Uraloğlu, Hatay Havalimanı’nda yetkililerle basına kapalı toplantısının ardından yaptığı açıklamada, ramazanın ülkeye, millete ve tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni etti.
Depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyen Uraloğlu, şöyle devam etti:
“Hatay’ın Antakya, Defne, Kırıkhan ve Samandağ gibi ilçeleri de depremlerden en çok etkilenen bölgelerdendi. Maalesef birçok yapı yıkıldı ve birçoğu da kullanılamaz hale geldi. Hatay Havalimanı’mızın bulunduğu alandaki faylanma ve zemin sıvılaşması sebebiyle kalıcı yüzey deformasyonları ve yaklaşık 1,5 metreye varan kalıcı oturmalar görülmüş, pist ve çevresindeki alan da bu oturmalardan etkilenmişti ama deprem sonrasında öncelikle insani yardım ve tahliye uçuşlarının kullanımı için gerekli çalışmaları hızla yaparak pisti en kısa sürede hizmete açtık. Sonrasında da bir daha benzer depremler yaşanması halinde dahi hasar görmeyecek şekilde altyapının inşası için gerekli çalışmaları da başlattık.”
Bakan Uraloğlu, geçen yıl 12 Ekim’de Hatay Havalimanı PAT sahaları onarımı ve gelişimi işini ihale ettiklerini, 21 Kasım’da da yapım çalışmalarına başladıklarını anımsattı.
“Havalimanı bağlantı yolundaki çalışmalarımız devam ediyor”
Yeni Hatay Havalimanı’nı, zemin taşıma gücünü artırarak yüksek ve geçirimsiz bir dolgu üzerine inşa edeceklerinin altını çizen Uraloğlu, şu bilgileri verdi:
“Terminal, teknik blok kule, itfaiye binası, güç santrali, lojman ve garaj binalarını da güçlendireceğiz. 3 bin metre uzunluğu ve 60 metre genişliğiyle geniş gövdeli uçakların inebileceği şekilde pisti yapıyoruz. 2 bin 720 metre uzunluğunda yeni paralel taksi yolu, 2 hızlı çıkış ve 4 bağlantı taksi yolu da inşa edeceğiz. Tüm bu çalışmalarımızı inşallah 2026 yılı ilk çeyreğinde tamamlamayı planlıyoruz. Şu anda projemiz kapsamında, havalimanı çevre güvenlik duvarı yükseltme ve duvar çatlaklarının tamiratı işlemlerini tamamladık. Yeni pistimizin inşası aşamasında 14 kilometre uzunluğundaki çevre güvenlik duvarını yeniden inşa ederek havalimanının bulunduğu alanı taşkınlara karşı da korumuş olacağız. Havalimanı pistinde derz tamiratı, çatlak onarımını bitirdik. Zemin güçlendirme işlemlerini büyük ölçüde tamamladık. Ayrıca depremde zarar gören 5 kilometre uzunluğundaki Hatay Havalimanı bağlantı yolundaki çalışmalarımız da devam ediyor.”
Uraloğlu, Hatay Havalimanı’nda yapılan çalışmalarla ilgili, “Şu andaki mevcut pistimiz, sadece boş iniş dolu kalkışa müsaade ediyordu, dolayısıyla biz burada yaptığımız zemin güçlendirmeleriyle pist onarımlarıyla beraber pisti daha kalıcı hale getirdik ve dolu iniş, dolu kalkış için de gerekli kriterleri sağladığını, yaptığımız testlerle teyit etmiş olduk. Dolayısıyla biz 29 Mart’tan itibaren Hatay’a hem geliş hem de gidişte bilet satışlarını çift yönde bugün itibarıyla kullanıma açmış olduk. İnşallah cuma günü yani 29 Mart itibarıyla da Hatay’da çift yönlü olarak yolcu taşımasını başlatmış oluyoruz.”
