Dün ABD’de beklentilerin üzerinde gelen büyüme verileri sonrası pay piyasalarına yatay bir seyir hakim olurken, bugün Paskalya tatili dolayısıyla ABD, Avrupa ve Hong Kong’da piyasalar işleme kapalı olacak.
ABD ekonomisi, dünkü verilere göre, 2023’ün 4. çeyreğinde yüzde 3,4 ile beklentilerin üzerinde büyüme kaydetti. Bu dönemde büyüme verisinde yukarı yönlü revizyona gidilirken, piyasa beklentisi ekonominin son çeyrekte yüzde 3,2 büyüyeceği yönündeydi.
Analistler, Fed’in faiz indirimine ne zaman başlayacağına ilişkin belirsizliklerin devam ettiğini belirterek, bugün Fed Başkanı Powell’ın sözle yönlendirmelerinin yanı sıra kişisel tüketim harcamaları verilerinden Banka’nın gelecek dönemde atacağı adımlara dair ipuçlarının aranacağını ifade etti.
Öte yandan, dün açıklanan verilere göre, Michigan Üniversitesi’nce ölçülen tüketici güven endeksi de martta yukarı yönlü revize edilerek 79,4 oldu.
ABD’de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı ise geçen hafta 210 bine gerileyerek beklentilerin altında gerçekleşti.
Söz konusu gelişmelerin ardından para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in ilk faiz indirimine haziranda gitme ihtimali yüzde 64 oldu.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, dün dar bir bantta hareket ederek yüzde 4,2050’ye çıkarken, altının ons fiyatı yüzde 1,7 artışla 2 bin 233 dolardan günü tamamladı ve tüm zamanların en yüksek günlük kapanışını gerçekleştirdi. Böylece altının ons fiyatı, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 8,2 artış kaydetmiş oldu.
Dolar endeksi de dün yükseliş eğilimini üst üste 4. işlem gününe taşıyarak yüzde 0,1 artışla günü 104,6 seviyesinden tamamladı.
Jeopolitik gerilimlerin yanı sıra arz ve talep dengesine ilişkin belirsizliklerin de öne çıktığı yılın birinci çeyreğinde Brent petrolün varil fiyatı yüzde 12,9 değer kazandı.
Ayrıca, dün yılın ilk çeyreğini tamamlayan ABD pay piyasalarında, S&P 500 endeksi ilk 3 ayda yüzde 10,2 artışla 2019’dan bu yana en iyi ilk çeyrek kazancını kaydetti. Söz konusu dönemde Dow Jones endeksi yüzde 5,6 artışla 2021’den bu yana en güçlü ilk çeyrek performansını elde ederken, Nasdaq endeksi de yüzde 9,1 arttı.
Dün New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 0,12 gerilerken, S&P 500 endeksi yüzde 0,11 ve Dow Jones endeksi de yüzde 0,12 artış kaydetti.
Avrupa borsalarına dün yatay seyir hakim olurken, bugün bölge genelinde tatil dolayısıyla pay piyasalarında işlem gerçekleşmeyecek.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Konseyi Üyesi Francois Villeroy de Galhau, ECB’nin muhtemelen bu baharda “ölçülü” faiz indirimine başlayacağını ve bunun Fed’in zaman diliminden bağımsız olarak gerçekleşeceğini söyledi. Villeroy, söz konusu indirimin nisan ya da haziranda gerçekleşmesinin “varoluşsal bir önem” taşımadığını kaydetti.
Dün İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,26, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,03, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,08 ve Fransa’da CAC 40 endeksi ise yüzde 0,01 arttı.
Bu yılın ilk çeyrek performanslarına bakıldığında, Almanya’da DAX 40 endeksinin yüzde 10,4 artış göstermesi dikkati çekerken, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 8,8 değer kazandı. İngiltere’de FTSE 100 endeksi de ilk çeyreği yüzde 2,8 yükselişle tamamladı.
