncesi inşa edilmiş olan 2 kat ve üzeri 3 bin 198 adet betonarme yığma bina incelenmiştir. İncelenen yapılar 4 farklı risk düzeyinde sınıflandırılmıştır. 2. etap kapsamında ise en yüksek risk teşkil edeceği değerlendirilen bin 687 adet binanın literatürde kabul görmüş hızlı değerlendirme metotlarında oluşan Hasan Sözen ve pi 25 metoduyla incelenmesi için gerekli ödeneğin tespit edilerek Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından talep edilmesi ve söz konusu sürecin sağlıklı olarak yürütülmesi temin etmek için iş birliği protokolü yapmak istiyoruz. Milletvekilimiz Süleyman Karaman ile beraber Çevre Şehircilik Bakanlığına gittik bu ödeneği sayın bakanımız Erzincan iline tahsis etti. Bu işi de yapması gereken Erzincan Valiliği koordinesinde Erzincan Belediyesi ile birlikte yapılması gerektiğini söylediği için biz bu ödeneğe protokol ile Erzincan Belediyesine aktaracağız. Bunu aktarınca ne olacak. Bin 687 binamız kalmıştı. Bu binalarında analizi yapılacak. Bu analizlerin sonucunda Erzincan’da deprem sonrası binalarla ilgili bütün sıkıntıları Erzincan Belediyesi ile birlikte gidermiş olacağız. Bu Erzincan halkının gündeminde olan bir konu Ben belediye başkanımıza da teşekkür ediyorum. Çünkü burada çok büyük emeği oldu ve bunu da beraber birlikte çözdüğümüz zaman bu bin 687 binayı da analiz ettiğimiz zaman insanların zihninde açana deprem sonrası bu binaların durumu nedir diye bir soru işareti kalmamış olacak. Yapılacak çalışmalar neticesinde 6306 sayılı kanun ile ilgili mevzuatlar uyarınca riskli olabileceği değerlendirilen yapıların bulunduğu bölgelerin Erzincan Belediyesi tarafından riskli alan veya rezerv yapı alan olarak belirlenmesine yönelik çalışmaların yapılması yerinde ve rezerv yapı dönüşüm sürecinin modellenmesi ve gerekmesi halinde imar planlarındayken kentsel dönüşüme uygun revizyonların yapılması ve bir kısım yapıların mümkün olması halinde güçlendirilmesi metotlarıyla iyileştirilmesi sağlanarak Erzincan ilimizin depremlere dirençli bir kent haline gelmesi amaçlanmaktadır. İkinci protokolümüze gelinecek olursa, Huzur için Erzincan işbirliği protokolü. 15 Mart 2024 tarihinde uygulamaya başlamış olup toplumsal bilinçlendirme ve pozitif kültür değişimi hedeflenmektedir. Güvenli güçlerimizin her zaman ve her yerde varlığını vatandaşına hissettirerek alanda görünür olması, vatandaşlarımızın suç ve suçlulara karşı tedbirli olabilmesi, suçu önleyici tedbirlerin alınması ve suç işleme amacındakilerin caydırılmasına yönelik 8 suç türünde yapılacak olan çalışmalar da ilimizi hiç suçun işlenmediği veya mevcut durumunda daha iyi bir noktaya getirecek daha az suçun ve ihlalin olduğu bir şehir haline getirmek ayrıca bu huzur ortamının tüm ülkece bilinmesini sağlamak amacıyla Huzur Erzincan projesini hayata geçiriyoruz. Bahse konu 8 suç türü ve proje kapsamında yürütücülüğünü yapacak olan koordinatör kurumlar; hırsızlık suçu için Erzincan İl Emniyet Müdürlüğü, Dolandırıcılık suçları için İl Emniyet Müdürlüğü, Aile içi şiddet ve kadına şiddet suçları için Aile ve Sosyal Hizmetler İ Müdürlüğü, Genel adaba aykırı iller için Erzincan İl Emniyet Müdürlüğü, Çevre ve Doğaya Karşı işlenen suçlar için Doğa Koruma Milli Parklar Şube Müdürlüğü, Trafik olayları için Erzincan Belediyesi, Bağımlılıkla Mücadele İçin İl Sağlık Müdürlüğü, Siber suçlarla mücadele için İl Emniyet Müdürlüğü koordinatör kurum olarak belirlenmiştir. Proje kapsamında tüm koordinatör paydaş kurumlar ile birlikte hedef kitleye sosyal medya çalışmaları kısa filimler, seminer, konferans, birebir görüşmeler, broşür, tanıtım faaliyetleri düzenlenecek ödüllendirmekler ve etkinlikler yapılacaktır. Bugün burada 2 projenin protokol törenini yapmış olacağız. Erzincan’ımıza hayırlı olsun.”