(Sürecek)
]]>Manisa’nın Alaşehir ilçesi, Çekirdeksiz Sultaniye Üzüm, Alaşehir Kapaması, Tahinli Pide ile UNESCO tarafından tescillendikten sonra turizm alanında da Kültür ve Turizm haritasında yerini alarak hem tanıtım hem de turizm açısından önemli adımlar atıldı. Alaşehir Belediyesi’nin girişimleriyle bu sefer Karacalar Mahallesi’nde 900 rakımlı Türkmen Tepesi mevkiinde hayata geçirilen yamaç paraşütü pisti açıldı. Yamaç paraşütü pistinde profesyonel anlamda ilk uçuşlar 1’i kadın 25 paraşütçü tarafından gerçekleştirilirken, pist hem katılımcılardan hem de izleyenlerden tam not aldı. İlk profesyonel uçuşların yapıldığı pistte Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu ve vatandaşların katıldığı tören yapıldı. İlk profesyonel uçuşlar Pamukkale Sportif Havacılık Kulübü ve Alaşehirli paraşütçülerin katıldığı pistte 25 paraşütçü uçuş yaptı.
Paraşütçüler pisti çok beğendi
Alkışlar eşliğinde ilk uçuşunu yapan tek kadın sporcu olan Denizlili Canan Gümüşsoy, “Çok güzel bir pist, uçuşumdan çok keyif aldım. Umarım burası daha çok gelişir, çevre illerden birçok pilotu buraya davet ederiz. Biz burayı çok beğendik, çok sevdik” derken, Denizli Sportif Havacılık Kulübü Eğitmeni ve Türk Hava Kurumu eğitmen pilotu Mustafa Yılmaz, “Yaklaşık 24 yıldır uçuş yapıyorum, yüzlerce öğrenci yetiştirdik. Alaşehir’den de bir çok öğrencimiz oldu. Onların sayesinde bu tepe oluşturuldu. Biz de destek amacıyla geldik, keyifli bir tepe, burada yerel yöneticiler tarafından yeni bir pist çalışması yapılmış. Biz de Pamukkale Sportif Havacılık Kulübü olarak destek verdik. Bölge hoşumuza gitti. Yüksekliği, eğimi gayet güzel, çok temiz bir çalışma yapılmış. P4, P5 eğitimleri, uzun mesafeli uçuşlar için güzel bir bölge, potansiyeli var” diye konuştu.
Ahmet Öküzcüoğlu: “Alaşehir’in turizm alanlarını genişletiyoruz”
“Üzümü, kapaması, yaprağı, tahinli pidesi ve turizmiyle dünya çapında söz sahibi olan Alaşehir, bundan sonra yamaç paraşütüyle de anılacak” diyen Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, “Alaşehir Karacalar Mahallesi Türkmen Tepesi’nde yamaç paraşütü için bir pist oluşturduk. Buradaki termal hava kütleleri ve rüzgar ölçümleri yapıldı, deneme uçuşları yapıldı, şu anda da yamaç paraşütüne gönül veren Pamukkale Sportif Havacılık Kulübü’nden arkadaşlarımız uçuşlarını yapıyorlar. Yeni yaptığımız piste halı saha kaplamalarımız, kafeteryalarımız, sosyal tesislerimiz olacak. İleride de daha basit bir pist yaparak, uçuş eğitimleri vermeyi planlıyoruz. Alaşehir isminin duyulmasında hem de turizminin gelişmesinde katkı sağlayacak. Uçuşlara gelen arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Alaşehirimize hayırlı ve uğurlu olsun. Buradan havalanan yamaç paraşütçü arkadaşlarımız, Işıklar mahallemizin merasına iniş yapıyorlar. Alaşehirimiz kapamasıyla, yaprağı ile UNESCO listesinde yer aldı. Şimdi de yamaç paraşütü ile anılacak. İlçemizin turizm alanlarını genişletiyoruz. Sosyal ve kültürel alanda turizm değerleri anlamında ön plana çıksın. Alaşehirimizin ismi bundan sonra yamaç paraşütü ile de anılacak. Alaşehirimizi ülkemiz ve dünya çapına tanıtmaya devam edeceğiz” dedi.