Asya pay piyasalarına pozitif bir seyir hakim olurken, Hong Kong’da bugün tatil dolayısıyla işlem gerçekleşmedi.
Bugün Japonya meclisi, 2024 mali yılı için 112,5 trilyon yenlik (744 milyar dolar) bütçeyi yasalaştırırken, Maliye Bakanı Suzuki Şuniçi, açıklamasında, bütçenin “ertelenemeyecek acil zorlukların üstesinden gelmeyi” hedeflediğini bildirdi.
Öte yandan, Japonya’da bugün açıklanan verilere göre, Tokyo Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), yıllık bazda yüzde 2,6 ve çekirdek TÜFE yüzde 2,4 artış kaydetti.
Ülkede öncü verilere göre, sanayi üretimi şubatta aylık yüzde 0,1 azalışla beklentilerin altında kalırken, işsizlik oranı yüzde 2,6’ya çıktı.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,4, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,1 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,6 değer kazandı.
Yurt içinde dün alıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 3,10 değer kazancıyla 9.079,97 puandan tamamladı.
Dolar/TL, dün alıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,2 üzerinde 32,3366’dan tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 32,3700 seviyesinden işlem görüyor.
Analistler, bugün yurt içinde dış ticaret istatistikleri, yurt dışında ise ABD’de kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi verilerinin yanı sıra Fed Başkanı Powell’ın açıklamalarının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.200 ve 9.300 seviyelerinin direnç, 9.000 ve 8.900 puanın ise destek konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 Türkiye, şubat ayı dış ticaret istatistikleri
15.30 ABD, şubat ayı kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi
15.30 ABD, şubat ayı kişisel giderler
]]>Eximbank, Türkiye Varlık Fonu (TVF) ve Hazine’nin yurt dışı borçlanma ihalelerinden geçen ay sağlanan dış kaynak temini devam ediyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, yurt dışı piyasalardan yılın ikinci borçlanmasını da dün tamamladı. Avro cinsinden tahvil ihracı için Deutsche Bank, HSBC, JP Morgan ve Societe Generale’a 13 Mart’ta yetki verilmişti. İhraç, dün sonuçlandı ve ihraç tutarı 2 milyar avro olarak gerçekleşti. 21 Mayıs 2030 vadeli tahvilin kupon oranı yüzde 5,875, getiri oranı yüzde 6,125 oldu. Tahvile 300’e yakın yatırımcı, ihraç tutarının 5 katından fazla talep gösterdi.
Tahvilin yüzde 42’si Birleşik Krallık ve İrlanda, yüzde 21’i diğer Avrupa ülkeleri, yüzde 15’i ABD, yüzde 13’ü Orta Doğu, yüzde 5’i Türkiye ve yüzde 4’ü diğer ülkelerdeki yatırımcılara satıldı.
Söz konusu ihraçla bu yıl uluslararası sermaye piyasalarından yaklaşık 5,2 milyar dolar tutarında finansman sağlanmış oldu.
Uzmanlar, son dönemde Türkiye’nin yurt dışı borçlanma ihalelerine yönelik artan ilgiyi AA muhabirine değerlendirdi.
“Son tahvil ihracı, hem zamanlama hem de konjonktür açısından önemli bir cevap niteliği taşıyor”
Analist Cüneyt Paksoy, son tahvil ihracının hem zamanlama hem de konjonktür açısından önemli bir cevap niteliği taşıdığını belirterek, “Çünkü son günlerde daha çok piyasa; kur tarafına, enflasyon tarafına ve seçimden sonra orada oluşabilecek yeni süreçlere odaklanmış durumda. Neticede atılan adımların karşılığı olarak geçen hafta Fitch Ratings de not artışı yaptı.” dedi.
Not artışının önemli olduğunu vurgulayan Paksoy, Türkiye’nin seçim süreci de yaşadığını ancak politikalarda reel gerçeklik, hedefler ve dengeler konusunda bir değişim olmadığını söyledi.
