KAHRAMANMARAŞ’ta, depremde yıkılarak 35 kişinin hayatını kaybettiği ve daha önceki bilirkişi raporlarında zemin kattaki pastanede kolon kesildiği belirtilen Ezgi Apartmanı’yla ilgili Kahramanmaraş 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce istenen bilirkişi raporu dosyaya girdi. Raporda; sanıklardan tutuksuz müteahhit Yakup Aktaş (82) ile 12 yıl önce vefat ettiği için sanıklar arasında yer almayan statik proje müellifi inşaat yüksek mühendisi Kemal Türkarslan’ın asli kusurlu, 4 sanığın ise kusurlarının bulunmadığı kaydedilerek, kesildiği öne sürülen kolonun ise binanın yıkılmasında herhangi bir etkisinin bulunmadığı belirtildi.
?Merkez Onikişubat ilçesinin Alparslan Türkeş Bulvarı’nda bulunan ve 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı’nın depremde yıkılmasıyla ilgili başlatılan soruşturmada, 7 yıl önce zemin katta bulunan pastanede kolon kesildiğinin öne sürülmesi üzerine savcılık tarafından görevlendirilen bilirkişi, statik projesinde zemin katta 40 santimetre çapındaki yuvarlak kesitli kolonun kesildiğini tespit etti. Bunun üzerine gözaltına alınan pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu (58) ile Mustafa Pekel (48) kolon kesme iddialarının asılsız olduğunu, iş yerinde demir boruya bağlı bir merdiven bulunduğunu ve tadilat sırasında bu merdivenin kaldırıldığını söyledi. Soruşturma kapsamında toplanan tüm delil, rapor, fotoğraf ve videolar nihai bilirkişi raporu için Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne gönderildi. Buradan gelen bilirkişi raporunda müteahhit ve fenni mesul ile pastanede yapılan tadilatlardan sorumlu kişiler asli kusurlu belediyenin yapı ruhsatlarında proje kontrollerinden sorumlu kişiler ile belediyenin yapı kontrol birimi ve yapı kullanma izin belgesi düzenlenmeden önce binayı kontrol etmekle görevli kişiler tali kusurlu gösterildi.
OLASI KASTLA DAVA AÇILDI
Raporun ardından pastanenin iç mekan tasarımcısı Ertan Danacı (52) ve fenni mesul Mehmet Tekin (60) tutuklanırken, haklarında gözaltı kararı verilen ancak adreslerinde bulunmayan pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel hakkında ise tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkartıldı. Soruşturma sonunda Sami Kervancıoğlu, Mustafa Pekel ve Ertan Danacı hakkında ‘Olası kastla kasten öldürme ve yaralama’ suçlarından 876 yıl 6’şar aya kadar, müteahhit Yakup Aktaş ve fenni mesul Mehmet Tekin hakkında ise 22 yıl 6’şar aya kadar hapis istemiyle Kahramanmaraş 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.
‘BORU MU, KOLON MU OLDUĞU KESİN OLARAK SAPTANAMADI’
Davanın 3 Mayıs’ta görülen duruşmasında mahkeme heyeti, dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesine karar verdi. 5 kişilik bilirkişi heyeti, dosya üzerindeki incelemesini tamamlayarak raporunu hazırladı. Mahkemeye gönderilen 96 sayfalık raporda, sanıklardan müteahhit Yakup Aktaş asli kusurlu gösterilirken, diğer sanıklar herhangi bir kusur atfedilmedi. Raporda, kesildiği öne sürülen kolonla ilgili şöyle denildi:
“Dosya içerisinde tartışılan bir adet merdiven direğinin kaldırılması hususuna yönelik yapılan teknik incelemede, beyanlarda geçen bu merdiven direğinin; mimari onaylı projesinde asma kata çıkmak için çizimi yapılan ve taşıyıcı sistem ile bağlantısı bulunmayan ve merdiven basamaklarının oturtulduğu orta noktadaki çelik boru mu, yoksa betonarme projeye sonradan elle eklenen ve yapının üst katlarında devam etmeyen ayrıca ne zaman yıkıldığı da tespit edilemeyen fretli kolon mu olduğu da, dosya içeriğine göre kesin olarak saptanamamıştır.”