Erol Cin: “Bölgemizin tanıtımına katkı sağlayacak”
Yamaç paraşütü hakkında https//www.instagram.com/ alasehiryamacparasutu2023 adresinden ulaşılabileceğini belirten Alaşehirli yamaç paraşütü sporcusu Erol Cin, “Beş yıldır profesyonel biçimde yamaç paraşütü yapıyorum. Bizim bölgemizde uçuş yapılacak pistimiz yoktu. Bu işi ilk olarak Belediye Başkan Yardımcımız Muammer İbişoğlu’na söyledim. O da Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu’nun bu konuda yardımcı olabileceğini söyledi. Temmuz ayında Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, belediyenin kıt imkanlarına rağmen bu tepeyi ortaya çıkardılar. Bugün Pamukkale Havacılık Kulübü’nü ağırladık. İleriki günlerde değişik kulüpleri davet edeceğiz. Bu bölge lokasyon olarak çok iyi bir durumda. Yamaç paraşütçüler için uzun mesafe olarak tanımladığımız uçuşların çıkabileceği, dolayısıyla bölgemize dışarıdan yerli ve yabancı turistlerin görebileceği, şehrimizin ve bölgemizin tanıtımına katkı sağlayabileceği bir tepe. Bu bölgenin ortaya çıkarmasında Kaymakamımız Alper Faruk Güngör, Belediye Başkanımız Ahmet Öküzcüoğlu başta olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” cümlelerine yer verdi. – MANİSA
]]>Mart ayı olmasına rağmen hala tüm pistleri kayağa ve aktivitelere açık olan Palandöken, aynı zamanda dünyanın en uzun ve en dik kayak pistlerine sahip önemli bir kayak merkezi olarak ifade ediliyor. Bu yıl sezonu diğer kayak merkezlerine göre daha erken açan ve yaklaşık 300 bin kişinin ziyaret ettiği Palandöken Kayak Merkezi, sahip olduğu imkanlar ve alternatif etkinliklerle meraklılarının ilgi odağı olmaya devam ediyor. Palandöken’deki pistler, toz kar özelliği sayesinde kayak sezonu boyunca mükemmel kalitede kar sunuyor. Toz kar, ince, hafif ve taze karın gevrek halini temsil ediyor. Bu kar yapısı kayakçılar için en iyi imkanları sağlayarak pürüzsüz bir yüzey sunuyor, bu da daha iyi bir kayma deneyimi anlamına geliyor. İnce kar tabakası, daha iyi manevra yapma ve hızlı kayma imkanı veriyor.
5 binden fazla konaklama imkanı var
Palandöken’de çeşitli kategorilerde kayak ve snowboard yarışmaları düzenlenirken, kar festivalleri de gerçekleştiriliyor. Palandöken Kayak Merkezi’nde dördü 4 yıldızlı ve altısı 5 yıldızlı olmak üzere on turistik tesis bulunuyor. Bölgede kayak evleri, günübirlik tesisler ve lokantalar da mevcut. Kayak merkezinde konaklama kapasitesi yaklaşık olarak 5 bin 530 kişi olarak belirtilirken, bu imkanlar, ziyaretçilere rahat ve keyifli bir kış sporları deneyimi sunuyor.
Herkese hitap eden pistleri var
Palandöken Kayak Merkezi, toplamda 56 adet pist içeriyor. Bu pistler farklı zorluk seviyelerine sahip. Kolay Pistler: 30 adet, Orta Pistler: 12 adet, Profesyonel (Zor) Pistler: 9 adet ve Doğal Pistler: 5 adet olarak değerlendiriliyor. Palandöken 2 olarak bilinen Konaklı Kayak Merkezi, bu toplam pist sayısına ek olarak 24,8 kilometrelik pistlere sahip. Bu iki kayak merkezinin toplam pist uzunluğu ise 87 kilometreyi buluyor. En uzun kayak parkuru 12,5 kilometre uzunluğunda ve bu parkur boyunca kesintisiz olarak kayak yapılabiliyor. Ayrıca, başlangıç ve bitiş kotları arasındaki irtifa farkı bin 100 metre. Palandöken Kayak Merkezi’nde toplamda 19 lift taşıyıcı sistem bulunuyor. 19 adet lift ise saatte 24 bin kişi taşıma kapasitesine sahip.