Paksoy, “Bugünkü tahvil ihracını kredi risk primindeki (CDS) düşüş, Fitch’ten gelen not artışı ve kurulan dengelerin bir karşılığı olarak okumak gerekiyor. Bu anlamda önemli.” ifadelerini kullandı.
Tahvil ihracına katılan yatırımcılara bakıldığında, Batı kökenli bir sermayenin Türkiye’ye gelmesi noktasında önemli bir sinyal olarak görülmesi gerektiğini belirten Paksoy, 2024’e iyi başlandığını ve seçim belirsizliği netleştikten sonra iyi de devam edileceğini söyledi.
Paksoy, şu değerlendirmelerde bulundu:
“ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) politikalarının netleşmesiyle, global sermayenin gelişen piyasalara doğru biraz daha pozitif yöne kaymasıyla, Türkiye’nin şu anki kısa vadeli belirsizliklerinin Merkez Bankası kararlılığıyla netleşmesiyle birlikte Orta Vadeli Program (OVP) içinde yer alan yapısal reformların, Sayın Bakanımız Mehmet Şimşek’in de söylemiyle, seçimden sonra daha çok konsantre olarak uygulanmasıyla Türkiye; kademe kademe hem fiyatlama anlamında hem de risk priminin düşük, daha uygun şartlarda borçlanma sürecine ve Merkez Bankasının rezervlerini daha iyi yönetebileceği bir sürece ulaşacaktır. Bu süreci tam okurken bu borçlanma da bugün önemli bir sinyal niteliği taşımaktadır.”
“Önceki ihraçların altında bir değerle finansman sağlanmıştır”
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener de son yapılan ihraçla bu yıl uluslararası sermaye piyasalarından sağlanan finansmanın 5 milyar doları aşmasının son derece önemli olduğunu vurguladı.
Özellikle küresel çapta Amerika ve Avrupa piyasalarında, diğer gelişmiş piyasalarda faiz indirimi beklentisinin yaygınlaşmasının gelişmekte olan piyasalara ilgiyi artırdığını ifade eden Şener, şunları kaydetti:
“Doğal olarak bu ilgi Türkiye piyasasına da yansımaktadır. Diğer taraftan son dönemde alınan tedbirlerle birlikte ülke risk priminin gerilemiş olması Türkiye’ye dönük yatırım iştahını artırmaktadır. Son ihraç, Hazine’nin bu yıl piyasalardan yaklaşık 10 milyar dolarlık borçlanma hedefi olması ve bu hedefini gerçekleştirme açısından önem arz etmektedir. Ayrıca, son dönemde dövizdeki hareketlilik dikkate alındığında, 2 milyar avroluk tahvil ihraç edilmiş olması döviz piyasalarının stabilizasyonu anlamında önemlidir. İhraç edilen tahvilin 2030 vadeli olması orta ve uzun vadeli finansman açısından değerlidir. Piyasanın dövize yöneliminin azalması anlamında da bir etkiye sahiptir.
Avro cinsi tahvil ihracına 5 kattan fazla talep gelmiş olması son derece kıymetlidir. Çünkü talep yüksekliği borçlanma maliyetini aşağıya çekmektedir. Nitekim önceki ihraçların altında bir değerle finansman sağlanmıştır. Bunda hem küresel sermaye akımlarının gelişmekte olan piyasalara iştahı hem de Türkiye’nin risk biriminin geriliyor olmasının önemi büyüktür. İhraca gelen talebin Avrupa ve Amerika kaynaklı olması çok daha değerlidir. Gelen talebin yüzde 63’ü Avrupa ülkeleri, Birleşik Krallık ve İrlanda’ya aittir. Yüzde 15’lik kısmın Amerika piyasalarından, yüzde 13’ünün de Orta Doğu bölgesinden gelmesi son derece önemlidir. Bu tür uzun vadeli dış finansman kaynaklarının artması hem döviz piyasasına bir stabilizasyon getirecek hem de piyasalardaki güveni artıracaktır.”