‘KESİLDİĞİ ÖNE SÜRÜLEN KOLONUN BİNANIN YIKILMASINDA ETKİSİ YOK’
Pastane işletmecileri ve iç mekan tasarımcısı arasında imzalanan sözleşmenin kolon kesilmesine yönelik olmadığı da belirtilerek, “Pastane olarak kullanılan iş yerlerinde gerçekleştirildiği öne sürülen imalat, tadilat, tahrifatlar ile kesildiği öne sürülen kolon gerçekleştirilen yapısal analizler sonucu; binanın tek başına veya diğer nedenlerle birleşerek binanın yıkımı üzerinde herhangi bir etkisinin bulunmadığı, yapının kütle merkezi ile rijitlik merkezinin çakıştırılmamasından kaynaklanan burulma düzensizliğine neden olunmasını kapsayan tasarım hatalarının tek başına binanın yıkımına esaslı, çekme katta daire niteliğinde ilave büyüme yapması ve perde duvarın inşaatından sonrası kesilmesi ve diğer esaslı sebeplerle birlikte binanın yıkımına neden olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Sanıklar Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel ile Ertan Danacı tarafından gerçekleştirildiği belirtilen tadilata yönelik tüm imalatların; tek başına veya diğer nedenlerle birleşerek binanın yıkımı üzerinde bir etkisinin olmadığının saptandığı, dolaysıyla pastane tadilatı sorumlusu olarak yargılanan sanıklar Mustafa Pekel, Sami Kervancıoğlu ile Ertan Danacı’nın binanın yıkımına neden olabilecek uymakla yükümlü olduğu dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarının bulunmaması nedeniyle sanıkların herhangi bir kusurunun bulunmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır.”
‘BİNANIN TEK BAŞINA YIKIMINA ESASLI ETKİSİ TASARIM HATALARI’
Depremin büyüklüğünün de tek başına binanın yıkımına büyük etkisi olduğu belirtilen raporun devamında şöyle denildi:
“Dava konusu yapının betonarme uygulama projesi ve eki hesap detaylarındaki hesap detaylarında gösterilen hesap hatalarının düzeltilmemesi, düzensiz aksların oluşturulması, döşeme tipinin uygun seçilmemesi düşük düğüm rijitliğine sahip olunması ve assı kiriş ebatlarının çok geniş tutulmasının yeterli rijit diyafram sağlamaması, kütle merkezi ile rijitlik merkezinin çakıştırılmamasından kaynaklanan burulma düzensizliğine neden olunmasını kapsayan tasarım hatalarının tek başına binanın yıkımına esaslı etkisinin bulunduğu, bu tasarım hatalarının binanın göçmesine esaslı etken olması nedeniyle, dava dosyasındaki sanıklar dışında, statik proje müellifi İnşaat Yüksek Mühendisi Kemal Türkarslan’ın da uymakla yükümlü olduğu dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarının bulunması karşısında asli kusurlu olduğu, dava konusu yapının, onaylı mimari ve betonarme uygulama projelerine aykırı olacak şekilde teras mahallinde çekme kat dairesi niteliğinde ilave büyütmenin yapılması ile yapının doğu cephesinde satış ofisinde/dükkanına giriş yapmak amaçlı (8-8)/(C-F) aksları arasındaki, 30.15 metrekare alanlı perde duvarın inşasından sonra kesilmesinin, yapının projesinde öngörülen mevcut yapısal güvenlik rezervinde ikincil mertebe de bir azalmaya neden olduğu ve diğer esaslı sebeplerle deprem büyüklüğü ve tasarım hataları birlikte yapının göçmesine neden olunduğu yani binanın yıkımına etkisinin bulunması karşısında asli kusurun oluştuğu, dolaysıyla sanık müteahhit Yakup Aktaş’ın; onaylı betonarme uygulama projesine aykırı olarak gerçekleştirdiği bu imalatlar, çekme katta daire niteliğinde ilave büyüme yapması ve perde duvarın inşaatından sonrası kesilmesi ve diğer esaslı sebeplerle birlikte binanın yıkımına neden olarak, uymakla yükümlü olduğu dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarının bulunduğu, dolaysıyla asli kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.”
Raporda ayrıca, diğer tutuklu sanık Mehmet Tekin için de teknik açıdan, uymakla yükümlü olduğu dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir davranışının bulunmadığı, dolaysıyla teknik açıdan herhangi bir kusur atfedilemeyeceği belirtildi.
