Parti – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sat, 03 Aug 2024 00:57:07 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Bir daha Türkiye’de internet ve sosyal medya erişimine hiç yasak gelmeyecek https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bir-daha-turkiyede-internet-ve-sosyal-medya-erisimine-hic-yasak-gelmeyecek/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bir-daha-turkiyede-internet-ve-sosyal-medya-erisimine-hic-yasak-gelmeyecek/#respond Sat, 03 Aug 2024 00:57:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43309 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Genel seçimlerde de hep beraber bunlardan kurtulacağız. Bir daha Türkiye’de internet ve sosyal medya erişimine hiç yasak gelmeyecek.” dedi.

Özel, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’yi ziyaretinde, Giresun’un ve Karadeniz’in kendisi için çok önemli olduğunu çünkü bir uyanış başlayacaksa, bir iktidar değişikliği olacaksa bunun Karadeniz’den başlayacağını söyledi.

Artık el birliğiyle CHP’yi genel seçimlerde de en iyi sonuca taşıyacaklarını dile getiren Özel, “Zamanında yapıldığı takdirde 3 yıl, 3,5 yıl sonra ümit ediyorum erken bir seçimle önce genel iktidarı alacağız, sonra 2029 yılında Sakarya’dan Artvin’e kadar bütün bölgeyi hak ettiği gibi al bayrağımızın renklerine boyayacağız ve başarılı olacağız.” diye konuştu.

Bulancak Belediyesi önünde toplanan vatandaşlara da hitap eden Özel, parti olarak birlik içinde omuz omuza çalışarak yüzleri güldürmeye, önlerine gelen bütün sandıklardan başarıyla çıkmaya kararlı olduklarını vurguladı.

Özel, hep birlikte çalışarak ilk seçimde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini genel seçimlerde de birinci parti yapacaklarının altını çizerek, “Bu ülkeyi, Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi yönetecek. Cumhuriyet Halk Partisi bu seçimlere resmi bir ittifakla girmedi. Parti olarak tektik ama büyük bir ittifakımız vardı. Bu ittifakın adı Türkiye ittifakıdır.” ifadelerini kullandı.

Türkiye ittifakının Milli Takım gol atınca ayağa kalkanlar, Filenin Sultanlarıyla gözyaşı dökenler olduğunu dile getiren Özel, “İnşallah Filenin Sultanları yarınki maçı da başardıktan sonra çeyrek finale çıkacaklar ve buradan ilan ediyorum ki sizin torununuz İpek ile birlikte çeyrek final maçında Filenin Sultanlarını desteklemek için o salonda olacağım. Hepinizin selamlarının Fransa’ya, Paris’e götüreceğim.” dedi.

Özel, “Biz ötekisi olmayan bir partiyiz. Biz 31 Mart’ta kaybedeni olmayan bir zafer kazandık. 31 Mart’ın galibi Bulancak’tır, kaybedeni yoktur. O yüzden Bulancak’taki herkesi baba ocağına davet ediyorum.” çağrısı yaptı.

Baba ocağının CHP olduğunu belirten Özel, şu değerlendirmede bulundu:

“Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin kurulan ilk partisidir. Bu partinin kapıları geçmişte olduğu gibi şimdi de herkese açıktır. Herkes baba ocağında doğar, baba ocağında büyür, günü gelince kimi büyüğünü arar gider, kimi küçüğüyle yetinir, kimi baba ocağında oturur. Ama giden bilir ki ‘Bir gün başım sıkılırsa döneceğim yer bellidir.’ Baba ocağının çorbası kaynamaktadır. Bacası 101 yıldır tütmektedir. O baba ocağı hepinizindir. Dedenizin partisidir, babanızın partisidir. Ne zaman gelirseniz yeriniz hazırdır. Baba ocağının tapusu ne bendedir ne Kemal Bey’dedir. Rahmetli Ecevit’te de yoktu, İsmet Paşa’da da. Baba ocağının tapusu bir kişiye kayıtlıdır, o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.”

Özel, başı sıkışanı, dara düşeni, 130 liralık fındık parasıyla geçinemeyeni, zorluk çekeni, borcunu ödeyemeyen esnafı CHP’ye sahip çıkmaya çağırarak, “70’lerde Ecevit’in Başbakanlığında nasıl Türkiye’deki işçilerin, köylülerin, mazlumların, mağdurların, yoksulların, esnafın yüzü güldüyse, yine yüzünü güldürmeye geliyoruz. Hepinizi birden iktidar yapmaya geliyoruz. Halkın iktidarını kurmaya geliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak hepinizi çok seviyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Instagram konusunda bir küresel saçmalık, bir de ulusal saçmalık yaşanıyor”

CHP Genel Başkanı Özel, Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç’ı ziyaretinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Özel, Instagram’a erişim engeline ilişkin soru üzerine, şu açıklamada bulundu:

“Instagram konusunda bir küresel saçmalık, bir de ulusal saçmalık yaşanıyor. Küresel saçmalık, Meta denen Instagram ve Facebook’un sahibi olan kuruluşun Haniyye ile ilgili paylaşımlardan dolayı, o paylaşımlara kısıtlama getirmesi. Ulusal saçmalık da bunu protesto etmek için Instagram’ın tamamen kapatılması. Bu kararların ikisinin de kabul edilebilir tarafı yok. Bu tip bir hizmet sağlayıcının, böyle bir sosyal medya ortamının kendi ülkesinin çıkarlarını ya da kendi ülkesinin eleştirildiği durumda özgürlükleri kısıtlaması kendi bindiği dalı kesmektir. Orası bir özgürlük ortamı, her fikir özgürce ve kısıtlanmadan suç içermedikten sonra paylaşılabilmeli. Bunu kısıtlayan Meta da yanlış yapıyor ama bunu görüp de buna misilleme yapmak için Instagram’ı… Dünya kadar insan oradan haberleşiyor, oradan ticaret yapıyor, oradan sipariş veriyor ve dünya kadar genç Türkiye’de Instagram’ı kullanıyor ve buna kısıtlama getiriyorsunuz. Tamamen saçmalık, tamamen yanlış ve bu kararı hangi kafa nasıl alıyor? Mesela bu kararı alıp da nerede ilan ettiniz? Bu karara hangi yargı mercinde nasıl itiraz edilecek? Bunların düzenlemeleri yok ortada ve tamamen kabul edilemez, sansürcü bir zihniyet. Bunu yapanlar gerçekten çağ dışı insanlar.”

CHP Genel Başkanı Özel, gençlere şöyle seslendi:

“Ben bütün gençlere şunu hatırlatmak istiyorum, bugün Türkiye’yi yönetenler canları istediğinde bir gün, iki gün, üç gün Instagram’ı kapatabiliyorlar. Mesela çok başvurduğunuz Wikipedia’yı hiçbir sebep yokken yıllarca kapalı tuttular. Böyle bir zihniyet yönetiyor Türkiye’yi. Bu yasakçı zihniyetten Türkiye’yi gençlerin oyları kurtaracak. Önümüzdeki seçimde birçok yeni seçmen olacak. Ne zaman yapıldığına göre 5,5-6 milyon genç seçmen olacak. Bu sefer o genç seçmenler yerel seçimlerde bu yasakçı zihniyete dersini vermişti, genel seçimlerde de hep beraber bunlardan kurtulacağız. Bir daha Türkiye’de internet ve sosyal medya erişimine hiç yasak gelmeyecek. Bunlara yasak gelmemesi için gençlerin bugünkü iktidarı, iktidardan engellemesi gerekiyor, yasaklaması gerekiyor. Hep birlikte bugünkü iktidarı engelleyeceğiz. Bir daha kimse Instagram’ı, Twitter’ı, sosyal medyayı engelleyemeyecek.”

“Bunu yapamazlar. Yapamayacaklarını hakimler söylüyor”

Özgür Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gelelim Anayasa Mahkemesi’nin kararına. Anayasa Mahkemesi, partimizin başvurusuyla altında benim de imzam olan başvurumuzda, İletişim Başkanlığının yetkilerini tarif eden, sınırlarını çizen ve yapabileceklerini söyleyen üç maddeyi, ikisini ikiye karşı, birisini de üçe karşı geri kalan üyelerin oyu ile iptal etti. Zaten bunu söylüyorduk, ‘İletişim Başkanlığı sansürün başkanlığı olamaz.’ diyorduk. ‘İletişim başka bir şey, sansür başka bir şey.’ diyorduk. Ama onlar o kanunu yaptılar. Ben de o gün Meclis’te demiştim ki ‘Göreceksiniz bunu Anayasa Mahkemesi’ne götüreceğiz ve iptal edilecek.’ Bugün iptal edildi. İptal edilmesini duyuran Twitter paylaşımı kondu, birkaç dakika sonra tweet silindi, ardından da AYM’nin sitesine erişim engellendi. ya nasıl bir memlekette yaşıyoruz? Anayasa Mahkemesi kararları herkes için bağlayıcıdır ve bu millet için adına verilen kararlardır. Tutuyorlar bu kararın önce tweetini kaldırıyorlar, sonra erişimini engelliyorlar. Tam bugün yaşananlar bizim ne kadar haklı, Anayasa Mahkemesi kararının ne kadar doğru, İletişim Başkanlığının da ne kadar gözü dönmüş olduğunu gösteriyor. Çıkarılan kanunlarla İletişim Başkanlığı adeta hiçbir demokratik bir ülke ve hiçbir kanunla kurulmuş kurumda olmaması gereken yetkileri kullanıyor. Bunun adı sansürcülüktür. Bunun adı baskıdır.”

“Bunu yapamazlar. Yapamayacaklarını hakimler söylüyor.” ifadelerini kullanan Özel, şunları kaydetti:

“Ona da erişim engeli getiriyorlar. Bu hakimler ki tamamına yakını, hatta 1 üye hariç tamamı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atanmış hakimler. Yani Recep Tayyip Erdoğan’ın adaletine güvendiği hakimler. Biz eleştirebiliriz, biz tartışabiliriz ama Recep Tayyip Erdoğan, ‘Bunlar, bu göreve atanabilecek en iyi hakim’ diyerek hatta sonuncusunu malum dura düşüne 3 ayda, 4 ayda falan atadılar. Her bir hakimi kendileri atıyorlar, o hakimler diyor ki ‘Yanlış yapıyorsunuz.’ O hakimlerin kararlarına da uymuyorlar, saygı duymuyorlar veya işte böyle saçmalıklarla üstüne gitmeye çalışıyor. O site de açılır. O karar da uygulanır. Ama bunların hepsinden birden kurtulmanın bir tane yolu var, artık sandıktan başka çare yok. Bunları gençler, bunları demokratlar, bunları bu ülkenin artık hukuka saygılı bütün insanları seçimde, bir daha gelmemek üzere geri gönderecekler. Başka çaresi kalmadı bu işin.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bir-daha-turkiyede-internet-ve-sosyal-medya-erisimine-hic-yasak-gelmeyecek/feed/ 0
Özgür Özel: Filenin Sultanları’nı desteklemek için çeyrek finalde olacağım https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-filenin-sultanlarini-desteklemek-icin-ceyrek-finalde-olacagim/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-filenin-sultanlarini-desteklemek-icin-ceyrek-finalde-olacagim/#respond Fri, 02 Aug 2024 22:57:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43270 Haber: GÜLARA SUBAŞI/ Kamera: UĞUR DEMİRCİ

(GİRESUN) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bulancak’ta;  “Filenin Sultanları yarınki maçı da başardıktan sonra çeyrek finale çıkacaklar. ve buradan ilan ediyorum ki; sizin torununuz İpek ile birlikte çeyrek final maçında Filenin Sultanları’nı desteklemek için o salonda olacağım” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Fındık Mitingi”nin ardından Bulancak Belediyesi’ni ziyaret etti. Ziyaret öncesi belediye önünde konuşan Özel, şunları söyledi:

“Hepinize belediye başkanımıza, partimize sahip çıktığınız için yürekten teşekkür ediyorum. İlçe yönetimini, ilçe başkanımızı ve tüm CHPlileri kampanya dönemindeki emekleri için kutluyorum ve kendilerine teşekkür ediyorum. Bundan sonra da CHP olarak birlik, dirlik içinde omuz omuza çalışarak yüzleri güldürmeye, önümüze gelen bütün sandıklardan başarıyla çıkmaya kararlıyız. Biliyorsunuz partimiz 1977 yılından beri birinci parti olamıyordu. ve bu seçimlerde sizinle birlikte size seslendik, bizi duydunuz. Biz sizin sesinizi Türkiye’ye duyurduk. Siz bizim sesimizi sandığa yansıttınız. ve 47 sonra Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini birinci parti yaptınız. Bundan sonra da hep birlikte çalışarak önümüzdeki ilk seçimde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini genel seçimlerde ve birinci parti yapacağız, iktidar yapacağız. Bu ülkeyi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi yönetecek. CHP bu seçimlere resmi bir ittifakla girmedi. Parti olarak tektik. Ama büyük bir ittifakımız vardı. Dedik ki; bu ittifakın adı Türkiye ittifakıdır. Türkiye ittifakı sosyal demokratlarda muhafazakar demokratlardan, milliyetçi demokratlardan Türkiye’nin bütün demokratlarından oy alır. Türkiye ittifakı renklerini karşımızda duran ay yıldızlı al bayraktan alır. Türkiye ittifakı milli takım gol atınca ayağa kalkanlar, Filenin Sultanları’yla bir gözyaşı dökenlerdir. İnşallah Filenin Sultanları yarınki maçı da başardıktan sonra çeyrek finale çıkacaklar. ve buradan ilan ediyorum ki; sizin torununuz İpek ile birlikte çeyrek final maçında Filenin Sultanları’nı desteklemek için o salonda olacağım. Hepinizin selamlarını Fransa’ya Paris’e götüreceğim.

“Halkın iktidarını kurmaya geliyoruz”

Ayrıca sadece belediye başkanımızı tebrik etmeye gelmedim. Hangi siyasi partinin mensubu olursa olsunlar belediye meclis üyelerimiz seçildi, onları da kutluyorum. Biz bugün burada iktidarız ancak muhalefete çok önem veriyoruz. Onların uyarılarına, onların tenkitlerine açığız. Biz 31 Mart’ta kaybedeli olmayan bir zafer kazandık. 31 Mart’ın galibi Bulancak’tır. Kaybedeni yoktur. O yüzden Bulancak’taki herkesi baba ocağına davet ediyorum. Baba ocağı, CHP’dir. CHP, Türkiye’nin kurulan ilk partisidir. Bu partinin kapıları geçmişte olduğu gibi şimdi de herkese açıktır. Herkes baba ocağına doğar, baba ocağında büyür, günü gelince kimi büyüğünü arar gider, kimi küçüğüyle yetinir, kimi baba ocağında oturur. Ama giden bilir ki bir gün başım sıkılırsa döneceğim yer bellidir. Baba ocağının çorbası kaynamaktadır. Bancası 101 yıldır tütmektedir. O baba ocağı hepinizindir. Ne zaman gelirseniz yeriniz hazırdır. Baba ocağının tapusu ne bendedir ne Kemal Bey’dedir. Rahmetli Ecevit’te de yoktu, İsmet Paşa’da da. Baba ocağının tapusu bir kişiye kayıtlıdır o da Gazi Mustafa Atatürk’tür. 70’lerde Ecevit’in başbakanlığında nasıl Türkiye’deki işçilerin, köylülerin, mazlumların, mağdurların, yoksulların, esnafların yüzü güldüyse yine yüzünüzü güldürmeye geliyorum. Hepinizi birden iktidar yapmaya geliyoruz. Halkın iktidarını kurmaya geliyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-filenin-sultanlarini-desteklemek-icin-ceyrek-finalde-olacagim/feed/ 0
Fatih Erbakan: 2025’te erken seçimi tartışabilmeliyiz https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-2025te-erken-secimi-tartisabilmeliyiz/ https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-2025te-erken-secimi-tartisabilmeliyiz/#respond Thu, 01 Aug 2024 23:36:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43127

YENİDEN Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, mevcut hükümetin Haziran 2023 itibarıyla göreve başladığını hatırlatarak, “2025 Haziran ayında 2 senesini doldurmuş olacak. O zamana kadar da herhangi bir iyileşme olmazsa ki, göstergeler olmayacağını gösteriyor. Öyleyse 2025 yılı içinde sonbaharda belki bir erken seçimin olup olmaması konusunun tartışılması gereklidir diye düşünüyorum” dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nu parti genel merkezinde ziyaret etti. Basına kapalı gerçekleşen görüşme yaklaşık 45 dakika sürdü. Görüşmenin ardından Dervişoğlu ve Erbakan ortak basın toplantısı düzenledi. Dervişoğlu, kısa süreli yapılan görüşme Türkiye’nin bütün sorunlarının ele alındığını belirterek, “Türkiye’nin demokrasi, adalet ve hukuk anlayışını, ekonomisini, emeklinin çektiği çileyi, geleceğe dair vizyonunu ve neredeyse konuşulması icap eden bütün başlıklarıyla değerlendirdik. Dış politika konusundaki açmazları, uygulanan yanlış politikaları da dahil ederek görüştük. Ayrıca bütün bunların ötesinde Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızı da andık. Onun Türk siyasetine sağladığı yüksek katkıları paylaştık ve mücadele arkadaşları ile birlikte yad ettik. Sayın Erbakan, üzerinde konuşulması icap eden çok sayıda spesifik konuyu önümüzdeki dönem içinde, iki muhalefet partisi olarak geniş kapsamlı ele alabileceğimizi ifade ettiler. Buna bağlı olarak bizler de iadeiziyarette bulunacağız. Hem kendisinin hem de partisinin programından istifadeyle, Türkiye’nin önünün açılması noktasında katkılarımızı ortaklaştırmaya çalışacağız” ifadelerini kullandı.

ERBAKAN: KÜRECİK RADAR ÜSSÜ KAPATILSIN

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ise İran’ın başkenti Tahran’da uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye’nin vefatı nedeniyle duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Erbakan, Haniye için Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenecek cenaze namazına iştirak edeceklerini söyleyerek, “Sayın Cumhurbaşkanı, ‘Bir gece ansızın Gazze’ye gireriz, İsrail’e de gireriz’ dedi. Ancak kendisine Yeniden Refah Partisi olarak şunu hatırlatmak istiyoruz; ‘Bir gece ansızın İsrail’e giremeyiz’ çünkü her şeyden önce bizim kendi topraklarımızdaki Kürecik Radar Üssü, bizim gireceğimizi önceden İsrail’e haber verir. Bu nedenle bu NATO üyeleri olan İngiltere ve Amerika aracılığıyla bir NATO üssü olan Kürecik Üssü’nden alınan bilgilerin İsrail ile paylaşılması dolayısıyla aslında kendi topraklarımızda İsrail’in bu füze kalkanına ve istihbaratına destek olmuş oluyoruz. Bu vebalden kurtulmamız gerekir, Kürecik Radar Üssü’nün kapatılması gerektiğini bu gelişmeler sonrasında bir kez daha ifade ediyorum” diye konuştu.

DERVİŞOĞLU: ERKEN SEÇİM OLACAKSA İYİ PARTİ HAZIR

Ardından Erbakan ve Dervişoğlu basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Erken seçimle ilgili bir soruyu yanıtlayan Dervişoğlu, “Erken seçim gündeme geldiğinde adı üstünde hemen seçimin gündeme getirilmesi lazım. Türkiye’de öyle bir siyasi vasat var mı yok mu; onu değerlendirmek durumundayız. Şimdi siyasi partiler erken seçim istiyorlar ise şayet ben buradan açıkça ilan ediyorum; hemen seçim olacaksa biz İYİ Parti olarak biz bu seçime dair hazırlıklarımıza başladık. Ama bu bir spekülatif amaçla kullanılıyor, bugün gündeme getirelim, ‘2,5 sene sonra yaparız’ türünden bir yaklaşım içeriyorsa kabul edilebilir bir yanı yok. Benim seçim istememle seçim olmuyor. Seçimin şartlarının oluşması lazım ve kararın TBMM tarafından alınması lazım. Dolayısıyla iktidarın da bu erken seçim kararına destek vermesi lazım. Eğer Türkiye’de erken seçim olacaksa, İYİ Parti’nin yarın yapılacak bir seçime bile hazır olduğunu ifade edebilirim” dedi.

ERBAKAN: 2025’TE ERKEN SEÇİMİ TARTIŞABİLMELİYİZ

Erbakan ise ekonomik göstergelerin kötüyü gittiğini söyleyerek, “Bizler 2025 yılı içinde bir erken seçim yapılmasını tartışabilmeliyiz, konuşabilmeliyiz. Çünkü 2025 Mayıs’ta yeni ekonomi yönetimi 2 yılını, AK Parti iktidarı ise 23 yılını doldurmuş olacak. Rahmetli Erbakan Hocamız, ‘Bir pehlivanın mindere çıkışından durumu belli olur’ derdi, ‘Bir ekonomi yönetiminin, bir iktidarın ilk 100 gününden ne yapıp yapamayacağı belli olur’ diye ifade ederdi. Haziran 2023 yılı itibarıyla göreve başlamışlar ve 2025 Haziran’ında 2 senesini doldurmuş olacak. O zamana kadar da herhangi bir iyileşme olmazsa ki, göstergeler olmayacağını gösteriyor. Öyleyse 2025 yılı içinde, sonbaharda belki bir erken seçimin olup olmaması konusunun tartışılması gereklidir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-2025te-erken-secimi-tartisabilmeliyiz/feed/ 0
Fatih Erbakan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nu ziyaret etti https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-iyi-parti-genel-baskani-musavat-dervisoglunu-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-iyi-parti-genel-baskani-musavat-dervisoglunu-ziyaret-etti/#respond Thu, 01 Aug 2024 22:51:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43079 (ANKARA) – Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’na nezaket ziyaretinde bulundu. Ziyaretin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Erbakan, “20 senedir AK Partili belediyelerin yapmış olduğu borçlar tahsil edilmezken, şimdi belediyeler el değiştirince borçların tahsil edilmesi akla geldi. Bu, aslında hem muhalefet partilerini hem de oy veren seçmeni cezalandırmak manasını taşıyor” dedi. AYM’nin Can Atalay ile ilgili kararını değerlendiren Müsavat Dervişoğlu ise “İktidarın mahkeme kararlarıyla inatlaşması adalet duygusunun zedelenmesine vesile oluyor” ifadelerini kullandı.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nu ziyaret etti. Ziyaretin ardından iki lider ortak basın toplantısı düzenledi.

İYİ Parti lideri Dervişoğlu, “Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Sayın Fatih Erbakan, daha önceden planlamıştık ama bazı aksaklıklar söz konusu olduğu için bugüne kaldı ziyaretleri. Hayırlı olsun ziyaretinde bulunmak üzere bugün genel merkezimizi şereflendirdiler” dedi.

Erbakan’a ve beraberindekilere teşekkür eden Dervişoğlu, “Bir hayırlı olsun ziyaretiydi ama Türkiye’nin bütün sorunlarını kısa zaman içinde başlıklar halinde ele aldık. Türkiye’nin demokrasi, adalet ve hukuk anlayışını, ekonomisini, emeklinin çektiği çileyi, geleceğe dair vizyonunu, neredeyse konuşulması gereken ne varsa başlıklarıyla değerlendirdik” diye konuştu.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan da “Türkiye’nin gündemiyle ilgili meselelerinde fikir alışverişinde bulunuldu. Önümüzdeki süreçte de İYİ Parti ve Yeniden Refah Partisi arasında bu görüşmelerin devam etmesi, Türkiye’nin milletin hayrına olacak noktalarda birlikte hareket edilmesi gibi konularda görüşmeler yapıldı” ifadelerini kullandı.

“Bir gece ansızın İsrail’e giremeyiz…”

“Milletin hayrına olması için tüm siyasi partilerle bu görüşmeleri yapmaya devam ediyoruz ” diyen Erbakan, akşam saatlerinde İsmail Haniye’nin cenazesi için Katar’a gideceğini söyledi.

Saldırıyı Yeniden Refah Partisi olarak lanetlediklerini ifade eden Erbakan, “Mahmut Abbas’ın 15 Ağustos’ta TBMM’ye davet edilmesi, konuşma yapacak olması olumlu bir gelişmedir. Yeniden Refah Partisi olarak uzun süredir ifade ettiğimiz Kürecik Radar Üssü’nün kapatılmasıyla ilgili gerekli girişimlerinin iktidar tarafından yapılmasını istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı, ‘Bir gece ansızın İsrail’e de gireriz’ dedi. Ancak kendisine şunu hatırlatmak istiyoruz; Bir gece ansızın İsrail’e giremeyiz çünkü her şeyden önce bizim kendi topraklarımızdaki Kürecik Radar Üssü, bizim gireceğimizi İsrail’e önceden haber verir.” dedi.

“Emekliler ve asgari ücretliler açlık sınırının altında”

Dervişoğlu ile Türkiye’deki ekonomik tabloya ilişkin de konuştuklarını aktaran Erbakan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçim derdi konusunu da konuştuk. Bugün Türkiye’de açlık sınırı 20 bin 700 TL’ye gelmiş. Yoksulluk sınırı 62 bin lirayı açmış. Bu hesaba göre Türkiye’de halkın yüzde 45’i açlık sınırının altında gelire sahip. Yüzde 85’i yoksulluk sınırının altında gelire sahip. Emekliler ve asgariler açlık sınırının altında. Milyonlarca insan da yoksulluk sınırının altında. Türkiye’de evine 62 bin liranın üzerinde gelir giren kaç hane var? Türkiye’nin yüzde 85’i bugün yoksul.”

“Çifte standartçı bu yaklaşımı kabul etmediğimizi, kınadığımızı ifade etmek istiyorum”

Erbakan belediye borçlarına ilişkin de şunları kaydetti:

“İktidarın yerel yönetimlerdeki seçimlerde görmüş olduğu büyük hezimet sonrasında Türkiye genelinde yüzde 70’lik kısımda yerel yönetimleri kaybetmesi sonrasında birden aklına belediyelerin SGK borçları geldi. 20 senedir AK Partili belediyelerin yapmış olduğu bu borçlar, tahsil edilmezken, şimdi belediyeler el değiştirince borçların tahsil edilmesi akla geldi. Bu aslında hem muhalefet partilerini hem de oy veren seçmeni cezalandırmak manasını taşıyor. Çifte standartçı bu yaklaşımı kabul etmediğimizi, kınadığımızı ifade etmek istiyorum. Gerekirse haciz yoluna giderek, belediyelerin hizmet edemez hala getirilmesini içeren bu düzenleme haksız ve samimiyetten uzak bir yaklaşımdır. Bu 90 küsür milyar lirayı imtiyazlı holdinglerden kesin. Faize verdiğiniz paradan ve kamudaki israftan kesin. Bu belediyeler, 20 senedir AK Parti’deyken neden tahsil edilmedi?”

“Hemen seçim olacaksa hazırlıklarımıza başladık”

Gazetecilerin erken seçime ilişkin sorusuna yanıt veren Dervişoğlu, “Erken seçim konusundaki görüşlerimi ifade ettim. Siyasi partiler eğer erken seçim istiyorlarsa ben buradan açıkça ifade ediyorum. Hemen seçim olacaksa, biz İYİ Parti olarak bu seçime dair hazırlıklarımıza başladık. Ama bu bir spekülatif amaçla kullanılıyor, bugün gündeme getirelim, 2,5 sene sonra yaparız türünden bir yaklaşım içeriyorsa, tarafımızdan bakıldığında onun da kabul edilebilir bir yanı yok. Benim seçim istememle seçim olmuyor. Seçimin şartlarının oluşması lazım. Eğer erken seçim yapılacaksa, İYİ Parti yarın yapılacak olan seçime bile hazır” ifadelerini kullandı.

Erbakan: “2025 yılı sonbaharında bir erken seçimin olup olması tartışılmalı”

Erbakan ise aynı soruya, “Türkiye’de ekonomik koşullar her geçen gün ağırlaşmaya devam ediyor. Ekonomik göstergeler işlerin daha da kötüye gittiğini gösteriyor. Bizler 2025 yılı içerisinde bir erken seçim yapılabilmesini tartışabilmeliyiz. Çünkü 2025 Mayıs’ta yeni ekonomi yönetimi iki yılını doldurmuş olacak. AK Parti iktidarı da 23 yılını doldurmuş olacak. Bir pehlivanın mindere çıkışından durumu belli olur’ diye rahmetli Erbakan Hoca’mız söylerdi. ‘Bir iktidarın ilk 100 gününden ne yapıp yapamayacağı belli olur’ diye ifade ederdi. O zamana kadar da bir iyileşme olmazsa, öyleyse 2025 yılı sonbaharında bir erken seçimin olup olması tartışılmalı diye düşünüyorum” yanıtını verdi.

Erbakan, Atalay sorusuna, babasını hatırlatarak yanıt verdi

AYM’nin Can Atalay hakkında verdiği karara ilişkin soruya da Fatih Erbakan, “Anayasa Mahkemesi kararlarına bizim hoşumuza gitmese de saygı duyulması gerektiğini her zaman ifade ediyoruz. Bunun en güzel örneği de rahmetli Erbakan Hoca’mızın Refah Partisi’nin kapatılması kararına vermiş olduğu tepkidir. Orada da kendisi aynı şeyi söylemişti. ‘Bir hukuk devleti, düzeni içerisindeyiz. Yargının, mahkemelerin verdiği kararlara hoşumuza gitmese de saygı duymamız gerekmektedir’ diye ifade etmişti. Biz de bu noktada aynı düşünceyi paylaşıyoruz.” dedi.

“İktidarın mahkeme kararlarıyla inatlaşması adalet duygusunu zedelenmesine vesile oluyor”

Dervişoğlu da “Bu konu aslında Türkiye’de tartışılmaması icap edilmemesi gereken bir konu. Tartışılmaması için gündemde olmaması lazım. Türkiye’nin gündemine böyle bir sorunun taşınması, Türk demokrasisi açısından hiç güzel bir şey değil. Orta yerde bir mahkeme kararı var. Daha önceden düşürülmüş bir milletvekilliği sorunu var. İktidarın mahkeme kararlarıyla inatlaşması adalet duygusunu zedelenmesine vesile oluyor” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-iyi-parti-genel-baskani-musavat-dervisoglunu-ziyaret-etti/feed/ 0
Sakarya, Kocaeli ve Karabük’te İsmail Heniyye için gıyabi cenaze namazı kılındı https://www.haber60.com.tr/sakarya-kocaeli-ve-karabukte-ismail-heniyye-icin-giyabi-cenaze-namazi-kilindi/ https://www.haber60.com.tr/sakarya-kocaeli-ve-karabukte-ismail-heniyye-icin-giyabi-cenaze-namazi-kilindi/#respond Wed, 31 Jul 2024 22:57:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42889 Sakarya, Kocaeli ve Karabük’te, İran’ın başkenti Tahran’da suikasta uğrayan Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye için gıyabi cenaze namazı kılındı, saldırıyı kınayan basın açıklamaları yapıldı.

Sakarya Milli İrade Sivil Toplum Kuruluşları ile Filistin’e Destek Platformu üyeleri, Adapazarı ilçesindeki Tarihi Orhan Cami’de buluştu.

Ellerinde dövizler ve Heniyye’nin fotoğrafının bulunduğu pankartları taşıyan grup adına açıklama yapan Murabıt Eğitim Vakfı Sakarya Şubesi Başkanı Gazanfer Üvez, kıyam önderi bir şahsiyeti kaybettiklerini söyledi.

Üvez, Amerika ve siyonist İsrail’in, 7 Ekim Aksa Tufanı ile yaşadıkları şokun, maruz kaldıkları zilletin acısını sadece Gazze’nin masum insanlarını katlederek değil, aynı zamanda direnişin liderlerini hedef alarak çıkarmaya çalıştıklarını belirtti.

İslam ümmetinin zor günlerden geçtiğine değinen Üvez, “Siyonistler yanlarına Amerika ve Avrupa’yı alarak bütün güçleriyle Gazze’de yaklaşık 10 aydır savaşıyorlar. Peki sonuç nedir? Hala direniş devam ediyor, hiçbir direniş liderini yakalayamadılar, 4 kişi hariç hiçbir esire ulaşamadılar. Kısacası zilleti yaşıyorlar.” diye konuştu.

Üvez, Allah’ın izniyle bu savaşı İslam ümmetinin kazanacağını, bu noktada direnişin her yönüyle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Bu açıklamayla siyonistlere, emperyalistlere ve onların maşalarına seslendiklerini dile getiren Üvez, “Bundan böyle size rahat uyku uyutmayacağız. Direniş, cephede siyonist ve emperyalist katillere gereken cevabı verirken, biz de tüm sivil alanlarda onların maşalarını, işbirlikçilerini, istihbaratçılarını rahatsız edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Açıklamanın ardından Kur’an-ı Kerim okundu, İl Müftüsü Mehmet Aşık tarafından dua edildi.

Açıklamaya, kuruluş ve platform üyelerinin yanı sıra AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever ve vatandaşlar da katıldı.

Kocaeli

Kocaeli Gönüllü Kültür Teşekkülleri Platformu ve sivil toplum kuruluşlarının üyeleri ile vatandaşlar, İzmit ilçesindeki Fevziye Camisi’nde toplandı.

AK Parti Kocaeli milletvekilleri Mehmet Akif Yılmaz ve Sami Çakır ile Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, Saadet Partisi İl Başkanı Zafer Mutlu, Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Ahmet Emre Aydın’ın da katıldığı programda basın açıklaması yapıldı.

Platformun dönem sözcüsü Muhammet Hanefi Akbulut, “Bugün asil bir lider, korkusuz mücahit, inanmış bir mümin olan İsmail Heniyye şehit oldu. Heniyye, özgür Kudüs aşkını şehadetiyle ispat eden Fillistin’deki binlerce mücahitten biridir.” dedi.

Akbulut, bu insanların mücadele ruhunu diri tutan, davalarını direnişe dönüştüren, nesillere çağlara güzel bir çağrı ve örneklik bırakan önderler olduğunu ifade etti.

Tüm Filistin halkına başsağlığı dileyen Akbulut, şu ifadeleri kullandı:

“40 bin masum, mazlum şehidin kanı, 100 bin gazinin acısı dünyanın merhametine, insanlığın uyanışına, zulümlerin son bulmasına vesile olmuyorsa veyl olsun. Kundaklara dolan kanların, torbalarda taşınan cesetlerin, paramparça edilmiş bedenlerin, dökülen masum kanlarının hesabı sorulmayacaksa tüm insanlığa veyl olsun. Katil İsrail’in alçakça saldırılılarına, korkakça suikastlarına, hadsiz tehditlerine arka çıkan, bölgemizi kan gölüne çevirmeye ahdetmiş ‘Arz-ı mevud’ zırvalıklarına para saçan, lobilerine yardım yataklık eden, meclisinden Gazze kasabı aşağılık katil Netanyahu’yu alkışlayan katil ABD, Orta Doğu’dan defolup gitmedikçe, ne Orta Doğu ne ülkemiz ne de dünya güvende olacak.”

Açıklamanın ardından okunan Kuran-ı Kerim ve edilen duayla program sona erdi.

Karabük’te gıyabi cenaze namazı kılındı

Karabükte de Heniyye’nin suikasta uğraması nedeniyle kent genelinde camilerden sela okundu.

Mescid-i Aksa Camisi’nde ikindi namazından sonra gıyabi cenaze namazı kılındı. Cami avlusunda saf tutanlar, tekbir getirerek İsrail aleyhine slogan attı.

Gıyabi cenaze namazına, Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sakarya-kocaeli-ve-karabukte-ismail-heniyye-icin-giyabi-cenaze-namazi-kilindi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Hamas liderinin öldürülmesini tasvip etmediğini belirtti https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-hamas-liderinin-oldurulmesini-tasvip-etmedigini-belirtti/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-hamas-liderinin-oldurulmesini-tasvip-etmedigini-belirtti/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:57:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42842 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’ye İran’ın başkenti Tahran’da düzenlenen suikasta ilişkin, “Netanyahu gibi çocuk katiline, kadın katiline, ambulans vurdurtan, hastane vurdurtan, ekmek kuyruğundaki insanlara ateş attırtan bir insanlık suçlusuna, bir soykırım suçlusuna alkış tutanlar bu şiddetin devamından sorumludur. Hamas liderinin öldürülmesi de bir şiddet olayıdır, bir cinayettir. Biz onu da tasvip etmiyoruz.” dedi.

Özel, Eskişehir Büyükşehir Belediyesine gerçekleştirdiği ziyarette yaptığı açıklamada, nerede şiddet varsa, ölüm varsa bundan üzüntü duyduklarını söyledi.

İsrail’in Filistin’e yaptığı devlet terörünü kınadıklarını belirten Özel, şöyle devam etti:

“Hamas’ın ekim ayında başlattığı saldırılar hepimizi üzmüştü. ‘Orada suçsuz insanlar öldü, biz buna karşılık veriyoruz’ diye 40 bin kişi öldürdüler. Halen durmuyorlar. Tabii Netanyahu’yu Amerika’da alkışlayanlar bu katliamın ortaklarıdır. Netanyahu gibi çocuk katiline, kadın katiline, ambulans vurdurtan, hastane vurdurtan, ekmek kuyruğundaki insanlara ateş attırtan bir insanlık suçlusuna, bir soykırım suçlusuna alkış tutanlar bu şiddetin devamından sorumludur. Hamas liderinin öldürülmesi de bir şiddet olayıdır, bir cinayettir. Biz onu da tasvip etmiyoruz. Dünyanın neresinde yaşanırsa yaşansın akan her damla kan, her damla gözyaşı yüreğimizi sızlatmaktadır. Kurucu liderimizin vasiyetini uygulayan bir partiyiz. Biz ‘Yurtta barış, dünyada barış’ diyoruz. Filistin’de de Ukrayna’da da barış istiyoruz. Nerede şiddet varsa barış istiyoruz. Nerede tırmanan bir gerilim varsa bunun diplomasi yoluyla çözülmesini istiyoruz, işin silahlara gelmemesini savunuyoruz.”

“Erken seçime dünden razıyız, bugünden hazırız”

Özel, bir gazetecinin “CHP erken seçime hazır mı?” sorusuna, “Biz erken seçime dünden razıyız, bugünden hazırız.” yanıtını verdi.

Erken seçim için bazı koşulların yerine gelmesi gerektiğini anlatan Özel, şu değerlendirmelerde bulundu:

“31 Mart seçiminden önce meydanlara çıktık dedik ki ‘Ey AK Parti’liler, ey MHP’liler bu iktidara bir sarı kart gösterin. Burada iktidar değiştirmeyeceksiniz, iyi belediye başkanı seçeceksiniz. Ayşe Ünlüce’yi seçeceksiniz. Ahmet Başkan’ı, Kazım Başkan’ı seçeceksiniz.’ Onlar da bize yüzde 38 verdi. Ben de dedim ki ‘Bu seçim sonucunu bahane edip erken seçim istemeyeceğim.’ Yani bu iktidarı değiştirmek istemeyenler, ‘Aman erken seçim olur’ diye korkup, yerelde oy vermemezlik yapmasınlar. Seçimin ertesi günü lafından dönecek bir siyasetçi değilim. Dedim ki ‘Bu seçim sonucunu araçsallaştırarak benim bir talebim olmayacak. Zaten erken seçimin yolu ya Tayyip Bey isteyecek ya 360 milletvekili, o da bizde yok.’ Ama dedim ki ‘İnsanların geçim sorunu oluyor. Siz bu geçim sorununa çare bulmazsanız, insanlarda geçim olmazsa ülkede seçim olur. İnsanlar isterse o zaman ben onların talebinin arkasına geçerim.’ O günden bugüne örneğin ocak ayında biz bunları konuşup oy istiyorduk değil mi insanlardan kampanyanın başında. Utanç verici bir emekli maaşı vardı; 10 bin lira… O maaş şu an 12 bin 500 oldu. Bütün uyarılarınıza rağmen… 17 bin 500 olması lazımdı. O maaş ocak ayında 25 kilo dana kıyma alıyordu, bugün 20 kilo alıyor. O utanç maaşı bile 5 kilo kıyma kaybetmiş. Şimdi nasıl geçinecek bu emekli?”

Bugünkü koşullarda Türkiye’de kim erken seçim istiyorsa onun arkasında olduğunu anlatan Özel, “Şu anda şu gücümüz yok. 127 milletvekilimiz var bizim, 360 lazım. AKP ‘evet’ demeden erken seçim olmuyor. Biz erken seçimden yanayız. Ben gün sayıyorum, sabırsızlanıyorum, duramıyorum iktidar olmak için ama iktidarın erken seçim yapma yetkisi elinde, kaçıyor. Bu talebi iktidara doğru yöneltmek lazım.” ifadesini kullandı.

“Parti içi yargının önünü açtık”

Özgür Özel, “Yerel seçimlerden sonra Cumhuriyet Halk Partisinde disiplin süreci başladı. Eskişehir’de kamuoyunun yakından tanıdığı yine CHP’den aday adayı olan bazı isimler disipline verildi. Bu süreç ne zaman sonlanacak?” sorusunu ise şöyle yanıtladı:

“Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin en büyük, birbirini en çok seven ailesi… Bu ailenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Bu aile seçime girerken birileri tutup da başka adaya çalışıyorsa bu disiplin suçudur. Biz, Eskişehir’deki barışı asla bozmamak için ‘Disiplin işlemlerini siz yapmayın. Nerede kanıt varsa yollayın bakalım’ dedik. Bütün Türkiye’den bunu istedik. 2 bin 300 dosya geldi. Bunların içinden gerçekten hukuken kanıt olabilecek… Suç vardır ama kanıtlayamıyorsundur. Hukuk devletinde yaşıyoruz. Biz Tayyip Bey gibi ‘Ne olursa olsun atın’ demiyoruz. Hukuken ispatlı olanları İl Disiplin Kurullarına yolladık. ‘Bu arkadaşlarımızın suçları tüzüğümüzde hangi cezaya karşılık geliyorsa uyarı, kınama, 1 yıl çıkarma, tamamen ihraç o cezaları verebilirsiniz’ dedik. Parti içi yargının önünü açtık. Onlar ne karar verirlerse başımızla beraber bütün kararlar yargı denetimine tabi. Eskiden partide olup önemli görevler yapmış ama son seçimde gitmiş partiye ihanet etmiş. Bu kadar kritik bir seçimde sen ‘Eskişehir’i Ayşe Hanım kazanmasın da AK Parti kazansın’ diye gayret ettiysen senin bu babaevinde yerin olmaz. Bunun kabul edilecekleri de yok ama ufak tefek kusurlar, ben bana küfredenleri hakaret edenleri affediyorum ama partiye ihanet edenleri affetmem.”

Konuşmasının ardından kendisini bekleyen Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği üyeleriyle bir araya gelen Özel’e ziyaretinde CHP Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer, Jale Nur Süllü ve İbrahim Arslan, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP İl Başkanı Talat Yalaz ve partililer eşlik etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-hamas-liderinin-oldurulmesini-tasvip-etmedigini-belirtti/feed/ 0
BBP Lideri Mustafa Destici: İsrail’in hedefi Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletidir https://www.haber60.com.tr/bbp-lideri-mustafa-destici-israilin-hedefi-turkiye-cumhuriyeti-devleti-ve-turk-milletidir/ https://www.haber60.com.tr/bbp-lideri-mustafa-destici-israilin-hedefi-turkiye-cumhuriyeti-devleti-ve-turk-milletidir/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:51:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42836

BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Siyonistlerin yönettiği terörist İsrail devleti durmayacaktır. ve bunlardan da büyük bir cesaret alarak nasıl önce Filistin, Gazze’ye saldırmış ve orada soykırım katliamları yapmış. İnsanları açlığa, susuzluğa, ölüme mahküm etmişse işte şimdi Lübnan’da aynısını yapmaya başlamıştır. Peki oradan sonra sıra nereye gelecektir. Suriye’ye gelecektir. Hiçbirimiz aklımızdan çıkarmayalım ki, asıl hedef Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletidir” dedi.

BBP lideri Mustafa Destici, partisinin genel merkez binasında düzenlediği basın toplantısında konuştu. Destici, Tahran’da uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden Hamas Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye için başsağlığı dileyerek “Öncelikle bu kalleş ve kahpece yapılmış saldırıyı şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Hayatı boyunca Filistin davası için mücadele etti. Filistin’in özgürlüğü için mücadele etti. Filistin’de Gazze’de yaşayan masum insanların güvenliği için mücadele etti. Önce evlatlarını, torunlarını ve yakınlarını şehit verdi. Arkadaşlarını, kardeşlerini şehit verdi ve bugün de kendisi şehit oldu. Artık sadece Filistin’de yaşayan Müslümanlar değil Gazze’de yaşayanlar değil tüm İslam aleminde yaşayanların hatta barıştan yana olan insanlıktan yana olan tüm insanların ayağa kalkma ve intifadaya durma zamanı gelmiştir. Çünkü bu yapılmazsa Siyonistlerin yönettiği terörist İsrail devleti durmayacaktır. ve bunlardan da büyük bir cesaret alarak nasıl önce Filistin, Gazze’ye saldırmış ve orada soykırım katliamları yapmış. İnsanları açlığa, susuzluğa, ölüme mahküm etmişse işte şimdi Lübnan’da aynısını yapmaya başlamıştır. Peki oradan sonra sıra nereye gelecektir. Suriye’ye gelecektir. Hiçbirimiz aklımızdan çıkarmayalım ki, asıl hedef Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletidir. Çünkü İsrail başta olmak üzere dünyadaki bütün Siyonistler ve emperyalistler şunu biliyorlar ki, Türkiye’yi yok etmedikçe Türkiye’ye boyun eğdirmedikçe emellerine, amaçlarına arz-ı mevud hayallerine ulaşamayacaklardır. Onun için Türkiye her zamankinden daha güçlü olmalı ve birliğini, kardeşliğini muhafaza etmelidir. Türkiye elbette ki bugünden itibaren de gerekli tüm tedbirleri almalı ve atılacak tüm adımları da atmalıdır” diye konuştu.

‘ONLARI DURDURACAK GÜÇ TÜRK ORDUSUDUR’

Destici, İsrail’in Filistin’de silahsız, on binlerce masum çocuğu katlettiğini söyleyerek “Kadınları, yaşlıları katlediyor ve oradan da bir zafer kazandığını düşünüyoruz. Onlara diyoruz ki siz ancak silahsız masum yaşlıları henüz daha kundaktaki bebekleri ve kadınları öldürebilirsiniz. Ancak onlara gücünüz yeter. ya da Amerikan desteğiyle elinizdeki bombalarla Beyrut’u vurabilirsiniz. ya da işte füzelerinizle İsmail Haniye hadisesinde olduğu gibi hedeflerini şehit edebilirsiniz. Ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin karşısına çıkmaya sizin yüreğiniz de cesaretiniz de yetmez. Türki milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yeryüzündeki hiçbir devletten ve kendisine saldıracak hiçbir güçten korkusu yoktur. Hepsine verecek cevabı vardır. Bunların niyeti asla ve kat’a durmak değildir. Ama onları durduracak bir güç vardır. O da Türk milletidir ve Türk Ordusu’dur. Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanını tehdit ediyorlar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Cumhurbaşkanını tehdit etmek demek Türk milletini ve Türk Devleti’ni tehdit etmek demektir. Herkes aklını başına alsın ve ona göre söz söylesin, ona göre bir tavır içerisinde bulunsun” dedi.

‘UYUTMA TEDBİRLERİNİN DE OLMASI GEREKTİĞİNİ DEFALARCA İFADE ETTİK’

Destici, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen sahipsiz sokak hayvanlarına ilişkin, ‘Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişlik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ ile ilgili, şunları söyledi:

“Bu kanun teklifinin yasalaşmasına katkı sağlayan tüm siyasi partilerimize ve milletvekillerimize şahsım, camiam, bu husustan dolayı çocuklarını kaybeden, çocukları yaralanan, saldırıya uğrayan bütün vatandaşlarımız adına da teşekkür ediyorum. Hala bunu bir hayvan katliamı olarak sunmaya çalışıyorlar. Bu kadar kolay yalan söylüyorlar. Bu konuda, 2023 yılından itibaren en net şekilde çözüm üreten ve geri adım atmayan parti Büyük Birlik Partisi olmuştur. Birileri bazı kesimlerin tepkilerinden çekinirken, biz birileri gibi tepkilerden korkmadık. Biz açıkça dedik ki, ‘bizim önceliğimiz insandır’. Kısırlaştırmanın tek başına yeterli olmayacağını, bunun yanında uyutma tedbirlerinin de olması gerektiğini defalarca ifade ettik. Mama lobileri ile birtakım marjinal sol siyasetçi ve gazetecilerin iftiralarına maruz kalmamıza rağmen duruşumuzu bozmadık. Gelinen noktada da Büyük Birlik Partisi’nin haklılığı ortaya çıkmıştır. Bu sorunu Türkiye gündemine taşıyarak, meclis dışında olmasına rağmen sorunun çözülmesinde ve bu yasanın çıkmasında büyük katkılarımız oldu. Bundan sonra yasal düzenlemenin tavizsiz bir şekilde uygulanması gerekiyor. Bu yasayı uygulamayan belediye başkanlarına ve yetkililerine de hukuki işlemlerin eksiksiz bir şekilde yerine getirilmelidir. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, sahipsiz hayvanlara yönelik düzenlemeler içeren Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’u Anayasa Mahkemesi’ne götüreceklerini söyledi. Hiçbir çözüm önerisi getirmeyen, ülkemizde yaşanan sorunları ve bu sorunların mağdurlarını yok sayan bir siyaset anlayışının ülkemize ve milletimize fayda getirmediğini düşünüyorum. Yasanın bu hali ile ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbp-lideri-mustafa-destici-israilin-hedefi-turkiye-cumhuriyeti-devleti-ve-turk-milletidir/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Biz Çaresiz Kalsak da Bir Tane Cana Kıymayacağız https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-biz-caresiz-kalsak-da-bir-tane-cana-kiymayacagiz/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-biz-caresiz-kalsak-da-bir-tane-cana-kiymayacagiz/#respond Wed, 31 Jul 2024 21:45:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42830

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Meclis’te kabul edilen sokak hayvanları yasasına tepki göstererek, “Biz çaresiz kalsak da bir tane cana kıymayacağız. CHP yaşatmak için var, CHP yaşam hakkını, hayvan haklarını savunuyor. Birileri öldürme talimatı verebilir, onların talimatını uyup da kimse böyle bir katliama kalkışmasın” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, çeşitli ziyaretler için Eskişehir’e geldi. Partisinin il başkanlığına geçen Özel’i, CHP Eskişehir milletvekilleri Jale Nur Süllü, Utku Çakırözer ve İbrahim Arslan, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP İl Başkanı Talat Yalaz ve partililer karşıladı. Özel, ziyaretin ardından il başkanlığı önünde toplanan partililere seslendi. SGK borçları üzerinden ‘mali darbe’ söylemini yineleyen Özgür Özel, “İktidar partisi, CHP’nin belediyelerdeki başarısından inanılmaz rahatsız. Ne yapacaklarını şaşırdılar. Oylarımızı arttırarak ve yeni birçok belediye kazanarak bir destan yazdık. İktidar maalesef ve maalesef bunu hazmetmek yerine ‘Genelde yetkiyi biz, yerelde siz aldınız. Eskiden birinci parti bizdik, bu seçimden itibaren sizsiniz. Millet ne vazife verdiyse, kime vazife verdiyse baş tacıdır. Ne yapmamız lazım’ demeleri gerekirken, biz bu belediyeleri nasıl çalıştırmayız, onun yoluna bakıyorlar. Maalesef böyle şaka değil bir darbe girişimiyle karşı karşıyayız” dedi.

‘YEMEĞİ GÖKÇEK YEMİŞ, HESABI YAVAŞ ÖDESİN’

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) tüm belediyelere icra kağıdı gönderdiğini anlatan Özel, şunları söyledi:

“Şimdi mali darbe girişimi. Bütün belediyelere SGK’dan yazı yolladılar. Teker, teker belediyelerimize icra kağıdı geliyor. Efendim, ‘SGK borçlarını faiziyle ödeyin’. Kardeşim bu belediyelerin çok önemli bir kısmını sizden devraldık. Bu seçimde devralmadıysak, bir öncekinde devraldık. Bu Ankara’nın borcunu şişiren Melih Gökçek, adam hayatında 1 lira SGK, vergi ödememiş ki. Geçen sefer almışız, faiziyle katlanmış, katlanmış buralara gelmiş. Süreç içerisinde nasılsa belediyeler AK Parti’de, SGK ve vergi borçlarına af çıkarıyorlar. Faizlerini siliyorlar, uzun taksitlere bölüyorlar. Böyle olunca da bütün belediyeler, böyle davranmaya başlamış. Burada suç belediye başkanında da değil. Ülkeyi yönetenin yönetim biçiminde. Şimdi de gelmişler yıllardır yapmadıklarını, belediyeleri CHP aldı diye faiziyle birlikte ödeyin. Yemeği Melih Gökçek yemiş, hesabı Mansur Yavaş ödesin. Mali olarak elimizi kolumuzu bağlayacaklar, hizmet edemez hale getirecekler. Sonra CHP hizmet etmiyor diyecekler. Bunun üzerinden kendilerine oy toplayacaklar. Bu millet bu kötülüğü görmez mi? Kötülükle siyaset olmaz.”

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen sokak hayvanları yasasına tepki gösteren Özel, belediyeler olarak hiçbir cana kıymayacaklarını ifade ederek, “Sokak köpekleriyle ilgili aynı noktadayız. Sokak köpekleri sorunundan iktidar sorumlu. Kırsaldaki yabani hayatın içine geçmiş ve köylerdeki aşırı üremeye Tarım Bakanlığı eliyle bir çare üretmeden, yani işin kaynağından kesmeden bu köpeklerin bu şehirlerde yarattığı sorunu durduramayacağımızı veteriner hekimler söylüyor. Bir bütünleşik kampanya yapmak varken, kırsala Tarım Bakanlığı, şehirlere belediyeler bakacakken, 2020 yılında hep birlikte hayvan hakları fonu kurulsun diye Meclis raporuna AK Parti, MHP, CHP, o tarihte HDP birlikte imza atmışken, bu kanunu getirip bütün yükü belediyelerin sırtına koyup hayvan hakları fonunu koymayıp yerine yalandan sorunun, hesaplattık mesela İstanbul’da ihtiyaç duyulan paranın yüzde 1,5 veriyorlar sadece. Sorunu belediyelerin sırtına bırakıp bir kenara çekilip, ‘Yetki ve sorumluluk belediyelerde, ben belediye başkanından hesap sorarım’ böyle bir anlayış yok. Önce ötanazi yazdılar oraya, biz direndik geri çektiler. Şimdi yükü belediyelere veriyorlar, parayı vermiyorlar. Böyle olunca belediye başkanı çaresiz kalacak, bundan ceza almayayım, soruşturma geçirmeyeyim diye korkacak icabına bakacak onların. Hesap bu. Dün belediye başkanlarımız açıkladı. Biz çaresiz kalsak da, parasız kalsak da, tüm imkansızlıklar olsa da bu gizli talimatı, üstü örtülü katliam yasasındaki talimatı uygulamayacağız. Bir tane cana kıymayacağız. CHP yaşatmak için var, CHP yaşam hakkını, hayvan haklarını savunuyor. Birileri öldürme talimatı verebilir, onların talimatını uyup da kimse böyle bir katliama kalkışmasın. 411 belediyemizde bulunduğumuz yerde duruyoruz. Gücümüzün yettiği kadar toplarız, gücümüzü yettiği kadar barınak yaparız, kısırlaştırırız, sahiplendiririz. Gücümüz yetmiyorsa bilin ki sorumlusu bu iktidardır. Bunu da bu millete anlatırız” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özel, Eskişehirli şehit uzman çavuş Seydi Ünlü’nün ailesi ve yakınlarına başsağlığı dileyerek, ” Seyitgazi’den bir kötü haber aldık. Somali’de bir askerimiz kalp krizi geçirmiş. Adı da Seydi Ünlü, Allah rahmet eylesin. Bütün Eskişehir’e başsağlığı diliyorum. Allah askerimizi korusun, ayaklarına taş değdirmesin. Bundan sonra da Mehmetçik’imizin ve askerimizin, şehit ailelerimizin, gazilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

GENCO ERKAL’I ANDI

Usta tiyatrocu ve sinema oyuncusu Genco Erkal’ın, kan kanseri nedeniyle hayatını kaybettiğini de hatırlatan Özel, “Bir ulu çınarımızı kaybettik Genco Erkal, bir Cumhuriyet sanatçısıydı. Türkiye’nin en önemli tiyatro sanatçılarından bir tanesiydi. Dile getirdiği şiirlerde hepimizin yüreklerine dokunan Genco Erkal, Nazım Hikmet’i en iyi okuyan kişiydi. Onu da muhalif kimliğinden dolayı üzdüler. İfadelere çağırdılar. Bugünkü kötü haberden dolayı çok üzgünüz. Hepimizin başı sağ olsun” ifadelerini kullandı.

Özel, konuşmasının ardından Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na geçti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-biz-caresiz-kalsak-da-bir-tane-cana-kiymayacagiz/feed/ 0
AK Parti Sözcüsü Çelik, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu Açıklaması https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-gundeme-iliskin-aciklamalarda-bulundu-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-gundeme-iliskin-aciklamalarda-bulundu-aciklamasi/#respond Mon, 29 Jul 2024 21:39:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42589 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Cumhurbaşkanı’mıza dönük tehditlerinin hiçbir hükmü yoktur. Bu yok hükmündedir ve netice itibarıyla Netanyahu ve Katz gibiler, geçmişte soykırım suçu işleyen diğerleri gibi aynen yargılanacak.” dedi.

Çelik, AK Parti Genel Merkezi’nde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Her olayda Netanyahu hükümetinin, Hitler ve Hitler’in hükümetiyle birebir benzerlik ifade ettiğinin daha çok ortaya çıktığını vurgulayan Çelik, İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz’ın ifadelerinin Hitler’in Dışişleri Bakanı Ribbentrop’un insanlık suçu anlamı taşıyan ve savaş kışkırtıcılığı içeren ifadelerine benzediğini söyledi.

Tüm dünyada sağduyulu insanların, Netanyahu, Katz ve benzeri aktörlerin söylem ve davranışlarının Nazilerle birebir özdeşlik gösterdiğini net bir şekilde ifade ettiğine dikkati çeken Çelik, şöyle konuştu:

“Cumhurbaşkanı’mıza dönük tehditlerinin hiçbir hükmü yoktur. Bu yok hükmündedir ve netice itibarıyla Netanyahu ve Katz gibiler, geçmişte soykırım suçu işleyen diğerleri gibi aynen yargılanacak. Hem tarih önünde mahkum oldular hem de hukuk önünde mahkum olacaklarına kesinlikle inanıyoruz. Cumhurbaşkanı’mız siyasi hayatına başladığından beri birçok tehditle karşı karşıya kaldı. Bütün bu tehditleri yapanların hepsini verdiği siyasi mücadeleyle tarihin çöplüğüne gönderdi. Cumhurbaşkanı’mızdan bu kadar rahatsız olmalarının sebebi, Cumhurbaşkanı’mızın insanlık değerleri ve hakikat adına yürüttüğü bu siyasetin onları birebir rahatsız etmesidir. Ama katliamlarını bu şekildeki yaklaşım ve saldırganlıklarla kesinlikle örtbas edemeyecekler ve tarih önünde mahkum oldukları gibi hukuk önünde de mahkum olacaklar. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başına, Cumhurbaşkanı’mıza dönük bu tehditleri yapanların hepsinin aynı geçmişte soykırım suçu işleyenler gibi yargılanacakları ve mahkum edilecekleri bir akıbet olacağını hep beraber göreceğiz.”

İsrail Dışişleri Bakanı Katz’ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan paylaşımına karşı çok sayıda siyasi partinin Erdoğan’a destek mesajı gönderdiğini belirten Çelik, “Pek çok siyasi parti, Türkiye Cumhurbaşkanı’na dönük olarak İsrail hükümetinin kullandığı bu hadsiz ifadeleri kınadı, lanetledi. ‘Muhalefet yapsak bile, eğer Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na bir saldırı varsa, Cumhurbaşkanı’mızın yanındayız’ diyerekten güçlü bir irade koydular. Hepsine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Doğru olan bugün devletimizin çıkarlarını savunmak, Filistin’deki mazlumların haklarını savunmak, insanlık değerlerinden yana olmak ve devletimizin başı olan Cumhurbaşkanı’mıza dönük her saldırı karşısında milli birliğimizi göstermektir.” dedi.

“Doğrudan Mavi Vatan kavramının omurgasına saldıran bir konuşma”

Çelik, CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan’ın “Mavi Vatan” için kullandığı ifadeleri eleştirerek, Tan’ın “Mavi Vatan”a saldırı niteliğindeki açıklamalarının Yunan ve Rum basınında büyük coşkuyla karşılandığına dikkati çekti.

Tan’ın sözlerinin, siyasi eleştiri bağlamına sıkıştırılacak ve o denklem içinde değerlendirilecek ifadeler olmadığını vurgulayan Çelik, şunları söyledi:

“Nitekim açıklama yapıldığı andan itibaren de CHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Yankı Bağcıoğlu, net bir şekilde Sayın Tan’ın ifadelerini eleştirdi. Sayın Yankı Bağcıoğlu’nun ortaya koyduğu ifadeler son derece doğru argümanlarla Mavi Vatan kavramının nasıl geliştiğini, Mavi Vatan kavramına denizcilerimizin, akademisyenlerin, askerlerimizin nasıl emek verdiğini, bugüne kadar bu milli tezin oluşmasının arkasındaki büyük emeği, gayreti ortaya koyan ve bunun haklılığını ifade eden argümanlardı. Doğrudan CHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Bağcıoğlu, Sayın Namık Tan tarafından dile getirilen ifadenin yanlış olduğunu ifade etti. Biz de bunu bu şekilde ifade ettik. Tabii şimdi tekrar bugün bir basın toplantısı yapmışlar. Değerli CHP Sözcüsü Deniz Yücel ve beraberinde bir ekip Sayın Tan ile birtakım açıklamalar yapmışlar. Birincisi şunu söylüyorlar; Sayın Tan’ın ifadeleri cımbızlandı. Buradan açık bir çağrıda bulunuyorum. Hiçbir cımbızlama yoktur. Doğrudan Mavi Vatan kavramının omurgasına saldıran bir konuşmadır.”

“Mavi Vatan için emek verenlerden özür dilemesi gerekiyor”

Namık Tan’ın “Mavi Vatan” ile ilgili ifadelerinin olduğu konuşmasında Türkiye’nin terörle mücadele bağlamında yaptığı sınır ötesi harekatlara yönelik de eleştiride bulunduğunu belirten Çelik, şunları söyledi:

“Sayın Namık Tan’ın dış politika ile ilgili ortaya koyduğu değerlendirmeler, uygulama imkanı bulsaydı, Türkiye’nin elinde Mavi Vatan diye bir alan kalmayacaktı. Ege’deki ve Akdeniz’deki hak ve menfaatlerimizi kaybedecektik. Aynı şekilde de sınır ötesi harekatları yapmayarak sınırlarımızın dibinde bir terör devleti, terör devletçikleri kurulmasına müsaade etmiş olacaktık. Dolayısıyla metnin tamamı son derece kötü bir dış politika yaklaşımı, son derece yanlış bir Türk dış politika yaklaşımı ve Türkiye’nin milli tezlerine karşı esasında başka devletlerin tezlerinin yanında hizalanan bir siyasi yaklaşım.”

CHP Parti Sözcüsü Yücel’in, Tan’ın açıklamalarına yönelik eleştiriler konusunda AK Parti’den özür beklediğini dile getiren Çelik, şöyle devam etti:

“Benim kendisine şöyle bir önerim var. Kendisi Sayın Namık Tan’ın konuşmasının videosunu tam olarak kendi parti sözcülüğü sosyal medya hesabından sabitleyerek yayınlasın. Bunu herkes bir kere daha izlesin. Bunun sonucunda, orada Mavi Vatan’la ilgili olduğu kadar Türkiye’nin hak ve menfaatlerini korumak, milli güvenliğini korumakla ilgili çok daha vahim ifadelerin olduğunu herkes görecek. Ondan sonra Sayın Yücel değerlendirsin. Biz mi cımbızlamışız yoksa tam aksine biz kendilerine düzeltme fırsatı vermek üzere en nezaketli şekilde eleştirimizi mi ortaya koymuşuz? Dolayısıyla bugün yaptıkları konuşma esasında Sayın Namık Tan’ın tezlerini eleştiren Yankı Bey’in tezleri çerçevesinde bir yaklaşım ortaya koyduklarını gösteriyor. Bugüne kadar bu kavramlar için, Türkiye’nin hak ve menfaatleri için, Mavi Vatan için, sınır ötesi harekatlar için emek verenlerden ve milletimizden özür dilemesi gerekiyor.”

“Abbas, konuşma yapmak istediğini belirtti”

Çelik, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın sağlık sorunları gerekçesiyle TBMM’de konuşma teklifine ilk anda olumlu yanıt vermediğini belirterek, şunları kaydetti:

“Şimdi gelen yeni bilgiye göre, başka bir zamanlama içerisinde Türkiye’yi ziyaret edeceğini ve bu konuşmayı yapmak istediğini belirtmiş. Herkes şunu bilmeli ki bu siyasi partilerdeki çağrılar yapılmadan çok önce bu konu gündeme geldiğinde Sayın Cumhurbaşkanı’mız, Sayın Abbas’ın davet edilmesi gerektiğini söyledi. Şimdi tabii ki diğer siyasi partilerin de iyi niyetle ‘böyle bir davet yapılsaydı iyi olurdu’ demeleri anlamlıdır. Bu hep beraber bu konudaki ortak hassasiyetimizi gösterir. Ama birileri çıkıp bir suçlamaya, Cumhurbaşkanı’mızın ve hükümetimizin ve partimizin Filistin konusundaki hassasiyetini sorgulamaya dönüştürürse orada da bir tepkinin ortaya çıkması gayet normaldir. Nitekim bu çerçevede Yeniden Refah Partisinin bir milletvekili, bunu Cumhurbaşkanı’mıza ve partimize karşı bir suçlamaya dönüştürme gibi son derece yanlış bir girişimde bulunmuştur. Buna da tepki verildiğinde maalesef Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Sayın Erbakan, tutmuş ‘Sayın Cumhurbaşkanı’nı nezakete davet ediyoruz’ demiştir. Ben öncelikle Sayın Erbakan’a şunu söylemek isterim. Siyasi nezaketten konu açmışlarken, şunu kendilerine hatırlatmak isterim. Kendilerinin Genel Başkanvekili ‘eğer Erdoğan anayasayı değiştiremezse Amerika’ya kaçacak’ gibisinden Türk siyasi tarihinin en çirkin ifadelerini kullandığında, işte o zaman Sayın Erbakan’ın siyasi nezaketi hatırlayıp o kişiyle ilgili gereğini yapması gerekirdi.”

“Siyasal egoizm ortaya koyması son derece yanlış”

Çelik, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın, “Cumhurbaşkanı, Yeniden Refah Partisinin oylarıyla Cumhurbaşkanı seçildiğini unutmasın” şeklindeki açıklamalarına da tepki göstererek, şu ifadeleri kullandı:

“Yeniden Refah Partisi henüz siyasi hayatta yokken bile Cumhurbaşkanı’mız, Başbakan olarak ve Cumhurbaşkanı olarak defalarca yüksek siyasi başarılara imza atmıştır. Dolayısıyla Sayın Erbakan’ın bir yandan siyasi nezaket deyip, bir yandan da ‘bizim sayemizde seçildiniz’ gibisinden bir siyasal egoizm ortaya koyması son derece yanlış bir yaklaşım olur. Siyasi nezaketin Cumhurbaşkanımız için ‘Amerika’ya kaçacak’ denilen genel başkanvekillerine karşı gerekli işlemin yapılmasıyla yürürlüğe sokulması gerekir. Birtakım siyasal egoizmden de uzak durulması bundan sonrası için daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-gundeme-iliskin-aciklamalarda-bulundu-aciklamasi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Netanyahu’nun konuşmasına tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-netanyahunun-konusmasina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-netanyahunun-konusmasina-tepki-gosterdi/#respond Fri, 26 Jul 2024 21:57:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42361 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD Kongresi’ndeki konuşmasına tepki göstererek, “O alkışlayanlar, Netanyahu kadar büyük bir insanlık suçu işlemişlerdir. Bunu kimse unutmasın. Bir katliamcıya cesaret verme, katliama ortak olmaktır.” dedi.

Özel, Ulu Cami’de kıldığı cuma namazının ardından cami önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, Filistin’e destek olan, İsrail’i protesto edenlerin sesini duyurmak üzere bir iki kelam etmek istediğini belirtti.

ABD Temsilciler Meclisi’nde büyük bir utanç yaşandığını dile getiren Özel, katliam suçlusu Netanyahu’nun, dakikalarca birileri tarafından alkışlandığını söyledi.

Özel, o vicdansızlara “neyi alkışlıyorsunuz?” diye sorulması gerektiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yüzde 70-80’i kadın ve çocuk olan, 40 binden fazla kişi katledilmiş. Ambulansları, hastaneleri, revirleri, sığınmacı kamplarını vuruyorlar. ‘Burada toplanın, insani yardım alacaksınız.’ diyorlar. O toplanılan yeri vuruyorlar ve bunu yapan Netanyahu, Amerika’da alkışlanıyor. Protesto eden ve kahramanca orada duruşunu gösterenleri tebrik ediyorum. O alkışlayanlar, Netanyahu kadar büyük bir insanlık suçu işlemişlerdir. Bunu kimse unutmasın. Bir katliamcıya cesaret verme, katliama ortak olmaktır. Bunu kimse unutmasın. Biz, Filistin davasının arkasında olmaya devam ediyoruz. Ecevit’ten, Deniz Gezmiş’ten beri devam ediyoruz, devam edeceğiz. Bundan sonraki süreçte de Sosyalist Enternasyonal’de başkan yardımcısıyım. Başkanımız Pedro Sanchez, İspanya Başbakanı; ülkesinde Filistin’i tanıdı. Bütün sol partilere, sosyal demokrat partilere bir kez daha Bursa Ulu Cami’nin avlusundan aynı çağrıyı yapıyoruz; bu mezalimi bitirin.”

Geçmişte Bosna Hersek’te de soykırım yaşanırken, Avrupa’nın, dünyanın sustuğunu anımsatan Özel, şunları kaydetti:

“Şimdi Birleşmiş Milletler, 11 Temmuz’u soykırım günü ilan ediyor; 29-30 sene sonra ‘soykırım’ desen ne olur? Soykırıma mani olmadıktan sonra. Unutulmasın ki Aliye İzzet Begoviç’in şöyle bir sözü var, sürekli tekrar etmek gerekir; ‘Unutulan katliamlar, tekrarlanır.’ Unutmamak lazım yaşananları ve Filistin’e 30 yıl sonra ‘Bugün Filistin’i anma günü’ demek değil, bugün bu katliama ‘dur’ deme zamanıdır. Burada Filistin’i destekleyen ve İsrail’i protesto eden kardeşlerimize de destek verdik. Destek veriyoruz. Onların sesini duyuyoruz. Bütün Türkiye, siyasi parti ayrımı olmaksızın Filistin’in arkasındadır, İsrail’in yaptıklarının karşısındadır.”

TÜİK hakkındaki suç duyurusu

Bir gazetecinin CHP’nin “verileri gizlediği ve kararttığı ve kamu görevini kötüye kullandığı” gerekçesiyle TÜİK hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, savcılığın takipsizlik kararı verdiğini hatırlatması üzerine Özel, şöyle devam etti:

“Her yere şikayet ettik, olmadı. En son savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Hemen, jet hızıyla reddetmişler. O savcıya şunu sormak istiyorum, maaşını TÜİK’in yaptığı hesaplar üzerinden gidip de alışveriş yapsın bakalım. Bu maaş, ona yetiyor mu? O savcının aldığı maaş, bugün bu insanların aldığı maaşın da katbekat üstünde. Herkes geçim zorluğu yaşıyor. Takipsizlik kararı vereni gerçekten vicdansızlıkla suçlamak zorundayım. Yargı mensuplarına böyle bir şey demem ama TÜİK’in yaptığına takipsizlik veriyorsa senin de alacağın unvan, vicdansızlıktır.”

Özel, belediyelerin SGK borçlarına ilişkin soru üzerine de “Kamu görevlileri görevlerini yaparken bunu aksattılarsa bundan sorumlular. AK Parti, MHP, CHP olsun, SGK’ya parayı ödemeyen kişi, bunu zimmetine mi geçirmiş? O şehre mi harcamış? Ona bakmak lazım.” dedi.

“Erken seçim istemem ama millet isterse onu dile getiririm.” diyen Özel, sokakta erken seçim talebinin her geçen gün arttığını gözlemlediğini de sözlerine ekledi.

Bu arada Özel, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan stantta vatandaşlara aşure ikramında bulundu.

Özel, daha sonra partisinin Osmangazi İlçe Başkanlığını ziyaret etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-netanyahunun-konusmasina-tepki-gosterdi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: ‘Halkın iktidarı için halkın başkanlarına sahip çıkın, destek verin’ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-halkin-iktidari-icin-halkin-baskanlarina-sahip-cikin-destek-verin/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-halkin-iktidari-icin-halkin-baskanlarina-sahip-cikin-destek-verin/#respond Thu, 25 Jul 2024 21:42:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42209 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Biz, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk seçimlerinde partimizi iktidar yapacağız. Onlar başaracaklar. Emeklinin yüzü gülecek. Esnafı, çiftçiyi kurtaracağız. Borçları sileceğiz. Yüzleri güldüreceğiz. Halkın iktidarı için halkın başkanlarına sahip çıkın, destek verin.” dedi.

Özel, CHP Balıkesir İl Başkanlığı ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ziyaretinin ardından belediye önünde kendisini bekleyen vatandaşlara parti otobüsü üzerinden seslendi.

İvrindi ilçesinin kırsal Gökçeyazı Mahallesi’nde yaşanan bir sıkıntının kendisine aktarıldığını dile getiren Özel, şunları kaydetti:

“Türkmen Dağı, Balıkesir’in su kaynağı. Anadolu’da 300-400 metreden derin kuyu, dalgıç pompalarıyla su çıkarılırken birçok yerde 5 metreden su çıkan bir yer. Maalesef bu suya birileri göz dikti. Oraya altın madeni ruhsatı verdiler. Türkmen Dağı’ndaki İvrindi ve Altıeylül ilçeleri sınırında kalan 16 köy tehdit altında. Maalesef 1 kilometre uzunluğunda, 170 metre derinliğinde, iki dev siyanür havuzu yapıyorlar; köyün, evlerin dibinde. Türkmen Dağı’nın bütün suyunu alıyorlar ve çıkardıkları altını siyanürle 1 kilometrelik devasa havuzlarda Balıkesir’in suyunu, havasını kirletiyorlar.”

CHP’nin bu konuda duyarlı olduğuna dikkati çeken Özel, Balıkesir’in suyuna, tarımına sahip çıkmak isteyen herkesin sonuna kadar arkasında olduklarını ifade etti.

“Halk, millet arkamızda”

Özgür Özel, partisinin 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde başarı kazandığını anımsatarak, “2019’da önemli bir başarıyla İstanbul’u, Ankara’yı, Mersin’i, Adana’yı Antalya’yı almıştık. Hepsini koruduk ve 14 büyükşehir belediyesini, 21 il belediyesini, o gün 411, bugün 412 belediyeyi Cumhuriyet Halk Partisi kazandı.” diye konuştu.

Belediyelerin hizmet etmek istediğini, bunun için de kaynak bulmaya çalıştıklarını belirten Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünyanın öbür ucundan fon, kaynak buluyoruz. İmzayı atmıyorlar. Niye? Hizmet ederiz de millet CHP’nin geldiğinde ne iyi işler yaptığını görmesin diye. Kentsel dönüşüme para buluyoruz, imza atmıyor. Deprem olacak, insanlar ölecek, orada bile siyaset yapıyorlar. Önünde dünya kadar dosya var; kentsel dönüşüm, toplu taşıma, temiz su, çevre için ama imzaları atmayarak, Türkiye’ye dışarıdan bulduğumuz kaynağı belediyelerimize kullandırtmıyor. AK Parti’den aldığımız belediyelerde bilhassa SGK ve vergi dairesine inanılmaz borçlar var. Zamanında parayı yatırmamış, SGK’nin parasıyla gelmiş, belediyecilik yapmış. Ona rağmen kazanmışız. Şimdi AK Parti, MHP döneminde ödenmeyen parayı ‘Bir seferde faiziyle senin paralarından keseceğim’ diyor. Bunun tek amacı var, belediye başkanlarımızın elini, kolunu bağlamak, hizmeti aksatmak, bunun üzerinden ucuz siyaset yapmak. Öyle belediyeleri zora sokarak, halkın hizmetini aksatarak, CHP’yi yıpratacağını düşünüyorsan aldanıyorsun. Halk, millet arkamızda. Bunu millet görüyor. Sana bunun hesabını ilk sandıkta soracak.”

Özel, hizmet etmenin, milletin gönlünü fethetmenin bir yolunu bulacaklarını kaydederek, millete hizmet etmelerine kimsenin engel olamayacağını vurguladı.

“Yüzleri güldüreceğiz”

Sahipsiz hayvanlarla ilgili sorunun çözümüne değinen Özel, “Bunun yolu, belediyelere bu konuda kaynak yaratmaktır. Altlarında imzaları var, 4 sene önce birlikte imza attık araştırma komisyonuna. ‘Hayvan Hakları Fonu’ kurulacak, Milli Piyango’dan, Spor Toto’dan, lotodan, at yarışından yapılacak kesintilerle bu fonda, hayvanların ihtiyacı kadar barınak, kısırlaştırma ve sahiplendirme projeleri yürütülecek. Şimdi bu fonu kurmadan bütün yükü belediye başkanlarına atıp onları cezayla tehdit ediyorlar. Hem ağır para cezaları hem şahıslarına ceza. Bu, katliamın önünü açacak sakat bir düzenlemedir.” ifadesini kullandı.

Özgür Özel, asgari ücretliyi, köylüyü, çiftçiyi en güzel yerlere taşıyacaklarını, emekli astsubaylar, staj mağdurları, emeklilikte kademe bekleyenler, çıraklık mağdurları, atanamayan öğretmenler, mühendislerin haklarını alana kadar yanlarında duracaklarını, işsizlik sorununu çözeceklerini vurgulayarak, “Biz, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk seçimlerinde partimizi iktidar yapacağız. Onlar başaracaklar. Emeklinin yüzü gülecek. Esnafı, çiftçiyi kurtaracağız. Borçları sileceğiz. Yüzleri güldüreceğiz. Halkın iktidarı için halkın başkanlarına sahip çıkın, destek verin.” sözlerini sarf etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-halkin-iktidari-icin-halkin-baskanlarina-sahip-cikin-destek-verin/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Bulut: Bu Hafta Tüzük Kurultayına İlişkin Toplantılara Başlayacağız https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-bulut-bu-hafta-tuzuk-kurultayina-iliskin-toplantilara-baslayacagiz/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-bulut-bu-hafta-tuzuk-kurultayina-iliskin-toplantilara-baslayacagiz/#respond Thu, 25 Jul 2024 21:39:49 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42206 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, “Mevcut tüzükle birçok şey yapılabilecek halde’ diyenlerde var. Ancak çoğunlukla fikrimiz kurultayın yapılması. Yoğunluk seçimler sonrası bitmedi. Bu hafta Tüzük Kurultayına ilişkin toplantılara başlayacağız” dedi.

CHP Halkla İlişkiler ve Medyayla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, CHP’yi takip eden gazetecilerle bir araya geldi. Gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Burhanettin Bulut, gazetecilerin de sorularını yanıtladı. Sokak hayvanlarına yönelik düzenlemeye yasaya bağlı kalarak sonuna kadar karşı çıkacaklarını söyleyen Bulut, öncelikli hedeflerinin yasanın çıkmasına engellemek olduğunu söyledi. SGK’nın Belediyelerin prim borçlarına yönelik harekete geçmesini de değerlendiren Bulut, belediyelerin iş yapamaz duruma gelmesi için iktidarın bir hareketi olduğu değerlendirmesinde bulundu.

“Bu normalleşme bir ittifaka tekabül eden bir normalleşme değil”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Kıbrıs Barış Harekatının yıl dönümünde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yan yana olmasının muhtemel bir ittifak ya da ortak çalışma ile devam etme ihtimalinin sorulması üzerinde konuşan Bulut şu ifadeleri kullandı: “Ülkede uzun zamandır ayrıştırıcı bir siyaset var. Bunun birine az faydası ya da diğerine çok faydası olabilir ancak topluma faydası yok. Biz kendimizi iktidar partisi olarak görüyoruz. Doğal olarak eleştirdiğimiz şeyleri yapmak istemiyoruz. Bu normalleşme bir ittifaka tekabül eden bir normalleşme değil. Bildiğiniz gibi Türkiye’de anormallikler normalleşmişti. Biz şimdi o anormalliklerin kalkması ve bildiğiniz normal insanların birbirine merhaba diyeceği bir normalleşme evresine dönmek istiyoruz.”

“Önemli olan eş, dost, akraba niteliğinde bir atamanın olup olmadığı”

Türkiye Belediyeler Birliği’nde (TBB) genel sekreter yardımcılığı, müdürlük ve diğer görevler için yapılan başvurulara ilişkin hazırlandığı öne sürülen torpil listesi hakkındaki iddiaları cevaplayan Bulut, “Biz bu dönem Belediyeler Birliği seçiminde asıl anlayışımızı gösterdik. Belediyeler Birliği seçimlerinde yönetimlere mevcuttaki AK Partililere de teklif götürdük. Onları da alabileceğimizi ifade ettik. Bir iki tane belediyesi olan partilerden de temsilci aldık. Sonuçta ya bütçeye göre ya da nüfusa göre paylaşım yapılacak. O paylaşımda da hiçbir parti ayrıştırmadan yapılacak. O nedenle o anlayışın kadrolarda da oluşması kadar doğal bir şey yok. Örneğin Belediyeler Birliğinde yapılanma olacaksa o yapılanmanın içerisinde yine mevcuttaki arkadaşlardan fikir alınabilir. İçeriğini bilmemekle birlikte çok garipsenecek bir durum olduğunu düşünmüyorum. Önemli olan eş, dost, akraba niteliğinde bir atamanın olup olmadığı” diye konuştu.

“Bu hafta Tüzük Kurultayına ilişkin toplantılara başlayacağız”

Tüzük Kurultayı planlaması hakkında da bilgi veren Bulut, “Genel Başkanımız birkaç kere söyledi. Tabi başka fikirlerde ifade ediliyor. Özellikle örgütlerden ‘biz kendimizi daha çok iktidar hazırlıklarına saklayalım, enerjilerimizi oraya verelim. Mevcut tüzükle birçok şey yapılabilecek halde’ diyenlerde var. Ancak çoğunlukla fikrimiz kurultayın yapılması. Yoğunluk seçimler sonrası bitmedi. Bu hafta Tüzük Kurultayına ilişkin toplantılara başlayacağız” dedi. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-bulut-bu-hafta-tuzuk-kurultayina-iliskin-toplantilara-baslayacagiz/feed/ 0
TBMM Genel Kurulu’nda yaşanan kavganın ardından grup başkanvekilleri temiz bir dil ve üslup çağrısı yaptı https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-yasanan-kavganin-ardindan-grup-baskanvekilleri-temiz-bir-dil-ve-uslup-cagrisi-yapti/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-yasanan-kavganin-ardindan-grup-baskanvekilleri-temiz-bir-dil-ve-uslup-cagrisi-yapti/#respond Thu, 25 Jul 2024 00:21:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42097 (TBMM)- DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan ve AKP’li milletvekilleri arasındaki yaşanan kavga nedeniyle verilen aranın ardından yeniden toplanan TBMM Genel Kurulu, çalışmalarına devam ediyor. Yaşanan kavga üzerine söz alan partilerin grup başkanvekilleri, konuşmalarda temiz bir dil ve üslup kullanılması gerektiğini dile getirdi. Grup başkanvekillerinin konuşmaları sırasında da yine iktidar ve muhalefet milletvekilleri arasında atışmalar yaşandı.

TBMM Genel Kurulu, DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan ve AKP’li milletvekilleri arasında “hırsızlık” atışmasıyla başlayan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine verilen aranın ardından yeniden toplandı. Yaklaşık 1 saatlik aranın ardından başlayan oturumda, TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, partilerin grup başkanvekillerine söz verdi.

DEM Parti’li Temelli: “En fazla hakarete, saldırıya maruz kalan grup DEM Parti grubudur”

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, şunları söyledi:

“Yaşadığımız sahneler içimize sindirebileceğimiz sahneler değil, toplumun gözü, kulağı burada. Herkes derdine çare arıyor. Bizim de içimize sindiremediğimiz sözleri tabi kabul etmiyoruz. Geçmişte de dedik ki kürsüde temiz bir dil kullanalım, siyaset üretelim ama bazen sataşmaların etkisi bu türden yerlere bizi sürüklüyor. Böyle durumlarda sözle belki de ama bu Meclis’in hukukuna uygun davranışlarla aşılabilecek şeylerin şiddette sürüklenmesi asla kabul edilebilir değil. Buna son verme iradesini dile getirdikten sonra hala bu saldırganlığı kabul etmek mümkün değil. Bu Meclis’te sürekli olarak şiddet yoluyla bir şeyleri yapabilme, sayısal çoğunluğa dayalı olarak bir şeyleri yapabilme aklından, anlayışından kendimizi kurtarmalıyız. Muhakkak o üslubun düzeltmesinin bir yolu vardır ama bu saldırganlıkla sonlanmaz aksine toplumu daha fazla gereriz. Biz grubumuz olarak bugünden itibaren temiz bir dil ve güçlü bir siyaset ilkesel olarak kabulümüzdür ama bütün gruplar için de bir ilke olmasını ve bu konuda tutarlı davranılmasını istiyoruz.

Hakaret olarak dile getirilen şeyler karşılıklı olarak geliştiği konusunda hepimiz hemfikiriz çünkü tutanaklar ortada. Ama sonrasında yaşadığımız sahne kabul edilebilir değildir. Kaldı ki en fazla hakarete, saldırıya maruz kalan grup DEM Parti grubudur. Söz demek, hakaret değildir. Eğer hakaret de olmuşsa o da söze dahildir sözün içerisinde halledilmelidir.”

AK Partili Usta: “Ağza alınmayacak sözlerle iş çığrından çıkmıştır”

Temelli’nin konuşması sırasında AKP ve DEM Parti milletvekilleri birbirine laf attı. TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, tutanakların tek tek okunarak bir değerlendirme yapılarak karar alındığını söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, “Meclis’te yaşanan şiddet görüntülerinden hepimiz rahatsızız. Milletin kürsüsünden konuşmanın da bir edebi usulü var. Zaman zaman kasıtlı olarak grubumuza dönülerek hakaretlerin edildiğini gördük ve ısrarla devam eden hakaretleri gördük. Hatibin kürsüden ağza alınmayacak sözlerle iş çığrından çıkmıştır. Her grubun hatiplerinin kürsüye çıktığında kendi ürettiği siyasetiyle, temiz dille konuşmasını istiyoruz. Eğer hatip kürsüde bu hakaretleri başlatmamış olsaydı bunları yaşamamış olacaktık” diye konuştu.

Saadet Partili Kaya: “Meclisin itibarını düşürücü görüntüler”

Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, “Bizde sözün gücünün temiz bir dilden geçtiğini, itirazın gücünün de temiz bir itirazdan geçtiğini düşünüyoruz. TBMM çalışmalarında öncelikle kürsüdeki hatibin ve miletvekillerinin, TBMM’nin itibarına yakışır bir dil ve tutum içinde olmaları gerektiğini düşünüyoruz. Meclisin itibarını düşürücü görüntülerden hep beraber kaçınmamız gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

İYİ Partili Kavuncu: “Zorlu bir süreç bizi bekliyor”

İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, “Zorlu bir süreç bizi bekliyor. Tartışmaya konuşmaya birbirimizi anlamaya ihtiyacımız var. Burada Türk milletine yakışır uslüpla, yakışır şekilde konuşmamış reaksiyon vermemiz lazım. Oturum kapandıktan sonra da herkesin serbest istediğini söyleyip yapabileceği davranış bu Meclis’e yakışmaz. Oturum kapandı diye her türkü şiddeti veya küfürü kullanacağımız anlamına gelmez” dedi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, “Kınanması gereken uslüplara, davranışlara tanık olduk. TBMM’de zaman zaman benzeri durumlar yaşandı. Kürsüde ve yerinden söz alan hatiplerin hakaretten, hatta küfüre varan hakaretten tahriklerden kaçınması gerekir. Bir şahsı, grubu hedef alan küfre varan ifadeler asla kabul edilemez” diye konuştu.

CHP’li Başarır: “Eleştiriye tahammül göstermek zorundayız”

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, “Az önce yaşanan olaylar bana göre sağduyulu yurttaşları, Türkiye’yi hepimizi üzdü. Genelleme yapmak bana göre doğru değil. ‘Hepiniz hırsızsınız’ demek doğru laf değil ama muhatabıyla ilgili eleştiri yapmak bana göre gayet makul. Eleştiri dozu biraz arttığı zaman hukuk çerçevesinde eleştiriyi arkadaşımız yapıyorsa tahammül göstermek zorundayız” dedi.

AK Parti sıralarından tepkiler gelmesinin ardından Başarır, “İşte tahammülsüzlük bu, arkadan bilmeden, anlamadan laf atıyorsunuz” diye konuştu. Bu sırada TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, AK Parti milletvekillerine yönelik sakin olmaları konusunda uyardı.

Başarır, sözlerinin sık sık kesilmesi sebebiyle, “Benim cümlelerimi Türkiye duyuyor. Kapatalım o zaman konuşmayalım. Konuşmaya gerek yok. Siz bu oturumu yönetiyorsunuz, siz konuşurken bile laf atılıyor, bakın böyle olmaz…. Birbirinin üzerine yürümek, küfretmek, vurmak bunlar hoş görüntüler değil olmuyor. Türkiye görüyor şu an benim kullandığım cümlelere bile tahammül edemiyorlar herkes görüyor bunu” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-yasanan-kavganin-ardindan-grup-baskanvekilleri-temiz-bir-dil-ve-uslup-cagrisi-yapti/feed/ 0
Özgür Özel: “İsmet Paşa Gerektiğinde Düşmanlarıyla Bile Masaya Oturup Müzakere Etmeyi ve Sonuç Alarak Masadan Kalkmayı Bilmiştir” https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-ismet-pasa-gerektiginde-dusmanlariyla-bile-masaya-oturup-muzakere-etmeyi-ve-sonuc-alarak-masadan-kalkmayi-bilmistir/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-ismet-pasa-gerektiginde-dusmanlariyla-bile-masaya-oturup-muzakere-etmeyi-ve-sonuc-alarak-masadan-kalkmayi-bilmistir/#respond Thu, 25 Jul 2024 00:15:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42089 Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: UMUT EMRE GÖKBULUT

(İSTANBUL) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Heybeliada’daki İsmet İnönü Evi Müzesi’nde, Lozan Antlaşması’nın 101’inci yılı etkinliğinde “İsmet Paşa gerektiğinde düşmanlarıyla bile masaya oturup müzakere etmenin, kazanımlar elde etmenin, temsil ettiği toplumu, temsil ettiği ülkenin hakkını, çıkarını savunmanın, gerekirse savaşarak, gerekirse ölümü göze alarak, gerekirse oturup müzakere ederek ve en sonunda sonuç alarak o masadan kalkmayı bilmiş bir insandır” dedi.

Lozan Barış Konferansı ve Antlaşması’nın 101’inci yıl dönümü nedeniyle İstanbul’daki Heybeliada’da İsmet İnönü Müzesi’nde program düzenlendi. İnönü’nün kızı ve İnönü Vakfı Başkanı Özden Toker’in ev sahipliği yaptığı programa, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel de katıldı.

Programda konuşan Özgür Özel, “Burada tabi ailenin kökleriyle Cumhuriyetin kökleri birbirine girmiş durumda. Öyle bir aile… Ben Pembe Köşk’te zaman zaman misafirleri oluyorum. Gülsü Hanım’ın davetiyle, Özden Hanım’ın masasında, İsmet Paşa’nın masasında oturuyoruz. Herhalde bir Cumhuriyet Halk Partili için yaşanabilecek en kıymetli dakikaları, saatleri hep birlikte yaşıyoruz. Partiden konuşuyoruz, partinin bugününden, tarihinden konuşuyoruz. Bugününü konuşuyoruz, yarınlarını konuşuyoruz” dedi.

“En doğru bilgi kaynağı İnönü Vakfı”

Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçtiğimiz hafta üç gün boyunca Kıbrıs’taydık. İsmet Paşa’dan aslında biz hep Kıbrıs Barış Harekatı’ndan sonra Kıbrıs’ı konuşuyoruz ama aslında o barış harekatının yapılabilmesi Türkiye’nin, Türklerin orada egemenlik haklarını savunulabilmesinin temelleri ve aslında onun da tasdikinin atıldığı yer Lozan’dır. Kıbrıs’taydık, sevgili Altan Öymen’le, sevgili Hikmet Çetin’le, sevgili Murat Karayalçın’la barış harekatında imzası olan, çok değerli devrin bakanı Önder Sav’la, 34 yaşında imza atmış, 84 yaşında, 50’nci yılında bizimle birlikteydi. Devrin Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in kızı, harekatın sembolü Ayşe Ayata ile birlikteydik. ‘Ayşe tatile çıksın’ deyip adaya barış götüren Mehmetçiğin Ayşe’si ile birlikteydik. Tabi önemlerini ayrı ayrı saymayacağım ama Çağdaş Yaşam benim çok inandığım bir kuruluş, TÖLOV’la, ADD ile birlikte. Onun başkanının temsiliyeti önemli. İsmet İnönü, hayatı boyunca doğruları yapmış, dürüstlükten ödün vermemiş bir isim olarak bir güruh tarafından karalanmaya çalışıldığında hepimizin en doğru bilgi kaynağı İnönü Vakfı, İnönü Vakfı’nın internet sitesi, İnönü Vakfı’nın yayınları… Onlarla birlikte burada olmak hepimiz açısından çok anlamlı ve çok önemli.

“Devlet adamı nasıl olur diye İsmet Paşa’ya bakın”

Bütün genç siyasetçilere bu binanın nasıl bir bina olduğunu şöyle hatırlatmak isterim. İsmet Paşa, başbakanlıktan ayrıldığında 1925, gelir, buraya yerleşir. Bu ev kiradır, çok sever, senelerce burada oturur, sonra bu evi satın almayı ister. Evin sahibi, eve 25 bin lira fiyat biçer. Tamamen mobilyalı. İsmet Paşa çok yüksek bulur, bütçesini aşar, alamayacağını söyler. Sonra konu Atatürk’e intikal eder. Huyunu bilir, der ki, ‘Ev sahibine söyleyin, mobilyasız bir fiyat versin’. Mobilyasız bir fiyat verilir. Paşa biraz daha pazarlık eder, 19 bin liraya burayı her bir kuruşunu kendi cebinden ödediği parasıyla bu evin mülkünü alır İsmet Paşa. Yani tatillerini zengin iş adamlarının beş yıldızlı otellerinde geçirenlere ya da devletten ihale alanların böyle güzel adalardaki müstakil yerlerinde geçirenlere, yazın onların sofrasında oturup kışın onların işini takip etmeye çalışanlara değil de bir devlet adamı nasıl olur diye bakacaksa genç arkadaşlarım lütfen İsmet Paşa’ya ve İnönü ailesine baksınlar.

“Savaş meydanlarında canını ortaya koyar”

Tabi Lozan’da İsmet Paşa, Lozan’daki müzakerelere giderken yanında götürdüğü yazı takımını gördüm. O yazı takımını ilk gidişinde serer ama çok uzun sürmeden toplar. Çünkü karşısındakiler Türkiye’nin egemenlik haklarını tanımaz, Türkiye’yi bir savaşın galibi değil de sanki bitmemiş, devam eden bir savaşın ateşkesindeymiş gibi davranmaya çalışırlar. İsmet Paşa bunu gördüğünde şöyle bir yaklaşım sergiler. Der ki, ‘Ben bir bağımsızlık savaşı vermiş ve kazanmış bir milletin temsilcisiyim. Ben buraya Mondros’tan değil, Mudanya’dan geliyorum beyler’ der, masadan kalkar. 4 Şubat 1923’te Lozan’ı terk eder ama daha sonra 23 Nisan’da tekrar o masaya oturur. 92 gün o masada müzakere eder, sabırla müzakere eder, bazen sertleşir, bazen yumuşar ama savaş meydanlarında canını ortaya koyan, sonrasında en büyük mücadeleleri veren İsmet Paşa gerektiğinde düşmanlarıyla bile masaya oturup müzakere etmenin, kazanımlar elde etmenin, temsil ettiği toplumu, temsil ettiği ülkenin hakkını, çıkarını savunmanın, gerekirse savaşarak, gerekirse ölümü göze alarak, gerekirse oturup müzakere ederek ve en sonunda sonuç alarak o masadan kalkmayı bilmiş, bizlere de hem kahraman bir askerin hem yetkin ve etkin bir diplomasi üstadının nasıl olması gerektiğini, bir siyasetçinin sadece konuşmak, sadece kavga etmek ya da sadece müzakere etmek, sadece temsil görevlerini yapmak değil; hepsini birden dozunda, kıvamında, gerektiği kadar yapmanın ne demek olduğunu gösteren bir insandır İsmet Paşa.

“İsmet Paşa’ya söylenen iftiralara teslim olmadık”

29 Ekim töreninde fragıyla, yaz tatilinde mayosuyla, Lozan’da müzedekisiyle, savaş meydanında ölümü göze alacak vatanseverliği ile İsmet Paşa hepimize bir siyasetçinin ve ülkesini seven bir siyasetçinin, siyaseti kendisi için değil, kendi çıkarları için değil, ülkesi ve partisi için yapan bir siyasetçinin nasıl olması gerektiğini gösteren simge ve sembol isimdir. Öylesine önemli ve öylesine kararlıdır ki görüşmeler sürdüğü sırada, tabi karşı tarafın çok farklı psikolojik harp taktiklerini de orada uyguladığını hatırlamak gerekiyor. İsmet Paşa’ya şöyle bir istihbarat getirirler. Bir suikast girişimi olacak. Aracınızı geçerken kurşunlayacaklar, bombalayacaklar. Sizden ricamız, araçtaki Türk bayrağını sökmenizdir. İsmet Paşa’ya bunu söylediklerinde şoförü ve yaveri neredeyse bayrağı sökmeye davranacaktır. Der ki, ‘Beyler ne yapıyorsunuz, ne bayrak sökmesi, o bayrak orada durur, vuran vurur, İsmet İnönü ölür. Bugün bir İsmet İnönü ölür, yarın bir İsmet İnönü gelir bu masaya oturur, bu işi bitirir. Bizi öldürmekle mi yıldıracak, bitirecekler?’ İşte o anlaşma, o Sevr’i paçavraya çeviren, yırtıp atan, Lozan’ı yapan İsmet Paşa, bugün birileri Atatürk’e laf söyleyemeyip İsmet Paşa’ya laf söyleyecek haddi bulduğunda 9 yıl Meclis’te grup başkanvekilliği yaptım, Meclis’in altını üstüne getirdim ama İsmet Paşa hakkında söylenen asılsız iftiraların hiçbirisine teslim olmadık.

“Attıkları yalan tarihi tekrar ede ede birilerine belletmeye çalışıyorlar”

Seneler sonra efendim, Boraltan meselesi dediler, seneler sonra özür diletecek kadar örneğin esirlerin değişimi anlaşmasına Ermenistan’ın uymadığını, ilk gidenlere bu muamele yapıldığında İsmet Paşa’nın çıldırdığını ve ondan sonra gidecek esir değişimine izin vermediğini, orada İsmet Paşa’nın hiçbir kusuru olmadığını onlara kabul ettirene kadar o Meclis’i çalıştırtmadım. O yüzden Cumhuriyet’i savunmak, öyle sadece askere gitmek, sadece vergi vermek, sadece Atatürk’ün adını duyunca alkışlamak değil; elbette en şiddetli alkışı, en yürekten alkışı yapacağız ama bu Cumhuriyet’in bütün kurucu kadrolarının, kurucu babalarının ne yaptığını, ne yaşadığını, niye yaşadığın, o günün şartlarında neler olduğunu çok iyi anlamak ve anlatmayı gerektirir. Bu aydın bilinci de bunu gerektirir, vatandaşlık sorumluluğu da bunu gerektirir. Adamlar yalanlarına sahip çıkıyorlar. Attıkları yalan tarihi tekrar ede ede birilerine belletmeye çalışıyorlar. Bizim doğrularımıza, bizim dürüstlerimize, bizim İsmet Paşa gibi isimlere sahip çıkma noktasında en ufak tereddüdümüzün olmaması lazım. Buna ne İsmet Paşa’nın ihtiyacı var ne İnönü ailesinin ihtiyacı var ne CHP tarihinin ihtiyacı var ama buna bugünün gençlerinin zehirlenmeme zaruretinden dolayı hepimizin mükellefiyeti var. Hepimizin mükellefiyeti var.

“Bu örnek insanı yaşamaya devam edeceğiz”

Bugün burada bulunmak ve olmak çok büyük onur, gurur. CHP Genel Başkanı sıfatıyla İsmet İnönü gibi birinin oturduğu bir koltukta, üstlendiği bir görevi üstleniyor olmak, yine Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bir partinin, İsmet Paşa’nın ikinci genel başkan olduğu partinin son genel başkanı, şu andaki genel başkanı olmak benim için çok büyük bir onur. Partimizin bütün üyeleri adına, bütün milletvekillerimiz, bütün Parti Meclisi üyelerimiz, burada olamayan, yüreği burada atan tüm CHP’liler adına İsmet Paşa’nın aziz hatırasının önünde saygı ile eğiliyorum. İnönü ailesinin önünde saygı ile eğiliyorum. Bundan sonraki süreçte de önümüzü aydınlatmaya, her bir davranışı vasiyet niteliğinde olan bu örnek insanı yaşatmaya değil, yaşamaya, kendi içimizde yaşamaya devam edeceğiz. Rehberimizdir, önderimizdir, ruhu şad olsun. Verdiği emekler, bu ülkeye kazandırdıkları için binlerce kez kendisine minnet duygularımı ifade ediyorum. Bir kez daha kendisine Allah’tan rahmet diliyorum. Ailesine saygılarımı sunuyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-ismet-pasa-gerektiginde-dusmanlariyla-bile-masaya-oturup-muzakere-etmeyi-ve-sonuc-alarak-masadan-kalkmayi-bilmistir/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Bulut: Sokak hayvanlarına ötanazi öngören kanun teklifi sadece ayrıştırmaya sebep oluyor https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-bulut-sokak-hayvanlarina-otanazi-ongoren-kanun-teklifi-sadece-ayristirmaya-sebep-oluyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-bulut-sokak-hayvanlarina-otanazi-ongoren-kanun-teklifi-sadece-ayristirmaya-sebep-oluyor/#respond Wed, 24 Jul 2024 23:15:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42029 Haber: TENZİLE AŞÇI Kamera: KERİM UĞUR

(İZMİR) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda kabul edilen sokak hayvanlarına ‘ötanazi’ öngören kanun teklifiyle ilgili “Sadece sınıfsal bir ayrışmaya sebep olmak, o kutuplaşma, ayrıştırma anlayışlarının devamı niteliğinde getiriyorlar bunu. Yoksa anketleri onlar da yaptırıyorlardır. Anketlere baktığınızda sadece CHP seçmeni değil ya da muhalif partilerin seçmeni değil tüm ülke yurttaşları bu katliam yasasına karşı çıkıyor” dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sözlerine değinen Bulut, “Samimiyetlerini göstermek sözde değil eylemle olur. Oy vermeyeceklerini bugün açıklasalar bu yasa geri çekilir zaten” dedi.

Kamuoyunda büyük tepki yaratan Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda 42 saati aşkın süredir devam görüşmelerin ardından dün akşam AK Parti ve MHP’li komisyon üyelerinin oylarıyla kabul edildi.

Uzun süredir muhalefet partileri, hayvanseverler ve yaşam hakkı savunucularının alanlarda karşı çıktığı teklifin komisyonda kabul edilmesi kamuoyunda tepkiyle karşılanırken; CHP Halkla İlişkiler ve Medyayla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, konuya ilişkin ANKA Haber Ajansı’na konuştu.

Bulut, teklifin henüz yasalaşmadığına dikkat çekerken geri çekilmesi için de çağrıda bulundu.

“Yasayı destekleyen AK Partili seçmenlerin oranı bile yüzde 15’i geçmiyor”

İktidarın kanun teklifiyle amacının ayrışmaya neden olmak olduğunu belirten Bulut, AK Parti seçmeninin de yasaya karşı çıktığını hatırlatarak şunları söyledi:

“Sadece sınıfsal bir ayrışmaya sebep olmak, o kutuplaşma, ayrıştırma anlayışlarının devamı niteliğinde getiriyorlar bunu. Yoksa anketleri onlar da yaptırıyorlardır. Anketlere baktığınızda sadece CHP seçmeni değil ya da muhalif partilerin seçmeni değil tüm ülke yurttaşları bu katliam yasasına karşı çıkıyor. Oran olarak da çok yüksek. Bu yasayı destekleyen AK Partili seçmenlerin oranı bile yüzde 15’i geçmiyor. Türkiye genelinde oran yüzde 7’lerde. Buna rağmen ısrarla bu yasayı getirmesi anlaşılmaz bir şey. Vicdanı kanatan bir durum. Evet bir sorun var. Biz bunu en başta söyledik ve bu sorunun çözümüne de katkı vermek istediğimizi ifade etti genel başkanımız. Bu konuda belediyelerin görev alması gerekiyor. Önceden Meclis’te yapılan bir çalışma var. Bir komisyon sonuçları var. Bu sonuçlara ilişkin bir adım atılsa bu sorun çözülür. Sonuçta sabah okuluna giden çocukların ya da iş yerine giden işçilerin emekçilerin bu tehlikeden korunması gerekiyor. Ama diğer taraftan da bunlar bir can. Yani siz ötanazi diye bir yasa getirirseniz buna elbette tüm toplum karşı çıkar. Espri şu… Geçen sefer uyutma demişlerdi bu sefer ötanazi diyorlar. Amaç bu hayvanları, bu canlıları öldürmek. ve buna yasa olarak Meclis’te milletvekillerine onay vermesini istiyorlar. Bu anlaşılır bir şey değil.”

“Yasamayı beklemeden bu işleri yapanlar suç işliyor”

Teklif yasalaşmadan bazı belediyelerin sokak köpeklerini topladığı görüntülerin hatırlatılması üzerine Bulut, şunları kaydetti:

“Bu elbette suç. Çünkü yasama, daha bunu onaylamamış durumda. Belki de çekecekler. Belki de bu yasama dönemine gelmeyecek. Ama kraldan çok kralcı var. Hemen bu işi uygulamaya başladılar. Onlar da suç işliyorlar. Yapılması gerekenler bugüne kadar görevleri bu görevleri yerine getirmiş olsalardı bu bahşedilen sorun, sorun olmaktan çıkardı. O yüzden de yasamayı beklemeden bu işleri yapanlar suç işliyor.”

“Samimiyetlerini göstermek sözde değil eylemle olur”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Türk milleti hayvanları sever, köpekleri dost kabul eder. Köpeklere karşı uygulanacak her türlü yanlışın karşısında durur” sözlerini de değerlendiren Bulut, şu ifadeleri kullandı:

“Bu benzer açıklamaları yine Devlet Bahçeli yapmıştı. Ama ertesinde Meclis’e gelindiğinde AKP ne karar verdiyse onu uyguladılar. Emeklilikte yaşa takılanlarda da benzer bir şeydi. Yine Devlet Bahçeli açıklama yaptı. Yine MHP’nin yetkilileri bu konuda emeklilere haksızlık yapıldığını ifade etti ama Meclis’te yine iktidar ne dediyse onu yaptı. O nedenle bu açıklamayı çok anlamış değilim. Hayvanlara karşı yapılacak bir katliam yasasına karşı olduğunu ifade ediyor. Zaten MHP buna destek vermeyeceğini bugün açıklasa bu yasa teklifi hemen çekilir. Yani burada bir samimiyet aramak lazım. Samimiyetlerini göstermek sözde değil eylemle olur. Oy vermeyeceklerini bugün açıklasalar bu yasa geri çekilir zaten.”

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-bulut-sokak-hayvanlarina-otanazi-ongoren-kanun-teklifi-sadece-ayristirmaya-sebep-oluyor/feed/ 0 Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Komisyondan Geçti https://www.haber60.com.tr/hayvanlari-koruma-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-komisyondan-gecti/ https://www.haber60.com.tr/hayvanlari-koruma-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-komisyondan-gecti/#respond Wed, 24 Jul 2024 01:06:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41834 HABER: KADİR DEVİR

(ANKARA) – Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin, Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda kabul edilmesinden sonra komisyondan ayrılan milletvekilleri Kuğulu Park’ta Yaşam Nöbeti tutan aktivistlerle bir araya geldi. DEM Parti milletvekilleri İbrahim Akın, Burcugül Çubuk, Keziban Konukçu ve Perihan Koca, komisyon sürecine ilişkin bilgileri paylaştı.

17 maddeden oluşan Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda 3 günde 42 saati aşkın süren görüşmeler sonucu hayvan hakları savunucularının, STK’ların ve muhalefetin karşı çıkmasına rağmen AK Parti ve MHP’li üyelerin oylarıyla kabul edildi. Komisyondan ayrılan DEM Parti Milletvekilleri Kuğulu Park’a gelerek Yaşam Nöbeti’nde olan yaşam hakkı savunucularına destek verdi.

DEM Partili İbrahim Akın ” bu kötü niyete teslim olmayacağız, mücadele etmeye devam edeceğiz” diyerek şöyle konuştu:

“Bu yasanın, bu haliyle hayatta sürekli problem üretecek, bizi birbirimize düşürecek, hayvan hakları savunucularıyla belediyeleri birbirine düşürecek, sokaktaki dostlarımızla komşularımızla bizi birbirimize düşürecek bir yasa olduğu çok açık. Bazı maddelerde hayvan meselesini sadeleştirip sadece köpekler diye bahsettiler, kedileri saf dışı bıraktılar. Bu şu anlama geliyor, maddeler arası çelişki çok. Bazı yerlerde hayvanlar diye geçiyor, her bakımdan tutarsız bir yasa. Bu süreç yıllardan beri devam eden sorunun 2 ay içinde tartışarak bitirilecek bir mesele değil. Veteriner hekimleri başkanını bile bugün almayan bir zihniyetle karşı karşıya kaldık. Televizyonları ortadan kaldıran, kaçırarak yasa çıkarmak isteyen bir zihniyetle karşı karşıya kaldık. Burada kötü bir niyet var ve bunu çok iyi görüyoruz. Ancak bu kötü niyete teslim olmayacağız, mücadele etmeye devam edeceğiz. İşimiz bitmedi, her ne kadar komisyondan geçmiş olsa bile Meclis’teki ayağı var. Bu yasayı hayatın içinden yapacağız ve onlara bu yasayı değiştirteceğiz. Mutlaka başaracağız.”

DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca ise kanun teklinin anayasayı, yasamayı, iç tüzüğü, halkı, yaşam hakkını yok sayarak komisyondan geçirildiğini vurgulayarak şunları dile getirdi:

“İkili bir tarih yazılıyor. Ne yazık ki haftalardır bütün itirazlarımıza, tepkilerimize rağmen yangından mal kaçırır gibi bir katliam yasasını getirdiler. Katliam yasasını getirirken yasama organından, milletvekillerinden saklayarak bunu yaptılar. Biz yasa teklifine ulaşmak için haftalarca yasa tasarısının peşinden koştuk, mücadele verdik. Bir anda önümüze katliam yasası darbe gibi dayatıldı. 17 Temmuz’dan itibaren saatlerce yasama organını katleden, tümüyle antidemokratik bir şekilde gerçekten, ‘yaptım oldu’, faşizm hukukuyla bu komisyonu yönettiler. Günlerdir ifade ettik AKP neden bu katliam yasasına ihtiyaç duyuyor? AKP bu katliam yasasına ihtiyaç duyuyor çünkü, faşizmi inşa etmekten başka seçenekleri yok. O yüzden sokak hayvanlarını katletmekten başlayacaklar ve bunun sonu yok biliyoruz. Bir katliam ülkesi yarattılar 22 yıldır bunu ilmek ilmek ördüler. Bu güzelim ülkeyi emekçiler için cehenneme, kadınlar ve çocuklar için mezarlığa, tüm toplumsal kesimler için bir cehenneme çevirdiler. O cehenneme bir rejim statüsü kazandıramak istiyorlar. Faşizm anayasasını şuanki mevcut anayasayı, yasamayı, iç tüzüğü, halkı, yaşam hakkını yok sayarak meclisten geçirdiler. Bunun adı darbedir. Olağanüstü koşullarda bir komisyon görüşmesinden söz ediyoruz. Bilim insanlarını meclis koridorlarında dövdüler. Veteriner hekimleri, avukatları, yaşam hakları savunucularını, STK üyelerini, yaşamdan yana tavır alan yurttaşları meclis koridorlarında tartakladılar, vekillerle beraber.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/hayvanlari-koruma-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-komisyondan-gecti/feed/ 0
CHP’nin Genel Başkan Yardımcıları 31 Mart Yerel Seçimleri Sonrası Türkiye’yi Konuştu: “Yeni Eskiyi Gönderecek” https://www.haber60.com.tr/chpnin-genel-baskan-yardimcilari-31-mart-yerel-secimleri-sonrasi-turkiyeyi-konustu-yeni-eskiyi-gonderecek/ https://www.haber60.com.tr/chpnin-genel-baskan-yardimcilari-31-mart-yerel-secimleri-sonrasi-turkiyeyi-konustu-yeni-eskiyi-gonderecek/#respond Wed, 24 Jul 2024 00:36:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41798 Haber: TENZİLE AŞÇI Kamera: KERİM UĞUR

(İZMİR) – 3. Dikili Kitap Günleri kapsamında CHP Genel Başkan Yardımcıları Gökan Zeybek, Burhanettin Bulut ve Gül Çiftçi Binici’nin katılımıyla “31 Mart Yerel Seçimleri Sonrası Türkiye” konulu söyleşide seçimlerin öncesi ve sonrası değerlendirildi, ‘Neden CHP iktidarı’ sorusu da gerekçeleriyle yanıt buldu.

Dikili Belediyesi ve YAYKOOP iş birliği ile 20-28 Temmuz günlerinde düzenlenen 3. Dikili Kitap Günleri sanat ve siyaset dünyasından isimleri ağırlamaya devam ediyor. Etkinliğin 4. gününde CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Burhanettin Bulut ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi Binici’nin katılımıyla “31 Mart Yerel Seçimleri Sonrası Türkiye” konulu söyleşi gerçekleştirildi.

Söyleşide yerel seçimler, öncesi ve sonrasıyla ele alınırken ilk genel seçimlerde CHP’nin neden iktidar olması gerektiği gerekçeleriyle açıklandı.

Binici: “Bizim olumsuz senaryolarımız çöp oldu”

Söyleşinin başında 31 Mart’a giden sürece değinen Binici, şeffaflık vurgusu yaparak şunları söyledi:

“31 Mart sonrasını konuşmak için bence 31 Mart öncesini de konuşmamız gerekiyor. Mayıs seçimlerinden sonra hepimizde büyük bir kırgınlık vardı. Sonrasında artık CHP elindeki mevcut belediyeleri de koruyamaz diye çeşitli eleştiriler geldi. Ama toplumda bir ses vardı ve biz o sesi duyarak bir yola çıktık. Bu yolculukta CHP’nin geçmiş birikimleriyle birlikte geleceğe dair vizyonu nediri değerlendirerek bir yol açıktı. Seçmenimiz bize bir şans tanıdı ve bizim bu şansı doğru kullandığımıza inanıyorum. Bu süreçte CHP’nin geçmişten bugüne kazanımlarını yok saymadık. Kurultayda bize bir görev verildi ve biz o görevi yerine getirdik. Ben sorumluluğumun farkındaydım. Seçim sürecini çok izledim. Doğrularını ve yanlışlarını gördük. Seçimlere giden süreç, kolektif aklın işletilmesi gereken süreçti. Bence biz bunu doğru gerçekleştirdik. Biz 31 Mart’a 31 Mart’ta hazırlanmadık. Öncesinde biriktire biriktire yaptık. Seçim akşamı hep birlikteydik. Gülmekten kendimizi alıkoyamadık. Bir dakika üzüldüğümüz zaman olmadı. Doğuda ve güneydoğuda sandıklar ilk kapandı. İlk sonuçları oradan aldık. Gaziantep’i alamadığımıza üzüldük. Kilis’ten sonuçlar geliyor. Altın sandık var. Altın sandık sonuçları gelsin dediler. Biz onu beklerken ‘Ne altın sandığı Kilis’i aldık’ dediler. Biz ondan sonra çok mutlu olmaya başladık. Biz en başından itibaren şeffaf bir biçimde yaptığımız bütün çalışmaları anlattık. 31 Mart gününe giden süreci kolektif akılla organize ettik. Türkiye farklı bir ülke. Her seçimde bambaşka senaryolarla karşılaşıyoruz. Bu defa oturduk ve seçimde başımıza nasıl olumsuzluklar gelebilir diye senaryolar yazdık. Ama biz 31 Mart gecesini sorunsuz bir şekilde atlattık. Hiçbir olumsuz şeyle karşılamadık. Bizim olumsuz senaryolarımız çöp oldu.”

Bulut: “Biz artık muhalefet kodlarından çıkmak zorundayız”

Seçim öncesi dönemde parti içinde yaşayan değişimin CHP’nin birinci parti olmasında etkili olduğunun altını çizen Bulut, CHP’nin artık muhalefet kodlarından çıkması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “31 Mart seçimleri öncesinde… Parti içi değişimi çok ifade etmeyin diye söyler Sayın Genel Başkanımız. Bunu yerel seçimlerde de kullanmadık. Partideki değişimi anlatın Türkiye’deki değişimin de öncüsü olsun’ derdi. Biz de bun yaptık. Sayın Genel Başkanımızın ifadesiyle bir kopuşun yaşandığı süreçte ‘Hepinizden özür dileriz’ demişti. Normal bir yenilgi değildi. Müthiş bir üzüntü vardı. O tarihlerde yine iletişim çok iyi kullanılmıyordu. Toplumun bir beklentisi vardı. Biz yenildik ama bu meselede kim bu işin sorumlusuyla, mesele neyse açıkça ifade edilmesi gerekiyordu. Her ne yapılması gerekiyorsa toplumun önünde toplumun isteğiyle yapılması gerekiyordu. Genel Başkanımız burada o özrü ifade ederken bunları teker teker saydı. O gün değişimin ateşi yakıldı. Yani değişimin ateşi Dikili’den yakıldı. Yine bir kitap günlerinde bunun yaşanması bizi mutlu etti. Ardından bir kurultay süreci oldu. Kurultayda da mesele parti içi iktidar olmak değil, mesele ülkenin gidişatını durdurmak konusunda amaçları söylemekti. Her seçim döneminde mutlaka bir montaj videolar yayınlanır ya da bir mesele ortaya atılırdı. Ülke alır başını giderdi bunlarla. Ama Genel Başkanımız emekli sorunlarından başladı, öğrenci sorunlarına… Bunların dışında hiçbir meseleye girmedi. Toplum mevcut siyasetten ve mevcut siyasetçi figürlerinden sıkılmıştı. Toplumun siyasetten beklentisi iki noktada öne çıkıyordu. Birincisi gençleşme, ikincisi de kadınlar. Üçüncüsü de bilim. Sonuçta 31 Mart seçimlerine kadar bu prensiple çalışıldı ve yurttaş bunun karşılığını verdi. 31 Mart sonrası çıkan sonuçlar bize şunu verdi. 22 yıldan sonra AKP’nin ikinci parti olması, CHP’nin yarım asır sonrası birinci parti olması elbette ki çok kıymetli. Ama bize bir sorumluluk verdi. Bir galibiyet havasına girin demedi. Halk bize şunu söyledi. ‘Size 22 yıl sonra bir fırsat veriyoruz.’ Toplum bizi birinci parti yaptıktan sonra bizi bize bir sorumluluk verdi. Biz artık muhalefet kodlarından çıkmak zorundayız. Biz artık iktidar namzeti bir partiyiz. Buradaki galibiyet bizim yoğurdu bile üfleyerek yememizi gerektiriyor. Yani neyi eleştiriyorsak onu yapmamamızı gerektiriyor. Hepimizin herkesi kucaklamak, o normalleşmenin anlamına uygun davranmak ama bir tarafıyla da hazırlık yapmamız gerekiyor. Hepimiz belirli süreçlerden geçtik. Biz ilk seçimlerde iktidar olacak bir damat adayıyız. Onun sorumluluğuyla hareket ediyoruz. İnşallah o kızı alacağız.”

Zeybek: “CHP ilk yapılacak genel seçimlerde yüzde 40’in üzerinde bir oranla seçimi kazanacak”

Seçim öncesinde toplumun beklentilerine yönelik strateji belirlediklerinin altını çizen Zeybek şunları kaydetti:

“Bu seçimin kendisi örgütlerin çok önemli olduğunu ortaya koydu. CHP ülkenin en iyi öğütlenmiş partisi. Bu örgütlü yapılanmanın yanında biz bu seçimde aday dayatılarak kazanmanın mümkün olmadığını gördük. Bu seçimde, milletin iradesini dinlemeyi, on binlerce anketi yaptık biz. Kampanya dili… Biz kampana dilinin başında bu topluma yeni şeyler mi vaat edeceğiz yoksa çok başarılı belediye başkanlarının hizmetlerini öne çıkaran bir kampanya dili mi konuşacağız? O nedenle biz işimiz gücümüz Dikili, İstanbul, Balıkesir, Türkiye olduğunu söyledik. Biz bir yerel seçime gittik. ve bu seçime asla genel seçimlere giden argümanlarla gidilmemesi gerektiğinde hemfikir olduk Çok başarılı belediye başkanlarımız vardı ama değişmesi gereken belediye başkanlarımız da vardı. Biz bunları anketlerde ölçtük. Hiçbir belediye başkan adayının kendisini birinci gösteren anketin kapağını bile açtırmadık genel merkezde. 10-12 anket firması belirledik. Her ilçede 3 firmayı görevlendirdi. Sayın Genel Başkanımız İzmir’de doğrudan doğruya bir süreç yönetmiştik. İzmir 30’da 30 olmak zorundadır. İzmir’de kaybedecek hiçbir belediyemizin olmadığını herkesin hissetmesi gerekiyor. O nedenle bu çalışmaları yaparken birliği sağlamak, kampanya dilini barış diline yönlendirmek ve mayıs seçimleri travması nedeniyle Millet İttifakı’nı çağrıştıran bir dil kullanmamak zorundaydık. Bu yerel seçimde milletin bize verdiği oy asla emanet bir oy değildir. Halk artık CHP’nin yönetiminin tadını almıştır. Bundan sonra kimse bizden bir oy almayı bile beklemesin. Şu an hepimizin sorumluluğu CHP’nin adayını cumhurbaşkanı olarak seçtirmektir. Şimdi buradan söylüyorum. CHP ilk yapılacak genel seçimlerde yüzde 40’in üzerinde bir oranla seçimi kazanacak.”

Binici: “Yeni olan ve gençleşen biziz, eskiyi göndereceğiz”

Seçim sonrasına yönelik yapılan anekdotlarda ise CHP’nin neden iktidar olması gerektiğine yönelik açıklamalar yapıldı.

Cumhur İttifakı’nın birçok çatlağının ortaya çıktığının altını çizen Gül Çiftçi Binici, genel seçimlerde yeninin eskiyi alt edeceğini belirterek şöyle konuştu:

“Seçim sonrası Türkiye… Aslında çok farklı bir siyasal iklime bizi sürükledi. Biz 31 Mart’a nasıl gittiysek seçmene asla kulağımızı tıkamadık. Mücadeleyi ve müzakereyi aynı zeminde gerçekleştirmeye çalıştık. Seçimler sonrası yaptığımız mücadele ve müzakereyi aynı zeminde gerçekleştirmek. Birtakım mitingler yaptık. Önümüzdeki günlerde planladığımız bir adalet mitingi var. Dolayısıyla bir müzakere ve mücadeleyi aynı zeminde gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Seçimler siyasi partilerin teraziye çıktığı, iktidarın da kendini seçmene tarttırdığı günledir. Ne yazık ki bugüne kadar muhalefet partileri sanki iktidardaymış gibi kendini anlatmayı, iktidar da sanki muhalefetteymiş gibi onları eleştirdi. Biz bunu yapmadık. ve sonucunu aldık. AKP ve MHP iktidarının formu bozuldu. İçinde birçok çatlak vermeye başladı. Bu çatlaklardan biri Süleyman Soylu ile birini de Sinan Ateş ile gördük. AKP ısrarla çatlak kapatmaya çalışıyor, MHP ise fotoğraflarla yanıt eriyor. Yani bu eşyanın formu bozuldu. Formu bozulan eşyayı göndermek ve yerine doğruyu koymak bizim işimiz. Biz de umut da çalışma azmi de var. Ben eminim ki CHP’yi iktidara taşıyacağız. Yaz dönemi üretmeye, önümüzdeki sonbahar döneminde de çalışmaları halkla buluşturmaya hazırlanıyoruz. 6 ay sonra yapılacak bir seçim bile olsa biz tüm hazırlığımızla bu seçimi kazanmaya hazırız. CHP’nin iktidara giden yolda en önemli unsuru yerel iktidarda kadınlar ve gençler demiştik. En fazla kadın ve başkanın olduğu yerel seçimlerden sonra en fazla kadın milletvekilinin olduğu seçime gideceğiz. Seçmen yeni heyecanlar ve umutlar istiyor. Biz de bu heyecan ve umutları seçmene verme çabası içindeyiz. CHP olarak sorumluluklarımızın farkındayız. İlk genel seçimlerde partimiz iktidara taşımak için her türlü çabayı gerçekleştireceğiz. İçinden geçtiğimiz süreci ikili iktidar dönemine benzetiyorum. Bunda yeni olan eski olanı gönderir. Yeni olan ve gençleşen biziz, eskiyi göndereceğiz.”

Bulut: “Toplumun CHP iktidarına ihtiyacı var”

Adalet kavramına dikkati çeken Burhanettin Bulut, şu ifadeleri kullandı:

“Şu anda en büyük adaletsizlik ekonomik adaletsizlik. Bu, ülkeyi kaosa götürüyor. Toplum tasarruf anlayışını bıraktı. Para biriktireyim de bir ev ya da araba alayım diye. Gelecek kaygısı duyan insanlar aile olmak ister. Ama böyle bir tasarrufu yapamayacağını bilen insanlar toplumu kaosa sürükler. Bugünkü sorunun temeli de budur. O yüzden toplumun CHP iktidarına ihtiyacı var.”

Zeybek: “Avrupa açısından bakıldığında da bir umut ışığı anlamına gelmektedir”

Söyleşinin son konuşmasını yapan Gökan Zeybek, CHP iktidarında ülkenin dünya sahnesinde hak ettiği değeri göreceği bir seviyeye çıkacağını belirterek şunları söyledi:

“2024 seçimlerinde CHP’nin başarısı, sosyalist enternasyonalde büyük bir karşılık buldu. Dünya ve Avrupa ile iletişimimizi artırdı. Bizim seçimlerimiz Batıda, gelişmekte olan ülkeler, ırkçılık ve faşizmin giderek kök saldığı Avrupa açısından bakıldığında da bir umut ışığı anlamına gelmektedir. Siz sakın ola Fransa’daki seçimlerde faşistlere karşı insanların bir araya gelerek ittifak yapma sürecini Türkiye’de CHP’nin yaptığı Türkiye ittifakı modelinden farklı düşünmeyin. Biz kıta Avrupası’nın her yerinde dikkatle izlenen bir parti haline geldik. Biz Avrupa’da sosyal enternasyonal arasında en fazla oya sahip olan partisiyiz. O nedenle önümüzdeki dönemde sadece iktidara muhalefet yapan, vatandaşın temel sorunlarının çözülmesiyle ilgili muhalefet görevini yerine getiren bir siyasal partiden çok daha öte hem Avrupa’dan hem Orta Doğu’da hem de dünya siyasetinde dominant karakterle hareket edecek yeni bir siyaset anlayışının içinde olacağız. O nedenle Sayın Genel Başkanımız sekize yakın yurt dışı gezisi yaptı. Biz artık Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetmeye, Türkiye’yi dünyada hak ettiği demokratik, laik, sosyal hukuk devletiyle 85 milyonluk ülke insanının yüzünü güldürmeye, Türkiye’yi Avrupa Birliği’nin doğrudan üyesi haline getirecek olan önce demokratik atılımları, sonra kalkınma modelini, sonra da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sınır güvenliğini sağlayıp sınırları kevgire dönmüş olan bir ülkeden çıkardığımızda bunu yapan partinin CHP olduğunu göreceksiniz.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chpnin-genel-baskan-yardimcilari-31-mart-yerel-secimleri-sonrasi-turkiyeyi-konustu-yeni-eskiyi-gonderecek/feed/ 0
CHP İzmir İl Başkanı Ekrem Bulgun’un Vefatı Dolayısıyla Tören Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/chp-izmir-il-baskani-ekrem-bulgunun-vefati-dolayisiyla-toren-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/chp-izmir-il-baskani-ekrem-bulgunun-vefati-dolayisiyla-toren-duzenlendi/#respond Wed, 24 Jul 2024 00:18:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41780 Haber: TENZİLE AŞÇI Kamera: KERİM UĞUR

(İZMİR) – İzmir’de sekiz dönem CHP İl Başkanlığı yapan Ekrem Bulgun’un vefatı dolayısıyla tören düzenlendi. Törene katılan CHP’liler, partiyi iktidara taşıma sözü verdi.

CHP İzmir İl Başkanlığı ve TMMOB Makina Mühendisleri Odasınca (MMO), dün 92 yaşında hayatını kaybeden Ekrem Bulgun için tören düzenlendi. Tepekule Kongre Merkezi’ndeki törene Bulgun ailesinin ve sevenlerinin yanı sıra CHP İzmir milletvekilleri Rıfat Nalbantoğlu, Sevda Erdan Kılıç, Mahir Polat; CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkan Vekili Altan İnanç, CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun, CHP İzmir İl Gençlik Kolları Başkanı Burak Kotan, ilçe belediye başkanları ve pek çok partili ile meslek odalarının temsilcileri katıldı.

Ekrem Bulgun’un oğlu Hakan Bulgun, anma töreninde yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

“Babam Ekrem Bulgun, İTÜ’nün yetiştirdiği ilk makina mühendislerindendir. Türkiye’de tesisat mühendisliği konusunda öncülük eden 4-5 kişiden biridir. MMO’nun kuruluşunu gerçekleştirmiş ve başkanlığını yapmıştır. Meslek hayatında İzmir başta olmak üzere Aydın, İstanbul, Tekirdağ, Edirne, Muğla, Antalya’da bilinen büyük ölçekli sanayi ve turizm tesislerinin proje uygulamalarında yer aldı. Siyaset hayatına üniversite yıllarında Talebe Birliği Başkanlığı yaparak başladı. İsmet İnönü’yle başlayıp Bülent Ecevit ve diğer genel başkanlarıyla çalıştı. Bazıları ile evlerimizde yapılan sohbetler, anılarında hep yer etti. İş ortamında, mühendislik konularında ve Türk siyasetine ilişkin söyledikleri yolumuzu aydınlatmıştır. Gerçekçiydi. Onun değerlerini yaşatmak için çaba sarf edeceğim.”

Nalbantoğlu: “Ekrem abinin beklediği gibi partimizi iktidar yapacağız”

CHP İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu da şöyle konuştu:

“Ekrem abiyle ilgili CHP’lilerin söyleyecekleri çok şey var. Hayatta iyi adam olmanın, verimli adam olmanın, üretici adam olmanın, demokrat adam olmanın, devrimci adam olmanın yüzlerce kriterini, farklı farklı bakış açısından hepimiz sayabiliriz. Ama benim açımdan en önemli kriterlerden bir tanesi yaşadığın ortamda seni ilgilendirme ihtimali olan, seni ilgilendiren konulara karşı kayıtsız kalmamak. Ekrem abi bunun en güzel örneğidir. Makine mühendisi olarak mesleğine karşı hep duyarlı olmuştur. MMO’nun bugün böyle bir yapıya kavuşmasına katkıda bulunmuş, bir yurttaş ve yurtsever olarak politika yapmış, CHP’de en üst düzeyde görevler üstlenmiş ve bu görevleri en iyi şekilde yerine getirmiş, CHP’deki dalgalanma döneminde ne zaman üzerine görev düşse hiç kaçmamış bu görevin sahibi olmuştur. Ekrem abi tek bir şeyde eksik kaldı, iktidarımızı göremedi. Ben de sizlerin huzurunda CHP’nin iktidar olması konusunda Ekrem abinin hep yaptığı gibi biz de üzerimize düşen çaba ve gayreti göstereceğiz ve Ekrem abinin beklediği gibi partimizi iktidar yapacağız.”

Aslanoğlu: “Kurduğu hayalleri yerine getirebilmek için daha çok çalışacağız”

CHP İzmir İl Başkanı Aslanoğlu da “Bugün CHP’nin ülkenin birinci parti olmasından bahsediyorsak, Ekrem abi gibi partiyi dimdik tutanların sayesinde. Son 40-45 yılını CHP iktidarı görebilme ümidiyle yaşamıştı. Hepimize düşen borç buna ilişkin bir söz vermek olmalı. Söz veriyoruz. Bugünden sonra, dünden daha çok çalışıp kurduğu hayalleri yerine getirebilmek için daha çok çalışacağız.” ifadelerini kullandı.

İnanç: “Ekrem abi çok önemli biriydi”

İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkan Vekili Altan İnanç da “Ekrem abi vefayı temsil eden, partide dayanışmayı, yardımlaşmayı önemseyen, sıkıştığımızda kaynak olarak başvurduğumuz çok değerli biriydi. Görevimiz, bundan sonra CHP’yi parti içi dayanışmayla, sevgi ve saygıyla birinci parti yapmaktır” şeklinde konuştu.

Bayır: “Ekrem abiden siyasi nezaketi öğrendik”

Eski CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır da Ekrem Bulgun’un sekiz dönem il başkanlığı yaptığına işaret ederek, “Siyasette bize bir şeyler öğreten büyüklerimiz oldu. Ekrem abiden de siyasi nezaketi öğrendik” dedi.

Yalçın: “Her gün plaket versek bile azdır”

Eski MMO Başkanı Melih Yalçın da “MMO’da Başkan olmanın en güzel yanı şudur; önceki dönem başkanları hiçbir zaman sizi yalnız bırakmaz. Ekrem abi de onlardan biriydi. Ekrem abiyi biz çok sevdik. Ekrem abi de bizi çok sevdi. Bunu bize doğrudan söylemezdi ama etrafındakilere evladı gibi davranırdı. Biz ona Ekrem abi dedik ama o bize babalık yaptı” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-izmir-il-baskani-ekrem-bulgunun-vefati-dolayisiyla-toren-duzenlendi/feed/ 0
AK Parti Sözcüsü Çelik: Sahipsiz hayvanlarla ilgili yasa teklifi ‘katliam yasası’ gibi sunulması büyük bir haksızlıktır https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-sahipsiz-hayvanlarla-ilgili-yasa-teklifi-katliam-yasasi-gibi-sunulmasi-buyuk-bir-haksizliktir/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-sahipsiz-hayvanlarla-ilgili-yasa-teklifi-katliam-yasasi-gibi-sunulmasi-buyuk-bir-haksizliktir/#respond Wed, 24 Jul 2024 00:12:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41774

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, TBMM’de görüşmeleri süren sahipsiz hayvanlara ilişkin yasa teklifiyle ilgili “Bir ‘katliam yasası’ gibi sunulması büyük bir haksızlıktır ve meseleyi çözümsüzlüğe doğru itmektir. Herhangi bir şekilde sokaklarda çocuklarımızın, yaşlı insanlarımızın bu saldırılara uğramasını hiçbir şekilde kabul edemeyiz” dedi.

AK Parti Sözcüsü Çelik, genel merkezde gerçekleşen Merkez Karar Yönetim Kurulu toplantısı devam ederken açıklamada bulundu. Çelik, “Birinci meselemiz Gazze’dir. Gazze’de İsrail’in, daha önceden Filistinliler için ‘güvenli bölge’ olarak ifade ettiği yerlere bile saldırısı söz konusu. En son Uluslararası Adalet Divanı, bunun gayrimeşru olduğunu ilan etmesine rağmen maalesef İsrail aynı vahşeti sürdürmeye devam ediyor. Tabii İsrail’in buradaki resmi söylemi Hamas’a karşı bir eylem gerçekleştirdiği, yapılan saldırılara karşı bir eylem gerçekleştirdiği şeklindeydi. Gelinen noktada herhangi bir şekilde bunun İsrail’in güvenliğini sağlamaya dönük değil tam tersine bütün bir bölge güvenliğini tehlikeye atacak şekilde saldırgan, provokatif, soykırımcı bir katliam siyaseti olduğu net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bunun neticesinde de 2 devletli çözümün en insani, en hakkaniyetli çözüm olduğu noktasında herkes bir mutabakat içerisindedir ve pek çok devlet İspanya’dan diğer devletlere kadar Avrupa devletleri başta olmak üzere Filistin devletini tanımıştır” dedi.

‘VATANDAŞLARIMIZLA TEKRAR BULUŞACAĞIZ’

Çelik, Ağustos ayı içerisinde AK Parti’nin kuruluş yıl dönümünü kutlayacaklarını ifade ederek, ” Türkiye’de her türlü vesayete karşı sivil siyasetin üstünlüğünü savunmak üzere, Cumhuriyetimizin demokrasiyle taçlanmasını gerçekleştirmek üzere ilerici ve devrimci adımlara imza attığımız bunca yıldan sonra halen aynı ruhu koruyarak Türkiye’yi daha ileriye taşımak şeklinde bu kuruluş yıl dönümümüzde de ahdimizi tazeleyeceğiz. Vatandaşlarımızla tekrar buluşacağız ve geleceğe daha büyük güçle bakacağız. Partimiz kurulduğunda ‘Partimizi millet kurdu, tabelasını biz astık’ demiştik. Aynı ilerici, aynı vatandaş yanlısı, aynı millet odaklı siyaset, sivil siyasetin üstünlüğü, cumhuriyetin değerlerinin korunması, demokrasinin güçlenmesi şeklindeki irademiz aynı şekilde yoluna devam edecektir. Ağustos ayı içerisinde de inşallah bu kuruluş yıl dönümünde hep beraber sizlerle beraber olacağız” diye konuştu.

‘İNSANIMIZIN CANINI YAKAN BİR MESELE’

Çelik, sahipsiz hayvanlara ilişkin düzenlemeye ilişkin, “O ‘ötanazi’ ifadesinin düzeltilmesi ve veterinerlikle ilgili yasaya atıf yapılmasıyla ilgili bir düzenleme söz konusu. Burada esas mesele; ortada bir problem yokta biz bununla ilgili bir yasal düzenleme yapıyor değiliz. İnsanımızın canını yakan bir mesele var. Çocuklar saldırıya uğruyor. Yaşlılar saldırıya uğruyor. Sokaklarda bir durum var. Bakın tekrar dün de bir görüntü gerçekleşti. Bir hanımefendiye sokak köpeklerinin saldırısı söz konusu oldu. Ondan evvel biliyorsunuz birçok çocukla ilgili bu saldırılar söz konusu oldu. Arzu ettiğimiz şey bu manzaraları sokaklarımızda görmemektedir. Ama bunu böyle bir ‘katliam yasası’ gibi sunulması büyük bir haksızlıktır ve meseleyi çözümsüzlüğe doğru itmektir. Herhangi bir şekilde sokaklarda çocuklarımızın, yaşlı insanlarımızın bu saldırılara uğramasını hiçbir şekilde kabul edemeyiz. Onun ötesinde ‘böyle hesap sorarız, sokağa dökülürüz’, tabii ki demokratik protesto hakkı başımızın üzerinde yeri vardır. Şiddete başvurmamak koşuluyla vatandaşlarımızın demokratik protesto hakkına yüksek bir saygıyla yaklaşırız. Bununla ilgili herhangi bir eleştirimiz olmaz. Ama Türkiye’nin geçmişte yaşadığı bir takım kötü günlere atıf yaparaktan bir hak savunuculuğu yanlıştır” değerlendirmesinde bulundu.

‘AMERİKAN HALKININ İRADESİNE SAYGILIYIZ’

Çelik, ABD Başkan Biden’ın adaylıktan çekilmesiyle ilgili, “Biz ister demokratların adayı seçilsin, ister cumhuriyetçilerin adayı seçilsin sonuçta Amerikan halkının iradesine saygılıyız. Ama şunu söylemek isterim hem hükümet olarak kabine olarak hem de parti olarak hangisi seçilirse seçilsin hangi argümanlarla çalışacağımıza, hangi dosyalarla çalışacağımıza dair bizim hazırlığımız tamdır” dedi.

‘BU CÜMLENİN ALTINI DOLDURMASI GEREKİR’

Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Kürtler kendini eşit hissetmediği sürece mücadele edeceğiz” sözüyle ilgili de “Sayın Özel’in bu cümlenin altını doldurması gerekir. Tarih olarak geç kalmış bir açıklama çünkü eşitsizlikle ilgili uygulamalar, Kürt vatandaşlarımıza dönük olarak eşitsizliklerle ilgili uygulamalar, birtakım eylemler, geçmiş zamanlarda ortaya koyulmuş bir takım yanlış uygulamalar AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılından bugüne kadar yaptığımız reformlarla, ortaya koyduğumuz düzenlemelerle, büyük adımlar attık. TRT’de bununla ilgili bir kanal açıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı temel eserleri bastı. Birçok yasaklarla ilgili düzenlemeleri kaldırdık” dedi.

Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Esad ile görüşme takvimine ilişkin de “Burada Sayın Putin’in de bir iradesi söz konusu başından beri. Bunu değerlendiriyor Türkiye. Bu dosya üzerinde çalışma devam ediyor. Şu anda herhangi bir takvim yok” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-sahipsiz-hayvanlarla-ilgili-yasa-teklifi-katliam-yasasi-gibi-sunulmasi-buyuk-bir-haksizliktir/feed/ 0
TBMM Genel Kurulu’nda, MHP’nin hazırladığı 154 kişilik liste ile ilgili tartışma çıktı https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-mhpnin-hazirladigi-154-kisilik-liste-ile-ilgili-tartisma-cikti/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-mhpnin-hazirladigi-154-kisilik-liste-ile-ilgili-tartisma-cikti/#respond Wed, 24 Jul 2024 00:06:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41768

TBMM Genel Kurulu’nda, ‘Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ görüşmeleri sırasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, ‘Bazı çevreler MHP’ye karşı çok büyük haksızlıklar, iftiralar, küçük görmeler, suçlamalarda bulunmuşlardır. Bunların toplamı 154 kişidir. Dosya elimizdedir, günü geldiğinde de eyleme geçecektir’ şeklindeki sözleri tartışmalara neden oldu.

TBMM Genel Kurulu, ‘Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı. Genel Kurul görüşmelerinde grup başkanvekillerinin söz aldığı bölümde konuşan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, “Son olarak bunu söylemek zorundayım: Milliyetçi Hareket Partisi’nin Ankara 32’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne vermiş olduğu bir dilekçede 154 milletvekili ve gazeteci var. Bu dilekçe niye verildi? Bir sefer bir suç duyurusu değil, bir tanık listesi değil ama niye verildi? Bu insanlar fişlendi mi? Ben sormak istiyorum buradan. Eğer 154 kişinin ismi bir mahkemeye veriliyorsa; hukukçusunuz, Adalet Bakanlığı yaptınız, bunun ne demek olduğunu en iyi bilirsiniz. Bir parti bir mahkemeye gazeteci, aydın milletvekillerinden oluşan 154 kişiyi veriyorsa, orada sanık olarak, şüpheli olarak isimlerini belirtmiyorsa, tanık da değilse bu isimler niye verilmiştir? O mahkeme ne yapabilir? Hulusi Kentmen mi o hakim gelip bana vurup yanaklarımı sıkacak? Soruyorum, ha bu bir fişlemedir ve bu insanlar için yarınlar çok sıkıntı olur, sokaklar çok sıkıntı olur, en başta bu iktidar bunun hesabını veremez. Bu 154 kişinin birinin burnu kanarsa diyorum” ifadelerini kullandı.

‘PARTİMİZ İLE İLGİLİ ELLERİNDEKİ BİLGİ VE BELGELERİ MAHKEMEYE VERSİNLER’

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın açıklamaları üzerine söz alan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, “Sayın Başarır’ın bahsettiği, bugün Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin basın toplantısında da ifade ettiği 154 kişilik büyük çoğunluğu medya çalışanı, gazeteciler mahkemede devam eden bir dava için 7/24, sürekli yorumlar yapıp birtakım kara propagandalar ürettiler. Onlara da elinizde ne bilgi, belge varsa mahkemelere sunun, yani bunu bir polemik, demagoji veya bir siyasi mesele yapmadan bilgileriniz, belgeleriniz neyse mahkemelere sunun. Ayrıca Milliyetçi Hareket Partisi de devam eden bu mahkemeye müdahil olma başvurusunda da bulundu. Bu başvuru esnasında, bahse konu bu medya çalışanlarının, gazetecilerin, televizyon yorumcularının da bilgisine başvurulması ifade edilecekti, kastedilen bu. Yine aynı şey, bilgisi, belgesi olanlar orada ve birtakım mecralarda yorumlar yapıp birtakım polemikler üreteceğine ve sürekli partimiz aleyhine propaganda yapacağına en doğrusu da elindeki bilgileri, belgeleri gidip mahkemeye versinler. Yoksa ne sanıklık ne tanıklık yapmak isteyen de gider tanıklığını da yapar. Mesele bundan ibarettir” diye konuştu.

‘TANIKSAK TANIK, ŞÜPHELİYSEK ŞÜPHELİ OLARAK VERİLİRİZ’

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay’ın açıklaması üzerine yeniden söz alan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, “Şimdi, bu önemli bir mesele, bu mühim bir mesele. Bir önemli davada ağır ceza mahkemesine bir dilekçe veriliyor. Öncelikle, mahkemelere verilen dilekçelerde bir tarafın taraf teşkil etmesi lazım, değil mi? ya da müdahil olmaya ilişkin herhangi birisinin dilekçe vermesi lazım. Böyle bir şey yok. Hadi bunu anladım ama sayın başkan, bakın, tanıksak tanık olarak veriliriz, şüpheliysek şüpheli olarak veriliriz. Niye verilmiş? Böyle bir şey var mı? Gerçekten ben bunu soruyorum. Bakın, çok anlamsız ama çok anlamlı bir şey. Hukuken ne kadar anlamsızsa bana göre, Türkiye’nin son 22 yılda yaşadıklarına göre çok anlamlı bir şey. O yüzden, ben bunu doğru bulmuyorum. Sayın Genel Başkan çıkar, ‘Ben bu 154 kişiden şikayetçiyim, onları kamuoyuna şikayet ediyorum; partime iftira atıyorlar’ der, bizler cevabını veririz. Ama arada bir mahkeme varsa ve bu mahkemeye verilen dilekçeler basına sızdırılıp işte, basın bunu konuşursa, bu insanlar hedef gösterilmiştir. Ben bunu anlatmaya çalışıyorum. Bu, doğru değil” dedi.

‘154 KİŞİNİN CAN GÜVENLİĞİNDEN BU DOSYAYI SUNANLAR SORUMLUDUR’

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın ardından söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit ise “O meşhur listede adı olanlardan biri de benim. Gerçekten bunun bir fişleme olduğunu, hedef gösterme olduğunu açık ve net bir şekilde bilelim. Şimdi, bu ülkede eğer biri ziyaret yapıyorsa, bir partinin Genel Başkanı, Özel Harekat’a, bir yere gidiyorsa ve gittiği yerde eli öpülüyorsa ve birçok konuda ayar veriyorsa topluma, kalkıp 154 kişinin ismini de bugün dosyalarla açıklıyorsa burada çok açık ve net bir şekilde bir tehdit ve bir hedef gösterme olduğunu hepimiz biliyoruz. Hepimiz Türkiye’de yaşıyoruz, Türkiye’de siyasetin nasıl şekillendiğini çok iyi biliyoruz. Sayın mevkidaşımın söylediği çok doğru. Eğer, bize yönelik bir suçlama varsa giderler mahkemeye suç duyurusunda bulunurlar. Biz de gideriz, kendimizi savunuruz ama onun dışında, ‘Elimde dosyalar var, nerede, ne konuşmuşlar, ne yapıyorlar, biz bunu biliyoruz, takip ediyoruz, günü geldiğinde de gereğini yapacağız’ diye açıklama yapılıyorsa, o zaman bu 154 kişinin can güvenliği dahil, olacak herhangi bir şeyden bizzat bu dosyayı sunanların sorumlu olduğunu da bütün Türkiye kamuoyunun bilmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

‘FİŞLEME OLDUĞUNU KESİNLİKLE KABUL ETMEYİZ’

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ve DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit’in açıklamalarının ardından söz alan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, “Kimse meseleyi saptırmaya kalkışmasın, öyle hedef gösterme, tehdit falan söz konusu değil. Kamuoyuna, millet vicdanına bir şikayet olduğu gibi, bir görüş ifade etmektedir. Ne yani 7/24 televizyonlarda, birtakım gazete köşelerinde yorumlar yapılacak, iftiralar atılacak, birtakım isnat ve iftiralarda bulunulacak, biz de bunlara sabah akşam cevap yetiştirmekle mi meşgul olacağız? Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizim bir ülke gündemimiz var, o mecra üzerinden yürürüz. Kamuoyuna şikayet ediyoruz. Fişleme falan kesinlikle kabul etmeyiz, tehdit de yoktur. Siyaset, açık yürütülen bir faaliyettir. Milliyetçi Hareket Partisi de bu görüşlerini açıkça da ifade etmekte ve milletimizle paylaşmaktayız. Mesele bu kadar açık ve nettir” ifadelerini kullandı.

‘MAHKEMELER MHP’NİN KAMUOYUNA MESAJ VERECEĞİ YER DEĞİLDİR’

Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın söz istemesi üzerine, ‘Görüşlerin kayıtlara geçtiğini ve yeni bir tartışmaya mahal verilmemesi gerektiğini’ ifade ederken konuşan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, “‘Partimize bir dava ile ilgili kamuoyunda saldırılar var. Gazeteciler ve siyasetçiler bunu yapıyor. Bununla ilgili kamuoyuna mesaj verdik’ diyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin mahkemeleri, MHP’nin kamuoyuna mesaj vereceği bir yer değildir. Ben de bunu anlatmak istiyorum. Çıkar, bu kürsüler niye var? Bunları konuşmak için, mahkeme vasıtasıyla bize mesaj veriliyorsa işte bu konu başka bir yere gider” diye konuştu.

‘AÇIK VE NET BİR TEHDİTTİR’

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit ise tartışmalara değinerek, “Biliyorsunuz bu, Sinan Ateş dosyası üzerinden dünya kadar olay oldu. Zaten şu an bir yargılama konusu ama bunun dışında kamuoyunun özellikle o listede ismi olan birçok gazetecinin yazdığı yazılar var. Bakın bu aslında kamuoyuna bir tehdittir. Basına bir tehdittir. ‘Yazmayın, konuşmayın, bizi eleştirmeyin, siyasetimize karışmayın’ diyen bir mesajdır. Şimdi bunu böyle bu kadar naif, bugün Genel Başkanları diyor ki, ‘Dosya elimde, ne diyorsunuz, ne yapıyorsunuz, sizi gözetliyoruz, yeri geldiğinde bununla hesaplaşacağız.’ Mesela benim hiçbir televizyon programında MHP ile ilgili özel olarak, dava ile ilgili konuşmadım. Akşama kadar burada AKP ve MHP iktidarının yaptığı yanlışları söylüyoruz. Ne yapalım? Bunlara sessiz mi kalalım, bunlara söz söylemeyelim mi? Kusura bakmayın, bu açık ve net bir tehdittir” dedi.

‘GÖRÜŞLERİNE KATILMIYORUM’

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit’in açıklamalarının ardından söz alan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, “Bu polemiği devam ettirmekte herhangi bir fayda mülaza etmiyorum. Bu görüşlere, zaten görüşlerimi ifade ettim. Arkadaşların görüşlerine de katılmıyorum” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-mhpnin-hazirladigi-154-kisilik-liste-ile-ilgili-tartisma-cikti/feed/ 0
AK Parti Sözcüsü: Sokak Hayvanlarına Yönelik Düzenlemeler Katliam Değil, Güvenlik İçin https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-sokak-hayvanlarina-yonelik-duzenlemeler-katliam-degil-guvenlik-icin/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-sokak-hayvanlarina-yonelik-duzenlemeler-katliam-degil-guvenlik-icin/#respond Tue, 23 Jul 2024 23:48:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41750 (ANKARA) – AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sokak hayvanlarına yönelik düzenlemeler içeren kanun teklifiyle ilgili, “Bunu bir katliam gibi göstermek haksızlıktır. Arzumuz sokaklarımızın güvenli hale gelmesidir” dedi.

AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Parti genel merkezindeki toplantı, saat 15.15’te başladı. Toplantının ardından AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, basın toplantısı düzenledi.

Çelik, toplantıda Avrupa’daki seçim sonuçları ve aşırı sağın yükselişi konusunun değerlendirildiğini söyledi.Çelik, “Bütün Avrupa’daki seçimleri değerlendiren bir sunum yapıldı. Avrupa özelinde baktığımızda aşırı sağın yükselişinin bir bakıma balansının bozulmasını yakından takip ettiğimizi söylemek isterim. Demokrasinin dünyanın her tarafında güçlü olmasını savunduğumuz gibi Avrupa’da da güçlü olmasını ifade ediyoruz. Bu bakımdan çeşitli partilerle görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Türkiye ile ilgili çifte standartta, Gazze’de aşırı sağcıların Müslümanlara yönelik pasifizmde görüyoruz. Aşırı sağın yükselişi gibi bir durum ortaya çıkıyor. Birinci meselemiz Gazze’dir. Gazze’de İsrail’in güvenli bölge olarak nitelendirdiği yerlere bile saldırı söz konusu. Maalesef İsrail aynı vahşeti sürdürmeye devam ediyor. Gelinen noktada İsrail’in güvenliğini sağlama değil, tam tersine bütün bölgeyi tehlikeye atan soykırımcı bir saldırı olduğu ortaya çıkmıştır. Pek çok devlet Filistin devletini de tanımıştır” dedi.

Netanyahu’nun ABD Kongresi’nde yapacağı konuşma

Çelik, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun ABD’ye yaptığı ziyarete ilişkin de “Burada hep beraber göreceğiz ki ABD’de birçok kişi ayağa kalkacak, Netanyahu’yu ayakta alkışlayacak. Orada yapılan bu hareketin insanlık değerlerini ayaklar altına almak olduğunu tüm dünya görecek” diye konuştu.

Çelik şunları söyledi:

“Kıbrıs Türk davasının önemli aşamalarından olan Barış Harekatı’nın 50. yılını kutladık. Yunan tarafından yapılan açıklamalardan da görüyoruz ki Kıbrıs konusuna sahip çıkmamız önemli. Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi federal çözümün olmadığını tüm dünya görmektedir. Yunan Bakanın açıklamasının da federal yönde bir açıklama olmadığı, tüm Kıbrıs’ı yutmak olduğu görülmektedir. Ancak bu mümkün olmayacaktır.

Deprem bölgesindeki çalışmalar

10 ilimiz aynı anda vuran 6 Şubat depremlerinin üzerinden bir buçuk yıl geçti. Şu ana kadar 76 binden fazla deprem konutu hak sahiplerine teslim edildi. Cumhurbaşkanımız ifade etti bu sayı yıl sonuna kadar 200 bini bulacak. 2025 yılı bitmeden tamamını vatandaşlarımıza teslim etmiş olacağız. Deprem bölgesindeki vatandaşlarımız şunu bilsin, gündem ne kadar yoğun olursa olsun, üzerinden zaman ne kadar geçerse geçsin onların konuları bizim takibimizdedir.

Ekonomik programın işleyişi olarak siyaset kurumu olarak yakından takip ediyoruz. Gelecek aylarda enflasyonist baskıların azalacağı yönündeki tespitler programın doğru işlediğinin göstergesidir. Programın hayata geçmesiyle birlikte vatandaşlarımızı enflasyona ezdirmeme, emeklimizin asgari ücretlimizin yanında bulunma yaklaşımımız OVP’nin ilerlemesine bağlı olarak gündemimizdeki en başlı yerini korumaya devam edecektir.

“Türkiye’nin sokakları güvenli hale gelecek”

Ömer Çelik, açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Çelik, sokak hayvanlarıyla ilgili kanun teklifi konusunda yöneltilen soruya şöyle yanıt verdi:

“Burada esas mesele, ortada bir problem yok da biz onunla ilgili bir yasal düzenleme yapıyor değiliz. İnsanımızın canını yakan bir mesele var. Bir hanımefendiye sokak köpeği saldırısı oldu. Arzu ettiğimiz şey bunları sokaklarımızda görmemek. Bunu bir katliam gibi göstermek haksızlıktır. Sahiplendirmeden tutun da barınaklara alınmasına kadar bir sürü eylem planı var. En sonunda herhangi bir hastalık yayma ya da saldırganlaşmış hayvanlarla ilgili bir düzenleme bu. Biz burada net bir tutum takınmalıyız. Herhangi bir şekilde sokakta saldırılara uğratılmasına karşı olunmalı. Bunu sadece şehir merkezlerinde gördüğümüz gibi kabullenmeyin. Bizim siyasetimizin gerisindeki, eksenindeki değerlerin esası bütün varoluşa saygı, merhamet şeklindedir. Arzumuz sokaklarımızın güvenli hale gelmesidir. Esas mesele ortak akıl ile hareket etmek. Türkiye’nin sokakları güvenli hale gelecek. Yasayla ilgili birçok eylem planı oluşturulmuştur. Tutup da bunu farklı bir yere çekmenin lüzumu yoktur.”

Biden’in adaylıktan çekilmesi

Çelik, eski ABD Başkanı Donald Trump’a düzenlenen suikast girişimi ve John Biden’in adaylıktan çekilmesiyle ilgili bir soruya da “Bu suikast girişimi meselesi son derece tehlikelidir. Siyaset şiddeti topyekun dışlaması gerekir. ABD’deki demokratik kurumlar ile ortaya çıkacak zaaflar tüm dünyayı etkileyecektir. Tabii ki ABD demokrasisin, kongresinin Netanyahu’yu desteklemesine eleştirilerimiz var. Onun ötesinde siyasette tıkanma görüyoruz. İsten demokratların ister cumhuriyetçilerin adayı seçilsin, biz saygılıyız. Kim seçilirse seçilsin hangi dosyalarla çalışacağımız konusunda hazırlığımız tamdır” yanıtını verdi.

Ömer Çelik’ten CHP lideri Özel’e yanıt

Çelik’e, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Kürtler ‘ben eşit hissetmiyorum’ diyorsa o hissedene kadar hep birlikte mücadele edeceğiz” sözleri soruldu. Çelik, “Özel’in cümlesinin altını doldurması gerekir. Tarihi olarak geç kalınmış bir açıklama. Eşitsizlikle ilgili olan uygulamalar, eylemler AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılından itibaren yaptığımız reformlarla, bütün yurttaşlarımızın kendi kimlikleri konusunda eşit haklara sahip olması, bütün vatandaşlarımıza yansıması şeklinde büyük adımlar attık” dedi.

TRT’de Kürtçe dili ile ilgili kanal açıldığını ifade eden Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birçok yasaklar kalktı. Türkiye terörle mücadele, bu tip alanların yaratılmasında büyük işlere imza atıldı. Biz bu adımları atarken yaptığım bir konuşmada Kürk vatandaşlarımıza karşı eşit olmayacak durumları kaldırırken karşımızda CHP’li milletvekilleri vardı. Özel’in açıklamaları Kılıçdaroğlu’nun başörtüsü sorununu çözeceğiz gibi tarihi bir açıklama olmuştur. Zamanında biz bu meseleleri çözmek için önemli adımlar attık. Türkiye’de yurttaşlarımızın vatandaşlarımızın anayasal vatandaşlık konusunda daha fazla yararlanması için yüce Meclis’imiz zaten çalışıyor.”

]]> https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-sokak-hayvanlarina-yonelik-duzenlemeler-katliam-degil-guvenlik-icin/feed/ 0 Kamala Harris’in aday olması Demokratlar için bir risk mi? https://www.haber60.com.tr/kamala-harrisin-aday-olmasi-demokratlar-icin-bir-risk-mi/ https://www.haber60.com.tr/kamala-harrisin-aday-olmasi-demokratlar-icin-bir-risk-mi/#respond Mon, 22 Jul 2024 02:39:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41322 Anthony Zurcher / BBC Kuzey Amerika Muhabiri

Joe Biden ABD seçimlerini baştan aşağı değiştirdi. Haftalarca Demokrat Parti’nin başkan adayı olarak kalacağında ısrar ettikten sonra, baskıya boyun eğdi ve yarıştan çekildi.

Peki bu, Başkan Yardımcısı Kamala Harris, genel olarak Demokratlar ve Donald Trump için ne anlama geliyor.

Harris, çok sayıda Demokratın almak isteyeceği bir risk

Kamala Harris’in Demokrat Parti’nin başkan adayı olması ihtimali Joe Biden’ın açıklamasıyla büyük bir güç aldı.

Tam destek verdi ve Harris’i dört yıl önce başkan yardımcısı yapmasının hayatı boyunca aldığı en iyi karar olduğunu söyledi.

Harris de Biden’ın desteğinden onur duyduğunu ve adaylığı kazanmak için elinden geleni yapacağını söyleyerek karşılık verdi.

Demokratların Biden’ın izinden giderek, Demokrat Parti Kongresine bir aydan az süre kala belirsizlikten kaçınmak için başkan yardımcısının arkasında hizalanması muhtemel.

Bunu yapmaları için hem pratik hem de siyasi nedenler var.

Anayasaya göre Biden’ın halefi Harris. İlk siyah kadını başkan adayı olarak görmezden gelmek parti için korkunç olur. Ayrıca, şu ana dek kampanya için toplanan kabaca 100 milyon dolarlık paraya derhal erişimi olacak.

Ancak riskler de var. Kamuoyu yoklamaları Harris’in onaylanma oranlarının en az Biden kadar düşük olduğunu gösteriyor. Ayrıca Donald Trump ile başa baş eşleşmelerde durumu kabaca Biden gibi.

İkincisi Harris’in başkan yardımcılığı zaman zaman zorlu geçti. Yönetimin ilk günlerinde Harris’e ABD-Meksika sınırındaki göçün altında yatan nedenleri çözme görevi verildi.

Bu çok zor bir işti ve attığı bazı yanlış adımlar ve yaptığı açıklamalar Harris’ie eleştiriye açık hale getirdi.

Ayrıca, çok daha etkili bir şekilde ele aldığı kürtaj hakları konusunda yönetimin sözcüsü oldu. Ancak ilk izlenimler kalıcı olabiliyor.

Son olarak ve belki de en önemlisi, Harris zaten 2020’de başkan aday adayı olmuş ve fiyaskoyla sonuçlanmıştı.

Adaylık yarışının ilk günlerinde iyi giderken, beceriksiz söyleşiler, net bir şekilde tanımlanmış vizyon eksikliği ve kötü yönetilen bir kampanyanın birleşimiyle en ilk ön seçimlerden bile önce yarıştan çekilmişti.

Harris’i tercih etmek Demokratlar için bir risk ama bu noktada güvenli seçenek yok. Ve söz konusu olan da olası bir Donald Trump zaferi.

Demokrat Parti Kongresi heyecanlı olabilir

Son 50 yıldır, parti kongreleri sıkıcı olaylara dönüştü. Her dakikanın senaryosu televizyonlar için dikkatle yazıldı ve başkan adayı için birkaç gün süren televizyon reklamlarına dönüştü.

Geçen hafta Cumhuriyetçi Parti Kongresi tam da böyleydi. Donald Trump’ın çok uzun ve bazen boş konuştuğu adaylık kabul konuşmasına rağmen.

Chicago’da gelecek ay yapılacak Demokrat Parti Kongresi çok, çok farklı bir toplantı olabilir. Partinin ve Biden’ın üzerinde çalıştığı senaryo boşa getti. Parti, Harris’in arkasında sıralansa bile kongrede işlerin nasıl gelişeceğini planlamak ve kontrol etmek zor olacak.

Ve Harris partiyi toparlamakta başarılı olamazsa da, kongre çeşitli isimlerin kameralar önünde ve kapalı kapılar ardında adaylık için uğraştığı herkese açık bir siyasi yarış olabilir.

Heyecanlı bir siyasi tiyatro, canlı ve tahmin edilemez olabilir. Amerikan halkının daha önce hiç görmediği bir şekilde.

Cumhuriyetçilerin Güçlü’ye karşı Zayıf stratejisi boşa çıktı

Bu yılki Cumhuriyetçi Parti Kongresi dikkatle planlanmış bir organizasyondu: Partinin en gözde gündem maddeleri tanıtıldı ve tek bir adama, Joe Biden’a eleştiri üzerine kuruldu.

Biden’ın kararıyla Cumhuriyetçilerin yanlış adamı hedef aldığı görüldü.

Biden’ın yarıştan çekilmesiyle, Donald Trump’ın öncülük ettiği Cumhuriyetçilerin oyun planı bozuldu.

Cumhuriyetçiler, tüm bir haftayı kendilerine karşı yarışan Demokratın zayıflıkları üzerine senaryosu yazılan bir organizasyonla geçirdi.

Kampanya, adayın gücüne ve canlılığına odaklanıyordu. Eski güreşçi Hulk Hogan, dövüşçü Dana White ve Kid Rock grubu sahneye çıktı.

Biden’ın zayıflığı algısıyla zıtlığa dikkat çekerek genç erkek seçmenleri ikna etme çabası açıktı. Ancak şimdiki senaryoda Demokrat Parti’nin adayı Biden’dan çok daha genç biri olacak.

Başkan Yardımcısı Kala Harris ya da daha genç Demokrat Valilere karşı güçlü ve zayıf zıtlığını vurgulamak aynı ağırlığı taşımayacak.

Harris aday olursa, Cumhuryetçilerin başkan yardımcısını mevcut yönetimin algılanan zayıflıklarıyla ilişkilendirmeye çalışması beklenebilir. Aylardır Harris’e “Sınır yetkilisi” diyorlardı.

Eski savcı kesinlikle partinin ilerici kanadından olmasa da, daha önce Cumhuriyetçi Parti’nin saldırılarında “radikal sol” diye gösterilmeye çalışılabilir.

Aday kim olursa olsun, Cumhuriyetçiler Demokratları Biden’ın yaş bağlantılı zayıflıklarını örtmek ve ülkeyi tehlikeye atmakla suçlayacak. Bu noktada herkes başkanlık seçimlerine birkaç ay kala kör uçuş yapıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kamala-harrisin-aday-olmasi-demokratlar-icin-bir-risk-mi/feed/ 0
Özgür Özel’e Feyzioğlu’ndan yanıt: Ben ve büyükelçiliğimiz hiçbir partiyi karşılamadık https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozele-feyzioglundan-yanit-ben-ve-buyukelciligimiz-hicbir-partiyi-karsilamadik/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozele-feyzioglundan-yanit-ben-ve-buyukelciligimiz-hicbir-partiyi-karsilamadik/#respond Sun, 21 Jul 2024 22:24:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41307 Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resmi törenlere katılmak üzere KKTC’ye gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MHP lideri Devlet Bahçeli törenlerin ardından öğle yemeğinde buluştu. Görüşmede siyaset konuşulmadığını ifade eden Özel, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu’na tepki göstererek, “Biz büyükelçiyi havaalanında göremedik. Bu meslekten gelmemekten kaynaklanıyor. Rahatsızlığımızı Bakanlığa ileteceğiz” dedi.

Çok basit bir cevabı var. Ben ve büyükelçiliğimiz hiçbir partiyi karşılamadık. Partilerin tamamını KKTC Meclisi karşıladı. Büyükelçilik olarak herkese yetişemedik, yetişemiyoruz. Bilaistisna Türkiye’den gelen bütün partileri KKTC Meclisi çağırdı. Onların davetlileri çünkü. Biz TBMM’nin gönderdiği heyetleri parti ayrımı yapmaksızın karşıladık.

İş bölümü mü oldu?

Tabii ki. TBMM heyetlerinde CHP’liler de vardı İyi Partililer de, hepsi vardı. Bu arada gazileri de karşılıyoruz. Eski ve yeni bakanlar geliyor. Arkadaşlarımız Ercan Havalimanı’nda yattı kalktı, ben dahil.

Şöyle diyor Özel: ‘Havalimanında ve iki gün boyunca büyükelçilikten görevli göremedik.’

Bu da yanlış. Birinci Müsteşarımız Namık Tan’a gidip ‘Herhangi bir ihtiyacınız var mı, bir şey yapabilir miyiz?’ diye, resepsiyonda soruyor. ‘Hayır, ihtiyacımız yok, teşekkür ederiz’ diyor. Daha önce’Gazileri getireceğiz’ dediklerinde, bir genel başkan yardımcısı aramıştı, ‘Destek istiyor musunuz?’ deyince ‘Hayır, her şeyi biz yapıyoruz’ diyorlar. Bunların hiçbiri doğru değil.

Özel’in ifadesini tam olarak aktarayım: ‘Biz ne büyükelçi ne büyükelçilikten kimseyi havalimanında görmedik. Herhangi bir yerde hatırımızı dahi sormadılar.’

Ben Özgür Özel’i görsem hatırını sorardım. Özel’le yan yana gelemedik. Görmedim bile. Neden? Çünkü dünkü ortamı tahmin edin. Bütün kabine burada, cumhurbaşkanı burada, 80’in üzerinde milletvekili burada. Tamamının protokol işleriyle uğraşıyoruz. Protokol skandalı çıkmasın diye boğuşuyoruz. Ayrıca Hikmet Çetin’i gördüm resepsiyonda. ‘Bir emriniz var mı’ dedim. Murat Karayalçın’la görüştüm. Gördüğüm hangi CHP’li ve tanıdığım varsa hatrını sorup ‘Yapabileceğimiz bir şey var mı’ dedim.

Resepsiyonda Özel de var mıydı?

Varmış ama ben görmedim bile.

Diğerlerini gördünüz ama onu görmediniz.

Görmedim çünkü ben bakan beyi uğurlarken Çetin’i gördüm. ‘Yapabileceğim birşey var mı, görmemiştim sizi, şeref verdiniz’ dedim. Karayalçın’la meclis bahçesinde karşılaştık. Hepsi şahittir.

Özel, şöyle eleştirdi sizi: ‘Bu, meslekten gelmemenin, geldiği makamı hazmedememenin bir sonucudur.’

Bu kendisine de söylenebilir ama ben polemiğe girmeyeceğim.

Sizi Dışişleri Bakanlığı’na bildireceğini söyledi.

Lütfen, edebilir efendim, hiç sorun yok.

Kimleri karşıladınız?

Biz TBMM’den gelen uçak, Cumhurbaşkanlığı’nın üç uçağı, bakanlar, eski meclis başkanlarımız, onları karşıladık. Partileri Cumhuriyet Meclisi’nin protokolüne bıraktık. Beş kişi çalışıyoruz.

Ana muhalefet olunca… Siz de bir zamanlar üyesiydiniz.

Ne fark eder efendim? Hazmedemeyen ben değilim ki. Bir zamanlar siyaset yaptığı için, o sebeple saldırıyor. Bırakın Allah aşkına bunları. Konuşturmayın beni.

Diplomatik olarak Özel’in tarafınızdan aranması gerekir ve beklenir diye düşünüyorum.

Eğer son bir haftadır nasıl bir protokol ve yoğunluk içerisinde çalıştığımızı, bunun 10 dakikasını görmüş olsaydınız farklı düşünürdünüz.

Vakit bulamadınız.

Vakit bulamadık değil. Meclis üstlendi hepsini. Geliş saatlerini dahi Meclis’ten ayarladılar. Bizden talep ettikleri konu yok. Buna rağmen kimi gördüysek; havalimanında Müsavat Bey’le (Dervişoğlu) rastlaştım. Milli Savunma Bakanı ve heyetini karşılamaya gittiğimde ‘Hoşgeldiniz’ dedim, ‘Hayırlı olsun genel başkanlığınız. Yapabileceğimiz bir şey var mı?’ O kadar. Onu da karşılamadım. Biz parti karşılama işine giremedik. Girmemiz de mümkün değildi. Ayda, altı ayda, yılda bir partinin ziyareti olsa koşar, karşılarız. Nasıl bir olağanüstülük olduğunu bildiği halde insanların bunu söylemesini doğru bulmuyorum. Bir siyasete karıştırılmak isteniyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozele-feyzioglundan-yanit-ben-ve-buyukelciligimiz-hicbir-partiyi-karsilamadik/feed/ 0
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici: Sokaklarımız Köpeklerden Temizlenmelidir https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-sokaklarimiz-kopeklerden-temizlenmelidir/ https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-sokaklarimiz-kopeklerden-temizlenmelidir/#respond Sun, 21 Jul 2024 22:03:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41284 Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, sahipsiz sokak köpeği sorununun bir an önce çözülmesi gerektiğini belirterek, “Bu yasa, mutlaka ama mutlaka ekim ayına kalmadan, Meclis kapanmadan çıkarılmalı ve sokaklarımız köpeklerden temizlenmelidir.” dedi.

Destici, partisinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı öncesinde parti genel merkezinde açıklamalarda bulundu.

Konuşmasına, Pençe Kilit Harekatı bölgesinde yaralandıktan sonra tedavisi devam ederken şehit olan Piyade Yarbay Abdullah Cem Demirkan’a ve tüm şehitlere rahmet dileyerek başlayan Destici, terörle mücadelede güvenlik güçlerine başarı diledi.

Mustafa Destici, bugün Gabar Dağı’ndaki petrol arama sahasında meydana gelen kazada yaralananlara geçmiş olsun dileklerini iletti.

Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yılı dolayısıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) kutlamalara katıldığını hatırlatan Destici, bugün KKTC bağımsız bir devletse bunun 50 yıl önceki harekat sayesinde olduğunu belirtti.

Destici, Kıbrıs’ta mevcut şartlarda tek yolun iki devletli çözüm olduğunu dile getirdi.

“Dertleri bütün İslam ve Türk coğrafyasıyla”

İsrail’in Gazze’den sonra Lübnan ve Yemen’e saldırmaya başladığına işaret eden Destici, “İsrail, Gazze’ye saldırdığında Lübnan Hizbullahı ya da İran Hizbullahı bu cepheden İsrail’e saldırmış olsaydı, İsrail bu kadar pervasızca hareket edemezdi, bu kadar büyük katliamlar yapamazdı. Ama maalesef o gün Hizbullah bunu yapmadı ve bugün silahlar kendisine döndü.” diye konuştu.

İsrail ve onu destekleyen küresel güçlerin derdinin sadece Gazze değil, bütün İslam ve Türk coğrafyası olduğunu söyleyen Destici, “40 yıldan fazla bir süredir hala terörle mücadele ediyorsak, karşımızda sadece PKK yok. Karşımızda İsrail var, ABD var, güçlü Avrupa Birliği üyesi ülkeler var, dönem dönem PKK’ya destek veren Rusya, Çin, hatta isimlerini telaffuz etmiyorum, İslam ülkeleri var.” ifadesini kullandı.

BBP Genel Başkanı Destici, İsrail’in, Gazze’de hedefine ulaştıktan sonra kendisine itaat etmeyen diğer ülkelere de saldıracağına dikkati çekti.

“Sokaklarımız köpeklerden temizlenmelidir”

Türkiye gündemini değerlendiren Destici, ülkede başıboş saldırgan sokak köpeği sorununun yıllardır devam ettiğini ileri sürdü.

KKTC’ye giderken bu meseleyi iktidar ve muhalefet partilerinin genel başkanlarıyla değerlendirme fırsatı bulduklarını bildiren Destici, “Bu yasa, mutlaka ama mutlaka ekim ayına kalmadan, Meclis kapanmadan çıkarılmalı ve sokaklarımız köpeklerden temizlenmelidir. Sokaklar, caddeler ve şehir merkezleri, köpeklerin doğal yaşam alanı değildir. Sahiplenir, besleyebilir, onunla yaşayabilirsiniz ve maskesini takarak gezdirebilirsiniz ama şehrin her noktasında köpeklerin öbek öbek dolaşması kabul edilebilir değildir.” görüşünü paylaştı.

“Varlığı olanın doğal gazını ya da elektriğini devlet neden sübvanse eder”

Ekonominin, gündemin en önemli maddelerinden biri olduğuna dikkati çeken Destici, kendileri kadar bu konuyu dillendiren bir partinin olmadığını savundu.

Hükümetin, zengin ve fakir ayırt etmeksizin konutlarda kullanılan elektrik ve doğal gazı sübvanse ettiğini anlatan Destici, zenginin elektrik ve doğal gaz faturalarında bu uygulamanın olmaması gerektiğini söyledi.

Destici, geliri yüksek olanların daha büyük evlerde oturduğunu, onların faturalarının da geliri düşük olanlara göre daha fazla geldiğini vurgulayarak, “Peki bu kadar varlığı olan ailenin ya da şahsın doğal gazını ya da elektriğini devlet neden sübvanse eder? Ona vermeyeceksin, fakire, emekliye, asgari ücretliye vereceksin. Doğru olan bu.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-sokaklarimiz-kopeklerden-temizlenmelidir/feed/ 0
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan: Türkiye ile Suriye arasında normalleşme tartışmaları için farklı başlangıç noktaları yapabiliriz https://www.haber60.com.tr/dem-parti-sozcusu-aysegul-dogan-turkiye-ile-suriye-arasinda-normallesme-tartismalari-icin-farkli-baslangic-noktalari-yapabiliriz/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-sozcusu-aysegul-dogan-turkiye-ile-suriye-arasinda-normallesme-tartismalari-icin-farkli-baslangic-noktalari-yapabiliriz/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:57:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41278 AHMET ÜN

(DİYARBAKIR) – DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Diyarbakır 2. Olağan İl Kongresi’nde; Türkiye ile Suriye arasında normalleşme tartışmalarına değinerek, “Esad ile yapılacak görüşmeler bir yanlıştan geri dönmek içinse, eskiyi, dünü, yeniden düşünmek içinse, geçen onlarca yılı yeniden muhasebe edip öyle yola koyulmak içinse, o halde eş zamanlı farklı başlangıç noktaları yapabiliriz” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Diyarbakır 2. Olağan İl Kongresi’nde konuştu. Konuşmasına, iktidar ve muhalefet partilerinin Diyarbakır’da Kürt sorununa yönelik geçmiş yıllarda yaptığı açıklamaları hatırlatarak başlayan Doğan, “Amed’de konuşmak hiç kimse için kolay değildir. Ne biz siyasiler için kolay bir şey, ne iktidar mensuplarına kolay olan bir şey, ne bugün ülkeyi yönetenler için kolay bir şey, bizzat cumhurbaşkanı için de, ne de muhalefet partileri için Amed’de konuşmak kolay bir şey. Amed’de konuşmak adeta ateşten gömlek giymek gibi bir şey. Peki neden böyle. Çünkü Amed, tarihiyle, direnişiyle hem tarihi hem de bugünü bize hatırlatıyor. Bu ülkede kaç başbakan bu ülkede Kürt meselesinin çözümü Diyarbakır’da geçer dedi? Bu ülkenin kaç muhalefet başkanı demokrasinin yolu Diyarbakır’da geçer dedi? Amed halkı bu isimleri hatırlamıyor ama yaptıklarını hatırlıyor. Her zaman Diyarbakır’a gelip, biz yaparız, biz çözeriz dediler. En çok biz size kardeşiz dediler. En çok biz sizin dilinizi savunuruz dediler. Bazılarının isimlerini hatırlamıyoruz. Ne oldu bunlara, siz onları sandığa gömdünüz. Aslında siyasetin çöp sepetine gömdünüz” dedi.

“Bize bu normalizasyon sinyalini gösterin”

Türkiye siyasetindeki normalleşme sürecine ilişkin Doğan, “Bize bu normalizasyon sinyalini gösterin. Yeni hesaplar yapmayın” ifadelerini kullanarak, şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yumuşama dönemi başlatmak istedi. Biz Kürtler yumuşama görmüyoruz. Eğer biz Kürtler için bir yumuşama emaresi olmuş olsaydı, bugün Diyarbakır il kongresinin salonundaki pankartta zindan direnişleri selamlanmazdı. Oradan çıkanlar karşılanırdı. Oradan çıkmalarını sağlayan güç selamlanırdı. İnsanlar 40 dereceyi aşan sıcakta, Hakkari’de, Cizre’de, Şırnak’ta, Batman’da, Mardin’de belediyeler önünde kayyum nöbeti tutmak zorunda kalmazdı. Demek ki normalleşme bir diğer adıyla bazılarını iktidarın istediği sınırlar içinde muhalefete zorlamaktır. Bugüne kadar ortaya çıkan sonuçta ne yazık ki bunu görüyoruz. Bizim gündemimiz sağımızda zindan tecrit, solumuzda kayyum. Diyarbakır’ın gündemi bunlar. İç ve dış politikada normalleşme arayanlara, buradan hep birlikte seslenelim, bize bu normalizasyon sinyalini gösterin. Yeni hesaplar yapmayın. Yaptığınız hesaplar tarih de buna şahittir ki, Kürtlerin varlık mücadelelerine çarpar, geri döner ve size Türkiye’nin yakın siyasi tarihini hatırlatıyoruz. Buraya gelip, konuşup, konuştuklarında verdiği sözleri yerine getirmeyen siyasetçileri hatırlatıyoruz.”

“PYD ile görüşebilirsiniz”

Ankara- Şam arasında normalleşme tartışmalarına da değinen Doğan, şöyle konuştu:

“Türkiye bugün yanıyor. Esnafıyla, işçisiyle, hepimiz yanıyoruz. Neden yanıyoruz? Kürt meselesiyle ne alakası var diyenlere, yıllardır harcanan savaş bütçelerine bakmalarını öneririm. Açıklanmayan, kamuoyuyla paylaşılmayan bu bütçe kalemleri nereye gidiyor, nereye harcanıyor? Bir kurşun ne kadardır diye soracağınıza, bir kurşun alma ihtiyacından vazgeçin. Güvenlikçi politikalardan vazgeçin. Sınır ötesi operasyon hevesiyle Kürtleri karşı karşıya getirme iştahınızı kabartmaktan vazgeçmelisiniz. Hiç kimse bu saatten sonra Kürtleri karşı karşıya getiremez. Buna izin vermeyecek güçlerimiz var. Hangi güçler, işte o güçler bu salonda oturuyor. Orada 30 kilometre, burada 40 kilometre derinlik arayanlara ve bu arayışa karşı durmayanlara Diyarbakır’da beraber seslenelim, 30-40 kilometre derinlik aramaktan vazgeçin. Bunlar denendi, tecrübe edildi, yeni yöntemler değil. Başka iktidarlarda denedi, şimdi o iktidarların isimleri dahi hatırlanmıyor, tabelaları dahi kalmadı. Eğer gerçekten Suriye ile kurulacak ilişkiler, eğer gerçekten Esad ile yapılacak görüşmeler bir yanlıştan geri dönmek içinse, eskiyi, dünü, yeniden düşünmek içinse, geçen onlarca yılı yeniden muhasebe edip, öyle yola koyulmak içinse, o halde eş zamanlı farklı başlangıç noktaları yapabiliriz. Mesela PYD ile görüşebilirsiniz.”

“Kayyumların dönemi bitti”

Kayyum atamalarının endişeyle takip edildiğini aktaran Doğan, “Kayyum atanacak mı, atanmayacak mı? Ankara, kayyumla mı devam edecek yoksa halkın iradesine hürmetle mi devam edecek? Buradan DEM Parti adına soruyorum, ey Ankara, eğer 2019 hesaplarını yapıyorsan, biz buna karşı tedbirliyiz, yapma bu hesapları. Biz artık kayyum rejimini 31 Mart seçimlerinde sandığa gömdük. Kayyum rejimi bitti. Kayyum hesapları yapanlara, bir dönem daha kayyumla yönetiriz diyenlere de bir şey diyeyim, biz hiçbir şekilde kayyuma geçit vermeyeceğiz. Kayyum atanmasına bu mücadeleci halk izin vermeyecek. Böyle hesaplar yapmayın. Kayyumların dönemi bitti. Dolayısıyla kayyumu gündeminizden çıkartın” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından yapılan kongrede DEM Parti Diyarbakır İl Eş Başkanlığı’na Gülşen Özer ve Abbas Şahin seçildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-parti-sozcusu-aysegul-dogan-turkiye-ile-suriye-arasinda-normallesme-tartismalari-icin-farkli-baslangic-noktalari-yapabiliriz/feed/ 0
CHP ve İYİ Parti liderleri normalleşme ve ittifak konularında açıklama yaptı https://www.haber60.com.tr/chp-ve-iyi-parti-liderleri-normallesme-ve-ittifak-konularinda-aciklama-yapti/ https://www.haber60.com.tr/chp-ve-iyi-parti-liderleri-normallesme-ve-ittifak-konularinda-aciklama-yapti/#respond Fri, 19 Jul 2024 23:48:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41035 (ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre’nin resepsiyonunda ortak açıklama yaptı. Gazetecilerin normalleşme sorusuna cevap veren liderler CHP ve İYİ Parti arasında normalleşmeyi gerektirecek bir durumun olmadığını belirtti. İttifak sorusuna ise iki lider seçimlere kadar geçecek zamanı işaret ederek cevap verdi.

Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yılında KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre’nin resepsiyonunda bir araya gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ortak açıklama yaparak gazetecilerin sorularını yanıtladı.

İYİ Parti ve CHP arasında normalleşme sorusunu yanıtlayan İYİ Parli Lideri Dervişoğlu, “Bizim aramızda hiç anormalleşme olmadı” diyerek şöyle konuştu:

“Dervişoğlu: 50. yıl, böyle bir zamanda burada olmak hepimiz için bir şeref. Bu şerefi bize bahşedenlere Allah’tan rahmet diliyoruz. Kıbrıs’ın milli mücadelesinde emeği olanları rahmetle minnetle anıyorum. CHP’nin o dönemde çıkarma kararı alırken göstermiş olduğu dirayet tarihe altın harflerle yazılacak özelliklere haiz. Milli övünçlerimizi müştereken kutlayacağız, milli hüzünlerimizi müştereken yaşayacağız. Bundan 50 sene önce Kıbrıs’a çıkarma yapma kararı veren o dönemin başbakanı Sayın Bülent Ecevit’i rahmetle anıyorum. Bizim aramızda hiç anormalleşme olmadı, normalleşme arayanların genellikle lafım Özgür Beye değil, sistemi anormalleştiren, süreci anormalleştiren insanların böyle bir anlayışı oldu. Biz CHP ve iktidar partisiyle TBMM’de normal standartlarda çalıştık ama toplumu gererek bundan siyaten nemalanmaya çalışan o gerginliği kutuplaştırmaya dönüştüren, bundan siyasi fayda temin edenlerin aslında rutin bir birliktelik olan bu görüşmelerin normalleşme talebi gibi sunmalarını ben yadırgıyorum. Bizim her zaman ilişkilerimiz normaldi. TMBB’nin doğru, hızlı ve yerinde işlemesine katkı sağlayan muhalefet partilerinin grup başkanvekilleriydik. Karşı durduğumuz şey süreci anormalleştirenlerdi. CHP’nin AK Parti ile AK Parti’nin İyi Parti ile normalleşmeye ihtiyacı olabilir. Bizim CHP ile ilişilerimiz hiç anormal olmadı.”

CHP lideri Özel ise en kısa zamanda güçlü bir parlamentonun oluşması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Biz millet yeni bir görev verene kadar ana muhalefet partisiyiz, muhalefet partileriyiz. Türkiye’nin dışına çıktık mı Türkiye’nin partisiyiz. İki muhalefet partisinde lider değişimi oldu, ikisi de grup başkanvelliğinden geliyor. Güçlü meclis grubumuz boşuna değilmiş. CHP güçlendirilmiş parlamenter sistem hakkında ne diyor diye soruyorlar altına imza attığımız gün ne dediysek bugün aynısını söylüyoruz. En kısa zamanda güçlü bir parlamentoya kavuşması lazım. Muhalefet partilerindeki lider değişimlerinin dahi grup başkanvekilleri üzerinden yürüyor olması muhalefetin bir bütün olarak hep sahip çıktığı TBMM’nin, milletin gönlünde de partilerin gönlünde de gerçekten farklı bir yeri olduğunu gösteriyor.”

İttifak sorusunda iki lider de zamanı işaret etti

Gazetecilerden gelen ittifak sorusunu yanıtlayan İYİ Parti Lideri Dervişoğlu ” Seçimleri geçeli bir yıldan fazla oldu. Önümüzdeki seçimlere yaklaşık 4 yıl var, genel seçime de şayet zamanında yapılırsa uzunca bir zaman var. Şimdiden o günlere ilişkin bir şey söylemek mümkün değil” dedi.

CHP Lider Özel ise, “Her partinin kendini halka en doğru anlatması en doğru muhalefeti yapması, kendisini iktidara hazırlaması zamanı. Eskiden seçimi tek başına kazanamazsan seçimden sonra 40 gün koalisyon görüşmeleri olurdu. Şimdi de seçimler yaklaşırken böyle bir ihtiyaç görülürse makul bir süre önce her şey konuşulur. Ülkenin menfaati ne ise gerektiğinde orada birleşiriz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-ve-iyi-parti-liderleri-normallesme-ve-ittifak-konularinda-aciklama-yapti/feed/ 0
Özgür Özel KKTC’de: “Kıbrıs Halkının Çözüme Yönelik İradesinin Her Zaman Arkasında Olduk, Bundan Sonra da Olacağız” https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-kktcde-kibris-halkinin-cozume-yonelik-iradesinin-her-zaman-arkasinda-olduk-bundan-sonra-da-olacagiz/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-kktcde-kibris-halkinin-cozume-yonelik-iradesinin-her-zaman-arkasinda-olduk-bundan-sonra-da-olacagiz/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:33:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40903 HABER: GÜLARA SUBAŞI/ KAMERA: DURSUN ALKAYA

(LEFKOŞA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yıl dönümü dolayısıyla bulunduğu KKTC’de Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman ile görüşmesinin ardından; “Kıbrıs’ı bir bütün olarak sahipleniyoruz. Kıbrıs halkının çözüme yönelik olan iradesinin her zaman arkasında olduk, bundan sonra da arkasında olacağız” açıklamasını yaptı. Erhürman ise, “Yıllar boyunca gene masada dirsek çürütmek istemiyoruz. Biz çözüm istiyoruz, dolayısıyla takvimli, sonuç odaklı bir görüşme istiyoruz. Kıbrıs Rum liderliği masadan bir biçimde kaçarsa bugünkü statükoya dönüşü de kabul etmiyoruz” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 20 Temmuz’da Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yıl dönümü resmi programına katılmak üzere KKTC’ye geldi. Özel’in KKTC temasları kapsamında, bugün ilk ziyareti Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Merkezi’ne oldu. Özel’e, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Genel Başkan Yardımcıları İlhan Uzgel ve Yankı Bağcıoğlu, İstanbul Milletvekili Namık Tan ve Parti Meclisi Üyesi Selin Kırçiçek’ten oluşan heyet eşlik etti.

Özel ve CHP heyetini, CTP Dışilişkiler Sekreteri Fikri Toros ile Grup Başkanvekili Sıla Usar İncirli karşıladı. Özel burada; kendisini geçtiğimiz haftalarda Ankara’da, CHP Genel Merkezi’nde ziyaret eden CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman ile görüştü. İki lider, basına kapalı olarak gerçekleşen görüşmenin ardından ortak açıklama yaptı. Erhürman, şöyle konuştu:

“Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesi devam ediyor”

“20 Temmuz bizim varoluş mücadelemizin çok önemli adımlarından biridir. Bu dönemde sayın Genel Başkan ve heyeti adamızı ziyaret ediyor ve bu görüşmeleri bizimle gerçekleştirdi. Kuzey Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesi devam ediyor. Sıkıntılı koşullar ortadan kalkmış değil. Bugün KKTC’de çok ciddi bir nüfus meselesi var. Nüfus politikasızlığı meselesi var. KKTC’deki mülkiyet rejiminin öngörülebilirliği ciddi şekilde sarsılmış durumda, Kıbrıs Rum liderliğinin hukuku ve mülkiyeti siyasetin enstrümanı  haline getirme çabaları sonucunda. Dolayısıyla Kıbrıs Türk halkı varoluşunu sürdürmek açısından maalesef hala sıkıntılar içerisinde. Çocuklarımız göç etmesin, tırnaklarını bu topraklara geçirsin diye halk olarak mücadelemiz devam ediyor. Kıbrıs Türk halkının bu mücadelesinde CTP’nin pozisyonu da her zaman ret oldu: bu varoluş mücadelesinin öncüsü olan bir partiyiz biz.

“Yıllarca masada dirsek çürütmek istemiyoruz”

Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili de çok net duruşu olan bir partiyiz. CTP bugün de Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili tek gerçekçi yolun iki toplumlu, iki bölgeli siyasi eşitliğe dayalı federal çözüm olduğu bilgisiyle hareket ediyor. Ama bu bilgiye sahip olan parti olarak geçmiş tecrübelerden de dersler çıkararak devam ediyor. Birleşmiş Milletler yetkililerine şunu söylüyor, Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliği, pazarlık konusu değildir. Bir müzakere masası kurulacaksa siyasi eşitlik onun öncesinde kabul edilmesi gereken bir şeydir. Yıllar boyunca gene masada dirsek çürütmek istemiyoruz. Biz çözüm istiyoruz Dolayısıyla takvimli, sonuç odaklı bir görüşme istiyoruz. Kıbrıs Rum liderliği masadan bir biçimde kaçarsa bugünkü statükoya dönüşü de kabul etmiyoruz. Bu noktada CTP’nin görüşleri açık. CTP, Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm yetkililerine elbette kardeş partimiz CHP ile de yoğun diyalog içerisinde olmak istiyor. Çünkü CTP, Türkiye ile ilişkilerinin doğru zeminde, en iyi ilişkiler olması gerektiğini düşünen bir parti.”

Özel: “Kıbrıs’ta vatandaşların yüzleri gülmemektedir”

CHP Genel Başkanı Özel, şunları kaydetti:

“Bundan 50 yıl önce Kıbrıs çok zor günler geçiriyordu ve mezalimin durdurulması için barışa ihtiyaç vardı. Partimizin üçüncü Genel Başkanı, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Bülent Ecevit Ada’ya barışı getirmek için harekete geçtiklerini müjdeledi. Yok olmak ve yok edilmek istenen Kıbrıs’taki Türk toplumu için 50 yıl önce çok anlamlı, çok önemli bir harekat gerçekleştirildi.

Annan Planı’na ‘hayır’ dedikten sonra Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyeliğinin kabulü bugünkü çıkmazı ortaya çıkarmış durumdadır. Bugün Kıbrıs’ta 50’nci yılda birbirimizi gördüğümüz için yüzler gülmektedir ama Kıbrıs’ta vatandaşların yüzleri gülmemektedir. Çok sayıda sorun var. Ticarette sorun vardır, kişi başına düşen milli gelirde sorun vardır, seyahatte sorun vardır, sporcuların müsabakaları katılmasında sorun vardır. Hatta ve hatta geçmişte iyi giden Kıbrıs turizminde dahi şu anda ciddi sıkıntılar vardır. Eğitimde, üniversitelerde ciddi sıkıntılar vardır. Bu sorunların hepsine birden çözüm istenmektedir. Bu noktada Kıbrıs Türklerinin iradesine bakıldığında da herkes bu durumdan bir an önce çıkılmasını istemektedir. Biz CHP olarak Türkiye için, AB’ye tam üyelik hedefi olan bir partiyiz ve bunun için çok ciddi şekilde çalışıyoruz. CTP bizim Sosyalist Enternasyonal’deki kardeş partimiz.

50’nci yıl dolayısıyla burada olmanın önemini biliyoruz. Kıbrıs’ı bir bütün olarak sahipleniyoruz. Kıbrıs halkının çözüme yönelik olan iradesinin her zaman arkasında olduk, bundan sonra da arkasında olacağız.

“Rakamları 100 ile anılan bir kara liste olduğu söyleniyor. Cumhurbaşkanı’na yarın bunu söyleyeceğim”

50 yıl önce olduğu gibi 50 yıl sonra da barışı savunuyoruz. Kıbrıs Türkler’nin mutluluğunu savunuyoruz. İyi bir yaşam sürmelerini, özgür olmalarını savunuyoruz. Bu arada 50’nci yıl dolayısıyla hem Türkiye’deki normalleşme sürecine de dahil olması gereken bir noktayı ifade etmek isterim. Hiçbir hukuki dayanağı olmayan, sadece geçmişte yapılmış sosyal medya paylaşımları ya da birtakım düşünce beyanları yüzünden bazı kişiler bazen yanlarında küçük çocukları olduğu halde bile Türkiye’ye indiklerinde Türkiye’ye kabul edilmiyorlar. Şimdiye kadar 18 Kıbrıs vatandaşının başına gelen bu durumla ilgili rakamları 100 ile anılan bir kara liste olduğu söyleniyor. Ben sayın Cumhurbaşkanı’na bunu yarın da söyleyeceğim. 50’nci yılda temiz bir sayfa açmanın, kin gütmeyi bırakmanın ve hukuk dışı birtakım uygulamaların hiç yeri yoktur. Bu uygulamadan bir an önce dönülmelidir. Belki 18 kişi bu uygulamaya muhatap olmuştur ama binlerce kişi, ‘Acaba ben de gidersem bu durumla karşılaşır mıyım’ diye Türkiye’ye seyahatten endişe etmektedir. Binlerce kişi de özgür düşüncelerini açıklarken, ‘Acaba ben de böyle bir görünmez cezaya çarptırılır mıyım, kara listeye girer miyim’ diye özgür düşüncelerini ifade etmekten endişe etmektedirler. Bu konunun da artık yarından itibaren geride bırakılan bir süreç olması gerektiğini düşünüyoruz.”

“Türkiye’nin garantörlüğünün olmadığı bir durumu son derece riskli”

Bir gazetecinin, “İki devletli çözüm adada kalıcı barışı sağlamanın yegane yoludur” ifadesini içeren TBMM Genel Kurulu’nda dün kabul edilen Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. Yılı’na ilişkin tezkeresini ilişkin bir soruyu Özel, şöyle yanıtladı:

“CHP olarak biz Kıbrıs Türkü’nün evet demediği hiçbir şeye ‘evet’ demeyiz. Bir kez bunun bilinmesi gerekir. İkincisi, biz her zaman müzakereden ve çözümden yanayız ama bu çözümün adı bugünkü statüko göz önüne alındığında sizin yaptığınız tanımlama mıdır, ki biraz önce sayın Genel Başkan da söyledi, ‘biz bunun böyle olduğunu biliyoruz’ dedi. Bilmek geçmişteki müzakerelerde atılan adımlardan, yaşanmışlıklardan çıkarılan sonuçtur. Bugün Kıbrıs Türkleri açısından bir hak kaybına sebebiyet verecek ya da Kıbrıs Türkleri’nin, örneğin Türkiye’nin garantörlüğünün olmadığı bir durumu biz son derece riskli görüyoruz.

Ancak pek çok açıklama yapılıyor. Mesela, iki toplumlu iki devletli çözümden bahsediliyor ama bir yandan da garantörlük haklarının devamından bahsediliyor. Ada’daki, tüm hakların herkesin almasından bahsediliyor. Çok fazla kavram, çok iç içe geçmiş durumda. Dün Meclis’te ortaya konan ve Meclis Başkanı tarafından teklif edilen metne CHP metnin içinde Kıbrıs’ın egemenlik haklarına yapılan vurgulardan, Kıbrıs ile dayanışma duygularından ve metin genelinde, her bir satırına katılamazsınız, çünkü Türkiye’deki bütün siyasi partileri düşünün, hepsinin birden altına imza atabileceği veya el kaldırabileceği bir muhteşem metnin ortaya çıkarmak her zaman mümkün olmaz. 50’nci yılda dünyanın gözünün önünde de Kıbrıs meselesinde iktidar-muhalefet ayrışmak da doğru bir yaklaşım olmaz.

“Sayın Erdoğan’ı Kıbrıs’taki tüm partilerle görüşmeye davet ediyorum”

Türkiye’de Kıbrıs üzerinden iç siyaset kavgası yapmak kolay. Bu zamanında çok yapıldı. Ama kimseye bir faydası olmadı. Biz Türkiye’de iktidarla muhalefetin müzakere de ettiği mücadele de ettiği bir süreci yaşıyoruz. Biz Türkiye’deki tüm siyasi partilerin Kıbrıs’taki tüm siyasi partilerle görüşmesi gerektiğini savunuyoruz. Benim bugün ve yarın ayırıp da görüşmediğim hiçbir siyasetçi yok. Herkesin görüşlerini dinlemen lazım. Ama örneğin AKP’nin de CTP’yi de mutlaka dinlemesi gerekiyor, görüşlerini dinlemesi gerekiyor. Çünkü ortak fikirler ortaya konmadan, özgürce tartışılmadan çözüme ulaşmak mümkün değildir. Bugünkü durumdan Kıbrıs’taki hiç kimse ve Türkiye’deki hiç kimse memnun değildir. Kıbrıs Türkü çok daha iyisini hak etmektedir. Bunun için de müzakere edilmelidir. Ben AKP’yi, Genel Başkanı sayın Erdoğan’ı Kıbrıs’taki tüm partilerle görüşmeye ve Kıbrıs’ta her geçen gün gücü artan, anketlerde güçlendiğini hep birlikte takip ettiğimiz CTP gibi bir partiyi mutlaka, belki de bu ziyaretinde kabul edip görüşmeli ve bundan sonra diyalog zemini içinde olmaya davet ediyorum. Bu hepimizin faydasınadır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-kktcde-kibris-halkinin-cozume-yonelik-iradesinin-her-zaman-arkasinda-olduk-bundan-sonra-da-olacagiz/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Milli Eğitim Bakanlarının birbirleriyle kavgalı olduğunu söyledi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-milli-egitim-bakanlarinin-birbirleriyle-kavgali-oldugunu-soyledi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-milli-egitim-bakanlarinin-birbirleriyle-kavgali-oldugunu-soyledi/#respond Fri, 19 Jul 2024 00:00:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40667 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, “Birbiriyle en kavgalı bakanları mevcut, önceki ve sonraki Milli Eğitim Bakanları. Her gelen milli eğitim konusundaki muhabirlerini, eğitim muhabirlerini topluyor bir kahvaltı yapıyor ve yapacağı reformu anlatıyor” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Anıtpark’ta düzenlenen Eğitim Maratonu’nun açılışında konuştu. 24 saat sürecek olan Eğitim Maratonu’nun açılış konuşmasında mevcut eğitim sistemini eleştiren Özel, Milli Eğitim Bakanlarının bir önceki bakandan nefret ettiğini ve her gelen bakanın kendi düşüncesine göre sistem kurmaya çalıştığını söyledi.

“Birbiriyle en kavgalı bakanları mevcut, önceki ve sonraki Milli Eğitim Bakanları”

Milli eğitim Bakanlarının başarılı olmadığını ve her gelen bakanın bir öncekine ateş püskürdüğünü söyleyen Özel, “Her şey denendi bugüne kadar. Komisyonda söylenmedik söz kalmadı. Genel kurulda söylenmedik söz, yapılmadık mücadele kalmadı. Sendikaların doldurmadığı meydan, yapmadığı eylem kalmadı. Dillerde tüy bitti, birileri anlamadı. Hala dönüyorlar diyorlar ki ‘Efendim 22 yıldır iktidarız. Kültür sanatta ve milli eğitimde amaçladığımız noktaya ulaşamadık. En çok bakan değiştirilen bakanlık kültür sanatla birlikte burası. Burası Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yazboz tahtası. Yapıyorlar, bozuyorlar. Burası Adalet ve Kalkınma Partisi’nin en çok kendi kendine devri sabık oluşturduğu alan. Birbiriyle en kavgalı bakanları mevcut, önceki ve sonraki Milli Eğitim Bakanları. Her gelen milli eğitim konusundaki muhabirlerini, eğitim muhabirlerini topluyor bir kahvaltı yapıyor ve yapacağı reformu anlatıyor. Öncesinde nasıl bir enkaz azaldığını, Türkiye’nin hangi sorunları yaşadığını, eğitimi çözmeden öbür sorunların çözülemeyeceğini, bu işi de kendisinin yapacağını söylüyor. Bir sonraki bakanın basın toplantısına kadar bu hikayeye bütün Türkiye’nin inanmasını bekliyorlar. Sonra o Bakanı yollayıp yenisini getiriyorlar. Eskisini Milli Eğitim Komisyonu başkanı yapıyorlar. Eskisi mevcuda ateş püskürüyor, mevcut eskisinden nefret ediyor. Türkiye bu tuhaf insani, insanide de dememek lazım. Yani olmaması gereken çekişmelerle yıllarını, on yıllarını heba etti gitti. Bir tek sebebi var, bir doğruda birleşmek için orada mutabakat lazım. Mutabakat işi çoğulcu bir iş, mutabakat işi bir fikrin egemen olma işi değil, mutabakat işi çok fikrin uzlaşması tartışılması ve bir doğru etrafında birleştirmesi meselesi” diye konuştu.

“Öğretmenler asgari ücretle, sömürülerek pek çok özel kurumda çalışmak zorunda kalıyorlar”

Özel sektörde çalışan öğretmen maaşlarının çok yetersiz olduğuna dikkati çeken Özel, “Özel sektördeki sorun şu; 2014 yılına kadar kanunda şu yazıyordu ‘özel sektörde çalışan öğretmen kamudaki denginden düşük maaş alamaz’. Oldukça akılcı doğru geçmişten kalan bir uygulamaydı. Bir gece yarısı Ak Parti bu uygulamayı değiştirdi. Ne yaptı? Bu maddeyi oradan çıkardı. Şu anda öğretmenler asgari ücretle, hatta çalıştıkları saate göre asgari ücretin altında maaş alarak emekleri sömürülerek pek çok özel kurumda çalışmak zorunda kalıyorlar” ifadelerini kullandı. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-milli-egitim-bakanlarinin-birbirleriyle-kavgali-oldugunu-soyledi/feed/ 0
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik paylaşımları nedeniyle kınama istemiyle CHP Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edildi https://www.haber60.com.tr/bolu-belediye-baskani-tanju-ozcan-kemal-kilicdarogluna-yonelik-paylasimlari-nedeniyle-kinama-istemiyle-chp-yuksek-disiplin-kuruluna-sevk-edildi/ https://www.haber60.com.tr/bolu-belediye-baskani-tanju-ozcan-kemal-kilicdarogluna-yonelik-paylasimlari-nedeniyle-kinama-istemiyle-chp-yuksek-disiplin-kuruluna-sevk-edildi/#respond Thu, 18 Jul 2024 22:30:59 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40591

BOLU Belediye Başkanı Tanju Özcan, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar nedeniyle kınama istemiyle CHP Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilmesiyle ilgili, “Bundan sonra Yüksek Disiplin Kurulu savunmamı isteyecek. Ben de sözlü olarak tarihe not düşecek savunma gerçekleştireceğim. Yüksek Disiplin Kurulu’nu ikna edebileceğimi düşünüyorum. İkna edemezsem de ortaya garip bir durum çıkacak. Partide zaten 4 tane ceza var. Kemal Kılıçdaroğlu zamanında Suriyelilerle ilgili söylemlerimden dolayı uyarı cezası almıştım. Bir yıl geçici ihraç aldım, kesin ihraç aldım. Bir kınama kalmıştı, onu da almış olacağız” dedi.

Bolu Belediye Başkanı CHP’li Tanju Özcan, partisinin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik sosyal medya hesabından ‘Sen Tanrı mısın, tarikat lideri mi?’ şeklindeki paylaşımının ardından MYK’da oy birliği ile alınan kararla ‘kınama’ cezası istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildi. Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmesiyle ilgili DHA’ya özel açıklamalarda bulunan Başkan Özcan, “MYK’nın kararına şu aşamada saygı duyuyorum. MYK sonuç itibarıyla bana kınama cezası vermedi, kınama cezası istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk etti. Bundan sonra Yüksek Disiplin Kurulu savunmamı isteyecek. Ben de sözlü olarak tarihe not düşecek savunma gerçekleştireceğim. Seçimlerden başarıyla çıktık. Şu anki MYK ve genel başkanımız Türkiye’de birinci parti oldu. Birçok belediyeyi kazandı. Gördüm ki, birileri ekonomik gündemi, emeklilik sorunlarını ötelemek için benim paylaşımlarımı polemik malzemesi haline getirmeye çalışıyor. Elbette MYK’nın kararını doğru bulmuyorum ama bunun kamuoyu önünde tartışmama kararı aldım. Yüksek Disiplin Kurulu’na bu cezanın haksız olduğunu gerekçeleri ile birlikte anlatacağım ve ikna edeceğimi düşünüyorum. Ben mücadeleden kaçan bir adam değilim. Ama iktidara doğru emin adımlarla yürüyen partime zarar vermeme adına bu konuyla ilgili yorumlarımı sadece Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile paylaşma kararı aldım. Bu konuyla ilgili kamuoyuna herhangi bir açıklama yapmayacağım. Türkiye’nin ekonomik gündemi, emeklinin, asgari ücretlinin sorunları konuşulabilsin düşüncesiyle bunu yapıyorum” ifadelerini kullandı.

‘GENEL MERKEZDEN BİR BASKI GELMEDİ’

Başkan Özcan, konuyla ilgili CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile herhangi bir görüşme yapmadığını ifade ederek, şöyle konuştu:

“Bu süreçte partinin bazı yetkilileri ile görüşmeler yaptık. Bana bu konuda genel merkez yönetimi tarafından herhangi bir baskı gelmedi. Şu an parti dışında olan bazı parti büyükleri ve çok güvendiğim partililerin ‘Başkanım, belki haklısınız ama bu karşılıklı tweetleri AK Parti’liler, troller farklı yollara çekerek Türkiye’nin gerçek gündeminden uzaklaşmasına sebep oluyor Bunu devam ettirmeyelim’ diye telkinleri oldu. MYK ve parti genel başkanının bazı konularda adım atması gerekebilir. Bu konuda belki farklı düşünüyorlardır ama adım atmaları gerektiğini hissetmiş olabilirler. CHP, ifadelerin daha özgürce dile getirilebildiği bir parti, diğer partilere göre. Bizim söylemlerimizin toplumda büyük bir karşılığı oluştu. Sığınmacılarla ilgili söylemlerimiz, Türk milliyetçiliğini anlatma şeklimiz toplumda büyük karşılık buldu.”

‘YÜKSEK DİSİPLİN KURULUNU İKNA EDEBİLECEĞİMİ DÜŞÜNÜYORUM’

Yüksek Disiplin Kurulunu ikna edebileceğimi düşündüğünü söyleyen Özcan, “İkna edemezsem de ortaya garip bir durum çıkacak. Partide zaten 4 tane ceza var. Kemal Kılıçdaroğlu zamanında Suriyelilerle ilgili söylemlerimden dolayı uyarı cezası almıştım. Bir yıl geçici ihraç aldım, kesin ihraç aldım. Bir kınama kalmıştı, onu da almış olacağız. Hayırlısı olsun ama ben bu partinin neferi olarak kalmaya devam edeceğim. Yüksek Disiplin Kurulu bir alt cezayı verebilir. Hiç ceza vermeyebilir. En fazla kınama cezası verir. Kınama cezası alırsam yargı yolu açık. Gerekçesine bakarım, gerçekten gerekçe haklıysa bakarım, yargı yoluna gidip gitmeyeceğime o zaman bakarım” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bolu-belediye-baskani-tanju-ozcan-kemal-kilicdarogluna-yonelik-paylasimlari-nedeniyle-kinama-istemiyle-chp-yuksek-disiplin-kuruluna-sevk-edildi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Hayvan Hakları Yasası’nda Kırmızı Alarmdayız https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-hayvan-haklari-yasasinda-kirmizi-alarmdayiz/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-hayvan-haklari-yasasinda-kirmizi-alarmdayiz/#respond Wed, 17 Jul 2024 23:36:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40320

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Hayvan Hakları Yasası’nda CHP grubu kırmızı alarmdadır. En üst düzey kırmızı alarmdadır. Çok özel ve sağlık sorunlarına dayalı ve birinci derece akrabaların sağlık sorunlarına dayalı mazeretler hariç, grubumuz Meclis’te mücadelesini sürdürecektir” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, parti genel merkezinde DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile bir araya geldi. Basına kapalı gerçekleşen görüşme sonrası ortak basın toplantısı düzenlendi. Özel, son derece verimli bir toplantı yaptıklarını belirterek, “Her iki partinin bundan önce sürdürdükleri iyi ilişkileri bir kez daha teyit eden, bundan sonraki süreç için de ülkenin yararına, Türkiye’nin yararına olabilecek her konuda yoğun bir iş birliğini de yapabileceğimizi gösteren son derece verimli bir toplantı oldu. Ben Sayın Genel Başkanımıza, kıymetli heyetime bir kez daha teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

‘GEÇİNEMEYEN EMEKLİLERLE DALGA GEÇMEKTİR’

Özel, açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. En düşük emekli maaşının 12 bin 500 liraya yükseltilmesine ilişkin kanun teklifini değerlendiren Özel, “Biz en düşük emekli maaşının asgari ücretin altında olmaması gerektiğini savunuyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ilk iktidara geldiği gün en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretli düzeyindeydi. Bugün gelinen nokta, en düşük emekli maaşının 10 bin liradan 12 bin 500 yüz liraya çıkarılması sadece geçinemeyen emeklilerle dalga geçmektir. Bugün asgari ücret düzeyine çıkarılmayan her rakam, emeklinin cebinden bir şeyleri almaktır. Bu 10 bin lira ocak ayında verildiğinde tam 25 kilo dana kıyma alıyordun. Zamdan önce bu 16 kiloya düşmüştü. Zamla birlikte 20 kiloya çıktı. Burada verilen 2 bin liranın yani 12 bin 500 yüz liranın getirdiği nokta 20 kilo dana kıyma parası. Ocak ayına göre emeklinin sofrasından, mutfağından 5 kilo dana kıyması alınmıştır. Emeklinin maaşından 5 kilo dana kıyma parası ocaktan bugüne çalınmıştır. Dün yapılan ayarlama bir zam değil. Emeklinin hakkı olan parayı cebinden çalmaktan başka bir şey değildir. Bunu bir kez daha kabul etmeyeceğimizi ve emeklilerle birlikte en sert tepkiyi verip, mücadeleyi bu noktada devam edeceğimizi ifade etmek isterim” diye konuştu.

Özel, İzmir’de iki kişinin su birikintisine bastıktan sonra elektrik akımına kapılıp hayatını kaybetmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Vebali olanlar, özür dilesin’ sözüne yanıt verdi. Özel, “Eğer suç bizdeyse biz çıkar üzerimize düşen sorumluluğu yerine getiririz. Peki suç elektrik dağıtım şirketindeyse ki ilk bilirkişi raporunda bununla ilgili çok önemli işaretler var. Sayın Erdoğan, çıkıp özür dileyecek mi? 2010-2013 arası bütün elektrik dağıtımını ben mi özelleştirdim, Erdoğan mı özelleştirdi? Türkiye’yi 21 bölgeye bölüp bütün elektrik dağıtım işini verirken, Elektrik Mühendisleri Odası ve CHP, ‘Elektrikte özelleştirme cinayettir’ diyor muydu, demiyor muydu? ‘Elektrik özelleştirmesi bakım onarımı aksatır. Bu kamu görevidir. Elektrik özelleştirmesi birtakım tedbirleri aksatır, bunların hepsi kamunun görevidir. Özele verirseniz kara bakar ve geri kalan kısmı aksatır’ diyorduk. ‘Elektrikte özelleştirme cinayettir’ diyenlere, pazar günü yaşananlardan sonra, ‘Çık özür dile’ diyorlar. Suç bizdeyse ben özür dileyeceğim ama elektrik şirketindeyse Sayın Erdoğan dileyecek mi” açıklamasında bulundu.

‘BARINAK YAPMAK İÇİN PARA VAR’

Sahipsiz sokak hayvanları yasa teklifine ilişkin uzun süredir değerlendirmeler yaptıklarını aktaran Özel, “Sayın Genel Başkanın vurguladığı, benim de iki grup toplantısında üzerinde durduğum Hayvan Hakları Komisyon Raporu var. O raporda, çok net olarak hayvan hakları fonu kurulması söyleniyor. Bunun geliri at yarışlarından, şans oyunlarından ve toplanan bazı yerel vergilerin küçük bir kısmı. Böylelikle devasa bir bütçe oluşuyor. Barınak yapmak için para var. Aşılama yapmak için, kısırlaştırma için para var. Ama bu kanun teklifinde altında imzaları olan bu fonun kurulmasına ilişkin bir şey yok. Ne var, para yok diye erteleme var. Kaç yılına, bundan 4 yıl sonraya, 2028 yılına barınak yapma yükümlülüğünü erteliyor. Bu şu demek; ‘Para yok. Sorumluluk sizde. Yetki sizde, hayvanlar sokakta, katledin onları’ demek. CHP’li belediyeler bunu yapmayacak elbet. Ama bunu yapacak birçok belediye başkanı çıkacak. ‘Kamu güvenliği tehdit altındaysa’ diyor. Birisine göre bir tek köpek bile kamu güvenliğini tehdit ediyor olabilir. Bunun tarifi nedir? Kamu güvenliğinin tehdit altında olup olmadığına kim karar verecek? Engelli hayvanların doğrudan itlafının önünü açan çok kötü kullanılmaya müsait bir ifade var. Bu yüzden biz buna karşı, Hayvan Hakları Yasası’nda CHP grubu kırmızı alarmdadır. En üst düzey kırmızı alarmdadır. Çok özel ve sağlık sorunlarına dayalı ve birinci derece akrabaların sağlık sorunlarına dayalı mazeretler hariç, grubumuz Meclis’te mücadelesini sürdürecektir. Kırmızı alarm halindeyiz. Bu yasanın yasalaşmaması, yok çoğunluk gücüyle yasalaşıyorsa da tarih önünde biz sorumluluklarımızı yerine getirmek üzere gereğini yapacağız” diye konuştu.

‘ÜLKEMİZİN GÜNDEMİNDE OLAN SORUNLARI ELE ALDIK’

DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan ise ‘Hayırlı olsun’ ziyareti gerçekleştirerek yerel seçim sonuçlarıyla ilgili tebrikleri ilettiklerini belirterek, “Ülkemizin gündeminde olan sorunları ele aldık. Bunlardan birincisi ülkenin herhalde şu anda en önemli sorunu, en yakıcı sorunu geçim sorunu. Enflasyon, ekonomik sıkıntıların geniş kesimlere gittikçe daha fazla yayılması ve sosyal ayağı olmayan bir ekonomik modelin Türkiye’de son 1 yıldır uygulanmaya çalışılması. Bunları konuştuk. İkinci önemli gündem maddemiz sığınmacı sorunu ve bu bağlamda bu sorunun çözümüyle alakalı Sayın Genel Başkan’ın Suriye rejimiyle temas programı ve Sayın Esad’la görüşme planı gerçekten son derece kıymetli. Türkiye’de sadece iktidarın değil ana muhalefet partisinin de Suriye’yle bir normalleşme iradesinin ortaya konulması bizim dış politikamız açısından ve bölgemizin ilerideki istikrarı barışı ve huzuru açısından son derece kıymetli. Suriye konusundaki geniş kapsamlı bir değerlendirme yaptık. Suriye sorununun çözümünün Türkiye’deki sığınmacı sorununun çözümü için de önemli bir perspektif olduğunu beraberce teyit ettik. Üçüncü önemli gündem maddemiz de Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş’un başlattığı yeni anayasa arayışı. Biliyorsunuz dün biz Meclis Başkanı’yla beraber hukukçu arkadaşlarımız, hukukçu milletvekillerimizle beraber bir toplantı gerçekleştirdik. Yeni anayasanın ana sütunlarının ne olması gerektiğini kendisine ilettik. Bugüne kadar anayasayla ilgili yaptığımız çalışmaları kendisine emanet ettik. Önümüzdeki süreçte de DEVA Partisi ve CHP arasında bir temas trafiğinin, bir diyaloğun olmasının kıymetli olacağını beraberce değerlendirdik. Yani gündemimizde bu üç konu vardı” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-hayvan-haklari-yasasinda-kirmizi-alarmdayiz/feed/ 0
Chp, Elektrik Şirketlerinin Özelleştirilmesiyle Ortaya Çıkan Sorunların Araştırılmasını İstedi https://www.haber60.com.tr/chp-elektrik-sirketlerinin-ozellestirilmesiyle-ortaya-cikan-sorunlarin-arastirilmasini-istedi/ https://www.haber60.com.tr/chp-elektrik-sirketlerinin-ozellestirilmesiyle-ortaya-cikan-sorunlarin-arastirilmasini-istedi/#respond Wed, 17 Jul 2024 00:09:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40114 (TBMM) – CHP, “elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesiyle ortaya çıkan sorunların” araştırılması için TBMM Genel Kurulu’na önerge verdi. CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan, “Kimin, hangi kurumun ihmali varsa bu konuda sonuna kadar gidilmesini ve cezalandırılmasını talep ediyoruz. Bu can kayıplarına sebep nedir? Sebepleri ortadan kaldıramazsak sonuçları konuşmaya devam ederiz” dedi.

TBMM Genel Kurulu TBMM Başkanı Gülizar Biçer Karaca tarafından açıldı. Gündem dışı konuşmaların ardından partilerin grup önerileri görüşüldü. CHP “Elektrik dağıtım sisteminin özelleştirilmesiyle ortaya çıkan sorunların araştırılması” için önerge verdi.

İzmir’de iki kişinin elektrik akımına kapılarak hayatını yitirmesine ilişkin verilen grup önerisi üzerine CHP Grubu adına  İzmir Milletvekili Ednan Arslan şunları söyledi:

“CHP olarak kimin, hangi kurumun ihmali varsa bu konuda sonuna kadar gidilmesini ve cezalandırılmasını talep ediyoruz. Bu can kayıplarına sebep nedir? Sebepleri ortadan kaldıramazsak sonuçları konuşmaya devam ederiz. İYİ Parti önergesi üzerine konuşan AKP milletvekili, ‘Bu elektrik şirketleri küçümsenemeyecek yatırımlar yaptı’ diyor. Güzellemeler yapıyorsunuz bu şirketlere, siz bu şirketlerin ortağı mısınız? Neden savunuyorsunuz?

Özelleştirme yaparken ‘elektrik ucuzlayacak, kalite artacak’ dediniz, bunların hiçbiri yok. Bu tedarik şirketlerinin yapmadığı bakımlar yüzünden ormanlar yanıyor. Raporlara ‘elektrik arkından çıktı’ diye yazamıyorsunuz. Niye bu şirketleri koruyorsunuz, faili meçhul diye yazıyorsunuz orman yangınlarını.”

Saadet Partisi Grubu adına konuşan Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, “Problem ve şirketler son safhaya ulaştı, bununla ilgili bir araştırma yapılması önemli. Hizmet ulaşımında da ciddi sorunlar var. Dağıtım şirketlerine ait hatların yenilenmesi lazım” dedi.

“İhmal değil vatandaşlarımıza karşı işlenmiş bir suçtur”

İYİ Parti grubu adına İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat da şunları söyledi:

“Sorumluluk zinciri ihmali ile karşı karşıyayız. Bir yanda asli görevlerini yerine getirmeyen dağıtım şirketleri, diğer yandan yükümlü Bakanlık ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) bulunuyor. Bu kurumlar nerede? Bu durum sadece bir ihmal değil vatandaşlarımıza karşı işlenmiş bir suçtur. İYİ Parti de bugün aynı konuda araştırma önergesi verdi. Bu önergeler sadece bir inceleme talebi değil, aynı zamanda vatandaşlarımızın yaşam hakkının korunması için birer çağrıdır. Bu araştırma önergelerinin birleştirilerek kabulü vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini korumak adına atılacak önemli bir adım olacaktır.

“Elektrik piyasasında rant döngüsü paylaşılmış”

DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk ise, “Altı yıldır şikayet edilen yerel basında geniş yer bulmuş bir noktada iki insanımızı kaybettik ve bugün bu insanlarımızın ailelerine baş sağlığı dilemek zorunda kalıyoruz. Özge Ceren Deniz ve İnanç Oktemay’ın ailelerine baş sağlığı diliyoruz.  Şimdi her şehirde iki yakada farklı elektrik şirketi vardır. Bu özelleştirilen elektrik piyasasında rant döngüsü var. Rant da paylaşılmış oluyor tam bir AKP yöntemi. Elektrik dağıtım şirketleri işçi güvenliği açısından berbat haldeler. DEDAŞ’ın (Dicle Elektirk Dağıtım A. Ş.) kaç tane işçinin katili olduğunu konuştuk burada” diye konuştu.

CHP’nin önergesi AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-elektrik-sirketlerinin-ozellestirilmesiyle-ortaya-cikan-sorunlarin-arastirilmasini-istedi/feed/ 0
CHP İletişim Haftalık e-Bülten Yayın Hayatına Başladı https://www.haber60.com.tr/chp-iletisim-haftalik-e-bulten-yayin-hayatina-basladi/ https://www.haber60.com.tr/chp-iletisim-haftalik-e-bulten-yayin-hayatina-basladi/#respond Tue, 16 Jul 2024 08:57:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39930 (ANKARA) – CHP Halkla ve Medya ile İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı tarafından hazırlanan “CHP İletişim Haftalık e-Bülten” yayın hayatına başladı. CHP’nin resmi internet sitesi üzerinden yayınlanan ve WhatsApp kanalı aracılığıyla üyelere duyurulan bültende, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yanı sıra MYK üyelerinin çalışmalarına ve partiyle ilgili haberlere yer veriliyor.

CHP Halkla ve Medya ile İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı tarafından hazırlanan CHP İletişim Haftalık e-Bülten’in ilk sayısı bugün yayımlandı. Bülten CHP’nin WhatsApp kanalı, partinin resmi internet sitesi https://chp.org.tr/ ve e-mail aracılığıyla parti örgütleri, üyeler ve vatandaşlarla paylaşıldı. Haftalık olarak her çarşamba günü yayınlanacak bültende, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yanı sıra MYK üyelerinin çalışmalarına ve partiyle ilgili haberlere yer veriliyor.

Bulut: “CHP’nin gündemdeki konular hakkında yürüttüğü politikaların neler olduğunu tüm şeffaflığıyla bilinecek”

CHP Halkla İlişkiler ve Medya ile İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, e-bülteni her hafta çarşamba günü partililerle ve vatandaşlarla buluşturacaklarını belirterek, “Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in ülke gündemi ve uluslararası gündemdeki konularla ilgili politik söylemlerini, yurt içi ve yurt dışı gezilerini, MYK üyelerimizin çalışmalarını ve partimizle ilgili haberlere bültende yer vereceğiz. Örgütlerimiz ve üyelerimiz e-bülten aracılığıyla parti politikalarına hakim olacak. CHP’nin gündemdeki konular hakkında yürüttüğü politikaların neler olduğunu tüm şeffaflığıyla bilecek. Tüm üyelerimizi ve vatandaşlarımızı bülteni takip etmeye davet ediyoruz” dedi.

Sosyalist Enernasyonal’ın Bükreş Deklarasyonu’nda CHP’nin AB üyeliği mücadelesine destek

CHP’nin ilk haftalık bülteninde şunlar yer aldı:

“Genel Başkanımız Özgür Özel’in katıldığı Sosyalist Enternasyonal Avrupa Komitesi toplantısında yayımlanan Bükreş Deklarasyonu’na, oy birliğiyle ‘CHP’yi son yerel seçimlerdeki etkileyici zaferlerinden dolayı tebrik ediyor ve Avrupa Birliği (AB) tam üyelik sürecinde büyük atılıma yol açacak demokrasi ve reform mücadelesini destekliyoruz’ ifadesi eklendi.”

Sıfır atacağız”

Bültende, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in geçen hafta grup toplantısında yaptığı konuşmadan şu ifadeler yer aldı:

“CHP iktidarında yani yapılacak ilk seçimlerden sonra kurulacak hükümette, 10 yıl sonra toplamda yaşanacak olan şudur: AKP’nin yaptığı gibi yapacağız. Biz de sıfır atacağız. Ama onlar gibi enflasyonu yükseltip yükseltip sıfırlar sığmayınca hem paradan hem maaştan hem etiketten sıfır atmayacağız. Öyle altı sıfır filan da atmayacağız. Bir tane sıfır atacağız. O bir sıfırı etiketler, fiyatlardan atacağız ama maaşlardan atmayacağız.

Kadınlar kararlarını kendileri verirler”

Hem demokratikleşmeden, iyi yönetimden bahsedeceksiniz. Avrupa’da hiçbir yerde kalmamış bu uygulamayı dünyadaki birkaç ülkeyle birlikte sürdürmeye çalışacaksınız. Kadının soyadına karışacaksınız. Devlet olarak sana ne? Kadınlar kararlarını kendileri verirler. Kadının ne yiyeceğine, ne içeceğine, ne giyineceğine, ne zaman nerede dolaşacağına, nerede karışacağına, hangi soyadını kullanacağına sadece kadınlar karar verir.

1 milyon öğretmen diploması çalacaklar”

Yusuf Tekin denen şahıs eliyle büyük bir suç işleniyor. Hırsızlık, yan kesicilik suçu. 1 milyon öğretmen diploması çalacaklar. Diyor ki kanun: ‘Okuldan mezun oldun. Atanmak hakkın. İşte atamadık, kura çekiyoruz. 80 bin diyoruz, sözümüzü tutmayıp 20 bin atıyoruz. İki yıl sonra o da yok. Ne yapacağız? Milli Eğitim Akademisi kuracağız. 1 milyon öğretmen, öğretmen sıfatını kaybedecek. Öğretmen adayı olacak. Bu akademiye gidecek. İki yıl okuyacak. Çalışacak. Biz de ona bakacağız.’ İki yıl boyunca öğretmeni izleyecek. Gözleyecek. Paylaşımına bakacak. Yaşam biçimine bakacak. Tercihlerini sorgulayacak. Bağlılığını, biatını sorgulayacak. Ona göre karar verecek.

Emekli Halk Kart

CHP’li belediyeler olarak her birisi emekliye başka başka şeyler yapıyorlar. Kimi pazar desteği, kimi kasap desteği, kimi bakkal desteği, kimi doğal gaz desteği, kimi doğrudan nakit desteği. Hepsini birden emekli halk kart altında birleştiriyoruz. CHP’nin yönettiği tüm belediyelerde tüm emeklilerin cebinde emekli kartı olacak, o olduğunda başka bir şey olmadan bir kere o başka ulaşımda can yakan sorunların tamamı ortadan kalkacak. O kartta yakıtta, doğal gazda, pek çok üründe, markette, pazara giderken pazar desteğiyle yılın belli dönemlerinde örneğin Kurban Bayramında, Ramazan Bayramında ve ayın belli dönemlerinde doğal gaz için, belli dönemlerde yiyecek için oradan size CHP’li belediyeler destek olacaklar.”

Şehit Aileleri ve Gaziler-Kahramanlara Vefa Çalıştayı

Bültende, Milli Savunma Bakanlığı’ndan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu koordinasyonunda şehitler ve gazilerin sorunlarına çözüm bulmak amacıyla 12-13 Haziran’da düzenlenen, “Şehit Aileleri ve Gaziler-Kahramanlara Vefa Çalıştayı”nın sonuç raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Raporda şu ifadeler yer aldı:

“Vatan ve millet sevgisinin sembolü olan şehitlerimizin ailelerine ve gazilerimize vefa borcumuzu ödemek, hak ettikleri şekilde yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli tedbirleri almak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu vesileyle Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk Milletinin namus borcu olarak gördüğümüz bu konuda kalıcı ve sürdürülebilir adımlar atılması için ilgili kurum ve kuruluşları harekete geçmeye davet ediyoruz.”

Erhan Adem: “Zamların vatandaşlarımızın bütçesine getirdiği yük tahmin edilemez boyutta”

Bültende, Tarım ve Ormancılık Bakanlığından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem’in, çay fiyatlarındaki son zam kararını eleştiren açıklamasından şu ifadeler yer aldı:

“ÇAYKUR, son bir yılda çay fiyatlarına yüzde 133 zam yaptı. Bu zamların vatandaşlarımızın bütçesine getirdiği yük tahmin edilemez boyutta. ‘Enflasyonla mücadele’ denilirken aslında yalnızca vatandaşların sırtına daha fazla yük bindirilmektedir. Bu gidişle ne üretici üretmeye devam edecek ne de tüketiciyi tüketebilecektir.”

CHP, Boğaziçi Üniversitesi’ne desteğe gitti

CHP, bu hafta Milli Eğitim Bakanlığından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş ve milletvekilleriyle birlikte Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencilerine destek vermek için Boğaziçi Üniversitesi Kampüsü’ne gitti. Özçağdaş, burada şöyle konuştu:

“Boğaziçi Üniversitesi’ne, tüm engellemelere rağmen girmeyi başardık. Cumhurbaşkanına, İçişleri Bakanına, İstanbul Valisine ve YÖK Başkanına sesleniyoruz: Bu kanunsuz uygulamalarınıza son verin. Bizleri polis memurlarımızla, genç kadın polislerimizle karşı karşıya getirmeyin. Bu hukuksuzluk son bulana kadar buradayız, hiçbir yere gitmiyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-iletisim-haftalik-e-bulten-yayin-hayatina-basladi/feed/ 0
Müsavat Dervişoğlu: “Sorumluluklarının İcaplarını Yerine Getirmeyen İnsanlar Çıkarsa Sıfatları Ne Olursa Olsun İstifalarını İsteyebilirim” https://www.haber60.com.tr/musavat-dervisoglu-sorumluluklarinin-icaplarini-yerine-getirmeyen-insanlar-cikarsa-sifatlari-ne-olursa-olsun-istifalarini-isteyebilirim/ https://www.haber60.com.tr/musavat-dervisoglu-sorumluluklarinin-icaplarini-yerine-getirmeyen-insanlar-cikarsa-sifatlari-ne-olursa-olsun-istifalarini-isteyebilirim/#respond Tue, 16 Jul 2024 07:57:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39893 HABER: EREN CESUR

(ANKARA) – İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Afyonkarahisar’daki değerlendirme kampında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Dervişoğlu, “İstifalardan etkilenmedim. Arkadaşlarım da hiç etkilenmemiş. Yenileri de olabilir. Sorumluluklarının icaplarını yerine getirmeyen ve o sorumluluğu taşımayan insanlar çıkarsa bunların sıfatları ne olursa olsun onlardan ben de istifalarını isteyebilirim onlara fırsat bırakmadan” dedi. Sinan Ateş davasına ilişkin de Dervişoğlu, “Kim ne yaparsa yapsın o gerçeklerin ortaya çıkmasını da engelleyemeyecek. Sinan Ateş’in katli alçaklıktır. Bir siyasi hareket için utançtır, utanç. Bu ülke için de utançtır” diye konuştu.

İYİ Parti, 13-14 Temmuz’da Afyonkarahisar’da milletvekilleri ve GİK üyelerinin katılımıyla “Her gün yeniden doğarız” temasıyla değerlendirme kampı düzenledi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, kampın ikinci gününde düzenlenen kahvaltıda basın mensuplarıyla bir araya gelerek soruları cevapladı.

Geçmişte yapılan hataların değerlendirildiğini ve özeleştiri yapıldığını belirten Dervişoğlu, kamp sürecini şöyle değerlendirdi:

“Herkes kendini eleştirdi, yanlışlıklarını eleştirdi. Almış olduğumuz kararların siyasi sonuçları üzerinden bir değerlendirme yaparak kararların yanlış olduğunu konuştuk. Her şey güllük gülistanlık değil ki İYİ Parti açısından. Önemli olan rahat bir ortamda bunların telaffuz edilmesini temin edebilmek, konuşulabilmesini sağlamak. Şahsımla ilgili eleştiriler de söz konusu oldu. Ben bazı olaylarda fazla gelenekçi olduğum için müdahil olmam. Yani özellikle bu istifa vesaire konularında ‘etme, eyleme’ demem kimseye. Çünkü ben siyasette küs barıştırarak küslüğün biteceğine inanmıyorum. Küslük olmayacak bir hoşgörü iklimi yaratacaksınız ki bunu önleyebilirsiniz. Siyasi partilerin genel başkanlarının yapması icap eden şey, insanların birbirine küsmesine vesile olabilecek ortamı doğru bir hale getirmektir. Çok fazla sorunumuzun olmadığını müşahede ettim yani o görüşmelerde. Dışarıdan bakıldığında İYİ Parti’nin içinde sürekli tartışma varmış gibi de bir algı var. Gayet de iyi durum. İstifaların bizi etkilemediğini konuştuk. Bu istifalardan partinin geleceğine dair bir endişeye mahal olmadığı durumunu tespit ettik.”

“İstifalardan hiç etkilenmedim, arkadaşlarım da etkilenmemiş”

Dervişoğlu, parti teşkilatının kendisinden beklentileri ve İYİ Parti’deki istifaların partilileri etkileyip etkilemediğine ilişkin soruya şöyle cevap verdi:

“Benim sürekli sahada olmamı ve sahada daha faydalı olduğunu söylediler. Küçük meselelerle zaman kaybetmememiz icap ettiğini ifade ettiler. TBMM tatile girdiği andan itibaren milletvekillerimiz seçim çevrelerinde bir müddet hem istirahat edecek hem çalışacaklar. Ondan sonra da Anadolu yollarına düşecekler. Geldiğimiz günden beri de sürekli sanki çok önemli şeyler varmış gibi tartışmaların içinde boğulmaya zorlanıyoruz. İYİ Parti kurulduğu günden beri zaten bu tür şeylerle uğraşıyor. Saldırılarla uğraşıyor. Bir türlü bir kısım medyaya kendimizi beğendiremedik. İstifalardan etkilenmediğimi söyledim. Arkadaşlarım da hiç etkilenmemiş. Bunlar siyasette olur. Yenileri de olabilir. Sorumluluklarının icaplarını yerine getirmeyen ve o sorumluluğu taşımayan insanlar çıkarsa bunların sıfatları ne olursa olsun onlardan ben de istifalarını isteyebilirim onlara fırsat bırakmadan. Geride bıraktığımız dönemde travma sayılabilecek olaylar yaşadık. Yeni de bir partiyiz zaten, aidiyet noktasında da yapılması icap eden çok sayıda işimiz var.”

Dervişoğlu ayrıca, Konya Milletvekili Ünal Karaman ve İstanbul Milletvekili Burak Akburak’ın kampa katılmamasıyla ilgili “Ünal Bey’in Artvin’de evinin yağışlardan ötürü çatısı çökmüş. Oraya gitti ve bilgilendirdi bizi. Sayın Burak Akburak, herhangi bir mazeret beyanında bulunmadı bu kampa katılmamak noktasında. Ayrıca kendisini izliyorum, grup toplantılarına da katılmıyor. Dolayısıyla arkadaşlarımı görevlendirip kendileriyle görüşmelerini sağlayacağım” dedi.

” Koray Aydın’ın istifasına üzülmediğimi söyleyemem”

Dervişoğlu, eski İYİ Parti Kurucular Kurulu üyesi ve Ankara Milletvekili Koray Aydın’ın istifasını şöyle değerlendirdi:

“Koray Bey’in istifasını diğer istifalardan ayırırım. Koray Bey, partinin kurucusu. İki yüz kurucudan biri. Ayrıca kurucu teşkilat başkanı. Dolayısıyla onun istifasına üzülmedim dersem yalan olur. Biz öyle şeyler yaşadık ki bu küçük meselelere bakarak duygusal davranamayız. Bazı unutmamamız gereken dönemler geçirdik biz. O dönemin doğru anlaşılması ve o dönemin hatırına birtakım işler yaparken özen gösterilmesi kanaatini taşıyorum. Onun için Koray Bey’in istifasına üzülmediğimi söyleyemem. Tabi bütün istifalara insan üzülür. Neticede partinizden istifa ediyorlar ve sizin kendinizi sorgulamanıza sebep oluyorlar. Ben arkalarından en küçücük laf etmemeye çaba sarf ederken bazı arkadaşlar istifa ederken koca koca laflar ediyorlar.”

“Geride bıraktığımız dönemde oluşmuş zaaf alanlarını telafi etmiş bir İYİ Parti göreceksiniz”

Araştırma şirketlerinin anketlerinde yükselişte olduklarını belirten Dervişoğlu, yurttaşlar arasında tanınmışlığının az olduğunu ancak bunun kendisi açısından dezavantaj olmadığını söyledi. Dervişoğlu, kendilerini doğru tanıttıkları takdirde bambaşka bir tablonun ortaya çıkabileceğini de ifade etti.

Dervişoğlu, partisinin sahada yapacağı çalışmalara ve ülkedeki ekonomik sorunlara ilişkin gelen soruya şöyle cevap verdi:

“Sahada bir İYİ Parti göreceksiniz, iktidara talip bir İYİ Parti göreceksiniz. Kuruluş ayarları doğrultusunda yola devam eden bir İYİ Parti göreceksiniz. Geride bıraktığımız dönemde oluşmuş zaaf alanlarını telafi etmiş bir İYİ Parti göreceksiniz. Milletle buluşmuş bir İYİ Parti göreceksiniz. Haksızlığın karşısında haklının hakkını arayan ve ülkenin menfaatleri üzere hareket eden bir İYİ Parti göreceksiniz. Biz kurulduğumuz günden beri dezavantajlı grupların hakkını ve hukukunu savunan bir siyasi parti olma özelliğimizle temayüz ettik. Bir gün öğrencilerle, bir gün işçilerle, bir gün çiftçilerle, bir gün emeklilerle, bir gün dul ve yetimlerle uğraşmış olsanız ve siyasetle iştigal eden herkes bunu yapsa yine de o dertlerin ve zaaf alanlarının üzerinin kapatılmasını temin edemeyiz. Türkiye çok kötü durumda. Türkiye’yi bu kötü durumdan çıkarıp yarının aydınlık ufuklarıyla buluşturabilmek için de Türkiye’nin kafayı değiştirmesi lazım. İktidarın da bu kafayı değiştirmesi lazım. Ekonomik problemlerin asıl sebebi bu ülkede hukuk ve adaletin olmaması. Siz hukuk ve adalet alanındaki yanlışlıkları ortadan kaldıramadıktan sonra ekonominin neyini değiştirirseniz değiştirin. Bir tek göstergeler ve istatistikler değişir. Yoksa alım gücü değişmez.”

“Erken seçim tartışmalarını uzun vadeli senetler gibi görüyorum”

Erken seçim tartışmalarını spekülatif bulduğunu belirten Dervişoğlu, “Türkiye bir yıl içinde üç tane seçim yaptı. Vatandaşta bir bıkkınlık hali de var artık ama demokrasilerde sorunların çözümünün temininin yolu elbette ki vatandaşın önüne sandığın koyulmasıdır ama ben böyle bir süreçte bu tartışmaları spekülatif buluyorum. Erken seçim istediğinizde onu hemen gündeme getirmek lazım. O gelişmeleri biraz vadeye kesilmiş çek ya da uzun vadeli senetler gibi görüyorum” diye konuştu.

“Sığınmacı probleminin çözülmesi noktasında Suriye hükümetiyle ilişki kurulması gerektiğini ifade ettik”

Türkiye’deki sığınmacı sorununa ilişkin bir göç doktrini, demografik yapının olumsuz etkilendiğini ve sığınmacıların 3 yıl içinde gönderileceği bir plan hazırladıklarını belirten Dervişoğlu, şunları söyledi:

“Türkiye’nin sığınmacı belasından kurtulması ve kurtarılması lazım. Sayın Cumhurbaşkanı’nın Esad’la görüşmeyi arzulamasının geç kalınmış bir durum olduğunu söylüyorum. Bunu ilk öneren de İYİ Parti’dir. Bu problemin çözülmesi noktasında Suriye hükümetiyle ilişki kurulması gerektiğini ifade ettik defalarca. Ama şimdi gündeme getirildi hükümet tarafından. Bu olumsuzluklar yaşanırken o bölgede olup bitenlerin ne olduğuna da bakmak lazım dikkatlice. Artık sıradan ve şahsi ilişkilere dayalı görüşmelerle çözümlenebilecek bir sorunla karşı karşıya değiliz. Daha büyük bir sorunla karşı karşıyayız. Ayrıca Türkiye’de yaşayan çok sayıda sığınmacı da var. Bunlar, Türkiye’nin demografik yapısını da olumsuz yönde etkiliyor. Bununla ilgili bir süreç planımız da var bizim. Üç yıllık bir zaman dilimi içerisinde Türkiye’nin sığınmacı belasından kurtulmasına vesile olabilecek adımları atmak mümkün.”

“Sinan Ateş’in katli, bir siyasi hareket için utançtır”

Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesinin ardından açılan soruşturma ve devam eden davanın MHP’ye uzanmasına ilişkin gelen soruya Dervişolu, şöyle yanıt verdi:

“Sinan Ateş’in nasıl katledildiğini gencecik yaşında, çocuklarının o hale nasıl düşürüldüğünü, babasının acıdan acıya dayanamayıp vefat ettiğini herkes biliyor. ‘Bu memlekette adalet varsa adalet olacak, yoksa kıyamet’ diyoruz, daha ne diyelim. İki tane adamın ucunu oraya dayarsak, güzel haberler çıkarabiliriz ama ne Sinan’ın ruhu şad olur ne anasının gözyaşı diner. O kadar şey yaşadım ben, Sinan’ın annesiyle beraber olduğum anı hazmedemiyorum. ‘Bu çocukların onlarcası gelip benim hanemde yemek yiyordu. Ben bu çocuklara yemek yapıyordum’ diyor kadıncağız. Ne diyebilirsin? Onları bir tek adalet mutlu eder. Acılarını bir tek adalet dindirir. Kim ne yaparsa yapsın o gerçeklerin ortaya çıkmasını da engelleyemeyecek. Ama bunu doğru o camia açısından bizim içimizde olan bir olay başkalarının istifade etmeye çalıştığı bir olaya dönüştü deyip bütün işin ters dönmesine sebep olunabilir. Sinan Ateş’in katli alçaklıktır. ya utançtır yani. Bir siyasi hareket için utançtır, utanç. Bu ülke için de utançtır.”

Dervişoğlu’na ayrıca, Koray Aydın’ın da partiden istifa ederken dikkat çektiği ve parti yönetiminden açıklama beklediği önceki dönem İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in sarayda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesi soruldu. Ancak Dervişoğlu, “Muhataplarına sormak lazım, bu konuda bir açıklama yapma ihtiyacım yok benim” şeklinde cevapladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/musavat-dervisoglu-sorumluluklarinin-icaplarini-yerine-getirmeyen-insanlar-cikarsa-sifatlari-ne-olursa-olsun-istifalarini-isteyebilirim/feed/ 0
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu Değerlendirme Kampının Kapanış Konuşmasında Konuştu https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-musavat-dervisoglu-degerlendirme-kampinin-kapanis-konusmasinda-konustu/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-musavat-dervisoglu-degerlendirme-kampinin-kapanis-konusmasinda-konustu/#respond Sun, 14 Jul 2024 21:36:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39373 HABER: EREN CESUR – KAMERA: BERKİN GÜLSOY

(AFYONKARAHİSAR) – İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin değerlendirme kampının kapanış konuşmasında; “Kendini partisinden ve milletten üstün tutanlara, önüne konacak makamların peşinde koşanlara köşklerin ve sarayların vebal yüklü yolları açık olsun. Dünümüzü unutmayacağız. Yarınların peşinde koşmaktan vazgeçmeyeceğiz. Dalından kopmuş yaprak misali savrulmayacağız. Rüzgar ekenlere fırtına biçeceğiz” dedi.

İYİ Parti’nin 13-14 Temmuz’da Afyonkarahisar’da düzenlediği değerlendirme kampı, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun kapanış konuşmasıyla sona erdi.

“İyilere inandık, iyi kaldık” başlıklı videonun sunumunun ardından sahneye gelen Dervişoğlu’nun konuşması şöyle:

“Birbirimize ayna tuttuğumuz, kendi içimizde özeleştiri imkanı bulabildiğimiz meşveretimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum. İstişare etmek, birbirimizi dinlemek, kaynağını milletten alan ve ortak akılla hareket etmek İYİ Parti’nin en önemli kuruluş kodudur.

“Mücadeleleri, kendi kirli çamaşırlarını birbirlerinden ve saraydaki amirlerinden saklamak üzerine”

AK Parti iktidarına ve saray rejimine baktığımız zaman, bir yüzükle çıktıkları yolda yüzüklerin efendisine dönüşen bir adam ve onun etrafında kümelenmiş oligarşik yapılar vardır. Adam halinden memnun, o yapılar ise; çok daha memnundurlar. Bu tek adamın da, o oligarşik yapıların da dertleri ve ayrıca birbirleri içindeki mücadeleleri, ne Türk devleti ne de Türk milletinin çıkarları içindir. Mücadeleleri, kendi kirli çamaşırlarını birbirlerinden ve saraydaki amirlerinden saklamak üzerinedir. Dertleri ise, bir sonraki ihaleden ve alımdan, imara açılacak kupon araziden ve özelleştirmelerden kimin ne kadar tırtıklayacağı ve yağmalayacağına karar verebilmektir. Saray rejimi ve saray partisinin özeti ve düştüğü durum budur. Yani körler ve sağırlar birbirini ağırlamaktadır.

“Milletine yabancılaşan partiler çare üretemezler”

Milletine körleşmiş ve sağırlaşmış, büyüdüğü mahallelerden, oturduğu sofralardan, alışveriş yaptığı çarşı ve pazardan, gittiği kahveden ve camiden kopmuş bir siyaset ancak ve ancak bir müstemleke idaresi olarak tanımlanabilir. Bu aymaz siyasetin günümüzdeki temsilcilerinin iktidar koltuğunda kaldığı her bir gün, milletin acısına, çilesine, ızdırabına yeni yeni acıları ekleyecektir. Milletine yabancılaşan partiler çare üretemezler. Ancak dedikodu ve dert üretirler. Çünkü geldiği yeri unutanlar, insanlıklarını unutanlardır. Biz İYİ Parti’yi, telefon talimatlı mahkeme kararlarıyla, göz göre göre gasp edilen en temel hukuk kurallarına karşı, sıcakta, yağmurda, karda yollara düşerek, o tarlalara hapsedilen kurultaylarda kurduk. Şimdi unutacak mıyız? Polis coplarını, Jandarma çevirmelerini, çöp kamyonlarını, Savcı mütalaalarını, tehdit ve şantajları aşarak bir göz odada, bir kuru masada, Allah’a sığınıp milletimize güvenip, birbirimize inanarak kurduk. Şimdi unutacak mıyız?

“Dalından kopmuş yaprak misali savrulmayacağız”

Vatan toprağına kupon arazi diyenlere, ülke pasaportunu çetelere satanlara, milli servetini tefecilere rehin verenlere karşı, bu memleket bizim diyerek kurduk. Mahkeme kararlarını, güpegündüz işlenen cinayetleri utanmazca, aymazca, karartanlara karşı, şehide kelle deyip, teröriste el pençe duranlara karşı kurduk.

İYİ Parti’yi iktidara taşıyana kadar durmadan çalışacağız. Türk’ün incinen gururu tamir olana, satılan her bir karış vatan toprağı geri alınana kadar, memlekette bir tane kaçak, yürünemeyen bir tane sokak, pasaportumuzun geçmediği bir tek ülke kalmayana kadar

İnsanımızın yüzü gülene, giden gencimiz, doktorumuz, mühendisimiz geri dönene, eğitimi yeniden ‘Milli’ olana, sınırları yeniden geçilmez kılana kadar yılmadan, yıkılmadan, bıkmadan ve durmadan çalışacağız. İYİ Parti, birliğini sevgiyle kurmuş, iyi ve cesur insanların ocağıdır. Bu ‘Biz’ hedefi karşısında, ‘Ben’ demenin hoyratlığına ve kibrine kapılan, kendini partisinden ve milletten üstün tutanlara, kerameti biz olmakta değil, ben olmakta arayanlara, kıymeti kendinden menkul olanlara, her şeyi kendinden bilenlere, akıtılacak alın terinin değil, önüne konacak makamların peşinde koşanlara, koltukların, şatoların, konakların, köşklerin ve sarayların vebal yüklü yolları açık olsun. Dünümüzü unutmayacağız. Yarınların peşinde koşmaktan vazgeçmeyeceğiz. Dalından kopmuş yaprak misali savrulmayacağız. Rüzgar ekenlere fırtına biçeceğiz. Allah’a inanacak, bu büyük millete güveneceğiz. Tarih zafere adanmışların, imkansız addedilen zaferleriyle doludur.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-musavat-dervisoglu-degerlendirme-kampinin-kapanis-konusmasinda-konustu/feed/ 0
Trump’a Suikast Girişimi: Saldırganın Kimliği Belirlendi https://www.haber60.com.tr/trumpa-suikast-girisimi-saldirganin-kimligi-belirlendi/ https://www.haber60.com.tr/trumpa-suikast-girisimi-saldirganin-kimligi-belirlendi/#respond Sun, 14 Jul 2024 07:39:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39313 Eski ABD Başkanı ve Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı Donald Trump’ın, Pennsylvania eyaletinde yaptığı seçim mitingi sırasında suikast girişimi düzenlendi.

Birkaç el silah sesinin duyulmasının ardından, Trump kürsünün arkasında eğilerek saklanmaya çalıştı ve gizli servis ajanları Trump’ı korumak için podyuma doğru koştu.

Bu sırada etrafını saran korumalara “Ayakkabılarımı alayım” dediği duyulan Trump, kürsüden götürülmeden önce kalabalığa doğru yumruğunu kaldırarak selam verdi. Olayın görüntülerinde Trump’ın kulağından kan aktığı da görüldü.

Saldırganın kimliği belirlendi

Olayın ardından açıklama yapan ABD’li üst düzey yetkilileri korumakla görevli Gizli Servis “saldırganın miting alanı dışındaki yüksek bir noktadan, 18.15 sıralarında sahneye doğru birden çok kez ateş açtığını” belirtti.

Açıklamada mitinge katılan bir kişinin öldüğü, iki kişinin de ağır yaralandığı söylenirken, ajanların saldırganı olay yerinde öldürdüğü kaydedildi. Eski Başkan Trump’ın güvende olduğu belirtildi. Olayın soruşturma altında olduğu ve FBI’ın bilgilendirildiği eklendi.

Ardından FBI öldürülen saldırganın kimliğini belirledi. Thomas Matthew Crooks isimli bu kişinin 20 yaşında olduğu, suikast girişiminin gerçekleştiği yer olan Butler’da yaşadığı açıklandı.

FBI açıklamasında, “aktif ve devam eden bir soruşturma” olduğunu belirtti.

Donald Trump olayın hemen ardından kendi sosyal medya platformu Truth Social’da yaptığı ilk açıklamada “saldırıda yaptıkları çabuk müdahaleden” dolayı Gizli Servis ve diğer kolluk güçlerine teşekkür etti.

Trump, miting sırasında hayatını kaybeden taraftarının yakınlarına başsağlığı dilerken “Böyle bir olayın ülkemizde yaşanması inanılmaz” dedi.

Trump ayrıca “Sağ kulağımın üst kısmını delen bir mermiyle vuruldum. Bir şeylerin ters gittiğini hemen anladım. Bir vızıltı sesi ve silah sesleri duydum ve deriyi delen mermiyi derhal hissettim. Çok fazla kanama vardı ve o an neler olduğunu fark ettim” ifadelerini kullandı.

Donald Trump, olayın ardından New Jersey’deki evine döndü.

Biden’dan kınama geldi

Başkan Joe Biden ise açıklamasında olayla ilgili bilgi aldığını belirtirken rakibi için “güvende ve iyi olduğu için müteşekkirim. Ona, ailesine ve mitingdeki herkese dua ediyorum. Jill ve ben Trump’ı güvende kıldıkları için Gizli Servis’e müteşekkiriz. Bu tür şiddetin Amerika’da yeri yok. Ulusça birleşip, olanları kınamalıyız” dedi.

Gelişmeler üzerine hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi partili yetkililerden kınama mesajları geldi.

Demokrat Partili Pennsylvania Valisi Josh Shapiro “herhangi bir siyasi parti veya siyasi lideri hedef alan şiddet kabul edilemez” dedi.

Eski Başkan Yardımcısı Mike Pence, hem eşinin hem de kendisinin Trump için dua ettiğini belirtirken “Tüm Amerikalıların bize katılması çağrısı yapıyorum” dedi.

Temsilciler Meclisi’nin Demokrat Partili azınlık lideri Hakeem Jeffries “Düşüncelerim ve dualarım eski Başkan Trump ile. Kolluk kuvvetlerinin kararlı müdahalesine müteşekkirim. Amerika bir demokrasidir. Herhangi bir siyasi şiddet asla kabul edilemez” mesajını paylaştı.

Senato’nun Demokrat Partili çoğunluk lideri Chuck Schumer da “Pennsylvania’daki Trump mitinginde olanlardan dehşete kapıldığını” söyledi ve Trump’ın iyi olmasıyla rahatladığını belirtti. Schumer ayrıca “Siyasi şiddetin ülkemizde yeri yok” dedi.

Bu arada milyarder iş insanı Elon Musk da olayın hemen ardından “Trump’ı tamamen destekliyorum” dediği bir X paylaşımı yaptı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/trumpa-suikast-girisimi-saldirganin-kimligi-belirlendi/feed/ 0
Elitaş: Önümüzdeki 2 ay içerisinde enflasyonda 10’ar puanlık düşüş yaşayacağız https://www.haber60.com.tr/elitas-onumuzdeki-2-ay-icerisinde-enflasyonda-10ar-puanlik-dusus-yasayacagiz/ https://www.haber60.com.tr/elitas-onumuzdeki-2-ay-icerisinde-enflasyonda-10ar-puanlik-dusus-yasayacagiz/#respond Sun, 14 Jul 2024 00:06:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39289 AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, “Önümüzdeki 2 ay içerisinde enflasyonda 10’ar puanlık düşmeyi yaşayacağız. Artık fiyatların genel seviyesindeki hızlı artışı, her gün etiketlerin değiştirildiği değil, belirli bir süre etiketlerin sabit durduğu süreci yaşayacağız. İnşallah yıl sonunda da 38 ila 42 civarındaki bir enflasyon oranıyla karşı karşıya kalacağız” dedi.

Kayseri’nin Hacılar ilçesinde gerçekleştirilen İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuşan AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, enflasyonun yıl sonunda yüzde 38 ila 42 arasında beklendiğini söyledi. Enflasyonda her ay 10’ar puanlık bir düşüş hedeflendiğini ifade eden Elitaş, “31 Mart seçimlerinden sonra Türkiye ekonomisinde yeni bir değişim rüzgarı ortaya çıkmaya başladı. 28 Mayıs tarihinde milletin Türkiye’yi 5 yıl daha idare etme yetkisini liderimiz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a vermesiyle birlikte 3 Haziran 2023 tarihinde yeni bir kabine göreve geldi. Türkiye’deki ekonomiyi düzeltebilmek, hedefine ulaştırabilmek için yeni programlar çıkarmaya başladık. Bugün bakıyoruz, görüyoruz. Hazine ve Maliye Bakanı’nın gayretleri ve birlikte yaptığı çalışmalar çerçevesinde enflasyon canavarını dizginlemeye başladığını görüyoruz. Haziran enflasyonu yüzde 72 civarında çıktı, 3 puan eksildi. İnşallah temmuz enflasyonu 60 civarında gerçekleşecek, ağustos enflasyonu da 50 küsür civarında olacak. Yani önümüzdeki 2 ay içerisinde enflasyonda 10’ar puanlık düşmeyi yaşayacağız. Artık fiyatların genel seviyesindeki hızlı artışı, her gün etiketlerin değiştirildiği değil, belirli bir süre etiketlerin sabit durduğu süreci yaşayacağız. Bizler tüketiciler olarak buna güvenirsek, üreticiler itimat ederse, ekonomi yönetiminin bu ekonomiyi başarılı bir şekilde yürüttüğüne ikna edebilirsek ondan sonraki aylarda 45’lerde, inşallah yıl sonunda da 38 ila 42 civarındaki bir enflasyon oranıyla karşı karşıya kalacağız” dedi.

“Bize millet ancak sandıkta gerekli dersi verir, başka kimseden ders almayız”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’e de yüklenen Elitaş, “Hamaset kutuplarına fırsat vermememiz gerekir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı aklına estiği yerde gidiyor toplantılar yapıyor. ‘Çay fiyatları neden şu kadar artmadı, yüzde 100 artmalıydı’. Öbür taraftan üretici diyecek ki, ‘Ben bu çayı alırken yüzde 100 zamlı aldım, çay fiyatlarına yüzde 100 zam yapacağım’ diyecek. Bu sefer tüketici çayı yüksek aldığı için CHP’nin çiçeği burnunda genel başkanı, ‘Bu çay fiyatları niye bu kadar arttı?’ diyecek. CHP Genel Başkanı ‘Siyaseti normalleştirelim’ dedi. İki kez toplantı yaptık. İki toplantıda da saygıda kusur etmediler, karşılıklı konuştular dertleştiler, Türkiye’nin meselelerini altını çizerek ifade ettiler. Ama cumhurbaşkanımızın özellikle altını çizdiği konu Türkiye’nin uluslararası camiada bulunduğu konumu münasebetiyle ‘Avrupa Birliği’nin, Gümrük Birliği’nin gözden geçirilmesi konusunda destek olun. Gazze konusunda soykırıma karşı destek olun. Filistin Devleti’nin dünyadaki tüm devletler tarafından tanınmasına destek olun. KKTC’nin sadece birkaç ülke tarafından değil, Avrupa Birliği nezdinde de devlet olarak tanınmasına destek olun. Konuşurken de dilimizi sivriltmeyelim, birbirimizi gördüğümüz zaman sırtımızı dönmeyelim. Türkiye’ye hizmet etmeye çalışan siyasi partilerin genel başkanları gibi birlikte hareket etmenin yolunu bulalım. Ama ne olur hamaset yapmayın’ mealinde şeyler söyledik. Oradan çıktıktan sonra farklı farklı işler oldu. Genel başkan sanki hiç orada değilmiş gibi değişik değişik şeyler söylüyor. Mesela Cumhurbaşkanımız dedi ki ‘Bizim aldığımız ekonomi politikalarıyla ilgili maliye bakanımız size bilgi verebilir veya bir arkadaşınız gidip maliye bakanımız kabul ederek bilgilendirebilir.’ Özgür Özel Manisa’da bir açıklama yapıyor; ‘Benim genel başkan yardımcım gidecek, maliye bakanına ekonomi dersi verecek.’ Allah rızası için bu siyasette normallik mi, anormallik mi? Mehmet Şimşek’i dünya kabul etmiş, programı çok iyi okuyan, bilen, icra eden birisi. Ona Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı pazartesi gidip ders verecekmiş. Maliye bakanının yerinde olsaydım o konuşmadan sonra genel başkan yardımcısını kabul etmezdim. AK Parti’de görev yapan arkadaşlarımızın ders alacak, eksik olduğunu ifade etmek hadsizliktir. Bize millet ancak sandıkta gerekli dersi verir, başka kimseden ders almayız” ifadelerini kullandı. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/elitas-onumuzdeki-2-ay-icerisinde-enflasyonda-10ar-puanlik-dusus-yasayacagiz/feed/ 0
İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu: Türkiye çaresiz değildir, umutsuz değildir https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-dervisoglu-turkiye-caresiz-degildir-umutsuz-degildir/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-dervisoglu-turkiye-caresiz-degildir-umutsuz-degildir/#respond Fri, 12 Jul 2024 23:39:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39009

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Türkiye çaresiz değildir, umutsuz değildir. Bugün iş başında bulunan iktidara da mecbur ve mahkum değildir. Herkes rahat ve müsterih olsun. Biz varız, iyiler var, iyilerin teşekkür ettirdiği tarihi sorumlulukları yüklenmiş kadrolarımız var. Bu kadrolarla Türkiye’yi bu karanlık günlerden kurtarıp, yarını aydınlık ufuklarıyla buluşturmak üzere mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin il başkanlığı ve yerel seçimlerde kazandıkları 2 ilçe belediyesini ziyaret etmek üzere Isparta’ya geldi. Parti binası önünde İl Başkanı İbrahim Tekeli, yönetim kurulu üyeleri ve partililer tarafından karşılanan Dervişoğlu’na, Kadın Politikaları Başkanı Duygu İşler tarafından çiçek takdim edildi. Parti binasına çıkan ve il başkanlığı makamında basın açıklaması yapan Müsavat Dervişoğlu, Isparta’nın siyasi anlamda önemli bir yer tuttuğundan söz etti. Genel Başkan Dervişoğlu, “Babanın memleketindeyiz, burası bizim için çok önemli, Süleyman Demirel’in doğduğu, büyüdüğü, serpildiği ve Türk milletinin hizmetine koşulduğu bir yer. Kendisinin demokrasi tarihimizde de önemli izleri var. 6 kere gitmeyi halkın iradesi ve tercihi sayan, 7 defa gelmeyi de demokrasinin erdemi olarak zihinlerimize işleyen, kalkınmış Türkiye’nin, büyük Türkiye’nin, demokrat, hür, müreffeh Türkiye’nin mimarlarından biridir. Onun mirasının takipçisi olmak bizim açımızdan da bir görev ve sorumluluktur” dedi.

‘UMUTSUZ BİR TÜRKİYE TABLOSU İLE KARŞI KARŞIYAYIZ’

Ülkenin ekonomik durumuna da değinen Dervişoğlu, “Ülkenin çok önemli problemleri var. Bu problemlerin müsebbiplerini vatandaşa şikayet etmek için Anadolu’yu karış karış dolaşacağız. Türkiye’de olup bitenler herkesin malumu. Çiftçi toprağa düşürdüklerinin karşılığını alamıyor. Gençlerimiz vize kuyruklarında kendilerine gelecek arıyor. Emeklilerimiz tencerelerini kaynatamıyor. Umutsuz bir Türkiye tablosuyla karşı karşıyayız. Ben bugün Isparta’ya yeni bir umudun yeşertileceğinin sözünü vermeye geldim. Türkiye çaresiz değildir, umutsuz değildir. Bugün iş başında bulunan iktidara da mecbur ve mahkum değildir. Herkes rahat ve müsterih olsun. Biz varız, iyiler var, iyilerin teşekkür ettirdiği tarihi sorumlulukları yüklenmiş kadrolarımız var. Bu kadrolarla Türkiye’yi bu karanlık günlerden kurtarıp, yarını aydınlık ufuklarıyla buluşturmak üzere mücadelemizi sürdüreceğiz. Türk milletine buradan sesleniyorum; umutsuz olmasınlar, müsterih olsunlar. Türkiye’nin sorunlarını çözme iradesi sergileyen yetişmiş kadrolarımızla, milletimizin hizmetine talibiz” diye konuştu.

‘İSTİFALAR TEK TARAFLIDIR’

Genel başkan değişiminden sonra İYİ Parti’de istifalarla gelen kopmalar olduğu yönünde kendisine yöneltilen soruya cevap veren Müsavat Dervişoğlu, şunları söyledi:

“Biz bir siyasi yolculuğa çıktık, ayrıca anketler öyle söylediğiniz gibi kabus haberler vermiyor. Yerel seçimlerden sonra belki uyguladığımız yanlış stratejiler ve aldığımız yanlış kararlar nedeniyle ki bundan hepimiz sorumlusuyuz. Yani bu geçmiş dönemle falan ilgili bir şey değil, parti kurumsal bir kimliği de aynı zamanda temsil eder. Bugün ciddiye alınan kamuoyu araştırmalarında İYİ Parti’nin oyları bizim görevi teslim aldığımız güne bakarsanız 3 misli artmış durumda. Yani burada İYİ Parti içinde birtakım istifalar var doğru, bu istifalar keşke olmasaydı diyorum ama istifa biliyorsunuz tek taraflı bir karardır. Partimiz yükselmeye devam ediyorsa günün şartları içerisinde demek ki bu istifalardan olumsuz etkilenmediğimiz sonucu çıkıyor.”

‘TASARRUF ETMESİ GEREKEN CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMIDIR’

Tasarruf tedbirleriyle ilgili yöneltilen soruyu da yanıtlayan Genel Başkan Dervişoğlu, “Hükümet aslında beklentilere karşılık vermeyeceği alanda tasarruf tedbirleri uygulamaya çalışıyor. Bize göre Türkiye’de tasarruf etmesi icap eden tek makam var o da Cumhurbaşkanlığı makamıdır. Tek şahıs var o da Recep Tayyip Erdoğan’dır. Türkiye nasıl tasarruf edecek? Amerika Birleşik Devletleri’ndeki toplantıya 5 ayrı uçakla giden bir Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, vatandaşından hangi fedakarlığı isteyebilir? Ayrıca Tasarruf Tedbirleri Paketi’nin tebessüm edilecek tarafları da var. Yani servislerin kaldırılması tasarruf sayılıyor. Bütün paketin tamamında 100 milyar liralık tasarruf bekleniyor ama kur korumalı mevduattan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası 818 milyar lira zarar ediyor. Öyleyse bu tedbirler paketi diye kamuoyunun önüne koydukları bu paket nereden bakarsanız bakın bir aldatma ve kandırma paketidir” diye konuştu.

DEMOKRASİ MÜZESİ VE ANIT MEZARI ZİYARET ETTİ

Müsavat Dervişoğlu, parti ziyaretinin ardından cuma namazını kıldı, sonrasında merhum Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in doğup büyüdüğü Atabey ilçesine bağlı İslamköy’e giderek burada Demokrasi Müzesi’ni ve Çalcatepe’de bulunan Demirel’in anıt mezarını ziyaret etti. Demirel’in kabrine karanfil bırakan ve dua eden Dervişoğlu, anı defterine duygularını yazdıktan sonra Gelendost ilçesine hareket etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-dervisoglu-turkiye-caresiz-degildir-umutsuz-degildir/feed/ 0
Davutoğlu: 13 yıllık Suriye krizinin 8 yılında ben yokum https://www.haber60.com.tr/davutoglu-13-yillik-suriye-krizinin-8-yilinda-ben-yokum/ https://www.haber60.com.tr/davutoglu-13-yillik-suriye-krizinin-8-yilinda-ben-yokum/#respond Fri, 12 Jul 2024 23:36:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39006 (ANKARA) – Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nu parti merkezinde ziyaret etti. Görüşme sonrası yapılan açıklamada Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığı döneminde ortaya koyduğu Suriye politikasına ilişkin, “13 yıllık Suriye krizinin 8 yılında ben yokum. Yönetimde olmadığım gibi, dışlanmışım. Siyasetçi insandır, hata yapabilir” dedi. Davutoğlu, “8 yıldır görevde olmayan birine saldırmak kolay. Hesap sormak kolay. Peki 13 yıldır bu ülkeye yöneten insanlara, niye bu sorulmuyor?” ifadelerini kullandı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nu parti genel merkezinde ziyaret etti. Gelecek Partisi Genel Merkezi’ne ilk kez gelen Özdağ’ı kapıda Ahmet Davutoğlu karşıladı. Saat 14.00’de başlayan görüşme 2 saat sürdü. İki liderin görüşmesinde Türkiye’nin göç ve mülteci politikasının yanı sıra gündeme ilişkin gelişmeler değerlendirildi.

Özdağ ve Davutoğlu görüşme sonrası kameraların karşısına geçerek açıklama yaptı. Davutoğlu, “Ortak sorun alanlarını açık yüreklilikle konuştuk, tartıştık. Karşılıklı olarak güzel değerlendirmeler yaptık” dedi.

“Dosyalarımızı sunduk”

Özdağ ise görüşmeye ilişkin “Burada olma amacımız çok teknik bir konuda görüşmek. Mesele sınırda Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının, silah kullanma yetkisinin hukuken yeniden belirlenmesiyle ilgili bir düzenleme yapılması ve yine sınırda Ottawa Anlaşması’ndan çekilerek mayın döşenmesi hususuydu. Bu iki konuyu görüşürken, Orta Doğu’nun genel jeopolitik durumu ve jeopolitiğin nasıl geliştiği konularını da sayın genel başkan bizzat yaşadığı deneyimlerle izah etti. Bizim sunduğumuz dosyayı değerlendirecekler. Teknik görüşmeler olacak. Daha sonra bu konuların Meclis gündemine gelip gelmeyeceği de bu görüşmelerden sonra netleşecek” diye konuştu.

“Hukukçularımız dosyaya bakacak”

Özdağ sonrası konuşan Davutoğlu ise görüşmenin içeriğine dair “Sınırda bir müdahale dolayısıyla hukuki bir yargılama sürecine tabi olan bir askerimizle ilgili bir dosya, hukukçularımız dosyaya bakacaklar. Türkiye’de sınır güvenliği konusunda Silahlı kuvvetlerimize ve emniyet yetkililerimize verilen yetkiler açıktır. Terörle mücadele esnasında birlikte görev yaptığımız Şanlıurfa Valimiz İzzet Küçük de yanımızdaydı onun da tecrübelerini dinledik” ifadelerini kullandı.

“13 yıllık Suriye krizinin 8 yılında ben yokum”

“Türkiye’de büyük bir göç ve sığınmacı sorunu var. Bunu görmemiz ve tedbir almamız lazım. Halkımızda karşıtlı açıklamalarla ortaya çıkmış biriken bir öfke ve tedirginlik var. Bu gerçeği görüp, buna göre tedbir almak lazım. Ancak tedbirlerin hepsi, Türkiye’nin hukuk kurallarına uygun olmalı” diyen Davutoğlu’nun açıklamasından öne çıkan başlıklar şu şekilde:

“Hukuk devletinin temel ölçüsü, kamu düzenidir. Kamu düzenini kim tehdit ederse etsin, ister Türk ister yabancı kamu düzeninin korunması konusunda gerekli tedbirleri almak devletin görevidir. Göç dünyada küresel bir sorun. Açık ifade edeyim. Birçok çevreler haksız ithamlarla üzerime gelirler. 13 yıllık Suriye krizinin 8 yılında ben yokum. Yönetimde olmadığım gibi, dışlanmışım. Türkiye’de büyük bir göç idaresi sorunu var ve bunun sorumlusu iktidardır. Türkiye devletinin paşası, insan kaçakçılığından tutuklanmışsa tuz kokmuş demektir. Paşa, insan kaçakçılığı yapmaz. Mayın olması bu durumu değiştirmez. Araya ne koyarsanız koyun bu sorunun gerçek müsebbibi Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurumlarındaki çürümeye sebep olanlardır.

” Kayseri’de yaşananlar göç sorunu olduğunu ortaya çıkardı”

Mülteci sorununu çözerken Göç İdaresi yeniden yapılandırılmalı. Göç Bakanlığı kurulmalı. Net kurallar ortaya koyulmalı. 250 bin dolarlık vatandaşlık verme işlemi derhal durdurulmalı. Sınır boyunda Ocak 2016’dan beri başlatılan modül duvar uygulaması etkin biçimde hayata geçirilmeli. İran – Türkiye sınırından gelen Afganlar için İran ile görüşülmeli. Her türlü tedbir alınmalı. Bu konuda çok ciddi bir zaaf görüyorum. Ama bu zaafın bedeli Türkiye’nin kamu düzenini bozmak olmamalı. Kayseri’de yaşanan olaylar Türkiye’de kamu düzeni sorununa dönüşebilecek bir göç sorunu olduğunu ortaya çıkardı.

“Örgütlü yapı, Türkiye’de kaos çıkarmak istiyor”

Kayseri olaylarında çarpıcı bir istatistik beni çok ciddi bir şekilde kaygılandırdı. 855 kişi gözaltına alındı. Bunun 468 kişisi, içinde cinsel taciz de dahil olmak üzere uyuşturucu kaçakçılığı da dahil olmak üzere sabıkalılar. Bu işlemleri yapanların yarısından çoğu sabıkalıysa ben çok ciddi kaygılanırım. Bu demektir ki örgütlü bir yapı Türkiye’de kaos çıkarmak istiyor. Suriye’deki Şebbiha’lara benzer şekilde Türkiye’de birileri kendi hukukunu uygulamaya kalkarsa o zaman düşünmeye başlamamız lazım. Kayseri olayları için de ayrıca bir Meclis araştırma kurulu kurulusun.

“Geri Kabul Anlaşması bahane edilerek herhangi bir mülteci Türkiye’ye girmişse girenler suç işlemiştir”

Geri Kabul Anlaşması’nın mülteci sorunuyla hiçbir alakası yoktur. Geri Kabul Anlaşması 2009 yılında serbest vize uygulaması için başlayan bir süreçle imzalanan bir anlaşmadır. Suriye krizi yokken. Serbest vize uygulaması başlamadıkça da devreye girmemiştir. Geri Kabul Anlaşması bahane edilerek herhangi bir mülteci Türkiye’ye girmişse girenler suç işlemiştir. Buna izin verenler suç işlemiştir.

“Göç yönetimini düzene koyacağız”

Geri Kabul Anlaşması feshedilse bile sadece Türkiye’nin Avrupa’ya serbest vize uygulamasında geri gidilmiş olur, mülteci sorunu çözülmez. Yapmamız gereken, içerde düzeni sağlayacağız, göç yönetimini düzene koyacağız. Sınırları kontrol edeceğiz. Bütün ülkelere gerekli uyarılarda bulunup, sınırlarımızdan geçişi engelleyeceğiz. Ama her zaman hukukla kamu düzenini sağlayacağız.”

Davutoğlu, kendisine yöneltilen ve Dışişleri Bakanı olduğu dönemde uygulanan Suriye politikasına ilişkin özeleştirisinin ne olduğu sorusuna şu yanıtı verdi:

“Siyasetçi insandır, hata yapabilir. Bir devlet adamı, hata varsa gözden geçirir. Şunu ifade edeyim, 8 yıldır görevde değildim derken şunu kast ediyordum. 8 yıldır görevde olmayan birine saldırmak kolay. Algı operasyonu yapmak kolay. Hesap sormak kolay. Çünkü bedeli yok. Peki niye 13 yıldır bu ülkeye yöneten insanlara, 8 yıldır da bensiz yönetenlere bu soru sorulmuyor? Bahsettiğiniz dönemde Dışişleri Bakanı olarak benim görevim, Türkiye’nin diplomatik ilişkilerini yönetmek, uluslararası sorunlara çözüm bulmak ve Türkiye’yi temsil etmek. Yani sınırları korumak benim görevim değil. Türkiye içindeki göçmenlerin, kamptaki düzeni benim alanıma girmez. Şehirlerdeki demografik değişim benim görev alanıma girmez. O dönemde Milli Güvenlik Kurulu toplantıları yapıldı, kararlar oradan geçti. O toplantılar açıklansa, görülür ki her aşamasında Dışişleri Bakanı olarak gerekli uyarıları yapmışımdır. Tampon bölge kurulsun dedim. Ben mi kuracağım tampon bölgeyi Dışişleri Bakanı olarak? Kravatlı diplomatları mı göndereceğim tampon bölgeye. Kimseyi suçlamıyorum ama eğer bu ülkeye hizmetten başka hayatında hiçbir rant elde etmemiş bir devlet adamına yıllardır alçakça medya algı operasyonları yapılıyor da onun arkadaşları susuyorsa konuşmak zorundadır.”

“Temurci’nin AK Parti’ye geçme iddiası üretilen bir senaryo”

Davutoğlu, Gelecek Partisi İstabul Mileltvekili Selim Temurci’nin partiden istifa edip, AK Parti’ye katılacağı iddialarına ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeye ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

“Bu haberle Gelecek Partisi’ne algı operasyonu yapıyorlar. Temurci bizim kurucumuz. Birileri Gelecek Partisi mevcudiyetinden rahatsız. Birileri Gelecek- Saadet Grubu’ndan rahatsız. Bizim muhalefetimiz, CHP muhalefeti gibi olmuyor. İçeriden ve doğrudan hitap eden bir muhalefet oluyor. Selim Temurci, Cumhurbaşkanımızla görüştü. Bunda hiçbir yanlış görmüyorum. Benim arkadaşlarıma güvenim tam. Herkes, herkesle görüşür. Bizi bilgilendirmek kaydıyla… AK Parti’ye geçme üretilen bir senaryo.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/davutoglu-13-yillik-suriye-krizinin-8-yilinda-ben-yokum/feed/ 0
İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu: Bize insanların çantaları değil gönülleri lazım https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-dervisoglu-bize-insanlarin-cantalari-degil-gonulleri-lazim/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-dervisoglu-bize-insanlarin-cantalari-degil-gonulleri-lazim/#respond Fri, 12 Jul 2024 22:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38955 İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti’de yaşanan istifalara ilişkin, “Bugünün şartları içerisinde partiniz eğer yükselmeye devam ediyorsa demek ki bu istifalardan olumsuz bir şekilde etkilenmediği sonucu çıkıyor. Bir kısım insan çantalarını alıp gidebilir. Bize insanların çantaları değil gönülleri lazım” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu bir dizi ziyaret çerçevesinde Isparta’ya geldi. Dervişoğlu ve beraberindeki heyet ilk olarak İYİ Parti Isparta İl Başkanı İbrahim Tekeli ve partililerle parti binasında bir araya geldi. İYİ Parti Isparta İl binasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Isparta’da olmaktan yaşadığı memnuniyeti dile getiren Dervişoğlu, ” Süleyman Demirel’in doğduğu, büyüdüğü, Türk milletinin hizmetine koştuğu bir yer Isparta. Kendisinin demokrasi tarihinde önemli izleri de var. Altı kere gitmeyi halkın iradesi ve tercihi sayan, yedi kere gelmeyi de demokrasinin erdemi olarak sevgimize işleyen, kalkınmış, büyük, demokrat Türkiye’nin mimarlarından biri. Onun mirasının takipçisi olmak, bizim görev ve sorumluluğumuzdur. İYİ Parti olarak bu önemli şahsiyetlerin ayak izlerine basarak bu yolculuğumuzu sürdüreceğiz. Türkiye’nin çok önemli problemleri var. Bizi doğruların dışında konuşurken görmeyeceksiniz. Ben bugün Isparta’ya yeni bir umudun yeşertilebileceğinin sözünü vermeye geldim” dedi.

“Türkiye’de olan yanlışlıklara parti olarak öncülük edeceğiz”

Isparta’da Dereboğazı yolu ve Eğirdir Gölü’nde yaşanan su çekilmesine dikkat çeken Dervişoğlu, “Türkiye’nin her yerinde olan sorunların benzerleri, Isparta’da da yaşanıyor. Çağımızda yaşanmaması icap eden sorunlar, böyle bir dönemde de yoldan kaynaklı, ulaşımdan kaynaklı sorunların olmaması lazım. Ayrıca çevresel duyarlılıkları olmayan bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız. Derelerimize, göllerimize, ormanlarımıza sahip çıkma noktasında birtakım eksiklikler içerisinde bu hükümet. Bunlara toptancı bir şuur ve tarih anlayışıyla yaklaşıp, sadece sorunları tespit değil, çözüm yolunda da önerilerimizi hem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hem de kamuoyu huzurunda sıklıkla açıklıyoruz. Çevresel duyarlılık sahibi olmak kolay bir şey değil, bir kültür gerektiriyor. Zaten buranın yetiştirdiği en önemli evlatlarından biri olan Süleyman Demirel de biliyorsunuz, bozkırın yeşille olan kavgasından bahsediyor. Biz o kavganın takipçisi olacağımızı söylüyoruz. O bahsettiğiniz şeyler, devletin otonom yatırımlarıdır yani yapmak zorunda olduğu yatırımlarıdır. Yıllara şamil bir ihmalden kaynaklıdır bütün bu bahsettikleriniz ama fiziki hatalar da var. Ölümlü kazalara sebep oluyor. Onun dışında Isparta çiftçilikle uğraşan, tarla ve bahçe bitkilerinin yetiştirildiği bir yöredir. Burası göller bölgesi, dolayısıyla ürün çeşitliliği de çok yüksek ama takdir edersiniz ki Türkiye’de bankalar para kazanıyor, üreticiler zarar ediyor. Eğer böyle bir tabloyla karşı karşıyaysanız bir yanlışlık var demektir. O yanlışın müsebbipleri vatandaş tarafından belirlenmesi lazım. Biz de buna parti olarak öncülük edeceğiz” şeklinde konuştu.

“Bir kısım insan çantalarını alıp gidebilir. Bize insanların çantaları değil gönülleri lazım”

Konuşmasının devamında 2024 yerel seçimlerini değerlendiren ve İYİ Parti’de yaşanan istifaları dile getiren Genel Başkan Dervişoğlu, “Uyguladığımız yanlış stratejiler ve aldığımız yanlış kararlar nedeniyle hepimiz sorumlusuyuz. Bu geçmişle alakalı bir durum değil, parti kurumsal bir kimliği de temsil eder. Bugün ciddiye alınan kamuoyu araştırmalarında bizim görevi teslim aldığımız günden bakılırsa üç misli artmış durumda. İYİ Parti içerisinde birtakım istifalar var evet, bu istifalar keşke olmasaydı diyorum ama istifalar biliyorsunuz tek taraflı bir karardır. Bugünün şartları içerisinde partiniz eğer yükselmeye devam ediyorsa demek ki bu istifalardan olumsuz bir şekilde etkilenmediği sonucu çıkıyor. Bir kısım insan çantalarını alıp gidebilir. Bize insanların çantaları değil gönülleri lazım. Gönlümüzde olanlarla yolculuğumuzu sürdürüyoruz” açıklamalarında bulundu.

Buradaki açıklamaların ardından Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu, Süleyman Demirel anıt mezarı ve Gelendost, Yalvaç ilçe belediyelerini ziyaret etti. – ISPARTA

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-dervisoglu-bize-insanlarin-cantalari-degil-gonulleri-lazim/feed/ 0
Satır arasındaki detay! Tanju Özcan’ı topa tutan Kılıçdaroğlu, Özgür Özel’i de boş geçmedi https://www.haber60.com.tr/satir-arasindaki-detay-tanju-ozcani-topa-tutan-kilicdaroglu-ozgur-ozeli-de-bos-gecmedi/ https://www.haber60.com.tr/satir-arasindaki-detay-tanju-ozcani-topa-tutan-kilicdaroglu-ozgur-ozeli-de-bos-gecmedi/#respond Fri, 12 Jul 2024 21:39:56 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38895 Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın “Sen Tanrı mısın, tarikat lideri mi?” sözlerine CHP’nin7’inci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı sert bir açıklama ile karşılık verdi.

ÖZEL’E DE GÖNDERMEDE BULUNDU

Tanju Özcan’a “Ölürsem cenazeme dahi gelme” diyen Kılıçdaroğlu, satır arasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e de göndermede bulundu. Özcan için “Serseri mayın” benzetmesi yapan Kılıçdaroğlu, “Bu söylemlerinle partiyi zora sokuyorsun. Kimse söylemiyor, ben söyleyeyim; aklını başına al” diyerek Özgür Özel’in parti içerisinde kontrolü sağlayamadığını ifade etti. Bu paylaşımdan sonra CHP cephesinden de konuyla ilgili “Üzülerek tanıklık ettik, iyi niyetli görmüyoruz. Yetkili kurullarda değerlendireceğiz” açıklaması geldi.

KILIÇDAROĞLU’NUN PAYLAŞIMI

Kılıçdaoğlu, Tanju Özcan’ı yerden yere vurduğu paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Sana ilk ve son kez cevap veriyorum. Söylemediğim bir söz için ve dahi çıkan yalan haberi de tekzip ettiğim halde şu söylediklerine bak. Ne parti ahlakımızda ne de kültürümüzde senin yaptıklarının yeri yoktur. Cumhuriyet Halk Partisinin milletvekilleri yalnızca Anayasaya ve millete bağlıdır.

Hakarete varan ifadeler kullandın sustum. Mustafa Kemal Atatürk’ün makamını temsil eden koltuğu fırlattın sustum. Ama edepsize had bildirmek, kırk yetim giydirmek gibiymiş derler… Serseri mayın gibisin. Dengeni yitirmişsin. Bu söylemlerinle partiyi zora sokuyorsun… Kimse söylemiyor, ben söyleyeyim;Aklını başına al… Tanju, ne kadar kin varmış içinde… Kinini daha da diri tut ve kork! ‘Tanrı mısın?’ Ne demek? Allah’a sığınırım. ‘Tarikat lideri misin?’ Ne demek? Hayatım tarikatlarla mücadele ederek geçti.

Eleştiri bizim partimiz için ekmek ve su gibidir, başımın üstünde yeri vardır. Ama saygısızlığa, edepsizliğe ve arsızlığa ne ben ne de Cumhuriyet Halk Partisi müsaade etmez… Gün olur ecel vuku bulursa cenazeme katılmanı istemiyorum… Yazık sana, sana verdiğim emeklere…”

TANJU ÖZCAN’DAN YANIT

Kılıçdaroğlu’nun paylaşımı sonrası gözlerin çevrildiği Tanju Özcan’dan da bir değerlendirme geldi. Özcan da Kılıçdaroğlu’na cevaben şu satırlara yer verdi: “Sayın Kemal Kılıçdaroğlu. Size karşı özel bir kinim veya nefretim yok. 13 yıl boyunca başarısız olarak, koltuk sevdası uğruna bizim ve çocuklarımızın geleceğini kararttığınız için öfkem var. Bizi, çeyrek asır süren Erdoğan iktidarına mahkûm ettiğiniz için yoğun bir kızgınlığım var. Bu kadar ekonomik sıkıntıya ve dış politikadaki başarısızlıklara rağmen, bu beceriksiz Erdoğan’ı yenemeyip, oğlum dahil milyonlarca genci ağlatmanızı hazmedemiyorum. Ayrıca ben değişim için Ankara’ya yürüdüm ve bu eylemi demokratik bir hak olarak gördüm. Attığım koltuk kendi koltuğumdu. Konuyu saptırmayalım. Siz hiç Atatürkçü olmadınız, partiyi sağdan transfer badem bıyıklılarla doldurdunuz.

“MAALESEF SEBEP SİZSİNİZ, SONUÇ ERDOĞAN”

Hayatta sizin kadar yalan söyleyen kimseyi tanımadım, bunu partililer de bilir. Ayrıca cenazeme gelme demişsiniz, siz benden önce vefat ederseniz ben o cenazeye gelmem çünkü hoca helallik istediğinde ‘Hakkımı helal ediyorum’ diyemem. Öyle iddia ettiğiniz gibi bende de çok hakkınız olduğuna inanmıyorum. İki sefer ön seçimle gelmiş bir Milletvekili, Tayyip Erdoğan’ın %65 oranında oy aldığı Bolu Belediyesi’ni iki sefer rekor oyla kazanmış biriyim. Ayrıca lütfen üslubunuza dikkat edin, emekli oldunuz, genel siyasete değil torunlarınıza vakit ayırınız. Birazcık partiyi düşünüyorsanız, benim gibi siyasette başarılı olanlarla uğraşmak yerine gazetelerin bulmacalarını çözmeye çalışın. Maalesef sebep sizsiniz, sonuç Erdoğan…”

]]>
https://www.haber60.com.tr/satir-arasindaki-detay-tanju-ozcani-topa-tutan-kilicdaroglu-ozgur-ozeli-de-bos-gecmedi/feed/ 0
Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a göz kırptı: Kendisi hukukum olan bir insan, görüşürüm https://www.haber60.com.tr/davutoglu-cumhurbaskani-erdogana-goz-kirpti-kendisi-hukukum-olan-bir-insan-gorusurum/ https://www.haber60.com.tr/davutoglu-cumhurbaskani-erdogana-goz-kirpti-kendisi-hukukum-olan-bir-insan-gorusurum/#respond Fri, 12 Jul 2024 21:27:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38883 Gelecek Partisi İstanbul Milletvekili Selim Temurci, geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü. Bu görüşme sonrası bir dönem AK Parti İstanbul İl Başkanlığı da yapan Temurci’nin yuvaya geri döneceği iddiaları ortaya atılmıştı. Tartışmalar devam ederken sürpriz bir çıkış da Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’ndan geldi. Davutoğlu, bir dönem çok sert eleştiriler yönelttiği Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşebileceklerini ifade etti.

YEŞİL IŞIK YAKTI: GÖRÜŞÜRÜM

T24’ten Murat Sabuncu’ya konuşan Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan bir davet gelmesi durumunda görüşebileceğini ifade etti. Davutoğlu açıklamasında Sayın Erdoğan benim siyasi hayatımda da daha öncesinde de hukukum olan bir insan. Şu anda ayrı düşmemiz şahsi bir ayrı düşme değil. Ben onunla herhangi bir şahsi ihtilaf içinde olduğumu düşünmüyorum. Hatta onun şahsını da ilgilendiren bazı tehlikeler karşısında onu savunmaya çalıştığımı da düşünüyorum. Şu anda Erdoğan’ı bekleyen çok ciddi şahsi tehlikeler var. Türkiye demokratikleşmezse Türkiye’de birtakım hukuk kuralları işler hale gelmezse Erdoğan dahil herkes bir rövanşizm tehlikesi karşısındadır. Ben Türkiye’nin demokratikleşmesinin, Türkiye’de meşru hukuk düzeni kurulmasının en fazla da sayın Erdoğan’ı koruyacağı kanaatindeyim” ifadelerine yer verdi.

“ERDOĞAN’IN İTİBARI TÜRKİYE’NİN İTİBARIDIR”

Erdoğan’ın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşme ihtimalini de yorumlayan Davutoğlu, “Sayın Erdoğan’ın bütün o aradaki problemli dönemi atlatıp hemen eski aile dostluklarına döneceği düşüncesi yanlış bir yaklaşım. Şimdi baktığınızda Sayın Erdoğan’a bu anlamda, ben ülkemin Cumhurbaşkanı olarak itibarına bakarım. Sayın Erdoğan’ın itibarı Türkiye’nin itibarıdır, hepimizin itibarıdır” şeklinde konuştu.

SELİM TEMURCİ-ERDOĞAN GÖRÜŞMESİ

Ahmet Davutoğlu, “Son günlerde partinizin İstanbul Milletvekili Selim Temurci’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesi ve AK Parti’ye geçeceği konusundaki iddialarla ilgili ne düşünüyorsunuz?” sorusuna ise şöyle yanıt verdi: “Partimizle ve arkadaşlarımızla ilgili bir yıldır ciddi bir algı operasyonu yürütülüyor. Bunun sebepleri üzerinde durmak lazım. En önemli sebebi partimizin iktidarın dokularını iyi tanımış olması ve gerçek bir alternatif üretme potansiyeli. Kurulduğumuz andan itibaren her tür baskıyla engellenmeye çalışıldık. Bu engelleme çabaları başarısız kalınca ve partimiz 10 değerli milletvekili arkadaşımızla TBMM’de temsil edilme hakkı kazanınca bu kez başka yöntemler devreye sokuldu. 28 Mayıs seçimleri sonrasında partimizden kopmalar olacağı şeklinde söylentiler belli periyotlarla düzenli bir şekilde devreye sokuldu. Bu hem partimize hem de bu arkadaşlarımıza dönük tam bir itibar suikastıdır.

“ÇIKAN HABERLER DİRENCİMİZİ DAHA DA ARTIRDI”

Sinsice yürütülen bu algı operasyonlarına rağmen 28 Mayıs sonrası iki önemli adımı attık. Saadet Partisiyle kurduğumuz TBMM grubu partimizin milletvekillerinin kamuoyunu etkileme gücünü artırırken, 14 Ocak’ta gerçekleştirdiğimiz İkinci Büyük Kongre partimizin siyasi hayattaki gücünü ve kalıcılığını perçinledi. Yerel seçimlerde iktidar partisinin güç kaybetmesi bu tür algın operasyonlarının tekrar üretilmesine yol açtı. Yalancı çoban hikayesi gibi tekrar tekrar üretilen haberler partimizin iç bünyesini zayıflatmadığı gibi direncimizi daha da artırdı.

“SELİM BEY AĞIR BEDELLER ÖDEMİŞ BİRİSİ”

Selim Bey herhangi bir parti üyesi değil. Benimle birlikte 12 Eylül 2019’da AK Parti’den ihraç edilen altı arkadaşımızdan birisi. Son 5 yıl içinde de Pelikan çetesinin saldırısı ve mahkeme süreçleri de dahil ağır bedeller ödemiş birisi. AK Parti’den ihraç edildiğimizden bu yana hangi konuda bir iyileşme oldu ki bugün faklı bir tavır alınsın?

“HİÇBİR ARKADAŞIMIZ BU OYUNLARIN PİYONU OLMAZ”

Bazı çevreler önce parlamentodaki grubumuzu dağıtmak sonra da iktidarın yanlış politikaları karşısında yapıcı ve kararlı bir muhalefet ile gerçek bir alternatif oluşturma potansiyeli taşıyan partimizi yıpratmak istiyorlar. Çetin mücadeleler içinden geçerek bütün vatan sathına yayılmış on binlerce Gelecek Partisi teşkilat mensubunu temsilen TBMM’ye gelen hiçbir arkadaşımız bu teşkilat mensuplarının haklarını bir kenara iterek bu oyunların piyonu olmaz.

“HERKESLE GÖRÜŞEBİLİRİZ”

Selim Bey sayın Cumhurbaşkanı ile yaptığı görüşme konusunda bana bilgi vermiştir. Önceki ‘Sayın Erdoğan ile görüşür müsünüz?’ şeklindeki soruya verdiğim cevap bunun için de geçerlidir. Ülkemizin ağır bir krizden geçtiği bir dönemde geçmişte yaşadıklarımız ne olursa olsun herkesle görüşürüz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/davutoglu-cumhurbaskani-erdogana-goz-kirpti-kendisi-hukukum-olan-bir-insan-gorusurum/feed/ 0
Kılıçdaroğlu’na Tanju Özcan’dan yanıt: Sizin kadar yalancı tanımadım https://www.haber60.com.tr/kilicdarogluna-tanju-ozcandan-yanit-sizin-kadar-yalanci-tanimadim/ https://www.haber60.com.tr/kilicdarogluna-tanju-ozcandan-yanit-sizin-kadar-yalanci-tanimadim/#respond Fri, 12 Jul 2024 00:03:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38734 Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan arasındaki polemikte gittikçe tansiyon yükseliyor. Kılıçdaroğlu’nun, “Serseri mayın gibisin. Dengeni yitirmişsin. Gün olur ecel vuku bulursa cenazeme katılmanı istemiyorum.” sözlerine Özcan’dan zehir zemberek paylaşım geldi.

Eski CHP lideri Kılıçdaroğlu ile Bolu Belediye Başkanı Özcan arasında tartışma alevleniyor. Kılıçdaroğlu’nun sert sözlerine Tanju Özcan, X’teki hesabından paylaşım yaparak yanıt verdi.

“KOLTUK SEVDASI UĞRUNA GELECEĞİMİZİ KARARTTINIZ”

Bolu Belediye Başkanı Özcan, “Sayın Kılıçdaroğlu” notuyla başladığı paylaşımında, “Size karşı özel bir kinim veya nefretim yok. 13 yıl boyunca başarısız olarak, koltuk sevdası uğruna bizim ve çocuklarımızın geleceğini kararttığınız için öfkem var. Bizi, çeyrek asır süren Erdoğan iktidarına mahkûm ettiğiniz için yoğun bir kızgınlığım var. Bu kadar ekonomik sıkıntıya ve dış politikadaki başarısızlıklara rağmen, bu beceriksiz Erdoğan’ı yenemeyip, oğlum dahil milyonlarca genci ağlatmanızı hazmedemiyorum.” dedi.

“HAYATTA SİZİN KADAR YALAN SÖYLEYEN KİMSEYİ TANIMADIM”

Özcan, “Ayrıca ben değişim için Ankara’ya yürüdüm ve bu eylemi demokratik bir hak olarak gördüm. Attığım koltuk kendi koltuğumdu. Konuyu saptırmayalım. Siz hiç Atatürkçü olmadınız, partiyi sağdan transfer badem bıyıklılarla doldurdunuz. Hayatta sizin kadar yalan söyleyen kimseyi tanımadım, bunu partililer de bilir.” ifadelerini kullandı.

Dönemin CHP lideri Kılıçdaroğlu’nu eleştiren Bolu Belediye Başkanı Özcan’ın CHP Genel Merkezi önünde koltuk fırlatması (2023)

“HOCA HELALLİK İSTEDİĞİNDE ‘HAKKIMI HELAL EDİYORUM’ DİYEMEM”

Kılıçdaroğlu’nun “Cenazeme gelme” sözlerine de değinen Özcan, “Ayrıca ‘Cenazeme gelme’ demişsiniz, siz benden önce vefat ederseniz ben o cenazeye gelmem çünkü hoca helallik istediğinde ‘Hakkımı helal ediyorum’ diyemem.” paylaşımını yaptı.

“BENDE ÇOK HAKKINIZ OLDUĞUNA İNANMIYORUM”

Özcan, Kılıçdaroğlu’nun, “Yazık sana, sana verdiğim emeklere” sözlerine ilişkin ise “Öyle iddia ettiğiniz gibi bende de çok hakkınız olduğuna inanmıyorum. İki sefer ön seçimle gelmiş bir milletvekili, Tayyip Erdoğan’ın yüzde 65 oranında oy aldığı Bolu Belediyesi’ni iki sefer rekor oyla kazanmış biriyim. Ayrıca lütfen üslubunuza dikkat edin, emekli oldunuz, genel siyasete değil torunlarınıza vakit ayırınız.” diyerek karşılık verdi.

“SEBEP SİZSİNİZ, SONUÇ ERDOĞAN”

Bolu Belediye Başkanı Özcan, paylaşımı şu şekilde sonlandırdı: “Birazcık partiyi düşünüyorsanız, benim gibi siyasette başarılı olanlarla uğraşmak yerine gazetelerin bulmacalarını çözmeye çalışın. Maalesef sebep sizsiniz, sonuç Erdoğan…”

KILIÇDAROĞLU VE ÖZCAN ARASINDAKİ POLEMİK

Tanju Özcan, dün yaptığı paylaşımda Kılıçdaroğlu’nu hedef almıştı. Özcan, paylaşımında, “Hatırlatmak için söylüyorum..Geçen yıl bu zamanlar DEĞİŞİM adı altında Ankara’ya yürüyordum! Herkes sessizdi neredeyse! Yürüyüş sonunda koltuk attığım kişi Kurultay da da, şimdi yaptıklarıyla da koltuk sevdasını gösteriyor! 50 sadık vekili varmış! Sen Tanrı mısın, tarikat lideri mi? Ne demek sadık vekil?” ifadelerine yer vermişti.

“SANA İLK VE SON KEZ CEVAP VERİYORUM”

Bugün ise Kılıçdaroğlu’ndan Özcan’ın sözlerine yanıt geldi. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Kılıçdaroğlu, “Sana ilk ve son kez cevap veriyorum” diyerek başladığı paylaşımında “Söylemediğim bir söz için ve dahi çıkan yalan haberi de tekzip ettiğim halde şu söylediklerine bak. Ne parti ahlakımızda ne de kültürümüzde senin yaptıklarının yeri yoktur. Cumhuriyet Halk Partisinin milletvekilleri yalnızca Anayasaya ve millete bağlıdır.” ifadelerini kullandı.

“AKLINI BAŞINA AL”

Paylaşımının devamında söylemlerini daha da sertleştiren Kılıçdaroğlu “Hakarete varan ifadeler kullandın sustum. Mustafa Kemal Atatürk’ün makamını temsil eden koltuğu fırlattın sustum. Ama edepsize had bildirmek, kırk yetim giydirmek gibiymiş derler… Serseri mayın gibisin. Dengeni yitirmişsin. Bu söylemlerinle partiyi zora sokuyorsun… Kimse söylemiyor, ben söyleyeyim; Aklını başına al… Tanju, ne kadar kin varmış içinde… Kinini daha da diri tut ve kork! ‘Tanrı mısın?’ Ne demek? Allah’a sığınırım. ‘Tarikat lideri misin?’ Ne demek? Hayatım tarikatlarla mücadele ederek geçti.” dedi.

“ÖLÜRSEM CENAZEME GELME”

Son olarak Özcan’a “Ölürsem cenazeme dahi gelme” çağrısında bulunan Kılıçdaroğlu, paylaşımını şu cümlelerle noktaladı: “Eleştiri bizim partimiz için ekmek ve su gibidir, başımın üstünde yeri vardır. Ama saygısızlığa, edepsizliğe ve arsızlığa ne ben ne de Cumhuriyet Halk Partisi müsaade etmez… Gün olur ecel vuku bulursa cenazeme katılmanı istemiyorum… Yazık sana, sana verdiğim emeklere…”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kilicdarogluna-tanju-ozcandan-yanit-sizin-kadar-yalanci-tanimadim/feed/ 0
Kılıçdaroğlu, Bolu Belediye Başkanı’na Tepki Gösterdi https://www.haber60.com.tr/kilicdaroglu-bolu-belediye-baskanina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/kilicdaroglu-bolu-belediye-baskanina-tepki-gosterdi/#respond Thu, 11 Jul 2024 23:45:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38713

ESKİ CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medyada kendisini eleştiren Bolu Belediye Başkanı CHP’li Tanju Özcan’a tepki göstererek, “Gün olur ecel vuku bulursa cenazeme katılmanı istemiyorum. Yazık sana, sana verdiğim emeklere” dedi.

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, dün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirdi. Özcan, Kılıçdaroğlu’nu kastederek, “50 sadık vekili varmış! Sen Tanrı mısın, tarikat lideri mi? Ne demek sadık vekil” dedi.

‘DENGENİ YİTİRMİŞSİN’

Kılıçdaroğlu, Özcan’ın bu açıklamalarına tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, “Sana ilk ve son kez cevap veriyorum; söylemediğim bir söz için ve dahi çıkan yalan haberi de tekzip ettiğim halde şu söylediklerine bak. Ne parti ahlakımızda ne de kültürümüzde senin yaptıklarının yeri yoktur. Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekilleri yalnızca Anayasaya ve millete bağlıdır. Hakarete varan ifadeler kullandın sustum. Mustafa Kemal Atatürk’ün makamını temsil eden koltuğu fırlattın sustum. Ama edepsize had bildirmek, kırk yetim giydirmek gibiymiş derler. Serseri mayın gibisin. Dengeni yitirmişsin. Bu söylemlerinle partiyi zora sokuyorsun. Kimse söylemiyor, ben söyleyeyim; aklını başına al. Tanju, ne kadar kin varmış içinde. Kinini daha da diri tut ve kork. ‘Tanrı mısın?’ Ne demek? Allah’a sığınırım. ‘Tarikat lideri misin?’ Ne demek? Hayatım tarikatlarla mücadele ederek geçti. Eleştiri bizim partimiz için ekmek ve su gibidir, başımın üstünde yeri vardır. Ama saygısızlığa, edepsizliğe ve arsızlığa ne ben ne de Cumhuriyet Halk Partisi müsaade etmez. Gün olur ecel vuku bulursa cenazeme katılmanı istemiyorum. Yazık sana, sana verdiğim emeklere” ifadelerini kullandı.

ÖZCAN’DAN CEVAP: BULMACA ÇÖZÜN

Tanju Özcan da sosyal medya hesabından açıklama yaparak, Kılıçdaroğlu’na cevap verdi. Özcan, şöyle dedi:

“Size karşı özel bir kinim veya nefretim yok. 13 yıl boyunca başarısız olarak, koltuk sevdası uğruna bizim ve çocuklarımızın geleceğini kararttığınız için öfkem var. Bizi, çeyrek asır süren Erdoğan iktidarına mahküm ettiğiniz için yoğun bir kızgınlığım var. Bu kadar ekonomik sıkıntıya ve dış politikadaki başarısızlıklara rağmen, bu beceriksiz Erdoğan’ı yenemeyip, oğlum dahil milyonlarca genci ağlatmanızı hazmedemiyorum. Ayrıca ben değişim için Ankara’ya yürüdüm ve bu eylemi demokratik bir hak olarak gördüm. Attığım koltuk kendi koltuğumdu. Konuyu saptırmayalım. Siz hiç Atatürkçü olmadınız, partiyi sağdan transfer badem bıyıklılarla doldurdunuz. Hayatta sizin kadar yalan söyleyen kimseyi tanımadım, bunu partililer de bilir. Ayrıca cenazeme gelme demişsiniz, siz benden önce vefat ederseniz ben o cenazeye gelmem çünkü hoca helallik istediğinde ‘Hakkımı helal ediyorum’ diyemem. Öyle iddia ettiğiniz gibi bende de çok hakkınız olduğuna inanmıyorum. İki sefer ön seçimle gelmiş bir milletvekili, Tayyip Erdoğan’ın yüzde 65 oranında oy aldığı Bolu Belediyesi’ni iki sefer rekor oyla kazanmış biriyim. Ayrıca lütfen üslubunuza dikkat edin, emekli oldunuz, genel siyasete değil torunlarınıza vakit ayırınız. Birazcık partiyi düşünüyorsanız, benim gibi siyasette başarılı olanlarla uğraşmak yerine gazetelerin bulmacalarını çözmeye çalışın. Maalesef sebep sizsiniz, sonuç Erdoğan.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kilicdaroglu-bolu-belediye-baskanina-tepki-gosterdi/feed/ 0
AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz Bitlis’te Partililerle Buluştu https://www.haber60.com.tr/ak-parti-yerel-yonetimlerden-sorumlu-genel-baskan-yardimcisi-yusuf-ziya-yilmaz-bitliste-partililerle-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-yerel-yonetimlerden-sorumlu-genel-baskan-yardimcisi-yusuf-ziya-yilmaz-bitliste-partililerle-bulustu/#respond Wed, 10 Jul 2024 22:54:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38450 AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz, Bitlis’te partililerle bir araya geldi.

Bölge ziyaretleri kapsamında Muş’a kara yolu ile Bitlis’e gelen Yılmaz, partililerle bir araya gelerek 31 Mart yerel seçimlerini değerlendirdi. Yardımcıları birlikte partiye gelen Yılmaz’ı il ve ilçe Belediye Başkanları, AK Parti İl Başkanı partililer karşıladı. Partinin toplantı salonunda belediye başkanları ve partililerle basına açık olarak kısa bir toplantı düzenleyerek 31 Mart’taki yerel seçimleri değerlendiren Yılmaz, “31 Mart seçimin ardından illerimizi dolaşıyoruz. Ben de seçimde emek vermiş, gayret etmiş, büyük bir mücadele vermiş kardeşlerime gideyim elinize sağlık diyeyim dedim. Kazanan ve kaybeden arkadaşlarımı tebrik ederim. Çünkü kaybetmekte işin doğasındadır ve hayatın sonu değildir. Ama her kaybetmek yeni kazanımlar için yeni bir heyecan yeni bir hırsın oluştuğu noktadır. O bakımdan varsa kaybeden arkadaşlarım hırslanıp gayret edip daha iyi çalışıp neden seçimi kaybettiği ile ilgili konuyu daha doğrusu kendi içinde ve kendi dışında ekibiyle birlikte güzel tahlil edip önümüzdeki süreçte daha büyük gayretlerle birlikte yeni bir koşmanın yeni bir heyecanın startını vermesini kedisine tembihliyorum. 31 Mart seçimleri yorucu ve Ramazan ayını da kapsayan bir tempoydu. Üst üste olmuş olan 2023 ve 2024 seçimler serisinde teşkilatlarımızın da oldukça yorulduğu teşkilatlarımızın da enerjilerini sonuna kadar harcadığı bir seçimdi. 31 Mart seçimleri de beklediğimiz bir seçim olmadı. Daha iyi sonuçlar almayı hedefliyorduk. Birçok ilimizde beklediğimizin de altında sonuçlar aldık. Ama bunlar bizim milletimizin bizimle ilgili bizim yapmamız gereken bazı konularda bizi uyarmaları şeklinde algılıyoruz. Milletimizin sandık yoluyla bize bir talimatının olduğunu düşünüyoruz. Bu talimatı da öpüp başımızın üstüne koyuyoruz. Bunu önümüzdeki sürecin yol haritası olarak görüyoruz. Bu yol haritasını çok dikkatli bir şekilde hazırlıyoruz. Durmak yok yola devam diyoruz. Gecemizi gündüzümüze katarak hatta daha gayretle bu sonucun daha da ötesinde daha iyi bir sonuç almak için büyük bir gayretin ve çabanın içindeyiz” diye konuştu.

Muhalefetin hizmeti sadece siyasal iletişimin gerekliliği için yaptıklarını ifade eden Yılmaz, “Biz siyaseti hizmet için yapıyoruz. Peki, hizmeti ne için yapıyoruz? Burada küçük bir yol ayrımı var. Bizim siyasi muhaliflerle farkımızı içeren farkımızı ifade edebileceğimiz bir yol ayrımı var. Bizim siyasi muhaliflerimiz hizmeti siyasal iletişimin bir gerekliliği için yapıyorlar. Diyorlar ki hizmet ederseniz ancak siyasal iletişim kurabilirsiniz. Ben size şunu yaptım bunu yaptım. Bunun karşılığında da siz bana oy verin demek için yapıyorlar. Evet, bizde siyasal iletişimin vazgeçilmez bir parçası olarak hizmeti gerekli görüyoruz. Ama bizim bir farkımız var. Biz hizmeti sadece siyasal iletişim kurmak için değil. Biz hizmeti başka bir şey için daha yapıyoruz. Kulun duasını almak için yapıyoruz. Kulun duasını hizmette alamadığınız takdirde Allah’ın rızasını alamazsınız. Kulun duasını aldığınız zaman peşinden Allah’ın rızası gelir. Allah’ın rızasını da alanın sırtı yere gelmez” diyerek sözlerine son verdi.

Yılmaz, daha sonra partililerle değerlendirmeler yaparak Bitlis Belediyesini ziyaret ettikten sonra Şırnak’a gitmek üzere kentten ayrılacak. – BİTLİS

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-yerel-yonetimlerden-sorumlu-genel-baskan-yardimcisi-yusuf-ziya-yilmaz-bitliste-partililerle-bulustu/feed/ 0
BBP Lideri Mustafa Destici: En düşük emekli maaşı 21 bin TL’nin üzerinde olmalıdır https://www.haber60.com.tr/bbp-lideri-mustafa-destici-en-dusuk-emekli-maasi-21-bin-tlnin-uzerinde-olmalidir/ https://www.haber60.com.tr/bbp-lideri-mustafa-destici-en-dusuk-emekli-maasi-21-bin-tlnin-uzerinde-olmalidir/#respond Wed, 10 Jul 2024 22:27:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38429 BBP lideri Mustafa Destici, partisinin genel merkez binasında düzenlediği basın toplantısında konuştu. Temmuz ayından itibaren asgari ücretin net 21 bin 205 olması gerektiğini belirten Destici, en düşük emekli maaşının da 21 bin TL’nin üzerine çıkarılması gerektiğini söyledi.

DESTİCİ’DEN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA

Cumhur İttifakı ortağı Büyük Birlik Partisi’nin Genel Başkanı Mustafa Destici, 12 Temmuz’da Türk Dil Kurumu’nun 92’nci kuruluş yıldönümün kutlanacağını hatırlatarak, “Bir milleti oluşturulan en önemli unsurların başında dil gelmektedir. Dolayısıyla milletin, devletin birliğinin sağlanabilmesi ve devam edebilmesinin en önemli özelliği de dil birliğidir. Elbette içimizde farklı dilleri konuşan insanlarımız da vardır. Bu ülkede Kürtçe’de önemli bir kısmın anadilidir, Arapça’da bu ülkede yaşayan milyonlarca insanın anadilidir. Boşnakça’da, Arnavutça’da konuşabilir. Bunların hiçbir mahsuru yoktur. Mahsurlu olan devletin bir dili olur. Bütün o devletin vatandaşlarında ortak, resmi bir dili olur. Türkçemizin yanına hangi dil olursa olsun ikinci bir dil eklemek, bu milletin birliğine, bu devletin varlığına kastetme girişimidir. Bugüne kadar buna nasıl müsaade edilmemişse, bundan sonra da asla müsaade edilmemelidir. Bakın, Muş Belediyesi’nin kapısına ‘Şaredariya Müşe’ yazılı tabela asıldı. Yarın Şanlıurfa’dakiler de Arapça yazsın. Sakarya’dakiler Boşnakça yazsın. Trakya’dakiler Arnavutça yazsın. Böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir şey kabul edilemez. Buna asla müsaade edilmemesi lazım. Buna müsaade etmek demek insanlarımızın ayrıştırılması ve ülkemizin bölünmesine giden yolun taşlarının döşenmesi anlamına gelir” diye konuştu.

“2-3 BİN LİRAYLA NEFES ALINAMAZ”

Destici, partisinden bir grup heyetin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile görüştüğünü anımsatarak, “Partimizin görüşlerini dile getirip, yazılı olarak da sayın Bakanımız ve heyetine sundular. Öncelikle adil bir vergi düzenlemesine ihtiyaç vardır. Yapılması gereken açık ve nettir. Asgari ücret en azından bu temmuz ayı itibariyle enflasyon farkı kadar artırılmalı, temmuz ayından itibaren asgari ücret net 21 bin 205 TL olmalıdır. Açıklanan enflasyon bu şekildedir. En düşük emekli maaşı da aynı seviyede olmalıdır. En düşük emekli maaşı asgari ücretin altında olmamalıdır. Temmuz ayından itibaren en düşük emekli maaşı 21 bin TL’nin üzerinde olmalıdır. Emeklimize sadece enflasyon oranı kadar zam yapılırsa en düşük emeli maaşı 12 bin 500 TL olacak. Bu zamlar kök maaşa yapılırsa bazı emeklilerimiz 10 bin TL’de kalacak. Bir kere yapıldı bu temmuz 2023’te; orada 7 bin 500 TL alan orada kaldı. Dolayısıyla bir daha yapmayın. Bu düzenleme meclise gelecek. Bir daha bu artışı kök maaşa yapmayın. Eline geçen net maaş ne ise, onun üzerine yapın ne yapacaksanız. Bunun için behemehal en düşük emekli maaşının 21 bin TL’nin üzerine çıkarılması lazım. Bu olmazsa adalet sağlanmış olmaz, emeklilerimizde nefes alamaz. 2-3 bin lirayla nefes alınamaz” dedi.

ÖZEL’İN “YA GEÇİM YA DA SEÇİM OLACAK” SÖZLERİNE YANIT VERDİ

Destici, CHP lideri Özgür Özel’in ‘ya geçim olacak ya da seçim olacak’ açıklamalarına ilişkin, ” Türkiye’nin şu anda birliğe, beraberliğe, istikrara ve huzura ihtiyacı var. Dolayısıyla biz seçimlerin sanki zamanında yapılacakmış gibi ülkemizin istikrarla yoluna devam etmesinden yanayız. Elbette ki demokrasilerde, Cumhuriyet rejimi ile yönetilen ülkelerde irade milletindir. Milletimiz karar verir neyin olup olmayacağına. Ama bundan daha 1 ay önce erken seçim cümlesini ağzına almayan ya da almaktan imtina eden Özgür Özel’in bugün ‘seçim seçim’ demesi kendi parti teşkilatlarından da çok birtakım medya mensuplarının kendisini zorlaması sonucu söylenmiş bir sözdür. Bunu biliyoruz. Daha önce ‘seçime biz değil, millet karar verir’ diyordu. Bence o cümlesinde durması demokrasi açısından da çok kıymetlidir diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbp-lideri-mustafa-destici-en-dusuk-emekli-maasi-21-bin-tlnin-uzerinde-olmalidir/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ: CHP’de genel başkanlar değişse de çark etme kültürü değişmemektedir https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-hamza-dag-chpde-genel-baskanlar-degisse-de-cark-etme-kulturu-degismemektedir/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-hamza-dag-chpde-genel-baskanlar-degisse-de-cark-etme-kulturu-degismemektedir/#respond Wed, 10 Jul 2024 22:12:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38414

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in erken seçim açıklamalarına ilişkin, “Parti içi mücadele ve ayak oyunlarını zaman içinde yönetmesi zorlaşacaktır. Bunların farkında olduğu için ‘karşıyım’ dediği erken seçimi istemeye başlamıştır. Sözün özü çark etmiştir. CHP’de genel başkanlar değişse de çark etme kültürü değişmemektedir” dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Dağ, 31 Mart seçimlerinden sonra milletin verdiği mesajı en doğru şekilde okuyup, yorumlamak için seçimin hemen ardından çalışmalara başladıklarını söyledi. Dağ, muhalefet partilerinin ne yaptığını izlediklerini belirterek, “Gelin görün ki, AK Parti’nin hizmet siyasetine gölge düşürmeye çalışanlar bugün icraat ve hizmet adına bir arpa boyu kadar yol kat edememişlerdir. 31 Mart seçimlerinin ardından yaklaşık 3,5- 4 aylık süre zarfında yerel yönetimlerde tam anlamıyla fiyasko olan bir CHP tablosuyla karşı karşıyayız. 3,5-4 aylık süreçte CHP’li belediyeler ve belediye başkanları skandallarla, nepotizmle, usulsüzlüklerle ve vizyonsuzluklarla kamuoyunun gündemine gelmektedir. 3 aylık süreçte resmen kayırmacılık rekoru kırdılar. Belediyelerini eş, dost, akraba, atamalarıyla tıka basa doldurdular. İstanbul, İzmir, Çanakkale, Kırıkkale, Bursa gibi yerler başta olmak üzere birçok büyükşehir, il ve ilçe belediyelerinde liyakata önem vermeden atamalar yapılıyor. CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel, bu konuda biraz daha kişisel piar yapmak adına akraba atamalarına karşı çıkışlar yapmış ise de kendisini dinleyen ve ciddiye alan olmadı. Akraba dostu belediye başkanları, Özgür Özel’in bu açıklamalarına gülüp geçiyorlar. CHP’li belediyeler eş, dost, akraba, atamalarının merkezi olmuş durumdadır. Özgür Özel, havanda su dövdüğü gibi havaya konuşuyor. Son olarak gerçekten zihinleri de zorlayan Esenyurt Belediye Başkanı; kayınbiraderini mali işler müdürü, kardeşini koruma, kuzenini özel kalem, yeğenini ve oğullarını ise danışman yaptı. İstanbul’da para kuleleri ayyuka çıkmış durumda. Bu paraların kaynağını anlatabilen ve kamuoyunu tatmin edebilecek bir açıklama bugüne kadar görmedik. Bunun yanında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, kendisine yakın gazetecileri Roma’ya götürerek milyonlarca harcama yaptı. ‘İsrafı bitireceğiz’ diye bağıranlar savurganlıkta sınır tanımadı” diye konuştu.

‘YÜKSEK ORANDA ZAMLAR YAPTILAR’

CHP’nin seçimden önce emekliler konusunda her türlü popülist söylemde bulunduğunu ifade eden Dağ, “Aylık destek vereceğini söyleyen CHP’li belediyelerin neredeyse tamamı 3 aydır üç maymunu oynamaktadır. Dedim ki, ‘Seçimden sonra yapamayacağımız bir şeyi vermememiz lazım.’ Ama 3 ay süre zarfında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın her ay emekliye 5-10 bin lira vereceği sözünü tamamen havada bıraktıklarını görüyoruz. Emekliler ve asgari ücretli çalışanlarımız üzerinden prim yapmaya çalışan CHP’li belediye başkanları İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Uşak’ta, Kütahya’da ve diğer şehirlerde gözünü hiç kırpmadan ekmeğe, suya ve ulaşıma, yüksek oranda zamlar yapmışlardır. Ülkemizde uzun zamandır çaba sarf ettiğimiz, uğraş verdiğimiz, düşürmek için ciddi anlamda mücadele ettiğimiz bir enflasyon meselesi vardır; ama CHP’li belediyelerin yaptığı zamlara baktığımızda enflasyonun çok çok üstünde bu zamları yaptıklarını görüyoruz. CHP’li belediye başkanlarının ‘engelleniyoruz’ isyanı artık kamuoyunda karşılık bulmayınca bu sefer de borç yalanına sarıldıklarına şahitlik ediyoruz” ifadelerini kullandı.

CHP yönetiminin sorunları yönetemeyeceğini ve toplumsal anlamda büyük bir tepki ile karşılaşacağının farkında olduğunu belirten Dağ, “CHP Genel Başkanı ‘cambaza bak cambaza’ yöntemiyle yerel yönetimlerdeki kriz ve skandalları örtmeyi hedeflemektedir. Bunu da uzun süre yapamayacağı aşikardır. Aynı zamanda da parti içi mücadele ve ayak oyunlarını da zaman içinde yönetmesi zorlaşacaktır. Bunların farkında olduğu için ‘karşıyım’ dediği erken seçimi istemeye başlamıştır. Sözün özü çark etmiştir. CHP’de genel başkanlar değişse de çark etme kültürü değişmemektedir” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-hamza-dag-chpde-genel-baskanlar-degisse-de-cark-etme-kulturu-degismemektedir/feed/ 0
İngiltere’deki Genel Seçimlerde İşçi Partisi Büyük Zafer Elde Etti https://www.haber60.com.tr/ingilteredeki-genel-secimlerde-isci-partisi-buyuk-zafer-elde-etti/ https://www.haber60.com.tr/ingilteredeki-genel-secimlerde-isci-partisi-buyuk-zafer-elde-etti/#respond Tue, 09 Jul 2024 07:54:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38160 Birleşik Krallık’ta gerçekleştirilen son genel seçimlerde, İşçi Partisi 650 sandalyeden 411’ini kazanarak büyük bir zafer elde etti. Avrupa’da aşırı sağın yükseldiği bir dönemde, bu seçim sonuçlarının İngiltere’de ibreyi sola kaydırmasının önemli bir gelişme olduğunu belirten Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, yaptığı detaylı değerlendirmede, sonucu belirleyen faktörlerin başında İngiltere’nin giderek zayıflayan ekonomisi, tüketicilerin satın alma gücü, adaletsiz gelir dağılımı ve çocuk yoksulluğu oranının yüksek olmasına dayandırdı.

Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi İktisatçı Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu Birleşik Krallık’ta gerçekleştirilen son genel seçimler ile ilgili detaylı değerlendirmelerde bulundu. İşçi Partisi ve Muhafazakarların toplamda oyların yaklaşık yüzde 60’ını aldığı seçim sonucu ile ilgili Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, “Bu, tarihin en düşük oranı, Liberal Demokratlar, Reform Partisi, Yeşiller başta gelmek üzere tüm küçük partiler güçlendiler” diyerek sonuçları doğuran ekonomik sebepleri sıraladı.

Yıllardır süre gelen ekonomik zayıflama, satın alma gücü, adaletsiz servet dağılımı

Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu ekonomik anlamda uzun yıllardır süren sorunları tek tek sıraladığı konuşmasında, “İngiltere, piyasa ölçütleriyle dünyanın 6. satın alma gücü paritesiyle 9. büyük ekonomisi ama sürekli görece zayıflama içerisinde ve Londra borsasında hisselerin yüzde 56’sı yabancıların elinde. ABD şirketleri yılda İngiltere’ye 700 milyar dolarlık satış yapıyorlar. 1,5 milyon işçi Amerikan şirketlerinde çalışıyor. Orta Doğu şeyhleri, Rus oligarkları, Hintli girişimciler, Amerikalı teknoloji zenginleri Londra’yı mekan tutuyorlar. Bu yerleşikler açısından konut fiyatlarını, dolayısıyla kiraları artırıyor. Genç kuşakların ev sahibi olma hayalleri sönüyor. Nüfus artışı da göz önüne alınınca tüketicilerin satın alma güçleri 2007 krizinden beri yerinde sayıyor. Gelişmiş ülkeler içerisinde İngiltere, gelir ve servet dağılımının ABD’nin ardından en bozuk olduğu ülke. En zengin yüzde 20, gelirin yüzde 35’ini alır, servetin yüzde 63’üne sahipken, en yoksul yüzde 20 için bu oranlar yüzde 8 ve yüzde 0,5. Ayrıca, İngiltere, bölgesel gelişmişlik farklarının en yüksek olduğu ülkelerden biri: Kuzeydoğu İngiltere’de yaşam standardı Londra’nın yarısından az” dedi.

“Çocukların yüzde 30’u, 4,2 milyon yoksulluk içerisinde”

İngiltere’de çocuk yoksulluğunun da yüksek olduğunun vurgusunu yapan Prof. Dr. Kozanoğlu, “Çocuk yoksulluğu da çok yüksek. Birleşik Krallık’taki çocukların yüzde 30’u, 4,2 milyon yoksulluk içerisinde. Yeterli beslenemeyen, gıda güvenliğini sağlayamayan 3,7 milyon aile var. İngiltere’nin övünç kaynağı Ulusal Sağlık Sistemi de gerileme içerisinde. Katkı payları ve uzun bekleme listeleri yurttaşların belini büküyor. Tüm bu nedenlerle seçmenlerin yüzde 75’i, politikacılarla ilgili olumsuz görüş içerisinde. Sorunların çözüleceğine inançlarını kaybetmiş durumdalar” diyerek seçim sonuçlarını sebep olan ekonomik nedenler hakkında görüşlerini beyan etti.

Dar bölgeli seçim sistemi ve İşçi Partisi’nin başarısı

İşçi Partisi’nin bu büyük başarısının, dar bölgeli seçim sisteminin bir sonucu olduğunu belirten Kozanoğlu, “İşçi Partisi, oyların sadece yüzde 34’ünü alarak tek başına hükümet kuracak çoğunluğu elde etti. 2019 seçimlerine göre oylarını yüzde 4,2 artırarak bu başarıyı yakaladı. Kamuoyu yoklamaları, İşçi Partisi’ni Muhafazakar Parti’nin yüzde 20 önünde gösterse de sandıkta bu fark yüzde 10 olarak gerçekleşti. Bu başarı, sağ oyların Muhafazakar Parti ve Nigel Farage’ın Reform Partisi arasında bölünmesinden kaynaklandı” ifadelerini kullandı.

Jeremy Corbyn’in dönüşü ve bağımsız adayların başarısı

Prof. Dr. Kozanoğlu, bağımsız aday olarak Londra’nın Kuzey Islington bölgesinden yeniden seçilen Jeremy Corbyn’in başarısına da vurgu yaptı: “Corbyn, Filistin bağımsızlık mücadelesine verdiği destek nedeniyle haksız yere antisemitik olarak yaftalanmış ve partiden ihraç edilmişti. Ancak bağımsız aday olarak 41 yıldır hizmet ettiği seçim bölgesinde, İşçi Partili adaya 8 bin oy fark atarak yeniden seçilmesi, halkın ona olan desteğinin devam ettiğini gösteriyor. Corbyn’in bu başarısı, gönüllü aktivistlerinin kapı kapı dolaşarak seçmenle yüz yüze ilişki kurmalarının bir sonucu olarak ortaya çıktı.”

Bu seçimle birlikte radikal sol adaylar, İşçi Partisi’nden ayrılarak Filistin direnişine destek temelinde seçime katıldı. Shockat Adam Güney Leicester’dan, Labal Mohammed Desbury ve Batley’den, Adnan Hussain Blackburn’den, Ayoub Khan ise Birmingham Perry Bar’dan parlamentoya girmeyi başardı. Prof. Dr. Kozanoğlu, “Corbyn’i de katarsak, Filistin yanlısı grup, parlamentoda aşırı sağcı Reform Partisi’nin 4 temsilcisinden daha fazla ağırlığa sahip olacak” dedi.

Sosyalist kampanya grubu ve sol kanat

İşçi Partisi’nde Corbyn ile iş birliği yapan Sosyalist Kampanya Grubu’nun önemli isimlerinin koltuklarını koruduğunu belirten Kozanoğlu, “Bu isimler, parlamento açıldıktan sonra seslerini daha fazla yükseltebilirler. John Mac Donnell ve Diane Abbott gibi gölge kabine üyeleri, seçim kampanyası boyunca keskin siyasi mesajlardan kaçınarak koltuklarını korudu. İşçi Partisi’nde, Starmer’ın politikalarına muhalefet edebilecek azımsanmayacak sayıda sol kanat milletvekili bulunuyor” dedi.

Muhafazakarların tükenişi

Prof. Dr. Kozanoğlu, Muhafazakar Parti’nin seçimlerde yaşadığı büyük yenilgiye de değinerek, “İngiltere’de yaygın bir inanış var: Seçimleri muhalefet kazanmaz, iktidar kaybeder. Bu yaklaşım, 2024 seçimleri için de doğru çıktı. Hayat pahalılığı, yüksek faizler, kamu hizmetlerinin yetersizliği, düşük büyüme ve verimliliğin artırılamaması gibi olgular, seçmenleri iktidardan uzaklaştırdı. Becerikli ve iş bitirici imajına sahip Muhafazakarlar, 2019 seçimlerinden bu yana dört başkan değiştirdi ve parti içi hizipler ülkeyi yönetmekten çok birbirlerinin kuyusunu kazmaya odaklandı. Bu da Muhafazakarların tükenmişliğinin en belirgin göstergesi oldu” şeklinde konuştu.

Starmer’ın politikaları ve gelecek öngörüleri

Altınbaş Üniversitesi’nden Prof. Dr. Kozanoğlu son olarak Starmer’ın politikalarını ve gelecekteki etkilerini şu şekilde değerlendirdi: “Starmer, küresel ekonomide büyük bir güç haline gelen varlık yönetim şirketleriyle iş birliği yapmayı planlıyor. Özellikle dünyanın bu konudaki en büyük firması BlackRock ile iş birliği hedefliyor. Kamu-özel iş birliği projeleri aracılığıyla altyapı yatırımlarını hızlandırmayı amaçlıyor. Ancak, Bristol Üniversitesi öğretim üyesi Daniela Gabor’un da belirttiği gibi, bu tarz iş birlikleri konut fiyatlarının yükselmesine ve kiraların artmasına neden olabilir. Ayrıca, bu projeleri benimseyen hükümetler, fonlara tutsak düşebilir ve başta iklim, enerji ve sosyal politikalar olmak üzere yaşamın her alanında özelleştirme süreci hızlanabilir.”

Dış politikada ise Starmer, Britanya’yı dünya sahnesinde daha etkin kılmayı hedefliyor. AB’ye tekrar katılmayı denemeden, başta Almanya olmak üzere ilişkileri yeniden kurmayı amaçlıyor. NATO’ya daha fazla entegrasyon, Ukrayna’ya tam destek ve İsrail’in Gazze’deki vahşetini görmezden gelmeye devam etmek gibi politikalarla ABD’nin “en sadık dostu” imajını pekiştirmeyi planlıyor. Prof. Dr. Kozanoğlu, “Starmer, Tony Blair’in 2024 sürümü bir imaj sunuyor. Ancak Blair’in renksizi olarak nitelendirilen Starmer’ın, sosyal hareketlerle ve sendikalarla organik bağ kurmadan nasıl bir başarı elde edeceği tartışmalı” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/ingilteredeki-genel-secimlerde-isci-partisi-buyuk-zafer-elde-etti/feed/ 0
Biden’ın sağlığına yönelik iddialar ve adaylığı bırak çağrıları https://www.haber60.com.tr/bidenin-sagligina-yonelik-iddialar-ve-adayligi-birak-cagrilari/ https://www.haber60.com.tr/bidenin-sagligina-yonelik-iddialar-ve-adayligi-birak-cagrilari/#respond Tue, 09 Jul 2024 05:24:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38151 ABD’de Kasım ayında yapılacak başkanlık seçiminde Demokrat Parti’den aday olan Başkan Joe Biden’a kendi partisi içinden “adaylığı bırak” çağrıları gelmeye devam ederken, sağlığına yönelik yeni iddialar da ortaya atılıyor.

Beyaz Saray Sözcüsü Karine Jean-Pierre, Pazartesi günkü basın toplantısında Biden’ın sağlığına yönelik ısrarlı sorulara, Biden’ın bir hastalığı olmadığını söyleyerek karşılık verdi.

New York Times gazetesi, Beyaz Saray’ın resmi ziyaretçi kayıtlarına dayandırarak, Parkinson uzmanı bir doktorun son sekiz ay içinde sekiz kez Beyaz Saray’ı ziyaret ettiğini bildirmişti.

Sözcü Jean-Pierre, “Başkan Parkinson tedavisi gördü mü? Hayır. Başkan şu an Parkinson tedavisi görüyor mu? Hayır” dedi.

Beyaz Saray kayıtları, gazetenin haberinde bahsedilen ve Walter Reed Ulusal Askeri Tıp Merkezi’nde görevli olan doktorun, 2012-2016 yıllarındaki Barack Obama yönetimi döneminde de Beyaz Saray’ı ziyaret ettiğini gösteriyor.

81 yaşındaki Biden da Pazartesi sabahı beklenmedik bir şekilde MSNBC kanalındaki sabah programını arayarak “Hiçbir yere gitmiyorum” dedi. Kendisine adaylığı bırakma çağrısı yapan Demokrat Partililere de “ya gelecek ayki kongrede bana meydan okuyun ya da Trump’a karşı arkamda durun” diye seslendi.

Biden’ın zihinsel sağlığı, 27 Haziran’da Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı Donald Trump’la yaptığı televizyon mülakatında gösterdiği düşük performans sonrası kamuoyunun merceği altında.

Biden, bugün ABD’de başlayacak NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak.

Biden’dan Demokrat Kongre üyelerine mektup

Parti içinden baskıların artmasının ardından Biden, Kongre üyesi Demokratlara Pazartesi günü bir mektup gönderdi ve “Trump’ı yenebilecek olduğuma tamamen inanmıyor olsaydım yeniden aday olmazdım” dedi.

İnsanların endişelerini duyduğunu ve gözlerini bunlara kapamadığını belirten Biden, ön seçimlerde Demokrat parti üyelerinin, kendisinin başkan adaylığını istediklerini açık bir şekilde gösterdiklerini savundu; “Ön seçim sürecinin önemsiz olduğunu mu söyleyelim? O seçmenlerin sözü değersiz mi… Bunu yapamam. Kendi partimizin görüşlerini görmezden gelirsek demokrasiyi nasıl savunacağız?” yazdı.

Biden ayrıca Demokrat Parti bağışçılarına da telefon etti. BBC’nin ulaştığı bilgilere göre Biden Eylül ayında Trump’la yapacağı ikinci mülakatta “saldır, saldır, saldır” stratejisini uygulayacak.

Parti içinden baskılar sürüyor

Biden’ın tüm çabalarının yanında, Demokrat Parti içindeki endişe ve huzursuzluk sürüyor. Son olarak partinin kıdemli Kongre üyelerinden Adam Smith, Biden’a “kenara çekil” çağrısı yaptı.

Smith “Amerikan halkı artık Biden’ı dört yıl daha başkanlık yapabilecek bir aday olarak görmediğini açıkça belli etti” dedi.

ABD medyası bir gün önce de Temsilciler Meclisi’ndeki Demokratların lideri Hakeem Jeffries’in parti üyeleriyle yaptığı toplu görüşmede, dört ismin açık şekilde Biden’ın adaylıktan çekilmesi gerektiğini ifade ettiğini aktarmıştı.

Jerry Nadler, Mark Takano ve Adam Smith’in bu dört isim arasında olduğu kesinlik kazandı. Dördüncü isimse CBS ve New York Times gazetesine göre Joe Morelle, Associated Press haber ajansına göreyse Jim Himes.

Toplu görüşmeye katılan diğer Demokrat üyeler de, Biden’ın Trump’a karşı kazanma olasılığına dair endişelerini olduğunu ifade etti.