Gece kayak yapma imkanı var
Palandöken’deki çığ riskini azaltmak için gelişmiş çığ önleme sistemleri kullanılıyor. Bu sistemler, ziyaretçilerin güvenliğini sağlamak için önleyici önlemler alıyor. Kayak sezonunu uzatmak ve kar kalitesini iyileştirmek için suni kar üretim sistemleri kullanılıyor. Sistem saatte 2 bin 600 metreküp kar üretme kapasitesine sahip. Bu sayede kayak şartları ve sezon süresi en iyi seviyede tutuluyor. Palandöken’deki pistler, gece kayağı yapmak isteyenler için 9,2 kilometre uzunluğunda aydınlatıldı. Bu durum ziyaretçilere günün her saatinde kayak yapma fırsatı sunuyor.
Çevre dostu bir kayak merkezi
Ziyaretçiler, kayak biletlerini ve diğer hizmetleri kolayca çevrimiçi olarak satın alabiliyor. Bu dijitalleşme, bilet alımını ve rezervasyonları daha pratik hale getirdi. Bu özellikler, Palandöken’i akıllı ve kullanıcı dostu bir kayak merkezi haline getirirken, aynı zamanda güvenlik, erişim kolaylığı ve konforu artırıyor. Palandöken Kayak Merkezi bu haliyle yaklaşık 15 bin kişiye aynı anda kayak yapma imkanı sunuyor. Palandöken Kayak Merkezi, dünyada sürdürülebilirlik konusunda öncü bir adım attı ve dünyada sürdürülebilirlik sertifikasına sahip kayak tesislerinin ilkleri arasında yer aldı. Tesisler GSTC onaylı Türkiye’nin ilk Sürdürülebilir Turizm Sertifikalı Destinasyonu olmak kaydıyla öne çıkıyor. Bu sertifika, kayak merkezinin çevresel etkileri azaltma, doğal kaynakları koruma ve sosyal sorumluluk taahhütlerini yerine getirme konusundaki kararlılığını ve başarısını simgeliyor. Palandöken, hem çevreye hem de yerel topluluğa fayda sağlama amacıyla sürdürülebilirlik ilkelerini uygulayarak, kış sporları tutkunlarına benzersiz bir deneyim sunuyor. Bu başarı, sürdürülebilir turizmin geleceği için olumlu bir örnek teşkil ediyor.
Palandöken’de heyecan verici etkinlikler var
Merkezdeki bir otelin turizm koordinatörü Ali Güney, Palandöken Kayak Merkezi’nin sadece muhteşem kayak pistleriyle değil, aynı zamanda kar üzerinde birçok heyecan verici aktivite ile dikkat çektiğini ifade etti. İşte bu beyaz güzellikte yaşayabileceğiniz bazı deneyimler:
Palandöken’in muhteşem manzaralarının tadını yamaç paraşütü yaparken çıkarabilirsiniz. Dev bir salıncakta sallanmanın keyfini çıkarıp ve karın üstünden manzara ile havalanabilirsiniz. Yüksek hızlı bir zipline turu, dağların üzerinden süzülürken nefes kesici bir heyecan sunuyor. Palandöken’de karın üstünde uçmayı denemek isterseniz, insan sapanı bulunuyor. Kar üzerinde buz tırmanış deneyimi yaşamak isteyenler için Palandöken’de buz duvarı tırmanışı yapma fırsatı da mevcut. – ERZURUM
]]>Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünce işletilen ve Öveçler köyü mevkisinde yer alan Ovacık Kayak Merkezi, kış aylarında cazibe merkezi haline dönüşüyor.
Yılda 4 ay açık kalan merkezde, her düzeyde kayakçıya hitap eden 1200 metre uzunluğunda pist bulunuyor.
Kristal kar kalitesiyle ziyaretçilerden talep gören merkezde, 100 kişi taşıma kapasiteli teleski, 1 kar ezme makinesi, 1 kar motoru ve lüks otel konforunu aratmayan 35 oda 70 yataklı konaklama tesisiyle hizmet veriliyor.