Ardından söz alan Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, iki projenin de Erzincan için hayırlı olması temennisinde bulunarak imzalar atıldı. – ERZİNCAN
]]>CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, bakanlıklar tarafından hangi vakıf ve derneklerle protokoller yapıldığını ve bu protokollerin içeriklerinin açıklanması için TBMM Başkanlığı’na her bakanlık için ayrı ayrı soru önergesi verdi.
Kılıç, Bakanlıklara, “Bakanlığınızın, taşra teşkilatlarınızın ve/veya bağlı kuruluşlarınızın herhangi bir vakıf ve/veya dernekle yapmış olduğu protokol var mı? Varsa hangi konudadır? Bu vakıf ve/veya dernekler hangileridir?” sorularını yönlendirdi.
13 BAKANLIK SORULARI YANITSIZ BIRAKTI
Erdan Kılıç’ın soru önergesine, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Tarım ve Ormancılık Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı’nın yani toplamda 13 bakanlık yanıt vermedi.
MEB VE MSB DERNEK VE VAKIFLARIN İSİMLERİNİ AÇIKLAMADI
Milli Eğitim Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı protokol imzaladıklarını kabul ederken, protokol yapılan dernek ve vakıfların isimlerini ise açıklamadı. Sorulara sadece Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı yanıt verdi. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, hiçbir dernek ve vakıfla protokol imzalanmadığını açıklarken, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ise Ankara ve İstanbul’da, Ali Nihat Gökyiğit Vakfı ile Türk Amerikan Kadınları Kültür ve Yardımlaşma Derneği ile iki adet bedelsiz protokol imzalandığını bildirdi.
Konuya ilişkin Erden Kılıç, şunları söyledi:
“15 Ocak 2024 tarihinde 17 bakanlığa da ayrı ayrı hangi dernek ve vakıflarla ilişkileri olduğunu, hangileriyle protokol yaptıklarını, bu protokollerin içeriklerini sormuştum. Bu 17 bakanlıktan sadece Enerji ve Ulaştırma Bakanlıkları sorduğum sorulara şeffaflıkla yanıt verdi. 2024 yılı bütçe konuşmasında gerici vakıf ve derneklerle protokol imzaladığını itiraf eden Milli Eğitim Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı soruları geçiştirmekle yetinmiş, 13 bakanlık ise yanıt vermeye tenezzül dahi etmemiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı, ‘Eğitim ve öğretimin desteklenmesi amacıyla ve öğrenci menfaatleri gözetilmek suretiyle Bakanlığımız ilgili birimleri tarafından protokoller hazırlanmakta ve imzalanmaktadır’ diye cevap vermiştir. Milli Savunma Bakanlığı ise ‘Bakanlığımızca icra edilen tüm faaliyetler ilgili mevzuat esaslarına göre yürütülmektedir’ demekle yetindi. Türk milleti adına bir kez daha soruyorum; hangi dernek ve vakıflarla, hangi protokolleri imzaladınız ve bu protokollerle kimlere, ne kadar ödeme yaptınız?
“NEDEN SUSUYORSUNUZ, NEDEN ÇEKİNİYORSUNUZ”
Türkiye Cumhuriyeti’nin her bir ferdinin cebinden çıkan vergilerle yapılan bu harcamalar halktan neden saklanıyor? Vatandaş yokluktan sıkacak kemer bulamazken kamunun kaynakları ne olduğunu, kim olduğunu bilmediğimiz dernek ve vakıflara içerikleri açıklanmayan protokollerle dağıtılıyor. Vakıf, dernek adı altında bazı cemaatler de bundan besleniyor. Neden susuyorsunuz, neden çekiniyorsunuz? Vatandaşın vergilerini kamuya harcamak yerine nerelere peşkeş çektiğinizi açıklamak zorundasınız.”
]]>4 ayrı protokolün imzalandığı tören Erzincan İl Halk Kütüphanesi toplantı salonunda düzenlendi. Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu başkanlığında düzenlenen protokol imza törenine; Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, Vali yardımcıları, ilgili birim amirleri ve ilgili oda başkanları katıldı.
Protokol imza töreninde Vali Yardımcısı Yusuf İzci tarafından imzalanacak protokollere ilişkin bilgiler verildi.