Öte yandan bir diğer Demokrat kongre üyesi, Alexandria Ocasio-Cortez, Biden’a destek açıklaması yaptı ve “Bu konu kapanmıştır. Bizim adayımız Biden. Yarıştan çekilmiyor ve onu destekliyorum” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bidenin-sagligina-yonelik-iddialar-ve-adayligi-birak-cagrilari/feed/ 0
Fransa’da Sol İttifak AP Seçimlerinde Başarılı Oldu https://www.haber60.com.tr/fransada-sol-ittifak-ap-secimlerinde-basarili-oldu/ https://www.haber60.com.tr/fransada-sol-ittifak-ap-secimlerinde-basarili-oldu/#respond Mon, 08 Jul 2024 21:09:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38063 Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinin sonuçlandığı 9 Haziran akşamı Fransa şoktaydı. Aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) Partisi yüzde 34 oyla en yakın rakiplerini ikiye katlamış, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ulusal Meclis’i feshederek erken seçim kararı almıştı.

Ertesi gün basılan sol çizgideki Liberation gazetesi baş sayfasından dev puntolarla “Halk cephesi oluşturun” çağrısı yapıyordu. Sol kanattaki partiler de hemen harekete geçmiş, 3 hafta sonra ilk turu yapılacak genel seçimler için birlik çalışmalarına başlamıştı. Ve AP seçimlerinden birkaç gün sonra bu çalışmalar meyvesini verdi.

Sosyalist Parti, Komünist Parti, Ekolojistler ve Boyun Eğmeyen Fransa Hareketi ittifak anlaşmasına vardı. İttifaka başka küçük parti ve adaylar da destek verdi.

Aşırı sağı durdurmak amacıyla kurulan ittifak, yaklaşık 100 yıl önce faşizme karşı bir araya gelen Halk Cephesi’ne atıfla “Yeni Halk Cephesi” (NFP) adını aldı.

İttifakın vaatleri arasında asgari ücretin 1600 euro’ya çıkarmak, Cumhurbaşkanı Macron’un yükselttiği emeklilik yaşını 64’ten tekrar 60’a düşürmek, sağlık ve sosyal refah harcamalarını artırmak, çevreyi koruyucu tedbirler almak gibi başlıklar yer alsa da esas ortak zemin Ulusal Birlik karşıtlığı.

30 Haziran-7 Temmuz tarihlerinde yapılan genel seçimlerin ikinci tur sonuçları, Glucksmann’ı haklı çıkardı. Hem solun birleşmesi, hem de aşırı sağa karşı ikinci turda merkez partiler ile taktikte anlaşması gerçekten de Ulusal Birlik’i iktidarın kapısından döndürdü.

İlk turu birinci bitiren RN, ikinci turda ancak üçüncü sırayı alabildi. Ancak aşırı sağcı parti meclisteki sandalye sayısını yüzde 60 artırdı.

İkinci turda ipi göğüsleyen NFP ise bir önceki seçimlerde kurulan sol ittifaka kıyasla sandalye sayısını 31 artırarak 182 milletvekilliği aldı.

Sosyalistler güçlendi

Sol ittifak içindeki dengelerdeki değişim de bu dönemde kilit önemde. İttifakın önde gelen partisi Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) ile Sosyalistler arasındaki fark daraldı. Le Monde gazetesinin hesabına göre LFI, daha önce 75 olan milletvekili sayısında bir gerileme ile 74’e düştü. Sosyalistler ise 31’den 59’a yükselerek milletvekili sayısını neredeyse iki katına çıkardı.

Yeşiller de denilen Ekolojistler 2022’de 23 olan milletvekili sayısını 28’e çıkardı. Komünistler ise 11’den 9’a geriledi.

Yeni Halk Cephesi de dahil hiçbir parti ya da ittifakın mecliste mutlak çoğunluğa ulaşamaması ülkenin uzun ve sancılı olabilecek bir koalisyon görüşmeleri dönemine girmesini getirecek. Sol cephe de kendi içinde daha kalıcı bir birlik testine tabi tutulacak. Nitekim seçimin ikinci turu sonuçlandığında cepheyi oluşturan partiler ortak bir açıklama yapmak yerine ayrı ayrı kutlamayı tercih etti.

Yeni Halk Cephesi, ülkede daha önce de denenmiş bir formül. 2022 seçimlerinde de Yeni Ekolojik ve Sosyal Popüler Birlik (NUPES) adıyla bir sol ittifak kurulmuştu. NUPES meclisin en büyük ikinci gücüydü.

Ancak ittifak kısa sürede çatırdamaya başlamış, grubun lideri konumundaki Boyun Eğmeyen Fransa Hareketi’nin lideri Jean-Luc Melenchon bir nevi ‘toksik’ bir figüre dönüşmüştü.

Hamas’ın İsrail’de 7 Ekim’deki düzenlediği saldırılar sonrası İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında söylem birliğine varılamaması, Melenchon’un Hamas’ı “terörle suçlayarak kınamaması” ve Yahudi düşmanlığıyla suçlanması ittifaka son darbeyi vurmuştu.

Cumhurbaşkanı Macron da seçim öncesi aşırı sağ kadar aşırı sol tehdidinden de dem vuruyor, “iç savaş” uyarısı yapıyordu.

Sol ittifakın önde gelen figürlerinden Raphael Glucksmann bile seçmenin içini rahatlatmak istercesine, seçimleri kazanırlarsa başbakan adaylarının Melenchon olmayacağını söyleme ihtiyacı hissediyordu.

72 yaşındaki Melenchon dün akşam seçim sonuçları açıklandıktan hemen sonra yaptığı açıklamada asgari ücreti artırma gibi vaatlerinin yanında Filistin devletini tanıma sözü de veriyordu. Melenchon, programından “tek bir virgül bile değiştirmeyeceğini” söylüyordu.

Melenchon ve Cumhurbaşkanı Macron’un liderliğindeki liberal kanat bugüne kadar karşılıklı olarak işbirliğine kapalı bir tavır sergiledi. Ulusal Meclis’in mutlak çoğunluktan uzak üç grup arasında bölündüğü ve koalisyon dışında bir hükümet formülünün görünmediği bir dönemde bu tavizsiz tavrın merkez ile sol arasında olası koalisyon müzakerelerini zora sokabileceği belirtiliyor.

‘Kolay olacağı yalanını söyleyemem’

Sol kanadın yükselen yıldızlarından Ekolojistler lideri Marine Tondelier de Pazartesi sabahı yaptığı açıklamalarda durumun karmaşık olduğunu ve çözümün zaman alacağını söyledi.

Tondelier, “İnsanlar bundan sonra ne olacağını öğrenmek için sabırsızlanıyor. Onlara söyleyeceğim şey bunun biraz zaman alacağı… Ulusal Meclis yapısı daha önce görülmemiş bir şekilde. Bunun basit, kolay ya da rahat olacağı yalanını söyleyemem” dedi.

Sosyalist Parti lideri Olivier Faure de ittifakın başbakan adayını bu hafta içinde, “ya konsensüs ya da oylama yoluyla” seçeceklerini açıkladı.

Bu adayın kim olacağı ve ne tür bir ittifak arayışına gireceği ülkede günün en merak uyandıran sorusu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/fransada-sol-ittifak-ap-secimlerinde-basarili-oldu/feed/ 0
Fransızlar, Aşırı Sağı İktidarda İstemiyor https://www.haber60.com.tr/fransizlar-asiri-sagi-iktidarda-istemiyor/ https://www.haber60.com.tr/fransizlar-asiri-sagi-iktidarda-istemiyor/#respond Mon, 08 Jul 2024 00:09:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37998 Aşırı sağa Avrupa Parlamentosu seçimlerinde ve genel seçimin ilk turunda zafer kazandıran Fransızlar, iş ülkenin yönetimine gelince bir kez daha “sizi iktidarda istemiyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de olduğu gibi, ülkenin yönetimi için asıl önemli olan oylamada “eşikten döndüler”.

Aşırı sağcı Ulusal Birlik’i (RN) üçüncü sıraya düşüren bu sürpriz yenilgi, tamamen onları durdurmak isteyen Fransızların kalabalık şekilde sandığa gitmesiyle yaşandı.

30 Haziran’da yapılan ilk tur seçimlerde oyların yüzde 33’ünü almasının ardından yaklaşık 300 milletvekili çıkaracağı tahmin edilen Ulusal Birlik’in sandalye sayısının 150 civarında kalması bekleniyor.

Ulusal Birlik bunun, diğer partilerin seçim sistemini kullanarak onlara karşı bir araya gelmesiyle mümkün olduğunu ileri sürecektir ki, bunda bir ölçüde haklılar.

Aşırı sağcılar, birbirinden tamamen faklı sol partilerin birdenbire farklılıklarını tamamen unutup Ulusal Birlik karşıtı yeni bir koalisyon kurduğunun, ardından Macroncularla da solun farklılıklarını unuttuğunun altını çiziyor; bu partileri birleştiren tek şeyin Ulusal Birlik karşıtlığı olduğunu ve bu anlaşmazlıkların kötü bir geleceğin işareti olduğunu vurguluyor.

Ancak tüm bunlar gerçeği değiştirmiyor. Halkın çoğunluğu, ya ideolojilerine karşı olduğu için ya da iktidara gelmeleri halinde oluşacak kaçınılmaz huzursuzluktan korktukları için, aşırı sağı istemiyor.

Peki aşırı sağın yükselen genç ismi Jordan Bardella yeni başbakan olamayacaksa, kim olacak?

Bu, cevap arayan en büyük soru. Ve Fransa’da geçmiş genel seçimlerde gördüğümüzün aksine, bu kez bu yanıtı almak haftalar sürebilir.

Çünkü Fransa’da geride bıraktığımız gergin haftalarda, Fransız siyasi sisteminin doğasını değiştiren bir şey yaşandı.

Charles de Gaulle’den bu yana her seçime tanıklık eden deneyimli gazeteci Alain Duhamel, “Bugün artık baskın bir parti yok. Emmanuel Macron yedi yıl önce yönetime geldiğinden bu yana, siyasi güçlerimizin parçalandığı bir döneme tanıklık ediyoruz. Belki de artık yeniden yapılandıkları bir dönem başlıyordur” diyor.

Duhamel bu sözlerle şunu kastediyor; Fransa’da şu an çok sayıda siyasi güç bulunuyor. Üç ana blok (sol, aşırı ağ ve merkez), ve ek olarak merkez sağ. Bu blokların içinde de birbirine rakip partiler var.

Hiçbir partininin tek başına çoğunluğu sağlayamadığı parlamentoda, merkez sağdan sola uzanan bir koalisyon kurabilmek için yaşanacak uzun bir pazarlık süreci kaçınılmaz olacak.

Bu koalisyonun nasıl oluşturulacağıysa, potansiyel koalisyon ortaklarının geçmişte sergiledikleri karşılıklı nefret göz önünde bulundurulduğunda, meçhul.

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un son haftalardaki gerilimlerin ardından bir uzlaşma dönemi çağrısı yapması bekleniyor.

Muhtemelen bu uzlaşma dönemi Paris Olimpiyatları ve yaz tatilini kapsayacak, ve Fransızların yeniden moral bulmasını sağlayacaktır.

“Macron önemini yitiriyor”

Macron bu sürede koalisyon görüşmelerini yürütecek ve farklı siyasi partilere ulaşacak bir ismi görevlendirecek. Peki bu isim soldan mı, merkezden mi ya da siyaset dışı bir isim mi olacak, bilmiyoruz.

Kesin görünen tek şey Fransa’nın daha parlamenter bir sisteme giriş yapıyor olduğu.

Yeni dönemde siyasi güç Macron’dan çekilerek, yeni hükümeti yönetecek isme doğru kayacaktır.

Macron başbakanlık koltuğuna merkezden birini koymayı başarsa bile – ki bu solun gücü düşünüldüğünde kolay olmayacaktır – bu isim gücünü parlamentonun desteği temelinde kullanacaktır.

2027’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olması beklenmeyen Macron, giderek önemsizleşen bir siyasi figür olacaktır.

Peki Macron Avrupa Parlamentosu seçimlerinde aşırı sağın zaferi sonrası meclisi feshederek, oynadığı kumarı kaybetti mi? Erken seçim çağrısı yaptığına pişman mı? Geri adım atmaya hazır mı?

Macron’un olayları böyle görmediğinden emin olabiliriz. O, mevcut durum sürdürülemez olduğu için erken seçim çağrısı yaptığını; siyaseti netleştirdiğini; halkın desteğinin arttığı Ulusal Birlik’i parlamentoda daha adil bir sandalye sayısına ulaştırdığını; ve “Fransızların aşırı sağı hiçbir zaman iktidara getirmeyeceğine” dair oynadığı bahsi kazandığını söyleyecektir.

Bu süre içinde Macron, gücü azalıyor olsa da, hâlâ orada olacak; ekibine danışarak politikacıları yönlendirecek ve siyasi saati işleten usta olarak varlığını sürdürecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/fransizlar-asiri-sagi-iktidarda-istemiyor/feed/ 0
CHP lideri Özel: Ya asgari ücrete zammı verecekler ya da biz söke söke alacağız https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-ya-asgari-ucrete-zammi-verecekler-ya-da-biz-soke-soke-alacagiz/ https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-ya-asgari-ucrete-zammi-verecekler-ya-da-biz-soke-soke-alacagiz/#respond Sun, 07 Jul 2024 22:03:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37966 Hükümet asgari ücrete zam yapmayacağını açıklarken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise bu konuda ısrarını sürdürüyor. Edirne’de vatandaşlara seslenen Özel, asgari ücrete zam yapılması gerektiğini tekrarlayarak, “Ya asgari ücrete zammı verecekler ya da biz söke söke alacağız. Zamları yaparsanız sorunlar bitmez ama hiç olmazsa birazcık geçim olur ama geçim olmazsa hiç merak etmeyin yakında seçim olur.” dedi.

CHP LİDERİ ÖZGÜR ÖZEL EDİRNE’DE

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Edirne İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Ziyarette Özel’e CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın da eşlik etti.

“YEREL SEÇİMLERİ 47 YIL SONRA BİRİNCİ PARTİ OLARAK TAMAMLADIK”

İl Başkanlığı önündeki kalabalığa seslenen Özel, Edirne’deki seçim sonuçlarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. “Önümüzdeki günlerde Edirne’de parti yönetiminde bir tasarrufta bulunacağız. O günden itibaren Edirne’de hep beraber genç başkanımıza, kadın başkanımıza, partimize sahip çıkacağız” diyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Heyecanlandınız, alkışladınız, desteklediniz, arkamızda durdunuz ve biz Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında girdiğimiz ilk seçimleri yerel seçimleri 47 yıl sonra birinci parti olarak tamamladık.

Şimdi Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk genel seçimleri geliyor. Başkanımın elinde bir anahtar var. O anahtar Edirne Belediyesi kapısının ya da kasasının ya da o anahtar Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Atatürk’ün partisinin iktidarının anahtarı. Bu sebeple hep beraber Edirne’yi dürüst, çalışkan, tasarruflu, halkı koruyup kollayan; emeklisine, emekçisine, çiftçisine, esnafına sahip çıkan projelerle başkanımız yönetecek. Biz Filiz Başkan’ın arkasında olacağız, ona sonuna kadar destek olacağız.

“‘ÇİFTÇİ, KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİDİR’ DİYEN BİR CUMHURBAŞKANIMIZ OLACAK”

Burada hep birlikte bu baba ocağına da Atatürk’ün emanetine de sahip çıkacağız. Baba ocağının tapusu ne CHP’lilerde ne bende, ne Kemal Bey’de vardı ne İsmet İnönü’de… Baba evinin tapusu bir kişiye kayıtlı. O da Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Şimdi artık hep beraber toplanacağız. Hep beraber birleşeceğiz ve Cumhuriyet Halk Partisi’ni önce iktidar yapacağız, sonra sonuncusu gibi çiftçiye ‘Al ananı da git’ diyen değil; ‘Çiftçi, köylü milletin efendisidir’ diyen bir cumhurbaşkanımız olacak.

“EMEKLİ MAAŞINI 1,5 ASGARİ ÜCRET YAPACAĞIZ”

Bundan sonra esnafımıza da sahip çıkacağız, emeklimize de emekçimize de. Tabii iktidar olunca bambaşka şeyler olacak. Mesela emekli maaşı bu AK Parti geldiğinde 1,5 asgari ücretti. Hiç ellemese, dokunmasa, karışmasa bize emeklimiz 26 bin TL alacaktı. Sistemi değiştirdi, şimdi 10 bin TL alıyor. Geldiğimizde önce bir asgari ücret, sonra 1,5 asgari ücret yapacağız.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel

“ÇİFTÇİNİN, EMEKLİNİN, ASGARİ ÜCRETLİNİN YÜZÜ GÜLECEK”

Bu desteklemelerin her bir tanesini kanun nasıl yazıyorsa öyle vereceğiz. Yüzde 1’i milli gelirin, destekleri olacak, bunlar binde 2’sini veriyorlar. Yani çiftçiye 5 vereceğine 1 veriyor. Çiftçinin de yüzü gülecek, emeklinin de gülecek, asgari ücretlinin de gülecek ama bunun olması için önce iktidar olmamız lazım. Onun için belediye başkanlarımıza sahip çıkacağız. Sonra partimize sahip çıkacağız.

“HERKESE KUCAK AÇACAĞIZ”

Sonra kapıları ardına kadar açacağız. Adam baba evinden AK Parti’ye gitmiş, perişan olmuş. Gelecek buraya, ona ‘Baş tacısın’ diyeceğiz. MHP’li gitmiş başka bir tarafa, görmüş bunların halini, geri gelmiş. Herkese kucak açacağız. Nasıl seçimi kazandığımız akşam dedik ki, ‘Kimse öteki değildir, kimse kaybetmedi, bu seçimin kaybedeni yok’.

Edirne’deki herkes bilsin ki bu parti birinci parti olunca da kimseyi itmez, kimseyi kakmaz, bundan sonra herkese sahip çıkar. Göreceksiniz, o günleri hep birlikte yaşayacağız. İnsanların yüzde 65 nüfusunun CHP’li belediyelere oy vermesi boşuna değil.

“EKONOMİNİN YÜZDE 80’İNİ BİZE TESLİM ETMELERİ BOŞUNA DEĞİL”

Ekonominin yüzde 80’ini bize teslim etmeleri boşuna değil. Hem yıldırlar hem yeni değişim sürecine, genç adaylara, kadın adaylara, tecrübeyle gençliğin birleşmesine, iktidar umudumuza, heyecanımıza ortak oldular. Bu duyguyu mutlaka koruyacağız. Yukarıya doğru gidiş başladı. Hep ileriye gideceğiz. Onun için ufak tefek meselelere takılmayacağız. Kusur varsa örteceğiz. Tartışmaları bitireceğiz. Bundan sonra her şey çok güzel olacak, yoluna girecek.

Geçen hafta bir emek mitingi yaptık. Orada 4 tane şey söyledik. Bir, kredi kartlarının faizlerini silin; esnafa, köylüye, bireysel sıkıntı çekenlere. Ana parasını bölün. Bundan yüzde 30 vergiyi kaldırın, milleti rahatlatın. İki, taban ücretleri. Mesela buğdayda 15 lira olması lazım, maliyetini verdiler. Taban fiyatlarını artırın, ayçiçeğine iyi bir fiyat verin. Üzüme, fındığa, çaya, narenciyeye sahip çıkın.

“ASGARİ ÜCRETE ZAMMI SÖKE SÖKE ALACAĞIZ”

Üçüncüsü, emekli maaşı 10 bin lira olmaz. Bunu bir asgari ücret düzeyine getirin, sonuncusu da asgari ücrete enflasyon uyarlamasını yapın. Bu gün 17 bin lira olan asgari ücret, verildiği günkü 13 bin liraya denk geliyor. Yıl sonuna doğru 9 bin liraya düşecek. Bu olmaz dedik ve itiraz ettik. Buradan tekrar ediyoruz. ya asgari ücrete zammı verecekler ya da biz söke söke alacağız. Zamları yaparsanız sorunlar bitmez ama hiç olmazsa birazcık geçim olur ama geçim olmazsa hiç merak etmeyin yakında seçim olur.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-ya-asgari-ucrete-zammi-verecekler-ya-da-biz-soke-soke-alacagiz/feed/ 0
Özgür Özel: Geçim olmazsa hiç merak etmeyin yakında seçim olur https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-gecim-olmazsa-hic-merak-etmeyin-yakinda-secim-olur/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-gecim-olmazsa-hic-merak-etmeyin-yakinda-secim-olur/#respond Sun, 07 Jul 2024 21:54:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37960

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Buradan tekrar ediyoruz. ya asgari ücrete zammı verecekler ya da biz söke söke alacağız. Zamları yaparsanız sorunlar bitmez ama hiç olmazsa birazcık geçim olur. Ama geçim olmazsa hiç merak etmeyin yakında seçim olur” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bu yıl 663’üncüsü düzenlenen Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin final güreşlerini izlemek ve dereceye giden pehlivanların ödül törenine katılmak üzere Edirne’ye geldi. Beraberinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile milletvekilleri ve belediye başkanları bulunan Özel, Kırkpınar öncesinde parti teşkilatını ziyaret etti.

Edirne ile başka bir gönül bağılarının olduğunu söyleyen Özel, “Ben buraya milletvekili olarak geldim, grup başkan vekili olarak geldim, grup başkanı olarak geldim ama bugün ilk kez sizlerle partinin genel başkanı olarak kucaklaşıyorum. Hepinize teşekkür ediyorum. Edirne’de zorlu bir yerel seçim sürecini hep birlikte geride bıraktık. Edirne hep birlikte kenetlendi. Önce zor günler yaşadık, tartışmalı günler yaşadık. Doğru kararların verilmesi için zorlu süreçlerin içerisinden geçtik. Sonra adayımızı belirledik. Geldim, size dedim ki, ‘Edirne, Cumhuriyetin kalesidir. Edirne adayına, partisine sahip çıkacak’. Siz sözünüzü yerde bırakmadınız, hepinize teşekkür ediyorum” diye konuştu.

CHP il başkanlığında olduğunu ve burasının baba ocağı olduğunu belirten Özel, “Herkesin doğduğu, büyüdüğü, sonra kiminin ayrılıp gittiği, kiminin kaldığı bir yer. Ama kapısı her daim açık. Çorbası her zaman kaynayan, çayı demli olan, bacası tütmekte olan bir yer burası. Son seçimlerde Edirne’de 2 kişiden biri bu baba ocağına geldi, baba ocağında kucaklaştı. Buradan Edirne’nin bize destek veren sosyal demokratlarına, milliyetçi demokratlarına, muhafazakar demokratlarına, bütün demokratlarına ve benim bütün akrabalarıma yürekten teşekkür ediyorum. Bu kapı ardına kadar açıktır. Bugün burada bir görev devir teslimi yaşanıyor. İl başkanımız gayretlerinin, çabalarının vardığı noktada bayrak devir teslimi istedi, biz de uygun gördük. Bugün bu Edirne’nin en güzel gününü hep birlikte yaşayacağız. Önümüzdeki günlerde Edirne’de parti yönetiminde bir tasarrufta bulunacağız. O günden itibaren Edirne’de hep beraber hem kıymetli genç başkanımıza hem partimize sahip çıkacağız” ifadelerini kullandı.

‘CHP’Yİ İKTİDAR YAPACAĞIZ’

Özgür Özel, önlerindeki sürecin herhangi bir süreç olmadığını söyleyerek, “Bizim arkamızda durdunuz. Cumhuriyetin 2’nci yüzyılında girdiğimiz ilk yerel seçimleri 47 yıl sonra birinci parti olarak tamamladık. Şimdi cumhuriyetin 2’nci yüzyılının ilk genel seçimleri geliyor. Başkanın elinde bir anahtar var. O anahtar, Edirne Belediyesi’nin kapısının ya da kasasının ya da Edirne’nin anahtarı değil. O anahtar Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Atatürk’ün partisinin iktidarının anahtarı. Bu sebeple Edirne’yi hep beraber dürüst, çalışkan, tasarruflu, halkı koruyan, kollayan, emeklisine, emekçisine, çiftçisine, esnafına sahip çıkan projelerle başkanımız yönetecek. Biz Filiz Başkan’ın arkasında olacağız, ona sonuna kadar destek olacağız. Örgütümüz ona, o bize emanet olacak. Bu baba evinin evlatları burada hep birlikte buraya da, Atatürk’ün emanetine de sahip çıkacağız. Bu baba evinin tapusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’te kayıtlı. O yüzden Edirne’de de bu işin lamı cimi kalmadı. Gittin, başka partiye. AK Parti’ye gittin. Bak ne oldu buğday fiyatı? Geçen sene ne oldu, ayçiçeği? Öyle olunca artık hep beraber toplanacağız. Birleşeceğiz ve Cumhuriyet Halk Partisi’ni önce iktidar yapacağız, sonra sonuncusu gibi çiftçiye ‘Al ananı da git’ diyen değil, ‘Çiftçi, köylü milletin efendisidir’ diyen bir cumhurbaşkanımız olacak. Bundan sonra esnafımıza da sahip çıkacağız, emeklimize de, emekçimize de. Tabii iktidar olunca bambaşka şeyler olacak” dedi.

‘GELDİĞİMİZDE ÖNCE BİR ASGARİ ÜCRET, SONRA 1,5 ASGARİ ÜCRET YAPACAĞIZ’

Emekli maaşlarına değinen Özel, “Mesela emekli maaşı bu AK Parti geldiğinde bir buçuk asgari ücretti. Hiç ellemese, dokunmasa, karışmasa bize emeklimiz 26 bin TL alacaktı. Sistemi değiştirdi, şimdi 10 bin TL alıyor. Geldiğimizde önce bir asgari ücret, sonra 1,5 asgari ücret yapacağız. Bu desteklemelerin her bir tanesini kanun nasıl yazıyorsa öyle vereceğiz. Yüzde 1’i milli gelirin destekleri olacak, bunlar binde 2’sini veriyorlar. Yani çiftçiye 5 vereceğine 1 veriyor. Çiftçinin de yüzü gülecek, emeklinin de gülecek, asgari ücretlinin de gülecek. Ama bunun olması için önce iktidar olmamız lazım. Onun için belediye başkanlarımıza sahip çıkacağız. Sonra partimize sahip çıkacağız. Sonra kapıları ardına kadar açacağız. Adam babaevinden AK Parti’ye gitmiş, perişan olmuş. Gelecek buraya, ona ‘Baş tacısın’ diyeceğiz. MHP’li gitmiş başka bir tarafa, görmüş bunların halini geri gelmiş. Herkese kucak açacağız. Nasıl seçimi kazandığımız akşam dedik ki, ‘Kimse öteki değildir, kimse kaybetmedi, bu seçimin kaybedeni yok’ Edirne’deki herkes bilsin ki, bu parti birinci parti olunca da kimseyi itmez, kimseyi kakmaz, bundan sonra herkese sahip çıkar. Göreceksiniz o günleri hep birlikte yaşayacağız” diye konuştu.

“İnsanların yüzde 65 nüfusunun CHP’li belediyelere oy vermesi boşuna değil” ifadesini kullanan Özel, sözlerine şöyle devam etti:

“Ekonominin yüzde 80’inini bize teslim etmeleri boşuna değil. Yeni değişim sürecine, genç adaylara, kadın adaylara, tecrübeyle gençliğin birleşmesine, iktidar umudumuza, heyecanımıza ortak oldular. Bu duyguyu mutlaka koruyacağız. Yukarıya doğru gidiş başladı. Hep ileriye gideceğiz. Onun için ufak tefek meselelere takılmayacağız. Kusur varsa örteceğiz. Tartışmaları bitireceğiz. Bundan sonra her şey çok güzel olacak, yoluna girecek. Geçen hafta bir emek mitingi yaptık. Orada 4 tane şey söyledik. Bir, kredi kartlarının faizlerini silin, esnafa, köylüye, bireysel sıkıntı çekenlere. Ana parasını bölün. Bundan yüzde 30 vergiyi kaldırın, milleti rahatlatın. İki, taban ücretleri. Mesela, buğdayda 15 lira olması lazım maliyetini verdiler. Taban fiyatlarını artırın, ayçiçeğine iyi bir fiyat verin. Üzüme, fındığa, çaya, narenciyeye sahip çıkın. Üçüncüsü, emekli maaşı 10 bin lira olmaz. Bunu bir asgari ücret düzeyine getirin, sonuncusu da asgari ücrete enflasyon uyarlamasını yapın. Bu gün 17 bin lira olan asgari ücret, verildiği günkü 13 bin liraya denk geliyor. Yıl sonuna doğru 9 bin liraya düşecek. Bu olmaz, dedik ve itiraz ettik. Buradan tekrar ediyoruz. ya asgari ücrete zammı verecekler ya da biz söke söke alacağız. Zamları yaparsanız sorunlar bitmez ama hiç olmazsa birazcık geçim olur. Ama geçim olmazsa hiç merak etmeyin yakında seçim olur. Ümit ediyoruz, ilk seçimden sonra, CHP iktidar olduktan sonra biz yine sıfır atacağız. Ama birileri gibi hem maaşlardan, hem fiyatlar ve etiketlerden altı sıfır atmayacağız. Bir tane sıfır atacağız. Maaşlardan sıfır atmadan etiketlerden, maaşlardan sıfır atmadan giderlerden sıfır atacağız. 5 kat fazla milli gelir, 10 yılın sonunda 10 kat fazla satın alma gücü. Bugün aynı maaşı alıp mazotun 4 lira, ekmeğin 1 lira olması demek. CHP’nin hedefi, hayali, umudu ve vizyonu budur. Buna inananlar, gelecek seçimlerde CHP’nin içinde olacağı, Türkiye İttifakı’nın, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayına oy verecekler. 10 yılın sonunda 10 kat daha zengin olduklarını görecekler.”

Özgür Özel, açıklamalarının ardından Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın’ı ziyaret etti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu ziyarette Özel, Edirne Belediyesi’ne büyük bir keyifle geldiklerini söyledi. Özel, “Türkiye’den çok sayıda belediye başkanı burada. Artık şehirler kılıçla fethedilmiyor, gönüller fethediliyor, hizmetle fethediliyor. Ekrem Başkan, geçen dönemki başarısını örgütümüzle birlikte artırarak, güveni artırarak, tazeleyerek, tekrar etti. Çok uzun yıllar sonra çok istediğimiz Bursa’yı aldık. Birçok şehirde çok önemli başarılar elde ettik. O yüzden bugün CHP ailesi olarak çok güçlü şekilde buradayız. Ama hepimizin bildiği bir tek şey var ki, cumhuriyetin yüzüncü yılının ilk yerel seçimlerinde, yüzde 38’lik bir oy oranıyla 47 yıl sonra büyük bir başarı elde ettik. Bu büyük aile bu başarıyı elde etti. Hep birlikte elde ettik. Ama esas hedefimiz cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk genel seçimlerinde Atatürk’ün partisini iktidar yapmak. Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanlığına CHP’li bir cumhurbaşkanı seçtirmek. Bunun motivasyonu içindeyiz, hep beraber. Hep birlikte bunun için çalışıyoruz. Başaracağımıza inanıyoruz” dedi.

Romanya’nın başkenti Bükreş’e gittiklerini belirten Özel, “Dün Bükreş’te çok önemli bir gelişme kaydedildi. Basın mensubu arkadaşlar da bu konuda bir şeyler duymak istediklerini ifade ettiler. Dün Sosyalist Enternasyonal toplantısı, Sosyalist Enternasyonal’in Başkanı, İspanya Başkanı Pedro Sánchez, onun başkanlığında Bükreş’te yine Romanya Başbakanın ev sahipliğinde toplandı. Orada yapılan müzakereler sonucunda bir deklarasyon yayınlandı. Hem aşırı sağ ile mücadele noktasında, hem Avrupa’daki Sosyalist Enternasyonal’in yeni yapılanmasını duyurmak noktasında hem de CHP’nin 31 Mart’ta kaydettiği başarıyı umut verici bir zafer olarak nitelendiren, CHP’nin güç kazanmasının altını kalın çizgilerle çizen ve CHP’nin Avrupa Birliği hedefini sahiplenen ve üyelerin tam destek verdiğini ifade eden bir metin ortaya çıktı. Bu gelecekte CHP iktidarında Türkiye’nin nerelere doğru gittiğini gösteren çok önemli bir yaklaşım” diye konuştu.

‘CHP’NİN HEDEFİ, HAYALİ, UMUDU VE VİZYONU BUDUR’

İktidarın Avrupa Birliği hedefinin kalmadığını kaydeden Özel, şunları söyledi:

“Avrupa Birliği hedefleri kalmadıkları, dün Şangay İşbirliği Örgütü’nü hedef gösterdiklerini hatırlayalım. O gösterilen hedefte maalesef, hem Dışişleri Bakanı, hem Sayın Cumhurbaşkanının ifade ettiği hedefte ortalama milli gelir 4 bin 500 dolar. Oysa Avrupa Birliği hedefinde ortalama milli gelir yeni üyelerin düşürmesine rağmen 45 bin dolar. Avrupa Birliği’nin gerçek ortalama milli geliri 55 bin dolar. Birbirinin arasında 10-12 kat milli gelir farkı olan iki yapıdan bahsediyoruz. Biz elbette Asya ve Avrasya’yı da Çin, İran, Rusya’yı da önemsiyoruz. Ama 75 yıl önce kurucusu olduğumuz Avrupa Konseyi’ne ve 60 yıl önce İsmet Paşa’nın zamanında başvuru yaptığımız Avrupa Birliği hedefini yeniden sahipleniyoruz. Ümit ediyoruz, ilk seçimden sonra, CHP iktidar olduktan sonra biz yine sıfır atacağız. Ama birileri gibi hem maaşlardan, hem fiyatlar ve etiketlerden altı sıfır atmayacağız. Bir tane sıfır atacağız. Maaşlardan sıfır atmadan etiketlerden, maaşlardan sıfır atmadan giderlerden sıfır atacağız. 5 kat fazla milli gelir, 10 yılın sonunda 10 kat fazla satın alma gücü. Bugün aynı maaşı alıp mazotun 4 lira, ekmeğin 1 lira olması demek. CHP’nin hedefi, hayali, umudu ve vizyonu budur. Buna inananlar, gelecek seçimlerde CHP’nin içinde olacağı, Türkiye İttifakı’nın, CHP’nin cumhurbaşkanı adayına oy verecekler. 10 yılın sonunda 10 kat daha zengin olduklarını görecekler. ‘Yöneticiler zengin olsun, saraylarda otursun, en pahalı limuzinlere binsin, uçan saraylarla uçsun’ diyenler, Şangay İşbirliği Örgütü’ne doğru gidebilirler. Ama orada halk fakir. 4 bin 500 dolar. ‘Yöneticiler mütevazı ama halk zengin olsun’ diyenler Avrupa Birliği hedefinin peşinde yürüyebilirler. Orada tam 10 kat zengin halklar var. Gelişmiş bir demokrasi var. Bu yürüyüşümüz devam edecek. Bu gelecek vizyonumuzu, hayalimizi, sizlerle böyle anlamlı bir heyetle paylaştıktan sonra şimdi geçmişten 663 yıllık mirasımızı sahiplenmeye, hem Filiz Başkanımızın ilk yıl heyecanıyla hepimizin de 663’üncü yıl gururuyla birlikte güreşleri izlemeye gideceğiz. Uzaktan, yakından katılan bütün pehlivanlara, her yaştan koca yürekli pehlivanlara hem hoş geldiniz, diyoruz hem de başarılar diliyoruz. Kazasız, belasız, sakatlığın olmadığı, centilmence yarışların olduğu, hak edenin kazandığı bir Kırkpınar ümidiyle hepinizi saygı ile selamlıyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-gecim-olmazsa-hic-merak-etmeyin-yakinda-secim-olur/feed/ 0
Fransa’da halk genel seçimin 2. turu için sandık başında! Başkentte yağmalama önlemleri alındı https://www.haber60.com.tr/fransada-halk-genel-secimin-2-turu-icin-sandik-basinda-baskentte-yagmalama-onlemleri-alindi/ https://www.haber60.com.tr/fransada-halk-genel-secimin-2-turu-icin-sandik-basinda-baskentte-yagmalama-onlemleri-alindi/#respond Sun, 07 Jul 2024 21:27:48 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37934 Fransa’da ilk turu aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) Partisi’nin önde götürdüğü erken genel seçimlerin ikinci tur oylamaları sürüyor. Fransız seçmen, kendilerini Ulusal Mecliste temsil edecek 501 milletvekilini belirleyecek.

Fransa ana karasında yerel saatle 08.00’de başlayan oy verme işlemi 18.00’de sona erecek. Paris, Marsilya gibi büyük kentlerde ise saat 20.00’ye kadar oy kullanma işlemi devam edecek. Seçim öncesi, başkent Paris’in işlek caddelerindeki mağaza vitrinlerinin tahta plakalarla kapatıldığı gözlendi. Yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçmek için yapıldığı bildirilen uygulama ile bir çok mağaza, yağmalanmaya karşı korumaya alındı.

Paris’te mağazalar yağmalamaya karşı korumaya alındı

76 MİLLETVEKİLİ İLK TURDA SEÇİLMİŞTİ

Yaklaşık 68 milyon 400 bin nüfuslu ülkede 49,5 milyon Fransız seçmen, ikinci turda 5 yıl boyunca kendilerini Ulusal Mecliste temsil edecek 501 milletvekilini belirlemek için sandığa gidiyor. Mecliste görev alacak diğer 76 milletvekili ilk turda seçilmişti. 1094 adayın yarıştığı seçimin ikinci tur oylamasında en fazla oy alan adaylar, milletvekili seçiliyor. Parti veya ittifakların 577 sandalyeli Mecliste salt çoğunluğu elde etmesi için 289 milletvekili sayısına ulaşması gerekiyor.

SEÇİMDE 3 İTTİFAK ÖNE ÇIKIYOR

Seçim yarışında merkez sağcı Cumhuriyetçiler (LR) Partisinin lideri Eric Ciotti ve bazı LR adaylarıyla ittifak yapan aşırı sağcı Jordan Bardella’nın partisi Ulusal Birlik (RN), aşırı sağcıların seçimde galip gelmesinden endişe eden sol ve çevreci partilerin oluşturduğu Halk Cephesi İttifakı ve Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un partisi Rönesans’ın iktidar ortakları Demokrasi Hareketi (MoDem) ve Horizons (Ufuklar) ile kurduğu “Cumhuriyet İçin Hep Birlikte” İttifakı öne çıkıyor.

Araştırma şirketlerinin sandıkların kapanmasından itibaren seçimin tahmini sonuçlarını vermeye başlaması, resmi sonuçların daha sonra İçişleri Bakanlığı tarafından açıklanması bekleniyor. Resmi verilere göre, yurt dışında yaşayan Fransızlardan internet üzerinden 2. tur için oy kullananların sayısı 460 bin olarak kayıtlara geçti. Ayrıca, ülkenin denizaşırı toprakları olarak adlandırılan Guadeloupe, Guyane, Martinique gibi bölgelerinde oy verme işlemleri dün yapıldı.

MECLİS YARIN KAPILARINI YENİ MİLLETVEKİLLERİNE AÇACAK

Meclis, yarından itibaren yeni milletvekillerini ağırlamak üzere yerel saatle 14.00’te kapılarını açacak. Ulusal Meclisin 577 yeni üyesi ilk Genel Kurul oturumu için 18 Temmuz’da toplanacak ve yerel saatle 15.00’ten itibaren yeni Meclis başkanlarını seçmek için oy kullanmaya başlayacak.

Yeni milletvekillerinin aynı gün yerel saatle 18.00’den önce Meclisteki gruplarını oluşturması gerekecek. Fransız Meclisinde bir siyasi grup oluşturmak için en az 15 milletvekilinin bir araya gelmesi ve grup başkanvekillerini belirlemesi gerekiyor.

FRANSA’NIN ERKEN SEÇİME GİDİŞİ

Fransa’da son 3 seçimdir oylarını artırmaya devam eden aşırı sağcı RN, en son 9 Haziran’daki Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde yüzde 31,4 oy alarak en yakın rakibi olan Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un partisi Rönesans’ı ikiye katlamıştı.

“SEÇİM SONUÇLARINA DEMOKRATİK BİR CEVAP VERMELİYDİK”

Aşırı sağın AP seçimlerindeki galibiyeti üzerine Macron, 9 Haziran gecesi Meclisi feshederek 30 Haziran-7 Temmuz’da erken seçime gitme kararı almıştı. Macron bu kararını, “AP seçim sonuçlarına demokratik bir cevap vermeliydik.” sözleriyle savunmuş ancak ülkenin 26 Temmuz-11 Ağustos’ta ev sahipliği yapacağı 2024 Paris Olimpiyatlarının hemen öncesinde erken seçime gidecek olması, siyasi istikrarsızlık ve toplumsal huzursuzluk yaratabileceği gerekçesiyle kamuoyunda endişeyle karşılanmıştı.

Ülkedeki son genel seçimlerde bir türlü ittifak kuramayan solcu partiler, bu seçimlerde aşırı sağa karşı kısa sürede “Yeni Halk Cephesi İttifakı” altında bir araya gelmiş ve tek aday çıkaracaklarını duyurmuştu. Yeni Halk Cephesi İttifakı’nda ülkenin önde gelen sol partilerinden Sosyalist Parti (PS), Boyun Eğmeyen Fransa (LFI), Fransa Komünist Partisi (PCF) ve çevreci parti Yeşiller (EELV) yer alıyor. Aşırı sağcı RN ise merkez sağdaki Cumhuriyetçiler (LR) Partisinin lideri Eric Ciotti ve bazı LR üyeleriyle ittifak yaparken iktidar partisi Rönesans ile ortakları MoDem ve Ufuklar Partisi de “Cumhuriyet İçin Hep Birlikte” İttifakı’nı kurmuştu.

MACRON’UN İTTİFAKI İLK TURDA 3. SIRADA KALMIŞTI

Seçimin ilk turunda, aşırı sağcı ittifak yüzde 33 civarında oyla sandıktan birinci çıkmış, Yeni Halk Cephesi İttifakı yüzde 28 ile ikinci, Macron’un “Cumhuriyet İçin Hep Birlikte” ittifakı ise yüzde 20 oyla üçüncü sıraya yerleşmişti. Seçimin ilk turunda 76 milletvekili seçilirken, bunların 39’u aşırı sağ, 32’si sol ittifak, 2’si Macron ittifakı ve kalan 3’ü merkez sağdaki Cumhuriyetçiler ve diğer sağ partilerin adayları olmuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/fransada-halk-genel-secimin-2-turu-icin-sandik-basinda-baskentte-yagmalama-onlemleri-alindi/feed/ 0
Fransa’da Aşırı Sağın İkinci Turda Zaferi Bekleniyor https://www.haber60.com.tr/fransada-asiri-sagin-ikinci-turda-zaferi-bekleniyor/ https://www.haber60.com.tr/fransada-asiri-sagin-ikinci-turda-zaferi-bekleniyor/#respond Sat, 06 Jul 2024 08:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37787 Fransa yarın erken genel seçimlerin ikinci turu için sandık başına gidiyor. İlk turda yüzde 33 oy alarak en büyük parti olan aşırı sağcı Ulusal Birlik’in (RN) ikinci turdan da birinci çıkması bekleniyor. Ancak hiçbir parti ya da ittifakın mecliste mutlak çoğunluğa ulaşması muhtemel görünmüyor.

Aşırı sağın ilk kez iktidarın eşiğine gelmesi üzerine ikinci turda merkez ve soldaki partiler “baraj” olarak tanımlanan bir taktiğe başvuruyor. Soldaki partilerin kurduğu Yeni Halk Cephesi ve Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Rönesans partisinin de dahil olduğu Birlikte ittifakı, aşırı sağ karşıtı oyların “boşa gitmemesi” için harekete geçti.

Fransız seçim sistemine göre ilk turda yüzde 50’nin üzerinde oy alan adaylar doğrudan meclise giriyor. Diğer bölgelerde ise yüzde 12,5 üzeri oy alanlar ikinci tura kalıyor. İkinci tura ağırlıkla iki aday kalsa da bazı bölgelerde 3, hatta 4 aday yeniden karşı karşıya gelebiliyor.

İkiden fazla adayın yeniden yarışa gireceği bölgelerde, aşırı sağın adayının karşısındaki ismin desteklenmesi taktiği, “baraj” ya da “Cumhuriyetçi Cephe” olarak adlandırılıyor.

Bu strateji çerçevesinde, ülkedeki 300 kadar seçim bölgesinden 200’den fazlasında sol ya da merkezin adayları çekilme kararı aldı. Böylece bu partilerin destekçilerinin aşırı sağın karşısındaki adayda birleşmesi amaçlanıyor.

Bu taktik işe yararsa, Ulusal Birlik’in mutlak çoğunluğa ulaşması zor görünüyor. Ancak seçmenin parti yönetiminin kararına birebir uymama ihtimali de mevcut. Üstelik Macron’un aşırı sağ ile birlikte aşırı solu da tehlike olarak nitelemesi, merkez seçmenin sol ittifaka taktik oyu verme ihtimalini azaltabilir.

İkinci turdaki adayların kesinleşmesinin ardından yapılan projeksiyonlara göre, 577 sandalyeli mecliste hiçbir partinin mutlak çoğunluk elde etmesi beklenmiyor.

Araştırma şirketi Harris Interactive’in projeksiyonuna göre Ulusal Birlik ve Cumhuriyetçiler’den destekçilerinin 190-220 arası milletvekilli çıkarması bekleniyor. Baraj taktiği öncesinde Ulusal Birlik’in sandalye sayısı 250-300 arası öngörülüyordu.

Soldaki Yeni Halk Cephesi’nin 159-183 milletvekilliği alacağı hesaplanıyor.

Macron’un ittifakınınsa, 100’den fazla sandalye kaybederek 110-135 arasına gerilemesi bekleniyor.

Ancak Ulusal Birlik’in “de facto lideri” Marine Le Pen, seçime katılımın yüksek olması halinde mutlak çoğunluğu elde edebileceklerini savunuyor.

Ülkede konuşulan olası seçim sonrası senaryoları şöyle:

Aşırı sağ iktidarı

İlk senaryoda Ulusal Birlik, 2017’de 8 olan milletvekili sayısını rekor seviyede artıracak ve meclisteki en büyük parti olacak.

Baraj sistemi işe yaramaz ve aşırı sağ destekçileriyle birlikte mutlak çoğunluğu da elde ederse, Cumhurbaşkanı Macron hükümeti kurma görevini Ulusal Birlik lideri Jordan Bardella’ya verecek.

28 yaşındaki Bardella, Vichy rejiminden bu yana ülkenin ilk aşırı sağcı başbakanı olacak.

Macron-Bardella ikilisi “birlikte yaşamak” olarak adlandırılan, cumhurbaşkanı ve başbakanın karşıt siyasi kanatlardan olduğu bir sistemde ülkeyi yönetmeye çalışacak.

Çoğunluksuz bir meclis

Mevcut tabloda en fazla ihtimal verilen olasılık mecliste hiçbir partinin çoğunluğu elde edememesi.

Bu durumda Macron bir “büyük koalisyon” kurmaya çalışabilir.

Kendi grubundan, Cumhuriyetçiler’in ve soldaki partilerin kurduğu Yeni Halk Cephesi’nin bir kısmından milletvekillerini geniş kapsamlı bir birlik hükümetine ikna edebilir. Ancak böyle bir koalisyonun mutlak çoğunluğu sağlayabileceği de kesin değil.

Öte yandan Macron mevcut mecliste de mutlak çoğunluğun altında milletvekili sayısına sahipti.

Draghi tarzı teknik hükümet

Fransa’da sıklıkla Mario Draghi formülü olarak anılan olasılık, İtalya’da 2021-2022 arası iktidarda kalan teknik hükümet benzeri bir çözüme başvurulması.

Fransa basınında “uzmanlar hükümeti” olarak da anılan bu seçenekte ekonomistler, bürokratlar ve diplomatlar ağırlığında bir kabine oluşturulması söz konusu olabilir.

Ancak bu seçeneğe karşı çıkanlar, sistemsel ve kültürel farklar nedeniyle İtalya örneğinin Fransa’ya uyarlanamayacağını savunuyor.

Kaos

Mecliste çoğunluk sağlanamaması durumunda ülke bilinmeyen sulara girecek.

Macron’un bir yıldan önce yeniden meclisi feshetme yetkisi yok. Hükümet kurma çalışmalarının aylar sürmesi ya da başarısızlıkla sonuçlanması durumunda neler yaşanacağına dair net bir öngörüde bulunulamıyor.

Basında bu hal, “1958’den beri görülmemiş istikrarsızlık”, “5. Cumhuriyet bilinmeyen sularda”, “çaresiz bir siyasi kriz”, “kaos” gibi ifadelerle özetleniyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/fransada-asiri-sagin-ikinci-turda-zaferi-bekleniyor/feed/ 0
Fransa’da Ulusal Birlik Partisi’ne yönelik saldırılar artıyor https://www.haber60.com.tr/fransada-ulusal-birlik-partisine-yonelik-saldirilar-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/fransada-ulusal-birlik-partisine-yonelik-saldirilar-artiyor/#respond Sat, 06 Jul 2024 03:42:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37658 Fransa İçişleri Bakanı Gérald Darmanin, aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi’nin kazanması beklenen erken seçimlerin Pazar günü düzenlenecek ikinci turu öncesinde 50’den fazla milletvekili adayı ve aktivistin fiziksel saldırıya uğradığını açıkladı.

Fransa halkının “diken üstünde” olduğunu söyleyen Darmanin, saldırılarla ilişkili 30’dan fazla kişinin gözaltına alındığını söyledi.

BFMTV televizyonuna konuşan Darmanin, saldırganlar arasında “bir anda öfkeye kapılmış” insanların yanında, “aşırı sol, aşırı sağ ya da diğer siyasi gruplardan” kişiler olduğunu belirtti.

Bakan, Pazar günkü oylama öncesinde 30 bine yakın polisin görevlendirileceğini duyurdu.

Erken seçimin ilk turunda göç karşıtı Ulusal Birlik’in, ikinci turdan da zaferle çıkacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Pazar günü yapılacak oylama öncesinde ise, kampanya çalışmaları yürüten bazı adaylar sözlü ve fiziksel saldırılara maruz kaldı.

Hükümet sözcüsü de saldırıya uğradı

Fransa hükümeti sözcüsü Prisca Thevenot, yardımcısı Virgine Lanlo ve bir parti aktivisti, başkent Paris’in güneybatısındaki Meudan’da seçim afişleri asılırken saldırıya uğradı.

Le Parisien haber sitesine konuşan Thevenot, afişleri tahrip etmeye çalışan gençlere itiraz etmeleri üzerine saldırıya uğradıklarını belirtti. Virgine Lanlo’nun kolu yaralanırken, saldırganların yumruk attığı bir aktivistin de çenesi kırıldı. Kullandıkları arabanın ön camı da saldırganların scooter ile vurması sonucu parçalandı.

Polis, üç genç ile 20 yaşındaki bir adamı gözaltına aldı.

Saldırının nedeni bilinmezken, siyasetçiler çeşitli açıklamalarla olaya tepki gösterdi.

Başbakan Gabriel Attal “hoşgörülemeyecek bir korkaklığın” sonucu olduğunu söylediği olayı kınadı.

Attal, Fransa halkına “şiddet iklimine kapılmamaları” çağrısında bulunurken, Ulusal Birlik’in lideri Jordan Bardella, başbakan olduktan sonra yerine getireceği en büyük vaatlerden birinin “güvensizlik” sorununu oradan kaldırmak olduğunu ifade etti.

Saldırıya uğrayanlar arasında Ulusal Birlik Partisi’nden adaylar da vardı.

Grenoble yakınlarındaki La Rochette’te bir pazarda seçim çalışmalarını yürüten partinin milletvekili adayı Dauchy “şiddetli bir saldırıya” uğradığını söyledi.

Bir başka muhafazakar aday olan Nicolas Conquer de, bir kadın meslektaşı ile beraber yumurtalı saldırıya uğradıklarını öne sürdü.

Geçen ay bir başka Ulusal Birlik adayı kitapçık dağıtırken uğradığı saldırı sonrası hastanede tedavi görmüştü.

Nasıl bu noktaya gelindi?

Fransa’da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un sürpriz bir şekilde erken seçim kararı alması sonrası, 30 Haziran günü gerçekleşen ilk turda Bardella’nın Ulusal Birlik Partisi oyların yüzde 33,2’sini almayı başarmıştı.

Parti ikinci turda 577 sandalyeli Ulusal Meclis’te çoğunluğu yakalayarak seçimi kazanmayı hedefliyor.

Bardella’nın rakipleri ise aşırı sağ partinin bir sonraki hükümeti kurmasını engellemek için her şeyi yapacaklarını söylüyor.

Bu amaçla üçüncü sıradaki 217 aday yarıştan çekilerek, Ulusal Birlik Partisi’nden adayları mağlup etme şansı daha yüksek olan rakiplerinin önünü açtılar.

Çekilen adaylardan 130’u sol ve çevreci partilerin oluşturduğu Yeni Halk Cephesi’nden, 81’i de, Cumhurbaşkanı Macron’un partisi Rönesans’ın liderliğindeki Cumhuriyet İçin Hep Birlikte İttifakı’ndan isimler.

Ulusal Birlik’in eski lideri ve partinin şimdiki meclis grup başkanı aşırı sağcı siyasetçi Marine Le Pen, “toplu geri çekilme” operasyonundan şikayet ederek, bu adayları “halkın iradesine karşı iktidarda kalmaya çalışmakla” suçladı.

Le Pen, seçime katılımın yüksek olması halinde partinin mutlak çoğunluğu sağlamasının hâlâ mümkün olduğunu ifade etti.

Ifop şirketinin son kamuoyu anketine göre, Ulusal Birlik’in 210-240 arası sandalye kazanması bekleniyor ancak bu, hükümeti kurmak için yeterli değil. Partinin mutlak çoğunluğu elde etmek için 289 sandalye kazanması gerekiyor.

Fransa’da bazı azınlık gruplar Ulusal Birlik’in iktidara geldiği taktirde atabileceği bazı adımlardan kaygı duyuyor.

Parti; istihdam, barınma gibi konularda göçmenlere değil Fransız vatandaşlarına ayrıcalık tanınmasını savunuyor. Yabancı ailelerin Fransa’da 11-18 yaşları arasında 5 yıl boyunca yaşamış olan çocuklarına otomatik olarak vatandaşlık hakkı verilmesine itiraz ediyor.

Geçtiğimiz Pazar günü, Ulusal Birlik’e oy verenlerin oranının yüzde 54 olduğu bir ilçede yaşayan bir Müslüman kadın, BBC’ye yaptığı açıklamada partinin buradaki başarısını her seçimde daha da artırdığını vurgulamıştı.

Öte yandan, Ulusal Birlik’in yükselişine karşı bir açık mektuba imza atan 100’e yakın avukattan oluşan listeyi internet sitesinde paylaşan aşırılıkçı bir “vatansever ağ” hakkında soruşturma başlatıldı.

Fransa Milli Takım Kaptanı Kylian Mbappé de, Ulusal Birlik’in birinci çıktığı ilk turdaki oylamayı “felaket” olarak niteleyerek, halka “doğru seçimi yapmaları” çağrısında bulunmuştu.

Almanya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nın Fransa- Portekiz çeyrek finali arifesinde konuşan Mbappé, “Ülkeyi bu insanların eline bırakamayız” demişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/fransada-ulusal-birlik-partisine-yonelik-saldirilar-artiyor/feed/ 0
Keir Starmer: İngiltere’de İşçi Partisi’ni 14 yıl sonra iktidara taşıyan lider https://www.haber60.com.tr/keir-starmer-ingilterede-isci-partisini-14-yil-sonra-iktidara-tasiyan-lider/ https://www.haber60.com.tr/keir-starmer-ingilterede-isci-partisini-14-yil-sonra-iktidara-tasiyan-lider/#respond Sat, 06 Jul 2024 01:00:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37504 İngiltere’de yapılan genel seçimi büyük farkla İşçi Partisi kazandı. 2010’dan bu yana ilk kez iktidara gelen parti, 650 üyeli Avam Kamarası’nda 409 milletvekilini garantiledi. Seçimden büyük zaferle çıkan partinin lideri Keir Starmer ülkenin yeni başbakanı olacak.

Keir Starmer seçim zaferi sonrası yaptığı konuşmada, “Bugün ülkeyi yeniden inşa etmeye başlıyoruz” dedi.

Starmer, 4 yıl önce İşçi Partisi’nin liderliğini daha sol çizgideki Jeremy Corbyn’den devraldıktan sonra partiyi daha merkezde konumlandırmıştı.

Peki Keir Starmer nasıl siyasete atıldı, İşçi Partisi’nin lideri oldu?

Siyasete atılmadan önceki hayatı

Keir Starmer, 50’li yaşlarında milletvekili olmadan önce ünlü ve başarılı bir avukattı.

Ancak radikal sol görüşte olduğu öğrencilik yıllarından beri her zaman siyasete ilgi duymuştu.

1962’de Londra’nın güneydoğusundaki Surrey şehrinde doğdu. Sık sık ailesinin işçi sınıfından olduğunu vurguluyor.

Annesi hemşireydi, babası da bir fabrikada alet üreticisiydi.

Ailesi sadık İşçi Partisi destekçilerinden oluşuyordu. Nitekim ismi, partinin ilk lideri olan İskoç madenci Keir Hardie’den geliyor.

16 yaşındayken İşçi Partisi’nin yerel gençlik kollarına katılarak bir süre Socialist Alternatives adı verilen radikal sol dergide editörlük yaptı.

Ailesinde üniversiteye giden ilk kişi oydu. Leeds ve Oxford üniversitelerinde hukuk okudu. Daha sonra insan hakları alanında avukatlık yaptı.

Bu süreçte Karayipler ve Afrika’da ölüm cezasının kaldırılması için çalıştı.

1990’lı yıllardaysa avukat olarak dev restoran zinciri McDonalds’ın hakaret davası açtığı iki ekoloji aktivistini temsil etti.

2015’te milletvekili, 2020’de parti lideri seçildi

2015’te Londra’daki Holborn ve St Pancras seçim bölgesinden milletvekili seçilerek İngiltere Parlamentosu’nda Avam Kamarası’na girdi.

O dönem Jeremy Corbyn’in liderliğindeki İşçi Partisi ana muhalefetteydi.

Corbyn Keir Starmer’ı İçişleri Sözcüsü olarak atadı. Starmer, gölge bakan olarak özellikle hükümetin göç konusundaki performansını tetkik etti.

2016’da Brexit referandumunun İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma kararıyla sonuçlanması sonrası Starmer bu kez aynı görevi Brexit süreci için yaptı. Bu konumunu, Brexit konusunda ikinci bir referandum düzenlenmesi yönünde baskı yapmak için kullandı ancak başarılı olamadı ve ilerde bu çizgisini değiştirdi.

İşçi Partisi, 2019’daki genel seçimde ağır bir yenilgi aldı. Bu parti için, 1935 yılından bu yana genel seçimlerdeki en büyük yenilgiydi. Corbyn yenilgi sonrası istifa etti.

Keir Starmer, 4 Nisan 2020’de İşçi Partisi lideri seçildi. Kampanyasında, enerji ve su şirketlerinin kamulaştırılmasını, üniversite öğrencilerine ücretsiz eğitim verilmesini savundu.

Starmer, Corbyn’i, İşçi Partisi lideri olduğu dönemindeki Yahudi karşıtı açıklamalarının yeniden gündeme gelmesi sonrası yaşanan tartışmalar nedeniyle partiden ihraç etti.

Partinin sol kanadından pek çok isim ise Starmer’ın esasında, milletvekili adaylarının sadece “ılımlı partililerden” oluşmasını istediğini, uzun süredir “bu operasyonu yürüttüğünü” savundu.

Partiyi merkezde konumlandırdı

Keir Starmer liderliği sonrası partinin dümenini merkeze doğru çevirdi.

Enerji ve su şirketlerinin kamulaştırılması yönündeki daha önceki vaatlerinden vazgeçti.

Eğitim konusunda da üniversite öğrencilerinin okul harçlarının iptal edilmesi yönündeki önerisini geri çekti, hükümetin bunu karşılayamayacağını söyledi.

İşçi Partisi, çevre konusunda yeşil enerji projelerine yılda 28 milyar sterlin ayrılması yönündeki önerisinin kapsamını büyük oranda daralttı. Açık deniz rüzgar çiftlikleri inşa edilmesi ve elektrikli araçlar için batarya fabrikası geliştirilmesi gibi vaatlerine ise bağlı kaldı.

Muhafazakar Parti, Starmer’ı “en temel taahhütlerinden birinden sıyrılmaya çalışmakla” suçladı.

Starmer, İngiltere’de elektrik üretiminden fosil yakıtların tamamen çıkarılması yönünde de vaatlerde bulundu ancak çoğu uzman bunu gerçekçi bulmuyor.

İsrail- Hamas savaşına yönelik tutumu tartışma yarattı

Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’de düzenlediği saldırı sonrası Keir Starmer, İsrail’in Gazze’deki operasyonlarını savundu.

Keir Starmer, kendisini savunma hakkını kullandığı gerekçesiyle İsrail’e destek verdi.

Starmer’ın bu açıklamaları çok sayıda Filistin yanlısı seçmeni kızdırdı. Acil ateşkes çağrısı yapan onlarca İşçi Partisi milletvekili Starmer’a tepki gösterdi.

Starmer sonunda Şubat ayında “kalıcı ateşkes” çağrısı yaptı, “Bu hemen gerçekleşmeli” dedi.

YouGov’un Mart ayındaki kamuoyu araştırmasına göre, İngiltere’de halkın yüzde 52’si Starmer’ın bu meseleyi iyi yönetemediğini düşünüyor.

Starmer, İngiltere’nin, İsrail ile bağlantılı gemilere yönelik saldırılarına misilleme olarak Yemen’deki Husilerin üslerini bombalamasına da destek verdi.

Geçmişte ikinci Brexit referandumu isteyen Starmer artık Brexit konusunda bir soru işareti olmadığını söylüyor. Ancak Avrupa Birliği ile gıda, çevre ve çalışma standartları dahil birçok konuda işbirliği yapılmasını ve yeni anlaşmalar imzalanmasını istiyor.

‘Kaybetmekten nefret ediyorum’

Keir Starmer, rakipleri tarafından sık sık “sıkıcı” olduğu gerekçesiyle alay konusu oluyor.

Starmer, kendisini kurallara uyan biri olarak göstermeyi seviyor. Lakaplarından birisi “Bay Kural”.

Starmer sadece bir kez yasalara uymamış. Polis onu gençken bir kez izinsiz dondurma satarken yakalamış.

Verdiği röportajlarda karakteriyle ilgili fazla ipucu vermiyor Starmer ancak Guardian gazetesine verdiği röportajdaki “Kaybetmekten nefret ediyorum. Bazıları önemli olanın katılmak olduğunu söyler. Ben onlardan değilim” sözleriyle rekabetçi duruşunu da gösterdi.

Starmer, 2007’den beri İngiliz Ulusal Sağlık Hizmetleri (NHS) için çalışan Victoria Alexander ile evli ve çiftin iki çocuğu var.

]]>
https://www.haber60.com.tr/keir-starmer-ingilterede-isci-partisini-14-yil-sonra-iktidara-tasiyan-lider/feed/ 0
Muhalefetin TBMM’ye sunduğu asgari ücret ve yoksulluk ile ilgili önerileri, AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi https://www.haber60.com.tr/muhalefetin-tbmmye-sundugu-asgari-ucret-ve-yoksulluk-ile-ilgili-onerileri-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi/ https://www.haber60.com.tr/muhalefetin-tbmmye-sundugu-asgari-ucret-ve-yoksulluk-ile-ilgili-onerileri-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi/#respond Sat, 06 Jul 2024 00:39:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37481 TBMM Genel Kurulunda, CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda, Saadet Partisinin “asgari ücret”, İYİ Partinin “yoksulluk”, DEM Parti’nin “sosyo-ekonomik sorunlar” ve CHP’nin “tarım ve üreticilerin sorunları” konularıyla ilgili grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.

Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan Saadet Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, enflasyonu 2 puan artırmasın diye asgari ücrete zam yapmamanın, insani bütün duygulara aykırı olduğunu söyledi. Yüksek enflasyon karşısında vatandaşın ezildiğini belirten Ün, “Patronlara vergi istisnası getirilirken, kiraları ötelenirken söylenmeyen ‘enflasyon yükseliyor türküsü’, asgari ücretliye gelince çığırılmaya başlanıyor.” dedi.

“ASGARİ ÜCRETE ARA ZAM KAÇINILMAZ HALE GELDİ”

İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, yoksulluğun arttığını ve Türkiye’nin en temel sorunlarından birisi haline geldiğini öne sürdü. Artan enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında maaşlardaki artışların düşük kaldığını kaydeden Kocamaz, “Emeklilerin büyük kısmı, 10 bin liranın altında kalan maaşlarıyla zorlu hayat mücadelesi vermekte.” diye konuştu. Enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında asgari ücretin eridiğini ifade eden Kocamaz, asgari ücrete temmuz ayında ara zam yapılmasının kaçınılmaz hale gediğini söyledi.

DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, kira artışlarının vatandaşları hayattan bezdirdiğini savundu. Kiralarda yüzde 25 artış sınırının kaldırıldığını anımsatan Sayyiğit, “Kira artış oranı 12 aylık ortalama enflasyona göre belirlenecek. Yüzde 25’lik artış oranı dahi uygulanamamışken bunun uygulanacağının garantisi olmadığı gibi mayıs itibarıyla 12 aylık TÜFE ortalaması yüzde 65 seviyesinde olmuştur. Bundan sonra kira artış oranlarının yüzde 100’leri de geçmesi söz konusu.” değerlendirmesinde bulundu.

“DEZENFLASYON SÜRECİ HAZİRAN AYIYLA BİRLİKTE BAŞLADI”

AK Parti Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız, kira artışlarını, ev meselesini, depremde evsiz kalan vatandaşların dertlerini bildiklerini dile getirdi. Altunyaldız, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Önceliği, depremzedeleri ev sahibi yapmaya ayırıyoruz. Bunun yanında diğer vatandaşlarımızı asla meselelerle baş başa bırakmıyoruz. Dezenflasyon süreci haziran ayıyla birlikte başladı. Bu süreçle birlikte her ay yıllık enflasyonun ortalaması düzeyinde artması öngörülen kira artışları her ay düşüş gösterecek.”

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek

ALİ MAHİR BAŞARIR İLE OSMAN GÖKÇEK ARASINDA TARTIŞMA

CHP, DEM Parti ve İYİ Parti Grup Başkanvekilleri yerlerinden söz alarak Altunyaldız’ın konuşmasını eleştirdi. Bu sırada CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ile AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek arasında sözlü tartışma yaşandı. TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, yaşanan tartışmada kullanılan ifadeler nedeniyle temiz bir dil kullanımı konusunda uyarıda bulundu. AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin de tartışmanın CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın laf atmasıyla başladığını kaydetti. Zengin, “Boşu boşuna laf atılarak gelinen noktayı esefle kınıyorum. Daha dün ‘bu adam’ kelimesinden rahatsızlık duyanlar bugün bir ton hakaret bir ton küfür…” ifadelerini kullandı. Tartışmanın uzaması üzerine TBMM Başkanvekili Bozdağ, birleşime 30 dakika ara verdi.

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır

Aranın ardından partisinin grup önerisi üzerinde söz alan CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, çiftçilerin kredi borçlarını ödeyemez durumda olduğunu belirtti. Barut, “Çiftçilerin evi, traktörü, ineği ne varsa icralık oldu, ocakları söndü.” dedi. Tarım sektörüne ilişkin önerilerde bulunan Barut, tarımsal desteklerin artırılmasını, üreticinin girdi maliyetlerinin yanı sıra tarımsal kredi faizlerinin düşürülmesini istedi.

MUHALEFETİN ÖNERİLERİ KABUL EDİLMEDİ

Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda, muhalefet partilerinin grup önerileri kabul edilmedi. Genel Kurulda daha sonra ulaştırma alanında düzenlemeler içeren Türk Sivil Havacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine geçildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/muhalefetin-tbmmye-sundugu-asgari-ucret-ve-yoksulluk-ile-ilgili-onerileri-ak-parti-ve-mhp-oylariyla-reddedildi/feed/ 0
Eski çete üyesi ve banka soyguncusu olan Gayton McKenzie, Güney Afrika’da Spor, Sanat ve Kültür Bakanı olarak atandı https://www.haber60.com.tr/eski-cete-uyesi-ve-banka-soyguncusu-olan-gayton-mckenzie-guney-afrikada-spor-sanat-ve-kultur-bakani-olarak-atandi/ https://www.haber60.com.tr/eski-cete-uyesi-ve-banka-soyguncusu-olan-gayton-mckenzie-guney-afrikada-spor-sanat-ve-kultur-bakani-olarak-atandi/#respond Sat, 06 Jul 2024 00:24:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37461 Eskiden çete üyesi ve banka soyguncusuyken daha sonra gece kulübü sahibi ve muhalif bir siyasetçi olarak kendisini yeniden yaratan Gayton McKenzie, Güney Afrika’da kurulan yeni hükümette Spor, Sanat ve Kültür Bakanı olarak atandı.

Güney Afrika’da 29 Mayıs’ta yapılan seçimde parlamentoda çoğunlunu kaybeden Afrika Ulusal Kongresi (ANC) lideri ve Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Pazar günü çok partili yeni hükümetini açıkladı.

Vatansever İttifakı (PA) adlı siyasi partinin lideri olan Gayton McKenzie, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, “Tüm iyi dilek mesajlarınız için teşekkür ederim, kısa süre içinde cevap vereceğim, şu anda hazırlanmakla meşgulüm, yapacak işlerim var ?? ??” dedi.

50 yaşındaki McKenzie yemin töreninde başyargıcın oturmasını istemesi üzerine, “En son bir yargıç oturmamı istediğinde 10 yıl boyunca oturdum” esprisiyle Ramaphosa dahil tüm izleyicileri güldürdü.

Hayranları, 16 yaşında ilk banka soygununu yapan ve ardından “tam teşekküllü bir çete üyesi” olarak 7 yıl hapis yatan McKenzie’nin bu role atanarak tüm zorlukların üstesinden geldiğine inanıyor.

Değişeceğine söz vermişti

McKenzie cezaevinden erken tahliyesinden sonra değişeceğine söz vermişti.

2013 yılında kamu yayın kuruluşu SABC’ye verdiği bir röportajda “Cebimde 12 rand (65 cent) olsa da aklımda bir milyar rand vardı” diyen McKenzie şöyle devam etti:

“İnsanların anlamadığı şey de bu. Sahip olmadıklarını nasıl elde edecekleri yerine sahip olmadıkları şeylere odaklanıyorlar.”

McKenzie ilerleyen yıllarda insanlara motivasyon veren konuşmalarıyla para kazanmaya başladı ve kendi hayatıyla ilgili kitaplar yazdı.

Ardından hapishaneden tanıdığı “ruh eşi” Kenny Kunene ile birlikte Zimbabwe’de madencilikten Güney Afrika’da gece kulübü işletmeciliğine kadar çeşitli işlere girişti.

Kenny Kunene, Güney Afrika’nın Johannesburg kentinin lüks bir banliyösünde bulunan Zar Lounge adlı gece kulübünde düzenlediği 40. doğum günü partisinde iç çamaşırlarıyla giyinmiş kadınların vücutlarında suşi servis ettikten sonra “Suşi Kralı” lakabını kazanmıştı.

Bu gece kulübü ve Cape Town’da McKenzie’nin adına kayıtlı bir şubesi daha sonra ödenmemiş kira ve elektrik faturaları nedeniyle kapatıldı.

Siyasi kariyeri

McKenzie bugünlerde daha çok bir siyasetçi olarak tanınıyor.

2013 yılında Vatansever İttifakı (PA) partisini kurdu ve Kenny Kunene’yi başkan yardımcısı olarak görevlendirdi.

PA, 10 yıl sonra ülkede yapılan genel seçimde ulusal oyların yüzde 2’sini, Western Cape bölgesinde ise oyların yüzde 8’ini kazandı.

PA’nın sloganı “Ons baiza nie”, Afrikaans dilinde “Korkmuyoruz” anlamına geliyor.

Güney Afrika nüfusunun yaklaşık yüzde 8’ini oluşturan melez topluluklar arasında Afrikaans dili yaygın olarak konuşuluyor.

Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından McKenzie, “Tüm ırkları parlamentoya taşıyan tek parti biziz,” diye konuştu.

BBC’ye konuşan siyasi analist Kagiso Pooe, McKenzie’nin “kabadayı” bir tarzı olduğunu ve bunun da seçmenlerine hitap ettiğini söylüyor.

“İnsanlar kendilerine benzeyen ve ‘Ben buyum’ demekten çekinmeyen birine inanmak ve onu görmek istiyor. Bunu Başkan Zuma, Başkan Trump ve benzeri kişiliklerde görebilirsiniz.”

McKenzie’nin kayıt dışı göçmenlere yönelik yürüttüğü ve bazıları tarafından “yabancı düşmanlığı” diye nitelendirilen kampanyasının da ona oy kazandırdığını söyleyen Pooe, “Ana akım politikacılar ve partiler bu konudan uzak dururken o doğrudan bu konuyu ele alıyor” diyor.

Zulu dilinde “Bırakın gitsinler” anlamına gelen “Abahambe” sloganıyla yürütülen bu kampanya kapsamında McKenzie, Güney Afrika’ya girmeye çalışan insanları doğrudan kovalamak için Zimbabve sınırını ziyaret etmişti.

McKenzie bunun ardından ikiyüzlülükle suçlanmıştı çünkü 2013 yılında SABC’ye verdiği bir röportajda Zimbabve de dahil olmak üzere Afrika’nın diğer bölgelerinden gelen göçmenleri Güney Afrika ekonomisinin “ayrılmaz” bir parçası olarak tanımlarken, kendi ülkesindeki siyah insanları “tembel” diye nitelendirmişti.

Spor Bakanı

Ramaphosa koalisyon hükümetinin kurulması için görüşmelere başlarken McKenzie polis bakanı olarak görev yapmak istediğini dile getirmiş, Güney Afrika’nın yüksek suç oranıyla mücadele etmek için iyi bir konumda olduğunu söylemişti.

Yeni görevinin açıklanmasıyla McKenzie, “Spor, çocukların hayatlarını değiştirmek için kullanılabilir. Spor yapan bir çocuk, mahkemeden uzak bir çocuktur” diye konuştu.

McKenzie Facebook üzerinden yaptığı bir paylaşımda, “Söz veriyorum, araba döndürmeyi bu ülkedeki en büyük sporlardan biri haline getireceğim” dedi.

‘Araba döndürme’, Güney Afrika’da oldukça popüler bir spor ve otomobillerin daireler çizerek sürülmesini ve sürücünün arabanın dışında ve tepesinde akrobasi hareketleri yapmasını içeriyor.

McKenzie, sporun güvenli ortamlarda, gençleri çetelerden ve uyuşturucudan uzak tutarak yapılacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa’nın McKenzie’ye kabinesinde yer verme kararı siyasi olarak oldukça riskli.

McKenzie, PA’nın siyasi rakibi olan Demokratik İttifak (DA) tarafından yönetilen Western Cape bölge hükümetinin yürüttüğü bir soruşturmanın merkezinde yer alıyor.

McKenzie geçen yıla kadar Central Karoo bölgesinin belediye başkanıydı.

2022 yılında bölgedeki yüzme havuzlarının onarımı ve tuvaletlerin değiştirilmesi gibi kamu hizmetlerinin geliştirilmesi amacıyla düzenlenen gösterişli bir etkinlikte belediyeye bağışlanan 3 milyon randın (161 bin dolar) hesabını vermemekle suçlandı.

Yerel medyaya göre bir mahkeme geçen ay McKenzie’nin bazı mali kayıtları müfettişlere beyan etmesini talep etti.

PA mahkeme kararını “kusurlu” olarak nitelendirirken, DA kararı memnuniyetle karşıladı ve McKenzie’nin “yolsuzluğun para getirmediğini yakında öğreneceğini” söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/eski-cete-uyesi-ve-banka-soyguncusu-olan-gayton-mckenzie-guney-afrikada-spor-sanat-ve-kultur-bakani-olarak-atandi/feed/ 0
Fransa’da Ulusal Birlik Partisi İlk Turda Birinci Oldu https://www.haber60.com.tr/fransada-ulusal-birlik-partisi-ilk-turda-birinci-oldu/ https://www.haber60.com.tr/fransada-ulusal-birlik-partisi-ilk-turda-birinci-oldu/#respond Fri, 05 Jul 2024 23:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37413 Fransa’da 30 Haziran’da yapılan erken seçimin ilk turunda göçmen karşıtı aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) Partisi (eski adıyla Ulusal Cephe) birinci oldu. Parti Pazar günü de aynı başarısını sürdürmek ve Fransa Parlamentosu’nun alt kanadı olan Ulusal Meclis’te çoğunluğu sağlayarak hükğümeti kurmak istiyor.

Marine Le Pen, babası Jean-Marie Le Pen’den Ulusal Cephe’nin liderliğini 13 yıl önce devraldı. Partisinin sert imajını yumuşatmak için büyük çaba harcadı. Hedefi partisinin seçimlerden zaferle çıkmasıydı.

Partisinin adını Ulusal Birlik olarak değiştirdi, liderliğini ’ya devretti ve partinin meclis grup başkanı oldu.

Marine Le Pen, partideki modernleşmenin mimarı olarak görülüyor ve baskın karakteriyle öne çıkıyor.

Daha önce 2012, 2017 ve 2022’de üç kez cumhurbaşkanı adayı oldu. Emmanuel Macron’un kazandığı son iki seçimde ikinci tura kaldı.

Marine Le Pen ikinci turda 2017’de oyların yüzde 34’ünü, 2022’de ise yüzde 41’ini aldı.

Le Pen, 2027’de yeniden aday olmak ve bu kez Fransa Cumhurbaşkanı seçilmek istiyor.

Siyasete nasıl atıldı?

Marine Le Pen, çocukluk döneminde hem kişiliğini hem de siyasi kimliğini şekillendiren iki travmatik olay yaşadı.

1976 yılında, daha 8 yaşındayken bir gece aile evi ateşe verildi.

Le Pen, bu olayın ardından Ulusal Cephe’nin aşırı sağcı kurucusu olan babası Jean-Marie Le Pen’e yönelik toplumdaki nefretin boyutlarından haberdar olduğunu söylüyor.

A Contre Flots (Dalgalara Karşı) adını verdiği otobiyografik kitabında da, Jean-Marie’nin kızı olduğu için okul arkadaşlarının onunla alay ettiğini, öğretmenlerinin hakaretlerine uğradığını ve dışarıdan biri gibi hissettiğini anlattı.

Kitabında, “Sanki etrafımıza bir güvenlik kordonu çevrilmişti: ‘Le Penlere yaklaşmayın’ ” ifadeleriyle bu anılarına yer verdi.

Eşinden “şeytan” diye bahseden ve sırf ondan intikam almak için Playboy dergisinde yarı çıplak pozlar veren annesi Pierrette, 1984’te evi terk etti. Marine Le Pen, bu olayın onu sevilmemiş hissettirdiğini söylüyor.

Arkadaşı ve partisindeki siyasetçi Steeve Briois, bu deneyimleri nedeniyle Le Pen’in sert bir mizaç geliştirdiğini ifade ediyor.

Marine Le Pen, 1990’lı yılların başında Paris’in en prestijli üniversitelerinden birinden mezun olarak avukat oldu ancak soyadı nedeniyle hukuk dünyasında boykot edildi.

1998’de Ulusal Cephe’nin baş avukatı olarak tam zamanlı çalışmaya başladı ve 2003’te de partinin başkan yardımcısı oldu.

Bundan bir yıl sonra da Avrupa Parlamentosu’na seçildi ve 13 yıl bu görevde kaldı. Böylece partisinin Avrupa karşıtı ve göç karşıtı argümanlarını dillendirebileceği bir platforma sahip oldu.

Partisinin adını nasıl değiştirdi?

Fransa’da 2002’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde babası Jean-Marie Le Pen, rakibi dönemin cumhurbaşkanı Jacques Chirac karşısında ikinci tura kaldı. Bu, partinin 1972’de kurulduğundan bu yana yakaladığı en büyük başarıydı.

Chirac’ın merkez-sağ tabanı, Jean-Marie Le Pen’in iktidara gelmesini engellemek için sol seçmenle işbirliğine gitti ve bunun sonucunda aşırı sağcı parti oyların ancak yüzde 18’ini alabildi.

2007’deki seçimlerde oy oranı daha da düştü ve yüzde 10’la sınırlı kaldı.

O yıllarda Ulusal Cephe, kamuoyunda saygınlığı olmayan aşırı sağcı bir parti olarak görülüyordu.

1997’de Jean-Marie Le Pen’in Nazi gaz odaları için “İkinci Dünya Savaşı tarihinden bir detay” nitelemesini yapması çok eleştirildi. Rakipleri onu Yahudi karşıtlığı ile suçladı.

2011’de Marine Le Pen, babası Jean-Marie’den partinin liderliğini devralarak, partinin kötü imajını silmeye çalıştı.

Açıkça ırkçılık yapan siyasetçiler partiden temizlendi, Marine Le Pen de, Yahudi topluluklarla arkadaşça ilişkiler kurulması için çabaladı.

2015’te, Nazi gaz odalarıyla ilgili “tarihin bir detayı” nitelemesini tekrarlaması üzerine, babası Marie-Jean Le Pen’in partideki görevini önce askıya aldı, sonra da onu tamamen partiden ihraç etti.

Seçim kampanyalarında soyadını kullanmadan, yalnızca “Marine” ismiyle kampanya yürüttü.

2018’de Ulusal Cephe olan partisinin adını Ulusal Birlik olarak değiştirdi.

Altı kedisi olan Marine Le Pen, sık sık bir kedi sever olarak kendini tanıtmak için çabaladı.

Ulusal Birlik Partisi, aynı eski Ulusal Cephe Partisi gibi toplu göçe ve Fransa’da toplumsal hayatın “İslamileştirilmesine”, aynı zamanda da küresel finansal sisteme karşı çıkıyor.

Parti, istihdam, sosyal konutlandırma, sağlık ve devlet yardımları konusunda da göçmenler karşısında Fransız kökenlilere ayrıcalık verilmesini savunuyor.

Yabancı ülkelerde doğmuş ebeveynleri olan ve Fransa’da doğan çocuklara otomatik olarak Fransız vatandaşlığı hakkı veren kanunların kaldırılmasına destek veriyor.

Aynı zamanda parti, kamusal alanda başörtüsü takılmasının yasaklanmasını istiyor.

Bu da Müslüman karşıtı bir politika olarak görülüyor.

Öte yandan parti Fransa’nın hem Avrupa Birliği’nden hem de NATO’dan ayrılması yönündeki argümanından vazgeçti.

Enerji faturalarına yansıyan katma değer vergisinin kaldırılması, 30 yaşın altındakilerin gelir vergisinden muaf tutulması gibi politikaları öne çıkarıyor.

Fransız filozof Bernard-Henri Lévy, partinin “insani yüzlü aşırı sağ” haline geldiğini söylüyor.

Marine Le Pen, 2017’de Fransa Ulusal Meclisi’ne seçildikten sonra AP üyeliğini bıraktı.

2021’de de partinin liderliğini, Paris’in yoksul mahallelerinden birinde büyümüş olan çırağı, genç siyasetçi Jordan Bardella’ya bıraktı.

Le Pen, Ulusal Birlik Partisi Meclis Grup Başkanı olarak görevini sürdürüyor.

Ulusal Birlik Fransa’da kadar popüler?

Marine Le Pen’in 2012’de partinin liderliğini üstlenmesinin ardından, Ulusal Birlik ilk genel seçimde yaklaşık 3,5 milyon oy alarak 2 milletvekili çıkardı.

Parti 2022’de yaklaşık 4,2 milyon oy alarak milletvekili sayısını 89’a yükseltti.

Haziran ayında yapılan AP seçimlerinde ise Ulusal Birlik oyların yüzde 31’ini, parlamentoda Fransa’dan seçilen 81 üyenin 30’unu kazanarak Fransa’nın birinci partisi oldu.

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron bunun üzerine seçmenlere “aşırılıkçılık hezeyanını” geride bırakmaları çağrısında bulunarak, erken seçim kararı aldı.

Ancak 30 Haziran’da yapılan genel seçimin ilk turunda Ulusal Birlik başarısını daha da artırdı ve 10 milyon oy alarak, oy oranını yüzde 33’e çıkardı.

Le Pen, seçimlerin ardından yaptığı konuşmada “Makroncu bloğun neredeyse tamamının ortadan kaldırıldığını” öne sürdü ve Macron’un en büyük siyasi rakibine dönüştü.

Ipsos-Talan şirketinin kamuoyu araştrmasına göre, Ulusal Birlik genel seçimin ikinci turu sonrası 577 üyeli Ulusal Meclis’te 230-280 arası milletvekili çıkartabilir.

Bu sayı en az 289 olursa, Ulusal Birlik hükümeti tek başına kurabilir.

Bu durumda Jordan Bardella Fransa Başbakanı olabilir, Marine Le Pen de 2027’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi için ivme kazanabilir.

]]>
https://www.haber60.com.tr/fransada-ulusal-birlik-partisi-ilk-turda-birinci-oldu/feed/ 0
İngiltere’de halk sandık başında! Anket sonuçlarına bakılırsa Sunak için felaket kapıda https://www.haber60.com.tr/ingilterede-halk-sandik-basinda-anket-sonuclarina-bakilirsa-sunak-icin-felaket-kapida/ https://www.haber60.com.tr/ingilterede-halk-sandik-basinda-anket-sonuclarina-bakilirsa-sunak-icin-felaket-kapida/#respond Fri, 05 Jul 2024 22:21:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37350 İngiltere’de halk, yerel saatle 07.00’de erken genel seçimler için oy kullanmaya başladı. Saat 22.00’de sandık çıkış anketlerinin ilk sonuçları ortaya koyması, resmi sonuçların ise sabah saatlerinde belli olması bekleniyor.

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılışının ardından gerçekleştirilen ilk genel seçimde Birleşik Krallık ülkeleri İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’daki seçmenler, Avam Kamarasının 650 üyesini ve yeni hükümeti belirleyecek. Seçimler için yerel saatle 07.00’de başlayan oy kullanma işlemi, 22.00’ye kadar devam edecek. İngiliz hükümet kaynaklarına göre, 2023 yılı sonu itibarıyla 46 milyonu aşkın kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede vatandaşlar, yaklaşık 40 bin oy kullanma noktasında demokratik tercihlerini ortaya koyuyor.

SEÇİMLERDE 98 FARKLI SİYASİ PARTİ YARIŞIYOR

Kurulacak yeni hükümetin 650 üyeli Avam Kamarası’nda en az 326 vekilin desteğini alması gerekecek. Hiçbir partinin meclis çoğunluğunu elde edememesi durumunda ise koalisyon hükümeti kurma yetkisini ilk üstlenecek isim, ülkenin başbakanı olacak. Seçimlerde yarışacak 98 farklı siyasi partiden en önemlileri arasında, Başbakan Rishi Sunak liderliğindeki Muhafazakar Parti, Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi, Ed Davey liderliğindeki Liberal Demokratlar, Nigel Farage liderliğindeki sağ popülist bir parti olan Reform UK, John Swinney liderliğindeki İskoç Ulusal Partisi (SNP) ve Carla Denyer ile Adrian Ramsay eş başkanlığındaki Yeşil Parti yer alıyor. Oy kullanma işleminin sona ermesiyle 22.00’de sandık çıkış anketlerinin seçim sonuçlarına ilişkin ilk sonuçları ortaya koyması, seçimlere ilişkin resmi sonuçların ise sabah saatlerinde belli olması bekleniyor.

İşçi Partisi lideri Keir Starmer

ANKETLERİN FAVORİSİ İŞÇİ PARTİSİ

Anketlerin genel seçimlerde tarihi bir zafer elde edeceğine işaret ettiği İşçi Partisi lideri Keir Starmer, halkın kendileri için oy vermeleri halinde İngiltere’nin bugün “yeni bir sayfa açabileceğini” söyledi. Seçim günü mesajında seçmenlere 14 yıldır devam eden Muhafazakar Parti iktidarına son verme çağrısı yapan Starmer, ” Britanya’nın geleceği oy pusulasında. Bugün, son 14 yılı geride bırakmak için oy kullanın” diye konuştu. Downing Sokağı 10 Numara adresindeki Başbakanlık Ofisine kendisinin girmesi halinde Britanya’da değişim sözü veren Starmer, “Değişim, ancak oy kullanmanız halinde mümkün olacak” dedi. Starmer, “Bugün, Britanya yeni bir sayfa açabilir. 14 yıllık kaos ve gerilemenin ardından umut ve fırsat dolu yeni bir dönem başlıyor. Büyük ulusumuzun potansiyeli sınırsızdır. Britanya halkı, hırslarına uygun bir hükümeti hak ediyor. Bugün İşçi Partisi ile birlikte Britanya’yı yeniden inşa etme çalışmalarına başlama fırsatıdır” diye konuştu.

İngiltere Başbakanı Rishi Sunak

SUNAK İÇİN FELAKET ÖNGÖRÜSÜ

Seçimler öncesinde İngiliz basını tarafından yayınlanan bazı anketler, Sunak liderliğindeki Muhafazakar Parti’nin tarihin en ağır yenilgisi ile karşı karşıya kalabileceğine işaret etti. İngiliz basını, Muhafazakar Parti’nin İngiltere Parlamentosu’nun alt kanadı Avam Kamarası’ndaki sandalye sayısının 100’ün altına düşebileceğini ve durumun Rishi Sunak’ın parti liderliğini kaybetmesiyle sonuçlanabileceğine dikkat çekti. Anket şirketi YouGov MRP tarafından yayınlanan bu hafta yayınlanan son anket, İşçi Partisi’nin yüzde 39, Muhafazakar Parti’nin yüzde 22, Reform UK’in yüzde 15, Liberal Demokratlar’ın yüzde 12 ve Yeşil Parti’nin yüzde 7 oy oranına sahip olduğunu göstermişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ingilterede-halk-sandik-basinda-anket-sonuclarina-bakilirsa-sunak-icin-felaket-kapida/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Ahmet Davutoğlu ve DBP Eş Genel Başkanları ile Yeni Anayasa Çalışmalarını Görüştü https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-ahmet-davutoglu-ve-dbp-es-genel-baskanlari-ile-yeni-anayasa-calismalarini-gorustu/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-ahmet-davutoglu-ve-dbp-es-genel-baskanlari-ile-yeni-anayasa-calismalarini-gorustu/#respond Fri, 05 Jul 2024 12:24:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37202

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş yeni anayasa çalışmaları kapsamında Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır ile bir araya geldi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yeni anayasa çalışmaları kapsamında AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti, DEM Parti ve Saadet Partisi gruplarını ziyaretinin ardından Meclis’te temsil edilen ancak grubu olmayan partilerin genel başkanlarını kabul etmeyi sürdürdü. Kurtulmuş bu kapsamda, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile DBP Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır’ı ayrı ayrı kabul etti. Kurtulmuş, ilk görüşmesini Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile gerçekleştirdi. Basına kapalı görüşme 1 saat 20 dakika sürdü. Davutoğlu, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un daveti üzerine yeni anayasa ile ilgili görüştüklerini belirterek, “Sayın Başkan, yeni anayasa ile ilgili şu anda bir usul üzerine çalışmakta olduğunu, usulden sonra muhtevaya geleceğini, bütün partilerin ve bizim desteğimize ihtiyacı olduğunu ifade etti. Bundan sonraki çalışmalarla ilgili düşündüklerini paylaştı. Biz kendisine böyle açık yürekli bir paylaşım için teşekkür ediyoruz. Kendisiyle bütün düşüncelerimiz çok açık bir surette kendisine ifade ettik. Türkiye’nin bir sivil anayasaya, gerçek anlamda bir toplumsal mutabakat, sözleşme anlamında bir metne ihtiyacı var. Bu sadece bugünkü ihtiyaç değildi. Geçmişte de olan bir ihtiyaçtı, her zaman oldu. Türkiye’nin bir cuntanın yapmış olduğu 12 Eylül Anayasası’na mahkum kalması, üzerinde çok güzel ve doğru iyileştirmeler yapılmış olsa bile bizim için utançtır. Ancak bugünkü Anayasa’ya iyi niyetle uymak, Anayasa’ya saygı bakımının önem taşıdığı aşikar” ifadelerini kullandı.

‘PARLAMENTER SİSTEME GEÇİŞ NOKTASINDA DESTEK VERİRİZ’

Türkiye’nin kozmetik bir anayasaya reformu görüntüsüne ihtiyacı olmadığını ifade eden Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin tartışmalara açılması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin 2007 seçimleri ve 15 Temmuz darbe girişimi süreçlerinde yeni anayasa yapma fırsatını kaçırdığını belirten Davutoğlu, “Bizim görüşümüz açık ve net. Gerçek bir anayasa reformu yapılmak isteniyorsa Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi tartışılmalı ve Gelecek Partisi olarak görüşümüz gerçek bir parlamenter sisteme geçmektir. Bu konuda yeterli tecrübemiz var. 1876’dan beri de Türkiye’nin, bir parlamenter sistem tecrübesi var. Türkiye’nin şartları, özellikle yerel seçim sonrasında eminim AK Parti içinde de birçok makul görüş sahibi, Türkiye’nin artık sistem değişimine gitmesi konusunda benzer görüşlere sahiptir. Türkiye’nin kutuplaşmayı engellediği için insan haklarına dayalı demokratik bir anayasa yapımı konusunda adım atılması halinde biz Gelecek Partisi olarak destek veririz. Gerçek bir parlamenter sisteme geçiş noktasında da hem Meclis içinde hem Meclis dışında kamuoyu yapımında, bütün imkanlarımızla hukukçularımızla, öğretim üyelerimizle katkıda bulunuruz” diye konuştu.

Kurtulmuş, ardından DBP Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır’ı kabul etti. Yaklaşık 50 dakika süren görüşme sonrasında herhangi bir açıklama yapılmadı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-ahmet-davutoglu-ve-dbp-es-genel-baskanlari-ile-yeni-anayasa-calismalarini-gorustu/feed/ 0
Nigel Farage, Reform UK Partisiyle Milletvekili Seçilmek İstiyor https://www.haber60.com.tr/nigel-farage-reform-uk-partisiyle-milletvekili-secilmek-istiyor/ https://www.haber60.com.tr/nigel-farage-reform-uk-partisiyle-milletvekili-secilmek-istiyor/#respond Fri, 05 Jul 2024 12:18:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37196 Yaklaşık 30 yıldır İngiltere’de Avrupa Birliği (AB) karşıtlığının önde gelen ismi olan Nigel Farage, yarın yapılacak seçimlerde bu kez milletvekili seçilmek istiyor. Farage, seçim öncesi sağcı Reform UK partisinin başına geçmişti. Birçok kamuoyu yoklamasında üçüncü sırada görünen partinin seçim performansı merakla bekleniyor.

Nigel Farage daha önce UKIP (Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi) lideri olarak İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılması (Brexit) için kampanya yürütmüş, 2016’daki referandumda başarılı olmasının ardından Brexit Partisi’ni yönetmişti.

Farage kariyeri boyunca sadece siyaset ve medya arasında değil, siyasi partiler arasında da gidip geldi.

Bir borsacının oğlu olarak Kent şehrinde doğan Farage, Londra’nın güneyindeki özel okul Dulwich College’da eğitim gördü.

Daha sonraları okulundaki diğer öğrencileri ve öğretmenleri kışkırtacak tartışmalı açıklamalarda bulunmaya hevesli biri olarak hatırlandı.

18 yaşında üniversiteye gitmemeye karar verdi ve 1982’de Londra Metal Borsası’nda çalışmaya başladı.

Siyasete nasıl adım attı?

Farage, İngiltere 1992’de Maastricht Antlaşması’nı imzaladıktan sonra Muhafazakar Parti’den ayrıldı.

Bu antlaşma Avrupa devletleri arasındaki birliğin giderek daha da güçlendirilmesi çağrısında bulunuyordu.

Farage, o zamanlar küçük bir marjinal grup olarak bilinen UKIP’in kurucu üyesiydi.

1994’te İngiltere’nin güneyindeki Eastleigh’de yapılan bir ara seçimde milletvekili olarak aday olsa da başarısızlıkla sonuçlandı.

1999’dan 2020 yılına kadar Avrupa Parlamentosu (AP) üyesiydi.

2006’da UKIP lideri olduktan sonra giderek televizyonların tanınan bir yüzü haline geldi.

2009’daki AP seçimlerinde lideri olduğu UKIP, İşçi Partisi ve Liberal Demokratlar’dan daha fazla oy almayı başardı.

Farage, 2016’de düzenlenen Brexit referandumunda aktif rol oynadı.

Seçmenlerin AB’den ayrılma yönünde oy kullanmasından sonra UKIP’ten istifa etti.

Referandumdan sonra, AB’den ayrılık süreci tamamlanmadan önce Nisan 2019’da Brexit Partisi’ni kurdu.

Brexit süreci tamamlandıktan sonra, partisinin adını Reform UK olarak değiştirdi.

Farage, ön saflarında olduğu siyasete 2021’de bir süreliğine veda ederek, yeni kurulan GB News televizyon kanalında sunuculuk kariyerine başladı.

4 Temmuz 2024 genel seçim kampanyası öncesinde, Avam Kamarası’na aday olmayacağını ısrarla savunsa da, 3 Haziran’da yaptığı açıklamayla, partisi Reform UK’in Clacton’dan (AB’den ayrılmayı güçlü bir şekilde savunan bölgelerden biri) aday olacağını ve partinin liderliğini tekrar devralacağını duyurdu.

Seçim vaatleri neler?

Farage’ın partisi Reform UK’in seçim vaatleri şöyle:

Ancak bu vaatler değişebilir.

Nigel Farage, Reform UK’in liderliğini yeniden devraldıktan sadece bir gün sonra, partisinin sığınmacıları İngiltere’nin denizaşırı topraklarına taşıma politikasını terk ettiği sinyalini verdi.

Farage, bu fikrin “çok pratik olmadığını” söyleyerek, “Görevi dün devraldım, bana 12 saatten fazla süre verin ve birkaç şeyi düzelteceğim” diye konuştu.

Seçim öncesi yapılan bazı kamuoyu araştırmalarına göre, Reform UK’in oyu yüzde 15 ile 10 arasında değişiyor. Ancak İngiltere’de dar bölge seçim sistemi uygulandığından, parti Avam Kamarası’nda bu oranda bir milletvekiliyle temsil edilmeyecek. Hatta milletvekili çıkaracağının da garantisi yok.

Farage yine de seçim sonrası iktidara gelmesi beklenen İşçi Partisi’ne esas muhalefeti, 14 yıl sonra muhalefete geçmesi beklenen Muhafazakar Parti’nin değil, partisinin yapacağını savunuyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/nigel-farage-reform-uk-partisiyle-milletvekili-secilmek-istiyor/feed/ 0
Aşırı sağcı Ulusal Birlik nasıl Fransa’nın en büyük partisi haline geldi? https://www.haber60.com.tr/asiri-sagci-ulusal-birlik-nasil-fransanin-en-buyuk-partisi-haline-geldi/ https://www.haber60.com.tr/asiri-sagci-ulusal-birlik-nasil-fransanin-en-buyuk-partisi-haline-geldi/#respond Fri, 05 Jul 2024 05:12:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36877 Fransa’da Pazar günü yapılan erken genel seçimlerin ilk turunda yüzde 33 oyla birinci parti olan Ulusal Birlik (RN), bu başarısını ikinci turda da tekrarlarsa İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez ülkenin yönetimine aşırı sağ gelebilir.

İlk yıllarında faşist izler taşıyan, marjinal, ırkçı bir parti olarak görülen Ulusal Birlik’in bu yükselişinde, Marine Le Pen liderliğinde yürütülen “şeytan çıkarma” süreci etkili oldu.

Göç karşıtı aşırı sağcı partinin geçen ay yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde yüzde 31 oy alarak, en yakın rakibini ikiye katlaması, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un erken seçim kararı almasıyla sonuçlanmıştı.

Macron’un ağırlıkla “kumar” olarak nitelenen bu kararı, Avrupa Birliği’nin en büyük ikinci ekonomisi, G7 üyesi, nükleer güç Fransa’da, aşırı sağın iktidarın kapısına dayanması sonucunu doğurdu.

2017 genel seçimlerinde 8, 2022’de 89 milletvekilliği kazanan parti, bu kez ise 577 sandalyeli mecliste mutlak çoğunluk değilse bile nispi çoğunluğu elde edebilir.

1972’de Ulusal Cephe (FN) adıyla kurulan partinin bugün Ulusal Birlik adıyla zirveye ulaşmasında başrolü Marine Le Pen oynadı.

55 yaşındaki Marine Le Pen, babası Jean Marie Le Pen’in kurduğu partinin yönetimini 2011’de ele geçirmesinin ardından bir imaj yenileme çalışması başlattı.

Marine Le Pen, “Cumhuriyetin şeytanı” ve “Holokost inkarcısı” olarak anılan babası ile eski bir Nazi olan Pierre Bousquet gibi hareketin kurucusu isimlerle parti arasında mesafe kurmaya çalıştı.

Jean Marie Le Pen 2002’de cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ikinci tura kalınca ülkede büyük bir protesto dalgası yükselmiş ve ikinci tur Jacques Chirac’ın yüzde 82’lik zaferiyle sonuçlanmıştı.

Ulusal Cephe’nin önemli isimlerinden, Perpignan Belediye Başkanı ve Marine Le Pen’in eski sevgilisi Louis Aliot, partiyi bu mirastan temizleme çabasını açıklarken, ‘’İkimiz de daha genç bir nesildendik, geçmişe takıntılı değildik. Bize karşı gösteriler sonrası Ulusal Cephe’yi içeriden değiştirmemiz gerektiğine karar verdik” diyordu.

Marine Le Pen bu süreçte 2018’de partinin ismini de Ulusal Birlik olarak değiştirdi.

Geçmişe değil geleceğe bakan bir parti imajı çizmesinde en kritik adımlardan biri de yönetimi 1995 doğumlu Jordan Bardella’ya devretmesi oldu.

Parti yönetimi ilk kez Le Pen soyadını taşımayan birine geçti ve reddi miras süreci, en azından görünürde, tamamlandı.

Bardella’nın, partiyi gençlere, kadınlara, “beyaz yakalılara” da hitap eder hale getirmek amacıyla Marine Le Pen tarafından özellikle seçildiği yorumu sıkça dile getiriliyor.

2022’de lider koltuğuna oturan Bardella’nın İtalya göçmeni bir ailenin çocuğu olarak banliyöde büyümüş olması nedeniyle “makbul göçmen” figürü olarak öne çıkarıldığı vurgulanıyor.

‘Güzel görünümlü faşist’

Ulusal Birlik Partisi’ne hükümeti kurma görevi verilirse başbakan olması beklenen Jordan Bardella’yı bir pazarlama başarısı olarak görenler var.

Bazı uzmanlar, Bardella’nın söylemlerinin içerik olarak Le Pen ailesininkinden farklı olmadığını; ayrımcı, göç ve İslam karşıtı benzer mesajları, daha sakin bir tonda dile getirdiğine dikkat çekiyor.

Fransız aşırı sağı ve iletişim dili uzmanı Profesör Cecile Alduy, Ulusal Birlik’in programının hala ayrımcı olduğunu söylüyor.

2018-2022 arasında iletişim uzmanı olarak Bardella ile çalışan Pascal Humeau da, aşırı sağın yeni yıldızı için “içi boş kabuktan ibaret” bir pazarlama ürünü diyor.

Eski patronuyla anlaşmazlığa düşmesi sonrası geçen Ocak’ta France 2 kanalında yayımlanan bir programa konuşan Humeau şöyle devam ediyor:

“Bardella’nın bugün hissedilen rahatlığı ve coşkusu üzerinde aylarca çalıştık. İnsanlar onun için en azından ‘Bir faşist için hoş görünüyor’ diye düşünsün istedik”

Merkez, sağa kaydı

Ulusal Birlik’in başarısı açıklanırken, bu partiye oy vermenin artık utanç verici olmaktan çıkmış olması da öne çıkarılıyor.

Bu normalleşme sürecinde, “merkez” olarak nitelenen Cumhurbaşkanı Macron liderliğindeki liberal kanadın da rolü olduğu yorumlanıyor.

Merkez siyasetin, aşırı sağı, ana akım siyasette ‘kabul edilebilir’ hale getiren adımları olduğuna işaret ediliyor.

Buna bir örnek, Macron’un partisinin geçen yıl meclise sunduğu göç yasasıydı. İlk hali mecliste reddedilen yasa daha da sertleştirilmesinin ardından Ulusal Birlik’in de desteğiyle kabul edildi. Le Pen bunu partisinin “ideolojik zaferi” olarak sahiplendi.

Göç karşıtlığının yanı sıra, seçmenin en büyük kaygılarından olan yaşam pahalılığı ile mücadele de Ulusal Birlik’in öncelikli mesajları arasında.

Ancak bu başlıktaki vaatlerini gerçekleştirebilmek için fonu nereden bulacakları sorusuna net bir yanıtları yok.

Nazizm’e net mesafe

Partinin kurucusu Jean Marie Le Pen’in kendi kızı tarafından yönetimden uzaklaştırılmasında en büyük etken, Holokost’u reddeden sözleriydi.

Baba Le Pen, Yahudi soykırımında kullanılan gaz odalarının “tarihin bir detayı” olduğunu söylediği için yargılandı ve kendi partisinden atıldı.

Kızı Marine, 2. Dünya Savaşı’nın dokunulmaz bir başlık olduğunu anlamış olacak ki, Almanya’daki Almanya için Alternatif (AfD) partisini “zehirli bir ortak” diye niteledi ve Avrupa Parlamentosu’ndaki Kimlik ve Demokrasi (ID) grubundan attı.

Bu adım AFD’den önemli bir ismin, Nazilerin paramiliter gücü SS organizasyonu için demesi sonrası geldi.

Ulusal Birlik son dönemde en azından kamusal söylemlerinde Yahudi karşıtı ifadelerden kaçınmaya özen gösteriyor.

Buna karşılık İslam karşıtı açıklamalar partinin en üst düzey kademelerinden de gelmeye devam ediyor.

Jordan Bardella da geçen Nisan’da yaptığı bir açıklamada, “Bugün ulusumuzun karşı karşıya olduğu en büyük tehdidin radikal İslam, siyasal İslam olduğunu düşünüyorum. Fransa ve Fransız toplumunu fethetmek ve kendi yasaklarını tüm Fransız halkına dayatmak istiyor. Bazı insanlar buna razı oluyor, ben olmuyorum” diyordu.

Marine Le Pen de 2022’de, İslami başörtüsünü “Nazizm kadar tehlikeli” bir ideolojinin göstergesi diye tanımlıyordu.

Başörtüsünü kamusal alanda yasaklamak partinin vaatleri arasında yer alıyor.

Ancak Bardella geçen ay, bunun kısa vadedeki öncelikleri arasında olmadığını açıkladı.

Kampanya vaatleri arasında göçmenlerin sosyal hizmetlere erişimini kısıtlamak, çifte vatandaşlığı olanların bazı kamu görevlerine gelmesini engellemek ve “İslamcı ideolojilerle savaşmak” da var.

Anket şirketi Verian’ın geçen yıl sonunda yayımladığı bir araştırmaya göre, son 40 yıldır ilk kez Ulusal Birlik’in bir tehlike oluşturmadığını düşünen Fransızların oranı (yüzde 45), tehlike oluşturduğunu düşünenlerin (yüzde 41) üzerine çıktı.

Gelecek Pazar günü yapılacak 2. tur seçimler de bu soruya yanıt verecek bir referanduma dönüşebilir.

]]>
https://www.haber60.com.tr/asiri-sagci-ulusal-birlik-nasil-fransanin-en-buyuk-partisi-haline-geldi/feed/ 0
Sinan Ateş davasında ilk duruşma başladı (2) https://www.haber60.com.tr/sinan-ates-davasinda-ilk-durusma-basladi-2/ https://www.haber60.com.tr/sinan-ates-davasinda-ilk-durusma-basladi-2/#respond Fri, 05 Jul 2024 03:21:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36805

ÖZGÜR ÖZEL: BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ

Ankara’da eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin davayı takip eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bir süre duruşmayı takip ettikten sonra Sincan Ceza İnfaz Kurumları kampüsü önünde basın mensuplarına açıklamada bulundu. Özel, cinayeti azmettirenlerin, katkı verenlerin, yardım ve yataklık edenlerin, getirenlerin ve götürenlerin belli olduğunu söyleyerek, “Ama iddianame tam işin gitmesi gereken tarafına gittiği yerde kesilmiştir. Yarım, güdük, natamam bir iddianameyle görülmekte olan bir davayla karşı karşıyayız. Bugün biz önceki dönem Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte ve çeşitli siyasi partilerin genel başkanları, üst düzey temsilcileriyle bu davayı izlemek üzere geldik. Davanın duruşma düzeni açısından endişe edecek hiçbir şey yok. Sayın Ayşe Ateş’in bir yanında ben oturdum, bir yanımda Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız, bir yanında Sayın Kemal Kılıçdaroğlu vardı. ‘Adalete ulaştık’ diyene kadar biz onların yanında durmaya devam edeceğiz. Ama çok belli ki, ilk başta verilen bütün ifadeler; ‘yanlış söylemişim’, ‘onu söylediğimi hatırlamıyorum’, ‘bunu söyledim, doğru yazmamışlar, çarpıtmışlar’ gibi kendilerine bugün verilen yeni vazifeyi yerine getirmeye çalışan bir tetikçi ve bir azmettiriciyle birlikteydik. Ettiği telefonları hatırlamayan, aldığı talimatları hatırlamayan, verilen konumlar hatırlamayan, görüştüğü kişileri hatırlamayan ama birilerinin bağlantısını ortadan kaldırmak için yeni şeyler hatırlayan bir tetikçi ve bir azmettirici gördük. Esas azmettiricilerle bağı ortadan kaldırmak için üst düzey bir çaba gördük. Ama bunu herkes görüyor, herkesin gözünün önünde gerçekleşiyor. Bu işin peşini bırakmayacağız” dedi.

‘KANLAR TEMİZLENDİ AMA GERÇEKTE CENAZE ORTADA DURUYOR’

Özel, bütün hukuki süreci takip edeceklerini belirterek, “Dava görüldüğü müddetçe Cumhuriyet Halk Partisi’nde en az 2 genel başkan yardımcısı, hukukçu milletvekilleri davayı takip edecekler. Ben de fırsat buldukça bu davayı takip edeceğim. Nasıl Soma davasının üzerinden ilgimizi hiç azaltmadıysak, nasıl Çorlu tren kazasından ilgimizi hiç azaltmadıysak, Sinan Ateş cinayetinde de azaltmayacağız. Birincisi aileye olan sorumluluğumuzdan dolayı, ikincisi ülkenin başkentinde böyle bir cinayetin sahipsiz bırakılmamasından dolayı. Oradan Sinan Ateş’in naaşı kaldırıldı, kanlar temizlendi ama gerçekte cenaze ortada duruyor. Sahip çıkması gerekenler sahip çıkmadığı için, bir taziye bile yazmadıkları için, bir başsağlığı bile dilemedikleri için cenaze orada duruyor. ve herkesin endişesi o ki o cenazeyi orada bırakıp, o cinayetin üstüne sis perdesi indirmeye çalışanlar; birileri tarafından talepleri doğrultusunda korunuyor, kollanıyor ve müdahale ediliyor” diye konuştu.

‘TÜRKİYE’Yİ SİSE BOĞMAYA ÇALIŞIYORLAR’

Özgür Özel, polisin görevini yaptığını ancak iddianamede adı geçmesi gereken eski milletvekilleri ve parti yöneticilerinin adının geçmediğini söyleyerek, “Bütün arabaların plakaları var, bir arabanın yok. Onun da adı; siyah Audi. Sonra o Audi’nin içinden hangi genel başkan iniyor? O aracı ona kim tahsis etmiş? Bütün Türkiye biliyor; bir tek iddianameyi yazanlarla kabul edenler, bilmiyor. Biz bu sisin inmesine, bu cinayetin alelade bir cinayetmiş gibi üstünün örtülmesine seyirci kalmayacağız, sonucu ne olursa olsun kalmayacağız. Günü geldiğinde kimse ‘Kral çıplak’ demiyorsa biz diyeceğiz ama o iki kız evladın, gözü yaşlı eşin, annenin, babanın, kardeşlerin ve Türkiye’de siyaset yapan ve siyasi duruşundan dolayı endişe duyan kimsenin ‘Ya benim de sonum Sinan Ateş gibi olur’ deyip, korkmasına izin vermeyeceğiz. Kim korkarsa korksun, biz korkmayanları, geri adım atmayanları, susmayanları, sinmeyenleri, siyasi çıkar için parti içi ya da ittifaklar arası bir kanlı cinayete sessiz kalmayanları temsil ediyoruz. ‘Bu işe karışacak kim varsa çeksin cezasını’ deseler; partilerini de rahatlatacaklar, kendilerini de rahatlatacaklar, hareketlerini de rahatlatacaklar. ‘Cinayete karışan kim varsa çeksin cezasını’ deseler; ittifaklarını da rahatlatacaklar ama bırakın rahatlatmayı, Türkiye’yi sise boğmaya çalışıyorlar, bundan sonrası için gözdağı vermeye çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

MUHARREM İNCE: HİÇBİRİMİZİN BU ÜLKEDE YAŞAMA GARANTİSİ YOK

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce de bir süre duruşmayı izledikten sonra açıklama yaptı. İnce, “Bu ülkenin sokaklarında, bu ülkenin dağında, bayırında, başkentinde rahatça yürüyebilir miyiz, yaşamamız garanti mi, normal yaşayabilir miyiz, diye merak ediyordum hep. Bugün gördüm ki, hiçbirimizin bu ülkede yaşama garantisi yok. Tesadüfen yaşıyoruz. Bir ülkenin başkentinde bir Ülkücü kardeşimiz katlediliyorsa ve mahkeme de bir tiyatro salonu gibiyse muhalif olanlara neler olmaz. Bu ülkede muhalif olanlara, solculara, Alevilere, Kürtlere azınlıklara neler olmaz? Doğrusu çok merak ediyorum; bu ülkenin mahkemeleri adalet dağıtmadığı sürece; yargısı eşit, adil, etkin olmadığı sürece ne ekonomisi düzelir, ne eğitimi düzelir, ne tarımı düzelir. Ben burada gördüm ki, buradan doğru bir sonuç çıkmayacak. Bu ülkenin yargısını düzeltmeden, bu ülkenin yargısını adalet dağıtır konuma getirmeden ekonomisini, mutluluğunu, sokaklarını düzeltmek mümkün değildir. Yine de umudumu yitirmek istemiyorum, yine de adalete güvenmek istiyorum ama gördüğüm ilk görüntüler umutlarımı yitirmeme yol açtı” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sinan-ates-davasinda-ilk-durusma-basladi-2/feed/ 0
Sinan Ateş suikastının tetikçisi Eray Özyağcı, Bahçeli’nin adını da zikrederek ifade değiştirdi https://www.haber60.com.tr/sinan-ates-suikastinin-tetikcisi-eray-ozyagci-bahcelinin-adini-da-zikrederek-ifade-degistirdi/ https://www.haber60.com.tr/sinan-ates-suikastinin-tetikcisi-eray-ozyagci-bahcelinin-adini-da-zikrederek-ifade-degistirdi/#respond Fri, 05 Jul 2024 02:27:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36760 Ülkü Ocakları’nın eski genel başkanı Sinan Ateş’in Ankara’da öldürülmesine ilişkin dava başladı. Siyasilerin de takip ettiği davada 22 sanık hakim karşısına çıktı. Türkiye’nin gözünü kulağını çevirdiği davada savunma yapan tetikçi Eray Özyağcı, savcılık ve Emniyet’teki ifadesini değiştirerek “Emri Doğukan Çep’ten aldım” dedi.

“SAVCI ‘EMRİ DEVLET BEY’DEN Mİ ALDIN’ DİYE SORDU”

Duruşmanın değişen savcısı Durmuş Ali Kaya’ya da çeşitli suçlamalar yönelten Özyağcı, “Beni Yunan askerleri yakaladı. Bana ‘Türk müsün diye sordular ve dövdüler sonra attılar. Ardından da Türk askerlerini gördüm kaçmadım. Emniyete geldiğim ilk andan itibaren şahsıma yönelik baskı başladı. İşkence yapmadılar ama baskı yaptılar. Savcı Dursun Ali Kaya ‘Devlet Bey’den emir aldıysan söyle’ demeye başladı” ifadelerini kullandı.

SİYASİLER DE SALONDA HAZIR BULUNDU

Bugün Sincan Cezaevi’nde görülmeye başlanan 22 sanıklı Sinan Ateş cinayeti davasının ilk duruşmasını CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’nin önceki Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, CHP Grupbaşkanvekili Murat Emir, CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka, Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, DEVA Partisi Sözcüsü İdris Şahin, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen ve Sinan Oğan salonda takip etti.

3 SANIK İÇİN MÜEBBET HAPİS İSTENİYOR

İddianamede, tetikçi Eray Özyağcı ile onu olay yerine getirip ardından kaçıran Vedat Balkaya ve Suat Kurt hakkında eylem üzerinde ortak hakimiyet ile müşterek fail olarak Sinan Ateş’e yönelik toplu halde, iştirak halinde “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. Sanıklardan ‘silahlı eylemi organize ettiği’ iddia edilen Doğukan Çep ve şüpheli eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan Demirbaş’ın ise ‘suça azmettiren olarak maktüle yönelik toplu halde, iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

Sanıklardan Zekeriya Asarlaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Mehmet Yüce, Mustafa Uzunlar, Askın Mert Gelenbey, Murat Can Çolak, Osman Bayraktar, Caner Güney, Umut Ersoy, Çaglar Zorlu, Aytaç Ataç, Emre Yüksel, Serdar Öktem, Erdem Karadeniz, Alper Atay, Mustafa Ensar Aykal’ın ‘istirak halinde islenen suça yardım eden fail olarak maktüle yönelik toplu halde, istirak halinde tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan hapis cezası isteniyor. İddianamede olayda Ülkü Ocaklarının rolü, cinayetin nedeni ve azmettiriciden bahsedilmiyor. Ayşe Ateş’in ifadesi de yer almıyor. Sincan’daki duruşmaya ilk olarak Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ geldi.

ARAÇLAR ARANDI

Sinan Ateş cinayeti davası öncesinde Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü çevresinde ve içinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Cezaevi kampüsüne giden yolda trafik ve çevik kuvvet polisleri tarafından bazı araçlara arama işlemi uygulandı. Cezaevine giden yolda trafik yoğunluğu yaşanırken, yol kenarında TOMA araçları bekletildi. Cezaevi kampüsünde 10 kilometre çapında güvenlik önlemleri alındı. Kampüs önünde onlarca çevik kuvvet aracı ve çevik kuvvet polisleri beklerken basın için ayrı bir alan hazırlandı. Kamuoyunun yakından takip ettiği davayı çok sayıda gazeteci de izliyor.

AYŞE ATEŞ: BEKLENTİMİZ YENİ BİR İDDİANAMENİN YAZILMASI

Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş, duruşma öncesi yaptığı açıklamada beklentisini şöyle açıkladı; “Ayrılan dosyadaki 17 kişinin hakkında gerekli işlemlerin yapılarak bu dosyanın da bizim dosyamıza eklenmesi ve yeni ve doğru bir iddianamenin yazılması. Eksik deliller var. Bazı arkadaşların ifadeleri eklenmedi. İddianamedeki boşlukların doldurulması ve yargılanmanın başlamasını istiyoruz.”

“CEZAEVİ HAYATINI BİZE LAYIK GÖRDÜLER”

Ateş, bir basın mensubunun “Bugün yoğun güvenlik önlemleri var, yanınızda da korumaları görüyoruz, bu korumalarınız uzun süredir var mı?” sorusu üzerine, “Yaklaşık bir buçuk ay oldu sanırım koruma talebinde bulunalı, uzun süredir korumalarım var. Yoğun güvenlik önlemleri altında yaşıyorum. Normal bir hayat yaşamıyorum. Evde, kızlarımla akşama kadar, çok gerekli haller dışında dışarıya çıkmadan. Bazılarının halen yaşamadığı ancak yaşaması gereken cezaevi hayatını maalesef bize layık gördüler.” ifadelerini kullandı.

MHP’NİN TALEBİNE RET

Milliyetçi Hareket Partisi ( Mhp ) adına avukatlar İbrahim Ethem Yiğit ve Çağrı Can Pak, davaya katılma talebinde bulundu. Sanıklar da MHP’li avukatların katılma talebini kabul etti. Savcılık makamı MHP’nin ‘suçtan zarar görmediği’ gerekçesiyle MHP’nin katılma talebinin reddedilmesini istedi. Mahkeme Başkanı da bu yönde karar verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sinan-ates-suikastinin-tetikcisi-eray-ozyagci-bahcelinin-adini-da-zikrederek-ifade-degistirdi/feed/ 0
Fransa’da erken genel seçimin ilk turunda sandık çıkış anketlerine göre oylarını artıran aşırı sağ yüzde 34 ile yarışı önde götürüyor https://www.haber60.com.tr/fransada-erken-genel-secimin-ilk-turunda-sandik-cikis-anketlerine-gore-oylarini-artiran-asiri-sag-yuzde-34-ile-yarisi-onde-goturuyor/ https://www.haber60.com.tr/fransada-erken-genel-secimin-ilk-turunda-sandik-cikis-anketlerine-gore-oylarini-artiran-asiri-sag-yuzde-34-ile-yarisi-onde-goturuyor/#respond Fri, 05 Jul 2024 01:39:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36722 Fransa’da erken genel seçimin ilk turunda sandık çıkış anketlerine göre oylarını artıran aşırı sağ yüzde 34 ile yarışı önde götürüyor

ERKEN SEÇİMLERDE AŞIRI SAĞIN EZİCİ ÜSTÜNLÜĞÜ VAR

Fransa’da düzenlenen erken genel seçimlerde ilk tur oylaması yüksek katılımla gerçekleşti. Vatandaşların 5 yıl boyunca kendilerini Ulusal Meclis’te temsil edecek 577 milletvekilini belirledikleri seçimlerin ilk turundan sonuçlar gelmeye başladı. Sandık çıkış anketlerine göre oylarını artıran aşırı sağ yüzde 34 ile yarışı önde götürüyor.

ULUSAL BİRLİK CEPHESİ ÖNDE GÖTÜRÜYOR

Aşırı sağ Ulusal Birlik cephesi ve müttefikleri oyların yüzde 34,2’sini kazanırken, Yeni Halk Cephesi yüsde 29,1 ile ikinci sırada yer aldı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmaunuel Macron’un öerkez sağı ise oyların yüzde 21,5’ünü aldı.

Buna göre milletvekili dağılımı: şu şekilde oldu:

  • Ulusal Birlik cephesi ve müttefikleri: 240 ila 270 arası
  • Yeni Halk Cephesi: 180 ila 200
  • Macron’un Merkez sağı: 60 ila 90
  • Cumhuriyetçiler ve diğer sağ: 30 ila 50

SEÇİMLERE KATILIMDA REKOR KIRILDI

Ülkenin ana kara topraklarında sandıklar yerel saatle 18.00’de, başkent Paris dahil büyük kentlerde 20.00’de kapandı. Fransa İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, 08.00’de başlayan oy verme işleminde 17.00 itibarıyla seçmenlerin yüzde 59,39’u oy kullandı. Ülkede 2022’de düzenlenen seçimlerde bu oran yüzde 39,42 olarak kayıtlara geçti. Bu da katılım oranının bir önceki seçimde aynı saatlere göre 20 puan arttığını gösteriyor. Bu genel seçimlerin ilk turunda 17.00 itibarıyla seçime katılım oranı 1978’den bu yana en yüksek oran oldu.

Vatandaşların tatil dönemine rağmen yüksek katılımla sandığa gitmesi, ülkede bu seçime verilen önemi gösteriyor. BFMTV’nin haberine göre, İfop şirketinin anketi 18-24 yaş seçmenlerin yüzde 19’unun bugün oy kullanabilmek için tatil planlarını ertelediğini ortaya koydu.

FRANSA’NIN ERKEN SEÇİME GİDİŞİ

Fransa’da son 3 seçimdir oylarını artırmaya devam eden aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) en son 9 Haziran’daki Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde yüzde 31,4 ile açık farkla ilk sıraya yerleşmiş, bunun üzerine Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Meclisi feshederek ilk turu 30 Haziran, ikinci turu 7 Temmuz’da olmak üzere erken seçime gitme kararı almıştı.

FRANSA GENELİNDE PROTESTOLAR DÜZENLENDİ

Ülkede aşırı sağın yükselişi protestolara neden olmuş, çok sayıda kentte gösteriler düzenlenmişti. Fransa’da merkez partilerden birçok isim aşırı sağa karşı işbirliği yapılması çağrısında bulunmuş ve sol yelpazedeki Sosyalist Parti (PS), Boyun Eğmeyen Fransa (LFI), Yeşiller (EELV) ve Fransa Komünist Partisi (PCF) birlikte hareket edeceklerini açıklayarak Yeni Halk Cephesi İttifakı adı altında seçime girme kararı almıştı.

MACRON’UN İSTİFA ETMEYE NİYETİ YOK

Aşırı sağcı RN ise merkez sağdaki Cumhuriyetçiler (LR) Partisinin lideri Eric Ciotti ve bazı LR üyeleriyle ittifak yaparken iktidar partisi Rönesans ile ortakları MoDem ve Ufuklar Partisi de “Cumhuriyet İçin Hep Birlikte” İttifakı’nı kurmuştu. Görev süresi Nisan 2027’de dolacak olan Cumhurbaşkanı Macron, aşırı sağcı RN partisinin Mecliste çoğunluk sağlaması halinde bile istifa etmeyeceğini açıklamıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/fransada-erken-genel-secimin-ilk-turunda-sandik-cikis-anketlerine-gore-oylarini-artiran-asiri-sag-yuzde-34-ile-yarisi-onde-goturuyor/feed/ 0
Fatih Erbakan: İstanbul’da aldığımız oy gerçek oyumuz değildir https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-istanbulda-aldigimiz-oy-gercek-oyumuz-degildir/ https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-istanbulda-aldigimiz-oy-gercek-oyumuz-degildir/#respond Fri, 05 Jul 2024 00:51:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36689

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, ” İstanbul’da almış olduğumuz oy oranı da aslında bizim gerçek oylarımız değil. İstanbul seçimleri üzerinde özellikle büyük bir kutuplaşma, büyük bir algı operasyonu gerçekleştirildi. Bu bir hayat memat meselesi haline getirildi. Burada büyükşehirde tekrardan CHP kazanmasın diye bizim kendi seçmenimizden Yeniden Refah’a oy vermeyenler oldu. Bunu biliyoruz” ifadelerini kullandı.

Yeniden Refah Partisi, İstanbul’da İl Divan Toplantısı düzenledi. Genel Başkan Fatih Erbakan’ın katılımıyla gerçekleşen toplantı basına kapalı düzenlendi. Esenler Adem Baştürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşen ve çok sayıda partilinin katıldığı toplantı sonrası YRP Genel Başkanı Fatih Erbakan açıklamalarda bulundu.

“TÜRKİYE BARAJI OLAN YÜZDE 7’Yİ AŞTIK”

Erbakan, “31 Mart seçimlerinden sonra İstanbul teşkilatlarımızla ilk defa bir araya geliyoruz. Bundan dolayı büyük bir bahtiyarlık yaşıyorum. 31 Mart seçimlerinde Allah’ın lütfuyla Yeniden Refah Partimiz belediye meclis üyeliği seçimleri, Türkiye geneli yüzde 7’lik oy oranına ulaştı. 3 milyonun üzerinde bir oy sayısına ulaştı. Bu sonuçlara göre daha bir sene önce 14 Mayıs’ta almış olduğumuz oyları yüzde 100’ün üzerinde arttırdığımızı ortaya koymuş olduk. Yine 14 Mayıs öncesinde ulaştığımız 260 binlik üye sayımızı da bu bir senenin içerisinde 530 bine kadar yükselterek aynen oy sayımız gibi üye sayımızı da yüzde 100’ün üzerinde arttırdık. 63 belediye başkanlığı kazandık. Binin üzerinde belediye meclis üyeliği ve il genel meclis üyeliği kazandık. Bununla beraber 130 ilçede yüzde 20’nin üzerinde oy aldık. Bunların içerisinde yüzde 30, yüzde 40, yüzde 45 oy aldığımız yerler var. Belediye başkanlığını kazanamasak dahi yüzde 20’nin, 30’un üzerinde oy aldığımız çok önemli merkezler var. 210 ilçede yüzde 10’un üzerinde oy aldık ve aslına bakarsanız 300’den fazla ilçede de Türkiye barajı olan yüzde 7’yi aştık” dedi.

Önemli sonuçların alındığı illerin olduğunu belirten Erbakan, “Belediye başkanlığını kazanamasak dahi Düzce’de yüzde 30, Kahramanmaraş’ta yüzde 34, Konya’da yüzde 24, Kayseri’de yüzde 20, Elazığ’da yüzde 22 ve Bingöl’de yüzde 20’nin üzerinde oy oranına ulaştık. Bununla beraber Gaziantep’te yüzde 16’nın üzerinde Sakarya’da yüzde 13’ün üzerinde, Rize’de yüzde 17 buçuk ve bunun gibi diğer birtakım illerimizde de yine yüzde 10’un ve 15’in üzerinde oylar aldık. Son derece önemli bir başarıyı ortaya koyduk. Yeniden Refah Partimizin Türkiye siyasetinin en hızlı büyüyen partisi, parlayan yıldızı ve 2028 seçimlerinin favorisi olduğunu bu seçimlerde ortaya koymuş oldu” diye konuştu.

“31 MART SEÇİMLERİNİN ASLINDA TARTIŞMASIZ TEK GALİBİ YENİDEN REFAH PARTİMİZDİR”

Erbakan, “31 Mart seçimlerinin aslında tartışmasız tek galibi Yeniden Refah Partimizdir. Çünkü bildiğiniz gibi kurulmasının üzerinden çok uzun bir zaman geçmemiş olmasına rağmen girmiş olduğu ikinci seçim olmasına rağmen bir seneden daha kısa bir sürede oylarını yüzde 2.9’dan yüzde 7’ye çıkarmış, 1 buçuk milyondan 3 milyonun üzerine taşımıştır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin de oylarında artış oldu ama o artış büyük ölçüde blok olarak İYİ Parti ve HDP’den eriyen, ayrılan kopan oyların orada toplanmasıyla gerçekleşti. Orada bir kutuplaşma oldu. İYİ Parti’ye oy vermeyen yüzde 5’lik kesim HDP’ye bu seçimde oy vermeyen HDP seçmeni yüzde 4- 5. Bunları ilave ettiğinizde CHP’nin o klasik oyu olan 25’in 35’e çıktığını görüyorsunuz. Dolayısıyla tırnaklarıyla kazıyarak, ilmek ilmek işleyerek sıfırdan bu noktaya gelen ve oylarını bu oranda arttıran Yeniden Refah Partimiz seçimin tartışmasız galibi oldu” ifadelerini kullandı.

“İSTANBUL’DA ALDIĞIMIZ OY GERÇEK OYUMUZ DEĞİLDİR”

Erbakan, “İstanbul’da almış olduğumuz oy oranı da aslında bizim gerçek oylarımız değil. İstanbul seçimleri üzerinde özellikle büyük bir kutuplaşma, büyük bir algı operasyonu gerçekleştirildi. Bu bir hayat memat meselesi haline getirildi. Burada büyükşehirde tekrardan CHP kazanmasın diye bizim kendi seçmenimizden Yeniden Refah’a oy vermeyenler oldu. Bunu biliyoruz. Dolayısıyla aslında bizim İstanbul’da aldığımız oy İstanbul’daki gerçek oyumuz değildir. İstanbul her zaman Türkiye genelinin üzerinde oy alan bir şehrimizdir. Türkiye geneli yüzde 7 olduğuna göre bizim İstanbul’da bu seçimde gerçek oyumuz aslında yüzde 8, yüzde 10 bandındaydı. Ancak bu kutuplaşma dolayısıyla bu oyları almadık. Ama inşallah bu oylar önümüzdeki seçimde daha da fazlasıyla İstanbul’da da Yeniden Refah Partimize gelecektir” diye konuştu.

“Erbakan, ” AK Parti’den oylar buraya geldi. Niye buraya geldi? Buraya gelmesi çok önemli bir gösterge. Buradan partimizin baba ocağı olduğunu Milli Görüşün yegane temsilcisi olduğunu açık bir ispatıdır. Davamızın bereketi var. Merhum Erbakan Hocamızın ekmiş olduğu tohumların bereketi var. Ama bütün bunlarla birlikte marifet ittifaka tabidir. Şu zor şartlar altında şu imkansızlıklarla, hazine yardımı olmadan, medya gücü olmadan, gazeteler, televizyonlar olmadan, devletin iktidarın gücü olmadan dış güçlerin desteği olmadan bu sonucun elde edilmesinde, bu fedakar dava erlerinin, teşkilat mensuplarının, sizlerin payı var. Bu nedenle sizleri de bir kez daha tebrik ediyorum” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-istanbulda-aldigimiz-oy-gercek-oyumuz-degildir/feed/ 0
İmamoğlu, CHP’lileri 1930 yılındaki fotoğrafla uyardı: Çekidüzen vermek zorundayız https://www.haber60.com.tr/imamoglu-chplileri-1930-yilindaki-fotografla-uyardi-cekiduzen-vermek-zorundayiz/ https://www.haber60.com.tr/imamoglu-chplileri-1930-yilindaki-fotografla-uyardi-cekiduzen-vermek-zorundayiz/#respond Thu, 04 Jul 2024 22:45:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36572 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP’nin İstanbul Planlama Ajansı’nda düzenlediği ve üç gün sürecek “Yurt Dışı Birlikleri İkinci Yüzyıl Vizyon Çalıştay”ında önemli açıklamalarda bulundu. İmamoğlu’nun özellikle parti içi rekabet konusuyla ilgili sözleri sırasında Atatürk’ün 1930 yılında Tokat’ta çekilen fotoğrafı hatırlatması dikkat çekti.

“KENDİMİZE ÇEKİDÜZEN VERMEK ZORUNDAYIZ”

Çalıştayda konuşan İmamaoğlu, “Parti içi rekabet kardeşçe olmalı” diyerek ” Cumhuriyet Halk Partisi’nin özellikle Türkiye’nin dönüşüm yolculuğunda verdiğimiz mücadeledeki ilk görev, değişime önce kendimizden başlamak zorunda olduğumuzu hatırlamamız.” ifadelerini kullandı. İmamoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

“Eksiklerimizi, hatalarımızı, yüzleşmek ve kendimize bu anlamda tabiri caizse çekidüzen vermek zorundayız. Parti içi rekabetin her koşulda kardeşçe ve aynı zamanda demokratik bir biçimde olmasını sağlamanın şart olduğunu düşünüyorum. Bireysel, kişisel ve özellikle partimizi bizleri yoran bütün yüklerden kurtulmakla mecbur olduğumuz bir dönemin içerisindeyiz. Rekabet, daha iyiye ulaşmanın yoludur.

Rekabet, parti içindeki rekabet, birbiri ile yan yana koşarken birbirini ayağına çelme takmak değil; daha hızlı koşma mücadelesidir. Ayrışmanın değil, bütünleşmenin aracıdır. Çeşitli ülke ve şehirlerdeki CHP yurt dışı örgütlerinde dönem dönem parti içi rekabetin yıpratıcı hal alabildiğini görüyoruz. Ülkemizde de yurt dışındaki örgütlerimizde de bunu yaşıyoruz. Ayrıştırıcı bir dilin hâkim olabildiğini de görüyoruz. Bunları görerek, bunlara tedbir alarak yol yürümenin şart olduğunu da biliyoruz.

Tabii son derece sınırlı sayıda örnekler olsa da çok hassas ve çok tarihi bir dönemden geçtiğimizin farkına vararak bazı bildiğimiz, gördüğümüz, dönem dönem yüksek seviyede kınadığımız bütün tavır ve davranışlardan uzak bir arada konuşabilmeyi, müzakere edebilmeyi, doğru yolu bulabilmeyi, ortak aklın masamızdaki kesin pusula olmasını sağlayabilmeyi başarmak zorundayız.

‘MÜZAKERE KAPILARI SONUNA KADAR AÇIK OLMALI’

Partimize yakışmayan tek bir uygulamaya, tek bir sözle, hatta partimize yakışmayan tek bir bakışa bile geçim vermemeliyiz. Bizler, insanlara ve birbirimize aynen Atatürk’ün vatandaşa, Tokat’ta çekilen fotoğraftaki baktığı gibi bakabilmeyi, aynı hassasiyeti de birbirimize bakarken gösterebilmeyi başarmak zorundayız. Herkese ve birbirimize karşı iletişim ve müzakere kapılarının sonuna kadar açık olması gerektiğini unutmamalıyız. Bunu yapamayanın örgütlenme içerisinde bu görevlere talip olma şansı yoktur. Sabır ve aynı zamanda son derece anlayış gerektiren ve bu anlayış doğrultusunda insanları ikna edeceğini bilen insanların yapması gereken bir görev hassasiyeti içerir.

Dolayısıyla inşallah bu buluşma ve bu çalıştayın, İstanbul Planlama Ajansı’nın kurulduğu bu kampüsün, bu nezaketli ortamın, bu doğanın en güzel parçası hâline gelmiş bu asil görünüşün, ki bunda da Mustafa Kemal Atatürk’ün imzası var. Çünkü buradaki ormanlaşmanın, ağaçlandırmanın mimarı da Florya’da burayı çok seven, burada denize giren, Florya’daki aşağıda deniz kıyısında köşkü olan, arka tarafta da büyük bir alana ağaçlandırarak elbette müstakil birkaç kişiye hizmet etmesinin değil de toplumcu bir yapıya dönüşmesini arzu ettiğine inandığımız Ata’mızın bu emanetini halka açarak bir planlama ajansı ve İstanbul’umuzun geleceğini tartıştığımız bir kuluçka merkezine, bir bilgi havuzuna dönüştürdüğümüz bu alanda umut ediyorum sizlerin bu ortak paydalarının odaklanıldığı ve sonucunun da çok güçlü bir biçimde rapora dönüştüğü buluşmaya döner.

“CHP’Lİ OLMANIN BENDEKİ EN ÖNEMLİ KAVRAMI HER ŞEYDEN ÖNCE İYİ İNSAN OLMAKTIR”

1977’den beri ilk kez partimizin birinci olduğu meselesini söylüyoruz ama bir yanıyla da çok derin düşünmemiz gereken bir sonuçtur bu. Yurtdışı örgütlerimizin çok etkili model oluşturacak öncü uygulamalar geliştirmesini diliyorum. Hatta bu gelişmelerin, burada çıkan belli sonuçların, evrensel değerler içeren kapasitelerinin yurtiçi örgütlenmede de işimize yarayacağına inanıyorum.

Tabii teknolojik imkanların dünyayı küçülttüğü ama yanlış siyasi anlayışlar yüzünden insanlar arasındaki mesafelerin büyüdüğü bir dönemi yaşadığımız bu ortamda ben doğru siyasetin, her şeyden önce duygusal mesafeleri azaltan insanlar arasındaki gönül köprülerini en güçlü şekilde kuran siyaset olduğuna inanıyorum. Bu pozitif anlayışın, bu hümanist bakışın toplumlara verdiği fayda kadar dünyaya verdiği faydayı önemsiyorum. Savaşları azaltan, barışı büyüten ve insanları birbiriyle kucaklaştıran bir süreç. Ben bu yönüyle Cumhuriyet Halk Partisi anlayışını çok önemsiyorum. Cumhuriyet Halk Partili olmanın bendeki en önemli kavramı her şeyden önce iyi insan olma kavramıdır. İyi insan olduktan sonra her şeyi başarabiliriz.

İnsanları sevmek, insanlara özen göstermek; doğayı sevmekle eş değer, yaşamı, her şeyi sevmekle eşdeğer. Bu bizim bütün duygularımızla, bütün geleneklerimizle, bütün bakış açımızla çok örtüşen bir bakış açısıdır. Bunu lafla değil, uygulamalarımızda başta birbirimize göstererek sonra da sevgi halkasını, çemberini görev yaptığımız alanlara yayarak büyütmeliyiz.

Adalet, eşitlik, özgürlük, demokrasi, cumhuriyet, laiklik gibi savunduğumuz tüm değerlerin özünde aslında herkesi kendimiz gibi görmenin yaktığınız unutmamalıyız. Empati duygusu ve karşındaki insanın yerine kendini koyma, onu hissetme, ona göre ona davranabilme duygusu. Bu duygunun, bu anlayışın, Anadolu’nun her köşesine, dünyanın dört bir yanına yayıldığında işte o zaman her şeyin çok güzel olacağına yürekten inanıyorum. Bu işin başka bir yolu yok. Genel başkanımızın önderliğinde en güçlü raporun buradan çıkmasını ve yurt dışında da bizi sevindiren sonuçları önümüzdeki genel seçimde hep birlikte alabilmeyi diliyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/imamoglu-chplileri-1930-yilindaki-fotografla-uyardi-cekiduzen-vermek-zorundayiz/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Türkiye, Almanya’ya vize ile giden tek ülke https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiye-almanyaya-vize-ile-giden-tek-ulke/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiye-almanyaya-vize-ile-giden-tek-ulke/#respond Sat, 29 Jun 2024 11:48:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36531

Özenç KILIÇ/ İSTANBUL, İstanbul’da düzenlenen ‘Yurt Dışı Örgütlenme İkinci Yüzyıl Vizyonu Çalıştayı’nda konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel ” Türkiye, Avrupa Futbol Şampiyonası katılımcısı ülkeler içinde Almanya’ya vize ile giden tek ülkedir. Bunu bütün vatandaşlarımıza hatırlatmak, bu tuhaf durumun altını kalın kalın çizmek lazım” dedi.

CHP Genel Merkezi tarafından 28 Haziran- 1 Temmuz tarihlerinde İPA Florya kampüsünde “Yurt Dışı Örgütlenme İkinci Yüzyıl Vizyonu Çalıştayıö düzenliyor. Dün başlayan çalıştayda programın tanıtımına yönelik faaliyetler yürütüldü. Çalıştayın bugünkü çalışmalarına ise CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu katıldı. Açılış ve tanıtım konuşmalarının ardından basına kapalı şekilde devam eden çalıştayda Özel ve İmamoğlu’nun yanı sıra çok sayıda milletvekili, belediye başkanı ve parti yöneticisi de yer aldı.

“KENDİMİZE TABİRİ CAİZ İSE ÇEKİ DÜZEN VERMEK ZORUNDAYIZ”

Burada konuşan Ekrem İmamoğlu, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin özellikle Türkiye’nin dönüşüm yolculuğunda verdiği ilk görev, değişime önce kendimizden başlamak zorunda olduğumuzu hatırlamamız. Eksiklerimizi, hatalarımızı, yüzleşmek ve kendimize bu anlamda tabiri caiz ise çeki düzen vermek zorundayız. Parti içi rekabetin her koşulda kardeşçe ve aynı zamanda demokratik bir biçimde olmasını sağlamanın şart olduğunu düşünüyorum. Bireysel, kişisel ve özellikle partimizi bizleri yoran bütün yüklerden kurtulmakla mecbur olduğumuz bir dönemin içindeyiz. Rekabet daha iyiye ulaşmanın yoldur. Parti içerisindeki rekabet birbiri ile yan yana koşarken birbirinin ayağına çelme takmak değil daha hızlı koşma mücadelesidir.ö dedi.

1977-2024 ARASINDAKİ O UZUN MESAFE DÜŞÜNMEMİZ GEREKEN BİR SONUÇTUR”

İmamoğlu, “Çeşitli ülke ve şehirlerdeki CHP yurt dışı örgütlerinde dönem dönem parti içi rekabetin yıpratıcı hal alabildiğini görüyoruz. Evet ülkemizde de bunu yaşıyoruz, yurt dışındaki örgütlerimizde de bunu yaşıyoruz. Ayrıştırıcı bir dilin hakim olabildiğini de görüyoruz. Bugün gururla sevgili başkanımız da ifade etti, 1977’den beri ilk kez partimizin birinci olduğu meselesini söylüyoruz ama bir yanıyla da çok derin düşünmemiz gereken bir sonuçtur bu. 1977 ve 2024 arasındaki o uzun mesafe” diye konuştu.

“TÜRKİYE’Yİ ÇOK BAŞKA COĞRAFYALARIN BİR PARÇASI HALİNE GETİRMEK İSTEYENLERİ GÖRMEMİZ GEREKİYOR”

Programda konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, “Yurt dışında yaşayan Türklerin, yurt dışında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ya da Türkiye ile bağı olan herkesin derdiyle dertlenmek, iyi kötü gününde onunla birlikte olmak ve sorununa temas çok önemli. Aksi taktirde bir takım cemaat yapılarının, bir takım tarikat yapılarının, bir takım Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğiyle ilgili sizinle ve bizimle ortak hayaller kurmayanların Türkiye’yi Avrupa’nın bir parçası olarak değil de Türkiye’yi çok başka coğrafyaların bir parçası haline getirmek isteyenlerin demokratik bir örgütlenme yerine bambaşka yapıları örgütlenmelerini güçlendirmeye çalışanların alan bulduğunu görmemiz gerekiyor” dedi.

AŞIRI SAĞCILARIN AVRUPA’DAKİ YÜKSELİŞLERİ SON DERECE ENDİŞE VERİCİ”

Özel, “Avrupa’da Avrupa Parlamentosu seçimleri yapıldı, hep birlikte takip ettik. Özellikle Almanya ve Fransa’daki Avusturya’daki sonuçlar, Fransa’da ve Avusturya’da aşırı sağcıların birinci parti olması Almanya’da sosyal demokratları geçerek alternatif bir Deutschland’ın ikinci parti noktasına gelmesi son derece endişe verici. Yurtdışındaki siyasi akrabalarımız beklenen kadar kötü olmadığı korktuğumuz kadar olmadı dese de Almanya ve Fransa Türkiye’nin yurtdışında en çok vatandaşının soydaş Türklerin yaşadığı iki ülke olması açısından yaşanan meselenin bize başka bir tansiyon hissettirdiğini görmek ve bu konuyu ciddi şekilde ertelemek gerekiyor. Aşırı sağın hedefinde yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın, geçişte olduğu gibi olacağını, bunun söylemsel boyutta olduğu gibi hakların aşındırılması noktasında ve hatta geçmişte çok büyük acılar bize yaşatan saldırılar, bir takım katliamlar noktasında da bizleri endişelendirdiğini ve bu tehlikeyi görmezden gelemeyeceğimizi ifade etmek gerekiyor” diye konuştu.

“SİZİN AVRUPA BİRLİĞİ DİYE BİR HAYALİNİZ OLAMAZ”

Özel, “Erdoğan’ın uzun süredir ağzına almadığı hatta her aldığında bir polemik alanı olarak iç politika malzemesi yaptığı Avrupa Birliği ilişkilerini yeniden hatırlamış olmasını önemsiyoruz ancak çok da ciddiye almıyoruz. Çünkü güpegündüz havai fişekler atalar kutlanan bir başlangıç, bir kilometre taşı günden sonra bugün savrulduğumuz nokta iktidarın bu konuda samimi olmadığını gösteriyor. Siz 1975 yılında kurduğunuz Avrupa Konseyi’nde şimdi Strazburg’daki bir başka binadaki Avrupa Parlamentosu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarına ısrarla direnirseniz, anayasanızda da yazıyor olmasına rağmen uluslararası anlaşmaları uygulamazsanız, güzel İstanbul’un ismi ile ve hepimiz açısından övünç sahibi olan İstanbul Sözleşmesi’ne meclis tüm partilerin katıldığı bir oylamada oybirliği ile karar vermişken bir gece yarısı birkaç sapkın oyun peşine düşerek bir imzayla Avrupa İstanbul Sözleşmesi’nden çekilirseniz, ülkenizin Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına uymuyorsanız, mahkeme kararlarını hiçe sayıyorsanız, kuvvetler ayrılığı ki demokrasinin ve kalkınmanın olmazsa olmaz ön şartıdır onun üzerinde tepiniyor, sadece yürütmedeki yetkilerinizle yetinmiyor yasamaya da talimatlar veriyor hatta onun yetkilerini yetki aşımlarıyla kararnamelerle kullanıyor buna karşı Anayasa Mahkemesi kararlarını yeniden boşa düşürüyor ve tüm yargı organları üzerinde bir vesayet kuruyorsanız, sizin Avrupa birliği diye bir hayaliniz olamaz” dedi.

“BU ÖVÜNÜLECEK DEĞİL ÇOK UTANILACAK BİR DURUM”

Özel, “Biz gri listeye 2021 yılında girdik. Biz gri listeye, son günlerde yapılan bazı kanuni düzenlemeler yapılmadığı için girdik. Biz, gri listedeydik dün çıktık bu övünülecek değil çok utanılacak bir durumun, çok utanılacak Ak Parti’nin bu ülkeye son üç yılda yaşattığı gerçeğidir. Çıktığımız gri listede Burkino Faso var, Yemen var, Suriye var, mali var, Haiti var Kongo var. Yani bulunduğumuz yer zaten pek çok ülkenn bulunduğu bir yerdi de biz orada bir üst lige falan çıkmadık. Biz utanç verici bir yere düşmüştük, çok gecikmeli olarak ve nihayet ittir kattır, hatta bir gece önce bakalım siyasi bir kararla bizi orada tutacaklar mı gibi tuhaf değerlendirmelerle yani özgüveni eksik bir şekilde yarım yamalak Burkino Faso’nun olduğu yerden kurtulduk” dedi.

“TÜRKİYE, AVRUPA FUTBOL ŞAMPİYONASI’NA VİZE İLE GİDEN TEK ÜLKEDİR”

Genel Başkan Özel, “Türkiye, Avrupa Futbol Şampiyonası katılımcısı ülkeler içinde Almanya’ya vize ile giden tek ülkedir. Bunu bütün vatandaşlarımıza hatırlatmak, bu tuhaf durumun altını kalın kalın çizmek lazım. Bu ülkeyi 23 yıldır yöneten iktidar, Türkiye’yi bir takım saplantılı bakış açılarıyla Eurovision Şarkı Yarışması sokmadığı gibi, pek çok uluslararası alandaki temsiliyetimizi kaydettirdiği gibi, dünya üçüncüsü olmuş bir milli takımdan Avrupa, Dünya Şampiyonalarla katılamayan bir milli takım noktasına getirip bu dönem nihayet çok şükür Almanya’da temsil edildiği noktada oraya giderken vize alan tek ülke biziz, bunu görmek lazım” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiye-almanyaya-vize-ile-giden-tek-ulke/feed/ 0 İtalya Başbakanı Meloni’nin partisi gençlik kolları skandalıyla sarsıldı https://www.haber60.com.tr/italya-basbakani-meloninin-partisi-genclik-kollari-skandaliyla-sarsildi/ https://www.haber60.com.tr/italya-basbakani-meloninin-partisi-genclik-kollari-skandaliyla-sarsildi/#respond Fri, 28 Jun 2024 22:00:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36376 İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin partisi İtalya’nın Kardeşleri (FdI), gençlik kollarına sızan bir gazetecinin ifşaları nedeniyle zor durumda. Kökleri neo-faşist hareketlere dayanan partinin gençlik kolları yetkililerinin faşizm yanlısı, ırkçı, Yahudi karşıtı, ifadeleri ortaya çıkınca ülkede büyük bir tepki dalgası oluştu.

Haber sitesi Fanpage, iktidar partisinin Ulusal Gençlik isimli gençlik hareketine sızarak elde ettiği görüntü ve bilgileri yayımladı.

“Meloni Gençliği” ismi verilen dosyanın ilk bölümü iki hafta önce, ikinci bölümü de önceki gün yayımlandı. Video haberde, “Faşistiz” diye övünen, “Sieg Heil”, “Duce” (Mussolini) diye haykıran, faşist selamı veren Ulusal Gençlik üyeleri görülüyor.

Görüntüler arasında, hareketin Bari kenti Başkanı Ilaria Partipilo’nun ırkçı, Yahudi karşıtı, engellileri aşağılayıcı mesajları da bulunuyor.

FdI milletvekili Ylenja Lucaselli’nin sekreteri Elisa Segnini, “ırkçı ve faşist olmayı hiç bırakmadım” derken duyuluyor.

Ulusal Gençlik Roma birimi yöneticilerinden Flaminia Pace de ay başında yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde “Duce, Duce, Duce” diye oy vermek istediğini söylüyor. Pace’nin ayrıca FdI’den Yahudi bir senatöre karşı ifadeleri de duyuluyor.

Topluma tepki çağrısı

Fanpage’in haber serisi üzerine, iktidardaki koalisyonun büyük ortağı olan bir parti yetkililerinin özellikle Yahudi karşıtı söylemleri büyük tepki çekti.

Roma Yahudi cemaati lideri Victor Fadlun, araştırmacı gazetecilik dizisiyle ortaya çıkan “utanç verici ırkçılık ve antisemitizm görüntülerini” kınadı. Fadlun hem iktidar partisini hem de diğer kurumlar ve toplumu “her türlü nefret ve ayrımcılığa karşı güçlü tepki vermeye” çağırdı.

Muhalefetteki Daha Fazla Avrupa Partisi lideri Riccardo Magi de Başbakan Meloni’nin “ırkçı, Yahudi karşıtı, Mussolini’ye özlem duyan, Hitler sempatizanı” gençlik kolları üyelerine karşı ses çıkarması gerektiğini, aksi halde bunlara onay vermiş olacağını söyledi.

Meloni ilk günlerde konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapmaktan kaçınırken partinin önde gelen bazı isimleri bu görüntüleri kınadı.

Evinde faşist lider Benito Mussolini’nin heykelleri bulunan ve kendisi de faşizmle arasına mesafe koymamakla suçlanan FdI’li Senato Başkanı Ignazio Benito Maria La Russa, “Her türlü ırkçılığı ve Yahudi düşmanlığını tam ve kesin bir şekilde kınadığını” söyledi. La Russa, özellikle Senatör Mieli’ye yönelik sözlerin kabul edilemez olduğunu belirtti ve kendisiyle dayanışma mesajı verdi.

Meloni: Yanlış eve gelmişler

Ülkede son günlerin en çok konuşulan konularından biri haline gelen “Meloni Gençliği” dosyası, başbakanın iktidara geldikten sonra partisini kurumsallaştırma çabalarına bir darbe olarak da görülüyor.

Başbakan Meloni de günlerdir sürdürüğü sessizliğini dün Brüksel’de bozdu. Avrupa Birliği Liderler Zirvesi sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Meloni, görüntülerdeki unsurlardan daha önce haberi olmadığını iddia etti.

Siyasete neo-faşist İtalyan Sosyal Hareketi’nin (MSI) gençlik kollarından giren Meloni’nin de 19 yaşındayken faşist rejimi överek “Mussolini’nin iyi bir siyasetçi olduğunu düşünüyorum. Ne yaptıysa İtalya için yaptı” dediği görüntüler mevcut.

Meloni ülke içinde sıklıkla bu geçmişiyle arasına mesafe koymadığı ve kendisini antifaşist ilan etmediği gerekçesiyle eleştiriliyor. Başbakan olduktan sonra özellikle uluslararası alanda endişeleri gidermek için güven verici, ılımlı bir portre çizmeye özen gösterse de Meloni’nin parti tabanındaki aşırı unsurları uzaklaştırmaktan da kaçındığı yorumları yapılıyor.

Fanpage’in haber dosyası da Avrupa Birliği içinde aşırı sağın önemli pozisyonlardan uzak tutulması girişimleri kapsamında Meloni’nin “dışlandığı” konuşulan bir dönemde geldi.

İtalya Başbakanı dün Brüksel’de yaptığı açıklamalarda, partisinin gençlik kolları üyelerinin söylemlerine mesafe alarak “Irkçı, Yahudi karşıtı ya da nostaljik hisler içinde olanlar yanlış eve gelmişler, çünkü bu hisler İtalya’nın Kardeşleri ile uyumsuz” dedi.

Öte yandan Başbakan, siyasi amaçlarla bir partinin içine sızılmasının baskıcı rejimlere has bir yöntem olduğunu, “bir gazetecilik metodu” olmadığını da savunarak Fanpage sitesini eleştirdi.

Tepkiler üzerine görüntülerde yer alan Elisa Segnini ve Flaminia Pace istifa etti. Ancak parti yönetimine daha geniş kapsamlı tedbirler alınması çağrıları sürüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/italya-basbakani-meloninin-partisi-genclik-kollari-skandaliyla-sarsildi/feed/ 0
İngiliz bakan seçim tarihi üzerine bahis oynayıp parasını 6’ya katladı https://www.haber60.com.tr/ingiliz-bakan-secim-tarihi-uzerine-bahis-oynayip-parasini-6ya-katladi/ https://www.haber60.com.tr/ingiliz-bakan-secim-tarihi-uzerine-bahis-oynayip-parasini-6ya-katladi/#respond Thu, 27 Jun 2024 00:36:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36106 İngiltere’de İskoçya’dan Sorumlu Devlet Bakanı Alister Jack, 4 Temmuz’da yapılacak genel seçimin tarihi üzerine bahis oynadığını açıkladı.

İngiliz medyasında yer alan haberlere göre Jack, nisanda genel seçimin temmuz-eylül arasında yapılacağı yönünde bahis oynadı.

İskoçya’dan Sorumlu Devlet Bakanı Alister Jack

ÖNCE “KAZANDIM” DEDİ, SONRA “ŞAKA” DEDİ

Mart ayında oynadığı iki bahsi kaybeden Jack, nisanda 20 sterlin (yaklaşık 830 lira) yatırdığı oyundan 120 sterlin (yaklaşık 5 bin lira) kazandı. Jack, BBC’ye yaptığı 2 bin 100 sterlin (yaklaşık 87 bin lira) kazandığı açıklamasının ise daha sonra “şaka” olduğunu ifade etti. İskoçya’dan Sorumlu Devlet Bakanı Jack, mayıs ayında bahis oynamadığını ve ülkede yürütülen bahis soruşturmasına dahil olmadığını kaydetti.

PARASINI RAKİBİNE YATIRDI

Öte yandan ana muhalefetteki İşçi Partisi’nin Suffolk Merkez ve Kuzey Ipswich bölgesi milletvekili adayı Kevin Craig ise Muhafazakar Partili rakibinin seçimi kazanacağı yönünde bahis oynadığını itiraf etti. Craig, son seçimde İşçi Partisi’ne geçen ancak daha önce Muhafazakar Partili adayların seçildiği bölgede “kazanamayacağını düşündüğü için” parasını rakibine yatırdığını açıkladı. Birkaç hafta önce söz konusu bahsi oynadığını kaydeden Craig, kazanırsa parayı yerel yardım kuruluşlarına bağışlayacağını da belirtti.

Kevin Craig

İşçi Partisi ise Suffolk Merkez ve Kuzey Ipswich bölgesi adayından desteğini çektiğini açıklayarak Craig’in partiye yaptığı 100 bin sterlinlik (yaklaşık 4 milyon lira) bağışı iade edeceğini duyurdu. Craig, aday listeleri belirlendiği için oy pusulasında yer alacak ve İşçi Partisi adayı olarak gözükmeye devam edecek.

GREENPEACE’TEN MUHAFAZAKAR PARTİ SEÇİM OTOBÜSÜ ÜZERİNDE EYLEM

Ülke siyasetinde son dönemde artan bahis soruşturmaları nedeniyle çevre örgütü Greenpeace de eylem yaptı. Bir Greenpeace aktivisti, Muhafazakar Parti’nin seçim otobüsü üzerine çıkarak, “Paddypower değil temiz enerji” yazılı pankart açtı. “İrlandalı Enerjisi” anlamına gelen Paddypower isimli bahis şirketinin adı kullanılan pankartla ilgili Greenpeace’in X hesabından yapılan paylaşımda, “Geleceğimizle kumar oynamayın.” ifadesi yer aldı.

BAHİS ŞİRKETLERİNDEN İSİMLER İSTENMİŞTİ

İktidardaki Muhafazakar Parti’yi karıştıran bahis soruşturması, Dijital, Kültür, Medya ve Spor Bakanlığı Şans Oyunları Komisyonunun bahis şirketlerinden bazı bilgiler talep etmesiyle başlamıştı. Komisyon, seçim tarihi üzerine oynanan oyunlardan 199 sterlinden (yaklaşık 8 bin 300 lira) fazla gelir elde edecek şekilde para yatıranların bilgisini talep etmişti. Komisyonun incelemeleri neticesinde biri Başbakan Rishi Sunak’ın yakın koruması, 2’si milletvekili adayı, 2’si de parti yöneticisi 5 kişinin, seçim kararından önce seçim tarihi üzerine bahis oynadığı ortaya çıkmıştı.

Tarih açıklanmadan 3 gün önce yatırdığı paranın 5 katını alacak şekilde bahis oynadığı tespit edilen Sunak’ın özel danışmanlarından milletvekili adayı Craig Williams, 100 sterlinlik (yaklaşık 4 bin lira) bahis oynadığını kabul etmişti. Partinin Kampanya Direktörü Tony Lee ile milletvekili adayı eşi Laura Saunders’in de bahis oynadığı ortaya çıkmış, Saunders, hakkında çıkan iddialar üzerine, konuyu kamuoyuna duyuran BBC’ye “özel hayatın gizliliğini ihlal” gerekçesiyle dava açacağını açıklamıştı.

İngiltere Başbakanı Rishi Sunak

Partinin baş veri sorumlusu Nick Mason, hakkındaki iddiaları yalanlayıp hata yapmadığını söylerken, Başbakan Sunak’ın yakın korumalarından bir polis memuru, iddialar üzerine görevinden uzaklaştırılmış ve gözaltına alınmıştı. Londra Metropolitan Polisi, daha sonra yakın koruma görevinde bulunmayan 5 polisin hesaplarının da bahis soruşturması kapsamında inceleme altına alındığını duyurmuştu. İddialar muhalefetten tepki çekerken Sunak, ismi bahis iddialarına karışan herkesin partiden uzaklaştırılacağını açıklamıştı. Muhafazakar Parti, 25 Haziran’da milletvekili adayı Saunders ve Williams’tan desteğini çektiğini duyurmuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ingiliz-bakan-secim-tarihi-uzerine-bahis-oynayip-parasini-6ya-katladi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özel, KKTC CTP Genel Başkanı Erhürman ile ortak basın toplantısında konuştu Açıklaması https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-kktc-ctp-genel-baskani-erhurman-ile-ortak-basin-toplantisinda-konustu-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-kktc-ctp-genel-baskani-erhurman-ile-ortak-basin-toplantisinda-konustu-aciklamasi/#respond Wed, 26 Jun 2024 22:36:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35997 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “‘Normalleşelim muhalefet etmeyin’ diyorlarsa biz orada yokuz. Ama ‘Yumruğunuzu yeniden sıkacak mısınız?’ diyorlarsa biz orada da yokuz.” dedi.

Özel ve KKTC Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, CHP Genel Merkezi’ndeki bir araya geldi.

Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Özel, Erhürman’ı 15 Kasım’da Lefkoşa’da ziyaret ettiğini belirtti. Özel, “Hem değerli heyetleriyle çok faydalı bir çalışma toplantısı gerçekleştirmiş, hem de akşam bir yemekte kendilerinin misafiri olmuş ve süreci bütünüyle değerlendirme fırsatı bulmuştuk. Kendileri bugün bize iadeiziyarette bulundular ve bu iadeiziyaret sırasında Sayın Genel Başkan’ımıza, Dış İlişkiler Sekreteri Sayın Fikri Toros eşlik etti.” bilgisini paylaştı.

Özel, CHP Genel Başkan Yardımcısı İlhan Uzgel’in de bulunduğu görüşmede, KKTC ve Türkiye ile partileri arasındaki ilişkileri bunun yanında da Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yılında KKTC’ye yapacakları seyahati değerlendirdiklerini anlattı.

Özgür Özel, Kıbrıs Barış Harekatı’nın CHP’nin 3. Genel Başkanı, Başbakan Bülent Ecevit’in yönetiminde gerçekleştiğini hatırlatarak, o kabineden bugüne halen hayatta olan 3 bakanın bulunduğunu söyledi. Bakanlar Önder Sav ve Erol Çevikçe’yle telefonda görüşerek kendileriyle KKTC’ye gitme arzusunu dile getirdiğini bildiren Özel, şöyle devam etti:

“Her ikisi de bundan büyük memnuniyet duydular. Yalnız Sayın Erol Çevikçe, sağlık sorunları nedeniyle böyle bir seyahate imkanının olmadığını ifade etti ve kendisinin Önder Bey’in şahsında Kıbrıs’ta temsil edilecek olmasından büyük bir memnuniyet duyacağını söyledi. Sayın Önder Sav davetimizi kabul ettiler ve CHP heyeti olarak törenlerden bir ya da iki gün önce Kıbrıs’a gideceğiz. Yine Kıbrıs’ta daha önce olduğu gibi protokol gereği yapmamız gereken tüm ziyaretleri eksiksiz olarak gerçekleştireceğiz. Daha önceki cumhurbaşkanlarıyla, başbakanlarla ve Kıbrıs’ta bir araya gelip sohbet etmekten keyif alacağımız tüm dostlarımızla bir arada olmayı ümit ediyoruz.”

Özel, CTP’nin de Kıbrıs ziyaretlerinde çok önemli bir yeri olacağını belirterek, “Biz Sayın Başkan’la kişisel hukukumuzun ötesinde partilerimizin köklü ilişkilerinin geliştirilmesinden yanayız. Sadece karşılıklı ziyaretlerle değil bugün bile Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinde partilerimizin temsilcileri ülkelerimizin çıkarına, Kıbrıs’ın çıkarına birlikte mücadele veriyorlar. Bugün dahi Strazburg’ta birlikte çalışıyorlar. Biz de onların çalışmalarını yakından takip ediyoruz. Yine her iki parti Sosyalist Enternasyonalde birlikte temsil ediliyorlar. Oradaki dayanışmamız son derece kıymetlidir.” diye konuştu.

“Türkiye’de Türkiye’nin ana muhalefet partisi, yurt dışında Türkiye’nin partisiyiz”

Bundan sonraki süreçte KKTC’nin haklı davasını takip etmeye, Kuzey Kıbrıs’taki vatandaşların geleceklerine yönelik en doğru, en kapsayıcı, en barışçıl çözüm için hep birlikte mücadele etmeye devam edeceklerini vurgulayan Özel, şunları kaydetti:

“Biz Türkiye’de Türkiye’nin ana muhalefet partisi, yurt dışında Türkiye’nin partisiyiz. Önümüzdeki yapılacak seçimlerden sonra her ikimiz de partilerimizi ülkelerimizde iktidar yapmak istiyoruz. Biz kardeş partiler olarak ülkelerimizde iktidar olduğumuzda hem Kıbrıs için hem Türkiye için çok daha iyi günlerin müjdeleneceğine yürekten inanıyoruz. Kardeşliği savunan, barışı savunan ve her zaman iyi ilişkileri savunan iki taraf olarak ben bugün burada Sayın Genel Başkan’ımızı ağırlamaktan büyük bir keyif duyduğumu ifade etmek isterim ve kendisine bir kez daha nazik ziyaretleri için teşekkür ediyorum.”

Erhürman’ın açıklamaları

Erhürman da konuşmasında Özel’e daveti ve misafirperverliği için teşekkür etti.

İki parti arasındaki işbirliğine değinen Erhürman, bunun Türkiye ile KKTC ilişkileri açısından “önemli” olduğunu söyledi.

Erhürman, 20 Temmuz’da Özel’i KKTC’de misafir edeceğini, iki partinin görüş alışverişinde bulunacağı önemli konular olduğunu dile getirdi.

Soru cevap

CHP Genel Başkanı Özel, açıklamaların ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin TBMM Grup Toplantısı’ndaki, “Bizim, siyasette yumuşama, muhataplarımızın ifadesiyle ‘normalleşme’ çabamız, aslında muhalefeti normalleştirme çabasıdır. Sıkılı yumrukları açacak olan muhalefettir.” sözlerinin sorulması üzerine Özel, “Normal bir açıklama olmamış. Bu açıklamanın da normalleşmeye ihtiyacı var.” dedi.

El sıkışmak için tek elin yetmeyeceğini, iki elin gerektiğini belirten Özel, “Biliyoruz ki geçmişte yumruklar sıkılıydı ve 31 Mart akşamı milletimiz bize birinci parti olmayı teveccüh ettiğinde, seçimlerden CHP’yi 47 yıl sonra birinci parti olarak çıkardığında ilk açıklamamızda şunu söyledik, kibre kapılmayacağız, birinci parti olmanın sorumluluklarını yerine getireceğiz dedik. İlk bayramda Sayın Erdoğan’ı aradım, o görüşmemizde randevu talep ettim, ilk ziyareti gerçekleştirdim ve yıllar sonra el sıkışma imkanı oldu. Daha önce Anıtkabir’de el sıkışmayan, cenaze törenlerinde ana muhalefet partisi lideri ile selamlaşmayan bir çizgiden bugün geldiğimiz çizgi son derece olumludur.” diye konuştu.

Özel, bu işin bir tarafı ve sahibinin olmadığını dile getirerek, şunları söyledi:

“Ne benim ne tek başına Sayın Erdoğan’dır. Muhalefeti belli bir şekle sokmak için normalleşme tanımı yapmak, olsa olsa ittifak ortağının gönlünü yapmaya yönelik kurulmuş bir cümledir. Bu konuda da Sayın Erdoğan’ı anlıyorum. Kendisinin bazı gazetelerdeki bir değerlendirmesini okuduk, ‘Özgür Bey’in kullandığı bir ifade bizi incitti’ gibi. Oradaki o ifadenin kullanılmasına sebep, Sayın Bahçeli’nin bize Grup Toplantısı’nda normalleşmeden duyduğu rahatsızlık sonucunda ‘Erdoğan’la ittifakı bozup bizim Erdoğan’la ittifak yapmamızı’ teklif etmesi üzerine Bahçeli’ye verdiğim bir cevaptı. O cevabı, o günden sonra Sayın Erdoğan, Sayın Bahçeli ile olan ilişkileri onarmak için kullanıyor. Bunu anlayışla karşılıyorum.”

Millletin, iktidarıyla muhalefetiyle birbiriyle diyalog kurabilen, sorunları konuşabilen, tartışabilen, birbirini ikna etmese de birbirine düşman gözüyle bakmayan ama mücadeleyi de eksik bırakmayan bir anlayışı takdir ettiğini söyleyen Özel, muhalefet muhalefet olmaktan çıktıktan sonra demokrasinin de demokrasi olmaktan çıkacağını ifade etti.

CHP Genel Başkanı Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bugün daha asgari ücrete zam yapmayacaklarını açıkladılar. Asgari ücrete zam yapmayacak bir iktidarla artık bu alanda yapılacak bir müzakere kalmadıysa yapılacak iş, mücadeledir. 30 Haziran günü Kocaeli’nde yapılacak Büyük Emek Mitingi’nde biz iktidara, asgari ücrete zam yapmama noktasındaki tavrının cevabını vermek üzere sokaklarda, meydanlarda olacağız. Biz milletten muhalefet partisi olarak yetki ve sorumluluk aldık. Bizim MHP’den bir farkımız şu, biz bu anlayışa karşıyız diye oy toplayıp araya bir daha sandık girmeden 180 derece taraf değiştirecek bir anlayış bizde yok. Bizden bunu bekleyen varsa boşuna beklemesin. Biz, milletten kavga etmek için, seçilmiş Cumhurbaşkanı’na hakaret etmek için ya da siyasi muhataplarımızla sadece itişip kakışmak için de yetki almadık.”

Özel, kendilerine ne kadar kötü sözler söylenirse söylensin onlara, oy veren seçmenlerine saygılarından dolayı makamlarının hak ettiği saygıyı göstermeye devam edeceklerini belirtti.

“Müzakereye de mücadeleye devam”

Muhalefet sorumluluğundan bir adım geri atarlarsa milletin kendilerine haklarını helal etmeyeceğini dile getiren Özel, şunları kaydetti:

“Halkın bizden beklediği onun hakkını savunmaktır. Erdoğan’ın memleketinde unuttuğu çay üreticisinin de Trakya’daki, Adana’daki, Osmaniye’deki, Konya’daki buğday üreticisinin de Ordu’daki fındık üreticisinin de Manisa’daki üzüm üreticisinin de Antalya’daki, güney sahillerimizdeki narenciye üreticisinin de sorununu dile getirmek, onun için mücadele etmek, gün geldiğinde önlerine düşmek, meydanlara çıkmak benim görevimdir. Bizim üslubumuzda kavga, hakaret, iftira yok. Ama bizim siyasetimiz en dirençli ve en etkili siyasettir. ‘Normalleşelim muhalefet etmeyin’ diyorlarsa biz orada yokuz. Ama ‘Yumruğunuzu yeniden sıkacak mısınız?’ diyorlarsa biz orada da yokuz. El sıkışmaya, selamlaşmaya müzakereye de devam, mücadeleye de devam. Millet bizden bunu bekliyor.”

Sinan Ateş davası

Özel, “Sinan Ateş davasını takip edecek misiniz?” sorusunu, “Sinan Ateş davasını takip edeceğiz. Bu konuda birtakım haberler vardı, o haberlerin ne olduğuna bakmaksızın biz orada olacağımızı söylemiştik. Sayın Bahçeli’nin dün, davaya nasıl bir katılım gösterecekleri konusundaki tavrını da Türkiye’nin ihtiyaç duymadığı bir yüksek tansiyonu düşürmüş olması açısından son derece önemli buluyorum. MHP’yi birçok yönden eleştiriyoruz ancak Sayın Bahçeli’nin dünkü açıklamalarında da katılmadığım, şiddetli itiraz ettiğim noktalar var ancak davayı avukatlarıyla takip edeceklerini ve gerilimi arttırmayacaklarını söylemesini son derece önemli buluyorum.” şeklinde cevapladı.

“O yemek mutlaka yenecek, yeneceğini görüyoruz”

Özel, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun görüşeceği yönünde kulis bilgilerinin hatırlatılması üzerine de şunları kaydetti:

“Bu konuda da bir normalleşmeye ihtiyaç var. Partinin bir önceki genel başkanı mevcut genel başkanıyla görüşmüyorsa, konuşmuyorsa, yemek yemiyorsa, bu kötü bir şeydir. Normali bizim yaptıklarımız. Yine kendisinin vaktiyle aday gösterdiği Ankara ve İstanbul’u yıllar sonra kazanmış, o büyük zaferin hem iki adayı hem de onları aday gösteren genel başkan, ömürleri boyunca birbirlerini bayramda, seyranda aramıyorlarsa, her fırsatta birbirleriyle bir araya gelmiyorlarsa, ara ara yemek yemiyorlarsa bu anormal bir durumdur. Ben dün akşam yenen yemekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Önümüzdeki haftalarda tahmin ediyorum yemek yenecek, işte bugün için bir tarih verilmişti ama onlar doğrulanmayan kulis bilgileriydi zaten. Sayın Ekrem İmamoğlu da beni aramıştı, ‘Öyle bir yemek tarihi kararlaştırmadık ama bir yemek yeme isteğimizi dile getirdik’ diye ifade etmişti. O yemek mutlaka yenecek, yeneceğini görüyoruz açıklamalardan. Ondan da büyük bir memnuniyet duyuyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-kktc-ctp-genel-baskani-erhurman-ile-ortak-basin-toplantisinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Tuncer Bakırhan: “Diyarbakır ve Mardin’de Çıkan Yangınlardan Sonra Kardeşlik Ortadan Kalkmıştır” https://www.haber60.com.tr/tuncer-bakirhan-diyarbakir-ve-mardinde-cikan-yanginlardan-sonra-kardeslik-ortadan-kalkmistir/ https://www.haber60.com.tr/tuncer-bakirhan-diyarbakir-ve-mardinde-cikan-yanginlardan-sonra-kardeslik-ortadan-kalkmistir/#respond Tue, 25 Jun 2024 22:39:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35867 (TBMM)- DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, ” Bu ülkenin 15 yurttaşı hayatını yitirdi, onlarcası hastanelerde yoğun bakımda yaşıyor malı, mahsulü yok olmuş ciddi bir felaket var ama bu ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı bu meselede sessiz kalmıştır, izlemiştir. Birçok siyasi partinin liderleri de merkezleri de bilerek ve isteyerek sessiz kalmışlardır. Kimse bu saatten sonra kardeşlik edebiyatı yapmasın. Diyarbakır ve Mardin’de çıkan yangınlardan sonra kardeşlik ortadan kalkmıştır” dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Meclis grubu toplantısında konuştu. Sözlerine Diyarbakır ve Mardin’de 15 kişinin öldüğü yangınlarla ilgili başsağlığı mesajıyla başlayan Bakırhan, DEDAŞ’ın “bölge halkını cezalandırmak için bir şirket. DEDAŞ’la bölgetye atanan kayyımların zihniyeti aynıdır. Bölgeyi ekonomik, siyasi sömürge olarak gördükleri için aynı zihniyetle yaklaşıyorlar” dedi.

Bölge ziyaretlerinde DEDAŞ’ın elektrik kesintileri nedeniyle oksijen tüpüne bağlı hastaların da zarar gördüğünü söyleyen Bakırhan, “Defalarca Meclis grubumuz DEDAŞ’ın bu zulmünün son bulması için çağrılarda bulundu. Soru ve araştırma önergeleri verdiler ama bu konuda tek bir adım yok. DEDAŞ borçle çiftçilere verilen hibelere bile el koyuyor. En son bu katliamda da DEDAŞ’ın ihmalinden dolayı canlarımızı mallarımızı yitirdik” diye konuştu.

TMMOB’un ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın da hazırladığı ön raporlarda “yangının elektrik tellerinden çıktığını DEDAŞ’ın buna sebebiyet verdiğini raporlarında açık şekilde ortaya koyduğunu” kaydetti. Bakırhan, Mardin’de yanık tedavi merkezinin olmadığına da dikkati çekti.

“Milliyetçilik yapıyorsunuz bari hiç olmazsa şirketin hatalarını görün”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında “anız yangını” şeklindeki sözlerini de eleştiren Bakırhan, “Bunun hesabını vermeyenler, bu yangına sebep verenlerden hesap sormayanlar birkaç gündür anız yakmasından kaynaklı yangının çıktığını söylüyorlar. Bugün bir siyasi partinin lideri de inatla ‘anız yangını’ diyor. Yerine gitmeden, incelemeden, yangının ilk çıktığı noktayı yerinde görmeden nereden biliyorlar. DEDAŞ özel bir şirket ayıptır, milliyetçilik yapıyorsunuz bari hiç olmazsa şirketin hatalarını görün” ifadesini kullandı.

“Cumhurbaşkanı, birçok siyasi partinin liderleri bilerek ve isteyerek sessiz kaldılar”

Bakırhan, yangının yaşandığı illerin “afet bölgesi” ilan edilmesi çağrısında bulunarak, şöyle devam etti:

“Böylesine bir felakat yaşanırken bu felakete ilişkin tek bir cümle söylemedi. Bu ülkenin 15 yurttaşı hayatını yitirdi, onlarcası hastanelerde yoğun bakımda yaşıyor malı, mahsülü yok olmuş, ciddi bir felaket var ama bu ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı bu meselede sessiz kalmıştır, izlemiştir. Birçok siyasi partinin liderleri de merkezleri de bilerek ve isteyerek sessiz kalmışlardır. Kimse bu saatten sonra kardeşlik edebiyatı yapmasın. Diyarbakır ve Mardin’de çıkan yangınlardan sonra kardeşlik ortadan kalkmıştır. Nasıl kardeş olduğumuzu yaşadıklarımızdan hepimiz bir kez daha gördük. Ülkenin bir bölgesinde bir halkın yaşadığı acılara ‘oh’ çeken bir grupla karşı karşıyayız. Bu ülkeyi yönetenler, bu tabloyu görmüyor mu, utanmıyor mu?”

AK Parti’nin 22 yıllık iktidarı döneminde 13 milyon icralık dosya olduğuna da dikkati çeken Bakırhan, “Hala ekonomi ve kimi bakanlar çıkıp ‘ekonomiyi düzelteceğiz’ diyorlar. Kasayı doldurmak için trafikte pusu kuruyorlar. Radarları öyle yerlere bırakıyorlar ki şaşırırsınız, üzerine örtü örtüyorlar dallarla kapatıyorlar… Biz bunlara boşuna ‘pusu iktidarı’ demiyorduk. Vatandaşına bile pusu kuran dünyada başka devlet var mı bilmiyorum” diye konuştu.

“Bir kazık paketi hazırlıyorlar”

Bakırhan, vergi paketine ilişkin, “İnsanlar her yeniden korkuyor, ‘her yeni bize bir maaliyet’ diye korkuyor. Reklamını yaptıkları şey vergide reform paketi değil, buna emin olabilirsiniz bir kazık paketi hazırlıyorlar. Her şeyden vergi alacaklar. Bahşişe gözünü diktiler. Saray medyası motokuryelerden nasıl vergi alacağını tartışıyor” dedi.

Talep ettikleri dört kalemde bir reform paketi hazırlanırsa destekleyeceklerini belirten Tuncer Bakırhan, “Artan oranlı servet vergisi çıkarsınlar. Vergi kıyaklarına son versinler. Hazine garantili firmalar geçmediğimiz yollardan garantili, dolar, euro alanlar, büyük mega projelerini yapan Türkiye’de 44 şirket var. Bu şirketten tek kuruş vergi alınmıyormuş ama motokuryeden vergi alarak ekonomiyi düzelteceğiz, Allah belanızı versin. Kamudan, israftan, lüksten vazgeçin. Savaşa, saraya, sermayeye kaynak aktarmayı bıraksınlar” görüşünü dile getirdi.

“Bizim papatya falına bakacak vaktimiz yok”

CHP ve AK Parti’nin “normalleşme” görüşmelerini de eleştiren Tuncer Bakırhan, “Aslında Türkiye’nin birinci partisi ana muhalafet partisidir ama zamanla bir müsamere oyunu oynanıyor, ‘yumuşama mı var o koltuk mu, bu koltuk mu’ artık bunun da bir sınırı olmalı. Vakit kaybedecek halimiz yok. Ne yumuşama ne normalleşme görüyoruz. Bizim papatya falına bakacak vaktimiz yok” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tuncer-bakirhan-diyarbakir-ve-mardinde-cikan-yanginlardan-sonra-kardeslik-ortadan-kalkmistir/feed/ 0
Saadet Partisi Sözcüsü Birol Aydın, genel başkanlığa aday olduğunu açıkladı https://www.haber60.com.tr/saadet-partisi-sozcusu-birol-aydin-genel-baskanliga-aday-oldugunu-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/saadet-partisi-sozcusu-birol-aydin-genel-baskanliga-aday-oldugunu-acikladi/#respond Mon, 24 Jun 2024 21:51:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35682 HABER: OGÜN AKKAYA GÖRÜNTÜ: ÜNAL AYDIN

(ANKARA) – Saadet Partisi Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Birol Aydın, Saadet Partisi’nin 30 Haziran’da yapılacak olağanüstü kongresinde genel başkanlığa aday olduğunu açıkladı. Aydın, “Genel Başkanımızın daha fazla yıpratılmasına imkan ve fırsat vermemek için Saadet Partisi 3. Olağanüstü Kongresi’nde genel başkanlığa adaylığımı ilan ediyorum” dedi.

Saadet Partisi Olağanüstü Kongresi, 30 Haziran Pazar günü saat 10.00’da Ankara Atatürk Spor Salonu’nda yapılacak. Genel Başkan Temel Karamollaoğlu’nun sağlık sorunlarını gerekçe göstererek tekrar aday olmayacağı olağanüstü kongrede, adı genel başkanlık için geçen Saadet Partisi Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Birol Aydın, parti genel merkezinde basın açıklaması gerçekleştirdi.

Aydın, “Biz Saadet Partimize sahip çıkmak için, 20 yıldır özellikle son yedi yıldır teşkilat mensuplarımızın her şart altında genel başkanımızın gözünün içine bakarak çabanın ve gayretin ve duruşu ortaya koyduğu bir zamanda bu emeğe ve duruşa sahip çıkmak için, Saadet Partisi kadroları olarak 2016’den bu yana ülkemizin birliğine, bütünlüğüne, kardeşliğine, toplumsal uzlaşmaya, kamplaşmanın ortadan kalkmak için, geleceği farklılıklarla inşa etmek için, genel başkanımızın daha fazla yıpratılmasına imkan ve fırsat vermemek için, partimizin birliğini bütünlüğünü ve kardeşlik iklimini korumak için, 3. Olağanüstü Kongrede Saadet Partisi Genel Başkanlığı’na aday olduğumu ilan ediyor, bu kararımın teşkilat mensuplarımıza, camiamız için hayırlı olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Yazıcı: “Bu asla kabul edilebilir bir durum değildir”

Öte yandan Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Ömer Faruk Yazıcı, 30 Haziran’da gerçekleştirilecek Olağanüstü Kongre sürecine ilişkin çeşitli eleştirilerde bulundu. Sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, genel başkan adaylarının belirlenmesinde yapılan temayül yoklaması sürecinin hatalı olduğunu ifade eden Yazıcı, “Kongre sürecinde yapılan temayüllerin yapılma yönteminde vahim hataların olduğunu bizzat görüyor ve şahitlik ediyorum. Merhum Erbakan Hocamızın da uyguladığı şekliyle temayülün geniş katılımla Ankara’da yüz yüze yapılacak bir toplantı ile gerçekleştirilmesi arzumdu ancak bu kabul görmedi. Teşkilatımızın özeti olan delegelerimize değer verip Ankara’ya davet edilerek görüşlerinin alınması insanımızın içini rahatlatacaktı. Siyasi partilerin seçimli Genel Kurul süreçleri ‘kim Genel Başkan olmalı’ sorusu üzerine düşünülen ve inşa edilen süreçlerdir. Zira bu sorunun cevabı o siyasi partinin gelecek vizyon ve çalışmalarının da habercisidir. Ne yazık ki kongremize dair yürütülen süreç manipülasyonlar neticesinde süreç, ‘kim Genel Başkan olmalı’ sorusundan ziyade ‘kimi Genel Başkan yaptırmamalıyız’ hıncına dönüşmüş durumdadır. Bu asla kabul edilebilir bir durum değildir” dedi.

“AK Parti lehine çalışanlar, teşkilat mensuplarımızın iradesine ipotek koymaya kalkmaktadırlar”

Yazıcı, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:

“Saadet Partisi’nin Genel Başkanını geçmişte olduğu gibi bu süreçte de partimizin yetkili kurulları ve teşkilat mensuplarımız belirleyecektir. Son seçimlerde Saadet Partimizin aleyhine çalışma yürütenler partimizin yeni Genel Başkanı olacak ismin belirlenmesindeki süreçte söz hakkı sahibi olmamalıdırlar. Saadet Partililer, binbir türlü cefa ve fedakarlıkla çalışmalar yürütürken, Saadet Partisi’nin değil başka partilerin toprağını işleyeni olanlar, bugün bizim süreçlerimizde söz sahibi olamazlar, irade ortaya koyamazlar. Son genel seçimlerde genel merkezin almış olduğu karara rağmen mührü 22 yıllık karnesi ortada olan Erdoğan, AK Parti lehine çalışan ve mührü bu logoların altına vuranlar bugün de çıkartmış oldukları tezviratlar aracılığıyla aziz teşkilat mensuplarımızın iradesine ipotek koymaya kalkmaktadırlar. Bu vesileyle dava mensuplarımızın gasp edilmeye çalışılan iradesinin tecelli etmesini sağlamak adına 30 Haziranda yapılacak Genel Kongremizde Genel Başkanlık ve GİK üyeliği için birden fazla aday ve liste ile seçimlere gidilmesinde fayda bulduğumu israrla Genel Başkanımıza ilettim. Gelinen noktada son günlerde teşkilatlarımızda oluşan rahatsızlıktan dolayı bu görüşümü aziz teşkilat mensuplarımızın tamamı ve kamuoyu ile paylaşmak istedim.”

]]> https://www.haber60.com.tr/saadet-partisi-sozcusu-birol-aydin-genel-baskanliga-aday-oldugunu-acikladi/feed/ 0 CHP Yozgat İl Başkanı Yaşar: “Türkiye, Tarihinde Görülmemiş Bir Buhranı Yaşıyor” https://www.haber60.com.tr/chp-yozgat-il-baskani-yasar-turkiye-tarihinde-gorulmemis-bir-buhrani-yasiyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-yozgat-il-baskani-yasar-turkiye-tarihinde-gorulmemis-bir-buhrani-yasiyor/#respond Sun, 23 Jun 2024 21:37:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35587

SEYFİ ÇELİKKAYA

(YOZGAT) – CHP Yozgat İl Örgütü Danışma Kurulu, son yerel seçimlerin sonuçları ve ilçe bazlı yaşanan sorunları değerlendirerek yol haritasını belirlemek üzere toplandı. İl Başkanı Abdullah Yaşar,  “Türkiye tarihinde, Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir buhranı, görülmemiş bir yönetim boşluğunu yaşıyor. Maalesef 21 yılda ülkeyi tek başına yöneten bu ‘tek adam zihniyeti’ adına ne derseniz deyin bu zihniyet Türkiye’yi adeta içinden çıkılmaz bir buhranın içine soktu. Nereye elinizi atarsanız devlette devlet çürüdü elinize geliyor” dedi.

CHP Yozgat İl Örgütü Danışma Kurulu toplantısı bugün yapıldı. İl Başkanı Abdullah Yaşar, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, emekliler, işçiler, memurlar, gençler ve yaşlıların sorunlarına değindi. Yaşar, Yozgat’ın önemli bir tahıl ambarı olduğuna dikkat çekerek, gelinen noktada en fazla sıkıntıyı tarım kesiminin yaşadığını söyledi.

“Bir fiyat açıklandı, Anadolu tabiriyle evlere şenlik bir fiyat”

Yozgat çiftçisinin zor günler yaşadığının altını çizen Yaşar, konuşmasında şunları söyledi:

“Türkiye tarihinde, Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir buhranı, görülmemiş bir yönetim boşluğunu yaşıyor. Maalesef 21 yılda ülkeyi tek başına yöneten bu ‘tek adam zihniyeti’ adına ne derseniz deyin bu zihniyet Türkiye’yi adeta içinden çıkılmaz bir buhranın içine soktu. Nereye elinizi atarsanız devlette, devlet çürüdü elinize geliyor. Yozgat bir tarım ili, Türkiye’de tarım konusunda üçüncü il, Konya’dan, Sivas’tan sonra Yozgat tahıl ambarı. Tahıl ambarında, tarımda geldiğimiz noktada en çok sıkıntı yaşayan kesim tarım kesimi oldu. Şimdi hasat dönemi başladı. Zaman zaman Yerköy çevresinde hasat başladı. Bir fiyat açıklandı, Anadolu tabiriyle evlere şenlik bir fiyat. Yani bu fiyat çiftçiyi Anadolu tabiriyle yedi kat yerin altına gömme politikasıdır. Geçen yıl çiftçi üretim maliyeti olarak mazotunu, gübresini 13 lira, 15 lirayla, 20 lira arasında mal ettiği buğdayını 8 bin 200 liraya sattı. Bu yıl ortalama 40 liraya mal ettiği mazotunu, gübresini yine hakeza, banka faizlerinin yüzde 100 arttırıldığı, çiftçinin faizlerini, kredi faizlerinin Tarım Kredi faizlerinin yüzde 100 arttırıldığı bir dönemde çiftçiye yüzde 10 fiyat artışı verildi. 9 bin 200 lira da kilo başına verilen alım fiyatı olduğu da belli değil. 45 gün içerisinde ödeme yapılacak deniyor, nasıl ödeme yapılacağı belli değil. Kimin nasıl alacağı, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin devreye nasıl girip girmeyeceği net değil, çiftçi kaderine terk edilmiş. AK Parti iktidarına en çok oy veren emekli ve çiftçiye, AK Parti son darbeyi vurmuştur.

“Birçok insanımız kurban kesemez hale gelmiştir”

Emekliler geçtiğimiz Kurban Bayramı’nda birçok insanımız kurban kesemez hale gelmiştir. Kurbanından vazgeçtim. Çoluğunun çocuğunun torununun ihtiyacını alamaz karşılayamaz duruma gelmiştir. Asgari ücretli öylesine, gençlerimiz, işsizlerimiz, öğretmenimiz, yani devletin neresine, hangi kurumuna el atarsanız adeta çökmüş durumda. Dolayısıyla biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu toplantının bir amacı da bundan sonraki hem seçimlerdeki başarı ya da başarısızlık nedenleri, sonuçları, ne yapılması gerekenler bunları tartışacağız, görüşeceğiz, bir yol haritası belirleyeceğiz. Aynı zamanda da bundan sonra nasıl bir yol izleyeceğiz, nasıl bir politika geliştireceğiz bunların hazırlığını yapacağız. Gözüken şu değerli arkadaşlarım; yine bu iş, bu ülkenin kurucu partisi, devletin, Cumhuriyet’in kurucu partisi CHP’ye düşmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi ülkenin bu sorunlarının altından kalkacak birikim, beceri, deneyim, kabiliyete sahiptir. Onun için Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz bu kadar sorunları çözecek tek parti olduğumuza inanıyoruz. Çünkü sorunları yaratanlar sorunları çözemezler.”

“Garsona verilecek bahşişten vergi alacak duruma geldik”

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın hazırladığı yeni vergi paketini değerlendiren Yaşar, şunları söyledi:

“Bakın belki salı günü, önümüzdeki salı günü Meclis’e yeni bir kanun teklifi getirecekler. Bu ülkede, bu ülkenin bizim tabirimizle kanını emen, bütün ihaleleri, ballı ihaleleri alan devasa o yandaş şirketler, onların vergi borçları milyon milyon silinirken şimdi gelecek tasarıda garsona verilecek bahşişten vergi alacak duruma geldik. Ev kirasından yüzde 20 vergi alacak duruma getirdiler. Eğer ülkeyi kalkındıracaksanız, ülkeye vergi toplayacaksanız, tasarruf tedbiri diyecekseniz, saraydan başlayacaksınız. Siz sarayda bir dakikada 10 tane asgari ücret harcayacaksınız, bir günde 15 trilyon eski parayla sarayın gideri olacak, siz ekonomiden tasarruftan bahsedeceksiniz. Bu insanın aklıyla alay etmektedir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu sorunları çözmeye hazırız ve çözeceğiz. Hiç kimse karamsar olmasın, Türkiye Cumhuriyeti çok büyük bir devlettir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bunların hepsinin altından kalkar. Yeter ki tercih vatandaştan yana olsun. Bugüne kadar 20 yıldır, 22 yıldır Türkiye’yi yöneten AK Parti iktidarının tercihi yandaştan yana olmuştur. Eğer vatandaştan yana olsaydı vatandaş bugün bu noktada olmazdı.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-yozgat-il-baskani-yasar-turkiye-tarihinde-gorulmemis-bir-buhrani-yasiyor/feed/ 0
Özgür Özel, Malatya’da… “Chp Mehmet Şimşek ile Bir Araya Geldiğinde, Ak Parti İktidarının Yükünü Sırtlamaya Gitmiyor” https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-malatyada-chp-mehmet-simsek-ile-bir-araya-geldiginde-ak-parti-iktidarinin-yukunu-sirtlamaya-gitmiyor/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-malatyada-chp-mehmet-simsek-ile-bir-araya-geldiginde-ak-parti-iktidarinin-yukunu-sirtlamaya-gitmiyor/#respond Sat, 22 Jun 2024 21:58:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35523 (MALATYA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Malatya İl Başkanlığı’nda düzenlenen halk buluşmasında “CHP, pazartesi günü Mehmet Şimşek ile bir araya geldiğinde 22 yıllık AK Parti iktidarının yükünü sırtlamaya gitmiyor. CHP hatalara ortak olmaya gitmiyor. CHP enkazı kaldırmaya, sorumluluğu üstlenmeye gitmiyor. CHP yok denilen kaynağı göstermeye, parayı nereden bulacaklarını göstermeye ve artık beşli çetelerin, yandaşların değil; vatandaşların yüzünü güldürmek için nasıl bir vergi politikası uygulanması gerektiğini anlatmaya gidiyor” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart yerel seçimlerinde partisinin kazandığı belediyelere teşekkür ziyaretlerini sürdürüyor. Özel bu kapsamda Malatya’ya geldi. Yazıhan Belediyesi, Doğanşehir Belediyesi, Cumhuriyet Örnekköy Mahallesei ve Rönesans Konteyner Kent’i ziyaret eden Özel’in Malatya’daki son durağı partisinin il başkanlığı oldu. CHP Lideri Özel, il binasının önünde toplanan vatandaşlara hitap etti. Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Burası ki Malatya’dır. Bu baba evinin önemi hepimiz için ayrı. Ben Malatya’ya her geldiğimde hem baba evine geliyorum hem ağabeyimin evine geliyorum. Eğer birisi ‘Bir milletvekili nasıl olur? Milletin verdiği görev nasıl yapılır? Halka karşı sorumlu siyaset nasıl yapılır’ diye merak ediyorsa hiç merak etmesin. O merak edene Veli Ağbaba’yı gösterin, ‘Böyle yapılır’ deyin. Devletin yetişmediği yere yetişen Veli Ağbaba’yı, Malatya istedi; biz aday yaptık ve örgütümüzle birlikte yüzde 38 oy aldı. Kimse küçümsemesin, Cumhuriyet tarihinin en büyük başarılarından biridir. Depremde hayatını kaybeden Kadın Kolu Başkanımız Güllü Tuncer’e ve eşi Ekrem Tuncer’e bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Onların varlığında, Malatya’da hayatını kaybeden bin 277 hemşehrimize Allah’tan rahmet, siz onların değerli ailelerine, komşularına, kardeşlerine bir kez daha başsağlığı ve sabır diliyorum.

“Depremzedenin en büyük sorunu belirsizliktir”

Biraz önce bir konteyner kentteydim. O yüzden geciktik. Bir dokunduk bin ah işittik. Daha da işitecektik, sizi bekletmemek için koştuk, geldik. Malatya depremin ilk günlerinde sanki deprem olmamış gibi muamele görüyordu. Gayretler gösterildi, Veli Ağbaba başta olmak üzere tüm grubumuz Malatya’ya dikkati çekmeyi başardık. Deprem gerçekleşti, arkasından gelen seçimde çıktılar, dediler ki ‘Oyları bize verin, bir yıl içinde evleri yapacağız.’ İnsanların serbest karar vermesine bile engel oldular. Ne oldu peki? Bakın, söz verdikleri ev sayısı 650 bin. Malatya’da söz verdikleri ev sayısı 103 bin. Ama Türkiye’de evlerin sadece yüzde 12’sini verdiler, 79 bini. Malatya’da verdikleri, tamamlayıp teslim ettikleri ev sayısı 7 bin 881. Şu anda Malatya’da ‘yapıp bir yıl içinde vereceğiz’ dedikleri 100 tane evin sadece yedi tanesini verdiler. 93 kişi açıktadır. ve depremzedenin en büyük sorunu belirsizliktir.

“Bu kadar kötü devlet yönetimi olur mu? Çözemiyorsanız bırakın kardeşim, biz çözelim”

Kandırdılar, yanılttılar, şaşırttılar, aldattılar, zarara uğrattılar. Deprem yetmezmiş gibi, ‘Evin az hasarlı. Sen evini yap, geç.’ Eve masraf edildi, harç borç alındı, kredi çekildi. ‘Geçemezsin. Niye? Fikir değiştirdik. Rezerv alan yaptık buralarını. Az hasarlı da olsa senin evini de yıkacağız.’ Nasıl olacak bu işler? Bu kadar kötü devlet yönetimi olur mu? Bu kadar vicdansızlık olur mu? Bu insanlar zengin olsalar zaten senden medet ummazlar. Devletin şefkatli elini beklerken bir tokat da bir darbe de devletten yediler. Buradan bir kez daha hem ilgili bakanlara hem de ülkeyi yöneten Sayın Erdoğan’a sesleniyorum: Malatya’da da Hatay’da da Adıyaman’da da Kahramanmaraş’ta da sıkıntı çok büyüktür. Bu depremzedeler mağdurdur ve devlet onlara hala belirsizlikle, hala onları borçlandırarak, hala onlardan bir şeyler almaya çalışarak davranmaktadır. Devlet devletliğini gösterecek, bu acıları dindirecek, devlet bu sıkıntıyı çözecektir. Çözemiyorsanız bırakın kardeşim, biz çözelim.

“Kira yardımını kesen bu insanların nefesini tıkar”

Buradan bir hususu daha dile getireyim: Tabii ki yerinde dönüşüm meselesi var, onu takip ediyoruz. Ama 100 kişiden 93’ü dışarıdaysa kira yardımına devam edeceksin. Diyorlar ki ‘Tasarruf tedbirleri var. Bu ay kira son.’ Sen sözünü tutma, evleri zamanında bitirme, sonra da ‘Para bitti. Biz sana kira ödeyemeyeceğiz’ de. Buradan uyarıyorum: Bu evler yapılıp anahtarlar verilene kadar devlet devletliğini gösterecek, o kira yardımları sürecek. Kira yardımını kesen bu insanların nefesini tıkar, hayatla bağını keser. Buna izin vermeyeceğiz.

“Kayısı üreticisi borcunu ödeyemeyecek hale gelmiş”

Malatya deyince kayısıyı konuşmadan olmaz. Kayısının sorununu anlatmadan olmaz. Bugün kayısı bahçesine de gittik, üreticilerle de konuştuk dertlerini yerinde dinledik. Geçen sene bahçede 100 lira olan kuru kayısı, bu sene 140 lira. Mazot iki kat artmış, ilaç artmış, gübre açmış, işçilik artmış ama kilosu 100’den 140’a gelmiş. Öbür tarafta geçen sene 175 lira olan marketteki kuru kayısı, bu sene 390 lira olmuş. Yani bir tarafta alıp satan iki kattan fazla koymuş ama alın teri akıtan, çoluk çocuk çalışan, güneşin altında çalışan, yağmurda çalışan, çamurda çalışan emeğini, alın terini toprağa damlatanlar 100 liradan 140 liraya çıkmış, borcunu ödeyemeyecek hale gelmiş. Hem organiği için hem gün kurusu için mutlaka ve mutlaka ve taban fiyat uygulamasına geçilmesi, altında işlem yapılmaması lazım. İki-üç sene önceydi, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) hububat alır gibi ya da üzüm alır gibi sizin ürününüzü de alacaktı. İnsanlar umutlandılar. Bir kez aldılar. Sonra sözlerini unuttular. ve bugün geldiğimiz noktada, üretici çok büyük bir sıkıntıyla karşı karşıya.

“Veli Ağbaba’yı bir dahaki sefere bakan olmazsa Malatya’ya büyükşehir belediye başkanı yaparız”

Adıyaman Milletvekilimiz Abdurrahman Tutdere, iline belediye başkanı oldu. Çok büyük bir oy aldı. Veli Ağbaba da çok büyük bir oy aldı bu emeklerine, bu sefer olmadı. Bir dahaki sefere bakan olmazsa Malatya’ya büyükşehir belediye başkanı yaparız. Malatya’da beş belediye aldık, her biri birbirinden kıymetli. Üçü vardı, muhafaza ettik. Yazıhan ile Doğanşehiri ilave ettik. Neredeyse bütün başkanlarımız iki kişiden birinin oyunu aldılar.

“Düşük emekli maaşının da asgari ücrete zam yapılmamasının da çiftçinin zor durumda olmasının da bir tek sorumlusu vardır; onun da adı Recep Tayyip Erdoğan’dır”

Biz, ‘Ürüne para verin. Emekli 10 bin lirayla geçinemez, açlık sınırının yarısı neredeyse’ diyoruz. Bakın, Kurban Bayramı geçti. AK Parti gelmeden önce bir en düşük emekli maaşı, iki kurban alıyordu. Bu sene kurbanlıklar 15 bin liraydı. Eskiden bir emekli maaşı iki kurban alırken şimdi iki emekli bir araya gelse bir kurbanı zor keser hale geldiler. Bu yüzden emekli maaşını insani bir seviyeye, ilk önce hiç olmazsa asgari ücret seviyesine çıkarmalıyız. Ayrıca asgari ücreti temmuz ayında mutlaka zamlamalıyız. Çaya, buğdaya, kayısıya mutlaka iyi fiyat vermeli; yüzde bir olan destekleme payıyla çiftçilerin bu sene hak ettiği 415 milyarlık desteklemeyi kendilerine mutlaka ödemeliyiz. Bunlar yapılmazsa bu ülkede huzur olmaz. Diyorlar ki ‘Para yok. Mehmet Şimşek para vermiyor.’ Şunu söyleyeyim: Mehmet Şimşek dediğiniz Recep Tayyip Erdoğan’ın bir imzasıyla gelen birisi. Nebati’yi de o getirdi, o götürdü. Damadı da o getirdi, o götürdü. Mehmet Şimşek’i de o getirdi. Buradan bütün Türkiye’ye sesleniyorum: Düşük emekli maaşının da asgari ücrete zam yapılmamasının da çiftçinin zor durumda olmasının da esnafın perişanlığının da gençlerin işsiz ve umutsuz olmasının da bir tek sorumlusu vardır; onun da adı Recep Tayyip Erdoğan’dır. ‘Efendim Mehmet Şimşek vermiyor.’ Yok öyle bir şey. Hani diyorsun ya ‘Her şeyi ben bilirim.’ Ben bunu da senden bilirim. O yüzden biz yol gösteriyoruz.

“CHP Mehmet Şimşek ile bir araya geldiğinde, AK Parti iktidarının yükünü sırtlamaya gitmiyor”

İşte CHP bunun için, pazartesi günü Mehmet Şimşek ile bir araya geldiğinde 22 yıllık AK Parti iktidarının yükünü sırtlamaya gitmiyor. CHP hatalara ortak olmaya gitmiyor. CHP enkazı kaldırmaya, sorumluluğu üstlenmeye gitmiyor. CHP yok denilen kaynağı göstermeye, para bulamadıklarına parayı nereden bulacaklarını göstermeye ve artık beşli çetelerin, yandaşların değil; vatandaşların yüzünü güldürmek için nasıl bir vergi politikası uygulanması gerektiğini anlatmaya gidiyor. 31 Mart seçimlerine bakın. Örneğin tütün üreticisinin canına okudunuz, 31 Mart’ta Adıyaman’ı gördünüz, 31 Mart’ta Doğanşehir’i gördünüz. 31 Mart’ta, 47 yıl sonra CHP birinci parti olduysa Tayyip Bey kavga etmek istediğinde onunla kavgayı sağ-sol meselesinde, Alevi-Sünni meselesinde, Türk-Kürt meselesinde, kimlik siyasetinde yapmayı reddedip sizin kavganızı verdiğiniz içindir. Emekliyi unutmadığımız, emekçiyi unutmadığımız, köylüyü unutmadığımız içindir. Bundan sonra da ne Tayyip Bey ile ne Devlet Bahçeli ile sizin gündeminizde olmayan hiçbir konuda tartışmayacağız, kapışmayacağız.

“Sesinizi duyuyoruz. Duyurmak için Kocaeli’ne gidiyoruz”

İşte bunun için 30 Haziran çok önemli bir gün. 30 Haziran’da bir miting daha yapacağız. Bundan önce alışılmış; siyasetçiler mitingi seçim gelince yapıyorlar. Ben seçimden önce 105 miting yaptım ama seçimden sonra da -bugün üçüncüsü bu- gün oluyor beş tane yapıyoruz, gün oluyor üç tane yapıyoruz. Tematik mitingler yapıyoruz. Rize’ye gidip çay mitingi, Tekirdağ’a gidip buğday mitingi, İstanbul’da eğitim mitingi, Ankara’da emekli mitingi yapıyoruz. Her gittiğimiz yerde büyük kalabalıkları görüyoruz. ve diyoruz ki ‘Sizin derdinizi dile getirecek gerçek bir halk partisi, gerçekten emekçilerin hakkını arayan bir siyasi parti var.’ Bundan sonra da devam edeceğiz. Otuz 30 Haziran’da mitingimiz şudur: Bizim işimiz sokağın sesini dinlemek. Sokak, ‘Geçinemiyoruz’ diyor. Kocaeli, Gebze’ye, başta Türkiye işçi sınıfını, ayrıca ömrü boyunca çalışmış emeklileri, esnaf, çiftçileri davet ediyoruz. Biz 30 Haziran’da ‘geçinemiyoruz’ diyen herkesi hakkını aramaya, maaşına zam istemeye, enflasyon düzeltmesi istemeye, refah payı istemeye, ürününe taban istemeye ve hakkını istemeye, söke söke almaya 30 Haziran Cuma günü, Kocaeli’ne bekliyoruz. Bütün Türkiye’ye çağrımızdır. Sesinizi duyuyoruz. Duyurmak için Kocaeli’ne gidiyoruz.”

Özel, konuşmasının ardından il örgütüyle basına kapalı bir toplantı gerçekleştirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-malatyada-chp-mehmet-simsek-ile-bir-araya-geldiginde-ak-parti-iktidarinin-yukunu-sirtlamaya-gitmiyor/feed/ 0
CHP Lideri Özel: “Orman yangınları için Meclis komisyonu kurulmasını sağlayacağız” https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-orman-yanginlari-icin-meclis-komisyonu-kurulmasini-saglayacagiz/ https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-orman-yanginlari-icin-meclis-komisyonu-kurulmasini-saglayacagiz/#respond Sat, 22 Jun 2024 21:27:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35499 Malatya’da partisinin kazandığı belediyeleri ziyaret eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, orman yangınlarını önümüzdeki hafta Meclise taşıyıp komisyon kurulmasını sağlayacaklarını söyledi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, son yerel seçimlerde AK Parti’den CHP’ye geçen Malatya’nın Yazıhan Belediyesi’ni ziyaret ederek vatandaşlarla buluştu. Belediye önünde toplanan kalabalığa seslenen Özel, seçimlerde CHP’yi uzunca bir aradan sonra yeniden birinci parti yapan vatandaşlara teşekkür etti.

“Yangın konusunu önümüzdeki hafta Mecliste gündeme getireceğiz”

Konuşmasında gündeme ilişkinde değerlendirmelerde bulunan Özel, Diyarbakır ve Mardin’de 12 vatandaşın hayatını kaybettiği yangınlara değindi. Türkiye’nin dört bir yanında orman yangınları yaşandığını belirten Özel, “2024 yılının teknolojisine, imkanlarına rağmen bu kadar ciddi zorluklara, bu kadar ciddi hatalara bir dönüp bakmak gerekiyor. Orman yangınları konusunda bir kez daha Cumhuriyet Halk Partisi olarak yapıcı, yol gösterici önerilerimiz ile birlikte bu konuyu önümüzdeki hafta Mecliste gündeme getireceğiz. Bu konuda bir Meclis komisyonu kurulmasını sağlayıp, bu konuda afet yönetiminde yetkin isimlerle dünyanın her bir tarafına bakarak bu memleketin ormanlarının korunması için bu meseleye artık Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin el koyması gerekmektedir. Buradan Türkiye’ye ilan ediyoruz. Bu orman yangınlarına bu milletin vekilleri ya dur diyecek ya dur diyecek, bunun için çalışacağız” ifadelerine yer verdi.

“Malatya’nın hakkını aramak için ne gerekiyorsa onu yapacağız”

Malatya’nın tarımda en büyük gelir kaynağı olan kayısıya da değinen Özel, “Şüphesiz kim ne derse desin kayısı denince, kayısının başkenti denince Malatya akla geliyor. Ama her alanda olduğu gibi kayısı üreticisi de emeğini kazanamıyor. Kuru kayısı burada üreticide 140 lira, pazarda 300 lira, markette 370 lira. Emeği sen çekiyorsun, çocuklarla birlikte sen çalışıyorsun ama sen 140 TL alıyorsun tüm masraflar içinde, markette 370 liraya satıyor. Bir senede mazot ikiye katladı, ilaç ikiye katladı, gübre ikiye katladı, işçilik ikiye katladı. Fiyat sadece yüzde 40 artmış geçen seneye göre. Peki geçen sene markette kayısı kaç para 175 TL, bu sene 370 TL. Şimdi marketteki fiyat ikiye katlıyor, üstüne de gidiyor ama buradaki fiyat yüzde 40 artmış. İşte haksızlık burada, adaletsizlik burada. Ben şunu söylüyorum. Günü geldi Tayyip Bey’in memleketinde çay mitingi yaptık, günü geldi Trakya’da buğday mitingi yaptık. Herkesin derdi şu ki maliyetini kurtarmayacak fiyatlara çiftçiye çalış diyorlar. Adeta sen köle gibi çalış, parayı başkaları kazansın diyorlar. Üzümde de böyle, fındıkta da böyle, çayda da böyle, kayısıda da böyle. Buradan sesleniyorum kayısının, Malatya’nın hakkını aramak için ne gerekiyorsa onu yapacağız. Hep birlikte mücadele edeceğiz” şeklinde konuştu.

6 Şubat’ta yaşanan asrın felaketine de değinen Özel, deprem sonrası CHP olarak tüm kadrolarla sahada vatandaşın yanında olduklarını söyledi. Deprem konutlarının hızla yapılması adına şehirleri birlikte ayağa kaldırmak istediklerini anlatan Özel, “Türkiye olarak bu şehirleri hep birlikte ayağa kaldıralım. Dedik ki deprem konutları ücretsiz olsun, dedik ki milli bir seferberlik ilan edelim ama kabul ettiremedik. Dedi ki ‘ben para alacağım ama bir yılda herkesin evini yapacağım’ olmaz dedik. Bu çok iddialı bir söz ama millet o çaresizlikle, o rüzgarın altında, yağmurun altında çadır kentlerde güneşin altında konteynırlar da bu sözlere itimat edenler oldu. Oy verdiler, seçimler oldu bitti ve milletin takdiriyle Recep Tayyip Erdoğan yeniden yetkiyi aldı. Bakın bir yılda 650 bin konut sözü vermişti, seçimi kazandı. Şu ana kadar verdiği konut sayısı 79 bin. Türkiye’de yüzde 12. Malatya’ya 103 bin konut yapacağız dediler ve verilen konut sayısı 7 bin 881, yüzde 7.6. ediyor. Bir yılda konut sorunu çözeceğim diyenler nerdeyse bir buçuk yıl oldu. 100 kişiden 88’ini sokakta bıraktılar. Malatya’da 100 kişiden 92’isi sokakta. 10 aileden dokuzu ya çadırda ya konteynırda ya da başını aldı gitti gurbette. Ama seçim için oy isteyenler şimdi bir buçuk yılda yüzde 6,5’unu yaptılar. Bu barınma sorunu en büyük sorun ama sorunun en önemli kısmı belirsizlik meselesi. Evi az hasarlı yaptır dediler, vatandaş evini yaptırdı şimdi rezerv alanı oldu çıkacaksın yıkacağız diyorlar. Orta hasarlılar için yıkılacak dediler adam yıkılacak diye pervası söktü kapısını söktü sattı kendine katık yaptı şimdi diyor ki yıkmayacağız, yaptıracaksın. Büyük bir belirsizlik büyük bir haksızlık var” dedi.

“Türkiye’nin en büyük mücadelesini bu kira yardımı için başlatacağım”

Deprem bölgesinde kiracılara verilen desteğin bu ay son bulacağını da söyleyen Özel, “Şunu görüyoruz ki bu ay son kez kira yardımı yapıyorlar. Arttırın, yeniden uzatın dedik, ekonomi kötü, para bulamayız kira yardımı bitti diyorlar. Eğer bu 10 ildeki söz verip de açıkta bıraktığınız 650 bin konut, milyonlarca kişiyi kira yardımsız bırakırsanız size buradan söz veriyorum, eğer katılırlarsa, eğer mücadele etmek isterlerse, eğer haklarını ararlarsa Türkiye’nin en büyük mücadelesini bu kira yardımı için başlatacağım. Söz veriyorum size. Hem evi yapmayacaksın hem seçim bitti, kirayı da unutacaksın. Milleti çadırlarda, konteynırlarda yıllarca bırakacaksın. Öyle yağma yok sana depremzedeyi ezdirmeyiz” ifadelerine yer verdi.

Önümüzdeki pazartesi günü ekonomiden sorumlu genel başkan yardımcılarının Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i ziyaret edeceğini hatırlatan Özel, “Para bulamıyorum diyorlar, önümüzdeki pazartesi ekonomiden sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Mehmet Şimşek’e gidip parayı nerden bulabileceklerini söyleyecek. Bakın buradan açıkça söylüyorum 22 yıllık AK Parti iktidarının yükünü sırtlayacak halimiz yok. Yanlışına doğru diyecek halimiz yok. Onların hatasını düzeltmek için onlara yanaşacak halimiz yok. Doğrusunu biliyoruz. Pazartesi soracağız Mehmet Şimşek’e. Ey Şimşek, senin önceliğin vatandaş mı yandaş mı? Sen müteahhitten yana mısın Yazıhanlı kayısı üreticinden yana mısın, onu söyle diyeceğiz” şeklinde konuştu.

Siyasetin sokağın sesini dinleme işi olduğunu dile getiren Özel, parti olarak 30 Haziran’da Kocaeli’nin Gebze ilçesinde geniş katılımlı ‘geçinemiyoruz mitingi’ düzenleyeceklerini de belirterek herkesi davet etti.

“Savunmasız bir adama 5 kişi saldırmak acizliktir, zavallılıktır”

Yine Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde partilerinin meclis üyesi adayına yapılan saldırıyı kınayan Özel, “Partimizin belediye meclis üyesi adayı birinci yedeğimiz, arkadaşımız, ağabeyimize kızının yanında eşinin gözünün önünde 5 kişi sopalarla saldırıp beyin kanaması olacak kadar vurdular. Yere düştü hareketsiz kaldı, çekip dizlerinden vurdular. Neymiş Pınarbaşı’ndaki seçimmiş. Biz seçim gecesi söyledik. Seçim seçimde kaldı, bundan sonra başkanımız bütün Pınarbaşı’nı kucaklayacak ve başkanımız bundan sonra bütün Pınarbaşı’nın başkanı olacak. Kimse üzülmesin, kimse bir şey etmesin dedik hala daha birileri gerilim oluşturmak ve o gerilimden beslemek istiyorlar. Halen daha birileri kaba kuvvetle bir şey yapacağını sanıyor. Savunmasız bir adama 5 kişi saldırmak ne güçtür ne cesarettir ne dirayettir ne kabadayılıktır. Olsa olsa acizliktir, zavallılıktır” diye konuştu.

Türkiye’de siyasette normalleşme istediklerini de ifade eden CHP lideri Özel, “Normalleşme demek normal davranmak demektir. Kurallara uygun davranmak demektir, hukukun üstünlüğüne inanmak, anayasaya bağlı kalmak demektir. Seçimi kaybedince kabullenmek, tebrik etmek demektir, sopalarla saldırınca normalleşme olmaz. Ankara’nın ortasında bir siyasi cinayetin kanını yerde bırakmakla olmaz. Emekliye 10 bin TL vererek açlığa mahkum ederek, ev kirası vermeyerek, sen aç kal, karnını doyuracaksan sokakta kal demekle olmaz. Asgari ücretliye seçimden önce 4 kez yılda zam yapacağım deyip seçimden sonra yapmamakla olmaz. ve asla ve asla depremden sonra bir yılda konut vereceğim deyip bir yıl sonra kira yardımını kesmekle olmaz. Biz Türkiye’nin bir normal o ülke olarak hukuk kurallarına, ahlaka, vicdana sahip olarak yönetilmesini istiyoruz. Bunun için el uzattık. Hukuka uyarsanız ne ala, sopaya sarılanla normalleşme olmaz. Anayasayı çiğneyen ile normalleşme olmaz. Ama bir parti gerilimden beslenecek diye ya da kendi rezaletini yargıdan kaçıracak diye normalleşmeyi baltalıyorsa ona da kimse pabuç bırakmaz. İsteyen gelip normalleşir, hep birlikte doğru işler yaparız. Ama hukuktan sapanın vicdandan sapanın, ahlaktan sapanın olduğu yerde biz olmayız. Biz neredeyiz, milletle beraberiz. 50 yıl sonra birinci parti olmuşuz. 3 yıldır, 3 aydır tüm anketlerde birinci partiyiz. Normalleşmeyi herkes CHP’den biliyor. Halkın çok büyük bir kısmı destekliyor. ya gelirsiniz kurala, kanuna, hukuka uyarsınız. Emekliye, asgari ücretliye, çiftçiye sahip çıkarsınız, hapisteki suçsuz arkadaşlarımıza zulmetmekten vazgeçersiniz. Anayasa Mahkemesi kararlarına uyarsanız ne ala. Buna uyarsanız biz buradayız. Bu ülkeyi kuran iradeyiz. Bu ülkede demokrasiyi yeniden kurmak, bu ülkeye yeniden istikrar getirmek, yoksulluğu yeniden bitirmek yüzleri güldürmek yani normal bir demokrasi inşa etmekte bizim boynumuzun borcudur. Gelen gelir gelmeyenler milleti karşısına geçer. Millet bizimledir, milletle devlet yarışırsa millet kazanır. Biz kazanacağız” diye konuştu. – MALATYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-orman-yanginlari-icin-meclis-komisyonu-kurulmasini-saglayacagiz/feed/ 0
CHP Kayseri İl Başkanı: Bu olaylara sebebiyet verenlerin başını okşayarak Kayseri’de huzuru sağlatamazsınız https://www.haber60.com.tr/chp-kayseri-il-baskani-bu-olaylara-sebebiyet-verenlerin-basini-oksayarak-kayseride-huzuru-saglatamazsiniz/ https://www.haber60.com.tr/chp-kayseri-il-baskani-bu-olaylara-sebebiyet-verenlerin-basini-oksayarak-kayseride-huzuru-saglatamazsiniz/#respond Sat, 22 Jun 2024 21:15:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35489 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kayseri İl Başkanı Feyzullah Keskin; dün ki saldırıya tepki göstererek; “Bu olaylara sebebiyet verenlerin başını okşayarak Kayseri’de huzuru sağlatamazsınız” dedi.

CHP Kayseri İl Başkanı Feyzullah Keskin; Milletvekili Aşkın Genç ile beraber parti binasında basın toplantısı düzenleyerek; Pınarbaşı ilçesinde belediye meclis üyesi adayı olan Şerafettin Bahadır’ın uğradığı saldırıya tepki gösterdi. Keskin; “Eğer bir mesaj verilmek isteniyorsa o mesajı aldım ve cebime koydum. Dün akşam saatlerinde Şerafettin Bahadır kardeşimiz önce araçla takip ediliyor, bir köyde önü kesiliyor. Oradan kurtularak 112’yi arıyor ve takip edildiğini söylüyor. Bir sonraki köyde aynı araç önünü kesiyor ve “kızım içerde, kızımı bırakayım ve nereye istiyorsanız geleyim” diyor ama delikanlılık, racon kızının ve ailesinin yanında birine yapılmaması gerekir. Aslında hiç yapılmaması gerekir ama kızının yanında vahşice sopalarla girerek darp edilip, arkasından ayaklarına ateş edip, en sonda da havaya ateş ederek mesaj vermeye çalışıyorlar. Mesajı aldık ama kirli oynanmak istenen oyunların aleti olmayacağız. Ülkemizde buna benzer olaylar farklı şekilde yapıldı. Kayseri’de bunun yapılmasına müsaade etmeyeceğiz” dedi.

“Uzun zamandır Kayseri’de devletin gücü arkaya alınarak terörizm estirilmektedir” diyen Keskin; “Sarız Belediye başkanlığı kendi partililerince basılıyor ve başkan darp ediliyor. Bunu yapanların akıbetleri ne oldu. Arkasından televizyon kanalı basılıyor, belediye meclis üyesi öldüresiye dövülüyor. 60’a yakın insan tespit edilidği halde basit bir olay gibi kalınıyor. Sıkıntılar yaşanıyor ve sonuç olarak bakıldığı zaman bunları güçlendirecek eylemler yapılmakta ve olaylar basit gibi gösterilip bunlara cesaret verilmektedir. Herkese seslenmek istiyorum. Bu olaylara sebebiyet verenlerin başını okşayarak Kayseri’de huzuru sağlatamazsınız. Bir ahlaksızlık, bir terörizm yaşatılıyorsa ucu nereye giderse gitsin bunun mutlaka takipçileri olmalısınız. Biz bunun takipçisi olacağız. Bunların cezalandırılmaması bugün kızının önünde dövülmesine sebep oluyor. Bu olay basit bir aile kavgasına indirmeye çalışmak kimsenin haddi değildir. Bunu böyle yapıyorlarsa Kayseri’ye yazık ediyorlar. İçimiz kan ağlayarak da olsa sağ duyu çağrısı yapıyoruz. Bu olayların Kayseri’de de yaşanmaması için her şeyi yapıyoruz. Aynı hassasiyeti diğer partilerden ve kuruluşlardan da bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç ise, “Kayseri’de Atatürk heykeline saldırı ile bayram başladı ve bayram tatilinin son günlerinde dün de Cumhuriyet Halk Partili bir kardeşimiz bugün komada ölümle cebelleşiyor. Acaba bir insanın canına karşın 100 tane Pınarbaşı kazansak ne olur? Bin tane Pınarbaşı Belediye Başkanlığı kazanılsa kaybedilse 1 Şerafettin Bahadır’ın canına değer mi? Biz kesinlikle değmez diyoruz. O can hayatta olsun hiçbir belediyemiz olmasın gerekirse. Bunu artık insanların hazmetmesi lazım. Kayseri bunları hak etmiyor. Kayseri çok müstesna bir şehir ama ne yazık ki bu tip olaylarla konuşuluyor. Tüm dualarımız yaralı kardeşimizin kurtulması için. O canımız hayata dönsün gerisi bizim için laf-ı güzaf diyorum” diye konuştu. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-kayseri-il-baskani-bu-olaylara-sebebiyet-verenlerin-basini-oksayarak-kayseride-huzuru-saglatamazsiniz/feed/ 0
Özgür Özel, Malatya Yazıhan’da: “Türkiye’nin En Büyük Direnişini Kira Yardımı İçin Başlatacağım. Sana Depremzeyi Ezdirmeyiz”” https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-malatya-yazihanda-turkiyenin-en-buyuk-direnisini-kira-yardimi-icin-baslatacagim-sana-depremzeyi-ezdirmeyiz/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-malatya-yazihanda-turkiyenin-en-buyuk-direnisini-kira-yardimi-icin-baslatacagim-sana-depremzeyi-ezdirmeyiz/#respond Sat, 22 Jun 2024 21:12:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35486 HABER:   GÜLARA SUBAŞI – GÖRÜNTÜ: DURSUN ALKAYA

(MALATYA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Malatya’nın Yazıhan ilçesindeki halk buluşmasında konuştu. Özel, “Malatya’da yüz kişiden 93’ü sokakta. On aileden dokuzu ya çadırda ya da konteynerde ya da barınamadı gitti, gurbette. Ama seçim için oy isteyenler, şimdi bir buçuk yılda yüzde 6’sını yaptılar. Büyük bir belirsizlik, büyük bir haksızlık var. Şunu görüyoruz ki bu ay son kez kira yardımı yapıyorlar. ‘Arttırın yeniden uzatın’ dedik. ‘Ekonomi kötü, para bulamayız, kira yardımı bitti’ diyorlar. Eğer bu 10 ildeki söz verip de açıkta bıraktığınız 650 bin konut, milyonlarca kişiyi kira yardımsız bırakırsanız, size buradan söz veriyorum, eğer mücadele etmek isterlerse, Türkiye’nin en büyük direnişini bu kira yardımı için başlatacağım. Hem evi yapmayacaksın, hem de kirayı unutacaksın. Milleti çadırlarda, konteynerlerde yıllarca bırakacaksın. Öyle yağma yok. Sana depremzedeyi ezdirmeyiz” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart yerel seçimlerinde partisinin kazandığı belediyelere teşekkür ziyaretlerini sürdürüyor. Özel, bu kapsamda dün akşam saatlerinde Malatya’ya geldi. Özel’in bugün Malatya’daki ilk durağı partisinin Yazıhan İlçe Başkanlığı oldu. Ardından Yazıhan Belediyesi’ne gelen Özel’e burada; Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Genel Başkan Yardımcıları Gökan Zeybek ve Ulaş Karasu, YDK üyeleri Deniz Çakır ve Esin Temel, Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Adıyaman Gölbaşı Belediye Başkanı İskender Yıldırım, Ankara Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Malatya Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu, Malatya Arguvan Belediye Başkanı Ersoy Eren, Malatya Hekimhan Belediye Başkanı Mehmet Şerif Yıldırım, İzmir Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, İzmir Çiğili Belediye Başkanı Emrah Yıldız, Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, Malatya İl Başkanı Barış Yıldız ve CHP Yazıhan İlçe Başkanı Şahmurat Çalışkan eşlik etti.

Abdulvahap Göçer: “Genel seçimde yeniden birinci parti olacağız”

Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, belediye önünde toplanan kalabalığa hitap eti. Geçer, şunları söyledi:

“31 Mart yerel seçiminde destan yazdınız. Malatya’da destan yazan cesur yürekli Veli Ağbaba’nın ilçesi burası. Haksızlığa boyun eğmeyen, Türkiye’de iktidar yürüyüşüne burada yeniden başladık. Önümüzdeki genel seçimde iktidara hep birlikte el ele gireceğimizden hiç şüphem yoktur. Bütün seçim çalışması boyunca ve seçildikten sonra her türlü desteğini bizden esirgemeyen sayın vekilimiz Ağbaba’ya çok teşekkür ediyorum. Sayın vekilimizin başlattığı bu yürüyüşte, cesur yürekli olan Yazıhan halkı, direnişini göstermiş ve haksızlığa karşı koymuştur. Hepinizden Allah razı olsun. Burada Sayın Genel Başkanımıza şu sözü veriyoruz; genel seçimde burada yeniden birinci parti olacağız.”

“Partimizi 37 yıl sonra Türkiye’de birinci parti yaptı”

Halk buluşmasına katılan CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise şunları söyledi:

“Tüm Yazıhanlılara verdikleri destekten dolayı çok teşekkür ediyorum. Şunu bütün Yazıhan bilsin ki sizlere mahcup olmayacağız. Başkanımız Abdullah Göçer’e, Yazıhan Belediyesi’ne her türlü desteği vereceğimizden kuşkunuz olmasın. Yazıhan’ın yanındayız. Bugün çok değerli konuklarımız var. Milletvekillerimiz var, belediye başkanlarımız var. Değişimin lideri, ikinci yüzyılın yeni lideri ve Malatyalıların dostu, en çok geldiği il Malatya, Genel Başkanımız Özgür Özel’i Malatya’da ağırlamaktan, Yazıhan’da ağırlamaktan büyük onur duyduğumuzu belirtmek istiyorum. Partimizi 37 yıl sonra Türkiye’de birinci parti yaptı. Yapılacak ilk yerel seçimlerde partimizi iktidar yapacak ve Atatürk’ün koltuğunda, Atatürk’ün izinde bir Cumhuriyet Halk Partili oturacak.”

Özgür Özel: “Burası baba evidir”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise şöyle konuştu:

“Öyle bir günde buradayız ki bütün duygularımızın en üst düzeyde olduğu ve bütün Türkiye’nin gözünün önünde, belki de Türkiye siyasi tarihinin en büyük atılımlarından birinin yaşandığı, geçmişte sadece 2019’da CHP, İYİ Parti, Demokrat Parti, Saadet partisi… Koskoca bir ittifakla yüzde 23 oy aldığımız bir seçimden hemen sonraki seçimde bir başımıza, ‘ittifak yapalım’ dediğimizde ‘hayır, biz tek başımıza seçimlere gireceğiz’ dendiğinde buna saygı duyarak, en sert sert eleştirilere, en tahammüllü tavrımızla bir başımıza ama hangi partide olduğumuzu bilerek, Malatya’nın evladı, Türkiye Cumhuriyeti’nin İkinci Cumhurbaşkanı İsmet Paşa’nın ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisinde olduğumuzu bilerek dedik ki burası baba evidir.

“Malatya’yı da bir dahaki sefere alırız”

Baba evi dediğin herkes baba evine doğar. Yazıhan’ın AK Partilisi de MHP’lisi de hangi görüşten olursa olsun, dedesinin, babasının partisi bellidir. Ama kimi baba evinden ayrılır. Kimi ırakta oturur, kimi yakında oturur. Kimi büyüğünü arar, kimi küçüklüğüne razı olur. Ama herkes bilir ki baba evinin çayı demlidir. Çorbası kaynamaktadır. Bacası tütmektedir. İşte biz dedik ki bu baba evi, Türkiye ittifakıdır. Bu baba evinin tapusu hiçbirinizde değildir. Bir kişiye kayıtlıdır. Onun da adı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. İşte o baba evine çağırdık, koşup geldiler. Farklılıkları konuşmayacağız dedik. Birbirimizle farklılıklarımız üzerinden atışmayacağız. Kimseyle kavga etmeyeceğiz. Kimseye hakaret etmeyeceğiz, sadece sizin sorunlarınızı konuşacağız ve sadece ve sadece halk için, millet için siyaset yapacağız dedik. Millet koştu geldi, baba evini doldurdu. 47 yıl sonra Atatürk’ün partisini birinci parti yaptı. Burada kazanılan belediyeler kadar, kazanılamayan belediyelere de bakmak lazım. Biz Malatya’da 2019’da hep beraber yüzde 23 oy alırken, bu seçimde siyaseten ağabeyim, büyüğüm, ustam Veli Ağbaba ile yüzde 38 oy aldık. Artık CHP başının üstündeki bölünmez cam dağını kırmıştır. Artık Malatya iyi gün dostunu, kötü gün dostunu görmüştür. Artık siyaseti yandaşları için değil, hangi görüşten olursa olsun bütün vatandaşları için yapanlar, milletin gönlünde hak ettikleri yeri almıştır. Çok istiyorduk ama bu sefer bu kadar oldu. Ben Malatya’ya üzülürken, Ulaş Karasu bana dedi ki ‘başkanım kalsın, bir sonraki seçimde alacak bir büyükşehir kalsın, Malatya’yı da bir dahaki sefere alırız’ dedi. Yazıhan’daki başarımız, önümüzdeki günlerde yapılacak ilk genel seçimde iktidarın anahtarı olacak.

“Orman yangınlarına dur demek için çalışacağız”

Dün Diyarbakır ve Mardin arasında yangınlarda maalesef 12 vefatımız var. Türkiye’nin dört bir yanında orman yangınları sürüyor. Bayramda bizler evlerimizde otururken, bu belediyelerin kahraman itfaiyecileri, hatta bütün personelleri, orman müdürlüklerini çalışanları çok önemli mücadeleler veriyorlar. Allah, hepsini sakınsın. Allah hem onları hem canlarımızı hem ormanlarımızı korusun. Ancak Türkiye’nin orman varlıklarının bu kadar kolay kaybedilmişken 2024 yılının teknolojisine imkanlarına rağmen bu kadar ciddi zorluklara, bu kadar ciddi hatalara bir dönüp bakmak gerekiyor. Orman yangınları konusunda CHP olarak bütün yapıcı, yol gösterici önerilerimizle birlikte konuyu Meclis’te gündeme getireceğiz. Orman yangınlarına dur demek için çalışacağız.

“Kayısıcının hakkını aramak için ne gerekiyorsa onu yapacağız”

Kuru kayısı burada üreticide 140 lira. Pazarda 300 lira, markette 370 lira. Emeği sen çekiyorsun. Alın terini sen akıtıyorsun. Çoluk çocuk, eşinle sen çalışıyorsun. Gün oluyor borç alıyorsun, kredi alıyorsun. Her şeyine sen katlanıyorsun Ama sen 140 lira alıyorsun. Alıp satan 370 liraya satıyor. Bir senede mazot, ilaç, gübre, işçilik ikiye katlandı. Fiyat sadece yüzde 40 artmış. Haksızlık, adaletsizlik burada. Günü geldi Tayyip Bey’in memleketinde çay mitingi yaptık. Günü geldi Trakya’da buğday mitingi yaptık. Herkesin derdi şu ki maliyetini kurtarmayacak, fiyatlara çiftçiye ‘çalış’ diyorlar. Adeta ‘sen köle gibi çalış, parayı başkaları kazansın’ diyorlar. Üzümde de böyle. Fındıkta da böyle, çayda da böyle. Kayısı da da böyle. Kayısıcının hakkını aramak için ne gerekiyorsa onu yapacağız. Hep birlikte mücadele edeceğiz.

“Sana depremzedeyi ezdirmeyiz”

Malatya’da yüz kişiden 93’ü sokakta. On aileden dokuzu ya çadırda ya da konteynerde ya da barınamadı gitti, gurbette. Ama seçim için oy isteyenler, şimdi bir buçuk yılda yüzde 6’sını yaptılar. Bu barınma sorunu en büyük sorun ama sorunun en önemli kısmı belirsizlik meselesi. Büyük bir belirsizlik, büyük bir haksızlık var. Şunu görüyoruz ki bu ay son kez kira yardımı yapıyorlar. Arttırın yeniden uzatın dedik. ‘Ekonomi kötü, para bulamayız, kira yardımı bitti’ diyorlar. Eğer bu 10 ildeki söz verip de açıkta bıraktığınız 650 bin konut, milyonlarca kişiyi kira yardımsız bırakırsanız, size buradan söz veriyorum, eğer mücadele etmek isterlerse, Türkiye’nin en büyük direnişini bu kira yardımı için başlatacağım. Hem evi yapmayacaksın, hem de kirayı unutacaksın. Milleti çadırlarda, konteynerlerde yıllarca bırakacaksın. Öyle yağma yok. Sana depremzedeyi ezdirmeyiz.

“Mehmet Şimşek sen vatandaştan mı yanasın müteahhitten mi?”

Önümüzdeki pazartesi Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız, Mehmet Şimşek’e gidip parayı nereden bulabileceklerini gösterecek. 22 yıllık AKP iktidarının yükünü sırtlanacak halimiz yok. Yanlışına doğru diyecek halimiz yok. Onların hatasını düzeltmek için onlara yanaşacak halimiz yok. Doğrusunu biliyoruz. Biz zenginlerin, para kazananların yüksek vergi vereceği, az kazananın az vergi vereceğini, hiç para kazanmayanın hiç vergi vermeyeceği bir sistemi savunuyoruz. Onlar yüz liralık verginin 65 lirasını emeklilikten, sudan, doğal gazdan, sudan, sütten, bebek bezinden alarak maalesef garibandan topluyorlar. Mehmet Şimşek, senin önceliğin vatandaş mı yandaş mı? Sen müteahhitten yana mısın, Yazıhanlı kayısı üreticisinden yana mısın?

“30 Haziran’da Kocaeli’ye davet ediyorum”

Siyaset, sokağın sesini dinleme işidir. Artık sokakta ses yok, çığlık var. İnsanlar ‘geçinemiyoruz’ diyerek çığlık atıyor. Madem geçinemiyorsunuz o zaman asgari ücrete zam yapılması gereken günden bir gün önce Türkiye’nin en büyük emek kentinde Kocaeli Gebze’de işçilerle, emeklilerle, çalışanlarıyla, bütün emekçilerle, esnafla, çiftçilerle büyük bir ‘Geçinemiyoruz Mitingi’ yapacağız. Türkiye’de emeği sömürülen, yıllarca çalışmasının sonundaki emekli maaşı kuşa dönen, ürünü para etmeyen, geçinemeyen herkesi 30 Haziran günü Kocaeli’ndeki ‘Geçinemiyoruz Mitingi’ne davet ediyorum.

“Gerilim yaratmak, gerilimden beslenmek istiyorlar”

Dün akşam, dün akşam maalesef Kayseri Pınarbaşı’nda bir saldırı gerçekleşti. Partimizin belediye meclis üyesi adayı, birinci yedeğimiz arkadaşımıza, kızının yanında, eşinin gözünün önünde beş kişi sopalarla saldırıp beyin kanaması olacak kadar vurdular. Yere düştü, hareketsiz kaldı, çekip dizlerinden vurdular. Neymiş? Pınarbaşı’ndaki seçimmiş. Biz seçim gecesi söyledik. Seçim seçimde kaldı. Bundan sonra başkanımız bütün Pınarbaşı’yı kucaklayacak. ve başkanımız bundan sonra bütün Pınarbaşı’nın başkanı olacak. Kimse üzülmesin. Kimse endişe etmesin dedik. Halen daha birileri gerilim yaratmak, o gerilimden beslenmek istiyorlar. Halen daha birileri kaba kuvvetle bir şey yapacağını sanıyorlar. Savunmasız bir adama beş kişi saldırmak, ne güçtür, ne cesarettir, ne dirayettir, ne kabadayılıktır. Olsa olsa acizliktir, zavallılıktır.

“Normalleşme emekliye ‘aç kal’ demekle olmaz”

Bakın biz Türkiye’de siyasette normalleşme istiyoruz. Normalleşme demek, normal davranmak demektir. Kurallara uygun davranmak demektir. Hukukun üstünlüğüne inanmak, anayasaya bağlı kalmak demektir. Seçimi kaybedince kabullenmek, tebrik etmek demektir. Sopalarla saldırınca normalleşme olmaz. Ankara’nın ortasında bir siyasi cinayetin kanını yerde bırakmakla olmaz. Emekliye on bin lira vererek, açlığa mahkum ederek, aç kal demekle olmaz. Asgari ücretliye seçimden önce dört kez yılda zam yapacağım deyip, seçimden sonra yapmamakla olmaz.

“Normalleşmeyi halk CHP’den biliyor”

Biz Türkiye’nin bir normal ülke olarak hukuka, kurallara, ahlaka, vicdana sahip olarak yönetilmesini istiyoruz. Bunun için el uzattık. Hukuka uyarsanız ne ala… Sopaya sarılanla normalleşme olmaz. Kanuna uyarsanız ne ala. Anayasayı çiğneyenle normalleşme olmaz. Bir parti gerilimden beslenecek diye, kendi rezaletini yargıdan kaçıracak diye normalleşmeyi baltalıyorsa, ona da kimse pabuç bırakmaz. İsteyen gelir normalleşir, hep birlikte doğru işler yaparız. Ama hukuktan, vicdandan, ahlaktan sapanın olduğu yerde biz olmayız. Biz milletle beraberiz. Normalleşmeyi herkes CHP’den biliyor. Halkın çok büyük bir kısmı destekliyor. ya gelirsiniz, kurala, kanuna, hukuka uyarsınız; emekliye, asgari ücretliye sahip çıkarsınız; hapisteki suçsuz arkadaşlarımıza zulüm etmeyi bırakırsınız; AİHM kararlarına, Anayasa Mahkemesi kararlarına uyarsanız ne ala. Uymuyorsanız, biz buradayız. Bu ülkeye yeniden istikrar getirmek, yoksulluğu yeniden bitirmek, yüzleri güldürmek bizim borcumuzdur. Milletin karşısında olanlarla biz mücadele edeceğiz. Arkalarındaki görünür güç, görünmez güç, karanlık güç, devletin kendi, yer algı devleti veya birilerinin itinayla karşımıza çıkardığı derin devleti size pabuç bırakmayacağız. Bu ülkeye demokrasiyi yeniden getireceğiz.”

CHP Lideri Özel, konuşmanın ardından Başkan Geçer’i makamında ziyaret etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-malatya-yazihanda-turkiyenin-en-buyuk-direnisini-kira-yardimi-icin-baslatacagim-sana-depremzeyi-ezdirmeyiz/feed/ 0
Siyasi partilerde bayramlaşma ziyareti! CHP’li ismin sözleri soğuk rüzgarlar estirdi https://www.haber60.com.tr/siyasi-partilerde-bayramlasma-ziyareti-chpli-ismin-sozleri-soguk-ruzgarlar-estirdi/ https://www.haber60.com.tr/siyasi-partilerde-bayramlasma-ziyareti-chpli-ismin-sozleri-soguk-ruzgarlar-estirdi/#respond Mon, 17 Jun 2024 08:24:51 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35338 Kurban Bayramı dolayısıyla siyasi parti heyetleri bayram ziyaretleri yapıyor. CHP’de günün ilk bayramlaşması AK Parti heyeti ile gerçekleşti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel, CHP Kadın Kolları MYK Üyesi Çiğdem Gegeoğlu ve Gençlik Kolları Genel Saymanı’ndan oluşan CHP heyeti, AK Parti MYKY Üyesi Hasan Sert, Kadın Kolları MKYK Üyesi Sena Aktürk ve Gençlik Kolları MKYK Üyesi Derya Çıraklı’yı ağırladı.

“ÜLKE MESELESİ OLUNCA FEDAKARLIĞI BAŞARABİLMELİYİZ”

AK Parti MYKY Üyesi Hasan Sert, şöyle konuştu: “Tüm camiamızın, tüm CHP camiasının, Türk milletinin bayramını kutluyoruz. Umarım bu bayramlar daha güzel düşünmeye daha iyi şeyler yapmaya daha güzel projeler yapmaya, daha birlik ve beraberliğe, daha çok ülkemizi kalkındırmaya vesile olur. Çünkü Türkiye bulunduğu stratejik nokta itibariyle birçok şeylere maruz kalıyor. Üstelik birçok yükleri de üzerinde taşıyor. Sizler de parlamentoda bunu çok yakından izliyorsunuz. Bizler de geçen dönemde de önceki dönem de milletvekili dönemimizde de de bunlara şahit olduk. Türkiye güçlenmesi ve büyümesi gereken bir ülke. Üzerinde sorumluluğu çok olan bir ülke. Bunu ancak birlik beraberlikle aşabiliriz. Tabii ki birbirimizden farklı düşünceler olmasından dolayı değişik siyasi partilerin, değişik siyasi argümanlar üretmesi çok normal. Bunu doğru karşılamak lazım. Farklı farklı bakış açılarının olması normal. Ama ülke meselesi olunca biraz da fedakarlığı başarabilmeliyiz. Türkiye’nin başarısı için hep beraber çok sevinmeliyiz. Dolayısıyla bu bayramlarda da buna vesile olsun istiyoruz. Sizin de tekrar bayramınızı kutluyoruz. Hem milletvekilliğinizden dolayı güzel çalışmalar yapacağınızı ümit ediyoruz. Başarılar diliyoruz.”

“REFAHIN TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNE YAYILDIĞI BİR SİSTEMİ HEP BİRLİKTE HAYATA GEÇİRELİM İSTİYORUZ”

CHP’li Deniz Yücel, “Bayramlar, birlik, beraberlik, dayanışmanın, yardımlaşmanın güçlendiği, kuvvetlendiği günler. Yine aynı şekilde geleneklerimizi hayata geçirdiğimiz dönemler. Bu ziyaretler de çok çok kıymetli. Ama şu son dönemde toplumun bütün kesimleri bayramı bayram gibi yaşayamıyor ne yazık ki. İşte bir emekli bir çiftin çocuklarını bayramda ziyarete gitmesinin bile maliyeti çok yüksek. Asgari ücretlilerin, işçinin, emekçinin… Biz istiyoruz ki refahın toplumun tüm kesimlerine yayıldığı bir sistemi hep birlikte hayata geçirelim. Elbette siyasi partilerin ülkeyi yönetme konusunda farklı yöntemleri, iddiaları, fikirleri olabilir. Bu farklılık zaten bizim zenginliğimizdir. O farklılıktan iyi şeyler, güzel şeyler ortaya çıkar. Yakın zamanda özellikle 31 Mart yerel seçimleri sonrasında yaşadığımız o diyalog süreci, normalleşme süreci bizce çok kıymetli. 31 Mart yerel seçimlerinde milletimizin bize verdiği sorumluluğun, misyonun, farkındayız. Dolayısıyla doğruya doğru diyerek, iyiye iyi diyerek, yanlışa yanlış diyerek bir ortak akılla, uzlaşıyla, istişareyle dediğiniz gibi ülkemizin hak ettiği, milletimizin hak ettiği iyi yerlere iyi konumlara gelmesi için biz birlikte mücadele etmeye her zaman hazırız. Dediğim gibi bu diyalog ve iletişim çok kıymetli. Demokrasinin olmazsa olmazı. Dolayısıyla bunun sürmesi hem milletimiz açısından hem ülkemiz açısından, devletimiz açısından çok önemli. Ben sizin şahsınızda, heyetin şahsında Adalet ve Kalkınma Partisi ailesinin, camiasının bayramını bir kez daha kutluyorum” ifadelerini kullandı.

“BİZ HEM SİYASETİ HEM EKONOMİYİ PLANLI BİR ŞEKİLDE OLUMLU BİR NOKTAYA DOĞRU GÖTÜRMEK ZORUNDAYIZ”

Tekrar söz alan Hasan Sert, şunları kaydetti: “Türkiye ve dünya büyük bir türbülanstan geçiyor. Bunu hep beraber görüyoruz. Yani yangınlar, seller, felaketler, savaşlar, Ortadoğu’daki savaşlar, Afrika’daki çatışmalar bunun karşısında yine Rusya’yla, Ukrayna’nın savaşları, Amerika’yla, Çin’in, Amerika’yla, Rusya’nın gizli gizli ataklar yapması, bazen açık, bazen gizli çatışma ortamlarının oluşması tabii dünyadaki ekonomik bir takım dengeleri de bozuyor. Siyasi dengeleri de bozuyor işin doğrusu. Şimdi burada bizim güçlü olup da bütün bunlara direnç kazanmamız, karşı koyabilmemiz ya da Türkiye’nin başarı hikayesini yazabilmemiz lazım. Burada da ifade ettiğiniz gibi devletler ekonomiyle büyür, siyasetle yürütülür. Siyasetle yönetilir. Biz hem siyaseti hem ekonomiyi planlı bir şekilde olumlu bir noktaya doğru götürmek zorundayız. Biz bunu bilincindeyiz. Yani yerel yönetimlerde artık şimdi büyük oranda sizin başarılarınızı bekliyoruz. Merkezi hükümette de biz bu başarıları yürütmek zorundayız. Dolayısıyla ülkedeki bu çalışmaların yani hem yerelin hem yerel yönetim hem merkezi hükümetin birlikte yapması gereken çalışmaları başarılı bir şekilde götürebilmesi ülkenin gelecekteki bir takım pozisyonları rahat alması açısından önemli. Dolayısıyla yani bu sürecin böyle devam etmesini ve bu süreçten ülkenin kazanacağına olan inancımız yüksektir. Onun için bu vesileyle yani hepimiz üzerimize düşeni milletvekilleri, siyasiler, akademisyenler, şirketler, STK’lar hep bu noktada pozisyon alıp olumlu bir havayı estirecek mesajları, olumlu gelişmeleri yapacak çalışmaları yürütmemiz lazım. Avrupa’da da bir lider krizi var. Parti krizleri var. Yönetme krizleri var. Amerika da aynı şekilde çatışmalar var. Bugün Amerika dünyanın en borçlu ülkelerinden biri durumuna geldi. Çin bir taraftan saldırıyor Amerika’nın ticaretini, hegemonyasını kırmak için vesaire. Dolayısıyla burada Türkiye aradan huzurlu bir ortamda sıyrılması lazım. Bunu tabii açık yaparak bazen gizli yaparak ama işin doğrusu hep beraber yapacağız biz bu işi.”

“SON DÖNEMDE TBMM’NİN GEÇMİŞTEKİ İŞLEVİNİ NE YAZIK Kİ KAYBETTİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

Sert’in bu sözleri üzerine Yücel de şunları söyledi: “Türkiye’nin geçmişten gelen bu sorunları aşabilecek her birikimi, devlet gelenekleri, insan kaynağı bunlar mevcut. Her türlü sorunu aşabilecek güçteyiz ama yeter ki bu diyalog istişare yani bir Türkiye Büyük Millet Meclisi, Milli Mücadele döneminde o süreci yönetmiş bir meclis, gazi meclisimiz. Meclis’in daha aktif, daha işler hale gelerek ve sorunların çözüm merci olduğu bir sistem olması gerektiğini düşünüyoruz. Elbette burada böyle bir tartışma açma vesaire niyetinde değilim ama şu son dönemde özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin geçmişteki işlevini ne yazık ki kaybettiğini görüyoruz. Eski bir parlamenter olarak bunu gözlemliyorsunuzdur diye düşünüyorum. Tabii ki iyi niyetli birtakım çabalar var. Ama o istişare, uzlaşı, ortak akıl Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde geçmişte olduğu gibi hayata geçmiş olsa, o demokrasinin olmazsa olmaz dediğimiz denge, denetim mekanizmaları, fren mekanizmaları, hesap verebilir bir yönetim anlayışı olsa ben inanıyorum ki yaşadığımız sorunların belli bir kısmı çözülecek ya da en azından hafifleyecek.”

Hasan Sert ise, “Tabii burada doğru niyetler taşıdıktan sonra sorunu çözeriz. Biz de herhalde siz de bu noktada katkı yapacağımıza göre sorunlar birazcık daha çözülecek gibi gözüküyor” diye karşılık verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/siyasi-partilerde-bayramlasma-ziyareti-chpli-ismin-sozleri-soguk-ruzgarlar-estirdi/feed/ 0
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: ‘Allah bana yeter’den daha güzel cümle var mı? https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-omer-celik-allah-bana-yeterden-daha-guzel-cumle-var-mi/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-omer-celik-allah-bana-yeterden-daha-guzel-cumle-var-mi/#respond Fri, 14 Jun 2024 21:15:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35283 Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP’ye yaptığı ziyaret öncesi MHP lideri Devlet Bahçeli’nin, “Allah bana yeter” yazılı yüzüğünün fotoğrafını paylaşmasıyla ilgili AK Parti’den açıklama geldi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik katıldığı canlı yayında yaptığı açıklamada, “Cumhur İttifakı ilkeler ittifakıdır. ‘Allah bana yeter’den daha güzel cümle var mı? Her iki partinin farklı değerlendirmeleri olabiliyor ama bu ittifakın birlik ve bütünlüğüne zarar verecek noktaya gelmiyor.” ifadelerini kullandı.

BAHÇELİ’DEN “ALLAH BANA YETER” PAYLAŞIMI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde CHP Genel Merkezi’ne yaptığı iade-i ziyaretin yakınları sürerken, tarihi görüşmeden saatler önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin osyal medya hesabından, parmağında turkuaz taşlı ve üzerinde “Allah bana yeter” yazılı yüzüğünün fotoğrafını paylaşması dikkat çekti. Söz konusu paylaşım, Bahçeli’nin Erdoğan-Özel görüşmesinden rahatsız olduğu şeklinde yorumlanırken, AK Parti kanadından da açıklama geldi.

Habertürk canlı yayınında açıklamalarda bulunan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhur İttifakı’nda çatlak olmadığını belirtti. Çelik, şunları söyledi: “Her partide belli siyasetler konusunda partinin yüzde 100’ü böyle düşünüyor deme garantisini kimse veremeyiz. AK Parti’nin ana politikasını belirleyen kurulları ve yöneticileri Cumhur İttifakı’na güçlü bir destekle, hassasiyetle hareket etmektedir.

AK PARTİ SÖZCÜSÜ ÖMER ÇELİK: CUMHUR İTTİFAKI’NDA ÇATLAK YOK

MYK toplantılarının ve MKYK toplantıları basına kapalıdır. Girişinde sayın Cumhurbaşkanımız MYK ve MKYK üyelerine sürekli olarak iç ve dış siyasetle, ekonomiyle ilgili önümüzdeki döneme nasıl bakacağımızla ilgili değerlendirme yapar. Talimatlarını verir, görevler verir. Toplantılarda değişmeyen bir şey vardır. Sürekli olarak Cumhur İttifakı’nın hassasiyetlerinin korunması hususunda altını çizer sayın Cumhurbaşkanımız. Biz de partinin görüşünü en başta genel başkan olarak Cumhurbaşkanımızın söylediği her şey partiyi bağlar. Cumhur İttifakı konusunda ufak çatlak yoktur.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik

“İTTİFAK BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE YOL YÜRÜMEKTİR”

Sayın Cumhurbaşkanımız Başbakan iken yurt dışı gezilerine CHP milletvekilleri geliyor. Baykal zamanında sebebi bizde kalsın birden bire kestiler. Bu diyaloğu istemediler. Ben şimdi söylemeyim. Diyalog belli meseleleri konuşmak içindir. İttifak ise belli çatıda birlik ve beraberlik içinde yol yürümektir. AK Parti’nin MHP’den, MHP’nin AK Parti’den ayrılacağı şeklinde bir sürü şey söyleniyor.

“BUNDAN DAHA GÜZEL CÜMLE VAR MI?”

Hem Cumhurbaşkanımız hem sayın Bahçeli’nin vurguladığı bir şey var. Cumhur İttifakı ilkeler ittifakıdır. Türkiye’yi korumak için ortaya çıkmıştır. Bir çıkar ittifakı değildir. ‘Allah bana yeter’den daha güzel cümle var mı? Tabii ki Cumhur İttifakı bileşeni partiler özgün kimliklerinden, orijinal karakterlerinden, siyasi pozisyonlarından vazgeçerek tek parti haline gelmiyor. Temel konularda, ilkeler temelinde çatı oluşturuyorlar. Her iki partinin farklı değerlendirmeleri olabiliyor ama bu ittifakın birlik ve bütünlüğüne zarar verecek noktaya gelmiyor.

Her iki parti kendi karakterine sahip. 15 Temmuz sonrası ortaya çıkan tablodan sınana sınana bugünlere geldik. Cumhurbaşkanımız ve sayın Bahçeli’nin birlikteliği ve partilerin birlikteliği açısından ‘Türkiye Yüzyılı’ istikametine bakmaya devam ediyor. Günün sonunda, sınana sınana gelmiş güçlü ittifak birlik ve beraberliğini teyit etmiş oldu.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-omer-celik-allah-bana-yeterden-daha-guzel-cumle-var-mi/feed/ 0
Bahçeli: AK Parti ile CHP arasında ittifak MHP’nin samimi dileği https://www.haber60.com.tr/bahceli-ak-parti-ile-chp-arasinda-ittifak-mhpnin-samimi-dilegi/ https://www.haber60.com.tr/bahceli-ak-parti-ile-chp-arasinda-ittifak-mhpnin-samimi-dilegi/#respond Wed, 12 Jun 2024 21:12:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35194 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gündemdeki gelişmelerle ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve Cumhur İttifakı’na bağlılık vurgusu yaptığı açıklamasında CHP ile AK Parti arasında yapılacak geniş tabanlı ittifakın MHP’nin “samimi dileği” olduğunu belirtti.

“BİR KEZ DAHA FERAGATLE KARŞILIKSIZ İNİSİYATİF ALIYORUZ”

Bahçeli açıklamasında eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesiyle ilgili davadan isim vermeden bahsederek “İddianamesi hazırlanan bir cinayet davası üzerinden de Milliyetçi-Ülkücü Hareket’e yönelik itibar suikastının yaygınlaşması iç huzur ve barış ortamını zehirlemeye tam teşebbüstür.” ifadelerini kullandı.

Bahçeli’nin açıklamasındaki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son dönemde iç siyasette sıklaşan görüşmeleriyle ilgili de “Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı görüşmeleri, kurduğu ilişki ağlarını, icra ettiği ikili temasları saygıyla karşılıyor, zatı devletlerini daha da rahatlatmak için bir kez daha feragatle hareket edip karşılıksız inisiyatif alıyor ve bu tercihimizi aziz milletimizle paylaşıyoruz.” ifadeleri dikkat çekti.

“ÇOK BİLİNMEYENLİ YENİ BİR DENKLEM KURULMAK İSTENMEKTEDİR”

Bahçeli’nin açıklamasının tamamı şu şekilde: “31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerini müteakiben Türk siyasetinde, demokrasinin vazgeçilmez kurumları olan siyasi partiler arasında normalleşme ve yumuşama arayışlarının temel alınarak çok bilinmeyenli yeni bir denklemin kurulmak istendiği gözlemlenmektedir. Zira her şey milletimizin huzurunda gerçekleşmektedir.

Milliyetçi Hareket Partisi iyi niyetli, yapıcı, yol açıcı, millet ve ülke lehine olduktan sonra söz konusu munzam ve muhassıl diyalogları kuşkusuz makul ve mantıklı değerlendirmekten en ufak rahatsızlık duymayacaktır. Kutuplaşmanın ve kavgaya tutuşmanın sonu ve sonucu asla yoktur.

“GÖRÜŞME TRAFİĞİ MHP’Yİ KARALAMA KAMPANYASINA DÖNÜŞTÜ”

Kucaklaşmak, konuşmak, milletimizin talep ve sorunlarına müşterek akılla çözüm aramak, bunu da başarmak siyasi partilerin asıl ve öncelikli görevidir. Elbette buna diyecek veya itiraz edecek halimiz ve hevesimiz hiç olmayacaktır.

Ancak sıcak gündemin üst sıralarına yerleşen temas ve görüşme trafiğinin Milliyetçi Hareket Partisi’ni hedef alan karalama kampanyasına dönüştüğü de her türlü izahtan varestedir.

Dikkat, temkin ve titizlikle takip ettiğimiz nevzuhur gelişmelerin esrar perdesi aralandığında başka hesapların, alttan alta körüklenen farklı beklentilerin varlığı müşahede ve mütalaa edilmektedir.

Özellikle Milliyetçi Hareket Partisi’nin normalleşme ve yumuşama ortamına şaşı baktığı, şüpheyle yaklaştığı, hatta zarar verdiği televizyon ekranlarından, sosyal medya platformlarından ve gazete sayfalarından devamlı surette ileri sürülmektedir.

“İDDİANAMESİ HAZIRLANAN BİR CİNAYET DAVASI ÜZERİNDEN İTİBAR SUİKASTI”

İddianamesi hazırlanan bir cinayet davası üzerinden de Milliyetçi-Ülkücü Hareket’e yönelik itibar suikastının yaygınlaşması, bu suikasta refakat eden kimi isimlerin sürekli parlatılması, dahası kapı kapı gezdirilmesi, ekran ekran dolaştırılması, bir hak ve hukuk arayışından öte iç huzur ve barış ortamını zehirlemeye tam teşebbüstür.

Milliyetçi Hareket Partisi mezkur davanın 1 Temmuz 2024 tarihinde yapılacak duruşmasında mutlaka hazır bulunacak, karanlık oyunlarla ve bu oyunların figüranlarıyla Türk yargısının huzurunda hesaplaşacaktır.

Yurt içi ve yurt dışı menşeli çıkar odaklarının, yıkım ortaklarının, siyasi istikrar muhalifi çevrelerin, bilhassa da Cumhur İttifakı muarızlarının partimizi töhmet altında bırakmak, bir yol ayrımının inşasını sağlamak maksadıyla kesintisiz faaliyet içinde oldukları meydandadır.

Bizim sevdamız Türkiye, mensubiyet onurumuz da büyük Türk milletidir. Ne yapıyorsak, ne söylüyorsak Türkiye ve Türk milletinin çıkarınadır.

Bu kapsamda siparişi yapılan normalleşme ve yumuşama atmosferinin sürdürülebilir hale gelmesinin önünde şayet Milliyetçi Hareket Partisi bariyer olarak telakki ve tarif ediliyorsa,

Bu konuda da geniş bir ittifak husule gelmişse, bize düşen sorumluluk ülkemiz ve milletimiz uğruna her türlü fedakarlığı göze almak, gereğini ise gönül huzuruyla yapmaktır.

“AK PARTİ İLE CHP ARASINDA GENİŞ TABANLI İTTİFAK MHP’NİN SAMİMİ DİLEĞİDİR”

AK Parti içindeki gayri memnun kesimin devamlı suyu bulandırmasını da dikkate alarak, AK Parti ile CHP arasında geniş tabanlı bir ittifakın vücuda gelmesi, buna da altılı masanın diğer unsurlarının desteği Milliyetçi Hareket Partisi’nin samimi dileği ve temennisidir.

Buna rağmen Cumhur İttifakı’na bağlılığımız kararlılıkla devam edecek, TBMM’de kanun tekliflerine verilen desteğimiz aynen sürecektir.

Kaldı ki Cumhur İttifakı’ndan tavizimiz, geri dönüşümüz, yarı yolda bırakmamız, ilkelerinden ve hedeflerinden cayma göstermemiz mümkün değildir.

“CUMHURBAŞKANI’NIN YANINDA OLACAĞIMIZI HERKES ÇOK İYİ BİLMELİDİR”

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da şartlar ne olursa sonuna kadar yanında ve arkasında olacağımızı, kesinlikle yalınız bırakmayacağımızı herkes çok iyi bilmelidir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı görüşmeleri, kurduğu ilişki ağlarını, icra ettiği ikili temasları saygıyla karşılıyor, zatı devletlerini daha da rahatlatmak için bir kez daha feragatle hareket edip karşılıksız inisiyatif alıyor ve bu tercihimizi aziz milletimizle paylaşıyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bahceli-ak-parti-ile-chp-arasinda-ittifak-mhpnin-samimi-dilegi/feed/ 0
Ahmet Davutoğlu: ‘Yumuşama amaca odaklı, kalıcı ve samimi olmalı’ https://www.haber60.com.tr/ahmet-davutoglu-yumusama-amaca-odakli-kalici-ve-samimi-olmali/ https://www.haber60.com.tr/ahmet-davutoglu-yumusama-amaca-odakli-kalici-ve-samimi-olmali/#respond Wed, 12 Jun 2024 21:03:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35191

GELECEK Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Gelinen nokta doğru ama temel soru şu? Amaca odaklı mı bu yumuşama, kalıcı ve samimi mi, geçici ve konjonktürel mi, taktiksel mi? Yani amaca odaklı, kalıcı ve samimiyse çok doğru ama geçici, konjonktürel ve taktiksel ise yeni birçok felaketin habercisi olur” dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Saadet-Gelecek partileri ortak TBMM’de grup toplantısında konuştu. Davutoğlu, Türkiye’nin siyasi normalleşmeye ihtiyaç duyduğunu kaydederek, “Gelinen nokta doğru ama temel soru şu? Amaca odaklı mı bu yumuşama, kalıcı ve samimi mi, geçici ve konjonktürel mi, taktiksel mi? Yani amaca odaklı, kalıcı ve samimiyse çok doğru ama geçici, konjonktürel ve taktiksel ise yeni birçok felaketin habercisi olur. AK Parti, birinci parti olup çoğunluğu almadığı dönemde yani 7 Haziran seçimleri sonrasında anayasa gereği, Cumhurbaşkanın verdiği görev gereği ‘CHP lideri ile görüştük’ diye bizim hakkımızda trol çeteleri örgütleyenlere sesleniyorum, o zaman AK Parti birinci partiydi, şimdi ikinci parti olarak edilgen bir şekilde yani mahcup ve mahkum olduğu için böyle bir görüşme yapıyor görüntüsü içinize siniyor mu” diye konuştu.

‘GEÇ DE OLSA OLUMLU BİR GELİŞME’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Ankara’da öldürülen eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ile yaptığı görüşmeyi değerlendiren Davutoğlu, “Herhalde Hanımefendi sormuştur, herhalde Sayın Cumhurbaşkanı’nın makul bir cevabı olmuştur. Niye 1,5 yıl susuldu, niye o yetimin başının okşanması için 1,5 yıl beklendi? Neden bir sanatçı, hatta geçmişte karşı karşıya geldiği kişiler vefat ettiğinde aileyi arayıp, cenazesine katılan Sayın Cumhurbaşkanı, bir genç akademisyenin iki yetiminin başını okşamak için 1,5 yıl bekledi? Herhangi bir kişi 1,5 yıl beklerse şahsi ihmal olur ama Cumhurbaşkanı 1,5 yıl beklerse bu şu demektir; bütün yargı ve emniyet makamlarına; ‘Ben bu konuyla ilgilenmiyorum, siz bildiğiniz gibi yapabilirsiniz.’ Onlar da bildiği gibi yaptılar, delilleri örttüler. Ayşe Hanım’ın ifadelerini iddianameden çıkardılar. Ucu MHP ve Ülkü Ocakları’na gider diye Devlet Bahçeli onları tehdit etti. Hepsi yaşandı ama geç olsa da ben olumlu bir gelişme olarak görüyorum” ifadelerini kullandı.

‘KAYYUM UYGULAMALARINA SON VERİLMELİDİR’

Saadet Partisi Grup Başkan Vekili Bülent Kaya, terörle mücadele ve suç işleyen kişilere ceza verilmesi gerektiğini belirterek, “Ancak milli iradeye karşı gasbolan, belli bir seçmen kitlesinin aidiyet duygusunu yok eden bu kayyum uygulamalarına bir son vermelidir. Bizim belediye mevzuatımız, bu kanun hükmünde kararname ile getirilen garabete ihtiyaç hissetmeksizin, belediye başkanlarının görevleri icabı, İçişleri Bakanı müfettişleri tarafından soruşturulabileceğini, o soruşturmalarda bir suç işlemişlerse ya da bir görev suistimali söz konusuysa açığa alınabileceğini yerine de Belediye Meclisi içerisinde bir seçim yapılabilmesini zaten öngörüyor. Yani aslında bir boşluk yok. Sadece sizin siyasi ajandanızdaki boşlukları doldurmak için kayyum uygulamalarını yapıyorsunuz” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ahmet-davutoglu-yumusama-amaca-odakli-kalici-ve-samimi-olmali/feed/ 0
Avrupa Parlamentosu seçimleri kıtayı sarstı! Türk partisi, Rodop ve İskeçe’de birinci çıktı https://www.haber60.com.tr/avrupa-parlamentosu-secimleri-kitayi-sarsti-turk-partisi-rodop-ve-iskecede-birinci-cikti/ https://www.haber60.com.tr/avrupa-parlamentosu-secimleri-kitayi-sarsti-turk-partisi-rodop-ve-iskecede-birinci-cikti/#respond Mon, 10 Jun 2024 21:09:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35111 Avrupa Birliği üyesi 27 ülkede, 720 sandalyeli Avrupa Parlamentosu için 6-9 Haziran tarihleri arasında seçimler düzenlendi. Avrupa’da aşırı sağın yükselişi sandık çıkış anketlerine damga vururken Fransa’da erken seçim getiren sonuçların ardından Yunanistan’da yapılan AP seçimlerinde Türk partisi Rodop ve İskeçe’de birinci oldu.

Dün akşam sandık çıkış anketleri gelmeye başladığında Avrupa’da aşırı sağın yükselişi en çok dikkat çeken unsur oldu. İlk sonuçlara göre merkez-sağdaki Avrupa Halk Partisi’nin (EPP) en büyük grup olarak kalması, merkez-soldaki Sosyalistler ve Demokratlar İlerici İttifakı’nın (S&D) ikinciliği koruması bekleniyor. Ancak aşırı sağdaki iki grup olan Avrupalı Muhafazakarlar ve Reformistler (ECR) ile Kimlik ve Demokrasi’nin (ID) güç kazanacağı görülüyor. Bunlara ek olarak, bugün herhangi bir gruba dahil olmayan radikal sağ partilerin de parlamentoda temsilinin artması öngörülüyor. EPP’den Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen Pazar akşamı seçim sonuçlarını, “Bugün EPP için güzel bir gün. Seçimleri kazandık. Merkez yerini koruyor ama aşırı sağ ve aşırı solun desteğinin arttığı da doğru” sözleriyle değerlendirdi.

FRANSA’DA MACRON’A AĞIR DARBE

AP’de sandalyeler nüfusa oranlı dağıtılıyor ve Almanya 96, Fransa 81, İtalya 76 sandalyeyle en fazla parlamentere sahip ülkeler. Seçimlerin sonuçlarının en net ve hızlı biçimde hissedildiği ülke Fransa oldu. Sandık çıkış anketlerine göre aşırı sağdaki Marine Le Pen’in partisi Ulusal Birlik (RN), 2019’daki son seçimlere kıyasla 10 puan yükselişle yüzde 31,5 oy aldı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un liberal kanattaki partisi Rönesans ise yüzde 15’te kaldı. 2019 seçimlerinde de ilk iki sırayı bu partiler alsa da arada yüzde 1’den az fark vardı. Fransa’da üçüncü sırada ise büyük bir yükselişle yüzde 14 oy alan Sosyalist Parti geldi. Büyük bir hezimet alan Cumhurbaşkanı Macron, parlamentoyu feshetme ve erken genel seçime gitme kararı aldı. Ülke 30 Haziran-7 Temmuz tarihlerinde seçime gidecek.

Le Pen ve 28 yaşındaki baş adayı Jordan Bardella, AP seçimlerini Macron’a karşı bir referanduma dönüştürme çabasındaydı. Sandık çıkış anketleri açıklandıktan hemen sonra Bardella erken seçim çağrısı yapmıştı. Sonuçlar sonrası Macron, Fransa ve Avrupa ülkelerinin tehlikede olduğunu öne sürerken Le Pen, bütün mültecileri ülkeden atacaklarını belirtti.

ALMANYA’DA AfD İKİNCİ PARTİ

Almanya’da da en çarpıcı sonuç aşırı sağın aldığı destek oldu. Sandık çıkış anketlerine göre muhafazakar CDU/CSU, 2019 seçimlerine yakın oy alarak yüzde 30 ile birinci parti oldu. Bu ülkede en büyük merak unsuru, radikal sağdaki AfD’nin performansıydı. AfD oy oranını 5 yıl öncesine göre yüzde 5 civarı artırarak yüzde 16’ya yükseldi. Seçim öncesi Nazileri aklayan söylemleri nedeniyle AfD, Avrupa Parlamentosu’ndaki aşırı sağcı grup ID’den atılmıştı. Şimdilik grup dışı kalan partinin parlamentoda 17 milletvekiliyle temsil edilmesi bekleniyor. Başbakan Olaf Scholz’un partisi SPD ise rekor seviyede düşük oyla yüzde 14’te kaldı ve üçüncü parti oldu. Koalisyon hükümetindeki üç parti de destek kaybederken en büyük düşüşü Yeşiller yaşadı. Yeşiller’in 2019’da yüzde 20,5 olan desteği bu seçimlerde yüzde 12 seviyesine indi.

Gelecek sene genel seçimlerin yapılacağı Almanya’da bu sonuçların hükümeti zora sokacağı belirtiliyor. Almanya’da bu seçimlerde ilk kez 16 ve 17 yaşındakiler de oy verebildi.

İTALYA’DA MELONİ ZAFERİ

İtalya, hem parlamentoda en fazla temsilciye sahip üçüncü ülke olması hem de aşırı sağın yükselişi açısından en yakından takip edilen ülkelerden oldu. Almanya ve Fransa’da iktidar partileri kayıplar alırken İtalya’da Başbakan Giorgia Meloni tam tersi bir tabloyla zaferle çıktı. Başbakan Giorgia Meloni’nin geçmişi neo-faşist haereketlere dayanan partisi İtalya’nın Kardeşleri (FdI) 2019 seçimlerinde yüzde 6,4 oyla beşinci parti olabilmişti. Meloni’nin desteği 5 yıl içinde yaklaşık 20 puan arttı ve partisi birinciliğe yükseldi. Sandık çıkış anketlerine göre FdI yüzde 26-30 bandında. Muhalefetteki merkez sol Demokratik Parti yüzde 21-25 arası oyla ikinci oldu. İtalya’da en büyük destek kaybını ise koalisyon hükümetinin ortaklarından aşırı sağdaki Lig aldı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini’nin partisi 2019’daki yüzde 34’lük destekten yüzde 8-10 bandına geriledi. Avrupa Parlamentosu’nda aşırı sağdaki ECR grubunun lideri olan İtalya Başbakanı, seçimler öncesi hem diğer aşırı sağ grup ID ile hem de merkez sağdaki EPP ile yakınlaşma sinyalleri vermişti. Meloni’nin seçim sonrası yapacağı tercihlerle parlamentodaki güç dengeleri ve AB’nin gidişatı açısından belirleyici rol oynaması bekleniyor.

BAŞBAKAN İSTİFA ETTİ

Diğer yandan Belçika’da Pazar günü genel seçimler de düzenlendi. Seçimden yenilgiyle çıkan Belçika Başbakanı Alexander De Croo istifa kararı aldı. Bölünmeyi savunan Flaman milliyetçisi partiler seçimden zaferle çıktı. Kamuoyu yoklamalarının aksine ülkede aşırı sağ en büyük parti olmadı. Flaman milliyetçisi muhafazakar sağ Yeni Flaman İttifakı, seçimden birinci çıktı. İkinci sırayı aşırı sağcı Flaman Çıkarı Partisi elde etti. Sosyalistler, 21 yıl sonra oylarını arttırırken en büyük kazanımı Marksist İşçi Partisi (PVDA) elde etti. Marksistler, aşırı sağın ardından oylarını en çok arttıran kesim oldu.

TÜRKLER KAZANDI

Yunanistan’da Türklerin kurduğu Dostluk Eşitlik Barış (DEB) Partisi, Batı Trakya’da 3 ilden 2’sinde ipi göğüsledi. DEB Partisi, Türklerin yoğun olarak yaşadığı Rodop’ta yüzde 36, İskeçe’de ise yüzde 27 oy oranıyla birinci parti oldu. Dahası, Batı Trakya Türkleri, siyasi olarak temsil edilmelerini engelleyen yüzde 3 seçim barajının kaldırılmasını talep ediyor.

Öte yandan Alman basınında çıkan haberlerde Avrupa’da yükselen aşırı sağın önümüzdeki yıllarda daha da artmasının beklendiği yazıldı. Fransız basını ise “Avrupa’da büyük manevralar başladı” başlığını kullanarak Macron’un erken seçime gittiğini hatırlattı. İtalyan basını ise Meloni’nin zaferinin zaten beklendiğini belirterek “Seçimin kazananı Meloni’yi durduramadılar” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/avrupa-parlamentosu-secimleri-kitayi-sarsti-turk-partisi-rodop-ve-iskecede-birinci-cikti/feed/ 0
Sinan Oğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i eleştirdi https://www.haber60.com.tr/sinan-ogan-chp-genel-baskani-ozgur-ozeli-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/sinan-ogan-chp-genel-baskani-ozgur-ozeli-elestirdi/#respond Sun, 09 Jun 2024 21:24:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35101

KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde Türkiye İttifakı Partisi’nin il binasının açılışında konuşan 2023 yılı Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ATA İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı olan Sinan Oğan parti ismi nedeniyle Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’i eleştirerek, “Bazı siyasi partilerin ismimize atıfla ismimizi kullandıklarını görüyoruz ki başta da Sayın Özgür Özel, Türkiye İttifakı ismini sık sık kullandığını görüyoruz. Sayın Özel’e işin kolayına kaçmalarını değil, kendilerine başka bir isim bulmalarını tavsiye ediyoruz. Sayın Özgür Özel, Türkiye ittifakı, Türkiye İttifakı partililerince kullanılan, kurulan ve tescillenen bir isimdir. Kendinize başka bir isim, başka bir ittifak adı bulunuz” dedi.

Geçen yıl Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ATA İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı olan Sinan Oğan, Türkiye İttifakı Partisi’nin il binasının açılışını yapmak üzere Kocaeli’ye geldi. Açılışa Oğan’ın yanı sıra Türkiye İttifak Partisi Genel Başkanı Mehmet Sağlam, partinin genel merkez ve il yöneticileri ile partililer katıldı.

‘KENDİLERİNE BAŞKA BİR İSİM BULMALARINI TAVSİYE EDİYORUZ’

Açılışta yaptığı konuşmada Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’e eleştirilerde bulunan Sinan Oğan, “Siyaset Türkiye’de zor iştir. Türkiye’de siyasetin adeta kalıplaşmış algıları mevcuttur. Biz ise bu algıları yıkmaya geldik. Türkiye’de her 20 senede bir siyasette nesil değişimi olur; biz o nesil değişimini gerçekleştirmeye geldik. Biz kim miyiz? Türkiye İttifakı Partisiyiz. Bu isim Türkiye İttifakı Partisi kurucularına aittir ve Türk milletine aittir. Bazı siyasi partilerin ismimize atıfla ismimizi kullandıklarını görüyoruz ki başta da Sayın Özgür Özel, Türkiye İttifakı ismini sık sık kullandığını görüyoruz. Sayın Özel’e işin kolayına kaçmalarını değil, kendilerine başka bir isim bulmalarını tavsiye ediyoruz. Sayın Özgür Özel, Türkiye ittifakı, Türkiye İttifakı partililerince kullanılan, kurulan ve tescillenen bir isimdir. Kendinize başka bir isim, başka bir ittifak adı bulunuz” dedi.

‘HİÇ KİMSENİN EMEK HIRSIZLIĞI YAPMASINA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ’

Eleştirilerini sürdüren Oğan, “Hani sizin Millet İttifakınız vardı? Adınız Millet İttifakıydı. Neden bu izinden vazgeçtiniz de bizim ismimizi kullanmaya başladınız? Çünkü siz de görüyorsunuz ki yükselen değer Türkiye İttifakı’dır. Türkiye’nin her yerinde örgütlenen parti Türkiye ittifakıdır. Koskoca Cumhuriyet Halk Partisi’nin başka bir siyasi partinin ismini kullanmaya muhtaç kalacağını doğrusunu isterseniz hiç aklıma gelmezdi. Ancak bugün görüyoruz ki Türkiye İttifakı ismi başka partilerce de kullanılmaya başlanıyor. Bu nitelikler bizde, Türkiye İttifakı Partisi’nde var. O sebeple de bu ismi kullanma ayrıcalığı sadece ve sadece Türkiye İttifakı’nın resmi kimliğinde var. Hiç kimsenin emek hırsızlığı yapmasına da müsaade etmeyeceğiz. Buradan kibarca uyarıyoruz; şimdiye kadar kullandınız, teşekkür ederiz ama artık mekan sahibi geri geldi. Sizi artık sahneden alalım Sayın Özel” diye konuştu.

‘KILIÇDAROĞLU VE ERDOĞAN İLE MASAYA OTURDUĞUMUZDA ŞUNUN FARKINDAYDIK’

2023 seçim sürecine de değinen Oğan, şunları söyledi:

“Seçimlerin üzerinden 1 sene geçti ve biz 1 sene ısrarla, bütün hakaretlere, iftiralara rağmen bekledik, sustuk. İnsanlarımızın son 1 sene içerisinde durumu gözden geçireceklerini, bizim neden böyle bir karar aldığımızı düşüneceklerini ve bize hak vereceklerini düşündük ve şimdi görüyoruz ki bir kısım sosyal medya trolleri hariç, 2028 hesabı yaparak belediye kaynaklarından kendisine trol ordusu oluşturanların talimatıyla bize saldıranlar hariç, gerçek manada bizim neden böyle bir karar aldığımızı halkımızın kahir ekseriyeti anlamış, görmüş durumdadır. Görüşmelerimizi sadece tabanımızla değil, her 2 ittifakın cumhurbaşkanı adaylarıyla da yaptık. Sayın Kılıçdaroğlu’yla ve Sayın Erdoğan’la masaya oturduğumuzda biz şunun farkındaydık; Türkiye’nin kaderi Türkiye İttifakı’nın ve ATA İttifakı’nın elindedir, bizim vereceğimiz karar, sonucu değiştirecektir; o sebeple de bu kararın sorumluluğu tüm kitlemizin ve bizim omuzlarındadır.”

‘MUTABAKAT SAĞLADIĞIMIZ CUMHUR İTTİFAKI ADAYINA DESTEK VERDİK’

“Sayın Kılıçdaroğlu’nun birinci turda mevcut 20 küsur senedir ittifakta olan cumhurbaşkanından 5 puan gerisinde olduğunu gördük” diyen Oğan, “Seçimlerin birinci turunda yapılan parlamento seçimlerini kaybettiğini gördük. HDP ile arasına da mesafe koymadığını gördük. Diğer taraftan başkanlık sistemiyle yönetilen ülkemizde cumhurbaşkanının başka bir ittifakta, parlamentonun başka bir ittifakta olduğu bir sistemde yetki çatışması yaşanacağını, cumhurbaşkanının kararnamelerinin meclis tarafından reddedildiği durumda ülkenin siyasi belirsizliğe, ekonomik bir kaosa sürükleneceğini gördük. Şimdi bazı ekonomistler bizim bu sözümüz üzerine diyor ki ‘Şimdi kriz yok mu?’ Evet şimdi de kriz var. Ancak o gün eğer biz ülkeyi istikrarsızlığa götürecek yönde bir karar alsaydık bugün krizlerin babasını yaşıyor olacaktık. Bir anayasa fırlatılmasıyla 2000’lerin başında nasıl bir ekonomik krize girdiğimizi çabuk unutmuş bu profesörler. Unutmayınız ki Türk ekonomisi zaten sıkıntılı bir süreç geçirirken bir de üstüne üstlük parlamentoyla, cumhurbaşkanlığının çatıştığı bir süreçte bu ülke istikrarsızlığa, krize ve kaosa sürüklenirdi. Bunun da zaten bütün faturası bize yazılırdı. O sebeple biz ekonomi politikasını değiştirmesi şartıyla, sığınmacıları gönderme sözü vermesi şartıyla, anayasamızın ilk 4 maddesine dokunulmayacağı, 66’ncı maddenin mevcut bırakılacağı şartıyla, göç ve deprem konusunda bir yeniden yapılanmaya gidileceği ve afet bakanlığı kurulması şartıyla ve daha sıraladığımız birçok noktada bir mutabakat sağladığımız Cumhur İttifakı adayına destek verdik. Elbet bu destek hiçbir zaman kayıtsız şartsız bir teslim anlamına gelmemelidir” ifadelerine yer verdi.

‘YOK ÖYLE YAĞMA, GİT DERSİNE ÇALIŞ’

Parti olarak 2028 seçimlerine hazırlandıklarını belirten Oğan, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı;

“Türkiye İttifakı Partisi olarak biz, dersimize çalışıyoruz; ödevimizi yapıyoruz. 2028’e hazırlanıyoruz. Ancak bir kitle var ki dersine çalışmaz, ödevini yapmaz. Seçim günü sandığa gelip sandığın başında durmaz. Neredeyse gidip oy kullanmaz. ‘Kazanacak’ denilen adayları varken, en zayıf adaylarını cumhurbaşkanı adayı yapar, ondan sonra da oturur klavye başına ‘Sinan Oğan bizi niye kurtarmadın?’ Yahu sen dersine çalışmamışsın, parlamentoyu kaybetmişsin, yüzde 0.50 yani yarım puan bile sana katkısı olmayanlara 20’şer 20’şer vekillikleri kaptırmışsın. Geliyorsun ondan sonra ‘Sinan Oğan bizi kurtar.’ Yok öyle yağma. Git dersine çalış. İçinden kim kazanmaya yakınsa onu aday yap önce. 20 küsur senedir muhalefettesin, hala sandıkların başına yeterince adam yetiştirememişsin. Git önce sandığının başında dur. Ondan sonra gel beni eleştir. Bunlar diyor ki ‘Kimse seçime girmesin. Seçime girenler de bizi desteklesin. Biz ancak öyle kazanırız.”

‘ETMEDİĞİNİZ HAKARET, KÜFÜR, İFTİRA KALMADI’

Oğan son olarak, “Biz bu ülkeyi yönetecek kadroları arıyoruz. Bu ülkeyi yönetecek kadrolarla beraber yola çıkıyoruz ve diyoruz ‘2028’de yönetimi devralmaya hazırız.’ Ancak siz klavye başında sabah akşam Sinan Oğan aşağı, Sinan Oğan yukarı. Etmediğiniz hakaret, etmediğiniz küfür, etmediğiniz iftira kalmadı. Siz iftira attıkça biz büyüyoruz. Siz konuşacaksınız biz yapacağız.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sinan-ogan-chp-genel-baskani-ozgur-ozeli-elestirdi/feed/ 0
BBP Lideri Destici, Hakkari Belediyesi’ne yapılan operasyonu destekliyor https://www.haber60.com.tr/bbp-lideri-destici-hakkari-belediyesine-yapilan-operasyonu-destekliyor/ https://www.haber60.com.tr/bbp-lideri-destici-hakkari-belediyesine-yapilan-operasyonu-destekliyor/#respond Wed, 05 Jun 2024 23:18:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34938

BÜYÜK Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, ” Hakkari Belediyesi’ne yönelik polis operasyonunda, DEM Partili Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın gözaltına alınması ve belediyeye kayyum atanmasını destekliyor; karara tepki gösteren terör örgütünün partisi dışındaki tüm siyasi parti temsilcilerini de kınıyorum” dedi.

BBP lideri Mustafa Destici, genel merkez binasında haftalık basın toplantısında gündemi değerlendirdi. Destici açıklamasında, “Dün, Zonguldak’ta, Türkiye Taşkömürü Kurumu Karadon Müessese Müdürlüğü Gelik İşletmesi’ne ait maden ocağında meydana gelen göçükte iki maden işçimiz göçük altında kaldı. Tevfik Soy adlı işçimiz hayatını kaybetti, Harun Karan’ı arama çalışmaları devam ediyor. Hayatını kaybeden işçimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve çalışma arkadaşlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Maalesef bu kömür ve diğer maden ocaklarında bu iş kazaları ya da işçi kazaları ile ilgili en fazlasını yaşayan Avrupa ülkesi konumunda olduğumuzu biliyoruz. Gelişmiş ülkelerle kıyaslama yaptığınızda hala bizde maden kazalarının ve bu kazalardaki ölümlerin çok yüksek olduğunu hatta kat ve kat yüksek olduğunu görüyoruz. Birileri bu işi hala çözememişse demek ki bizim ülkemizde bu anlamda bir problem var. Maden kazalarıyla ilgili hiçbir mazereti kabul etmiyorum. Kadere elbette şeksiz şüphesiz iman ediyoruz. Ancak maden kazalarının ‘kader’ kelimesiyle izah edildiği dönem çok uzun yıllar önce geride kaldı. Özellikle devlete, kamuya ait maden işletmelerinde yaşanan benzer hadiseler hepimizi üzüntüyle beraber umutsuzluğa da sevk ediyor. Acilen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde bir çalışma grubu kurulmalı, kamuya ve özel sektöre ait tüm işletmelerde iş güvenliğiyle ilgili kontroller artırılmalı, eksiği bulunan maden ocaklarının faaliyetlerine devam etmesine hiçbir şekilde izin verilmemelidir” diye konuştu.

‘TERÖR ÖRGÜTÜNDEN TALİMAT ALAN KİMSE KAMUDA GÖREV ALAMAZ’

Hakkari Belediyesi’ne yönelik polis operasyonunda, DEM Partili Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın gözaltına alınması ve belediyeye kayyum atanmasını desteklediğini kaydeden Destici, “Karara tepki gösteren, terör örgütünün partisi dışındaki tüm siyasi parti temsilcilerini kınıyorum. Şiddetle, hele terörle iltisaklı bir örgütlenmenin ‘demokrasiyle’, ‘siyasetle’ ya da ‘siyasi parti’ tanımıyla birlikte anılması mümkün olamaz. Yöneticileri, adayları, politikaları ve söylemleri bir terör örgütü tarafından belirlenen bir topluluk meşru sayılamaz. Bir terör örgütünden talimat alan hiç kimse kamu görevi yapamaz. Bu gerçekleri, demokrasinin ve hukukun en temel kuralları bildikleri halde, konuyu hala istismar eden siyasileri kınıyorum. Terör örgütünün uzantılarının konuyla ilgili hiçbir söylem ve fiilini ise ciddiye almıyorum. Çünkü onların, Türkiye’de ya da dünyanın herhangi bir yerinde, ‘siyasi parti’ niteliği taşıyamayacağını, terör örgütlerinden talimat alanların herhangi bir söz ya da fiilinin, demokrasi ve hukuk zemininde herhangi bir anlamı ve değeri olmadığını, bir kez daha tekrar ediyorum. Bu çok açık hukuki konuyu bugüne dek sürüncemede bırakan ve görevini yerine getirmeyen Anayasa Mahkemesinin ayrıca terör örgütünün uzantılarıyla ilgili kararını, bir an önce vermesini bekliyoruz” dedi.

‘ANAYASA MAHKEMESİ’NİN YAPISININ DEĞİŞTİRİLMESİ GEREKİYOR’

Destici, sözlerini şöyle sürdürdü; “Dün Anayasa Mahkemesi, yürütmenin bazı idari tasarruflarıyla ilgili iptal ve anayasaya aykırılık kararlarını açıkladı. Anayasalar, temel hak ve hürriyetleri, devletin esas ve niteliklerini açıklayan, kısa, açık, toplumsal sözleşmeler olmalıdır. Anayasalarda, rutin uygulamalarla ilgili detaylar yer almamalı, Anayasa Mahkemesi kendisini yürütmenin yerine koymamalıdır. Söz konusu idari kararlarla ilgili görev yapması gereken yargı kurumunun Anayasa Mahkemesi olmaması, idari konuların alt derece mahkemeler tarafından görüşülüp karara bağlanması gerektiğini; bu tip çarpıklıkların mevcut anayasadan kaynaklandığını; acilen anayasa ile birlikte Anayasa Mahkemesi’nin de yapısının değiştirilmesi gerektiğini; tekraren Anayasa Mahkemesinin, başta terör örgütünün siyasi uzantılarının yıkıcı faaliyetleri olmak üzere, asli görevlerini bir an önce yerine getirmesi gerektiğini düşünüyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbp-lideri-destici-hakkari-belediyesine-yapilan-operasyonu-destekliyor/feed/ 0
CHP MYK, Parti Aleyhine Çalışanlar Hakkında 613 Dosyayı Değerlendirecek https://www.haber60.com.tr/chp-myk-parti-aleyhine-calisanlar-hakkinda-613-dosyayi-degerlendirecek/ https://www.haber60.com.tr/chp-myk-parti-aleyhine-calisanlar-hakkinda-613-dosyayi-degerlendirecek/#respond Wed, 05 Jun 2024 22:45:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34915 CHP MYK, 31 Mart yerel seçimleri kampanya döneminde parti aleyhine faaliyet yürütenler hakkında iletilen şikayet dosyalarıyla ilgili çalışmaları ele aldı. Toplantıda dosyalarla genel bir çerçeve çizildi, hangi davranışların ihracı gerektirebilecek fiiller arasında sayılabileceği netleştirildi. CHP bu kapsamda 613 dosyayı değerlendirmeye alacak.

CHP MYK, pazartesi günü Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında saat 12.45’te toplandı. Yaklaşık dört saat süren toplantının gündeminde; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP’ye yapacağı iadeyi ziyaret, miting takvimleri, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) başkanı seçimleri, yenilenen belediye başkanlığı seçimleri, yerel seçimler sürecinde disiplin suçu işleyen üyeler, tüzük kurultayı hazırlıkları ve Hakkari Belediye Başkanlığı’na kayyım atanması vardı.

Erdoğan-Özel görüşmesi 10 veya 11 Haziran’da bekleniyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta partisinin grup toplantısı öncesinde CHP’ye Genel Merkezi’nde yapacağı iade-i ziyaret için 9 Haziran’dan sonrasını işaret etmişti. Görüşme için net gün Erdoğan’ın Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan’ın ileteceği tarihle netleşecek olsa da ziyaret için takvimde iki gün öne çıkıyor. Erdoğan-Özel görüşmesinin 10 veya 11 Haziran tarihlerinde olması bekleniyor.

Tüzük kurultayı hazırlıkları sürüyor

CHP’nin gündeminde bir yanda da6-7-8-9 Eylül’de Sivas’ta yapılacak tüzük kurultayı var. Bu çerçevede il örgütlerinin raporlamaları devam ediyor ve derleniyor. İlgili genel başkan yardımcılığı, Avrupa’daki sol-sosyal demokrat partilerin tüzüklerini Türkçe’ye çevirtiyor. Üyelerden, sivil toplum kuruluşlarından öneriler gelmeye devam ediyor. Bu bağlamda ayrıca CHP’nin eski parti meclisi üyeleri ve milletvekillerine tüzük önerileri için mektup gönderildiği, 15 Haziran’a kadar cevapların beklendiği öğrenildi. Gelen tüm önerilerin derlenmesinin ardından MYK üyelerinin de görüşleri alınacak. Bu bağlamda, CHP’nin tek gündemi tüzük olan bir MYK toplantısı yapması konusu gündemde.

Dönem sınırı, güçlü genel sekreterlik ve ön seçim talebi

Son durumda tüzük kurultayı çalışma grubu için henüz isimlerin netleşmediği, çalışmaların 15 Haziran’dan sonra hızlanacağı bilgisi verildi. Tüzük için gelen bireysel öneri sayısı yaklaşık 12 bin 600’e ulaştı. Öneriler arasında en çok dile getirilenler arasında ilk üçte dönem sınırı, ön seçim ve güçlü genel sekreterlik konuları yer alıyor.

Kampanya döneminde parti aleyhine çalışanlarla ilgili 613 dosya değerlendirilecek

MYK’nın gündeminde ayrıca 31 Mart yerel seçimleri kampanya dönemi içerisinde parti aleyhine çalışanlarla ilgili dosyalar vardı. İhraç talebiyle CHP Genel Merkez’e ulaşan toplam bin 819 kişi için yapılan başvurulardan 402’sinin hali hazırda parti üyesi olmayan kişilerle ilgili olduğu, 403’ünün de delil yönünden yetersiz olduğu tespit edildi. Parti kaynakları, 613 dosyanın değerlendirmeye alınacağını bildirdi. Dosyaların 39’unun ilçe başkanı ve ilçe yöneticisi kademesinde bulunan partililer hakkında olduğu, dosyalar arasında belediye başkanı veya milletvekili gibi bir isimle ilgili şikayet bulunmadığı öğrenildi.

Hakkari meselesine ilişkin hukuki bilgi toplandı

Hakkari’nin DEM Partili Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış, 3 Haziran’da, gözaltına alınmış, ardından İçişleri Bakanlığı belediyeye Hakkari Valisi Ali Çelik’i kayyım olarak atamıştı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel de MYK toplantısı öncesi konuya sosyal medya hesabı üzerinden tepki gösterdi. Özel, “Hakkari Belediyesi’ne sabah saatlerinde bir operasyon yapılarak, Belediye Başkanının gözaltına alınmasını ve 10 yıl önce başlamış ve halen süren bir davası gerekçe gösterilerek kayyım atanmış olmasını reddediyoruz. Yaşananlar, henüz iki ay önce tecelli etmiş Hakkari halkının iradesini yok saymaktır. Kayyım görevlendirmesi geri çekilmelidir. Demokrasinin ve halk iradesinin yanında, kayyım anlayışının karşısındayız!”

Parti kaynakları, toplantıda Hakkari’ye kayyım atanması meselesinin gündeme geldiğini ve konu hakkında hukuki bilgi toplandığını kaydetti.

CHP’ye transferler sürecek

Dün, CHP grup toplantısında Özgür Özel’in sunuş konuşması öncesinde eski İYİ Parti Sağlık Politikaları Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kahraman ile İYİ Parti’den geçtiğimiz günlerde istifa eden Antalya Milletvekili Aykut Kaya CHP’ye katıldı.

CHP kaynakları, bu transferlere yönelik değerlendirmede 31Mart yerel seçimlerinin ardından göreve başlayan birkaç belediye başkanının daha CHP’ye katılma talebinde bulunduğunu kaydetti.

Özgür Özel, Amasya Tamimi’nin yıl dönümünde Amasya’da olacak

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MYK üyeleri, Amasya Tamimi’nin 105’inci yıl dönümü dolayısıyla Amasya’ya gidecek. MYK’nın da Amasya’da özel gündemli olarak toplanması bekleniyor.

“Seçmenin gündeminde ne zaman erken seçim olursa biz de gündemimize alırız”

CHP kurmayları partinin erken seçim konusundaki tavrına ilişkin ise şöyle konuştu:

“Seçmen AKP’ye bir mektup yazdı ve mektubundan şunu söyledi: ‘Sen benim gündemimde değilsin. O yüzden ben sana bir ihtar veriyorum. Benim gündemime gel.’ Seçmenin gündemi tamamen ekonomi şu anda. İnsanlar geçinemiyorlar ve bu çok ciddi bir problem. Seçmenin ne zaman gündeminde bir erken seçim olur, biz de o zaman gündemimize alırız. Ama şu anda böyle bir gündemimiz yok. O yüzden seçmenin gündemindeki konu neyse biz onu çözmek zorundayız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-myk-parti-aleyhine-calisanlar-hakkinda-613-dosyayi-degerlendirecek/feed/ 0
TBMM’de kayyum gerginliği! AK Partili Osman Gökçek, DEM Partili Şenyaşar’a tekme attı https://www.haber60.com.tr/tbmmde-kayyum-gerginligi-ak-partili-osman-gokcek-dem-partili-senyasara-tekme-atti/ https://www.haber60.com.tr/tbmmde-kayyum-gerginligi-ak-partili-osman-gokcek-dem-partili-senyasara-tekme-atti/#respond Wed, 05 Jun 2024 22:36:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34909 TBMM Genel Kurulu’nda belediyeye kayyum atanmasının neden olduğu hak ihlallerinin araştırılması amacıyla DEM Parti’nin verdiği Meclis araştırılmasının öne alınarak görüşülmesi için sunulan grup önerisi sırasında gerilimli anlar yaşandı. DEM Partili vekillerin kürsü eylemine müdahale eden AK Partili vekil Osman Gökçek, DEM Partili Şenyaşar’a tekme salladı. Hareketin ardından ortalık karışırken, kadın vekiller de arbedenin ortasında kaldı.

“BU İKTİDAR 8 YILDIR AYNI ŞEYLERİ YAPIYOR”

DEM Parti Hakkari Milletvekili Vezir Coşkun Parlak, grup önerisinin gerekçesiniaçıkladığı konuşmasında Hakkari Belediyesi’ne kayyum atanmasına seçmenin iradesinin elinden alındığını belirterek tepki gösterdi. Parlak, “Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek aslında delilik belirtisidir.” diyerek şöyle devam etti: “Bu iktidar 8 yıldır aynı şeyleri yapıyor. Farklı sonuçlar alınmayacağını da defalarca belirtti. Biz bunu delilik değil faşizm olarak görüyoruz. Faşizmden o kadar gözümüz dönmüş ki yaptıklarınızın sonuçlarını bile kestiremiyorsunuz. Siz kayyım ataması yaparak sadece DEM Parti’ye oy verenlerin iradesini gasp etmiyorsunuz.

“SEÇMENİN İRADESİNİ, ELİNDEN ALIYORSUNUZ”

Seçme, seçilme hakkını ortadan kaldırdığınız için tüm partilere oy veren seçmenin de iradesini elinden alıyorsunuz. Partimiz olan derdiniz Kürt halkıyla olan derdinizdir. Siz Kürt’ün kimliğini, kültürünü seçme ve seçilme hakkı dahil hiçbir siyasi, sosyal, kültürel hakkını tanımıyorsunuz. Kürtlere düşmanlık tutuklu uyguluyorsunuz. Kayyum sisteminin basit bir idari işlem olmadığını dünya alem biliyor. Kayyum sistemi bir rejimdir, darbe sistemidir. Kürk halkına yeterince zulüm edersek boyun eğerler diye düşünüyorsunuz.

“KAYYUM BİR GASPÇI OLARAK ANILMAYA MAHKUM”

Biz parmakla sayılacak, vurmakla tükenecek bir halk değiliz. Kendini galip sayıp böbürlenenler bilsin ki sizin parti militanınız olarak atadığınız kayyum halk iradesini çalan bir gaspçı olarak anılmaya mahkumdur. Hakkari halkının özgür iradesiyle yaptığını siz siyasi yargıyla, polis copuyla, asker tüfeğiyle yıkamazsınız. Biz eş başkanlarımıza, belediyemize, halkımızın demokratik iradesine ne pahasına olursa olsun canımıza da mal olsa sahip çıkacağız. Biz seçimden önce şunu söyledik: ‘Müthiş kazandığımızı göreceksiniz’ dedik. Müthiş direndiğimizi de göreceksiniz. Hakkari’de asla sizlere boyun eğmeyecek ve kazanan bizler olacağız, kaybedecek olanlar da sizlersiniz.”

KÜRSÜDE NÖBETE BAŞLADILAR

Parlak’ın konuşmasının bitimiyle DEM Partili milletvekilleri Hakkari Belediyesi’ne kayyum atanmasını protesto etmek için ellerinde “Belediyeler bizimdir, gaspa izin vermeyeceğiz” yazılı dövizlerle kürsünün etrafında toplanarak Genel Kurul’da nöbete başladı. Oturumu yöneten TBMM Başkanvekili Gülizar Biçer Karaca’nın uyarısına rağmen kürsüden inmemekte ısrar eden DEM Partililer nedeniyle birleşime ara verildi.

KAVGA SONRASI GENEL KURUL KAPANDI

DEM Parti’nin kürsü eylemi devam edince Meclis Başkanı Gülizar Biçer Karaca genel kurulu kapattı. DEM Partililer “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atarken, AK Partililer “Kahrolsun PKK” sloganları attı. AK Partili vekiller pankartları almak isterken kavga çıktı.

OSMAN GÖKÇEK’TEN YUMRUK VE TEKMELER

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek çıkan kavga sırasında DEM Partili Ferit Şenyaşar’a tekme attı. CHP’li Mahmut Tanal’ın paylaştığı görüntülerde Gökçek’in kalabalığın arasından Şenyaşar’a tekme savurduğu rahatlıkla görülürken, olayın ardından gerilen ortamda Gökçek’in yumruk da savurduğu görüldü. Kadın vekiller kendilerini kavganın ortasında buldu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmmde-kayyum-gerginligi-ak-partili-osman-gokcek-dem-partili-senyasara-tekme-atti/feed/ 0
CHP Heyeti Hakkari’de Kayyum Atamalarını Protesto Etti https://www.haber60.com.tr/chp-heyeti-hakkaride-kayyum-atamalarini-protesto-etti/ https://www.haber60.com.tr/chp-heyeti-hakkaride-kayyum-atamalarini-protesto-etti/#respond Wed, 05 Jun 2024 22:03:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34888 İSHAK KARA

(HAKKARİ) – CHP heyeti, DEM Parti Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın görevden alınarak yerine kayyum atanmasının ardından geldiği Hakkari’de bir dizi temasta bulundu. CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, ” Türkiye’nin bu antidemokratik uygulamalardan kurtulması gerekiyor. Türkiye’nin demokrasinin bütün kurumlarıyla, kurallarıyla ve gelenekleriyle yeniden hayata geçmesine ihtiyacı var. Bu şekilde kayyum uygulamalarıyla ne normalleşme gerçekleşir ne de demokrasi yeniden hayata geçer. Kayyum atamaları, kayyum uygulamaları AKP’nin belediyelere çökme projesidir” dedi.

CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeliha Aksaz Şahbaz, CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı ve CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala’dan oluşan heyet, bugün DEM Partili Akış’ın görevden alınarak yerine kayyum atanmasına tepki göstermek ve incelemelerde bulunmak amacıyla Hakkari’ye geldi.

“Kayyum olarak atanan Vali’yle görüştük”

CHP heyeti, CHP Hakkari İl Başkanlığı’nda gazetecilere açıklamalarda bulundu. Yücel, şöyle konuştu:

“31 Mart yerel seçimlerinde yüzde 49 oyla Hakkari Belediye Başkanlığı’na seçilen Mehmet Sıddık Akış dün sabah saatlerinde gözaltına alındı. Ardından da İçişleri Bakanlığı’nın kararıyla görevden alındı ve yerine kayyum atandı. Dün MYK toplantımızda bu konuyu değerlendirdik ve MYK kararıyla bugün heyetimizle bu konuda incelemelerde bulunmak, temaslarda bulunmak ve kamuoyuyla görüşlerimizi paylaşmak için Hakkari’ye geldik. İl başkanımızla birlikte önce kayyum olarak atanan Sayın Vali’yle görüştük. Olayın hukuki boyutla ilgili, hukuki süreciyle ilgili başsavcımızla görüşerek bir bilgilendirme aldık. Diğer yandan buraya gelirken Hakkarili hemşerilerimizle bir araya gelerek olayla ilgili, yaşanan bu antidemokratik olayla ilgili tepkilerini ve tavırlarını bizlerle paylaştılar.

“Kayyum uygulaması Anayasa’ya aykırıdır”

Suçlamadan ve yürütülen soruşturma, dava dosyasından tamamen bağımsız olarak ifade etmek gerekirse kayyum uygulaması antidemokratiktir. Kayyum uygulaması Anayasa’ya aykırıdır. Hakkarili hemşerilerimiz daha 2 ay önce iradelerini ortaya koymuşlardır ve bir belediye başkanı seçmişlerdir. Hakkari halkının iradesinin gasp edilmesi ve yok sayılması hukuka, yasaya ve Anayasa’ya aykırıdır. Burada aslında sorulacak çok soru var. Görevden alınan, gözaltında olan belediye başkanı eğer seçilme yeterliliğine sahip değilse, hakkında bu kadar ağır ithamlar, ağır suçlamalar, ağır deliller varsa neden aday olması ve seçilmesine izin verilmiştir? Eğer hakkında seçilme yeterliliğini engelleyecek bir delil veya mahkumiyet kararı yoksa o zaman seçime girdikten sonra, seçildikten sonra, belediye başkanı olduktan sonra neden görevden alınmaktadır?

Belediye Kanunu 45’nci maddesinde 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında çıkarılan 674 sayılı KHK’yla bir değişiklik yapıldı. Terör suçlamasıyla, terör iltisaklı olduğu iddia edilerek soruşturma açılması durumunda hakkında bir mahkumiyet kararı olmasa bile, hakkında dava açılmış olmasa bile sadece bir soruşturmayla kayyum atanma yetkisi verildi. Bu KHK daha sonra yasalaştı. Bu bir kere Anayasamızın 38’nci maddesinde düzenlenen masumiyet karinesine aykırıdır. Anayasamızın 38’nci maddesine göre, bir kişi hakkında kesinlenmiş bir mahkumiyet kararı yok ise masumdur. Dolayısıyla hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmayan bir kişiye bu şekilde cezalandırma, bu şekilde yaptırım uygulaması Anayasa’ya aykırıdır.

Burada cezalandırılan belediye başkanı mıdır yoksa Hakkarili hemşirilerimiz midir? Çok net bir şekilde görüyoruz ki, burada cezalandırılan Hakkarili hemşerilerimizdir. 31 Mart yerel seçimlerinin sandık sonuçları AKP’ye ve Cumhur İttifakı’na çok önemli mesajlar verdi. Ama hala bu mesajları almakta, idrak etmekte direndiklerini görüyoruz. Bugün Hakkari’de yaşadığımız kayyum uygulaması 31 Mart yerel seçimlerinden sonra yaşanan ilk kayyum uygulamasıdır. Cumhuriyet Halk Partisi her zaman kayyumun karşısında olmuştur. Cumhuriyet Halk Partisi her zaman demokrasinin yanında olmuştur, haksızlığa, hukuksuzluğa uğrayan, olaydan mağdur olan kim olursa olsun siyasi parti gözetmeksizin, siyasi görüş gözetmeksizin Cumhuriyet Halk Partisi onun yanında olmuştur ve olmaya devam edecektir.

“Kayyum atamaları AKP’nin belediyelere çökme projesidir”

Birileri yumuşamadan bahsediyor. Biz ona yumuşama demiyoruz, normalleşme diyoruz. Türkiye’nin normalleşmesi gerekiyor. Türkiye’nin bu antidemokratik uygulamalardan kurtulması gerekiyor. Türkiye’nin demokrasinin bütün kurumlarıyla, kurallarıyla ve gelenekleriyle yeniden hayata geçmesine ihtiyacı var. Bu şekilde kayyum uygulamalarıyla ne normalleşme gerçekleşir ne de demokrasi yeniden hayata geçer. Kayyum atamaları, kayyum uygulamaları AKP’nin belediyelere çökme projesidir. Geçmişte 2019’dan 2024’e kadar sayıda kayyum uygulaması yapıldı. 31 Mart yerel seçimlerinde bu antidemokratik uygulamaya halkımız her yerde gereken cevabı verdi. Bundan kimse faydalanmaya heveslenmesin, bunun sonuçları sandık geldiğinde de çok ağır olur, demokrasi çerçevesinde, hukuk çerçevesinde de Cumhuriyet Halk Partisi bu konuda siyasi tavrını ve mücadelesini sürdürecektir.

Biz Hakkarili hemşerilerimizle dayanışmaya geldik, dayanışma duygularımızı paylaştık. Bugünden sonrada antidemokratik uygulamanın ortadan kaldırılması için hem TBMM’de hem de Türkiye’nin her yerinde dayanışmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Ne olmuştu?

31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’nde DEM Parti’nin kazandığı Hakkari Belediyesi’ne polisler tarafından baskın yapılmış, Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış gözaltına alınmıştı.

İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, seçilen belediye başkanı Akış’ın “PKK/KCK yapılanmasında üst düzey görev aldığı” iddia edilerek Hakkari Belediyesi’ne kayyum atandığı belirtilmişti. Açıklamada, Akış’ın “geçici tedbir olarak” görevden alındığı ifade edilmişti.

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-heyeti-hakkaride-kayyum-atamalarini-protesto-etti/feed/ 0 CHP lideri Özel’den İYİ Partili Çömez’e: Aday oldu, muhtar kadar oy aldı https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozelden-iyi-partili-comeze-aday-oldu-muhtar-kadar-oy-aldi/ https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozelden-iyi-partili-comeze-aday-oldu-muhtar-kadar-oy-aldi/#respond Wed, 05 Jun 2024 21:40:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34875 31 Mart yerel seçimlerinin ardından İYİ Parti’den CHP’ye geçen isimlere Antalya Milletvekili Aykut Kaya’da katıldı. Aykut Kaya’nın Cumhuriyet Halk Partisi’ne katılması İYİ Parti’de de tartışmalara neden oldu.

“MEMLEKETİNDEN ADAY OLUP MUHTAR KADAR OY ALDI”

TBMM’deki grup toplantısında açıklamalarda bulunan CHP lideri Özgür Özel, İYİ Parti Grup Başkanvekili Turan Çömez’i sert bir dille eleştirdi. Özel, “Özel, “Grup Başkanvekillerim, bir tane mevkidaşınız çıkmış ileri geri konuşuyor. Ona şunu söyleyin; ileri geri konuşmalarını seçimlerden önce de yaptı, memleketinden aday oldu, bir muhtar kadar oy aldı. Memleketinden muhtar kadar oy alıp, ondan sonra halen büyük büyük laf edip nezaket sınırlarını aşmasın. Eğer aşacak olursa da bizim ona tüketecek nefesimiz yok. Seçim öncesi olduğu gibi seçimden sonra da bizim yönümüz, bütün gücümüz iktidarı eleştirmek ve Türkiye’de bu iktidarı değiştirmek üzerinedir, böyle bilsinler” ifadelerini kullandı.

“BİRİLERİ KAVGA ETMEK İSTİYOR OLABİLİR”

İYİ Parti’den Cumhuriyet Halk Partisi’ne katılımları sert bir dille eleştiren İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’na da cevap veren Özel, “Birileri CHP ile kavga etmek istiyor olabilir. Geçmişte de oldu. Biz, eski dostu hiç düşman bilmedik, bilmeyiz. Seçim döneminden hemen önce ve hemen sonra, İYİ Parti’den CHP’ye katılmak isteyenler oldu. Sayın Genel Başkan, ismini de verebileceğim, halen milletvekili, önceki dönem arkadaşları, seçim üstü böyle bir şey olmazsa iyi olur dediler, aylarca bekledik. Biz, aylarca bekledik ama şöyle şeyleri de yaşadık; bunları da konuşmak lazım. Örneğin; bizden aday olamayan bütün belediye başkanlarına listelerde yer verildi. Kanuna da aykırıydı, pek çoğunu YSK düşürdü. Bir kısmı da aday oldular. Biz Bilecik Belediye Başkanı Melek Subaşı’yı ittifakla seçmiştik, ittifakla kazanmıştık. Bu seçimde de Bilecikliler Melek Subaşı’nı tam bir mutabakatla seçtiler. Seçim sonrası itirazlarımızda AKP ve MHP ile birlikte oylar kullanıldı, hepsini aynı diyalog kanallarından söyledik, sustuk, bekledik” dedi.

NE OLMUŞTU?

İYİ Parti Antalya Milletvekili Aykut Kaya’nın partisinden istifa ederek Cumhuriyet Halk Partisi’ne geçeceği haberleri üzerine İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Özgür Özel’i hedef alarak “Acemiliğine verelim. Yarın grup toplantısında yapacaklarına bakarak bir yol haritası çizeceğiz. Bütün bu yaptıklarını nasıl izah edecek? TBMM’de siyasi ahlakla ilgili önerileri kendi milletvekilleri tarafından konuşulurken siyasi ahlakla bağdaşmayan uygulamalara imza atmaya çalışmak kabullenilemez. Bir de bunun üstüne tüy dikerlerse söyleyecek lafımız olacak.” ifadelerini kullanmıştı.

İYİ Parti Grup başkanvekili Turan Çömez ise Aykut Kaya’nın istifasının gerekçesini Özgür Özel’in daveti üzerine olduğunu açıklayarak, “Geçtiğimiz günlerde Antalya milletvekilimiz Aykut Kaya beni aradı ve çok önemli bir konu var görüşebilir miyiz dedi. Ben de o gün nöbetçi başkan vekiliyim. Dedi ki, Özgür Özel beni davet etti, kendisiyle görüştüm. Ben de hayırdır dedim. Sen İYİ Parti’nin milletvekilisin, bir başka partinin genel başkanıyla görüşüyorken mutlaka partinin yetkili kurullarının siyasi nezaket gereği bundan haberdar olması lazım. Ne konuştunuz dedim, Sayın Özgür Özel beni çok yakından takip ettiğini, sadece beni değil başka arkadaşlarımızı da yakından takip ettiğini, mecliste konuşma sayılarını, verdiği soru ve araştırma önergelerini, bölgede yaptığı çalışmalarını da izlediğini söyledi, beni partisine davet etti dedi. Peki katılacak mısın diye sordum. Ben yarın istifa edeceğim, size bunu nezaketen bildiriyorum, ondan sonra da CHP’ye katılacağım’ dedi. Bunlar Güneş Motel skandalını anımsatıyor” sözleriyle CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i hedef almıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozelden-iyi-partili-comeze-aday-oldu-muhtar-kadar-oy-aldi/feed/ 0
CHP Grup Toplantısı… Özgür Özel’den Ersan Şen’e Tepki: “Herkesten Çok Hukuk Biliyor. Hiçbirimizi Beğenmiyor. Sana da Yazıklar Olsun Kardeşim” https://www.haber60.com.tr/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozelden-ersan-sene-tepki-herkesten-cok-hukuk-biliyor-hicbirimizi-begenmiyor-sana-da-yaziklar-olsun-kardesim/ https://www.haber60.com.tr/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozelden-ersan-sene-tepki-herkesten-cok-hukuk-biliyor-hicbirimizi-begenmiyor-sana-da-yaziklar-olsun-kardesim/#respond Wed, 05 Jun 2024 21:30:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34869 (TBMM) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinde 35 kişinin yaşamını yitirdiği Ezgi Apartmanı davasında avukat Ersan Şen’in firarilerin yakalanması için kırmızı bülten istendiğinde aileleri ve avukatları “Bir kırmızı bültenin bu ülkeye maliyeti kaç para biliyor musunuz” diyerek azarladığını belirterek, “Bu sözü söyleyen adam herkesten çok hukuk biliyor, herkesten çok adalet biliyor. Hiçbirimizi beğenmiyor. Sana da yazıklar olsun kardeşim” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Özel, İYİ Parti’den istifa ederek CHP’ye katılan eski İYİ Parti Sağlık Politikaları Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Murat Kahraman ve Antalya Milletvekili Aykut Kaya’ya rozetlerini taktı. Konuşmasına Kayseri’de SF-260D tipi bir eğitim uçağının düşmesi sonucu şehit olan iki pilota başsağlığı dileyerek başlayan Özel, şöyle konuştu:

“Bugünlerde açık siyaset yapıyoruz, dün TV’lerde bir iki konu koşuldu. Meclis’te bir iki gündem oldu partimize katılımlarla ilgili. Birileri CHP ile kavga etmek istiyor olabilir, geçmişte de oldu. Biz eski dostu hiç düşman bilmedik, bilmeyiz. Seçim döneminden hemen önce hemen sonra İYİ Parti’den CHP’ye katılma isteyenler oldu. Sayın Genel Başkan ismini de verebileceğim, halen milletvekili önceki dönem yönetici arkadaşları, hem Sayın Meral Akşener’in seçim üstü böyle bir şey olmazsa iyi olur dediler aylarca bekledik. Biz aylarca bekledik ama şöyle şeyleri de yaşadık örneğin bizden adaylaşamayan bütün belediye başkanlarına listelerde yer verildi. Kanuna aykırıydı pek çoğunu YSK düşürdü. Bir kısmı da aday oldular. Biz Bilecik Belediye Başkanımız Melek Mızrak Subaşı’yı ittifakla seçmiştik. Bilecik’te seçimi ittifakla kazanmıştık. Seçime bir buçuk ay kala AK Parti’yle birlikte Melek Mızrak Subaşı düştü onu Bilecikliler yeniden bu sefer tam bir mutabakatla ve çok yüksek bir oyla seçtiler. Seçim sonrası ilçe seçim kurullarında itirazlarımızda AK Parti’yle MHP ile birlikte oylar kullanıldı. Hepsini aynı diyalog kanallarından söyledik, sustuk, bekledik. Bugün partimizin çağrısıyla iki evladının talebiyle arkadaşlarımızla görüşen, son çayını benimle birlikte içen, Atatürkçü, Cumhuriyetçi birisi partimize katılıyor diye CHP ile kavga etmeye çalışanlar ismimizi zikrederek tuhaf sözler söyleyenlere şunu söyleyeyim; ben iktidar dışında, iktidar sorumluluğunu taşıyanlar dışında kimseye muhalefet etmem. Siz istiyorsunuz diye de sizinle kavga da etmem.

Grup başkanvekillerim; bir tane mevkidaşınız da çıkmış ileri geri konuşuyor. Ona şunu hatırlatın; o ileri geri konuşmaları seçimden önce de yaptı. Büyükşehre aday oldu bir muhtar kadar oy aldı memleketinden. Memleketinden muhtar kadar oy alıp ondan sonra büyük büyük laflar edip halen daha nezaket sınırlarını aşmasın. Ama eğer aşacak olursa da bizim ona tüketecek nefesimiz yok. Seçim öncesi olduğu gibi seçimden sonra da bizim yönümüz, bütün gücümüz iktidarı eleştirmek ve Türkiye’de bu iktidarı değiştirmek üzeredir böyle bilsinler.

“Devlet Bey’in de canı sağ olsun”

Pazar günü CHP’nin tekrar seçimlerde adayları vardı. Üç seçimde iddia koyduk. Bu üç seçimde iddia koyduğumuz üç seçimden Kırklareli Büyükkarıştıran’ı Ertuğrul Çamlıca’yla, atom karınca diyorum ben kendisine ve Kayseri Pınarbaşı’nı Deniz Yağan’la kazandık. ve bir şey daha görülmüş oldu; siz ne yaparsanız yapın İstanbul’da Ekrem Başkan’ın kazandığı ilk zaferi kabul etmeyip gidip seçimi yenilediğinizde de Pınarbaşı’na da ister zorbalık yapın, herkesin gözü önünde oldu hakimlere hakaretler, tehditler, fiziki müdahaleler ve orada adete terör estirmeler, baskıyla seçimi iptal ettirmeler, kime soracağız? Tabii ki Pınarbaşı’na soracağız. Pınarbaşı ne dedi? Zorbalığa başkanımı yedirmem dedi. Şu kadarını söyleyeyim; elbette ki MHP için kritik önemdeki bir yer. Şundan bütün MHP’liler emin olsun; Alparslan Türkeş’in memleketini CHP kazandı diye bizim MHP’lilere bir husumetsizliğimiz olmaz. Alparslan Türkeş’e saygı duyan ve onun memleketinde olan herkes bilsin ki; sizin hukukunuz önce bana sonra da Deniz Yağan’a emanettir. Hiçbir saygısızlık, hiçbir eksiklik olmaz. Çünkü CHP siyasette gerilimden beslenen bir parti değildir. Kim olursa olsun, eski dosttan düşman olmaz siyasi rakipleri düşman bilmeyiz. Kaba kuvvete sarılmayız, demokrasiden ayrılmayız ama birileri mevcudiyetini koruyacak diye CHP’yle çatışmak istiyorlarsa, adı kim olursa olsun asla o çatışmanın parçası olmayız. Sayın Devlet Bahçeli’nin bugün kullandığı bütün ifadeleri onları metne yazan ve kendi kusurlarını örtmeye çalışan bütün MHP’lilerin yakından bildiği ve yaka silktiği o ikisinin kusuru görüyorum. Devlet Bey’in de canı sağ olsun.”

“Sayın Erdoğan’ın memleketinde Rize Cumhuriyet Meydanı, seçimden önce Sayın Erdoğan dahil kimsenin dolduramadığı kadar doldu”

Özel, Rize’de düzenledikleri “Çay Mitingi”ne ilişkin de şöyle konuştu:

“Rize’deydik. Çay üreticisini, çay emekçisinin sesini duyurmak için Rize’deydik. Eskiden bir kilo çay satıp bir kilo zeytin alanların feryadını duymaya gittik. Şimdi 80 gram zeytin alabiliyorlar. Zeytinin fiyatı çayın fiyatıyla aynıyken bugün zeytin 300 lira olmuş çayı 17 liradan alıyorlar. Rize sonuna kadar itiraz ediyor. Rize sadece CHP’liler değil her görüşten Rizeliler bu emek hırsızlığına itiraz ediyorlar. Maliyeti sordum çay tarlasında, dediler ki; 19 diyen de var, 21 diyen de. 20 liradan aşağıya çay üretmez. 20 lira çay fiyatı. 17 lira taban fiyat açıklamış. İki lira da prim verecek, seneye martta nisanda. 19 lira maliyetinin bile fiyatı değil. Biz daha önce hem Sayın Bekaroğlu tarafından hem de bu dönem Rize Milletvekilimiz Sayın Tahsin Ocaklı tarafından çay kanunu verdik. Son kanun 14 Mayıs günü oylandı yine AK Parti-MHP oylarıyla reddedildi. Ama Rize’de Sayın Erdoğan’ın memleketinde Rize Cumhuriyet Meydanı, seçimden önce Sayın Erdoğan dahil kimsenin dolduramadığı kadar doldu. Oradaki teveccüh ne şahsımadır ne partimedir. Oradaki teveccüh milletin hakkını arama iradesinedir. Önerimiz satılan çaylar da dahil olmak üzere nasılsa belgeli, sekiz lira fark toplanma bittikten ÇAYKUR’a teslimden en geç bir ay sonra ödenmeli, ikinci sürgünün fiyatı da 25 lira olarak ödenmeli, birinci sürgünün fiyatı 25 olarak belirlenmeli, sekiz lira fiyat farkı ödenmeli. Bundan sonra da sürgünlerden sonra taban fiyat uygulamasına geçilmeli, çayın taban fiyatı da 25 lira olmalıdır.”

“Kayyum atamak Hakkari halkının iradesine saygısızlıktır”

Özel, Hakkari Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın görevden alınarak yerine kayyum atanması hakkında da şunları söyledi:

“Hakkari de kararını verdi. Mehmet Sıddık Akış yüzde 49 oy alarak yani Hakkari’de her iki kişiden birinin oyunu alarak belediye başkanı seçildi. Dün sabah bir operasyonla kendisinin gözaltına alındığını, yerine Hakkari valisinin kayyum olarak atandığını öğrendik. Üstelik ilgili iddianame 2010 yılında başlayan bir soruşturmaya ait. Kabul ediliş tarihi 2014. Dava 2014’te açılmış. 10 yıldır devam eden bir dava. ve iddianameyi hazırlayan savcı şu anda FETÖ’den firarda. İddianamedeki iddiaları ispat imkanı yok. Dava defalarca ertelenmiş ama dün yeni bir soruşturma açılıp, belediye başkanı yeni soruşturmaya istinaden gözaltına alınıp, 14 yıllık davadan değil, yeni soruşturmadan gözaltına alınıp, suçu nedir bilmiyoruz ama gizlilik kararı var diyorlar. Suçu varsa, kaydı varsa, yeni bir delil varsa elbette cezalandırılabilir. Ama usul yöntem bellidir. 14 yıldır yargıla, tutuklama. Milletvekili olacağında temiz kağıdı ver. Belediye başkan adayı olacağında temiz kağıdı ver. Dava devam ederken yeni soruşturma bir günde kayyum ata. Bir kayyum atamak Hakkari halkının iradesine saygısızlıktır. Eğer suçu varsa yargılanır. Tutuklu yargılanırsa ki tercih etmemek lazım, yerine belediye meclisinden vekil seçilir. Ceza alırsa kesinleşince düşer, yerine belediye meclisinden belediye başkanı seçilir. Bu böyle uygulanması gerekirken bir kanun hükmünde kararnameyle konu terörle ilişkiliyse kayyum atarım. Hemen atarım. Mahkeme kesinleşmeden atarım. Soruşturmayla birlikte atarım. Sonra içlerinden seçtirmem. Hakkari bir belediye meclisi seçiyor. Belediye meclisindeki herkes farklı farklı kişiler. Biri suçluysa suç onu bağlar. Kanuna göre kardeşini bağlamaz, evladını bağlamaz ama sanki bütün belediye meclisi o suçu işlemiş gibi içinizden seçemezsiniz ben atarım diyor valiyi atıyor. Bu anlayış Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bu anlayış Cumhur İttifakı’nın 31 Mart günü seçimlerde aldığı hezimetin en önemli birkaç sebebinden biridir. Milletin iradesine saygılı olmayanın milletin gönlünde yeri olmaz.

“Sana göre demokrasi bana göre demokrasi olmaz”

Geçen hafta Türk siyasetinde siyasetin tüm aktörlerinden vakti geldiğinde övgüler almış, saygın kişiliğiyle, bilge kişiliğiyle Ahmet Türk ziyaretime geldi. Seçimleri kutladı, genel başkanlığımı kutladı. Malum kendisi Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı. ve 2014’ten beri yani Türkiye’de Büyükşehir Kanunu bütün şehri kapsadığı günden beri Mardinliler yerel seçimde sandık başına gidiyorlar ve Ahmet Türk’ü seçiyorlar. 2014, 2019, 2024. Daha başka birini seçmiş değiller. İrade bu kadar net. Oylarda her zaman rekor oylar alıyor. O günden bugüne 10 yıl 2 ay bugünden sonra da beş yıl belediye başkanlığı yapması lazım. Şu ana kadar iki yıl dört ay başkanlığı yapmış. Mardin Ahmet Türk diyor. Cumhur İttifakı, siz bilmezsiniz benim atadığım vali yönetecek diyor. Biliyorsunuz sonra o valiler Süleyman Soylu’ya pahalı 30 bin liralık tespihler verip parayı Mardin Belediyesi’ne ödettiriyorlar. Süleyman Soylu yetmez ne kadar AK Partili yönetici varsa onlara bugünkü emekli maaşının üç katı, beş katı, yedi katı hediyeler verip, parayı belediyeye ödettiriyorlar. Sonra Mardinliler geliyor yine Ahmet Türk’ü seçiyor. Onlar yine kayyum atıyorlar. Varsa terör kim yapıyorsa teröre destek varsa kim destekliyorsa yargılansın. Suçu ispatlansın, görevden alınsın ama sadece iddiaya kayyum atamak ve yerine meclisten değil valiyi atamak demokrasiye yakışır bir iş değildir. Hakkari’de atanan kayyumu da tekrar niyetlendikleri Mardin Büyükşehir’deki kayyum atama niyetini de CHP’nin bir belediyesine atanmasına nasıl tepki veriyorsak, buna da öyle tepki veriyoruz. Sana göre demokrasi bana göre demokrasi olmaz.”

“Dün akşam itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kolonları kesiktir”

Özel, Anayasa Mahkemesi’nin 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye ilişkin verdiği iptal kararını da şöyle değerlendirdi:

“Elimde dün akşam yayınlanan bir Anayasa Mahkemesi kararı var. Anayasa Mahkemesi kararları, yargılamaları bugünlerde herkesin dilinde. Anayasa herkesin dilinde. Ben de yemin ederken Anayasa’ya göre ediyorum. Sayın Erdoğan da öyle. Anayasa Mahkemesi Başkanı da ona göre yemin ediyor, yetki kullanıyor. Yargıtay Başkanı da öyle. Burası hukuk devletiyse Anayasa’ya uyacağız. Meclis’te uyulmazsa görev bize ait. Grup başkanvekillerimiz, ilgili uzmanlarımızla çalışırlar. Anayasa’ya aykırı kanun ya da kanun hükmünde kararname ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesi varsa görev 120 milletvekilini birlikte imza attırabilen CHP’nindir. Bu rejim 16 Nisan referandumunda rejime kasteden bir anayasa değişikliğinin OHAL şartlarında oya sunulmasıyla başladı. İlk yapılacak seçimden önce yetki kanunu çıkarıldı. Yetki kanunu seçime kadar kullanılmadı. Seçimden kabine atanana kadar önceki yetki kanununa dayanarak yasal boşlukla ve kanun sınırlarını aşarak kanun hükmünde kararnameyle 703 sayılı, devlet baştan aşağıya dizayn edildi. Durun, yapmayın dedik. Anayasaya aykırı dedik. Dediler ki; aykırıysa Anayasa Mahkemesi’ne gidin. 60 gün içinde iğneden ipliğe inceledik. Tuğla gibi bir başvuru yaptık. Bizim 60 günde inceleyip iddia ettiğimiz aykırılıkları Anayasa Mahkemesi altı yıl inceledi. O sırada Cumhurbaşkanlığı kabinesi atandı. Bakanlar atandı. Rektörler atandı. Genel müdürler atandı. Üstüne bir seçim daha yaşandı. Yeni işler yapıldı. Beyefendiler şu kararı verdiler; AYM kararı belediyelerin Cumhurbaşkanı kararıyla kurulmasından Adalet Bakan yardımcısının HSK’da doğal üye olmasına, rektörlerin Cumhurbaşkanı tarafından atanmasından TRT’ye bedelsiz taşınmazların devredilmesine, TRT’nin özel şirket kurmasına, kamu ihale kanunundan istisna tutulmasına, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın atanması gibi düzenlemelerin tamamını iptal etti. TSK’nın rütbeleri, idari yargı hakimleri, adalet müfettişleri, valilerin, yardımcılarının atanması, Sayıştay başsavcısının atanması, Din İşleri Yüksek Kurulu kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen tüm personel, huzur hakkı ödemeleri, ek gösterge, uyuşmazlık mahkemeleri, Yargıtay’ın yapısı, siyasi parti gruplarına ilişkin düzenlemeler, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın mülklerinin bedelsiz olarak yandaş gençlik, kulüp ve vakıflarına devri, TRT’ye bedelsiz arsa tahsisi, BTK’nın yapısı, Kamu İhale Kurumu’nun üyelerinin atanması, bakan müşavirlerinin atanması, HDK’nın yapısına dayanak teşkil eden tüm düzenlemeler, diplomasi akademisinden elektrik üretim anonim şirketine ne kadar kurum varsa, 112 acil çağrı merkezinin asılsız kullanılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname dahil, Ekonomik Sosyal Konsey’in yapısının değiştirilmesi dahil RTÜK Genel müdürünün maaşının belirlenmesi, RTÜK’ün şirket kurması, alımlarının Kamu İhale Kanunu’ndan dışarı çıkarılmasına kadar devlette yaptıkları her şeyi iptal etti. Bir yılda zaman verdi. CHP iki ayda çalışacak, dört dörtlük yazacak. Günü gelince yetiştirecek. Altı yılda bakacaksın. Üstüne de bir yıl sonra yürürlüğe girmek üzere bunları iptal edeceksin. Dün akşam itibarıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kolonları kesiktir. Kirişleri kırıktır. Temeli kumdandır. Devleti sakatlamışlardır. Bu devletin bu hale getirilmesinde AK Parti ile MHP’nin anayasa tanımazlığı sebeptir. Bunu söylemeye devam edeceğiz. Tayyip Bey, Sayın Erdoğan, soruyorum; yaptığınız her şeyi Anayasa Mahkemesi iptal etti. CHP haklı diyor, hukuk varsa yapamazsın diyor. O kanunla bu işler olmaz diyor. ve CHP’yi Anayasa Mahkemesi’ne çok gidiyor diye eleştirenler 270 sayfa iptal var. Memleketin nasıl bir hukuksuzlukla yönetildiği gözler önüne serilmiştir.”

“Büyük bir haksızlık, büyük bir adaletsizlik var”

Özel, Kahramanmaraş Palmiye Sitesi, Malatya Battalgazi Kırçuval Oteli, Kahramanmaraş Ezgi Apartmanı, Kahramanmaraş Saitbey Sitesi, Adana Tutar Yapı sitesi, Adana Hasan Alpargün Apartmanı, Adıyaman İsisas Otel, Gaziantep Ayşe- Mehmet Bolat Sitesi, Gaziantep Emre Apartmanı, Hatay Ilgın Apartmanı, Hatay Selim Köse Apartmanı, Kahramanmaraş  Ebrar Sitesi, Kahramanmaraş Fazilet Apartmanı ve Hatay Emlakbank evlerinde yakınlarını kaybedenlerin hikayelerini okuyarak şunları söyledi:

“Bir başka hukuksuzluk 6 şubat depreminin üzerinden 16 ay geçti. Deprem bölgelerindeki sıkıntıları unutturmamaya söz verdik. Biz onların sesini duyuyoruz, duyurmaya çalışıyoruz. Doğal afetlerle ilgili yapılması gereken üç aşama var. Bir afet öncesi hazırlık. İki afet sırasında etkili müdahale. Üç afet sonrasında iyileştirme çalışmaları. Hepimiz yaşayarak gördük ki bu hükümet deprem öncesi hazırlıkları yapmadı. Afet sırasında, deprem sırasında üç gün şaşkınlıkla hiç harekete geçemedi. Ordu’yu hızla göreve davet etmedi. Bir buçuk ay sonra bile çadır temin edemedi. Çok önemli sıkıntıları yaşadı. Depremden sonra bir yılda 650 bin konutun teslim edileceğinin sözünü verdiler şu an 16 ay neredeyse bir buçuk yıl oluyor daha 79 bin konut verdiler. Yani deprem konutlarının yüzde 12’si verildi. Oysa bir yılda hepsi bitecekti. Bu kapsamda bir de konukları orta ve hafif hasarlı olanlar var. Onları 21 Kasım 2023 tarihli genelgeyle nasıl güçlendirileceği söylendi. 5 Nisan 2024’e kadar yapı güçlendirme izin ruhsatı alın dendi. Aldılar. Konutlarını güçlendirdiler. Bütün paralarını verdiler. Şimdi Hatay’ın yedi ilçesi başta olmak üzere konutun orta hasarlı ama güçlendirmişsin de ama, kanuna yönetmeliğe de uygun ama biz burayı rezerv alanı ilan ettik diyorlar. Sana başka yerde konut vereceğiz, senin de borçlandıracağız diyorlar. Hatay’da rezerv alana büyük bir isyan var. Büyük bir haksızlık, büyük bir adaletsizlik var. Bu paraların harcanması ve insanların depremde yıkılmayan evinin güçlendir dediğiniz evin yıkılacak bölgede alınmasına isyan var. Bu rezerv alan uygulamasında artık uğranan mağduriyetlerin ortadan kalkması Hatay’ın sesinin duyulmasını bekliyoruz.

