
“BEN PROFESYONEL OLAMADIM İNŞALLAH ONLAR OLUR”
Çocuklarına sevdiği sporcuların ve sanatçıların ismini veren Veysi Çevik, 2017’de dünyaya gelen oğluna Beşiktaş’ın eski futbolcusu Ricardo Quaresma’ya olan hayranlığından dolayı Kuaresma Azad ismini verdi. 2020’de dünyaya gelen kızına ise İngiliz şarkıcı Anne Marie’ye hayranlığından dolayı Anne Marie Raperin ismini verdi.
Amatör olarak futsal oynayan ama çocukken elektrik çarpması sonucu göz kaybı yaşayan Çevik, “Ben Quaresma’ya aşık bir insanım, öyle büyüdüm. Sonra yavaş yavaş sporun her türlü dalına aşık oldum. İlk çocuğuma onun adını verdim. Sonra doğan kızımın adını, sanatçıyı çok sevdiğim için Anne Marie Raperin koyduk Voleybolcu Vargas’ı sevmeyen bir insanı tanımam. Başarısından dolayı da ismini yeni doğan kızıma koyduk. Ben profesyonel olamadım, inşallah onlar olur” dedi.

KENDİ İSMİNİ GHEZZAL, EŞİNİN İSMİNİ TALİSCA YAPMAK İSTEDİ
Çevik, 2022’de de Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün, “Vatandaşların, genel ahlaka uygun olmayan, gülünç olarak değerlendirilen, yazım ve imla hatası olan ad ve soyadı değişikliği başvuruları, e-Devlet aracılığıyla veya yazılı olarak ilçe nüfus müdürlüklerine yapabilecek” duyurusunun ardından kendi ismini Beşiktaşlı futbolcu Rachid Ghezzal, eşinin de ismini bir dönem Beşiktaş’ta oynayan Anderson Talisca olarak değiştirmek için başvurdu. Ancak başvurusu kabul edilmedi. Veysi Çevik, 22 Nisan’da doğan kızına yine hayranı olduğu Fenerbahçeli milli voleybolcu Melissa Teresa Vargas’ın ismini verdi. Kızının ismi nüfus kayıtlarına Teresa Vargas Nuda olarak geçti.

“İSTEDİM Kİ ÇOCUKLARIM, İSİMLERİ GİBİ PROFESYONEL OLSUN”
Gözündeki engeli nedeniyle profesyonel futbolcu olma hayalinin yarıda kaldığını belirten Çevik, ” Ben de top oynadığım için, mecbur gördüklerimizi seviyoruz. Sonra doğan kızımın adını, sanatçıyı çok sevdiğim için Anne Marie Raperin koyduk. O da başarılı bir sanatçıdır, onu da çok seviyoruz. Daha sonra kendi ismimi Rachid Ghezzal, eşimin adını da Talisca yapmak için başvurdum ama olmadı, kabul edilmedi. Çocukluk hayalimde büyük, profesyonel bir futbolcu olmak vardı. Sporla çok içli dışlıydık. Ondan sonra 14 yaşında elektrik akımına kapıldığım için bir gözümü kaybettim. Zaten şu anda görme engelliler liginde oynuyorum. Çankaya’da sporcuydum, oradan ayrıldım. Yeni takımlarla anlaşacağım. Çocukların ismini neden Kuaresma, Anne Marie gibi sporcu ve sanatçı isimleri koyuyorsun diye soruyorlar. Ben profesyonel, büyük bir sporcu olamadım. İstedim ki bari çocuklarım, isimleri gibi profesyonel olsunlar” diye konuştu.
“BİR ERKEK ÇOCUĞUM DAHA OLURSA ADINI TALİSCA YA DA MUSLERA KOYACAĞIM”
Voleybolcu Melissa Teresa Vargas’ı çok sevdiğini ve hayat mücadelesini takdir ettiğini belirten Çevik, “Sporda sadece futbol değil, bugün voleybolda Melissa Vargas’ı sevmeyen bir insanı tanımam. Herkes onu sever, başarılıdır, onun verdiği hayat mücadelesi, sakatlıklardan sonraki başarısı. Onun gibi bir sporcu zor bulunur. O yüzden onu çok seviyorum. Adını, başarısından dolayı da yeni doğan kızıma verdim. Çocuklarıma Kuaresma, Anne Marie diye seslendiklerinde çok hoşuma gidiyor. Sokakta çocuklarımı çağırırken Kuaresma, Anne Marie diye sesleniyorlar. Mahalledeki çocuklar da seviyor bu isimleri. Kızımın, Vargas gibi başarılı bir voleybolcu olmasını çok isterim. Kuaresma’dan sonra bir oğlum olursa, tabii önceliğim Talisca ama Muslera koymayı çok isterim. 11 çocuk yapmayı düşünüyorum. Ben çocuk çok seviyorum” ifadelerini kullandı.