]]>Ezgi Apartmanı davasında mahkeme heyeti sanıkların ‘kırmızı bülten’ ile aranmalarını reddetti
Duruşma sonrası açıklama yapan Av. Ersan Şen:
“Kim sorumlu ve suçlu ise o ortaya çıksın ama haksız yere de kimse suçlanmasın”
KAHRAMANMARAŞ – Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremler sonrası 35 kişinin hayatını kaybettiği yıkılan 10 katlı Ezgi Apartmanı davasının ilk duruşması ikinci günde devam etti. Gecenin geç saatlerine kadar devam eden duruşma 3 Mayıs 2024 tarihine ertelendi.
Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık ve müşteki avukatları hazır bulundu. Kimlik tespitlerinin ardından davanın ikinci günündeki duruşmaya başlandı. İddianame özetinin okunması ile başlanan duruşmada Ezgi Apartmanı müteahhidi Y.A. salonda hazır bulundu. Tutuklu sorumlu mühendis fenni mesul M.T. ve iç mimarı E.D. duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi ile katıldı. Mahkeme başkanı tutuklu sanıklar ve tanıklarla ilgili beyanları okudu.
Binanın altındaki pastanede tadilat işlemleri başlamadan binanın görevlisi nezaretinde kazan dairesine girerek yapılan tahribatı gördüğünü ifade eden tanık bina yöneticisinin oğlu tanık M.K, “Kazan dairesi ve kirişlerdeki tahribatları gördüm. Fotoğrafını çekip bina yöneticisine teslim ettim” dedi.
Tanık olarak dinlenen pastane çalışanı C.E.’ye mahkeme başkanı çalıştığı dönemden sorular sordu. C.E., “Halen çalışıyorum 6,5 yıldan beri. Biz geldiğimiz de yapılmıştı. Yapılan tadilatlara ilişkin bilgim yok. Ben geldiğim de mutfak kuruluydu. Malzemeleri pastane girişinden içeri alıyorduk. Arka tarafta herhangi bir giriş yeri yoktu” dedi.
Daha sonra tanık A.Ş. ise, “Ben pastanenin tadilatı sırasında başka şubede çalışıyordum” ifadesini kullandı. Tanık İ. Ş. A ise, “Ben 2001 ve 2002 yıllarında ofisim vardı. Daha sonra yakındaki inşaatım vardı ve ben oraya geçtim. Ben kiracıydım. Kervan pastanesi almış. Ben o binayı biliyorum ama gözümle kolon kesilip kesilmediğini görmedim. Benim iş yerim varken kazan dairesindeki kazanın değiştirildiğini ve bu esnada kapı üzerindeki kirişlere müdahale edildiğini gördüm” dedi.
Tanık işletme müdürü H.K. ise, “İşletme sorumlusuydum. 2017 ila 2023 arası çalıştım. Tadilata girdiği zaman biz geçici şube açtık ve günümüzü orada geçiriyorduk. Binanın içinde sütun ve kolon yoktu. Havalandırma bacaları ile tadilatlardan bilgim yok. Kazan dairesi ile hiç bir işimiz yoktu. Önceki merdiven dönerli merdivendi ve demirdi” dedi.
Bir diğer tanık M.G. ise, “Ben pastanemin tadilat yapıldığı dönemde şehir dışımdaydım” diye konuştu. İç mimarın çalışanı A.B., “İç mimar işini yapan E.D.’nin yanında çalışıyordum. Islak zemine şap attık. Banyo duvarlarını ve zemine şap attık. İlk kat zemin ve ikinci katta asma kat vardı. Yaklaşık 20-25 gün çalıştık. O zamanlar 4-5 kişiydik. Gittiğimiz de şap ve sıva işi için hazırdı o işleri yaptık” dedi.
İnşaatın kalıp işlerini yapan tanık B.T. ise, “Ezgi apartmanının demir ve kalıp işlerini ben yapıyordum. Binanın yapımından tamamlanmasına kadar görev aldım. 8’lik ten 20’lik demire kadar demir kullandım. İnşaatın yapımı yaklaşık iki yıl ve iki yıldan biraz fazla sürmüştü. Kalıpları 15-20 gün aralığında söktük. Binada taşıyıcı kolon yok” dedi.
Tanık R.Y., “Bu işi iç mimar adına yaptık. Mermer işi yapıyorum. Biz işi sırayla yapıyoruz. Geldiğimizde şap atılmış üzerine mermer döşedik” dedi. Tanıkların ifadesinin ardından katılan vekillerin beyanları alındı.