“Böyle düzene yazıklar olsun”

Özel, 6 Şubat depremlerinde 35 kişinin yaşamını yitirdiği Ezgi Apartmanı davasında avukat Ersan Şen’in müvekkilleri için “Kırmızı bültenin devlete maliyeti ne kadar” açıklamasına da şöyle tepki gösterdi:

“Biz sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin partizanca kayrılmasına karşı yargılamaya ilişkin izinlerin verilmesini istiyoruz. 11 Haziran’da geçtiğimiz yıl görevinden istifa eden, o ettikten sonra üç kez denetim geçiren, bir kez onarım geçiren yine de kaza sırasında duran, bir başkası tarafından manuel çalıştırılan bir teleferikte hayatını kaybeden bir kişi için o günden sonra belediye başkanı seçilmiş, o görevi çok gerilerde kalmış birisi imza yetkisi de olmadığı halde Antalya Kepez’de içeride tutuluyor, suçu CHP’li olmak. 150 kişiyi yerin altına gömen Palmiye Sitesi’nin imza yetkilisi Hacı Mehmet Güner İstanbul depremini önlesin diye İstanbul’da depremde memleketinde yaşananlar yaşanmasın, imzasını attığı sitedeki gibi 150 kişi ölmesin diye İstanbul Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’ne görevlendiriliyor. Neden? Çünkü o AK Partili yandaş bir bürokrat. Böyle düzene yazıklar olsun. Bu izinleri vermeyenlere yazıklar olsun. Firarilerin yakalanması için kırmızı bülten istendiğinde televizyonlarda bolca bulunan, hiç birbirimizi beğenmeyen, herkese laf söyleyen bir avukat orada Ezgi Apartmanı’nın mağdurlarının değil Ezgi Apartmanı’ndaki sorumluların avukatı. Yurt dışına kaçtı demişler ve mağdurların avukatı kırmızı bülten istemiş. Dönüyor azarlıyor avukatı. Anneleri, evlatları azarlıyor. Bir kırmızı bültenin bu ülkeye maliyeti kaç para biliyor musunuz diyor. Bu sözü söyleyen adam herkesten çok hukuk biliyor, herkesten çok adalet biliyor. Hiçbirimizi beğenmiyor. Sana da yazıklar olsun kardeşim.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozelden-ersan-sene-tepki-herkesten-cok-hukuk-biliyor-hicbirimizi-begenmiyor-sana-da-yaziklar-olsun-kardesim/feed/ 0
Davutoğlu: Hakkari’de kayyım atanması demokrasiye olan inancı sarsar https://www.haber60.com.tr/davutoglu-hakkaride-kayyim-atanmasi-demokrasiye-olan-inanci-sarsar/ https://www.haber60.com.tr/davutoglu-hakkaride-kayyim-atanmasi-demokrasiye-olan-inanci-sarsar/#respond Tue, 04 Jun 2024 02:57:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34799

GELECEK Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, ” Hakkari’de kayyım atanması, seçimlerin hemen sonrasında son derece yanlış olmuştur. Parti ve siyasi düşüncesi ne olursa olsun, bir belediye başkanının seçimin hemen sonrasında görevden alınması, demokrasiye olan inancı sarsar. Vatandaşlarımızın kendi oylarına duyduğu saygıyı azaltır ve tam da terör örgütlerinin istediği bir iklim oluşmasına yol açar” dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ı, parti genel merkezinde ziyaret etti. Yaklaşık 1 saat süren görüşmenin ardından Erbakan ve Davutoğlu, basın açıklaması yaptı. Erbakan, görüşmede 14-28 Mayıs ve 31 Mart seçim sonuçlarını değerlendirdiklerini belirterek, “Burada iktidar özellikle, 31 Mart’ta neden böyle bir yenilgiye uğradı, muhalefetin başarısı neye dayanıyor ve bundan sonra nasıl gelişmeler olabilir, bunlarla ilgili bir istişare ve müzakere yapıldı. Tabii ki bununla beraber yeni anayasa konusunda ve aynı zamanda Türkiye’nin en önemli problemi olarak ifade edebileceğimiz ekonomik kriz ve yoksulluk noktasında bir istişare yapıldı. Yine bütün bunlarla birlikte hepimizin ortak yarası olan Gazze ve Refah’ta yapılan katliamlar ve soykırım ile ilgili Türkiye ve İslam aleminin atabileceği adımlar görüşüldü” ifadelerini kullandı.

‘GAZZE KONUSUNDAKİ HASSASİYETİMİZ YÜZDE YÜZ ÖRTÜŞÜYOR’

Ahmet Davutoğlu ise iki partinin kuruluşundan bu yana diyalog zemininin olduğunu kaydederek, “Önümüzdeki dönem, Türkiye’deki siyasi denklemin birçok açıdan yeniden kurulduğu dönemdir. Bir taraftan Sayın Cumhurbaşkanı yumuşama eğiliminden bahsediyor. Bir taraftan partiler arasında ilişkiler, dinamik tablolar ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bu dinamik siyasi tablo içerisinde liderlerin birbirleriyle görüşmeleri, ülkenin genel gidişatı ile ilgili fikir alışverişinde bulunmaları büyük önem taşıyor. Çok ciddi bir ekonomik kriz yaşıyoruz, halk yoksullaşıyor. Gelir adaletsizliği had safhaya ulaşmış durumda, diğer taraftan yüreğimizi yakan Gazze konusu var. Tabii Yargı ve Anayasa alanında yaşadıklarımız, bütün bu konularda çok samimi güzel bir istişare imkanı oldu. Gazze konusundaki hassasiyetimiz yüzde yüz örtüşmektedir. Gazze’deki kardeşlerimizin sahipsizliği, Türkiye’nin bütün ısrarlarımıza rağmen 7 ay boyunca ticareti devam ettirmesi ve şu anda somut hiçbir adım atmamış olması her iki partinin de ortak kaygısıdır. Türkiye Cumhuriyeti mazlum milletlerin duası üzerine kurulmuş bir devlettir” diye konuştu.

‘HAKKARİ’YE KAYYIM ATANMASI SON DERECE YANLIŞ OLMUŞTUR’

Gazze konusunda hükümeti uyarmaya devam edeceklerini vurgulayan Davutoğlu, hükümetin atacağı her türlü somut adımı destekleyeceklerini vurguladı. Davutoğlu, “Anayasa konusunda Sayın Cumhurbaşkanının açıklamaları, Sayın Numan Kurtulmuş’un da bütün gruplarla yaptığı görüşmeler oldu. Anayasa konusunda gelebilecek veya bizim götürebileceğimiz teklif konusunda da iki parti arasında bir istişare kurmak ve zemin oluşturmak konusunda mutabık kaldık. Önümüzdeki hafta meclise gelmesi beklenen yargı paketi ve diğer konularda da mecliste bulunan arkadaşlarımız arasında yakın bir iş birliği olması konusunda da mutabık kaldık. Hakkari’de kayyım atanması, seçimlerin hemen sonrasında son derece yanlış olmuştur. Partimizin görüşü olarak da ifade ediyorum. 31 Mart’ta seçime girmesi veya belediye başkanlığı yapması mahsurlu olan bir aday varsa seçime sokulmamalıydı. Yok, seçim bitmiş ve netice alınmışsa, parti ve siyasi düşüncesi ne olursa olsun, bir belediye başkanının seçimin hemen sonrasında görev alması demokrasiye olan inancı sarsar. Vatandaşlarımızın kendi oylarına duyduğu saygıyı azaltır ve tam da terör örgütlerinin istediği bir iklim oluşmasına yol açar” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/davutoglu-hakkaride-kayyim-atanmasi-demokrasiye-olan-inanci-sarsar/feed/ 0
Davutoğlu ve Erbakan’dan ortak açıklama: Hakkari’deki kayyum atanması yanlış https://www.haber60.com.tr/davutoglu-ve-erbakandan-ortak-aciklama-hakkarideki-kayyum-atanmasi-yanlis/ https://www.haber60.com.tr/davutoglu-ve-erbakandan-ortak-aciklama-hakkarideki-kayyum-atanmasi-yanlis/#respond Tue, 04 Jun 2024 02:42:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34789 (ANKARA) – Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ı ziyaretinin ardından düzenlenen basın açıklamasında; ” Hakkari’de seçimlerin hemen sonrasında bir kayyum atanması son derece yanlış olmuştur” diye konuştu.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ı ziyaret etti. Genel ve yerel seçimler, yeni anayasa, İsral’in Gazze saldırıları ve ekonomik gidişatın konuşulduğu ziyaret sonrası iki lider, ortak  basın açıklaması yaptı.

Erbakan, şunları söyledi:

“Ekonomik kriz ve yoksulluk noktasında bir istişare yapıldı”

“Bu sohbet esnasında iki siyasi parti olarak bir önceki 31 Mart seçimlerini ve 14-28 Mayıs seçimlerini, bunların sonuçlarını bir değelendirme imkanı bulduk. Burada ‘İktidar özellikle 31 Mart’ta neden böyle bir yenilgiye uğradı, muhalefetin başarısı neye dayanıyor ve bundan sonra nasıl gelişmeler olabilir’ bunlarla ilgili bir istişare ve müzakere yapıldı. Tabii ki bununla beraber yeni anayasa konusunda ve aynı zamanda Türkiye’nin özellikle en önemli problemi olarak ifade edeceğimiz ekonomik kriz ve yoksulluk noktasında bir istişare yapıldı. Yine bütün bunlarla birlikte hepimizin ortak yarası olan Gazze ve Refah’ta yapılan katliamlarla ilgili Türkiye ve İslam aleminin atabileceği adımlar görüşüldü.”

Erbakan’ın ardından söz alan Davutoğlu ise seçimler sonrası oluşan siyasi atmosfer, ekonomik sorunlar ve Gazze meselesiyle ilgili şöyle konuştu:

“Partiler arasındaki ilişkilerde yeni dinamik tablolar ortaya çıkıyor”

“31 Mart seçimlerinin ortaya çıkardığı tabloyu detaylı olarak ele aldık. Bu siyasi tabloda iktidar partisinin ve Cumhur İttifakı’nın yaşadığı yenilgi sonrasında iktidar cenahında ve muhlefette ortaya çıkan gelişmeleri Türkiye’nin siyasi gidişatı açısından ele aldık. Önümüzdeki dönem Türkiye’de siyasi denklemin birçok açıdan yeniden kurulduğu dönemdir. Bir taraftan Sayın Cumhurbaşkanı yumuşama eğiliminden bahsediyor, bir taraftan partiler arasındaki ilişkilerde yeni dinamik tablolar ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bu dinamik siyasi tablo içerisinde liderlerin birbirleriyle görüşmeleri, ülkenin genel gidişatıyla ilgili fikir alışverişinde bulunmaları büyük önem taşıyor. Çok büyük bir ekonomik kriz yaşıyoruz, halk yoksullaşıyor, gelir adaletsizliği had safhaya ulaşmış durumda, diğer taraftan yüreğimizi yakan Gazze konusu var ve tabii yargı, adalet ve anayasa alanında yaşadıklarımız… Bütün bu konularda samimi, içten bir istişare imkanı oldu. Gazze konusundaki hassasiyetimiz yüzde 100 örtüşmektedir.”

Davutoğlu ayrıca yeni anayasa tartışmaları ve Hakkari Belediyesi’ne kayyum atanmasına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Anayasa konusundaki her teklif için iki parti arasında bir istişari zemin oluşturmak konusunda mutabık kaldık”

“Anayasa konusunda gelebilecek veya bizim götüreceğimiz her teklif konusunda iki parti arasında bir istişari zemin oluşturmak konusunda mutabık kaldık. Hakkari’de seçimlerin hemen sonrasında bir kayyum atanması son derece yanlış olmuştur. Yerel seçimde seçime girmesi veya belediye başkanlığı yapması mahsurlu olan bir aday var ise seçime sokulmamalıydı. Seçim bitmiş ve netice alınmışsa parti ve siyasi yaklaşımı ne olursa olsun bir belediye başkanının seçimin hemen sonrasında görevden alınması demokrasiye olan inancı sarsar, vatandaşlarımızın kendi oylarına duydukları saygıyı azaltır ve tam da terör örgütlerinin istediği bir iklim oluşmasına yol açar. Herkesin demokratik seçimlerin objektif olarak işlemesi ve sonuçlarının kabulü konusunda ortak bir zeminde buluşması gerektiğine inanıyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/davutoglu-ve-erbakandan-ortak-aciklama-hakkarideki-kayyum-atanmasi-yanlis/feed/ 0
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Hakkari Belediye Başkanı’nın görevden alınmasını eleştirdi https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulistan-kilic-kocyigit-hakkari-belediye-baskaninin-gorevden-alinmasini-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulistan-kilic-kocyigit-hakkari-belediye-baskaninin-gorevden-alinmasini-elestirdi/#respond Tue, 04 Jun 2024 00:27:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34698 DİLAN KUTLU

(ANKARA)- DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Hakkari Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın görevden alınmasına ilişkin yaptığı açıklamada, “Bir haftadır aslında Hakkari AKP İl Başkanı ve Hakkari Valisi Ankara’da kayyım diplomasisi yürütüyordu, sürekli buradan resim veriyorlardı” dedi. Hakkari Belediyesi’ne kayyum atanmasını “muhalefete kumpas” olarak değerlendiren Koçyiğit, “Sabah Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya’yı aradım, bilgilendirdim. Yine CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ı aradım ve böyle bir süreç olduğunu bilgilendirdim. Gün içerisinde diğer grup başkanvekillerini de arayıp bilgilendireceğim. Van’daki ile benzer bir dayanışma kesinlikle bekliyoruz” diye konuştu.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, partisinin MYK toplantısı devam ederken, gazetecilere Mehmet Sıddık Akış’ın gözaltına alınması ve yerine kayyum atanmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Koçyiğit, daha sonra gazetecilerin soruları yanıtladı.

Koçyiğit, Mehmet Sıddık Akış’ın çarşamba günü duruşmasının olduğunu belirterek, “Biz görevlendirme yapmıştık, arkadaşlarımız orada olacaktı. Ona göre bir süreç işleyecekti ama onu bile beklemeyecek kadar kısmen bir kılıfına uydurmayı hızlandırdılar. Yani bu dosyadan ceza verip, onu istinafa gönderip yargı sürecini bekleyebilirlerdi. Normalde öyledir aslında ama onu bile yapma ihtiyacı duymayacak kadar gözlerini karartmışlar” diye konuştu.

” ‘Siz misiniz Hilvan’ı alan? ‘Biz de Hakkari’yi gasbederiz’ diyen bir şey var”

Bir soru üzerine Koçyiğit, şunları söyledi:

“Hilvan’ı dün aldık. Siz misiniz Hilvan’ı alan? ‘Biz de Hakkari’yi gasbederiz’ diyen bir şey var. Hakkari’nin diğer bir önemli özelliği burası bir garnizon kenti. Çok sayıda aslında askeri buraya yığmışlardı. Burayı almak için çok uğraştılar. Adayları geçmişte JİTEM’le çalışmış biriydi. Kirli para ilişkileri, devletle ve bazı yapılarla olan ilişkileri de açığa çıkmıştı. Bütün bunları teşhir de ettik. Bir haftadır aslında Hakkari AKP İl Başkanı ve Hakkari Valisi Ankara’da kayyım diplomasisi yürütüyordu, sürekli buradan resim veriyorlardı. Orayı geziyoruz, burayı geziyoruz, şu bakanlığı geziyoruz diye ama aslında burada kayyım diplomasisi yürütüyorlardı. Çok açık, net. Hukuksuzluğu ördüler, örgütlediler…”

“Muhalefet partilerini aradım, bilgilendirdim”

Kayyımı muhalefete “kumpas olarak” nitelendiren Koçyiğit, muhalefet partilerine de bilgilendirme yaptıklarını söyledi. Koçyiğit, “Sabah Saadet Partisi Grup Başkan Vekili Bülent Kaya’yı aradım, bilgilendirdim. Yine CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ı aradım ve böyle bir süreç olduğunu bilgilendirdim. Gün içerisinde diğer grup başkanvekillerini de arayıp bilgilendireceğim. Ayrıca yine İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı bu açıklamanın kendisi tam bir dezenformasyon ve temel hakları ihlal eden bir şey. Ona yönelik de yine hukuk komisyonumuz çok hızlı bir bilgilendirmeyi bütün demokratik kamuoyuna geçeceğiz” dedi.

“Van’daki ile benzer bir dayanışma kesinlikle bekliyoruz”

Van’daki gibi bir dayanışma beklendiklerinin altını çizen Koçyiğit, “Van’daki ile benzer bir dayanışma kesinlikle bekliyoruz. Bunu asla kendimizle sınırlı bir süreç olarak görmüyoruz. Bu, DEM Parti’ye yönelik bir şey değil, Kürtlere yönelik bir şey değil. Türkiye’deki bütün toplumsal muhalefete ve Türkiye halklarına kurulmuş bir tuzak. Çok açık ve net bir taraftan işte sopa Kürt’e vuralım, siz sessiz kalın gibi bir yol almaya çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

“DEM Parti ile ana muhalefet partisinin arasını açmaya çalışıyorlar”

Koçyiğit, “Bununla ana muhalefet partisinin aslında mevcut başarısı üzerine oturmaya da çalışıyorlar. DEM Parti ile ana muhalefet partisinin ve diğer bütün muhalefet partilerinin arasını açmaya çalışıyorlar. Aslında Kürt halkını ve DEM Parti’yi yeniden kriminalize etmeye çalışıyorlar. Bu bir yalnızlaştırma politikası. Önce yalnızlaştıralım, sonra vuralım, sonra da tasfiye edelim anlayışını Hakkari özelinde görebiliriz. Van’da çok iyi bir sınav verdi toplumsal muhalefetin kendisi. Biz aynı tutumu Hakkari sürecinde de beklediğimizi ifade ediyoruz” diye konuştu.

“Orada bir belediye meclisi var, iradesini ortaya koyabilir”

Bir gazetecinin, Antalya’da Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün tutuklanmasının ardından yerine CHP’li Meclis Üyesi Refik Emre Altekin’in getirildiğini hatırlatmesi üzerine Koçyiğit şunları söyledi:

“İşte bu tamamen Kürt’e istisna dediğimiz, Kürt’e OHAL dediğimiz şey tam da bu. Siz Belediye başkanını soruşturma, kovuşturma nedeniyle görevden uzaklaştırdınız. Orada bir Belediye Meclisi var, iradesini ortaya koyabilir. Kendi Belediye Başkanını, vekilini seçebilir ve o kişi soruşturması bittikten sonra davanın sürecine göre aklanırsa geri gelir, beraat ederse olmazsa da zaten süreç devam eder. Ama bu yöntemi tercih etmemek aslında Kürt’ü yurttaş olmaktan çıkarma girişimi. Kürt’ün seçme seçilme hakkını gasbeden bir şey ve Kürtlere, ‘Siz eşit yurttaş değilsinizi’ artık gözümüzün içine baka baka söylüyorlar çünkü seçilemiyoruz, seçemiyoruz.”

“Normalleşmenin içerisine Kürtler yok”

“Normalleşme” içerisinde Kürtler’in olmadığını söyleyen Koçyiğit, “Türkiye’nin batısına da şunu söylüyorlar; ‘Bunlar sakıncalı, siz bunların yanında durmayın. Merak etmeyin biz size bir pembe tablo çizeceğiz. Size güzel şeyler yapacağız. Demokratikleştiririz, yumuşayacağız, normalleşeceğiz. Ama Kürtler normalleşmenin içerisinde yok.’ Bunun açık ve net göstergesi” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulistan-kilic-kocyigit-hakkari-belediye-baskaninin-gorevden-alinmasini-elestirdi/feed/ 0
DEM Partisi, Hakkari Belediye Başkanının gözaltına alınmasına tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/dem-partisi-hakkari-belediye-baskaninin-gozaltina-alinmasina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/dem-partisi-hakkari-belediye-baskaninin-gozaltina-alinmasina-tepki-gosterdi/#respond Mon, 03 Jun 2024 23:21:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34656 (ANKARA) – DEM Partili Hakkari Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın bu sabah gözaltına alınması ve yerine İçişleri Bakanlığı tarafından kayyum atanmasına tepki gösteren DEM Parti’nin MYK toplantısının ardından açıklama yapan Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit, tüm belediye binalarının önünde nöbete başlanacağını, illerde eylemler düzenleneceğini bildirdi. Koçyiğit, “Kayyum kararı ile iktidar 31 Mart seçimlerinin intikamını belediyelerimizden almaya başladı. Bu, halkın iradesine açık bir saldırıdır” dedi.

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu, Akış’ın gözaltına alınması ve yerine kayyum atanmasının ardından, parti genel merkezinde olağanüstü toplandı ve ardından Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit açıklama yaptı.

Koçyiğit, DEM Partili tüm belediyelerde nöbet eylemine başlayacaklarını ve pek çok ilde eylem organize edeceklerini belirterek, şunları söyledi:

“Ülkede hukukun ne hale geldiğini hepimiz biliyoruz ve verilen tüm kararların siyasi olduğunu ve yargının siyasal, iktidarın bir aparatı haline geldiğini biliyoruz. Karalama ve algı operasyonlarıyla toplumu manipüle etmeye çalışıyorlar. Ancak unuttukları şu ki demokrasiyi halkın söke söke aldığı gerçeğidir.

Kayyum kararı ile iktidar 31 Mart seçimlerinin intikamını belediyelerimizden almaya başladı. Bu, halkın iradesine açık bir saldırıdır. Bu, OHAL hukukudur. KHK ile getirdikleri irade gaspları bugün hala Kürt illerinde devam ediyor. Kürt’e uygulanan OHAL hiç bitmiyor. Normalleşme ve yumuşama safsataları almış başını gidiyor. Bu mudur normalleşme? Bu mudur yeni anayasa adımları? Yeni anayasanın ve normalleşmenin Kürtleri kapsamadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır.”

“Tüm muhalefeti hep beraber mücadele etmeye davet ediyorum”

Hakkari Belediyesi’nin 348 milyon TL borcu olduğunu ifade eden Koçyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ama geldikleri günden bu yana kayyumun borcuna rağmen hizmet etmeye çalışıyorlar. Halkımıza yaptığımız hizmeti yarım bırakmalarına izin vermeyeceğiz. Bugünkü gasp girişimi halkın beklentilerini boşa çıkarmaya ve yerel demokrasinin işlevsiz hale getirilmesine ön açmıştır. Tüm demokrasi güçlerine ve insanlığın büyük mücadeleler ile kazandığı seçme seçilme hakkına yapılmıştır bu darbe. Siyasi partilerden sivil topluma, aydın ve sanatçılardan oy veren yurttaşa kadar herkes bu hukuksuzluğa karşı ses çıkarmalıdır. 31 Mart’ta kaybettiklerini kayyumla almalarına bir defa izin verirsek Hakkari’de başlayan saldırı ve gasp dalgasının nerede sonuçlanacağını tahmin etmek hiç de zor değil. Bu karar Türkiye demokrasisine ve tüm muhalefete kurulmuş bir tuzaktır, büyük bir kumpastır. Bu yol ayrımına, muhalefeti bölmeye, demokrasi mücadelesini bölmeye, sekteye uğratmaya çalışan büyük bir tuzaktır. Tüm muhalefeti bu tuzağı boşa çıkarmaya ve yan yana durmaya, hep beraber mücadele etmeye davet ediyorum.

“Türkiye’nin dört bir yanında eylemler yapılacak”

Demokratik haklarını sonuna kadar kullanacaklarını vurgulayan Koçyiğit, “Kayyum siyasetine karşı bütün belediyelerimizin önünde nöbet eylemleri başlatacağız ve bütün halkımızı bu nöbetlerde yer almaya davet ediyoruz. Eş genel başkanlarımız İstanbul’daki programlarının ardından yarın Hakkari’ye geçecek. Bugün Türkiye’nin her yanında eylem ve etkinliklerimiz organize ediliyor. Bugün saat 18.00’de İstanbul Şişhane’de bir basın açıklaması gerçekleşecek ve Eş Genel Başkanımız Tülay Hatimoğulları bu açıklamaya katılacak.” dedi.

“İçişleri Bakanlığının açıklamasını kınıyoruz”

İçişleri Bakanlığı’nın Mehmet Sıddık Akış ile ilgili açıklamasına değinen Koçyiğit, “Hukukun ayaklar altına alındığı bir metin. Bu açıklamayı kınıyoruz. Dosyaya gizlilik kararı konuldu. Bütün bunların arkasında aslında yargının araçsallaştığının çok tipik bir örneği var. Belediye Eş Başkanımızın masumiyet karinesi çiğnenmiştir. Kesintisiz ve demokratik bir mücadele sürecini hep birlikte başlatıyoruz. Bu kayyumcu zihniyet elbette kaybedecek.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-partisi-hakkari-belediye-baskaninin-gozaltina-alinmasina-tepki-gosterdi/feed/ 0
YSK’nın Yerel Seçimleri Yenileme Kararı Aldığı İlçelerde Sonuçlar Belli Oldu https://www.haber60.com.tr/ysknin-yerel-secimleri-yenileme-karari-aldigi-ilcelerde-sonuclar-belli-oldu/ https://www.haber60.com.tr/ysknin-yerel-secimleri-yenileme-karari-aldigi-ilcelerde-sonuclar-belli-oldu/#respond Mon, 03 Jun 2024 21:19:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34571 YSK’nın yerel seçimleri yenileme kararı aldığı Kayseri’nin Pınarbaşı, Şanlıurfa’nın Hilvan, Aksaray’ın Güzelyurt ilçeleri ile Sivas Yıldızeli- Güneykaya, Kırklareli Lüleburgaz- Büyükkarıştıran, Tunceli Mazgirt-Akpazarı ve Aksaray Merkez-Sağlık beldelerinde yerel seçimler tekrarlandı.

AK PARTİ 3 BELEDİYE BAŞKANLIĞI KAZANDI

3 ilçe ve 4 beldede sabah 08.00’de başlayan oy verme işlemleri saat 17.00’de sona erdi ve ardından oy sayımına geçildi. YSK Başkanı Ahmet Yener, yenileme seçimleri ve ara seçimler için belirlenen yayın yasağının saat 19.00 itibarıyla kaldırıldığını açıkladı. Kesin olmayan sonuçlara göre AK Parti 3, CHP 2, DEM Parti 1 ve MHP 1 belediye başkanlığı seçimini kazandı.

PINARBAŞI

Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde kayıtlı 18 bin 960 seçmen için kurulan 141 sandıkta oy kullanıldı. Kesin olmayan sonuçlara göre; 6 bin 783 oy alan CHP’nin adayı Deniz Yağan seçimi kazandı. MHP’nin adayı Menduh Uzunoğlu ise 6 bin 494 oy aldı. Pınarbaşı ilçesinde 31 Mart’ta yapılan seçimde, CHP 5 bin 82 oy, MHP 4 bin 758 oy almıştı. Yenilenen yerel seçimlerde, BBP Pınarbaşı Belediye Başkan adayı Hayrettin Uslu adaylıktan çekilerek, MHP’nin adayı Uzunluoğlu’nu destekleme kararı almıştı.

HİLVAN

Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesinde kayıtlı 27 bin 686 seçmen için kurulan 125 sandıkta oy kullanıldı. İlk sonuçlara göre, DEM Parti’nin adayı Serhan Paydaş 10 bin 357 oy alırken, AKP’nin adayı Aslan Ali Bayık ise 6 bin 812 oya ulaştı. Hilvan ilçesinde 31 Mart’ta yapılan seçimde, DEM Parti 6 bin 960, AKP 6 bin 439, Yeniden Refah Partisi 3 bin 935 oy almıştı.

GÜZELYURT

Aksaray’ın Güzelyurt ilçesinde kayıtlı 2 bin 32 seçmen için kurulan 9 sandıkta oy kullanıldı. Kesin olmayan sonuçlara göre; 873 oy alan AKP’nin adayı Ünal Değirmencioğlu seçimi kazandı. İYİ Parti’nin adayı Hazim Turan 580 ve MHP’nin adayı Sadullah Er 287 oy aldı. Güzelyurt ilçesinde 31 Mart’ta yapılan seçimde, İYİ Parti 549 oy, AK Parti 548 oy, MHP 537 oy almıştı.

GÜNEYKAYA

Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı Güneykaya beldesinde kayıtlı bin 147 seçmen için kurulan 5 sandıkta oy kullanıldı. Kesin olmayan sonuçlara göre; 556 oy alan AKP’nin adayı Hüseyin Kırışkuzu seçimi kazandı. MHP’nin adayı Hasan Erçoban 406, Yeniden Refah Partisi’nin adayı Oğuz Kağan Ünal 20 ve Saadet Partisi’nin adayı Mehmet Sarıkaya 5 oy aldı. Öte yandan 34 oy geçersiz sayıldı. Güneykaya beldesinde 31 Mart’ta yapılan seçimde, MHP 333 oy, Yeniden Refah Partisi 158 oy, AKP 149 oy almıştı.

BÜYÜKKARIŞTIRAN

Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesine bağlı Büyükkarıştıran beldesinde kayıtlı 4 bin 950 seçmen için kurulan 16 sandıkta oy kullanıldı. Kesin olmayan sonuçlara göre; 2 bin 286 oy alan CHP’nin adayı Ertuğrul Çamlıca seçimi kazandı. DSP’nin adayı Hakan Karaman 2 bin 101, AKP adayı Rasim Vatansever 14, Yeniden Refah Partisi adayı Fatih Şafak 11, MHP adayı Erkan Tezcan 8, Saadet Partisi adayı Yusuf Berber 3 oy aldı. Seçimde 4 bin 537 seçmen oy kullandı, 114 oy geçersiz sayıldı. Büyükkarıştıran beldesinde 31 Mart’ta yapılan seçimde, DSP 2 bin 59 oy, CHP 2 bin 57 oy almıştı.

SAĞLIK

Aksaray’ın Merkez ilçesine bağlı Sağlık beldesinde kayıtlı bin 799 seçmen için kurulan 8 sandıkta oy kullanıldı. Kesin olmayan sonuçlara göre; 806 oy alan MHP’nin adayı Abdullah Tosun seçimi kazandı. AKP’nin adayı Mehmet Yiğit ise 748 oy aldı. Sağlık beldesinde 31 Mart’ta yapılan seçimde, MHP 763 oy, AKP 762 oy almıştı.

AKPAZAR

Tunceli’nin Mazgirt ilçesine bağlı Akpazar beldesinde kayıtlı bin 700 seçmen için kurulan 10 sandıkta oy kullanıldı. Kesin olmayan sonuçlara göre; 644 oy alan AKP’nin adayı Ali Aydın seçimi kazandı. CHP’nin adayı Zeynel Yıldırım 421, DEM Parti’nin adayı Orhan Çelebi 220 oy, Yeniden Refah Partisi’nin adayı Ahmet Yılmaz 5, MHP’nin adayı Neşe Gür 10, Saadet Partisi’nin adayı Umut Şahin 1 oy aldı. Kullanılan oyların 1301’i geçerli, 40’ı geçersiz sayıldı. Akpazar beldesinde 31 Mart’ta yapılan seçimde, CHP 471 oy, AKP 467 oy, DEM Parti 274 oy almıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ysknin-yerel-secimleri-yenileme-karari-aldigi-ilcelerde-sonuclar-belli-oldu/feed/ 0
Özgür Özel: Ardeşen 30 yıl sonra alabildiğimiz ilçe https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-ardesen-30-yil-sonra-alabildigimiz-ilce/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-ardesen-30-yil-sonra-alabildigimiz-ilce/#respond Sun, 02 Jun 2024 23:12:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34524 (RİZE) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Rize’nin Ardeşen Belediyesi’nde “Ardeşen aslında bizim hak ettiğimizi 30 yıl sonra alabildiğimiz, 30 yıl boyunca aslında Ardeşen’in bizden, bizim Ardeşen’den mahrum kaldığımız bir ilçemiz. İlçenin sosyolojisi Cumhuriyet Halk Partisi’ne çok uzak değil. İlçe parti içi demokrasiye son derece duyarlı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin dinamik bir örgütü var burada. Bundan sonraki süreçte de hem ilçe örgütümüzün çalışmalarıyla, belediye başkanımızın yapacağı iyi hizmetler duyurulacak” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, çay üretcisinin sorunlarına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen Çay Mitingi için Rize’ye geldi. Özel, mitingin ardından partisinin il başkanlığını ziyaret etti. CHP lideri Özel, daha sonra partisinin 31 Mart yerel seçimlerinde kazandığı ilçe belediyelerine teşekkür ziyaretinde bulundu.

İlk olarak Pazar Belediyesini ziyaret eden Özel, ardından Ardeşen Belediyesi’ne geçti. Burada Özel’e, CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz, genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri eşlik etti.

Enver Atagün: “yöresel olarak bir kültürel dönüşüme ihtiyacımız var”

CHP lideri Özel’i makamında ağırlayan Ardeşen Belediye Başkanı Enver Atagün, şunları söyledi:

“Bizim Ardeşen’de yöresel olarak bir kültürel dönüşüme ihtiyacımız var. Daha sağlıklı, daha sosyal, daha katılımcı bir toplum olmak için onunla ilgili projelerimiz var. Üretime ve yöresel kalkınmaya ihtiyacımız var. Bununla ilgili, tarımla ilgili projelerimiz var. Tarım politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcımızla birlikte değerlendirmelerimiz oldu. Hem kültüre hem üretime dönük bu işleri yapabilmek için üstyapı ihtiyaçlarımız var. Planlı bir şekilde bunların mühendisliğini yaptırıp planlama aşamasındayız. Kaynaklarımız ölçüsünde hedeflerimizi gerçekleştireceğiz.”

Özgür Özel: “30 yıl sonra alabildiğimiz ilçe”

Özgür Özel de şöyle konuştu:

“Bir kez daha Rize’nin doğusunda bir belediyemizde sizlerle birlikte olmaktan, 30 yıl sonra bir Cumhuriyet Halk Partili belediyeye hemen Başkanımızın çayını, kahvesini içmeye gelmiş olmaktan Cumhuriyet Halk Partisi ailesi adına büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Ardeşen aslında bizim hak ettiğimizi 30 yıl sonra alabildiğimiz 30 yıl boyunca aslında Ardeşen’in bizden, bizim Ardeşen’den mahrum kaldığımız bir ilçemiz. İlçenin sosyolojisi Cumhuriyet Halk Partisi’ne çok uzak değil. İlçe parti içi demokrasiye son derece duyarlı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin dinamik bir örgütü var burada. Bundan sonraki süreçte de hem ilçe örgütümüzün çalışmalarıyla, belediye başkanımızın yapacağı iyi hizmetler duyurulacak hem hep birlikte biz ne gerekiyorsa, hangi destek gerekiyorsa bunu vereceğiz. Biraz önce Pazar’da konuştuk, çarşamba günü belediyeler yönetimi ve başkanı belirlenecek. Cumhuriyet Halk Partisi olarak çoğunluk bizde. Çoğunluğumuza güvenip bütün yönetimi almıyoruz. Ancak yine çoğunluğumuza güvenip bütün kaynakları da kendimize kullanmayacağız. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi nüfusunun yüzde 65’ine hizmet eden ekonominin yüzde 80’nin olduğu bölgelerde belediye başkanlarına sahip olan bir parti olarak adilane bir şekilde yöneteceğiz.

“Oy vermeyenler de ‘keşke verseydim’ diyecek”

Şüphesiz Ardeşen’in de kültür sanat, kent içi demokrasi, kentin iyi yönetilmesi, turizm noktalarında önemli projeleri olacaktır. Biz bunlara hem Belediyeler Birliği üzerinden hem sosyal demokrat belediyelerin hizmetlerinin eş güdümünü, erişimini ve belediye başkanlarımızın ve ekiplerinin eğitimlerini organize edeceğimiz sistemimiz üzerinden katkılar sağlayacağız. Bizim bir tane hedefimiz var. Hedef şudur; Ardeşen’de oy veren kimse pişman olmayacak. Oy vermeyenler de ‘keşke verseydim’ diyecek. ‘Bir dahaki sefere vereyim’ diyecek. Burayı artık CHP’de kalıcılaştırmak istiyoruz. Belediye Başkanımızın yapacağı hizmetlerle Ardeşen’de kazanmayı sürdüreceğine inanıyoruz.”

“Altı ay ya da yılda bir kez anket yapacağız”

Özgür Özel, periyodik olarak anketler yapacaklarını anlatarak, şunları kaydetti:

“Altı ay ya da yılda bir kez anket yapacağız. Hem siyasi parti seçmenlerinin kırılımlarına göre hem de mahalle mahalle buralarda neler oluyor, Belediye Başkanımızın performansı nedir, ekibinin performansı nedir, eksiğimiz neyse düzeltelim. İyi gidenleri arttıralım. Bunları hep beraber değerlendireceğiz. Bunu bir genel belediyecilik yaklaşımı olarak, CHP olarak çok önemsiyoruz. Enver Başkan’ın hayal ettiği, umut ettiği hizmetleri yapabileceği bir seçim dönemi diliyoruz. Hangi partiden seçilmiş olursa olsun bütün belediye meclis üyelerine başarılar diliyorum. Ardeşen lehine projelerde güç birliği isteriz, desteklerini talep ederiz. Eksiklerimizi siyasete uygun dil çerçevesinde uyardıklarında muhalefetten rahatsız olmayız. Aksine besleniriz, güçleniriz. Sonuçta Ardeşen’e ve Rize’ye yakışır bir yönetim hep birlikte yapılacak.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-ardesen-30-yil-sonra-alabildigimiz-ilce/feed/ 0
Yerli ve Milli Parti Genel Başkanı Teoman Mutlu: ‘Karanlığı yırtarcasına, zincirleri kırarcasına sel gibi çığ gibi biz geldik, geliyoruz’ https://www.haber60.com.tr/yerli-ve-milli-parti-genel-baskani-teoman-mutlu-karanligi-yirtarcasina-zincirleri-kirarcasina-sel-gibi-cig-gibi-biz-geldik-geliyoruz/ https://www.haber60.com.tr/yerli-ve-milli-parti-genel-baskani-teoman-mutlu-karanligi-yirtarcasina-zincirleri-kirarcasina-sel-gibi-cig-gibi-biz-geldik-geliyoruz/#respond Sun, 02 Jun 2024 23:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34518

YERLİ ve Milli Parti Genel Başkanı Teoman Mutlu, partisinin İzmir’deki Ege İstişare Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, yapılacak ilk seçimlere hazır olduklarını belirterek “Karanlığı yırtarcasına, zincirleri kırarcasına sel gibi çığ gibi biz geldik, geliyoruz. Gücümüzü halkımız gösterecek. Halkımızdan aldığımız güçle, Allah’tan aldığımız imanla artık söz bizde” dedi.

Yerli ve Milli Parti’nin Ege İstişare Toplantısı İzmir’deki bir otelin toplantı salonunda yapıldı. Toplantıya Yerli ve Milli Parti Genel Başkanı Teoman Mutlu ile çok sayıda partili katıldı. Toplantıda Türk bayrakları eşliğinde marşlar söyleyen partililere seslenen Yerli ve Milli Parti Genel Başkanı Teoman Mutlu, hayatının en mutlu günlerinden birini yaşadığını kaydetti. Büyük önder Atatürk’ün en çok önem verdiği şehirlerden biri, cumhuriyetin ve demokrasinin kalesi İzmir’de bulunduklarını belirten Mutlu, “İktidara baktığınız zaman ülkemizin bir yangın yerine döndüğünü bilen biliyor. 22 yıldır AK Parti iktidarı tüm değerlerimizi maalesef yok etti. Atalarımızdan yadigar geleneklerimizi, tamamen şımarıklığa ve kibre bıraktı. 3 ‘Y’yi kaldıracağım’ diye söz verdi. Yoksulluk, yolsuzluk ve yasakları güya kaldıracaktı. Öyle bir hale geldik ki yoksulluk cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir boyuta ulaştı. Adalet dağıtması gereken adliyelerde korku imparatorlukları kuruldu. Yasaklar öyle bir hal aldı ki, gençler bir söz edemez hale geldi. Atatürk’ün yetiştirdiği bu kahraman millet sabırla seçimi bekledi. Nihayet 31 Mart’ta iktidara ağzının payını verdi. AK Parti bu ağır yenilginin altından kalkamadı. Oyları eriyip gitmekte. Bu halktan kopuşun sonu maalesef şu an ki düştükleri durumdur. AK Parti uzatmaları oynamaktadır” dedi.

‘6 AYDA 60 İLDE PARTİ TEŞKİLATLANMASI’

Teoman Mutlu, Yerli ve Milli Parti olarak 6 ayda 60 ilde il ve ilçe kongrelerini devam ettirdiklerini belirtip parti çalışmalarına hız kesmeden devam ettiklerini söyledi. Yapılacak olan ilk seçimlere hazır olduklarını belirten Mutlu şöyle devam etti:

“Yapılacak ilk seçimde yüce Türk milleti bu partiyi tarihin tozlu sayfalarına gömecektir. Dönüp baktığınızda AK Parti perişan da bugün birinciliğe layık görülen CHP çok mu iyi? Halk 31 Mart seçimlerinde ‘Vur vur inlesin’ dedi. CHP ‘Yumuşama’ dedi. Halk ‘Silkele bunları’ dedi. CHP ‘Düşecekler nasılsa gidiyor’ dedi. CHP ‘Erken seçime gerek yok’ dedi. Hatırlarsınız 89 yılında Özal’ın Anavatanı o kadar güçlüydü ki yerel seçimlerde Demirel büyük bir başarı elde etti. 2 yıl boyunca öyle bir erken seçim kampanyası yürütüldü ki Özal’ın yerine rahmetli Demirel başbakan oldu. Şimdiki yönetime bakıyoruz bırakın erken seçimi, ‘Erken seçime gerek yok’ diyecek kadar aciz bir yönetim sergileniyor. Tam bir keşmekeş, karanlık varken diğer partiler de yerle yeksan oldu. Halk 31 Mart’ta bütün partileri yok etti. Yok mudur bir vatan evladı, namuslu donanımlı bir parti? Tam bu sırada karanlığı yırtarcasına zincirleri kırarcasına sel gibi, çığ gibi biz geldik, geliyoruz. Gücümüzü halkımız gösterecek. Halkımızdan aldığımız güçle, Allah’tan aldığımız imanla artık söz bizde. 6 ayda 60 tane ilde il ve ilçe kongrelerini devam ettiren Yerli ve Milli Parti’nin önüne kimse geçemez. Ankara’da Atakule’nin tam karşısında 7 katlı genel merkezimizi sizlerin emirlerine tahsis ettik. Bütün seçim otobüslerini müzik sistemleriyle donattık. Yapılacak olan ilk seçimlere hazır hale getirdik. Tüm partililere biz meydan okuyoruz. Sizin, bu ülkenin sahipsiz olmadığını gösterelim. Millet 31 Mart’ta sandıkta konuştu. Mesajı alamayan eskimiş liderleri kaldırıp çöpe attı. Daha ne bekliyorsunuz? Eskimiş ve seçim kaybetme şampiyonu olmuş lider geçinen genel başkanın evine dönmesi gerekiyor. Sayın Kılıçdaroğlu ve Akşener tarihin tozlu sayfalarına gömüldü. Yapılacak olan ilk seçimlerde sayın Erdoğan da tarihin tozlu sayfalarına gömülecektir.”

‘DEDELERİN OLUŞTURDUĞU BİR PARTİ DEĞİLİZ’

Konuşmasında erken seçimin kaçınılmaz olduğunu da ifade eden Teoman Mutlu, 2026 yılında erken seçim yapılacağını öne sürüp “Mecburen yapacaklar. Neden yeni bir parti diye sorulduğunda çünkü bizim bagajımız bomboş alnımız açık. Tamamen projelerle geldiğimizde arkamızda yabancı güç ya da bir tarikatın olmadığını öğreneceksiniz. İhtiyarlardan oluşan bir heyet değil dedelerin oluşturduğu bir parti değiliz. Yaşlanmış bitmiş tükenmiş liderler maalesef ülkemizi bu hale getirdiler. Gençlere ve kadınlara değer veren bir parti yok. Benim partimde 23 yaşında 28 ve 30 yaşında genel başkan yardımcıları var. Aralarında profesörler, elleri nasır tutmuş işçiler var. Biz savaşa da barışa da hazırız. ya başaracağız ya başaracağız. Bizi bilen iyi bilir. Bilmeyenler de İzmir il başkanımızın da toplantısında öğrenecekler” diye konuştu. Yerli ve Milli Parti Genel Başkanı Teoman Mutlu konuşmasına şöyle devam etti:

“Önce Atatürk sonra Atatürk daima da Atatürk. Her parti hem haddini hem hududunu hem de yerini bilecek. Hiç kimse Türkiye’nin, inançlarımızın ve ulu önder Atatürk’ün sahibi değildir. Biz bayrağı öpeni kucaklayacağız. Anadolu’yu, mavi vatanı kutsal bilen herkesle kucaklaşacağız. Terör sevicilerini asla affetmeyeceğiz. Bu vatanı yolda bulmadık. Buradan bunu düşünecek uygulayacak tek parti Yerli ve Milli Parti’dir. Allah’ın izniyle çığ gibi sel gibi geliyoruz. Atatürk’e, İzmir’in dağlarına inanın. Hepinizin gönlünde büyük çiçeklerin açacağını söylüyorum.”

‘ASGARİ ÜCRETİ 3 AYDA BİR GÜNCELLEMEK ŞARTTIR’

Konuşmasına iktidara geldiklerinde hayata geçirmek istedikleri projeleri anlatarak devam eden Mutlu, “Kızlarımız ve kadınlarımız iktidarımızda güvenle yollarda yürüyecek. Gençlerimiz iş ve AŞ bulacak emeklilerimizin ellerinden öpeceğiz. Onların layık olduğu hayatı vermek boynumuzun borcudur. Çiftçilerimize alım garantisi verecek tek partiyiz. Tarladaki mahsulü asla tarlada kalmayacak. Türkiye’deki en büyük sorun kira sorunudur. TOKİ’ye emir vereceğiz bundan sonra yaptığınız hiçbir konutu satmıyorsunuz devletin bağlı olduğu kurum üzerinden insanlara uygun şekilde kiraya veriyorsunuz. İşkembeden sallayıp ‘mülakatı kaldıracağız’ deyip kaldırmamak yok. Atanamayan öğretmenler derhal atanacak. Asgari ücreti 3 ayda bir güncellemek şarttır. Türkiye Cumhuriyeti’nin hudutları bizim iktidarımızda yol geçen hanı gibi olmayacak. Mültecilerimizi severek, okşayarak uğurlayacağız. Onları kargo paketi gibi zarflarına pul yapıştırıp gönderme şansımız yoktur. Donanımlı, namuslu iseniz çözüm bulursunuz. Seçime 4 yıl var, diye kimse konuşmasın. Bakmayın botokslu Özgür Özel çıktı, ‘Seçime gerek yok’ dedi. Dağılmış bitmiş AK Parti’yi silip süpürmesi gerekiyordu. Ama halkın verdiği gücü kullanamadığı için AK Parti’ye bedavadan 4 yıl daha verdi. 2026 yılında 18-20 ay sonra erken seçim olmak zorundadır. Aziz millete zulmedenleri göndereceğiz. Öz ve öz yerliler gelecek. Mustafa Kemal’in askerleri iktidar olacak. Genç namuslu bilgili ve imanı olan sizler Türkiye’yi yönetecek kadroları oluşturacak kişilersiniz. Yerli ve milli olduğunuz andan itibaren sevgi umut kazanacak. Sağcı solcu kavgası bitmiş durumda. Önümüzdeki ilk seçimde dürüstler ile diğerlerinin mücadelesi olacak. Uzaktan kumandalılar değil vatanını sevenler kazanacak. Menfaat köleleri değil biz kazanacağız milletimiz kazanacak” ifadelerini kullandı.

‘CİNAYETLER İLE DOĞA KATLİAMI SON BULACAK’

Mutlu’nun konuşmasının ardından kürsüye gelen Yerli ve Mili Parti İzmir İl Başkanı İsmail Büyükalp, Ege istişare toplantısına ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Büyükalp, “Partimiz göreve geldiğinde kadın, çocuk ve hayvan cinayetleri ile doğa katliamları son bulacak. Doğayı koruyup kollayacak geniş kapsamlı, caydırıcı, yeni yasalar çıkartacağız” diye konuştu.

Daha sonra partinin teşkilat başkanı Bekir Aktaş, İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Resmiye Işıkhan ve farklı parti yöneticilerinin konuşmasıyla toplantı devam etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yerli-ve-milli-parti-genel-baskani-teoman-mutlu-karanligi-yirtarcasina-zincirleri-kirarcasina-sel-gibi-cig-gibi-biz-geldik-geliyoruz/feed/ 0
Erdoğan: Netanyahu denen gözünü kan bürümüş muhterise artık ‘Dur’ denilmeli https://www.haber60.com.tr/erdogan-netanyahu-denen-gozunu-kan-burumus-muhterise-artik-dur-denilmeli/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-netanyahu-denen-gozunu-kan-burumus-muhterise-artik-dur-denilmeli/#respond Sun, 02 Jun 2024 22:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34514

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, “Kendi ülkesi ile birlikte bölgemizi ve tüm dünyayı büyük bir felakete sürükleyen Netanyahu denen bu barbara, bu hayduda, gözünü kan bürümüş bu muhterise artık bir ‘Dur’ denilmelidir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’nın Kızılcahamam ilçesindeki bir otelde düzenlenen ‘AK Parti 31’inci İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuştu. Erdoğan, İstanbul’un Küçükçekmece ilçesindeki bir binanın çökmesi sonucu hayatını kaybeden kişiye Allah’tan rahmet ve yaralılara acil şifa dileyerek, “Göçük haberinin alınmasıyla birlikte UMKE ve AFAD ekiplerimiz süratle enkaz alanına müdahale etmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından göçükle ilgili soruşturma başlatılmıştır” dedi.

‘FİLİSTİN HALKI TAM 76 YILDIR ZULME MARUZ KALIYOR’

AK Parti 31’inci İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın hayırlara vesile olmasını dileyerek, katkı sunanlara teşekkür eden Erdoğan, “Dünkü açılış hitabımızda partimizdeki istişare kültürünün yanı sıra siyasetteki yumuşama iklimine dair kanaatlerimizi paylaşmıştık. Önceki gün TÜİK tarafından açıklanan 2024 yılı ilk çeyrek büyüme rakamları ve dış politikaya dair konuları da ele aldık. Filistin davası ve Gazze’de yaklaşık 8 aydır süren katliam her zamanki gibi gündemimizin en üst sırasındaydı. Kampımızdaki ‘Siyonizmin Katliam ve Soykırım Tarihi’ sergisi; işgal, zulüm ve yıkım politikasının yeni başlamadığını hepimize bir kez daha hatırlattı. Filistin halkı tam 76 yıldır zulme maruz kalıyor, Filistin’in toprakları 76 yıldır aşama aşama gasbediliyor. Filistin’de katliam 76 yıldır kesintisiz devam ediyor, Filistinli çocuklar 76 yıldır şımarık bir devlet tarafından öldürülüyor. 7 Ekim’den bu yana Gazze’de şahit olunan barbarlık, Filistin halkının 76 yıldır her gün yaşadığı vahşetin insanlığın geri kalanı tarafından görülmesini sağladı. Türkiye olarak bu zulme, bu katliamı, 76 yıldır devam eden bu adaletsizliğe her platformda itiraz ediyoruz. Tüm imkanlarımızla Filistin halkının yanında dimdik duruyoruz ve duracağız. Hiçbir baskı, tehdit, küstahlık bunu değiştirmeyecek. Varsın birileri rahatsız olsun, varsın birileri İsrail’e şirinlik yapsın, varsın birileri Filistin direnişine çamur atacak kadar vicdanını kaybetsin. Biz Filistinli kardeşlerimizin nasıl zorlu, önemli ve kahramanca bir mücadele verdiklerini gayet iyi biliyoruz. Hamas ve Filistin halkı sadece kendi topraklarını savunmuyor, aynı zamanda Arz-ı Mev’ud hezeyanına karşı Anadolu’yu savunuyor. Filistinli kardeşlerimiz Gazze’de insanlığı, insani değerleri savunuyor. İsrailli yöneticilerin yaptığı açıklamalar bunu teyit ve tasdik etmektedir” diye konuştu.

‘GAZZE’DE MÜSLÜMANLIĞIMIZLA BİRLİKTE İNSANLIĞIMIZ SINANIYOR’

Hamas’ın daha önceki ateşkes önerisi gibi Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden’ın son teklifine de olumlu yaklaştığını söyleyen Erdoğan, “Netanyahu’nun cevabı ise yine kan dökmek, katliam yapmak, işgal ve soykırım politikasının şiddetini artırmak oldu. Kendi ülkesi ile birlikte bölgemizi ve tüm dünyayı büyük bir felakete sürükleyen Netanyahu denen bu barbara, bu hayduda, gözünü kan bürümüş bu muhterise artık bir ‘Dur’ denilmelidir. Şunu bir defa görmemiz gerekiyor; Gazze ve Filistin’de sınanan Müslümanlığımızla birlikte insanlığımızdır. Gazze ve Filistin’de test edilen kardeşliğimiz, kardeşlik hukukumuzdur. Gazze ve Filistin’de insana dair tüm değerler samimiyet testinden geçmektedir. ya bu imtihanı alnımızın akıyla vereceğiz ya da bir ömür boyu Filistin halkına karşı mahcubiyet duygusunu içimizden atamayacağız. ya kardeşlik görevimizi hakkıyla yerine getireceğiz ya da her masum yavrunun ölümüyle birlikte kalbimiz bize daha ağır gelecek. Biz işte bu insanlık ve kardeşlik sınavından geçmenin gayretindeyiz. Tıpkı dört asır boyunca Filistin’e şanla şerefle sahip çıkın ecdadımız gibi biz de evlatlarımıza şeref payesi olarak taşıyacakları bir duruş bırakmak istiyoruz. Her türlü bedeli göze alarak yürüttüğümüz mücadele bunun içindir. Gazze’ye gönderdiğimiz yardımlarımız kesintisiz devam ediyor. İsrail üzerindeki ekonomik baskının artması için çok yönlü çalışıyoruz. Hamas ve Filistin hükümeti ile yakın diyalog içindeyiz. Bağımsız Filistin devletinin tanınması çabalarına güçlü destek veriyoruz. İspanya, İrlanda ve Norveç’le birlikte Filistin’i tanıyan ülke sayısı 147’ye çıktı. Bu sayının çoğalması; İsrail’in işgal ve zulüm politikalarına verilecek en onurlu cevaplardan biri olacaktır. Geçtiğimiz günlerde her üç ülkenin başbakanını arayarak, kendilerini tarihin doğru tarafında yer aldıkları için tebrik ettim. Bayramdan önce İspanya’yı ayrıca ziyaret edeceğiz. Soykırım şebekesinin bir an önce durdurulması, ardından da hukuka hesap vermesi için ne yapılması gerekiyorsa onu yapıyoruz ve yapacağız” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE’YE ÖZ GÜVEN VE CESARET KAZANDIRDIK’

AK Parti’nin kuruluşundan itibaren reformcu ruhunu asla kaybetmeyen bir parti olduğunu kaydeden Erdoğan, “Hak ve özgürlüklerin genişletilmesinden yasakların kaldırılmasına, hak arama yollarının artırılmasından halka hesap veren bir devlet anlayışın inşasına kadar geniş bir yelpazede önemli reformları hayata geçirdik. Demokrasimizi vesayetin ve vesayetçilerin karanlığından biz çıkardık. Milli iradeyi darbelerin, darbecilerin karanlığından biz kurtardık. Paranoyalara son verdik, korkulara son verdik. İçine kapanmış bir ülkeye son 22 yılda öz güven ve cesaret kazandırdık. Bu ülkeye; ekonomiden güvenliğe, ulaştırmadan ticarete, savunmadan enerjiye hemen her alanda Cumhuriyet tarihinin altın yıllarını biz yaşattık. Başarılarımızdan, ülkemize kazandırdıklarımızdan elbette gurur duyuyoruz. Ancak bunları yeterli görmüyoruz. Yapılanları kafi görmek; statükoya teslim olmak demektir. Mevcutla yetinmek, yeniye ve yeniliğe kapıyı kapatmak demektir. AK Parti statükocu bir parti değildir ve asla olmayacaktır” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-netanyahu-denen-gozunu-kan-burumus-muhterise-artik-dur-denilmeli/feed/ 0
Erdoğan’dan yeni müfredata yönelik tepkilere yanıt: Eleştirilerin çoğu pedagojik değil ideolojik https://www.haber60.com.tr/erdogandan-yeni-mufredata-yonelik-tepkilere-yanit-elestirilerin-cogu-pedagojik-degil-ideolojik/ https://www.haber60.com.tr/erdogandan-yeni-mufredata-yonelik-tepkilere-yanit-elestirilerin-cogu-pedagojik-degil-ideolojik/#respond Sun, 02 Jun 2024 22:37:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34499 Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Kızılcahamam’daki İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın kapanışında yeni müfredata ilişkin tepkilerle ilgili konuştu. Erdoğan, “Bazı marjinal grupların modele dair eleştirilerinin çoğunun pedagojik değil, ideolojik sebeplerden kaynaklandığını sizler de gördünüz” diye konuştu.

“ÖNEMLİ REFORMLARI HAYATA GEÇİRDİK”

AK Parti’nin Kızılcahamam’daki kampının kapanış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde; “AK Parti kuruluşundan itibaren reformcu anlayışını kaybetmemiştir. Geniş bir yelpazede gerçekten önemli reformları hayata geçirdik. Ülkemizin ve milletimizin yolunu aydınlatmayı başardık. Demokrasimizi vesayetçilerin karanlığından biz çıkardık. Paranoyalara, korkulara son verdik. İçine kapanmış bir ülkeye son yirmi yılda özgüven ve cesaret kazandırdık. Başarılarımızdan elbette gurur duyuyoruz ancak bunları yeterli görmüyoruz. Ak Parti statükocu bir parti değildir ve asla olmayacaktır.

“TÜRKİYE’Yİ DARBE ANAYASASI AYIBINDAN KURTARALIM”

Yeni ve sivil bir anayasanın bunun lokomotifi olacağına inanıyoruz. Biz yeni Anayasa konusunda samimiyiz, uzlaşıya açığız. Bu meselenin bir siyasi bilek güreşine çevrilmesini de doğru bulmuyoruz. Diyoruz ki oturalım, konuşalım, el ele verelim. En geniş mutabakatla Türkiye’yi darbe anayasası ayıbından hep beraber kurtaralım.

“GÜVENLİĞİMİZDEN TAVİZ VEREMEYİZ”

Muhalefetten de beklentimiz darbe Anayasa’sının güzelliklerini anlatmak yerine görüşlerini, önerileri açıkça ortaya koymalarıdır. Milletimizin talep ve beklentileri doğrultusunda hak ve hürriyetleri genişletirken şüphesiz güvenliğimizden taviz veremeyiz. Türkiye, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında FETÖ’cü hainlerin devletimizin kritik birimlerinden temizlenmesiyle terörle mücadelede yeni bir iivme yakaladı.

“YENİ BİR YOL HARİTASI ÇİZMEMİZ GEREKİYOR”

Türkiye’nin seçim gündemini artık geride bırakıp önüne bakması önemlidir. Siyasetten tasfiye edilmiş, kendi partilerinden tart edilmiş kimi müfriz tüccarların gündeme gelme çabalarını sadece üzüntüyle değil aynı zamanda büyük bir taaccüp ile izliyoruz. Siyasi, iktidar ile muhalefet arasında bir kayıkçı kavgasına dönüştürme gayretlerini, bu projenin sahipleri dahil kimseye bir faydası dokunmaz. Milletimize yeni şeyler söylememiz, milletin derdine derman olacak bir yol haritası çizmemiz gerekiyor. Cumhuriyetimizin daha güçlü bir Türkiye’yi biz hayal ediyoruz. Bu hayalin adı, Türkiye Yüzyılı’dır.

“SEÇİM İÇİN 4 YIL VAR, SÜREYİ ÇOK İYİ DEĞERLENDİRMELİYİZ”

Tayyip Erdoğan olarak ümit ve dua ediyorum ki böyle bir Türkiye sadece bizim, sadece AK Parti ve Cumhur ittifakının özlemi, arzusu, ülküsü değildir. Yol ve yöntemlerimiz farklılık arz etse de muhalefetin de aynı hedeflere sahip olduğuna yürekten inanıyorum. Bunun için yumuşamayla birlikte siyasi partiler arasındaki kesişim alanının büyümesini son derece kıymetli buluyorum. Son bir yılda üst üste yaşadığımız seçimler sebebiyle milletimiz yoruldu. Siyaset de şüphesiz bundan etkilendi. Önümüzde Cumhurbaşkanlığı için 4 yıl, belediyeler için 5 yılımız var. Bu süreyi çok çok iyi değerlendirmemiz lazım.

YENİ MÜFREDAT AÇIKLAMASI

Milli Eğitim Bakanımız yeni modelin detaylarını sizlerin değerlendirmesine sundu. Bazı marjinal grupların modele dair eleştirilerinin çoğunun pedogojik değil, ideolojik sebeplerden kaynaklandığını sizler de gördünüz.

“BELEDİYE BAŞKANLARIMIZLA BİR ARAYA GELECEĞİZ”

1-2 Temmuz tarihinde belediye başkanlarımızla burada bir araya geleceğiz. Gereksiz tartışmaların içerisine girmeyeceğiz. Her birimiz kendi şehrinde davamıza hizmet etmek için canla başla çalışacak, ter dökecek. Biz bugünlere sadece ve sadece milletimizle geldik. Hakkın rızası, halkın desteği bizimle olduğu sürece kimse bizim yürüyüşümüzün önüne geçemez.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogandan-yeni-mufredata-yonelik-tepkilere-yanit-elestirilerin-cogu-pedagojik-degil-ideolojik/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Türkiye Belediyeler Birliği başkan adayımız Ekrem İmamoğlu https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiye-belediyeler-birligi-baskan-adayimiz-ekrem-imamoglu/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiye-belediyeler-birligi-baskan-adayimiz-ekrem-imamoglu/#respond Sat, 01 Jun 2024 23:48:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34420 Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: MEHMET ÇALPAR

(İSTANBUL) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye Belediyeler Birliği başkan adayları üzerinden partide tartışma yaşandığı iddialarına ilişkin, “Bu görevi Ekrem Başkan’a teklif ettik ama bazı spekülasyonlar çıktı. Mansur Başkan, ‘Partimizin verdiği karara hep birlikte uyarız, hep birlikte destekleriz’ diyecek olgunlukta biridir. Efendim, ‘Mansur Bey de istiyor, aralarında çekişme var, rekabet var.’ Böyle bir şey yok. Cumhuriyet Halk Partililer çekişmeyi geçmişte bıraktı” dedi. Özel, adaylarının Ekrem İmamoğlu olduğunu bildirdi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gezi Parkı davası kapsamında Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutulan Tayfun Kahraman’ın kızı Vera’nın anaokulu mezuniyet törenine katıldı. Özel, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. “Türkiye Belediyeler Birliği Başkanlık seçiminde  CHP’nin adayı kim olacak” sorusuna Özel, şu yanıtı verdi:

“Şaşkınlıkla takip ediyorum ki, ‘Türkiye Belediyeler Birliği CHP’de kriz olacak’ falan. CHP öyle kriz  gib bir şey yok, CHP büyük bir başarıyı 31 Mart’ta hep birlikte başardı. Bu başarıyı başaran arkadaşlarımız Belediyeler Birliği’nde delegasyonun çoğunluğunu sağladılar. Bununla ilgili birinci kuralımız şu. Bundan önce Cumhur İttifakı bileşenleri, Belediyeler Birliği’ni çoğunluğu sağlayınca bütün yönetimi kendilerine alıyorlardı. Biz öyle yapmıyoruz. Biz, bütün partilerin temsil edilebileceği, güçleri nispetinde en esnek dağılımı yapacağız. Elbette çoğunluk CHP’de olacak. Çünkü Türkiye’nin yüzde 65’ini yönetiyor ama AK Parti’nin de diğer partilerin de temsil edilmesini, DEM’in de MHP’nin de İYİ Parti’nin de temsil edilmesini önemsiyoruz. Birincisi bu. İkincisi, yönetirken geçen sene rakamlar açık. Neredeyse yüzde 98,5’ini AK Partili ve MHP’li belediyelere verdiler. Biz bunu da bu oranı da o yönetime o arkadaşları da alıyoruz.

“Kötü örneği sergilemeyeceğiz”

Herkesin gücü oranında, herkesin hizmet ettiği bölge oranında, nüfus oranında, temsil ettiği ekonomi oranında bu ekonomik güçten yararlanılacak. Kesinlikle ve kesinlikle bir oy fazla aldım da hepsi benim mantığı yok. Türkiye öyle yönetiliyor olabilir. Biz bu kötü örneği sergilemeyeceğiz. Türkiye Belediyeler Birliği başkan adayımız kim olacak diye sorulduğunda da adayımız daha önce geleneksel olarak sürüyordu. Son zamanlarda terk edildi. Dünyanın tanıdığı en büyük metropol İstanbul. En yoğun insanların yaşadığı kent İstanbul. Bu yüzden bu görevi Ekrem Başkan’a teklif ettik ama bu görevi Ekrem Başkan’a teklif ederken kimle konuştuysak, ki bazı spekülasyonlar çıktı. Mansur Başkan, ‘Partimizin verdiği karara hep birlikte uyarız, hep birlikte destekleriz. Parti yönetimimiz ne takdir ederse o karar bizim için geçerlidir’ diyecek bir olgunlukta ve parti disiplininde davranan biridir. Efendim, ‘Mansur Bey de istiyor, aralarında çekişme var, rekabet var.’ Böyle bir şey yok. Cumhuriyet Halk Partililer çekişmeyi geçmişte bıraktı.

“Adayımız Ekrem İmamoğlu”

Şimdi dayanışma içinde hizmet veriyorlar. Sayın Mansur Başkan’ın da yine Belediyeler Birliği’nden sonra Tarihi Kentler Birliği var. Öyle bir görev noktasını kendisine teklif ettik. Onu da orada görevlendireceğiz ama tabii seçimdir. Seçimler yapılacaktır. Ayrıca başkanlarımızın bazıları yoğunluklarından dolayı ‘Bir başka arkadaş yapsın’ diyorlar ama şu ana kadar yapılan seçimlerde iki CHP’linin karşı karşıya olmadan bütün neredeyse belediyelerin, bölgesel birliklerin, Marmara, Ege, Kıyı Kentler Birliği, daha sonra yine Sağlıklı Kentler, Ege Bölgesi Belediyeleri Birliği ilgili hep mutabakat sağladık. Hiçbir çatışma olmadı ve hep oybirliğiyle aday adaylarımızı belirledik. Pek çoğu seçildi. Birkaç tane seçim de yine CHP’lilerin de oybirliğiyle tamamlanacak. Türkiye Belediyeler Birliği adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’dur.”

Erdoğan ile görüşme tarihi: “Özel kalemler müdürlerimiz bu hafta içinde belirleyecek”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iadeiziyaretine ilişkin ise Özel, “9’uyla başlayan hafta içinde bir gün konuşacağız. Bunu özel kalem müdürümüzle Cumhurbaşkanımızın Özel Kalem Müdürü Sayın Hasan Doğan bu hafta içinde belirleyecekler. Sonra da basından sorumlu arkadaşlarımız sizlerle paylaşır” diye konuştu.

Demirtaş’ı ziyaret haberleri: “Programımda yok”

Edirne’deki cezaevinde tutuklu bulunan eski HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı ziyaret edeceği haberlerine de Özel, “Bu haftaki, önümüzdeki haftaki programımda yok. Böyle bir netleşme olduğunu da sizlerle paylaşırım” yanıtını verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiye-belediyeler-birligi-baskan-adayimiz-ekrem-imamoglu/feed/ 0
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Türker Yörükçüoğlu’nu Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak atadı https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-turker-yorukcuoglunu-siyasi-islerden-sorumlu-genel-baskan-yardimcisi-olarak-atadi/ https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-turker-yorukcuoglunu-siyasi-islerden-sorumlu-genel-baskan-yardimcisi-olarak-atadi/#respond Sat, 01 Jun 2024 23:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34407

BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, eski İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu’nun partisinin Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına atandığını açıkladı. Destici, “Türker kardeşimiz yuvasına döndü” dedi.

BBP lideri Mustafa Destici, partisinin genel merkez binasında düzenlediği Merkez Karar ve Yönetim Kurulu Toplantısı (MKYK) öncesi açıklamalarda bulundu. Destici, Büyük Birlik Partisi olarak her zaman iç siyasette yumuşamanın tarafı olduklarını söyleyerek, “Siyasi partilerin diyalog içinde olmasını, özellikle dış politikada birlikte olmasını, iç politikada anayasa başta olmak üzere devletin varlığını, ülkenin bütünlüğünü, milletin istiklalini ve istikbalini ilgilendiren konularda iş birliği yapılabilmesini her zaman önceledik. Bu konuda öncü parti olduk, adımlar attık. Bütün siyasi partilerimizle görüştük. En son İYİ Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi başta olmak üzere siyasi partilerimize, ziyaretlerimiz oldu. Bu ziyaretlerimiz de devam edecek. Çünkü Büyük Birlik Partisi Türkiye’nin birliğini, ülkesinin bütünlüğünü, milletinin istiklalini ve istikbalini ve dahi Adriyatik’ten Çin Seddi’ne Türk birliğini önceleyen Türk İslam ülkücülerinin partisidir. ve o yolda da yürümeye devam edeceğiz. Tabii bu dönemde partimizi güçlendireceğiz. İlk önceliğimiz teşkilat olacak. Eksik teşkilatlarımızın tamamlanması olacak. Üye sayımızın bu yıl içinde 200 bini geçmesi öncelenecek. ve ondan sonra da tabii belediyelerimizle birlikte, yerel yönetimlerimizle birlikte de bunu yapacağız. Şu andaki Sivas Belediyemiz başta olmak üzere kazandığımız tüm belediye başkanlıklarında il, ilçe ve beldelerde belediye başkanlarımız çok başarılı bir şekilde çalışmalarını sürdürüyorlar. Bize teslim edilen il ve ilçeleri beldeleri kalkındıracağız. Bu bizim vatandaşlarımıza sözümüz. Sözümüzün arkasındayız” diye konuştu.

‘BU HALKAYI GENİŞLETECEĞİZ’

Destici, BBP Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına atanan Türker Yörükçüoğlu’nun rozet takdimini gerçekleştirdi. Destici, “Kendisi Nizamı Alem Ocaklarında birlikte görev yaptığımız üniversite teşkilatlarımızın başında bulunmuş eğitimin başında bulunmuş bir arkadaşımız, bir kardeşimiz. Aynı zamanda Şehit Muhsin Başkanımıza siyasi danışmanlık yapmış bir kardeşimiz. ve ben onu aşağı yukarı çeyrek asırdan fazla bir süredir tanıyorum. Hem ocakla birlikte olduğumuz dönemde hem daha sonra partide birlikte olduğumuz dönemde şehit liderimize danışmanlık yaptığı dönemde ve farklı başbakanlıkta bulunduğu dönemde, mecliste bulunduğu dönemde farklı noktalarda bulunduğu dönemde de bizim hep kendisiyle görüşmemiz, istişarelerimiz hep devam etti. Biz kendisinden bugüne kadar hiçbir şekilde kopmadık. Tabiri caizse Türker kardeşimiz yuvasına döndü. Ben kendisine hoş geldin, şeref verdin diyorum. İnşallah Büyük Birlik Partisi olarak bu halkayı genişleteceğiz. Çünkü Türkiye’nin Büyük Birliğe ihtiyacı var. ve Büyük Birlik kadroları bu ihtiyacı karşılamaya hazırdır. İnşallah sizlerle birlikte yeni arkadaşlarımızla birlikte biz milletin muktedir iktidarını gerçekleştireceğiz ve devletin varlığına, ülkenin bütünlüğüne ve milletin kardeşliğine uzanan elleri hep birlikte kıracak, Türkiye’yi ve Türk milletini layık olduğu yere taşıyacak” dedi.

‘TÜRK DEVLETİ’NİN ESKİ PARLAK GÜNLERİNE DÖNDÜRÜLMESİ İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ’

Türker Yörükçüoğlu ise, konuşmasında, “Sizlerin tarafınızda bulunmaktan dolayı gerçekten çok mutluyum, şeref duyuyorum. Genel başkanımızın daveti üzerine gözlerimizi açmış olduğumuz siyasi hayatta ve millete hizmet yolunda yürüdüğümüz serüvenimiz boyunca bu millete hizmet etmeye çalıştık çabaladık, dertlendik, mücadele ettik. ve her daim aklımızda hep siyasi hayatta ilk gözümüzü açtığımız bir Büyük Birlik Partisi ve Alperen Ocakları gelmiştir. Biz Türk milliyetçileri, Türk milletine, Türk milliyetçiliğine bağlı olduğumuz kadar Türk milletinin milli manevi değerlerine de bağlıyız. Türk milletinin bin yıllık milli ve manevi değerlerinin tecessüs etmiş hali olan Büyük Birlik Partisi yine bu değerleri taşıyan tüm Türk milletinin mensuplarının yegane adresi ve yuvasıdır. Yeniden burada bulunmaktan dolayı tekrar Genel Başkanıma buna vesile olduğu için çok teşekkür ederim. İnşallah Sayın Genel Başkanımız da ve sizlerle birlikte milletimize çok değerli hizmetler yapacağız. İnşallah omuz omuza milletimizin rahatsız olduğu şeylere yönelik hazırlıklarımızı yapacağız. Milletimizi mutlu, müreffeh, güçlü hale getirmek için çabalayacağız. Derdimizi anlatacağız. Milletin derdiyle dertleneceğiz. Türk birliğinin kurulması, Türk milletinin yüceltilmesi, Türk Devleti’nin eski parlak günlerine döndürülmesi için hep birlikte kadro olarak elimizden geleni yapacağız” diye konuştu.

‘ONLAR İSTESE DE İSTEMESE DE ÇOCUKLARIMIZ KURANI KERİM’DE ÖĞRENMELİDİR’

Destici, milli eğitimin Türkiye’nin en önemli konularından birisi olduğunu belirterek, “Son dönemlerde yeni bir öğretmen akademisinin kurulması, müfredatın açıklanması, öğretmenlik formasyonuyla ilgili çalışmalar, öğretmenlikle ilgili yeni kanun, yasa hazırlıkları bütün bunları en yakından takip eden siyasi partiyiz ve siyasi parti genel başkanlarının başında geliyorum. Sadece görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşmıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızla görüşmelerimizde bunu dile getiriyoruz. Müfredat konusuna gelince de maalesef kamuoyunda ön yargılar var. Öte yandan hala imam hatiplere ön yargılar var. Hala liselerde okutulacak Kur’an-ı Kerim derslerine, sevgili Peygamberimizin hayatını konu alan derslere maalesef hala tepkiler var. Biz bunu anlamakta zorluk çekiyoruz. Bir taraftan bu ülkenin yüzde 99’u Müslüman görürüz. Ama diğer taraftan liselerin 8’inde 9’unda ya da 10’unda sürekli de değil, 1 yıl haftada iki saat okutulacak Kur’an-ı Kerim dersinden rahatsızlar. Rahatsız olan siyasetçilerimiz var. Rahatsız olan gazetecilerimiz var. Bunlar artık bu hülyalarından vazgeçsinler. Burası Türk İslam memleketidir. Liselerde onlar istese de istemese de çocuklarımız Kuranı Kerim’de öğrenmelidir. Peygamber Efendimizi de öğrenmelidir. ve İslam’ın temel bilgilerini de öğrenmelidir. ve bunları öğrenerek liselerden mezun olmalıdır. Dolayısıyla bu yönüyle destekliyoruz. Elbette müfredatın diğer kısımlarıyla ilgili bizim de eksik bulduğumuz ya da noksan bulduğumuz ya da tavsiye edeceğimiz kısımlar var. Ama bazı kesimler maalesef bakış açısı sadece ve sadece din ve İslam. Bir de bunlar Atatürkçü ve milliyetçi olarak ortalıkta geziyorlar. Bu milletin inancına, kültürüne ve kimliğine kimse dil uzatamaz. Kim dil uzatırsa o dil kopartırız, kim elini kaldırırsa o eli kırarız” dedi.

Konuşmaların ardından Destici, yeni Başkanlık Divanını da açıkladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-turker-yorukcuoglunu-siyasi-islerden-sorumlu-genel-baskan-yardimcisi-olarak-atadi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: CHP’yi kuruluş ilkeleriyle birinci parti yaptık https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-chpyi-kurulus-ilkeleriyle-birinci-parti-yaptik/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-chpyi-kurulus-ilkeleriyle-birinci-parti-yaptik/#respond Sat, 01 Jun 2024 22:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34378

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “‘Kendimiz olursak kazanamayız, kapsayamayız’ şeklindeki öz güvensiz bir siyasete yönelmeden, CHP’yi kuruluş ilkeleri, yakamızda gururla taşıdığımız 6 okun her birisinden gurur duyarak, her birisine sahip çıkarak, sizlerin emekleri ve gayretleriyle, partimizi birinci parti yaptık” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin 17’nci Olağan Genel Kurul toplantısına katıldı. Özel, seçimleri kazanmak için başkaları gibi olmadık yollara sapmadıklarını belirterek, “‘Kendimiz olursak kazanamayız, kapsayamayız’ şeklindeki öz güvensiz bir siyasete yönelmeden, CHP’yi kuruluş ilkeleri, yakamızda gururla taşıdığımız 6 okun her birisinden gurur duyarak, her birisine sahip çıkarak, sizlerin emekleri ve gayretleriyle, partimizi birinci parti yaptık. 409’u Türkiye’nin 7 bölgesinde halkçılığı odağa alarak, nepotizmden, akraba kayırmacılığından, eş-dost kayırmacılığından uzak durarak, bir lidere, bir cemaate değil, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusuna sadakat duyan liyakatli belediye başkanlarımızın emekleriyle, hiç kimsenin şüphesi olmasın ki, bu parti, Cumhuriyetin ikinci yüzyılının yapılacak ilk genel seçimlerini de kazanacak, Atatürk’ün partisini iktidara taşıyacaktır. Bunun için, illerinizde, ilçelerinizde, başkanlarımıza sahip çıkın, başkanlarımıza destek olun, onlara yardımcı olun. Kusurlarını kulağına söyleyin, iyi yaptıkları işlerin görünür kılınmasına katkı sağlayın. Çünkü onlar, bu kez birer yerel yönetici olmaktan başka bir görevle vazifeliler. Her birinin cebinde bir anahtar var; 409 tane anahtar var onların ceplerinde. Başkanlarımın cebindeki anahtarlar, illerinin altın anahtarı değildir. Başkanlarımın cebindeki anahtarlar, belediyenin kapısının, kasasının anahtarı değildir. 4 yıl görevlerini yapıp da gönülleri kazandıkları ve ‘işte Cumhuriyetin partisi ve onun partisinin Türkiye’yi yönetme dönemi’ dedirtecek, CHP’nin önümüzdeki dönem Türkiye’yi yönetmesinin anahtarıdır” diye konuştu.

‘HEPSİ SİZİN EMİRLENİZDEDİR’

Özel, CHP’li belediyelerin Atatürkçü Düşünce Derneklerine sahip çıkmasını isteyerek, “Atatürkçü Düşünce Derneklerinin bütün üyelerine başkanlarımız, Atatürkçü Düşünce Dernekleri de başkanlarımıza emanettir. Bu bina sevgili Mansur Yavaş’ın gayretleriyle, iradesiyle bu hizmeti yapmak için tahsis edildi. Bütün belediye başkanlarımız Atatürkçü, laik, çağdaş herkese sahip çıkmak, Atatürkçülüğü savunan, anlatan, Atatürkçüleri örgütleyen sizlere hizmet etmek zorundadır. İlçenizde, ilinizde Atatürkçü Düşünce Derneği’nin nasıl bir ihtiyacı varsa başvuracağınız ilk yer en yakındaki CHP’li belediyemizdir. Hepsi sizin emirlerinizdedir. Çünkü bu derneğe sahip çıkmak, birilerinin sahip çıktığı gibi TÜRGEV’lere, TÜGVA’lara, okçuluk vakıflarına, yani muktedirlerin iktidar alanlarına, Ensar gibi birtakım yapılara herkes dört elle sarılırken, kamu kaynaklarını aktarırken, kentlerin en önemli binalarını, varlıklarını uzun süreli anlaşmalarla bu vakıflara devrederken hiçbir CHP’li, yerel yönetici, belediye başkanı, belediye meclis üyesi Atatürk’ün derneğine sahip çıkmakta tereddüt etmeyecektir” ifadelerini kullandı.

Özel, bundan sonraki süreçte Mansur Yavaş’ın ortaya koyduğu iradeyi tüm CHP’li belediye başkanlarının ortaya koyacağını söyleyerek, “Çağdaş, laik, Atatürkçü yapıya sahip olan kim varsa kimseyi ayırmadan, kimseyi ötekileştirmeden, ‘Türkiye İttifakı’ diyoruz ya; Türkiye İttifakı milli takım atınca ayağa kalkan herkestir. Türkiye İttifakı, dünyanın öbür ucunda Filenin Sultanları ile gurur duyan herkestir. Atatürkçü Düşünce Derneği, sol sosyalistlerin derneği değildir. Aynı Türkiye İttifakı gibi bütün demokratlara, bu ülkenin kuruluş ilkelerine sahip çıkan bütün demokratlara, muhafazakar demokratlara, milliyetçi demokratlara, Kürt demokratlara, sosyal demokratlara, ülkenin birliği, bütünlüğüne sahip çıkan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le, Cumhuriyet’in kurucu kadrolarıyla sorunu olmayan bütün demokratlara kucak açıyoruz, bütün demokratları Atatürkçü Düşünce Derneği’nin üyesi kabul ediyoruz. O yüzden bu dernek hepimizin derneğidir. Bu derneğin esas kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-chpyi-kurulus-ilkeleriyle-birinci-parti-yaptik/feed/ 0
Özel’den Kılıçdaroğlu’nun ”Hançerlendim” sözlerine yanıt: Bu partide kimsede hançer yok https://www.haber60.com.tr/ozelden-kilicdaroglunun-hancerlendim-sozlerine-yanit-bu-partide-kimsede-hancer-yok/ https://www.haber60.com.tr/ozelden-kilicdaroglunun-hancerlendim-sozlerine-yanit-bu-partide-kimsede-hancer-yok/#respond Fri, 31 May 2024 05:42:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34069 Geçtiğimiz günlerde bir televizyon programına katılan eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı adaylık süreciyle ilgili “Beraber yola çıktığınız, birlikte mücadele ettiğiniz, kavgayı beraber verdiğiniz, illa sen Cumhurbaşkanı adayı ol diyen arkadaşlar sonra dönüp size tam tersini yaparlarsa ne dersiniz? Ben boşuna sırtımdan hançerlendim demiyorum.” ifadelerini kullanmıştı. CHP lideri Özgür Özel, “Biz hançer bahsini sayın genel başkanla kurultayda kapattık. Ben bu partide kimsede hançer olmadığını ifade etmiştim” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, 9 Haziran’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ikinci kez bir araya gelecek. Özel, Sözcü’den İpek Özbey’e verdiği röportajda Erdoğan görüşmesi ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Hançerlendik” sözlerine ilişkin konuştu.

“BU PARTİDE KİMSEDE HANÇER YOK”

Kılıçdaroğlu’nun sözleri üzerine konuşan Özel, “O değerlendirmelerin çok önemli bir kısmını hiç üstüme almadım, hançer mançer. Biz hançer bahsini sayın genel başkanla kurultayda kapattık. Ben bu partide kimsede hançer olmadığını ifade etmiştim. Ve sayın genel başkana yönelik olarak da ne kendime ne siyasi bir arkadaşıma bunu yakıştırmam. Ama şöyle bir gerçek var: Tabii çok farklı değerlendirmeler oluyor. Hz. Ali filan, hançeri de bazı siyasetçiler üzerinden değerlendiriliyor. Ben genel başkanın böyle bir kastı olmadığını düşünüyorum ve CHP’de ne genel başkan ne herhangi birimiz meseleye bu boyutuyla bakmıyor, sosyal demokrat bir partide.

“HANÇER DEMOKRASİYE AİT BİR ENSTRÜMAN DEĞİL”

Hançer demokrasiye ait bir enstrüman değil. Demokraside itiraz edersiniz, kabul olmazsa daha kuvvetli itiraz edersiniz. Ayrılıklar olabilir, yarışlar olabilir ama en sonunda biz Atatürk’ün kurduğu bir partide aynı partinin evlatlarıyız. O yüzden kimsenin kimseye böyle demokrasi dışında bir şey yapmasına geçmişte genel başkan izin vermezdi, bugün de ben izin vermem. CHP genel başkanlarının böyle bir sorumluluğu var. Ben izlemedim, ama Kemal Bey çok gergin ve sinirliydi gibi değerlendirmeler geldi.” ifadeleriyle yanıt verdi.

“KİMİ KASTETTİĞİ KONUSUNDA FİKRİM YOK”

Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Kavgayı beraber verdiğiniz, illa sen cumhurbaşkanı adayı ol diyen arkadaşlar sonra dönüp size tam tersini yaparlarsa ne dersiniz” sözlerinin sorulması üzerine konuşan Özgür Özel, “Burada da beni kastetmediği çok açık. Bunu en iyi genel başkan bilir. Ama kimi kastettiği konusunda bir fikrim yok. Bu Kemal Bey’in açıklığa kavuşturması gereken bir husus.VB Parti şu anda başka bir limana doğru, iktidar limanına doğru hareket etmiş durumda. 47 yıl sonra Atatürk’ün partisini birinci parti yaptık, şimdi iktidara, bir başka limana hareket halindeyiz. Ve o da iktidar limanı. Bu sefer Atatürk’ün partisini ikinci yüzyılın ilk genel seçiminde iktidar yapacağız.” dedi.

ÖZEL VE ERDOĞAN 2’NCİ KEZ GÖRÜŞECEK

Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmeden ne umuyorsunuz?” sorusuna yanıt veren Özel, şu ifadeleri kullandı;

” Türkiye’de yürürlükte bir anayasa var. Beğenelim, beğenmeyelim. Bu anayasanın bir maddesine sen, bir maddesine ben, bir maddesine öbürü uymazsa devlet düzeni ortadan kalkar. Ve siz devletin başı olarak anayasayı çiğnemeye başlarsanız insanların anayasaya sadık olmasını ve anayasadan kaynaklı sizin yetkilerinize saygı duymasını bekleyemezsiniz. Bu yüzden benim temel beklentim anayasaya uyum. Bunun içinde Gezi de var, Can Atalay’ın Meclis’e yeniden dönmesi de var, Taksim’in açılması da var, AYM ve AİHM kararına uyulması da var. Anayasa mahkemesi üyelerinin biri hariç Erdoğan tarafından atandı. Buna rağmen AYM dur dediğinde durmayan bir iktidar çılgınlığı var. Bu olabilecek şey değil.”

“SOKAĞI DOĞRU OKUMAZSAK YÜZDE 25’E GERİ DÖNERİZ”

Sokakta olan duygunun CHP’ye güç verdiğini söyleyen Özgür Özel,”CHP eğer yüzde 38’i doğru okumaz, genel başkanın zaferi ya da iyi adayların zaferi diye yorumlarsa yüzde 25’e geri döneriz. Oysa şu anda bize yüzde 38 oy veren Türkiye ittifakında CHP’nin kemik oylarının çok ötesinde, hatta kemik oyların yarısı kadar daha oy var. Oradaki duygu, ‘iyi ki oy vermişiz, şımarmadılar, küstahlık yapmadılar, zafer sarhoşluğuna kapılmadılar ve çok dikkatliler’ şeklinde. Bu duygu bize verilen kredinin sürmesini sağlıyor. O yüzden bir yerel seçim sonrası bütün anketlerde hâlâ CHP birinci parti.” ifadelerini kullandı.


]]>
https://www.haber60.com.tr/ozelden-kilicdaroglunun-hancerlendim-sozlerine-yanit-bu-partide-kimsede-hancer-yok/feed/ 0
Fatih Erbakan: Sokak hayvanlarını kısırlaştırıp yaşatalım https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-sokak-hayvanlarini-kisirlastirip-yasatalim/ https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-sokak-hayvanlarini-kisirlastirip-yasatalim/#respond Fri, 31 May 2024 01:45:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33901 Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Sokak hayvanlarını toplayalım ama öldürmek yerine kısırlaştırıp en güzel şartlarda yaşatalım” dedi.

Bir dizi program için Kayseri’ye gelen Erbakan, Filistin’de yaşananları 2 milyar Müslüman’ın film izler gibi izlediğini ve tarihin en büyük soykırımı ile vahşeti yaşanırken elden gelenin yapılamasının gerektiğini belirterek, “Siyonist terör devletinin, terör rejiminin yapmış olduğu katliamlar gündemin önemli bir maddesidir. Siyonizmin nasıl bir mikrop olduğunu rahmetli Erbakan hocamız yıllarca milletimize anlattı. Bundan 30, 40, 50 sene evvel bu gerçeklere işaret etti ve “İnsanlığın çektiği maddi ve manevi sıkıntılara neden olan bir mikrop vardır. Bu mikrop da Siyonizm mikrobudur” dedi. Bugün Gazze’de, Refah’ta bunu çok daha açık bir şekilde görüyoruz. Yıllarca Erbakan hocamız İslam Birliği dedi, İslam dinarı dedi, yeniden büyük Türkiye dedi ve şimdi neden böyle çırpındığını bu manzarayı gördüğümüz zaman çok daha iyi anlıyoruz. Çünkü o hedeflere ulaşamadığımız için bugün 2 milyar Müslüman bu vahşeti maalesef film izler gibi televizyondan izliyor. Oradaki insanların halini görünce gece yastığa başınızı koyamıyorsunuz, uyku uyuyamıyorsunuz. Korkunç bir vahşet, korkunç bir katliam. Bugün Cumhurbaşkanı da Amerika’ya tepki gösteriyor ve diyor ki “Ey Amerika sen de bu katliamdan sorumlusun. Sen de bu işin içindesin” biz de zaten bunu söylüyorduk. Öyleyse bu katliama bu desteği veren Amerika’nın İncirlik Üssü’nü kapatalım. Adana’da hala bu üssün ne işi var? Cumhurbaşkanı İsrail’e tepki gösteriyor. Öyleyse Malatya’daki Kürecik Radar Üssü’nü kapatalım. Şu vahşet karşısında ne yapabiliyorsak yapmamız lazım. Tarihin en büyük soykırımı ve vahşeti yaşanırken elimizden ne geliyorsa yapmamız lazım” dedi.

“Hayvanları toplayalım ama hayatlarına son vermeyelim”

Erbakan sokak hayvanlarının toplatılıp hayatına son verilmesi yerine kısırlaştırıp yaşatılması gerektiğini belirterek, “Gündemdeki diğer önemli bir konu da sokak hayvanlarıyla ilgili konudur. Burada bizim yaklaşımımız peygamberimizin hadis-i şerifi var, ‘Merhamet etmeyene merhamet edilmez’ buyuruyor Peygamberimiz. Evet sokaklarda bir tane başıboş köpek kalmasın. Bunu zaten biz bir proje olarak söyledik. Bunların hepsini toplayalım ama bunları en gelişmiş, en modern alanlarda ki Yozgat Belediyemiz bir tanesini kurmaya başladı ‘Evcil Kent’ adı altında. Buralarda en güzel şartlarda yaşatalım. Kısırlaştıralım ve yaşatalım, onların hayatına son vermeyelim. Çünkü bizim inancımızın temeli bütün mahlukata şefkattir. Müslüman olsun ya da olmasın bütün insanlara şefkat ve aynı zamanda bütün mahlukata şefkat ve merhamettir. Böyle merhametsiz bir yaklaşımı Yeniden Refah Partisi olarak kabul etmiyoruz. Bu hayvanların elbette toplanması lazım, insanların yaşam alanından uzaklaştırılması lazım ama orada veterinerler gözetiminde, uzmanlar gözetiminde en iyi şartlarda yaşamaya devam etmesi lazım. Bununla ilgili az öncede dediğim gibi belediyelerimiz gereken adımları atıyor. Veterinerlerin, uzmanların gözetiminde bir toplama kampı, ölüm kampı değil hayvanların en güzel şekilde yaşamına devam edebileceği evcil kent projemiz var. Biz bu canlara kıyamayız ve bu canları öldüremeyiz. Bunların yaşatılması çok büyük maliyet oluyor deniyor. Kamuda 1 ayda 1 milyon 400 bin TL maaş alan bir müdürümüz 1 milyon maaş alsın. 800 bin TL maaş alan bürokratımız 300 bin TL alsın da bu hayvanlara bir kaynak bulalım. İmtiyazlı holdinglere 128 kez vergi muafiyeti çıkaracağımıza 28 kere çıkaralım da buradan bu hayvanlara bir kaynak bulalım. Bu kadar israfa, faize ve bu kadar imtiyazlı holdinglere trilyonlar aktarırken bu hayvanları yaşatacak kadar paramız yok mu” ifadelerini kullandı.

Fatih Erbakan konuşmanın ardından AK Parti’den Yeniden Refah Partisi’ne geçen yeni üyelerine parti rozetlerini taktı. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-sokak-hayvanlarini-kisirlastirip-yasatalim/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özel: “Kişisel Kibir, İhtiras, Kurumsal Çatışmalar ve Her Türlü Başarının Önündeki Engel Tasfiye Edilecek” https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-kisisel-kibir-ihtiras-kurumsal-catismalar-ve-her-turlu-basarinin-onundeki-engel-tasfiye-edilecek/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-kisisel-kibir-ihtiras-kurumsal-catismalar-ve-her-turlu-basarinin-onundeki-engel-tasfiye-edilecek/#respond Fri, 31 May 2024 01:36:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33895 (ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bundan sonra CHP bu topraklara bilimi getiren, aydınlanmayı getiren, aydınlanma ateşinin meşalesini yakan ve uzun süre evinde taşıyanların partisi, ikinci yüzyılın bu kritik döneminde bu önemli anayasal yerel yönetim görevini, bu kritik bu tarihi ve bu tarihe yön verecek, o gelecekteki iktidarın anahtarını elinde tutanların sorumluluğunu çok yakından ve hepimiz, hepiniz adına takip edeceğiz. Bu süreç eninde sonunda başarıya ulaşmak zorundadır. Başarının önündeki her türlü engeli, kişisel kibir, ihtiras, kurumsal çatışmalar ve her türlü bahane başarının önünde engeldir. ve bu partinin başarıya kilitlenmiş yönetim iradesi tarafından tasfiye edilecektir” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sosyal Demokrasi Derneği’nin düzenlediği “21. Yüzyılda Yeni Sosyal Demokrat Belediyecilik” paneline konuşmacı olarak katıldı. Açılış konuşmasını yapan Sosyal Demokrasi Derneği Başkanı Sami Doğan, şunları söyledi:

“Sözlerime başlarken bugün gezinin 11. yılı. Gezi direnişinde hayatını kaybedenleri saygıyla ve rahmetle anarken Gezi tutuklularına da dayanışma duygularımızı gönderiyorum ve bir an önce özgürlüklerine kavuşmalarını diliyorum.

Hepiniz için çok yakından bildiği gibi 31 Mart 2024 günü yapılan yerel seçim yineler sonucunda halkımız CHP’yi birinci parti yaparak CHP’ye ve sosyal demokratlara önemli bir şans tanımış, bunun yanında önemli bir görev de yüklemiştir. CHP’nin, CHP’li belediyelerin bu şahsı iyi değerlendirerek önümüzdeki dört yılda doğru belediyecilik yaparak, halkımızın güvenini daha da pekiştirerek genel iktidara tüm kadrolarıyla hazır olmamızı sağlaması gerekir. Sosyal demokrat belediyecilik anlayışı kentlerde yalnızca fiziksel değişimler yapmak için çalışmaz. Aynı zamanda kent sahiplerinin yani halkın sosyal, kültürel ve düşünsel gelişiminde değişiminde de sorumluluk üstlenir. Çünkü sosyal demokrat belediyecilik anlayışının çıkış noktası insandır. Bu nedenle sosyal demokrat belediyelerin yaşam mekanlarını hızla iyileştirmek ve örnek hale getirmek bir yaşam kültürü oluşturmak düşüncesiyle çalışmalarını sürdüreceklerine de inancımız tamdır.”

CHP Genel başkanı Özgür Özel yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

“Dün akşam Sayın Nedim Saban’ın bir tiyatro oyununa gittik hep beraber. Orada da Belediye Başkanımız da vardı. Selin Hocanın müsaadesiyle iki tane anekdot anlatayım. Selin hoca ‘Siiyasette anekdotların yeri’ diye tezin sahibi. Şunu ifade edeyim; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e sorarlar ‘ne zaman yatıyorsun’ diye geç yatarım der. Dertlerim, memeleketimin meseleleri çoktur, arkadaşlarla otutur tartışırız. Onları yolcu ederim, okurum, yazarım, gün ışırken yatarım. Bilirim ki İsmet uyanmıştır.’ CHP’nin genel başkanları gözlerini yumduklarında emin olmak isterler birisinin memlekete sahip çıktığına. Biz Çankaya’da gözümüzü yumduğumuzda bir şeyi bilmemiz lazım. Genel merkezimize, TBMM’ye, Çankaya Köşkü’ne ve Anıtkabir’e sahip çıkan birilerinin gözü açıktır. İşte biz o yüzden Ankara’da Çankaya’da 30 yaşında bir sosyal demokratı Gazi Mustafa Kemal’in emanetine dört gözü açık bir şekilde sahip çıksın diye görevlendirdik. Hüseyin Can adına ben bütün CHP’ne üye olabileceği ilk gün üye olmuş ve o günden bugüne gençlik kollarında sahip çıkan herkese teşekkür etmek istiyorum.

Partimiz şüphesiz işgale karşı, beka sorununa karşı teslim olmayan, halı sermeyen onlarla birlikte İstanbul’da kendi mevcudiyetini korumayı ve sürdürmeyi hedeflemek yerine canını ortaya koyan ve bir İngiliz zırhlısına binip ayrılmak yerine Bandırma vapuruna inip kurtuluşu ve kuruluşu örgütlemek için Anadolu’ya geçen bir kahramanın kurduğu bir partidir. CHP ülkenin işgal altında olduğu sırada bile kendi bildiğini yapmak yerine önce kurultaylar toplayan bir anlayışın yani önce rıza üreten, ortak akla inanan, tartışan ve tartışmadan sonra ortaya çıkan fikri takip eden ve tatbik eden bir anlayışın kurduğu bir partidir. Bu partinin şüphesiz en büyük zaferi Kurtuluş Savaşı’dır. ve ardından en büyük eseri Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıdır. Ama bu hareket bununla yetinmemiştir. Ardından iktidar tek başına elindeyken hatta birinci Cumhurbaşkanı, ikinci Cumhurbaşkanı her birisi birer milli mücadele kahramanıyken, ordunun sadakati tamken, milletin sadakati, milletin hürmeti hayranlık boyutlarının üzerindeyken tek başlarına yönetmek yerine ortak akla başvuran, yetmez bir iki kere deneyen sonra 1946’da resmen mecliste muhalefetin vücut bulmasını sağlayan 1950’de 14 Mayıs günü seçimleri kaybedince ‘herhalde bunlara hükümeti bırakmayı düşünmüyorsunuz’ dediklerinde daha seçim sonuçlarının ilanına o günkü şartlarda 10 gün varken yaverini Demokrat Parti’ye yollayan ve ‘İsmet Paşa görevi teslime hazırdır’ diyerek ‘bu benim en büyük mağlubiyetim ama Türkiye demokrasinin en büyük kazancı’ demiş çok partili rejime ülkeyi geçirmeyi demokrasi adına bir zafer saymış, kendi yenilgisinden memlekete bir demokrasi zaferi üretmiş bir anlayışın partisidir. CHP bu yürüyüşü orada da bırakmadı. Bu topraklara sosyal devlet anlayışını getirdi. Bu topraklara sosyal güvenceyi getirdi. Emeklilik hakkını getirdi. Örgütlenme hakkını, sendikal hakları, sosyal demokrat belediyecilik anlayışını getirdi. ve CHP dünyadaki siyasi akrabalarıyla ilişki halinde sol bir perspektifle yeni çağı, teknolojiyi, yeni gelişmeleri, yorumlamayı sürdürdü sürdürmeye devam ediyor. Bugün Sosyal Demokrasi Derneği’nin varlığı kadar kendilerinin ilişki içinde oldukları feshin ve dünyadaki sosyal demokrat partilerle dayanışma içinde olan tüm yapıların önemini biliyoruz.

“Kilitleri açmak için üç anahtar kullandık”

CHP 1980’de yani birileri Türkiye demokrasinin üzerinden bütün örgütlü yapıların üzerinden, sendikaların üzerinden tanklarıyla geçerken CHP’de payına düşeni o darbe döneminden aldı. Ondan sonra elbette toparlandı. Elbette yeni yapılarla, gün geldiğinde mevcut yapılarıyla, önde el konulmuş binalarını geri alma mücadelesi vererek ortadan kaldırılmış kadrolarından geriye kalanlarla kol kola girip, yeniden ayağa kalktı. Ama bir gerçek vardı. 1980’den beri siyaset kalesinin başarı kapısı CHP tarafından istisnai tekil durumlar dışında topyekun ya da hiç değilse bir başına ve açık bir şekilde o kapı açılamıyordu Geçen sene mayıs ayında hepimiz çok umutluyduk. Sonra da hep beraber çok üzüldük. Biz üzüldük ama bize oy verenler, bize güvenenler, Cumhuriyeti yüzüncü yılında yapılan ilk seçimin yüzüncü yılda ülkeyi yönetecek yönetimin yüzüncü yılın sonunda yapılan seçimin ve ikinci yüzyılın ilk iktidarının, birinci yüzyılın iktidarını kuranlar tarafından yapılmasını isteyenler bizlerden çok daha fazla üzüldüler. Öyle bir üzüntüydü ki, öyle bir büyük duygusal kopuş yaşadılar ki dünyadaki bütün otoriter liderlerin en sevdiği ortam oluşmuştu. Muhalifler küsmüştü, muhalifler birbirleriyle bile konuşmak istemiyorlar, televizyon izlemek istemiyorlar ve kesinlikle sandığa gitmek istemiyorlardı. O günlerde umutsuzluğa, bu üzüntünün pekişmesine ya da bu üzüntüye duyarsız kalıp da hiçbir şey yokmuş gibi davranıp esas bu üzüntünün kalıcılaşmasına, o kopuşun yerleşmesine izin vermemek gerekiyordu. Onun için CHP’de yeni bir süreç, bir öz eleştiri, bir tartışma ve bir öneri dönemi yaşadık. Biz bunun adına değişim dedik. Değişimin yüzyılı, yüz yılın değişimi diye ifade ettiğimiz ve 100. yıla CHP’nin her yönüyle değişerek, tartışarak ve kimseyi dışlamadan, vefasızlık etmeden ama bizden bekleneni yaparak, öz eleştiri yaparak ilerlemesi gerektiğini tartıştık ve hayata geçirdik. 5 Kasım günü sokaktaki duygu üyemize, üyemizin duygusu delegemize ve en sonunda partimizin yönetimine yansıdı. O duygu şuydu; doğru olanlara devam ettin. Köklerinizden kopmayın. Hedefinizden şaşmayın. Ama bundan sonra yeni bir siyasetin, yeni bir siyasi düzlemin takipçisi olun, içinde olun. Ben de size bakacağım ve yeniden bir karar vereceğim. İşte o siyaset kalesinin başarı kapısı için üç koca kilidi karşımızda bulduğumuzda birbirimize sorduk. Nasıl açarız bu kilitleri diye. Sonra da dedik ki; mutlaka buralarda bir yerdedir anahtarları. Bu ülkenin kurucusu bu partinin kurucusu çok kilit kırdı. Çok duvar yıktı, çok zafer kazandı. Mutlaka anahtarı buralara bir yerlere koymuştur. O anahtarlardan ilki Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkeyi kime emanet ettiğine bakarken bulundu. Önce dedim ki; bize mi emanet etti acaba? ve diyebilirdi ki Cumhuriyeti biz kurduk. Onu yüceltecek ve yükseltecek sizlersiniz. Görev genel başkanlarda değildi. Görevi belki de askerlere verirdi öyle ya ordu komutanı, genelkurmay başkanı, başkomutan, genel kurmay başkanlarına ya da orduya bu görevi vermemişti. Bu görevi sadece ve sadece aslında baktığınızda neyine güveneceklerini bilemediğiniz gencecik insanlara güvenmişti, gençlere güvenmişti. Biz de öyle yaptık. Birinci kilidi gençler açtı.

İkinci kilit için Avrupa’daki şimdi o havalı civalı zengin ülkelerden 40 yıl önce seçme seçilme hakkını kime verdiyse biz onları siyasete katalım dedik ve ikinci kilidi kadınlar açtık. Üçüncü kilit 200 yıl boyunca matmanın gelmesini direnenlerden ders alan 30 yıl boyunca donanmayı Haliç’te çürütenlerden ders alan, 30 yıl boyunca açılmış parlamentoyu kapalı tutanların bu memlekete ne yaptığından ders alan birisi hurafe, dogma yerine bilime sarılmıştı. Biz de öyle yaptık. Üçüncü kilidi bilimsel yöntemler, çağdaş yaklaşımlar, ilerici tutumlar açtı. ve CHP geçmişin üç buçuk katı kadın aday göstererek ve fazlasını seçtirerek geçmişin yedi katı genç aday göstererek ve fazlasını seçtirerek bugün Türkiye’nin dört bir yanında, bizim açımızdan yarı yarıya olmadığında hiçbir zaman yeterlidir demeyeceğimiz ama bir siyasi parti açısından çok önemli bir sıçrama olarak kabul edilecek kadar gençlerle, kadınlarla, belediyelerde görev üstlendi. ve bu sürecin sonunda işte bugün o arkadaşlar birazdan burada oturacaklar ve hem yeni dönem siyaseti hem de bundan sonra CHP’nin önümüzdeki süreçte bu ülkeyi yönetmek için neler yapacağını tartışacaklar.

“Türkiye’de seçmenin ferasetiyle iktidar dengelenmiştir”

Çok pratik bir şey söyleyeceğim; Oya Hanımın çantasında, Hüseyin Can’ın cebinde, Nilüfer Hanım’ın elinde bir anahtar var. Şundan emin olsunlar ki onların şahsında Türkiye’deki 409 belediye başkanıma söylüyorum; bu anahtar kentlerinin, şehirlerinin, ilçelerinin altın anahtarı değildir. Bu anahtar belediyelerinin kapısının ya da kasasının anahtarı da değildir. O anahtar eğer bugün tartışıp, üzerinde konuşup yarın gittiklerinde tatbik edecekleri şeyleri doğru yaparlarsa Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk genel seçiminde partiyi iktidar yapmanın anahtarıdır. O anahtara o gözle baksınlar. Tabii sosyal belediyeciliği üstatlardan ve konunun uzmanlarından dinleyeceksiniz ama basit bir tanım yapmak gerekirse; kamu hizmetlerini toplumun tüm kesimlerine ayrımsız ulaştırmak, dezavantajlı grupları görmek, onlar lehine politikalar geliştirmek ve örneğin yoksulluğu yönetilecek bir süreç değil, yok edilecek bir gerçeklik ve yok etmeyi bir hedef olarak görmektir sosyal belediyecilik. Sosyal devlet ise bu hedefe somut katkılar sağlayan, somut projelere sonuna destek veren, destek olması gereken bir anlayışı temsil eder. İktidar anayasaya göre ikiye ayrılır. Birisi merkezi yönetim, diğeri mahalli idareler, yerel yönetimler.

Bugün Türkiye’de seçmenin ferasetiyle iktidar dengelenmiştir. Maalesef kanlı bir darbe girişimini araçsallaştırıp ilan edilen, birkaç ay sürecek diye söylenip yıllarca sürdürülen olağanüstü hal şartlarında rejime kasteden bir anayasa değişikliği yapıldı. Bu anayasa değişikliğinin ardından yine OHAL şartlarında bir seçim yapıldı. O seçimin devamında bir baskın seçimle daha doğrusu OHAL şartlarında yapılan bir baskın seçimle bugün tek adam rejimi olarak söylediğimiz, yasama, yürütme, yargı erklerinin neredeyse tek elde toplandığı, Meclisin yasama yetkisinin bir kısmına el konulduğu, yargının atamalarından kararlarına bir siyasi iktidarın egemen olduğu bir süreçte 2019 yılında bir fırsat ele geçti. 2023’e o umutla gittik. Ama 2023’te  burada detaylarını tartışmanın artık geride kaldığı, kollektif bir başarısızlıkla hiçbirimizin masum olmadığı bir süreçle o büyük umudu kaybettik ve biraz önce tarif ettiğim duygular hakim oldu. Şimdi bir kez daha halkın öngörüsü, milletin feraseti bu orantısız gücü yerelden ve neredeyse o güce denk bir biçimde dengeledi. Şimdi şöyle bir gerçekle karşı karşıyayız; nüfusun yüzde 65’in, ekonominin yüzde 80’ine, toplanan verginin yüzde 86’sına karşılık gelen bir coğrafyada sosyal demokratlar, Anayasa’dan gelen yetkileriyle yereli yönetecekler. Genel iktidar bu projelere, bu somut politikalara katkı sağlayacak mı yoksa köstek mi olacak? Herkesin endişelendiği gibi ve geçmiş pratiğine uygun olarak onu hep birlikte takip edeceğiz. Milletimizle takip edeceğiz.

“Belediyeciliği Aytekin Kotil’lerden, Nurettin Sözen’lerden öğrendik”

Türkiye’de yerel yönetimler tarafından ilk kez ortaya konulan kentsel dönüşüm, toplu konut, metro, metrobüs, hafif raylı sistem, biyolojik arıtma gibi projeler geçmişte sosyal demokrat belediyelere aittir. Biz belediyeciliği ya da bizim başkanlarımız belediyeciliği İstanbul’da ilk tercihli yol uygulamasını hayatta geçiren Aytekin Kotil’lerden, İstanbul’da 1992 yılında ilk doğal gaz projesini hayata geçiren Nurettin Sözen’lerden, ilk Halk Ekmek Fabrikası’nı kuran Ahmet İsvan’lardan, bir yerel yönetim efsanesi Ankara’da ilk metronun temelini atmış olan Murat Karayalçın’lardan, metrolardan tramvaylara, üretim merkezlerinden, öğrenci yurtlarına, kooperatiflerden kreşlere, Türkiye’yi sosyal belediyecilik anlayışıyla tanıştıran Vedat Dalokay’lardan, Yüksel Çakbur’lardan, Celal Altınay’lardan, Ali Dinçer’lerden, Yılmaz Büyükerşen’lerden öğrendik. Cumhuriyerin ikinci yüzyılında Türkiye bu projeleri sürdüren, yenilerini üreten hayata geçiren, birbirleriyle dayanışan, görev boyunca öğrenen ve iyiyi birbirine öğreten, paylaşan sosyal demok belediyecilik anlayışını bundan sonraki beş yıl boyunca izleyecek, takip edecek.

“Kibir ve ihtiras tasfiye edilecek”

Bundan sonraki süreçte CHP’nin belediye başkanları göreve devam edip etmeyeceklerini ne genel başkandan ne MYK’dan ne Parti Meclisi’nden ne bir başka yerden büyükşehirler ve büyük ilçe belediyeler için her üç ay, iller ve ilçeler için altı ay, beldeler için yılda bir kez ellerine ulaştırılacak, vatandaş memnuniyetinin niceliksel ve niteliksel olarak ölçüldüğü objektif kriterlerle sahada takip ettirdikleri, kendi karnelerinden takip edecekler. Grafiği yukarıya doğru gidenler seçildiği günden ileride olanlar ve partisini paçasından aşağı değil partisinin elinden partiyi yukarı doğru çekenler, yönetirken şeffaf, adil olanlar ve bu yaptıkları kamuoyu tarafından teveccühle karşılananlar şüphesiz görevlerine devam edecekler. Bundan sonra CHP bu topraklara bilimi getiren, aydınlanmayı getiren, aydınlanma ateşinin meşalesini yakan ve uzun süre evinde taşıyanların partisi, ikinci yüzyılın bu kritik döneminde bu önemli anayasal yerel yönetim görevini, bu kritik bu tarihi ve bu tarihe yön verecek, o gelecekteki iktidarın anahtarını elinde tutanların sorumluluğunu çok yakından ve hepimiz, hepiniz adına takip edeceğiz. Bu süreç eninde sonunda başarıya ulaşmak zorundadır. Başarının önündeki her türlü engeli, kişisel kibir, ihtiras, kurumsal çatışmalar ve her türlü bahane başarının önünde engeldir. ve bu partinin başarıya kilitlenmiş yönetim iradesi tarafından tasfiye edilecektir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-kisisel-kibir-ihtiras-kurumsal-catismalar-ve-her-turlu-basarinin-onundeki-engel-tasfiye-edilecek/feed/ 0
Bakan Özhaseki: Demokratik bir ortamda herhangi bir partinin işbaşına gelmesi olağandır https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-demokratik-bir-ortamda-herhangi-bir-partinin-isbasina-gelmesi-olagandir-2/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-demokratik-bir-ortamda-herhangi-bir-partinin-isbasina-gelmesi-olagandir-2/#respond Thu, 30 May 2024 23:00:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33807

ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Aslında demokratik bir ortamda herhangi bir partilinin A’dan Z’ye hangi parti derseniz deyin, işbaşına gelmesi olağandır. Vatandaşın tercihlerine de hep saygı gösteririz, ‘Hayırlı olsun’ deriz. Ancak yıllar içinde gördük ki, bazı arkadaşlar ne yazık ki bir araya gelmemek, birlikte hareket etmemek için, çalışmamak için bir sürü bahaneler buluyorlar” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, çeşitli ziyaretler için 2 Haziran’da seçimin tekrarlanacağı Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesine geldi. İlçe esnafını ziyaret eden Bakan Özhaseki, Kayaönü Mahallesi’nde yapılan TOKİ arsasında incelemelerde bulundu. Bakan Özhaseki, “Bugün memleketimizdeyiz. Baba ocağındayız. Sıkça gelmeye gayret ediyoruz. Hele bir vesile olursa gelmek için can atıyoruz. Haliyle işimiz yoğun. Bakanlığın ismi bile 3 tane. Bir taraftan şehircilik, bir taraftan çevre var. İklim değişikliğiyle ilgili epey bir hazırlık var. Bu arada tabii ki başımızda deprem gibi bir bela var. Onun da hasarlarını giderebilmek, yaraları sarabilmek adına büyük bir gayret gösteriyoruz. Bugün de bir vesileyle burada birkaç toplantımız vardı. Hem de Pınarbaşı’na uğrayarak vatandaşlarımıza bir selam vermek istedik. Desteğimizi de burada açıkça ilan etmek istedik. Burası rahmetli Başbuğ’un memleketi. Burası milli manevi değerlerin bayrak bulduğu bir yer. İnşallah bu dönem yine Memduh Bey’le aynı şekilde devam eder diye ümit ediyoruz” ifadelerini kullandı.

‘DEMOKRATİK BİR ORTAMDA HERHANGİ BİR PARTİLİNİN İŞBAŞINA GELMESİ OLAĞAN’

Vatandaşın tercihlerine her zaman saygı gösterdiklerini belirten Bakan Özhaseki, “Aslında demokratik bir ortamda herhangi bir partilinin A’dan Z’ye hangi parti derseniz deyin, işbaşına gelmesi olağandır. Vatandaşın tercihlerine de hep saygı gösteririz, ‘Hayırlı olsun’ deriz. Ancak yıllar içinde gördük ki, bazı arkadaşlar ne yazık ki bir araya gelmemek, birlikte hareket etmemek için, çalışmamak için bir sürü bahaneler buluyorlar. Sonra ideolojik takıntılar başlıyor. Neticesinde de olan vatandaşa oluyor. Hizmet alınamıyor. Böyle bir ortamdan ziyade iyilikle hareket ederek, bir rahmete vesile olması için de burada gayret ediyoruz” diye konuştu.

‘BUNLARIN ÇOK ZARARINI ÇEKİYORUZ’

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek’in ziyaretinin sorulması üzerine Özhaseki, “Gökhan Bey sağ olsun, geldi. Biz de misafir ettik. Konuştuğumuz konular zaten eskiden beri bizim bildiğimiz, üzerinde çalıştığımız konular. Birçok konuda da mutabıkız zaten. Benim onlara da teklifim önümüzdeki günlerde, özellikle AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir araya gelinmesi. Başka belediye başkanı olan partiler de gelebilirler. Orada ortak bir anlayışla sorunlar çözülebilir, diye düşünüyorum. Daha önceden bizim hazırlamış olduğumuz, benim de MYK’da Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettiğim belediyelerle ilgili bir taslak çalışmamız var. 30 büyükşehir ile ilgili de var. Onun dışındaki 51 tane vilayetimizle ilgili de var. Ama seçim yaklaştığı için, orada yapılacak bir çalışma veya herhangi bir kararla ilgili durmadan bu işin provoke edileceği, algı operasyonlarına kurban gideceği kanaatiyle biz bu yasayı getirmedik. Çünkü seçim yaklaşırken normali söylemekten uzaklaşan o kadar çok parti, genel başkan, genel başkan yardımcısı görüyoruz ki, ideolojiler bazen ön plana çıkıyor. Bunların çok zararını çekiyoruz. Şimdi makul bir ortam. Biz elimizdeki taslağı, yaptığımız çalışmayı paylaşmaktan da hiç kaçınmayız. Bunların getirmiş olduğu dosyada da zaten benzer konular var. İnşallah bu hususlarda birlikte çalışıp sonuca erdiririz diye düşünüyorum” dedi.

‘EŞİT ŞEKİLDE DEVAM EDECEĞİZ’

Kentsel dönüşüme verilen öneme değinen Bakan Özhaseki, “Bakın benim bir evvelki bakanlık dönemimde de, bu bakanlığım dönemimde de kentsel dönüşüme önem verdiğimi hepiniz biliyorsunuz. İstanbul’a da İzmir’e de, Sakarya’ya da, deprem bölgesine de gidiyorum. Durmadan ‘Burası bir deprem ülkesi’ diyorum. Gelin birlikte kentsel dönüşümü yapalım. Siz hiç, ‘A partililer gelsin. B partililer gelmesin’ dediğimi duydunuz mu? Durmadan ‘A’dan Z’ye bütün partilerin belediye başkanları, Allah rızası için gelin. Bu ülkeyi, bu evleri daha dirençli hale getirelim. Depreme hazırlık yapalım’ diyorum. Şu ana kadar bize gelip, ‘Kentsel dönüşüm yapacağım’ diyerek müracaat etmiş bir tek Allah’ın kulu geri çevrilmiş mi acaba? Böyle bir örnek var mı? Yani bundan sonra da biz, aynı yerde duruyoruz. Aynı hizmeti yapacağız. Eşit şekilde devam edeceğiz. Ama inşallah insanların birçoğu kafalarındaki tabularını yıkarak gelirler de, önümüze bakarız” ifadelerini kullandı.

‘BURADA 200 KONUTUN TEMELİNİ ATACAĞIZ’

İlçede yapılan TOKİ çalışmaları ile ilgili de konuşan Bakan Özhaseki, “Malum bir taraftan kentsel dönüşümle ilgili çabalarımız var, koşturuyoruz ama bir taraftan da sosyal konut projeleri kapsamında Kayseri için, kuraları çekilmiş, vatandaşlara yapılması icap eden evler var. Bunlar bir müddet depremden dolayı aksadı. Bu dönemde de TOKİ olarak kura çektiğimiz Kayseri’nin ilçelerinde bir an önce konutları yapalım, diye bir program yaptık. İnşallah burada 200 konutun temelini yakında atacağız. Herhalde ihalesi 20 gün sürer. Diğer ilçelerimizi de aynı şekilde devreye aldık. Kayseri, bu dönem TOKİ’den epeyce istifade edecek” dedi.

Haber-Kamera: Furkan KAVUKLU-Özge ARIK/KAYSERİ,

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-demokratik-bir-ortamda-herhangi-bir-partinin-isbasina-gelmesi-olagandir-2/feed/ 0
Bakan Özhaseki: Demokratik bir ortamda herhangi bir partinin işbaşına gelmesi olağandır https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-demokratik-bir-ortamda-herhangi-bir-partinin-isbasina-gelmesi-olagandir/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-demokratik-bir-ortamda-herhangi-bir-partinin-isbasina-gelmesi-olagandir/#respond Thu, 30 May 2024 22:45:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33797

ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Aslında demokratik bir ortamda herhangi bir partilinin A’dan Z’ye hangi parti derseniz deyin, işbaşına gelmesi olağandır. Vatandaşın tercihlerine de hep saygı gösteririz, ‘Hayırlı olsun’ deriz. Ancak yıllar içinde gördük ki, bazı arkadaşlar ne yazık ki bir araya gelmemek, birlikte hareket etmemek için, çalışmamak için bir sürü bahaneler buluyorlar” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, çeşitli ziyaretler için 2 Haziran’da seçimin tekrarlanacağı Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesine geldi. İlçe esnafını ziyaret eden Bakan Özhaseki, Kayaönü Mahallesi’nde yapılan TOKİ arsasında incelemelerde bulundu. Bakan Özhaseki, “Bugün memleketimizdeyiz. Baba ocağındayız. Sıkça gelmeye gayret ediyoruz. Hele bir vesile olursa gelmek için can atıyoruz. Haliyle işimiz yoğun. Bakanlığın ismi bile 3 tane. Bir taraftan şehircilik, bir taraftan çevre var. İklim değişikliğiyle ilgili epey bir hazırlık var. Bu arada tabii ki başımızda deprem gibi bir bela var. Onun da hasarlarını giderebilmek, yaraları sarabilmek adına büyük bir gayret gösteriyoruz. Bugün de bir vesileyle burada birkaç toplantımız vardı. Hem de Pınarbaşı’na uğrayarak vatandaşlarımıza bir selam vermek istedik. Desteğimizi de burada açıkça ilan etmek istedik. Burası rahmetli Başbuğ’un memleketi. Burası milli manevi değerlerin bayrak bulduğu bir yer. İnşallah bu dönem yine Memduh Bey’le aynı şekilde devam eder diye ümit ediyoruz” ifadelerini kullandı.

‘DEMOKRATİK BİR ORTAMDA HERHANGİ BİR PARTİLİNİN İŞBAŞINA GELMESİ OLAĞAN’

Vatandaşın tercihlerine her zaman saygı gösterdiklerini belirten Bakan Özhaseki, “Aslında demokratik bir ortamda herhangi bir partilinin A’dan Z’ye hangi parti derseniz deyin, işbaşına gelmesi olağandır. Vatandaşın tercihlerine de hep saygı gösteririz, ‘Hayırlı olsun’ deriz. Ancak yıllar içinde gördük ki, bazı arkadaşlar ne yazık ki bir araya gelmemek, birlikte hareket etmemek için, çalışmamak için bir sürü bahaneler buluyorlar. Sonra ideolojik takıntılar başlıyor. Neticesinde de olan vatandaşa oluyor. Hizmet alınamıyor. Böyle bir ortamdan ziyade iyilikle hareket ederek, bir rahmete vesile olması için de burada gayret ediyoruz” diye konuştu.

‘BUNLARIN ÇOK ZARARINI ÇEKİYORUZ’

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek’in ziyaretinin sorulması üzerine Özhaseki, “Gökhan Bey sağ olsun, geldi. Biz de misafir ettik. Konuştuğumuz konular zaten eskiden beri bizim bildiğimiz, üzerinde çalıştığımız konular. Birçok konuda da mutabıkız zaten. Benim onlara da teklifim önümüzdeki günlerde, özellikle AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir araya gelinmesi. Başka belediye başkanı olan partiler de gelebilirler. Orada ortak bir anlayışla sorunlar çözülebilir, diye düşünüyorum. Daha önceden bizim hazırlamış olduğumuz, benim de MYK’da Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettiğim belediyelerle ilgili bir taslak çalışmamız var. 30 büyükşehir ile ilgili de var. Onun dışındaki 51 tane vilayetimizle ilgili de var. Ama seçim yaklaştığı için, orada yapılacak bir çalışma veya herhangi bir kararla ilgili durmadan bu işin provoke edileceği, algı operasyonlarına kurban gideceği kanaatiyle biz bu yasayı getirmedik. Çünkü seçim yaklaşırken normali söylemekten uzaklaşan o kadar çok parti, genel başkan, genel başkan yardımcısı görüyoruz ki, ideolojiler bazen ön plana çıkıyor. Bunların çok zararını çekiyoruz. Şimdi makul bir ortam. Biz elimizdeki taslağı, yaptığımız çalışmayı paylaşmaktan da hiç kaçınmayız. Bunların getirmiş olduğu dosyada da zaten benzer konular var. İnşallah bu hususlarda birlikte çalışıp sonuca erdiririz diye düşünüyorum” dedi.

‘EŞİT ŞEKİLDE DEVAM EDECEĞİZ’

Kentsel dönüşüme verilen öneme değinen Bakan Özhaseki, “Bakın benim bir evvelki bakanlık dönemimde de, bu bakanlığım dönemimde de kentsel dönüşüme önem verdiğimi hepiniz biliyorsunuz. İstanbul’a da İzmir’e de, Sakarya’ya da, deprem bölgesine de gidiyorum. Durmadan ‘Burası bir deprem ülkesi’ diyorum. Gelin birlikte kentsel dönüşümü yapalım. Siz hiç, ‘A partililer gelsin. B partililer gelmesin’ dediğimi duydunuz mu? Durmadan ‘A’dan Z’ye bütün partilerin belediye başkanları, Allah rızası için gelin. Bu ülkeyi, bu evleri daha dirençli hale getirelim. Depreme hazırlık yapalım’ diyorum. Şu ana kadar bize gelip, ‘Kentsel dönüşüm yapacağım’ diyerek müracaat etmiş bir tek Allah’ın kulu geri çevrilmiş mi acaba? Böyle bir örnek var mı? Yani bundan sonra da biz, aynı yerde duruyoruz. Aynı hizmeti yapacağız. Eşit şekilde devam edeceğiz. Ama inşallah insanların birçoğu kafalarındaki tabularını yıkarak gelirler de, önümüze bakarız” ifadelerini kullandı.

‘BURADA 200 KONUTUN TEMELİNİ ATACAĞIZ’

İlçede yapılan TOKİ çalışmaları ile ilgili de konuşan Bakan Özhaseki, “Malum bir taraftan kentsel dönüşümle ilgili çabalarımız var, koşturuyoruz ama bir taraftan da sosyal konut projeleri kapsamında Kayseri için, kuraları çekilmiş, vatandaşlara yapılması icap eden evler var. Bunlar bir müddet depremden dolayı aksadı. Bu dönemde de TOKİ olarak kura çektiğimiz Kayseri’nin ilçelerinde bir an önce konutları yapalım, diye bir program yaptık. İnşallah burada 200 konutun temelini yakında atacağız. Herhalde ihalesi 20 gün sürer. Diğer ilçelerimizi de aynı şekilde devreye aldık. Kayseri, bu dönem TOKİ’den epeyce istifade edecek” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-demokratik-bir-ortamda-herhangi-bir-partinin-isbasina-gelmesi-olagandir/feed/ 0
Güney Afrika’da genel seçim: Ülke 30 yıl sonra hala ‘ekonomik apartheid’ ile mücadele ediyor https://www.haber60.com.tr/guney-afrikada-genel-secim-ulke-30-yil-sonra-hala-ekonomik-apartheid-ile-mucadele-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/guney-afrikada-genel-secim-ulke-30-yil-sonra-hala-ekonomik-apartheid-ile-mucadele-ediyor/#respond Wed, 29 May 2024 01:39:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33649 Jameelah’nın odası bir zamanlar morgdu, Faldilah’nınki banyo, Bevil’inki ise diyabet ilaçlarını almaya geldiği doktorun muayenehanesiydi.

Üçü de Güney Afrika’nın Cape Town kentinde metruk bir hastaneyi işgal edenler arasında. Üçü de hükümetin uygun fiyatlı konut sağlamamasını protesto ediyor.

Güney Afrika’da apartheid rejiminin sona ermesi herkes için siyasi hakları ve özgürlükleri beraberinde getirdi.

Ancak ülkede yedinci demokratik seçim yapılırken, eşitsizlik hala bölücü bir sorun olmaya devam ediyor.

İktidardaki Afrika Ulusal Kongresi’nin (ANC) konut politikalarının, apartheid ortamını tersine çevirmek yerine istemeden de olsa pekiştirdiği belirtiliyor.

Peki ülkedeki konut krizi ve sosyal eşitsizlikler bugün yapılacak genel seçimi nasıl etkileyebilir? Güney Afrika neden 30 yıl sonra hala “ekonomik apartheid” ile mücadele ediyor?

Şehri Geri Al hareketi

Bundan yedi yıl önce Reclaim the City (Şehri Geri Al) adlı bir hareketin üyeleri Woodstock Hastanesi’ni gece yarısı işgal etti.

Hareketin liderlerinden Bevil Lucas’a göre aktivistler şehir merkezine yakın konutları ele geçirmeyi hedefliyordu. Lucas bunun iş ve hizmetlere erişim açısından önemli, ayrımcılığın yanlışlarını düzeltmek için kritik olduğunu düşünüyor.

BBC’ye konuşan Lucas, siyah insanları Cape Town’ın kenar mahallelerinde yoksulluğa mahkum eden ırkçı yasaların yerini “yeni bir ekonomik apartheid” aldığını söylüyor.

“Yoksul ve savunmasız insanlar genellikle şehrin çeperlerine itiliyor.”

Bu kişiler artık taşınma hakkına sahipler ancak şehir merkezindeki yüksek kiraları karşılayamıyorlar.

Jameelah Davids için yaşadığı yerin merkezi olması her şeyden önemliydi.

“Buraya taşınmamın nedeni otizmli oğlumdu” diyen Davids, “Köşedeki okula gidiyor. Onun için çok yakındı. Her şey orada. Burada çok gelişti” diye devam ediyor.

Davids, ailesiyle birlikte hastane morgunun eski ofisine yerleştiğini anlatıyor.

Faldilah Petersen adlı bir diğer kiracı, eski hastane banyosunu dönüştürüp orada yaşamaya başladığını paylaşıyor. Tuvalet kabinini mutfağa, lavabonun olduğu alanı ise yatak odasına çevirmiş.

“Bir yıl içinde yaklaşık 10 kez tahliye edildim” diyen Petersen, “Ama burada yaşamak bana hayatımı iyileştirme fırsatı verdi. İhtiyacım olanı yapmak için daha özgürüm ve şehre de çok daha yakınım. Eve dönüş gibi bir şey” diye devam ediyor.

Belediye yetkilileri eski hastanenin konut olacak şekilde geliştirilebileceğini söylese de mevcut kiracıları yasa dışı işgalciler olarak nitelendiriyor ve dönüşüm başlamadan önce oradan ayrılmaları gerektiğini söylüyor.

ANC’nin konut politikaları

ANC, 30 yıl önce iktidara geldiğinde apartheid nedeniyle güvenli ve konforlu evlerden mahrum bırakılan nüfusa konut vaadinde bulunmuştu.

Hükümet o zamandan bu yana üç milyondan fazla konut inşa etti ve bunları ücretsiz ya da piyasa fiyatlarının altında kiraya verdi.

Ancak uygun fiyatlı bu evler için hala uzun bekleme listeleri var.

Davids yaklaşık 30 yıldır, Petersen ise daha uzun süredir bekliyor.

Bu evlerin büyük kısmı aynı zamanda şehir merkezinden uzakta, arazi fiyatlarının daha ucuz olduğu yerlerde inşa ediliyor. Bu yüzden hükümetin konut politikalarının, apartheid rejiminin yarattığı eşitsizlikleri pekiştiren mekansal planlamayı tersine çevirmekte başarısız olduğuna inanılıyor.

Kentsel politikalar konusunda araştırmacı olan Nick Budlender, bu durumun Cape Town’da çok bariz olduğunu söylüyor ve şehri “muhtemelen dünyada ayrımcılığın en yoğun olduğu kentsel alan” diye nitelendiriyor.

Geçmişte sömürgeci yerleşimciler için giriş noktası olan Cape Town’un bu şekilde tasarlandığını, bunu tersine çevirmek için devletin müdahalesi gerektiğini belirten Budlender, “apartheidın sona ermesinden bu yana Cape Town’ın iç kesimlerinde uygun fiyatlı tek bir konut inşa edilmedi” diyor.

Şehirde örneğin düşük gelirli konutlara dönüştürülebilecek, ancak hükümet araçları için otopark olarak kullanılan araziler olduğunu söyleyen Budlender, “Merkezde böylesine ciddi bir ayrımcılık yaşanırken bir araziyi ev yapmak yerine araç depolamak için kullanmak… hiç kimse açısından mantıklı değil” diyor.

‘Daha iyi yaşam’ modeli

Öte yandan siyasi yelpazenin farklı bölümlerinde yeni bir yaklaşımın benimsendiğinin işaretleri de var.

Demokratik İttifak (DA) tarafından yönetilen eyalet hükümeti, kentin iş ve hizmet alanlarına yakın devlet arazisi üzerinde “daha iyi yaşam” modeli inşa ediyor.

Güney Afrika’nın 9 eyaleti, ulusal hükümet ile belediyeler arasındaki ikinci yönetim katmanını oluşturan eyalet hükümetleri tarafından yönetiliyor.

Conradie Park adlı proje aynı zamanda eski bir hastanenin bulunduğu bir alanda yer alıyor.

Projenin ilk aşamasında kirası devlet tarafından sübvanse edilen konutlar ile piyasa değerindeki konutlar bir arada sunulacak. İkinci aşamada sunulacak konutlar ise henüz inşa ediliyor.

Eyalet Altyapı Bakanı Tertuis Simmers, konut yardımı bekleyen 600 bin kişi olduğunu söylüyor.

Simmers, Conradie Park’a benzer 29 sosyal konut projesi daha sunmak için “iddialı” planlar olduğunu belirtiyor.

Ancak bu tür projelere ayrılan bütçeler oldukça sınırlı. Simmers, özel sektörden ortaklar arıyor.

Konut krizi genel seçimleri nasıl etkileyebilir?

Güney Afrika bugün sandık başında, ancak konuta erişim siyasi öncelikler listesinin alt sıralarına düşmüş durumda.

Ülkenin pek çok bölgesinde halk, yönetimde herhangi bir değişim göremediği için oy vermeyeceğini söylüyor.

İktidardaki ANC’ye yönelik hayal kırıklığı, partinin 1994’ten bu yana sahip olduğu mutlak çoğunluğu ilk kez kaybedebileceğini gösteriyor.

Üçüncü büyük parti olan Ekonomik Özgürlük Savaşçıları (EFF), bu seçimde halen küçük bir azınlığın elinde bulunan servetin büyük kısmını yeniden dağıtmak için radikal bir “kurtarma planı” sunarak ANC’nin onlarca yıllık başarısızlığına meydan okumayı hedefliyor.

Yeni bir parti olan Rise Mzansi ise Cape Town’daki konut krizinden yararlanıyor.

Ülkede sosyal adaletin sağlanması için kampanya yürütmeyi hiç bırakmamış eski bir apartheid karşıtı olan Bevil Lucas, mücadelenin sonucundan hayal kırıklığına uğradığını, ancak gelecek için hâlâ umutlu olduğunu söylüyor.

Konut eşitsizliğine ilişkin Lucas, “Eğer bu konu yeterince ele alınmazsa ciddi toplumsal huzursuzluğa yol açabilir. Çünkü bir insan zaten evsizken, barınacak bir yere sahip değilken kaybedecek neyi var?” diyor.

Seçimler hakkında bilinmesi gerekenler

Güney Afrika Cumhuriyeti, başkanlık sistemine dayanan parlamenter demokrasiyle yönetiliyor.

Ülkede ilk serbest ve demokratik seçimler 1994 yılında yapıldı.

Beyaz rejime karşı mücadele veren Afrika Ulusal Kongresi (ANC) bu seçimi kazandı.

1999, 2004, 2009 ve 2014 yıllarında düzenlenen seçimlerde de tek başına iktidar oldu.

ANC, Mayıs 2019’da yapılan son seçimde ise oyların yüzde 57,5’ini alarak yeniden iktidar oldu. Parti bu seçimde, Ulusal Meclis’te 230 sandalyeye sahip olmuş ve ilk kez yüzde 60’ın altına düşmüştü.

Ülkenin yedinci genel seçimi olacak bugünkü oylamada yaklaşık 27 milyon kayıtlı seçmen Ulusal Meclis milletvekillerini ve eyalet yasama meclisi üyelerini seçmek için sandık başına gidecek.

400 üyeli parlamento daha sonra cumhurbaşkanını seçecek.

Ülkeye demokrasinin gelişinden bu yana iktidarda olan ANC, ilk kez tek başına iktidara gelememe riskiyle karşı karşıya.

Karşısında ana muhalefet liderliğinde yedi partinin yan yana geldiği bir ittifak var. Bu ittifakta ana muhalefetteki DA ile birlikte IFP, VP, ActionSA, UIM, SNP ve MPC partileri bulunuyor.

Öte yandan yüzde 10’un üzerinde oy alabileceği belirtilen Ulusun Mızrağı (MK) ve Marksist ve Leninist Ekonomik Özgürlük Savaşçıları (EFF) de seçimde başarı elde etmek istiyor.

AFP’ye konuşan Siyasi analist Daniel Silke, “Bu kesinlikle Güney Afrika’nın 1994’ten bu yana en öngörülemez seçimi” dedi.

Yerel düşünce kuruluşu Social Research Foundation tarafından Nisan ayında yapılan bir anket, ANC’nin oy oranını yüzde 37’ye düşebileceğini gösterdi.

Anketler yedili ittifakın oyların yüzde 25 ile yüzde 33’ünü alabileceğini gösteriyor.

Hiçbir parti yüzde 50 oy alamazsa, en çok oyu alan parti bir ya da daha fazla partiyle koalisyon hükümeti kuracak.

]]>
https://www.haber60.com.tr/guney-afrikada-genel-secim-ulke-30-yil-sonra-hala-ekonomik-apartheid-ile-mucadele-ediyor/feed/ 0
Dışişleri Teşkilatı Güçlendirme Vakfı Kanun Teklifi Meclis’te kabul edildi https://www.haber60.com.tr/disisleri-teskilati-guclendirme-vakfi-kanun-teklifi-mecliste-kabul-edildi/ https://www.haber60.com.tr/disisleri-teskilati-guclendirme-vakfi-kanun-teklifi-mecliste-kabul-edildi/#respond Wed, 29 May 2024 00:39:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33645 (ANKARA) – Dışişleri Teşkilatı Güçlendirme Vakfı Kanun Teklifi’nin birinci bölümü Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi. AKP Aksaray Milletvekili Cengiz Aydoğdu’nun kanun teklifine ilişkin konuşmasında eskiçağdan başlayıp 21. yüzyıldaki filozof ve tarihçilerden bahsetmesi Genel Kurul’da gülüşmelere neden oldu.

TBMM Genel Kurulu’nda Dışişleri Teşkilatı Güçlendirme Vakfı Kanun Teklifi’nin birinci maddesi kabul edildi. Kanun teklifinin görüşmelerinde AKP Aksaray Milletvekili Cengiz Aydoğdu partisinin adına yaptığı konuşmasında eskiçağdan başlayıp 21. yüzyıldaki filozof ve tarihçilerden bahsetti ve  düşünürlerin sözlerini alıntıladı. Muhalefet kanadında bu durum gülüşmelere neden oldu.

Zizek… Lenin… Churchill…

Aydoğdu 20 dakikalık konuşmasında, dünyaca ünlü sosyolog ve filozof Slavoj Zizek’ten, Eskiçağ’ın Romalı tarihçisi Polybius’tan, İngiltere’nin İkinci Dünya Savaşı sırasındaki Başbakanı Winston Churchill’den, Sovyetler Birliği’nin kurucusu Lenin ve Türkiye’deki düşünür ve yazarlardan bahsetti.

“Çok etkilendik, 10 dakida daha verin”

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, konuşması süresi için ek talep eden Aydoğdu’ya, “Verin, on dakika verin. Yani çok etkilendik konuşmasından” dedi.

Genel Kurul’da gülüşmeler…

Bu sırada Saadet Partisi Grup Başkenvekili Selçuk Özdağ da söz alarak Aydoğdu’nun sözlerini eleştirdiği sırada Genel Kurul’da gülüşmeler oldu.

Özdağ:  “Orta Çağ alimleri birbirlerine mektup yazarlarmış ve sadece onlar anlarmış birbirlerini”

Özdağ, şunları söyledi:

“Orta Çağ alimleri birbirlerine mektup yazarlarmış ve sadece onlar anlarmış birbirlerini. Gönül isterdi ki Aydoğdu, bugün Adalet ve Kalkınma Partisinin vermiş olduğu bir kanun teklifi var. Dışişleri Bakanlığı Teşkilatını Güçlendirme Vakfı bu vakıfla ilgili konuşsaydı, kanununu savunsaydı; bu kanundaki denetleme mekanizmasının doğru olduğunu ve aynı zamanda vergilerin, muafiyetlerin doğru olduğunu, bu vakfın aynı zamanda bir paralel yapı olmadığını söyleseydi ve bizi ikna etmiş olsaydı. Burada, bir yandan Gelecek-Saadet Partisi olarak, bir taraftan İYİ Parti olarak, bir diğer taraftan MHP olarak, DEM Parti olarak ve CHP olarak, biz burada kanunla ilgili eleştirilerimizi dile getirdik. Bu eleştirilerimize cevap vermesi lazımdı.”

AK Parti’li Akbaşoğlu: “entelektüel birikimiyle çok güzel tahlillerde bulundu”

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Aydoğdu’nun çok iyi bir tahlil yaptığına dikkati çekerek, “Efendim, daha önce mülki idarede önemli görevler üstlenmiş ve hakikaten engin, entelektüel birikimiyle yasama faaliyetlerimize katkıda bulunmuş bir arkadaşımız, dış politikada Dışişlerinin tarihi gelişimi ve felsefi yaklaşımıyla, Türkiye’nin nerede durduğuna ve nereye doğru gideceğine ilişkin bir tahlilde bulundu, çok güzel tahlillerde bulundu” dedi.

DEM Parti’li Temelli:  “Son zamanlarda dinlediğim en karmaşık bir hikayeydi”

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli ise “Son zamanlarda dinlediğim en karmaşık bir hikayeydi, gezmediğimiz yer kalmadı. 1071’den girdik, Churcill’e kadar geldik, onun resim meselesini bile burada konuştuk ama esas meseleye hiç girilmedi, Akbaşoğlu da rahatsız olmuş ki esas meseleye kendi girdi. Dolayısıyla… Hatiptir, çeşitli alıntılarla konuştu. Ama sözlerinin arasında şöyle bir şey vardı yani bütün bu değerlendirmeleri bir kenara bırakıyorum, tarihçiler herhalde bu akşam ciddi bir sıkıntı geçirecekler hatip döndü ‘Türkiye’deki entelektüellerin aşağılık kompleksi var’ dedi. Bu topraklarda binlerce yılın birikimiyle ve ortaya konmuş bunca eserle bu hayatı tarif ederken Türkiye’deki entelektüellerin aşağılık kompleksi içinde olduğunu söylemesi gerçekten kabul edilebilir bir şey değildir” diye konuştu.

İYİ Parti’li Türkoğlu: “20 dakika dinledim hiçbir şey anlamadım”

İYİ Parti Grup Başkanvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, “Sayın valinin, Milletvekilimizin açıklamasını kanun teklifiyle ilgili konuşulanlar hakkında ne söyleyecek diye 20 dakika boyunca dikkatlice dinledim ancak ben hiçbir şey anlamadım. Mesele bizim anlamamız değil, biz sorularımızı kendi adımıza, aynı zamanda millet adına soruyoruz. Millet acaba bu kanun teklifiyle alakalı sizin iktidar adına 20 dakikalık açıklamanızdan, Allah aşkına, ne anladı?” diye sordu.

AKP’li Aydoğdu: “Konuşmam ileride üniversitelerimizde okutulacak inşallah”

AKP’li Aydoğdu’nun, eleştiriler üzerine söz alarak, “İleride burada benim yaptığım konuşma ve buna karşı gösterilen tepkiler, siyaset tarihi, siyaset usulü, üslubu derslerinde üniversitelerimizde okutulacak inşallah” diye konuşması AK Parti sıralarından alkışlandı.

“İspanyol Filozof Gasset’in bir sözü vardır”

Aydoğdu konuşmasında şunları söyledi:

“İspanyol Filozof Gasset’in bir sözü vardır, ‘İnsanın tabiatı yoktur, tarihi vardır. Bu yüzden, geçmişini tarih olarak yeniden inşa eden topluluklar millet olurlar. Biliyorsunuz, millet olunur devlet kurulur. İnsanın dahil olduğu her beşeri inşada rastlayacağımız gibi tarih de bir devamlılık ve değişim harmanıdır. Bir taraftan ezeli bir süreklilik diğer taraftan nur topu gibi yenilikler. Bu hengame içerisinde ta tarih öncesine kadar giden unsurlar hiç farkında olmadan bugünümüze tesir edebilir. Bu yüzden, rahmetli Cemil Meriç demiştir ki, ‘Her neslin tarihe karşı biricik vazifesi vardır, onu yeniden yazmak.’ Her nesil kendi tarihini yazar kıymetli arkadaşlarım. Esasen, insana ve topluma dair her şeyin iki veçhesi olagelmiştir; değişim ve süreklilik. Devletler sürekliliğin, toplumlar değişimin asli failleridir. Rahmetli Ayvaz Gökdemir ağabeyim ‘Hem kökün hem göğün olacaktır’ demişti.

“Churchill, bahçesinde oturuyor, eşi gelir”

Bu yeniden başlamakla ilgili bir anekdot paylaşmak isterim, Winston Churchill 1955 yılında, hastalık sebebiyle Başbakanlıktan ayrılır. İngiliz Parlamentosu, Churchill’in portresini yapıp ‘Parlamentoya asılacak…’ Churchill, bahçesinde oturuyor, eşi gelir, “Winston, bir ressam geldi, genç bir adam, senin portreni yapmak ister.’ ‘Nasıl birisi?’ der. ‘Modernist olduğunu söylüyorlar.’ ‘Modernist olduğunu söylüyorsa İngiliz değildir, ‘British’ değildir.’ der. ‘Hayır, İngiliz ve modernist olduğunu söylüyor.’ ‘Mümkün değil, biz modernist olamayız çünkü biz hiçbir zaman yeniden başlamak zorunda kalmamış bir milletiz. Alman olabilir, İtalyan olabilir ama…’ Churchill’in bakış açısına bakar mısınız? Modernizm Paris- Londra ekseninde başlamış bir olaydır, bunu kastediyoruz. Kendisini medeniyetin sahibi sayıyor bakış açısıyla. Biz her şeyi değiştirip her şeyi yeniden başlatmak zorunda kalsak da elhamdülillah, nereden başlarsak başlayalım her zaman bizi sonsuz akışa bağlayan, muhteşem bir tarihimiz var…

“insanlık müthiş bir kapitalist şimdiki zaman diktatörlüğünde yaşıyor”

Slavoj Zizek söylüyordu, ‘İnsanlık bugün öyle bir durumda ki içinde yaşadığı bu sonsuz evrenin sonunun gelebileceğini hayal ediyor, düşünüyor da kapitalizmin sonunun geleceğini hayal etmiyor.’ Yani şu anda bütün insanlık müthiş bir kapitalist şimdiki zaman diktatörlüğünde yaşıyor ve buradan çıkış için bizim çok düşünmemiz, çok çalışmamız gerekiyor.”

TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, Genel Kurul’u 29 Mayıs 2024 Çarşamba günü saat 14.00’te toplanmak üzere kapattı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/disisleri-teskilati-guclendirme-vakfi-kanun-teklifi-mecliste-kabul-edildi/feed/ 0
Dışişleri Teşkilatı Güçlendirme Vakfı Kanun Teklifi Genel Kurul’da Görüşülmeye Başlandı https://www.haber60.com.tr/disisleri-teskilati-guclendirme-vakfi-kanun-teklifi-genel-kurulda-gorusulmeye-baslandi/ https://www.haber60.com.tr/disisleri-teskilati-guclendirme-vakfi-kanun-teklifi-genel-kurulda-gorusulmeye-baslandi/#respond Wed, 29 May 2024 00:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33626 (ANKARA) – TBMM Genel Kurulu’nda, Dışişleri Teşkilatı Güçlendirme Vakfı Kanun Teklifi’nin tümü üzerinde görüşmelere başlandı. Muhalefet partileri, kanun teklifinin asıl görüşülmesi gereken Dışişleri Komisyonu’nda ele alınmadan Genel Kurul’a getirilmesini eleştirdi.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı. Partilerin grup önerileri görüşüldükten sonra CHP Milli Savunma Komisyonu’nda boş bulunan bir üyelik için CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğrul’un adaylığı kabul edildi.

Bozdağ, Dışişleri Teşkilatı Güçlendirme Vakfı Kanun Teklifi’nin tümü üzerindeki görüşmeleri için grupları bulunan partilere söz verdi.

Temurci:   “Anayasaya aykırı”

Saadet Partisi Grubu adına Gelecek Partisi İstanbul Milletvekili Selim Temurci, “Buradaki sorun bütün işleri yapabilmek için böyle bir vakıf kurmaya gerek var mıdır? Dışişleri Bakanlığımızın mevcut yapısında birimler var. Mevcut kanun teklifinde dışişleri bakanlığımız yapmış olduğu bu faaliyetler tamamen vakfa devrediliyor. Anayasaya göre çok açık bir şekilde bunu yapılamayacağını bize söylüyor” dedi.

Saadet Partili Kaya: “Dışişleri Bakanlığına paralel bir yapı”

Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya ise, “Şimdi, biz, böylesine, bir Bakanlığın görev ve yetkilerini vakfa devrederek alan açmaya çalışıyoruz; yarın herhangi bir bakanlık, herhangi bir gerekçeyle sizin, bizim için anlamlı olmayan ama kendi gözlerinde çok büyüttükleri bir gerekçeyle başka bir vakfı kurabilirler, o vakıf aracılığıyla faaliyetlerini yürütmek isteyebilirler ama biz bu vakıf ve vakıf gibi yapılan adımları çoğaltırsak bunun önüne geçmemiz mümkün değil. Bir diğer konu, vakıf aslında Dışişleri Bakanlığı’na paralel bir yapı inşa etmektir. Böylece hangi kararın kim tarafından alınacağı ve sınırlarının ne olacağına dair tartışmalar çıkacaktır” diye konuştu.

Bu arada Başkanvekili Bozdağ, Sayıştay Başkanı Metin Yener, Kırgızistan Sayıştay Başkanı Almazbek Akmatov, Özbekistan Sayıştay Başkanı Adiz Muzafarovich Boboev, Kazakistan Sayıştay Başkan Yardımcısı Rassul Rakhimov, Azerbaycan Sayıştay Başkanı Vugar Gulmammadov ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sayıştay Başkanı Osman Korahan’ın Genel Kurul’da bulunduğunu söyledi.

İYİ Parti’li Çömez: “Kanun teklifi Dışişleri Komisyonunda görüşülmedi”

Ardından İYİ Parti grubu adına Turhan Çömez söz aldı. Çömez, ilgili kanun teklifinin Dışişleri Komisyonu’nda görüşülmediğini belirterek, “Teklif kamuoyunda yeterince tartışılmamış, sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınmamış, etki analizleri yapılmamış, ilgili komisyonda bile görüşülmemiş; hızlı ve özensiz bir şekilde Meclise gönderilmiş ‘Alın, bunu bir an önce geçirin’ denilmiş ve bir anlamda Meclis’e şekli bir görevi tamamlama misyonu yüklenmiştir” dedi.

“Yurttaşlar sorunlarına çare olacak kanunlar çıkarmasını beklerken…”

DEM Parti Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ ise şunları söyledi:

“Yurttaşlar Meclisten acil çözüm bekleyen sorunlarına çare olacak kanunlar çıkarmasını beklerken iktidar ise bu kanun teklifini getirmiştir. Milyonlarca emekliye bu geçim şartlarında 10 bin TL reva görülürken milyonlar asgari ücret açlık sınırının altında maaşa mahkum edilirken, çiftçiler tarlaya gübre atamazken bu kanun teklifiyle AKP iktidarı toplumdan ve toplumun ekonomik sorunlarından ne kadar koptuğunu bir kere daha göstermiştir.

]]> https://www.haber60.com.tr/disisleri-teskilati-guclendirme-vakfi-kanun-teklifi-genel-kurulda-gorusulmeye-baslandi/feed/ 0 CHP Grup Toplantısı… Özgür Özel, Şimşek’i Eleştirdi: ya İnsanda Birazcık Utanma Olur. https://www.haber60.com.tr/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-simseki-elestirdi-ya-insanda-birazcik-utanma-olur/ https://www.haber60.com.tr/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-simseki-elestirdi-ya-insanda-birazcik-utanma-olur/#respond Tue, 28 May 2024 23:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33606 (TBMM) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, vatandaşlardan vergi kaçıranları ihbar etmelerini isteyen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i “Ya gerçekten insanda birazcık utanma olur. Birazcık çekinme olur. Vergi kaçıranı görmek için, gariban vatandaşın Whatsapp bildirimine mi ihtiyacının var senin? Sadece bir yılda servet sahiplerinin 660 milyar liralık vergisini Plan Bütçe Komisyonu’nda kim affettiyse vergi kaçırtan da vergi kaçıran da olur” sözleriyle eleştirdi. Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünyadaki gelir adaletsizliğiyle ilgili sözlerine de Kur Korumalı Mevduatı hatırlatarak yanıt verdi. Özel, “1.2 trilyon, tam da Sayın Erdoğan’ın dediği gibi; fakirden alındı, zenginlere verildi. Dünya tarihinin en büyük yoksuldan zengine fon transferi yapan Kur Korumalı Mevduatı’nı kim çıkardıysa kul hakkını yiyen de onlardır” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Grup toplantısının başında eski İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Taner Demirer CHP’ye katıldı. Taner Demirer’e rozetini Özgür Özel taktı. Demirer, “Sayın Genel Başkanım bu güzel takdim için çok teşekkür ediyorum. Beni onurlandırdınız. Bugün bu çatı altında Cumhuriyet Halk Partisi’ne katılmaktan büyük bir sevinç ve mutluluk duyuyorum. CHP Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin teminatıdır, güvencesidir, garantörüdür. Cumhuriyet Halk Partisi, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün partisidir. Hedefimiz CHP’ye sağlık politikalarında destek olmak, geliştirmek, CHP iktidarında vatandaşlarımızın hak ettiği özlemini duyduğu çağdaş ve modern sağlık hizmetini almalarını sağlamak, standardı ve kalitesi yüksek sağlık hizmetini almalarını sağlamak temel hedefiniz olacak” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, grup konuşmasında Azerbaycan’ın Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı. Özel, “Atamızdan miras dış politikamızı dünyanın dört bir yerinde geliştirmekte olduğumuz iyi dış ilişkilerimizde savunmaya devam edeceğiz. ‘Yurtta barış dünyada barış’ diyoruz. Türkiye’de ana muhalefet partisiyiz yapılacak ilk seçimlere kadar ama yurt dışında Türkiye’nin partisiyiz. Daha da önemlisi gelecekte Türkiye’yi yönetecek iktidar partisiyiz. 17 Nisan’da Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde yaptığım konuşmamda Azerbaycan ile Konsey arasındaki gerilimi ve Azerbaycan’ın uğradığı haksızlığı dile getirmiş ve bu konuda üzerimize düşeni yapmak istemiştik. Elbette konseyin bütün değerleri konseyin kurucu ülkesi olan Türkiye’nin kurucu partisi CHP’nin ortak değerleridir. Her iki taraf açısından da öğretici bir süreç. Azerbaycan’ın konseyden çıkmasıyla sonuçlanmıştır. Azerbaycan’ın konseyde bulunması, konsey denetiminde olması, konsey kurullarında temsil ediliyor olmasını son derece önemsiyoruz ve buradan bir kez daha dost ve kardeş Azerbaycan’ın Avrupa Konseyi’nde yeniden temsili için CHP olarak üzerimize düşeni yapmak için her iki tarafa da bir kez daha sesleniyoruz ve bunu önemle bekliyoruz” diye konuştu.

“İsrail devletinin bu katliamını bir kez daha kınıyorum”

Özel, Refah’ta Filistinlilerin kaldığı çadır kampa yaptığı saldırı nedeniyle İsrail’i kınadı. Özel, ” Uluslararası Adalet Divanı’nın saldırıları durdurma kararına rağmen Refah bölgesinde masum sivillerin bulunduğu çadır kampı bombalandı ve 40 Gazzeli daha hayatını kaybetti. İsrail devletinin bu katliamını bir kez daha kınıyorum. Tüm dünya ülkelerini Filistin’i tanımaya davet ediyorum. Daha önce 119 siyasi akrabamıza yazmış olduğumuz mektupla ülkelerinde iktidarda olan 24 başbakan ve cumhurbaşkanına yaptığımız çağrıyla Filistin’i tanımalarını beklediğimizi ifade etmiştim. Bugün ikisi siyasi akrabalarımız tarafından yönetilen Norveç ve İspanya’nın ayrıca İrlanda’nın Filistin’i tanıyacaklarını biliyor olmak bugün o kararların ülkelerince ilan edileceğini biliyor olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyor, İspanya Başbakanı çok kıymetli dostum Sánchez olmak üzere üç ülkenin de yöneticilerine yürekten teşekkür ediyorum.” dedi.

“Srebrenitsa katliamının yıl dönümünü kanun yoluyla anma günü ilan etmek üzere buradan davette bulunuyorum”

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun geçtiğimiz haftaki toplantısında 11 Temmuz 1995’te Srebrenitsa’da yaşanan vahşet soykırım olarak nitelediğini hatırlatan Özel, şunları söyledi:

“Bu kararı büyük bir memnuniyetle karşıladım. Genel başkan seçildikten sonra ilk ziyaretimi Kıbrıs’a ardından da Saraybosna’ya gerçekleştirmiştim. Aliya İzzetbegoviç’in mezarının başında onun unutulan katliamlar tekrarlanır sözünü hatırlatmıştım. ve oradan hem Filistin için hem de Ukrayna’da yaşananlar için bütün dünyaya barış çağrımızı tekrar etmiştik. BM’nin bu kararı kıymetlidir. Biz çok değerli üç grup başkanvekilimizle dün MYK’da alınan karar gereğince planladılar ve bugün Meclis’te grubu bulunan temsil edilen siyasi partilerin grup başkanvekillerini ziyaret ettiler. Dün hazırlayıp Meclis Başkanlığı’na sunduğumuz kanun teklifi 11 Temmuz gününün Srebrenitsa Soykırımını Anma Günü olarak Türkiye’de belirlenmesine yöneliktir. ve bu konuda tüm siyasi partileri bu konuda ilk adımı atan ülke olmak ve Srebrenitsa katliamının yıl dönümünü kanun yoluyla anma günü ilan etmek üzere buradan davette bulunuyorum.”

Özel, geçtiğimiz günlerde İçişleri Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan’ın polis intiharlarıyla ilgili TBMM’ye verdiği araştırma önergesine AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in ‘bunu burada reddediyoruz ama müzakere edersek gruplar görüşürse biz polis intiharlarının araştırılmasına destek veririz, komisyon kurarız’ dediğini de belirterek, grup başkanvekillerinin görüşmede bunu da hatırlattığını söyledi.

“Gezi’yi selamlıyorum”

Konuşmasında Gezi eylemlerinin 11. yıl dönümüne de değinen Özel şunları söyledi:

“Bugün önemli bir tarihin yıl dönümü. Tarihimizin en geniş katılımlı, en barışçıl gösterilerinden bir tanesi olan Gezi Parkı’nda ağaç katliamı yapılarak, topçu kışlası yapılmasına karşı çıkanların bir araya gelmeleriyle başlayan ve toplumsal duyarlılık, çevrenin korunması, yaşam biçimine yapılan müdahalelere itiraz ve toplumsal gösteri ve protesto hakkının kullanılmasına yönelik Gezi Parkı eylemlerinin 11. yıl dönümündeyiz. Buradan Gezi’yi selamlıyorum. Türkiye’nin neredeyse tüm illerinde düzenlenen gösteriler, siyasi iktidarın orantısız güç kullanmasıyla fevkalade kötü sonuçlar doğurmuş, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Mustafa Sarı, İrfan Tuna, Ethem Sarısülük, Selim Önder, Zeynep Eryaşar, Ali İsmail Korkmaz, Berkin Elvan, Mehmet İstif, Ahmet Atakan maalesef yaşamlarını yitirdiler. Hepsinin hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz. Aileleri ailemizdir. Gezi Türkiye’nin birbirini en çok seven ailesidir. O günlerde kısa mesafeli biber gazı atışları, tazyikli su ve plastik mermi kullanımıyla 91 kişi kafa travması geçirmiş, 10 kişi gözünü kaybetmiş ve çok sayıda binlerce yaralı hastanelerde tedavi altına alınmıştır. Ancak 11 yılın sonunda bugün o protestoları organize ettikleri ve bunun bir darbe girişimi olduğu iddiasıyla değerli kardeşimiz, partilimiz, evladımız Tayfun Kahraman, Can Atalay, Çiğdem Mater, Mine Özerden ve Osman Kavala tutuklu durumdadır.

Arkadaşlarımızın içeride tutulması hukuk devletinin askıya alınmasıdır”

Geçtiğimiz günlerde Sayın Erdoğan ve Sayın Bahçeli’yle yaptığım görüşmelerde de ısrarla bunun Türkiye’de iç hukuk marifetiyle ve hızla çözülmesinin önemini ifade ettim. Birincisi büyük bir hak ihlali vardır. Alınan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına anayasa mahkemesi kararlarına rağmen arkadaşlarımızın içeride tutulması anayasa ihlalidir. Hukuk devletinin askıya alınmasıdır. Büyük bir haksızlıktır. Kendilerine zulümdür. Ailelerine yaşatılan büyük bir travmadır. Bu süreçte Sayın Erdoğan’a arz edilmek üzere ilettiğimiz dosyada da bir örneği bulunan bir belgeyi buradan bir kez daha sizlerle paylaşmak isterim. Taksim Dayanışması Erdoğan’la görüştüğünde daha doğrusu hep sayın Bülent Arınç’la görüştüğünde hem de Erdoğan’la görüştüğünde görüşmeyi kamuoyuyla paylaştılar. O görüşmede Taksim Dayanışması ‘Erdoğan Türkiye’ye gelmesin, hükümet istifa etsin, ülkeyi Gezi yönetsin’ demedi. Deseydi darbe olurdu. Ama ne dedi? Gezi Parkı’ndaki ağaçlar kesilmesin. Taksim’e topçu kışlası yapılmasın. AKM yıkılmasın. Yerine AVM yapılmasın. Şiddetle eylemleri bastırarak arkadaşlarımızı öldüren emniyet müdürleri, İstanbul, Ankara, Hatay emniyet müdürleri görevden alınsın, gaz bombası silah gibi kullanılmasın. Taksim ve Kızılay 1 Mayıs’ta açık olsun. İfade özgürlüğünün önündeki engeller kaldırılsın. Bu yedi talep iletildi. ve bu yedi talep iletildiğinde bütün Türkiye bu talepleri duydu ve Taksim Gezi Parkı’na bugün Milliyetçi Hareket Partisi’nin Meclis Başkanvekili olan Celal Adan başkanlığında, İstanbul il başkanının, milletvekillerinin bulunduğu heyet gittiler, açıklama yaptılar.

“Bu esaret son bulmalıdır”

Sayın Bahçeli Gezi’ye ‘hassasiyet, toplumun hassasiyetleri’, Erdoğan’a ‘bu hassasiyetleri gözetmeyen diktatörlük sevdalısı’ dedi. Şimdi bugün ikisi birden dönüp geziye darbe girişimi diyerek olan olaylardan sonra  her biri en az iki bazısı üç kez beraat eden arkadaşlarımız içeride tutulmaktadır. Bakın Sayın Erdoğan’a ifade ettiğim husus. Bakın Tayfun Kahraman çıkışta açıklama yapıyor Erdoğan’la görüştükten sonra. Başlangıç ‘Sayın Başbakan’a ve heyette yer alan ilgili bakanlara bizleri davet ettikleri için teşekkür ediyoruz’ diye başlıyor. ‘Yargı sürecinin sonucunu bekleyeceklerini, ardından halk oylamasına gitmek istediklerini bize ilettiler. Sayın Başbakan oylama sonucunda park olarak kalması tercih edilirse vatandaşlarımızın, İstanbulluların bu alanı, park alanı olarak kalması tercihlerine saygı duyacağını’ ifade etti. Son cümle; ‘Başbakanımızın, Başbakan dahi demiş, Başbakanımızın tarafımıza yapılan açıklamalarını ülkemizin tüm kamuoyunun, Gezi sakinlerinin takdirlerine bırakıyoruz. Buradan çıkan pozitif yönlü yaklaşımı değerlendirmelerini bekliyoruz diyor. Tayfun Kahraman ne sözde bir darbenin ne Gezi’deki şiddetin Tayfun Kahraman çevre hassasiyetinin ve çatışma olmadan bu eylemi bitmesinin aracısıdır. Tayfun, Can Atalay, Çiğdem Mater, Mine Özerden, Osman Kavala… Her birisi orada, her birimizin yerine tutulmaktadır. Bu esaret son bulmalıdır.

“ÇED raporunda Murat Kurum’un imzası var”

13 Şubat günü Erzincan’ın İliç ilçesinde Çöpler Altın Madeni’nde depolanan toprak yığınının heyelana dönüşmesi sonucunda dokuz vatandaşımız kayboldu. Dördü bulundu. Beş tanesinin daha cenazelerine ulaşmak için çabalar sürüyor. Faciaya ilişkin hazırlanan soruşturma dosyasına sunulan 250 sayfalık yeni bilirkişi raporunu dikkatle inceledik. ve seçimlerin önemli yerel seçimlerin önemli bir aktörü ve tartışma konusu artık tamamen açığa kavuştu. Şüpheler ortadan kalktı. Bilirkişi raporu; 7 Ekim 2021 tarihli çevresel etki değerlendirme olumlu kararını veren yetkilerin asli kusurlu olduğuna hükmediyor. ve ÇED olumlu kararı verilmesini uygun bulan Murat Kurum’un o süreçte iddiası şuydu; ‘benim belgelerde imzam yok.’ Oysa o imza bulundu. O belge bulundu. Bakın bu 7 Ekim 2021 tarihli 6421 kayıt sıra numaralı ÇED olumlu kararı veren yetkililerin asli kusurlu olduğuna karar vermişler. Asli kusurlu. ve altta da imzalar. Burada ‘07.10.2021 tarihinde ÇED olumlu raporunun verilmesine sebep olanlar’ diyor. Bir gün önce 6 Ekim 2021 makamınızca uygun görülmesi halinde söz konusu projeye ait ÇED olumlu kararının verilmesi hususunu takdir ve tensiplerinize arz ederim. MEH ALİ ECER. ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürü. Altta olur Murat Kurum imza. Bu talep altında bakanın oluru, bir gün sonra ÇED raporu veriliyor facia yaşanıyor ve bu faciadan bilirkişi ‘ÇED raporunu kim verdirdiyse o sorumludur’ diyor. Çünkü ‘işletme aşamasında proje tasarım kriterlerinin yetersizliği, uyarı sistemlerinin yetersizliği, çatlakların uyarı vermesi sonrası olayın etkin yönetilmediği, heyelan riskine karşı acil eylem planı olmadığı, topraktaki siyanür parametresinin ÇED standartları üzerinde olduğu ve 13 Şubat 2024 sabah 10 itibarıyla sahadaki personelin alandan uzaklaştırılmamış olmasının asli bir kusur olduğunu görülmektedir’ diyor. Sorumlulara sadece 16 milyon ceza kesen, sonra da bu şirketin 225 milyon vergi cezasını affedenlere söylüyorum; bilirkişi, asli sorumlu şudur diyor ya asli sorumlu bu düzendir. Bu düzenden beslenenlerdir. Bu düzeni kuran ve yönetenlerdir.

“Odam esnaf odalarından gelen tomar tomar talep yazılarıyla dolu”

Biz bir arada oldukça, enerjimiz, gücümüz, öz güvenimiz yerinde oldukça tüm toplum CHP’ye dönüyor, bizlerden bir şeyler bekliyor. Geçen hafta esnaf kefalet kredilerinin yüzde 7,5 ile kullanılan kredinin 12’ye, 12’yle kullanılan kredinin 24’e çıktığını burada anlatmıştım. Savunma; ‘faizler arttı biz de arttırdık’ diyor Halk Bankası. Oysa Halk Bankası yüzde 7,5’la patronlara, zenginlere, üreticilere verdiği krediyi üretimde, ihracatta kullanıyor mu diye denetlemeden, makine alıyor mu diye denetlemeden bavul bavul paraları verdiler. O paralarla yat alanlar, lüks araçlar alanlar, villa alanlar parayı oradan alıp yan şubede yüksek faize yatıranlar ortada. Onlar yüzde 7,5’la ödemeye devam ediyor. Pandemiden çıkmış, perişan olmuş esnafa faizler arttı taksitler arttı diyorlar. Odam esnaf odalarından gelen tomar tomar talep yazılarıyla dolu. Buradan Halk Bankası’nı, esnaf kefalet kooperatiflerinin AK Parti milletvekillerini, genel başkanını, esnaf kefaletleri ve ülkeyi yönetenleri bu eşitsizliği bitirmeye, esnafın sesini duymaya, yakasından düşmeye davet ediyorum.”

“Dünya tarihinin en büyük yoksuldan zengine fon transferi yapan Kur Korumalı Mevduatı’nı kim çıkardıysa kul hakkını yiyen de onlardır”

Özgür Özel, konuşmasında vergi kaçıranları ihbar etmelerini isteyen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i de eleştirdi. Özel, “Hazine Bakanlığı, ülkede durum bu iken çıkmış vergi kaçıranlar için ihbar hattı kurmuş. WhatsApp’tan yazın diyor vergi kaçıranı bulursanız. ya gerçekten insanda birazcık utanma olur. Birazcık çekinme olur. Vergi kaçıranı görmek için, gariban vatandaşın Whatsapp bildirimine mi ihtiyacının var senin? Hadi söyleyeyim danışman arkadaşlar yazın Whatsapp’tan okusun Sayın Bakan. Buradan da söylüyorum; sadece bir yılda servet sahiplerinin 660 milyar liralık vergisini plan bütçe komisyonunda kim affettiyse vergi kaçırtan da vergi kaçıran da olur” dedi.

Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünyadaki servet eşitsizliğinden yakınan sözlerini de eleştirdi. Özel, şöyle konuştu:

“Sayın Erdoğan dünkü konuşmasında dünyadaki servet eşitsizliğinin en yüksek seviyeye çıktığını, fakirden zengine bir servet transferi yaşandığını ifade etmiş. O zaman bunu Whatsapp’a yazmayayım da buradan memleketteki herkesin vicdanına söyleyeyim tarihe ne yazıklarını hatırlatayım. Geçtiğimiz sene tam 1.2 trilyon lira, milyon lira değil, milyar lira değil, trilyon lira. 1.2 trilyon lira kur korumalı mevduatla, param var dolar alacağım, aman alma dolar yükselmesin. Ne yapayım? Faize koy. Az gelirse? Az gelirse farklı bir öderiz. Faizle ayrı alırsın. Kur farkını ayrı alırsın. Koy paranı buraya kur garantisi benden çıkarsa farkı ödeyeceğiz. Nereden ödeyeceksin? Garibanların cebinden ödeyeceğim, esnaftan, memurdan, çiftçiden, yoksuldan, emekçiden ödeyeceğim, Hazine’den ödeyeceğim dediler. 1.2 iki trilyon, tam da Sayın Erdoğan’ın dediği gibi; fakirden alındı, zenginlere verildi. Dünya tarihinin en büyük yoksuldan zengine fon transferi yapan Kur Korumalı Mevduatı’nı kim çıkardıysa kul hakkını yiyen de onlardır.”

SÜRECEK

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-grup-toplantisi-ozgur-ozel-simseki-elestirdi-ya-insanda-birazcik-utanma-olur/feed/ 0 CHP Sözcüsü Yücel: “Akp Kendisine Muhalif Olan Herkesi ‘Ajan’ İlan Etmeye Hazırlanıyor” https://www.haber60.com.tr/chp-sozcusu-yucel-akp-kendisine-muhalif-olan-herkesi-ajan-ilan-etmeye-hazirlaniyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-sozcusu-yucel-akp-kendisine-muhalif-olan-herkesi-ajan-ilan-etmeye-hazirlaniyor/#respond Tue, 28 May 2024 00:42:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33500 (ANKARA) – CHP Parti Meclisi (PM) toplantısı Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya ilişkin açıklama yapan CHP Sözcüsü Deniz Yücel, 9. yargı paketinin önümüzdeki günlerde TBMM gündemine gelmesini beklediklerini ifade ederek, “AKP şimdi de bu düzenlemeyle, kendisine muhalif olan herkesi “ajan” ilan etmeye hazırlanıyor” dedi. Yücel, sokak hayvanlarının uyutulması ile ilgili tartışmalar konusunda, “Daha insani, soruna çözüm odaklı yaklaşım ve yasa teklifi CHP’nin de desteğini görecektir” ifadelerini kullandı.

CHP PM, Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlığında toplandı. Parti Sözcüsü Yücel, toplantıya ilişkin parti genel merkezinde açıklamalarda bulundu.

CHP’nin dün Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlediği Büyük Emekli Mitingi’ne değinen Yücel, ” Türkiye’nin içinde olduğu ekonomik buhranı emekliler iliklerine, kemiklerine, hücrelerine kadar hissediyor. Biz, en düşük emekli aylığı ve emekli bayram ikramiyeleri asgari ücret seviyesine çekilinceye kadar, emekli aylıkları arasındaki farklılıkları giderecek intibak yasası çıkarılıncaya kadar, bu ülkenin ekonomisine, üretimine katkı sunan emeklilerimiz el üstünde tutuluncaya kadar, emeklilerimizle birlikte mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz” dedi.

“Bu düzenleme AKP’nin temel hak ve özgürlükler konusunda bozuk siciline yenilerini ekleyecek”

9. yargı paketinin önümüzdeki günlerde TBMM gündemine gelmesini beklediklerini söyleyen Yücel şöyle konuştu:

“Geçen hafta, bu pakette yer alacağı söylenen, çok tehlikeli bulduğumuz ve Türkiye’de temek hak ve özgürlüklerde ciddi bir gerilemeye neden olacak “etki ajanlığı” düzenlemesi ile ilgili uyarmıştık. Bu düzenleme kamuoyunda gündeme geldiği hali ile yasalaşırsa, yasadaki suç tipi somut, belirli ve öngörülebilir olmayacaktır. Ceza hukukunun temeli ‘Suç Genel Teorisine Göre’ suç oluşması için 4 ana unsur vardır… AKP’nin Meclis’e getirmeye ve yasalaştırmaya çalıştığı ‘etki ajanlığı’ suçunda sakat olan unsur ‘kanunilik unsuru’dur’ Bir eylemin suç teşkil etmesi için her şeyden önce, yasadaki suç tipine uygun bir eylem olması gerekir. Peki hangi eylem etki ajanlığıdır, hangi eylem değildir? Buna karar verecek olan kimdir? Devletin iç ya da dış siyasal yararları nelerdir? Bunlar, yani devletin iç yada dış siyasal yararları ve bunlara aykırı eylemler, AKP’nin günübirlik uyguladığı değişken politikalara göre mi belirlenecektir? Türk Ceza Kanunu’nun ‘Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar’, ‘Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar’,  ‘Milli Savunmaya karşı Suçlar’, ‘Devlet sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk’ başlıkları altında düzenlenen suç tipleri, bu kadar mı yetersiz kalmıştır da AKP iktidarı böyle bir düzenleme yapmaya ihtiyaç duymuştur. Her karşı çıkışı, her eleştiriyi kendi iktidarına karşı bir tehdit olarak algılayan AKP şimdi de bu düzenlemeyle, kendisine muhalif olan herkesi ‘ajan’ ilan etmeye hazırlanıyor. Bu düzenleme hiç şüphesiz, AKP’nin temel hak ve özgürlükler konusunda bozuk siciline yenilerini ekleyecektir. Belirsiz, öngörülemez ve muğlak ifadelerle, siyasi iktidarın elinde muhalifleri bastırmak, gazetecileri ve siyasileri susturmak için bir aparat olarak kullanılacak bir suç oluşturulamaz. Hukukun evrensel ilkelerine aykırı olan bu düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne hiç getirilmemesi gerekmektedir.”

“Paralel Dışişleri Bakanlığı”

Deniz Yücel, Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı kurulmasına ilişkin kanun teklifine değinerek, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu vakıf neyin nesidir diye baktığımızda görüyoruz ki paralel bir Dış İşleri Bakanlığı kuruluyor. Vakfın amacı nedir? Güya Bakanlığın hizmet kalitesini arttırmakmış. İyi de Dışişleri Bakanlığına girmek için KPSS şartını siz kaldırmadınız mı? Dışişleri Meslek Memurlarının alımı için oluşturulan kurulun, büyükelçiler arasından belirlenmesi şartını siz kaldırmadınız mı? Sınav kurullarının elçi ve büyükelçilerden belirlenmesi şartını siz kaldırmadınız mı? Bu vakfın, AKP kadrolarının bankamatik personel deposu haline getirileceğini şimdiden ifade etmekte fayda var. Vakfın mütevelli heyeti başkanlığını Dışişleri Bakanı üstlenecek, mütevelli heyeti de kendisinin belirlediği 10 kişi olacak. Soralım Hakan Fidan’a listen hazır mı Sayın Fidan? Hangi AKP eski milletvekili, belediye başkanı, adayları, il, ilçe başkanları olacak? Asıl önemli kısım bu vakıf, Dışişleri Bakanlığı’nın bütçesine ortak olacak. Bakanlığın vize gelirlerinden pay alacak. Bakanlığın kasasından vakfa aktarılan milletin parası birçok muafiyetten yararlanarak harcanacak, ancak denetlenemeyecek. Bağış adı altında, kimlerin vergi borcu silinecek? Buradan ilan ediyoruz. Bu vakıf ‘Paralel Dışişleri Bakanlığı’dır.”

“Vahim bir olayla karşı karşıyayız”

Yücel, Suriye’de görev yapan bir tugay komutanının insan kaçakçılığı yaptığı yönündeki haberlere de değinerek, şöyle konuştu:

“Gazeteci Barış Terkoğlu, ülkemizin gözbebeği Türk Silahlı Kuvvetleri’ni de yakından ilgilendiren bir konuyu kaleme almıştı. Suriye’de görev yapan bir tugay komutanının makam aracıyla insan kaçaklığı yapıldığını ortaya çıkardı. Milli Savunma Bakanlığı doğruladı, ‘içimizdeki çürük elmalar’ denildi… Eminiz ki, AKP iktidarı ve Milli Savunma Bakanlığı yetkilileri bu olayın aslında ne kadar içler acısı bir olay olduğunun farkında bile değiller. FETÖ denilen hain terör örgütünü başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere; devletin tüm kademelerine getirenler, aslında bugünlerin ilk adımını atanlardı… YAŞ’a Başbakan yardımcılarını, bakanları dahil ederek askerle siyasilerin aynı masada oturmalarını normalleştirenler, orduya siyaseti karıştıranlar; bu tuğgeneralin arabasına benzini koyanlar, sınırda yolunu açanlardır. Onlara sesleniyoruz; TSK içerisinde liyakatin ve personel seçiminin önemini bir kez daha anladığımız vahim bir olayla karşı karşıyayız.”

“En küçük bir muhalif harekette bu yönetmeliği kullanabilecekler”

1990 yılında çıkarılan “Seferberlik ve Savaş Hali Tüzüğü’nün” 34 yıl sonra yürürlükten kaldırılmasına ilişkin Yücel, şu değerlendirmede bulundu:

“Seferberlik ilanı yetkisi Bakanlar Kurulundaydı. Bu yetki, yeni yönetmelikle doğrudan doğruya Cumhurbaşkanı’na verildi. Bakın, bu çok tehlikeli bir durumdur. Yani bu yetkinin tek bir kişiye verilmesi demokrasiyle bağdaşmaz. Bir örnek verelim; savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi, ayaklanma olması, vatan ya da Cumhuriyet’e karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın olması, seferberlik ilan etme yetkisi Cumhurbaşkanına veriliyor. Seferberlik kapsamına ‘kalkışma’ ve ‘ayaklanma’gibi muğlak ifadeler eklenmiş. Sözde toplumsal güvenlik adı altında, kendilerine bir dokunulmazlık kalkanı inşa ediyorlar. Kime göre kalkışma, kime göre ayaklanma? Halkımız en demokratik hakkı olan ‘toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını’ kullanmak isteklerini meydanlarda haykırmak isterse, AKP’nin bu eylemi, ‘ülkeyi içeriden ve dışarıdan tehlikeye düşürdüğü’ şeklinde yorumlamayacağının garantisi var mı? Sözün özü, istedikleri algıyı yaratıp, en küçük bir muhalif harekette bu yönetmeliği kullanabilecekler. Halkına açıklayamayacağı işler çeviren, koltuğunu kaybetme korkusu ve kaygısı yaşayan liderler ve iktidarlar böyle düzenlemelerden medet umar. Halkından bu kadar korkma Sayın Erdoğan.”

“Bahçeli bize mertlikten behsetmesin”

Deniz Yücel, MHP Genel Başkan Yardımcıları İzzet Ulvi Yönter ve Semih Yalçın’ın, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e hakaretlerine ilişkin şöyle konuştu:

” Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e bir takım abuk sorular yöneltmiş, bir de üstüne mertçe cevap bekliyorum demişti. Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Sinan Ateş sokak ortasında torbacılara öldürtülürken, parti yönetiminin en üst kademesindeki bazı isimler cinayetle ilişkilendirilirken gıkı çıkmayan bir parti, bize mertlikten behsetmesin. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel grup toplantısında Bahçeli’nin konuşmasına ithafen, Sayın Bahçeli’nin konuşma metinlerini yazan iki kişiden bahsetmişti. O iki kişi, Genel Başkanımız isim vermemiş olmasına rağmen üzerlerine alındılar ve sosyal medya hesaplarından ağızlarından köpük saça saça Genel Başkanımıza saldırarak kendilerini ifşa ettiler. İşin memnuniyet veren tarafı, bu ikiliye MHP ve Ülkü Ocaklarından kimse sahip çıkmadı. Geçtiğimiz günlerde Sinan Ateş’in yol arkadaşlığını yapmış Ömer Zengin isimli şahıs, bir TV kanalında yaptığı açıklamada Sinan Ateş cinayetinde ismi geçen ‘Olcay Kılavuz’un Semih Yalçın tarafından öldürülmekten korktuğunu ifade etti. Türkiye’de ses getiren, sansasyonel bir cinayete ismi karışan eski bir milletvekili, bir genel Başkan Yardımcısı tarafından öldürtülmekten neden korksun? Bizim MHP ile ilgili de Ülkü Ocaklarıyla ilgili de bir sorunumuz yok. Biz bir siyasi partinin ya da kurumun iç işleyişine karışmayız. Ama her kurumda, her siyasi partide suça karışan insanlar olabilir. Bizim sorunumuz; bu suça karışan, onları koruyan, bu olayın üstünü örtmeye çalışan kim varsa onunladır, onlarladır. Sayın Devlet Bahçeli’ye de tavsiyemiz, Sinan Ateş davasının örtbas edilmesine alet olmamasıdır. Ayrıca o iki kişi için söylüyorum, biz onlara, onların üslubuyla cevap vermeyiz. Biz sorulması gereken soruları sorarız, değerlendirmesini halkımız yapar. O iki şahsın Özgür Özel’in adını ağızlarına almaları için önce ağızlarını yıkamaları lazım.”

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-sozcusu-yucel-akp-kendisine-muhalif-olan-herkesi-ajan-ilan-etmeye-hazirlaniyor/feed/ 0 İngiltere’de 4 Temmuz’da erken seçim: Milletvekilleri nasıl seçiliyor, anketler ne gösteriyor? https://www.haber60.com.tr/ingilterede-4-temmuzda-erken-secim-milletvekilleri-nasil-seciliyor-anketler-ne-gosteriyor/ https://www.haber60.com.tr/ingilterede-4-temmuzda-erken-secim-milletvekilleri-nasil-seciliyor-anketler-ne-gosteriyor/#respond Mon, 27 May 2024 00:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33262 İngiltere Başbakanı Rishi Sunak beklenmedik bir hamleyle İngiltere’nin 4 Temmuz’da seçime gideceğini açıkladı.

Beklentiler seçimin sonbaharda yapılması yönündeydi ancak Başbakan geçtiğimiz günlerde Buckingham Sarayı’na giderek Kral 3. Charles’tan Avam Kamarası’nı feshetme talebinde bulundu ve böylece seçim sürecini başlatmış oldu.

Peki İngiltere’de seçimler nasıl yapılıyor, anketler ne gösteriyor? Konuyla ilgili öne çıkan soruları cevapladık.

İngiltere’de seçimler nasıl yapılıyor?

İngiltere’de seçimler beş yılda bir yapılıyor ve son seçimler Aralık 2019’da yapılmıştı.

Muhafazakar Parti 80’i aşkın sandalye farkıyla Avam Kamarası’nda çoğunluğu sağlamıştı.

Bir sonraki seçimin yasalar gereği Ocak 2025’e kadar yapılması gerekiyordu.

Seçimin sonbahar aylarında yapılması planlanırken Başbakan Rishi Sunak hiç beklenmedik bir kararla 4 Temmuz’da sandığa gidileceğini açıkladı.

Birleşik Krallık toplamda 650 seçim bölgesine ayrılıyor. Seçmenler Avam Kamarası’nda kendi bölgelerini temsil edecek bir milletvekili seçiyor.

En çok milletvekili çıkaran partinin lideri başbakan seçiliyor ve Kral tarafından hükümetini kurmakla görevlendiriliyor.

Adayların çoğu bir siyasi partiyi temsil etse de bazıları bağımsız olarak yarışıyor.

Neden erken seçim kararı alındı?

Rishi Sunak’ın Muhafazakar Partisi 2021’den bu yana kamuoyu yoklamalarında düşüş gösteriyor.

BBC’nin politika editörü Chris Mason’a göre partideki bazı siyasetçiler bundan sonra “gidişatın pek de iyi olmayabileceğini” ve seçmenlerin bir an önce söz sahibi olma arzusuna bakıldığında tarihi ertelemenin Muhafazakarların yenilgisini daha da kötüleştirme riski taşıyabileceğini düşünüyor.

Chris Mason ayrıca Sunak’ın bu noktada en azından bazı hedeflerini yerine getirdiğini ya da yerine getirme yolunda olduğunu söyleyebileceğini belirtiyor.

Son enflasyon verilerindeki düşüşün hükümet tarafından bir başarı olarak değerlendirilebileceğini söyleyen Mason şöyle devam ediyor:

“Elbette bu sadece hükümetin yaptıklarından kaynaklanmıyor. Ama enflasyon çok yükseldiğinde hükümetler suçlanıyor, bu nedenle enflasyon düştüğünde bir miktar kredi almak istemeleri de mantıklı. Ayrıca daha geniş ekonomik tablo da şu anda biraz daha parlak görünüyor.”

Anketler ne diyor?

Son kamuoyu yoklamaları, Muhafazakar Parti’nin seçim yarışına İşçi Partisi’nin çok gerisinde başladığını gösteriyor.

Aslında son 12 aydır tablo hemen hemen bu şekilde. Anketlerde İşçi Partisi sürekli olarak %40’ın üzerinde oy alıyor.

Elbette anketler her zaman doğru çıkmayabilir ve Sunak kampanyasında ilerledikçe enflasyondaki yavaşlama ile partisinin odaklanacağı politikaların bu durumu tersine çevirmesine yardımcı olacağını umuyor.

Ancak şu anki duruma bakıldığında İşçi Partisi’nin yarışa açık ara önde başladığı görülüyor.

Göçmen karşıtı aşırı sağcı olarak tanımlanabilecek Reform Partisi üçüncü sırada yer alsa da partiye olan destek ülke geneline eşit bir şekilde yayıldığı için bunun parlamentoda sandalye sayısına nasıl yansıyacağını kestirmek biraz zor.

Geçtiğimiz dönemlerde ülkenin en büyük üçüncü partisi olan Liberal Demokratlar ise ortalama %10’luk bir istikrar yakalamış durumda. Partinin almak istediği sandalyelere odaklanarak seçimde kazanımlar elde etmeye çalışacağı düşünülüyor.

Liberal Demokratlar 2010-2015 arası Muhafazakar Parti ile koalisyon hükümeti olarak iktidardaydı.

Hükümetin sığınmacıları Ruanda’ya gönderme planı ne olacak?

Başbakan Rishi Sunak, İngiltere hükümetinin ülkeye yasa dışı yollarla giren bazı sığınmacıları Doğu Afrika ülkesi Ruanda’ya gönderme planının genel seçimlerden önce yürürlüğe gireceğini söylemişti.

Sunak bu politikayı başbakanlığının önceliklerinden biri haline getirmiş ve bunun insanları küçük teknelerle Manş Denizi’ni geçmekten caydıracağını savunmuştu.

Ancak seçimlerin 4 Temmuz’da yapılacağını duyuran Sunak, Ruanda programının yeniden seçilmesi halinde başlayacağını söyledi.

İşçi Partisi ise kazanması halinde plandan vazgeçeceğini belirtti.

Şimdiye kadar yaklaşık 240 milyon sterline (305 milyon dolar) mal olan bu plan, 6 haftalık seçim kampanyası boyunca iki ana parti arasında önemli bir ayrım noktası olacak.

Başbakan adayları kimler?

Şu anda oyların büyük kısmını alması beklenen iki parti, iktidardaki Muhafazakar Parti ile İşçi Partisi.

44 yaşındaki Başbakan Rishi Sunak, Muhafazakar Parti’nin lideri. Sunak İngiltere’de başbakan olan ilk Hint kökenli kişi.

İşçi Partisi’nin lideri ise 61 yaşındaki Keir Starmer. Starmer, Jeremy Corbyn’in ardından 2020 yılında partinin lideri olarak seçildi. Daha önce Kraliyet Savcılık Kurumu Başkanı olarak görev yaptı.

Seçimden önce Avam Kamarası feshedilecek

Başbakan Sunak, Buckingham Sarayı’na giderek Kral 3. Charles’tan Avam Kamarası’nı feshetmesini istediğini kaydetti.

Yani parlamento 30 Mayıs’tan sonra seçime kadar tamamen kapalı olacak.

Milletvekilleri ise statülerini kaybedecek ve yeniden seçilmek için kampanyalarını başlatacak.

100’den fazla milletvekili bir sonraki seçimde adaylıktan çekileceklerini açıklamıştı.

Hükümet ayrıca, kampanya sırasında bakanlık faaliyetlerini kısıtlayan bir seçim öncesi döneme giriyor.

Seçim sonuçları açıklandıktan sonra ne olacak?

Oylar sayıldıktan sonra Kral, en çok milletvekiline sahip partinin liderinden başbakan olmasını ve hükümeti kurmasını isteyecek.

İkinci sıradaki partinin lideri ise muhalefet lideri olacak.

Eğer hiçbir parti mutlak çoğunluk sağlayamazsa (yani sadece kendi milletvekilleriyle yasa geçirecek çoğunluğa ulaşamazsa), en çok oy alan parti koalisyon hükümeti veya azınlık hükümeti kurmaya karar verebilir.

]]> https://www.haber60.com.tr/ingilterede-4-temmuzda-erken-secim-milletvekilleri-nasil-seciliyor-anketler-ne-gosteriyor/feed/ 0 Özel’den Cumhurbaşkanlığı sorusuna net cevap: En büyük hedefim CHP’nin iktidar olduğu gece partinin genel başkanı olmak https://www.haber60.com.tr/ozelden-cumhurbaskanligi-sorusuna-net-cevap-en-buyuk-hedefim-chpnin-iktidar-oldugu-gece-partinin-genel-baskani-olmak/ https://www.haber60.com.tr/ozelden-cumhurbaskanligi-sorusuna-net-cevap-en-buyuk-hedefim-chpnin-iktidar-oldugu-gece-partinin-genel-baskani-olmak/#respond Sun, 26 May 2024 22:48:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33199 31 Mart Yerel Seçimleri’nde Özgür Özel liderliğinde sandıktan Türkiye’nin 1’nci partisi olarak çıkan CHP,arkasına aldığı rüzgarı kaçırmak istemiyor. CHP’nin sıradaki hedefi ise Cumhurbaşkanlığı seçim yarışını kazanan parti olmak. Özgür Özel, katıldığı bir televizyon programında Cumhurbaşkanlığı sorusuna net bir cevap vererek, “Benim en büyük hedefim CHP’nin iktidar olduğu gece partinin genel başkanı olmak, partinin cumhurbaşkanı adayı olmak filan değil” ifadelerini kullandı.

“SAĞ AÇIK MANSUR YAVAŞ, SOL AÇIK EKREM İMAMOĞLU”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, tv100 Özel Röportaj’da Erdoğan Aktaş moderatörlüğünde Kübra Par, Gürkan Hacır ve Betül Araz’ın sorularını yanıtladı. Özel’in daha önce bir yayında söylediği “Teknik direktör olarak şimdi takımda benim bir sağ açığım var, bir sol açığım var. Sağ açık Mansur Yavaş, sol açık Ekrem İmamoğlu. Yarın bakarsın orta sahadan çok kabiliyetli biri daha gelir, bambaşka şeyler olur. Bilemezsin.” sözleri programda masaya yatırıldı.

“ADAY KONUSUNDA ISRAR ETMEYECEĞİM”

Par’ın “Muhalefet tabanında “İmamoğlu ya da Yavaş’la kazanabilirdik ama Kılıçdaroğlu adaylığında ısrar etti, kazanamadık. Acaba Özgür Özel’de böyle yapar mı?” endişesi var” sözleri üzerine Özel “Israr etmeyeceğim. Grubumda da söyledim. Partiyi iktidar yapmak istiyorum. Benim en büyük hedefim CHP’nin iktidar olduğu gece partinin genel başkanı olmak, partinin cumhurbaşkanı adayı olmak filan değil. Benim meselem kişisel değil. CHP’de İmamoğlu, Yavaş veya bir başkası kendi için hayal kurmuyor, parti için hayal kuruyoruz.” dedi.

“KANUNİ BİR HATA YAPMAK İSTEMİYORUM”

Özel, Kübra Par’ın “Gökçe Gökçen ‘Cumhurbaşkanı adayını nasıl belirleyeceğinizi yazmak istiyoruz, hatta bunun yöntem olarak üyelere sorulmasını teklif edeceğiz dolayısıyla cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu mu Mansur Yavaş mı, Özgür Özel mi olacak gibi tartışmaların önüne şimdiden geçmek istiyoruz’ dedi, siz de bu yöntemi destekliyor musunuz?” sorusuna yanıt verdi.

Özel “Burada önce bir kanuni hata yapmamak lazım. Kanunumuz diyor ki cumhurbaşkanı adayı parti gruplarınca belirlenir. O yüzden nihai aday CHP grubunda oylanacak ama siz parti tüzüğüne gruba cumhurbaşkanı adayı önerme yöntemi tarif edebilirsiniz. Ona da tüm üyelerin katılımı diyebilirsiniz. Onu da tüzükte doğru tarif ederseniz böyle bir yöntemi aday adayı belirleme şeklinde yapabilirsiniz. CHP üyelerinin tamamı bir aday seçince parti grubu onu gösterir. Kanuni bir hata yapmak istemiyorum.” yanıtını verdi

“CHP’DE GOLÜ KİM ATACAK?”

Araz’ın “Adaylık noktasında “Maçın son dakikasında bir penaltı kazanıldığında teknik direktör bırakın ben atacağım demez” ifadesini kullandınız. Başka yaptığınız açıklamada “Sağ açık Mansur Yavaş, sol açık Ekrem İmamoğlu yarın bakarsınız orta sahadan çok kabiliyetli birisi gelir. Bambaşka şeyler oldur” dediniz. Bir grup toplantınızda da “Kendi adaylığımı dayatmayacağım” dediniz.” sorusu üzerine Özel “Benim bir tane niyetim var. Cumhuriyetin 2. Yüzyılının ilk genel seçimlerinde Atatürk’ün partisini iktidar yapmak.” dedi.

“İMAMOĞLU VE YAVAŞ VAR DİYE KİMSE ADAY OLMAYACAĞIM DEMESİN”

Hacır’ın “Türkiye’de bu oyu alan hiç kimsenin “Ben aday değilim, aday olmak istemiyorum” cevabı gazetecileri ikna etmez. Rekor bir oy almışsınız. Bütün gazeteciler 3 aday var diyor.” sorusu üzerine Özel “Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’nun toplumsal karşılığını kimse göz ardı etmesin. İmamoğlu ve Yavaş var diye kimse aday olmayacağım demesin. O İkisi var diye bu partide hiç kimse bazı adaylıklar, mevkiler bana kapalı diye düşünmesin. Ben bu beklentiyi de yönetmek durumundayım.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozelden-cumhurbaskanligi-sorusuna-net-cevap-en-buyuk-hedefim-chpnin-iktidar-oldugu-gece-partinin-genel-baskani-olmak/feed/ 0
CHP Kıbrıs Birliği Resmi Açılışını Yapacak https://www.haber60.com.tr/chp-kibris-birligi-resmi-acilisini-yapacak/ https://www.haber60.com.tr/chp-kibris-birligi-resmi-acilisini-yapacak/#respond Sun, 26 May 2024 22:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33193 (ANKARA) – CHP Yurt Dışı Örgütlerden Sorumlu Parti Meclisi Üyesi Mehmet Tüm, Almanya, İsviçre ve Fransa temaslarından sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne geçti. CHP Kıbrıs Birliği’ni kuran CHP, parti tabelasını ilk kez Kıbrıs’ta asmış oldu.

CHP Kıbrıs Birliği’nin kuruluşuna KKTC’ye giden Mehmet Tüm de dahil oldu. Mehmet Tüm’ü havalimanında CHP Kıbrıs Birliği yöneticileri karşıladı. Tüm, beraberinde Kıbrıs Birliği’nden temsilcilerle  gün boyu bir dizi görüşme gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı vekiline ziyaret

CHP Parti Meclisi Üyesi Mehmet Tüm, CHP Kıbrıs Birliği’ndeki partililerle görüştükten sonra beraberindeki heyetle Cumhurbaşkanı Vekili, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre ile görüştü. Tüm, Cumhuriyet Halk Partisi olarak Kıbrıs’ta çalışmalara başladıklarını hatırlattı ve Kıbrıs’ın Cumhuriyet Halk Partisi için önemini vurguladı.

Bülent Ecevit anıldı

Cumhuriyet Meclisi Şeref Salonu’nda yapılan görüşmede, Cumhurbaşkanı Vekili Zorlu Töre, KKTC’nin kolay kurulmadığını ve bugünlere çok zor şartlarda gelindiğini hatırlatarak, adada 96 yıl Türk ordusunun gelmesini beklediklerini belirtti. Töre, eski CHP Genel Başkanı ve Barış Harekatı’nı başlatan dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’i de saygı ve rahmetle andı.

Sosyal demokratlar buluşması

Mehmet Tüm, beraberindeki birlik temsilcileriyle Cumhuriyet Meclisi’ndeki temaslarının ardından Lefkoşa Belediye Başkanı Mehmet Harmancı’yı ziyaret ederek görüş alışverişinde bulundu. Lefkoşa Belediyesi’nin ardından Toplumcu Demokrasi Partisi ve Cumhuriyetçi Türk Partisi genel merkezlerine giden Mehmet Tüm, burada iki partinin de genel başkanlarıyla ve yöneticileriyle buluştu. Parti genel merkezlerine yaptığı ziyaretin ardından Girne Belediyesi’ne geçen ve Belediye Başkanı Murat Şenkul ile görüşen Mehmet Tüm, yarın da CHP Kıbrıs Birliği’nin resmi açılışını yapacak.

Mehmet Tüm’den açıklama

Kıbrıs Birliği’nin kurulması, Lefkoşa Belediyesi’ne ve Cumhuriyet Meclisi’ne yapılan ziyaretlerden sonra Kıbrıs gezisiyle ilgili açıklama yapan CHP Yurt Dışı Örgütlerden Sorumlu Parti Meclisi Üyesi Mehmet Tüm, partisinin yurt dışı örgütlenmesinde bir seferberliğe giriştiğini belirterek, “1 Nisan sabahının bizlere yansıması, ‘daha iyisini başarabiliriz’ oldu. 31 Mart yerel seçimlerinde bu başarıya ulaşan ve Türkiye’nin birinci partisi konumuna erişen Cumhuriyet Halk Partisi, bu başarıyı genel seçimlerde de iktidar ile taçlandıracak güçte ve iradededir. Kolları sıvadık, yüzlerce görüşme, toplantı yaptık ve ülke ülke yol haritamızı belirledik. Artık dünyanın herhangi bir yerinde bir yurttaşımız yalnız kalmayacak, dünyanın neresinde Gazi’nin ideallerine, Gazi’nin partisine gönül vermiş bir yurttaşımız varsa orada baba ocağının bacası tütecek” diye konuştu.

“İktidar yürüyüşümüze kıbrıs da eklendi”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kendileri için özel bir öneme sahip olduğunu aktaran Mehmet Tüm, “Üçüncü Genel Başkanımız Bülent Ecevit’in aziz ruhu şad olsun. 96 yıl beklenen Türk ordusunu Kıbrıs’a ayak bastıran, burada bir Türk Cumhuriyeti kurulmasına öncülük eden Ecevit, partimizin unutulmaz liderlerindendir. Rahmetli Ecevit, aynı buradaki Türklerin verdiği mücadele gibi, çok zor şartlar altında Kıbrıs Barış Harekatı’nı örgütlemiş ve hayata geçirmiştir. Partisinin, partimizin bayrağını Kıbrıs’ta dalgalandırmak da bize nasip oldu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Bülent Ecevit’in partisi artık Kıbrıs’tadır. Kıbrıs’ta ve diğer ülkelerde yaşayan yurttaşlarımız da artık Türkiye’deki iktidar yürüyüşümüzün birebir üyesidir, kuvvetli birer parçasıdır. İktidarımızı işte böyle kol kola girerek kuracağız” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-kibris-birligi-resmi-acilisini-yapacak/feed/ 0
Özgür Özel: “Bu Kafanın Yaptığı Müfredattan Hiçbir Şey Olmaz” https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-bu-kafanin-yaptigi-mufredattan-hicbir-sey-olmaz/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-bu-kafanin-yaptigi-mufredattan-hicbir-sey-olmaz/#respond Sun, 26 May 2024 22:15:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33177 (ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Dil Derneği Ustalara Saygı Gecesi’nde konuştu, Talim Terbiye Kurulu’nun yeni müfredat kararını eleştirdi. Özel, “Bu kafanın yaptığı müfredattan hiçbir şey olmaz” dedi.

CHP Genel Başkanı Özel, Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenlenen Dil Derneği Ustalara Saygı Gecesi’ne katıldı. Talim ve Terbiye Kurulu’nun Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni onaylamasını eleştiren Özel, şöyle konuştu:

“Tüzük yazılmaya başladığı andan itibaren Dil Derneği o komisyonda görevlendirdiği kişilerle temsil edilecek”

“Atatürk’ün partisi önümüzdeki dönemde iktidar olduğunda ilk yapacağı işlerden bir tanesi Atatürk’ün vasiyetini vasiyetine uygun şekilde hayata geçirecek olmasıdır. Atatürk’ün vasiyetine aykırı yönetilen, Atatürk’ün vasiyetine aykırı işler yapan, Atatürk’ün önüne koyduğu hedefin tam tersi yönünde yürüyen o iki kurumdan bu vasiyet çarpıtması geri alınacak. ve doğru şekilde geri yasal düzenleme yapılacaktır. CHP Genel Başkanı olarak bunun sözünü veriyorum. Ben Dil Derneği Başkanı soyadaşım Sevgi Özel’le 17 yıldır tanışırım. Grup başkanvekilliğim sırasında bir düşük cümle kurduğumda ya da bir yanlış telaffuz yaptığımda Sevgi Özel birazdan arar diye fark ettiğim anda hissediyordum. Yok arıyorsa da kim bilir neyi yanlış kullandık hangi kelimeyi düzeltecek diye bekliyorum. Bu bana çok önemli bir gönüllü danışmanlık hizmetini o günden bugüne verdi. Vermeye de devam ediyor. Bazen endişelenip arar, bazen gururlanıp arar. Ama biz Sevgi Hanım’la yıllara tarihi bir dostluğa sahibiz ve bu dostluktan çok büyük bir onur ve gurur duyuyorum. Onun şahsında Dil Derneği ile kurduğumuz ilişki son derece değerlidir. CHP bir tüzük kurultayı aşamasında. Geçmiş dönemlerde CHP yazılı belgelerini Dil Derneği’ne yollardı. ve onun denetiminden geçtikten sonra basardı. Bu geleneği sürdürmek istiyoruz veya terk edilen bu geleneği sürdürmek istiyoruz. Ama burada önemli husus var. Tüzük kurultayımızda genelde hukukçular tüzüğü yazıyorlar. Sonra Dil Derneği’ne yolladığınızda onun yaptığı değişiklikler uygulanamıyor. Çünkü onlar kelimelere, cümlelere itiraz ediyor. Bu sefer anlam değişiyor. Bu yüzden şöyle bir karar aldık. Bunu da buradan duyurayım; CHP tüzüğünde mahallelerden, ilçelerden görüş alma aşaması geçti, illerden görüş aldık. Önümüzdeki ayın başından itibaren tüzük yazım komisyonu çalışmaya başlayacak. Bu komisyonda CHP grubundan milletvekilleri olacak. Parti meclisinden parti meclisi üyeleri olacak. Tüm illerden, il başkanlarından birer temsilci istenecek, tüzük yazılmaya başladığı andan itibaren de Dil Derneği o komisyonda görevlendirdiği kişilerle temsil edilecek. Yazılırken dil denetimi yapacağız ki bittiğinde Dil Derneği’nin itirazları anlamı değiştiriyor diye uygulanamamıştı geçen sefer ve tüzüğümüzün dili hiç bize yakışan bir dilde değildi. Yazarken orada mutlaka Dil Derneği oturacak.

“Benim belediye başkanım bir tabela yırtıyorsa eliyle bu fazladan popülizmdir”

Türkiye’nin en doğru kullanımı ve geliştirilmesi Cumhuriyetimizin kurucu partisi vasfıyla üzerinde dikkatle durduğumuz bir konu. Türkçe öğretmeni bir babanın oğluyum. Yine öğretmen bir annenin evladı olarak çocukluğumdan beri dil konusunda son derece hassas davranıyorum. Kültürümüzün taşıyıcısı Türkçe’nin korunması ve yabancı dillerin etkisinden olabildiğince uzak tutulması meselesi benim çocukluk yaşlarından beri savunduğum, birlikte katıldığımız panellerde üzerinde ortaklaştığımız, birlikte kullandığımız ifadeler. Bu kapsamda Dil Derneği başta olmak üzere Türkçemizin üzerine titreyen tüm kişilere, tüm kurumlara buradan hem kendi adıma hem temsil ettiğim CHP adına teşekkür ediyorum. Bu süreçte bir belediyelerin koordinasyon toplantısında kapalı bir oturumda belediye başkanlarımıza yaptığım bir uyarıyı kamuoyuna mal edildikten sonra sadece o zaman da ifade ettim; Twitter’da iki kelimeyi, iki cümleyi alıp ‘Özgür Özel’den belediye başkanlarına talimat, Arapça tabelalara dokunmayın.’ ve bunun üzerinden bir linç gerçekleşti. Dil Derneği’nin bazı üyelerinin de hassasiyet gösterdiğini biliyorum. Sevgi Özel’e de gerçek konuşma metnini yolladığımda hemen aradı beni ‘özür dilerim böyle olduğunu  bilseydim ben bunu arkadaşlara anlatırdım’ dedi. Meselenin özü şu belediye başkanına diyorum ki; siz yangın çıktığında arazöze binip kullanmıyorsunuz. Yangını söndürmeye gitmiyorsunuz. Siz bir yerde su patladığında gidip boruyu onarmıyorsunuz. Yanlış bir tabela olabilir. O tabelayı elinizle yırtmak sizin işiniz değil. Biz Arapçaya da İngilizceye de Fransızca’ya da dilimizi korumak için çok dikkatli bir mesafe koymalıyız. Tabela yönetmeliği esas tabelanın yani Türkçe yazılanı yabancı dilde olanın dört katı büyüklükte oluyor diyorsa bunu Arapçaya da uygulayın, İngilizce’ye de uygulayın, Fransızca’ya da uygulayın. Ben İstiklal Caddesi’ndeki Arapça tabelalardan da utanç duyuyorum. Kilis’teki tabelanın da kaldırılması gerekiyorsa belediye kanununa uygun olarak mutlaka ve mutlaka uyarınızı yapın tebligat yapın, kaldırmazlarsa yada olması gereken hale inmezse bunu kim yapması gerekiyorsa belediyede o yapsın. Ama benim belediye başkanım bir tabela yırtıyorsa eliyle bu fazladan popülizmdir. Bunu yaptığınızda o tabela Türkiye’de altı milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve benim kadar bu ülkenin anayasal haklarına sahip ama Arapça’nın ana dili olan birilerini incitiyor olabilir. ya da o tabelanın yırtı görüntüsü, Kur’an-ı Kerim’in yazıldığı dil olduğu için orada en kötü söz bile olsa ona kutsiyet atfeden insanların yüreğini incitebilir. Bunu partinin seçilmiş belediye başkanı olarak bu yanlışın içinde olmayın, yasaların gereğini yapın. Ama Türkiye’ye sahip çıkın, Türkçe tabelalara sahip çıkın ama bu ülkede İngilizce’ye, Almanca’ya yapılmayan muameleyi de Arapça’ya yapmayın. Biz sol, sosyal demokrat, Anayasa’ya bağlı bir partiyiz. Bazı siyasiler Arap kelimesini küfür gibi kullanıyor. Peki siz bu Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı olan Hataylı, Şanlıurfalı, Mardinli, Siirtli, Arap’ın gözünden bir de o Arap kelimesinin küfür olarak kullanıldığını dinleyin. Benim yaptığım konuşma bu. Bu konuşmanın sonuna kadar arkasındayım. Mesele ayrı. Ben Esat’la görüşmeyi savunuyorum, ben Suriye’de barışı savunuyorum, en Atatürk’ü dış politikasının sac ayağı, komşunun içişlerine karışma, komşunun toprak bütünlüğüne saygılı ol, komşunda devlet dışı unsurları muhatap alma diye bir üçlü dış politik vasiyet varken Emevi Camii’nde namaz kılacağım diyenleri, Suriye’nin şu tarafında Rusya’yla bu tarafında Amerika’yla devriye gezme anlaşması yapanları ve utanarak dinlediğiniz Kuvay-ı Milliye benzetmeleriyle alıp getir eğit donat yolla savaşsın, ülkede iç savaş çıkarsın, sonra buraya dört milyon dört buçuk milyon beş milyon sığınmacı akını olsun… Ben bunun tamamen karşısındayım.

“CHP bir A4’ün altında sorumluluğu olanlarla imza atmayı reddettiği için oldu”

Ben zavallı Suriyeli küçücük bir bebeğin düşmanı olamam. Ama onu buraya sürükleyen politikaların düşmanıyım. Onu buraya sürükleyen politikacıların tam karşısındayım. Avrupa Konseyi’nde gözlerinin içine bakarak dedim; ‘Tayyip Erdoğan’la Merkel’in yaptığı anlaşma tarihin en utanç verici anlaşmalarından bir tanesidir.’ Siz sığınmacılara bakın. Altı milyon euro verelim. Bu yazdığınız ya yazmadığınız? Türkiye Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymasın, tenkitleri yumuşak yapalım. Avrupa Konsey kararlarına uymasın, biz görmezden geliriz. Siz yeter ki sığınmacı bakın. Dedim ki Avrupalılara; bu anlaşmayı bizle yapamazsınız. Ama bizim dönemimizde Suriye’de barış olur. Elinizi taşın altına koyacaksınız. Parayı ödeyeceksiniz. Suriye yaşanılabilir bir yer haline gelecek. Biz de üzerimize düşeni yapacağız. Birleşmiş Milletler de yapacak. Herkes kendi evine memleketine dönecek. Sen bunu konuşma, bunu yapma, bunu yapabilecek iktidar olma alternatifi olma memlekette, otur bir kenarda, ona küfret buna küfret. Nasıl yollayacaklarmış onları veya Suriyeli sığınmacı düşmanlığı yapmak üzerinden sorunu çözebiliyor olsalar hep birlikte yapalım. Çözmüyorlar da hatta arttırıyorlar gerilimi yükseltiyorlar. ve onlara bir savunma mekanizması imkanı yaratıyorlar. O yüzden eğri oturacağız doğru konuşacağız. CHP 31 Mart tarihinde Türkiye’nin birinci partisi oldu 47 yıldır. Öz güvenli bir siyaset izlediği için, kendine güvendiği için oldu. Bir A4’ün altında sorumluluğu olanlarla imza atmayı reddettiği için oldu.

“Müfredat yapmak anayasa yapmaktan  önemlidir”

Eğitim alanında çok ciddi çok yıkıcı sorunlar var. Birinci sorun, iyi eğitime ulaşmak artık sınıfsal bir mesele haline geldi. Fakirlerin, orta gelirlilerin, orta direğin hatta zengin olmayan kimsenin çocuğuna iyi eğitim verilemiyor. Adalet ve Kalkınma Partili kadın seçmenlerin yüzde 18’i çocuğunun aldığı eğitimden memnun. Bu kadar net bir sorunu var Türkiye’nin. Bırakın bizim durumumuzu. Ama maalesef hala aynı kafayla gidiyorlar. Bir müfredat dediler. Bir partilnin seçim sloganından Milli Eğitim Müfredatı olmaz. İçinde Atatürk olmayan, Cumhuriyetin kurucu kadrolarına hürmet göstermeyen onları anmayan, Kurtuluş Savaş’ında dahi isimlerini anmayan kafadan müfredat olmaz. 10 yıldır yaptım, yedi günde görüş bildirin diyen itiraz gelince hadi yüzde 50 zam olsun on gün veriyorum size diyen kafayla müfredat olmaz. ve buradan bir kez daha söylüyorum; müfredat yapmak anayasa yapmaktan  önemlidir. Anayasayı katılımcılıkla yapacaksan müfredatı da katılımcılıkla yapacaksın.

Toplumun tümünü kapsamayan, öğrenciyi dinlemeyen, öğretmeni dinlemeyen, veliyi dinlemeyen, eğitim alanında örgütlü sendikaları dinlemeyen, görmezden gelen ve sadece benim istediğime göre bir nesil yetişsin diyen ki onu da başaramıyor, başaramadığını itiraf ediyor ama tekrar deniyor. Bu kafanın yaptığı müfredattan hiçbir şey olmaz. ve daha bugün eleştirilere prim vermeden yolumuza devam edeceğiz diyor Milli Eğitim Bakanı. Bir kere zaten işin özü şu; eğitimin sonunda eleştiriye açık bir nesil yetiştirirsen demokrat yetiştirirsin. Eleştirme kapasitesi yüksek eleştirilmeye açık bir nesil demokrat bir nesildir. Daha ilk başta eleştirilere kulağımızı tıkayacağız bildiğimizi yapacağız diyor.

“Biz istesek orayı hıncahınç doldururuz. 39 ilçe var. 24 tane belediye var. Dedim ki; bir tek parti bayrağı istemiyorum, ben oraya atanamayan öğretmenleri istiyorum”

İstanbul Saraçhane’de 18 Mayıs günü Türkiye’nin ilk eğitim mitingini yaptık. Bu benim çok önem ve kıymet verdiğim bir şey. Ona da bazıları dedi ki katılım azmış. Sen gelmedin belki ondan olabilir mi? Katılım az diyenler miting meydanına gelmiyor. Bir gerçek var; biz istesek orayı hıncahınç doldururuz. 39 ilçe var. 24 tane belediye var. Deriz ki doldurun üyeleri on bin kişi istiyorum on bin. 30 bin istiyorum 30 bin. Dedim ki bir tek parti bayrağı istemiyorum. Ben oraya atanmayan öğretmenleri istiyorum. Ben oraya müfredata itiraz eden ve kendi gelenleri istiyorum. ve sadece oradaki kendi ev sahibi ilçemizin, Beyoğlu ilçemizin, bir kırlangıç bayrağı dışında bir tane parti bayrağı astırmadık, açtırmadık. Türk bayraklarıyla, öğretmenlerle, gençlerle müfredat mağdurlarıyla konuştuk. Ama Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk eğitim mitingini yaptık. Bilimsel, çağdaş, laik eğitim istiyoruz dedik. Bunu sürdüreceğiz. Orada içerik önemli.

“Tüm emeklileri pazar günü Tandoğan’da yapacağımız emekli mitingine davet ediyorum”

Bu hafta pazar günü emekli mitingi yapacağız… Tüm emeklileri eğer hallerinden memnun değillerse pazar günü Tandoğan’da yapacağımız emekli mitingine davet ediyorum. Ancak o mitinge yüreği burada olup gelemeyen emeklileri gelmiş kabul edeceğiz. Gelmek isteyen herkesi de CHP’nin ilçe, il örgütlerine başvurmaya davet ediyorum. Bundan sonra daha güzel günlerde birlikte olacağız.”

“Biz laik eğitimden yanayız”

Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel de şunları söyledi:

“Benim asıl söylemek istediğim sürekli istediğim; ekonomiden derin bir dil sorunumuz var. Ortak dilimiz Türkçe’yle konuşuyoruz sözüm ona. Ama anlaşamıyoruz değil mi? Adamlar soba tahtası diyor. Toplumun büyük bir kısmı. Eğitim ve gelir düzeyi düşenler. Ne yazık ki onu bayram haftası anlıyorlar. Artık anlamayacaklar. Sanıyorum o değişim de başladı. Onun için umut verildi demiştim. Milli Eğitim Bakanlığı’nın başına 1950’den beri  kim geçtiyse parti programını uyguladı. Türkiye Yüzyılı Maarif  Modeli ne demekse? En korkunçlarından bir bölümü ÇEDES. Sokakta çocuklarla konuşuyoruz. Çok zor durumdalar. Durum kötü. Biz Maarif Modeli bilmeyiz. Biz laik eğitimden yanayız. Türkiye’ye bir şey olmaz. Biz buradayız”

“Ben 37 yıldır bu yolda emek verenlere teşekkür”

Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ise şöyle konuştu:

“12 Eylül yönetiminin darbecilerin hedef aldığı aslında çok önemli alanlarımız, kurumlarımız oldu. Hukukla bir defa savaştılar. Hukuku karşılarına aldılar. Dil Derneği o karşı darbecilere karşı yenilmeyip ayakta durup yılmadan mücadele eden insanların aslında başlattığı yeni bir devrimdi. Büyük bir devrimdi. Ben 37 yıldır bu yolda emek veren tüm yöneticilere geçmişten bugüne katkı koyan herkese ve tüm gönüldaşlarına, yoldaşlarına da ayrıca teşekkür ediyorum. Bugün tabii anayasa 12 Eylül yönetiminin karşısına aldığı diğer bir alan hukuktu dedik. Hukuku katlettiler. Neler yaptılar anlatsak bugün burada çok vaktimiz gider. Ama bugün Dil Derneğimiz çok kıymetli bir hukuk insanına aslında 37 yılını adarken bence 12 Eylül ile yeni bir hesaplaşma da yapıyor.

Bugün bu kıymetli hazirunla birlikte olduğumuz için sizlerle birlikte bu mücadeleyi sürdürdüğümüz için ben de büyük bir mutluluk duyuyorum, onur duyuyorum ve bundan sonra da yapılacak olan her etkinlikte üzerimize düşeni fazlasıyla yazacağımızı bunun bizim vazifemiz olduğu bilinciyle hiç yüksünmeden her zaman için bir adım gerinizde koşacağımızı belirtiyorum”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-bu-kafanin-yaptigi-mufredattan-hicbir-sey-olmaz/feed/ 0
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i Ziyaret Etti https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-chp-genel-baskani-ozgur-ozeli-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-chp-genel-baskani-ozgur-ozeli-ziyaret-etti/#respond Sat, 25 May 2024 01:27:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32978 Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’i ziyaret etti. Görüşme sonrası açıklama yapan Destici, Sivas’ta şu anda sokak köpeklerinin toplandığını söylerken, Özel ise bu sorun hakkında “Yoksulların tehdit altında olduğu, zenginlerin de hayvan haklarını savunduğu bir ikilemden çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ile parti genel merkezindeki makamında bir araya geldi. Görüşmede CHP’den Genel Sekreter Selin Sayek Böke, Genel Başkan Yardımcıları İlhan Uzel ve Sevgi Kılıç, BBP’den de Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Yelis ve Genel Başkan Yardımcısı Durmuş Boztuğ da yer aldı. Basına kapalı olarak gerçekleşen görüşme yaklaşık 1 saat sürdü. İkili, daha sonra ortak basın açıklaması gerçekleştirdi.

“Hayırlı olsun ziyareti olarak son derece önemli buluyoruz”

Yerel seçimlerin ardından siyasette normalleşme süreci gerçekleştiğini söyleyen Özel, “Biz, hem nezaket hem protokol kuralları çerçevesinde hep birlikte olmuş ve temaslarımızı sürdürmüş iki partiydik. Bayramlaşmalarda heyetlerinin birbirini ziyaret ettiği, genel başkanlarının birbirini aradığı iki siyasi parti olarak bugünkü ziyareti, hayırlı olsun ziyareti olarak da son derece önemli buluyoruz” ifadelerini kullandı.

Gündeme dair konularla alakalı konuştuklarını belirten Özel, “Bazı siyasi partilere hazine ve seçim yardımı yapılıyorken, bazı siyasi partilerin bundan mahrum olmasının kabul edilemez olduğu noktasında bir kez daha karşılıklı fikir birliği içinde olduğumuzu gördük” diye konuştu.

“Şu anda köpekler toplanıyor”

Gazetecilerin sokak hayvanlarına yönelik hazırlanan teklif hakkındaki soruları üzerine Destici, “Biz bu konuda çok netiz. Seçim öncesi yerel seçim beyannamemizde de sokak hayvanları meselesini çözeceğimizi ifade ettik. Çünkü şu anda insan hayatı için ciddi bir tehdit oluşturmaya başladı. Şimdi tabii nasıl çözüleceği konusunda ben biliyorsunuz Mustafa Kemal Atatürk’ün 1932 Tamimi’ni hatırlattım. Bunu kamuoyuyla paylaştım. Tabii ki o günün şartlarıyla bugünün şartları aynı değildir. Bugün teknoloji daha gelişmiştir, kısırlaştırma vardır. İmkanlar daha fazladır. Barınaklar yapılır, aşılar yapılır. Bütün bu imkanlar devreye sokulmalıdır. Ama neticede biz Büyük Birlik Partisi olarak zaten bize teslim edilen belediyelerde bir ay içinde bu çalışmaları başlatacağımızı ve en kısa zamanda da sokaklarımızı bu saldırgan ve hastalıklı olan sokak köpeklerinden temizleyeceğimizi ifade ettik. Şu anda belediyelerimiz bu çalışmalarını tamamladılar. Şu anda köpekler toplanıyor ve tedavi görmesi gerekenler tedavi göreceği yere, barınak imkanı olanlar barınaklara, hastalıklı ve terbiye edilemeyecek şekilde saldırgan olanların da uyutulması konusunda çalışmalarımızı biz yürütüyoruz” diye konuştu.

“Yoksulların tehdit altında olduğu, zenginlerin de hayvan haklarını savunduğu bir ikilemden çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz”

TBMM’de daha önce sokak hayvanları konusunda fon kurulmasına yönelik bir karar alındığını ve bu kararın arkasında durulması gerektiğini belirten Özel ise, konuya ilişkin şunları söyledi:

” Türkiye’de bu sorun iki başlıdır. Bir yanda okula giden çocuklar, sabah erken vakitte ibadete giden yaşlılar, aracı olmayan, toplu taşımaya erken vakitte ulaşmaya çalışan belli bir gelirden yoksun yoksullar açısından bir güvenlik sorunudur. Bu sorun görülmezse ve meseleye bu sorun görülmeden bakılırsa çözüm olmaz. Diğer yandan da bu hayvanların yaşam hakkı vardır. Hayvan hakları vardır. Hayvanseverlerin hassasiyeti vardır. O yüzden kurulacak böyle bir fona çok ciddi bağışların, katkıların yapılabileceği, bu konuda hiçbir sıkıntının olmayacağı da aşikardır. Ama tasarruf tedbirleri konusunda binlerce, on binlerce, yüz binlerce candan tasarruf edemezsiniz. Burada çok istikrarlı, çok dengeli, çok bilimsel işler yapmak gerekiyor. Biz bu meselenin maalesef bir sınıfsal sorun haline dönüşüp yoksulların tehdit altında olduğu, zenginlerin de hayvan haklarını savunduğu bir ikilemden çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz. Böyle bir inceleme düşünülmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Sorun Türkiye’nin sorunudur. Hep beraber çözeceğiz.” – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-chp-genel-baskani-ozgur-ozeli-ziyaret-etti/feed/ 0
TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve muhalefet milletvekilleri arasında tartışma yaşandı https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-akp-ve-muhalefet-milletvekilleri-arasinda-tartisma-yasandi/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-akp-ve-muhalefet-milletvekilleri-arasinda-tartisma-yasandi/#respond Fri, 24 May 2024 22:57:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32902 (TBMM)- TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve muhalefet milletvekilleri arasında tartışma yaşandı. AKP Kars Milletvekili Adem Çalkın, muhalefet partilerinin milletvekillerini kastederek, “Bu gruplar çıkıyor AK Parti sıralarına dönüyor, birçoğu da kafayı çekip, bizim arkadaşlarımıza hakaret ediyor” dedi. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Çalkın’ın sözlerine; “Burada birilerini bilerek itham ediyorsa çıksın söylesin yoksa özür dilesin uyarı cezası verin, bunun üzerine Meclis çalışmaya devam edemez” diye tepki gösterdi. Tepkiler üzerine Çalkın, sözlerini geri aldı.

TBMM’de iktidar ve muhalefet milletvekilleri arasında tartışma yaşandı. Genel Kurul’da, fahiş fiyat artışı ve stokçuluk cezalarının artırılmasını da içeren Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin 2. Bölümü üzerine yapılan görüşmeler sırasında AKP Kars Milletvekili Adem Çalkın, muhalefet partilerini hedef alarak özetle şunları söyledi:

“Bu benzemezler için Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı güçlü bir ideolojiye dönüşmüştür”

“Sosyal medyada, bazı yayın organlarında ve Meclisimizde partimize, Cumhurbaşkanımıza, grubumuza karşı bir psikolojik harp yürütülüyor. Gözlemlediğim kadarıyla bu olaylar organize bir şekilde muhalefet partileri tarafından sistemli bir şekilde yapılıyor. Bugün şunu bilin ki ideolojileri ve parti politikaları tamamıyla birbirine zıt olmalarına rağmen söz konusu Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti düşmanlığı olduğunda ortak bir düşmanlık politikası ortaya koyulmaktadır. Bu benzemezler için Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı güçlü bir ideolojiye dönüşmüştür. Bu da net bir şekilde ayan beyan herkes tarafından görülmektedir. Bunlar kendi aralarında bir görev dağılımı da yapmışlardır. Partilerden birisi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’nin ülkemizi iktisadi, sosyal, hukuki olarak geri bıraktığından dem vurarak sanki ‘Türkiye’de kaos var’ çığırtkanlığı yapmaktadır. Ülkemizde kaos yoktur.

“Bu kürsüden Filistin diye haykırabiliyorsanız bu özgürlüğü Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı devrimlere borçlusunuz”

Seçim sonrası belediyelerin duvarları şenlendi, gelir gelmez borçları belediyelerin duvarlarına astınız, algı operasyonları içine girdiniz. İzmir, Ankara, İstanbul Büyükşehir Belediye borçları niçin asılmıyor? Zannımca bu borçlar o kadar ki bunları asacak büyüklükte bina bulamıyorsunuz. Milli Görüşü kendi siyasetine alet edenlere sesleniyorum, tüm dünyada Filistin davasını kendi davası gibi gören bir lideri görmezlikten geliyorsanız ya pes doğrusu. Sizler, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun Hamas ile ilgili açıklamalarına ses çıkamıyor, terör örgütü çıkışına hiç ses çıkarmıyorsunuz. Anlaşılan bir akıl tutulması yaşıyorsunuz. Bugün bu kürsüden Filistin, Kudüs, Gazze diye haykırabiliyorsanız bu özgürlüğü Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı devrimlere borçlusunuz.”

“Çok yaralı, bütün tuşlara basıyor”

Çalkın’ın konuşmasının ardından CHP Grup Başkanvekili Murat Emir söz alarak “Kendi ağa babaları 6. Filo İstanbul’a çıksın diye eylem yaparken Deniz Gezmiş’ler Filistin’de antiemperyalizm mücadelesi veriyorlardı. Kimse unutmasın bunu. Çok yaralı, bütün tuşlara basıyor” dedi.

“Birilerine yaranmak için çıkardığınız gömleği madalya olarak takma lüksünü asla size yaşatmayacağız”

Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya ise Çalkın’ın sözlerine yönelik şunları ifade etti:

“Milli Görüş siyasetini kendi çıkarlarımıza alet etmiyoruz. Milli Görüş siyasetinin bedelini ödeyenler hala burada siyaset yapmaya devam ediyor Saadet Partisi’nde. Ama nefesi tükenen, ilk durakta kendisini iktidarın trenine atanlar ise Milli Görüşle ilgili söz söyleme hakkına sahip değil. Ben Hamas bir direniş örgütüdür diyorum ama Erdoğan, Yunanistan Başbakanı’nı basın toplantısında kabul etti. O da dedi ki; Hamas bir terör örgütüdür. Tayyip Bey ne dedi; değerli dostum ben senin bu sözlerine katılamıyorum. Kovamadı mı Yunanistan Başbakanını? Adalet ve Kalkınma Partililer, kendi Parti Sözcüleri Ömer Çelik; İsrail ve İsrail halkı Türkiye’nin dostu derken biz Ömer Çelik gibi düşünmüyoruz diyebiliyorlar mı? Özgür Özel’e söz söylemek kolay da Ömer Çelik’e gelince hepiniz sus pus mu oluyorsunuz? Bizim ne dediğimiz bellidir. Birilerine yaranmak için çıkardığınız gömleği madalya olarak takma lüksünü asla size yaşatmayacağız.”

“Birçoğu da kafayı çekip, bizim arkadaşlarımıza hakaret ediyor”

Çalkın ise “Bu gruplar çıkıyor AK Parti sıralarına dönüyor, birçoğu da kafayı çekip, bizim arkadaşlarımıza hakaret ediyor. Ağzına gelenleri söylüyor. Biz burada adabında bir cevap veriyoruz kalkıp bize ‘saçma sapan’ diye cevap veriyorsunuz, olacak şey mi? Biz yaralıyız evet, milletimize hizmet etmek için dertliyiz. Biz sadece susuyoruz, edebimizden” diye konuştu.

“Özür dilesin yoksa Meclis çalışmaya devam edemez”

Emir ise Çalkın’ın “birçoğu da kafayı çekip” ifadesine “Burada birilerini bilerek itham ediyorsa çıksın söylesin yoksa özür dilesin uyarı cezası verin bunun üzerine Meclis çalışmaya devam edemez. Yoksa kapatırız bu Meclis’i” tepkisini gösterdi.

“Sözümü geri alıyorum”

Çalkın ise tepkilerin ardından sözlerini geri aldı. Çalkın, “Meclisimizin salahiyeti için söylediğim söz maksadını aşmıştır geri alıyorum” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-akp-ve-muhalefet-milletvekilleri-arasinda-tartisma-yasandi/feed/ 0 TBMM’de doğurganlık oranlarındaki azalmanın nedenleri tartışıldı https://www.haber60.com.tr/tbmmde-dogurganlik-oranlarindaki-azalmanin-nedenleri-tartisildi/ https://www.haber60.com.tr/tbmmde-dogurganlik-oranlarindaki-azalmanin-nedenleri-tartisildi/#respond Fri, 24 May 2024 22:33:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32886

(TBMM) – Saadet Partisi, TBMM Genel Kurulu’nun bugünkü birleşiminde doğurganlık oranlarındaki azalmanın nedenlerinin araştırılması için grup önerisi getirdi. DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, “Çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğu Meclis’te kadınlara soruldu mu? Kadınlara sorulmadan kadınların bedeni üzerinden politikalar yapılmasına biz, her zaman karşı çıktık, buna da karşı çıkıyoruz” dedi. İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Hamşıoğlu ise,”İnsanımız doyuramayacağı çocuğu doğurmak istemiyor” diye konuştu. CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan da, “Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan doğurganlık hızının düşmesini Türkiye açısından varoluşsal bir tehdit olarak tanımlamış. Sayın Cumhurbaşkanına hatırlatmak istiyorum: Sizin iktidarınız, öğrencilerimize bir öğün ücretsiz yemeği fazla görüyor. Sizin iktidarınız ki bir milyon çocuk işçi yokmuş gibi davranıyor. Bu gerçekler ‘Çok çocuk geleceğimizin teminatı’ hamasetini çökertiyor” ifadelerini kullandı.

Saadet Partisi, TBMM Genel Kurul’da Türkiye’de doğurganlık oranının azalmasının sebeplerinin ortaya konulması için verdiği Meclis araştırma önergesinin bugün görüşülmesi için grp önerisi getirdi. Grup önerisi üzerinde söz alan Saadet Partisi CHP Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan, “TÜİK verilerine doğum oranlarıyla ilgili açıkladığı verilere dikkat çekti. Arıkan şunları söyledi:

“TÜİK’in açıkladığı son istatistikler hepimiz için endişe verici. TÜİK raporu, doğurganlık oranının düştüğünü, nüfusumuzun yaşlandığını, evlilik kurumunun da ciddi şekilde zayıfladığını söylüyor. Raporda önem arz eden 2 tane istatistik var. Bunlardan bir tanesi, gençlerimizin evlilik yaşının hızla ileriye gitmesidir. İkincisi, son yirmi yılda evlenenlerin sayısı yüzde 20 azalırken boşananların sayısı yüzde 47 artmıştır. Evlilik yaşının yükselmesi, boşanma oranlarının artması bir zamanlar iftiharla övündüğümüz genç nüfus potansiyelimizin giderek eridiğini göstermekte. Şu gerçekle yüzleşmemiz gerekir. Bugün, gençlerimizi yuva kurmaktan uzaklaştıran, kurulan yuvayı bozan sebeplerin başında ekonomi gelmektedir. Düğün masrafları, fahiş kiralar, barınma ve beslenme sorunları, düşük ücretler, istihdam yetersizliği de gençlerimizin kafasındaki en önemli sorunlardan bazılarıdır.”

İYİ Partili Hamşıoğlu: “İnsanımız doyuramayacağı çocuğu doğurmak istemiyor”

İYİ Parti Grubu adına Tekirdağ Milletvekili Selcan Hamşıoğlu da konuşmasında, nüfus artış hızındaki düşüşün gençlerle övünmek dışında onlara bir yatırı yapmamanın bir sonucu olduğunu söyledi. Hamşıoğlu, “Dolayısıyla ortada hayret edilebilecek bir durum yok. İnsanımız pekala doyuramayacağı bir çocuğu doğurmak istemiyor olabilir artık” dedi.

Hamşıoğlu şunları söyledi:

“Evlatların başkentin göbeğinde, gün ortasında, polis eskortluğunda katledilebildiği ve koca bir ülkenin şehadetine rağmen azmettirenlerin emsalsiz bir yüzsüzlükle gölgelendiği bir ülkede koruyamayacağı çocuklar doğurmak istemiyor olabilir. Yirmi yıl saçının teline zarar getirmeyip devletin himayesinde, bir devlet yurdunda, asansörde sıkışıp can vermek üzere çocuk doğurmak istemiyor olabilir. Merdiven altı yapılanmalarda tacize, tecavüze uğrayacak, 5 yaşında çalışmak zorunda kalacak, aile mefhumundaki tahribata bağlı olarak annesiz yahut babasız büyümesi kaçınılmaz çocuklar harçlığını çıkarmaya çalışırken sokakta suç makinelerince 25 yerinden bıçaklanan, ağacı savunurken, kuşu, çiçeği, böceği savunurken devlet gücünü kendine kalkan yapanlarca ölesiye dövülecek ve dahi öldürülecek çocuklar doğurmaya cesaret edemiyor olabilir. Bir kadın, evladını doyurmak için hırsızlık yapmak zorunda kalacağını biliyorsa mesela annelik isteğini, anne olma isteğini erteliyor veya bundan vazgeçiyor olabilir ama bu durum ne kadar anlaşılır olsa da sebepleri üzerinden bu gidiş sonuçları itibarıyla memnun olunabilecek bir halde değildir.”

DEM Partili Konukçu: “Kadınlar ister doğurur, ister doğurmaz kendileri bilir

DEM Parti Grubu adına konuşan İstanbul Kezban Konukçu, önergenin verilirken kadın milletvekillerine sorulması gerektiğini belirterek, “Çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğu bir Genel Kurul’da, Meclis’te, kadınların kararı olması gereken bir konuda konuşuyoruz burada. Kadınlara soruldu mu? Kadın örgütlerine soruldu mu? Hayır, sorulmadı. Bize sorulmadan, kadınlara sorulmadan kadınların bedeni üzerinden politikalar yapılmasına biz, partimiz her zaman karşı çıktık; buna da karşı çıkıyoruz” diye konuştu.

Konukçu, şöyle konuştu:

“Kadınlar ister doğurur ister doğurmaz, bunu kendileri bilir. Bunu ne zaman anlayacaksınız, çok merak ediyorum gerçekten. İşinize gelince ‘Kürtler çoğaldı, nüfusu arttı’ deyip doğum kontrolü dayatıyorsunuz, işinize gelince ‘Suriyeliler arttı, demografik yapı bozuluyor’ diye doğum kontrolünü dayatıyorsunuz ama işinize gelince de ‘Nüfus azaldı, üç çocuk doğurun.’ diye bas bas bağırıyorsunuz. Peki, bir de olaya şu açıdan bakalım. ‘En az üç çocuk doğurun’ diyorsunuz. Peki, doğurmasını istediğiniz kadınlara sosyal güvence veriyor musunuz? Hayır, vermiyorsunuz. Doğurmasını istediğiniz kadınların çocuklarına kreş imkanı sağlıyor musunuz? Sağlamıyorsunuz. İş imkanı sağlıyor musunuz, sağlamıyorsunuz.”

CHP’li Özcan: “Ülkemizde çocuk yoksulluğu var”

CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan ise, “Elbette ülkemizin 30 yıl sonra da genç bir nüfusa sahip olmasını, bu dinamik nüfusun da ülkemizi kalkındırmasını bizler de istiyoruz ancak çocuklara hak temelli bir ülke inşa etmeden ‘Doğurganlık hızı düştü’ diye ah vah etmenizi de ciddiye almıyoruz. Ciddiye aldığımız şey, ülkenin tüm çocuklarına başta geçim sorunlarından azade, nitelikli kamusal eğitim sağlayabilme mücadelesidir; ciddiye aldığımız şey, kadını da çocuğu da özgürleştiren bir siyaseti Cumhuriyetimizin, demokrasimizin bel kemiği haline getirme mücadelesidir” dedi.

Özcan, düşen doğurganlık hızının temel nedeninin ekonomi olduğunu ifade ederek, “Hangi siyasi görüşten olursa olsun ailelerin çocuklarını okula aç göndermemek istemesi, hatta bundan da önce nasıl nitelikli eğitim alacaklarıyla ilgili duydukları kaygı. İktidarın pek umurunda değil ama ülkemizde ciddi bir çocuk yoksulluğu var. Verilerle konuşacak olursak, ülkemizde bakalım, Türkiye’de TÜİK verilerine göre çocuklarda yoksulluk veya sosyal dışlanmışlık oranı kaç? Yüzde 42,7 yani çocuk yoksulluğunda Avrupa Birliği lideriyiz.

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan doğurganlık hızının düşmesini Türkiye açısından varoluşsal bir tehdit olarak tanımlamış. Sayın Cumhurbaşkanına hatırlatmak istiyorum: Sizin iktidarınız, öğrencilerimize bir öğün ücretsiz yemeği fazla görüyor. Sizin iktidarınız ki bir milyon çocuk işçi yokmuş gibi davranıyor, her yıl 65-70 çocuğumuzun iş cinayetlerinde ölmesine gözlerini kapatıyor. Bu gerçekler ‘Çok çocuk geleceğimizin teminatı’ hamasetini çökertiyor. Eğer iktidar bir nebze çocukları düşünüyorsa çocuk yoksulluğuyla mücadele acil eylem planını hayata geçirmelidir; gerisi lafügüzaftır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmmde-dogurganlik-oranlarindaki-azalmanin-nedenleri-tartisildi/feed/ 0
AK Parti Adıyaman İl Başkanı Emrah Erkan Bulucu İstifa Etti https://www.haber60.com.tr/ak-parti-adiyaman-il-baskani-emrah-erkan-bulucu-istifa-etti/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-adiyaman-il-baskani-emrah-erkan-bulucu-istifa-etti/#respond Fri, 24 May 2024 21:55:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32860 AK Parti Adıyaman İl Başkanı Emrah Erkan Bulucu, AK Parti Genel Merkezinden affını isteyerek istifa ettiğini duyurdu. Hatırlanacağı üzere dün parti binasında açıklama yapan Rize İl Başkanı Hikmet Ayar da “Cumhurbaşkanımızın elini rahatlatmak adına görevimden affımı istedim” sözleriyle görevinden ayrıldığını açıklamıştı.

“BİZDE GÖREV İSTENMEZ VERİLİR”

Yaklaşık 15 yıldır AK Partini çeşitli kademelerinde görev yaptığını son olarak 1.5 yıldır da Adıyaman İl Başkanlığını yürüten Emrah Erkan Bulucu, “Büyük bir onur ve şerefle yürüttüğüm Adıyaman İl Başkanlığı görevini bugün itibariyle sonlandırmış bulunmaktayım. Bizde görev istenmez verilir. Bugüne kadar teşkilatta hangi görevde bulunduysam, tüm bu görevleri bir dava şuuruyla Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a olan özel sevgi muhabbetimizle en iyisini yapma gayretinde olduk. İl Başkanlığı görevini üstelendiğim süreçte herkesin de malumu olduğu üzere Adıyaman’ımız 6. Şubat felaketinden çıkmıştı. Görev tevdi edildikten sonra sorumluğumuz ne derece önemli ve hassasiyet istediğinin farkındaydık. Bu süreci dinamik bir şekilde yürütmek ve teşkilatımızı yeniden ayağa kaldırmak için yoğun bir gayretle o mobilizasyonu çok kısa süre içerisinde sağlayarak teşkilat olarak 14 Mayıs seçimlerine hazır hale geldik.

AK Parti Adıyaman İl Başkanı Emrah Erkan Bulucu.

“BU BİZİM İÇİN BİR SON DEĞİL, AKSİNE BİR BAŞLANGIÇ”

Saha çalışmalarımızda tek gündem maddemiz deprem ve depremzedelerimizin sorun ve sıkıntılarına odaklanmaktı. Malum olduğu üzere halkımızın bizlere olan güveni ve teveccühü ile 14 Mayıs’ta büyük bir zafer kazandık. Adıyaman Merkez olmak üzere tüm ilçelerimizde AK Parti birinci parti olarak çıktı. Aynı şekilde Sincik, Samsat, Gerger ve Kahta ilçemiz Türkiye genelinde şampiyon ilçeler arasına girdi. Bu gururu hep birlikte yaşamanın bahtiyarlığını yaşadık. Yine 28 Mayıs’ta tekrarlanan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de, büyük bir zaferle çıkmanın onurunu yaşadık. Yukarıda belirttiğimiz gibi bu kısa zaman dilimi içerisinde çok dinamik bir süreci yaşadık. Bir yandan vatandaşlarımızın, depremzedelerimizin sorunlarının çözülmesi için gayret sarf ederken diğer yandan mahalli idareler seçimleri için hazırlıklarımızı noksansız bir şekilde tamamladık. Adıyaman ilimiz genelinde özellikle ilçeler bazında büyük bir başarı söz konusu olsa da merkez ilçede hiç beklemediğimiz bir sonuçla karşı karşıya kalmamız bizleri derinden etkiledi. Milletimizin verdiği karar demokrasiye inanan bir hareket olarak başımızın tacıdır. Bundan sonraki sürecin daha sağlıklı yürütülebilmesi için Partimizin bir neferi olarak, Genel Merkezimizden şerefle yürüttüğüm il başkanlığı görevinden affımı istirham ettim. Elbette bu bizim için bir son değildir. Aksine bir başlangıçtır. Allah’ın izniyle bundan önce olduğu gibi bundan sonra da AK Davamız için ve Sayın Cumhurbaşkanımız için mesai mefhumu gözetmen davamıza sahip çıkacak ve her daim Dünya liderimizin yanında saf tutmaya devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle bugüne kadar dualarıyla bizlere desteklerini esirgemeyen kıymetli hemşehrilerimize sonsuz şükranlarımı sunuyorum” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-adiyaman-il-baskani-emrah-erkan-bulucu-istifa-etti/feed/ 0
CHP Grup Toplantısı…(3) Özgür Özel: “Cumartesi Anneleri’nin Bu Hafta Bininci Eylem Haftası. Hep Birlikte Normalleşmeye Şahitlik Etmek İstiyoruz” https://www.haber60.com.tr/chp-grup-toplantisi-3-ozgur-ozel-cumartesi-annelerinin-bu-hafta-bininci-eylem-haftasi-hep-birlikte-normallesmeye-sahitlik-etmek-istiyoruz/ https://www.haber60.com.tr/chp-grup-toplantisi-3-ozgur-ozel-cumartesi-annelerinin-bu-hafta-bininci-eylem-haftasi-hep-birlikte-normallesmeye-sahitlik-etmek-istiyoruz/#respond Tue, 21 May 2024 22:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32696 (TBMM) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun 2018 yılındaki müdahalesiyle Galatasaray Meydanı’nda eylem yapmaları yasaklanan Cumartesi Anneleri’nin bu hafta bininci haftası olduğunu belirterek, “Bu hafta hepimiz Cumartesi Anneleri’nin bininci haftasında Türkiye’yi utandıracak değil biraz olsun hep birlikte normalleşmenin, hep birlikte hak aramanın, aslında anayasal bir hakkın, bu kadar da kutsal bir hakkın kullanımına şahitlik etmek istiyoruz. CHP milletvekilleri, örgütü, yöneticileri her hafta olduğu gibi orada olacak. Orada yoğun bir katılımla destek vereceğiz. Kimsenin burnunun kanamamasını, bu büyük yasın, bu büyük çağrının tarih önünde bir kez daha hakkını bulmasını ümit ediyorum” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’de partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’nda eylem yapmasının yasaklanmasını eleştirdi. Özel, şöyle konuştu:

“Beş arkadaşımıza görev vermiştik dört tanesi belediye seçimlerinde çok büyük başarılar elde ettiler. Bunlardan bir tanesi de Adıyaman’da depremde kendi ailesini, yeğenlerini, ablasını, eniştesini köyünde elleriyle yerine yerleştirip taziye bile almadan diğer enkazların başına koşan depremin birinci yıl dönümünde Türkçe, Kürtçe ağıtların arasına herkesin dudağından adı dökülen ve aday gösterildiğinde buradaki kimselerin Batı’daki kimlerin belki de hayal bile etmediği bir sonucu Adıyamanlı her siyasi görüşten insanın vicdanıyla oy kullanarak belediye başkanı yaptığı Abdurrahman Tutdere burada. Abdurrahman Tutdere deprem bölgesinde adaylaştırdığımız iki milletvekilinden birisiydi. Veli Ağbaba ile birlikte o acıyı içlerinde hissettiler. Günler, haftalar değil aylar, neredeyse bir yıl kendi illerinde depremzedelerle birlikte onlarla ağladılar, yas tuttular, aç kaldılar, soğukta kaldılar ama kendi illerinin sesini duyurdular. Bir tanesi çok önemli bir destek aldı ama hala grubumuzda Abdurrahman’ın yokluğunu hissediyoruz ama Adıyaman için çok umutluyuz. Hoş geldin kardeşim.

“Çerkeslerin bu büyük acısını bugün de bir kez daha paylaşıyorum”

Bugün 21 Mayıs Büyük Çerkes Soykırımı ve Sürgünü’nün 160. yıldönümü. Çarlık Rusyası’nda 1,5 milyondan fazla Çerkes soykırım ve sürgün mağduru oldu. Torunları bu ülkenin temel direkleridir. Çerkeslerin bu büyük acısını bugün de bir kez daha paylaşıyor, onlara bu zulmü yaşatanları hep birlikte lanetliyoruz.

“Cumartesi Anneleri’nin etrafındaki utanç kariyerlerini kaldırın”

Bu hafta sonu Cumhuriyet tarihinin en uzun soluklu hak arama mücadelesi haline dönüşen Cumartesi Anneleri’nin bininci eylem haftası. Dünya siyasi tarihinin de en uzun süren periyodik eylemlerinden bir tanesi. 27 Mayıs 1995’ten beri her cumartesi günü aileler İstanbul’da Galatasaray Lisesi’nin önünde toplanıyorlar ve gözaltında kaybettirilen faili meçhul cinayetlere kurban giden, hayattalar mı değiller mi bilemedikleri evlatları, eşleri, babaları, anneleri için orada toplanıyorlar. 13 Mart 1999’da orantısız bir müdahale sonrası eylemlere ara verilmişti. 31 Ocak 2009’da tekrar başladı. 5 Şubat 2011 günü dönemin Başbakanı Sayın Erdoğan Dolmabahçe Ofisi’nde anneleri kabul etti. Hepimizin gözü önünde Cumartesi Anneleri’ne bir devlet sözü verdi. Evladını bulmak hiç değilse evladının kemiklerini Berfo Ana’ya teslim etmenin sözünü verdi. Befo Ana bu görüşmeden iki yıl sonra 106 yaşında evladının mezarına, kemiğine kavuşamadan deyim yerindeyse gözleri açık gitti. O günden sonra Cumartesi Anneleri’nin eylemleri devam etti ama 25 Ağustos 2018’de Süleyman Soylu Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kriminal bakanı, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en karanlık bakanlarından bir tanesi Cumartesi Anneleri’nin 700. eylemine verdiği kanunsuz emirle saldırdı, uygulattığı orantısız güçle o eylemi dağıttı, oradaki anaları evlatları destekçileri perişan etti. O tarihten bu tarihe marifetmiş gibi Galatasaray Meydanı annelere kapalı ve her hafta anneleri tutukladılar, akşam saldılar, anneler pasif direnişi sürdürdü her hafta gittiler. Süleyman Soylu yılmadı, anneler yılmadı. Süleyman Soylu utanmadı, anneler geri durmadı. Bugüne kadar gelindi. Son haftalarda hakkını teslim etmek lazım. Sayın Ali Yerlikaya, doğru değil, yeterli değil ama belli sayıda annenin oraya ulaşmasına izin veriyor. Ama etraflarına utanç bariyerleri çekiliyor. Bu hafta bininci hafta. Anneler beni de ziyaret ettiler. Sayın Kurtulmuş’tan randevu talepleri vardı. Biz de aracılık ettik. Sayın Ali Yerlikaya’dan talepleri vardı. Sayın Bakan randevuyu vereceğini söyledi. ve bu hafta hepimiz Cumartesi Anneleri’nin bininci haftasında Türkiye’nin utandıracak değil biraz olsun hep birlikte normalleşmenin, hep birlikte hak aramanın aslında anayasal bir hakkın bu kadar da kutsal bir hakkın kullanımına şahitlik etmek istiyoruz. CHP milletvekilleri, örgütü, yöneticileri her hafta olduğu gibi orada olacak. Orada yoğun bir katılımla destek vereceğiz. Kimsenin burnunun kanamamasını, bu büyük yasın, bu büyük çağrının tarih önünde bir kez daha hakkını bulmasını ümit ediyorum. Yoksa yoksanın izahı yok. 12 Eylül darbe döneminde yaşanan kayıpların anaları var orada. 80-90’ların karanlık dönemlerinde yaşan kayıpların anneleri var orada. Daha sonraki dönemlerde faili meçhul şüphelilerinin anneleri var. Sizin döneminizde de olsa geçmiş dönemde de olsa bu hak aramaya kapıları, meydanları, caddeleri kapatıyorsanız, o bütün hukuksuzluklara sahip çıkıyorsunuz demektir. O yüzden buradan çağrımız Cumartesi Anneleri’nin etrafındaki utanç bariyerlerini kaldırın. Hak arama mücadelesinin önünde durmayın. ve o acıyı yaşatanlara değil yaşayanlara duygudaş olun. Onlar gibi hissedip bu ülkedeki bu ayıbı ortadan kaldırın. Biz orada olacağız, arkalarında duracağız.

“Kobani Davası hukuki değil, siyasi”

Geçtiğimiz hafta ülkemizin siyasetini ve yargısını uzun süredir işgal eden bir siyasi davanın karar duruşması vardı. 10 kişiye yakın bir milletvekili heyetimiz Kobani Davası’nın karar duruşmasını takip ettiler. Halkların Demokratik Partisi’nin eş genel başkanları Sayın Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’da yargılandığı davada hukuki değil siyasi kararların verildiğine hep birlikte şahitlik ettik. Davanın iddianamesi uzun yıllar siyasilerin kürsüden savcılara dikte ettirilmesi sonucunda yazılmıştır. Olaylar yaşandıktan beş yıl sonra dava açıldı ve 6-8 Ekim olayları o olaylarda hayatını kaybeden rahmetli 16 yaşındaki evladımız Yasin Börü’nün öldürülmesinden sorumlu tutuluyorlardı. Yargılama yapıldı, bitti. Ne Demirtaş ne bir başkası ne bir siyasetçi Yasin Börü’nin ölümüyle bağlantılı bulunmadı. Hiç birisi insanların hayatını kaybetmesine söz konusu olan o süreçle ilgili ceza almadılar. Attıkları tweetlerden başka başka zamanlarda kullandıkları ifadelerden dolayı ceza aldılar. ve aslında kararı veren hakim cezaları verdiği yerle yükü sırtından attı. Dedi ki ne Erdoğan’ın ne AK Parti sözcülerinin ne MHP’lilerin bu konuda söylediği iddiaların hiçbirisinden ceza vermiyorum. Birçok kişi salıverildi, birçok kişinin verilen ceza yattığına değdi yattı çıktı. Ama Sayın Demirtaş, Yüksekdağ ve bazılarına da çok ağır cezalar verdiler. Bu cezalar aslında Erdoğan’ın siyasi adres demesiyle uyumlu. ve Erdoğan’ın yatsın dediklerini yatıran Erdoğan’ın kendi vicdanında mahkum ettiklerine ceza veren ama cezaları konuşmalardan veren yani istinaf, Yargıtay, olmadı Anayasa Mahkemesi’nin bal gibi bozacağı bir kararı mahkeme heyeti verdi sorumluluğu siyasilerin sırtına bıraktı. Biz bu davanın hukuki olmadığını hep söyledik. Siyasi olduğunu ifade ettik. Etmeye de devam edeceğiz.

Ben Sayın Başak Demirtaş’ı aradım. Sayın Sedat Şenoğlu’nu, Sayın Yüksekdağ’ın eşini aradım. ve bu kararları nasıl yorumladığımızı ve kendileriyle ilgili dayanışma duygularımızı ifade ettim. Bundan sonraki hukuki süreçte de yargılananın kim olduğuna, hangi parti olduğuna, Erdoğan’ın kimi neyle suçladığına değil hukuka siyasileşmiş bir davanın ülkenin siyasi hayatına ne kadar zarar vereceğine olan inancımızla vicdanımızla karar veriyoruz bu davadaki kararların hiçbirisini hukuki kararlar olarak değerlendiriyoruz.

“Bu dört soruyu cevaplayın, sonra benim dört soruya bakarız”

Bugün Sayın Bahçeli, Kobani mahkeme kararlarına siyasi kararlar dememizin normalleşmeye aykırı olduğunu söylemiş. Bana da dört tane anormal soru sormuş. Yani ben ona saat sormayınca o bana soru sormuş. Dört tane soruyu okumaya utanırım. Sorular CHP’nin, ülkenin kurucu partisinin, CHP gibi Türkiye ittifakı diyen bir partinin bunu ay yıldızlı al bayrağın renklerini meydanlarda haykıran bir partinin, milli takım ayağa kalkınca ayağa kalkanlar bizim ittifakımızdır diyen bir partinin, Filenin Sultanları’yla birlikte ağlayanların partisinin genel başkanına sorulacak soru değil bunlar. Ben bu soruların kime sorulacağını biliyorum da ben bu seviyeye inmek istemiyorum. Ama soruların içinde ‘efendim Kürdistan kurulsun mu ne diyorsun’ gibi böyle şeyler var. Sayın Bahçeli dönmüş bunları prompterdan okumuş. Ben o promptera bunları kimin yazdığını biliyorum. O meşhur ikili var MHP örgütünün illallah dediği ikili. Gerçek MHP’lilerin tüylerini diken diken yapan ikili. MHP’de metinleri yazan gece bir elinde telefon bir elinde bardak tweetler atan o birisiyle o meclisin uzman çavuşuyum deyip de uzman çavuşa bile verdiği sözleri tutmayan o birisi var ya o ikisi. Dört tane soru yazmışlar promptera Sayın Bahçeli’ye ‘oku bakalım Özgür Özel cevap versin.’ Ben o dört soruyu okumam da Sayın Bahçeli size bu soruları yazan o arsız metin yazarları var ya şu dört soruya cevap versinler bakalım. Bu iki kişinin isimleri Sinan Ateş cinayeti iddianamesine nasıl ve kimler tarafından iddianameden ayıklanmıştır? Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı yapmış bir ismin sokak ortasında ölümünden sonra kimse tweet atmayacak, cenazeye gitmeyecek, taziye bildirmeyecek diyen hangi ikisidir? Bu talimatı bütün partiye hangi ikisi yaymıştır? Tetikçiyi kaçıran aracın fotoğrafları açığa çıkıp Ülkü Ocakları Genel Başkanı’na bu aracın ceza yemeyecek, trafikte durdurulmayacak bir statüye kavuşturulmasına hangi ikisi ya da ikisinden hangisi katkı sağlamıştır? İran Cumhurbaşkanı’nın ölümünün üzerindeki sis perdesi aralanmalıdır diye bugün promptera yazanlar Sinan Ateş davasının üzerine sis çöktürürken bu ikisinin bu sisteki payı nedir? Yoksa bu sisin kendisi bizatihi bu ikisi midir? Bu dört soruyu cevaplayın, benim dört soruya bakarız.

Bir partinin evladı Ülkü Ocakları’nın başkanı sokak ortasında öldürülecek partiyi temsilen eden bir kişi tweet atmayacak. Günlerce, haftalarca partiden istifalar olacak. Size inanıp peşinden yürüyenler bıyıklarını kazıtacaklar, sonra bu ikisiyle nasıl bir irtibat nasıl bir bunlara mecburiyet varsa koskoca parti bu iki mensuba esir edilecek. Yazıklar olsun ikisine de. Sayın Bahçeli, CHP bir siyasi davaya siyasi diyor diye normalleşmeye bir şey olmaz. Ama Türkiye normalleşecekse sokak ortası cinayetlerine kimse sahip çıkmayacak. Türkiye normalleşecekse hiçbir siyasinin böylesi bir durumda sorgulanma, yargılanmasının önünde kimse kalkan olmayacak. Türkiye normalleşecekse MHP normal bir siyasi çizgide kalacaksa bu ayıptan MHP de kurtulacak, Türkiye de kurtulacak.

“CHP olarak kadının ister evlilik sonrası eşinin soyadını ister kendi önceki soyadını ister ikisini birden kullanmasını savunuyoruz”

Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı her yeni yargı paketiyle, yargıdaki sorunlar yumağını biraz daha büyütüyor. Geçmiş pratiğimiz gösteriyor ki çok umutlarla getirilen yargı paketleri yeni yasaklara, yeni hak aramayanın önündeki engellere dönüştü. Yeni şeytanlar yarattı. Yeni hedef, yeni yeni kurallarla, gazetecileri, akademisyenleri, siyasetçileri şeytanlaştırdı. Hedefe koydu hapse koydu. Şimdi de 9. Yargı Paketi geliyor. Çok yakından takip ediyoruz. Taslakta çok mahsurlu noktalar var. Örneğin İstanbul Sözleşmesi’nden çıkarken yani hepimizin gurur duyduğu kadına karşı şiddetin, ayrımcılığın önündeki en büyük engel olan, AK Parti iktidarı döneminde şüphesiz yaptıkları en iyi iş ve bunu parlamentonun hep birlikte oy vererek yürürlüğe aldığı İstanbul Sözleşmesi’nden birtakım tuhaf yapıların, kadın düşmanlarının Medeni Kanun’dan bile rahatsız olanların, kadın erkek eşit değildir diyenlerin, mirastan bile pay verilmemelidir diyen örümcek kafalıların gönlünü yapacağım diye kadına karşı şiddet uygulayanların şikayetlerini dinleyip bir gecede İstanbul Sözleşmesi’nden çıktılar. Sonra yaptıklarını savunmaya başladılar. Efendim İstanbul Sözleşmesi’nin önemi yok. 6284 var. Son derece caydırıcı bir kanun. Şimdi o kanunun en önemli maddelerinden bir tanesi eşine, kadına şiddet uygulayanların uzaklaştırılması, kurala uymuyorsa zorlama hapsine çarptırılmasına itiraz yolu açıyorlar. Alınan kararın başka mahkemeden bozdurulmasını sağlamaya çalışıyorlar. 6284’ün içini boşaltacaklar diyordu kadın örgütleri, uyarıyordu 300’ün üzerindeki kadın örgütünün çatı örgütü EŞİK. Şimdi başladılar. Tazyik hapsini kaldırtmaya yönelik itiraz mekanizmasını getirmeye. Bunu daha önce Danıştay iptal etmişti. Şimdi kanunla getirmeye çalışıyor. İkinci husus Anayasa Mahkemesi’nin bir kararı var. Kadın isterse kızlık soyadını, evlenmeden önceki soyadını tek başına kullanabilir. Bu konuda düzenleme yapın. Onu düzenleyeceğiz diye getirip onu yasaklayan kanun maddesi getirmişler. Yani Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna ilişkin 153. maddenin yine arkasından dolanıyorlar. ve bunu Anayasa Mahkemesi’nin yap dediğini yapmayan kanuni düzenleme yapıyorlar. Biz CHP olarak kadının ister evlilik sonrası eşinin soyadını ister kendi önceki soyadını ister ikisini birden kullanmasını savunuyoruz sonuna kadar da bu mücadelenin arkasında olacağız.

“Şimdiden uyarıyorum ya çekersiniz ya da bu rezil filmi Putin’le birlikte çekersiniz”

Bir diğer konuysa etki ajanlığı. Adalet ve Kalkınma Partisi Cumhur İttifakı gururla sunar. Nasıl oluyor? Eskiden ne oluyordu? Dünyanın uzak coğrafyalarında güzel filmler çekiliyordu. Sonra Türkiye’deki bazı film şirketleri onu alıp getirip bizim sinemalarda oynatıyordu. Diyordu ki; ‘filanca film gururla sunar, ilk kez Türkiye’de.’ Şimdi Cumhur İttifakı gururla sunar. Etki ajanlığı. Öyle bir anlatıyorlar ki kendileri bulmuşlar ülkenin milli yapısını zedeleyecek, birlik bütün zarar verecek, anayasal düzeni ortadan kaldıracak, etki ajanları varmış aramızdalarmış, onları yakalayıp, mimleyip cezalarını vermemiz lazımmış. Kim bulmuş bunu? Rusya, Putin. 20 Temmuz 2012. Etki ajanlığıyla ilgili düzenleme. Önce bunların tespit edilmesi sonra kaydedilmesi sonra bunların gerçek kişiler olması durumunda listelerinin bütün birimlere yollanması. 60 maddelik bir kanun çıkarmış doymamış bir daha yapmış değiştirmiş. Devlet ve yerel kurumlarda memur olamazlar, eğitim kurumlarında çalışamazlar, toplantı gösteri yürüyüş hakkından yararlanamazlar, devletten maaş, mali destek, sosyal hak alamaz. İkinci kez etki ajanlığı yapıyorlarsa iki yıl hapis yatarlar, seçimlere katılamazlar. Aday olamazlar. Oy kullanamazlar. Putin başlamış buraya getirmiş. 20 Temmuz 2012. Putin’inkine benzer bir sürü sınırlama yapmış, hepsini en çok da 63. maddede toplamış ve toplam 63 maddede bu düzenlemeyi yapmış. Başka kim? Kırgızistan. Sadır Caparov. Kasım 2022 etki ajanlığı düzenlemesi. 90 milletvekilinin 64’ünün imzasıyla bu yasa onaylanmış 14 Mart’ta. Başka Sırbistan. Aleksandar Vucic. 3 Nisan 2024 STK’ları baskı altına alan, bağımsız medyayı kısıtlayan halkı sindiren bir yasa tasarısını 3 Nisan 2024’te getirmiş. Hangi ligde oynuyoruz görüyor musunuz? Filmi kimler çekiyor? Cumhur İttifakı gururla sunuyor Türkiye’ye. Sanki Türkiye’ye özel bir şey. Kimse unutmasın otoriter liderler, popülist liderler birbirlerinden öğrenirler. Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim. Cumhur İttifakı, bu yasayı geri çekmezseniz işte sizin karnenizde budur, ekibiniz de budur. Bu ekibiniz dünya tarihine büyük gerileme filmini çekenler olarak geçiyor. Siz de bunların Türkiye şubesisiniz. Bunlarla birlikte dünya siyasi tarihinin kara bir sayfasında yerinizi alırsınız. Şimdiden uyarıyorum ya çekersiniz ya da bu rezil filmi Putin’le birlikte çekersiniz.

“Ata Emre Akman. Moto kuryelik yapıyor. Hem okuyor hem çalışıyor. Önüne bir araç geçiyor ve 23 yerinden bıçaklanarak hayatını kaybediyor”

Tabi bir yandan böyle endişeler varken bir yandan da anaların, babaların yüreği yanıyor. Her gün bir başka kötü haberle kahroluyoruz. Balıkesir Üniversitesi Turizm Rehberliği Bölümü’nde 20 yaşında Ata Emre Akman. Moto kuryelik yapıyor. Hem okuyor hem çalışıyor. Önüne bir araç geçiyor. ve 23 yerinden bıçaklanarak hayatını kaybediyor. Babası Albay Erol Akman’ı aradım. Şöyle söyledi; benim evladım gitti. Yüreğim yanıyor. Ama lütfen bu konuda bütün siyasetçiler bir şey yapın. Ben yandım başka babalar yanmasın. Şimdi artık yüreği yanan bu babanın haykırışıyla Kurye Hakları Derneği’nin sesine bir kulak vermek lazım. 2022’de 58 kişi 2023’te üçü çocuk 68 moto kurye hayatını kaybetmiş. Diyorlar ki Mesleki Yeterlilik Belgesi aranmadığı için motorun üstüne çıkan herkes kurye. Geçim sıkıntısı, yoksulluk, insanlarımızın hayatlarını hiçe sayarak güvencesiz bir şekilde çalışmaya zorluyor. Bu konuda mutlaka tedbirler alınmalıdır diyorlar ve sıralıyorlar. Her gün trafikte yanımızdan geçen sipariş verdiğimizde geciktiğinde yüzümüzü asmaya kalktığımız o insanlar aslında hayata pamuk ipliğiyle bağlılar. Diyor ki moto kuryeler, işçi sağlığı ve güvenliği eğitimleri yeterince yapılmalıdır. Kuryelik tehlikeli meslekler statüsüne alınmalıdır. Mesleki yeterlilik belgesi zorunlu hale getirilmelidir. Moto kuryelik mesleğine dair yasal düzenleme hazırlanmalıdır. Kuryelerin sosyal güvencesi teminat altına alınmalıdır. Günlük çalışma saatleri yasal olarak düzenlenmeli ve insani koşulları aşmamalıdır. Kayıt dışı ve güvencesiz çalışma, denetim altında tutulmalıdır. Aile, Çalışma, Milli Eğitim Bakanlığı, kayıt dışı çalışan kuryelik yapan çocukları denetlemeli, bunları çalıştıranları cezalandırmalı, ağır yaptırımlar uygulamalıdır. Katil bariyerler olarak adlandırılan bariyerler motorcu dostu bariyerlere çevrilmelidir. Kendi hesabına çalışan kuryeler ile şirketlerin yaptığı sözleşmeler moto kuryeleri güvencesizleştiren maddelerden arındırılmalıdır. Bu 10 madde iki teker üstünde okuyabilmek için evladını geçindirebilmek için yetmeyen maaşına ikinci bir maaş katabilmek için hayatını ortaya koyan milyonlarca evladımızın ortak talepleridir. Grup başkan vekillerimize bu konuda bir araştırma önergesini bir kez daha hayata geçirmelerini, Meclis’te tartışmalarını, yasal düzenlemeler yapmalarını, moto kuryelerin Kurye Hakları Derneği’yle irtibat halinde bu evlatlarımıza sahip çıkmalarını bir kez daha Ata Emre Akman’ın acılı babası Erol Akman’ın talebi olarak emanet ediyorum.”

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-grup-toplantisi-3-ozgur-ozel-cumartesi-annelerinin-bu-hafta-bininci-eylem-haftasi-hep-birlikte-normallesmeye-sahitlik-etmek-istiyoruz/feed/ 0 CHP Genel Başkanı Özgür Özel Samsun’da Atakum Belediyesini Ziyaret Etti https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-samsunda-atakum-belediyesini-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-samsunda-atakum-belediyesini-ziyaret-etti/#respond Mon, 20 May 2024 21:22:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32504 CHP Genel Başkanı Özgür Özel 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinliklerine katılmak üzere geldiği Samsun’da Atakum Belediyesini ziyaret etti. 31 Mart seçimlerine ilişkin değerlendirmede bulunarak 2 ilden çıkan sonuçların kendisini mutsuz ettiğini belirten Özel, “Samsun, Gaziantep… Siz seçim gecesi bütün Türkiye’ye sevinirken ben bu iki şehre kahroluyordum” ifadelerini kullandı.

İlk kez Samsun’da Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantılarını gerçekleştireceklerini dile getiren Özel, Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel’e başarılar diledi. Türkel’in ayrım yapmadan tüm Atakum halkına hizmet edeceğini dile getiren Özel, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk genel seçimlerinde iktidar olup olmayacaklarına, belediyelerin yapacakları çalışmaların büyük katkısının olacağını vurguladı.

“EKSİKLERİMİZİ DE KONUŞMAK ZORUNDAYIZ”

Parti içi öz eleştirilerde de bulunan Özel, “İyi şeyleri konuştuğumuz gibi eksiklerimizi de konuşmak durumundayız. Cumhuriyet Halk Partisi, Samsun’daki genel performansıyla öz eleştiri yapmaya muhtaç durumdadır. 18 belediyeden birinin kazanıldığı, bir milletvekilinin olduğu, bir Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından kabul edilemez.” diye konuştu.

“MECBUR OLDUĞUM ŞEY GAZİ’NİN PARTİSİNİ BU ŞEHİRDE BİRİNCİ PARTİ YAPMAKTIR”

CHP Genel Başkanı Özel, sözlerine şöyle devam etti; “Bundan sonra oturacağız, neyi doğru yaptıysak devam edeceğiz. Neyi eksik yaptıysak telafi edeceğiz. Neyi yanlış yapıyorsak terk edeceğiz. Bundan sonra burası ki bir Cumhuriyet kentidir. Uşak kazanılmışken, Afyon kazanılmışken, Kütahya kazanılmışken, Amasya kazanılmışken, Kastamonu kazanılmışken, yani harf devriminin şehri kazanılmışken, Amasya Tamimi’nin şehri kazanılmışken, Büyük Taarruz’un şehri kazanılmışken Büyük Zafer’in şehri kazanılmışken İlk Adım’ın şehri kazanılmıyorsa başta Genel Başkan hepimizin yüzü yerdedir. Benim Samsun seçim sonuçlarından sonra yüzüm yerdedir. Yüzümü kaldırmak, başımı dikmek, göğsümü germek için mecbur olduğum şey Gazi’nin partisini bu şehirde birinci parti yapmaktır. Buna kim inanıyorsa gelsin katkı versin. Kim inanıyorsa gelsin partiye üye olsun. Başta gençler, kadınlar, bütün Samsunluları, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisine babaevimize davet ediyorum.”

“Yoruldum” diyenleri partide tutmayacaklarının altını çizen Özel, “Mevcut yöneticilerden enerjisi olan burada kalsın. ‘Yoruldum’ diyen, ‘Çalışıyorum olmuyor’ diyen, ‘Başaramıyoruz’ diyen, ‘Bu kadar olur’ diyen yolu açık olsun. Onunla yolları ayıracağız. ‘Eksik yaptım, daha çok çalışırım’ diyen, ‘Bundan sonra yeni bir süreç başlıyor, benim ona enerjim var’ diyen, ‘Başaracağım’ diyen kendine güveniyorsa kalsın ama altı ay sonraki ankette hala yerinde sayıyorsak kimseyi o yerde tutmam. Bu kadar net söylüyorum. Yol yürüyenin arkasında duracağız. Partiyi aşağı çeken varsa o dakikadan sonra bu partide yeri yoktur. Oy verin ama bu partiyi kim yönetecek? Partiyi kim şaha kaldıracaksa o yönetecek arkadaşlar. Net söylüyorum.” ifadesini kullandı.

“KUZEYDE VE GÜNEYDE GÖNLÜMÜN YARASIDIR”

Samsun ve Gaziantep’teki seçim sonuçlarının kendisini üzdüğünü belirten Özel, “Bir tanesi Atatürk’ün adını almış Gazi ünvanını verdiği kent Gaziantep. Bir tanesi de Samsun… Kuzeyde ve güneyde gönlümün yarasıdır. 31 Mart gecesi siz bütün Türkiye’ye sevinirken ben bu iki şehre kahroluyordum. Herkes sorumluluğunu gösterecek, ona göre çalışacak, hep beraber başaracağız. Partimizi Samsun’da birinci parti yapacağız” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-samsunda-atakum-belediyesini-ziyaret-etti/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Yerinde sayanı yerinde tutmayacağız https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-yerinde-sayani-yerinde-tutmayacagiz/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-yerinde-sayani-yerinde-tutmayacagiz/#respond Mon, 20 May 2024 21:07:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32490 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Samsun’da yaptığı konuşmada, “Yerinde sayanı yerinde tutmayacağız, partiyi aşağıya çekenlerin bu partide yeri yoktur” dedi.

Özgür Özel, dün geldiği Samsun’da bugün de programlarına devam etti. Özel, 31 Mart yerel seçimlerinde Samsun’da kazandıkları tek belediye olan Atakum Belediyesi’ne ziyarette bulundu. Başkan Serhat Türkel ile görüşme gerçekleştiren Özel, çıkışta ise belediye binası önünde halka seslenerek açıklamalarda bulundu.

“Samsun seçim sonuçlarından sonra yüzüm yerdedir”

Tüm Türkiye yerel seçim sonuçlarına sevinirken, kendisinin üzüntü yaşadığını dile getiren CHP Lideri Özgür Özel, “Cumhuriyet Halk Partisi Samsun’daki genel performansıyla öz eleştiri yapmaya muhtaç durumdadır. 18 belediyeden birinin kazanıldığı, 1 milletvekilinin olduğu bir Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından kabul edilemez. Bundan sonra oturacağız, neyi doğru yaptıysak devam edeceğiz. Neyi eksik yaptıysak telafi edeceğiz. Neyi yanlış yapıyorsak terk edeceğiz. Bundan sonra burası ki bir Cumhuriyet kentidir, Uşak kazanılmışken, Afyon kazanılmışken, Kütahya kazanılmışken, Amasya kazanılmışken, Kastamonu kazanılmışken, Amasya kazanılmışken, Büyük Taarruzun şehri kazanılmışken, Büyük Zafer’in şehri kazanılmışken ilk adımın şehri kazanılmıyorsa başta genel başkan hepimizin yüzü yerdedir. Benim Samsun seçim sonuçlarından sonra yüzüm yerdedir. Yüzümü kaldırmak, başımı dikmek, göğsümü germek için mecbur olduğum şey, Gazi’nin partisini bu şehirde meclis partisi yapmak. Buna kim inanıyorsa gelsin katkı versin. Kim inanıyorsa gelsin partiye üye olsun. Başta gençler, kadınlar bütün Samsunluları Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisine baba evimize davet ediyorum” diye konuştu.

“Yerinde sayanı yerinde tutmayacağız”

Partiyi aşağıya çeken ve oyları düşürenleri görevden alacağını vurgulayan Özgür Özel, “Mevcut yöneticilerden enerjisi olan burada kalsın. Yoruldum diyen, çalışıyorum olmuyor diyen, başaramıyorum diyen, bu kadar olur diyen yol açık olsun. Onla da yolları ayıracağız. Eksik yaptım, daha çok çalışırım diyen. Bundan sonra yeni bir süreç başlıyor. Benim ona enerjim var diyen, başaracağım diyen kendine güveniyorsa kalsın ama 6 ay sonraki ankette hala yerinde sayıyorsak kimseyi o yerde tutmam. Bu kadar net söylüyorum. 6 ayda bir karne var. Her anket bir öncekinden önde olacak. Yerinde sayanı yerinde tutmayacağız. Yol yürüyenin arkasında duracağız. Partiyi aşağı çeken varsa o dakikadan sonra bu partide yeri yoktur. Oy verir ama bu partiyi kim yönetecek, partiyi kim şahlandıracaksa o yönetecek arkadaşlar. Samsun, Gaziantep. Bir tanesi Atatürk’e Gazi unvanının verdiği kent Gaziantep. Bir tanesi de Samsun. Kuzeyde ve güneyde gönlümün yarasıdır. 31 Mart gecesi siz bütün Türkiye’ye sevilirken ben bu iki şehre kahroluyordum. Herkes sorumluluğunu ona göre bilecek, ona göre çalışacak, hep beraber başaracağız. Partimiz Samsun’da birinci parti yapacağız” şeklinde konuştu.

Atakum Belediyesi’ne yaptığı ziyaretten de bahseden Özel, şunları söyledi:

“Bugün hep beraber Merkez Yönetim Kurulu üyelerimizle birlikte ilk kez Samsun’da yapılacak olan Merkez Yönetim Kurulu toplantımızdan önce Atakum Belediyemizi ziyaret ettik. Serhat başkanımız yirmi dört yirmi beş yaşından itibaren gençlik konularında görev almış. Bu yüzden de örgütümüzün göz bebeği olan parti içi ön seçimde, parti içi demokrasi mücadelesinde de örgütümüz tarafından takdir edilen, göreve getirilen henüz 41 yaşında bir belediye başkanımız Atakum Belediyesi’nde bayrak devir teslimi yaşandı. Şimdi Atakum’u yine bir Cumhuriyet Halk Partili yönetecek. 41 yaşındaki genç arkadaşımız Atakum’a dinamizm getirecek, Atakum’a ileride hatırlanacak çok önemli hizmetler, çok önemli kazanımlar bırakarak görevinin 5 yıllık dönemini tamamlayacak. Atakumlular ondan memnunsa göreve devam edecek. Yoksa daha önce olduğu gibi bir bayrak devir teslimi yaşanacak.”

Özel, burada yaptığı konuşmanın ardından MYK toplantısına katılmak üzere CHP il binasına geçti. – SAMSUN

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-yerinde-sayani-yerinde-tutmayacagiz/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel Samsun’da Seçim Mücadelesi İçin Seferberlik İlan Etti https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-samsunda-secim-mucadelesi-icin-seferberlik-ilan-etti/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-samsunda-secim-mucadelesi-icin-seferberlik-ilan-etti/#respond Sun, 19 May 2024 23:15:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32456 HABER: GÜLARA SUBAŞI – MEHMET REBİİ ÖZDEMİR/ KAMERA: ÜNAL AYDIN

(SAMSUN) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları dolayısıyla gittiği Samsun’da “Samsun’da iki ilçeden birini almak kabul edebileceğimiz bir şey değildir. Büyükşehir’inden metropol belediyelerine, Samsun belediyelerinin tamamını kazanana; Samsun’da birinci parti olana; en çok milletvekili olan parti olana kadar mücadeleye başlıyoruz, seferberlik ilan ediyoruz” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Samsun’a gitti. Özel’e burada; Gençlik Kolları Genel Başkanı Gençosman Killik, Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yarıdmcısı Sevgi Kılıç, Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, genel başkan yardımcıları, parti meclisi üyeleri ve milletvekilleri eşilk etti.

CHP lideri Özel, Atakum Belediyesi’nin düzenlediği etkinlik kapsamında “Kurtuluş Yürüyüşü”ne katıldı. Yürüyüşte Özel’e, Atakum Belediyesi Cumhuriyet Kadınları Bandosu eşlik etti. Yürüyüşün ardından halk oyunları ekibinin göstersini izleyen Özel, halka hitap etti. Özel’in konuşması şöyle:

“ATATÜRK’ÜN PARTİSİNİ 47 YIL SONRA BİRİNCİ PARTİ YAPARAK GELDİK”

“Bugün Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ülkeyi kurtarmak ve ardından bir cumhuriyet kurmak için çıktığı yolda ilk adımı attığı kentteyiz. İlkadım’ın 100’üncü yılında, hep beraber buradaydık, bugün 105’inci yılı, bir kez daha hep beraber buradayız. Ancak bu kez bir kıvancımız, bir mutluluğumuz var ki bugün Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kentine, Cumhuriyet kentine ve milli mücadelenin başlangıç kentine CHP’liler olarak başımız dik bir şekilde geldik. Onun partisini 47 yıl sonra birinci parti yaparak geldik. Türkiye’de umutların yükseldiği, gençlerin umutsuzluklarının kırıldığı, gözlerinin içinin gülmeye başladığı, kadınların haklı kaygılarından biraz olsun ayrıldıkları ve yeniden kendilerine bütün hakları tanıyan cumhuriyetin aydınlanma devriminin devam edeceğine olan inançlarının yükseldiği bir dönemde, bugün Samsun’a geldik. Elbette Atakum Belediye Başkanımızın bize ev sahipliği yapması ve seçimlerde, Samsun’da başarılı olduğumuz tüm noktalarda hepinize kıvanç, minnet duyuyorum. Ancak bu dönemde Türkiye’de, örneğin büyük zaferin kentinde, Afyon’da, Kütahya’da, Uşak’ta, Manisa’da büyük zaferler kazanmışken; şapka devriminin kenti Kastamonu’yu almışken, Amasya’yı kazanmışken Samsun gibi bir şehri kazanamamış olmayı da içinize sindiremiyoruz.

“SAMSUN’DA BİRİNCİ PARTİ OLANA KADAR MÜCADELEYE BAŞLIYORUZ, SEFERBERLİK İLAN EDİYORUZ”

Bundan sonra Samsun’da sadece bir milletvekili asla kabul edebileceğimiz bir sonuç değildir. Samsun’da iki ilçeden birini almak kabul edebileceğimiz bir şey değildir. Büyükşehirinden metropol belediyelerine, Samsun belediyelerinin tamamını kazanana; Samsun’da birinci parti olana; en çok milletvekili olan parti olana kadar mücadeleye başlıyoruz, seferberlik ilan ediyoruz. Ben partimin genel başkanı olarak üzerime düşeni yapacağım. İl örgütünden, ilçe örgütlerinden, partinin tüm seçilmişlerinden bu konuda üst düzey gayret bekleyeceğim. Bu inanca ortak olanlarla yol yürüyeceğiz. Bu inanca ortak olmayanlarla, yorulanlarla, inanmayanlarla, Samsun için değil kendisi için bir hayali olanlarla atacak bir adımımız, kaybedecek bir dakikamız yoktur. Onun için önümüzdeki günlerde Samsun’da çok ciddi bir çalışma yapacağız. Arkadaşlarımız gelecek, müfettişlerimiz gelecek, raporlar tutacak, sizlerle konuşacak, Samsun’u dinleyecek, en doğru kararı verecek ve Samsun’da büyük değişimin ateşini yakacağız, ben de takipçisi olacağım.

“TEK GÜVENCEM ATATÜRK SEVGİSİ OLAN SAMSUNLULARDIR”

Bu konuda tek güvencem yüreğinde vatan, millet, bayrak ve Atatürk sevgisi olan Samsunlulardır; sizlersiniz. Samsunlulara, Samsun’un kadınlarına, Samsun’un gençlerine güveniyorum. Ancak biz döndükten sonra bu inançla, Samsun’a sahip çıkmaya, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün iki eserinden biri olan partimize sahip çıkmaya ve bundan sonraki süreçte artık bu kenti Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yakışır bir noktaya getirmeye var mısınız? Size inanıyorum, size güveniyorum. Her geçen gün daha çok birlikte olacağız. Her geçen gün daha çok güçleneceğiz. Hep beraber başaracağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-samsunda-secim-mucadelesi-icin-seferberlik-ilan-etti/feed/ 0
Özgür Özel, Samsunlulara Seslendi: “Samsun’da İktidar İçin Bugün ‘İlk Adım’ı Atmalısınız” https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-samsunlulara-seslendi-samsunda-iktidar-icin-bugun-ilk-adimi-atmalisiniz/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-samsunlulara-seslendi-samsunda-iktidar-icin-bugun-ilk-adimi-atmalisiniz/#respond Sun, 19 May 2024 22:51:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32444 HABER: GÜLARA SUBAŞI – MEHMET REBİİ ÖZDEMİR/ KAMERA: ÜNAL AYDIN

(SAMSUN) – 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Samsun’a giden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Samsunlular, Samsun’daki Atatürkçüler, Samsun’da iktidar için bugün ilk adımı atmalısınız. Buna var mısınız? Yarından itibaren Samsun’da bu durumdan rahatsız olan herkesi Cumhuriyet Halk Partisi’ne, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu baba ocağına davet ediyorum. Gelin ve bu duruma el koyun. Samsun’da herkesi Cumhuriyet Halk Partisi’ne katılmaya, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisine sahip çıkmaya ve ilk seçimlerde Samsun’da birinci parti olana kadar hep beraber var gücümüzle çalışmaya davet ediyorum” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP MYK üyeleri, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Samsun’a giderek, burada düzenlenen etkinliğe katıldı. Özel ve beraberindekiler Tütün İskelesi’nden Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na düzenlenen yürüyüşe katıldı. Yürüyüşün ardından, Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu.

Özel törenin ardından burada yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

“Bugün 19 Mayıs 2024. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önce kurtuluş mücadelesini sonra da kuruluşu örgütlemek üzere, İstanbul’da yapacak başka birşey kalmadığını görüp iktidar sahiplerinin İstanbul’da işgal kuvvetlerine kırmızı halılar serdiğini, daha sonra da Yıldız Sarayı’nın iskelesinden işgal kuvvetlerinin bir zırhlısına binip kaçtıkları süreçte Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Bandırma vapuruna binerek tam 105 yıl önce hem kurtuluşu gerçekleştirecek orduyu kurmak, Kurtuluş Savaşı mücadelesini örgütlemek, hem de ardından genç bir cumhuriyet kurmak için buraya Anadolu’ya ilk adımını attığı bu Tütün İskelesi’ne geldi. ve buradan bir kurtuluş mücadelesini başlattığı, onun ilk adımını attığı bu güzel şehrin Atatürkçü, cumhuriyetçi, milliyetçi, devrimci, halkçı, laik insanları hepiniz hoş geldiniz.

Nazım Hikmet, Kuvayı Milliye Destanı’nda diyor ki; ‘Onlar ki toprakta karınca, suda balık, havada kuş kadar çoktular; Korkak, cesur, cahil, hakim ve çocuktular.” Çok sözler edildi onlara dair. ‘Zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyleri yoktular’ diyor. İşte zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyi olmayanların umudu olmuş, kimsesizlerin kimsesi olmuş. Olmayan bir orduyu kurmuş. Bu topraklarda kurtuluşa, herkesi inandırmış. Bir büyük devrimcinin ilk adımını attığından tam 105 yıl sonra sizlerle birlikteyiz. Bu güzel gün kutlu olsun. Samsunlular bayramınız kutlu olsun.”

“CUMHURİYET’İN KURUCU KADROLARINI ANMAYANLARA KÖTÜ BİR HABERİM VAR”

Konuşmasında “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” başlıklı yeni eğitim müfredatı taslağını da eleştiren Özel, şöyle konuştu:

“Bugünlerde Cumhuriyet’in kurucu kadrolarının Kurtuluş Savaşı’nın isminin anılmadığı bir müfredat programıyla, Cumhuriyet’in 100. yılında Atatürk demeden, İnönü demeden kurucu kadroları anmadan bir müfredat hazırlayarak Cumhuriyet’in ikinci yüzyılındaki gençlerimize, öğrencilerimize istikamet vermeye, onları yönlendirmeye çalışan bir hazırlık içindeler. Ancak buradan onlara kötü bir haberim var; bakın Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk seçimleri yapıldı. Şimdi ikinci yüzyılın ilk genel seçimleri için ilk günden itibaren durmadan çalışıyoruz.

Ey Atatürk’ün adından korkanlar, İsmet Paşa’yı anmayanlar, Kurtuluş Savaşı kendi kendine olmuş gibi anlatanlar; fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller içindeki hür kelimesinden korkan, gençlerin özgür olmasını istemeyenler… Hürriyet düşmanları size sesleniyoruz; Cumhuriyet’in ikinci yarısının, ikinci yüzyılının ilk seçimleri gelecek ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi iktidara gelecek.” diye konuştu.

“SAMSUN’DAKİ İKTİDAR İÇİN BUGÜN ‘İLK ADIM’I ATMALISINIZ”

Özgür Özel sözlerine şöyle devam etti:

“Geçtiğimiz Mart ayının sonunda bütün Türkiye’yi Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayları milliyetçi demokratlardan, muhafazakar demokratlardan, etnik kökeni ne olursa olsun, Türk’ünden, Kürt’ünden, Laz’ından, Çerkez’inden, Alevi’sinden, Sünni’sinden aldıkları destekle çok büyük bir başarı elde ettiler.

Nüfusun yüzde 65’i, ekonominin yüzde 80’i, toplanan verginin yüzde 87’si bizlerin yönettiği belediyelerden hizmet ettiğimiz alandan toplanıyor. Ancak büyük bir üzüntümü ifade etmek isterim ki Samsun gibi bir kenti böyle bir dönemde, böyle bir atmosferde biz Kütahya’yı, Afyon’u, Uşak’ı, Manisa’yı, İzmir’i alıyorken yani Milli Mücadele’nin, Büyük Taarruz’un, Büyük Zafer’in illerini alıyorken, Amasya Tamimi’nin ilini alıyorken, Şapka Devrimi’nin tarihinin ilini alıyorken, Kastamonu’yu alıyorken, Samsun’un bizim tarafımızdan kazanılmamış olmasını asla kabul edemiyorum. Buradan Samsun’daki yüreğinde Atatürk sevgisi olan, Cumhuriyet sevgisi olan herkese sesleniyorum. Biz Samsun’da bunu taşıyamayız. En kısa sürede Samsun’da Gazi’nin partisini birinci parti yapmak zorundayız. Onun için sadece televizyon izlemek, gazete okumak, arkadaşlarla sohbet etmek ve televizyonda bizleri izleyip mutlu olmak ya da tenkit etmek yetmez.

Samsunlular, Samsun’daki Atatürkçüler, Samsun’daki iktidar için bugün ilk adımı atmalısınız. Buna var mısınız? Yarından itibaren Samsun’da bu durumdan rahatsız olan herkesi Cumhuriyet Halk Partisi’ne, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu baba ocağına davet ediyorum. Gelin ve bu duruma el koyun. Samsun’da herkesi Cumhuriyet Halk Partisi’ne gelmeye katılmaya, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisine sahip çıkmaya ve ilk seçimlerde Samsun’da birinci parti olana kadar hep beraber var gücümüzle çalışmaya davet ediyorum.”

“ATATÜRK BU CUMHURİYETİ SADECE SADECE GENÇLERE EMANET ETTİ”

Özel gençlere de şöyle seslendi:

“Samsun’un gençleri, Türkiye’nin gençleri, Mustafa Kemal Atatürk bu partiyi kurdurdu ve sonra dedi ki; ‘Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.’ Peki bunu nasıl yapacağız? Gazi Mustafa Kemal Atatürk öleceğini, toprak olacağını biliyor da peki bu ülkenin ilelebet yaşayacağına, var olacağına nasıl emin oluyor? Birisine emanet etmiş olması lazım. Genel başkanlara emanet etmedi, ne milletvekillerine, ne belediye başkanlarına, ne il başkanlarına. Şunu bilin; askerdi, ordu komutanıydı, başkomutandı ama askerlere, genelkurmay başkanlarına da emanet etmedi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu Cumhuriyet’i sadece ve sadece gençlere emanet etti. Onun için eğer üzülüyorsan, enseyi karartıyorsan, sıkılıyorsan, bu ülkeden gitmeyi düşünüyorsan, vallahi buna izin yok. Ben giderim, sen gidemezsin. Yaşlılar gider, gençler gidemez. Asker bile gider, gençler gidemez çünkü Cumhuriyet gençlere emanettir.

Bunun için bundan sonra yaşanacak süreçte en büyük güç, en büyük sorumluluk gençlerin sırtındadır. Efendim, özgürlükler yok, geri kazanacağız. Efendim yoksulluk var, bunu çözeceğiz. Efendim festivalleri yasaklıyorlar, direneceğiz. Çünkü Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençleri hiçbir şeyden korkmaz. Hiçbir mücadeleden geri kalamaz. Yanımda Gençlik Kolları Genel Başkanım Genç Osman Killik var. Diğer tarafta gençlik politikalarından gölge kabinemizin gençlik ve spor bakanı Sevgi Kılıç var. Ben Samsun’dan İlkadım’ın atıldığı yerden nasıl Samsunluları Samsun’u kurtarmak için yarından itibaren ilk adımı atmaya çağırdıysam, şimdi buradan Türkiye’deki bütün gençleri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet’ine ve partisine sahip çıkmak üzere Cumhuriyet Halk Partisi’ne davet ediyorum.”

“BUNDAN SONRA CHP SAMSUN’DA EN ÇOK MİLLETVEKİLİ ÇIKARAN PARTİ OLANA KADAR MÜCADELE EDECEĞİM”

“Samsunlular lütfen bu güzel şehri kendi haline bırakmayın” diyen Özel şunları kaydetti:

“Bu güzel partiyi ve emaneti kendi haline bırakmayın. Şikayet etmeyi bırakın, sahip çıkın. Atatürk’ün emaneti Samsun’da benden size emanettir. Son sözüm şudur; elbette kolay bir yol yürümeyeceğiz. Ancak bize yolu gösteren şöyle söylemiş; ‘Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla ve asla yorulmazlar’ Biz de yorulmayacağız. Sonuna kadar başarmak için mücadele edeceğiz. Sözüm var, bu gece Samsun’da yatıyorum. Bundan sonra Cumhuriyet Halk Partisi birinci parti olana kadar, Cumhuriyet Halk Partisi Samsun’da en çok milletvekili çıkaran parti olana kadar, Cumhuriyet Halk Partisi en çok belediyeyi kazanan parti olana kadar ben Genel Başkan olarak buradayım. Sizinle birlikte mücadele edeceğim.

Hepinizin bayramını bir kez daha kutluyorum. Bundan sonra hep beraber çok daha güzel günleri görmek için ülkemizin yoksunluğunu çözmek için, sorunların hepsini halletmek için hep birlikte çalışacağız. Bu gücümüz var, bu azmimiz var. Bu inanç, bu yürek, bu parti, bu ülkede bunu yüz yıl önce başardı, yine başaracağız. Evinize gidin, köyünüze gidin ama yarından itibaren bu büyük mücadele için hem üye değilseniz kaydolun hem de sorumluluk alın, sanki seçim varmış gibi hep beraber çalışın. Kucaklayın, kimseyi dışlamayın. Doğruları anlatın. Siz anladığını en iyi şekilde anlatabilen, insanları ikna edebilen, doğru bildiği uğrunda her şeyi yapabilen kahraman Cumhuriyetçilersiniz. Mustafa Kemal’in askerlerisiniz. Hepinize güveniyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-samsunlulara-seslendi-samsunda-iktidar-icin-bugun-ilk-adimi-atmalisiniz/feed/ 0
Fatih Erbakan: 28 Şubatçıların affedilmesinin zamanlaması bize manidar geliyor https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-28-subatcilarin-affedilmesinin-zamanlamasi-bize-manidar-geliyor/ https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-28-subatcilarin-affedilmesinin-zamanlamasi-bize-manidar-geliyor/#respond Sat, 18 May 2024 22:33:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32354 Mardin’e gelen Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “28 Şubatçıların affedilmesinin zamanlaması bize manidar geliyor” dedi.

Bir dizi ziyarette bulunmak üzere Mardin’e gelip bir otelde konuşma yapan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan; Artuklu, Ömerli, Yeşilli ve Midyat ilçelerine teşekkür ziyaretleri yapacaklarını söyledi. Yeşilli ilçesinde yüzde 17 oy oranına ulaştıklarına değinen Erbakan, Ömerli ilçesinde yüzde 31 ve Midyat ilçesinde ise yüzde 16 oy oranına ulaştıklarını dile getirdi. Türkiye geneli sonuçlarıyla beraber 31 Mart seçimlerinde milletin Yeniden Refah Partisi’ne, Milli Görüş’e göstermiş olduğu teveccühü açık bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi.

“Bu sonuçların elde edilmesinde en önemli faktör Milli Görüş’ün bereketin ve merhum Erbakan hocamızın yıllar boyu ülkemize ve milletimize yapmış olduğu hizmetlerin bereketidir” diyen Erbakan, “İl ve ilçe bazındaki sonuçların yanında Türkiye genelinde bir önceki seçimde yüzde 2.9, bu seçimde belediye meclis üyeliği Türkiye geneli sonucu olarak da yüzde 7 oy oranına ulaşıldı. Bu bir sene dahi geçmeden kısa bir süre içerisinde yüzde 2.9’dan yüzde 7 oylarımızın çıkmasıdır. Bununla beraber 132 ilçede yüzde 20’nin üzerinde oy alındı. 210 ilçede de yüzde 10’un üzerinde oy alındı. 3 milyon oy, yüzde 7 oy oranı ve 63 belediye bunlardan bir tanesi Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, bir tanesi de Yozgat il belediyesi. Diğerleri de il ve ilçe belediyeleri. Muazzam bir teveccüh gösterdi milletimiz” ifadelerini kullandı.

2028 yılında Yeniden Refah Partisini iktidar yapmak istediklerini belirten Erbakan, “Bir defa Türkiye’de en önemli problemlerden bir tanesi, milletimizin gündemi ekonomik krizdir. Enflasyon yoksulluk ve burada asgari ücrete baktığınız zaman 17 bin liralık bir asgari ücret açlık sınırı bugün Türkiye’de 20 bin liraya dayandığını görüyoruz. Dört kişilik aile 20 bin lira, beş kişilik aile için 25 bin lira açlık sınırıdır. Bunun manası milyonlarca asgari ücretli açlık sınırının altında yaşamaktadır demektir. Diğer taraftan emekli maaşına baktığımız zaman 10 bin lira olduğunu görüyoruz. Milyonlarca emekli açlık sınırının yarısı kadar bir maaşla hayat mücadelesi veriyor. Yoksulluk sınırı bugün dört kişilik aile için 60 bin liraya dayanmış. Ayda 60 bin liradan az geliri olan aileler bugün Türkiye’nin şartlarında yoksuldur. Temel ihtiyaçlarını tam manasıyla karşılamıyor. Bu hesaba göre Türkiye’de halkın yüzde 45’i açlık sınırının altında, yüzde 80’i yoksulluk sınırının altındadır. Enflasyonda dünya dördüncüsü olmuş durumdayız. Bizim önümüzde sadece Arjantin, Lübnan ve Suriye kalmış durumda. Suriye 10 yıldan uzun süredir savaş içerisinde olan bir ülke. Arjantin zaten her zaman açık dünya şampiyonu bu konuda. Venezuela’yı dahil geride bırakmış bir enflasyon oranına sahibiz. TÜİK verilerine göre yüzde 68 oranında” diye konuştu.

2024 bütçesinden 1.25 trilyon lira faiz ödendiğine değinen Erbakan, “40 milyar dolar sadece devletin faizi ödeyeceği paradır. 2023 yılında kur korumalı mevduatta giden kaynak 1.4 milyon liradır. 2024 bütçesinde 540 milyar TL belli holdinglere kamu üzerinden iş birliği projelerine ödeme yapılacak. Bununla ilgili sürekli olarak ciddi iddialar var. Bunların araştırması gerektiğini her zaman ifade ediyoruz. Dediler ki biz bu kadar emeklinin maaşını 10 bin liradan 17 bin liraya getirirsek 1.4 trilyona mal olur. 1.4 trilyon kur korumalı mevduata veriliyor emeklilerimize verileceğini. 1.25 trilyonu faize veriyoruz. Bu faiz ödemesi ve kur korumalı mevduat ödemesi 17 bin TL maaşa kavuşabilir” şeklinde konuştu.

28 Şubat hükümlülerinin affedilmesine değinen Erbakan, “28 Şubatçıların affedilmesinin zamanlaması bize manidar geliyor. Neden böyle bir zamanda neden şimdi yapıldı. Bununla ilgili tabi ki takdiri milletimize bırakıyoruz. DEM Parti ile ilgili karar hukuku gibi bir süreçtir. Karar verildi, bunun gerekçesine sebeplerine bakmamız, incelememiz gerekir ve buna göre bir yorum yapmamız daha doğru olur diye düşünüyorum” dedi. – MARDİN

]]>
https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-28-subatcilarin-affedilmesinin-zamanlamasi-bize-manidar-geliyor/feed/ 0
DEVA Partisi’nden 83 İsim CHP’ye Katıldı https://www.haber60.com.tr/deva-partisinden-83-isim-chpye-katildi/ https://www.haber60.com.tr/deva-partisinden-83-isim-chpye-katildi/#respond Fri, 17 May 2024 23:21:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32270 HABER: FATİH ÖZKILINÇ KAMERA: ÖZGÜR ŞENGÜL

(İZMİR) – DEVA Partisi’nden 31 Mart seçimlerinde Konak Belediye başkan adayı olan Ali Rıza Uygur’un da aralarında bulunduğu 83 isim istifa ederek CHP’ye katıldı. Yeni üyeler için CHP Konak İlçe Başkanlığı’nda düzenlenen rozet takma töreninde konuşan CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, genel başkan Özgür Özel’in “Baba evi” çağrısını hatırlatarak, İzmir’de üye sayısını 1 yıl içinde ikiye katlamayı hedeflediklerini söyledi.

İzmir’de 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nde DEVA Partisi’nden Konak Belediye başkan adayı olan Ali Rıza Uygur ile ilçe yönetim kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu 83 isim partilerinden istifa ederek CHP’ne katıldı. CHP Konak İlçe Örgütü’ne üye olan isimler için ilçe başkanlığı binasında rozet takma töreni düzenlendi. Törene CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun yanı sıra CHP Konak İlçe Başkanı Ozan Ali İlgazi, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve ilçe örgütü üyeleri katıldı.

ASLANOĞLU: “CHP’YE, BABA OCAĞINA ÇOK GÜÇLÜ KATILIMLAR GÖRÜYORUZ”

Törende konuşan il başkan Aslanoğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Baba evi” çağrısını hatırlatarak İzmir’de üye sayısını 1 yıl içinde ikiye katlamayı hedeflediklerini söyledi. Aslanoğlu, “Genel Başkanımız ‘burası baba evi’ diyor. Bazen günler geçince baba evinden büyüyenlerin kimisi ırakta kimisi yakında olabiliyor. Ama günü gelince yine baba evine geri dönüyor. Baba evine geri dönen tüm arkadaşlarımıza ‘Baba evine hoş geldiniz’ diyoruz. Özellikle yerel seçimlerden sonra CHP’ye, baba ocağına çok güçlü katılımlar görüyoruz. Her gün ilçelerimizde ve il binamızda partimiz büyüyerek katlanıyor. Bizler 1 yıl sonra üye sayımızı iki katına çıkarma hedefiyle yol alıyoruz. Önceki dönemlerde başka partilerde ülkesi için mücadele etmiş tüm arkadaşlarımızı CHP’nin saflarına davet ediyoruz. Hep birlikte daha güçlü olmaya, iktidara yürümeye davet ediyoruz” dedi.

İLGAZİ: “ÖZEL’İN GENEL BAŞKANLIĞI ALDIĞI GÜN KADAR HEYECANLIYIM”

CHP Konak İlçe Başkanı İlgazi ise “Bugün CHP Konak için çok önemli bir gün. Çok önemli bir katılım olacak. Büyük bir güç hatta mihenk diyeceğimiz bir aile bugün ailemize katılım sağlıyor. Ali Rıza başkanımızla biz seçim sürecinde hep omuz omuza çalıştık. Bu örgüte büyük bir güç katacaklarına inanıyorum” diye konuştu.

MUTLU: “MEYVELERİ ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE ALACAĞIMIZA İNANIYORUM”

Konak Belediye Başkanı Mutlu da “Bugün bizim için çok önemli bir gün. Birlikte omuz omuza mücadele ettiğimiz, bireysel ve toplumsal özgürlükler için yan yana yürüdüğümüz arkadaşlarımızla aynı partide buluşmak çok heyecan verici. Bundan sonraki çalışmaları aynı parti altında yürütmemizin güzelliğinin önümüzdeki dönemde meyvelerini birlikte alacağımızı bildiğimiz için çok mutluyum” ifadelerini kullandı.

UYGUR: “DİĞER BÜTÜN PARTİLER CHP’YE GÖRE KENDİNİ AYARLAR”

CHP’ye geçen 31 Mart seçimlerinde DEVA Partisi’nden Konak Belediye başkan adayı olan Ali Rıza Uygur da “CHP, Türkiye’nin demokrasisinin ve Cumhuriyetin ana direğidir. Diğer bütün partiler CHP’ye göre kendini ayarlar. Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’in baba evi çağrısına biz de uyduk. Güç katmaya geldik. Umarım bu yolu bundan sonra beraber yürürüz” diye konuştu.

Konuşmaların ardından CHP’ye katılan yeni üyelere parti rozeti takıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/deva-partisinden-83-isim-chpye-katildi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TOBB Genel Kurulu’nda anayasa tartışmalarına karşı çıktı https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-tobb-genel-kurulunda-anayasa-tartismalarina-karsi-cikti/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-tobb-genel-kurulunda-anayasa-tartismalarina-karsi-cikti/#respond Thu, 16 May 2024 00:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31970 (ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) 80’inci Genel Kurulu resepsiyonunda; “Bugün Türkiye yoğun bir şekilde anayasa tartışmalarının içinde tutulmaya çalışılıyor. Anayasa makro bir tartışmadır ve maalesef gündeme sis etkisi yapmaktadır. Anayasa tartışmalarının istihdam sorunlarını, üreticinin sorunlarını, krediye ulaşma sorununu, geçim sorununu, emeklilerin sorununu örtüp görünmez kılacak bir gündem etkisi yapmasına tamamen karşıyız” dedi. Bugün Türkiye’nin en yüksek iki tansiyonunun Sinan Ateş davası ve Ayhan Bora Kaplan soruşturması olduğuna dikkat çeken Özel, “Eğer hukuk devletine dönerseniz, kimsenin fısır fısır bugün bu salondaki herkesin arasında ‘Yahu ne oluyor? Nasıl okumak lazım’ sorusuna cevap aramayız” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TOBB’un 80’inci Genel Kurulu kapsamında düzenlenen resepsiyona katıldı. Resepsiyona ayrıca TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eski Başbakan Binali Yıldırım, YSK Başkanı Ahmet Yener, İYİ Parti Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, CHP Genel Başkan Yardımcıları ve milletvekilleri de katıldı.

Resepsiyonda konuşan Özel, şunları söyledi:

“31 Mart’tan önceki Türkiye’nin şartlarında tüm siyasi partilerin genel başkanları maalesef genel kurula aynı anda davet edilemiyorlardı. Bu noktaya nasıl geldik, onu tartışmak bugünün işi değil ama 31 Mart’ın mesajı normalleşmedir. Normalleşmenin gereği el sıkışmaktır. Son seçimlerin birinci partisinin genel başkanıyla ikinci partisinin genel başkanı ya da son genel seçimlerin birinci partisinin genel başkanıyla ana muhalefetin genel başkanının el sıkışmadığı, konuşmadığı bir süreci Türkiye geride bırakmalıdır.

“BU ÜLKEDE ASGARİ ÜCRET ALANLARI İÇİN ÇOK DÜŞÜK, VERENLER İÇİN ÇOK YÜKSEK”

Seçimlerde Türkiye’nin yüzde 65’inin, ekonominin yüzde 80’inin, toplanan verginin yüzde 87’sinin bulunduğu yerlerde yerel yönetimlerde sorumluluk almış başkanların genel başkanı olarak hem yerel yönetimlerle ilgili hem de ülkeyi yönetmekte olan iktidar partisiyle ilgili milletin beklentileri nelerse ona uygun şekilde hem müzakere etmek hem ana muhalefet sorumluluğuyla sorunları dile getirmek ve mücadele etmek bizim görevimiz. Bu ülkede asgari ücret alanları için çok düşük, verenler için çok yüksek. Bu ülkede döviz kuru ihracatçı için çok düşük, vatandaş için çok yüksek. Türkiye bugün dünyanın yoksul ve ucuz iş gücü ülkeleriyle düşük asgari ücretle mücadele edemez. Bu ülkeye yazıktır o yüzden açılışı ve hamleleri doğru yapmış olsak şu anda yüksek katma değerli üretim ve ihracatla alan için tatminkar, veren için de uygun maliyetli bir asgari ücretimiz olabilirdi.

Enflasyonist bir ekonomide TOBB’un son dönemdeki en büyük haklı uğraşlarından bir tanesi enflasyon muhasebesine itiraz olmuştur. Çünkü enflasyon muhasebesi mali tabloların düzeltilmesinden öte enflasyonun getirdiği yeni kıymeti kar gibi görüp vergileştirme sürecine girdiğinde büyük bir sıkıntı yaratacaktır.

“ANAYASA MAKRO BİR TARTIŞMADIR VE MAALESEF GÜNDEME SİS ETKİSİ YAPMAKTADIR”

Bugün Türkiye yoğun bir şekilde anayasa tartışmalarının içinde tutulmaya çalışılıyor. Anayasa makro bir tartışmadır ve maalesef gündeme sis etkisi yapmaktadır. Anayasa tartışmalarının istihdam sorunlarını, üreticinin sorunlarını, krediye ulaşma sorununu, geçim sorununu, emeklilerin sorununu örtüp görünmez kılacak bir gündem sisi, etkisi yapmasına tamamen karşıyız. Yeni anayasa yapılabilir mi şartlar olur ve olgunlaşırsa yapılır. Birinci şartı mevcut anayasaya tam uymaktır. Yeni bir elbise istemek için eskisine ne yaptığınıza bakarlar, size dikilmiş bir kıyafeti hiç giymediyseniz yenisini talep edemezsiniz,yenisini de giyecekseniz sizin üstünüze yaparlar. Anayasalar mucizevi kıyafetlerdir, herkesin üzerine uyar onun için anayasa yapacaksak anayasayı her doğan için yapmak lazımdır. Her doğan için yapılan anayasa herkese uyar o zaman bunun için aşkın zamanlı bir metin yaratmak için, çok tartışmak çok paylaşmak ama ilk başta ilk düğmeyi iliklemek için mevcut anayasaya tam uymak lazımdır. Mevcut anayasaya uymanın bir ikincil kazanımı hukuk devletine dönüş olacaktır. Bugün Türkiye’nin en yüksek iki tansiyonundan bir tanesi Sinan Ateş davası bir diğeri Ayhan Bora Kaplan soruşturmasıdır. Eğer hukuk devletine dönerseniz, kimsenin fısır fısır bugün bu salondaki herkesin arasında ‘Yahu ne oluyor? Nasıl okumak lazım’ sorusuna cevap aramayız. Hukuk devleti varsa hukukçular da vardır. Hepimiz adına gereğini yaparlar. Ben tüm hukukçulara yüksek yargının değerli başkanlarının varlığında tekrar hukuk devletine dönüş için kuvvetli bir anayasal bilinç, hukuka güven, hukukçuya güvenin sağlandığı bir Türkiye’de hep birlikte el sıkışmanın, hep birlikte kucaklaşmanın özlemini duyduğumuzu hatırlatıyor, Türkiye’nin en önemli kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerinden bir tanesi olan TOBB’un 80’inci Genel Kurulunun, üyelerine ve hepimize fayda getirecek sonuçlar üretmesini temenni ediyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-tobb-genel-kurulunda-anayasa-tartismalarina-karsi-cikti/feed/ 0
Slovakya’nın eski başbakanı Robert Fico suikast girişimine uğradı https://www.haber60.com.tr/slovakyanin-eski-basbakani-robert-fico-suikast-girisimine-ugradi/ https://www.haber60.com.tr/slovakyanin-eski-basbakani-robert-fico-suikast-girisimine-ugradi/#respond Thu, 16 May 2024 00:06:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31949 15 Mayıs’ta henüz bilinmeyen bir nedenle suikast girişimine uğrayan ve bu satırların kaleme alındığı saatlerde henüz hayati tehlikeyi atlatmamış olan Robert Fico, bölgede doğu blokunun yıkıldığı 1990’lardan bu yana ülkesinde siyaset dünyasının belirleyici şahsiyetlerinden biri.

Bu yıl altmış yaşına giren Robert Fico, hukuk fakültesini bitirmesinin ardından siyasete daha Çekoslavakya Komünist Partisi’nde başlamıştı. İşçi kökenli bir aileden gelen Robert Fico o yıllarda sol siyaset akımlarının etkisindeydi.

Kayınpederinin Yargıtay başkanı olması nedeniyle rejimin ayrıcalıklı elit tabakasının haklarına sahip olan genç Robert o yıllarda batı ülkelerine rahatlıkla gidebiliyor, dünya ile bağlantı kurabiliyordu.

Sosyalist rejimin çöküşünün ardından Fico, 28 yaşında, eski komünist partisinin dönüşümüyle oluşan SDL (Demokratik Sol Parti) üyesi olarak parlamentoya girdi.

Parlak bir siyasetçi ve iyi bir hitabet yeteneğine sahip olan Robert Fico, 31 yaşındayken SDL içinde parti başkanlığı için en önemli adaydı. Ancak son anda adaylığını geri çekti. Daha sonra, Fico’ya, “sakıncalı bir fotoğraf nedeniyle şantaj yapıldığı” iddiası, Slovakya’da yıllarca siyasetin en önemli dedikodusu oldu.

1998’de kurulan geniş koalisyonda Fico’nun partisi ikinci büyük partiydi. Ancak koalisyonda Fico’ya bir görev verilmedi.

Başsavcılığa talip olan Robert Fico bu görevi de yaşı tutmadığı için kaybetti. Slovakya’da bu tarihte başsavcı olabilmek için yaş sınırı 35’ti. Fico ise sadece 34 yaşındaydı.

‘Kedi beyaz mı siyah mı fark etmez. Önemli olan fareyi yakalamasıdır’

1999’da Robert Fico sol partiyle ipleri koparıp SMER (İstikamet) adını verdiği kendi partisini kurdu ve yedi yıllık bir siyasi çalışmanın ardından 2006 yılında oyların yaklaşık üçte birini alarak iktidara geldi.

Sağ muhafazakar siyasetçiler tarafından fazla ilerici ve solcu, sol parti tarafından da sağcı olmakla suçlanan, kendi partisini ise sosyal demokratlara yakın bulan Fico; seçimlerde partisini tanımlarken kullandığı şu cümlesiyle akıllarda silinmeyen bir iz bırakmıştı:

“Kedi beyaz mı siyah mı fark etmez. Önemli olan fareyi yakalamasıdır. Ve biz fareyi yakalayacağız, Slovakya’yı sorunlardan kurtarıp ayağa kaldıracağız”.

Robert Fico’nun “3. yol” siyaseti başarılıydı. Slovak seçmenlerden önemli ölçüde destek alıyordu. Ve bu başarıda, aslında siyasetinin merkezine, ülkedeki Macar azınlığa ve komşu Macaristan’a karşı olma ilkesini koyması da rol oynuyordu.

2006’dan sonra, iktidar olduğu yıllarında Robert Fico, ülkede ekonomik anlamda güçlenen bir süreç yaşansa da demokratik hakların kısıtlanması ve özellikle de yolsuzlukların güçlenmesi, mafya ve yer altı teşkilatlarının etki alanlarının yargıya kadar ulaşması nedeniyle eleştiriliyordu.

‘Bir araştırmacı gazeteci suikastı iktidarının sonunu getirdi’

Bu süreçte dönüm noktası 2018 yılında gerçekleşen bir siyasi suikast oldu. O yılın ilkbaharında mahkemeler ve mafya kuruluşları arasındaki ilişkiler üzerine bir dosya haber hazırlayan araştırmacı gazeteci Jan Kuciak’ın, nişanlısıyla birlikte bir suikasta kurban gitmesi, geniş kesimleri hükümete karşı sokağa döktü.

“Slovakya’nın Susurluk”u olarak da adlandırılabilecek suikastın peşini bırakmayan basın, adım adım sorumluları ortaya çıkardı.

Polis müdürleri, hakimler ve devlet memurlarının bağlantıları, sorumluluğu ve ihmalleri hükümet düzeyine kadar yükseltiyordu.

Sonunda Başbakan Robert Fico yükselen tepkiyi azaltmak için istifa etmek ve başbakanlığı partisinin başkan yardımcısı Peter Pellegrini’ye bırakmak zorunda kaldı.

Partisinin seçimlerde iktidarı kaybedeceğini biliyordu. Kendisini yıpratmamak, kariyerini temiz tutabilmek için başbakanlıktan zamanında istifa etmişti.

Bu taktik belki de 2023 yılındaki başarısının teminatı da olmuştu. Geçen yıl gerçekleşen seçimlerde Fico tekrar halkın desteğini almayı başardı ve iktidara geldi.

2018’den sonra muhalefette olduğu yıllarda siyasetindeki belki de en önemli değişiklik, daha önceki dönemlerde şiddetle karşı çıktığı Viktor Orban’ın çizgisine yakınlaşması ve Slovakya’da Macar azınlığın desteğini de almayı başarmasıydı.

Bağımsız Slovakya’nın üç en önemli siyasetçisinden biri

Slovakya’nın bağımsızlığını kazanmasından bu yana ülkenin kaderine yön veren üç çok önemli siyasetçi oldu. Bunlar sırasıyla Vladimir Meciar, Mikulas Dzurinda ve Robert Fico.

Bu üç siyasetçiden iktidarda en fazla kalmayı başaran ve parlamentoda da en büyük desteğe sahip olan kişi Fico idi. Ancak buna rağmen yorumcular, Fico’nun başarılarının diğer iki siyasetçiyi yakalayamadığı konusunda hemfikirler.

Meciar çoğunluğun karşı olmasına rağmen siyasi manevralarıyla Çekoslavakya’yı bölüp Slovakya’nın bağımsızlığını ilan ettirebilmesiyle ülke tarihine geçmişti.

Dzurinda ise ülkesinin NATO’ya ve Avrupa Birliği’ne (AB) katılımını sağlamıştı. Ekonomik yaşamdaki reformlarıyla Slovakya’nın güçlü kalkınmasının temellerini atmıştı.

Fico’nun ülkesi için attığı en önemli adım ise Slovakya’yı euro bölgesine dahil edebilmesi oldu.

Dış politikada bir zamanlar şiddetle AB yanlısı olan siyasetçi, son birkaç yılda eskiden karşısında olduğu komşu Macaristan’ın lideri Viktor Orban’ın çizgisine yakınlaştı. Brüksel’e yönelik eleştirileri ile ve Ukrayna- Rusya savaşında açıkça yanında olmasa da Rusya’yı kayıran politikasıyla dikkat çekti.

Hakkındaki en büyük yakınma ise SMER partisinin ülkeyi elit ve oligarşinin dev yolsuzluk şebekesine teslim ettiği iddiasıydı. Adalet mekanizmasından polis müdürlerine, siyasetçilerden üst düzey bürokratlara kadar toplumu bir ahtapot gibi saran yolsuzluk, rüşvet ve yandaş kayırma işlerinin onun döneminde hayata geçtiği iddialarıyla eleştirildi.

Robert Fico’ya karşı kimin ve neden bir suikast işlediği belki de hiç ortaya çıkarılamayacak. Bazı deliller bulunsa da belki gerçek hiçbir zaman aydınlanamayacak.

Çünkü bir zamanlar komünist, sonra demokratik solcu, sonra sosyal demokrat, sonra üçüncü yolcu, sonra da milliyetçi olan ve yolsuzlukla dolu bir toplum yaratmakla suçlanan Robert Fico; siyasi yaşamı boyunca sevenlerinin yanı sıra, çok sayıda hasım da edinmişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/slovakyanin-eski-basbakani-robert-fico-suikast-girisimine-ugradi/feed/ 0
Erdoğan: Türkiye’nin meseleleri siyasetin günlük polemiklerinin üzerinde ele alınsın https://www.haber60.com.tr/erdogan-turkiyenin-meseleleri-siyasetin-gunluk-polemiklerinin-uzerinde-ele-alinsin/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-turkiyenin-meseleleri-siyasetin-gunluk-polemiklerinin-uzerinde-ele-alinsin/#respond Wed, 15 May 2024 22:24:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31850 (ANKARA) – Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında; “İstiyoruz ki muhalefet yıkıcı, kırıcı değil, yapıcı olsun. Arzumuz odur ki, Türkiye’nin meseleleri siyasetin günlük polemiklerinin üzerinde ele alınsın. Biz milletimizin de takdir ve talep ettiği bu iklimin Türk siyasetinin normali haline gelmesini ümit ediyoruz. Siyaseti yüksek gerilim hattına hapsetmek isteyenler her zaman olacaktır ama olmasını istemiyoruz. FETÖ’ye diyet borcunu ödemek için Yenikapı ruhunu baltalayanlar görüyoruz ki asla boş durmuyor. Siyasetteki tüm sermayesi köken, meşrep, inanç, bunun üzerinden insanları ayırmak olanların nereye varmaya çalıştığının idrakindeyiz. Kuklayı da kuklacıyı da oyunu kimin yazdığını da çok iyi biliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Konuşmasına partisindeki yenilenme sürecine ilişkin mesajlar vererek başlayan Erdoğan, “Yorulan, motivasyonunu yitiren arkadaşlarımızı kardeşlik hukukumuzu koruyarak dinlenmeye alacağız; yeni, heyecanlı, dinamik arkadaşlarımızla kadromuzu güçlendireceğiz” diye konuştu.

Erdoğan, konuşmasının devamında şunları söyledi:

“Dün Genişletilmiş İl Başkanları toplantımızı yine coşku ve heyecan dolu bir atmosferde icra ettik. 2024 yılının bu ilk il başkanları toplantısında hem son 5 ayın muhasebesini yaptık hem de illerimizin adeta röntgenini çektik. Teşkilatımızın kararlılığı, dinamizmi ve heyecanı karşısında partimizin genel başkanı ve bir neferi olarak hakikaten büyük bir gurur duydum. Bizi örselemeye çalışanlara inat üstat Necip Fazıl’ın o veciz ifadesiyle ‘Yolumuza pekleşe pekleşe’ devam ediyoruz.

“İSTİŞAREMİZİ GÜÇLENDİRECEĞİZ”

AK Parti’nin ayırıcı vasfı, istişareye önem vermesi, attığı her adımı istişareyle atmasıdır. Partimizin kuruluşundan itibaren daima ortak akılla hareket ettik. İnşallah bunu güçlendirerek sürdüreceğiz. Son bir yılımıza damga vuran seçimler dolayısıyla gelenekselleşmiş istişare kamplarımızı yapamamıştık. İstişare toplantımızı önümüzdeki haftalarda gerçekleştiriyoruz. Milletvekillerimiz de 7-8 Haziran tarihinde, belediye başkanlarımızla da 1-2 Temmuz’da inşallah bir araya geleceğiz. Önümüzdeki döneme dair yol haritamızın da şekilleneceği bu toplantıların şimdiden partimiz ve davamız için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

“HATASI KUSURU OLAN VARSA DİNLENMEYE ALACAĞIZ”

Her kongre sürecini kadrolarımız arasındaki bir bayrak yarışı olarak görüyoruz. Yorulan arkadaşlarımız, motivasyonunu yitiren arkadaşlarımız varsa hatası, kusuru, yanlışı olanlar varsa, kardeşlik hukukumuzu koruyarak onları dinlenmeye alacağız. Yeni, heyecanlı, dinamik arkadaşlarımızla kadromuzu güçlendirerek yolumuza devam edeceğiz. Kurulduğumuz günden beri yenilenerek, tazelenerek geliyoruz. İnşallah bundan sonra da aynı çizgide hareket edeceğiz.

Diplomaside olduğu gibi siyasette de yoğun gayret içerisindeyiz. Meclisimizin gündeminde adaletten ticarete, ekonomiden güvenliğe ve eğitime geniş bir yelpazede kanunlaşma sürecinde olan teklifler var. Gerek hayat hayat pahalılığı ve fırsatçılık gerekse son dönemde sıkça basında yer alan öğretmenlerimize yönelik şiddetle mücadelede yasal zeminin güçlendirilmesine ihtiyaç duyuyoruz. AK Parti grubumuzun, Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız MHP ile işbirliği ve eş güdüm içinde bu konuları çok iyi takip etmesini bekliyorum. Meclis tatile girmeden yasal düzenlemeleri çıkarmamız gerekiyor. Yeni ve sivil anayasa meselesinde Meclis Başkanımızın çalışmalarına destek vermemiz önemlidir.

SİVİL ANAYASA

Sivil anayasa iradesinin günlük siyasetin geçici tartışmalarına kurban edilmemesi gerektiği kanaatindeyiz. Aceleye getirmeden ama çok da fazla uzatmadan istişare temasları bitirip somut adımlar atılmasında fayda görüyoruz. Biz sonuna kadar yapıcı ve uzlaşmacı tutumumuzu koruyacağız. Önümüzde inşallah kesintisiz bir 4 sene daha var. Bu 4 yılın her gününü ilk günkü heyecanla, ilk günkü aşkla dolu dolu geçirecek, ülkemizi her alanda Allah’ın izniyle yeni seviyelerle, yeni rekorlarla buluşturacağız.

31 Mart seçimleri bir güven oylaması değildir. Seçmenin ülkenin idaresine ilişkin tercihlerinde bir kırılma, bir değişiklik olmamıştır. Önce 14 Mayıs’ta, 2 hafta sonra 28 Mayıs’ta seçmen kararlı bir şekilde hükümeti Cumhur İttifakı’na emanet etmiş, yerel seçimde tercihini sandığa farklı şekilde yansıtmıştır. Bu ikisini birbirinden ayırmak durumundayız. Elbette 31 Mart’ta milletin verdiği mesajı duymazdan gelecek değiliz. Biz o mesajı aldık, gereğini de yapmaya başladık. Ancak milletin AK Parti’den ya da Cumhur İttifakı’ndan desteğini çektiğini zannedenler fena halde yanılırlar. Bu yanılgıya özellikle sizler düşmeyeceksiniz. Bakanlarımız, milletvekillerimiz, bütünüyle teşkilatımız, aziz milletimizin bize 14 Mayıs’ta yüklediği emanetin idrakinde olacağız. Bu emanetin bize 5 yıllığına yüklendiğinin farkında olacağız. Hiç sağa sola bakmadan, işimize, hedeflerimize kilitlenecek, milletimizin yüklediği emanetin inşallah hakkını vereceğiz.

“DAVAYA İHANET EDENLER ŞİMDİ YOKLAR”

Biliyorsunuz son 22 yılda AK Parti’yle ilgili de hükümetlerimizle ilgili de bize karamsar, kötümser senaryolar yazanlar oldu. Bize süre biçenler oldu, bize gazete manşetlerinden ömür biçenler oldu, bu iş bitti deyip yolunu değiştirenler oldu, bu davaya ihanet edenler oldu, korkanlar, ürkenler, hırslarına yenilenler oldu. Onlar şimdi yoklar, esameleri okunmuyor, unutulup gittiler. Ama Allah’a hamdolsun biz buradayız, dimdik, sapasağlam ayaktayız. Dava burada, inşallah yarın da burada olacak. Mevla ömür, milletimiz de yetki verdikçe burada olmaya devam edeceğiz.

“TÜRKİYE’DE SİYASETİN YUMUŞAMAYA İHTİYACI VAR”

Önceki hafta CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’i AK Parti Genel Merkezi’nde kabul ettik ve kendisiyle 1,5 saati aşkın verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Görüşmede sonrasında da ifade ettiğim gibi Türkiye’de siyasetin yumuşamaya ihtiyacı var ve biz bu konuda her zaman olduğu gibi üzerimize düşeni yapıyoruz, yapacağız. Biz hiçbir zaman kutuplaşmanın gerilimin, kamplaşmanın tarafı olmadık olmayacağız. Türkiye’yi bir gördük, beraber gördük, hiçbir ayrım yapmadan 85 milyonun tamamını kucakladık. Siyasetimizi kutuplaştırmalar üzerine değil, hizmet üzerine yatırımlar üzerine inşa ettik… Temennimiz odur ki önümüzdeki dört yıl gerilimle değil, karşılıklı hoşgörüyle geçsin. İstiyoruz ki muhalefet yıkıcı, kırıcı değil, yapıcı olsun. Arzumuz odur ki, Türkiye’nin meseleleri siyasetin günlük polemiklerinin üzerinde ele alınsın. Biz milletimizin de takdir ve talep ettiği bu iklimin Türk siyasetinin normali haline gelmesini ümit ediyoruz. Siyaseti yüksek gerilim hattına hapsetmek isteyenler her zaman olacaktır ama olmasını istemiyoruz. FETÖ’ye diyet borcunu ödemek için Yenikapı ruhunu baltalayanlar görüyoruz ki asla boş durmuyor. Siyasetteki tüm sermayesi köken, meşrep, inanç, bunun üzerinden insanları ayırmak olanların nereye varmaya çalıştığının idrakindeyiz. Kuklayı da kuklacıyı da oyunu kimin yazdığını da çok iyi biliyoruz.

Siyasette yumuşama iklimini kara kışa çevirmeye çalışanlar olduğunu, Cumhur İttifakı surlarında gedik açmak isteyenler olduğunu biliyoruz. Daha önce de bu tarz teşebbüsleri karşılaştık Allah’a hamdolsun hepsinden güçlenerek çıktık. Yine aynısı olacak, fitne ve nifak odaklarına kesinlikle göz açtırmayacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-turkiyenin-meseleleri-siyasetin-gunluk-polemiklerinin-uzerinde-ele-alinsin/feed/ 0
TBMM’de fahiş fiyat artışı ve stokçuluk cezalarını içeren kanun teklifi görüşülüyor https://www.haber60.com.tr/tbmmde-fahis-fiyat-artisi-ve-stokculuk-cezalarini-iceren-kanun-teklifi-gorusuluyor/ https://www.haber60.com.tr/tbmmde-fahis-fiyat-artisi-ve-stokculuk-cezalarini-iceren-kanun-teklifi-gorusuluyor/#respond Tue, 14 May 2024 23:57:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31746 (ANKARA) – TBMM Genel Kurulunda, fahiş fiyat artışı ve stokçuluk cezalarının artırılmasını da içeren kanun teklifinin görüşülmesine başlandı. Saadet Partisi Antalya Milletvekili Serap Yazıcı Özbudun, kanun teklifinin “TBMM’nin yasama yetkisini gasbettiği” söyleyerek, “Bir hukuk normu öyle yazılmalı ki ortalama yurttaş okuduğunda onu anlayabilmeli. Bu torba kanun hastalığı, bırakın ortalama yurttaşı, mesleği hukuk olan kişişlerin dahi anlaması imkansız bir hukuk düzeni yaratıyor. Ben Adalet Komisyonu üyesiyim ve komisyonumuza böyle bir teklif metni getirilmedi. Bunu daha önce de yaptılar, her defasında bu uyarıyı yaptığımız halde kamuoyunu ve parlementoyu yanıltma adetinden vazgeçemiyorlar” dedi.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder Başkanlığı’nda toplandı. Partilerin grup önerilerinin ardından fahiş fiyatlar ve stokçuluğa ilişkin cezaları içeren kanun teklifinin görüşülmesine geçildi.

Kanun Teklifi’nin tümü üzerine Saadet Partisi adına söz alan Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, “Yüksek gıda enflasyonuna çözümler aranıyor, maalesef burada sorun yanlış tespit ediliyor. Gıda enflasyonunu bu tedbirlerle çözemeyiz. Mevcut enflasyonun sebebi nedir bunu tespit etmemiz gerekiyor. Türkiye’deki ekonomik krizin sebepleri bunlardır” dedi.

Gıda enflasyonu sorununda Hal Yasası düzenlemesinin bekletildiğini kaydeden Şahin, “Tarladan 1 liraya alınan ürün İstanbul’da misliyle mutfağa girmemelidir. Tüketiciye de fayda olsun, üreticiye de fayda olsun. Hal esnafı da daha düzenli şartlar altında çalışabilsin” şeklinde konuştu.

“Kanunda hukuk ilkesinin ihlal edildiğini” söyleyen Şahin, “Kanunun yürürlük maddesi, son yapılan düzenlemeler hep geriye yürütülüyor. Siz kanunu sürekli geriye doğru yürütürseniz ve bunu normalleştirirseniz ekonomik ve sosyal hayatı kaosa sürüklersiniz” ifadelerini kullandı.

SAADET PARTİ’Lİ ÖZBUDUN: “KAMUYONU YANILTMA ADETİNDEN VAZGEÇMİYORLAR”

Saadet Partisi Antalya Milletvekili Serap Yazıcı Özbudun da kanun teklifinin Adalet Komisyonu’na sevk edildiğine dair beyanın yanlış olduğunu belirterek, “Ben Adalet Komisyonu üyesiyim ve komisyonumuza böyle bir teklif metni getirilmedi. Bunu daha önce de yaptılar, her defasında bu uyarıyı yaptığımız halde kamuoyunu ve parlementoyu yanıltma adetinden vazgeçemiyorlar” dedi.

“BU KANUN TASLAĞINI HUKUKÇULAR BİLE ANLAMAZ”

Kanun teklifinin “TBMM’nin yasama yetkisini gasbettiğini” söyleyen Özbudun, “Bir hukuk normu öyle yazılmalı ki ortalama yurttaş okuduğunda onu anlayabilmeli. Bu torba kanun hastalığı, bırakın ortalama yurttaşı, mesleği hukuk olan kişişlerin dahi anlaması imkansız bir hukuk düzeni yaratıyor. Hukuk düzeninin alt üst olması… Mahkemeler bir uyuşmazlığa uygulayacağı yürürlükteki normu bulmakta güçlük çekiyorlar” diye konuştu.

CHP’Lİ TANAL’DAN RAPOR ÇIKIŞI

CHP Milletvekili Mahmut Tanal da söz konusu kanun teklifinin inceleme raporunun kendisine verilmediğini belirterek,

“Ben bir milletvekiliyim. Düzenlenen bu kanun teklifiyle ilgili bunun Anayasa’ya aykırı olup olmadığı hususunda Kanunlar ve Kararların inceleme raporunu görmek istiyorum” dedi.

Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Önder, görev tanımı içerisinde bu belgeyi verme yetkisinin olmadığını söyledi. Tanal’ın, dosyayı incelemek istediğini söyleyerek kürsüyü işgal etmesi üzerine Önder, birleşime 15 dakika ara verdi.

İYİ PARTİ’Lİ UZ: ZABITA TEDBİRLERİ İLE EKONOMİ DÜZELTİLMEZ

Aranın ardından söz alan İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, kanun teklifinin “yangından mal kaçırırcasına” Meclis’e getirildiğini belirtti. Rıdvan Uz, şöyle devam etti:

“Yani Komisyonumuzda ne bir esnafın sesi duyuldu ne bir çiftçinin sesi duyuldu ne de bir kooperatifin sesi duyuldu. Dolayısıyla usul olarak da yöntem olarak da bu kanun teklifinin bu şekilde Genel Kurula gelmiş olmasını doğru bulmadığımı ifade ediyorum. Madde 20’de de perakende ticaretin düzenlenmesi hakkında iktidar yanlısı medyada fahiş fiyatlarla ilgili etkili mücadele edileceğine dair bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Zabıta tedbirleriyle ekonomi düzelmez. Bu tespitin en önemli ispatı da sizlerin geçmişte yaptığı uygulamalardır.”

DEM PARTİ’Lİ BARTIN: “İLGİLİ KURUMLARIN GÖRÜŞLERİ ALINMADI”

DEM Parti Hakkari Milletvekili Öznur Bartın, kanun teklifine ilişkin komisyona gelmeden odalar, sendikalar ve derneklerin görüşlerinin alınmadığını vurgulayarak, “AKP iktidarının geçmiş dönemlerde alışılagelmiş uygulamalarının bir devamı olarak getirilen bu teklif ile birçok sermayedara avantaj ve kolaylık sağlayacak düzenlemeler getirilmektedir” dedi. Bartın, AKP iktidarının yasa yapım sürecinde geliştirdiği bakış açısı ve takındığı tutumun doğru olmadığını belirterek “Meclis’in, Saray’ın ve bir grup sermayadarın istekleri doğrultusunda noter makamı haline getirilmiş olması ise halk iradesine hakarettir” diye konuştu.

CHP’Lİ ÇİLER: “PİYASADA FİYAT BELİRLEYEN ZİNCİR MERKETLERE BİR YAPTIRIM VAR MI?”

CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler de hal yasası, perakende yasası çıkmadan ilgili kanun teklifinin görüşülmesinin doğru olmadığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

“İktidara buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz, bu torba kanun sevdasını bırakmanız lazım. Beş farklı konuyu tek kanuna sıkıştırmak yerine ayrı ayrı gelsin önümüze. Bu kanun teklifi hal, perakende, ticaret, AVM, zincir marketler, lisanslı depoculuk anlamında kapsamlı düzenlemeler getirmiyor. Sadece cezaların katlanmasıyla kanuna uyum amacıyla bazı sürelerin uzatılmasına ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararını kısmen karşılamayı amaçlıyor.

Üzerinde konuştuğumuz kanun teklifi gıda fiyatlarındaki artışın sebebini pazar tezgahlarının yüksek kira bedeli olarak görüyor. Bunu anlamak mümkün değil. 2021 yılında bir taslak kanun olarak hazırlanan Perakende Ticaret Kanunu, neden gündeme getirilmiyor. O taslak metinde en azından bazı yapısal öneriler mevcuttu. Şu an görüştüğümüüz kanun teklifi sorun çözmekten çok uzak. Peki piyasada fiyat belirleyen zincir marketlere bir yaptırım var mı? Alışveriş mağazası lobisine bir yaptırım var mı? AVM’ler metrekare üzerinden kira alıyor, buna ‘dur’ diyebiliyor musunuz?”