“Kredi piyasaları Bakan Şimşek’e güvenoyu verdi”
Bluebay Varlık Yönetimi Gelişen Piyasalar Kıdemli Stratejisti Timothy Ash ise geçen hafta uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in not yükseltmesinin de katkısıyla kredi piyasalarının Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e güvenoyu verdiğini söyledi.
Bu arada, Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, bugün sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 5 kattan fazla talep gelen 2 milyar avroluk tahvil ihracının, bu yıl yatırım yapılabilir nota sahip ülke ihraçları dışında gerçekleşen ilk avro ihracı olduğunu belirterek, “Bu başarılı ihraç uluslararası yatırımcıların ülkemize olan güveninin, programımıza duyulan inancın açık bir göstergesidir.” ifadesini kullandı.
]]>Başkan Powell, ABD Temsilciler Meclisinin Finansal Hizmetler Komitesi’nde yarı yıllık Para Politikası Raporu’na ilişkin dün yaptığı sunumda, ekonominin genel olarak beklendiği gibi seyretmesi halinde “bu yılın bir noktasında” politika kısıtlamalarını azaltmaya başlamanın muhtemelen uygun olacağını belirterek, “Ancak ekonomik görünüm belirsiz ve yüzde 2’lik enflasyon hedefimize doğru devam eden ilerleme garanti değil.” ifadesini kullandı.
Politika kısıtlamalarını çok erken veya çok fazla azaltmanın enflasyondaki ilerlemenin tersine dönmesine neden olabileceğine dikkati çeken Powell, bunun sonucunda enflasyonu yüzde 2’ye geri döndürmek için daha da sıkı politikaların gerekebileceği uyarısında bulundu.
Ayrıca, Powell, ülkenin büyük bankalarının sermaye gerekliliklerine ilişkin önerilen teklifte, değişiklik olabileceğinin sinyalini de verdi.
Analistler, Powell’ın sözle yönlendirmelerinin piyasalar tarafından pozitif karşılandığına işaret ederek, yarın ülkede açıklanacak tarım dışı istihdam verilerinin iş gücü piyasasının gidişatına dair sinyaller verebileceğini ve bu durumun Fed’in ilerleyen dönemde atacağı adımları etkileyebileceğini anımsattı.
Ayrıca, Fed’in Amerikan ekonomisindeki mevcut duruma ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı “Bej Kitap” raporunda da ekonomik faaliyetin ocak ayının başından bu yana hafif artış kaydettiği bildirildi. Raporda, gelecekteki ekonomik büyümeye ilişkin görünümün genel olarak olumlu kalmaya devam ettiği aktarıldı.
Dün Fed yetkililerinin sözle yönlendirmeleri de takip edilirken, San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, fiyat istikrarı konusunda işi bitirmeye kararlı olduklarına dikkati çekerek, yüksek faiz oranlarının konut maliyetlerini geçici olarak artırdığını ancak enflasyonu düşürmek için buna ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Artan konut maliyetlerinin yüksek enflasyonun temel itici gücü olduğuna işaret eden Daly, Fed’in enflasyonu düşürmede kararlı olduğunu yineledi.
Ülkede 30 yıl vadeli mortgage faizleri de geçen hafta yüzde 7,02’ye gerilerken, mortgage başvuruları yüzde 9,7 artmıştı.
Öte yandan dün ABD’de açıklanan veriler, iş gücü piyasasında yumuşama sinyalleri verdi. ADP özel sektör istihdamı, şubatta 140 bin kişiyle piyasa beklentilerinin altında artış kaydederken, JOLTS açık iş sayısı da ocakta 8 milyon 863 bine gerilemesine karşın öngörülerin üzerinde gerçekleşti.
Yavaşlamaya devam eden yıllık ücret artışı da aynı dönemde yüzde 5,1 ile Ağustos 2021’den bu yana en düşük seviyesini kaydetti.