Mahkeme savcılığı sanık S.K. ile M.P. için kırmızı bülten ile aranmasına karar verilmesini talep etti. Daha sonra sanıkların savunmalarına geçildi. Sanık Y.A. önceki savunmalarımın tekrarını iletti. Sanık fenni mesul M.T. ise masum ve suçsuz olduğunu ifade edip tahliyesini talep etti. Duruşmada mahkeme başkanı iç mimar E.D.’den savunma istedi. Sanık iç mimar E.D. tahliyesini talep etti. Av. Taner Akıncı, depremlerde hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek binanın yapım aşamasındaki eksiklikleri anlattı. Av. Akıncı, pastane sahipleri S.K. ve M.P.’nin savcılıkla yakalama kararının kaldırılmasını talep etti.
Av. Mesut Çakar ise, “Başkanım biz dosyanın uzman bir bilirkişiye gönderilerek bilirkişi raporu alınmasını talep ediyoruz. Kahramanmaraş ilinde binlerce deprem dosyası var hangi sanık hakkında kırmızı bültenle arama talep edildi. Karadeniz Teknik Üniversitesinden asli kusurlu değil de kusurlu olarak yargılanmasına devam edilen insanlar var” dedi.
“Sanığı alkışladılar”
Mahkeme heyetine savunmasın yapan Av. Ersan Şen ise, “Biz avukatız herkes durduğu yeri bilmeli. Binayı yapan müteahhit Y.A. ve fenni mesul M.T. Bu bina 1996 yılında başlayan ve 2001 yılına kadar iskan ruhsatlarına kadar bağlanmış. Temsil ettiğimiz iki sanık bu binaya en erken 2003 yılında gelmiş. Burada sanığı alkışladılar biz bunu burada gördük. Bilirkişinin haddine mi ki asli ve tali kusuru bulmak. Dolayısıyla bu binayı kanaatimce 6 Şubat depremine dayanacak bir bina değil. İddianamem 27 sayfadan oluşuyor. Bu bina 2017 yılında yapılmış tadilatı bir Allah’ın kulu bir şey diyemiyor. Olası kast bu bina da olmaz. S.K. ve M.P. bu binayı çökertti mi? Kazan dairesi ile ilgili bütün delme kırma işlemleri yapılmamıştır ve biz kazan dairesine çivi çakmadık. Doğu ile batı arasındaki perde beton arasında fark var. Ezgi apartmanı burularak yıkılmıştır. Dosya bilirkişiye gittiğinde sorularımızın cevabını almış olacağız. Bina da mühendislik ve tasarım hatası var. Bu bina da temel yok. Temel hatası var. Neden algı oluşturuluyor. Burada olası kastın ‘o’ su var mı? Bu inşaata statik ve tasarım hatası var. Biz kolon kesmedik, kiriş kırmadık” diyerek savunmasını tamamladı.
Gece geç saatlere kadar süren duruşma mahkeme heyetinin toplantısı nedeniyle ara verildi. Mahkeme başkanı tutuklu sanıkların tutukluluk devamına, sanıklar S.K. ve M.P.’nin yakalama emrinin beklenmesine, kırmızı bülten talebinin reddine, dosyanın bilirkişiye gönderilmesine daha sonra karar verilmesine karar verildi.
Duruşma sonrası açıklamada bulunan Av. Ersan Şen, “İki tam gün duruşma yapıldı oldukça yoğundu. Maalesef haksız suçlamalar ile uzun zamandır karşı karşıyaydık ve onları anlatabilme imkanımız oldu. Bize göre en azından temsil ettiğimiz kişiler yönünden haklı tespitlerin bulguların ortaya çıktığını düşünüyoruz. Bir dahaki duruşma 3 Mayıs tarihine kaldı. Müdahil tarafın kırmızı bülten çıkarılması ile ilgili mahkeme haklı gerekçeler ile reddetti. Biz de her zaman gelmeye savunma yapmaya hazırız. Herkes de gördü ki, sosyal medya üzerinden yoğun baskılar devam ediyor. Bu tür devam eden davalar için iyi olmuyor. Ancak çok iyi olarak savunmaları ortaya koyduk. Biz binanın müteahhidi değiliz, fenni mesulü değiliz, mimari değiliz, statik projesini çizen yapan değiliz. Burada bir pastanenin olduğu doğru, ama bu pastanede bizim dükkanlarımızın dışında aynı zamanda dairelerimiz de var. Böyle bir yer de yersiz haksız binanın çökmesine yıkılmasına 35 canımızın hayatını kaybetmesine yol olacak hatanın içinde olabilmemiz mümkün değildir. Bazı eksik hususlar var, bu hususların tamamlanmasında mahkeme başkanı hadisenin aşağı yukarı farkına vardı. O eksik hususların tamamlanması ile dosyayı bilirkişiye gönderecek diye düşünüyoruz. Bugün bizim net taleplerimiz var zaten bilirkişiye sevk edilmesi ve yakalama kararının kaldırılması yönünde. Çünkü yakalama kararı çok ciddi baskı oluşturuyordu özelikle sosyal medyada ön yargılı. Sanki her şey olmuş bitmiş gibi bunun sebebiyet verenin bizmişiz gibi. Deyim yerindeyse günah keçisi ilan edilerek ama bunların cevaplarını verdiğimi düşünüyorum ayrıntılı savunmalarımızı yaptık. Haklılığımıza inanıyoruz, zor bir dosya, ama bizim amacımız maddi hakikate ve adalete ulaşmak. Yoksa olayı kapatmak, karartmak değil. Kim sorumlu ve suçu varsa o ortaya çıksın ama haksız yere de kimse suçlanmasın, adalet yerini bulsun” dedi.