İlde son günlerde etkili olan yağışlarla kar kalınlığının 1,5 metreye ulaştığı merkez, şu sıralar sömestir tatili nedeniyle Elazığ, Bingöl, Malatya ve Diyarbakır gibi illerden kayak tutkunlarını misafir ediyor.
Hafta içi ve hafta sonu tatillerinde merkezde yoğunluk oluşturan misafirler, Munzur Dağları’nın eşsiz güzelliği karşısında, çevresi meşe ormanıyla kaplı pistte kayak ve snowboard yapıyor, kızakla kayıyor.
Merkezde görevli, 8 kişiden oluşan Jandarma Arama Kurtarma (JAK) timi de olası kazalarda ya da kayak eğitimlerinde tatilcilere destek oluyor.
“Teknik olarak incelendiğinde Türkiye’nin en kaliteli karına sahip”
Vali Bülent Tekbıyıkoğlu, AA muhabirine, Ovacık’ın turizm açısından büyük öneme sahip olduğunu söyledi.
İlçede birçok doğal güzelliğin bulunduğunu belirten Tekbıyıkoğlu, şöyle konuştu:
“Burası yazın yüz binlerce turiste ev sahipliği yapıyor ve aynı zamanda inanç merkezi, Aleviler için manevi bir merkez niteliğinde. Kışın ise başka güzellikleri içerisinde barındırıyor. Ovacık Kayak Merkezi günlük ortalama 350-400 kişiyi ağırlıyor. Buraya Tuncelili hemşehrilerimiz gelmekle birlikte çevre illerden de gelen misafirlerimiz oluyor. Burası teknik olarak incelendiğinde Türkiye’nin en kaliteli karına sahip. Pistimiz iki aşamalı. Bir tanesi daha zor bir pist ve bundan genelde sporcu arkadaşlarımız kayıyor. Onun alt tarafında daha yumuşak bir pist var. Vatandaşlarımız kızaklarıyla ve kayak malzemeleriyle orada karın tadını çıkarıyor.”
“Çocuklar ve yetişkinler kısa sürede kayak öğrenebiliyor”
Gençlik ve Spor İl Müdürü Lokman Ekinci de Ovacık’ın tarihi ve kültürüyle öne çıktığını dile getirdi.
Kayak merkezinin de kente değer kattığını vurgulayan Ekinci, “Herkese, gelip burada kaymalarını ve ayrıca Munzur’un güzelliklerini görmesini tavsiye ediyorum. Çevre illerden, ilimizden buraya gelen ve kayak bilmeyen herkese bu sporu öğretecek eğiticilerimiz de var. Burada çocuklar ve yetişkinler kısa sürede kayak öğrenebiliyor.” ifadelerini kullandı.
Milli sporcu Arda Çetin de ilkokuldan beri kayakla ilgilendiğini anlattı.
Merkezde yarışmalara hazırlandığını aktaran Çetin, “Buraya gelen misafirlerimize sporcu olarak her türlü desteği vermeye çalışıyoruz. Kayak bilmeyenlerle ilgilenip saatler içinde pistte kaymalarına yardımcı oluyoruz.” dedi.
“Ailece gelip burada uygun tatil yapabiliyoruz”
Ziyaretçilerden Suna Tosun, konaklama ve kayak kiralama fiyatlarının çok uygun olduğunu ifade ederek, “Sömestir tatili olduğu için biraz yoğunluk var ama onun haricinde pist çok güzel, kaymaya elverişli. Ailece gelip burada uygun tatil yapabiliyoruz.” diye konuştu.
Burçin Özel ise Ovacık Kayak Merkezi’nin 7’den 70’e herkese hitap eden zengin bir platforma sahip olduğunu kaydetti.
Sevgi Kırım, bölgenin güzelliklerini çok beğendiğini, kayak merkezinde çocuklarıyla eğlenceli zaman geçirdiğini söyledi.