Söz konusu gelişmelerin ardından para piyasalarında Fed’in faiz indirimine başlama ihtimali mayısta yüzde 20 ve haziranda yüzde 68 ile fiyatlanıyor.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 4 baz puan gerileyerek yüzde 4,10 seviyesine inerken, yükseliş eğilimini üst üste 7’nci işlem gününe taşıyan altının ons fiyatı, şu sıralarda yüzde 0,6 artışla 2 bin 159 dolardan alıcı buluyor.
Düşüş eğilimini üst üste 5’inci işlem gününe taşıyan dolar endeksi, şu dakikalarda önceki kapanışının yüzde 0,1 altında 103,2 seviyesinde bulunuyor.
Orta Doğu’daki gelişmeler yakından takip edilirken, Brent petrolün varil fiyatı yatay bir seyir izleyerek 82,6 dolardan işlem görüyor.
Kripto para piyasalarında hafta içinde 69 bin doların üzerine çıkarak rekor tazeleyen Bitcoin, 66 bin doların hemen altında dengelendi.
Pay piyasaları tarafında ise nakit desteği aradığına yönelik ABD basınında çıkan haberlerin ardından yüzde 40’tan fazla gerileyen New York Community Bank’ın hisseleri, Bankanın 1 milyar doların üzerinde sermaye artırdığını duyurması sonrasında toparlandı. New York Community Bank hisseleri dün yüzde 7’nin üzerinde kazançla günü tamamladı.
Dün, New York borsasında, Nasdaq endeksi yüzde 0,58, S&P 500 endeksi yüzde 0,51 ve Dow Jones endeksi de yüzde 0,20 artış kaydetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de pozitif bir seyirle başladı.
Avrupa borsalarında da dün pozitif seyir hakim olurken, bugün ECB faiz kararının ardından ECB Başkanı Christine Lagarde’ın yapacağı sözle yönlendirmeler yatırımcıların odağına yerleşti.
Analistler, bankanın bugün gerçekleştireceği toplantıda faizleri sabit bırakacağına kesin gözüyle bakıldığını belirterek, toplantı sonrası Lagarde’ın açıklamalarında ECB’nin önümüzdeki dönemde atacağı adımlara yönelik sinyaller aranacağını söyledi.
Para piyasalarında, ECB’nin ilk faiz indirimine gitme ihtimali nisanda yüzde 23 ve haziranda yüzde 85 ile fiyatlanıyor.
Öte yandan, yükseliş eğilimini üst üste dördüncü işlem gününe taşıyan avro/dolar paritesi, şu sıralarda önceki kapanışının hemen üzerinde 1,0900 seviyesinde bulunuyor.
Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,43, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,66, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,10 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,28 değer kazandı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne de pozitif bir seyirle başladı.
Asya pay piyasalarında Güney Kore hariç, negatif seyir öne çıkarken, Japonya Merkez Bankasının (BoJ) negatif faiz politikasına son verebileceğine yönelik beklentiler güçlendi.
BoJ yönetim kurulu üyesi Junko Nakagawa, ülke ekonomisinin güçlü ücret artışıyla desteklenen fiyat hedefine ulaşma yolunda istikrarlı bir ilerleme kaydettiğini söyledi.
Japonya’da hazirandan bu yana görülen en hızlı ücret artışının ardından Japon yeni dolar karşısında değer kazanırken, bu durumun ülke pay piyasalarını aşağı yönlü baskıladığı görülüyor.
Analistler, Nakagawa’nın sözle yönlendirmelerinin ardından BoJ’un gelecek aylarda negatif faiz oranlarını sona erdireceği ilişkin beklentilerin arttığını ifade ederek, dolar/yen paritesinin 148,4 ile yaklaşık son bir ayın en düşük seviyesine indiğini bildirdi.
Öte yandan, bugün Çin’de ihracat ve ithalat verileri beklentin çok üzerinde gelmesine rağmen Çin borsalarında risk iştahı düşük seyrediyor.
Ülkede, şubatta yıllık bazda ihracat yüzde 7,1 ve ithalat yüzde 3,5 artışla tahminleri geride bıraktı.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,9, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,5 gerilerken, Güney Kore’de Kospi endeksi ise yüzde 0,2 artış kaydetti.