Bu kapsamda;
“Koyun Sütü Toplama Merkezi ve Coğrafi Tescilli Tulum Peyniri Üretim Tesisi Kurulması”na ilişkin protokolle,
% 75’i Erzincan Koyun Keçi Yetiştiriciler Birliğine, % 12,5’i Erzincan İl Özel İdaresine ve % 12,5 Erzincan Belediye Başkanlığına ait olmak üzere bu 3 kurumun ortaklığıyla kurulacak olan şirket aracılığıyla yaylalardan koyun sütlerinin soğuk zincirle alınarak oluşturulacak fabrikada tulum peyniri üretim süreci tamamlanacak. Böylelikle Tulum Peyniri üretim süreci kontrol altına alınmış olacak. Yapılacak tesisle yılda 300 tona yakın tescilli tulum peyniri üretimi yapılarak, zincir marketlerde Erzincan Tulum Peyniri adı altında satışa sunulmuş olacak.
“Tulum peyniri üzerinde yapılan analizlerde, peynir yapımında kullanılan maya ile analizde çıkan sonuçların farklı çıkmasının nedeninin araştırılması protokolü ile tulum peyniri üretim aşamalarından biri olan mayalama aşamasında kuzu şirdeni kullanıldığı halde analizlerde farklı sonuçlar çıkmaktadır. Bunun sebebinin araştırılması için Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğünce belirlenecek yaylalardan ve üreticilerden Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi hocalarının belirlediği ölçülerde 4 ay boyunca belirli numuneler alınarak analizlerin yapılması sonucunda akademik sonuç elde edilmesi sağlanacak. Böylelikle tulum peynirinde hem belirli bir standartın oluşturulması hem de tescilli tulum peyniri miktarının arttırılması sağlanmış olacak.
Toplu Sera Bölgesi Kurulumu ve İşletilmesine İlişkin Protokol ile birlikte Kemah yolu üzerinde bulunan 504 dönümlük alanın 271 dönümü Erzincan İl Özel İdaresine, 233 dönümü ise Erzincan Belediyesi’ne tahsis edildi. İl özel idaresine tahsis edilen alan 21 parsele ayrılarak vatandaşlara 10 yıllığına kiralanabilecek. Buraları kiralayan kişiler daha sonra da IPARD 3 kapsamında hibe desteklerine başvuru yapabilecekler. Erzincan Belediyesi kendine tahsis edilen alanı ise kendi şirketleri vasıtasıyla seracılık faaliyetinde kullanacak. Altyapı ve sosyal donatı alanları ayrıldıktan sonra yaklaşık 350 dönümlük toplu sera bölgesi oluşturulacak. Bu proje ile birlikte Erzincan genelinde son on yılda yapılan çalışmalar ile birlikte 600 dönüme çıkan sera üretimine bu projeyle birlikte tek kalemde 350 dönüm daha kazandırılmış olacak.
Tarıma Dayalı İhtisas Sera OSB Kurulumu İçin Jeofizik Etüt Yapılmasına İlişkin Protokol ile birlikte Ekşisu bölgesinde Erzincan Belediyesi’ne tahsisli Kuzey Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı desteğiyle jeotermal kaynağa yönelik debi, miktar, derinlik ve sıcaklık başta olmak üzere sonuçların alınması amaçlanıyor. Etüt sonuçlarının olumlu olması halinde bölgede yaklaşık 1000 dönümlük alanda jeotermal sera OSB kurulumu için çalışmalara başlanacak.
Protokol İmza Töreni sonunda konuşan Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, imzalanan protokollerin hayırlı uğurlu olmasını dileyerek; “Bizim hep birlikte yapmamız gereken, Erzincan’daki gençlerimizin burada istihdam edilmeleri, burada mutlu olmalarını sağlamak. Bununda tek yolu istihdam ve üretimin artırılması. Burada istihdam ve üretimi artırırsak, nitelikli insanlarımızın dışarıya göç etmesini engellemiş oluruz.” dedi.
