MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, bir düğün salonunda gerçekleştirilen Cumhur İttifakı’nın Polatlı Belediyesi adayı Levent Çağlancı Proje Tanıtım Toplantısı’nda, Cumhur İttifakı’nın, 15 Temmuz gecesi bu milletin kurduğu ittifakın adı olduğunu söyledi.
Cumhur İttifakı’nın karşısında ise “altılı masa” gibi oluşumların kurulduğunu dile getiren Karakaya, bugün ittifaklarının içeriklerinin değiştiğini ama aynı şekilde devam ettiğini, dün masanın altında olanların bugün masanın üzerine çıkarıldığını belirtti.
Ankara’da yapılan “kent uzlaşısının”, yeni ittifakın adı olduğunu anlatan Karakaya, şöyle devam etti:
“Kiminle kimin arasında, Cumhuriyet Halk Partisi ile DEM’in arasında. Sadece kent uzlaşısı yaptıkları yerde değil, diğer taraflarda da örtülü stratejik uzlaşı yapıyorlar. Yani işlerine gelirse adaylarını çekiyorlar. Gelmezse orada bırakıyorlar. Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş, Polatlı Belediye Başkan adayı Mürsel Yıldızkaya, DEM’in adayıdır. Olmadıklarını çıksın açıklasınlar. DEM’in adayıdır bugünden itibaren. Uzlaşıları ortada. Dün onlar açıkladılar, bunu biz söylemiyoruz. Gözümüzün önüne bakalım.”
Karakaya, seçime az bir zaman kaldığını, gece gündüz çalışıp bu kirli oyunları da bozacaklarına, kimseye bu noktada fırsat vermeyeceklerine işaret etti.
“DEM’cilere geçit vermeyeceğiz”
AK Parti Ankara Milletvekili Jülide Sarıeroğlu da başkent ve Polatlı’nın her şeyin en güzelini hak ettiğini belirterek, 15 Temmuz’da darbecilere geçit vermeyen Polatlı’nın 31 Mart’ta da tüm oyunları bozarak Cumhur ittifakı’na seçimleri kazandıracağını anlattı.
Polatlı’nın oyunları, tuzakları, kurguları nasıl 15 Temmuz’da yerle bir ettiyse 31 Mart’ta da yerle bir edeceğini dile getiren Sarıeroğlu, “O ‘kent uzlaşısı’ diyenlere, Polatlı’yı hedef alanlara inşallah en büyük dersi, en büyük cevabı 31 Mart’ta vereceğinize yürekten inanıyorum. DEM’cilere geçit vermeyeceğiz. Kent uzlaşısı adı altında o planlara, o tuzaklara asla geçit vermeyeceğiz. Biz işimize bakacağız. Bu doğrultuda Cumhur İttifakı olarak omuz omuza yürüyeceğiz yolumuzda. Sağlam yürüyeceğiz.” diye konuştu.
Cumhur İttifakı’nın Polatlı Belediye Başkan adayı Levent Çağlancı ise uzman ekipleriyle hazırladıkları projelerle il olmayı hak eden şehre büyük hizmetler getireceklerini söyledi.
Nice başarılara birlikte ulaşacaklarını anlatan Çağlancı, “Yüce Allah çıktığımız bu yolda, bizi bu göreve layık gören Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye, bize her aşamada destek olan büyüklerimize ve hemşerilerimize mahcup etmesin.” dedi.
“Herkes için, herkese göre belediyecilik” anlayışıyla hazırladıkları projelerle huzura çıktıklarını dile getiren Çağlancı, her bir vatandaşımızın hayatına, geleceğine ve gönlüne dokunacaklarını söyledi.
Program sonunda, Turgay Başyayla, konser verdi.
Proje tanıtım toplantısına, MHP MYK üyesi Mertcan Ağaç, Cumhur İttifakı Ankara İl Başkan Yardımcıları, Ülkü Ocakları İl Başkanı Ömer Şanlı, AK Parti Polatlı İlçe Başkanı İlhami Teke, MHP Polatlı İlçe Başkanı Mehmet Aşçı, oda ve dernek başkanları, belediye meclisi üye adayları ile vatandaşlar katıldı.