Yurt içinde dün satıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,31 değer kaybıyla 8.744,58 puandan tamamladı.
Dolar/TL, dün alıcılı bir seyir izleyerek günü önceki kapanışının yüzde 0,6 üzerinde 31,7723’ten tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 31,8300 seviyesinden işlem görüyor.
Öte yandan, dün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) sıkı para politikası duruşunu destekleyici ilave sıkılaşma adımları kapsamında, kredi büyümesine dayalı zorunlu karşılık tesis edilme kararı alındı.
Merkez Bankasınca belirlenen kredilerin aylık yüzde 2 büyüme oranını aşan kısmı için TL cinsinden zorunlu karşılık 1 yıl süreyle bloke olarak tutulacak.
TCMB Para Politikası Kurulu’nun 22 Şubat’taki toplantısına ilişkin yayımlanan özette, “Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kredi büyümesi ve mevduat faizinde öngörülenin dışında gelişmeler olması durumunda parasal aktarım mekanizması desteklenecektir.” ifadeleri kullanılmıştı.
Analistler, bugün yurt içinde haftalık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise ECB faiz kararı ve Lagarde’ın açıklamalarının yanı sıra yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksin 8.700 ve 8.600 puanın destek, 8.800 ve 8.900 puanın ise direnç konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 İngiltere, şubat ayı konut fiyat endeksi
10.00 Almanya, ocak ayı fabrika siparişleri
14.30 Türkiye, haftalık para ve banka istatistikleri
16.15 ECB’nin faiz kararı
16.30 ABD, ocak ayı ticaret dengesi
16.30 ABD, haftalık işsizlik maaşı başvuruları
16.45 ECB Başkanı Lagarde’ın konuşması
17.30 Türkiye, şubat ayı hazine nakit dengesi
]]>“PONZİ SİSTEMİ FİNANS BİLGİSİNİN ÖNEMİNİ ARTIRIYOR”
Şimşek, yatırımcılar için finansal okuryazarlığın önemine ilişkin değerlendirmede bulundu. Finans teknolojisindeki hızlı değişim ve dönüşüm, yeni finansal enstrümanlar, ponzi sistemi gibi hususların finansal bilginin önemini artırdığına işaret eden Şimşek, dünyada da pek çok ülkenin toplumsal finansal okuryazarlık bilincini yükseltmeye yönelik faaliyetler yürüttüğünü söyledi.
Şimşek, ülkelerin kalkınma stratejisi açısından yurt içi tasarruf oranlarının artırılması ve tasarrufların finansal piyasalar aracılığıyla reel sektör firmalarına doğrudan aktarılmasının önemli bir unsur olduğuna dikkati çekerek, “Ülke çapında, finansal eğitim ve finansal okuryazarlığın yaygınlaştırılmasıyla bir yandan bireysel yatırımcıların sağlıklı yatırım kararları vererek finansal piyasalara aktif katılımı sağlanabilecek, diğer yandan farkındalığı yüksek bireyler vasıtasıyla tasarruflar, finansal piyasalara istikrarlı yatırım kaynağı olarak aktarılabilecek. Finansal okuryazarlık düzeyinin gelişmesi, finansal sahtekarlıklara olan zafiyeti azaltıyor, doğru yatırım kararlarının alınabilmesinin önünü açıyor.” diye konuştu.
Türkiye’de de finansal okuryazarlık seviyesinin artırılması gerektiğini vurgulayan Şimşek, “Kamu kurumları, sivil toplum örgütleri ve özel şirketler, finansal okuryazarlık alanında projeler yapsa da faaliyetler dağınık yapıda. Ülkemizde mesleki ve teknik liselerde finansal okuryazarlık seçmeli ders olarak okutulmaktadır. Ayrıca bazı ön lisans ve lisans programlarında sınırlı düzeyde finansal okuryazarlık dersi veriliyor. İlköğretimde finansal okuryazarlık eğitimi kapsamında eğitmen açığı bulunuyor.” ifadelerini kullandı.