Duruşma 3 Mayıs 2024 tarihine ertelendi.
]]>Kahramanmaraş’ta geçen yıl 6 Şubat’ta saat 04.17’de meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremde Mimarsinan Mahallesindeki 8 katlı Ezgi Apartmanı yıkıldı. Enkaz altında kalan bina sakinlerinden 35 kişi hayatını kaybetti. Depremin yıl dönümünde yakınlarını kaybedenler, Ezgi Apartmanının enkaz alanında bir araya geldi. Kur’an-ı Kerim okunup duaların edildiği buluşmada, duygusal anlar yaşandı. Binada oğlu avukat Ahmet Can Zabun (31), gelini avukat Nesibe Kaya Zabun (27) ile 6 aylık torunu Asude Zabun’u kaybeden Nurgül Göksu, 1 yıldır hukuk mücadelesi veriyor. Depremin ardından enkazda 12 gün delil nöbeti tutan Göksu, kolon kestikleri belirlenen pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel hakkında 5 ay önce tutuklama kararı çıkmasına rağmen firarda olduğunu söyledi.
’12 GÜN SONUNDA KESİLEN KOLONU TESPİT ETTİRDİM’
Enkaz başında çocuklarının cenazesinin çıkarılmasını beklerken binanın alt katındaki pastanenin kolon kestiğini öğrenen ve cenazeleri defnettikten sonra delil nöbetine başladığını belirten Nurgül Göksu, ‘Daha enkazın başındayken alttaki işyerinde bazı tahribatlar yapıldığı söylendi. Enkazın başında 12 gün boyunca delil nöbeti tuttum. Kesilen kolon vardı. Kesilen kolunu 12’nci günün sonunda 20 Mart’ta tespit ettirdim. Savcılar geldi, bilirkişiler geldi, onlarla birlikte tespit edildi. 20 Mart’tan sonra dosyamız Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne gitti. 8’nci ayın sonunda dosya geldi ve alttaki iş yerinin sahipleri Sami Kervancıoğlu, Mustafa Pekel ve müteahhit, fenni mesul ile alttaki iş yerinin iç mimarı Ertan Danacı asli kusurlu bulundu. Tutuklama kararı çıktı ama Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel firar etti. Yaklaşık 150 günden beri firariler’ diye konuştu.
‘BU YAPTIĞIM, SON ANNELİK GÖREVİM ÇOCUKLARIMA’
Bir yıldan bu yana adaletin peşinde olduğunu ve hukuk mücadelesine devam edeceğini ifade eden Nurgül Göksu, Bugün depremin yıl dönümü ve ben burada 3 tane çocuğumu kaybettim. Benim Sayın Cumhurbaşkanımızdan, Sayın İçişleri Bakanımızdan 1 yıldan bu yana istediğim şey sadece adaletti. Çünkü Cumhurbaşkanımız Adalet ve Kalkınma Partisi olarak yola çıktı. Ben de adalet isteyen bir anne olarak yola çıktım. Benim sesimi duymalarını istiyorum. Cumhurbaşkanımızdan, İçişleri Bakanımızdan 150 günden bu yana firari olan kişilerin bulunması için bana yardım etmelerini istiyorum. Ben yüreği yanan bir anneyim, gerçekten 1 yıldan bu yana çok mücadele verdim. 3 tane hazineyi toprağın altına koydum ben, bu enkazda kaybettim çocuklarımı. Devlet büyüklerimizden yardım istiyorum ifadelerini kullandı.