Konuşmasının sonunda imzalanan dört protokolün de Erzincan için hayırlı olmasını dileyen Vali Aydoğdu, emekleri, katkıları, destekleri ve işbirliklerinden dolayı Belediye Başkanı Bekir Aksun’a, EBYÜ Rektörü Prof.Dr. Akın Levent’e, vali yardımcılarına, ilgili birim amirlerine ve oda başkanlarına teşekkür etti. – ERZİNCAN
]]>CHP İçişleri Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın laik ve bilimsel eğitime karşı yaptığı ÇEDES gibi protokolleri anımsatarak son olarak bir okulda öğrencilere “maket mezar başında ağıt yakma eğitimi”ne tepki gösterdi. Konuya ilişkin EİB Yönetim Kurulu Başkanı Jak Eskinazi’nin “Milli Eğitim Bakanlığı tarikatlar ve cemaatler ile sözleşme imzalayacağına yapay zeka kuruluşları ile anlaşma imzalamalıdır” açıklamasına destek veren Bakan, bugün yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:
“İzmir’in başarılı ve saygın iş insanı Jak Eskinazi’ye katılmamak mümkün mü? Milli Eğitim Bakanlığı, Anayasal ve yasal sınırlar dışına çıkarak eğitimi tarikat ve cemaatlere teslim eden protokol ve uygulamalara imza atarken, buna sessiz kalınamaz. Jak Eskinazi az bile söylemiş. Milli Eğitim Bakanlığı hem ÇEDES ile hem de tarikat ve cemaatlerle yaptığı protokollerle laik Türkiye Cumhuriyeti’ne, Anayasamıza ve yasalarımıza aykırı hareket ediyor.
“MEB, ANAYASA VE YASALARA UYGUN OLARAK ÇOCUKLARIMIZA BİLİMSEL VE LAİK EĞİTİM VERECEĞİNE, EĞİTİMİ TARİKATLARA VE CEMAATLERE TESLİM EDİYOR”
Milli Eğitim Temel Kanunu açık… Milli Eğitim Temel Kanunu’na göre Türk milli eğitiminin temel amacı; ‘Atatürk inkılaplarına ve Anayasa’nın başlangıcında ifadesini bulan Türk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan; insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan milli, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek; Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmektir.’ Milli Eğitim Bakanlığı Anayasa ve yasalara uygun olarak çocuklarımıza bilimsel ve laik eğitim vereceğine, eğitimi tarikatlara ve cemaatlere teslim ediyor. Devletin okullarında dini cemaat ve vakıflar cirit atıyor. Laik ve bilimsel eğitim ortadan kaldırılmak isteniyor. Çocuklar okuldan alınıp türbe ziyaretine götürülüyor, küçücük bir çocuğa maket mezar başında ağıt yaktırılıyor. Siz neyin provasını yapıyorsunuz?
“İZMİR, BU SİYASETE DE BU ZİHNİYETE DE TESLİM OLMAYACAK”
AKP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sayın Hamza Dağ’ın, geçtiğimiz günlerde, başkan seçilmesi halinde ‘Ensar, Tügva, Türgev gibi dernek ve vakıflarla protokol yapacak mısınız?’ sorusunu cevapsız bıraktığını görmezden gelecek değiliz. Afişlerinde partisinin logosunu kullanmayı tercih etmiyor, Mustafa Bey sokakta meyhane ziyaret edip popülist siyaset güdüyor. Hepsi göstermelik… Tarikatlarla yapılan protokolleri eleştiren Jak Eskinazi’ye yönelik çirkin ve saldırgan üslupları da bunu ortaya koyuyor. İktidarı ellerine geçirene kadar demokratlar. Bir yandan İzmir halkının vergileri Ensar’a, Tügva’ya, Türgev’e gidecek, diğer yandan kula kulluk edenler ile yapılan protokollerle eğitimin dinselleşmesi sürekli kılınacak… Bu siyasete de bu zihniyete de değil Büyükşehir’i, İzmir’in hiçbir ilçesini bırakamayız. Var gücümüzle çalışıyoruz, daha çok çalışacağız. İzmir, bu siyasete de bu zihniyete de teslim olmayacak.”
]]>
Mesleki Eğitim Seferberliği kapsamında, Konya Valiliği, Konya Büyükşehir Belediyesi, Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Konya Sanayi Odası (KSO) ve Konya Organize Sanayi Bölgesi arasında “Konya Mesleki Eğitimi Tanıtma ve Yönlendirme İş birliği Protokolü” imzalandı. Protokol ile Konya’daki ortaokul son sınıf öğrencilerine mesleki eğitim tanıtılacak. Bu öğrencilere, lise tercihlerini yaparken Konya Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikalar gezdirilecek. Böylece gençler üretimi yerinde tanımış olacak. Konya Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen protokol imza törenine, Konya Valisi Vahdettin Özkan, Konya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Uzbaş, Konya İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit, Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen ve Konya Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Memiş Kütükcü katıldı.