]]>Mansur Yavaş: Halkın parasını çöp projelere yatıramazsınız (3)
SEÇİM KOORDİNASYON MERKEZİ AÇILIŞINA KATILDI
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, seçim çalışmaları kapsamında Polatlı ilçesinde Seçim Koordinasyon Merkezi açılışına katıldı. Mansur Yavaş’a, Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya eşlik etti. Yavaş, seçim otobüsü üzerinden Seçim Koordinasyon Merkezi önündeki kalabalığa seslendi. Göreve geldiklerinde 232 köyde kanalizasyonun ve suyun olmadığını aktaran Yavaş, “Tarım bu topraklarda doğdu. Frigyalılardan beri bu topraklarda tarım var, bereket var Polatlı’nın topraklarında; ancak susuz bırakıldı. Daha önceki belediye başkanları seçilir, bir daha kolay kolay hiçbir ilçeye gitmezdi. Ben burada kaç defa su arızası olduysa aynı gece çıktım buraya geldim. Bir ev susuz kaldıysa bunu kendi evimde su yokmuş gibi hissettim. Tankerlerin hepsini buraya yönlendirmek sureti ile en azından hasarı azalttım” dedi.
‘İSTİYORLAR Kİ MANSUR YAVAŞ SÖZÜNÜ TUTAMASIN’
Yavaş, 2019’daki yerel seçim öncesi Polatlı’ya su getirme vaadinde bulunduğunu belirterek, “Seçimden önce bu meydana geldiğim zaman, ‘Gerede’nin suyunu, Çamlıdere’nin suyunu Polatlı’ya getireceğim’ dedim. Söz verdim size. Şimdi ikide bir ‘Mansur Yavaş ne yaptı’ diye gözleri hep beton ve plastik arıyor. Onların gönlü hoş olsun diye boş projelere para ayıracağımıza gelir gelmez, ilk iş Meclis’te (Büyükşehir Belediye Meclisi) Polatlı’nın suyunu gündeme getirip, kredi istedik. Ondan sonra bu konu gündeme gelince ret kararı verdiler. Veto ettim. Sonra bu Polatlı’da konuşuldu. Mürsel Başkanımız el koydu, ‘Polatlı’ya gelecek suya kim ne derse desin asla hayır’ diyemezler’ diye. Ve onlar olumlu oy kullandı. Ancak 7 ay sonra aynı zamanda mahkemeden kararla ben bu yetkiyi alabildim. Çünkü istiyorlardı ki Mansur Yavaş sözünü tutamasın. Varsın Polatlı susuz kalsın” ifadelerini kullandı.
‘HİÇBİR ŞEYDEN HABERİ YOK’
AK Parti’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Turgut Altınok’un, Polatlı’ya içme suyunu 2024 yılı içerisinde getireceği vaadine değinen Yavaş, şöyle konuştu:
“O, bu sözleri söylediği anda biz boruya suyu vermeye başlamıştık. Kendisi Belediye Meclisi’ne gelmediği için Ankara’da yaptığımız işleri de takip etmemiş. Maalesef hiçbir şeyden de haberi yok. ’26 köyde su yok’ demiş. Sorduk bir köyde su yok, onu da vermeye çalışıyoruz. Şu anda 12’nci kilometreye geldi su. Nasıl verdiğimizi de söyleyeyim. Pandemi ortamı oldu. Pandemi ortamında da çalışılamadı. Bu borular özel olarak İskenderun’da imal edildi. Sipariş verildi. Sonuç itibari ile bugüne geldik. Sadece 4- 5 kilometre Ankara merkezde ana caddelerin altını kazarak, trafiği keserek tamamlıyoruz. Fakat söz verdiğimiz için Yenikent’ten bir bağlantı yapmak sureti ile suyu verdik. Şu anda 11’inci kilometrede, inşallah bu ayın sonuna kadar mutlaka temiz suyu içip, hanımefendiler çay demlemeye başlayacaksınız. Onun için de ayrı geleceğiz. Su hayattır, suyun olmadığı yerde insan olmaz. Sadece Polatlı’da değil; Yenikent, Etimesgut, organize sanayiler dahil bu sudan yararlanacak. İnşallah 1,5 milyon nüfus bu sudan istifade edecek.”