TBMM Genel Kurulunda kanun teklifi üzerinde görüşmelere bugün saat 14.00’te devam edilecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmmde-fahis-fiyat-artisi-ve-stokculuk-cezalarini-iceren-kanun-teklifi-gorusuluyor/feed/ 0
Erdoğan: AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın olgun duruşu siyasetin genel havasını değiştirdi https://www.haber60.com.tr/erdogan-ak-parti-ve-cumhur-ittifakinin-olgun-durusu-siyasetin-genel-havasini-degistirdi/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-ak-parti-ve-cumhur-ittifakinin-olgun-durusu-siyasetin-genel-havasini-degistirdi/#respond Tue, 14 May 2024 23:21:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31726 (ANKARA) – Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin 2024 yılının ilk genişletilmiş il başkanları toplantısında; “AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın olgun duruşu, 31 Mart sonrası siyasetin genel havasını değiştirmiştir. Yumuşama ikliminde siyasetçilerin mesajları ve toplumda siyaset kurumuna güvenin artmasının önemli payı vardır” dedi. Partisinin bir yenilenme sürecine girdiğini ifade eden Erdoğan, “Bizim AK Parti’den güç devşirecek isimlere değil AK Parti’ye güç katacak ufuk, vizyon, dinamizm, heyecan katacak şahsiyetlere ihtiyacımız var” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, partisinin genel merkezinde genişletilmiş il başkanları toplantısına katıldı. Erdoğan burada yaptığı konuşmada 31 Mart seçim sonuçlarını değerlendirdi ve AKP’nin yenilenme sürecine girdiğini açıkladı.

Erdoğan, “AK Parti’nin gerçekten inanmış, kendini adamış milyonlarca neferi var. Hepsi birer özveri abidesi olan bu kardeşlerimizin hakkını ödeyemeyiz. Karşılığını sadece Allah’tan bekleyerek samimi AK Parti neferlerinin emeklerini kusura bakmayın ama kibirlerin boyunlarını aşan muhterislere kesinlikle kurban edemeyiz. Siyasetçisiyle, kaprisli bürokratıyla, lobisiyle çıkar gruplarıyla kimse partimize gönül verenlerin fedakarlığını şahsi heves ve menfaatleri için zayi edemez. Biz buna rıza göstermeyiz. Bu partinin genel başkanı ve hepsinden öte bir neferi olarak böyle ağır vebali şahsen taşıyamayız” dedi.

Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“31 Mart seçim çalışmalarımızı çok yoğun şekilde devam ettirirken teşkilatlarımızla irtibatımızı en üst seviyede tuttuk. 31 Mart seçimleri demokrasi şöleni havasında gerçekleşti. Bölücü örgüt uzantılarının seçmeni baskı altına alma girişimleri dışında ülkemiz genelinde sandığa gölge düşürecek hiçbir olay yaşanmadı. ‘Bu son seçim olacak’ kehanetinden ekonomiyle ilgili piyasaya sürülen tezvirata kadar pek çok algı operasyonuna maruz kaldık. 85 milyon olarak sandığın gücünü ortaya koyduk. Türkiye’nin demokrasi standardının nereden nereye geldiğini tüm dünyaya bir kez daha gösterdik.

Demokrasi asla ve asla sıfır toplamlı bir oyun değildir. Demokrasinin kazandığı bir yerde kaybeden olmaz. Sandığın itibarının arttığı denklemde galip 85 milyonun tamamıdır. Sivil siyaseti güçlendiren her sonuç Türk demokrasisinin istikbali adına eşsiz bir başarıdır. Neredeyse her 10 yılda bir demokrasimiz vesayet odaklarının saldırısına uğradı. Vesayet odaklarının asla uyumadığını, pes etmediğini, uygun ortam ve fırsat kolladıklarını hepimiz biliyoruz. Son yıllarda FETÖ’cülerin ve marjinal yapıların propagandasıyla bazı toplum kesimlerinde sandığa karşı istifhamların zemin bulduğunu gördük. 31 Mart seçimleri bu algıyı yerle bir etmiştir. 14 Mayıs seçimlerinde Cumhurbaşkanı seçimi yüzde 0,5 farkla ikinci tura kalırken, 31 Mart seçimlerinde milli irade farklı şekilde tecelli etmiştir. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak milletin iradesini öpüp başımızın üstüne koyduk.

Sandık sonuçlarından dolayı kabahati millete atma gibi yollara tevessül etmedik. 14 Mayıs’la ortaya çıkan belirsizlik, 28 Mayıs seçimleriyle giderildi. Millet yasamada olduğu gibi ülke idaresinde mührü bize takdim etti, Cumhur İttifakı’nı açık ara lider yaptı. 31 Mart yerel yönetimler seçimlerinde yine milletimizin takdiriyle Türkiye haritası daha fazla renge boyandı. 2019 seçimlerine göre daha çok sayıda siyasi parti il, ilçe, belde düzeyinde belediye başkanlığı kazandı. Başkaları gibi 14 Mayıs gecesi sahnelenen öndeyiz müsamerelerine başvurmadık. Her ne kadar hedeflerimizin uzağında kalsak da 31 Mart seçim sonuçlarını müspet karşıladık.

“BAŞTA 1 MAYIS OLMAK ÜZERE ÇEŞİTLİ OYUNLARINA GELMEDİK”

Bizim için önemli olan Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin kazanmasıdır. Siyaseti önce milletim ve önce memleketim şiarıyla yapıyoruz. Sandığın itibarına itibar katan her neticeyi Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde aşılmış yeni bir eşit olarak görüyoruz. AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın olgun duruşu, 31 Mart sonrası siyasetin genel havasını değiştirmiştir. Yumuşama ikliminde siyasetçilerin mesajları ve toplumda siyaset kurumuna güvenin artmasının önemli payı vardır. Bu ikliminin geçici değil Türk siyasetinin hakim karakteri haline gelmesini arzu ediyoruz. Başta 1 Mayıs olmak üzere çeşitli oyunlarına gelmedik. Muhalefetteki muhataplarımızın dirayetli davrandığını görüyor, bundan da ülkemiz siyaseti adına memnuniyet duyuyoruz. Siyasetçilerin sorumluluk bilinciyle hareket ederek sandığın itibarına gölge düşürecek, sivil siyasete güveni sarsacak beyanlardan uzak duracak beyanlarını diliyorum.

“HALKLA ARAYA MESAFE KOYMANIN SİYASET GELENEĞİMİZDE YERİ YOKTUR”

31 Mart seçim sonuçlarını göz ardı etmiyoruz. Sonuçlara dair kapsamlı iç muhasebemizi partimizin yetkili organlarında yaptık, yapıyoruz ve yapacağız. Sonuçlara dair kapsamlı iç muhasebemizi partinin yetkili organlarında yaptık, yapıyoruz. MYK, MKYK, AK Parti Meclis grubumuzla, fikirlerine kıymet verdiğimiz dostlarımız, kanaat önderlerimiz, partimizde daha önce görev almış yol ve dava arkadaşlarımızla, siyaset bilimci akademisyenlerle bir araya geldik, konuştuk, düşüncelerini aldık. İnşallah istişare halkamızı genişletmeye devam edeceğiz. Son MYK toplantımızda geleneksel istişare kampımızı çok yakın bir tarihte toplama kararı aldık. Önce milletvekili ardından belediye başkanlarımızla bir araya geleceğiz. Komplekse kapılmadan, eleştiriye kulak tıkamadan bu süreci büyük bir özgüven ve şeffaflıkla yönetiyoruz. Hata değil; yanlışta ısrar etmek kaybettirir. Siyaset milletin içinde milletle omuz omuza sırt sırta vererek yapılır. Halkla araya mesafe koymanın, duvar örmenin, sokaklarla, çarşıyla, pazarla, mahalleyle bağı zayıflatmanın siyaset geleneğimizde yeri yoktur. Eksiğimiz, hatamız, problemimiz, millete karşı kusurumuz varsa çok açık söylüyorum mutlaka kendimizi düzeltmemiz gerekiyor. Partimizin ve davamızın geleceği her türlü şahsi kaygı ve kişisel hesabın ötesindedir.

“KİBİRLERİN BOYUNLARINI AŞAN MUHTERİSLERE KURBAN EDEMEYİZ”

Sadece kampanya döneminde 51 ilimizi ziyaret ettim. Diğer vilayetlerimize farklı vesilelerle defalarca gittim. AK Parti’nin gerçekten inanmış, kendini adamış milyonlarca neferi var. Hepsi birer özveri abidesi olan bu kardeşlerimizin hakkını ödeyemeyiz. Karşılığını sadece Allah’tan bekleyerek samimi AK Parti neferlerinin emeklerini kusura bakmayın ama kibirlerin boyunlarını aşan muhterislere kesinlikle kurban edemeyiz. Siyasetçisiyle, kaprisli bürokratıyla, lobisiyle çıkar gruplarıyla kimse partimize gönül verenlerin fedakarlığını şahsi heves ve menfaatleri için zayi edemez. Biz buna rıza göstermeyiz. Bu partinin genel başkanı ve hepsinden öte bir neferi olarak böyle ağır vebali şahsen taşıyamayız.

“İSTİŞARE VE YENİLENME SÜRECİMİZİN SONUNDA AK PARTİ OLARAK ÇOK DAHA GÜÇLÜ ŞEKİLDE DEVAM ETMEKTE KARARLIYIZ”

İstişare ve yenilenme sürecimizin sonunda AK Parti olarak yolumuza çok daha güçlü şekilde devam etmekte kararlıyız. AK Parti’nin alameti farikası kendini yenileme, geliştirme, yeni şartlara adapte etme kabiliyetine haiz olmasıdır. Kongre sürecini bunun en önemli vesilesi olarak görüyoruz. Bu süreci zehirlemek, aramıza nifak tohumları ekmek için bekleyen fitne tüccarlarına karşı dikkatli olmanızı bekliyorum. Bizim AK Parti’den güç devşirecek isimlere değil AK Parti’ye güç katacak ufuk, vizyon, dinamizm, heyecan katacak şahsiyetlere ihtiyacımız var. Bu anlayışla partimizin çatısı altında AK Parti rozetiyle ülke ve millete hizmet etmek isteyenlere kapımızı kapatmıyoruz. Ama siyaseti kariyer basamağı olarak görenlerle yol yürünemeyeceğini de geçmiş tecrübelerimizin ışığında çok çok iyi biliyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-ak-parti-ve-cumhur-ittifakinin-olgun-durusu-siyasetin-genel-havasini-degistirdi/feed/ 0
Tip Parti Meclisi : “Saray Rejimi’nin ve Erdoğan’ın Bir Tür Yumuşama Dönemine Gireceği Beklentisi Yersizdir” https://www.haber60.com.tr/tip-parti-meclisi-saray-rejiminin-ve-erdoganin-bir-tur-yumusama-donemine-girecegi-beklentisi-yersizdir/ https://www.haber60.com.tr/tip-parti-meclisi-saray-rejiminin-ve-erdoganin-bir-tur-yumusama-donemine-girecegi-beklentisi-yersizdir/#respond Tue, 14 May 2024 23:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31722 (İSTANBUL) – 11-12 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da toplanan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Parti Meclisi toplantıya ilişkin sonuç bildirgesi yayınlandı. 31 Mart seçimlerinin Türkiye’nin yakın ve orta vadeli geleceğini etkileyecek çok sayıda sonuç yarattığının vurgulandığı bildirgede, “Saray Rejimi’nin ve Erdoğan’ın bir tür ‘yumuşama’ dönemine gireceği beklentisi yersizdir ve muhalefeti yönetmek için başvurulan bir oyun kurma niyetinden öteye geçmesi mümkün değildir” denildi

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Parti Meclisi, 11-12 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da toplandı. Dünya ve Türkiye ölçeğindeki siyasal gelişmelerin değerlendirildiği toplantıya ilişkin bildirge yayınlandı.

“31 MART’LA OLUŞAN TABLO KRİZİ DAHA DA KIRILGANLAŞTIRIYOR”

31 Mart seçimleri Türkiye’nin yakın ve orta vadeli geleceğini etkileyecek çok sayıda sonuç yarattığının vurgulandığı bildirgede “Bunlar arasında en önemlisi ise, Türkiye’nin yapısal krizinin kırılganlık düzeyinin yükselmiş olmasıdır. Türkiye, önümüzdeki dönem boyunca siyasal, iktisadi ve ideolojik boyutlarıyla derinleşen bir yapısal kriz sürecinde olacaktır ve 31 Mart seçimleriyle oluşan tablo bu kriz sürecini dinginleştirmek yerine daha da kırılganlaştırmıştır. Dahası, bu kriz sürecinde olası bir kırılmanın hangi gündemlerde olabileceğine dair de ciddi ipuçları ortaya çıkmıştır” ifadelerine yer verildi. TİP’in bildirgesinde öne çıkan bölümler şöyle:

“Saray Rejimi’nin 31 Mart seçimlerinden ağır bir yenilgiyle çıkmış olmasının birçok nedeni bulunmakla birlikte, gerçek hızı ve şiddetine şimdi ulaşacak olan Şimşek Programı’nın bu kayıpta önemli bir yeri olduğu görülmektedir. Esas olarak emekçilerin haklarına ve yaşamlarına yönelik kapsamlı bir saldırı anlamına gelen ve kemer sıkma politikalarıyla birlikte ülkemiz emekçilerini daha da derinleşmiş bir yoksulluk ve işsizlik ortamına sokacağı belli olan Şimşek Programı hem büyük sermayenin hem uluslararası kapitalizmin hem de Saray iktidarının zorunlulukları ve çıkarları gereği yürürlükte tutulacaktır. Şimşek Programının kararlı biçimde uygulanacak olması önümüzdeki dönemin siyasal ve toplumsal gündemlerine dair veriler sunmaktadır.

“BÖLÜŞÜM ŞOKU BÖLÜŞÜM KAVGASIN DÖNÜŞTÜRÜLMELİ”

Son yıllarda yaşanan bölüşüm şoku ve bunun yol açtığı toplumsal yıkım telafi edilebilir ve geri döndürülebilir olmaktan çıkarak kalıcılık kazanma eğilimindedir. Ücretlerin asgari ücret ortalamasına çekilmesi, enflasyon sonucunda alım gücünün düşmesi, emeklilerin yaşamını sürdürmekte zorlanacak denli yoksullaşması, gençlerin hem eğitim hayatlarının hem ekonomik geleceklerinin tamamen kararması, işgücü dışına düşen ve sosyal yardımlarla yaşayabilen kent ve kır yoksullarının durumunun hiçbir umut barındırmaması gibi yıkıcı sonuçların yanı sıra, enflasyonun maliyetinin emekçilere yıkılmasıyla birlikte işsizlik sorununun da katlanarak büyümesi gündemdedir. Bu bölüşüm şokunun bir bölüşüm kavgasına dönüştürülmesi en önemli siyasal görevlerdendir.

Saray Rejimi’nin ve Erdoğan’ın bir tür ‘yumuşama’ dönemine gireceği beklentisi yersizdir ve muhalefeti yönetmek için başvurulan bir oyun kurma niyetinden öteye geçmesi mümkün değildir. Üstelik Şimşek Programı’nın devamını dayatan koşullar iktidarın toplumsal tepkiyi kontrol edebilmek için daha da otoriterleşmesini gerektirecek ve Şimşek Programı’yla bir uyumsuzluğu bulunmayan düzen muhalefeti de bu otoriter adımlara onay vermeye zorlanacaktır.

“İKTİDARIN YENİ ANAYASA YAPMA EHLİYETİ YOK”

Yeni anayasa tartışmalarının da ‘yumuşama’ beklentisi gibi siyasal karşılığının olmadığı, Anayasa’yı ve AYM kararlarını Can Atalay ve 1 Mayıs örneklerinde olduğu gibi yok sayan bir iktidarın yeni anayasa yapma ehliyeti olmadığı açıktır. Bu haliyle muhalefet cephesinin de saray rejiminin açmaya çalıştığı Anayasa tartışmalarını meşrulaştırmama görevi önünde durmaktadır.

Erdoğan’ın en önemli özelliği, farklı sınıf ve fraksiyonların çıkarlarını devlet nezdinde temsil ve regüle edebilme gücünü elinde toplaması olmuştur. Bu anlamda ‘tek adam’ sadece keyfi siyasal/ideolojik kararlar aldığı için değil, esas olarak sınıfların devletle ilişkisinin kendi aracılığından geçmesini zorunlu kıldığı için tek adamdır. Bu ‘tek adam’ konumunun sarsılma olasılığı 31 Mart seçiminin yine çok önemli sonuçlarından biridir. YRP gibi partilerin yükselişinde de dinci/gerici ajandaya sadakatten çok Erdoğan’ın bazı sınıf ve fraksiyonlar için devlete ulaşma kanalı olma rolünü, en başta Şimşek Programı nedeniyle, yerine getirememesi etkili olmuştur.

YRP’nin yükselişini salt dinci/gerici ideoloji/kimlik ekseninde anlamlandırmak yeterli değildir. Elbette, başta Filistin konusunda olmak üzere AKP’nin sergilediği etik-politik tutarsızlıklar YRP tarafından kullanılmış ve sonuç alınmıştır. Ama daha önemlisi, YRP’ye akan oyların arkasında derinleşen ve kalıcılaşmaya başlayan bölüşüm şokunun en çok emekçiye, esnaf ve küçük işletmeciye vurması, Şimşek Programıyla büyük sermayenin alenen kollanması, rantiyenin büyümesi ve gösterişçi tüketim, yolsuzluk ve rüşvetin sıradanlaşması gibi etkenler bulunmaktadır.

CHP’nin birinci parti konumuna gelmesi, devletin ve uluslararası güçlerin de dikkate almak zorunda olacağı bir olgudur ve içinden geçtiğimiz süreçte CHP yönetiminin hem devlet hem de uluslararası güçler nezdinde yeni pazarlıklar/taahhütler için zemin yoklama çabalarına tanık olunacaktır. Bu yoklamaların bir diğer anlamı da bir tür Post-Erdoğan dönemi senaryosunun daha ciddi bir olasılık haline gelmesidir. Sermayenin kazanımlarının korunması ve Şimşek Programı’nın devamlılığı, uluslararası politikadaki misyon ve rolün sürdürülmesi, Kürt sorununda devlet yönelimine uyumlanma ve emekçiler ile sol üzerinde hegemonya tesis edilmesi CHP’nin bu ilişkilerdeki gerilimli başlıklarını oluşturacaktır.

“CHP, HİÇ KİMSENİN TAHMİN ETMEDİĞİ BİR BAŞARIYA İMZA ATMIŞTIR”

CHP, hiç kimsenin tahmin etmediği bir başarıya imza atmıştır. CHP’nin başarısının arkasında yatan en önemli neden, bir tür ‘kendiliğinden popülizm’ olarak adlandırılabilecek, eklektik, geniş halk kesimleri açısından alternatif olacak bir makro ekonomik programa dayanmayan, daha ziyade sosyal hizmet sunumunu ve alımını sorunsallaştıran pragmatik söylemidir. İmamoğlu ve Yavaş’ın ulusal çapta siyasal figürlere dönüşmesi de CHP’nin halka seslenme kanallarını açmıştır. Ayrıca bu seçimde ittifak modelinin kullanılmaması da seçmende olumlu yansıma bulmuştur. Son olarak, Kürt siyaseti ile optimum mesafenin korunması da bu başarıda pay sahibi olmuştur. CHP’nin başarısında cumhuriyetçi bir konsolidasyonun ya da laikliğe yönelik bir kararlılığın etkisi olmadığı gibi, seçmenin CHP tercihinde de böylesi bir aktif siyasal/ideolojik temsilden ziyade AKP’den kurtulma isteğinin ivediliği belirleyicidir.

“DEM PARTİ, METROPOLLERDE AKP’YE KAYBETTİRECEK TUTUM SERGİLEMEYİ BAŞARMIŞTIR”

DEM Parti, 31 Mart seçimlerinden hem Kürt halkının kazanımlarını koruyacak hem de ülkemizin Saray iktidarı karşısındaki direncini büyütecek bir başarıyla çıkmıştır. Onca hukuksuzluğa ve adaletsizliğe rağmen DEM Parti ve Kürt halkı Saray baskısına karşı koyabilmeyi, haklarını ve mevzilerini kazanabilmeyi, bu arada metropollerde AKP adaylarına kaybettirecek tutumu sergilemeyi başarmıştır ve bu başarı örgütlü bir halk mücadelesinin önemini ortaya koymuştur. Buna karşın, seçimin hemen ertesinde Van’da gerçekleştirilmek istenen irade gaspı girişimi, her ne kadar bu girişim Kürt halkının ve ilerici demokrat kamuoyunun dayanışması ile boşa düşürülmüş olsa da Saray Rejimi’nin kayyum ve baskı politikalarına devam etme niyetini göstermiştir. Saray Rejimi’ne karşı direnişinde Kürt halkı ile dayanışmayı büyütmek ve süreklileştirmek vazgeçilmez bir görevdir.

“TİP, MUHALEFETİN GÜCÜNÜ ZAYIFLATMAK YERİNE GÜÇLENDİRMEYİ GÖZETECEKTİR”

Türkiye İşçi Partisi, Saray Rejimi’ne karşı yürütülen ve önümüzdeki dönemde birçok başlıkta derinleşerek büyümesi gereken toplumsal muhalefet direncinin parçası, öncü gücü olmaya devam edecektir. TİP, ülkemizin muhalefet saflarını terk etmeyecek, muhalefetin ortak gücünü büyütecek, ancak kişiliksizleşmeye ve belirgin özelliklerinin silikleşmesine de izin vermeyecektir. TİP, muhalefet safları içerisinde mevcut direnci geriye çeken ve pasifize etmeye çalışan her girişimle mücadeleyi sürdürecektir. Esas olarak da TİP, muhalefet safları içinde uzlaşmaz ve devrimci bir çizginin sadece temsilciliğini yapmayıp bu çizginin güçlendirilmesini ve baskın hale getirilmesini hedefleyecektir. Bunu yaparken muhalefetin toplam gücünü zayıflatmak yerine güçlendirmeyi gözetecektir.

Türkiye İşçi Partisi, kurulduğu günden bu yana, ülkemiz işçi sınıfının çıkarları ve hakları için mücadele etmeyi ilk sıraya koymuştur ve bundan sonra da bu çizgisini koruyacaktır. Ülkemizin temel sorunlarında devrimci bir sınıf çizgisi izlemeyi başaran TİP, cumhuriyet fikrinin savunulmasından laikliğin yok edilmesine, kadınların haklarının budanmasından gençlerin geleceksizliğe mahkum edilmesine, doğa ve kentlerin talan edilmesinden uluslararası savaş politikalarına dahil olunmasına kadar tüm mücadele gündemlerinde işçi sınıfının çıkarlarını merkeze alan bir devrimci çizgiyi temsil edecek ve bu ayrıksı gibi duran tüm mücadele gündemlerini ortak bir siyasal hata doğru yönelten ideolojik hegemonya mücadelesinde ısrar edecektir. Şimşek Programı’yla birlikte her geçen gün daha da derinleşen ve emekçileri nefes almanın imkansız olduğu bir yoksulluk ve işsizlik cenderesine sokan kriz karşısında mücadele ise TİP’in doğal ve birincil gündemidir. Asgari ücret, geçim sıkıntısı, yoksulluk ve işsizlik, adaletsiz vergi düzeni, kamusal/sosyal hizmetlerin tasfiyesi gibi gündemlerde TİP, net, uzlaşmaz ve çözüm önerilerini de içeren tezlerini ülke çapında seslendirecek, örgütleyecek ve mücadeleye dönüştürecek, bu tezlerini, kazandığı yerel yönetimlerde örnek halkçı belediyecilik uygulamaları yaratarak hayata geçirecektir.

TİP, kitleselleşme perspektifi sayesinde hem hızla büyüyerek emekçilerin temsilciliğini üstlenmiş hem de bir bütün olarak sosyalist harekete uzun zamandır sahip olmadığı seslenme imkanları sağlamıştır. Kitleselleşme perspektifi kararlılıkla sürdürülerek, büyümenin aynı zamanda örgütlenmeye dönüştürüleceği önlemlerle TİP emekçilerle buluşmaya ve büyümeye devam edecektir. Sosyalist hareketin tarihsel sorunlarından biri olan toplumsal mevzi ve aygıtlar yaratamamak, bu nedenle de kalıcı, tutarlı ve odaklanmış bir siyasal çizgi izleyememek sorunu da bu sayede çözülebilecektir. Bu açıdan, TİP, önümüzdeki dönemde kitleselleşme perspektifini toplumsallaşma aşamasına bağlayacak; parti yapısı ve işleyişinin kurumsallaşması ile parti örgütlerinin ülke toprağına daha sıkı bağlarla kök salması için kalıcı mevziler kazanmaya odaklanacak ve üye sayısını artırmaya devam ederken örgütlülüğünü güçlendirecektir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tip-parti-meclisi-saray-rejiminin-ve-erdoganin-bir-tur-yumusama-donemine-girecegi-beklentisi-yersizdir/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Halkla araya mesafe koymanın bizim siyaset geleneğimizde yeri yoktur” https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-halkla-araya-mesafe-koymanin-bizim-siyaset-gelenegimizde-yeri-yoktur/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-halkla-araya-mesafe-koymanin-bizim-siyaset-gelenegimizde-yeri-yoktur/#respond Tue, 14 May 2024 23:06:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31718 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Halkla araya mesafe koymanın, duvar örmenin, sokakla, çarşıyla, pazarla, mahalleyle, bağı zayıflatmanın bizim siyaset geleneğimizde yeri yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, AK Parti Genel Merkezinde düzenlenen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024 senesinin ilk genişletilmiş il başkanları toplantısında dava arkadaşlarıyla birlikte olmaktan gurur duyduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İl Başkanları Toplantısı’nın sonuncusunu 30 Kasım tarihinde yaptıklarını 31 Mart seçimleriyle ilgili ön hazırlıklarını değerlendirdiklerini kampanya döneminde il ziyaretleri vesilesiyle görüştüklerini yakın istişare halinde olduklarını hatırlattı. Ziyaret ettiği 52 ilin halkın nabzını tutmanın yanı sıra seçim çalışmalarını da sahada görme fırsatı bulduklarını ifade eden Erdoğan, “Yine bu ara dönemde Seçim İşleri Başkanlıkları ve Seçim Koordinasyon merkezi temsilcilerimizle münhasıran bir araya geldik. 31 seçim çalışmalarımızı çok yoğun bir şekilde devam ettirirken teşkilatlarımızla irtibatımızı daima en üst seviyede tuttuk. 31 Mart mahalli idareler seçimleri rekabet seviyesi yüksek bir atmosferde demokrasi şöleni havasında gerçekleşti. Bölücü örgüt uzantılarının seçmeni baskı altına alma girişimleri dışında ülkemiz genelinde sandığa gölge düşürecek hiçbir olay yaşanmadı. Seçim öncesinde hatırlayacağınız üzere çok farklı kampanyalar vardı. Bu son seçim olacak, kehanetinden, ekonomiyle ilgili piyasaya sürülen teşkilata kadar pek çok algı operasyonuna maruz kaldık. Bunların hepsini boşa çıkardık. Ülkemiz aleyhine yürütülen onca propagandaya rağmen 85 milyon olarak sandığın gücünü ortaya koyduk. Türkiye’nin demokrasi standardının nereden nereye geldiğini tüm dünyaya bir kez daha gösterdik” diye konuştu.

“Vesayet odaklarının asla uyumadığını, asla pes etmediğini, uygun ortam ve fırsat kolladığını hepimiz çok iyi biliyoruz”

Demokrasi asla ve asla sıfır toplamlı bir oyun olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Demokrasinin kazandığı bir yerde kaybeden olmaz. Sandığın itibarının arttığı bir denklemde galip 85 milyonun tamamıdır. Sivil siyaseti güçlendiren her sonuç Türk demokrasisinin istikbali adına eşsiz bir başarıdır. Bakınız biz 75 yıllık çok partili demokrasi hayatına iki darbe, iki muhtıra, iki darbe girişimi sığdırmış bir milletiz. Neredeyse 10 yılda bir demokrasimiz vesayet odaklarının saldırısına uğradı. En son 15 Temmuz’da 253 insanımızın canı pahasına tarihimizin en alçak darbe teşebbüsünü püskürttük. Bunların haricinde milli iradeyi gasp etmeye yönelik gizli açık daha nice girişimle karşılaştık. Vesayet odaklarının asla uyumadığını, asla pes etmediğini, uygun ortam ve fırsat kolladığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Son yıllarda FETÖ’cülerin ve marjinal yapıların da propagandasıyla bazı toplum kesimlerinde çok partili demokrasiye ve sandığa karşı istifhamların zemin bulmaya başladığını görüyorum. Gerek 14 Mayıs seçimleri gerekse 31 Mart mahalli idareler seçimleri demokrasi düşmanları tarafından körüklenen bu algıyı yerle bir etmiştir. 14 Mayıs seçimlerinde cumhurbaşkanı seçimi yüzde 0,5 farkla ikinci tura kalırken 31 Mart seçimlerinde milli irade farklı şekilde tecelli etmiştir. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak her iki seçim sonucunu da büyük bir olgunlukla karşıladık. Milletin iradesini öpüp başımızın üstüne koyduk. Sandık sonuçlarından dolayı milleti suçlama, kabahati millete atma gibi yollara tevessül etmedik. Nitekim 14 Mayıs’ta ortaya çıkan belirsizlik 28 Mayıs seçimleriyle giderildi. Millet yasamada olduğu gibi ülke idaresinde de mührü bize takdim etti, Cumhur İttifakı’nı açık ara lider yaptı. 31 Mart yerel yönetimler seçimlerinde yine milletimizin takdiriyle Türkiye haritası daha fazla renge boyandı. 2019 seçimlerine göre daha çok sayıda siyasi parti il ilçe ve belde düzeyinde belediye başkanlığı kazandı. Bu tablo karşısında başkaları gibi 14 Mayıs gecesi sahnelenen ‘öndeyiz’ müsamerelerine başvurmadık. Parti olarak her ne kadar hedeflerimizin uzağında kalsak da 31 Mart seçim sonuçlarını müspet karşıladık. Bizim için önemli olan Türkiye’nin ve Türk demokrasinin kazanmasıdır. Biz siyaseti önce milletin önce memleketim şiarıyla yapıyoruz. Sandığın itibarına itibar katan her neticeyi partimizin oyları ne olursa olsun Türkiye’nin 75 yıllık çok partili demokrasi mücadelesinde aşılmış yeni bir eşit olarak görüyoruz” şeklinde konuştu.

“AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın olgun duruşu 31 Mart sonrasında siyasetin genel havasını da değiştirmiştir”

AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın olgun duruşu 31 Mart sonrasında siyasetin genel havasını da değiştirdiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ” Siyasi atmosferde oluşan yumuşama ikliminde siyasetçilerin mesajları kadar toplumda siyaset kurumuna yönelik güvenin artmasının da önemli payı vardır. Bu iklimin geçici bir bahar esintisi değil, Türk siyasetinin hakim karakteri haline gelmesini ümit ediyoruz. Samimiyetimizi ve yapıcı tavrımızı bugüne kadar muhafaza ettik. Türkiye’yi partiler arasındaki gerilim hattına mahkum etmek isteyenlerin başta 1 Mayıs olmak üzere çeşitli oyunlarına gelmedik. Muhalefetteki muhataplarımızın da dirayetli davrandığını görüyor bundan da ülkemiz siyaseti adına memnuniyet duyuyoruz. Siyasetçilerin sorumluluk bilinciyle hareket ederek bundan sonra sandığın itibarına gölge düşürecek sivil siyaset güveni sarsacak beyanlardan uzak duracaklarına inanıyorum. Bu seçimlerde sandığa giderek oyunu kullanan vatandaşlarımın her birine demokrasiye ve milli iradenin üstünlüğüne olan bağlılıkları sebebiyle bir kez daha teşekkür ediyorum. Siz kurmay kadromuzun nezdinde teşkilatımızın her bir mensubuna, her bir dava arkadaşıma otuz bir Mart seçimleri, dönemi boyunca gösterdiğiniz gayret dolayısıyla şükranlarımı sunuyorum. Rabbim hepinizden razı olsun” ifadelerini kullandı.

“Son Merkez Yürütme Kurulu toplantımızda geleneksel istişare kampımızı çok yakın bir tarihte toplama kararı aldık”

Sonuçlara dair kapsamlı iş muhasebeyi partinin yetkili organlarını da yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerinin altını çizen Erdoğan, “Bugüne kadar merkez yürütme kurulumuzla, merkez karar ve yönetim kurulumuzla, AK Parti Meclis grubumuzda, fikirlerine kıymet ver dostlarımızla, kanaat önderlerimizle, partimizde daha önce görev almış yol ve dava arkadaşlarımızla siyaset bilinci akademisyen ve sivil toplum temsilcileriyle farklı vesilelerle bir araya geldik görüştük, konuştuk, düşüncelerini aldık. Bugün de il başkanlarımız ve teşkilat kademelerimizin diğer mensuplarıyla bir aradayız. İnşallah istişare halkamızı genişletmeye devam edeceğiz. Son Merkez Yürütme Kurulu toplantımızda geleneksel istişare kampımızı çok yakın bir tarihte toplama kararı aldık. Önce milletvekillerimizle, ardından da inşallah belediye başkanlarımızla bir araya geleceğiz. Komplekse kapılmadan, eleştirilere kulaklarımızı asla tıkamadan bu süreci büyük bir özgüven ve şeffaflıkla yönetiyoruz. Bir defa şu gerçeğin gayet farkındayız. Hata değil yanlışta ısrar etmek kaybettirir. Siyasetin inişli çıkışlı serencamında esas mesele hep istikamet üzerinde kalabilmektir. Nereden geldiğinizi unutmazsanız hedeflerinizden de kopmazsınız. Bakınız biz siyasi hayatımız boyunca elde ettiğimiz her başarıyı zaferle bitirdiğimiz her mücadeleyi önce Allah’ın yardımına, sonra da milletimizin desteğine, duasına ve yanımızda olmasına borçluyuz” açıklamalarında bulundu.

“Ne teşkilatlarımızın, ne belediyelerimizin ne de gönlümüzün kapılarını milletimize hiçbir zaman kapatmadık”

AK Parti milletin kurduğu, tabelasını, milletin astığı, siyaseti daima millet için ve milletle birlikte yapmış bir parti olduğunu belirten Erdoğan, “Siyasette rotamızı bugüne kadar hep milletimiz çizdi, biz de milletin belirlediği yoldan hiçbir zaman sapmadık. İstişarelerimizi milletimize, derdimizi milletimize anlattık. Sorunlarımıza milletimizle birlikte çözüm aradık. Başarılarımızın sevincini yine milletimizle paylaştık. İhtiyaç duyduğumuzda her zaman milletimizi yanımızda bulduk. Millet bize bakınca kendini gördü, kendi meselelerini gördü. Ama aynı zamanda sıkıntılarına çözüm üretecek güçlü bir irade gördü. Toplumumuzun farklı kesimleriyle gönül köprülerimizi sağlam tuttuğumuz için Bugünlere kadar alnımızın akıyla gelebildik. Ne teşkilatlarımızın, ne belediyelerimizin ne de gönlümüzün kapılarını milletimize hiçbir zaman kapatmadık” dedi.

“AK Parti milletin partisidir ve inşallah ebediyen öyle kalacaktır”

AK Parti’nin milletin partisi olduğunu ve inşallah ebediyen öyle kalacağını ifade eden Erdoğan, “Biz şafak vakti evine ekmek götürmek için yola koyulan emekçilerin yazın sıcağına, kışın ayazına aldırmadan rızık peşinde koşan çiftçilerin, helal lokmasına, haram bulaştırmayan esnafın, tüccarın, sanayicinin, vatanımız uğruna gözünü kırpmadan şehadete koşan kahramanların, Türkiye’nin aydınlık yarınlarının teminatı olan gençlerimizin, ellerini değdikleri her yeri güzelleştiren bereketlerinden kadınlarımızın ülkemizin başarıları olarak gören tüm mazlumların velhasıl hangi kökene, hayat tarzına, görüşe mensup olursa olsun büyük ve güçlü Türkiye sevdalısı her bir yüreğin partisi olmayı sürdüreceğiz. Milletle kurduğumuz gönül köprülerini kimse yıkamaz. Siyaset milletin içinde, milletle omuz omuza sırta vererek yapılır. Halkla araya mesafe koymanın, duvar örmenin, sokakla, çarşıyla, pazarla, mahalleyle, bağı zayıflatmanın bizim siyaset geleneğimizde yeri yoktur. Bu konularda eksiğimiz hatamız, problemimiz, millete karşı bir kusurumuz varsa çok açık söylüyorum; mutlaka kendimizi düzeltmemiz gerekiyor. Partimizin ve davamızın geleceği her türlü şahsi kaygının her türlü kişisel hesabın üzerindedir” değerlendirmelerinde bulundu.

Kampanya döneminde 52 ili ziyaret ettiğini bunun dışında diğer vilayetlerde farklı vesilelerle defalarca gittiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ziyaretlerimde şahit olduğum değişmez manzara şuydu; AK Parti’nin gerçekten inanmış, kendini adamış milyonlarca neferi var. Hepsi birer özveri abidesi olan bu kardeşlerimizin hakkını ödeyemeyiz. Karşılığını sadece Allah’tan bekleyerek gece- gündüz demeden koşturan samimi AK Parti neferlerinin emeğini kusura bakmayın ama kibirleri boylarını aşan muhterislere kesinlikle kurban edemeyiz. Siyasetçisiyle kaprisli, bürokratıyla, lobisiyle, çıkar gruplarıyla kimse partimize gönül verenlerin fedakarlığını şahsi heves ve hesapları için zayi edemez. Biz buna göz yummayız, rıza göstermeyiz. Bu partinin genel Başkanı ve hepsinden öte bir neferi olarak böyle ağır bir vebali biz şahsen taşıyamayız. ‘Olanda hayır vardır’ düsturuyla 31 Mart seçim sonuçlarını partimiz, hareketimiz ve davamız açısından hayra tebdil etmek için ne gerekiyorsa onu yapmaktan kesinlikle çekinmeyeceğiz. Buradaki hiçbir arkadaşımın da bundan şüphe duymamasını istiyorum” şeklinde konuştu.

“İstişare ve yenilenme sürecimizin sonunda AK Parti olarak yolumuza çok daha güçlü bir şekilde devam etmekte kararlıyız”

“İstişare ve yenilenme sürecimizin sonunda AK Parti olarak yolumuza çok daha güçlü bir şekilde devam etmekte kararlıyız” sözlerinin kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

“AK Parti’nin alamet-i farikası kendini daima yenileme, tazeleme, büyütme, geliştirme, yeni şartlara adapte etmek kabiliyetine haiz olmasıdır. Başlatmayı kararlaştırdığımız kongre sürecimizi bunun en önemli vesilesi olarak görüyoruz. Sizlerden bu süreci zehirlemek, aramızda nifak tohumları ekmek için pusuda bekleyen fitne tüccarlarına karşı dikkatli olmanızı bekliyorum. Biz 50 yıla varan siyasi mücadelemizde attığımız adımları bugüne kadar dedikodulara göre belirlemedik. Bundan sonra da belirleyemeyiz. Bizim temel bir kriterimiz vardır. O da hakka ve halka hizmet etmektir. Milletimizin nazarında ibra olan bizim gözümüzde de başarılıdır. Milletin sınıfta bıraktığı biz de baş tacı edemeyiz. İnşallah bu süreci ‘kılı kırk yaran’ bir kuyumcu titizliğiyle yürüteceğiz. Kırarak, dökerek, dağıtarak değil, tam tersine toparlayarak birleştirerek, bütünleştirerek, kucaklayarak ilerleyeceğiz. Saflarımızı genişletecek, sıklaştıracak, partimizi daha da büyütmenin gayretinde olacağız. Yeni isimlerle, yeni değerlerle, yeni hizmet erleriyle kadrolarımızı tahkim ederken, partimizin emektarlarına ahdi vefasızlık göstermeyeceğiz. “

“Bizim AK Parti güç devşirecek isimlere değil, AK Parti’ye güç katacak ufuk, vizyon, dinamizm, heyecan katacak şahsiyetlere ihtiyacımız var”

“Bizim AK Parti’den güç devşirecek isimlere değil, AK Parti’ye güç katacak ufuk, vizyon, dinamizm, heyecan katacak şahsiyetlere ihtiyacımız var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu anlayışla partimizin çatısı altında AK Parti rozetiyle ülkeye ve millete gerçekten hizmet etmek isteyenlere kapımızı kapatmıyoruz. Ama siyaseti kariyer basamağı olarak görenlerle yol yürünemeyeceğini de geçmiş tecrübelerimizin ışığında çok çok iyi biliyoruz. Partinizi zirveye taşıyacak isimlerle kongrelerimizi birer yeniden diriliş, yeniden şahlanış vesilesi haline dönüştürmek arzusundayız. Özünde bir gönül seferberliği olan kongremiz ancak böyle bir vizyon, kuşatıcılık ve hassasiyetle yürütülmesi durumunda bekleneni verebilir. Kardeşlerim unutmayın biz Türk siyasi hayatına damga vurmuş bir partiyiz. Biz üye sayısı itibariyle Türkiye’nin en büyük ailesiyiz. 21 yıllık iktidarlarımız bu dönemde bizden önce yapılan hizmet ve eserlerin katbekat fazlasını ülkemize kazandırmış bir hükümetiz. Nasıl Türkiye’nin Son 21 yılına mührümüzü bastıysak inşallah geleceğine de yine biz yön vereceğiz. Şu an burada bulunan her bir kardeşim Türkiye yüzyılının inşasına emeğiyle, alın teriyle, mücadelesiyle katkı sunan bir millet sevdalısıdır. Bu milletin özü, aslı sizsiniz. Milletimiz bizden daha çok çalışmamızı, güç ve enerji toplamış bir şekilde yeniden yola revan olmamızı bekliyor. Şimdi her zamankinden daha fazla birbirimize tutunacağız, daha fazla sarılacağız, daha fazla kucaklaşacağız. ‘Niyet hayır, akıbet hayır’ diyoruz. Rabb’im birliğimizi, beraberliğimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum” diye konuştu. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-halkla-araya-mesafe-koymanin-bizim-siyaset-gelenegimizde-yeri-yoktur/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan köklü değişim sinyali: Yeni isimlerle yola devam edeceğiz https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-koklu-degisim-sinyali-yeni-isimlerle-yola-devam-edecegiz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-koklu-degisim-sinyali-yeni-isimlerle-yola-devam-edecegiz/#respond Tue, 14 May 2024 22:45:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31704 31 Mart Yerel Seçimleri’nde AK Parti’nin sandıktan Türkiye’nin 2’nci parti olarak çıkmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadrolarda “Değişim” sinyalini vermişti. Bugün düzenlenen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda da benzer mesajlar veren Erdoğan, köklü bir değişim olacağının sinyalini verdi.

Seçim sonuçlarını büyük bir olgunlukla karşıladıklarını kaydeden Erdoğan, “Yanlışta ısrar etmek kaybettirir. Partimizin geleceği kişisel hesapların ötesinde. Verilen emekleri kibirlerin boyunlarını aşan muhterislere kurban edemeyiz. 31 Mart seçim sonuçlarını partimiz ve davamız açısında hayra tebdil açısından ne varsa ele alacağız. Milletin sınıfta bıraktığını biz baş tacı edemeyiz. Yeni isimlerle yola devam edeceğiz” dedi.

Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları;

“Yapacağımız istişarelerin hayırlara vesile olmasını Rabbim’den niyaz ediyorum. İl başkanlarının sonuçlarını 30 Kasım’da yapmıştık.

31 Mart seçimleri rekabet seviyesi yüksek bir atmosferde gerçekleşti. Ülkemiz genelinde sandığa gölge düşürecek hiçbir olay yaşanmadı. Bu seçim olacak kehanetinden ekonomiyle ilgili pek çok algı operasyonuna maruz kaldık. Bunların hepsini boşa çıkardık. Sandığın gücünü ortaya koyduk.

“DEMOKRASİNİN KAZANDIĞI YERDE KAYBEDEN OLMAZ”

Burada öncelikle bir hususun altını çizerek ifade etmek istiyorum demokrasi asla sıfır toplamlı bir oyun değildir. Demokrasinin kazandığı yerde kaybeden olmaz. Galip 85 milyonun tamamıdır.

Gerek 14 Mayıs seçimleri, gerek 31 Mart seçimleri demokrasi düşmanları tarafından körüklenen algıyı yok etmiştir.

Vesayet odaklarının asla pes etmediğini hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Sandık sonuçlarından dolayı milleti suçlama, kabahati millete atma gibi yollara tevessül etmedik.

Milletin iradesini öpüp başımızın üstüne koyduk. 31 Mart seçimlerinde milletimizin takdiriyle Türkiye haritası daha fazla renge boyandı. Birilerinin yaptığı gibi sahnelenen ‘öndeyiz’ müsamerelerine başvurmadık.

Bizim için önemli olan Türk demokrasisinin kazanmasıdır. Sandığın itibarına itibar katan her neticeyi Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde aşılmış yeni bir eşik olarak görüyoruz.

“YUMUŞAMA İKLİMİNİN HAKİM OLMASINI ÜMİT EDİYORUZ”

31 Mart sonrasında siyasetin havası değişti. Yumuşama ikliminin geçici bir bahar değil, siyasetin hakim karakteri olmasını ümit ediyoruz.

31 Mart seçim sonuçlarını da göz ardı etmiyoruz. Son MYK toplantımızda, geleneksel istişare kampımızı yakında toplama kararı aldık. Önce milletvekilleri, ardından belediye başkanlarıyla bir araya geleceğiz.

Sorunlarımıza milletimizle birlikte sonuç aradık. Millet bize bakınca kendini gördü. Gönlümüzün kapılarını millete hiçbir zaman kapatmadık.

“AK PARTİ MİLLETİN PARTİSİDİR”

AK Parti milletin partisidir ve inşallah ebediyen böyle kalacaktır.

Hangi kökene, hayat tarzına mensup olursa olsun Türkiye sevdalısı her bir yüreğin partisi olmayı sürdüreceğiz. Kurduğumuz gönül köprülerini kimse yıkamaz ve yıkamayacaktır. Siyaset milletle omuz omuza sırt sırta vererek yapılır.

Eksiğimiz, hatamız, millete karşı bir kusurumuz varsa mutlaka kendimizi düzeltmemiz gerekiyor. Sadece kampanya döneminde 52 ilimizi ziyaret ettim. Bu ziyaretlerimde şahit olduğum manzara; AK Parti’nin kendini adamış neferleri var. Bu kardeşlerimizin hakkını ödemeyiz. AK Parti neferlerinin emeklerini kusura bakmayın ama kibirlerin boyunlarını aşan muhterislere kesinlikle kurban edemeyiz.

“YOLUMUZA DAHA GÜÇLÜ DEVAM ETMEKTE KARARLIYIZ”

İstişare ve yenilenme sürecimizin sonucunda, AK Parti olarak yolumuza çok daha güçlü bir şekilde devam etmekte kararlıyız. AK Parti’nin alameti farikası kendini yenileme, geliştirme, yeni şartlara adapte etme kabiliyetine haiz olmasıdır. Kongre sürecini bunun en önemli vesilesi olarak görüyoruz.

Milletin sınıfta bıraktığını baş tacı edemeyiz. Kırarak dökerek dağıtarak değil, tam tersine birleştirerek kucaklayarak ilerleyeceğiz. Saflarımızı sıklaştıracağız, partimizi büyüteceğiz. Partimizin emektarlarına vefasızlık göstermeyeceğiz.

Biz üye sayısı itibarıyla Türkiye’nin en büyük ailesiyiz. Nasıl Türkiye’nin son 21 yılına mührümüzü bastıysak inşallah geleceğine de biz yön vereceğiz. Bizden güç devşirecek değil, bize güç katacak kişiler lazım.

Milletimiz bizin daha çok çalışmamızı yeniden yola revan olmamızı bekliyor.”


]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-koklu-degisim-sinyali-yeni-isimlerle-yola-devam-edecegiz/feed/ 0
Erdoğan: Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin kazanması önemli https://www.haber60.com.tr/erdogan-turkiyenin-ve-turk-demokrasisinin-kazanmasi-onemli/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-turkiyenin-ve-turk-demokrasisinin-kazanmasi-onemli/#respond Tue, 14 May 2024 22:39:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31702 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Parti olarak her ne kadar hedeflerimizin uzağında kalsak da 31 Mart seçim sonuçlarını müspet karşıladık. Bizim için önemli olan Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin kazanmasıdır.” dedi.

Erdoğan, parti genel merkezinde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, yılın ilk toplantısında dava ve yol arkadaşlarıyla birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu belirtti.

İl başkanları toplantısının sonuncusunu 30 Kasım’da yaptıklarını, 31 Mart seçimleriyle ilgili ön hazırlıklarını değerlendirdiklerini anımsatan Erdoğan, kampanya döneminde il ziyaretleri vesilesiyle il başkanlarıyla görüştüğünü, yakın istişare halinde olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaret ettikleri 52 ilde halkın nabzını tutmanın yanı sıra seçim çalışmalarını da sahada bizzat görme fırsatı bulduklarını, yine bu ara dönemde Seçim İşleri Başkanlıkları ve Seçim Koordinasyon Merkezi temsilcileriyle münhasıran bir araya geldiklerini bildirdi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“31 Mart seçim çalışmalarımızı çok yoğun bir şekilde devam ettirirken teşkilatlarımızla irtibatımızı daima en üst seviyede tuttuk. 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri rekabet seviyesi yüksek bir atmosferde, demokrasi şöleni havasında gerçekleşti. Bölücü örgüt uzantılarının seçmeni baskı altına alma girişimleri dışında ülkemiz genelinde sandığa gölge düşürecek hiçbir olay yaşanmadı. Seçim öncesinde hatırlayacağınız üzere çok farklı kampanyalar vardı. Bu son seçim olacak kehanetinden ekonomiyle ilgili piyasaya sürülen tezvirata kadar pek çok algı operasyonuna maruz kaldık. Bunların hepsini boşa çıkardık. Ülkemiz aleyhine yürütülen onca propagandaya rağmen 85 milyon olarak sandığın gücünü ortaya koyduk. Türkiye’nin demokrasi standardının nereden nereye geldiğini tüm dünyaya bir kez daha gösterdik. Burada öncelikle bir hususun altını çizerek ifade etmek istiyorum. Demokrasi, asla ve asla sıfır toplamlı bir oyun değildir. Demokrasinin kazandığı bir yerde kaybeden olmaz. Sandığın itibarının arttığı bir denklemde galip 85 milyonun tamamıdır. Sivil siyaseti güçlendiren her sonuç, Türk demokrasisinin istikbali adına eşsiz bir başarıdır.”

“Kabahati millete atma gibi yollara tevessül etmedik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 75 yıllık çok partili demokrasi hayatına iki darbe, iki muhtıra, iki darbe girişimi sığdırmış bir millet odluklarını dile getirdi.

Neredeyse her on yılda bir demokrasinin vesayet odaklarının saldırısına uğradığına dikkati çeken Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“En son 15 Temmuz’da 253 insanımızın canı pahasına tarihimizin en alçak darbe teşebbüsünü püskürttük. Bunların haricinde milli iradeyi gasbetmeye yönelik gizli, açık, daha nice girişimle karşılaştık. Vesayet odaklarının asla uyumadığını, asla pes etmediğini, uygun ortam ve fırsat kolladığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Son yıllarda FETÖ’cülerin ve marjinal yapıların da propagandasıyla bazı toplum kesimlerinde çok partili demokrasiye ve sandığa karşı istifhamların zemin bulmaya başladığını görüyorduk. Gerek 14 Mayıs seçimleri, gerekse 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri, demokrasi düşmanları tarafından körüklenen bu algıyı yerle bir etmiştir. 14 Mayıs seçimlerinde, Cumhurbaşkanı seçimi yüzde 0,5 farkla ikinci tura kalırken, 31 Mart seçimlerinde milli irade farklı şekilde tecelli etmiştir. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak her iki seçim sonucunu da büyük bir olgunlukla karşıladık, milletin iradesini öpüp başımızın üstüne koyduk. Sandık sonuçlarından dolayı milleti suçlama, kabahati millete atma gibi yollara tevessül etmedik. Nitekim 14 Mayıs ile ortaya çıkan belirsizlik 28 Mayıs seçimleriyle giderildi, millet yasamada olduğu gibi ülke idaresinde de mührü bize takdim etti, Cumhur İttifakı’nı açık ara lider yaptı.”

“Cumhur İttifakı’nın olgun duruşu, 31 Mart sonrasında siyasetin genel havasını değiştirmiştir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart yerel yönetimler seçimlerinde yine milletin takdiriyle Türkiye haritasının daha fazla renge boyandığını, 2019 seçimlerine göre daha çok sayıda siyasi partinin il, ilçe ve belde düzeyinde belediye başkanlığı kazandığını hatırlattı.

Bu tablo karşısında başkaları gibi 14 Mayıs gecesi sahnelenen “öndeyiz” müsamerelerine başvurmadıklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Parti olarak her ne kadar hedeflerimizin uzağında kalsak da 31 Mart seçim sonuçlarını müspet karşıladık. Bizim için önemli olan Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin kazanmasıdır. Biz siyaseti, önce milletim, önce memleketim şiarıyla yapıyoruz. Sandığın itibarına itibar katan her neticeyi, partimizin oyları ne olursa olsun, Türkiye’nin 75 yıllık çok partili demokrasi mücadelesinde aşılmış yeni bir eşik olarak görüyoruz. AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın olgun duruşu, 31 Mart sonrasında siyasetin genel havasını da değiştirmiştir. Siyasi atmosferde olan yumuşama ikliminde siyasetçilerin mesajları kadar toplumda siyaset kurumuna yönelik güvenin artmasının da önemli payı vardır. Bu iklimin geçici bir bahar esintisi değil, Türk siyasetinin hakim karakteri haline gelmesini ümit ediyoruz. Samimiyetimizi ve yapıcı tavrımızı bugüne kadar muhafaza ettik. Türkiye’yi partiler arasındaki gerilim hattına mahkum etmek isteyenlerin başta 1 Mayıs olmak üzere çeşitli oyunlarına gelmedik. Muhalefetteki muhataplarımızın da dirayetli davrandığını görüyor, bundan da ülkemiz siyaseti adına memnuniyet duyuyoruz. Siyasetçilerin sorumluluk bilinciyle hareket ederek bundan sonra sandığın itibarına gölge düşürecek sivil siyasete güveni sarsacak beyanlardan uzak duracaklarına inanıyorum.”

Seçimlerde sandığa giderek oyunu kullanan vatandaşların her birine demokrasiye ve milli iradenin üstünlüğüne olan bağlılıkları sebebiyle teşekkürlerini sunan Erdoğan, parti kurmay kadrosu nezdinde teşkilat mensupları ve dava arkadaşlarına 31 Mart seçimleri döneminde gösterdikleri gayret dolayısıyla şükranlarını sundu.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-turkiyenin-ve-turk-demokrasisinin-kazanmasi-onemli/feed/ 0
CHP Myk, Soma’da Toplandı. https://www.haber60.com.tr/chp-myk-somada-toplandi/ https://www.haber60.com.tr/chp-myk-somada-toplandi/#respond Mon, 13 May 2024 23:24:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31586 HABER: GÜLARA SUBAŞI, FATİH ÖZKILINÇ/ KAMERA: KERİM UĞUR, ÖZGÜR ŞENGÜL

(SOMA) – CHP MYK, maden faciasının 10’uncu yıl dönümünde Soma’da Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında toplandı. CHP Soma İlçe Bakanlığı’nda yapılan toplantının ardından Özel, “Biz CHP olarak iş sağlığı değil, işçi sağlığı demeye, iş güvenliği değil, işçi güvenliği demeye; doğru, yapıcı, etkili muhalefetimizi bu alanda sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. Özel, “On yıl geçti. Ben Soma’yı geride bıraktım. Hatırlamak istemiyorum” diyen maden sahibi Can Gürkan’a “Biz unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız. Bu küstahlardan ve bu küstahların ağababalarından günü gelince hesap soracağız. İki elim yakandadır, sana bunun hesabını sormadan ölür gidersem gözüm açık gidecek” diye tepki gösterdi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 13 Mayıs 2014’te 301 madencinin hayatını kaybettiği maden faciasının 10’uncu yıl dönümü dolayısıyla bugün Soma’ya gitti. Özel’e burada; Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, genel başkan yardımcıları, ilçe belediye başkanları ve milletvekilleri eşlik etti. Özel’in Soma’daki ilk durağı Soma Belediyesi oldu. CHP lideri Özel, ardından hayatını kaybeden madenciler için düzenlenen hatim duası ve mevlit programına katıldı. CHP MYK da Özel başkanlığında Soma’da toplandı. MYK, Soma özel gündemiyle CHP Soma İl Başkanlığı’nda yapıldı. Saat 13.15’te başlayan toplantı 1 saat sürdü. Toplantının ardından CHP lideri Özel, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Soma maden faciasında hayatını kaybedenleri anarak sözlerine başlayan Özgür Özel, şunları söyledi:

“Türkiye Cumhuriyeti ve dünya tarihinin en büyük iş cinayetlerinden bir tanesinin 10. yıl dönümündeyiz. On yıl önce burada üretim baskısı, yeterli denetim olmaması ve mevzuattaki eksiklikler yüzünden 301 tane baba, evlat, eş, hayatını kaybettiler. O 301 hayatını kaybettiğinde Soma’dan bırakın Türkiye’deki bütün dünyadaki televizyonlar canlı yayındaydı. Bir hafta boyunca madeni gören bir tepe üzerinden canlı yayınlar yapıldı. ve herkes şunu söylüyordu. ‘Eğer Soma’yı unutursak yüreğimiz kurusun’ diyorlardı. On yıl geçti, bu on yıl içinde işçilere verilen sözler, çok uğraşılarak yapılan yasal düzenlemeler, tutulmayan sözler, hayal kırıklıkları, yeni maden faciaları, yargılamalar ve on yıl sonunda geldiğimiz nokta şudur: Hayatını kaybeden işçilerin ailelerine verilmiş sözler kısmen tutuldu. Yaşayan madencilere verilen sözlerin maddi kısımlarının pek çoğu tutuldu. Örneğin iki asgari ücrete çıkarılması, hafta tatilinin iki güne çıkarılması, emeklilik yaşıyla ilgili düzenlemeler. Ancak bunların her birisinin, madencilerin uzun mücadeleleri, bizlerin onlarla verdiğimiz uzun ve onlar açısından yorucu ve kayıplarla dolu yıllara sarih mücadeleler sonucunda elde edildiğini ifade etmek isterim. İşçi sağlığı ve iş güvenliği noktasında ise verilen sözlerin hiçbir tanesi tutulmadı. Çünkü buradaki tercih son derece politik. Burada işçinin sağlığı daha az para kazandıracaksa daha çok parayı tercih edenler; işçinin hayatıyla ya da meslek hastalığına yakalanıp yakalanmamasıyla, patronun karlılığı karşı karşıya gelince patrondan yana tavır koyanların geçtiğimiz on yıllık süreci belirlediğini ifade etmek isterim.

“CUMHURİYET HALK PARTİSİ, PARTİ TARİHİNDE İLK KEZ BİR MYK TOPLANTISINI İLÇE BİNASINDA YAPMIŞTIR”

Üç yüz bir madencinin ölmesi, bütün dünya televizyonlarını bir hafta meşgul eden bir olay. Öyle mi? Soma’dan bugüne kadar Türkiye’de 649 maden işçisi daha öldü, iki kere daha Soma faciası yaşandı. Kimsenin haberi yok. Kimse ilgilenmiyor. Yani aslında burada çok ironik ve çok tersten emekçilere bir mesaj var. Örgütlenin, birlikte hareket edin. Ölecekseniz bile birlikte ölün, yoksa haber olamazsınız diyorlar. Yani tek tek ölenlerin haber bile olamadığı bugüne kadar on yılda iki kere daha Soma faciasının yaşandığı gerçeğini söylüyorum. Gerisini vatandaşlarımızın vicdanına bırakıyorum.

Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak iş sağlığı değil, işçi sağlığı demeye, iş güvenliği değil, işçi güvenliği demeye; doğru, yapıcı, etkili muhalefetimizi bu alanda sürdürmeye devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nde en köklü siyasi parti olan Cumhuriyet Halk Partisi parti tarihinde ilk kez bir MYK toplantısını bir ilçe binasında yapmıştır. Soma ilçe binası böyle bir toplantının olması için son derece anlamlıdır. Facianın olduğu gün Manisa’nın üç ilçesinden Soma’dan Kırkağaç’tan Akhisar’dan; İzmir’in iki ilçesinden, Kınık’tan Bergama’dan Balıkesir’in bir ilçesinden, Savaştepe’den kalkan servisler o arkadaşlarımızı ölüme taşımışlardı. O gün o altı ilçenin hiçbirisinde biz yoktuk. Bu seçimlerden önce de sadece birinde vardır. Ancak şunu ifade etmem gerekir ki Soma’daki seçim sonuçlarına her seçimde bakıp iktidar partisi kazanıyor diye sorumsuzca, incitici, kırıcı, hedef gösterici, hakaret içeren tweetleri atanlar şunu bilsinler o altı ilçenin altısında da bugün Cumhuriyet Halk Partisi var. Olmasaydı da kimseye söyleyecek bir şeyimiz yoktu. Kusur ne emekçinindir ne seçmenindir. Kusur onları ikna edemeyen bizlerindir. Bu süreçte onları ikna ettik. Yerelde işçinin, emekçinin, halkın, çiftçini, köylünün, partisini iktidar yaptık. İlk genel seçimlerde madencilerin, işçilerin, köylülerin, emekçilerin partisini iktidar yapacağız. O zaman bu sorunların hepsi çözülecek. O güne kadar mücadele etme ve Soma’ya ve hayatını kaybeden herkese sahip çıkmaya devam edeceğiz.

“CAN GÜRKAN, İKİ ELİM YAKANDADIR”

Bugün bir televizyon kanalına açıklama yapan, hayatına mal olduğu her işçi için sadece beş buçuk gün yatan Can Gürkan bugün bir televizyon kanalına avukatı aracılığıyla şu açıklamayı yapmış: ‘On yıl geçti. Ben Soma’yı geride bıraktım. Hatırlamak istemiyorum’. Bu işçilerin ölümünden sorumlu olan, yattığı süre yetecek kadar ceza verilip salıverilen kişi. Birazdan biz o günü geride bırakamayan, her gece rüyasında o günü bir daha yaşayan evlatlarla, eşlerle, annelerle omuz omuza yürüyüp mezarları ziyaret edeceğiz. Bu taş kalpli adama, bu cesareti veren bu rejimi değiştirene kadar da mücadele edeceğiz. Biz unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız. Bu küstahlardan ve bu küstahların ağa babalarından günü gelince hesap soracağız. Can Gürkan, bu açıklamayı da yaptın ya iki elim yakandadır. İki elim yakandadır, sana bunun hesabını sormadan ölür gidersem gözüm açık gidecek. Bunu da en net şekilde ifade etmek istiyorum.”

KAMUDA TASARRUF PAKETİ YORUMU: “SARAY HARCAMALARI İLK KEZ GENELGE KAPSAMINA ALINDI”

Gazetecilerin ‘Kamuda Tasarruf Paketi”ne ilişkin sorularını yanıtlayan Özgür Özel, “Bugüne kadar yedi kez yaptılar. Bu sekizinci, bu sekizincisinin ilanı daha önceki yedi genelgeye kendilerinin uymadıklarını, uydurmadıklarının göstergesidir. Bugünkünün diğerlerinden ayırıcı önemli özelliği hep eleştirdiğimiz sarayın ilk kez genelge kapsamına alınmasıdır, sarayın harcamalarının. Meclis dışarıda bırakılmıştır. Bunun eleştirilecek bir tarafı yok. Kuvvetler ayrılığı gereği, yürütme, yasamaya, talimat veremeyeceği için yapılmıştır. Meclis Başkanı’nın bu konuda geçtiğimiz haftaki ifadelerini hızla bu genelgeye ve ilerisine dönüştürerek daha da ilerisinde bir tasarruf genelgesini Meclis içinde yayınlamasını bekliyorum. Kendisinin böyle bir çalışması olacaksa destek veriyorum, teşvik ediyorum.

“BU ÖRTÜLÜ IMF PROGRAMIDIR”

İkinci husus tabii ki yazılanların hepsi önemli ancak bunların tek tek takip edilmesi lazım. Burada üç yıl boyunca yeni personel istihdam edilmeyeceğini, sadece emeklilik kadar personel alınacağının ve kamuda esnek ve uzaktan çalışma modellerinin geliştireceği ifadeleri ise emekçiler açısından son derece riskli bir durumdur. Bu örtülü IMF programıdır. IMF getirirseniz yeni kamu personeli alma, işçiye zam verme, emekliye zam verme, esnek çalışma modelleri geliştirilecek zaten. Şu anda IMF’nin hayaleti işçinin camına gelmiştir. Gulyabani işçilerin camındadır. Onlara bir tek gücü yetmektedir. Birazcık işverene, birazcık zenginlere, birazcık multi milyarderlere, kur korumalı mevduatla, servetine servet kaçanlara yönelsinler. Yoksa öğretmenler atama bekliyor, yirmi bin öğretmen emekli olacak, yirmi bin alacaksın. E bir milyon kişi okuttun. Dünya kadar işsiz var. Kamuya alım yapmayacağım. Esas yapılması gereken iş elbette konvoy olmasın, benzin tasarrufu olsun, kiralama olmasın, yerli araç kullanılsın, hepsini destekliyoruz. Bizim genelgemiz, dün yayınladığımız iki gün önce bunun da ilerisindedir. Ama istihdamsızlık, esnek çalışma yani emeği sömürecek, kıdem tazminatı birikmeden çalıştırma modellerinin tamamı için işçilerin arkasındayız. Burada, bunlardan tasarruf değil, yapılacak iş, adil bir vergi sistemidir.

“BU SİSTEM DEĞİŞMELİDİR, DEĞİŞMEDEN KİMSE YOKSULLARLA UĞRAŞMASIN”

İlk kez Mehmet Şimşek’in açıklamalarında vergide adalet kısmının altını çizdim. Burada da çiziyorum. Türkiye’de verginin yüzde altmış beşi dolaylı vergi. Yüzde yirmi dördü de çalışanların maaşlarından kesilen gelir vergisi, geriye kalıyor yüzde on bir. Esas vergi vermesi gereken kazananlar yüzde on biri veriyor. Emekçiler yirmi dördü veriyor. Gerisini kazanan kazanmayanın gözünün yaşına bakmadan elektrikten, sudan, telefondan, sütten, ekmekten alıyorlar. Bu sistem değişmelidir. Bu değişirse kaynak bulunur. Bu değişmeden kimse yoksullarla uğraşmasın.

ARAPÇA TABELA KONUSU: ‘BUNU YABANCI DÜŞMANLIĞINA DÖNÜŞTÜRECEK BİR YAKLAŞIM DOĞRU DEĞİL”

Arapça tabelalarla ilgili değerlendirmesi sorulan Özel, şunları söyledi:

“Arapça tabelalarla ilgili belediye başkanları toplantısında da aynısını söyledim. Canlı yayınlarda da söylüyorum. Söylemeye de devam edeceğim. Bir kere ilgili yasal düzenleme gereğince yabancı dilde tabelalar için bir düzenleme var. Belediye başkanlarımıza tüm diller için bu düzenlemeye uymaları gerektiğini söyledik. İstismar edilen ve alınan kısım şu ‘Arapça bir yazıyı kanuna uygun yazışmalar, ihtarlar yapıp ilgilisine sökmek için süre vermeden ya da sökmüyorsa belediyenin ilgili birimiyle yapmadan belediye başkanının kendi eliyle yırtması fazladan bir popülizmdir. Bu doğru değildir. Ayrıca söylediğim şu. Bu ülkede altı milyona yakın vatandaşımızın, Türkiye vatandaşının Hatay’da, Şanlıurfa’da, Mardin’de, Batman’da yaşayan altı milyon vatandaşımızın ana dili Arapça’dır. Arapça’ya yapılan hürmetsizlik o kişilere karşı yapılmış hürmetsizlik olarak algılanıyor. O yüzden nezaketi koruyalım. Ayrıca Kur’an-ı Kerim Arapça’nın orijinal dilidir. Televizyon izleyen bir vatandaş eğer Arapça da bilmiyorsa biz Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanına kendi elleriyle yırttığı metni Kuranı Kerim’le özdeşleştirip, bilinçaltında partimize karşı olumsuz bir duyguya kapılabilir diye uyardım. Yine uyarıyorum. Arapçaya da diğer yabancı dillere de kanunlara uygun muamele yapılmalıdır. Ayrıca lüzumsuz Arapça tabela kirliliğiyle elbette mücadele etmelidir. Ancak bunu kurumlara, kurallara uygun şekilde yapılmalıdır. Bunu bir yabancı düşmanlığına dönüştürecek bir yaklaşım doğru değildir. Türkiye’deki Araplardan değil Türkiye’deki Suriyeli sığınmacılarla ilgili. Bakın bazı Arap kelimesini küfür gibi kullanıyor. Altı milyon Arap vatandaşımız var bizim. Suriyeli sığınmacılarla ilgili diyeceğimiz şudur; hızla Suriye’yle görüşmeler yapılmalı. Barış sağlanmalı. Avrupa Birliği’nden buna ben de elimi taşın altına koyacağım. Fonlar bulunmalı. Birleşmiş Milletler’den bulunmalı ve bu fonlarla orası yaşanabilir hale getirilmeli. Türkiye, eve dönüş teşvikleri vermeli. Mesela Türkiye’de yaşayan bir buçuk milyon öğrenci okuma zamanında gelmek istediğinde, tatil için geldiğinde vize kolaylığı ya da vize serbestisi gibi şeyler verilmeli bu arkadaşlar mutlaka memleketlerine dönmelidir.

“BİZ SIĞINMACI DÜŞMANI DEĞİLİZ, SIĞINMACI YARATAN POLİTİKALARIN DÜŞMANIYIZ”

Ancak bir kez daha söylüyorum. Sözüme değer veren herkese. Biz sığınmacı düşmanı değiliz, sığınmacı yaratan politikaların düşmanıyız, politikacıların karşısındayız. Bu da komşuda iç savaş kışkırtıcılığıdır. Bunu yaptılar diye başımıza bunlar geliyor. Suriye’de barış, dünyada barış, herkes kendi evine ama asla ve asla yabancı düşmanlığı istenmeyen görüntülerin ortaya çıkmasını teşvik edecek çiğ popülizmin bizim belediye başkanlarımız aktörleri olmayacaklar. Bir kez daha bütün siyasileri Arap kelimesini bir küfür gibi kullanan ayrımcı dilden men ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nde altı milyon Arap yurttaşı etrafımızda da milyonlarca Arap komşumuz var. Çok teşekkür ediyorum arkadaşlar.”

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-myk-somada-toplandi/feed/ 0 Başkan Tugay, AK Parti İl Başkanlığı ziyaretinde iş birliği mesajı verdi https://www.haber60.com.tr/baskan-tugay-ak-parti-il-baskanligi-ziyaretinde-is-birligi-mesaji-verdi/ https://www.haber60.com.tr/baskan-tugay-ak-parti-il-baskanligi-ziyaretinde-is-birligi-mesaji-verdi/#respond Mon, 13 May 2024 22:06:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31543 Başkan Tugay, AK Parti İl Başkanlığı ziyaretinde iş birliği mesajı verdi

Başkan Tugay’dan 4 siyasi partiye ziyaret

İZMİR – AK Parti İzmir İl Başkanlığını ziyaret eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “İzmir ve Türkiye’nin sorunlarını beraber çözmek için çalıştığımız bir dönem olacak. İzmir daha güzel günler görecek” dedi. AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı ise İzmir’e fayda sağlayacak her konuda iş birliğine hazır olduklarını söyledi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, görevi devraldıktan sonra siyasi partilerin il başkanlığına yapacağı ziyaretlerin ilkini, AK Parti İzmir İl Başkanlığına yaptı. Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile birlikte Bayraklı’daki AK Parti İl Başkanlığı binasına gelen Tugay, burada AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı ve parti üyeleri tarafından karşılandı. AK Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız, il başkan yardımcıları, yönetim kurulu üyeleri ve meclis üyelerinin de yer aldığı buluşmanın ardından gazetecilere açıklama yapan Tugay, buluşmayı iki nedenden dolayı gerçekleştirdiklerini vurgulayarak, “Birincisi, son yerel seçimde herkesin özellikle AK Parti’nin etik sınırlar içinde gösterdiği siyasi tavır bizim açımızdan teşekkürü hak eden bir durumdur. İkincisi de şehrimizin bekleyen, çözülmesi gereken pek çok sorunu var. Bunlar sadece seçimi kazanmış olan belediye başkanının kendisi ve yakın çalıştığı insanlarla değil, şehrin tüm ilgili kişi ve kurumlarının katılımıyla çözülmesi gereken sorunlar. Pek çoğunda da uzlaşı gerekiyor” diye konuştu.

“Birlikte çalıştığımız bir dönem olacak”

Şehir yönetiminde katılımın gerekliliğine değinen Başkan Tugay, “Zaman zaman görüştüğümüz, birbirimize fikirlerimizi aktardığımız, zaman zaman birbirimizden yardım istediğimiz ama nihayetinde İzmir’imizin ve Türkiye’mizin sorunlarını beraber çözmek için çalıştığımız bir dönem olacak. Birbirini incitmeyen, birbirinin birikiminden yararlanan insanlar olacağız diye inanıyorum. Bugün bu ziyaret inşallah bunun başlangıcı olacak. Bundan sonraki günlerde de biz üzerimize düşeni yapacağız. Zannediyorum İzmir daha güzel günler görecek. Hayırlı olsun” şeklinde konuştu.

“Büyükşehir belediye başkanı herkesin başkanıdır”

CHP İl Başkanı Şenol Aslanoğlu da “İzmir’de iletişimi üst seviyede tutarak İzmirliler için birlikte hizmet etmeye devam edeceğiz. Tüm Türkiye’ye hem siyasi nezaketi hem iletişimi İzmir’den yaymaya çalıştık. Büyükşehir belediye başkanı parti ayrımı gözetmeden tüm partililerin büyükşehir belediye başkanıdır. Kime oy verirse versin herkese eşit hizmet verecektir” ifadelerini kullandı.

“Şehrimize fayda getireceğine inanıyorum”

Görüşmenin samimi olduğunu belirten AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı ise şunları kaydetti:

“Görüşmenin temel esas ve usulü şehrimizin kalkınması ve sorunlarına nasıl çözümler getirileceği konusunda iş birliklerinin geliştirilmesiydi. Biz AK Parti olarak her zaman yanlarında olacağımızı belirttik. Gerek bakanlıklarımızla gerek Hamza Dağ ile beraber her türlü çalışmaya gövdemizi koyacağımızı söyledim.”

Başkan Tugay, daha sonra sırasıyla İYİ Parti, Milliyetçi Hareket Partisi ve DEM Parti İl Başkanlıklarını ziyaret etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/baskan-tugay-ak-parti-il-baskanligi-ziyaretinde-is-birligi-mesaji-verdi/feed/ 0
CHP Ege Bölgesi İl Başkanları İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı Ziyaret Etti https://www.haber60.com.tr/chp-ege-bolgesi-il-baskanlari-izmir-buyuksehir-belediye-baskani-cemil-tugayi-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/chp-ege-bolgesi-il-baskanlari-izmir-buyuksehir-belediye-baskani-cemil-tugayi-ziyaret-etti/#respond Sat, 11 May 2024 22:33:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31333 HABER: ECE AZAK – KAMERA: ÖZGÜR ŞENGÜL

(İZMİR) – CHP Ege Bölgesi İl Başkanlarını ağırlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bir arada olmanın güçlerine güç katacağını ifade ederek, “Kamusal bir görev üstlendik ve bu kamusal görevin hakkı olan kimseyi kimsen ayırmadan hizmet ediyoruz” dedi.

CHP Ege Bölgesi İl Başkanları, İzmir Büyükşehir Belediyesi Egemenlik Evi’nde Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı ziyaretti. Ziyarete, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı, Afyonkarahisar İl Başkanı Faruk Duhan Erhan, Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, Kütahya İl Başkanı Tamer Yenikaya, Muğla İl Başkanı Zekican Balcı, Uşak İl Başkanı Sevinç Yazgan, Balıkesir İl Başkanı Erden Köybaşı, Manisa İl Başkanı İlksen Özalper katıldı. CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Uşak İl Başkanı Sevinç Yazgan katıldı.

CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum ise ziyarette yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

“Öncelikle İzmir bizim yıllardır Ege’de gıptayla baktığımız, her zaman imrendiğimiz, bir şehir. İzmir’i biz bir ev olarak kabul ettiğimizde Denizli’yi de bahçesi olarak gördük yıllarca. Ev böyleyken bahçe niye böyle dedik. Hayıflanıyorduk ama bu hayıflanmamızın sonucuda çeyrek yüzyıl sonra Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin de Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımızın yönettiği, sosyal demokrat, halkçı bir anlayışa kavuşması bzileri mutlu etti. Bizlere esin kaynağı verdiğiniz için başta İzmir örgütüne sonra sizlere ayrı ayrı teşekkür ediyorum. ve Ege bu seçimde hakikaten farkını ortaya koydu. Ege’nin içerisinde bulunan 9 ille beraber Cumhuriyet Halk Partili belediyeler üzerine düşeni eminim ki en iyi şekilde yapacaklar. Yerel iktidar genel itidarın habercisidir şiarıyla Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’in de deyimiyle seçimin bittiğinin ertesi günü bir sonraki seçimin başlangıcının ilk günü şiarıyla biz çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bugün de buradayız yarın da burada olacağız. Çok verimli toplantılar gerçekleşiyor ve sizin de görüşlerinizi almak üzere bütün heyet adına da tekrar sizleri tebrik ediyorum ve görevinizde başarılar diliyorum.”

“CUMHURİYETİ KURAN PARTİNİN BUGÜNKÜ MİRASÇILARIYIZ”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da şöyle konuştu:

“Bu süreçten sonra sizlerin de kendi illerinizde sağlamış olduğunuzu muhteşem başarılar bize çok büyük gurur ve mutluluk verdi. Bu başarıyı adeta taçlandırır gibi böyle bir arada olabilmemiz gerçekten çok güzel bir şey. Her şeyden önce bu yolun devamının gelmesini, bu başarıların daha da artarak devamını çok diliyoruz, istiyoruz. Hayatım boyunca ülkemizin aydınlığı, daha demokratik, çağdaş insanlarımızın; kadınıyla, genciyle, her bireyiyle haklarının sahip olduğu bir ülke olması yolunda mücadeleye inandık. Bu şekilde bir parçası olmaya çalıştık. Ülkesini seven Cumhuriyetine inanan insanlarız ve Cumhuriyeti kuran partinin bugünkü mirasçılarıyız. Dolayısıyla farklı konumlarda, farklı görevlerde bulunarak bu parçası olduğumuz mücadelenin bugün geldiği nokta hepimiz için gerçekten çok anlamlı ve geleceğe dair de ümit verici.”

Burada yapılacak değerlendirmelerle hem bundan sonraki süreç için hem parti için bir yol haritasının da çıkacağını ifade eden Tugay, “Sizler her biriniz kendi illerinizde partimizin lideri konumunda bizlerde bulunduğumuz konumda partimize hizmet ediyoruz ama tabii ki kamusal bir görev üstlendik ve bu kamusal görevin hakkı olan kimseyi kimsen ayırmadan hizmet ediyoruz. Bir tarafımız partili, o partili yüreğimizde sımsıkı savunduğunuz değerlerinizle bu yolda yürüyoruz. Diğer tarafımızda bir kamusal hizmet görevi gören kamu görevlisi yanı var. Orada da yine kararlılıkla doğru olan neyse onu yapmak için mücadele ediyoruz.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-ege-bolgesi-il-baskanlari-izmir-buyuksehir-belediye-baskani-cemil-tugayi-ziyaret-etti/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Uşak Belediyesi’ni Ziyaret Etti https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-usak-belediyesini-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-usak-belediyesini-ziyaret-etti/#respond Sat, 11 May 2024 00:36:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31249 HABER: FATİH ÖZKILINÇ KAMERA: KERİM UĞUR

(UŞAK)- Uşak Belediyesi’ni ziyaret eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Kente dokunan, emeklilerimize dokunan, yoksullarımızı yoksulluklarını teşhir etmeden ortadan kaldıran en iyi sosyal belediyecilik uygulamalarının yapıldığı, öğrencilerimizin burada anne ve babalarından bize emanet öğrencilerimize önemli hizmetlerin sunulduğu bir belediyecilik anlayışını hep birlikte hayata geçireceğiz” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 35 yıl aradan sonra CHP’nin kazandığı Uşak Belediye Başkanlığı’nı ziyaret etti. Özel, “Öncelikle hem sizi hem de bütün siyasi partilerden seçilmiş belediye meclis üyelerini kutluyorum. Size ve grubumuza başarılar diliyorum. Buraya il başkanımla, milletvekilimizle, komşu illerin il başkalarıyla, Afyon’dan parti meclisi üyemizle birlikte geldik. Sizi birlik ve beraberlik halinde, omuz omuza Uşak’a hizmet ederken görmenin büyük kıvancı içindeyim” dedi

Uşak’taki bir izlenimini aktararak açıklamalarını sürdüren Özel, “Araba ile geçerken başkan gösterdi. Çok kalabalık bir meydan, çok sıkışık oturmuş çok sayıda emekli gördüm. Oranın niye böyle olduğunu sorduğumuzda, söz verdiğim gibi emekliler için burada çay 1 lira, emekliler buraya geliyorlar. Burada oturuyorlar. Günlerinin önemli bir kısmını burada geçiriyorlar dedi. Kuyruk vardı. Bu sadece küçük bir adım. Bunun gibi çok daha fazla adımlar atılacak. Kente dokunan, emeklilerimize dokunan, yoksullarımızı yoksulluklarını teşhir etmeden ortadan kaldıran en iyi sosyal belediyecilik uygulamalarının yapıldığı, öğrencilerimizin burada anne ve babalarından bize emanet öğrencilerimize önemli hizmetlerin sunulduğu bir belediyecilik anlayışını hep birlikte hayata geçireceğiz” diye konuştu.

“İNSANLAR CHP’YE VERDİĞİ OYDAN PİŞMAN OLMAYACAKLAR”

Özel şunları söyledi:

Ben Özkan Yalım’ın örgütümüzde, milletvekilimizle birlikte çok başarılı işler yapacağını, Uşak’ın ona duyduğu güveni boşa çıkarmayacağını, bizlerin beklentilerini karşılayacağını ve her geçen gün Uşak’ta hem partimize, hem kendisine duyulan güvenin, verilen desteğin bir kat daha artacağını biliyorum. İnanıyorum. Kendisine güveniyorum. Bundan sonraki süreçte kimseyi adam kayırmacılık, akraba kayırmacılık, partizanlık olmadan, bütün Uşak’a en doğru hizmetlerin yapılacağına yürekten inanıyorum. Bundan sonraki süreçte büyük bir başarı öyküsü yazılmasını dikkatle takip edeceğiz. Bize düşen ne varsa. CHP’Li diğer belediyeler, Avrupa Birliği fonlarının araştırılmasında, Belediyeler Birliği’nin yapacağı projelerle katkılarla hep Uşak’ın arkasında olacağız. Karahanlı için de, Eşme için de, belde belediyelerimiz için de farklı bir durum yok. İnsanlar CHP’ye verdiği oydan pişman olmayacaklar. Memnun olacaklar. Vermeyenler bir sonraki seçim için sabırsızlanacaklar.

“HİÇBİR SİYASİ GÖRÜŞE BİR HUSUMETİMİZ YOK”

Uşak’ı artık öyle herhangi bir CHP belediyesi olarak görmüyoruz. Atatürk’ün Uşak’ta ‘Ordular ilk hedefiniz Akdenizdir’ dediği, Yunan General Trikupis’in tutuklandığı ve artık Kurtuluş Savaşı’nın seyrinin değiştiği bir memleketteyiz. Bundan sonra da biz ilk hedefimizin iktidar olduğunu Uşak’tan söylüyoruz. Diyoruz ki bizim hiçbir partiye, hiçbir partiliye, hiçbir siyasi görüşe bir husumetimiz yok. Herkesi dost ve kardeş biliyoruz. İlk hedefimiz Atatürk’ün partisini iktidar yapmaktır. Hep birlikte çalışmaya başlıyoruz.

“UŞAK’IN TÜRKİYE’NİN AYDINLIK YÜZÜ OLMASI İÇİN ÇALIŞACAĞIZ”

Bundan sonra bu güzel kentin tarhanasından kültür varlıklarına, her yönüyle bütün Türkiye’ye tanıtılması için, Türkiye’den ve dünyadan turist çekmesi için, Uşak’ın göç veren değil alan bir yer olması için, sokakları ilk ışığa kavuşmuş memleket olan, ilk şeker fabrikasının elektriği ile sokakları aydınlanmış Uşak’ın Türkiye’nin yeniden aydınlık yüzü olması için el birliği ile çalışacağız. Hepinize güveniyoruz, inanıyoruz. Kolay gelsin, yolunuz açık olsun.”

UŞAK BELEDİYE BAŞKANI YALIM: “OMUZLARIMIZDAKİ YÜKÜN FARKINDAYIZ”

Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ise şunları söyledi:

“Bugün 35 yıl sonra Uşak Belediyesi’nden Sayın Genel Başkanımızı ağırlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Sayın Genel Başkanımızın bizler üç dönem boyunca göstermiş olduğu bütün bilgilerden, anlatmış olduğu bütün öğrettiklerinden yola çıkaraktan Parti Meclisimizin de onayıyla belediye başkanı adayı olduğumuz tarihten itibaren çalışmamıza başladık. 31 Mart’ta da 1953’te il olan uçağın en tarihi farkla seçimi kazandık. Uşaklı vatandaşlarımızın teveccühüyle. Bizler bu ağır yükün farkındayız. Omuzlarımızdaki yükün farkındayız. Sorumluluğumuzu gayet iyi hissediyoruz. Ekibimizle birlikte sayın il başkanımızla, milletvekilimizle birlikte çok değerli görevli arkadaşlarımızla birlikte önümüzdeki süreçte vaat etmiş olduğumuz bütün projelerin sayın genel başkanımızın çizdiği önderlikle biz gereken bütün çalışmalarımızı yapacağız. Önümüzdeki genel seçime kadar hiç durmadan çalışıp Uşak’ta, Uşak’ın hak ettiği genel seçimlerdeki başarıyı en az iki milletvekiliyle de taçlandıracağız.”

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-usak-belediyesini-ziyaret-etti/feed/ 0 Özgür Özel’den “Normalleşme” çıkışı: Sonuç alamazsak meydanlar bizimdir https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-normallesme-cikisi-sonuc-alamazsak-meydanlar-bizimdir/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-normallesme-cikisi-sonuc-alamazsak-meydanlar-bizimdir/#respond Sat, 11 May 2024 00:22:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31239 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Uşak ziyareti sırasında önce Cumhurbaşkanı Erdoğan, sonra da MHP lideri Devlet Bahçeli ile görüşmesi sonrası ortaya çıkan “CHP’de normalleşme” yorumlarıyla ilgili konuştu. Özel, “Normali emekli maaşı düşükse ‘gelin arttıralım’ demek, ‘asgari ücrete zam yapalım’ demek. Müzakere etmek benim görevim. Ama müzakereyle sonuç alamıyorsak o zaman mücadele edeceğiz. Sokaklar bizimdir, meydanlar bizimdir.” dedi.

“BİRİLERİ GÜNDEMİ BAMBAŞKA YERE SIKIŞTIRMAK İSTİYOR”

Uşak programı kapsamında partisinin il başkanlığına ziyarette bulunan Özel, daha sonra gittiği Uşak Belediyesi önünde parti otobüsünün üzerinden vatandaşlara hitap etti. Yerel seçimlerin ardından Uşak’ın da CHP renklerine katıldığını hatırlatan Özel, seçim sürecinde destek veren herkese teşekkürlerini iletti.

Özel, herkesi kucaklamaya devam edeceklerini belirterek, “Bu süreçte birileri 31 Mart’tan sonra bambaşka tartışmalar açıp gündemi bambaşka yerlere sıkıştırmak istiyorlar. Biz bu oyuna gelmeyiz. Biz seçim döneminde söyledik. Bu vatandaşın gündeminde ne varsa benim gündemimde o var. Bu vatandaşın gündeminde ne yoksa benim de gündemimde yok.” ifadesini kullandı.

SARAÇHANE’DE ÖĞRETMEN MİTİNGİ

Eğitimde müfredat değişikliğinin geniş katılımla yapılması gerektiğini, eğitim sisteminden genel bir memnuniyetsizlik olduğunu savunan Özel, eğitimdeki bu sorunları 19 Mayıs’tan bir gün önce öğretmenlerin de katılımıyla İstanbul Saraçhane Meydanı’nda dile getireceklerini söyledi.

“MÜZAKEREYLE SONUÇ ALAMIYORSAK MEYDANLAR BİZİMDİR”

CHP Genel Başkanı Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birileri diyor ki, ‘CHP, normalleşme’ diyor. Evet ‘normalleşme’ diyoruz. Yumuşama falan değil ‘normalleşme’ diyoruz. Normali siyasilerin konuşmasıdır. Normali emekli maaşı düşükse ‘gelin arttıralım’ demek, ‘asgari ücrete zam yapalım’ demek. ‘Staj mağdurlarının sorununu birlikte çözelim’ demek. Emekli astsubayın, uzman çavuşun sorununu konuşmak ve müzakere etmek benim görevim. Bunları elbette yapacağım. Ama müzakereyle sonuç alamıyorsak o zaman mücadele edeceğiz. Sokaklar bizimdir, meydanlar bizimdir.”

“EMEKLİ 10 BİN LİRAYLA GEÇİNEMİYOR”

Emekliler için mücadeleyi sürdüreceğini dile getiren Özel, “Ben, Alevi Sünni kavgasına, yok DEM’miş bilmem neymiş tartışmalarına, sağ sol meselelerine girmem. Çünkü bizim hiç kimseyle bir sorunumuz yok. Kimsenin giyimiyle, kuşamıyla, inancıyla, mezhebiyle sorunumuz yok. Vatanını, bayrağını seven Türkiye İttifakı’ndadır. Nokta. Ama emeklinin AK Parti’lisi de DEM Parti’lisi de 10 bin lirayla geçinemiyor kardeşim. Alevisi de geçinemiyor Sünnisi de. Benim meselem bu. Söz vermiştim emeklilere ‘sesinizi duyuracağım’ diye. Seçimi kazandık, unutmak yok. 26 Mayıs Pazar günü Ankara Tandoğan Meydanı’na Türkiye’deki bütün emeklileri davet ediyorum.” diye konuştu.

“BELEDİYELERİ ÇOCUKLARIMIZI İŞE SOKMAK İÇİN ALMADIK”

Özel, partililerden yeni belediye başkanlarına sahip çıkmalarını isteyerek, “Onları zorlamayın. Onların borçları var, zorlukları var. Hizmet bekleyen insanlar var. Biz bu belediyeleri çocuklarımızı işe sokmak için almadık. Elbette onlar da olacak ama kayırmacılıkla değil. Biz bu belediyeleri zenginleşmek için almadık. Biz bu belediyeleri iyi hizmet etmek, vatandaşın gönlünü fethetmek ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini iktidar yapmak için aldık.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-normallesme-cikisi-sonuc-alamazsak-meydanlar-bizimdir/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: ‘Kim hakkını arıyorsa yanında olacağız’ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kim-hakkini-ariyorsa-yaninda-olacagiz/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kim-hakkini-ariyorsa-yaninda-olacagiz/#respond Fri, 10 May 2024 23:27:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31207 CHP Genel Başkanı Özgür Özel: “Kim hakkını arıyorsa yanında olacağız”

KÜTAHYA – Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçimlerin ardından partisinin seçimi kazandığı il ve ilçelere teşekkür ziyaretlerini sürdürüyor. CHP lideri Özel, Kütahya ziyaretinde yaptığı konuşmada, “Kim hakkını arıyorsa yanında olacağız” dedi.

CHP İl Başkanı Tamer Yenikaya ve Belediye Başkanı Eyüp Kahveci’yi tebrik eden Özel, ardından partililere seslendi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Kütahya İl Başkanlığında, “Muhataplarımızla konuşuruz, isteklerimizi söyleriz, makamlara saygısızlık yapmayız, kimseyi dışlamayız ama sokaktan korkmayız, meydanları boş bırakmayız. Mücadeleyi de sonuna kadar yapacağız. Bu parti kaybedilmiş bütün hakları geri alacak. Anayasal hakları geri alacağız, sokaklardan korkmayacağız” dedi.

İktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Özel, “Evet ekonomi zor durumda ama bunu bu hale getiren ne emeklidir ne emekçidir ne çiftçidir ne de Bağ-Kur’lu esnaftır. Bunu bu hale getirip sonra bir gölge IMF programıyla kemer sıkmak, tasarruf istemek, öğretmen atamamak, bunlar IMF’nin hayaletidir” diye konuştu.

Özel, 18 Mayıs’ta İstanbul’da düzenleyecekleri mitingde öğretmenlerin sesini duyuracaklarını söyledi. Özel, “Muhataplarımızla konuşuruz, isteklerimizi söyleriz, makamlara saygısızlık yapmayız, kimseyi dışlamayız ama sokaktan korkmayız, meydanları boş bırakmayız, mücadeleyi de sonuna kadar yapacağız. Bu parti kaybedilmiş bütün hakları geri alacak. Anayasal hakları geri alacağız, sokaklardan korkmayacağız. Avrupa’da emekliler 3-4 bin Euro alırken, 270 Euro alıyor emeklimiz. 10 bin lira… Karnını doyurursan evin kirasını veremezsin. Evin kirasını ödersen aç kalırsın. ya aç kal, ya sokakta kal diyen, emekliyi perişan eden bu maaşa Cumhurbaşkanımızla da konuştum, Devlet Bey’e de söyledim. Bu işin siyaseti yok. El ele vereceğiz, emeklinin maaşını önce asgari ücrete çıkartacağız. Buna ses vermiyorlar, o zaman sesimizi yükselteceğiz” ifadelerini kullandı.

Özel, konuşmasını söyle sürdürdü:

“Son Cumhurbaşkanı gibi değil ilk Cumhurbaşkanı gibi davranacağız. Mehmet Şimşek çıkmış kemer sıkmaktan bahsediyor, tasarruftan bahsediyor, acı reçeteden bahsediyor. Evet ekonomi zor durumda ama bunu bu hale getiren ne emeklidir ne emekçidir ne çiftçidir ne de Bağ-Kur’lu esnaftır. Bunu bu hale getirip sonra bir gölge IMF programıyla kemer sıkmak, tasarruf istemek, öğretmen atamamak, bunlar IMF’nin hayaletidir. Bakın memlekette bir hayalet dolaşıyor. Bu hayalet çiftçiden, emekliden, köylüden tasarruf istiyor. Ey Mehmet Şimşek Gulyabani’ni al bizim kapımızdan, bizim penceremizden çekil. Zenginlerden iste. Artık yoksulun gırtlağına çökmenin zamanı bitti, adalet istiyoruz. Sudan, sütten, sigaradan alıyor vergiyi yüzde 65, yüzde 20-25 sizlerin aldığı maaşlardan kesiyor. Sen vergi kaçıran yandaşlarından vergiyi topla, bu vatandaşın yakasından düşün artık. Artık vergiyi kazanandan alacaklar, garibanın yakasından düşecekler. Bunun için sadece size ihtiyaç var, meydanları doldurmaya ihtiyaç var. Kim hakkını arıyorsa yanında olacağız. Siz mücadele ettikçe, biz mücadele ettikçe bu bozuk düzen değişecek. Adaletli, hakça bir düzen gelecek.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kim-hakkini-ariyorsa-yaninda-olacagiz/feed/ 0
Özgür Özel: Kütahya’nın potansiyelini kazandıracağız https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-kutahyanin-potansiyelini-kazandiracagiz/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-kutahyanin-potansiyelini-kazandiracagiz/#respond Fri, 10 May 2024 22:39:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31175 HABER: GÜLARA SUBAŞI/ KAMERA: DURSUN ALKAYA

(KÜTAHYA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Kütahya’nın inanılmaz bir potansiyeli var, bu potansiyeli kazandıracağız. Yanı başımızdaki Eskişehir’deki mucizeyi Kütahya’ya taşıyacağız. Eskişehir’i Eskişehir yapan CHP’nin, sosyal demokrasinin çizgisindeki halkçı bir belediye başkanı Yılmaz Büyükerşen. Kütahya Belediye Başkanının başdanışmanı, Yılmaz Büyükerşen’dir. Her zaman için hem bütün deneyimiyle hem partide üstlendiği görevin gereğince en yakındaki ilde bir vaha yaratmayı, bir cennet yaratmayı, öğrenciler için kaçılacak değil de gelinecek, tercih edilecek bir şehir olmayı Kütahya Belediye Başkanımız sağlayacak. Baş destekçisi de Yılmaz Hoca olacak, ben olacağım. Genel Başkan olarak Kütahya’da hak edilen günlerin yaşanması için elimizden gelen iradeyi ortaya koyacağız” dedi.

Özel, yerel seçimlerin ardından partisinin seçimi kazandığı il ve ilçelere teşekkür ziyaretlerini sürdürüyor. CHP lideri Özel, bugün teşekkür ziyaretleri kapsamında, Kütahya’ya geldi. Özel burada, ilk olarak partisinin il başkanlığını ziyaret etti. Ardından Kütahya Belediyesi’ne giden Özel’i, Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci makamında ağırladı. Kahveci, şöyle konuştu:

“74 yıl sonra CHP’nin Kütahya’da belediye başkanlığını alarak 74 yıllık bir hasreti bitirmiş olması hepimiz için çok mutluluk verici. Çok güzel, güzide bir şehirde hepimize büyük bir ufuk açmıştır önümüzdeki dönem için. Sayın Genel Başkanımızın Kütahya gelişinde kendilerine, ‘Kütahya Kalesi’nde bir kahve içeceğiz’ demiştik. İnşallah bugün vakitleri olması halinde Kütahya’da o kahveyi içeceğiz. Bu başarı hepimizin bir başarısı oldu. Kendisine verdiğimiz söz ve kendisinin de ‘Kütahya’dan bir sürpriz bekliyorum’ yaklaşımıyla çok ciddi bir başarıya imza attık. Hep birlikte ve bize inanan değerli Kütahyalı hemşehrilerimizin de destekleriyle bu başarı elde edilmiştir. Sayın Genel Başkanımıza vermiş olduğumuz sözlerimiz ve imzalamış olduğunuz taahhütnamemizle birlikte Kütahya’da, sosyal belediyeciliği büyük bir şekilde hayata geçirmek üzere aşkla, şevkle gece gündüz çalışmaktayız ve çalışıyoruz. Adım adım da projelerimizi hayata geçirmeye başladık. Üçer aylık raporlamalarımızı zaten kamuoyuyla paylaşacağız. Partimizde değerlendirme toplantılarımız elbette var. Genel Merkezimiz’de zaten istişare toplantılarımız devam ediyor. Bu bağlamda üzerimize düşen görevi, gerek başkan yardımcılarımız gerekse daire müdürlerimizle birlikte, bütün çalışan personelimizle ‘İşimiz, gücümüz Kütahya’ anlayışı içerisinde, göreve geldiğimiz 8 Nisan itibarıyla bu uğurda çalışmaya başladık. El birliğiyle yeni döneme çok hazırlıklı girmemiz gerekiyor. Bu sorumluluk ve anlayış içerisinde, üzerimize düşen görevi layıkıyla yapacağımızı bilmenizi isterim.”

“BU SALONDA BULUNMAYAN BİNLERİN, ON BİNLERİN EMEĞİ VAR”

Özgür Özel ise şunları söyledi:

“Bu ziyaret emin olun, bugün belki de ‘Kütahya’da belediyeyi görmeden gidersem gözlerim açık gider’ diyen birçok CHP’linin dileğiydi, umuduydu. Onlara borcumuzdu. Bugün, Kütahya’da karşılaştığım 16 yaşında gencecik arkadaşlarımızdan 90 yaşında amcamıza kadar gözleri ışıl ışıl, büyük bir mutlulukla bize sarıldılar. Ben Sayın Eyüp Kahveci’yi, Kütahya Belediye Başkanı olarak hatta şunu söyleyeyim; Kütahya’nın CHP’den seçilmiş ilk belediye başkanı olarak çünkü bundan önceki belediye başkanları tek parti döneminde görevlendirmeyle göreve geliyorlardı ya da elbette seçim oluyordu ama demokratik bir seçimden bahsedilemezdi tam anlamıyla. Bir rekabet ortamı yerine, uygun görülen adaylar yarışıyordu. Ama şimdi çoklu bir yarıştan seçilmiş bir belediye başkanı olarak Eyüp Kahveci hepimizi gururlandırdı, onurlandırdı. Bu salonda bulunan herkesin bu başarıda emeği var. Bu salonda bulunmayan binlerin, on binlerin emekleri var. Bu emekler çok kıymetlidir. Bugüne geldiysek önceki Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu’nun, önceki dönem görev yapmış milletvekillerimizin, il başkanlarımızın herkesin emeği var. Tabii ki sizin de iyi bir aday olmanız, bizim görevlendirmemizle cesaretle bu işe girişmeniz, yüksek performans göstermeniz ve Kütahya’nın teveccühünü kazanmanız son derece önemli.

“KÜTAHYA DEMOKRASİYİ GERİ KAZANDI”

Kütahya büyük bir şans yakalamıştır. Çünkü Kütahya’da ciddi bir yorgunluk ve yılgınlık vardı. Kütahya potansiyelini açığa çıkarmayan, her geçen gün biraz daha gerileyen ve insan umutlarının tükenmeye başladığı bir kente dönüşmüştü. Çünkü hem belediye başkanları heyecanlarını kaybetmiştiler, hem de her şartta oy alınabilen, her şartta iktidar olunabilen, her şartta belediyenin kazanıldığı bir il olmaktan 31 Mart günü Kütahya kurtuldu. Kütahya hakedenin, çalışanın kazandığı, yorumlanın dillendirildiği, emekli edildiği ve iktidara da tepki gösterilip, ‘Hizmet istiyoruz, kentimizde bir dinamizm istiyoruz’ denilebilen bir kent oldu. Kütahya demokrasiyi geri kazandı, geri kazandırdı. Bu çok çok önemlidir. Biz Eyüp Başkan’a elimizden gelen desteğin fazlasını yapacağız. Ümit ediyoruz, önümüzdeki dönemde Eyüp Başkan hem Türkiye’deki diğer belediyelerimizle dayanışma halinde hem Türkiye Belediyeler Birliği’nden projeleri götürdükçe en doğru, en güçlü destekleri alacak. Biz dünyadan fon bulunmasına, kredi sağlanmasına, geri dönüşümüz katkıların yapılmasına, Dünya Bankası ölçeğinde, Birleşmiş Milletler ölçeğinde, Avrupa Birliği fonları ölçeğinde katkı sağlayacağız. Dünyadaki siyasi akrabalarımızın Kütahya’ya ilgisini çekeceğiz. Siz hazır olduğunuzda, Kütahya’da çok uluslu toplantılar yapacağız, misafirler ağırlayacağız.

“KÜTAHYA BELEDİYE BAŞKANI’NIN BAŞDANIŞMANI YILMAZ BÜYÜKERŞEN’DİR”

Kütahya’nın inanılmaz bir potansiyeli var, bu potansiyeli kazandıracağız. Kütahya’nın gençlerinin, hem yurt dışında ya da yurt içinde başka şehirlerde hayal kurmasını değil, bu şehirde mutlu olmalarını, bu şehirde bir gelecek tahayyül edebilmelerini sağlayacağız. Yanı başımızdaki Eskişehir’deki mucizeyi Kütahya’ya taşıyacağız. Eskişehir’i Eskişehir yapan CHP’nin, sosyal demokrasinin çizgisindeki halkçı bir belediye başkanı Yılmaz Büyükerşen. Kütahya Belediye Başkanı’nın başdanışmanı, Yılmaz Büyükerşen’dir. Her zaman için hem bütün deneyimiyle hem partide üstlendiği görevin gereğince en yakındaki ilde bir vaha yaratmayı, bir cennet yaratmayı, öğrenciler için kaçılacak değil de gelinecek, tercih edilecek bir şehir olmayı Kütahya Belediye Başkanımız sağlayacak. Baş destekçisi de Yılmaz Hoca olacak, ben olacağım. Genel Başkan olarak Kütahya’da hak edilen günlerin yaşanması için elimizden gelen iradeyi ortaya koyacağız.

“RAKİPLERİMİZ ZAFER SARHOŞLUĞU İÇİNDEYDİLER”

Ben televizyonlarda ‘Nereler kazanılacak’ deyince kendi memleketimi de saydıktan bir başka şey söylemeden ‘Kütahya’da da bir sürpriz olacak size’ diyordum. Çünkü Kütahya’da anketler bir yükselişi gösteriyordu. Tabii o sırada rakiplerimize çok fazla da tüyo vermek istemiyorduk. Onlar bir zafer sarhoşluğu içindeydiler. ‘Nasılsa biz kazanıyoruz’ diye düşünüyorlardı. Bizi hafife alıyorlardı. Eyüp Bey’in gördüğü teveccüh anketlerde gözüküyordu. Biz bunu son haftalarda müjdelemiştik. Beni mahcup etmediler. Hepinize, örgütümüze, herkese teşekkür ediyorum. Hangi siyasi partiden olursa olsun Kütahya Belediyesi’nin belediye meclis üyelerine de hayırlısı olsun dileklerimi iletiyorum. Uyum içinde Kütahya için çalışacaklarına, iyi projelere ortaklaşa imza atacaklarına inanıyorum. Açılış törenlerinde birlikte olacağız. Sadece bir partinin açılışını yapmayacağız. Diğer partilerin de il başkanlarını, belediye meclis üyelerini, milletvekillerini davet edeceğiz. CHP, kamu görevini ayrımcılıkla yapmayacak. Kesinlikle iktidarın şımarıklığına kapılmayacağız. Kibirli davranmayacağız. Nasılsak öyle yapacağız. Ama Kütahya’da kimsenin kaybetmediğini, herkesin kazandığını beş yıl içinde bütün Kütahya’ya göstereceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-kutahyanin-potansiyelini-kazandiracagiz/feed/ 0
“Gümrük Birliği Anlaşması, vize ve mülteci sorunu Türkiye-AB ilişkilerini olumsuz etkiliyor” https://www.haber60.com.tr/gumruk-birligi-anlasmasi-vize-ve-multeci-sorunu-turkiye-ab-iliskilerini-olumsuz-etkiliyor/ https://www.haber60.com.tr/gumruk-birligi-anlasmasi-vize-ve-multeci-sorunu-turkiye-ab-iliskilerini-olumsuz-etkiliyor/#respond Fri, 10 May 2024 06:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31100 Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkileri, İstanbul Arel Üniversitesi’nde düzenlenen “Geçmişten Günümüze Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri” konulu panelde masaya yatırıldı. AB ile yapılan Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi gerektiği vurgulanan panelde, özellikle vize ve göç sorununun AB ile olan ilişkileri olumsuz etkilediği ifade edildi.

AB’nin resmi bayramı olan “9 Mayıs Avrupa Günü” kapsamında düzenlenen “Erasmus, sağlık, kültür ve siyasi yaşam” konularının konuşulduğu panelde, Türkiye’nin tam üyelik süreci ve AB ilişkileri hakkında önemli bilgiler verildi. Türkiye’nin AB’ye tam üyelik başvurusu sürecinde önemli rol oynayan Türkiye Cumhuriyeti 49. Dönem Devlet Bakanı ve Türkiye AB Karma Parlamento Komisyonu Kurucu Başkanı Bülent Akarcalı ile İktisadi Kalkınma Vakfı Genel Sekreteri ve YTÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Nas’ın konuşmacı olarak katıldığı panelde, AB ile ilişkilerde yaşanan sorunlar gündeme getirildi. AB ile yapılan Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi gerektiği vurgulanan panelde, özellikle vize ve göç sorununun AB ile olan ilişkileri olumsuz etkilediği ifade edildi.

Türkiye’nin yakın siyasi tarihine de ışık tutan panelin açılış konuşmasını yapan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Harun Demirkaya, 9 Mayıs Avrupa Günü hakkında bilgiler vererek, AB ile istenen ölçüde birliktelik yakalanamadığını söyledi. Prof. Dr. Demirkaya, “Avrupa değerleri olarak bildiğimiz insanlık onuru, özgürlük, demokrasi, eşitlik, insan haklarına saygı gibi değerler her ülkede olması gereken değerler. Bu anlamda belki cumhuriyet ile başlayan çağdaşlaşma projemizi daha da ileriye taşımak adına Avrupa Birliği’nin bir vesile olması bizim için son derece önemli. Ancak şunu da ifade etmek gerekiyor ki hala istediğimiz ölçüde birliktelik yakalayamadık” şeklinde konuştu.

“Yolumuzdan ayrılmayacağız”

Panelin moderatörlüğünü yapan İstanbul Arel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Celil Uğur Özgöker ise, Türkiye’nin AB ilişkileri hakkında bilgiler verdi. Özgöker, “12 Eylül 1963 yılında Türkiye ile AB arasında ortaklık oluşturan Ankara Anlaşması imzalandı. 61 yıldır AB sürecimiz devam ediyor. Bize faydası şu anda ortak üye olduğumuz için Avrupa Birliği’ne girmeden ilk defa Erasmus programlarına dahil olan ülke olduk. Yolumuzdan ayrılmayacağız, devam edeceğiz. 1995 yılında Gümrük Birliği’ni yaptık. Polonya’dan, Macaristan’dan, Bulgaristan, Romanya’dan çok daha ileri bir aşamaya geldik” dedi.

“Bizim temel sorunumuz dişlilerin birbiri ile uyum sağlamaması”

14 Nisan 1987’de AB’ye tam üyelik başvurusu yapıldığı zaman Türkiye’nin dış politikalarını hazırlayan ve AB Komisyonunu kuran Türkiye Cumhuriyeti 49. Dönem Devlet Bakanı Bülent Akarcalı ise, Avrupa ile öğrencilik yıllarında tanıştığını ifade ederek, Batı’nın karar alma mekanizmasını yakından gözlemlediğini ifade etti. Konuşmasında ülkemizin yakın siyasi tarihine ışık tutan Akarcalı, AB ilişkilerinde yaşanan sorunlar hakkında önemli bilgiler verdi. Akarcalı, “Bizim temel sorunumuz, dişlilerin birbiri ile uyum sağlamaması. Yani iki tane dişli var. Biri Avrupa dişlisi, biri de bizim dişlimiz. Avrupa diyor ki; ‘Ben dişlilerimi değiştiremem. Bu dişliler 30 ülkeden oluşturuldu. Sen dişlilerini değiştirip benim dişlilerime uyum sağlamak zorundasın.’ Ben seni zorla davet etmiyorum diyor. Sıkıntı burada. Onların talep ettiklerini tüm açıdan bizim kültürümüz, kendi değerlerimiz, bulunduğumuz coğrafi nedenlerden dolayı değiştirme imkanımız yok. Onların da uyum sağlayacak imkanı yok” dedi.

“Yunanistan’ın AB üyesi olması ile iyice devre dışı kaldık”

Türkiye’nin AB ile olan ilişkilerine ışık tutan Akarcalı, özellikle ülkemizde yaşanan siyasi krizlerin AB sürecini olumsuz etkilediğini vurguladı. Anavatan Partisi’nin seçimleri kazanması ile tam üyelik sürecinin başladığını sözlerine ekleyen Akarcalı, Kıbrıs meselesi ve Yunanistan’ın AB üyesi olması ile devre dışı kaldığımızı ifade etti. Akarcalı, “1963 yılında ciddi bir ortaklık anlaşması imzalanıyor. 10 sene sonra bu anlaşma tekrar imzalanacaktı fakat 1973 yılı Türkiye siyaseti açısından krizli dönem. 1971 yılında bana göre çok başarılı olmasına rağmen Süleyman Demirel ültimatomla görevinden alınıyor. 1973’de Avrupa ile yapılabilecek çok ciddi bir pazarlık yapma şansı kaybediliyor. 1973 yılında ne kadar para verildi bilmiyorum ama en azından onun on misli verilebilecekti. Arkasından Kıbrıs çıkarması da gelince ondan sonra AB’ye doğru giden yolda 1981 yılında Yunanistan’ın da üye olmasıyla biz iyice devre dışı kaldık. 1983 seçimlerini Anavatan Partisi’nin kazanması AB’de bir değişikliğe yol açtı. 1980 darbesinden sonra 1983’teki seçimlere iki tane parti hazırlanmıştı. İktidarı temsil eden ve darbe ile kapatılmış olan Cumhuriyet Halk Partisi yerine kurulan Halkçı Parti, öbürü de Demokrat Parti yerine Milliyetçi Demokrat Parti vardı. Biz de Anavatan Partisi’ni kurmuştuk. İki parti ve Anavatan dışında başka partiye izin verilmedi. Anavatan Partisi’nin seçimi kazanması ile Batı da demokrasi konusundaki iddialarından vazgeçmek zorunda kaldı. 1987 yılında biz resmi olarak ilk defa AB’ye tam üyelik başvurusunu yaptık. AB tam iki sene bize cevap verebilmek için bekledi. Arkasından 1995 müzakeresi bitti. 1 Ocak 1996’da Gümrük Birliği başladı. 2005 yılında da tam üyelik müzakerelerinin başlama kararı alındı” şeklinde konuştu.

“Mülteci sorunu AB sürecine zarar veriyor”

AB’nin kuruluş misyonundan bahseden eski Devlet Bakanı Bülent Akarcalı, AB’yi eleştirmenin ya da düşman olarak görmenin doğru olmadığını ifade ederek, “AB üç temel üzerine oluştu. Birincisi Avrupa’nın siyasi ve kültürel değerlerini oluşturma. Bunun içine tabii ki demokrasi, insan hakları, hukuk devleti vs. giriyor. İkincisi ekonomi, üçüncüsü ise güvenlik. Türkiye’nin sıkıntısı birinci kısımda. O birinci aşamadaki sıkıntı da kendi açısından da iç sıkıntıya dönüşüyor. Kim ne derse desin AB, tüm yabancılar için Türkiye’yi lokomotif ülke olarak görüyor. İslam dünyasının önderi, Batı ile iç içe olmuş, zamanında Batı’ya hakim olmuş ülke olarak Batı’da bir Müslüman dediğiniz zaman akla önce Türkler geliyor. Temel sıkıntı bu kültürel yapıda. Bana göre bu uyuşmazlık gittikçe devam edecek. Bu bizden yana kaynaklanan bir husus değil. Ama AB açısından o dişlilerin yapısı bile değişmeye başlıyor. Ekonomik kısma gelince, bu ekonomik kısım büyük ölçüde Gümrük Birliği Anlaşması ile aşıldı. Fakat Gümrük Birliği 1996’da eskidi. AB, Türkiye politikası konusunda hatalı” ifadelerine yer verdi.

“AB ilişkilerinde diplomatları değil, siyaset adamlarını muhatap kılmalıyız”

AB ilişkilerinde bir diğer sorunun ise AB’nin siyasiler yerine Türk diplomatlarla iletişime geçmesi olduğunu ifade eden Akarcalı, siyasilerin AB ile daha çok iş birliği yapması gerektiğini vurguladı. Bülent Akarcalı, “Sürekli olarak karşı tarafı eleştirmekten vazgeçmemiz lazım. Karşı taraf bizi engelleyebilir. Kendi aralarında dahi yapıyorlar bunu. En büyük yanlışlıkta her konuda meselelerimizi diplomatlarımıza havale ederiz. Diplomatlar belirli sınırlar içinde çalışabilen insanlardır. Sınırda o devletin belirli itibarla temsil edilmesidir. Batı’da ise bu kararlar siyaset adamları tarafından alınır. Batı’da muhatap olmamız gerekenler siyaset adamlarıdır. En büyük eksiğimiz dışarıya siyaset adamlarımızı muhatap kılmamaktır” şeklinde konuştu.

“Türkiye-AB ilişkileri için en ideal formül tam üyelik”

İktisadi Kalkınma Vakfı Genel Sekreteri ve Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Nas ise, İktisadi Kalkınma Vakfı’nın çalışmaları hakkında bilgiler vererek, AB ilişkilerinde üçüncü bir yolun gündeme geldiğine değindi. AB ile olan ilişkilerin güçlenerek devam etmesi için yapılması gerekenler hakkında

bilgiler veren Doç. Dr. Çiğdem Nas, özellikle dijitalleşme ve sürdürülebilirlik konusunda iş birliği yapılması gerektiğini vurguladı. Doç. Dr. Nas, “Artık Türkiye ve Avrupa arasında yeni bir ilişkinin oluşturulması, bunun daha çok karşılıklı çıkara ve iş birliğine dayalı bir süreç olması gerektiği ve bu üçüncü yolun diğerlerinden farklı bir bütünleşmeyi ön görmemesi gündemde. Bizim vakıf olarak görüşümüz tam üyelik hedefine bağlılık. Türkiye-Avrupa ilişkileri için en ideal formül, Türkiye’nin AB üyesi olması. Her ne kadar şu anda çok zor gözükse de, birçok engel bulunsa da gerekli koşullar sağlandığı takdirde bu hedefe ulaşacağımıza inancımız devam ediyor” dedi.

“Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerekiyor”

Türkiye-AB ilişkilerinin gelişmesi için Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Çiğdem Nas, vize ve mülteci sorununun da süreci olumsuz etkilediğini belirtti. Doç. Dr. Çiğdem Nas, “Türkiye ile AB arasında ortak konularda iş birlikleri oluşturmak için ilişkilerin belli konular üzerinden canlandırılması gerekiyor. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerekiyor. Çağın gereklerine cevap vermeyen Gümrük Birliği’nin yeni gereçlere, yeni ihtiyaçlara göre güncellenmesi ya da revize edilmesi gerekiyor. İkincisi Türkiye-AB ilişkilerini etkileyen vize konusu. Üçüncü olarak ise göç ve mülteci konusu. Bir de bunlara dördüncü konu olarak son günlerde gündeme gelen ve AB’nin yeni gündemini oluşturan yeşil ve dijitalleşme konusunu ekleyebiliriz” dedi.

Geçmişten günümüze AB ilişkilerine ve ülkemizin yakın siyasi tarihine ışık tutan panele İstanbul Arel Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Özgür Gözükara, İstanbul Arel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. A.Ercan Gegez, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Enver Duran ve Prof. Dr. Ergül Berber, Üniversite Genel Sekreteri Mustafa Kılıçaslan, üniversite akademik ve idari personeli ile öğrenciler katıldı. İstanbul Arel Üniversitesi Tepekent Kemal Gözükara Yerleşkesi Aziz Sancar Amfisi’nde düzenlenen panel, konuşmacılara plaket ve teşekkür belgelerinin takdiminin ardından fotoğraf çekimi ile sona erdi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/gumruk-birligi-anlasmasi-vize-ve-multeci-sorunu-turkiye-ab-iliskilerini-olumsuz-etkiliyor/feed/ 0
Özgür Özel: Çok Önemli Bir Sınavdayız https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-cok-onemli-bir-sinavdayiz/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-cok-onemli-bir-sinavdayiz/#respond Thu, 09 May 2024 21:45:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30967 HABER: GÜLARA SUBAŞI/ KAMERA: DURSUN ALKAYA

(AFYONKARAHİSAR) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nda, “Çok önemli bir sınavdayız. Bütün gözler üzerimizde. Dikkatle bizi izliyorlar. O yüzden okyanusları geçip derelerde boğulmayacağız” dedi. CHP’li belediyelerde yapılan bazı atamaları geri aldırdığını da belirten Özel, “Hata yapma lüksümüz yok. Onlar gri bir kağıt gibi, onlar kir göstermiyor. Biz tertemiz bir partiyiz. Bembeyaz bir kağıt gibi üzerine kurşun kalemi dokundursak kir gösteriyor kardeşim. Dikkat edeceğiz. Doğru davranacağız. Örnek olacağız. Biz başaracağız” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel yerel seçimler ardından partisinin seçimi kazandığı il ve ilçelere teşekkür ziyaretlerini sürdürüyor. CHP lideri Özel, bugün teşekkür ziyaretleri kapsamında, Afyonkarahisar’a geldi. Özel ilk olarak partisinin il başkanlığını ziyaret etti. Burada CHP Afyonkarahisar İl Başkanı Faruk Duha Erhan’a, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal ve parti örgütüne yerel seçim başarısı dolayısıyla teşekkür eden Özel, ardından partililere açıklama yaptı.

Konuşmasına Burcu Köksal’ın Afyonkarahisar’da her iki kişiden birinin oyunu alarak seçildiğini ifade ederek başlayan Özel, “Bu büyük seçim başarısı için her birinizi ayrı ayrı kutluyorum. Afyon genelinde biri merkez ilçe, üç ilçe, iki belde belediyesi aldık. Ama gelecekte artık Afyon’da Cumhuriyet’in kurulduğu topraklarda il genelinde çok büyük başarılar elde edeceğimizden, Afyon’da yapacağımız belediyecilik hizmetiyle ilçelerimizde dürüst, çalışkan, tutumlu, israfa karşı hizmet odaklı halkçı belediyecilik anlayışımızla tüm Afyon’un gönlünü kazanacağımızdan, Afyon Belediyesi’ni bundan bir daha geri bırakmayacağımızdan, yeni ilçeler, yeni beldeler kazanacağımızdan ki nüfusu yedi yüz elli bini geçmiştir, büyükşehir belediyesi olduğunda Afyon büyükşehiri de alacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın” dedi.

ÖZGÜR ÖZEL’DEN BURCU KÖKSAL’A DESTEK AÇIKLAMASI: “BİZ BU BELEDİYELERİ EŞE DOSTA İŞ SAĞLAMAK İÇİN KAZANMADIK”

Özel’in açıklamasından öne çıkanlar şöyle:

“Çok önemli bir sınavdayız. Bütün gözler üzerimizde. Dikkatle bizi izliyorlar. O yüzden okyanusları geçip derelerde boğulmayacağız. Sonuna kadar başladığımız gibi devam edeceğiz. Burcu Köksal’ın geçtiğimiz günlerde ‘artık bundan sonra Afyon’da eş, dost, akrabayı, belediyeye doldurmak yok’ dediği yaklaşımını önemsiyoruz, destekliyoruz. Sonuna kadar arkasındayız. CHP’li belediyeler bizlerin ‘çocuklarının, torunlarının uzun yıldır emeğimiz var hemen işe girmeli’ diye bakacağımız yerler değildir. Biz bu belediyeleri çocuğa, toruna, eşe, dosta iş sağlamak ya da ihale verip rant aktarmak için değil, biz bu belediyeleri, o çocukların geleceğini kurtarmak için kazandık. Geleceklerini kurtarmak için. İsrafı durdurup masrafları azaltıp, borçları ödeyip en iyi hizmeti yapıp kayırmacılık değil iyi hizmet yaparsak önümüzdeki seçimleri kazanacağız.

“HATA YAPMA LÜKSÜMÜZ YOK”

‘Belediyeyi kazandık, artık benim rahat etme zamanım’ diye düşünmeyin. Biz bu ülkenin geleceğini kurtarmak için burada kişisel beklentilerin taleplerin çok dışında bir yaklaşımda bulunmamız lazım. Açık söylüyorum ufak tefek atama hataları oluyor. Tek tek hepsini geri aldırtıyorum. Bursa’da geri aldırdım. Balıkesir’de geri aldırdım. Adana’da geri aldırdım. Hata yapma lüksümüz yok. Onlar gri bir kağıt gibi, onlar kir göstermiyor. Biz tertemiz bir partiyiz. Bembeyaz bir kağıt gibi üzerine kurşun kalemi dokundursak kir gösteriyor kardeşim. Dikkat edeceğiz. Doğru davranacağız. Örnek olacağız. Biz başaracağız.”

AFYON’DAKİ EMEKLİLERE ÇAĞRI: “TANDOĞAN MEYDANI’NDA 10 BİN LİRAYA İSYAN ETMEYE ÇAĞIRIYORUM”

“Bizim belediye kaynaklarını partililere aktarma sıramız gelmedi; Atatürk’ün partisinin iktidar olma sırası geldi. Biz elbette birinci parti sorumluluğuyla AK Parti’yle de MHP’yle de mecliste grubu bulunan partilerle de bütün partilerin genel başkanlarıyla da sorunları konuşuyoruz. Elbette konuşmaya devam edeceğiz. Talepler iletiyoruz. İletmeye devam edeceğiz. Ancak yerine gelmediğinde, mücadeleden bir adıl geri durmayacağız. 26 Ağustos’ta Afyon’daki tüm emeklileri Ankara’ya Tandoğan Meydanı’nda 10 bin liraya isyan etmeye, bir asgari ücrete çıkartılması için eylem yapmaya çağırıyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-cok-onemli-bir-sinavdayiz/feed/ 0
İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan: İstifalarla ‘İYİ Parti bitti’ yaygarası oluşturulamaz https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-izmir-il-baskani-ulku-dogan-istifalarla-iyi-parti-bitti-yaygarasi-olusturulamaz/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-izmir-il-baskani-ulku-dogan-istifalarla-iyi-parti-bitti-yaygarasi-olusturulamaz/#respond Thu, 09 May 2024 21:21:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30953 FATİH ÖZKILINÇ

(İZMİR)- İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, 5. Olağanüstü Kurultayı sonrası İzmir’de partisinden yaşanan istifalara ilişkin açıklama yaptı. Doğan, kurultay sonrasında İzmir’de 400 civarında üye ile Gaziemir ve Bornova teşkilatlarının istifa ettiğini söyledi. 8-10 ilçe teşkilatının istifa ettiği haberlerinin ise doğru olmadığını kaydeden Doğan, “İstifalar nedeniyle ‘İYİ Parti bitti’ yaygarasının oluşturacak bir oranda istifa yok. Kurultay sonrasında partimize 198 yeni üye kaydı yapıldı” dedi.

İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, basın toplantısı düzenleyerek gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Doğan, şunları söyledi:

“Bilindiği üzere kongremiz sonrasında ve kongremiz ne kadar demokratik olgunlukta gerçekleştiyse bir o kadar bu olgunluğa yakışmayan şekilde kamuoyunu yanlış yönlendirerek bilgi kirliliğine neden olan spekülasyonlar üretilmeye başlanmıştır. Sözün hemen başında belirtmek isterim ki belli kişilerce servis edilen bu bilgilerin büyük bir kısmı yalandan ibarettir. ve kara propaganda ile partimize zarar veren kişilerle ilgili yasal süreçler de başlatılacaktır. Öncelikle 5. Olağanüstü Kurultayımızın yapıldığı 27 Nisan tarihinden itibaren partimizden binlerce kişinin istifa ettiği, istifaların durdurulamadığı yahut partinin eriyip bittiği iddiaları basınımıza servis edilmeye çalışılmıştır.

Teşkilatımızda iddia edilen sayılarda istifaların söz konusu olmadığının altını çizerek; bunun normal bir sürecin parçası olduğunu, istifalarla ilgili değerlendirmeyi yalnızca kurultaya bağlı olarak yapmanın doğru olmayacağını, partimizin yerel seçimlerde arzu ettiği başarıyı elde edememiş olmasının ve İzmir’in ülke genelinden bağımsız dinamiklere bağlı siyasi konjonktürünün de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtmek isterim. Siyasi parti kademelerinde görev alan ve siyaseti takip eden herkesin bileceği üzere her gün istifalar yaşanacağı gibi yeni üye kayıtları da olmaktadır. Bu itibar ile partimizin kurultay sonrasındaki süre içerisinde istifa eden üye sayısı makul kabul edilebilecek bir sayıdır ki bunların tamamının kurultay bağlantılı olmadığı da izahtan varestedir. Keza bu dönemde yeni üye kayıtlarımız da hızlanmıştır. Dolayısı ile binlerce kişinin istifa ettiğini ileri sürenler müfteridir. Bazı ilçelerimizde yüzlerce kişinin istifa ettiği ileri sürülmüş hatta pek çok ilçemizin istifa ettiği haberleri yayılmaya çalışılmıştır.

“KÖTÜ NİYETLERİNE MALZEME YARATMAYA ÇALIŞANLARI KINIYORUM”

Kongre sonuçları nedeni ile istifa ettiğini açıklayan sadece 2 ilçemiz vardır. Bunun dışında hiçbir ilçe başkanımız görevini bu nedenle bırakmamıştır. Yeni seçilen Genel Başkanımızın ve yeni oluşabilecek teşkilatların önünün açılması için verilen istifaları dahi kongreye bağlamaya çalışarak kendi kötü niyetlerine malzeme yaratmaya çalışanları kınıyorum. Kamuoyunun günlerdir İYİ Parti üye sayısı üzerinden manipüle edilmesini, birtakım gerçek olmayan istifa sayıları ile dezenformasyon yaratılmasını ve partimizin üye sayıları üzerinden tartışma yaratılmasını doğru bulmuyorum ancak bu sayıları veren de üzerinde tepinen de biz değiliz. Zira bizler tek üye yapmak için yazın sıcağında kışın ayazında beklemiş ve bekleyen insanlarız. Bir istifa da olsa bin istifa olsa da olsa bizim için aynı derece önemli ve üzücüdür. Elbette her bir üyemiz hele hele ki ilçe başkanlığı gibi zorlu bir görevi ifa etmiş partililerimiz bizler için çok kıymetlidir.

“İSTİFA EDENLERE KAPIMIZ AÇIK”

İstifalarını üzüntü ile karşılamak ile birlikte kararlarına saygı duyuyor kendilerine bugüne kadar ki hizmetleri için teşekkür ediyor ve bundan sonraki yaşantılarında başarılar diliyorum. Önemli olanın böyle zamanlarda yaşanan olumsuzlukları demokrasiye yaraşır bir olgunluk ve saygı çerçevesi içinde halledebilmek olduğunu düşünerek; İYİ Parti’mizin kurulduğu günden bu yana yaşanmış tüm zorlukları birlikte üstlendiğimiz, bugüne kadar emek vermiş ancak bazı nedenlerden dolayı istifa etme gereksinimi hissetmiş arkadaşlarımızın da kararlarına saygı duyuyor ve kendilerine başarılar diliyorum. İstifa eden her bir arkadaşımıza kapımız her zaman açık olacaktır yeter ki partimize karşı eleştiri sınırlarını aşan, hakaretamiz ifadeler kullanmamış ve bin bir emekle büyüttüğümüz partimize zarar verecek tutum ve davranışlar içine girmemiş olsun. Bu kişiler, partimize zarar verenler, bu partiye fedakarca emek veren her bir partilimin emeğini hiçe sayanlar karşısında İl başkanı olarak bizzat beni bulacaklardır.

“HUKUK ÖNÜNDE HESAPLAŞACAĞIZ”

Yerel seçim süreci boyunca bir yandan partimiz için çalışıp görünürken diğer yandan ama el altından ama aleni olarak başka partileri destekleyen, partimiz aleyhine açıklamalar yapan, istifalar organize eden, seçimin hemen ardından Kurucu Genel Başkanımızı Türk siyasetinden sileceklerini hicap duymadan üçüncü kişilerle paylaşan, Kurucu Genel Başkanımızın istifası ve Olağanüstü Kurultayımızın ardından dahi seçilen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu hakkında siyasi ahlaka uymayan söylem ve yorumlarda bulunan, gerek henüz istifa etmemiş olmasına rağmen gerekse partimizden istifa etmiş olduğu halde partimizden başkaca istifaları örgütleyen, kamuoyu nezdinde partimizi ve parti yönetimlerimizi manipülatif açıklamalarla tahrik ve taciz edenlerin bu gayri ahlaki ve antidemokratik tutumları karşısında sessiz ve tepkisiz kalmayacağımızın ve bu kimselerle hukuk önünde de hesaplaşacağımızın da bilinmesini isterim.”

“İYİ PARTİ BİTTİ YAYGARASININ OLUŞTURACAK BİR ORANDA İSTİFA YOK”

Doğan, kurultay sonrası İzmir teşkilatından kaç kişinin istifa etti sorusuna şu yanıtı verdi:

“Bu sayılar partilerin kendi içerisinde kendilerine ait gizli kayıtlardır. Bunun dışında bu sayıların telaffuz edilmesini doğru bulmuyorum. Sanki 300 istifa oldu denince biz onlara üzülmüyormuşuz, ‘giderlerse giderler’ diyormuşuz gibi bir anlam çıkıyor. Bir yandan da bu bilgiler bizim mahrem bilgilerimiz. Ben bu konuda bir sayı vermeyeceğim. Aksi takdirde bu oyunu yaratmaya çalışanlar emellerine ulaşmış olacaklardır. Ben il kongremize kadar il başkan yardımcısı olarak görev yapmıştım. Bizim üye sayımız o dönemde 30 bin civarındaydı. Ben 11 Ocak tarihinde göreve geldiğimde bu sayı ciddi oranda düşmüştü. Tabi bunu tek bir neden bağlayamayız. Ancak daha önce bir yerde söylediğim için şu bilgiyi verebilirim. Şu an itibarıyla bizim kurultay sonrasında istifa sayımız 400 civarında. 20 binin üzerinde üyesi olan bir parti için, bizim için her bir üyemizin istifası önemlidir. Ama istifalar nedeniyle İYİ Parti bitti yaygarasının oluşturacak bir oranda istifa yok. Kurultay sonrasında partimize 198 yeni üye kaydı yapıldı” dedi.

“8-10 İLÇENİN İSTİFA ETTİĞİ HABERLERİ YALAN”

Kurultayın ardından Gaziemir ve Bornova teşkilatlarının istifa ettiğini de belirten Doğan, “Kurultay sonuçları nedeniyle partimizde istedikleri ortamın oluşmadığını belirterek istida eden Gaziemir ve Bornova. Onun dışında yapılan istifalarda kurultaya ilişkin bir şey söylenmedi. Belki bir ilçemizde yönetimin düşmüş olma ihtimali var. Yedeklerden gelenlerin de çalışmasının yapılması gerekiyor. Bayraklı ilçemizde yönetimin düşmüş olması ihtimali var. Onun dışında kamuoyuna yine yanlış bilgi olarak lanse edilen birkaç ilçemiz daha var; Menderes ve Tire. Zaten seçim sonrasına kadar görevi sürdüreceklerini sonrasında istifa etmek istediklerini belirtmişlerdi. Bunlar siyasi nezaket için partimizin güçlenmesi adına yeni geleceklerin yolunu açacak istifalardı. Menderes, Tire ve Aliağa’da olan istifalar bunlar. Bu istifalar bizim ilçe başkanlarımızla birlikte görüşerek istişare ederek verdiğimiz bir karar. 8-10 ilçenin istifa ettiği haberleri yalan. Aliağa ilçemiz dışında ilçe başkanımız görevine devam etmektedir zaten” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-izmir-il-baskani-ulku-dogan-istifalarla-iyi-parti-bitti-yaygarasi-olusturulamaz/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: ‘Erdoğan, ‘Genel Başkana brifing verilsin’ talimatı verdi’ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-erdogan-genel-baskana-brifing-verilsin-talimati-verdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-erdogan-genel-baskana-brifing-verilsin-talimati-verdi/#respond Wed, 08 May 2024 23:48:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30896 (ANKARA)- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Sayın Cumhurbaşkanı’yla yaptığımız görüşmede yaptığım dış temaslar hakkında bilgiler verdim. Bir dosya sundum. Filistin için sol ve sosyalist partilere yazdığım mektuplar, SPD konuşmam, Türkçeleri Sayın Cumhurbaşkanı’na verdiğim dosyalarda var. Ayrıca ‘Yurt dışına gitmeden önce Dışişleri Bakanlığı’ndan brifing almam lazım’ dedim. Kendisi dedi ki; ‘Bu konularda hatta daha da genişletti, Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanlarımız, Sayın Başkan ihtiyaç duyduğunda brifing versinler ve bu temaslar sağlasın.’ Bu önemli bir adımdı” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Habertürk’te gazeteci Esra Toptaş ve Fevzi Çakır’ın konuğu oldu. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesi hakkında konuştu.

Özel, şunları söyledi:

“Şüphesiz yeni bir dönem başladı. Atanmayan öğretmenler, mülakat mağdurları ve müfredatın böyle hızla değiştirilmesine itiraz eden herkesi 18 Mayıs’ta yani Gençlik Bayramı’ndan bir gün önce İstanbul’da Saraçhane Meydanı’nda bir büyük mitinge davet ettik. 26 Mayıs günü de Ankara’da Emeklilerle Tandoğan Meydanı’nda 10 bin liralık en düşük emekli maaşına isyan edeceğimiz ve tüm emekli maaşlarında iyileştirme için kamuoyunun dikkatini çekeceğimiz bir mitingi duyurduk. Bu tip mitingler, bu tip tematik mitingler sürecek. CHP hem seçim zamanında şunu söyledi; ‘halkın gündeminde olmayan hiçbir gündemin peşine takılmayacağız’ dedi. Seçimden sonra da ‘mağdurların mutlaka sesini duyacağız diye söz vermiştik. Bunlar emeklilerdir, asgari ücrete mesela zam yapılmaması gündemde ve asgari ücret hızla eriyor enflasyon karşısında, onlarla ilgili de haziran ayının ilk haftası içinde bir büyük miting yapacağız. Yani şu günden bir ay sonraya kadar üç büyük kitlesel miting yapılmış olacak ve devamı da gelecek bunların. Bugüne kadar sesini duyurmayan, sessizce kendi ıstırabı çekmek zorunda kalan insanların sesi olacağız. Sesini duyuracağız. Mücadeleyi sürdüreceğiz. Ama bu mücadele sadece miting meydanında ya da sadece örneğin TBMM’nin kürsüsünde mücadele etmekle olmuyor. Bunun bir de müzakere tarafı var. O tarafı da eksik bırakmamak önemli.

“YUMUŞAMA LAFINI DOĞRU BULMUYORUM”

Siyaset sadece münakaşa yapılacak bir kurum değildir. Küslük kaldıracak bir kurum değil. Bu çünkü siyaset konuşularak yapılır. Ama yumuşama lafını hiç doğru bulmuyorum. Defalarca da söyledim, normalleşme. Normali bu. Geçen gün Sayın Bahçeli’yi ziyaret ettim. Randevu istedim bir gün içinde verdi. 7 yıl sonra ilk temas diye bütün gazeteler yazmış. Böyle bir şey olmaz. ‘7 yıl sonra ilk temas ya da işte 22 yılda ikinci kez bir araya geldiler.’ Bunlar doğru değil. Biz yanlış gördüğümüze yanlış diyeceğiz, doğru gördüğümüze doğru diyeceğiz. Müzakereyi yapacağız. İsteklerimizi sıralayacağız. Yerine gelirse teşekkür edeceğiz yerine gelmezse tepki göstereceğiz, mücadele edeceğiz. Bu kadar basit. Gerçek demokrasilerde el sıkışmayan parti liderleri olmaz. Kısa süreli tansiyonlar olur. Bunu sürdürenleri zaten siyaset eler gider. Ayrıca 1977-1980 arası Adalet Partisi ve CHP’nin genel başkanları sıkışmıyordu. Darbeciler el ovuşturdular onları sıkışmayınca. Bunu görmek lazım.

“ERDOĞAN, ‘GENEL BAŞKANA BRİFİNG VERİLSİN’ TALİMATI VERDİ”

Sayın Cumhurbaşkanı’yla yaptığımız görüşmede yaptığım dış temaslar hakkında bilgiler verdim. Bir dosya sundum. Filistin için sol ve sosyalist partilere yazdığım mektuplar, SPD konuşmam, Türkçeleri sayın Cumhurbaşkanına verdiğim dosyalarda var. Ayrıca dedim ki; ‘bir devlet geleneğini terkettik son 20 yılda. Benim yurt dışına gitmeden önce Dışişleri Bakanlığı’ndan brifing almam lazım. O ülkeyle ilişkilerim nasıl, sorunlarımız nasıl, iş birliklerimiz de noktada, önümüzdeki fırsatlar riskler ne ve aslında benden ne beklersiniz? Üzerinde mutabık olmadığım bir konu varsa o zaman ayrı düşündüğümü söylerim. Ama yüzde 85 Türkiye’nin dış politikasında benzer müştereklerde birleşiyor olmamız lazım. Eskisi gibi sürekli bilgilendirme de yapılmıyor. Gideceğimiz ülkeyle ilişkiler konusunda bize brifing vermelisiniz. ve dönüşte de bizim bilgi vermemiz lazım.’ Bunları Sayın Cumhurbaşkanına bunları söyledim. Burada pozitif yaklaşıp bir talimat verdiği için bunu söyleyeceğim. Kendisi dedi ki; ‘Bu konularda hatta daha da genişletti, Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanlarımız, Sayın Başkan ihtiyaç duyduğunda brifing versinler ve bu temaslar sağlasın.’ Biz diğer bakanlarla da bizim genel başkan yardımcılarımızın iletişiminin faydalı olacağını söyledik. Bu konuda da bir talimat vereceğini söyledi. Bu önemli bir adımdı.

“‘OTURMA DÜZENİ BİZİM AÇIMIZDAN SORUNLUDUR, TELAFİSİ GEREKİR’ DEDİM”

Cumhurbaşkanı’yla görüşmeye gittiğimizde odaya girdiğimde karşılıklı oturma düzeni beklerken üç koltuk vardı. Şaşırdım, burada denge nasıl sağlanacak diye. Hemen fark ettim. Oturma düzeni önemli bir şey, önceden de konuşmuştuk. Sayın büyükelçimiz, Sayın Hasan Doğan’la görüştüğünde oturma düzeninin her iki tarafın eşit şartlarda oturacağı düzen olmasını temin edeceklerini taahhüt etmişti. Girdiğimizde ona uygun düzen yoktu. İlk anda kameralar önünde sorun edip, gerginlik yaşanıyor görüntüsünü vermek istemedim. Biz üç yerde randevu talep ettik: Çankaya Köşkü, TBMM ve AK Parti Genel Merkezi ancak Beştepe’de verilseydi, oraya da giderdik ama orada zorluklarımız olduğunu söyledim. Bunun için Hasan Bey de emek sarfetti. ‘Oturma düzeni bizim açımızdan sorunludur, telafisi gerekir’ dedim. Sayın Cumhurbaşkanı da AK Parti kaynakları da doğruladı, o yüzden söylüyorum; kendisi ‘Biz de bir iadeiziyarette bulunalım, CHP Genel Merkezi’ne olur mu’ dedi. Ben de ‘Gayet isabetli olur, memnun oluruz’ dedim.

“SİYASETÇİ ELEŞTİRİYE AÇIK OLACAK”

Taha Hüseyin Karagöz, Yeni Şafak’ta çalışırken bana bir yolla ulaştı. ‘Ben TV Net’te program yapıyorum ‘Zor Sorular’ diye, sizin Meclis’te performansınızı görüyorum, benim zor sorularıma cevap vermek istemezsiniz’ gibi bir mesajla programına davet etmişti. Nezaketli dille söylemişti. Ben de ‘tamam’ deyip gitmiştim. Kamuoyunda çok tartışılan konuyu sert üslupla soruyor. Karşı mahallede programın bizim tezlerimiz açısından faydası olmuş. Meclis’te geldi, evleniyormuş. ‘Birçok yere dağıttım, şeref verirsiniz’ dedi, davetiye verdi. Siyasetçi eleştiriye açık olacak. Bütün eleştiriler başım üstüne. Kızıp da bir şey demem. Yeni dönemin ruhu başka bir şey. Buna belki içinden rahatsız olup, kamuoyundaki büyük destek üzerine bir şey demeyen, mahalle kavgasının yaralarını unutmayan, haklı da olabilecek kadar bazı arkadaşların tepki gösteriyor olmasını anlıyorum. Eleştirileri anlıyorum, buradaki pozisyonum eleştiren arkadaşlar gibi değil. AK Partili kalemlerle sıkı fıkı oluyorum diye bir şey yok. Hayatımda kimsenin elini havada bırakmadım. Kapıma gelen, randevu isteyen birisine ‘hadi kardeşim git’ diye bir şey olmaz.

“CHP’NİN İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜNÜ, OKYANUSU GEÇECEK İKEN DEREDE BOĞULMASINA KİMSEYE İZİN VERMEYECEĞİZ”

İlk önce Balıkesir’de belediye başkanımız, 6 ay boyunca kendisine yardımcı olduğu gerekçesiyle milletvekilinin ağabeyini danışman atadı. Telefon açtık, istifa etti. Dün Bursa’yla konuştum, net olarak mesajımızı verdik. İstifa ettirdiler. Adana’dan haber geldi, çözülecek. Eş, dost kayırmacılığı CHP’nin yapacağı bir şey değil. AK Parti’de bunun olmadığı belediye yoktu, normal karşılıyorlardı. Biz bunu eleştirdik. Adalet ve Kalkınma Partisi koyu gri, bir nokta koysan kolay görünmüyor; CHP bembeyaz, dokunduğun yerde sırıtıyor. Kurşun kalemle kimsenin dokunmasına izin vermem. CHP belediyelerinde eşgüdüm, eğitim ve denetim departmanı kuruyoruz, başında Yılmaz Büyükerşen var. Denetimin altında 20 Sayıştaycı, onun yanında mülkiye müfettişleri, önceki dönem milletvekilleri. Bundan sonraki dönemde CHP’nin iktidar yürüyüşünü, okyanusu geçecek iken derede boğulmasına kimseye izin vermeyeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-erdogan-genel-baskana-brifing-verilsin-talimati-verdi/feed/ 0
Almanya’da aşırı sağcı parti AfD’nin geçmişi araştırıldı https://www.haber60.com.tr/almanyada-asiri-sagci-parti-afdnin-gecmisi-arastirildi/ https://www.haber60.com.tr/almanyada-asiri-sagci-parti-afdnin-gecmisi-arastirildi/#respond Wed, 08 May 2024 22:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30839 Almanya’nın doğusundaki Cottbus kentinde onlarca insan, daha önce kendisini Nasyonal Sosyalizmin (Nazizm) “dost yüzü” olarak tanımlayan bir konuşmacıyı dinlemek için küçük bir mekanda toplanmış.

Aşırı sağcı parti Almanya için Alternatif (AfD) tarafından düzenlenen bir gençlik etkinliğinde Matthias Helferich’i dinlemek için oradalar.

Daha önce aşırılık yanlısı gruplarla bağlantıları olan iki kişi daha salonda ve bunlardan biri eyalet seçimlerinde aday olacak.

AfD aşırılık suçlamalarını defalarca reddetti.

Ancak BBC, bu üç kişinin geçmişini araştırarak, AfD ile bazıları Alman makamları tarafından anti-demokratik veya ırkçı olarak sınıflandırılan aşırı sağcı gruplar arasında açık bir geçişkenlik olduğunu tespit etti.

Almanya’nın doğusunda bölgesel istihbarat yetkilisi olarak görev yapan Stephan Kramer’a göre, AfD artık demokrasinin “temelleri” açısından tehlike oluşturuyor ve sonbaharda doğudaki üç eyalette seçim kazanmayı hedefliyor: Saksonya, Thüringen ve Berlin’in Brandenburg bölgesi.

Haziran’da yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde aşırılık ve yolsuzluk iddialarıyla boğuşan AfD, anketlerde düşüş yaşasa da, ülke genelinde ikinci sırada yer alıyor. Özellikle Doğu Almanya’da güçlü olmaya devam ediyor.

‘Tersine göç’ tartışmaları

Matthias Helferich’in Cottbus’taki konuşması “tersine göç” üzerineydi. Bu, Avrupa’da aşırı sağ içinde göçmenlerin kitlesel “geri dönüşleri” ya da sınır dışı edilmeleriyle ilgili yeni gelişen bir kavram. BBC toplantıya katılmak istedi, ancak yer olmadığı söylendi.

2021’de Almanya Federal Meclisi’ne seçilen Helfrich’in AfD’nin parlamento grubuna katılması, 2016-17 yıllarındaki tartışmalı Facebook yazışmalarının ortaya çıkmasının ardından engellendi.

Sızan yazışmalarında Helfrich, kendisini Nasyonal Sosyalizmin “dost yüzü” ve Nazi dönemi yargıcı Roland Freisler’e atıfta bulunarak “demokratik Freisler” olarak tanımlıyordu.

Helferich BBC’ye yaptığı açıklamada kendisini gerçekten Nazizmin dost yüzü olarak tanımlamadığını, sadece internetteki solcuların “parodisini” yaptığını söyledi.

Helferich AfD’de yerel düzeyde görevler üstlenmeye devam ediyor ve Cottbus’daki konuşmasına katılımın da gösterdiği gibi, bazı parti çevrelerinde “tersine göçün” gururlu savunucusu olarak memnuniyetle karşılanıyor.

Pek çok kişi bu terimi, göçmen kökenli insanların zorla ya da siyasi baskıyla kitleler halinde sınır dışı edilmesinin örtülü bir ifadesi olarak görüyor.

Matthias Helferich, Afrika ve Orta Doğu’dan gelen “kitlesel göçmen akınına” karşılık olarak milyonlarca insanın “tersine göç ettirilmesi” konusundaki beklentilerini açıkça dile getiriyor.

Ancak yasal olarak Almanya’da bulunan hiç kimsenin ülkeyi terk etmeye zorlanmayacağını, ancak bazılarına “anavatanlarına” ve “kültürlerine” dönme şansı verilebileceğini iddia ediyor.

“Bu, insanları aşağılamak ya da ırkçı nedenlerle sınır dışı etmekle ilgili değil. Mesele Almanya’yı Almanların ülkesi olarak korumak” diyor.

Toplantı organizatörlerden Jean-Pascal Hohm, Cottbus konuşmasını dinlemeye “50’den fazla genç yurtseverin” geldiğini söylüyor.

AfD’de çeşitli görevlerde bulunan Hohm, Eylül’de yapılacak Brandenburg eyalet seçimlerinde aday.

Hohm’un geçmişte aşırı sağcı bazı gruplara dahil olduğu biliniyor. Bunlar arasında Ein Prozent (Yüzde Bir) derneği, Zukunft Heimat (Geleceğin Vatanı) ve “Büyük Değişim” komplo teorisini desteklediği bilinen Identitarian hareketi yer alıyor.

Bu teori, küresel elitlerin kasıtlı olarak Batı ülkelerinin demografik yapısını değiştirmeyi planladıklarını dile getiriyor.

Hohm, Almanya ve Avrupa’da “çağımızın ana teması” olarak tanımladığı “nüfus değişiminin” yaşandığına inanıyor. “Bunun yukarıdan organize edildiğini söylemiyorum, gerçekleştiğini söylüyorum” diyor.

2017’de Jean-Pascal Hohm, bir grup futbol taraftarının Yahudi düşmanı sloganlar attığı, hatta bazılarının Hitler selamı verdiği bir kalabalığın arasında görülmüştü.

Benedikt Kaiser ise, Thüringen’de AfD milletvekili olan Jürgen Pohl için parlamentoda çalışıyordu.

Kaiser’in 2006-11 yılları arasında neo-Nazi çevrelerde hareket ettiği, hatta bugün Die Heimat (Vatan) olarak bilinen aşırı milliyetçi parti NPD tarafından düzenlenen yürüyüşlerde fotoğrafının olduğu ortaya çıktı.

“New Society Boys” adlı aşırı sağcı futbol holigan grubunun içinde de fotoğrafı görülmüştü. Grup tarafından kullanılan “NS” kısaltması Almanya’da genellikle “Nasyonal Sosyalist” ya da Nazi anlamına geliyor.

2009 civarında çekilmiş fotoğrafta Kaiser’in arkasındaki üç erkek Hitler selamı veriyor.

Yıllar sonra Benedikt Kaiser artık bazen bir düşünür ve teorisyen olarak tanımlanıyor ve AfD’nin aşırı sağcı kanadının önde gelen isimlerinden Björn Höcke ondan övgüyle söz ediyor.

Tarih öğretmeni olan Höcke, Thüringen’de AfD’nin karizmatik lideri haline geldi ve eyalet valisi olmak için yarışıyor.

52 yaşındaki Höcke şu anda bilerek bir Nazi sloganı kullanma suçlamasıyla yargılanıyor, ancak masum olduğunu savunuyor.

AfD’nin daha radikal fraksiyonu içindeki partililer ile “aşırılık yanlısı” gruplar arasındaki bulanık çizgiler karmaşık bir ağ oluşturuyor.

Ve bu, daha ılımlı mı yoksa radikal bir mesaj mı benimsemesi gerektiği konusunda sürekli bölünmelerle uğraşan bir parti.

Örneğin “tersine göç” kavramını bazıları benimserken, bazıları mesafeli duruyor.

Bu kavram, neo-Nazi bir geçmişe sahip olan ve hem Almanya hem de İngiltere’ye girişi yasaklanan Avusturyalı aktivist Martin Sellner tarafından savunuluyor.

Sellner’in, “tersine göç eden” sığınmacılar, oturma hakkına sahip “yabancılar” ve “asimile olmamış” vatandaşlar hakkında yazıları var.

AfD’nin üst düzey isimlerinin Martin Sellner ile Berlin yakınlarında “tersine göç” konulu “gizli” bir toplantı yaptıklarına dair haberler bu yılın başlarında Almanya’da kitlesel gösterilere yol açtı.

Thüringen Anayasayı Koruma Dairesi Başkanı Stephan Kramer’e göre, AfD son on yılda “muhafazakar, demokrat bir partiden giderek aşırı sağcı bir partiye doğru” ilerleyen bir hareket.

Daha önce Almanya’daki Yahudilerin Merkez Konseyi’nin genel sekreterliğini yapan Kramer, AfD’nin seçimlerde Thüringen’de çoğunluğu kazanma şansının “çok yüksek” olduğunu, bu gerçekleşirse ülkeyi terk edeceğini söylüyor.

AfD’liler kendilerine karşı önyargılı devlet yetkilileri tarafından hedef alındıklarını savunuyor.

AfD’nin “şüpheli” aşırı sağcı olarak tanımlanmasına karşı yasal mücadelesi devam ederken, gençlik kanadı bu tanımı resmen onayladı.

Stephan Kramer’e göre AfD, Avrupa çapında ivme kazanan yeni sağın “parlamenter kolu” ve demokrasi için risk oluşturuyor.

Kramer daha geniş anlamda Almanya’daki siyasi havanın “ısınmasından” endişe ediyor.

Başbakan Olaf Scholz’un partisi SPD’nin (Sosyal Demokrat Parti) Avrupa Parlamentosu seçimlerinde önde gelen adaylarından biri olan Matthias Ecke, Cuma günü Saksonya’da afiş asarken saldırıya uğradı ve ameliyat oldu.

17-18 yaşlarındaki dört gencin soruşturulduğunu belirten polis, şüphelilerden en az birinin aşırı sağcı görüşlere sahip olduğuna dair veriler olduğunu söyledi.

Konuştuğumuz AfD destekçileri hareketlerinin hiç de aşırı olmadığı ve hatta orta yolu temsil ettiği konusunda ısrarcı.

Almanya’da bugün söz konusu olan sadece Cottbus’ta bir toplantıda konuşma yapan üç adamla ilgili değil, ülkede neyin aşırılık sayılacağı konusundaki bölünme ve çirkin geçmişe dönüş korkusuyla ilgili.

]]>
https://www.haber60.com.tr/almanyada-asiri-sagci-parti-afdnin-gecmisi-arastirildi/feed/ 0
CHP PM Üyesi Ali Abbas Ertürk: Hedefimiz 2028’de iktidar olmak https://www.haber60.com.tr/chp-pm-uyesi-ali-abbas-erturk-hedefimiz-2028de-iktidar-olmak/ https://www.haber60.com.tr/chp-pm-uyesi-ali-abbas-erturk-hedefimiz-2028de-iktidar-olmak/#respond Tue, 07 May 2024 23:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30735

KEMAL ONUR ATALAY

(AKSARAY) – CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi Ali Abbas Ertürk, “Hedefimiz 2028’de iktidar olabilmek. Bizi polemik çukuruna çekmeye çalışanlara dönüp bakmayacağız. Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi daima ileri bakacağız” dedi. Ertürk, anayasa değişikliği görüşmelerine ilişkin “CHP’nin öncelik sorunu yeni anayasa değil. Ülkemizin gündeminde açlık var, yoksulluk var, pahalılık var, önce bunlarla mücadele edilmesi gerekiyor” diye konuştu.

CHP PM Üyesi Ali Abbas Ertürk, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ertürk, CHP Genel başkanı Özgür Özel ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın görüşmesinin gündem olmasının ülkedeki siyasi atmosferin normal dışı olmasından kaynaklandığını ifade ederek şunları söyledi:

“Kuzey Kore-Güney Kore liderinin buluşması kadar gündemde kaldıysa, demek ki siyasette toplum olarak kutuplaşma, ayrışma çok ileri boyutlara varmış. Oysa demokratik ülkelerde bir ülkenin cumhurbaşkanının, başbakanının ya da o ülkenin ana muhalefet liderinin herhangi bir başka muhalefet lideri ile görüşmesi çok doğaldır. Normal şartlarda iki liderin görüşmesi belki o gün manşetlerde bir günlük bir haber olarak kalır. Ülkemizde bu görüşmenin ne kadar anlamlı bir gelişme olduğunu göstermektedir. Bizim için gayet doğal, normal bir görüşme oldu. Bu görüşme Sayın Erdoğan’a göre normal bir görüşme olmamış olabilir. Çünkü uzun zamandır muhalefete kapılarını kapatmıştı, biz o zaman da diyalog yanlısıydık. Bu ülkenin cumhurbaşkanı ile ülkenin sorunlarının konuşulması için her zaman Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunu savunmuş bir partiyiz. Bildiğiniz gibi Genel Başkanımız tarafından Sayın Cumhurbaşkanıyla görüşme talebi iletilmişti. Cumhurbaşkanı da bu görüşmeye olumlu karşılık verdi. Tabii ki görüşmenin içeriği hakkında çok fazla detaya girmek doğru değil. İki lider bu konuda basına bir açıklama yapmama kararı aldı, bizim de onun dışına çıkmamız mümkün değil.”

“BOŞ KOLTUKLA ERDOĞAN MESAJ VERMEK İSTEDİ”

Görüşmede boş koltukla Erdoğan’ın bir mesaj vermek istediğini ifade eden Ertürk sözlerine şu şekilde devam etti:

“Görüşmede boş koltuk şık bir davranış değil. Boş koltukla ‘Ben AK Parti Genel Başkanı olarak değil Cumhurbaşkanı sıfatımla sizinle görüşmek istiyorum’ mesajını vermek istemiş olabilir. Tabii burada iki önemli hata söz konusu. İki siyasi partinin genel başkanı ve genel başkanlık makamında Cumhurbaşkanlığı forsunun kullanılması devlet gelenekleri açısından son derece sıkıntılı ve yanlış bir durum. İkincisi ise olayın nezaket boyutu. Ben kendi adıma söylüyorum, Sayın Genel Başkanımız bu konuda bir değerlendirme yapmadı ama nezaket kuralları açısından da şık olmayan bir davranıştı. Yine de ülkenin önemli sorunlarının gündeme alındığı görüşmede, bir koltuk oturma düzenini krize çeviremezdik, bu da doğru olmazdı. Çünkü o görüşmeye umut bağlayan milyonlarca insan vardı, kabul etseniz de etmeseniz de, sevseniz de sevmeseniz de bu ülkenin iktidarını yöneten Sayın Tayyip Erdoğan ve AK Parti hükümeti. Dolayısıyla iktidarda kaldığı sürece bu konuların ve sorunların muhatabı Erdoğan. Sayın Genel Başkanımız böyle bir görüşme talep etti, burada önemli sorunları Sayın Cumhurbaşkanına iletti. Yaşanılan ekonomik kriz, emeklilerin geçinememesi, adaletsizlik, birçok yargı kararının uygulanmaması ve hükümetin bugüne kadar yapmış olduğu yanlışları direkt olarak muhatabına söyleme imkanı bulduk.

“ÖNCE MEVCUT ANAYASAYA UYARAK GEREĞİNİ YAPACAKSINIZ”

Özel ve Erdoğan görüşmesinde nelerin konuşulduğuna ilişkin olarak Ertürk, şunları söyledi:

“Görüşmede yeni anayasa konusu da gündeme geldi. Numan Kurtulmuş’un Genel Başkanımızı ziyaretinde, Genel Başkanımız Özgür Özel yeni anayasa ile ilgili görüşlerini basın önünde tüm kamuoyuyla paylaşmıştı. Modern tarzda hak ve özgürlükleri özgürleştiren bir anayasanın yapılmasını Cumhuriyet Halk Partisi olarak yeri ve zamanı gelince mutlaka görüşmekten mutluluk duyarız. Ama şu an Cumhuriyet Halk Partisi’nin öncelik sorunu yeni anayasa değil. Ülkemizin gündeminde açlık var, yoksulluk var, pahalılık var, önce bunlarla mücadele edilmesi gerekiyor. Genel Başkanımızın da kamuoyuna deklare ettiği gibi önce mevcut anayasaya uyacaksınız, o anayasanın gereğini yapacaksınız, ondan sonra ‘ya bu anayasa artık dar geliyor toplumun beklentilerini karşılamıyor’ dersiniz. Sadece Cumhuriyet Halk Partisi değil ülkenin tüm muhalefet partileri, sivil toplum kuruluşları, sendikalar, önemli kesimleri bir araya gelip önemli bir anayasa konusunda yeri ve zamanı gelince belki bu konu konusunda konuşulur” dedi.

Ertürk, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP’ye yapacağı ziyarete ilişkin “Bu bir teşekkür ziyareti olacak. Ama henüz netleşmiş bir tarih yok” açıklamasını yaptı.

“DİYALOG KAPISINI KAPATMAMIZ SÖZ KONUSU DEĞİL”

İYİ Parti’deki bayrak değişimine de değinen Ertürk şunları ifade etti:

“Halkımız 31 Mart yerel seçimlerinde İYİ Parti’yi cezalandırdı. Geri kalan 4 partinin toplamı da ülke genelinde yüzde 1,2 gibi bir orana indi. Cumhuriyet Halk Partisi’ne seçmen dedi ki, ‘Sen geçmiş hatalarından ders çıkardın, iç hesaplaşmalarını yaptın. Kendi içindeki değişimi dönüşümü sağladın, sana yol açıyorum’ mesajını verdi. CHP, kasım ayında yapmış olduğu kurultayda hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etseydi, üzülerek ifade ediyorum Cumhuriyet Halk Partisi de 6’lı masanın diğer partileri gibi yaşadığı hazin sonu yaşayacaktı. Sayın Genel Başkanımız, İYİ Parti kurultayından sonra basın aracılığıyla Sayın Müsavat Dervişoğlu’nu tebrik etti, hayırlı olsun ziyaretini yapacağını söyledi.  Bizim İYİ Parti’ye başta olmak üzere muhalefetin diğer partilerinin tabanlarıyla hiçbir sorunumuz yok. Dolayısıyla bizim muhalefetteki diğer partilere sırt dönmemiz, diyalog kapısını kapatmamız söz konusu olamaz. Siyasetteki en önemli duygu vefadır. Strateji yanlış da olsa doğru da olsa biz kol kola omuz omuza bir çalışma yaptık, bir yol yürüdük. Benim milletvekilliği döneminde kendi adaylarıymış gibi çalışan, oy oranına bakmaksızın partilerin örgütlerine teşkilatlarını tabanına haksızlık yapmış olurum. Benim için vefa duygusu önemlidir, hepsi bizim arkadaşımız ve dostumuzdur. “

“HEDEFİMİZ 2028’DE İKTİDAR OLMAK”

Siyasi hedef olarak AK Parti’nin yanlışlarına, vermediği hizmetlere baktıklarını belirten Ertürk, “Ben il başkanlığı yaptığım dönemlerde kamudaki yolsuzluklar ve soygunlarla ve milletvekilinin yapmış olduğu yolsuzluklarla uğraştım. Mobbinglerle uğraştım, hiçbir zaman bir muhalefet partisine muhalefet etmeyi düşünmedim. O gün hangi noktada isek bugün de aynı düşünceyle devam ediyoruz. 14 Mayıs seçimleri hakkında konuşmak için çok geç, biz artık 31 Mart seçimlerini bile geride bıraktık. Sayın Genel Başkanımız, Parti meclisinde yaptığı bir konuşmada ‘1 Nisan benim için 31 Mart’ın bir gün sonrası değil 2028 seçimlerinin ilk günü’ demişti. Önümüze iktidarı koydu. CHP olarak 2028 ya da daha önce yapılacak bir seçimde iktidara odaklandık. Biz toplumun bize bağladığı umudu 2023’te yerle bir etmiştik. Şimdi ikinci kez insanların umudunu hayallerini yıkma gibi bir şeye sahip değiliz. Bu bilinçle de biz Anadolu’yu karış karış geziyoruz. Yarın Hatay’da ben olacağım, başka arkadaşlarımız başka illerde çalışmalar yaparak toplumun sorunlarını yakından takip etmeye devam edecek. Hedefimiz 2028’de iktidar olabilmek. Bizi polemik çukuruna çekmeye çalışanlara dönüp bakmayacağız. Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi daima ileri bakacağız” diye konuştu.

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-pm-uyesi-ali-abbas-erturk-hedefimiz-2028de-iktidar-olmak/feed/ 0 Özgür Özel, Devlet Bahçeli ile Görüşmesi Hakkında Konuştu: “Seçim Sonuçlarını Samimiyetle Değerlendirdik” https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-devlet-bahceli-ile-gorusmesi-hakkinda-konustu-secim-sonuclarini-samimiyetle-degerlendirdik/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-devlet-bahceli-ile-gorusmesi-hakkinda-konustu-secim-sonuclarini-samimiyetle-degerlendirdik/#respond Tue, 07 May 2024 23:00:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30728 (ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüşmesine ilişkin; “Sayın Bahçeli’yle seçim sonuçlarını samimiyetle değerlendirdiğimiz, kendisinin değerlendirmelerini, memnuniyetle dinlediğimiz, tebriklerini kabul ettiğimiz ve bundan sonraki sürece dahil olarak da son derece yapıcı bir şekilde bu değerlendirmeleri gerçekleştirdiğimizi paylaşabilirim… Ayrıca kendisinin de daha önce seçimlerden önce paylaştığı gibi 10 bin liralık emekli maaşıyla geçinmenin imkansızlığı noktasında görüşlerimizi ifade ettik” dedi. Özel, önümüzdeki dönemde yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik adaylık tartışmalarını değerlendirirken, “CHP’nin Genel Başkanı olarak kendi adaylığımı dayatmak, CHP’nin tarihi bir fırsatı kaçırmasını sağlamak, birilerinin tükenmekte olan iktidarına tekrar fırsat vermek gibi bir hata yapmayacağımdan herkes emin olsun” diye konuştu.

Özgür Özel, partisinin grup toplantısında, Ankara’da katledilen eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ile yaptığı görüşmeye değindi. Ayşe Ateş’in CHP’nin desteğinden dolayı memnuniyetini dile getirdiğini ifade eden Özel, cinayet ile ilgili hazırlanan iddianameyi eleştirdi. Özel, “İddianamelerle yeni gerçekler, yeni şahitler, yeni zanlılar ortaya çıkar ve iddianame gerçeğe, hakikate ve adalete atılmış adımdır. O adımı hepimiz adına savcılar yapar. İddianamede yeni hiçbir şey görmedik. Ama iddianamede olması gereken birçok şeyi de görmedik. Bu iddianamenin iade edilmesi, asla kabul edilmemesi, böyle bir iddianameyle yargılamaya başlanmaması gerekmektedir. Bu meseleyi takip edeceğiz. Ayşe Ateş’in adalet yürüyüşü hepimizin adalet yürüyüşüdür” dedi.

Özel’in açıklamaları şöyle:

“SAYIN BAKAN YAPTIĞINIZI TARİF ETSEK, ÖĞRENCİLERİMİZE SORSAK HEPSİ ‘KÜSTAHLIK’ SEÇENEĞİNİ İŞARETLER”

Milli eğitim müfredatının bir siyasi partinin sloganı alıntılanarak, onun altında hazırlanmasını geçen hafta da kınamıştım, ifade etmiştim. Türkiye yüz yılı maarif planı diye bir çalışmanın asla kabul edilemez olduğunu söylemiştim. Yeterince mücadele edilmediğini söyledik. 10 yılda hazırladık diyorlar, yedi gün süre veriyorlar. Bu süreyi uzatın dedik. Yetmez. Milli Eğitim Komisyonu’nu çalıştırın. Bütün partiler kendilerinin temasta olduğu sendikaları, dernekleri mutlaka çağırsınlar. Eğitimciler, akademisyenler, her görüşten eğitim alanındaki sendika, veli dernekleri, öğrencilerin annelerinin babalarının görev yaptığı okul aile birlikleri olmadan, öğrencilerin katkıları katılımları alınmadan bu iş olmaz dedik. Dinlemediler. Müfredat yapmak, anayasa yapmak gibidir dedik. Anayasa yapmaktan önemlidir dedik. Katılımcı olmalısınız. Çünkü eğer katılımcı bir müfredat yapmazsanız kötü bir anayasadan kötü sonuçlar doğurur. Bu müfredatta yetişen çocuklar ileride anayasa yapacaklar. İleride anayasaya uyacaklar ya da doğru yetişmezlerse anayasayı tanımayacaklar. O yüzden müfredat önemli dedik ama bugüne kadar sesimizi duyuralım. Yedi gün yetmez dedik çıkmış Milli Eğitim Bakanı ‘yüzde 50 artış yaptım 10 günde görüşlerini bilsinler’ diyor. Evlatlarımızın, hepimizin evlatlarının, AK Parti’nin, MHP’nin oy verenlerinin de evlatlarının üzüldüğü, rahatsız olduğu bu yalan yanlış eğitim sistemine yedi günde görüş bildir hadi yüzde 50 zam yaptım deyip gülüyor. Sayın Bakan, yaptığınızı tarif etsek ve öğrencilerimize desek ki ‘bunu yapan bakanın davranışı aşağıdaki ışıklardan hangine uygundur.’ Hepsi birden aynı seçeneği işaretler; küstahlık.

“ATANAMAYAN DEĞİL, ATANMAYAN HER BİR ÖĞRETMENİMİZİN ARKASINDAYIZ”

Sayın Erdoğan 22 yıl önce rahmetli Ecevit’i madem atamayacaktın niye mezun ettin? 86 bin öğretmeni derdi. Bugünlere geldik. Atanmayan öğretmen sayısı 1 milyonu aştı. O gün Ecevit’e en ağır sözleri söyleyenler bugün atamadıkları öğretmenlere, atanamayan öğretmenler diyor. Sanki öğretmenin kusuru varmış ya da sanki kendi dahili yokmuş gibi. O öğretmenlere geçen seçimden önce tüm kamuya alımlarla birlikte müfredatsız KPSS’yle alım sözü verdiler. Bunu seçim bildirgesine yazdılar. Bunu Ankara Arena Stadı’nda okudular ve ardından bu vaatle oy topladılar. Şimdi mülakatı kaldırmayız gidiyor. Ecevit KPSS’yi getirerek kim sınavı başarıyorsa o atansın kayırmacılık, partizanlık, haksızlık, kul hakkı kalksın demişti. ve o kuralı getirmişti. Bu arkadaşlar müfredat getirerek ayrımcılığı, partizancılığı, partizanlığı kul hakkı yemeyi kurumsallaştırdılar. İtirazlardan sonra söz verdiler, oy topladılar ama şimdi mülakatı kaldırmıyorlar. 80 bin 68 bin atama beklenirken, 20 bin mülakatlı atama söylediler. Bütün gençlerin umutlarını kırdılar, ailelerini yasa boğdular. Biz atanamayan değil, atanmayan her bir öğretmenimizin arkasındayız, yanlarındayız, mücadeleleri mücadelemizdir.

“İSRAİL’LE TİCARETİ DURDURARAK KENDİLERİNİ ELEŞTİRENLERİ HAKLI ÇIKARDILAR”

Seçim öncesi miting meydanlarında İsrail ile ticaret utancı son bulsun diye pankart açanları yaka paça gözaltına alanlar, bizim İsrail ile ticareti durdur çağrılarımıza 30 ramazan iftar sofralarından, miting meydanlarından çağrılarımıza kulak tıkıyanlar önce 54 ürün grubunun ticaretine sınırlama getirdiler. Nihayet şimdi eski iddialarını çiğnediler ve İsrail’le ticareti durdurarak bizi ve kendilerini eleştirenleri haklı çıkardılar. Biz 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti’nin dünya ülkeleri tarafından tanınmasına kadar mazlum Filistin halkının yanında durmaya devam edeceğiz. Gazze’de katliam başladığı günden itibaren İsrail ile yürütülen tüm ticari faaliyetlerin şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmasını isteyeceğiz. Ayrıca dün Hamas’ın kabul ettiği ateşkes çağrısına İsrail’in refah sınır kapısına saldırarak yanıt vermesini kabul edilemez buluyoruz. Çoğu kadın ve çocuk olan 35 bin kişinin katline daha fazla seyirci kalamayız. İsrail’in en kısa sürede ateşkesi kabul etmesi için uluslararası alandaki her imkanın her baskının her yaptırımın derhal devreye sokulmasını bir kez daha CHP olarak ifade ediyoruz, çağrıda bulunuyoruz.

“SEÇİM SONUÇLARINI SAMİMİYETLE DEĞERLENDİRDİK”

Bugün sayın Devlet Bahçeli’yle gayet olumlu verimli geçen bir görüşme gerçekleştirdik. Hem ev sahipliği için hem de görüşmedeki fikir alışverişleri, geçmiş tecrübeleri, geçmişte Türkiye siyasetinde şahit olduğu bazı gelişmelerden yaptığı kıymetli aktarımlar için istifade ettiğimiz görüşler için kendisine teşekkür ediyorum. Yapılan görüşmelerden sonra eğer ortak bir açıklama yoksa görüşme taraflardan kendi ifadelerini paylaşabilecekleri ancak verilen cevapları paylaşmayacakları bir anlayışla sürmelidir. Erdoğan görüşmesinde ‘efendim gizli kapaklı ne konuştunuz.’ Görüşmede Türkiye Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanlığı’nın en büyük görevlerinde bulunmuş bir büyükelçinin devlet geleneklerine uygun tutulmuş notları partinin arşivine girmiştir. Önümüzdeki dönem benden sonra görev yapacak genel başkanlarımıza aktarılmak üzere genel başkanlığın ilgili güvenceli birimine muhafaza edilmiştir. ve kayıt dışı siyasete itiraz eden anlayışımızla bütün bilgiler, merkez yönetim kurulumuzla ve grubumuzla, parti meclisimizle paylaşılmış, paylaşılmaya ilgili organlar toplandıkça devam edilmektedir. Ancak biz neler söylediğimizi söyledikten sonra ‘ne cevap aldınız’ o konuda onu söylemek bizim işimiz değildir. Ancak onu beklemek, onu izlemek ve o konuda iyimserlikle beklenti içinde olmak bizim pozisyonumuzdur.

Bugün Sayın Bahçeli’yle yaptığımız görüşmeden sonra Sayın Bahçeli büyük bir nezaketle bana ‘açıklama yapabilirsiniz’ dediği halde ben kendisinin orada grubunun kapısının önünde ayakta bekleterek bir açıklama yapmayı doğru bulmadım. ve toplantıda görüşmede görüşülen her hususu bu kürsüden paylaşacak değilim. Ancak Sayın Bahçeli’yle seçim sonuçlarını samimiyetle değerlendirdiğimiz, kendisinin değerlendirmelerini, memnuniyetle dinlediğimiz, tebriklerini kabul ettiğimiz ve bundan sonraki sürece dahil olarak da son derece yapıcı bir şekilde bu değerlendirmeleri gerçekleştirdiğimizi paylaşabilirim. Dış politikada Filistin, Kıbrıs konusu başta olmak üzere Türkiye’nin tüm dış politikasını hangi gözle gördüğümüzü kendisiyle paylaşmaya, CHP’nin burada bir ana muhalefet partisi olduğunu, milletimiz yapılacak ilk seçimlerde başka bir görev verene kadar ana muhalefet partisi olduğumuzu ancak yurt dışında Türkiye’nin partisi olduğumuzun altını bir kez daha çizdim. Ayrıca kendisinin de daha önce seçimlerden önce paylaştığı gibi 10 bin liralık emekli maaşıyla geçinmenin imkansızlığı noktasında görüşlerimizi ifade ettik. Asgari ücretin eridiğini, temmuz ayında zam yapılmamasının yaratacağı sıkıntıyı, temmuz zammının sadece küçük işletmelere, KOBİ’lerin sırtına bırakılmayıp bu konuda devletin yapması gerekenler konusunda her ikimizin de birer milletvekili genel başkanı olarak üzerimize düşenleri hatırladık, konuştuk. Atanmayan öğretmenlerden, staj mağdurlarına, çıraklık mağdurlarına, kademeli emeklilik beklentisinden uzman çavuşların emekli astsubayların sorunlarına kadar pek çok konuda görüş alışverişinde bulunduk. 28 Şubat davasının mağdur tutuklarında Anayasa marjındaki görülen davalara yönelik Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmamasında duyduğumuz endişeye kadar kendileriyle görüşlerimizi ifade ettik. Kendilerinin pek çok husustaki olumlu katkılarını ve elbette farklı düşündüğü noktaları dikkatle takip ettik ve not aldık. Müfredat konusundaki duyduğumuz rahatsızlığı ve daha pek çok başlıkta kendisiyle görüş alışverişinde bulunduk. Kendisinin değerlendirmelerinin ve kendisinin bu konudaki ifadelerinin neler olduğu konusunda daha fazla bir detay benim tarafımdan verilmemesini tüm kamuoyunun anlayışına bırakıyorum. Bu konuda kendilerinden, sözcülerinden yapılabilecek tüm açıklamaların bizim tarafımızdan da  saygıyla karşılanacağını ifade etmek istiyorum.

“HATAY’DA YAPILAN TÜM HAKSZILIKLARIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

Bugün CHP’nin üçü genel başkan yardımcısı olan milletvekilleri Hatay’da bir çalışma yapmak üzere gittiler. Ayrıca deprem komisyonunda görev almış ve bu konuda eğitimli partimize yeni katılmış milletvekilimizle de güçlenen hem dirençli kentler konusunda hem vatandaşın hukukunu korumak noktasında CHP Hatay’a bir teknik heyet görevlendirmesi de ayrıca yapmıştır. Bu eğitim en çok rezerv alan sorunu olan ve haklının hakkını alıp rezerv alan bahanesiyle oraları zenginlere, rantçılara rezerve edip o kentin gerçek sahiplerini o mahalin gerçek hak sahiplerini uzaklara yollamaya çalışan bir takım uygulamalara yapılan itirazları duyuyoruz. Az hasarlı belirtilen yerlere son anda yıkım kararları verildiğini takip ediyoruz, izliyoruz. Elbette zeminin inşaata mümkün olmadığı yerde yerinde dönüşümle daha ileride bir tarihte oluşacak bir depremle yeniden faciayı çağırmayacağız. Ancak zemin etütleri sağlam olan yerlerde, rezerv alanları ilan edilip birtakım hak sahiplerinin hakkına el atmaya asla izin vermeyeceğiz. Hatay’da yapılan tüm haksızlıkların, tüm hukuksuzlukların, seçim boyutuyla da hak sahiplerinin hak arayışları boyutuyla da takipçisi olacağımızı, hukuki desteğin, teknik desteği sonuna kadar sağlayacağımızı herkes bilsin.

Bugünden CHP’nin Sayın Erdoğan’ın da daha sonra benim değil ama partisinin yetkilileri tarafından basın mensuplarıyla paylaşılan ve kamuoyunun da hakim olduğu ifadesiyle CHP’nin yukarıya doğru ivmelenmesinde hakkımızı teslim etmeyen kimse yok. Nisan ayı anketleri geldi. ’31 Mart seçimleri bir yerel seçimdir genele yansımaz’ diyenler yanıldılar. Şu ana kadar CHP’nin bu pazar milletvekili seçimleri olsa oyunuzu kime verirsiniz sorusunda birinci parti olmadığı hiçbir anket yok.

“ADAYLIĞIMI DAYATMAK GİBİ BİR HATA YAPMAYACAĞIMDAN HERKES EMİN OLSUN”

Hazır birinci partiyken, işler yolunda gidiyorken, seçim yeni geride kalmışken, gelecek seçime daha zaman varken aday tartışması dostumuz tarafından iyi niyetle yapılsa da hiçbirimize faydası olmayan bir tartışmadır. Buradan gelecek seçim için şimdiden aday tartışmaları başlatmanın CHP’nin ivmesini düşürmek, gücünü azaltmak, deyim yerindeyse ona çelme takmaktan başka bir gayreti yoktur. Dün MYK toplantısında açıkça ifade ettim; hiçbir arkadaşımın ne kadar iyi niyetle de olsa ne kadar soru da gelse bu tartışmalara dahil olmasını doğru bulmam bundan sonra da istemem. Bizim her birimiz gönlümüzdeki adayı gönlümüzde tutarak, gönüllerimizdeki ortak bir duyguyu ön plana çıkarmak lazımdır. Kimin gönlünden kimin geçtiğinin hiçbir önemi yoktur. Günü gelince CHP’nin bir adayı olacak. O aday, CHP’nin seçilmişleriyle, üyeleriyle, halkın sesini dinleyerek, bu seçim başarısı nasıl geldiyse öyle belirlenecektir. Kimsenin şüphesi olmasın. CHP’nin Genel Başkanı olarak kendi adaylığımı dayatmak, CHP’nin tarihi bir fırsatı kaçırmasını sağlamak, CHP’nin birilerinin tükenmekte olan iktidarına tekrar fırsat vermek gibi bir hata yapmayacağımdan herkes emin olsun.”

(BİTTİ)

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-devlet-bahceli-ile-gorusmesi-hakkinda-konustu-secim-sonuclarini-samimiyetle-degerlendirdik/feed/ 0
Özel, CHP TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu: (1) https://www.haber60.com.tr/ozel-chp-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-1/ https://www.haber60.com.tr/ozel-chp-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-1/#respond Tue, 07 May 2024 22:57:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30725 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Taksim, 1 Mayıs’ta emekçilere kapatıldı. Orada Anayasa Mahkemesi kararına rağmen örülen utanç duvarını gördük.” dedi.

Özel, CHP TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, yaklaşık 3 hafta önce başta gençler olmak üzere tüm yurttaşlara yönelik bir üye kampanyası başlattıklarını belirterek, partisinin gençlik kollarının 81 il genelinde yürüttüğü kampanyaya gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyetini dile getirdi.

Üye kampanyasına ilk hafta ikiz kardeşlerin, daha sonra üçüz kardeşlerin katıldığını kendisinin de dördüz kardeşler için esprili bir çağrı yaptığını anlatan Özel, bu sözlerine sosyal medya hesabından bir dönüş olduğunu söyledi.

Özel, İlayda Aygül’ün kendisine sosyal medya üzerinden bir mesaj gönderdiğini ifade ederek, dördüzler İlayda Aygül ve kardeşleri Berkay, Olgay ve Gökay Aygül ile tanıştıklarını anlattı. Özel, kürsüye davet ettiği dördüzlere parti rozetlerini takarak, “Atatürk’ün partisine babaevine hoş geldiniz.” dedi. Daha sonra dördüzlerin annesini de kürsüye çağırarak teşekkürlerini ileten Özel, CHP’ye katılan akademisyen Bahadır Erdem’e de parti rozetini taktı.

Özgür Özel, konuşmasında Gaziantep’te meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden 9 vatandaşın ailelerine ve Almanya’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden gazeteci Celal Başlangıç’a Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan için düzenlenen anma etkinliğine katıldığını ifade eden Özel, “52 yıl önce yaşanan bu büyük acıya hep birlikte ortak olduk. Orada Deniz Gezmiş’in ağabeyi Bora Gezmiş arkada bir yerdeyken onu yanıma çağırdım. Niye arkada kaldınız dedim. ‘Sayın Genel Başkan, siz beni Deniz Gezmiş’in ağabeyi olarak çağırıyorsunuz ama buradaki herkes onun kardeşidir.’ Ben de buradan onun yaptığı tanımlamaya uygun olarak söylüyorum ki bu salondaki herkes bu partideki herkes Deniz’in, Hüseyin’in, Yusuf Aslan’ın kardeşidir. Onların yolu tam bağımsız Türkiye yolu. Cumhuriyet Halk Partisinin yoludur.” ifadelerini kullandı.

Özgür Özel, Deniz Gezmiş’in Filistin Kurtuluş Örgütü ile dayanışma içinde olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yanında Filistinli arkadaşı İsa vardır. Arapça yazılmış, Filistin şiirini okur. Deniz, Arapçayı sökmeye, şiiri anlamaya çalışır. Bunun Türkçesi basılır. 1976’da Filistin şiiri basıldığında Deniz Gezmiş artık aramızda yoktur. İsa, Türkiye’ye gelir. O kitabı alır. Deniz’in mezarını ziyaret eder ve Filistin’e döner. İsa, 2 sene önce öldü ve kitabını evladına verdi. ‘Bu kitabı, Türkiye’de Deniz Gezmiş’in izinden yürüyen birine ver’ diye vasiyet etmiş. Geçen hafta Türkiye’deki Filistinli öğrencilerin başkanı İsa’nın oğlunun emanetini getirdi. Kitabı aldım. Dün MYK toplantısında CHP’nin müzesine konmak üzere benden sonraki sayın genel başkana devir teslim töreninde arz edilmek üzere o kitabı partinin envanterine kayıt ettirdik.”

Özel, geçtiğimiz yasama döneminde 27 Mayıs darbesine ilişkin idam kararlarını ortadan kaldıran yasal düzenlemeye imza attıklarını hatırlattı.

Özgür Özel, basın özgürlüğünün demokrasinin olmazsa olmaz şartlarından biri olduğunu belirterek, bir ülkede tam demokrasinin ancak basın özgürlüğüyle mümkün olacağını söyledi. Gazeteci Barış Terkoğlu’na verilen hapis cezasını eleştiren Özel, “Ne çekti bu Barışlar? FETÖ yargıya egemendi. Bu gerekçelerle ceza alıyorlardı. FETÖ yargıdan temizlendi. Aynı gerekçelerle ceza alıyorlar.” dedi.

Son 22 yılda hukukun yara aldığını ileri süren Özel, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına anayasal zorunluluğa rağmen uyulmamasının sayısız örneğinin yaşandığını söyledi. Bu örneklerden birinin geçen hafta 1 Mayıs’ta olduğunu ifade eden Özel, “Anayasa Mahkemesi’nin açık kararına rağmen Taksim, 1 Mayıs’ta emekçilere kapatıldı. Orada Anayasa Mahkemesi kararına rağmen örülen utanç duvarını gördük. Türkiye Cumhuriyeti’nin en kıymetli, tarihi hazinelerinden bir tanesi olan surların önüne, İstanbul’a yıllar önce su taşıyan, İstanbul’un susuzluğunu ortadan kaldırmak için yapılan tarihi kemerlerin önünde, aralarına TOMA’ları dizerek, önüne polisimizi dizerek orayı bir utanç duvarı haline getirdiler. Bu utanç duvarı maalesef tarihe geçti. O utanç duvarı bu iktidar gidip, bu ülkeye özgürlükler geldiğinde Türkiye demokrasisinin kara anı olarak hep hatırlanacak.” diye konuştu.

“Suçluların mağdur, mağdurların suçlu ilan edildiği bir süreçteyiz”

Özel, “1 Mayıs’ta birilerinin Anayasa’ya uymadığı için emekçileri kutlamaların olduğu alana almadığını” öne sürerek, şöyle konuştu:

“Orada bulunanlar, itiraz edenler ve girmek isteyenler kendileri de birer emekçi olan polisimizle karşı karşıya kanunsuz bir emirle getirildi. Ardından 49 yurttaşımız, 1 Mayıs’ta orada yaşananlar üzerine önce gözaltına alındılar ve tutuklandı. Anayasa Mahkemesi kararına direnen, kanunsuz emri verenler, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa uymadı diye gençleri gözaltına alıp tutukluyorlar. Gösteri ve toplantı yürüyüş hakkı kanuni ve anayasal bir haktır. Onu engelliyorsun sonra kanuna uygun değil diye hapse atıyorsun. Suçluların mağdur, mağdurların suçlu ilan edildiği bir süreçteyiz. Bir an önce gençlerin serbest bırakılmasını, milletten kanuna uyulmasını isteyenlerin önce anayasaya uyması gerektiğini hatırlatırız.”

Grup toplantı salonunda, kamu iktisadi teşekküllerinde bulundukları için kadro alamayan taşeron işçilerin bulunduğuna işaret eden Özel, yapılan işin Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı ve ayrımcılık olduğunu savundu. Özel, KİT’lerde ve belediye iştiraklerinde çalışıp yasal düzenleme dışında bırakılarak kadro alamayan tüm emekçilerin taleplerinin arkasında olduklarını ve desteklediklerini söyledi.

Hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren Özgür Özel, şu değerlendirmelerde bulundu:

“İktidarın kötü ekonomi yönetimi, emekliye, emekçiye, memura, alın teri ile geçinen her bir yurttaşımıza büyük bir çöküş yaşattı. Hayat pahalılığını, yüksek enflasyonu, artan kiraları, Türk lirasının aşırı değer kaybını hep birlikte yaşıyoruz. Avrupa Birliği Komisyonunun yaptığı bir çalışmaya göre kira sorununda Avrupa kentleri arasında vatandaşın en çile çektiği, kira sorunun en yüksek olduğu kent İstanbul. İstanbul’daki ortalama kira 23 bin lira. 650 avro. En düşük emekli maaşı ise 10 bin lira. Asgari ücret 17 bin lira. Ortalama kira 23 bin lira. Bunun Avrupa’da bir örneği yok. Yani bir kentte çalışan emekçiye ortalama kiranın yüzde 20 altında asgari ücret örneği yok. Ortalama kiranın yarısından az emekli maaşı alan dünyada hiçbir ülke yok. Bu yüzden emeklimize ve emekçimize yapılan bu zulmün altını dikkatle çiziyoruz.”

Özel, kredi kartı sahiplerinin de borcunu ödeyemedikleri için her ay iflasa, borç batağına ve icraya sürüklendiğini belirterek, “Milletin ekmeğinin küçüldüğü, buzdolabının boşaldığı, sofrasının zayıfladığı, çorbasının kaynamadığı bir sürece geldik. Bu yoksulluğu görmeliyiz. Bu sıkıntıları görmeliyiz ve buna hep birlikte itiraz etmeliyiz.” dedi.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozel-chp-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-1/feed/ 0
YSK Başkanı Ahmet Yener, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimlerinin Kesin Sonuçlarını Açıkladı https://www.haber60.com.tr/ysk-baskani-ahmet-yener-31-mart-2024-mahalli-idareler-secimlerinin-kesin-sonuclarini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/ysk-baskani-ahmet-yener-31-mart-2024-mahalli-idareler-secimlerinin-kesin-sonuclarini-acikladi/#respond Mon, 06 May 2024 22:33:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30575 Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimlerinin kesin sonuçlarını açıkladı.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimlerinin kesin sonuçlarını açıkladı. Kurul üyeleri ile basın açıklaması yapan yener seçimlerde partilerin aldığı büyükşehir, il belediye başkanlığı ve belde belediye başkanlığı sayılarını açıkladı. Seçim sonuçlarının her an siyasi partilerle paylaşıldığını hatırlatan Yener, ıslak imzalı tutanakların da YSK’nın sitesinden yayımlanacağını duyurdu.

“Münferit bazı hadiseler dışında seçimler, huzur ve güven içerisinde yapılarak sonuçlandırılmıştır”

Kesin seçim sonuçlarının YSK’nın internet sitesinde yayımlanacağını hatırlatan Yener, “31 Mart 2024 Pazar günü yapılan 34 siyasi partinin katıldığı Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde 207 bin 848 sandıkta 61 milyon 441 bin 882 kayıtlı seçmen ile seçimlere gidilmiştir. 61 milyon 441 bin 882 kayıtlı seçmenin 31 milyon 85 bin 280’i kadın oran yüzde 50.59, 30 milyon 356 bin 602’si oran 49 nokta 41 seçmendir. Münferit bazı hadiseler dışında seçimler, huzur ve güven içerisinde yapılarak sonuçlandırılmıştır. Seçim süreci içerisinde tüm veriler ve seçmen listeleri seçim takviminde öngörülen tarihlerde siyasi partilerimizle paylaşılmıştır. Sisteme girilen sonuçlar ve resmi formatı sayım döküm cetvelleri ve sandık sonuç tutanakları Yüksek Seçim Kuruluna geldiği andan itibaren eş zamanlı olarak seçime katılan siyasi partilerle paylaşılmıştır. Seçime katılan siyasi parti temsilcileri, seçim sonuçlarını başkanlığımızda canlı olarak sunulan ekran üzerinden takip etmişlerdir. Kesin seçim sonuçlarının ilanıyla birlikte tutanaklar internet sitemizde, ıslak imzalı olarak tüm vatandaşlarımızın erişimine açılacaktır. Yüksek Seçim Kurulu açık veri portalında 2009-2024 yılları arasında yapılmış olan Cumhurbaşkanlığı Seçimi, Milletvekili Genel Seçimi, Mahalli İdareler Genel Seçimi ve Halk Oylaması seçimlerine ait veri ve bilgilerin paylaşımı yapılmaktadır” ifadelerine yer verdi.

Nerelerde seçim yenilenecek

31 Mart 2024 Pazar günü yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimleri sonrasında, yapılan itirazlar üzerine 2 Haziran 2024 tarihinde yeniden seçim yapılacak yerleri sıralayan Yener “Aksaray Güzelyurt, Kayseri Pınarbaşı, Şanlıurfa Hilvan ilçeleri ile Sivas Yıldızeli-Güney Kaya, Tunceli Mazgirt-Akpazar, Kırklareli Lüleburgaz-Büyükkarıştıran ve Aksaray Merkez Sağlık Beldelerinde seçimler yenilenecektir” ifadelerini kullandı.

“Büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerinde ise 47 milyon 867 bin 134 seçmen kayıtlı olup katılım oranı yüzde 78.12 olarak gerçekleşmiştir”

Seçimlere katılım oranına ve kesim seçim sonuçlarına göre partilerin aldığı başkanlıklara dair bilgi veren Yener, “31 Mart 2024 tarihinde yapılan Mahalli İdareler Genel Seçiminde il genel meclisi üyeliğinde 13 milyon 563 bin 800 kayıtlı seçmen bulunmakta olup katılım oranı yüzde 80.09 olarak gerçekleşmiştir. Büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerinde ise 47 milyon 867 bin 134 seçmen kayıtlı olup katılım oranı yüzde 78.12 olarak gerçekleşmiştir. 30 büyükşehirde Adalet ve Kalkınma Partisi 12, Yeniden Refah Partisi 1, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi 3, Cumhuriyet Halk Partisi 14 büyükşehir belediye başkanlığı kazanmıştır. Belediye Başkanlığı seçimlerinde ise 57 milyon 708 bin 541 kayıtlı seçmen bulunmakta olup katılım oranı yüzde 78.11 olarak gerçekleşmiştir. 51 il belediye başkanlığından Adalet ve Kalkınma Partisi 12, İYİ Parti 1, Büyük Birlik Partisi 1, Yeniden Refah Partisi 1, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi 7, Cumhuriyet Halk Partisi 21, Milliyetçi Hareket Partisi 8, belediye başkanlığı kazanmıştır. 919 ilçede ise 346 Adalet ve Kalkınma Partisi, 22 İYİ Parti, 1 Sol Parti, 13 Büyük Birlik Partisi, 1 Demokratik Sol Parti, 37 Yeniden Refah Partisi, 57 Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, 314 Cumhuriyet Halk Partisi, 2 Demokrat Parti, 114 Milliyetçi Hareket Partisi, 1 Türkiye İşçi Partisi, 1 Demokrasi ve Atılım Partisi, 1 Saadet Partisi, 9’da bağımsız aday seçimleri kazanmıştır. 316 belde belediye başkanlığında ise 168 Adalet ve Kalkınma Partisi, 7 İYİ Parti, 1 Sol Parti, 6 Büyük Birlik Partisi, 1 Memleket Partisi, 1 Demokratik Sol Parti, 24 Yeniden Refah Partisi, 10 Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, 60 Cumhuriyet Halk Partisi, 1 Hür Dava Partisi, 3 Demokrat Parti, 96 Milliyetçi Hareket Partisi, 3 Demokrasi ve Atılım Partisi, 3 Saadet Partisi, 2 bağımsız aday belediye başkanlığını kazanmıştır. Belediye Meclisi Üyeliği seçimlerinde ise Seçimlerine ise 57 milyon 715 bin 191 kayıtlı seçmen bulunmakta olup katılım oranı yüzde 78.10 olarak gerçekleşmiştir” diye konuştu.

En düşük ve en yüksek katılım nerelerde

Yapılan seçimlerde en düşük ve en yüksek katılım oranlarına da yer veren Yener, “En düşük olanlar büyükşehir belediye başkanlığında yüzde 67.34 ile Diyarbakır, il belediye başkanlığında yüzde 59.63 ile Bingöl, ilçe belediye başkanlığında yüzde 59.76 ile Diyarbakır Bağlar, belde belediye başkanlığında ise yüzde 36.18 ile Yozgat Akdağmadeni Belekçihan beldesi olmuştur. Katılımı yüksek olduğu yerler ise büyükşehir belediye başkanlığında yüzde 84.97 ile Manisa, il belediye başkanlığında yüzde 83.44 ile Artvin, ilçe belediye başkanlığında yüze 95.93 Kırıkkale Karakeçili ilçesi, belde belediye başkanlığında ise yüze 98.04 ile Aksaray Merkez Yeşiltepe beldesi olmuştur. Yine 31 Mart 2024 tarihinde gerçekleşen seçimlerde seçmen sayısı en fazla olan 5 büyükşehir belediyesinde katılım oranları ise şu şekildedir; Ankara’da yüzde 79.39, Antalya’da yüzde 78.47, Bursa’da yüzde 78.84, İstanbul’da yüzde 79.28 ve İzmir’de yüzde 79.02 olarak gerçekleşmiştir” dedi. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/ysk-baskani-ahmet-yener-31-mart-2024-mahalli-idareler-secimlerinin-kesin-sonuclarini-acikladi/feed/ 0
Fatih Erbakan, Derecik Belediyesi’ni ziyaret etti https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-derecik-belediyesini-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-derecik-belediyesini-ziyaret-etti/#respond Mon, 06 May 2024 21:42:58 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30541 Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, 31 Mart seçimlerinde belediye başkanlığını kazandığı Hakkari’nin Derecik ilçesini ziyaret etti.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, 31 Mart yerel seçimlerde partisinin kazandığı Derecik İlçe Belediye Başkanlığı’nı kazanmasının ardından geldiği ilçede Derecik Belediye Başkanı Hasan Dinç, bölgenin kanaat önderleri ve binlerce kişi tarafından karşılandı. Burada bir konuşma yapan Erbakan, “Derecik Belediye Başkanımız Hasan Dinç beye bu ev sahipliği için teşekkür ediyoruz. Tabii kendisiyle beraber tüm Derecik halkına da teşekkür ediyoruz. Bizleri en sıcak şekilde karşılayıp, bağırlarına bastılar. Buraya 3 sene evvel bir kez daha gelmiştik ve şimdi 3 sene sonra belediye başkanlığımızı ziyaret için Yeniden Refah Partili belediyemizi ziyarete gelmek nasip oldu. Tabii ki bu sonuçta milli görüş belediyesi çok büyük bir rol oynadı. Milletimiz milli görüşü geçmiş dönemdeki hizmetlerini çok yakinen bildiği ve hatırladığı için, bu milli görüş ruhunun bu günkü temsilcisi olan Yeniden Refah Partimize bu seçimlerde yöneldi” dedi.

Türkiye genelinde üçüncü parti haline geldiklerini ifade eden Erbakan, “63 belediye 3 milyon oy ve belediye meclisi Türkiye geneli ortalaması yüzde 7 olmak üzere bir önceki seçime göre oylarımızı yüzde 100’ün üzerinde fark attık. Seçimi tartışmasız bir şekilde galibi olduk. Tabi bu kapsamda 63 belediyenin içerisinde Hakkari’nin Derecik belediyemizin olması da ayrıca büyük bir mana taşıyor. Çünkü biraz evvel Yüksekova’da da ifade ettiğim gibi burada, Hakkari’de bir belediye almak batıdaki başka bir ilden Konya’dan, Kayseri’den 10 tane belediye almakla eş değer. Bu bir başarı öyle görüyorum. Hakkari merkezde il genel meclis oylarımız yüzde 8,5’a ulaştı. Buda yine de Kayseri’de, Konya’da, Kahramanmaraş’ta yüzde 20 ve yüzde 30 almakla eş değer bir başarı. Bu bakımdan tabii ki il başkanımızı ilçe başkanlarımızı burada Derecik Belediyesi kazanılmasında bütün emeği geçen kahramanlarımıza teşekkür ederim. Buradaki şartlar malum. Bu zor şartlar altında ve imkansızlıklara rağmen böyle bir başarı için Allah kendilerinden razı olsun. Tabii ki Derecik halkı teveccühü bizler için çok kıymetli. Burada bunların bu teveccühüne bu güvenine layık olmak için kolları sıvayacağız ve kıymetli belediye başkanımızla beraber Dereciği layık olduğu yere taşımak için bu önümüzdeki 5 seneyi en güzel bir şekilde değerlendireceğiz. Derecik halkına İnşallah milli görüş belediyeciliği, ahlaklı belediyelik ve yepyeni bir döneme inşallah geçmiş olacağız. Sadece klasik belediyecilik hizmetleri değil aynı zamanda Derecik halkına refah seviyesini arttıracak belediyecilik kalkınmasına vesile olacak, istihdam sağlayacak projeleri de hayata geçireceğiz. Kıymetli başkanımızın vesilesiyle ve öncülüğünde burada bir susam ekimi, susam tarımı ve bu susamların elde edilmesi ile inşallah bir tahin üretim tesisini kurulması. Bununla beraber buğday ekimi ve bu buğdayın belediye tarafından alım garantisi ile ve çiftçilerinize ektirilmesi ve alınan buğdaylar İnşallah belediyenin öncülüğünde kurulacak olan un fabrikası gibi daha ilk etapta inşallah sizlerle hayata geçireceğimiz projelerimizdir. Bu bölgenin kalkınması istihdam sağlanması için belediye başkanımız büyük bir rol üstlenecek” şeklinde konuştu.

Daha sonra belediye binasına geçen Erbakan’a, Genel Başkan Yardımcıları Nureddin Gül ve Mehmet Kaderli, MKYK üyeleri Sadık Çat ve Zülküf Şeker, Derecik Belediye Başkanı Hasan Dinç ve Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Ali Özer eşlik etti. – HAKKARİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-derecik-belediyesini-ziyaret-etti/feed/ 0
Özel’den “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP içinde karışıklık planı var” iddialarına yanıt https://www.haber60.com.tr/ozelden-cumhurbaskani-erdoganin-chp-icinde-karisiklik-plani-var-iddialarina-yanit/ https://www.haber60.com.tr/ozelden-cumhurbaskani-erdoganin-chp-icinde-karisiklik-plani-var-iddialarina-yanit/#respond Mon, 06 May 2024 21:24:55 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30534 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 52’nci yılı dolayısıyla Karşıyaka Mezarlığı’nda düzenlenen anma törenine katıldı.

“KENDİMİZE GÜVENİMİZ TAM”

Burada açıklamalarda bulunan Özel’e AK Parti Genel Merkezi’nde görüşme gerçekleştirdiği Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP içinde karışıklık planladığına yönelik iddialar soruldu. Özel “Türkiye’nin birinci partisini, yüzde 38 oy almış bir partiyi, gelecek seçimlerde Türkiye’nin iktidar partisi olmak için canla, başla çalışan ve buna yürekten inanmış kadroların partisini kim karıştırmak isteyebilir, kim komplo teorileriyle bizleri meşgul etmek isteyebilir. Bunlar özgüvensiz dönemden kalan meseleler. Kendimize güvenimiz tam” yanıtını verdi.

“GENERALLERLE İLGİLİ DETAYLI BİR DOSYAYI KONUŞTUK”

Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde generallerle ilgili bir talimatı olup olmadığı sorusu üzerine şunları söyledi; “İki genel başkan bir görüşme yaptıktan sonra ya ortak bir açıklama yapılır ya da herkes görüşmeyle ilgili kendine ait kısımlar hakkında bilgi verebilir. Diğeri son derece müzakere tekniğine aykırıdır. Ben şöyle dedim, bana böyle dediler dediğinizde, görüşmenin belli seyrini, bundan sonra olabilecek olumlu görüşmeleri engellemiş olursunuz. Ben gazetecilik merakına sonuna kadar saygılıyım ancak bu cevap için muhatap ben değilim. Benim söylemem doğru olmaz. Ben sadece kendimin ne yaptığını söyleyebilirim. Biz detaylı bir dosya hazırlamıştık. O dosyayı, Sayın Cumhurbaşkanı ile yaptığımız görüşmede gündemimize aldık, üzerinde konuştuk. Ben bu konuda, önümüzdeki günlerde olumlu gelişmeler olacağını ümit ediyorum, bu ümidimi koruyorum. Dikkatle takip edeceğiz. Belki Sayın Erdoğan bu konuda bir açıklama yaparsa ondan sonra o günle ilgili diğer detaylar aleniyet kazanabilir. Ama benim aksini yapmam müzakere tekniğine uygun bir davranış olmaz.

“BÜYÜK BİR NEZAKETLE MÜZAKERE EDİLDİ”

Herkesin içi rahat olsun. Gezi davasında da 28 Şubat davasında da yaşanan hukuksuzluklar ve toplumdaki tüm beklentiler, yani önceden bir gündem hazırladığımızı söylemiştim. O gündem içindeki herhangi bir madde konuşulmadan o toplantıdan ayrılınmadı. O gün de söylemiştim, daha önce söylediğimiz her şey ve daha fazlası toplantıda konuşuldu. Büyük bir nezaket ile karşılıklı müzakere edildi, görüş alışverişi yapıldı. Bizim tarafımızdan belli talepler çok net şekilde dillendirildi. Ben marj içinde kalmak zorundayım.”

SİNAN ATEŞ İDDİANAMESİ

Özel, Sinan Ateş iddianamesi ile ilgili soru üzerine şöyle konuştu; “Sinan Ateş iddianamesi le ilgili kapsamlı bir çalışma ve açıklama yapacağız. Ancak iddianame hem aileyi son derece rahatsız etmiştir hem de Türkiye’deki gerçekten adalet isteyen herkesi rahatsız etmiştir. İddianameyi hazırlayan savcının görevi şudur; delilleri toplamak, şahitleri dinlemek, soruşturmayı genişletmek ve en geniş şekilde yargılanma safhası gelmeden önce iddianameyi hazırlamak. Kamuoyunun kapsamı savcıdan geniş. Sizler savcıdan daha çok şey biliyorsunuz. İddianamenin özelliği şudur; iddianameyi okuduğunuzda haber yaparsınız. İddianame ile ilgili yapılan haberler, iddianamede bir şey olmadığına yönelik. İddianamede yeni bilgiler yok. Sizlerden birisi eline kalem alsa daha güçlü bir iddianame yazar. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.

AYŞE ATEŞ İLE GÖRÜŞECEK

Bu arada Sayın Ayşe Ateş -Sinan Ateş’in eşi- bizden bir randevu talebi olmuştu. Kendisiyle bugün görüşeceğiz. Kendisinin bu konuyla ilgili topluma mal olan tepkisini biz de sizlerle takip ettik. Onun dışında kendisiyle de görüştükten sonra dah fazla, daha net şeyler söyleme imkanı buluruz.”

ERDOĞAN’IN ZİYARET TARİHİ NET DEĞİL

Erdoğan’ın iade-i ziyaretine ilişkin tarihin netleşip netleşmediği sorusu üzerine Özel, “Bize henüz böyle bir başvuru yapılmadı. Böyle bir talepte bulunulacağını biliyoruz. Tarih netleşince açıklanır” dedi.

“ÖZGÜVENSİZ DÖNEMDEN KALAN MESELELER”

“Görüşmeden sonra bazı iddialar da ortaya atıldı. Sayın Cumhurbaşkanı’nın CHP içinde bir karışıklık planı olduğu şeklinde yorumlar yapılıyor. Bu konuda değerlendirmeniz nedir” sorusu üzerine Özel şu yanıtı verdi; “47 yıl seçim kazanamamanın verdiği özgüvensizliği atamamış bazı arkadaşlarımızın değerlendirmeleri. Türkiye’nin birinci partisini, yüzde 38 oy almış bir partiyi, gelecek seçimlerde Türkiye’nin iktidar partisi olmak için canla, başla çalışan ve buna yürekten inanmış kadroların partisini kim karıştırmak isteyebilir, kim komplo teorileriyle bizleri meşgul etmek isteyebilir. Bunlar özgüvensiz dönemden kalan meseleler. Kendimize güvenimiz tam. Kayıt dışı siyasete karşıyız. Her şeyi gözlerinizin önünde yapıyoruz, açıklıyoruz, çalışıyoruz. Gayret ediyoruz. Hiç kimse korkmasın. CHP’yi topuyla, tüfeğiyle, tankıyla darbeciler karıştıramadı. Biz her seferinde bazen düştük, hep beraber düştüğümüz yerden kalktık. Şimdi yerdeyken kalkacağına inanan bir parti, tarihinin en önemli çıkışlarından birinde böyle özgüvensiz sorularla, özgüvensiz tartışmalarla kimse kimseyi meşgul etmesin. İşimiz var daha iktidar olacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozelden-cumhurbaskani-erdoganin-chp-icinde-karisiklik-plani-var-iddialarina-yanit/feed/ 0
Başbakan Rishi Sunak, seçmenlerin hala kendisine destek verebileceğini savundu https://www.haber60.com.tr/basbakan-rishi-sunak-secmenlerin-hala-kendisine-destek-verebilecegini-savundu/ https://www.haber60.com.tr/basbakan-rishi-sunak-secmenlerin-hala-kendisine-destek-verebilecegini-savundu/#respond Mon, 06 May 2024 03:54:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30501 İngiltere’de yerel seçimlerde büyük kayıp yaşayan Başbakan Rishi Sunak, genel seçimlere aylar kala halen seçmen nezdinde kazanım elde edebileceğini savundu.

Sunak, iktidar partisinin kayıplarının tam olarak netleşmesi sonrası ilk mesajında “ciddi bir hayal kırıklığı” yaşadığını kabul etti.

Perşembe günü 107 belediye için yapılan seçimlerde sonuçlar belli oldu.

Buna göre İşçi Partisi 186 ek sandalye ile meclis üyeliğini 1158’e yükseltirken, Muhafazakar Parti 474 sandalye kaybederek 515’e geriledi.

Genel seçimler için de büyük işaret olan yerel seçimde Liberal Demokratlar ve Yeşiller de önemli kazanımlar elde etti.

Seçim yenilgisi ile ilgili Times gazetesine konuşan Sunak, İngiliz kamuoyuna “onların yararına işler yaptıklarını göstermeye kararlı” olduğunu söyledi.

Partisinin çoğunluğu kaybetme yolunda olabileceğini ilk kez kabul eden Rishi Sunak, genel seçimden İşçi Partisi’nin en büyük parti çıkabileceğini kabul etti.

Sunak yerel seçimlerin, hiçbir partinin çoğunluğu sağlayamayacağı bir genel seçim sonucunun işareti olduğunu da savundu.

Ülkenin önde gelen seçim uzmanlarından Profesör Michael Thrasher da Sky News için yaptığı değerlendirme de Sunak’ın öngörüsünü paylaştı ve İşçi Partisi’nin 294 sandalye kazanabileceğini söyledi.

Bazı seçim uzmanlarının karşı çıktığı bu öngörü, yerel seçim sonuçlarında yaşanan oy verme davranışının genel seçime modellenmesi ile elde ediliyor.

İngiltere’de en geç Aralık ayında yapılması gereken genel seçimde meclis çoğunluğu için 329 milletvekili gerekiyor.

Ülkede son genel seçimde Boris Johnson liderliğindeki Muhafazakar Parti 365 milletvekili kazanmıştı. İşçi Partisi ise 203’te kalmıştı.

Ancak 2019 yılındaki bu seçimden yaklaşık 2.5 yıl sonra Yerine gelen Liz Truss da ekonomi politikalarının büyük krize yol açması sonrası ve görevi mevcut Başbakan Sunak’a devretti.

Blackpool yenilgisi ne anlama geliyor?

Sunak Times Gazetesi’ne verdiği mülakatta Liberal Demokratlar ve Yeşiller ile yapılacak bir İşçi Partisi koalisyonunun İngiltere için ‘felaket’ olacağını da iddia etti.

Sunak, “Ülkenin bir başka at pazarlığına değil icraata ihtiyacı var. Halkın öncelikleri konusunda bir planı olan tek parti biziz” dedi.

Ana muhalefetteki İşçi Partisi ise başka partilerle genel seçim sonrasına ilişkin bir koalisyon planı içinde olabileceği iddiasını reddediyor.

Partinin seçim işleri sorumlularından Pat McFadden, BBC’ye yaptığı açıklamada İşçi Partisi’nin kazanabileceğine yönelik bir inancın hakim olduğunu söyledi.

Başbakan Rishi Sunak, genel seçimler öncesi bu son büyük kamuoyu sınavında ciddi bir yenilgiye uğramış görünüyor.

Londra’da İşçi Partisi’nin adayı ve mevcut Belediye Başkanı Sadiq Khan yüzde 43,8 oy alarak koltuğunu korudu. Muhafazakar Parti’nin Londra Belediye Başkan adayı Susan Hall ise yüzde 32,7 oy aldı.

Genel seçime yönelik önemli göstergelerden biri Blackpool kentinde yaşandı.

İktidardaki Muhafazakar Parti, yerel seçimlerle aynı gün bu kentte yapılan milletvekilliği ara seçiminde sandalyeyi İşçi Partisi’ne kaptırdı. Başbakan Sunak’ın partisi burada 2019’daki seçime kıyasla yüzde 32 oy kaybına uğradı.

Ülkede nasıl bir seçim sistemi var?

İngiltere’de parlamento, Avam Kamarası ve Lordlar Kamarası’ndan oluşuyor.

Avam Kamarası üyeleri normalde 5 yılda bir yapılan seçimlerle belirleniyor.

Seçim sistemi, dar bölge ve çoğunluk esasına dayanıyor.

650 seçim bölgesinde en fazla oy alan aday, bölgesinin milletvekili olarak parlamentoya giriyor.

Parlamentodaki Avam Kamarası’nda 650 sandalye bulunuyor.

Sandalyelerin yarısından bir fazlasına, yani 326’sına sahip olan parti tek başına iktidar oluyor.

Eğer hiçbir parti bu sayıya ulaşamazsa en çok oy alan partinin azınlık hükümeti veya koalisyon gündeme geliyor. İngiltere, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra sadece 2010-2015 döneminde koalisyon hükümetiyle yönetildi.

Dar bölge ve çoğunluk esasına dayalı sistem nedeniyle partilerin ulusal çaptaki oy oranıyla, parlamentodaki sandalye dağılımı arasında doğrusal oran bulunmuyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/basbakan-rishi-sunak-secmenlerin-hala-kendisine-destek-verebilecegini-savundu/feed/ 0
Ahmet Davutoğlu: “Erdoğan’ın ‘Siyasi Yumuşama Dönemi Başlamıştır’ İfadesini Tarihi Bir Açıklama Olarak Görüyor ve Destekliyoruz” https://www.haber60.com.tr/ahmet-davutoglu-erdoganin-siyasi-yumusama-donemi-baslamistir-ifadesini-tarihi-bir-aciklama-olarak-goruyor-ve-destekliyoruz/ https://www.haber60.com.tr/ahmet-davutoglu-erdoganin-siyasi-yumusama-donemi-baslamistir-ifadesini-tarihi-bir-aciklama-olarak-goruyor-ve-destekliyoruz/#respond Sun, 05 May 2024 22:03:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30485

(ANKARA) – Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘Siyasi yumuşama dönemi başlamıştır’ ifadesini tarihi bir açıklama olarak görüyor ve destekliyoruz. Hepimiz biliyoruz, Sayın Erdoğan bir siyasi taktik dehasıdır. Siyasi yumuşama kararınız ve ifadeniz çok doğrudur, içini stratejik olarak doldurmak şartıyla. Ama amacınız, ‘İkinci parti konumuna düştüm. Bir müddet tartışmaları benim alanımdan çıkarıp muhalefetin içine taşımak için muhalefetin bir liderini öne çıkarıp diğerlerini göz ardı edeyim ve içeride böylece bir tartışma çıkartayım gibi bir taktik manevraysa Türkiye bir yerden diğer yere yine savrulur” dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, bugün partisinin ‘Genişletilmiş İstişare Kampı’nın kapanış konuşmasını yaptı. Davutoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Kendi iklimini kurabilen, kendi kültürünü oluşturabilen siyasi partiler, kendi siyasi iklimini oluşturabilen ülkeler kalıcı kurumlar oluştururlar. ve sorunlarla karşılaştıklarında akılla, yürekle bu sorunları çözmeyi başarılar. Siyasi partileri de ülkeleri de ayakta tutan, ortak ruhtur. Kurallar önemlidir ama iklim yoksa kuralların nasıl baypas edildiğini yakın dönemde ülkemizde müşahede ettik. Kuralları uygulayacağız ama iklimi kuracağız. Kampımızda, dört soruya cevap aradık. Bir: 31 Mart seçimlerinden sonra Türkiye’nin siyasi iklimi, görüntüsü, tablosu nedir ve ülkemizin nereye doğru gitmesi konusunda milletimiz hangi mesajları vermiştir? İkincisi: Alandan gelen bilgilerle Türkiye’nin her yerinden bu tabloya bakış açısı nedir? Üçüncü sorumuz: Partimizin bu tablo içindeki konumlanması ne olmalıdır? Dördüncü soru: Bu konumlanma esnasında alınması gereken tedbirler nelerdir?

“TOPLUMDA OTOKRASİYE DOĞRU GİDİŞ KAYGISININ YERİNİ, ‘DEMOKRATİK BİR DÖNEM BAŞLAYABİLİR AMA SONRASI NE OLACAK’ KAYGISI ALDI”

Çok önemli sonuçlara ulaştık. İlk soru için hepimizi kaygılandırması ama ümitlendirmesi gereken bir olgu var. Türkiye’de siyasetin psikolojisi çok çabuk değişiyor. Geçen sene, 14 ve 28 Mayıs seçimlerinden sonra ülkede iktidarın mutlak egemen olduğu ve artık bazı demokratik kazanımların dahi tehlikeye düşebileceği, AK Parti kitlelerinin dahi ‘Acaba nereye gidiyoruz’ sorusunu sorduğu bir iklim mevcuttu. Muhalefet partileri dağınık, kafalar karışık, iktidar aşırı bir özgüvenle, kibir halinde geleceğe bakıyordu. 31 Mart seçimleri bunun tam tersi bir tablo ortaya koydu. Bu sefer iktidar partisi ilk kez ikinci kez parti konumuna geriledi. Muhalefet yaşadığı bütün travmaya rağmen, özellikle öfke oylarıyla ana muhalefet partisi öne çıktı. ve toplumda otokrasiye doğru gidiş kaygısının yerini, ‘Demokratik bir dönem başlayabilir ama sonrası ne olacak’ kaygısı aldı.

“YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR. SİYASET ÖZGÜRLEŞİYOR”

Dün ve bugün yaptığımız istişarelerde geldiğimiz sonuçları paylaşmak isterim. Birincisi: Yeni bir dönem başlıyor. Belki de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni, hatta 2016’dan bu yana ilk kez siyasetin tartışma alanı ve önü açılıyor. Bu önemli bir değişimdir. Geçmişte, son 8 yıldır ittifak partileri, Cumhur İttifakı düşmanlaştırma, şeytanlaştırma, terörle işbirliği iddiasıyla yöntemlediği bir kutuplaştırma stratejisi takip etti. Toplum karpuz gibi ortadan ikiye bölündü neredeyse. Birbiriyle konuşamaz niteliğe dönüştü insanlar. Siz iktidarı eleştirdiğinizde hain oldunuz, muhalefette olduğunuzda dış güçlerin ajanı oldunuz. Ama iktidar içindekiler de kendi hallerinden hiç memnun değillerdi. Çünkü ahlaki meşruiyetlerini kaybetmeye başlamışlardı. İktidar içindeki tartışmalar kapalı kapılar ardından yapılıyordu. İktidar bağımlılığı oluşmuştu, uyuşturucu gibi iktidarı ‘nasıl olsa güç bizde’ ataletine sevk etmişti. Şimdi siyaset özgürleşiyor. Bu, siyasi partilerin aldığı oyların ötesinde bir gerçektir. Belki de en önemlisi iktidar unsurları, AK Parti’nin içerisindeki kesimler ilk defa özgürleşiyorlar. Bu sağlık işaretidir. Muhasebe yapacaklar. ‘Neden 22 sene sonra, mutlak bir iktidar imkanına sahipken AK Parti ikinci parti konumuna düştü?’

“ERDOĞAN’IN ‘SİYASİ YUMUŞAMA DÖNEMİ BAŞLAMIŞTIR’ İFADESİNİ TARİHİ BİR AÇIKLAMA OLARAK GÖRÜYOR VE DESTEKLİYORUZ”

Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘Millete küsmek olmaz. Oturup değerlendireceğiz’ sözünü ciddiye almıştık. Son attığı adımları, özellikle son cuma namazı çıkışı ‘Siyasi yumuşama dönemi başlamıştır’ ifadesini tarihi bir açıklama olarak görüyor ve destekliyoruz. Ancak içinin doldurulması lazım. Sayın Erdoğan’ın siyasi hayatının önemli bir kısmında yanında en yakın çalışma arkadaşı olarak bulunmuş, bir kısmında da yapılan yanlışlar karşısında hiç çekinmeden konuşmuş bir siyasetçi olarak şu soruyu sormak isterim kendisine: Bu siyasi yumuşama bir taktik manevra mı, Türkiye’nin geleceğini belirleyecek stratejik bir dönüşüm kararı mı? Hepimiz biliyoruz, Sayın Erdoğan bir siyasi taktik dehasıdır. Ama stratejik hedefler konusunda bir uçtan diğer uca gidecek esnekliğe de sahiptir. AK Parti içindeki arkadaşlarıma seslenerek ifade ediyorum: Onların taktik olarak gücü koruma sorusuna verdiği cevaplar, Türkiye’nin stratejik hedeflerini bir uçtan bir uca savrulur hale dönüştürmüştür. 2002’de, ekonomik kriz sonrası yolsuzluklarla, hortumlamalarla, siyasi ahlak açısından yaşanan büyük zaaflarla, yasaklarla boğuşan bir Türkiye’den AK Parti kurulurken bunu alıp özgürlüklere, demokrasiye, insan haklarına dayalı yeni bir siyasal düzen, yoksullaşmayı durduracak sosyal adalet anlayışı, ve temiz siyaset anlayışıyla Türkiye’yi bir yere taşımayı hedeflemiştik. Sayın Erdoğan’ın ve iktidardakilerin taktik güçlerini koruma düşüncesi o stratejik hedefi yok etti.

“ERDOĞAN CHP’YE GİDECEKSE BİZDEN BİR KÜÇÜK ÖZRÜ BORCU VAR”

İktidara ve Sayın Erdoğan’a seslenmek istiyorum: Siyasi yumuşama kararınız ve ifadeniz çok doğrudur, içini stratejik olarak doldurmak şartıyla. Ama amacınız, ‘İkinci parti konumuna düştüm. Bir müddet tartışmaları benim alanımdan çıkarıp muhalefetin içine taşımak için muhalefetin bir liderini öne çıkarıp diğerlerini göz ardı edeyim ve içeride böylece bir tartışma çıkartayım gibi bir taktik manevraysa Türkiye bir yerden diğer yere yine savrulur. Çok doğru bir tavır, eleştirmek için söylemiyorum; Sayın Erdoğan CHP Genel Merkez’e gidecekse bizden bir küçük özür borcu var. Eğer 2016 darbesinden sonra Yenikapı ruhu korunmuş olsaydı Türkiye’de ‘tek millet’ çağrısını her alanda söylemek gibi bir ihtiyaç hissetmeden milleti tek bir ruhta birleştirmek mümkün olmaz mıydı? Üslubumuzu bunda sonra değiştireceğiz, siyasi yumuşamaysa biz de aynısını yapacağız ama samimiyet görmek istiyoruz.

“TERÖRLE İŞBİRLİĞİYLE SUÇLADIĞINIZ CHP İLE GÖRÜŞÜYORSUNUZ DA NİYE EN YAKIN ARKADAŞLARINIZLA GÖRÜŞMÜYORSUNUZ”

Arkasından atılması gereken adımların şunlar olduğunu düşünüyorum: Siyasi yumuşamanın bütün kesimlere aynı ölçüde yansıması. Eğer siyasi yumuşamaysa Sayın Erdoğan’ın Gazze konusunda bir özür dileme ihtiyacı var. bayramlarda bile bizimle bayramlaşmaktan kaçan AK Parti, neyin yumuşamasını yapmış olur? AK Partili kardeşlerime sesleniyorum: Dönün, Sayın Erdoğan’a sorun, Daha geçen sene terörle işbirliğiyle suçladığınız CHP, Erdoğan görüşmesinden bir gün sonra DEM ile de görüşme yapıp Erdoğan da şimdi orayı ziyaret edecek -ki bunların hepsi doğru- bir sene önce, ‘Masanın altında HDP var’ deyip terörle işbirliği yapmakla suçladığınız CHP ile görüşüyorsunuz -ve doğru da- niye en yakın arkadaşlarınızla görüşmüyorsunuz? Anayasa tartışmalarına siyasi yumuşamanın yansıması lazım. Siyasi yumuşama, dikte ettirilmiş anayasa değişikliği veya oyalama taktikleriyle olmaz. Numan Kurtulmuş, anayasa görüşmesinde grubumuzu ziyaret ettiğinde, ‘Usul için geldik, detaya girmeyeceğiz’ demiş. Siyasi yumuşama varsa anayasa tartışmalarına limit konmamalı. Türkiye gerçek anlamda sivil bir anayasaya kavuşmalı.

“SİNAN ATEŞ CİNAYETİNE BULAŞAN HERKES EŞKIYADIR”

Yumuşama varsa görüşlerini beğenmesek bile milli iradeyle seçilmiş milletvekillerine saygı göstereceğiz. AYM kararının gereği olarak Can Atalay’ın TBMM’de göreve başlamasının önünü açacaksınız. AYM üzerindeki tartışmaları bitireceksiniz. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin gereği olan bireysel başvuru hakkını ortadan kaldıracak her teşebbüse karşı çıkacaksınız. Biliyorum, Sayın Bahçeli bunların hepsinde size karşı çıkacak. O zaman yol ayrımına geleceksiniz. Basın ve düşünce özgürlüğü başlıklı olarak hapishanelerde bulunan herkesi serbest bırakacaksınız. TRT başta olmak üzere sizin kontrolünüzdeki bütün basın kuruluşlarına, ‘Bundan sonra diğer siyasi partilere de söz hakkı tanıyın’ diye küçük mesaj göndereceksiniz. Türkiye’yi Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi diye Goebbelsvari bir yapının algı operasyonu yaptığı bir ülke halinden çıkaracaksınız. Sinan Ateş cinayetine bulaşan herkes eşkıyadır. Savunan da eşkıyadır vuran da eşkıyadır, katildir. Sayın Erdoğan, eşkıyayı korursanız siyasette yumuşama falan olmaz, herkes eşkıyalığa özenir. Devlet, katilin cezasını verir, maktulun de hakkını sorar ve arar. Devlet demişken devleti kastediyorum, ismi ‘Devlet’ olanları değil.

“YUMUŞAMA İSTİYORSANIZ DARBECİLERLE İLTİSAKI OLMAYAN KHK’LILARIN HAKLARINI VERECEKSİNİZ”

Mafyatik yapılara karşı net bir tavır alın. Son beş yıldır siyaset mafyatik yapıların gölgesinde yapıldı. Sayın Erdoğan, o geçmişi bir temizleyin. Yumuşaması gereken en önemli unsurlardan biri yoksul halkla onun kanını sömürerek cebindeki son kuruşu çalarak oluşturulan rantiye sınıf arasındaki uçurumu kapatmalısınız. Bu halk, ıstakoz yiyenleri görüp nasıl yumuşasın? Niye siyasi ahlak yasasına hala ayak sürüyorsunuz? 15 Temmuz’un Çankaya’ya helikopterle inen darbecibaşını, kardeşini büyükelçi yapacaksınız; parasızlıktan burs alıp da o okullara giden çocukların anne-babalarını cezalandıracaksınız, sivil ölüme mahkum edeceksiniz. Yumuşama istiyorsanız darbecilerle iltisakı olmayan KHK’lıların da haklarını vereceksiniz. Özgür Özel ile bir resim verelim, demokrasi geri gelsin. Biz o resimleri çok gördük.

“ALTILI MASANIN OLUŞTURDUĞU YUMUŞAMA OLMASA YÜZDE 37’YE ÇIKABİLECEK MİYDİNİZ”

Altılı Masa’da bütün bu çabamızı sürdürdüğümüz için ve onun için bedeller ödediğimizi göre göre bize dönüp ‘Bizden şu kadar milletvekili aldınız’ diye hesaba çekenlere soruyorum şimdi: Eğer o masanın oluşturduğu yumuşama olmasaydı siz yüzde 37’ye çıkabilecek miydiniz? Oranlar değişir ama değişmeyecek olan tek şey ilkeleriyle davranan siyasetçilerin gün gelip halkın vicdanında hak ettiği yeri alacakları gerçeğidir.

“BÜTÜN PARTİLERE KAPIMIZ AÇIKTIR, BÜTÜN PARTİLERLE GÖRÜŞÜRÜZ”

Alanda bize büyük bir teveccüh vardı ama niye oya dönmedi? Bu önemli bir sorudur. İktidara yönelik öfkenin en büyük alternatife yönelmesi önemli bir sebeptir. Bunun bize uygulanan medya ambargolarıyla da ilgili sebepleri vardır. Yeni bir yönetime ihtiyacımız var. İstikametimiz doğrudur. Siz, Gelecek Partisi’nin milletvekillerini satılık mal, şahsiyetsiz insanlar mı zannettiniz? İşte buradan bu fitneyi çıkaran tilkilere, çakallara söylüyorum: Gelecek Partisi’nin neferleri, milletvekilleri, il başkanları, kurucuları aslanlar gibi burada. Bu yeni üslup içerisinde en zayıf tarafımızın iletişim olduğunu biliyoruz. Biz bu milletin yürekten yüreğe iletişimine talibiz. İlkesel olarak aldığımız kararı paylaşıyorum: Bütün partilere kapımız açıktır, bütün partilerle görüşürüz, milletten oy almış hiçbir partiyi dışlamayız. Bugün AK Parti ile CHP’nin böyle görüşüyor olması, bazı ipotekleri siyasetin üzerinden kaldırmıştır. Bizim AK Parti ile görüşmemiz halinde, -görüşme peşinde değiliz- hiçbir CHP’linin ‘AK Parti ile iş mi tutuyorsunuz’ deme hakkı yoktur.

“BİR SİYASİ TUTUM BELGESİ KALEME ALACAĞIZ”

Bundan sonra yolumuz açık ve nettir. Bizimle görüşmek, birleşmek, bir yapı kurmak, bir şekilde kurumsal ilişki kurmak isteyen bize gelecek. Biz ise doğru bildiğimiz yolda, hiçbir fire vermeden milletin ihtiyaç hissettiği konularda kararlı bir şekilde yürüyüşümüzü sürdüreceğiz. Üç kanatlı yapımızdan üçer temsilciyle bir koordinasyon kurulu kuracağız. Bu kurul, partinin gidişatıyla ilgili hem yön verici ve koordine edici çalışmalar yapacak hem de parti organlarının vazifesini ne kadar yaptığıyla ilgili denetim görevini üstlenecek. Bu bağlamda bütün bu tartıştıklarımızı, konuştuklarımızı ve özellikle de siyasi partimizin kimliğini kamuoyuyla açık ve net bir şekilde paylaşmak, bundan sonraki yol haritamızın ana unsurlarını milletimize açıklama üzere bir siyasi tutum belgesi kaleme alacağız. En geç bir ay içinde bir toplantıyla kamuoyumuzla paylaşacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ahmet-davutoglu-erdoganin-siyasi-yumusama-donemi-baslamistir-ifadesini-tarihi-bir-aciklama-olarak-goruyor-ve-destekliyoruz/feed/ 0
CHP Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce: Önümüzdeki dönem iktidara hazırlanacağız https://www.haber60.com.tr/chp-eskisehir-buyuksehir-belediye-baskani-ayse-unluce-onumuzdeki-donem-iktidara-hazirlanacagiz/ https://www.haber60.com.tr/chp-eskisehir-buyuksehir-belediye-baskani-ayse-unluce-onumuzdeki-donem-iktidara-hazirlanacagiz/#respond Sun, 05 May 2024 22:00:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30483 (ESKİŞEHİR) – CHP İl Başkanlığı’nın düzenlediği Pazar Toplantısı’na katılan Eskişehir Büyükşehir Belediye (EBB) Başkanı Ayşe Ünlüce, “Bundan sonraki görevimiz kurduğumuz bu Türkiye ittifakının etrafında herkesi birleştirmektir. Biz belediyeler olarak bunun için çok çalışacağız. Örgütümüzle beraber önümüzdeki dönem iktidara hazırlanacağız” dedi.

31 Mart yerel seçimlerinin ardından CHP’nin Eskişehir’deki ilk Pazar Toplantısı, Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde yapıldı. CHP İl Başkanlığı tarafından düzenlenen toplantıya CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Eskişehir Milletvekilleri Jale Nur Süllü ve İbrahim Arslan, Başkan Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, ilçe belediye başkanları, Belediye Meclis üyeleri, CHP ilçe başkanları, yönetimleri ve partililer katıldı.

Toplantıda partililere hitap eden Başkan Ünlüce, şunları kaydetti:

“ÖRGÜTÜMÜZLE BERABER ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM İKTİDARA HAZIRLANACAĞIZ”

“Seçim döneminde yaklaşık üç aylık süreçte bizi hiç yalnız bırakmayan, gittiğimiz her sokakta, her pazarda, her kahvede, her mahallede kırsaldaki köylerimizde hep yanımızda olan partilerimize çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Evet ben de yeni partiliyim. Hayatım devlet memuriyetiyle geçti. Ama buradan da adını anmak istiyorum. Sevgili eşim Aydın Ünlüce sayesinde sizler de beni bir aile gibi gördünüz. İlk günden itibaren bağrınıza bastınız. Tekrar teşekkür ediyorum. Sevgili dostlar seçimde şunu fark ettim. Ben zaten uzun yıllardır aranızdaydım. Şunu gördüm ve bununla da gurur duydum. Eskiden belki yaşanmış kırgınlıklar, küskünlükler vardı. Ama bu dönemde herkes bunları unuttu. Kol kola girdi. Omuz omuza Eskişehir’de çok güzel bir mücadele verildi. Özellikle İl Başkanı’mızın o biraz önce bahsettiğimiz değişim rüzgarıyla o gençliği, ataklığı, yine Genel Merkez’imizde yaşanan o değişim rüzgarı hepimize sirayet etti. ve gerçekten Cumhuriyet Halk Partisi hep eleştirildiği üzere bu sefer değişime karşı durmadı ve bu güzel değişimle beraber güzel bir dönüşüm de yaşıyoruz. Önümüzdeki dönemde hepimizin çok çalışacağına inanıyorum. Hani biz seçimlerde demiştik ya; kazanacağız, kazanacağız, kazanacağız diye. Şimdi de diyoruz ki; çalışacağız, çalışacağız, çok çalışacağız. Genel Merkez’imiz, ‘İşimiz gücümüz Türkiye’ dedi ve biz de burada ‘İşimiz gücümüz Eskişehir’ dedik. Bütün ilçelerimizde bunu söyledik. Büyükşehir’de, Odunpazarı’nda, Tepebaşı’nda bunu söyledik. Ama en önemli vurgulardan bir tanesi Türkiye ittifakını kurmaktı. Biz bu seçime, geçen mayıs ayında yaşadığımız seçimin tam karşıtı olarak tek girdik ve bir ittifak yoktu. Ama Eskişehir’in her ilçesinde, her ilçe belediye başkan adayımız bu ittifakı başarıyla kurdu. Büyükşehir’de kuruldu ve Türkiye’de kuruldu. Artık bundan sonraki görevimiz kurduğumuz bu Türkiye ittifakının, hizmet ittifakının etrafında herkesi birleştirmek diyorum. Biz belediyeler olarak bunun için çok çalışacağız. Örgütümüzle beraber önümüzdeki dönem iktidara hazırlanacağız. O sloganı söyleyerek konuşmamı bitirmek istiyorum. Çok çalışacağız, çok çalışacağız, çok çalışacağız.”

CHP Grup Başkanvekili Günaydın da partisinin seçim başarısını şu sözlerle değerlendirdi:

“HEP BERABER İLERİYE DOĞRU YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

“Bu şüphesiz büyük bir başarıdır. Ancak farkındaysanız biz bunu hiçbir zaman bir zafer olarak tanımladık. Çünkü zafer savaşta kazanılır. Oysa bu ülkenin içerisinde verilmiş bir mücadeleydi. Bize oy vermeyen yurttaşlarımızı da başımızın üzerinde tutmaya ve onları kazanmaya gayret edeceğiz dedik. Seçimin üzerinden 35-36 gün geçti. Bir yurttaş açısından baktığımızda ‘elim kırılsaydı da vermeseydim ya da ne iyi ettim de verdim’ demesi için yeterli bir süredir. Peki bugün vatandaşın düşüncesi nedir? Bugün vatandaşın düşüncesi iyi ki Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy vermişiz yönünde. Neden biliyor musunuz arkadaşlar? Yapılan en güncel anketler Cumhuriyet Halk Partisi’ni bugünkü oyunun yüzde 38’in üzerine çıktığını ve en yakın ikinci parti ile arasındaki farkın puana ulaştığını gösteriyor. Bu hepimiz için büyük bir gurur değil mi arkadaşlar? Evet ama aynı zamanda çok büyük bir sorumluluk. Peki bu başarı nasıl elde edildi ve bu başarı nasıl sürdürülecek? Bunları çok iyi analiz etmemiz gerekiyor. Evet arkadaşlarımız ifade ettiler. Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir değişim ve dönüşüm yaşandı. Bunun seçimlere yansıdığını da görüyoruz. Ama şunu ifade edelim ki değişim sürecine oy vermeyen hiçbir arkadaşımızı da bir adım geride bırakmak gibi bir lüksümüz yoktur. Biz Cumhuriyet Halk Partililer hep beraber ileriye doğru yürümeye devam edeceğiz. Elbette sadece partimizi konsolide etmekle kalmayacağız. Beraberinde bize oy veren kitlenin de daha da artmasını sağlayacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-eskisehir-buyuksehir-belediye-baskani-ayse-unluce-onumuzdeki-donem-iktidara-hazirlanacagiz/feed/ 0
İmamoğlu Avrupa Sosyalist Partisi özel oturumuna katıldı https://www.haber60.com.tr/imamoglu-avrupa-sosyalist-partisi-ozel-oturumuna-katildi/ https://www.haber60.com.tr/imamoglu-avrupa-sosyalist-partisi-ozel-oturumuna-katildi/#respond Sat, 04 May 2024 06:54:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30322 (İSTANBUL) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Başkanı İmamoğlu, Avrupa Sosyalist Partisi özel oturumuna katıldı. Oturumda konuşan İmamoğlu, İstanbul’da ve Türkiye genelinde son yerel seçimlerde CHP’nin birinci parti çıkmasının aksine, Avrupa genelinde aşırı sağın yükselişine dikkati çekti. “Hangi politika kararlarının popülist ve aşırı sağa yönelik desteğin artmasına katkıda bulunduğunu bir an önce tespit etmek, sosyal demokrat partiler açısından elzemdir” diyen İmamoğlu, “Kendisini ‘demokratik ideallerin muhafızı’ olarak konumlandıran Avrupa, bu değerleri tutarlı bir biçimde savunduğunu samimiyetle söyleyebilir mi? Göçmen sorununun başka ülkelere aktarılması, bunun aksini göstermektedir. Avrupa’nın Gazze’de yaşananlara verdiği cevap da öne çıkan bir diğer örnektir. Aralarında kadınların ve çocukların bulunduğu, on binlerce masumun katlini daha yüksek bir sesle eleştirmemiz ve kınamamız gerekmez mi?” diye sordu.

Ekrem İmamoğlu, Paris’teki ilk gününün akşam saatlerinde, aralarında Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo, Atina Belediye Başkanı Haris Doukas, Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitschko, Saraybosna Belediye Başkanı Benjamina Karic ile Tiran Belediye Başkanı ve B40 Balkan Şehirleri Ağı Başkanı Erion Veliaj’ın da bulunduğu bir grup ile birlikte Avrupa Sosyalist Partisi (PES) özel oturumuna katıldı.

Oturumda, katılımcı belediye başkanlarıyla birlikte, PES Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkan adayı Nicolas Schmit ile Fransız Sosyalist Partisi Başkanı Raphaël Glucksmann birer konuşma yaparak, Avrupa ve yakın çevresiyle ilgili görüşlerini paylaştı.

“AVRUPA’NIN AŞIRI SAĞA KAYIŞINI TESPİT ETMEK SOSYAL DEMOKRAT PARTİLER AÇISINDAN ELZEMDİR”

Oturumda yaptığı konuşmaya, “AB Parlamenter seçimlerinin yaklaşmakta olduğu düşünüldüğünde, akla iki soru geliyor” diye başlayan İmamoğlu, şunları söyledi:

“Öncelikle, ilerlemeci ve sosyal demokrat partiler neden Avrupa Parlamentosu’nda koltuk kaybediyorlar? İkinci olarak, bu trendin daha geniş ölçekteki etkileri neler olacaktır? Önemle vurgulamak gerekir ki, popülist sağdaki yükseliş, bu akımın bir zafer kazandığı anlamına gelmemektedir. Türkiye’de kısa bir süre önce yapılan seçimlerde görüldüğü üzere, mevcut sistemin yol açtığı sorunlara alternatifler arayan halk, bize kullanmamız için bir kredi açmıştır. Bu kredi, oy kullanan vatandaşların demokrasinin işleyişine yönelik hoşnutsuzluklarını dile getirme yöntemlerinden biridir. Bu nedenle, hangi politika kararlarının popülist ve aşırı sağa yönelik desteğin artmasına katkıda bulunduğunu bir an önce tespit etmek, sosyal demokrat partiler açısından elzemdir.

“AVRUPA SAMİMİYETİNİ SORGULMALI”

Kendisini ‘demokratik ideallerin muhafızı’ olarak konumlandıran Avrupa, bu değerleri tutarlı bir biçimde savunduğunu samimiyetle söyleyebilir mi? Göçmen sorununun başka ülkelere aktarılması, bunun aksini göstermektedir. Avrupa’nın Gazze’de yaşananlara verdiği cevap da öne çıkan bir diğer örnektir. Aralarında kadınların ve çocukların bulunduğu, on binlerce masumun katlini daha yüksek bir sesle eleştirmemiz ve kınamamız gerekmez mi? Belki de Kiev ve Ukrayna’da acı çeken masum insanları savunmak için de daha fazlasını yapmamız gerekmektedir.

“GÜÇLER AYRILIĞINDA YAŞANAN EROZYON, DEMOKRASİNİN KARŞILAŞTIĞI EN BÜYÜK TEHLİKE”

Güçler ayrılığında yaşanan erozyon, demokrasinin karşılaştığı en büyük tehlike niteliğindedir. Bu sorun, uluslararası ortaklıklar yoluyla ve stratejik karşılıklı bağımlılık içinde olduğumuzu kabul ederek çözülebilir. Demokrasiye ve demokratik kuruluşlara duyulan inancın sarsıldığı, açıkça ortada olmakla birlikte, bu durum, dirençliliğimizi artırmamız yönünde bir uyarı alarmı olarak görülmelidir. Türkiye, bu süreci Avrupa’dan daha uzun bir süredir yaşamaktadır. Her zaman olduğu gibi çözüm, insanları dinlemekten geçmektedir; tıpkı bizim İstanbul’da yaptığımız ve zafere ulaştığımız şekilde. Türkiye’deki seçim sonuçları, demokrasiye duyulan umudu yeniden canlandırmış ve başta gençler olmak üzere, milyonlarca insanı yeniden harekete geçirmiştir. Artık, daha iyi bir gelecek adına, birlikte çalışmanın tam zamanıdır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/imamoglu-avrupa-sosyalist-partisi-ozel-oturumuna-katildi/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz: ‘AK Parti’yi millet kurdu’ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yusuf-ziya-yilmaz-ak-partiyi-millet-kurdu/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yusuf-ziya-yilmaz-ak-partiyi-millet-kurdu/#respond Sat, 04 May 2024 00:15:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30308 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz, “AK Parti’yi millet kurdu, AK Parti’nin bundan sonraki süreçte ne yapacağını da millet belirler” dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti Osmaniye İl Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenledi. Toplantıya, AK Parti Osmaniye milletvekilli Seydi Gülsoy, İl Başkanı Adnan Bayram ve parti teşkilatı katıldı.

“31 Mart’ta sandıkta milletimiz bize bir şeyler söyledi bunun üzerinde çalışmaya başladık” diyen Yusuf Ziya Yılmaz, “Osmaniye ittifak illerimizden biriydi Milliyetçi Hareket Partisi’yle iş birliği içerisinde girdiğimiz, bizim aday göstermediğimiz Milliyetçi Hareket Partisi’nin adayını desteklediğimiz illerimizden birisiydi. Seçim sonucunda başarılı sonuçlar elde edildi. 31 Mart 2024 seçimlerinde bir sonuç ortaya çıktı değerli arkadaşlar bu sonuçta sandıkta milletimiz bize bir şeyler söyledi. Bizimle ilgili bir değerlendirme yaptı. Her sandık her seçim sonucu sandıktan çıkan sonucun ifade ettiği bir anlam vardır. Sandık sonuçlarının yüklediği bir anlam vardır. Siyasetçiye, siyasetin talihlilerine, adaylarına veya siyasetin belirleyicisi olan siyasi partilere söylediği bir söylem vardır. Bu söylem itibariyle biz milletimizin bizden ne istediğini, kurumlarımız, yetkili kurullarımız hem genel merkez yetkili kurullarımız, hem il teşkilatlarımız, sandık sonuçlarını değerlendiriyorlar. Beklediğimiz sonucu ülkemiz genelinde aldığımız söyleyemem. Daha iyisini almalıydık daha iyi sonuçlar elde etmeliydik. Ama bunun sosyolojisi itibariyle taşıdığı anlamı inceleyip değerlendirip, sonuçlandırarak buna dönük önümüzdeki süreç içerisinde yapmamız gereken şeyleri konuştuğumuz, yapmamız gereken şeyleri istişare ettiğimiz bir sürecin içerisindeyiz şu anda bu tür durumlarda muhakkak milletimizin ifade ettiği şeyin anlamı önemlidir” dedi.

“AK Parti’yi millet kurdu”

AK Parti’nin millettin partisi olduğunu belirten Yılmaz, “AK Parti siyasetinin yöneticileri olarak, başta Sayın Cumhurbaşkanımız, kurucu genel başkanımız, Cumhurbaşkanı ifadesiyle söylemek istiyorum. Biz milletin kurduğu bir partiyiz. Milletin doğrultusundayız. Millet hangi hedefleri hangi doğrultuyu, hangi işleri yapmamızı istiyorsa, hangi kararları almamızı gerektiriyor ve ifade ediyorsa biz milletimize milletimizin doğrultusunda hareket eden, milletimizin talep ettiği şeyleri yerine getirmeyi, siyasetimizin temel felsefesi haline getirmiş bir siyasi hareketiz. Burada da milletimiz bize bazı şeyler söyledi. Bu söylediği şeylerin başında şu gelir ikinci şudur, üçüncü şudur, dördüncü şu gibi bunu siyaset sosyolojisi olarak tahlil eden, inceleyen yetkili kurullarımız bunun gereğini hazırlıyorlar, yapıyorlar, yaptılar. Hepinizin çok iyi bildiği gibi bir MKYK toplantısı yapıldı seçimden sonra 2 defa MYK toplantısı yapıldı. MYK toplantılarında partimizin yetkili kurulları bu durumları değerlendirdi, inceledi. Önümüzdeki süreçte de muhtemelen 15 gün içerisinde de Mayıs ayının sonuna doğru bir milletvekillerimizi kapsayan bir büyük bir hafta sonu kampı planlanıyor. Onu takip eden zaman içerisinde belediye başkanlarımızla istişare toplantımız planlanıyor. Yani şunu söylemek istiyorum, 15 Haziran’a kadar öyle inanıyorum ki hem milletvekillerimiz, hem il başkanlarımız, hem partimizin seçilmiş belediye başkanlarını kapsayan geniş istişareler bir ayın yapılıp bitirilecek. Önümüzdeki yol haritası hep birlikte belirlenecek. Ben bugün Osmaniye’ye bu 31 Mart seçimleri sürecinde verilmiş olan büyük mücadelede büyük siyasi gayrette ve çabada emek vermiş olan kardeşlerimizi tebrik edeyim diye geldim. Önümüzdeki sürecin de en hızlı bir şekilde işletilmesiyle ilgili süreçteki kararlılığımızı partimizin yetkili organlarının ifadelerini size yansıtayım ve ‘Durmak Yok Yola Devam’ en hızlı bir şekilde, en gayretli bir şekilde önümüzdeki sürecin yapı taşlarını, yol haritamızı belirleyip istikametimizi, milletimizin talep ettiği doğrultuda hızlandıracağımızı size bildirmek üzere geldim” diye konuştu. – OSMANİYE

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yusuf-ziya-yilmaz-ak-partiyi-millet-kurdu/feed/ 0
Erbakan: “İsrail ile ticaretin kesilmesi olumlu” https://www.haber60.com.tr/erbakan-israil-ile-ticaretin-kesilmesi-olumlu/ https://www.haber60.com.tr/erbakan-israil-ile-ticaretin-kesilmesi-olumlu/#respond Fri, 03 May 2024 23:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30286 Erbakan: “İsrail ile ticaretin kesilmesi olumlu”

“Çizgimiz şu; doğrulara destek olmak, doğruya doğru demek, yanlış varsa da onun karşısında durmak”

ERZURUM – Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Erzurum’daki ziyaretleri çerçevesinde geldiği Aziziye Belediyesi’nde gündeme dair değerlendirmeler yaptı.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, 31 Mart seçimlerinde partisinin seçimi kazandığı Aziziye Belediyesi’ne gelişinde Başkan Emrullah Akpunar ve belediye çalışanları tarafından çiçekle karşılandı. Burada Türkiye gündemi ve siyasi konularla alakalı açıklamalar yapan Erbakan, hükümetin iyi ve milletin hayrına olan işlerine her zaman destek olacaklarını tekrarlayarak, “Son olarak İsrail ile ticaretin tamamen kesilmesi kararı bunun en önemli örneğidir. Bu tarz kararların her zaman yanında ve destekçisi oluruz” diye konuştu.

“Siyonist rejime bizim de bir damla su bile vermememiz lazım”

İsrail ile ticaretin tamamen durdurulmasını son derece olumlu bir adım olarak değerlendirdiklerini ifade eden Yeni Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Geç de olsa böyle bir adımın atılması son derece önemli. Yeniden Refah Partisi olarak aylardır özellikle seçim döneminde de bunu ifade etmiştik. Yani orada minicik yavrulara bir damla suyu bile çok gören bu siyonist rejime bizim de bir damla su bile vermememiz lazım. Ne pahasına olursa olsun. Mübarek Ramazan ayı geçti. Burada miletimiz sahur yaparken, iftar yaparken, lokmalar boğazında düğümlendi. Çünkü orada Gazze’de insanlar iftar yapacak bir suları bile yok, sahur yapacak. Aç karnına 24 saat aç kaldılar. Bir yandan bomba yağıyor. Yani açlığın vahşeti diyoruz biz buna. Asrın vahşeti uygulandı. Tabii ki böyle bir tablo karşılığında bireysel olarak da kurumsal olarak da, devlet olarak da hepimizin elinden geleni ardımıza koymamamız lazım. Bu noktada sadece belli ürünler değil, ne gönderiliyorsa, ne alınıyorsa, ne veriliyorsa hepsini durdurmak gerekiyordu. Bu yönde bir adım atıldı. Bunu olumlu karşılıyoruz. Bundan sonra da yine daha ileri adımların atılması halinde yine bu adımları da destek olacağımızı, bu noktada hükümetin yanında olacağı ifade ediyoruz” şeklinde konuştu.

“Çizgimiz doğrulara destek olmak, doğruya doğru demek”

31 Mart seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın dışında yer aldıklarını hatırlatan Erbakan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Seçimlere bu şekilde girdik. İttifak asıl olarak seçimi ilgilendiren bir konu. ve bu seçimde Cumhur İttifakı ortak bir kararla büyük şehirlerde tek bir aday etrafında mutabakata vardı. Ama biz bütün illerde, büyük şehirlerde dahil olmak üzere ayrıca kendi adaylarımızı çıkardık. ve ittifakın dışında yer kaldık. Şu anda da bu çizgide gidiyoruz. Aslında biz ittifakın içindeyken de ittifaka girmeden önce de şimdi de aynı çizgideyiz. Çizgimiz de şu; doğrulara destek olmak, doğruya doğru demek. Yanlış varsa da onun karşısında durmak. İşte biraz evvel de ifade ettiğimiz gibi, İsrail ile ticaret durdurulmuş. Ne kadar güzel. Biz de bunu istiyorduk. Geç de olsa bu adımın atılması gerekiyordu. Bize yakışan buydu. Bütün dünyaya bu noktada Türkiye’nin ve milletimizin tavrını göstermek bakımından faydalı bir adım buna destek oluyoruz. Muhalefetin faydalı, milletin hayrına bir adımı olsa ona da destek oluyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, örneğin emeklilerimizin maaşıyla ilgili muhalefetin bir önergesi olmuştu. Buna destek olduk. Emeklinin derdine derman olalım diye. Ama yanlış varsa da milletin zararına bir konu olursa da iktidardan da gelse, muhalefetten de gelse bunun karşısında duruyoruz. Bu şekilde de inşallah devam edeceğiz. İnşallah milletimize faydalı olmayı Cenab-ı Allah nasip etsin. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i kabul ile alakalı daha önce de olumlu değerlendirme yapmıştık. Gerginlik ve kutuplaşma ortamındansa diyaloğun olması her zaman çok daha iyi. Müzakere edilmesi, hepimiz bu ülkenin insanıyız. Bütün siyasi partiler bu ülkenin siyasi partisi. Biz zaten Yeniden Refah Partisi olarak yola çıkarken centilmen siyaset yapacağız dedik. Milletin derdine derman olmak için, çözüm üreten, çalışan, proje üreten bir parti olacağız. Kavgayla, atışmayla, polemikle zaman harcamayacağız dedik. Siyasete zarafet ve nezaket getireceğiz dedik. ve bunları söyleyen bir parti olarak tabii ki bu gibi görüşmelerin olumlu olacağını düşünüyoruz. İnşallah milletin ülkenin hayrına sonuçlara vesile olsun diye ifade ediyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erbakan-israil-ile-ticaretin-kesilmesi-olumlu/feed/ 0
CHP lideri Özel: “Siyasetçilerin el sıkışmadığı dönemlerin sonu demokrasi için felaket olmuştur” https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-siyasetcilerin-el-sikismadigi-donemlerin-sonu-demokrasi-icin-felaket-olmustur/ https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-siyasetcilerin-el-sikismadigi-donemlerin-sonu-demokrasi-icin-felaket-olmustur/#respond Fri, 03 May 2024 23:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30282 CHP lideri Özel: “Siyasetçilerin el sıkışmadığı dönemlerin sonu demokrasi için felaket olmuştur”

ANKARA – Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, “Ben dünkü toplantının Türkiye demokrasisi açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade etmek isterim. Siyasetçilerin el sıkışmadığı dönemlerin sonu demokrasi için felaket olmuştur” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları Oruç ve Tuncer Bakırhan ile parti genel merkezinde bir araya geldi. CHP lideri Özel’e CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ve Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer eşlik etti. DEM Parti Eş Genel Başkanları ve CHP Genel Başkanı Özel, 1,5 saat süren görüşmenin ardından ortak basın açıklaması gerçekleştirdi.

“Siyasetçilerin el sıkışmadığı dönemlerin sonu demokrasi için felaket olmuştur”

Kamuoyunun gündeminde olan meseleleri Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmelerinde konuşma imkanı bulduğunu dile getiren Özel, “Benim ortaya koyduğum gündemlerin tamamını kendisi dinledi ve heyetinde bulunan arkadaşlar not aldılar. Biz de Erdoğan’ın yapmış olduğu değerlendirmeleri dinledik. Ben dünkü toplantının Türkiye demokrasisi açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade etmek isterim. Siyasetçilerin el sıkışmadığı dönemlerin sonu demokrasi için felaket olmuştur. 1977 ile 1980 arası iktidarla ana muhalefetin el sıkışmadığı, konuşmadığı bir dönemdi. Türkiye’de de ana muhalefetle iktidarın ve bütün siyasi partilerin birbirleriyle konuşabilen, el sıkışabilen, her şeyde anlaşmak mümkün değildir ama tartışabilen bir çizgide kalmalarını son derece önemli buluyoruz. Dünkü konuşmalar, tartışmaların bu anlamda nasıl sonuç verdiğini önümüzdeki günlerde, haftalarda, aylarda biz de takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesi öncesinde 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’i ziyaret ettiğini aktaran Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Özel Kalem Müdürünün eski büyükelçi olması nedeniyle Sezer’den heyette bir büyükelçi görevlendirmesi tavsiyesi aldığını söyledi.

“İsim tercihini elbette ben yaptım”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmelerinde CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan’ın heyette bulunduğunu hatırlatan Özel, “İki büyükelçinin görüşme ile ilgili not tuttukları bir süreci hep birlikte yaşamış olduk. İsim tercihini elbette ben yaptım. Milletvekili grubumuzdaki tek büyükelçidir kendisi. Bir büyükelçiyi görevlendirme önerisi, kendi deneyimleriyle takdirleriyle Ahmet Necdet Sezer’in doğrudan bana teklifiyle olmuştur” dedi.

“Partimizden talep olduğu takdirde deprem bakanlığına bir bakan yardımcısı vermeyi sorumluluk olarak görüyorum”

Türkiye’nin beka sorununun deprem olduğunu vurgulayan Özel, deprem bakanlığı kurulmasını önemsediğini belirterek, “Türkiye’de herkes kendine göre bir beka sorunu tarifi yapıyor. Kimi CHP’yi beka sorunu görüyor, kimi bir siyasi partinin bir belediyeyi kazanmasını beka sorunu görüyor, kimi bir başkasında beka sorunu görüyor ama Türkiye’nin en önemli beka sorunlarından bir tanesi hazırlıksız yakalanılacak olan İstanbul depremidir. İstanbul depreminde milyonlarca kişi ölebilir. İstanbul depremi yaşandığında eğer tam hazır değilsek Türkiye ekonomisi çöker. Türkiye’nin finans dünyasıyla irtibatı kesilir. Türkiye’nin en önemli şirketlerinin yöneticilerini ve o şirketlerin yönetim merkezlerini kaybederiz. Türkiye’nin Avrupa’yla Asya arasındaki bağlantısı ortadan kalkabilir. O şehre insani yardım ulaştırmak da imkansız hale gelebilir. Bu mesele ne iktidarın tek başına bir meselesidir, ne o kenti yöneten belediyenin tek başına çözebileceği bir meseledir ne de muhalefete muhalefet alanı tanıyacak bir durumdur. Meselenin kendisi ülke için bir beka sorunudur. Bunun için de Erdoğan’a deprem üzerine ismi doğrudan ‘Deprem Bakanlığı’ olarak konur mu yoksa ‘Doğal Afetlerle Mücadele ve Depreme Hazırlık Bakanlığı’ mı olur? Ama bir bakanlık kurmasını önerdim, dahasını da önerdim. Mecliste grubu bulunan bütün siyasi partilerden birer bakan yardımcısı talep etmesi durumunda ben partimden bir bakan yardımcısını görevlendireceğimi, deprem meselesini siyaset üstü bir şekilde ele almanın, siyasetin kısır tartışmalarının dışına çıkarmanın ve bir beka sorununu el birliğiyle ortadan kaldırmanın önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundum. Cumhurbaşkanı dikkatle takip etti, not aldırdı. Ancak bu konuda anayasa gereği, yeni bakanlık kurulması kendi yetkisindedir. Nasıl bir adım atacağını bilmiyorum. Partimizden talep olduğu takdirde deprem bakanlığına bir bakan yardımcısı vermeyi de siyasi açıdan değil, insani açıdan almamız gerekli bir sorumluluk olarak görüyorum” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-siyasetcilerin-el-sikismadigi-donemlerin-sonu-demokrasi-icin-felaket-olmustur/feed/ 0
Fatih Erbakan, Aziziye Belediyesi’nde gündeme dair değerlendirmeler yaptı https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-aziziye-belediyesinde-gundeme-dair-degerlendirmeler-yapti/ https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-aziziye-belediyesinde-gundeme-dair-degerlendirmeler-yapti/#respond Fri, 03 May 2024 23:24:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30274 Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Erzurum’daki ziyaretleri çerçevesinde geldiği Aziziye Belediyesi’nde gündeme dair değerlendirmeler yaptı.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, 31 Mart seçimlerinde partisinin seçimi kazandığı Aziziye Belediyesi’ne gelişinde Başkan Emrullah Akpunar ve belediye çalışanları tarafından çiçekle karşılandı. Burada Türkiye gündemi ve siyasi konularla alakalı açıklamalar yapan Erbakan, hükümetin iyi ve milletin hayrına olan işlerine her zaman destek olacaklarını tekrarlayarak, “Son olarak İsrail ile ticaretin tamamen kesilmesi kararı bunun en önemli örneğidir. Bu tarz kararların her zaman yanında ve destekçisi oluruz” diye konuştu.

“Siyonist rejime bizim de bir damla su bile vermememiz lazım”

İsrail ile ticaretin tamamen durdurulmasını son derece olumlu bir adım olarak değerlendirdiklerini ifade eden Yeni Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Geç de olsa böyle bir adımın atılması son derece önemli. Yeniden Refah Partisi olarak aylardır özellikle seçim döneminde de bunu ifade etmiştik. Yani orada minicik yavrulara bir damla suyu bile çok gören bu siyonist rejime bizim de bir damla su bile vermememiz lazım. Ne pahasına olursa olsun. Mübarek Ramazan ayı geçti. Burada miletimiz sahur yaparken, iftar yaparken, lokmalar boğazında düğümlendi. Çünkü orada Gazze’de insanlar iftar yapacak bir suları bile yok, sahur yapacak. Aç karnına 24 saat aç kaldılar. Bir yandan bomba yağıyor. Yani açlığın vahşeti diyoruz biz buna. Asrın vahşeti uygulandı. Tabii ki böyle bir tablo karşılığında bireysel olarak da kurumsal olarak da, devlet olarak da hepimizin elinden geleni ardımıza koymamamız lazım. Bu noktada sadece belli ürünler değil, ne gönderiliyorsa, ne alınıyorsa, ne veriliyorsa hepsini durdurmak gerekiyordu. Bu yönde bir adım atıldı. Bunu olumlu karşılıyoruz. Bundan sonra da yine daha ileri adımların atılması halinde yine bu adımları da destek olacağımızı, bu noktada hükümetin yanında olacağı ifade ediyoruz” şeklinde konuştu.

“Çizgimiz doğrulara destek olmak, doğruya doğru demek”

31 Mart seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın dışında yer aldıklarını hatırlatan Erbakan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Seçimlere bu şekilde girdik. İttifak asıl olarak seçimi ilgilendiren bir konu. ve bu seçimde Cumhur İttifakı ortak bir kararla büyük şehirlerde tek bir aday etrafında mutabakata vardı. Ama biz bütün illerde, büyük şehirlerde dahil olmak üzere ayrıca kendi adaylarımızı çıkardık. ve ittifakın dışında yer kaldık. Şu anda da bu çizgide gidiyoruz. Aslında biz ittifakın içindeyken de ittifaka girmeden önce de şimdi de aynı çizgideyiz. Çizgimiz de şu; doğrulara destek olmak, doğruya doğru demek. Yanlış varsa da onun karşısında durmak. İşte biraz evvel de ifade ettiğimiz gibi, İsrail ile ticaret durdurulmuş. Ne kadar güzel. Biz de bunu istiyorduk. Geç de olsa bu adımın atılması gerekiyordu. Bize yakışan buydu. Bütün dünyaya bu noktada Türkiye’nin ve milletimizin tavrını göstermek bakımından faydalı bir adım buna destek oluyoruz. Muhalefetin faydalı, milletin hayrına bir adımı olsa ona da destek oluyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, örneğin emeklilerimizin maaşıyla ilgili muhalefetin bir önergesi olmuştu. Buna destek olduk. Emeklinin derdine derman olalım diye. Ama yanlış varsa da milletin zararına bir konu olursa da iktidardan da gelse, muhalefetten de gelse bunun karşısında duruyoruz. Bu şekilde de inşallah devam edeceğiz. İnşallah milletimize faydalı olmayı Cenab-ı Allah nasip etsin. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i kabul ile alakalı daha önce de olumlu değerlendirme yapmıştık. Gerginlik ve kutuplaşma ortamındansa diyaloğun olması her zaman çok daha iyi. Müzakere edilmesi, hepimiz bu ülkenin insanıyız. Bütün siyasi partiler bu ülkenin siyasi partisi. Biz zaten Yeniden Refah Partisi olarak yola çıkarken centilmen siyaset yapacağız dedik. Milletin derdine derman olmak için, çözüm üreten, çalışan, proje üreten bir parti olacağız. Kavgayla, atışmayla, polemikle zaman harcamayacağız dedik. Siyasete zarafet ve nezaket getireceğiz dedik. ve bunları söyleyen bir parti olarak tabii ki bu gibi görüşmelerin olumlu olacağını düşünüyoruz. İnşallah milletin ülkenin hayrına sonuçlara vesile olsun diye ifade ediyoruz.” – ERZURUM

]]>
https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-aziziye-belediyesinde-gundeme-dair-degerlendirmeler-yapti/feed/ 0
Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Görüşmesini Değerlendirdi: “Türkiye Demokrasisi Açısından Önemli Bir Kilometre Taşı” https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-cumhurbaskani-erdogan-ile-gorusmesini-degerlendirdi-turkiye-demokrasisi-acisindan-onemli-bir-kilometre-tasi/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-cumhurbaskani-erdogan-ile-gorusmesini-degerlendirdi-turkiye-demokrasisi-acisindan-onemli-bir-kilometre-tasi/#respond Fri, 03 May 2024 23:09:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30266 (ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile dünkü görüşmesine ilişkin; “Biz kamuoyunun gündeminde ne varsa hepsini dün Sayın Erdoğan ile konuşma imkanı bulduk. Benim ortaya koyduğum gündemlerin tamamını kendisi ve heyetinde bulunan arkadaşlar not aldılar. Biz de Sayın Erdoğan’ın yapmış olduğu değerlendirmeleri dinledik. Ben dünkü toplantının Türkiye demokrasisi açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade etmek isterim” dedi. Özel, görüşmede İstanbul Milletvekili büyükelçi Namık Tan’ın kendisine eşlik etmesiyle ilgili olarak da, “Bir büyükelçiyi görevlendirme önerisi kendi deneyim ve taktirleri ile Sayın Ahmet Necdet Sezer’in doğrudan bana teklifiyle olmuştur” dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile CHP genel merkezinde görüştü. DEM Parti heyetini CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşçıer karşıladı. Heyette Eş Genel Başkan Yardımcısı Özlem Gündüz de yer aldı. Yaklaşık 2 saat süren ziyaret sonrası basın mensuplarına açıklama yapan Özgür Özel, şunları söyledi:

“DEM PARTİ SEÇİM SONUÇLARINI DEĞERLENDİRMEK VE TEBRİK ETMEK ÜZERE ZİYARETTE BULUNDULAR”

“Bugün DEM Parti’nin çok değerli Eş Genel Başkanları seçim sonrası yaptığımız telefon görüşmesinde konuştuğumuz üzere bizi seçim sonuçlarını değerlendirmek ve tebrik etmek üzere ziyaretlerde bulundular. Ziyaretlerinde etraflıca seçim sonuçlarını değerlendirdik. Şüphesiz tüm siyasetçilerin ve tüm siyasi partilerin seçim sonuçlarından yapacakları değerlendirmeler ve buna yönelik olarak ortaya koyacakları yeni siyaset için, seçmenin deyim yerindeyse yazdığı mektuptaki mesajları doğru okuması önemlidir. Bu anlamda her yerel seçim sonuçları, genel seçime etkileri, Türkiye demokrasisi, Türkiye demokrasisinde yaşadığımız sorunlar, krizler ve içinde bulunduğumuz hafta bolca konuşulan gündemler, Sayın Meclis Başkanımızın her iki partiye ve diğer partilere gerçekleştirdiği ziyaretler. Dün Sayın Cumhurbaşkanı ile benim gerçekleştirdiğim görüşme. Bunların üzerinde fikir alışverişi yapma, karşılıklı görüş alışverişi yapma, değerlendirmelerde bulunma fırsatını yakaladık. Ben Sayın Eş Genel Başkanlara yapmış oldukları ziyaret için çok teşekkür ediyorum.”

Yerel seçimlerden başarı ile ayrılan DEM Partili belediye başkanlarını kutlayan Özel, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Bu nazik ziyaret için teşekkür ederken DEM Parti’nin seçimleri kazanan belediye başkanlarını hem tebrik ediyorum, hem çalışmalarında başarılar diliyorum. Hem de geçmiş yerel seçimlerden sonra Türkiye demokrasisi önemli bir yara almıştı kayyum atamaları ile. Bu seçimde önce Van’daki durum ortaya çıktı. Orada çok önemli bir dayanışma sergilendi, toplumun tüm kesimleri tarafından. İkinciye mazbata verme gibi bir ayıptan, yanlıştan dönüldü. Şu ana kadar da herhangi bir kayyum uygulamasının yaşanmamış olmasından ihtiyatlı bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim.”

SİYASETÇİLERİN EL SIKIŞMADIĞI DÖNEMLERİN SONU DEMOKRASİ AÇISINDAN HEP FELAKET OLMUŞTUR”

Özel, bir soru üzerine de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel şunları söyledi:

“Aşılmış krizleri yeniden konuşmak anlamlı değil. Orada ortaya çıkan tablo ve aramızdaki görüşmeden sonra Sayın Erdoğan’ın CHP’ye bir ziyaret yapma talebini iletmesiyle birlikte olabilecek en iyi şekilde çözümlenmiş oldu. Burada artık dönüp de tekrar bir değerlendirme yapmayı doğru bulmam. Nezaketli de bir davranış olmaz. Biz kamuoyunun gündeminde ne varsa hepsini dün Sayın Erdoğan ile konuşma imkanı bulduk. Benim ortaya koyduğum gündemlerin tamamını kendisi ve heyetinde bulunan arkadaşlar not aldılar. Biz de Sayın Erdoğan’ın yapmış olduğu değerlendirmeleri dinledik. Ben dünkü toplantının Türkiye demokrasisi açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade etmek isterim. Siyasetçilerin el sıkışmadığı dönemlerin sonu demokrasi açısından hep felaket olmuştur. 1977 ile 80 arası iktidar ile ana muhalefetin el sıkışmadığı ve konuşmadığı bir dönemdi. Türkiye’de de ana muhalefet ile iktidarın ve bütün siyasi partilerin birbirleri ile konuşabilen, el sıkışabilen, her şeyde anlaşmak mümkün değildir ama tartışabilen bir çizgide kalmalarını son derece önemli buluyoruz. Dünkü konuşmalar ve tartışmaların bu anlamda nasıl sonuç verdiğini önümüzdeki günlerde, haftalarda, aylarda biz de takip edeceğiz. Siz de takip edeceksiniz.”

NAMIK TAN’IN, BİR BÜYÜKELÇİNİN GÖREVLENDİRİLMESİ SAYIN AHMET NECDET SEZER’İN DOĞRUDAN BANA TEKLİFİYLE OLMUŞTUR

Özel, Erdoğan görüşmesine CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan’ın da katılması ve deprem bakanlığı önerisine ilişkin sorulara da şöyle yanıt verdi:

“Namık Tan ile ilgili merakı giderelim. Şöyle ifade edeyim. Ben Sayın Cumhurbaşkanını ziyaret etmeden önce seçilmiş son tarafsız Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet Sezer’e bir ziyarette bulundum. Ziyaretim hem kendisinin bana nazik kutlama mesajına teşekkür etmek içindi, hem de bir Cumhurbaşkanı ile yapılacak görüşmeden önce kendisinin önerilerini almak ve bazı sorularıma kendisinden yardım istemek üzereydi. Kendisini uyarısı bana şöyle oldu. Cumhurbaşkanlığının özel kaleminin ve protokol müdürlüğünün bir büyükelçi olduğunu, onun için benim de partimde bulunan büyükelçilerden birini görevlendirmek suretiyle bu protokol akışını, randevulaşmayı ve devamını özel kalemimizle koordineli bir büyükelçinin götürmesinin doğru olacağını ifade ettiler. Ben de partimizde görev yapan ve şu anda İstanbul Milletvekilimiz olan Namık Tan’ı bu konuda görevlendirdim. Kendisi de Cumhurbaşkanlığı Protokol Başkanı ve Özel Kalem Müdürü’yle dünkü görüşmenin detaylarını görüştüler. Heyet teşekkülü sırasında da kendi mesleki deneyimleri ve birikimleri gereğince görüşmeyi takip etmek ve gerekli notları tutmak üzere de Namık Tan’ı heyette bulundurduk. Kendileri de önce Sayın Elitaş, Sayın Cumhurbaşkanına eşlik ediyordu. Not tutma noktasında ilerleyen süreçte Sayın Cumhurbaşkanının daveti üzerine Özel Kalem Müdürü de eşlik etti ve böylece iki büyükelçinin görüşme ile ilgili not tuttukları süreci hep birlikte yaşamış olduk. İsim tercihini elbette ben yaptım. Milletvekili grubumuzdaki tek büyükelçidir kendisi. Ama bir büyükelçiyi görevlendirme önerisi kendi deneyim ve taktirleri ile Sayın Ahmet Necdet Sezer’in doğrudan bana teklifiyle olmuştur.”

“DEPREM BAKANLIĞINI ÖNERDİM”

“Deprem bakanlığını önemsiyorum. Şöyle ifade edeyim. Biraz önce Sayın Eş Genel Başkanlara da bu konuda düşüncemi söyledim. Türkiye’de herkes kendine göre bir beka sorunu tarifi yapıyor. Kimi CHP’yi beka sorunu görüyor, kimi bir siyasi partinin bir belediyeyi kazanmasını bir beka sorunu görüyor. Kimi bir başkasında beka sorunu görüyor ama Türkiye’nin en önemli beka sorunlarından bir tanesi hazırlıksızlık yakalanılacak olan İstanbul depremidir. İstanbul depreminde milyonlarca kişi ölebilir. İstanbul depreminin yaşandığında eğer tam hazır değilsek Türkiye ekonomisi çöker. Türkiye’nin ayrıca finans dünyası ile irtibatı kesilir. Türkiye’nin bazı şirketlerinin yöneticilerini ve o şirketlerin yönetim merkezlerini kaybederiz. Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki bağlantısı ortadan kalkabilir. O şehre insani yardım ulaştırmak da imkansız hale gelebilir. Bu mesele ne iktidarın tek başına bir meselesidir. Ne o kenti yöneten belediyenin tek başına çözebileceği bir meseledir. Ne de muhalefete muhalefet alanı tanıyacak bir durumdur. Bu meselenin kendisi ülke için bir beka sorunudur. Bunun için de Sayın Erdoğan’a bir deprem üzerine, ismi doğrudan deprem bakanlığı olarak konur mu, yoksa doğal afetlerle mücadele ve depreme hazırlık bakanlığı mı olur ama bir bakanlık kurmasını önerdim. Dahasını önerdim, Meclis’te grubu bulunan bütün siyasi partilerden birer bakan yardımcısı talep etmesi durumunda ben partimden bir bakan yardımcısını görevlendireceğimi ve depreme meselesini siyaset üstü bir şekilde ele almanın, siyasetin kısır tartışmalarının dışına çıkarmanın, bir beka sorununu el birliği ile ortadan kaldırmanın önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundum. Sayın Cumhurbaşkanı dikkatle takip etti, not aldı ve not aldırdı. Ancak bu konuda biliyorsunuz, Anayasa gereği yeni bakanlıklar kurulması kendi yetkisindedir. Kendi uhdesindedir. Nasıl bir adım atacağını bilmiyorum. Kurulmasını önemserim. Partimizden talep olduğu taktirde deprem bakanlığına bir bakan yardımcısı vermeyi de siyasi açıdan değil insani açıdan, vicdani açıdan ve o gün pişman olmamak için almamız gerekli bir sorumluluk olarak görürüm.”

“ATATÜRK’E VE SAYIN ERDOĞAN’A SAYGISIZCA İFADENİN DEM PARTİ EŞ BAŞKANLARI TARAFINDAN SARF EDİLDİĞİ NOKTASINDAKİ YANLIŞ İLETİŞİM DÜZELTİLDİ”

DEM Partili bir belediyede Atatürk, Erdoğan ve bayrağa yönelik sarf edildiği bildirilen sözleri de yorumlayan Özel, “Olaylar yaşandığında da diyalog halindeydik. Birincisi bir Atatürk’e ve Sayın Erdoğan’a saygısızca ifadenin DEM Parti Eş Başkanları tarafından sarf edildiği noktasındaki yanlış iletişim kendileri tarafından düzeltildi. Ardından kolluk güçlerinin yapmış olduğu soruşturma ve kovuşturma aşamasında da netleşti. DEM Parti’nin seçilmiş başkanları değildi onu söyleyenler. İkinci husus da bayrak konusu. O konuda ben her iki Sayın Eş Başkanın yapmış olduğu açıklamaları DEM’in kurumsal tavrı olarak görüyoruz ve o noktada da yapmış oldukları açıklamalarda hem bayrağa, hem Atatürk resmine, simgelere ve sembollere karşı bir hürmetsizlik ve saygısızlıklarının olmadıklarına ilişkin açıklamalarını son derece önemli, yerinde ve yeterli buluyorum” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-cumhurbaskani-erdogan-ile-gorusmesini-degerlendirdi-turkiye-demokrasisi-acisindan-onemli-bir-kilometre-tasi/feed/ 0 CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Siyasetçilerin el sıkışmadığı dönemler demokrasi için felakettir https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-siyasetcilerin-el-sikismadigi-donemler-demokrasi-icin-felakettir/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-siyasetcilerin-el-sikismadigi-donemler-demokrasi-icin-felakettir/#respond Fri, 03 May 2024 22:48:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30252 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, “Ben dünkü toplantının Türkiye demokrasisi açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade etmek isterim. Siyasetçilerin el sıkışmadığı dönemlerin sonu demokrasi için felaket olmuştur” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları Oruç ve Tuncer Bakırhan ile parti genel merkezinde bir araya geldi. CHP lideri Özel’e CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ve Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer eşlik etti. DEM Parti Eş Genel Başkanları ve CHP Genel Başkanı Özel, 1,5 saat süren görüşmenin ardından ortak basın açıklaması gerçekleştirdi.

“Siyasetçilerin el sıkışmadığı dönemlerin sonu demokrasi için felaket olmuştur”

Kamuoyunun gündeminde olan meseleleri Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmelerinde konuşma imkanı bulduğunu dile getiren Özel, “Benim ortaya koyduğum gündemlerin tamamını kendisi dinledi ve heyetinde bulunan arkadaşlar not aldılar. Biz de Erdoğan’ın yapmış olduğu değerlendirmeleri dinledik. Ben dünkü toplantının Türkiye demokrasisi açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade etmek isterim. Siyasetçilerin el sıkışmadığı dönemlerin sonu demokrasi için felaket olmuştur. 1977 ile 1980 arası iktidarla ana muhalefetin el sıkışmadığı, konuşmadığı bir dönemdi. Türkiye’de de ana muhalefetle iktidarın ve bütün siyasi partilerin birbirleriyle konuşabilen, el sıkışabilen, her şeyde anlaşmak mümkün değildir ama tartışabilen bir çizgide kalmalarını son derece önemli buluyoruz. Dünkü konuşmalar, tartışmaların bu anlamda nasıl sonuç verdiğini önümüzdeki günlerde, haftalarda, aylarda biz de takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesi öncesinde 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’i ziyaret ettiğini aktaran Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Özel Kalem Müdürünün eski büyükelçi olması nedeniyle Sezer’den heyette bir büyükelçi görevlendirmesi tavsiyesi aldığını söyledi.

“İsim tercihini elbette ben yaptım”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmelerinde CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan’ın heyette bulunduğunu hatırlatan Özel, “İki büyükelçinin görüşme ile ilgili not tuttukları bir süreci hep birlikte yaşamış olduk. İsim tercihini elbette ben yaptım. Milletvekili grubumuzdaki tek büyükelçidir kendisi. Bir büyükelçiyi görevlendirme önerisi, kendi deneyimleriyle takdirleriyle Ahmet Necdet Sezer’in doğrudan bana teklifiyle olmuştur” dedi.

“Partimizden talep olduğu takdirde deprem bakanlığına bir bakan yardımcısı vermeyi sorumluluk olarak görüyorum”

Türkiye’nin beka sorununun deprem olduğunu vurgulayan Özel, deprem bakanlığı kurulmasını önemsediğini belirterek, “Türkiye’de herkes kendine göre bir beka sorunu tarifi yapıyor. Kimi CHP’yi beka sorunu görüyor, kimi bir siyasi partinin bir belediyeyi kazanmasını beka sorunu görüyor, kimi bir başkasında beka sorunu görüyor ama Türkiye’nin en önemli beka sorunlarından bir tanesi hazırlıksız yakalanılacak olan İstanbul depremidir. İstanbul depreminde milyonlarca kişi ölebilir. İstanbul depremi yaşandığında eğer tam hazır değilsek Türkiye ekonomisi çöker. Türkiye’nin finans dünyasıyla irtibatı kesilir. Türkiye’nin en önemli şirketlerinin yöneticilerini ve o şirketlerin yönetim merkezlerini kaybederiz. Türkiye’nin Avrupa’yla Asya arasındaki bağlantısı ortadan kalkabilir. O şehre insani yardım ulaştırmak da imkansız hale gelebilir. Bu mesele ne iktidarın tek başına bir meselesidir, ne o kenti yöneten belediyenin tek başına çözebileceği bir meseledir ne de muhalefete muhalefet alanı tanıyacak bir durumdur. Meselenin kendisi ülke için bir beka sorunudur. Bunun için de Erdoğan’a deprem üzerine ismi doğrudan ‘Deprem Bakanlığı’ olarak konur mu yoksa ‘Doğal Afetlerle Mücadele ve Depreme Hazırlık Bakanlığı’ mı olur? Ama bir bakanlık kurmasını önerdim, dahasını da önerdim. Mecliste grubu bulunan bütün siyasi partilerden birer bakan yardımcısı talep etmesi durumunda ben partimden bir bakan yardımcısını görevlendireceğimi, deprem meselesini siyaset üstü bir şekilde ele almanın, siyasetin kısır tartışmalarının dışına çıkarmanın ve bir beka sorununu el birliğiyle ortadan kaldırmanın önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundum. Cumhurbaşkanı dikkatle takip etti, not aldırdı. Ancak bu konuda anayasa gereği, yeni bakanlık kurulması kendi yetkisindedir. Nasıl bir adım atacağını bilmiyorum. Partimizden talep olduğu takdirde deprem bakanlığına bir bakan yardımcısı vermeyi de siyasi açıdan değil, insani açıdan almamız gerekli bir sorumluluk olarak görüyorum” diye konuştu. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-siyasetcilerin-el-sikismadigi-donemler-demokrasi-icin-felakettir/feed/ 0
İzmir Barosu Başkanı: Yeni Anayasa Değişikliği Tuzak Olabilir https://www.haber60.com.tr/izmir-barosu-baskani-yeni-anayasa-degisikligi-tuzak-olabilir/ https://www.haber60.com.tr/izmir-barosu-baskani-yeni-anayasa-degisikligi-tuzak-olabilir/#respond Thu, 02 May 2024 21:12:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30085 HABER: FATİH ÖZKILINÇ KAMERA: KERİM UĞUR

(İZMİR)- İzmir Barosu Başkanı Avukat Sefa Yılmaz, ‘yeni anayasa’ tartışmalarına ilişkin “Bu ülke bugüne belli adımlarla geldi. Bakın 2010 anayasa değişikliğiyle farklı bir pozisyondan 2017’deki değişiklikle Cumhurbaşkanlığı sistemini, başkanlık sistemine çevirdik. Partili cumhurbaşkanı yaptık. Parlamenter sistemden vazgeçtik. Şimdi bütün bunları değerlendirdiğiniz zaman karşınıza bir oldu bittiyle bir anayasa değişikliği yapılmak isteniyor düşüncesi ve bu düşünceyi de ifade eden sözler geliyor. Çok aleni bir biçimde dillendiriliyor. Dikkat etmek lazım, bu tuzaklara düşmemek lazım” dedi.

İzmir Barosu Başkanı Avukat Sefa Yılmaz, ‘yeni anayasa’ tartışmalarına ilişkin ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu. Yeni anayasa tartışmalarının uzun süredir devam ettiğini kaydeden Yılmaz, “1982 Anayasası 177 maddeden ibaret. Bu maddelerin ilk dördü dışında kalan maddelerin birçoğu 187 defa değişmiş. Çünkü o ilk dört madde değiştirilemez, değiştirilmesi teklif edilemez. Yani darbe anayasasından geriye kalanlarla anayasal bir süreci yaşıyoruz. Bu değişiklik söylemleri daha bugün söylenmiyor. Bundan 10 yıl önce de 5 yıl önce de vardı” ifadelerini kullandı.

“NEDEN 1921 ANAYASASI?”

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un yeni anayasaya ilişkin 1921 Anayasası’nı referans gösterdiğini hatırlatan Yılmaz, şunları söyledi:

“Meclis’in açılmasından kısa bir süre sonra oluşturulan 1921 Anayasası’nda laiklik ilkesi yok. Kadın hakları yok. Çocuk hakları yok. Özgürlükler yok. Yani o anayasa Kurtuluş Savaşı’nı veren Meclis’in ve yurttaşın o olağanüstü şartlarda hazırladığı bir anayasaydı. Orada çok farklı hükümler vardı. İlk değişikliği 1924’te, Cumhuriyet’in ilanından sonra. Türkiye Cumhuriyeti’nin laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti olduğu ilkesi o zaman kabul edildi. Şimdi sormazlar mı size? Neden 1921 Anayasası? Neden 1924 değil? Neden 1961 değil? Az önce söylediğim 187 değişikliğin neredeyse yüzde 90’ı bu siyasal iktidar tarafından gerçekleştirildi. Geçtiğimiz günlerde Meclis’te bir toplantıda bir AK Parti milletvekilinin ilk dört maddeyi de gündeme taşıyalım söylemi vardı. Söylemek istediğimiz hep bu. Yani bu açıklamadan nereye varırsınız? İlk dört maddeyi de biz yeniden bir ele alalım, düzenleyelim açıklaması ardından da Numan Bey’in 1921 Anayasası’nı işaret etmesi, anayasa değişikliğinden ne istendiğini ortaya koyuyor. Bu münferit bir şey değil. Bir Meclis Başkanı, bir AK Parti milletvekili bunu söylüyorsa orada söylenen şeylerin dikkate alınması gerekir.”

“KONSENSÜS SAĞLAMADAN ANAYASAYI DEĞİŞTİRİRSENİZ BUNUN ADI ANAYASA OLMAZ”

“Bu ülkenin yönetim biçimi elbette cumhuriyettir, demokrasidir. Bundan vazgeçmek asla mümkün değildir. Bununla mücadele eden, Cumhuriyet’e karşı duran, Cumhuriyet değerlerini örseleyen, yok etmeye çalışan bir takım anlayışların varlığını biliyoruz” diyen Yılmaz, şöyle devam etti:

“O yüzden biz diyoruz ki o anlayışlara karşı Kurtuluş Savaşı halen devam ediyor. Anayasayı mı hazırlayacaksınız? Evet. Bunun için bir konsensüs gerekir. Onun için üniversitelerden, akademisyenlerden, barolardan, Türkiye Barolar Birliği’nden, alanında uzman kurum ve kuruluşlardan, kişilerden bir oluşum yaparsınız. Uzunca bir zaman tartışırsınız bunu. Bu altı ay, bir yıl değildir. Belki iki yıl sürecektir. O konsensüsü sağlamadan anayasayı değiştirirseniz bunun adı anayasa olmaz. Hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, demokratik değerler, cumhuriyet değerleri, bunların olmadığı bir anayasaya sahip olursunuz ki bugün istenilen o. İşte biz de onlarla mücadele ediyoruz.”

“BU ÜLKE BUGÜNE BELLİ ADIMLARLA GELDİ”

“Bu ülkenin gerçekten demokrasiye, cumhuriyet değerlerine inanan her yurttaşın bunun içinde siyasal partiler, STK’ler, barolar herkes var. Şiddetle karşı durması gerekir. Asla bir oldu bittiye ve kandırmacaya inanmamaları lazım. Dikkat etmek lazım. Nelerin yapıldığını çok iyi görmek lazım. Bu ülke bugüne belli adımlarla geldi. Bakın 2010 anayasa değişikliğiyle farklı bir pozisyondan 2017’deki değişiklikle Cumhurbaşkanlığı sistemini, başkanlık sistemine çevirdik. Partili cumhurbaşkanı yaptık. Parlamenter sistemden vazgeçtik. Şimdi bütün bunları değerlendirdiğiniz zaman karşınıza bir oldu bittiyle bir anayasa değişikliği yapılmak isteniyor düşüncesi ve bu düşünceyi de ifade eden sözler geliyor. Çok aleni bir biçimde dillendiriliyor. Dikkat etmek lazım, bu tuzaklara düşmemek lazım.”

]]> https://www.haber60.com.tr/izmir-barosu-baskani-yeni-anayasa-degisikligi-tuzak-olabilir/feed/ 0 İYİ Parti Trabzon İl Başkanlığı’nda İstifalar Nedeniyle İl Yönetimi Düştü https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-trabzon-il-baskanliginda-istifalar-nedeniyle-il-yonetimi-dustu/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-trabzon-il-baskanliginda-istifalar-nedeniyle-il-yonetimi-dustu/#respond Wed, 01 May 2024 21:37:01 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30001 İYİ Parti Trabzon İl Başkanlığı’nda yaşanan istifalar nedeniyle il yönetimi düştü.

İYİ Parti Trabzon İl Başkanlığı yönetiminde birçok ismin istifası nedeniyle il yönetimi düştü. Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık’ın partisinden istifasının ardından Trabzon İl Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenlendi. İl Başkanlıği görevinden istifa ettiğini belirten Fatma Başkan, 2023-2024 seçimlerinde partilerinin uygulamış olduğu stratejinin başarılı olmadığını belirterek, “Özellikle yerel seçimlerde muhalefete karşı kullanılan dil ve söylemler seçmen nezdinde eleştiriye ve şüpheye sebebiyet verdi. İYİ Parti’nin oyları gün gün eridi. Bizler sürecin gittiği noktanın farkındaydık fakat partimize zarar vermemek adına genel merkezin aldığı kararlar başarıya götürmeyecek olsa da uyguladık. Parti aidiyetimizle birlikte çalıştık. Vekilimiz Yavuz Aydın’la yerel seçimlerde birçok konuda fikir ayrılığına düştük. Fakat seçim sürecinde partime zarar vermemek adına yine her şeye rağmen süreci düzgün yönetmeye çalıştım. Ancak İYİ Parti olarak sınırlı il ve ilçeler dışında ülke genelinde ağır bir hezimete uğradık. Trabzon’da Mustafa Bıyık başkanımızla Yomra Belediyesi’ni alarak mevcut belediyemizi koruduk” dedi.

“İYİ Parti için tekrar bir çıkış yakalama fırsatı vardı”

“Kendi söylemlerimizle çeliştik, millete ve tabana rağmen siyaset yapılmayacağını gördük” diyen Başkan, “Bu durumun ardından Genel Başkanımız Meral Akşener bir kongre kararı aldı ve aday olmayacağını belirtti. İYİ Parti için tekrar bir çıkış yakalama fırsatı vardı. Partimizin çok değerli üç ismi kongrede adaylığını açıkladı. Bunlardan birisi de şehrimizin gururu, bakanımız Koray Aydın’dı. Biz kendisini destekledik. Zaten Trabzon teşkilatına yakışan da buydu. Trabzonlu bir genel başkan adayı varken başka bir adayı destekleyemezdik, bize yakışmazdı. Süreçte diğer genel başkan adaylarımızı da aradım ve hayırlı olsun dileklerimi ilettim. Trabzon çok farklı bir şehirdir. Bu şehrin yazılı olmayan kuralları, çok keskin normları vardır. Bu şehir milliyetçidir, kendi adamını tutar. Kendinden olanı her zaman destekler. Fakat İYİ Parti Olağanüstü Kongresi’nde böyle olmadı. İYİ Partililerin oyları ve emekleri ile siyaset yapan ve partimize umut olan Genel Başkan Sayın Koray Aydın’la dostluk yapıp, yol yürüdüğü halde desteklemeyenler oldu” şeklinde konuştu.

“Yaşanan bu olaylardan sonra sağlıklı bir çalışma ortamı kalmadığını düşünüyorum”

İYİ Parti Trabzon İl Başkanlığı görevinden istifa ettiğini kaydeden Başkan, “Kongrede yaşanan bazı olaylar bizi derinden sarsmıştır. Yomra Belediye Başkanımız Mustafa Bıyık, kongrede oy kullanamamıştır. Bilgileri yanlış girilmiştir. Kasıtlı veya kasıtsız bilmiyoruz. Ancak bir önceki kongrede sorunsuz oy kullanabilen bir delegenin bu seçimde oy kullanamaması şüpheli bir durumdur. Kongre ile alakalı çok daha fazla şey söyleyebilirim ancak siyasi etik gereği bu konulara fazla girmek istemiyorum. Sonuca gelecek olursak artık İYİ Parti İl Başkanı olarak yaşanan bu olaylardan sonra sağlıklı bir çalışma ortamı kalmadığını düşünüyorum. Bugün itibariyle yürütmüş olduğum İYİ Parti Trabzon İl Başkanlığı görevimden istifa ettiğimi kamuoyu ile paylaşmak istiyorum. Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’na ve İYİ Parti ailesine başarılar dilerim. Şimdiye kadar benimle yol yürümüş il yönetim kurulu üyelerime, ilçe başkanlarıma, teşkilat mensuplarıma ve partimize gönül veren herkese emeklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. – TRABZON

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-trabzon-il-baskanliginda-istifalar-nedeniyle-il-yonetimi-dustu/feed/ 0
Trabzon’un Yomra ilçesinin İYİ Partili Belediye Başkanı Bıyık partisinden istifa etti https://www.haber60.com.tr/trabzonun-yomra-ilcesinin-iyi-partili-belediye-baskani-biyik-partisinden-istifa-etti/ https://www.haber60.com.tr/trabzonun-yomra-ilcesinin-iyi-partili-belediye-baskani-biyik-partisinden-istifa-etti/#respond Tue, 30 Apr 2024 23:12:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29930 – Trabzon’un Yomra ilçesinin İYİ Partili Belediye Başkanı Bıyık partisinden istifa etti

TRABZON – 31 Mart seçimlerinde İYİ Parti’nin Trabzon’da kazandığı tek ilçe belediyesi olan Yomra’da Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, düzenlediği basın toplantısı ile partisinden istifa etti. Bıyık yaptığı açıklamada, istifasının gerekçeleri olduğunu belirterek “Bu partide siyaset yapma ve siyaseten yol arkadaşlığı yapacak olduğumuz insanlardaki bu ayrışmadan kaynaklı olarak partide artık yola devam edemeyeceğime ve mensubu olduğum İYİ Parti’den bugün itibariyle istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine duyurmak istiyorum” dedi.

2019 ve 2024 yerel seçimlerinde İYİ Parti’nin Trabzon’da kazandığı tek ilçe olan Yomra’nın Belediye Başkanı Mustafa Bıyık bugün Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde basın toplantısı düzenledi. Bıyık, İYİ Parti Olağanüstü Kurultayı’nda genel başkan adayı Koray Aydın’ın seçimi kazanamamasının ardından ve partinin sürdürmüş olduğu politikanın yanlış olmasından dolayı istifa kararı aldığını söyledi.

İstifasının bir takım gerekçeleri olduğunu kaydeden Başkan Bıyık, “2019 tarihinde Yomra Belediye Başkanlığı’na seçildim. Yomra’daki vatandaşlarımızın, halkımızın desteğiyle belediye başkanına seçildik ve sonrasında da tekrar bir ay kadar önce 31 Mart 2024 tarihinde yapılan seçimlerde tekrar Yomra belediye başkanına seçildim. Son zamanlardaki yaşamış olduğunuz istifa sürecinde de yine kayıtlı ve şartsız, partili, partisiz birçok insandan çok büyük destekler aldım. Geçmiş olduğumuz Cumartesi günü partimizin olağanüstü kurultay sürecini yaşadık. Bu kurultay sürecinde yaşanan sonuçlar sebebiyle basına yansıyan istifamla ilgili konuları da buradan açıklık getirmek üzere sizleri de bilgilendirmek istiyorum. Yomralı hemşerimiz Koray Aydın, İYİ Parti Genel Başkanlığı adaylığını açıkladı ve Türkiye’de bakanımızın adaylığını açıkladıktan sonra en hızlı destek açıklamasını yapan hem belediye başkanlarının hem partililerden birisi oldum. Bu kurultay sürecinde kendisinin yanında yer aldık ve desteğimizi her türlü kendisine gösterdik. Gelinen süreçte kurultayda birinci turda çok yüksek bir oy oranı ile önde çıkmış olmamıza rağmen kurultayda seçimi Bakanımız kaybetmiştir. Partilerin kurultaylarında kazanmak veya kaybetmek vardır. Bu gayet normal bir durumdur. Buna da aday olunduğu zaman herkes hazırdır. Bizler de hazırdık. Bu seçim kaybedilebilir veya kazanılabilirdi. Gelinen noktada bugün itibariyle bulunmuş olduğum İYİ Parti mensubu üyeliğinden olmaktan bugün itibariyle istifa ediyorum. İstifamın bir takım gerekçesi var” diye konuştu.

“Bizim konumuz ilkesel bir konudur; kişilere bağlı olarak bireysel bir noktada değiliz”

İYİ Parti’nin başarılı olacağına olan inancını kaybettiğini söyleyen Başkan Bıyık, “Ben sadece partide yapılan olağanüstü kurultayda Koray Aydın seçimi kaybetti diye bir istifa durumum yok. Tek bir nedene bağlı olarak istifa noktasında değiliz. Bu istifamın 4-5 gerekçesi var. Bunun en önemli gerekçesi şu 31 Mart tarihinden önce ben Belediye başkanı olarak 2019 tarihinde seçimleri kazanmış olan 20 tane belediye başkanından tekrar 31 Mart seçimlerini kazanmış tek belediye başkanıyım. Belediye başkanları toplantılarında partideki istişare toplantılarında her zaman parti son bir yıldır sürdürmüş olduğu politikanın yanlış olduğunu Anadolu’da taşra teşkilatlarında bu politikanın bir karşılığı olmadığını ve gün geçtikçe oy oranımızın azaldığına dair sert bir şekilde bütün eleştirilerimi partindeki yöneticilik yapan arkadaşlarına ilettim. Günün sonunda bu parti 31 Mart tarihinde başarısızlığa uğradı. ve olağanüstü kurultay kararı aldık. Bu olağanüstü kurultayda genel başkanımız hem partide tekrar aday olmayacağım dedi. Ancak Genel Başkanımızın bu süreçte partinin bu kararları almasında etkili olan birçok arkadaşımız, genel idare kurulu üyesi, genel başkan yardımcısı gibi partide üst düzey görev yapan arkadaşlarımızın hepsi bugün partide yeniden genel idare kurulu üyesi olarak partiye seçilmiş ve partide devam kararı almışlardır. Genel idare kurulunda yapılan oylamalarda partinin çoğunluk olarak burada Cumhuriyet Halk Partisi iş birliğine, ittifaka veya herhangi bir siyasi partiyle iş birliğiyle ittifaka kesinlikle karşı çıkıp hür ve müstakil olarak seçime girilmesi tezini savunan arkadaşlarımızın tamamı da şu anda baktığımız zaman genel idare kurulunda veya parti yönetiminde veya yeni seçilen genel başkanımızın yanında durmaktadır. Bu şunu taşıyor. Bütün bu olumsuzlukların tamamını genel başkana yüklediler. Genel başkanımız salonda ben bu olumsuzları katlanıyorum, üstüme alıyorum dedi ve gitti. Geriye kalan arkadaşlarımızın hiçbir tanesinin bu başarısızlıklarda bir katkısı olmamış gibi partiyi yeniden aynı kişiyle aynı yöntemlerle partiyi iktidara taşıyacaklarına dair bir yöntem belirlediklerini belirtmiş olmaları bizim bu partide bundan sonra başarılı olacağına olan inancımızı kaybetmiştir. Benim istifa nedenlerimin en önemli nedeni budur. Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener’in geçtiğimiz 5 yıllık içerisinde ilçemize 4 sefer ziyareti olduk. Kendisiyle Anadolu’da birçok ilçeyi, ili ziyaretlerine eşlik ettim. Bizim sayın genel başkanımızın kendisiyle ve yeni seçilen İYİ Parti Genel Başkanın şahsıyla ilgili bir eleştirimiz ve sorunumuz bulunmamaktadır. Bizim konumuz ilkesel bir konudur. Duruşumuz da ilkesel bir konudur. Kişilere bağlı olarak bireysel bir noktada değiliz” şeklinde konuştu.

“Oy kullanmamıza ciddi bir şekilde engel olundu”

İYİ Parti’nin olağanüstü kurultayında oy kullanamadığını dile getiren Başkan Bıyık, “Ben bir yıl önce İYİ Parti’nin olağan kurulunda da oy kullanmıştım. TC kimlik numaram ve baba adımın yanlış yazılmasından dolayı oy kullandırılmadı. Bu delege listelerini yapan genel kuruldaki ilgili arkadaşların yapmış olduğu bireysel hata ve bilinçli bir durumdur bunu bilemiyorum. Bir suçlamada bulunmak istemiyorum. Bu planlanan hatadan kaynaklı olarak Yomra Belediye Başkanı olarak 2019’da seçilmiş ve 2024 yılından seçilmiş biri olarak bu partide orada oy kullanmamıza ciddi bir şekilde engel olundu. Doğal olarak sonuçta bu partide siyaset yapma ve siyaseten yol arkadaşlığı yapacak olduğumuz insanlardaki bu ayrışmadan kaynaklı olarak partide artık yola devam edemeyeceğime ve mensubu olduğum İYİ Parti’den bugün itibariyle istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine duyurmak istiyorum” ifadelerini kullandı.

“Hiçbir siyasi parti ile hiçbir kişi ile siyasi partisine katılmak üzere bir kelimelik görüşmem olmadı”

İstifa sürecinin ardından siyasi yol haritası şeklindeki sorulara Bıyık, “Benim CHP ile İstanbul’da görüştüğüm anlaştığım seçimden önce oraya geçeceğime dair bir şey söylendi. Bunu ilkokuldaki cahil bir çocuk söylemez. Seçim bitti. Koray Aydın cumartesi günü seçimi kazanmış olsaydı benim İstanbul’da yapmış olduğum görüşmenin sonucu olacaktı. Ben hangi şartlarda istifa ederek CHP’ye katılacaktım. Seçimden önce böyle saçma görüşme olabilir mi? Neticede Koray Aydın kazanmış olsaydı bu parti yüzde 1 dahi oy alsa bu partideki siyasi hayatıma devam edecektim. Çünkü ilkesel olarak bu benim tarzım. Hiçbir siyasi parti ile hiçbir kişi ile siyasi partisine katılmak üzere bir kelimelik görüşmem olmadı. Eğer tespit edilirse ispat edilirse belediye başkanlığından istifa edeceğim” dedi.

“Koray Aydın’ı ilk bulduğu kavşakta satan adam Yomra Belediye Başkanını dünden satar diye düşünüyorum”

İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydı ile bir temasının olmadığını kaydeden Başkan Bıyık, “Yavuz Aydın ile bir temasım olmadı. Sayın Vekil ilk önce kendisini sorgulaması lazım. İYİ Parti’ye mensup olarak Trabzon’da kazanılan tek belediye biziz. Tek belediye başkanı olmama rağmen ne bir tebrik telefonu açtı ne bir çiçek gönderdi ne bir selam verdi. Ziyaret etmeyen belediyesine gelmeyen bir adamla vefa ve hemşericilik düşüncesi ile yol yürümenin bir anlamı olmadığını düşünüyorum. 20-30 yıllık yol arkadaşı Koray Aydın’ı ilk bulduğu kavşakta satan adam Yomra Belediye Başkanını dünden satar diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/trabzonun-yomra-ilcesinin-iyi-partili-belediye-baskani-biyik-partisinden-istifa-etti/feed/ 0
İYİ Parti Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık İstifa Etti https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-yomra-belediye-baskani-mustafa-biyik-istifa-etti/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-yomra-belediye-baskani-mustafa-biyik-istifa-etti/#respond Tue, 30 Apr 2024 22:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29922 31 Mart seçimlerinde İYİ Parti’nin Trabzon’da kazandığı tek ilçe belediyesi olan Yomra’da Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, düzenlediği basın toplantısı ile partisinden istifa etti. Bıyık yaptığı açıklamada, istifasının gerekçeleri olduğunu belirterek “Bu partide siyaset yapma ve siyaseten yol arkadaşlığı yapacak olduğumuz insanlardaki bu ayrışmadan kaynaklı olarak partide artık yola devam edemeyeceğime ve mensubu olduğum İYİ Parti’den bugün itibariyle istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine duyurmak istiyorum” dedi.

2019 ve 2024 yerel seçimlerinde İYİ Parti’nin Trabzon’da kazandığı tek ilçe olan Yomra’nın Belediye Başkanı Mustafa Bıyık bugün Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde basın toplantısı düzenledi. Bıyık, İYİ Parti Olağanüstü Kurultayı’nda genel başkan adayı Koray Aydın’ın seçimi kazanamamasının ardından ve partinin sürdürmüş olduğu politikanın yanlış olmasından dolayı istifa kararı aldığını söyledi.

İstifasının bir takım gerekçeleri olduğunu kaydeden Başkan Bıyık, “2019 tarihinde Yomra Belediye Başkanlığı’na seçildim. Yomra’daki vatandaşlarımızın, halkımızın desteğiyle belediye başkanına seçildik ve sonrasında da tekrar bir ay kadar önce 31 Mart 2024 tarihinde yapılan seçimlerde tekrar Yomra belediye başkanına seçildim. Son zamanlardaki yaşamış olduğunuz istifa sürecinde de yine kayıtlı ve şartsız, partili, partisiz birçok insandan çok büyük destekler aldım. Geçmiş olduğumuz Cumartesi günü partimizin olağanüstü kurultay sürecini yaşadık. Bu kurultay sürecinde yaşanan sonuçlar sebebiyle basına yansıyan istifamla ilgili konuları da buradan açıklık getirmek üzere sizleri de bilgilendirmek istiyorum. Yomralı hemşerimiz Koray Aydın, İYİ Parti Genel Başkanlığı adaylığını açıkladı ve Türkiye’de bakanımızın adaylığını açıkladıktan sonra en hızlı destek açıklamasını yapan hem belediye başkanlarının hem partililerden birisi oldum. Bu kurultay sürecinde kendisinin yanında yer aldık ve desteğimizi her türlü kendisine gösterdik. Gelinen süreçte kurultayda birinci turda çok yüksek bir oy oranı ile önde çıkmış olmamıza rağmen kurultayda seçimi Bakanımız kaybetmiştir. Partilerin kurultaylarında kazanmak veya kaybetmek vardır. Bu gayet normal bir durumdur. Buna da aday olunduğu zaman herkes hazırdır. Bizler de hazırdık. Bu seçim kaybedilebilir veya kazanılabilirdi. Gelinen noktada bugün itibariyle bulunmuş olduğum İYİ Parti mensubu üyeliğinden olmaktan bugün itibariyle istifa ediyorum. İstifamın bir takım gerekçesi var” diye konuştu.

“Bizim konumuz ilkesel bir konudur; kişilere bağlı olarak bireysel bir noktada değiliz”

İYİ Parti’nin başarılı olacağına olan inancını kaybettiğini söyleyen Başkan Bıyık, “Ben sadece partide yapılan olağanüstü kurultayda Koray Aydın seçimi kaybetti diye bir istifa durumum yok. Tek bir nedene bağlı olarak istifa noktasında değiliz. Bu istifamın 4-5 gerekçesi var. Bunun en önemli gerekçesi şu 31 Mart tarihinden önce ben Belediye başkanı olarak 2019 tarihinde seçimleri kazanmış olan 20 tane belediye başkanından tekrar 31 Mart seçimlerini kazanmış tek belediye başkanıyım. Belediye başkanları toplantılarında partideki istişare toplantılarında her zaman parti son bir yıldır sürdürmüş olduğu politikanın yanlış olduğunu Anadolu’da taşra teşkilatlarında bu politikanın bir karşılığı olmadığını ve gün geçtikçe oy oranımızın azaldığına dair sert bir şekilde bütün eleştirilerimi partindeki yöneticilik yapan arkadaşlarına ilettim. Günün sonunda bu parti 31 Mart tarihinde başarısızlığa uğradı. ve olağanüstü kurultay kararı aldık. Bu olağanüstü kurultayda genel başkanımız hem partide tekrar aday olmayacağım dedi. Ancak Genel Başkanımızın bu süreçte partinin bu kararları almasında etkili olan birçok arkadaşımız, genel idare kurulu üyesi, genel başkan yardımcısı gibi partide üst düzey görev yapan arkadaşlarımızın hepsi bugün partide yeniden genel idare kurulu üyesi olarak partiye seçilmiş ve partide devam kararı almışlardır. Genel idare kurulunda yapılan oylamalarda partinin çoğunluk olarak burada Cumhuriyet Halk Partisi iş birliğine, ittifaka veya herhangi bir siyasi partiyle iş birliğiyle ittifaka kesinlikle karşı çıkıp hür ve müstakil olarak seçime girilmesi tezini savunan arkadaşlarımızın tamamı da şu anda baktığımız zaman genel idare kurulunda veya parti yönetiminde veya yeni seçilen genel başkanımızın yanında durmaktadır. Bu şunu taşıyor. Bütün bu olumsuzlukların tamamını genel başkana yüklediler. Genel başkanımız salonda ben bu olumsuzları katlanıyorum, üstüme alıyorum dedi ve gitti. Geriye kalan arkadaşlarımızın hiçbir tanesinin bu başarısızlıklarda bir katkısı olmamış gibi partiyi yeniden aynı kişiyle aynı yöntemlerle partiyi iktidara taşıyacaklarına dair bir yöntem belirlediklerini belirtmiş olmaları bizim bu partide bundan sonra başarılı olacağına olan inancımızı kaybetmiştir. Benim istifa nedenlerimin en önemli nedeni budur. Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener’in geçtiğimiz 5 yıllık içerisinde ilçemize 4 sefer ziyareti olduk. Kendisiyle Anadolu’da birçok ilçeyi, ili ziyaretlerine eşlik ettim. Bizim sayın genel başkanımızın kendisiyle ve yeni seçilen İYİ Parti Genel Başkanın şahsıyla ilgili bir eleştirimiz ve sorunumuz bulunmamaktadır. Bizim konumuz ilkesel bir konudur. Duruşumuz da ilkesel bir konudur. Kişilere bağlı olarak bireysel bir noktada değiliz” şeklinde konuştu.

“Oy kullanmamıza ciddi bir şekilde engel olundu”

İYİ Parti’nin olağanüstü kurultayında oy kullanamadığını dile getiren Başkan Bıyık, “Ben bir yıl önce İYİ Parti’nin olağan kurulunda da oy kullanmıştım. TC kimlik numaram ve baba adımın yanlış yazılmasından dolayı oy kullandırılmadı. Bu delege listelerini yapan genel kuruldaki ilgili arkadaşların yapmış olduğu bireysel hata ve bilinçli bir durumdur bunu bilemiyorum. Bir suçlamada bulunmak istemiyorum. Bu planlanan hatadan kaynaklı olarak Yomra Belediye Başkanı olarak 2019’da seçilmiş ve 2024 yılından seçilmiş biri olarak bu partide orada oy kullanmamıza ciddi bir şekilde engel olundu. Doğal olarak sonuçta bu partide siyaset yapma ve siyaseten yol arkadaşlığı yapacak olduğumuz insanlardaki bu ayrışmadan kaynaklı olarak partide artık yola devam edemeyeceğime ve mensubu olduğum İYİ Parti’den bugün itibariyle istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine duyurmak istiyorum” ifadelerini kullandı.

“Hiçbir siyasi parti ile hiçbir kişi ile siyasi partisine katılmak üzere bir kelimelik görüşmem olmadı”

İstifa sürecinin ardından siyasi yol haritası şeklindeki sorulara Bıyık, “Benim CHP ile İstanbul’da görüştüğüm anlaştığım seçimden önce oraya geçeceğime dair bir şey söylendi. Bunu ilkokuldaki cahil bir çocuk söylemez. Seçim bitti. Koray Aydın cumartesi günü seçimi kazanmış olsaydı benim İstanbul’da yapmış olduğum görüşmenin sonucu olacaktı. Ben hangi şartlarda istifa ederek CHP’ye katılacaktım. Seçimden önce böyle saçma görüşme olabilir mi? Neticede Koray Aydın kazanmış olsaydı bu parti yüzde 1 dahi oy alsa bu partideki siyasi hayatıma devam edecektim. Çünkü ilkesel olarak bu benim tarzım. Hiçbir siyasi parti ile hiçbir kişi ile siyasi partisine katılmak üzere bir kelimelik görüşmem olmadı. Eğer tespit edilirse ispat edilirse belediye başkanlığından istifa edeceğim” dedi.

“Koray Aydın’ı ilk bulduğu kavşakta satan adam Yomra Belediye Başkanını dünden satar diye düşünüyorum”

İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydı ile bir temasının olmadığını kaydeden Başkan Bıyık, “Yavuz Aydın ile bir temasım olmadı. Sayın Vekil ilk önce kendisini sorgulaması lazım. İYİ Parti’ye mensup olarak Trabzon’da kazanılan tek belediye biziz. Tek belediye başkanı olmama rağmen ne bir tebrik telefonu açtı ne bir çiçek gönderdi ne bir selam verdi. Ziyaret etmeyen belediyesine gelmeyen bir adamla vefa ve hemşericilik düşüncesi ile yol yürümenin bir anlamı olmadığını düşünüyorum. 20-30 yıllık yol arkadaşı Koray Aydın’ı ilk bulduğu kavşakta satan adam Yomra Belediye Başkanını dünden satar diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı. – TRABZON

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-yomra-belediye-baskani-mustafa-biyik-istifa-etti/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: ” Taksim’i Kapatmak Anayasa Tanımamaktır” (1) https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-taksimi-kapatmak-anayasa-tanimamaktir-1/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-taksimi-kapatmak-anayasa-tanimamaktir-1/#respond Tue, 30 Apr 2024 22:42:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29916 (ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Anayasa Mahkemesi’nin Taksim’le ilgili kararını hatırlatan Özel, “Taksim kararı ortadadır. Taksim’i kapatmak Anayasa tanımamaktır. Can Atalay kararı ortadadır. Can Atalay’ı bırakmamak Anayasayı tanımamaktır. Gezi’deki tutuklularının her birinin hakkında verilmiş hak ihlali kararları vardır. Onları Bakırköy’de, Silivri’de tutmak Anayasa tanımamaktır. Demokrasi de gösterinin, protestoların özgürce yapıldığı, anayasal sınırlar içinde davranıldıkça da izne dahi ihtiyaç olunmadığı işlerdir. Ama maalesef ülkeyi yöneten akıl bu özgüvenden de bu demokrasi anlayışından da mahrum. Bütün uyarılarımıza rağmen olmadı. Bu sabah sayın İçişleri Bakanıyla (Taksim için) bir görüşme daha yaptık. Benim talebimi, önerimi yerine getiremeyeceklerini söylediler. Biz de kendilerine bunun doğru olmadığını söyledik. Hala geç değildir” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında CHP’ye Sevinç Atabay’ın katıldığını duyurdu ve şöyle konuştu:

“Cumhuriyet Halk Partisi grubu Türkiye’nin en büyük en sıcak ailelerinden bir tanesinin meclisteki tecrübelerinden oluşuyor. Ailemiz büyümeye devam ediyor, büyümeye devam edecek, ve geçtiğimiz hafta olduğu gibi bu hafta da çok önemli bir katılım var. 42 yıllık bir eğitimci, uzun yıllar Milli Eğitim Bakanlığı’nın çeşitli kademelerinde görev yapmış. Chicago’da eğitim ateşesi görevinde bulunmuş. Talim Terbiye Kurulu üyeliği gibi önemli görevleri yapmış, geçtiğimiz dönem ortak mütabakat metninin Milli Eğitim Politikalarıyla ilgili ki çok önemli dediğimiz çalışmalar vardı. Oraya inanılmaz emekler vermiş, Türk Eğitim Derneği’nin uzun yıllardır genel müdürlüğünü yürütmüş, TÜSİAD’ın Türkiye Odalar Borsalar Birliği’nin eğitim komisyonunda eğitim meclisinde eğitimle ilgili çağdaş, bilimsel, laik eğitimle ilgili çok önemli hizmetleri olmuş olan Sayın Sevinç Atabay, Cumhuriyet Halk Partisi’ne katılmak üzere kürsüye buraya geliyor. Cumhuriyet Halk Partisi iktidara yürürken müfredat meselelerinde belki de Türkiye’de en deneyimli isimlerden birisi bu yürüyüşte, Cumhuriyet Halk Partisi’nin değişiminden sonra ve bu yürüyüşte bizlere katkı vermek istedi. Milli Eğitim’den Sorumlu Gölge Bakanımızın, parti okulumuzun önümüzdeki dönemde parti içinde yerel yöneticiler akademimizin gücüne güç katacak, çalışmalarına önemli katkıları olacak. Sevinç Atalay aramıza hoş geldi, baba evine Atatürk’ün partisine hoş geldiniz.”

ÜÇÜZLER PARTİYE ÜYE OLDU, ROZETLERİNİ ÖZGÜR ÖZEL TAKTI

Genç ve kadın üye başvurularında ciddi bir artış olduğunu ifade eden Özel, üye formlarının tükendiğini ve yeniden bastırıldığını belirtti. CHP’ye yeni üye olan Ayşegül, Enes ve Eren Kılıç isimli üçüz kardeşlerin de kürsüde parti rozetlerini takan Özel, “İnanılmaz bir yönelim var. Geçen hafta İkizler çok hoş bir anı bıraktı. Bu hafta üçüzler aramıza katılıyor” bilgisini paylaştı.

ÖZGÜR ÖZEL’DEN AMEDSPOR’A TEBRİK TELEFONU

Murat Emir’i yeni görevinde tebrik eden Özel, “Diğer yandan Buse Naz’dan yüzümüzü güldürdü. Telefon açtım tebrik ettim. Bir kez daha madalyalarını kutluyorum. İzmir’in artık Süper Lig’de bir temsilcisi var. Göztepe’yi kutluyorum. Hafta sonu Manisa’nın Soma ilçesinde çok önemli bir müsabaka vardı. Amedspor’u ağırladık. Zaman zaman geçmişte çok olumsuz ve Türkiye’yi toplumsal barışı çok rahatsız edecek durumlar oluşuyordu. Daha önce Kastamonu’da Hasan Baltacı bu sefer belediye başkanımız Soma’da ev sahipliğini yaptılar. Amedspor Soma’ya geldi. Bir gün önceden yöneticileri geldi. Dostluk, kardeşlik içinde bir müsabaka oldu. Çok duygulandım tebrik etmek için aradım” dedi.

Hafta sonu yapılan İYİ Parti 5. Olağanüstü Kurulu’na değinen Özgür Özel, “Meral Hanım’a bir kez daha sayın genel başkana bundan sonraki yaşamında sağlık ve mutluluklar diliyorum. Çoklu, rekabetçi bir ortamdaki bu parti içi demokrasi Türkiye için önemlidir. Daha önce birlikte grup başkan vekilliği yaptığımız Sayın Müsavat Dervişoğlu az önce de mazbatasını almış, bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyor, kendisine ve partisine başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.

“İKTİDARLARINI KAYBEDECEKLERİNİ SANIYORLAR”

Taksim meydanı’nın 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarına kapatılmasını değerlendiren Özel, şöyle devam etti:

“Geçtiğimiz hafta grup toplantısında bir çağrı yapmış Taksim’in 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarına kapatılması kararından dönülmesini talep etmiştim. Bir meydanın 1 Mayıs’ta kapalı olması o iktidarın başarısını değil aslında muktedir olamadığını, iktidarda olduğunu ama o meydanda kutlamaya yasak getirerek aslında lüzumsuz bir tedirginlik içinde olduğunu, güvenliği sağlayamayacağını peşinen itiraf ettiğini ve bunun demokrasilerde, öz güvensizliğin iktidarlara hiç iyi gelmeyeceğini; bu yüzden bizim sorumluluk almaya hazır olduğumuzu ve sendikalarla birlikte görev yaparak kimsenin burnu kanamadan o meydandaki kutlamalara izin verilmesini talep etmiştik. Bir hafta geçti dün Sayın İçişleri Bakanını aradım ve bu konudaki talebimi, taahhüdümü, meseleye koyduğumuz kefaleti ifade ettim ve işbirliği teklif ettim. Kendisi bana görevi deneyi bir takım mahsurları, birtakım istihbaratları, birtakım yasadışı örgütlerin yapmış olduğu çağrıları da gerekçelendirerek bunun için vermeyeceklerini tekrar etti. İletişime açık olumlu bir yaklaşım içindeydi. Ama sonuçta bir yasaklama vardı. O ona kısıtlama diyordu. Yasak var. İşte 50 kişi değil, 300 kişiyle geliyorlar, çelenk koysunlar ve yarım saat arayla ayrılsınlar. Ama biz orayı açmayız, açamayız diyordu. Esasen Taksim, Gezi Parkı birileri tarafından kendi egemenlik sancaklarıymış da oraya toplum giderse egemenliklerini, iktidarlarını kaybedeceklerini sanıyorlar. Oysa siz bir yasaklamayla egemenlik korumaya başladıysanız, zaten orada artık egemenlikten, muktedirlikten, iktidardan bahsedilemez.

Baskıyla, güçle tesis edilen iktidarlar eninde sonunda kaybetmeye mahkumdur. İktidarın güçlüsü rızayla tesis edilendir, gönülle tesis edilendir, demokrasiyle korunandır. Demokrasi de gösterinin, protestoların özgürce yapıldığı, anayasal sınırlar içinde davranıldıkça da izne dahi ihtiyaç olunmadığı işlerdir. Ama maalesef ülkeyi yöneten akıl bu özgüvenden de bu demokrasi anlayışından da mahrum. Bütün uyarılarımıza rağmen olmadı. Bu sabah sayın İçişleri Bakanıyla bir görüşme daha yaptık. Benim talebimi, önerimi yerine getiremeyeceklerini söylediler. Biz de kendilerine bunun doğru olmadığını söyledik. Hala geç değildir. Buradan çağrımı tekrar ediyorum ve şunu ifade etmek istiyorum. Bugün bir anayasa tartışması var. Sayın Kurtulmuş geldiler, ziyaret ettiler. Diyorlar ki ‘yeni bir anayasa yapma sürecine Cumhuriyet Halk Partisi de dahil olsun.’ Açıklamamda da söyledim, Sayın Kurtulmuş’a içeride de söyledim. Burada da söyleyim. Anayasalar toplumsal mütabakat metinleridir.. Anayasalar her doğan için yapılır. Erdoğan için Anayasa yapılmaz. Anayasalar toplumu kuşatırlar, elbise gibidirler. Özelliği hemen herkesin üzerine uymasıdır. Öyle kapsayıcı, öyle çoğulcu, öyle aşkın zamanlı metinlerdir. Durdukça değer kazanırlar.. ve böyle bir metni yapmak topluma yeni bir elbise dikmek…”

“YENİSİ YAPILANA KADAR ESKİSİNE UYMAK HER VATANDAŞIN GÖREVİ”

Sayın Kurtuluş’a söylediğim şudur. Giymeyeceğimiz elbise alır mıyız? Yeni bir elbise alalım ama kullanmayalım. Bu israf olur. Anayasa demokrasinin elbisesiyse sen mevcut anayasaya uymuyorsan yenisini alsan ne olur? Eskisinde kalsan ne olur? ve bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin merih, yürürlükte olan bir anayasası var. Hepimizin beğendiğimiz maddeleri var, beğenmediğimiz maddeleri var. Ama herkes beğendiği maddeye uyar, beğenmediği maddeye uymazsa ortada anayasada kalmaz, devlette kalmaz. Biri mülkiyet hakkını tanımaz. Mala çöker, hırsızlık yapar, gasp yapar. Birisi döner, örneğin kadınlar için çok önemli olan en önemli güvencelerden, eşitlik güvencelerinden birini tanımaz, miras hukukunu tanımaz, kadına miras bırakmaz. Öbürü seyahat hakkına saygısızdır şehrin dışına kimseyi çalmaz. Herkes anayasanın uymadığı bir maddesiyle yüz kişi yüz maddeye uymaz, toplum ortadan kalkar, devlet düzeni ortadan kalkar. Yenisi yapılana kadar eskisine uymak her vatandaşın görevidir.

“CAN ATALAY’I BIRAKMAMAK ANAYASA’YI TANIMAMAKTIR”

Anayasa der ki Anayasa Mahkemesi kararları bağlayıcıdır. Herkes için yasama, yürütme, yargı için bağlayıcıdır. O karara uymak herkesin yükümlülüğüdür. Elimde bir Anayasa Mahkemesi kararı var. 12 Ekim 2023 günü yazılan kararda “İşçi ve sendika kültürünün yapı taşlarından biri olan Taksim Meydanı yalnızca 1 Mayıs günü orada bulunanların dayanışmasını değil aynı zamanda emekçilerin ortak hafızasının varlığını göstermektedir. Bu durumda kendisini o kültürün bir parçası olarak gören her kişi 1 Mayıs günlerinde Taksim Meydanı’nın ifade ettiği anlamı doğrudan tecrübe etmek ve edindiği tecrübeyi kuşaklar boyunca aktarmak için orada bulunma hakkı vardır. 1 Mayıs’ın Taksim Meydanı’yla özdeşleşmesi nedeniyle alınan anılan mekanın sınırlanması, aktarılmak istenen düşüncenin de sınırlanmasına neden olmaktadır.” deyip Anayasa Mahkemesi yürütmeye Taksim’i yasaklayamazsın diyor. başlıyor. Bu Anayasa Mahkemesi üyelerini ben atamadım, sen atadın. Bu karara daha bugün uymayan birisi yarın, yarından sonra kendisiyle görüşeceğiz. Elbette müzakere edeceğiz. Elbette pozitif gündemleri konuşacağız. Ama iş Anayasaya gelince mevcut anayasaya uyulmasını beklemek kadar doğal bir şey yoktur. Taksim kararı ortadadır. Taksim’i kapatmak Anayasa tanımamaktır. Can Atalay kararı ortadadır. Can Atalay’ı bırakmamak Anayasayı tanımamaktır. Gezi’deki tutuklularının her birinin hakkında verilmiş hak ihlali kararları vardır. Onları Bakırköy’de, Silivri’de tutmak Anayasa tanımamaktır.”

(SÜRECEK)

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-taksimi-kapatmak-anayasa-tanimamaktir-1/feed/ 0
Modi’nin Hindistan’ında Müslüman olmak: ‘Kendi ülkemizde azınlık olduk’ https://www.haber60.com.tr/modinin-hindistaninda-musluman-olmak-kendi-ulkemizde-azinlik-olduk/ https://www.haber60.com.tr/modinin-hindistaninda-musluman-olmak-kendi-ulkemizde-azinlik-olduk/#respond Tue, 30 Apr 2024 01:39:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29840 Bundan yaklaşık altı yıl önce, Hindistan’ın kuzeyindeki Agra kentinde yaşayan Müslüman bir çocuk, eğitim gördüğü kentin ileri gelen okullarından birinden yüzü kıpkırmızı döndü.

Dokuz yaşındaki çocuk, “Sınıf arkadaşlarım bana Pakistanlı terörist dedi” diye annesine şikayette bulundu.

Yazar ve yaşam koçu Reema Ahmad o günü çok iyi hatırlıyor.

“Yumruklarını öylesine sıkmıştı ki, çocuğun avucunda kendi tırnak izleri vardı. Öfke içerisindeydi. Bir grup çocuk onu işaret ederek ‘Bu Pakistanlı bir terörist. Öldürün onu!’ demişti.”

Küçük çocuk, bazı sınıf arkadaşlarının da kendisine “nali ka kida” (pisliğin böceği) dediğini anlattı. Annesi Ahmad şikayette bulunmuş ve kendisine “Kafanızda kuruyorsunuz… böyle şeyler yaşanmadı” denmişti.

Ahmad sonunda oğlunu okuldan aldı. Bugün 16 yaşındaki çocuk evde eğitim görüyor.

Anne, “Oğlumun yaşadıkları aracılığıyla toplumdaki çalkantıyı da hissettim. Bu benim kendi gençliğimde hiç hatırlamadığım şeyler” diyor.

“Sınıfsal ayrıcalığımız bizi her zaman Müslüman hissetmekten korumuş olabilir. Şimdi ise sanki sınıf ve ayrıcalık sizi daha görünür bir hedef haline getiriyor.”

Hindistan’da Narendra Modi’nin Hindu milliyetçisi Bharatiya Janata Partisi (BJP) 2014 yılından beri iktidarda. O zamandan beri Hindistan’daki yaklaşık 200 milyon Müslüman çalkantılı bir dönem geçiriyor.

Hindu çeteler inek tüccarı olduğundan şüphelenilen kişileri linç etti ve Müslümanlara ait küçük işletmeleri hedef aldı. Camilere karşı dilekçeler verildi.

İnternet trolleri Müslüman kadınlara yönelik çevrimiçi “müzayedeler” düzenledi. Sağcı gruplar ve ana akım medyanın bazı kesimleri “cihat” suçlamalarıyla İslamofobiyi körükledi. Bunlardan birisi de Hindu kadınları evlilik yoluyla dönüştürdükleri iddiasıyla Müslüman erkeklere yönelik “aşk cihadı” suçlaması.

Müslüman karşıtı nefret söylemi de arttı. Bu olayların dörtte üçü BJP tarafından yönetilen eyaletlerde bildirildi.

“Hindu Hindistan’da Müslüman Olmak” adlı yeni kitabın yazarı Ziya Us Salam, “Müslümanlar kendi ülkelerinde ikinci sınıf vatandaş ve görünmez bir azınlık haline geldi” diyor.

Ancak BJP de Modi de Hindistan’da azınlıklara yönelik kötü muamele iddialarını reddediyor.

Başbakan, Newsweek dergisine verdiği röportajda, “Bunlar, kendi çevrelerinin dışındaki insanlarla tanışmaya zahmet etmeyen bazı insanların olağan klişeleri. Hindistan’daki azınlıklar bile artık bu hikayelere inanmıyor” dedi.

Ailesi onlarca yıldır Agra’da yaşayan ve şehrin kalabalık evleri arasında pek çok Hindu arkadaşı olan Reema Ahmad bir değişimin olduğu inancında.

Ahmad, 2019 yılında Hindistan’ın çoğunluğu Müslüman olan Pakistan’daki militanlara karşı hava saldırıları başlatmasının ardından atılan bir mesajla birlikte sadece iki Müslümandan biri olduğu bir okul WhatsApp grubundan ayrıldı.

Gruba atılan mesajda “Bizi füzelerle vururlarsa, evlerine girer ve onları öldürürüz” deniyordu.

Ahmad “Soğukkanlılığımı yitirdim. Arkadaşlarıma ‘sizin neyiniz var’ diye sordum. Sivillerin ve çocukların öldürülmesine göz mü yumuyorsunuz?” dediğini hatırlıyor. Kendisi barışı savunmaya inanıyordu.

Gelgelelim tepkiler ise çok hızlı oldu.

“Birisi sırf Müslüman olduğun için mi Pakistan yanlısı olduğunu sordu? Beni milliyetçilik karşıtı olmakla suçladılar” dedi.

“Birdenbire şiddetsizlik çağrısı yapmak milliyetçilik karşıtı olmakla eşdeğer tutuldu. Onlara ülkemi desteklemek için şiddete başvurmak zorunda olmadığımı söyledim. Gruptan ayrıldım.”

Değişen atmosfer başka şekillerde de hissediliyor. Ahmad’in geniş evi uzun zamandır oğlunun sınıf arkadaşlarının buluşma noktası olmuş. Ne var ki, “aşk cihadı” düşmanlığı nedeniyle, Hindu kızlardan belli bir saate kadar eve gitmeleri ve oğlunun odasında oyalanmamaları isteniyor.

“Babam ve ben, oğlumu aldık karşımıza, ortamın iyi olmadığını söyledik. ‘Arkadaşlıklarını sınırlamalısın, dikkatli olmalısın, çok geç saatlere kadar dışarıda kalmamalısın. Asla bilemezsin. İşler her an ‘aşk cihadına’ dönüşebilir’ dedik.”

Beş kuşaktır Agra’da yaşayan çevre aktivisti Erum da okullarda çalıştığı sıralarda çocuklar arasındaki konuşmalarda bir değişim olduğunu fark etmiş.

Bir çocuğun Müslüman bir sınıf arkadaşına “Benimle konuşma, annem konuşmamamı söyledi” dediğini duymuş.

Erum, “Bu, Müslümanlara yönelik kökleşmiş fobiyi yansıtıyor. Bu, kolay kolay iyileşemeyeceğimiz bir şeye dönüşecek” diyor.

Birçok Hindu arkadaşı olan Erum, Müslüman bir kadın olarak kendini güvensiz hissetmiyordu.

Mesele sadece çocuklar değil. Agra’da yerel bir gazeteci ve dinler arası organizatör Siraj Qureshi, Hindular ve Müslümanlar arasındaki eski dostluğun yıpranmasından yakınıyor.

Qureshi, yakın zamanda gerçekleşen ve şehirde koyun eti dağıtan bir adamın Hindu sağcı grup üyeleri tarafından durdurulup polise teslim edildiği ve hapse atıldığı bir olayı anlatıyor.

“Uygun ruhsatı vardı ama polis yine de onu tutukladı. Daha sonra serbest bırakıldı.”

Toplumdaki pek çok kişi, trenle seyahat eden Müslümanların, sığır eti taşıdıkları iddiasıyla Müslümanların saldırıya uğramasının da etkisiyle, davranışlarında bir değişim olduğunu belirtiyor.

Ahmad, “Artık hepimiz temkinliyiz, toplu taşıma araçlarında vejetaryen olmayan yiyeceklerden kaçınıyoruz ya da gücümüz yetiyorsa toplu taşıma araçlarını hiç tercih etmiyoruz” diyor.

Qureshi olup bitenin nedenini net bir şekilde gördüğünü söylüyor:

“Siyaset, toplumlar arasındaki ilişkiye zehir karıştırdı.”

BJP’nin ulusal sözcüsü Syed Zafar Islam, “Müslümanların endişelenmesi için hiçbir neden yok” dedi ve yükselen İslamofobiyi “sorumsuz medya kuruluşlarına” bağladı.

Sorularımızı yanıtlayan Syed Zafar Islam, “Bir yerde küçük bir olay oluyor ve medya bunu daha önce hiç olmamış gibi büyütüyor. 1,4 milyar insanın yaşadığı bir ülkede, topluluklar arasında ya da topluluklar içinde bu türden pek çok olay yaşanabilir” diye ekliyor.

“Bir ya da iki olayı genelleştirip iktidar partisinin Müslüman karşıtı olduğunu söyleyemezsiniz. Eğer birileri bunu Müslümanları hedef alan bir şey olarak gösteriyorsa, yanılıyorlar.”

Kendi çocuklarının okuldan eve geldiklerinde sınıf arkadaşlarının ailesinin dininden dolayı kendilerine “Pakistanlı terörist” demeleri halinde nasıl tepki vereceğini sordum. Partiye 2014 yılında katılan eski bankacının biri okuyan, iki çocuğu var.

“Her ebeveyn gibi ben de kendimi kötü hissederdim. Böyle şeylerin olmamasını sağlamak okulun sorumluluğudur. Ebeveynler de çocuklarının böyle şeyler söylemediklerinden emin olmalılar.”

“Halkın yüzde 79’unun Hindu olduğu bir ülkede BJP’nin bir Hindu raştrası (devleti) kurmasından bahsedilmesine ne diyorsunuz?” diye başka bir soru yönelttim.

Sözcü, “İnsanlar bunun bir retorik olduğunu biliyor. Hükümetimiz ya da partimiz böyle şeyler söyledi mi? Medya neden böyle şeyler söyleyen insanlara bu kadar çok yer veriyor? Medya bu tür insanlara yer verdiğinde üzülüyoruz” dedi.

BJP’nin ülke çapında Müslüman bakan, parlamentonun her iki kanadında da milletvekili bulunmuyor. Sadece bir tane yerel Meclis üyesi Müslüman var. Bu durum hakkında sözcünün ne düşündüğünü de sordum.

Kendisi de eski bir MJP milletvekili olan İslam, bunun kasıtlı olmadığını söyledi ve “Kongre ve diğer muhalefet partileri, Müslümanları BJP’yi yenme gündemleri için kullanıyor. Eğer bir parti Müslüman bir aday çıkarırsa ve Müslümanlar ona oy vermezse, hangi parti ona yer verecek?” dedi.

Hindistan’daki Müslümanların sadece yüzde 8’inin 2019’da BJP’ye oy verdiği ve giderek artan bir şekilde Modi’nin partisine karşı bir blok olarak oy kullandıkları doğru.

Ancak İslam, Kongre liderliğindeki muhalefet partilerinin, topluma kendilerine sadık kalmalarını sağlamak için “korku ve endişe” aşıladığını savunuyor. Modi hükümetinin “topluluklar arasında ayrım yapmadığını da” savunuyor.

“Refah programları tüm insanlara ulaşıyor. Bazı programlardan en çok Müslümanlar yararlanıyor. Son 10 yılda hiçbir büyük ayaklanma yaşanmadı.”

2020 yılında Delhi’de tartışmalı bir vatandaşlık yasası nedeniyle çıkan ayaklanmada çoğu Müslüman 50’den fazla kişi hayatını kaybetmişti. Ancak Hindistan bağımsızlıktan bu yana çok daha kötü olaylara sahne oldu.

İslam, Müslüman toplumu kendilerini ana akımdan izole etmekle suçladı.

“Müslümanlar kendi içlerinde gözlem yapmalı. Sadece bir oy bankası olarak görülmeyi reddetmeliler, dini liderlerden de etkilenmemeliler.”

“Sayın Modi, insanların mutlu bir şekilde bir arada yaşaması ve yanlış yönlendirilmemesi için toplumu bir araya getirmek için çok çalışıyor.”

Kendisine Modi’nin liderliği altında Hindistan’daki Müslümanların geleceğini nasıl gördüklerini de sordum.

“Çok iyi…” diye yanıtladı ve şöyle devam etti:

“Zihinler yavaş yavaş değişiyor. Daha fazla Müslüman BJP’ye katılacak. İşler iyiye gidiyor.”