Vali Özkan’dan hayat boyu öğrenme vurgusu
İmza töreninde konuşan Konya Valisi Vahdettin Özkan, Konya Mesleki Eğitimi Tanıtma ve Yönlendirme İş birliği Protokolü’nün Konya için önemine değindi. Sanayicilerin ve Konya Sanayi Odası’nın bu protokole destek vermesinin çok önemli olduğunu ifade eden Vali Özkan, “Bu faaliyet aynı zamanda bütün insanlarımızın katkısını ve katılımını gerektiriyor. İlgili tarafların burada olması önemli. Piyasada arzu edilen nitelikli iş gücü ihtiyaçlarına duyarlı bir eğitim sisteminin inşa edilmesi ve icra edilmesi, kalkınmamız açısından çok ehemmiyet arz ediyor. Sanayicilerimiz bu konuda duyarlı. Konya Sanayi Odamız, Konya Organize Sanayi Bölgemiz, Büyükşehir Belediyemiz ve Milli Eğitim Müdürlüğümüz iş birliği yaparak çok güzel bir protokol hazırladı” diye konuştu.
Konuşmasında hayat boyu öğrenmenin de önemine değinen Vali Özkan, “Hayat boyu eğitim dediğiniz zaman tüm zamanları, mekanları kapsayan bir özele vurgu yapmak gerekiyor. Hayat boyu eğitimde her sektörde olduğu gibi, hayatın her alanına dokunan eğitim faaliyetini inşa etmek, hayatın içinde her sektörün temsilcilerinin de, her sektörün iş birliğini de gerektiriyor. Başka türlü gelişmemizi tam olarak tahakkuk ettiremeyiz. Dünyadaki rekabet gücümüzü artırmamız hem insanlarımızın ihtiyacı hem sektörlerimizin ihtiyacını giderecek eğitimin mahiyet arz etmesi önemli” dedi.
“Mesleki eğitime eski itibarını kazandırmak zorundayız”
İmza töreninde konuşan KSO Başkanı Mustafa Büyükeğen ise, Konya’nın Türkiye’nin güçlü sanayi şehirlerinden biri olduğunu makine, otomotiv, gıda, savunma sanayi, ayakkabı gibi pek çok sektörde öncü firmaların bulunduğunu söyledi. Konya’nın sanayileşme sürecinde mesleki eğitimin hayati öneme sahip olduğunu aktaran Büyükeğen, “Şehrimizin sanayileşme sürecinde, mesleki eğitim hayati öneme sahip, olmazsa olmazımız. Tüm zorluklara rağmen yatırım iştahını koruyan, üretimde, istihdamda ve ihracatta rekorlar kıran Konya sanayisinin bugün en büyük sorunu insan kaynağı sorunu. Bu sadece Konya’nın değil, tüm Türkiye’nin sorunu. Birçok sanayicimizin vasıflı ya da vasıfsız çalışan bulamadığı için yeni yatırımlar yapmaktan vazgeçtiğini, hatta mevcut fabrikasında bile tam kapasite ile çalışamadığını biliyoruz. Dolayısıyla devlet-millet el ele vererek, memleket meselesi haline gelen insan kaynağı problemini, mesleki eğitimin problemlerini en öncelikli gündem yapmak ve çözümler üretmek zorundayız” şeklinde konuştu.