]]>Hava trafiğine 1957 yılında açılan ve yılda 24 bin uçağın iniş-kalkış yaptığı Trabzon Havalimanı, Türkiye’nin en yoğun havalimanları arasında yer alıyor. Artan yağışlar sonrası yüzeyinde oluşan çatlak ve çökmeler nedeniyle pisti onarıma alınan havalimanı, bölgede olumsuz hava koşullarının da etkisiyle uçuş iptalleriyle gündeme geliyor. Kimi uzmanlar, asfaltında oluşan şişme, kabarma, çatlak ve oturmalar kaynaklı 3 yılda 6 kez onarıma alınan havalimanı pistinde oluşan deformasyonların tam olarak belirlenmesi için uydudan milimetrik olarak gece gündüz izlenmesi gerektiğini öneriyor. Kimi uzmanlar da özellikle yaz turizm sezonunda günlük 35 uçak seferiyle 4 bini aşkın yolcuyu ağırlayan havalimanı pistinde ‘kırmızı kil’ tehlikesine karşı, temel iyileştirme yapılıp, pist altının fore kazıklarla güçlendirilmesini tavsiye ediyor.
‘PİSTİN TABANINDA KİLLİ BİR ZEMİN VAR’
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, pistin alt tabanında killi zemin olduğunu belirterek, “2018 yılından beri havalimanı zaman zaman uçuşlara kapatılıyor. Pist onarımı yapılıyor. Çünkü uçuşu tehlikeye sokacak deformasyon yapıları oluştuğu için pist kapatılıyor. Onarım yapılıyor ve uçuşa açılıyor. Ama arkadan belli bir müddet sonra bu deformasyon yine başlayınca pist tekrar uçuşlara kapatılıyor. Bu 2018 yılından beri süre gelen bir olay. Neden pistte deformasyon yapıları oluşuyor? Çünkü pisttin tabanında killi bir zemin var. Bu killi zemin zaman zaman farklı oturmalardan dolayı kabarıyor çöküyor. Pisttin olduğu yapıda deformasyon gereği kıvrımlı, kırıklı yapılar oluşturuyor. Bu da uçuşu tehlikeye soktuğu için uçuşlar durduruluyor. 2020 yılında bu problemi çözmek için pisttin üst yapısını kaldırdılar ve yenilediler. Ama altyapı zemini onarılmadı. Zemin iyileştirilmesi yapılmadığı için aynı problem yeniden nüksetti” diye konuştu.
‘GÜVENLİ UÇUŞ İÇİN ŞART’
Havalimanı pistinin uydudan izlenmesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Bektaş, “Muhakkak suretle uydudan havalimanının deformasyonlarının milimetre cinsinden ölçülmesi lazım. Gelecekte neresi, ne kadar oturacak? Bu oturmanın pistte vereceği zararlar uydudan sürekli izlenmesi lazım. Böyle bir yöntem İtalya’nın Roma Havalimanı’nda uygulanıyor. Sürekli olarak havalimanı uydudan gözleniyor. Bu yöntem sağlıklı güvenli uçuş için şarttır. Milimetre mertebesinde alçalmalar, yükselmeler ve deformasyon yapıları gözlenerek gerekli önlemler alınıyor. Bir an önce pistin üst yapısının kaldırılıp, altta zemin iyileştirilmesi yapılıp, üsttü tekrar onarılmalı. Bu tür zemin sorunları oturma, çökmeler teknolojik olarak uydudan izleniyor. Uydudan izlenen milimetre cinsinden oturmalar karşısında da önlemler alınıyor. Dolayısıyla Trabzon Havalimanı’ndaki oturmaların kesinlikle uydudan izlenmesi gerekir. Kırık ve çatlaklar, her türlü deformasyon uydudan izlenmeli. Bu dünyanın her tarafında geçerli bir yöntemdir. Uzaktan algılama dediğimiz, uydudan yer ve pist hareketlerini ölçebilecek, bunları değerlendirebilecek yöntemler var. Bunu da bu şekilde yaparsak, uçuşu daha güvenli hale getirir, yolcuların ve uçakların güvenliğini daha fazla artırabiliriz” dedi.
]]>