“SAVUNMASIZ YATIRIMCI ZARARA UĞRUYOR”
Şimşek, finansal okuryazarlığın artırılması yoluyla hane halkı ve firmaların tasarruf yapma farkındalığının artırılacağını ifade ederek, “Son yıllarda özellikle finansal okuryazarlık düzeyi düşük bireysel yatırımcıların foreks, kripto varlıklar ve borsa alanlarında yüksek kar beklentisiyle hareket ettiği ve yüksek risk aldığı gözleniyor. Tüyo ve duyum adı altında yanıltıcı ve yanlış yönlendirmelere karşı savunmasız kalan söz konusu yatırımcıların zarara uğradığı görülüyor. Düşük finansal okuryazarlık seviyesindeki bireylerin risk yönetimi yapmakta zorlandıkları, yatırım ürünlerine ilişkin sınırlı bilgi birikimine sahip oldukları, yatırım ürünlerinin karakteristiklerini ve risk seviyelerini ölçemedikleri, şirket finansallarını okuyamadıkları biliniyor.” dedi.
“PİYASALARDA FİNANSAL OKURYAZARLIĞI BAŞLATIYORUZ”
Şimşek, konuşmasının devamında “Atacağımız adımlar ve yeni projeler, yatırımcı davranışını profesyonel seviyeye taşıyacak, sermaye piyasalarına katılımı artıracak, sürü psikolojisiyle yatırım davranışını engelleyecek. Finansal okuryazarlık düzeyi düşük yatırımcılar sermaye piyasalarında zarar görebilir, bu yatırımcıların temkinli olması önem taşıyor. Bu çerçevede sermaye piyasalarında finansal okuryazarlık dönemini başlatıyoruz. Finansal Okuryazarlık Portalı, Sermaye Piyasaları ve Finans Mesleki Teknik Anadolu Lisesi, Finans Akademisi ile ev hanımlarına yönelik eğitim gibi projeleri hayata geçiriyoruz. Bu projeler, yatırımcılara uzun vadeli ve çeşitlendirilmiş bir portföy anlayışı içinde davranmanın rasyonel olduğu gerçeğini sunacak ve en önemlisi piyasa etkinliğini artırarak daha da istikrarlı bir sermaye piyasası seviyesine ulaşmamızı sağlayacak.” ifadelerini kullandı.
]]>ABD’de açıklanan makroekonomik veriler piyasaların yönü üzerinde etkili olmaya devam ediyor.
Buna göre, ABD’de JOLTS açık iş sayısı, 2023 Aralık’ta 9 milyon 26 bine çıkarak öngörülerin üzerinde gerçekleşirken, Conference Board tarafından açıklanan Tüketici Güven Endeksi de ocakta aylık 6,8 puan artarak 114,8’le Aralık 2021’den sonraki en yüksek seviyesine çıktı.
Analistler, ABD’de ülke ekonomisinin atılan şahin adımlara karşın beklendiği şekilde yavaşlamadığını kaydederek, bu durumun para piyasalarındaki fiyatlamalarda faiz indirimlerinin hangi ayda başlayacağına ilişkin tahminleri ötelediğini bildirdi.
Yıl başında yüzde 85 ihtimalle ilk faiz indiriminin martta yapılacağının öngörüldüğünü hatırlatan analistler, buna karşın açıklanan makroekonomik veriler ve Fed yetkililerinin sözle yönlendirmeleriyle birlikte bu fiyatlamaların yüzde 88 ihtimalle mayısa taşındığını ifade etti.
Analistler, bugün Fed’in politika faizini sabit bırakacağına kesin gözüyle bakıldığını kaydederek, para politikası metni ve Fed Başkanı Powell’ın açıklamalarından alınacak sinyallerin varlık fiyatlarında oynaklığı artırabileceğini aktardı.