İşlerin iyiye gidip gitmediğini söylemek zor.

Bu çalkantılı zamanlarda pek çok Müslümanın kendi toplumlarının bir reform sürecinden geçtiğini söylediği ise doğru.

Ziya Us Salam, “Müslümanlar kendi içlerine bakıyor ve eğitim alıyorlar. Müslüman eğitimciler ve entelektüeller tarafından hak eden, ihtiyaç sahibi öğrencilerin eğitim almasına yardımcı olunuyor. Kendi kendini geliştirme çabası takdire şayan ama bu aynı zamanda hükümete olan güvensizliği de gösteriyor” diyor.

Arzoo Parveen, Hindistan’ın en yoksul eyaleti olan Bihar’da ailesiyle birlikte yoksulluktan kurtulmanın yolunu eğitimde görenlerden biri.

Reema Ahmad’ın oğlunun aksine, Parveen’in önündeki engel, dini gerilimler değil, başkalarının ne düşüneceğinden korkan kendi babasıydı.

“Evde para sorunumuz olduğunu, benim yetişkin bir kız olduğumu, köylülerin bu konuda konuşacağını söyledi. Ben de ona bu şekilde yaşamaya devam edemeyeceğimizi söyledim. Kadınlar ilerliyor. Geleceğimizi askıya alamayız.”

Parveen, annesinin yerel hastanede nasıl öldüğünü duyduktan sonra doktor olmaya karar verdi. Köy öğretmenlerinin mühendis ve doktor olan kadınlarla ilgili anlattıkları hikayeler de bunun mümkün olduğuna inanmasını sağlamış.

“Neden ben olmayayım?” diye soran Parveen, bir yıl içinde ailesinde yüksek öğrenim gören ilk kadın oldu.

Parveen’in köyden çıkış yolu bir devlet okulunda değil, eski bir Müslüman politikacı ve akademisyen olan Maulana Wali Rahmani’nin 2008 yılında yoksul Müslüman öğrenciler için kurduğu ücretsiz bir dershane olan Rahmani30’dan geçti.

Rahmani30 şu anda Bihar’ın başkenti Patna da dahil olmak üzere üç şehirde kız ve erkek 850 öğrenciye danışmanlık veriyor. Seçilen öğrenciler okulun kiraladığı binalarda yaşıyor ve mühendislik, tıp ve yeminli mali müşavirlik alanlarında ulusal giriş sınavlarına hazırlanıyor. Birçoğu meyve satıcılarının, tarım işçilerinin, fabrika ve inşaat işçilerinin çocukları.

Yaklaşık 600 mezun halihazırda yazılım mühendisi, yeminli mali müşavir ve diğer mesleklerde çalışıyor. Altısı ise doktor.

Gelecek yıl Parveen, Hindistan’ın 707 tıp fakültesinin her yıl sunduğu yaklaşık 100 bin kişilik kontenjanından biri için yarışacak iki milyondan fazla öğrenciden birisi olacak.

Genç kız, “Mücadeleye hazırım. Jinekolog olmak istiyorum” diyor.

Peki dünyanın en kalabalık ülkesi Hindistan’da sınıf, mezhep, kast ve bölgesel olarak da bölünmüş Müslümanların geleceği ne olacak?

Salam “geçmek bilmeyen bir korkudan” bahsediyor.

“İnsanlar Müslüman toplum için işsizlikten ve enflasyondan bahsediyor. Ancak mesele sadece enflasyon ve istihdam değil. Mesele yaşam hakkı.”

Genç Müslümanların son zamanlardaki tecrübeleri de benzer korkulardan bahsediyor.

Zeyad Masroor Khan son kitabında, “Neredeyse herkes kaçınılmaz son gerçekleştiğinde kaçacakları bir ülke seçmiş” diyor ve şöyle devam ediyor:

“Bazıları eğer bir gün sığınma ihtiyacı duyarlarsa diye Kanada, ABD, Türkiye ya da İngiltere’ye yerleşmiş amcalarıyla temasa geçti. Benim gibi toplumsal şiddet zamanlarında bile kendini güvende hisseden biri bile artık anavatanındaki geleceğinden endişe ediyor.”

Ahmad da Agra’daki gelecekle ilgili belirsizliğin ağırlığını hissediyor.

“Başlangıçta bunun (Müslümanlara yönelik kötü muamele) seyrek görüldüğünü ve geçeceğini düşünmüştüm. Bu 10 yıl önceydi. Şimdi çok şeyin kalıcı olarak kaybedildiğini ve zarar gördüğünü hissediyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/modinin-hindistaninda-musluman-olmak-kendi-ulkemizde-azinlik-olduk/feed/ 0
İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu: Tek adamlığı kökleştirecek bir revizyon arayışına izin vermeyiz https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-dervisoglu-tek-adamligi-koklestirecek-bir-revizyon-arayisina-izin-vermeyiz/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-dervisoglu-tek-adamligi-koklestirecek-bir-revizyon-arayisina-izin-vermeyiz/#respond Mon, 29 Apr 2024 23:51:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29836

(ANKARA) – İİYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Anayasa değişikliği tartışmalarına ilişkin konuştu, tek adamlığı kökleştirecek bir revizyon arayışına izin vermeyeceklerini vurguladı. Dervişoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın yeniden Cumhurbaşkanı adayı olmasının mümkün hale gelebileceği bir düzenlemeyi revizyon diye metnin içerisine taşımak, bu yolda yapılan işler ve öne atılan adımlara biz parti olarak sıcak bakamayız” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Habertürk TV’de gazeteci Mehmet Akif Ersoy’un sorularını yanıtladı. 5. Olağanüstü Kurultayın ardından İYİ Parti Genel Başkanı seçilen Dervişoğlu; İYİ Parti’nin yol haritasına ilişkin açıklamalarda bulundu.

İYİ PARTİ TÜRK SİYASETİNİN MERKEZİNE KURULDU

İYİ Parti’nin siyasetteki konumuna ilişkin Dervişoğlu şöyle konuştu:

“İYİ Parti’nin konumlandığı yer sürekli konuşuluyor. Tartışılıyor demiyorum, konuşuluyor. İYİ Parti Türk siyasetinin merkezine kuruldu zaten. Yani İYİ Parti’de kişilerin siyasi geçmişine bakılarak ‘bu parti şöyle, bu parti şu eksene doğru kayacak’ türünden tartışmaların çok uygun olmadığı düşüncesindeyim ben. Kongredeki konuşmamda da ifade ettim; Türkiye’nin merkezi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye’nin merkezi onun kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Türkiye’nin merkezi olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş felsefesi. Dolayısıyla İYİ Parti merkezde mi olacak? Merkezde olup olmadığını nereden anlayabilirsiniz? Söylemden anlayabilirsiniz. Ben merkezi temsil eden ifadelerde bulunan biriyim hep. Böyle marjinal bir tarafta bulunmadım. Hayatımdaki bütün mücadele de toplumsal merkezin izdüşümünü siyasetin merkezine taşınması mücadelesinden ibaret. Dolayısıyla partinin kuruluş üyeleri de belli. Partimiz milliyetçi, demokrat ve kalkınmacı bir parti. Bu merkez tanımına çok uygun. Yani bütün kaygıları ortadan kaldıracak bir felsefesi var, bir programı var partimizin. Dolayısıyla bu programı siyasetin boşalan merkezine parti kurarak uygulanabilir hale getirme çabası da arkadaşlarımızın ortak çabasıdır. Yani geldiğimiz yerlere bakarak siyasi kimlik oluşturma ihtimalimiz yok bizim.”

HAKARETAMİZ BEYANLARDA BULUNANLARLA ARAMDAKİ MESAFEYİ KAPATMAYACAĞIM

İYİ Parti’den ayrılanları yeniden partiye davet edip etmeyeceğine ilişkin konuşan Dervişoğlu; “Benim burada mesafeli durduğum bir alan var. Ayrılmanın zamanlamasını planlayarak sırf zarar vermek için ayrılanlarla ve eleştiri maksadını aşan ifadelerde bulunup hakaretamiz beyanlarda bulunanlarla aramdaki mesafeyi kapatmayacağım. Yani o benim için çok önemli. Çünkü kırılma noktalarında yapılan istifalar ve açıklamalar doğrudan doğruya zamanlaması planlanarak İYİ Parti’ye zarar vermek amacıyla gerçekleştirildi. Dolayısıyla bu partiyi biz kurduk. Hep söylüyoruz, bununla iftihar ediyoruz. Ama bu partiyi millet kurdu. Milletin umuduna halel getirmek amacıyla İYİ Parti’ye zarar verecek bir takvimde bilerek, isteyerek, taammüden iş yapanlarla mesafemi kapatmayacağım. Ama her konuda olduğu gibi siyasette de nedamet diye bir şey var, nadim olunur ve kabul edilir ve bundan bir pişmanlık duyulduğu ifade edilirse o zaman ben de o açtığım mesafeyi kapatırım” ifadelerini kullandı.

“HAKİMİYETİ ADALET VE KALKINMA PARTİSİ’NİN ELİNDEN ALACAĞIZ, MEYDANLARDA OLACAĞIZ”

Sahada siyaset yapacağının altını çizen Dervişoğlu; “Meydanlar uzunca bir zamandan beri öksüz. Meydanlarda bir kişi var, Recep Tayyip Erdoğan. Türkiye’nin meydanlarından milletime sesleneceğim. Diğer siyasi partiler açısından da bakıldığında 22 yıllık iktidarını Sayın Tayyip Erdoğan’ın neye borçlu olduğunu biliyoruz; meydanlarda bir hakimiyet kurması. Dolayısıyla o hakimiyeti Adalet ve Kalkınma Partisi’nin elinden alacağız, meydanlarda olacağız, vatandaşlarımızın içinde olacağız. Millet İYİ Parti’den umut beklerken İYİ Partili cesur insanlar umutsuz olamaz. Bu sebeple o umudu ayağa kaldıracağız” diye konuştu.

İYİ PARTİ KURULDUĞUNDAN BERİ AKP TEK BAŞINA PARLAMENTODA ÇOĞUNLUK SAĞLAYAMADI

İYİ Parti’nin kuruluş aşamasında yaşadığı zorlukları anlatan ve İYİ Parti’nin kurulmasıyla birlikte Türkiye’de siyaset ikliminin değiştiğini ifade eden Dervişoğlu; “İYİ Parti kurulduğundan beri Adalet ve Kalkınma Partisi tek başına parlamentoda çoğunluk sağlayamadı. Seçimde yapmış olduğu ittifakı parlamentoda sürdürmek durumunda kaldı. Siyasette birbirinden farklı görüşlere sahip olan insanların yan yana gelebilmesi mümkün görünmüyordu, onun önünü açtı İYİ Parti. Bunu kadrolarıyla yaptı, kadrolarının stratejileriyle yaptı, Sayın Genel Başkan’ın duruşuyla yaptı. Biz çok şeyi değiştirdik Türkiye’de aslına bakarsanız İYİ Parti’yi kurarak. Yarın için de söylüyorum ve iddialıyım çok şeyi değiştirmeye devam edeceğiz” dedi.

İYİ PARTİ OLARAK TEK ADAMLIĞI KÖKLEŞTİRECEK BİR REVİZYON ARAYIŞINA İZİN VERMEYİZ

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ilişkin konuşan Dervişoğlu, Anayasa değişikliği konusundaki görüşlerini şu sözlerle ifade etti:

“Sistem sorgulaması birçok yönüyle ele alınması icap eden bir şey. Ama tek adamlığı kökleştirecek bir revizyon arayışına biz izin vermeyiz İYİ Parti olarak. Çünkü bu şartlarda Sayın Recep Tayyip Erdoğan bir daha Cumhurbaşkanı adayı olamıyor. Bunun için başka kanalları zorlamaya çalışmanın da bir anlamı yok. Bir daha Cumhurbaşkanı adayı olamayacaksa Sayın Cumhurbaşkanı, o zaman elbette bir daha yönetme iddiası serdedebileceği bir anayasal düzenlemeyi Türkiye Büyük Millet Meclisine dayatabilir. O zaman ben Sayın Cumhurbaşkanını demokratik bir yarışa davet ediyorum bu düşüncelerimle. Parlamenter demokratik sisteme geçme amacına matuf herhangi bir düzenlemeyi önümüze getirirlerse tartışılır buluruz. Ama tek adamlığı güçlendirecek yani tahkim edecek, Sayın Cumhurbaşkanı’nın yeniden Cumhurbaşkanı adayı olmasının mümkün hale gelebileceği bir düzenlemeyi revizyon diye metnin içerisine taşımak, bu yolda yapılan işler ve öne atılan adımlara biz parti olarak sıcak bakamayız.”

YASAMA, YÜRÜTME, YARGI BİTMİŞ; RECEP TAYYİP ERDOĞAN DÖNEMİNİ BAŞLATMIŞTIR

Sistem eleştirisine devam eden Dervişoğlu; “‘Milletim duysun. Kanun çıkarmıyor TBMM. Bürokrasinin dayattığı kanunları düzenliyor. Bana bugün bir kanun gönderiyor, ben onu düzenliyorum Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak. Aradan 3 ay geçiyor. Bugün çıkardığımız kanunu o gün düzeltiyoruz. Dolayısıyla doğru bir biçimde hazırlanmıyor. Kanunun doğru bir biçimde hazırlandığı, mevcut komisyonların, ihtisas komisyonlarının doğru biçimde çalıştığı bir Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ihtiyaç var. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni baypas etmiştir bu sistem. Ayrıca erkler hiyerarşisini bozmuştur. Yasama, yürütme, yargı yerini kaybetmiştir. Yasama, yürütme, yargı bitmiş; Recep Tayyip Erdoğan dönemini başlatmıştır” diye konuştu.

MİLLETİN, DEVLETİN YANINDA, İKTİDARIN KARŞISINDA SAF TUTUYORUZ

İYİ Parti’nin yol haritasına ilişkin açıklamalarına devam eden Dervişoğlu, konuşmasını şu sözlerle noktaladı:

“Türkiye’nin bekasıyla ilgili, güvenliğiyle ilgili alınmış kararlarda; çıkarılan tezkerelerde, çıkartılan kanunlarda biz doğrudan doğruya büyük Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yanında tavır koyduk ve koyarız. Bu, bu zamana kadar hep böyle oldu. Onun dışında bu hükümetin uygulamalarına bakarak yaptıkları yanlış işlere karşı iktidarın yani Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, Cumhur İttifakı’nın karşısında oluruz. Mesele Türkiye ise mesela bugün Türkiye’nin güvenliğini tehdit eden bir bölgede Türkiye’nin askeri varlığına ihtiyaç duyuluyorsa biz o ihtiyacı reddetmeyiz. Bu zamana kadar ne yaptıysak aynısını yapmaya devam ediyoruz. Milletin de devletin de yanında, iktidarın karşısında saf tutuyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-dervisoglu-tek-adamligi-koklestirecek-bir-revizyon-arayisina-izin-vermeyiz/feed/ 0
İskoçya Özerk Yönetimi Başbakanı Hamza Yusuf istifa etti https://www.haber60.com.tr/iskocya-ozerk-yonetimi-basbakani-hamza-yusuf-istifa-etti/ https://www.haber60.com.tr/iskocya-ozerk-yonetimi-basbakani-hamza-yusuf-istifa-etti/#respond Mon, 29 Apr 2024 22:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29794 İskoçya Özerk Yönetimi Başbakanı ve bağımsızlık yanlısı İskoç Ulusal Partisi’nin (SNP) lideri Hamza Yusuf bugün Başbakanlık konutu Bute House’tan yaptığı açıklamayla istifa ettiğini duyurdu.

Geçen hafta İskoç Yeşiller Partisi ile iki yılı aşkın süredir devam eden iktidar paylaşımı anlaşmasını sona erdiren Yusuf’un son günlerde istifa etmesi için baskı artıyordu.

Yusuf’un koalisyonu sonlandırma kararı, iki partinin İskoçya’nın iklim hedefleri ile toplumsal cinsiyet politikalarındaki anlaşmazlığından sonra geldi.

İskoç Parlamentosu’ndaki muhalefet partileri hafta sonu başbakana ve SNP hükümetine yönelik güven oylaması yapılması için teklif sundu.

Azınlık hükümetine liderlik edebilmek için destek bulmakta zorlanan Yusuf ise muhalefet partilerine yazarak “ortak bir zemin” bulma çağrısı yaptı.

Bugün istifasını sunan Yusuf, iktidarı elinde tutmak için ilkelerinden ödün vermeyeceğini söyledi.

Bir anlaşma yaparak güven oylamasını kazanmasının “kesinlikle mümkün” olduğunu belirten Yusuf, hafta sonu pozisyonu üzerine düşündükten sonra devam etmemeyi tercih ettiğini paylaştı.

Yusuf, “Sevdiğim ülkenin, ailemi büyüttüğüm ülkenin ve evim diyebileceğim tek ülkenin başbakanı olmanın ne kadar büyük bir onur olduğunu anlatamam” diye konuştu.

Göreve gelecek kişinin çocuk yoksulluğu ve ayrımcılıkla mücadele de dahil olmak üzere öncelik verdiği konularda mücadele etmeye devam edeceğinden hiç şüphesi olmadığını söylen Yusuf, bundan sonraki süreçte milletvekili olarak “duyulmayan kişilerin sesi” olma söz verdi.

İngiltere Başbakanlık Ofisi, Yusuf’un konuşmasının ardından yeni yönetimle ekonomi ve enerji gibi önemli alanlarda işbirliği yapacağını belirtti.

İktidar koalisyonu neden bozuldu?

Hamza Yusuf’un İskoç Yeşiller Partisi ile güç paylaşımını sona erdirme kararı, SNP’nin 2030 iklim hedeflerini ve toplumsal cinsiyet politikalarını rafa kaldırma kararının ardından geldi.

Hükümetin kararına tepki gösteren Yeşiller, Yusuf’u “gelecek nesilleri satmakla” suçladı.

Yeşiller Partisi’nin SNP ile iktidarda kalıp kalmama konusunda oylama yapması bekleniyordu.

Ancak Yusuf Cuma günü, 2021’de yapılan seçimin ardından iki parti tarafından imzalanan anlaşmanın feshedildiğini duyurdu.

Yaptığı açıklamada Yeşiller Partisi’ne hükümete katkılarından dolayı teşekkür eden Yusuf, koalisyonun İskoç hükümetine istikrar sağlamak için oluşturulduğunu, ancak “anlaşmanın artık parlamentoda istikrarı garanti etmediğini” söyledi.

Hamza Yusuf kimdir?

Mart 2023’te yemin ederek göreve başlayan İskoçya’nın ilk Müslüman başbakanı Hamza Yusuf bundan önce İskoçya Sağlık Bakanı’ydı ve 2012’den bu yana özerk yönetimde adalet bakanlığı ve ulaştırma bakanlığı da yapmıştı.

Hamza Yusuf’un babası Pakistan kökenli ve İskoçya’ya 1960’larda göç etti. Annesi ise Kenya’da Güney Asyalı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.

Yusuf da geçmişte sık sık ırkçılıkla karşı karşıya kaldığını söylemişti.

Göreve geldikten sonra Yusuf, İskoçya Özerk Yönetimi Başbakanı olarak hizmet etmenin, hayatının “en büyük ayrıcalığı ve onuru” olacağını söylemiş, “Bu, ailemin en çılgın hayallerinin ötesinde” demişti.

İskoçya’nın bağımsızlığa her zamankinden fazla ihtiyaç duyduğunu savunan Yusuf, Birleşik Krallık’tan ayrılmaya karşı çıkanları da bağımsızlığa ikna edeceğini söylüyordu.

2014’te rakipsiz şekilde Alex Salmond’ın yerine geçen eski başbakan Nicola Sturgeon ise İskoçya Ulusal Partisi’ni bölgedeki en hakim siyasi partiye dönüştürmüştü.

Ancak son yıllarda, özellikle bağımsızlık mücadelesinde en iyi stratejinin ne olduğuna yönelik tartışmalar SNP’yi bir nebze de olsa yıpratmış, Sturgeon görevi bırakma kararı almış, 2004’ten bu yana ilk kez üyelerin katıldığı bir oylamayla partinin liderliği için seçim yapılmıştı.

Aralık’ta Erdoğan’la görüşmüştü

Hamza Yusuf, Kasım ayında Birleşik Arap Emirlikleri’nde düzenlenen İklim Zirvesi (COP28) kapsamında yanında İngiltere Dışişleri Bakanlığı görevlileri olmadan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşme yapmıştı.

Yusuf sosyal medya paylaşımında, Erdoğan ve Lübnan Başbakanı ile iklim krizinin yanı sıra Gazze’de yaşananları da görüştüklerini belirterek acil ve kalıcı bir ateşkes için çağrıda bulunmuştu.

Ancak Yusuf’un Londra’yı devre dışı bıraktığını söyleyen İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron, İskoçya başbakanının İngiltere hükümetinin tavrıyla çeliştiğini ve İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nda kaygı yarattığını söylemişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iskocya-ozerk-yonetimi-basbakani-hamza-yusuf-istifa-etti/feed/ 0
Erbakan: Ahlaklı belediyecilikte belediye başkanlığı ibadet makamıdır https://www.haber60.com.tr/erbakan-ahlakli-belediyecilikte-belediye-baskanligi-ibadet-makamidir/ https://www.haber60.com.tr/erbakan-ahlakli-belediyecilikte-belediye-baskanligi-ibadet-makamidir/#respond Sun, 28 Apr 2024 22:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29691 Yeniden Refah Partisi lideri Erbakan: “Ahlaklı belediyecilikte belediye başkanlığı makamı ticaret değil, ibadet makamıdır”

ANKARA – Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Yeniden Refah Partisi’nin 55 yıllık siyasi geçmişi olduğunu ve geçmişte belediyelerin ‘ahlaklı belediyecilik’ anlayışıyla yönetildiğini dile getirerek, “Ahlaklı belediyecilikte belediye başkanlığı makamı ticaret değil, ibadet makamıdır” dedi.

Erbakan, bir otelde düzenlenen Yeniden Refah Partisi Belediye Başkanları Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Erbakan, partisinin 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde yüzde 6,2 oy alması sonucu üçüncü parti olduğunu kaydederek, ” Bu büyük başarı, hepimizi sevindirdi. Belediye Meclisi seçiminde Türkiye geneli oy ortalamamız yüzde 7’ye ulaştı. Bu sonuçlara göre bir önceki seçime göre oylarını yüzde yüzün üzerinde artırarak 31 Mart seçimlerinin tartışmasız galibi ve zafer kazanan partisi Yeniden Refah Partimiz olmuştur. Yeniden Refah Partimiz, bugün Türkiye siyasetinin parlayan yıldızıdır ve Türkiye siyasetinin en güçlü aktörü ve anahtar partisi konumundadır” değerlendirmesinde bulundu.

“31 Mart seçimleri sonucu, Yeniden Refah Partimizin iktidar yürüyüşünün ayak sesleridir”

Yerel Seçimlerde partisinin 20 ilde yüzde 10’un, 132 ilçede yüzde 20’nin ve 210 ilçede de yüzde 10’un üzerinde oy aldığını hatırlatan Erbakan, “Yeniden Refah Partisi, belediye başkanlığını kazanmasa bile pek çok bölgede başarı göstermiştir. Milletimiz tercihini milli görüşten ve Yeniden Refah’tan yana kullanmıştır. Bu sonuçlar milli görüşün ikinci kırk yılda yeniden şahlanışı demektir ve Yeniden Refah Partimizin iktidar yürüyüşünün ayak sesleri demektir” açıklamasında bulundu.

Yeniden Refah Partisi’nin 55 yıllık siyasi geçmişi olduğunu dile getiren Erbakan, 1989 ve 1994 yıllarında uygulanan milli görüş belediyecilik anlayışı çerçevesinde ortaya konulan ‘ahlaklı belediyecilik’ anlayışını geçmişte Türkiye’ye kazandırdıklarını ve şimdi de aynı anlayışı devam ettireceklerini kaydetti.

“Ahlaklı belediyecilikte belediye başkanlığı makamı ticaret değil, ibadet makamıdır”

Yeniden Refah Partisi’nden seçilen belediye başkanlarının, başkanlık makamını ticaret makamı olarak değil, ibadet makamı olarak göreceklerini ifade eden Erbakan, “Belediye başkanlığı makamını kendisini ve akrabalarını zengin etmek için kullanılan bir ticaret makamı olarak görmek, rant belediyeciliğinin özelliğidir. Ahlaklı belediyecilikte belediye başkanlığı makamı ticaret değil, ibadet makamıdır” dedi.

Konuşmasının sonunda ise partisinin Ahlaklı Belediyecilik Protokolü’nü ilan eden Erbakan, şu maddelere dikkati çekti:

“Belediyelerin yönetiminde yolsuzluğa asla müsaade edilmeyecek. Tüm faaliyetlerin şeffaf ve denetlenebilir şekilde yürütülecek. Belediyelerimizin bütün kademelerinde rüşvete kesinlikle geçit verilmeyecek. Belediye harcamalarında israfa son verilecek. Belediye bütçesinden harcama yaparken kendi cebimizden harcama yapmaktan daha hassas davranılacak ve en kısa sürede ‘Denk Bütçe’ gerçekleştirilecek.

İhtiyaç fazlası makam araçları alınmayacak. İhtiyaç hasıl olduğunda ülkemizde üretilen binek araçların tercih edilecek. Hali hazırda belediyenin elinde bulunan ve ihtiyaç fazlası durumunda olan araçlar elden çıkartılacak.

Çalışmayan yani bankamatik memuru olan kişilerin durumunun tespit edilerek işine son verilecek ve personel istihdamında sadece liyakat esas alınacak, adil davranılacak.

Nesillerimizi tehdit eden LGBT projesi ile en etkili şekilde mücadele edilecek, gençlerimizin ve çocuklarımızın bu felaketten korunması için gerekli çalışmalar yürütülecek.

Sokak hayvanlarının mümkün olduğu kadar sahiplendirilmesi, sahiplenilmeyen ve tehlike arz eden hayvanların oluşturulacak en yüksek standartlı barınaklarda veterinerler gözetiminde hayatlarına devam etmelerinin sağlanacak. Böylelikle kamu düzeninin ve kamu sağlığı da koruma altına alınmış olacak.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erbakan-ahlakli-belediyecilikte-belediye-baskanligi-ibadet-makamidir/feed/ 0
Yeniden Refah Partisi Ahlaklı Belediyecilik Anlayışını Vurguladı https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-ahlakli-belediyecilik-anlayisini-vurguladi/ https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-ahlakli-belediyecilik-anlayisini-vurguladi/#respond Sun, 28 Apr 2024 21:37:00 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29679 Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Yeniden Refah Partisi’nin 55 yıllık siyasi geçmişi olduğunu ve geçmişte belediyelerin ‘ahlaklı belediyecilik’ anlayışıyla yönetildiğini dile getirerek, “Ahlaklı belediyecilikte belediye başkanlığı makamı ticaret değil, ibadet makamıdır” dedi.

Erbakan, bir otelde düzenlenen Yeniden Refah Partisi Belediye Başkanları Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Erbakan, partisinin 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde yüzde 6,2 oy alması sonucu üçüncü parti olduğunu kaydederek, ” Bu büyük başarı, hepimizi sevindirdi. Belediye Meclisi seçiminde Türkiye geneli oy ortalamamız yüzde 7’ye ulaştı. Bu sonuçlara göre bir önceki seçime göre oylarını yüzde yüzün üzerinde artırarak 31 Mart seçimlerinin tartışmasız galibi ve zafer kazanan partisi Yeniden Refah Partimiz olmuştur. Yeniden Refah Partimiz, bugün Türkiye siyasetinin parlayan yıldızıdır ve Türkiye siyasetinin en güçlü aktörü ve anahtar partisi konumundadır” değerlendirmesinde bulundu.

“31 Mart seçimleri sonucu, Yeniden Refah Partimizin iktidar yürüyüşünün ayak sesleridir”

Yerel Seçimlerde partisinin 20 ilde yüzde 10’un, 132 ilçede yüzde 20’nin ve 210 ilçede de yüzde 10’un üzerinde oy aldığını hatırlatan Erbakan, “Yeniden Refah Partisi, belediye başkanlığını kazanmasa bile pek çok bölgede başarı göstermiştir. Milletimiz tercihini milli görüşten ve Yeniden Refah’tan yana kullanmıştır. Bu sonuçlar milli görüşün ikinci kırk yılda yeniden şahlanışı demektir ve Yeniden Refah Partimizin iktidar yürüyüşünün ayak sesleri demektir” açıklamasında bulundu.

Yeniden Refah Partisi’nin 55 yıllık siyasi geçmişi olduğunu dile getiren Erbakan, 1989 ve 1994 yıllarında uygulanan milli görüş belediyecilik anlayışı çerçevesinde ortaya konulan ‘ahlaklı belediyecilik’ anlayışını geçmişte Türkiye’ye kazandırdıklarını ve şimdi de aynı anlayışı devam ettireceklerini kaydetti.

“Ahlaklı belediyecilikte belediye başkanlığı makamı ticaret değil, ibadet makamıdır”

Yeniden Refah Partisi’nden seçilen belediye başkanlarının, başkanlık makamını ticaret makamı olarak değil, ibadet makamı olarak göreceklerini ifade eden Erbakan, “Belediye başkanlığı makamını kendisini ve akrabalarını zengin etmek için kullanılan bir ticaret makamı olarak görmek, rant belediyeciliğinin özelliğidir. Ahlaklı belediyecilikte belediye başkanlığı makamı ticaret değil, ibadet makamıdır” dedi.

Konuşmasının sonunda ise partisinin Ahlaklı Belediyecilik Protokolü’nü ilan eden Erbakan, şu maddelere dikkati çekti:

“Belediyelerin yönetiminde yolsuzluğa asla müsaade edilmeyecek. Tüm faaliyetlerin şeffaf ve denetlenebilir şekilde yürütülecek. Belediyelerimizin bütün kademelerinde rüşvete kesinlikle geçit verilmeyecek. Belediye harcamalarında israfa son verilecek. Belediye bütçesinden harcama yaparken kendi cebimizden harcama yapmaktan daha hassas davranılacak ve en kısa sürede ‘Denk Bütçe’ gerçekleştirilecek.

İhtiyaç fazlası makam araçları alınmayacak. İhtiyaç hasıl olduğunda ülkemizde üretilen binek araçların tercih edilecek. Hali hazırda belediyenin elinde bulunan ve ihtiyaç fazlası durumunda olan araçlar elden çıkartılacak.

Çalışmayan yani bankamatik memuru olan kişilerin durumunun tespit edilerek işine son verilecek ve personel istihdamında sadece liyakat esas alınacak, adil davranılacak.

Nesillerimizi tehdit eden LGBT projesi ile en etkili şekilde mücadele edilecek, gençlerimizin ve çocuklarımızın bu felaketten korunması için gerekli çalışmalar yürütülecek.

Sokak hayvanlarının mümkün olduğu kadar sahiplendirilmesi, sahiplenilmeyen ve tehlike arz eden hayvanların oluşturulacak en yüksek standartlı barınaklarda veterinerler gözetiminde hayatlarına devam etmelerinin sağlanacak. Böylelikle kamu düzeninin ve kamu sağlığı da koruma altına alınmış olacak.” – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-ahlakli-belediyecilik-anlayisini-vurguladi/feed/ 0
Yerel Seçimlerde Katılım Oranları Araştırması https://www.haber60.com.tr/yerel-secimlerde-katilim-oranlari-arastirmasi/ https://www.haber60.com.tr/yerel-secimlerde-katilim-oranlari-arastirmasi/#respond Sun, 28 Apr 2024 21:15:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29669 AHMET ÜN

(DİYARBAKIR)- Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi, 10-23 Nisan 2024 tarihinde 15 kentte yerel seçimlere ilişkin saha araştırması yaptı. Ankara, Kocaeli, İstanbul, İzmir, Mardin, Mersin, Şanlıurfa, Şırnak, Diyarbakır, Van,  Batman, Kars, Bingöl, Elazığ, Gaziantep’te bin 291 kişinin katıldığı ve online olarak gerçekleşen çalışmada, seçimler sonrası en çok tartışma konusu olan “katılım oranlarına” dair seçmen algısı ölçülmeye çalışıldı.

Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi, “31 Mart 2024 Yerel Seçimlerine ve Seçimlere Katılım Oranlarına Dair Anket Çalışma Raporu’nu açıkladı. Raporda, şu tespitlere yer verildi:

“Araştırma grubuna yöneltilen ’31 Mart 2024’de yapılan belediye başkanlığı seçimlerinde hangi partiye/adaya oy verdiniz’ sorusuna katılımcıların yüzde 51,4’ü CHP, yüzde 18,7’si AKP, yüzde 15,3’ü DEM Parti, yüzde 10,7’si ‘Oy kullanmadım’ yanıtlarını vermişlerdir.

‘Oy kullanmadım’ diyenlerin yüzde 30,4’ü ‘partimin yanlış tutumlarından kaynaklı’, yüzde 21,7’si ‘gerek duymadım’, yüzde 13’ü ‘şehir dışında olduğum için’, yüzde 12,4’ü ‘alternatifler arasında tercih yapmamak için’, yüzde 10,9’u ‘sağlık sorunlarımdan kaynaklı’, yüzde 10,2’si ‘mevcut düzeni meşrulaştırmamak için’, yüzde 1,4’ü ‘adil bulmadığım önseçimlerden kaynaklı’ oy kullanmadığını bildirmiştir. Çalışmaya katılan araştırma grubu içinde, parlamentoda grubu bulunan İYİ Parti’ye oy veren seçmenlerin bulunmadığı dikkat çekmiştir. O nedenle verilen yanıtlar ve oy tercihleri karşılaştırmalarında İYİ Parti’ye oy verenlerin algı ve eğilimleri yer almamıştır.

AKP’YE OY VEREN KATILIMCILARIN YÜZDE 36’SI PARTİLERİNİ BAŞARILI BULMADI

Araştırma grubunun yüzde 52,4’ü ‘seçim sonuçlarına göre belediye başkanlığı seçimlerinde oy verdiği partiyi başarılı bulduğunu’ bildirirken, yüzde 12,9’u ‘başarılı bulmadığını’, yüzde 23,3’ü ‘kısmen başarılı bulduğunu’ ifade etmiştir.

‘Seçim sonuçlarına göre belediye başkanlığı seçimlerinde oy verdiğiniz partiyi başarılı buluyor musunuz’ sorusunun 31 Mart 2024’te yapılan belediye başkanlığı seçimlerinde hangi partiye/adaya oy verdiniz’ karşılaştırmasına bakıldığında; AKP’ye oy veren katılımcıların yüzde 31,4’ü, CHP’ye oy veren katılımcıların yüzde 67,6’sı, DEM Parti’ye oy veren katılımcıların yüzde 54,5’i, YRP’ye oy veren katılımcıların yüzde 95,2’si ‘Evet oy verdiğim partiyi başarılı buluyorum’ derken, AKP’ye oy veren katılımcıların yüzde 36’sı, CHP’ye oy veren katılımcıların yüzde 5,9’u, DEM Parti’ye oy veren katılımcıların yüzde 18,7’si, YRP’ye oy veren katılımcıların yüzde 2,4’ü ‘Hayır başarılı bulmuyorum’ yanıtı verdi.

AKP’ye oy veren görüşmecilerin yüzde 83,1’i, CHP’ye oy veren görüşmecilerin yüzde 67,2’si, DEM Parti’ye oy veren görüşmecilerin yüzde 69,7’si, ‘Oy kullanmadım’ yanıtını eren görüşmecilerin yüzde 73,2’si Türkiye geneli katılımın düşük olduğunu düşündüğünü bildirmiştir.

KATILIMCILARIN YÜZDE 50,5’İ, EN ÇOK AKP SEÇMENİNİN SEÇİME KATILMADIĞI DÜŞÜNÜYOR

Türkiye genelinde seçimlere katılımın düşük olduğunu düşünenlere yöneltilen ‘Türkiye genelinde en çok hangi parti seçmeninin katılmadığını düşünüyorsunuz’ sorusuna; katılımcıların yüzde 50,5’i AKP, yüzde 12,3’ü AKP ve DEM Parti, yüzde 11’i ‘bütün partilerin seçmenleri’, yüzde 7,6’sı AKP-MHP, yüzde 6,5’i DEM Parti yanıtını vermişlerdir.

Türkiye geneli seçmen katılım oranının düşük olduğunu düşünen görüşmecilerin yanıtları ile 31 Mart 2024’te yapılan belediye başkanlığı seçimlerinde hangi partiye/adaya oy verdiniz’ sorusuna verilen yanıtların karşılaştırmasına baktığımızda;

AKP’ye oy veren görüşmecilerin yüzde 42,1’i AKP, yüzde 14,9’u ‘bütün partilerin seçmeni’, yüzde yüzde 13,4’ü AKP-DEM Parti; CHP’ye oy veren görüşmecilerin, yüzde 55,3’ü AKP, yüzde 13,3’ü AKP-DEM Parti, yüzde 8,4’ü AKP-MHP; DEM Parti’ye oy veren oy veren görüşmecilerin, yüzde 69,6’sı AKP, yüzde 9,4’ü DEM Parti, yüzde 9,4’ü ‘bütün partilerin seçmenleri; ‘Oy kullanmadım’ yanıtını veren görüşmecilerin, yüzde 25,7’si AKP, yüzde 24,8’si  ‘bütün partilerin seçmenleri’, yüzde 16,8’iAKP ve DEM Partiseçmeninin daha çok katılmadığını düşündüğünü ifade etmiştir.

Araştırma grubuna yöneltilen ’31 Mart 2024 belediye başkanlığı seçiminde, oy kullandığınız kentte, seçmen katılım oranının düşük olduğunu düşünüyor musunuz’ sorusuna katılımcıların yüzde 62,3’ü ‘Evet’ yüzde 37,7’si ‘Hayır’ yanıtı vermiştir. ‘Sizce kentinizde seçime katılmama nedeni nedir’  sorusuna katılımcıların yüzde 15’i ‘ekonomik kriz’, yüzde 12,7’si ‘partilere olan tepkilerden dolayı’, yüzde 9,5’i ‘siyasetin çözüm üretememesi’, yüzde 7,2’si ‘aday profillerinden kaynaklı’, yüzde 6,4’ü ‘parti yönetimlerinin yaklaşımlarından kaynaklı’ olarak belirtmiştir.”

]]> https://www.haber60.com.tr/yerel-secimlerde-katilim-oranlari-arastirmasi/feed/ 0 CHP Genel Başkanı Özel’den müzakere mesajı https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozelden-muzakere-mesaji/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozelden-muzakere-mesaji/#respond Sat, 27 Apr 2024 22:24:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29631 Memleketi Manisa’da Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban ve Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ı ziyaret eden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, seçimde gösterdikleri başarılardan dolayı her iki başkanı da tebrik etti. İsrafı önleyecek bir belediyecilik politikası izleyeceklerini belirten Özel, “Biz seçmenin bize verdiği gücü müzakere masasında da kullanmak durumundayız. Yoksa ‘Ben kimseyle görüşmüyorum’ dersen seçimden seçime seçmenin verdiği oya sevinir ya da üzülürsün” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, memleketi Manisa’da belediye başkanlarına yönelik ziyaretlerine devam etti. Manisa’nın merkez Yunusemre Belediyesini ziyaret eden Özel, Başkan Semih Balaban’la bir araya geldi. Özel’i makamında ağırlayan Başkan Balaban, “Genel Başkanımız Özgür Özel’in bizi makamımızda ziyaret etmesinden dolayı kendisine teşekkür ediyoruz. Kendisinin demokrat tavrı sayesinde bu makamlardayız. Kendisine teşekkür ediyoruz” dedi.

Siyasi nezaketin önemli olduğunu aktaran CHP Genel Başkanı Özel, “Manisa’da yıllardır biz seçim kaybettik. Yıllar oldu bayramlaşmaya iki kişi gitmiştik. Hep yalnızdık, hep zorluklar çektik. Bizi arayıp da partinin milletvekili olarak, partinin grup başkan vekili olarak, ülkenin ana muhalefet partisi olarak arayıp da bir ‘İsteğiniz, yapabileceğimiz bir şey var mı?’ diye soran olmadı. İl başkanıma talimatım o yönde oldu. Bundan sonraki her resmi günde, her resmi bayramda birinci partinin ve Manisa’daki iktidarın sahibi olarak bütün partileri arayıp onları da buralara dahil etmek olacak” dedi.

“Manisa’yı ayağa kaldırmanın yolu geçmişte olan biten her şeyi geride bırakmaktır”

Seçimi sandıkta bıraktıklarını söyleyen Özel, “Burada Manisa’daki bize oy veren, vermeyen herkese sesleniyoruz. Seçimi sandıkta bıraktık. Bizim Manisa’daki yüzde 60’lık başarımızın sebebi geçmişte olan her şeyi bir yana bırakıp Manisa’da parti içinde büyük bir birlikteliği, büyük bir barışı sağlamış olmamızdır. Şimdi Manisa’yı ayağa kaldırmanın yolu geçmişte olan biten her şeyi geride bırakmaktır. AK Partiye oy atan, MHP’ye oy atan kimse kendini dışarıda hissetmesin. Bu belediyeler onlara da hizmet etmek için var. ve onlar ‘Efendim CHP var. Bundan sonra bize yaşam şansı tanımazlar’ diye bir şey yok. Ne esnafı, ne müteahhidi, ne bir başkası, kurallar neyse herkese eşit uygulanacak. Bunu herkes böyle bilsin. Tabii ki geçmiş dönemlerde yapılan bir takım hatalar, bir takım eksiklikler, birtakım kasıtlar, birtakım kusurlar var. Küçük hataları, kusurları görmeyiz. Ama kasıtları ve özellikle kamu kaynak Bu yandaşlara peşkeş çekilmesini, 150 bin liraya yapılacak işin 350 bin liraya yapılmasını, bunların hiçbirini affetmeyiz. Sorumlusu kamu görevlisiyse, kamu görevlisi, siyasetçiyse, siyasetçi verecek. Ama onu asla ve asla ve asla bir hesaplaşma, hesap görme şeklinde değil, kanun neyi gerektiriyorsa bilgileri, belgeleri savcılara teslim etme şeklinde objektif bir şekilde yapacağız” ifadelerini kullandı.

Irak’ın kuzeyinde teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan Manisalı Piyade Sözleşmeli Er Enis Budak’ın cenazesinde kendisine yönelik olan tepkileri hatırlatan Özel, bunun provakatif bir eylem olduğunu daha net anladıklarını belirterek, “Şuracıkta Manisa’nın evladı Özgür Özel, sanki kendi şehrinde şehit cenazesine gidemiyormuş bir algı oluşturmaya çalışanlar oldu. Şehidimizi karşıladık. ‘Gelmezseniz orada bir provokasyon var’ diye uyardılar. Dedim ki ‘Özgür Özel Manisa’da şehit cenazesine gitmedi dedirteceğime ölmeyi göze alıyorum’ dedim ve o cenazeye geldim. Şimdi o görüntülerin içinden görüyoruz ki büyükşehir belediyesi personelleri var, Yunusemre Belediyesi’nin personelleri var. Teker teker hepsi ortaya çıkacak. Biz ‘Özgür Özel’den şehit cenazesine gidemez’ dedikleri yere gittik. Cenazeye katıldık. Şehrimizden ayrıldık. ve ilk bayramda 800 kişi ile birlikte Hatuniye Camii’nde bayramlaştık. Manisalılar evladına sahip çıkmıştır” dedi.

“Belediyelerde tasarruf tedbirleri yayınlayacak, diğer partilerden de destek isteyeceğiz”

Belediyelere yönelik tasarruf tedbirleri yayınlayacaklarını söyleyen Özel, “Buradan kendi oturduğum ilçeden ve kendi şehrimden şunun müjdesini vermek isterim. Önümüzdeki hafta bütün Cumhuriyet Halk Partili belediyelere bir hafta sonra bir tasarruf genelgesi yollayacağız. Geçmişin şatafatından arınacağız. Dün Denizli’deydik. 45 tane makam arabası iade edildi. Daire başkanlarını bırakın, daire başkanlarının özel kalemlerine kadar makam arabalarının tahsis edildiği bir süreç var. Herkes belediyeye kendi arabasıyla gelecek. Havuzdaki arabadan kamu görevi çerçevesinde ihtiyacını karşılayacak. Ondan sonra kendi arabasıyla evine dönecek. Türkiye’de yeni bir çağ, yeni bir çığır açacağız. Sonra da herkesten bu tasarrufa ve bu israfı sonlandırmaya katkı sağlamasını isteyeceğiz. Diğer partilere de örnek olmasını isteyeceğiz” diye konuştu.

AK Parti Manisa Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç’ın CHP’li Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’e yönelik ziyaretini değerlendiren Özel, “Bu tip işlerin yapılması siyasetin normalleşmesi. Vatandaşın da arzusudur. Belediyelerimiz kamu binalarıdır. Nasıl vergi dairesine her parti gidebilirse belediyelere de gider. Hem büyükşehir hem de diğer belediyelerimize buraya hangi partiden bir milletvekili gelirse başımızın gözümüzün üstündedir. Doğrusu budur” dedi.

“Kimseyle görüşmem’ dersen seçimden seçime sevinir yada üzülürsün”

Müzakereyi önemsediklerini ifade eden Özel, “Bunun yanında ben geçmiş dönemde grup başkan vekiliydim ve işimiz bizim meclisteki partimize kötü bir söz söylese cevabını vermek ve oradaki müzakereyi münakaşayı yönetmek. Tabii kamuoyu bir buçuk dakikalık en yüksek tansiyonlu yerlerini görüyordu. Ama normal şartlarda siyasette münakaşayla müzakere birlikte yürür. Önemli olan nezaketi terk etmemek Ayrıca partilerin genel başkanlarının en doğru ilişki biçimini yönetmek gibi bir sorumlulukları var. Biz 31 Mart’a kadar ikinci partiydik. ve o zaman birinci partiye düşen sorumlulukları yerine getirmiyorlardı. Bayramda telefon açmak bize düşer, ilk ziyareti yapmak bize düşer, gerilimi düşürmek bize düşer, el uzatmak bize düşer. Müzakere etmek, mücadele etmeye mani bir iş değildir. Hatta en etkin mücadele yöntemi, müzakereye dayalı mücadele yöntemidir. Kurtuluş Savaşı yaşandı bitti. Düşman kovuldu. Ama en önemli başarı Lozan’da sağlandı. Lozan mağlup devletlere dünyanın en büyük devletlerine Osmanlı’nın tapu senedini imzalatmaktı. Önce güçlü olacaksınız sonra da müzakereyle o gücünüz tescil edeceksiniz. Biz seçmenin bize verdiği gücü müzakere masasında da kullanmak durumundayız. Yoksa ‘Ben kimseyle görüşmüyorum’ dersen seçimden seçime seçmenin verdiği oya sevinir ya da üzülürsün. Ama biz bu kadar çok hizmet etmemiz gereken belediye lehimizdeyken müzakereyi sürdüreceğiz. Ama sonuç alamadığımız yerde siyasetin diğer mücadele enstrümanlarını kullanmaktan da hiç geri kalmayacağız” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, basın açıklaması sonrası Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban ve meclis üyeleriyle yaptığı özel toplantının ardından CHP’li Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’a tebrik ziyaretinde bulundu.

Şehzadeler Belediyesine geçen Özel belediye binası önünde Manisa’nın ilk kadın belediye Başkanı seçilen Gülşah Durbay ve belediye çalışanları tarafından karşılandı. Karşılamanın ardından makama geçildi.

Makamda CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i ağırlayan Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay, “Uzun zamandır genel başkanımla siyaset yapmama rağmen bugün ayrı bir heyecan yaşıyorum. Belediyemizde Genel Başkanımızı ağırlıyor olmaktan büyük bir onur duyuyorum. Yıllar sonra Manisa’da hem büyükşehirde hem de bütün ilçelerde büyük başarı elde ettiğimiz gibi tüm Türkiye’de büyük bir başarı yaşadık. Öncelikle bu başarının mimarı Genel Başkanımız Özgür Özel’e teşekkür ediyorum” dedi.

“Bu koltuğa oturmayı istedim”

Şehzadeler Belediyesinin kendisi için ayrı bir önemi olduğunu vurgulayan Özel, “Bu ziyaretin benim için başka bir anlamı var. Biraz önce Gülşah Başkanım bana nezaketle dedi ki ‘Buyurun makama geçin’ dedi. Ben de oraya ancak sen geçebilirsin dedim. Ben ilçe başkanımın il başkanımın makamına oturabilirim onlar benim koltuğum ama bu koltuk Gülşah’ın koltuğu. Ben bu koltuğa oturmayı istedim 2019 yılında. Bu bina Manisa Belediyesi binasıydı. BU makam bu koltuk Manisa Belediye Başkanı Bülent Kar’ın koltuğuydu. Ben o yarışta 3’üncü oldum. O günden bugünlere geldik. Benim açımdan çok anlamlı bir gün. Şehzadeler Belediyesini almış olmak tarihte hiç almadığımız Manisa Belediyesini de almak anlamına geliyor. Hatta şöyle espriler yapıyoruz. Beni hafta sonu baka bir etkinliğe davet ettiler. Dedim ki Manisa’da Mesir Şenliklerinde olacağım. 477 yıldır ilk kez Cumhuriyet Halk Partisi Mesir Şenliklerini yapıyor dedik. Tabii ki cumhuriyetin ilk yıllarında seçimlerin olmadığı dönemde CHP kimlikli belediye başkanları vardı ama çoklu yarışta ilk kez Manisa Büyükşehir Belediyesini Manisa’nın kadim merkez belediyesini hem de Yunusemre Belediyesini kazandık. Bu açıdan çok mutluyuz. Bize bunu yaşatan Manisalılara çok teşekkür ederiz” dedi.

“Şehzadeler’in borcu Yunusemre’den çok daha az”

Şehzadeler Belediyesinin 160 milyon civarında bir borcu olduğu kaydeden Özel, “Yunusemre Belediyesine göre burada borcun daha az olduğunu ifade edelim. Geçmişteki israfın, şatafatın Yunusemre Belediyesiyle karşılaştırılamayacak oranda olduğunu söyleyelim. Çok daha iyisini yapacağız. Özellikle burada bir devri sabık oluşturma niyetimiz yok. Önceki belediye başkanımızla Gülşah Başkanımız mutlaka temasta bulanacaktır. Önceki dönemde AK Parti’nin yönetim anlayışının zorladığı ne kadar israf, fazladan harcama varsa hepsine engel olacağız.” diye konuştu.

Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay ziyaretin anısına Kurşunluhan’da belediyenin kursiyerleri tarafından yapılan Atatürk Portresini CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e hediye etti. – MANİSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozelden-muzakere-mesaji/feed/ 0
İYİ Parti Olağanüstü Kurultayında Müsavat Dervişoğlu’ndan Tayyip Erdoğan’a Hesaplaşma Çağrısı https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-olaganustu-kurultayinda-musavat-dervisoglundan-tayyip-erdogana-hesaplasma-cagrisi/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-olaganustu-kurultayinda-musavat-dervisoglundan-tayyip-erdogana-hesaplasma-cagrisi/#respond Sat, 27 Apr 2024 21:57:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29620 HABER: MERVE GÜVEN – OGÜN AKKAYA – KAMERA: ONUR BİNGÖL

(ANKARA) – İYİ Parti’nin bugün yapılan Olağanüstü Kurultayı’nda Genel Başkan Adayı olarak yarışan Müsavat Dervişoğlu, yaptığı konuşmada, “Sizlere yalvarıyorum. Allah rızası için diyorum. Türkiye’nin meydanlarında Tayyip Erdoğan’la hesaplaşmak istiyorum. Bana o gücü verin. Bana o desteği verin. Benden esirgemeyin. İYİ Parti siyaseten milletin gönlünde hala bir umut merkezi” dedi.

5. İYİ Parti Olağanüstü Kurultayı’nda genel başkanlık için yarışan adaylar arasında yer alan TBMM Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu’nun yaptığı konuşmaran öne çıkan başlıklar şu şekilde:

“İYİ Parti çeşitli saldırıların muhatabı kılınmaya çalışıldı. Onun sonucudur ki o sürecin akabinde girmiş olduğumuz yerel seçimlerde maalesef başarılı olamadık. Bu başarısızlığı henüz değerlendirmeden özeleştirimizi yapmadan, yapamadan bu kongreyle karşı karşıya kaldık. Aslında meselenin doğru anlaşılması ve yorumlanabilmesi uzun vadede partimize kazandıracaklarının hatırlanması lazım. Bunları yapamadık. Sayın genel başkanımız milletimeze verdiği sözün gereği olarak aday olmayacağını açıklayarak bu kurultayın zeminini oluşturdu.

“BÜTÜN ADAYLARIMIZ KENDİLERİNE YAKIŞAN GELENEKLERE UYGUN TAVIR SERGİLEDİ”

Adaylardan bir tanesi benim değerli ağabeyim, aile dostum Sayın Koray Aydın’dır. Bu adayların bir diğeri de yine benim sevgili kardeşim Tolga Akalın’dır. Ben de bir adayımızın ağabeyi, bir adayımızın da kardeşi olarak bugün huzurunuzdayım. Bu kongre sadece İYİ Partililerin gözünü diktiği bir kongre değil. Bu kongre büyük Türk milletinin takip ettiği bir kongre. Bu kongrenin öncesinde yaşanan süreci takip ettiyseniz görmüşsünüzdür. Başka partilerde olduğu taraftarlaşma, yalan ve fitne sokağa dökülmemiştir. Bütün adaylarımız kendilerine yakışan geleneklere uygun bir tavır sergilemişlerdir.

“İYİ PARTİ’NİN GÜNEŞİ HİÇ SÖNMEYECEK”

Kolay günler beklemiyor bizleri. Sadece kongre yapmayacağız. Bu kongrenin sonucunda İYİ Parti’nin karşı karşıya kaldığı sorunların aşılması ve yaraların sarılması için çaba sarf edeceğiz. Biliyorum derdimiz var, kırgınlıklarımız var. Dargınlıklarımız var. Birleşmeli ve aşmalıyız. Bu ülkede partimizi bekleyen ne kadar problem varsa aslında emin olun o problemler Türkiye’yi bekleyen problemlerdir. İYİ Parti kurulduğunda hangi dertler varsa bugün katlanarak büyümek suretiyle önümüze gelmiştir. Bu İYİ Parti’nin kuruluş gerekçesinin hala geçerli olduğunun da bir delilidir. O yüzden söylüyoruz İYİ Parti’nin güneşi hiç sönmeyecektir.

“KARARI MÜŞTEREKEN ALDIK AMA UYGULAMADIK”

Yerel seçimlerden çıktık. Başarısızlık tanımlaması yapılıyor. Bu kararı alırken müştereken aldık. Fakat bu kararı uygularken, müştereken uygulayamadık. Özellikle büyükşehirlerde AK Parti’nin baskın kampanya uygulamaları münasebetiyle halk kutuplaştırıldı. Kimin kazanacağına bakmak yerine, kimin kaybetmesi gerektiğine baktı. Oy kullanma tercihini de maalesef öyle kullandı. İktidarın baskın kampanyası seçmeni o kadar etkiledi ve kutuplaştırdı ki AK Parti gelmesin diye vatandaşlarımız ve belki de parti tabanımızdan bazıları oy kullanma tercihini öyle şekillendirdi. Diyecek bir şeyim yok ama bu işin içinden elimizi yıkayarak çıkamayız bunun bilinmesini istiyoruz.

“YASAMA, YÜRÜTME, YARGI ORTADAN KALMIŞTIR”

Türkiye yorgundur. Sadece biz değil, Türkiye’de yorgundur. Parti devletleşmiş, devlet partileşmiştir. Yargı siyasallaşmıştır. Adalet askıya alınmıştır. Hukukun üstünlüğü arayışı yerine üstünlerin hukuk tesis edilmiştir. Nepotizm her yeri sarmıştır. Adam kayırmacılık, mülakatlarda yapılan usulsüzlükler gençlerimizin gelecek kaygısını arttırmıştır. Yasama, yürütme, yargı ortadan kalmıştır.

“İYİ PARTİ TOPLUMUN BÜTÜN KESİMLERİNİ KUCAKLAYACAKTIR”

Siyasetin neresinde konumlanacaksınız? diyorlar. Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet nerede konumlanmışsa İYİ Parti’de orada konumlanacaktır. Siyasetin merkezi misiniz? Sağı mısınız, solu musunuz? diye soruyorlar. Buradan söylüyorum. Atatürk’ün kurduğu

Cumhuriyet ve Türk milliyetçiliği vardır. İYİ Parti kuruluş amacına bakıldığında elbette siyasetin merkezinde olacaktır. Verilecek mücadeleyi asla ıskalamayacaktır. Toplumun bütün kesimlerini kucaklayacaktır. Alevisiyle, Sünnisiyle, Türküyle, Türkmeniyle, Kürdüyle herkese kollarını açacaktır. Siyasi görüşlere karşı değiliz. Farklı bakış açılarına karşı değiliz. Türk bayrağına ve İstiklal Marşı,’na saygısızlık edenlerin İYİ Parti ile yan yana gelmesi, yan yana durabilmesi mümkün değildir. Hiç kimseye düşmanlığımız yok.

“BANA O GÜCÜ VERİN”

Sizlere yalvarıyorum. Allah rızası için diyorum. Türkiye’nin meydanlarında Tayyip Erdoğan’la hesaplaşmak istiyorum. Bana o gücü verin. Bana o desteği verin. Benden esirgemeyin. İYİ Parti siyaseten milletin gönlünde hala bir umut merkezi.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-olaganustu-kurultayinda-musavat-dervisoglundan-tayyip-erdogana-hesaplasma-cagrisi/feed/ 0
Eskişehirspor’un Şirketleşmesi ve Kurumsallaşması Gerekiyor https://www.haber60.com.tr/eskisehirsporun-sirketlesmesi-ve-kurumsallasmasi-gerekiyor/ https://www.haber60.com.tr/eskisehirsporun-sirketlesmesi-ve-kurumsallasmasi-gerekiyor/#respond Sat, 27 Apr 2024 00:00:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29567 AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Eskişehir spor İstişare Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Eskişehirspor’un muhakkak şirketleşmesi ve kurumsallaşması lazım. Eskişehir FK fikri ciddiye alınacak şeyler değildir” dedi.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Odunpazarı Belediyesi ve Tepebaşı Belediyesi öncülüğünde Eskişehirspor istişare toplantısı düzenlendi. Basına kapalı olarak yapılan toplantı, kentin ileri gelenlerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıya belediye başkanları, siyasi partilerin il başkanları, milletvekilleri, Eskişehirspor yönetimi katıldı.

“Eskişehirspor’un muhakkak şirketleşmesi, kurumsallaşması lazım”

Düzenlenen toplantının ardından açıklama yapan Nebi Hatipoğlu, Eskişehirspor’un şirketleşmesi ve kurumsallaşması gerektiğini ifade etti. Hatipoğlu, “Eskişehirspor’un önümüzdeki ay kongresi var. Kongre öncesi Büyükşehir, Odunpazarı ve Tepebaşı Belediye Başkanlarımız bir istişare toplantısı düzenleyerek, bizi de davet ettiler. Ben fikirlerimi anlattım. Daha önce söylediğim gibi Eskişehirspor’un muhakkak şirketleşmesi lazım, kurumsallaşması lazım. Bu doğrultuda biz de gerekli destekleri vereceğimizi söyledik. Milletvekillerinin, başkanların hangi partiden olduğunun çok bir önemi yok. Eskişehirspor partiler üstüdür. Ben AK Parti Milletvekili olarak diğer milletvekillerimizle birlikte, hükümetimiz, spor bakanlığımız Eskişehirspor’un daha önceki yıllarda hep yanındaydık, bundan sonra da yanında olacağız. Başkan kim olursa olsun, oraya yakışan bir başkan olduktan sonra biz hangi partiden olduğuna bakmayız. Eskişehirspor’un hak ettiği yere gelmesi için çalışmalarımı yaparız. Burada da bunları söyledik. İnşallah başkanlar da elini taşın altına koyar. Böylelikle Eskişehirspor hak ettiği yere gelir diye düşünüyorum” dedi.

“Eskişehir FK fikri ciddiye alınacak şeyler değildir”

Nebi Hatipoğlu, düzenlenen toplantı sonrasında kendisine yöneltilen “Eskişehir FK fikirleri hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusuna, “Eskişehirspor’un geçmiş dönemlerden kalan borçları var. Bu borçları ödememek adına yeni bir futbol kulübü kuralım, bunun arkasında bir yapı oluşturalım gibi bazı söylemler oldu. Tabi bunlar ciddiye alınacak şeyler değildir. Çünkü Eskişehirspor arması ve kulüp önemli. Yeni bir kulüp kurduğun zaman onun bir anlamı kalmıyor. Peşinden kimse koşmaz. Daha önce Eskişehir Basket’te bu yapıldı. Yarım bırakıp gittiler. Eskişehir Basket’i de kapattılar. Biz bu borçları ödemeyelim, gidip yeni kulüp kuralım falan bunlar Eskişehir’de işlemez. Belki başka şehirlerde işler. Bunu söyleyen Eskişehirlinin Eskişehirsporluluğundan şüphe ederim” diye cevap verdi.

“Eskişehir FK düşünülemez”

Eskişehirspor’un bulunduğu mevcut durumun tersine çevrilmesi ve eski günlerine dönebilmesi için düzenlenen toplantıdan sonra konuşan Eskişehirspor Başkanı Erkan Koca ise şunları söyledi:

“İlk oturum gerçekleşti. Öncelikle açılış konuşmasını biz yaptık ve bu toplantıyı organize edenlere teşekkür ettik. Bugün burada gerçekten çok önemli isimler var. Eskişehirspor’un kurtuluşu da aslında bu isimlerden geçiyor. Fakat buraya gelen birkaç kişi ve üyenin Eskişehirspor FK, Yeni Eskişehirspor demeleri bizi oldukça üzdü. Bunlara karşı gündemimizde böyle bir durum olmadığını, eğer böyle bir gündemle devam ederse toplantıda olmayacağımızı açıkça söyledim. İçeride basın mensupları da olsaydı, taraftarlardan da bir heyet kurulup toplantıyı izlemeleri için imkan olsaydı. Burada böyle bir imkan da olmadı. Herkes herkesi tanıyor, basın içeride yok. Taraftar bu kulübün sahibi. Taraftarın kendi içinden seçeceği bir heyet burada olabilirdi. Hayırlısı olsun, inşallah hayırlara vesile olur. Bugün burada buluşmak, Eskişehir’in önemli isimleriyle, siyasetçileriyle, il başkanları, milletvekilleri, belediye başkanları ile Eskişehirspor’u konuşmak, Eskişehirspor FK ve Yeni Eskişehirspor konuları haricinde ümitlendirdi ve umutlandırdı. İnşallah iyi olacak.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/eskisehirsporun-sirketlesmesi-ve-kurumsallasmasi-gerekiyor/feed/ 0
Özel Kula’da, “Altı Okun İçindeki Milliyetçilik Okunu Hiç Kimseye Bırakamayız” https://www.haber60.com.tr/ozel-kulada-alti-okun-icindeki-milliyetcilik-okunu-hic-kimseye-birakamayiz/ https://www.haber60.com.tr/ozel-kulada-alti-okun-icindeki-milliyetcilik-okunu-hic-kimseye-birakamayiz/#respond Fri, 26 Apr 2024 23:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29563 HABER: FATİH ÖZKILINÇ KAMERA: KERİM UĞUR

(MANİSA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa’da, Kula Belediyesi ve partisinin ilçe başkanlığını ziyaret edip Halk Buluşması programına katıldı. Belediye binası önünde toplanan Kulalılara seslenen Özel, “Atatürk’ün iki emanetine, hem partimize, hem de Türkiye Cumhuriyetine gözümüz gibi bakacağız. Ben yakamdaki parti rozetimdeki 6 okun altısına da aşığım. Bu altı okun içindeki milliyetçilik okunu hiç kimseye bırakamayız” dedi.

Belediye önünde gerçekleşen Halk Buluşması’nda Cumhuriyet tarihinde ilk kez partisinin Manisa’da hem büyükşehri, hem merkez ilçeleri, hem de 15 ilçeyi kazandığını ifade ederek konuşmasına başlayan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, şunları kaydetti:

“Bugün sizin karşınıza büyükşehir belediye başkanlarımızla, ilçe belediye başkanlarımızla ve büyük bir onurla, büyük bir gururla çıktık. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Biraz önce ilçe başkanlığımızdaydık. Önceki dönem ilçe başkanlarımızla, Osman ve Ramazan hocayla, Halit abiyle beraber eski günleri konuştuk. Yüzde 10 oy aldığımız günleri, bayramlaşmada küçük ilçe başkanlığımızda bazen boş kalan sandalyeleri konuştuk. Ama bugün büyük emekler, büyük gayretler sonunda CHP bu seçimlerde Kula’da kullanılan her iki oydan birini alarak yüzde 52 oyla Kula Belediyesini kazanmıştır. Hayırlı olsun. Kula Belediye Başkanımız, sizin evladınız. Hikmet Başkanı yürekten kutluyorum. Kula ilçe başkanımız seçildiğin günden itibaren, genç başkan önce dedesine partideki değişimi, benim Genel Başkanlığımı söz verdi. Benim Genel Başkan seçildiğim dakikalarda ilçe başkanımız dedesi rahmetli oldu, koştu buraya geldi. Ertesi gün çalışmaya devam etti. Bana hep şunu söyledi. Ben bu belediyeyi alacağım. Adaylar belirlendi, kapı kapı anket gibi ön seçim yaptı. Temayül yoklaması yaptı. Doğru adayı buldu, arkasında durdu. Adaylaştırdı, onunla birlikte koştu, hepimizi inandırdı. Kula’yı inandırdı, bu zaferi kazandı. Kendisini ve örgütümüzü yürekten kutluyorum.

“KULA’NIN SONUNA KADAR YANINDAYIM”

Bu başarı sadece CHP’lilere ait değildir. Öyle yaparsak gerçekten büyük bir haksızlık yapmış oluruz. Bu başarı deyim yerindeyse Kula ittifakının başarısıdır. Kula’daki elbette CHP’liler, sosyal demokratlar adayımıza oy verdi ama gönlünde ve gözünde güneş açmış iyi insanlar. Eskiden MHP’li olmuş, genç ülkücüler, demokrat ülkücüler. Milliyetçi demokratlar. Vaktiyle AKP’li olmuş ama son zamanlarda haram ve yalandan yılmış muhafazakar demokratlar bizlerle birlikte oldu. Kula’nın bütün demokratlarına selam olsun. Geçmişin ANAP’lısı burada, Doğru Yollusu burada. Saadetlisi, Geleceklisi, DEVA’lısı burada. AKP’lisi, MHP’lisi burada. Geçmişin Adalet Partisi, Demokrat Partisi burada. Biz büyük bir birlikteliği sağlamış, yüzde 52 oy almış, büyük Kula ittifakıyız. Herkesin emeğinin ve katkısının farkındayız. Hepinize çok teşekkür ediyoruz. Bundan sonra iş bu büyük birlikteliği bir arada tutmak. Hiç şüphem yok ki Hikmet Başkanım zaten belediyenin kapılarını ardına kadar açtı. Kendi iyi, kalbi iyi, niyeti iyi bir insan olarak onun hedefi Kula’ya en iyi hizmeti yapmak. Biz de o Kula için çalışırken, kimden ona destek gerekirse. Mansur Yavaş ise Mansur Yavaş, Ekrem İmamoğlu ise Ekrem İmamoğlu. Hepsi arkasında. Ben partinin genel başkanı olarak, Kula’daki bu başarıya hem minnetlerimi sunmak, hem de Kula’nın gelecekteki güzel günlerine katkı sunmak için var gücümle, kendi şehrimin ve Kula’nın sonuna kadar yanındayım. Arkasındayım.

“İKTİDAR YAPMANIN GÖREVİNİ VE SORUMLULUĞUNU ALDIK”

Bu seçimlerde biz bir zafer kazanmadık. Bunu bütün örgütümüze söylüyorum. Biz bu seçimlerde bir görev aldık. Biz bu seçimlerde CHP olarak bu büyük ittifakı büyütmenin, korumanın, önümüzdeki seçimlere taşımanın ve dolayısıyla Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk genel seçimlerinde partimizi birinci parti yapmanın, Atatürk’ün partisini iktidar yapmanın görevini ve sorumluluğunu aldık. Şunu herkes bilsin ki bu görev partizanca bir görev değildir. Çünkü CHP herhangi bir parti değildir. CHP bu Cumhuriyeti kimler kurduysa, Atatürk’ün, İsmet İnönü’nün, Kazım Karabekir’in, Cumhuriyeti ve bu memleketi kimler kurtardıysa, kimler kurduysa bu ülkeyi onların kurduğu bir partidir.

“KİM Kİ ATATÜRK’Ü, VATANINI, BAYRAĞINI, ÜLKESİNİ SEVİYOR BİZ DE ONU SEVİYORUZ”

Bu parti deyim yerindeyse baba ocağıdır. Hepimiz baba ocağına doğar ve büyürüz. Kimi büyüğünü arar ve gider kimi de küçüğüne razı olur. Kimi ırakta oturur, kimi yakında oturur. Ama herkes bilir ki baba ocağı oradadır. Çorbası kaynamaktadır. Bacası tütmektedir. O baba ocağının bacası tütsün diye oraya odun çekenler, çorbasını kaynatanlar, CHP’lilerdir. Hepsine helal olsun, teşekkür ediyorum. Ancak baba ocağı sadece CHP’lilerin değildir. Baba ocağı biraz önce söylediğim gibi hepimizindir. Orası dedemizin partisidir, babamızın partisidir. Biliriz ki başımız sıkışırsa gideceğimiz yer baba evidir. Zorda kalırsak, darda kalırsak gideceğimiz yer baba evidir. Çorbası kaynar, bacası tüter. Gittiğinizde de kimse size nereden geldin, bugüne kadar neredeydin, sen gittin bak bize neler ettin demez. Çünkü öyle diyene sorun. Kardeşim bu evin tapusu kimdedir? Vallahi ne Özgür Özel’dedir, ne Kemal Beydedir. Rahmetli Ecevit’te de yoktu, İsmet Paşa’da da. Baba evinin tapusu bir kişiye kayıtlıdır. O da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Bunun için kim ki Atatürk’ü seviyor, kim ki vatanını seviyor, kim ki bayrağını seviyor, ülkesini seviyor, biz de onu seviyoruz. İstiklal Marşı çalarken, filenin sultanları şampiyon olmuş, göndere bayrak çekilirken onlarla bir ağlıyor. Kim ki milli takım gol atınca ayağa zıplıyor. Biz onlarla beraberiz.

“GÜÇ ZEHİRLENMESİNE KAPILMAYACAĞIZ”

Biz CHP olarak edindiğimiz görevden, kibre, güç zehirlenmesine kapılmayacağız. Aksine sorumluluğumuzun farkındayız. Bu ülkede yoksulluk var, işsizlik var. Çiftçilerin, hayvancılıkla uğraşanların büyük dertleri var. Esnaf perişan ve emekliler açlığa terk edildi. 10 bin lira ile kira versen aç kalırsın, karnının doyursan sokakta kalırsın. Böyle bir ülke yarattılar, bunun için büyük bir mücadele verip tekrar halkın iktidarını kurmak. Tekrar Atatürk’ün, Cumhuriyet ki kimsesizlerin kimsesidir dediğini hatırlamak ve uygulamak. Bu ülkede işsizliği, yoksulluğu bitirmek. Emeklinin yüzünü güldürmek. Esnafın cebini doldurmak, çiftçiyi öyle birinin dediği gibi al ananı da git değil Atatürk’ün dediği gibi milletin efendisi yapmak. Bizim ödevimiz, görevimiz, hedefimiz budur. Bunun için hep birlikte çalışacağız.

“BİZ BU ÜLKENİN GERÇEK SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”

Birileri istiyor ki kavga edelim. Ben seçimde de söyledim. Asla ve asla suni gündemlerin peşine takılmayacağız. Kimlik siyaseti oyununa gelmeyeceğiz. Asla sonu gelmeyecek kavgaların tarafı olmayacağız. Biz bu ülkenin gerçek sorunlarını konuşup, onları dile getirip, onu çözmek için mücadele edeceğiz. Diyorlar ki gel benimle kavga et. Ben kavga edeceksem emeklinin kavgasını edeceğim. Çiftçinin, yoksulun kavgasını edeceğim. Şundan herkes emin olsun, herkesle konuşurum, müzakere ederim ama sizin için mücadeleyi asla bırakmam. Çünkü bizden millet kavga istemiyor. Millet oturun, çalışın, tartışın ve derdime çare olun diyor. Yeniden seçimler yapılıp, bu millet bize iktidar görevi verene kadar bu ülkede ana muhalefet partisiyiz. Bu ülkenin çıkarları için sonuna kadar mücadele edeceğiz.

“ALGI OPERASYONLARINA TESLİM OLMAYIZ”

Atatürk’ün iki emanetine, hem partimize, hem de Türkiye Cumhuriyetine gözümüz gibi bakacağız. Ben yakamdaki parti rozetimdeki 6 okun altısına da aşığım. Bu altı okun içindeki milliyetçilik okunu hiç kimseye bırakamayız. Onun için birileri kendini milli, kendinden olmayanları gayri milli. Kendisini makbul, geri kalanı hain ilan etmeye kalkıyordu. Bu oyuna gelmeyiz. Ne milliyetçiliği, ne milli olmayı, ne vatanseverliği asla ve asla size bırakmayız. Bunun üzerinden algı operasyonlarına teslim olmayız. Yaşasın Cumhuriyet. Yaşasın CHP. Seçimleri Türkiye ittifakı kazanmıştır, Türkiye ittifakı adını güzel ülkemizden, renklerini ay yıldızlı al bayrağımızdan alır. İşte buradan bir kez daha haykırıyoruz ki. Kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. Bu Türkiye’yi yüzü gülene kadar, tekrar gelişmiş ülkeleri yakalayıp geçene kadar, Atatürk’ün emanet ettiği gibi çiftçisine de işçisine de sahip çıkana kadar, emek emek çalışıp bugünlere bu ülkeyi getiren emekliler hakkını alana kadar, önce muhalefette mücadele edeceğiz, sonra iktidar olup hepsinin yüzünü güldüreceğiz.

“OY VERMEYENLERİN DE GÖNLÜNÜ ALACAĞIZ”

Sizden ricam bundan sonra Kula’yı kucaklayın, daha önce oy verenleri pişman etmeyeceğiz. Ama oy vermeyenlerin de gönlünü alacağız. Gönlünü kazanacağız. Keşke ben de verseydim dedirteceğiz. İlk seçim gelsin oy atacağım dedirteceğiz. Bu partiyi nasıl yüzde 10’ların altından Kula’ya yüzde 52’ye getirdiysek, nasıl Manisa Büyükşehir’de yıllarca yüzde 6, yüzde 14, yüzde 22 oy alırken, yüzde 60’lara çıkardıysak, neredeyse Türkiye şampiyonu yaptıysak, hep birlikte Genel Başkanıyla, il ve ilçe başkanlarıyla, belediye başkanlarıyla birlikte bu partiyi çok çalışarak iktidar yapacağız. Bunun için başta şunu ifade edeyim. Hikmet Başkan kazandı Kula kazandı. Ferdi Başkan kazandı Manisa kazandı. Türkiye ittifakı kazandı, Türkiye kazandı. Ben partimizin Genel Başkanı olarak Hikmet Başkana şunu söylüyorum. Başkanım sen çalış, biz arkandayız. Örgütümüz bana emanet, örgütümüze Hikmet Başkanı emanet ediyorum. Hikmet Başkana Kula’yı emanet ediyorum. Kula’daki yoksulları, mağdurları, mazlumları, çiftçileri, işçileri, emeklileri emanet ediyorum. Sizleri de Allah’a emanet ediyorum. İyi günler ve güzel günler göreceğiz. O güne kadar hep birlikte mücadele edeceğiz. Sağol Kula, var ol Kula, en güzel günleri sen yaşa Kula.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozel-kulada-alti-okun-icindeki-milliyetcilik-okunu-hic-kimseye-birakamayiz/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kula’da Halka Seslendi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kulada-halka-seslendi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kulada-halka-seslendi/#respond Fri, 26 Apr 2024 23:51:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29561 Manisa’nın Kula ilçesinde halka seslenen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Ben yakamdaki parti rozetindeki 6 okun altısına da aşığım. Bu altı oktan milliyetçilik okunu hiç kimseye bırakamayız. Onun için birileri kendini milli kendinden olmayanları gayri milli, kendisini makbul geri kalanları hain ilan etmeye kalkıyordu. Bu oyuna gelmeyiz. Ne milliyetçiliği ne milli olmayı ne de vatan severliği asla ve asla size bırakmayız. Bunun üzerinden algı operasyonlarına teslim olmayız” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, memleketi Manisa’daki ziyaretlerinin üçüncü ve son durağı olan Kula ilçesinde vatandaşların sevgi gösterileriyle karşılandı. Özel, partisinin Kula ilçe başkanlığını ve Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez’i ziyaret ettikten sonra Kula Yunus Emre ve Şehit Ömer Halisdemir Kent Meydanında otobüs üzerinden halka hitap etti.

“Atatürk’ün iki emanetine gözümüz gibi bakacağız”

Kula Yunus Emre ve Şehit Ömer Halisdemir Kent Meydanında halka seslenen Özel, “Cumhuriyet tarihinde ilk kez Manisa’da hem büyükşehiri hem merkez ilçeleri hem 15 ilçeyi kazanıp bugün sizin karşınıza büyükşehir belediye başkanlarımızla, ilçe belediye başkanlarımızla büyük bir onur ve gururla çıktık. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Hiç şüphe yok bu başarı sadece CHP’ye ait değildir. Öyle yaparsak büyük bir haksızlık yapmış oluruz. Bu başarı Kula ittifakının başarısıdır. Herkesin katkısının farkındayız. Bundan sonra iş bu büyük birlikteliği bir arada tutmak. Hikmet Başkanımız belediyenin kapılarını ardına kadar açtı. Onun hedefi Kula’ya en iyi hizmeti yapmak. Biz de Kula’ya destek için ne gerekiyorsa Mansur Yavaş’sa Mansur Yavaş’tan, Ekrem İmamoğlu ise Ekrem İmamoğlu’ndan her türlü destek. Biz bu seçimlerde bir zafer kazanmadık. Biz bu seçimlerde bir görev aldık. CHP olarak bu büyük ittifakı büyütmenin, korumanın, önümüzdeki seçimlere taşımanın ve dolayısıyla cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk genel seçimlerinde partimizi birinci parti yapmanın, Atatürk’ün partisini iktidar yapma görevi aldık. BU görev partizanca bir görev değildi. CHP herhangi bir parti değildir. BU parti Cumhuriyeti kim kurduysa, bu memleketi kimler kurtardıysa onların kurduğu bir partidir. BU parti baba ocağıdır. Hepimiz baba ocağına doğarız, orada büyürüz. Kimi ırakta oturur, kimi yakında oturur ama herkes bilir ki baba ocağı oradadır, bacası tütmekte, çorbası kaynamaktadır. O bacayı tüttürenler CHP’lilerdir. BU baba ocağı sadece CHP’lilerin değildir. Burası hepimizin. Burası dedemizin, babamızın partisidir. Biliriz ki başımız sıkınca gideceğimiz yer baba evidir. Zorda kalırsak, başımız sıkışırsak gideceğimiz yer baba evidir. Kimse size şimdiye kadar neredeydiniz demez. Kim Atatürk’ü seviyor, kim bayrağını, ülkesini seviyorsa biz de onu seviyoruz. Kim ki İstiklal Marşı çalarken ağlayan filenin sultanlarıyla ağlıyor, kim ki milli takım gol attığında havalara sıçtırıyorsa onlarla birlikteyiz. Biz kibre, güç zehirlenmesine kapılmayacağız. Aksine sorumluluğumuzun farındayız. Bu ülkede yoksulluk, işsizlik var. Çifti, esnaf perişan, emekliler açlığa terk edildi. 10 bin lira ile. Kira versin aç kalırsın, karnını doyursan sokakta kalırsın. Böyle bir ülke oluşturdular. Onun için mücadele verip halkın iktidarı kurmak, tekrar Atatürk’ün cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir sözünü hatırlamak, uygulamak, işsizliği, yoksulluğu bitirmek, emeklinin yüzünü güldürmek, çiftçiyi milletin efendisi yapmak için hep birlikte çalışacağız. Birileri kavga etmemizi istiyor. Asla ve asla suni gündemlerin peşine takılmayacağız, kimlik siyaseti oyunlarına gelmeyeceğiz. Biz bu ülkenin gerçek sorunlarını konuşup onu dile getirip çözmek için mücadele edeceğiz. Diyorlar ki ‘Gel benimle kavga et’ ben kavga edeceksem, çiftçinin, emeklinin, yoksulun kavgasını edeceğiz. Millet bizden kavga istemiyor. Millet, oturun, çalışın ve derdime çare olun diyor. Yeniden seçimler olup iktidar olana kadar ana muhalefet partisiyiz. Bu ülkenin çıkarları için sonun kadar mücadele edeceğiz. Atatürk’ün iki emaneti olan hem Türkiye Cumhuriyeti’ne hem de partimize gözümüz gibi bakacağız” dedi.

“Milliyetçilik oyununa gelmeyiz”

“Ben yakamdaki parti rozetindeki 6 okun altısına da aşığım” şeklinde konuşmasına devam eden Özel, “Bu altı oktan milliyetçilik okunu hiç kimseye bırakamayız. Onun için birileri kendini milli kendinden olmayanları gayri milli, kendisini makbul geri kalanları hain ilan etmeye kalkıyordu. Bu oyuna gelmeyiz. Ne milliyetçiliği ne milli olmayı ne de vatan severliği asla ve asla size bırakmayız. Bunun üzerinden algı operasyonlarına teslim olmayız. Yaşasın cumhuriyet. Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi. Bu ülkeyi Atatürk’ün emanet ettiği gibi çiftçisine de, işsizine de sahip çıkana kadar, emekliler hakkını alana kadar önce muhalefet mücadele edeceğiz sonra iktidarda hepsinin yüzünü güldüreceğiz. Bize oy verenleri pişman etmeyeceğiz, oy vermeyenlerin de gönlünü kazanacağız. ‘Keşke ben de verseydim’ dedirteceğiz. İlk seçim gelsin oy atacağım dedirteceğiz. Bu partiyi nasıl yüzde onların altında Kula’da yüzde 50’nin üzerine getirdiysek, neredeyse Türkiye şampiyonu yaptıysak hep birlikte bu partiyi çok çalışarak iktidar yapacağız. Bunun için başta şunu ifade edeyim. Hikmet Başkan kazandı Kula kazandı, Ferdi Başkan kazandı Manisa Kazandı. Türkiye İttifakı kazandı, Türkiye kazandı. Ben partimizin genel başkanı olarak Hikmet Başkana şunu söylüyorum, sen çalış biz arkandayım. Örgütümüz bana emanet, örgütümüze Hikmet Başkanı emanet ediyorum, Hikmet Başkana Kula’yı emanet ediyorum sizleri de Allah’a emanet ediyorum” diyerek konuşmasını tamamladı. – MANİSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-kulada-halka-seslendi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Alaşehir’de Halka Seslendi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-alasehirde-halka-seslendi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-alasehirde-halka-seslendi/#respond Fri, 26 Apr 2024 23:09:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29537 CHP Genel Başkanı Özgür Özel memleketi Manisa’nın Sarıgöl ilçesinden sonra Alaşehir ilçesinde de halka seslendi. Özel, “Bu ülke yoksulluk çekecek, işsizlik çekecek bir ülke değildir. Her tarafından bereket fışkıran bu ülke kendinden çok daha mağdur ülke varken onların onda biri emekli ücretine, beşte biri asgari ücrete asla razı olamaz. Yarın birlikte mücadelenin günüdür.” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel memleketi Manisa’da CHP’nin kazandığı ilçeleri ziyaret etmeye başladı. İlk ziyaretini Sarıgöl’e yapan Özel daha sonra Alaşehir ilçesini ziyaret ederek önce vatandaşlarla ardından da ikinci kez seçimi kazanan Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu ile buluştu.

“Atatürk’ün partisini iktidar yapmaya geldik”

Alaşehir Cumhuriyet Meydanında halka hitap eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel seçim boyunca kendilerine destek olan herkese teşekkür ederek başladığı konuşmasında, “Ahmet Öküzcüoğlu 2017 yılında ilçe başkanımız tarafından bana ‘Diş hekimi Ahmet Öküzcüoğlu’nu ikna edersek Alaşehir’i alırız’ demişti. Gittik, ikna ettik. Türkiye’nin ilk ilan edilen belediye başkan adayı oldu. Kayınbabası CHP’nin kendi babası merkez sağın sevilen sayılan ismiydi. Öyle bir başarı elde etti ki geçen seçim Manisa’nın en büyük sürprizini yaptı. Ahmet Öküzücüoğlu çalışkan, dürüst, bütün Alaşehir’in belediye başkanlığını yapmıştı ve inancımı, güvenimi hiçbiriniz boşa çıkarmadınız. Ahmet Öküzcüoğlu be sefer yüzde 53 oyla seçildi. Kendisini kutluyorum. Biz 31 Mart akşamı CHP olarak bir zafer elde etmedik. Kazanılan başarı hepimizindir, kazanılan başarı adayımız Ahmet Öküzcüoğlu’nun Alaşehir ittifakını sağlamasıdır. Biz Alaşehir’de elbette aslan sosyal demokratların oyunu aldık ama biz Alaşehir’de göğsünde güneş olanlardan, milliyetçi demokratlardan, geçmişte AK Parti ile yola çıkan ama uzaklaşan demokratlardan oy aldık. Vatanını, milletini seven Kürt demokratlardan oy aldık. Bu seçim başarısı bizleri asla şımartmayacak. Bunu bir zafer olarak görmüyoruz bunu omuzlarımıza yüklenmiş bir vazife ve geleceğe doğru Türkiye adına yakalanmış bir fırsat olarak görüyoruz. Bu fırsat yandaşları zengin etme, ihaleleri ona buna peşkeş çekme fırsatı değil. Biz Türkiye’nin tarihini yeniden yazma fırsatı yakaladık. Bunun için çok çalışacağız, kimseyi geride bırakmayacağız ve cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk yerel seçimlerinde elde ettiğimiz başarıyı ilk genel seçimlerde yeniden birinci çıkarak bütün Türkiye’yi kırmızıya boyayarak, ortasına ay-yıldızlı bayrağı koyarak Atatürk’ün partisini iktidar yapmaya geldik. Birileri kavga etmek istiyor, etmeyeceğiz. Birileri laf dalaşı yapmak istiyor yapmayacağız. Kavga etmek isteyenle kavga şöyle olacak. Kavga edeceksek çiftçiler için, işçiler için, emekçiler için, emekliler için kavga edeceğiz. Elbette her geçen gün biraz daha meydanlarda bizimle olan heyecanlanan, partimize koşturan gençlerimizin heyecanlarını yeniden uyandırmak için, onların geleceğine sahip çıkmak için hep birlikte çalışacağız.” dedi.

“Vatandaşın gündemi bizim de gündemimiz”

“Bundan sonra vatandaşın gündeminde olmayan hiçbir gündemle meşgul değiliz.” diyerek konuşmasına devam eden Özel, “İşsizlik, yolsuzluk bizim gündemimiz. Lüzumsuz tartışmalarla birilerinin bitmiş olan kredilerin yeniden kazandırmak, bitmiş olan siyasi geleceklerine yeniden umut olma hedefinde değiliz. Bu ülke Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisine ikinci yüzyılda yeniden görev verecek ve yeniden güçlü, zengin ve müreffeh Türkiye’yi hep birlikte kuracağız. Size bunun sözünü veriyorum. Biz bu seçimi Türkiye ittifakı ile azandık. Bu ittifak partiler arasında kurulmuş değildir. Bu ittifak sandıkta kurulmuştur, tarlalarda, farikalarda, köylerde, gönüllerde kurulmuştur. Milli takım gol atınca sevinen herkesin ittifakıdır. Filenin Sultanları şampiyon olduğunda kızlarımızla birlikte ağlayan herkesin ittifakıdır. Türkiye ittifakı adını güzel ülkemizden renklerini şanlı bayrağımızdan alır. Şundan emin olun ki günü gelince yine Türkiye ittifakı kazanacak, yine Türkiye kazanacak. Hiç kimse kaybetmeyecek. AK Parti’liler siz bu milletin birer ferdisiniz, biz sizi asla itmedik, asla itmeyeceğiz asla bu memleketin ötekisi yapmayacağız. MHP’liler geçmişte yaşananlar, son yıllarda Alaşehir’de yaşananalar bir tarafa biz yeni bir sayfa açıyoruz. Bundan sonra tartışmaların yeni gerilimlerin değil bu güzel memlekette hep birlikte barış içinde yaşamak için herkese kapılarımızı sonuna kadar açıyoruz. Belediyemizin kapıları, gönüllerimizin kapıları MHP’nin kapıları herkese açıktır. CHP herhangi bir siyasi parti değildir. Savaş meydanlarında kurulmuş, kurucuları bu ülkenin de kurucusu olduğu baba evidir. CHP herkesin baba evidir. Bu ev benim kadar senindir. Buranın tapusu ne bende ne bir başkasında. Bu evin tapusu ne Ecevit’te vardı ne de rahmetli İnönü’de. Buranın tapusu sadece bir kişiye kayıtlıdır o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür” şeklinde konuştu.

“Yarın birlikte mücadelenin günüdür”

Türkiye’nin bunca zenginliğine rağmen yoksulluğa mahküm olmaması gerektiğini kaydeden Özel, “Bundan sonraki süreçte artık siyasi kavgalar değil, birlikte mücadelenin günüdür. Atanmayan öğretmene de, staj ve çıraklık mağduruna da, emeklilikte kademe bekleyene de, 9 bin prim günü nedeniyle emekli olamayan Bak-Kur’luya da, hak ettiği primi alamayanların, çiftçinin sorunlarını biliyoruz. Esnafa da, emekçiye de emeklilere de hep beraber sahip çıkacağız. Bu ülke yoksulluk çekecek, işsizlik çekecek bir ülke değildir. Her tarafından bereket fışkıran bu ülke kendinden çok daha mağdur ülke varken onların onda biri emekli ücretine, beşte biri asgari ücrete asla razı olamaz. Yarın birlikte mücadelenin günüdür. Yarın artık kısa çöpün uzun çöpten hakkını alacağı gündür. Yarın Alaşehirli üzüm üreticisinin, çiftçisinin hakkını alacağı gündür. Ben buradan ilk kez size CHP’nin Genel Başkanı olarak hitap ediyorum. Hepinizin bugüne kadar vermiş olduğu tüm destekler için minnet duyuyorum. İyi ki varsınız, iyi ki Manisalıyım, iyi ki sizin evladınızım.” şeklinde konuşup helallik isteyerek partiyi iktidar yapıp vatandaşlara olan borcunu ödeyeceğini söyledi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu’nu makamında ziyaret ettikten sonra Kula ilçesine hareket etti. – MANİSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-alasehirde-halka-seslendi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özel Sarıgöl’de: “Kavgayı Halk İçin Çiftçi İçin İşçi, Esnaf İçin Emekli İçin Ederim” https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-sarigolde-kavgayi-halk-icin-ciftci-icin-isci-esnaf-icin-emekli-icin-ederim/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-sarigolde-kavgayi-halk-icin-ciftci-icin-isci-esnaf-icin-emekli-icin-ederim/#respond Fri, 26 Apr 2024 23:06:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29535 HABER: FATİH ÖZKILINÇ KAMERA: KERİM UĞUR

(MANİSA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Denizli programının ardından Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde partisinin ilçe başkanlığını ve Sarıgöl Belediyesi’ni ziyaret etti. Halk Buluşması programında Sarıgöllülere seslenen Özel, seçmenin kavga istemediğini vurgulayarak, “Efendim, ‘ben Özgür ile kavga edeyim.’ Kimse istiyor diye kimseyle kavga etmem. Efendim, ‘Özgür Özel’i eleştirip gündeme’ geleyim. Kimseyi beni eleştiriyor diye gündeme getirmem. Ama kavgayı elbette ederim. Cesaretle ederim. Kavgayı halk için çiftçi için işçi, esnaf için emekli için ederim” dedi.

Sarıgöl Halk Buluşması’nda “Siyasette olduğum ilk günden beri bana sahip çıkan bu güzel ilçenin bu güzel insanları, hepinize merhaba” diyerek sözlerine başlayan Özgür Özel, “Bugün ilk kez yıllardır gelip gittiğim Sarıgöl’de, belki 40-50 kez oturduğum, konuşma yaptığım ilçe başkanlığımızda ve bu pazar yerinde Cuma günleri hep el ele göz göze geldiğimiz, hatır sorduğumuz bu güzel insanlarla ilk kez CHP’nin Genel Başkanı olarak kucaklaşıyorum. Hepinize çok teşekkür ediyorum.CHP’nin Genel Başkanı olacağıma ilk inanan, bunu ilk söyleyen ilçe yıllardır Sarıgöl’dür” dedi.

“BİZİM GÜCÜMÜZ İYİLİKTİR, İYİ İNSANLARDIR”

Geçmişte Sarıgöl ilçesinde çekildiği bir fotoğraf üzerinden konuşmasına devam eden Özel, “Biraz önce onlarca büyüğüm ‘Ben sana 10 sene önce ne dedim, 8 sene önce ne dedim, bu kahvede ne dedim’ diye hatırlattılar. Yine Çavuşlar’dan bir abimiz. Bakın burada bir resim var. Resimde bir yanımda Nuh Abi, Çavuşlar’dan bir tarafta Hasan Abi var. Evladı geldi, getirdi. ‘Yıllar önce babamla bu resmi çektirmişsin, ikisi de rahmetli oldu. Bana vasiyet etmişti. Evde bu resim duruyordu, Özgür Özel Genel Başkan olduğu gün bu resmi götür’ demiş. Ben resmi çektirdiğim günü unutmuşum, onlar beni Genel Başkan yapmak istediklerini unutmamışlar. Allah Nuh Abi’ye de Hasan Abi’ye de gani gani rahmet eylesin. Ama biliyorsunuz, büyük bir kötülükle mücadele ettik. Siz de ettiniz. Halen daha ediyoruz ve edeceğiz. Ama bizim gücümüz iyiliktir, iyi insanlardır. Bu fotoğraf CHP’nin Genel Merkezi’ndeki odamızda yerini alacak” diye konuştu.

“HASRETLE KUCAKLAŞTIK”

“Bugün geldiğim andan itibaren, önceki ilçe başkanlarımız, belediye başkanlarımız, partimize ve Sarıgöl’de çeşitli partilere hizmet etmiş ama artık Sarıgöl ittifakında, Manisa ittifakında, Türkiye ittifakında buluştuğumuz herkesle büyük bir umut ve hasretle kucaklaştık” diyerek sözlerini sürdüren Özel, şunları kaydetti:

“Biz bir zaman bu belediyeyi çok hak etmeyerek, hepimizin ufak tefek kusurları ile kaybettik. Yıllarca MHP’nin elinde kaldı. Biz sabrettik ama üzdüler bizi. Hüseyin Amca burada mı bilmem, Sarıgöl’ün en yardımsever insanını otobüs üstlerinden yuhalattılar. Mitinglerde hakaret ettiler. Tek suçu partisine sahip çıkmak. Ben Hüseyin Amca’nın o günlerde elini tuttum. O ağladı, ben ağladım. ‘Merak etme bir gün geleceğim, bu belediyede seninle birlikte oturacağız’ dedim. Beni bekliyor. Şunu söyleyeyim. Şimdi buraya geldik. Geçmiş dönemdeki bütün belediye başkanlarım, Nuri Başkan’dan önce Halil Başkanım. Ondan önce şimdi belediye başkanı seçtiğimiz kıymetli başkanım. Ardından ondan önce Tahsin Başkan’dan önce, Ahmet Akşehir Başkanım. Hepsinin bana emeği var. Ömer Karcı’nın bana emeği var. Biraz önce yine kucaklaştık, ben milletvekili olduğumda, ilk kez buraya geldiğimde bana sahip çıkan Yusuf Başkanımın emeği var. Onlardan önce bu görevleri yapmış olanlardan, aramızda olmayanları rahmetle, olanları minnetle anıyorum. Allah onlardan razı olsun.

“ATATÜRK’ÜN PARTİSİ KİN GÜTMEZ, İNTİKAM ALMAZ”

24 köyümüz var, 35 mahallemiz var. Tek tek gezdik. Hep onlar beni anons ettiler, bu Tahsin Akdeniz de güzel anons yapar. Ekşi narın ıtırı, peştamalı batırır, buraya toplanmamız Tahsin Akdeniz’den ötürü. Şimdi biz çok zorluk çektik. Bu MHP belediyesi çok eziyet etti. Dışlandık. Hırpalandık, üzüldük. Bugün artık biz geldik. Ama gün bize edileni etme günü değildir. Buradan söylüyorum. Tahsin Başkanım ve CHP’lilerin hepsi, Sarıgöl’de ne kadar MHP’li varsa onları kucaklıyoruz. Ne kadar AKP’li varsa, hepsini kucaklıyoruz. Ben milletvekili oldum, çok çeşitli görevler yaptım, Genel Başkan oldum, MHP’lisi, AKP’lisi, hemşerimize sahip çıkacağız dedi. Ferdi Başkan geldi, ona sahip çıkanlar oldu. Tahsin Başkan’a eskiden çok başka partilerde olanlar sahip çıktılar, oy verdiler. Verenlerden Allah razı olsun. Vermeyenlerden de Allah razı olsun. Atatürk’ün partisi kin gütmez, Atatürk’ün partisi intikam almaz. Atatürk’ün partisi affeder, kapıyı açar, buyur eder. Bu parti zira baba evidir. Herkesin babası, dedesi bir vakit bu evdeydi. Hepimiz bu eve doğduk. Kimi büyüğüne taşındı, kimi küçüğüne razı oldu. Kimi ırakta oturdu, kimi yakında oturdu. Ama herkes bildi ki baba evinin çayı demlidir. Çorbası kaynamaktadır, bacası tütmektedir. Bu CHP’liler o baba evinin bacasını tüttürenlerdir. Ama AKP’liye, MHP’liye, İYİ Partiliye, Demokrat Partililere, Saadet Partililere, Geleceklilere, DEVA’lılara, eski Doğru Yollulara, ANAP’lılara, Adalet Partililere, Demokrat Partililere baba evinin kapısı her zaman açıktır. Yerleri başımızın üzerindedir. Çünkü baba evinin tapusu ne Özgür Özel’dedir, ne önceki Genel Başkanlarda. Baba evinin tapusu bir kişiye kayıtlıdır, o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. O yüzden ‘Ben MHP’liyim, oy attım, şimdi bunlar geldi, ne çekeceğim’ demeyin. Edilene etmeyeceğiz, kimseye kötü davranmayacağız. Partinde de kalsan, bize de gelsen, biz sana hizmet edeceğiz. Hürmet edeceğiz. Saygı ve sevgi göstereceğiz. Madem ki Türkiye’yi barıştıracağız, kutuplaşmaları Sarıgöl’den ve Alaşehir’den başlayarak ortadan kaldıracağız. Kucak açacağız. Kucaklaşacağız. Barışacağız.

“AL ANANI DA GİT” DEDİKLERİ ÇİFTÇİYİ YİNE MİLLETİN EFENDİSİ YAPACAĞIZ”

Biz bu seçimde Sarıgöl’de, Manisa’nın 15 ilçesinde, Türkiye’de yüzde 38 oyla bir büyük zafer kazanmadık. Biz büyük bir görev üstlendik. Bu millet adına büyük bir fırsat yakaladık. Böyle bugüne zafer dersek, o zaman şımarırız, o zaman kaybederiz. Ülkemize de kaybettiririz. Ama biz büyük bir görev üstlendik. Sırtımızda, eşit, ayrımsız hizmet etmenin, yoksullara, köylülere, çiftçilere, hayvancılıkla uğraşanlara, emeklilere, emekçilere, gençlere sahip çıkmanın sorumluluğu vardır. Onların sorunlarını dile getirmenin yükümlülüğü vardır. Onlarla birlikte yürüyüp, onlarla birlikte mücadele edip, onların derdini çözecek CHP’nin, halkın, Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu partiyi iktidar yapma sorumluluğumuz vardır. İşte bunun için çok çalışacağız. Sorumluluğun farkında olacağız. Yakaladığımız fırsatı değerlendireceğiz. Bu fırsat evlatlarımızı işe sokma fırsatı değildir. Bu fırsat yandaşları zengin etme fırsatı değildir. Bu fırsat Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihini yeniden yazma, Atatürk’ün partisini yeniden iktidar yapma fırsatıdır. Bu niyetle tüm kadrolarımız, çok çalışacaklar. Çok gayret edecek, mücadele edecekler. Yorulmayacaklar. Örgütümüz başkanlarımıza sahip çıkacak. Başkanlarımız da hangi partinin belediye başkanı olduğunu düşünemeyecek. Onlar tüm partilerin belediye başkanları. Elbette partileri var, orada üzerine düşen sorumluluğu yerine getirecekler. Ama önümüzdeki genel seçimler için CHP’nin iktidarı için herkes sabredecek. Herkes fedakarlık yapacak. Herkes kusur görürse örtecek. Yanlış görürse uyaracak. Doğru yapılanları alkışlayacak. Herkese anlatacak ve hep birlikte bu ülkenin makus talihini yeneceğiz. Yoksulluğu, işsizliği yeneceğiz. ‘Al ananı da git’ dediklerini çiftçiyi yine Gazi’nin dediği gibi milletin efendisi yapacağız.”

“YÜZÜNÜ BİZE DÖNMÜŞ SEÇMENE KARŞI SORUMLULUKLARIMIZ VAR”

Bugün burada sizinle birlikte geldiğimiz, oturduğumuz, sohbet ettiğimiz bu güzel şirin ilçeden bütün Türkiye’ye bir kez daha seslenmek istiyorum. 31 Mart seçimleri yeni bir siyasi hat, yeni bir siyasi iklim, yeni sorumluluklar, yeni bir dönem başlattı. Mevcut genel iktidara da mesaj verdi, bize de mesaj verdi. Bizi 47 yıl sonra kullandığımız pozitif dili, bizim halkın gerçek sorunları dışında sorunlarla ilgilenmeyeceğimize ilişkin irademizi, istedikleri kadar hakaret etsinler, küfretsinler, buna karşı sadece gerçek meseleleri konuşma irademizi ödüllendirdi. Bize yetkiyi verirken önemli bir kredi açtı. Bu kredi Türkiye’nin geleceğine yatırım yapan bir yatırım kredisiydi. Bugün tüketmek için verilen bir tüketici kredisi değil. Eğer iyi yönetirsek, doğru çalışırsak, ülkeyi yönettirme görevini bize vermek üzere seçmen bize yüzünü döndü. Seçmen kendisinden oy alıp, onu sandıkta unutanlara, kendisinden oy alıp ülkenin varlıklarını zenginlerle paylaşanlara, kendisinden oy alıp bir avuç zengin için hepimizin cebine el atanlara da sırtını döndü. Önümüzde yüzünü bize dönmüş seçmene karşı sorumluluklarımız var.

“SEÇMEN BİZDEN MÜCADELE BEKLERKEN, MÜZAKEREYİ DE SÜRDÜRMEMİZİ İSTİYOR”

Ancak seçmen kavga istemiyor. Seçmen çalışmak, çalışmak, çalışmak istiyor. Bizden mücadele beklerken, müzakereyi desürdürmemizi istiyor. Şundan emin olun Özgür Özel nerede kiminle konuşursa, kimle müzakere ederse etsin, Özgür Özel konuşurken suni gündemlerin peşine takılmaz. Birilerinin iktidarı sürdürme hevesiyle, kendilerinin isteklerinin peşine takılmaz. Birilerinin gündeminin peşine düşmez ama kendi gündeminden de birilerini düşürmez. Kimi düşürmez? Çiftçiyi düşürmez, atanmayan öğretmeni düşürmez, staj ve çıraklık mağdurlarını düşürmez. Dükkanının borcunu kredi kartı ile çevirmeye çalışan iflastaki esnafı Özgür Özel dilinden düşürmez. Özgür Özel ’10 bin liraya geçin’ dedikleri emeklinin derdini dilinden düşürmez. Efendim, ‘ben Özgür ile kavga edeyim’. Kimse istiyor diye kimseyle kavga etmem. Efendim, ‘Özgür Özel’i eleştirip gündeme geleyim’. Kimseyi beni eleştiriyor diye gündeme getirmem. Ama kavgayı elbette ederim. Cesaretle ederim. Kavgayı halk için çiftçi için işçi, esnaf için emekli için ederim. İlk günden bugüne bana sahip çıkan güzelim Sarıgöl’e minnetlerimi ifade ediyorum. İlk günden beri bana sahip çıkan örgütümüzü saygı ile selamlıyor. Belediye başkanımızı örgütümüze emanet ediyorum. Belediye başkanımıza Sarıgöl’ü emanet ediyorum. Sarıgöllüleri Allah’a emanet ediyorum. Hepinizi saygı ile selamlıyorum. Yine görüşecek, birlikte olacağız. Bundan sonra güzel günleri hep birlikte paylaşacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-sarigolde-kavgayi-halk-icin-ciftci-icin-isci-esnaf-icin-emekli-icin-ederim/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel Sarıgöl’de Halka Seslendi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sarigolde-halka-seslendi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sarigolde-halka-seslendi/#respond Fri, 26 Apr 2024 22:54:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29527 CHP Genel Başkanı Özgür Özel memleketi Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde halka seslendi. Özel, “Seçmen kavga istemiyor, çalışmak istiyor. Kimse istiyor diye kimseyle kavgam etmem. Kimseyi beni eleştiriyor diye gündeme getirmem. Kavgayı elbette ederim, cesaretle ederim. Kavgayı çiftçi için, esnaf için emekliler için ederim.” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel memleketi Manisa’nın Sarıgöl ilçesini ziyaret etti. İlçe ziyaretinde Kent Meydanında coşkulu bir kalabalığa hitap eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bugün ilk kez yıllardır gelip gittiğim Sarıgöl’de CHP Genel Başkanı olarak kucaklaşıyorum, hepinize çok teşekkür ediyorum. CHP’nin Genel Başkanı olacağıma ilk inanan ilçe bunu ilk söyleyen ilçe yıllardır Sarıgöl’dür. Biraz önce onlarca büyüğüm ‘Ben sana 10 sene önce ne dedim, 8 sene önce ne dedim’ diye hatırlattılar. Biliyorsunuz büyük bir kötülükle mücadele ettik, siz de ettiniz, hala ediyoruz, edeceğiz. Bizim gücümüz iyiliktir, iyi insanlardır. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Biz bir zaman bu belediyeyi çok hak etmeyerek hepimizin ufak tefek kusurlarıyla kaybettik. Yıllarca MHP’nin elinde kaldı biz sabrettik ama üzdüler bizi. Sarıgöl’ün en yardımsever insanını otobüs üstlerinde yuhalattılar. Tek suçu partisine sahip çıkmaktı. Hüseyin abinin elini tuttum o ağladı ben ağladım dedim ki ‘Merak etme bir gün bu belediyede seninle birlikte oturacağız’ dedim. Şimdi belediyede beni bekliyor. Aramızda olmayanları rahmetle olanları minnetle anıyorum Allah onlardan razı olsun. 23-24 köyümüz var, 35 mahallemiz var. Hepsini tek tek gezdik. Belediye Başkanımız Tahsin Akdeniz güzel anons yapar. Biz çok zorluk çektik. MHP belediyesi çok eziyet etti. Dışlandık. Bugün biz geldik ama gün bize edileni etme günü değildir. Tahsin Başkanım ve CHP’lilerin hepsi ne kadar MHP’li varsa ne kadar AK Parti’li varsa kucaklıyoruz. Ben milletvekili oldum, çok çeşitli görevler yaptım, genel başkan oldum. Herkes hemşehrimize sahip çıkacağız diyerek oy verdiler. Verenlerden de vermeyenlerden de Allah razı olsun. Atatürk’ün partisi kin gütmez, intikam almaz, affeder, kapısını açar buyur eder. Bu parti baba evidir. Herkesin bir zamanlar baba evi burasıydı. Herkes bilir ki baba evinin bacası tütmektedir. Bu CHP’liler o bacayı tüttürenlerdir. AK Parti’lilere, MHP’lilere, Gelecek’lilere, İYİ Partililere bütün partililere kapımız her zaman açıktı. Baba evinin tapusu ne Özgür Özel’dedir ne de bir başkasında bir kişiye kayıtlıdır o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. O yüzden ‘Ben MHP’liyim şimdi ne çekeceğim’ demeyin. Biz sana hizmet edeceğiz, hürmet edeceğiz, saygı sevgi göstereceğiz. Madem ki kutuplaştırmaları kaldıracağız, Sarıgöl’den başlatacağız, kucaklaşacağız” dedi.

“Seçmen kavga istemiyor, çalışmak istiyor”

Seçimlerde halkın hem iktidara hem de kendilerine önemli mesajlar verdiğini dile getiren Özel, “Biz bu seçimde Sarıgöl’de Manisa’nın 15 ilçesinde Türkiye’de yüzde 38 oyla bir zafer kazandık ama şımarmadık, biz büyük bir görev üstlendik. Sırtımızda eşit ve ayrımsız hizmet etmenin, çiftçilere, emeklilere, emekçilere ve gençlere sahip çıkmanın sorumluluğu vardır. Onların sorunlarını dile getirmenin yükümlülüğü vardır. Onlarla birlikte yürüyüp onların dertlerini çözecek CHP’yi iktidar yapma sorumluluğumuz vardır. İşte bunun için çok çalışacağız. Sorumluluğun farkında olacağız ve yakaladığımız fırsatı değerlendireceğiz. Bu fırsat evlatlarımızı işe sokma fırsatı değil, yandaşları zengin etme fırsatı değildir. Bu fırsat Türki’nin tarihini yeniden yazma, Atatürk’ün partisini yeniden iktidar yapma fırsatıdır. bu nedenle tüm kadrolarımız çok çalışacak. Örgütümüz başkanlara sahip çıkacak. Başkanlarımızda tüm partilerin belediye başkanları orada üzerine düşen sorumluluğu yerine getirecek. Önümüzdeki seçimler için CHP’nin iktidarı için herkes sabredecek, herkes fedakarlık yapacak, kusur görürse üstünü örtecek, yanlış görürse uyaracak, doğruyu alkışlayacak, herkese anlatacak hepimiz bu ülkenin maküs tarihini yeneceğiz, yoksulluğu, işsizliği yeneceğiz, çiftçiyi, ‘Al ananını da git’ dediklerini yine Gazi’nin dediği gibi milletin efendisi yapacağız. Bugün burada sizinle birlikte geldiğimiz oturduğumuz sohbet ettiğimiz bu şirin ilçeden bütün ülkeye bir kez daha seslenmek istiyorum. 31 Mart seçimleri yeni bir siyasi hat, yeni bir siyasi iklim, yeni bir sorumluluk, yeni bir dönem başlattı. İktidara da mesaj verdi bize de mesaj verdi. Bizi 47 yıl sonra kullandığımız pozitif dili bizim halkın gerçek sorunları ışında sorunlarla ilgilenmeyeceğimize ilişkin irademizi, istedikleri kadar hakaret etsinler, küfretsinler buna karşı sadece gerçek meseleleri konuşma iradesini ödüllendirdi. Bize bir kredi açıldı. Bu kredi Türkiye’nin geleceğine yatırım yapan bir yatırım kredisiydi. Bugün tüketmek için verilen bir tüketici kredisi değil. Eğer iyi yönetirsek seçmen bize yönünü döndü. Seçmen kendisinden oy alıp onu unutanlara, zenginlerle paylaşanlara, bir avuç zengin için hepimizin cebine el atanlara da sırtını döndü. Önümüzde sorumluluklarımız var. Seçmen kavga istemiyor, çalışmak istiyor. Bizden mücadele ederken müzakereyi de sürdürmemizi istiyor. Şunu biliyor ki Özgür Özel konuşurken suni gündemlere takılmaz, birilerinin isteklerinin peşine düşmez ama kendi gündeminden de birilerini düşürmez, kimi düşürmez, çiftçiyi, atanmayan öğretmenleri, staj mağdurları, esnafı dilinden düşürmez, Özgür Özel 10 bin Liraya geçin dedikleri emeklinin derdini dilinden düşürmez. Kimse istiyor diye kimseyle kavgam etmem. Kimseyi beni eleştiriyor diye gündeme getirmem. Kavgayı elbette ederim, cesaretle ederim. Kavgayı çiftçi için, işçi için, esnaf için, halk için, emekliler için ederim. İlk günden bugüne bana sahip çıkan Sarıgöl’e minnet ediyorum. Belediye Başkanımızı örgüte, Başkanımızı Sarıgöllülere, Sarıgöllüleri de Allah’a emanet ediyorum. Yine görüşeceğiz. Hepinizi çok seviyorum.” şeklinde konuştu.

Özel, halka hitap etmesinin ardından CHP’li Sarıgöl Belediye Başkanı Tahsin Akdeniz’i ziyaret için belediyeye geçti. – MANİSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sarigolde-halka-seslendi/feed/ 0
Yeniden Refah Partisi, Türkiye için her türlü katkıyı vermeye hazır https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-turkiye-icin-her-turlu-katkiyi-vermeye-hazir/ https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-turkiye-icin-her-turlu-katkiyi-vermeye-hazir/#respond Fri, 26 Apr 2024 00:36:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29400 HABER: OGÜN AKKAYA KAMERA: BERKİN GÜLSOY

(ANKARA) – Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi İşler Başkanı Suat Kılıç, “Her iki parti yetkilileri tarafından gerekli açıklamalar yapıldı. Seçim öncesinde de açıklamalar yapıldı. AK Parti tarafından daha öncelikle açıklamalar yapıldı. Seçim ve bayram trafiğine bakıldığında en son resepsiyon trafiğine bakıldığında ittifakta olmadığımız görülmektedir. Ama bu demek değildir ki Türkiye’nin hayrına, milletimizin esenliğine olan konu başlıklarında Yeniden Refah Partisi geri duracaktır. Türkiye için gereken ne olursa Yeniden Refah Partisi her türlü katkıyı vermeye, her zaman her zeminde hazır olacaktır” dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi İşler Başkanı Suat Kılıç, Yeniden Refah Partisi’nin MYK toplantısı sonrası açıklama yaptı. Gerçekleştirilen MYK toplantısında ulusal ve bölgesel konuların ele alındığını ifade eden Kılıç, “Türkiye genelinde yüzde 7 oy ortalaması ile üçüncü sırada çıktığımız yerel seçimler sonrasında belediyelerime yönelik çalışmalarımızla ilgili organizasyon faaliyetlerimiz devam etmektedir.” dedi.

Kılıç, Yeniden Refah Partisi’nin kazanmış olduğu 63 belediyenin çatısı altında 1 büyükşehir, 1 il belediyesi olmak üzere Milli Görüş belediyeciliğinin örneklerini bugünden geleceğe sergileyeceklerini söyledi. Kılıç’ın paylaştığı bilgiye göre; belediyelerde bütçenin nasıl yapılacağını, belediyenin nasıl borçsuz yönetileceğini, israfın nasıl önleneceğinin örneklerini göstermek üzere Yeniden Refah Partisi’nin belediye başkanları, parti genel merkezinin öncülüğünde çalışmalar gerçekleştirecek.

Yeniden Refah Partisi, yarın Merkez Karar Yönetim Kurulu’nu toplayacak. Sonrasında ise il sorumluları ile toplantı yapılacak. 27 Nisan Cumartesi günü ise il başkanlarıyla bir başka toplantı yapılacak. 28 Nisan Pazar günü ise yerel seçimlerden belediye kazanan 63 belediye başkanı, il genel meclisi üyeleriyle birlikte yerel yönetimler değerlendirme toplantısı gerçekleştirilecek. Toplantıların gündem maddesi projelerin hayata geçirilmesi olacak.

“Belediye başkanlarımızın yanında olacağız ve yardımına koşacağız” ifadelerini kullanan Kılıç, “Seçim öncesinde halkımıza vermiş olduğumuz yerel yönetimler sözümüzün gereğini yerine getirmek üzere hep birlikte elimizi taşın altına koyacağız.” dedi.

Kılıç’ın basın açıklamasından öne çıkan başlıklar şu şekilde:

“Başıboş sokak köpekleri meselesi, Türkiye’nin çok önemli bir sokak meselesidir. Bu konu dramatik ve travmatik bir boyut kazanmaktadır. Sokaklarda kimler tarafından küpelendiği belli olmayan başıboş hayvanlar, kim olduğu bilinmeyen şahıslar tarafından beslenmektedir. Kısırlaştırma yapılmamaktadır. Türkiye genelinde başıboş köpek popülasyonunun sayısı 16 milyon olarak tahmin edilmektedir. Bu mama endüstrisini besliyor olabilir ama kadınlar ve çocuklar bu durumdan hoşnut değil. Başta Ankara Büyükşehir Belediye başkanı olmak üzere bütün kazanan belediye başkanlarına açık çağrımdır. Mazeretiniz kalmadı. Belediyeleri kazandığınız gibi, belediye meclisinde de çoğunluğu kazandınız. Ankara’da 25 ilçe başkanıyla el ele vermek, sokaklarımızı başıboş hayvan popülasyonundan temizlemek zorundasınız. Etkin kısırlaştırma yapacaksınız. Hayvan severlere ve gönüllülere sahiplendirme yapacaksınız. Sokakta başıboş kalan hayvanları, hayvan haklarına saygılı barınaklarda toplayarak kontrolsüz çoğalmanın önünü alacaksınız.

“DESTEK VERİLMESİ GEREKENE DESTEK VERİRİZ”

Türkiye’nin gündeminde Anayasa değişikliği var. Henüz güncellenmiş, imzalanmış resmileşmiş ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na iletilmiş bir metin olmadığından dolayı detaylarına giremiyoruz. Ama Türkiye’nin yönetimini kolaylaştıracak, vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artıracak, hükümetin sorunun çözümü önünde ‘engel’ dediğini problemlerin ortadan kaldırılmasına katkı sağlayacak bir maddeler bütünü gelirse Yeniden Refah Partisi, hukuk kurullarında, siyaset organlarında değerlendirmelerini yapacak. Gerek gördüğü çerçeve zeminde Anayasa’ya destek verme ya da vermeme şeklindeki kararını ortaya koyacaktır. Yeniden Refah Partisi’nin duruşu açık ve nettir. Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyoruz. Getirilecek maddelerin de doğrusuna doğru, yanlışına yanlış diyeceğiz. Destek verilmesi gerekene destek veririz. Asıl olan Türkiye’nin daha yönetilebilir bir ülke olması. Görmediğimiz bir Anayasa değişikliği maddelerine destek vermemiz kabul edilebilir değildir. Yeter ki Meclis’te partiler bir araya gelsin ve uzlaşı sağlansın.

“BAYRAM İKRAMİYESİNİN VE EMEKLİ AYLIĞININ YÜKSELTİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ”

Yeniden Refah Partisi olarak en düşük emekli aylığının asgari ücretle eşdeğer bir düzeye çıkarılmasıyla ilgili talebimizi bir kez daha yeniliyoruz. Bayram ikramiyesinin de emeklimizin de kurban kesebileceği bir rakama yükseltilmesini hükümetimizden talep ediyoruz. Emeklilerimizin bayram sevincini yaşamasında büyük bir toplumsal yarar vardır. Geçim derdinin ortadan kaldırılması her şeyden evvel Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yeni kaynak paketi üretmesiyle mümkün olacaktır. Yeni paket üretirken, yeni zamlarda, vergilerden, harçlardan özenle kaçınılmalıdır.”

“İTTİFAKTA OLMADIĞIMIZ GÖRÜLMEKTEDİR”

Kılıç kendisine yöneltilen “Yeniden Refah Partisi olarak kendinizi hala Cumhur İttifakı paydaşı olarak görüyor musunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Her iki parti yetkilileri tarafından gerekli açıklamalar yapıldı. Seçim öncesinde de açıklamalar yapıldı. AK Parti tarafından daha öncelikle açıklamalar yapıldı. Seçim ve bayram trafiğine bakıldığında en son resepsiyon trafiğine bakıldığında ittifakta olmadığımız görülmektedir. Ama bu demek değildir ki Türkiye’nin hayrına, milletimizin esenliğine olan konu başlıklarında Yeniden Refah Partisi geri duracaktır. Türkiye için gereken ne olursa Yeniden Refah Partisi her türlü katkıyı vermeye, her zaman her zeminde hazır olacaktır. Bu anayasa konusunda olabilir. Ekonomideki bir problemin çözümü hususunda olabilir. Her doğru konuyu parti olarak desteklemeye devam edeceğiz.

“YENİDEN REHAF’IN CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİM SONUCUNU ETKİLEYEN PARTİ OLMAKTAN PİŞMANLIĞI YOKTUR”

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın içinde olmaktan, paydaşı olmaktan, Cumhurbaşkanlığı seçiminde seçimi etkileyen ve sonuca doğrudan tesir eden parti olmaktan yana Yeniden Refah Partisi’nin bir pişmanlığı yoktur. Türkiye’nin tarihi bir dönemecinde, o günün koşullarında olması gerekeni yaptığı konusunda kurullarımız, o günkü duruşu neyse bugün de aynı duruşu korumaktadır. Bu ittifaklar seçim arifesi gündeme geldiğine ve yakın tarihte bir seçim olmadığına göre ittifaklarla ilgili yeni yaklaşımlarla ilgili konuşmak için çok erken.

“SOMUT TEKLİF GELDİĞİNDE SÖYLENECEK SÖZÜMÜZ OLACAK”

Anayasa değişikliği talepleri gündeme geldiğinde kendi beklentilerimize ilişkin çalışmalarımızı başlattık ve devam ettiriyoruz. Katkı veren taraf olmaktan çekinmeyiz. Yeter ki bizim değiştirilmesine ‘evet’ diyeceğimiz maddelerle Türkiye’nin sorunları çözüme kavuşsun. Olmazsa olmazlarımız bellidir. Kuvvetler ayrılığının kuvvetlendirilmesi lazım. Yasama, yürütme ve yargı arasındaki net sınırların net bir şekilde belirlenmesi lazım. Bağımsız yargının adaleti tecil ettireceği koşulların oluşturulması lazım. Bunlar olduktan sonra iş birliğine varız. Yeni Anayasa değişikliği talebi AK Parti’den de gelse, Yeniden Refah Partisi’nin ilke ve değerleriyle bağdaşmak kaydıyla bu teklife ‘evet’ deriz. Ama görünen o ki parlamentoda çoğunluk AK Parti ve MHP’de. Bu değişiklik kısa sürede konuşulup karara bağlanabilecek bir konu değil. Somut teklif geldiğinde söylenecek sözümüz olacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-turkiye-icin-her-turlu-katkiyi-vermeye-hazir/feed/ 0
Remzi Çayır’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a: “Allah’tan Kork. Böyle Bir Ekonominin Olduğu Ülkede Neyin Dünya Liderisin?” https://www.haber60.com.tr/remzi-cayirdan-cumhurbaskani-erdogana-allahtan-kork-boyle-bir-ekonominin-oldugu-ulkede-neyin-dunya-liderisin/ https://www.haber60.com.tr/remzi-cayirdan-cumhurbaskani-erdogana-allahtan-kork-boyle-bir-ekonominin-oldugu-ulkede-neyin-dunya-liderisin/#respond Fri, 26 Apr 2024 00:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29398 (ANKARA)- Milli Yol Partisi (MYP) Genel Başkanı Remzi Çayır, “Faiz oranları aylık yüzde 6’ya varmış. Dünya lideri, yüzyıl bilmem neyin lideri, Allah’tan kork. Böyle bir ekonominin olduğu ülkede neyin dünya liderisin sen? Ayıp. Kimle dalga geçiyorsun? Kime ne söylüyorsun sen? Almanya’da yılda yüzde 6 değil. Bir de tutmuş ne diyor biliyor musunuz? ‘Bazılarının gözü paraya doymuyor bu zammı onlar körüklüyor’ diyor. Yaptığının farkında değil. Olup bitenin de farkında değil” dedi.

MYP Genel Başkanı Remzi Çayır, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Çayır, şunları söyledi:

“31 Mart’ta halk ne yaptı? Değişimden yana oy mu kullandı, çare mi gördü? Hayır. Bir duvardan öbür duvara çarptı. Şimdi CHP farkındadır umarım. Aldıkları oyların birçoğu emanet oydur. ve milliyetçilerin, ülkücülerin oyudur.

“BAYRAK İLE NE DERDİN VAR AKILSIZ HERİF”

DEM Partililere ve DEM’in kazandığı belediye başkanlarına buradan seslenmek isterim; artık suyu tersine akıtmaya gerek yok. Silah ile siyaseti yan yana koymayı bırakın. Dağın ne dediğine kulak açmak yerine milletin ne dediği, Diyarbakır’ın, Hakkari’nin, Maraş’ın, Şırnak’ın ne dediğine bakın. Belediyeye gelip orada İstiklal Marşı’nı yok saymak, bayrağı indirmek akıllara zarar. Bayrak ile ne derdin var senin’Akılsız herif. Hiç mi akıl yok sizde? Kayyumu çağırıyorsun kendi elinde ve kendi tavrınla. Buradan DEM Partili siyasetçilere şunu söylemek istiyorum, PKK ile aranızda mesafe koymadığınız müddetçe yaptığınız bütün faaliyetler ne yazık ki -içinde iyi şeyler de olsa- gayrimeşru ilan edilecektir. Hele ortak değerlerimizi hiçe sayan davranışlarınız yüzünden ortak değerlerimizi şu veya bu şekilde yok saydığınız müddetçe söylediğiniz hiçbir sözün kıymeti yoktur, varlığınızın da kıymeti yoktur. Aklınızı başınıza alın. Almazsanız hiçbir hakkınız ve sözünüz olamaz.

Türkiye siyasi ağlarına son vermediği müddetçe siyasi partilerdeki feodal yapılar devam ettiği müddetçe Türkiye hiçbir şey üretemez. Siyaset üretemez. Karar verici mekanizma siyaset kurumudur, siyaset kurumu demokratik hale gelmediği müddetçe Türkiye’de hiçbir şeyin değişmeyeceğini söyleyen biziz. Siyaset, hizmet üretmeli. Siyaset kendi bir yere taşıma aracı olmamalı diyen kim? Biz. Anladınız mı millet? Anladı.

Sayın Cumhurbaşkanı şu an kendi ifadesi ile son dönemi değil mi? Son dönemini ortadan kaldırıp süresiz seçime devam edebilmek için yeni anayasa talebinde bulunuyorsa vay halimize. Çok yazık olur ülkeye. Zaten bu sebeple istediğini biliyorum. İşin içerisinde böyle bir madde koyacaklar ve diyecekler ki, ‘İki dönemde sınırlanmasın, üç dönemde sınırlanmasın’ böyle bir anlayış getirdiler. Diğerleri işin daha teferruatı olacak. Esası bu olacak diye korkarım.

Biz bununla ilgili en kısa sürede arkadaşlarımızla taslak hazırlayacağız. Bütün partilere bu taslağı götüreceğiz. Anlaşılır, kısa bir şekilde bizim genel çerçeveyi çizen, genel fikri ortaya koyan bir anayasa metnini milletle ve partilerle buluşturacağız. Bunu bir ay içerisinde kamuoyuna açıklayacağız.

“SAYIN CUMHURBAŞKANININ SARAYINA PARA YETİŞMİYOR”

Hayaline kavuşamayan, yarına ait düş kuramayan bir toplum haline geldik. Az önce bir bankaya gittim. Faiz oranlarını sordum. Kaç biliyor musunuz? Aylık yüzde 6’ya varmış. Dünya lideri, yüz yıl bilmem neyin lideri. Allah’tan kork. Böyle bir ekonominin olduğu ülkede neyin dünya liderisin sen? Ayıp. Kimle dalga geçiyorsun? Kime ne söylüyorsun sen? Almanya’da yılda yüzde 6 değil. Bir de tutmuş ne diyor biliyor musunuz? ‘Bazılarının gözü paraya doymuyor bu zammı onlar körüklüyor’ diyor. Yaptığının farkında değil. Olup bitenin de farkında değil. En kötüsü bu. Üretim yok Sayın Cumhurbaşkanı. Senin sarayına para yetişmiyor. Hani dünya bankasından para almayacaktınız? Gerçeği milletinden saklayan hiçbir siyasetçi bu millete hizmet etmemiştir. Olup biten zamları, yoksulluğu ve hayat pahalılığını 5-10 tane gözü dönmüş tüccara yüklemek ile kendi günahlarını örttüklerini sanıyorlar. Hadi oradan! İpi kaçırmışlar ellerinden bir türlü de toparlayamıyorlar.

“AVRUPA BİZİ ÇÖPÇÜ BAŞI OLARAK GÖRÜYOR”

Dünya Bankası bize borç verirken bir de şart sundu. ‘Göçmenlere iş alanı oluşturun’ dedi. Avrupa bizi ne görüyor biliyor musunuz? Çöpçü başı olarak görüyor. Gelen göçmenler çöp değil, biz de çöpçü başı değiliz. Ne yazık ki bu Avrupa’nın şımarık insanları bizi ve Ortadoğu toplumlarını böyle görüyorlar. Para veriyorlar bize, göçmelere bekçilik yaptıracaklar. Hükümet asla buna izin vermemeli, böyle bir şeyi imzalayarak para elde etmemelidir. Bu aşağılık teklifi, bu millet kabul edemez. Hükümetin de kabul etmemesi gerektiğine inanıyoruz. Artık Türkiye şu andaki ahvaliyle göç yolu haline dönüştü. Bu derhal yok edilmeli. Bunun yolu var. Bunun yolu, bir mülteci ve göçmen politikasının olmasına bağlı. Şu koskoca Türkiye’nin böyle bir politikası yok. Bu hükümet, bu belayı başından atamayacaktır. İnşallah Milli Yol Partisi bu konuda tutarlı olacak.”

olacak.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/remzi-cayirdan-cumhurbaskani-erdogana-allahtan-kork-boyle-bir-ekonominin-oldugu-ulkede-neyin-dunya-liderisin/feed/ 0
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydemir İstifa Etti https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskan-yardimcisi-birol-aydemir-istifa-etti/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskan-yardimcisi-birol-aydemir-istifa-etti/#respond Thu, 25 Apr 2024 08:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29269 (ANKARA) İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydemir, sosyal medya hesabından partiden istifa ettiğini duyurarak, gerekçelerini sıraladı.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydemir, X hesabından yaptığı açıklamada, “İYİ Parti’deki görevlerimden ve üyeliğimden istifa ettiğimi kamuoyunun bilgilerine sunarım.” ifadesini kullandı.

Siyaseti sadece ülke ve milletimiz için güzel şeyler yapmanın bir aracı olarak gördüğünü, bu nedenle siyasete girdiğini belirten Aydemir, partiden istifa gerekçesini şöyle anlattı:

“Çünkü kurumsallığın oldukça zayıf olduğu ülkemiz; sosyal, ekonomik, hukuki tüm bileşenleri ile siyasetten aşırı derecede etkileniyor. Ülkemizin mevcut siyasi atmosferindeki ‘doğru’ alternatif olma yolunda partimizin karar alıcı organlarında fikirlerimi beyan etmekten geri durmadım. Ancak maalesef partideki çalışma arkadaşlarımla aynı rotada ilerleyemeyeceğimizi üzülerek müşahede ettim. Bu sebeple İYİ Parti’den ayrılmaya karar verdim. Ancak, bundan sonra da bilgi ve tecrübemi ülkemizin hizmetine sunmaya ve bu doğrultuda çalışmaya/üretmeye inşallah devam edeceğim.

“TÜRKİYE’NİN BEKA SORUNU BİTAP DÜŞMÜŞ İNSANLARDIR”

Cumhuriyet tarihinin en sıkıntılı dönemlerinden geçiyoruz. Genç, yaşlı kimsenin umudu kalmamış vaziyette. Bugün ülkenin gerçek ihtiyacı, ‘ideolojik düşüncelerin yaşatılması’ değil. Evine giderken çocuğuna ‘istediklerini’ alamayan babadır bu ülkenin problemi. Faturalarını ödeyemeyen milyonlardır. Kirasını ödeyemeyenlerdir. Şehir dışında üniversiteyi kazanmış çocuğunu okutamayan ailedir. Türkiye’nin beka sorunu bitap düşmüş insanlardır. Adaletin neredeyse hiç bir alanda olmadığı, hukukun ayaklar altına alındığı, yargının işlemediği, özgürlüklerin kısıtlandığı, kurumların oldukça zayıfladığı, liyakat yerine sadakatin esas alındığı, kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirliğin olmadığı bir süreç yaşıyoruz. Bütün bunlar güzel ülkemiz için gerçek bir beka sorunudur. ve bütün bunlardan iktidar ve muhalefeti ile bütün siyaset sistemi sorumludur. Ülkemiz siyasetinde dil, üslup ve oyun kuralları yozlaştırıldı ancak bir şey değişmedi: Halkına teveccüh eden hep teveccüh gördü. Belirli etnik/sosyal ayrımlara odaklananlar ise bol retorikli ancak mahallesini asla terk edemeyen/etmeyen dar bir pencereye sıkıştı.

“MEVCUT SİYASİ PARTİLERİN MERKEZ SİYASETİ YAPABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM”

31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde ortaya çıkan resim, bize tek bir şey anlatıyor; o da kutuplaşmadan uzak, tutarlı bir merkez siyasetin hayati önemde olduğu gerçeği. Mevcut siyasi partilerin ve/veya ideolojik partilerin merkez siyaseti yapabileceğini düşünmüyorum. Ülkemizin demokratik, özgürlükçü, katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir bir siyaset sistemine, düzenine olan ihtiyacı her geçen gün artmaktadır. Merkez siyaset aslında ideolojilerden uzak, makulün, ‘değerlerin’ siyasetidir. Türkiye’nin geleceğinin demokrasi, özgürlük, adalet, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, şeffaflık, hesap verebilirlik ve liyakat gibi değer ve ilkelere inanmış ve bunu içselleştirmiş siyasetçi ve siyasi partilerden geçtiğini düşünüyorum.

“AKŞENER’E ŞÜKRANLARIMI SUNARIM”

Buradan geçtiğimiz dönemde ortak yol yürüdüğüm, şahsıma önce başdanışman, sonrasında genel başkan yardımcılığı görevini tevdi eden Sayın Meral Akşener’e bir kez daha şükranlarımı sunarım. Beraber çalışma fırsatı bulduğum bütün arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum. 27 Nisan 2024 tarihinde yapılacak olan İYİ Parti olağanüstü kongresinin başarılı bir şekilde geçmesini temenni ederken mevcut başkan adaylarına başarılar dilerim. Saygı ve sevgilerimle.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskan-yardimcisi-birol-aydemir-istifa-etti/feed/ 0
Özgür Özel: “Bu Ülkede Eğer Devlet Olacaksa En Üstteki Cumhurbaşkanından En Sade Vatandaşa Kadar Herkes Bu Anayasa’ya Bağlı Olacak” https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-bu-ulkede-eger-devlet-olacaksa-en-ustteki-cumhurbaskanindan-en-sade-vatandasa-kadar-herkes-bu-anayasaya-bagli-olacak/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-bu-ulkede-eger-devlet-olacaksa-en-ustteki-cumhurbaskanindan-en-sade-vatandasa-kadar-herkes-bu-anayasaya-bagli-olacak/#respond Wed, 24 Apr 2024 23:21:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29180

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Türkiye Cumhuriyeti bir anayasa devletidir. Sahip çıktığımız maddelerin yanında elbette eleştirdiğimiz, değiştirilmesini istediğimiz maddeler olabilir ama bu ülkede eğer devlet olacaksa, yani insanların canı ve malı güvende olacaksa en üstteki cumhurbaşkanından en sade vatandaşa kadar herkes bu Anayasa’ya bağlı olacak. Meri anayasanın işine gelen kısımlarını uygulayıp, oradan güç alıp, yetki alıp kullanıp işine gelmeyen kısımlarını ihlal edersen bu hak bir kişide değil, herkeste olur. Orada devlet, anayasal düzen ortadan kalkar ve keşmekeş, karmaşa olur. İşte o zaman beka sorunu olur” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Konuşması öncesinde, uzun süre sonra CHP grubundaki milletvekili sayısındaki ilk artışı yaşayacaklarını söyleyen Özel, İYİ Parti’den istifa ederek partisine katılan İstanbul Milletvekili Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu’na CHP rozeti taktı.

Özel, konuşmasında özetle şunları söyledi:

“Ayşe Hanım çağrımıza uydu ve baba evine geldi. Aslında kurultay sonrasında büyük bir heyecan olmuştu ancak yerel seçim gündemiyle birbirine girmemesi için ve yerel seçimde sadece CHP’nin değil, Türkiye İttifakı’nın kampanyasını yürüttüğümüz için başlatmamıştık. Şimdi buradan CHP Genel Başkanı olarak tüm gençleri, kadınları, Türkiye’de hangi siyasi görüşte olursa olsun artık umudun değişimde olduğunun ve artık hep birlikte baba ocağına gelmenin…Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu parti olduğu için baba ocağı, yeni bir üye kampanyasını başlatıyoruz, hep birlikte baba ocağının kapılarını ardına kadar açıyoruz. Gençlerin gözündeki ışıltıyı görüyorum, bütün Türkiye’de görüyorum. Gençlik Kolları Başkanım; gençleri davet edin. Gençleri CHP’ye gelmeye, üye olmaya; bayrak asmaya, broşür dağıtmaya değil bu partide siyaset yapmaya, bu partiyi geliştirmeye, güçlendirmeye ve iktidara taşımak için gençleri davet edin. CHP’ye üye olmayan ancak ilgi duyan gençlere buradan sesleniyorum: Gelin, bu partiye kaydolun, siyaset yapın size çok ihtiyacımız var.

“CHP İKTİDARINDA KANUNLAR KARARLAR BAŞKANLIĞI’NA LEVENT BAYRAKTAR’IN RESMİNİ ASACAĞIM”

Yüreğimizde bir ateş yanıyor. Levent Bayraktar’ı anlatırken kapalı grupta da hepimiz çok duygulu anlar yaşadık. Hayatımda tanıdığım en dürüst, en çalışkan insanlardan bir tanesiydi. Grubumuzun müdürüydü, partimize emeği, önceki Genel Başkanımıza katkısı çoktur. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun da kendisine emeği çoktur. Bu muhteşem insan; parlamento hukukunu çok iyi bilen, içtüzüğü çok iyi bilen, biz parlamentoda görev yaparken takıldığımız ya da takılmamız olası her noktayı önceden düşünen, ‘Özgür Özel ne kadar içtüzüğe hakim’ deniyorsa aslında o işin görünmez kahramanı Levent Bey’dir. Benim en büyük hayalim; onu yürütmede olduğumuz sırada, güçlendirilmiş bir parlamentoda parlamentonun ya da başbakanlığın ‘kanunlar kararlar başkanı’ yapabilmekti. Ancak maalesef o günleri göremedi. Ben 31 Mart seçim başarısının milletvekillerimize ve grubumuza düşen payını kendisine atfediyorum, ruhu şad olsun. Bir gün CHP iktidarında kanunlar kararlar başkanlığına onun bu resmini asmak üzere, Grup Müdür Vekilimiz bu resmi buradan alsın. İktidar olduğumuz gün kendisinden isteyeceğim.

“BİRİLERİ AKSİNİ SÖYLESE DE BU MECLİS TEK SANDIKLA KURULMUŞ MECLİSTİR”

Dün, TBMM’nin 104’üncü kuruluş yıl dönümünü birlikte kutladık. Birileri aksini söyleyip tarihi bir gaf yapmış olsa da bu Meclis belki de dünyada tek sandıkla, demokrasiyle kurulmuş meclistir. Bu ülke, Meclis’ten sonra kurulmuş ülkedir. Bu Meclis, savaşı yürütmüş meclistir, Cumhuriyet’i ilan etmiş meclistir. Biz de Ata’mızın vasiyetine uygun olarak ilk kongremiz olan Sivas Kongresi’nden bu yana millet iradesine saygılı olduk, saygılı olmaya da devam edeceğiz. Bu vesileyle savaş koşullarında Millet Meclisi’mizde bulunan mebusların gündemiyle ilgili bir bilgiyi sizlerle ve vatandaşlarımızla paylaşmak isterim: Savaşın en çetin günleridir. O günlerde, 1921 yılında Büyük Millet Meclisi’nde Yazı İşleri Sorumlu Müdürü Necmeddin Sahir Bey, mebuslara anket yapar. Birileri CHP anket yaptırınca, ‘Parti anketle mi yönetilir’ diyordu ya… Bütün mebuslar yanıtlar, hiçbir yerde yayınlanmaz. 1992’de vefat edene kadar bilinmez ama o anket sonuçları 2004 yılında nihayet Meclis kayıtlarına girer. Bir şey Meclis kayıtlarındaysa CHP’nin genel başkanı, grup başkanvekilleri onu bilirler.

“ZENGİN VE ADİL BİR TÜRKİYE’Yİ İNŞA ETMENİN YOLU ÜÇ ALANDA ADALETİ SAĞLAMAKTAN İBARETTİR”

‘Kazanılacak olan milli istiklal mücadelemizin bereketli ve verimli olması neye bağlıdır’ sorusuna en çok verilen yanıt, ‘Adalet, adil yönetim ve yasaların egemen kılınması’ der. Ankete en çok verilen ikinci yanıt da ‘Ekonomik gelişmeler belirleyici olacaktır’ der. Cumhuriyetimizin kurucu kadroları, bu beklentileri karşılamak için çalıştı, mücadele etti, milletimizi tebaa olmaktan çıkardılar, yurttaşlık hakkını verdiler, kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkı verdiler, medeni ve çağdaş bir toplumu var etmek için büyük devrimler yaptılar, üretime dayalı bir ekonomiyle genç Cumhuriyetimizin ilk 15 yılda yüzde 196 büyümesini sağladılar. Ancak Cumhuriyet’in ilk dönemlerindeki devrimci anlayışından uzaklaşan Türkiye; yanlış politikalardan, yanlış hedeflemelerin sonucunda yerinde sayan, sorunlarını aşamayan bir ülke haline geldi ve son 20 yılda bunu iliklerimize kadar hissettik. Bu nedenle 1921’de yapılan anketten çıkan toplumsal beklentiler, milletvekillerinin 1921’de, daha cumhuriyet ilan edilmeden ‘Bu millet ne ister’ dediğinde, ‘Adalet, iyi yönetim ve yasaların hakimiyetini, ekonomik gelişmeler iyiye gitsin ister’ denmişti. Halen daha sorulduğunda anketlerdeki en üstte çıkan iki cevap da budur. O yüzden zengin ve adil bir Türkiye’yi inşa etmenin yolu ve önümüzdeki görev üç alanda adaleti sağlamaktan ibarettir. İlki hukukun üstünlüğüyle yönetilen bir ülke ve mahkemelerdeki adalet. İkincisi eşit haklar, eşit yurttaşlık için sosyal adalet. Üçüncüsü de adil gelir paylaşımıyla ekonomik adalet.

“EN ÜSTTEKİ CUMHURBAŞKANINDAN EN SADE VATANDAŞA KADAR HERKES BU ANAYASA’YA BAĞLI OLACAK”

Biz, bu ülkeye bu adalet gelene kadar, bu adaleti getirene kadar, mahkemedeki adaletten herkes memnun olana kadar, sosyal adalet; her yurttaş Kürdü, Türkü, Alevisi Sünnisi bu ülkede yaşayan herkes kendini eşit yurttaşlar olarak okuyana değil hissedene kadar ve kimsenin hakkını kimsede bırakmadan bu ülkede ekonomik adaleti sağlayıp önce açlığı sonra da yoksulluğu bitirene kadar, sonuna kadar çalışacağız ve mücadele edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti bir anayasa devletidir. Sahip çıktığımız maddelerin yanında elbette eleştirdiğimiz, değiştirilmesini istediğimiz maddeler olabilir ama bu ülkede eğer devlet olacaksa, yani insanların canı ve malı güvende olacaksa en üstteki cumhurbaşkanından en sade vatandaşa kadar herkes bu Anayasa’ya bağlı olacak. Bir ülkede meri anayasanın işine gelen kısımlarını uygulayıp, oradan güç alıp, yetki alıp kullanıp işine gelmeyen kısımlarını ihlal edersen bu hak bir kişide değil, herkeste olur. Orada devlet, anayasal düzen ortadan kalkar ve keşmekeş, karmaşa olur. İşte o zaman beka sorunu olur.

“ANAYASA’YA UYMAK AİHM VE AYM KARARLARINA UYMAKLA OLUR”

Anayasa’ya uymak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarına, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) kararlarına, bağlayıcılığına uymakla olur. Örneğin, önümüzdeki günlerde 1 Mayıs geliyor. 1 Mayıs Taksim’de kutlanması gereken, hak olan işçi bayramıdır. 1 Mayıs’ta işçiler Taksim’e çıkmak, Taksim’de kutlamak, kanlı 1 Mayısların yasını, matemini, gelecekteki güzel günler için mücadeleyi orada yaşamak istiyorlar. Bir zamanlar Taksim 1 Mayıs’a yeniden açıldığında övünenler, şimdi yasaklıyorlar, izin vermiyorlar, Taksim’e gitmek isteyenlerin karşısına dikilip kendisi de birer emekçi olan, kamu personeli olan polise kanunsuz, Anayasa’ya aykırı emirler veriyorlar. Yetmez, bu konuda DİSK AYM’ye gitti. Mahkemeyi kazandı, daha önce başka mahkemeleri de kazandı. Yargı, ‘Taksim 1 Mayıs’ta açık olsun’ derken hala Taksim’i 1 Mayıs’ta kapalı tutmak bir kompleksten, bir evhamdan, bir vehimden, boşa bir kaygıdan başka bir şey değil. Siz Taksim meydanını egemenliğiniz bayrağı görürseniz ve oraya insanların çıkmasını size karşı bir şey sanırsanız zaten siz aslında egemen değil, muktedir değilsiniz demektir.

“TAKSİM’İ 1 MAYIS’A AÇIN”

Oysa o Taksim açıksa; işçileri öğrenciler, Cumartesi Anneleri, hak araya herkes çıkıp, hakkını arayıp oradan evine dönebiliyorsa sen muktedirsin demektir. Ordu gücüyle, jandarmayla, polisle, panzerle korunmaya başlandıysa egemenlik, egemenlik elden gitmiş demektir. Onun için buradan çağrım: Özgüvenle, işçilere inanarak, güvenerek Taksim’i 1 Mayıs’a açın. Kontrol noktalarında polisin yanında DİSK, üzerimize düşerse CHP, birer görevlisiyle kontrol noktasından başlayarak, tansiyonu düşürerek içeriye bir tek 1 Mayıs dışı pankart sokmayarak ve orayı bir kutlama, bayrama yakışan, kanlı 1 Mayısların matemine yakışan şekilde kutlanmasına izin vermek ve 1 Mayıs’ın salimen Taksim’de kutlanmasını sağlamak bugünkü iktidarın kendi için yapabileceği en doğru iştir. Yasaklarsanız, engellerseniz o zaman belki o gün o meydanın işçilere bırakılmasını bir başka 1 Mayıs’a bırakırsınız ama o 1 Mayıs’ta artık siz olmazsınız çünkü bittiniz, tükendiniz demektir. Karar alıcılara sesleniyorum; ben kefilim, orada olacağım işçilerle birlikte bir kişinin burnu kanamadan 1 Mayıs’ın kutlanmasına ve o meydanın boşalmasına kefaleti ben koyuyorum. Taksim’i 1 Mayıs’a açın 31 Mart’ın mesajını aldığınızı anlatın, özgüvenli olduğunuzu gösterin. 1 Mayıs’ta Taksim’in kazanılması bu ülkenin yeni iklimine hizmet edecektir. Emekçilerin elini havada bırakmayınız.

“YAŞLI İNSANLARI BU ZOR GÜNLERİNDE HAPİSHANEDE TUTMAK YAKIŞMAZ, BU DA GÜÇ DEĞİL”

“Yaşları 80-90 arasında olan yaşlı insanı, 28 Şubat’tan hesap soruyoruz diye bu zor günlerinde hapishanede tutmak yakışmaz, bu da güç değil” diyen Özel, yine hasta tutuklu 83 yaşındaki Makbule Özer’in durumuna da değindi. Özel, şöyle konuştu:

“Bu da terörle mücadele değil aksine o terör örgütünü güçlendirirse, senin yaptığın böyle uygulamalar güçlendirir. 83 yaşında Türkçe bilmeyen şifacı kadını bilmeden muayene ettiği birisi için hapse atmak taban bulur terör örgütüne. Güçsüzleştirmek için demokrasi, kendine güvenmen lazım. Hatta bir araştırma komisyonu kurulmasını teklif edelim. Güçlü demokrasilerin siyasetçileri hastanın ve hükümlünün siyasi görüşüne partisine kördür. Sadece insan ve hasta görüyle bakmadan yapılan her şey hak ihlalidir. Diğer partilerle görüşelim böyle bir komisyonun kurulmasını talep edelim, kurmazsa partimiz kursun. Biz siyaset üstü bir şekilde tüm siyasi partileri hasta, tutuklu ve hükümlüler konusunda iş birliğine davet ediyoruz. Ancak Çetin Doğan, tutuklu komutanlar, Makbule Özer gibi kişilerin bu komisyonu bekleyecek ne vakti ne dayanabilecek takati vardır. Orada görev yürütmededir.

“O GÜN 68 BİN ÖĞRETMEN VARSA ECEVİT’İN ATAMADIĞI BUGÜN ERDOĞAN’IN ATAMADIĞI 1 MİLYON 100 BİN ÖĞRETMEN VAR”

22 yılın sonunda bugün Türkiye’de 1 milyondan fazla atanmayan öğretmen var. Atanmayan öğretmenlere hiç sıkılmadan kusuru üstlerine atarak ve kendilerini masumlaştırarak atanamayan öğretmenler diyor. O gün 68 bin öğretmen varsa Ecevit’in atamadığı bugün Erdoğan’ın atamadığı 1 milyon 100 bin öğretmen vardır. 23 bin 900 öğretmenin atanması asla kabul edilemez. Mülakatın derhal kaldırılması, gençlerin talebine uygun olarak 100 bin öğretmen atamasının yapılması gerekiyor. 28 Nisan’da Ankara Ulus’ta bir mitingleri var. Ben o gün Cumhuriyet tarihinde ilk kez yapılan ve bizim belediyemizin kazandığı Mesir Şenliklerinde Manisa’da olmak durumundayım. Ama atanmayan öğretmenlerin mitingi için sözüme değer veren herkesi o mitinge destek olmaya davet ediyorum.

“HATAY’I YÜZDE 60’LA ALMAYA ANT İÇİYORUM”

Hatay çok yüreğimizi yaktı. 6 Şubat’ta yüreğimizdeki yangın sönmez. Hatay’da bir seçim yapıldı. Büyük hukuksuzluklarla ilçede, ilde ve maalesef YSK’da Hatay’ın iradesi gasp edildi. Aynı örnek AK Parti ve MHP lehineyken sayılan oylar sayılmadı. Geçersiz oy rakamı farktan büyükse geçersizlere baktılar, 15 kat büyüktü, bakılmadı. Bir tek torba açılmadı. 3 bin 900 ölüye oy kullandırttılar, açıp baksalar görecekler, kapağını açmadan reddettiler. Tarih önünde kendilerini çok zor bir duruma soktular. Biz Hatay’a sahip çıkacağız, Hatay’ı asla yalnız bırakmayacağız. Önümüzdeki haftalarda Hatay’da belediye ve iktidarı nasıl takip edeceğimizi; nasıl yapıcı, net ve sert bir muhalefet yapacağımızı; nasıl Hatay’da bundan sonra gelecek seçimi de öyle küçük farkla değil, Hatay’ı yüzde 60’la almaya buradan ant içiyorum, söz veriyorum.

“ANTAKYA’DA BİR DEPREM KONUTU İÇİN VATANDAŞTAN 6 MİLYON 750 BİN LİRA PARA İSTENMEKTE”

Şu anda, Hatay’da yedi ilçede rezerv alan krizi yaşanmakta. Eğer zemin etüdünde bir sorun yoksa, zemin sağlamsa biz hak sahiplerinin haklarının orada ya da çok yakında, yani orayı ranta çevirip, birileri için rezerve edip depremzedelerin başka yere yollanması asla kabul edemeyeceğimiz bir durumdur. Bunun için sosyal devlet olarak bakmak, haklara saygılı olmak lazım. Ayrıca biz seçimlerde Hatay’daki her bir deprem konutunun bir aileye ilk konutun, tek konutun bedava verileceğini söylerken birileri bir yıl içinde evlere girme garantisi veriyordu. Bir yıl içinde 100 depremzededen sadece 11’i şu ana kadar evlere girebilmiş durumda. 89’u konteynerde, çadırda. Bir yılın üzerinden de neredeyse iki ay geçti. O söz tutulmadığı gibi, biz olsaydık bedava olacak evler, örneğin Antakya’nın 600 Evler bölgesinde bir mütevazi deprem konutu için 6 milyon 750 bin lira vatandaştan para istenmekte. Taksitlendirip, faizlendirip dünyanın borcu insanların sırtına yüklenmektedir. Bunu takip ediyoruz, bu bir sosyal devlet değildir.

Önümüzdeki günlerde bu konuyu siyasi muhataplarımla görüşeceğim ancak zeminde sorun yoksa, yerinde dönüşüm ve o mahallede konut verilmesini çok yakından takip edeceğiz. Rezerv alan bilimsel yapıldığında saygı duyduğumuz ama sağlam zeminde de olsa, ‘Ben sizi değersiz bir yerde rezerv alana attım. Burayı yandaşa rezerve ettim’ rezaletini deşifre edeceğim, metrekare metrekare göstereceğim. Buna asla kalkışmayın, kul hakkına girmeyin. Kul hakkını da yedirmem Hatay’ın hakkını da yedirmem.

“MESUT KOCAGÖZ’Ü ÖZGÜRLÜĞÜNE VE KEPEZ’E KAVUŞTURUN”

Kepez Belediye Başkanımız, AK Parti döneminde yapılan bir teleferiği işleten şirketin geçmişte genel müdürü olduğu için, sonra ayrıldı, üstüne üç kere denetim geçirmiş, bakım geçirmiş olan teleferikte maalesef bir vatandaşımız hayatını kaybetti. Biz suçluların kamu görevlisi de olsa kovuşturulmasını, soruşturulmasını, suçluysa cezalandırılmasını savunuyoruz. Başkanımız kendisinden sonra üç kez denetlenmiş teleferiğin kazasından sorumlu, olacak iş değil. Tutuklama siyasi. İtirazlarımız da reddedilmişti ama şimdi delil durumu değişti. Yeni bir video ortaya çıktı. Videoda görevli arızayı görüyor, sistem otomatik kapatıyor. Bir süre telefonla konuşuyor, bakıyor ve sistemi açmaması gerekirken manuel çalıştırıyor ve kaza oluyor. Hemen durdurup koşarak ayrılıyor oradan. ve maalesef dosyada sistemin otomatik kapattığı sistemi manuel başlatan kişinin ifadesi: ‘Seçimler yaklaşıyordu. ‘Seçimlerden önce teleferik hemen çalışsın’ dediler. Üç aylık olması gereken bakımı, 15 günde yaptırdılar. Sorumlusu da Mesut Kocagöz’dür.’ Oysaki genel müdür falan değil, o sırada Kepez Belediye Başkan Adayı. Ortaya çıkıyor ki sistem durmuş, bu ifadenin sahibi çalıştırmış. Mutlaka yeni bir itiraz yapılacak. Artık vicdan diyorum, artık insaf diyorum, yeter artık biraz edep diyorum ve Mesut Kocagöz’ü özgürlüğüne ve Kepez’e kavuşturun diyorum.

“IĞDIR TUZLUCA TAM BİR PUSUİ, TAM BİR TUZAK”

Iğdır Tuzluca’da, daha önce de başka belediye başkanlarına yapılan bir hukuksuzluk bu sefer de CHP’ye uygulandı. Belediye Başkan Adayımız Cemal Kurnaz aday adayı oldu, dosyasını aldık, her şey tamam. Aday gösterdik, incelendi ve aday olmasında hiçbir engel olmadığına ilişkin temiz kağıdı dosyasına girdi, ilçe seçim kurulu baktı, aday yaptı. Askıya çıktık, ilan edildi, itiraz olmadı, adaylığı kesinleşti. Iğdır Tuzluca’dakiler gittiler, kendisine partimizin adayı olarak oy verdiler. Seçimden sonra ‘Bu kişi belediye başkanı olamaz’ itirazıyla mazbata kendisine verilmedi, ikinciye verildi. Seçimi yenilese haksızlık ama hiç olmazsa Tuzluca’nın yeniden karar vermesi sağlanacak. Madem engel bir hal var ki yok, sen bunu nasıl gidiyorsun zamanında görmeyip aday yapıyorsun, CHP’nin bir başkasını aday göstermesini istemiyorsun. Tam pusu, tam tuzak. Bu hukuksuzluk akıl alır gibi değil. Mazbatayı alan kişi de nasıl oluyorsa ‘bana ver’ diye itiraz ediyor, ikinciye mazbata veriliyorlar. Mazbatayı alan kişiye de partisine de derhal bu haksızlığı durdurmak, istifa etmek, seçimlerin yenilenmesini sağlamak gerekir. CHP böyle bir mazbata alsa, alana ‘Nasıl yaptın bunu’ derim. Ama birileri içlerine sindiriyorlar.

“SEÇİMLERDEN BUGÜNE DURMADAN MİLLETİMİZİN KARŞISINDAYIZ”

Biz CHP olarak 31 Mart yerel seçimlerindeki sonuçlardan sonra, o günden bugüne durmadan milletimizin karşısındayız. Başarıyı nasıl okuduğumuzu, bu başarı öyküsünde kimin, nasıl haklarını teslim ettiğimizi ve bunu bir zafer değil bir görev olarak gördüğümüzü, zaferin bu ülkeyi yeniden demokrasiye kavuşturduğumuzda, bu ülkeyi yeniden hukuk devleti yaptığımızda, kuvvetler ayrılığının olduğu günde ve bunun doğal sonucu olarak güçlü bir parlamentoyla bu ülke zenginleşmeye başlayınca, insanların can-mal güvenliği sağlandığında ve bu ülke kurucumuzun gösterdiği hedeflere yürürken hem ekonomide doğru işleri yaparak hem de zaten demokrasinin geldiği bu güzel ülkeye her yönüyle yatırımın arttığı, herkesin güvenle gelip yatırım yapabildiği, paranın buralarda değerlendirildiği, yoksulluğun hem acil sosyal devlet tedbirleriyle hem de kalkınma ekonomisiyle tarihe karıştığı gün o zaman biz zaferi kazanmış, kendimizi kutlamayı hak eder durumda göreceğiz.

“YARIN ÇORLU’DA ANNELERİN ARKASINDA MAHKEME SALONUNA YÜRÜYECEĞİM, BENİ SEVEN ARKAMDAN GELSİN”

Milletin yüzü gülmeden sevinmeye hakkımızın olmadığını biliyoruz, bu sorumlulukla davranıyoruz. ‘Milletin sesini duyarak siyaset yapacağız, meydanda olacağız, hak arayan kimse yanında olacağız’ demiştim. Yarın 25 Nisan, Çorlu tren kazasında canı yanan olmaya gideceğiz. Birileri seçimden önce o kararı açıklamaya cesaret etmediler. Yarın Çorlu’da sabah 09: 00’da Santral Park’ta buluşarak annelerin arkasında, onların haykırışlarına eşlik etmek için onlarla mahkeme salonuna doğru yürüyeceğim. Çorlu’ya yakın olan herkesten ricamdır yarın Çorlu annelerini yalnız bırakmayın. Beni seven arkamdan gelsin. Bundan sonra hiçbir suni gündemle meşgul değiliz. Çok yakında Türkiye’deki bütün emeklilerle birlikte mitingdeyiz, eylemdeyiz. Emekliyle, staj, çıraklık mağdurlarıyla, emeklilikte kademe bekleyenlerle birlikteyiz. Bu Meclis’in şimdilik ana muhalefet partisi olarak onlarla birlikte yürümeye, seslerini duyurmaya, haklarını almaya geliyoruz. CHP ayağa kalkmıştır, Türkiye’yi ayağa kaldıracağız ve biz kazanacağız, Türkiye kazanacak.”

]]> https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-bu-ulkede-eger-devlet-olacaksa-en-ustteki-cumhurbaskanindan-en-sade-vatandasa-kadar-herkes-bu-anayasaya-bagli-olacak/feed/ 0 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Taksim’i 1 Mayıs’a açılması çağrısında bulundu https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-taksimi-1-mayisa-acilmasi-cagrisinda-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-taksimi-1-mayisa-acilmasi-cagrisinda-bulundu/#respond Wed, 24 Apr 2024 23:12:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29174 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ” Taksim’i 1 Mayıs’a açın. 31 Mart’ın mesajını aldığınızı anlatın. Açın, özgüvenli olduğunuzu gösterin. 31 Mart’ın birinci partisinin genel başkanı olarak son genel seçimlerin birinci partisinin genel başkanına diyorum ki ‘Elimizi uzatıyoruz. Elimiz emekçinin elidir. Elimiz, barışın elidir. Elimiz, özgüvenin elidir.'” dedi.

Özel, CHP TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, bugün CHP Grubu olarak milletvekili sayısında ilk artışı birlikte yaşayacaklarını belirterek, Bağımsız İstanbul Milletvekili Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu’nu kürsüye davet etti.

Yanıkömeroğlu’nun, Ortadoğu Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesinden mezun, dirençli kentler uzmanı, kadın politikaları konusunda da çok önemli çalışmalar yapmış birisi olduğunu ifade eden Özel, “Baba evine yaptığımız çağrıya kulak vererek bizimle birlikte olan kıymetli milletvekilimizi bundan sonra İstanbul 3. bölgede… Zaten bir kadın milletvekilinin 3. bölgede çok eksikliğini hissediyorduk. Depreme karşı verilecek çalışmalarda Meclisteki yapıcı muhalefetimizde kendisine çok yük düşecek ve emek verecek, grubumuza ‘hoş geldin’ diyorum.” diye konuştu.

Özel, Yanıkömeroğlu’na rozet taktı.

Yeni bir üye kampanyası başlattıklarını bildiren Özel, “Hep birlikte baba ocağının kapılarını ardına kadar açıyoruz.” dedi.

Grup toplantısına Meclis’i gezmeye gelen öğrencilerle birlikte fotoğraflar çektirdiği için gecikmeli katıldığını ifade eden Özel, “Gençlerin gözündeki ışıltıyı görüyorum. Gençlik kolları başkanım gençleri davet edin. Bayrak asmaya, broşür dağıtmaya değil bu partide siyaset yapmaya, bu partiyi geliştirmeye, güçlendirmeye ve iktidara taşımak için gençleri davet edin. CHP’ye üye olmayan ancak ilgi duyan gençlere buradan sesleniyorum; Gelin, bu partiye kayıt olun. Siyaset yapın. Size çok ihtiyacımız var.” çağrısında bulundu.

Özel’in konuşması sırasında grup toplantı salonunda bulunan 18 yaşındaki ikiz kardeşler Mustafa ve Muhammet Güney partiye üye olmak istediklerini söylediler. Bunun üzerine Özel, ikiz kardeşleri kürsüye davet ederek gençlik kolları başkanından üye kayıt formunu istedi. İkiz kardeşlerin parti üyeliklerinin yapılmasının ardından Özel, Muhammet Güney’in hem referansını imzaladı hem de kendi parti rozetini taktı.

Özel, konuşması sırasında geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden CHP TBMM Grup Müdürü Levent Bayraktar’ı rahmetle andı, birlikte yaptıkları çalışmalardan bahsetti.

TBMM’nin 104. kuruluş yıl dönümünün dün kutlandığını anımsatan Özel, “Birileri aksini söyleyip tarihi bir gaf yapmış olsa da bu Meclis belki de bu dünyada tek sandıkla, demokrasi ile kurulmuş Meclistir. Bu ülke Meclisten sonra kurulmuş ülkedir. Bu Meclis, savaşı yürütmüş ve Cumhuriyeti ilan etmiş bir Meclistir. Biz de Ata’mızın vasiyetine uygun olarak ilk kongremiz olan Sivas Kongresi’nden bu yana millet iradesine saygılı olduk, saygılı olmaya da devam edeceğiz.” dedi.

“Türkiye sorunlarını aşamayan bir ülke haline geldi”

Cumhuriyetin ilk 15 yılında yüzde 196 büyüme sağlandığını; Cumhuriyetin ilk dönemlerindeki devrimci anlayıştan uzaklaşan Türkiye’nin yanlış politikalar sonucu sorunlarını aşamayan bir ülke haline geldiğini belirten Özel, “Son 20 yılda bunu iliklerimize kadar hissettik.” ifadesini kullandı.

Zengin ve adil bir Türkiye’yi inşa etmenin yolunun 3 alanda adaleti sağlamaktan ibaret olduğunu dile getiren Özel, bunlardan ilkinin hukukun üstünlüğü ile yönetilen bir ülke ve mahkemelerdeki adalet olduğunu; ikincisinin eşit haklar, eşit yurttaşlık için sosyal adalet; üçüncüsünün ise adil gelir paylaşımı ile ekonomik adalet olduğunu söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin bir anayasa devleti olduğunu vurgulayan Özel, sahip çıktıkları maddelerin yanında eleştirdikleri ve değiştirilmesini istedikleri maddeler olabileceğini kaydetti. Özel, insanların canı ve malı güvende olacaksa en üstteki Cumhurbaşkanından en sade vatandaşa kadar herkesin anayasaya bağlı olacağını belirterek, “Bu ülkedeki en sade yurttaştan en yeni kamu görevlisine en kıdemli devlet memurundan Cumhurbaşkanına kadar herkesin bu anayasaya harfiyen öncelikle uyması gerekir.” diye konuştu.

“Taksim’i 1 Mayıs’a açın”

Özgür Özel, anayasaya uymanın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, Anaya Mahkemesinin kararlarına, bağlayıcılığına uymakla olacağının altını çizerek, “1 Mayıs geliyor. 1 Mayıs Taksim’de kutlanması gereken, hak olan işçi bayramıdır. 1 Mayıs’ta işçiler Taksim’e çıkmak, Taksim’de kutlamak, kanlı 1 Mayısların matemini, gelecekteki güzel günler için mücadeleyi orada yaşamak istiyorlar. Bir zamanlar Taksim 1 Mayıs’a yeniden açıldığında övünenler şimdi yasaklıyorlar, izin vermiyorlar. Taksim’e gitmek isteyenlerin karşısına dikilip kendisi de birer emekçi, kamu personeli olan polise kanunsuz emirler veriyorlar. Anayasa’ya aykırı emirler veriyorlar.” dedi.

1 Mayıs’ta Taksim Meydanı’nın kutlamalara açılması konusunda DİSK’in Anayasa Mahkemesine gittiğini ve başka mahkemeleri de kazandığını aktaran Özel, şöyle konuştu:

” Yargı, ‘Taksim 1 Mayıs’ta açık olsun’ derken hala Taksim’i 1 Mayıs’ta kapalı tutmak bir kompleksten, bir evhamdan, boşa bir kaygıdan başka bir şey değildir. Siz Taksim Meydanı’nı egemenliğinizin bayrağı görürseniz ve oraya insanların çıkmasını size karşı bir şey sanırsanız zaten siz aslında egemen değil, muktedir değilsiniz demektir. Oysa o Taksim açıksa, işçiler, öğrenciler, cumartesi anneleri, hak arayan herkes istediğinde çıkıp hakkını arayıp oradan evine dönüyorsa ‘sen muktedirsin’ demektir. Ordu gücüyle, jandarmayla, polisle, panzerle korunmaya başlandıysa egemenlik elden gitmiş demektir. Onun için buradan çağrım, özgüvenle işçilere inanarak, güvenerek, Taksim’i 1 Mayıs’a açın. Kontrol noktalarında polisin yanında DİSK, üzerimize düşerse CHP birer görevlisiyle kontrol noktasından başlayarak tansiyonu düşürerek, içeriye bir tek 1 Mayıs dışı pankart sokmayarak ve orayı bir karnaval, bir şölen, bir kutlama, bir bayrama yakışan, kanlı 1 Mayısların yasına, matemine yakışan şekilde kutlanmasına izin vermek ve 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanmasını sağlamak bugünkü iktidarın kendi için yapabileceği en doğru iştir. Yasaklarsanız, engellerseniz, gaz sıkarsanız, o zaman belki o gün, o meydanın işçilere, emekçilere açılmasını bir başka 1 Mayıs’a bırakırsınız. O 1 Mayıs artık siz olmazsınız çünkü bittiniz, tükendiniz demektir.

Buradan karar alıcılara sesleniyorum, var mısın? Ben kefilim orada olacağım. İşçilerle birlikte bir kişinin burnu kanamadan 1 Mayıs’ın kutlanmasına ve o meydanın boşalmasına kefaleti ben koyuyorum. Taksim’i 1 Mayıs’a açın. 31 Mart’ın mesajını aldığınızı anlatın. Açın, özgüvenli olduğunuzu gösterin. Ben 31 Mart’ın birinci partisinin genel başkanı olarak son genel seçimlerin birinci partisinin genel başkanına diyorum ki ‘Elimizi uzatıyoruz. Elimiz emekçinin elidir. Elimiz, barışın elidir. Elimiz, özgüvenin elidir’. 1 Mayıs’ta Taksim’in kazanılması bu ülkenin yeni iklimine hizmet edecektir. Emekçilerin, elini havada bırakmayınız. Elimizi havada bırakmayınız.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-taksimi-1-mayisa-acilmasi-cagrisinda-bulundu/feed/ 0
Düzce Belediye Meclisi İlk Oturumunu Gerçekleştirdi https://www.haber60.com.tr/duzce-belediye-meclisi-ilk-oturumunu-gerceklestirdi/ https://www.haber60.com.tr/duzce-belediye-meclisi-ilk-oturumunu-gerceklestirdi/#respond Tue, 23 Apr 2024 01:06:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28881 Yerel seçimlerin ardından oluşan Düzce Belediye Meclisi’nin ilk oturumu Başkan Dr. Faruk Özlü başkanlığında gerçekleşti. Özlü, önümüzdeki 5 yılı Düzce için makro projeler dönemi olarak ilan etti.

Düzce Belediyesi’nde 2024-2029 yılları dönemini ikinci Faruk Özlü dönemi, gerçekleşen ilk meclis toplantısı ile resmen başladı. Başkan Özlü’nün bizzat yönettiği ilk oturumu mecliste grubu bulunan AK Parti, Yeniden Refah ve CHP il yönetimleri, parti üyeleri, basın mensupları ve vatandaşlar da izledi. Başkan Faruk Özlü, kendisini yeniden başkan seçen Düzcelilere teşekkür etti ve kazananın Düzce olduğunun altını çizdi.

Özlü yeni döneme ilişkin yaptığı konuşmasında “Bu seçim sonuçlarını; hem kendi adıma hem de partim adına bir güven oyu olarak değerlendiriyorum. Geçtiğimiz 5 yılda olduğu gibi, önümüzdeki 5 yılda da; bu güvene layık olabilmek için elimden gelenin fazlasını yapmaya devam edeceğim. 31 Mart seçim kampanyaları boyunca her parti ve her aday kazanmak için çalıştı. Herkes Düzce’ye ilişkin projelerini ortaya koydu. Ben ve arkadaşlarım, kampanya boyunca gayet soğukkanlı, sağduyulu, proje ve hizmet odaklı, kavgadan uzak, sadece Düzce’nin geleceğini düşünerek, temiz siyasetten ve temiz bir dilden yana olduk. Aynı şekilde, AK Parti listelerinden seçilen ve bugün burada olan belediye meclis üyelerimiz de; tertemiz bir kampanya yürüttüler. Huzurlarınızda tüm belediye meclis üyelerimize ve ekip arkadaşlarıma; yoğun çalışmalarından, bana olan desteklerinden ve Düzce’ye ilişkin çabalarından dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum. Artık 31 Mart seçimleri geride kaldı. Şimdi yeniden Düzce’miz için gecemizi gündüzümüze katarak çalışma, üretme ve şehrimize katkıda bulunma zamanıdır” dedi.

“Bizi ayni amaçta bulusturan Düzce’dir”

Konuşmasında diğer parti gruplarına da hitap eden Başkan Özlü, Düzce’nin geleceğini birlikte inşa etmek için çaba göstereceğine inandığını belirterek; “Çok önemli gördüğüm bir görüşümü samimiyetle paylaşmak istiyorum. Burada 3 farklı siyasi partinin temsilcileri olarak bir aradayız. Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir. Dünyaya aynı pencereden bakmayabiliriz, rekabet ediyor olabiliriz. Tüm bunlar son derece doğaldır. Böyle de olması gerekir. Tüm düşünce ve görüş farklılıklarımıza rağmen; bizleri aynı çatı altında ve aynı amaç etrafında buluşturan şey Düzce’dir, Düzce’nin yarınlarıdır ve hemşehrilerimizin mutluluğudur. Hepimiz seçilerek buraya geldik. Bu yüzden hepimiz aynı sorumluluk ve görev bilinciyle hareket etmek, öncelikle Düzce’mizi düşünmek durumundayız. Yeni dönem boyunca; hiçbir zaman birbirimize saygısızlık etmeden, saygı ve nezaket sınırları içinde kalarak, bu meclis çatısı altında faaliyet yürüteceğimize yürekten inanıyorum” ifadelerinde bulundu.

“Söz verdiğimiz projeleri hayata geçireceğiz”

Başkan Özlü meclis üyelerine hitabında yeni dönemde hayata geçireceği projelerden de söz ederek konuşmasına şöyle devam etti: “Şimdi şehrimizin gelecek 50 yılı için projeler üretecek ve eserler ortaya koyacağız. Büyük düşünecek ve şehrimize büyük eserler kazandıracağız. Buradan, önümüzdeki 5 yılı, ‘Düzce için makro projeler dönemi’ olarak ilan ediyorum. Düzce’nin su ihtiyacını ve altyapısını öncelikli olarak ele alacağız. Bunun için gerekli finansı sağladık. Şehrimizin artık eskiyen ve verimsiz hale gelen içme suyu şebekesini yenileyeceğiz. Yeni millet bahçeleri, parklar, oyun alanları inşa etmeye devam edeceğiz. Düzce’nin gerdanlığı Asar Deresi projemiz devam ediyor. Kısa zaman içinde şehrimiz yepyeni ve sembolik bir değerine daha kavuşacak. Artan ulaşım talebini kısa, orta ve uzun vadeli tedbirlerle karşılamayı sürdüreceğiz. Açılışını yaptığımız Düzce Bilim Merkezi’ni daha da geliştirecek ve bölgemiz için bir çekim merkezine dönüştüreceğiz. Düzce’nin tarih penceresi Konuralp antik bölgemizi, bir bütün olarak ele alacak ve buranın çehresini değiştireceğiz. Kadın emeğinin yükselmesi için imza attığımız işlere devam edeceğiz. Gençlerimizin ders çalışarak, kitap okuyarak geleceğe hazırlandığı kütüphanelerimize yenilerini ekleyeceğiz. Kreşlerimize, mahalle konaklarımıza, pazar yerlerimize, modern taksi duraklarımıza yenilerini ekleyeceğiz. Sosyal yardımlarımız; adil biçimde devam edecek. Ayrıca, kısa vadede, 2024 ve 2025 yıllarını ‘Düzce’yi Tüm Türkiye’ye Tanıtma’ dönemi olarak ele alacağız. Elimizdeki tüm imkanlarla şehrimizi tanıtmaya ve büyütmeye devam edeceğiz. Belediye iştirak şirketlerimizi daha da güçlendirecek ve onları çok daha üretken bir biçimde planlayacağız. Tüm bunları yaparken; milletimizin emaneti olan kaynakları son derece titiz bir biçimde kullanacağız. İstikrarlı gelirlere sahip, giderlerini dengeleyen, borçlarını ödeyebilen, kasasındaki her kuruşun milletin emaneti olduğunu bilerek hareket eden anlayışımızdan asla taviz vermeyeceğiz. Belediyemizin tüm çalışanlarını ‘çözüm ortağımız ve yol arkadaşımız’ olarak görecek ve onların her türlü haklarına her zaman olduğu gibi sahip çıkacağız.”

Belediye meclisinin ilk oturumu Başkan Özlü’nün konuşmasının ardından Meclis Başkan Vekilliği, Encümen ve ilgili komisyon üyelerinin seçimleri ile devam etti. – DÜZCE

]]>
https://www.haber60.com.tr/duzce-belediye-meclisi-ilk-oturumunu-gerceklestirdi/feed/ 0
Elazığ Belediye Başkanı, desteklemeyen personeli cezalandırıyor iddiası https://www.haber60.com.tr/elazig-belediye-baskani-desteklemeyen-personeli-cezalandiriyor-iddiasi/ https://www.haber60.com.tr/elazig-belediye-baskani-desteklemeyen-personeli-cezalandiriyor-iddiasi/#respond Mon, 22 Apr 2024 23:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28841

(ELAZIĞ) – 31 Mart yerel seçiminlerde Elazığ Belediye Başkanı seçilen AKP’li Şahin Şerifoğulları’nın, seçim sürecinde başka adayları destekleyen 110 belediye personelini Temizlik İşleri ve Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne gönderdiği ileri sürüldü. Elazığ Belediyesi Yeniden Refah Partisi Grup Sözcüsü Osman Cem Karahüseyinoğlu, “Yönetim bunu yer değişikliği diye ilan ediyor ama görev yeri değiştirilen personelin çoğu Veteriner İşleri Müdürlüğü, Arıtma Tesisleri, Temizlik İşleri Müdürlüğü, Park Bahçe Müdürlüğü’nde görevlendirme yapıldığını görüyoruz. Bu listedeki arkadaşların birçoğu farklı siyasi düşünceye sahip kişiler” dedi.

31 Mart yerel seçimlerinde Elazığ’da  AKP’nin adayı Şahin Şerifoğulları yüzde 38,19 ile tekrar belediye başkanı seçildi. AKP’li Şerifoğulları, göreve başlamasının ardından seçim sürecinde kendisine destek vermeyen, aday adaylık sürecinde Şerifoğulları’nın karşısında olan işçi ve memur statüsünde olan personelleri Temizlik İşleri Müdürlüğü ve Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nde görevlendirme yaptığı öne sürüldü.

“FARKLI SİYASİ TERCİHTE BULUNAN PERSONELLERİ CEZALANDIRIYOR”

AKP’li Başkan Şahin Şerifoğulları’nın farklı siyasi görüşe sahip olan ve seçimlerde kendisini desteklemeyen personelin yerini değiştirerek cezalandırdığını kaydeden Elazığ Belediyesi Yeniden Refah Partisi Grup Sözcüsü Osman Cem Karahüseyinoğlu, şunları söyledi:

“Yönetim bunu yer değişikliği diye ilan ediyor ama görev yeri değiştirilen personellerin çoğu Veteriner İşleri Müdürlüğü, Arıtma Tesisleri, Temizlik İşleri Müdürlüğü, Park Bahçe Müdürlüğü’nde görevlendirme yapıldığını görüyoruz. Bu listedeki arkadaşların birçoğu farklı siyasi düşünceye sahip kişiler. Saadet Partisi’nden, MHP’den, Yeniden Refah’tan hatta aday adaylık sürecinde Ak Partili olup mevcut başkanı değil de başka aday adaylarının sosyal medya paylaşımlarını beğenmiş ya da o isimleri desteklemiş arkadaşlar da var. Belediye başkanı personelin siyasi fikri olamazmış gibi değerlendirip bu farklı tercihlerde bulunanları bu şekilde cezalandırıyor. Sayın başkanın bu tür hadiseleri var. Özellikle Ak Parti aday adaylığı sürecinde Ramazan Gürgöze, Ali Tekataş gibi isimleri destekleyen veya yakın akrabası olan Ak Partili personelleri de sürgün ettiler. Seçimi kazanır kazanmaz birçok personelleri farklı birimlere sürgün etmesi birilerine gözdağı veriyor. Ancak burada en büyük gözdağını cumhurbaşkanına veriyor. Çünkü cumhurbaşkanı balkon konuşmasında farklı fikirlere saygı göstereceklerini, halka tepeden bakmayacaklarını ifade etmişti. Buna rağmen belediye başkanının insanımıza verdiği gözdağının en büyüğünü sayın cumhurbaşkanına vermiş oluyor. Cumhurbaşkanın koymuş olduğu siyaset tarzını kendisinin benimsemediğini, ayrı bir yoldan gideceğini ifade etmiş oldu.

“ONLAR SERTLEŞTİKÇE BİZDE SERTLEŞECEĞİZ”

Bunların temelinde sayın belediye başkanında milli iradeyi, demokrasiyi, şeffaflığı içselleştirmemiş, içine sindirememiş bir siyaset tarzı ve anlayış tarzı olduğunu düşünüyoruz. İnşallah bu hatalardan vazgeçer çünkü beş yıl belediye başkanlığı yapacak bu sürdürülebilir bir şey değil diye düşünüyorum. Türkiye’de birçok şey değişiyor. Yerel yönetimlerde değişiklik oldu, yeni siyasi parti ve aktörler ortaya çıktı. Artık eski Türkiye yok bir önceki dönem artık yok. Çünkü farklı muhalefet partileir var, mevcut partilerin tavırları değişti, yerel seçimlerde siyasi dengeler değişti. Dolayısıyla Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Elazığ’da da biz Yeniden Refah Partisi olarak dürüst, ilkeli ve halka hesap verebilir bir muhalefet anlayışıyla yola çıktık ve bununla devam edeceğiz. Buyursunlar kendileri bu tavırlarına devam etsinler ama biz bu noktada onlar sertleştikçe bizde sertleşeceğimizi ifade etmek isteriz.”

Konuyla ilgili bilgi alınmak istenen Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları ise telefonlara ve mesajlara cevap vermedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/elazig-belediye-baskani-desteklemeyen-personeli-cezalandiriyor-iddiasi/feed/ 0 İYİ Parti Grup Başkanı Koray Aydın: ‘Bu kongreyi ilk turda kazanacağız’ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-grup-baskani-koray-aydin-bu-kongreyi-ilk-turda-kazanacagiz/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-grup-baskani-koray-aydin-bu-kongreyi-ilk-turda-kazanacagiz/#respond Sun, 21 Apr 2024 23:21:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28696 İYİ Parti Grup Başkanı Koray Aydın, partisinin 27 Nisan’da yapılacak olağanüstü kurultayında genel başkan adaylığına ilişkin, “Cenabıallah nasip edecek, biz bu kongreyi ilk turda kazanacağız. Bu partinin sahipleri, orada oy kullanacak olan üst kurul delegelerimizdir. 5 milyon 100 bin kişiyi onlar temsil ediyor.” dedi.

Aydın, Beşiktaş’taki Renaissance İstanbul Polat Bosphorus Hotel’de delegelerle yaptığı toplantıda, başka partileri bırakarak her türlü zorluğu göze alıp bir araya geldiklerini anımsattı.

Partiyi merkez partisi haline dönüştüreceklerini belirten Aydın, “Dışarıda kalan, küsüp giden, bir kenara çekilen bütün dava arkadaşlarımızı, göreceksiniz çok sürmeyecek 1,5 ay içerisinde bu partinin bünyesinde daha da çoğalarak bir araya getireceğiz.” diye konuştu.

Partinin dirilişi için yeni bir yapılanmaya ihtiyaç olduğunu anlatan Aydın, “İlk kuruluş döneminde, gençlik kollarının ilk varlığında, kalabalıktan binanın içine girilmiyordu. Şimdi gençlik kolları yok oldu. Parti kadın hareketi, kadınları sadece kendi alanları içerisinde çalıştırmak değildir. Onların içerisinde öne adım atıp vitrine çıkaracağımız, partinin çoğalması için bütün alanlarda görev vereceğimiz kadınlara ihtiyaç var. Şu anda 4 kadın milletvekilimiz var, geri kalanların hepsi erkek. Yaş ortalaması da en fazla olan partiyiz. Gerçekleri görmezseniz geleceği planlayamazsınız. Gençliğe dair olan yapılanmayı müthiş derecede genişleteceğim.” görüşünü paylaştı.

Aydın, kadınların, gençlerin ve parti teşkilatının, genel başkana bağlı olduğunu ve bir insanın bu kadar şeyi yönetemeyeceğini dile getirerek, “Sadece genel başkanı tanıyarak, onun etrafında toplanarak siyaset yapılmıyor. Görev alan bütün arkadaşlarım, kendilerine verdiğimiz görev alanı içerisinde kendi görevlerini yapacaklar. Baktık ki bir yerde aksama var, yürümüyor, yapamıyor, bir aylık süreden sonra oğlum bile olsa değiştiririm.” açıklamasında bulundu.

Kendine atayacağı 10 danışmanla Türkiye’deki bütün alanları kapsayarak, her yerde partinin yayılmasını sağlayacaklarını vurgulayan Aydın, “Teşkilat başkanıyken devamlı takip ettim, yazı yazdım, bildirimde bulundum. Yürümüyorsa başkanı Ankara’ya çağırdım niye olmadığını anlatması için. Eksikleri için ona yol açtım, ‘devamını getir’ dedim. Benim kararlığımı gördükçe de herkes işe sarıldı.” ifadesini kullandı.

Hedeflerinin 1 milyon üye sayısı olduğunu aktaran Aydın, şunları kaydetti:

“Cenabıallah nasip edecek biz bu kongreyi ilk turda kazanacağız. Bu partinin sahipleri, orada oy kullanacak olan üst kurul delegelerimizdir. 5 milyon 100 bin kişiyi onlar temsil ediyor. Başka bir yerden düşünmeye ve yardım etmeye gerek yok. Onlar gereğini yaparlar, herkesin de hakkını verirler sandıkta. Cumartesi bunu hep beraber göreceğiz. İstanbul’da yüzde 50 barajının üstünde bir gücü yakaladık daha da arttıracağız. Büyük il statüsünde olan bütün yerlerde yüzde 50’nin üstündeyiz. İzmir’de yüzde 95 oldu. Yanımızda olmayan bir tane yok, hepsiyle beraberiz.”

Aydın, güçlerini tabandan aldıklarına dikkati çekerek, “Sen o tabana tepeden bakacaksın, hayatında bir defa elini sıkmamışsın, onun ızdırabının yanında durmamışsın, sonra da bugün gelip ‘biz her şeyi hallederiz’. Siz hiç merak etmeyin, onları da biz halledeceğiz. Bütün Türkiye’yi karış karış gezeceğiz.” sözlerini sarf etti.

Programda, İYİ Parti kurucu üyelerinden 27. Dönem Erzurum Milletvekili Naci Cinisli, 27. Dönem İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu ve Coşkun Yıldırım da konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-grup-baskani-koray-aydin-bu-kongreyi-ilk-turda-kazanacagiz/feed/ 0
İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Bilge Yılmaz İstifa Etti https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-idare-kurulu-uyesi-bilge-yilmaz-istifa-etti/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-idare-kurulu-uyesi-bilge-yilmaz-istifa-etti/#respond Sun, 21 Apr 2024 23:15:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28690 (ANKARA)- İYİ Parti Genel İdare Kurulu (GİK) üyesi Bilge Yılmaz, partisinden istifa etti. Yılmaz, “İYİ Parti’nin meselesi kimin genel başkan olacağı değil partinin nasıl yeniden toplumun tamamına konuşabilecek ve umut veren bir yapıya dönüşeceğidir. Görüyorum ki, bu noktanın çok uzağındayız. Bir yılı aşkın süredir yapılan yanlış tercihler beni İYİ Parti’den ayrılmaya ve ülkemiz için yeni bir yapı altında çalışmaya itiyor. Ancak seçim sürecinde partiye zarar vermemek ve delegenin bana verdiği GİK üyeliği yetkisine ihanet etmemek için bekledim. Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışmış olmanın huzuruyla İYİ Parti’den ayrılıyorum” dedi.

Bilge Yılmaz, İYİ Parti’den istifa ettiğini duyurdu. Yılmaz, İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanlığı görevinden de 31 Mart akşamı istifa etmişti.

Yılmaz’ın X hesabından yaptığı açıklama şöyle:

“2021 senesinden bu yana daha demokratik ve daha müreffeh bir ülkede yaşamak için sizlerle birlikte siyasi bir mücadele verdim. Türkiye’ye gelirken, iktidara destek verenler dahil daha iyi bir Türkiye hayal eden milyonlarca makul seçmeni İYİ Parti’nin ikna edebileceğini ve bunu başarabilecek kadro ve söylemlere sahip olduğunu düşünüyordum. Açıkçası, beklentilerimde beni yanıltmayan birçok uzmanlık sahibi ve düzgün karakterli insanla tanıştım partide. Beni partim için çalışmaya bu insanların samimiyeti ve ülkelerine duyduğu sevgi teşvik etti, yüreklendirdi. İYİ Parti, doğru bir kurumsal yapı ve güçlü liderlik ile seçmenin talep ettiği boşluğu doldurmaya aday bir aktördü.

“KENDİNİ SADECE DIŞARIYA DÜŞMANLIK EDEREK MEŞRULAŞTIRAN BİR LİDERLİK TARZI İZLEDİK”

Ne var ki, zaman içinde partinin zafiyetlerini hep birlikte gördük. Partimizin kurumsal yapısı kişilerin çıkar, eğilim ve beklentileri karşısında çöktü. Parti lideri Sayın Meral Akşener ise Altılı Masa sürecinin her aşamasında kötü bir müzakere süreci yürüttü ve Kemal Kılıçdaroğlu adaylığını önleyemedi. Bu süreç, 3 Mart günü sert ve duygusal bir tepkiyle masadan ayrılma ve 3 gün sonra 7 cumhurbaşkanı yardımcılığı modelini kabul ederek masaya dönmeyle sonuçlandı. Bu tutarsızlık liderin siyasi kredisini tüketti. Geride kalan bir sene içinde ise sürekli olarak bir mağdur psikolojisi içinde ve yaşadığı bütün sorunların kaynağını dışarıda arayan, kendini sadece dışarıya düşmanlık ederek meşrulaştıran bir liderlik tarzı izledik.

“İYİ PARTİ’NİN BU CENDEREDEN ÇIKABİLMESİ MEVCUT GENEL BAŞKAN ADAYLARININ REKABETİNİN YARATTIĞI ATMOSFER İLE MÜMKÜN OLMAYACAK”

Artık kendi dışına konuşamayan, toplumun sadece sansasyonel haberler ve skandallarla ilgisini çekebilen bir parti kaldı geriye. Birçok iyi niyetli, temiz karakterli insan milletvekili aday listelerine ve belediye başkan adaylarına baktıkça haksızlığa uğradığını, emeğini boş yere heba ettiğini düşünüyor. Partiye oy veren vatandaşlar ise tepkilerini ya sandığa gitmeyerek ya da başka partilere oy vererek gösteriyor. Geldiğimiz nokta budur. 2023 yılında birçok kez İYİ Parti’nin ülkemizde iyi bir yönetime kavuşması için kilit bir görevi olduğunu ve kurumsal problemlerini çözmek zorunda olduğunu hem yetkili kurullarda hem de kamuya açık bir şekilde dile getirdim. Genel başkanımızın ricası ile Aralık 2023’te parti liderliğine son bir şans vermek için geri çekildim. Maalesef kötü gidiş devam edince 28 Şubat 2024’te şahsi çıkarların ortak hedeflerin önüne geçtiğini, muhalefet partilerinin genel seçim kazanabilmesi için yeniden yapılandırılması gerektiğini açıkladım. Önümüzde bir kongre süreci var ve Sayın Meral Akşener örnek bir davranış göstererek aday olmayacağını açıkladı. Ne var ki, İYİ Parti’nin bu cendereden çıkabilmesi mevcut genel başkan adaylarının rekabetinin yarattığı atmosfer ile mümkün olmayacak.

“ELİMDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPMAYA ÇALIŞMIŞ OLMANIN HUZURUYLA İYİ PARTİ’DEN AYRILIYORUM”

Bu süreçte umudum başkaydı. Parti olarak geldiğimiz noktayı ortak akıl ile ele almalı ve meseleyi genel başkanlık rekabetinin ötesine taşımalıydık. İYİ Parti’nin meselesi kimin genel başkan olacağı değil partinin nasıl yeniden toplumun tamamına konuşabilecek ve umut veren bir yapıya dönüşeceğidir. Görüyorum ki, bu noktanın çok uzağındayız. Bir yılı aşkın süredir yapılan yanlış tercihler beni İYİ Parti’den ayrılmaya ve ülkemiz için yeni bir yapı altında çalışmaya itiyor. Ancak seçim sürecinde partiye zarar vermemek ve delegenin bana verdiği GİK üyeliği yetkisine ihanet etmemek için bekledim. Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışmış olmanın huzuruyla İYİ Parti’den ayrılıyorum. İYİ Parti’de birlikte çalışma fırsatı yakaladığım tüm vatansever insanlara minnettarım. Başta genel başkan adayları olmak üzere herkese gelecek kongrede başarılar diliyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-idare-kurulu-uyesi-bilge-yilmaz-istifa-etti/feed/ 0
YMP Genel Başkanı Mutlu: ’13 milyon sandığa gitmeyen vatandaşın oylarını alacağız’ https://www.haber60.com.tr/ymp-genel-baskani-mutlu-13-milyon-sandiga-gitmeyen-vatandasin-oylarini-alacagiz/ https://www.haber60.com.tr/ymp-genel-baskani-mutlu-13-milyon-sandiga-gitmeyen-vatandasin-oylarini-alacagiz/#respond Sun, 21 Apr 2024 23:09:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28686 YMP Genel Başkanı Mutlu: “13 milyon sandığa gitmeyen vatandaşın oylarını alacağız”

ANKARA – Yerli ve Milli Parti Genel Başkanı Teoman Mutlu il başkanları toplantısına katılarak, “31 Mart’ta tam 13 milyon sandığa gitmeyen vatandaşın oylarını Yerli ve Milli Parti olarak alacağız” dedi.

Yerli ve Milli Parti Genel Başkanı Mutlu, partisinin il başkanlarıyla genel merkezde bir araya geldi. İl başkanları ve teşkilat üyelerinin katıldığı toplantıda Mutlu, YMB’nin siyasi partiler kanununun ötesine geçerek 55 ilde teşkilat kurduğunu söyledi. En kısa sürede 81 ilde teşkilat kurmayı hedeflediklerini kaydeden Mutlu, toplantıya katılan teşkilat üyelerine teşekkür etti.

“Vatandaşlarımız yerel seçimlerde bütün belediyeleri iktidarın ellerinden aldı”

Genel Başkan Mutlu, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçim sonuçlarını değerlendirerek, “Vatandaşımız yapılan yerel seçimlerde bütün belediyeleri iktidarın ellerinden aldı, halktan özür dileyeceklerine, fakir halkın gözüne ıstakoz tabaklarına soktular. O zaman bunun faturasını ödeyecekler arkadaşlar ne zaman ödeyecekler biliyor musunuz? Yapılacak olan ilk seçimde. 2026 yılında yapılacak olan erken seçimlerde vatandaş bunun faturasını şimdiki iktidara ödetecek. Öyle buradan bakmayın 4 sene palavrasına inanmayın çünkü değil 4 sene bunların 2 yılı bile kalmadı. Size bir örnek vereyim buradan arkadaşlar. 1989 yılında o zamanki ANAP en kudretli döneminde tıpkı bugünkü gibi kibire kapıldı bütün belediyeleri kaydetti. Tıpkı bugünkü gibi ders almadı. 2 yıl sonra 1991 yılında bulunduğu iktidarı kaydetti. Yerli ve Milli Parti Türkiye’nin her yerinde teşkilatlarıyla birlikte bu kağıttan kaplanlara hepsini, sandığa gömerek gerekli cevabı da verecektir” dedi.

“Maalesef arkadaşlar CHP siyaseti bilmiyor”

Mutlu, CHP’de sabah erken kalkanın genel başkan adayı geç kalkanın ise partiden ihraç edildiğini savunarak, “Dolayısıyla böyle bir partiye bizim halkımız güvenip bu iktidarı kendilerine asla oy vermezler. Peki neden CHP’ye belediyeleri verdiler? Çünkü başka bir alternatifi bulamadılar arkadaşlar. Halk AK Parti’ye bir ders vermek için elde kalan tek parti olan CHP’ye gidip istemeye istemeye oyunu verdi. Peki CHP bu mesajı aldı mı? Maalesef alamadı o da. Çünkü halk silkele bunları düşür bunları dedi. Ama CHP ne dedi? Erken seçime gerek yok dedi. İşte bu olmadı arkadaşlar. Çünkü sen ana muhalefet koltuğunda oturan bir partisin görevin demokratik yollardan iktidarı indirmektir. Eğer sen bu görevi gerçekten başaramıyorsan sen maalesef orda ana muhalefet görevini yapamıyorsun demektir. Üstelik halk bir de sana kalktı. 31 Mart’ta görülmemiş bir kredi verdi. Sen ne yaptın? Erken seçime gerek yok dedin. Maalesef arkadaşlar CHP siyaseti bilmiyor” ifadelerini kullandı.,

“Bugünden itibaren iktidara yürüyüş kampanyamızı başlatmış bulunuyoruz”

Genel Başkan Mutlu sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Biz, 31 Mart’ta tam 13 milyon sandığa gitmeyen vatandaşın oylarını Yerli ve Milli Parti olarak alacağız. Sandığı protesto eden düzenin partilerini reddeden insanlara biz kapılarımızı açtık. Bugünden itibaren iktidara yürüyüş kampanyamızı başlatmış bulunuyoruz. Çünkü biz Yerli ve Milli Parti olarak içeride yerli dışarıda milli sözlüyle Atatürk ilkeleri ışığımızdır şiarıyla hareket eden bir partiyiz. Buradan sizlere, mesajlar vermek istiyorum ki asla ve asla Yerli ve Milli Partiyi ne sağcı olarak ne de solcu olarak göremeyeceksiniz. Allah bir, Kur’an-ı Kerim bir, bayrak bir, vatan bir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ymp-genel-baskani-mutlu-13-milyon-sandiga-gitmeyen-vatandasin-oylarini-alacagiz/feed/ 0
Yerli ve Milli Parti Genel Başkanı Teoman Mutlu: ’31 Mart’ta tam 13 milyon sandığa gitmeyen vatandaşın oylarını Yerli ve Milli Parti olarak alacağız’ https://www.haber60.com.tr/yerli-ve-milli-parti-genel-baskani-teoman-mutlu-31-martta-tam-13-milyon-sandiga-gitmeyen-vatandasin-oylarini-yerli-ve-milli-parti-olarak-alacagiz/ https://www.haber60.com.tr/yerli-ve-milli-parti-genel-baskani-teoman-mutlu-31-martta-tam-13-milyon-sandiga-gitmeyen-vatandasin-oylarini-yerli-ve-milli-parti-olarak-alacagiz/#respond Sun, 21 Apr 2024 22:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28663 Yerli ve Milli Parti Genel Başkanı Teoman Mutlu, “31 Mart’ta tam 13 milyon sandığa gitmeyen vatandaşın oylarını Yerli ve Milli Parti olarak alacağız” dedi.

Yerli ve Milli Parti (YMP) Genel Başkanı Mutlu, partisinin il başkanlarıyla genel merkezde bir araya geldi. İl başkanları ve teşkilat üyelerinin katıldığı toplantıda Mutlu, YMB’nin siyasi partiler kanununun ötesine geçerek 55 ilde teşkilat kurduğunu söyledi. En kısa sürede 81 ilde teşkilat kurmayı hedeflediklerini kaydeden Mutlu, toplantıya katılan teşkilat üyelerine teşekkür etti.

“Vatandaşlarımız yerel seçimlerde bütün belediyeleri iktidarın ellerinden aldı”

Genel Başkan Mutlu, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçim sonuçlarını değerlendirerek, “Vatandaşımız yapılan yerel seçimlerde bütün belediyeleri iktidarın ellerinden aldı, halktan özür dileyeceklerine, fakir halkın gözüne ıstakoz tabaklarına soktular. O zaman bunun faturasını ödeyecekler arkadaşlar ne zaman ödeyecekler biliyor musunuz? Yapılacak olan ilk seçimde. 2026 yılında yapılacak olan erken seçimlerde vatandaş bunun faturasını şimdiki iktidara ödetecek. Öyle buradan bakmayın 4 sene palavrasına inanmayın çünkü değil 4 sene bunların 2 yılı bile kalmadı. Size bir örnek vereyim buradan arkadaşlar. 1989 yılında o zamanki ANAP en kudretli döneminde tıpkı bugünkü gibi kibre kapıldı bütün belediyeleri kaydetti. Tıpkı bugünkü gibi ders almadı. 2 yıl sonra 1991 yılında bulunduğu iktidarı kaydetti. Yerli ve Milli Parti Türkiye’nin her yerinde teşkilatlarıyla birlikte bu kağıttan kaplanlara hepsini, sandığa gömerek gerekli cevabı da verecektir” dedi.

“Maalesef arkadaşlar CHP siyaseti bilmiyor”

Mutlu, CHP’de sabah erken kalkanın genel başkan adayı olduğunu, geç kalkanın ise partiden ihraç edildiğini savunarak, “Dolayısıyla böyle bir partiye bizim halkımız güvenip bu iktidarı kendilerine asla oy vermezler. Peki neden CHP’ye belediyeleri verdiler? Çünkü başka bir alternatifi bulamadılar arkadaşlar. Halk AK Parti’ye bir ders vermek için elde kalan tek parti olan CHP’ye gidip istemeye istemeye oyunu verdi. Peki CHP bu mesajı aldı mı? Maalesef alamadı o da? Çünkü halk silkele bunları düşür bunları dedi. Ama CHP ne dedi? Erken seçime gerek yok dedi. İşte bu olmadı arkadaşlar. Çünkü sen ana muhalefet koltuğunda oturan bir partisin görevin demokratik yollardan iktidarı indirmektir. Eğer sen bu görevi gerçekten başaramıyorsan sen maalesef orda ana muhalefet görevini yapamıyorsun demektir. Üstelik halk bir de sana kalktı. 31 Mart’ta görülmemiş bir kredi verdi. Sen ne yaptın? Erken seçime gerek yok dedin. Maalesef arkadaşlar CHP siyaseti bilmiyor” ifadelerini kullandı.,

“Bugünden itibaren iktidara yürüyüş kampanyamızı başlatmış bulunuyoruz”

Genel Başkan Mutlu sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Biz, 31 Mart’ta tam 13 milyon sandığa gitmeyen vatandaşın oylarını Yerli ve Milli Parti olarak alacağız. Sandığı protesto eden düzenin partilerini reddeden insanlara biz kapılarımızı açtık. Bugünden itibaren iktidara yürüyüş kampanyamızı başlatmış bulunuyoruz. Çünkü biz Yerli ve Milli Parti olarak içeride yerli dışarıda milli sözlüyle Atatürk ilkeleri ışığımızdır şiarıyla hareket eden bir partiyiz. Buradan sizlere, mesajlar vermek istiyorum ki asla ve asla Yerli ve Milli Partiyi ne sağcı olarak ne de solcu olarak göremeyeceksiniz. Allah bir, Kur’an-ı Kerim bir, bayrak bir, vatan bir.” – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/yerli-ve-milli-parti-genel-baskani-teoman-mutlu-31-martta-tam-13-milyon-sandiga-gitmeyen-vatandasin-oylarini-yerli-ve-milli-parti-olarak-alacagiz/feed/ 0
DEB Partisi ve EFA Gümülcine’de ortak etkinlik düzenledi https://www.haber60.com.tr/deb-partisi-ve-efa-gumulcinede-ortak-etkinlik-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/deb-partisi-ve-efa-gumulcinede-ortak-etkinlik-duzenledi/#respond Sun, 21 Apr 2024 00:42:24 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28574 Batı Trakya’daki Dostluk, Eşitlik, Barış (DEB) Partisi ile Avrupa Hür İttifakı (EFA) Gümülcine’de ortak bir etkinlik düzenledi.

Moderatörlüğünü Batı Trakya Kültür ve Eğitim Şirketi Genel Müdürü Pervin Hayrullah’ın yaptığı “Herkes İçin Demokrasi: Avrupa Vatandaşları İnisiyatifi ile azınlık haklarının korunması” başlıklı etkinlik, DEB Partisi Başkanı Çiğdem Asafoğlu’nun konuşmasıyla başladı.

Parti olarak Haziran ayında yapılacak Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerine katılacaklarını belirten Asafoğlu, 2014 ve 2019 yılındaki AP seçimlerinde toplum olarak kenetlenerek iyi bir sonuç elde ettiklerini belirtti.

Haziran ayındaki seçimler için de Batı Trakya davasına gönül vermiş insanlarla yola çıktıklarını söyleyen Asafoğlu, Yunanistan’da seçim yasasına getirilen yüzde 3’lük ülke barajı uygulamasını aşamadıklarını ifade etti.

Asafoğlu, şöyle konuştu:

“Hem vatandaşlık hem de azınlık haklarından bizi mahkum bırakan Yunanistan’a karşı daha güçlü mücadele vermek için bireysel mücadeleden kurumsal mücadeleye geçme kararı alan kurucu başkanımız, liderimiz, rahmetli doktor Sadık Ahmet ve dava arkadaşlarının ne kadar haklı bir yol izlediklerini ve iş yaptıklarını bir kez daha görüyoruz.”

DEB’in kurulma amacının Batı Trakya Türk azınlığının karşılaştığı sorunlara çözüm bulmak olduğunu dile getiren Asafoğlu, partinin, EFA’ya üye olmakla mücadele alanını genişlettiğini ifade etti.

“EFA’nın bizim adımıza Avrupa Parlamentosunda soru sorup Yunanistan’ı köşeye sıkıştırma konusunda katkıları çok büyüktür.” diyen Asafoğlu, EFA sayesinde Türk azınlığın maruz kaldığı haksızlıkları tüm Avrupa’ya duyurabildiklerini belirtti.

Asafoğlu, bugüne kadar mücadelelerini yasalar çerçevesinde demokratik yollarla sürdürdüklerini vurgulayarak, partinin 2014 ve 2019 AP seçimlerinde Türklerin yoğun olarak yaşadığı Gümülcine ve İskeçe’de birinci gelmesinin Yunanistan’a demokratik bir tepki olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Asafoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ama Yunanistan siyaseten bunu doğru okuyamadı ve siyasi analizini maalesef doğru yapamadı ya da yapmak istemedi. Oysa kenetlenerek DEB partisine destek veren insanlar oylarıyla şunu haykırdılar; ‘Biz buradayız. DEB’in sesine kulak ver. DEB benim partim ve davam. Onun sesi ve feryadı benim haykırışım. DEB’i muhatap al ve dinle. Beni dinlemiş ve anlamış olursun.’ Bu ülkenin sadık vatandaşları olarak bizler bu zulmü hak etmiyoruz. Bizleri sosyolojik, ekonomik ve kültürel olarak daha fazla ezmek, asimile etmek için Yunanistan harcadığı enerjinin yarısını bizi anlamak için harcasaydı bugün ülkesini seven çok daha mutlu bir toplum olurduk. İşte şimdi zaman ayağa kalkıp bir başarı öyküsü daha yazma zamanıdır. Şimdi Yunanistan’a yeter diye haykırma zamanıdır.”

DEB, 2014’te ilk kez katıldığı AP seçimlerinde Rodop, Meriç ve İskeçe illerinde Türk seçmenlerin büyük bölümünü bünyesinde toplayarak yaklaşık 43 bin oyla birinci sırada yer almıştı.

26 Mayıs 2019’da da yerel seçimlerle birlikte gerçekleştirilen AP seçimlerinde DEB, Batı Trakya’daki 3 ilin 2’sinde birinci çıkmıştı.

Yasa gereği ülke genelinde yüzde 3’ün üzerinde oy alamayan partiler AP’ye milletvekili gönderemiyor. DEB de Rodop ve İskeçe’de birinci parti olmasına rağmen ülke genelinde yüzde 3’ün altında oy aldığı için AP’ye milletvekili gönderememişti.

Asafoğlu, 2019’daki seçimin sonuçlarının açıklanmasının ardından “DEB’in Yunan siyasi sistemi içinde bir yeri bulunduğunu artık herkesin kabullenmesi gerekir. İnsanlarımız yıllarca Yunan siyasi partilerinden sürekli hayal kırıklıkları yaşamış ve artık elle tutulur bir şeyler istiyor, bunu da DEB çatısı altında arıyor.” demişti.

Etkinlikte, EFA Başkanı Lorena Lopez, Avrupa Hür İttifakı 2024 Avrupa Parlamentosu seçimleri liste başı adayı Alman siyasetçi Maylis Rosberg ve DEB Partisi Genel Başkan Yardımcısı Koray Bağdatlı da konuşma yaptı.

Etkinliğe, Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif, İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, Yeni Sol Partisi milletvekili Özgür Ferhat, Türk azınlık kurum ve kuruluş temsilcileriyle çok sayıda soydaş katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/deb-partisi-ve-efa-gumulcinede-ortak-etkinlik-duzenledi/feed/ 0
Sur Belediyesi’nde Atatürk ve Erdoğan’a hakaretle ilgili DEM Parti’den ilk sözler: Şahsın partiyle ilişkisi yok https://www.haber60.com.tr/sur-belediyesinde-ataturk-ve-erdogana-hakaretle-ilgili-dem-partiden-ilk-sozler-sahsin-partiyle-iliskisi-yok/ https://www.haber60.com.tr/sur-belediyesinde-ataturk-ve-erdogana-hakaretle-ilgili-dem-partiden-ilk-sozler-sahsin-partiyle-iliskisi-yok/#respond Sun, 21 Apr 2024 00:01:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28547 Diyarbakır Sur Belediyesi’ndeki mazbata töreninde bir şahsın Atatürk ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret etmesiyle ilgili DEM Parti’den açıklama geldi. DEM Parti, şahsın parti ve belediye ile bir ilişkisi olmadığını, müdahalede bulunanların da kendi belediye eş başkanları olduğunu kaydederek, “Algı operasyonlarıyla belediyelerimizi yıpratmaya çalışan kirli odaklara sesleniyoruz; amacınızı ve kim olduğunuzu çok iyi biliyoruz, bu ucuz komplolarınıza asla geçit vermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

ATATÜRK VE ERDOĞAN FOTOĞRAFLARINI KALDIRILMASINI İSTEYEREK HAKARET ETTİ

Diyarbakır Sur Belediyesi’ndeki mazbata töreni sırasında skandal anlar yaşandı. Bir kişi makam odasındaki Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğraflarına yönelik hakaret içeren sözler sarf etti. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı görüntülerle ilgili “Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret” ve “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlarından soruşturma başlattı.

ŞAHIS GÖZALTINA ALINDI

Atatürk ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik hakaret içeren sözler sarf eden U.G isimli şahıs, Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Olaya ilişkin tepkiler büyürken, DEM Parti de sessizliğini bozdu.

DEM PARTİ’DEN AÇIKLAMA GELDİ

Partinin Merkez Yürütme Kurulu’ndan (MYK) yapılan açıklamada şahsın belediye ve parti ile resmi bir ilişkisinin olmadığı kaydedildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “31 Mart’ta Türkiye halkları sandık başına giderek yaşadıkları kentleri beş yıl boyunca yönetecek belediye eş başkanlarını ve meclis üyelerini seçmiştir. 31 Mart’tan bu yana DEM Partili yerel yönetimler olarak kayyımların yarattığı tahribatlara ve yönetme yetkisi aldığımız belediyelerdeki büyük soyguna çözüm bulmaya çalışıyor, halka hizmet etmek için var gücümüzle emek veriyoruz.

“PARTİMİZ SEMBOL VE DEĞERLERLE TEK BİR SORUNU OLMADAN SİYASET YAPMAKTA”

Yerel yönetim anlayışımızın gereği olarak her mahalle, ilçe ve kente hizmet götürmek en öncelikli hedefimizdir. Belediyelerimiz, genel siyasi tartışmalara dahil olmadan hizmet odaklı çalışmalarıyla farklarını gösterme adımlarını atmaya başlamıştır. Yerel yönetimlerimiz başta olmak üzere partimizin her kademesi yıllardır bayrak, ulusal, marş vb. sembol ve değerlerle tek bir sorunu olmadan siyaset yapmakta, hizmet üretmektedir. DEM Parti belediyeleri hiçbir ayrım gözetmeden ve yurttaşlarımızın kimliklerine, değerlerine, inançlarına ve saygı duydukları sembollere bakmaksızın eşit hizmet temelli bir yaklaşımı benimsemektedir.

“BELEDİYELERİMİZ KİRLİ KOMPLOLARLA HEDEF HALİNE GETİRİLİYOR”

Bu gerçekler apaçık bilinmesine rağmen belediyelerimizde kirli oyunlar geliştirilmekte, belediyelerimiz asılsız iddialar ve kirli komplolarla hedef haline getirilmektedir. İktidar seçimlerde yaşadığı kayıpların üzerini bu algı operasyonlarıyla örtmeye çalışmaktadır. Türkiye’de artık bayrak, ulusal marş gibi sembollerin ve değerlerin istismarına dayanarak siyaset yapma dönemi miadını doldurmuştur. Demokratik kamuoyu bu ucuz algı operasyonlarını ve kumpasları ciddiye almamaktadır.

“ESKİMİŞ TARTIŞMALARI TEKRAR GÜNDEME GETİRME ÇABASI”

Bugün her kentte kayyımlardan ve iktidar partisinden devralınan belediyelerdeki soygunlar, usulsüz harcamalar ve borç batakları açığa çıkmaktadır. Halkın gerçek gündemi işte bu talan uygulamalarıdır. Söz konusu bu durumu örtmek isteyen İçişleri Bakanlığının ucuz algı operasyonları üzerinden belediyelerimize müfettiş görevlendirmesi, eskimiş tartışmaları tekrardan gündeme getirme çabasıdır. Bakanlığın asli görevi belediyelerde yapılmış olan soygun, yolsuzluk ve talanı araştırmak, sorumluları yargıya teslim etmektir. DEM Parti olarak alnımız ak, başımız diktir. Belediyelerimiz hiçbir soruşturmadan kaçmayacaktır. Ancak bu soruşturmaların soygunları, yolsuzlukları ve belediyelerdeki talanı da içerecek şekilde genişletilmesini talep ediyoruz.

“ŞAHSIN PARTİMİZ VE BELEDİYE İLE RESMİ İLİŞKİSİ YOK”

Son olarak Sur Belediyesinde partimiz ve belediye ile herhangi bir resmi ilişkisi olmayan bir vatandaşın hakaretlerine ve duvarda asılı olan fotoğraflara dair girişimlerine ilk karşı çıkanların ve müdahalede bulunanların Belediye Eş Başkanlarımız olduğu basına yansıyan görüntülerden de açıkça görülmektedir. Algı operasyonlarıyla belediyelerimizi yıpratmaya çalışan kirli odaklara sesleniyoruz; amacınızı ve kim olduğunuzu çok iyi biliyoruz, bu ucuz komplolarınıza asla geçit vermeyeceğiz.

Bu kapsamda semboller ve değerler üzerinden yürütülen bu kirli tezgahları sert biçimde kınıyoruz. Bu tezgahlara rağmen kentlerdeki ve belediyelerdeki tahribatların giderilmesi, halka hizmet verilmesi ve ekonomik krize karşı halkın korunması için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sur-belediyesinde-ataturk-ve-erdogana-hakaretle-ilgili-dem-partiden-ilk-sozler-sahsin-partiyle-iliskisi-yok/feed/ 0
Özgür Özel: “Bu Bir Zafer Değil, Görevdir. Parti İktidar Olduğunda Zafere Dönüşecektir” https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-bu-bir-zafer-degil-gorevdir-parti-iktidar-oldugunda-zafere-donusecektir/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-bu-bir-zafer-degil-gorevdir-parti-iktidar-oldugunda-zafere-donusecektir/#respond Sat, 20 Apr 2024 22:42:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28503 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Biz bunu bir zafer olarak görmüyoruz. Evet bir başarıdır, önemli bir başarıdır ama zafer değildir, görevdir. Görev önümüzdeki ilk seçimlerde parti iktidar olduğunda, bu iktidar değiştiğinde ancak zafere dönüşecektir. Elimizde belediyeleri yönetme, rantı yönetme, gençleri ve kendi evlatlarımızı, yakınlarımızı bir takım makamlara getirme, yandaşlarımızı zengin etme fırsatı yakalamadık arkadaşlar. Biz tarihin akışını değiştirme fırsatını yakaladık. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında, cumhuriyetin tarihini yeniden yazma fırsatını yakaladık. Bu yüzden sadece partimizle, sadece biz bize, sadece ‘Yetkiyi aldık, biz yönetiriz’ değil; yetkiyi kimden aldığımızı biliyoruz” dedi.

31 Mart seçimlerinde oyların yüzde 37,7’sini alarak seçimlerden birinci parti çıkan CHP, 20-21 Nisan tarihlerinde “İktidar Yolunda CHP Belediyeciliği Çalıştayı” düzenledi. Çalıştaya CHP’nin 408 belediye başkanı katıldı. Çalıştayın açış konuşmasını CHP lideri Özel yaptı. Özel, konuşmasında şunları kaydetti:

“İşimiz gücümüz Manavgat, işimiz gücümüz Antalya’ dedik. Başka da bir şey demedik. İki büyükşehirde başkanların özel durumları ve elde etmeleri gereken başarıdan dolayı o kampanyayla konuşan ama o şehirlerin özel kampanyalarına da alan bırakan bir tasarımı biz talep ettik, şirket onu hazırladı, getirdi. Dört dörtlük kampanyalarla, kimsenin birbirinin ayağına basmadığı, diğerinin mesajını gölgelemediği, aksine dengelediği bir süreci yaptık. Çok özel hazırlanmış şarkılar, odak gruplara dinletilmeden yayınlanmadı. Hazırladığımız reklam filmleri CHP’li, MHP’li, AKP’li, İYİ Partili, DEM Partili odak gruplara dinletildi. Rahatsız oldukları kelimeler değiştirildi. Her bir adımı ölçülerek ilk ölçümü Türkiye’deki seçim otobüslerinin şoförlerine yaptık. ‘Yola çıktınız, millet ne yapıyor?’ Dediler ki ‘Şarkı tuttu.’ 5 gün sonra gelen anketler şarkının tuttuğunu gösterdiği için yaydık. Tutmayan reklam filmini, ‘Yayınlarsak tamamını, olmadıysa maliyetini öderiz’ anlaşmamızla maliyetini verdik, çöpe attık. O yüzden CHP olarak bu süreçte bilimden, üçüncü anahtardan da sonuna kadar yararlandığımızı hatırlatmak isterim.

“GÜN GELDİ KURULTAYDA, GÜN GELDİ BÜYÜKŞEHİRLERDE VEFALI VEDALAR YAŞADIK”

Bundan sonra ne yapacağız? Biz CHP’yiz, bu topraklara sosyal belediyecilik anlayışını getiren, sosyal devlet anlayışını getiren, sosyal demokrasiyi yerleştiren partiyiz. Büyük bir mirasın sahibiyiz. Türkiye’de yerel yönetimler tarafından ilk kez ortaya konulan kentsel dönüşüm, toplu konut, metro, metrobüs, hafif raylı sistem, biyolojik arıtma gibi bugün olmazsa olmaz belediyecilik hizmetlerini Türkiye’ye ilk kez getiren parti biziz. Biz, belediyeciliği İstanbul’da ilk tercihli yol uygulamasını hayata geçiren Aytekin Kotillerden, yine 1992’de ilk doğal gaz projesini yapan Nurettin Sözen’den, ilk halk ekmek fabrikasını kuran Ahmet İsvan’dan, Ankara’da ilk metronun temelini atan Murat Karayalçın’dan, metrolardan tramvaylara, üretim merkezlerinden öğrenci yurtlarına, kooperatiflerden kreşlere kadar Türkiye’de sosyal belediyecilik anlayışını hayata geçiren Vedat Dalokaylardan, Celal Altınaylardan, Yüksel Çakmurlardan, Ali Dinçerlerden, Ahmet Piriştinalardan öğrendik. Biz belediyeciliği Anadolu’nun bozkırına bir cennet yaratan Yılmaz Büyükerşenlerden öğrendik. Gün geldi kurultayda, gün geldi büyükşehirlerde kötü oldukları, başarısız oldukları ve istenmedikleri için değil zamanı gelmiş, vefalı vedalar yaşadık. Ama kimseye ‘Bugüne kadar iyiydin ama bundan sonra sen kenara çekil’ demedik. Herkesle konuştuk, dinleyenler oldu, dinlemeyenler oldu.

ÖLÇME-DEĞERLENDİRMEYİ BUNDAN SONRA SİYASETİMİZİN ODAK NOKTASINDA TUTACAĞIZ”

Yılmaz Büyükerşen, bu büyük deneyimi bir 5 yıl daha Eskişehir’de tekrar etmek istese dünya rekoru kırabilirdi. Ama Eskişehir’i bir cumhuriyet kadınına devretti, şimdi CHP’nin sosyal belediyeciliği, halkçı belediyeciliği, bütün Türkiye’ye yayacağı, eşgüdüm yapacağı, eğitim vereceği, denetim yapacağı bir sistemde, o sistemin başında, kendisiyle birlikte Muğla’da çok iyi hizmetleri yapmış ve bu dönem vefalı bir vedanın talebini açmış olan Osman Gürün ile birlikte, Tekirdağ’da Kadir Albayrak’la birlikte, Çanakkale’de Ülgür Gökhan ile birlikte, Edirne’de Recep Gürkan ile birlikte ve Türkiye’nin neresinde tüm il başkanlarıma, tüm belediye başkanlarıma bildirmeleri üzerine sorarak partiye katkısı olmuş, birikimi ve enerjisi olan, son seçimlerde parti için çalışmış kim varsa, onların da deneyimlerinden, belediyecilik deneyimlerinden yararlanacağımız danışma kurullarıyla çalışacağız. Ölçme-değerlendirmeyi bundan sonra siyasetimizin odak noktasında tutacağız. Belediyenin boyutuna göre, üçer aylık, altışar aylık, birer yıllık ölçme-değerlendirme raporlarını, karneleri merkezi olarak çıkaracak, sizlerle paylaşacağız. Doğru yapanı örnek gösterecek, yanlış yapanı doğruya davet edecek, doğruları hep beraber tekrar edecek, yanlışlardan hep beraber uzak duracağız. Eğer ibre yukarıysa devam edeceğiz, durağansa doğrusunu arayacağız, aşağıysa mutlaka yanlıştan döneceğiz.

“SORUMLULUK SİZİN SIRTINIZDADIR”

Çünkü bugün burada bizlerin yapmak üzere oldukları görev, görünüşte belediyecilik görevidir. Beşer yıl kamu görevi yapmaya, beşer yıl beldenize, ilçenize, şehrinize hizmet etmeye görevlendirildiniz. Bu doğru. Bunu en iyi şekilde yapmalısınız. Bunu en şeffaf, dürüst, izlenebilir ve insan ayırmadan yapmak sizin göreviniz. Zaten milletimiz de sizi bu yüzden taktir etti, bu yüzden bu görevleri size verdi. Ama bizim bu seçimlerde, sizin omzunuza milletimizin yüklediği yük bundan fazladır. Biz, cumhuriyetin birinci yüzyılının ilk döneminde, ilk 15 yılında, Gazi Mustafa Kemal ile sonraki 12 yılında İsmet Paşa ile birlikte başlayan bir aydınlanma devriminin, toplu iğnesi yokken vagon üreten, uçak üreten bir ülkenin, 900 tane kamu iktisadi teşekkülü yapmış bir ülkenin son 20 yılda bu emanetinin nasıl hayırsız bir evlat gibi çarçur edildiğini, yok edildiğini, peşkeş çekildiğini, eğitimin nasıl bilimsellikten uzak hale getirildiğini, belli tarikatlar, cemaatler güçlensin diye öğrencilerin barınma sorununun bile bile göz ardı edildiğini, ülkenin, dedemizin, ninemizin, babamızın emek emek biriktirdiği rezervlerinin nasıl hepimizin gözü önünde cayır cayır yakıldığını, nasıl kur korumalı mevduat diye tarihin en büyük fon transferinin yoksullardan bir avuç zengine, hepimizden yandaşlara nasıl aktarıldığını hep beraber yaşadık. Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk yerel seçimlerinde sırtınıza konan yük, ilk genel seçimlerini bu ülkenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisinin kazanıp ikinci yüzyılın yine ilk 20 yılında cumhuriyetin kuruluş ilkelerine, hedeflerine uygun olarak bu ülkenin yeniden kurtarılması, demokrasinin yeniden kurulması, ekonominin yeniden ayağa kalkması ve vasiyetin yerine gelmesidir. Muasır medeniyetler yakalanacak ve geçilecektir. Sorumluluk sizin sırtınızdadır.

“BİZ TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİRME FIRSATINI YAKALADIK”

Bir yandan seçim gecesi seçmenin mektubunu balkondan okuyanlar, inip grup toplantısına gidince hikaye ve masal okumaya başladılar. Seçmenin mesajını anlamadıkları ortada. Birisi CHP’nin kazandığı bu başarıya dönüp tesadüfen, konjonktürel gibi hiçe saymayla meşgulken, bir diğeri çıkmış, ‘Seçimleri biz kazandık’ diyecek kadar seçmene karşı küstahlaşmış ve kibrinden arınamamış bir noktadadır. Oysa biz bunu bir zafer olarak görmüyoruz. Evet bir başarıdır, önemli bir başarıdır ama zafer değildir, görevdir. Görev önümüzdeki ilk seçimlerde parti iktidar olduğunda, bu iktidar değiştiğinde ancak zafere dönüşecektir. Elimizde belediyeleri yönetme, rantı yönetme, gençleri ve kendi evlatlarımızı, yakınlarımızı bir takım makamlara getirme, yandaşlarımızı zengin etme fırsatı yakalamadık arkadaşlar. Biz tarihin akışını değiştirme fırsatını yakaladık. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında, cumhuriyetin tarihini yeniden yazma fırsatını yakaladık. Bu yüzden sadece partimizle, sadece biz bize, sadece ‘Yetkiyi aldık, biz yönetiriz’ değil; yetkiyi kimden aldığımızı biliyoruz.

“HİÇBİR BELEDİYE BAŞKANINA VERİLMEMİŞ SORUMLULUK, SİZE VERİLMİŞTİR”

Hadi bakalım diyeceklerdir, Ankara, İstanbul, İzmir’i yönettiğiniz gibi 14 büyükşehri yönettiğiniz gibi, bu 35 şehri yönettiğiniz gibi, 357 ilçeyi yönettiğiniz gibi, gelin bakalım, gelin. Hatta bu 60 beldeyi yönettiğiniz gibi. O beldede karar Özgür Özel’e bakarak değil belde belediye başkanın ne yaptığına bakarak verilecek. Diyecekler ki buraları yönettiğiniz gibi gelin bu ülkeyi yönetin. Bu şehirleri düze çıkardınız, gelin Türkiye’yi de düze çıkarın. Bizim hiç verdiğimiz oydan bizi pişman etmediniz, gelin Türkiye’yi de yönetin diyecekler. O yüzden dünya üzerinde hiçbir belediye başkanına verilmemiş sorumluluk, size verilmiştir, sizin sırtınızdadır. Adalar’ından Kilis’ine kadar, Manavgat’ından Rize Pazar’ına kadar bu sorumluluk sizin sırtınızdadır. Elbette edilecek çok teşekkür var. Adıyaman il başkanına mı edeyim, Adıyaman’ın çalışkan milletvekilinin iki oydan birini almasına mı? Afyon’a mı, Kastamonu’ya mı, Kırıkkale’ye mi? Her birisi bambaşka sosyolojilerin bambaşka özelliklerdeki adayların iki oydan birini almıştır. Ne adaysız, ne örgütsüz olurdu. Kimse bir şeyi eksik bırakmamıştır. Ege’de, kıyıların partisi diyenler, hattı bir kat çekmeyi bırakıp ta Ankara’ya kadar getirmişlerdir. Artık Karadeniz’de CHP adına, koca koca il belediyeleri, güzelim Sinop, Zonguldak, Giresun, Bartın’da belediyelerimiz, Artvin’de dalgalanmaya en tepede devam eden sancak bayrağımız durmaktadır. Ardahan elde ettiği mevziiyi terk etmemiştir. Hangi birisine, hangi birisine teşekkür edelim.

“TARİH CHP’Yİ İKTİDAR YAPAN İL BAŞKANI MI OLDUNUZ, ONA BAKACAK”

Ama şunu unutmayın ki ne benim ne kazanan başkanların kibre kapılmaya, kendimizde tarihi bir başarı elde etmiş muzaffer kahramanlar, onu göreceğiz, tarihi başarıyı göreceğiz günü gelince. Tarihi fırsatı yakalamış, tarihi görevi sırtına bindirilmiş parti emekçileri, kamu görevlileriyle karşı karşıyayız. ‘Ben burayı filanca yıl sonra kazanan il başkanıyım.’ Allah senden razı olsun. Emeklerini biliyoruz ve büyük bir saygı duyuyoruz. ‘Belediyeyi ben yöneteceğim, ilçe başkanlarımın talepleri şöyle olacak.’ Bunlara girdik mi, bunun içinden çıkamayacağız. Belediye başkanlarımız parti aidiyetlerini unutmadan, kamu görevi yaptıklarının bilinciyle ve onların başarısı için her birimiz, her biriniz onları başarmaya, motive ederek, şüphesiz elde edecekleri başarıları en iyi şekilde anlatarak bu 4 yıllık süreçte şunun sınavını vereceksiniz: Manisa’yı kazanan il başkanı olmak İlksen Alper için onur vericidir. Tarih bunu yazmayacak arkadaşlar. Tarih CHP’yi iktidar yapan il başkanı mı oldunuz, 4 yıl boyunca belediyelerle ilgili yönetimi doğru yapamayıp tarihi fırsatı kaçırıp elinize, yüzünüze mi bulaştırdınız, ona bakacak. O yüzden sabah yataktan kalkarken sizden ricam: Belediyeyi kazanmış, muzaffer komutan, tadını çıkarmaya giderek değil. 4 yıl sonraki büyük mücadelenin ilk günlerini yaşayan, enerjisi olan, özgüveni tam ve büyük zafer için şu anda çalışmak zorunda olan neferler olarak kalkın. Ben her sabah yataktan bu niyetle kalkıyorum.

“ERDOĞAN İLE YÜZ YÜZE BİR GÖRÜŞME GERÇEKLEŞTİRECEĞİM”

Yeni bir dönemdeyiz. Bayramda Recep Tayyip Erdoğan, AKP’nin Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak başladım. Tüm partinin siyasi liderleriyle, 18 liderle bayramlaştım. CHP, herkesle bayramlaşabilen tek partidir. Bundan sonraki süreçte bugün sizin yapacağınız toplantılardaki çıktılar da önemli olmak üzere Sayın Erdoğan ile yüz yüze bir görüşme gerçekleştireceğim. Hem şu sorumlulukla: Türkiye ekonomisinin yüzde 80’ine yerel yönetim hizmeti veriyoruz. Türkiye çok büyük bir sıkıntının içinde. Bu süreçte yoksulluk var, işsizlik var, ekonomik krizlerin sosyolojik toplumsal krizlere dönüşme potansiyeli var. O coğrafyada milletin yetki verdiği iki kişi var. Birisi genel yönetim yetkisini kullananlar, diğeri yerel yönetim yetkisini kullananlardır. Bu iki yapının çatışması, sürtüşmesi, kapışması millete kaybettirir. Yurt dışından bulunmuş hazır fonların Türkiye’ye hizmete sunulmaması, bir inadın kurbanı edilmesi milletimize kaybettirir. Millet böyle hataları affetmez. Biz kibre kapılırsak bize, kim kibre kapılırsa ona hesap sorar. Biz bir nezaket telefonu açtık. Şimdi bir çalışma ziyaretine gideceğiz. Sizlerin masalarda çalışarak ortaklaştıracağınız taleplerden, ajandamızda olması gereken önceliklileri, PM’mizin, MYK’mızın, parti grubumuzun bize toplam siyaset üzerinden yaptığı okumaları billurlaştırıp, gündemimizi oluşturup, nezaketle talepte bulunup, bir yüz yüze görüşme gerçekleştireceğiz.

“YURT DIŞINA ÇIKTIĞIMIZDA TÜRKİYE’NİN PARTİSİYİZ”

Ben ilerleme sağlayacağımızı, öncelikle toplumdaki bu kutuplaşmayı kırmak için bir adım atacağımızı, sonra bu toplumun yararına çok önemli işlerde birlikte mesafe alabileceğimize yürekten inanıyorum. Güçlü kaslarımız var CHP olarak. Biz bu ülkede ana muhalefet partisiyiz şimdilik, milletimiz yeni bir görev verene kadar ama bu topraklardan çıktığımızda; Kıbrıs Cumhurbaşkanına da söyledim, Sayın Aliyev’e de yazdım, Sosyalist Enternasyonal’de başkan yardımcısı seçildiğimde yaptığım konuşmada da söyledim, Avrupa’daki sol, sosyal demokrat partilerin çatı örgütünün liderler toplantısında da anlattım, Alman Başbakanı Olaf Scholz’a da söyledim, haftaya bizi resmi ziyaret programına alan Sayın Alman Cumhurbaşkanına da söyleyeceğim: Biz bu ülkede ana muhalefet partisiyiz. Yurt dışına çıktığımızda Türkiye’nin partisiyiz. CHP’nin yetkinlikleriyle, siyasi akrabalıklarıyla, etki alanlarıyla, liyakatli kadrolarıyla, bu ülkenin dış politikasına da iç politikasına da ekonomisine de yapabileceği katkıları açıklıkla paylaşmak, bu milletin yararına sunmak, o hizmeti yapmak, görünür kılmak bizim yeni süreçte yeni siyasi hattımızın olmazsa olmazlarıdır.

“ERKEN SEÇİM ÇAĞRISI YAPMAK SEÇMENLE KURDUĞUMUZ AKDİ BOZMAK DEMEKTİR”

İl başkanlarımızdan ilçe başkanlarımıza kadar bir siyasi örgüt yönetiyoruz. Bu örgütün tabandan beslenmesi önemlidir, vazife sizdedir. Ancak yukarıda belirlenen politikaların örgütümüze yayılması, seçmenimize anlatılması ve bu konuda rıza oluşturulması örgütün en önemli görevidir. Seçim bitti, 20 gün tadını çıkardık, belli bir ölçüde dinlendik. Bundan sonra örgütümüz sürekli seçim motivasyonu ile çalışmak zorundadır. Yerel seçimlerin 20’inci gününde değiliz. Genel seçimlerin 20’inci günündeyiz. Her geçen gün iktidara yürüdüğümüzün bilinci, ciddiyeti, sorumluluğuyla davranmak durumundayız. Milletimiz birilerine sarı kart gösterirken bize biraz önce bahsettiğim krediyi tanımıştır. Bize, ‘4 yıl boyunca sizi izleyeceğim ve kararımı vereceğim’ demiştir. Sayın Erdoğan, her konuşmasında özenle 4 yıllık bir seçimsiz dönemin altını çizmektedir. Ben her birinizin iki yanımda olduğunuz il başkanlarım, adaylarımla birlikte yaptığım tüm kampanyada bunun bir yerel seçim olduğunu, sarı kart gösterilmesi gerektiğini, bu seçimin genel sonuçlar doğurmayacağını ama genele mesaj vereceğini, ses duyuracağını söyleyip AK Parti’liden de MHP’liden de oy istedim. Bu teveccüh görüldü. Yeni yeni bütün araştırmalar birbirini destekliyor. Önemli bir miktar AKP ve MHP seçmeninin evde durduğu, oya gitmediği ve protesto ettiği doğrudur. Ama çok önemli bir miktarda seçmenin Türkiye İttifakının siz değerli adaylarına oy verdiği de ortadadır. Bu seçmene seçimden sonra bu bir yerel seçim deyip erken seçim çağrısı yapmak, bu seçmenle kurduğumuz akdi bozmak demektir.

“SARI KARTTAN ANLAMAYIP İKİNCİ SARI KARTA ARANANLAR VAR: ÖRNEĞİN MHP”

Bir erken seçim talebi olacaksa, o şöyle olacaktır: Sarı karttan anlamayıp ikinci sarı karta arananlar var. Örneğin MHP, ‘Bizimkiler CHP’ye oy vermedi’ diyor. Niye? Bal gibi var, bütün sonuçlar ortada. Çünkü bizim gibi bakmıyor. Biz diyoruz ki ‘Bize verilen oylar, değerlidir. Başımızın üstündedir. Hak edeceğiz ve kalıcılaştırmak istiyoruz.’ Biz görüyoruz o oyu. Belki de emanettir. İhanet etmezsen burada kalır. Ama o daha ilk günden, daha geçen seçim kendisine oy vermiş seçmene ‘Sen CHP’lisin, sen oralı oldun artık, sen hainsin’ diyor. Hepimize diyordu ya, sıra yıllardır oy aldığı seçmene geldi. İlk oy vermediğinde hain ilan ettiler. ‘Bizden değildir’ diyor. Tayyip Erdoğan’ın da ilk başlarda mektubu doğru okuyup şimdi martaval okuması tam olarak da buna işarettir. Biz gelene hoş geldin derken onlar gideni kendinden saymamakta ve görmezden gelmeye çalışmaktadırlar. Varsın, öyle yapsınlar. Varsın, milletin mesajını almasınlar. Millet mesajı almayanlara diyeceğini de bilir, mesajı doğru okuyanlara gereğini yapanlara da diyeceğini bilir.

“KEPEZ BELEDİYE BAŞKANIMIZA UYGULANAN TUTUKLAMA HUKUKİ, AHLAKİ DEĞİLDİR. DÜPEDÜZ SİYASİDİR”

Bir mesaj almama durumu da Antalya Kepez Belediye Başkanımıza yapılan haksız muameledir. CHP tarihsel bir tutarlılık içinde, eğer insanların canlarına bir şey geldiyse, mallarına bir şey geldiyse, burada kamu görevlilerinin sorumluluğu varsa onların usulüne uygun soruşturmalarını, kovuşturulmalarını ve gerekirse cezalandırılmalarını hep savundum, aynı noktadayım. Ancak Kepez Belediye Başkanımız Mesut Kocagöz, geçmişte görev yaptığı bir şirketten, o dönemde ilgili bakanlığın onay verdiği şirkete bakım ve onarımları yaptırmışken, o dönemde hiçbir kaza olmamışken, denetimler yine bakanlıktan onaylı şirket tarafından yapılmışken, kendisi 2023’te bu görevinden ayrılmışken, sonrasında yeniden bakım ve yeniden denetimler yapılmışken bugünlerde yapılan bir kazada sorumlu olarak tutulup kendisinin hiçbir sorumluluğu olmamasına rağmen Soma’dan İliç’e kadar AKP döneminde binlerce, on binlerce iş cinayetinin ya da kazanın sorumlularından bir teki, bırakın tutuklanmak, kovuşturma aşamasına dahi izin verilmemişken Soma’nın katilleri ödüllendirilmiş, Çorlu tren kazasının sorumluları önce görevden el çektirilip yargılanmasına izin verilmeden Devlet Demiryolları’nın en başına getirilmişken, İliç’teki kamu görevlileri, İliç’in imzasını atan kişi o günün bakanı, İstanbul’u yönetsin diye İstanbul’a önerilmişken Kepez Belediye Başkanımıza uygulanan tutuklama tedbiri hukuki değildir, ahlaki değildir. Düpedüz siyasidir. Başkanın arkasındayız, Kepez Belediye Başkanımızın özgürlük hakkıdır. Vazifesi Kepez Belediye Başkanlığıdır.

“CHP BELEDİYECİLİĞİ SANDIKTA ÖDÜLLENDİRİLMİŞTİR”

Bundan sonraki süreçte kalkınma belediyeciliğiyle şehirlerimizi, dirençli ve güvenli hale getirecek, ucuz, etkin ve sürdürülebilir belediye hizmetleri vereceğiz. Refah belediyeciliğiyle halkımıza huzurlu ve konforlu bir yaşam sunacağız. Dayanışma belediyeciliğiyle adil ve yaşanılabilir kentler için seçmenimizden, milletimizden destek alıp bunu doğru yöneterek, gücümüzün çok üzerinde işleri geçmişte yapan iyi örneklerin deneyimlerinden istifade ederek dayanışma belediyeciliğini tüm Türkiye’ye yayacağız. Temel hizmetlerde hiçbir kusur yapmayacak, sosyal belediyecilikte kendi rekorlarımızı kırmaya devam edecek ancak yepyeni vizyon projeleriyle de Türkiye’deki kentlerin önlerini açacağız. Sosyal yardımları 5-6 katına çıkardık, arttırmaya devam edeceğiz. Pandemide birileri talimat beklerken pandemide hemen harekete geçen, üç maske dağıtılamazken maske fabrikalarını, tekstil atölyelerine dönüştüren, çalışamayanların, çalışamadıkları için derhal gidip onları evinde bulan, onların karınlarını doyuran, süreç içinde yapılmayan her şeyi yaparken boşalan sokaklara, aval aval bakmayıp onu hizmet için bir fırsata çeviren CHP belediyeciliği sandıkta ödüllendirilmiştir.

“VATANDAŞLARIMIZA SUNDUĞUMUZ İMKANLAR BİRER LÜTUF DEĞİL, HAK OLDUĞUNU BİLECEĞİZ”

Artık kent lokantaları, askıda fatura, halkın bakkalı, veresiye defterlerinin silinmesi, anne kart, halk marketler, halkın kasabı gibi, okul sütü gibi tüm projeleri standardize edip aynı iletişimle halkın haberdar olmasını sağlayıp her tarafa yaygınlaştıracağız. Bunun için çok önemli bir yapıyı, bizim aklımızda olan, sizin önerilerinizi alarak somutlaştıracağımız, hem partinin yönetim mimarisini, hem parti yönetiminin yönetim şeklini bir reforma tabi tutacağız. Sizlerle uyumlu, sizlerle konuşan, etkileşen, doğru yöneten ve yönlendiren, destek olan, yaptıklarınızı doğru anlatıp hak ettiğiniz teveccühü görmenizi sağlayan devasa bir yapıyı seçim dönemindeki gibi bilimsellikle, profesyonellikle siyaset tecrübesini birlikte harmanlayarak yöneteceğiz. Bu konudan bizim tarafımızda hiç kimsenin şüphesi olmasın. Direnç, itiraz ve bunlara karşı işbirliğine soğuk olmak hem partililiğe hem de önümüzdeki 4 yıl sırtımızdaki ağır yüke ve o yükü sırtımıza koyanlara haksızlıktır, ihanettir. Katıksız bir işbirliği, şüphesiz iyi bir eşgüdüm ve açık diyalog kanallarıyla doğrularda buluşacak ve hep birlikte başaracağız. Vatandaşlarımıza sunduğumuz imkanların birer lütuf değil hak olduğunu bileceğiz. Bu hizmetlerin kimin tarafından yapıldığını, nasıl bir anlayışın bu hizmetleri götürdüğünü görünür kılmak hayatın olağan akışının gereğidir ama göze sokmak, teşhir etmek ve kötü iletişimle o yoksulluğu bir mahcubiyete dönüştürmek, bizim anlayışımızda asla olmaması gereken bir noktadır. İşsizlerin, geliri olmayanların, kendini güvencesiz hissedenlerin, özellikle ev kadınlarının, beslenme sorunu yaşayan çocukların, barınma sorunu yaşayan öğrencilerin, karnını bile doyurmakta zor durumda kalan emeklilerin beklentilerini biliyoruz. Birinci önceliğimiz olması gerektiği konusunda hem fikiriz. Bu konuda hep beraber büyük bir enerjiyle, büyük ve hızlı bir atılımla bizden çözüm bekleyen herkese sahip çıkacağız. Hiç şüphe yok, genel yönetimin etkisinde olan işleri yerelden halletmek ve tamamını çözmek olanaklı değildir. Milletimiz bunu da bilir. Ancak CHP belediyeciliği mazeret değil, çözüm üreten belediyeciliktir. Olmayan kaynağı yaratan, gerektiğinde dayanışmayı örgütleyerek dahiyene çözümler üreten anlayış önümüzdeki 4 yıl hepimizin benimsemesi, öğrenmesi, uygulaması ve geliştirmesi gereken bir anlayıştır.

“MOR BAYRAK PROJESİNİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

İstihdamda liyakati esas alacağız. Şeffaf mülakatlar yapacağız. Nepotizme, kayırmacılığa son vereceğiz. İşi ehline vereceğiz. Kişiye göre iş değil, işe göre kadro yaklaşımıyla hareket edeceğiz. Kadınların ve gençlerin istihdamına, engellilerin istihdamına önem vereceğiz. Buradan sadece proje havuzundaki iyi projelerin ortaklaştırılması, Amerika’nın yeniden yeniden keşfedilmemesi, hazır projelerin hemen uygulanması, bunun için proje desteği, yetişmiş eleman desteği ve pratik destekleri sağlayacağız. Yaratıcı, ses getirici işler yapacağız. Örneğin mor bayrak uygulaması yapacağız. Buradan tüm siyasi partilere, o partilerin kadın kollarına, Türkiye kadın hareketine ve kadın örgütlerine hem bir selam yolluyor hem de önce CHP’li belediyeler, kadına karşı şiddetle mücadele başta olmak üzere, kadın istihdamının kademeli olarak artırılması, kadının örneğin emzirme odaları, çocuk bakım odalarıyla hayatın içine katılması, anne kart gibi harika uygulamalarla desteklenmesi, yine yeni doğan bebeklerin ailelerinin ziyareti, hoş geldin bebekle ilgili olarak yapılan iyi uygulamaların ortaklaştırılması gibi işlerin yapılması, kadına karşı şiddet noktasında bilinç projelerinin hayata geçirilmesi ve belli standartların sağlanmasıyla belediyelerimize mor bayrak sertifikası vereceğiz. Mor bayrağı gören kadınlar o belediyede belli standartlarda kadın haklarının, kadın emeğinin kayrıldığını, kadın hakları mücadelesine saygılı bir kamu yönetimi yapıldığını bilecekler. Bununla kalmayacağız. Belediyelerimiz kuracakları ilgili birimlerle sorumluluk alanlarındaki fabrikalar, işletmeler, küçük esnafların, kadın istihdamı, kadının hayatın içinde rahat etmesi, kadınların eşit temsiline yönelik olarak atacakları adımları, başta cesaretlendirici basit kriterlerle başlatarak, belli aralıklarla onlara yeni sorumluluklar vererek, bunu yapan işletmelere mor bayrak asacağız. Türkiye’nin yüzde 50’si kadınlar, mor bayrağı gördüğü fırının kadınlara sahip çıkan, kötü davranmayan, kadınları istihdam eden, kadınlar için daha iyi bir geleceğe katkı sağlayan bir işletme olduğunu bilecek ve tercihlerini öyle yapacaklar. Bu pozitif ayrışmanın Türkiye’deki kadın haklarına da kadın hareketine de çok önemli katkılar sağlayacağını ümit ediyoruz. Mor bayrak projesi CHP’nin geçmişinden bugününe birikimleri taşıyacağı, şekillendireceği ve Türkiye’yi yeniden tanıştıracağı bambaşka vizyon projelerinden sadece bir tanesidir.

“KURULTAYDA SÖZ VERDİĞİMİZ DEMOKRATİK DİJİTAL KATILIMIN KULLANIM İMKANINA KAVUŞTUK”

Kurultayda söz verdiğimiz demokratik dijital katılımın şu anda kurultay delegelerimiz, PM üyelerimiz, il başkanlarımız düzeyinde, önümüzdeki hafta ilçe başkanları düzeyinde, bir ay içinde tüm üyelerimiz düzeyinde kullanım imkanına kavuştuk. Alacağımız kararlarda, üyelerimiz ne diyor? Yaş kırılımına, meslek tercihlerine, coğrafyalarına göre ne diyorlar, onları görerek tartışacağız. Bir sonraki aşama sizden hizmet alan vatandaşlarımızın geri bildirimlerini dijital demokratik katılımla yapacakları, bunun raporlanacağı bir süreç içinde çalışmaya şimdiden başlamış durumdayız. Çoğunuzun borçlu belediyeler devraldığını biliyoruz, güçlü mali disiplinle bu sorunların üstesinden geleceğinize inanıyoruz. Harcadığınız her kuruşta, her bir vatandaşın hakkının olduğunu hiçbir zaman unutmayacağız. Güven şefkatle sağlanır. Harcamalarınızı, ihalelerinizi, alımlarınızı, yasaların izin verdiği ölçüde halkın denetimine ve gözetimine açarak, uygulayacağınız bu şeffaflıkla halkın sandıkta gösterdiği güveni her geçen gün artıracaksınız. Birikim ve tecrübelerinizi bizimle ve birbirinizle paylaşmanızı bekliyoruz. Bunun için yapılar kuracağız. Bunun için oluşturacağımız kurumsal yapıları bu iki gün sizinle tartışacağız. Genel Merkez olarak her sorununuzda yanı başınızda olacak, bunun yanında etkin bir denetim mekanizmasını işletecek, bize oy veren tek bir vatandaşımızın bir mahcubiyete, bir vehme, bir pişmanlığa kapılmasına izin vermeyeceğiz.

“408 KAHRAMANA SESLENİYORUM: AYAĞA KALKIN VE BU ÜLKEYİ KURTARIN”

Sizler bu partinin değil, bu ülkenin hatta bu ülke gibi otoriter, popülist rejimlerde git gide otoriterleşen, haklarını kaybeden, yoksullaşan, ezilen ve sesini duyuramayan milyonların ve gözünü Türkiye’ye dikmiş acaba başaracaklar mı diyen başka mazlum milletlerin dahi ümidisiniz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 100 yıl önce arkadaşlarıyla beraber önce bu toprakları kurtardı, sonra bütün mazlum milletlere örnek oldu. Dünyaya büyük bir gerileme yaşatan, birbirlerini çok seven ama milletlerinin burnundan getiren otoriter, popülist liderlere karşı ilk büyük başarıyı, bu seçimde Türkiye’de sizlerin emekleriyle yaşadık. Uluslararası platformda duyduklarımız, gördüklerimiz Türkiye’nin başarısının küresel bir ayağa kalkışa, popülist sağcı liderlerin yaşattığı büyük gerilemeleri durdurmaya, hep beraber ilerici adımlara umut olduğunu ve bizden ilham almak için herkesin gözünün Türkiye’de olduğunu bilin. 100 yıl önce başardık, yine başaracağız. Siz bu partiyi tercih ederek siyaset yapmakta, adayı olmakta ne imkanları elinizin tersiyle ittiğinizi hepimiz biliyoruz. Bundan sonra da ahlaksız teklifler, şantajlar, bambaşka baskılar olacaktır. Siz milletimizden aldığınız güç ve her birinizin her türlü zor şartta, her türlü zorlukta, tüm zorluklar kendisine hatırlandığında birisinin ne dediğini hatırlayın. O birisi karşınızdadır. Siz onun belediye başkanlarısınız. Her zorluğa karşı inat, azim ve kararlılıkla dik durmuş bir liderin partisinin şimdi milletimizin görev getirdiği 408 kahramana sesleniyorum: Hadi, ayağa kalkın. Bu işi başarın. Milletimiz, partimiz, size güveniyor; ben size güveniyorum. Ayağa kalkın ve bu ülkeyi kurtarın.”

CHP lideri Özgür Özel’in konuşmasından sonra çalıştay basına kapalı olarak devam etti.  Kapalı bölümde, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ve Yerel Yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek de konuştu.

BİTTİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-bu-bir-zafer-degil-gorevdir-parti-iktidar-oldugunda-zafere-donusecektir/feed/ 0
Özgür Özel: “Nüfusun Yüzde 65’ine, Bu Salonda Bulunan 408 CHP’li Belediye Başkanı Hizmet Edecek” https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-nufusun-yuzde-65ine-bu-salonda-bulunan-408-chpli-belediye-baskani-hizmet-edecek/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-nufusun-yuzde-65ine-bu-salonda-bulunan-408-chpli-belediye-baskani-hizmet-edecek/#respond Sat, 20 Apr 2024 22:27:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28489 (ANKARA)  – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisi tarafından düzenlenen “İktidar Yolunda CHP Belediyeciliği Çalıştayı”nda, belediye başkanlarına “Hep beraber başımızın üzerindeki yüzde 25’lik cam tavanı tuzla buz ettik. Artık nüfusun yüzde 65’ine, bu salonda bulunan 408 CHP’li belediye başkanı hizmet edecek.” diye seslendi.

31 Mart yerel seçimlerinden yüzde 37,7 ile birinci parti çıkan CHP, 20-21 Nisan tarihlerinde “İktidar Yolunda CHP Belediyeciliği Çalıştayı” düzenledi. CHP’li 408 belediye başkanı ile il teşkilatı yöneticilerinin katıldığı çalıştayda, CHP Lideri Özgür Özel açılış konuşması yaptı.

Özgür Özel, belediye başkanları ile il teşkilat başkanlarını “baba evinde” ağırlamaktan büyük gurur duyduklarını ifade ederek, şöyle konuştu:

“Böyle bir günde, bu 650 kişilik salonda, seçilmiş belediye başkanları ve il başkanlarıyla birlikte bu salonu hınca hınç doldurabilmenin, koltuklarında oturan her bir kişinin ilçe seçim kurullarından, il seçim kurullarından aldıkları mazbatalarıyla seçilmiş birer CHPli olmasının verdiği gururu yaşıyorum. Gün oldu bu parti baraj altında kaldı; gün oldu, çelengi il başkanları kendileri taşıdı. Ama 81 ilde, 973 ilçede, Atatürk’ten emanet bu bayrağı yere düşürmeden bugünlere taşıyan ve onların sayesinde ki baba evi herkesin içinde doğduğu büyüdüğü, kiminin ırakta kiminin yakında durduğu, kiminin büyüğünü aradığı kiminin küçüğüne razı olduğu ama başı sıkışan herkesin çorbasının kaynadığını, bacasının tüttüğünü bildiği ve bir gün ihtiyaç duyarsa kapının kendisine açık olduğunu bildiği yerdir baba evi. Partimizi 47 yıl birinci parti yapabilmemiz için en kötü günde bu partiye sahip çıkanlara, en zor zamanlarda üstlendikleri görevleri layıkıyla yapıp milletimize, ‘Burayı yönetiyorlarsa, burayı da yönettirelim. Orada o hizmet varsa bizde neden olmasın’ dedirtecek kadar en iyi kamu görevlilerini liyakatle kanunlara, vicdana, ahlaka sadakatle şeffaf, açık bir şekilde yapan ve geçmişte yerel yönetimlerde görev alıp bugün bu salonu hınca hınç dolduracak kadar çok mazbatayı almamızı, milletin teveccühünü kazanmamızı sağlayan emeği geçen geçmiş dönem tüm belediye başkanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.”

Çalıştayın 31 Mart yerel seçimlerinden 20 gün sonra düzenlendiğine işaret eden Özel, şöyle konuştu:

“Türkiye’nin dört bir yanından gelen kıymetli il başkanlarımla, belediye başkanlarımla birlikteyim. Yerel seçimlerin sonunda 14 tane büyükşehri, 21 il merkezini kazanarak toplam 35 ilde belediyeleri kazandık ve en yakın takipçimizden 11 fazla il belediyemiz var. 314 ilçede, 60 beldede 409 belediyeyi hep birlikte kazandık. 4 milyon seçmenin desteğiyle yüzde 38 oy oranına ulaşarak partimizi hep birlikte Türkiye’nin birinci partisi yaptık. Partimiz artık her bölgeden, toplumun her kesiminden, Türkiye’nin tüm demokratlarından oy alabilen bir siyasi partidir. Büyük bir başarı elde ettik. Bu başarıda elbette milim sapmadan bu partiye, değerlerine sahip çıkan aslan sosyal demokratların payı büyük. Ancak bu başarıda geçmişte birlikte olup da yöneticileriyle mutabakat sağlayamadığımız ama geçmişte emekleri bulunan CHPli belediyelerin ayrımsız, eşit, temiz, namuslu yönetimlerinden memnun olan; günün Saray’ın yüzünü güldürme değil, muhalefeti bir ve bir arada tutma günü olduğunun bilincinde olan; CHP gibi bir partinin altı oklarından birisi milliyetçilik olan bir partinin iyi niyetinden o partinin bu ülkeye, bu vatana, bu millete bağlılığından zerre şüphesi olmayan ve artık bizimle birlikte olan iyi insanların; yakasında değilse gönlünde, gözünde pırıl pırıl güneş olan iyi insanların, milliyetçi demokratların bu seçimde payı vardır. Bu seçime geçmiş dönemlerde birlikte olduklarının yalanlarından, uzandıkları haramdan, ortaya koyduklarından artık yaka silken ve dürüst yönetimlere imkan veren muhafazakar demokratların payı vardır. Bu ülkede bizimle birlikte yaşayan, dedeleri bizimle birlikte dedelerimizle Çanakkale’de koyun koyuna yatan, bu ülkeye kurucusuna bu ülkenin birliğine, bütünlüğüne saygılı tüm Kürt demokratların emeği vardır. ve kim ki milli takım ile  birlikte gol atınca ayağa kalkar, kim ki filenin sultanları ağlarken ağlar, kim ki bu ülkeyi ülke yapan temel değerleri şurasında hisseder; işte o hissin adı Türkiye İttifakı’dır. Seçimleri Türkiye İttifakı kazanmıştır. Türkiye kazanmıştır. Türkiye İttifakı’nın belediye başkanlarına selam olsun.

“NÜFUSUN YÜZDE 65’İNE, BU SALONDA BULUNAN 408 CHP’Lİ BELEDİYE BAŞKANI HİZMET EDECEK”

Hep beraber, başımızın üzerindeki yüzde 25’lik cam tavanı bu anlayışla tuzla buz ettik. Artık nüfusun yüzde 65’ine, bu salonda bulunan 408 CHP’li belediye başkanı hizmet edecek. Onların hizmet ettikleri bölgede, Türkiye ekonomisinin yüzde 80’ini yönetilmektedir, dönmektedir. Biz bu yola çıkarken partimizin gençlerin ve kadınların partisi olacağı vurgusunu ısrarla ifade etmiştik. Bugün 35 seçilmiş kadın belediye başkanımız görevi başındadır. 2019’a göre tam üç buçuk kat, yüzde 350’lik bir artış asla yeterli değildir ama atılan bu kararlı adım çok önemlidir. 20 ilimizde kadın belediye başkanlarımız var. İzmir’de, Cumhuriyet tarihi boyunca 6 kadın belediye başkanı görev yapmışken şu an İzmir’imizde 8 kadın belediye başkanımız görevinin başındadır. Geçtiğimiz dönemlerde ‘Topuklu Efe’ lakabıyla bütün Türkiye’de örnek ve hepimizin çok değer verdiği Başkanımız artık tek değildir. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımıza, Tekirdağ’ımızın ve Eskişehir’imizin de belediye başkanları katılmış, seçimlerde ayrıca iki büyükşehrimizde daha gösterdiğimiz başkanlarımız, o şehirleri yönetmeyi bir sonraki döneme bırakmışlar ama büyük bir mücadele vermişlerdir. Nüfusu 300 binin üzerinde olan 8 metropol ilçeyi; Seyhan’ı, Merkezefendi’yi, Karşıyaka’yı Konak’ı, Karabağlar’ı, İzmit’i, Maltepe’yi ve Üsküdar’ı CHP’li kadın belediye başkanları yönetecektir. 40 yaş altında 58, 30 yaş altında 3 belediye başkanımız bu salondadır. Nüfusu 300 binin üzerinde olan 11 metropol ilçemizi; Anıtkabir’e, Çankaya Köşkü’ne, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ve CHP’nin genel merkezine ev sahipliği yapan Çankaya’dan başlayarak Sancaktepe’yi, Gaziosmanpaşa’yı, Kartal’ı, Kadıköy’ü, Avcılar’ı, Ataşehir’i, Bayraklı’yı, Bornova’yı, Buca’yı ve Tarsus’u 30’lu yaşlarında olan CHP’nin gençlik kollarından gelen ve ikinci yüzyılı yönetecek olan evlatları yönetecektir. Hepsini kucaklıyorum.

“BU BÜYÜK BAŞARIYI KİMSENİN GÖLGELEMESİNE İZİN VERMEYECEĞİMİZ BİR NOKTADAYIZ”

Bu listeleri elbette ölçme-değerlendirmeyle illerden, ilçelerden gelen raporlarla, illere gidip yazdıkları raporlarla bizleri çok doğru yönlendirdikleri sonradan anlaşılan milletvekillerimiz ve PM üyelerimizin emekleriyle ve tabii ki yaş ortalaması 43 olan bir PM ile yaş ortalaması 46 olan ve yarısı kadınlardan oluşan  MYK ile kararlaştırdık. Yani yeni kuşak siyaset, tecrübeyle dinamizmin, olgunlukla gençliğin heyecanını ve hayatın ayrılmaz iki parçası olan kadın-erkek eşitliğini önemseyen bir anlayışın hayata geçmesi, bugün ‘CHP’nin seçim başarısını nereye mal etsek ya da hangi bahaneyle küçümsesek ya da hangi çarptırmayla işlevsizleştirsek’ diyenlere karşı işte hep birlikte yaşadığımız gerçek budur. Bir başarıyı partinin sadece genel başkanına, yöneticilerine, adaylarına, örgütüne, sadece konjonktüre, ekonomiye bağlamak bu sadecelerin her bir tanesine haksızlıktır. Kazandığımız başarı multifaktöriyel bir süreçte, bu faktörlerin her birisinin üzerine düşeni fazlasıyla yaptığı, kimsenin kimsenin emeğine haksızlık etmemesi gereken, mütevazilikten asla vazgeçmeyeceğimiz ancak bu büyük başarıyı da kimsenin gölgelemesine izin vermeyeceğimiz bir sürecin önemli bir noktasındayız.”

“GAZİ MUSTAFA KEMAL’DEN EMANET ÜÇ ANAHTARI ALDIK, KALENİN KAPISINA DAYANDIK”

Geçen günlerde Bilkent Üniversitesi’nde 700 kişilik bir salonda gençlerle buluştuğunu anlatan Özel, şöyle devam etti:

“Gençler, ‘Seçim başarısı, seçimin formülü, anahtarı neydi’ diye soruyorlardı. Onları şunu söyledim, 12 Eylül darbesi solun, sendikaların, siyasetin, demokrasinin üstünden geçtikten sonra CHP maalesef siyaset kalesinin başarı kapısını bir türlü açamıyordu. Tüm emeklere, tüm iyi niyetli çabalara, gayretlere rağmen açamıyordu. ‘Bu kapıyı nasıl açacağız’ diye gencecik bir ekiple ve çok tecrübeli bir birikimle beraber düşündük. ‘Bir kilit geçmişte açılmışsa mutlaka anahtarı bizde olmalı. Mutlaka bu partinin kurucularından, kurucu kadrolarından, kurucusundan mutlaka bu kilidin anahtarı bir yerdedir. Bu partinin tarihinde o kilit duruyordur’ dedik. Gazi Mustafa Kemal’den emanet üç anahtarı aldık, o kalenin kapısına dayandık. Birinci anahtarı soktuk, çevirdik, açıldı. Birinci anahtar, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün cumhuriyeti kime emanet ettiğinde gizliydi. Cumhuriyet, partinin genel başkanlarına emanet değildi. Kendisi partiyi kurmuştu ama kendinden sonraki genel başkanlara emanet etmedi. Askerdi, Genelkurmay Başkanıydı, Başkomutandı, sonra cumhurbaşkanıydı ama askere emanet etmedi. Ne il başkanlarını bıraktı ne milletvekillerine, ne başkanlarına belediye emanet etti ne kamu görevlilerine… Gazi Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyeti gençlere emanet etmişti. Gençlik, gençleşme, daha çok genç aday diyerek ilk anahtarı soktuk, çevrildi.

“‘KADINLARI, SEÇMENİN YARISI OLAN KADINLARA EMANET EDECEĞİZ’ DEDİK. İKİNCİ KİLİT DE AÇILDI”

İkinci anahtar, Avrupa’nın en ileri demokrasilerinden 40 yıl önce, kadına seçme-seçilme hakkı verilmiş. İlk kadın belediye başkanının seçildiği Kocaeli’de şimdi de bir kadın belediye başkanımız var. İlk seçilen kadın milletvekillerinin tedrisatıyla, uyumuyla bizzat ilgilenmiş. Sonra emanete ne kadar sahip çıkmışız? Bugün ne haldeyiz? Ona bir hep beraber bakmak lazım ama cumhuriyet, kadını eşit yurttaş, eşit temsil ve kadına olan güvenle yükselmişti. ‘Çok daha fazla kadın, kadınlarla birlikte olacağız. Kadınları, seçmenin yarısı olan kadınlara emanet edeceğiz’ dedik. İkinci kilit de açıldı. Üçüncü kilit: Gazi Mustafa Kemal, bu ülkenin bir gerçek beka sorunu yaşadığında, işgale uğradığında neden işgal edildiğini gayet iyi biliyordu. Fatih Sultan Mehmet çağ açıp çağ kaparken dünyanın en iyi mühendislerini getirip dünyanın en iyi toplarını döktürüyordu. Galata Kulesi’nden uçan Hezarfen Ahmet Çelebi, çağının en ilerisindeki vizyoner bilim insanlarından bir tanesiydi, maceraperest görünümlü bir muhteşem bilim insanıydı. Mimar Sinanları benimseyen ve bu ülkede bu topraklarda bilime, ilime sarıldığında yükselen Osmanlı’nın 200 yıl matbaadan korktuğunu, donanmayı kişisel bir kapristen 30 yıl Haliç’te çürüttüğünü biliyordu. ve bu ülkenin doğru bir cumhuriyet olarak doğru istikametini, bir yön olarak değil batı; bilim orada olduğu için, orası fenne zamanında sarıldıkları için, dogmalara sırtını dönüp bilime yüzünü dönen cumhuriyetin başarılı olacağını biliyordu.

“DÜNYADAKİ EN İYİ YÖNETİLEN SİYASİ PARTİLER NASIL YÖNETİLİYORSA SÜRECİ ÖYLE YÖNETME KARARLILIĞINI BENİMSEDİK”

O yüzden aday belirleme yönteminden tutun, kampanyanın tasarımına adayların sahada izlenmesinden tutun, seçim gecesinin yönetimine kadar çağdaş dünyadaki en iyi yönetilen siyasi partiler nasıl yönetiliyorsa bu süreci öyle yönetme kararlılığını konuştuk, benimsedik ve uyguladık. 335 bin tekil anketle aday belirleme sürecine katkı sağladık. Adaylarımızı sahada 665 bin tekil anketle takip ettik. Seçime 10 gün kala risk ve fırsat illerindeki tüm adaylarımıza, ‘Hangi partiden oy alıyoruz, kendi seçmenimizde durum ne’ siyasi parti kırılımlarından tutun, kendini seçmenin tanımlayış şekline göre kırılımlarına kadar; en iyi 5 mahalle, en kötü 5 mahalle… Oradan genelde göremeyeceğimiz, yerelde okunduğunda anlamlı, mahalle kırılımlarına kadar bütün bilgiler üretildi, paylaşıldı. Genel Başkan’ın seçim programı dahil, fırsat ve risk illerine göre planlanıp haftalık revizyonlarla, ölçme-değerlendirmeyle yönlendirildi. Bir basit örnek, Kilis gibi hiç iddiamızın olamayacağı düşünülen bir ilde doğru bir adaylaşma süreci, örgütün sesini dinlemek, oradaki gençlerin sesini dinlemek, doğru bir genç adayı çıkarmak, ardından anketlerle takip ederken adaydaki canlanmayı, adayın Kilis’te gördüğü teveccühü ankette gördüğümüzde öğrenilmiş çaresizliği gördük orada. AK Partililer bıkmış. Dön dolaş aynı isimler milletvekili, belediye başkanı, MHP’liler bıkmış, 5 kişi arasında dönüyor. Bizim genç adayımıza oy veriyorlar. CHP’liler ‘nasılsa kazanamıyoruz’ çaresizliğiyle, iki turlu seçim mantığıyla AK Partiliyi istemeyenler MHP’ye, MHP’liyi istemeyenler AK Parti’ye veriyor. ve seçimi bize kendi seçmenimiz kaybettiriyor, öğrenilmiş çaresizlikle.

“ŞARKININ SÖZLERİNE KADAR SİYASİ BİR AKLIN MÜDAHALESİ OLDU”

Programa Kilis ekledik. Kilis’e gittik. 45 dakika yağmur altında, Kilisli CHP’lilerle açık açık konuştuk. MHP’liler etraftan izliyordu. Ama elimizdeki anket, kime ne söylememiz gerektiğini söylüyordu. Bir sonraki ankette Kilis mesajı aldı, ‘bu iş oluyor’ dediler. Seçim akşamı ilk haber Kilis’ten geldi. Kilis Belediyesi’ni CHP kazandı. Kilis’i ben kazanmadım, 36 yaşında bir avukat mazbatayı aldı ama o da kazanmadı, örgüt de kazanmadı. Hepimiz birden bilime sarılarak bilimsel bir işin önemine saygı duyarak ve onun gereğini yaparak… O ne diyorsa aday onu yaptı. O ne diyorsa genel başkan bunu yaptı. Doğrusunu yaptık. Kilis ile başladık. Sonu çok iyi oldu. Risk ve fırsat illerinde çalıştık. Gidemediğimiz il başkanları üzüntülerini akşam Türkiye haritasını kıpkırmızıya boyadığımızda hafiflettiler. Bugün gidemediğimiz adaylar belki üzüldüler ama bir sonraki sefer sıra oraya geliyor. O yüzden üçüncü anahtar da bilimsel yöntemlerdi. Örneğin bir reklam şirketine ikna olup, onunla anlaşmayı yapıp kampanyayı onlara falan bırakmadık. Türkiye’deki 20 reklam şirketine çağrı yaptık. 8’i uluslararası ortaklarından dolayı siyasi iletişim yapmayacaklarını söylediler. 12’si ilgi gösterdi. Kendilerine bu siyasi heyet, bilimsel bir çalışmayla ‘Neredeyiz, ne hedefliyoruz, nasıl bir kampanya, riskler ve fırsatlar ne, nasıl bir iletişim istiyoruz’u anlattık. 8 tane konkur aldık. 4 tane finalistten, son 3’nünkinde ben de vardım. Şarkının sözlerine kadar siyasi bir aklın müdahalesi oldu. Reklamcılar siyaset bilmez, siyasetçiler iletişim bilmez. Ama siyasi iletişim reklamcılara da bırakılmayacak kadar, tek başına burnunu dikine gidilmeyecek kadar hassas bir iş. Dünyada nasıl yapılıyorsa öyle yaptık.

SÜRECEK…

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-nufusun-yuzde-65ine-bu-salonda-bulunan-408-chpli-belediye-baskani-hizmet-edecek/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Zafer değil, görevdir https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-zafer-degil-gorevdir/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-zafer-degil-gorevdir/#respond Sat, 20 Apr 2024 22:18:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28481 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçim sonuçlarına ilişkin, “Biz bunu bir zafer olarak görmüyoruz. Evet, bir başarıdır, önemli bir başarıdır ama zafer değildir, görevdir. Görev, önümüzdeki ilk seçimlerde parti iktidar olduğunda bu iktidar değiştiğinde ancak zafere dönüşecektir.” dedi.

Özel, parti genel merkezinde düzenlenen Yerel Yönetimler Çalıştayı’nın açılışında yaptığı konuşmada, seçilmiş belediye başkanları ve il başkanlarıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Özel, “Gün oldu parti baraj altında kaldı, gün oldu çelengi il başkanları kendileri taşıdı ama 81 ilde 973 ilçede, Atatürk’ten emanet bu bayrağı yere düşürmeden bugünlere taşıyan ve onların sayesinde ki baba evi herkesin içine doğduğu, büyüdüğü, başı sıkışan herkesin çorbasının kaynadığını bacasının tüttüğünü bildiği, bir gün ihtiyaç duyarsa kapısının açılacağını bildiği yerdir. Bu baba evinin tapusu bir kişiye kayıtlıdır, o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.” diye konuştu.

31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde CHP’nin kazandığı belediyeleri hatırlatarak, CHP’nin toplumun her kesiminden oy alabildiğini söyledi.

Özel, “Seçimleri Türkiye ittifakı kazanmıştır, Türkiye kazanmıştır. Türkiye ittifakının belediye başkanlarına selam olsun.” ifadesini kullandı.

Başlarının üzerindeki yüzde 25’lik cam tavanı “tuzla buz” ettiklerini vurgulayan Özel, artık Türkiye nüfusunun yüzde 65’ine 408 CHP’li belediye başkanının hizmet edeceğini söyledi.

Özel, yola çıkarken partilerinin kadın ve gençlerin partisi olacağı vurgusunu yaptıklarını anımsatarak, “Bugün 35 seçilmiş kadın belediye başkanımız görevi başındadır. 2019’a göre tam 3,5 kat, yüzde 350’lik bir artış. Asla yeterli değildir ama atılan bu kararlı adım çok önemlidir.” ifadelerini kullandı.

Genç belediye başkanı oranlarındaki artışa dikkati çeken Özel, CHP olarak seçimlerdeki başarılarının 3 anahtarlarının “gençler”, “kadın belediye başkanları” ve “bilimsel yöntemlerle seçime hazırlanmaları” olduğunu bildirdi.

Özel, şöyle konuştu:

“Ölçme değerlendirmeyi bundan sonra siyasetimizin odak noktasında tutacağız. Belediyenin boyutuna göre üçer, altışar aylık, birer yıllık ölçme değerlendirme raporlarını, karneleri, merkezi olarak çıkaracak ve paylaşacağız. Doğru yapanı örnek gösterecek, yanlış yapanı doğruya davet edecek, doğruları hep beraber tekrar edecek, yanlışlardan hep beraber uzak duracağız. Eğer ibre yukarıysa devam edeceğiz, durağansa doğrusunu arayacağız, aşağı ise mutlaka yanlıştan döneceğiz.”

Seçmenlerin CHP’li belediye başkanlarının omuzuna önemli bir yük yüklediğini bildiklerini belirten Özel, “Biz bunu bir zafer olarak görmüyoruz. Evet, bir başarıdır, önemli bir başarıdır ama zafer değildir, görevdir. Görev, önümüzdeki ilk seçimlerde parti iktidar olduğunda, bu iktidar değiştiğinde ancak zafere dönüşecektir.” dedi.

“Cumhuriyetin ikinci yüzyılında cumhuriyetin tarihini yeniden yazma fırsatını yakaladık”

Tarihin akışını değiştirme fırsatı yakaladıklarını vurgulayan Özel, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında, cumhuriyetin tarihini yeniden yazma fırsatını yakaladıklarını dile getirdi.

Özel, “Yetkiyi kimden aldığımızı biliyoruz. Bir kredi açılmıştır. Açılan kredi tüketelim diye verilmiş bir tüketici kredisi değildir. Açılan kredi düpedüz bir yatırımcı kredisidir. Aynen bir bankanın bir firmaya açtığı yatırımcı kredisi gibi. Yatırım için Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmıştır seçmen.” ifadelerini kullandı.

Eğer, bu krediyi doğru kullanırlarsa, milletin, “Gelin bu ülkeyi de yönetin” diyeceğini ifade eden Özel, belediye başkanlarına, “O yüzden dünya üzerinde hiçbir belediye başkanına verilmemiş sorumluluk size verilmiştir sizin sırtınızdadır. Sabah yataktan kalkarken sizden ricam belediyeyi kazanmış muzaffer komutan, tadını çıkarmaya giderek değil, 4 yıl sonraki büyük mücadelenin ilk günlerini yaşayan, enerjisi olan, özgüveni tam ve büyük zafer için şu anda çalışmak zorunda olan neferler olarak kalkın. Ben her sabah yataktan bu niyetle kalkıyorum.” diye konuştu.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-zafer-degil-gorevdir/feed/ 0
Yusufeli’de Belediye Seçimlerini CHP Kazandı https://www.haber60.com.tr/yusufelide-belediye-secimlerini-chp-kazandi/ https://www.haber60.com.tr/yusufelide-belediye-secimlerini-chp-kazandi/#respond Sat, 20 Apr 2024 08:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28420 Türkiye’nin en büyük barajının yapıldığı ve yeniden bir ilçenin inşa edildiği Yusufeli’nde yapılan ilk belediye seçimlerinde vatandaşların tercihi Cumhuriyet Halk Partisi oldu.

Artvin’de Çoruh Nehri üzerinde inşa edilen kemer baraj sınıfında 275 metreyle Türkiye’nin birinci, dünyanın beşinci en yüksek barajı olan Yusufeli Barajı ve HES nedeniyle Yusufeli baraj sularına gömülmüş, bu nedenle üst kotlarda yeniden bir ilçe inşa edilmişti. Yeni yerleşim yerlerine 1,5 yıl önce taşınan ilçe halkı, ilk yerel seçimlerini 31 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirdi.

Üç dönem Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) kazandığı belediye bu kez el değiştirerek Cumhuriyet Halk Partisine geçti. Seçimi 48 oy farkıyla CHP’nin adayı Barış Demirci kazanırken, 56 yıl sonra CHP’nin ilçede galip gelmesi partililer tarafından mutlulukla karşılandı. Aynı zamanda bir çok yatırıma rağmen AK Parti’nin kaybetmesinin tepki oyundan kaynaklı olduğu belirtildi.

Başkan Demirci: “Devletin bu kadar yatırımlarına rağmen AK Parti 100 sene yerelde seçimi kaybetmemesi lazımdı”

Belediye Başkanı Barış Demirci seçimle ilgili yaptığı açıklamasında, “Devletin bu kadar yatırım yapmış olduğu bir yerde AK Parti iktidardan düşmüş olsa dahi en azından yerelde 100 sene belediye seçimi kaybetmemesi lazım. Sadece bu yatırımlardan bahsediyorum. Eğer Yusufeli halkı ilk seçimlerde değişimden yana tercihini kullanmışsa iktidar temsilcilerinin dönüm kendilerine bakmasını istirham ediyorum. Çünkü bu dağıtımlar yapılırken adil değillerdi. İnsanların ellerinden alınıp bir başkasına verildi. İnsanlar burada huzursuz oldu. Biz makama geldikten sonra en fazla mağduriyet konut mağduriyeti olduğunu gördük. Konut mağduriyetlerinde adaletsizliklerin giderilmesi gerekiyor. Biz bunları da gerçekleştireceğiz” dedi.

“Mevcut iktidarın yapamadıklarının bizler yapacağız”

“Cumhuriyet Halk Partisi adı altında 56 yıl sonra başarı elde ettik” diyen Demirci, “Her ne kadar zor olsa da kolay olanı yaptık. Esas işimiz bundan sonra. Mevcut iktidarın yapamadıklarını bu saatten sonra bizler yapacağız. Onun sorumluluğuyla hareket ediyoruz. En büyük sıkıntı konut sıkıntısı, kiralık daire sıkıntısı ve istihdam sıkıntısı. 500 konutlu bir projemizle bu üç sorunu ortadan kaldıracağız” şeklinde konuştu.

“Yusufeli hem fizikken baraj altında kaldı hem de siyasetten”

İlçede esnaflık yapan Ali Tamyürek ise “Bu kadar yatırımın yapıldığı başka bir ilçe yoktur sanırım. Lakin Yusufeli’nde bir taşınma süreci yaşandı. Eski yaşanmışlıklar sular altında bırakıldı eski düzene geçildi. Galiba halkla birebir olunamadı. İnsanların ihtiyaçları birebir karşılanmadı. Bir çok mağduriyetler var. Yapılan güzel şeyler de var ama insanlar kaybettiklerinden daha çok etkileniyor. Burada iktidar yatırımlarında vatandaşa birebir ulaşılamamış olabilir diye düşünüyorum. Çünkü kaybettiğimiz çok değerimiz var. Yeni yerleşim yerine alışmak bizi çok zorladı. Burada insanlar değişim istedi çünkü yıpranmışlıkta var. Yusufeli hem fizikken baraj altında kaldı. Siyaseten de baraj altında kalma durumu yaşandı” ifadelerini kullandı.

“Barajın ilçeye hiçbir karı olmadı”

İlçe sakinlerinden Hüseyin Alkan (87) ise “Burada bir çok insan mağdur oldu. Esnaf da mağduriyet yaşadı. Yusufeli barajının ilçeye hiçbir karı yok bence. Yollarımız uzadı, köprülerde sıkıntı çıktı” diye konuştu.

“Devlet istediğini aldı vatandaşlar alamadı”

Mehmet Dalkılıç ise “Devlet Yusufeli barajı yaparak istediğini aldı ama vatandaş istediğini alamadı. Eski ilçede kendi yerim vardı hak sahibi olmadım, yeni ilçede kiracı oldum” dedi.

“Burada hak mağduriyeti yaşandı”

İlçe halkından Kuddüs Çiçek de, “Buradaki en büyük mağduriyetlerden biri hak mağduriyeti. Yaşamayan insanların hak sahibi olmaları büyük bir tepki aldı. Bunu ifade etsek de karşılık bulamadık. İnsanlarda buna ister isteme tepki oyu verdi. Kiralık ev de bulamıyoruz, kiralar çok pahalı, ev sahipleri kim onları da bulamıyoruz” şeklinde konuştu. – ARTVİN

]]>
https://www.haber60.com.tr/yusufelide-belediye-secimlerini-chp-kazandi/feed/ 0
CHP Sözcüsü Yücel: “Anayasal Kurumları Yok Sayıp, Anayasa’yı İhlal Edenlerle CHP’nin Mutabık Olması Söz Konusu Dahi Değildir” https://www.haber60.com.tr/chp-sozcusu-yucel-anayasal-kurumlari-yok-sayip-anayasayi-ihlal-edenlerle-chpnin-mutabik-olmasi-soz-konusu-dahi-degildir/ https://www.haber60.com.tr/chp-sozcusu-yucel-anayasal-kurumlari-yok-sayip-anayasayi-ihlal-edenlerle-chpnin-mutabik-olmasi-soz-konusu-dahi-degildir/#respond Sat, 20 Apr 2024 02:06:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28388 (ANKARA) CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un “Yeni Anayasa konusunda herkes mutabık” sözlerine ilişkin; “Şunu net bir şekilde söyleyelim; Sayın Bakan da duysun. Hukuku yok sayan, demokrasiyi benimsemeyip, halkın iradesini gasp eden, yargıya müdahale edip, yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını ortadan kaldıran, hak ve özgürlükleri tırpanlayan, Anayasal kurumları yok sayıp, Anayasa’yı ihlal edenlerle bizim, toplumun yüzde 38’inin oyunu alarak birinci parti olan CHP’nin mutabık olması söz konusu dahi değildir.” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Merkezi’nde, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında 31 Mart Yerel Seçimleri’nin ardından ilk Parti Meclisi (PM) toplandı. CHP Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, PM Toplantısı devam ederken açıklamalarda bulundu.

31 Mart yerel seçimlerinde halkın CHP’yi birinci parti yaparak, büyük ve önemli bir sorumluluk verdiğini belirten Yücel, kazandıkarı büyük seçim başarısı sonrasında asla rehavete kapılmadan ve hiç ara vermeden çalışmaya devam ettiklerini söyledi.

Hafta başındaki seçim sonuçlarının değerlendirildiği olağan MYK toplantısının ardından bugün de MYK toplantısı gerçekleştirdiklerini ifade eden Yücel, il başkanları ve belediye başkanlarıyla yarın ve pazar günü “İktidar yolunda CHP belediyeciliği çalıştayı” yapacaklarını kaydetti. Yücel, “Genel Merkezimiz bünyesinde kurulan ‘Yerel Yönetimler Eşgüdüm, Denetim ve Eğitim Birimi’ ile yerel yönetimlerde başka bir sayfa açıyoruz. Bu birimle, denenmiş ve başarılı olmuş projeleri başka illere ulaştıracağımız bir sistem kuracağız. Geçmiş dönemde görev yapmış başarılı belediye başkanlarımız, emekli sayıştay denetçileri deneyimleri ve birikimleriyle belediyelerimizin bütçelerinin ve kaynaklarının çok daha verimli kullanılmasında yol gösterici olacak.” eklinde konuştu.

“CHP İKTİDARA GELDİĞİNDE HAYAT PAHALILIĞINI ORTADAN KALDIRACAK”

Genel Başkan Özel’in 2 gün önce Fransa’nın Strazburg kentinde Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi ilkbahar oturumuna katıldığını anımsatan Yücel, şöyle devam etti:

“Genel Başkanımızın burada yaptığı konuşma katılımcılarca büyük bir ilgiyle takip edildi ve beğeniyle karşılandı ve konuşması ayakta alkışlandı. Konuşmasında İstanbul Sözleşmesi’ne yaptığı vurgu, partimizdeki değişim ve gençleşmenin öznesi olarak ‘kadın ve gençlerin ön plana çıkması’ büyük beğeni topladı. CHP’nin Türkiye’yi heyecanlandıran yerel seçim başarısı; sadece Türkiye’ye değil Avrupa’nın sol sosyalist partilerine de umut oldu. Genel Başkanımızın Sayın Özgür Özel’in önderliğinde başlattığımız değişim, Türkiye’nin sıkışmış siyasetinde açtığımız yol, göreceksiniz CHP iktidara geldiğinde demokrasiyi kurumsallaştıracak, ülkeyi normalleştirecek, ekonomiyi düzelterek, toplumun belini büken hayat pahalılığını ortadan kaldıracaktır. Türkiye’de çağdaşlığın, eşitliğin, özgürlüğün, adaletin ve demokrasinin teminatı olan CHP, aynı zamanda ülkemizin medeni dünya ile de köprüsüdür.”

“OLASI BİR MÜLTECİ AKININA KARŞI ÖNLEM ALINMIŞ MIDIR?”

Orta Doğu’da tansiyonun günden güne yükseldiğine işaret eden Yücel, şu değerlendirmede bulundu:

“İran-İsrail geriliminin arkasında İsrail Gazze’yi vurmaya ve sivilleri öldürmeye devam ediyor. İsrail İran’a gerçekleştirilen saldırıyı üstlenmezken; ABD’den ‘İsrail İran’a saldırı yapacağını bize bildirdi’ açıklaması geliyor. Peş peşe gelen, birbirini yalanlayan, çelişkili, tutarsız açıklamalar bölgede gerilimi tırmandırıyor. Olası bir bölgesel savaşta Türkiye her konuda bundan etkilenecektir. Peki, tüm bunlar yaşanırken başta Dışişleri Bakanı olmak üzere tek bir yetkilinin dahi uzunca bir süre açıklama yapamadığı Türkiye bu konuda ne yapıyor? Tıpkı siz basın mensupları ve ekranları başında bizi izleyen vatandaşlarımız gibi ne yaptıklarını biz de bilmiyoruz.

Bu nedenle, AKP iktidarına şu soruları sormak milletimiz adına bizim görevimizdir; Türkiye’nin böylesi bir askeri, siyasi ve ekonomik batakta konumu ve stratejisi ne olacak? Olası bir bölgesel savaşta, yol geçen hanı haline getirdikleri Suriye ve İran sınırlarında, olası bir mülteci akınına karşı herhangi bir önlem alınmış mıdır? Kürecik Radar Üssü saldırı bilgilerini NATO müttefikleri ile yani dolaylı olarak İsrail’le paylaşacak mı? Mustafa Kemal Atatürk bu günleri öngörerek doğu sınırlarını 1937’de Sadabat Paktı’yla, batı sınırlarını 1934’te Balkan Antantı’yla güvence altına aldı. AKP Mustafa Kemal Atatürk’ün dış politika vizyonunu biraz örnek olsun örnek alabilseydi Türkiye’yi bu duruma düşürmezdi. Böyle bir ortamda, hiç şüphesiz, ülkemizin ve partimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk’ün bize gösterdiği ‘Yurtta Barış Dünyada Barış’ anlayışı ile hareket edilmelidir. Türkiye’nin Ortadoğu’da gerilimi yükseltecek tüm politikaların karşısında olduğu net bir şekilde ortaya koyulmalıdır.”

“AKP VE MHP’DEN DEVRALINAN BELEDİYELERİN BORÇ YÜKÜ 100 MİLYAR LİRA”

Yücel açıklamasında CHP’nin kazandığı belediyelerdeki borçlara da değindi. 22 yıllık AKP iktidarının merkezi yönetimde yarattığı ekonomik tahribatın yerel yönetimlerde de çok ciddi boyutlara ulaştığını vurgulayan Yücel, şöyle devam etti:

“AKP ve MHP’den devralınan belediyelerin borç yükü 100 milyar lira. Kasaları bomboş. İsraf olağanlaşmış. Gereksiz harcama rekoru kırılmış. Sadece birkaç belediyenin durumunu anlatmak bile genel tablonun ne kadar vahim olduğunu gösterecektir. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin borcu 11 milyar Lira. İstanbul Sancaktepe Belediyesi 2 milyar lira,  Kütahya Belediyesi 1 milyar 700 milyon lira, Kilis Belediyesi:  502 milyon lira, 85 bin nüfuslu Edirne Keşan Belediyesi’nin borcu 483 milyon lira, 65 bin nüfuslu Antalya Kaş Belediyesi; 400 milyon lira borcu var. 43 bin nüfuslu İzmir Kiraz Belediyesinin borcu 332 milyon lira.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Bir de 78 yıl sonra kazandığımız Manisa’da bir soygun hikayesi var ki akıllara zarar. Seçimlere 3 hafta kala Manisa Büyükşehir Belediyesi’nden 1 milyon lirası kuruyemiş faturası olmak üzere, toplam 416 milyon 587 bin lira harcama yapılıyor. Manisa’yı 15 yıldır yöneten MHP’li Manisa Büyükşehir belediye Başkanı seçimi kaybedince, belediye başkanımız Ferdi Zeyrek’e devir teslim yapılmadan, apar topar belediyeye fatura girişi yapıp, bürokratlar üzerinden, bürokratlara baskı yaparak belediye kasasından, 130 milyonu belediye şirketi MASKİ üzerinden, 480 milyonu ise Belediye’den olmak üzere toplam 610 milyon lira ödeme yapmaya çalışıyor. ve Manisa Büyükşehir Belediye başkanımız Sayın Ferdi Zeyrek bu soygun girişimini ifşa ederek engelliyor. İşte 22 yıllık AKP iktidarının kurmuş olduğu ve sonradan MHP’nin de yanaşarak sebeplendiği ve ortak olduğu soygun düzeninden birkaç çarpıcı örnek.

“MONAKO’DA ISTAKOZ YİYEN, PERSİLVANYA’DA POZ VEREN KİŞİ MECLİS’TE”

Hizmet bekleyen halkımızın parasının nasıl çar çur edildiğini üzülerek görüyoruz. AKP Genel Başkanının açıklamalarından, halkımızın verdiği mesajı hala almadığını, seçim sonuçlarını idrak edemediğini görüyoruz. Neden biliyor musunuz? Bunlar halktan kopmuşlar. Bunların halkı anlamaları mümkün değil. Bunlar halka hizmet etmek yerine kendilerine saray yapacak kadar kibir abidesi olmuşlar. İstanbul’da Sancaktepe Belediye Binasında hiç utanmadan kendilerine 6 bin metrekare başkanlık katı yapmışlar. Hiç boşaltmayacaklarmış gibi şatafata boğdukları o belediye binalarını gördükçe insanın aklına genel seçim sonrasında boşalacak olan saray geliyor. Asıl şatafat orada. O saray boşaldığında işte o zaman anlayacaksınız emekliye neden bütçe olmadığını.

Sancaktepe Belediyesi’nde, içinde bu lüksü, şatafatı ve 6 bin metrekarelik başkanlık makamını içinde barındıran bu ucubeyi yapan şahıs şimdi Meclis’te. Monako’da ıstakoz yiyen, Pensilvanya’da poz veren kişi de Meclis’te. Emekliler simit satsın diyeni de Meclis’te. ‘Biz bu milletin ta kendisiyiz’ deyip 562 bin liralık saatle fotoğraf çektiren de mecliste. Dedik ya bunlar halktan kopmuşlar. Halkın verdiği mesajı almak bir yana; halkın halinden, en küçük derdinden bihaberler. ‘Fazladan belediye kazanmakla iktidar olunmaz, Türkiye’yi yöneten iktidar değişmemiştir’ yada

‘Milli irade sandığa tam olarak yansımamıştır’ diyerek, CHP’nin seçim başarısını küçümseyenler; kendilerini avutmaya, kendilerini kandırmaya devam etsinler. ‘Biz bitti demeden hiçbir şey bitmez’ deme egosu taşıyanlar, ‘Halkımız bitti dediğinde bittiğini’ er ya da geç anlayacaktır.”

“MHP’NİN GENEL BAŞKANI KILIF ARAYACAĞINA, BELEDİYELERİN ÖN CEPLERİNE BAKSIN”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarına ilişkin Deniz Yücel, şunları kaydetti:

“Bahçeli bir hesap yapıyor, sanırsınız seçim 81 ilde değil de, 51 ilde yapılmış. Seçmenlerin 3’te 2’sinin yaşadığı büyükşehirlerde oy kullananları seçmenden saymıyor MHP. MHP’nin Genel Başkanı, Cumhur İttifakı’nın yaşadığı hezimete kılıf arayacağına, belediyelerin ön cephelerine baksın. Denizli’den Kiraz’a, Kastamonu’dan Gölbaşı’na her yerde sadece borç bıraktınız. Siz kabul etseniz de etmeseniz de beğenseniz de beğenmeseniz de, Milli irade sandığa yansıdı. Şimdi şeffaf, hesap veren ve halkçı belediyecilik yapma zamanı.

Belediyeler artık sadece halka hizmet edecek. Para muslukları kesildi, tabiki üzülecekler. İsraf azalacak, tabii şaşıracaklar. CHP, yerelden sonra merkezi iktidara geldiğinde de, köşelerine çekilip izleyecekler ne yapalım. Bu kadar soygunun, israfın, kibirin, Anayasa tanımazlığın, halk düşmanlığının bir karşılığı olacak. Hiç merak etmeyin; o belediyelere yerleştirdiğiniz böceklerin, kameraların hesabı da sorulacak. Belediyelerin kasalarını boşaltanlar, makam araçlarını çamurlu suyla dolduranlara bu millet elbette bir ceza kesecek.”

“SAYIN ERDOĞAN NEDİR BU PARLEMENTER SİSTEM KORKUNUZ?”

Deniz Yücel, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarına ilişkin de şunları söyledi:

“Erdoğan’a göre, 14 – 28 Mayıs seçimlerinden sonra parlamenter sisteme dönüş tartışmaları milletimiz tarafından bir daha açılmamak üzere kapanmış. Sayın Erdoğan nedir bu parlamenter sistem korkunuz? Neden bu kadar korkuyorsunuz? 20 yılda 6 kez Merkez Bankası Başkanı değiştiriyorsun, ‘Faiz sebep enflasyon sonuç’ politikanızdan bir türlü vazgeçmiyorsunuz. Merkez Bankası fakirden alıp zengine veriyor,

Daha önce hiç zarar etmemiş olan Merkez Bankası KKM ödemelerini üstlendikten sonra, 818 milyar lira tarihi zarar açıklıyor. Ülkede onca hukuksuzluk yaşanıyor, Hatay’ın iradesi hapse tıkılıyor, bir milletvekili haksız ve hukuksuz bir şekilde tutsak ediliyor, emeklilerin taşan sabrı iktidara büyük bir ders veriyor, açlık sınırıyla asgari ücret eşitlenmiş, et fiyatlarındaki artış geçen yıla göre yüzde 100. Milyonların hızla yoksullaştığı, işçinin, emekçinin, emekçi, öğrencinin, dar gelirlinin bırakın et almayı, ekmek almakta zorlandığı bir ülke haline gelmişiz,

Ülkede dertler çığ gibi büyüyor, bunlardan korkmuyorsunuz da parlamenter sistemden korkuyorsunuz öyle mi? Neden korkuyor biliyor musunuz? Çünkü Erdoğan tek adam konforunu kaybetmek istemiyor. Kontrolün kendisinde olmadığı bir ihtimale tahammülü bile yok. Çünkü ülkede kendisini denetleyecek kimseyi istemiyor.”

“FİYATLARDAKİ FAHİŞ ARTIŞIN TEMEL SEBEBİ AKP’NİN YANLIŞ EKONOMİ POLİTİKALARI”

Ülkenin ekonomik durumuna dikkati çeken Deniz Yücel, şöyle devam etti:

“AKP’nin seçim boyu ilden ile gezdirdiği Bakanlar, nihayet görevlerinin başına geçti. Ancak yine akıllara durgunluk veren açıklamalar yapmaya başladılar. Ticaret Bakanlığının başındaki şahıs, AKP iktidarından önce enflasyonun 2-3 haneli rakamları gördüğünü söylemiş. Neymiş 20 yıl önce enflasyon tek haneliymiş. Neymiş, fahiş fiyat artışları ve yüksek enflasyonun sebebi Covid-19 salgınıymış. Sayın Bakan, Sizi hiç üzmek istemeyen TÜİK’in en son açıkladığı enflasyon verisi bile yüzde 68.50 yani 2 haneli gerçek enflasyon ise ENAG verilerine göre yüzde 124.63 yani 3 haneli. Fiyatlardaki fahiş artışın temel sebebi pandemi değil AKP’nin yanlış ekonomi politikaları. Sayın Bakan, ‘Dünyada da enflasyon çok yüksek’ demiş. Sen bebek mi avutuyorsun? Çocuk mu kandırıyorsun? Bakın, bu milleti kimse aptal yerine koymaya çalışmasın. TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarına göre Türkiye Şubat ayında Avrupa’da yüksek enflasyonda ilk sıradaydı.

Dünyada ise en yüksek enflasyonun olduğu 5’inci ülke idi.”

“ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI GÜNDEMİNE DERHAL ASGARİ ÜCRET GÜNCELLEMESİNİ ALMALI”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın asgari ücrete Temmuz ayında herhangi bir ara zammın gündemlerinde olmadığını açıkladığını anımsatan Deniz Yücel, “Emekliye de, enflasyon ya da sözleşme farkı dışında bir zam yapılamayacakmış. Emekliler, çalışanlar mağdur, gençler işsiz. Bir çözüm, bir adım, bir müjde bekliyorlar. Ama yapılan açıklama ortada. Mevcut asgari ücretle bir ay değil, bir haftayı geçirmek imkansız. 10 bin liralık emekli maaşıyla geçinme ihtimalini bile konuşmuyoruz. Bu ekonomik koşullarda, asgari ücrete bir güncelleme yapılması, tarafından derhal gündeme alınmalıdır.” diye konuştu.

Yücel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Halkımız bu haldeyken, AKP iktidarı hala utanmadan, sıkılmadan, ‘2023 yılını yüzde 4,5 büyüme oranıyla kapattık’, ‘Satın alma gücü paritesine göre dünyanın en büyük 11. Ekonomisiyiz’ ‘Milli gelirde 1,1 trilyon doları, kişi başına düşen gelirde de 13 bin doları aştık’ masallarıyla halkın gözünü boyamaya çalışıyor. Kişi başına düşen milli gelir hedefi hani 25 bin dolardı? 25 bin dolar nerede, 13 bin dolar nerede? Ayrıca ‘satın alma gücü paritesini’ baz almak nedir değerli arkadaşlar? Neden üretimde büyümeyi baz almıyorsunuz? Neden ihracatta büyüme rakamlarını baz almıyorsunuz? Çünkü üretimde ve ihracatta bir büyüme yok, dışa bağımlı ülke konumumuzu hala sürdürüyoruz. Bunlar boş laflar. Nasıl oluyor da, hem ekonomik olarak devamlı bir büyüme içinde oluyoruz? Hem de emekliye kaynak bulamıyoruz? ‘Emekliye 10 bin lira yeterli değil ama ülkemizde tek çivi çakmasak, tüm yatırım bütçesini buraya aktarsak bile yetmiyor’ diyen Erdoğan değil miydi?”

“AKP İKTİDARI YEREL SEÇİMLERDE HALKTAN SARI KART GÖRDÜ AMA YETMEMİŞ. İLLA KIRMIZI KART GÖSTERİN DİYOR”

CHP Grubu’nun ‘En düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çekilmesi teklifi”nin Meclis’te bekletildiğini kaydeden Deniz Yücel, şunları söyledi:

“Sonra da ekonomimiz büyüyor diyorlar, ekonomik göstergelere toz kondurmuyorlar. Bu ekonomik büyüme emeklilere neden yansımıyor? Her şeye para var, emekliye gelince para yok. Emeklilerimiz bu ülkede üvey evlat muamelesi görmekten bıktı usandı, sandıkta da tepkisini gösterdi, anlamak istemeyen, mesajı almayan AKP iktidarıdır. AKP iktidarı yerel seçimlerde halktan sarı kart gördü ama yetmemiş. İlla kırmızı kart gösterin diyor. Erdoğan’ın ekonomik büyümeden anladığı Osmangazi Köprüsünden geçen araç sayısı, İstanbul Hava Limanı’nın bilmem kaç kişiye hizmet vermesi. Neymiş, bu hizmetler kamu özel iş birliği ile yapılmış, devletin kasasından hiç para çıkmamış. Sayın Cumhurbaşkanı, bu milletin aklını, zekasını hafife alıyor. Vatandaşın vergisiyle yapılan köprülerin, yolların, hava limanlarının verdiği hizmetlerle övünmek ve ‘biz yaptık, devletin kasasından 5 kuruş para da çıkmadı’ diyebilmek en hafif tabiriyle yüzsüzlüktür. AKP’nin uyguladığı ‘Kamu özel iş birliği modeli’, vatandaşımızın sırtında bir yüktür. Verilen geçiş garantileri, tutturulamayan hedeflerin hepsi vatandaşın vergilerinden karşılanıyorken devletin kasasından tek bir kuruş çıkmadı diyemezsiniz. Tabii siz vatandaşın ödediği vergiyi keyfi olarak harcamayı alışkanlık haline getirdiğiniz için devletin asli görevi olan hizmetleri de marifet sayıyorsunuz. Cumhuriyet tarihi boyunca halktan bu kadar kopuk bir iktidar görülmemiştir.

Bu ülke bu kadar müsrif, sadece kendini düşünen, ‘İtibar itibar’ deyip har vurup harman savuran bir yönetici kadrosuyla daha önce hiç yönetilmedi.”

“ADALET BAKANI DUYSUN”

Yücel, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un açıklamalarına ilişkin de şu değerlendirmeyi yaptı:

“Adalet Bakanı ‘Yeni Anayasa konusunda herkes mutabık’ demiş. Şunu net bir şekilde söyleyelim; Sayın Bakan da duysun. Hukuku yok sayan, demokrasiyi benimsemeyip, halkın iradesini gasp eden, yargıya müdahale edip, yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını ortadan kaldıran, hak ve özgürlükleri tırpanlayan, Anayasal kurumları yok sayıp, Anayasa’yı ihlal edenlerle bizim, toplumun yüzde 38’inin oyunu alarak birinci parti olan CHP’nin mutabık olması söz konusu dahi değildir. Adalet Bakanlığı koltuğunda oturan şahıs, kendisi de hukukçu ama yine de hatırlatmakta fayda var. Anayasalar toplumsal mutabakat metinleridir. Anayasalar tabii ki değiştirilebilir. Ancak Anayasa değişikliklerindeki en temel kriter, toplumun ihtiyaçlardır. Bir siyasi partinin varlık kaygısı değil.

Bu ülkenin kurucu partisi olan CHP olarak, Anayasal ile teminat altına alınan temel hak ve özgürlüklerin korunması; Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti niteliklerinin kuvvetlendirilmesi ve işler hale getirilmesi konusundaki duruşumuz son derece kararlıdır ve nettir.”

“CHP’NİN BAŞARISINI ZAYIFLATMAK İÇİN ÇALIŞAN PARTİLİ VARSA YAPTIRIM UYGULAMAK  GÖREVİMİZ”

Yücel, açıklamasının ardından bir gazetecinin “Seçim sürecinde bazı CHP’lilerin parti aleyhine çalıştığının tespit edildiği ve bir genelge yayınlandığı söyleniyor, doğru mu” sorusuna “CHP, kurallarla, tüzük ile yönetmelik ile yönetilen bir parti. CHP’nin seçim sürecindeki başarısına engel olmak ya da zayıflatmak için çalışan bir partili varsa bir yaptırım uygulanması, bizim her şeyden önce görevimiz ve sorumluluğumuzdur. Bu yönde birtakım iddialar gündeme geldiyse bunlar araştırılır. İl, ilçe başkanlıklarımız bunlarla ilgili verileri toplar ve gerekli disiplin süreçlerini başlatırlar.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-sozcusu-yucel-anayasal-kurumlari-yok-sayip-anayasayi-ihlal-edenlerle-chpnin-mutabik-olmasi-soz-konusu-dahi-degildir/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yücel: Bazı CHP’lilerin parti aleyhine çalıştığı iddiaları araştırılır ve disiplin süreci başlatılır https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-deniz-yucel-bazi-chplilerin-parti-aleyhine-calistigi-iddialari-arastirilir-ve-disiplin-sureci-baslatilir/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-deniz-yucel-bazi-chplilerin-parti-aleyhine-calistigi-iddialari-arastirilir-ve-disiplin-sureci-baslatilir/#respond Sat, 20 Apr 2024 01:36:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28368 CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel, yerel seçim sürecinde bazı CHP’lilerin parti aleyhine çalıştığı iddialarına ilişkin, “Bu yönde birtakım iddialar gündeme geldiyse bunlar araştırılır, il başkanlıklarımız, ilçe başkanlıklarımız bunlarla ilgili verileri toplarlar ve gerekli disiplin süreçlerini başlatırlar.” dedi.

Yücel, parti genel merkezinde Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi (PM) toplantılarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

İran ve İsrail arasındaki gerilime değinen Yücel, “Türkiye’nin böylesi bir askeri, siyasi ve ekonomik batakta konumu ve stratejisi ne olacak?” diye sordu.

Böyle bir ortamda, hiç şüphesiz Büyük Önder Atatürk’ün “Yurtta barış dünyada barış” anlayışı ile hareket edilmesi gerektiğini ifade eden Yücel, “Türkiye’nin Orta Doğu’da gerilimi yükseltecek tüm politikaların karşısında olduğu net bir şekilde ortaya koyulmalıdır.” görüşünü dile getirdi.

Yerel seçimin ardından yapılan bazı açıklamaları anımsatan Yücel, “Siz kabul etseniz de etmeseniz de beğenseniz de beğenmeseniz de milli irade sandığa yansıdı. Şimdi şeffaf, hesap veren ve halkçı belediyecilik yapma zamanı. Hiç merak etmeyin o belediyelere yerleştirdiğiniz böceklerin, kameraların hesabı da sorulacak. Belediyelerin kasalarını boşaltanlar, makam araçlarını çamurlu suyla dolduranlara bu millet elbette bir ceza kesecek.” diye konuştu.

“Bu ekonomik büyüme emeklilere neden yansımıyor?”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın asgari ücretle ilgili açıklamasını anımsatan Yücel, “Bu ekonomik koşullarda asgari ücrete bir güncelleme yapılması iktidar tarafından derhal gündeme alınmalıdır.” dedi.

CHP Grubunun “en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çekilmesi teklifinin” Meclis’te bekletildiğini belirten Yücel, şöyle devam etti:

“Bu ekonomik büyüme emeklilere neden yansımıyor? Her şeye para var, emekliye gelince para yok. Emeklilerimiz bu ülkede üvey evlat muamelesi görmekten bıktı usandı, sandıkta da tepkisini gösterdi, anlamak istemeyen, mesajı almayan AKP iktidarıdır. AKP iktidarı yerel seçimlerde halktan sarı kart gördü ama yetmemiş. İlla ‘kırmızı kart gösterin’ diyor.”

Anayasa değişikliği

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un, “yeni anayasa konusunda herkes mutabık” dediğini aktaran Yücel, şu değerlendirmede bulundu:

“Hukuku yok sayan, demokrasiyi benimsemeyip halkın iradesini gasbeden, yargıya müdahale edip yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını ortadan kaldıran, hak ve özgürlükleri tırpanlayıp anayasal kurumları yok sayıp Anayasa’yı ihlal edenlerle bizim, yani toplumun yüzde 38’inin oyunu alarak birinci parti olan CHP’nin hiçbir konuda mutabık olması söz konusu dahi değildir.

Anayasalar toplumsal mutabakat metinleridir. Anayasalar tabii ki değiştirilebilir ancak anayasa değişikliklerindeki en temel kriter, toplumun ihtiyaçlardır, bir siyasi partinin varlık kaygısı değil. Bu ülkenin kurucu partisi CHP olarak anayasa ile teminat altına alınan temel hak ve özgürlüklerin korunması, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti niteliklerinin kuvvetlendirilmesi ve işler hale getirilmesi konusundaki duruşumuz son derece kararlıdır ve nettir.”

“Bazı CHP’lilerin parti aleyhine çalıştığı” iddiaları

Yücel, bir gazetecinin, “seçim sürecinde bazı CHP’lilerin parti aleyhine çalıştığının tespit edildiği ve bir genelge yayınlandığı” iddialarını anımsatarak, “Bunun doğruluğu var mıdır? Genelgeyle ne amaçlanmaktadır? Tespit edilen isimler var mıdır?” soruları üzerine, şunları söyledi:

“CHP kurallarla tüzükle yönetmelikle yönetilen bir parti. CHP’nin seçim sürecindeki başarısına engel olmak ya da zayıflatmak için bir çalışma içerisine giren bir parti üyesi varsa bir yaptırım uygulanması, bir disiplin süreci işletilmesi bizim her şeyden önce görevimiz ve partimize karşı sorumluluğumuzdur. Dolayısıyla bu yönde birtakım iddialar gündeme geldiyse bunlar araştırılır, il başkanlıklarımız, ilçe başkanlıklarımız bunlarla ilgili verileri toplarlar ve gerekli disiplin süreçlerini başlatırlar.”

İddiayla ilgili benzer bir soruya ise Yücel, şu yanıtı verdi:

“Şimdi bu süreç zaten olağan bir süreçtir. Yani bunun seçim döneminde olması gerekmez. Şu an için şu tespit edilmiştir, bu tespit edilmiştir diye benim paylaşabileceğim bir durum söz konusu değil. Bu konuda il örgütlerimiz de ilçe örgütlerimiz de zaten her zaman gerekli çalışmaları yaparlar. Ancak bu konuda belli seçim çevrelerinde somut olarak birtakım şikayetler geldiyse genel merkezimiz de bu konunun ve bu iddianın üzerine eğilmiş, bu konuyu incelemiş ve bir süreç yürütüyor olabilir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-deniz-yucel-bazi-chplilerin-parti-aleyhine-calistigi-iddialari-arastirilir-ve-disiplin-sureci-baslatilir/feed/ 0
Özgür Özel: “vize Serbestisinin Önündeki Üç Engeli Aşmak, CHP İktidarında 15 Günlük İştir” https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-vize-serbestisinin-onundeki-uc-engeli-asmak-chp-iktidarinda-15-gunluk-istir/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-vize-serbestisinin-onundeki-uc-engeli-asmak-chp-iktidarinda-15-gunluk-istir/#respond Thu, 18 Apr 2024 23:30:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28178 HABER: GÜLARA SUBAŞI/ KAMERA: MEHMET MEHMETLİOĞLU

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Vize serbestisinin önündeki üç engeli aşmak, CHP iktidarında 15 günlük iştir. veya CHP gibi düşünenlerle birlikte 15 günlük iştir Meclis’te bu işleri halletmek. Ama temel hedefimizin AB’ye tam üyelik olduğunu, bu yoldaki yürüyüşün her adımının biraz daha demokratik bir Türkiye yaratacağını, hukukun üstünlüğü arayışının Türkiye’nin bugünkü ekonomik sıkıntıları aşma noktasında hukuk güvencesi açısından yabancı yatırımcı çekmek, Türk şirketlerine yabancı ortaklar bulmak, Türkiye’de mal ve can güvenliği noktasında bir hukuk güvencesi ve hukuki öngörülebilirlik açısından değerlendirildiğinde ne kadar kıymetli olduğunu böyle kıymetli bir topluluğa hatırlatmama dahi gerek yok” dedi.

(STRAZBURG) CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Strazburg temasları kapsamında CHP Strazburg Birliği üyeleriyle bir toplantı yaptı. Burada Özel’e Genel Sekreter Selin Sayek Böke, Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu ve CHP Strazburg Birliği Başkanı Burak Özkuzucu eşlik etti. Özkuzucu’nun açış konuşmasının ardından Özel, üyelere hitap etti. Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Türkiye için yeniden demokrasi, yeniden hukuk devleti, yeniden kuvvetler ayrılığı ve ileride yeniden Avrupa Birliği’nin (AB) tam üyesi olabilmeyle ilgili bir iddiayı ortaya koyabilme umudu ilk kez yeniden yeşerdi. Ben, seçildiğimiz kurultayda birçok söz verdim. Ama o sözlerden bu burayla ilgili en önemli kısmı; CHP’nin dış ilişkilerine emek veren, bir tanesi AKPM’deki en genç üyelerinden biri olan Aysu Bankoğlu olmak üzere, şu andaki Genel Sekreterimiz geçmiş dönemlerde çok önemli görevler yapan Selin Sayek Böke olmak üzere delegasyon düzeyinde çok önemli emekleri var. Ama lider düzeyinde hem dış ilişkilerde, dış politika noktasında çok daha aktif bir siyaset izleyeceğimizi ifade etmiştim. Ben bugün AKPM’de ilk kez bulundum ve bir dizi görüşme gerçekleştirdim. Sosyalist grupta bir konuşma yaptım, Türkiye’de çok sayıda televizyon canlı yayında verdi. Orada Filistin meselesinden Azerbaycan’ın konseyde yaşadığı sorunları, hepimizin ortak halletmesi gereken neoliberal politikaların her geçen gün yarattığı yoksulluğa ve o yoksulluğun ve birtakım korkuların yönetimiyle aşırı sağın yükselmesini, bunun hem bizim hem diğer ülkelerde yaşayan göçmenler için yeniden hortlattığı riskleri, sol, sosyal demokrat bir parti olarak kazandığımız yerel seçim zaferinin sırrı, anahtarları, kilometre taşlarına ilişkin deneyim paylaşımına kadar bir konuşma yaptım. Ardından İYİ Parti’nin de temsil edildiği Liberallerin grubunu ziyaret ettim, başkanlarıyla görüştüm. Yine DEM Parti’nin mensubu bulunduğu grubu ziyaret ettim ve o grubun başkanıyla bir toplantı gerçekleştirdim.

Bunun yanı sıra, hiçbir partiyi ayırmaksızın Türkiye Delegasyonu’nu ziyaret ettim ve onlarla bir sohbet gerçekleştirdim. Tabii Sayın Büyükelçi’yi, büyükelçiliğimizde ziyaret ettiğimi hatırlatmama gerek yok. ve son olarak Meclis Başkanını ziyaret ederek karşılıklı beklentilerinizi, iyi ilişkilerin arttırılmasını ve hep birlikte yapabileceğimiz çok şeyin olduğunu konuştuk. Tabii kendisi görevi gereğince Yunanistan’ı temsil etmiyor, tüm AKPM’yi temsil ediyor. Ama Türkiye-Yunanistan ilişkilerini, Kıbrıs sorununu, bunun aşılmasıyla ilgili diyalog, diplomasi ihtiyacına yönelik karşılıklı görüş alışverişimizi de çok değerli ve yeni bir dönemin ilk adımlarını atabilecek bir ortak irade beyanı olarak karşılıklı ifade ettik. Çok verimli AKPM temasları oldu. Buradan kendi adımıza, partimiz adına mutlu ayrılıyoruz ve gelecek açısından son derece önemli gördüğümüz adımları attığımızı değerlendiriyoruz.

“AB ÜYELİĞİNİ ÇOK UZUN SÜREDİR BEKLİYORUZ”

Bundan sonra buraya daha çok geleceğim. Daha aktif bir siyaset, dış politika ve dış ilişkiler yürüteceğiz. Türkiye’nin AB üyeliği üçüncü Genel Başkanımız ve dönemin Başbakanı Ecevit zamanında tam üyelik başvurusu yapılmıştı. Çok uzun süredir bekliyoruz. Karşılıklı hatalar, karşılıklı eksiklikler var. Sorunun tümünü Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten hükümetlere yükleyemeyeceğimiz gibi, sorunu AB’ye de tek başına yüklemek doğru değil. Ama bugün Türkiye’de insanlar çok önemli bir vize sorunu yaşıyorlar. Gizlenmiş bir ambargo uygulanıyor. Bu konuyu da bugün dile getirdim. Ülkelerin liderlerine elbette bu sorunun aşılmasıyla ilgili katkı talep ettik, bu benim görevim. Ama bu sorunun esas çözüm alanı, 2015 yılında o zaman partisinin genel başkanı değil, tarafsız cumhurbaşkanıyken, o dönem Sayın Davutoğlu vize serbestisi için çalışıyorken, biz bunun için AK Parti’ye kayıtsız şartsız destek vereceğimizi söylemişken iş Siyasi Ahlak Yasasına gelince, Kişisel Verileri Koruma Kanununa (KVKK) gelince, terör tanımının AB standartlarında -her düşüneni, her konuşanı, her gazeteciyi, her öğrenciyi terörist ilan etmemesi için- netleştirilmesine gelen son üç kanun noktasına geldiğimizde, Erdoğan’ın dönüp ülkenin başbakanına, ‘Bunları çıkarırsan bir tane il başkanı, bir tane ilçe başkanı bulamazsın.’ Bu önemli bir itiraftı. ‘Bunu çıkarırsan cezaevlerindeki bütün teröristler dışarı çıkar, kimseyi zapt edemezsin’ deyip önce set çekmesi sonra da onu Siyasi Ahlak Yasası ve ‘Hırsızlık yapan kardeşim olsa kolunu koparırım’ lafından sonra partiyi de Erdoğan’a rağmen yönetmeyi çalışacağını düşününce, alıp adeta kapının önüne koyup Türkiye’yi de Binali Yıldırım’a teslim ettiği süreci hep birlikte yaşadık.

“ÜÇ KANUNU ÇIKARMADILAR, ÜLKENİN BAŞBAKANINI DAHİ DEĞİŞTİRDİLER”

O günlerde bu üç kanunu çıkarmadılar ve ülkenin Başbakanını dahi değiştirdiler. Gitgide despotlaşan bir yönetim var. Örneğin İstanbul seçimlerini KVKK Avrupa standartlarında olmadığı için, İstanbul’daki bütün psikiyatri raporlarını üç bavula doldurup, YSK’ya götürüp ‘Bunların içinde kısıtlı seçmenler var. Akıl hastası oldukları için oy kullanamazlardı. Oy kullandılar, seçimi iptal edin.’ Seçimlerde, Siyasi Ahlak Yasası olarak bilinen yasaya karşı çıkıp daha sonra o günlerde ve devamında siyasetini hangi maden şirketlerini, hangi uluslararası şirketlere, başka ülkelerin Türkiye’deki yatırımlarına finanse ettirdiğini gördüğümüzde o kanunu niçin istemediğini hep birlikte anladık ve yaşamış olduk. Elletmediği ve her geçen gün daha da sertleştirdiği terör tanımı yüzünden nasıl gazetecileri, öğrencileri, siyasetçileri mahkum ettiğini, hapse attığını ve nasıl bir siyaset izlediğini hep beraber gördük. O yüzden örneğin vize serbestisinin önündeki bu üç engeli aşmak, CHP iktidarında 15 günlük iştir. veya CHP gibi düşünenlerle birlikte 15 günlük iştir, Meclis’te bu işleri halletmek. Ama temel hedefimizin AB’ye tam üyelik olduğunu, bu yoldaki yürüyüşün her adımının biraz daha demokratik bir Türkiye yaratacağını, hukukun üstünlüğü arayışının Türkiye’nin bugünkü ekonomik sıkıntıları aşma noktasında hukuk güvencesi açısından yabancı yatırımcı çekmek, Türk şirketlerine yabancı ortaklar bulmak, Türkiye’de mal ve can güvenliği noktasında bir hukuk güvencesi ve hukuki öngörülebilirlik açısından değerlendirildiğinde ne kadar kıymetli olduğunu böyle kıymetli bir topluluğa hatırlatmama dahi gerek yok. ve yine kuvvetler ayrılığı dediğimiz; yasama, yürütme, yargının birbirinden kesin bir şekilde ayrılması, bunun kesin olarak ayrı olduğu dünyada en güçlü 10 ekonominin 9’unun güçlü parlamentolar ve katı kuvvetler ayrılığıyla yönetildiği ve hukukun üstünlüğü endeksinde de en üst sıralarda olan ülkeler olduğunu ve siz hukuku üstün kıldıkça Türkiye’nin daha zenginleşeceğini herhalde ifade etmeye bile gerek yok.

“BİZİM BUNDAN SONRAKİ ÇIPAMIZ AB’YE TAM ÜYELİK HEDEFİDİR”

O yüzden biz, AB için attığımız tam üyelik için her adım Türkiye’yi daha çok güvenilen, daha çok ziyaret edilen, daha çok turist olarak gidilen, yatırımcı olarak gidilen, iş yapmak için gidilen bir ülke haline getireceği muhakkak. O yüzden bizim bundan sonraki çıpamız AB’ye tam üyelik hedefidir. ve bu noktada çok kararlı bir yürüyüş sergileyeceğimizi ifade etmek isterim. Biz yurt dışı seçim çevresi olmasını ve o seçim çevresinden partilerin adaylar göstermesini, aldıkları oy nispetinde de milletvekili çıkarmalarını ve Türkiye’deki parlamentonun mensubu olmalarını savunuyoruz. Bu konuda kanun teklifimiz var. Burada vatandaşın sahipsizlik, kimsesizlik, buradaki Türk toplumunun arkasında durulmadığına ilişkin duygu durumuyla ilgili bugün çok şey duydum. Bu konuda üzerimize ne düşüyorsa yapmamız lazım. Biz artık Türkiye’nin en çok oy alan birinci partisiysek bir muhalefet refleksiyle değil, birinci parti kararlılığıyla ve özgüveniyle buralara daha çok gelmeli, daha çok temas etmeli, sorunları hem buradaki muhataplar nezdinde çözmeli, hem burayı daha kendilerini yakın ve ilgili hissettirme noktasında üzerimize düşeni mutlaka yapmalıyız. Emeklilere yurt dışında çalışma izni noktasındaki sorunlardan haberdarım. Türkiye’de bir erken emeklilik, daha doğrusu borçlanarak emeklilik yerine geldiyse burada çalışma izninin olmaması ve sosyal yardımların alınılmamasının büyük bir problem olduğu bize hep rapor ediliyordu. Ayrıca bir diğer sorun olarak da Türkiye’de borçlanarak emekli olma şartlarının inanılmaz ağırlaştırıldığını ve fiilen artık bu imkanın ortadan kalktığını da biliyoruz. Parlamentoda bu konuda arkadaşlarımız zaman zaman konuşmalar yapıyorlar.

Askerlikle ilgili Türkiye’deki bedelli askerlik ücretine sabitlenmesi gerekiyor. Çünkü artık Türkiye’de isteyen bedelli askerliği yapabiliyorken böyle yüksek ücret uygulanmasının önemli bir haksızlık olduğunu ifade eden bir araştırma komisyonu teklifi sunulabilir. Belki diğer partilerle diplomasi yapılabilir. AKPM’deki üyeler üzerinden ve partilerine böyle bir komisyonun kurulmasını onlar da telkin ederlerse komisyon çok faydalı bir çalışma yapıp üç ay içinde rapor yazabilir. O raporlar Meclis tarafından ve yürütme tarafından kanunlarımıza göre dikkate alınması gereken raporlar oluyor. Her ne kadar Soma raporu o kadar ciddiye alınmamış olsa da ve birçok kez teklif etsek de hep reddedilip reddedilip facialardan sonra kullanılan komisyonlar maalesef çok üzücü. Bugün de İliç Komisyonu kuruldu şimdi. Ama Soma Komisyonu, Soma faciasından önce reddedilmişti. Bugün, Hekime Karşı Şiddeti Önleme Günü. Bu konuda CHP’nin 11 tane sağlık emekçilerine karşı şiddetin araştırılması önergesi reddedilip Gaziantep’te Ersin doktorumuzunkarnına koca bir bıçak sokulduğu günün ertesi günü oy birliğiyle kurulmuştur bu komisyon. Bir kez daha hem Ersin’i hem hayatını kaybeden bütün sağlık çalışanlarını rahmetle anıp, bugün çalışan sağlık çalışanlarımıza duyduğumuz minneti ifade edip, Türkiye’den yurt dışına en çok giden nitelikli göçün doktorlar ve sağlık emekçileri olduğunu hatırlatıp, iktidarımızda ve iktidar olana kadar da yapacağımız yapıcı muhalefet sürecinde bu sorunu hep dile getireceğimizi ve onların yeniden Türkiye’ye dönmesi, Türkiye’ye katkı sağlamalarının çok önemli olduğunu ifade etmek istiyorum. Erdoğan’ın, ‘Yurt dışına gideceklermiş. Giderseniz gidin. Gerekirse biz bu profesörlerin yaptığı işi, asistanlarıyla yaparız’ yaklaşımının tam bir Erdoğan yaklaşımı olduğunu, burada her görüşten siyasi partiden değerli dostlarımızın olduğu bir ortamda ne kadar yıkıcı, ne kadar yıpratıcı, ne kadar gerçekten uzak ve ne kadar yanlış bir politika olduğunu ifade etmek isterim.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-vize-serbestisinin-onundeki-uc-engeli-asmak-chp-iktidarinda-15-gunluk-istir/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmeye ilişkin açıklama yaptı https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-cumhurbaskani-erdogan-ile-gorusmeye-iliskin-aciklama-yapti/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-cumhurbaskani-erdogan-ile-gorusmeye-iliskin-aciklama-yapti/#respond Thu, 18 Apr 2024 23:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28164 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmeye ilişkin, “Çok gecikmez ama bu hafta zaten yok. Önümüzdeki hafta, ondan sonraki hafta tabii sayın Erdoğan’ın da takvimine göre özel kalemler onu hallederler… Nezaket görüşmesi olsa hızla yaparız ama Sayın Erdoğan’da ‘konuşacağımız konular var’ diye ifadede bulunmuş. Benim de önemli gündemlerim olacak. Bu konuda Parti Meclisi’nden MYK’dan, grubumdan, belediye başkanlarımdan görüş alıyorum ve bunu olgunlaştırdıktan sonra öyle kısa bir görüşme için değil, belki gündemleri önceden de müzakere ettiğimiz uzun ve yapıcı olmasını ümit ettiğim sonuçlar alacağımızı düşündüğüm ve bundan sonraki Türkiye açısından anlamlı olabilecek bir sürece gireceğiz” dedi.

CHP Grubu Başkanvekilinin seçimlerinin ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM Grup Salonu çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ne zaman görüşeceğinin sorulması üzerine, şunları söyledi:

“Randevu isteyeceğiz tabii ama şöyle bir takvimlendirmemiz var. Bugün grubumuzla bir toplantı yaptık. Pazartesi MYK yapmıştık. Yarın uzun bir MYK’mız daha var. Öğleden sonra Parti Meclisimiz toplanacak. İki ayda bir toplanan Parti Meclisimizi iki ayda 13 kez topladım. Bundan sonra da sık toplanmaya devam edecek. Cumartesi günü il başkanlarımız, belediye başkanlarımız ayrı ayrı ve birlikte, cumartesi pazar günü çok özel bir çalışma toplantısında bir araya gelecekler. Yılmaz Büyükerşen başkanlığındaki heyetin beş daimi üyesi ilk toplantıya katılacak. Seçim sonuçlarını değerlendirip, bundan sonrası ile ilgili yol haritamızı belirliyoruz ki parti grubumuzdan da bir uzun toplantı daha yapma niyetindeyim. Ondan sonra Sayın Cumhurbaşkanı ile yapacağımız toplantının gündemini kendi adıma oluşturup Sayın Cumhurbaşkanı’ndan randevu talep edeceğiz.

“BU BİR NEZAKET ZİYARETİ DEĞİL”

Bu görüşme bir nezaket ziyareti değil. Biz nezaket görüşmesini bayramda telefonda yaptık. Bu ziyaret Türkiye’nin gelecek dönemiyle ilgili. Türkiye ekonomisinin yüzde 80’nine, nüfusunun yüzde 65’ine hizmet veren belediyelerin ve son birlikte girilen seçimin birinci partisinin genel başkanının son seçimlerin ikinci partisi ama bir önceki seçimlerde cumhurbaşkanlığı görevine seçilmiş olan ve bir partinin genel başkanı olan sayın Erdoğan’la yapacağı bir görüşmedir. Nezaket görüşmesi olsa hızla yaparız ama Sayın Erdoğan da ‘konuşacağımız konular var’ diye ifadede bulunmuş. Benim de önemli gündemlerim olacak. Bu konuda Parti Meclisi’nden MYK’mdan, grubumdan, belediye başkanlarımdan görüş alıyorum ve bunu olgunlaştırdıktan sonra öyle kısa bir görüşme için değil, belki gündemleri önceden de müzakere ettiğimiz uzun ve yapıcı olmasını ümit ettiğim sonuçlar alacağımızı düşündüğüm ve bundan sonraki Türkiye açısından anlamlı olabilecek bir sürece gireceğiz. O yüzden o görüşme için önce parti içi kurullarla tüm temasları tamamlamam gerekiyor. Hatta önceki dönem genel başkanlarımızın her birisinde son aşamada fikirlerini, önerilerini alacağız.

Çok gecikmez ama bu hafta zaten yok. Önümüzdeki hafta, ondan sonraki hafta tabii Sayın Erdoğan’ın da takvimine göre özel kalemler onu hallederler.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-cumhurbaskani-erdogan-ile-gorusmeye-iliskin-aciklama-yapti/feed/ 0
Erdoğan: Düşük Katılım Oranı Partimizin Oylarını Olumsuz Etkiledi https://www.haber60.com.tr/erdogan-dusuk-katilim-orani-partimizin-oylarini-olumsuz-etkiledi/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-dusuk-katilim-orani-partimizin-oylarini-olumsuz-etkiledi/#respond Wed, 17 Apr 2024 23:42:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27918 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçim sonuçlarını değerlendirirken, “Katılım oranının düşüklüğü partimizin oylarını da olumsuz etkilemiştir. Henüz 10 ay önce yapılan seçimlerde bize ve ittifakımıza büyük teveccüh gösteren yüzde 52,2 ile bizlere güçlü destek veren insanlarımızın önemli bir kısmının sandığa gitmekten imtina ettiğini görüyoruz. Bunun altında yatan nedenleri de en ince detayına kadar analiz ediyoruz. 31 Mart seçimleri yüzde 40,5 oy oranıyla Cumhur İttifakı’nın üstünlüğü ile sonuçlanmıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’de grup toplantısında konuştu. Erdoğan’ın açıklamalarının satır başları şöyle:

“Rekabet seviyesi yüksek bir kampanya döneminden sonra seçim günü milletimizin sergilediği demokratik olgunluk gerçekten takdire şayandır. Ülkemiz aleyhine yürütülen onca kampanyaya rağmen demokrasimizin bir sandık sınavından başarıyla çıkmasını sağladık. 85 milyon olarak birlikte var olduğumuzu, hep birlikte Türkiye olduğumuzu tüm dünyaya yeniden gösterdik.

“SANDIKTAN ÇIKAN TAKDİR HANGİ YÖNDE OLURSA OLSUN SAYGINDIR”

AK Parti teşkilatlarıyla birlikte 15 Temmuz gecesi FETÖ’cü alçaklara karşı meydanlarda kurduğumuz Cumhur İttifakı da son seçimlerden alnının akıyla çıkmıştır. İttifakımızın devletimizin güvenliği milletimizin birliği ve demokrasimizin geleceği için ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılmıştır. Cumhur İttifakı olarak birlikte hareket ettiğimiz, omuz omuza beraber mücadele verdiğimiz MHP’nin Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’ye ve ülkücü kardeşlerimize de teşekkür ediyorum.

Daha önce de ifade ettiğim gibi sandıktan çıkan takdir hangi yönde olursa olsun saygındır, makbuldür, başımızın üstünde yeri vardır. Siyasetçinin milletin iradesini küçümseme, yok sayma, görmezden gelme hakkı yoktur ve olamaz. bize oy versin veya vermesin sandığa giderek iradesini ortaya koyan tüm vatandaşlarımıza müteşekkiriz, minnettarız.

Katılım oranının düşüklüğü partimizin oylarını da olumsuz etkilemiştir. Henüz 10 ay önce yapılan seçimlerde bize ve ittifakımıza büyük teveccüh gösteren yüzde 52,2 ile bizlere güçlü destek veren insanlarımızın önemli bir kısmının sandığa gitmekten imtina ettiğini görüyoruz. Bunun altında yatan nedenleri de en ince detayına kadar analiz ediyoruz. 31 Mart seçimleri yüzde 40,5 oy oranıyla Cumhur İttifakı’nın üstünlüğü ile sonuçlanmıştır. Bu seçimlerde milletimiz 12 büyükşehir, 12 il, 346 ilçe ve 169 belde olmak üzere toplam 539 belediyenin emanetini AK Parti’ye vermiştir.

“HATAY ÜZERİNDEN SOSYAL FAY HATLARIMIZLA OYNAMAYA KALKTILAR”

Hatay’a özel bir parantez açmak durumundayım. Hatay 6 Şubat depremlerinden beri en çok örselenen, sürekli siyasi tartışmalara meze edilen şehrimiz olmuştur. Hatay ile aramızı bozmak için çok uğraştılar, pek çok iftira attılar. Hatay üzerinden sosyal fay hatlarımızla oynamaya kalktılar. 31 Mart seçimleri ile Hatay kendi üzerinden oynanan kirli senaryolara karşı tavrını çok net bir şekilde ortaya koymuştur.

Ana muhalefet partisinin Hatay’ın iradesini gasp etme girişimleri son dakikaya kadar devam etmiştir. YSK’nın baskı altına alınması dahil her yol denenmiş, ‘ölülere oy kullandırıldı’ gibi akla ziyan pek çok yalan söylenmiştir. CHP’nin milli irade hazımsızlığı ayyuka çıksa da YSK bu hezeyanlara karşı son noktayı koymuştur. Önümüzdeki dönemde şehrimizi ziyaret ederek Hataylı kardeşlerimize teşekkürlerimizi bizzat ifade edeceğiz.

“ÜLKEYİ YÖNETECEKLERİNİ ZANNEDEN ZAVALLILAR”

Sonuçlara bakarak bunun bir yerel seçim olduğunu unutup şımaranlar, pervasızlaşanlar, hatta farklı heveslere kapılanlar olduğunu görüyoruz. Adeta bir genel seçim havasına girmek suretiyle sanki ülkeyi yöneteceklerini zanneden zavallılar. Birileri kendilerince ‘yerel iktidar’, ‘merkezi iktidar’ diye Türkiye’de ikili bir yapı ihdas etmeye çalışıyor. Bu tarz söylemler DEM’lendikleri ittifak ortaklarına diyet borcu ödemeleri hamleleri değilse tam bir hayalden ibarettir. 81 ilimizde tek bir iktidar vardır, o da 14-28 Mayıs seçimleriyle milletin ülkeyi yönetme vazifesi verdiği Cumhurbaşkanı ve kabinesidir. Dün 16’ncı toplantısını yaptığımız kabinemiz de görevinin başındadır. Sapla samanı karıştırmaya çalışanları daha fazla vakit kaybetmeden bu gerçekle yüzleşmeye davet ediyorum.

Şurası tartışmasız bir gerçektir ki milletimiz bizden kapsamlı, samimi ve cesur bir öz eleştiri yapmamızı istemiştir. Karşımızdaki tablo nettir. AK Parti olarak biz de bu tablonun çok iyi farkındayız. Milletimizin mesajlarını baş tacı ederken sadece bununla kalmayacak, bu mesajların gereğini de mutlaka yerine getireceğiz.

Biz siyaseti birilerine imtiyaz sağlamak, makam, kültür ve unvan dağıtmak için yapmıyoruz. Hangi konumda olursak olalım hepimiz bu makamlarda milletimize ve Türkiye’ye aşkla hizmet etmek için bulunuyoruz. Bu konuda oluşan zafiyetleri süratle gidermek boynumuzun borcudur. Bakılmadık, incelenmedik, üstü açılmadık hiçbir nokta bırakmadan muhasebemizi neticelendireceğiz.

Büyük bir davanın temsilcileri olduğumuzun şuuruyla önümüzdeki dönemi yeni bir şahlanışın dönüm noktası haline getireceğiz. Kim ne derse desin AK Parti bu ülkenin, bu milletin partisi olmayı kendi insanımızla birlikte gönül coğrafyamızdaki 100 milyonların umudu olmayı sürdürecektir.

“BİZ BİTTİ DEMEDEN HİÇBİR ŞEY BİTMEZ”

Nereden nasıl geldiğimizi, nereye yürüdüğümüzü anlamamışlar. Bu hareketin kökleri çok derinde ve ufku çok geniş bir hareket olduğunu kavrayamamışlar. Beyler, bayanlar, şunu herkes görsün ve bilsin: biz bitti demeden hiçbir şey bitmez, bitmeyecektir. Kardeşlerim, biz bu ülkenin en dinamik partisiyiz, heyecanımız ilk günkü gibi dipdiri. Biz üye sayısı itibariyle Türkiye’nin en büyük partisiyiz.

Biz seçmenin mesajını okuruz, doğru okuruz. Gerekeni yaparız. Arızaları düzeltir, eksikleri giderir, tekrar yola koyuluruz. Kimse sevinmesin, kimse umutlanmasın, kimse farklı hevesler peşinde koşmasın. Biz buradayız, sapasağlam, dimdik, en güçlü halimizle elhamdülillah ayaktayız. Seçim sonuçlarını bir fırsat bilerek AK Parti’yi yıpratmaya, AK Parti’nin dengelerini bozmaya kalkışanları da gayet iyi biliyoruz, gayet iyi görüyoruz. Eleştiri tamam, öz eleştiri tamam ama AK Parti’yi, özellikle de fedakarlık abidesi olan AK Parti teşkilatını eleştiri ya da öz eleştiri maskesi altında hırpalamaya kalkışanlara da asla müsaade etmeyeceğiz. Medyadan, sosyal medyadan, televizyon ekranlarından Ak Parti’ye ayar vermeye çalışanlara kesinlikle rıza göstermeyiz. Milletimiz dışında hiç kimsenin yönlendirmesine ihtiyacımız yok.

“ENFLASYONLA MÜCADELEMİZİ ZAFERLE SONUÇLANDIRACAĞIZ”

Milletimizin bizden ve hükümetimizden beklentilerini çok iyi biliyoruz. Artık seçimin de olmadığı önümüzdeki 4 yıl içinde enflasyonla mücadelemizi inşallah zaferle sonuçlandıracağız. Geçmişte yaptık, yine yapacağız. Terörle mücadeleden asla taviz vermeyeceğiz, içeride ve dışarıda ülkemizin, milletimizin güvenliğini daha korunaklı hale getireceğiz.