‘HAK ARAYIŞINDAN YAS EVRESİNE GEÇEMEDİM’
Bir yıl nasıl geçti hiç farkında değilim diyen Göksu, Çünkü hep yollarda geçirdim zamanı, oraya git, buradan gel, bunu bulmaya çalış, savcılarla görüş. Ben halen yas evresine geçemedim. Çünkü şu an mücadele evresindeyim. Çocuklarımın ölümüne sebep olan kişilerin bulunmasını ve yargılanmasını istiyorum. 29 Şubat’ta ilk duruşmamız var. Ben çocuklarıma Fatiha okuyamıyorum, çünkü kaybettiğime inanamıyorum. Çok kıymetliydi benim oğlum, gelinim ve torunum. Benim bu yaptığım, çocuklarıma son annelik görevim. Bu mücadeleyi bunun için veriyorum, vermeye de devam edeceğim? dedi.
876 YIL 6’ŞAR AY HAPİSLERİ İSTENİYOR
Ezgi Apartmanı’nın yıkılarak 35 kişinin ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma sonunda pastanenin işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel (47) ile pastanenin iç mekan tasarımcısı tutuklu Ertan Danacı’nın olası kastla kasten öldürme ve olası kastla yaralama suçlarından 876 yıl 6’şar aya kadar, müteahhit Yakup Aktaş (81) ve tutuklu fenni mesul Mehmet Tekin (59) hakkında ise bilinçli taksirle ölüme yaralanmaya neden olma suçundan 22.5 yıla kadar hapis istemiyle Kahramanmaraş 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Bilirkişi raporunda asli kusurlu belirtilmesi üzerine tekrar ifadeleri alınmak istenen ancak adreslerinde bulunamayınca 11 Eylül 2023’te ise haklarında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel’i yakalama çalışmaları devam ediyor. (DHA)
]]>KAHRAMANMARAŞ’ta geçen yıl 6 Şubat’ta meydana gelen ilk depremde yıkılan ve zemin katındaki pastanede kolon kesildiği tespit edilen Ezgi Apartmanı’nda hayatını kaybeden 35 kişinin yakınları facianın yıl dönümünde enkaz alanında toplandı. Binada oğlu, gelini ve torununu kaybeden, enkaz alanında 12 gün delil nöbeti tutarak kesilen kolonu tespit eden Nurgül Göksu, pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel’in 5 ay önce tutuklama kararı çıkmasına rağmen firarda olduğunu söyledi. Hak arayışı için koşuşturmaktan yas evresine geçemediğini belirten acılı anne Göksu, “Çocuklarımın ölümüne sebep olan kişilerin bulunmasını ve yargılanmasını istiyorum” dedi.
Kahramanmaraş’ta geçen yıl 6 Şubat’ta saat 04.17’de meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremde Mimarsinan Mahallesindeki 8 katlı Ezgi Apartmanı yıkıldı. Enkaz altında kalan bina sakinlerinden 35 kişi hayatını kaybetti. Depremin yıl dönümünde yakınlarını kaybedenler, Ezgi Apartmanının enkaz alanında bir araya geldi. Kur’an-ı Kerim okunup duaların edildiği buluşmada, duygusal anlar yaşandı. Binada oğlu avukat Ahmet Can Zabun (31), gelini avukat Nesibe Kaya Zabun (27) ile 6 aylık torunu Asude Zabun’u kaybeden Nurgül Göksu, 1 yıldır hukuk mücadelesi veriyor. Depremin ardından enkazda 12 gün delil nöbeti tutan Göksu, kolon kestikleri belirlenen pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel hakkında 5 ay önce tutuklama kararı çıkmasına rağmen firarda olduğunu söyledi.