‘BATSIN BÖYLE ADALET’
Yavaş, Turgut Altınok’un Ankara’ya yapılacak hizmetler için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ilgili bakanlardan açık çek aldığı yönündeki açıklamasına ilişkin, “Bu nasıl iş? Kanunla zaten herkesin ödeneği bellidir. Belli ki bizlere İller Bankası’ndan bir kuruş kredi verilmez. Devlet bankalarından kredi istersiniz; kredi vermezler, dönmezler bile. Bunlara ise ayrıcalık tanıyacaklarmış. Bunun da adı ‘adalet’ olacakmış. Batsın böyle adalet. Ben de dedim ki ‘Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin kaynakları kendine yeter. Gölge etmesinler başka ihsan istemem. Engel olmasınlar yeter’ dedim. Bizler özellikle pandemi döneminde, ekonomik sıkıntıların yoğunlaştığı dönemde ve hatta şimdiki enflasyonun da ağır şartları altında elbette vatandaşlarımızın yanında olacağız. Söz vermiştik ‘Başkent Kart yapacağız’ diye. Başkent Kart’ı yaptık. Şu anda ihtiyaç sahiplerine bu kartı veriyoruz. Yakın zamanda Ankara’da bu kart zorunlu olarak otobüslerde, her yerde kullanılacak. Bu karta kimin hangi sebeple sahip olduğunu da hiç kimse bilmeyecek” ifadelerini kullandı.
]]>SEÇİM KOORDİNASYON MERKEZİ AÇILIŞINA KATILDI
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, seçim çalışmaları kapsamında Polatlı ilçesinde Seçim Koordinasyon Merkezi açılışına katıldı. Mansur Yavaş’a, Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya eşlik etti. Yavaş, seçim otobüsü üzerinden Seçim Koordinasyon Merkezi önündeki kalabalığa seslendi. Göreve geldiklerinde 232 köyde kanalizasyonun ve suyun olmadığını aktaran Yavaş, “Tarım bu topraklarda doğdu. Frigyalılardan beri bu topraklarda tarım var, bereket var Polatlı’nın topraklarında; ancak susuz bırakıldı. Daha önceki belediye başkanları seçilir, bir daha kolay kolay hiçbir ilçeye gitmezdi. Ben burada kaç defa su arızası olduysa aynı gece çıktım buraya geldim. Bir ev susuz kaldıysa bunu kendi evimde su yokmuş gibi hissettim. Tankerlerin hepsini buraya yönlendirmek sureti ile en azından hasarı azalttım” dedi.
‘İSTİYORLAR Kİ MANSUR YAVAŞ SÖZÜNÜ TUTAMASIN’
Yavaş, 2019’daki yerel seçim öncesi Polatlı’ya su getirme vaadinde bulunduğunu belirterek, “Seçimden önce bu meydana geldiğim zaman, ‘Gerede’nin suyunu, Çamlıdere’nin suyunu Polatlı’ya getireceğim’ dedim. Söz verdim size. Şimdi ikide bir ‘Mansur Yavaş ne yaptı’ diye gözleri hep beton ve plastik arıyor. Onların gönlü hoş olsun diye boş projelere para ayıracağımıza gelir gelmez, ilk iş Meclis’te (Büyükşehir Belediye Meclisi) Polatlı’nın suyunu gündeme getirip, kredi istedik. Ondan sonra bu konu gündeme gelince ret kararı verdiler. Veto ettim. Sonra bu Polatlı’da konuşuldu. Mürsel Başkanımız el koydu, ‘Polatlı’ya gelecek suya kim ne derse desin asla hayır’ diyemezler’ diye. Ve onlar olumlu oy kullandı. Ancak 7 ay sonra aynı zamanda mahkemeden kararla ben bu yetkiyi alabildim. Çünkü istiyorlardı ki Mansur Yavaş sözünü tutamasın. Varsın Polatlı susuz kalsın” ifadelerini kullandı.