Terör devleti İsrail 7 Ekim’den bu yana hem Gazze’de hem Batı Şeria’da insanlık dışı bir soykırımı icra ediyor. İsrail Batı’dan aldığı koşulsuz destekle büyük bir şımarıklık içinde insanlık tarihine şimdiden utançla yazılmış bir katliam yürütüyor. Seçim sürecinde de seçim sonrasında da birtakım merkezlerden şahsıma ve partimize yönelik bazı insafsız, izansız ithamlarda bulunuldu. Bu ithamların, bu alçak iftiraların üzülerek söylemeliyim ki bazı çevrelerde karşılık bulduğunu hatta bize karşı kullanıldığını da gördük. Birileri yalan olduğunu bal gibi bildikleri iddialar üzerinde bizi, partimizi, hükümetimizi ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni töhmet altında bıraktı. Hatta bazı sözde partiler ne yazık ki bu konuda bizim nasıl tavır takındığımızı bildikleri halde bizi kalkıp eleştiri yağmuruna tuttular. Bunu gerçekten söylemek istemezdim, bunu söylemeye gerek duymazdım ama mecbur kaldım. Hiç kimse ne şahsımın ne de bu kadronun Filistin meselesindeki sorgulayacak kalibrede, kapasitede değildir. Bizim hayatımız Filistin mücadelesiyle geçmiş, bizim hayatımız Filistin davasıyla anlam bulmuştur.

Hafta sonu Filistin davasının lideri misafirim olacak. Beraber birçok şeyleri dertleşeceğiz, konuşacağız. Unutmayın, 12 Eylül darbesiyle Konya’daki Kudüs mitinginin ardından geldi. Unutmayın, 28 Şubat darbesi Sincan’daki Kudüs gecesinin ardından geldi. Unutmayın, MİT’e yapılan operasyon, 17-25 Aralık darbe girişimi, 15 Temmuz ihaneti, siyonizmin uşağı vatan haini FETÖ tarafından bizim Filistin hassasiyetimizi kırmak için yapıldı.

Çok açık ve net söylüyorum: Milli Mücadele sırasında Türkiye’deki Kuvayı Milliye ne ise Hamas da işte aynen odur. Bunu söylemenin de bir bedeli olduğunun elbette farkındayım. Böyle bir dönemde hakkı ve hakikati haykırmanın zor olduğunu biliyorum. Ama bütün dünya bilsin, anlasın, idrak etsin: Ne suikast girişimlerine, ne darbe girişimlerinize, ne ekonomik saldırılarınıza, ne de algı operasyonlarınıza boyun eğmeyeceğiz. Tayyip Erdoğan olarak tek başıma kalsam dahi Allah ömür verdikçe Filistin mücadelesini savunmaya, mazlum Filistin halkının sesi olmaya devam edeceğim, devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-dusuk-katilim-orani-partimizin-oylarini-olumsuz-etkiledi/feed/ 0
CHP lideri Özel: “Türkiye’nin AB üyeliği konusunda AB’deki yoldaşlarımızın desteği önem taşımaktadır” https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-turkiyenin-ab-uyeligi-konusunda-abdeki-yoldaslarimizin-destegi-onem-tasimaktadir/ https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-turkiyenin-ab-uyeligi-konusunda-abdeki-yoldaslarimizin-destegi-onem-tasimaktadir/#respond Wed, 17 Apr 2024 22:51:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27892 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi İlkbahar Oturumunda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği sürecine değinerek, “Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği konusunda Avrupa Birliği’ndeki yoldaşlarımızın desteği önem taşımaktadır. AB tam üyeliği, parti olarak bizim de halkımızın da temel hedefidir” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Fransa’da, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi İlkbahar Oturumu kapsamında Sosyalistler, Demokratlar ve Yeşiller Grubu’nda konuştu. Özgür Özel, konuşmasına, “75 yıl önce Avrupa Konseyi’ne üye ülkelerinin temsilcilerinin bir araya gelmesiyle oluşan Strasbourg’daki Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde ilk kez bulunuyor olmaktan, bugün Sosyalistler, Demokratlar ve Yeşiller Grubu’nda sizlere hitap ediyor olmaktan büyük gurur duyuyorum” sözleri ile başladı. Özel, “Ülkemiz bu çatı altında 18 üye ile temsil edilmektedir. Partimizin Avrupa Konseyi’ne ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ne bakışı, bu konseyin ilk toplantısında kabul edilen, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinden sapmamıştır. Ülkemizin kurucu partisi olarak demokrasinin, insan hak ve özgürlüklerinin geliştirilmesi için mücadele etmeyi sürdürüyoruz. Avrupa Konseyi’nin temel amacı olan insan hakları ile temel hak ve özgürlüklerin korunması gelişmelerini ilke edinmiş olan bir partiyiz. Kasım ayında CHP Genel Başkanı olarak seçildiğimde partimizin Avrupa ve dünyadaki kardeş partilerle, yoldaşlarımızla daha sıkı ilişkiler ve dayanışma içinde olması gerektiğinin altını çizmiştik. Yerel seçimler nedeniyle zamanımız dar da olsa Almanya’da SPD kongresine, Madrid’de Sosyalist Enternasyonal zirvesine, Bükreş’te Avrupa Sosyalist Partisi liderler zirvesine katıldım. Partimizde Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde görev yapmış çok değerli yöneticilerimiz, milletvekillerimiz, Avrupa kurumlarını çok iyi bilen isimler var. Bundan sonra da bu temaslarımızı sıklaştırarak sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

“Ülkemizin birinci partisi haline geldik”

Özel, “CHP olarak geçtiğimiz yıl 100’üncü kuruluş yılımızı kutladık. Avrupa’nın en köklü sosyal demokrat partilerinden biri olarak 2 hafta önce yerel seçimlerde oy oranımızı yüzde 38’e çıkarıp 17 milyon 300 bin vatandaşımızın desteğini alarak partimizi ülkemizin birinci partisi haline getirdik. 14’ü büyükşehir olmak üzere Türkiye’nin 35 ilinde birinci parti olarak belediye başkanlıklarını kazandık. Şu anda iktidarda olan partiden 11 il daha fazla kazanmış durumdayız. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Antalya, Bursa, Muğla olmak üzere hepinizin bildiği Türkiye’nin hem sanayi açısından, hem ekonomi açısından hem de sizlerin en çok ziyaret ettiği 10 ilden 9’unu CHP’li belediyelerin yönetmekte olduğunu, bugün ülke nüfusunun yüzde 65’inin CHP’li belediyelerden hizmet almakta olduğunu, yönettiğimiz belediyelerin ülke ekonomisinin yüzde 80’inini temsil ediyor olduğunu not etmek isterim” diye konuştu. Sosyal demokrat bir parti olduklarını, bu sebeple toplumun tüm kesimlerinden aldıkları bu desteğin sorumluluklarını arttırdığını belirten Özel, “Bu sorumluluğumuzun bilinciyle sosyal demokrat değerlerden ve halkımızın ihtiyacı olan adaletli yönetimden asla taviz vermeyeceğiz. Belirtmek isterim ki bizim öncüsü olduğumuz yeni siyasetin kadrolarında kadınlara ve gençlere çok daha fazla yer var. Partimizin yönetiminde yüzde 50 kadın var ve yönetim kademelerimizin yaş ortalaması 43’tür. Artık daha fazla kadın ve genç belediye başkanımız var. Katılımcı, bilime inanan, kolektif çalışma, halkımızın beklentilerini anlayarak ortak akılla karar alma anlayışı bize başarıyı getirdi. Bu anlayışımızı kurucusu olduğumuz Avrupa Konseyi’nin temel değerlerini yaşatma iradesinden de farklı değildir” dedi.

“Avrupa’daki Türk seçmenlerin daha adil bir Avrupa’yı hedefleyen partilere yöneleceğine inanıyorum”

Özel şunları kaydetti:

“Kadınların şiddetten korunduğu, eşitlik ve toplumun bir parçası olduğu toplum düzeni için İstanbul Sözleşmesi’nden tarafız. Demokrasinin ve insan haklarının herkes için güvence altında olması için Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinden tarafız. Emeğin, emeklinin, gençlerin, ekonomik ve sosyal hakların güvence altına alınması için Avrupa Sosyal Şartı’ndan tarafız. Bizim tarafımız belli. Bizim kurucu kadrolarımızın gösterdiği rotadan, demokrasiden ve çağdaşlıktan tarafız. Avrupa’nın bütün ülkelerinden ilerici, sosyal demokrat, sosyalist ve çevreci yoldaşlarımızla birlikte 31 Mart günü Türkiye’de partimizin gerçekleştirdiği seçim başarısını tüm Avrupa’ya yaymak bizlerin dayanışmasından ortak mücadelesinden geçmektedir. Bu çerçevede Haziran ayı içinde Avrupa Parlamentosu seçimlerini çok önemli görüyoruz. CHP Genel Başkanı olarak bu seçimlerde ilerici, sosyal demokrat, sol siyasi partilere destek vermeye, katkı sunmaya hazır olduğumuzu buradan ifade etmek isterim. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yaşayan Türk seçmenlerin daha adil bir Avrupa’yı hedefleyen partilere yöneleceğine inanıyorum. Bunu bir davet olarak ifade ediyorum. Balkan coğrafyasından komşumuz ve Avrupa’nın en genç ülkesi olan Kosova’nın bu topraklarda Avrupa Konseyi üyeliğinin onaylanmış olmasından da büyük bir memnuniyet duyduğumun altını çizmek isterim.”

“Türkiye’nin AB üyeliği konusunda AB’deki yoldaşlarımızın desteği önem taşımaktadır”

Türkiye’nin 1959’da çıktığı Avrupa Birliği yolculuğunun 65’inci yılında olmasına rağmen halen tam üye statüsünü alamadığını ifade eden Özel, “Bu süreçte her iki tarafın eksik ve hataları nedeniyle ülkemizin tam üyelik hedefi gerçekleşememiştir. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği konusunda Avrupa Birliği’ndeki yoldaşlarımızın desteği önem taşımaktadır. AB tam üyeliği, parti olarak bizim de halkımızın da temel hedefidir. Bu, kurucumuzun bize gösterdiği rotadır. Biz Avrupa’nın bir parçasıyız. Türkiye’nin birinci partisi olarak ülkemizin AB üyeliği için katkı sunmaya, diplomatik girişimlerde bulunmaya, Avrupalı dostlarımızı ikna etme konusunda öncülük yapmaya hazırız. Değerli yoldaşlarım, dünyamız bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçmektedir. Artık karşılaştığımız sorunlar sınırlarımızı aşan, çözümü hep birlikte çalışmamız gereken küresel meselelerdir. Birbirine derinden bağlı olan bu sorunlar silsilesi halkımızın ekonomik, sosyal şartlarını ve demokrasilerimizi tehdit etmektedir. Kurulu ekonomik düzenden hak ettiğini alamayan, kendini geride bırakılmış hisseden, gelir adaletsizliği yaşayan kitleleri radikal söylemlerle kendine çeken aşırı sağ ideoloji kıta Avrupa’sının pek çok bölgesinde güçlenmektedir. Yükselen aşırı sağ akımlar ve otoriter rejimler tarihin sayfaları arasına gömdüğümüz zararlı ideolojileri tekrar gün yüzüne çıkarma potansiyeline sahiptir. İşte biz Türkiye’de bu çoklu krize, ortak sorunlara çare üretecek yeni siyasetin önemli ve güçlü adımlarını attık. Bu nedenle demokratik siyaseti güçlendirmeli, yükselen otoriterliğe karşı partilerimiz arasındaki dayanışmayı artırmalıyız. Demokrasiye inanlar, yeni bir ekonomik düzeni kurma iradesi taşıyanlar olarak daha fazla güç birliği yapmalıyız” diye konuştu.

“Gelir eşitsizliği sürdürülemez boyutlara ulaşmıştır”

Özel şöyle devam etti:

“Neoliberal ekonomik düzenin yerine geçecek yeni bir düzen ile katılımcı, demokratik, eşit temsile dayalı bir yönetim anlayışı ortak ihtiyacımızdır. Ne küresel ne ulusal alanda gelir adaleti sağlanamadığı gibi aksine her krizle gelir dağılımı daha bozulmuştur. Hemen her yerde en üst yüzde 1’lik grubun geliri artmıştır. Maalesef gelir eşitsizliği sürdürülemez boyutlara ulaşmıştır. Bu durum hem ulusal hem küresel ölçekte gerilimini besleyen bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Bu konuda bizlere daha çok görev düşmektedir. Ancak bu şekilde işçilerin, çiftçilerin, dar gelirlilerin, güvencesiz bırakılan kesimlerin sorunlarına çözüm üretebiliriz.”

“Gazze’de kalıcı ateşkes sağlanmadan ülkeler arasında yükselen gerilim dinmeyecek”

Son birkaç yılın, savaş ve çatışmanın hala insanlık için en önemli risklerden biri olduğunu gösterdiğini vurgulayan Özel, “7 Ekim 2023’te Hamas’ın gerçekleştirdiği saldırı sonrasında İsrail’in Gazze’de yürüttüğü operasyonlarda şu an itibariyle 33 binden fazla insan hayatını kaybetmiştir. Bunun önemli bir kısmı kadın ve çocuklardan oluşmaktadır. Gazze’de bu insani dram sürerken hafta sonu İsrail ve İran arasında tırmanan gerilimi endişe ile takip ettik. Geçtiğimiz Kasım ayında uluslararası bir barış çağrısında bulunmuştum. Almanya’da kardeş partimiz SPD kongresinde, Genel Başkan Yardımcılığına seçildiğim Sosyalist Enternasyonal’in Madrid zirvesinde, Bükreş’teki Avrupa Sosyalist Partisi liderler zirvesinde bu konuda bizlere büyük bir sorumluluk düştüğünü vurgulamıştım. Bu gerilimin sadece Orta Doğu coğrafyasında değil, Avrupa ve dünyada büyük kaygıları tetiklediğinin bilincindeyim” şeklinde konuştu. Özel, “Orta Doğu’da tansiyon bu denli yükselmişken partimize düşen görev, bu gerilimi düşürecek her türlü çabanın öncüsü olmaktır. Bu konuda kardeş partilerimizle dayanışma içinde her türlü girişime hazır olduğumuzu ifade etmek isterim. Çünkü bilinmelidir ki Gazze’de kalıcı ateşkes sağlanmadan ülkeler arasında yükselen gerilim dinmeyecek, bu tehdit tüm Avrupa’da, tüm dünyada hissedilmeye devam edecektir. Sorunun kalıcı çözümü için Birleşmiş Milletlerin 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulması erişilecek iki devletli oluşuma ihtiyaç olduğunu vurgulamak isterim. Doğrudan sivilleri hedef alan saldırıların devamına göz yumulması ve bazı ülkelerin tutumları insan hakları gibi temel değerlerin zeminini yok ettiğini bir kez daha üzülerek vurgulamak durumundayım. Biz ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta barış, dünyada barış’ sözünden hareketle daima barışın sözcüsü, haklının ve mazlumun savunucusu olmaya devam edeceğiz” dedi.

“Azerbaycan ile konsey arasında her türlü sorumluluğu almaya hazır olduğumuzu da ifade etmek isterim”

Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuş bir partinin lideri olarak köklü bir geleneğin ve önemli bir misyonun temsilcisi olduğunu belirten Özel, “Bu misyonun hedefi çağdaş bir toplum, gelişmiş ve adaletli bir ekonomik düzen oluşturmaktır. Yönetimde aklı ve bilimi hakim kılmak, saygın, barışçıl, maceracılıktan uzak bir dış politika ile hem ülkemizde hem Avrupa’da hem de dünyaya katkı sağlayacak bir mücadeleyi yürütmek durumundayız. Ülkemizde girdiğimiz son seçimlerden aldığımız güçle Avrupa’daki kardeş partilerimizle yürüteceğimiz sıkı dayanışma ile hedeflerini gerçekleştireceğimiz daha adil ve daha eşit toplumlar oluşturacağımız konusunda umutluyum. Geçtiğimiz dönemde Azerbaycan ile aramızda yaşanan, oylamasına dahil olmadığımız ama doğurduğu sonuçlar açısından da üzüntü duyduğumuz sürecin hızla onarılması gerektiğini düşünüyorum. Konseyin ortak değerlerinin sonuna kadar savunucusuyuz. Ancak Azerbaycan ile yaşanan süreç bugüne kadar verdiği sonuçlar açısından her iki taraf açısından da öğreticidir. Bundan sonra ilişkilerin yeniden tesisi noktasında üzerimize düşecek her türlü katkıyı yapmak üzere bizim için çok önemli bir ülke olan Azerbaycan ile konsey arasında her türlü sorumluluğu almaya hazır olduğumuzu da ifade etmek isterim” diye konuştu.

“Hep birlikte inşa edeceğiz”

Özel şu ifadeleri kullandı:

“Avrupalı demokratlar olarak bütün krizleri üstesinden gelebilecek güçlü iradeye sahibiz. Daha demokratik, daha müreffeh, daha güvenli bir Avrupa, bu ailenin her ferdinin daha insan hakları temelinde daha güçlü bir sosyal devleti mümkün kılmaktadır. İşte bu nedenle dayanışma içinde olmalıyız. Biz hem Türkiye’de hem Avrupa’da söz ettiğim ilkelerin kurucu iradesi olduk. Bundan böyle de bu ilke ve değerleri tüm yurttaşlar için geçerli kılacak bir siyasetin öncüsü olmaya devam edeceğiz. Daha güzel yarınları hep birlikte inşa edeceğimize olan inancımla sizleri selamlıyorum. İyi ki varsınız. Bundan sonra hep birlikte büyük başarıları elde etmeyi düşünüyor, saygılar sunuyorum.” – STRASBOURG

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-turkiyenin-ab-uyeligi-konusunda-abdeki-yoldaslarimizin-destegi-onem-tasimaktadir/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Biz bitti demeden hiçbir şey bitmez” https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-biz-bitti-demeden-hicbir-sey-bitmez/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-biz-bitti-demeden-hicbir-sey-bitmez/#respond Wed, 17 Apr 2024 22:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27888 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Biz bitti demeden hiçbir şey bitmez. Kimse sevinmesin, kimse umutlanmasın, kimse farklı hevesler peşinde koşmasın. Biz buradayız, sapasağlam, dimdik, en güçlü halimizle, elhamdülillah ayaktayız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Grup toplantısının hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bereket, rahmet, mağfiret ayı olan Ramazan-ı Şerif’i ve bayramı, milletçe hep birlikte huzur içinde idrak ettik. Sözlerime başlarken; milletimin, İslam aleminin ve tüm insanlığın geride bıraktığımız Ramazan Bayramı’nı bir kez daha tebrik ediyorum. Bayramın bereketini aileleri, komşuları ve dostlarıyla paylaşarak, bu mübarek günleri ihya eden tüm kardeşlerimizden Allah razı olsun diyorum” dedi.

Bayram boyunca 18 ayrı devlet-hükümet başkanıyla görüştüğünü belirten Erdoğan, “Hem milletimiz adına onların bayramlarını tebrik ettik, hem de Gazze başta olmak üzere gündemimizdeki meseleleri ele aldık. Rabbimden millet olarak hepimizi hayırla, sağlıkla, huzurla, esenlikle daha nice bayramlara ulaştırmasını niyaz ediyorum. Biliyorsunuz, bayramdan önce 31 Mart Pazar günü, bir demokrasi bayramı olan mahalli idareler seçimlerini gerçekleştirdik. Seçimlerin ülkemiz genelinde, huzur ve sükünet içinde icra edilmesinden duyduğum memnuniyeti burada öncelikle ifade etmek istiyorum” açıklamasını yaptı.

Alınan güvenlik tedbirleri sayesinde, birkaç müessif hadise dışında seçimlerde herhangi bir asayiş sorunu yaşanmadığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Doğudan batıya, güneyden kuzeye yurdumuzun dört bir köşesinde vatandaşlarımız sandığa giderek, iradelerini özgürce ortaya koydu. Bölücü örgüt yandaşlarının seçmeni baskı altına almaya yönelik faşizan teşebbüsleri de amacına ulaşamadı. Rekabet seviyesi yüksek bir kampanya döneminden sonra seçim günü milletimizin sergilediği demokratik olgunluk, gerçekten takdire şayandı. Ülkemiz aleyhine yürütülen onca kampanyaya rağmen demokrasimizin, bir sandık sınavından daha başarıyla çıkmasını sağladık. 85 milyon olarak ‘birlikte var’ olduğumuzu, ‘hep birlikte Türkiye’ olduğumuzu tüm dünyaya yeniden gösterdik.”

31 Mart mahalli idareler seçimlerinin hayırlı olması temennisinde bulunan Erdoğan, “Seçimlerin demokrasimize yakışır şekilde gerçekleştirilmesini temin eden seçim kurullarımıza, kolluk kuvvetlerimize, sağlık personelimize ve sandık görevlilerine buradan teşekkürlerimi iletiyorum. Hiç şüphesiz burada en büyük takdiri yol ve dava arkadaşlarım hak ediyor. AK Parti teşkilatları hem kampanya dönemi boyunca, hem de sandık günü olağanüstü bir fedakarlıkla çalıştı, mücadele etti, emek verdi. Teşkilat mensuplarımız Ramazan ayında iftar programlarıyla, ev ve esnaf buluşmalarıyla, çarşı-pazar ziyaretleriyle, sokak sokak, mahalle mahalle, köy köy dolaşarak halkımızla birlikte oldular. Ezcümle; partimize, davamıza ve mücadelemize güçlü destek veren her bir kardeşime buradan en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Rabbime, şahsıma böyle vefalı, böyle gayretli ve samimi yol arkadaşları bahşettiği için bir kez daha hamd ediyorum. AK Parti teşkilatlarıyla birlikte, 15 Temmuz gecesi FETÖ’cü alçaklara karşı meydanlarda kurduğumuz Cumhur İttifakı da son seçimlerden alnının akıyla çıkmıştır. İttifakımızın; devletimizin güvenliği, milletimizin birliği ve demokrasimizin geleceği için ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılmıştır. Buradan, Cumhur İttifakı olarak birlikte hareket ettiğimiz, omuz omuza beraber mücadele verdiğimiz Milliyetçi Hareket Partisi’nin Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye ve Ülkücü kardeşlerimize de teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“Bir sandık sınavını daha başarıyla veren İttifakımız, Türkiye’nin bekasının teminatı olmayı sürdürecektir” diyen Erdoğan, “Bizim siyasetimizin temel vasfı, demokrasinin mihenk taşı olan sandığın itibarının korunması ve güçlendirilmesidir. Sonuçlardan azade olarak sandığın gücüne güç katan her seçim, Türkiye ve Türk milleti için tarihi bir kazanım demektir. Ülkemiz, son 21 yıldır maruz kaldığı tüm vesayet girişimlerinin üstesinden bu anlayışla hareket ettiği için gelebilmiştir. Daha önce de ifade ettiğim gibi; sandıktan çıkan takdir hangi yönde olursa olsun saygındır, makbuldür, başımızın üstünde yeri vardır. Siyasetçinin, milletin iradesini küçümseme, yok sayma, görmezden gelme hakkı yoktur ve olamaz. Bize oy versin veya vermesin, sandığa giderek iradesini ortaya koyan tüm vatandaşlarımıza müteşekkiriz, minnettarız. Milletimizin takdiriyle göreve gelen belediye başkanlarını da ayrıca tebrik ediyor; kendilerine şehirlerimize hizmet yolunda başarılar diliyorum. İktidar olarak milletimizin hayrına yaptıkları işlerde, bugüne kadar olduğu gibi belediye başkanlarımıza destek olmaya devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

“31 Mart seçimleri, son 20 yıldaki en düşük katılımlı yerel seçim olarak kayıtlara geçmiştir”

Yüksek Seçim Kurulu’nun kesin sonuçları açıklamasının ardından 31 Mart mahalli idareler seçim maratonunun tamamlanacağını ifade eden Erdoğan, Yüksek Seçim Kurulu’nun şimdiye kadar 3 ilçe ve 4 belde olmak üzere 7 yerde seçimlerin yenilenmesine karar verdiğini aktardı. Erdoğan, “İnşallah bu yerleşim yerlerinde vatandaşlarımız 2 Haziran Pazar günü bir kez daha sandık başına gidecek, tercihlerini yapacaklardır. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak şimdiden bu seçimlere hazırlanacağız. 31 Mart seçim sonuçları birçok zaviyeden kapsamlı değerlendirmeyi hak ediyor. Bu seçimlerin ilk göze çarpan özelliği katılım seviyesinin düşüklüğüdür. Yüzde 78 katılım oranıyla 31 Mart seçimleri, son 20 yıldaki en düşük katılımlı yerel seçim olarak kayıtlara geçmiştir. Bunun sebepleri üzerinde hassasiyetle duruyoruz ve duracağız” dedi.

Erdoğan, 2019 yerel seçimlerine kıyasla yaklaşık 7 puanlık gerilemenin üzerinde diğer siyasi partilerin de durması gerektiğine inandıklarını belirterek, “Geçersiz oylar da eklendiğinde 15-16 milyon seçmenin iradesi sandığa yansımamıştır. Katılım oranının düşüklüğü, partimizin oylarını da olumsuz etkilemiştir. Henüz 10 ay önce yapılan seçimlerde bize ve ittifakımıza büyük teveccüh gösteren, yüzde 52,2 ile bizlere güçlü destek veren insanlarımızın önemli bir kısmının sandığa gitmekten imtina ettiğini görüyoruz. Bunun altında yatan nedenleri de en ince detayına kadar analiz ediyoruz. 31 Mart seçimleri yüzde 40,5 oy oranıyla Cumhur İttifakı’nın üstünlüğüyle sonuçlanmıştır. Bu seçimlerde milletimiz; 12 büyükşehir, 12 il, 346 ilçe ve 169 belde olmak üzere toplam 539 belediyenin emanetini AK Parti’ye vermiştir. Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi de 8 il, 113 ilçe ve 96 belde belediyesi kazanmıştır. Böylece Cumhur İttifakı; 12’si büyükşehir, 20’si il, 459’u ilçe, 265’i belde olmak üzere toplam 756 belediyeyi yönetme sorumluluğunu üstlenmiştir. Türkiye’deki bin 400 belediyenin yarıdan fazlası, yüzde 54,3’ü önümüzdeki 5 yıl süresince Cumhur İttifakı tarafından yönetilecektir” ifadelerini kullandı.

“Hatay üzerinden sosyal fay hatlarımızla oynamaya kalktılar”

“Cumhur İttifakı’nın ‘gerçek belediyecilik’ vizyonunu tercih eden tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum” diyen Erdoğan, “Tabii burada Hatay’a özel bir parantez açmak durumundayım. Biliyorsunuz Hatay, 6 Şubat depremlerinden beri en çok örselenen, sürekli siyasi tartışmalara meze edilen şehrimiz oldu. Hatay’la aramızı bozmak için çok uğraştılar, pek çok iftira attılar. Hatay üzerinden sosyal fay hatlarımızla oynamaya kalktılar. 31 Mart seçimleriyle Hatay, kendi üzerinden oynanan bu kirli senaryolara karşı tavrını çok net bir şekilde ortaya koymuştur. Cumhur İttifakı’na ve AK Parti’ye duydukları güven dolayısıyla Hatay’ımıza ve Hataylı vatandaşlarıma özellikle teşekkür ediyorum. Ancak, ana muhalefet partisinin, Hatay’ın iradesini gasp etme girişimleri son dakikaya kadar devam etmiştir. Yüksek Seçim Kurulu’nun baskı altına alınması dahil her yol denenmiş, ‘ölülere oy kullandırıldığı’ gibi akla ziyan pek çok yalan söylenmiştir. CHP’nin milli idare hazımsızlığı ayyuka çıksa da, Yüksek Seçim Kurulu, bu hezeyanlara karşı son noktayı koymuştur” açıklamasını yaptı.

Erdoğan, önümüzdeki dönemde Hatay’ı ziyaret ederek, Hataylı vatandaşlara teşekkürlerini ifade edeceklerini belirterek, “Bunun yanında bize güvenen diğer şehirlerimize layık olabilmek için her zamankinden daha fazla çalışacağız. Elini vicdanına koyan herkesin kabul edeceği gerçek şudur; AK Parti olarak 21 yıllık iktidarlarımız boyunca yatırım yaparken, eser üretirken, insanımızın yaşadığı yerlere hizmet götürürken, bugüne kadar seçim sonuçlarını önümüze almadık, almayız. İnşallah bundan sonra da farkımızı yine eserlerimizle, icraatımızla ve hayata geçirdiğimiz projelerimizle göstereceğiz” dedi.

Özellikle depremzede şehirlerin süratle yeniden ayağa kaldırılmasının, gündemlerinin ilk sırasında yer almayı sürdüreceğinin altını çizen Erdoğan, “6 Şubat sonrasında artık bir beka meselesi olarak gördüğümüz depreme hazırlık çalışmalarını da yakından takip edeceğiz. Milletimiz bize sadece şehirlerini yönetme değil, aynı zamanda pek çok yerde kendi adına başkalarını denetleme görevi de tevdi etmiştir. Milletimizin, Belediye Meclislerinde bize denetim yetkisi verdiği illerimizde inşallah bu görevimizi en güzel şekilde yerine getireceğiz. Şehirlerimizin kaynaklarının terör örgütlerine, reklam ajanslarına, açgözlü fırsatçılara, tufeylilere değil, orada yaşayan insanlarımıza harcanmasını temin için gereken her şeyi yapacağız” şeklinde konuştu.

“Bölücü terör örgütünün şehirlerimize ve vatandaşlarımıza tekrar musallat olmasına kesinlikle fırsat vermeyeceğiz”

Bölücü terör örgütünün şehirlere ve vatandaşlara tekrar musallat olmasına kesinlikle fırsat vermeyeceklerini ifade eden Erdoğan, “Sandık günü, siyasetçinin ve siyasi partilerin karne günüdür. 31 Mart tarihinde milletimiz, tüm siyasi partilerin mahalli idarelerdeki son 5 yıllık karnesini kendilerine takdim etmiştir. Seçim sonuçlarından herkes kendisine göre dersler çıkaracak, elbette kendi iç muhasebesini yapacaktır. Sonuçlara bakarak, bunun bir yerel seçim olduğunu unutup şımaranlar, pervasızlaşanlar, hatta farklı heveslere kapılanlar olduğunu görüyoruz. Birileri kendilerince, ‘yerel iktidar’, ‘merkezi iktidar’ diye Türkiye’de ikili bir yapı ihdas etmeye çalışıyor. Bu tarz söylemler, DEM’lendikleri ittifak ortaklarına diyet borcu ödeme hamleleri değilse, ham bir hayalden ibarettir. 81 ilimizde tek bir iktidar vardır, o da 14-28 Mayıs seçimleriyle milletin ülkeyi yönetme vazifesi verdiği Cumhurbaşkanı ve kabinesidir” dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin görevi başında olduğunun altını çizerek, “Sapla samanı karıştırmaya çalışanları, daha fazla vakit kaybetmeden bu gerçekle yüzleşmeye davet ediyorum. Siyasetin ve ülkenin gündeminin içi boş tartışmalarla meşgul edilmesini doğru bulmuyoruz. Biz Türkiye’ye ve milletimize daha iyi hizmet edebilmek adına ne yapılması gerekiyorsa, onu yapmanın derdindeyiz. Burada evvelemirde şu hususun altını çizmek isterim. Demokrasi, öncelikle halkın iradesini kabullenmek, milletin takdirine boyun eğmek, milletin tercihiyle zıtlaşmamak demektir. Muhalefet gibi rakamları eğip bükerek, tabir yerindeyse kırk dereden su getirerek analizler kasmak bize yakışmaz. Milletin sandıkta verdiği mesajları herkesten önce bizim doğru okumamız, tüm boyutlarıyla objektif olarak bizim değerlendirmemiz gerekiyor. Hiçbir komplekse kapılmadan bu muhasebeyi yapmak, gerektiğinde canı pahasına bizim yanımızda duran aziz milletimize karşı görevimizdir. Şurası tartışmasız bir gerçektir ki; milletimiz, bizden kapsamlı, samimi ve cesur bir özeleştiri yapmamızı istemiştir” değerlendirmesini yaptı.

Karşılarındaki tablonun tevile gerek duymayacak kadar net olduğunu söyleyen Erdoğan, “AK Parti olarak biz de bu tablonun çok iyi farkındayız. Milletimizin mesajlarını baş tacı ederken, sadece bununla kalmayacak, bu mesajların gereğini de mutlaka yerine getireceğiz. AK Parti’nin ayırıcı vasfı kendi doğru ve yanlışlarını analiz edebilen, kendi yaptıklarını ve yapamadıklarını doğru değerlendirebilen bir parti olmasıdır. Milletin talepleri ve tenkitleri doğrultusunda kendi bünyemizde gerekli değişimi gerçekleştirecek, daha da güçlenmiş, kuvvet ve enerji toplamış bir şekilde yolumuza devam edeceğiz. Aslımıza, köklerimize, iradesiyle ve desteğiyle bizi bu makamlara taşıyan aziz milletimize, bizi var eden ilkelerimize çok daha sıkı sarılacağız. Şunun da bilinmesini isterim: Bizim lügatimizde böbürlenme yoktur; millete tepeden bakma, milletle arasına duvarlar örme, mesafe koyma asla ve asla yoktur. Her zaman söylüyorum, biz bu milletin ta kendisiyiz” diye konuştu.

“Partimizin tökezlemesini bekleyen rakiplerimizi asla sevindirmeyeceğiz”

Siyaseti birilerine imtiyaz sağlamak, makam, mansıp, koltuk ve unvan dağıtmak için de yapmadıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hangi konumda olursak olalım hepimiz, bu makamlarda milletimize ve Türkiye’ye aşkla hizmet etmek için bulunuyoruz. Bu konuda oluşan zafiyetleri süratle gidermek boynumuzun borcudur. Bakılmadık, incelenmedik, üstü açılmadık hiçbir nokta bırakmadan, muhasebe ve murakabe sürecimizi neticelendireceğiz. Bize destek olanlarla birlikte sandığa gitmeyenlerin, gidip farklı tercihte bulunan vatandaşlarımızın da mesajlarını, en doğru biçimde okuyacak, değerlendirecek, gelecek dönemdeki yol haritamızı belirlerken bunlardan muhakkak istifade edeceğiz. Ama bu süreci, partimizin geleneklerine, hareketimizin kurucu esaslarına ve davamızın prensiplerine uygun şekilde yöneteceğiz. Partimizin tökezlemesini bekleyen rakiplerimizi asla sevindirmeyeceğiz. Küçük hesaplar ve küçük tuzaklar peşinde koşanların sinsi oyunlarına gelmeyeceğiz. Başarımızı başarımız, üzüntümüzü üzüntümüz gören dünyanın dört bir yanındaki mazlumları hayal kırıklığına asla uğratmayacağız” dedi.

“Büyük bir davanın temsilcileri olduğumuzun şuuruyla önümüzdeki dönemi yeni bir şahlanışın dönüm noktası haline getireceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kim ne derse desin, AK Parti, bu ülkenin, bu milletin partisi olmayı, kendi insanımızla birlikte gönül coğrafyamızdaki yüz milyonların umudu olmayı sürdürecektir. Allah’ın izni, aziz milletimizin takdiriyle daha nice yıllar boyunca Türkiye için çalışmaya, eser ve hizmet üretmeye, evlatlarımızın hayallerini gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Bundan hiçbir yol ve dava arkadaşımın, partimize gönül veren hiçbir teşkilat mensubumuzun şüphe duymamasını istiyorum” ifadelerini kullandı.

“Biz bugünlere bir anda gelmedik. Biz bu noktaya yenilgi yenilgi büyüyerek geldik”

Erdoğan, partililere hitap ettiği konuşmasında, “AK Parti’yi değerlendirirken, nereden geldiğini ve hangi istikamete ilerlediğini bir an olsun aklımızdan çıkarmayacağız. Kutlu bir hareket, uzun bir yürüyüş, sabırlı bir mücadele, 14 Ağustos 2001’de, AK Parti olarak görünmüştür. Biz nevzuhur bir hareket değiliz. Biz partilerden bir parti değiliz. Biz bugünlere bir anda gelmedik. Bu hareketin, bu partinin temelinde, ismi bilinen ya da bilinmeyen yüzlerce, binlerce fedakarın, cefakarın, kahramanın emeği var, alın teri vardır. Biz dikensiz bir gül bahçesinde de yürümedik, yürümüyoruz. Bu geldiğimiz noktaya düşe kalka geldik. Biz bu noktaya yenilgi yenilgi büyüyerek geldik. Baskılar gördük, zulümlere maruz kaldık, işkencelerden geçtik, hapislerde yattık, darbeler yedik; partilerimiz kapatıldı, yasaklandık, kovulduk, ötelendik, haksızlığa, hukuksuzluğa, zorbalığa uğradık. Ancak hiçbir zaman umudumuzu yitirmedik, sabrımızı kaybetmedik, asla ve asla yılgınlığa kapılmadık. İman varsa imkan var dedik, Allah büyüktür dedik, en hüzünlü anlarımızda, ‘Allah’ın yardımı yakındır’ dedik, her seferinde düştüğümüz yerden doğrulduk, kalktık ve yolumuza kararlılıkla devam ettik. Şimdi bakıyorum, AK Parti’nin son yerel seçimde aldığı oy oranları üzerinden bir taraf sevinç çığlıkları atıyor, bir taraf olumsuz, karamsar bir tablo çiziyor” diye konuştu.

Teşkilatların moralini bozmaya yönelik bir kampanya yürütüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu çok net ifade etmek isterim. Bunlar, AK Parti’nin nasıl bir parti olduğunu anlamamışlar. Bunlar, nereden nasıl geldiğimizi, nereye yürüdüğümüzü anlamamışlar. Bu hareketin, kökleri çok derinde ve ufku çok geniş bir hareket olduğunu kavrayamamışlar. Beyler, bayanlar! Şunu herkes görsün ve bilsin: Biz bitti demeden hiçbir şey bitmez. Biz bu ülkenin en dinamik partisiyiz. Heyecanımız ilk günkü gibi dipdiri. Biz, üye sayısı itibarıyla Türkiye’nin en büyük partisiyiz. Her anlamda muazzam bilgi birikimine, tecrübeye sahibiz. Biz seçmenin mesajını okuruz, doğru okuruz, gerekeni yaparız, arızaları düzeltir, eksikleri giderir, tekrar yola koyuluruz. Kimse sevinmesin, kimse umutlanmasın, kimse farklı hevesler peşinde koşmasın. Biz buradayız, sapasağlam, dimdik, en güçlü halimizle, elhamdülillah ayaktayız” şeklinde konuştu.

“Milletimiz dışında hiç kimsenin yönlendirmesine ihtiyacımız yok”

Bu seçim sonuçlarını fırsat bilerek, AK Parti’yi yıpratmaya, AK Parti’nin dengelerini bozmaya kalkışanları da gayet iyi bildiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eleştiri, tamam. Özeleştiri, tamam. Ama, AK Parti’yi, özellikle de fedakarlık abidesi olan AK Parti teşkilatını, eleştiri ya da özeleştiri maskesi altında hırpalamaya kalkışanlara da asla müsaade etmeyiz. Medyadan, sosyal medyadan, televizyon ekranlarından AK Parti’ye ayar vermeye çalışanlara kesinlikle rıza göstermeyiz. Milletimiz dışında hiç kimsenin yönlendirmesine ihtiyacımız yok. Partimizin ilgili kurulları her türlü detayı değerlendiriyor. Buradan muhalefete de ekmek çıkmaz; AK Parti üzerinden kendilerine şahsi ikbal devşirme emelleri olanlara da ekmek çıkmaz. Bakanlarımız, siz değerli milletvekillerimiz, bütün teşkilatımız, bugünden itibaren hep birlikte halkımızın içine gireceğiz, başımız dik, özgüvenimiz yüksek, umudumuz tam bir biçimde milletimize hizmeti sürdüreceğiz. Başkaları ne yaparsa yapsın, biz işimize bakacağız, önümüze bakacağız, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu nasıl gerçekleştiririz, buna bakacağız. Menzile kilitlenmiş ok misali hedeflerimize odaklanacağız. Çok açık söylüyorum, bu harekette şımarıklık olamaz. Bu harekette milletten, milletin değerlerinden, milletin ahvalinden, milletin gündeminden kopma asla olamaz. Aynı zamanda; bu harekette yeise yer yoktur. Bu harekette umutsuzluğa asla yer yoktur. Bu hareket, korkakların omuzlayacağı bir hareket değildir. Muhasebemizi yapar, hatalarla aramıza mesafeyi koyar, nerede kalmıştık der ve kaldığımız yerden yolumuza daha güçlü bir şekilde revan oluruz” dedi.

Sandıktan çıkan mesajlar ve yaptıkları değerlendirmeler ışığında gerekli adımları atmaya başladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan sadece 10 ay önce, 28 Mayıs’ta milletimiz bize yetki verdi. Önümüzdeki 4 yıl boyunca milletin verdiği bu yetkiyi, milletin emanetini, milletin yüklediği mesuliyeti omuzlarımızda dirayetle taşıyacağız. Milletimizin bizden ve hükümetimizden beklentilerini çok iyi biliyoruz. Artık seçimin de olmadığı önümüzdeki 4 yıl içinde enflasyonla mücadelemizi inşallah zaferle sonuçlandıracağız. Geçmişte yaptık, yine yapacağız. Terörle mücadeleden asla taviz vermeyecek, içerde ve dışarda ülkemizin, milletimizin güvenliğini daha korunaklı hale getireceğiz. Türkiye’nin güvenliğini ilgilendiren meselelerde geri adım atmadan haklarımızın peşinde olacağız. Bununla kalmayacak, geçmişte olduğu gibi, bugün de, yarın da, bölgemizin, dünyanın barışı için katkı sunmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail – Filistin konusundaki eleştirilere de sert tepki gösterdi. Erdoğan, “Terör devleti İsrail, 7 Ekim’den bu yana, hem Gazze’de, hem Batı Şeria’da insanlık dışı bir soykırımı icra ediyor. İsrail, Batı’dan aldığı koşulsuz destekle, büyük bir şımarıklık, büyük bir pervasızlık içinde, insanlık tarihine şimdiden utançla yazılmış bir katliam yürütüyor. Şimdi, seçim sürecinde de, seçim sonrasında da, bir takım merkezlerden, şahsıma ve partimize yönelik bazı insafsız, izansız ithamlarda bulunuldu. Bu ithamların, bu alçak iftiraların, üzülerek söylemeliyim ki, bazı çevrelerde karşılık bulduğunu, hatta bize karşı kullanıldığını da gördük. Birileri, yalan olduğunu bal gibi bildikleri iddialar üzerinden bizi, partimizi, hükümetimizi ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini töhmet altında bıraktı. Hatta bazı sözde partiler bizim bu konuda nasıl tavır takındığımızı bildikleri halde bizi eleştiri yağmuruna tuttular. Bakınız bunu gerçekten söylemek istemezdim. Bunu söylemeye gerek duymazdım ama mecbur kaldım. Hiç kimse, ne şahsımın, ne de bu kutlu kadronun Filistin meselesindeki hassasiyetini sorgulayacak kalibrede, kapasitede değildir. Bizim hayatımız Filistin mücadelesiyle geçmiş, bizim hayatımız Filistin davasıyla anlam bulmuştur. Biz, birileri gibi Filistin’in yerini, Gazze’de yaşanan zulmü, Filistinli kardeşlerimize yönelik işgal ve katliam politikasını 7 Ekim’de öğrenmedik. Yarım asrı bulan siyasi hayatımızın her bir safhasında Filistin’i kutlu bir emanet gibi daima yüreğimizde taşıdık. Bu hareket, bu parti, diğer birçok ilkenin yanında, Filistin davasını sorgusuz, sualsiz, şartsız omuzlama ilkesi üzerinde yükselmiştir. Şunu da belirtmek durumundayım. Biz, Filistin davasını sadece savunmuş değil, bu uğurda çok ağır bedeller de ödemiş bir hareketiz, böyle bir kadroyuz. Hafta sonu Filistin davasının lideri misafirim olacak. Beraber dertleşeceğiz, konuşacağız. Unutmayın! 12 Eylül darbesi, Konya’daki Kudüs mitinginin ardından geldi. Unutmayın! 28 Şubat darbesi, Sincan’daki Kudüs Gecesi’nin ardından geldi. Unutmayın! MİT’e yapılan operasyon, 17-25 Aralık darbe girişimi, 15 Temmuz ihaneti, Siyonizm’in uşağı, vatan haini FETÖ tarafından, bizim Filistin hassasiyetimizi kırmak için yapıldı. Bakınız, biz bundan 15 yıl önce hiç kimse cesaret edemezken, Davos’ta katillerin yüzüne açık yüreklikle ‘one minute’ dedik. Dünyada hiç kimse konuşamazken, biz çıktık ‘Hamas bir terör örgütü değil, bir direniş gurubudur’ dedik. Birleşmiş Milletler kürsüsünden son 70 yılda İsrail’in Filistin’in topraklarını nasıl adım adım işgal ettiğini haritalarıyla ortaya koyduk. En zor zamanlarında Filistinli kardeşlerimizin yanında olduk. Elimizdeki tüm imkanları Filistin için, Gazzeli mazlumlar için seferber ettik. Burada çok açık ve net söylüyorum Milli Mücadele sırasında Türkiye’deki Kuva-yi Milliye ne ise, Hamas da işte aynen odur” dedi.

İsrail’in katliamına tepkisini bir kez daha ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunu söylemenin de bir bedeli olduğunun elbette farkındayız. Böyle bir dönemde hakkı ve hakikati haykırmanın zor olduğunu biliyoruz. Ama bütün dünya bilsin, anlasın, idrak etsin. Ne suikast girişimlerinize, ne darbe girişimlerinize, ne ekonomik saldırılarınıza, ne de algı operasyonlarınıza boyun eğmeyeceğiz. Tayyip Erdoğan olarak tek başıma kalsam dahi, Allah ömür verdikçe Filistin mücadelesini savunmaya, mazlum Filistin halkının sesi olmaya devam edeceğim, devam edeceğiz. 14 bin çocuğu öldürdüler, 14 bin çocuk! Bunlar Hitler’i çoktan geçtiler. 14 bin masum çocuğun ölümünü görmeyip, ‘Hamas terör örgütüdür’ diyerek İsrail’in gözüne girmeye, İsrail’e yaranmaya çalışanlara inat, biz Filistin’in bağımsızlık mücadelesini her şartta, her koşulda cesaretle savunacağız. Arkadaşlar, biz sırtımızda yumurta küfesi taşıyoruz. Biz devlet yönetiyor, 85 milyonun emanetini taşıyoruz. Bazı adımlarımız görünmüyor olabilir. Bazı yaptıklarımızı anlatamıyor olabiliriz. Ancak, çıkıp da bizim Filistin hassasiyetimizi sorgulayanlar, er ya da geç mahcup olacaklar, rezil olacak, tarih önünde nasıl bir haksızlık yaptıklarını göreceklerdir. Bu vesileyle bir kez daha buradan Gazze’yi, tüm Filistin’i, Filistin’in şanlı istiklal direnişini gönülden selamlıyorum” diye konuştu.

7 Ekim’den beri şehit düşen Filistinlilere rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Türkiye’nin 8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın vefatının 31’inci yıl dönümü olduğunu belirterek, “Vefatının seneyi devriyesinde rahmetli Özal’ı bir kez daha minnetle, şükranla, özlemle yad ediyorum. Rahmetli Özal’ın ‘çağ atlayan Türkiye’ diyerek açtığı yoldan giderek, ülkemize ve milletimize tarihi başarıları yaşatmanın gururunu yaşıyoruz. Rabbim kendisini cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyorum” dedi. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-biz-bitti-demeden-hicbir-sey-bitmez/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye’nin AB üyeliği için katkı sunmaya hazırız https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyenin-ab-uyeligi-icin-katki-sunmaya-haziriz/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyenin-ab-uyeligi-icin-katki-sunmaya-haziriz/#respond Wed, 17 Apr 2024 22:21:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27874 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Türkiye’nin AB üyeliği için katkı sunmaya, diplomatik girişimlerde bulunmaya ve Avrupalı dostlarımızı ikna etme konusunda öncülük yapmaya hazırız.” dedi.

Özel, Fransa’nın Strazburg kentinde, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) İlkbahar Oturumu Sosyalistler, Demokratlar ve Yeşiller Grubu Toplantısı’na katıldı.

Özel, burada yaptığı konuşmasında, Türkiye’nin kurucu partisi olarak demokrasinin, insan hak ve özgürlüklerinin geliştirilmesi için mücadele etmeyi sürdürdüklerini belirtti.

Avrupa Konseyinin temel amacı olan insan hakları ile temel hak ve özgürlüklerin korunmasını, gelişmesini ilke edinmiş bir parti olduklarını dile getiren Özel, CHP Genel Başkanı olarak seçildiğinde partilerinin, Avrupa ve dünyadaki kardeş partileriyle, yoldaşlarıyla daha sıkı ilişkiler ve dayanışma içinde olması gerektiğinin altını çizdiğini anımsattı.

Özel, Almanya’da SPD Kongresi’ne, Madrid’de Sosyalist Enternasyonal Zirvesi’ne, Bükreş’te Avrupa Sosyalist Partisi Liderler Zirvesi’ne katıldığını da hatırlatarak, “Partimizde, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinde görev yapmış çok değerli yöneticilerimiz, milletvekillerimiz, Avrupa kurumlarını çok iyi bilen isimler var. Bundan sonra da bu temaslarımızı sıklaştırarak sürdüreceğiz.” dedi.

Geçen yıl 100. kuruluş yılını kutlayan CHP’nin, yerel seçimlerde 17 milyon 300 bin vatandaşın desteğini alarak birinci parti olduğunu, 14’ü büyükşehir olmak üzere Türkiye’nin 35 ilinde belediye başkanlıklarını kazandıklarını anımsatan Özel, bugün ülke nüfusunun yüzde 65’inin CHP’li belediyelerden hizmet aldığını ve yönettikleri belediyelerin ülke ekonomisinin yüzde 80’ini temsil ettiğini ifade etti.

Özel, aldıkları bu destekle sorumluluklarının da arttığına işaret ederek, bu bilinçle sosyal demokrat değerlerden ve adaletli yönetimden asla taviz vermeyeceklerini vurguladı.

“Demokrasiden ve çağdaşlıktan tarafız”

Kadınların şiddetten korunduğu, eşitlikle toplumun bir parçası olduğu bir toplum düzeni için İstanbul Sözleşmesinden taraf olduklarını belirten Özel, şöyle devam etti:

“Demokrasinin ve insan haklarının herkes için güvence altında olması için Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinden tarafız. Emeğin, emeklinin, gençlerin, ekonomik ve sosyal hakların güvence altına alınması için Avrupa Sosyal Şartından tarafız. Bizim tarafımız belli. Biz kurucu kadrolarımızın gösterdiği rotadan, demokrasiden ve çağdaşlıktan tarafız. Avrupa’nın bütün ülkelerinden ilerici sosyal demokrat, sosyalist ve çevreci yoldaşlarımızla birlikte 31 Mart günü Türkiye’de partimizin gerçekleştirdiği seçim başarısını tüm Avrupa’ya yaymak bizlerin dayanışmasından ortak mücadelesinden geçmektedir. Bu çerçevede, haziran ayı içinde Avrupa Parlamentosu Seçimlerini de çok önemli görüyoruz. CHP Genel Başkanı olarak bu seçimlerde ilerici sosyal demokrat, sol siyasi partilere destek vermeye, katkı sunmaya hazır olduğumuzu buradan ifade etmek isterim.”

Özel, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yaşayan Türk seçmenlerin, daha adil bir Avrupa’yı hedefleyen partilere yöneleceğine inandığını ve bunu bir davet olarak ifade ettiğini dile getirdi.

“AB üyeliği için öncülük yapmaya hazırız”

Kosova’nın, Avrupa Konseyi üyeliğinin onaylanmasından memnuniyet duyduğunu kaydeden Özel, “Ülkemiz 1959’da çıktığı Avrupa Birliği yolculuğunun 65. yılında halen tam üye statüsü alamamıştır. Bu süreçte her iki tarafın eksik ve hataları nedeniyle ülkemizin tam üyelik hedefi gerçekleşememiştir. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği konusunda Avrupa Birliği’ndeki yoldaşlarımızın desteği önem taşımaktadır. AB tam üyeliği, parti olarak bizim de halkımızın da temel hedefidir. Bu, kurucumuzun bize gösterdiği rotadır. Biz Avrupa’nın bir parçasıyız. Türkiye’nin AB üyeliği için katkı sunmaya, diplomatik girişimlerde bulunmaya ve Avrupalı dostlarımızı ikna etme konusunda öncülük yapmaya hazırız.” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özel, dünyanın değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, artık karşılaşılan sorunların, sınırları aşan çözümünün hep birlikte çalışılması gereken küresel meseleler olduğuna vurgu yaptı.

Birbirine derinden bağlı olan bu sorunlar silsilesinin, halkın ekonomik, sosyal koşullarını ve demokrasileri tehdit ettiğini aktaran Özel, şunları söyledi:

“Kurulu ekonomik düzenden hak ettiğini alamayan, kendini geride bırakılmış hisseden, gelir adaletsizliği yaşayan kitleleri, radikal söylemlerle kendine çeken aşırı sağ ideoloji, kıta Avrupa’sının pek çok bölgesinde güçlenmektedir. Yükselen aşırı sağ akımlar ve otoriter rejimler, tarihin sayfaları arasına gömdüğümüz zararlı ideolojileri tekrar gün yüzüne çıkarma potansiyeline sahiptir. Türkiye’de bu çoklu krize ortak sorunlara çare üretecek yeni siyasetin önemli ve güçlü adımlarını attık. Bu nedenle demokratik siyaseti güçlendirmeli, yükselen otoriterliğe karşı partilerimiz arasındaki dayanışmayı arttırmalıyız.”

Demokrasiye inananlar ve yeni bir ekonomik düzeni kurma iradesi taşıyanlar olarak daha fazla güç birliği yapılması gerektiğinin altını çizen Özel, neoliberal ekonomik düzenin yerine geçecek yeni bir düzen ile katılımcı, demokratik, eşit temsile dayalı bir yönetim anlayışının ortak ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

Özgür Özel, “Ne küresel, ne ulusal alanda gelir adaleti sağlanamadığı gibi aksine her krizde gelir dağılımı daha da bozulmuştur. Maalesef gelir eşitsizliği sürdürülemez boyutlara ulaşmıştır. Bu durum, hem ulusal hem küresel ölçekte gerilimleri besleyen bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Bu konuda bizlere daha çok görev düşmektedir. Ancak bu şekilde işçilerin, çiftçilerin, dar gelirlilerin, güvencesiz bırakılan kesimlerin sorunlarına çözüm üretebiliriz.” dedi.

“Gazze’de kalıcı ateşkes sağlanmadan gerilim dinmeyecek”

Savaş ve çatışmanın hala insanlık için en önemli risklerden biri olduğuna dikkati çeken Özel, İsrail’in Gazze’de yürüttüğü operasyonlarda şu an itibarıyla 33 binden fazla insanın hayatını kaybettiğini bildirdi.

Bunun önemli bir kısmının kadın ve çocuklardan oluştuğuna dikkati çeken Özel, şunları kaydetti:

“Gazze’de bu insani dram sürerken hafta sonu İsrail-İran arasında tırmanan gerilimi endişeyle takip ettik. Geçtiğimiz kasım ayında uluslararası bir barış çağrısında bulunmuştum. Almanya’da kardeş partimiz SPD Kongresi’nde Genel Başkan yardımcılığına seçildiğim Sosyalist Enternasyonal’in Madrid Zirvesi’nde, Bükreş’teki Avrupa Sosyalist Partisi Liderler Zirvesi’nde bu konuda bizlere büyük bir sorumluluk düştüğünü vurgulamıştım. Orta Doğu’da tansiyon bu denli yükselmişken partimize düşen görev, bu gerilimi düşürecek her çabanın öncüsü olmaktır. Bu konuda kardeş partilerimizle dayanışma içinde her türlü girişime hazır olduğumuzu ifade etmek isterim. Gazze’de kalıcı ateşkes sağlanmadan ülkeler arasında yükselen gerilim dinmeyecek. Bu tehdit, tüm Avrupa’da tüm dünyada hissedilmeye devam edecektir. Sorunun kalıcı çözümü için Birleşmiş Milletler’in 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin Devleti’nin kurulması, iki devletli oluşuma ihtiyaç olduğunu vurgulamak isterim.”

Doğrudan sivilleri hedef alan saldırıların devamına göz yumulmasının ve bazı ülkelerin tutumlarının insan hakları gibi temel değerlerin zeminini yok ettiğini vurgulayan Özel, “Ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta barış, dünyada barış’ sözünden hareketle daima barışın sözcüsü, haklının ve mazlumun savunucusu olmaya devam edeceğiz.” dedi.

“Geçtiğimiz dönemde Azerbaycan’la aramızda yaşanan, oylamasına dahil olmadığımız ama doğurduğu sonuçlar açısından da üzüntü duyduğumuz sürecin hızla onarılması gerektiğini düşünüyorum.” diyen CHP Genel Başkanı Özel, şu değerlendirmeleri yaptı:

“Konseyin ortak değerlerinin sonuna kadar savunucusuyuz. Ancak Azerbaycan’la yaşanan süreç, bugüne kadar verdiği sonuçlar açısından her iki taraf açısından da öğreticidir ve bundan sonra ilişkilerin yeniden tesisi noktasında üzerimize düşecek her türlü katkıyı yapmak üzere bizim için çok önemli bir ülke olan Azerbaycan’la konsey arasında her türlü sorumluluğu almaya hazır olduğumuzu da ifade etmek isterim. Avrupalı demokratlar olarak bütün krizlerin üstesinden gelebilecek güç ve iradeye sahibiz. Daha demokratik, daha müreffeh, daha güvenli bir Avrupa bu ailenin her ferdenin daha insan hakları temelinde daha güçlü bir sosyal devleti mümkün kılmaktadır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyenin-ab-uyeligi-icin-katki-sunmaya-haziriz/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde konuştu https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-avrupa-konseyi-parlamenterler-meclisinde-konustu/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-avrupa-konseyi-parlamenterler-meclisinde-konustu/#respond Wed, 17 Apr 2024 21:12:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27844 HABER: GÜLARA SUBAŞI/ KAMERA: MEHMET MEHMETLİOĞLU

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Strazburg’da Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) İlkbahar Oturumu kapsamında düzenlenen Sosyalistler, Demokratlar ve Yeşiller Grubu Toplantısı’nda, “Sosyal demokrat bir parti olarak, toplumumuzun tüm kesimlerinden aldığımız bu büyük destekle, sorumluluğumuz artmıştır. Bu sorumluluğumuzun bilinciyle sosyal demokrat değerlerden ve halkımızın ihtiyacı olan adaletli yönetimden asla taviz vermeyeceğiz” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AKPM Sosyalistler, Demokratlar ve Yeşiller (SOC) Grubu Genel Başkanı Frank Schwabe’nin davetiyle grubun bahar oturumuna katılmak üzere Fransa’nın Strazburg kentine geldi. Özgür Özel’e, Genel Sekreter Selin Sayek Böke, Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen ile milletvekilleri Aysu Bankoğlu ve Yunus Emre eşlik etti.

AKPM İlkbahar Oturumu kapsamında düzenlenen SOC Grubu Toplantısı’na katılan Özgür Özel, yaptığı konuşmada, 75 yıl önce Avrupa Konseyi’ne üye ülkelerin temsilcilerinin bir araya gelmesiyle oluşan Strazburg’daki AKPM’de ilk kez bulunuyor olmaktan ve burada gruba hitap etmekten mutluluk ve gurur duyduğunu dile getirdi. Türkiye’nin bu çatı altında 18 üyeyle temsil edildiğini belirten Özel, “Partimizin, Avrupa Konseyi’ne ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ne bakışı, bu Konseyin ilk toplantısında kabul edilen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinden sapmamıştır. Ülkemizin kurucu partisi olarak, demokrasinin, insan hak ve özgürlüklerinin geliştirilmesi için mücadele etmeyi sürdürüyoruz. Avrupa Konseyi’nin temel amacı olan insan hakları ile temel özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesini ilke edinmiş bir partiyiz” ifadelerini kullandı.

“Kasım ayında CHP  Genel Başkanı olarak seçildiğimde, partimizin Avrupa ve dünyadaki kardeş partilerle, yoldaşlarımızla daha sıkı ilişkiler ve dayanışma içinde olması gerektiğinin altını çizmiştik” diyen Özel, Almanya’da SPD Kongresi’ne, Madrid’de Sosyalist Enternasyonal Zirvesi’ne, Bükreş’te Avrupa Sosyalist Partisi Liderler Zirvesi’ne katıldığını anlattı.

“BUNDAN SONRA TEMASLARIMIZI SIKLAŞTIRACAĞIZ”

Partilerinde Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde görev yapmış çok değerli yöneticiler, milletvekilleri, Avrupa kurumlarını çok iyi bilen isimler olduğunu kaydeden Özel, “Bundan sonra da bu temaslarımızı sıklaştıracağız.” dedi.

CHP olarak geçen yıl partilerinin 100. kuruluş yılını kutladıklarını ifade eden Özel, “Avrupa’nın en köklü sosyal demokrat partilerinden biri olarak, iki hafta önce yerel seçimlerde oy oranımızı yüzde 38’e çıkarıp, 17 milyon 300 bin vatandaşımızın desteğini alarak partimizi ülkemizin birinci partisi haline getirdik” diye konuştu.

Partisinin yerel seçimlerdeki başarısına ilişkin bilgi veren Özel, bugün ülke nüfusunun yüzde 65’inin kazandıkları belediyelerde yaşadığını anlattı. Yönettikleri belediyelerin ülke ekonomisinin yüzde 80’ini temsil ettiğini kaydeden Özel, “Sosyal demokrat bir parti olarak, toplumumuzun tüm kesimlerinden aldığımız bu büyük destekle, sorumluluğumuz artmıştır. Bu sorumluluğumuzun bilinciyle sosyal demokrat değerlerden ve halkımızın ihtiyacı olan adaletli yönetimden asla taviz vermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN TARAFIZ”

Öncüsü oldukları yeni siyasetin kadrolarında, kadınlara ve gençlere daha çok yer verdiklerini vurgulayan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Partimizin yönetiminde yüzde 50 kadın var ve yaş ortalamamız 43. Artık daha fazla kadın, daha fazla genç belediye başkanımız var.  Katılımcı, bilime inanan kolektif çalışma, halkımızın beklentilerini anlayarak ortak akılla karar alma anlayışı bize başarıyı getirdi. Bu anlayışımız kurucusu olduğumuz Avrupa Konseyi’nin temel değerleri yaşatma iradesinden farklı değil. Kadınların şiddetten korunduğu, eşitlikle toplumun bir parçası olduğu bir toplum düzeni için İstanbul Sözleşmesi’nden tarafız. Demokrasinin ve insan haklarının herkes için güvence altında olması için Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden tarafız. Emeğin, emeklinin, gençlerin ekonomik ve sosyal haklarının güvence altında olması için Avrupa Sosyal Şartı’ndan tarafız. Bizim tarafımız belli. Biz kurucu kadrolarımızın gösterdiği rotadan; demokrasiden ve çağdaşlıktan tarafız.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-avrupa-konseyi-parlamenterler-meclisinde-konustu/feed/ 0
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin: Türkiye’de insanlarımız, seçmenimiz hakiki temyiz kudretine sahiptirler https://www.haber60.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-ozlem-zengin-turkiyede-insanlarimiz-secmenimiz-hakiki-temyiz-kudretine-sahiptirler/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-ozlem-zengin-turkiyede-insanlarimiz-secmenimiz-hakiki-temyiz-kudretine-sahiptirler/#respond Wed, 17 Apr 2024 00:57:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27768 AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerine ilişkin, “Siyasi manada Türkiye’de insanlarımız, seçmenimiz, hakiki temyiz kudretine sahiptirler. Her yaşam tarzından, her eğitim seviyesinden insan son derece özenle neye, niçin oy kullandığını bilerek sandığa gitmiştir.” dedi.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, seçim sonuçlarının her siyasi partiye açık mesajlar verdiğini, her siyasi partinin bu mesajları doğru okuması gerektiğini belirterek, “Elbette biz de vatandaşımızın mesajını doğru okuyup vatandaşımızın arzu edeceği, güçlü, yeni bir siyasi aklı, yeni bir hikayeyi ortaya koyacağız.” diye konuştu.

Türkiye’de hükümet sisteminin 16 Nisan 2017 referandumunda değiştiğini hatırlatan Şahin, “Eğer Türkiye bu sistemle yoluna devam edecekse bu sistemin revizyona uğraması şarttır. Ben, buradan Sayın Cumhurbaşkanımıza bir çağrıda bulunmak istiyorum. Bizim eleştirilerimiz, itirazlarımız var zaman zaman ancak Sayın Cumhurbaşkanının bu ülkeye önemli hizmetleri olmuştur, bir önemli hizmeti daha olsun. Sistemin en önemli sancısı olan şu partili cumhurbaşkanlığı uygulamasına son verilmesi, tarafsız bir cumhurbaşkanlığı makamının olması ve kuvvetler ayrılığı ilkesinin güçlenmesi için Sayın Cumhurbaşkanımızdan tarihi bir adım beklediğimizin altını çizmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta da 31 Mart seçimlerinde milletin verdiği mesajı doğru okumak gerektiğini belirterek, “14-28 Mayıs seçimlerinde milletimiz Sayın Cumhurbaşkanına ve AK Parti’ye bir imkan tanımıştı. Aradan geçen 11 aylık süre içerisinde fahiş zamlar, önü alınamayan enflasyon milletimizi canından bezdirmiştir. İktidar, milletimizin haklı taleplerine kulağını tıkamıştır ve bunun sonucunda da bu seçimlerde büyük bir hezimet yaşamıştır.” değerlendirmesinde bulundu.

İsrail ile İran arasındaki gerilimin tedirginlikle takip edildiğini belirten Usta, “Dış politikadaki birinci esas, hepimizin bildiği gibi ülkemizin milli menfaatleridir. Bu kapsamda, Türkiye Cumhuriyeti devletinin, İsrail ile İran arasındaki gerilimi devlet aklının gerektirdiği tecrübeyle okuyup milli menfaat çerçevesi içerisinde yorumlayarak pozisyon alması tartışmasız bir gerçek olarak kabul edilmelidir.” diye konuştu.

“Demek ki oylar çalınmıyormuş”

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise Nevşehir Milletvekili Filiz Kılıç’ın bugün itibarıyla MHP Grup Başkanvekilliği görevine başladığını belirterek, kendisini tebrik etti ve başarılar diledi.

Türkiye’nin 31 Mart mahalli idareler seçimlerini demokrasiye yakışır bir olgunlukla tamamladığını vurgulayan Akçay, milletin sandık vasıtasıyla mesajını verdiğini söyledi.

MHP’nin bu seçimde 227 belediye başkanlığı kazandığını ve seçimlere katıldıkları 51 ilde, il genel meclislerinde yüzde 16’yı aşkın bir oy potansiyeline sahip olduğunu kaydeden Akçay, şöyle devam etti:

“31 Mart seçimleri bütün herkese, bilhassa demokrasiye ve kendi ülkemize inancı zayıf olan kesimlere de çok önemli mesajlar vermiştir. Kaybettiği seçimlerden sonra kendisi hariç herkesi suçlayan, seçimlerin meşruiyetini tartışmaya açmaya çalışan, demokrasiyi ve milli iradeyi hazmedemeyen bazı kesimler bu defa seçim sonuçlarına itiraz etmemiştir. Demek ki neymiş? Türkiye güvenilir seçimler yapıyormuş. Türkiye, bu konuda dünyanın önde gelen ülkeleri arasındadır. Demek ki oylar çalınmıyormuş, trafolara kedi girmiyormuş, Anadolu Ajansı manipülasyon yapmıyormuş.”

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in iktisat fakültesi mezunu olduğundan şüphe ettiğini belirterek, “Bir demeç vermiş, demiş ki; ‘Belediyeler kendi yağıyla kavrulsun’. Bizim kazandığımız belediyeler, 5 sene kayyımlarla yönetildi ve kazandığımız belediyelerin bir kısmı da AKP belediyeleriydi. Dolayısıyla biz o belediyelerden içeriye girdiğimizde; hatırlarsınız 2019’da halıyı alıp götürmüşlerdi; şimdi girdiğimizde orada yağ filan yok, kavrulacak yağ kalmamış durumda. Soyup soğana çevirmiş, dünya kadar da borç bırakıp gitmiş durumdalar. Biz kendi yağımızla kavruluruz ama siz kendi belediyelerinizin ve kayyımların tahribatını, yani borçlarını bir an önce üstlenmek zorundasınız.” diye konuştu.

“Memleketin sıkabileceği bir kemer kalmamıştır, bunu bilin”

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, 31 Mart’ta yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde CHP’nin yüzde 37,7 oyla kendisinden sonra gelen partiye 2 puan fark atıp birinci parti olduğunu belirterek, CHP’nin 14 büyükşehir, 21 il, 337 ilçe, 48 belde olmak üzere toplam 420 belediye kazandığını anlattı.

Günaydın, CHP’nin hiç kimseyi ayırt etmeden ülkesi için çalışmaya devam edeceğini söyledi.

Türkiye’nin resmi gıda enflasyonuna işaret eden Günaydın, “Biz bunları size gösterdik, ‘dış güçler’ dediniz. Saraylarda yatlarda yaşamaya o kadar alıştınız ki hayattan koptunuz.” yorumunu yaptı.

Günaydın, 2026’nın ilk çeyreğinde enflasyonun düşmeye başlayacağına yönelik açıklamaları hatırlatarak, “Bu zaman dilimi içerisinde kemer sıkacakmış memleket. Kemeri sıkacağınız göbekleriniz önünüzde duruyor. Memleketin sıkabileceği bir kemer kalmamıştır, bunu bilin. Artık emeklinin, işçinin, işsizin sırtına binmekten vazgeçin.” ifadelerini kullandı.

Bugün Genel Kurul’da görüşülecek ve 14 maddeden oluşan turist rehberleri ve seyahat acentelerine ilişkin kanun teklifinin bir günde görüşülebileceğini ama görüşmelerin 3 güne bölündüğünü söyleyen Günaydın, “Gündeminiz yok. Çünkü halkın sorunlarıyla ilgilenmiyorsunuz.” dedi.

Günaydın, “10 bin lira olan asgari emekli maaşını asgari ücretle eşleyelim 17 bin lira yapalım; asgari ücreti enflasyona göre her üç ayda bir güncelleyelim, var mısınız?” diye sordu.

“Türkiye’de insanlarımız, seçmenimiz hakiki temyiz kudretine sahiptirler”

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, MHP’de Grup Başkanvekili olarak göreve başlayan Nevşehir Milletvekili Filiz Kılıç’ı tebrik ederek, “Bir kadın arkadaşımızın daha grup başkanvekili görevini almış olması Meclisimiz için bir şanstır.” dedi.

31 Mart’ta yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimlerinin önemine işaret eden Zengin, yerel seçimlerin karakterinin oldukça farklı olmasının en önemli sebebinin 500 bin 155 kişinin seçilmesi olduğunu söyledi.

Bütün siyasi partilerin seçim sonuçlarını okuyacağını, kendilerinin de öyle yaptığını söyleyen Zengin, 1999 seçimlerinde yerel seçimler ve genel seçimlerin birlikte yapıldığını, sandıklardan çıkan her bir sonucun farklı olduğunu dile getirdi.

Temyiz kudretine sahip olmanın önemine işaret eden Zengin, “Siyasi manada Türkiye’de insanlarımız, seçmenimiz, hakiki temyiz kudretine sahiptirler. Her yaşam tarzından, her eğitim seviyesinden insan son derece özenle neye, niçin oy kullandığını bilerek sandığa gitmiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

Meclisi kapattırmaktan mutluluk duyan milletvekilleri olduğunu söyleyen Zengin, “Eğer bir çağrıları varsa bugün çalışalım, 14 madde bir şey değil, bugün bitirelim. Ertesi gün de elimizde başka bir kanunumuz var enerjiyle alakalı, o kanunu çalışalım. Sonuna kadar çalışmaya biz varız.” ifadelerini kullandı.

AK Parti’nin tam 22 yıldır Türkiye ve dünya tarihinin en başarılı partisi olduğunu ifade eden Zengin, bundan sonra da bu başarılarını devam ettireceklerini söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-ozlem-zengin-turkiyede-insanlarimiz-secmenimiz-hakiki-temyiz-kudretine-sahiptirler/feed/ 0
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç: YSK’ya olan güvenimizi yitirmek istemiyoruz https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskan-yardimcisi-suat-kilic-yskya-olan-guvenimizi-yitirmek-istemiyoruz/ https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskan-yardimcisi-suat-kilic-yskya-olan-guvenimizi-yitirmek-istemiyoruz/#respond Wed, 17 Apr 2024 00:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27742 HABER: OGÜN AKKAYA KAMERA: UĞUR DEMİRCİ

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin MKYK toplantısının ardından yaptığı açıklamada; Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) yaptıkları itirazları hatırlatarak “Kamuoyu vicdanının rahatlatılması, kanuna ve kurumlara olan güvenin tüm topluma yaşatılması lazımdır. YSK’ya duyulan güveni korumak, kollamak ve muhafaza etmek gereklidir. Seçmen ve siyasi partiler olarak YSK’ya olan güvenimizi yitirmek istemiyoruz” dedi. Kılıç, yeni anayasa tartışmalarına ilişkin de “Yeni anayasa çağrılarına Yeniden Refah Partisi, kapı olarak da kafa olarak da açıktır” diye konuştu.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi İşler Başkanı Suat Kılıç, partisinin bugün yapılan MYK toplantısı sonrasında açıklama yaptı. Kılıç, “31 Mart yerel seçimleri yaşandı ve geride kaldı. Ancak devam eden itirazlar ve alışık olmadığımız uygulamalar var. İtirazların YSK’da hukukun bütün normlarına uygun şekilde karara bağlanmasını istiyoruz” dedi.

“ELAZIĞ BELEDİYE BAŞKANI BEŞER KİŞİDEN OLUŞAN BELEDİYE KOMİSYONUNU ÜÇER KİŞİYE İNDİRDİ”

Elazığ, Gaziantep ve Samsun’da olağanüstü itirazlarını YSK’ya sunduklarını ifade eden Kılıç, şunları kaydetti:

“Elazığ ilimizde örneğine pek rastlamadığımız örneği paylaşmak istiyorum. Belediye başkanlığı kazanıldı, meclis üyelikleri de dağıldı. Elazığ Belediye Başkanı, sıra dışı uygulama imza atarak beşer kişiden oluşan belediye komisyonunu üçer kişiye indirerek, Elazığ’daki belediye meclisinde muhalefetin sesini tamamen kısmayı tercih etti. Bu uygulama antidemokratik. Yasal olan hak olmayabilir, kanuna uygun olabilir ama hukuka uygun değil. Yasal olabilir ama hak değil. Bir belediye meclisinde o halkın seçilmiş temsilcilerini, belediyenin ilgili komisyonlarından uzaklaştırmak belediyede yapılacak olan işleri kamuoyu dikkatinden kaçırmaktır. Ortak akıldan uzaklaştırmaktır, müzakereye kapatmaktır. Elazığ Belediye Başkanı’na bu yanlıştan dönmesi çağrısında bulunuyoruz. Elazığ Belediye Başkanı’na ‘hukuka dön, eski köye yeni icraat getirme’ diyoruz.

Olağanüstü itiraz başvurusunun neticesini beklediğimiz üç ilçemiz var. Bunlardan biri Gaziantep Nurdağı. Nurdağı’ndaki aykırılıkları kapsamlı dilekçemizle YSK’ya ilettik. Şanlıurfa Siverek’te de oyların defalarca sayılmasına rağmen hak tecelli etmemiştir. İtirazlarımız harfiyen dikkate alınmış değildir. YSK’da tüm delillerin değerlendirilmesini, yeniden sayım ve gerekiyorsa yeniden seçim kararının alması kaçınılmazdır.

Samsun Bafra’da tam kanunsuzluk hali var. Seçim pusulasında DSP ambleminin olması gereken yerde Memleket Partisi var. Bu durumda o seçimdeki seçimlerin yenilenmesi gerektiği kanunun emredici hükmüdür. Aynı zamanda sayım ve tasnif sırasında partilerin oyları karşılıklı olarak birbiri adına kaydedilmiştir. Kamuoyu vicdanının rahatlatılması, kanuna ve kurumlara olan güvenin tüm topluma yaşatılması lazımdır. YSK’ya duyulan güveni korumak, kollamak ve muhafaza etmek gereklidir. Seçmen ve siyasi partiler olarak YSK’ya olan güvenimizi yitirmek istemiyoruz.”

“BU SÜRE KRONİK SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ İÇİN VAR”

Kılıç, yerel seçim sürecinden sonra erken seçim tartışmalarına ilişkin ise erken seçimin parti gündemlerinde olmadığını ifade ederek “Biten seçimlerle birlikte erken seçim tartışmaları başladı. Yeniden Refah karşı tutum aldı. Türkiye’nin gündemi seçim değildir. Türkiye’nin ihtiyacı, seçim değil geçimdir. Hükümetimizden ekonomideki sorunlara yönelmesini bekliyoruz. Enflasyonla mücadele, hayat pahalılığı, mutfak enflasyonunun önlenememesi gibi ekonominin öncü gündemi olmalıdır. Hükümetin önünde dört yıldan fazla süre vardır. Bu süre kronik sorunların çözümü için vardır” diye konuştu.

Kılıç, basın açıklamasının devamında, üreticinin desteklenmesi gerektiğine vurgu yaptı. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin de konuşan Kılıç, “İsrail soykırım politikası sürdürüyor. Netanyahu’nun Gazze’yi yerle bir etmesi yetmezmiş gibi Refah kapısına sığınan insanlara bombalar yağdırıyor. İnsanlar denizden gıda paketleri yakalamaya zorlanıyor. Bu görüntüler insanlık dışıdır.” dedi.

“YENİDEN REFAH PARTİSİ, KAFA OLARAK DA KAPI OLARAK DA AÇIKTIR”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Kılıç, yeni anayasa çağrılarının anımsatılması üzerine şunları söyledi:

“Yeni Anayasa çağrılarına Yeniden Refah Partisi, kapı olarak da kafa olarak da açıktır. Bir teklif olursa bu teklifi değerlendirmeye de açık olduğumuzu daha önce beyan ettik. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen herhangi bir siyasi parti tarafından anayasa değişikliği teklifi hazırlanacak olursa bunu değerlendirmeye ve destek verip vermeyeceğimizi parti zeminlerinde tartışmaya hazırız ve açığız. Seçimler sonrasında görüyoruz ki yeni anayasa Türkiye’nin gündeminde önemli bir yer edinecek. Nasıl katkı bulunabilir noktasında çalışmalarımızı başlatıyoruz. Partilerden gelebilecek olan teklife yeterince katkı verebilmek adına çalışmalarımızı başlatıyoruz. Sayın Bahçeli nasıl bir anayasadan bahsediyor, detaylarına vakıf değiliz. 50+1 yerine 40+1 şeklinde bir önermeleri olacak mı? Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yerine farklı bir hükümet modeli önerileri olacak mı? Bunu bilmiyoruz. Sorunların çözümüne katkı sağlayacak, denge ve denetim mekanizmalarını daha etkin kılacak anayasa tekliflerine biz hazırız.”

]]> https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskan-yardimcisi-suat-kilic-yskya-olan-guvenimizi-yitirmek-istemiyoruz/feed/ 0 AK Parti İl Başkanı Ali Çetin: “Teleferik kazası, adli bir olaydır” https://www.haber60.com.tr/ak-parti-il-baskani-ali-cetin-teleferik-kazasi-adli-bir-olaydir/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-il-baskani-ali-cetin-teleferik-kazasi-adli-bir-olaydir/#respond Wed, 17 Apr 2024 00:00:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27736 AK Parti İl Başkanı Ali Çetin: “Teleferik kazası, adli bir olaydır”

ANTALYA – AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, Antalya’da gerçekleşen teleferik kazası hakkında yaptığı basın toplantısında, kaza sonrası verilen tutuklama kararlarının siyasi olmadığını söyledi.

AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, il başkanlığı binasında, geçtiğimiz Cuma günü Tünektepe Teleferik ve Sosyal Tesisleri’nde yaşanan teleferik kazası ile ilgili açıklamalarda bulundu. Çetin, konuşmasına kaza alanında görev yapan ekiplere teşekkür ederek başladı.

Başkan Çetin, “Hepimizin bildiği üzere Cuma günü 17: 28’de meydana gelen tüm Türkiye’nin ve hatta dünyanın gündemine düşen elim bir teleferik kazası sonrasında bir kişinin hayatını kaybettiği, yedi kişinin yaralandığı, 174 kişinin mahsur kaldığı tespit edilen, büyük ihmalkarlıkların sebebi olan çok büyük kazayla sarsıldık. Öncelikle vefat eden vatandaşımıza Allah’tan rahmet, bu olay sebebiyle yaralanan vatandaşımıza Allah’tan şifalar diler, tüm kazazede vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiriz. Bu kaza sonrasında çok hızlı, anında müdahaleler ile karşılayan Valimiz ve AFAD başkanımız koordinasyonunda, kurtarma çalışmalarımıza katkı koyan 23 saatlik kurtarma çalışmasını cansiperhane gerçekleştiren, helikopterlerimizle ağırlıksız tahliye çalışmalarını yürüten, bir kişinin bile burnu kanamadan tamamlanan, dünyanın gıptayla izlediği bu kurtarma çalışmasına her türlü desteğini bilgisini gücünü koyan birimlerimize, olayın başından itibaren takibiyle desteğiyle Cumhurbaşkanımız ve de genel başkanımıza, İç İşleri Bakanlığımızın takibi ile tamamlanan kurtarma çalışmasında emeği geçen herkese, her kesime şükranlarımızı sunarız” ifadelerine yer verdi.

“Siyasi tarafı olmaksızın soruşturulması gereken, büyük bir kaza”

Teleferik kazasının sıradan bir kaza olmadığını dile getiren Ali Çetin, olayın siyasi olmadığına dikkat çekti. Çetin, şu ifadelere yer verdi: “Bir kere şunu belirtmek lazım; bu kaza sıradan basit bir kaza değil, dünya gündemine düşmüş bir vefat.7 yaralı, 174 vatandaşın 23 saat kurtarma çalışması operasyonuyla tamamlanan, çok ağır ihmal zincirlerinin olduğu, derinlemesine araştırılması soruşturulması gereken, siyasi tarafı olmaksızın soruşturulması gereken büyük bir kaza. 2017 yılında hizmete giren bu tesis, Antalya’da yedi yıldır çalışmaktadır. Şunu da belirtmek gerekir ki, yedi yıldır çalışan bu tesisin yaklaşık altı buçuk yıldır genel müdürlüğünü, olaydan iki ay öncesine kadar 31 Mart’ta belediye başkanı seçilen Mesut Kocagöz yapmaktadır. Bunu da birisini karalamak suçlamak için değil, bir hakikati de ortaya koymak için söylüyorum. Bu olaydan sonra, muhalefetin algı yürütme, olayı farklı bir yöne çekme çalışmasını da göz ardı edemeyiz, bu olayda savcılık makamı soruşturmayı yürütür, hakim kararını verir. Bu bir siyasi olay değil, teknik bir soruşturma sonrası adli bir olaydır.”

Çok sayıda ihmal var

Başkan Ali Çetin, CHP’nin tutuklama kararlarına karşı açıklamalarını da eleştirerek, şöyle devam etti: ” Antalya’da, Cumhuriyet Halk Partisi ısrarla bu soruşturmayı genel başkandan, genel başkan yardımcılarına, parti yöneticilerine kadar siyasi alana çekmeye, adli makamların üzerinde baskı oluşturmaya, siyasi bir malzeme gibi görerek kendilerince kullanmaya çalışmaktadır. Burada bir kaza, soruşturma, gözüken ihmal, aksaklıklar, kusurlar, hatalar, hatalılar vardır. Bunların ardından, ilk yapılan çalışmalarda 13 kişi hakkında gözaltı kararı alınmış, ifadelerine başvurulmuştur. Raporla deliller değerlendirilmiş, olayda ilk Tespitlere göre beş kişinin tutuklu yargılanmasına karar verilmiştir. Bu bir yargı kararıdır. İddialara göre; üç ay sürmesi gereken bakımların, 15 günde yapıldığı ağır bakımla ilgili, 159 parça değişiklik talebi firma tarafından bildirilmişken, 19 parçanın değişmesi, Antalya Büyükşehir şirketi yetkilileri tarafından yeterli görüldüğü gibi daha birçok ihmallerin olduğunu bildiren durumlar söz konusu gözükmektedir. “

“Belediye başkanlığı yargıyı etkilemez”

Ali Çetin, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün tutuklanmasının şu an bulunduğu görevle ilişkisi olmadığını belirterek, “ANET genel Müdür Yardımcısı ve diğerleri tutuklanınca ses çıkarmayan Cumhuriyet Halk Partisi, hakimin kararına karşı işi, siyasi şova dökerek mağduriyet dalgası oluşturmaktadır. Her zamanki Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaptığı bir iştir, hangi parti olursa olsun belediye başkanı olması, kimseyi yargı önünde ayrıcalıklı yapmaz. Kaldı ki, belediye başkanlığı ile ilgili bir durum söz konusu değil, yeni bıraktığı ANET genel müdürlüğü görevi ile ilgili bir durum söz konusudur. Verilen karar siyasi diyerek aslında vefat eden, yaralanan ya da uzun süre mahsur kalan vatandaşlara ve ailelerine saygısızlık yapıldığının farkında olmalıyız. Diğer yandan, tutuklananlara da oh olsun diyemeyiz. Mahkumiyet kararı verilene kadar herkes masumdur. Temennimiz, adaletin sağlanması olmalıdır ” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-il-baskani-ali-cetin-teleferik-kazasi-adli-bir-olaydir/feed/ 0
Özgür Özel: “Hatay Halkının İradesine Sahip Çıkmaya Bu İşin Peşini Bırakmamaya Devam Edeceğiz” (3) https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-hatay-halkinin-iradesine-sahip-cikmaya-bu-isin-pesini-birakmamaya-devam-edecegiz-3/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-hatay-halkinin-iradesine-sahip-cikmaya-bu-isin-pesini-birakmamaya-devam-edecegiz-3/#respond Tue, 16 Apr 2024 23:15:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27718 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçimlerin ardından TBMM’de ilk grup toplantısını yaptı. Özel, seçim sürecinde partisini birinci parti çıkarmada emeği geçenlere teşekkür ederek sözlerine başladı. Hatay’da seçimlerin yenilenmesi için YSK’ya yaptıkları “tam kanunsuzluk” başvurusuna da değinen Özel, “Bu itirazları reddedenler şimdi tam kanunsuzluğun daniskansına bakalım ne cevap vereceklerdir. Halkın iradesi sakatlanmıştır. Hatay halkının iradesine sahip çıkmaya bu işin peşini bırakmamaya devam edeceğimizin altını bir kez daha kalın çizgilerle çiziyorum. Hatay bizim kişisel, milli meselemizdir” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’de 31 Mart’taki yerel seçimlerin ardından ilk grup toplantısında milletvekillerine ve partililere seslendi. Grup salonunda hem CHP’lilerin hem de gazetecilerin ilgisi oldukça yoğundu. Özel, kürsüye çıkarken “Türkiye seninle gurur duyuyor” sloganları atıldı.

“Bugün tarihi bir toplantıyı gerçekleştiriyoruz” diye sözlerine başlayan Özel, tüm örgüt üyelerine seçim sürecindeki başarılarından ötürü teşekkür etti. Özel, ayrıca belediye başkanı seçilen milletvekilleri Burcu Köksal, Abdurrahman Tutdere, Hasan Baltacı ve Ahmet Önal’ı da selamladı. Özel, “İllerinde tek milletvekilleriydiler, o ilin sesini Türkiye’ye duyurdu ve bu zor coğrafyalarda her biri her iki kişiden birini oyunu alarak bu gruptan ayrıldılar ama o illerin belediye başkanı oldular” dedi. Özel, ayrıca Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan ama seçilemeyen Veli Ağbaba’ya da “İsmet Paşa’nın yüreğine su serpti memleketinde, milliyetçileri, muhafazakarları ayırmadı” diyerek teşekkür etti.

Özel, ayrıca partisinin önceki dönemde görev yapan ve yeniden seçilen belediye başkanlarına da teşekkür ederek, “Bize oy veren hiç kimseyi pişman etmeyeceğimize buradan söz veriyoruz” ifadesini kullandı.

“BİZE DÜŞEN FİLİSTİN DAVASINA SAHİP ÇIKMAK”

AKPM’de yarın konuşma yapacağını ifade eden Özel, konuşmasında İsrail’in mezalimini dile getireceğini söyledi. İlk işinin en kısa zamanda Filistin’e gitmek oradaki halkın sesini dünyaya duyurmak olduğunu belirten Özel, “33 bin çocuk, kadın, genç ölüyor kimse kılını kıpırdatmıyorsa orada bize düşen 3. Genel Başkanımız Bülent Ecevit’in Yaser Arafat’la kurduğu ilişki, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının davası olan Filsitin davasına sahip çıkmaktır” dedi.

“KUSURU OLAN KİM VARSA GÖZÜNÜN YAŞINA BAKILMASIN”

Antalya’da meydana gelen teleferik kazasına da konuşmasında yer veren Özel, hayatını kaybeden yurttaşa rahmet dileyerek, “Memleketlerine döndüğünde oradaki belediyemiz talimatlandırldı, çocuklar evladımızdır, aile ailemizdir. Tüm yaralılara acil şifalar diliyorum. Kusuru olan kim varsa gözünün yaşına bakılmasın, adli soruşturmayı takip ediyor, denetim mekanizmalarımızı işletiyoruz. Ancak bugün Antalya’da büyük bir kanunsuzluk, vicdansızlıkla karşı karşıyayız” diye konuştu.

“SOMA’DA 301 MADENCİ ÖLDÜ BİR KAMU GÖREVLİSİ YARGILANMADI”

Özel, soruşturma kapsamında tutklanan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün durumunu, “Bugün hiçbir kusuru, günahı olmadığı halde göz altına alındığı yetmezmiş gibi tutukluluk gibi tedbire başvurulması… Allah’tan korksunlar. Soma’da 301 maden görevlisi öldü bir kamu görevlisi yargılanmadı. 22 yıllık iktidarlarında 1 kişiye yargılanma izni verilmemişken yaşanan olayı suçsuz başkanımı Mesut Kocagöz’e yıkanlara yazıklar olsun buna izin vermeyeceğim” diye değerlendirdi.

Hatay seçimleri için YSK’ya “tam kanununsuzluk” başvurusu yaptıklaranı hatırlatan Özel, şunları kaydetti:

“HATAY HALKININ İRADESİNE SAHİP ÇIKMAYA BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

“31 Mart’ta millet bizi 1. parti yaptı, bu hükümete de oylarıyla bir mesaj yolladı. Geçmiş dönemlerde yaptıkları hataları misliyle tekrar etmeye çalışanların sandıktan ders almadığı anlaşılıyor. Eğer geçen 31 Mart seçimi AK Parti’nin o başvurusuyla yenilendiyse bizim bu dosyamıza göre Hatay seçiminin en az 8 kez yenilenmesi gerekir. 108 seçmen çeşitli sebeplerle haklarında kısıtlılık kararı var oy kullanamazken oy kullandıklarını ispatladık. 3 bin 389 seçmen ölmüş oldukları halde yerlerine oy kullanıldı. CHP Hatay’da geçersiz oyların aradaki farkın 15 katı olmasına rağmen yapmış olduğu başvurular ilçede, ilde ve YSK’da reddedilmiştir. imdi aynı başvuruyu bir kez daha yapıyoruz. Tam kanunsuzluk burada ölü, kısıtlı seçmenin oyunda, emniyet görevlilerinin sandık başkanı olmasında yoksa bu kanunun neresinde yazmaktadır. Bu tam kanunsuzluk haline susacak olanlar kendi vicdanlarına, 31 Mart’ta attıkları imzalara, bu itirazları reddedenler şimdi tam kanunsuzluğun daniskansına bakalım ne cevap vereceklerdir. Halkın iradesi sakatlanmıştır. Hatay halkının iradesine sahip çıkmaya bu işin peşini bırakmamaya devam edeceğimizin altını bir kez daha kalın çizgilerle çiziyorum. Hatay bizim kişisel, milli meselemizdir.”

Özel’in bu sözlerinin ardından grup salonunda “Hak, hukuk,adalet” sloganları atıldı. Merkez Bankası’nın zararına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, şöyle devam etti:

“Merkez Bankası 2023’te  818 milyar lira zarar etti. Bu banka bu yıla kadar Kur Korumalı Mevduata (KKM) Merkez Bankası ne kadar ödüyor diye… Gizledikleri yapılan ödemelerin yarattığı zarardır. Bakın Merkez Bankası bundan önceki 10 yılda 2013’ten 2023’e kadar tam 320 milyar lira kar etmiştir. Bir yıllık zarar 10 yıllık karın iki buçuk katıdır. Yani bu hesapla Merkez Bankası 25 yıldaki kardan Merkez Bankası zarar eder mi? 25 yıllık karını bir senede bir avuç zengine verdiler. Bakın Merkez Bankası’nın yaptığı ödemeye Hazine’nin yaptığı ödeme de eklendiğinde toplam rakam 1 trilyon 332 milyardır. Bu para en düşük emekli maaşını 17 bin lira yapalım dediğimde ‘yapamayız para yok’ dedikleri paranın tam iki katıdır. Türkiye’deki 16 milyon emekliye bir asgari ücret maaş vermenin iki yıllık maliyetini bir avuç zengine verenlere yazıklar olsun. Deprem konutlarının toplam maliyeti 1.1 milyar lira. Cumhurbaşkanlığı’nın kendi internet sitesindeki rapor. Koskoca asrın felaketi dedikleri depremin tüm yıkımın parası kadar parayı ‘ben ekonomistim, en iyisini ben bilirim diyen’ bütün dünya pandemisden çıkışta yükselen enflasyonu doğru enstrümanlar kullanarak hemen düşürmüşken yüzde 120 enflasyonlara götürüp ülkeyi perişan eden kişi 4 liralık doları 20 lirayı geçmesin diye KKM’ye çeviren kişi bu hasarın sorumlusur. Recep Tayyip Erdoğan manevi kayıplarımız yüreğimizde hep beraber paylaşıyoruz ama depremin yarattığı  toplam asrın felaketininin maliyeti kadar maliyeti inadı, iş bilmezliği ve liyakatsız kişilere verdiği emirler sonucu hepimize ödetmiştir. Yoksulun, garibanın, esnafın  hakkını ondan soracağız söke söke alacağız.

“OY VERENLERİ PİŞMAN ETMEYECEĞİZ”

31 Mart seçimlerinde çok önemli bir başarıyı yüzde 38 ile birinci parti olmayı, Türkiyenin en çok büyükşehiri olan en çok il belediyesi olan… Türkiye’de toplam 35 ilde birinci parti olan en çok ilçe belediyesi olan parti olmayı hep birlikte başardık. Şimdi nüfusun yüzde 65’in ekonominin yüzde 80’nine hizmet etme yükümlülüğümüz var. Dün MYK toplantımızı yaptık. Grubumuzla perşembe günü Parti Meclisi’mizle cuma günü İl başkanlarımızla ve Türkiye’den seçilen tüm belediye başkanlarımız ve il başkanlarımızla cumartesi ve pazar günü bir araya gelerek bu tarihi sorumluluğun yükünü nasıl taşıyacağımızı bize oy veren hiç kimseyi nasıl pişman etmeyeceğimizi cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk genel seçimlerinde nasıl iktidar yapacağımızı konuşmaya başlıyoruz.

“BABA EVİNİN TAPUSU NE BENDE NE BENDEN ÖNCEKİ GENEL BAŞKANLARDA…”

Her birimiz genel başkandan en yeni üyeye kadar her birimiz şu sormluluğu omuzlarımızda hissetmeliyiz. CHP bir çağrıda bulundu. Siyasi partilerle ittifak yapamadık. Ancak ittifakı milletin vicdanında sandıkta yapmaya çalıştık. Ay yıldızlı al bayrağımızdan adını ülkemizden alan Türkiye ittifakıyla kimseyi ayırmadan kimseyi ötekileştirmeden bir büyük mutakabatı bir büyük ittifakı sağladık. CHP bir kez daha hatırlatmak isterim ki hiçbirimizin tapulu malı değildir. Bu parti baba ocağıdır. Bu parti kimse baba ocağı sözünü ataerkil bir söylem olarak düşünmesin. Bu parti herkesin içine doğduğu herkesin içinde büyüdüğü günü gelenin ayrılıp ama başım sıkışırsa baba evi orada dediği, çayı demlidir çorbası kaynar bacası tüten bir yerdir. Baba evinin tapusu ne bendedir ne benden önceki genel başkanlarımızdadır. Baba evinin tapusu bir kişide kayıtlıdır o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.

Baba evine biz çağırdık liberal demokratlar geldi. Baba evine biz çağırdık solun tüm renklerinden destek geldi. Sosyal demokratlar, zaten oradaydık. Ama baba evine milliyeetçi demokratlar geldi. Yakasında olmasa gönlünde, gözünde güneş olan iyi insanlar geldi. Baba evine MHP’nin kayıtsız, şartsız desteğinden bu kadar zulme, açlığa bıkmış ülkücüler MHP’ye geçmişte gönül verenler geldi. Baba evine yalandan ve haramdan tiksinmiş muhafazakar demokratlar geldi. Baba evine onları ötekileştirmeyen şeytanlaştırmayan en zor günde hükümetin arkasına hizalanmayıp doğru bildiğini söyleyen bizlere güveniyle Kürt demokratlar geldi. Hiçbirini bir diğerinden ayırmadan hiçbirini pişman etmeyeceğiz. Türkiye ittifakı milli takım gol attığında sevinen ayağa kalkan herkesi kapsar… Hakkı yenen, hor görülen kim varsa onların öyle arkasında değiliz yanında değiliz. Onların önlerinde yürüyeceğiz haklarını alana kadar. Söz verdik emeklilerin sesi olmaya devam edeceğiz. Esnafın sesi olmaya devam edeceğiz. Çiftçinin partisi olacağız. Atanmayan öğretmen de staj mağduru da çıraklık mağduru da EYT mağduru 9 bin gün mağduru BAĞ-KUR’lu da emeklilikte kademe bekleyen kardeşlerimde, asgari ücret zamlanınca elindeekine bakan üç ayda bir asgari ücret güncellemesini hak eden emekçi kardeşlerim de bilsinler ki Türkiye’de milletin gerçek sorunu olmayan, onların yarattığı hiçbir suni gündemin peşine takılmayacak onların iktidarını onlarla birlikte kurana kadar hep birlikte gece gündüz çalışacağız söz veriyoruz.

“HERKESİ KUCAKLAYACAĞIZ”

Eğer bize oy verenlerden birisi derse ki ‘Keşke elim kırılsaydı oy vermeseydim’ derse bilin ki vebali hepimizin boynunadır. Biz belediyeleri birileri gibi çocuklarımızı, evlatlarımızı işe sokmak için değil, geldiği günleri unutup saraylarda oturup millete dayattığı adayları millet açlıktan kıvranırken ıstakoz yiyenler gibi ihaleleri yandaşlara dağıtmak için değil, biz belediyeleri partizanlık yapmak için değil, tüm bunları bir kenara itip temiz dürüst yöneterek Türkiye’yi de nasıl yöneteceğimizi göstermek ve cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk genel seçimlerinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini iktidar yapmak üzere aldık. Buna zarar verecek kim varsa ne ben ne kadrolarımız ne partimiz gözünün yaşına bakmayacağız. Bu millete eşit ve adil hizmet sunacak, inançlara saygılı olacak tüm farklılıkları renkleri zenginlik kabul edecek ve herkesi kucaklayacağız.”

BİTTİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-hatay-halkinin-iradesine-sahip-cikmaya-bu-isin-pesini-birakmamaya-devam-edecegiz-3/feed/ 0
AK Parti Milletvekili Şebnem Bursalı’nın Monaco’da yediği ıstakoz fotoğrafına tepkiler https://www.haber60.com.tr/ak-parti-milletvekili-sebnem-bursalinin-monacoda-yedigi-istakoz-fotografina-tepkiler/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-milletvekili-sebnem-bursalinin-monacoda-yedigi-istakoz-fotografina-tepkiler/#respond Tue, 16 Apr 2024 01:18:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27589 Gittiği Monaco’da yediği ıstakozun fotoğrafını paylaşan AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı, hem sosyal medyada hem de AK Parti içerisinden tepkiler gelmeye devam ediyor. Dün yaptığı açıklamayla kamuoyundan özür dileyen ancak olayın büyütülme nedenini Antalya’daki teleferik faciasının unutturulma çabasına bağlayan Bursalı’ya bugün bir tepki de AK Parti MKYK üyesi Orhan Miroğlu’ndan geldi.

Miroğlu, Bursalı’ya tepki gösterdiği açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bir milletvekilinin halka karşı sorumluluğu bir yasama yılıyla sınırlı değildir. Milletvekilinin ülkesine karşı ahlaki ve vicdani sorumluluğu bana kalırsa ölünceye kadar devam eder. Yasama yılı bittiğinde bugün artık özgürlüğüme kavuştum diye düşünen milletvekili, o makama hiç inanmamış demektir. Ve ülkemizin içine sürüklendiği vasatlık -vekil olduğunun bilinciyle hareket eden vekillerimizi tenzih ederim- son yıllarda geldi, TBMM seçimlerini de vurdu.

“Milletvekilliği itibar satın almanın mümkün hale geldiği bir alana dönüştü”

Liyakat, siyasi temsil gibi vasıflar rafa kaldırıldı. Milletvekilliği çeşitli karmaşık ilişkilerden ‘aklanmak’ ve ‘netameli bir geçmişi silmek ve itibar satın almanın mümkün hale geldiği bir alana dönüştü. Manzarayı umumiyeye bakan herkesin, rahatlıkla ‘bu iş demek bu kadar ucuz ‘ diyebileceği bir alan! Oysa ilk meclisin kuruluşundan başlayarak meclisimize giren vekillerimizin her biri roman olabilecek kadar güçlü hayat hikayelerine bakarsanız, gerilemenin ve düşüşün ne boyutlarda olduğunu rahatlıkla görebilirsiniz.

Devir, kabul edelim ki, o makama inanmadan oturmayı, o makamı her kapıyı açacak bir maymuncuk olarak kullanmayı amaçlayanların ve başkaları tarafından o makama oturtulmayı her nasılsa rahatlıkla başaranların devridir artık. Milletvekilliği hiçbir meslek grubuyla eşdeğer değildir. Adı üstünde milletin vekili!

“İnsanlar bunu mesele eder”

Venezuelalı bir turistin İstanbul’da Nusret’te et yemesini sorun etmez kimse, haber değeri bile olmaz ama halkı yoksulluktan ülkesini terk ederken Venezuela Devlet Başkanı Maduro (üstelik sosyalist!) İstanbul’da Nusret’te görülürse bunu mesele eder insanlar. (Nitekim öyle de oldu, hatırlayın.)

Türkiye’de de bunca yoksulluk varken ve her iki vekilin partisi son seçimde yerelde iktidarı kaybetmekle kalmamış bir de ‘kan ve ruh kaybettiği’ liderinin dilinden ifade edilmişken, partiye oy veren ve üye olan milyonlarca insan nefesini tutmuş ne olacak diye beklerken, böyle bir süreçte gerçekleşen Monaco ve Maldivler tatiline de yurt içindekilere de bakarlar insanlar ve sorgularlar her bakımdan!

“Mesele, durumun milletin vekili olmanıza yakıştırılamaması”

Sizin çıktığınız tatilde faturayı ödeyecek zenginlikte olmanız değildir mesele, milletin vekili olmanıza durumun yakıştırılamamasıdır. Milletvekili seçilmişseniz özel hayatınız, ve başka vasıflarınızla kamuoyunun önünde yaşamayı kabullenmişsiniz demektir. Milletvekili bir sosyal medya fenomeni gibi davranamaz. Malumunuz, kişinin kendini ‘ifşa etmesi” sosyal medyanın insanı adeta mecbur kıldığı bir ‘merak ve hoşlanma’ alanına dönüştü.

Son iki hadisede de bu ifşa tutkusunun yol açtığı zarar- ziyanı hep beraber yaşamış olduk ve en büyük zararı da bu vekillerimiz ve partileri görmüş oldu ki unutulacak gibi de değil hadise. Milletvekili sevincini, acısını, insanlığın ortak değerlerini hatırlatmaya hizmet edecekse özel hayatına ilişkin anları ve zamanları da paylaşır elbette, gerisi ona kalır, ama ‘ifşa etmez’.”

AK PARTİ’DEN GELEN DİĞER TEPKİLER

Eski AKP Milletvekili Mehmet Metiner de AKP’li Orhan Miroğlu’nun paylaşımını alıntılayarak Bursalı’ya tepki gösteren isimlerden oldu. Mehmet Metiner paylaşımında “Daha nelere şahit olacağız. En çürümüş kurumların başında ahbap-çavuş-talimat ilişkisiyle yürüyen medya geliyor. O yüzden yeni bir medya düzeni şart dediğimde o birileri hop oturup hop kalkıyor” ifadelerini kullandı.

AKP Hatay Milletvekili Abdülkadir Özel kendisine ait sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Bursalı’ya tepki gösterdi. Özel, paylaşımında, “Hem halktan sokaktan kopuk hem de yediğini gezdiğini paylaşacak kadar görgüsüz…” dedi.

Bursalı’nın Monaco’da yediği ıstakozun fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaşmasına en sert tepki de AKP MKYK Üyesi Mücahit Birinci’den geldi. Birinci, Bursalı’nın paylaşımı hakkında “Herkes kendine gelsin! Ya da bu partiden defolup gitsin! Yeter!” mesajı paylaştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-milletvekili-sebnem-bursalinin-monacoda-yedigi-istakoz-fotografina-tepkiler/feed/ 0
CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel: Hatay seçimleri iptal edilmeli https://www.haber60.com.tr/chp-parti-sozcusu-deniz-yucel-hatay-secimleri-iptal-edilmeli/ https://www.haber60.com.tr/chp-parti-sozcusu-deniz-yucel-hatay-secimleri-iptal-edilmeli/#respond Tue, 16 Apr 2024 00:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27571

CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, partisinin MYK toplantısının ardından açıklama yaptı. Yücel, “Sanmayın ki, bu milli irade gasbına sessiz kalacağız. Sanmayın ki Hatay’dan vazgeçtik. Biz bu hukuksuzluğun peşini bırakmayacağız. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘şahsi meselem’ dediği Hatay, her bir Cumhuriyet Halk Partilinin şahsi meselesidir ve Hatay halkının iradesine bu anlayışla her zaman sahip çıkılacaktır. Hatay seçimlerine şaibe bulaşmıştır. Var olan bu kanunsuzluklar nedeniyle Yüksek Seçim Kurulu tarafından Hatay seçimlerinin derhal iptal edilerek yenilenmesine karar verilmesi gerekmektedir” dedi. AKP İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı’nın ıstakoz paylaşımı hakkında da konuşan Yücel, “Bu görgüsüzlüğün, bu eşitsizliğin ve haksızlığın akıllara getirdiği Tevfik Fikret’in şiirinde de dediği gibi ‘Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin’. Ama unutmayın ki ilk genel seçimler de ıstakoz sofralarınızın sonu olacak” diye konuştu.

CHP MYK, CHP Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında toplandı. Toplantının ardından Parti Sözcüsü Deniz Yücel, açıklama yaptı.

12 Nisan Cuma günü teleferik kazası sonucu hayatını kaybeden yurttaşın ailesine başsağlığı dileyerek sözlerine başlayan Deniz Yücel, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’n talimatıyla Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın başkanlığında CHP heyetinin olay günü Antalya’ya hareket ettiğini hatırlatarak “Bu üzücü kaza ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında dün gece, Kepez Belediye Başkanımız Mesut Kocagöz hakkında tutuklama kararı verildi. Süreç, partimiz tarafından yakından takip ediliyor. Bu ülkede 7’si çocuk 25 kişinin öldüğü Çorlu Tren kazasında sorumlu kamu görevlileri, bırakın cezalandırılmayı ödüllendirilirken, onlarca madencimizin hayatını kaybettiği Amasra maden kazasındaki baş sorumlular hakkında aylarca soruşturma izni verilmezken, İliç’te toprak kayması sonucu meydana gelen faciada sorumlular korunurken, dün gece gelen tutuklama kararı şüphesiz, siyasi bir karardır” dedi.

“BU SORUŞTURMAYI SİYASETLE İLİŞKİLENDİRMEYE ÇALIŞANLAR KARŞILARINDA CHP’Yİ GÖRECEKTİR”

Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün 28 Kasım 2023 tarihinde belediye başkanlığına adaylık başvurusu yapmak için belediye iştiraki ANET Yönetim Kurulu Başkanlığı’ndan ve Genel Müdürlüğü’nden istifa ettiğini belirten Yücel, “İstifadan sonra işletmede defalarca denetim yapılmıştır. Ancak; bu acı olaydan bile siyasi rant devşirmeyi hedefleyen, partimizi karalamaya çalışanlar öncelikle şunu anlamalıdır: Kazada sorumluluğu olan herkes, tarafsız ve bağımsız yargı önünde hesap vermeli ve hak ettiği cezayı almalıdır. Kuşkusuz kazada dahli olan kim varsa kimsenin gözünün yaşına bakılmamalıdır. Bu bizim kırmızı çizgimizdir. Ancak bu soruşturmayı, siyasetle ilişkilendirmeye çalışanlar, karşılarında Cumhuriyet Halk Partisi’ni görecektir” diye konuştu.

“BİZ BU HUKUKSUZLUĞUN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

Hatay’daki seçimlerin iptal edilmesi çağrısında da bulunan Yücel, “Sanmayın ki, bu milli irade gasbına sessiz kalacağız. Sanmayın ki Hatay’dan vazgeçtik. Kurucu liderimizin şahsi meselesi bizim de şahsi meselemizdir. Biz bu hukuksuzluğun peşini bırakmayacağız. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘şahsi meselem’ dediği Hatay, her bir Cumhuriyet Halk Partilinin şahsi meselesidir ve Hatay halkının iradesine bu anlayışla her zaman sahip çıkılacaktır. Hatay seçimlerine şaibe bulaşmıştır. Var olan bu kanunsuzluklar nedeniyle Yüksek Seçim Kurulu tarafından Hatay seçimlerinin derhal iptal edilerek yenilenmesine karar verilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

“AKP İKTİDARI SAATLERCE NE DİYECEĞİNİ BİLEMEDİ”

İran ve İsrail arasında yaşanan son gerilime de değinen Yücel, AKP’yi eleştirerek “AKP iktidarı, saatlerce ne diyeceğini bilemedi… Bu önemli gelişmeler karşısında başta Dışişleri Bakanı olmak üzere tek bir yetkilinin dahi bu konuda, uzun süre bir açıklama yapmaması, ülkemizin dış politika hanesine eksi puan yazılmıştır. Füze ve roket atılıyor, ‘saldırı’ bile diyemiyorlar. ‘Adım’ ya da ‘hamle’ diyorlar… CHP olarak bizim tavrımız net… Biz Filistinlilerin ve tüm mazlum halkların yanındayız. Ortadoğu’da gerilimi yükseltecek tüm politikaların da karşısındayız. Tüm ülkelerin itidalli davranmasını istiyoruz. Böyle bir ortamda, hiç şüphesiz, ülkemizin ve partimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk’ün bize gösterdiği ‘Yurtta Barış Dünyada Barış’ anlayışı ile hareket edilmelidir” şeklinde konuştu.

“AKP MİLLETVEKİLİ ŞEBNEM BURSALI’NIN YEDİĞİ ISTAKOZUN HESABIYLA 1 AY GEÇİNMEK ZORUNDA OLAN AİLELER VAR”

AKP İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı’nın ıstakoz paylaşımı hakkında da konuşan Yücel, “AKP milletvekili Şebnem Bursalı’nın yediği ıstakozun hesabıyla 1 ay geçinmek zorunda olan aileler var bu ülkede. Önümüzde Kurban Bayramı var… Bakalım 2 ay sonra, halkı küçümsemek adına neler yapacaklar. Kibir abidesi AKP’liler bu kez hangi görgüsüz davranışlarıyla gündem olacaklar, bekliyoruz… Bu görgüsüzlüğün, bu eşitsizliğin ve haksızlığın akıllara getirdiği Tevfik Fikret’in şiirinde de dediği gibi ‘Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin’. Ama unutmayın ki ilk genel seçimler de ıstakoz sofralarınızım sonu olacak” dedi.

“İŞİMİZ GÜCÜMÜZ TÜRKİYE”

“Partimizde başlattığımız değişim rüzgarı artık ülkemizde de esmeye başladı” diyen Yücel konuşmasını şöyle sonlandırdı:

“Cumhuriyet Halk Partisi’ni, yerel seçimlerde Türkiye’nin birinci partisi yapan halkımız, inanıyoruz ki ilk genel seçimlerde de bize aynı gururu yaşatacak.

Değerli arkadaşlar, Buradan partim adına, partimin çeşitli kademelerinde görev yapan her bir ferdi adına söz veriyorum. Cumhuriyet Halk Parti’sinde kibirin en ufak bir emaresini dahi görmeyeceksiniz. Halkın verdiği oyları rahatlama sebebi olarak gören bir irade değil, aksine omuzlarımızda artan yükün farkında olarak ve fakat gururla taşıyarak doğru bildiği yolda durmaksızın ilerleyen bir irade göreceksiniz. Bu seçimlerde yaktığımız meşaleyi, hiç söndürmeden, değişim inancı ve gücü ile Türkiye İttifakı için çalışmaya devam edeceğiz. İşimiz gücümüz Türkiye” bizim için sadece bir seçim sloganı değildir.

Sadece seçimde değil her gün için “İşimiz gücümüz Türkiye!” diyorum.”

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-parti-sozcusu-deniz-yucel-hatay-secimleri-iptal-edilmeli/feed/ 0 Başkan Güler, mazbatasını aldı https://www.haber60.com.tr/baskan-guler-mazbatasini-aldi/ https://www.haber60.com.tr/baskan-guler-mazbatasini-aldi/#respond Mon, 15 Apr 2024 23:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27543 Başkan Güler, mazbatasını aldı

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler:

“Bu seçimin kaybedeni yok, kazananı var. Ordu kazandı”

ORDU – 31 Mart yerel seçimlerinde güven tazeleyerek yeniden Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Dr. Mehmet Hilmi Güler, mazbatasını alarak yeni döneme başladı. Başkan Güler, mazbata aldıktan sonra yaptığı açıklamada, “Ordu, bu 5 yılda bambaşka bir noktaya ulaşacak. Biz hiç kimseyi ayırmadan çalışmalarımızı yapacağız. Lafla vakit geçirmeden iş yapacağız” dedi.

31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Dr. Mehmet Hilmi Güler, İl Seçim Kurulu’nda gerçekleşen törenle mazbatasını aldı. İl Seçim Kurulu Başkanı Serdal Sağlam’dan mazbatasını alan Başkan Güler, burada yaptığı konuşmada seçim sürecinde emeği geçen herkese teşekkür etti.

“Seçimler, barış ve huzur içinde gerçekleşmiştir”

Seçimlerin bir demokrasi şöleni olduğuna vurgu yapan Başkan Güler, “Seçimler demokrasinin şöleni şeklinde gerçekleşiyor. Özellikle ülkemizde bağımsız yargının huzurunda yapılan seçimler, barış ve huzur içinde gerçekleşmiştir. Burada Türk demokrasisi ve Ordu’muz çok önemli bir imtihan vermiştir. Bundan dolayı Türk demokrasisini ve bütün unsurlarını kutluyorum” diye konuştu.

“Ordu’muz çok güzel hizmetlere vesile olacak”

Ordu’da yepyeni bir sayfa açarak güzel hizmetler gerçekleştireceklerini ifade eden Başkan Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünyadaki bütün seçimler inceleyen biri olarak Türk milletinin oyu, her bireyinin oyu son derece değerli ve aynı zamanda namusu ifade ediyor. Bizde ona uygun olarak namuslu, ahlaklı ve erdemli davranışta bulunarak çok şükür sonunu getirdik ve bu başarılı sonuca ulaştık. Teşkilatımız burada çok önemli bir başarı örneği göstermiştir, hepsine teşekkür ediyorum. Özellikle hanımlara çok teşekkür ediyorum. Bundan sonraki bu 5 yıllık emaneti, Allah nasip ederse sizlerle beraber yepyeni bir sayfa açarak devam edeceğiz. Ordumuz çok güzel hizmetlere vesile olacak. Sizlerin verdiği oylara veren vermeyen herkese hizmet ederek ayrım gözetemeyerek bunu göstereceğiz.”

“Ordu kazandı”

Seçimlerin kaybedeninin olmadığına ve kazananın Ordu olduğuna dikkat çeken Başkan Güler, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Bu seçimin kaybedeni yok, kazananı var. Ordu kazandı. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere halkımıza ve ittifakımıza teşekkür ediyorum. 50 yıllık çalışma hayatımdaki tecrübemle bu seçimin çok farklı bir seçim olduğunu gördük. Ama hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Ordumuzun farkı bunu hepimiz iliklerimizde yaşayarak hissedeceğiz ve alçalmadan yükseleceğiz. Ordu bu 5 yılda bambaşka bir noktaya ulaşacak. Biz hiç kimseyi ayırmadan çalışmalarımızı yapacağız. Lafla vakit geçirmeden iş yapacağız.”

Düzenlenen törene AK Parti Ordu Milletvekili Mustafa Hamarat, MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk, AK Parti Eski Ordu Milletvekili Şenel Yediyıldız, geçmiş dönem Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Engin Tekintaş, AK Parti İl Başkanı Selman Altaş, AK Parti Ordu İl Kadın Kolları Başkanı Ayşegül Baysal, MHP Ordu İl Başkanı Mehmet Özçelik, ilçe belediye başkanları, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/baskan-guler-mazbatasini-aldi/feed/ 0
İYİ Parti Genel Başkan Adayı Dervişoğlu: Akşener’in desteği beni gururlandırır https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskan-adayi-dervisoglu-aksenerin-destegi-beni-gururlandirir/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskan-adayi-dervisoglu-aksenerin-destegi-beni-gururlandirir/#respond Mon, 15 Apr 2024 23:15:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27532 İYİ Partinin, 27 Nisan’da yapılacak seçimli olağanüstü kurultayında genel başkanlığa adaylığını açıklayan Grup Başkanvekili Dursun Müsavat Dervişoğlu, Genel Başkan Meral Akşener’in kendisini desteklediği yönündeki iddialara ilişkin, “Sayın Genel Başkan’ımızın şayet gönlü benden yanaysa açık ve net olarak ifade ediyorum, bundan gurur ve onur duyarım.” dedi.

Dervişoğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında konuşmasına, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e verdiği emeklerden dolayı teşekkür ederek başladı.

Akşener’in siyasi önderliğinde, tek adam rejimine rağmen, Türk milletinin önüne iktidara alternatif olacak bir seçeneği ortaya koyan siyasi hareketin temsilcileri olduklarını ifade eden Dervişoğlu, “Kurduğumuz, sadece bir siyasi parti değil, yıllardır iki kutup arasına sıkıştırılmış ve iki şıkka mecbur bırakılmış milletimize sunulmuş değerli bir alternatiftir. Biz bu alternatifi baskı ve imkansızlıklar içinde, bu memleketin cesur evlatlarının alın teriyle, emeğiyle, mücadelesiyle yükselttik. İşte bu sebeple İYİ Partiyi ve Türk milliyetçilerinin devlet yönetme ihtimalini kaderine terk etmemiz ya da partimizin dışındaki iradelere teslim etmemiz asla mümkün değildir ve bizden beklenemez.” diye konuştu.

Dervişoğlu, İYİ Partinin, iktidarın iktidar olmaktan, muhalefetin muhalefet etmekten memnun olduğu bir ortamda, Türk milletine seçenek olarak kurulduğunu söyledi.

“Mesnetsiz yorumları reddediyoruz”

“İYİ Partideki kurultay süreciyle birlikte partimizin merkezden kopacağı, belirli bir ideolojik kalıbın içine girerek radikalleşeceğine dair mesnetsiz yorumların ve açıklamaların tamamını reddediyoruz. İYİ Parti milliyetçi aynı zamanda demokrat, aynı zamanda kalkınmacı umdeleriyle Atatürk’ün kurduğu milli devletin temel ilkelerine bağlı bir siyasi parti olarak esasen merkezin ta kendisidir.” değerlendirmesinde bulunan Dervişoğlu, İYİ Partinin temsil ettiği merkezin, memleketteki tüm vatanseverleri kucaklayan, Türkiye’nin makul aklı olduğunu kaydetti.

Dervişoğlu, “Bu sebeple partimiz, medyada her fırsatta çıkıp siyasi hareketimize bir ‘son kullanma tarihi’ belirleme hevesinde olanların heveslerini kursaklarında bırakacak, gerilim ve kutuplaştırma politikaları ile ayrıştırılmaya çalışılan milletimizi, yeni bir kalkınma ülküsüne taşıma kararlılığını sonuna kadar sürdürecektir.” dedi.

2024’ün sadece Türkiye için değil tüm dünya için önemli bir seçim yılı olduğun belirten Dervişoğlu, 50’den fazla ülkede 100 milyonlarca insanın oy kullandığı 2024 yılının Türkiye’de ve dünyada siyasi paradigmaların değiştiği bir yıl olacağını söyledi.

Uluslararası politik ve ekonomik sistem dönüşüm ve değişim içerisindeyken, parti olarak yeni şartların gerektirdiği yeni vizyonla, eskinin devamı değil yeninin başlangıcı olacaklarını dile getiren Dervişoğlu, “Elbette 31 Mart seçim sonuçları ve bu sonuçlar çerçevesinde 22 yıl sonra Adalet ve Kalkınma Partisinin ikinci parti ve 47 yıl sonra ilk kez Cumhuriyet Halk Partisinin birinci parti olması, Türkiye ve dünyadaki değişim dalgasının sosyolojik ve siyasal neticelerinin bir parçasıdır.” açıklamasını yaptı.

“Hiç kimse İYİ Partiye istikamet çizemez”

27 Nisan’da yapılacak olağanüstü kurultay kararının yalnızca İYİ Partinin uhdesinde olduğunu ve sadece partinin kurumsal kimliğini bağlayacağını bildiren Dervişoğlu, başka siyasi aktörlerin ve partilerin kurultaya müdahil olma girişimlerinin siyasi etik ve nezakete uygun olmadığını belirtti.

Dervişoğlu, şöyle devam etti:

“Hiç kimse İYİ Partiye istikamet çizemez. Siyasi ikbalini partimizin dışındaki siyaset merkezlerinden gelecek kuvvete bağlayanlar şunu bilsinler ki, bu çatı altında İYİ Partinin kendi iradesinin üzerinde bir irade yoktur. Bu noktadan itibaren, olağanüstü kurultayımızda partimize yön tayin edecek ve istikamet çizecek tek bir irade vardır o da İYİ Partinin saygıdeğer üst kurul delegeleridir. Ben inanıyorum ki partimizi o ya da bu siyasi partinin, iktidarın yahut muhalefetin uydusu haline getirmeye çalışanlara karşı en güzel cevabı 27 Nisan akşamında yine İYİ Partinin bizatihi kendisi verecektir.”

Hükümetin birtakım çevrelerle işbirliği yaparak anayasa değişikliğini gündeme taşıma çalışmalarına şahit olduklarını ifade eden Dervişoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

“İYİ Parti, tek adam rejimini tahkim edecek hiçbir değişikliğe olur vermeyecektir. Öncelikle bunun bilinmesini istiyorum. Ayrıca o rejimi tahkim edecek hiçbir düzenlemeye de müsaade etmeyeceğiz. Bu partinin bu olağanüstü süreçten çıkıp yaklaşık bir yıl içinde bir de olağan kongre çalışmaları başlayacak. Olağanüstü kurultayda seçilecek genel başkan ve parti yönetimi, İYİ Partiyi o olağan kongreye hazırlayabilecek doğru bir yol haritası tanzim etmekle de mükelleftir. Ben, bütün dava arkadaşlarımın ortak iradeyle önümüzdeki dönem kongreye hazırlanmasından ve siyaseten talep ve beklentisi olan dava arkadaşlarımın da önünün açılmasından yanayım. Bunu da açık ve net bir biçimde taahhüt ediyorum. Hani diyorlar ya ‘bir abi formülü, İYİ Parti gemisini salim bir limana getirebilme formülü bulunmalı’ diye. İYİ Parti gemisini salim bir limana götürmeye de talibim, İYİ Partideki dava arkadaşlarımı kucaklamaya ve birbiriyle kucaklaştırıp onların siyaseten önünü açmaya da talibim.”

“Gönlü benden yanaysa gurur ve onur duyarım”

Dervişoğlu, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Akşener’e “Partinin başında kal” çağrısına ilişkin soru üzerine Dervişoğlu, “İYİ Partiye hiç kimse istikamet çizemez, bunun bilinmesini istiyorum.” dedi.

Dervişoğlu, Akşener’in kendisini desteklediği yönündeki iddialarla ilgili soruya ise “İYİ Partiyi biz birlikte kurduk. Kuruluş harcındaki en fazla emek Sayın Meral Akşener’indir. Sayın Genel Başkan’ımızın şayet gönlü benden yanaysa açık ve net olarak ifade ediyorum, bundan gurur ve onur duyarım.” yanıtını verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskan-adayi-dervisoglu-aksenerin-destegi-beni-gururlandirir/feed/ 0
Müsavat Dervişoğlu’ndan Bahçeli’nin Akşener’e yönelik çağrısına tek cümlelik yanıt https://www.haber60.com.tr/musavat-dervisoglundan-bahcelinin-aksenere-yonelik-cagrisina-tek-cumlelik-yanit/ https://www.haber60.com.tr/musavat-dervisoglundan-bahcelinin-aksenere-yonelik-cagrisina-tek-cumlelik-yanit/#respond Mon, 15 Apr 2024 22:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27517 İYİ Parti’de 31 Mart seçimlerinde alınan başarısız sonuçların ardından seçimli kongre kararı verilirken, genel başkanlığa adaylığını açıklayan Müsavat Dervişoğlu bugün basının karşısına geçti.

DERVİŞOĞLU BASININ KARŞISINA GEÇTİ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin aday olmayacağını açıklayan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yönelik “Ayrışma kararından vazgeçerek partisinin başında olması gerektiğini düşünmekteyim” çağrısına yanıt veren Dervişoğlu, “İYİ Parti’ye kimse istikamet çizemez” dedi.

“AKŞENER BENDEN YANAYSA ONUR DUYARIM”

Dervişoğlu, İYİ Parti’deki olağanüstü kurultayda Akşener’in kendisini desteklediği iddialarına ilişkin ise “Akşener’in desteği benden yanaysa bundan onur ve gurur duyarım” diye konuştu.

“TEK ADAM REJİMİNİN KÖLESİ OLMAKTAN KURTARACAĞIZ”

Parti genel merkezinde açıklama yapan Dervişoğlu, delegelere 27 Nisan’da yapılacak olağanüstü kurultayda oy kullanmaları yönünde çağrıda bulundu. Dervişoğlu, AK Parti’nin Anayasa değişikliği çalışmalarına ise karşı olduklarını belirterek “Bu ülkeyi tek adam rejiminin kölesi olmaktan kurtaracağız. Bu rejimi güçlendirecek hiçbir düzenlemeye de müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“İYİ PARTİ RANT GRUPLARINCA DİZAYN EDİLMİŞ BİR PARTİ DEĞİLDİR”

Müsavat Dervişoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle; “Partimizin dışındaki iradelere de partimizi teslim etmemiz asla mümkün değildir. İYİ Parti rant gruplarınca dizayn edilmiş bir parti değildir. Bu partiyi kuran bizatihi Türk milletinin kendisidir. Partiyi millet kurdu, biz sadece tabelasını astık. İktidarın iktidar olmaktan, muhalefetin muhalefet etmekten memnun olduğu ortamda kuruldu. Tek adam rejiminin keyfi ve baskıcı kararları altında ezilen bir ülke değil, demokratik bir ülke tahayyül ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti bir kişinin aklına ve heveslerine asla emanet edilemez. Bir milletin kaderi bir faninin şahsi ihtiraslarına kurban edilemez. Sona ermesi gereken bir kabus haline gelmiştir.

“AK PARTİ YÖNETİMİNE KARŞIYIZ”

AK Parti hükümetleri refah ve zenginliği üretip hakla paylaştırmak yerine yoksulluğu yönetmektedir. Bu koşullarda hükümete söylenecek tek söz var: Keşke siz geçen yüzyılda kalmış olsaydınız. Biz ileri demokrasiden, hukukun üstünlüğünden liyakatten doğadan ve yeşilden, Türkiye’den yanayız. Dolayısıyla tek adam rejimine antidemokratik her türlü uygulamaya, yasaklara karşıyız. Tüm bunları içinde bulunduran AK Parti yönetimine karşıyız. Kurultay süreciyle birlikte partimizin merkezden kopacağı, belli bir ideolojik kalıbın içine girerek radikalleşeceğine dair mesnetsiz açıklamaların tamamını reddediyoruz. Bunlar İyi Parti’yi marjinalleştirme çabası içine giren art niyetli çevrelerin tezviratlarıdır. İyi Parti milliyetçi aynı zamanda demokrat ve kalkınmacı umdeleriyle Atatürk’ün kurduğu milli devletin temel ilkelerine bağlı bir siyasi parti olarak esasen merkezin ta kendisidir.

İYİ Parti’nin temsil ettiği merkez, memleketimizdeki tüm vatanseverleri kucaklayan Türkiye’nin makul aklıdır. İYİ Parti Türkiye’nin sağduyusudur. Partimiz medyada her fırsatta çıkıp siyasi hareketimize son kullanma tarihi belirleme hevesinde olanların heveslerini kursaklarında bırakacak, kutuplaştırma politikaları ile ayrıştırılmaya çalışılan milletimizi yeni bir kalkınma ülküsüne taşıma kararlılığını sonuna kadar sergileyecektir.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NDAN BAHSEDİYORSUNUZ?”

“AK Parti hükümetleri milletimizin evlatlarına kaliteli bir eğitim ile parlak bir gelecek vermek yerine cehaleti örgütlemekle meşguldür. AK Parti hükümetleri refah ve zenginliği üretip hakça paylaşmak yerine yoksulluğu yönetmekle meşguldür. Ortalama 20 milyon vatandaşımızın sosyal yardımla geçinebildiği, 16 milyon vatandaşımızın destek almadan elektrik faturasını dahi ödeyemediği, 8 milyon kişinin yalnız kömür yardımıyla ısınabildiği bir memlekette siz iktidar olarak hangi yüzle hangi Türkiye Yüzyılı’ndan bahsediyorsunuz.

YENİ ANAYASA TARTIŞMALARI

Türkiye’de mevcut rejimi tahkim edebilecek bir anayasa değişikliğini gündeme taşıyabilme çalışmalarına şahit oluyoruz. İYİ Parti tek adam rejimini tahkim edecek hiçbir değişikliğe olur vermeyecektir. Bu ülkeyi tek adam rejiminin kölesi olmaktan çıkarmak için gerekli mücadeleyi vereceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/musavat-dervisoglundan-bahcelinin-aksenere-yonelik-cagrisina-tek-cumlelik-yanit/feed/ 0
AKP’lilerin Bayram Tatilinde Monaco’da Yediği Istakoz ve Maldivler Tatili Gündem Oldu, AKP İçinden “İstifa Et” Sesleri Geldi https://www.haber60.com.tr/akplilerin-bayram-tatilinde-monacoda-yedigi-istakoz-ve-maldivler-tatili-gundem-oldu-akp-icinden-istifa-et-sesleri-geldi/ https://www.haber60.com.tr/akplilerin-bayram-tatilinde-monacoda-yedigi-istakoz-ve-maldivler-tatili-gundem-oldu-akp-icinden-istifa-et-sesleri-geldi/#respond Mon, 15 Apr 2024 21:31:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27480

Bayram tatilinde AKP İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı’nın Monaco Yat Kulübü’nde yediği ıstakoz, AKP’li Çankırı Belediye Başkan Adayı Hüseyin Filiz’in Maldivler fotoğrafları gündem oldu. AKP MKYK Üyesi Mücahit Birinci, Bursalı’ya istifa çağrısında bulunarak “‘Partimizden defolup gidin kardeşim’ konu bu kadar basit” dedi. Bir başka AKP MKYK Üyesi Orhan Miroğlu da “Milletvekilliği çeşitli karmaşık ilişkilerden ‘aklanmak’ ve ‘netameli bir geçmişi silmek ve itibar satın almanın mümkün hale geldiği bir alana dönüştü” eleştirisinde bulundu. Gelen tepkilerin ardından özür paylaşımında bulunan Şebnem Bursalı ise “Bunu fırsat bilip Antalya’daki teleferik faciasını unutturmak üzere gündem değiştirmeye çalışanları da çok iyi anlıyorum” ifadelerini kullandı.

AKP İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı’nın, Monaco Yat Kulübü’nde yediği ıstakozun fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaşması ve 31 Mart yerel seçimlerinde AKP’den Çankırı Belediye Başkan Adayı gösterilen Hüseyin Filiz’in Maldivler’den paylaştığı aile tatili fotoğrafları, siyasette tartışma yarattı. Bursalı ve Filiz’e muhalefetin yanı sıra AKP içinden de tepkiler geldi.

2 BİN LİRALIK ISTAKOZ

Bursalı’nın paylaştığı “Langouste grillée” isimli ıstakoz yemeğinin 250 gramının fiyatı, yat kulübünde yer alan “Carte Restaurant 1909” isimli restoranın menüsünde yer alan fiyat listesine göre 60 euro. 60 euro ise bugünkü kura göre 2 bin 72 Türk lirasına karşılık geliyor.

AKP MKYK ÜYESİ BİRİNCİ: “PARTİMİZDEN DEFOLUP GİDİN”

AKP MKYK Üyesi Mücahit Birinci, Bursalı’nın paylaşımına sert tepki göstererek istifa çağrısında bulundu. Birinci’nin paylamışı şöyle:

“Milletimiz geçim sıkıntısındayken, millet çareler ararken, devletimiz dişini tırnağına takmış ekonomiyi düzeltmeye çalışırken, siz gidip Monaco’da ıstakoz yiyemezsiniz, hadi yediniz bunu paylaşamazsınız! O ki paylaştınız, o zaman bu partiden istifa edeceksiniz. Sizin bu tavrınıza, bu ruh halinize hangi parti uygunsa, oraya gideceksiniz! Yer sofralarında kurulmuş, emekle, darbeler, bin bir badireler atlatmış bu partide siz ve sizin gibilere yer yok. Siz burayı babanızın çiftliği zannediyorsunuz, lakin burası halkın bağrından kopmuş, bu milletin öz evladı Recep Tayyip Erdoğan’ın partisidir kardeşim!”

“Burada artık bu tavırda olanlara yer yok! Biz, size rağmen, sizin gibileri tek tek ayıklayana kadar, ölene kadar Reisimize sahip çıkacağız. Siz, bizim tane tane topladıklarımızı, kamyonu devirerek dökmeye çalışsanız da biz, yılmadan, sizlerden ve sizin gibilerden partimizin izzetini koruyacağız. Uzun uzun yazardım, sabaha kadar yazardım, ama o fotoğraf, inanın bana, bu kadar yazmayı bile hak etmiyor. Aslında tek cümle yeter: “Partimizden defolup gidin kardeşim.” Konu bu kadar basit.”

AKP HATAY MİLLETVEKİLİ ÖZEL: “HALKTAN KOPUK”

AKP Hatay Milletvekili Abdulkadir Özel de Bursalı’ya tepki göstererek, “Hem halktan sokaktan kopuk hem de yediğini gezdiğini paylaşacak kadar görgüsüz” dedi.

AKP MKYK ÜYESİ MİROĞLU: “LİYAKAT, SİYASİ TEMSİL GİBİ RAFA KALDIRILDI”

AKP MKYK Üyesi Orhan Miroğlu da “Liyakat, siyasi temsil gibi vasıflar rafa kaldırıldı” eleştirisinde bulunarak, şu paylaşımı yaptı:

“Bir milletvekilinin halka karşı sorumluluğu bir yasama yılıyla sınırlı değildir. Milletvekilinin ülkesine karşı ahlaki ve vicdani sorumluluğu bana kalırsa ölünceye kadar devam eder. Yasama yılı bittiğinde bugün artık özgürlüğüme kavuştum diye düşünen milletvekili, o makama hiç inanmamış demektir. ve ülkemizin içine sürüklendiği vasatlık – vekil olduğunun bilinciyle hareket eden vekillerimizi tenzih ederim -son yıllarda geldi TBMM seçimlerini de vurdu. Liyakat, siyasi temsil gibi vasıflar rafa kaldırıldı. Milletvekilliği çeşitli karmaşık ilişkilerden ‘aklanmak’ ve ‘netameli bir geçmişi silmek ve itibar satın almanın mümkün hale geldiği bir alana dönüştü. Manzarayı umumiyeye bakan herkesin, rahatlıkla ‘bu iş demek bu kadar ucuz’ diyebileceği bir alan! Oysa ilk meclisin kuruluşundan başlayarak meclisimize giren vekillerimizin, her biri roman olabilecek kadar güçlü hayat hikayelerine bakarsanız gerilemenin ve düşüşün ne boyutlarda olduğunu rahatlıkla görebilirsiniz.

“TÜRKİYE’DE BUNCA YOKSULLUK VARKEN…”

Devir kabul edelim ki, o makama inanmadan oturmayı o makamı her kapıyı açacak bir maymuncuk olarak kullanmayı amaçlayanların ve başkaları tarafından o makama oturtulmayı her nasılsa rahatlıkla başaranların devridir artık. Milletvekilliği hiç bir meslek grubuyla eşdeğer değildir. Adı üstünde milletin vekili! Venezüelalı bir turistin İstanbul’da Nusret’te et yemesini sorun etmez kimse, haber değeri bile olmaz, ama halkı yoksulluktan ülkesini terkederken Venezüela devlet başkanı Maduro ( üstelik sosyalist!) İstanbul’da Nusret’te görülürse bunu mesele eder insanlar. ( Nitekim öyle de oldu hatırlayın) Türkiye’de de bunca yoksulluk varken ve her iki vekilin partisi son seçimde yerelde iktidarı kaybetmekle kalmamış bir de ‘kan ve ruh kaybettiği’ liderinin dilinden ifade edilmişken, partiye oy veren ve üye olan milyonlarca insan nefesini tutmuş ne olacak diye beklerken, böyle bir süreçte gerçekleşen Monaco ve Maldivler tatiline de yurt içindekilere de, bakarlar insanlar ve sorgularlar her bakımdan!

“MİLLETVEKİLİ BİR SOSYAL MEDYA FENOMENİ GİBİ DAVRANAMAZ”

Sizin çıktığınız tatilde faturayı ödeyecek zenginlikte olmanız değildir mesele, milletin vekili olmanıza durumun yakıştırılamamasıdır. Milletvekili seçilmişseniz özel hayatınız, ve başka vasıflarınızla kamuoyunun önünde yaşamayı kabullenmişsiniz demektir. Milletvekili bir sosyal medya fenomeni gibi davranamaz. Malumunuz, kişinin kendini ‘ifşa etmesi” sosyal medyanın insanı adeta mecbur kıldığı bir ‘merak ve hoşlanma’ alanına dönüştü. Son iki hadisede de bu ifşa tutkusunun yol açtığı zarar- ziyanı hep beraber yaşamış olduk ve en büyük zararı da bu vekillerimiz ve partileri görmüş oldu ki unutulacak gibi de değil hadise. Milletvekili sevincini, acısını, insanlığın ortak değerlerini hatırlatmaya hizmet edecekse özel hayatına ilişkin anları ve zamanları da paylaşır elbette, gerisi ona kalır, ama ifşa etmez.”

DEMOKRAT PARTİ MİLLETVEKİLİ CEMAL ENGİNYURT: “ŞEBNEM BURSALI HARAMZADEDİR”

Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt, sosyal medya hesabından bir video paylaşarak, “Millet çöpten ekmek, pazardan sebze artığı toplarken zenginlerin yat kulübünden ıstakoz fotoğrafı paylaşan Şebnem Bursalı haramzadedir. Adaletiniz batsın, yazıklar olsun” ifadeleri kullandı.

YENİ ŞAFAK YAZARI VE ERDOĞAN’IN ESKİ METİN YAZARI ÜNAL: “ERDOĞAN MAHALLE YANARKEN SAÇ TARAYANLARI KAPININ ÖÜNE KOYARSA DİNDARLARI YENİDEN KAZANABİLİR”

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski metin yazarı, Yeni Şafak yazarı Aydın Ünal da konuya dair “Erdoğan, Külliye’den kibirle sallanan parmakları kırarsa, mesela Monako’dan ıstakoz fotosu paylaşan sızıntılarla hesaplaşırsa, mahalle yanarken saçını tarayanları kapının önüne koyarsa, dindarları yeniden kazanabilecektir” diye yazdı.

GAZETECİ FATİH ALTAYLI: “BENİM HALA MERAK ETTİĞİM İSE BUNUN YANINDA HANGİ ŞARABI İÇTİKLERİ”

Gazeteci Fatih Altaylı da dünkü köşe yazısında konuya değindi ve “Millet ekonomik krizle boğuşur, milyonlar açlık sınırında yaşarken bunu Avrupa’nın en havalı yat kulübünün terasında yemesi ve yetmezmiş gibi milletin gözüne sokarmışçasına bir de sosyal medyadan sergilemesi ayıptır. Tam bir ‘Ekmek alamıyorlarsa brioche alsınlar’ vakasıdır… Millet açken bunu yerseniz sandığa gömülürsünüz. Benim hala merak ettiğim ise bunun yanında hangi şarabı içtikleridir. Öyle ya, bu ıstakoz öyle kuru kuru yenmez” ifadelerini kullandı.

CHP’Lİ OĞUZ KAAN SALICI: “AFİYET OLSUN ŞEBNEM HANIM”

CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı da yaptığı paylaşımda, “Gençler Eminönü’nde balık-ekmek yiyemezken, AKP Milletvekili Şebnem Bursalı’nın Monaco Yat Kulübü’ndeki ıstakoz ziyafeti sınıfsaldır, story atması görgüsüzlüktür, AKP kibrinin özetidir” dedi. Ayrıca Salıcı, “Afiyet olsun Şebnem Hanım. Hesap ne geldi? Enflasyon malum. Türkiye’den ucuz muydu bari” diyerek Bursalı’ya tepki gösterdi.

BURSALI “GÜNDEM DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞANLARI ANLIYORUM!” DİYEREK ÖZÜR DİLEDİ

Tepkilerin ardından X hesabından bir açıklama yayınlayarak “Bu hata için tüm kamuoyundan özür dilerim” diyen Bursalı’nın Antalya’daki teleferik kazası ve İstanbul’daki yangını gündeme getirmesi dikkat çekti. Bursalı’nın paylaşımı şöyle:

“Yoğun geçen seçim çalışmalarımız ardından yurtdışında yaşayan ailem ve yeğenlerimle bayram tatilini geçirmek üzere gittiğimiz bir restoranda hiç adetim olmayan bir yemek paylaşımı yapmam kamuoyunda haklı tepkiye sebep olmuştur. 30 yıllık gazeteci ve şimdi de milletvekili olarak sosyal medya paylaşımlarımda bugüne kadar yapmadığım bu hata için tüm kamuoyundan özür dilerim. Mensubu bulunmaktan onur duyduğum partim ve yolunda yürümekten her nefesimde şeref duyduğum sn Cumhurbaşkanımızın da bu sebeple hedef alınmasından dolayı üzüntüm sonsuzdur.

Asla kötü niyet taşımayan ve yazılan hiçbir ücretle yakından uzaktan ilgisi olmayan yiyecek ve konuyla ilgili samimi üzüntümü ifade ederken, bunu fırsat bilip Antalya’daki teleferik faciasını unutturmak üzere gündem değiştirmeye çalışanları da çok iyi anlıyorum!

İstanbul’un göbeğinde 29 insanımızın hayatını kaybettiği, Antalya’da göz göre göre ihmal sonucu günahsız insanlarımızın hayatını kaybettiği, yaralandığı ve saatlerce mahsur kaldığı elim olayla ilgili tek bir söz etmeyenlerin, ne amaçla bu olayı çarpıttığını da biliyoruz!”

]]> https://www.haber60.com.tr/akplilerin-bayram-tatilinde-monacoda-yedigi-istakoz-ve-maldivler-tatili-gundem-oldu-akp-icinden-istifa-et-sesleri-geldi/feed/ 0 MHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kalaycı: Temmuz ayından itibaren dezenflasyon sürecine giriyoruz https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-mustafa-kalayci-temmuz-ayindan-itibaren-dezenflasyon-surecine-giriyoruz/ https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-mustafa-kalayci-temmuz-ayindan-itibaren-dezenflasyon-surecine-giriyoruz/#respond Fri, 12 Apr 2024 22:33:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27198 MHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kalaycı, vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıyı 31 Mart’ta sandığa yansıttığını belirterek, “İnşallah temmuz ayından itibaren dezenflasyon sürecine giriyoruz ve enflasyonda her ay önemli oranda düşüşlerin başlayacağı bir dönemi önümüzdeki süreçte inşallah hep beraber göreceğiz.” dedi.

Kalaycı, partisinin Konya il başkanlığı binasında düzenlenen bayramlaşma programında, bayramların milletin birlik ve beraberliğine büyük katkı sağladığına dikkati çekti.

31 Mart’ta gerçekleştirilen yerel seçimleri değerlendiren Kalaycı, ” Türkiye, tüm dünyaya örnek bir demokratik süreç göstermiştir. 31 Mart seçimlerinin kazananı demokrasimizdir, Türkiye’dir, Türk milletidir. Henüz kesinleşmeyen sonuçları hepimiz biliyor, yakından takip ediyoruz. Seçim sonuçlarına baktığımız zaman, seçim öncesi yapılan algı operasyonlarının, seçim sonuçları üzerinden de devam ettirildiğini görüyoruz.” ifadesini kullandı.

Kalaycı, kesin olmayan sonuçlara göre yaptığı değerlendirmede, AK Parti ve MHP’nin ülke genelinde aldığı yüksek oy oranlarının görülebileceğini belirterek, “Ülkemizde 1393 yerde belediye seçimi yapıldı. Bu belediyelerden 537’sini AK Parti kazandı, 412’sini CHP, 220’sini Milliyetçi Hareket Partisi kazandı. Daha sonrakilere baktığımız zaman, DEM’in, Yeniden Refah’ın çok aşağılarda olduğunu görüyoruz. Birisi 78, birisi 64 belediye kazanmış.” diye konuştu.

“Ekonomik sorunların bu seçimlere damgasını vurduğunu görüyoruz”

İl genel meclisi oylarında da AK Parti’nin birinci, CHP’nin ikinci, MHP’nin üçüncü sırada geldiğini aktaran Kalaycı, şunları kaydetti:

“Evet özellikle büyükşehirlerde ve büyükşehirlere bağlı ilçelerde beklediğimiz sonuçları alamadık ama ülke geneline baktığımız zaman hem il genel meclisi üyeliği seçimlerinde hem de kazanılan belediye başkanlığı sayısı bakımından önemli sayıda belediyeyi aldığımız görülüyor. Özellikle ekonomik sorunların bu seçimlere damgasını vurduğunu görüyoruz. Türk milleti ekonomik ve sosyal sorunlarını paylaşmış, artan fiyatlardan, hayat pahalılığından şikayetçi olmuş, başta emeklilerimiz olmak üzere beklentilerini alamayan vatandaşlarımız bir anlamda 31 Mart’ta siyasal tepkilerini ortaya koymuştur.

Allah’a şükür ekonomi üzerinde bir program uygulanıyor, başarıyla devam ettiriliyor. Ancak geçtiğimiz süreç içerisinde emeklilerimize, çalışanlarımıza, esnafımıza, çiftçimize gereken destekler verilmesine, her defasında maaş artışları ve önemli oranda artışlar yapılmasına rağmen biliyorsunuz enflasyon devam ettiği için verilen artışlar kısa süre içerisinde erimiş, insanımızı, özellikle dar ve sabit gelirli insanımızı geçim sıkıntısına sokmuştur. Bu da tabii ki sandıklara yansımıştır. Enflasyonu düşürme, fiyat istikrarı sağlama konusunda ekonomi programımız uygulanıyor ki bu programdan taviz de verilmedi; yani ‘seçim var’ diye popülist bir karar da alınmadı. İnşallah temmuz ayından itibaren dezenflasyon sürecine giriyoruz ve enflasyonda her ay önemli oranda düşüşlerin başlayacağı bir dönemi önümüzdeki süreçte inşallah hep beraber göreceğiz.”

MHP Konya İl Başkanı Remzi Karaarslan da partililerin bayramını kutlayarak, 31 Mart seçimlerine ilişkin, “Yüce milletimizin, Konyalı hemşehrilerimizin vermiş olduğu karara saygı duyuyoruz. İnşallah 31 Mart’tan sonra, 1 Nisan’dan itibaren daha çok Cumhur İttifakı olarak Konya’da birlik ve beraberliğimizi sağlayarak, birbirimize daha sıkı sarılarak sahadaki çalışmalarımıza devam edeceğiz.” dedi.

Programda MHP Konya Milletvekili Konur Alp Koçak, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı da konuşma yaparak bayram için kutlama mesajlarını iletti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-mustafa-kalayci-temmuz-ayindan-itibaren-dezenflasyon-surecine-giriyoruz/feed/ 0
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’den iddialara yanıt https://www.haber60.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-ahmet-ozerden-iddialara-yanit/ https://www.haber60.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-ahmet-ozerden-iddialara-yanit/#respond Fri, 12 Apr 2024 21:47:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27181 31 Mart seçimlerinde Esenyurt Belediye Başkanı seçilen CHP’li Ahmet Özer, “Son aylarda giderek yükselen bir ivmeyle birçok ihale ve birçok ödeme yapılmış ve bize boş bir kasa ile 3 milyar TL’nin üstünde bir borç devredilmiştir” iddiasında bulunmuştu.

“İFADELER HİÇ SAMİMİ DEĞİLDİR”

Esenyurt Belediyesi’nin eski belediye başkanı CHP’li Kemal Deniz Bozkurt bu iddialar karşısında, belediyede 270 çalışanın işine son verildiğini belirterek şu ifadeleri kullanmıştı; “2019 yılından 2024 yılına kadar da baktığınızda personel sayımız birbirine çok yakındır. İthamların aksine ihtiyaç fazlası bir kişi bile işe alınmamıştır. Devir teslimde yeni seçilen yönetime Esenyurt Belediyesinin içinde bulunduğu durumu açık bir şekilde anlatmama ve ayrıca durumu anlatan imzalı bir kitapçık vermeme rağmen ‘Boş bir kasa bıraktı’ şeklindeki ifadeler hiç samimi değildir.”

YENİ BAŞKANDAN YAZILI AÇIKLAMA GELDİ

Özer, Bozkurt’un sosyal medyadaki paylaşımlarında yer verdiği iddialara ilişkin yeni bir yazılı açıklama yaptı ve “Değerli Esenyurtlu hemşehrilerim, kardeşlerim. Başarılı bir seçim kampanyası boyunca ve devamında, günbegün artan büyük bir sevgi, dostluk ve dayanışma kurduk. Mazbatamızı alır almaz Esenyurt’a hizmet etmeye başladık ve ara vermeksizin yoğun bir şekilde çalışmaya devam ediyoruz. Bugün halkın demokrasi ile ortaya koyduğu bu gücün önünde durmak isteyen, bu gidişatın parti içinde kendi çıkarlarına ters düştüğünü gören bazı odakların mevcut yönetime, kazanılmış belediyelere zarar verme çabası seçim sürecindeki davranışlarıyla ve sonrasındaki uygulamalarıyla aşikardır. Kimse kendi kötücül davranışlarını, parti aleyhine yaptığı çalışmaları, kaybetmemiz için gösterdiği gizli/açık çabaları örtbas edemez. Birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi’ne saygısından, sevgisinden, yoldaşlıktan bahsedenlerin koca bir seçim kampanyası boyunca partili ve Esenyurtlu kimliğini bir kenara bırakıp başka partilerin mensubu gibi çalışma yapması, sözde parti aidiyetinin ve gönül bağının hangi seviyede olduğunu ayan beyan ortaya koymuştur. Bizim ülkemize, partimize olan gönül bağımız, sevgimiz, bu yolda verdiğimiz mücadelemiz, alenen bu davranışı ve kumpası sergileyenlerin takdirinde olamayacak kadar gerçek ve değerlidir. Cumhuriyet Halk Partili olduğunu iddia eden birinin, CHP Genel Başkanı ve keza CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Esenyurt’a geldiğinde toplantılarına ve mitingine katılmamayı, partisinin adayının yanında olmamayı hangi particilik kimliği ile izah edebilir? Partisinin Genel Başkanı’nın yanında durmayan veya duramayan, partisinin belediye başkan adayının yanında durmayan ve hatta başka partilerin mensubu gibi çalışma yapmış biri, parti hukukundan, ahlâkından ve etiğinden bahsedemez. Buna dair gerekli takdiri Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül veren herkesin vereceğinden şüphemiz yoktur” ifadelerini kullandı.

“ESASA AYKIRI İŞLEMLER YAPILMIŞ”

Başkan Özer, “İkincisi, seçim takviminin belli olduğu tarihten ve adaylığımızın belli olduğu 20 Şubat 2024 tarihinden itibaren ve hatta Belediye Başkanı’nın seçildiği 1 Nisan 2024 tarihinden sonra bile usul ve esasa aykırı bir şekilde işe alımlar yapılmıştır. Tamamen kasıtlı bir biçimde yürütülen bu süreç, aday gösterilmemiş olmasından dolayı kişisel bir hırs ile gelecek yönetim üzerine bir yük ve enkaz bırakma çabası ile adım atan bir yönetim anlayışından ibarettir. Yapılan bu işlemler hem mevcut belediye personeline hem işe alınan personele hem de gelecek olan yönetime açıkça yapılmış bir kötülük ve haksızlıktır. Sormak isteriz, madem personel alımına ihtiyaç vardı neden bunca yıl beklendi? İhtiyaç olduğu son bir iki ayda mı akla geldi? Gerçekçi ve hakkaniyetli bir yöneticinin bu tasarrufu kısa bir süre sonra gelecek, görevi devralacak belediye başkanına bırakması gerekmez mi? Dahası var; yeni bir yönetimin işbaşına geleceği açıkken giderayak, son bir haftada onlarca müdürlüğe, başkan yardımcılıklarına atama yapmanın amacı, anlamı ve mantığı ne olabilir? Bu iyi niyetli, dürüst bir yönetim davranışı ile açıklanır mı? Üçüncüsü, seçimden sonra boş bir kasa aldığımızı söyledik. Bizler sözümüzün eriyiz, 1 Nisan itibari ile belediyemizin kasası tam da söylediğimiz gibi bomboştu. Son aylarda giderek yükselen bir ivmeyle birçok ihale ve birçok ödeme yapılmış ve bize boş bir kasa ile 3 milyar TL’nin üstünde bir borç devredilmiştir. Devir teslimden sonra 5 Nisan tarihinde İller Bankasından gönderilen pay ile personel maaşı ve ikramiyeleri personellerimizin bayramda zor durumda kalmaması için hızlıca ödenmiştir. Bu noktada samimiyetimizi sorgulamak ve sanki mali boyutu ile güçlü bir tablo bırakmış gibi yanlış bir algı oluşturmak, ancak krizi fırsata çevirip kendi ayıbını örtmeye çalışma uyanıklığından ve çabasından ibarettir. Bilinmelidir ki tüm bu ehil olmayan, kusurlu ve ayıplı durumlar gizlenemeyecek kadar büyük ve kritiktir” dedi.

“İSYANLARA KULAK VERDİK”

Kemal Deniz Bozkurt döneminde bir çok hizmetin aksatıldığını belirten Başkan Özer, “Sonuç itibari ile göreve geldiğimiz anda, Esenyurtluların isyanlarına kulak verdik ve en temel belediyecilik hizmetlerinin bile yapılamadığını, birçok hizmetin alenen aksatıldığını gördük. Ahbap çavuş ilişkileri ile yönetilen, sorunları çözemeyen, ehliyet ve liyakatten uzak, çözüm üretme becerisini de gösteremeyen yönetim anlayışına artık son veriyoruz. Kamuoyunun ve Esenyurt halkının bilmesi gerekir ki hukuksuz bir işlem yapılmadı diyemeyen, ben bunun talimatını vermedim diyerek kaçak cevap veren, sorumluluktan kaçan bir yönetim anlayışına izin vermeyeceğiz ve yapılan bütün bu hukuksuz, etik dışı iş ve işlemler ile ilgili gerekli araştırmaları yapacağız ve derhal hukuk mekanizmasını devreye sokacağız. Mazbatamızı aldığımız ilk günden bu yana gece gündüz, bayram seyran demeden sorunları çözmek için çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz. Bunun için yola çıktık ve bu sorunları da hep birlikte çözeceğiz. Bizim yönetim anlayışımız şikayet etmek üzerine değil, şeffaf ve dürüst bir şekilde çözüm üretme üzerinedir. Esenyurt halkı kalbini ferah tutsun. Bizler enkaz ve borç edebiyatı yapmadan kurumumuzu her şeye rağmen hızlıca ayağa kaldırıp Esenyurt’un ihtiyacı olan her hizmeti en hızlı şekilde hayata geçirerek Esenyurt’u söz verdiğimiz gibi aydınlık ve ferah bir geleceğe hazırlayacağız. Kıymetli Esenyurtlular; birlikte çalıştık, birlikte kazandık. İşimiz hizmet, gücümüz Esenyurt. Bu yolu bütün Esenyurt’un belediye başkanı olarak hep birlikte yürüyeceğiz ve hep birlikte başaracağız. Tüm hemşehrilerimize hayırlı ve mutlu bayramlar diliyorum” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-ahmet-ozerden-iddialara-yanit/feed/ 0
Hindistan 2024 Genel Seçimleri Başlıyor https://www.haber60.com.tr/hindistan-2024-genel-secimleri-basliyor/ https://www.haber60.com.tr/hindistan-2024-genel-secimleri-basliyor/#respond Fri, 12 Apr 2024 02:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27121 Hindistan 2024 genel seçimleri için 19 Nisan’da sandık başına gidecek. Ancak bu seçim bir gün değil, tam altı hafta sürüyor.

Dünyanın en büyük seçimi olarak adlandırılan Hindistan genel seçimleri 1 Haziran’a kadar devam edecek.

Başbakan Narendra Modi, üst üste üçüncü kez seçimleri kazanmayı hedeflese de, muhalefet partileri Modi’nin iktidarı devam ettiği takdirde “Hindistan halkının birçok özgürlüğünü kaybedeceği” görüşünde.

Modi’nin partisi BJP karşısındaki muhalefet partileri kim?

Son anketlere göre Modi’nin lideri olduğu Bharatiya Janata Partisi (BJP) ve müttefikleri, Hindistan parlamentosunun Lok Sabha adı verilen alt meclisinde çoğunluğu sağlayabilir.

Hindu milliyetçisi BJP, 2014’ten bu yana iktidarda.

Lok Sabha meclisi, ülkenin başbakanını belirliyor. Başbakan ise birlikte çalışacağı bakanları seçiyor.

2019 seçimlerinde 543 sandalyeli mecliste BJP 303, içinde bulunduğu ittifak ise toplam 352 sandalye elde etmişti.

Lok Sabha meclisinde partilerin çoğunluğu sağlamak için 272 sandalyeyi kazanmaları gerekiyor.

Meclisteki milletvekilleri beş yıllığına seçiliyor.

2024 seçimlerinde BJP’yi en çok zorlaması beklenen parti, en güçlü muhalefet partisi olan Hindistan Ulusal Kongresi.

Muhalefet partisine 20’den fazla parti destek vererek bir ittifak çatısı oluşturmayı başardılar.

Bu ittifaktaki en popüler siyasetçiler, Kongre’nin başkanı Mallikarjun Kharge ve eski Başbakan Rajiv Gandhi’nin çocukları Rahul ve Priyanka Gandhi kardeşler.

Anneleri Sonia Gandhi de etkili bir muhalefet lideri olmasına karşın 2019’daki kadar aktif bir kampanya yürütmüyor.

Başkent Delhi’yi yöneten Aam Aadmi (AAP) adlı parti de bu koalisyonun parçası.

Partinin liderlerinden üçü, yolsuzluk suçlamasıyla yakın dönemde gözaltına alındı.

AAP ise BAşbakan Modi ve BJP’yi, “siyasi kin gütmekle” suçluyor.

Bu seçimler neden önemli?

Modi, Hindistan’ın dünya sahnesinde yükselen pozisyonunu lehine çevirmeye çalışıyor. Bunun nedeni, ekonominin büyümesi ve ABD ile gelişen ilişkiler. Washington, Çin karşısında Hindistan ile yakınlığa stratejik bir önem veriyor.

Modi, son dönemde yoksul kesimlere yönelik “cömert” adımlar attı. Bu adımlar arasında, 800 milyon dar gelirli aileye ücretsiz bakliyat ve kadınlara aylık ödenek verilmesi var.

Muhalefetteki Kongre’nin söylemleri arasında, özellikle gençler arasında yüksek olan işsizlik öne çıkıyor.

Kongre, kadınlara yönelik desteğin artırılmasını vadetmekle birlikte, üç milyon ek memur alımı ve işsizliğin azaltılması vaadini vurguluyor.

Muhalefet, Hindistan’ın “otoriterliğe kaymasını durdurmayı” da hedefleri arasında sayıyor.

Hindistan’da azınlık grupları sık sık ayrımcılığa ve saldırılara maruz kaldıklarını söylüyor. Modi yönetiminde ikinci sınıf vatandaş olduklarını savunuyorlar. BJP ise bu suçlamaları reddediyor.

Oy kullanma süreci neden bu kadar uzun sürüyor?

Halk sandık başına, farklı bölgelerde, yedi farklı tarihte gidecek: 19 Nisan, 26 Nisan, 7 Mayıs, 13 Mayıs, 20 Mayıs, 25 Mayıs ve son olarak 1 Haziran.

Sonuçlar 4 Haziran’da açıklanacak.

Oylamanın aşamalı olmasının nedeni, ülke genelinde oy kullanma merkezlerinin güvenliğini sağlayacak yeterli güvenlik personelinin görevlendirilmesinin zorluğu.

Farklı tarihlerde yapılacak seçimler için güvenlik personelinin birden çok noktada görevlendirilmesi mümkün olacak.

Dünya nüfusunun ‘sekizde biri’ Hindistan seçimlerinde oy kullanacak

Hindistan dünyanın en çok nüfusa sahip ülkesi. 1,4 milyarlık nüfusun 969 milyonu oy kullanabiliyor. Bu sayı, tüm dünya nüfusunun yaklaşık sekizde birine denk.

2014 seçimlerinde 814 milyon seçmen vardı. 10 yıl içinde nüfustaki artış seçmen sayısına da yansıdı.

Seçmen olmak için şartlar, Hindistan vatandaşı olmak, 18 yaşını doldurmuş olmak ve seçmen kaydına sahip olmak. Oy kullanırken geçerli bir kimlik kartı da isteniyor.

Ülke dışında yaşayan 13,4 milyon Hintli de bu seçimde oy kullanabilecek ancak kayıt yaptırmaları ve oy kullanmak için ülkeye dönmeleri gerekiyor.

Oyların toplanması

Hindistan, 3,3 milyon kilometrekareye yayılan devasa bir ülke. Seçim yasaları gereği, insanların yaşadığı her bölge için ulaşılabilir bir oy kullanma noktası kurulmak zorunda.

2019 seçimlerinde, Gujarat’ta yalnızca bir kişinin yaşadığı izole bir ormanlık alan için bile oy kullanma noktası kurulmuştu.

2024 seçimlerinde görevlilerin, ülkenin kuzey doğusundaki Arunachal Pradesh’te yine tek bir seçmen için 39 kilometre yol kat etmesi gerekeceği belirtildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hindistan-2024-genel-secimleri-basliyor/feed/ 0
Fatih Erbakan, Babası Necmettin Erbakan’ın Kabrini Ziyaret Etti https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-babasi-necmettin-erbakanin-kabrini-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-babasi-necmettin-erbakanin-kabrini-ziyaret-etti/#respond Fri, 12 Apr 2024 00:00:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27113 Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, Ramazan Bayramı dolayısıyla Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın kabrini ziyaret etti. Kabir ziyaretinin ardından bir konuşma gerçekleştiren Fatih Erbakan, parti mensupları ve vatandaşlarla da bayramlaştı.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, Ramazan Bayramı vesilesiyle babası Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın kabrini ziyaret etti. Fatih Erbakan’ın yanı sıra ziyarete, Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç ve İstanbul İl Başkanı Mustafa Doğan, parti üyeleri ve vatandaşlar da yer aldı. Merkezefendi Camii’nde kılınan ikindi namazının ardından parti mensupları ile birlikte Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın kabrini ziyaret eden Erbakan, Kuran-ı Kerim tilavetinin ardından bir konuşma gerçekleştirdi. Erbakan daha sonra kabristanda kurulan alanda parti mensubu ve vatandaşlarla bayramlaştı.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan konuşmasında, “Başta Gazze olmak üzere tüm ezilenlerin, tüm mazlumların kurtuluşuna Cenabı Allah bu bayramı inşallah vesile eylesin. Burada bulunan cemaatimizin ahirete intikal etmiş bütün geçmişlerine, akrabalarına Cenab-ı Allah rahmetiyle muamele eylesin. Kabri başında hep birlikte hayırla yad ettiğimiz rahmetle andığımız merhum liderimiz Erbakan hocamıza, Hatice Nermin annemize Nizamettin Erbakan amcamıza, Sabiha Erbakan yengemize Cenab-ı Allah gani gani rahmet eylesin. Cenab-ı Allah bizleri onlarla inşallah cennetinde buluştursun duasını yapıyorum. Merhum Erbakan Hocamızı burada hem Kuran-ı Kerim tilavetiyle hem dualarla hem de yaptığımız konuşmalarla elbette ki anıyoruz. Hepimizin çok iyi bildiği gibi her yönüyle örnek bir insandı. Siyasetçi kimliğiyle, akademisyen kimliğiyle, girişimci iş adamı kimliğiyle, öğretmen kimliğiyle, devlet adamı kimliğiyle bir Müslüman olarak huyuyla, ahlakıyla, her yönüyle örnek alınacak bir insandı. Kendisini saatlerce anlatsak, günlerce anlatsak, zaman yetiştiremeyiz” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı anarken 3 temel derse dikkat çeken Erbakan, “Birinci ders İslamsız saadet olmaz dersiydi. Bir insan dünyada da ahirette de kurtuluşa ermek istiyorsa, saadet ve selamete ulaşmak istiyorsa mutlaka Cenabı Allah’ın ipine sarılmak zorundadır. İslam’dan başka saadet ve selamet yolu yoktur. İslam sadece ahiret saadeti için değil, dünya saadeti için de gönderilmiştir. Bu nedenle bir insan dünyada da ahirette de kurtuluşa ermek için İslam’a sarılacak. Bu dersi bütün muhatap olduğu insanlara, kitlelere bütün hayatı boyunca ve mücadelesi boyunca rahmetli Erbakan Hocamız verdi. Vermiş olduğu ikinci ders cihadsız İslam olmaz dersi. İslam dininin cihad dini olduğunu, dünya imtihanından geçer not alabilmek için mutlaka cihad dersinden geçer not almamız gerektiğini bizlere öğretti. İslam alemine öğretti ve hatırlattı. Üçüncü dersi de bu cihad farzını eda ederken mücadele edeceğimiz unsurlar dünya Siyonizm’idir. Çünkü cihad farzının temel amacıyla temel hedefiyle, temel tanımıyla, dünya Siyonizm’inin inancı taban tabana zıttır. Cihad farzı, bütün insanlık selamete erecek, herkese refah, herkese adalet, herkese kul hakları sağlanacak, herkese huzur ve barış sağlanacak ve bunun için mücadele edilecek demektir. Dünya Siyonizm’inin inancı ise, sadece bizim için huzur ve barış olacak. Sadece bizim için refah olacak. Sadece bizim için insan hakkı olacak inancına sahip olduklarından dolayı, bizim dışımızdaki insanlar bize köle olacaklar, biz onlara efendi olacağız inancına sahip olduklarından herkese refah, herkese huzur ve barış, herkese adalet herkese kul hakkı temin etmek üzere mücadele etmek olan cihad farzını eda ederken işte bu zümreyle yani dünya Siyonizm’iyle mücadele edeceğiz. Onun için bu cihad farzını hakkıyla eda edebilmek isteyen bir Müslüman dünya Siyonizm’ini de hakkıyla tanımak mecburiyetindedir. Bu dersi de bizlere hayatı boyunca verdi, öğretti. Allah ondan razı olsun. Tabii burada kendisini ve Erbakan ailesinden ahirete intikal etmiş bütün geçmişlerimizi anarken aynı zamanda 55 seneden bu yana Milli Görüş davamıza hizmet edip Erbakan Hocamıza yol arkadaşlığı yapıp ahirete intikal eden bütün geçmiş dava büyüklerimizi de burada hayırla yad ediyoruz, rahmetle anıyoruz” şeklinde konuştu. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-babasi-necmettin-erbakanin-kabrini-ziyaret-etti/feed/ 0
Siyasi Partiler Arasında Bayramlaşma Ziyaretleri https://www.haber60.com.tr/siyasi-partiler-arasinda-bayramlasma-ziyaretleri/ https://www.haber60.com.tr/siyasi-partiler-arasinda-bayramlasma-ziyaretleri/#respond Thu, 11 Apr 2024 23:51:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27108 OGÜN AKKAYA

Siyasi partilerdeki bayramlaşma ziyaretlerinde, yerel seçim sonuçları, İsrail ile Türkiye’nin ticari ilişkileri ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları gündeme gelirken; esprili diyaloglara ve renkli görüntülere de sahne oldu. Türkiye ekonomisinin de konuşulduğu bayramlaşma programlarında bayramın birleştirici yanına vurgu yapıldı. Siyasi parti temsilcileri bayramlaşmaya gittikleri partilere çiçek ve çikolata götürürken, çay ve yiyeceklerle karşılandı.

Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde gün boyu siyasi partiler arasında bayramlaşma ziyaretleri yapıldı.

EN ÇOK BAYRAMLAŞAN PARTİ CHP

Bayramlaşmaların en yoğun partisi CHP oldu. CHP, aralarında AKP, MHP, İYİ Parti, DSP, HDP ve Yeşil Sol Parti, Zafer Partisi, Memleket Partisi, DEVA Partisi, Yeniden Refah Partisi, ANAP, BTP, Milli Yol Partisi, Vatan Partisi’nin aralarında bulunduğu 16 partinin heyetleri ile bayramlaştı.

AKP, HÜDA PAR İLE BAYRAMLAŞTI

İYİ Parti ise AK Parti, CHP, Saadet Partisi, Gelecek ve DEVA Partisinin de aralarında bulunduğu partilerle bayramlaşırken; MHP, AK Parti, DSP, CHP ve Yeniden Refah Partisi heyetleriyle bayramlaştı. HDP ve Yeşil Sol Parti heyetleri bayram ziyaret ve kabullerini birlikte gerçekleştirdi. Heyetler, CHP, Gelecek Partisi, Saadet Partisi ve DEVA Partisi ile bir araya geldi. 8 partiyle bayramlaşan AKP’yi CHP, MHP, HÜDA PAR, Yeniden Refah Partisi, Büyük Birlik Partisi, DSP, İYİ Parti ve Vatan Partisi ziyaret etti.

DSP, PROGRAM SARKINCA ÇİKOLATAYI BIRAKIP GİTTİ

Partilerin bayramlaşma programlarında yaşanan sarkmalardan dolayı Gelecek Partisi heyetinin gecikmesi üzerine CHP heyeti, belirlenen saatten sonra ziyaretine başladı. CHP heyetinin ziyareti sırasında partiyi ziyaret eden DSP heyeti bir süre bekledi. Ancak daha sonrasında getirdikleri çikolatayı bırakarak diğer programlarına geç kalmamak için Yeniden Refah Partisi’nin genel merkezinden ayrıldı. Öte yandan bayramlaşma ziyaretlerinde asansörde karşılaşalan bazı parti heyetleri, burada bayramlaştı.

“HEPSİ KİLO YAPIYOR”

CHP heyeti, Ramazan Bayramı dolayısıyla MHP’yi ziyaret etti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Volkan Demir başkanlığındaki CHP heyetini, MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, Genel Sekreter Yardımcısı Tamer Osmanağaoğlu ve MYK Üyesi Özgür Bayraktar’dan oluşan MHP heyeti ağırladı. Bayram ziyaretlerinin vatandaşlar tarafından da ilgiyle takip edildiği ifade edilen sohbette çay ve yiyecek ikramlarına ilişkin esprili anlar da yaşandı. MHP ve CHP heyetlerinin bayramlaşmasında Karakaya, Demir’e “Çay alıyorsunuz ama bir şey yemiyorsunuz” dedi. Demir’in “Hepsi kilo yapıyor” demesi gülüşmelere neden oldu.

YENİDEN REFAH PARTİSİ, İYİ PARTİ HEYETİNİ SULTAN ÇAYI İLE KARŞILADI

Yeniden Refah Partisi ve İYİ Parti heyetlerinin bayramlaşmasında da kameralara renkli görüntüler yansıdı. Yeniden Refah Partisi ziyareti esnasında İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayşe Sucu’ya “Sultan Çayı” ikram edildi.

“RAHATLADIK, MUTLU OLDUK”

Yeniden Refah Partisi’ni, AKP’den Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, AKP Genel Merkez Kadın Kolları MKYK üyesi Derya Öztekin, AKP Genel Merkez Gençlik Kolları MKYK üyesi Salih Aydın ziyaret etti. Sohbet sırasında YRP Gene Başkan Yardımcısı Uğurlu, “Biraz da siyasete girelim” diyerek, “Seçimlerde çok şükür başarı yakaladık, üçüncü parti olduk. Televizyonda izlediğimiz AKP taraftarı birçok gazeteci şunu söylediler; ‘Hiçbir yerde YRP yüzünden AKP belediye kaybetmedi.’ Bundan biz rahatladık, mutlu olduk. Bizim yüzümüzden kaybettiğiniz belediye yok çok şükür” ifadelerini kullandı.

“DAHA ÇAYIMIZ VAR”

İYİ Parti’ye bayram ziyaretinde bulunan CHP heyeti, genel merkezden ayrılırken AKP heyeti ile karşılaştı. CHP ve AKP heyetleri ayak üstü bayramlaştı. AKP MKYK Üyesi ve İstanbul Milletvekili Hasan Sert başkanlığında CHP Genel Merkezi’ni ziyaret eden AKP heyeti ile CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka arasında “çay” sohbeti yaşandı. Nazlıaka, AKP’li bayram heyetini uğurlarken “Daha çayımız var. Bitirmeden gitmeyelim” dedi. AKP’li heyet çayı ikramından sonra CHP’den ayrıldı.

]]> https://www.haber60.com.tr/siyasi-partiler-arasinda-bayramlasma-ziyaretleri/feed/ 0 CHP ve YRP Heyetleri Bayram Ziyaretinde Buluştu https://www.haber60.com.tr/chp-ve-yrp-heyetleri-bayram-ziyaretinde-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/chp-ve-yrp-heyetleri-bayram-ziyaretinde-bulustu/#respond Thu, 11 Apr 2024 23:39:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27103 HABER: MEHMET OFLAZ – KAMERA: BERKİN GÜLSOY

CHP’nin Yeniden Refah Partisi’ne (YRP) bayram ziyaretinde, iki partinin heyeti birbirlerinin seçim başarısını kutladı. YRP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Fatih Uğurlu, “Özgür Bey’in beyanatlarını dinliyorum, çok dengeli, aklı başında beyanatlar veriyor. Tam devlet adamı olarak beyanat veriyor. İşte devlet adamı böyle olur. Çok da güzel başarı yakaladı.” dedi.

YRP’de Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Fatih Uğurlu, STK ile İlişkiler Başkan Yardımcısı Seçim Aydın, Kadın Kolları’ndan Kevser Vural Yıldız ve Ayşegül Kapukaya’dan oluşan heyet, bayramlaşmak amacıyla gelen siyasi parti heyetlerini ağırladı.

YRP’yi, İYİ Parti’den Genel Başkan Yardımcıları Ayşe Sucu ve Taner Demirer, Gençlik Kolları Üyesi İleyda Tezcan; CHP’den Genel Başkan Yardımcısı Volkan Demir, Kadın Kolları MYK üyesi Armağan Akyüz ve Gençlik Kolları MYK Üyesi Batuhan Cakcak ile İzzettin Ataş başkanlığndaki Milli Yol Partisi heyetleri ziyaret etti.

CHP HEYETİNİN ZİYARETİ

CHP heyetinin ziyaretinde Genel Başkan Yardımcısı Volkan Demir, CHP Lideri Özgür Özel’in selamını ve bayram tebriklerini getirdiklerini belirtti. Görüşmede yerel seçimler ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları ele alındı. YRP’li Uğurlu, CHP heyetini tebrik ederek, “Seçimde gayet güzel başarı kazandınız” ifadelerini kullandı. Volkan Demir de “Biz de sizi tebrik ederiz.” karşılığını verdi.

YRP’li Uğurlu, “Üçüncü parti olarak Türkiye’de yerimizi almak bizim için de onur verici oldu. Her ne kadar birileri çelme takıp çeşitli ithamlarla önümüzü kesmeye çalışsa da tam tersi oldu.” ifadelerini kullandı.

CHP’li Demir, “Biz bu seçimi, kazananın olduğu ama kaybedenin olmadığı bir seçim olarak değerlendiriyoruz” şeklinde konuştu. YRP’li Uğurlu “Özgür Bey’in beyanatlarını dinliyorum. Çok dengeli, aklı başında beyanatlar veriyor. Tam devlet adamı olarak beyanat veriyor. İşte devlet adamı böyle olur. Çok da güzel başarı yakaladı.” dedi.

“MERAL HANIM’I TEKRAR SEÇECEK MİSİNİZ”

İYİ Parti heyetinin ziyaretinde de Genel Başkan Yardımcısı Ayşe Sucu “İYİ Parti ailesi olarak tüm camianızın, başta sayın Genel Başkanınız olmak üzere bayramınızı kutluyoruz.” dedi. YRP’li Uğurlu’nun espriyle “Başkanım, Meral Hanım’ı tekrar seçecek misiniz?” sorusuna Sucu, “Meral Hanım aday olmadı biliyorsunuz” yanıtını verdi. Uğurlu esprisine devam ederek, “Ama Sayın Bahçeli ‘Partinin başına geç’ dedi. Devleti Bahçeli yönetmiyor mu? Emir buyurdu, ne yapacaksınız? Tayyip Bey’e ‘gitme’ diyor. Talimatı hep Devlet Bey veriyor.” ifadelerini kullandı.

Sucu ise  “Ben partilerin iç işlerine karışılmasını doğru bulmam. Her parti kendi demokratik yapısı içerisinde ne olması gerekiyorsa yapacaktır. Dolayısıyla diğer partilerin bir parti üzerinde ne hükümranlığı olabilir ne de söz hakkı olabilir.” diye konuştu.

“GÖKSUN HALKI CEVABINI VERDİ”

Milli Yol Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi İzzettin Ataş başkanlığındaki heyet de YRP’ye ziyarette bulundu. Ataş, ziyaret sırasında Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinde YRP’nin adayı Selim Cüce’yi desteklediklerini anımsatarak, “Selim abi çok değerli bir insan. Selim abiyle adaylığı sürecinde görüştüm. Alması için de elimizden geleni yaptık. Birilerinin bir cevap alması gerekiyordu. O cevabı da sağ olsun Göksun halkı verdi. 6 bin oy fark attı.” ifadelerini kullandı.

YRP Genel Başkan Yardımcısı Uğurlu da Ataş’a destekleri için teşekkür etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-ve-yrp-heyetleri-bayram-ziyaretinde-bulustu/feed/ 0
Türk siyasetinin önemli aktörlerinden olan Akşener’in geçmişten şimdiye uzanan yolculuğu https://www.haber60.com.tr/turk-siyasetinin-onemli-aktorlerinden-olan-aksenerin-gecmisten-simdiye-uzanan-yolculugu/ https://www.haber60.com.tr/turk-siyasetinin-onemli-aktorlerinden-olan-aksenerin-gecmisten-simdiye-uzanan-yolculugu/#respond Thu, 11 Apr 2024 23:04:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27086 Türkiye siyasetinde tüm doğruları ve yanlışlarıyla bir kadın figür olarak göze çarpan ve tartışmaların odağındaki isim haline gelen Meral Akşener, 1994 yılında atıldığı siyasetten 2024 yılına kadar gelmeyi başardı. Aradan geçen dolu dolu bir 30 yılın ardından hafızalara kazınacak pek çok olay kaldı. İşte Akşener’in dolu dizgin geçen siyasi hayatından bazı önemli kesitler.

Meral Akşener15 Mayıs 2016tarihinde uğrunda kendini polis barikatına zincirlediği , siyasi mücadeleden ve 25 Ekim 2017 tarihinde kurduğuİYİ Parti’de31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde aldığı yenilgiden sonra genel başkanlığa aday olmayacağını açıkladı .

Beğenin ya da beğenmeyin ama o Türkiye’de1994 yerel seçimlerinde Doğru Yol Partisi’nden İzmit Büyükşehir Belediyesi başkanı adayı olarak girdiği siyasi hayatına çok önemli bir aktördü.Akşener, siyasi tarihimizin mihenk taşlarından olan bir çok liderle çalıştı ve parti kurucusu olmanın yanısıra bakanlık milletvekilliği yaptı.

Hadi biraz geçmişe gidelim…

Akşener Temmuz 1956 tarihinde Kocaeli’de doğdu. 1974 yılında Bursa Kız Öğretmen Lisesi’nden “İlkokul öğretmeni” olarak mezun olmuş, 1979 ile 1982 yılları arasında öğretmen olarakgörev yapmış. Aslında kabına sığmayan bu deli dolu mücadele azmi olmasa belki de Öğretmen olarak sakin, sade ve kim bilir belki de daha mutlu bir şekilde hayatına devam edebilirdi.

Bu sırada bir yandan da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde tarih okur ve 1979 yılında mezun oldu. Aradan geçen 3 yılın ardından ise1982’deYıldız Teknik Üniversitesi Kocaeli Mühendislik Fakültesinde araştırma görevlisi oldu Ardından Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yakın çağ tarihi dalında yüksek lisans, ve yine aynı üniversitenin Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türk tarihi dalında da doktorasını tamamladıktan sonra “Tarih Doktoru” unvanı aldı.

Artık o bir tarihçidir ancak siyasete hep ilgilidir. Aslına siyaset aile geleneğidir çünkü Isparta milletvekilliği yapmış Hasan Tahsin Argun’un yeğenidir. 1994 yerel seçimlerinde siyasete Doğru Yol Partisi İzmit Büyükşehir Belediyesi başkanı adayı olarak ilk adımını atsa da seçilemez.

1 yıl sonraki1995 Türkiye genel seçimlerinde Doğru Yol Partisi milletvekili olarak meclise girer ve siyasi hayatında uzun bir yolculuğa adım atar. Bu kadar azimli, kararlı bir siyasetçi elbette sadece bir milletvekili olarak kalamazdı. Bu nedenle Akşener, Milli Savunma Komisyonu ile İçişleri Komisyonu üyelikleri yaptı.

Nitekim 1996 ile 1997 yılları arasında Necmettin Erbakan tarafından kurulan koalisyon hükümetinde İçişleri Bakanı gibi en önemli bakanlıklardan birinin başına gelir. Ancak bu koalisyon çok sürmez, ve 30 Haziran 1997 yılında dağılır. Bu hükümet döneminde bazı söylemleri çok konuşuldu, siyasi rakipleri tarafından her fırsatta aleyhinde kullanıldı.

PARTİ DEĞİŞTİRME SÜRECİ

Meral Akşener’in bugün eleştirilen parti ya da taraf değiştirme süreci 4 Temmuz 2001 tarihinde DYP’den istifa ederek başlar. 3 Kasım 2001 tarihinde MHP’ye geçer ve daha orta sağ , bir çizgiden, ülkücü milliyetçi çizgiye evrilir. Elbette burda da sade bir üye ya da bu partinin sadece bir vekili olmayacaktı.

19 Kasım 2006 tarihli MHP 8. Olağan Büyük Kurultayında MYK üyeliğine seçilerek parti içindeki ilk yönetim görevini aldı. Ama parti başkanlığı asıl hedefi oldu. MHP de değişim gerektiği söylemlerini dile getirir, parti başkanlığına aday olur Parti yönetimi ile görüş çatışmasına girer ve Kasım 2015 Genel Seçimleri’nde partisi onu milletvekili adayı göstermez. Partideki değişim talepleri ve adeta muhalif bir kanat oluşturma çabası MHP’de ciddi bir tartışmaya yol açtı. Bu tartışmaların basında çokça yer almasından sonra MHP Disiplin Kurulu, Meral Akşener’i parti üyeliğinden “kesin çıkarma” cezası vererek, partiden ihraç etti.

O dönemde parti içi demokrasinin sesi gibi adeta kamuoyu onutakdirle takip ediyor, ve bir kesimin ciddi şekilde övgü dolu sözlerine mazhar olarak yıldızı parlayan bir siyasetçi konumuna geliyordu . Hafızalarda kendisini, MHP’nin kongre gerçekleştireceği salonu önünde polis barikatına zincirleyen görüntüleri ile yer almıştı.

İYİ PARTİ SÜRECİ

Nitekim MHP içinde verdiğimücadele sonuç vermeyince ve kamuoyundan aldığı desteğin rüzgarı ile2017 yılında İYİ Parti’yi kurdu. 2018 Türkiye Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde partisinin cumhurbaşkanı adayı oldu ve yüzde 7,29 oy alarak seçimde 4’ncü sırada yer aldı.

Yeni kurulmuş bir partiye göre bu oy oranı oldukça iyi bir sonuç olarak hanesine yazıldı. Bundan sonra İYİ Parti, Türk siyasetinde iktidara gelmese bile önemli bir rol oynayacaktı. Meral Akşener, bu rüzgar ile ,Cumhur İttifakına karşı Millet İttifakının içerisinde yer aldı. Böylelikle muhalefetin umudu haline geldi. Hatta bu ittifakın adayı kim olursa olsun Cumhurbaşkanı seçileceği yönünde umutlar arttı.

Ancak umulan olmadı. Millet İttifakı aylarca toplantı yaptı ve her toplantının sonucunda seçmen, Cumhurbaşkanı adayının ilan edilmesini bekledi. Fakat görüşmeler somut olmayan neredeyse temenni niteliğindeki açıklamalarla bitti. Gelinen son aşamada dönemin CHP Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığının kesinleşmesi Akşener’i kızdırdı. Akşener, hiçbir şekilde bu durumu kabullenmedi ve nitekim 6’lı masanın 6 Mart Pazartesi günü yapılacak toplantısı öncesi düzenlenen İYİ Parti Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısının ardından açıklama yaptı ve yumruğunu masaya vura vura Kılıçdaroğlu’nun adaylığını yanlış bulduğunu, bunu asla kabul etmeyeceğini açıkladı.

2 gün süren krizin ardından kim ne şekilde ikna etti bilinmez ama Akşener masaya tekrar döndü. Seçime gidildi ve bu seçim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı 2’nci turda 2,29 milyon oy farkla kaybedildi. Bunun elbet bir muhasebesi olacaktı ve fatura Meral Akşener’e kesildi .

VE FİNAL

14 Mayıs 2023 tarihindeki Milletvekili Genel Seçimleri’nden 31 Mart 2024 tarihine kadar geçen zaman diliminde Akşener’in masayı devirdiği seçimin kaybedilmesindeki rolü tartışıldı ve eleştirildi. Oysa Akşener ısrarla “Masadan kalkmadım, gönderildim” diye ifade etse bile kimseye dinletemedi. 31 Mart Yerel Seçimleri’nde gözler bir kez daha Millet ittifakına ve dolayısı ile Meral Akşener’e çevrildi. İYİ Partibir ittifakta mı yer alacak yoksa müstakil adaylarını mı çıkaracaktı?

Akşener, Cumhurbaşkanı olarak önerdiği Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’nun belediye başkan adayı olduğu Ankara ve İstanbul’da da kendi adayları ile seçime gireceklerini açıkladı. Başta kimse inanmadı. Çünkü Akşener’in Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda 2 isimden birinin aday olması için verdiği mücadelesi hafızlarda henüz tazeydi.

Ancak, o kararlıydı. Seçimlerde Buğra Kavuncu’yu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak gösterdi. Buğra Kavuncu, yüzde 0,63 oy oranıyla 6’ncı olarak hezimete uğradı. Yorgun savaşçı Akşener, bir kez daha eleştirilerin tam olarak odağına yerleşti. Parti içerisinden istifa sesleri dahi yükseldi.

Meral Akşener bu çağrılara kulak tıkamak yerine İYİ Parti’nin olağanüstü kurultay kararı aldığını ilan ederek 27 Nisan’da genel başkanlık seçimine gideceğini duyurdu. ‘Aday değilim’ diye de belirtti.

İYİ Parti’nin daha 1 yıl önceki siyasi iklimdeki gibi etkin bir rol oynayıp oynayamayacağı bilinmez. Ancak bilinen tek bir gerçek var. Meral Akşener her ne kadar siyasette umduğunu bulamasa da bir tarih yazdı. İsmi kolay kolay unutulmayacak bir aktör olmayı başardı.

Meral Akşener, hayatı boyunca öfkelendiği, kızdığı ve düşündüğü her şeyi gizli kapılar arkasında değil, 6’lı Masa’dan ayrıldığını ilan ettiğinde olduğu gibi kim ne der demeden haykıra haykıra anlatan, bir mücadele örneği oldu. Bu günlerde çok çok eleştiriliyor, ancak biliyoruz ki partisinin oy oranı daha yüksek olsa ve umut edildiği gibi büyük bir başarı yakalasa kahraman olarak konuşulacaktı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turk-siyasetinin-onemli-aktorlerinden-olan-aksenerin-gecmisten-simdiye-uzanan-yolculugu/feed/ 0
AK Parti Genel Merkezi, Ramazan Bayramı dolayısıyla muhalefet partilerini ağırladı https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-merkezi-ramazan-bayrami-dolayisiyla-muhalefet-partilerini-agirladi/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-merkezi-ramazan-bayrami-dolayisiyla-muhalefet-partilerini-agirladi/#respond Thu, 11 Apr 2024 22:42:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27072 AK Parti Genel Merkezi, Ramazan Bayramı dolayısıyla İYİ Parti, Yeniden Refah Partisi, HÜDA PAR, BBP, DSP ve Vatan Partisi heyetlerini ağırladı.

Konuk heyetlere AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur, MKYK Üyesi Kasım Bostan, Genel Merkez Kadın Kolları MYK Üyesi Ayten Aydın, Genel Merkez Gençlik Kolları MYK Üyesi Taha Kara ev sahipliği yaptı.

Ziyaretlerde AK Parti heyeti ile konuk partilerden heyetler karşılıklı olarak Ramazan Bayramı’nı kutladı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Uygur, HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Faruk Dinç başkanlığındaki heyetin ziyaretinde Ramazan Bayramı’nın mazlum coğrafyalar için umut olmasını diledi.

Buruk bir bayram yaşadıklarını söyleyen Uygur, 6-7 aydır Gazze’de bütün dünyanın gözü önünde soykırım ve katliam gerçekleştiğini belirtti. Türkiye’nin, uluslararası hukukun gereğinin yerine getirilmesi noktasında güçlü ve net bir duruşu olduğunu aktaran Uygur, “Buna bütün Türkiye, dünya şahit. Bedel ödeme pahasına o net duruşumuzdan asla taviz vermedik.” diye konuştu.

“İnşallah ticari kısıtlama işgalci İsrail’i zor durumda bırakır”

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Dinç de Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin hayatını kaybeden aile fertlerine Allah’tan rahmet diledi. Filistin’de insanlık suçu işlendiğini belirten Dinç, buna hiçbir insanın sessiz kalamayacağını söyledi.

İsrail’in işgalci bir terör örgütü olarak değerlendirilmesi gerektiğini anlatan Dinç, “Orada birçok kişi ilaçsız, gıdasız. İnsani yardımın bile ulaşmasına engel oluyorlar. Bu konuda geç de olsa ticari ilişkilere kısıtlama gelmesini biz çok olumlu buluyoruz. İnşallah ticari kısıtlama işgalci İsrail’i zor durumda bırakır. Filistin halkı da özgürleşir.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin yeni, sivil ve adil bir anayasaya ihtiyacı olduğunu belirten Dinç, “Toplumun her kesiminin kendini bulduğu bir anayasa gerekiyor. Meclisin ilk yapması gereken iş budur. Bir fırsat da doğmuştur. Bunun da değerlendirilmesi gerekiyor. Herkesin katkısı olduğu sivil, adil, ana kucağı gibi herkesi kucaklayan bir anayasanın doğmasını istiyoruz.” dedi.

Uygur ise yeni anayasa konusunda girişimleri geçen süreçte ortaya koyduklarını vurgulayarak, bundan sonraki süreçte de bu konudaki çalışmalara devam edeceklerini belirtti.

“Bütün yaptırımlarda sonuna kadar arkasında olacağız”

HÜDA PAR’ın ardından AK Parti’yi Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Fatih Müjdeci başkanlığındaki heyet ziyaret etti.

Müjdeci, Genel Başkan Fatih Erbakan’ın selamlarını ileterek, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm AK Parti teşkilatının bayramını tebrik etti.

“Filistin davası hepimizin davası.” diyen Müjdeci, “Siyasi partiler üzerinde bir mesele. Biz de devletimizin ve hükümetimizin İsrail’e karşı yapacağı bütün yaptırımlarda sonuna kadar arkasında olacağız.” ifadelerini kullandı.

Yerel seçimlerin nezaket içinde geçtiğini söyleyen Müjdeci, bundan sonraki sürecin hizmet zamanı olduğunu belirtti.

“Bütün iyi insanların bu zulme artık ‘dur’ demesi gerekiyor”

BBP Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı başkanlığındaki heyet de AK Parti’ye bayram ziyaretinde bulundu.

Alfatlı, Doğu Türkistan, Gazze ve Kırım’daki zulmün kendilerini derinden yaraladığını belirtti. AK Parti’ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gayretleri nedeniyle teşekkür eden Alfatlı, “katil İsrail’in bir an önce durdurulması gerektiğini” söyledi.

AK Parti’li Uygur da, “Nerede zulme uğrayan kardeşlerimiz varsa buna en güçlü sesi verme noktasında bundan önce olduğu gibi mücadeleye, haykırmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Alfatlı’nın, bu acılar üzerinden kimsenin “siyasi rant” girişiminde olmaması gerektiğini söylemesi üzerine Uygur, “Milli bir duruş sergilememiz gerekiyor.” dedi.

“Aksayan yönleri görmezden gelmiyoruz”

AK Parti heyeti, BBP’nin ardından DSP Genel Başkan Yardımcısı Davut Ocak başkanlığındaki heyeti ağırladı.

Ocak, seçim sonuçları konusunda gereken mesajı aldıklarını ve değerlendirmeler yapacaklarını söyledi.

Parti İçi Eğitim Politikaları Başkanı Ayşe Sucu başkanlığındaki İYİ Parti heyeti de AK Parti’ye bayram ziyareti gerçekleştirdi.

AK Parti’li Uygur, geride kalan seçimlerin sonuçlarının hayırlı olmasını dileyerek, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla, kendi içimizde seçim sonuçları değerlendirmemizi yaparak, yine güçlü bir şekilde, devletimiz, ülkemiz, memleketimiz, ülkemizin her bir ferdi için çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

Sucu ise Filistin’de bir dram yaşandığını belirterek, “İnsan özüne dönmediği sürece tarih boyunca bu dramlar hep yaşandı. Özellikle sözde din üzerinden, insanlık bu tür katliamlara tanıklık yaptı. Yeryüzünü cennete döndürmemiz gerekirken, cehenneme döndürdük. Tüm insanlık burada suçlu.” ifadelerini kullandı.

Sucu, seçimleri bitirdikten sonra kendi partilerinin bir seçim sürecine gittiğini belirtti.

Türkiye’nin emekliler, tarım, hayvancılık, uyuşturucu gibi sorunları bulunduğunu ifade eden Sucu, bu sorunların masaya yatırılmasını umduklarını dile getirdi.

AK Partili Uygur da Türkiye’nin hak, özgürlükler, eserler ve hizmet anlamında büyük dönüşüm geçirdiğini ifade ederek, Türkiye tarihinin en büyük demokrasi ve kalkınma hamlelerini hayata geçirdiklerini belirtti.

Bahanelere sığınan bir parti olmadıklarını kaydeden Uygur, toplumun her kesimini kuşatan destekleri bugüne kadar aldıklarını anlattı.

Uygur, “Aksayan yönleri de görmezden gelmiyoruz. Hayat pahalılığıyla ilgili vatandaşımızı olumsuz etkileyen vakanın da farkındayız.” dedi.

AK Parti’ye bayram ziyaretinde bulunan son parti ise Genel Başkan Yardımcısı Utku Reyhan başkanlığındaki Vatan Partisi heyeti oldu.

Türkiye’nin, çok zor bir dönemden geçtiğini belirten Reyhan, dört bir taraftan terör örgütleriyle kuşatıldığını söyledi.

AK Partili Uygur da Türkiye’nin zorlu bir coğrafyada yer aldığını ve çeşitli sınamalarla karşı karşıya kaldığını belirtti.

Reyhan, Genel Başkan Doğu Perinçek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mektubunu da Uygur’a teslim etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-merkezi-ramazan-bayrami-dolayisiyla-muhalefet-partilerini-agirladi/feed/ 0
YSK Başkanı Ahmet Yener, itiraz sürecinde kabul edilen itirazları açıkladı https://www.haber60.com.tr/ysk-baskani-ahmet-yener-itiraz-surecinde-kabul-edilen-itirazlari-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/ysk-baskani-ahmet-yener-itiraz-surecinde-kabul-edilen-itirazlari-acikladi/#respond Thu, 11 Apr 2024 22:15:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27064 Ramazan Bayramı dolayısıyla basın mensuplarıyla bir araya gelen Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinin itiraz süreci çerçevesinde AK Parti’nin 2, CHP’nin 1, MHP’nin 1 ve DEM Parti’nin 2 itirazının kabul edildiğini aktardı.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, YSK’da 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinin itiraz sürecini takip eden basın mensuplarıyla bayramlaştı. Yener, basın mensuplarının da YSK personeliyle beraber mesai yaptığını belirterek, YSK personeline sağlanan tüm imkanların basın mensuplarına da sağlandığını ifade etti.

Yerel seçimlerdeki itiraz sürecine ilişkin bilgilendirmelerde de bulunan Yener, il ve ilçe seçim kurullarının kararlarına yapılan itiraz sürecinin tamamlandığını, olağanüstü itiraz sürecinin de 14 Nisan tarihinde sona ereceğini hatırlattı.

“Kamuoyunu ilgilendiren kararları açıklıyoruz”

İtiraz sürecinin normal seyrinde devam ettiğini belirten Yener, “Kurulun gündemine gelen ve kamuoyunun yakından takip ettiği itirazlara ilişkin olarak gün sonunda sizlere bilgilendirmeleri yapıyoruz. Ancak sizlerin az önce sorduğu gibi 81 adet değil daha fazla itiraz var. Biz bu itirazlarda daha çok büyükşehir ve ilçe bazında kuruma intikal eden itirazlara ilişkin sizlere bilgi veriyoruz. Bu itirazlar içerisinde belediye meclis üyeliği, il genel meclis üyeliği gibi sıralamaya ilişkin itirazlar da var. Ancak bunları genelde tüm ülke çapını ilgilendirmediği için sizlere fazla bilgilendirme yapmıyoruz” açıklamasında bulundu.

“İtiraz sürecinde AK Parti’nin 2, CHP’nin 1, MHP’nin 1, DEM Parti’nin 2 itirazı kabul edildi”

Şu ana kadar büyük şehirlerde, il belediye başkanlıklarında ve ilçe belediye başkanlıklarında yapılan itiraz süreçlerine ilişkin bilgi verdiklerini kaydeden Yener, “Hatırladığım kadarıyla bu süreçte tüm siyasi partilerimizin itirazlarından kabul olan da var, reddedilenler de var. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) hatırladığım kadarıyla 2 yerde itirazları kabul edildi. Aynı şekilde Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 1 yerdeki itirazı kabul edildi. Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) 1 yerde ve Halkaların Demokrasi ve Eşitlik Partisi’nin ise (DEM Parti) 2 yerde kurulumuza intikal eden itirazları kabul edildi” ifadelerine yer verdi.

“Toplantılar sona erdiği zaman kamuoyunun merakla beklediği itirazlara ilişkin bilgi vereceğiz”

İtiraz sürecinin halen devam ettiğine de dikkati çeken Yener, “Bugün saat 14.00’te kurulumuz toplanacak. Bayram süresince de diğer günlerde olduğu gibi öğleden sonra toplantılarımız olacak. Toplantılar sona erdiği zaman toplantıda görüşülen ve sonuçlandırılan dosyalardan kamuoyunun merakla beklediğini tahmin ettiğimiz itirazlara ilişkin sizlere bilgi vereceğiz” diye konuştu.

“4 seçim bölgesinde seçimler yenilenecek”

Yapılan itirazlar sonucunda seçimin yenileneceği yerlerin de olduğunu söyleyen Yener, Kayseri’nin Pınarbaşı, Şanlıurfa’nın Hilvan ilçelerinin yanı sıra Edirne’de bir beldede ve Sivas’ta bir seçim bölgesinde seçimlerin yeniden yapılacağını kaydetti. Yener, buradaki seçimlerin, seçim takvimi çerçevesinde 2 Haziran’da gerçekleşeceğini aktardı.

“Seçim süreçlerine ilişkin gönderdiğimiz sunumların değerlendirilmesiyle A-WEB oy birliğiyle ödülün ülkemize verilmesine karar verdi”

Yener, YSK’nın Dünya Seçim Organları Birliği A-WEB tarafından ödüllendirilmesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak, “Bu seçim sürecinden önce, ödül vermesi 20 Mart 2024 tarihindeki toplantısında alınan kararla gerçekleşmiştir. 2023 tarihindeki gerçekleşen seçimler ve daha önceki seçim sürecine ilişkin bizim göndermiş olduğumuz sunumların değerlendirilmesi neticesinde A-WEB oy birliğiyle ödülün ülkemize verilmesine karar vermiştir. Bu sadece bizim dönemimizdeki kurumun faaliyetleriyle ilgili değil. 1950’den beri devam eden süreçte ülkemiz Yüksek Seçim Kurulu’nun gerçekleştirmiş olduğu seçimlerdeki başarısının ödüllendirilmesi, taçlandırılması diye nitelendirebiliriz” şeklinde konuştu.

Yener, konuşmasının sonunda seçim sürecinde siyasi parti temsilcilerine, sandık müşahitlerine, Ramazan Bayramı’nda da mesailerini sürdüren YSK personeli ve basın mensuplarına verdikleri emeklerden ötürü teşekkür etti. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/ysk-baskani-ahmet-yener-itiraz-surecinde-kabul-edilen-itirazlari-acikladi/feed/ 0
AKP Heyeti MHP’yi Ziyaret Etti https://www.haber60.com.tr/akp-heyeti-mhpyi-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/akp-heyeti-mhpyi-ziyaret-etti/#respond Thu, 11 Apr 2024 21:42:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27050 HABER: OGÜN AKKAYA/ KAMERA: ONUR BİNGÖL

AKP heyetinin Ramazan Bayramı dolayısıyla MHP’yi ziyaretinde 31 Mart yerel seçim sonuçları gündeme geldi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, “Millet tarafından bir uyarı oldu mu? Evet, bir uyarı oldu. Uyarılar anlaşıldı. Millet iradesine karşı kimsenin diyeceği bir şey yok.” ifadelerini kullanırken, AKP Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız “Milletimizin mesaj verme kabiliyetine inanırız. Milletimizin verdiği mesajı anlamaya çalışacağız” diye konuştu.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, Genel Sekreter Yardımcısı Tamer Osmanağaoğlu ve MYK Üyesi Özgür Bayraktar’ın ev sahipliği yaptığı bayramlaşma programında, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), Demokratik Sol Parti (DSP) ve Yeniden Refah Partisi (YRP) heyetleri MHP’yi ziyaret etti.

MHP’ye bayram ziyareti gerçekleştiren AKP heyetinde AKP Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, AKP Kadın Kolları MKYK Üyesi Derya Öztekin ve AKP Gençlik Kolları MKYK Üyesi Salih Aydın yer aldı.

“YEREL SEÇİMLERİ TEK BİR FAKTÖRE BAĞLAMAK MÜMKÜN DEĞİL”

AKP’nin ziyareti sırasında MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, “Bir seçim atlattık. Sonuçları itibarıyla bakıldığında millet iradesi bu şekilde gerçekleşmiştir. Her seçim sonucunda olduğu gibi sosyal medyadan yararlanarak, malum haber kanallarında Cumhur İttifakı’nın hezimete uğradığı şeklinde bazı değerlendirmeler yapıldı. Belediye başkanlıkları boyutuyla değerlendirildiğinde evet birçok belediye başkanlığı CHP’ye ve onunla “kent uzlaşısı” adı altında ittifak yapan DEM Parti’ye geçmiş durumda. Yerel seçimleri tek bir faktöre bağlamak ve değerlendirmek mümkün değil. Çok faktörlü bir seçimden bahsediyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

“CUMHUR İTTİFAKI’NDAN CHP’YE KİTLESEK OY HAREKETİ OLMADI”

“Millet tarafından bir uyarı oldu mu? Evet, bir uyarı oldu. Uyarılar anlaşıldı. Millet iradesine karşı kimsenin diyeceği bir şey yok” ifadelerini kullanan Karakaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İl genel meclisi üyeliklerine bakıldığında Cumhur İttifakı’nın öyle denildiği şekilde bir oy kaybı da söz konusu değil. Elbette kaybettiğimiz, yeni ilave ettiğimiz yerler var. Sayı olarak olarak önemli bir değişiklik olmadı. Belediye başkanlıklarındaki faktörler oldukça farklı. Aday faktörü, seçim bölgesi faktörü var. Eksiklikler, fazlalıklar neyse üzerinde durulacak, çalışılacak. Sayın Genel Başkanımızın ifade ve talimatlarıyla o çalışmaları yapmaya başladık. Cumhur İttifakı olarak dendiği şekilde oy kayması söz konusu değil. Ağırlıklı olarak seçmen sandığa gitmeyerek gösterdi. Tabii bu, sonuçları görmemezlikten gelme anlamına gelmiyor. Cumhur İttifakı’ndan CHP’ye kitlesel bir anlamda oy hareketinin olmadığını çok rahatlıkla söylemek mümkün. Kaybedilen belediye başkanlıklarını da baktığımızda her şeyde bir hayır vardır diyoruz. Önümüzdeki dönemde Cumhur İttifakı olarak işi daha sıkı tutup, safları sıkılaştırarak Türkiye’nin birçok sorununun çözümünde daha etkili olunacağını düşünüyorum.”

“MİLLETİMİZİN MESAJ VERME KABİLİYETİNE İNANIRIZ”

AKP Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız da şöyle konuştu:

“Bizim de çok boyutlu bir biçimde değerlendirdiğimiz bir seçim süreci oldu. Türkiye demokrasisinin tıkır tıkır işlediğini gösteren seçimlerden biri olageldi. Seçim sonuçlarını demokratik olgunlukla karşılama hususunda da Cumhur İttifakı çok güzel bir sınav verdi. Hiçbir mazeret üretmeden, ‘sonuçlar şöyle oldu, böyle oldu’ gibi tartışmalara mahal vermeksizin milletimizin iradesi budur. Milletimizin mesaj verme kabiliyetine inanırız. Milletimizin verdiği mesajı anlamaya çalışacağız. Hiçbir mazeretin arkasına sığınmaksızın, ittifakımız çok büyük olgunlukla karşıladı.”

“BAYRAM MAZLUMLARIN KURTULUŞUNA VESİLE OLSUN”

Yeniden Refah Partisi (YRP) Mahalli İdarelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Kaderli ile MKYK üyeleri Erdoğan Yeşilsancak ve Murat Aktaş’ın yer aldığı heyetin MHP’yi ziyaretinde İsrail’in Gazze’ye saldırıları gündeme geldi. Kaderli, “Bayramlar, ülkemiz ve milletimiz adına bizlerde hep ayrı bir kardeşlik duygusu oluşturan güzel günlerimizdir. Rabb’im bu bayramların hürmetine başta ülkemiz olmak üzere bütün yeryüzündeki mazlumların ve masum insanların kurtuluşuna vesile olsun.” diye konuştu

“MHP TÜRKİYE’YE GEREKLİ BİR PARTİ”

DSP Genel Başkan Yardımcısı Hikmet Aydemir, Genel Sekreter Yardımcısı Tuğçe Babuççu ve Ankara İl Başkanı Mustafa Keçeci’nin bulunduğu  heyet, MHP’yi ziyaret etti. Hikmet Aydemir, “Gösterdiğiniz başarıyı tebrik ediyorum. MHP, Türkiye’ye gerekli bir parti. Hükümet olduğumuz dönemde de çok uyumlu bir çalışma gösterdik. Kongrenizin MHP camiasına hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/akp-heyeti-mhpyi-ziyaret-etti/feed/ 0
Ankete göre ekonomi sorununu çözebilecek parti CHP olarak görülüyor https://www.haber60.com.tr/ankete-gore-ekonomi-sorununu-cozebilecek-parti-chp-olarak-goruluyor/ https://www.haber60.com.tr/ankete-gore-ekonomi-sorununu-cozebilecek-parti-chp-olarak-goruluyor/#respond Thu, 11 Apr 2024 06:39:48 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26990 31 Mart Yerel Seçimleri’nin ardından iktidar ve muhalefet partilerinin nasıl hareket etmesine ışık tutacak nitelikte biranket yapıldı. Ankette çıkan sonuçlara göre ‘ekonomi sorununu kim çözer?’ sorusuna yüzde 24.3 CHP yanıtını verirken, AK Parti diyenlerin oranı ise yüzde 20.2’yle ikinci sıraya gerilemiş durumda. Öte yandan AK Partiye oy veren seçmenin tepki olarak sandığa gitmediği görüşü hakimken, ‘sandığa gitseydim CHP’ye oy verirdim’ diyenler yüzde 27,9 ile ilk sırada çıktı.

Optimar Araştırma Şirketi seçimlerden sonra halkın nabzını tutarak 2-5 Nisan tarihleri arasında 2 bin kişi üzerinden bir anket yaptı. Vatandaşa ekonomiyi kim çözer, sandığa neden gitmediniz, seçim sonuçlarından memnun musunuz gibi pek çok soru soruldu. Cevaplardan elde edilen veriler ise ortaya farklı sonuçlar çıkardı.

“EKONOMİ SORUNUNU CHP ÇÖZER”

“Sizce bugün Türkiye’nin en önemli sorunu nedir?” diye sorulunca ilk sırada yüzde 60.6’yla ekonomi geliyor. Onu, yüzde 6.1 ile Suriyeliler ve düzensiz göçmenler takip ediyor.

“Sizce bu sorunu kim çözer?” sorusuna verilen yanıt ise şimdiye kadar alınan en farklı sonucu içeriyor. Katılımcıların yüzde 24.3’ü CHP yanıtını verirken, AK Parti diyenlerin oranı ise yüzde 20.2’yle ikinci sıraya geriledi.

PARTİSİNE TEPKİ OLARAK SANDIĞA GİTMEYENLER İLK SIRADA

Seçimlere katılım oranı yüzde 78 ile son yılların en düşük seviyesinde gerçekleşti. Bu nedenle ankette sandığa neden gidilmediği sorusu da yer aldı. ‘Partime olan tepki’ diyenler yüzde 34.9, yüzde 20 AK Parti’ye tepki amaçlı, Kararsız olduğum için’ diyenler yüzde 19.8’le üçüncü sırada gelirken, adaya tepki gösterdiği için sandığa gitmediğini söyleyenlerin oranı yüzde 14.6 çıktı.

“SANDIĞA GİTSEYDİK CHP’YE OY VERİRDİK”

Aynı kişilere ‘Sandığa gitseydiniz hangi partiye oy verirdiniz?’ sorusu sorulduğunda ise, yüzde 27.9’la CHP diyenler ilk sırada gelirken, AK Parti diyenler ise yüzde 20.9’la ikinci sırada yer alıyor. Üçüncü sırada yüzde 9.4’le Zafer Partisi, dördüncü sırada ise yüzde 4.8’le Yeniden Refah Partisi geliyor. DEM Parti’ye diyenler yüzde2.9 olurken, onu yüzde 2.8’le MHP takip ediyor. İYİ Parti diyenler yüzde 2.6 olurken, Memleket Partisi’ni işaret edenlerin oranı ise yüzde 1.2 çıkıyor.

SEÇİM SONUÇLARINDAN MEMNUN OLANLAR YÜZDE 53

Seçim sonuçlarından memnun olup olmadığını sorulduğunda, çok memnun olduğunu söyleyenler yüzde 16 olurken, memnun olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 37.9’la ilk sırada geliyor. İkisi toplandığında ise yüzde 53’e ulaşıyor. Seçim sonuçlarını orta bulduğunu ifade edenler yüzde 20 olurken, memnun olmadığını bildirenlerin oranı yüzde 18.6 çıkıyor. ‘Hiç memnun değilim’ diyenlerin oranı ise yüzde 7.6’da kalıyor. İkisini topladığında ise yüzde 26.2 çıkıyor.

“SEÇİMLERİN VERDİĞİ EN NET MESAJ NEDİR?”

Ankete katılanlara, “Sizce 31 Mart yerel seçimlerinin verdiği en temel mesaj nedir?” diye sorulduğunda, ilk sırada yüzde 33.3’le AK Parti’ye yanıtı verildi. Onu yüzde 21.5’le ekonomik kriz takip ediyor. Yönetimin değişmesi yüzde 19.5’le üçüncü sırada gelirken, emekliler yüzde 5.5’le dördüncü sırada geliyor. En son sırada ise yüzde 0.8’le CHP’nin başarısı geliyor.

VATANDAŞ KAYYUM ATANMASINA KARŞI

DEM Partisi’nin kazandığı belediyelere kayyum atanıp atanmayacağı konusundaki soruya ankete katılanların yüzde 53.7’si ‘atanmamalı’ derken yüzde 46.3’ü atanması görüşünü savunuyor

YENİDEN REFAH VE TEPKİ OYLARI

Yeniden Refah Partisi’nin, AK Parti’ye tepki oylarını alıp almadığı sorusunda katılımcıların yüzde 73.6’sı tepki oylarını aldığı görüşünde. ‘hayır’ diyenler ise yüzde 26.4 çıkıyor.

AK PARTİ YÖNETİMİNDE DEĞİŞİKLİK İSTEĞİ

‘Seçim sonuçlarına göre AK Parti yönetiminde köklü bir değişiklik olmalı mı?’ sorusuna ankete katılanların yüzde 84.1’i ‘evet’ yanıtını verirken, ‘hayır’ diyenler yüzde 15.9’da kalıyor.

BAKANLARIN ÇALIŞMASI SEÇİM SONUÇLARINI OLUMSUZ ETKİLEDİ

Ankete katılanların yüzde 75.9’u bakanların seçim çalışmasına katılmasının oyları düşürdüğü görüşünde. ‘Oyları yükseltti’ diyenler yüzde 6.9’da kalırken, yüzde 17.2’lik bir kesim fikrinin olmadığını belirtti.

BAKANLARIN DEĞİŞMESİ İSTENİYOR

‘Seçim sonuçlarına göre Kabine’de köklü bir değişim olmalı mı?’ sorusuna yüzde 75.1’i değişimden yana görüş bildirirken, ‘hayır’ diyenler yüzde 24.9’da kaldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ankete-gore-ekonomi-sorununu-cozebilecek-parti-chp-olarak-goruluyor/feed/ 0
Erdoğan: Seçim muhasebesini yapıyoruz, İsrail’e yönelik tedbirler devam edecek https://www.haber60.com.tr/erdogan-secim-muhasebesini-yapiyoruz-israile-yonelik-tedbirler-devam-edecek/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-secim-muhasebesini-yapiyoruz-israile-yonelik-tedbirler-devam-edecek/#respond Thu, 11 Apr 2024 00:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26970 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Bursa İl Başkanlığı bayramlaşma programında, “Her parti gibi seçimlerin muhasebesini yapıyoruz, yapacağız. Asla kolaya kaçmadan, milletin sandıkta verdiği mesajları tüm boyutlarıyla okuyor, en ince detayına kadar analiz ediyoruz” dedi. Erdoğan İsrail’e yönelik ihracat kısıtlamalarıyla ilgili de konuştu.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Bursa İl Başkanlığı bayramlaşma programına canlı bağlantı ile katıldı. Erdoğan şöyle konuştu:

“Geride bıraktığımız 6 ayda bombalanan ve bu bombalar altında şehit olan 34 bin Filistinli kardeşimizin acısı aileleriyle birlikte bizim de yüreğimizi dağlıyor. Gazzeli kardeşlerimizin Allah yardımcısı olsun. Onları rahmetiyle, merhametiyle ve nusretiyle kuşatsın diyoruz. İnşallah bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Filistin davasına sahip çıkmaya, Gazzeli mazlumların yanında olmaya devam edeceğiz. Ülkemizin 21 yıldır mazlumlarla dayanışma noktasında sergilediği dik ve dirayetli duruşu yok sayanları, bugün bir kez daha Allah’a havale ediyoruz. Yalan, çarpıtma ve manipülasyon üzerinden kendi devletine ve milletine iftira atanları akla, vicdana ve ferasetle davranmaya davet ediyoruz.

“TEDBİRLERİMİZİ GAZZE’YE ENGELSİZ VE YETERLİ YARDIM ULAŞTIRILINCAYA KADAR DEVAM ETTİRECEĞİZ”

Bugüne kadar bölgeye gönderdiğimiz toplam 45 bin tonluk insani yardımla ülkemiz dünyada Gazze’ye en fazla yardım yapan ikinci ülke olmuştur. Ülkemizin Gazze ve Filistin için tüm imkanlarını nasıl seferber ettiğini ülkemizdeki istismarcılar görmese de sahadaki mazlumlar çok iyi görüyor. Son olarak havadan da Gazze’ye insani yardım ulaştırma çabalarımızın engellenmesi dolayısıyla İsrail’e yönelik ilave tedbirler aldık. Bu tedbirlerimizi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ile Uluslararası Adalet Divanı kararları uygulanıncaya, Gazze’ye kesintisiz, engelsiz ve yeterli miktarda insani yardım ulaştırılıncaya kadar devam ettireceğiz. Birileri bilmese de hatta bildikleri halde çarpıtsalar da biz tarih ve vicdan önünde kardeşlik vazifemizi hakkıyla yerine getirmenin derdindeyiz. Bu uğurda bedel ödesek dahi Allah ömür verdikçe mazlumlara kol kanat germekten geri durmayacağız.

31 Mart Mahalli İdareler Seçim sonuçlarının ülkemize ve şehirlerimize hayırlı olmasını diliyorum. Sandıkta tecelli eden iradeyle göreve gelen belediye başkanlarını, meclis üyelerini ve muhtarlarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum. Demokratik haklarını kullanmak suretiyle demokrasimizin gücüne güç katan her bir vatandaşıma hasleten teşekkür ediyorum. Seçimlerin sorunsuz bir şekilde icra edilmesini sağlayan adalet ve emniyet teşkilatlarımıza, sandık görevlilerimize, siyasi partilerimizin mensuplarına ayrıca şükranlarımı sunuyorum.

Seçim sonuçları elbette ayrı ve kapsamlı bir değerlendirmenin konusudur. Biz de her parti gibi seçimlerin muhasebesini yapıyoruz, yapacağız. Asla kolaya kaçmadan, milletin sandıkta verdiği mesajları tüm boyutlarıyla okuyor, en ince detayına kadar analiz ediyoruz. Geçen hafta gerçekleştirdiğimiz Merkez Yürütme Kurulu toplantısında bunun ilk adımını attık. İnşallah halkayı sürekli genişleterek istişarelerimize devam edeceğiz. Biz kurulduktan sadece 15 ay sonra milletin teveccühüne mazhar olmuş, 22 yılda girdiği 17 seçimin hepsinde sandıktan birinci çıkmış bir partiyiz.

“SİZİN ŞER GÖRDÜKLERİNİZDE HAYIR OLABİLİR İKAZINA RAM OLMUŞ İNSANLARIZ”

Biz sizin şer gördüklerinizde hayır olabilir ikazına ram olmuş insanlarız. Biz, olanda hayır olduğuna tüm kalbimizle inanan bir kadroyuz. 31 Mart seçim sonuçları Allah’ın izniyle AK Partimiz için, davamızın geleceği için, Türkiye’nin istiklal ve istikbali için hayra tedvir olacaktır. AK Parti ve Cumhur İttifakı bu süreçten çok daha güçlenerek çıkacaktır. Bundan en küçük bir şüphe duymuyoruz. Sizlerden de asla yeise kapılmamanızı, tefrikaya düşmemenizi, aramıza nifak sokmaya çalışan fitne odaklarına karşı uyanık olmanızı bekliyorum.

Bayram sevincini yaşarken büyüklerimizi hısım ve akrabalarımızı ziyaret etmekten geri durmayalım. Aynı vatan toprağını paylaştığımız dostlarımızı mutlaka arayalım. İhtiyaç sahiplerinin kapısını çalalım. Allah’ın bizlere emaneti olan yetimlerin, öksüzlerin bu mübarek günleri buruk geçirmemeleri için hep beraber seferber olalım. Dünyada artık hiç kimsesi kalmamış yaşlılarımızı özellikle gözetelim, ziyaret edelim, ellerinden öpelim. Ülkelerindeki savaştan, terörden veya zulümden kaçarak son çare olarak Türkiye’ye sığınmış mazlumlara sırtımızı dönmeyelim. Bilhassa şehitlerimizin emanetlerini bayram sevincimize ortak etmeye ihtimam gösterelim. Bu mübarek günleri 81 vilayetimizde bir kucaklaşma seferberliğine dönüştürerek ruhuna, anlamına ve önemine uygun şekilde idrak edelim. AK Partili kadroların her alanda olduğu gibi milletimizin bayramı bayram gibi yaşamasına da öncülük edeceğine inanıyorum. Sizlere güveniyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-secim-muhasebesini-yapiyoruz-israile-yonelik-tedbirler-devam-edecek/feed/ 0
Sakarya’da belediyeler, kaymakamlıklar, siyasi partiler, odalar ve sivil toplum kuruluşları bayramlaştı https://www.haber60.com.tr/sakaryada-belediyeler-kaymakamliklar-siyasi-partiler-odalar-ve-sivil-toplum-kuruluslari-bayramlasti/ https://www.haber60.com.tr/sakaryada-belediyeler-kaymakamliklar-siyasi-partiler-odalar-ve-sivil-toplum-kuruluslari-bayramlasti/#respond Wed, 10 Apr 2024 22:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26939 Sakarya’da belediyeler, kaymakamlıklar, siyasi partiler, odalar ve sivil toplum kuruluşları bayramlaştı.

AK Parti İl Başkanlığınca Ramazan Bayramı dolayısıyla hizmet binası önünde bayramlaşma programı düzenlendi.

Programa katılan partililer, birbirlerinin bayramını kutladı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, AK Parti Sakarya milletvekilleri Lütfi Bayraktar, Çiğdem Erdoğan, Ali İnci, Ertuğrul Kocacık, Murat Kaya, MHP Grup Başkanvekili ve Sakarya Milletvekili Muhammed Levent Bülbül, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ve ilçe belediye başkanları da programa katıldı.

AK Parti İl Başkanı Yunus Tever, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bayramın aile, umut, sevgi ve kavuşmak olduğunu belirterek, “Bu kutlu yolda birlikte yürüdüğümüz kıymetli teşkilat mensuplarımızla, dava arkadaşlarımızla buluşup bayramlaştık. Katılımlarından dolayı her dava ve yol arkadaşıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Rabb’im birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.” ifadesini kullandı.

SATSO’da bayramlaşma geleneği sürdü

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası’nda bayram sevincini paylaşma geleneği bu bayramda da devam etti.

Geleneksel bayramlaşma töreni, SATSO Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ, Meclis Başkanı Erdem Ercan, il protokolü, SATSO camiası, üyeleri ve vatandaşların kent sakinlerinin katılımıyla hizmet binasında gerçekleştirildi.

Altuğ, katılımlarıyla bayram sevinçlerine ortak olan herkese teşekkür etti.

Ferizli

Ferizli ilçesinde Koca Çeşme Parkı’nda düzenlenen bayramlaşma programı yoğun katılımla gerçekleşti.

Belediyeden yapılan açıklamaya göre Kaymakam Hasan Balcı, Belediye Başkanı Mehmet Ata ve protokol üyeleri, vatandaşlarla tek tek bayramlaşarak sevinçlerini paylaştı.

Programda konuşan Balcı, vatandaşlara kazasız, belasız, sağlıklı ve huzurlu bayram geçirmeleri temennisinde bulunarak, herkesin bayramını kutladı.

Ata da bayramın huzur ve barışa vesile olmasını dileyerek, programa katılanlara teşekkür etti.

Protokol üyeleri, daha sonra İlçe Emniyet Amirliği, İlçe Jandarma Komutanlığı ve Ferizli Cezaevi’ni ziyaret ederek güvenlik güçleri ve mahkumlarla bayramlaştı.

Esnafı da gezen Balcı ve Ata, şehit ailelerine, gazilere ve yaşlılara konuk oldu. Ziyaretlerde birlik beraberlik mesajları verildi, bayram sevincine ortak olundu.

Akyazı

Akyazı ilçesinde kaymakamlık ve belediye koordinesinde gerçekleşen bayramlaşma programı yapıldı.

Kaymakam Mustafa İkbal Eşki ve Belediye Başkanı Bilal Soykan, ilçe protokolü ve vatandaşlarla bayramlaştı.

Soykan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ramazan Bayramı’nın memlekete, başta Gazze olmak üzere bütün dünya mazlumlarına huzur ve mutluluk getirmesini temenni etti.

Hendek

Hendek Kaymakamlığınca düzenlenen bayramlaşma programı yoğun katılımla gerçekleşti.

İlçe Müftülüğü önündeki programa, Hendek Kaymakamı Halil İbrahim Acır, Hendek Belediye Başkanı İrfan Püsküllü, Hendek Cumhuriyet Başsavcısı Vekili Balaban Murat Yalçın, Hendek İlçe Emniyet Müdürü Mesut Eyigün, Hendek İlçe Jandarma Komutanı Vekili Teğmen Hüseyin Akbaba, Büyük Birlik Partisi Hendek İlçe Başkanı Samet Kenar, siyasi partilerin ilçe başkanları, meclis üyeleri, bürokratlar, dernek ve vakıf temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.

Hep birlikte bayramlaşan protokol üyeleri, daha sonra kolluk kuvvetlerine ziyarette bulundu.

Ardından Melek Nişancı Huzurevi sakinleriyle bir araya gelip bayramlaşan protokol üyeleri, hastanede tedavi gören hastaları ve sağlık çalışanlarını da unutmadı.

Son olarak muhtarlar derneğine uğrayan protokol, yeni muhtarlara görevlerinde başarı diledi.

Püsküllü, Hendek’in daha yaşanabilir hale gelmesi için 5 yıllık sürede çok çalışacaklarını belirterek, “Bu çalışmalarımızda hep beraber olacağız. Hepinizin Ramazan Bayramı’nı kutluyorum. Allah birlikte nice bayramlarda buluşmayı nasip etsin.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sakaryada-belediyeler-kaymakamliklar-siyasi-partiler-odalar-ve-sivil-toplum-kuruluslari-bayramlasti/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Belediye başkanlarımızın kapısı sonuna kadar açıktır https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-belediye-baskanlarimizin-kapisi-sonuna-kadar-aciktir/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-belediye-baskanlarimizin-kapisi-sonuna-kadar-aciktir/#respond Wed, 10 Apr 2024 22:06:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26925

HABER: FATİH ÖZKILINÇ KAMERA: KERİM UĞUR

Manisa Valiliği’nce düzenlenen bayramlaşma töreninde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bundan sonraki süreçte hangi parti olursa olsun, hangi görüş olursa olsun belediye başkanlarımızın kapısı sonuna kadar açıktır” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Ramazan Bayramı dolayısıyla Manisa Valiliğin’ce Öğretmenevi’nde düzenlenen bayramlaşma törenine katıldı. Özel, Vali Enver Ünlü, Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ve Garnizon Komutanı Piyade Albay Zeynel Abidin Alptekin’le birlikte il protokol üyeleriyle bayramlaştı. Törende CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Manisa Milletvekilleri Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Bekir Başevirgen, ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri ve ilçe başkanları da yer aldı.

“BEN BAYRAMDA MANİSA’DA OLURUM, BAYRAMLAŞMALARA KATILIRIM”

Bayramlaşma törenine katılan il protokolünün bayramını kutlayarak konuşmasına başlayan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Dedemin bağışladığı daha doğrusu vakti zamanında devletimizin bir valisinin uygun gördüğü ve dedemin de reddetmediği bir toprağın üzerinde Manisa Öğretmenevi’nin Manisa Lisesi’nin bulunduğu bahçıvan Abdullah Ağa’nın lahana tarlasının üzerinde bir bayramlaşmadayız. Ben Manisa’da doğmuş bir dedesi altı kuşaktır dedeleri ve babaları Manisa Defterdarlığı’nda hizmet etmiş bir dedesi, anneannesi Selanik’ten, Üsküp’ten gelmiş. Manisa’da doğmuş büyümüş, annesi, babası neredeyse Manisa’yı okutmuş emekli öğretmen bir ailenin çocuğu olarak bütün Manisa basınımız, siyasilerimiz şahittir ki partim bir başka görev vermediyse ben bayramda Manisa’da olurum, bayramlaşmalara katılırız. Gün oldu bu bayramlaşmalara il başkanımla ben iki kişi geldik. Gün oldu iki ilçe başkanımla dört kişi geldik. Gün oldu aday oldu büyükşehir dahil 18 belediyeden hiçbirini kazanamadık. Gün oldu dört belediyemiz oldu. Gün oldu büyükşehirde yedi kişilik bir gruptaydık. Bugün buraya milletimizin teveccühüyle, Manisa’nın teveccühüyle 15 belediye başkanımla, 63 belediye meclis üyesi arkadaşımla ve Cumhuriyet Halk Partisi örgütüyle birlikte bu bayramlaşmaya katılmanın heyecanı ve kıvancı içindeyim” dedi.

“KENDİNİZİ KAYBETMİŞ VE YALNIZ HİSSETMEYİN”

“Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin geçmiş dönemde çok sayıda belediye başkanı, belediye meclis üyesi olan teşkilatlarına sesleniyorum” diyerek konuşmasını sürdüren Özel, şunları kaydetti:

“Kendinizi kaybetmiş ve yalnız hissetmeyin. Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediye başkanları, kamu görevi yapmanın bilincinde hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm vatandaşlarımıza eşit hizmet vermekle hem kanunen memurdurlar hem de vicdanen onlardan beklentimiz odur ki buna mecburdurlar. Bundan sonraki süreçte hangi parti olursa olsun, hangi görüş olursa olsun belediye başkanlarımızın kapısı sonuna kadar açıktır. En ufak aksilikte bizler buradayız. İl Başkanım, Türkiye’deki dört kadın il başkanımdan birisidir partimdeki. Onun da hiç farklı davranacağını düşünmeyerek teminatımdır ki partimizin kapısı, kurucusunun kimliğinden mütevellit baba olacağıdır, sonuna kadar açıktır. Siyasi görüş ayrımı olmaksızın sesini duyuramayan kim varsa İl başkanımız bizim resmi ve insani vekilimizdir. Bugün ben buraya bu bayramlaşmaya, ‘belediye başkanım yok’ diye gelemeyen bir il başkanı varsa, ‘çok belediye meclis üyem vardı, şimdi çok az’ diye gelemeyen il başkanı varsa kusur onların değil bizimdir. Kurban Bayramı’ndan önceki hafta AK Parti’nin, MHP’nin, İYİ Parti’nin Manisa’daki teşkilatı bulunan tüm partilerin il başkanlarını aramak, bugün birlikte olma arzumuzu ifade etmek benim şahsımda il başkanımın ve büyükşehir belediye başkanımızın görevidir.”

“MANİSALI OLMAK, MANİSA’YI BİR BÜTÜN OLARAK SAHİPLENMEYİ GEREKTİRİR”

“Sayın Valimiz Manisa’nın çok şanslı olduğu bir seriyi devam ettiriyor” diyen Özel konuşmasını şöyle sürdürdü,”Biz Manisa olarak, hayırlısı olsuna gittiğimizdeki tüm temennilerimizi karşılayan devlet adamlarıyla muhattap olduk, çok ufak tefek istisnalar hariç. Sayın valimiz geldiği günden itibaren bir başka siyasi partinin genel başkanı olan Cumhurbaşkanı tarafından atanmış olmanın bizim ve kendisi açısından tüm zorluklarına rağmen, bir devlet adamı kimliğiyle görevini eşit, ayrımsız, hakkaniyetle yapmıştır. Yapmaya da devam etmektedir. Ben bugün bundan önce görev yapan valilerimi, kimi Kosova’da Polis Gücü’nde görevli, kimi Azerbaycan’da görevli, emniyet müdürlerimi, Manisa Garnizonunda görev yapmış kimi emekli, kimi kuvvette görevli komutanlarımı her bayramda olduğu gibi arayacağım. Manisalı olmak, Manisa’yı bir bütün olarak sahiplenmeyi gerektirir. Manisa’nın üst düzeyde bir siyasi kültürü ve her şeyden önce her ayrılığı aşan bir hemşehrilik ve kardeşlik bilinci vardır.  Bunun tüm Türkiye’ye örnek olmasını bir kez daha temenni ediyorum. 17 ilçemizden buraya gelen ilçe başkanlarıma, 14 ilçemizden gelen belediye başkanlarıma ilçelerine vardıklarındaki bayramlaşmalarda tüm vatandaşlarımıza en derin sevgilerimizi, saygılarımızı, muhabbetlerimizi iletmelerini diliyorum. Herhangi bir kurumun, kuruluşun, gazimizin, şehit ailemizin, engelli derneğimizin, Manisa’daki tüm kuruluşların ne ihtiyaçları varsa bizim yapabileceğimiz kanunlar ve imkanlar dahilinde ve gücümüz nispetinde hepsi bizlere emanettir. Hepinizi saygıyla selamlıyor, ailelerinize ve sevdiklerinizle birlikte mutlu bir bayram geçirmenizi temenni ediyorum.”

ZEYREK’TEN DAHA ADİL, ŞEFFAF BELEDİYECİLİK VURGUSU

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ise “Mübarek Ramazan günlerini bitirip gözümüzü açtığımız ilk günde Ramazan Bayramı’mızın hepimize sağlık, mutluluk ve neşe getirmesini diliyorum. Sevdiklerimizle birlikte el ele, kol kola; sağlıklı, mutlu, huzurlu bir bayram geçirmenizi diliyorum. Aynı zamanda bugün Polis Günümüz vatanımıza, milletimize hizmet eden polis memurlarımızın başta emniyet müdürümüz olmak üzere tüm mesai arkadaşlarımın günlerini kutluyorum. Allah; vatanımıza, milletimize her zaman için birlik ve dirliğimizi versin. Göreve geldiğimiz günden bu yana yaklaşık on gün oldu. Bundan sonraki 5 yıllık süreyle artık daha şeffaf, adil ve ulaşılabilir bir belediyeciliği Manisa’ma kazandırmak için yola çıktık. Umarım beş yıl boyunca sizlerle birlikte bu desturda hareket edeceğiz” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-belediye-baskanlarimizin-kapisi-sonuna-kadar-aciktir/feed/ 0 Bahçeli, İYİ Parti’deki kurultay sürecini değerlendirdi https://www.haber60.com.tr/bahceli-iyi-partideki-kurultay-surecini-degerlendirdi/ https://www.haber60.com.tr/bahceli-iyi-partideki-kurultay-surecini-degerlendirdi/#respond Wed, 10 Apr 2024 21:42:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26915 İYİ Parti’deki kurultay sürecini ilişkin değerlendiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, çoklu adayların bölünmeleri beraberinde getireceğini ileri sürerek, “Meral Akşener Hanımefendinin ayrışma kararından vazgeçerek partinin başında devamında, onunla beraber aday olmayı düşünen proje sahibi arkadaşların da etrafında kenetlenerek Türkiye’nin meselelerini anayasa değişikliğinden tutun her türlü konu üzerinde çaba gösteren bir parti konumuna gelmesini düşünmekteyim” dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Ramazan Bayramı dolayısıyla partisinin kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in mezarını ziyaret etti. MHP’lilerin de bulunduğu ziyarette Türkeş’in mezarı başında Kur-an okundu, dualar edildi. Ardından Bahçeli ve partilileri, mezara kırmızı, beyaz karanfiller bırakıp mezarı suladı.

Bahçeli, ziyaretin ardından gazetecilere ülke gündemine ilişkin değerlendirmeler yaptı. Bahçeli, 27 Nisan’da Seçimli Olağanüstü Kurultaya gidecek İYİ Parti’ye ilişkin şu görüşleri ı dile getirdi:

ŞU AN İÇİN 6’LI MASA TÜRK SİYASİ HAYATINDA ÖNEMLİ BİR ÖRNEKTİR”

“Türkiye’de yine siyasi tartışmalar, kongreler, partilerden ayrılmalar, yeni yeni adaylar ortaya çıkartmalar geçmişte olduğu gibi süre gelmektedir. Her seçim sonrası bir suçlu aranır, bu sulu partilerin yönetiminde değil, partinin yönetiminin dışında unsurlar aracılığıyla partilerdeki yenileşmeye dayalı gayretler olarak kendini göstermektedir. Şu an için 6’lı Masa Türk siyasi hayatında önemli bir örnektir. 6’lı Masa’ya dayalı olarak, siyasi kurumlar geçmişteki kongrelerinde olduğu şimdi de kongreleri yapma kararı alırken partileri yenileştirmeye, başka türlü iklime sokmaya gayret gösteren söylemlerle muhatap olmaktadırlar.

BÜTÜN SİYASİ PARTİLER ULU ÇINAR GİBİ BİR ARADA KALABİLMELİ”

Benim düşüncem şudur; İYİ Parti TBMM’de temsil edilen bir siyasi kurumdur. Şu an için 104 tane siyasi kurumumuz var, bu siyasi kurumlar demokrasinin vazgeçilmez unsurları. Seçimler sonucunda birinci anlayış partiyi bölmek, küçültmek, daraltmak… Aritmetik işlem içerisinde çarpmayla toplama yerine, çıkarmayla bölme arasında bir çizgide siyasi istikrarsızlığa kuvvet vermeye çalışmaktadırlar. Bizden ayrılmış olan bir siyasi partinin bugün tartıştığı konu, 27 Nisan’da bir olağanüstü kongreleri olacak. MHP, 55 yıllık siyası hayatında bu tür davranışların bir çoğunu yaşamıştır, ayrışmalar olmuştur, sonuç itibarıyla MHP ulu çınar gibi ayakta kalabilmeyi başarmıştı, bütün siyasi partilerin bu manada kalması lazımdır.

MERAL AKŞENER PARTİSİNİN BAŞINDA KALMALI”

Takip ettiğim akdarıyla önüne gelen aday olmaya çalışıyor bu adaylar onların en tabi hakkıdır fakat çoklu adaylar çoklu bölünmelere de vesile olabiliyor o sebepten dolayı önümüzdeki siyasi iktidarı siyasi partilerdeki istikrarla ilişkilendirerek Meral Akşener Hanımefendinin ayrışma kararından vazgeçerek partinin başında devamında, onunla beraber aday olmayı düşünen proje sahibi arkadaşların da etrafında kenetlenerek Türkiye’nin meselelerini anayasa değişikliğinden tutun her türlü konu üzerinde çaba gösteren bir parti konumuna gelmesini düşünmekteyim. Geçmişte ilişkilerimiz olan, kardeşliğimiz bulunan bu siyasi partinin böyle bir oyuna, tahrike düşmeden kararını vermek suretiyle 27 Nisan’da Türk siyasi hayatındaki faaliyetlerini gözden geçiren bir olağan kongreyle genel başkan seçeceğine yerde, istişarelerle partilerini güçlendirecek bir yola girmelerini tavsiye ediyorum. Kabul ederler etmezler ama benim düşüncem budur. Yeni tartışmalarla Türk siyasetini kara lekelerle süsleyen bir siyaset yerine geleceğe yönelik güçlü Türkiye’nin inşasında siyasi kurumların güçlendirilmesi, demokrasinin daha genişletilerek insan haklarına dayalı güzel bir Türkiye’nin ortaya çıkmasında yarar vardır diye düşünüyorum.”

]]> https://www.haber60.com.tr/bahceli-iyi-partideki-kurultay-surecini-degerlendirdi/feed/ 0 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Alparslan Türkeş’in anıt mezarını ziyaret etti https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-alparslan-turkesin-anit-mezarini-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-alparslan-turkesin-anit-mezarini-ziyaret-etti/#respond Wed, 10 Apr 2024 07:27:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26857 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bayram namazının ardından MHP’nin Kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in Beştepe’deki anıt mezarını ziyaret etti.

Bahçeli, Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Alparslan Türkeş’in kabrine karanfil bıraktı, bakır ibrikle su döktü.

Çıkışta gazetecilere açıklama yapan Bahçeli, Türk milletinin Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.

Yeni yüzyılın ikinci evresinde olduklarını belirten Bahçeli, Türkiye’nin devlet ve millet olarak çok büyük meselelerle karşı karşıya olduğunu, iç ve dış tehditler altında bulunduğunu kaydetti.

Devlet Bahçeli, Türkiye’nin asrın felaketi, büyük yangınlar, seller, bütün bunların yanında yıllardan beri devam eden terörle mücadelede de çok büyük mesafeler katettiğini belirterek, “Şimdi yeni bir süreçteyiz. Bu yeni yüzyılın ikinci evresi, Türk milletinin tekrar dirilişi, ayağa kalkışı, yükselişi ve milletler mücadelesinde layık olduğu yeri alması için milletçe bize bir vesile ortaya koymaktadır.” dedi.

Aritmetikte toplama, çıkarma, çarpma ve bölme olduğunu hatırlatan Bahçeli, “Çıkarma ile bölme küçültür, çarpma ile toplama büyültür. O sebepten dolayı Türkiye’nin birliğe, dirliğe, beraberliğe büyük ihtiyacı vardır. Türkiye’de siyasi kurumlarımız demokrasinin güçlenmesini hep beraber arzuluyorlarsa, önce ülkede siyasi istikrarı sağlamaları gerekiyor.” diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, siyasi partilerde bir karmaşa, bir çatışma, birbirlerine karşı aşırı derecede fitne, fesat ve iftiralarla yalan sömürüsü yapıldığını belirterek, “Bu gidişat iyi değildir.” dedi.

Bahçeli, bu nedenle gelecek dönemde siyasi partilerin, siyasi istikrarı önce kendi içlerinde sağlaması, sonra ülkeye siyasi istikrar getirmesi, daha sonra da büyük Türkiye’nin inşasında ortak iradesini ortaya koyarak güçlü bir Türkiye’nin yükselişine katkıda bulunması gerektiğini vurguladı.

Televizyonları yakinen takip ettiğini, dikkatle dinlediği konuşmacılar ve bilim insanlarının önemli yorumlar getirdiğini aktaran Bahçeli, “Fakat bu yorumların hepsi yerelleşme, cepheleşme ve ayrışmaya yönelik söylemlerle devam ediyor. Buna da son vermek lazımdır. Basın mensuplarımız, televizyon kurumlarımız, onların akşamları yapmış oldukları sabaha kadar süren değerlendirmeleri, Türkiye’nin bu hedefleriyle paralel olması ve aydınlatıcı, yol gösterici olması lazımdır. Buna dikkat edilmemektedir.” değerlendirmesini yaptı.

“Her seçim sonrası bir suçlu aranır”

Devlet Bahçeli, Türkiye’de siyasi tartışmaların, kongrelerin, partilerden ayrılmaların, yeni yeni adaylar ortaya çıkarmaların, geçmişte olduğu gibi süregeldiğini dile getirerek, “Her seçim sonrası bir suçlu aranır. Bu suçlu partilerin yönetiminde değil, partinin yönetiminin dışında unsurlar aracılığıyla partilerdeki yenileşmeye dayalı gayretlerle kendini göstermektedir.” dedi.

Altılı masanın Türk siyasi hayatında önemli bir örnek olduğunu belirten Bahçeli, altılı masaya dayalı olarak siyasi kurumların, geçmişteki kongrelerinde olduğu gibi şimdi de kongreleri yapma kararı alınırken, partileri yenileştirmeye, partileri başka türlü iklime sokmaya gayret gösteren söylemlerle muhatap olunduğunu söyledi.

Kendilerinden ayrılan bir grubun kurduğu İYİ Parti’nin Meclis’te temsil edilen siyasi bir kurum olduğunu anlatan Bahçeli, Türkiye’de demokrasinin vazgeçilmez unsuru 104 siyasi kurum bulunduğunu, ancak bunların 34’ünün seçimlere katılabildiğini hatırlattı.

Seçimler sonrasında, birinci anlayışın, “partiyi bölmek, partiyi küçültmek, partiyi daraltmak” olduğunu ifade eden Bahçeli, “Aritmetik işlem içerisinde çarpmayla toplama yerine çıkarmayla bölme arasında bir çizgide siyasi istikrarsızlığa kuvvet vermeye çalışmaktadırlar.” dedi.

İYİ Parti’nin 27 Nisan’daki olağanüstü kongresini hatırlatan Bahçeli, MHP’nin 55 yıllık siyasi hayatında bu tür davranışların çoğunu yaşadığını, ayrışmalar olduğunu, ayrı partilileşmelere gidildiğini ancak sonuç itibarıyla MHP’nin ulu çınar gibi ayakta kalabilmeyi başardığını vurguladı.

Meral Akşener’in olağanüstü kurultayda aday olmaması

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “basından takip ettiği kadarıyla İYİ Parti’de önüne gelenin aday olduğunu gördüğünü” söyleyerek, şunları kaydetti:

“Bu adaylar onların en tabii hakkıdır. Fakat çoklu adaylar, çoklu bölünmelere de vesile olabiliyor. Küsmeler, kırılmalar, ayrışmalar partiyi küçültme gibi gayretler olabiliyor. Önümüzdeki siyasi istikrarı, siyasi partilerdeki istikrarla ilişkilendirerek, Sayın Meral Akşener hanımefendinin ayrışma kararından vazgeçerek partinin başında devamında, onunla beraber aday olmayı düşünen, partiye güç verme kararını alan, proje sahipli arkadaşların da etrafında kenetlenerek Türkiye’nin meselelerini, Anayasa değişikliğinden tutun her türlü konu üzerinde çaba gösteren bir parti konumuna gelmesini düşünmekteyim. Ne de olsa geçmişte ilişkilerimiz olan, geçmiş dönemlerde kardeşliğimiz bulunan, geçmiş dönemlerde siyasi hareketlerde komşuluk imkanını bulmuş olan bu siyasi partinin, böyle bir oyuna, böyle bir tahrike düşmeden, kararını vermek suretiyle 27 Nisan’da Türk siyasi hayatındaki faaliyetlerini gözden geçiren bir olağan kongreyle genel başkan seçeceği yerde, istişarelerle partilerini güçlendirebilecek bir yola girmelerini tavsiye ediyorum. Kabul ederler, etmezler ama benim düşüncem budur.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-alparslan-turkesin-anit-mezarini-ziyaret-etti/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa’da Bayram Namazı Kıldı https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-manisada-bayram-namazi-kildi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-manisada-bayram-namazi-kildi/#respond Wed, 10 Apr 2024 07:09:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26855 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, bayram namazını memleketi Manisa’da kıldı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ramazan Bayramı’nı geçirmek üzere memleketi Manisa’ya geldi. Bayramı memleketinde ailesiyle geçirecek olan Özel, bayram namazını da Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, partililer ve vatandaşlarla beraber tarihi Hatuniye Camii’nde kıldı. Bayram namazı sonrası Özel ve Zeyrek vatandaşlarla bayramlaştı. Namazın ardından açıklamalarda bulunan Özel, “Öncelikle buradan Manisa’da ve Türkiye’de yaşayan hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm vatandaşlarımızın bayramlarını kutluyorum. Başta Filistin olmak üzere İslam coğrafyası üzerinde ve dünyada çatışmaların sürdüğü, gözyaşının sürdüğü her yere bir an önce barış çağrımızı tekrarlıyoruz. Bugün bayram yapamayan çocukların olduğu bir dünyada, çocuk açlığına çarenin bulunduğu ve ülkemizde bayrama bayram sevinciyle ulaşamayan, bayrama vardıklarındaki beklentileri gerçekleşmeyen herkesin beklentilerinin gerçekleşeceği bir sonraki Kurban Bayramı’na kadar üzerimize düşen tüm sorumlulukları hatırlatmakla başlamak istiyorum. Başta 10 bin TL gibi bir sefalet ücretine mahkum olan emekliler olmak üzere asgari ücretliler, çiftçiler, esnaflar, işsizler, işsiz gençler için hep birlikte çalışmalıyız. Milletimiz, siyasi parti ayrımı gözetmeksizin her birimizden görev beklemektedir. Bu sorumluluğun bilincinde, bu ülkede her çocuğun bayram yaşayabildiği, her yaşlının bayram sofrasını gönlüne göre kurabildiği ve herkesin bayram sevincini birlikte idrak edebildiği yarınlar için hep birlikte çalışmak durumundayız. Hem hepimizin Cumhuriyet Halk Partisi olarak tüm Müslümanların bayramını kutluyoruz, hem de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve bayram sevincimizi paylaşan gayrimüslimlerin, diğer dinlerden olanların da bizlere ilettiği sıcak bayram tebriklerini kabul ediyoruz. Dünya üzerinde gözyaşı akan tek çocuk kalmayana kadar hep birlikte mücadele edeceğiz” ifadesini kullandı.

Özel, “Bugün aynı zamanda polislerimizin günüdür, haftasıdır. Tüm emniyet güçlerimizin gününü kutluyoruz. Sınır boylarında görev yapan Mehmetçiğin ayağına taş değmesin. Şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz” dedi.

“Dil sürçmesi olduğunu kabul etmek isterim”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bayram mesajındaki “Türkiye Cumhuriyeti sandıkta kurulmamıştır. Türk tarihi sandıkta yazılmamıştır” şeklindeki ifadelerinin hatırlatılması üzerine Özel, “Temel prensip olarak bayramı bayram gibi yaşamak lazım. O yüzden Bahçeli’nin açıklamalarını bayram arifesinin ruhuna uygun bulmadım, sert buldum. Ben muhalefete muhalefet etmem ama Bahçeli, iktidara destek verip, muhalefete muhalefet ediyor. Onun da canı sağ olsun. Sandık meselesi önemli. Bir yerde kim demokrasi sandık değildir, başka şeyler de vardır diyorsa, demokrasinin karşısındaki en büyük tehdit odur. Bu ülke sandıkta kurulmadı demek, dilim varmaz cehalet demeye, dil sürçmesi olduğunu kabul etmek isterim. Dünyada bir ülke sandıkla kurulduysa, bu ülke kurulmuştur. İki sandık vardır. Bir, küçücük evladının battaniyesini sandıkların üstüne örtüp cepheye mermi taşıyan annelerin sakındıkları sandıklardaki mermilerle kurulmuştur. İki, bu ülke 23 Nisan 1920’de kurulan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yönettiği Kurtuluş Savaşı’yla kurulmuştur. Kurtulmadan önce bile kuruluşu öncelemiş, milli iradeyi öncelemiş, halkın iradesini öncelemiş bir liderin kurtardığı ve kurduğu bir ülkeye sandık yani demokrasiyle kurulmamıştır demek gerçekten abesle iştigaldir. Bahçeli’nin benim öğretmeme ihtiyacı yoktur muhakkak ama ben tekrarda sınırsız fayda görüyorum. 23 Nisan 1920 Cuma günü bu ülke önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve 1’inci Meclisin mensuplarının kıldıkları cuma namazından sonra dualarla açılmıştır. Ardından aldığı ilk karar Mazbata Tetkik Komisyonu kurulmasıdır. 4 kişilik komisyon 23 Nisan günü sabaha kadar çalışmıştır. İllerden gelen mebusların mazbataları doğru mu yanlış mı diye bakmışlardır. Meclis, gerçek anlamda Sinop Mebusu’nun ilk açılış konuşması haricinde yapılan Tetkik Komisyonu’ndan sonra esas toplantısını 24 Nisan 1920’de yapmış ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk milletin temsilcilerine 9 saati geçen süreyle Milli Mücadele’nin gereğini anlatmış ve oradan sonra bu ülke kurtulmuş, bu Cumhuriyet kurulmuştur. O yüzden ülkesini kendiliğinden bulmuş olanlarla bizi kimse karıştırmasın. Bu ülke de ayıptır söylemesi, genel başkanlığını yaptığım bu parti de savaş meydanlarında kurulmuştur. Bu ülke savaş meydanlarında bu ülke kurtulmuştur. ve bu savaşın komutanı Türkiye Büyük Millet Meclisi olmuştur. 3’er aylık dönemlerde başkomutanlık görevini Mustafa Kemal Atatürk’e devretmiş, 3 ayda bir yeniden oylama yapmıştır. Bu ülke sandıkta kurulmadı demek ve sandık dışını çare göstermek, bugüne kadar önüne gelen herkese darbeci diyenlerin herhalde sürçülisanıdır ki bayramın yüzü suyu hürmetine biz de bunu affedelim” diye konuştu.

“Devletle millet karşı karşıya gelirse millet kazanır”

Özel sözlerinin devamında, “Bir kez daha ifade etmek isterim ki bu topraklarda ne zaman devlet ve millet karşı karşıya gelirse millet kazanır. Millet devlet kurar, devletler millet kurmaz. Millet devleti kurar, geliştirir, anayasasını değiştirir. Millet ne derse o olur. Son seçimlerde millet ve devleti karşı karşıya alanlar, devletin kamu görevlilerini, televizyonunu, Anadolu Ajansını bir siyasi partinin emrine sokup, milletin karşısına dikenler bundan ders alsınlar. Ne zaman millet devlet karşı karşıya, 1983’te ‘Asker seç’ diyenlere karşı Özal seçilmiştir. Ne zaman millet, devlet karşı karşıya, bu ülkenin evlatlarına devlet karışmıştır, ne zaman devletin bazı unsurları milletin karşısında 15 Temmuz, ne zaman milletin karşısına devleti dikerseniz, millet kimseyi dinlemez. Milletin dediği olur. Sonra devlet yeni şeklini alır. Milletin dediği demokrasidir. Barıştır, huzurdur. Kimsenin birbirini ayırmadan bayram kutlamasıdır. Kimsenin aç kalmadan yatağa girmesidir. Yoksulluğun bitmesidir. O yüzden bize türlü çeşit akıllar verenlere şunu söylüyoruz, aklınızı başınıza alın. Destek verdiğiniz hükümetle birlikte o hükümetin geçen yıl millet tarafından görevlendirildiğini unutmadan bu milletin derdine çare olunuz. Açlığı ve yoksulluğu bitiriniz. Staj mağdurlarını emekli ediniz. Atanmayan öğretmenleri atayınız. Bağ-Kurlunun sorunlarını görünüz ve bundan sonra bu insanların yüzünü güldürünüz. Bu ülke sizden kavga değil icraat beklemektedir. Biz bu ülke için kavga değil icraat yapacağız. Ferdi Zeyrek kardeşim Manisa için kavga yapmayacak, icraat yapacak. Az önce camide namaz bittikten sonra bir büyük bayramlaşma yapıldı. Hocamızla, müftü yardımcımızla, belediye başkanımızla birlikte bayramlaştık. O camide bayramlaşmayan, kendini dışarı çıkaran, birbirine sarılmayan bir kişi yoktu. Demek ki milletin talebi budur. Siyasiler de didişmek yerine, birbiriyle kavga etmek yerine bu millete hizmet edecekler” diye konuştu.

Özel’den Akşener’e: “Benden yana bir hakkı varsa helal olsun”

Özel, İYİ Parti’de alınan kurultay kararına ilişkin bir soru üzerine, “Akşener bu ülkeye hizmetleri olmuş kıymetli bir siyasetçidir. İYİ Parti gibi genç ve yeni bir parti ile Türkiye siyasetinde önemli bir arayış içine girmiştir. Geçmiş dönemde birlikte ittifak olduğumuz, bu Cumhuriyet Meydanı’nda ortak mitingler yaptığımız günlerimiz olmuştur. Tabii ki tüm siyasi partilerin içişleri kendi işleridir. Liderlerin kararları kendi kararlarıdır. Hayırlı ve uğurlu olsun. Geçmiş dönemde aramızda birtakım siyasi tartışmalar, kendisinin bizlere birtakım eleştirileri olmuştu. O zaman canı sağ olsun demiştim. Bugün de benden yana bir hakkı varsa helal olsun” ifadelerini kullandı.

“Artık birinci partiyiz, Erdoğan’ı arayacağım”

Özel, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bayramını tebrik edecek misiniz?” sorusuna, “Bugün Erdoğan’dan başlayarak tüm siyasi parti liderlerini arayacağım. Artık biz ikinci parti değiliz, birinci partiyiz. Birinci partinin lideri olma sorumluluğu ile tüm siyasi partilerin liderlerini arayacağım. Erdoğan’ı hem AK Parti Genel Başkanı sıfatıyla hem Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı sıfatıyla arayıp bayramını tebrik edeceğim” yanıtını verdi. – MANİSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-manisada-bayram-namazi-kildi/feed/ 0
AK Parti Adıyaman İl Başkanı Emrah Erkan Bulucu Ramazan Bayramı Mesajı Yayımladı https://www.haber60.com.tr/ak-parti-adiyaman-il-baskani-emrah-erkan-bulucu-ramazan-bayrami-mesaji-yayimladi/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-adiyaman-il-baskani-emrah-erkan-bulucu-ramazan-bayrami-mesaji-yayimladi/#respond Tue, 09 Apr 2024 07:24:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26733 AK Parti Adıyaman İl Başkanı Emrah Erkan Bulucu Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Mesajında birliğe, beraberliğe ve kardeşliğe vurgu yapan AK Parti Adıyaman İl Başkanı Emrah Erkan Bulucu, bayramların manevi duyguların yoğunlaştığı, insanlarımız arasındaki birlik, beraberlik duygularının pekiştiği, dayanışma bağlarının güçlendiği, dargınlıkların yerini barış ve huzura bıraktığı, çok kıymetli günler olduğunu söyledi.

Başkan Bulucu, “6 Şubat depremi sonrası Kurban Bayramı ile birlikte Adıyaman’ımızda 3. Bayramına eriştiğimiz Ramazan Bayramını geçen yıl içimizdeki hüzünlerle birlikte yaşamıştık. Büyük bir manevi huzurla idrak ettiğimiz rahmet ve mağfiret ayı Ramazan’ın ardından, mübarek bayram günlerine ulaşmanın mutluluğunu yine bu hüzünle karşılıyoruz. 6 Şubat depreminde kaybettiğimiz vatandaşlarımızın aziz hatıraları her zaman yüreğimizde olacak. Gözleri arkada kalmasın, emanetlerini ne bu bayram ne de gelecek bayramlar da asla ihmal etmeyeceğiz. Deprem felaketi sonrası hiçbir zaman bizleri yalnız bırakmayan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, il merkezi ve ilçelerimizin yeniden inşası ve ihyası için yoğun gayret gösterdi. 8 Şubat’ta şehrimize gelen Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, inşası tamamlanan 2 bin 798 konutun kura törenine katılarak hak sahiplerine anahtarlarını teslim ettik. Elbette bu ziyaret bizler için son derece önemli ve anlamlıydı. Yoğun gündem içerisinde günün tamamını Adıyaman’ımıza ayıran cumhurbaşkanımız kura töreni sonrası hem Kahta hem de Sincik ilçemize ziyaret gerçekleştirdi. Depremzedelerimizin bir an önce sıcak yuvalarına kavuşması için canla başla çalışan hükümetimiz son olarak 19 Mart’ta yapılan kurayla birlikte toplam 8 bin 147 konutu hak sahiplerine teslim ettik. İnşallah yılsonuna kadar 32 bin konutun teslimini yapacağız” dedi.

Ramazan ayı içerisinde Mahalli İdareler Seçimleri kampanyasını yürüttüklerini hatırlatan Başkan Bulucu, “31 Mart mahalli idareler seçimlerini demokrasimize yakışır bir olgunlukla tamamladık. 14-28 Mayıs seçimlerindeki zaferimizden 9 ay sonra ne yazık ki yerel seçimlerde hedeflediğimiz neticeyi alamadık. Bu seçimlerde en büyük moral kaynağımız Kahta ilçemiz ile Tut ilçemizin yeniden AK Belediyeciliğe geçmesi oldu. Aldığımız bu neticelerle toplamda 6 ilçemiz AK Partili belediye başkanlarımız tarafından yönetilecek. Elbette bu seçimlerden de vatandaşlarımızın bize verdiği mesajı daha iyi irdeleyip ona göre adımlarımızı atacağız. Liderimiz ve cumhurbaşkanımızın da ifade buyurduğu gibi, hiçbir şekilde milletimizin kararına hürmetsizlik etmeyeceğiz. Milletin takdirini, sorgulamaktan bugüne kadar olduğu gibi yine uzak duracağız. Hem teşkilatlarımız olarak hem de il genel ve belediye meclis üyelerimizle şehrimizin, ilçelerimizin, hemşehrilerimizin hayrına yapacakları işlerde desteklemeye devam edeceğiz. AK Parti olarak moralimizi bozmadan bir sonraki gün hemen çalışmalarımıza kaldığımız yerden devam ettik. Bizler seçimden seçime vatandaşlarımızı hatırlayan partilerden olmadık. İnşallah önümüzdeki beş sene boyunca da çizgimizden sapmayacak, gönüllere dokunmaya, gönül köprüleri kurmaya devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle tüm İslam Alemi’nin ve hemşehrilerimizin Ramazan Bayramı’nı tebrik eder, bu bayramın birlik ve beraberliğimize, dayanışmamızın pekişmesine ve kardeşlik bağlarımızın daha da güçlenmesine vesile olmasını dilerim. Ramazan bayramımız mübarek olsun” ifadelerini kullandı. – ADIYAMAN

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-adiyaman-il-baskani-emrah-erkan-bulucu-ramazan-bayrami-mesaji-yayimladi/feed/ 0
Yavuz Ağıralioğlu, ‘Partiye dön’ iknalarına kapıyı kapattı: Altyapısını tamamladığımız siyasi hazırlığın içerisindeyiz https://www.haber60.com.tr/yavuz-agiralioglu-partiye-don-iknalarina-kapiyi-kapatti-altyapisini-tamamladigimiz-siyasi-hazirligin-icerisindeyiz/ https://www.haber60.com.tr/yavuz-agiralioglu-partiye-don-iknalarina-kapiyi-kapatti-altyapisini-tamamladigimiz-siyasi-hazirligin-icerisindeyiz/#respond Tue, 09 Apr 2024 07:10:22 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26728 27 Nisan’da kurultaya gidecek olan İYİ Parti’de, Yavuz Ağıralioğlu’nun partiye geri dönerek genel başkanlığa aday olacağı ya da genel başkan adaylarından birine destek vereceğine yönelik iddialar gündeme düşmüştü. Ağıralioğlu, yeni bir siyasi oluşum sürecinde olduklarını belirterek “Parti içi mevzi kollamaya ve parti içi iktidar mücadelelerine bulaşmamaya dair verdiğimiz sözün hep arkasında durduk, bugün de arkasındayız. Kongre ve parti iç işleri ile alakalı bir gündemimiz hiç olmadı” dedi. Ağıralioğlu, Türk siyasetine yeni bir soluk getirecek olan siyasi mücadelesini sonbaharda başlatacağını ifade etti.

CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Dicle Canova, İYİ Parti kurultayı öncesi kulislerde Yavuz Ağıralioğlu sesleri yükseldiğini ifade ederek, “İYİ Parti kulislerinde teşkilatın ‘Yavuz Ağıralioğlu’nu ikna edin gelsin’ baskısını birçok isme yaptığı konuşuluyor. Hatta edindiğim bilgilere göre, adaylık düşünen bazı isimler kendisini arayıp ‘Beraber olalım’ diyor. Ağıralioğlu şu an uzaktan da olsa süreci takipte, önceliği parti kurmak” diye konuştu. Bu sözlerin ardından Yavuz Ağıralioğlu, İYİ Parti’de genel başkanlık yarışında yer alan isimlere başarılar diledi ve kongre, parti iç işleri ile alakalı bir gündeminin hiç olmadığın dile getirerek parti kurma hazırlığında olduğunu ilk ağızdan açıkladı.

“PARTİ İÇİ İKTİDAR MÜCADELELERİNE BULAŞMAMA SÖZÜNÜN ARKASINDAYIZ”

Ağıralioğlu yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

“Meral Hanım’ın, seçim sonuçlarının sorumluluğunu üzerine alarak almış olduğu örnek karar, Türk siyaseti için çok kıymetlidir.

Bugün hizmetine talip olduğumuz milletimizin, bizi görebilmesine ve tanıyabilmesine açmış olduğu imkân sebebiyle Sayın Genel Başkan’a hem bizim üzerimizdeki emeği ve hakkı için hem de örnek teşkil eden bu siyasi kararı için teşekkür ederiz.

Parti içi mevzi kollamaya ve parti içi iktidar mücadelelerine bulaşmamaya dair verdiğimiz sözün hep arkasında durduk, bugün de arkasındayız.

Kongre ve parti iç işleri ile alakalı bir gündemimiz hiç olmadı.

Memleket gündemimiz var.

İYİ Parti’de emek vermiş, fedakârca çalışmış insanların karar vereceği bir süreçtir bu, kendilerine kolaylıklar diliyorum.

Bu vesileyle kongrede aday olan arkadaşlarımıza ve önümüzdeki süreçte memleket yönetimine, Türk Milleti’nin hizmetine talip olacak olan siyasi partilerdeki bütün arkadaşlara başarılar diliyorum.”

“SİYASİ BİR GAYRETİN VE HAZIRLIĞIN İÇERİSİNDEYİZ”

Ağıralioğlu, Biz, Allah izin verirse Sonbaharda, altyapısını tamamladığımız bir siyasi mücadele ile milletimizin teveccühüne talip olacağız.

Çok büyük ekonomik zorlukları olan bir süreçten geçiyoruz. Milletimiz gerçekten çok zor durumda!

Önümüzdeki dönem:

Türk Milleti’nin güçlü yarınlarını inşa edecek; hazinesini dolduracak;

yaşam kalitemizi yükseltecek şekilde, enflasyonu ve faizi hem düşürecek hem kontrol altına alacak;

istihdamı artıracak; çalışan sayımızın emeklilerimizle makul oranda olabilmesi için, kalkınma ve istihdam programını uygulayacak ve eğitimi, adaleti, liyakati kalkınmamızın lokomotifi yapacak siyasi bir gayretin ve yoğun bir hazırlığın içerisindeyiz.

Siyasi irademiz, yakın bir vakitte, milletin ufkunda görünecektir inşallah. Kamuoyuna duyurduğumuzda, tüm memleket sathında, milletimiz ile birlikte yürümeye devam edeceğiz. Allah kerîmdir…” ifadeleriyle resmen parti kuracağını duyurmuş oldu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yavuz-agiralioglu-partiye-don-iknalarina-kapiyi-kapatti-altyapisini-tamamladigimiz-siyasi-hazirligin-icerisindeyiz/feed/ 0
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, CHP’nin YSK’ya başvurusunu değerlendirdi https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-chpnin-yskya-basvurusunu-degerlendirdi/ https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-chpnin-yskya-basvurusunu-degerlendirdi/#respond Sun, 07 Apr 2024 23:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26598 Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in beraberindeki heyetle Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) giderek Hatay seçimlerine ilişkin olağan ve olağanüstü itirazlarını iletmesine ilişkin, “Elde gerekli belge, bilgi varsa zaten Özgür Özel’in ya da diğer milletvekillerinin ya da parti yönetiminin oraya gitmesine gerek yok. Zaten YSK, kararı adil bir şekilde verecektir.” dedi.

Eskişehir’in Günyüzü Belediyesi tarafından düzenlenen iftar programında gazetecilere gündemi değerlendiren Destici, Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne Cumhur İttifakı’nın bir parçası olarak katıldıklarını söyledi.

Sivas’ın yanı sıra 25’e yakın ilçe ve beldeyi kazandıklarını anımsatan Destici, şöyle devam etti:

“Oy oranımızı ciddi şekilde artırdık. İlkeli, temiz ve şeffaf bir belediyecilik vadettik. Bu ilkeli belediyeciliğimiz, devletimizin bekası, ülkenin bütünlüğü, milletin istiklali, birliği… Bunlar genel ilkelerimiz ama bunun yanında hak, hukuk, adalet, eşitlik bunları çok önemseyeceğiz. Asla ayrımcılık yapmayacağız. Herkese hizmeti eşit götüreceğiz. Sivas’ımızda da diğer kazandığımız yerlerde de aynı hassasiyetle Büyük Birlik Partisi belediye başkanlarımız ve yönetimleri çalışacak. Şeffaf olacağız. Adaletli olacağız.”

Destici, vatandaşların belediyelerden önemli beklentilerinden birinin sahipsiz hayvanlarla ilgili olduğunu belirtti.

Sahipsiz hayvanlara ilişkin her gün yeni haberlerin duyulduğunu anlatan Destici, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Pek çok çocuğumuz bu yüzden okula gidemiyor. Annesi babası götürmek zorunda kalıyor. Kadınlarımız çarşıya, pazara çıkamıyor. Yaşlılarımız sabah namazına gidemiyor. Onun için biz de dedik ki ‘Biz kazandığımız belediyelerde bir ay içinde bu sorunu çözeceğiz.’ Hatta biraz önce ilçe merkezinden buraya gelirken arabaya bindim. Baktım kenarda bir köpek var. Belediye Başkanımıza ‘Bunları toplamaya başlamadınız mı?’ dedim. ‘Başkanım başladık ama böyle arada kalanlar var. Onları da alacağız’ dedi. Burası kolay. Sivas’ta da bu işi geçmişte olduğu gibi çözeceğiz ama Ankara’nın, İstanbul’un her yerin bu işi çözmesi lazım. Bu en önemli meselelerimizden biri. Bunun yanında tabii güvenlik çok önemli. Bunu çözeceğiz. Yeni istihdam alanları oluşturacağız. Aynı şekilde eğitime destek vereceğiz. Yani burada okuyan çocuklarımızın hepsinin Eskişehir’e, Ankara’ya gitme şansı yok. Burada hazırlık kursları oluşturacağız. Burada öğretmen eksiği varsa bunu kapatacağız. Liseye giriş sınavlarına çocuklarımızı hazırlayacağız.”

Destici, tarım ve hayvancılığa destek vereceklerini bildirdi.

CHP’nin YSK’ye başvurusu

CHP’nin Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde başarılı olduğunu dile getiren Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kazandığı belediye sayısı, oy oranı bunu gösteriyor. Sonuçlar böyle gösteriyor ama bir de işi incelediğimizde, analiz ettiğimizde neyi görüyoruz? Aslında o yüzde 37 oyun bana göre yüzde 10’undan fazlası CHP’nin kendi oyu değil. Birincisi DEM Parti’nin orada TİP’le beraber en az bir yüzde 6-7’lik oyu var. İYİ Partinin en az yüzde 4-5 puanlı oyu var. Daha önce ittifak yaptığı partilerden gelen oylar var. Bunları çıktığınızda yine aslında CHP’yi klasik yüzde 25-26 olarak görürsünüz. Fakat belediye başkanlığı sayısını fazla kazandı. Kazananı tebrik ediyoruz. Seçime katılım düşük oldu. Özellikle AK Parti tabanının ve Cumhur İttifakı’mıza gönül veren ya da geçmiş seçimde oy veren vatandaşlarımızın önemli bir kısmının bu seçimde oy kullanmadığını görüyoruz. Bunları elbette telafi edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı bildiğim kadarıyla Hatay seçimleri için YSK’nın önünde. YSK’nin önünde ya da içinde olmaya gerek yok. YSK, elindeki kanuna göre, yasalara göre kararı verecektir. Buna inanıyoruz. Bir baskı unsuru oluşturmaya çalışıyorlar. Bu baskı unsurunun YSK tarafından farklı bir karar verilmesi için lüzumlu bir şey olmadığını düşünüyorum. Çünkü zaten elde gerekli belge, bilgi varsa Özgür Özel’in ya da diğer milletvekillerinin ya da parti yönetiminin oraya gitmesine gerek yok. Zaten YSK, kararı adil bir şekilde verecektir.”

Mustafa Destici, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in sağduyulu karar vermesi gerektiğini belirterek, “Örneğin Van’daki hadisede bir teröriste açıkça sahip çıktılar. Bunu milletimiz not ediyor.” ifadesini kullandı.

“Eğer birisine bağıracaksak, hakaret edeceksek, çağıracaksak o İsrail’dir”

Partisinin Filistin meselesine gösterdiği öneme dikkati çeken Desteci, şunları kaydetti:

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti Hükümeti, Cumhurbaşkanı, bütünüyle Cumhur İttifakı, başından itibaren Filistin meselesinin ve Gazze’nin yanında durmuştur. Türkiye elinden gelen bütün gayreti göstermiştir, hem uluslararası arenada hem diğer alanlarda. Maddi olarak yapabileceği her türlü yardımı yapmıştır. Manevi olarak tüm desteğini vermiştir. Türkiye, İsrail’e karşı da bu konuda Birleşmiş Milletler ve diğer kuruluşlarda en sert açıklamaları bizzat Cumhurbaşkanı nezdinde yapan bir devlettir, bir ülkedir. Dolayısıyla kimse burada haksızlık yapmasın. İsrail’le ticaret kesilsin. Evet kesilsin. Biz de aynı kanaatteyiz. Fakat bu nasıl olmalı? Bütün İslam İşbirliği Teşkilatı toplu bir karar almalı. Arap Birliği toplu bir karar almalı ve farklı ülkeler, Türkiye’nin de etkileyebileceği ülkeler toplu bir karar almalı ki bu karşı tarafta bir yaptırım haline gelebilsin. Bunu bir iç siyaset malzemesi haline getirenlerin doğru yolda olmadıklarını düşünüyorum. Bir muhafazakara, bir maneviyatçıya yakışmayacak şekilde protestolar, devletin polisine küfretmeler, tükürmeler, hakaret etmeler bunlar kabul edilebilir şeyler değildir. Herkesin protesto, bir eylem yapma hakkı vardır. Biz de yaptık. Alperen Ocakları’mız da yaptı. Yine yapacağız ama polisimizle çatışarak, devletimize, Cumhurbaşkanı’na, Türkiye’ye hakaret ederek değil. Hedef, terörist siyonist İsrail’dir. Eğer birisine bağıracaksak, hakaret edeceksek, çağıracaksak o İsrail’dir. O Türkiye Cumhuriyeti Devleti ya da yetkililer değildir. Elbette ki uyarılarımızı yapabiliriz. Uyarı herkesin hakkıdır. Onun ilerisine de taşırsanız ve bölücülerle kol kola girerseniz, aşırı sol gruplarla kol kola girerek bunu yaparsanız burada şahsen iyi niyet aramam.”

Destici, Günyüzü Belediye Başkanı Hidayet Özmen’in de katıldığı iftarda vatandaşlarla sohbet etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-chpnin-yskya-basvurusunu-degerlendirdi/feed/ 0
KDP’nin seçimlere katılmaması halinde IKBY’de yasal boşluk oluşabilir https://www.haber60.com.tr/kdpnin-secimlere-katilmamasi-halinde-ikbyde-yasal-bosluk-olusabilir/ https://www.haber60.com.tr/kdpnin-secimlere-katilmamasi-halinde-ikbyde-yasal-bosluk-olusabilir/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:25:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26561 Iraklı siyaset uzmanları, Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) 10 Haziran’da yapılması planlanan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) milletvekili seçimlerine katılmaması halinde seçimlerin eksik kalacağı, seçimlerin bir kez daha ertelenmesi halinde ise yönetimde yasal boşluk oluşacağını değerlendiriyor.

IKBY’de en son 30 Eylül 2018’de gerçekleşen ve 1 Ekim 2022’de yapılacağı duyurulan milletvekili seçimleri, siyasi partiler arasındaki seçim yasası ve etnik ve dini gruplara verilen kotalar konusundaki anlaşmazlık nedeniyle defalarca ertelendi.

Irak Federal Mahkemesinin IKBY Meclisindeki Türkmenler için 5 ve Hristiyanlar için 6 olmak üzere 11 kota sandalyesinin iptal edilmesi gibi bölgeye ilişkin bir dizi kararı sonrası, IKBY’nin birinci partisi KDP, son olarak 10 Haziran 2024’te yapılacağı duyurulan seçimlere katılmayacağını açıkladı.

IKBY’deki bazı Türkmen ve Hristiyan siyasi partiler de mahkemenin kararı sonrası seçimleri boykot edeceklerini açıklarken, Irak Türkmen Cephesi (ITC) ise Türkmenlerin seçime tek liste ile katılması için çalıştıklarını belirtti.

IKBY’de KDP’den sonra ikinci büyük parti olan Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ise seçimlerin belirlenen tarihte yapılmasını destekliyor.

Uzmanlar, KDP’nin seçimlere katılmaması ya da seçimlerin bir kez daha ertelenmesi halinde bölgeyi nasıl bir denklemin beklediğini AA muhabirine değerlendirdi.

“400 bin seçmen oy kullanamayacak”

Erbil’deki Selahaddin Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Yasin Mahmud, KDP’nin seçimlere katılmama kararının gerekçeleri arasında seçim yasasında meydana gelen değişikliklerin yer aldığını belirtti.

KDP’nin IKBY’nin en büyük partisi olduğunu belirten Mahmud, partinin seçimlere katılmamasının siyasi arenaya büyük etkisi olacağını kaydetti.

Mahmud, Irak Yüksek Seçim Komisyonu tarafından gerçekleştirilecek seçimlere ilişkin, “IKBY’de daha önce oy kullanan 400 bin seçmenin parmak izi Irak Yüksek Seçim Komisyonu’nda okunmuyor. Yani bunlar oy kullanamayacak. Bu da seçmenlerin yaklaşık yüzde 20’sine tekabül ediyor.” diye konuştu.

“Seçimin yapılmaması halinde IKBY yasal olarak boşluğa düşüyor”

Iraklı siyaset uzmanı ve gözlemci Cengi Saleyi de seçmenin Irak Yüksek Seçim Komisyonu’nun parmak okuma cihazı ile oy kullanabileceğini belirterek, “Yabancı seçmenler önceki seçimlerde olduğu gibi oy kullanamayacak.” dedi.

Saleyi, KDP’nin seçimlere katılması için Erbil ve Bağdat arasındaki görüşmelerin devam ettiğini söyledi.

KDP’nin seçimlere katılmaması durumunda sonucun beklenenden çok farklı olacağı yorumunu yapan Saleyi, şu değerlendirmelerde bulundu:

“KDP’nin seçimlere katılmaması durumunda seçimler ertelenirse daha öncekilere benzemeyen çok yeni bir durum ortaya çıkar. Bu nedenle KDP’nin seçime katılması çok çok önemlidir. Seçimin yapılmaması halinde IKBY yasal olarak boşluğa düşüyor. Bu durumda Bağdat’ın IKBY’ye doğrudan müdahalede bulunma zemini oluşur. IKBY’nin konumu sarsılır ve yasal dayanağını kaybeder. Bu durumda IKBY’nin jeopolitik haritasında değişiklik meydana gelir.”

“Seçimlerin bir kez daha ertelenme ihtimali zayıf”

Iraklı siyaset uzmanı Deşti Sıddık ise Irak Yüksek Seçim Komisyonu’nun görev süresinin temmuz ayında bitmesi nedeniyle seçimlerin bir kez daha ertelenme ihtimalinin zayıf olduğuna işaret etti.

KDP’nin boykot ettiği bir seçimin sonuçlarını değerlendiren Sıddık, “KDP’nin katılmadığı bir seçim süreci eksik kalır. Çünkü KDP, hükümeti kuran birinci partidir ve bölge başkanlığı da onun adayından seçiliyor. KDP seçime katılmazsa dengeler çok bozulur. KDP’nin katılmaması durumunda siyasi gelişmelerin nasıl olacağını da kestirmek zor.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kdpnin-secimlere-katilmamasi-halinde-ikbyde-yasal-bosluk-olusabilir/feed/ 0
İYİ Parti lideri Akşener: Seçilmesine vesile olduğumuz kişilerin hırsız olduklarını anladık https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-lideri-aksener-secilmesine-vesile-oldugumuz-kisilerin-hirsiz-olduklarini-anladik/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-lideri-aksener-secilmesine-vesile-oldugumuz-kisilerin-hirsiz-olduklarini-anladik/#respond Sat, 06 Apr 2024 01:40:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26438 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener partisinin kazandığı tek il olan Nevşehir’de iftar programına katıldı. Akşener, Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’na yönelik kullandığı sert sözlerle dikkat çekti. Akşener, “Seçilmesine vesile olduğumuz kişilerin daha sonra kocaman birer hırsız olduğunu anladığımızda çektiğimiz acıları anlatmam mümkün değil.” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Nevşehir Belediye Başkan adayı olarak gösterilen Rasim Arı’nın başkan seçilmesi sonrası kente teşekkür ziyaretinde bulundu. İlk olarak Nevşehir Belediyesi’ni ziyaret eden Akşener ardından da Belediye Caddesi üzerinde bulunan otoparkta partililerle iftar programında buluştu. Programa, İYİ Parti Lideri Meral Akşener ile Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vural, Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı ve il teşkilatı üyeleri ile çok sayıda partili katıldı.

“BİRER HIRSIZ OLDUKLARINI ANLADIĞIMIZDA…”

Rasim Arı’nın hakkının yendiğini de söyleyen Akşener, “Bugün benim Türkiye’nin geleceğine ve sonrasına yönelik umudum arttı. Yani ne demek istiyorum? Hepimiz dürüstlük nutukları atıp, dürüst olduğuna kefalet koyup, seçilmesine vesile olduğumuz kişilerin daha sonra kocaman birer hırsız olduğunu anladığımızda, çektiğimiz acıları anlatmam mümkün değil. Mesela ben çok üzgünüm. Ama aldığımız oy oranı ya da kazandığımız yerlerin azlığı veya çokluğu üzerinden değil. O sizin yani milletimizin bize verdiği bir mesaj. O mesajı alır, düşünür, gereğini yani o mesajın bize verdiği şöyle çalışın, böyle deyin, böyle konuşun, şunu şöyle yapın mesajını alır değerlendirir. Elbette ki onun ortaya koyduğu yol haritasına uyarız. Ama bugün burada tahmin edemeyeceğiniz bir mutluluk yaşıyoruz. Çünkü bir hakkın iadesi var” dedi.

‘KUL HAKKINA SİYASETÇİLER NE KADAR RİAYET ETTİ SORULMADI’

Kul hakkının önemine vurgu yapan Meral Akşener, “Rasim Arı, sizin tarafınızdan seçildi. Sonra birilerinin istediklerini yerine getirmediği için, sizin vergilerinizle Nevşehir Belediyesi’nde oluşan paranın yani bütçenizin hak dışı kullanılmaması, birilerine peşkeş çekilmemesi için aşırı dikkat etti. Sonuç itibariyle bu işten nemalananların sinirini bozdu ve görevden alındı. İşin özü ve özeti bu. 500 milyona yakın Nevşehir Belediyesi’nin borcu var. Şimdi esas mesele ve ölçü bu. Bunlar sizin paralarınız. Nevşehir’e hizmet etmek, Nevşehirli yaşlıların elinden tutmak, gençlerin umudunu ayağa kaldırmak, yaşlı kadın ve erkeklerin o gece tenceresi kaynamıyorsa o eve bir tencere yemeğin gitmesini sağlamaktır belediye başkanlarının görevi.

Onun için de o parayı yani sizin, hepimizin vergileriyle oluşan o bütçeyi beytülmal görüp el uzatmamaktır. Onun için de 21 ay sonra görevden alındığında 1.7 milyon nakit parayı kasada bırakır, 50 milyon TL de borç bırakır. Bugün ise 500 milyon borçla bulur. Yıllardır, bütün seçim din iman üzerinden yürüdü. Ama asıl mesele kul hakkına ne kadar siyasetçileri riayet etti sorusu hiç sorulmadı. Ben bugün Rasim Arı’nın şahsında Nevşehirlilerin karşında şükranla, izzetle, eğiliyorum. Muhabbetle eğiliyorum” ifadelerini kullandı.

DOĞU TÜRKİSTAN VE GAZZE’YE DİKKAT ÇEKTİ

Nevşehir’de çok mutlu bir sofranın başında olduklarını belirten Akşener, “Şu anda Gazze’de ve Doğu Türkistan’da kardeşlerimiz acı çekiyor. Yani, Gazze’de çocuklar açlıktan ölüyor. Analar çocuklarına yemek yediremiyor. Milyar dolarlık paraları olan İslam aleminin yöneticileri keyif yapıyor. Cenabı Allah hepsini bildiği gibi yapsın. Ama diğer tarafta Doğu Türkistan’daki kardeşlerimizin ise evlatlarını Çinli zalimler alıyor, kamplara götürüyor. Bir ailenin erkeklerini alıyor, onları da işçi olarak işçi kamplarına götürüyor. O evde kalan kadınların başına da her eve 2 Çinli erkek konuluyor.

Gazze’de evladını doyuramayan, gözünün önünde katil Netenyahu’nun yaptıkları yüzünden, gözünün önünde açlıktan eriyerek ölüp giden evladını onun karşısında çaresiz kalan anayı babayı düşünün. Öbür tarafta vücudundan koparılarak küçücük çocuğun alınıp Çinlileştirmek üzere Müslümanlığından ayırmak üzere Çinli olması için kamplara götürüldüğü, babasının ise çalışma kamplarına köle olarak çalıştırılmaya götürüldüğü her evin içine 2 tane Çinli erkek yerleştirildiği bir Doğu Türkistan düşünün. Buna ağzını açmayan milyar dolarlık servetleri olan Müslümanları ve Türkleri düşünün” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-lideri-aksener-secilmesine-vesile-oldugumuz-kisilerin-hirsiz-olduklarini-anladik/feed/ 0
Rusya’da LGBT hareketine yönelik baskılar seks partilerini hedef alıyor https://www.haber60.com.tr/rusyada-lgbt-hareketine-yonelik-baskilar-seks-partilerini-hedef-aliyor/ https://www.haber60.com.tr/rusyada-lgbt-hareketine-yonelik-baskilar-seks-partilerini-hedef-aliyor/#respond Fri, 05 Apr 2024 22:12:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26368 Rus yetkililer, Kasım ayında Yüksek Mahkeme’nin LGBT (lezbiyen, gay, biseksüel ve transseksüel) hareketini “aşırılık yanlısı ideoloji” olarak tanımlama kararının ardından seks partilerini hedef almaya başladı.

Son aylarda Rusya’nın farklı bölgelerinde halka açık ve özel seks temalı partilere yönelik en az 6 polis baskını yapıldı.

Bazı partilerin LGBT topluluğu ile hiçbir bağlantısı yoktu.

Şubat ayında Rus polisi, Moskova’nın bin 500 kilometre doğusundaki Yekaterinburg kentinde, katılımcıların kimliklerini gizlemek için kar maskesi taktığı “Blue Velvet” adlı seks temalı bir partinin yapıldığı bir gece kulübüne baskın düzenledi.

Parti organizatörleri BBC Rusça’ya yaptıkları açıklamada, baskına en az 50 polisin katıldığını ve bunlardan bazılarının Federal Güvenlik Teşkilatı üyeleri olduğunu söyledi.

Parti organizatörlerinden Stanislav Slovikovsky, polisin herkesi maskelerini çıkarmaya zorladığını ve kişisel bilgilerini istediğini paylaştı.

Slovikovsky, “Bana partide gay ve lezbiyen bireyler olup olmadığını ve LGBT propagandası yapılıp yapılmadığını sordular. Ayrıca insanların uyuşturucu kullanıp kullanmadığını da sordular, ancak bu onları daha az ilgilendiriyor gibiydi” dedi.

10 yılı aşkın süredir Rus yetkililer, LGBT hareketini “aşırı bir ideoloji” olarak tanımlayan bir dizi yasa ile eşcinselliği yasaklamaya ve LGBT topluluğunun haklarını kısıtlamaya çalışıyor.

2013 yılında Rus parlamentosunun alt kanadı, “LGBT propagandasını” yasaklayan bir yasa tasarısını kabul ederek kamuoyunda LGBT hakları ve ilgili konulardaki tartışmaları sınırlandırmıştı.

Geçtiğimiz yıl daha da sert LGBT karşıtı yasalar yürürlüğe girdi.

Temmuz 2023’te parlamento, 1997’den beri yasal olan cinsiyet değiştirmeyi yasakladı. Parlamento bunun yanı sıra hormon terapilerini ve resmi belgelerde farklı cinsiyet göstermeyi de kısıtladı.

Geçtiğimiz Kasım ayında Rusya Yüksek Mahkemesi, LGBT hareketini “aşırılık yanlısı ideoloji” olarak tanımladı.

LGBT hareketi İslam Devleti ve Yehova Şahitleri ile birlikte aşırılık yanlısı gruplar listesine eklendi.

Rusya’da artık LGBT hareketini desteklemek 10 yıla kadar hapisle cezalandırılabilen bir suç.

‘BDSM partileri kılığında’

BBC Rusça’ya konuşan Stanislav Slovikovsky, baskına uğrayan “Blue Velvet” partisinde suç teşkil edecek hiçbir şey yapılmadığını söyledi.

Slovikovsky, partide erotik performanslar olduğunu ve bunlardan bazılarında insanların katılmaya davet edildiği BDSM (Hakimiyet, itaat, sadizm ve mazoşizm) unsurları içerdiğini söyledi.

Slovikovsky aynı zamanda konuklardan cinsel ilişkiye girmeleri yönünde herhangi bir beklenti ya da baskı olmadığını belirtti.

Yekaterinburg polisi yaptığı açıklamada güvenlik güçlerinin o gece “önleyici” bir baskın düzenlediğini belirtti.

Rusya’da sivil toplum odası üyesi Dmitri Choukreev, “Hiç kimse LGBT topluluğunun etkinliklerini BDSM partileri kılığında düzenleyebileceğini göz ardı edemez” dedi.

Choukreev, yetkililerin son birkaç yıldır LGBT topluluğuna yönelik artan baskılarına rağmen, “bu insanların ortadan kaybolmadığını” söyledi ve şöyle devam etti:

“Hala kendilerini eğlendirmeleri ve fikirlerini uygulamaları gerekiyor. Şimdilik yasak olmayan BDSM kılığına girerek bu tür etkinlikler düzenleyebilirler.”

Rusya’da seks partileri son 10 yıldır büyük şehirlerde, çoğunlukla kozmopolit kentlerde düzenleniyordu.

Nüfusun nispeten küçük bir kısmının partilere katıldığı, etkinliklerin daha çok yaratıcı endüstrilerde veya bilişim sektöründe çalışan orta sınıf kişilerin ilgisini çektiği tahmin ediliyor.

Bu tür etkinliklerin Rus toplumunda liberalizm ve hoşgörüyü sembolize etmesi gerekiyordu, ancak muhafazakarlaşan yasaların onaylanmasıyla giderek yer altına itildiler.

‘Neredeyse çıplak’ skandalı

Rus yetkililerin seks partilerine yönelik baskıları, Aralık ayında sosyal medya fenomeni ve TV sunucusu Anastasiya Ivleeva’nın doğum günü partisine davetlilerin “neredeyse çıplak” gelmelerini istemesiyle şiddetlendi.

Sosyal medya üzerinden duyurulan partinin konukları arasında, Vladimir Putin’in uzun süreli iş ortağı ve akıl hocası Anatoly Sobchak’ın kızı Rus medya mensubu Kseniya Sobchak’ın yanı sıra usta pop şarkıcısı Philipp Kirkorov’un da aralarında bulunduğu çok sayıda ünlü vardı.

Pek çok kişi fileli kıyafetler ve dantelli iç çamaşırları tercih ederken, rapçi Vacio’nun cinsel organındaki tek çorabı gibi kostümler de vardı.

Etkinliğin fotoğrafları birçok kişi arasında öfkeye yol açtı.

Rapçi Vacio holiganlık suçlamasıyla 15 gün hapis cezası ve cinsel organı üzerine çorap giydiği için 200 bin ruble (2 bin 154 dolar) para cezasına çarptırıldı.

Ivleeva da partiyi organize ettiği için 100 bin ruble (Bin 77 dolar) para cezasına çarptırıldı.

Fotoğrafların Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e gösterilmesinin ardından Ivleeva ve konukları çeşitli sorunlarla karşılaştıklarını bildirdi.

Etkinliğe katılan bazı ünlüler, önceden ayarlanmış medya etkinliklerinin iptal edildiğini ve davalarla tehdit edildiklerini öne sürdü.

Putin, Rusya’da beşinci dönemini kazanmasıyla sonuçlanan başkanlık seçimlerinin ardından “geleneksel değerler” söylemine yeniden vurgu yaptı.

‘Gözdağı verme’

Son dönemde seks partilerine yapılan baskınlar da benzer şekilde gelişti. Polis geldi, herkesin yere yatmasını emretti ve kimlik bilgilerini aldı.

Baskınların çoğu Kremlin yanlısı medya tarafından yayımlandı ve bazı televizyon kanalları katılımcıların kişisel bilgilerini ifşa etti.

Baskınlar halka açık etkinliklerle sınırlı kalmadı. En az iki olayda polis özel bir partiye baskın düzenledi.

Partiye katılanlardan biri BBC Rusça’ya yaptığı açıklamada, bazı erkek konukların Ukrayna’daki savaşa gönderilmekle tehdit edildiğini söyledi.

Artan baskınlar ve kamuoyu önünde yapılan ayıplamalar, parti organizatörleri arasında da endişeye yol açtı.

Şubat ayında, Moskova’daki LGBT toplulukları arasında popüler olan queer tekno partisi Popoff Kitchen ve seks temalı Kinky Party, Rusya’daki tüm etkinliklerini iptal ettiğini duyurdu.

Kinky Party organizatörleri yaptıkları açıklamada, “Bundan sonra seks konusuyla ilgili hiçbir etkinliğe izin verilmeyeceğine dair bir uyarı aldık” dedi.

Popoff Kitchen’dan Nikita Egorov-Kirillov BBC Rusça’ya yaptığı açıklamada, “En ünlü partiyi bile kapatabileceklerini göstermek için mükemmel bir örnek olduğumuzun tamamen farkındaydım. [Konuklarınızın] güvenliğini garanti edemeyeceğinizi bilerek çalışmak imkansız” dedi ve şöyle devam etti:

“Tüm bu baskınlar, gözdağı verme, insanların kişisel bilgilerini not etme… Bu bir kez olduktan sonra insanları partinizin güvenli olduğuna bir daha asla ikna edemezsiniz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/rusyada-lgbt-hareketine-yonelik-baskilar-seks-partilerini-hedef-aliyor/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel Manisa’da Vatandaşlarla Buluştu https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-manisada-vatandaslarla-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-manisada-vatandaslarla-bulustu/#respond Fri, 05 Apr 2024 02:03:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26255 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçimlerin ardından memleketi Manisa’da vatandaşlarla bir araya geldi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Adanan Menderes Havaalanı’nda Manisalılarla buluştu. Halk buluşmasına CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yanı sıra CHP İzmir İl Başkanı Şenol Arslanoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, CHP Manisa Milletvekilleri Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Bekir Başevirgen, 17 ilçenin başkanı, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ile 17 ilçenin 14’ünü kazanan CHP’li başkanlar da katıldı.

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek kalabalığa hitap etti. Zeyrek, “75 yıllık bir hayaldi. Önce biz inandık sonra partililer sonra da Manisa ittifakı inandı ve 75 yıllık hayalimiz gerçekleşti. Manisa’nın öz evladı Genel Başkanımız Özgür Özel’e Manisa Büyükşehir Belediyesinin anahtarını teslim etmek her şeyden önemli. Sizler bana bu görevi bayram hediyesi olarak verdiniz. Hepiniz sağ olun var olun” dedi.

“Manisalılar dünyanın en iyi insanlarıdır”

Otobüsten Manisalılara seslenen Özel, “Kaybede kaybede kazanmayı öğrendik. Hep şuna inandık. İlk gün İl Başkanlığının balkonunda söylediğim şeyi kimse unutmasın. O gün dedim ki; ‘Ben bu şehrin evladıyım. Ninelerim, dedelerim annem babam bu şehirde doğmuş şehrin yarısı okutmuş insanlar. Evimiz mezarımız belli. Manisa mezarlığına girdiğimde Ahmet Bedevi’ye Fatiha okumadan geçmem. O demişti ki ‘Bu Manisalılar dünyanın en iyi insanlarıdır’ demişti. Gerçekten de Manisalılar çok iyi insanlardır hangi partiden olurlarsa olsunlar. Manisa’yı siyasi kavgalarla değil, adaletle, eşitlikle yöneteceğiz. Partimin genel başkanı olduğumda Manisa’ya geldiğimde AK Partililer, MHP’liler seni mahcup etmeyeceğiz dediler. İnanamadım. Manisa’nın evladını destekleyeceğiz dediler. Parti içinde bir kişiyi geride bırakmadan, kimseyi dışlamadan, eskiden yaşanan olumsuzlukları hatırlamadan büyük bir emek vererek çok büyük bir kucaklaşmayı sağladık. Manisa da bizi kucakladı” dedi.

Özel, “Memleketimde şunu ilan etmek durumundayım. CHP 1977 yılında sonra ilk kez yüzde 38 oy oranı ile Türkiye’nin birinci partisidir” dedi.

“Seçimin kaybedeni yok”

“Bize oy versin veya vermesin bu seçimin kazananı 86 milyondur. Bu seçimin kaybedene yoktur” diyen Özel, “Oy verenleri pişman etmeyeceğiz, oy vermeyenleri hak etmek için çalışacağız. Bu sorumluluğun farkındayız. Milletimiz bize kredi açmıştır. Bu bir tüketici kredisi değildir. Benim meydan meydan talep ettiğim yatırım kredisidir. İnsanlar çiftçisiyle emeklisiyle, çalışanlarıyla Türkiye’yi adil yönetecek, onlara sahip çıkarak yönetebilecek, emek mücadelesini sahiplendirecek bir anlayışa yatırım kredisi vermiştir. Bu krediyi doğru kullanırsak bu ülkenin yönetimi de bize verilecektir. Bugünden sonra siyasetin nezaketine sahip çıkarak, rekabetin de en dik alasını göstererek, yok sayıları sahiplenmeye, kimsesizlerin kimsesi olmaya gençleri gitmeyi hayal ettikleri bir ülke değil geleceklerini hayal ettikleri bir ülke olmak için hep birlikte çalışacağız” dedi.

“Manisa ittifakı dedik kuruldu, Türkiye ittifakı dedik kuruldu”

Önümüzdeki hafta başlatacakları üye kampanyasından da bahseden Özel şöyle konuştu:

“Manisa ittifakı dedik kuruldu, Türkiye ittifakı dedik kuruldu. Manisa’da son 5 yılda 4 belediye başkanımız güzel hizmetler yaptı hepsini yeniden görevlendirdik ancak Saruhanlı’da yaşanan büyük talihsizlik nedeniyle Başkanımız Zeki Bilgin adaylaşamadı. Saadet Partisine teşekkür ediyoruz. Bize sahip çıktılar. Mustafa Arguz’a, Zeki Bilgin’e teşekkür ediyoruz iyi ki varlar. Demirci’de belediye başkanlığını bir sonraki döneme bıraktık Selendi’de hedefe çok yaklaşmıştık ama başaramadık onlara da teşekkür ediyorum. İlk günde bugüne bana destek veren herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Son olarak CHP kurucu partidir. Gücünü milletten ve rengi ay yıldızlı bayraktan alır. Şimdi o parti Cumhuriyetin ikinci yüzyılına siyasi ittifaklarla değil, milletle, seçmenle sandıkta kurduğu ittifakla büyük bir zaferle çıkmıştır. Ben isim babasıyım. Biz bu seçimleri Türkiye İttifakı ile kazandık. İlk seçimlerde Atatürk’ün partisi iktidar olacak. Önümüzdeki hafta başlatacağımız üye kampanyasına herkesi bekliyoruz.”

Özel, konuşmasının ardından CHP’li 14 belediye başkanı ile birlikte Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in makamına çıktı. – MANİSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-manisada-vatandaslarla-bulustu/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Türkiye İttifakı kazandı https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiye-ittifaki-kazandi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiye-ittifaki-kazandi/#respond Fri, 05 Apr 2024 01:48:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26247 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçimlerin ardından geldiği İzmir’de, “Türkiye’de Türkiye İttifakı kazandı. Türkiye kazanacak” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i, Adnan Menderes Havaalanı’nda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, ilçe belediye başkanları, milletvekilleri ve partililer karşıladı.

Özel, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 14 büyükşehir belediyesini kazandığını ve 15’inci büyükşehir için hukuk mücadelesi içerisinde olduklarını söyledi. “Cumhuriyet Halk Partisi 35 il kazanmıştır. En yakın rakibinden 11 il ileridedir” diyen Özel, “3’ü Büyükşehir Belediye Başkanı olmak üzere 35 kadın belediye başkanımız geçen dönemki 11 olan sayıyı 35’e çıkarırken, bu konuda en önemli katkı İzmir’de gösterdiğimiz 9 kadın adaydan 8’ini seçen İzmir’in seçmenlerine aittir. Türkiye’de neredeyse tamamı gençlik örgütlerimizden gelen 58 genç belediye başkanımız vardır” dedi.

“Aday belirleme süreçlerinde kimsenin hakkını yemedik”

“Aday belirleme süreçlerinde kimsenin hakkını yemedik” diyen Özel, “Eğer kusurumuz hatamız varsa, kastımız yoktur. Ancak İzmir’in memnuniyet anketlerinde en üst düzeyde yer alan üç arkadaşımızla devam ettik. Diğer arkadaşlarımıza da şunu anlattık; İzmir’in notu kıt. Haksız mı haklı. En iyisini hak ediyor mu ediyor. En büyük desteği veriyor mu veriyor. Biz İzmir’in beklentilerini gördük. Sesini duyduk. O sese kulak veren, yanıt veren bir listeyle İzmir’in karşısına çıktık ve İzmir, değişime, dönüşüme, gençleşmeye, kadınların siyasetteki eşit temsili noktasındaki büyük adıma ve bundan sonraki gelecek güzel günlere oy verdi. Bundan sonra İzmir hak ettiğini alacak. İzmir iyi belediyecilik uygulamalarını sürdürecek. Yapılanların üstüne koyacak ama o büyük beklentiye de cevap verecek” dedi.

“Belediye başkanını yıpratmaya girişen ilçe başkanlarının karşısında olacağım”

CHP örgütlerine çağrıda bulunan Özel, “Örgüt-belediye dengesini doğru kuran, birbirine destek olan, yapılan icraatları doğru anlatan örgüte, örgütüne hakkıyla sahip çıkan belediye başkanına sonuna kadar ben de sahip çıkacağım. Eski hastalıklarla, bir ilçe seçimini almak üzerinden yapılabilecek her türlü müdahalede belediye başkanının, kamu hizmetinin sunumunda olmadık taleplerle yıpratmaya girişen ilçe başkanının da karşısında olacağımdan kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü herhangi bir 5 yıla talip değiliz. Bu 5 yıl kim hata yaparsa Atatürk’ün partisinin girdiği ilk yerel ve ilk genel seçimde birinci parti yapma ve Atatürk’ün partisini ikinci yüzyılın ilk seçiminde iktidar yapma hedefimize engel olur. Bu yolda engel tanımayacağız.”

“Bir tane AK Partili’yi kırarsak, bir tane MHP’liyi üzersek yanlışların en büyüğünü yapmış oluruz”

Özel, “Sakın bu zaferin bize kazandırdığı özgüvenle bir tane AK Partili’yi kırarsak bir tane MHP’liyi üzersek ve pek çoğu bize destek vermiş olan Cumhur İttifakı’ndan gençlere, bu partide kendilerini yabancı hissettirirsek yanlışların en büyüğünü yapmış oluruz. Burası baba evidir. Baba evinde gelen herkes huzur içinde oturabilir. Kardeşin biri başını açar öbürü kapar. Baba kimseye karışmaz. Baba evinin bir odasında biri oturur, eğlenir, biri bir odasında namaz kılar, ibadet eder. Baba evi böyle bir yerdir. İzmir birlikte yaşamanın, birlikte yönetmenin kendinden olmayana da kendi hakkından fazla sahip çıkan hoşgörü ve özgürlüklerin kentidir” dedi.

Özel, Hamza Dağ’ın da İzmir’e katkı sağladığını belirterek, “Büyükşehir Belediye Başkanı adayının her ne kadar kampanyasında partisinden kopma çabasını samimi bulmasak da kullandığı dille, yapmış olduğu kampanyayla, İzmir’e etmiş olduğu iltifatlarla olumlu bir iklime bugüne kadar katkı sağlamıştır. Biz bir kusur ettiysek herhangi bir üyemin kalbini kırdıysam, genel başkan olarak sorumluluğu alıyorum. Tüm seçim döneminin varsa bilinmeden yapılmış hataları için örgütü bazına bizzat özür diliyorum. İzmir’de İzmir İttifakı, Türkiye’de Türkiye İttifakı kazandı. Türkiye kazanacak” açıklamalarında bulundu.

Özel daha sonra memleketi Manisa’da, Milliyetçi Hareket Partisi’nden Cumhuriyet Halk Parti’ye geçen Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret etmek üzere havaalanından çıkış yaptı. – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiye-ittifaki-kazandi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Seçim zaferi bir yatırım kredisidir https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-secim-zaferi-bir-yatirim-kredisidir/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-secim-zaferi-bir-yatirim-kredisidir/#respond Fri, 05 Apr 2024 01:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26237 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Mahalli İdareler Genel Seçimleri sonuçlarına göre partilerinin milletten bir kredi aldığını belirterek, “Bu kredi, bir tüketici kredisi değildir. Öyle görürsek harcar, bitirir ve kaybederiz. Bu kredi bir yatırım kredisidir.” dedi.

Özel, hava yoluyla geldiği İzmir’de Adnan Menderes Havalimanı önünde kendisini bekleyen vatandaşlara otobüs üzerinden seslendi.

Partisinin İzmir’de kazandığı seçim zaferi için vatandaşlara teşekkür eden Özel, sancılı ve tartışmalı başlayan sürecin sonunda herhangi bir siyasi partiyle ittifak yapmadan Türkiye’nin birinci partisi olduklarını belirtti.

Aday belirleme süreçlerinde kimsenin hakkını yemediklerini söyleyen Özel, İzmir’in iyi belediyecilik uygulamalarını sürdüreceğini söyledi.

Özel, parti örgütleri ile belediye başkanlarının ilişkisiyle ilgili uyarılarda bulunarak şunları kaydetti:

“Ne belediyeler örgütün yöneteceği kurumlardır ne de belediye başkanları örgütün amirleridir. Herkes kendi görevini iyi yapınca bir başka göreve talip olursa hakkının yenmeyeceğini bu seçimlerde görmüştür. Örgüt belediye dengesini doğru kuran, birbirine destek olan, yapılan icraatları doğru anlatan, örgütüne hakkıyla sahip çıkan belediye başkanına sonuna kadar ben de sahip çıkacağım. Eski hastalıklarla bir ilçe seçimini almak üzerinden belediye başkanını olmadık taleplerle yıpratmaya girişen ilçe başkanının da karşısında olacağımdan kimsenin şüphesi olmasın.”

Özel, partileri için gelecek 5 yılın çok önemli olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz milletimizden bir kredi aldık. Bu kredi, bir tüketici kredisi değildir. Öyle görürsek harcar, bitirir ve kaybederiz. Bu kredi bir yatırım kredisidir. Seçmen bize, “5 yıl iyi yönetin, 4. yılın sonunda karar vereceğim. Eğer Türkiye’nin geleceğine yatırım yaparsanız, belediyeleri iyi yönetirseniz, kavga etmezseniz, Türkiye’yi yönetmeye hazır kadroları yetiştirirseniz size Türkiye’yi yönetmeniz için de daha büyük kredi vereceğim” demiştir. Seçmenin bu kredisini doğru değerlendirmek, bu 4 yılda en iyi hizmeti yapmak, örgüt olarak çok çalışmak durumundayız. ve bugün zafer kazandığımız seçimin dördüncü günü değildir. Gelecek zafer kazanacağımız seçimin dördüncü günündeyiz. ve bundan sonraki her günü seçime bir gün az kalmanın üzerimize yüklediği sorumlulukla hep birlikte çalışmak durumundayız.”

“Biri başını açar, öbürü kapar. Baba kimseye karışmaz”

İzmir’de rakip partilerin adaylarına da kullandıkları olumlu dil nedeniyle teşekkür eden Özel, kampanya sürecinde kalbini kırdıkları varsa genel başkan olarak örgütü adına özür dilediğini aktardı.

İzmir’in yaşam biçimlerinin karşılıklı teminatı olan bir kent olduğunu vurgulayan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sakın bu zaferin bize kazandırdığı özgüvenle, bir tane AK Partili’yi kırarsak, bir tane MHP’liyi üzersek ve pek çoğu bize destek vermiş olan Cumhur İttifakı’ndan gençlere bu partide kendilerini yabancı hissettirirsek yanlışların en büyüğünü yapmış oluruz. Davet ettik geldiler. Burası baba evidir. Baba evinde herkese yer vardır, herkes huzur içinde oturabilir. Baba evinde kardeşin biri başını açar, öbürü kapar. Baba kimseye karışmaz. Baba evinin bir odasında biri oturur, eğlenir. Biri bir odasında namaz kılar, ibadet eder. Baba evi böyle bir yerdir. İzmir, birlikte yaşamanın, birlikte yönetmenin, kendinden olmayana da kendi hakkından fazla sahip çıkan hoşgörü ve özgürlüklerin kentidir. Bunun için sizlere güveniyorum. Bunu bütün Türkiye’ye göstereceğiz.”

Halk buluşmasına CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel ile İzmir ve Manisa’dan seçilen belediye başkanları ve bazı milletvekilleri de katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-secim-zaferi-bir-yatirim-kredisidir/feed/ 0
Van’da mazbata krizi: DEM Parti’nin itirazı kabul edildi https://www.haber60.com.tr/vanda-mazbata-krizi-dem-partinin-itirazi-kabul-edildi/ https://www.haber60.com.tr/vanda-mazbata-krizi-dem-partinin-itirazi-kabul-edildi/#respond Fri, 05 Apr 2024 01:28:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26235 AK Parti MKYK üyesi Orhan Miroğlu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un Van’daki mazbata krizi ve sonrasında çıkan sokak olaylarına ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi. Uçum’un “İktidar içindeki neoliberallerin tutumu da kaydedildi” sözlerine ilişkin Miroğlu, “Partinin kurucusu arkadaşlarımız ve vekillerimiz susturulacaksa parti içindeki Kürt aktörlerin fikirlerini ifade etmelerini nasıl bekleriz?” dedi.

31 Mart yerel seçiminde DEM Parti’den Van Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Abdullah Zeydan’ın seçilme hakkı, Adalet Bakanlığı’nın itirazı üzerine geri alınmış ve Yüksek Seçim Kurulu ise DEM Partili Zeydan’ın yerine AK Parti adayı Abdulahat Arvas’ı belediye başkanı olarak belirleyip mazbata vermişti. Karara tepki gösteren DEM Partililer, Van ve Güneydoğu’daki birçok ilde protesto gösterisi düzenlemişti. DEM Parti’nin itirazını kabul eden YSK, mazbatanın Abdullah Zeydan’a verilmesine hükmetti.

AK PARTİ MKYK ÜYESİ MİROĞLU’NDAN MEHMET UÇUM’A TEPKİ

Van’daki mazbata krizine ilişkin ve yaşanan sürece ilişkim Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un açıklamaları gündem oldu. Uçum’un partili bazı kişileri de hedef alan açıklamasına AK Parti içinden tepkiler geldi.

Eski Mardin Milletvekili ve AK Parti MKYK üyesi Orhan Miroğlu da, Uçum’un “İktidar içindeki neoliberallerin tutumu da kaydedildi” açıklamasına yanıt verdi.

AK Parti MKYK üyesi Orhan Miroğlu

Miroğlu’nun paylaşımı şöyle:

“Aday tercihlerinin, hemen son birkaç seçimde değişmeden devam eden siyasi vitrinin, Kürt muhafazakarları HÜDA- PAR ve YRF’a, seküler Kürtleri’de CHP ve DEM’e ‘havale etme’ ve ‘ mecbur etme’ siyasetinin, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, partinin karar organlarına uzanan bilgi kanallarının aydınlanmaya muhtaç hale gelmiş olmasının, istişare mekanizmalarındaki ve entelektüel zemindeki vasatlığın, emekliler ve ekonomi gibi , seçmenin “Türkiye Yüzyılı” ufku sebebiyle tolere etmesini bekleyemeyeceğimiz durumlar ve daha bir çok sebebin AK Parti’nin seçim başarısızlığında elbette ama az ama çok payı var. Ama bütün bunlar birer sonuçtur. Sebep değildir.

“ASGARİSİNDEN BİR TARTIŞMA ORTAMI SUNULMALI”

AK Parti için gerçek yüzleşme alanı, son on yılın iç ve dış politikasını şekillendiren siyasi paradigmalarda aranmalıdır.Siyasi paradigmalarımızın şekillendirdiği, ama değişmesinin de vakti gelmiş politikalarımızı tartışmadan ve gündeme getirmeden, bu seçim yenilgisini 2028’de zafere dönüştürmemiz mümkün değildir.

Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi güneşe maruz kalan buz gibi erir gideriz. Diyeceğim gerçek yüzleşme olabilmesi için insanlara asgarisinden bir tartışma özgürlüğü ve fırsat ortamı sunulabilmelidir. Kimse, acaba yazar ve konuşursam siyasi istikbalim işim gücüm ne olur gibi bir endişeyle hareket etmeye zorlanmamalıdır!

Partimizin sembolü haline gelmiş bir dostumuz, partimizin siyasi ve hukuki işler başkanı olarak konuşur bir başka dostumuz “devlet adına kayıt” tutarsa, hiç birimiz Cumhurbaşkanımızın bizi davet ettiği yüzleşmeyle ‘gerçek bir yüzleşme’ yaşayamayız.

Kimse kimsenin yurtseverliğini ve bin yıllık tarihin getirdiği bütün belaların içinden her defasında Türkler’in ve Kürtler’in silah ve kalem yoldaşlığı sonucu küllerinden yeniden doğan bu güzelim, bu aşık olunası ülkeye aidiyet duygusunu sorgulayacak hak ve yetkiye sahip değildir!

“AK PARTİ İÇİNDEKİ KÜRT AKTÖRLER ‘BÖLÜCÜ’ MÜ SAYILACAKLAR?”

Van’da mazbatanın hak eden sahibine, YSK onayından geçmiş ve seçilmesinde bir engel görülmemiş DEM Adayı Abdullah Zeydan’a verilmemesini doğru bulmayan partinin kurucusu arkadaşlarımız ve milletvekillerimiz şu bu sayılacak ve susturulacaksa- seçim yenilgisinin en büyük kısmı Kürt mahallesinde yaşanmışken- parti içindeki Kürt aktörlerin fikirlerini özgürce ifade etmelerini nasıl bekleyebiliriz?

Onlar da “devletin istediği doğrultuda konuşmazlarsa” kayıt altına mı alınacaklar, film başa sarılıp “aslında bölücü” mü sayılacaklar?!!!

“HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ DAVRANAMAYIZ”

Güneydoğu’da 2015 seçimleri gibi bir sonucun dokuz yıl sonra yeniden yaşanmasının, Diyarbakır’da %16’da kalmanın, Van’da sıfır çekmenin sebeplerini AK Partili Kürtler kendi aralarında ve partileriyle nasıl konuşabilecek, yüzleşebilecekler?! Hiç bir şey olmamış gibi davranamayız. Bin yıl sonra en zor ve çetrefilli bir süreçte tarihin AK Partiye ve liderine sunduğu tarihi misyona uygun bir ilerleme ve yol haritasını yeniden tasarlamak ve bunu mümkün kılacak özgür bir tartışma ortamını inşa etmek hepimizin sorumluluğundadır, yoksa partimize de , liderimize de , devletimize de, bu ülkeye de yazık olur.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/vanda-mazbata-krizi-dem-partinin-itirazi-kabul-edildi/feed/ 0
Acar Ünlü, Marmaris Belediye Başkanlığı’na resmen başladı https://www.haber60.com.tr/acar-unlu-marmaris-belediye-baskanligina-resmen-basladi/ https://www.haber60.com.tr/acar-unlu-marmaris-belediye-baskanligina-resmen-basladi/#respond Fri, 05 Apr 2024 01:24:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26232 31 Mart yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi adayı olarak katıldığı seçim yarışından yüzde 44.75 oy oranı ile Marmaris Belediye Başkanlığı’na seçilen Acar Ünlü bugün ilçe seçim kurulundan mazbatasını almasının ardından Belediye binası önünde davul zurna ve yoğun vatandaş katılımı ile koltuğuna oturdu.

Muğla’nın Marmaris ilçesinin yeni Belediye Başkanı Acar Ünlü, CHPli ve AK Partili belediye meclis asıl ve yedek üyeleri mazbatalarını aldı. Marmaris Adliyesi’nde bulunan ilçe seçim kurulundaki mazbata teslim törenine CHP Muğla Milletvekilleri Gizem Özcan ve Cumhur Uzun katıldı. Yeni Belediye Başkanı Acar Ünlü adliyede mazbatasını alınca ” Doğup büyüdüğümüz yere Belediye Başkanı olarak hizmet etmek gerçekten büyük bir mutluluk. Onun kapısını bugün aralıyoruz inşallah bu kapıdan geçeceğiz. Beş yılın sonunda da görevimizi layığıyla yapmanın huzurunu hep birlikte yaşayacağız diye umut ediyorum. Marmaris halkına da gösterdiği ilgi için de çok teşekkür ederim. Rakiplerimize yarıştıkları, centilmence yarış için teşekkür ediyorum. Tüm Marmaris’e teşekkürler” dedi.

‘ Parti rozetimi çıkardım artık sadece Atatürk ve Türk bayrağı rozetim olacak’

Mazbatasını almasının ardından, Datça yolunda geçtiğimiz hafta açılan yeni belediye binasına gelen Acar Ünlü’ye Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçilen Ahmet Aras’ta eşlik etti. Birlikte vatandaşların yoğun ilgisi ve sevgi seli ile karşılanan başkanlar ve milletvekilleri kürsüye çıktılar. Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunmasının konuşmasına başlayan Acar Ünlü kendisine seçim boyunca desteklerini esirgemeyen herkese teşekkürlerini iletti.

Ünlü, “Buraya sizlerin sayesinde geldik. En öncelikle bu seçim süreci boyunca gece gündüz demeden, yağmur çamur demeden yorulan, Cumhuriyet Halk Partisine çok teşekkür etmek istiyorum. Bu süreçte bizlerin her zaman yanında olan, her yerde aradığımızda sağımızda solumuzda arkamızda olan milletvekillerimiz Süreyya Güneş Derici, Gizem Özcan ve Cumhur Uzun’a teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Büyük bir coğrafyada çok kısa süre içerisinde kendisini bir köşeden uyumlu bütün Muğla’ya kabul ettiren, sevilen Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Arasa teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Sağolsun Genel başkanımız gücümüze güç ve moral vermek için buraya kadar geldi teşekkür etmek istiyorum.Demokratik çeşitliliği ortaya koymak adına irade beyan edip halkın karşısında benim de yapacaklarım var. AK Parti adayı Serkan Yazıcı’ya ve İYİ Parti adayı Ali Acar’a ve diğer bütün adaylara da Marmaris’te demokrasi çeşitliliğine katkı sağladıkları için teşekkür ederiz. ve en büyük teşekkürü bize güvenen, bize bugün burada bu konuşma oranını veren Marmaris’i Cumhuriyet Halk Partisinin iradesiyle Cumhuriyet Halk Partisinin kurumsal kimliğiyle yönetimine devam etmesi için bize onay veren Marmaris halkına çok teşekkür ediyorum. Artık rozeti çıkardık. Artık Cumhuriyet Halk Partisi’nin adaylığından Marmaris’in belediye başkanlığına geçiş dönemindeyiz. Artık bizim rozetimiz biz Türk bayrağıdır. Marmaris’te yeni bir dönem başlıyoruz. Ayaklarınıza sağlık. İyi ki geldiniz hepimize hayırlı olsun’ dedi.

‘Rekabet yok birliktelik var’

“Acar Ünlü’yü Marmaris Belediye Başkanlığına layık gördüğünüz için çok teşekkür ediyoruz” diyerek sözlerine başlayan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ” Tabiki Marmaris’i bizim çalışkan cefakar ilçe başkanlığı yönetimi ve kadın kolları, gençlik kolları bütün parti üyeleri herkes canla çalışmaya başladı. Onların çabalarını ve haklarını ödeyemeyiz. Başarılar tesadüf değildir bu başarının örnekleri var tabii ki. Bunların başında Atamızın kurmuş olduğu ve özgürlüğün partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin 2’nci yüzyıldaki ilk lideri Genel Başkanımız Özgür Özel geliyor. Şükranlarımızı sunuyoruz. Türkiye’de genel iktidar olmak için önümüzde hiçbir engel kalmadı. Acar başkanımla birlikte bugünlerde görüştüğünüz güvenlik sonucu canla başlanabilecek, olanaklarımızı birleştireceğiz ve Marmaris’in günümüze kadar görmediği hizmetleri birlikte dağıtacağız. Zaten hep söylüyorduk. Büyükşehir, küçük şehir ayrımlarını kaldırdık. Rekabet yok, birliktelik var, güç birliği var dedik. Bu sözü meydanlarda verdik. Bundan sonra da bu sözümüzün sonuna kadar arkasındayız. Biz ayrım yapmadan yöneteceğiz birlikte yöneteceğiz biz Acar başkanımla bir olup hep birlikte yöneteceğiz ” dedi.

Başkanların konuşmalarının ardından Belediye başkanlığı makamına geçilerek tebrikler kabul edildi. Marmaris Belediye Başkan yardımcısı Burak Demirtaş ‘ın çiçek takdim etmesinin ardından devir teslim töreni gerçekleşti. – MUĞLA

]]>
https://www.haber60.com.tr/acar-unlu-marmaris-belediye-baskanligina-resmen-basladi/feed/ 0
Manisa Tarihinin İlk Kadın Belediye Başkanı Göreve Başladı https://www.haber60.com.tr/manisa-tarihinin-ilk-kadin-belediye-baskani-goreve-basladi/ https://www.haber60.com.tr/manisa-tarihinin-ilk-kadin-belediye-baskani-goreve-basladi/#respond Thu, 04 Apr 2024 22:27:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26164 Manisa tarihinin ilk kadın belediye başkanı seçilen CHP’li Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay, mazbatasını aldıktan sonra görevi belediyenin kurucu başkanı ve 2 dönem başkanlık yapan AK Partili Ömer Faruk Çelik’ten devraldı. Başkan Durbay’ın annesi Fatma Durbay ise kızının konuşması sırasında gurur gözyaşları dökerek Başkan Durbay’ı ilk gününde yalnız bırakmadı.

Manisa’nın 2014 yılında büyükşehir belediyesi olmasıyla birlikte merkezde kurulan iki ilçeden biri olan Şehzadeler Belediyesi 10 yılın ardından AK Parti’den CHP’ye geçti. İlçenin AK Partili kurucu Başkanı ve 2 dönemdir başkanlık yapan Ömer Faruk Çelik’in yeniden aday adayı olmayacağını açıklamasının ardından Yavuz Kurt’la seçime giren AK Parti’ye karşı belediyeyi kazanan CHP’li Gülşah Durbay ilçe seçim kurulundan belediye meclis üyeleriyle birlikte mazbatasını aldıktan sonra Şehzadeler Belediyesine geldi.

Anne Durbay’dan guru gözyaşları

Belediye önünde konfetiler ve alkışlar eşliğinde karşılan Başkan Durbay burada yaptığı konuşmasında, “Bu büyük gurur hepimizin. Bugün itibariye seçim dönemi bitmiş hizmet dönemi başlamıştır. Bize oy veren vermeyen tüm Şehzadeler halkına çok teşekkür ediyorum. Bundan sonra hiçbir fark gözetmeksizin tüm Şehzadeler’in başkanı olacak ve eşit hizmet için gece gündüz çalışacağız. Uzun ve yorucu bir yolculuktu. Yanımda olan tüm parti emekçilerine İlçe Başkanı Mert Özkösemen’e İl Başkanı İlksen Özalper’e, bütün partililerime, bütün yol arkadaşlarıma, partili partisiz yanımda olup benim için koşturan herkese çok teşekkür ediyorum. En büyük teşekkürü de önümde gölge değil, arkamda dağ olan anneme, babama tüm aileme teşekkür ediyorum. İyi ki sizin evladınızım” dedi.

Başkan Durbay’ı konuşması boyunca dikkatle dinleyen annesi Fatma Durbay ise kızının konuşmasını gözyaşları içinde dinledi.

“Her daim desteğe hazırız”

Başkan Durbay konuşmasını yaptıktan sonra başkanlık makamına çıktı. Makamın girişinde 10 yıldır Belediye Başkanlığı yapan Ömer Faruk Çelik tarafından çiçekle karşılanan Durbay daha sonra makama geçti. Burada bir konuşma yapan 10 yıllık Başkan Ömer Faruk Çelik, “Tüm Türkiye’de olduğu gibi Manisamızın kalbi Şehzadeler’de de seçimler büyük bir olgunlukla tamamlandı. Yapılan seçimler neticesinde Gülşah Durbay Başkanımız halkımızın büyük bir kısmının oyunu alarak başkan seçildi. Şehzadeler’in kurucu belediye başkanı olarak her daim bilgimizle, tecrübemizle, ihtiyaç olduğunda yanında olacağımızı ifade ediyor, kendisine üstün başarılar diliyorum” diye konuştu.

“Nakit ve alacak değerlendirildiğinde kayda değer bir borcumuz yok”

Belediyenin mali durumu hakkında da bilgi veren Çelik, “İlk seçildiğimizde kapanan belde belediyelerinden bize bir borç kalmıştı. Gelen İller Bankası payına göre kıyas yapıldığında bugün itibariyle 130 milyonluk bir borçla başlamıştık. Bugün teslim ederken de toplam borcumuz 156 milyon TL’dir. Bunun 12 milyonu GES için kendi borcunu kendi ödüyor ve para kalıyor. Kasamızda da 33 milyon küsur paramız mevcuttur. 119 milyon TL de alacağımız mevcuttur. Nakit ve alacak değerlendirildiğinde kayda değer bir borcumuz yok. Hatta ödediğimiz borcu hesap edersek hiç borçsuz devrediyoruz diyebiliriz çünkü sıfırdan bir belediye kurduk. Finansal durumumuz çok şükür çok iyi. Bütün bankalarda kredi durumumuz iyi. Güzel bir belediye kurduğumuza inanıyorum. Kimseyi dışlamadan Hüseyin Erkenci abimiz bunun şahididir. Herkesle diyalog içinde çalıştık. İnşallah Gülşah başkanımız da daha güzel hizmetler yapabilmek için çaba ve gayret sarf edecektir. Ben kabul ederse ilçenin kurucu başkanı ve bir ağabeyi olarak bir ihtiyaç olursa her zaman yanında olacağımı ifade ediyor, kendisine üstün başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.

“Dara düştüğümüzde bir ağabeyimizin olduğunu bilmek bize güç veriyor”

Şehzadeler Belediyesinin yeni Başkanı Gülşah Durbay ise şunları söyledi:

“Ömer Faruk Çelik Başkanımıza öncelikle seçim boyunca tüm nezaketi, varlığı ve yardımları için çok çok teşekkür ediyorum. Biz her zaman olduğu gibi kendisiyle açık bir iletişim kurduk ve kendisi her konuda çok nazik ve kibardı, çok çok teşekkür ediyorum. Bugün itibariyle seçim dönemini kapatıyoruz. Ömer Faruk Çelik Başkanımızın güzel hizmetlerini koruyarak üzerine daha da fazlasını yapmak için var gücümüzle çalışacağız. Kendisinin de belirttiği gibi bir sıkıntı olduğunda dara düştüğümüzde başvurabileceğimiz bir ağabeyimizin olduğunu bilmek bize güç veriyor. İnşallah biz de Şehzadeler’i çok daha ileri götürmek için meclis üyelerimiz ve donanımlı kadromuzla hazırız ve çalışmalarımıza başladık. Çok teşekkür ediyorum.”

Yapılan konuşmanın ardından Yeni Başkan Durbay eski Başkan Çelik’i belediyenin dışına kadar uğurladı. – MANİSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/manisa-tarihinin-ilk-kadin-belediye-baskani-goreve-basladi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Uyulmayan Anayasa’nın değişikliğinin müzakeresi olmaz https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-uyulmayan-anayasanin-degisikliginin-muzakeresi-olmaz/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-uyulmayan-anayasanin-degisikliginin-muzakeresi-olmaz/#respond Thu, 04 Apr 2024 21:36:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26141 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bizimle Anayasa değişikliği falan konuşacak birinin, önce Anayasa’ya uyuyor olması lazım. Uyulmayan Anayasa’nın değişikliğinin müzakeresi olmaz.” dedi.

Özel, Halk TV canlı yayınına katılarak 31 Mart’ta yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Seçimde elde ettikleri başarıyı beklediklerini ifade eden Özel, 1977’den sonra ilk defa birinci parti olduklarını söyledi.

Özel, seçimlerde “devlet ile milletin yarıştığına” işaret ederek, “Bu ülkede insanlar devleti severler, askere giderler, canlarını vermeyi göze alırlar, devletlerine laf söyletmezler ama devlet karşılarına geçerse de gereğini yaparlar.” ifadesini kullandı.

“Bayramda Sayın Erdoğan’ı arayacağım”

Seçimlerin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tebrik için kendisini aramadığını ve geçen bayramda da konuşamadıklarını ifade eden Özel, şunları söyledi:

“Şimdi yeniden bayram geliyor ama biz artık birinci partiyiz, eskiden ikinci partiydik. Bu bayramda Sayın Cumhurbaşkanı’nı aramak bana düşer, ben arayacağım. Sayın Erdoğan bize oy vermedi belki ama bizden hizmet bekleyen bir seçmen. Yenimahalle’yi biz yönetiyoruz, Kısıklı Üsküdar’ı biz yönetiyoruz, doğup büyüdüğü Kasımpaşa’yı biz yönetiyoruz, Beyoğlu’nu aldık. Eskiden evinin olduğu Keçiören’i aldık. Her yerde ev sahibiyiz, o yüzden bize düşer bayramını tebrik etmek. Bundan sonraki diyalog kanallarına katkı sağlamasını düşünerek Sayın Erdoğan’ı arayacağım.”

Seçim öncesi gerçekleştirdiği 106 mitingde gençlerle ilgili çağrılarda bulunduğunu anımsatan Özel, yaptıkları sandık çıkış anketlerinde gençlerin yüzde 80’inin muhalefet partilerine, yüzde 56’sının ise CHP’ye oy verdiğini belirtti.

“Türkiye nüfusunun yüzde 11,5’ini kadın belediye başkanlarımız yönetecek”

Seçimde gençlerden ve kadınlardan büyük oranda oy aldıklarını tekrarlayan Özel, “Kadınları bundan sonra çok daha fazla adaylaştıracağız. Kadınlarda belediye başkanı sayımızı 3 kat arttırdık. Türkiye nüfusunun yüzde 11,5’ini kadın belediye başkanlarımız yönetecek. İzmir’de Cumhuriyet tarihi boyunca 6 kadın belediye başkanı vardı, şu anda 8 kadın belediye başkanı var. 4 büyük metropolün 3’ünü kadınlar yönetiyor. İzmir’de gelecek seçimlerde 15 kadın belediye başkanı seçtireceğiz.” diye konuştu.

Van Büyükşehir Belediye Başkanlığıyla ilgili karara değinen Özel, kayyum belediyeciliğine çok ciddi şekilde itirazlarının bulunduğunu söyledi.

YSK’nin siyasi değil hukuki bir kararla mazbatayı doğru yere verdiğini belirten Özel, şöyle konuştu:

“Ben hep şunu söylüyorum; Anayasa önünde eşit olduğumuza göre herkes belediye başkanı seçebilir. Manisa’da seçiyorlar, Osmaniye’de seçiyorlar, Rize’de seçiyorlar. Ama Diyarbakır’a, Van’a gelince seçemiyorlar, yerine kayyum atanıyor. Olacak iş değil. Bu sefer pusu kurmuşlar önden kayyum atamaya yönelik. Ne yapmışlar? 5 dakika kala adaya aylar öncesinden verilen memnu hakların iadesini iptal etmişler. ‘Efendim aday olamaz.’ Yarışı birinci bitirdi, 3 kat oy almış, ‘ikinciye altın madalya takacağız.’ Böyle bir saçmalık olabilir mi? Hani şunu da demiyor. Seçim iptal olacak falan dese o partinin yeni bir aday gösterme imkanı olur. Kaybedene belediyeyi yönettirecek. Tam kayyum.”

Özgür Özel, CHP’nin kazandığı yerlerde yapılan itirazların kabul edilerek seçimin iptal edildiğini, aynı şartlarda CHP’nin yaptığı itirazların ise reddedildiğini söyledi.

Özel, “Örneğin Gaziosmanpaşa ile Hatay İskenderun’un itirazları birebir aynı. Gaziosmanpaşa’da CHP kazanmış AK Parti itiraz ediyor. Bütün oylar sayılıyor. İskenderun’da aynı sebeple biz itiraz ediyoruz. Reddediliyor.” diye konuştu.

Özel, Hatay’daki seçimi de tıpkı geçen sefer İstanbul’da olduğu gibi son ana kadar takip edeceklerini, buradaki seçimi kazanacaklarını belirtti.

“Uyulmayan Anayasa’nın değişikliğinin müzakeresi olmaz”

Anayasaların toplumsal mutabakat metni olduğunu ve değiştirilebileceğini belirten Özgür Özel, şöyle konuştu:

“Anayasa nasıl değişir? Kimler değiştirebilir? Kimlerle Anayasa değişikliği olmaz. Bir ülkede Hatay halkının seçtiği milletvekili, Anayasa Mahkemesi’nin de kararına rağmen hapiste tutuluyor. O ülkede bunu yapanlarla Anayasa değiştirilmez. Bir ülkede Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımayan alt mahkemelere ceza vermek yerine ödül veriliyorsa ve Anayasa Mahkemesi’ne had bildiriliyorsa, hatta ‘Anayasa Mahkemesi kapatılmalıdır’ lafları dolanabiliyorsa onlarla Anayasa değiştirilmez. Gezi olayları dünyanın en barışçıl tepkileri. Tayfun Kahraman içeride yatıyorsa bakın Özgür Özel’in de yerine yatıyor. Gezi davasından yatan herkes hepimizin yerine yatıyor. Bu yüzden bizimle Anayasa değişikliği falan konuşacak birinin, önce Anayasa’ya uyuyor olması lazım. Uyulmayan Anayasa’nın değişikliğinin müzakeresi olmaz.”

Özel, 14 Mayıs’taki seçimi kazanabileceklerini, ancak seçimin altılı masanın ortak veya münferit hataları sonucu kaybedildiğini söyledi.

14 Mayıs’taki hataları bir daha yapmamak için genel başkan olduğunu dile getiren Özel, “Siyasi partileri ne Anayasa Mahkemesi kapatabilir ne diğer partilerin liderleri. Partileri kapatırsa millet kapatır, açarsa yenisini millet açar. Seçilmiş herkesin başımın üstünde yeri var. O yüzden de muhalefetle asla muhalif kavga etmeyeceğim. Ama biz hep birlikte ve ayrı ayrı yaptığımız hatalarla insanları 31 Mart gecesi sevincinden mahrum ettik. Oradaki kusurumuzu görüyoruz. Bir daha onlara öyle bir üzüntü yaşatmamaya yemin ettiğim için genel başkan adayı oldum.” ifadelerini kullandı.

Özgür Özel, 31 Mart’taki seçimin kendileri açısından önemli bir başarı olduğunu ancak daha yeni başladıklarını ifade ederek, milletin 31 Mart’ta kendilerine tüketici kredisi değil, yatırım kredisi verdiğini söyledi.

Belediye başkanlarının eğitimine önem verdiklerini belirten Özel, bununla ilgili çalışmalara değindi. Emekli olmuş ya da işten çıkarılmış Sayıştay mensuplarını işe alıp yönettikleri belediyeleri denetlemede kullanacaklarını bildiren Özel, “Kusuru olanların gözünün yaşına biz bakmayacağız. Devlet denetimi kadar sıkı ama vicdanlı bir denetim yapacağız. Hatası olanı affetmeyiz. Vatandaş 4 yıl sonra verdiği oydan pişman olursa ben onlara mahcup olurum. Ben onlardan bir daha oy isteyemem.” dedi.

Kayseri Pınarbaşı’ndaki seçimi takip ettiklerini belirten Özel, “küfürle seçim iptal ettirenlere karşı gidip sahada çalışma yapacaklarını ve seçimi kazanacaklarını” söyledi. Özel, “Bundan sonra CHP’nin iddiasız olduğu bir tek seçim bölgesi, kaybedeceği tek bir seçim yoktur.” diye konuştu.

“Erken seçimden korkmayız”

Özel, seçim akşamı eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve 10’uncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in tebriklerini ilettiğini söyledi.

Erken genel seçim istediğini ama bunu talep etmediğini aktaran Özel, “Benim ‘Evet yerel seçimden başarıyla çıktık şimdi genel seçimi hemen yapmalıyız’ demem AK Parti’li ve MHP’li seçmene büyük saygısızlık olur. Yerel seçim diye oy almış bunu genel seçime çevirmiş olurum. Onlar istediğinde erken seçim olacak. Biz Tayyip Erdoğan’ın adaylığından korkmayız, erken seçimden korkmayız.” dedi.

Özel, hata yapmadıkları takdirde bir sonraki genel seçimde iktidara geleceklerine ve cumhurbaşkanı adaylarının seçileceğine yüzde 100 inandığını söyledi.

Öte yandan yenilmeyi bildiklerini vurgulayan Özel, futboldan alıntı yaparak, “Şimdi yenilmeyi bilmeyen birine karşı oynayacağız ve artık kazanmayı öğrendik.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-uyulmayan-anayasanin-degisikliginin-muzakeresi-olmaz/feed/ 0
Özgür Özel: Gaziantep ve Samsun’da CHP’yi 1’nci yapmazsam gözüm açık gider https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-gaziantep-ve-samsunda-chpyi-1nci-yapmazsam-gozum-acik-gider/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-gaziantep-ve-samsunda-chpyi-1nci-yapmazsam-gozum-acik-gider/#respond Thu, 04 Apr 2024 08:15:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26081 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’de katıldığı bir programda, “Gaziantep ve Samsun’da partiyi 1’nci parti yapmadan siyaseti bırakırsam gözüm açık gider.” ifadelerini kullandı. Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bayramda arayacağını duyurdu. Ayrıca, CHP’nin Türkiye’nin yüzde 65’ine belediyecilik hizmeti vereceğini ve ekonomik dağılımın yüzde 86’sının bu noktalar olduğunu söyledi.