İmzaları atılan proje ile Konya’da mesleki eğitim seferberliği ilan ettiklerini vurgulayan Başkan Büyükeğen, “Ülkenin geleceğini inşa eden gençler yetiştirmeliyiz. Bunun yolu da mesleki eğitime eski itibarını yeniden kazandırmaktan ve gençlerimizi meslek liselerine yönlendirmekten geçiyor. Bu proje ile Konya’da mesleki eğitim seferberliği ilan etmiş oluyoruz. Gençlerimizi, ailelerimizi, sanayicilerimizi, öğretmenlerimizi ve konunun tüm taraflarını bu seferberliğe destek olmaya, Türkiye’nin geleceğini birlikte inşa etmeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Konya OSB, mesleki eğitim kampüsü haline geldi”
Konya Organize Sanayi Bölgesi ve Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü de, ülke genelindeki tüm sanayicilerin en öncelikli sorunlarının insan kaynağı problemi olduğunu dile getirdi. Konya Organize Sanayi Bölgesi olarak mesleki eğitime çok ciddi yatırımlar yaptıklarını, bölgeyi bir mesleki eğitim kampüsü haline getirdiklerini söyleyen Kütükcü, “Konya OSB olarak, mesleki eğitim alt yapısına son 10 yılda yaklaşık 380 milyon liralık yatırım yaptık. Bölgemizi adeta bir mesleki eğitim kampüsü haline getirdik. Bölgemizdeki Mehmet Tuza Pakpen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemiz, eğitim kalitesi ile ülkemizin gözde meslek liseleri arasında yer alıyor. Okulumuz gerek atölye binaları ve teknik ekipmanları ile, gerekse spor kompleksleri, sosyal alanları, ücretsiz yurt ve öğle yemeği gibi imkanları ile en çok tercih edilen meslek liseleri arasında. Ayrıca mesleki eğitim merkezimiz, kreşimiz, bu yıl bina inşaatına başladığımız ve önümüzdeki yıl tamamlamayı planladığımız meslek yüksek okulumuzla sanayicilerimizin ihtiyaç duyduğu insan kaynağını yetiştirmek için azami gayret gösteriyoruz. Mesleki Eğitimi Tanıtma ve Yönlendirme İş birliği Protokolü de, mesleki eğitim açısından şehrimizde yeni bir başlangıç olacak. Bu projenin mesleki eğitim ile üretim hayatımız arasında sağlam bir köprü olacağına yürekten inanıyorum” diye konuştu.
Kütükcü, Konya OSB olarak kapılarının gençlere sonuna kadar açık olduğu mesajını da vererek, “Gençlerimizi mesleki eğitime özendirmek, üretime eli değen gençler yetiştirmek amacıyla başlattığımız bu proje kapsamında, ortaokul son sınıf öğrencilerimiz Konya Organize Sanayi Bölgemizdeki fabrikaları yerinde görecekler. Biz bu konuya ara elaman olarak bakmıyoruz, aranan eleman olarak bakıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Konya sanayisini daha ileriye, bugünün öğrencileri taşıyacak”
Konya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Uzbaş ise, Büyükşehir Belediyesi’nin eğitime ve mesleki eğitime verdiği destekler hakkında bilgiler verdi. İmzalanan protokol ile Konya sanayisinin daha ileriye gideceğini aktaran Uzbaş, “Konyamız, sanayi, tarım ve turizm şehri. Sanayimizin bugünlerini biz destekliyoruz ama ilerlemesini bugünün öğrencileri, geleceğin sanayicileri olan gençlerimiz sağlayacak. Vizyoner bir eğitim ile bunu sağlamaya çalışacağız. Büyükşehir Belediyesi olarak, Bilgehaneler, Bilim Merkezi, Kapsül Platformu gibi birçok birim ile destek olmaktayız. Mesleki eğitim alanında da belediye olarak mesleki eğitim programına kayıtlı 21 bin 400 civarında öğrencimize, 6 milyon 500 bin TL eğitim desteği sağladık. İnşallah bunu da devam ettireceğiz. Bundaki amacımız, sanayimizin ileride bundan daha iyi yerlere gelmesini sağlamak, öğrencilerimizi en doğru şekilde yönlendirmek. Bu protokolde de üzerimize düşeni yapacağız” diye konuştu.
Öğrenciler, sanayinin geldiği seviyeyi yakından görecekler
Son olarak konuşan Konya İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit de, öğrencilerin protokol ile Konya sanayisindeki teknolojik gelişmeleri daha yakından göreceklerini ifade etti. Yiğit, “Yenilikçi, girişimci, üretken ve yetişmiş insan gücü ancak bugünün teknolojik imkanları ile desteklenen mesleki eğitim ile mümkündür. Konya Mesleki Eğitimi Tanıtma ve Yönlendirme İş birliği Protokolü ile orta okul son sınıf öğrencilerimizin lise tercihi yaparken, ilgi ve yeteneklerini göz önünde bulundurmaları, meslek liselerine bu noktada yaklaşmalarına katkı sunacaktır. Konya gibi büyük bir sanayi şehrindeki üretim tesislerine yapılacak ziyaretler ile öğrencilerimiz, ülkemizin ve ilimizin sanayi üretim tesislerinde geldikleri seviyeyi görecek, alanı daha yakından tanıyacaklardır. Konya eğitimin her aşamasında olduğu gibi, mesleki eğitim noktasında da ülkemizin örnek bir şehri olarak, bu iş birliğini hayata geçirmektedir” şeklinde konuştu. – KONYA
]]>