’12 GÜN SONUNDA KESİLEN KOLONU TESPİT ETTİRDİM’
Enkaz başında çocuklarının cenazesinin çıkarılmasını beklerken binanın alt katındaki pastanenin kolon kestiğini öğrenen ve cenazeleri defnettikten sonra delil nöbetine başladığını belirten Nurgül Göksu, “Daha enkazın başındayken alttaki işyerinde bazı tahribatlar yapıldığı söylendi. Enkazın başında 12 gün boyunca delil nöbeti tuttum. Kesilen kolon vardı. Kesilen kolunu 12’nci günün sonunda 20 Mart’ta tespit ettirdim. Savcılar geldi, bilirkişiler geldi, onlarla birlikte tespit edildi. 20 Mart’tan sonra dosyamız Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne gitti. 8’nci ayın sonunda dosya geldi ve alttaki iş yerinin sahipleri Sami Kervancıoğlu, Mustafa Pekel ve müteahhit, fenni mesul ile alttaki iş yerinin iç mimarı Ertan Danacı asli kusurlu bulundu. Tutuklama kararı çıktı ama Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel firar etti. Yaklaşık 150 günden beri firariler” diye konuştu.
‘BU YAPTIĞIM, SON ANNELİK GÖREVİM ÇOCUKLARIMA’
Bir yıldan bu yana adaletin peşinde olduğunu ve hukuk mücadelesine devam edeceğini ifade eden Nurgül Göksu, “Bugün depremin yıl dönümü ve ben burada 3 tane çocuğumu kaybettim. Benim Sayın Cumhurbaşkanımızdan, Sayın İçişleri Bakanımızdan 1 yıldan bu yana istediğim şey sadece adaletti. Çünkü Cumhurbaşkanımız Adalet ve Kalkınma Partisi olarak yola çıktı. Ben de adalet isteyen bir anne olarak yola çıktım. Benim sesimi duymalarını istiyorum. Cumhurbaşkanımızdan, İçişleri Bakanımızdan 150 günden bu yana firari olan kişilerin bulunması için bana yardım etmelerini istiyorum. Ben yüreği yanan bir anneyim, gerçekten 1 yıldan bu yana çok mücadele verdim. 3 tane hazineyi toprağın altına koydum ben, bu enkazda kaybettim çocuklarımı. Devlet büyüklerimizden yardım istiyorum” ifadelerini kullandı.
‘HAK ARAYIŞINDAN YAS EVRESİNE GEÇEMEDİM’
“Bir yıl nasıl geçti hiç farkında değilim” diyen Göksu, “Çünkü hep yollarda geçirdim zamanı, oraya git, buradan gel, bunu bulmaya çalış, savcılarla görüş. Ben halen yas evresine geçemedim. Çünkü şu an mücadele evresindeyim. Çocuklarımın ölümüne sebep olan kişilerin bulunmasını ve yargılanmasını istiyorum. 29 Şubat’ta ilk duruşmamız var. Ben çocuklarıma Fatiha okuyamıyorum, çünkü kaybettiğime inanamıyorum. Çok kıymetliydi benim oğlum, gelinim ve torunum. Benim bu yaptığım, çocuklarıma son annelik görevim. Bu mücadeleyi bunun için veriyorum, vermeye de devam edeceğim” dedi.
876 YIL 6’ŞAR AY HAPİSLERİ İSTENİYOR
Ezgi Apartmanı’nın yıkılarak 35 kişinin ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma sonunda pastanenin işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel (47) ile pastanenin iç mekan tasarımcısı tutuklu Ertan Danacı’nın olası kastla kasten öldürme ve olası kastla yaralama suçlarından 876 yıl 6’şar aya kadar, müteahhit Yakup Aktaş (81) ve tutuklu fenni mesul Mehmet Tekin (59) hakkında ise bilinçli taksirle ölüme yaralanmaya neden olma suçundan 22.5 yıla kadar hapis istemiyle Kahramanmaraş 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Bilirkişi raporunda asli kusurlu belirtilmesi üzerine tekrar ifadeleri alınmak istenen ancak adreslerinde bulunamayınca 11 Eylül 2023’te ise haklarında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel’i yakalama çalışmaları devam ediyor.
]]>
Kahramanmaraş’ta geçen yıl 6 Şubat’ta saat 04.17’de meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremde Mimarsinan Mahallesindeki 8 katlı Ezgi Apartmanı yıkıldı. Enkaz altında kalan bina sakinlerinden 35 kişi hayatını kaybetti. Depremin yıl dönümünde yakınlarını kaybedenler, Ezgi Apartmanının enkaz alanında bir araya geldi. Kur’an-ı Kerim okunup duaların edildiği buluşmada, duygusal anlar yaşandı. Binada oğlu avukat Ahmet Can Zabun (31), gelini avukat Nesibe Kaya Zabun (27) ile 6 aylık torunu Asude Zabun’u kaybeden Nurgül Göksu, 1 yıldır hukuk mücadelesi veriyor. Depremin ardından enkazda 12 gün delil nöbeti tutan Göksu, kolon kestikleri belirlenen pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel hakkında 5 ay önce tutuklama kararı çıkmasına rağmen firarda olduğunu söyledi.