“2 İLDE CHP’Yİ 1’NCİ YAPMAZSAM GÖZÜM AÇIK GİDER”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’de İsmail Küçükkaya ile Yeni Bir Sabah programında yerel seçimlere dairsoruları yanıtladı. Kilis’te sürpriz bir sonuçla CHP adayı Hakan Bilecan’ın kazanmasını değerlendiren Özel, “Takıntı yaptığım 2 il var.” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: Ben Kilis’teki adaya çok inanıyorum. Anket yaptırdık, bir baktık AKP, MHP, CHP’de, CHP, 3-4 puan önde. Biz Kilis’e planlamayı yaptık, Tayyip Erdoğan’da yapmış. Çünkü o da görüyor anketleri. Tayyip Erdoğan, Sivas’tan Kilis’e gitti, Kilis’te konuştuktan sonra İstanbul’a döndü. Gaziantep’e uğramadı, Gaziantep’ten emin. Biz de kalkıp Kilis’e gittik, yağmur altında 45 dakika konuştuk. Kilis’in mağduriyetini konuştuk, bu arkadaş çözer dedik. Yüzde 43 aldı, rakipleri yüzde 29 aldı. Gaziantep benim takıntı yaptığım 2 ilden birisi. Samsun ve Gaziantep. Bu 2 ilde partiyi 1’nci parti yapmadan bu siyaseti bırakırsam gözüm açık gider.

CHP’NİN GAZİANTEP’TE 30 YIL, KİLİS’TE İLK SEÇİM ZAFERİ

Kilis, göçmen nüfusunun yoğunluğuyla gündeme gelen ve jeopolitik konum açısından oldukça önemli bir il. AK Parti, kuruluş tarihi olan 2002’den beri rekor oylarla kenti yöneten parti konumunda yer alıyordu. Ancak 2024 yerel seçimlerinde CHP, yüzde 41.98 gibi yüksek bir oranla kentin yönetimini kazandı.

Gaziantep Şehitkamil’de göze çarpan ilçelerden biri. 867 bin nüfusu ile Türkiye’nin en kalabalık ilçeleri arasında altıncı sırada yer alan Şehitkamil’de CHP adayı Umut Yılmaz yüzde 39.67, AK Parti adayı olan ve ilçeyi 3 dönemdir yöneten Rıdvan Fadıloğlu ise yüzde 25.92 oy aldı. Cumhuriyet Halk Partisi, Gaziantep’in en büyük 2’nci ilçesi olan Şehitkamil’de 30 yıl sonra seçim zaferi elde etmiş oldu.

Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nı başlattığı kent olan Samsun’da ise CHP’nin şimdiye kadar kazandığı seçim olmadı.

“BAYRAM’DA ERDOĞAN’I ARAYACAĞIM”

Özel’in açıklamalarından dikkat çeken bazı satırbaşları ise şöyle;

Bir önceki bayramda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisini aramadığını belirten Özel önümüzdeki haftaki bayramda Erdoğan’ı arayacağını duyurdu. Özgür Özel’in ‘Artık birinci partiyiz’ sözleri ise dikkat çekti.

“Cumhurbaşkanı Erdoğan beni aramadı. Geçen bayram o birinci partiydi ben seçim başarısı elde etmiştim. Onun araması münasip olurdu beni aramadı diye ben partilerinde beni arayan en üst rütbedeki kişiyi aramıştım. Şimdi biz birinci partiysek şimdi Sayın Cumhurbaşkanını aramak bana düşer. En sert muhalefeti yapacağım kendisine o ayrı” ifadelerini kullandı.

“BİRİNCİ PARTİ OLARAK ARAMAK BİZE DÜŞER”

“CHP bir önceki bayramda bütün siyasi partilerle bayramlaşabilen tek partidir. Bu çok önemli. Bunu sürdürebilmek lazım. Ben Türkiye’nin birinci partisinin genel başkanı olarak, iki insan olarak baktığımızda yaşımızda müsait aramak bize düşer. Ben bu bayramda ararım. Ulaşırız, ulaşmayız ayrı konu” diye belirtti.

“TÜRKİYE’NİN YÜZDE 65’İNE HİZMET VERECEĞİZ”

“Bundan sonra nüfusun yüzde 65’ine belediyecilik hizmeti verecek, ekonomik dağılımın yüzde 86’sının bulunduğu yere belediyecilik hizmeti verecek ve bunu 5 yıl süreyle yapacak biziz. Erken seçim Meclis kararıyla olabilir ama belediye seçimleri Anayasaya göre 5 yılda bir olur. Erdoğan bize oy vermedi belki ama bizden hizmet bekleyen bir seçmen. Yenimahalle’yi, İstanbul Kısıklı’yı, Üsküdar’ı, doğup büyüdüğü Kasımpaşa’yı biz yönetiyoruz. Ankara’da eskiden evinin olduğu Keçiören’i aldık. Artık her yerde ev sahibiyiz. Aramak bize düşer. Diyalog kanallarının açık kalmasını sağlamak amacıyla bir tek bayramda görüşmek için değil Sayın Erdoğan’ı arayacağım ama kendisi bayramlaşır bayramlaşmaz o kısmını bilmem. Ben bütün AK Partililere saygımdan dolayı kendisini arayacağım. Devlet Bey aramadı ama kendisi Genel Kurul başarımdan dolayı aramıştı. Ben kendisini kongresinden dolayı aradım, geçmiş olsun demek için aradım. Devlet Bey bu tür şeyleri eksik etmez” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-gaziantep-ve-samsunda-chpyi-1nci-yapmazsam-gozum-acik-gider/feed/ 0
CHP MYK, yerel seçim sonrası ilk toplantısını yaptı: İlk gündem ekonomi https://www.haber60.com.tr/chp-myk-yerel-secim-sonrasi-ilk-toplantisini-yapti-ilk-gundem-ekonomi/ https://www.haber60.com.tr/chp-myk-yerel-secim-sonrasi-ilk-toplantisini-yapti-ilk-gundem-ekonomi/#respond Thu, 04 Apr 2024 07:29:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26066 Cumhuriyet Halk Partisi, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) 31 Mart Yerel Seçimleri’nin ardından ilk kez Genel Başkan Özgür Özel’in liderliğinde toplandı. 5 yıllık dönem boyunca neler yapılacağının yol haritası belirlendi vesonuçlara itiraz edilen bölgelerdeki gelişmeler takip edildi. CHP kurmayları, genel seçimlere hazırlık sürecinde kapsayıcı bir dil kullanacaklarını, özellikle emeklilerin, gençlerin ve dezavantajlı kesimlerin sorunlarının gündemde tutulacağını bildirdi. Öncelikli gündemin ekonomi olacağı ve 2028 yılına kadar sahada aktif çalışma yürütüleceği öğrenildi.

ÖZGÜR ÖZEL’DEN KURMAYLARINA TEŞEKKÜR

Kurulduğu günden bu yana Türkiye’de 1’nci parti konumunda yer alan AK Parti, aradan geçen 22 yılın ardından yerini CHP’ye bıraktı. CHP Merkez Yürütme Kurulu, zaferle çıkılan seçimin ardından 4 saat süren toplantıda seçim sonuçlarına dair ilk değerlendirmeler yaptı. Genel Başkan Özgür Özel, tüm MYK üyelerine uyumlu çalışmalarından dolayı teşekkür etti. CHP’nin yarım asır sonra birinci parti olmasının memnuniyetinin hakim olduğu ifade edildi.

ÖNCELİKLİ GÜNDEM EKONOMİ

31 Mart’ta elde edilen seçim başarısını abartıcı söylemlerden uzak durulması gerektiği görüşünde birleşen CHP kurmayları, yeni dönemde Türkiye’nin yakıcı sorunlarının gündeme getirileceğini ifade etti. Bu kapsamda özellikle emeklilerin, gençlerin ve dezavantajlı kesimlerin sorunlarının gündemde tutulacağı bildirildi.

CHP’nin seçim başarısında emeklilerin büyük rol oynadığını vurgulayan kurmaylar, “Emeklilerin haklarına ulaşması için iktidara baskı kurmaya devam edeceğiz” dedi.

SÖYLEMLER, SOSYOLOJİK YAPIYA GÖRE BELİRLENECEK

Seçim mitinglerindeki söylemlerini, mahallelerin sosyolojik yapıları doğrultusunda belirleyen CHP, milliyetçi-muhafazakar kimlikleri ile öne çıkan illerin kazanılmasının seçimdeki en önemli başarı olduğunu değerlendirdi. Afyonkarahisar, Kütahya, Uşak, Manisa, Kilis, Adıyaman ve Kastamonu’da milliyetçi ve muhafazakar seçmenin oyunun CHP’ye kaydığı tespit edilirken “Türkiye’nin sorunlarının, belirli bir kesimin değil, iktidarın yandaşı bir avuç azınlık dışındaki herkesi etkilediğini kamuoyuna yüksek sesle anlatıp, somut örneklerle göstereceğiz” yorumu yapıldı. Özgür Özel’in miting meydanlarda kullandığı, “Türkiye ittifakı” söyleminin sahada karşılık bulduğu ifade edildi.

“ERKEN SEÇİM ÇAĞRISI ÇIKARMAK DOĞRU OLMAZ”

Seçmenin yerel yönetimler için “CHP’ye vize verdiği” görüşünün dile getirildiği MYK toplantısında, “Yerel seçim başarısından erken seçim çağrısı çıkarmak doğru olmaz” görüşü ağır bastı. CHP Lideri Özgür Özel, 4-5 Mart tarihlerinde memleketi Manisa’da olacak. Özel, “Belediyeyi kaybeden bazı AKP’li başkanlar, evrakları yok ediyor” iddiası doğrultusunda elini kentin üzerinden çekmeyecek. CHP, Manisa’da kazanılan belediyelerin AKP’den devralınması sürecinde yaşananları yakından takip edecek.

4 YIL BOYUNCA SAHADA OLUNACAK

Partinin seçim sürecinde kurumsal bir çalışma yürüttüğü; seçim güvenliği, hukuki süreç gibi konularda hiçbir sorun yaşanmadığı aktarılırken bundan sonraki süreçte kurumsallaşmanın güçlenmesi için adımlar atılacağı belirtildi. CHP’nin tüm kadrolarının 2028 seçimlerine kadar olan 4 yıllık süreçte Türkiye’nin her yerinde sahada olacakları, ‘girilmedik mezra bırakılmayacağı’ ifade edildi.

BAYRAMDAN SONRA KAPSAMLI SEÇİM DEĞERLENDİRMESİ

Toplantıda bayramdan sonra seçime dair daha geniş perspektifle değerlendirilme yapılmasına karar verildi. Seçim sonuçlarına dair tespitlerin yer aldığı kapsamlı bir raporun hazırlandığı bilgisi de verildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-myk-yerel-secim-sonrasi-ilk-toplantisini-yapti-ilk-gundem-ekonomi/feed/ 0
Buğra Kavuncu, İYİ Parti Teşkilat Başkanlığı görevinden istifa etti https://www.haber60.com.tr/bugra-kavuncu-iyi-parti-teskilat-baskanligi-gorevinden-istifa-etti/ https://www.haber60.com.tr/bugra-kavuncu-iyi-parti-teskilat-baskanligi-gorevinden-istifa-etti/#respond Wed, 03 Apr 2024 23:04:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25988 İYİ Parti’nin 31 Mart’taki yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı gösterdiği Buğra Kavuncu, İYİ Parti Teşkilat Başkanlığı görevinden istifa ettiğini açıkladı.

Yerel seçimlerde İstanbul’da yüzde 0,63 oy alan Buğra Kavuncu, X’teki sosyal medya hesabından uzun bir açıklama yayınlayarak istifa kararını kamuoyuna duyurdu.

Buğra Kavuncu’nun açıklamasının tam metni ise şu şekilde:

“31 Mart yerel seçim sonuçları gösterdi ki; büyükşehirlerde yarış genelde iki parti arasında geçmiş ve seçmen istediği adaya oy vermekten çok, istemediği parti ya da aday kazanmasın diye karşındaki en güçlü adaya yönelmiştir. Bir diğer durum ise daha önce ittifak yapılan İstanbul, İzmir, Ankara ve Adana gibi büyükşehirlerin birçoğunda parti aidiyeti neredeyse yok olmuştur. İttifak sisteminin, büyük partileri güçlendirirken oy oranı biraz daha az partileri erittiği aşikârdır. Katı bir ideolojik görüşü olmayan, makul ve hayatın gerçekleriyle yüzleşerek ona göre politika belirleyen, merkeze konumlanacak bir partinin varlığını devam ettirmesi için yerel yönetimlerde iddia ortaya koyması önemlidir. Aksi halde başka bir partinin aparatı haline gelme riskini taşımaktadır. Seçim sonuçları bunu bir kez daha tescil etmiştir.

Bilindiği üzere, partimiz genel seçimler sonrası 31 Mart yerel seçimlerine ittifaksız girme kararı almış ve tüm ülkede aday belirleme süreci başlamıştır. Bu süreçte, kamuoyuna da yansıyan bazı isimler haricinde İstanbul için adaylık talebinde bulunan olmamıştır. Parti içerisinde de bu doğrultuda bir gelişme olmayınca görev bana düşmüştür. Ben de partim için bu sorumluluğu seve seve üstlendim.

“SEÇİMLERİ BEKLEDİĞİMİZİN ÇOK ALTINDA BİR SONUÇLA TAMAMLADIĞIMIZI KABUL ETMEK ZORUNDAYIZ”

Alınan karar sonrası çalışmalarıma başladım ve daha iyi bir belediye başkanı olacağım iddiasıyla seviyeyi düşürmeden, projelerimi anlattım. Eleştirilerimi sıraladım. Hatta eleştirilerimi beğenmeyen ve yetersiz bulan da oldu, kamuoyundan dozu çok kaçırdığımı dile getiren de oldu. Kimisi boşuna çok çalışarak kendimi hırpaladığımı kimisi ise kasıtlı olarak çalışmadığımı iddia etti. Bütün bunlara rağmen, ben partimin adını en onurlu şekilde inandığım ve doğru bulduğum şekilde ayakta tutmaya çalıştım ve mücadele ettim. Ancak seçimleri beklediğimizin çok altında bir sonuçla tamamladığımızı kabul etmek zorundayız. Tüm bu şartlar altında, ben de üzerime düşen sorumluluğu yerine getirerek, gerek yapılacak olan olağanüstü kongremizin daha sağlıklı ve demokratik bir ortamda yapılabilmesi, gerekse İstanbul’da aldığımız sonuçla doğrudan ilişkili olarak, 8 aydır yürütmekte olduğum Teşkilat Başkanlığı görevimden istifa ediyorum.

“İSTİFA KARARIMI SEÇİM AKŞAMI ALDIM”

Özellikle parti içinde şahsıma yönelen bazı eleştirileri de cevaplamam gerekirse; Seçim akşamı almış olduğum istifa kararımın, Genel Başkanımızın pazartesi günü yapacağını duyurduğu açıklamanın ardından duyurulması hususunda çalışma arkadaşlarımızla görüş birliği oluştu. Bundan ötürü de bu açıklamayı bugüne bıraktığımı ifade etmeliyim. Başta İstanbul İl Başkanımız Yücel Coşkun olmak üzere, bu süreçte arkamda durma ve çalışma konusunda vicdanı rahat olan İstanbul il ve ilçe teşkilatımıza, bütün yol arkadaşlarıma ve özellikle İstanbul Gençlik Kolları Başkanımız Muhammet Akyüz nezdinde bütün gençlik kollarına teşekkürlerimi sunuyorum. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Buğra Kavuncu ve ailesi

OY KULLANDIĞI SANDIKTAN KENDİSİNE 3 OY ÇIKMIŞTI

Öte yandan İYİ Parti İstanbul Milletvekili ve Teşkilat Başkanı olarak görev yapan Buğra Kavuncu oyunu İstanbul’un Eyüp ilçesine bağlı Göktürk semtinde kullanmıştı. Eşi ve kızıyla birlikte 2254 No’lu sandıkta oy kullanan Kavuncu’ya sadece 3 oy çıkmıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bugra-kavuncu-iyi-parti-teskilat-baskanligi-gorevinden-istifa-etti/feed/ 0
Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt: Asıl amaç seçimin iptali https://www.haber60.com.tr/korfez-belediye-baskani-sener-sogut-asil-amac-secimin-iptali/ https://www.haber60.com.tr/korfez-belediye-baskani-sener-sogut-asil-amac-secimin-iptali/#respond Wed, 03 Apr 2024 22:39:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25981 Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, seçim günü ortaya atılan iddialara ilişkin, “Asıl amaç seçimin iptali herhalde. Yenilen pehlivan güreşe doymaz misali” dedi.

CHP, 2 gün önce “Oy sayımlarının yapıldığı sırada elektrik kesintilerinin yaşandığı, bazı çuvalların mühürlü olmadığı ve tutanaklardaki tutarsızlıklar” gerekçesiyle 2’si seyyar 401 sandıkta oyların yeniden sayılması için itirazda bulunmuştu. CHP Kocaeli İl Başkanlığı’nın bu itirazı, ilçe seçim kurulunca bugün reddedildi.

Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, seçimlerle ilgili ortaya atılan iddialara ilişkin AK Parti Körfez İlçe Başkanlığında basın açıklaması yaptı.

“Bin 395 oy farkı var”

Bu itirazların partilerin hakkı olduğunu ancak kamuoyunda algı ve manipülasyon oluşturulmasının vatandaşın iradesine yapılan saygısızlık olduğunu söyleyen Şener Söğüt, “En nihayetinde bu tür itirazlar yapılabilir. Bu tür itirazların kararını verecek olan merciler de bellidir. Bunlar ilçe seçim kurulları, il seçim kurulları, yüksek seçim kurullarıdır. Bu tür kurullar siyasi partilerden oluşmaktadır. İtirazları yapan partilerin de yetkilileri kurul üyesidir. Bu itirazlar buralarda sonuçlandırılır. İlçe seçim kurulundaki süreç bugün itibarıyla tamamlandı. Yapılan itirazlar reddedildi ve şuan gördüğümüz kadarıyla aynı konular il seçim kuruluna itiraz edilmiştir durumda. CHP İl Başkanı il seçim kuruluna itirazında yaptığı açıklamada, özellikle bizim de bu itirazlarına karşılık, oyların yeniden sayılmasına destek olmamızı istemiş. Benim oyların yeniden sayılması, ya da sayılmaması yönünde bir karara müdahale etmem bir kere hukuksuzluk. ‘Sayılsın’ ya da ‘Sayılmasın’ demekle karara müdahale edilmez, edilemez. Bunun kararını verecek olan yetkili kurullardır. Bu yönde bir karar çıkarsa tabii ki her birimiz saygı duyacağız. Sonuçlar ortada. Bin 395 oy farkı var. Yüzde 1,5’luk farktan bahsediyoruz. Maalesef bu tür algı, spekülasyon milleti galeyana getirmek, tahrik etmek amaçlı” dedi.

“CHP’nin sandık kurulu üyesi yok muydu?”

Başkan Söğüt, seçim günü her sandıkta partilerin kurul üyelerinin bulunduğunu hatırlatarak, “CHP’nin sandık kurulu üyesi yok muydu sandıklarda? Vardı. Bu sandık kurulu üyeleri, sandık sonuç tutanaklarını imzalayıp almadılar mı? Aldılar. Biz aldık. Bizim teşkilatlarımız tutanakları aldı, ıslak imzalı. İlçe seçim kurulunun birleştirme tutanaklarıyla karşılaştırmadılar mı? Neticede o sandık kurulu üyeleri o partini üyesi. Tüm çalışmaları gözetleyen, denetleyen, şahit olan üyeler” diye konuştu.

“Algı yapan itirazlar çok manidar”

Üyelerinin her sandığı kontrol ettiğini söyleyen Söğüt, “Biz her sandığı kontrol ettik. Sonuç rakamlarında AK Parti’nin aldığı oy 34 bin 299. Eğer tutanaklarda bu rakamlardan farklı rakam varsa bu bir maddi hatadır. Bunu ilçe seçim kurullarının görmemesi, dikkate almaması mümkün değil. AK Parti kurulduğu günden bu yana bu çalışmaların içindeyim. Bu tür maddi hatalarla ilgili yaptığımız başvurularda anında yanıt aldık çünkü bu bir maddi hatadır. Sandık tutanağında 10 yazan oy, birleştirme tutanaklarında 20 yazıyorsa bu anında düzeltilir. Her şey ortada açık ve netken, maddi hata olarak itiraz yokken, algı yapan itirazlar manidar bir durumdur” şeklinde konuştu.

“Kaybettiklerini görünce ‘Vay efendim elektrik kesildi, yeniden sayılsın’ dediler”

Seçim günü yaşanan elektrik kesintilerine de değinen Söğüt, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Evet, bizde istemezdik ama arkadaşlar elektrikler saat 23.00’da kesildi. Bu bilgiyi SEDAŞ yetkililerinden aldık. Saat 23.00’da arkadaşlarıma sorduk. Kaldı ki 3 mahallede yarım saat içinde elektrikler tekrar geldi. Buralarda arkadaşlarımız, 1-2 muhtarlık sayımı haricinde, bütün döküm ve sayım işleminin bittiğini ifade etti. Eğer bitmemiş olsaydı, eğer o ortam bu işlemlerin sağlıklı şekilde yapılacağı ortam olmasaydı kendi üyeleri de orada. CHP’nin sandık kurulu üyesi elektrik kesildiğinde oradaydı. Arkadaşlar cep telefonlarının aydınlatmalarını açarak, kalan işlemlerini tamamlamışlar. Özellikle itiraza konu hiçbir tutanak yok. Elektrik kesintisi olan sandıkların hiçbirinde itiraz yok. Polisler anında oy kullanma noktalarına gelmişler. Onların gözetiminde, denetiminde, sandık kurulu üyelerinin denetiminde yapıldı. Arkadaşlarımız, kendi imkanlarıyla aydınlattıkları bir ortamda sayım, döküm işleminin bittiği aşamada rötuş işlemleri yaparak, olayı sonuçlandırdılar. Buradan yola çıkarak ‘Oy çalındı’ demek tüm sandık kurulu üyelerine saygısızlık. Kendi kurul üyelerine de haksızlık ve saygısızlık. Siz güvenmişsiniz ve görev vermişsiniz. Sağlıklı ortam değilse, problem çıkartılacak bir durum söz konusu olacaksa müdahale ederdi. Onların da avukatları vardı. Bu işler böyle olur. Ne zaman ki sonuçlar açıklandı kaybettiklerini gördüler, ‘Vay efendim elektrik kesildi, yeniden sayılsın’ dediler. Hatta yeniden sayılsın da değil, şerh tutanaklarında ‘Yeniden seçim yapılsın’ denildi. Hedef o. İşi farklı noktaya götürmek”

“Bunun izahatı; bu işi sulandırmak, manipüle etmek”

Vatandaşların iradesine sahip çıkacaklarını vurgulayan Söğüt, “Bunun izahatı; bu işi sulandırmak, manipüle etmek, ‘Buradan yeniden seçime götürebilir miyiz?’, ‘Milletin iradesini yok sayabilir miyiz?’ demek. Bunun izahatı bu arkadaşlar. Kimse kusura bakmasın. 2-3 gündür sosyal medyada herkes bir şeyler yazıyor. Bunlar en hafifiyle bu milletin iradesine saygısızlık. Biz Körfez halkının ortaya koymuş iradeye sonuna kadar sahip çıkacağız” dedi.

“Akıl tutulmasından başka bir şey değil”

Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, “Geçersiz oylar adayların arasındaki farkın 3 katına denk geliyor” iddiasına yönelik ise şu ifadeleri kullandı:

“Biz her seçimde geçersiz oy ile karşılaşırız. Bakıyoruz 5 bin geçersiz oy var. Oran olarak yüzde 5’lere denk geliyor. Körfez’in geçersiz oy oranına bakıyorsunuz da, diğer ilçelerin geçersiz oy oranlarına, Kocaeli’nin ortalamasına, Türkiye’nin ortalamasına bakmıyor musunuz? Yüzde 4 ile 6 arasında değişen geçersiz oy oranları var. Yüzde 6 geçersiz oy oranı olan ilçelerimiz var. Yüzde 4.8 olan var. Hem de CHP’nin kazandığı belediyelerden. Ne yapacağız peki? Hadi oraya da itiraz edelim. Orası da sayılsın. Orada da yeniden seçime gidilsin. Tüm Türkiye’de yeniden seçime gidilsin o zaman. Olur mu? Bu hakikaten akıl tutulmasından başka bir şey değil”

“Yenilen pehlivan güreşe doymaz”

Demokrasiye saygı duyulması gerektiğinin altını çizen Söğüt, “Arada bin 395 oy farkı var. Asıl amaç seçimin iptali herhalde. Yenilen pehlivan güreşe doymaz misali. Neticede sizin de kazandığınız yerler var” sözlerine ekledi. – KOCAELİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/korfez-belediye-baskani-sener-sogut-asil-amac-secimin-iptali/feed/ 0
Gaziosmanpaşa’da Oy Sayımı Sırasında Kavga Çıktı https://www.haber60.com.tr/gaziosmanpasada-oy-sayimi-sirasinda-kavga-cikti/ https://www.haber60.com.tr/gaziosmanpasada-oy-sayimi-sirasinda-kavga-cikti/#respond Wed, 03 Apr 2024 22:33:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25977 Gaziosmanpaşa’da AK Parti’nin itirazının kabul edilmesinin ardından yeniden gerçekleştirilen oy sayım sırasında dışarıda bulunanlar arasında kavga çıktı. Kavga polis ekipleri tarafından büyümeden son bulurken, partililer arasındaki tansiyonun zaman zaman yükseldiği öğrenildi.

31 Mart’ta gerçekleştirilen yerel seçimlerin ardından sandık kurulu tutanakları ve kararlarına karşı belirlenen itiraz süresi dün saat 15.00 itibarıyla sona ermişti.

Yerel seçim sonuçlarına göre, CHP Belediye Başkan adayı Hakan Bahçetepe yüzde 40.45 oranında; AK Parti Belediye Başkan adayı Hasan Tahsin Usta ise yüzde 40.12 oy almıştı. CHP ile AK Parti arasında 879 oy farkı olduğu belirtilirken; AK Parti, Gaziosmanpaşa’da oyların yeniden sayılması yönünde itirazda bulundu. AK Parti’nin itirazı kabul edilerek oyların yeniden sayılmasına karar verildi.

Partililer arsında kavga çıktı

İtirazın kabul edilmesinin ardından partililer sayıma katılmak için Gaziosmanpaşa Belediyesi Yüzme Havuzu ve Spor Kompleksi’nin önünde toplandı. Saat 10.00’da başlaması planlanan yeniden oy sayımı saat 11.00’de gerçekleştirilirken, dışarıda bekleyenler arasında önce tartışma ardından kavga çıktı. Kavgayı araya giren polis ekipleri büyümeden engelledi. Çevik Kuvvet ekipleri kavganın ardından dışarıda güvenlik önlemlerini artırdı. Öte yandan kurulun önünde zaman zaman tansiyonun yükseldiği öğrenildi.

“İtiraz hakkımızı kullandık”

AK Parti İstanbul Milletvekili Av. Adem Yıldırım ise basın mensuplarına yaptığı açıklama itiraz hakkını kullandıklarını belirterek, “AK Parti olarak hem birinci, hem ikinci hem de üçüncü seçim kuruluna itirazlarımızı yaptık. İtirazlarımız kabul oldu. Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımız bu kararlara karşı il seçim kuruluna itiraz ettiler. İl seçim kurulu da Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu itirazını reddetti. Bu karar uygulanmak zorundadır. 2019’da tartışmalı bir seçim gerçekleştirilmişti. YSK o zaman Cumhuriyet Halk Partisi’nin yapmış olduğu itiraz üzerine şöyle bir karar verdi. YSK’ya yapılan itiraz beklenmeksizin İl Seçim Kurulu kararları uygulanır diye bir karar verdi. Aslında CHP’li arkadaşlarımız YSK’nın kendileri için o dönemde verdiği kararı şimdi uygulanmasını istemiyorlar. Saat 13.30 oldu. 1. ve 2. seçim kurulu hala oy sayımına başlamadı. Saat 10.00’da başlaması gerekiyor. Bu itiraz bir haktır. Bizim için ve CHP için bir haktır. Burada az bir oy farkıyla bir seçim neticelenmiştir. Vatandaşımızın milletimizin iradesi buraya yansımıştır. Tüm oyların hepsi buradır. 8 binin üzerinde geçersiz oy vardır. 800 civarında da oy farkı vardır. Seçmenin yaklaşık yüzde 10’na yakın geçersiz oy olunca bu itiraz değerlendirilir. Zaten oylar burada. Her partiden yetkili arkadaşlarımız burada. Birbirimize saygılı olacağız. Türkiye çok güzel bir seçim gerçekleştirmiştir. Seçimi AK Parti kazandığı dönemde Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımız ya trafoya kedi sokuyordu ya lamba patlıyordu. Bir takım bahanelerle insanların iradesini kabul etmeme adına bir yaklaşım sergiliyordu. Çok olgun bir seçim gerçekleştirildi. Milletimiz iradesini belirtti. CHP’li arkadaşlarımız bir çok bölgede belediye başkanlıklarını aldı. Biz milletimizin iradesini büyük bir olgunlukla karşıladık. Burada itiraz hakkımızı kullandık. Bu milletin iradesini kabul etmediğimiz anlamına gelmez. Biz oylar yeniden sayılsın istiyoruz” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/gaziosmanpasada-oy-sayimi-sirasinda-kavga-cikti/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Seçim sonuçlarının sorumluluğundan kaçınamazsınız https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-secim-sonuclarinin-sorumlulugundan-kacinamazsiniz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-secim-sonuclarinin-sorumlulugundan-kacinamazsiniz/#respond Wed, 03 Apr 2024 02:18:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25885 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hiç kimsenin 31 Mart seçim sonuçlarının sorumluluğundan kaçamayacağını belirterek, nerede eksik, hata, kasıt ya da ihanet varsa üzerine gitmenin boyunlarının borcu olduğunu kaydetti.

AK Parti Merkez Yürütme Kurulu toplantısında seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Alınan bilgilere göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart seçiminde bariz bir oy kaybının söz konusu olduğunu, AK Parti olarak 21 yıldır kendilerini destekleyen seçmeni bu kez sandığa götüremedikleri değerlendirmesini yaptı ve bunun nedenlerini analiz etti. Toplantıda Erdoğan’ın mevcut durumda hem genel merkez, hem teşkilat, hem de adayların payı bulunduğunu ortaya koyduğu, aday belirleme sürecinden seçimin sonuçlanmasına kadar yaşananların uzun uzun değerlendirileceğini özellikle vurguladığı öğrenildi.

Kaynaklara göre, Cumhurbaşkanı’nın yaptığı değerlendirmede hayat pahalılığı, Covit-19 salgını ve Ukrayna- Rusya Savaşı süreçleri ile başlayan ve artış gösteren enflasyon baskısı ve sonuçlarının 31 Mart’ta derinden hissedildiğini, önleyici tedbirlerin yeterli olamadığını, tüm illerde serzenişlerini dinlediği emekliler başta olmak üzere toplumun birçok kesiminin refah kaybına uğradığını, süreç içinde emeklilerin sıkıntılarını hafifletme çalışmalarının da istenilen noktaya ulaşmadığını belirttiği ifade edildi.

MYK’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vatandaşlardan gelen şikayetleri gündeme getirdiği, parti yönetimi, il, ilçe, belde teşkilatları, belediye başkanları, milletvekilleri ve bürokraside görülmeye başlanan olumsuz tutumlardan kurtulmanın ve onunla mücadele edilmesinin öneminin altını çizdiği de alınan bilgiler arasında yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, milletin bağrından çıkan AK Parti’nin vatandaşla arasına duvar öremeyeceğini, bunun en büyük düşman olduğunu, hangi konumda olursa olsun millete karşı olumsuz tutumlarda bulunanların hesap verme sorumluluğundan kaçamayacağını net bir biçimde belirttiği de ifade ediliyor.

AK Parti yönetimi, Cumhur İttifakı partilerinin rekabet ettiği ve bu nedenle CHP’nin kazandığı Amasya, Kütahya, Kırıkkale gibi illerin durumunun da ayrıca değerlendirilecek.

Parti kaynaklarına göre toplantıda özeleştiri yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 yıldır AK Parti’nin arkasında duran milletin bu kez kendilerini neden ikinci parti yaptığının çok iyi analiz edilmesi gerektiği görüşünde. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortada oy kaybının yanında, kan ve ruh kaybı bulunduğunu düşünüyor.

Acizler ve gafillerin yaptığı gibi bu tablonun suçunun millete atılamayacağını belirten Erdoğan’ın, AK Parti’nin hatayı millette aramak gibi bir geleneğinin asla olmadığını ve olamayacağını belirttiği öğrenildi.

Kaynaklara göre toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisi dahil AK Parti yönetiminde yer alan kimsenin 31 Mart seçim sonuçlarının sorumluluğundan kaçamayacağını, oy kayıplarının tek bir soruna ve tek bir başlığa indirilemeyeceğini, bunun kolaycılık olacağını ve nerede eksik, hata, kasıt ya da ihanet varsa üzerine gitmenin boyunlarının borcu olduğunu belirtti.

Erdoğan’a göre milletin verdiği mesaj net

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güneşi gören buz gibi erimemek, eleştirdikleri partilere benzememek ve daha ağır bedeller ödememek için AK Parti hatalarını görüp kendini toparlamak, milletle gönül köprülerini yeniden güçlendirmek zorunda olduğunu belirttiği öğrenildi. Cumhurbaşkanı’nın ayrıca 22 yıllık zorlu mücadelenin heder edilmesine izin verilemeyeceğini söylediği de öğrenildi. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-secim-sonuclarinin-sorumlulugundan-kacinamazsiniz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti MYK’da yerel seçimdeki oy kaybını değerlendirdi https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ak-parti-mykda-yerel-secimdeki-oy-kaybini-degerlendirdi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ak-parti-mykda-yerel-secimdeki-oy-kaybini-degerlendirdi/#respond Wed, 03 Apr 2024 02:01:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25877 AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında, parti genel merkezinde düzenlenen toplantı 4 saat sürdü. Toplantıda yerel seçimdeki oy kaybını değerlendiren Erdoğan, “Ya hatalarımızı görerek kendimizi toparlarız ya da güneşi gören buz misali erimeye devam ederiz.” dedi.

MYK’da konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerel seçimdeki tabloya değinerek, AK Parti olarak oy oranlarının yüzde 44,3’ten yüzde 35,5’e, Cumhur İttifakı olarak ise yüzde 51,6’dan yüzde 40,5’e gerilediğine dikkati çekti. Partinin ciddi bir oy kaybı yaşadığını vurgulayan Erdoğan, bunun temel sebebinin ise 10 ay önce AK Parti’ye oy veren seçmenlerin bu sefer sandığa gitmemesi olduğuna işaret etti. Erdoğan, 2024 seçimlerinin katılım oranının, 2019 seçimlerine kıyasla 6 puan geriye gittiğini, bu 6 puanlık düşüşün ezici çoğunluğunu AK Parti seçmeninin oluşturduğunu söyledi.

31 Mart’ta yapılan seçimlerde AK Parti’ye gönül verenlerin sandığına gitmemesinde hem teşkilattan hem genel merkezden hem de adaylardan kaynaklandığının vurgusunu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, aday belirleme süreci de dâhil bunların üzerinde uzun uzun durulması gerektiğini, bu konuda gereken her türlü adımın atılacağının altını çizdi.

“EMEKLİLERİMİZİN SERZENİŞLERİNİ İL ZİYARETLERİMİZDE GÖRÜYORDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin sandığa küsmesine neden olan diğer faktörleri ise; hayat pahalılığı, Kovid-19 salgınıyla başlayan, Rusya-Ukrayna savaşıyla daha da derinleşen enflasyon baskısı olarak sıraladı. Erdoğan, kurmaylarına verdiği mesajda, emeklilerin yüksek enflasyon sebebiyle en fazla refah kaybına uğrayan toplum kesimi olduğunu belirterek, “Emeklilerimizin serzenişlerini il ziyaretlerimizde zaten görüyorduk. Gerek tek seferlik 5 bin lira ödenmesi, gerek yüzde 50’yi bulan maaş zamları, gerekse diğer adımlarla, bütçe disiplinini bozmadan, üzerimizdeki bu baskıyı hafifletmeye çalıştık; ama muvaffak olmadık.” tespitinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze krizi gibi elimizden gelen her şeyi yaptığımız ve bedel ödediğimiz bir meselede dahi siyasi saldırıları savuşturmayı, kimi çevreleri ikna etmeyi maalesef başaramadık. Bunlarla ilgili değerlendirmelerimizi de artısı-eksisiyle mutlaka yapacağız.” dedi.

KİBİR HASTALIĞINA DİKKAT ÇEKTİ

Toplantıda “kibir hastalığı”na da dikkati çeken Erdoğan, “Buradan başlayarak; il, ilçe, belde teşkilatlarına, belediye başkanlarımıza, milletvekillerimize, hatta bürokrasiye uzanan bir sıkıntıyla karşı karşıyayız. Oysa milletin sinesinden doğmuş bir siyasi partinin en büyük düşmanı vatandaşla arasına duvarlar örmesidir. Hangi konumda olursa olsun bu partide hiç kimsenin ‘layüsel’ olmadığını milletimize göstereceğiz. Elbette bu özeleştiri sürecinde hem ittifak olarak girip kaybettiğimiz, hem de Amasya, Kütahya, Kırıkkale gibi iki parti ayrı ayrı girerek özellikle CHP’ye kazandırdığımız il ve ilçelerin durumunu da masaya yatıracağız.” vurgusu yaptı.

“MİLLETİMİZİN, BİZİ CHP’NİN ARKASINA NİÇİN İTTİĞİNİ ÇOK İYİ ANALİZ ETMELİYİZ”

“Kurulduktan yalnızca 15 ay sonra bizi iktidara layık gören, henüz 10 ay önceki seçimlerde partimizi açık ara birinci yapan, şimdiye kadar girdiğimiz tüm seçimlerde daima yanımızda duran, velhasıl son 22 yılda tam 17 kez sandıkları bizim için patlatan milletimizin, 31 Mart’ta bizi CHP’nin arkasına niçin ittiğini çok iyi analiz etmeliyiz.” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortada sadece bir oy kaybı değil, kan ve ruh kaybı olduğunu da söyledi.

“ÖNCE KENDİMİZİ HESABA ÇEKECEĞİZ”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun suçunu millete atmanın ancak acizlerin ve gafillerin yöntemi olabileceğine vurgu yaparak, “Hatayı, kusuru, yanlışı millette aramak, bizim geleneğimizde asla yoktur. Biz siyasi hayatımızın hiçbir döneminde böyle bir yola başvurmadık, şimdi de başvurmayacağız. Açık söylüyorum, şahsım dâhil bu masanın etrafında oturan hiçbir arkadaşım, 31 Mart seçim sonuçlarının sorumluluğundan kaçamaz. Başkalarını hesaba çekmeden önce kendimizi hesaba çekeceğiz. İğneyi kendinize çuvaldızı başkasına batırmanızı istiyorum.” ifadelerini kullandı.

HATAY’I BAŞARI ÖRNEĞİ OLARAK KURMAYLARINA GÖSTERDİ

Şehirlerde yaşadıkları oy kaybının tek bir nedene ve başlığa indirgemenin “kolaycılık” olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’ı bir başarı örneği olarak kurmaylarına gösterdi. “Nerede bir eksik, hata, kasıt veya ihanet varsa, üzerine gitmek boynumuzun borcudur. Diğer türlü, Allah korusun, daha büyük felaketlerin, daha sarsıcı kayıpların yaşanmasına mani olamayız.” açıklamasında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin verdiği mesajın gayet net olduğunu dile getirdi.

“YA HATALARIMIZI GÖREREK KENDİMİZİ TOPARLARIZ YA DA GÜNEŞİ GÖREN BUZ MİSALİ ERİMEYE DEVAM EDERİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan son olarak, “Ya hatalarımızı görerek kendimizi toparlarız ya da güneşi gören buz misali erimeye devam ederiz. Ya başından sonuna kadar işimizi dört dörtlük yaparız ya da çok daha ağır bedeller ödemekten kurtulamayız. Ya milletimizle olan gönül köprülerimizi yeniden güçlendiririz ya da eleştirdiğimiz partilere benzemekten kendimizi alıkoyamayız. Kim olursa olsun hiç kimsenin 22 yıllık birikimi, 22 senelik zorlu bir mücadeleyi heba ve heder etmesine izin veremeyiz, buna müsaade etmeyeceğiz.” mesajıyla konuşmasını sonlandırdı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ak-parti-mykda-yerel-secimdeki-oy-kaybini-degerlendirdi/feed/ 0
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici: ‘Yerel seçimlere oy hesabıyla girmedik’ https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-yerel-secimlere-oy-hesabiyla-girmedik/ https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-yerel-secimlere-oy-hesabiyla-girmedik/#respond Wed, 03 Apr 2024 01:24:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25853 Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Biz bu yerel seçimlere oy hesabıyla girmedik. Yoksa her yerde aday çıkarırdık ve maksimum oyumuzu almaya çalışırdık. Fakat biz bir yerel seçim olduğu bilinciyle ve özellikle de Cumhur İttifakı’nın bir bileşeni olduğumuz için, Cumhur İttifakı’na da kaybettirmeme adına sadece 370 yerde aday gösterdik.” dedi.

Parti binasında, AA muhabirine açıklamada bulunan Destici, İstanbul Gayrettepe’deki bir binada çıkan yangında hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.

Seçim sonuçlarının ülkeye, millete, devlete ve terörle arasına mesafe koyan siyasi parti ile adaylara hayırlı olmasını niyaz ettiğini belirten Destici, yarın Ankara’da başkanlık divanı toplantısı yaparak seçim sonuçlarını değerlendireceklerini söyledi.

Parti olarak Cumhur İttifakı hassasiyetlerinden dolayı büyükşehirler başta olmak üzere pek çok il ve ilçede aday göstermediklerini hatırlatan Destici, “Buna ilaveten yine Doğu ve Güneydoğu’da özellikle PKK’nın siyasi uzantısı partinin kazanma ihtimali olan yerlerde de yine terörle mücadeledeki hassasiyetimizle aday göstermedik.” ifadesini kullandı.

Destici, 1400 seçim çevresinin 370’inde aday gösterdiklerini dile getirerek, Sivas ile 17 ilçe ve 9 belde belediyesini kazandıklarını anımsattı.

Bazı yerlerde itiraz süreçlerinin devam ettiğini söyleyen Destici, itirazların partisinin lehine sonuçlanmasını ümit ettiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Biz bu yerel seçimlere oy hesabıyla girmedik. Yoksa her yerde aday çıkarırdık ve maksimum oyumuzu almaya çalışırdık. Fakat biz bir yerel seçim olduğu bilinciyle ve özellikle de Cumhur İttifakı’nın bir bileşeni olduğumuz için Cumhur İttifakı’na da kaybettirmemek adına sadece 370 yerde aday gösterdik. Sonuçların, Büyük Birlik Partisi açısından değerlendirilirken bu şekilde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.”

“DEM Parti açıktan PKK’nın siyasi partisi”

Terörle mücadelenin topyekun şekilde yapılması gerektiğini belirten Destici, “DEM Parti açıktan PKK’nın siyasi partisi. Zaten bunu gizlemiyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

DEM Parti’nin İstanbul başta olmak üzere birçok büyükşehirde CHP ile işbirliği yaptığını öne süren Destici, seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun aldığı oyların bir kısmının DEM Parti, TİP ve İYİ Parti’nin oyları olduğunu dile getirdi.

Van’da istenmeyen hadiselerin yaşandığını aktaran Destici, “DEM Parti’nin, PKK’nın siyasi uzantısının, belediye başkan adayı gösterdiği kişi kim? Açıkça vatan haini. Açıkça PKK terör örgütünün sözcülüğünü, savunuculuğunu yapmış birisi. Tırnak içinde daha önce ne demişti bu şahıs? ‘PKK istese sizi tükürüğüyle boğar’ diyecek kadar alçaklaşmıştı. Devlete, millete meydan okumuştu. Şimdi bunu bile bile DEM Parti, Kandil’in talimatıyla aday yaptı.” diye konuştu.

Yüksek Seçim Kurulunun, DEM Parti’nin Van Büyükşehir Belediye Başkan adayına ilişkin yaptığı incelemelerde, memnu hakların iadesini alamadığı için adaylığının geçerli olmadığını kendisine bildirdiklerini ifade eden Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunu bildirmiş olmalarına rağmen şu anda vatandaşlarımızı sokağa çağırıyorlar. Vatandaşlarımız buna uymayacaktır. Terör örgütünün partisinin sempatizanlarını çağırıyorlar. Geçmişte bu hadiselerin benzerini Türkiye yaşadı. 6-7 Ekim olaylarını, Diyarbakır’da yaşananları hiç kimse unutmasın. 40’a yakın insanımızı kaybettik. 2’si polis. Yasin Börü’yü kimse unutmasın. Şimdi benzer hadiseler yaşanırsa yine bunun altında kalırlar. Bu çağrıyı yapanlar, bunun bedelini öderler. Bu çağrıya uyanlar da kendi nasiplerini alırlar.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-yerel-secimlere-oy-hesabiyla-girmedik/feed/ 0
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç: Bugün erken seçimi konuşmak için çok erken https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskan-yardimcisi-suat-kilic-bugun-erken-secimi-konusmak-icin-cok-erken/ https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskan-yardimcisi-suat-kilic-bugun-erken-secimi-konusmak-icin-cok-erken/#respond Wed, 03 Apr 2024 01:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25843 Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, “Bugün erken seçimi konuşmak için çok erken. Türkiye’nin bugün erken bir seçime götürülmesini telaffuz etmenin Türkiye’ye bir faydası yok” dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç partisinin Merkez Yürütme Kurulu toplantısı sonrasında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Kılıç’ın gündeminde yerel seçimler ve erken seçim konusu vardı.

“Tüm kamu görevlilerinin yanındayız”

Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kılıç, MYK’nın 31 Mart Seçim sonuçlarını ele aldığını bildirerek, “Merkez Yürütme Kurulumuz 31 Mart Yerel Seçim sonuçlarını ele almış, kapsamlı değerlendirmelerini yapmış ve ileriye dönük olarak yol haritasını çıkarmıştır. Her şeyden evvel Yozgat ve Şanlıurfa illerimiz başta olmak üzere sandık sonuçlarına itiraz edilen, tartışmaların yaşandığı illerimiz var. Bitlis bu illerimizden, Van da keza. Bu illerimizde yeniden yapılıyor. Sayım çalışmalarının tekrardan yapıldığı illerde tüm kamu görevlilerinin yanındayız, sadece sandık görevlilerimizin değil adaylarımızın ya da partilerimizin değil tüm kamu görevlilerimizin yanındayız. Bütün illerimizde sandıklar tekrardan sayılmalı, hukuka uyulmalı, vatandaşın özgür iradesinin yansımasına herkes ahlaki bir görev olarak sahip çıkmalıdır” ifadelerini kullandı.

Kılıç konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yeniden Refah Partimiz, 31 Mart seçimlerinde biri il belediyesi, biri büyükşehir belediyesi olmak üzere toplam 66 belediyeyi kazanmış bulunmaktadır. Yeniden Refah Partisi’nin girmiş olduğu ilk yerel seçimden bir büyükşehir, bir il ve toplamda 66 belediye kazanarak çıkmış olması büyük bir kazanımdır, büyük bir başarıdır. Emeği olan bütün adaylarımızı, teşkilatlarımızı, görevlilerimizi kutluyor ve tebrik. Başarılarının daim olmasını diliyoruz. Bu kazanılan belediyelerde yeni bir dönem başlamıştır; Yeniden Refah Belediyeciliği başlamıştır. Kamuoyunun kendilerinden beklediklerini vermek için canla başla çalışacaklarından en ufak bir kuşkumuz yoktur.”

“Yeniden Refah Partisi, olası bir seçimde bugün itibarıyla baraj problemini tek başına geride bırakmış bulunmaktadır”

Yeniden Refah Partisi’nin girmiş olduğu ilk yerel seçimden Türkiye’nin en çok oy alan üçüncü partisi olarak çıktığını hatırlatan Kılıç, “Kuruluşumuzun beşinci yılında girmiş olduğumuz ilk yerel seçimde yüzde 6,98 oy oranıyla üçüncü sırada çıkmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu sonuçla Yeniden Refah Partisi, olası bir seçimde bugün itibarıyla baraj problemini tek başına geride bırakmış bulunmaktadır ve sadece yüzde 7 oy oranına ulaşmakla kalınmıştır; aynı zamanda seçim sürecinin zor koşulları da toptan aşılmıştır” açıklamasında bulundu.

Kılıç ayrıca seçimlerde medya desteğinin de bulunmadığına dikkati çekti. Katı bir televizyon ambargosu ile karşı karşıya kaldıklarını belirten Kılıç, seçim süreci boyunca hazineden siyasi partilere verilen yardımlardan da yararlanmadıklarını dile getirdi.

Basın açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıç, “Seçim daha dün bitti, bugün erken seçimi konuşmak için çok erken ama şunu ifade edebilirim. 50 gündür sahadayım, Genel Başkanımız da sahada. Partimizin başarısı ülkemizin Refah Belediyeciliği buluşması için Genel Başkanımız gerçekten sıra dışı bir ortaya koydu. Parti teşkilatı ve MYK üyelerimiz olarak uçağımız yok, helikopterimiz yok ama gösterdiği performansa, gittiği il sayısına ve ulaştığı ilçelere, yaptığı mitinglere bakıldığı zaman sanki uçak ve helikopterlerimiz varmış gibi sıra dışı bir performans ortaya koydu” diye konuştu.

“Bu şartlarda Türkiye’nin gündemi erken seçim değil ekonomi olmalıdır”

Türkiye’nin 2023 yılının başından bu yana sürekli olarak seçim gündemi içerisinde olduğunu hatırlatan Kılıç, “Sokağın beklediği bu andan itibaren ekonomideki kronik sorunların çözülmesidir. Sokak yeni ve erken bir seçim düşüncesinde, talebinde değildir. Türkiye’nin bugün erken bir seçime götürülmesini telaffuz etmenin Türkiye’ye bir faydası yok, siyasete bir faydası yok, toplumsal kesimlere bir faydası yok, mağdur inşalara bir faydası yok. Faydasız bir seçime gitmek anlamlı değil. Ama şunu hükümete bir çağrı olarak iletiyoruz; geçen yıl seçimle geçti, bu yıl da bugüne kadar seçimle geçti. Bugünden sonra artık ekonomiye odaklanmak zorundasınız. Ciddi bir enflasyon problemi var; ciddi bir faiz problemi var, ödemeler konusunda ciddi problemler var. Mutfak enflasyonu piyasada görülenin çok üzerinde. İnsanlar, emekliler, asgari ücretli geçinemiyorum diyor. Erken seçimle meşgul olmak doğru olan değildir. Olması gereken ekonomiye odaklanmaktır, bu şartlarda Türkiye’nin gündemi erken seçim değil ekonomi olmalıdır. Seçimin üzerinden bir yıl bile geçmedi; hükümetin 4 yıl gibi bir görev süresi var. Bu sürenin bir anını bile boşa harcamadan sorunların çözümüne odaklanmaları lazım” açıklamasında bulundu. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskan-yardimcisi-suat-kilic-bugun-erken-secimi-konusmak-icin-cok-erken/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik: 31 Mart seçimleri bir dönüm noktası olacak https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-31-mart-secimleri-bir-donum-noktasi-olacak/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-31-mart-secimleri-bir-donum-noktasi-olacak/#respond Wed, 03 Apr 2024 00:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25833 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “31 Mart seçimlerinin partimize dönük olarak mesajlarını en net, en derinlemesine bir şekilde okuyacağımızı, ele alacağımızı ifade ediyoruz. Her seçim olduğu gibi 31 Mart önümüzdeki dönemde izleyeceğimiz yol ve üreteceğimiz siyasetler açısından bir dönüm noktası olacaktır.” dedi.

Çelik, parti genel merkezinde toplanan AK Parti Merkez Yürütme Kuruluna (MYK) ilişkin gazetecilere açıklama yaptı.

Beşiktaş’ta eğlence merkezinde çıkan yangın nedeniyle son derece üzgün olduklarını ifade eden Çelik, olayın hem Adalet hem İçişleri Bakanlıkları tarafından takip edildiğini aktardı.

Olayla ilgili tüm ihtimal ve ihbarların değerlendirildiğini söyleyen Çelik, “İnşallah daha fazla can kaybı olmasın diye ümit ediyoruz. İlk başta bir sayı açıklanmıştı ama binanın içinde olanlar olduğu için maalesef can kaybı sayısı arttı. Hepsine Allah’tan rahmet diliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Dönüm noktası olacak”

31 Mart seçimlerden sonraki ilk MYK’nin seçimleri değerlendirmek üzere tek gündemle toplandığını aktaran Çelik, “Seçimler demokrasi tarihimize yakışan bir olgunlukla, demokrasi geleneğimize yakışan bir çerçeve içerisinde geçmiştir.” dedi.

Seçimler için emek veren görevlilere ve partililere teşekkür eden Çelik, seçimlerin bir kez daha Türk demokrasisinin gücünü göstermesi bakımından önemli olduğunun altını çizdi.

Cumhur İttifakı teşkilatlarının büyük bir işbirliği içinde çalıştığını belirten Çelik, seçilen tüm adayları tebrik etti.

Seçimlerin demokrasi şöleni olduğunu söyleyen Çelik, şöyle devam etti:

“Her seçimin demokrasimizi kökleştiren, kurumsallaştıran bir yanı da vardır. Bütün bu kökleştirme ve kurumsallaştırma neticesinde demokrasimiz bu seçimler vasıtasıyla güç kazanmıştır. Demokrasimiz bir kere daha kökleşmiştir ve sonuç olarak kazanan demokrasinin gerçek sahibi olan milletimiz ve vatandaşlarımız olmuştur. Siyasetin sicil amiri vatandaşlarımızdır. Vatandaşlarımız, siyaset kurumuna dönük takdir ve uyarılarını sandık yoluyla gerçekleştirirler. Vatandaşlarımızın sandık yoluyla verdiği bu mesajlar, takdir ve uyarılarını bu şekilde gerçekleştirmeleri Türkiye’nin, Türkiye Yüzyılı’na ilerlerken şimdiye kadar olduğu gibi en büyük gücü olmaya devam edecektir. 31 Mart seçimlerinin partimize dönük olarak mesajlarını en net, en derinlemesine bir şekilde okuyacağımızı, ele alacağımızı ifade ediyoruz. Her seçim olduğu gibi 31 Mart önümüzdeki dönemde izleyeceğimiz yol ve üreteceğimiz siyasetler açısından bir dönüm noktası olacaktır.”

“Derinlemesine ele alacağız”

Şimdiye kadar 18 kez seçimlerde milletin huzuruna çıktıklarını ifade eden Çelik, “Bu seçimde yüksek teveccüh gösterilen yerlerde daha iyisini yapmak için, bu teveccühe layık olmak için elimizden gelen gayreti çok güçlü bir şekilde göstereceğiz. Arzu ettiğimiz sonuçlara ulaşamadığımız yerler var, bu yerlerle ilgili olarak da verilen mesajı, sonucun niçin böyle olduğunu, milletimizin değerlendirmesinin neden böyle gerçekleştiğini bütün boyutlarıyla derinlemesine ele alacağız.” dedi.

Milletin var ettiği bir parti olduklarını aktaran Çelik, sadece yönetime gelirken milletin sesini dinleyip yönetime geldikten sonra başka seslere kulak açmadıklarını, milletin sesini hep dinlediklerini vurguladı.

“Uygun siyasetler üretmeye devam edeceğiz”

Çelik, takdir gören doğruları artırmak için değerlendirmeler yapacaklarını belirterek, şöyle konuştu:

“Milletimiz, arzu ettiğimiz sonuçlara ulaşamadığımız yerlerde uyarılarda bulunmuştur, eleştirileri vardır, itirazları vardır, bunların hepsi başımızın gözümüzün üzerindedir. Bu mesajı bütün boyutlarıyla almak ve değerlendirmek bizim boynumuzun borcudur, demokratik anlayışımızın gereğidir, milletin mesajını almak siyasi namusun bir gereğidir. Bu mesajı doğru şekilde almak, milletimizin itirazlarını, uyarılarını yerli yerince değerlendirmek için gayretimizi sürdürüyoruz. AK Parti kurulları sorumluluğunu yerine getirecek, tüm mesajları alınacağı bir şekilde, buna uygun siyasetler üretmeye devam edecektir.”

AK Parti’nin sahibinin millet olduğunu dile getiren Çelik, milletin verdiği mesajın kendileri için yol haritası olduğunu bildirdi.

Milletin verdiği mesajın sandık sandık değerlendirildiğini vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:

“Esas olan sokağın sesini en doğru şekilde dinlemektir. Vatandaşımız irade gösterdiği zaman buna teslim oluruz, bunu büyük bir hürmetle karşılarız, buna dönük olarak itirazımız ve eleştirimiz olamaz. İtiraz hakkı, eleştiri hakkı, uyarı hakkı millete aittir. Bunu dinlemesi gereken kurum da siyaset kurumudur, siyasi partilerdir. Milletimizin ortaya koyduğu gerileme ifade eden sonuçları ciddi bir şekilde ele alacağımızdan, siyaseti önümüzdeki dönemde milletimizin taleplerine, vatandaşımızın uyarlarına göre yapılandıracağımızdan hiç kimsenin bir kuşkusu olmasın.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-31-mart-secimleri-bir-donum-noktasi-olacak/feed/ 0
AK Parti MYK Toplantısı: Seçim sonuçları değerlendirildi https://www.haber60.com.tr/ak-parti-myk-toplantisi-secim-sonuclari-degerlendirildi/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-myk-toplantisi-secim-sonuclari-degerlendirildi/#respond Wed, 03 Apr 2024 00:30:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25824 AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, seçim sonrası partisinin ilk MYK toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı. Seçim sonuçlarına ilişkin Çelik, “Vatandaşlarımız uyarılarını sandık yolu ile vermiştir. 31 Mart seçimlerinin partimize dönük mesajları okuyacağız. 31 Mart seçimleri de önümüzde izleyeceğimiz siyaset açısından dönüm noktası” dedi. Erken seçim tartışmaları hakkında da konuşan Çelik, “Türkiye seçim sürecini tamamladı. 4.5 yıldan fazla önümüzde seçim yok. Bu çağrıların mantığı yok. Genel seçim gerçekleşti. Cumhurbaşkanımız 5 yıllık yetki sahibidir. Bu seçim yerel seçimdir” dedi.

31 Mart Yerel Seçimleri’nde istediği sonucu alamayan AK Parti’de ilkMerkez Yürütme Kurulu (MYK) bugün toplandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan toplantıda seçim sonuçları değerlendirildi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, toplantı sonrası kameralar karşısına geçerek açıklamalarda bulundu.

Çelik’in açıklamalarından satır başları:

“Seçimlerden sonraki ilk toplantımızı gerçekleştiriyoruz. Tek gündemli olarak toplandık. Seçim sürecinin değerlendirmesi. Seçim demokrasimize yakışan çerçeve içerisinde geçti. Herkesin çok büyük katkısı var. En önemli teşekkür vatandaşlarımızadır. Bu süreçte çok emek verenler var. Her bir teşkilat mensubumuza teşekkür ediyoruz. Cumhur ittifakı teşkilatları iyi bir iş birliği içinde yan yana çalıştı. Önemli bir seçim sürecini bu şekilde tamamlamış olduk. Seçilen herkesi tebrik ediyoruz, görevlerinde başarılar diliyoruz.

“VATANDAŞIMIZ UYARILARINI SANDIK YOLU İLE VERDİ”

Türkiye’yi yöneten unsur demokrasidir, sandıktır. Demokrasimiz bir kere daha güç kazanıp kökleşmiştir. Kazanan milletimiz olmuştur. Siyasetin sicil amiri vatandaşlarımızdır. Vatandaşlarımız uyarılarını sandık yolu ile vermiştir. 31 Mart seçimlerinin partimize dönük mesajları okuyacağız. 31 Mart seçimleri de önümüzde izleyeceğimiz siyaset açısından dönüm noktası. 18 kez milletin huzuruna çıktık. Gösterilen teveccühlere şükranlarımızı arz ediyoruz. Bu teveccühe layık olmak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Arzu etmediğimiz sonucun çıktığı yerler var. Bütün boyutları ile ele alacağız. AK Parti ve Cumhur ittifakı olarak sadece milletin sesini dinleyen siyasi anlayışa sahibiz. Milletimiz uyarılarda bulunmuştur, eleştirileri vardır. Bu mesajı bütün boyutları ile ele almak değerlendirmek boynumuzun borcudur. Milletimizin uyarısını değerlendirmek için gayretimizi sürdürüyoruz. Milletin verdiği mesaj yol haritamız.

“MİLLETİMİZİN ORTAYA KOYDUĞU TABLOYU DEĞERLENDİRECEĞİZ”

Bize not verecek yegane merciinin vatandaş olduğunu bilerek bu çalışmaları sürdürürüz. İtiraz ve eleştiri hakkı millete aittir, dinlemesi gereken kurum siyaset kurumudur. Milletimizin ortaya koyduğu tabloyu ele alacağız. Kuşkusuz milletin sandık yolu ile verdiği mesaj hürmetle karşıladığımız bir tutumdur. Tüm kılcal damarlarına kadar değerlendirilecektir. Demokrasimizi korumaya, sandığa güç vermeye verdiğimiz önemi bundan sonra da gerçekleştireceğiz. Mesajlar doğru şekilde değerlendirilecek.

“4.5 YILDAN FAZLA ÖNÜMÜZDE SEÇİM YOK”

Milletin desteğine de eleştirisine de müteşekkiriz. Genel ve yerel seçim tamamlandı ve Türkiye seçim sürecini tamamladı. 4.5 yıldan fazla önümüzde seçim yok. Bu süreyi değerlendirmek için gayret göstereceğiz. Türkiye’nin daha iyi noktalara gelmesi için etkili siyasete devam edeceğiz. Sistemde aksayan yerlerin düzeltilmesi için reformlar yapılacak. Bölgesel ve küresel gelişmeleri yakından takip ediyoruz. İç ve dış politikada daha güçlü adımlar atacağız. Yeni anayasa gelecek nesillere borcumuzdur. Terörle mücadele meselesi asli gündem olacak. Demokrasimizin vazgeçilmez unsuru olan seçimler neticesinde, hangi partiden olursa olsun seçilen herkesi tebrik ediyor, görevlerinde başarılar diliyoruz.

ERKEN SEÇİM TARTIŞMALARI

Bu çağrıların mantığı yok. Genel seçim gerçekleşti. Cumhurbaşkanımız 5 yıllık yetki sahibidir. Bu seçim yerel seçimdir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-myk-toplantisi-secim-sonuclari-degerlendirildi/feed/ 0
Edirne’de CHP 6 ilçe belediyesini kazandı https://www.haber60.com.tr/edirnede-chp-6-ilce-belediyesini-kazandi/ https://www.haber60.com.tr/edirnede-chp-6-ilce-belediyesini-kazandi/#respond Tue, 02 Apr 2024 00:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25716 Edirne’de kesin olmayan sonuçlara göre CHP merkez dahil 6 ilçe belediyesini kazanırken, AK Parti 2, İYİ Parti ise 1 ilçe belediyesini aldı.

Edirne’de Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde kesin olmayan sonuçlara göre sandıkların yüzde 99.98’i açıldı. Sonuçlara göre CHP’nin adayı Filiz Gencan Akın 46 bin 260 oy ve yüzde 46.67 oranla birinci sırada yer alırken, AK Parti’nin adayı Belgin İba ise 42 bin 119 oy ve yüzde 42.49 oranla ikinci sırada yer aldı. İYİ Parti adayı Hamdi Sedefçi de 5 bin 391 oy ve yüzde 5.44 oranla üçüncü sırada kaldı. İl genelinde ise Zafer Partisi 5 bin 391 oy ve yüzde 1.94 oranla dördüncü, DEM Parti 987 oy ve yüzde 1 oranla beşinci, Yeniden Refah Partisi 337 oy ve yüzde 0.34 oranla altıncı sırada kaldı.

Kesin olmayan sonuçlara göre CHP 6, AK Parti 2 ve İYİ Parti 1 belediyeyi kazandı

Keşan ilçesinde CHP’nin adayı Mehmet Özcan 20 bin 667 oy ve yüzde 53.11 oranla birinci sırada yer alırken, AK Parti adayı Mustafa Helvacıoğlu 16 bin 139 oy ve yüzde 41.47 oranla ikinci sırada yer aldı.

Enez ilçesinde CHP’nin adayı Özkan Günenç bin 590 oy ve yüzde 52.96 oranla birinci, AK Parti adayı Abdullah Bostancı bin 133 oy ve yüzde 37.74 oranla ikinci oldu.

Havsa ilçesinde CHP adayı Hüseyin Özden 2 bin 285 oy ve yüzde 39.11 oranla birinci, AK Parti adayı Aydın Balkan 2 bin 285 oy ve yüzde 39.11 oranla ikinci oldu.

Lalapaşa ilçesinde CHP’nin adayı Zafer Sezgin Geldi 554 oy ve yüzde 52.41 oranla birinci, AK Parti adayı İsmail Arslan 406 oy ve yüzde 38.41 oranla ikinci sırada yer aldı.

Süloğlu ilçesinde CHP’nin adayı Mehmet Ormankıran bin 80 oy ve yüzde 62.65 oranla birinci olurken, MHP adayı Halil Özgüven 472 oy ve yüzde 27.38 oranla ikinci sırada yer aldı.

İpsala ilçesinde AK Parti adayı Mehmet Kerman bin 645 oy ve yüzde 30.05 oran ile birinci, CHP adayı Cenan Tetik bin 533 oy ve yüzde 28.01 oranla ikinci, MHP adayı Aybike Şimşek bin 258 oy ve yüzde 22.98 oranla üçüncü sırada yer aldı.

Meriç ilçesinde AK Parti adayı Yunus Atay 719 oy ve yüzde 43.79 oranla birinci, CHP adayı Erol Dübek 596 oy ve yüzde 36.30 oranla ikinci, İYİ Parti adayı Volkan Güzelergene 138 oy ve yüzde 8.40 oranla üçüncü oldu.

“Belediyenin personeli Ediz Martin belediye başkanı oldu”

Uzunköprü ilçesinde ise İYİ Parti adayı Ediz Martin 8 bin 26 oy ve yüzde 33.23 oranla birinci, CHP adayı Özlem Becan 7 bin 941 oy ve yüzde 32.88 oranla ikinci, AK Parti adayı Mustafa Ravalı 7 bin 677 oy ve yüzde 31.78 oranla üçüncü sırada yer aldı. – EDİRNE

]]>
https://www.haber60.com.tr/edirnede-chp-6-ilce-belediyesini-kazandi/feed/ 0
Karabük’te AK Parti Zaferi https://www.haber60.com.tr/karabukte-ak-parti-zaferi/ https://www.haber60.com.tr/karabukte-ak-parti-zaferi/#respond Mon, 01 Apr 2024 23:57:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25685 Karabük’te 31 Mart Mahalli İdareler seçimlerinde il ve ilçelerde zaferle çıkan taraf AK Parti oldu. Karabük ile Yenice, Eskipazar ve Ovacık ilçeleri ile Yortan Beldesini AK Parti alırken, Eflani ilçesini MHP, Safranbolu da ise CHP kazandı.

Karabük’te belediye başkanlığını, resmi olmayan sonuçlara göre AK Parti’nin 36 yaşındaki adayı Özkan Çetinkaya en yakın rakibi ve 3 dönemdir MHP’den belediye başkanlığını yapan Rafet Vergili’ye karşı 4 bin 533 oy farkla kazanmayı başardı.

64 bin 63 oyun kullanıldığı ve 61 bin 22 oyun geçerli olduğu Karabük’te AK Parti’nin genç adayı Özkan Çetinkaya 20 bin 572 oy alırken, 3 dönemdir görev yapan MHP’li mevcut belediye başkanı Rafet Vergili 16 bin 39 oy aldı. Seçimlerde Yeniden Refah Partisi’nin adayı İsmail Özer 13 bin 919, CHP’nin adayı Bayram Karadağ 6 bin 770, Saadet Partisi adayı Orhan Gökmen bin 251, Zafer Partisi adayı Ali Ayhan Şensoy bin 74, İyi Parti adayı Abdullah Adatepe ise 710 oy aldı.

Safranbolu ilçesinde ise CHP’nin mevcut Belediye Başkanı Mimar Elif Köse yeniden ipi göğüsleyen taraf oldu. 29 bin 684 oyun geçerli olduğu ilçede CHP’li Elif Köse 14 bin 16 oy alırken, en yakın rakibi AK Parti’den Ali Büyüközdemir ise 10 bin 209 oy, MHP’li Emin Yıldız ise bin 899 oy aldı. İyi Parti’den Safranbolu Belediye başkan adayı olan ünlü sanatçı Hakan Peker ise bin 93 oy aldı.

Yenice’de ise ipi göğüsleyen taraf AK Parti oldu. Mevcut belediye başkanı ve MHP adayı Zeki Çaylı’ya bin 874 oy fark atan AK Parti’nin adayı Şekip Sertaş Karakaş 3 bin 590 oy ile belediye başkanı seçildi. 2 dönemdir MHP’li Belediye Başkanı Zeki Çaylı’nın bin 716 oy aldığı seçimde CHP’nin adayı Enver Özgü ise 848 oy aldı.

MHP tarafından yönetilen Eskipazar ilçesi ise yeniden AK Parti’ye geçti. AK Parti’nin adayı Serkan Civa bin 870 oy alırken, MHP’nin adayı Sırrı Şen bin 265 oy aldı.

AK Parti’den 4 dönemdir Eflani Belediye Başkanlığı yapan İbrahim Ertuğrul koltuğunu bu sefer MHP’ye kaptırdı. MHP’nin adayı Hüsnü Akın 861 oy ile Eflani ilçesinin yeni belediye başkanı olurken, en yakın rakibi AK Parti’nin mevcut belediye başkan adayı İbrahim Ertuğrul ise 464 oy aldı.

392 oyun geçerli olduğu Ovacık ilçesinde ise AK Parti’nin adayı Ahmet Şahin 195 oy ile ipi göğüsleyen taraf olurken, en yakın rakibi bağımsız aday Mustafa Dursun ise 82 oy aldı.

MHP tarafından yönetilen Yenice’nin Yortan Beldesi de el değiştirerek AK Parti’ye geçti. AK Parti’nin adayı Yılmaz Tiryaki 439 oy ile kazanan isim birinci çıkarken, en yakın rakibi Yeniden Refah Partisi adayı Alaaddin Islak ise 305 oy aldı.

Belediye Meclisi çoğunluğu AK Parti’de

31 Mart seçimleri sonucunda AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, Yeniden Refah Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi belediye meclis üyesi çıkarttı. Karabük Belediyesinde AK Parti kontenjanla birlikte 16, MHP 7, Yeniden Refah Partisi 6, CHP de 2 belediye meclis üyesi çıkarttı.

Karabük Belediyesi meclis üyelerinin parti ve isimleri şu şekilde oluştu:

AK Parti: Nevzat Türkkan, İrfan Topçu, Murat Karagül, Mehmet Uzun, Begüm Cefakar, Fatih Ustaoğlu, Yalçın Samet Sarıtaş, Mehmet Safaöz, Hülya Uluçay, Hüseyin Erik, Songül Çay, Coşkun Aloğlu, Ahmet Çınar, Kazım Çamlı Mehmet Kara, Hüseyin Ayhan.

MHP: Ahmet Arslan, Kemal Karadeniz, Vedat Namal, Seher Berker, Faruk Kartal, Mustafa Sarıoğlu ve Hayati Demir.

YRP: Erdal Üngören, Ziya Doğmaz, Emre Çınar, Bilal Kılıç, Uğur Kesgin, Özer Özay.

CHP: Uygar Varlık, Abdullah Mor.

İl Genel Meclisi üyesi seçimlerinde ise çoğunluk AK Parti’den yana oldu. AK Parti kent genelinde 10 İl Genel Meclis üyesi koltuğuna sahip olurken, MHP 4, CHP 2 ve Yeniden Refah ise 1 üye çıkardı. – KARABÜK

]]>
https://www.haber60.com.tr/karabukte-ak-parti-zaferi/feed/ 0
Cemil Tugay: “İktidarı Alacağız ve Türkiye’de İnsanlara Umut Verecek Yönetimi Gerçekleştireceğiz” https://www.haber60.com.tr/cemil-tugay-iktidari-alacagiz-ve-turkiyede-insanlara-umut-verecek-yonetimi-gerceklestirecegiz/ https://www.haber60.com.tr/cemil-tugay-iktidari-alacagiz-ve-turkiyede-insanlara-umut-verecek-yonetimi-gerceklestirecegiz/#respond Mon, 01 Apr 2024 22:45:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25636 HABER: ECE AZAK – KAMERA: KERİM UĞUR

Kesin olmayan sonuçlara göre İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Cemil Tugay, 31 Mart yerel seçiminin ardından CHP İzmir İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Tugay, şu anda resmi olmayan sonuçlara göre Türkiye’de 420 belediyeyi Cumhuriyet Halk Partisi’nin kazandığını belirterek, “Önümüzde ne zaman olacaksa o genel seçimi bekliyoruz. İktidarı alacağız ve Türkiye’deki o adil insanlarımızın hak ettiği yönetimi, insanlara umut verecek yönetimi gerçekleştireceğiz” dedi. CHP İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ise “Bugün 1 Nisan Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara yürüyüşünün ilk günüdür” diye konuştu.

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Cemil Tugay, CHP İzmir İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, şunları söyledi:

“CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NİN İKTİDARA EMİN ADIMLARLA İLERLEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”

“Çok güzel bir sabaha uyandık. 14 Mayıs’tan sonra umudunu yitirmiş gençlerimiz bu sabaha büyük bir umutla gözlerini açtılar. Dünden beri gelen tüm telefonlarda vatandaşlarımızdan halkımızdan o kadar güzel duygular bize akıyor ki bu duyguları vatandaşlarımıza yaşatan başta Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel, genel başkan yardımcılarımız, parti emekçilerimiz, parti yöneticilerimizin hepsine canı gönülden teşekkür ediyoruz. Bundan sonra iktidar her sabah hangi gün gideceğini düşünerek güne uyanacaktır. Cumhuriyet Halk Partili tüm arkadaşlarımız seçimi bildiğiniz gibi bir seçim biter, öteki seçimin başlangıç günüdür. İktidara, Cumhuriyet Halk Partisi’nin emin adımlarla ilerlediğini düşünüyoruz. Bu dönem boyunca partiye, partinin emekçilerine, partili kimliğine hep üst planda tutan bir adayımız oldu. Onunla gurur duyuyoruz. İlk günden bu yana partiyle birlikte partili arkadaşlarıyla birlikte mücadele etmenin değerini çok iyi bildi. Aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi kimliğini tüm vatandaşlarımıza da doyasıya yaşattı. Biz de yoldaşı olmaktan onur, gurur duyduğumuz Cemil Başkanımızı tebrik ediyoruz bir kez daha. İzmir’e çok yakışacaksınız başkanım. Cemil Başkanımız aynı zamanda adaylığı dönemi boyunca çok çalışkandı, basmadık alan bırak bakmadık, toprak bırakmadı. Kiraz’dan Bergama’ya, Kınık’tan Bayındır’a her yerde müthiş bir enerjiyle, müthiş bir coşkuyla örgütlerimizle birlikte çalıştı. Emekleriniz için de çok teşekkür ederiz ve her zaman örgüte verdiği değerle ilk ziyaretini, teşekkür ziyaretini, il başkanlığımıza yaptı. Nazik ziyareti için de kendisine çok teşekkür ederiz. Yolu açık olsun. Yolumuz açık olsun.”

“RESMİ OLMAYAN SONUÇLARA GÖRE TÜRKİYE’DE 420 BELEDİYEYİ CUMHURİYET HALK PARTİSİ KAZANMIŞ DURUMDA”

Cemil Tugay ise şu anda resmi olmayan sonuçlara göre Türkiye’de 420 belediyeyi Cumhuriyet Halk Partisi’nin kazandığını belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyeleri, Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş tüm yol arkadaşlarımız, büyük bir mücadeleyi dün çok büyük bir zaferle neticelendirdiler. Dün hem İzmir’de hem Türkiye’nin pek çok yerinde gerçekten hepimize gurur veren ama aynı zamanda umut aşılayan bir sonuç elde ettik. Şu anda resmi olmayan sonuçlara göre 14 tane büyükşehri, 20 tane ili 337 tane ilçeyi ve 48 tane beldeyi kazanmış durumdayız. Toplamda 420 belediyeyi Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’de kazanmış durumda” dedi.

“VATANDAŞ 30 İLÇEDE BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNDE EN FAZLA OYU YİNE BANA VERDİ”

Başarılı olmak için çok çalışmaya hazır olduklarını vatandaşlara anlatmak için çok çaba sarfettiklerini vurgulayan Tugay, “Ben İzmir’den her zaman emin oldum. Bunu konuşmalarımın hepsinde anlattım. İzmir’de neyi temsil ettiğimizi biliyoruz. İzmir Cumhuriyet’in kalesi olduğu için, Atatürk ilkelerine bağlı insanların kalesi olduğu için, çağdaş yaşamı, laikliği benimsediği için, kendisine sosyal adaleti istediği için halk, her zaman kendisini temsil etmeye en yakın parti olarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni desteklemiştir. Bundan vazgeçmeyeceğini biliyorduk. O nedenle ben dünkü sonucu bekliyordum. Emindim. Hayalimiz isteğimiz tüm ilçe kazanmaktı. Sadece 2 tane ilçeyi ne yazık ki küçük farklarla kaybettik. Ama şunu da gördüm. 30 ilçede büyükşehir belediyesine en fazla oyu yine bana verdi. Halkımıza bu teveccühleri için minnettarım. Bu aynı zamanda bir beklentinin ifadesidir. Büyükşehir belediyesinde benden çok iyi bir hizmet beklediklerinin ifadesidir. Bana inandıklarının ifadesidir. Onun için minnettarım. Bana verdikleri görevin anlamını biliyorum. Bu görevin gereğini yerine getireceğim” şeklinde konuştu.

“HİZMETTE ADALETLİ OLACAĞIZ”

Tugay, “Biz bu görevleri tabii ki tek başımıza yapmıyoruz. Öncelikle belediye çalışanı arkadaşlarımızdan ama arkamızda her zaman dev bir ordu gibi duran parti örgütümüzle bize gönül veren seçmenlerimizle halkımızla beraber yapıyoruz bu görevleri. Bize inanan insanlarla beraber yapıyoruz bu görevleri. Ama hizmette adaletimizin olacağını defalarca dile getirdim. Bugün itibariyle benim için nereden, ne kadar oy aldığımızın hiçbir önemi yok. Önümüzdeki dönem şehrimize vereceğimiz hizmetlerdir esas olan ve bize insanlarımızın verdiği bu sorumluluğun neleri kapsadığını gayet iyi biliyorum. Bu güvenin devamını diliyorum” ifadelerini kullandı.

“MUTLULUĞU İNSANLARIMIZIN YÜZÜNDE GÖRDÜK”

1 Nisan sabahı Karşıyaka’da ve Alsancak’ta vatandaşlarla bir araya geldiğini söyleyen Tugay, “Daha önce bir süredir kaybedilmiş olan umudu insanlarımızın yüzünde gördük. Mutluluğu insanlarımızın yüzünde gördük. Bize dokunuşları, bize sarılışları çok farklıydı. Bunların hepsi çok özel şeyler, anlamları çok büyük. Bize yüklediği sorumluluklar da çok büyük. Bunun gereği yerine gelecek. Türkiye çok büyük ve güzel bir ülke. Milletimiz çok iyi şeyleri hak ediyor. Üzerimize düşen şey çalışmak, ilkelerimizden asla ödün vermemek, dürüstlüğümüze bir gram leke sürdürmemek. Böyle bir belediye hizmeti dönemi görecek İzmir’imizin 30 ilçesi ve Türkiye’mizin dört bir köşesi” dedi.

“BUGÜNDEN SONRA TÜRKİYE UMUTLA DOLU BİR ÜLKEDiR”

Bu süreçte katkı veren tüm parti üyelerini de kutlayan Tugay, “Her birisine çok büyük minnet borçluyuz. Her birisine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Önümüzdeki günlerde de bize verdikleri bu desteği, bize duydukları bu güveni boşa çıkarmamak, onları mahcup etmemek için ne gerekiyorsa bunu ben ve arkadaşlarım yapacağız. Bunun sözünü veriyorum. Bugünden sonra Türkiye başka bir ülkedir. Bugünden sonra Türkiye umutla dolu bir ülkedir. Özellikle gençlerimizin bu umuda ihtiyacı olduğunun çok farkındayız. O nedenle çok çalışacağız. O nedenle bizden beklenen sorumluluğu yerine getireceğiz. En başta Cumhuriyet Halk Partisi örgütüne bütün bireylerine, üyelerine dün sandıklarda görev alan tüm değerli arkadaşlarımıza, vatandaşlarımıza bize oy veren tüm seçmenlere ve tabii ki oy vermeyenlere de çok çok teşekkür ediyoruz. Güzel günlerin başlangıcı olsun dedik. 1 Nisan’ın güzel günlerin başlangıcı olduğuna yürekten inanıyorum. Hepimize kutlu olsun diyorum. Tüm Türkiye’ye, tüm dostlara, Türkiye’nin iyiliğini isteyen herkese selam olsun diyorum” diye konuştu.

“İKTİDARI ALACAĞIZ”

Açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Kiraz ilçesindeki oy oranı artışına ilişkin soru üzerine şunları söyledi:

“Önce ilçe adaylarımız gerçekten çok çalıştılar. Yoğun olarak kendi ilçelerinde, beldelerinde, köylerinde çok çaba gösterdiler. Kiraz’da da şu anda orada artık yeni dönem belediye başkanı olacak Sayın Nasuh Coşkun çok büyük emek harcadı. Onun dışında geçen dönemde biliyorsunuz böyle düşük oy alındı diye büyükşehir belediye başkanımız oraya ziyaretlerde bulunmuştu. Onun da etkisi olmuştur. Ama Türkiye’nin genelinde şöyle bir şey var. İki şeyden bahsedebiliriz. Birisi mevcut iktidardan onun yönetim şeklinden çok büyük rahatsızlık var. İnsanlarımız adaletsizliğe uğradıklarını, Türkiye’nin kötüye gittiğini, insanlarımızın refah düzeyinin düştüğünü, yoksullaştıklarını, işsizliğin arttığını görüyorlar, bunu yaşıyorlar. Emeklilerin durumu ortada, çiftçilerin durumu ortada. Emekçilerin durumu ortada. Bunu insanlar yaşıyor ve buradan memnuniyetsizlik var ama diğer taraftan şunu da var olduğunun farkına varmak lazım. Çünkü muhalefet partilerine baktığınız zaman hemen hepsi küçüldüler. Ama Cumhuriyet Halk Partisi büyük bir oy artışıyla birinci parti oldu. Bu tamamen değişim hareketinden sonra Cumhuriyet Halk Partisi’nin sadece kadrosu değil aynı zamanda söylemleriyle de halka ulaştığını gösteriyor. Bunun sadece İzmir’de değil, Kiraz’da dokuzlar köyünde değil, bütün Türkiye’de olduğunu unutmamak lazım. Ama bunun bize yüklediği sorumluluğun da farkındayız. Ülkemizi içinde bulunduğu bu sıkıntılardan açıkçası bu bataklıktan çıkaracağına inanıyorum partimizin. Burada Genel Başkanımızı özel olarak tebrik etmemiz gerektiğini, alkışlamamız gerektiğini düşünüyorum. Ama tabii ki onun önderliğinde milletvekillerimiz, parti meclisimiz, il örgütlerimiz, ilçe örgütlerimiz, herkes inanarak mücadele etti. Bunu 14 ve 28 Mayıs seçimlerinden sonra yaşamak bizim için çok değerli. Halkımıza tekrar buluştuk, tekrar kenetlendik. Önümüzdeki seçimi bekliyoruz artık bir taraftan. Ben bundan sonra iyi belediye başkanlığı yapacağım. Benimle beraber çalışan arkadaşlarımız yerel yönetimlerde üzerine düşeni yapacak. Milletvekillerimizle daha çok çalışacak. Parti örgütümüzde daha çok çalışacak. Biz yürekten inanıyoruz. Önümüzde ne zaman olacaksa o genel seçimi bekliyoruz. İktidarı alacağız ve Türkiye’deki o adil insanlarımızın hak ettiği yönetimi insanlara umut verecek yönetimi gerçekleştireceğiz.”

“BUGÜN 1 NİSAN CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NİN İKTİDARA YÜRÜYÜŞÜNÜN İLK GÜNÜDÜR”

Aslanoğlu ise “Oylarımızın sadece İzmir’de değil tüm Türkiye’de ciddi bir şekilde arttığını ve vatandaşın Adalet ve Kalkınma Partisi ve MHP’den oluşan Cumhur İttifakı yönetiminin bir an önce bitmesini arzuladığını gözlemliyoruz. Bugün 1 Nisan Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara yürüyüşünün ilk günüdür” dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

1.VİDEO

BASIN AÇIKLAMASI

2.VİDEO

ZİYARETTEN DETAY GÖRÜNTÜ

]]>
https://www.haber60.com.tr/cemil-tugay-iktidari-alacagiz-ve-turkiyede-insanlara-umut-verecek-yonetimi-gerceklestirecegiz/feed/ 0
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’tan teşekkür açıklaması https://www.haber60.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskani-cemil-tugaytan-tesekkur-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskani-cemil-tugaytan-tesekkur-aciklamasi/#respond Mon, 01 Apr 2024 22:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25630 Resmi olmayan sonuçlara göre CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) örgütüne; bütün bireylerine, bütün üyelerine dün sandıklarda görev alan tüm değerli arkadaşlarımıza, vatandaşlarımıza, bize oy veren tüm seçmenlere ve tabii ki oy vermeyenlere de çok çok teşekkür ediyoruz” dedi.

İzmir’de 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinde resmileşmeyen sonuçlara göre; CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanlığını ziyaret etti. Burada önemli açıklamalarda bulunan Cemil Tugay, dünkü gerçekleşen yerel seçimlerde büyük bir zafer kazandıklarını dile getirerek, “Hem İzmir’de hem Türkiye’nin pek çok yerinde şu anda resmi olmayan sonuçlara göre 14 tane büyükşehir, 20 tane il, 337 tane ilçeyi ve 48 tane beldeyi kazanmış durumdayız. Toplamda 420 belediyeyi Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’de kazanmış durumda” diye konuştu.

“İzmir, Cumhuriyet’in kalesi”

Bu görevleri ne kadar istediklerini halka anlatmaya çalıştıklarını ifade eden Tugay, “Başarılı olmak için çok çalışmaya hazır olduğumuzu, insanlarımıza anlatmak için çok çaba gösterdik. Ama yıllar içerisinde beklemediğimiz sonuçlar ala ala biz de açıkçası acaba beklemediğimiz bir sonuç olur mu diye endişe içerisindeydik. Ben İzmir’den her zaman emin oldum. Bunu konuşmalarımın hepsinde anlattım. İzmir’de neyi temsil ettiğimizi biliyoruz. İzmir, Cumhuriyet’in kalesi olduğu için Atatürk ilkelerine bağlı insanların kalesi olduğu için, çağdaş yaşamı, laikliği benimsediği için, kendisine sosyal adaleti istediği için halk, her zaman kendisini temsil etmeyi en yakın parti olarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni desteklemiştir. Bundan vazgeçmeyeceğini biliyorduk. O nedenle en dünkü sonucu bekliyordum. Emindim” dedi.

“Halkımıza bu teveccühleri için minnettarım”

Hayallerinin ve isteklerinin tüm ilçeleri kazanmak olduğunu dile getiren Tugay, “Sadece iki tane ilçeyi ne yazık ki küçük farklarla kaybettik. Ama şunu da gördük, şunu da gördüm. 30 ilçede Büyükşehir Belediyesine en fazla oyu yine bana verdi. Halkımıza bu teveccühleri için minnettarım. Bu aynı zamanda bir beklentinin ifadesidir. Büyükşehir Belediyesinde benden çok iyi bir hizmet beklediklerinin ifadesidir. Bana inandıklarının ifadesidir. Onun için minnettarım. Bana verdikleri görevin anlamını biliyorum. Bu görevin gereğini yerine getireceğim. Biz bu görevleri tabii ki tek başımıza yapmıyoruz. Öncelikle belediye çalışanı arkadaşlarımızdan ama arkamızda her zaman dev bir ordu gibi duran parti örgütümüze, bize gönül veren seçmenlerimizle, halkımızla beraber yapıyoruz bu görevleri. Bize inanan insanlarla beraber yapıyoruz. Ama hizmette adaletimizin olacağını defalarca dile getirdim. Bugün itibariyle benim için nereden, ne kadar oy aldığımızın hiçbir önem yok. Önümüzdeki dönem şehrimize vereceğimiz hizmetlerdir esas olan. Bize insanlarımızın verdiği bu sorumluluğun neleri kapsadığını gayet iyi biliyorum. Bu güvenin devamını diliyorum” ifadelerini kullandı.

“Türkiye çok büyük ve güzel bir ülke”

Kaybedilmiş olan umudu insanların yüzünde tekrar gördüğünü vurgulayan Tugay, “Bugün mutluluğu insanlarımızın yüzünde gördük. Bize dokunuşları, bize sarılışları çok farklıydı. Bunların hepsi çok özel şeyler, anlamları çok büyük. Bize yüklediği sorumluluklar da çok büyük. Bunun gereği yerine gelecek. Türkiye çok büyük ve güzel bir ülke milletimiz çok iyi şeyleri hak ediyor. Üzerimize düşen şey çalışmak, çalışmak, çalışmak. İlkelerimizden asla ödün vermemek, dürüstlüğümüze bir gram leke sürdürmemek. Böyle bir belediye hizmeti dönemi görecek İzmir’imiz. İzmir’imizin 30 ilçesi ve Türkiye’mizin dört bir köşesi. Ben bu süreçte her biri ayrı ayrı çok değerli katkılar veren tüm parti üyelerimizi sayın il başkanımızın ve il yönetimimizin nezdinde kutluyorum, her birisine çok büyük minnet borçluyuz. Her birisine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Önümüzdeki günlerde de bize verdikleri bu desteği, bize duydukları bu güveni boşa çıkarmamak, onları mahcup etmemek için ne gerekiyorsa bunu ben ve arkadaşlarım yapacağız bunun sözünü veriyorum. Bugünden sonra Türkiye başka bir ülkedir. Bugünden sonra Türkiye umutla dolu bir ülkedir. Özellikle gençlerimizin bu umuda ihtiyacı olduğunun çok farkındayız. O nedenle çok çalışacağız” dedi.

“Güzel bir sabaha uyandık”

Çok güzel bir sabaha uyandıklarını ifade getiren CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu “14 Mayıs’tan sonra umudunu yitirmiş gençlerimiz bu sabaha büyük bir umutla gözlerini açtılar. Dünden beri gelen tüm telefonlarda halkımızdan o kadar güzel duygular bize akıyor ki bu duyguları vatandaşlarımıza yaşatan başta Genel Başkanımız Özgür Özel, genel başkan yardımcılarımız, parti emekçilerimiz ve parti yöneticilerimizin hepsine canı gönülden teşekkür ediyoruz” diye konuştu. – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskani-cemil-tugaytan-tesekkur-aciklamasi/feed/ 0
Bahçeli: MHP, milletin sandık mesajını değerlendirmek üzere kolları sıvadı https://www.haber60.com.tr/bahceli-mhp-milletin-sandik-mesajini-degerlendirmek-uzere-kollari-sivadi/ https://www.haber60.com.tr/bahceli-mhp-milletin-sandik-mesajini-degerlendirmek-uzere-kollari-sivadi/#respond Mon, 01 Apr 2024 22:03:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25613 31 Mart seçim sonuçlarının ardından değerlendirmelerde bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli dikkat çeken ifadeler kullandı. Bahçeli “Aziz milletimizin sandık vasıtasıyla verdiği mesaj mühimdir. MHP bu demokratik mesajı almış, seçim sonuçlarının değerlendirmesini yapmak üzere kolları sıvamıştır” dedi.

“ERDOĞAN DEVLETİN BAŞIDIR VE DESTEĞİMİZ DEVAM EDECEKTİR”

MHP lideri Devlet Bahçeli, ekonomik şikayetlerin seçim sonuçlarının etkisine de dikkat çekti. Bahçeli, “Ekonomik şikayetlerin toplumsallaşıp siyasal alana sirayetiyle tepkisellik dozu bir hayli fazla olan sonuçlar ülke genelinde tezahür etmiştir. Bunun yanında seçime katılım oranının da bir önceki seçimle mukayese edildiğinde düştüğü gözlemlenmiştir.” dedi.

“CUMHURBAŞKANLIĞI KABİNESİ GÖREVİNİN BAŞINDA”

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin görev başında olduğunu kaydeden Devlet Bahçeli, her alanda atılım ve reform hamlelerinin süreceğini kaydetti. “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan devletin başıdır ve desteğimiz sonuna kadar arkasındadır.” diyen MHP lideri, “Cumhur İttifakı’nın TBMM’deki sayısal ve siyasal çoğunluğu da herkesin malumudur. Bilinmelidir ki, Cumhur İttifakı istikbalin mimarı, Türk Devri’nin mihmandarı, yeni yüzyılın mihveri ve mihenk taşıdır.” ifadelerini kullandı.

“MHP MÜESSİR BİR BAŞARI ELDE ETMİŞTİR”

Bahçeli, milletin yerel seçimlerle sosyal ve ekonomik sıkıntılarına ilişkin mesajlar verdiğini anlattı. Bahçeli açıklamasına şöyle devam etti; “Egemenlik milletindir, yetki milletindir, siyasi istikrarı ekonomik istikrar ve gelişmişlikle perçinlemek hepimizin ortak sorumluluğudur. 31 Mart seçim sonuçlarını kim nasıl yorumlarsa yorumlasın, Milliyetçi Hareket Partisi müessir bir başarı elde etmiştir. Televizyon ekranlarından maksatlı ve marazi iddialarda bulunan sözde uzman ve yorumcular ile muhalif tetikçiler yine hüsrana uğrayacaklardır.

“KARAMSARLIĞA VE ÜMİTSİZLİĞE MAHAL YOKTUR”

Bu nedenle karamsarlığa ve ümitsizliğe mahal yoktur, mücadelemiz ve millete hizmet azmimiz şevkle ve hız kesmeden sürecektir. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı daha çok çalışacak, milletle daha çok hemhal olacak, cesameti yaygınlaşan sorunların çözümüyle birlikte yerel yönetimlerdeki mevzi kayıplar da mutlaka telafi edilecektir. İnanıyorum ki, 31 Mart seçimlerine katılan her siyasi parti kendi payına düşen hisseyi alacak, lazım gelen dersleri mutlaka çıkaracaktır. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın değerli adaylarına oy veren aziz vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.

“AK PARTİ’YE GÖNÜL VERMİŞ KARDEŞLERİMİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM”

Çok yoğun bir kampanya dönemine imza atan, gece gündüz çalışan Sayın Cumhurbaşkanımıza, AK Parti’ye gönül vermiş kardeşlerimize teşekkür ediyorum. Adanmış ve inanmış bir vicdanla, dürüst ve samimi bir mizaçla üstlendikleri kutlu görevleri insanüstü bir gayretle yerine getiren, Cumhur İttifakı’nın ve üç hilalin onurunu bayraklaştıran aziz dava arkadaşlarımla iftihar ediyor, hepsini yürekten kutluyorum.

“SEÇİLEN BELEDİYE BAŞKANLARIMIZI TEBRİK EDİYORUM”

Seçilen belediye başkanlarımızı, belediye meclis üyelerimizi, il genel meclis üyelerimizi tebrik ediyor, başarılar diliyorum. Mübarek Ramazan ayında, aziz milletimin her güzel insanına gönül dolusu selam, sevgi ve hürmetlerimi iletiyorum. Türk milletinin ruh kökü, Türkiye Yüzyılı hedefinin ufuk çizgisi olan Cumhur İttifakı’nın kararlı, heyecanlı, yürekli ve imanlı şekilde yoluna devam edeceğini de herkesin bilmesinde yarar görüyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bahceli-mhp-milletin-sandik-mesajini-degerlendirmek-uzere-kollari-sivadi/feed/ 0
YSK Başkanı Ahmet Yener’den yerel seçim sonuçları açıklaması https://www.haber60.com.tr/ysk-baskani-ahmet-yenerden-yerel-secim-sonuclari-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/ysk-baskani-ahmet-yenerden-yerel-secim-sonuclari-aciklamasi/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:15:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25589 YSK Başkanı Ahmet Yener, yerel seçimin kesin olmayan sonuçlarını açıkladı. Yener, kesin olmayan sonuçlara göre, Türkiye geneli belediye başkanlığında CHP’nin 35, AKP’nin 24, DEM Parti’nin 10, MHP’nin 8, Yeniden Refah Partisi’nin (YRP) 2, BBP ve İYİ Parti’nin birer belediye başkanlığı kazandığını bildirdi.

YSK Başkanı Ahmet Yener,  yerel seçim sonuçlarına ilişkin açıklama yaptı. Yener’in açıklamaları şöyle:

“Kesin olmayan sonuçlara göre;  Büyükşehir Belediye Başkanlığı için açılan sandık oranı yüzde 99.99’dur. Büyükşehir belediye başkanlığına katılım oranı ise yüzde 78.11 olarak gerçekleşmiştir. Belediye başkanlığı için sandık oranı yüzde 99. 95 olup katılım oranı yüzde 78.7 olarak gerçekleşmiştir. Belediye meclisi için açılan sandık oranı yüzde 99.93 olup karılım oranı yüzde 78.5 olarak gerçekleşmiştir. İl Genel Meclisi için açılan sandık oranı yüzde 99.97 olup katılım oranı yüzde 80.7 olarak gerçekleşmiştir. Kesin olmayan sonuçlara göre Türkiye geneli, belediye başkanlığında Cumhuriyet Halk Partisi 35. Adalet ve Kalkınma Partisi 24. Halkların Eşitliği ve Demokrasi Partisi 10. Milliyetçi Hareket Partisi 8. Yeniden Refah Partisi 2. Büyük Birlik Partisi 1. İYİ Parti 1 belediye başkanlığı kazanmıştır.

BÜYÜKŞEHİRDE CHP, 14 BELEDİYE BAŞKANLIĞI KAZANDI

30 Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde ise Cumhuriyet Halk Partisi 14. Adalet ve Kalkınma Partisi 12. Halkların Eşitliği ve Demokrasi Partisi 3. Yeniden Refah Partisi 1 belediye başkanlığı kazanmıştır.

İL BELEDİYE BAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ

İl belediye Başkanlığı seçimlerinde ise; 44 belediye için birleştirme tutanağı an itibarıyla alınmıştır. Buna göre; Cumhuriyet Halk Partisi 18. Adalet ve Kalkınma Partisi 9. Milliyetçi Hareket Partisi 8. Halkların Eşitliği ve Demokrasi Partisi 6. Büyük Birlik Partisi 1. İYİ Parti 1. Yeniden Refah Partisi 1. İl belediye başkanlığı seçimi kazanmış gözükmektedir.

İLÇE BELEDİYE BAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ

922 ilçe belediye başkanlığı seçiminde an itibarıyla 878 ilçe için birleştirme tutanağına göre; Adalet ve Kalkınma Partisi 324, Cumhuriyet Halk Partisi 302, Milliyetçi Hareket Partisi 110, Hakların ve Eşitlik ve Demokrasi Partisi 54, Yeniden Refah Partisi 37. İYİ  Parti 23, Büyük Birlik Partisi 12, Bağımsız 9, Demokrat Parti 2., Demokrasi ve Atılım Partisi 1. Demokratik Sol Parti 1. Saadet Partisi 1. Sol Parti 1 ve Türkiye İşçi Partisi 1 ilçe belediye başkanlığı kazanmıştır.

BELDE BELEDİYE BAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ

390 belde belediye başkanlığı seçiminde an itibarıyla 356 belde için birleştirme tutanağı alınmıştır. Buna göre; Adalet ve Kalkınma Partisi 154, Bağımsız 1, Büyük Birlik Partisi 6. Cumhuriyet Halk Partisi 55, Demokrasi ve Atılım Partisi 2, Demokratik Sol Parti 2, Demokrat Parti 3, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi 10, Hür Dava Partisi 1, İYİ Parti 5, Memleket Partisi 1, Milliyetçi Hareket Partisi 90, Saadet Partisi 3, Sol Parti 1. Yeniden Refah Partisi 22 belde belediye başkanlığı kazanmıştır.

“SÜREÇ DEVAM ETMEKTE”

Münferit ve üzücü bazı hadiseler dışında seçimler huzur ve güven içerisinde yapılarak sonuçlandırılmıştır. Seçimlerde emeği geçen merkez teşkilatımıza il ve ilçe seçim kurullarımıza il ve ilçe seçim personelimize, sandık görevlilerine çeşitli kademelerde görev alanlara, paydaşlarımıza mülki idare amirlerimize, güvenlik güçlerimize, siyasi partilerimize ve seçim sürecinin başladığı günden bu yana bizleri takip eden siz değerli basın mensuplarına ve Türk milletine en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Seçim takvimi uyarınca öngörülen süreç devam etmektedir. Kesin seçim sonuçlarının ilanı ile birlikte internet sitemizde ıslak imzalı tutanaklar vatandaşlarımızın erişimine açılacaktır. Seçimin ülkemize, milletimize, siyasi partilerimiz de hayırlı olmasını diliyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ysk-baskani-ahmet-yenerden-yerel-secim-sonuclari-aciklamasi/feed/ 0
YSK Açıkladı: CHP 35, AK Parti 24, DEM 10, MHP 8 Belediye Kazandı https://www.haber60.com.tr/ysk-acikladi-chp-35-ak-parti-24-dem-10-mhp-8-belediye-kazandi/ https://www.haber60.com.tr/ysk-acikladi-chp-35-ak-parti-24-dem-10-mhp-8-belediye-kazandi/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:12:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25587 Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, Mahalli İdareler Genel Seçimleri geçici sonuçlarını açıklayarak, “Kesin olmayan sonuçlara göre CHP 35, AK Parti 24, DEM 10, MHP 8 belediye kazandı” dedi.

Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Ahmet Yener, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri hakkında açıklamalarda bulundu. YSK Genel Merkezi’nde konuşan Yener, burada kesin olmayan sonuçlara göre CHP’nin 35, AK Parti’nin 24 DEM Parti’nin 10 ve MHP’nin 8 belediye başkanlığı kazandığını açıkladı.

“Belediye Başkanlığı seçimi için katılım oranı yüzde 78,7 olarak gerçekleşmiştir”

Yener, Mahalli İdareler Yerel Seçimlerine 34 siyasi partinin katıldığını ve bu seçimlerde 207 bin 848 sandıkta 61 milyon 441 bin 882 kayıtlı seçmenle gidildiğini hatırlatarak, “Kesin olmayan sonuçlara göre büyükşehir belediye başkanlığı seçimi için açılan sandık oranı yüzde 99,99’dur. Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine katılım oranı ise yüzde 78,11 olarak gerçekleşmiştir. Belediye Başkanlığı seçimi için açılan sağlık oranı yüzde 99,95 olup katılım oranı yüzde 78,7 olarak gerçekleşmiştir. Belediye Meclisi Seçimi için açılan sandık oranı yüzde 99.93 olup katılım oranı yüzde 78.5 olarak gerçekleşmiştir. İl Genel Meclisi seçimi için açılan sandık oranı yüzde 99.97 katılım oranı yüzde 84.7 olarak gerçekleşmiştir” açıklamasında bulundu.

“Kesin olmayan sonuçlara göre CHP 35, AK Parti 24, DEM 10, MHP 8 belediye kazandı”

Mahalli İdareler seçimlerinde kesin olmayan sonuçları da açıklayan Yener, “Türkiye genelinde belediye başkanlığında CHP 35, AK Parti 24, DEM 10, MHP 8, YRP 2, BBP 1, İYİ Parti 1 belediye başkanlığı kazanmıştır. 30 büyükşehir belediye başkanı seçiminde ise CHP 14, AK Parti 12, DEM 3, YRP 1, belediye başkanlığı kazanmıştır. İl Belediye Başkanlığı seçimlerinde ise; 44 il belediye için birleştirme tutanağı an itibarıyla alınmıştır. Buna göre, CHP 18, AK Parti 9, MHP 8, DEM 6, BBP 1, İYİ Parti 1, YRP 1 il belediye başkanlığı seçimi kazanmış görülmektedir” ifadelerini kullandı.

“AK Parti 324, CHP 302 ilçe belediye başkanlığı kazanmıştır”

922 ilçe belediye başkanlığı seçiminde 878 ilçe için birleştirme tutanağı alındığı belirten Yener, “Buna göre; AK Parti, 324, CHP, 302, MHP 110, DEM Parti 54, Yeniden Refah Partisi 37, İYİ Parti 23, BBP 12, bağımsız 9, Demokrat Parti 2, DEVA 1, DSP 1, Saadet Partisi 1, Sol Parti 1, TİP 1 ilçe belediye başkanlığı kazanmıştır” bilgilerini aktardı.

“AK Parti 154, CHP 55 belde belediye başkanlığı kazandı”

Yener, 390 belde belediye başkanlığı seçiminde ise 356 belde için birleştirme tutanağı alındığını söyleyerek, “Buna göre AK Parti 154, Bağımsız 1, BBP 6, CHP 55, DEVA Partisi 2, DSP 2, Demokrat Parti 3, Dem Parti 10, HÜDA PAR 1, İYİ Parti 5, Memleket Partisi 1, MHP 90, Saadet Partisi 3, Sol Parti 1, Yeniden Refah Partisi 22 belde belediye başkanlığı kazanmıştır.

Yener, kesin seçim sonuçlarının ilanı edilmesiyle birlikte sonuçların YSK’nın resmi internet sitende ıslak imzalı tutanaklarla erişimine açılacağını aktardı. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/ysk-acikladi-chp-35-ak-parti-24-dem-10-mhp-8-belediye-kazandi/feed/ 0
CHP, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Giresun’u tekrar aldı https://www.haber60.com.tr/chp-dogu-karadeniz-bolgesinde-giresunu-tekrar-aldi/ https://www.haber60.com.tr/chp-dogu-karadeniz-bolgesinde-giresunu-tekrar-aldi/#respond Mon, 01 Apr 2024 09:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25569 CHP, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kalesi olan Giresun’u tekrar aldı. 2014 yerel seçimlerinde Türkiye’de ilçeler bazında yüzde 82,72 oy oranıyla rekor kıran Trabzon’un Hayrat ilçesi 2024 seçimlerinde de bölgedeki en yüksek oy oranına sahiplik unvanını korudu. İller bazında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a en büyük destek ise babaocağı Rize’den geldi.

31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçim sonuçları için heyecanlı bekleyiş sona erdi. AK Parti, Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki Artvin, Giresun, Gümüşhane, Rize ve Trabzon illerinde 32 ilçe kazanırken, CHP 15 ilçe, MHP 8 ilçe, İYİ Parti 2 ilçe, Saadet Partisi 1 ilçe, Yeniden Refah Partisi 1, Demokrat Parti 1 ilçede seçim kazandı. AK Parti’nin 2014 yerel seçimlerinde Türkiye’de ilçeler bazında yüzde 82,72 oy oranıyla rekor kırdığı Trabzon’un Hayrat ilçesinde 4 dönem belediye başkanlığı yapan ve AK Parti tarafından yeniden aday gösterilen Mehmet Nuhoğlu, resmi olmayan sonuçlara göre seçimi yüzde 72,37 oy oranı ile kazandı. AK Parti’nin Arsin ve Vakfıkebir ilçelerini kaybettiği seçimlerde İYİ Parti Yomra’da belediye başkanlığını korudu. Cumhur ittifakı MHP adayları ise mevcut ilçeleri olan Şalpazarı ve Çarşıbaşı’nda seçimin kazanan tarafı oldu. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Yeniden Refah Partisi’nin kazandığı tek ilçe Arsin olurken, Vakfıkebir ilçesinde ise bağımsız aday seçimi kazandı.

CHP Artvin’i bırakmadı

2019 yeril seçimlerinde tekrar Artvin Belediyesi’nin alan Cumhuriyet Halk Partisi kentteki oylarını korudu. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kalelerinden biri olan Artvin’de Hopa, Kemalpaşa, Borçka, Murgul, Merkez ve Yusufeli’nde ilçeleri kazanırken, AK Parti ise Ardanuç, Şavşat ve Arhavi ilçelerinde oyların çoğunluğunu aldı. Kentteki ilçelerde CHP’li belediyelerden Arhavi, Ardanuç ve Şavşat ilçesini AK Partili adaylar kazanırken, AK Partili belediyelerden Murgul ile yapılan baraj nedeniyle yeni yerine taşınan Yusufeli ilçesinde seçimin galibi CHP oldu.

CHP Doğu Karadeniz’deki kalesini geri aldı

CHP’nin Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki kalesi olan Giresun, 2019 yerel seçimlerinde çok az bir oy oranı ile AK Parti’ye geçmişti. 10 yıl boyunca CHP’li ismin belediye başkanlığı yapmasının ardından Giresun’u kazanan AK Partili adayın başkanlığı bir dönem sürdü. 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’nde resmi olmayan sonuçlara göre Giresun’u tekrar CHP’nin adayı kazandı. Oyların çoğunluğunu alarak bölgedeki kalesini tekrar geri alan CHP 3 ilçe sayısını da 4’e çıkardı. AK Parti’nin 8 ilçe aldığı seçimde MHP 2, Saadet Partisi 1 ve İYİ Parti 1 ilçe kazanmış oldu. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Saadet Partisi’nin kazandığı tek yer Çanakçı ilçesi olurken, CHP’li belediye olan Tirebolu içesi İYİ Parti’ye geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a en büyük destek babaocağı Rize’den geldi

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a en büyük destek babaocağı Rize’den yüzde 54,70 oy oranıyla geldi. Resmi olmayan sonuçlara göre, Rize merkezde belediye başkanlığını Cumhur İttifakı adayı Rahmi Metin kazandı. 2019 yerel seçimlerinde Rize’den yüzde 72,71 oy oranı alan AK Parti’nin bu seçimlerde oranı yüzde 54,70’e düştü. Rize’nin İkizdere ve Derepazarı ilçelerini bir dönem aradan sonra yeniden geri kazanan Adalet ve Kalkınma Partisi, İyidere, Kalkandere, Güneysu, Hemşin, Çamlıhemşin ve Rize Belediyesi’nde yeniden kazandı. Henüz kesin olmayan sonuçlara göre İkizdere’de Abdi Ekşi, Derepazarı’nda Şaban Kalça, İyidere’de Saffet Mete, Kalkandere’de Mehmet Yılmaz, Güneysu’da Rıfat Özer, Hemşin’de Halim Kazım Bekar, Çamlıhemşin’de Ömer Altun Belediye Başkanı oldu. Çayeli ilçesinde ise mevcut Milliyetçi Hareket Partili (MHP) Başkan İsmail Hakkı Çiftçi yeniden başkan seçilirken Pazar ilçesinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) adayı Neşet Çakır, Ardeşen’de CHP adayı Enver Atagün, Fındıklı’da ise mevcut CHP’li başkan Ercüment Şahin Çervatoğlu kazandı. Oy oranları ise YSK’nın kesin sonuçlarının açıklanmasıyla netleşeceği Rize’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın memleketi olması nedeniyle Rize Belediyesi’nde ve baba ocağı Güneysu ilçesinde aday göstermeyen MHP, AK Partili adayları destekleme kararı almıştı.

Doğu Karadeniz’de bağımsız adayın kazandığı tek ilçe Vakfıkebir oldu

Trabzon Büyükşehir Belediye’sini resmi olmayan sonuçlara göre yüzde 51,49 oy oranı ile Cumhur İttifakı AK Parti Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Metin Genç kazandı. CHP’nin adayı Hasan Süha Saral’ın yüzde 28,43 oy aldığı Trabzon’da Ortahisar ilçesi AK Parti’den CHP’ye geçti. AK Parti’den Ergin Aydın ve CHP’den Ahmet Kaya’nın kıyasıya yarıştığı seçimin kazananı eski milletvekilli Ahmet Kaya oldu. 5 farklı siyasi partinin ilçe kazandığı Trabzon’da bir bağımsız aday da AK Partili ilçede oyların çoğunluğunu alarak Belediye Başkanı seçildi. Vakfıkebir’de AK Parti’den yeniden aday gösterilen Muhammet Balta, siyasi partilerin yanı sıra 3 bağımsız adaya karşı yarıştığı seçimi kaybetti. Bağımsız olarak aday olduğu ilçede Fuat Koçal resmi olmayan sonuçlara göre Vakfıkebir’in yeni Belediye Başkanı seçildi.

Gümüşhane’de MHP 3 ilçeyi aldı

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde en fazla ilçe kazandığı il Gümüşhane oldu. Merkez, Torul ve Köse ilçelerinde vatandaşlar oy haklarını MHP’den yana kullandı. AK Parti ve MHP’nin adayının kıyasıya yarıştığı Gümüşhane’de resmi olmayan sonuçlara göre MHP’nin adayı Vedat Soner Başer, resmi olmayan sonuçlara göre oylarının yüzde 41,62’sini alarak yeni başkan seçildi. AK Parti 2 ilçe seçimi kazanırken, Demokrat Parti’nin Doğu Karadeniz Bölgesi’nde tek ilçe kazandığı yer Gümüşhane’nin Şiran ilçesi oldu. – TRABZON

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-dogu-karadeniz-bolgesinde-giresunu-tekrar-aldi/feed/ 0
Alinur Aktaş: Yüzde 12-13’lük bir azalış söz konusu https://www.haber60.com.tr/alinur-aktas-yuzde-12-13luk-bir-azalis-soz-konusu/ https://www.haber60.com.tr/alinur-aktas-yuzde-12-13luk-bir-azalis-soz-konusu/#respond Mon, 01 Apr 2024 02:57:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25511 Alinur Aktaş seçim sonrası açıklamada bulundu: “Yüzde 12-13’lük bir azalış söz konusu”

AK Parti İl Başkanı Gürkan, “Milletimizin mesajını aldık”

BURSA – 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri’nin son bulmasıyla birlikte, sonuçlar netleşmeye başladı. Bursa’da sandıkların yüzde 95’i açılırken, seçimi resmi olmayan sonuçlara göre 47.7 oy oranıyla Cumhuriyet Halk Partisi Başkanı Mustafa Bozbey önde götürdü. Sonuçların netleşmesiyle birlikte konuşan Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Alinur Aktaş, “Sonuçların şehrimize ve ülkemize hayırlar getirmesini diliyorum. Bir önceki yerel seçime göre bir de oy sayısının arttığını düşünürsek, nüfusun artmasına paralel olarak, yaklaşık yüzde 12-13’lük bir azalış söz konusu” dedi.

Yerel Seçimlerde Türkiye geneli oy sayımları yapılırken, Bursa’da sandıkların yüzde 95’i açıldı. Yapılan sayımda yüzde 47 ile Cumhuriyet Halk Partisi Adayı Mustafa Bozbey, seçimi önde götürürken, Adalet Kalkınma Partisi Adayı Alinur Aktaş ise yüzde 38 oy aldı. Sayımlarda sona doğru gelirken, seçim sonrası konuşan Alinur Aktaş, “Sonuçların şehrimize ve ülkemize hayırlar getirmesini diliyorum. Bir önceki yerel seçime göre bir de oy sayısının arttığını düşünürsek, nüfusun artmasına paralel olarak, yaklaşık yüzde 12-13’lük bir azalış söz konusu. 250 bin vatandaşımızın sandığa gitmediğiyle alakalı bir tespitin de olduğunu burada ifade etmek istiyorum. Muhakkak surette değerli büyüklerimiz, başta Sayın Genel Başkanımız olmak üzere bu durumu değerlendireceklerdir. ülkemizin birçok noktasında yaşanan oy kaybından Bursa olarak bizler de üzerimize düşeni aldık. Dediğim gibi gerekli kurullarda bunları değerlendirmeye tabi tutulacaktır. Yani özellikle seçim halinde 2 aylık süreçte yöneticilerimizle, milletvekillerimizle, özellikle 31 Mart’tan itibaren mecliste takip edeceğiz. Bu süreç zarfında tüm ilçeleri ziyaret ettim. Hatta ikişer üçer kez ziyaret ettim. Cumhur İttifakı’nın adayı olarak bin altmış mahallemizin yarıya yakınını ziyaret etmişim. 500 mahalle ziyaret ettim. Hepsine dokunmaya çalıştık. Eksik kaldıklarımız olmuştur, haklarını helal etsinler. Önce Allah’a şükrediyorum, benim şeref defterime yirmi yıl bu şehrin önce İnegöl ilçesinin ve akabinde de altı buçuk yıl Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde belediye başkanı olarak hizmet. İnanın her bir cadde, her bir sokak, her bir kişi bana işi düşen hangi siyasi görüşler insan olursa olsun benim için çok kıymetliydi, çok değerliydi. Bunun mutluluğunu ömrüm boyunca yaşayacağım. Geride tertemiz bir belediye bırakıyorum. Ben seçilen tüm belediye başkanı arkadaşlarım, henüz sonuçlar netleşmedi. Hepsine başarılar diliyorum. Bu süreç zarfında tekrar dediğim gibi tüm siyasi büyüklerimi, AK Parti teşkilatı içerisindeki büyüklerime, önceki dönem vekillerime, bakanlarıma her birine samimiyetle, gayretle çalıştık ama nasibimiz, takdirimiz buymuş. Ben tekrar sürecin Bursa’mız için, ülkemiz için hayırlar getirsin diyorum” diye konuştu.

Ak Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise, “AK Parti olarak katılmış olduğumuz bu on sekiz seçimde de vatandaşımızın hem teveccühünü gördük. hem de onlara bu seçim atmosferindeki bizim demokrasi şöleni dediğimiz bir kurumsallaşmayı sağlamış olduk. Bunun öncesinde 14 ve 28 Mayıs’ta zaten milletimiz, bize olan güvenini göstermişti. Önümüzdeki 2028 yılına kadar olan süreçte iktidar partisi olarak milletimize hizmet etmekle ilgili görevi bize tevdi etti ve biz de bu şuur içerisinde çalışarak gayret ederek milletimize vermiş olduğumuz sözleri yerine getirmiş olacağız. Yerel seçimlerden çok genel seçimler havası oluştu ve projelerde havalarda uçuştu. Biz milletimizin mesajını aldık” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/alinur-aktas-yuzde-12-13luk-bir-azalis-soz-konusu/feed/ 0
Bursa’da Yerel Seçim Sonuçları Belli Oldu https://www.haber60.com.tr/bursada-yerel-secim-sonuclari-belli-oldu/ https://www.haber60.com.tr/bursada-yerel-secim-sonuclari-belli-oldu/#respond Mon, 01 Apr 2024 02:45:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25506 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri’nin son bulmasıyla birlikte, sonuçlar netleşmeye başladı. Bursa’da sandıkların yüzde 95’i açılırken, seçimi resmi olmayan sonuçlara göre 47.7 oy oranıyla Cumhuriyet Halk Partisi Başkanı Mustafa Bozbey önde götürdü. Sonuçların netleşmesiyle birlikte konuşan Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Alinur Aktaş, “Sonuçların şehrimize ve ülkemize hayırlar getirmesini diliyorum. Bir önceki yerel seçime göre bir de oy sayısının arttığını düşünürsek, nüfusun artmasına paralel olarak, yaklaşık yüzde 12-13’lük bir azalış söz konusu” dedi.

Yerel Seçimlerde Türkiye geneli oy sayımları yapılırken, Bursa’da sandıkların yüzde 95’i açıldı. Yapılan sayımda yüzde 47 ile Cumhuriyet Halk Partisi Adayı Mustafa Bozbey, seçimi önde götürürken, Adalet Kalkınma Partisi Adayı Alinur Aktaş ise yüzde 38 oy aldı. Sayımlarda sona doğru gelirken, seçim sonrası konuşan Alinur Aktaş, “Sonuçların şehrimize ve ülkemize hayırlar getirmesini diliyorum. Bir önceki yerel seçime göre bir de oy sayısının arttığını düşünürsek, nüfusun artmasına paralel olarak, yaklaşık yüzde 12-13’lük bir azalış söz konusu. 250 bin vatandaşımızın sandığa gitmediğiyle alakalı bir tespitin de olduğunu burada ifade etmek istiyorum. Muhakkak surette değerli büyüklerimiz, başta Sayın Genel Başkanımız olmak üzere bu durumu değerlendireceklerdir. ülkemizin birçok noktasında yaşanan oy kaybından Bursa olarak bizler de üzerimize düşeni aldık. Dediğim gibi gerekli kurullarda bunları değerlendirmeye tabi tutulacaktır. Yani özellikle seçim halinde 2 aylık süreçte yöneticilerimizle, milletvekillerimizle, özellikle 31 Mart’tan itibaren mecliste takip edeceğiz. Bu süreç zarfında tüm ilçeleri ziyaret ettim. Hatta ikişer üçer kez ziyaret ettim. Cumhur İttifakı’nın adayı olarak bin altmış mahallemizin yarıya yakınını ziyaret etmişim. 500 mahalle ziyaret ettim. Hepsine dokunmaya çalıştık. Eksik kaldıklarımız olmuştur, haklarını helal etsinler. Önce Allah’a şükrediyorum, benim şeref defterime yirmi yıl bu şehrin önce İnegöl ilçesinin ve akabinde de altı buçuk yıl Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde belediye başkanı olarak hizmet. İnanın her bir cadde, her bir sokak, her bir kişi bana işi düşen hangi siyasi görüşler insan olursa olsun benim için çok kıymetliydi, çok değerliydi. Bunun mutluluğunu ömrüm boyunca yaşayacağım. Geride tertemiz bir belediye bırakıyorum. Ben seçilen tüm belediye başkanı arkadaşlarım, henüz sonuçlar netleşmedi. Hepsine başarılar diliyorum. Bu süreç zarfında tekrar dediğim gibi tüm siyasi büyüklerimi, AK Parti teşkilatı içerisindeki büyüklerime, önceki dönem vekillerime, bakanlarıma her birine samimiyetle, gayretle çalıştık ama nasibimiz, takdirimiz buymuş. Ben tekrar sürecin Bursa’mız için, ülkemiz için hayırlar getirsin diyorum” diye konuştu.

Ak Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise, “AK Parti olarak katılmış olduğumuz bu on sekiz seçimde de vatandaşımızın hem teveccühünü gördük. hem de onlara bu seçim atmosferindeki bizim demokrasi şöleni dediğimiz bir kurumsallaşmayı sağlamış olduk. Bunun öncesinde 14 ve 28 Mayıs’ta zaten milletimiz, bize olan güvenini göstermişti. Önümüzdeki 2028 yılına kadar olan süreçte iktidar partisi olarak milletimize hizmet etmekle ilgili görevi bize tevdi etti ve biz de bu şuur içerisinde çalışarak gayret ederek milletimize vermiş olduğumuz sözleri yerine getirmiş olacağız. Yerel seçimlerden çok genel seçimler havası oluştu ve projelerde havalarda uçuştu. Biz milletimizin mesajını aldık” dedi. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursada-yerel-secim-sonuclari-belli-oldu/feed/ 0
İBB Başkanı İmamoğlu’ndan seçim değerlendirmesi Açıklaması https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-imamoglundan-secim-degerlendirmesi-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-imamoglundan-secim-degerlendirmesi-aciklamasi/#respond Mon, 01 Apr 2024 02:30:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25494 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin Başkan adayı Ekrem İmamoğlu, “İnsanlarımızın tamamı İBB başta olmak üzere bütün kurumlarıyla hak ve hukuk çerçevesinde her türlü talepte bulunabilecekler ve her türlü işlemde paydaş olduklarını, eşit hissedar olduklarını hissedecekler.” dedi.

Partisinin il başkanlığında açıklama yapan İmamoğlu, sistemlerinde yüzde 96 oranındaki sonuçların ellerinde olduğunu, 1 milyonun biraz üzerinde farkla birinci durumda bulunduklarını söyledi.

Seçimlerde şu ana kadar kendilerine ulaşan sonuçları paylaşan İmamoğlu, şöyle devam etti:

“Yüzde 52’ye yakın oy oranımıza karşı yüzde 39,5 oy oranı iki rakip arasındaki farkı tariflemekte. Bizi mutlu eden, hedeflerimizin ilçeler noktasında da büyük oranda gerçekleşmiş olmasıdır. Önceki dönemde yönettiğimiz 14 belediyemizin tamamı görevimize devam edeceğimiz belediyeler. Yanı sıra 11 belediyede de sonuçlanma aşamasına gelindi. Bu ilçeler; Beyoğlu, Bayrampaşa, Beykoz, Çatalca, Silivri, Çekmeköy, Eyüpsultan, Sancaktepe, Tuzla, Üsküdar ve Şile. Şu anda Gaziosmanpaşa, Pendik gibi ilçeler başta olmak üzere rekabetin birçok ilçede kafa kafaya olduğunu ifade etmek isterim.”

Seçim dönemindeki çalışmaları ve katkıları dolayısıyla CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na, MYK üyelerine, Parti Meclisi üyelerine, milletvekillerine, parti örgütlerine teşekkür eden İmamoğlu, ayrıca kampanya ekibine ve partisinin diğer adaylarına da teşekkürlerini iletti.

İmamoğlu, halkın seçimlerde sadece il ve ilçeleri kimin yöneteceğine karar vermediğini dile getirerek, “Millet, aynı zamanda herkese görevler verir. ‘Seçmen ne mesaj verdi, millet ne görev verdi?’ diye anlamakla yükümlüyüz. Milletin sandıkta verdiği görevi yok sayanlar, doğru anlamayanlar eninde sonunda milletin gönlündeki yerlerini kaybederler. İstanbulluların bana verdiği tüm görevleri emir kabul ediyorum. Bugün ortaya konulan irade güçlü bir demokrasi ve kardeşlik iradesidir. Çok renkli ve çok sesli İstanbul’u koruma ve geliştirme iradesidir. Kendimi, bu iradenin hayata geçirilmesi konusunda İstanbul’da birinci derecede sorumlu kabul ediyorum.”

“Yarından itibaren Türkiye başka bir Türkiye olacak”

Yarından itibaren Türkiye’nin başka bir Türkiye olacağını ifade eden İmamoğlu, seçmenlerin verdikleri kararla, demokrasinin, özgürlüğün, eşitliğin, akılcılığın, bilimin, sevginin, dayanışmanın şahlandığı Türkiye’ye ilk adımın atılmasına fırsat tanıdığını kaydetti.

İmamoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kayyum uygulamalarının son bulacağı bir dönem bizi bekliyor olacak. Milletimizin yeni bir heyecana, umuda ihtiyacı vardı. Siz bu umudu sandıkta ateşlediniz. İstanbul’da vatandaşlar ama özellikle gençler fikirlerini korkusuzca ifade edecekler. İşçiler, emekçiler yaşam taleplerini yüreklilikle dillendirecekler. Emekliler yılların alın terinden doğan haklarını bu seçimle merkezi iktidara da haykırmış oldular. Bu şehrin çok güzel, derin ve kadim renkleri, bu şehrin Kürtleri, Alevileri, Ermenileri, Çerkezleri, Anadolu’nun tüm şehirlerinden buraya göç etmiş İstanbullular haklarını özgürce savunacaklar. İnsanlarımızın tamamı hür ve eşit bir biçimde İBB başta olmak üzere bütün kurumlarıyla hak ve hukuk çerçevesinde her türlü talepte bulunabilecekler ve her türlü işlemde paydaş olduklarını, eşit hissedar olduklarını hissedecekler.”

Saraçhane’de toplanan kalabalığa seslendi

İmamoğlu, daha sonra Saraçhane’deki İBB binasının önünde toplanan kalabalığa otobüsün üzerinden seslendi.

Seçimlerde, 16 milyon İstanbullunun kazandığını ve seçimin kaybedeni olmadığını söyleyen İmamoğlu, “Bu şehrin en ön saflarındaki çocuklarına, geleceğe birlikte umutla koşacağımız pırlanta gibi gençlerine, kadınlarına, bu şehrin annelerine, beyefendilerine, emeklilerine hayırlı olsun.” dedi.

İstanbul’un bütçesine bereket geldiğini kaydeden İmamoğlu, seçim çalışmaları dolayısıyla partililere teşekkür etti.

İmamoğlu, “Emektar, cefakar İstanbul gönüllülerinin yanı sıra bu başarıda emek harcayan, en önde koşan güçlü bir İstanbul İttifakı var. Bu ittifakı sandıkta kuran, burada onu paylaşan 16 milyon İstanbulluya yürekten şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu.

Seçimde halkın kendilerine ne mesaj verdiğini düşündüğünü anlatan İmamoğlu, “Her İstanbulluya eşit ve adil hizmetin ulaştığı dönem devam edecek. İcracı hizmetleriyle, İstanbul’a atılım yapılan yılları getiren bizim belediyecilik anlayışımız. Milletimiz, ‘Hızını arttır, yola devam et.’ dedi.” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, Cumhuriyet ve demokrasinin bugün itibarıyla “Tam yol ileri” dediğini ifade ederek, “Biz, ‘Millet her zaman kazanır.’ demiştik. Millet kazandı ve kazanmaya devam edecek. Çok daha güzel işlere, çok daha güzel günlere ve geleceği koşulacak. Yarın sabah hep birlikte yeni bir yelken açıyoruz, pırıl pırıl, mis gibi bir bahar gününe uyanıyoruz.” dedi.

İstanbul’da 14 ilçe belediyesinin CHP’de olduğunu söyleyen İmamoğlu, şunları kaydetti:

“Artık Beyoğlu bizimle. Bayrampaşa, Beykoz, Çatalca, Silivri, Çekmeköy, Eyüpsultan, Sancaktepe, Tuzla, Şile, Üsküdar… Şu anda rekabetin devam ettiği ilçelerimiz var. Fatih’te, Gaziosmanpaşa’da, Pendik’te rekabet devam ediyor.”

İmamoğlu, kollarını sıvadığını belirterek, “Değil atom karınca, bizi bu 5 yıllık yolculukta kimse geçemez.” dedi.

Saraçhane’deki kutlamalarda DEM Parti flaması da yer aldı. Bazı partililer halay çekip zafer işareti yaparak kutlamalara katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-imamoglundan-secim-degerlendirmesi-aciklamasi/feed/ 0
Çorum Bağımsız Belediye Başkan Adayı Oylarının Çalındığını İddia Etti https://www.haber60.com.tr/corum-bagimsiz-belediye-baskan-adayi-oylarinin-calindigini-iddia-etti/ https://www.haber60.com.tr/corum-bagimsiz-belediye-baskan-adayi-oylarinin-calindigini-iddia-etti/#respond Mon, 01 Apr 2024 02:03:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25482

ERKAN KARACA

Çorum’da Bağımsız Belediye Başkan adayı Burhan Sönmez, kendisine verilen oyların çalındığını iddia etti. İl Seçim Kurulu önünde CHP Milletvekili Mehmet Tahtasız ile birlikte açıklama yapan Sönmez, “Oylarımızda şaibe var. 2 bin küsur oya yakın oyumuz varken, 3 parti harici 4. sıradayken son sıralara geriledik. 170 oya düşürdüler. Oylarımızın peşindeyiz. Sonuna kadar da devam edeceğim” dedi.

Çorum Bağımsız Belediye Başkan adayı Burhan Sönmez, Seçim Kurulu önünde kendisine verilen oyların çalındığını iddia ederek, şunları söyledi:

“Oylarımızda şaibe var. 2 bin küsür oya yakın oyumuz varken, 3 parti harici 4. sıradayken son sıralara geriledik. 170 tane oya düşürdüler. Oylarımızın peşindeyiz. Sonuna kadar da devam edeceğim. Benim bin 900 küsür oyum nereye gitti, bunun hesabını kim verecekse versin. İş yerimizde eşimizle dostumuzla oy takibi yaparken çok güzel 4. sıradayken oylarımız bir anda düştü ve AK Parti’nin oylarına 2 bin küsür benim gitti. 2 bin küsür AK Parti’nin arttı. CHP ile arasında olan oy farkı 2 bin daha açılmış oldu. Buraya geldiğimizde de basın açıklaması yapacağız dediğimizde de; ‘daha seçim bitmedi sakin olun daha 170 oyunuz var. Belki seçim bitmeden 250 oya çıkarsınız’ diye bir cevap aldık. İçeriden yetkilinin birisi söyledi ama tanımıyorum. Ben bana oy veren gönüllüleri saat kulesinde toplasam 3 bin kişi. Ben adıma taahhüt ederim ki benim 20 bin oyum vardır ki ben esnaf gezisi bile yapmadım. Biz CHP’den ıslak imzalı tutanakları isteyeceğiz. Ben bağımsız aday olarak çıktığım için benim her okula kişi yerleştirme gibi bir şansım yok. Benim arkamda bir parti yok. Oylarımın peşine düşeceğim. En son dakikaya kadar bin 756 oyumuz vardı. 4. sıradaydım benim bir arkamda İYİ Parti vardı. Ahmet Ertekin Başkan 350 küsür farkım vardı arada ve git gide de fark açılıyordu. Sosyal medyalardan da paylaşılan sadece 2 saat önce paylaşılan oyum bin 647 bir saat önce her şeyim değişti. Yüzde 3,5’lara kadar oy potansiyeli olarak çıkmıştım şu an da yüzde sıfırlardayım. Benim oylarım neredeyse bulunsun. Yani aşırı emek verdik. Bu emeği de yedirmeyeceğimizi de herkes bilsin. Kim olursa olsun bu oyları yedirmeyeceğim.”

“KONUNUN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

CHP Milletvekili Mehmet Tahtasız ise şunları söyledi:

“Burhan Sönmez kardeşimizden bir telefon aldığımızda acilen buraya Seçim Kurulu’nun önüne geldik. Yetkili arkadaşlarımıza da oradaki yetkili hakim arkadaşımıza da ben konuyu ilettim. Konunun takipçisi olacağız. Tabi kardeşimin de dediği gibi kendisinin oyları sosyal medyada bin 700 küsürlerdeyken birden 170’lere düşmesinin ardında bir şaibe olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda Çorum halkının hakkını arayacağımızı ve onların hakkını savunacağımızı ben buradan Genel Merkez’imizden de zaten yakın illerdeki milletvekillerimizi çağırdık. Biz ıslak imzalı tutanakları Cumhuriyet Halk Partisi İl Binasında arkadaşlarımız tek tek sayıyor. Diğer siyasi partilerin de bağımsız adayımızın oylarını da biz tek tek hesaplayacağız. Dökümanlarımızdan çıkaracağız ve Çorumun halkının vermiş olduğu hür iradesiyle kullanmış olduğu oylara sahip çıkılacağının bilinmesini isterim. Buradan sandıktaki görevli arkadaşlarımızın hangi partiden olursa olsun ıslak imzalı tutanaklarını hangi siyasi partiye gönül veriyorlarsa o siyasi parti il ilçe başkanlıklarına ulaştırmaları gerekiyor. Buradan kamuoyuna şöyle bir bilgi vereyim; biz yüzde 75’i ulaşan tutanaklarımızda 3 bin 500 oyla Çorum’da Cumhuriyet Halk Partisi adayı birinci sırada ve bunun takipçisi olacağımıza ben inanıyorum. Tüm insanlarımızı bu anlamda halkımızın verdiği oya bakarak kim kazanırsa Çorum’un belediye başkanıdır. Biz önümüzü düğmeler biz belediye başkanımıza gider hayırlı olsun deriz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/corum-bagimsiz-belediye-baskan-adayi-oylarinin-calindigini-iddia-etti/feed/ 0
CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay Seçim Sonuçlarını Kutladı https://www.haber60.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugay-secim-sonuclarini-kutladi/ https://www.haber60.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugay-secim-sonuclarini-kutladi/#respond Mon, 01 Apr 2024 01:24:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25471 HABER: ECE AZAK – KAMERA: KERİM UĞUR

CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay, günler süren seçim mesaisinin ardından aldığı sonuçları, Cumhuriyet Meydanı’nda binlerce yurttaşla birlikte kutladı. “Kazandık” diye sözlerine başlayan Tugay, ” Türkiye’nin her yerinde CHP birinci parti oldu. 34 yıllık hayalimiz bugün gerçekleşti. Türkiye’nin birinci partisiyiz. Üzerimizdeki sorumluluğu biliyoruz. Artık çok daha fazla çalışacağız” dedi. Tugay, “Yıkılacak bir iktidar var. Halkına hizmet etmek için hazır olan bir parti var. Biz o partinin ve Mustafa Kemal Atatürk’ün neferi olmaktan büyük bir onur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

Cemil Tugay, sandıkların büyük çoğunluğunun açılmasının ardından Cumhuriyet Meydanı’nda binlerce yurttaşla birlikte kutlama yaptı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, milletvekilleri, belediye başkan adayları ve partililerin katıldığı programda Tugay, kalabalığın büyük coşkusuyla karşılandı.

Yurttaşlar ellerinde Türk bayrakları, parti bayrakları ve “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganlarıyla karşıladığı Tugay, “kazandık” dedi.

“34 YILLIK HAYALİMİZ BUGÜN GERÇEKLEŞTİ”

Seçim sonuçlarının kendilerini mutlu ettiğini vurgulayan Cemil Tugay, “Kim kazandı? Siz kazandınız, İzmir kazandı. Kaybeden kimse yok. Hepimiz kazandık. Vatanseverler, bu millete saygı duyanlar kazandı. 5 yıl boyunca hep beraberiz. Kutlu olsun. Yaklaşık 2 aydır aralıksız şekilde arkadaşlarımızla İzmir’in her sokağında olmaya çalıştık. Herkesin elini sıkmaya çalıştık. Çocukları, gençleri, kadınları unutmadık. Emekliyi, emekçiyi, halkımızı unutmadık. Unutmayacağız. Bugün, İzmir için yeni bir gün. Yarından itibaren sokakta olacağız. Sorun neredeyse orada olacağız ve o sorunları çözüme kavuşturacağız. Çok mutluyuz. Türkiye’nin her yerinde CHP birinci parti oldu. 34 yıllık hayalimiz bugün gerçekleşti. Türkiye’nin birinci partisiyiz. Cumhuriyet’in kenti İzmir, halkın kenti İzmir, Atatürk’ün kenti İzmir her zaman dimdik ayaktaydı” diye konuştu.

“BUGÜN YENİ BİR BAŞLANGIÇ

Cemil Tugay, konuşmasında AKP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’ı da eleştirerek, şunları söyledi:

“Birileri kılığıyla, kıyafetiyle, saçıyla, bıyığıyla, taktığı rozetiyle, yaptığı o gösterişli reklam kampanyalarıyla, trollerinin algı çalışmalarıyla zannetti ki İzmir’i kaldıracak. Kandırabildiler mi? Biz Cumhuriyetçiyiz, biz Atatürkçüyüz, biz halkçıyız. Bu meydanlarda her zaman dimdik durduk ve bundan sonra da durmaya devam edeceğiz. CHP yeni kadroları ve genel başkanı ile Türkiye’nin umudu oldu. Bugün yeni bir başlangıç. Eskisinden çok daha fazla çalışacağz. Daha çok yorulacağız. Üzerimize düşen sorumluluğun bilincindeyiz.”

“YIKILACAK BİR İKTİDAR VAR”

Tugay, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Yaşasın İzmir, yaşasın Türkiye Cumhuriyeti. Bize güvendiğiniz için bizi tekrar bu göreve getirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Namusum ve şerefim üzerine yemin ediyorum, bir gram leke getirmeden önümüzdeki 5 yıl bu şehrin taşı toprağı olacağım. Arkadaşlarım ile beraber size hizmet etmek için ne gerekiyorsa yapacağız. Mahçup olmayacağız, bize güveninizi boşa çıkarmayacağız. Ama şunu biliyoruz; yıkılacak bir iktidar var. Halkına hizmet etmek için hazır olan bir parti var. Biz o partinin ve Mustafa Kemal Atatürk’ün neferi olmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Siz büyüksünüz ve sizin hizmetkarınızız. Bunu unutmayın. Önümüzdeki 5 yıl beni öyle göreceksiniz. İyi ki varsınız. Size, İzmir’e, bu büyük millete aşığım. İnsanlarımızın hiç birini diğerinden ayırmadan, bize oy vermiş olsun olmasın hepsini bir tutarak hizmet edeceğim. Söz veriyorum.”

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

1.VİDEO

CHP İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYI CEMİL TUGAY’IN KONUŞMASI

2.VİDEO

KUTLAMALARDAN DETAY

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugay-secim-sonuclarini-kutladi/feed/ 0
Bilecik’te CHP’li Melek Mızrak Subaşı seçimi kazandı https://www.haber60.com.tr/bilecikte-chpli-melek-mizrak-subasi-secimi-kazandi/ https://www.haber60.com.tr/bilecikte-chpli-melek-mizrak-subasi-secimi-kazandi/#respond Mon, 01 Apr 2024 01:15:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25465 Bilecik’te resmi olmayan sonuçlara göre seçimi CHP’li Melek Mızrak Subaşı kazandı

BİLECİK – Bilecik’te resmi olmayan sonuçlara göre seçimi Cumhuriyet Halk Partisi Belediye Başkan adayı Melek Mızrak Subaşı kazandı.

Bilecik’te saat 17.00’de sandıkların kapanmasının ardından il genelinde oy sayımı sona ererek, 140 sandığın tamamı açıldı. İl genelinde 46 bin 409 seçmenden 36 bin 167’i sandığa gitti. 35 bin 193 oyun geçerli sayıldığı Bilecik’te resmi olmayan sonuçlara göre AK Parti 3, CHP 2, MHP 2, İYİ Parti 1 belediye aldı. Bayırköy beldesinde CHP, Vezirhan beldesinde MHP ve Dodurga beldesinde AK Parti’nin adayları kazandı. Kesin olmayan sonuçlara göre Bilecik ve en büyük ilçesinde belediye başkanlığını CHP kazanırken, CHP’nin adayı Melek Mızrak Subaşı en yakın rakibine 5 bin oy fark attı. Bozüyük Belediye Başkan Adayı Talat Bakkalcıoğlu ise en yakın rakibi İYİ Parti’nin adayına 3 bin 126 oy fark attı. AK Parti ise ilçede 3’üncü parti oldu.

Kesin olmayan sonuçlara göre Bilecik Belediye Başkanı seçilen Melek Mızrak Subaşı, Cumhuriyet Meydanı’nda vatandaşlara seslendi. Subaşı, “Ben ilk defa bir konuşma yaparken bu kadar zorlandığımı, bu kadar heyecanlandığımı ve duygularımı kontrol edemediğimi hissediyorum. Bu seçimin, bu kalabalığın en güzel yanı tüm siyasi partilerden, halkın her kesiminden oy alabilmek. İşte sizler bunu sandıkta gösterdiniz. Biz beş bin oy farkı attık. Yaklaşık 90 gündür sahalardaydık. Ne mutlu ki kalplere girebilmişiz. Ne mutlu ki inancınızı sandıkta güçlendirdiniz ve gösterdiniz. Ben çok gurur duyuyorum. Bilecik’te büyümüş olmaktan çok gurur duyuyorum. İşte şimdi de hizmet zamanı. Biz belediyecilik anlayışımızla bütün ezberleri bozduk, bozmaya devam edeceğiz. Çok güzel bir Bilecik inşa edeceğiz. Çok inanıyorum beş yılda yapamaz dedikleri her şeyi yapacağız. Siz bunların cevabını verdiniz. Ben de beş yıl boyunca gecemi gündüzüme katacağım. Sizlere namus sözü veriyorum. Nerede büyümüş olursa olsun, nereli olursa olsun, hangi siyasiye gönül vermiş olursa olsun sandıkta gelip oyunu Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayı Melek Başkan’a kullanan, kullanmayan, inanan, inanmayan herkese sonsuz teşekkür ediyorum. Sadece bir kesimin belediye başkanı değil, herkesin belediye başkanı olacağıma da söz veriyorum. Nasıl şeffaf belediyecilik yaptıysak, aynı anlayışla bu devam edecek. Ben emeği geçen halkımın herkese, örgütüme, gençlik kollarıma, kadın kollarıma, il yönetimlerime ve belediye meclis üyelerime çok çok teşekkür ediyorum. Sizler bana inandınız. Benim seçtiğim yönetime, belediye meclisine inandınız. İnanılmaz güzel bir farkla belediye meclisi geliyor. İl genel meclisimize inandınız. İl genel meclisimiz de çok güzel bir sayıyla geliyor. Hala arkadaşlarımız ilçe binasında tutanakları girmeye çaba sarf ediyorlar. Hala sandık başında ıslak tutanaklar için de nöbet tutan arkadaşlarımız var. Hepsinin ellerinden öpüyorum. Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bilecikte-chpli-melek-mizrak-subasi-secimi-kazandi/feed/ 0
Özgür Özel: “Chp Artık Başının Üzerindeki Görünmez Yüzde 25’lik Tavanı Söz Verdiğimiz Gibi Kırmıştır, Tuzla Buz Etmiştir” https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-chp-artik-basinin-uzerindeki-gorunmez-yuzde-25lik-tavani-soz-verdigimiz-gibi-kirmistir-tuzla-buz-etmistir/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-chp-artik-basinin-uzerindeki-gorunmez-yuzde-25lik-tavani-soz-verdigimiz-gibi-kirmistir-tuzla-buz-etmistir/#respond Mon, 01 Apr 2024 01:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25455 HABER: GÜLARA SUBAŞI/ KAMERA: ÜNAL AYDIN – LADİN DEĞER

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bugün elde ettiğimiz başarının en önemli mesajı şudur: CHP artık başının üzerindeki görünmez yüzde 25’lik tavanı söz verdiğimiz gibi kırmıştır, tuzla buz etmiştir. TRT’nin bize yaptığı onca haksızlığa, adaletsizliğe karşın onlara bir sürprizimiz var, demiştim. Onlara sürprizim 1977’den beri ilk kez, TRT ekranlarında CHP’nin şu anda birinci parti olmasıdır. Bu seçimlerde, hiçbir siyasi partiyle ittifak kurulmadığı halde CHP’nin gücü ve seçmenin vicdanının sandıkta kurduğu Türkiye İttifakı, 2019 başarısını daha da büyütmüştür” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, memleketi Mansi’dan döndükten sonra parti genel merkezinde ilk açıklamayı yaptı. CHP lideri Özel, konuşmasına başlarken gözyaşlarını tutamadı. Özel’in konuşması şöyle:

“SEÇMEN, TÜRKİYE’DE YENİ BİR SİYASETİN KURULMASINA KARAR VERDİ”

“Bugün, 81 ilimizde sandık başına giderek oylarıyla demokrasimize sahip çıkan tüm vatandaşlarımıza parti tercihlerine bakmaksızın yürekten teşekkür ediyorum. 206 bin seçim sandığında, tüm partilerden görev alan sandık kurulu üyelerine, müşahitlerine, gönüllülere şükranlarımı sunuyorum. Adaylardan önce, aday adaylarımıza aday gösterilmedikleri halde partisini terk etmeyen adaya adaydan çok çalışarak destek veren, var gücüyle bu partinin bayrağı dalgalansın diye emek veren aday adaylarına, kazansınlar/kaybetsinler büyük bir mücadele veren tüm adaylarımıza ve aday olmak, ismi bilinmek, kampanya yapmak çok önemli ama bu örgütün isimsiz kahramanlarına, sabah erkenden kalkıp parti binasını açanlara, birazdan gelirler diye çayı koyanlara, direklere bayrak asanlara, broşür dağıtanlara, kapı çalanlara, bütün parti emekçilerine, baba evinin bekçilerine, çorbasını kaynatanlara, bacısı tütsün diye odun çekip ocağı taşıyanlara, CHP örgütüne teşekkür ediyorum. Bugün, seçmenlerimiz çok önemli bir karar verdiler. Seçim sonuçları göstermiştir ki bugün seçmen, Türkiye’de yeni bir siyasetin kurulmasına karar verdi. Bugün seçmen 22 yıllık Türkiye fotoğrafını değiştirmeye, ülkemizde yeni bir siyasi iklime kapı aralamaya karar verdi. Bugün seçmen, Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk seçimlerinde iktidarın orantısız gücünü yerelden dengelemeye karar verdi.

“TÜRKİYE İTTİFAKI, BU SEÇİMLERDE TARİHİ BİR SONUÇ ELDE EDİLMİŞTİR”

CHP ve milletimizle kurduğumuz Türkiye İttifakı, bu seçimlerde tarihi bir sonuç elde edilmiştir. Milletimiz sadece yerel yöneticilerin kim olacağına karar vermemiş, Ülkemizin ve belediyelerin nasıl yönetilmesi gerektiğine, nasıl yönetilmemesi gerektiğine dair de önemli bir karar ve mesaj vermiştir. Milletimiz ekmeğini küçütenlere, huzurunu bozanlara, demokrasiyi ezenlere, hukuk devletini çökertenlere açık bir mesaj vermiştir. Yok sayılanlar, bugün ülkeyi yönetenlere açık bir mesaj vermiştir. Bu mesaj benim okumamla, bizlerin okumasıyla şu şekildedir: Biz ülkemizin bir hukuk devleti olarak kalmasını, kaybedilen hukuk devleti vasfının geri gelmesini istiyoruz. Biz ülkemizde her türlü ayrımcılığa karşı çıkıyoruz. Biz bütün renklerimizle Türkiye Cumhuriyeti’yiz. Farklılıklarımız, zenginliğimizdir. ve 31 Mart öncesi yaşananlar ne kadar haksız, ne kadar adaletsiz, ne kadar ötekileştirici olursa olsun, biz Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşları olarak birlik ve beraberlik istiyoruz. Birileri öyle söylüyor diye, kimseyi milli; birileri öyle göstermeye çalışıyor diye kimseyi de gayri milli görmüyoruz. Biz, milletimizin verdiği bu mesajı bir kutsal emanet olarak alıyor ve tüm CHP’liler başımızın üzerine koyuyoruz. Ülkemizin gelecek yıllarda hakkı, hukuku, adaleti tanımayan siyasete bundan sonra geçit vermeyeceğini bugün gördük.

“İSTANBUL, ANKARA, MERSİN, ADANA VE ANTALYA BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ BUGÜNKÜ ZAFERİN BAŞ MİMARLARIDIR”

Bilinmesini isterim ki bu galibiyetin bir kaybedeni yoktur. Bizim başarımız kimsenin hezimeti olmayacaktır, kimsenin hezimeti değildir. Bugün hangi partiye oy vermiş olursa olsun, kimsenin kaybetmiş hissetmesini istemiyoruz. Halkımız iyi hizmeti ödüllendirmiş, kötü hizmeti ve kötü niyeti cezalandırmıştır. Burada örgütümüzden sonra bir özel teşekkürü CHP’nin 2019 yılında, AK Parti’den aldığı; İstanbul, Ankara, Mersin, Adana ve Antalya belediye başkanlarımıza özel olarak teşekkür etmek isterim. Olmazsa olmazdı. Onlar iyi kriz yönetiminin, merkezi yönetimin desteği olmasa da kösteği de olsa, hatta belediye meclis çoğunlukları olmasa bile mazeret üretmeden, iyi icraatın ve ‘CHP iyi belediyecilik yapar, CHP temiz ve dürüst yönetir’ algısının yerleşmesine yaptıkları katkıyla bugünkü zaferin baş mimarlarıdır. Ayrıca zaten elimizde olup geçen seçimde de kaybetmediğimiz belediye başkanlarımız, en zor günlerde sancağı ellerinde taşıdıkları için ve hiçbir zaman yere indirtmedikleri için ayrıca övgüyü ve takdiri hak ediyorlar. Bu belediye başkanlarımızın dışında, ‘Biz büyükşehirleri CHP’li belediyeler gibi yönetiriz’ iddiasını ortaya koyan, o cesareti ve o özgüveni gösteren bütün adaylarımıza, bütün il adaylarımıza, ilçe adaylarımıza belde belediye başkan adaylarımıza da ayrıca teşekkür etmeyi bir borç biliyorum.

“TRT’YE, ANADOLU AJANSI’NA RAĞMEN…”

Şehirlerimiz emin ellerin teslim edilmiş, halkımızın yaşam alanlarını bir beş yıl daha halk için yönetecek belediye başkanları seçilmiştir. Seçmenlerimizin partimizin yaşadığı değişimi onayladıklarını, desteklediklerini, yüreklendirdiklerini ve kendi şehirleri ve Türkiye için de istediklerini ifade etmek gerekiyor. Geçen Mayıs ayında yaşadığımız büyük üzüntüden sonra seçmenimizde ortaya çıkan büyük duygusal kopuşa, CHP’nin kurultayı ve o kurultayda genel başkanı ve yönetimi seçimle değişebilen bir partinin Türkiye’de var olduğunu gösteren başta Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na ve CHP’nin kimi desteklemiş olurlarsa olsun bütün delegelerine hepimiz çok şey borçluyuz. Bundan sonraki süreçte de bu seçimin kaybedeni olmadığı gibi bu seçim sonuçlarının seçimi kaybetmiş olmalarına rağmen iktidar partisine de önemli katkılar yapacağını, bir öz eleştiri imkanı sunacağını, dünyadaki Türkiye algısının burada kamu yayıncılığını terk eden TRT’ye rağmen, bir partinin ajansına dönüştürülmeye çalışılan Anadolu Ajansı’na rağmen bütün dünyaya Türkiye’de halen demokratik yollarla iktidarların değişebilme ihtimalini ortaya koyması açısından Türkiye’ye hatta Türkiye ekonomisine yapılan önemli bir katkıdır.

“SİLAHLI KUVVETLER PERSONELİNİN KULLANILMAYA ÇALIŞILMASINA KİM TALİMAT VERDİYSE…”

Seçimde bizim başarı elde etmiş olmamız, bu seçimin hakkaniyetli bir seçim olduğunu ispatlamaz. Zira Doğu ve Güneydoğu illerinde taşınan seçmenlerle bir yerel seçim sonucunu değiştirilmeye çalışılması, daha önce o seçmenlerin seçtiği belediyelere kayyum atanması kadar kötü bir girişimdir. Kesinlikle doğru bulmadığımızı, o şehirde hiç yaşamamış ve belki de o şehirde hiç yaşamayacak kişilerin orada oy kullanmaya zorlanmasının ve böyle bir demokrasi ayıbına alet edilmeye çalışılmasının bütün yükümlülüğü; partiyi devletin, devleti partinin sanan anlayışa aittir. Cep telefonlarımızda hepimizin onlarca, yüzlerce zorla orada oy kullanmaya yönlendirilen Silahlı Kuvvetler personelinin yakınmaları vardır. Silahlı Kuvvetler personeli, bireysel olarak bu ayıptan sorumlu değildirler. Ancak Türkiye Cumhuriyeti’nin yasal ve anayasal düzenlemelerle bir şehirde oy kullanmak için o şehirde yaşamak ve o şehirde yaşayacak olmanın teminat altına alınması zorunluluğunu da görüyoruz. ve Silahlı Kuvvetlerin bir kısım personelinin bu işe alet edilmesine, bu işte kullanılmaya çalışılmasına kim emir ve talimat verdiyse bu ülkenin toplumsal barışına çok büyük bir kötülük yapmıştır. Affedilir tarafı yoktur.

“CHP ARTIK TÜM DEMOKRATLARIN PARTİSİDİR”

Kampanya boyunca CHP olarak seçmenin gündemiyle kurduğumuz bağın emeklilerden, gençlerden ve toplumdan yok sayıldığını hisseden atanmayan öğretmenlerden staj mağdurlarına, sesini duyurmak isteyen toplumun tüm kesimlerine kadar kurulan bu ilişkinin karşılık gördüğünü hep birlikte müşahede ediyoruz. Bugün elde ettiğimiz başarının en önemli mesajı şudur: CHP artık başının üzerindeki görünmez yüzde 25’lik tavanı söz verdiğimiz gibi kırmıştır, tuzla buz etmiştir. TRT’nin bize yaptığı onca haksızlığa, adaletsizliğe karşın onlara bir sürprizimiz var, demiştim. Onlara sürprizim 1977’den beri ilk kez, TRT ekranlarında CHP’nin şu anda birinci parti olmasıdır. Bu seçimlerde, hiçbir siyasi partiyle ittifak kurulmadığı halde CHP’nin gücü ve seçmenin vicdanının sandıkta kurduğu Türkiye İttifakı, 2019 başarısını daha da büyütmüştür. Bu sonuçları bizleri rehavete sevk edecek bir galibiyet olarak asla değil, seçmenin bize açtığı biz kredi olarak gördüğümüzü ifade etmek isterim. Tüm seçmen gruplarından gelen Türkiye siyasetinin akışını esastan değiştiren bu desteğin partimize büyük bir sorumluluk yüklediğinin farkındayız. CHP artık tüm demokratların partisidir. CHP sosyal demokratların partisidir ama aynı zamanda; milliyetçi demokratların, muhafazakar demokratların, Kürt demokratların aynı anda, birlikte oy verebildikleri bir partidir. Bunu, ‘Bu seçmenleri CHP’li yaptık’ olarak okumuyoruz. Bu seçmenlerin bize verdikleri bir kredi, bize verdikleri bir görev olarak adlediyor, bu emaneti alıyor ve başımızın üstüne koyuyoruz. Yeni seçmen kitlelerimizle bundan sonra kurulan yakın teması sürdürecek, bizden beklentilerinin detaylarına kadar dinleyecek, detaylarına kadar ineceğiz.

“SİYASİ RAKİPLERİMİZİ DAHİ YILLARDIR YAPTIKLARI ALAYCI ZAFER KONUŞMALARINDAN MAHRUM TUTACAĞIZ”

Bu seçimlerde, ilk kez CHP’ye oy veren seçmenimiz emin olsunlar ki bu verdikleri destekten dolayı hiçbir zaman pişman olmayacaklar, hiçbir zaman mahcubiyet duymayacaklar. Bu sonuçlar bizi kibirlendirmeyecek. Bugüne kadar taşıdığımızdan daha büyük bir sorumluluk altında olduğumuzu hissettirecek. Asla böbürlenmeyeceğiz. Aldığımız yükü sorumlulukla taşıyacağız. Siyasi rakiplerimizi dahi daha önce, yıllardır yaptıkları alaycı zafer konuşmalarından mahrum tutacağız. Çünkü ben çocukken duyduğum bir hikayenin bütün siyaset hayatınmda bana rehber olmasını hep diledim, hep istedim, hep dikkat ettim. Beşiktaş maçı kazanmıştır. Soyunma odasında büyük kıyamet kopmaktadır. Kapı açıldığında Süleyman Seba’nın koşup onlara sarılacağını düşünen bütün oyuncular, o büyük futbol adamının tarihi dersini almak üzere orada olduklarını birazdan öğreneceklerdir. Süleyman Saba onlara şunu demiştir: ‘Siz kazandınız ama yan odada sizin sevinciniz kadar büyük bir üzüntüyü yaşayan rakiplerimiz var. Centilmenliğe bu sığmaz.’ Ben, bütün CHP’lilerden köylerde davul çalmaktan tutun havai fişek atmaya, gürültü yapmaya, gürültülü konvoylarla diğer partililerin, adaylarının evin önünden geçmesine, bugüne kadar bize ne yapıldıysa tamamını unutmalarını, sevinçlerini mümkün olan en sessiz şekilde yaşamalarını ve özellikle silahlardan, patlayıcılardan, havai fişeklerden uzak durmalarını partinin Genel Başkanı olarak, özel olarak rica ediyorum. Bu seçim, gelecekte kazanacağımız çok daha büyük zaferlerin bir ilk adımıdır. ve bugün bize bakanlar; kibirli değil tevazuyu, böbürlenmeyi değil başarıyı bölüşebilmenin erdemini hissetmelidirler. Demokrasi bunu gerektirir. Kötü örnekler, geçmişte bize yapılanlar, içimizdeki rövanş almaya ilişkin özlemi içimize gömüyoruz. ve gerçek demokratların hazmettikleri gibi, hazmetmeleri gerektikleri gibi bu başarıyı bize oy seçmenlerinizle de paylaşmak üzere sevincimizi içimizden ve mümkün olduğu kadar sessiz yaşıyoruz.

“BAVULLARI ZİHİNLERİNDE TOPLADILAR VE BİR GÜN GİDECEKLER’ DENEN GENÇLER, BİR SEÇİM DAHA BEKLEMEYE KARAR VERMİŞLER”

31 Mart seçimlerinin Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan herkes için olduğu gibi, tüm siyasi partiler açısından da bir milat olduğunu, seçim sonuçlarının CHP’li ve CHP belediyeciliğinin halkçı belediyecilik anlayışımızın benimsendiğini gösterdiğini, seçimlerin şehirlerimizi koruyan, güçlendiren, insanlarımıza güven ve huzur veren belediyecilik anlayışının kazandığını da buradan altını çizerek hatırlatmak isterim. Seçim sonuçları bir milattır çünkü seçim haritasının da gösterdiği üzere CHP, artık her bölgenin, her şehrin, her kesimin ve her vatandaşın partisidir. CHP artık Akdeniz ve Ege kıyılarında değil, Türkiye’nin her köşesinde vardır. Siyasi partilerle değil, Türkiye’nin demokratlarıyla büyük bir birlikteliği kuran Türkiye İttifakı kazanmıştır. Hak arayanlar ve yok sayılanlar kazanmıştır. Yok sayılan ve çağrımızla her geçen gün daha kalabalıklaşarak miting meydanlarına koşan emekliler kazanmıştır. Hayalleri kırılan gençler yeni bir umuda tutunarak sandığa koşmuşlardır. Atanmayan öğretmenler, staj ve çıraklık mağdurları, emeklilikte adalet isteyenler kazanmıştır. Sorunlarıyla boğuşan üreticiler, çiftçiler, hayvancılar, arıcılar, balıkçılar kazanmıştır. Beyaz, mavi, gri yakalı emeği sömürülen emekçiler kazanmıştır. ve onları yok sayanlar ve ‘Her ne olursa olsun bizi iktidardan bunlar uzaklaştıramazlar’ diyenler kaybetmiştir. Türkiyeyi, ‘biz ve onlar’ diye bölmeye çalışanlar kaybetmiştir. ‘Biz bölünmeyiz, bir ve bütünüz. Ötekinin hakkını kendiminki kadar çok savunurum’ diyenler kazanmıştır. Bunu en çok da yüzde 80’e varan desteğiyle kendi hakkı kadar diğerinin hakkını savunmayı bilen gençler kazanmıştır. ‘Onlar bu ülkeden ümidi kestiler, bavulları zihinlerinde topladılar ve bir gün gidecekler’ denen gençler, bir seçim daha beklemeye karar vermişler.

“YENİ BAŞLIYORUZ”

Biz gücümüzü milletimizden aldık, şimdi milletimize güç verme zamanıdır. Milletin bize yüklediği sorumluluğun gereği olarak yarından itibaren Türkiye’de büyük bir mücadele başlatacağız. Bu hükümete itiraz eden kim varsa onların hakkını aramak için durmadan, yorulmadan mücadele edeceğiz. Hakkını arayanların yanında, arkasında değil; gerektiğinde önlerinde yürüyeceğiz. Bugün elde ettiğimiz başarıyla genel seçimlere giden yolda elbette daha güçlüyüz. Artık az değiliz, daha çoğuz. Yarın daha da çok olacağız. Bugün yerelde kurduğumuz iktidarı, yeni seçimlerde daha da büyüteceğiz. Bugün hep birlikte kazandık. Ülkemizin geleceğini hep birlikte kuracağız. Bundan önce sorulduğunda hep şöyle söylemiştim: Bir siyasi partinin ve bir genel başkanın kendisinden önceki genel başkanlara göstereceği vefa onların partisini iktidar yapmakla olur. Onların partisini birinci parti yapmakla olur.’ Yeni başlıyoruz. Biraz önce genel merkezimizdeki hemen bütün çalışanları katlarında ziyaret ettim. Onlara teker teker teşekkür ettim. Bir kez daha sizlerin huzurunda partimizin emekçilerine, örgütümüzle birlikte teşekkür ediyorum.

“CUMHURİYET TARİHİNDE İLK KEZ; MANİSA, AFYONKARAHİSAR, KIRIKKALE, KİLİS, KÜTAHYA, UŞAK VE ZONGULDAK’I KAZANDIK”

Şu anda bizdeki verilere ve tüm kaynaklardan desteklenen verilere göre; Adana, Ankara, Antalya Aydın, Eskişehir, Mersin, Muğla, Tekirdağ, İzmir ve İstanbul’u yeniden kazandık. Balıkesir, Bursa, Manisa ve Denizli’nin büyükşehir belediyelerini kazandık ve ilçe belediyelerinde çok önemli başarılar elde ettik. 1989’dan sonra ilk kez Adıyaman’ı, Cumhuriyet tarihinde ilk kez Manisa gibi Afyonkarahisar’ı, 1977’den beri Amasyayı, Bartın’ı, Giresun’u, Kastamonu’yu; Cumhuriyet tarihinde ilk kez Kırıkkale’yi, Kilis’i, Kütahya’yı, Uşak’ı ve Zonguldak’ı kazandık. Ardahan’ı, Artvin’i, Bilecik’i, Bolu’yu, Burdur’u, Çanakkale’yi, Edirne’yi, Kırşehir’i, Sinop’u ve Yalova’yı kazandık. Kırklareli, Hatay ve Çorum’da başa baş bir yarış devam ediyor. Dikkatle takip ediyoruz. Bu illerimizde sayımın uzama ihtimaline karşı o illere yönelik milletvekili görevlendirmelerimiz olacak. Ordu merkez ilçe Altınordu’yu, Trabzon Ortahisar’ı ve Samsun Atakum Belediyesi’ni kazanarak Karadeniz’deki merkez ilçelerde çok önemli başarılar elde ettik. İstanbul’da, elimizdeki 14 belediyenin tamamını korurken şu ana kadar buna 12 belediye ilave ettik. İl başkanımızı taahhüdü olan iki ilçe için yarış kıyasıya devam ediyor. İki ya da dört ilçeyi daha kazanmamız olası. Buradan sandık görevlilerimize, belediye meclis sonuçlarının çok önemli olduğunu, bunun için ıslak imzalı tutanaklar konusunda hassasiyetlerini sürdürmelerini istiyorum.

“BU GECE HER GELEN HABER BİR ÖNCEKİNDEN İYİ OLACAK”

Bugün sabah 08.30’da, tüm Türkiye’deki sandıklarımızdan yüzde 98 buçuk oranında kalktılar, gittiler, görev yerlerine oturdular. Oturmayanın yerine yedeği oturdu. ‘Sandıklar güvende’ bilgisini veren CHP’de bu seçimi yöneten, seçim ve hukuk işleri, genel sekreterlik ve bilgi teknolojileri başta olmak üzere örgütlerden sorumlu, yerel yönetimlerden sorumlu, bilgi iletişimden sorumlu olan tüm arkadaşlarımıza kampanyayı tüm Türkiye’de başarıyla ve bütün zorluklara rağmen yürüten sayman arkadaşımıza ve geniş ekibine yürekten teşekkür ediyorum. Biz geceyi takip ediyor olacağız. Taşkınlık yapmadan, kimseyi üzmeden, bu geceye leke getirebilecek bir üzüntü yaşamadan bu geceyi tamamlamak istiyoruz. ‘Her geçen anket bir öncekinden iyi geldi’ demiştim. Her gittiğimiz meydan bir öncekinden iyiydi. Bu gece de her gelen haber bir öncekinden iyi olacak.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-chp-artik-basinin-uzerindeki-gorunmez-yuzde-25lik-tavani-soz-verdigimiz-gibi-kirmistir-tuzla-buz-etmistir/feed/ 0
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin seçim sonuçlarını değerlendirdi https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskan-yardimcisi-dogan-bekin-secim-sonuclarini-degerlendirdi/ https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskan-yardimcisi-dogan-bekin-secim-sonuclarini-degerlendirdi/#respond Mon, 01 Apr 2024 00:36:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25444 Sonuçları heyecanla takip edilen 31 Mart 2024 Yerel seçimi değerlendirmek üzere Haberler.com’a Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin konuk oldu. Yeniden Refah Partisi’nin haritadaki durumunu ve yükselişini değerlendirdi.

ÖNCE MEDYAYI SONRA CÜBBELİ AHMET’İ ELEŞTİRDİ

Genel seçim haritasını yorumlayan Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin, “Çok daha iyi sonuçlar bekliyorduk, özellikle iktidar partisinin çeşitli yöntemler kullanarak bizden ayrılanların televizyon kanallarına çıkarak bizim hakkımızda tezviratlarda bulunmaları, bize söz hakkı verilmemesi ayrıca kendisini din alimi olarak ilan eden ve bu konuda iddialarda bulunan kişinin televizyona çıkıp fetvalar vermesi kabul edilebilir durum değildir. Diyanet işleri başkanlığını yetkilerini kullanaraktan böyle bir kişinin fetva vermesi YRP verilen oyların haram olduğunu söyleyecek kadar ileri gitmesi karşısında Türkiye Cumhuriyeti’nde Cumhuriyet savcılarının işlem başlatmaması büyük bir ucubet olsa gerek. Tüm bunlara rağmen Türkiye’de 4. Parti olması yeni bir parti için büyük bir başarı olsa gerek” dedi.

“ÇOK FARKLI İTHAMLARLA KARŞI KARŞIYA KALDIK”

Seçim dönemi birçok zorluklarla karşı karşıya kaldıklarını söyleyen Bekin, “2028’e şimdiden hazırlanacağız. Ben bazı kurum yetkilileriyle görüştüm maalesef atanmış kişilerin de devreye girerek baskılar uyguladığını bazı adaylarımızı istifa ettirmeye çalıştıklarını gözlemledik. Ve bu konuda da atanmış adaylarla bizzat telefonla görüştüm fakat bir sonuç alamadık. İktidar partisinin kaybetmemesine üzerine kurgulanmıştı her şey, bizi her türlü gayri ciddi şeylerle ithamlarda bulunuyorlardı. Özellikle İstanbul’da çok iyi bir sonuç alacaktık, fakat burada Kurum üzerine odaklanması, Kurum’a oy verilmemesi durumunda Türkiye’nin kaybedileceğinin söylenmesi üzerinden algılar oluşturularak oyların iki parti etrafında toplanmasına vesile oldular. Bizleri ekrandan uzaklaştırdılar” ifadelerini kullandı.

“BAKANLARIN SAHAYA İNMESİ DOĞRU DEĞİL”

Seçim döneminde bakanların sahaya çıkmasını da yorumlayan Bekin, “Eski seçimlerde Adalet, Ulaştırma, İçişleri bakanları tarafsız oluyorlardı seçimler öncesi fakat o ortadan kalktı. Türkiye’nin dış politikada bir sürü şeylerle cebelleşiyorken, Dışişleri Bakanı’nın sahaya inmesini doğru bulmadığımızı buradan ifade ediyoruz” açıklamalarında bulundu.

“GÜNEYDOĞUDA BİZE RÜCU VAR”

Kazandığımız belediyeler var artarak ilerliyor diyen Bekin “Malatya gibi yerlerde çok ciddi oy oranına sahibiz. Güneydoğuda aslında rücu var. Eskiden Millî Görüş partilerinin teveccühünü kazanmıştı. Güneydoğuda daha çok belediye kazanmamız lazımdı ancak iktidar partisinin hediyeler dağıtması, devlet imkanlarının kullanması, kadrolaşmaya gidilmesi, işsiz gençlerin İşkur imkanıyla iş vaadi verilmesi bu sonucu doğurdu” dedi.

“CUMHURBAŞKANI BİZLE GÖLGE OYUNU OYNADI”

Seçim dönemi Ak Parti’nin seçim çalışmasını yorumlayan Doğan Bekin, “Sayın Cumhurbaşkanı gölge oyunu gibi bizi takip etti. Şanlıurfa’ya 2 defa gitti, gücümüzü kırmak için. Güçlü olduğumuz bütün illere giderek oraya özel çalışmalar yaptı. Şırnak’ta da önemli ilçeleri aldık bu da bir mesajdır iktidar partisine Güneydoğuda çözümün adresi Refah Partisi” dedi.Güneydoğuda çözümün adresiyiz söylemini açan ve Hakkâri seçim sonucunu yorumlayan Bekin, ” Ak Parti ve Dem Partisi 22 yıldır adeta havanda su dövdüler, birçok insanımızı ötekileştirdiler. Bizse 85 milyonu kardeş gören bir anlayışla yola çıktık” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskan-yardimcisi-dogan-bekin-secim-sonuclarini-degerlendirdi/feed/ 0
Türkiye sandık başında! 32 ilde oy verme işlemi başladı https://www.haber60.com.tr/turkiye-sandik-basinda-32-ilde-oy-verme-islemi-basladi/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-sandik-basinda-32-ilde-oy-verme-islemi-basladi/#respond Sun, 31 Mar 2024 04:30:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25396 Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararına göre, Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır ve Kilis’te ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy verme işlemi başladı. Bu illerde oy verme işlemleri saat 16.00’da tamamlanacak.

İSTANBUL’DA OY VERME SAAT 08.00’DE BAŞLAYACAK

Megakent İstanbul dahil diğer illerde ise oy verme saatleri 08.00-17.00 olacak. Kayıtlı 61 milyon 441 bin 882 seçmenin bulunduğu seçimde, 1 milyon 32 bin 610 genç ilk kez oy verecek. 34 siyasi partinin adayının yarışacağı seçimlerde, ülke genelinde, 206 bin 845 sandık kuruldu, yaklaşık bin de seyyar sandık oluşturuldu. 81 il, 973 ilçe ve 390 belde belediye başkanı ile 50 bin 336 muhtarın belirleneceği seçimlerde, il genel meclisi üyeliği, belediye meclis üyeliği seçimleri de yapılacak.

34 PARTİNİN OY PUSULASINDAKİ SIRALAMASI

Seçimlere 34 siyasi parti katılıyor. Partilerin oy pusulasındaki sıralaması şöyle; AK Parti 1, İYİ Parti 2, Sol Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9, Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22, Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34.

PUSULALAR TEK ZARFA

Bir seçmen, hangi seçim çevresinin seçmeni ise ancak o seçim çevresinde yapılan seçimler için oy kullanabilecek. Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van’daki seçmenler, “büyükşehir belediye başkanı”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy verecek. Büyükşehir olmayan illerde ise “il genel meclisi üyeliği”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ve “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy verilecek. Köylerde ise “il genel meclisi üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar meclisi” için oy atılacak.

BELEDİYE BAŞKANLIĞI “MAVİ” RENKLİ PUSULA

Büyükşehir belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “beyaz”, il genel meclisi üyeliklerine ilişkin pusula “turuncu”, belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “mavi”, belediye meclisi üyeliğine ilişkin oy pusulası ise “sarı” renkli olacak. Oy pusulaları tek zarfa konulacak. Hastalığı veya engeli sebebiyle yatağa bağımlı seçmenler için bu seçimde de seyyar sandıklar oluşturuldu. Bu seçmenler, seyyar sandıklarda oylarını kullanabilecek.

OY VERME BİTİM SAATİNDE ÖNCE SANDIKLAR AÇILAMAYACAK

Oy verme saatlerinin 07.00-16.00 olduğu illerde saat 16.00, diğer illerde saat 17.00’den önce oylar sayılmaya başlanamayacak. Sandık seçmen listesindeki bütün seçmenler oylarını kullanmış olsalar bile oy vermenin bitim saatinden önce sandıklar kesinlikle açılamayacak.

ÖNCE BELEDİYE BAŞKANLIĞI PUSULALARI SAYILACAK

Büyükşehirlerde, sırasıyla büyükşehir belediye başkanlığı, belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği ve muhtarlık, diğer illerde sırasıyla belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği, il genel meclisi üyeliği ve muhtarlık seçimlerine ait oy pusulalarının sayım ve dökümü yapılacak.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-sandik-basinda-32-ilde-oy-verme-islemi-basladi/feed/ 0
Türkiye yerel yöneticilerini seçiyor https://www.haber60.com.tr/turkiye-yerel-yoneticilerini-seciyor/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-yerel-yoneticilerini-seciyor/#respond Sun, 31 Mar 2024 04:27:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25393 Türkiye, 5 yıl boyunca görev yapacak yerel yöneticileri seçmek için sandık başında.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararına göre, Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır ve Kilis’te ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy verme işlemi başladı.

Bu illerde oy verme işlemleri saat 16.00’da tamamlanacak. Diğer illerde oy verme saatleri 08.00-17.00 olacak.

Kayıtlı 61 milyon 441 bin 882 seçmenin bulunduğu seçimde, 1 milyon 32 bin 610 genç ilk kez oy verecek. 34 siyasi partinin adayının yarışacağı seçimlerde, ülke genelinde, 206 bin 845 sandık kuruldu, yaklaşık bin de seyyar sandık oluşturuldu.

81 il, 973 ilçe ve 390 belde belediye başkanı ile 50 bin 336 muhtarın belirleneceği seçimlerde, il genel meclisi üyeliği, belediye meclis üyeliği seçimleri de yapılacak.

Seçimlere 34 siyasi parti katılıyor. Partilerin oy pusulasındaki sıralaması şöyle:

AK Parti 1, İYİ Parti 2, Sol Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9, Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22, Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34.

Pusulalar tek zarfa

Bir seçmen, hangi seçim çevresinin seçmeni ise ancak o seçim çevresinde yapılan seçimler için oy kullanabilecek.

Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van’daki seçmenler, “büyükşehir belediye başkanı”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy verecek.

Büyükşehir olmayan illerde ise “il genel meclisi üyeliği”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ve “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy verilecek. Köylerde ise “il genel meclisi üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar meclisi” için oy atılacak.

Büyükşehir belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “beyaz”, il genel meclisi üyeliklerine ilişkin pusula “turuncu”, belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “mavi”, belediye meclisi üyeliğine ilişkin oy pusulası ise “sarı” renkli olacak. Oy pusulaları tek zarfa konulacak.

Hastalığı veya engeli sebebiyle yatağa bağımlı seçmenler için bu seçimde de seyyar sandıklar oluşturuldu. Bu seçmenler, seyyar sandıklarda oylarını kullanabilecek.

Oy verme bitim saatinden önce sandıklar açılamayacak

Oy verme saatlerinin 07.00-16.00 olduğu illerde saat 16.00, diğer illerde saat 17.00’den önce oylar sayılmaya başlanamayacak. Sandık seçmen listesindeki bütün seçmenler oylarını kullanmış olsalar bile oy vermenin bitim saatinden önce sandıklar kesinlikle açılamayacak.

Önce belediye başkanlığı pusulaları sayılacak

Büyükşehirlerde, sırasıyla büyükşehir belediye başkanlığı, belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği ve muhtarlık, diğer illerde sırasıyla belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği, il genel meclisi üyeliği ve muhtarlık seçimlerine ait oy pusulalarının sayım ve dökümü yapılacak.

Hamileler, hastalar ve engelliler sıra ile bekletilmeden oylarını kullanacak, yaşlıların da sıra bekletilmeden oy kullanmalarına izin verilecek, ayrıca bu seçmenlere yardım eden seçmenlere de oy kullanmada öncelikle tanınacak. Cep telefonu, fotoğraf ve film makinesi gibi görüntü kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazlarla oy verme yerine girilmesi yasak olacak.

Sandık başında seçmene vereceği oy hakkında hiç kimse müdahale, telkin ve tavsiyede bulunamayacak. Seçmenler oylarını kullandıktan sonra sandık başından ayrılacak.

Okuma-yazma bilmeyen seçmene, yardım istemesi durumunda, sandık kurulu başkanı parti işaretlerinin hangisinin hangi partiye ait olduğunu açıklayacak.

Seçim günü yasakları başladı

Bugün saat 06.00’dan gece saat 00.00’a kadar, her ne suretle olursa olsun alkollü içki satılması, içkili yerlerde ve umumi mahallerde her çeşit alkollü içki verilmesi ve içilmesi yasak olacak.

Oy verme süresince bütün kahvehane, kıraathane ve internet kafeler gibi bütün umumi eğlence yerleri kapalı olacak, eğlence yeri niteliğindeki lokantalarda yalnız yemek verilebilecek.

Emniyet ve asayişi korumakla görevli olanlardan başka hiç kimse 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 6. maddesinde belirtilen silahları köy, kasaba ve şehirlerde taşıyamayacak.

Oy verme günü radyolar ve her türlü yayın organlarınca saat 18.00’e kadar seçim ve seçim sonuçlarıyla ilgili haber, tahmin ve yorum yapılamayacak.

Radyolarda ve her türlü yayın organlarında 18.00-21.00 saatleri arasında ancak YSK tarafından seçim ile ilgili verilecek haber ve tebliğler yayımlanabilecek.

Bütün yayınlar, saat 21.00’den sonra serbest olacak, ancak YSK tarafından gerek görülmesi halinde saat 21.00’den önce de yayınların serbest bırakılmasına karar verilebilecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-yerel-yoneticilerini-seciyor/feed/ 0
Yerel seçim için propaganda yasakları başladı https://www.haber60.com.tr/yerel-secim-icin-propaganda-yasaklari-basladi/ https://www.haber60.com.tr/yerel-secim-icin-propaganda-yasaklari-basladi/#respond Sun, 31 Mar 2024 00:26:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25366 Yüksek Seçim Kurulu seçim takvimi çerçevesinde 21 Mart tarihinde başlayan propaganda serbestliği 18.00 itibarıyla sona erdi. Seçim yasakları ise saat 23.59 itibarıyla başlayacak.

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) açıkladığı seçim takvimi işlemeye devam ediyor. Takvime göre, 21 Mart tarihinde başlayan propaganda serbestliği saat 18.00 itibarıyla sona erdi. Bu zaman zarfında, seçime katılan siyasi partiler ve bağımsız adaylar, YSK’nın açıklayacağı bir tarihe kadar yazılı basında ilan ve reklam yoluyla ya da internet sitesi açarak sözlü, yazılı veya görüntülü propaganda yapamayacak. Seçim yasakları ise 31 Mart saat 23.59’da sona erecek.

SEÇİM GÜNÜ UYGULANACAK YASAKLAR

  • Seçimin yapılacağı gün olan 31 Mart tarihinde YSK kararınca 06.00’dan 00.00’a kadar alkollü içki satılamayacak, içkili ve umumi yerlerde alkollü içki verilmesi ve içilmesi de yasak olacak.
  • Eğlence yerleri, oy verme süresince kapalı kalacak, eğlence yeri niteliğindeki lokantalarda yalnızca yemek verilebilecek.
  • Emniyet ve asayişi korumakla görevli olanlardan başka kimse silah taşıyamayacak.
  • Oy verme günü, seçim yasaklarına ve belirtilen kurallara uyulmak şartıyla saat 18.00’den sonra düğün yapılabilecek.

YAYINLAR SAAT 21.00’DAN SONRA SERBEST OLACAK

Oy verme günü saat 18.00’e kadar radyolar ve her türlü yayın organları tarafından seçimler ve seçim sonuçlarıyla ilgili haber, tahmin ve yorum yapılması yasak olacak. Saat 18.00 sonra ise 21.00′ e kadar radyolarda ve her türlü yayın organlarında ancak YSK tarafından seçimlerle ilgili olarak verilecek haber ve tebliğler yayınlanabilecek.

Saat 21.00’den sonra bütün yayınlar serbest olacak ancak YSK’nin gerek görmesi halinde saat 21.00’den önce de yayınların serbest bırakılmasına karar verilebilecek.

SANDIK BAŞI YASAKLARI

Hamileler, hastalar ve engelliler sıra ile bekletilmeden oylarını kullanacak, yaşlıların da sıra bekletilmeden oy kullanmalarına izin verilecek, ayrıca bu seçmenlere yardım eden seçmenlere de oy kullanmada öncelik tanınacak. Cep telefonu, fotoğraf ve film makinesi gibi görüntü kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazlarla oy verme yerine girilmesi yasak olacak. Sandık başında seçmene vereceği oy hakkında hiç kimse müdahale, telkin ve tavsiyede bulunamayacak. Seçmenler oylarını kullandıktan sonra sandık başından ayrılacak.

OY VERME SAATLERİ

Yüksek Seçim Kurulu, doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat erkene aldı. Bu nedenle, Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır, Kilis’te ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy vermenin başlangıç ve bitiş saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak. Bu illerin dışında kalan diğer yerlerde oy verme saatleri 08.00-17.00 olacak.

İşte seçime sayılı saatler kala seçimin merak edilen sorular ve cevapları;

1- Seçmen nerede oy kullanacağını nereden öğrenebilecek?

Seçmenler, nerede ve hangi sandıkta oy kullanacağını, YSK’nin internet sitesinden, e-Devlet kapısından, YSK’nin Seçmen Sorgulama Mobil Uygulamasından veya 444 9 975 numaralı YSK Çağrı Merkezi’nden kontrol edebilecek. Seçmenin nerede oy kullanacağını gösteren seçmen bilgi kağıdının getirilmesi zorunlu olmayacak.

2- Görüntü kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazla oy verme yerine girilebilecek mi?

Cep telefonu, fotoğraf veya film makinesi gibi görüntü kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazlarla oy verme yerine girilmesi yasak ve cezasının bulunuyor. Bu tür cihazları oy verme işlemi bitene kadar sandık kuruluna bırakılması gerekiyor.

3 – Yeni evlenenler kimliğini değiştirmeden oy kullanabilecek mi?

Kimliğini değiştirmeyenler evlenme cüzdanı ile oy kullanılabilecek.

4 – Seçime kaç siyasi parti katılacak?

Seçimlere 34 siyasi parti katılacak. Partilerin oy pusulasındaki sıralaması şöyle: AK Parti 1, İYİ Parti 2, Sol Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9, Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22, Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34.

5 – Büyükşehir belediyesi sınırlarında yaşayan seçmen neler için oy kullanacak?

Her seçmen, kanunda sayılan istisnalar dışında, hangi sandık seçmen listesinde kayıtlı ise ancak o sandıkta oy kullanabilecek. Bir seçmen, hangi seçim çevresinin seçmeni ise ancak o seçim çevresinde yapılan seçimler için oy kullanabilecek. Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van’daki seçmenler, “büyükşehir belediye başkanı”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy kullanacak.

6 – Büyükşehir olmayan illerde ve köylerde neler için oy verilecek?

Büyükşehir olmayan illerde ise “il genel meclisi üyeliği”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ve “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy verilecek. Köylerde ise “il genel meclisi üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar meclisi” için oy atılacak.

7 – Tüm pusulalar kaç zarfa mı koyulacak?

Büyükşehir belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “beyaz”, il genel meclisi üyeliklerine ilişkin pusula “turuncu”, belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “mavi”, belediye meclisi üyeliğine ilişkin oy pusulası ise “sarı” renkli olacak. Seçmenler tüm oy pusulalarını tek zarfa koyacak.

8 – Oy verme işlemi hangi saatler arasında yapılacak?

YSK, seçimin mart ayında olması nedeniyle mevsim şartları ve güneşin batış saatini dikkate alarak, doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat erkene aldı. Bu nedenle, Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır, Kilis illerinde ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy vermenin başlangıç ve bitiş saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak. Bu illerin dışında kalan diğer illerde oy verme saatleri 08.00-17.00 olacak.

9 – Önce hangi oylar sayılacak?

Büyükşehirlerde, sırasıyla büyükşehir belediye başkanlığı, belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği ve muhtarlık, diğer illerde, sırasıyla belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği, il genel meclisi üyeliği ve muhtarlık, seçimlerine ait oy pusulalarının sayım ve dökümü yapılacak.

10 – Yurt dışındaki seçmen oy kullanacak mı?

Yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı her seçmen, milletvekili genel seçimi, Cumhurbaşkanı seçimi ve halkoylamasında, yurt dışı temsilciliklerde ve gümrük kapılarında kurulacak sandıklarda oy verme hakkına sahip. Yurt dışındaki seçmenler yerel seçimde oy kullanamıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yerel-secim-icin-propaganda-yasaklari-basladi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan “Gençlik Aşkıyla Yeniden İstanbul” programında konuştu: (1) https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-genclik-askiyla-yeniden-istanbul-programinda-konustu-1/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-genclik-askiyla-yeniden-istanbul-programinda-konustu-1/#respond Sat, 30 Mar 2024 23:12:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25320 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Biz, birileri gibi gençlerimizle sadece seçimden seçime, sadece sandık ufukta görününce bir araya gelmiyoruz. Kendimiz, gençlik hareketinde yetiştiğimiz gibi Türkiye’nin en büyük gençlik yapılanmasına sahip partisinin de genel başkanıyım. Partimizin sadece gençlik kollarının üye sayısı, bizden sonraki ikinci partinin toplam üye sayısından fazla.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Gençlik Aşkıyla Yeniden İstanbul” programındaki konuşmasına, katılımcıları selamlayarak başladı.

İstanbul’da gençlerle yüz yüze gerçekleştirdikleri bu programa, canlı bağlantıyla diğer 80 ildeki gençleri de misafir ettiklerini dile getiren Erdoğan, diğer şehirlerdeki gençlere de selamlarını ileterek, “Az önce gençlerimizi dinledik, demek ki oluyor ve biz yaptık. Onlar parlamentonun kapısını gençlerimize hep kapadılar ama biz kapıyı açtık. Bizimle birlikte yeni bir dünya ülkemizde kuruldu ve güç kazanarak devam ediyor.” diye konuştu.

Aralarında bulunan belediye başkan adayları ile belediye meclis üyesi adaylarına başarılar dileyen, gençlerin Ramazan-ı Şerifi’ni de tebrik eden Erdoğan, “Rabbim’den bizleri ramazana ulaştırdığı gibi bayrama da sağlıkla huzurla esenlikle eriştirmesini diliyorum. Bu mübarek günlerde, Gazze başta olmak üzere dünyanın her neresinde yüreği kanayan, baskıya ve zulme maruz kalan bir kardeşimiz varsa Allah her birinin yardımcısı olsun.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, barışın, adaletin, kardeşliğin ve dayanışmanın hakim olduğu bir dünyayı görmenin herkese nasip olması temennisinde bulundu. Bunun için önce ellerindekilerin kıymetini bileceklerini, onlara sıkı sıkıya sarılacaklarını, sonra da arzu ettikleri dünyanın inşası için çok çalışacaklarını belirten Erdoğan, ülke ve millet olarak en büyük hazine olan İstanbul’un, bu mücadelenin de öncülüğünü yapacağına yürekten inandığını dile getirdi.

“Türkiye’de üye sayısı itibarıyla bizimle aşık atacak bir parti yok”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere seslenerek, “Programlarımıza ‘gençlik aşkıyla’ diye başlıyoruz ya gerçekten gençlik aşkı başka bir şey. Gençlerimizle her buluşmamızda, onlardaki enerjiyi, heyecanı, coşkuyu, aşkı hissediyoruz. Sizlerin dinamizmi bizi de yeniliyor, güçlendiriyor.” ifadelerini kullandı.

Son 4 yıldaki 55’inci gençlik buluşmasında gençlerle bir araya geldiğini aktaran Erdoğan, “Biz, birileri gibi gençlerimizle sadece seçimden seçime, sadece sandık ufukta görününce bir araya gelmiyoruz. Kendimiz, gençlik hareketinde yetiştiğimiz gibi Türkiye’nin en büyük gençlik yapılanmasına sahip partisinin de genel başkanıyım. Partimizin sadece gençlik kollarının üye sayısı, bizden sonraki ikinci partinin toplam üye sayısından fazla.” diye konuştu.

Erdoğan, milletvekili Suat Pamukçu’nun Yeniden Refah Partisi’nden istifa edip AK Parti’ye katıldığını hatırlatarak, şunları kaydetti:

“Geçenlerde partimize malum bir katılım oldu. Suat Pamukçu kardeşimizin katılımını yaptık. Birisi de ‘Suat Pamukçu katılsa ne olur? Bizim zaten 250 bin üyemiz var dedi. ya Hu senin 250 bin üyen var da AK Parti’nin üye sayısından haberin var mı? 11 milyon 500 bin üyemiz var. Böyle acemilik olur mu? Söylediği şeye bak. Bir milletvekilinin bize katılımı neymiş, kendilerinin 250 bin üyesi varmış. Demek ki bu matematik de bilmiyor, çok acemi. Bizim sayımız 11 milyon 500 bin üye. Şu anda Türkiye’de üye sayısı itibarıyla bizimle aşık atacak bir parti yok, ana muhalefet de dahil. Hepsini topla bir çuvala koy bizimle aşık atamazlar.”

Şu anda parti yönetiminin tüm kademelerinden parlamentoya ve belediyelere kadar her konumda, gençlik kollarından yetişme arkadaşlarla çalıştıklarını belirten Erdoğan, “Çünkü bizim gençlik kollarımız, aynı zamanda ülkemizin en büyük siyaset okuludur. Böylesine büyük ve nitelikli bir gençlik hareketiyle birlikte çalışmaktan gurur duyuyoruz. Sağımda solumda işte gençler.” dedi.

“Devralacağınız emanet çok büyüktür”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her an, her vesileyle gençlerle olduklarını, bu tür programlarda hem gençlerle karşılıklı sohbet edip güzel vakit geçirdiklerini hem de onlar için yapacaklarının ipuçlarını topladıklarını söyledi.

Ziyaret ettikleri her şehirde gözlerinin önce gençleri aradığını kaydeden Erdoğan, programlarda gençlerin coşkulu seslerini duyamazsa mahzunlaştığını dile getirdi.

Türkiye Yüzyılı vizyonunu gençlere armağan ettiklerini anımsatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kendimizi, artık sizin vaktinizin misafiri olarak gördüğümüzü her fırsatta altını çizerek tekrarlıyoruz. Ülkemizin ve milletimizin geleceğini, gönül huzuruyla sizlere emanet edeceğimiz günler çok uzak değildir. İşte her iki tarafımda gençler var. Bir bayan, bir bay. Bunun için gençlerimizle sohbetlerimizde, kendilerini maddi ve manevi her alanda en iyi şekilde yetiştirmeleri tavsiyesinde bulunuyoruz. Manevi derinlikle tamamlanmamış maddi bilgi, faydasız bir yük gibidir. Her ikisi bir arada olacak ki hem sizlere hem ailenize hem milletimize yüksek katma değere dönüşebilsin. Devralacağınız emanet çok büyüktür. Ülke yönetimiyle birlikte coğrafyamızdaki bin yıllık varlığımızın, binlerce yıla sari medeniyet birikimimizin ifadesi olan kutlu dava bayrağının nöbetini sizler üstleneceksiniz.”

“Cumhur İttifakı açık ara birinciliği göğüsleyecek”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gençlere seslenerek, şöyle konuştu:

“Unutmayınız, davası olmayanın sevdası da olmaz, aşkı da olmaz, vizyonu da olmaz. Bunu 14-28 Mayıs’ta hep birlikte gördük, yaşadık. Türkiye, bu seçimlerde büyük bir felaketin eşiğinden döndü. Gençlerimizin üzerinde en çok hesap yapılan seçimlerin başında 14-28 Mayıs seçimleri geliyordu. Aksi yöndeki tüm yönlendirme gayretlerine rağmen, bu seçimlerde ilk defa oy kullanan 5 milyon gencimizin yarısından fazlası bizi tercih etti. Saflarını Türkiye Yüzyılı’ndan yana belirleyen gençlerimizin her birine teşekkür ediyorum. Bu tablo, gençlerimize olan güvenimizi daha da güçlendirdi.”

Şimdi önlerinde yeni bir sınama olduğunu vurgulayan Erdoğan, 31 Mart seçimlerinde yine gençlerin desteği ve katkısıyla sandıktan milli iradenin en güçlü şekilde çıkmasını sağlayacaklarını belirtti.

“Cumhur İttifakı’na bu noktada her türlü desteği vermeye var mıyız? Sandıkları patlatıyor muyuz?” diyen Erdoğan’a gençler “Evet.” yanıtını verdi.

Erdoğan, “Büyükşehriyle, ilçeleriyle, belediye meclisleriyle sandıkların tamamında Cumhur İttifakı açık ara Allah’ın izniyle birinciliği göğüsleyecek. Ne diyoruz? Üçlü olsun, güçlü olsun.” dedi.

“Şeffaflıktan bahsedenlerin foyası her gün biraz daha ortaya çıkıyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna karşılık muhalefetin de boş durmadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sizlerin de takip ettiği gibi 14-28 Mayıs’taki sinsi oyunun bir benzerini, diğer bazı yerlerle birlikte İstanbul’da da tekrar kurdular. Balya balya dolarlar, balya balya avrolar, bu görüntülerinin ortada dolaştığı, hatta hatta ta Kandil’e kadar bunların gönderildiği bir dönemi yaşıyoruz. Rastgele konuşmuyorum, Kandil’e gidiyor ve gereği yapılıyor. Kimsenin itiraf edemediği gizli pazarlıkların döndüğü bir seçim süreci yaşıyoruz. Yıllardır ağızlarını her açtıklarında şeffaflıktan, dürüstlükten bahsedenlerin foyası, her gün biraz daha ortaya çıkıyor. Haftalardır, ne para kulelerinin makul ve mantıklı bir izahını yaptılar ne de gizli-kapaklı pazarlıkların arkasında neler olduğunu açıkladılar. Tutarsız, mantıksız, milletin, özellikle de siz gençlerin aklıyla alay eder ifadelerle bu skandalları gözlerden kaçırmaya kalkıştılar.”

Gençlerin üzerinden yapılan darbe güzellemelerini, gençlere yönelik hakaretleri ise milletin yüzü kızararak seyrettiğini anlatan Erdoğan, “Tüm bunlarla sadece kendilerini rezil etmekle kalmadılar, aynı zamanda Türk siyaseti de kirlendi. Siyaset kurumuna olan inancı sarstılar.” ifadesini kullandı.

Erdoğan, İstanbul’un son 5 senedir bir fetret devri yaşadığını herkesin bildiğini söyleyerek, “Trafik başta olmak üzere her alanda İstanbul geriye gitti, irtifa kaybetti. Meydanlarda söz veren ama tutmadığı sözler hatırlatılınca ‘Unuttum.’ diyen bir zihniyetle karşı karşıyayız. Fatih’in emaneti bu aziz şehrin 5 yılını heba edenlere bir kez daha aynı fırsatı vermemek gerekiyor.” diye konuştu.

“Gençlerimizi ihmal edenleri biz de ihmal edeceğiz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da büyükşehre, genç sayılabilecek bir kardeşlerini, Murat Kurum’u aday yaparak, gençlere olan güvenlerini gösterdiklerini dile getirdi.

İstanbul’u, depreme hazırlıktan ulaşım sorununun çözümüne her alanda Türkiye Yüzyılı belediyeciliğine hazırlamak istediklerini belirten Erdoğan, gerçek belediyecilik özlemi içindeki diğer şehirlerde de eser ve hizmet döneminin kapılarını aralamaları gerektiğini vurguladı.

Hepsinin ötesinde, belediyelerin kaynaklarını gençler için seferber etmeleri gerektiğinin altını çizen Erdoğan, giderek artan sayıda hizmete giren millet kütüphaneleri, gençlik merkezleri ve benzeri eserlerin her birinin adeta gençler için birer yaşam alanı olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni dönemde, önce gençlerimize verdikleri hizmetleri hakkıyla ifa edip edemedikleri gözüyle bakacağız, gençlerimizi ihmal edenleri biz de ihmal edeceğiz.” dedi.

Konuşmasının sonunda Erdoğan gençlerle “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız. İri olacağız. Diri olacağız. Bu salondaki gibi kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız.” sözlerini tekrarladı.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-genclik-askiyla-yeniden-istanbul-programinda-konustu-1/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kirli pazarlıkların döndüğü bir seçim süreci yaşıyoruz https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kirli-pazarliklarin-dondugu-bir-secim-sureci-yasiyoruz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kirli-pazarliklarin-dondugu-bir-secim-sureci-yasiyoruz/#respond Sat, 30 Mar 2024 22:48:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25296 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “14-28 Mayıs’taki sinsi oyunun bir benzerini diğer bazı yerlerde birlikte İstanbul’da da tekrar kurdular. Balya balya dolarlar, eurolar bu görüntülerin ortada dolaştığı hatta Kandil’e kadar bunların gönderildiği bir dönemi yaşıyoruz. Kimsenin itiraf edemediği kirli pazarlıkların döndüğü bir seçim süreci yaşıyoruz. Yıllardır ağızlarını her açtıklarında şeffaflıktan, dürüstlükten bahsedenlerin foyası her gün biraz daha ortaya çıkıyor. Haftalardır ne para kulelerinin makul ve mantıklı bir izahını yaptılar, ne de gizli kapaklı pazarlıkların arkasında neler olduğunu açıkladılar” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gençlik Aşkıyla Yeniden İstanbul programında gençlerle bir araya geldi. Burada açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Bugün İstanbul’da sizlerle yüz yüze gerçekleştirdiğimiz bu programımıza canlı bağlantı ile diğer 80 ilimizdeki gençlerimizi de misafir ediyoruz. Diğer şehirlerdeki genç kardeşlerimin her birini de sevgi ile selamlıyorum. Onlar parlamentonun kapısını gençlerimize hep kapadılar ama biz o kapıyı açtık. Bizimle birlikte yeni bir dünya ülkemizde kuruldu. Güç kazanarak devam ediyor. Aramızdaki belediye başkan adaylarımıza, belediye meclis üyesi adaylarımıza ben şimdiden başarılar diliyorum. Tüm gençlerimizin Ramazan-ı Şerif’ini tebrik ediyorum. Rabbim bizleri Ramazan’a ulaştırdığı gibi bayrama da sağlıkla, huzurla, esenlikle erişmesini diliyorum. Bu mübarek günlerde Gazze başta olmak üzere dünyanın her neresinde yüreği kanayan, baskıya ve zulme maruz kalan bir kardeşimiz varsa Allah her birinin yardımcısı olsun. Barışın, adaletin, kardeşliğin ve dayanışmanın hakim olduğu bir dünyayı görmek inşallah hepimize nasip olur. Bunun için önce elimizdekilerin kıymetini bilecek, onlara sıkı sıkıya sarılacağız. Sonra da arzu ettiğimiz dünyanın inşası için çok çalışacağız. Ülke ve millet olarak en büyük hazinemiz olan şu İstanbul’un bu mücadelenin de öncülüğünü yapacağına yürekten inanıyorum. Gençlerimizle her buluşmamızda onlardaki aşkı, enerjiyi, coşkuyu hissediyoruz. Sizlerin dinamizmi bizleri de yeniliyor, güçlendiriyor. Bugün son 4 yıldaki 55. gençlik buluşmamızda sizlerle bir aradayız. Biz birileri gibi gençlerimiz ile sadece seçimden seçime, sadece sandık ufukta görününce bir araya gelmiyoruz” dedi.

“11 milyon 500 bin üyemiz var”

Suat Pamukçu’nun AK Parti’ye katılımının eleştirilmesine ilişkin konuşan Erdoğan, “Partimizin sadece Gençlik Kolları’nın üye sayısı bizden sonraki 2. partinin toplam üye sayısından fazla. Geçenlerde partimize malum bir katılım oldu. Suat Pamukçu kardeşimizin katılımı oldu. Birisi de dedi ki ‘Suat Pamukçu katılsa ne olur? Bizim zaten 250 bin üyemiz var’ dedi. Senin 250 bin üyen var da AK Parti’nin üye sayısından haberin var mı? 11 milyon 500 bin üyemiz var. Böyle acemilik olur mu? Yani bir milletvekilinin bize katılımı neymiş, kendilerinin 250 bin üyesi varmış. Demek ki bu matematik de bilmiyor, çok acemi. Şu anda Türkiye’de üye sayısı itibarıyla bizimle aşık atacak bir parti yok. Ana muhalefet de dahil. Hepsini topla bir çuvala koy. Bizimle aşık atamazlar. Bizim Gençlik Kollarımız aynı zamanda ülkemizin en büyük siyaset okuludur. Biz de her an her vesileyle gençlerimizle beraberiz. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu gençlerimize armağan ettik. Kendimizi artık sizin vaktinizin misafiri olarak gördüğümüzü her fırsatta altını çizerek tekrarlıyoruz” diye konuştu.

“Türkiye bu seçimlerde büyük bir felaketin eşiğinden döndü”

Genel seçimlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye bu seçimlerde büyük bir felaketin eşiğinden döndü. Gençlerimizin üzerinde en çok hesap yapılan seçimlerin başında 14 – 28 Mayıs seçimleri geliyordu. Aksi yöndeki tüm yönlendirme gayretlerine rağmen bu seçimlerde ilk defa oy kullanan 5 milyon gencimizden yarısından fazlası bizi tercih etti. Saflarını Türkiye Yüzyılı’ndan yana belirleyen gençlerimizi her birine teşekkür ediyorum. Bu tablo gençlerimize olan güvenimizi daha da güçlendirdi. Şimdi önümüzde yeni bir sınama var. 31 Mart seçimlerinde yine gençlerimizin desteği ve katkısıyla sandıktan milli iradenin en güçlü şekilde çıkmasını sağlayacağız” ifadelerini kullandı.

“Meydanlarda söz veren ama tutulmayan sözler hatırlatılınca ‘unuttum’ diyen bir zihniyetle karşı karşıyayız”

“Kirli pazarlıkların döndüğü bir seçim süreci yaşıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti:

“14 – 28 Mayıs’taki sinsi oyunun bir benzerini diğer bazı yerlerde birlikte İstanbul’da da tekrar kurdular. Balya balya dolarlar, eurolar bu görüntülerin ortada dolaştığı hatta Kandil’e kadar bunların gönderildiği bir dönemi yaşıyoruz. Kimsenin itiraf edemediği kirli pazarlıkların döndüğü bir seçim süreci yaşıyoruz. Yıllardır ağızlarını her açtıklarında şeffaflıktan, dürüstlükten bahsedenlerin foyası her gün biraz daha ortaya çıkıyor. Haftalardır ne para kulelerinin makul ve mantıklı bir izahını yaptılar, ne de gizli kapaklı pazarlıkların arkasında neler olduğunu açıkladılar. Siz gençlerin aklıyla alay eder ifadelerle bu skandalları gözlerden kaçırmaya kalkıştılar. Gençlerimiz üzerinden yapılan darbe güzellemelerini, gençlere yönelik hakaretleriyse milletimiz yüzü kızararak seyretti. Tüm bunlarla sadece kendilerini rezil etmekle kalmadılar aynı zamanda Türk siyaseti de kirlendi. İstanbul’un son 5 senedir bir fetret devri yaşadığını hepimiz biliyoruz. Trafik başta olmak üzere her alanda İstanbul geriye gitti. Meydanlarda söz veren ama tutulmayan sözler hatırlatılınca ‘unuttum’ diyen bir zihniyetle karşı karşıyayız. Fatih’in emaneti bu aziz şehrin 5 yılını heba edenlere bir kez daha aynı fırsatı vermemek gerekiyor. Hepsinden ötesinde belediyelerin kaynaklarını gençlerimiz için seferber etmeleri gerekiyor. Giderek artan sayıda hizmete giren millet kütüphaneleri, gençlik merkezleri ve benzer eserlerin her biri adeta gençlerimiz için birer yaşam alanı oldu. Yeni dönemde önce gençlerimize verdikleri hizmetleri hakkıyla ifa edip edemedikleri gözüyle bakacağız. Gençlerimizi ihmal edenleri biz de ihmal edeceğiz.” – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kirli-pazarliklarin-dondugu-bir-secim-sureci-yasiyoruz/feed/ 0
CHP Bodrum Belediye Başkan Adayı Tamer Mandalinci: İlkeli olan kazanacak https://www.haber60.com.tr/chp-bodrum-belediye-baskan-adayi-tamer-mandalinci-ilkeli-olan-kazanacak/ https://www.haber60.com.tr/chp-bodrum-belediye-baskan-adayi-tamer-mandalinci-ilkeli-olan-kazanacak/#respond Sat, 30 Mar 2024 22:15:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25268 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bodrum Belediye Başkan Adayı Tamer Mandalinci, koltuk uğruna ilkelerinden, duruşundan vazgeçenlerden olmadıklarını ifade ederek “Bodrumlular çekirge gibi parti parti dolaşanları değil, siyasetine, partisine ve dimdik duruşuna, omurgasına sahip çıkan bir kardeşini seçecek. İlkeli olan kazanacak” dedi.

CHP Bodrum Belediye Başkan Adayı Tamer Mandalinci, ilçe merkezinde miting düzenledi. İskele Meydanı’nda gerçekleştirilen mitinge vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken Türk Bayrakları, parti bayraklarıyla alanı renklendiren kalabalığa, limanda bağlı çok sayıda tekne de eşlik etti. Miting alanına girişte “En büyük başkan bizim başkan” sloganları eşliğinde karşılanan Tamer Mandalici, eşi Sezil Tamer Mandalinci ile ellerinde Türk bayraklarıyla sahneye çıktı. “Bodrum kararını vermiş, Tamer Mandalinci’yi başkan seçmiş” sözleriyle konuşmasına başlayan Tamer Mandalinci, mitingi kutlama alanına çeviren Bodrumlulara teşekkür ederek “Bodrum, 1 Nisan’da bu kardeşini Türkiye’nin en genç belediye başkanı yapacak ve görüyorum ki 31 Mart akşamı kutlayacağımız o güzel zaferin, Bodrum Belediye Meydanı’nda oynayacağımız Kerimoğlu Zeybeği’nin işaret fişeğini yakmış” dedi.

“Sözlerinizden utanacaksınız”

Bodrumluların 5 yılda bir ‘değiştim’ diyerek farklı partiden karşılarına çıkanlara gereken cevabı vereceğini söyleyen Mandalinci, konuşmasının devamında “Çekirge gibi parti parti dolaşanları değil, siyasetine, partisine ve dimdik duruşuna, omurgasına sahip çıkan bir kardeşini seçecek. İlkeli olan kazanacak. Şimdi ’30 yaşında genç, birilerinin adamı olur, birileri yönlendirir’ lafını türetmişler. Bu kardeşinizi hiç tanımamışsınız ama önümüzdeki 5 yılda öyle güzel tanıyacaksınız ki, ekip arkadaşlarımla yaptığımız hizmetler karşısında sözlerinizden utanacaksınız. Tamer Mandalinci kimsenin adamı, kulu, elçisi, maşası olmaz, sadece zeybek oynarken ve Yaradan’ın önünde secde ederken diz çöker. Kimse bu kardeşinin, seçim uğruna, koltuk uğruna ilkelerinden, duruşundan vaz geçeceğini sanmasın. Biz dimdik durup vatandaşımızın gösterdiği sevgiye, saygıya, teveccühe layık olma hedefindeyiz. Tek hedefimiz mutlu bir Bodrum’dan yola çıkarak mutlu bir Türkiye oluşturmak. Bodrumumuzu kalkındırmak için üreteceğiz, çalışacağız, hep beraber yapacağız. Bu yüzden gümbür gümbür geliyoruz” ifadelerine yer verdi.

“Akıl küpü kardeşlerim memleketinde kalacak”

Göreve geldiklerinde öncelikli konular su, kanalizasyon, yol, trafik, kent estetiği ve temizliğe ilişkin yapacaklarını anlatan Mandalinci, belediyenin ekip ve ekipman yönünden güçlü, hızlı müdahalede bulunan, çözüm ve hizmet üreten bir yapıda olacağını, ayrıca vizyoner bakış açısıyla kentin geleceğinin planlanacağını, doğası, kültürü, turizminin ön plana çıkarılacağını kaydetti. Projeleri hakkında da bilgi veren Mandalinci, Türkiye’nin en genç belediye başkanı olarak gençleri de temsil ettiğini ifade ederek “Omuzlarımda Türk gençliğinin sorumluluğu da var. Bodrum’da hangi kardeşim hangi spor alanında uzmanlaşmak istiyorsa belediye ona fırsat eşitliğini sunacak. Buradan kardeşlerime söz vermek istiyorum, onlar için spor tesislerinin yanında çağa ayak uydurmaları, bilişimle, gelişimle, teknolojiyle kaynaşmaları ve yeteneklerini geliştirmeleri adına inovasyon merkezleri açacağız, girişimcilik dersi, kodlama eğitimi alacaklar, yapay zeka üzerine çalışma yapacaklar. Bu memlekette beyin göçünü engelleyecek, akıl küpü kardeşlerim memleketlerinde kalıp vatanlarına hizmet etmelerinin önünü açacağız” dedi.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Aras ise, Bodrum’un 5 yılda yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi, Bodrum Belediyesi’nin yetkisinde olmasa da sorunlardan kaçmadıklarını, halkın sıkıntılarına çözüm üretmek için sahiplendiklerini, sorumluluk aldıklarını anlattı.

Konuşmaların ardından sahne alan Koray Avcı meydanda toplanan büyük kalabalıkla birlikte şarkılarını söyledi. Yaklaşık bir saat sahnede kalan ünlü sanatçı ve orkestrası izleyenlerden büyük alkış alırken konser sonunda Başkan Adayı Mandalinci Koray Avcı’ya plaket takdim etti. Tamer Mandalinci, daha sonra geçmiş dönem Bodrum’da belediye başkanlığı görevinde bulunan Mazlum Ağan, Cevat Bilgiç, İbrahim Çömez, Mehmet Kocadon, Kazım Avcı, Mehmet Ülküm ile bir araya geldi. Seçimler ve Bodrum’a ilişkin görüşlerini ileten geçmiş dönem başkanları, desteklerini iletti ve Mandalinci’nin seçimden galibiyetle çıkacağını söyledi. Mandalinci, gün içerisinde amatör spor kulübü temsilcileriyle de bir araya geldi. İçmeler’de tersaneleri ziyaret eden Mandalinci, Dağbelen Mahallesi’nde halk buluşmasına katıldı.

İskele Meydanı’nda gerçekleştirilen mitinge ise CHP’den Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici, Parti Meclisi Üyesi Baran Bozoğlu, Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Remzi Kazmaz, Muğla İl Başkanı Zekican Balcı, Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Aras, Bodrum İlçe Başkanı Tuna Işın, partililer ile geçmiş dönemde Bodrum’da belediye başkanlığı yapmış isimler ve çok sayıda vatandaş katıldı. – MUĞLA

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-bodrum-belediye-baskan-adayi-tamer-mandalinci-ilkeli-olan-kazanacak/feed/ 0
Türkiye yarın sandık başına gidiyor! İşte vatandaşı yakından ilgilendiren seçim yasakları https://www.haber60.com.tr/turkiye-yarin-sandik-basina-gidiyor-iste-vatandasi-yakindan-ilgilendiren-secim-yasaklari/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-yarin-sandik-basina-gidiyor-iste-vatandasi-yakindan-ilgilendiren-secim-yasaklari/#respond Sat, 30 Mar 2024 21:21:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25246 Türkiye, 5 yıl boyunca görev yapacak yerel yöneticileri seçmek için yarın sandık başına gidiyor. 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde, 61 milyondan fazla seçmen, yaklaşık 208 bin sandıkta oy kullanacak. Bir seçmen, hangi seçim çevresinin seçmeni ise ancak o seçim çevresinde yapılan seçimler için oy verebilecek.

SEÇİM GÜNÜ NELER YASAK OLACAK?

  • Seçim günü (yarın) saat 06.00’dan gece saat 00.00’e kadar, her ne suretle olursa olsun alkollü içki satılması, içkili yerlerde ve umumi mahallerde her çeşit alkollü içki verilmesi ve içilmesi yasak olacak.
  • Oy verme süresince bütün kahvehane, kıraathane ve internet kafeler gibi bütün umumi eğlence yerleri kapalı olacak, eğlence yeri niteliğindeki lokantalarda yalnız yemek verilebilecek.
  • Emniyet ve asayişi korumakla görevli olanlardan başka hiçbir kimse 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 6. maddesinde belirtilen silahları köy, kasaba ve şehirlerde taşıyamayacak.
  • Oy verme günü radyolar ve her türlü yayın organlarınca saat 18.00’e kadar seçim ve seçim sonuçlarıyla ilgili haber, tahmin ve yorum yapılamayacak.
  • Radyolarda ve her türlü yayın organlarında 18.00-21.00 saatlerinde ancak YSK tarafından seçim ile ilgili verilecek haber ve tebliğler yayımlanabilecek.
  • Bütün yayınlar saat 21.00’den sonra serbest olacak ancak YSK tarafından gerek görülmesi halinde saat 21.00’den önce de yayınların serbest bırakılmasına karar verilebilecek.
  • Öte yandan, siyasi partilerin saçim propagandası bugün saat 18.00’de sona erecek ve her türlü propaganda yasağı başlayacak. YSK’nın kararına göre, bütün seçim yasakları yarın saat 23.59’da sona erecek.

SANDIK BAŞI YASAKLARI

Hamileler, hastalar ve engelliler sıra ile bekletilmeden oylarını kullanacak, yaşlıların da sıra bekletilmeden oy kullanmalarına izin verilecek, ayrıca bu seçmenlere yardım eden seçmenlere de oy kullanmada öncelik tanınacak. Cep telefonu, fotoğraf ve film makinesi gibi görüntü kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazlarla oy verme yerine girilmesi yasak olacak. Sandık başında seçmene vereceği oy hakkında hiç kimse müdahale, telkin ve tavsiyede bulunamayacak. Seçmenler oylarını kullandıktan sonra sandık başından ayrılacak.

OY VERME SAATLERİ

Yüksek Seçim Kurulu, doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat erkene aldı. Bu nedenle, Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır, Kilis’te ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy vermenin başlangıç ve bitiş saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak. Bu illerin dışında kalan diğer yerlerde oy verme saatleri 08.00-17.00 olacak.

İşte seçime sayılı saatler kala seçimin merak edilen sorular ve cevapları;

1- Seçmen nerede oy kullanacağını nereden öğrenebilecek?

Seçmenler, nerede ve hangi sandıkta oy kullanacağını, YSK’nin internet sitesinden, e-Devlet kapısından, YSK’nin Seçmen Sorgulama Mobil Uygulamasından veya 444 9 975 numaralı YSK Çağrı Merkezi’nden kontrol edebilecek. Seçmenin nerede oy kullanacağını gösteren seçmen bilgi kağıdının getirilmesi zorunlu olmayacak.

2- Görüntü kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazla oy verme yerine girilebilecek mi?

Cep telefonu, fotoğraf veya film makinesi gibi görüntü kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazlarla oy verme yerine girilmesi yasak ve cezasının bulunuyor. Bu tür cihazları oy verme işlemi bitene kadar sandık kuruluna bırakılması gerekiyor.

3 – Yeni evlenenler kimliğini değiştirmeden oy kullanabilecek mi?

Kimliğini değiştirmeyenler evlenme cüzdanı ile oy kullanılabilecek.

4 – Seçime kaç siyasi parti katılacak?

Seçimlere 34 siyasi parti katılacak. Partilerin oy pusulasındaki sıralaması şöyle: AK Parti 1, İYİ Parti 2, Sol Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9, Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22, Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34.

5 – Büyükşehir belediyesi sınırlarında yaşayan seçmen neler için oy kullanacak?

Her seçmen, kanunda sayılan istisnalar dışında, hangi sandık seçmen listesinde kayıtlı ise ancak o sandıkta oy kullanabilecek. Bir seçmen, hangi seçim çevresinin seçmeni ise ancak o seçim çevresinde yapılan seçimler için oy kullanabilecek. Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van’daki seçmenler, “büyükşehir belediye başkanı”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy kullanacak.

6 – Büyükşehir olmayan illerde ve köylerde neler için oy verilecek?

Büyükşehir olmayan illerde ise “il genel meclisi üyeliği”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ve “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy verilecek. Köylerde ise “il genel meclisi üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar meclisi” için oy atılacak.

7 – Tüm pusulalar kaç zarfa mı koyulacak?

Büyükşehir belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “beyaz”, il genel meclisi üyeliklerine ilişkin pusula “turuncu”, belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “mavi”, belediye meclisi üyeliğine ilişkin oy pusulası ise “sarı” renkli olacak. Seçmenler tüm oy pusulalarını tek zarfa koyacak.

8 – Oy verme işlemi hangi saatler arasında yapılacak?

YSK, seçimin mart ayında olması nedeniyle mevsim şartları ve güneşin batış saatini dikkate alarak, doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat erkene aldı. Bu nedenle, Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır, Kilis illerinde ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy vermenin başlangıç ve bitiş saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak. Bu illerin dışında kalan diğer illerde oy verme saatleri 08.00-17.00 olacak.

9 – Önce hangi oylar sayılacak?

Büyükşehirlerde, sırasıyla büyükşehir belediye başkanlığı, belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği ve muhtarlık, diğer illerde, sırasıyla belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği, il genel meclisi üyeliği ve muhtarlık, seçimlerine ait oy pusulalarının sayım ve dökümü yapılacak.

10 – Yurt dışındaki seçmen oy kullanacak mı?

Yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı her seçmen, milletvekili genel seçimi, Cumhurbaşkanı seçimi ve halkoylamasında, yurt dışı temsilciliklerde ve gümrük kapılarında kurulacak sandıklarda oy verme hakkına sahip. Yurt dışındaki seçmenler yerel seçimde oy kullanamıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-yarin-sandik-basina-gidiyor-iste-vatandasi-yakindan-ilgilendiren-secim-yasaklari/feed/ 0
Anka, CHP Genel Merkezi’nde Kurulan Dijital Seçim Takip Merkezini Görüntüledi. CHP’li Okakın: “Eksiksiz Bir Çalışma İnşa Ettik, Hiçbir Şüphemiz Yok.” https://www.haber60.com.tr/anka-chp-genel-merkezinde-kurulan-dijital-secim-takip-merkezini-goruntuledi-chpli-okakin-eksiksiz-bir-calisma-insa-ettik-hicbir-suphemiz-yok/ https://www.haber60.com.tr/anka-chp-genel-merkezinde-kurulan-dijital-secim-takip-merkezini-goruntuledi-chpli-okakin-eksiksiz-bir-calisma-insa-ettik-hicbir-suphemiz-yok/#respond Sat, 30 Mar 2024 21:12:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25237 HABER: GÜLARA SUBAŞI/ KAMERA: ONUR BİNGÖL ve ÜNAL AYDIN

ANKA Haber Ajansı, CHP’nin sandık sonuçlarını ve oy kullanma günü yaşanacak tüm gelişmeleri takip edeceği dijital seçim takip ve çağrı merkezini görüntüledi. Okullardan, ilçe ve il seçim merkezlerinden Ankara’ya akacak on binlerce sandık sonucunu bir araya getirecek dijital takip merkezi dördüncü ve son tatbikatını ANKA Haber Ajansı’na açtı. Seçim gecesi hukuki itirazlar ya da parti örgütünün yaşayabileceği her türlü soruna karşı görev başında olacak çağrı merkezi için de CHP’nin Parti Meclisi toplantılarının yapıldığı salon organize edildi. Hem dijital takip üssü hem de seçim günü için yapılan tüm hazırlıklar hakkında ANKA Haber Ajansı’na bilgi veren CHP Genel Başkan Yardımcısı Pınar Uzun Okakın 31 Mart seçimleri için hiçbir eksikleri kalmadığını vurguladı. Çok deneyimli ve bu alada rüştünü ispat etmiş bir ekiple çalıştıklarını anlatan Okakın, “Sektörel deneyimi çok yüksek, seçim güvenliğinin dijital altyapısında oluşabilecek tüm alternatif tabloya hazırlık deneyimi de bulunan kimselerle, güçlü bir kadroyla büyük, özverili, eksiksiz bir çalışmayı hep birlikte inşa ettik. Bu konuda hiçbir şüphemiz yok” dedi.

31 Mart Yerel Seçimlerine artık saatler kaldı. CHP Genel Merkezi seçim sonuçları ve oy kullanma günü için yaptığı teknik ve teknolojik hazırlıkları tamamladı. CHP’nin dijital birimi, geçtiğimiz gün dördüncü ve son seçim gecesi tatbikatını gerçekleştirdi. ANKA Haber Ajansı, CHP’nin dijital üssünde yapılan dördüncü tatbikatı görüntüledi. CHP Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Pınar Uzun Okakın tatbikatı, partisinin seçim gecesi için hazırlık yaptığı dijital çalışmaları ve sandık güvenliği önlemlerini ANKA Haber Ajansı’na anlattı. Pınar Uzun Okakın’ın açıklamaları şöyle:

“DÜNYANIN EN GÜÇLÜ, EN BÜYÜK VERİ MERKEZİYLE ÇALIŞIYORUZ”

Biz CHP olarak yerel seçim gündemine aslında hem Türkiye’nin hem toplumun hem siyasi partilerin büyük çoğunluğunun gündeminde yerel seçime dair alınması gereken önlemler yokken gerekli tüm önlemleri, aklınıza gelen, belki yaşanmayacak olan tüm felaket senaryolarına hazırlanmak üzere çok güçlü bir süreç inşa ettik. Dolayısıyla aslında yerel seçimlerin hem teknik hem insan gücü mobilizasyonu açısından, eş güdümlü çalışması gereken bu sistemini aylar önce kendimizi hazır vaziyete getirmek üzerine büyük bir çaba gösterdik. Neleri önemsedik? ve bu doğrultuda ne yaptık? Biz CHP olarak öncelikle teknik anlamda siyasi iktidarın elindeki güç kapsamında belki sistemlerimize yönelik saldırıları şiddetlenebilir düşüncesiyle alınması gereken tüm önlemleri aldık. Dünyanın en güçlü, en büyük veri merkeziyle çalışıyoruz. Yedeklemelerimiz, stres ve yük testlerimiz, penetrasyon sızma testlerimiz ve seçim günü oluşabilecek olası trafiğin bin katı ağırlığında bir yükü ne derece kaldırabiliyoruz diye düşündüğümüz tüm yönleri aslında aylar önce hazır vaziyete geldik. Yani biz bu seçim sürecine dijital anlamda aylar önce hazır vaziyette beklerken kendimizi bulduk.

“EKSİKSİZ BİR ÇALIŞMA İNŞA ETTİK. BU KONUDA HİÇBİR ŞÜPHEMİZ YOK”

Arada kalan zamanı ise çeşitli testlerin sayısını arttırarak tekraren ve tekraren, defaatle gerekli önlemleri alarak varsa bir güvenlik açığı -ki tespit ettiğimiz bir durum söz konusu olmadı- bunların üzerine gitmek, aynı zamanda örgütümüzle teknik yönümüzün entegrasyonu ve eş güdümlü çalışmasını kolaylaştıramayacak bazı durumlar tespit ettiysek örgütümüzün kullanımına daha kolay, daha anlaşılır, daha yenilikçi ve hızlı sunulması için gerekli tüm çalışmaları gerçekleştirdik. Günün sonunda çok deneyimli kadrolarla, bu alanda rüştünü ispat etmiş, sektörel deneyimi çok yüksek, seçim güvenliğinin dijital altyapısında oluşabilecek tüm alternatif tabloya hazırlık deneyimi de bulunan kimselerle, güçlü bir kadroyla büyük, özverili, eksiksiz bir çalışmayı hep birlikte inşa ettik. Bu konuda hiçbir şüphemiz yok. Bizim aslında şu an esasen odaklandığınız durum şu: Örgütümüz seçim günü çok büyük bir çaba sarf edecek. Okul sorumluları, okul bilişim sorumluları, kat sorumluları, sandık görevlileri, yedek sandık görevlileri, müşahitlerimiz, okul ve ilçe avukatlarımız ve bunun dışında tüm il ve ilçelerimizde gerek saha koordinasyonunda gerek seçim koordinasyon merkezlerinde görevi olan ancak seçim günü özellikle mobilize olması gereken ve çok önemli kritik görev rollerine sahip olan tüm yol arkadaşlarımızın seçim günü ortaya koyacağı performansı ve bu kolektif emeği hangi koşullarla güçlendirebilir, nasıl kolaylaştırabiliriz diyerek aslında biz CHP’nin yüz binlerce üyesiyle bu süreci her aşamada kendi sorumluluk alanlarımıza göre çok güçlü bir hazırlık gerçekleştirdik.

“OKUL BİLİŞİM SORUMLUSU ATAMALARINDA, CHP’NİN BUGÜNE KADAR GERÇEKLEŞTİRDİĞİ ATAMALAR İÇERİSİNDE, REKORUMUZA ULAŞTIK”

Tüm bunlara ilaveten seçim tatbikatlarımız gerçekleşti. Seçim tatbikatı dediğimizde aklımıza gelmesi gereken şey şu: CHP, 31 Mart günü hem dijital hem de insan gücü eş güdümünü önemseyen ve bu uyumun önceden deneyimleyerek tatbik edilmesi gerektiğini fark eden bir siyasi parti. Dolayısıyla dedik ki ‘Yaptığımız test sayılarını arttıralım.’ CHP olarak Türkiye genelinde, 81 il 973 ilçede; okul bilişim sorumlularımızın, sandık sonuç girişi sorumlularımızın ve çağrı merkezi görevlilerimizin katılımıyla eş zamanlı, belli bir saat aralığı verdiğimiz bir seçim tatbikatı gerçekleştirdik. Seçim tatbikatlarımızın dördüncüsü ve sonuncusunu da Türkiye çapında gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Bizi burada özellikle heyecanlandıran ve örgütümüzün emeğine çok müteşekkir olduğumuz bir konu var. Öncelikle okul bilişim sorumlusu atamalarında, CHP’nin bugüne kadar gerçekleştirdiği atamalar içerisinde, bu dönem daha üst seviyede atamayla hem rekorumuza ulaştık hem de katılım açısından Türkiye genelinde yüzde 100 sandığın sonucunu örgütünüzün hızlı, sahada verimli, efektif biçimde takip edip edemediğini veri giriş tatbikatlarımızda deneyimlemiş olduk. Bu açıdan da katılım doğrultusunda, yani henüz 31 Mart gelmeden evvel bu kuvvetli, büyük organizasyonun doğru inşa edebildiğimizi gördüğümüz bir süreç yaşadık.

“TATBİKATLAR SONUCUNDA ÇOK OLUMLU BİR SONUÇLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

Seçim tatbikatlarımızın sonucunda özet tablo olarak çok olumlu bir sonuçla karşı karşıyayız. Bu da bizim için çok tarihi, kritik önemi olan yerel seçimlere giderken daha özgüvenli, seçim gününe dair daha az endişesi olan ve aynı zamanda CHP’nin her bir üyesinin sadece kendi oy hakkına, kendi ödevine, kendi görevine değil; bulundukları tüm lokallerde tüm vatandaşların oy hakkı ve seçim güvenliğine sahip çıkmaları açısından son derece önemli buluyoruz. Aslında seçim güvenliği dediğimiz husus, CHP bünyesinde çeşitli genel başkan yardımcılıklarımızın kendi uzmanlık alanlarında özel ve özverili çalışmalarıyla bir bütün halinde ilerliyor. Tabii burada şunu özellikle önemsiyoruz: Seçim öncesi, seçim günü ve seçim sonrası aşamalarımız için tüm zaman periyotlarını özel özel değerlendirip bu zaman dilimleri için gerek iletişim gerek örgüt yönetimi gerek dijital altyapı gerek hukuki güvenlik gibi pek çok değişkeni hesaba katarak gerçekleştirmemiz gereken tüm adımlar için alanda deneyimli, hem örgütümüz hem partimiz siyasi unsurları, aynı zamanda sürece katkı sunabilecek büyük bir kadroyla seçim sürecimize elbette hazırız.”

“OPERASYONEL BİR KRİZE ANINDA, TÜM VERİLERİ ÖRGÜTÜMÜZÜN TÜM UNSURLARIYLA PAYLAŞACAĞIMIZ BİR AĞ HER ZAMAN İŞLETTİK”

Uzun Okakın, “Seçim gecesi olası bir kriz durumunda, sandıktan bir alarm gelmesi durumunda CHP’nin izleyeceği yol nedir” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Sandıklardan gelen alarmın hukuki yönü olup olmadığını, sayısal veri işlemeye dair bir problem olup olmadığını kendi alanlarında, kendi ilçeler ve mahalleler, okullar, sandıklar düzeyinde takip edecek müşahitlerimiz, okul ve ilçe avukatlarımız, sandık görevlilerimiz, okul sorumlumuz, kat sorumlumuz, okul bilişim sorumlumuz; mümkün mertebe seçimin unsuru ve fiziksel olarak alanı haline gelen tüm yerlerde görevlendirdiğimiz partili yol arkadaşlarımızla sahada takip edeceğiz. Öte yandan sisteminizde bizim için bir uyuşmazlık tespit edilen, üç farklı kaynağın karşılaştırılması neticesinde aleyhte bir problemin tespit edilen herhangi bir yer için aynı zamanda genel merkezimizden, il başkanlıklarımıza ve ilçe başkanlıklarımıza eş zamanlı sunulan ekranlarda, gerek buradan kuracağımız özel temaslarla gerek de kendileri takip edebilecekleri özel ekranlarda sonuçların sağlıklı neticelenmesine engel teşkil edecek gerek hukuki gerek sayısal gerek herhangi bir okulda operasyonel bir krize dair tüm verilerin eş zamanlı ve eş güdümlü örgütümüzün tüm unsurlarıyla paylaşacağımız bir ağ her zaman işlettik.

“VATANDAŞLARIMIZIN HER BİRİNİN KULLANDIĞI OY HAKKININ HAKKANİYET ÖLÇÜSÜNDE TECELLİ ETMESİ İÇİN ÇABA GÖSTEREN BİR CHP GÖRÜYORUZ”

CHP, seçim dönemlerinde geçmişten elde ettiği tüm tecrübeleri bir sonraki seçimde daha eksiksiz, kusursuz ancak örgütün deneyiminin de sağlıklı işlediğini gördüğü, damıtılmış bir süreç yönetimine dair üzerine koyarak süreci yönetmeye mükellef. Çünkü seçim deneyimleri açısından CHP örgütü, bizim ülkemizde olduğu gibi demokrasi kavramının tartışmalı olduğu yerlerde, seçim güvenliğini sağlamakla mükellef birer özne hüviyetine kavuşuyor. Aslında arzu ettiğimiz siyasi düzen tabii ki bu değil. Ama biz bazen deriz ki ‘Alanında idealist bir çaba sergileyen, kendisini ülkenin aydınlık geleceğine adamış, çoğulculuk, demokrasi ve çağdaşlık gibi değerler çerçevesinde herhangi bir sorun hisseden, geleceğe dair endişesi olan tüm partililerimizle birlikte bizim normalde uygulamayacağımız ama ne yazık ki ülkemizde her seçim döneminde ve seçimler arası dönemde yanlış uygulamalara tanık olduğumuz bu süreçleri düzeltme, müdahale etme ve gereken neyse o sorumlulukları belirleyerek önceden dağıtmakla mükellef bir parti CHP. Dolayısıyla operasyonel anlamda sahada da tüm gün yorulacak ve yerel seçimlerin tüm Türkiye adına; sadece sonuçların CHP lehine olmasını önemsemeden, vatandaşlarımızın her birinin kullandığı oy hakkının hakkaniyet ölçüsünde tecelli etmesi için çaba gösteren bir CHP görüyoruz sahada.”

“YEREL SEÇİMLER, GENEL SİYASETTEN MEMNUN OLMAYAN EZİCİ BİR ÇOĞUNLUĞUN DENGE SAĞLAYABİLECEĞİ BİR ALAN”

CHP’li Uzun Okakın, seçmene şöyle çağrı yaptı:

“Biz sadece CHP olarak değil, halkımızın geneli olarak çok büyük bir toplamız. ve bizim gönlümüzden geçen, bize vicdani olarak doğru gelen, bize yerel yönetim anlayışı olarak doğru gelen herhangi bir partiye kullandığımız oy, yerel yönetim başarısı dendiğinde CHP ve CHP’nin adayları aklına aklımıza geleceği için lehimize sonuçlanacağını bildiğimiz, seçmenimizin vicdanına güvendiğimiz, adaylarımızın rüştlerini ispat ettiğine, süreç yönetimlerine güvendiğimiz bir yerel seçim süreci olarak karşımıza çıkıyor. O yüzden burada vatandaşımızın yapması gereken bir şey var. Bizim oy kullanma meselemiz tabii ki birey bazında; hem hakkınız hem ödevimiz hem görevimiz. Ancak bireysel olarak bu sorumluluğumuzu kişi kişi yerine getirirsek büyük bir toplamın güçlü bir parçası oluyoruz. O yüzden kimse ‘Benim bir oyum acaba önemsiz mi olacak’ düşüncesiyle sandığa gitmemezlik yapmamalı. Çünkü yerel seçimler, genel siyasetten memnun olmayan Türkiye’deki ezici bir çoğunluğun kentlerde, ilçelerde, illerde, belediyelerimizin tamamında aslında Türkiye’de adil olanı daha yükselterek Türkiye genelinde bir siyasi ve politik denge sağlayabileceği de bir alan.

“İSTERİZ Kİ VATANDAŞLARIMIZ SEÇİM GÜNÜ OY KULLANDIĞI SANDIĞIN SONUÇLARINI TAKİP ETSİN”

Dolayısıyla vatandaşımız oy kullanma hakkını ve ödevini yerine getirsin. Biz isteriz ki aynı zamanda seçim günü oy kullandığı sandığın sonuçlarını takip etsin. Eğer bir müşahit kartıyla bunu yapmak isterse bulunduğu ilçedeki ilçe başkanlıklarımıza ulaşsın ve müşahit kartını lütfen alsın. Okul önünde herhangi bir soruna müdahale etme gereği duyuyorsa, bu müşahit kartlarımız gerçekten oldukça önemli. Aynı zamanda vatandaşımızın da kullandığı oyun hakkaniyetli sonuçlandığına emin olması açısından yapması gereken ne varsa bizlere ortak olsun, bizlerle birlikte gerçekleştirsin. Biz seçim günü, onun tespit ettiği bir problemi gördüysek o sorunu daha güçlü çözebiliriz. Örgütümüzün güçlü ve büyük organizasyonuna ilaveten tüm vatandaşlarımızın eğilimi ne yönde olursa olsun, sandık güvenliğinin seçime dair endişesi varsa, bunun bir parçası olmasının aslında toplumun geneline katacağı şey çok fazla.

“BİR OYUN ÇOK FAZLA ÖNEMİ VAR”

Tüm vatandaşlarımızla büyük bir heyecanla yerel seçimleri bekliyoruz. Çünkü yerel seçimlerin bize ifade ettiği, anlam bir zarf, bir pusula, ‘seçim sonuçlandı, bakalım ne olacak’ değil. Yerel seçimlerin bizim için ifade ettiği anlam; rant için heyecanlananlarla, ‘Kentin öteki hisseden tüm kesimlerine ne yapabilirim’ diye heyecanlananlar arasındaki büyük bir fark. Dolayısıyla vatandaşlarımıza bu anlamda büyük sorumluluk düşüyor. Hep birlikte halkın bütçesiyle oluşan yerel yönetimlerin doğru kanallara aktarılmasını sağlayabilmek adına; ülkemizin tüm şehirleri, ilçeleri, kentleri açısından doğru politikaları birlikte uygulayabilmemiz için bir oyun çok fazla önemi var. O yüzden oyumuzu kullanalım. Örgütlerimizle 81 il, 973 ilçede organize olmuş biçimde sahadayız. Aynı zamanda ödevimizi önceden hazırlanmış ve oluşabilecek tüm felaket senaryolarını bilhassa çalışmış bir parti olarak sahadayız. Tüm vatandaşlarımızı hem oy kullanmaya hem de seçimin sonucunu partililerimizle birlikte takip etmeye özellikle davet ediyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/anka-chp-genel-merkezinde-kurulan-dijital-secim-takip-merkezini-goruntuledi-chpli-okakin-eksiksiz-bir-calisma-insa-ettik-hicbir-suphemiz-yok/feed/ 0
Hasan Togar’ın ‘Sevdamız Tekkeköy Buluşması’ ilgi gördü https://www.haber60.com.tr/hasan-togarin-sevdamiz-tekkekoy-bulusmasi-ilgi-gordu/ https://www.haber60.com.tr/hasan-togarin-sevdamiz-tekkekoy-bulusmasi-ilgi-gordu/#respond Sat, 30 Mar 2024 09:01:01 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25223 Hasan Togar’ın ‘Sevdamız Tekkeköy Buluşması’ ilgi gördü

Ekin Uzunlar vatandaşları coşturdu

SAMSUN – Tekkeköy Belediye Başkanı ve Yeniden Refah Partisi Tekkeköy Belediye Başkan Adayı Hasan Togar’ın düzenlediği “Sevdamız Tekkeköy Buluşması” büyük ilgi gördü.

Tekkeköy Belediye Başkanı ve Adayı Hasan Togar’ın düzenlediği Sevdamız Tekkeköy Buluşması’na, binlerce Tekkeköylü akın etti. Lojmanlar mevkisinde bulunan Merkez Seçim Koordinasyon Merkezi önünde kurulan sahneden binlerce kişiye seslenen Başkan Togar, seçmenlerden 31 Mart’ta sandıkları patlatma sözü aldı.

“Bir tarih daha yazacağız”

Başkan Hasan Togar, kendisine ve partisine karşı atılan iftiralara en güzel cevabı Tekkeköy halkının 31 Mart’ta sandıkta vereceğini belirterek, “Burada oturmayan, Tekkeköy’de ikamet etmeyen, ‘ben bu ilçeyi çok seviyorum’ diyemez. Önce yaşadığın yeri sevecek, sevdiğin yerde yaşayacaksın. Uzun yıllar yol arkadaşlığı yaptığım AK Parti’lilere sesleniyorum. Biliyorum partiniz işgal edildi, 22 yıldır eviniz gibi gördüğünüz partinize işgal edenler nedeniyle giremiyorsunuz. Seçim bürolarına gidiyor ama 2 dakika vakit geçiremiyorsunuz. Az kaldı, 31 Mart’tan sonra sizler de bu işgalden kurtulacaksınız. Bunun için sizlere büyük bir görev düşüyor. Sizlerin iradesini yok sayan, 8 ay önce Cumhurbaşkanlığı seçimlerden sizlerden oy isterken AK Parti ve Cumhurbaşkanımıza ağır ithamlarda bulunarak, ‘Bu uğursuzlara oy vermeyin’ diyenleri evinizden kovmak için sandıklara Hasan Togar için, Tekkeköy için gelmelisiniz. Sizler de 31 Mart’tan sonra partinizi işgal edenlerden kurtarmak için bu ilçenin sokaklarını kardeş kavgalarına döndürmek isteyenlere en büyük tokadı sandıkta atacaksınız Allah’ın izniyle. 16 yıl boyunca sizin başınızı öne eğdirmedim. 10 yıl boyunca milletvekilleri ‘Samsun’un en başarılı belediyesi Tekkeköy Belediyesi’ dedi. Sizlerle birlikte bir tarihi daha yazacağız” dedi.

“Ayağa kalk Tekkeköy, ilçene sahip çık”

31 Mart yerel seçimlerinde yeni bir hikaye yazacaklarını belirten Başkan Togar, “1994 yerel seçimlerinde İstanbul’da kim büyükşehir belediye başkanı seçildi? Recep Tayyip Erdoğan. İstanbul’da Refah Partisi’nin adayı, bakın orada Refah, burada Refah. Orada Refah, burada Yeniden

Refah. İstanbul’da 3 yılda tarihin en büyük hizmetlerine imza atan bilgili, becerikli, hepimizin kabul ettiği, İstanbul aşığı, uzun adamı Recep Tayyip Erdoğan’dı. 10 yıl boyunca bu ilçeye altın çağını yaşatan, en mutlu, huzurlu, barış dolu günlerini yaşatan, Samsun’un 4 yıldır en çok göç alan ilçesi haline gelen, Türkiye’nin her yerinden gelen insanların yaşamak için tercih ettiği Tekkeköy’ü ve bu ilçeye de birçok eser kazandıran, bu başarılara imza atan Tekkeköy aşığı, bu ilçenin uzun adamı Hasan Togar’dır. İlçemize sahip çıkacak mıyız? 31 Mart’ta sandıkları patlatacak mıyız? 31 Mart akşamı, bu ilçenin tamamının okuduğu bir hikayeyi, hep birlikte yazacak mıyız? Ayağa kalk Tekkeköy, geleceğine sahip çık. Sizleri 1 Nisan’a kadar uykusuz kalmaya, ilçemize sahip çıkmaya davet ediyor ve ömrümün en mutlu, gururlu yaşattığınız için önünüzde sevgi ve saygıyla hürmetle eğiliyorum” diye konuştu.

Ekin Uzunlar vatandaşları coşturdu

Başkan Togar, konuşmasının ardından ilçe halkına sürpriz yaptı. 2 ay süren seçim çalışmalarında yorulan Tekkeköy halkı için Ekin Uzunlar’ı sahneye çağıran Togar, Uzunlar ile vatandaşları baş başa bıraktı. Binlerce Tekkeköylü, Ekin Uzunlar’ın şarkılarına eşlik ederek keyifli vakit geçirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hasan-togarin-sevdamiz-tekkekoy-bulusmasi-ilgi-gordu/feed/ 0
Türkiye 13. yerel seçimini gerçekleştirecek https://www.haber60.com.tr/turkiye-13-yerel-secimini-gerceklestirecek/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-13-yerel-secimini-gerceklestirecek/#respond Sat, 30 Mar 2024 08:27:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25192 61 milyonu aşkın seçmenin oy kullanabileceği 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimi, yarın gerçekleştirilecek. Türkiye, 13. yerel seçimini yapacak.

Türkiye’de Belediye Kanunu’nda 1963 yılında yapılan düzenlemeyle belediye başkanının halk tarafından seçilmesi kararlaştırıldı. 17 Kasım 1963 Mahalli İdareler Genel Seçimi, belediye başkanının halk tarafından seçildiği ilk yerel seçim oldu. Halk tarafından seçilmesi bakımından 12. yerel seçimini geride bırakan Türkiye, 31 Mart Pazar günü sandığa gidecek. Seçimlerde 61 milyonu aşkın vatandaş oy kullanabilecek. İHA Muhabiri, geçmişten günümüzde Türkiye’deki yerel seçimlere ait bilgileri derledi.

Belediye başkanını halkın seçtiği ilk seçim

1963 yılında “Belediye Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair 19.7.1963 Tarihli ve 307 Sayılı Kanun’da Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile belediye başkanlığı seçiminde değişikliğe gidildi. Bu kanundan önce belediye başkanı, belediye meclisi tarafından seçilip, vali ya da Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmaktaydı. Söz konusu kanunla yapılan düzenlemelerle birlikte, belediye başkanının tek dereceli çoğunluk usulüne göre, doğrudan halk tarafından seçilmesi kararlaştırıldı.

17 Kasım 1963 Mahalli İdareler Genel Seçimi ise 1961 Anayasası’nın kabulünden sonra yapılan, belediye başkanlarının ise halk tarafından seçildiği ilk yerel seçimdir. 3 milyon 62 bin 423 oyun geçerli sayıldığı seçimde Genel Başkanlığını Ragıp Gümüşpala’nın yaptığı Adalet Partisi (AP), il, ilçe ve belde belediye başkanlığı dahil olmak üzere 505, İstem İnönü’nün liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 335, Ekrem Alican başkanlığındaki Yeni Türkiye Partisi 58, Ahmet Tahtakılıç başkanlığındaki Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi 9, Osman Bölükbaşı liderliğindeki Millet Partisi ise 8 başkanlık kazandı.

Seçimlerde 306 bin 405 oy alan bağımsızlar ise belde belediye başkanlıkları dahil 113 başkanlık kazanırken 17 bin 136 oy alan Mehmet Ali Aybar idaresindeki Türkiye İşçi Partisi başkanlık elde edemedi.

2 Haziran 1968 Mahalli İdareler Genel Seçimleri

Seçim takvimine göre 17 Eylül 1967 tarihinde yapılması gereken bu seçim, yapılan değişiklik sonucu 2 Haziran 1968’e ertelendi. Yapılan seçimlerde Süleyman Demirel liderliğindeki Adalet Partisi, Ankara, İstanbul ve İzmir’in de aralarında bulunduğu ilçe ve belde belediye başkanlıkları olmak üzere 693 başkanlık kazandı. İsmet İnönü başkanlığındaki Cumhuriyet Halk Partisi 21 il olmak üzere toplam 292 belediye başkanlığı kazandı. Bu seçimlerde 8 ilde (Balıkesir, Bursa, Çankırı, Elazığ, Kırklareli, Kırşehir, Nevşehir, Niğde) toplam 438 bin 233 oy alan bağımsız adaylar belediye başkanlıklarını kazanarak dikkati çekti.

Turhan Feyzioğlu’nun başkanlığı yaptığı Güven Partisi 23, Osman Bölükbaşı’nın yönettiği Millet Partisi 12, Yusuf Azizoğlu’nun başkanı olduğu Yeni Türkiye Partisi 9 ve Alparslan Türkeş’in başkanı olduğu Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi ise 7 belediye başkanlığı kazandı.

MHP’nin ilk yerel seçimi

12 Mart Muhtırasından sonra yapılan ilk yerel seçim olan 9 Aralık 1973 Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde birinci olan Bülent Ecevit’in başkanı olduğu Cumhuriyet Halk Partisi, Ankara, İstanbul ve İzmir’in de aralarında bulunduğu 32’si il olmak üzere toplam 554 belediye başkanlıklarını kazandı. Süleyman Demirel’in yönettiği Adalet Partisi 643, bağımsızlar 246, Demokratik Parti 104, Cumhuriyetçi Güven Partisi 37, Milli Selamet Partisi ise 31 belediye başkanı kazandı.

Seçimlere ilk kez giren Alparslan Türkeş başkanlığındaki Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) 34 bin 923 oy alarak belediye başkanı kazanamadı.

Ecevit, Demirel ve Erbakan’lı yerel seçim

11 Aralık 1977’de gerçekleştirilen seçimlerde seçime katılan partilerden yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi, Adalet Partisi ve Milli Selamet Partisi tüm illerde aday gösterdi.12 milyonu aşkın seçmenden 6,4 milyonu sandığa gitti. 5 milyon 871 binin geçerli sayıldığı seçimlerde Bülent Ecevit’in CHP’si 2 buçuk milyonu aşkın oy alarak 707, Süleyman Demirel’in AP’si 708, bağımsızlar 175, Türkeş’in yönettiği MHP 55, Necmettin Erbakan’ın başkanlığı yaptığı Milli Selamet Partisi (MSP) 51, Cumhuriyetçi Güven Partisi 9, Demokrat Parti 4 ve Türkiye Birlik Partisi ise 1 belediye başkanlığı kazandı.

İstanbul, İzmir ve Ankara büyükşehir başkanını ilk kez seçti

1980 darbesinden dolayı 25 Mart 1984’te yapılan seçimlerde Turgut Özal’ın yönettiği Anavatan Partisi (ANAP) birinci parti oldu. Bu seçimlerin bir diğer özelliği ise ilk kez büyükşehir belediye başkanı seçildi. 1984 yılı Ocak ayında çıkarılan 2972 sayılı yasa ve Mart ayında çıkarılan 195 sayılı kanun hükmünde kararname uyarınca üç şehir (İstanbul, İzmir, Ankara) büyükşehir olarak seçildi. 3 büyükşehri de alan ANAP, toplam 871 belediye başkanlığı kazandı. Erdal İnönü’nün başkanı olduğu Sosyal Demokrasi Partisi 280, Doğru Yol Partisi (DYP) 233, Milliyetçi Demokrasi Partisi 105, Halkçı Parti 92, Rehaf Partisi ise 16 belediye başkanlığı kazandı.

Seçimlerde 317 bin 871 oy alan bağımsız adaylar ise 106 belediye başkanlığı kazandı.

Büyükşehir belediye sayısı 8’e yükseldi

26 Mart 1986 Mahalli İdareler Seçiminden önce 1986-1988 arası dönemde beş şehir (Adana, Bursa, Gaziantep, Konya ve Kayseri) daha büyükşehir statüsüne eklendi. Böylelikle büyükşehir belediyesi sayısı 8’e yükseldi. Erdal İnönü’nün başkanı olduğu Sosyaldemokrat Halkçı Partisi 6’sı büyükşehir olmak üzere toplam 658 belediye başkanlığı kazandı. Süleyman Demirel’in DYP’si 1’i büyükşehir toplam 551, Turgut Özal’ın ANAP’ı ise 570 belediye başkanlığı kazandı.

Necmettin Erbakan’ın lideri olduğu Refah Partisi Konya’da büyükşehir belediyesini alarak toplam 75 belediyeyi kazandı. Ecevit’in partisi Demokratik Sol Parti (DSP) 37, Alparslan Türkeş’in Milliyetçi Çalışma Partisi 24 ve Islahatçı Demokrasi Partisi ise 7 belediye başkanlığı aldı. Bağımsız adaylar ise 176 bini aşkın oyla 70 belediye başkanlığı kazandı.

Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi

27 Mart 1994 Mahalli İdareler Genel Seçiminden önce 7 il daha (Antalya, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Kocaeli, Mersin ve Samsun) büyükşehir statüsüne geçirildi. Böylelikle Türkiye’deki büyükşehir sayısı 15’e yükseldi. 6 milyonu aşkın oy alan Tansu Çiller yönetimindeki Doğru Yol Partisi 3’ü büyükşehir olmak üzere 889 belediye başkanlığı kazandı. Mesut Yılmaz’ın ANAP’ı 3’ü büyükşehir toplam 796, Murat Karayalçın’ın başkanı olduğu Sosyaldemokrat Halkçı Parti 2’si büyükşehir 438, Necmettin Erbakan’ın Refah Partisi 6’sı büyükşehir 335, Türkeş’in MHP’si 118, Deniz Baykal’ın başkanı olduğu CHP 1’i büyükşehir 65, Muhsin Yazıcıoğlu’nun başkanı olduğu Büyük Birlik Partisi ise 11 belediye başkanlığı kazandı.

154 bin 379 oy alan bağımsız adaylar ise 44 belediye başkanlığı aldı.

Bu seçimlerde Refah Partisi 15 büyükşehir ilden biri olan İstanbul’da Recep Tayyip Erdoğan’ı aday göstermişti. Erdoğan, 973 bin 704 oy alarak belediye başkanı seçildi.

MHP 21 ilde belediye başkanlığını kazandı

18 Nisan 1999’da yapılan seçimler ise genel seçimlerle birlikte yapıldı. Milliyetçi Hareket Partisi 21 ilde, Fazilet Partisi 16 ilde, Anavatan Partisi 13 ilde, Cumhuriyet Halk Partisi 11 ilde, Demokratik Sol Parti 9 ilde, Halkın Demokrasi Partisi 7 ilde, Doğru Yol Partisi 3 ilde seçimleri kazandı.

2004 yerel seçimlerinde “AK Parti zaferi”

28 Mart 2004 yerel seçimlerinden önce 2000 yılında Sakarya ili de büyükşehir statüsüne alındı. Büyükşehir sayısı 16’ya yükseldi. 14 Ağustos 2001 kurulan ve Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığındaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) bu seçimlerde 13 milyonu aşkın oy olarak birinci parti oldu. AK Parti 12’si büyükşehir olmak üzere 1762 belediye başkanlığı kazandı.

Deniz Baykal’ın CHP’si 2 büyükşehir olmak üzere 468 belediye başkanlığı aldı. Mehmet Ağar başkanlığındaki Doğru Yol Partisi 388, Devlet Bahçeli liderliğindeki MHP 247 belediye başkanlığı, ANAP 100, Karayalçın’ın başkanlığındaki SHP 1’i büyükşehir 64, Saadet Partisi 63, Ecevit’in başkanlığındaki Demokratik Sol Parti 1′ büyükşehir 30, Cem Uzan’ın Genç Partisi 13 ve Muhsin Yazıcıoğlu liderliğindeki Büyük Birlik Partisi 10 belediye başkanlığı kazandı.

AK Parti’nin ikinci yerel seçim zaferi

29 Mart 2009’da yapılan seçimlerde AK Parti yine 15 milyonu aşkın oy alarak birinci parti oldu. Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti, 10’u büyükşehir olmak üzere 1432 belediye başkanlığını kazandı.

Seçimlerde ikinci parti olan Baykal’ın CHP’si 3’ü büyükşehir 506, Bahçeli liderliğindeki MHP 1’i büyükşehir 484 belediye başkanlığı kazandı. Ahmet Türk başkanlığındaki Demokratik Toplum Partisi 1’i büyükşehir 97, Zeki Sezer yönetimindeki DSP 1’i büyükşehir 61, Süleyman Soylu dönemindeki Demokrat Parti 148, Numan Kurtulmuş yönetimindeki Saadet Partisi 80 ve Yalçın Topçu liderliğindeki BBP ise 20 belediye başkanlığı kazandı.

AK Parti üçüncü kez yerel seçimlerde lider

12 Kasım 2012 yılında Büyükşehir yasa tasarısı, Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi. Böylece 14 il daha büyükşehir statüsüne alınırken bu sayı 30’a yükseldi. 30 Mart 2014’te gerçekleştirilen seçimlerde AK Parti 19 milyonu aşkın oyu alarak yeniden birinci parti oldu. Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti 18’i büyükşehir olmak üzere 818 belediye başkanlığını kazandı.

Seçimlerde ikinci parti olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’si 6’sı büyükşehir 232 belediye başkanlığı, Bahçeli liderliğindeki MHP 3’ü büyükşehir 169, Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak eşbaşkanlığındaki Barış ve Demokrasi Partisi 2’si büyükşehir 97, Saadet Partisi 27 belediye başkanlığı kazandı. Mardin’de büyükşehir belediye başkanlığına bağımsız olarak aday olan Ahmet Türk ise 206 bin oy alarak başkan seçildi.

Cumhur İttifakı seçimleri kazandı

31 Mart 2019’da gerçekleştirilen yerel seçimlerine ise AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisinin kurduğu Cumhur İttifakı, CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Partisinin birleştiği Millet İttifakı ile gidildi. Bu seçimlere göre Cumhur İttifakı 5’i büyükşehir olmak üzere 980 belediye başkanlığını kazandı.

Millet İttifakı ise 5’i büyükşehir olmak üzere 269 belediyeyi kazandı. Halkların Demokrat Partisi ise 3’ü büyükşehir, 59 belediyeyi kazandı.

61 milyonu aşkın seçmen oy kullanabilecek

Türkiye 31 Mart 2024 Pazar Günü yeniden seçime gidecek. Seçimde 81 il, 973 ilçe ve 390 belde belediye başkanı ile 50 bin 336 muhtar belirlenecek, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeliği seçimleri yapılacak. 61 milyonu aşkın seçmenin oy kullanabileceği seçimlerde vatandaşlar belediye başkanlarını seçecek. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-13-yerel-secimini-gerceklestirecek/feed/ 0
Türkiye 12’nci yerel seçimini gerçekleştirecek https://www.haber60.com.tr/turkiye-12nci-yerel-secimini-gerceklestirecek/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-12nci-yerel-secimini-gerceklestirecek/#respond Sat, 30 Mar 2024 08:12:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25184 61 milyonu aşkın seçmenin oy kullanabileceği 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimi, yarın gerçekleştirilecek. Türkiye, 12’nci yerel seçimini yapacak.

Türkiye’de Belediye Kanunu’nda 1963 yılında yapılan düzenlemeyle belediye başkanının halk tarafından seçilmesi kararlaştırıldı. 17 Kasım 1963 Mahalli İdareler Genel Seçimi, belediye başkanının halk tarafından seçildiği ilk yerel seçim oldu. Halk tarafından seçilmesi bakamından 12. yerel seçimini geride bırakan Türkiye, 31 Mart Pazar günü sandığa gidecek. Seçimlerde 61 milyonu aşkın vatandaş oy kullanabilecek. İHA Muhabiri, geçmişten günümüzde Türkiye’deki yerel seçimlere ait bilgileri derledi.

Belediye başkanını halkın seçtiği ilk seçim

1963 yılında “Belediye Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair 19.7.1963 Tarihli ve 307 Sayılı Kanun’da Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile belediye başkanlığı seçiminde değişikliğe gidildi. Bu kanundan önce belediye başkanı, belediye meclisi tarafından seçilip, vali ya da Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmaktaydı. Söz konusu kanunla yapılan düzenlemelerle birlikte, belediye başkanının tek dereceli çoğunluk usulüne göre, doğrudan halk tarafından seçilmesi kararlaştırıldı.

17 Kasım 1963 Mahalli İdareler Genel Seçimi ise 1961 Anayasası’nın kabulünden sonra yapılan, belediye başkanlarının ise halk tarafından seçildiği ilk yerel seçimdir. 3 milyon 62 bin 423 oyun geçerli sayıldığı seçimde Genel Başkanlığını Ragıp Gümüşpala’nın yaptığı Adalet Partisi (AP), il, ilçe ve belde belediye başkanlığı dahil olmak üzere 505, İstem İnönü’nün liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 335, Ekrem Alican başkanlığındaki Yeni Türkiye Partisi 58, Ahmet Tahtakılıç başkanlığındaki Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi 9, Osman Bölükbaşı liderliğindeki Millet Partisi ise 8 başkanlık kazandı.

Seçimlerde 306 bin 405 oy alan bağımsızlar ise belde belediye başkanlıkları dahil 113 başkanlık kazanırken 17 bin 136 oy alan Mehmet Ali Aybar idaresindeki Türkiye İşçi Partisi başkanlık elde edemedi.

2 Haziran 1968 Mahalli İdareler Genel Seçimleri

Seçim takvimine göre 17 Eylül 1967 tarihinde yapılması gereken bu seçim, yapılan değişiklik sonucu 2 Haziran 1968’e ertelendi. Yapılan seçimlerde Süleyman Demirel liderliğindeki Adalet Partisi, Ankara, İstanbul ve İzmir’in de aralarında bulunduğu ilçe ve belde belediye başkanlıkları olmak üzere 693 başkanlık kazandı. İsmet İnönü başkanlığındaki Cumhuriyet Halk Partisi 21 il olmak üzere toplam 292 belediye başkanlığı kazandı. Bu seçimlerde 8 ilde (Balıkesir, Bursa, Çankırı, Elazığ, Kırklareli, Kırşehir, Nevşehir, Niğde) toplam 438 bin 233 oy alan bağımsız adaylar belediye başkanlıklarını kazanarak dikkati çekti.

Turhan Feyzioğlu’nun başkanlığı yaptığı Güven Partisi 23, Osman Bölükbaşı’nın yönettiği Millet Partisi 12, Yusuf Azizoğlu’nun başkanı olduğu Yeni Türkiye Partisi 9 ve Alparslan Türkeş’in başkanı olduğu Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi ise 7 belediye başkanlığı kazandı.

MHP’nin ilk yerel seçimi

12 Mart Muhtırasından sonra yapılan ilk yerel seçim olan 9 Aralık 1973 Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde birinci olan Bülent Ecevit’in başkanı olduğu Cumhuriyet Halk Partisi, Ankara, İstanbul ve İzmir’in de aralarında bulunduğu 32’si il olmak üzere toplam 554 belediye başkanlıklarını kazandı. Süleyman Demirel’in yönettiği Adalet Partisi 643, bağımsızlar 246, Demokratik Parti 104, Cumhuriyetçi Güven Partisi 37, Milli Selamet Partisi ise 31 belediye başkanı kazandı.

Seçimlere ilk kez giren Alparslan Türkeş başkanlığındaki Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) 34 bin 923 oy alarak belediye başkanı kazanamadı.

Ecevit, Demirel ve Erbakan’lı yerel seçim

11 Aralık 1977’de gerçekleştirilen seçimlerde seçime katılan partilerden yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi, Adalet Partisi ve Milli Selamet Partisi tüm illerde aday gösterdi.12 milyonu aşkın seçmenden 6,4 milyonu sandığa gitti. 5 milyon 871 binin geçerli sayıldığı seçimlerde Bülent Ecevit’in CHP’si 2 buçuk milyonu aşkın oy alarak 707, Süleyman Demirel’in AP’si 708, bağımsızlar 175, Türkeş’in yönettiği MHP 55, Necmettin Erbakan’ın başkanlığı yaptığı Milli Selamet Partisi (MSP) 51, Cumhuriyetçi Güven Partisi 9, Demokrat Parti 4 ve Türkiye Birlik Partisi ise 1 belediye başkanlığı kazandı.

İstanbul, İzmir ve Ankara büyükşehir başkanını ilk kez seçti

1980 darbesinden dolayı 25 Mart 1984’te yapılan seçimlerde Turgut Özal’ın yönettiği Anavatan Partisi (ANAP) birinci parti oldu. Bu seçimlerin bir diğer özelliği ise ilk kez büyükşehir belediye başkanı seçildi. 1984 yılı Ocak ayında çıkarılan 2972 sayılı yasa ve Mart ayında çıkarılan 195 sayılı kanun hükmünde kararname uyarınca üç şehir (İstanbul, İzmir, Ankara) büyükşehir olarak seçildi. 3 büyükşehri de alan ANAP, toplam 871 belediye başkanlığı kazandı. Erdal İnönü’nün başkanı olduğu Sosyal Demokrasi Partisi 280, Doğru Yol Partisi (DYP) 233, Milliyetçi Demokrasi Partisi 105, Halkçı Parti 92, Rehaf Partisi ise 16 belediye başkanlığı kazandı.

Seçimlerde 317 bin 871 oy alan bağımsız adaylar ise 106 belediye başkanlığı kazandı.

Büyükşehir belediye sayısı 8’e yükseldi

26 Mart 1986 Mahalli İdareler Seçiminden önce 1986-1988 arası dönemde beş şehir (Adana, Bursa, Gaziantep, Konya ve Kayseri) daha büyükşehir statüsüne eklendi. Böylelikle büyükşehir belediyesi sayısı 8’e yükseldi. Erdal İnönü’nün başkanı olduğu Sosyaldemokrat Halkçı Partisi 6’sı büyükşehir olmak üzere toplam 658 belediye başkanlığı kazandı. Süleyman Demirel’in DYP’si 1’i büyükşehir toplam 551, Turgut Özal’ın ANAP’ı ise 570 belediye başkanlığı kazandı.

Necmettin Erbakan’ın lideri olduğu Refah Partisi Konya’da büyükşehir belediyesini alarak toplam 75 belediyeyi kazandı. Ecevit’in partisi Demokratik Sol Parti (DSP) 37, Alparslan Türkeş’in Milliyetçi Çalışma Partisi 24 ve Islahatçı Demokrasi Partisi ise 7 belediye başkanlığı aldı. Bağımsız adaylar ise 176 bini aşkın oyla 70 belediye başkanlığı kazandı.

Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi

27 Mart 1994 Mahalli İdareler Genel Seçiminden önce 7 il daha (Antalya, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Kocaeli, Mersin ve Samsun) büyükşehir statüsüne geçirildi. Böylelikle Türkiye’deki büyükşehir sayısı 15’e yükseldi. 6 milyonu aşkın oy alan Tansu Çiller yönetimindeki Doğru Yol Partisi 3’ü büyükşehir olmak üzere 889 belediye başkanlığı kazandı. Mesut Yılmaz’ın ANAP’ı 3’ü büyükşehir toplam 796, Murat Karayalçın’ın başkanı olduğu Sosyaldemokrat Halkçı Parti 2’si büyükşehir 438, Necmettin Erbakan’ın Refah Partisi 6’sı büyükşehir 335, Türkeş’in MHP’si 118, Deniz Baykal’ın başkanı olduğu CHP 1’i büyükşehir 65, Muhsin Yazıcıoğlu’nun başkanı olduğu Büyük Birlik Partisi ise 11 belediye başkanlığı kazandı.

154 bin 379 oy alan bağımsız adaylar ise 44 belediye başkanlığı aldı.

Bu seçimlerde Refah Partisi 15 büyükşehir ilden biri olan İstanbul’da Recep Tayyip Erdoğan’ı aday göstermişti. Erdoğan, 973 bin 704 oy alarak belediye başkanı seçildi.

MHP 21 ilde belediye başkanlığını kazandı

18 Nisan 1999’da yapılan seçimler ise genel seçimlerle birlikte yapıldı. Milliyetçi Hareket Partisi 21 ilde, Fazilet Partisi 16 ilde, Anavatan Partisi 13 ilde, Cumhuriyet Halk Partisi 11 ilde, Demokratik Sol Parti 9 ilde, Halkın Demokrasi Partisi 7 ilde, Doğru Yol Partisi 3 ilde seçimleri kazandı.

2004 yerel seçimlerinde “AK Parti zaferi”

28 Mart 2004 yerel seçimlerinden önce 2000 yılında Sakarya ili de büyükşehir statüsüne alındı. Büyükşehir sayısı 16’ya yükseldi. 14 Ağustos 2001 kurulan ve Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığındaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) bu seçimlerde 13 milyonu aşkın oy olarak birinci parti oldu. AK Parti 12’si büyükşehir olmak üzere 1762 belediye başkanlığı kazandı.

Deniz Baykal’ın CHP’si 2 büyükşehir olmak üzere 468 belediye başkanlığı aldı. Mehmet Ağar başkanlığındaki Doğru Yol Partisi 388, Devlet Bahçeli liderliğindeki MHP 247 belediye başkanlığı, ANAP 100, Karayalçın’ın başkanlığındaki SHP 1’i büyükşehir 64, Saadet Partisi 63, Ecevit’in başkanlığındaki Demokratik Sol Parti 1′ büyükşehir 30, Cem Uzan’ın Genç Partisi 13 ve Muhsin Yazıcıoğlu liderliğindeki Büyük Birlik Partisi 10 belediye başkanlığı kazandı.

AK Parti’nin ikinci yerel seçim zaferi

29 Mart 2009’da yapılan seçimlerde AK Parti yine 15 milyonu aşkın oy alarak birinci parti oldu. Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti, 10’u büyükşehir olmak üzere 1432 belediye başkanlığını kazandı.

Seçimlerde ikinci parti olan Baykal’ın CHP’si 3’ü büyükşehir 506, Bahçeli liderliğindeki MHP 1’i büyükşehir 484 belediye başkanlığı kazandı. Ahmet Türk başkanlığındaki Demokratik Toplum Partisi 1’i büyükşehir 97, Zeki Sezer yönetimindeki DSP 1’i büyükşehir 61, Süleyman Soylu dönemindeki Demokrat Parti 148, Numan Kurtulmuş yönetimindeki Saadet Partisi 80 ve Yalçın Topçu liderliğindeki BBP ise 20 belediye başkanlığı kazandı.

AK Parti üçüncü kez yerel seçimlerde lider

12 Kasım 2012 yılında Büyükşehir yasa tasarısı, Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi. Böylece 14 il daha büyükşehir statüsüne alınırken bu sayı 30’a yükseldi. 30 Mart 2014’te gerçekleştirilen seçimlerde AK Parti 19 milyonu aşkın oyu alarak yeniden birinci parti oldu. Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti 18’i büyükşehir olmak üzere 818 belediye başkanlığını kazandı.

Seçimlerde ikinci parti olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’si 6’sı büyükşehir 232 belediye başkanlığı, Bahçeli liderliğindeki MHP 3’ü büyükşehir 169, Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak eşbaşkanlığındaki Barış ve Demokrasi Partisi 2’si büyükşehir 97, Saadet Partisi 27 belediye başkanlığı kazandı. Mardin’de büyükşehir belediye başkanlığına bağımsız olarak aday olan Ahmet Türk ise 206 bin oy alarak başkan seçildi.

Cumhur İttifakı seçimleri kazandı

31 Mart 2019’da gerçekleştirilen yerel seçimlerine ise AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisinin kurduğu Cumhur İttifakı, CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Partisinin birleştiği Millet İttifakı ile gidildi. Bu seçimlere göre Cumhur İttifakı 5’i büyükşehir olmak üzere 980 belediye başkanlığını kazandı.

Millet İttifakı ise 5’i büyükşehir olmak üzere 269 belediyeyi kazandı. Halkların Demokrat Partisi ise 3’ü büyükşehir, 59 belediyeyi kazandı.

61 milyonu aşkın seçmen oy kullanabilecek

Türkiye 31 Mart 2024 Pazar Günü yeniden seçime gidecek. Seçimde 81 il, 973 ilçe ve 390 belde belediye başkanı ile 50 bin 336 muhtar belirlenecek, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeliği seçimleri yapılacak. 61 milyonu aşkın seçmenin oy kullanabileceği seçimlerde vatandaşlar belediye başkanlarını seçecek. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-12nci-yerel-secimini-gerceklestirecek/feed/ 0
Tekkeköy Belediye Başkanı Hasan Togar’ın düzenlediği etkinlik büyük ilgi gördü https://www.haber60.com.tr/tekkekoy-belediye-baskani-hasan-togarin-duzenledigi-etkinlik-buyuk-ilgi-gordu/ https://www.haber60.com.tr/tekkekoy-belediye-baskani-hasan-togarin-duzenledigi-etkinlik-buyuk-ilgi-gordu/#respond Sat, 30 Mar 2024 08:00:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25174 Samsun’un Tekkeköy Belediye Başkanı ve Yeniden Refah Partisi (YRP) Tekkeköy Belediye Başkan Adayı Hasan Togar’ın düzenlediği “Sevdamız Tekkeköy Buluşması” büyük ilgi gördü.

Tekkeköy Belediye Başkanı ve Adayı Hasan Togar’ın düzenlediği Sevdamız Tekkeköy Buluşması’na, binlerce Tekkeköylü akın etti. Lojmanlar mevkisinde bulunan Merkez Seçim Koordinasyon Merkezi önünde kurulan sahneden binlerce kişiye seslenen Başkan Togar, seçmenlerden 31 Mart’ta sandıkları patlatma sözü aldı.

“Bir tarih daha yazacağız”

Başkan Hasan Togar, kendisine ve partisine karşı atılan iftiralara en güzel cevabı Tekkeköy halkının 31 Mart’ta sandıkta vereceğini belirterek, “Burada oturmayan, Tekkeköy’de ikamet etmeyen, ‘ben bu ilçeyi çok seviyorum’ diyemez. Önce yaşadığın yeri sevecek, sevdiğin yerde yaşayacaksın. Uzun yıllar yol arkadaşlığı yaptığım AK Parti’lilere sesleniyorum. Biliyorum partiniz işgal edildi, 22 yıldır eviniz gibi gördüğünüz partinize işgal edenler nedeniyle giremiyorsunuz. Seçim bürolarına gidiyor ama 2 dakika vakit geçiremiyorsunuz. Az kaldı, 31 Mart’tan sonra sizler de bu işgalden kurtulacaksınız. Bunun için sizlere büyük bir görev düşüyor. Sizlerin iradesini yok sayan, 8 ay önce Cumhurbaşkanlığı seçimlerden sizlerden oy isterken AK Parti ve Cumhurbaşkanımıza ağır ithamlarda bulunarak, ‘Bu uğursuzlara oy vermeyin’ diyenleri evinizden kovmak için sandıklara Hasan Togar için, Tekkeköy için gelmelisiniz. Sizler de 31 Mart’tan sonra partinizi işgal edenlerden kurtarmak için bu ilçenin sokaklarını kardeş kavgalarına döndürmek isteyenlere en büyük tokadı sandıkta atacaksınız Allah’ın izniyle. 16 yıl boyunca sizin başınızı öne eğdirmedim. 10 yıl boyunca milletvekilleri ‘Samsun’un en başarılı belediyesi Tekkeköy Belediyesi’ dedi. Sizlerle birlikte bir tarihi daha yazacağız” dedi.

“Ayağa kalk Tekkeköy, ilçene sahip çık”

31 Mart yerel seçimlerinde yeni bir hikaye yazacaklarını belirten Başkan Togar, “1994 yerel seçimlerinde İstanbul’da kim büyükşehir belediye başkanı seçildi? Recep Tayyip Erdoğan. İstanbul’da Refah Partisi’nin adayı, bakın orada Refah, burada Refah. Orada Refah, burada Yeniden

Refah. İstanbul’da 3 yılda tarihin en büyük hizmetlerine imza atan bilgili, becerikli, hepimizin kabul ettiği, İstanbul aşığı, uzun adamı Recep Tayyip Erdoğan’dı. 10 yıl boyunca bu ilçeye altın çağını yaşatan, en mutlu, huzurlu, barış dolu günlerini yaşatan, Samsun’un 4 yıldır en çok göç alan ilçesi haline gelen, Türkiye’nin her yerinden gelen insanların yaşamak için tercih ettiği Tekkeköy’ü ve bu ilçeye de birçok eser kazandıran, bu başarılara imza atan Tekkeköy aşığı, bu ilçenin uzun adamı Hasan Togar’dır. İlçemize sahip çıkacak mıyız? 31 Mart’ta sandıkları patlatacak mıyız? 31 Mart akşamı, bu ilçenin tamamının okuduğu bir hikayeyi, hep birlikte yazacak mıyız? Ayağa kalk Tekkeköy, geleceğine sahip çık. Sizleri 1 Nisan’a kadar uykusuz kalmaya, ilçemize sahip çıkmaya davet ediyor ve ömrümün en mutlu, gururlu yaşattığınız için önünüzde sevgi ve saygıyla hürmetle eğiliyorum” diye konuştu.

Ekin Uzunlar vatandaşları coşturdu

Başkan Togar, konuşmasının ardından ilçe halkına sürpriz yaptı. 2 ay süren seçim çalışmalarında yorulan Tekkeköy halkı için Ekin Uzunlar’ı sahneye çağıran Togar, Uzunlar ile vatandaşları baş başa bıraktı. Binlerce Tekkeköylü, Ekin Uzunlar’ın şarkılarına eşlik ederek keyifli vakit geçirdi. – SAMSUN

]]>
https://www.haber60.com.tr/tekkekoy-belediye-baskani-hasan-togarin-duzenledigi-etkinlik-buyuk-ilgi-gordu/feed/ 0
Türkiye’de Yerel Seçimler Yarın Yapılacak https://www.haber60.com.tr/turkiyede-yerel-secimler-yarin-yapilacak/ https://www.haber60.com.tr/turkiyede-yerel-secimler-yarin-yapilacak/#respond Sat, 30 Mar 2024 07:27:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25160 Türkiye, yarın sandık başına gidecek. Kayıtlı 61 milyon 441 bin 882 seçmen yerel yöneticilerini seçecek. 34 siyasi partinin adayının yarışacağı seçimlerde, ülke genelinde, 206 binden fazla sandık kurulacak.

31 Mart yerel seçimlerine 1 gün kaldı. YSK, seçimde kayıtlı seçmen sayısını, 61 milyon 441 bin 882 olarak belirledi. YSK’nın verilerine göre, 18 yaşını dolduran 1 milyon 32 bin 610 kişi, bu seçimde ilk kez oy kullanacak. Seçmenlerden yüzde 50,59’u kadın, yüzde 49,41’i ise erkeklerden oluşuyor. 34 siyasi partinin adayının yarışacağı seçimlerde, ülke genelinde, 206 binden fazla sandık kurulacak.

81 il, 973 ilçe ve 390 belde belediye başkanı ile 50 bin 336 muhtarın belirleneceği seçimlerde, il genel meclisi üyeliği, belediye meclis üyeliği seçimleri de yapılacak.

SEÇİME KAÇ SİYASİ PARTİ KATILACAK?

34 siyasi partinin katılacağı seçimde partilerin oy pusulasındaki sıralaması ise şöyle:

“AK Parti 1, İYİ Parti 2, Sol Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9, Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22, Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34.”

İSTANBUL’DA 49, ANKARA’DA 24, İZMİR’DE 27 ADAY YARIŞACAK

Büyükşehir belediye başkanlığı adaylığında İstanbul’da 22’si siyasi parti, 27’si bağımsız olmak üzere toplam 49 adayla en fazla adayın yarışacağı il oldu. Ankara’da 19’u siyasi parti, 5’i bağımsız toplam 24 aday seçime katılıyor. İzmir’de ise 21’i siyasi parti, 6’sı bağımsız toplam 27 aday listede yer aldı.

BÜYÜKŞEHİRLERDE OY VERME

Her seçmen, kanunda sayılan istisnalar dışında, hangi sandık seçmen listesinde kayıtlı ise ancak o sandıkta oy kullanabilecek. Bir seçmen, hangi seçim çevresinin seçmeni ise ancak o seçim çevresinde yapılan seçimler için oy kullanabilecek.

Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van’daki seçmenler, “büyükşehir belediye başkanı”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy kullanacak.

BÜYÜKŞEHİR OLMAYAN İLLERDE VE KÖYLERDE OY VERME

Büyükşehir olmayan illerde ise “il genel meclisi üyeliği”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ve “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy verilecek. Köylerde ise “il genel meclisi üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar meclisi” için oy atılacak.

OY PUSULALARI NE RENK?

Seçimlerde, büyükşehir belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “beyaz”, il genel meclisi üyeliklerine ilişkin pusula “turuncu”, belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “mavi”, belediye meclisi üyeliğine ilişkin oy pusulası ise “sarı” renkli olacak.

Seçmenler tüm oy pusulalarını tek zarfa koyacak.

ÖNCE HANGİ OYLAR SAYILACAK?

Büyükşehirlerde, sırasıyla büyükşehir belediye başkanlığı, belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği ve muhtarlık, diğer illerde, sırasıyla belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği, il genel meclisi üyeliği ve muhtarlık, seçimlerine ait oy pusulalarının sayım ve dökümü yapılacak.

32 İLDE OY VERME BİR SAAT ERKEN BAŞLAYACAK

YSK, seçimin mart ayında olması nedeniyle mevsim şartları ve güneşin batış saatini dikkate alarak doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat öne çekti.

Buna göre, Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır ile Kilis’te ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy verme saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak.

Diğer illerde oylar 08.00-17.00 saatlerinde kullanılacak.

YURT DIŞINDAKİ SEÇMEN OY KULLANACAK MI?

Yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı her seçmen, milletvekili genel seçimi, Cumhurbaşkanı seçimi ve halkoylamasında, yurt dışı temsilciliklerde ve gümrük kapılarında kurulacak sandıklarda oy verme hakkına sahip. Yurt dışındaki seçmenler yerel seçimde oy kullanamıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyede-yerel-secimler-yarin-yapilacak/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul’da kirli pazarlıklar var https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-istanbulda-kirli-pazarliklar-var/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-istanbulda-kirli-pazarliklar-var/#respond Sat, 30 Mar 2024 03:18:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25099 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Şu anda öyle kirli pazarlıklar var ki, İstanbul’daki büyükşehir adayı, malum partinin, CHP’nin, bu oyunların, bu tezgahların peşinde ama benim halkım bu seçimlerde Ekrem Efendi’ye böyle bir yol göstermeyecek. İnşallah biz Allah’ın izniyle muradımıza ereceğiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hasköy Kültür Sanat ve Gösteri Merkezi’nde düzenlenen, Sandık Yönetim Kurulu İftarı’nda yaptığı konuşmada, pazar günü yapılacak seçimlere, Beyoğlu’nun bir başka heyecanla hazırlandığını ve sandıklarda kuş uçurtmayacaklarına inandığını dile getirdi.

Sabah erken saatlerde sandık mahalline varıp orayı kontrol altına alacaklarını belirten Erdoğan, “Bizler, sandık kurulu üyesi olduğumuz zamanlarda olaya böyle yüklenirdik. Hele hele bir Hacıhüsrev maceram vardır ki, o Hacıhüsrev maceramda Allah rahmet eylesin bir Kudret kardeşimiz vardı. Bu Kudret kardeşim sabah namazında sandık mahalline gidiyor, orada acaba arkadaşlar geldi mi, gelmedi mi orayı kontrole gidiyor ama maalesef arkadaşlar gelmemişler. Sonra ben, Hacıhüsrev’e gittiğimde bana dedi ki ‘Başkan öyle diyorsun ama…’ -bu anlattığım benim 1989- ‘Böyle diyorsun ama bu senin ekip namaza da gitmiyordu.’. Tabii bir taraftan da üzüldüm. Fakat Hacıhüsrev de biz oy olarak, böyle 10-15 oy alırken o seçimde Hacıhüsrev’den 700 küsur oy aldık. Şimdi rahmetli oldu. Şimdi ben aynı şeyi, bu seçimde, sadece Haydar Ali, Hacıhüsrev’den beklemiyorum. Ona göre yani. Burada sandık kurulu üyesi kardeşlerim, gençler, Kasımpaşa’nın amigoları, hepsi burada…” ifadelerini kullandı.

Dünyanın dört bir yanında zulüm gören, eziyet çeken, haksızlığa ve hukuksuzluğa maruz kalan tüm kardeşleri için dua ettiklerini belirten Erdoğan, gerek fert gerekse millet olarak yetime, öksüze, fakire, mazluma, başı dara düşen herkese sahip çıkmaya devam edeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün, vefat haberini almanın üzüntüsünü yaşadıkları AK Parti AR-GE ve Eğitim Başkan Yardımcısı, Siyasi Erdem ve Etik Kurulu Üyesi Osman Karaaslan’a Allah’tan rahmet diledi.

Genç yaşına rağmen partiye ve davaya aşkla hizmet eden, merhum Osman kardeşlerini her zaman şükranla yad edeceklerini dile getiren Erdoğan, “Her vefat bize bu dünyanın faniliği yanında geride hayırla yad edilecek bir miras bırakmamız gerektiğini hatırlatıyor. Uzun veya kısa bir insan ömrüne Allah ondan razı olsun, iyi adamdı, iyi kadındı cümlesini sığdırabiliyorsa, ne mutlu ona.” diye konuştu.

Erdoğan, 70 yılı aşan hayatında, yarım asrı bulan siyasi mücadelesinde hep bu hassasiyetle hareket ettiğini belirterek şöyle devam etti:

“Hakk’ın rızasını, halkımızın duasını almak için çalıştık. İstanbul’u belediye başkanı olarak yönetirken de Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak ülkemize hizmet ederken de hep bu gaye için çaba sarf ettik. Her seçim dönemini milletimize geçmişte yaptıklarımızın hesabını verme ve gelecekte yapacaklarımızın ruhsatını alma vesilesi olarak gördük.”

Milli iradenin üstünlüğüne tüm kalbiyle inanan bir kadro olarak yetkiyi hiçbir zaman başka yerlerde ve yöntemlerde aramadıklarını dile getiren Erdoğan, “Geçmişte milletten alamadıkları iktidar yetkisini darbe ve vesayet eliyle gasbetmeye can atanlar vardı. Aynı şekilde sandığa milletin atmadığı oyu hile ve hurdayla kendi hanelerine yazdırmak için her türlü oyunu sergileyenlere de rastlıyorduk. Beyoğlu Belediye Başkan adayı olduğum zaman bunu yaşadık. Bu oyuna geldik ve bundan dolayı da bir hafta hapiste yattım. Beyoğlu’nda bu olayı yaşadık. Bıraksan her iki zihniyet de hemen yeniden kafayı kaldıracak ama biz teşkilatımızla, sandık görevlilerimizle, gönüllü vatandaşlarımızla, sandığı da sonuçlarını da çok sıkı tuttuğumuz için kimse başka yollara tevessül edemiyor.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu seçimlerde sandığa gidecek vatandaşın iradesine müdahale için pek çok kirli pazarlığın yapıldığına şahit olduklarını belirterek “Şu anda öyle kirli pazarlıklar var ki, İstanbul’daki büyükşehir adayı, malum partinin, CHP’nin bu oyunların, bu tezgahların peşinde ama benim halkım bu seçimlerde Ekrem Efendi’ye böyle bir yol göstermeyecek. İnşallah biz Allah’ın izniyle muradımıza ereceğiz. Kimi partiler kendi seçmenlerinin oyunu adeta işporta pazarına çıkardı. Kazanmak değil, kaybettirmek için ortada dolaşanların motivasyon kaynaklarının hiç de masum olmadığı açıktır. Bavul bavul dolarlar, avrolar, bu görüntülerin siyaseti kirlettiği bir ortamda kimse böyle bir tabloyu ilkeyle, davayla, siyasi görüş farklılığıyla izah edemez.” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Siz sırtınızı dönseniz de hakikatler değişmiyor. Bu seçimde bilhassa İstanbul’da şehirle, şehrin geleceğiyle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir oyun oynanıyor. İstanbul’un depreminden trafiğine hiçbir meselesi gündemlerinde olmayanların yarısı yalan, yarısı yanlış bilgilerle yürüttükleri kampanyanın arkası bir hayli karanlıktır. Türkiye bu siyaset tarzını çeyrek asır öncesinde rafa kaldırmıştı. Bunca yıl sonra ülkemizde zübük siyasetini hortlatanların niyeti bugün İstanbul’u, yarın tüm ülkeyi yağmalamaktır. Rabb’imden eskilerin deyimiyle tek ayak üstünde 40 yalan söylerin şerrinden hepimizi korumasını diliyorum.”

“İşi hiç olmadığı kadar sıkı tutmamız gerekiyor”

Bunca yıllık siyasi hayatlarının, seçimin sahada kazanıldığını ve sandıkta tescil ettirildiğini gösterdiğini söyleyen Erdoğan, “Sahada yoksanız, sandıktan bir şey zaten çıkmaz. Sandığı iyi kontrol edemezseniz de sahadaki emeğinizin en azından bir kısmı heba olur. Sizler bugüne kadar adaylarımız ve teşkilatlarımızla birlikte canla, başla sahada çalıştınız. Asıl önemli vazife pazar günü sizi bekliyor. AK Parti ve Cumhur İttifakı’nı temsilen sandıklara sahip çıkacağınıza yürekten inanıyorum. İşi hiç olmadığı kadar sıkı tutmamız gerekiyor. Bizim kimsenin oyunda gözümüz yok ama bizim namusumuza emanet edilmiş tek bir kardeşimizin oyunun zayi edilmesine de rıza gösteremeyiz.” diye konuştu.

Erdoğan, genel merkez, il ve ilçe teşkilatlarıyla her şeyi adım adım izleyeceklerini vurgulayarak “Her şeyin hukuka, hakkaniyete, adalete uygun bir şekilde yürümesi için bina görevlisiyle, kat görevlisiyle, sandık müşahidiyle, tüm süreç bitene kadar bir an bile vazifemizi ihmal etmeyeceğiz. Yerimize yedek bir görevli gelmeden, her ne sebeple olursa olsun bulunduğumuz mahalden ayrılmayacağız. Seçim günleri her türlü yalana, provokasyona, operasyona açık günlerdir. Sandık görevlilerimizin kaynağı teşkilatımız olmayan hiçbir bilgiye itibar etmemeleri gerekir. Yaşanan her türlü olağan dışı durum, yazılı tutanağa dönüştürülerek mutlaka kayıt altına alınmalıdır. Tutanaklar, sisteme girişler, tespit edilen eksiklerin tamamlanması gibi işlemler hassasiyetle yürütülmelidir. Sizler bu konuda gereken bilgiler zaten alındı.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Sandığın kazası 5 yılda bir olabiliyor. İstanbul’un 5 yılı kaybolup gitti, bir 5 yılı daha aynı akıbete uğratamayız. Biz Murat Kurum kardeşimizin hem şehrin son dönemdeki kayıplarının telafisi hem geleceğe hazırlanması hususundaki becerisine güveniyoruz. Allah’ın izniyle 1 Nisan’da İstanbul’un gözlerini yeni bir döneme açacağına inanıyorum. Şehrimizi hangi zihniyetin yöneteceğini belirleyecek 31 Mart seçimlerinin ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-istanbulda-kirli-pazarliklar-var/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki: Kentsel dönüşüm için herkese kapı açığız https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-kentsel-donusum-icin-herkese-kapi-acigiz/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-kentsel-donusum-icin-herkese-kapi-acigiz/#respond Sat, 30 Mar 2024 02:48:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25075 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, kentsel dönüşümün önemine dikkati çekerek “Bu Bakanlıkta oturan birisi olarak, A’dan Z’ye bütün partilere kapı açık. ‘Yeter ki kentsel dönüşüm yapsınlar, başımızın üstünde yer var’ diye ilan ediyorum. Şu partili gelmiş, ona yardım etmem demiyorum. Herkese kapı açık.” dedi.

Bakan Özhaseki, Fethiye Körfezi’nde temizlik gemisi karşılama ve iftar programında yaptığı konuşmada, cennet gibi bir vatanda yaşadıklarını söyledi.

Bu coğrafyanın son dönemde mazlumlarının sığınma coğrafyası olduğuna işaret eden Özhaseki, son yüzyıl içerisinde Balkanlar’da, Kafkasya’da daralan, bunalan mazlum milletlerin bu coğrafyaya geldiğini ifade etti.

Özhaseki, Türkiye’nin doğusunda, güneyinde ezilen, bunalan herkesin bu coğrafyaya geldiğini ifade ederek “Kardeş olmuşuz, etle tırnak gibi olmuşuz. Bayrağımız dalgalanıyor, ezanlarımız okunuyor. Allah’a hamdolsun gittikçe de güçleniyoruz. Dostlarımıza güven veriyoruz, düşmanlarımıza da korku sarıyoruz.” diye konuştu.

“Bu güzel coğrafyanın bir kusuru var, o da yerin altında… Depremsellik var.” diyen Özhaseki, şöyle devam etti:

“Şunu herkes bilsin ki Türkiye, bir deprem ülkesi. Son yüzyılda, denizlerimizde ve karada meydana gelen 6 üzerindeki şiddette yıkıcı deprem sayısı 231, ölen insan sayımız 130 bin. Maddi hasar, milyarlarca dolar. En son 6 Şubat (2023) depreminde bile 18 ilimiz etkilendi. 14 milyon kardeşimiz zarar gördü, 680 bin konutumuz yıkıldı, 170 bin de iş yeri. Maddi hasarı söylemeye gerek yok. 100 milyar doların üzerinde. Manevi acımızı mı soruyorsunuz? Onu ölçecek bir alet daha icat olmadı.”

Mehmet Özhaseki, her yerde hala gözyaşı olduğunu, o günlerdeki acının hep birlikte dayanışmaya döndürüldüğünü kaydetti.

Bütün millet olarak ayakta olunduğunu, çocukların bile kumbaralarındaki paralarını bozdurup deprem bölgesine gönderdiğini hatırlatan Özhaseki, şöyle konuştu:

“Haccını erteleyerek hacı parasını yatıran ağabeylerimizi mi dersiniz. Azerbaycan’dan, eski Hacı Muratlar üzerine battaniyeleri doldurmuş, kardeşlerime yardıma gidiyorum diyen Server Beşirli kardeşimizi mi dersiniz? Bizler büyük bir milletiz. Böyle bir milletin ferdi olmak, üyesi olmak, emin olun hepimiz için şeref olarak yeter. Şimdi de çalışıyoruz. Binlerce konut yaptırıyoruz. Orada artık yavaş yavaş konutlarımızı teslim etmeye başladık. Binden fazla şantiyemiz var. 4 bin 333 köyde de çelikten karkaslı evler yaptırıyoruz. 76 bin konutu dağıttık ve her ayda 10-15 bin ev vermeye de devam edeceğiz. Bizler deli gibi çalışıyoruz. Milletimizi seviyoruz. Yaralarına merhem olmaya çalışıyoruz ama biz bunu yaparken bir taraftan da zehirli dillerini sarkıtmaktan geride kalmayan muhaliflerimiz var.”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, geçen günlerde “Deprem karnesini açıklıyorum hükümetin” dediğini hatırlatan Özhaseki, “Sıfır, sıfır, sıfır. Bir başka genel başkan çıkmış diyor ki ‘kime vermişler bu evleri? Nerede bu evler? Herhalde AKP’lilere dağıtıyorlar. Herhalde akrabalarına veriyorlar. Yahu, Allah size insaf versin. Eğer görmek istiyorsanız, 1000 şantiyemizi de gezdireceğim. Hadi buyurun gelin ama hiçbirisi gelmiyor ama geriden bu sözleri etmekten de geri durmuyorlar.” ifadelerini kullandı.

Zamanında bundan bir evvelki dönemde yine aynı Bakanlıkta olduğunu anımsatan Özhaseki, “Hatay’a gittim. Kentsel dönüşüm yapacağız. Aksaray Mahallesi. Açıkça da ilan ediyorum. O bölgede şimdiki CHP’liler, yandaş odaları, davalar açtılar ve Emek Aksaray Mahallesi’nde bana kentsel dönüşüm yaptırmadılar. Bir saate yakın orada izah etmeye çalıştım, vatandaşları ikna ettim ama mahkeme yoluyla önümüzü kesmeye çalıştılar. Deprem oldu. Onların kentsel dönüşüm yaptırmadığı mahallede bir tek Allah’ın kulu bile yaşamıyor şimdi. Bunlarda vicdan var mı acaba? Bir gün olsun içiniz sızlıyor mu acaba? Bir taraftan hem yapmıyorlar hem de yapanlara mani oluyorlar.” dedi.

“Bizler çalışıyoruz, üzerimize düşeni yapıyoruz”

İzmir’de yakın zamanda yaşadığı bir olayı anlatan Bakan Özhaseki, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İzmir deprem bölgesi değil mi? Hepimiz biliyoruz. 25 yıldır İzmir’deler. 25 tane binayı dönüştürdülerse söylesinler bütün sözlerimi geriye alacağım. Hayır. Böyle bir niyetleri de yok ama bizler çalışıyoruz. Üzerimize düşeni yapıyoruz. Ne lazımsa onu yapıyoruz. 1994’de Cumhurbaşkanı’mız İstanbul’da, naçizane ben de Kayseri’de aday oldum. İnsanların önüne çıktığımızda dedik ki biz hizmet edeceğiz. Kimseyi ayırmayacağız, mazeret üretmeyeceğiz, deli gibi çalışacağız. Gece gündüz demeden çalışacağız dedik. Sözümüzde, ahdimizde durduk. Çalışmaya da devam ediyoruz. Bizler Cumhur İttifakı’yız. Özümüz bir, sözümüz bir. Ne dediğimiz çok net belli. Bizim için bu vatanın bölünmez bütünlüğü en önemlisi. Bayrağımız mukaddes, ezanımız mukaddes. Bunlar üzerine oluşturduğumuz bir ittifakımız var. Seçimden önce neler demediler ki? Hiç de birbirine benzemiyorlardı. Zaten bunların ne siyasi düşünceleri ne sosyal hayata bakışları ne iktisadi konulardaki düşünceleri aynı değil diye de hep ilan etmiştik ama bir tek motivasyon kaynakları vardı. Cumhur İttifakı gitsin, ne olursa olsun. Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli bir araya gelmesin ne olursa olsun. Yıkım ekibi gibi. Ne yapacaksınız onu söyleyin. O da yoktu ama işin yapma tarafındayız. Bu ülkeye hizmet tarafındayız. Allah’ın izniyle milletimizi seviyoruz.”

“Aydın Ayaydın Hoca’m, Muğla için bir şans”

Tarihe ve medeniyete karşı sorumlulukları bulunduğuna olan inancını dile getiren Bakan Özhaseki, Aydın Ayaydın’ın Muğla için bir şans olduğunu söyledi.

Mehmet Özhaseki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Ayaydın’ı Muğla’ya özel olarak gönderdiğine işaret ederek “Onun yaptığı projeleri ben de biliyorum. Elimden ne geliyorsa ki 20 küsur belediye başkanlığı yapan bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Yıllarca bakanlık makamında bulunan, ömrü şehircilikle geçen bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Fethiye’miz için, Muğla’mız için ne varsa hocamın getirdiği bütün projeleri ben de evet diyorum, onu desteklemeye de devam edeceğim Allah’ın izniyle.” diye konuştu.

İnsanlara hizmet etmek istediklerini belirten Özhaseki, hizmetten başka bir şey düşünmediklerini dile getirdi.

Kapılarının herkese açık olduğunu vurgulayan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki, “Bu Bakanlıkta oturan birisi olarak, A’dan Z’ye bütün partilere kapı açık. ‘Yeter ki kentsel dönüşüm yapsınlar, başımızın üstünde yer var’ diye ilan ediyorum. Şu partili gelmiş, ona yardım etmem demiyorum. Herkese kapı açık ama bir tane daha kapımı çalan CHP’li olmadı onu da bilin. Neden? Kentsel dönüşüm zor iş. O evler dönüşecek, vatandaşın hakkı verilecek, eziyet çekilecek. Ne yazık ki bu işe giren bir tane daha CHP’li görmedim. İnşallah Muğla’yı hizmetle tanıştıralım. AK Parti belediyeciliğinden onlarda istifade etsinler.” ifadelerini kullandı.

Programa, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Muğla Milletvekili Yakup Otgöz, AK Parti İl Başkanı Gültekin Akça, MHP İl Başkanı Oğuz Akarfırat ve partililer katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-kentsel-donusum-icin-herkese-kapi-acigiz/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e cevap verdi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-iyi-parti-genel-baskani-meral-aksenere-cevap-verdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-iyi-parti-genel-baskani-meral-aksenere-cevap-verdi/#respond Sat, 30 Mar 2024 02:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25058 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e cevap vererek, “Abla diyeceğim ama dün ‘Abla mabla demeyin’ demiş. Cevabım iki kelime. Canı sağ olsun, ablamdır. Eski dosttan düşman olur mu?” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa’nın Turgutlu ilçesi Koza Pazarı Meydanı’nda halkla buluştu. Halka hitap eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “15 yıldır sizlerle beraber çeşitli görevlere adaylıklarla birlikte bazen kürsüde, bazen seçim otobüslerinden bazen ilçelerde bayramlaşmalarda bir masanın etrafında el ele, omuz omuza, gönül gönüleyiz. Bugün Turgutlu’da büyük ailemin huzurundayım. Bir yerel seçim sürecindeyiz. Zorlu bir süreçteyiz. Kampanyanın son günü yarın. Bugünkü mitingimi 104. mitingimiz. Son mitingi yapacaksam son yer elbette memleketim olmalıydı, elbette Kasabamız olmalıydı. Bundan bir buçuk iki ay önce mitinglerin başında şunu demiştim; emekliler büyük ızdırap çekiyor buralarda mı demiştim. Meydanın yüzde 20’si gibi buradayız dedi. Ben de dedim ki benle birlikte olursanız, meydanları doldurursanız sizin hakkınız alacağız demiştim. Şimdi kendi memleketimde bu meydana soruyorum emekliler işte karşınızda. Türkiye’nin en büyük ordusu. Size söz verdim ‘unutmayacağım’ diye. 104 meydanda konuştum en son burada da altın kalın kalın çizeceğim. AK Parti iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşı bir buçuk asgari ücret kadardı. Bugünkü 26 bin lira yapıyor. Sizin düzeninizi hiç bozmasalar, hiç karışmasalar bugün maaşınız en az 26 bin olacaktı. Ama onlar TÜİK üzerinden hareket edeceğiz dediler ve emeklinin hakkını yediler. Son sene yüzde 120 enflasyon, TÜİK yüzde 60 hesaplamış, Tayyip Bey de size yüzde 38 verdi ve 7 bin 500 yaptı. Emekliler her aya ceplerinden 5 buçuk çeyrek altın kaybediyorlar. Biz bunu nerde kaybettik, seçim sandığında nerde buluruz aynı yerde seçim sandığında. Pazar günü sandığa gidip hakkınızı aramaya var mısınız? Bugün emekliye bayramlarda verilen ikramiyenin mimarı olan Kemal Kılıçdaroğlu’na da buradan bir selam yollayalım. Karınca gibi çalıştınız, en rahat edeceğiniz bir dönemde birileri geldi ve haklarınızı elinizden aldı. Yine karıncalar gibi hareket etmeli, karıncaların birleşince kaldıramayacağı yük yoktur. Size söz veriyorum size o yukarıdan bakanlara şunu söylüyorum karıncayı ezdirmem, karıncanın kardeşi vardır o da Cumhuriyet Halk Partisi’dir” dedi.

Turgutlu’nun hem emeklilerin hem de emekçilerin kenti olduğuna dikkat çeken Özel, “Burada emekçilerin alın terleri akıyor. Biz çiftçilerimizi bu iktidarın zulmünden kurtaracağız. Bugüne kadar yerel mitingler yaptık ama bundan sonra emeklinin hakkını alana kadar, emekçinin hakkını alana kadar biz buradayız haklının hakkını söke söke alacağız. Bu seçimler elbette bir yerel seçim ama gücü elinde tutan, kendinden başkasını görmeyen, esnafı memuru ezdiren, yoksulları biçare bırakanlara karşı iktidarın yerelden uyarılma zamanıdır. Onun için herkesi 31 Mart’ta sandıklarda buluşmaya ve onlara sarı kart göstermeye davet ediyorum. Staj mağdurları var, çıraklık mağdurları var, çocuk yaşta çıraklık yapmış, staj yapmış daha sonra EYT çıkmış başvurusunu yapmış demişler olamaz. Böyle adaletsiz bir emeklilik olmaz. Söz verdiler mülakatı kaldıracağız dediler kaldırmadılar. Öğretmenler atama bekliyor. Öğretmenin de staj mağdurunun da kademeli emeklilik bekleyenlerin de bütün mağdurların da sonuna kadar arkalarındayım. Haklarını alana kadar da iki elim Tayyip Bey’in yakasındadır” diye konuştu.

Bütün meydana gençleri alkışlattırdı

Konuşmasında gençlere de seslenen Özel, “Burada bulunan herkes bizim canımız ciğerimiz ama gençler hepimizin gözbebeği. Bu gençler her şeyin en güzelini hak ediyorlar ama 14-28 Mayıs’ta üzüldüler, kırıldılar. Gençlerin gelecek hayallerini kırıyor bu iktidar. Gençler umutlarını kaybediyorlar. Buradan bütün gençlere sesleniyorum, umudunuzu kaybetmeyin. Şüphesiz sizler de en az bizim kadar Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü seviyorsunuz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk cumhuriyeti kurup da bu partinin genel başkanlarına emanet etmedi, askere de emanet etmedi. Bu cumhuriyeti size emanet etti. Onun emanetine hep birlikte sahip çıkacağız. Partimizde bütün kademelerin yarısını kadın ve gençlerle çok güçlü ekiplerle yeniliyoruz. BU ülkenin umudu sizlersiniz. Siz yılarsanız, siz vazgeçerseniz onlar kazanacak. Siz sahip çıkarsanız hep beraber kazanacağız ve en sonunda siz kazanacaksınız. O yüzden bütün gençleri 31 Mart’ta sandık başına gitmeye ve geleceğimiz sahip çıkmaya davet ediyorum” şeklinde konuşarak bütün meydandakilerden gençler için uzun bir süre alkış istedi.

Özel konuşmasının son bölümünde Turgutlu Belediye Başkanı ve CHP Turgutlu Belediye Başkan Adayı Çetin Akın’ı ve CHP Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ferdi Zeyrek’i yanına çağırarak bir kez daha adaylarına destek istedi. Özel sadece partililerden değil eski ittifak ortaklarından da kendi adaylarını destekleme çağrısında bulundu.

Akşener’e cevap verdi

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in CHP’nin Balıkesir’deki mitinginde açılan afişle ilgili söylediklerine ilişkin bugün bütün medyanın kendisinden bir cevap alabilmek için peşinde olduklarını kaydeden Özel, “Ben muhalefete muhalefet etmedim. Muhalefet liderlerine hakaret etmedim. Abla diyeceğim ama dün ‘Abla mabla demeyin’ demiş. İstedikleri kadar germeye çalışsınlar ama eski dosttan düşman olmaz. Atatürkçü ve vatansever insanlar birbirine kötülük yapmaz, birbirine çelme takmaz. Biz gönlünde gözünde güneş olan herkesi çok seviyoruz biz biriz beraberiz. İyi insanlar, sosyal demokratlar, yalandan dolandan bıkanlar birleşirse birleşe birleşe kazanacağız. Cevabım iki kelime. Canı sağ olsun, ablamdır. Eski dosttan düşman olur mu? Tayyip Bey’e bakalım. Necmettin Erbakan’ın biyolojik oğlu Fatih Erbakan siyasi oğlu da sendin. Dün beraberdiniz bugün birbirlerine saymadıkları hakaret kalmadı. Bakın biz Yeniden Refah ile çok ayrı yerlerdeyiz. Dün beraber olduğun kişilere bugün küfretmek bize yakışmaz. Karşımızdaki ittifak korku ittifakıdır. Bizim ittifakımız Türkiye ittifakıdır. Bizim ittifakımız gücünü milletimizden, renklerini bayrağımızdan alır” diyerek konuşmasını tamamladı.

31 Mart mahalli idareler seçimleri öncesindeki son miting olan halk buluşmasında konuşan Turgutlu Belediye Başkanı ve CHP Belediye Başkan Adayı Çetin Akın ise, “Görev yaptığımız 5 yıllık süreç içerisinde bize gelen hiçbir vatandaşımıza sen hangi partidensin sen hangi millettensin diye sormadık. Biz insanların içine nifak tohumları serpmeyiz. Gökkuşağı gibi bir ilçede yaşıyoruz. Küçük bir Türkiye. Burada her inançtan, her kültürden insan yaşıyor. 5 yıl öncesi seçimlerin son mitingini de o zamanki genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu burada bir miting yapıştı ve benden bir söz istemişti. 3 buçuk sene sonra sen burada kazanacaksın ve senden bir ricam var çalışanların ekmeğiyle oynama dedi ve bugün o sözü yerine getirmiş olmanın mutluluğuyla karşınızdayım. İnşallah bu seçimi de kazanacağız. Nefret söylemlerinin karşısında bizler sevgi tohumlarını yeşerteceğiz” dedi. – MANİSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-iyi-parti-genel-baskani-meral-aksenere-cevap-verdi/feed/ 0
Fatih Erbakan İstanbul adayını çekmek için 3 şartını tekrarladı https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-istanbul-adayini-cekmek-icin-3-sartini-tekrarladi/ https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-istanbul-adayini-cekmek-icin-3-sartini-tekrarladi/#respond Sat, 30 Mar 2024 01:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25024 Antalya’da partisinin mitinde konuşan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, İstanbul’da adaylarını çekmesi karşılığında 3 şartını tekrarladı. Erbakan, “Biz milli görüş olarak hiçbir yerde birisine kazandırmak ya da kaybettirmek için seçime girmiyoruz. İktidar şimdi ilan etsin desin ki ben İsrail’le ticareti sonlandırdım, ikincisi İsrail’i İran füzelerine karşı korumak üzere Malatya Kürecik’te kurulan radar üssünü kapatıyorum. Üçüncüsü emekli maaşlarını 10 bin liradan 20 bin liraya çıkardığını açıklasın, biz bugün İstanbul adayımızı çekmeye hazırız. Hodri meydan diyoruz” dedi.

31 Mart seçimlerine yaklaşırken Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Antalya’nın Serik ilçesinde Çınar Altı Meydanı’nda partisi tarafından düzenlenen mitinge katılarak seçmene hitap etti. Konuşmasına sabah erken saatlerde düzenlenen mitinge katılanlara teşekkür ederek başlayan Fatih Erbakan, adaylarının geri çekilmesini isteyenlere karşı dün Hatay’da sunduğu şartları hatırlattı.

Erbakan, konuşmasında şu sözlere yer verdi:

“Dün de Hatay’da bulunduk. Oradan meşhur trollere seslendik. Gece gündüz, ‘Yeniden Refah birilerine kazandıracak, onun için adayını çeksin. İstanbul’da da çeksin’ diyorlar. Biz Milli Görüş olarak hiçbir yerde birisine kazandırmak ya da kaybettirmek için seçime girmiyoruz. İstanbul’da ahlaklı belediyeciliği başlatmak için seçimlere giriyoruz. Heykelci ve rantçı belediyecilikten Sultan Fatih’in şehrini koruyarak ahlaklı belediyecilik dönemini başlatmak istiyoruz. Merhum Erbakan hocamızın 42 yıllık siyasi hayatında herhangi bir yerde bir başka partinin adayı kazansın diye adayını çektiğini gördünüz mu? Böyle bir şey mümkün mü? Hatta Erbakan hocamız diyordu ki ‘Bir beldede bir şehirde iki tane milli görüşçü varsa birisi aday olacak diğeri de ona oy verecek. Yine de Milli Görüş orada seçime girecek’ diyordu. Bu gerçekler ortada iken ileri geri konuşuyorlar” dedi.

“Maaşını iktidardan alan gazeteci kılığına girmiş troller buradan size sesleniyoruz”

Serik’ten trollere seslendiğini belirten Erbakan, “Maaşını iktidardan alan gazeteci kılığına girmiş troller buradan size sesleniyoruz. İktidar şimdi ilan etsin desin ki ben İsrail’le ticareti sonlandırdım, ikincisi İsrail’i İran füzelerine karşı korumak üzere Malatya Kürecik’te kurulan radar üssünü kapatıyorum. Üçüncüsü emekli maaşlarını 10 bin liradan 20 bin liraya çıkardığını açıklasın, biz bugün İstanbul adayımızı çekmeye hazırız. Hodri meydan diyoruz. Gizli anlaşmalar yaptı, paralar aldı, bir suru deli saçması iddiada bulunuyorsunuz, biz bu kadar açık yürekli samimi bir şekilde çağrıda bulunuyoruz. Biz İstanbul adayımızı 3 şart yerine geldiği zaman çekeceğiz. Buradan ilan ediyoruz” sözlerine yer verdi.

“Türkiye geneli üye sayısı 516 bin 800 oldu”

Parti olarak güçlenmeye devam ettiklerini belirten Erbakan, “Arkadaşlarım mesaj yoluyla üye sayılarını belirtti. Partimizin Türkiye geneli üye sayısı 516 bin 800 oldu. Biz bu üye sayısı ile MHP ve İYİ Parti’yi geride bırakarak üçüncü parti olduk. Seçimden sonra 1 milyon hedefine ulaşacağız. CHP’yi de geçeceğiz. 2028’de iktidar olacak. Milli Görüş ekonomi modeline kavuşabilmek için vatandaşlarımıza partimize koşuyorlar. Milletimiz rantçı belediyecilikten bıktı. Milletin derdi ile dertlenmek yerine kendi makam aracının modelinin peşinden koşan, makam odasının mobilyalarını değiştirmek ile uğraşan, 3 liralık işleri 10 liraya yaptıran rantçı belediyecilik. Diğer tarafta ise heykelci belediyecilik, rüşvet ve israf, iltimas ve adam kayırma orada da var. Bir de milletin asıl dertleri çözülmemişken, şehrin sorunları çözüm beklerken, gidip her köşeye milyonlarca liraya heykel dikiyorlar. Bu heykelci ve rantçı belediyeciliği sandığa gömeceğiz” dedi.

Belediyelerin ağzına kadar borca girdiğine dikkat çeken Erbakan bu borcun ilçelerde 100 milyon, illerde 1 milyardan, büyükşehirlerde 10 milyara kadar çıktığını belirtti. Belediyelerin toplam borcunun 250 milyara çıktığını ifade etti. – ANTALYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-istanbul-adayini-cekmek-icin-3-sartini-tekrarladi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan İstanbul’da, CHP Genel Başkanı Özgür Özel de Manisa’da oy kullanacak https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-ve-akp-genel-baskani-erdogan-istanbulda-chp-genel-baskani-ozgur-ozel-de-manisada-oy-kullanacak/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-ve-akp-genel-baskani-erdogan-istanbulda-chp-genel-baskani-ozgur-ozel-de-manisada-oy-kullanacak/#respond Fri, 29 Mar 2024 22:21:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24878 31 Mart Pazar günü gerçekleştirilecek yerel seçimlerde Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan İstanbul’da, CHP Genel Başkanı Özgür Özel de memleketi Manisa’da ilk kez Genel Başkan olarak oy kullanacak. Ankara’da 8, İstanbul’da Erdoğan dışında 2 siyasi parti lideri sandığa gidecek.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), seçimde kayıtlı seçmen sayısını, 61 milyon 441 bin 882 olarak belirledi. YSK’nın verilerine göre, 18 yaşını dolduran 1 milyon 32 bin 610 kişi, bu seçimde ilk kez oy kullanacak. 34 siyasi partinin adayının yarışacağı seçimlerde, ülke genelinde, 206 binden fazla sandık kurulacak.

Pazar günü ülke genelinde belediye başkanları, belediye ve il genel meclis üyeleri ile mahalle muhtarlarını belirlemek üzere yapılacak seçimde liderlerin ve belediye başkan adaylarının oy verecekleri yerler de açıklandı. Buna göre 8 siyasi parti lideri Ankara’da, 3 lider İstanbul’da, 1 lider Manisa’da, 1 lider Adana’da, 1 lider ise Afyonkarahisar’da sandığa gidecek.

ANKA’nın derlediği bilgilere göre, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan oyunu İstanbul Üsküdar’daki İstanbul Saffet Çebi Ortaokulu’nda kullanacak. Özgür Özel, CHP Genel Başkanı olarak ilk kez memleketi Manisa’da merkez Yunusemre ilçesi 23 Nisan Ulusal Egemenlik İlkokulu’nda oyunu kullanacak.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Ankara Anıttepe Ortaokulu’nda, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Ankara Bilkent’te Türkiye Emlak Bankası Ortaokulu’nda, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları Adana’nın Çukurova ilçesindeki Ayşe Atıl İlkokulu’nda, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan Ankara’nın Çankaya ilçesindeki Ahmet Vefik Paşa İlkokulu’nda, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu Ankara Çankaya Lisesi’nde, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu İstanbul’da Eyüpsultan’daki Göktürk Nejat Sabuncu İlkokulu’nda, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan Ankara Bilkent’te Türkiye Emlak Konut Ortaokulu’nda, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici Ankara Etimesgut’un Fatih Sultan Mahallesi’ndeki Başkent Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’nde, TİP Genel Başkanı Erkan Baş İstanbul Kadıköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal Afyonkarahisar merkez Selçuklu İlkokulu’nda, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan Balgat Binnaz Rıdvan Ege Anadolu Lisesi’nde ve Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce de Ankara’da Yaşamkent Özel Şener Çakmak Anadolu Lisesi’nde oyunu kullanacak.

İSTANBUL, ANKARA, İZMİR ADAYLARININ OY KULLANACAĞI YERLER

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı adayı Ekrem İmamoğlu Beylikdüzü Emin Yükseloğlu Kız Anadolu İmamhatip Lisesi’nde, AKP İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayı Murat Kurum da Kağıthane İmece İlkokulu’nda oyunu kullanacak.

CHP Ankara Büyükşehir Belediyesi başkanı adayı Mansur Yavaş Ümitköy Anadolu Lisesi’nde, AKP Ankara Büyükşehir Belediyesi başkan adayı Turgut Altınok, Kocatepe İlkokulu’nda sandık başına gidecek.

CHP İzmir Büyükşehir Belediye başkanı adayı Cemil Tugay Karşıyaka’da Şehit Polis Samet Kırcalı Ortaokulu’nda, AKP İzmir Büyükşehir Belediye başkanı adayı Hamza Dağ, Bayraklı, Gümüşpala Şehit Nazım bey İlkokulu’nda oy kullanacak.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-ve-akp-genel-baskani-erdogan-istanbulda-chp-genel-baskani-ozgur-ozel-de-manisada-oy-kullanacak/feed/ 0
Halkın Partisi Genel Başkanı Özersay: Kapsamlı Bir Çözümü Destekliyoruz. Kategorik Olarak Hiçbir Şeyin Karşıtı Değiliz https://www.haber60.com.tr/halkin-partisi-genel-baskani-ozersay-kapsamli-bir-cozumu-destekliyoruz-kategorik-olarak-hicbir-seyin-karsiti-degiliz/ https://www.haber60.com.tr/halkin-partisi-genel-baskani-ozersay-kapsamli-bir-cozumu-destekliyoruz-kategorik-olarak-hicbir-seyin-karsiti-degiliz/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:45:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24852 MELİS YILDIRIM

KKTC’de Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, Kıbrıs sorununa ilişkin, “KKTC hükümetinin uluslararası toplumun parçası haline gelecek bir kapsamlı çözümü destekliyoruz. Kategorik olarak bir şeyin karşıtı değiliz. Her ne olacaksa nihai ortaklığın veya ilişki biçiminin zaman içerisinde belirlenmesi gerektiğini ve bugünden belirlenmeye kalkılırsa zamanı yitireceğimizi düşünüyoruz” dedi. Özersay “sahte üniversite diploması” krizine ilişkin, “YÖK heyeti geldi, YÖDAK ile birlikte çalışarak sorunu çözecek. Evet bunu konuşmamız lazım, doğrudur ama eğer biz mevcutların üzerini örterek ‘Yeni bir sistem yaratalım, geçmişe bakmayalım’ dersek, bu çuval içerisinde kalan o çürümüş patatesler hepsini çürütecek ve bu koku gitmeyecek.” diye konuştu.

KKTC’de muhalefet partilerinden Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, aralarında ANKA Haber Ajansı’nın da bulunduğu Türkiye’den bir grup gazeteciyle Lefkoşa’da Parti Genel Merkezi’nde bir araya geldi.

Kıbrıs meselesi, yabancılara mülk satışının artması ve “sahte üniversite diploması” krizine ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özersay, 5 Ocak 2024 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs Şahsi Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın atanmasına ilişkin beklentinin yüksek tutulmaması kanaatinde olduğunu belirterek, “Neden şimdi ortada bir süreç yok? Çünkü aslında cevabını aradığı sorunun cevabını kendisi biliyordur. Biz kendisine, ‘Taraflar arasında ortak zemin var mı yok mu sorusunun cevabını bulmak için görevlendirirdiniz. Cevabı biliyorsunuz herhalde değil mi’ diye sorduk” dedi.

“ÇÖZÜMÜN NİHAİ OLARAK NE OLACAĞINA BAŞTAN KARAR VERMEYE GEREK YOK”

Özersay, partisinin çözüm konusundaki tutumunu ise şu ifadelerle açıkladı:

“Kıbrıs’ta adım adım çözüme gitmeyi denememiz lazım. Ancak çözümün nihai olarak ne olacağına baştan karar vermemize gerek yoktur. Çünkü yapamayacağız bunu, çünkü biz bunu 50 küsur senedir deniyoruz. Nihai noktada bu iki sevgili buluşacak mı? Filmin sonu ne olacak? Bilmem kavuşacaklar mı? Ölecek mi? Bunu bilemiyoruz işte. O zaman bir yerden başlayalım, yani zamanı kaçırmayalım. 50 seneyi kaçırdık bugüne kadar. Bir tarafta suç işleyip diğer tarafa kaçtı. Tuttuk ve vermedik diğer tarafa, düşünebiliyor musunuz? Yani en basit ve temel konularda bile iş birliği yapmak yerine erteledik, çözümün şekline ve çözümün ne olacağına erteledik her zaman için. Biz parti olarak diyoruz ki adım adım bu çözüme gitmek mümkün. Çözüm kategorik olarak hiçbir tür çözümü reddetmiyoruz biz. Bu günün sonunda bir federal ortaklık da olabilir, günün sonunda ya bu iş olmayacak bize en iyisi iki ayrı devletle yürüyelim noktasına da gelebilir. Ama bir yerden başlayalım. Giderken, birlikte karar verelim buna.

Süreç içerisinde şekillenen bir ortaklığın, baştan adının ve nihai noktasının ne olacağının söylenmeyeceği bir ortaklığı daha gerçekçi ve pragmatik olduğu kanaatindeyiz.”

“RUMLARIN EN BÜYÜK KORKUSU KARŞILIKLI BAĞIMLILIK”

Özersay, “Türkiye’deki bazı liman açılması karşılığında yani Rum gemilerine ve uçaklarına, Türk hava sahasının ve Türk limanlarının açılması karşılığında Kıbrıs Türk tarafının uluslararası ticaretin bir parçası haline gelmesi”nin işbirliği alanlarına örnek olabileceğini kaydetti. Özersay devamında, “Rumların en büyük korkusu karşılıklı bağımlılıktır. En fazla savunduğumuz şey karşılıklı bağımlılığa olan ihtiyaçtır. Çatışma riskini azaltacak olan karşılıklı bağımlılıktır çünkü” değerlendirmesinde bulundu.

“İKİ ANA VATAN BUNU YAPABİLİYOR DA BİZ NEDEN KIBRIS SORUNUNU ÇÖZMEDEN İŞBİRLİĞİ YAPAMIYORUZ?”

Türkiye’de 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak yerel seçimler sonrası KKTC’ye yönelik yeni bir açılım beklenip beklenmediğine ilişkin Özersay, Türkiye’nin son dönemde dış politikadaki yakınlaşmalarına değinerek, “Birden Yunanistan ile yakınlaşıp iki ana vatanımızın bir araya gelip bir anlaşma imzaladığını gördük. Ne dediler? ‘Bizim egemenliğe dair sorunlarımız devam ediyor olabilir, Ege’de şurada burada, kıta sahanlığı, hava sahası, adaların silahsızlandırılması konusundaki problemlerimiz devam ediyor olabilir. Ancak bu bizim enerji konusunda, eğitim konusunda, vize konusunda, gençler konusunda, turizm konusunda iş birliği yapmamıza engel değildir’ dedi. Neden iki ana vatan bunu yapabiliyor da biz neden onlarla birlikte veya ikimiz bu konularda Kıbrıs sorununu çözmeden de egemenlik meselelerini de halletmeden de bu konularda işbirliği yapamıyoruz?” dedi.

Halkın Partisi’nin bugünkü statükonun hem Kıbrıs Türk halkının hem de Türkiye’nin aleyhinde olduğunu söyleyerek, “KKTC hükümetinin uluslararası toplumun bir parçası haline gelecek bir kapsamlı çözümü destekliyoruz. Kategorik olarak da federasyon karşıtı vesaire de değiliz. Kategorik olarak bir şeyin karşıtı değiliz. Her ne olacaksa nihai ortaklığın veya ilişki biçiminin zaman içerisinde belirlenmesi gerektiğini ve bugünden belirlenmeye kalkılırsa zamanı yitireceğimizi düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“KARA PARA HAREKETLİLİĞİ OLDUĞU KESİN”

Özersay, yabancılara mülk satışındaki artıştan endişe duyduklarını ve bu endişelerinin birkaç boyutu olduğunu belirtti. Birinci boyutunun kara para aklanma yöntemleriyle bağlantılı olduğunu söyleyerek, “Bizim ülkemizde de süper lüks daireler ve bunların yabancılara satılması, süper lüks araba galerilerinde patlama var. Bir kara para hareketliliği olduğu kesin. Bu bizim için bir endişe” diye konuştu. Özersay devamında, “Küçük bir ırmağın, küçük bir derenin, çayın suyu gelirken kum çakılı beraberinde getirir. Mafyayı birlikte, beraberinde getiriyor kara para. Üstelik de siyaseti satın alıyor. Siyaseti rüşvet ve satın alma potansiyeli arttığı için de ülkede bozulma, kokuşma, daha da artıyor.” dedi. Başbakan’ın “Fazla satış olmadığı” yönündeki açıklamasını eleştiren Özersay şunları kaydetti:

“Rakamı biliyor musunuz? Hayır. Veri var mı elinde? Yok çünkü sözleşme üzerinden satılıyor. Sen bu sözleşme üzerinden satış meselesine müdahale ettin mi bugüne kadar? Evet bu açıdan baktığımızda endişeliyiz. Bizim yanı başımızda 21’nci yüzyıldayız ya biz, 21’nci yüzyılda coğrafyamızda 35 bin insan öldü ve hiçbir şey yapamadı dünya. Ne için? O coğrafyaya hakim olmak için bir kavga var orada bir savaş var. Dolayısıyla nüfus üzerinden kurulan nüfuz denilen şey Kıbrıs açısından yabancı bir şeydir. Bu konuda çoktan tedbir almamız gerekirdi.”

“TABELA ÜNİVERSİTELERİ ÖĞRENCİ BELGESİNİ RANT KAPISINA DÖNÜŞTÜRDÜ”

Ülkenin gündeminde önemli yere sahip olan “sahte üniversite diploması” krizinde olayın yalnızca diplomayla sınırlı olmadığını, pek çok başka alanda da denetim mekanizmasının çalışmadığı bir devlet yapısının olduğuna dikkat çeken Özersay, YÖDAK’ın gerekli önemi vermediğini söyledi. “Buralara partizanca atamalar yapıldı.” diyen Özersay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kendilerine yakın isimler atandı ama onlarda herhangi bir biçimde denetime girmedi. Sonra bir baktık ki bu lisansların verilmesi rant kapısına dönüştü. Lisansların verilmesi karşılığında rüşvet alındığı iddiaları ortaya konuldu. Diploma sahtedir gibi şeyle sınırlı değil. Çünkü başka bazı tabela üniversiteleri diploma değil, öğrenci belgesini de bir rant kapısına dönüştürdüler. Yani buraya kaçak işçi getirmek için öğrenci gibi gösterip öğrenci belgesiyle insanların buraya girmesini sağladılar.

Sadece bu diplomayı verenler açısından değil, yozlaşma toplumun her düzeyine sirayet etmiş durumda. Yani müdür, müsteşar, milletvekili, eski bakan, üniversitelerden sorumlu kurum başkanı, bu bir kategori. İkinci kategori öğretmen, polis, asker aldığı diplomayı da devlete verip kademe derece ilerlemesi, makam-mevki maaş artışı. Şimdi bütün bunları biz gördük şu ana kadar. Toplumdan bağımsız bir şey değil bu. Çürüme, sadece siyasal bir çürüme değil. Toplumun bazı kesimleri de buna ortak olmuş durumda. Bir şeye karar vermemiz lazım, bu sorunu nasıl çözeceğiz? YÖK heyeti geldi, YÖDAK ile birlikte çalışarak sorunu çözecek. Evet bunu konuşmamız lazım, doğrudur. Ama eğer biz mevcutların üzerini örterek ‘Yeni bir sistem yaratalım. Geçmişe bakmayalım’ dersek, bu çuval içerisinde kalan o çürümüş patatesler hepsini çürütecek ve bu koku gitmeyecek.”

“OLASI KAST MESELESİNİN UYGULANIP UYGULANMAYACAĞI KRİTİK BİR SORU”

6 Şubat depremlerinde yıkılan, KKTC’li öğrencilerin kaldığı İsias Otel ile ilgili davaya da değinen Özersay, son duruşmaya partiden bir heyetin katıldığını belirtti. Özersay, “Türkiye adil bir sonucun ortaya çıkmasını destekliyorlar. Ama ilgili yasada var olan ve bugüne kadar hiç uygulanmamış olan, olası kast meselesinin bu davayla ilgili uygulanıp uygulanmayacağı kritik bir soru. Giden evlatlarımız geri gelmeyecek ama Türkiye’de de bu ve benzeri konularda gerekli derslerin çıkarılması için çok ciddi bir mesaj olabilir. Bir dönüm noktası olabilir Türkiye Cumhuriyeti açısından,” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/halkin-partisi-genel-baskani-ozersay-kapsamli-bir-cozumu-destekliyoruz-kategorik-olarak-hicbir-seyin-karsiti-degiliz/feed/ 0
Çevre Bakanı: Deprem bölgesindeki inşaatlar devam ediyor https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-deprem-bolgesindeki-insaatlar-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-deprem-bolgesindeki-insaatlar-devam-ediyor/#respond Fri, 29 Mar 2024 04:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24745 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deprem bölgesindeki inşaat faaliyetlerine ilişkin, “Bakanlık olarak bir an bile boş durmadan evleri yapmaya çalışıyoruz. Şu anda 300 binden fazla inşaatımız devam ediyor.” dedi.

Özhaseki, Kütahya’da bir düğün salonunda düzenlenen “STK Temsilcileri ve Teşkilat İftar Programı”nda yaptığı konuşmada, geçen yıl 6 Şubat’ta meydana gelen depremin Anadolu’da yaşanan en büyük felaketlerden olduğunu söyledi.

Bakanlık olarak deprem bölgesinde inşaatları devam ettirdiklerini belirten Özhaseki, şöyle konuştu:

“Bakanlık olarak bir an bile boş durmadan evleri yapmaya çalışıyoruz. Şu anda 300 binden fazla inşaatımız devam ediyor. Köylerde çelik karkastan evler yapıyoruz. Aslında yıkılan evler belki taştandı, basit evlerdi. Bazılarının aralarında harç bile yoktu. Olsun, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın talimatı ‘Madem o evler yıkıldı. Hepsini en iyisiyle yapacağız’ dedi. Bir taraftan şehirlerin merkezlerini yapıyoruz bir taraftan altyapılarıyla ilgili büyük bir bütçe temin ettik. Altyapılarına başladık. Gece gündüz çalışıyoruz ve 76 bin evimizi teslim ettik. Her ay bundan sonra da 10 bin, 15 bin ev vermeye devam edeceğiz.”

“Algı belediyeciliği”

Bakan Özhaseki, 1994 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’dan, kendisinin de Kayseri’den belediye başkanı adayı olduklarını, göreve geldikten sonra asla bir kavganın parçası olmadıklarını ve hizmet ettiklerini dile getirdi.

AK Parti ile 20 sene önce başlayan belediyeciliğin her yerde sürdüğünü anlatan Özhaseki, şöyle devam etti:

“Son dönemde hiç anlayamadığımız başka bir şey çıktı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı başını çekiyor. Sonra ona kuyruk olanlar da Anadolu’da devam ediyorlar. ‘Algı belediyeciliği’ diyorlar. Ne oluyor algı belediyeciliği olunca? Yapmadığını yapmış gibi sunmak, olmadığı halde olmuş gibi. Beyefendi tatilde, çalışıyormuş gibi. Yan gelip yatıyor güya. İngiliz Büyükelçisi’yle bir yerde yemek yiyor ama iş başındaymış gibi gösteriyor. Ne kadar ayıp bir şey ya. Bunu da belediye bütçesinde yapıyorlar.”

Özhaseki, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin depreme karşı tedbirler konusunda ayırdığı payın çok düşük olduğunu belirtti.

İstanbul’un deprem riskine dikkati çeken Özhaseki, şunları kaydetti:

“Şimdi bütün bilim adamları diyor ki ‘İstanbul’da deprem gelmek üzere.’ İstanbul Büyükşehir Belediyesinin geçen seneki ayırmış olduğu pay 485 milyon lira ama algı operasyonları için Beyefendi’yi övmek için Beyefendi’yi Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı veyahut da cumhurbaşkanı yapabilmek için tuttukları trol ordusuna verdikleri, ayırdıkları para 900 milyon lira. Bu para cebinizden çıkıyorsa bir şey demem, eğer belediye bütçesiyse ben 1 kuruş hakkım varsa haram olsun. Bu dönemde böyle bir belediyecilik gördük. Hükümetin yaptığının üstüne yatmak, onun yaptıklarını kendi yapmış gibi yapmak. ya ayıptır, günahtır.”

Özhaseki, AK Parti Kütahya Belediye Başkan adayı Kamil Saraçoğlu’na destek istedi.

Programa, AK Parti Kütahya milletvekilleri Adil Biçer ve İsmail Çağlar Bayırcı, AK Parti İl Başkanı Mustafa Önsay, Belediye Başkan adayı Kamil Saraçoğlu ile partililer ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-deprem-bolgesindeki-insaatlar-devam-ediyor/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel Marmaris’te Miting Düzenledi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-marmariste-miting-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-marmariste-miting-duzenledi/#respond Fri, 29 Mar 2024 04:03:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24729 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Muğla’nın Marmaris ilçesinde düzenlenen mitinge katıldı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Muğla’nın Marmaris ilçesinde düzenlenen mitingde vatandaşlara seslendi.

Özel, “Ayaklarımda derman yokken, dizimin bütün gücüyle koştum geldim, hasta yatağından kalktım geldim. Şimdi hepinizin şöyle bir görevi var. Pazar günü oy kullanmaya kadar bütün komşularınıza, esnafsınız müşterinize, öğretmenseniz okuttuğunuz öğrenciye, sanayide iseniz aracını tamir ettiğiniz müşteriye, alışveriş yaptığınızı esnafa, tarla komşunuza, ev komşunuza, geçmişteki asker arkadaşına mümkünse tek tek ulaşarak şunu anlatacağız. Eğer CHP dışında başka bir partiye, Acar Ünlü dışında başka bir adaya oy verirseniz AK Parti kazanacak. Ama Acar Ünlü’ye oy verirseniz sadece CHP kazanmayacak. İyi Partililerde kazanacak, demokratlarda kazanacak, Marmaris kazanacak, Atatürkçülerde kalacak bunu anlatmamız lazım. Bakın CHP dışında atılan her oy hangi partiye atılırsa açılsın pazar günü AK Parti’ye atılmış demektir” dedi.

“Bir ilde bir ilçede turizm olacaksa bunu Turizm Bakanlığı yapacak”

Özel, emeklilere de seslenerek, emekli maaşlarının enflasyon karşısında çok eridiğini belirtti. Ülkenin her yerindeki en güzel projeleri Marmaris’e getireceklerini belirten Özel, “Acar Ünlü’nün sağ omzuna Mansur Yavaş’ın eli, sol omzuna Ekrem İmamoğlu’nun eli konacaktır söz veriyoruz. Pazar günü Acar Ünlü gibi pırıl pırıl bir genci göreve getirip onlara kendimize emanet edeceğiz. Marmaris üzerindeki bütün hesapları bozmanın da bir tek yolu var ve Marmaris’e kendin namusu gibi koruyacak Marmaris için tüm gücü ile çalışacak” diye konuştu.

“Marmaris Yat limanı Marmaris Belediyesi tarafından yönetilecek”

CHP Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Aras ise, “İmkanlarımızı birleştireceğiz. Acar başkan neyse ben de oyum. Ayrı yok gayrı yok, bütün yetkilerimi kendisiyle paylaşacağım. Buradan huzurunuzda söz veriyorum. Öncelikle şu liman meselesini bir ortadan kaldıralım. Limanı ayırıyoruz, ayrı bir şirket kuracağız. Yolcu gemileri gelmiyor bir sıkıntı var. Şirketle görüşeceğim. Dünyada kruvaziyer limanı işletenleri de Marmaris’e seçimden hemen sonra getiriyorum. Kapalı çarşının sıkıntısı olan yağmur suyu ve yukarıdan gelen o sıkıntısını da oluklarını hemen sonra beraber çözeceğiz. Bunun dışında alt yapı sorununu da çözeceğiz. Ondan sonra Selimiye, Turgut, Hisarönü buraların kanalizasyonunu da önümüzdeki dönemde yapacağız. Şu anda biliyorsunuz zaten Bozburun’a doğru bir su projesi başladı. Susuz olan köylerimize su gidiyor. O atık suyu da yönetmek için acilen atık su arıtma tesislerine bölgeye kazandırmamız lazım. Marmaris benim Marmaris’im 13 tane ilçem var her biri benim evladım gibi olacak” diyerek asli görevlerini yapacağını ve bunların namus borcu olduğunu ifade etti.

Mitingin ardından sanatçı Onur Akın sahneye çıkarak konser verdi.

Marmaris 19 Mayıs Meydanı’nda düzenlenen mitinge Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Aras, CHP Muğla İl Başkanı Zekican Balcı, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, CHP Muğla Milletvekilleri Cumhur Uzun, Gizem Özcan, Süreyya Öneş, Muğla Belediye Başkanı Osman Gürün, Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay, Marmaris Belediye Başkan Adayı Acar Ünlü ve diğer ilçe belediye başkan adayları ile partililer katıldı. – MUĞLA

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-marmariste-miting-duzenledi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özel: “Marmaris’te de Muğla’da da Rantiyecilere Geçit Vermeyeceğiz” https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-marmariste-de-muglada-da-rantiyecilere-gecit-vermeyecegiz/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-marmariste-de-muglada-da-rantiyecilere-gecit-vermeyecegiz/#respond Fri, 29 Mar 2024 04:00:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24726 Haber: Özgür Şengül/ Esma Turan Kamera: Kerim Uğur

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Muğla Marmaris’te halk buluşmasında konuştu, “Marmaris’i AKP’ye verip de Marmaris’in koylarını, varlıklarını, TÜRGEV, TÜGVA, Ensar’a kaptırmaya siz razı gelir misiniz? diye sordu. Muğla’da da 4 katı geçen bina olmadığını belirten Özel, “Eğer Muğla Büyükşehir’e AKP’nin adayı gelse, Muğla’da her yerde dikey mimarı, her yerinde rant söz konusu olacak. O yüzden Marmaris’te de Muğla’da da rantiyecilere geçit vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Muğla’nın Marmaris ilçesinde halkla buluştu. Buluşmaya, Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, Milletvekilleri Cumhur Uzun, Gizem Özcan, Süreyya Öneş Derici ve Umut Akdoğan, PM Üyesi Mehmet Alkım Denizaslanı ve Baran Bozoğlu, Muğla İl Başkanı Zekican Balcı, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Aras, Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay, Marmaris Belediye Başkan Adayı Acar Ünlü, Muğla ilçe belediye başkan adayları ve çok sayıda partili de katıldı.