‘HİÇBİR ŞEYDEN HABERİ YOK’
AK Parti’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Turgut Altınok’un, Polatlı’ya içme suyunu 2024 yılı içerisinde getireceği vaadine değinen Yavaş, şöyle konuştu:
“O, bu sözleri söylediği anda biz boruya suyu vermeye başlamıştık. Kendisi Belediye Meclisi’ne gelmediği için Ankara’da yaptığımız işleri de takip etmemiş. Maalesef hiçbir şeyden de haberi yok. ’26 köyde su yok’ demiş. Sorduk bir köyde su yok, onu da vermeye çalışıyoruz. Şu anda 12’nci kilometreye geldi su. Nasıl verdiğimizi de söyleyeyim. Pandemi ortamı oldu. Pandemi ortamında da çalışılamadı. Bu borular özel olarak İskenderun’da imal edildi. Sipariş verildi. Sonuç itibari ile bugüne geldik. Sadece 4- 5 kilometre Ankara merkezde ana caddelerin altını kazarak, trafiği keserek tamamlıyoruz. Fakat söz verdiğimiz için Yenikent’ten bir bağlantı yapmak sureti ile suyu verdik. Şu anda 11’inci kilometrede, inşallah bu ayın sonuna kadar mutlaka temiz suyu içip, hanımefendiler çay demlemeye başlayacaksınız. Onun için de ayrı geleceğiz. Su hayattır, suyun olmadığı yerde insan olmaz. Sadece Polatlı’da değil; Yenikent, Etimesgut, organize sanayiler dahil bu sudan yararlanacak. İnşallah 1,5 milyon nüfus bu sudan istifade edecek.”
‘BATSIN BÖYLE ADALET’
Yavaş, Turgut Altınok’un Ankara’ya yapılacak hizmetler için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ilgili bakanlardan açık çek aldığı yönündeki açıklamasına ilişkin, “Bu nasıl iş? Kanunla zaten herkesin ödeneği bellidir. Belli ki bizlere İller Bankası’ndan bir kuruş kredi verilmez. Devlet bankalarından kredi istersiniz; kredi vermezler, dönmezler bile. Bunlara ise ayrıcalık tanıyacaklarmış. Bunun da adı ‘adalet’ olacakmış. Batsın böyle adalet. Ben de dedim ki ‘Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin kaynakları kendine yeter. Gölge etmesinler başka ihsan istemem. Engel olmasınlar yeter’ dedim. Bizler özellikle pandemi döneminde, ekonomik sıkıntıların yoğunlaştığı dönemde ve hatta şimdiki enflasyonun da ağır şartları altında elbette vatandaşlarımızın yanında olacağız. Söz vermiştik ‘Başkent Kart yapacağız’ diye. Başkent Kart’ı yaptık. Şu anda ihtiyaç sahiplerine bu kartı veriyoruz. Yakın zamanda Ankara’da bu kart zorunlu olarak otobüslerde, her yerde kullanılacak. Bu karta kimin hangi sebeple sahip olduğunu da hiç kimse bilmeyecek” ifadelerini kullandı.
Elif ER BULUT- Muhammet BAYRAM/ ANKARA,
]]>Ankara’nın Polatlı ilçesinde faaliyet gösteren bir buğday tohum firması iddialara göre, birden fazla firma ve 100’ün üzerinde çiftçinin ürünlerinin parasını vermeden ortadan kayboldu. Toplamda piyasa değeri 150 milyon TL’nin üzerinde olan mahsullerinin tahsilatını alamayan çiftçiler durumdan şikayetçi oldu. Şikayet üzerine firmanın kapılarına polis ekipleri tarafından mühür vuruldu.
Ayrıca firma sahipleri, 2017 yılından beri güven oluşturarak çiftçilerden tarım ürünlerini topladıkları ve belli bir süre sonra karşılığında yüksek kazanç vaadiyle geri ödeme yapacaklarını iddia ettikleri belirtiliyor.
Çiftçilerin yaptığı şikayetler sonucunda Polatlı Cumhuriyet Savcılığına ulaşan 100’den fazla mağdur olduğu ve bazılarının ellerinde senet bile olmasına rağmen ürünleri gizlice ellerinden çıkardıkları için mağduriyet yaşadıkları ifade edildi. Firma sahibi S.C.’nin bu faaliyetler içindeyken aynı zamanda 1926 Polatlı Belediyespor Başkanı görevini de sürdürdüğü ortaya çıktı.