’12 GÜN SONUNDA KESİLEN KOLONU TESPİT ETTİRDİM’
Enkaz başında çocuklarının cenazesinin çıkarılmasını beklerken binanın alt katındaki pastanenin kolon kestiğini öğrenen ve cenazeleri defnettikten sonra delil nöbetine başladığını belirten Nurgül Göksu, “Daha enkazın başındayken alttaki işyerinde bazı tahribatlar yapıldığı söylendi. Enkazın başında 12 gün boyunca delil nöbeti tuttum. Kesilen kolon vardı. Kesilen kolunu 12’nci günün sonunda 20 Mart’ta tespit ettirdim. Savcılar geldi, bilirkişiler geldi, onlarla birlikte tespit edildi. 20 Mart’tan sonra dosyamız Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne gitti. 8’nci ayın sonunda dosya geldi ve alttaki iş yerinin sahipleri Sami Kervancıoğlu, Mustafa Pekel ve müteahhit, fenni mesul ile alttaki iş yerinin iç mimarı Ertan Danacı asli kusurlu bulundu. Tutuklama kararı çıktı ama Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel firar etti. Yaklaşık 150 günden beri firariler” diye konuştu.
‘BU YAPTIĞIM, SON ANNELİK GÖREVİM ÇOCUKLARIMA’
Bir yıldan bu yana adaletin peşinde olduğunu ve hukuk mücadelesine devam edeceğini ifade eden Nurgül Göksu, “Bugün depremin yıl dönümü ve ben burada 3 tane çocuğumu kaybettim. Benim Sayın Cumhurbaşkanımızdan, Sayın İçişleri Bakanımızdan 1 yıldan bu yana istediğim şey sadece adaletti. Çünkü Cumhurbaşkanımız Adalet ve Kalkınma Partisi olarak yola çıktı. Ben de adalet isteyen bir anne olarak yola çıktım. Benim sesimi duymalarını istiyorum. Cumhurbaşkanımızdan, İçişleri Bakanımızdan 150 günden bu yana firari olan kişilerin bulunması için bana yardım etmelerini istiyorum. Ben yüreği yanan bir anneyim, gerçekten 1 yıldan bu yana çok mücadele verdim. 3 tane hazineyi toprağın altına koydum ben, bu enkazda kaybettim çocuklarımı. Devlet büyüklerimizden yardım istiyorum” ifadelerini kullandı.
‘HAK ARAYIŞINDAN YAS EVRESİNE GEÇEMEDİM’
“Bir yıl nasıl geçti hiç farkında değilim” diyen Göksu, “Çünkü hep yollarda geçirdim zamanı, oraya git, buradan gel, bunu bulmaya çalış, savcılarla görüş. Ben halen yas evresine geçemedim. Çünkü şu an mücadele evresindeyim. Çocuklarımın ölümüne sebep olan kişilerin bulunmasını ve yargılanmasını istiyorum. 29 Şubat’ta ilk duruşmamız var. Ben çocuklarıma Fatiha okuyamıyorum, çünkü kaybettiğime inanamıyorum. Çok kıymetliydi benim oğlum, gelinim ve torunum. Benim bu yaptığım, çocuklarıma son annelik görevim. Bu mücadeleyi bunun için veriyorum, vermeye de devam edeceğim” dedi.
876 YIL 6’ŞAR AY HAPİSLERİ İSTENİYOR
Ezgi Apartmanı’nın yıkılarak 35 kişinin ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma sonunda pastanenin işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel (47) ile pastanenin iç mekan tasarımcısı tutuklu Ertan Danacı’nın olası kastla kasten öldürme ve olası kastla yaralama suçlarından 876 yıl 6’şar aya kadar, müteahhit Yakup Aktaş (81) ve tutuklu fenni mesul Mehmet Tekin (59) hakkında ise bilinçli taksirle ölüme yaralanmaya neden olma suçundan 22.5 yıla kadar hapis istemiyle Kahramanmaraş 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Bilirkişi raporunda asli kusurlu belirtilmesi üzerine tekrar ifadeleri alınmak istenen ancak adreslerinde bulunamayınca 11 Eylül 2023’te ise haklarında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel’i yakalama çalışmaları devam ediyor.
]]>