Bugün ülkede açıklanacak ADP özel sektör istihdam verilerinin de önemine dikkati çeken analistler, beklenti dışı gerçekleşmelerin fiyatlamaları etkileyebileceğini dile getirdi.
Piyasalarda yoğun bilanço dönemi de yakından takip edilirken, dün piyasalar kapandıktan sonra şirket finansal sonuçlarını açıklayan Microsoft ve Google’ın ana kuruluşu Alphabet’in gelirleri geçen yılın son çeyreğinde artış kaydetti. Bugün ise Boeing’in şirket finansal sonuçlarını açıklaması bekleniyor.
Fed’in para politikası kararları öncesinde tahvil piyasalarında alış ağırlıklı seyir devam ederken, düşüş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,01 seviyesinde dengelendi.
Altının ons fiyatı şu sıralarda yüzde 0,1 azalışla 2.033 dolardan, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,3 düşüşle 82,2 dolardan işlem görüyor.
Dün, New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 0,76 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,06 gerilerken, Dow Jones endeksi yüzde 0,35 artışla rekor kırdı. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne karışık seyirle başladı.
Avrupa borsalarında alış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, bugün Almanya’da açıklanacak enflasyon verileri yatırımcıların odağına yerleşti.
Analistler, bölge genelinde enflasyon baskılarının devam ettiğine dikkati çekerek, bugün Almanya’da açıklanacak verilerin Avrupa Merkez Bankasının (ECB) gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin fiyatlamaları etkileyebileceğini bildirdi.
Dün açıklanan veriler göre, Avro Bölgesi’nde mevsimsellikten arındırılmış Gayri Safi Yurt içi Hasıla (GSYH), 2023’ün dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre sabit kalırken, Almanya’da geçen yılın son çeyreğinde GSYH bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,3 daraldı.
Dün, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,44, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,18, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1,29 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,48 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne karışık seyirle başladı.
Asya’da piyasalar Japonya hariç satış ağırlıklı bir seyir izlerken, Japonya Merkez Bankası (BoJ) bugün açıkladığı toplantı tutanaklarında ilk kez faiz artırımlarına yakında başlanabileceği sinyalini verdi.
Çin’de açıklanan makroekonomik verilerin ülkede imalat sanayisinin hala daralmaya devam ettiğini göstermesi risk iştahını törpülerken, finansal sonuçlarını açıklayan Samsung Electronics’in üst üste dördüncü çeyrekte de karı azalmaya devam etti.
Bugün Japonya’da açıklanan verilere göre perakende satışlar aralıkta yüzde 2,1 artarak beklentilerin oldukça gerisinde kalırken, sanayi üretimi de yıllık yüzde 0,7 azalarak öngörüleri karşılayamadı.
Çin’de imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 49,2’ye, hizmet sektörü PMI ise 50,7’ye çıktı.
Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,4 yükselirken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,2, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,8 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,3 geriledi.
Yurt içinde dün alış ağırlıklı seyrini üst üste beşinci işlem gününe taşıyan Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,03 değer kazancıyla 8.474,30 puandan tamamladı.
Dolar/TL, dün yatay seyirle 30,3504’ten günü tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 30,3640 seviyesinden işlem görüyor.
Analistler, bugün yurt içinde dış ticaret dengesi, yurt dışında ise Fed’in faiz kararı ve Powell’ın açıklamaları ile Almanya’da enflasyon ve ABD’de ADP özel sektör istihdamı başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 8.530 ve 8.570 seviyelerinin direnç, 8.400 ve 8.250 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.
Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:
10.00 Türkiye, aralık ayı dış ticaret açığı
10.00 İngiltere, ocak ayı konut fiyat endeksi
10.00 Almanya, aralık ayı perakende satışlar
11.55 Almanya, ocak ayı işsizlik oranı
16.00 Almanya, ocak ayı TÜFE
16.15 ABD, ocak ayı ADP özel sektör istihdamı
22.00 ABD, Fed’in faiz kararı
22.30 Fed Başkanı Powell’ın konuşması
]]>