“Bürolarını kapatıp ortadan kayboldular”
Polatlı Devlet Hastanesi’nde 22 yıllık başhekimlik görevinin arından emekli olarak çiftçilik yaptığını aktaran mağdur Ali Rıza Koçoğlu, “Buğdayı kaldırdığımızda TMO’ya verecektim. Geldiler, ‘Buğdayı bize ver hocam, 6 Aralık’ta parasını vereceğiz’ dediler. 259 ton buğdayı onlara teslim ettik. Bunlar tohumluk yaptılar, millette sattılar. 6 Aralık’ta paramızı verecekti. 5 Aralık’ta bürolarını kapatıp ortadan kayboldular” ifadelerini kullandı.
Bir sene önce de aynı kişilere buğdayını teslim ettiğini ve borcunu geri alması ile güven sağladıklarını dile getiren Ali Rıza Koçoğlu, “Gübre ve tohum üretip satıyorlardı. Tohum ve gübre bayisiydi. Biz de bu sene hatta tohumu ve gübreyi oradan aldık. Ondan sonra gerisini alıp gittiler” dedi.
“Depomuz olmadığı için oraya teslim etmiştik”
Ailesi ile tarlalarında bu yıl 600 dönümlük bir araziye buğday ektiklerini dile getiren mağdur Edem Koçoğlu, “Buğday ekilişinden verim aldık. Gayet güzel bir yıldı. O bütün ürünümüzle birlikte Ahi Tohum’un sahipleri Sevgi Coşkun ve eşi Cihangir Coşkun’un işlettiği işletmeye ürünümüzü teslim ettik. Polatlı’da tanınıyorlardı. Bilindik bir aileydi. Bizler de güvendik. Dolayısıyla ürünümüzü verdikten sonra geri belli bir süre bekletip daha sonra da depomuz olmadığı için oraya teslim etmiştik. Sonra da belli bir karla birlikte o zamanın aralık ayının fiyatıyla bize verdiğimiz mahsulü sattıktan sonra parayı iade edeceklerdi. Ancak işte bu Ahi Tohum ürünümüzün parasını vermedi” diye konuştu.
“Tanınan bir aileydi ama bizi yanılttılar”
Polatlı’da 100’ün üzerinde çiftçinin mağduriyetinin olduğunu belirten Koçoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Her gün birbirimizi arıyoruz, diğer çiftçilerle konuşuyoruz. Elimizde senet vardı. O senedi mahkemeye verdik. Haciz ve benzeri işlemler devam ediyor. Şu anda takip altında. Sevgi Demir Coşkun, biz bu şikayeti bulunmadan önce yurtdışına kaçtı. Onun yanında eşi Cihangir Coşkun da İstanbul’da yakalandı. Silivri Cezaevine konulmuş. Yüzün üzerinde kişi ve 150 milyon TL’nin üzerinde miktarı vermedikleri, alıp kaçtıkları söyleniyor ama üzerlerinde ne bir ev, ne bir arabada yok. Dolayısıyla haciz edilecek bir şey de bulamadık. Burası Ankara’nın ve Türkiye’nin tarım ambarı. Dolayısıyla güven esaslı biz depoya bıraktık. Ayrıca, Sevgi Coşkun 1926 Polatlı Belediyespor kulübünün başkanlığını da yapıyordu. Dolayısıyla tüm Polatlı güveniyordu. Onlara kulüp başkanlığını da emanet etmişlerdi. Tanınan bir aileydi ama bizi yanılttılar. Herkesi yanıttılar, herkes mağdur. Dolayısıyla tarım, çiftçilikte bu nedenden dolayı her gün geriliyor ve gerilemekte. Dolayısıyla insanlar bundan sonra çiftçilik belki yapamayacak, bu kayıplarını karşılanmasını talep ediyorlar. Bu nedenle biz yasal hakkımızı da kullanıyoruz.” – ANKARA
]]>