]]>MARMARA Bölgesi’nde beklenen olası büyük depremde önemli rol oynayacak Edirne’de, profesyonel eğitimli afet gönüllüleri oluşturulmaya başlandı. Gönüllülerin 1 yıllık eğitim sonunda profesyonel ekiplerle arama kurtarma çalışmalarına katılmaya hazır hale geleceğini söyleyen Mahalle Afet Gönüllüleri Acil Müdahale Derneği (MAG/AMESAR) İl Temsilcisi Tuğberk Emre Aktaş, “Özellikle 6 Şubat’taki depremden sonra mahallede yaşayanların ne kadar önem kazandığını gördük. Çalışmalarımız mahalle özelinde devam edecek. Şu anda ilk hedefimiz en az 100 gönüllüye ulaşmak” dedi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından arama-kurtarma faaliyetlerinin önemi bir kez daha arttı. Olası Marmara depremi sonrasında önemli rol oynayacak Edirne’de ise AFAD ve MAG/AMESAR iş birliğiyle ‘Mahalle Afet Gönüllüleri’ projesi hayata geçirildi. Kentte 3 pilot mahallede uygulamaya konulan projeye 42 gönüllü başvurdu. Deprem ve birçok afette profesyonel olarak görev alacak vatandaşlara, AFAD İl Müdürlüğü’nde uzman ekipler tarafından eğitim verilmeye başlandı.
MAG/AMESAR İl Temsilcisi Tuğberk Emre Aktaş, gönüllülerin 36 saatlik teorik ve 220 saatlik pratik olmak üzere 1 yıllık eğitim sürecinden geçtikten sonra ekiplerle, afetlerde arama-kurtarma çalışmalarına katılmaya hazır hale geleceğini söyledi. Bünyelerinde toplamda 19 arama-kurtarma uzmanı olduğunu, 6 Şubat depreminin ardından bu sayıyı artırmak için projeyi hayata geçirdiklerini anlatan Aktaş, “Edirne’deki derneğimizi 2019 yılında kurduk. İlk başta acil müdahale ekipleri olarak görev yapıyorduk. Mahalle bazında değildi çalışmalarımız, tamamen il genelinde gönüllülük esasına göreydi. 6 Şubat sonrası çalışmalarımız hız kazanınca bu yıl da Mahalle Afet Gönüllüleri projemizi hayata geçirdik. İlk başta 3 pilot mahalle olmak üzere daha sonrasında ilçelerimizle birlikte tüm mahallelerimize uygulayacağız” dedi.
‘1 YIL SONUNDA PROFESYONEL EKİPLERLE ÇALIŞMALARA KATILABİLECEKLER’
Aktaş, açıklamasında, “Özellikle 6 Şubat sonrası mahallede yaşayanların ne kadar önem kazandığını gördük. Bundan sonraki çalışmalarımız dolayısıyla mahalle özelinde devam edecek. 6 Şubat’ta kurumumuz da depremde görev yaptı. Edirne’den 19 gönüllümüz gitti. Şu anda ilk hedefimiz bu 19 gönüllüyü 100 gönüllüye çıkarmak, daha sonrasında da 500 gönüllüye çıkmak. Bu kapsamda vatandaşlar 36 saat teorik, 220 saat de sahada eğitim alacaklar. Sonunda mahalle afet gönüllümüz, profesyonel ekiple büyük afetlere gidip burada çalışmalara katılabilecek” diye konuştu.
‘PROFESYONEL OLMAK ÇOK FARKLI’
Derneğe 1,5 yıl önce katılan Trakya Üniversitesi öğrencisi Umut Varlı, özellikle afet durumlarında gönüllülük esasının önemini vurgulayarak, “Türkiye’de herkesin gönüllülük çalışmalarına katılması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü olası bir olayda birlik ve beraberlik ihtiyacı duyulduğunda bu çok önemli hale geliyor. Bunun dışında sadece arama-kurtarmacı olmak değil afetzede olmak da yaşanabilecek bir durum ve bu şekilde ekiplere üye olarak gerçekten afet durumunda ne yapılacağını öğreniyorsunuz. Bu eğitimlerin de çok olumlu olduğunu düşünüyorum. Çünkü Türkiye’nin buna çok ihtiyacı var, bu konuda eksik durumdayız. Çok fazla sayıya ulaşsak da profesyonel olmak çok farklı bu konuda. Bu konuda eğitimli olmak için herkesin üye olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
‘EVDE OTURUP İZLEMEK İNSANIN İÇİNİ ACITIYOR’
Projede gönüllü olarak eğitim almaya başlayan Hamit Babayiğit, “Ailem İstanbul’da yaşıyor ve olası İstanbul depreminde elimden bir şey gelebilmesi adına bu eğitimleri almak istedim. 6 Şubat’taki depremlerde evde oturup sadece izleyebildik ve bu insanın içini parçalayan bir durum. En azından orada insanlara yardım etmek, ufacık da olsa bir taş kaldırabilmek isterdik. Alacağımız eğitimler bu konuda bize profesyonel olarak işimize yarayacak” diye konuştu.
‘BİR NEBZE DE OLSA YARDIM ETMEK İSTİYORUZ’
?Gönüllülerden Elif Gülhan da “Son yaşanan 6 Şubat depreminden hepimiz çok etkilendik. Önümüzde de olası bir Marmara depremi söz konusu, en yakın şehir olarak da biz varız. Bununla alakalı biraz da olsa birilerine yardımcı olabilmek istiyoruz. Bunun için bu eğitime katıldım. Bir can bile kurtarabilirsek bizim için büyük mutluluk olur” dedi.
]]>