“AKP KAZANIRSA YANAN ALANLAR İMARA AÇILACAK”

CHP lideri Özgür Özel, Marmarsi’i AKP’nin kazanması durumunda yanan yerleri imara açacaklarını belirterek şunları söyledi:

“Marmaris Belediyesi’nin önümüzdeki dönemde yapılacak çok işi var. Tabii bu büyükşehir yasası çıkarken, özellikle Manisa milletvekili olan AKP’li Hüseyin Tanrıverdi şöyle söylemişti. ‘Bu büyükşehir yasası ile büyükşehirde bir para basamazsın, bir de ada basamazsın, onun dışında bütün yetkiler büyükşehirde’ demişti. Şimdi Acar Ünlü için, büyükşehir belediye başkan adayımız Ahmet Aras’ın ona el vereceğim, omuz vereceğim, yetki vereceğim demesi Marmaris için çok önemlidir. Takdir ediyorum, destek oluyorum. Pazar günü bir seçim var. Biz bütün Türkiye’de anketler yaptık. İlin, ilçenin sesini dinledik. Profil çalışmaları yaptık. Beklentilerini değerlendirdik. Yaptığımız ankette en yüksek oyu alan Acar Ünlü’yü Marmaris’te sizin takdirlerinize arz ettik, onu sizlere emanet ettik. Bu önümüzdeki Pazar seçimde kimle yarışıyoruz diye yolda bakıyorum. AKP’nin adayına bakıyorum, bir türlü bulamadım. Sonra dedim ki AKP’nin adayı kim? İsmini söylediler. Baktım ben yahu dedim gördüm de ben o arkadaşı muhtar adayı sandım dedim. Neden muhtarın parti rozeti olmaz. Muhtarın partisi olmaz, logosu olmaz, genel başkanı olmaz. Ama siyasi partinin adayıysan, partinin logosundan, genel başkanının resminden, partinin isminden utanmayacaksın. Eğer utanacak bir şey varsa yola çıkmayacaksın, göreve talip olmayacaksın. Neden utanıyorlar biliyor musunuz? Onun gizlediği ampulün, mesela Akbelen’de ağaçlara mal olan o acil kamulaştırmaları yapan parti olduğunu unutun istiyorlar. 13 gün boyunca canım ormanlar yanarken, Tarım Bakanı ‘uçağa lüzum yok, helikopter yeter’ deyip de -ki ikinci yangında uçak geldi ve hemen söndürdü- 13 gün cayır cayır ciğerimiz yanarken, ciğeriniz yanarken o basiretsizliği yapan AKP’nin logosundan utanıyor, onu unutturmaya çalışıyorlar.

“MARMARİS VATANINA, ATASI’NA  BAĞLIDIR”

Marmaris vatanına, milletine ve Atasına bağlıdır. Marmaris’te AKP’nin adayı Tayyip Erdoğan’ın Atatürk ve İnönü’ye ‘iki ayyaş’ dediğini unutturmak istiyor, o yüzden resmini asmıyor. Slogan bulmuş. ‘Sen, ben, biz’ diye. Bizim gençlik kolları tercümesini yapmış. ‘Sen, ben, reis’ diye. Bütün Marmarisliler bilsin, eğer AKP’nin adayı Marmaris Belediye Başkanı olursa bugüne kadar gözünüz gibi sakındığınız ne varsa, tamamı AKP’nin kontrolüne geçecek. Bu belediyeyi belediye başkan adayı şeklen yönetecek. Fiilen başkaları yönetecek. Zaten diyor ki ben siyasetçi değilim diyor ya esas tehlike orada. Onu bir reklam gibi, bir maket gibi, bir kukla gibi karşınıza koyacaklar, Marmaris’i gelip talan edecekler, kundaklayacaklar, yanan yerleri imara açacaklar, Marmaris’in canını okuyacaklar canına”

“MARMARİS VE MUĞLA’DA RANTİYECİLERE GEÇİT VERMEYECEĞİZ”

Muğla ve Marmaris’te ranta geçit vermeyeceklerini vurgulayan Özel, “Bakın Eskişehir’de benzer bir aday var. Logoyu, partiyi gizliyor ama AKP’lilerle otururken kaydı çıktı. Diyor ki ‘Bir gelelim, şu Eskişehir Belediyesi’nin imkanlarını bir alalım, bunu Birlik Vakfı, TÜRGEV, TÜGVA, Ensar’a, bizim vakıflara açacağım’ diyor. Bakın eğer Marmaris Belediyesi’ni AKP’li belediye başkanı kazanırsa, o vakitten sonra bütün koylarınız, biri TÜRGEV’e, biri TÜGVA’ya. Cennet Adası mesela ne yapmaya almış o adayı? Cennet Adası’nı AKP’ye yakın bir iş adamı almış. Cennet Adası’nda sahiplik var ama maliklik yok. Eğer AKP alırsa Cennet Adası’nı bile yerleşime, imara açacaklar. Hesap bu. Marmarislilere soruyorum. Marmaris’i AKP’ye verip de Marmaris’in koylarını, varlıklarını, TÜRGEV, TÜGVA, Ensar’a kaptırmaya siz razı gelir misiniz? Bakın tehlike o kadar büyük ki. Osman Başkan ne büyük rant projelerine nasıl direndi Muğla Büyükşehir’de. Muğla’da 4 katı geçen bina yok. Ama eğer Muğla Büyükşehir’e AKP’nin adayı gelse, Muğla’da nasıl her yerde dikey mimarı, Muğla’nı her yerinde dikey mimarı, her yerinde rant, her yerinde milletin varlıklarının yağmalanması söz konusu olacak. O yüzden ne Marmaris, ne Muğla’da rantiyecilere geçit vermeyeceğiz” dedi.

“AKP BİZİ MARMARİS’TE YENEBİLİR Mİ? HAYIR. AMA BÜYÜK BİR TUZAK VE TEHLİKE VAR”

CHP lideri Özel sözlerini şöyle sürdürdü:

AKP bizi Marmaris’te yenebilir mi? Hayır. Ama büyük bir tuzak ve tehlike var. Geçmişte partimizden 3 dönem görev yapan, geçens eçimde karşımızda bir başka partiden aday olan, sayın başkan bu sefer de bir başka partiden aday. Anketlere baktığınızda kazanma ihtimali yok. Pazar günü seçim sonuçlarını göreceksiniz, Özgür Özel olarak sizi şerefimle temin ederim. Kazanma ihtimali yok. Kazanma ihtimali sıfır. Ama ne var? Biraz fazla oy alırsa kaybettirme potansiyeli var. O yüzden buraya, sesim bitmiş, ayaklarımda derman yokken, zihnimin bütün diriliğiyle koştum geldim, hasta yatağımdan kalktım ve geldim. Hepinizin şöyle bir görevi var. Pazar günü oy kullanmaya kadar, bütün komşularınıza, esnafsanız müşterinize, öğretmenseniz okuttuğunuz öğrenciye, sanayideyseniz aracını tamir ettiğiniz müşteriye, alışveriş yaptığınız esnafı, tarla komşusuna, ev komşusuna, geçmişteki asker arkadaşına. Mümkünse yüz yüze. Yoksa telefonla, tek tek ulaşarak, şunu anlatacağız. Eğer Acar’ın dışında başka bir partiye, CHP dışında başka bir partiye, Acar Ünlü dışında başka bir adaya oy verirseniz, AKP kazanacak. Ama Acar Ünlü’ye oy verirseniz, sadece CHP kazanmayacak. İYİ Partililer, demokratlar, Marmaris kazacak. Marmaris Atatürkçülerde kalacak. Bunu anlatmamız lazım. CHP dışında atılan her oy hangi partiye atılırsa atılsın, Pazar günü sonuçlar çıkacak. Buradayız. AKP’ye atılmış demektir. Çünkü Acar Ünlü ile AKP yarışıyor. Acar Ünlü, AKP’nin birkaç puan önünde. Acar Ünlü ile Ahmet Aras’ın el ele vermesi. Kol kola vermesi, bütün sorunları çözecek. Size şunu söylüyorum. Acar ile Ahmet Başkan omuz omuza verecekler. İkisinin de arkasında kaya gibi genel başkanları duracak. Her meseleyi halledeceğiz.”

“BU İŞİN ŞAKASI YOK”

CHP lideri Özgür Özel, vatandaşlara çağrıda bulunarak sözlerini şu şekilde noktaladı:

Şunu bir kez daha ifade etmek isterim ki biz elbette bir yerel seçim yapıyoruz. Acar Ünlü gibi pırıl pırıl bir genci, Ahmet Aras gibi pırıl pırıl bir genci göreve getirip onlara kentimizi emanet edeceğiz. Ama bu ülke üstünde oynanan oyunları bozmanın da Muğla ve Marmaris üzerindeki bütün hesapları bozmanın da bir tek yolu var. 31’inde küskün, kırgın, kızgın olmadan hep birlikte sandığa koşacağız. Bu seçimde küskün, kırgın, hasta ve yorgun varsa onu mutlaka tespit edin. Koluna girin, eğer zorluğunuz varsa, ilçe başkanlığımıza başvurun. Mutlaka götürelim oy kullandırtalım. İkna edemediğiniz varsa, ikna edecek birini bulun. Eğer Marmaris bu seçimde bir korkulu rüya görürse bunu telafi etmek mümkün olmaz. Ama Marmaris’e sonuna kadar sahip çıkacak, Marmaris’i kendi namusu gibi koruyacak, Marmaris için Acar bir şekilde çalışacak muhteşem bir adayımız var. Ona sahip çıkın. Adayımıza sahip çıkın. Acar Ünlü’ye sahip çıkın. Marmaris’e sahip çıkın. Şimdi bu meydandan bir şey duymak istiyorum. Benim her birinize, Marmaris’te Marmaris’i seven, ülkesini, vatanını seven, Atatürk’ü seven herkese verdiğim görevi hep beraber yerine getirmeye var mıyız? Bu iki, üç gün siz biliyorsunuz, normalde CHP’ye oy verecek olup, bu seçimde oylar bölünürse bize tehlike yaşatabilecek seçmeni biliyor musunuz? Onu bulacak mıyız? İkna edecek miyiz? Benden selam söyleyin. Geçen seçim buraya geldim, konuşmayı yaptım. Siz çağırdınız. O gün gereğini yaptılar. Şimdi Pazar günü Acar kardeşim için, onun son derece çalışkan ve dürüst. Kendisinin günün 24 saati, ayın 30 günü enerjisini Marmaris’e verecek, başkanım hem yetkilerini paylaşacak, hem bütün desteğini verecek. Acar Ünlü’ye, Ahmet Aras’a, Marmaris’in gelecek 5 yılına Genel Başkan Özgür Özel şahsen kefalet koyuyor. Acar seçildiğinde muhteşem projelerle, geçmiş dönemde Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda efsane yazan Yılmaz Büyükerşen’in genel koordinatörlüğünde, onunla birlikte Osman Gürün Başkanımızın genel koordinatörlüğünde hangi CHP’li belediyelerde en iyi projeler varsa onu Marmaris’e getireceğiz. Acar’ın sağ omzuna konacak el Mansur Yavaş’ın elidir, söz veriyoruz. Acar’ın sol omzuna konacak el Ekrem İmamoğlu’nun elidir, söz veriyoruz. Acar ile el ele, omuz omuza Ahmet Aras çalışacak. Genel Başkanları Özgür Özel var güçleri ile arkasında duracak, söz veriyoruz. Gidin kiminle konuşmanız gerekiyorsa konuşun. Kimi ikna etmeniz gerekiyorsa ikna edin ama Marmaris’i haramilere teslim etmeyin. Söz mü? Açık konuşmaya geldim, bu işin şakası yok. Şakaya gelmez. Ben size güveniyorum, inanıyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-marmariste-de-muglada-da-rantiyecilere-gecit-vermeyecegiz/feed/ 0
Fatih Erbakan ittifak için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 3 şart sundu https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-ittifak-icin-cumhurbaskani-erdogana-3-sart-sundu/ https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-ittifak-icin-cumhurbaskani-erdogana-3-sart-sundu/#respond Fri, 29 Mar 2024 03:58:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24724 Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, hiçbir partiye kazandırmak ya da kaybettirmek için seçime girmediklerini belirterek, “Ey troller, bizim şartlarımız belli. İktidar İsrail’le ticareti sonlandırdığını ilan etsin, İsrail’e ihracatı kestiğini ilan etsin, Malatya’da İsrail’i korumak için kurulan Kürecik Radar Üssü’nü kapattığını ilan etsin ve emekli maaşını 20 bin TL’ye çıkardığını ilan etsin, biz bugün İstanbul adayımızı çekmeye hazırız.” dedi.

YRP Genel Başkanı Fatih Erbakan, partisinin Hatay’ın Antakya ilçesi Yavuz Sultan Selim Caddesi’nde düzenlediği mitinge katıldı. Burada konuşan Erbakan, Milli Görüş’ün başka partiye kazandırmak için seçime girmeyeceğini kaydetti.

“YAŞANABİLİR TÜRKİYE’Yİ YENİDEN KURALIM”

Erbakan, “Yeniden Refah, neden İstanbul’da CHP’ye kazandırıyor? Biz bunlara defalarca anlattık. Milli Görüş olarak milletin derdine derman olalım, maddi ve manevi kalkınmayı gerçekleştirelim, belediyelerde ahlaklı belediyecilik dönemini başlatalım, milletin kurtuluşuna vesile olalım. Yaşanabilir Türkiye’yi yeniden, adil bir dünyayı kuralım. Heykelci, rantçı belediyecilikten milletimizi kurtaralım, Milli Görüş belediyeciliği ile Türkiye’yi yeniden ahlaklı belediyecilikle tanıştıralım diye seçimlere giriyoruz. Kimseye kazandıralım veya kaybettirelim diye girmez.” dedi.

“SİZE GÖRE DEM PARTİ, AK PARTİ’YE KAZANDIRMAK İÇİN SEÇİMLERE GİRİYOR”

“Sizin bu mantığınızla gidecek olursak; o zaman İstanbul’da DEM Parti, AK Parti’ye kazandırmak için seçimlere giriyor.” diyen Erbakan, “Böyle mantık olur mu Allah aşkına? Siz diyorsunuz ki Yeniden Refah CHP’ye kazandırır. Bu mantıkla giderseniz Kandil’le iş tuttuğunu ifade ettiğiniz DEM Parti de AK Parti’ye seçimleri kazandırmak için giriyor. İYİ Parti de AK Parti’ye seçimleri kazandırmak için giriyor. Bu mantıkla giderseniz o zaman sadece iki parti seçime girsin, diğer partiler girmesin. Anket yapılsın, en yüksek oy alan iki parti girsin. Çünkü diğer partilerin hepsi ya birine kazandırmak ya da kaybettirmek için seçime giriyor. Böyle seçim mi olur? Böyle demokrasi, böyle sistem mi olur?” ifadelerini kullandı.

İSTANBUL ADAYINI ÇEKMEK İÇİN HÜKÜMETE 3 ŞART SUNDU

İstanbul adayını çekmek için AK Parti’ye şart sunan Erbakan, “Bütün bunlara rağmen Hatay’dan sesleniyoruz. Ey troller, bizim şartlarımız belli. İktidar İsrail’le ticareti sonlandırdığını ilan etsin, İsrail’e ihracatı kestiğini ilan etsin, Malatya’da İsrail’i korumak için kurulan Kürecik Radar Üssü’nü kapattığını ilan etsin ve emekli maaşını 20 bin TL’ye çıkardığını ilan etsin, biz bugün İstanbul adayımızı çekmeye hazırız. Alın bakalım, size hodri meydan. Şimdi bu adımları atın, hiçbir beklentimiz olmadan adayımızı çekmeye hazırız ama maalesef böyle bir adım atacağınızla ilgili de hiçbir ümidimiz yok. Zaten atacak olan insan 7 Ekim’den beri yaşanan bu katliam, bu vahşet karşısında şimdiye kadar çoktan Yeniden Refah Partisi’nin çağrısını bile beklemeden adım atmış olurdu.” şeklinde konuştu.

Necmettin Erbakan’ın, 42 yıllık siyasi hayatı boyunca Milli Görüş’ün adayını, başka bir parti lehine çekmediğini belirten Erbakan, “Bazı zavallı tipler çıkmış, ‘Erbakan hoca olsaydı, adayını çekerdi’ diyor. Milli Görüş’ün, başka parti kazansın diye aday çıkarmadığını gördünüz mü?” diye konuştu. Erbakan, mitingdeki konuşmasının ardından Hatay Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediye başkan adaylarını tanıttı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/fatih-erbakan-ittifak-icin-cumhurbaskani-erdogana-3-sart-sundu/feed/ 0
Haber Sen: TRT, kamu hizmeti yerine iktidarın yayın kanalı olmaya devam ediyor https://www.haber60.com.tr/haber-sen-trt-kamu-hizmeti-yerine-iktidarin-yayin-kanali-olmaya-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/haber-sen-trt-kamu-hizmeti-yerine-iktidarin-yayin-kanali-olmaya-devam-ediyor/#respond Fri, 29 Mar 2024 02:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24678

KESK’e bağlı Basın Yayın ve Posta Emekçileri Sendikası (Haber Sen), İzmir TRT İl Müdürlüğü önünde “Son 20 yılda ki bütün seçimlerde olduğu gibi TRT bizi yine yanıltmadı. Kamu hizmeti yayıncılığı yapması gereken, halktan alınan vergilerle finanse edilen kurum halktan uzaklaştı ve iktidarın yayın kanalı olma görevini yine devam ettiriyor” açıklamasını yaptı.

Haber Sen üyeleri, İzmir TRT İl Müdürlüğü önünde toplanarak yerel seçim sürecinde TRT’nin yayın politikasıyla ilgili açıklama yaptı. Haber – Sen İzmir 6 No’lu Şube Başkanı Menduh Tunç okudu. Açıklamaya CHP İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın, eski CHP İzmir Milletvekili Atila Sertal, TİP Konak Belediye Meclis Üyesi Adayı Bilal Erdoğan, Yapı Yol Sen İzmir Şube Başkanı Ergün Küçükkaya, Tüm Emekliler Sendikası Seferihisar Şube Başkanı Emire Özkoç ve emekli TRT çalışanları katıldı. Tunç, şunları söyledi:

” SARAY ADETA TRT HABER İÇİNE KENDİ HABER MERKEZİNİ KURGULADI”

“Kuruma doldurulan liyakatsiz yöneticiler, işin ehli olmayan ve birilerinin ricasıyla işe alınan personel, dur durak bilmiyor, kurumu tarafsızlık ilkesinden uzaklaştırıyor. Siyasi erk tarafından ‘bir sana, bir bana’ mantığı ile kadrolar dolduruluyor, liyakatsiz yöneticiler iş başına geliyor. Özellikle TRT Haber Kanal Koordinatörlüğü; kurumda deneyimli, kadrolu pek çok muhabir ve yönetici varken yöneticileri Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından gelmeye devam ediyor, haber merkezi bir propaganda merkezine dönüştürüldü. Saray adeta TRT Haber içinde kendi haber merkezini kurguladı. TRT Haber’in seçim öncesi karnesine baktığımızda; 01 Ocak ve 10 Şubat 2024 tarihleri arasındaki 40 günlük yayın kayıtları incelendiğinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’nin ekrana getirilme süresi 1945 dakika olarak kayda geçmişken; ana muhalefet Partisi Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP’nin ekrana getirilme süresinin 25 dakika, DEM Parti Eş Genel Başkanlarına ise sıfır dakika verildiği tespit edildi. TRT Haber’in 19 Mart 2024 tarihli 24 saatlik yayını incelendiğinde ise, canlı yayınlar ve haber bültenlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP adaylarına 6 saat 35 dakika 22 saniye yer verilirken; CHP lideri Özgür Özel ise gece yarısı yayınlanan 2 bültende sadece 67 saniye yer alabildi.   Aynı gün CHP’nin İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu, Ankara adayı Mansur Yavaş ve İzmir adayı Cemil Tugay bir saniye bile TRT Haber ekranında yer bulamadı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener bir haberle 2 dakika 33 saniye TRT Haber’de yer alırken, İyi Parti İstanbul adayı Buğra Kavuncu da 4 haberle 4 dakika 24 saniye ekranda kaldı. Diğer muhalif partilere ise hiçbir bülten ve canlı yayında yer verilmedi.   Diğer taraftan TRT ekranlarında afetlere yönelik yayımlanan spot filmler ise doğrudan Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayının propagandası içermektedir. Filmlerde, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İstanbul adayının görüntüleri eşliğinde vatandaşın ‘Özellikle Eski Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum hiçbir zaman elini eksik etmedi’ şeklindeki sözlerini izleyebilirsiniz. Kaldı ki bu spot filmlerin seçim yaklaştığı son 2 hafta içinde neredeyse her saat yayınlandığını görebilirsiniz”

“TRT KAMU VİCDANINA SIĞMAYAN BİR SUÇ İŞLERKEN RTÜRK VE YSK İSE SÜRECE SEYİRCİ KALMAKTADIR”

TRT’yi kamu yayıncılığı yapmaya davet ettiklerini ifade eden Tunç, “Yerel seçimlere giderken TRT’nin sadece iktidar ve ortaklarının propagandasını yapması, sadece halk nazarında değil, kurumun asli emekçileri üzerinde de inanılmaz bir rahatsızlık yaratmaktadır. TRT kamu vicdanına sığmayan bu suç işlerken RTÜRK ve YSK ise sürece seyirci kalmaktadır. Hatırlatalım; bu Anayasal bir suçtur! TRT Kanunu’nun Yayın Esasları bölümünün 5.maddesi, “Anayasanın sözüne ve ruhuna bağlı olmak; kamu yararını korumak ve kollamak, tek yönlü, taraf tutan yayın yapmamak ve bir siyasi partinin, grubun, çıkar çevresinin, inanç veya düşüncenin menfaatlerine alet olmamak.” üzerinedir. Haber-Sen olarak ‘kamu hizmeti yayıncılığı’ ilkesi içinde olması gereken TRT’yi bir kez daha bıkmadan usanmadan bu ilkeye dönmesi çağrısını yapıyoruz. TRT yönetimi, 2954 sayılı TRT Yasası’nın yayın esaslarını belirleyen 5. maddesinin k ve m fıkralarını anlayarak okuyup uygulasalar tartışmalar bitecek. Yasa diyor ki; ‘TRT, Haberlerin toplanması, seçilmesi ve yayınlanmasında tarafsızlık, doğruluk ve çabukluk ilkeleri ile çağdaş habercilik teknik ve metotlarına bağlı olmak, kamuoyunun sağlıklı ve serbestçe oluşabilmesi için kamuoyunu ilgilendirecek konularda yeterli yayın yapmak; tek yönlü, taraf tutan yayın yapmamak ve bir siyasi partinin, grubun, çıkar çevresinin, inanç veya düşüncenin menfaatlerine alet olmamak zorundadır’. TRT, yöneticilerine Anayasa’nın 133. maddesini ve TRT Yasası’nı bir kez daha okumalarını öneriyoruz” şeklinde konuştu.

]]> https://www.haber60.com.tr/haber-sen-trt-kamu-hizmeti-yerine-iktidarin-yayin-kanali-olmaya-devam-ediyor/feed/ 0 CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda Para Sayma Görüntülerine İlişkin Soruşturmada Turgay Özcan’ın İfadesi Ortaya Çıktı https://www.haber60.com.tr/chp-istanbul-il-baskanliginda-para-sayma-goruntulerine-iliskin-sorusturmada-turgay-ozcanin-ifadesi-ortaya-cikti/ https://www.haber60.com.tr/chp-istanbul-il-baskanliginda-para-sayma-goruntulerine-iliskin-sorusturmada-turgay-ozcanin-ifadesi-ortaya-cikti/#respond Fri, 29 Mar 2024 01:48:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24625 CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda çekildiği öne sürülen para sayma görüntülerine ilişkin soruşturmada, CHP Parti Meclisi (PM) üyesi Turgay Özcan’ın savcılıkta verdiği ifadesi ortaya çıktı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda çekildiği iddia edilen ve sosyal medyada paylaşılan para sayma görüntülerine ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor.

Bu kapsamda bugün CHP Parti Meclisi üyesi Turgay Özcan’ın savcılıkta verdiği ifadesinde, şüpheli Serkan Çebi’nin dostu olduğunu, söz konusu bağışların bir kısmına makbuz kesildiğini ancak hangi bağış karşılığında, kime ne kadar bağış makbuzu verildiğini bilmediğini belirtti.

O dönem Parti Genel Saymanlığından kendisinin de başkanı olduğu CHP Küçükçekmece İlçe Başkanlığına yapılacak bağışlar karşılığında verilecek makbuz koçanları gönderildiğini iddia eden Özcan, kendisinin bağışı parti adına aldığı için bu bağışlara karşılık makbuz verilip verilmemesi gerektiğini bilmediğini öne sürdü.

Bağış kampanyası devam ederken isimlerini hatırlayamadığı bazı arkadaşlarının kampanyaya destek olmak amacıyla meblağını hatırlayamadığı paraları kendisine elden teslim ettiğini aktaran Özcan, böylece 80-85 bin lira bağış parasının kendisinde toplandığını anlattı.

Özcan, 9 Aralık 2019’da ismini hatırlayamadığı CHP İstanbul İl Başkanlığından bir yöneticinin kendisini arayarak toplanan paraları söz konusu adrese götürmesini istediğini ancak kendisinin o sırada müsait olmadığını dile getirerek, şöyle devam etti:

“Kendisine güvendiğim, uzun yıllar dostum olan Serkan Çebi’yi arayarak durumu anlattım. Geldiğinde kendisine bir poşet içerisinde toplamış olduğum bağışları verdim ve hatta kendisine bu poşette bulunan paraları 100 bin liraya tamamlayarak kendisine verdiğim adrese götürüp teslim etmesini istedim. O da kabul etti. Kendisi de vermiş olduğum bağış paralarının üzerine 15-20 bin lira ekleyerek toplamda 100 bin lira olmak üzere belirtilen adrese götürdü. Paranın belirtilen adreste kime teslim edileceği bana söylenmedi.”

Özcan’a kendisinin para verip karşılığında makbuz alıp almadığının sorulması üzerine şüpheli, hatırlayamamakla birlikte yaklaşık 8-10 bin lira bağışladığını söyleyerek, şöyle dedi:

“Ben bağış kampanyası yapıldığı dönemde CHP Küçükçekmece İlçe Başkanı olmama ve Parti Genel Saymanlığından benim de başkanı bulunduğum CHP Küçükçekmece İlçe Başkanlığına makbuz koçanları gönderilmesine rağmen bana teslim edilen paralar karşılığında bu arkadaşlara makbuz vermedim. Hatta parayı benden teslim alarak görüntülerini çekildiği ofise götüren arkadaşım Serkan Çebi’nin benim teslim ettiğim paranın üzerine eklemiş olduğu 15-20 bin lira karşılığında da herhangi bir makbuz veya belge vermedim. Zaten uzun yıllar bu insanlar beni tanıdığı için bana güvenirler ve hiçbir şekilde benim bu parayı amacım dışında kullanmayacağımı bilirler.”

“Bağışlara karşılık olarak makbuz veya herhangi bir belge vermemenin suç olduğunu da bilmiyordum”

Söz konusu paraların usule uygun bir şekilde toplanıp toplanmadığını veya belgelendirilip belgelendirilmediği konusunda sorumluluk ve yetkinin Genel Merkeze ait olduğunu, paraların bir kısmına makbuz kesilmiş olabileceğini, durum böyleyse kendilerinin biz bu makbuzları zaten Genel Merkeze gönderdiklerini ifade eden Özcan, “O tarihlerde Parti Genel Saymanlığından bağışların karşılığında verilecek makbuzlar gönderilmişti. Ancak bizzat benim yaptığım ve bana yapılan bağışlara ilişkin herhangi bir makbuz kesmedim veya bu kişilere vermedim. Partiye yapılan bağışlara karşılık olarak makbuz veya herhangi bir belge vermemenin suç olduğunu da bilmiyordum.” diye konuştu.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı sosyal medya hesaplarında, “Fatih Keleş’in CHP İstanbul İl Başkanlığında para destelerini sayarken çekilen görüntüleri ortaya çıktı” notuyla paylaşılan görüntülere ilişkin resen soruşturma başlattı.

Soruşturma kapsamında İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, eski CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Özgür Nas, eski CHP İstanbul İl Başkanlığı Basın Danışmanı Can Poyraz, CHP İstanbul İl Başkanlığının bulunduğu binayı CHP’ye satan Ali Rıza Braka, İmamoğlu İnşaat Şirketi’nin Genel Müdürü Tuncay Yılmaz ve eski CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun ifadesi alınmıştı.

Söz konusu görüntülerde yer aldığı tespit edilen Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Onur Öksel’in “şüpheli”, hukuk bürosunun sahibi Gökhan Taşkapan’ın ise “bilgi sahibi” sıfatıyla ifadesinin alındığı soruşturmada, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi’nin oğlu Serkan Çebi, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın danışmanı Melih Morsümbül, iş insanı Hüseyin Köksal’ın şoförü Servet Yıldırım, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç ile Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin de şüpheli olarak ifade vermişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-istanbul-il-baskanliginda-para-sayma-goruntulerine-iliskin-sorusturmada-turgay-ozcanin-ifadesi-ortaya-cikti/feed/ 0
Kahramankazan 15 Temmuz Gaziler ve Şehit Aileleri Derneği, CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında suç duyurusunda bulundu https://www.haber60.com.tr/kahramankazan-15-temmuz-gaziler-ve-sehit-aileleri-dernegi-chp-genel-baskani-ozgur-ozel-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/kahramankazan-15-temmuz-gaziler-ve-sehit-aileleri-dernegi-chp-genel-baskani-ozgur-ozel-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/#respond Fri, 29 Mar 2024 00:45:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24587 Kahramankazan 15 Temmuz Gaziler ve Şehit Aileleri Derneği, CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında “Kot üstüne perdelik kumaştan kefen çeken zibidiler” sözleri nedeniyle suç duyurusunda bulundu.

Kahramankazan 15 Temmuz Gaziler ve Şehit Aileleri Derneği, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in bir mitingde “Tayyip Bey çağırınca oraya dizilen kot üstüne perdelik kumaştan kefen çeken zibidiler değil, dedesi Çanakkale’de kefensiz yatanlar kurtarır bu memleketi” ifadelerini kullanması üzerine hakkında suç duyurusunda bulundu. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Kahramankazan 15 Temmuz Gaziler ve Şehit Aileleri Derneği Başkanı Cafer Akın, “CHP Genel Başkanı Özgür Özel haddini aşan açıklamalarda bulunmuştur. Bunun üzerine Kahramankazan 15 Temmuz Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği olarak suç duyurusunda bulunacağız. CHP Genel Başkanı hadsiz Özgür Özel, 15 Temmuz darbe girişimine karşı koyan vatandaşlarımıza utanmadan, sıkılmadan ‘zibidi’ dedi. ‘Tayyip Bey’in çağrısına oraya dizilen kot üstüne perdelik kumaştan kefen çeken zibidiler değil, dedesi Çanakkale’de kefensiz yatanlar kurtarır bu memleketi’ ifadesini kullandı. CHP, Mustafa Kemal Atatürk’ün kemiklerini sızlatmaya devam ediyor. Özgür Özel’i kınıyoruz. 15 Temmuz şehit ve gazilerine zibidi diyemezsin, haddini bil” diye konuştu.

“Fetullahçı teröristlere inanç grubu güzellemesi yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i kınıyoruz”

Özel’den özür beklediklerini söyleyen Akın, “Aziz Türk milleti evlatları, söz konusu vatan olduğunda canlarından geçerek darbecileri ve darbeciliğe alkış tutanları durdurmuşlardır. 15 Temmuz’da devletinin çağrısıyla milletle kol kola şehadete yürüyerek tanklara siper olan aziz şehitlerimizin aileleriyle birlikte şehitlere ‘zibidi’ deme hadsizliğini gösteren Fetullahçı teröristlere inanç grubu güzellemesi yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i kınıyoruz. Her halükarda ülkeyi sizin kurtarmayacağınız kesin. Tankların arasından sıvışıp giderken, televizyon karşısında kahvenizi yudumlayarak izlediğiniz 15 Temmuz’da meydanlarda can veren, kan veren o ‘zibidi’ dediğiniz korkusuz kahramanlardan öğrenecek çok şeyiniz var. Asıl zibidi kim biliyor musunuz? O gece darbe oluyor diye alkış tutanlar, o gece kadeh kaldıranlar, o gece tankların arasından sıvışanlar, o geceden sonra darbecileri savunanlar, kahpe teröristlerle iş birliği içerisinde olanlar; millet siz siyasi malzeme yapın diye kurtarmadı bu vatanı. Ne Çanakkale’de kefensiz yatan atalarımız ne de 15 Temmuz’da karşı koyarken şehit olan yiğitlerimiz. Kahraman gazilerimiz, bu ülke için zerre faydası olmayanlar, ülke yönetimine talip olmaktan utanmıyorlar. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den şehit ailelerimiz ve gazilerimizden acilen özür dilemesini bekliyor ve şiddetle kınıyoruz” dedi.

“Atatürk’ün kurduğu bir partide gazilere ve şehitlere bu söylem kabul edilemez niteliktedir”

Özel’in sözlerinin kabul edilemez olduğunu söyleyen Avukat Burakhan Çınar ise, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve aziz milleti için bir an olsun gözünü kırpmadan şehit olan ve yine bu uğurda gazi olanlara CHP Genel Başkanı’nın TV kanallarında da görüleceği üzere açık bir şekilde ‘zibidi’ şeklindeki hakaretini derin bir üzüntü ile hep beraber izledik, takip ettik. DEM Parti ile kent uzantısı neticesinde PKK’lı kişileri ilçe yönetimlerine sokan bir partinin genel başkanının her mitingde, hatta kendi partisinin genel başkanlık seçimlerinde dahi Selahattin Demirtaş’a, Osman Kavala’ya selam gönderirken, gazi veya şehit gibi kelimelerin nasıl bir maneviyat oluşturduğunu anlaması bizler tarafından beklenemez. Türk Ceza Kanunu’nun belirli maddelerini ihlal etmesi ve gazilerimiz ile şehit ailelerimiz üzerinde nasıl bir etki uyandırdığı kamuoyunun takdirindedir. Bu nedenle Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığımıza şikayetçi olmak için burada bulunuyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bir partide gazilere ve şehitlere bu söylem kabul edilemez niteliktedir. Bu nedenle de Özgür Özel’i kınıyoruz ve kendisinden şikayetçiyiz. Yüce Türk adaleti gereğini yapacaktır” ifadelerini kullandı. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/kahramankazan-15-temmuz-gaziler-ve-sehit-aileleri-dernegi-chp-genel-baskani-ozgur-ozel-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/feed/ 0
CHP’li Oğuz Kaan Salıcı’dan İyi Partililere Stratejik Davranma Çağrısı: “Chp Kazanınca İyi Partili Dostlarımız da Kazanacak” https://www.haber60.com.tr/chpli-oguz-kaan-salicidan-iyi-partililere-stratejik-davranma-cagrisi-chp-kazaninca-iyi-partili-dostlarimiz-da-kazanacak/ https://www.haber60.com.tr/chpli-oguz-kaan-salicidan-iyi-partililere-stratejik-davranma-cagrisi-chp-kazaninca-iyi-partili-dostlarimiz-da-kazanacak/#respond Fri, 29 Mar 2024 00:06:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24560

CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, yerel seçimlere kısa bir süre kala CHP, İYİ Parti ve AK Parti seçmenine seslendi. Parti içinde kurultay ve adaylaşma dönemlerini eleştirenlerin olduğunu ifade eden Salıcı, CHP’lilere “Partimizin adaylarına sahip çıkın” dedi. Salıcı, İYİ Partililere ise “Stratejik davranma zamanı” çağrısı yaptı. Salıcı, AK Partili seçmene de “Bu pazar günü, Sayın Erdoğan’a dönüp; ‘Bizi tehdit etmeyi bırak. İstanbul’u kim kazanırsa kazansın kentimizi depreme hazırlamak zorundasın. Çünkü sen merkezi yönetimsin’ deme zamanı” diye seslendi.

CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, yaptığı açıklamayla 31 Mart Pazar günü yapılacak yerel seçimler için CHP, İYİ Parti ve Ak Partili seçmenlere çağrı yaptı. Açıklamasını sosyal medya hesabından da paylaşan Salıcı şunları söyledi:

CHP YOK’ DENİLEN HER YERDE BELEDİYE KAZANMAK İSTİYORUZ

“Biz, dünya kentlerine sahip bir ülkeyiz. İstanbul gibi, Ankara gibi, İzmir gibi, Bursa, Adana, Mersin, Antalya, Muğla, Diyarbakır, Antep gibi… Dünyayla yarışan kentlerimizin en iyi şekilde yönetilmesi gerektiğine inanıyoruz. Kentin farklılıklarını kapsayan, kentsel zenginliği hedefleyen bir yaklaşımla kentlerimizi yönetmeye bir daha talibiz. Çalışkan, sorun çözen ve halkçı kadrolarımızla insanımıza güven veren anlayışımızı kökleştirmek istiyoruz. İç Anadolu’da, Karadeniz’de, kısacası ‘Cumhuriyet Halk Partisi yok’ denilen her yerde daha fazla belediye kazanmak istiyoruz. Seçim haritasında, bol bol CHP Kırmızısı görmek istiyoruz.

PANDEMİ DESTEKLERİNİN, KREŞLERİN, YURTLARIN ŞAHİDİSİNİZ

Pek çoğunuz geçtiğimiz 5 yılda birbiri peşi sıra gerçekleştirdiğimiz altyapı yatırımlarının, yerel kalkınma hamlelerinin şahidisiniz. Tüm dünyanın çetin bir sınav verdiği pandemi döneminde iktidar maske bile dağıtamazken, hatta sizlere IBAN numarası atarken; belediyelerimizin verdiği desteklerin, askıda faturaların, esnafa uzattığı elin, borcu silinen veresiye defterlerinin şahidisiniz. Hiç kimseyi geride bırakmayan bir siyasetle; engelli yurttaşımızdan yaşça büyüklerimize kadar herkesin hayatını kolaylaştırdığımızın şahidisiniz. Gençlerin ve kadınların kentlerini inşa ettiğimizin; açtığımız kreşlerin, yurtların şahidisiniz. İnanıyorum ki bu defa siz ‘Bir daha’ diyeceksiniz. ve ülkemiz için, kentlerimiz için kurduğumuz hayallere hep beraber ulaşacağız.

İSTANBUL’DA 5 YIL DAHA BEKLEMEYE TAHAMMÜLÜM YOK

Geçtiğimiz seçimlerde bize güvenen, Cumhuriyet Halk Partisi’ni destekleyen yol arkadaşlarıma, seçmenlerimize sesleniyorum. 2019 yılında 25 yıllık hasrete son verdik ve İstanbul’u kazandık. Benim değil bir daha 25 yıl, 5 yıl daha beklemeye tahammülüm yok. İstanbul’u kazandığımız o güzel geceyi dün gibi hatırlıyorum. Dişimizle tırnağımızla kazandığımız o gece yüzlerimizin nasıl ışıl ışıl güldüğünü dün gibi hatırlıyorum. Şimdi İstanbul’da, Ankara’da, Adana’da, Mersin’de, Bursa’da, Balıkesir’de, daha fazla büyükşehirde yepyeni bir mutluluk yaşayabiliriz. Cumhuriyet Halk Partili genç yol arkadaşlarımla da deneyimli parti büyüklerimizle de sık sık konuşuyorum. Biz, altında Atatürk’ün ilk imzasının olduğu büyük bir sözleşmenin kuşaklar boyu süren emanetçileriyiz. Aramızda, Kurultay süreci olsun, adaylaşma süreci olsun, bazı gerekçelerle eleştirel yaklaşan ciddi bir kesim olduğunu biliyorum. Her ne olursa olsun, bizim mücadelemizin esası; demokrasiyi çiğneyenlere, adaleti öldürenlere, halkı yoksullaştıranlara karşıdır. Çünkü biz; Cumhuriyet’in ruhu, Türkiye’nin ufku, demokrasinin umuduyuz. Haydi; sandığa gidin. Partimizin adaylarına sahip çıkın. Umudunuzu ayağa kaldırın. 31 Mart’ta çoban ateşini yakın.

CHP KAZANINCA İYİ PARTİLİ DOSTLARIMIZ DA KAZANACAK

“Bu defa bir ittifak protokolü etrafında bir araya gelemediğimiz bir seçime gidiyoruz. 2019’da İYİ Parti’yle seçim ittifakı için oldukça emek sarf etmiş bir arkadaşınız olarak konuşuyorum. Her bir yurttaşımızın gönlünden geçen partiye oy verme hakkına sonsuz saygı duyuyorum. Bununla beraber, bunun bir yerel seçim olduğunu hatırlatmak istiyorum. Bu seçim milletvekili seçimlerine benzemiyor; belediye başkanlığı 1 oy farkla kazanılıyor. Geçmişte seçmenimizin bir kısmı stratejik tercihler yaparak Türkiye demokrasisini ne kadar önemsediklerini göstermişlerdi. ve bugün iktidarın karşısındaki en güçlü alternatif CHP. Onun için, şimdi stratejik davranma zamanı. CHP kazanınca, kimse kaybetmiş olmayacak. CHP kazanınca, İYİ Partili dostlarımız da kazanacak. Bir kez daha ya beraber kazanacağız ya beraber kaybedeceğiz. Gelin; özellikle Bursa’da ve Balıkesir’de alkışların önüne birbirimizin ellerini kaldırarak çıkalım. Bu yerel seçim sürecini Şevki Yılmaz gibi Atatürk’e beddua ederek başlatan nankörlere derslerini verelim. Biz daha önce güç birliği yaparak birbirimizi güçlendirmedik mi? ‘Birleşe birleşe kazanacağız’ diye omuz omuza vermedik mi? Sloganlarımızı, en umutlu anlarımızı birbirimizle paylaşmadık mı? Gelin, pazar günü bir kez daha omuz omuza verelim. Bir kez daha başaralım.

ERDOĞAN’A “BİZİ TEHDİT ETMEYİ BIRAK” DEME ZAMANI

Bir çağrım da geçmişte Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy veren değerli kardeşlerime. Pazar günü, iktidarın beğenmediğiniz uygulamalarına bir uyarı verme fırsatı. Bu kutuplaşma hayra alamet değil, ülke menfaatine değil. Belediyelerimizin kimsenin inancına, kimliğine, yaşam tarzına bakmadan herkese eşit yaklaştığını iyi biliyorsunuz. En zor zamanlarda size el uzatanların Cumhuriyet Halk Partili belediyeler olduğunu biliyorsunuz. Bu pazar günü, Sayın Erdoğan’a dönüp; ‘Bizi tehdit etmeyi bırak. İstanbul’u kim kazanırsa kazansın kentimizi depreme hazırlamak zorundasın. Çünkü sen merkezi yönetimsin’ deme zamanı.”

ERDOĞAN’DAN DEPREME HAZIRLIK İÇİN FİNANSAL MODEL ÖNERİSİ DUYDUNUZ MU?

Kendisi 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. O seçildiğinde şehrimizin nüfusu 7 milyondu. Bugün 16 milyonuz. Peki nüfus artışına göre mi yapılaştı bu şehir? Bu şehri kim yapılaştırdı? Ondan habersiz tek bir çivi çakıldı mı? Kendisi Zeytinburnu’ndaki gökdelenleri örnek göstererek İstanbul’a ihanet ettiğini itiraf etmedi mi? Size soruyorum: Öyleyse, Erdoğan çözümün adresi mi, yoksa sorunun kaynağı mı? Siz hiç Erdoğan’dan depreme hazırlık için bir tane doğru dürüst finansal model önerisi duydunuz mu? ‘Ha’ deyince olmuyor bu işler. Niçin kentlerimizi depreme karşı dirençli hale getirmek için projelerini açıklamıyor?”

VERDİKLERİ SÖZÜN YÜZDE 14’ÜNÜ TUTABİLDİLER

Daha şunun şurasında geçen sene, 6 Şubat deprem bölgesinde yılda 319 bin konut yapacağını söylemişti. Bunların ancak 46 binini yapabildiler. Yani verdikleri sözün ancak yüzde 14’ünü tutabildiler. Ben, Erdoğan’ın depremzedeye verdiği sözü tutmasını inanın çok isterdim. Deprem bölgesindeki ailelerin çadırdan, konteynerden sıcak dairelerine taşınmasını kim istemez ki? Ama zayıf kaldı, yapmadı.”

Salıcı açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Filistin konusunda izlediği politikaları da eleştirdi. Erdoğan’ın başarısızlığı ortaya çıkınca Filistin’in açısını istismar etmeye başladığını ifade eden Salıcı şunları ifade etti:

“Ben kendisine sordum. Sorularımın hiçbirisine yanıt vermedi. ‘Kaç Avrupa ülkesinden açıkça Filistin’i tanımalarını istedin’ diye sordum. Tık yok. İktidarın boyunca ‘Filistin’e destek veren ilk 10 ülke arasına bizi neden sokmadın’ diye sordum. Tık yok. ‘İsraillilerin dikenli telini niye hala biz gönderiyoruz? Ticari yaptırım yok mu’ diye sordum. Tık yok.

FİLİSTİN’İN ACISINI İSTİSMAR ETMEYİ ZÜL ADDEDERİM

“Ben; işgale direnerek vatan kurtaran CHP’nin bir neferi olarak, tarihsel dostumuz olan Filistin halkının işgale karşı haklı direnişini anlayan, yürekten hisseden bir kardeşinizim. Filistin’in Türkiye’deki ilk temsilciliğini CHP iktidarında açmış olmasının gururunu yaşayan bir sosyal demokratım. Otuz binden fazla insan hayatını kaybetmişken, bunların yarısı çocukken, işgal hala sürerken, Filistin’in acısını bir yerel seçim için istismar etmeyi zül addederim. Ayıptır, utançtır. Sizin de bu ferasetle hareket edeceğinize inanıyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chpli-oguz-kaan-salicidan-iyi-partililere-stratejik-davranma-cagrisi-chp-kazaninca-iyi-partili-dostlarimiz-da-kazanacak/feed/ 0
Saadet Partisi Kayseri Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mahmut Arıkan, adaylarla bir araya gelmek istediğini söyledi https://www.haber60.com.tr/saadet-partisi-kayseri-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-mahmut-arikan-adaylarla-bir-araya-gelmek-istedigini-soyledi/ https://www.haber60.com.tr/saadet-partisi-kayseri-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-mahmut-arikan-adaylarla-bir-araya-gelmek-istedigini-soyledi/#respond Thu, 28 Mar 2024 23:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24534 Saadet Partisi Kayseri Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mahmut Arıkan; “1 Nisan’dan sonra bütün adaylarımızla bir araya gelmek istiyorum. Belediye başkanı olduğum taktirde parti rozetimi çıkaracağım yakamdan. ‘Gelin x, y, z partisini bir kenara itelim, Kayseri hepimizin derdi, projeleriniz vardı fikir birlikteliği yapalım’ diyeceğim. Böyle bir şey hayalimde var, belki de bu Türkiye siyasetinde hiç olmamış bir şeydir” dedi.

gündeme dair açıklamalarda bulunan Arıkan; mitinglerin yasaklanması gerektiğini söyleyerek, “Mitinglerin artık yasaklanması gerektiğini düşünüyorum. En son geçen hafta cumhurbaşkanımız geldi bir miting yaptı. Günlerce hazırlıklar yapıldı, milyonlarca para harcandı. Görüntü kirliliği, gürültü kirliliği yapıldı. Nihayetinde 15 bin insanın katıldığı bir miting ortaya çıktı. Ezbere konuşulmuş, hava fotoğrafından söylemiyorum. Alanın metrekare hesabından söylüyorum. Teşkilatların motivasyonunu sağlıyorsa miting, cumhurbaşkanının Kayseri İl Teşkilatı’nı görevden alması gerekir. Sayısal sonuca baktığımızda böyle bir tablo ortaya çıkıyor. Ben orada Kayseri’ye ne kazandırdı, onu merak ederim. İlk defa oturdum bir miting dinledim. Cumhurbaşkanımızın uzun konuşması içerisinde Büyükkılıç’ın yapmış oluğu çalışmalardan hiç bahsetmedi, 20 yıllık iktidar boyutunda yapılan yatırımların rakamlarından bahsetti. Yeril seçim değil de genel seçim yapılıyormuş gibi bir metin vardı. akabinde Büyükkılıç’ı takip ettim neler söyleyecek diye. Büyükkılıç konuşması esnasında 4 projeden bahsetti. Ulaştırma Bakanlığı’nın projesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın projesi, Necmettin Erbakan Bulvarı ve üniversitede çocuklarımızın kirli çamaşırlarının yıkanması projesi. Mitingde benim notlarım bunlar oldu; sayıdır, yolların kapanmasıdır, şehrin kirlenmesidir bunları bir tarafa bırakıyorum. Kayseri’ye bu miting ne kazandırdı, sonuçta ülkenin cumhurbaşkanı geliyor ve bunlar karşınıza çıkıyor” dedi.

“Hızlı tren 2028’de gelecek”

Kayseri’ye Yüksek Hızlı Tren’in ne zaman geleceğini Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdukadir Uraloğlu’na sorduğunu ve 2028 cevabı aldığını aktaran Arıkan; “Son 10 yılda cumhurbaşkanımızın her mitingde dillendirdiği, bu mitingde dillendirmediği bir konu vardı. Hızlı tren meselesi. Her zaman bir tarihi verirdi ‘Kayseri’ye şu tarihte hızlı tren gelecek’ derdi, bu seçimde enteresan vermedi. ‘Yapıldı, devam ediyor’ dedi. Orada da benim bir araştırmam oldu bu şehrin bir vekili olarak hızlı trenin peşine düştüm. Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na sordum 23.11.2023 tarihinde Uraloğlu’na Kayseri’ye yüksek hızlı trenin ne zaman yapılacağını sormuşum; bakan bana de demiş ki; ‘Yozgat-Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Projesi’nin yapım çalışmasına başlanmış olup tamamlanma tarihi 2028’ şeklinde cevap verdi. siyasetçiyiz, net olmakta fayda var. Ağzımızdan çıkan belgeler, vakti geldiğinde önümüze konuyor. İnşallah yanılırım ama 2026’da bitmez bu proje. Geçtiğimiz yıllara baktığımızda söz verilen tarihte bitirirlerse öpüp başımıza koyarız. Arkadaşlarımız söz verdikleri tarihten öncesini işaret ediyor arkadaşlarımız. Bu da şehir adına üzücü bir durum” ifadelerini kullandı.

Yerel seçimlerin ardından başkan seçildiği taktirde bütün adaylarla bir araya gelmek ve Kayseri için fikir birliği yapmak istediğini aktaran Arıkan; “1 Nisan’dan sonra bütün adaylarımızla bir araya gelmek istiyorum. Belediye başkanı olduğum taktirde parti rozetimi çıkaracağım yakamdan. ‘Gelin x, y, z partisini bir kenara itelim, Kayseri hepimizin derdi, projeleriniz vardı fikir birlikteliği yapalım’ diyeceğim. Sonuçta kopyaladığınızda o işin ruhunu alamazsanız o proje olmuyor. Kim o projeyi ortaya koyduysa ondan dinlemeniz lazım. Böyle bir şey hayalimde var, belki de bu Türkiye siyasetinde hiç olmamış bir şeydir. Yani başkan seçiliyorsunuz, bütün adaylarla bir araya geliyorsunuz; ‘arkadaşlar ben başkanım ama gelin hep beraber bu şehrin geleceğine katkı sağlayalım’ diyorsunuz. Bu da benim bu şehir için bir hayalim” şeklinde konuştu.

“Hakkımı helal etmem”

Kendisi ile ilgili DEM Parti ile birlikte hareket edildiğinin söylendiği ve üzerine atılan iftiradan dolayı hakkını helal etmediğini de sözlerine ekleyen Saadet Partisi Kayseri Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mahmut Arıkan konuşmasını şöyle sürdürdü;

“14 Mayıs seçimleri öncesi İsveç’in NATO’ya alınıp alınmaması olayı vardı. Cumhurbaşkanı cumhuriyet Meydanı’ndaki mitingde en üst perdeden demişti ki ‘bu muhalefet var ya bu muhalefet iktidara gelecek olursa PKK destekçisi İsveç’i NATO’ya alacaklar. O İsveç var ya Kuranı Kerim’i yakan İsveç. Bunlar İsveç’in yanında olacaklar’ cümlesini kullandı. Adaylığımdan 1 hafta önce Ocak ayının son haftasıydı, telefonumdan partilerin önerileri geliyor. Bakıyorum; İsveç’in NATO’ya alınıp alınmaması noktasında bir görüşme teklifi var. Baktım; teklifi veren AK Parti Teşkilatı, ‘eyvah’ dedim. Oylamaya geçilecek, elektronik oylama talep ettik. Meclis başkanı kabul etti. Meclis başkanı ‘kabul edenler’ dedi; iktidar vekilleri tam kadro ‘tamam’ dediler, ‘kabul etmeyenler’ dedi; bir tek Kayseri’den Mahmut Arıkan kabul etmemiş. Ben bunu paylaşmak istiyorum hemşehrilerimle. Kim PKK destekçisi İsveç’in yanında durmuş, kim karşısında durmuş 10 vekilden. 10 Kayseri vekilinden 7 tanesi ‘evet’ oyu vermiş. AK Parti ve MHP’li milletvekili arkadaşlarımız PKK dostu İsveç’in NATO’ya alınmasına ‘evet’ demiş. Bir tek ben NATO’ya alınmamasına oy vermişim. Ben bunu gururla anlatmak istiyorum. Şimdi bakıyorum geçen gün iktidar partili milletvekili arkadaşımız bir ilçede iftar sofrasında ‘Saadet Partili vekiller DEM Partisiyle hareket ediyor’ diyorlar. Bana bir tane veri söyle Allah aşkına, hangi ifademden dolayı böyle bir yakıştırma yaptınız? Ben verileri paylaşıyorum; siz PKK destekçisi İsveç’in NATO’ya girmesine ‘evet’ oyu verdiniz. Siz de bir şey koyun ortaya deyin ki; ‘Mahmut Arıkan DEM ile beraber hareket ediyor’. İftara gelen kaç kişi varsa onların kafasında soru işareti oluşturmaya yönelik ifadeler kullanıyorsunuz, ben buna üzülüyorum. Akşama kadar oruç tutuyorsunuz, Allah’ın rızasını kazanmaya gayret gösteriyorsunuz, iftarınızı açıyorsunuz, belki o arada akşam namazını kılıyorsunuz ama namazdan sonra iftira atıyor, kul hakkına giriyorsunuz. İki büyük günahtan biri kul hakkı. Bana bu cümlenizden dolayı hakkımı helal etmem. Niye bana iftira atıyorsunuz? üzüldüğüm hususlardan bir tanesi.” – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/saadet-partisi-kayseri-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-mahmut-arikan-adaylarla-bir-araya-gelmek-istedigini-soyledi/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: İnşallah çok kısa sürede ilçelerimize doğalgaz gelecek https://www.haber60.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-insallah-cok-kisa-surede-ilcelerimize-dogalgaz-gelecek/ https://www.haber60.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-insallah-cok-kisa-surede-ilcelerimize-dogalgaz-gelecek/#respond Thu, 28 Mar 2024 22:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24488 Kastamonu’nun Ağlı ilçesinde vatandaşlara seslenen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Doğalgazın sadece Ağlı’ya değil, olmayan diğer ilçelere de gelmesini ben yakından takip ediyorum. İnşallah çok kısa sürede ilçelerimize doğalgaz gelecek” dedi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kastamonu’nun Ağlı ilçesinde AK Parti tarafından düzenlenen mitingde vatandaşlara seslendi. 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri için vatandaşlardan destek isteyen Bakan Yumaklı, Kastamonu’nun doğalgaz olmayan ilçelerinde çalışmaların başlatılması için sürecin takipçisi olacağını belirtti. 28 Mart 2023 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından yerel seçimlere hazırlanmak için çalışmalara başladıklarını belirten Bakan Yumaklı, “İlk günden itibaren, 28 Mayıs’ın bir sonraki gününden itibaren 31 Mart’a, Türkiye’nin ikinci yüzyılını inşa etme adına, yerel yönetimleri de buna dahil etmek üzere çalışmalara başladık. Çok kıymetli yol arkadaşlarımız, dava arkadaşlarımız bununla ilgili gece gündüz çalıştınız. Özellikle hanım kardeşlerime teşekkür ediyorum. Kadın kolları her yerde bizim partimizin mutlak surette en sağlam gücü olmuştur. Yine gençlik kollarımız enerjileriyle destek vermiştir. Ana kademede görev yapan kardeşlerimiz, gönül verenlerimiz hep birlikte gerçek belediyeciliğin AK Parti belediyeciliği olduğunun da şuurunda. Bu toprakların bakanı olarak da benim bununla alakalı tahayyüllerimi de gözeterek inşallah birkaç gün sonra sandığa gidecekler. Burada önemli olan şey ne? Önemli olan Kastamonu’nun 19 ilçesinin ve merkez ilçenin benim mensubu partinin adayları tarafından kazanılması. Bu hakikaten son derece önemli. Kastamonu’nun bundan sonraki gelecek tahayyülü ile alakalı, yapacağı projelerle alakalı önemli” dedi.

“İnşallah çok kısa sürede ilçelerimize doğalgaz gelecek”

Kastamonu’da yapılması gereken tüm projeleri takip edeceğini belirten Yumaklı, “Doğalgaz artık bir lüks değil, olması gereken bir husus. Özellikle hanımefendilerin bunu beklediğini biliyoruz. Doğalgazın sadece Ağlı’ya değil, olmayan diğer ilçelere de gelmesini ben yakından takip ediyorum. İnşallah çok kısa sürede ilçelerimize doğalgaz gelecek. Çok önemli, çünkü bildiğim kadarıyla burada altyapı çalışması hiç yok. Bununla alakalı da ben kendim Kastamonu’nun diğer konuları olduğu gibi bunları da takip edeceğim. Başka bir takibim daha var. Şimdiden söyleyeyim. Siz Bülent Başkanı seçtiğiniz andan itibaren onları da takip etmeye başlayacağım” diye konuştu.

“Ağlıdan öyle ses gelsin ki İstanbul bile duysun”

Vatandaşlardan İstanbul’daki yakınlarını AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’a oy vermeleri için ikna etmelerini isteyen Bakan Kurum, “Benim bir istirhamım da şu olacak. İstanbul’da ikinci nüfusuz. Bütün ilçelere hemen hemen gitmeye çalıştım, oradaki derneklerimizle bir araya geldim, Kastamonulu kardeşlerimizle hemhal olduk. Onlara dedim ki ‘Kastamonu’da eşinizi, dostunuzu arayın, benim mensup olduğum partinin adaylarının bu seçimden en iyi oyla çıkması için onlara mutlak suretle bunu yapmaları gerektiğini söyleyin’ dedim. Onlar da bunu kabul ettiler. Şimdi tersini söyleyeceğim. İstanbul’da eşimizi, dostumuzu arayarak orada yine benim mensup olduğum partinin adayı olan Murat Kurum’a oylarını vermelerini, onun da aynı şekilde Bülent Başkan gibi İstanbul’a hizmet etmesi için, o icazeti vermeleri için söz istiyorum. Sizlerden de bununla ilgili söz istiyorum. Biz gittikten sonra telefonlara sarılıp İstanbul’un hangi ilçesinde olursa olsun eşinizi, dostunuzu, çoluğunuzu, çocuğunuzu arayıp Murat Kurum’a oy vermeleri için söz veriyor musunuz? Ağlıdan öyle ses gelsin ki İstanbul bile duysun” şeklinde konuştu. – KASTAMONU

]]>
https://www.haber60.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-insallah-cok-kisa-surede-ilcelerimize-dogalgaz-gelecek/feed/ 0
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: Ekrem İmamoğlu PKK’nın adayıdır https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-yalcin-ekrem-imamoglu-pkknin-adayidir/ https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-yalcin-ekrem-imamoglu-pkknin-adayidir/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:33:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24454 Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, “Ekrem İmamoğlu CHP’den çok Kandil’in, PKK’nın siyasi acentesinin adayı konumundadır” dedi.

Yalçın, 3 gün sonra yapılacak olan 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Yalçın, MHP olarak toplumda ağır basan siyasi eğilimin demokratik tercihe hürriyet, barış ve meşruiyet içinde yansımasının vazgeçilmez öncelikleri olduğunu ifade ederek, hiçbir caydırıcı unsurun, vesayetin, baskı unsurunun milli irade önüne çıkmasına tahammülü olmadıklarını kaydetti. Yalçın, paylaşım ve bölücülük hedefleyen hiçbir kurumun, kuruluşun veya odağın Türk siyasetine hakim olmasına müsaade edilmeyeceğini vurguladı.

“‘Al takke ver külah’, ‘Al papazı ver kızı’ diyerek belediye başkanlıklarını paylaşanları ibretle seyretmekteyiz”

AK Parti ile MHP’yi Cumhur İttifakı bünyesinde birleştiren ve Türkiye Yüzyılı ortak hedefinde buluşturan unsurun aynı milli miras olduğunun altını çizen Yalçın, “Hal böyle iken yerel seçimler dolayısıyla bazı siyasi parti ve ahfillerde bölücülerle ‘Al takke ver külah’, ‘Al papazı ver kızı’ diyerek belediye başkanlıkları ve belediye meclis üyelikleri paylaşanları milletimizle birlikte ibretle seyretmekteyiz” ifadelerini kullandı.

“Bunlar, mübarek Ramazan ayına rağmen iştiha ve ihtiraslarına gem vurmamıştır”

CHP’nin Cumhur İttifakı’nın sözcülerine ve temsilcilerine laf yetiştirerek açığa düşmeme çabası içerisinde olduğunu kaydeden Yalçın, sözlerine şöyle devam etti:

“Diğer yandan da mukadderatını bağladığı bölücü terör örgütünün siyasi kanadına çıtını çıkaran partililerle belediye başkanı adaylarına ayar vermekle meşguldür. Bunlar, mübarek Ramazan ayına rağmen iştiha ve ihtiraslarına gem vurmamıştır.”

“Ekrem İmamoğlu CHP’den çok Kandil’in, PKK’nın siyasi acentesinin adayı konumundadır”

Yerel seçimler dolayısıyla başta İstanbul ve Ankara olmak üzere mega kentler üzerinden deveran eden siyasi atışmaların daha çok öne çıktığına dikkati çeken Yalçın, “Mesela İstanbul’da kazanması için tavşan adaylarla halkın aldatılmaya çalışıldığı ve bölücü terör örgütünün açıkça destek verdiği Ekrem İmamoğlu, AK Partili belediyenin başlatıp hükümetin destek verdiği bütün projeleri sahiplenmiş durumdadır. İmamoğlu, bu arada PKK’nın siyasi kanadının tam desteğini almak için çırpınmakta, bu yüzden DEM Parti’yi eleştirmeye kalkan CHP’lileri tehdit edip, onlara hışımla parmak sallamaktadır. Ekrem İmamoğlu CHP’den çok Kandil’in, PKK’nın siyasi acentesinin adayı konumundadır. CHP DEM’le eklemlenip artık CH(P)KK adını almış, Ekrem İmamoğlu da Ek-DEM İmamoğlu olmuştur” dedi.

“Artık istikametini yitirmiş olan CHP’nin yeni siyasi kıblesi de Kandil’dir”

“İmamoğlu’nun belediyecilikte parmak ısırtan inşa ve kentsel dönüşüm hizmetlerinin son evresi ise balya balya para kulesidir” diyen Yalçın, “PKK yalnızca terör örgütünün kısaltması değildir. Bu baş harflerin CHP zaviyesinden bir başka açılımı da para kulesi kepazeliğidir. Artık istikametini yitirmiş olan CHP’nin yeni siyasi kıblesi de Kandil’dir. CHP, güneşi zapt etme iddiasından vazgeçip Kandil’in kör ışığına fit olmuştur” ifadelerini kullandı.

“Ankara’da geçen 5 yılda sorunlar çözülmemiştir”

Ankara’da halkın gözünün boyanmaya çalışılarak şarlatan belediyecilik sergilendiğini kaydeden Yalçın, “Geçen beş yılda başkentte özgün projelerle bir santimetre bile metro inşa edilmemiş, hiçbir büyük altyapı sorunu çözülmemiştir. Ancak önceki dönemde başlayıp sürdürülen projelere çullanılmıştır” dedi.

“Milletin umudu Cumhur İttifakı’nın adaylarında ve göz dolduran projelerinde”

Milletin umudunun Cumhur İttifakı adaylarında ve göz dolduran projelerinde olduğunu belirten Yalçın, “İstanbul’da devasa projeler ve muhteşem dönüşüm planlarıyla halkın karşısına çıkan Murat Kurum ile Ankara’da başkente yakışır çok sayıda projeyle parlayan Turgut Altınok, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın adayları olarak iki büyük ilimizdeki seçmen çoğunluğunun radarındadır” açıklamasında bulundu. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-yalcin-ekrem-imamoglu-pkknin-adayidir/feed/ 0
Yaşar Üniversitesi Hukuk Topluluğu, TBMM Simülasyonu Gerçekleştirdi https://www.haber60.com.tr/yasar-universitesi-hukuk-toplulugu-tbmm-simulasyonu-gerceklestirdi/ https://www.haber60.com.tr/yasar-universitesi-hukuk-toplulugu-tbmm-simulasyonu-gerceklestirdi/#respond Thu, 28 Mar 2024 07:33:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24383 Yaşar Üniversitesi Hukuk Topluluğu, 5 gün boyunca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) simülasyonunu gerçekleştirdi. Çeşitli üniversitelerden etkinliğe katılan öğrenciler, sanal partilere mensup milletvekilleri rolüyle kanun teklifleri sundu ve meclisin ilerleyiş sürecini deneyimledi.

Yaşar Üniversitesi Hukuk Topluluğu ile Adalet, Demokrasi ve Hukuk Orijinli Çalışmalar (ADHOC) Derneği, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) simülasyonunu deneyimledi. Selçuk Yaşar Kampüsü’nde Anayasa’nın yasama organına ilişkin hükümlerini anlayıp yasa yapım sürecine tanık olarak TBMM’deki yasa tekliflerini, meclis içtüzüğü uyarlanarak gerçekleştirilen 5 günlük simülatif bir etkinlik geçekleştirildi. Simülasyonda çalıştay, grup toplantıları, komisyon toplantıları ve genel kurul görüşmeleri yapıldı. Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri ve İzmir’deki üniversitelerin hukuk fakültelerinde öğrenim gören öğrenciler, simülasyonda parti gruplarına göre ayrıldı. Senaryo gereği yapılan seçimin ardından meclisin ilk oturumunda divan başkanı ve üyeleri seçildi. Ardından tüm aday vekiller yemin ederek vekilliğe hak kazandı. Meclisteki hararetli oturumları aratmayan simülasyonda öğrenciler, meclis ve milletvekilliği deneyimi yaşadı.

Gerçek meclis deneyimi

Yaşar Üniversitesi Hukuk Topluluğu Başkanı, Meclis Simülasyonu Organizasyon Başkanı aynı zamanda İzmir’de eğitim veren tüm hukuk fakültelerinden öğrencilerin bir araya gelmesi için kurulan Lawment Derneği Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi olan Dilan Beğtaş, “Topluluğumuz bu sene kurulan ve uluslararası alanda da söz sahibi olmak istediğimiz Lawment Derneği’nin kurucu yönetim kurulu üyesi oldu. Lawment Derneği’nde tanıştığım ADHOC Derneği Başkan Yardımcısı Metehan Kesikparmak ile farklı üniversitelerde düzenlenen Meclis Simülasyonu Etkinliği’ni üniversitemizde başarıyla gerçekleştirdik” dedi.

Milletvekili oldular

Meclis simülasyonuna katılmanın kişisel ve akademik gelişimine büyük katkı sağladığını belirten Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi birinci sınıf öğrencisi ve etkinlik gereği rol olarak Sosyalistlerden milletvekilliği görevini canlandıran Yağmur Eslem Atmaca, “Simülasyon, meclis içinde demokratik süreçleri ve karar alma mekanizmalarını daha yakından anlamama imkan sağladı. Bu deneyimi, gelecekteki kariyerimde ve kişisel hayatımda benim için çok değerli bir hazine olarak görüyorum” dedi.

Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi birinci sınıf öğrencisi olan ve rol gereği Liberal Parti’den bir milletvekilini canlandıran Deren Güçlü, “Meclis simülasyonu sayesinde yasama organının nasıl işlediğini çok keyifli bir şekilde deneyimlemiş olduk. Belki de simülasyona birlikte katıldığımız arkadaşlarımızla ileride bir gün yollarımız TBMM’de kesişebilir” diye konuştu.

Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi birinci sınıf öğrencisi olan sınıf arkadaşı gibi Liberal Parti’ye mensup bir milletvekilini canlandıran Enes Avcı, görüşlerini şu sözlerle dile getirdi, “Katıldığım etkinlikler arasında bana gerçekten katkısı olduğunu gözlemlediğim, farklı fikirlere sahip insanlarla tartıştığım, yeni şeyler öğrendiğim eşsiz bir deneyimdi.”

Bakırçay Üniversitesi Hukuk Fakültesi üçüncü sınıf öğrencisi olan ve etkinliğin senaryosu gereği Cumhuriyetçiler Partisi’nde parlamenter ve Grup Sözcüsü görevini canlandıran Efekan Çakır ise “Bir hafta boyunca süren ‘Yaşar Üniversitesi Meclis Simülasyonu’ etkinliğinde grup toplantılarında, komisyon toplantılarında ve kanaatimce etkinliğin en güzel ve can alıcı noktası olan genel kurulda dolu dolu anlar yaşadık. Farklı düşüncelerdeki partileri temsil ettiğimiz bu süreçte salonda bazen kahkahalar atıldı bazen biraz tansiyon yükseldi ama günün sonunda aynı ülkede yaşayan farklı fikirlere sahip gençler olarak ilgili kanun tekliflerini gerekçeleriyle beraber tartışmanın ve sonuca ulaştırmanın haklı gururunu yaşadık” diye konuştu. – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/yasar-universitesi-hukuk-toplulugu-tbmm-simulasyonu-gerceklestirdi/feed/ 0
Murat Kurum: İstanbul’u sorunlarından kurtarmak için geliyoruz https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulu-sorunlarindan-kurtarmak-icin-geliyoruz/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulu-sorunlarindan-kurtarmak-icin-geliyoruz/#respond Thu, 28 Mar 2024 04:57:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24337 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, sahada gördüğü motivasyonun seçimi açık ara kazanacakları yönünde olduğunu belirterek, “İnşallah 31 Mart akşamı bize gönül veren tüm kardeşlerimizle İstanbul’un sorunlarını çözmek üzere inşallah liyakatli kadrolarla geliyoruz.” dedi.

Kurum, Habertürk ekranında canlı yayınlanan Seçime Doğru Özel programında Esra Toptaş ve Fevzi Çakır’ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Seçime son günler kala strateji planın ne olduğu sorulması üzerine, yaklaşık 90 gündür projelerini, hedeflerini anlattığını, 4 gün sonra sandığa gidileceğini ve çalışılacak 3 gün kaldığını anımsatan Kurum, vatandaşın sandıkta eserden, hizmetten, sağlam adamlardan yana tavrını koyacağını düşündüklerini, umduklarını ve sahada da böyle hissettiklerini dile getirdi.

Murat Kurum, “Kazanıyor musunuz?” sorusu üzerine, sahaların anketin en güzel görüntüsü ve seçimin dili olduğunu belirterek, “Benim sahada gördüğüm motivasyon; bizim açık ara kazanacağımız. İnşallah 31 Mart akşamı bize gönül veren tüm kardeşlerimizle İstanbul’un sorunlarını çözmek üzere inşallah liyakatli kadrolarla geliyoruz.” ifadesini kullandı.

Aleyhine ve lehine birçok anket bulunduğunu aktarılan Kurum, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Manipüle edilen anketler de var. Bunu da doğru bulmuyorum. Bütün anket firmaları 14-28 Mayıs’ta farklı konuşuyorlardı. Hatta bugünkü CHP’li yönetim çıktı, ‘Biz kazandık, öndeyiz.’ gibi manipülasyonlar yaptılar, yine yapacaklardır. Buradan da milletimizi, bu noktada sandık görevlilerimizi uyarmak istiyorum. Son ana kadar biz orayı terk etmeyeceğiz, etmemeliyiz. Çünkü aynı manipülasyonu yine yapacaklar. Çünkü bunların algı siyasetinden başka milletimize sunabilecekleri hiçbir şey yok. Sürekli algı, bahane.”

İBB Başkan adayı Kurum, kendilerinin de anket yaptırdığına işaret ederek, “Bizim ölçümlerimizle 1,7 puan farkla kazanacağız.” dedi.

Seçim çalışmalarının son günlerinde, küskün, dargın ya da protesto amacı güden seçmene dönük özel bir stratejisi olup olmayacağı ve bu kitlenin ne yoğunlukta olduğu sorulan Kurum, kararsız seçmenin çok fazla olmadığını, 4-5 puan denilebilecek bir kararsız seçmen bulunduğunu, neticede 31 Mart akşamı seçimi kazanacaklarını ve İstanbul’a hizmet etmek üzere göreve geleceklerini söyledi.

“Cuma ve cumartesi günü ilçe mitinglerimiz olacak”

Seçimden önceki son 3-4 günde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’a gelerek ilçe bazında ziyaretleri olup olmayacağı sorulan Kurum, her seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilçelerde mitingler yaptığını, sandıkla alakalı motivasyon için vatandaşla buluştuğunu anlattı.

Kurum, “Cuma ve cumartesi günü bu tarz ilçe mitinglerimiz olacak. Arkadaşlarımız, teşkilatlarımız hazırlıyor. Anadolu ve Avrupa yakasında 6-7 ilçede inşallah mitinglerimiz olacak.” bilgisini verdi.

“Ekrem Bey’in mal varlığını gizlemeye gösterdiği özeni İstanbul’a göstermediğini görüyoruz”

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mal varlığı beyanının ardından 3 villaya ilişkin bir tespitin kamuoyuna yansıması üzerine, “Villalar kişisel mal varlığım değil, şirketimizin üzerine.” açıklamasını yeterli bulup bulmadığı sorulan Kurum, şunları kaydetti:

“Ekrem Bey’in mal varlığını gizlemeye gösterdiği özeni İstanbul’a göstermediğini görüyoruz. Mal varlığı vermeden önce farklı bir beyan, 3 gün sonra bir bakıyorsunuz 1,5 milyar liralık Boğaz’a nazır villalar çıkıyor. Niye insan mal varlığını gizler? ‘Şeffaf olacağız, haktan, hukuktan, adaletten yana olacağız.’ deyip, meydanlarda vatandaşımıza bu vaatleri verip, sonra da bu konuda şeffaf olamıyorsanız, şöyle dönüp aynaya bir bakmak lazım. ‘Ben İstanbulluları 5 yıldır kandırıyorum, kandırmaya devam edeceğim.’ Yok öyle yağma. Siz İstanbulluları kandırdınız, yalan söylediniz ama artık 31 Mart’ta bunun hesabını sandıkta milletimiz size soracak.”

“Ekibi para kulelerini yapıyor, öbürü mal varlığını kaçırıyor”

İBB Başkan adayı Murat Kurum, mal varlığı tartışmasının ve para sayma görüntülerinin seçmen üzerinde direkt etkisi olup olmayacağına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Mal beyanında bile İstanbulluları kandıran bir belediye başkanı, ilgisini mal beyanında gizlemek için o kadar güzel çaba sarf edip, gizlemek adına bir uğraşı sergileyen belediye başkanı, aynı uğraşıyı İstanbul’un 5 yılında sergilemedi. Sizce etkilemez mi? Vaatlerini hatırlamıyorsun, 5 yıllık süreçte algı, sürekli bahane, sürekli dedikodu, sürekli oraya buraya laf yetiştirme, yok ‘Topunuz gelin.’ Kimsenin sana toplu geldiği yok. Kendi kendini büyütmeye kalkma. Senin masken düştü. Yaptığın siyasetin artık herkes nezdinde ne olduğu net bir şekilde ortada.”

Para sayma görüntüsü hakkında Kurum, “Parti il binasını almayı beceremeyen bir partiden bahsediyoruz. Günlerdir kamuoyuna net bir şekilde açıklama yapamadılar. Altı üstü bir tane il binası alacaksınız. Sonuçta parti devlet yardımı alıyor mu, alıyor. Alırsınız, faturalandırırsınız, değerini gösterirsiniz, gerçek değer üzerinden alırsınız, tapusunu devredersiniz partinin üzerine, il binası mı yapacaksınız, ilçe binası mı yapacaksınız, yaparsınız. Bakıyorsunuz, orada CHP’li belediye başkanına yakın isimler parti binasında biri oradan geliyor, biri oradan gidiyor, saatlerce para sayıyorlar, balya balya kuleler yapıyorlar. Bunların uğraşısı, ekibi bu para kulelerini yapıyor, öbürü mal varlığını kaçırıyor.” şeklinde konuştu.

“Her zaman milletimizin feraseti galip gelmiştir, yine gelecek”

İstanbul’da Yeniden Refah Partisi seçmeni özelinde değerlendirmeleri sorulan Kurum, Yeniden Refah Partili seçmenin geniş bir perspektifte düşünüp değerlendirdiğinde oyunun kime yarayıp yaramayacağını, CHP’li belediyecilik anlayışının ne olduğunu en iyi bilen seçmen olduğunu söyledi.

Murat Kurum, Yeniden Refah Partili seçmenin iradelerini ülkenin geleceğinden yana, Murat Kurum’dan yana net bir şekilde ortaya koyacağını belirtti.

“Son düzlükte AK Parti ve Yeniden Refah Partisi arasında yumuşama yaşanabilir” şeklinde analizler yapıldığına işaret edilerek, değerlendirmesi sorulan Kurum, “Bizde bir gerginlik yok.” yanıtını verdi.

Kurum, “Yeniden Refah Partisi ile mevcut durumu değiştirebilecek bir temas var mı? Düşünür müsünüz görüşmeyi?” sorularını ise “Herhangi bir temas yok. Biz her zaman herkesle görüşürüz, niye görüşmeyelim. Burada sadece liderler, yöneticiler bu işe karar vermiyor. Milletimizin de bir takdir yetkisi var. İşin sonunda oyunun kime yarayıp yaramayacağını düşünebilecek kadar basiretli, ferasetli bir milletimiz var. Bunu her seçimde de göstermiştir. Şöyle geriye dönüp bakın, her zaman milletimizin feraseti galip gelmiştir, yine gelecek.” şeklinde cevapladı.

“İstanbul’un hem başkanı hem kardeşi hem evladı olacağım, bunun sözünü veriyorum”

“Büyük İstanbul Depremi Anketi”ni değerlendiren Kurum, deprem riskine dikkati çekerek, “Bunu bile bile buna dair çözüm ortaya koymayacaksınız, şu an İBB yönetiminin yaptığı budur, görmezden geliniyor. Böyle vahim bir durum söz konusuyken en azından elinden gelen gayreti gösterirsin, sana düşen budur.” dedi.

Kurum, yarın düzenleyecekleri “İstanbul İçin Hızlı ve Sağlam Adımlar, İlk 6 Ay ve 1 Yıllık Acil Eylem Planı Lansmanı”na değinerek, bu çalışmalar neticesinde İstanbulluların gündeminden birçok sorunu çıkaracaklarını söyledi.

İstanbul’da 9 bin sokağa şu anda ambulans ve itfaiye giremediğine dair verinin hatırlatıldığı Kurum, “Bunu biliyoruz ama buna ilişkin hiçbir tedbir almıyoruz. Buna ilişkin tedbiri almayan bir yönetim sandıkta nasıl olacak da milletin tekrar iradesine, teveccühüne mazhar olacak?” sorusunu yöneltti.

Kurum, ilgileri, alakaları, tecrübeleri ve birikimleriyle İstanbullularla birlikte çok güzel bir ilişki kuracaklarının altını çizerek, sözlerini şöyle tamamladı:

“31 Mart’ta İstanbul’un hem başkanı hem kardeşi hem evladı olacağım, bunun sözünü veriyorum. Beni sokakta görecekler, beni Saraçhane’de makamında oturup farklı gündemler peşinde koşarken görmeyecekler. İstanbul’un projelerine, İstanbul’un sorunlarına odaklanacağız. Deprem riskini, ulaşım çilesini ortadan kaldıracağız. İnsanlarımızın mutlu olacağı bir İstanbul hayal ediyoruz, bu hayali de 31 Mart’ta tüm İstanbullularla birlikte gerçekleştireceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulu-sorunlarindan-kurtarmak-icin-geliyoruz/feed/ 0
Buğra Kavuncu: İYİ Parti olarak hür ve müstakiliz https://www.haber60.com.tr/bugra-kavuncu-iyi-parti-olarak-hur-ve-mustakiliz/ https://www.haber60.com.tr/bugra-kavuncu-iyi-parti-olarak-hur-ve-mustakiliz/#respond Thu, 28 Mar 2024 04:00:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24291 İYİ Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Buğra Kavuncu, ” Afyon’daki belediye başkan adayına aslan kesilen buradaki belediye başkanı (Ekrem İmamoğlu), Adana belediye başkan adayının ‘Taş Mekteplilerle bizim işimiz olmaz’ lafına niyeyse sağır ve dilsiz oldu, lal kesildi. Onun için bütün bunları gördükten sonra diyorum ki iyi ki hür ve müstakil olmak kararı almışız.” dedi.

Esenyurt’ta STK temsilcileri, kanaat önderleri ve muhtarlarla iftarda bir araya gelen Kavuncu, artık herhangi bir ittifakın yandaşı ya da paydaşı olmayacaklarını söyledi.

Kavuncu, CHP’nin Afyonkarahisar Belediye Başkan adayı Burcu Köksal’ın “Belediyeyi DEM Parti ile yönetmeyeceği” yönündeki açıklaması üzerine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “Böyle bir kişiye bizim partimizde yer yoktur.” diyerek, Köksal’ı çok ağır bir şekilde eleştirdiğini dile getirdi.

Bir hafta sonra bu kez CHP Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Zeydan Karalar’ın “Taş medresede yetişenler bizim kardeşimiz olamaz” şeklinde açıklama yaptığını anımsatan Kavuncu, İmamoğlu’na eleştiride bulunarak, “Afyon’daki belediye başkanına aslan kesilen buradaki belediye başkanı, Adana belediye başkan adayının ‘Taş mekteplilerle bizim işimiz olmaz’ lafına niyeyse sağır ve dilsiz oldu, lal kesildi. Onun için bütün bunları gördükten sonra diyorum ki iyi ki hür ve müstakil olmak kararı almışız.” diye konuştu.

Hür ve müstakilin ne demek olduğuna açıklık getiren Kavuncu, “Biz artık herhangi bir ittifakın yandaşı, paydaşı olmayacağız. Yani bir yerden koptuk, bir başka yere gidiyor diye bize bazen soru soranlar, sitem edenler oluyor. Biz iki tarafa da itiraz eden, iktidara muhalefet eden ama 20 yıldır da bu iktidarı devirememiş, sandık yoluyla yenememiş ana muhalefetin de hatalarını görüyor, bunu da zaman zaman eleştiriyoruz. Ana muhalefet dediğiniz de belediyeler eliyle belli bir alanı yönetiyor.” ifadelerini kullandı.

Kavuncu, iktidar ve ana muhalefet partisinin Türkiye’ye vereceği hiçbir şey kalmadığını, bu iki partinin Türkiye’deki problemleri çözebilme kapasitesinin bittiğini ileri sürdü.

Projelerini anlattı

İBB Başkanı seçilmesi durumunda kendisi için İstanbul’da ilk ve en öncelikli konunun deprem olduğunu belirten Kavuncu, ikinci sırada ulaşım problemine, üçüncü olarak da sosyal belediyeciliğe öncelik vereceğini bildirdi.

29 başlıkta ele aldığı projeleri arasında barınma ve düzensiz göç sorunlarına da öncelik vereceğini belirten Kavuncu, şunları kaydetti:

“Bir kere öyle, bir mahallenin tamamını siz kafanıza göre Arapça veya başka tabelalarla dolduramazsınız. Biz tamamını Türkçeye çevireceğiz. Burası Türk’ün yurdu, Türkçe olacak. Yönetmelikte, yasamızda var. Ben bunu söyleyince bir grup ayağa kalktı. Gidin Almanya’ya, yapın bakayım burada yaptığınızı ya da gidin Suriye’ye, Suriye’nin herhangi bir mahallesinde, bütün mahallede Türkçe tabela asın bakayım ne yapıyorlar sizi? Bu kadar devlet, millet, vatandaşlık şuurundan uzak bir anlayış olamaz. Ne Murat Kurum’un ağzından ne Ekrem İmamoğlu’nun ağzından ben bu düzensiz göçle ilgili tek bir cümle duymadım.”

Esenyurt’un en büyük probleminin de düzensiz göç olduğunu vurgulayan Kavuncu, “Artık esprilere konu oldu. ‘Dünyayı gezmek istiyorsan hiç masraf etme, git Esenyurt’ta, iki gün dolaş’ diyorlar. Hakikaten o kadar olmuş. Mahalleler gettolaşmış.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bugra-kavuncu-iyi-parti-olarak-hur-ve-mustakiliz/feed/ 0
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici: Türk milleti teröristlere karşı sabrını taşırmaz https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-turk-milleti-teroristlere-karsi-sabrini-tasirmaz/ https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-turk-milleti-teroristlere-karsi-sabrini-tasirmaz/#respond Thu, 28 Mar 2024 03:54:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24287 Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Avrupalı ülkelerin kendilerini koruyup kollamasından cesaret alan teröristler şunu bilsinler ki biz Türklerin de bir sabrı vardır. Sabrımızı taşırırlarsa nerede olurlarsa olsunlar, isterse Belçika’da, isterse Almanya’da, isterlerse de Kandil’de de olsalar, Türk milletinin her bir ferdi onları bulur ve ihanetlerinin bedelini er ya da geç bir gün ödetir.” dedi.

BBP Eskişehir İl Başkanlığı tarafından kentteki bir düğün salonunda düzenlenen iftar programında konuşan Destici, İsrail’in, Gazze’de 35 bin masum insanı katlettiğini söyledi.

İsrail’in Gazze’de bir orduyla ve silahlı güçle savaşmadığını belirten Destici, “Kadınları, çocukları, yaşlıları ve masumları katlediyor. 2 gün öncesine kadar Birleşmiş Milletler bir karar alamadı. Nihayetinde 2 gün önce Amerika Birleşik Devletleri sessiz kaldı, veto hakkını kullanmadı. Şartsız ateşkese ‘evet’ demedi ama en azından veto etmedi. Birleşmiş Milletlerde 5 daimi ülkenin veto hakkı var. Bunlar veto ettiğinde geriye kalan yüzlerce ülke ‘evet’ dese de o karar oradan çıkmıyor.” diye konuştu.

Birleşmiş Milletlerin İsrail’e ve Hamas’a tam kesintisiz, şartsız ateşkes çağrısında bulunduğunu dile getiren Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Katil ve terörist İsrail, bunu kabul etmediği gibi bir milletvekili, bir sözcüsü ne diyor? ‘Ramazan ayı, Filistinlileri, Gazzelileri öldürmek için en uygun zaman. Çünkü onlar ramazanda aç kalıyorlar, yorgun düşüyorlar.’ diyor. Bunlar böyle insanlık dışı yaratıklar, böyle ahlak dışı yaratıklar. Onlar ve dünyadaki bütün zalimler şunu bilsinler ki bu kalplerde iman ateşi yandığı sürece dünyada İslam da Müslümanlar da Türkler de var olacak ve elbet bir gün adaleti getirecektir.”

Hain ve katil PKK terör örgütünün Türkiye’nin sınırları dışında saldırılar düzenlediğini ifade eden Destici, “Son birkaç gün içinde bu sefer de Avrupa’da önce Belçika’da daha sonra Almanya’da Türklere karşı, Türk vatandaşlarına karşı milliyetçi, maneviyatçı, yapılarımıza karşı ve konsolosluklarımıza karşı saldırılar düzenlediler. Öncelikle bu saldırıları lanetliyoruz. Elbette ki devletimiz, hükümetimiz, Dışişleri Bakanlığımız, Büyükelçiliklerimiz, konsolosluklarımız gerekli adımları atıyor. Onlara orada hadlerini bildiren kardeşlerimiz de var. Onlarla da gurur duyuyoruz. Onları da tebrik ediyoruz. Avrupalı ülkelerin kendilerini koruyup kollamasından cesaret alan teröristler şunu bilsinler ki biz Türklerin de bir sabrı vardır. Sabrımızı taşırırlarsa nerede olurlarsa olsunlar, isterse Belçika’da, isterse Almanya’da, isterlerse de Kandil’de de olsalar, Türk milletinin her bir ferdi onları bulur ve ihanetlerinin bedelini er ya da geç bir gün ödetir.” dedi.

Destici, PKK yandaşlarını koruyan Avrupa ülkelerine seslenerek şöyle konuştu:

“Bakın, Rusya’da yaşananları gördük. Biz, terör kimden gelirse gelsin, kime karşı yapılırsa yapılsın lanetliyoruz. Rusya’daki terör saldırısını da lanetliyoruz. Orada ölen insanlar için de üzgünüz. Çünkü onlar da masum insanlar. Onların ailelerine de taziyede bulunuyoruz. Rusya’ya da bir şey söylüyoruz; yıllardan beri PKK terör örgütünü destekledin. Şu anda PYD, YPG’yi destekliyorsun. Moskova’da PKK’nın, PYD’nin büroları var. Eğer ülkende terör saldırısı istemiyorsan teröre karşı her zaman ortak mücadele… Avrupa ülkelerine de sesleniyoruz; bugün terörü kolluyorsunuz ama yarın namluları size döndüğünde, bombaları sizin ülkenizde patladığında aklınız başınıza gelir. O zaman geç kalırsınız. Onun için Türkiye’nin uyarılarını dikkate alacaksınız. Teröre karşı Türkiye’nin yanında işbirliği ve mücadele yapacaksınız.”

31 Mart yerel seçimleri öncesi CHP başta olmak üzere bazı siyasi partilerin terör örgütünün uzantılarıyla İstanbul başta olmak üzere Mersin’de ve başka şehirlerde ‘kent uzlaşısı’ adı altında işbirliği yaptıklarını söyleyen Destici, “Bunları reddediyoruz ve Cumhuriyet Halk Partisinin aklı başında olan yöneticilerine diyoruz ki ‘Buna dur’ deyin. CHP’nin tabanına diyoruz ki ‘Bakın teröristlerle işbirliği yapanlar sizin temsilcileriniz olamaz. Onların her şartta, her dediklerini kabul etmeyin ve buna karşı çıkın ve teröristlerle işbirliğini, terör uzantılarıyla işbirliğini reddedin.’ Eğer buna devam ediyorlarsa o zaman oyunuzu gelin, Cumhur İttifakı partilerine verin diyoruz.” ifadesini kullandı.

Destici’ye BBP İl Başkanı Taha Baksan tarafından hediye verildi. Programa, AK Parti MKYK Üyesi Ali Demirel, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, Cumhur İttifakı Odunpazarı Belediye Başkan adayı Özkan Alp, AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Ümit Sezer ve çok sayıda partili katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-turk-milleti-teroristlere-karsi-sabrini-tasirmaz/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’e çağrıda bulundu https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sariyer-belediye-baskani-sukru-gence-cagrida-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sariyer-belediye-baskani-sukru-gence-cagrida-bulundu/#respond Thu, 28 Mar 2024 03:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24280 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Sarıyer Belediye Başkanı ve bağımsız belediye başkan adayı Şükrü Genç’e çağrıda bulunarak, “Şimdi iş geldi son 4 güne. Kapıda AK Parti tehlikesi, kazanma ihtimali sıfır. Oktay Aksu kazanıyor, AK Parti tehdit ediyor. Eğer gerçekten bu partiye gönül verdiysen bugün yarın açıklamanı yaparsın. Çekilirsin, pazartesi günü gelirim, rozetimi kendim takarım.” dedi.

Sarıyer’deki halk buluşmasında konuşan Özel, Atatürk’ün Cumhuriyet’i gençlere emanet ettiğini hatırlatarak, görevin gençlerde olduğunu vurguladı.

Beka sorununun “dış güçlerin gelip Türkiye üzerinde hayal kurmaları” olarak anlatıldığını ifade eden Özel, “Esas beka sorunu dünyanın diğer ülkelerinin gelip, dünyanın en güzel ülkesi üzerinde hayal kurmaları değil. Bu ülkenin, dünyanın en güzel ülkesinin gençlerinin dünyanın öbür ülkelerinde hayal kurmasıdır. Bizim bununla mücadele etmemiz lazım.” diye konuştu.

Gençlere umutlarını kaybetmemeleri konusunda çağrıda bulunan Özel, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye’sine sahip çıkıldığında ne tankın ne de topun kendilerini yıkamayacağını söyledi.

Emeklilerin, yaptığı çağrıya kulak vererek mücadeleye katıldığını anlatan Özel, “Tayyip Erdoğan önce ‘Türkiye büyüyor, herkesin keyfi yerinde, emeklileri kışkırtamazsın Özgür Efendi.’ dedi. O gün dedim ki, bu şartlar altında sen emekliye bunları reva görüyorsan bana da bu düşüyorsa, vallahi de kışkırtacağım, billahi de kışkırtacağım.” ifadesini kullandı.

Özel, bir vatandaşın taşıdığı “Öğretmenlerin oyu mülakata hayır diyene” yazılı pankarta işaret ederek, mülakatı kaldırmayanlara, öğretmenlerden, ailelerden ve gençlerden oy olmadığını, atanmayan öğretmenin de kademeli emekliliğin de staj mağdurlarının da Bağ-Kur mağdurlarının da yanında olduklarını ifade etti.

CHP Sarıyer Belediye Başkan adayı Mustafa Oktay Aksu’nun ilçenin bir evladı olduğunu belirten Özel, bir kişinin ne kadar partili olduğunu göreve geldiği gün değil, görevden gittiği gün, aday olduğu gün değil, aday yapılmadığı gün bakılması gerektiğine dikkati çekti.

Özel, şunları kaydetti:

“Bazıları diyor ki, ‘Ben yıllarca bu partinin adayı oldum’ çok iyi, hadi o zaman gençleşme zamanı, değişim zamanı, hadi bakalım sen tecrübeni başka tarafa akıt. Gel burada yeni bir heyecanı başlatalım. ‘Olmaz, ben partinin adayıysam partideyim, yoksa karşıdayım. Ben rozeti çıkarırım çekmeceye atarım.’ Bir de diyormuş ki, ‘Ben de partiliyim, sonra partiye geri gelirim.'”

Özel, mevcut Sarıyer Belediye Başkanı ve bağımsız belediye başkan adayı Şükrü Genç’e çağrıda bulunarak, şunları söyledi:

“Partinin adı belli. Cumhuriyet Halk Partisi. Bayrağı belli, amblemi belli, kurucusu belli. Mevcut genel başkanı belli. Partinin adayı da belli, Oktay Aksu. Bu partinin nasıl kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ise, amblemi 6 oksa, Genel Başkanı Özgür Özel ise bu partinin Sarıyer adayı da Oktay Aksu’dur. Şu anda CHP’nin adayının karşısında adaylaştığınız için AK Parti’nin gelme tehlikesi var. Sen hem partiye, Sarıyer gibi bir yere AK Parti’li birini getirmeye, bu riske alet olacaksın, ‘günü gelince partiye döneceğim’ diyeceksin, yok öyle yağma.

Son çağrımdır, partinin genel başkanı olarak. Geçmişte aradım, ‘Yapma Başkanım’ dedim. Aradım, ‘Yapma, büyüğümüzsün’ dedim. ‘Gel genel merkezde birlikte çalışalım’ dedim. Şimdi iş geldi son 4 güne. Kapıda AK Parti tehlikesi, kazanma ihtimali sıfır. Oktay Aksu kazanıyor, AK Parti tehdit ediyor. Eğer gerçekten bu partiye gönül verdiysen bugün yarın açıklamanı yaparsın. Çekilirsin, pazartesi günü gelirim rozetimi kendim takarım. Yok, şimdi çekilmedin, pazara getirdin, bize korkulu rüyayı gördürttün, pazar günü seçimi kazandık, ondan sonra ‘Döneyim.’ Vallahi kusura bakma, affetmeyiz, affedemeyiz, affedemeyiz.”

Özel, Sarıyer’de Oktay Aksu’da birleşmeye çağrı yaparak, parti olarak umudun ve sevginin ittifakı olduklarını dile getirdi.

Halk buluşmasında CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP Sarıyer Belediye Başkan adayı Mustafa Oktay Aksu ve parti temsilcileri de yer aldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-sariyer-belediye-baskani-sukru-gence-cagrida-bulundu/feed/ 0
CHP Keçiören Adayı Özarslan: Anketlerde Öndeyiz ve Kazanacağız https://www.haber60.com.tr/chp-kecioren-adayi-ozarslan-anketlerde-ondeyiz-ve-kazanacagiz/ https://www.haber60.com.tr/chp-kecioren-adayi-ozarslan-anketlerde-ondeyiz-ve-kazanacagiz/#respond Thu, 28 Mar 2024 02:37:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24233 CumhuriyetHalk Partisi Keçiören Belediye Başkan adayı Mesut Özarslan düzenlediği iftar programında gazetecilerle bir araya geldi. Düzenlenen basın toplantısında hem projeleri hakkındahem de sahada yaptığı seçim çalışmaları üzerine bilgi verdi. Özarslan, yaptığı açıklamada anketlerde 5-6 puan önde olduklarını söyledi.

Aynı zamanda düzenlen basın toplantısına CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ve Keçiören İlçe Başkanı Berk Kılıç’ ta katıldı.

“ANKETLERDE 5-6 PUAN ÖNDEYİZ”

Cumhuriyet Halk Partisi Keçiören Belediye Başkan Adayı Mesut, ‘”Şu anda 4 anket yaptırdık. Anketlerde 5-6 puan önde olduğumuzu görüyoruz. Biz bu durumdan şımarmıyoruz. Çalışmalarımızı son güne kadar sürdüreceğiz.Aynı zamanda Keçiören çöp içerisinde yaşayan bir şehir konumunda. Maalesef bir tane konteyner yok. Hem kent estetiği hem de sağlık konusunda sıkıntılı bir kentten bahsediyoruz. “Bütün Keçiörenliler bu durumdan şikayetçi” ifadelerini kullandı.

“ULAŞIM SORUNU KEÇİÖREN’DE ÇOK BÜYÜK”

Özarslan “, Keçiören’in çok ciddi bir ulaşım problemi var. Keçiöre’n’in 3 ana girişi var; Etlik, Bağlum ve Fatih Köprüsü girişi. Fatih Köprüsü projesine hoyratça bakıldı. Fatih Köprüsünün genişletilmesi gerekir. ABB ile nasıl açabiliriz diye oturduk. Fatih Köprüsünü dörder geliş gidiş şeklinde rahatlatmaya gideceğiz. Keçiören’de eski yapılaşmalar olduğu için otopark alanlarının yetersizliği göze çarpıyor. Modern otoparklar planlıyoruz. Keçiörenimizin düz alanları var. Öğrencilermizden çok büyük talep var. Bisiklet yolu yapacağız” dedi.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM UZMANLIK ALANIDIR”

Cumhuriyet Halk Partisi Keçiören Belediyesi Başkan Adayı Mesut Özarslan, “En önemli problemlerimizden biri maalesef 25 senedir söylev şeklinde kalan kentsel dönüşüm projeleridir Kentsel dönüşüm bir uzmanlık alanıdır. Kentsel dönüşüm bilgi, birikim, tecrübe gerektirir. Buna bir kararlılık gerektirir. Özellikle kentsel dönüşüm yaptığınızda hak sahiplerinin hakları üzerinden rant ve nemalanma düşünülürse bu olay ötelenir ve gecikir. Ayrıca kentsel dönüşüm mevcut hak sahiplerinin haklarının korunması yanında mevcut doğanın da korunması şeklinde yapılmalıdır. Eğer bunu yapmaz isek, sel baskınlarından, heyelanlardan tutun birçok afete sebebiyet verebiliriz. Bundan dolayı, şahsımın geçmiş dönemde TOKİ’de kentsel dönüşüme ilişkin tecrübelerim olsun, Ankara Büyükşehir Belediyesi bürokratlığı yaptığım dönemde Mamak’tan tutun Hıdırlık ve Dikmen Vadisinin kalan kısmının tamamlanması noktasında ciddi çalışmalarda imzaları olan kişiyimdir. Bu bilgi birikim ve tecrübemizi Sayın Mansur Yavaş başkanımız gördüğü için, özellikle bu kentsel dönüşümün, bulunduğumuz ilçemize kavuşturulması noktasında bizi buradan aday göstermesinin en büyük amacıdır Mansur başkanımızın. Tabi biz bunu lafta bir kentsel dönüşüm olarak nitelendirmiyoruz” ifadelerini kullandı.

“KENTSEL DÖNÜŞÜMÜ BİLMİYORLAR”

Özarslan,” Ben rakiplerimin bazılarını görüyorum, broşürlerin arkasına “kentsel dönüşüm projeleri yapacağız” yazmışlar. İyi yapacaksın da nasıl yapacaksın? Yazmış iki cümle altına, “Masalar kuracağız, insanlarla görüşeceğiz” onlar bir kentsel dönüşüm değil, yerinde dönüşüm. Daha onun tanımını bile bilmeyen ve insanlara bu şekilde söylemlerle başlayan bir güruhun ileride burada nasıl bir kentsel dönüşümde başarılı olacağını hayretle izliyoruz. Kentsel dönüşüm projesinin Keçiören açısından başarıya ulaşabilmesi için Ankara Büyükşehir Belediyesiyle ortak bir çalışma yapmak zorunluluğu vardır. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden kaçıracağınız kentsel dönüşüm başarıya ulaşamaz” sözlerini kullandı.

“KEÇİÖREN İÇİN DOĞRU DÜZGÜN BİR ŞEY ÜRETMEDİLER”

Keçiören Belediye Başkan Adayı Mesut Özarslan, “Geçmişte, ilk dönem itibariyle Turgut başkan burada hizmetler yapmış. Bakın kim hizmet yapmışsa Allah hepsinden razı olsun, kim çivi çakmışsa Allah razı olsun. Ama daha sonrasında bir şeyler üretememişler. Sadece caddede, sokakta selam vermeyle buranın sorunlarını çözemezsiniz. 30 yıl aynı zihniyet gelmiş, 30 yıl aynı zihniyet devam etmiş. Ortada 200 metre çapında kale, kule, şelale, başka bir şey ben göremiyorum. Gören varsa da söyleyin. Eser belediyeciliği dedikleri de bunlar olsa gerek” dedi.

“BEN KEÇİÖREN ADAYIYIM”

Özarslan,” Turgut Altınok ülkücü Türk milliyetçi geleneğinden geliyor. Şahsım da o gelenekten geliyor. Zaten ne hikmetse ben nereye gitsem, beni rakibim Zafer Çoktan’la kıyas edeni görmedim şu ana kadar. Herkes ne hikmetse Turgut Altınok’la beni kıyas ediyor, onu da anlamış değilim. Artık Turgut Altınok burada yok. Zafer Çoktan’la şahsım ne eğitim noktasında, ne bilgi birikim noktasında, ne kamu hizmeti noktasında, ne geçmişten günümüze kadar devlette yaptığım, halka yaptığım hizmetler noktasında, hiçbir noktada kıyas görmedim. Gerçekten de görmedim, hep Turgut beyle kıyaslandım. Ben sanki Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayıymışım gibi” ifadelerini kullandı.

“İFTİRA ATIYOR”

Özarslan,” Cengiz Topel İşini gücünü bırakıp televizyon televizyon gezerek iftira atıyor, yalan söylüyor. Ben üzülüyorum. O partiyi (İYİ Parti) biz ne emeklerle kurduk. İYİ Parti’nin mevcut durumuna üzülüyorum. Orada çok kıymetli ağabeylerim, ülküdaşlarım var. Onların da kendi içlerinde anket yapın yüzde 99’u rahatsızdır. Açık açık AK Parti’ye destek sağlama amacı içinde. Biz ona sadece gülüyoruz. Allah İYİ Parti’nin yardımcısı olsun” dedi.

“YÖNETİCİLERİMİZ İLE UYUM İÇERİSİNDE ÇALIŞIYORUZ”

Seçim çalışmaları sırasında Yavaş’ın gücünü arkasında hissettiğini belirterek Yavaş’ın kefaletinin kendisinde olduğunu söyleyen Özarslan, CHP Genel Merkez yöneticileri, il ve ilçe yöneticilerinin de çok büyük gayretle çalıştığını ve uyum içinde olduklarını belirtti. AK Parti ve MHP’den de üstü örtük destek aldıklarını kaydeden Özarslan, 1 Nisan’da kesin kazanacaklarını ifade etti ve “Keçiören

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-kecioren-adayi-ozarslan-anketlerde-ondeyiz-ve-kazanacagiz/feed/ 0
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan Kayseri’de Miting Düzenledi https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskani-fatih-erbakan-kayseride-miting-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskani-fatih-erbakan-kayseride-miting-duzenledi/#respond Thu, 28 Mar 2024 01:36:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24184 Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, Kayseri’de düzenlediği mitingde, “Türkiye genelinde esen bir rüzgar var, o rüzgarın adı Yeniden Refah rüzgarı” dedi.

YRP Genel Başkanı Fatih Erbakan, Kayseri İl Başkanlığı önünde kurulan alanda miting düzenledi. Kayserili vatandaşlara seslenen Erbakan, üye sayısı bakımından Türkiye’nin en büyük 3’üncü partisi konumunda olduklarını söyledi. Erbakan, “Türkiye genelinde esen bir rüzgar var. O rüzgarın adı da Yeniden Refah rüzgarı. Milli Görüş rüzgarı. Meydanlar ‘Yeniden Refah’ diyor. Caddeler, sokaklar, anketler, milletimiz ‘Yeniden Refah’ diyor. Bu işin uzmanları, siyaset bilimciler ‘Yeniden Refah’ rüzgarını söylüyor. ‘Bu seçimde oylarını artıracak tek parti Yeniden Refah Partisi’ olacak’ diyorlar. Bunun en önemli göstergesi ve ispatı Yeniden Refah Partimizin resmi üye sayılarıdır. Yolda gelirken, bana son rakamı bildirdiler. Yeniden Refah Partimizin üye sayısı 516 bin 800’e yükseldi. Seçime yaklaşırken, öyle muazzam bir bereket var ki biz 6-7 ay evvel günde bin üye kaydediyorduk. Son 5 ayda günde 2 bin 500 üye kaydetmeye başladık. Şimdi seçim yaklaşırken, günde 5 bin üye kaydediyoruz. 516 bin 800 ne demek; MHP ile İYİ Parti’yi üye sayısı bakımından geride bıraktık. Türkiye’nin üye sayısı bakımından en büyük 3’üncü partisi olduk. Seçimlerden sonra bu hızla devam edeceğiz ve en kısa zamanda 1 milyon hedefine ulaşacağız. Önce 31 Mart’ta yerel yönetimlerde iktidar arkasından da 2028 yılında iktidar olacağız inşallah. 31 Mart’ta Yeniden Refah sandıkları patlatacak ve Milli Görüş şahlanacak” şeklinde konuştu.

“1989 ve 1994’deki belediyecilik hizmetlerini bu millet çok iyi hatırlıyor”

Vatandaşların değişim istediği için Yeniden Refah’a koştuğunu dile getiren Erbakan, “Allah 1 Nisan’da ahlaklı belediyecilik dönemini başlatmayı nasip eylesin. Milletimiz neden Yeniden Refah’a koşuyor? Çünkü artık değişim istiyor. Adaletsizlikten, çifte standarttan, faizden, borçtan, kibirden, rantçı belediyecilikten bıkmış usanmışlar. Borçtan, vergiden, faizden, zamdan, enflasyondan, hayat pahalılığından, fakirlikten, yoksulluktan, açlık sınırının altındaki maaşlardan bunalmış ve Yeniden Refah’a koşuyor. Millete tepeden bakan, belediye bütçesini borca ve faize batıran, israfa, lükse, şatafata düşkün, milletin derdi ile dertleneceğine, makam aracının rengi ve modeliyle uğraşan millete hizmet yapacağına makam odalarının mobilyalarını değiştirmekle uğraşan, vatandaşa değil yandaşa çalışan anlayışı artık milletimizi usandırmıştır. Millet neden Yeniden Refah’a yöneliyor. Çünkü 1989 ve 1994’deki belediyecilik hizmetlerini bu millet çok iyi hatırlıyor. O efsane hizmetleri o bütün yokluklara ve zorluklara rağmen sözünü yerine getiren Milli Görüş belediyelerini bu millet çok iyi hatırlıyor” dedi.

“Türkiye’de Milli Görüş ekonomisi uygulanacağına, borç, faiz, vergi ekonomisi uygulanıyor”

Necmettin Erbakan’ın iktidarında Türkiye’de Cumhuriyet tarihinin en bolluk ve bereketlilik döneminin yaşandığını aktaran Erbakan, “Bir kalemde bir holdingin borcunu siliyor. Ondan sonra da çiftçiye para yok, emekliye para yok, asgari ücretliye para yok. Neden? Çünkü paylaşımlı adalet yok. Çünkü Milli Görüş ekonomisi uygulanacağına, borç, faiz, vergi ekonomisi uygulanıyor. Yeniden Refah’ın temsil ettiği görüş, Erbakan hocanın iktidarda olduğu dönemde Cumhuriyet tarihinin en büyük bolluk ve bereket dönemini yaşamıştır. Mesele çok net Erbakan hoca 11 ayda Milli Görüş ekonomisiyle, adil ekonomik düzenle paylaşımlı adaleti sağladı. Önce millet, önce ezilenler, önce mazlumlar anlayışıyla bu milletin imkanı olan hakkı millete verdi. İşçiye, memura, emekliye yüzde 120, yüzde 200, Bağ-kur emeklisine yüzde 320 zam verdi. Eskişehir’de emekli amcamızın bir tanesi bizim adayımıza; ‘Erbakan hoca gelmeden önce bizimki maaş değil, harçlıktı’ diyor. Yüzde 320 maaş zammı demek, bu ay 10 bin TL alan emeklinin, önümüzdeki ay maaşının 42 bin TL olduğunu görmesi demek. 2028’de yine geleceğiz. Yine Milli Görüş’le, yine Refah’la 10 bin TL’yi 42 bin TL’ye çıkaracağız” ifadelerini kullandı. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskani-fatih-erbakan-kayseride-miting-duzenledi/feed/ 0
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: Türkiye’nin zarar görmesini isteyenlere fırsat vermeyelim https://www.haber60.com.tr/milli-egitim-bakani-yusuf-tekin-turkiyenin-zarar-gormesini-isteyenlere-firsat-vermeyelim/ https://www.haber60.com.tr/milli-egitim-bakani-yusuf-tekin-turkiyenin-zarar-gormesini-isteyenlere-firsat-vermeyelim/#respond Thu, 28 Mar 2024 01:30:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24180 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Kişisel hırsları ve kinleri sebebiyle Türkiye’nin zarar görmesini isteyen kişilerin kazanmasına bizler vesile olmamalıyız. Bunun için hep beraber mücadele edeceğiz.” dedi.

Tekin, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği Erzurum’da, Köprüköy ilçesi Yağan Mahallesi’nde seçim koordinasyon merkezini ziyaret etti, partililerle bir araya geldi.

Ardından Pasinler ilçesinde seçim koordinasyon merkezini ziyaret eden Tekin, burada yaptığı konuşmada, güzel bir sonuçla seçimleri bitirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Tekin, “Adaylar çıkıyorlar, paralar dağıtıyorlar. Masaların üstünde dolarlar, kaynağını kimse sormuyor. Nereden geliyor bunlar? Bunların hepsi bu ülkenin kaynakları arkadaşlar. Yani sizin, bizim ödediğimiz vergilerle sizin bizim gelirimizden yapılan kesintilerle elde edilen paralar. Birileri bu paraları perişan ediyor, kendi aralarında dağıtıyorlar. Rant bölüşümü ve paylaşımının içerisine girmişler. Ellerinde ne tür güçler varsa kullanarak Cumhur İttifakı ve Sayın Cumhurbaşkanı’mızı zayıflatmaya çalışıyorlar.” diye konuştu.

Kritik bir seçime girildiğini anlatan Tekin, il il dolaştığını, yaklaşık iki aydır sahada olduğunu belirtti.

Zamanında AK Parti’de siyaset yapmış insanların başka partilerce transfer edildiğini dile getiren Tekin, şöyle devam etti:

“Derdiniz ne, seçilecek misiniz? diyorum, ‘hayır seçilmeyeceğiz’, ‘yüzde kaç oy alacaksınız’ diyorum ‘yüzde 3-5 oy alacağız’ diyorlar. ‘Peki amacınız ne?’ ‘Amacımız, AK Parti ve Cumhur İttifakı’na kaybettirmek.’ Arkadaşlar insanın bu kadar kinle, bu kadar hırsla heves etmesi için artık zihninin arkasında başka şeylerin olması gerekiyor. Böyle bir şeye müsaade etmemeliyiz. Hiçbir şekilde, kişisel hırsları ve kinleri sebebiyle Türkiye’nin zarar görmesini isteyen kişilerin kazanmasına bizler vesile olmamalıyız. Bunun için hep beraber mücadele edeceğiz.”

Tekin, Cumhur İttifakı yapısının “klasik Erzurumluyu” tarif eden bir yapı olduğunu belirtti.

“Bir şey elde edemeyince dağıldılar, darmadağın oldular”

Cumhur İttifakı’nın gelecek açısından önemini anlatan Tekin, “Dolayısıyla bizim için çok doğal bir ittifak ama karşı taraflar menfaat üzerine ittifak birliktelikleri yaptıkları için seçimden sonra bir şey elde edemeyince dağıldılar, darmadağın oldular. Şimdi birbirlerinin o süreçteki açıklarını habire dile getirip duruyorlar. Habire birbirlerini suçluyorlar ama bir taraftan da yine AK Parti ve Cumhur İttifakı’na kaybettirmek için ellerinde ne varsa sahaya sürüyorlar.” ifadelerini kullandı.

Seçimin öneminden bahseden Tekin, şunları kaydetti:

” Biz Türkiye, Erzurum, Hasankale kazansın istiyorsak yapacağımız şey belli. Bu seçimlere fitne fesata fırsat vermeden, fücura kaynaklık oluşturmadan gideceğiz. Cumhur İttifakımızı ve onun adaylarını destekleyip kenara geçeceğiz. O tarihe kadar siz ödevlerinizi yapmış olacaksınız. 31 Mart’tan sonra artık ödev yapma sırası bize geliyor. Biz de memleketimize, ülkemize elimizden geldiğince hizmet edeceğiz. Bu hizmeti yaparken de önce kendi memleketimiz, kendi bölgemiz burası bizim için önemli.. ‘Erzurum’un kazanması demek Türkiye’nin kazanması demek’ diye bakacağız. Biz de üzerimize ne düşerse yapacağımızı şimdiden taahhüt ediyoruz.”

Konuşmasında ilçeye yapılacaklarının müjdesini veren Tekin, ziyaretlerinde belediye başkan adaylarına destek istedi.

Bakan Tekin, Alvarlıefe Anadolu Lisesini ziyaret ederek, öğrenci ve öğretmenlerle sohbet etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/milli-egitim-bakani-yusuf-tekin-turkiyenin-zarar-gormesini-isteyenlere-firsat-vermeyelim/feed/ 0
Erdoğan: İpleri başkalarının elinde olmayanlarla oturur konuşuruz https://www.haber60.com.tr/erdogan-ipleri-baskalarinin-elinde-olmayanlarla-oturur-konusuruz/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-ipleri-baskalarinin-elinde-olmayanlarla-oturur-konusuruz/#respond Thu, 28 Mar 2024 01:18:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24168 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır mitinginde, “İpleri başkalarının elinde olmayan kirli çıkar ilişkilerinin içinde kaybolup gitmemiş herkesle oturur konuşuruz. Ancak kapımız terör örgütlerine de terör örgütünün güdümünde siyasetçilik oynayanlara da kapalıdır. Milletvekili, belediye başkan adayı, meclisi üyesi, genel merkez yönetimi listesini terör örgütünün belirlediği parti parti olamaz. İnsanımızın sorunlarını çözme, dertlerine derman olma, yaralarını sarma yönünde çaba göstermeyenin siyasetinden kimseye hayır gelmez” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçim çalışmaları kapsamında partisinin Diyarbakır’daki mitinginde konuştu. Alanda ” 70 bin kişi” olduğunu söyleyen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Geçtiğimiz mayıs ayında yapılan seçimlerde, Diyarbakır’da arzu ettiğimiz oy oranlarına ulaşamadık. Ancak seçim sonucunun sizin de içinize sinmediğine inanıyorum, bu alan bunu söylüyor. Diyarbakır’da bu kardeşinize yüzde 28,5 ve tek parti faşizminin bugünkü temsilcisi CHP adayına yüzde 71,5 oy çıkmışsa durup üzerinde mutlaka düşünmemiz lazım. Diyarbakır halkının iradesini götürüp siyasetten emekli olan CHP adayına payanda yapanların hangi projenin parçası olduğu açık değil mi? Kent uzlaşısı adı altında kirli bir ittifak kurdular ama her iki partideki bir avuç siyaset baronu ne olup bittiğini bilmiyor.

Bavul bavul dolarlar, avrolar; bu paralar nereden geliyor? Meclis üyelikleri neyle satın alınıyor, ilkeli bir ittifaktan söz edilebilir mi? Tek sermayesi sizlerin oyları olan DEM, Kürt kardeşlerimin iradesini işporta pazarına çıkarmıştır. Bu pazarda siyasi kazanım hesabı yok, eser ve hizmet derdi zaten yok. Sadece birilerinin ihtirasları uğruna yapılan kirli pazarlıklar var. Öyle ki, bizim yaptığımız reformları bilip, ortalığı ayağa kaldıranlar CHP’li yöneticilerin buram buram faşizm kokan ayrımcılık ve ırkçılık kokan açıklamaları karşısında süt dökmüş kedi misali seslerini çıkarmıyorlar. Kürt kardeşlerim böyle bir aşağılanmayı, hakareti, bu şekilde yok sayılmayı asla hak etmiyor.

Diyarbakır hizmeti de refahı da AK Parti yönetiminde görmedi mi? Onlar çukur eylemleriyle bu şehrin sembolü olan Sur’u mahvederken biz kimsenin burnunu kanatmadan meseleyi bitirmenin ve bölgeyi yeni baştan inşa etmenin mücadelesini vermedik mi? Onlar her evden bir cenaze çıkartarak kan siyaseti yaparken biz evlatlarımızı yaşatmak, hayata bağlamak için çırpınmadık mı? Onlar ülke ve millet düşmanı ne kadar marjinal varsa hepsini Diyarbakır’a getirip propaganda peşinde koşarken biz sadece sizlerin kalbini kazanmanın yollarını aramadık mı?

“GELİN YENİ BİR DÖNEMİN KAPILARINI BİRLİKTE ARALAYALIM”

Bu söylediklerimiz doğruysa gelin yeni bir dönemin kapıların birlikte aralayalım. AK Parti ile ötekilerin farkı o kadar açık ki izaha gerek bile duymuyoruz. 31 Mart seçimlerinde burada yarışan eser ve hizmet siyasetiyle istismar ve pazarlık siyasetidir. Biz DEAŞ denilen emperyalist kuklasına zaten göz açtırmıyoruz, PKK’yı da sınırlarımız içinde eylem yapamaz hale getirdik, sınırlarımızın ötesini de adım adım kontrol altına alıyoruz. Kürt kardeşlerimin toparlanıp iradeleri üzerindeki ipotekleri parçalayıp atmasını bekliyoruz. İpleri başkalarının elinde olmayan kirli çıkar ilişkilerinin içinde kaybolup gitmemiş herkesle oturur konuşuruz. Ancak kapımız terör örgütlerine de terör örgütünün güdümünde siyasetçilik oynayanlara da kapalıdır. Milletvekili, belediye başkan adayı, meclisi üyesi, genel merkez yönetimi listesini terör örgütünün belirlediği parti parti olamaz. Bunları belirleyecek olan emekleri ve oylarıyla partiyi var eden yaşatan tabanıdır, seçmenidir. İnsanımızın sorunlarını çözme, dertlerine derman olma, yaralarını sarma yönünde çaba göstermeyenin siyasetinden kimseye hayır gelmez.

Son 21 yılda attığımız her demokratik adımı engellemek için karşımıza dikilen CHP’yi utanmadan Kürt kardeşlerimize umut diye pazarlıyorlar. Bu coğrafyaya yakın zamanda gördüğü en büyük acıları yaşatan tek parti faşisti CHP’yi allayıp pullayıp size dayatıyorlar. Bunların hangi çıkarların temsilcisi olduğunu anlatmaya, bavullar dolusu para görüntüleri herhalde yeterlidir. İstanbul’da ne kadar marjinal ideoloji mensubu varsa hepsini getirip Kürt kardeşlerimin başına patron yapanlarla artık gidilecek bir yol kalmadığına inanıyorum. 31 Mart, Kürt kardeşlerimizin tüm tasallutlardan kurtulup özgür iradeleriyle kendilerinin ve şehirlerinin geleceğine karar verecekleri bir dönüm noktası olacaktır.”

AKP Genel Başkanı Erdoğan, “Bu kardeşiniz cumhurbaşkanınız olarak sizin hizmetkarınız, bütün bakan arkadaşlarımla sizin hizmetkarınız olarak Diyarbakır’a yatırımlarımızla bugüne kadar nasıl hizmet verdiysek, bundan sonra da aynen devam edeceğiz” diyerek partisinin Diyarbakır belediye başkan adaylarına oy istedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-ipleri-baskalarinin-elinde-olmayanlarla-oturur-konusuruz/feed/ 0
Cumhur İttifakı Edirne Belediye Başkan Adayı Belgin İba seçim çalışmalarına devam ediyor https://www.haber60.com.tr/cumhur-ittifaki-edirne-belediye-baskan-adayi-belgin-iba-secim-calismalarina-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/cumhur-ittifaki-edirne-belediye-baskan-adayi-belgin-iba-secim-calismalarina-devam-ediyor/#respond Thu, 28 Mar 2024 00:21:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24128 Cumhur İttifakı Edirne Belediye Başkan Adayı Belgin İba, seçim çalışmalarına devam ediyor.

AK Parti İl Başkanlığından yapılan açıklamaya göre İba, TREDAŞ İl Müdürü Ahmet Keleş’i ziyaret etti, personele işlerinde kolaylıklar diledi.

Edirne’de faaliyet gösteren motokuryelerle bir araya gelen İba, kentin yollarını güzelleştireceklerini, siparişlerin güvenli ve temiz yollardan geçerek teslim edileceğini ifade etti.

Toptancıları da ziyaret eden İba, ardından Onur-Er Panorama Sitesi sakinleriyle bir araya geldi, öneri ve talepleri dinledi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen İba, Edirne’de her bir vatandaşa ulaşmak için yoğun bir tempoda çalıştıklarını belirtti.

Edirne’yi ileriye taşımak istediklerini dile getiren İba, “Daha iyi şartlarda olalım, daha iyi bir Edirne’de yaşayalım’ diye çalışıyoruz. Daha iyisini hak ettiğimizi düşünüyoruz. Heyecanlıyız. Heyecanımız seçimi kazanmak değil, Edirne’ye projeleri kazandırmak. Edirne’nin sorunlarını biliyoruz. Gecemizi gündüzümüze katıp Edirne’yi daha yaşanabilir bir şehir haline getireceğiz.” ifadelerini kullandı.

CHP Adayı Gencan Akın

CHP Edirne Belediye Başkan Adayı Filiz Gencan Akın, ziyaretlerini sürdürüyor.

İl Başkanlığından yapılan açıklamaya göre Akın, sanayi esnafıyla iftarda buluştu.

Sanayi esnafının sorun ve sıkıntıları dinleyen Akın, ardından Özgür Çocuklar Parkı’ndaki Ramazan Eğlenceleri programına katıldı.

Kıyık Caddesi’ni de ziyaret eden Akın, esnaf ve vatandaşlarla sohbet etti, taleplerini dinledi.

Ekonominin herkesin ortak sorunu olduğunu, 31 Mart sonrası bu sorunla mücadele edeceklerini belirten Akın, “Size söz bu kenti hep birlikte yönetecek, hep birlikte yeniden inşa edeceğiz.” diye konuştu.

İYİ Parti Adayı Sedefçi

İYİ Parti Edirne Belediye Başkan Adayı Hamdi Sedefçi seçim çalışmalarını sürdürüyor.

Şelale Kafe ve Zübeyde Hanım Parkı’nda vatandaşlarla bir araya gelen Sedefçi, talepleri dinledi.

Sedefçi yaptığı açıklamada, 15 Temmuz Parkı’nı gençlerle birlikte yeniden tasarlamak istediğini belirtti.

Öğrenci dostu fiyatlarla sokak lezzetleri, çay, kahve ve soğuk içeceklerin parkta kurulan stantlarda satışa sunulacağını dile getiren Sedefçi, “Parkımızda sizler için hazırlayacağımız üstü kapalı ferah oturma alanlarında, dostlarınızla keyifli zaman geçirebilir, sohbetlerinizi sürdürebilirsiniz. Bu alanlar, parkın enerjisini hissetmeniz için özel olarak tasarlanacak.” diye konuştu.

Saadet Partisi Adayı Karakütük

Saadet Partisi Edirne Belediye Başkan Adayı Tezcan Karakütük, seçim çalışmalarını sürdürüyor.

Karakütük yaptığı yazılı açıklamada, kentleşme baskısı altında kültürel mirasın korunması ve tanıtılması konusunda bir dizi sorunla karşı karşıya kalındığını belirtti.

Bu sorunlara karşı duyarlı ve etkin bir politika izlemeye kararlı olduklarını aktaran Karakütük, şunları kaydetti:

“Kültürel mirasın korunması, tarihi eserlerin aslına uygun restorasyonu, kültürel çeşitliliğin tanıtılması ve bu değerlere saygı gösterilmesi konularında somut adımlar atacağız. Genç nesillere bu değerlerin aktarılması için eğitim programları geliştirecek, kültürel farklılıkların uyum içinde yaşamasını sağlayacak projeleri hayata geçireceğiz. Bu şekilde zengin kültürel mirasımızı ve manevi değerlerimizi gelecek nesillere taşıyacağız.”

Cumhur İttifakı Keşan Belediye Başkan Adayı Helvacıoğlu

Cumhur İttifakı Keşan Belediye Başkan Adayı Mustafa Helvacıoğlu, seçim çalışmalarını sürdürüyor.

AK Parti İlçe Başkanlığından yapılan açıklamaya göre Helvacıoğlu, Aşağı Zaferiye Mahallesi’ni ziyaret etti.

Ziyarette konuşan Helvacıoğlu, kimseyi ayırmadıklarını, hizmet siyaseti yaptıklarını belirtti.

Çevre ilçelerde Keşan’da yapılan hizmetlerin örnek gösterildiğini aktaran Helvacıoğlu, şunları kaydetti:

“Gelibolu’ya, İpsala’ya, Edirne’ye gidin. Ne diyorlar biliyor musunuz, ‘Gidin Keşan’ı görün’ diyorlar. Böyle seçim kampanyası yapıyorlar. Komşularımız değişimi çok iyi görüyorlar. Rakiplerimiz ise ne çamur atacaklarını bilemiyorlar, ışıklandırdığımız caddelerimiz için çok elektrik faturası ödediğimizi söylüyorlar. Çamur bize yapışmaz. Allah’ın izniyle maçın ikinci yarısında da, ‘Nerede kalmıştık?’ diyerek devam edeceğiz. Ben başkanlığı meslek olarak görmedim, belediye başkanlığına kendim için gelmiyorum. Hizmet için geliyorum.”

Havsa belediye başkan adayları

Havsa belediye başkan adayları seçim çalışmalarını sürdürüyor.

AK Parti Havsa Belediye Başkan Adayı Aydın Balkan, Cumhuriyet Mahallesi’ndeki bir kıraathanede vatandaşlarla bir araya geldi, projelerini anlatarak seçimde destek istedi.

CHP Havsa Belediye Başkan Adayı Hüseyin Özden de aynı mahallede farklı bir kıraathanede projelerini vatandaşlarla paylaştı.

Belediye meclisi ve il genel meclisi üyesi adaylarını tanıtan Özden, destek istedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhur-ittifaki-edirne-belediye-baskan-adayi-belgin-iba-secim-calismalarina-devam-ediyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, partisinin Diyarbakır mitinginde konuştu: (1) https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-partisinin-diyarbakir-mitinginde-konustu-1/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-partisinin-diyarbakir-mitinginde-konustu-1/#respond Thu, 28 Mar 2024 00:03:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24113 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Siyaset, millete hizmet etmek, ülkenin sorunlarına diyalog yoluyla çözüm bulmak için yapılır. Biz, zihni özgür, vicdanı özgür, ahlakı kamil herkesle oturur konuşuruz. Emperyalistlere kuklalık etmeyen herkesle oturur konuşuruz.” dedi.

Erdoğan, İstasyon Meydanı’nda düzenlenen, partisinin Diyarbakır mitinginde vatandaşlara hitap etti.

Buradaki konuşmasına, miting alanındaki vatandaşları selamlayarak başlayan Erdoğan, “(Ser seran, ser çavan) diyerek bizi bağrınıza bastınız, ben de sizi başım üstüne, gözüm üstüne diyerek selamlıyorum.” ifadelerini kullandı.

Artuklular’dan Selçuklu’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e irfan ve kültür merkezi olan Diyarbakır’da vatandaşlarla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, mitinge 70 bin kişinin katıldığını aktardı.

Bölgede İslam’a kapılarını ilk açan şehir Diyarbakır ile aynı sevdaya, aynı medeniyete, aynı geçmişe mensup olmaktan iftihar ettiğini dile getiren Erdoğan, “Bizim Diyarbakır’la kavlimize, bizzat Diyarbakır’ı Diyarbakır yapan değerler ve eserler şahittir. Allah’ın izniyle bu kavli bozmaya, bu kardeşliği yıkmaya kimsenin gücü yetmeyecek.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Diyarbakır, Türkiye Yüzyılı’nın vakarıyla, tarihi kimliğini veren dinamiklerine sonuna kadar sahip çıkacaktır. Geçtiğimiz mayıs ayında yapılan seçimlerde, Diyarbakır’da hem milletvekilliğinde hem Cumhurbaşkanlığında arzu ettiğimiz oy oranlarına ulaşamadık. Ancak seçim sonucunun sizin de içinize sinmediğine, gönlünüzü mutmain etmediğine inanıyorum. İşte bu alan, onu söylüyor. Öyle ya, Diyarbakır’da bu kardeşinize yüzde 28,5 ve tek parti faşizminin bugünkü temsilcisi CHP adayına yüzde 71,5 oy çıkmışsa, durup üzerinde mutlaka düşünmemiz lazım. Diyarbakır halkının iradesini götürüp, artık siyasetten emekli olan CHP adayına payanda yapanların, hangi projenin parçası olduğu açık değil mi? Bugün aynı oyunu İstanbul’da, Mersin’de, başka yerlerde yine oynuyorlar. Kent uzlaşısı adı altında kirli bir ittifak kurdular. Ama her iki partideki bir avuç siyaset baronu dışında ne olup bittiğini kimse bilmiyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bavul bavul paraların gidip geldiği, meclis üyeliklerinin, belediye şirketlerinin paylaşıldığı bir yerde, ilkeli bir ittifaktan söz edilemeyeceğinin altını çizerek, “Evet, tek sermayesi sizlerin oyları olan DEM, benim Kürt kardeşlerimin iradesini işporta pazarına çıkarmıştır. Dikkat ederseniz, bu pazarlıkta siyasi kazanım hesabı yok, eser ve hizmet derdi zaten yok. Seçmenin fikrini, zikrini, ne düşündüğünü merak eden kimse de yok. Sadece birilerinin ihtirasları uğruna yapılan kirli pazarlıklar var.” dedi.

“Elinizi vicdanınıza koyarak cevap verin”

Yaptıkları reformları beğenmeyip, ortalığı ayağa kaldıranların, CHP’li yöneticilerin buram buram faşizm, ayrımcılık ve ırkçılık kokan açıklamaları karşısında “süt dökmüş kedi misali” seslerini çıkarmadığına dikkati çeken Erdoğan, “Bırakın ayrımcılığa itiraz etmeyi, kendi seçmenlerinin çiğnenen haysiyetini savunacak iki cümle dahi kuramıyorlar. Açık ve net söylüyorum, Kürt kardeşlerim böyle bir istiskali, böyle bir aşağılanmayı, böyle bir hakareti, bu şekilde yok sayılmayı asla hak etmiyor.” diye konuştu.

Türkiye’nin geçmişte, omurgasızlığın, istismarın, riyakarlığın sembolü zübük siyasetinin acılarını çok çektiğini hatırlatan Erdoğan, “Sizi güya ağaların, şıhların, derebeylerin, devletin zulmünden kurtarma vaadiyle, demokratik siyaset palavralarıyla oylarınıza ipotek koydular. Şimdi bu ipoteği tahsile koyarak, aslında tek parti faşisti CHP’den ve onun hastalıklı uzantılarından bir farkları olmadığını gösterdiler.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Lütfen şu soruma, bütün Kürt kardeşlerim ellerini vicdanlarına koyarak cevap versin. Diyarbakır, huzuru da özgürlüğü de yatırımı da hizmeti de refahı da AK Parti döneminde görmedi mi? Onlar, sizin iradenizle seçtiğiniz belediye başkanlarını, dağdan getirdikleri teröristlere mahzenlerde tokatlatırken, biz altyapısı ve üstyapısıyla Diyarbakır’ı bölgesinin yıldızı haline getirmek için uğraşmadık mı? Onlar, çukur eylemleriyle bu şehrin sembolü olan Sur’u mahvederken, biz kimsenin burnunu kanatmadan meseleyi bitirmenin ve ardından da bölgeyi yeni baştan inşa etmenin mücadelesini vermedik mi? Onlar, Diyarbakır Cezaevinin edebiyatını yaparken, biz burayı şehrimize yakışır bir müzeye ve kültür merkezine dönüştürmedik mi? Onlar, her evden bir cenaze çıkartarak kan siyaseti yaparken, biz evlatlarımızı yaşatmak, eğitimiyle, sağlığıyla, istihdamıyla hayata bağlamak için çırpınmadık mı?

Onlar, esnafımızı, işçimizi, emeklimizi haraca bağlayıp, dağa çıkarmak için çocuklarına el koyarken, biz açtığımız üniversitelerle onlara daha iyi bir gelecek hazırlamak için çalışmadık mı? Onlar, yolların altına mayın döşeyerek masum insanları öldürmek için tuzak kurarken, biz açtığımız yollarla, inşa ettiğimiz tesislerle şehirlerimizi kalkındıracak yatırımları hayata geçirmedik mi? Onlar ülke ve millet düşmanı ne kadar marjinal varsa hepsini Diyarbakır’a getirip propaganda peşinde koşarken, Diyarbakır annelerinin yavrularını dağa kaçırırken, biz sadece sizlerin kalbini kazanmanın yollarını aramadık mı? Onlar, baskıyla, tehditle, şiddet kullanarak, can alarak, kan dökerek iradeniz haczederken, biz hak ve özgürlükleri genişleten sessiz devrimlerle, eşi benzeri görülmemiş reformlarla demokrasiyi güçlendirmedik mi?”

“PKK’yı kıpırdayamaz, eylem yapamaz hale getirdik”

Bu örnekleri saatlerce saymanın mümkün olduğunu ifade eden Erdoğan, “Şayet bu söylediklerimizde eksik, hata, yanlış varsa, dilediğiniz tasarrufu yapma hakkına sahipsiniz. Ancak bu söylediklerimiz doğruysa, gelin yeni bir dönemin kapılarını birlikte aralayalım. Gelin, el ele, gönül gönüle verip Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa edelim.” dedi.

Erdoğan, bu bakımdan, AK Parti ile diğerleri arasındaki farkı izaha bile gerek duymadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sadece bakmasını bilen göz, işitmesini bilen kulak, hissetmesini bilen yürek, sevmesini bilen kalp yeterli. Bugün de Diyarbakır’a, 21 yıldır yürüttüğümüz demokrasi ve kalkınma atılımlarının yeni bir safhasında desteğinizi istemek üzere geldik. 31 Mart seçimlerinde burada partiler yarışmıyor. Burada yarışan, eser ve hizmet siyasetiyle istismar ve pazarlık siyasetidir. Geçtiğimiz günlerde Rusya’da yaşanan vahşi terör eylemini gördünüz. Türkiye’yi, her gün benzer manzaraların yaşandığı bir ülke haline getirmek için ellerini ovuşturanların başvuracakları ilk adresin neresi olacağını biliyorsunuz, değil mi? Milli çıkarlarımızı savunurken kimin kuyruğuna bassak, hemen soluğu PKK’nın yanında alıyor. Biz, DEAŞ denen emperyalist kuklasına zaten göz açtırmıyoruz.

PKK’yı da sınırlarımız içinde kıpırdayamaz, eylem yapamaz hale getirdik. Sınırlarımızın ötesini de adım adım kontrol altına alıyoruz. Fakat bu durum, karşımızda isteyen herkesin ülkemize ve milletimize karşı kullanabileceği bir maşa olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Çevremizdeki ülkelerin çoğu kan ve ateş çemberinde kıvranırken, bizim güvenliğimizi, huzurumuzu, esenliğimizi, istikrarımızı, refahımızı bozmaya yeltenenlere asla eyvallah etmedik, etmeyeceğiz. Kürt kardeşlerimizin toparlanıp, iradeleri üzerindeki ipotekleri parçalayıp atmasını bekliyoruz.”

“Zihni, vicdanı özgür, ahlakı kamil herkesle konuşuruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siyaset, millete hizmet etmek, ülkenin sorunlarına diyalog yoluyla çözüm bulmak için yapılır. Biz, zihni özgür, vicdanı özgür, ahlakı kamil herkesle oturur konuşuruz. Emperyalistlere kuklalık etmeyen herkesle oturur konuşuruz. Terörün her çeşidine mesafe koyan herkesle oturur konuşuruz. Kendi ülkesi ve milleti için dertlenen herkesle oturur konuşuruz.” ifadelerini kullandı.

Milletin birliğine, vatanın bütünlüğüne, devletin bekasına saygı duyan, ülkenin kazanımlarıyla gururlanacak, sevinçleriyle sevinecek, kayıplarıyla üzülecek, Türkiye Yüzyılı’nda kendileriyle yol yürümek isteyen herkesle oturup konuşabileceklerine işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bu ülkede 85 milyonun huzuru, esenliği için bir şey yapılacaksa, şimdi hemen yapılmalıdır. Türkiye’ye 40 yıl boyunca terörle bedel ödetildi, bir 40 yıl daha buna tahammülümüz yok. Yaşadığımız ortak acıların ardından bu tehdidi bertaraf ettik. Artık ülkemizi bu yükten, sadece güvenlik açısından değil, diğer tüm boyutlarıyla tamamen kurtarma vaktidir. Bunun için ipleri başkalarının elinde olmayan, kirli çıkar ilişkilerinin içinde kaybolup gitmemiş herkesle oturur konuşuruz.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-partisinin-diyarbakir-mitinginde-konustu-1/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kürt kardeşlerimizin iradeleri üzerindeki ipotekleri parçalayıp atmasını bekliyoruz https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kurt-kardeslerimizin-iradeleri-uzerindeki-ipotekleri-parcalayip-atmasini-bekliyoruz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kurt-kardeslerimizin-iradeleri-uzerindeki-ipotekleri-parcalayip-atmasini-bekliyoruz/#respond Wed, 27 Mar 2024 23:47:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24091 AK Parti seçmeniyle mitinglerde buluşmaya devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son durağı Diyarbakır oldu. Erdoğan, 31 Mart seçimlerinde DEM Parti ile yarış halinde olacakları kentte sözleriyle özellikle Kürt seçmene seslendi.

“KENDİ SEÇMENLERİNİN ÇİĞNENEN HAYSİYETİNİ SAVUNACAK 2 CÜMLEYİ KURAMIYORLAR”

Partisinin Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda düzenlediği mitingde halka hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek sermayesi sizlerin oyları olan DEM benim Kürt kardeşlerimin iradesini işporta pazarına çıkarmıştır. Dikkat ederseniz bu pazarlıkta siyasi kazanım hesabı yok. Eser ve hizmet derdi zaten yok. Seçmenin fikrini, zikrini ne düşündüğünü merak eden kimse de yok. Sadece birilerinin ihtirasları uğruna yapılan kirli pazarlıklar var. Öyle ki, bizim yaptığımız reformları bilip, ortalığı ayağa kaldıranlar CHP’li yöneticilerin buram buram faşizm kokan ayrımcılık ve ırkçılık kokan açıklamaları karşısında süt dökmüş kedi misali seslerini çıkarmıyorlar. Bırakın ayrımcılığa itiraz etmeyi, kendi seçmenlerinin çiğnenen haysiyetini savunacak iki cümleyi kuramıyorlar. Kürt kardeşlerim böyle bir istiskali, böyle bir aşağılanmayı, böyle bir hakareti bu şekilde yok sayılmayı asla hak etmiyor” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti;

“Türkiye geçmişte omurgasızlığın, istismarın, riyakarlığın sembolü zübük siyasetin acılarını çok çekti. Sizi güya ağaların, şıkların, dere beylerin, devletin zulmünden kurtarma vaadiyle demokratik siyaset palavralarıyla oylarınıza ipotek koydular. Şimdi bu ipoteği tahsile koyarak aslında tek parti faşisti CHP’den ve onun hastalıklı uzantılarından bir farkları olmadığını gösterdiler. Lütfen şu soruma bütün Kürt kardeşlerim ellerini vicdanlarına koyarak cevap versin. Diyarbakır huzuru da, özgürlüğü de, yatırımı da, hizmeti de, refahı da AK Parti döneminde görmedi mi? Onlar sizin iradenizle seçtiğiniz belediye başkanlarını dağdan getirdikleri teröristlere mahzenlerde tokatlatılırken biz altyapısı ve üst yapısıyla Diyarbakır’ı bölgesinin yıldızı haline getirmek için uğraşmadık mı? Onlar çukur eylemleriyle bu şehrin sembolü olan Sur’u mahvederken, biz kimsenin burnunu kanatmadan meseleyi bitirmenin ve ardından da bölgeyi yeni baştan inşa etmenin mücadelesini vermedik mi? Onlar Diyarbakır Cezaevi’nin edebiyatını yaparken biz burayı şehrimize yakışır bir müzeye ve kültür merkezine dönüştürmedik mi?

“ONLAR ESNAFIMIZI, İŞÇİMİZİ, EMEKLİMİZİ HARACA BAĞLAYIP DAĞA ÇIKARMAK İÇİN ÇOCUKLARINA EL KOYDU”

Onlar her evden bir cenaze çıkartarak kan siyaseti yaparken, biz evlatlarımızı yaşatmak, eğitimiyle, sağlığıyla, istihdamıyla hayata bağlamak için çırpınmadık mı? Onlar esnafımızı, işçimizi, emeklimizi haraca bağlayıp dağa çıkarmak için çocuklarına el koyarken biz açtığımız üniversitelerle onlara daha iyi bir gelecek hazırlamak için çalışmadık mı? Onlar yolların altına mayın döşeyerek masum insanları öldürmek için tuzak kurarken biz açtığımız yollarla inşa ettiğimiz tesislerle şehirlerimizi kalkındıracak yatırımları hayata geçirmedik mi? Onlar ülke ve millet düşmanı ne kadar marjinal varsa hepsini Diyarbakır’a getirip propaganda peşinde koşarken Diyarbakır Anneleri’nin yavrularını bunlar dağa kaçırırken biz sadece sizlerin kalbinin kazanmanın yollarını aramadık mı? Onlar baskıyla, tehditle, şiddet kullanarak, can alarak, kan dökerek iradenizi haczederken biz hak ve özgürlükleri genişleten sessiz devrimlerle, eşi benzeri görülmemiş reformlarla demokrasiyi güçlendirmedik mi?

“BURADA YARIŞAN ESER VE HİZMET SİYASETİYLE, İSTİSMAR VE PAZARLIK SİYASETİDİR”

Bu örnekleri saatlerce saymak mümkün. Şayet bu söylediklerimizde eksik varsa, hata varsa, yanlış varsa dilediğiniz tasarrufu yapma hakkına sahipsiniz. Ancak bu söylediklerim doğruysa gelin yeni bir dönemin kapılarını birlikte aralayalım. Gelin el ele gönül gönüle verip Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa edelim. Bu bakımdan AK Parti ile ötekilerin farkı o kadar açık ki, izaha gerek bile duymuyoruz. Sadece bakmasını bilen göz, işitmesini bilen kulak, hissetmesini bilen yürek, sevmesini bilen kalp yeterli. Bugün de Diyarbakır’a 21 yıldır yürüttüğümüz demokrasi ve kalkınma adımlarının yeni bir safhasında desteğinizi istemek üzere geldim. 31 Mart seçimlerinde burada partiler yarışmıyor. Burada yarışan eser ve hizmet siyasetiyle, istismar ve pazarlık siyasetidir.

“KİMİN KUYRUĞUNA BASSAK HEMEN SOLUĞU PKK’NIN YANINA ALIYOR”

Geçtiğimiz günlerde Rusya’da yaşanan vahşi terör eylemini gördünüz. Türkiye’yi her gün benzer manzaraların yaşandığı bir ülke haline getirmek için ellerini ovuşturanların başvuracakları ilk adresin neresi olacağını biliyorsunuz değil mi? Milli çıkarlarımızı savunurken kimin kuyruğuna bassak hemen soluğu PKK’nın yanında alıyor. Biz DEAŞ denen emperyalist kuklasına zaten göz açtırmıyoruz. Hamdolsun PKK’yı da sınırlarımız içinde kıpırdayamaz, eylem yapamaz hale getirdik. Sınırlarımızın ötesini de adım adım kontrol altına alıyoruz. Fakat bu durum karşımızda isteyen herkesin ülkemize ve milletimize karşı kullanabileceği bir maşa olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Çevremizdeki ülkelerin çoğu kan ve ateş çemberinde kıvranırken bizim güvenliğimizi, huzurumuzu, esenliğimizi, istikrarımızı, refahımızı bozmaya yeltenenlere asla eyvallah etmedik, etmeyeceğiz. Kürk kardeşlerimin toparlanıp iradeleri üzerindeki ipotekleri parçalayıp atmasını bekliyorum.

“TERÖRÜN HER ÇEŞİDİNE MESAFE KOYAN HERKESLE OTURUR KONUŞURUZ”

Burada şunu açıkça ifade etmek isterim siyaset millete hizmet etmek, ülkenin sorunlarına diyalog yoluyla çözüm bulmak için yapılır. Biz zihni özgür, vicdanı özgür, ahlakı kamil herkesle oturur konuşuruz. Emperyalistlere kuklalık etmeyen herkesle oturur konuşuruz. Terörün her çeşidine mesafe koyan herkesle oturur konuşuruz. Kendi ülkesi ve milleti için dertlenen herkesle oturur konuşuruz. Milletimizin birliğine, vatanımızın bütünlüğüne, devletimizin bekasına saygı duyan herkesle oturur konuşuruz. Ülkenin kazanımlarıyla gururlanacak, sevinçleriyle övünecek, kayıplarıyla üzülecek herkesle oturur konuşuruz. Türkiye Yüzyılı’nda bizimle birlikte yol yürümek isteyen herkesle oturur konuşuruz. Ne diyor o güzel Diyarbakır türküsünde; Alma al olanda gel, ayva nar olanda gel, hasta düştüm gelmedin bari can verende gel. Bu ülkede 85 milyonun huzuru, esenliği için bir şey yapılacaksa şimdi hemen yapılmalıdır. Türkiye’ye 40 yıl boyunca terörle bedel ödetildi. Bir 40 yıl daha buna tahammülümüz yok. Yaşadığımız ortak acıların ardından bu tehdidi bertaraf ettik. Artık ülkemizi bu yükten sadece güvenlik açısından değil diğer tüm boyutlarıyla tamamen kurtarma vaktidir. Bunun için ipleri başkalarının elinde olmayan, kirli çıkar ilişkilerinin içinde kaybolup gitmemiş herkesle oturur konuşuruz.

“KAPIMIZ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN GÜDÜMÜNDE SİYASETÇİLİK OYNAYANLARA KAPALIDIR”

Elbette herkesle her şeyi konuşmaya varız ancak kapımız teröristlere de terör örgütünün güdümünde siyasetçilik oynayanlara da kapalıdır. Milletvekili listesini, belediye başkan adayını listesini, meclis üyesi listesini, genel merkez yönetimini listesini terör örgütünün belirlediği parti parti olmaz. Bunları belirleyecek olan emekleri ve oylarıyla partiyi var eden yaşatan tabanıdır, seçmenidir. İnsanımızın sorunlarını çözme, dertlerine derman olma, yaralarını sarma yönünde çaba göstermeyenin siyasetinden kimseye hayır gelmez. Dünyadaki tüm sapkın akımları Kürt kardeşlerimin iradesi üzerinden başımıza musallat etmelerinin hiçbirimize faydası yok. Kürt kardeşlerimizi bu çarpık siyasetin mezesi haline getirmek için sahneledikleri oyunu ibretle takip ediyorum.

“TEK PARTİ FAŞİSTİ CHP’Yİ ALLAYIP PULLAYIP SİZE DAYATIYORLAR”

Son 21 yılda attığımız her demokratik adımı engellemek için karşımıza dikilen CHP’yi utanmadan Kürt kardeşlerimize umut diye pazarlıyorlar. Bu coğrafyaya yakın zamanda gördüğü en büyük acıları yaşatan tek parti faşisti CHP’yi allayıp pullayıp size dayatıyorlar. Bunların hangi çıkarların temsilcisi olduğunu anlatmaya, bavullar dolusu para görüntüleri heralde yeterlidir. İstanbul’da ne kadar marjinal ideoloji mensubu varsa hepsini getirip Kürt kardeşlerimin başına patron yapanlarla artık gidilecek bir yol kalmadığına inanıyorum. İnşallah 31 Mart Kürt kardeşlerimizin tüm tasallutlardan kurtulup özgür iradeleriyle kendilerinin ve şehirlerinin geleceğine karar verecekleri bir dönüm noktası olacaktır.

Eser ve hizmet siyasetimizle 21 yılda Diyarbakır’a 265 milyar lirayı aşkın yatırım yaptık. Eğitimde, şehrimize 6 bin 677 adet yeni derslik kazandırdık. Yükseköğrenim yurt yatak kapasitemizi 6 bin 140’a çıkardık. “

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kurt-kardeslerimizin-iradeleri-uzerindeki-ipotekleri-parcalayip-atmasini-bekliyoruz/feed/ 0
İYİ Parti Grup Başkanvekili Dervişoğlu, bakanların yerel seçim çalışmalarını eleştirdi https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-grup-baskanvekili-dervisoglu-bakanlarin-yerel-secim-calismalarini-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-grup-baskanvekili-dervisoglu-bakanlarin-yerel-secim-calismalarini-elestirdi/#respond Wed, 27 Mar 2024 23:30:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24079 HABER: ECE AZAK – KAMERA: KERİM UĞUR

İYİ Parti Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Müsavat Dervişoğlu, bakanların yerel seçim çalışmalarında yer almasını eleştirerek “Bakanlardan geçilmiyor kampanya sahası. Bakanlar siyasi geçmişi olan insanlar olsa bunu yadırgamayacağım. Ama Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi münasebetiyle bu bakanların tamamı atanmış bürokrat olma vasfıyla kendilerini hissettiriyorlar. Devlet hızla bir parti devleti olmaya doğru evriliyor. Bu demokrasimiz açısından da benim açımdan da partim açısından da bir yerde tehlikeli bir durumla karşı karşıya bulunduğumuza delalet ediyor. O sebeple burada hükümeti yönetenlere sesleniyorum. Yerel seçimler üzerinden ellerini çekiniz” dedi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, partisinin İzmir İl Başkanlığı’nda gündeme dair açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, şunları söyledi:

“Hem Türkiye’nin çeşitli vilayetlerine hem de kendi seçim çevremizde olan İzmirimizin ilçelerine giderek hem orada vatandaşların sorunlarını dinliyor. Hem de yine yerel seçim kapsamında adaylarımızın çalışmalarına destek vermeye gayret sarf ediyoruz. Gördüğüm, gözlemlediğim şudur. Bir yerel seçim atmosferi maalesef yok. Sanki siyasi partilerin ve liderlerin yarışı varmış gibi hissediyor vatandaş. Oysa yerel seçimler karakteristik özellikleri itibarıyla diğer seçimlerden farklı. Bu seçimde ne cumhurbaşkanı seçeceğiz, ne milletvekili seçeceğiz. Bu seçimde kendi yaşadıkları yere hizmet edebilecek adayların yarışını izleyeceğiz. Adayların projeleri ön plana çıkacak ve vatandaşlar bulundukları kentlere en iyi hizmeti kim yapacak, yarışından sonra da onu seçecek. Ancak bakanlardan geçilmiyor kampanya sahası. Bakanlar siyasi geçmişi olan insanlar olsa bunu yadırgamayacağım. Ama Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi münasebetiyle bu bakanların tamamı atanmış bürokrat olma vasfıyla kendilerini hissettiriyorlar. Sivil toplum kuruluşlarını topluyorlar, adaylarını konuşturuyorlar. Kendilerine bağlı müdürlükleri topluyorlar. Adaylarını konuşturuyorlar. Devlet hızla bir parti devleti olmaya doğru evriliyor. Bu demokrasimiz açısından da benim açımdan da partim açısından da bir yerde tehlikeli bir durumla karşı karşıya bulunduğumuza delalet ediyor. O sebeple burada hükümeti yönetenlere sesleniyorum. Yerel seçimler üzerinden ellerini çekiniz. Bizim adaylarımız yaşadıkları yönelim, etkin ve etkin kişilerin oraları yönetebilecek projeleriyle hareket ediyorlar. ve İzmir’e hizmet etme aşkıyla da yanıp tutuşuyorlar.”

KUTUPLAŞMA VURGUSU

İzmir’de seçimin üç parti üzerinden devam ettiğini belirten Dervişoğlu, şunları söyledi:

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin de İzmir’de yarattığı kutuplaşma herkesin malumu. Biz zaten bu seçimlere müstakil olarak katılma kararı aldığımızda vatandaşımızı kutuplaşmadan kurtarmak, iki yumruk arasında sıkışmaktan azat etmek için yola çıktı. İYİ Parti bu kararı aldıktan sonra görüyorsunuz ki bütün siyasi partiler seçimlere girmek suretiyle sürecin daha güzelleşmesine katkı sağlayacak yine seçimin şenliğe dönüşmesine katkı sağlayabilecek bir şekilde de sahada bulunuyoruz. Ama ne hikmetse İzmir’in kutuplaşmaya doğru sevk etme arzusundan hem Adalet ve Kalkınma Partisi hem de Cumhuriyet Halk Partisi bir türlü vazgeçmiyor. Biz adayların özellikleriyle yarışmasını istiyoruz. Öncelikle ifade etmek isterim ki bütün siyasi partilere elbette ki saygımız var. Ama Adalet ve Kalkınma Partisi’yle Cumhuriyet Halk Partisi ne yaparsa yapsın bu yarışı iki parti arasında geçebilmesini bir türlü temin edemediler. İYİ Parti’de bu yarışın içindedir. İYİ Parti’nin adayı da adayları da bu yarışta iddialıdır. Dolayısıyla İzmir’deki seçimler 3 siyasi partinin arasında yani İYİ Parti, Cumhuriyet Halk Partisi Adalet ve Kalkınma Partisi arasında geçiyor. Bizim bu seçime müstakil olarak girmemiz Cumhuriyet Halk Partili çevrelerde rahatsızlık yarattı. Dolayısıyla sanki bizim seçmenimiz kendi partisine oy verirse başka bir partiye kazandıracak ya da başka bir partiye kaybettirecekmiş gibi bir hissiyat yaratmaya çalışıyorlar. O yüzden biz bütün siyasi partilerin oylarına sahip talip olan bir siyasi kurumuz adaylarımız da öyle.”

“ÖZGÜR ÖZEL, İZMİR’İ SU YOLU YAPTI”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in seçim kampanyası kapsamında İzmir’e sık geldiğine dikkat çeken Dervişoğlu, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin Sayın genel Başkanı Özgür Özel İzmir’i su yolu yaptı. Bu zamana kadar dört defa geldi. 1 kere daha gelecekmiş. Bana sorarsanız burada hiç ayrılmaması gerekiyordu aslında. Yani Cumhuriyet Halk Partisi bizi eleştiriyor ama kendisine bakmalı. Çünkü ellerinde mevcut bulunan Büyükşehir Belediyesi dahil 24 belediyenin 21 aday değişikliğine gittiler. Bu bir anlamıyla siz bir yerde büyükşehir dahil, 24 belediyeye sahipken bu 24 belediyenin 21’inin adayını değiştiriyorsanız aslında İzmir’e doğru hizmet yapmadığınızı örtülü bir biçimde itiraf etmiş de olursunuz” diye konuştu.

“İZMİR’İ ZOR BİR SEÇİM SAHASI OLARAK GÖRÜYORLAR”

Açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Dervişoğlu, AKP’li başkan adaylarının parti logosu kullanmamasının sorulması üzerine “Onu AK Parti adaylarına sormak lazım. Neden partilerinin amblemlerini kullanmıyorlar? O sorunun cevabını vermesi gerekenler onlar. Ama bu konuyla ilgili rivayetler muhtelif. İzmir’i partileri açısından zor bir seçim sahası olarak görüp kendi kimliklerini öne çıkarmaya çalışıyor olabilir” diye yanıt verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-grup-baskanvekili-dervisoglu-bakanlarin-yerel-secim-calismalarini-elestirdi/feed/ 0
Türkiye’de 31 Mart yerel seçimleri için sandık başına gidilecek https://www.haber60.com.tr/turkiyede-31-mart-yerel-secimleri-icin-sandik-basina-gidilecek/ https://www.haber60.com.tr/turkiyede-31-mart-yerel-secimleri-icin-sandik-basina-gidilecek/#respond Wed, 27 Mar 2024 21:36:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23983 Türkiye, 31 Mart 2024 Pazar günü sandık başına gidecek. Kayıtlı 61 milyon 441 bin 882 seçmen yerel yöneticilerini seçecek. 34 siyasi partinin adayının yarışacağı seçimlerde, ülke genelinde, 206 binden fazla sandık kurulacak.

31 Mart yerel seçimlerine 4 gün kaldı. YSK, seçimde kayıtlı seçmen sayısını, 61 milyon 441 bin 882 olarak belirledi. YSK’nın verilerine göre, 18 yaşını dolduran 1 milyon 32 bin 610 kişi, bu seçimde ilk kez oy kullanacak. Seçmenlerden yüzde 50,59’u kadın, yüzde 49,41’i ise erkeklerden oluşuyor. 34 siyasi partinin adayının yarışacağı seçimlerde, ülke genelinde, 206 binden fazla sandık kurulacak.

81 il, 973 ilçe ve 390 belde belediye başkanı ile 50 bin 336 muhtarın belirleneceği seçimlerde, il genel meclisi üyeliği, belediye meclis üyeliği seçimleri de yapılacak.

SEÇİME KAÇ SİYASİ PARTİ KATILACAK?

34 siyasi partinin katılacağı seçimde partilerin oy pusulasındaki sıralaması ise şöyle:

“AK Parti 1, İYİ Parti 2, Sol Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9, Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22, Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34.”

İSTANBUL’DA 49, ANKARA’DA 24, İZMİR’DE 27 ADAY YARIŞACAK

Büyükşehir belediye başkanlığı adaylığında İstanbul’da 22’si siyasi parti, 27’si bağımsız olmak üzere toplam 49 adayla en fazla adayın yarışacağı il oldu. Ankara’da 19’u siyasi parti, 5’i bağımsız toplam 24 aday seçime katılıyor. İzmir’de ise 21’i siyasi parti, 6’sı bağımsız toplam 27 aday listede yer aldı.

BÜYÜKŞEHİRLERDE OY VERME

Her seçmen, kanunda sayılan istisnalar dışında, hangi sandık seçmen listesinde kayıtlı ise ancak o sandıkta oy kullanabilecek. Bir seçmen, hangi seçim çevresinin seçmeni ise ancak o seçim çevresinde yapılan seçimler için oy kullanabilecek.

Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van’daki seçmenler, “büyükşehir belediye başkanı”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy kullanacak.

BÜYÜKŞEHİR OLMAYAN İLLERDE VE KÖYLERDE OY VERME

Büyükşehir olmayan illerde ise “il genel meclisi üyeliği”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ve “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy verilecek. Köylerde ise “il genel meclisi üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar meclisi” için oy atılacak.

OY PUSULALARI NE RENK?

Seçimlerde, büyükşehir belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “beyaz”, il genel meclisi üyeliklerine ilişkin pusula “turuncu”, belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “mavi”, belediye meclisi üyeliğine ilişkin oy pusulası ise “sarı” renkli olacak.

Seçmenler tüm oy pusulalarını tek zarfa koyacak.

ÖNCE HANGİ OYLAR SAYILACAK?

Büyükşehirlerde, sırasıyla büyükşehir belediye başkanlığı, belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği ve muhtarlık, diğer illerde, sırasıyla belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği, il genel meclisi üyeliği ve muhtarlık, seçimlerine ait oy pusulalarının sayım ve dökümü yapılacak.

32 İLDE OY VERME BİR SAAT ERKEN BAŞLAYACAK

YSK, seçimin mart ayında olması nedeniyle mevsim şartları ve güneşin batış saatini dikkate alarak doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat öne çekti.

Buna göre, Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır ile Kilis’te ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy verme saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak.

Diğer illerde oylar 08.00-17.00 saatlerinde kullanılacak.

YURT DIŞINDAKİ SEÇMEN OY KULLANACAK MI?

Yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı her seçmen, milletvekili genel seçimi, Cumhurbaşkanı seçimi ve halkoylamasında, yurt dışı temsilciliklerde ve gümrük kapılarında kurulacak sandıklarda oy verme hakkına sahip. Yurt dışındaki seçmenler yerel seçimde oy kullanamıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyede-31-mart-yerel-secimleri-icin-sandik-basina-gidilecek/feed/ 0
Suat Pamukçu: Bu seçim bir beka seçimidir, oylarını ona göre kullansınlar https://www.haber60.com.tr/suat-pamukcu-bu-secim-bir-beka-secimidir-oylarini-ona-gore-kullansinlar/ https://www.haber60.com.tr/suat-pamukcu-bu-secim-bir-beka-secimidir-oylarini-ona-gore-kullansinlar/#respond Wed, 27 Mar 2024 21:12:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23967 Büyük İstanbul Mitingi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın rozet taktığı, Yeniden Refah Partisi’nden istifa ederek AK Parti’ye geçen Milletvekili Suat Pamukçu, Pendik’te iftar programı katıldı. İftar programına katılan Pamukçu kendisine yönelik eleştirilere karşı, “Önümüzde bir seçim yok, önümüzde 2028’in provası var. Yeniden Refah Partili kardeşlerime de çağrıda bulunuyorum. Bu seçimi bir beka seçimi olarak düşünsünler ve oylarını ona göre kullansınlar” dedi.

Ramazan ayı boyunca vatandaşlarla iftar yapan Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin, Marmara Bölgesi Bayburt Kültür ve Dayanışma Derneği iş birliği ile Pendik Esenler Mahallesi’nde vatandaşlarla iftar yemeğinde bir araya geldi. İftar programına Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin’in yanı sıra, AK Parti İstanbul Milletvekili Suat Pamukçu, Marmara Bölgesi Bayburt Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Ali Kemal Birgül, dernek üyeleri, Cumhur İttifakının Meclis Üyeleri ve tüm Pendikli vatandaşlar katıldı. Dualarla ile başlayan iftar programı, hep birlikte oruçların açılmasının ardından iftara katılan konuşmacıların açıklamasıyla devam etti.

“Bu seçim bir beka seçimidir, oylarını ona göre kullansınlar”

Yeniden Refah Partisi’nden istifa ederek AK Parti’ye geçen Milletvekili Suat Pamukçu, iftar programında yaptığı konuşmada, “Önümüzde bir seçim yok, önümüzde 2028’in provası var. Yani bu aslında bir beka meselesidir. Seçimden öteye bir şeydir. Özellikle İstanbul için söylüyorum. Dolayısıyla eski Refah Partili kardeşlerime de, Yeniden Refah Partili kardeşlerime de çağrıda bulundum. Bir kere daha şimdi sizin yanınızda da tekrar aynı çağrı yapayım. Bu seçimi bir beka seçimi olarak düşünsünler ve oyunu ona göre kullansınlar. Yazık, Cumhuriyet Halk Partisi’nin zulmüne bir kapı aralamak bir vebaldir. Bu vebalin inşallah şuurunda olurlar ve ona göre oylarını kullanırlar diye düşünüyorum” dedi.

“Siyonist İsrail iki buçuk milyar Müslüman’ın dağınıklığından cesaret alıyor”

Pamukçu, “Geçtiğimiz gün Sayın Cumhurbaşkanımızın lütfuyla bir rozet takıldı. Ama ben bir hesap yaptım, bir ders aldım. Ne ders aldım biliyor musunuz? Bu dersi Gazze’den aldım. İnanın ki 7 Aralık’ta bir ameliyat geçirdim. Kalp ameliyatı geçirdim.3 ay istirahatliydim o dönemde. Ama o 3 ay içerisinde o vahşeti yaşadığım kadar çektiğim bir acı olmadı. Ama ne ders aldım biliyor musunuz? Bilesiniz ki değerli hemşerilerim. Bu İsrail, siyonist İsrail bu zulmü neye dayanarak yapıyor hiç düşündünüz mü? Zannetmeyin ki bu zulmü kendisinin sahip olduğu silah gücüne dayanarak yapmıyor. Arkasında Amerika var diye de yapmıyor. Arkasında Batı dünyası var diye de yapmıyor. ya niye yapıyor? İki buçuk milyar Müslüman’ın dağınıklığından cesaret alarak yapıyor. Aldığım ders budur. Bu ders beni getirdi, o kürsüye çıkardı. Şimdi sizlerden, beni dinleyen bütün kardeşlerimden rica ediyorum. Eğer biz burada bu birlik, beraberliği tesis edemezsek, İslam dünyasındaki birlik ve beraberliği nasıl tesis edeceğiz? Allah razı olsun. Sayın Cumhurbaşkanımız 7 Ekim’den bu yana durmadı, çalmadığı kapı kalmadı, ortaya koymadığı düşünce kalmadı, fikir kalmadı. Allah ondan razı olsun” ifadelerini kullandı.

“31 Mart akşamı yeniden dirilişi hep beraber sağlamak istiyoruz”

Programda konuşan Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin ise, “Bir seçim dönemindeyiz. ve önümüzdeki pazar günü bir karar vereceksiniz. Bu kararı verirken geçmiş dönemde 5 yıllık süre zarfında kimin ne yaptığına, bundan sonra ne yapabileceğine, kimin kiminle olduğunu da bakarak bir karar vereceksiniz. Bu kararımızın öncelikle Türkiye’mize, sonra İstanbul’umuza ve Pendik’imize hayırlar getirmesini diliyorum. İnsani olarak siyasi görüşlerimiz, partilerimiz farklı olabilir. İnsan olma vasfımız bizim her şeyin üzerinde gelir. Evet, bir siyasi görüş gibi düşünce değişiklikleri olabilir veya değişik kararlar verilebilir. Ama bu kararları verirken saygı duyması gerektiğini insani olarak bir görevimiz olduğunu buradan ifade etmek istiyorum. Özellikle son verilen Suat abimin karar verme aşamasında bazı arkadaşlarımızın insani olmayan eleştiriler içinde bulunmasını kayda değer bir dipnot olarak özellikle geçmek isterim. Bayburtlu kardeşlerimizin bu noktada gerekli hassasiyetini göstereceklerini ve gerekli tepkilerini buradan göstereceklerine inancım tamdır. İnşallah 31 Mart akşamı yeni bir zafer kazanmak umuduyla İstanbul’dan Murat Kurum Başkanımızı Büyükşehir Belediye Başkanı yapıp yeniden şahlanışa geçip yeniden dirilişi hep beraber sağlamak istiyoruz” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/suat-pamukcu-bu-secim-bir-beka-secimidir-oylarini-ona-gore-kullansinlar/feed/ 0
Binali Yıldırım, Erzincan’da hemşehrileriyle iftar yemeğinde buluştu https://www.haber60.com.tr/binali-yildirim-erzincanda-hemsehrileriyle-iftar-yemeginde-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/binali-yildirim-erzincanda-hemsehrileriyle-iftar-yemeginde-bulustu/#respond Wed, 27 Mar 2024 04:09:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23849 Eski TBMM Başkanı ve başbakanlardan Binali Yıldırım, hemşehrileriyle iftar yemeğinde bir araya geldi.

Hava yoluyla Erzincan’a gelen Yıldırım, Erzincan Yıldırım Akbulut Havalimanı’nda bir grup partili ve vatandaşlar tarafından karşılandı.

Kavakyolu Altınpark Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen iftar programına katılan Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, milletin refahı için gece gündüz çalıştıklarını ifade etti.

Yıldırım, iftar sofrasında kardeşliğimizi, birliğimizi ve dirliğimizi daha da ileriye taşımak için bir araya geldiklerini belirterek “Erzincan’ımız için ülkemiz için canla başla çalışıyoruz. Bunun en yakın şahidi, sizsiniz. Bu geçen yirmi yılın içerisinde bakan olarak, başbakan olarak, milletvekili olarak Meclis Başkanı olarak her zaman milletimin en iyisine layık olduğunu düşünerek gece gündüz çalıştık, çabaladık ve ülkemizi muasır medeniyetler üzerine de çıkardık. Yollarıyla, havaalanlarıyla, hızlı treniyle, iletişim yollarıyla ve her şeyden önemlisi insanlarımızın gönlüne yol yaparak, onların geleceğine eserler kazandırarak bugünlere geldik.”

Var güçleriyle terörle mücadele ettiklerini ifade eden Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“15 Temmuz FETÖ terör örgütünün kalkışmasında sizin evladınız başbakandı. O gün millet meydanlara indi. Alçaklara geçit vermedi. Bayrağımız inmedi, ezanlarımız dinmedi, istiklalimizi FETÖ’cü alçaklara teslim etmedik. Orada da yanımızda siz vardınız, bugün de yanımızda siz varsınız.

Dört gün sonra seçime gidiyoruz değerli kardeşlerim. Pazar günü sandık yine önümüze gelecek bir karar vereceğiz. Bundan bir yıl önce mayıs ayında Erzincan Cumhur İttifakı olarak Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’a rekor oy vererek tekrar seçilmesini sağladınız. Onun için hepinize şükranlarımı sunuyorum. Teşekkür ediyorum. Şimdi de değerli hemşerilerimiz, yapacağımız Erzincan’ımızın gelecek beş yılında ilçelerimizin gelecek beş yılında yerel yöneticilerimizi seçiyoruz. Belediye başkanlarımızı meclis üyelerimizi, il genel meclis üyelerimizi ve muhtarlarımızı seçiyoruz. Yani beş dakikada vereceğimiz bir kararla gelecek beş yılın kararını vermiş olacağız.”

Yıldırım, bazı illerdeki adayların Cumhur İttifakı adayı olarak belirlendiğini hatırlatarak “Erzincan da bunlardan biri. Partimizin değerlendirdiği, Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde karar mekanizmalarında aldığımız karar aynı şekilde Milliyetçi Hareket Partisinde de mutabık kalınan karar bu dönemde Cumhur İttifakı olarak Belediye Başkanı’mız Bekir Aksu’nun tekrar aday olması ve AK Parti olarak Milliyetçi Hareket Partisi olarak bütün gücümüzle Bekir Aksu başkanın arkasında olacağımızı ilan ettik.” diye konuştu

AK Parti Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman ise konuşmasında belediye seçimlerine Cumhur İttifakı adayı Bekir Aksun ile birlikte seçimlere girdiklerini anımsatarak şunları kaydetti:

“31 Mart seçimlerinde birbirimize destek vererek Cumhur İttifakı adayımızı tekrar Erzincan’a belediye başkanı adayı olarak seçeceğiz. Hem (eski) Başbakan’ımıza hem Devlet Bahçeli’ye ve Sayın Cumhurbaşkanı’mıza hediye edeceğiz inşallah. Onun için bu birlik ve beraberlik daim olsun diyorum.”

Cumhur İttifakı Adayı Erzincan Belediye Başkanı Adayı Bekir Aksun ise Erzincan’ın kardeşliğin ve huzurun şehri olduğunu vurgulayarak “Erzincan Türkiye’de ender şehirler arasında bulunan nezaket ve hoşgörünün bir arada bulunduğu bir şehir. Onun için bu şehrin belediye başkanı olarak sizlere hitap ederken ebetteki farklılıklarımızı zenginlik olarak kabul ediyoruz.” ifadelerini kullandı

İftar programına AK Parti Milletvekili Süleyman Karaman, AK Parti ve MHP Erzincan il başkanları, siyasi parti yöneticileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Programın ardından Cami Kebir’de vatandaşlarla teravih namazı kılan Yıldırım, buradan Kızılay meydanında bulunan cumhur ittifak adayı Bekir Aksun’un seçim ofisi önünde toplanan kalabalık gruba seslenerek 31 Mart’ta yapılacak seçimlerde vatandaşlardan destek istedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/binali-yildirim-erzincanda-hemsehrileriyle-iftar-yemeginde-bulustu/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e Yüklendi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-iyi-parti-genel-baskani-meral-aksenere-yuklendi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-iyi-parti-genel-baskani-meral-aksenere-yuklendi/#respond Wed, 27 Mar 2024 03:55:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23839 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti ile Balıkesir’de sonuçsuz kalan ittifak görüşmeleri üzerinden İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yüklenerek, “Sende olmayan vicdan ve insaf, İYİ Parti’nin iyi insanlarında var. Hepsinden vallahi de billahi de oy istiyorum” dedi.

“BİRİSİNİ GÖRÜYORUM Kİ AYNI TAYYİP BEY’İN HUYLARI”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bandırma’daki mitingde gerçekleştirdiği konuşmada İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yüklendi ve İYİ Parti seçmeninden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Akın için oy istedi. Özel, “Ahmet Akın’a dendi ki, biz bir gün sana borcumuzu ödeyeceğiz. Şu ana kadar çok uğraştık, görüştük ama verilen sözler unutuldu. Ben diyorum ki eski dosttan düşman olmaz ama birisini görüyorum ki aynı Tayyip beyin huyları. Yüz yüze bakıyoruz.

“DÜN METHETTİKLERİNİZE BUGÜN NASIL KÜFÜR EDİYORSUNUZ?”

Dün methettiklerinize, bugün nasıl küfür ediyorsunuz? Dün öptüğünüz surata, bugün nasıl tükürüyorsunuz? Dün itiraz ettiğiniz işi, bugün sarayın ağzıyla nasıl sahipleniyorsunuz? Sizin için her şeyi yapmış bir partinin bir temsilcisi böyle efendi bir aday için gelmişte, sen o meydana nasıl iftira ve hakaret içeren pankart asıyorsun. Yazıklar olsun” dedi.

“SENDE OLMAYAN VİCDAN VE İNSAF, İYİ PARTİ’NİN İYİ İNSANLARINDA VAR”

Ahmet Akın’ın geçtiğimiz yerel seçimlerde en büyük fedakarlığı yaptığını belirten Özel, “Birileri şimdi ona yıllar önceki borcunu ödemek yerine tavır takınıyorsa, sende olmayan vicdan ve insaf, İYİ Parti’nin iyi insanlarında var. Hepsinden vallahi de billahi de oy istiyorum. Ben Meral hanıma abla derim, ömrüm boyunca da abla demeye devam edeceğim. Ben İYİ Parti’nin iyi insanlarına, gönlünde, gözünde güneş olanlara ömrüm boyunca sevgiyi ve minneti sürdüreceğim. Birkaç tane AK Parti artmışı, oradan sekmişi, gelmiş burada kıymete binmişinin bu kibrine de ne iyi insanları feda ederim, ne de partimi feda ederim. Önümüzdeki Pazar günü Ahmet Akın’a sahip çıkmaya hazır mısınız?” ifadesinde bulundu.

AKŞENER’DEN ÖZEL’E: TÜRK SİYASETİNDE BU ŞEKİLDE BİR CIVIKLIK OLMAMIŞTIR

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise Edirne’nin İpsala ilçesinde partisi tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Vatandaşın yanında olduklarını, milletin sesi olmak için partiyi kurduklarını belirten Akşener, genel seçimde ittifakta yer aldıkları süreci anlattı.

Akşener, o dönemde söylemlerinin dikkate alınmadığını ve seçimlerin kaybedildiğini dile getirdi. Seçmenin sesini duymak için gayret sarf ettiklerini ifade eden Akşener, “Çok rahatları yerinde. Edirne’ye gelen Sayın Özgür Özel, ‘Sakın ola ki AK Parti kazanır, sakın ola ki CHP’nin dışında bir partiye oy vermeyesiniz. İYİ Partinin de adayı olgunluk gösterip ayrılmalıdır’ diyor. Türk siyasetinde bu şekilde bir cıvıklık, bir ayıp asla olmamıştır. Bu kaçıncı? Öbürü de çıkıp diyor ki, Edirne’nin bir başka ilçesinde de AK Partili bakanlar geliyor ‘Sakın ola ki AK Parti dışında başka bir yere oy vermeyesiniz, oylar bölünür, CHP gelir.’ diyor” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-iyi-parti-genel-baskani-meral-aksenere-yuklendi/feed/ 0
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala: Türkiye’nin hedeflerine varabilmesi için reformlar yapmalıyız https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-efkan-ala-turkiyenin-hedeflerine-varabilmesi-icin-reformlar-yapmaliyiz/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-efkan-ala-turkiyenin-hedeflerine-varabilmesi-icin-reformlar-yapmaliyiz/#respond Wed, 27 Mar 2024 03:51:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23836 AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, ” Türkiye’nin hedeflerine varabilmesi için eş zamanlı çok alanlı reformlar yapmak zorundayız. Reformlarla sistemi beslemek, değiştirmek zorundayız.” dedi.

Ala, AK Parti Bursa İl Başkanlığınca Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Cumhur İttifakı Hukukçuları ile İftar Programı”nda yaptığı konuşmada, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin önemine dikkati çekti.

Seçimlerde Türkiye’nin istikrarına desteğin yinelenmesi halinde bunun Cumhurbaşkanlığı merkezi idarede 4,5 yıl, yerel yönetimlerde 5 yıllık tam istikrarlı bir dönem olacağını belirten Ala, şöyle devam etti:

“Bu döneme şundan çok ihtiyacımız var: Türkiye’nin hedeflerine varabilmesi için eş zamanlı çok alanlı reformlar yapmak zorundayız. Reformlarla sistemi beslemek, değiştirmek zorundayız. Gecikmenin maliyeti tarihte hiç olmadığı kadar yükselmiştir. Geç kalmanın maliyeti tarihte eşit görülmedik biçimde yükselmiştir. Onun için yapmanız gereken işi bugün yapmazsanız önümüzdeki dönemde onu yapabilme ihtimaliniz de çok azalıyor. Bugün yetişmeniz, baş etmeniz gereken sorunu çözmezseniz yarın daha da zorlaşıyor. Bugün geri kalırsanız, ülkelerin yarıştığı, şehirlerin yarıştığı, insanların rekabet ettiği, sosyal medyada artık sınırların tamamen kalktığı bir dünyada üreticilerin neredeyse buradaki bir üreticinin, Meksika’daki üreticiyle aynı sosyal medya platformunda elektronik ortamda buluşup, rekabet ettiği bir çağda gecikmenin maliyeti sürekli geri kalmak olabilir.”

Ala, hukukçuların seçim güvenliğindeki önemine işaret ederek, mesleğin mensuplarından sandık kurullarında hukukun, adaletin, doğru işin işlemesini temin etmelerini istedi.

Seçimlerde sandık kurullarında bulunan kişilerden daha yetkili kimsenin olmadığını dile getiren Ala, “Daha önceki dönemlerde gördük ki kendisine ‘hukukçu’ diyen bazı insanlar sandık başında yasaların vermediği bir yetkiyi kötüye kullanmaya çalıştılar. Burada hukukçuların görevi, vazifesi; hukukun tesis edilmesi, işlemesidir. Hiçbir hukukçu, hukukçu kimliğine dayanarak hukuku ihlal edemez.” değerlendirmesinde bulundu.

“Bu seçimle beraber Türkiye’de bir dönem kapanacak”

Eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop da milletin geçen yıl mayıs ayındaki genel seçimlerde Türkiye’nin yönetimiyle ilgili nihai kararları verdiğini vurguladı.

Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde yerel yöneticilerin seçileceğini kaydeden Şentop, “Bir taraftan hem 14 Mayıs’taki hem de 28 Mayıs’taki yenilginin hazmını henüz tamamlayamamış olanlar yerel seçimleri bazı yerlerde biraz genel seçim havasına çevirmek için gayret gösteriyorlar.” ifadesini kullandı.

CHP’nin İstanbul Esenyurt’ta gösterdiği belediye başkanı adayını geri çektiğini hatırlatan Şentop, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şimdi birini aday gösterdiler ama aday gösterdikleri kişi Cumhuriyet Halk Partili değil, DEM Parti’den. Herkes bunu söylüyor. Seçim sonrasında ayrılıp kendi partisine geçecek. Uzun süre meclis listesini açıklamadılar. Resmi olarak verildikten sonra ancak liste görülebildi. Neden? Bir ittifak yapmışlar ama kendileri de utanıyorlar ittifakı gün yüzüne çıkarmaya, halkın önüne koymaya. Esenyurt’ta Cumhuriyet Halk Partisinin bir adayı var ama Cumhuriyet Halk Partili değil. Cumhuriyet Halk Partisinin bir genel başkanı var ama aslında genel başkan değil, hepimiz biliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisinin İstanbul’da bir büyükşehir belediye başkanı var ama aslında büyükşehir belediye başkanı değil. Bir gözü genel başkanlıkta, bir gözü cumhurbaşkanlığında, cumhurbaşkanı yardımcılığında falan oralarda gezinen bir adam. Böyle bir tuhaf kadrolarla yarışıyoruz.”

Şentop, AK Parti, Cumhur İttifakı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığı üzerinden siyasetin ulaşabileceği son noktayı geçen sene mayıs ayında gördüklerini anlattı.

Bu seçimde bazı yerlerde bunun uzantılarının görülebileceğini dile getiren Şentop, “Bu seçimle beraber Türkiye’de bir dönem kapanacak. Ne olacak? Yeni sistemle beraber 2018 seçimlerinden sonra başlatmış olduğumuz süreç Türkiye’de yerleşmiş olacak. Herkes kendi yerinde, kendi evinde olacak. Milletimiz bunun farkında. Bu dönem kapandıktan sonra bu seçim itibarıyla inşallah Türkiye yeni bir siyasi döneme ve atmosfere girecek. Bu seçimden sonra önümüzdeki yıllarda her şey yerli yerine oturmaya başlayacak.” diye konuştu.

İftara, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, eski Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, önceki dönem Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu, eski AK Parti Bursa milletvekilleri, hukukçu öğretim elemanları, öğrenciler ve partililer katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-efkan-ala-turkiyenin-hedeflerine-varabilmesi-icin-reformlar-yapmaliyiz/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın emekli açıklamasına tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-cumhurbaskani-erdoganin-emekli-aciklamasina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-cumhurbaskani-erdoganin-emekli-aciklamasina-tepki-gosterdi/#respond Wed, 27 Mar 2024 01:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23753 Haber: NİSANUR YILDIRIM/ Kamera: ONUR BİNGÖL

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir Bigadiç’te; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Yüksek enflasyon ortamında emekliye ne verirsek verelim dipsiz kuyu misali kaybolup gidiyor” sözlerine tepki gösterdi. Özel, “Milletvekiline veriyorsun dipsiz kuyuya gitmiyor, cumhurbaşkanı maaşına kendi kendine zam yapıyorsun dipsiz kuyuya gitmiyor, hali vakti yerinde olanların parasına para katıyorsun dipsiz kuyuya gitmiyor. Emekliye verince dipsiz kuyuya gidiyor, yazıklar olsun. Dipsiz kuyuları yaratan da sizsiniz, emekliyi dipsiz kör kuyulara atıp unutan da sizsiniz” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçim çalışmaları kapsamında bugün Balıkesir Bigadiç’te halk buluşması düzenledi, yurttaşlara seslendi.

BİGADİÇLİ ÇİFTÇİMİZE ÖTV’SİZ VE KDV’SİZ MAZOTU 25 LİRAYA İSTİYORUZ”

Partisinin Balıkesir adayları için oy isteyen Özel, tarımda ve hayvancılıkta artan maliyetlere dikkat çekerek “Maalesef ne köylünün ne çiftçinin ne hayvancılıkla uğraşanların asla dostu olmayan bir hükümetle karşı karşıyayız. Mazot 44 lira olunca… Ekmesi, dikmesi, biçmesi, taşıması mazotla; maliyetler çok artıyor, borçlar ödenebilir olmaktan çıkıyor. Önümüzdeki dönemlerde bu konuyla ilgili büyük bir mücadele başlatacağız. Madem ki gemilere, yatlara, gezinti teknelerine mazot ÖTV’siz verilir, biz de Bigadiçli çiftçimize ÖTV’siz ve KDV’siz mazotu 25 liraya istiyoruz” dedi.

BUGÜN EMEKLİLER GÖRÜLMEMİŞ BİR HAKSIZLIKLA KARŞI KARŞIYA”

Emeklilerin yaşadığı ekonomik krize değinen ve AKP iktidarında emekli maaşlarının geldiği duruma işaret eden Özel, emekli bayram ikramiyelerinin 2018’den bugüne alım gücünü aktardı. Özel, “Bugün emekliler görülmemiş bir haksızlıkla karşı karşıya. Ben 1,5 ay önce bu sorunu dile getirdim. Emekliler gelmeye, ses yükseltmeye başladılar, bütün siyasiler emeklileri konuşmaya başladı. Yavaş yavaş AK Parti de dedi ki biz emekliler için çalışma yapıyoruz. Bayramdan sonra bakarız diyorlardı” diye konuştu.

DİPSİZ KUYULARI YARATAN DA SİZSİNİZ, EMEKLİYİ DİPSİZ KÖR KUYULARA ATIP UNUTAN DA”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Yüksek enflasyon ortamında emekliye ne verirsek verelim dipsiz kuyu misali kaybolup gidiyor” sözlerine de Özel, “Milletvekiline veriyorsun dipsiz kuyuya gitmiyor, cumhurbaşkanı maaşına kendi kendine zam yapıyorsun dipsiz kuyuya gitmiyor, hali vakti yerinde olanların parasına para katıyorsun dipsiz kuyuya gitmiyor. Emekliye verince dipsiz kuyuya gidiyor, yazıklar olsun. Dipsiz kuyuları yaratan da sizsiniz, emekliyi dipsiz kör kuyulara atıp unutan da sizsiniz. Tepeden bakıp emekliyi hakir görüyorlar. O tepeden baktığınız o küçük şeyler ömrü boyunca çalışmış birer karınca. Size söz veriyorum kimseyi karınca gibi ezdirmem” diye tepki gösterdi.

GENÇLERİMİZE SESLENİYORUM, ÇOK SEVDİĞİNİZİ ATATÜRK’ÜN EMANETİ SİZLEREDİR, EMANETE SAHİP ÇIKIN”

Gençlere de seslenen Özel, “Gücümüzü sandıkta göstererek kurtulabiliriz, o sandık önümüzdeki pazar günüdür. Bütün gençleri kendi geleceklerine ve Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğine sahip çıkmaya çağırıyorum. Gençler benim işim kolay çünkü Gazi Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyet’i kurdu, dedi ki; ‘Cumhuriyeti biz kurduk onu yüceltecek ve yükseltecek sizlersiniz.’ Ben tüm gençlerimize sesleniyorum, çok sevdiğinizi Atatürk’ün emaneti sizleredir, emanete sahip çıkın” dedi.

Özel, şöyle devam etti:

AHMET AKIN, TARIMSAL SULAMADAN 5 YIL ÜCRET ALMAYACAĞIM DİYOR”

“Bigadiç Türkiye’nin en önemli bor madenlerinin sahibi ancak en büyük sıkıntımız, Bigadiç bu borun ülkeye yarattığı katma değerden yararlanamıyor. Burada çıkarılıyor başka tarafa götürülüp işleniyor bu doğru değil. Bin 200 tane işçimiz var, kapasitenin artması lazım, aksine insanları tehdit ediyorlar bu doğru değil. Burada istihdam yok. İstanbul’dan daha pahalıya su kullanıyorsunuz bu konuda önemli çalışmalar var. Ahmet Akın söz veriyor bölgenin en ucuz suyunu Balıkesir’e Bigadiç’e getireceğim ve çeşmeden içilebilir su akıtacağım diyor. Süt üreticisinin çileleri de Ahmet Akın’la birlikte bitecek. Balıkeisr’de 52 bin dönüm sulanabilir arazi var ama 24 bin dönüm kullanılıyor 28 bin arazi sulanamaz halde. Ahmet Akın, tarımsal sulamadan 5 yıl ücret almayacağım diyor.

OYU BAŞKA PARTİYE VERİRSEN AK PARTİ, AHMET AKIN’A VERİRSEN SEN KAZANACAKSIN

Karşımızda tehdit edenler var. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı esnaf odalarını tehdit etmiş, esnafları sanayicileri… Cumaya kadar tavrınızı değiştirin demiş, Onlar biliyorlar ki Ahmet Akın, Balıkesir’de zafer yakın. Onlar Balıkesir’in iyi günleri için Ahmet Akın’ı destekliyorlar diye tehdit etmiş. Ben şöyle söyleyeyim Balıkesir Büyükşehir’in şu an ki Belediye Başkanı’na; kimseyi tehdit etme ama edersen Balıkesir’in insanı ne tehditler gördü teslim olmadı. Sen pazartesiye gün vermişsin, bak Bigadiç sana gün veriyor. Bu pazar senin alnını karışlayacaklar. Eski ittifak ortaklarımız herhangi başka bir partiye oy verirse AK Parti kazanır ama CHP’ye verirse CHP kazanmaz, Ahmet Akın’la birlikte CHP’liler, İYİ Partililer, Demokrat Partililer, DEVA, Gelecek, Saadet kazanır yani Balıkesir kazanır. Oyu başka partiye verirsen AK Parti, Ahmet Akın’a verirsen sen kazanacaksın. Pazar günü sandıklara koşun Balıkesir’in yüzünü güldürün, size inanıyorum.”

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-cumhurbaskani-erdoganin-emekli-aciklamasina-tepki-gosterdi/feed/ 0 İYİ PARTİ EYÜPSULTAN MECLİS ÜYESİ ADAYI KESKİN, ADAYLIKTAN VE PARTİSİNDEN İSTİFA ETTİ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-eyupsultan-meclis-uyesi-adayi-keskin-adayliktan-ve-partisinden-istifa-etti/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-eyupsultan-meclis-uyesi-adayi-keskin-adayliktan-ve-partisinden-istifa-etti/#respond Wed, 27 Mar 2024 01:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23740 (DÜZELTME- “İYİ PARTİ EYÜPSULTAN İLÇE BAŞKANI GÜNİZ İLAYDA KESKİN PARTİSİNDEN İSTİFA ETTİ” başlıklı haberimizi yayından çekiyoruz, sehven yapılan hata nedeniyle abonelerimizden ve muhataplarından özür dileriz. Haberimizin düzeltilmiş hali aşağıdadır.)

İYİ PARTİ EYÜPSULTAN MECLİS ÜYESİ ADAYI KESKİN, ADAYLIKTAN VE PARTİSİNDEN İSTİFA ETTİ

İYİ Parti Eyüpsultan Belediye Meclis Üyesi Adayı Güniz İlayda Keskin, adaylıktan ve partisinden istifa ettiğini açıkladı. Keskin, CHP Eyüpsultan Belediye Başkan Adayı Mithat Bülent Özmen’e destek vereceğini duyurdu.

İYİ Parti Belediye Meclis Üyesi Adayı Güniz İlayda Keskin, partisinden istifa ettiğini açıkladı. Keskin, yaptığı açıklamada CHP İBB Adayı Ekrem İmamoğlu’nu ve Eyüpsultan Belediye Başkanı Adayı Mithat Bülent Özmen’i destekleyeceğini söyledi. Keskin, “Bugüne kadar adaletsizliğe karşı, rant için değil halk için ittifak yapıyoruz. Davamız Eyüpsultan için adil bir yönetim ve daha iyi hizmet. Şimdi Eyüpsultan’a sahip çıkma zamanı. Bu nedenle İyi Parti Meclis Üyesi adaylığımdan ve üyeliğinden istifa ediyorum. Sayın Ekrem İmamoğlu’na ve Sayın Mithat Bülent Özmen’e desteğimi açıklıyorum” dedi.

Basın toplantısında konuşan ve bir süre önce görevinden ve partisinden istifa eden eski İYİ Parti Eyüpsultan İlçe Başkanı Hatice Gürbulak ise şunları söyledi:

“Bir Cumhuriyet kadını olarak siyasetin içerisinde  bulunma sebebim; aslında hepimizin ortak kaygıları, gelir dağılımındaki adaletsizlik, eğitimde fırsat eşitsizliği, sosyal devlet olma gerekliliklerinin hiçbirinin yerine getirilmemesi, kutuplaştırılmış ayrıştırılmış bir toplum, devlete ve adalet sistemine karşı yitirilmiş güven, hukukun işleyişinin bile kişisel ikbal ve menfaat gözeten bir hal alması. Ne emeklinin ne çalışanın mutlu olduğu, işsizliğin ve gençlerimizin gelecek kaygılarının çığ gibi büyüdüğü bir yaşam. Halkını muhtaç hale getirip hak ettiğini sadaka gibi dağıtan bir zihniyet. Ttükenmiş umutlar ve hak etmediğimiz geri dönüşler.

İşte siyaset benim için bizlere dayatılan bu düzeni değiştirmek için bir araç oldu. Bu vatanın bir evladı bir anne bir iş insanı olarak bu düşüncelerle ve yanlışlara çözüm bulmak amacıyla kurulmasına destek olduğum İYİ Parti’de siyasi yaşamıma başladım. 2017 den bu bugüne kadar süre gelen yıllar içerisinde il ve ilçe yöneticisi olarak görev yaptım. Son olağan kongrede de değerli delegelerin oyları ile seçilerek Eyüpsultan İlçe Başkanı oldum. Tüm görevlerimi halkla iç içe toplum menfaatlerini gözeten bir şiar içerisinde yapmaya gayret gösterdim. İş hayatımda ve siyasi yaşamımda samimiyet ve dürüstlük her zaman önceliğim oldu.

Büyük mücadele ve emeğin karşılığında 6 yıllık mücadelenin sonunda İYİ Parti Eyüpsultan İlçe Başkanlığı görevimden; gelinen son nokta da parti menfaatlerinin, üzülerek söylüyorum ki ülke menfaatlerinin önüne geçmesi parti içerisindeki liyakatsiz, usulsüz atamalar ve son olarak da Sayın Meral Akşener’in her ne olursa olsun mevcut iktidara karşı dayanışma içerisinde ‘seçilecek aday’ mantığında hareket ederken yön değiştirerek mevcut iktidara göz göre göre hizmet eden bir anlayış içerisine girmesi sonucunda partimden istifa ettim. Bunu da siz değerli  basın mensuplarıyla paylaştım. Şu an herhangi bir siyasi parti mensubu değilim.

Fakat İstanbul’un menfaati Eyüpsultan’ın liyakatli yönetilmesi için 31 Mart’ta yapılacak olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde Ekrem İmamoğlu’na Eyüpsultan Belediye Başkanlığı seçimlerinde de Dr Mithat Bülent Özmen’e desteğimi açıklıyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-eyupsultan-meclis-uyesi-adayi-keskin-adayliktan-ve-partisinden-istifa-etti/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: İsrail bir terör örgütü gibi hareket ediyor https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-israil-bir-teror-orgutu-gibi-hareket-ediyor-2/ https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-israil-bir-teror-orgutu-gibi-hareket-ediyor-2/#respond Wed, 27 Mar 2024 00:57:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23716 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İsrail’in Gazze’ye saldırılarının ramazan ayında da sürdüğünü belirterek, “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ateşkes kararı aldı ama maalesef hala ateşkes kararlarına, konseyin ve uluslararası kuruluşların daha önce aldığı kararlara uymayan bir devlet var. İsrail’e devlet demek mümkün değil. İsrail bir devlet gibi hareket etmiyor. İsrail bir terör örgütü gibi hareket ediyor maalesef.” dedi.

Bartın’ın Kurucaşile ilçesinde partisinin seçim irtibat bürosunu ziyaretinde konuşan Tunç, ilçenin genel seçimlerde kendilerine verdiği destekten ötürü seçmenlere teşekkür etti.

Tunç, ilçeye çok güzel hizmetlerde bulunduklarını anlatarak, “‘Belediye başkanlığını AK Parti’ye verin, gerisini merak etmeyin’ demiştik size, sene 2009’da. Burada Cumhuriyet Halk Partili bir belediye vardı. ‘Muhalefet belediyesi, Kurucaşile’ye faydası olmaz. Kurucaşile’nin önemli problemleri var. Bunları hükümetle beraber gerçekleştirecek olan da AK Parti’li belediye olacaktır’ dedik. Sizler de bizi kırmadınız.” diye konuştu.

Kimsenin inanmamasına rağmen ilçede yapılmaz denen yol ve tünel inşaatlarını hayata geçirdiklerine değinen Tunç, yaklaşık 1600 metrelik Cumayanı Tüneli, 1000 metre uzunluğunda bağlantı yolu ve 2 bin 700 metrelik Karaman Meydan Tüneli gibi çalışmaları kazandırdıklarını kaydetti.

Yapılacak en önemli işlerden birinin ilçenin doğal gaza kavuşması olduğuna değinen Tunç, Karadeniz’de doğal gaz keşfinin yapıldığına inanmayan kişilere oy verilmeyeceğini, inanmayanların zaten doğal gazı ilçeye de getirmeyeceğini ifade etti.

Tunç, geçmiş yıllarda bu bölgedeki arama işlerinin yabancı şirketler tarafından yapıldığına işaret ederek, şöyle devam etti:

“Berat Albayrak enerji bakanıyken 4 yerli sismik araştırma gemileri Karadeniz’e çıktı, işte o zaman aradılar, buldular ve 3 bin metre derinlikte doğal gazı çıkardılar. 180 kilometre denizin dibinden karaya boru döşendi. Ama Cumhuriyet Halk Partililer ne dedi; ‘Doğal gaz yok, tüpü bağlamış’ gibi komik komik laflar etmediler mi? O günkü genel başkanı. Şimdiki de zaten ne dediğini bilmiyor, her gün pot kırmaya devam ediyor. Muhalefetin durumu bu değerli hemşehrilerim. ‘Hayır’ diyen, ‘yok’ diyen, böyle her şeyi paralayana mı? iş yapan, icraat yapan, milletine hizmet edene mi? Hizmet edene tabii ki.”

“Darbe, milli irade hırsızlığıdır”

Bakan Tunç, Kurucaşile ilçesiyle Bartın arasındaki ulaşımı 25 dakikaya düşürecek yol çalışması ve hastane yapımıyla ilgili arsa tahsisinin yapıldığını bildirerek, eğitimden sağlığa, sosyal politikalardan kültüre, adalete ve güvenliğe varıncaya kadar her alanda insanları güçlendirmek için çalıştıklarının altını çizdi.

Bu gelişimden rahatsız olanların muhtıralara ve darbelere başvurduğunu, krizler çıkardığını ancak hiçbirinde başarılı olamadığını anlatan Tunç, 15 Temmuz 2016’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla milletin meydanlara koştuğunu, darbecilerin ülkeye yaşatmak istediği karanlık gecenin darbecilere yaşatıldığını dile getirdi.

Türkiye’nin demokrasisini güçlendirdiklerini ifade eden Tunç, şöyle konuştu:

“Bugün darbeden hala medet umanlar var. ‘Gençler yaparsa darbeyi, başımızın üstünde yeri var’ diyebilen bir ana muhalefetin genel başkanı bile var bu ülkede maalesef. İşte bu yüz karası. Böyle bir durum olabilir mi değerli hemşehrilerim? İnsan darbe iyidir diyebilir mi? Şunlar yaparsa iyidir, bunlar yaparsa kötüdür. Darbenin her türü kötüdür. Dolayısıyla darbe, milli irade hırsızlığıdır. Milli irade hırsızlarına, iktidar yüzü görme fırsatı hiçbir zaman bu millet tarafından verilmez. Bunu anlayabilseler.”

“Ülkemizi terörün her türlüsünden arındıracağız ve kararlı mücadelemiz sürecek” diyen Tunç, ülkeyi huzurlu geleceğe kavuşturmanın gayreti içerisinde çalışmaları sürdüreceklerini, dünyada da adaleti, hakkaniyeti, dengeli dış politikayı savunmaya ve “Türkiye ekseni”ni kurmaya devam edeceklerini vurguladı.

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına tepki

Bakan Tunç, ramazan ayında Filistin’de mazlumların katledilmeye devam edildiğini anımsatarak, “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ateşkes kararı aldı ama maalesef hala ateşkes kararlarına, konseyin ve uluslararası kuruluşların daha önce aldığı kararlara uymayan bir devlet var. İsrail’e devlet demek mümkün değil. İsrail bir devlet gibi hareket etmiyor. İsrail bir terör örgütü gibi hareket ediyor maalesef.” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” diyerek uluslararası sistemin adaleti sağlayamadığını, güvenliği, insan haklarını savunamadığını hep söylediğine dikkati çeken Tunç, dünyada her platformda insan hakları savunucusu olarak yer almaya devam edeceklerini dile getirdi.

AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, İl Başkanı Yaşar Arslan ile Kurucaşile Belediye Başkan adayı Hulusi Sayın’ın da konuşma yaptığı programın ardından Tunç, esnafı ziyaret etti, vatandaşlarla selamlaştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-israil-bir-teror-orgutu-gibi-hareket-ediyor-2/feed/ 0
İYİ Parti Eyüpsultan İlçe Başkanı ve Belediye Meclis Üyesi Adayı Güniz İlayda Keskin İstifa Etti https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-eyupsultan-ilce-baskani-ve-belediye-meclis-uyesi-adayi-guniz-ilayda-keskin-istifa-etti/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-eyupsultan-ilce-baskani-ve-belediye-meclis-uyesi-adayi-guniz-ilayda-keskin-istifa-etti/#respond Wed, 27 Mar 2024 00:30:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23697 İYİ Parti Eyüpsultan İlçe Başkanı ve Belediye Meclis Üyesi Adayı Güniz İlayda Keskin, partisinden istifa ettiğini belirterek,”İstanbul’un menfaati Eyüpsultan’ın liyakatli yönetilmesi için 31 Mart’ta yapılacak olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde Ekrem İmamoğlu’na Eyüpsultan Belediye Başkanlığı seçimlerinde de benim için çok kıymetli biri olan Dr Mithat Bülent Özmen’e desteğimi sizlerin huzurunda açıklamak istiyorum. Ülkesini seven liyakat sahibi çalışkan ve tanımaktan mutlu olacağınız her daim bir dost gibi kapısını çalacağınız içimizden biri olduğunu tüm samimiyetimle belirtmek isterim” açıklamasını yaptı.

İYİ Parti Eyüpsultan İlçe Başkanı ve Belediye Meclis Üyesi adayı Güniz İlayda Keskin, partisinden istifa ederek İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP Eyüpsultan Belediye Başkan Adayı Mithat Bülent Özmen’e destek vereceğini açıkladı. Keskin, konuya ilişkin yaptığı basın toplantısında şunları ifade etti:

“Bir Cumhuriyet kadını olarak siyasetin içerisinde bulunma sebebim; aslında hepimizin ortak kaygıları, gelir dağılımındaki adaletsizlik,eğitimde fırsat eşitsizliği,sosyal devlet olma gerekliliklerinin hiçbirinin yerine getirilmemesi, kutuplaştırılmış ayrıştırılmış bir toplum, devlete ve adalet sistemine karşı yitirilmiş güven, hukukun işleyişinin bile kişisel ikbal ve menfaat gözeten bir hal alması, ne emeklinin ne çalışanın mutlu olduğu, işsizliğin ve gençlerimizin gelecek kaygılarının çığ gibi büyüdüğü bir yaşam,halkını muhtaç hale getirip hak ettiğini sadaka gibi dağıtan bir zihniyet, tükenmiş umutlar ve hak etmediğimiz geri dönüşler.

İşte siyaset benim için bizlere dayatılan bu düzeni değiştirmek için bir araç oldu. Bu vatanın bir evladı bir anne bir iş insanı olarak bu düşüncelerle ve yanlışlara çözüm bulmak amacıyla kurulmasına destek olduğum İYİ Parti’de siyasi yaşamıma başladım. 2017 den bu bugüne kadar süre gelen yıllar içerisinde il ve ilçe yöneticisi olarak görev yaptım. Son olağan kongrede de değerli delegelerin oyları ile seçilerek Eyüpsultan İlçe Başkanı oldum. Tüm görevlerimi halkla iç içe toplum menfaatlerini gözeten bir şiar içerisinde yapmaya gayret gösterdim. İş hayatımda ve siyasi yaşamımda samimiyet ve dürüstlük her zaman önceliğim oldu.

“AKŞENER MEVCUT İKTİDARA HİZMET EDEN BİR ANLAYIŞ İÇİNE GİRDİ”

Büyük mücadele ve emeğin karşılığında İYİ Parti Eyüpsultan İlçe Başkanlığı görevimden; gelinen son nokta da parti menfaatlerinin,üzülerek söylüyorum ülke menfaatlerinin önüne geçmesi parti içerisindeki liyakatsiz usulsüz atamalar ve son olarak da Akşener’in her ne olursa olsun mevcut iktidara karşı dayanışma içerisinde ‘Seçilecek Aday’ mantığında hareket ederken bir yön değiştirerek mevcut iktidara göz göre göre hizmet eden bir anlayış içerisine girmesi sonucunda partimden istifa ettim. Şu an herhangi bir siyasi parti kimliği taşımıyorum.

İstanbul’un menfaati Eyüpsultan’ın liyakatli yönetilmesi için 31 Mart’ta yapılacak olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde Ekrem İmamoğlu’na Eyüpsultan Belediye Başkanlığı seçimlerinde de benim için çok kıymetli biri olan Dr Mithat Bülent Özmen’e desteğimi sizlerin huzurunda açıklamak istiyorum. Mithat Bülent Özmen’in Eyüpsultan için büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. Ülkesini seven liyakat sahibi çalışkan ve tanımaktan mutlu olacağınız her daim bir dost gibi kapısını çalacağınız içimizden biri olduğunu tüm samimiyetimle belirtmek isterim. Tanıdıkça ne kadar doğru bir tercih yaptığınızı tüm Eyüpsultan görecek.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-eyupsultan-ilce-baskani-ve-belediye-meclis-uyesi-adayi-guniz-ilayda-keskin-istifa-etti/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir’de destek istedi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-balikesirde-destek-istedi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-balikesirde-destek-istedi/#respond Wed, 27 Mar 2024 00:24:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23692 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir’in Edremit ilçesindeki Şehit Hamdi Bey Meydanı’nda partisince düzenlenen Büyük Körfez Buluşması programında yaptığı konuşmada, CHP Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Akın ve CHP Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş için seçmenlerden destek istedi. Özel yaptığı konuşmada “Karıncalar birlikte olursa, yan yana durursa, peş peşe yürürse, küçük küçük karıncaların yapamayacağı iş, taşıyamayacağı yük, kazanamayacağı savaş yoktur” dedi.

Balıkesir’de 5 yıl önce yerel seçimlerde yaşanan hayal kırıklığına değinen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bu şarkının öyle yarım kalmayacağını 5 yıl önce Edremit’te ve Balıkesir’de yaşanan büyük bir hayal kırıklığının şimdi bir büyük mutluluğa, bir büyük zafere dönüşmesi için el birliği yapmaya, gönül birliği yapmaya, gönül gönüle burada kucaklaşmaya, dosta güven, dost olmayana kaygı vermeye ve Balıkesir’le Türkiye’ye bir mesaj vermeye geldik” dedi.

Balıkesir için Ankara’da bir ittifak kurulamadığının ifade eden CHP Genel Başkanı Özel, “Bundan beş yıl önce Balıkesir Büyükşehir Belediye seçiminde adayımız Ahmet Akın’dı. Allah var ya hepimiz biliyoruz. Ahmet Akın adım adım Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na gidiyordu. Sonra ittifak siyaseti gereğince Balıkesir’i istediler. Parti dedi ki “Her yer olur da Balıkesir olmaz” Ama inanılmaz bir ısrar vardı ve dediler ki “Balıkesir olmazsa ittifak olmaz”. Herkes döndü Ahmet Akın’ın yüzüne baktı. Ahmet Akın gırtlağı düğümlendi. Gözleri yaşlandı. Sesi titredi ama “Partim içinse ülkem içinse yaparım bu fedakarlığı” dedi. Oradaydım ben. Hepimiz oradaydık ve o gün İYİ Parti’ye Balıkesir Büyükşehir bırakıldı. Israrla isteyen kişi İsmail Ok’tu. Ellerimizle Balıkesir Büyükşehir’i, Balıkesir’deki artık ranttan bıkmış, kibirli belediyecilikten bıkmış, bu şehri, aldığımız seçimi ellerimizle biz İsmail Ok’a verdik. İsmail Ok da aldı, hepimizin gözünün önünde AK Parti’ye verdi. Sonra gitti kendisi de AK Parti’ye geçti. Şimdi de ödüllendirildi. AK Parti’den milletvekili oldu. O günlerde Cumhuriyet Halk Partisi olarak üzerimize ne düşüyorsa yaptık. Biz yaptık. Milletvekillerimiz yaptı. Örgütümüz yaptı. Belediye başkan adaylarımız yaptı ve siz fazlasıyla yaptınız. 5 yıl geçti, 5 yıl boyunca hepsi konuşuldu. Bizim size borcumuz var. Bilhassa Ahmet Akın’a, Balıkesir’e borcumuz var. Bu süreçte çok istedik ki bu borç, Ankara’daki bir ittifakla, bir iş birliğiyle Balıkesir’deki bu tarihi hesabı hep birlikte halledelim. Biz Ankara’da halledemedik. Olmadı. Ama Ahmet’e o zaman söyledim. Kardeşim dedim ‘Bu Ankara’da olmaz ama Balıkesir’de, Merkez’de, Körfez’de, yukarılarda o insanlar öyle insanlar ki, öyle güzel insanlar ki, öyle vicdanlı insanlar ki, Ankara’da belki olmaz ama Balıkesir’de sandığın başında Vicdan İttifakı olacak kardeşim. Bunu göreceksin’ dedim” dedi.

CHP dışında başka partilere oy verilirse seçimin kaybedilebileceğini vurgulayan Özel, “Niye buradayım? Şunun için buradayım. Seçimlere 5 gün var. Anketler yapılıyor. Anketlere göre Ahmet Akın kardeşimiz seçimleri önde götürüyor. Ancak birkaç puan farkla önde olmak bize rahat uyku uyutmaz. Ahmet önde, arkasında mevcut başkan ama geçmişle birlikte olduğumuz dostlarımızdan halen başka partilere oy verenler var. Hem vallahi hem billahi pazar akşamı görülecek o başka partilere verilen oyun sonucu seçim kazanmak değil ama Allah muhafaza bize seçim kaybettirebilir. Onun için buradan açık açık konuşmaya geldik. Çok net geçmişte birlikte olduğumuz güneş gözlü gönlünde güneş olan iyi insanlar, geçmiş ittifak ortaklarımız ve Balıkesir’i AK Parti yönetmesin diyen herkes eğer başka bir partiye oy verirseniz Balıkesir AK Parti kazanır. Ama Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy verirseniz Balıkesir’i Hep birlikte kazanırız. Siz de kazanırsınız” dedi.

Alanda bulunan emeklilere seslenen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bakın. Peki kaç para maaş alıyorsunuz? Dünyanın en kalabalık korosu ve dünyanın en acıklı şarkısını söylüyor. En mağdur korosu, en acıklı şarkısını söylüyor. “On bin” diyor. Türkiye’de Recep Tayyip Erdoğan geldiğinde Adalet ve Kalkınma Partisi geldiğinde en düşük emekli maaşı bir buçuk asgari ücretti. Yani en düşük emekli maaşı bir buçuk asgari ücret kuralı hiç değişmeseydi, hiç sizinle uğraşmasa, hiç ilişmeseydi size bugün bir buçuk emekli maaşı 26 bin lira olacaktı. Ama bugün 0.6 yani normalde 26 bin lira olan hakkınız 10 bin liraya düşmüş. Basit bir karşılaştırma, bütün hesaplar şaşar, altın hesabı şaşmaz. En düşük emekli maaşı Adalet ve Kalkınma Partisi ilk geldiğinde 8 çeyrek altın alıyordu. Şimdi 10 bin lira 2 buçuk çeyrek altın almıyor. Yani 5 buçuk çeyrek altın Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında biz emekliye TÜİK’e göre, enflasyona göre zam vereceğiz dediklerinden ve TÜİK emeklinin hakkına girdikten beri her gün kaybede kaybede buraya geldi. TÜİK ne demek? Tayyip’i Üzmeyen İstatistik Kurumu demek. Tayyip’i üzmüyor ama emeklileri üzüyor. Emeklileri perişan ediyor. Bundan 6 yıl önce bayramlardaki ikramiye bin liraydı. Az dedik. Kemal Kılıçdaroğlu demişti. iki bin on beşte biz söz verdik. Yapamazsın dediler. Bir Kasım olduğunda biz de vereceğiz dediler” dedi.

Zeytin üreticisinin destek beklediğinin altını çizen Genel Başkan Özgür Özel, “Zeytine, tane zeytine prim diyoruz, sesimizi duymuyor. Suriye’den gelen ucuz zeytinyağlarıyla piyasayı bozuyor. Kötü yıllarda fiyat yükseliyor ama üretici hiçbir zaman mutlu olmuyor. Biz çiftçi olsun, işçi olsun, emekçi olsun, emekli olsun, siftahsız esnaf olsun, ayın sonunu getiremeyen herkesin yanındayız. Bundan sonra da hep birlikte olmaya devam edeceğiz” dedi.

Türkiye İttfakı’nın açılımını yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Türkiye İttifakı sadece sosyal demokratlardan değil, Türkiye İttifakı milliyetçi demokratlardan, haramdan ve yalandan bıkmış muhafazakar demokratlardan, Kürt’üyle, Türk’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle bu milleti oluşturan herkesten oluşur. Türkiye İttifakı, milli takım gol atınca ayağa kalkan herkestir. Türkiye İttifakı, Filenin Sultanları şampiyon olunca gözyaşı döken herkestir. Türkiye İttifakı gücünü milletinden, renklerini ay yıldızlı şanlı bayrağımızdan alır” dedi. – BALIKESİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-balikesirde-destek-istedi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: ‘Biz herkesin yanındayız’ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-biz-herkesin-yanindayiz/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-biz-herkesin-yanindayiz/#respond Wed, 27 Mar 2024 00:15:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23688 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Biz çiftçi olsun, işçi olsun, emekçi olsun, emekli olsun, siftahsız esnaf olsun, ayın sonunu getiremeyen herkesin yanındayız. Bundan sonra da hep birlikte olmaya devam edeceğiz.” dedi.

Özel, Balıkesir’in Edremit ilçesindeki Şehit Hamdi Bey Meydanı’nda partisince düzenlenen “halkla buluşma” programında yaptığı konuşmada, CHP Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Akın için seçmenlerden destek istedi.

Balıkesir’de, 2019 yılındaki Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde İYİ Parti ile ortak aday çıkardıklarını anımsatan Özel, şöyle devam etti:

“Bundan 5 yıl önce Balıkesir Büyükşehir Belediye seçiminde adayımız Ahmet Akın’dı. Allah var ya hepimiz biliyoruz, Ahmet Akın adım adım Büyükşehir Belediye Başkanlığına gidiyordu. Sonra ittifak siyaseti gereğince Balıkesir’i istediler. Parti dedi ki ‘Her yer olur da Balıkesir olmaz’. Ama inanılmaz bir ısrar vardı ve dediler ki ‘Balıkesir olmazsa ittifak olmaz’. Herkes döndü, Ahmet Akın’ın yüzüne baktı. Ahmet Akın’ın gırtlağı düğümlendi, gözleri yaşlandı, sesi titredi ama ‘Partim içinse, ülkem içinse yaparım bu fedakarlığı’ dedi. Oradaydım ben, hepimiz oradaydık ve o gün İYİ Partiye Balıkesir Büyükşehir bırakıldı.”

Özel, o dönem İYİ Partinin adayı İsmail Ok’a destek olduklarını ancak seçimin kaybedildiğini, Ok’un daha sonra AK Parti’den milletvekili seçildiğini dile getirdi.

Balıkesirli seçmene seslenen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçmişte birlikte olduğumuz güneş gözlü, gönlünde güneş olan iyi insanlar. Geçmiş ittifak ortaklarımız ve ‘Balıkesir’i AK Parti yönetmesin’ diyen herkes, eğer başka bir partiye oy verirseniz Balıkesir’i AK Parti kazanır ama Cumhuriyet Halk Partisine oy verirseniz Balıkesir’i hep birlikte kazanırız, siz de kazanırsınız. Balıkesir’in sosyal demokratlarından, milliyetçi demokratlarından, muhafazakar demokratlarından ve Balıkesir’de yaşayan herkesten dürüst bir belediyecilik, çalışkan bir belediyecilik için cana yakın, halkın içinde gezen, birikmiş bütün sorunları çözmek için gün sayan, o günden bugüne de 5 yıl boyunca yaptıklarıyla, projeleriyle bu göreve son derece hazır, son derece motive ve insan ilişkileriyle de gerçek bir belediye başkanını, Ahmet Akın kardeşimi Edremit’e emanet etmeye geldim. Hakikaten diyorsunuz ya ‘On numara şehre, on numara başkan’. Gerçekten on numara şehirdir Balıkesir ve on numara başkanı hak ediyor.”

Balıkesir’in sorunlarını, sıkıntılarını, adayları Ahmet Akın’ın çözeceğini belirten Özel, “Biz çiftçi olsun, işçi olsun, emekçi olsun, emekli olsun, siftahsız esnaf olsun, ayın sonunu getiremeyen herkesin yanındayız. Bundan sonra da hep birlikte olmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

Özel, tüm seçmenlere, 31 Mart’ta sandığa gitmeleri çağrısında bulundu.

Alanda bir pankarttaki “Gençlere gelecek vermeyen sarı kartı alır” yazısını okuyan Özel, şunları kaydetti:

“Biz Türkiye ittifakıyız. Türkiye ittifakı sadece sosyal demokratlardan değil, milliyetçi demokratlardan, haramdan ve yalandan bıkmış muhafazakar demokratlardan, Kürt’üyle, Türk’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle bu milleti oluşturan herkesten oluşur. Türkiye ittifakı milli takım gol atınca ayağa kalkan herkestir. Türkiye ittifakı ‘Filenin Sultanları’ şampiyon olunca gözyaşı döken herkestir. Türkiye ittifakı, gücünü milletinden, renklerini ay yıldızlı şanlı bayrağımızdan alır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-biz-herkesin-yanindayiz/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı: Biz Türkiye Partisiyiz https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-hayati-yazici-biz-turkiye-partisiyiz/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-hayati-yazici-biz-turkiye-partisiyiz/#respond Tue, 26 Mar 2024 22:51:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23622 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, “Gerçekten biz Türkiye partisiyiz. Türkiye’nin her yerinde örgütlenmişiz. Her taraftan yetki ve destek almış konumda olmak, hizmetini her yere götüren bir parti olmak önemlidir.” dedi.

Yazıcı, Rize’nin Fındıklı ilçesindeki parti binasında eski ve yeni dönem parti yöneticilerinin katıldığı toplantıda, Türkiye’nin en zor zamanlarında AK Parti’nin göreve geldiğini ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşması için büyük gayretle çalıştığını söyledi.

Teşkilatların her zaman belirlenen aday etrafında toplandığını ve gayret gösterdiğini belirten Yazıcı, milletin sandıkta projesi olan, iş yapacak kadroları göreve getirmeye gayret gösterdiğini, seçimlerin denetleme ve sorgulama zamanları olduğunu ifade etti.

Yazıcı, belediyelerin kaynaklarının belli olduğunu kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Esas belediyelerin o kaynaklarla önemli işler yapması, elbette ki yetmediği zamanlarda hükümet ile koordine içerisinde kaynakları getirme potansiyeli avantajıdır, önemlidir. Seçtiğiniz belediyelerin bu işleve sahip olması gerekir. Türkiye’yi dönüştürdük, geliştirdik. Bizim siyasi referanslarımız çok. Bölgede de Türkiye’de neler yaptığımızı anlatacağız. Dünyadaki en büyük siyasi hareketlerden biriyiz. 11 milyonu aşkın üyemiz var.”

AK Parti’nin Türkiye’nin her bir bölgesinde yetki ve destek aldığını aktaran Yazıcı, “Gerçekten biz Türkiye partisiyiz. Türkiye’nin her yerinde örgütlenmişiz. Her taraftan yetki ve destek almış konumda olmak, hizmetini her yere götüren bir parti olmak önemlidir. Türkiye’nin birlik ve bütünlüğü, milletimizin bölünmezliği bizim kırmızı çizgimizdir.” diye konuştu.

Yazıcı, AK Parti’nin sadece bina ve havalimanları yapmadığını belirterek, “Milletimizi bölen davranış biçimi uygulamalarını da tasfiye ettik. Temizlik yaptık siyaset alanında. Hani genel başkanımız söyler ya ‘Dikleşmeden dik durmak.’ Bu ülkenin başbakanını askeri hastaneye sokmadıklarını hatırlayın. Başbakanın eşi GATA’ya giremedi. Bu ülkenin evlatları askerlik yapar, eşlerinin başında eşarp varsa, kapalıysa yemin törenine giremezdi. Bu alanları biz temizledik. Sizlerin desteğiyle yaptık.” ifadelerini kullandı.

“Gazze’de olup bitenlere karşı en gür sesi çıkaran bir ülkeyiz”

Türkiye’nin dünya coğrafyasında stratejik öneme sahip bir ülke olduğuna işaret eden Yazıcı, şöyle konuştu:

“Böylesi ülkeleri ileri taşıyan liderdir. Türkiye böylesi lideri bulmuş, onun ismi Recep Tayyip Erdoğan’dır. Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyen bir üslubumuz var. Bu çok saygındır uluslararası ilişkilerde. ‘Değerler New York’ta ne ise Bağdat’ta da odur.’ diyoruz. ‘Paris’te ne ise Şam’da da odur.’ diyoruz. Topluluğun ister Müslüman olsun, ister gayrimüslim olsun, özneye göre değişmez haklı olup olmama. Hak üstündür. Gazze’de olup bitenlere karşı en gür sesi çıkaran bir ülkeyiz. Cumhurbaşkanı’mız her platformda bunu dillendiriyor. Doğruları hatırlatıyor. Belki ‘Dünya beşten büyüktür.’ söylemi anlaşılmıyordu, şimdi çok daha iyi anlaşılıyor.”

Devlet terörü yapan İsrail’e karşı Birleşmiş Milletlerin birçok kez toplanmasına rağmen karar alamadığını kaydeden Yazıcı, “Veto edildi ve bunları dile getiriyoruz. Dolayısıyla Türkiye’nin güçlü olması başta Türkiye için elbette ki bölgemiz için, dünya sulhu için hayati derecede önemli.” değerlendirmesinde bulundu.

Hayati Yazıcı, 11 ili etkileyen 6 Şubat depremlerine de değinerek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu şehirleri yeniden imar ve inşa ediyoruz. Çok hızlı şekilde bu işleri yapıyoruz. Pratiğimiz güçlü. Bunları gerçekleştiriyoruz. Bizi koşturacak icraatlarımız fazla. Tek eksiğimiz enflasyon. Herkes hissediyor bunu. En fazla hisseden emeklilerimizin bir kısmı. Bunları görüyoruz. Bunlar hükümetimizin günlük çalışma ajandasının başında. Hedefimiz enflasyonu tek haneli rakama çekmek. Tek haneli rakama indirmeden kime ne verirseniz verin enflasyon azgınlaşıyor. Belki pansuman ölçüsünde birtakım destekler sağlanıyor. İnşallah o muvazeneyi sağlayınca desteğimizi daha iyi, daha anlamlı hale getireceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-hayati-yazici-biz-turkiye-partisiyiz/feed/ 0
Aydın Büyükşehir Belediyesi Ata Tohumları Fidelerini Dağıttı https://www.haber60.com.tr/aydin-buyuksehir-belediyesi-ata-tohumlari-fidelerini-dagitti/ https://www.haber60.com.tr/aydin-buyuksehir-belediyesi-ata-tohumlari-fidelerini-dagitti/#respond Tue, 26 Mar 2024 22:24:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23598 Yerli tohumları gelecek nesillere aktarmak hedefiyle üretilen ata tohumlarının fidelerinin dağıtım töreninde konuşan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, başkanlık sürecinde herkese adil ve eşit şekilde davrandığının altını çizerek “Aydın için 18 saat çalıştım, çalışmaya da devam edeceğim. Tüm partilerin mensuplarının oyunu istiyorum” dedi.

Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin Aydın’ın yerel tohumlarının kaybolmasının önüne geçip gelecek nesillere aktarabilmek için başlattığı “Ata Tohumları” projesinde elde edilen fideler vatandaşlar ile buluşturulmaya devam ediliyor. Onlarca farklı sebze ve meyvenin farklı varyantından elde edilen fideler, her yıl olduğu gibi bu yıl da vatandaşlara ücretsiz olarak dağıtıldı. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ise tohumları korumanın en iyi yolunun onların yaşatılması olduğunun altını çizerek “Ata Tohumları” projesinin her geçen yıl daha da güçlenerek devam ettiğini vurguladı. Atatürk Kent Meydanı’nda yapılan ve domates, biber, patlıcan, salatalık, acur ve fasulye fidelerinin dağıtımına vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Kuyrukta bekleyen vatandaşlar dağıtılan fideler almak için adeta birbiriyle yarıştı. Vatandaşlar için Kent Meydanı’na getirilen 35 bin fide ise yoğun ilgi sonrasında yarım saatte bitti.

“Tam da istediğimiz bu”

Tohumların yerli tohum olduğuna dikkat çeken Başkan Çerçioğlu; “Biz toplamda 3 milyon adet fide dağıttık ama bugün de 35 bin civarında fidelerimizi vatandaşlarımızla buluşturduk. Her yıl düzenli olarak bunu yapıyoruz. Ata tohumlarımız. Büyüklerimizin sandıklarından topladık. Amacımız kendi yerli ve milli tohumlarımızı gelecek nesillere aktarmak. Fark ettiyseniz vatandaşımız da ‘Biz tohumlarını alıyoruz, saklıyoruz ve gelecek yıl tekrar büyütüyoruz’ diyor. Tam da bizim istediğimiz bu. Yerli ve milli böyle olur. Bunlar İsrail tohumu değil yerli tohum bunlar” dedi.

“65 bin başvuru var”

Emeklilerin Halk Ege Et mağazalarından indirimli ürün alabilmeleri ve emekliye destek kapsamında hayata geçirdikleri ‘Emekli Kart’a başvuruların yoğun olduğunu ifade eden Başkan Çerçioğlu, şu ana kadar 65 bin civarı başvuru yapıldığını belirterek “65 bin civarında bir başvuru var. Et devam ediyor bilindiği gibi. Bugün de süt ve süt ürünlerinde de yüzde 20 indirimimiz başlıyor ve bu indirimler devam edecek. Emeklilerimizin durumu düzelinceye kadar biz buna devam edeceğiz. Her zaman söylüyorum. Emeklimizi bir somun ekmeğe muhtaç ettiler. Ne zaman emeklilerimiz bu duruma düşmüştü. Ben utanıyorum söylerken. Yani biz sosyal yardımlarımızdan bahsederken utanıyoruz artık” dedi.

“Aydın için 18 saat çalıştım”

Her zaman parti ayırt etmeden eşit ve adil bir şekilde hizmet ettiğinin altını çizen Başkan Çerçioğlu, tüm partililere seslenerek “Ben belediye başkanlığı sürecimde hiçbir partiyi ayırt etmedim. Herkese eşit mesafede oldum. Adil oldum. Herkese eşit hizmet götürdük. Sadece kadınlara ve gençlere pozitif ayrımcılık uyguladık ve fakir fukara, garip gurebanın yanında olduk. Çünkü biz varız. Cumhuriyet Halk Partili belediyeler var. Bundan sonra da bu sosyal projelerimize de Anıl başkanım ile birlikte devam edeceğiz. Evet, bir parti çatısı altından seçiliyoruz ama ondan sonra rozetimizi çıkartıyoruz. Herkese eşit mesafede yaklaşıyoruz. Buradan tüm partilerin mensuplarına, vatandaşlarımıza sesleniyorum. Aydın için 18 saat çalıştım. Bundan sonra da Efeler’de Anıl başkanımla beraber, Aydın için 18 saat çalışacağımıza söz veriyorum. Elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz ve herkesin oyunu istiyorum. Çünkü ben belediye başkanlığı sürecimde herkese eşit ve adil davrandım. Eşit ve adil davranmaya da devam edeceğim” şeklinde konuştu. – AYDIN

]]>
https://www.haber60.com.tr/aydin-buyuksehir-belediyesi-ata-tohumlari-fidelerini-dagitti/feed/ 0
Yeniden Refah Partisi Üyesi AK Parti ile İttifak Kurulmasını İstiyor https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-uyesi-ak-parti-ile-ittifak-kurulmasini-istiyor/ https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-uyesi-ak-parti-ile-ittifak-kurulmasini-istiyor/#respond Tue, 26 Mar 2024 21:03:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23541 AK Parti’yi ve partinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’u destekleyici ifadeleri sonrasında disiplin kuruluna gönderilen Yeniden Refah Partisi Merkez Karar Yürütme Kurulu Üyesi Abdurrahman Akyüz, partisinin AK Parti ile tekrardan ittifak kurması gerektiğini söyledi. Akyüz, “İstanbul adayını geri çeksinler. Böyle yaparlarsa milletin gözünde kahraman olurlar. Eğer bunu yapmazlarsa da millet affetmez. Saadet Partisi gibi yok olup giderler. Yeniden Refah Partili olarak, bir MKYK üyesi olarak ben partimin bu durumlara düşmesini istemiyorum” dedi.

AK Parti’yi ve partinin İstanbul Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’u destekleyici ifadeleri sonrasında disiplin kuruluna gönderildiğini sosyal medyadan öğrenen Yeniden Refah Partisi Merkez Karar Yürütme Kurulu (MKYK) Üyesi Abdurrahman Akyüz, açıklamalarda bulundu. Akyüz, partisinin AK Parti ile tekrardan ittifak kurması, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayının geri çekilerek Murat Kurum’un desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Hatay’da CHP lehine İşçi Partisi adayının geri çekildiğini hatırlatan Akyüz, Ekrem İmamoğlu’nun 5 yıl içinde yeterli projelere imza atmadığını bu sebeple Murat Kurum’un kazanması için ve Yeniden Refah Partisi’nin gelecek planları açısından ittifakın tekrardan kurulması gerektiğini söyledi.

“Haksız yere disiplin kuruluna sevk ettiler”

Disiplin kuruluna sevk edilmesi hakkında konuşan Akyüz, “Çok ciddi bir şey değil benim açımdan. Niye? Yanlış bir şekilde haksız bir yere disiplin kuruluna sevk ettiler. Ekrem İmamoğlu’nun kazanmaması, Murat Kurum’un kazanması yönünde, ittifakın devam etmesi gerektiğini, kendi görüşümüzü beyan etmişsek, böyle bir durumun bir disiplin konusu olduğunu ben düşünmüyorum. Bir yanlış yapılmış, bu yanlıştan da dönüleceğini zannederim” dedi.

“AK Parti düşmanlığı bize kazandıran bir şey değildir”

Partisinin ittifak masasına yeniden oturması gerektiğini savunan Akyüz, “Saadet Partisi, Gelecek Partisi, Deva Partisi gibi partiler, AK Parti düşmanlığı üzerine gittiler, hiç bir olamayacakları CHP ile, bütün dünya görüşleri farklı olan CHP ile birlikte hareket ettiler, ittifak yaptılar ve yok olup gittiler. Eğer Yeniden Refah Partisi de bu yolu izleyecekse, zaten bu partiyi biz kurarken Saadet Partisi’nin yanlışlarından dolayı kurduk, Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı, AK Parti düşmanlığı bize kazandıran bir şey değildir, aksine bu yanlış bir şey. Rahmetli Erbakan hocam eğer hayatta olsaydı, mutlaka AK Parti’yle bir diyalog içerisinde, bir hizmet anlayışı içerisinde, bu hizmetlerin nasıl daha iyi yapılabilirliği noktasında, beraber ittifak yapıp, ülkeyi en iyi şekilde idare etmenin bir yoluna bakardı. Şimdi biz bunu yapmıyoruz. AK Parti düşmanlığı, AK Parti’ye muhalefet, Tayyip Erdoğan’a muhalefet, böyle bir yol tutturmuşuz bu yanlış bir şey. Tekrar bizim politikalarımızı gözden geçirip, yeniden ittifakın devam ettirilmesi ve İstanbul’dan adayımızın mutlaka çekilmesi, Cumhur İttifakı adayı Murat Kurum’un kazanması için yol izlemenin doğru olacağına inanıyorum” diye konuştu.

“Saadet Partisi gibi yok olup giderler diyorum”

İttifak kurulmadığı takdirde partinin biteceğini öngördüğünü belirten Akyüz, “Siyaset akıl işidir. Akıllı bir siyaset yürütmek lazım. Biraz bu konuda arkadaşların hatalı davrandıklarını, yanlış düşündüklerini ön görüyorum. Bu konuları düşünememişler veya işin içinde başka bir şey var. Bunu anlamak, yani akılla anlamak mümkün değil. Yeniden Refah Partisi, özellikle genel başkanımız Fatih Erbakan, İstanbul adayımızı geri çeksin, milletin bizden beklediğini yapsın. Bu kendisi açısından da partinin geleceği açısından da önemli. Eğer bunu yaparsa, milletin gözünde kahraman olur, eğer bunu yapmasa da biz de tıpkı Saadet Partisi gibi yok olup gideriz. Ekrem İmamoğlu’nu kazandırma siyaset değildir. Böyle siyaset olmaz, derhal bunlar yeniden ittifak konusunu gözden geçirsinler, ittifaka yeniden dahil olsunlar, İstanbul adayını geri çeksinler. Böyle yaparlarsa milletin gözünde kahraman olurlar. Eğer bunu yapmazlarsa da millet bunları affetmez. Saadet Partisi gibi yok olup giderler. Onun dışında ben Yeniden Refah Partili olarak, bir MKYK üyesi olarak ben partimin bu durumlara düşmesini istemiyorum” şeklinde konuştu. – SAKARYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-uyesi-ak-parti-ile-ittifak-kurulmasini-istiyor/feed/ 0
Meral Akşener, seçmenlere hizmet odaklı düşünmelerini istedi https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-secmenlere-hizmet-odakli-dusunmelerini-istedi/ https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-secmenlere-hizmet-odakli-dusunmelerini-istedi/#respond Mon, 25 Mar 2024 19:12:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23452 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Marmaris’te düzenlenen iftar programında seçmenlerden oy verirken hizmet odaklı düşünmelerini isteyerek “Size kim, nasıl dürüstçe hizmet edecekse onu seçin” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, seçim çalışmalarını kapsamında Muğla’nın Marmaris ilçesinde düzenlenen iftar programına katıldı. Akşener, iftar programında yaptığı konuşmada, Akşener, muhalefetin Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini eleştirerek muhalefetin sistemi değiştirmeye değil yalnızca Cumhurbaşkanı’nı değiştirmeye odaklandığını savundu. Akşener, “Bu ucube sistem kabul edildikten sonra Türkiye’de birçok konu rayından çıktı, iş iradesinden çıktı. Çünkü bu sistem bütün her şeyi, bütün gücü bir kişinin 2 dudağı arasına koydu. Herkesin çok kolayına gitti, muhalefetin tümünden bahsediyorum; herkes bu sistem üzerinden konuşmak yerine, bu sistemden kurtulmayı konuşmak yerine Tayyip Erdoğan’dan kurtulmayı konuştu. Kaybetme nedeni budur. Çünkü Sayın Erdoğan gittiğini varsayın, bu sistemin başına kimi koyarsak koyalım bir sene sonra gerçekten o sistem o kişiyi kendine benzetir. Dolayısıyla konumuz insanlar değil konumuz sistem olmalıydı.”

Akşener, şöyle devam etti:

“SİZE KİM, NASIL DÜRÜSTÇE HİZMET EDECEKSE ONU SEÇİN”

“Biraz evvel başkanım dedi ki; Marmaris’te talanın ve yalanın devamı için bir dedikodu var, bir ters propaganda var. ‘Oyları bölmeyin, Ak Parti kazanmasın.’ Bazı yerlerde öyle deniyor. Mesela Ordu’da biz kazanıyoruz. Sayın Özgür Özel çıktı ve dedi ki ‘Sakın Ak Parti kazanmasın diye başka bir partiye oy vermeyin.’ Koskoca CHP’nin Genel Başkanı bunu demiş, Cumhuriyet Halk Partililer elbette dinlemelidirler. Burada bizim oylarımızı kendilerine isterken, “aman ne olursunuz efendim” derken; öbür tarafta da Ak Parti’nin almasının hiçbir sakıncası olmadığını dile getiriyorlar.”

Marmarislilerden Akşener, oy verirken hizmet odaklı düşünmelerini isteyen Akşener, “Değerli Marmarisliler, çok değerli Muğlalı kardeşlerim esas mesele size kim, nasıl dürüstçe hizmet edecekse onu seçin” diye konuştu.

Akşener emeklilerin haklarına yönelik Cumhurbaşkanı’na çağrıda bulunarak; “Bugün Sayın Erdoğan “emeklilere zam isteyip duruyor” demiş benim için. “Öyle şey olur mu? Biz promosyonları yükselttik, öyle düzeltiyoruz” demiş. Adayları da 5.000 TL, 6.000 TL maaş vereceklermiş emeklilere onu söylüyor. Sayın Erdoğan net bir şekilde şunu söylüyorum 10.000 TL emekli maaşı ile bu insanlar aç. Bir, bu bayram parasını 7.000 liraya çıkaracaksın; iki, 11.000 TL seyyanen zam yapacaksın ve en düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkaracaksın. Paran mı yok? Suriyelilere buluyorsun, kendi yandaşlarının vergilerini silmeye buluyorsun. Nasıl oluyor bu iş emekliye gelince yok” dedi.

Atanamayan öğretmenler sorununa da değinen Akşener, “Bir başka konu, 100.000 öğretmen tayini. Ben hem emeklilerin hem de öğretmen kardeşlerimin, meslektaşlarım oyuna talibim. Bakın, verin bana o gücü, tutun elimi 2028’e kadar bu haklarınızı söke söke alacağım ben. Görün muhalefet nasıl yapılıyormuş. Şuculuk, buculuk üzerinden yan gel yat Osman muhalefetini bitirmezsem namerdim. Bakın, göreceksiniz. Bütün bunların neticesinde bir de mutlaka mülakatın kaldırılması lazım.”

Akşener, vatandaşlardan İYİ Parti’nin Muğla belediye başkan adaylarına da oy istedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-secmenlere-hizmet-odakli-dusunmelerini-istedi/feed/ 0
İYİ Parti Kdz. Ereğli Belediye Başkan Adayı Murat Sesli’nin Seçim Bürosu Açılışına Binlerce Kişi Katıldı https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-kdz-eregli-belediye-baskan-adayi-murat-seslinin-secim-burosu-acilisina-binlerce-kisi-katildi/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-kdz-eregli-belediye-baskan-adayi-murat-seslinin-secim-burosu-acilisina-binlerce-kisi-katildi/#respond Mon, 25 Mar 2024 15:12:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23360 İYİ Parti Kdz. Ereğli Belediye Başkan Adayı Murat Sesli’nin seçim bürosu açılışına binlerce kişi katılarak destek verdi. Kdz. Ereğli Belediyesi önceki dönem belediye başkanlarından Murat Sesli seçim bürosu açılışında yaptığı konuşmada 80 yaşındaki Halil Posbıyık’ı eleştirerek artık kendisinin miadının dolduğunu söyledi. AK Parti adayı İbrahim Sezer’in hiçbir seçimde partisine destek vermediğini hatırlatan Sesli, kendisinden belediye başkanı değil belediye başkan yardımcısı bile olmayacağını ifade etti.

İYİ Parti Kdz. Ereğli Belediye Başkan Adayı Murat Sesli’nin seçim bürosu açılışı mitinge döndü. Binlerce kişinin katıldığı seçim bürosu açılışında çarpıcı açıklamalar yapan Kdz. Ereğli Belediyesi önceki dönem başkanlarından Murat Sesli, sürekli kendilerini eleştiren hem CHP adayı Halil Posbıyık’ı hem de AK Parti Adayı İbrahim Sezer’e yüklendi. Ekip arkadaşları ile birlikte aylardır sahada kapı kapı gezip çalıştıklarını belirten Sesli “Hangi kapıyı çalsak, hangi mahalleye girsek, belediye başkanlığım döneminde döktüğümüz asfalt, yaptığımız taş duvar, döşediğimiz kaldırım var. Üzerinden tam 15 yıl geçmesine rağmen, mahallelerimize bir çivi bile çakılmamış. Yazıktır, günahtır, hizmet etmek bu kadar zor değil. Biz 20 aya neler neler sığdırmışız bunu halk söylüyor. Şimdi siz söyleyin Ereğli’nin bir 5 yıl daha kaybedecek zamanı var mı?” diye sordu.

Geçtiğimiz yıllarda kar yağdığında insanların günlerce evinden dışarı çıkamadığını, günlerce elektriksiz kaldığını anlatan Sesli, “Malum başkanımız 1994 yılında aday olduğunda ne diyordu merhum Ruhi Cöbekoğlu’na “69 yaşındasın, bırak artık, belediyeyi bastonla mı yöneteceksin?” Şimdi kendisi 80 yaşında. Soruyorum size son 5 yılda Kdz. Ereğli’ye hiçbir hizmet yapmayan başkan, 80 yaşından sonra hizmet yapar mı? Kürsüye çıkarken bile 5 kişi koluna girip çıkartıyor. Sen belediyeyi bastonla değil tekerlekli sandalyeden mi yöneteceksin? Artık senin torun sevme vaktin çoktan geldi de geçiyor. Artık miadın doldu, Ereğli’ye verecek hiç bir şeyin kalmadı. Artık bu işi genç, dinamik, enerji dolu İYİ Parti ekibine bırakmanın zamanı geldi de geçti bile. Zaten sen bırakmazsan halkımız, Allah’ın izniyle sizi 31 Mart’ta emekliliğe ayıracak ve torunlarına kavuşturacak” dedi.

Sesli “Karadeniz Ereğli’yi kaotik ortama sen sürüklüyorsun”

Sesli “Ereğli’de imar çeteleri varmış, eğer kendisi seçilmezse kaotik ortam olurmuş. Sayın başkan şöyle dön bir etrafına bak; Karadeniz Ereğli’de bahsettiğin tüm imar çetelerini etrafında göreceksin. Yıllardır Kdz. Ereğli’yi sen yönettin, bu imar çetelerine de sen yol verdin. Gariban vatandaşın arsasına, evine, yaptığın yanlış imar uygulaması ile bir gecede 20 kişiyi ortak ettin. Madem sen duayensin vatandaşlar benzin bidonlarıyla çatılara niye çıktı? Niye kendini yakmaya kalktı? Peki bunlar Başkanın umurunda mı? Zerre kadar umurunda değil. Onun tek derdi, besleyip, büyüttüğü imar çetelerine rant sağlamak? ‘İmar çetesi’ dediğin, ‘vatandaşı mağdur etti’ dediğin, rantçı müteahhit, senin listende değil mi? Sen kendin açıkladın bunları imar rantçısı diye. Bu imar rantçılarını listeye niye aldın? Niye aldığını tabi ki herkes çok iyi biliyor. Artık vatandaş bunlara kanmıyor. Karadeniz Ereğli’de en büyük imar rantçısı bu duayen başkanımızdır. En büyük imar kıyaklarını hep kendisine yapmıştır. Onu da anlatayım; Biliyorsunuz sözde iki emekli maaşıyla kendisine Karadeniz Ereğli’nin en lüks sarayını inşa etti. Bu dönem o sarayın yanındaki arsayı birtakım imar oyunları sonrası satışa çıkarmış? Peki kim almış? Tabi ki yine sözde emekli parasından biriktirdiği parayla duayen başkanımız alıvermiş. Bu emekli parası hiç bitmiyor. Emekli parasıyla saray yaptırıyor, arsa alıyor, lüks araçlar alıyor, daireler alıyor. Ama hiç bitmiyor. Türkiye’de emekliler bırakın ev, arsa, araba almayı ay sonunu nasıl getireceğim diye düşünürken, duayen başkanımız sözde emekli parasıyla bir eli yağda bir eli balda lüks bir hayat yaşıyor. Tabi o lüks hayatı nasıl yaşadığını, değirmenin suyunun nereden geldiğini herkes iyi biliyor. Sözde duayen başkan kentini değil, hep kendini düşünür. Lafa geldi mi tecrübe der, Ereğli aşkı der, Sevgi der, barış der, dostluk der. Akçeli işleri bu lafların arkasına gizler. Biz göreve geldiğimizde Karadeniz Ereğli’de imarı, rantçılara değil, halkın yararına yapacağız. Bir tek gariban vatandaşımızı bile, imar rantçılarına ezdirmeyeceğiz. Neymiş Efendim, Karadeniz Ereğli’de kaotik ortam olacakmış. Allah aşkına meclis üyelerini birbirine düşüren, yumruk yumruğa kavga ettiren, mecliste kan döktüren sen değil misin? Bundan daha büyük kaotik ortam mı olur? Belediye başkanlığı görevine gelir gelmez 150 kişiyi işten sen atmadın mı? El işi, hediyelik eşya satan kadınlarımızın tezgahlarını kaldırıp, sahilin en ücra köşesine sen atmadın mı? Halk Otobüslerine, taksilere, servis minibüslerine, esnafa yüksek vergiler koyup, festivallerde zorla para alan sen değil misin? Karadeniz Ereğli’yi kaotik ortama sen sürüklüyorsun” ifadelerine yer verdi.

“İnek dağa mı kaçtı?”

Halil Posbıyık 30 yıldır her dönem seçimlerde verdiği hiçbir sözü tutmadığını ifade eden Sesli, 2019 yılında vaad ettiği sütü neden vermediğini belirterek “Süt mü bulamadın, inek dağa mı kaçtı?” diye sordu. Sesli konuşmasında şunları dile getirdi: “Şimdi gelelim Dededen Masallara; 2019 seçimlerinde yaptığı konuşmalarda, hazırladığı kataloglar da bir sürü vaatte bulundu. Ama bir tanesini bile yapmadı. 30 yılda yapmadığı gibi, son 5 yılda da yapmadı. Mesela: Halk süt adı altında çocuklara süt dağıtacağını söylemişti. Ne oldu süt mü bulamadın? İnekler dağa mı kaçtı? Sahilde ücretsiz internet vereceğini söylemişti? Ne oldu, bağlantın mı koptu? Şimdi çıkmış aynı vaadi bu seçimde de veriyor. Yetki elinde; eğer samimiysen şimdi ver. Bir günlük iş bu. Samimiysen ver talimatı, sahile interneti ver. Elini tutan mı var? Ama samimi değilsin. Yine kandırıyorsun. Seçim biter yine tüm vaatlerini unutursun. Caz festivali diyordun ama kendin caz yaptın, festivalini yapmadın.”

“Bu seçim bir siyasi parti seçimi değil”

31 Mart günü yapılacak seçimlerde AK Parti, CHP, MHP, YRP, TİP ve diğer partilere gönül verenlerinde oylarına talip olduklarını belirten Sesli, vatandaşlardan hizmet edecek ekibe oy vermelerini istedi. Sesli konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Sevgili hemşerilerim; Bu seçim bir siyasi parti seçimi değil. Elbette her kesin günlünde bir lider, bir siyasi parti vardır, olmalıdır da. Ama bu seçim Karadeniz Ereğli’nin geleceğini belirleyecek, önümüzdeki 5 yılda hizmet edecek ekibin seçileceği bir seçim. Bu seçim şehrimizin üzerine karabasan gibi çökmüş sorunlara çözüm üretecek ekibin seçileceği bir seçim. Ereğli halkını hor gören, tepeden bakan, ötekileştiren, kişisel menfaatleri uğruna, kente ihanet edenlere sandıkta hadlerini bildireceğimiz bir seçim. Ben 2007-2009 yılları arasında belediye başkanlığı yaptım. Bir kez bile makamıma gelen kişinin hangi partiden olduğuna, hangi siyasi görüşten olduğuna bakmadım. Göreve geldiğimizde de hiçbir siyasi parti ayrımı gözetmeyeceğiz. Karadeniz Ereğli’de yaşayan herkesin belediye başkanı olacağız. Ben AK Partili kardeşlerimin de, Cumhuriyet Halk Partili kardeşlerimin de, Milliyetçi Hareket Partili, Yeniden Refah Partili, Türkiye İşçi Partili kardeşlerimin de oylarına talibim. Bizler hepimiz Karadeniz Ereğli’de yaşıyoruz. Karadeniz Ereğli’de hizmet belediyeciliğinin başlaması için herkesin desteğini bekliyorum. Onlar neden bu kadar korkuyorlar, çünkü biz öndeyiz. Korkuyorlar, çünkü bu seçimi alıyoruz. İşi gücü bırakıp bizimle uğraşıyorlar. Uğraşsınlar az kaldı, gümbür gümbür hizmet için geliyoruz. Bizi yalnız bırakmadığınız için çok teşekkür ederim, hepinizin ayağına yüreğine sağlık.”

Seçim bürosu açılışında konuşan İYİ Parti Kdz. Ereğli Belediyesi 1. Sıra Meclis Üyesi Adayı Op. Dr. Evrim Balbaloğlu, İYİ Parti ekibinin Kdz. Ereğli’ye hizmet edecek, değer katacak bir ekip olduğunu belirterek, 31 Mart günü bu genç ve dinamik ekibe destek vermelerini istedi.

Sesli ve ekibi daha sonra seçim bürosunun açılışını yaparak, kendisine destek vermeye gelenlerle hatıra fotoğrafı çektirdi. – ZONGULDAK

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-kdz-eregli-belediye-baskan-adayi-murat-seslinin-secim-burosu-acilisina-binlerce-kisi-katildi/feed/ 0
Erdoğan: Örgüt militanları tarafından tokatlanan siyasetçilerle particilik yapılamaz https://www.haber60.com.tr/erdogan-orgut-militanlari-tarafindan-tokatlanan-siyasetcilerle-particilik-yapilamaz/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-orgut-militanlari-tarafindan-tokatlanan-siyasetcilerle-particilik-yapilamaz/#respond Mon, 25 Mar 2024 13:54:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23305 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Örgüt militanları tarafından tokatlanan siyasetçilerle particilik, belediyecilik yapılamaz. CHP’nin böyle bir partiyle yol yürüme hesabı anlaşılır değil.” dedi.

Erdoğan, Hüseyin Akbaş Spor Salonu önünde düzenlenen mitingdeki konuşmasında, Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramının kutlanacağını belirtti.

“Son 30 yılının her günü ülkesine ve milletine hizmetle geçmiş bir kardeşiniz olarak, bana en çok neye hayıflandığımı sorarsanız, cevabım, ülkemizdeki muhalefetin haline olacaktır.” ifadesini kullanan Erdoğan, demokrasilerde muhalefetin çok önemli olduğunu dile getirdi.

Erdoğan, muhalefetin hem iktidara alternatif olması bakımından hem de iktidarı denetlemesi bakımından önemli olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin maalesef ne iktidar hazırlığı olan ne de denetleme görevini yapabilen bir muhalefete sahip olmadığını söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:

“Başbakanlığımız döneminde biz muhalefetle kayda değer bir uğraş içinde hiç olmadık. Karşımızda hep vesayeti bulduk. Vesayetin etkisiz kaldığı yerde darbe teşebbüsleriyle karşılaştık. CHP zihniyeti yerini hep vesayet ve darbe safında belirlediği için siyasal muhalefet tarafı boş kaldı. Öyle ki kendi projelerimizin alternatiflerini kendimiz gerçekleştirdik. Kendi politikalarımızın eksiklerini, yanlışlarını kendimiz belirleyip düzeltme yoluna gittik. Bundan da asla gocunmadık. Ancak bizim yaptıklarımız, ülkemiz demokrasisinin muhalefet tarafındaki eksikleri ortadan kaldırmıyor. İşte muhalefetin bugünkü halini görüyorsunuz değil mi? Acınacak halleri var. Birbirlerini yemekten, dönüp de ülkenin haline, bölgemizde yaşanan gelişmelere, küresel yükseliş ve düşüşlere bakacak halleri yok. Merkez belediye başkan adayını takdim ediyor, adayını bulamıyor. Aday ortada yok. Muhalefetin halini Tokatlı Nuri bundan 150 sene önce söylediği mısralarda ne güzel anlatıyor. ‘Ara yeri karlı dağlar alıp da. Gayri dost iline varıp gelinmez. Yahşi hüner ister rah-ı talepte. Beyhude laf ile menzil alınmaz.'”

Siyaset ve hizmet yolunda iş, eser ve proje gerektiğinin altını çizen Erdoğan, en önemlisinin de istikamet olduğunu kaydetti.

Erdoğan, “Ziya Paşa ne diyor, ‘Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.’ Biz eser siyaseti yaptık. CHP’nin içinde işler belki lafla yürüyordur ama ülkemizde ve dünyada böyle bir tarz yok.” dedi.

“Menfaat hesabını her şeyin üstünde tutarak ülkeye de zarar veriyorlar”

“Birileri 31 Mart seçimlerine niçin bu kadar önem verdiğimizi soruyor.” diyen Erdoğan, her seçimde olduğu gibi bu seçimde de en az 50 ilde miting yapmayı planlayarak yola çıktıklarını dile getirdi.

Yılbaşından beri iki defa gittikleri iller olduğunu hatırlatan Erdoğan, her şeyden önce siyasetlerinin merkezinde milletin bulunduğunu söyledi.

“Şehirlerimize gitmek bizi yormaz, tam tersine enerji ve moral verir.” ifadesini kullanan Erdoğan, hafta sonu Ankara ve İstanbul mitinglerini yaptıklarını, birinde 200 bin birinde 650 bin kişi bulunduğunu, Tokat’ta da sevgi ve coşku dolu bir mitingle beraber olduklarını belirtti.

İktidara geldiklerinden beri bunun 18’inci koltuk imtihanları olduğunu, hepsinden başarıyla çıktıklarını anlatan Erdoğan, hepsinde de aynı aşkla, şevkle, heyecanla çalıştıklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokat’ın kendilerini yalnız bırakmadığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnşallah 31 Mart’ta da Tokat’ta, İstanbul’da ve Ankara’da yalnız bırakmayacağınıza inanıyorum. Tabii milleti kendine yük gören bir muhalefet zihniyetine bunları anlatmak mümkün olmuyor. Çünkü onlar oturdukları yerden ettikleri beyhude laflarla siyasetçilik oynamayı seviyor. Bırakınız ülkeyi, kendi partileri içinde birliği, beraberliği sağlayamıyorlar. Menfaat hesabını her şeyin üstünde tutarak ülkeye de zarar veriyorlar.

Sırf 3-5 belediye fazla almak uğruna DEM’le girdikleri ittifaka kimlerin koçluk ettiğini görüyorsunuz, değil mi? Talimat nereden geliyor, Kandil’den. Uygulama Ankara’da, İstanbul’da, Mersin’de ortaya çıkıyor. Zaten DEM dediğiniz yapı geçmişten beri partiymiş gibi davranan bir örgüt aparatı. Sahne önünde olanların bu partide yetkisi ve sözünün ağırlığı yok. Bu parti Ankara’daki genel merkezinden değil, İstanbul’daki sapkın ideolojik yapılar ile Kandil’deki terör baronları tarafından yönetilmektedir. Bu gerçek ortadayken kendilerini meşru muhatap yapma gayretleri beyhudedir. Parti yönetiminin önce hem ülkeye hem millete hatta hem de kendi tabanına siyasi irade sahibi olduğunu ispatlaması gerekiyor.

Bizler terör meselesini bitirmek için her yol ve yöntemi denerken, bunların çapını da gördük. Örgüt militanları tarafından tokatlanan siyasetçilerle particilik, belediyecilik yapılamaz. CHP’nin böyle bir partiyle birlikte yol yürüme, belediye başkanlığı verme, belediye bürokrasi paylaşma hesabına girmesi anlaşılır gibi değil. İnşallah 14-28 Mayıs’ın tamamlayıcısı olacak 31 Mart’tan sonra ülkemiz, bu çorak ve çarpık muhalefet anlayışının da tasfiyesine şahitlik edecektir. Bizler de gençlerimize bırakacağımız en büyük mirasımız olan Türkiye Yüzyılı’nın inşasını tamamladıktan sonra inşallah huzuru kalple yola devam edeceğiz. O gün gelene kadar gece gündüz çalışmayı sürdüreceğiz.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-orgut-militanlari-tarafindan-tokatlanan-siyasetcilerle-particilik-yapilamaz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “İstanbul’u CHP zulmünden kurtaracağız” https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-istanbulu-chp-zulmunden-kurtaracagiz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-istanbulu-chp-zulmunden-kurtaracagiz/#respond Mon, 25 Mar 2024 13:18:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23276 Seçim mitinglerini sürdüren Recep Tayyip Erdoğan bugün Tokat’ta halka seslendi. İstanbul’u CHP zulmünden kurtaracaklarını belirten Erdoğan, meselenin şahsi meselesi olmadığını Türkiye meselesi olduğunu söyledi.

Tokat Hüseyin Akbaş Spor Salonu yanında halka seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasına, 15 yıl önce bugün seçim çalışmaları sırasında içerisinde bulunduğu helikopter düşerek vefat eden eski Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nu anarak başladı. Erdoğan, “Bugün vefatının 15. seneidevriyesi olan merhum Muhsin Yazıcıoğlu kardeşimi rahmetle yad ediyorum. Merhum Yazıcıoğlu’nu cesaretiyle, yiğitliğiyle, dava adamlığıyla ve milli iradenin yanındaki sarsılmaz duruşuyla her zaman hatırlayacağız. Rabbim Muhsin kardeşimin ruhunu şad mekanını cennet eylesin” dedi.

“İstanbul’u CHP zulmünden kurtaracağız”

Erdoğan konuşmasında Tokatlılardan İstanbul içinde destek isteyerek, “31 Martta Tokat’ta çıkacak sonuçla sadece Tokat’ın yerel yöneticilerini seçmekle kalmayacaksınız. Aynı zamanda sandıkta yapacağınız tercihle tüm Türkiye’ye ve tüm dünyaya da önemli bir mesaj vereceksiniz. Geçen yılki seçim sürecinde gördünüz. Ben sizden bir şey daha isteyeceğim. İstanbul’da Tokatlı nüfusu yüksek. Öyleyse İstanbul’da ki tüm hemşerilerinizi sizden aramanızı rica ediyorum. Zira Tokatlılar ağırlığını koyarak İstanbul’da Murat kardeşimizi seçtirerek İstanbul’u CHP zulmünden kurtaracağız” dedi.

“Mesele Tayyip Erdoğan meselesi değildir, mesele doğrudan Türkiye’dir”

Erdoğan konuşmasında bu coğrafyadaki Türk varlığından rahatsız olanların aradan geçen bin yıla rağmen kinlerinin diri olduğunu ifade ederek, “Türkiye’nin ilkeli ve adil duruşuyla bölgesinde ve dünyada artan gücünü hazmedemeyenler şu anda pusuda bekliyor. Biz Türkiye 100 yılı hedefiyle daha ileri noktalara gözümüzü dikmişken birileri ülkemizi elimizdeki kazanımlardan etmek için tökezlememizi bekliyor. Akıl ve irfan sahibi herkes biliyor ki Mesele Tayyip Erdoğan meselesi değildir. Mesele AK Parti değildir. Mesele Cumhur ittifakı değildir. Mesele doğrudan Türkiye’dir. Türk milletidir. Bunların nezlinde somutlaşan hak ve hakikat davasıdır. Milletimizin dünyanın bu müstesna coğrafyasında varlığından öylesine rahatsızlar ki aradan bin yıl geçmiş olmasına rağmen kinleri halen dipdiri. Bu gerçeği bizzat yüzümüze söyleyen batılı devlet adamları gördüm. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle her saldırıyı savuşturarak, mücadeleyi asla bırakmayarak bu hevesleri boşa çıkarttık. İnşallah 31 Mart’ta bir kez daha milletimizin desteğini alarak Tokat’ta da, İstanbul’da da Ankara’da da Türkiye’ye bu namı salacağız. Ülkemizin Türkiye 100 yılı yolculuğunu hızlandıracağız” şeklinde konuştu.

“Kandilden talimat alıyorlar”

CHP’nin DEM ile ittifakına değinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kaldin’den talimat aldıklarını ifade ederek, “Menfaat hesabını her şeyin üzerinde tutarak ülkeye de zarar veriyorlar. Sırf üç beş belediye fazla almak uğruna DEM’le girdikleri ittifaka kimlerin hoşnut ettiğini görüyorsunuz değil mi? Talimat nereden geliyor? Kandil’den. Uygulama Ankara’da, İstanbul’da, Mersin’de ortaya çıkıyor. Zaten DEM dediğiniz yapı geçmişten beri partiymiş gibi davranan bir örgüt aparatı. Sahne önünde olanların bu partide yetkisi ve sözünün ağırlığı yok. Bu parti Ankara’daki genel merkezinden değil İstanbul’daki sapkın ideolojik yapılar ile Kandil’deki terör baronları tarafından yönetilmektedir. Bu gerçek ortadayken kendilerini meşru muhatap yapma gayretleri beyhudedir. Parti yönetiminin Önce her ülke hem millete hatta hem de kendi tabanına siyasi irade sahibi olduğunu ispatlaması gerekiyor. Biz terör meselesini bitirmek için her yol ve yöntemi denerken bunların kapını da gördük. Örgü militanları tarafından tokatlanan siyasetçilerle, particilik, belediyecilik yapılamaz. CHP’nin böyle bir partiyle birlikte yol yürüme belediye başkanlığı verme, belediye bürokrasisini paylaşma hesabına girmesi, anlaşılır gibi değil. İnşallah 14, 28 Mayıs’ın tamamlayıcısı olacak. 31 Mart’tan sonra ülkemiz bu çorak ve çarpık muhalefet anlayışının da tasfiyesine şahitlik edecektir” dedi.

“Emeklilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz”

Erdoğan konuşmasında emeklilere sağladıkları desteklere değinip emeklinin yanında olmayı sürdüreceklerine vurgu yaparak şunları söyledi:

“Sıkıntılı dönemlerde en büyük refah kaybına, çalışanlar ile biliyorsunuz, emeklilerin yaşadığının farkındayız. Emeklilerimizin yükünü hafifletmek için bir defaya mahsus beş bin lira ödenmesinden yüzde 50’yi bulan maaş artışlarına bayram ikramiyelerinin yüzde 50 artırılmasından banka promosyonlarına kadar elimizden geleni yapıyoruz. Son olarak kamu bankalarımız aylık miktarına göre promosyon tutarını 8 ila 12 bin liraya kadar yükselti. Bbugün itibariyle başvuruları da almaya başladı. Özel bankalar da bu tutarların altında zaten kalmayacaktır. Emeklilerimizin Ramazan Bayramı ikramiyesini ise 2 ila 5 Nisan arasında hesaplarına yatırıyoruz. İnşallah bundan sonra da emeklilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz. Ülke olarak yaşadığımız sıkıntıların, muhalefetin yaptığı gibi lafla çözülmeyeceği açıktır. Fiyat istikrarını sağlamadan yapılan maaş zam daha cebe girmeden nasıl eridiğini en iyi sizler biliyorum. İnşallah yılın ikinci yarısından itibaren enflasyonun düşmeye başladığını göreceğiz. Bütçe imkanlarını genişletmek için hazırlıklarımız var. Önümüzdeki yıldan itibaren çalışanlarımızın ve emeklilerimizin alım gücünü eskisinin üstüne çıkartmaya başlayacağımıza inanıyoruz.”

Erdoğan konuşmasının ardından il ve ilçe belediye başkan adaylarını tanıttı. – TOKAT

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-istanbulu-chp-zulmunden-kurtaracagiz/feed/ 0
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay’ın seçim çalışmalarına katılmamasına ilişkin açıklama yaptı https://www.haber60.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-chpnin-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugayin-secim-calismalarina-katilmamasina-iliskin-aciklama-yapti/ https://www.haber60.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-chpnin-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugayin-secim-calismalarina-katilmamasina-iliskin-aciklama-yapti/#respond Mon, 25 Mar 2024 13:15:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23273 İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay’ın seçim çalışmalarına katılmamasına ilişkin, “Benim, hani ‘başarısız’ bulunan bir belediye başkanının, hani ‘sütte leke var onda yok’ denilen bir başkan adayının yanında olması ona zarar verir.” dedi.

Şato Kütüphane Bahçesindeki toplantıda 5 yıllık görev süresini değerlendiren Soyer, göreve geldiğinde belediye şirketlerinde 27 bin 271 kişinin çalıştığını, bu sayının bugün 34 bin 239 olduğunu söyledi.

Soyer, 2019 yılının mart ayında belediyenin borcunun 5 milyar lirayken, 2024 yılı şubat ayı itibarıyla 25,7 milyar lira olduğunu kaydederek, borcun avro bazında yüzde 3,4 azaldığını ifade etti.

CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay’ın yanında seçim çalışmalarına katılmamasına değinen Soyer, şunları kaydetti:

“Sonuç itibarıyla ben aday gösterilmedim. Yani üstelik anketlerde başarısız çıktığıma dair ifadeler kullanıldı. Hatta daha yeni Sayın Genel Başkan bir açıklamada bulunmuş ‘geçmişte bazı sorunlar vardı’ falan demiş. Dolayısıyla benim, hani ‘başarısız’ bulunan bir belediye başkanının, hani ‘sütte leke var onda yok’ denilen bir başkan adayının yanında olması ona zarar verir. Başarısız bulunduğum bir yerde CHP için yapacağım çalışmanın bir sınırı vardır. Yani o da olabildiğince zorlayarak bunu yapmaya çalışırım. Son dakikaya kadar da elimden geleni yapacağım. Ama bunun sorumluluğunu benden beklemek artık haksızlık olur. Bir siyasi irade kullanıldı. Bu siyasi iradenin tercihleri oldu. O tercihlerin nasıl sonuçlanacağını hep beraber göreceğiz bir hafta sonunda. Ama hem beni gösterme hem benden bu işin kazanılmasını bekle. Bu hakkaniyete uygun değil.”

“Değişim 1 Nisan’dan sonra olmalıydı”

Görev süresine ilişkin vicdanının rahat olduğunu belirten Soyer, “Genel başkanlığa aday mısınız diye soracak olanınız varsa, bunların hepsi olabilir ama benim derdim o değil. Ben bu memleket için çalışmaya devam edeceğim.” sözlerini sarf etti.

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Soyer, CHP Kurultayında önce 22 Haziran’da İzmir Duruşu adıyla paylaştığı metinde “değişime ihtiyaç var” dediğini aktararak, “Ama bu değişim 1 Nisan’dan sonra olmalıydı. Burada yanıldığımı gördüm. Kurultay süreci partinin seçmeniyle partiyi barıştıran bir sonuç ortaya koydu. Ama diğer kısmı doğru çıktı, yani partide büyük bir kaynama olur, büyük bir kaos olur. Tam seçime giderken bu doğru olmaz. Dolayısıyla ben hala o noktadayım. Keşke bu kurultay 1 Nisan’dan sonra yaşansaymış.” diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kendisinin yeniden aday gösterilmemesi konusunda etkili olup olmadığı yönündeki soru üzerine Soyer, İmamoğlu’nun müdahalesinin olmadığını söylediğini, kendisinin de buna inandığını dile getirdi.

Soyer, DEM Parti ile gönül bağı olduğuna yönelik açıklama yaptığının hatırlatılması üzerine de şunları paylaştı:

“Benim bütün dezavantajlı gruplarla gönül bağım var. AK Parti’ye, MHP’ye oy verenlerle de gönül bağım var. Seferihisar Belediye Başkanıyken Sur Belediyesi ile kardeş belediye olduk. Sura kayyum ataması yapıldı. Türkiye’deki ilk kayyum ataması uygulamasıydı. Ben de ertesi gün Konak Meydanı’nda bir basın açıklaması yapıp bunun doğru olmadığını söylemiştim. DEM Parti’nin, o zamanki HDP’nin seçmenleri orada gösterdiğim duruşu asla unutmadılar. Kısacası gönül bağı, sevgi bağıdır. Hatta bir tutku bağıdır. Gönül öyle bir şeydir. Bağlanırsınız ve onun gereğini yapmaya çalışırsınız. Dolayısıyla siyasi bir içerik değil burada kastedilen, insani bir bağdır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-tunc-soyer-chpnin-izmir-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-cemil-tugayin-secim-calismalarina-katilmamasina-iliskin-aciklama-yapti/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özel: ‘İsrail, devlet terörü yapıyor’ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-israil-devlet-teroru-yapiyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-israil-devlet-teroru-yapiyor/#respond Mon, 25 Mar 2024 02:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23155 CHP Genel Başkanı Özel: ” İsrail, devlet terörü yapıyor”

İZMİR – İzmir’in Bayraklı ilçesinde iftar programına katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Üç aydır Filistin’de Hamas’ın yapmış olduğu bir saldırıya cevaben İsrail’in yapmış olduğu devlet terörüyle Filistin’de 32 bin kişiden fazla insan hayatını kaybetti” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Bayraklı’da düzenlenen iftar programında vatandaşlarla bir araya geldi. Özel, Bayraklı Belediyesi Başkan adayı İrfan Önal’ı tanıtarak, “İrfan Önal, partide emek veren herkesin çok yakından tanıdığı, 20 yaşında Gençlik Kolları Başkanı olan, benimle birlikte parti meclisi üyeliği yapan, 2019’dan beri Bayraklı’da Belediye Meclis Üyeliği ve Belediye Meclis Başkan Vekilliği görevlerini götüren, Cumhuriyet Halk Partisi’nde gençlik kollarında mücadele etmiş ve bu mücadelelerin sonunda nereye geldiyse kendi emeğiyle gelmiş bir kardeşimizdir. Kendisine, onu destekleyen bütün gençlik kollarına, yüreği onunla birlikte olan adaylaşma sürecinde İrfan için katkı koyan bütün gençlik kollarının ortak adayı olan İrfan kardeşime başarılar diliyorum. Yolu açık olsun” dedi.

“Allah, tuttuğunuz oruçları kabul etsin”

İftar sofrasında vatandaşlarla bir araya gelen Özel, “Bizi bu sofrada bir araya getiren çok değerli İrfan kardeşime, Serdar başkanıma ve İzmir İl Başkanıma teşekkür ediyorum. Oruçlar tutuldu, Allah kabul etsin. Ama orucu sadece sahur vaktinden iftar vaktine kadar bir şey yememek, içmemek olarak kabul etmek, Ramazan ayını anlamamaktır. Ramazan’da bu bahsettiğim midenin orucudur. Ama hiç şüphe yok ki ağzın orucu, kulağın orucu, aklın ve kalbin orucu, midenin orucundan belki de daha önemlidir. Kötü söz söylememek, küfür etmemek, hakaret etmemek, dedikodu yapmamak ağzın orucudur. Kem sözlere kulakları kapatmak, dedikoduyu dinlememek, iftiraya prim vermemek, kulağın orucudur. İyi şeyler düşünmek, tasarlamak, insanların iyiliği, mutluluğu için çalışmak, planlamak zihnin, aklın orucudur ve kalbin orucu da dünyanın neresinde bir kırık kalp varsa, bir üzülen çocuk, korkan çocuk varsa, korkan bir kadın varsa onlara sahip çıkmak, onları düşünmek ve o temiz duygularla kalbi oraya açmak da kalbin orucudur” diye konuştu.

“Türk solu asla ve asla Filistin davasına uzak değildir”

İslam coğrafyasında çok fazla üzücü olaylar olduğunu ifade eden Özel, “Öncelikle dün Rusya’da yapılan saldırıda son bilgilere göre 160’a yakın kişi, hem de çoluklarıyla çocuklarıyla, eşleriyle hiç günahları olmayan bir toplumsal alanda katledildiler. Ben Rusya Federasyonu Başkanı Sayın Putin’e ve yine Rusya Büyükelçisi’ne hepimizin üzüntülerini ileten birer mesaj yolladım. Orada hayatını kaybedenlere de Allah’tan rahmet diliyoruz. Yine üç aydır Filistin’de Hamas’ın yapmış olduğu bir saldırıya cevaben İsrail’in yapmış olduğu devlet terörüyle Filistin’de 32 bin kişiden fazla insan hayatını kaybetti. 32 bin kişiden fazla kişi hayatını kaybetti. Bunların yarısından fazlası kadın ve çocuktu. Bu katliama dur demek için dünyadaki 140 ülkedeki siyasi akrabalarımıza mektuplar yazdım. Bugün Türkiye’nin sıcak gündeminde de Filistin var olmalı. Orada akan kan durmalı. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak üçüncü Genel Başkanımız Karaoğlan, rahmetli Bülent Ecevit’in durduğu noktadayız. Her ikisine de Allah rahmet eylesin. Yaser Arafat’la kurduğu dostluk, dayanışma ve Filistin’e sahip çıkan pozisyon, Cumhuriyet Halk Partisi’nin pozisyonudur. Türk solu asla ve asla Filistin davasına uzak değildir” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-israil-devlet-teroru-yapiyor/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: İsrail’in devlet terörüyle Filistin’de 32 bin kişi hayatını kaybetti https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-israilin-devlet-teroruyle-filistinde-32-bin-kisi-hayatini-kaybetti/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-israilin-devlet-teroruyle-filistinde-32-bin-kisi-hayatini-kaybetti/#respond Mon, 25 Mar 2024 01:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23143 İzmir’in Bayraklı ilçesinde iftar programına katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Üç aydır Filistin’de Hamas’ın yapmış olduğu bir saldırıya cevaben İsrail’in yapmış olduğu devlet terörüyle Filistin’de 32 bin kişiden fazla insan hayatını kaybetti” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Bayraklı’da düzenlenen iftar programında vatandaşlarla bir araya geldi. Özel, Bayraklı Belediyesi Başkan adayı İrfan Önal’ı tanıtarak, “İrfan Önal, partide emek veren herkesin çok yakından tanıdığı, 20 yaşında Gençlik Kolları Başkanı olan, benimle birlikte parti meclisi üyeliği yapan, 2019’dan beri Bayraklı’da Belediye Meclis Üyeliği ve Belediye Meclis Başkan Vekilliği görevlerini götüren, Cumhuriyet Halk Partisi’nde gençlik kollarında mücadele etmiş ve bu mücadelelerin sonunda nereye geldiyse kendi emeğiyle gelmiş bir kardeşimizdir. Kendisine, onu destekleyen bütün gençlik kollarına, yüreği onunla birlikte olan adaylaşma sürecinde İrfan için katkı koyan bütün gençlik kollarının ortak adayı olan İrfan kardeşime başarılar diliyorum. Yolu açık olsun” dedi.

“Allah, tuttuğunuz oruçları kabul etsin”

İftar sofrasında vatandaşlarla bir araya gelen Özel, “Bizi bu sofrada bir araya getiren çok değerli İrfan kardeşime, Serdar başkanıma ve İzmir İl Başkanıma teşekkür ediyorum. Oruçlar tutuldu, Allah kabul etsin. Ama orucu sadece sahur vaktinden iftar vaktine kadar bir şey yememek, içmemek olarak kabul etmek, Ramazan ayını anlamamaktır. Ramazan’da bu bahsettiğim midenin orucudur. Ama hiç şüphe yok ki ağzın orucu, kulağın orucu, aklın ve kalbin orucu, midenin orucundan belki de daha önemlidir. Kötü söz söylememek, küfür etmemek, hakaret etmemek, dedikodu yapmamak ağzın orucudur. Kem sözlere kulakları kapatmak, dedikoduyu dinlememek, iftiraya prim vermemek, kulağın orucudur. İyi şeyler düşünmek, tasarlamak, insanların iyiliği, mutluluğu için çalışmak, planlamak zihnin, aklın orucudur ve kalbin orucu da dünyanın neresinde bir kırık kalp varsa, bir üzülen çocuk, korkan çocuk varsa, korkan bir kadın varsa onlara sahip çıkmak, onları düşünmek ve o temiz duygularla kalbi oraya açmak da kalbin orucudur” diye konuştu.

“Türk solu asla ve asla Filistin davasına uzak değildir”

İslam coğrafyasında çok fazla üzücü olaylar olduğunu ifade eden Özel, “Öncelikle dün Rusya’da yapılan saldırıda son bilgilere göre 160’a yakın kişi, hem de çoluklarıyla çocuklarıyla, eşleriyle hiç günahları olmayan bir toplumsal alanda katledildiler. Ben Rusya Federasyonu Başkanı Sayın Putin’e ve yine Rusya Büyükelçisi’ne hepimizin üzüntülerini ileten birer mesaj yolladım. Orada hayatını kaybedenlere de Allah’tan rahmet diliyoruz. Yine üç aydır Filistin’de Hamas’ın yapmış olduğu bir saldırıya cevaben İsrail’in yapmış olduğu devlet terörüyle Filistin’de 32 bin kişiden fazla insan hayatını kaybetti. 32 bin kişiden fazla kişi hayatını kaybetti. Bunların yarısından fazlası kadın ve çocuktu. Bu katliama dur demek için dünyadaki 140 ülkedeki siyasi akrabalarımıza mektuplar yazdım. Bugün Türkiye’nin sıcak gündeminde de Filistin var olmalı. Orada akan kan durmalı. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak üçüncü Genel Başkanımız Karaoğlan, rahmetli Bülent Ecevit’in durduğu noktadayız. Her ikisine de Allah rahmet eylesin. Yaser Arafat’la kurduğu dostluk, dayanışma ve Filistin’e sahip çıkan pozisyon, Cumhuriyet Halk Partisi’nin pozisyonudur. Türk solu asla ve asla Filistin davasına uzak değildir” dedi. – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-israilin-devlet-teroruyle-filistinde-32-bin-kisi-hayatini-kaybetti/feed/ 0
Özgür Özel, İzmir Çiğli’de Halk Buluşmasında Konuştu https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-izmir-ciglide-halk-bulusmasinda-konustu/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-izmir-ciglide-halk-bulusmasinda-konustu/#respond Mon, 25 Mar 2024 01:18:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23128 Haber: Özgür Şengül Kamera: Kerim Uğur

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Çiğli’de düzenlenen halk buluşmasında, iktidarı emekli maaşları ve ikramiyeleri, mazot fiyatları üzerinden eleştirdi, “31 Mart günü sandıkta sen bu işin sonucunu görürsün” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Çiğli’de düzenlenen halk buluşmasına katıldı. Çiğli Kaymakamlık binası karşısındaki alanda gerçekleştirilen halk buluşmasında, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, CHP İzmir Milletvekilleri Sevda Erdan Kılıç, Rıfat Turuntay Nalbantoğlu, Ednan Arslan, Rahmi Aşkın Türeli, Murat Bakan, Mahir Polat, İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Çiğli İlçe Başkanı Erkan Akar, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Çiğli Belediye Başkan Adayı Onur Emrah Yıldız ve çok sayıda partili de bulundu.

“ÇİĞLİ’NİN ÖNEMLİ SORUNU VAR, HARMANDALI ÇÖPLÜĞÜ..”

CHP Lideri Özel burada yaptığı konuşmada Çiğli’deki Harmandalı çöplüğü sorununa değinerek şunları söyledi:

“Yapılacak çok iş var. Öncelikle Çiğli Belediyesi’nde ufak tefek sorunlar vardı, ödemelerde ufak tefek gecikmeler oluyordu. Önümüzdeki hafta pazar günü göreve geldikten sonra o iş Onur’a emanet. Çiğli’nin önemli sorunu var, Harmandalı Çöplüğü… Onur, Çevre Mühendisi kardeşimiz. Belediyeciliğe ilk kez niyetleniyor değil. 2021’de kanalizasyon daire başkanlığı görevine geldi. Mesleği gereğince atıklar, çöpler onun konusu. Cemil Tugay ile birlikte çalışıyorlar. 4’üncü büyük alan için çalışıyorlar. Size söz veriyoruz. El ele omuz omuza verecekler Harmandalı Çöplüğü sorununu Çiğli’nin gündeminden çıkaracaklar”

“ONU ERDOĞAN’A SÖYLEYECEKSİN”

Geçtiğimiz günlerde AKP Çiğli Belediye Başkan adayı Murat Gökçekaya’nın bir açıklamasını okuduğunu belirten Özel, “Vaadinde seçilirse İZBAN’ı aşağıya almak vardı. İZBAN’ın üstünün işletmesi belediyeye ait, altyapısı Ulaştırma Bakanlığına ait. İZBAN’ı aşağıya aldırmak için Çiğli Belediye Başkanı, Büyükşehir Belediye Başkanı olmaya gerek yok. Söyle partine, alsın aşağıya! Elinden tutan mı var? Murat Kurum’un 65 yaşından büyükleri vapura bedava bindirmesi gibi, nerede-ne oluyor, kimin yetkisi var bilmiyorlar. Tutmuş vaat diye İZBAN’ı aşağıya indireceğiz diyor. Söyleyeceksen onu Erdoğan’a söyleyeceksin” şeklinde konuştu.

“İZMİR’DE KADIN VE GENÇLİK DEVRİMİNİ BAŞARIRSAK PEK ÇOK GENÇ VE KADININ ÖNÜNÜ AÇACAK”

Kadın ve genç adayları önemsediğine vurgu yapan Özel, şunları söyledi:

“Bunun yanında ben şunu çok önemsiyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk cumhuriyeti gençlere emanet etti. Genç cumhuriyet hem gençlere emanet ayrıca Avrupa Birliği’nde en gelişmiş ülkelerden 40-50 yıl önce kadına seçme-seçilme hakkını da verdi. Biz bu seçimde bir yenileşmenin, bir değişimin içindeyiz. Bunu ülke için başarabilmek için önce partimizin sonra partimizin milletvekillerinin, belediye başkanlarının hem kadın sayısının artması hem de gençleşmesi gerekiyor. Biz MYK’da yarı yarıya kadın yaptık, parti meclisinin yaş ortalamasını 43’e getirdik. İzmir’de bugüne kadar 6 kadın belediye başkanı seçilmişken bu dönem listelere hepsi seçilecek yerlerden 9 belediye başkan adayı gösterdik. 40 yaş altı 12 belediye başkan adayı gösterdik. İşte onlardan biri Onur Emrah Çiğli’ye emanettir. Onur Emrah Yıldız Çiğli’ye, İzmir’deki bütün kadın belediye başkanlarımız önce cumhuriyet kadınlarına ayrıca cumhuriyet devrimlerine bağlı, kadın haklarına saygılı İzmir’in centilmen erkeklerine emanettir. Biz İzmir’de bu kadın ve gençlik devrimini başarırsak bu pek çok genç ve kadının önünü açacak. Partimizin rakiplerinden olumlu yönde ayrışmasını sağlayacak”

“İZMİR’İN VARLIKLARINA ÇÖKMEK İSTİYORLAR”

Özel, AKP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ’ın ‘Yaşam tarzına müdahale etmeyeceğiz’ söylemlerine ilişkin ise  şöyle konuştu:

“Birileri İzmir’in üzerine kara bulutlar getirmek istiyor. İzmir’in varlıklarına çökmek istiyorlar. İzmir’in özgürlüklerini İzmir’den almak istiyorlar bunun için adaylaştılar. İzmir’de çok sıcak karşılanmadılar. Hemen rozetleri çıkardılar, bilboardlardan ampulleri sildiler, Erdoğan’ın resimlerini kaldırdılar, kendilerinin partilerini unutturmaya çalıştılar. Onlar gelince önce İzmir’in mallarını İzmirlilerden alacaklar. Sonra başlayacaklar hayat tarzına karışmaya. Onlar Ramazan da olsa meyhaneleri gezdik, iki klip çektik diye insanları kandırdıklarını sanıyorlar. Bak işine! İzmir kimsenin hayatına karışmaz ama İzmir kimseyi hayatına karıştırtmaz da. Boğaziçi’ne atadığın kayyumu İzmir’de yapamazsın. Müsaade etmezler. Bir partinin bir şehirde ne yapacağını merak ediyorsanız seçim döneminde ne söylediğine değil başka şehirlerde ne yaptığına bakacaksınız. Yetkiyi ele geçirip de yaşam tarzına müdahale edenlere İzmir haftaya Pazar müdahale edecek.”

“31 MART GENELDEKİ İKTİDARI YERELDEN DENGELEME SÜRECİDİR”

İktidarla emeklinin hakkı ve atanmayan öğretmenler için kavga edeceğinin altını çizen Özel “Bu süreç geneldeki iktidarın yerelden dengelenme sürecidir. Bizimle kavga etmek istiyorlar etmiyoruz. Eğer bizimle kavga edeceklerse onun istediği konularda değil, kimlik, mezhep siyasetinde değil emeklinin hakkı, atanmayan öğretmenler, köylüler, balıkçılar, yoksullar ve güvencesizler için kavga edeceğiz ve hakkımızı sonuna kadar arayacağız” dedi

“31 MART GÜNÜ SANDIKTA SEN BU İŞİN SONUCUNU GÖRÜRSÜN”

İktidarı emekli maaşları ve ikramiyeleri, mazot fiyatları üzerinden eleştiren Özgür Özel, “31 Mart günü sandıkta sen bu işin sonucunu görürsün. Türkiye’de 2.5 milyon genç işsiz yaşıyor. Gençlerin yüzde 62’si öğrenimini sürdürürken ekonomik zorluklar çekiyor. Gençlerin yüzde 38’i ailesi barınma giderlerini karşılayamadığı için ya kayıt donduruyor ya üniversiteyi bırakıyor. Sinema, tiyatro, maç biletleri bir yılda yüzde 100 arttı. AKP’li belediyeler yapmadı ama CHP’li belediyeler son 5 yılda 61 tane yurt yaptı. İzmir’de de bolca yurt olacak, İzmir’de de gençlerin barınma sorununa belediyelerimiz el atacak. İzmir’de de bundan sonra halk lokantaları olacak, 4-5 yaşındaki çocuk sahibi anneler için anne kart, emekli kart olacak. İstanbul’da ne varsa Ankara’da ne varsa CHP’li belediyelerde ne varsa hepsi İzmir’de de olacak” şeklinde konuştu.

“ATATÜRK’ÜN PARTİSİNİ İKTİDAR YAPACAĞIZ”

Gençlere sandık çağrısında bulunan Özel sözlerini şöyle noktaladı:

“İzmir kadınların güvenle yaşadıkları, gençlerin önünün açıldığı, çalıştıkları, kimsenin memleketten ümidini kesmediği bir şehir olacak. Biz ilk önce İzmir’de gençlerle kazanacağız, kadınlarla kazanacağız, her yaştan gençlerin desteğiyle kazanacağız, Atatürkçülerle kazanacağız. Sonra İzmir’den aldığımız güçle ilk genel seçimleri hep beraber kazanacağız. Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Ecevit’in, İnönü’nün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini iktidar yapacağız. Biz korku ittifakının karşısında umudun ittifakıyız. Gençlere sesleniyoruz, 31 Mart’ta sandığa gelin, Türkiye’ye sahip çıkın”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-izmir-ciglide-halk-bulusmasinda-konustu/feed/ 0
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit Elazığ’da Partililere Seslendi https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulistan-kilic-kocyigit-elazigda-partililere-seslendi/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulistan-kilic-kocyigit-elazigda-partililere-seslendi/#respond Mon, 25 Mar 2024 01:06:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23117

DEM Parti Grup Başkanvekili ve Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Elazığ’da partisinin Seçim Koordinasyon Merkezini (SKM) ziyaret etti. Partililere seslenen Koçyiğit, “Ne yazık ki ülkeyi yiyip bitiren bir iktidarla karşı karşıyayız. Elazığ Kürdüyle Türküyle Alevisiyle Sünnisiyle yıllardır iç içe yaşayan bir kent. Ama ne yaptılar Elazığ’ın Kürt kimliğini yok etmeye çalışıyorlar, Elazığ’ın Kürt kimliğini devşirmeye çalışıyorlar, Elazığ’ı faşizmin üssü haline getirmeye çalışıyorlar. İşte biz bu anlayışa karşı Elazığ’ı barışın, kardeşliğin, özgürlüklerin şehri yapacağız.” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Elazığ’da esnaf ziyaretinin ardından merkez Fevzi Çakmak Mahallesi’ndeki SKM’de partililerle buluştu. Koçyiğit’e partisinin Elazığ Belediye Eş Başkan adayları Hayrettin Kaya ve Songül Cengiz de eşlik etti. Koçyiğit, SKM önünde partililer halay çekti.

TÜRKİYE HALKLARININ MESAJI NET”

Yerel seçimlere sayılı günler kaldığına işaret eden Koçyiğit şunları söyledi:

“Çok görkemli bir Nevruz’u geride bıraktık. 2024 Nevruz’u muhteşemdi. İstanbul’dan Hakkari’ye, Diyarbakır’dan Tekirdağ’a, Mersin’den Kars’a kadar halklarımız alanlarda, meydanlardaydı. O alanlar, meydanlar şunu haykırdı; bu ülkede zulmeden, elinden geleni ardına koymayan, DEM’i, bu ülkedeki muhalifleri sınırlandırmaya çalışan, onun siyasetini engellemeye çalışan, partisini kapatan, siyasetçisini Eş Genel Başkanını tutuklayıp cezaevine koyan anlayışa karşı milyonlar sokaklara, meydanlara aktı ve ‘Biz buradayız burada olmaya devam edeceğiz’ dedi. Selam olsun Nevruz meydanlarına, selam olsun bu iradeyi ortaya koyan halkımıza. Kürt halkının, Türkiye halklarının, bu ülkedeki ezilenin, emekçinin, kadınların mesajı net; ‘AKP- MHP faşizmine geçit yok, jitem ittifakına geçit yok, savaştan geçinenlere geçit yok, emeğimize el koyanlara geçit yok, kadını köleleştiren evlere kapatanlara geçit yok, dedi Nevruz meydanları. Artık Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılında gerçek anlamda Kürt sorununun demokratik, barışçıl yollardan çözülmesi mesajını açık ve net bir şekilde verdiler. Bütün Nevruz meydanlarına bakın barışı haykırdılar. Ama karşımızda ne var? Bu barışa gözünü, kulağını kapatmış, varsa yoksa savaştan çıkarını gözeten, güvenlikçi politikaları esas alan bir ittifak var, bir savaş ittifakı var. Bu ittifak şu seçim meydanlarında bile halkın yarasına merhem olacak tek bir söz kurmuyorlar. Varsa yoksa dertleri Kürtlerle. Meydanlar savaş ilanına karşı barıştan yana tutumunu ortaya koydu. Yeniden ekmeğimizin, aşımızın soframızdaki zeytinimizin, peynirimizin, çocuğumuzun nafakasının götürülüp tanklara, topa, mermiye yatırılmasına itiraz ediyoruz.”

“ELAZIĞ’I FAŞİZMİN ÜSSÜ HALİNE GETİRMEYE ÇALIŞIYORLAR”

Ülkeyi yiyip biteren bir iktidar olduğunu söyleyen Koçyiğit, şöyle konuştu:

“Elazığ Kürdü’yle Türküyle Alevisiyle Sünnisiyle yıllardır iç içe yaşayan bir kent. Ama ne yaptılar Elazığ’ın Kürt kimliğini yok etmeye çalışıyorlar, Elazığ’ın Kürt kimliğini devşirmeye çalışıyorlar, Elazığ’ı faşizmin üssü haline getirmeye çalışıyorlar. İşte biz bu anlayışa karşı Elazığ’ı barışın, kardeşliğin, özgürlüklerin şehri yapacağız. Bu güzel bu tarihi kenti özüyle, kimliğiyle, dilleriyle buluşturacağız. Bu kentte yan yana eşit ve özgür bir yaşamı beraber inşa edeceğiz. O nedenle bu kısıtlı sürede her birinizin belediye eş başkanlarımız gibi belediye meclis üyelerimiz gibi gece gündüz çalışmasını istiyoruz. Yan yana durmalıyız, beraber olmalıyız, birlikte çalışmalıyız. Herkesin ama herkesin bu mücadeleye koyacağı bir katkı var. Biz bu katkıları üst üste koyarak, yan yana getirerek bu kontra ittifakına, jitem ittifakına karşı tarihi tarihi bir ders vereceğiz. İnanıyorum ki Harput’tan, Elaziz’den mücadelenin sesi yükselecek, DEM Parti’nin sesi yükselecek.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulistan-kilic-kocyigit-elazigda-partililere-seslendi/feed/ 0
Özgür Özel, Aliağa’da: “İzmir’i Size Yedirtmeyiz. Vakıflara, Cemaatlere, Tarikatlara İzmir’i Peşkeş Çektirtmeyiz” https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-aliagada-izmiri-size-yedirtmeyiz-vakiflara-cemaatlere-tarikatlara-izmiri-peskes-cektirtmeyiz/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-aliagada-izmiri-size-yedirtmeyiz-vakiflara-cemaatlere-tarikatlara-izmiri-peskes-cektirtmeyiz/#respond Mon, 25 Mar 2024 00:24:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23084 HABER: ECE AZAK – KAMERA: KERİM UĞUR

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Aliağa’da; “Gelmişler, İzmir’de yetki istiyorlar. Bak bak ver bunlara yetkiyi, Karşıyaka İskelesi TÜGVA’ya, Alsancak İskelesi TÜRGEV’e, Asansör Allah muhafaza Ensar Vakfı’na, Paraşüt Kulesi de Okçuluk Vakfı’na verilecek. İzmir’in adayı bu vakıfların her birinin yönetimlerinde ya kendisi var ya en yakın arkadaşları var. İzmir’i size yedirtmeyiz, İzmir İzmirlilerindir. İzmir’in varlıkları İzmir’indir, İzmir’in simgeleri İzmir’indir. Gelip de vakıflara, cemaatlere, tarikatlara İzmir’i peşkeş çektirtmeyiz, nokta” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçim çalışmaları kapsamında ziyaret ettiği İzmir’in Aliağa ilçesinde halka seslendi. Aliağa’da düzenlenen mitinge CHP Genel Başkan Yardımcıları Yankı Bağcıoğlu ve Murat Bakan, İzmir Milletvekilleri Sevda Erdan Kılıç, Rıfat Turuntay Nalbantoğlu, Ednan Arslan, Yüksel Taşkın ve Mahir Polat, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İzmir CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Aliağa İlçe Başkanı Ali Serçe, CHP Aliağa Belediye Başkan Adayı Çağatay Güç ve çok sayıda partili katıldı.

CHP lideri Özel yaptığı konuşmada, CHP’li belediyelerin yaptığı çalışmaları anlatan Özel, emeklilerin sorunlarına da değindi. CHP’nin Aliağa Belediye Başkan Adayı Çağatay için de oy isteyen Özel şunları söyledi:

“Aliağa’da 10 yıl önce başlayan ve bize yakışmayan bir hikayeyi sonlandırmak, Aliağa’ya yakışır, partiye yakışır, bir iş yapmak için aday arıyoruz. Genç Diyoruz. İyi eğitimli olsun diyoruz. CV’si güçlü olsun diyoruz. Enerjisi yüksek olsun diyoruz. Ama mümkünse örgütü de bilsin diyoruz. Karşımıza Çağatay Güç çıkıyor. 38 yaşında bir inşaat mühendisi. Aliağa Gençlik Kolları Başkanlığı yapmış. Elleri parçalanmış, simitle, çayla, yarım ekmek köfteyle bu parti için seçimlerde koşturmuş, örgütte emeği olan, kendisine emeği olan, güçlü bir eğitimi, iyi bir vizyonu Aliağa’ya yakışır bir başkan, Çağatay Güç’ü bugün desteklemeye, onu size emanet etmeye geldim.”

“ŞİMDİ HEP BERABER GÜÇ VERECEĞİZ, ÇAĞATAY GÜÇ’Ü BELEDİYE BAŞKANI YAPACAĞIZ”

CHP Aliağa Belediye Başkan Adayı Çağatay Güç’ü belediye başkanı yapacaklarını söyleyen Özel konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bundan 100 önce Cumhuriyet’in kurucu kadroları Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le birlikte Cumhuriyet’in ilk 100 yılında kurtuluş ardından kuruluşunu gerçekleştirdikleri ve Cumhuriyet Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulunca ne Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanlarına, ne milletvekillerine, ne kendisi bir askerdi askerlere, genel kurmay başkanına bile değil Cumhuriyet kime emanet edildi? Gençlere. Cumhuriyet, gençlere emanet. CHP ikinci yüzyılın ilk seçiminde hepimizin çok istemesine çok gayret etmemize çok sonrasında bizi üzecek bir sonuç olmasına rağmen bu seçimleri kazanamadık. Atatürk’ün partisini ilk yüzyılın son seçiminde iktidara taşıyamadık. Bu üzülmek evet. Ama küsmek, uzak kalmak, hayal kırıklığına uğramak ve uğranan hayal kırıklığından sonra enerjiyi kaybetmek, sadece ve sadece umudu yitirtir. Maalesef bizimle aynı değerleri paylaşmayanları, Cumhuriyet’in kurucu kadrolarına minnet değil husumet duyanları memnun eder. O yüzden ayağa kalkmak lazım dedik. O yüzden umudu yükseltmek lazım. Bunu gençlerle, kadınlarla yapmak lazım dedik. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına Cumhuriyet’in kurucu partisine, Cumhuriyet’in kurucu liderine yakışır bir gençlik devrimine ihtiyaç var dedik. Biz yola çıktık. Siz desteklediniz. Biz yüreklendik, siz heyecanlandınız, biz isteklendik. Siz güç verdiniz, biz başardık. Şimdi hep beraber güç vereceğiz, Çağatay’ı belediye başkanı yapacağız”

“ALİAĞA’DA BİRAZ SİNİRLERİ BOZULDUĞUNDA BAMBAŞKA İŞLERE KALKIŞAN BİRİNDEN ALİAĞA’YI KURTARMAK LAZIM”

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 14 Mayıs 2023 genel seçimlerinde Aliağa’daki oy oranının AK Parti’yle MHP’nin toplamından fazla olduğunu dile getiren Özel, şu ifadeleri kullandı:

“Eğriye eğri, doğruya doğru. Burada biz bize konuşuyoruz. CHP’nin 14 Mayıs’taki Aliağa’daki oyu AKP ve MHP’nin toplamından fazla. 14 Mayıs günü CHP’ye oy atanlar oy attığında Aliağa Belediye Başkanı zaten Çağatay Güç. 28 Mayıs günü Tayyip Erdoğan ile Sayın Kılıçdaroğlu arasına bakarsanız, buradaki gücümüz yüzde 63. Buradaki belediye başkanı, Cumhur İttifakı’nın, yani korku ve tehdit ittifakının adayıdır. Onun burada yeniden aday gösterilmesinde karar veren iki kişi vardır. Biri Bahçeli, biri Tayyip Erdoğan. 28 Mayıs günü Kılıçdaroğlu’na oy atanlar, bugün o günkü itirazları, o günkü yoksullukları değişmediğine göre, o günkü çaresizliği umuda çevirecek değişiklik olmadığına göre burada yapmamız gereken Aliağa’da sinirleri bozulduğunda bambaşka işlere kalkışan birinden hem Aliağa’yı kurtarmak lazım, hem Aliağa’da Cumhuriyet’e, Cumhuriyet’in değerlerine, kurucu kadrolarına, kurucu değerlerine, partinin ilkelerine sonuna kadar sahip çıkacak ama sadece sosyal demokratların değil muhafazakar demokratların, milliyetçi demokratların, Türk’ün, Kürt’ün, Laz’ın, Çerkes’in, bütün demokratların, bütün yoksulların ve güvencesizlerin, bütün işsizlerin başkanı olacak birisini göreve getirmek. Buna talip olan, buna enerjisi ve gücü olan, bunun için sabırsızlanan Çağatay Başkan’a 14 Mayıs günü partimize oy atan herkesin, Çağatay Başkan’a oy atmak, partililiğin gereğidir. Atatürk’ün koltuğunda bugün oturan, onun emanetine sahip çıkmaya çalışan, partinin Genel Başkanı olarak söylüyorum. Bütün CHP’lileri eksiksiz, firesiz, artarak, çoğalarak sandığa bekliyorum.”

“ALİAĞA’DA BU EKONOMİK SIKINTIDA ARTIK DERİN YOKSULLUĞA SÜRÜKLENEN EMEKLİLER VAR”

Aliağa’nın kaynaklarının israf edildiğini söyleyen Özel, 31 Mart yerel seçimlerinde Aliağa’daki düzenin değişmesi için yurttaşlara çağrı yaptı. Özel, şu ifadeleri kullandı:

“Aliağa 3 milyarlık bütçeye varan bir bütçeyle aslında belediyenin inanılmaz imkanlarının olduğu diğer taraftan son beş yılda, on yılda sattıklarıyla inanılmaz kaynakların elde edildiği, bunun pek azının vatandaşa döndürüldüğü, adeta bir kentten, bir partinin bütün bir siyasetinin finanse edildiği ve inanılmaz bölüşüm ilkeleri, inanılmaz paylaşımlar, Aliağa’nın kaynaklarının israfı söz konusu. Çağatay’ın kararlılığını görüyorum. Aliağa’nın gelirini Aliağa’ya harcamak. Aliağa’nın yüksek potansiyelini arttırmak. Aslında çok daha yüksek olabilecekken geliri, potansiyeli orada birtakım kayıt dışı meseleleri başka bir şekilde yönetmek yerine kamu yararına yöneterek önümüzdeki dönem devasa bir bütçeyi Aliağa’da hakça, eşitçe, gerçekten dürüstçe paylaşmak, paylaştırmak istiyor ve bunun için Aliağa’da tüm partilerin geçmişte kime oy verirse versin yoksulları var, güvencesizleri var, işsizleri var. Bu ekonomik sıkıntıda artık derin yoksulluğa sürüklen emeklileri var.”

“EMEKLİNİN HAKKINI ALMAK İÇİN YOLA ÇIKTIM”

Emeklilerin geçim sıkıntısına değinen Özel, “Emekliler için konuşmaya başladığımda diyorlardı ki Türkiye yüzde 4.5 büyüdü. Emeklinin keyfi yerinde. Özgür Efendi emeklileri kışkırtıyor. Ben ben buraya kışkırtmaksa kışkırtmak, ayağa kaldırmak ama eninde sonunda emeklilerin hakkını almak için geldim. Onun için yola çıktım” dedi.

“ÇAĞATAY GÜÇ BURADA CEMİL TUGAY’LA BİRLİKTE SOSYAL BELEDİYECİLİĞİN DESTANINI YAZACAK”

Özel, şöyle konuştu:

“Tayyip Bey’in bir şey yapmayacağı belli. Çok çok vaatte bulunur. Ama Çağatay çok güçlü bir bütçeyle ama o bütçeyi oraya buraya çarçur edip sadece birkaç tane park yaparak göze görünerek standart belediyecilik hizmetlerini vererek değil, onlar elbette verilecek. Bundan sonra da hiçbir şekilde en ufak bir eksiklik olmaz. Ama 3 milyar akıllara zarar bir bütçeyle emekli kartı çıkaracaklar. Zaten Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde emekli kart koyacağım diyor. O emekli kart Aliağa’da da geçecek. O emekli karta yoksullara verilecek sağ elin verdiğini sol elin görmeyeceği sosyal yardım kartlarına kıymaysa kıyma yüklenecek. Doğal gazsa doğal gaz yüklenecek. Aynı Mansur başkanın Ekrem başkanın yaptığı gibi. O karta çocuklar için engelliler için ne yapılacaksa en üst düzeyde katkı sağlanacak. Çağatay Güç burada Cemil Tugay’la birlikte sosyal belediyeciliğin destanını yazacak.”

“ÜLKEDE ÖZGÜRLÜK OLMAYINCA ÜLKEDE GELECEK UMUDU OLMAYINCA GENÇLER KORKUYOR, KÜSÜYOR, YILIYOR VE GİTMEK İSTİYOR”

31 Mart yerel seçimleri için gençlere de sandığa gitmeleri çağrısı yapan Özel, “Genç kardeşlerimin 31 Mart’ta çok önemli bir görevi var. Şimdi beka sorunundan çok bahsedilir. Dış güçler, dış güçler. Bu korku edebiyatıyla oy topluyorlar. Ama esas tehlike şu. Dış güçler gelir, Türkiye’yi istila eder, beka sorunu olur. Beka sorunu mu değil? Dünyanın gelişmiş ülkelerinin Türkiye’de hayal kurması beka sorunu değildir. Esas beka sorunu Türkiye’nin gençlerinin dünyanın başka ülkelerinde hayal kurmasıdır. 4 gençten 3’ü zihinlerinde bavulları toplamış, diyor ki bu ülkede kalmak istemiyorum. Konserler yasaklanıyor. Festivaller yasaklanıyor. Vikipedi yasaklanıyor internet kısıtlanıyor. Slogan atan tutuklanıyor. Üniversitesine sahip çıkan, gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Atanamayan öğretmen hak arıyor, tutuklanıyor. Staj mağduru, mitinge gidiyor. Tayyip Erdoğan tarafından tartaklanıyor, gözaltına alınıyor, telefonuna el konuluyor. Ülkede özgürlük olmayınca ülkede gelecek umudu olmayınca gençler korkuyor, küsüyor, yılıyor ve gitmek istiyor. Buradan Türkiye’nin bütün gençlerine sesleniyorum. Sakın enseyi karartmayın. Bu güzel ülkeden ümidinizi kesmeyin. 31 Mart’ta hep birlikte sandığa koşalım. Oylarımızla ülkemize, partimize, geleceğimize sahip çıkalım.”

“İZMİR’İ PEŞKEŞ ÇEKTİRMEYİZ”

CHP’li belediyelerin üniversite öğrencileri için yurtlar yaptığını hatırlatan Özel, iktidara da eleştiriler yöneltti. Özel şöyle konuştu:

“CHP’li belediyeler 64 yurt yaptılar. Bunların 14 tanesini sadece İstanbul’da yaptık. İzmir’de de öğrenci yurtlarını göreceksiniz. Bundan önce birileri her şeyi yapmak için TOKİ’ye talimat veriyor. Zengine villa da yaptırıyor, cami de yaptırıyor, okul da yaptırıyor. Aklına bir tek yurt yaptırmak gelmiyor. Neden, çünkü istiyor ki barınma sorunu olsun. Cemaatler, tarikatlar gençlerin ensesine konsun. Alsın onları cemaat ve tarikat yurtlarında, kendine devşirsin. Biz CHP olarak bu cemaat ve tarikat yurtlarına kimse çocuklarını kaptırmasın, o yurtlarda, o Elazığ’da hayatına son veren kardeşimiz gibi travmalar yaşanmasın, CHP belediyeleri yurt yapmaya devam edecek, gençlere sahip çıkmaya devam edecek. Bu İzmir’de böyle bir tehlike yok ama İzmir’de gelip İzmirlilerden oy isteyenler var.

Geçen günlerde Eskişehir adayı söyledi. Baklayı ağzından çıkardı. Hepsinin de niyeti belli ve aynı. Diyorlar ki ‘Ah ah bu CHP’li belediyeyi bir alsak, biz bunu bütün vakıflara açacağız. Ben İzmir Büyükşehiri alsam TÜGVA’yı açacağım. TÜRGEV’i açacağım, Okçuluk Vakfı’nı açacağım, Ensar Vakfı’nı açacağım.’ Biz İstanbul Büyükşehri bunlardan aldık. Adalar İskelesi var. 700 metre üst katı. Kiraya versen dünyanın en pahalı lokanta zincirleri birbirini yer tutmak için çünkü Ada’dan İstanbul manzaralı 700 metre camlı yer. Kapıdan giremedik. Zabıtamız gitti polis engelledi. Sözleşme yapmışlar, giderayak 30 yıllığına TÜRGEV’e vermişler. Şimdi gelmişler, İzmir’de yetki istiyorlar. Bak bak ver bunlara yetkiyi Karşıyaka İskelesi TÜGVA’ya, Alsancak İskelesi TÜRGEV’e, Asansör Allah muhafaza Ensar Vakfı’na, Paraşüt Kulesi de Okçuluk Vakfı’na verilecek. İzmir’in adayı bu vakıfların her birinin yönetimlerinde ya kendisi var ya en yakın arkadaşları var. İzmir’i size yedirtmeyiz, İzmir İzmirlilerindir. İzmir’in varlıkları İzmir’indir, İzmir’in simgeleri İzmir’indir. Gelip de vakıflara, cemaatlere, tarikatlara İzmir’i peşkeş çektirtmeyiz. Nokta.”

Konuşmasında Cumhur İttifakı’nı da eleştiren Özel sözlerini şöyle noktaladı:

“Karşımızdaki korku ittifakına karşı. Niye korku ittifakı diyoruz? AK Parti’yle MHP her geçen gün birbirine daha çok benziyor. Kendileri güya milli, geri kalan herkes gayri milli. Dün beraber oldukları Necmettin Erbakan’ın oğluna bugün sırf ittifaktan çıktı diye ip cambazı diyorlar. veya sırf ittifaktan ayrıldı diye zübük diyorlar. Şantajcı diyorlar. Pazarlıkçı diyorlar. Bizim de ittifakımızdan ayrılanlar var. Canları sağ olsun diyoruz. Eski dosttan düşman olmaz diyoruz. Biz dün öptüğümüz yüze bugün asla tükürmüyoruz. Dün iyi dediğimize bugün hain demiyoruz. Daha Şanlıurfa’da düne kadar kendi milletvekilleri başdanışmanı Erbakan Hoca’nın partisine gitmiş. Ağza alınmadık lafları söylüyorlar. O yüzden bu korku ittifakı her geçen gün birbirine benziyor. Bir de o ittifaka birini daha kattılar. Onlar almaya utanmadı ben söylemeye utanıyorum. Domuz bağcılar yok mu? Hizbullahçılar yok mu? Onların avukatlarını sanıklarını milletvekili yaptılar, belediye başkan adayı yaptılar. Ne diyor onlar? Bekar kadınların sahipsiz hayvanlar gibi sahiplendirilmesi lazımmış. İktidara geldiklerinde bunu böyle yapacaklarmış.

“TÜRKİYE İTTİFAKI KAZANACAK, TÜRKİYE KAZANACAK”

Bir an için aklından MHP’ye oy vermeyi düşünen, geçen seçimlerde Kemal Bey’e oy vermiş olanlara sesleniyorum. MHP bir kolunda AKP, bir kolunda Hizbullah’ın uzantısı Hüda-Par. Kimler kimlerle beraber. Senin ne işin var orada kardeşim? Sizin gücünüzü yenecek paranın hiçbir gücü, gerçekleri değiştirecek, algının hiçbir gücü yoktur. Siz yürekli, çalışkan insanlarsınız. Diyorum ki onların ittifakı Türkiye’nin başına bela olmuş, Cumhur İttifakı’dır, korku ittifakıdır. Bizim ittifakımız Türkiye İttifakı’dır. Türkiye İttifakı Mili Takım gol atınca ayağa fırlayan herkestir. Türkiye İttifakı Filenin Sultanları dünya şampiyonu olunca onlarla birlikte ağlayarak İstiklal Marşı söyleyen, gırtlakları düğümlenen herkestir. Türkiye İttifakı gücünü milletimizden, renklerini ay yıldızlı al bayraktan alır. Kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. İzmir kazanacak. Türkiye İttifakı kazanacak, Türkiye kazanacak.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-aliagada-izmiri-size-yedirtmeyiz-vakiflara-cemaatlere-tarikatlara-izmiri-peskes-cektirtmeyiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘Kararını verememiş olanları arayacağız’ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kararini-verememis-olanlari-arayacagiz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kararini-verememis-olanlari-arayacagiz/#respond Mon, 25 Mar 2024 00:21:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23081 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partililere, “Hala kafası karışık, kararını verememiş eşimiz, dostumuz, komşumuz varsa, eve gidince onları mutlaka arayacağız. Kırgınlık varsa gidereceğiz, kafasında soru işaretleri varsa hepsine tek tek cevap vereceğiz.” diye seslendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen Yeniden Büyük İstanbul Mitingi’nde yaptığı konuşmada, yıllık 90 milyon yolcu kapasitesi olan İstanbul Havalimanı’nın geçen yıl 76 milyon yolcu trafiğine ulaştığını, kalan etapların da tamamlanmasıyla İstanbul’un ve havalimanının, yolcu ve yük taşımacılığında dünyada rakipsiz bir konuma geleceğini söyledi.

İstanbul için önemli bir prestij projesi olan Haliç Yat Limanı Kompleksi’nin ilk etabının gelecek aylarda hizmete gireceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çamlıca Televizyon ve Radyo Kulesi, İstanbul’un sembol eserlerinden biri haline geldi. İnşa ettiğimiz tesislerle İstanbul’a yıllık 640 milyon metreküp içme suyu temin ediyoruz.” dedi.

Kalabalığa “Yaparsa?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitinge katılanlardan “AK Parti yapar.” yanıtını alınca, “Peki bu zat ne yaptı?” sorusunu yöneltti.

Süleymaniye, Fatih, Mihrimah Sultan, Yavuz Sultan Selim ve Piyale Paşa camilerinin de aralarında olduğu ecdat yadigarı eserlerin restorasyonunu yapıp ihya ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Milletimizin 80 yıllık hayalini gerçekleştirip Ayasofya’yı, Allah’a hamdolsun yeniden ibadete açtık. Sultan Fatih’in vasiyetine uygun şekilde bugün Ayasofya-i Kebir Camii’nin minarelerinden günde 5 kez ezanı Muhammedi yükseliyor, kubbelerini aşrı şerifler, tekbirler, salavatlar, Kur’an tilavetleri süslüyor. Yeni Atatürk Kültür Merkezi binasını inşa ederek, İstanbul’a iftihar vesilesi bir eser daha kazandırdık. Bitmedi, Rami Kışlası’nı restore edip, kütüphane yanında pek çok faaliyetin de yapılabileceği bir kültür merkezine dönüştürdük.”

“Şehrimizin son 5 senede yaşadığı irtifa kaybını anlatacağız”

Mitingde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul’a yaptığı hizmetlerin yer aldığı video izletildi.

Video gösteriminin ardından konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’ın izniyle, 31 Mart’tan sonra bunlara, büyükşehir ve ilçe belediyelerimizle işbirliği içinde çok daha fazlasını ekleyeceğiz.” ifadesini kullandı.

Bunun için kalan 6 günün çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hanım kardeşlerime özellikle sesleniyorum; unutmayın kale içeriden fethedilir, bu kaleyi siz fethedeceksiniz. Ben size inanıyorum ve bunu başaracaksınız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Hala kafası karışık, kararını verememiş eşimiz, dostumuz, komşumuz varsa eve gidince onları mutlaka arayacağız. Kırgınlık varsa gidereceğiz, kafasında soru işaretleri varsa hepsine tek tek cevap vereceğiz. Önceki seçimlerde başka partilere veya adaylara oy vermiş, ama mevcut yönetimden rahatsız olan kardeşlerimize de ulaşacağız. Trafikten depreme, şehircilikten ulaşıma kadar şehrimizin son 5 senede yaşadığı irtifa kaybını anlatacağız. İstanbul’un, bir 5 sene daha kaybetmeye tahammülünün olmadığını bu kardeşlerimize izah edeceğiz. Böylece kalbi ve oyu kazanılmadık hiçbir İstanbullu kardeşimizi bırakmayacağız.”

“31 Mart’ta İstanbul’un bizi mahcup etmeyeceğine inanıyorum”

Sandığa gitmenin, sandıklara sahip çıkmanın fevkalade mühim olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kullanacağınız her bir oy hazine değerindedir, kritik öneme sahiptir. Gerçeklere gözünü kapatıp kendini dev aynasında görenlerin söylemlerine itibar etmemenizi bekliyorum.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’ye ve Cumhur İttifakı’na kaybettirmek için uğraşanlara karşı uyanık olunmasını isteyerek, şunları kaydetti:

“Oyunuzun boşa gitmesine, ziyan olmasına, heba ve heder olmasına izin vermeyeceğinize inanıyorum. İstanbul, bir dönem Cumhur İttifakı’nın gölgesinde gezen, fakat şimdi tüm enerjisini ittifakın yara alması için harcayanların oyunlarına gelmez. Çünkü benim İstanbullu hemşehrilerim basiret ve feraset sahibidir. Benim İstanbullu kardeşim kendisi ve şehri için en doğru kararı verecektir. İnşallah bu kararı da gerçek belediyecilikten yana olacaktır. Hangi siyasi partiye mensup olursa olsun, İstanbullu vatandaşlarımın sağduyusuna güveniyorum. 31 Mart’ta İstanbul’un bizi mahcup etmeyeceğine yürekten inanıyorum.”

Ramazan gününde, İstanbul’un dört bir yanından sel olup mitinge gelenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcıların, başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ebedi azaptan kurtuluş ayı olan ramazanını tebrik edip, “Rabb’im hepimizi sağlık ve afiyet içinde bayrama da kavuştursun diyorum.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazzeli kardeşlerimiz başta olmak üzere şu an zulüm gören, katliama uğrayan, eziyet çeken, feryatları göğü çınlatan tüm mazlumların Allahutaala yar ve yardımcısı olsun. Rabb’im bizlere ve tüm Müslümanlara huzurla, mutlulukla idrak edeceğimiz ramazanlar nasip eylesin. Bu duygularla, büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarımızı sizlere emanet ediyorum.” diye konuştu.

(Bitti)

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-kararini-verememis-olanlari-arayacagiz/feed/ 0
CHP Milletvekili Gürsel Erol, DEM Parti Tunceli Belediye Başkan adayının söylemlerine tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-gursel-erol-dem-parti-tunceli-belediye-baskan-adayinin-soylemlerine-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-gursel-erol-dem-parti-tunceli-belediye-baskan-adayinin-soylemlerine-tepki-gosterdi/#respond Sun, 24 Mar 2024 22:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23017 Cumhuriyet Halk Partisi CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, geçtiğimiz günlerde Türkiye Cumhuriyetinin birlik ve beraberliğini, bölünmez bütünlüğünü hedef alan söylemleri nedeniyle DEM Parti Tunceli Belediye Başkan adayı Cevdet Konak’a tepki gösterdi.

DEM Parti’nin Tunceli Belediye Başkan adayının geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalara bir tepki de CHP’den geldi. CHP Elazığ Milletvekili Erol, bu söylemlerinin bir ihanet olduğunu söyledi. Tunceli Milletvekili olarak görev yaptığı dönemde hem terör örgütleriyle mücadele ettiğini hem de kentin gelişmesi ve tanınması amacıyla birçok önemli işe imza attığını aktaran Erol, “Milletvekilleri her ne kadar seçim bölgelerinden seçilmiş olsa da Türkiye Cumhuriyetinin temsil eden Türkiye milletvekilleridir. Bu anlamda seçildikleri bölgenin değil, Türkiye’de yaşanan olaylarla ve süreçlerle ilgili değerlendirme yapmak, açıklama yapmak ve kendisini bu konuda sorumlu hissetmek gibi bir anlayışın da olması gerekiyor. Tunceli’de milletvekili sayısının 1’e düşürülmesiyle CHP’den milletvekili çıkaramadık. Şu andaki mevcut tek milletvekili şimdiki adı DEM olan partiden ama orada ideoloji bir söylemle siyaset yapılmasından kaynaklı şehrin gerçeklerini, beklentilerini, taleplerini gündeme getirmek yine bize düştü. Ben Elazığ Milletvekili olarak komşu ilimiz Tunceli’nin cumhuriyete olan bağlılığı, sadakati doğrultusunda sürekli sorunlarına sahip çıkarak Milletvekilliği yapma arzusu ve düşüncesi içerisinde oldum” dedi.

“Tunceli bir cumhuriyet şehridir”

Erol, DEM Partili Konak’ın açıklamasına da değinerek bunun kabul edilemez bir ihanet olduğunu kaydetti. Erol, ” Türkiye’de kurulan bütün partiler resmi sıfatı olan partilerdir. Bu partilerde görev alan siyasetçilerin, milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve adaylarının da söylemlerine dikkat etmesi lazım. Konuşma ve açıklamalarına dikkat etmesi lazım. Toplumun değerlerini, ülkenin birlik ve beraberliğine yönelik söylemler geliştirmesi gerekir. Ne yazık ki Tunceli DEM Parti Belediye Başkan adayı Cevdet Konak geçtiğimiz günlerde Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan hiç kimsenin ve hiçbir Tuncelilinin kabul etmeyeceği son derece aykırı bir açıklama yaptı. Bu açıklama aslında cumhuriyete, Tunceli’ye ihanettir. Tunceli’de yaşayan insanların inançlarına ve değerlerine ihanettir. Cevdet Konak, Tunceli’yi kastederek ‘Burası Kürtlerin ülkesidir, burası işgal edilmiş Kürdistan’da zulüm var.’ demişti. Tunceli bir Kürdistan ülkesi değil bir Cumhuriyet şehridir. Bu ifadeleri asla kabul etmiyor ve bu durumu cumhuriyete ihanet olarak değerlendiriyorum. Bir belediye başkanı adayının şimdiden bu söylemlerle, toplumda bölücü bir ifade kullanarak Cumhuriyet’e ihanet etmesini asla kabul etmiyorum. Buradan Tunceli halkını bilgilendirmek istiyorum. Bu toplumun değerlerine ters düşen ve Tunceli halkının asla kabul etmeyeceği ifadeleri savunan, gündeme getiren insanları yönetici olarak seçmeyin. Belediye başkanı olarak seçmeyin. Bu devlet bizim, bu ülke hepimizin, bu vatan hepimizin. Tunceli’yi bir Kürdistan bölgesi olarak ifade etmek asla doğru değildir. Bu anlamda Cevdet Konak’ı kınadığımı, o ifadelerin asla doğru olmadığını yakışan ifade olmadığını belirtmek istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti bir bütündür. Üniter devlet yapısı sınırları içerisinde 85 milyon yurttaşımızın etnik kimlikleri farklı olabilir, inançları farklı olabilir ama hepimiz Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşıyız” diye konuştu. – ELAZIĞ

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-gursel-erol-dem-parti-tunceli-belediye-baskan-adayinin-soylemlerine-tepki-gosterdi/feed/ 0
Türkiye’de 61 milyon seçmen 31 Mart’ta sandığa gidecek https://www.haber60.com.tr/turkiyede-61-milyon-secmen-31-martta-sandiga-gidecek/ https://www.haber60.com.tr/turkiyede-61-milyon-secmen-31-martta-sandiga-gidecek/#respond Sun, 24 Mar 2024 08:18:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22939 Türkiye’de yaklaşık 61 milyon seçmen, 5 yıl boyunca görev yapacak yerel yöneticilerini seçmek için 31 Mart’ta sandığa gidecek.

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), 31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne ilişkin açıkladığı takvim işliyor.

Takvime göre, 21 Mart’ta başlayan propaganda serbestliği, 30 Mart Cumartesi saat 18.00’de, aynı tarihte başlayan seçim yasakları ise 31 Mart saat 23.59’da sona erecek.

Kayıtlı 61 milyon 441 bin 882 seçmenin bulunduğu seçimde, 1 milyon 32 bin 610 genç ilk kez oy kullanacak. 34 siyasi partinin adayının yarışacağı seçimlerde, ülke genelinde 206 binden fazla sandık kurulacak.

Seçimde 81 il, 973 ilçe ve 390 belde belediye başkanı ile 50 bin 336 muhtar belirlenecek, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeliği seçimleri yapılacak.

Seçmen bilgi kağıdının getirilmesi zorunlu olmayacak

Seçmenler, nerede ve hangi sandıkta oy kullanacağını, Yüksek Seçim Kurulunun internet sitesinden, e-Devlet kapısından, YSK’nin Seçmen Sorgulama Mobil Uygulamasından veya 444 9 975 numaralı YSK Çağrı Merkezi’nden kontrol edebilecek.

Seçmenin nerede oy kullanacağını gösteren seçmen bilgi kağıdının getirilmesi zorunlu olmayacak. Seçmen, üzerinde T.C. kimlik numarası bulunan resmi nitelikteki herhangi bir belgeyle oy kullanabilecek.

Seçimlere 34 siyasi parti katılacak. Partilerin oy pusulasındaki sıralaması şöyle:

AK Parti 1, İYİ Parti 2, Sol Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9, Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22, Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34.

Tüm oy pusulaları tek zarfa

Her seçmen, kanunda sayılan istisnalar dışında, hangi sandık seçmen listesinde kayıtlı ise ancak o sandıkta oy kullanabilecek.

Büyükşehir belediyesi sınırlarında yaşayan Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van’daki seçmen, “büyükşehir belediye başkanı”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy verecek.

Büyükşehir olmayan illerde ise “il genel meclisi üyeliği”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ve “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy verilecek. Köylerde de “il genel meclisi üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar meclisi” için oy atılacak.

Büyükşehir belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “beyaz”, il genel meclisi üyeliklerine ilişkin pusula “turuncu”, belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “mavi”, belediye meclisi üyeliğine ilişkin oy pusulası ise “sarı” renkli olacak.

Seçmenler tüm oy pusulalarını tek zarfa koyacak.

Oy verme saatleri

YSK, seçimin mart ayında olması nedeniyle mevsim şartları ve güneşin batış saatini dikkate alarak, doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat erkene aldı. Bu nedenle, Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır, Kilis’te ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy vermenin başlangıç ve bitiş saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak. Bu illerin dışında kalan diğer yerlerde oy verme saatleri 08.00-17.00 olacak.

Büyükşehirlerde, sırasıyla büyükşehir belediye başkanlığı, belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği ve muhtarlık; diğer illerde ise sırasıyla belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği, il genel meclisi üyeliği ve muhtarlık seçimlerine ait oy pusulalarının sayım ve dökümü yapılacak.

Seçim takvimi işliyor

Seçim takvimine göre, bugün seçmen bilgi kağıtlarının seçmenlere dağıtımı tamamlanacak. Seçmenlere dağıtılamayan seçmen bilgi kağıtları, ilgili ilçe seçim kurulu başkanlıklarına iade edilecek.

İlçe seçim kurullarınca, sandık kurulu başkanlarına teslim edilecek seçim araç ve gereçlerini içeren malzeme torbalarının hazırlanmasına yarın başlanacak, hazırlıklar 26 Mart Salı günü bitirilecek.

İlçe seçim kurulu başkanı, cumhuriyet başsavcılıklarından 27 Mart 2024 Çarşamba günü saat 17.00’ye kadar tutuklananların, tutuklu seçmen listesinde yazılı olup da tahliye edilenlerin veya tutuklu iken cezaları kesinleşerek hükümlü sıfatını alanların (taksirli suçlardan hükümlüler hariç) isim listelerini isteyecek.

Tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlülere ilişkin listeler 28 Mart Perşembe günü kesinleştirilecek.

Seçim görevlileriyle ilgili eğitim çalışmaları da 29 Mart Cuma günü tamamlanacak.

İl ve ilçe merkezi dışında kalan köy, mahalle ve beldelerde ilçe seçim kurullarınca malzeme torbalarının sandık kurulu başkanlarına teslimi 29 Mart Cuma günü yapılacak.

Malzemeler oy verme günü bina sorumlularına teslim edilecek

İl ve ilçe merkezlerinde ise bina sorumlusu görevlendirilen yerlerde, ilçe seçim kurulu başkanlıklarınca oy verme günü saat 05.00’te malzeme torbalarının bina sorumlularına teslimi, bina sorumlularının da teslim aldığı malzeme torbalarını ilçe seçim kurulu başkanlıklarınca temin edilen araçlarla sandık çevrelerine getirerek görev yerlerindeki sandık kurulu başkanlarına tutanak karşılığı teslim etmesi işlemleri yapılacak.

Bina sorumlusu görevlendirilmeyen yerlerde, ilçe seçim kurulu başkanlıkları, malzeme torbalarını oy verme günü sandık kurulu başkanlarına sandık bölgesinde teslim edecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyede-61-milyon-secmen-31-martta-sandiga-gidecek/feed/ 0
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan: Yeniden Refah’ın gündemde olmasının sebebi Erdoğan’ın safında olmaları https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakan-yardimcisi-bulent-turan-yeniden-refahin-gundemde-olmasinin-sebebi-erdoganin-safinda-olmalari/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakan-yardimcisi-bulent-turan-yeniden-refahin-gundemde-olmasinin-sebebi-erdoganin-safinda-olmalari/#respond Sun, 24 Mar 2024 01:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22828 İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, “Yeniden Refah’ın son dönemde gündemde olmasının sebebi kendilerinden çok Sayın Erdoğan’ın safında olmalarındandır. Bu duruşu bozarlarsa, bu yanlışı yaparlarsa hem tarihe hem kendi isimlerine haksızlık yaparlar.” dedi.

Kent merkezinde Çanakkale Karadenizliler Derneği’ni ziyaret eden Turan, Lapseki ilçesi Çardak beldesine geçerek açık hava toplantısında katılımcılara hitap etti.

Turan, belde meydanındaki hitabında, Rusya’nın başkenti Moskova’daki “Crocus City Hall” adlı konser salonunun hedef alındığı terör saldırısında 100’den fazla sivilin yaşamını yitirdiğini hatırlattı.

Dünyanın en alçak eyleminin, sivillerin hedef alındığı saldırılar olduğunu vurgulayan Turan, “Hiçbiri tasvibi, hoş görmesi mümkün olmayan işlerdir. O yüzden hem Rusya’ya ‘geçmiş olsun’ dileklerimizi iletiyoruz hem de hiç kimsenin terörle mücadelemize yan bakması, düz bakması değil, direkt bakmasını, doğru bakmasını istiyoruz. Çünkü terörün küçüğü büyüğü olmaz. Terörün oraya yapılanı, buraya yapılanı olmaz. Sivil sivildir, insan insandır.” diye konuştu.

Turan, insanlarla omuz omuza yürürken hiç kimsenin oyununa gelmediklerini ifade etti.

Vatandaşların duasını alarak güzel işler yaptıklarını dile getiren Turan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kimin ne yaptığını biliyoruz. Kimin ürettiğini, kimin üretmediğini, kimin polemik yaptığını, kimin iş yaptığını da biliyoruz ancak son dönemde Yeniden Refah Partisi gündemi oluştu. Erbakan Hoca’yı tanıyan, gençliğinde yanında olan, Altınoluk’taki yazlığına sayısız kez giden biri olarak söylüyorum; Yeniden Refah’ın son dönemde gündemde olmasının sebebi kendilerinden çok Sayın Erdoğan’ın safında olmalarındandır. Bu duruşu bozarlarsa, bu yanlışı yaparlarsa hem tarihe hem kendi isimlerine haksızlık yaparlar. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin billboardlarına kendi afişlerini asmışlar. Yani Ekrem İmamoğlu’nun desteğiyle, CHP’nin desteğiyle kampanya yapmaya çalışıyorlar. Üç kuruşluk dünyada sakın ha bu yanlışı yapmayın. Zaten CHP’nin yanında yer alacaksanız Saadet Partisi var. Yine böyle yapacaksınız sonunuz da onlar gibi olur. Ne oyunuz kalır, ne hatırınız kalır.”

“Bu oyunun kimseye faydası yok”

Turan, Yeniden Refah Partisinin yöneticilerinin, genel başkanının ve tabanının durduğu yeri gözden geçirmesinde fayda gördüğünü belirtti.

“Körle yatan şaşı kalkar” atasözünü anımsatan Turan, şunları kaydetti:

“CHP’de yol yürürseniz, olacağınız yerin neresi olduğunu lütfen iyi tartın. Bir insan parti değiştirebilir, fikrini değiştirebilir, tarzını değiştirebilir. Şunu dersiniz; ‘AK Parti’yi şu konuda eleştiriyorum, ben bırakıyorum.’ ‘Ben CHP’yi bırakıyorum, eleştirim bu.’ Bunlar denir ama adam bizden aday adayı olmuş. Yani ‘AK Parti, iyi bir parti’ demiş. ‘AK Parti’ye sahip çıkıyorum’ demiş. Bizden resmi aday adayı olmuş ancak AK Parti onu aday yapmadığı gün Yeniden Refah’tan aday olmuş. Bu siyasi ahlak değil ki. Bu ideolojik değişiklik değil ki. Bu başka bir şey. Bu oyunun kimseye faydası yok. Erdoğan’la kavga eden bu ülkede ıslah olmadı, olamaz. Çünkü bu toplumun, milletin özeti ‘Tam da Erdoğan’ diyor. Ayrıca Allah aşkına İstanbul’u kaybettireceksin AK Parti’ye, ne geçecek eline? Ne kazanacaksın. Senin kendi insanın, büyüğün küçüğün sitem etmeyecek mi? Hadi geçtin bunları hiç mi rahmetli Erbakan Hoca’nın ömrünü verdiği Ayasofya’yı açan Erdoğan’ın hatırı yok? Hiç mi savunma sanayimizin millileşmesinin hatırı yok? Hiç mi yapılan bunca güzel işin hatırı yok? ‘One minute’ dedik dünyaya meydan okuduk. Yeri geldi ‘Dünya beşten büyük’ dedik meydan okuduk. Hiç mi bunların hatırı yok? O yüzden ben bu tabanın tekrar bu konuyu gözden geçireceğine yürekle inanıyorum.”

Bülent Turan’a ziyaretlerinde AK Parti Çanakkale Belediye Başkan adayı Jülide İskenderoğlu, Çanakkale İl Başkanı Naim Makas ve partililer eşlik etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakan-yardimcisi-bulent-turan-yeniden-refahin-gundemde-olmasinin-sebebi-erdoganin-safinda-olmalari/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Darbeci ve vesayetçi anlayış tarihe karışmıştır https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-darbeci-ve-vesayetci-anlayis-tarihe-karismistir/ https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-darbeci-ve-vesayetci-anlayis-tarihe-karismistir/#respond Sun, 24 Mar 2024 00:48:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22808 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Bundan sonra bu ülkede darbeci, vesayetçi anlayış tarihe karışmıştır.” dedi.

Bir dizi ziyaret için kente gelen Bakan Tunç, Gökgöl Mağarası polis noktasında Vali Osman Hacıbektaşoğlu, Zonguldak AK Parti milletvekilleri Muammer Avcı ve Ahmet Çolakoğlu, Belediye Başkanı Ömer Selim Alan, Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahim Alan, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Cezmi Yalınkılıç, İl Emniyet Müdürü Sinan Ergen ve AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan tarafından karşılandı.

Kilimli ilçesinde esnafı ziyaret eden Tunç, vatandaşlarla sohbet edip fotoğrafı çektirdi. Tunç, kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyen çocuğa oyuncak araba hediye ederek onunla birlikte oyun oynadı.

Daha sonra partisinin seçim irtibat bürosuna ziyarette bulunan Tunç, yaptığı konuşmada, Kilimli Belediye Başkanı Kamil Altun’un 5 yılda ilçeye çok değer kattığını, daha çok eser katacağını söyledi.

Tunç, gerçek belediyeciliğin eser ve hizmet üretmek olduğunu vurgulayarak, “Gerçek belediyeciliğin mimarı Recep Tayyip Erdoğan’dır. 1994’te İstanbul’u yaşanılmaz hale getiren Cumhuriyet Halk Partisi’nden devraldı belediyeyi, kısa bir süre içerisinde yaşanılır hale getirdi. O başarı onu başbakanlığa taşıdı. Parti kurmasını sağladı.” diye konuştu.

AK Parti’yi kuran kadroların belediyecilikten geldiğini belirten Tunç, “Gerçek belediyecilik derken bunu icraatımızla eser siyasetimizle gösterdik. 2002 yılından bu yana da tüm ülke genelinde gerçek belediyecilik, eser ve hizmet siyasetine dönüştü, bir marka haline geldi, bir ekol haline geldi. Yerel kalkınmayla ülke kalkınmasını bir arada götürdük.” ifadelerini kullandı.

“İnsanımızı güçlendirmek için çalıştık”

Konuşmasının ardından ilçeye bağlı Gelik beldesinde seçim irtibat bürosunu ziyaret eden Tunç, Türkiye’nin sadece fiziki kalkınmasını, altyapı problemlerini halletmekle kalmadıklarını, Türkiye’nin demokrasisini de güçlendirdiklerini dile getirdi.

Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşmak için çok çalıştıklarını anlatarak, şöyle devam etti:

“Sizler hep destek verdiniz. Sizin önünüze 17 sandık kuruldu. 17’sinde de ‘AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan, Cumhur İttifakı.’ dediniz. Şimdi 18. sandık geliyor. 18. sandık gelirken muhalefetin içinde bulunduğu durumu hep beraber görüyoruz değil mi? Nelerle uğraşıyorlar? Birbirlerine sataşmalar… Hani bunlar 10 ay önce Türkiye’nin yönetimine taliplerdi. Cumhurbaşkanı adayları vardı. O cumhurbaşkanı adaylarını kendi partilerine genel başkan olmaya bile layık görmediler. Cumhurbaşkanı yardımcıları vardı. Her partinin başkanı, cumhurbaşkanı yardımcısı olacaktı. Neredeler şimdi? Birbirlerine düştüler. Allah korusun iktidar olmuş olsalardı bunlar acaba iktidarı nasıl paylaşabilirlerdi? Memleketi kaosa sürüklerlerdi bunlar. İşte millet bunu gördü ve ‘Cumhur İttifakı, Recep Tayyip Erdoğan’la yola devam.’ dedi. Şimdi 18. sandık konuyor milletimizin önüne. Milletimiz inşallah yine en doğru kararı verecek.”

İnsanı güçlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Tunç, “Eğitimden sağlığa, kültürden sosyal politikalara, adalete, güvenliğe varıncaya kadar güçlü insan için çalışıyoruz. 22 yıldan beri insanımızı güçlendirmek için çalıştık. İnsan güçlü olacak ki aile güçlü olsun, toplum güçlü olsun. İstikrarlı kalkınma hamleleriyle 81 vilayetimizi yatırımlarla donattık. Ülkemizin altyapı problemlerini çözdük. Altyapı problemlerini çözerken aynı zamanda temel hak ve özgürlüklerin alanını da genişlettik. Demokrasimizi güçlendirdik.” ifadelerini kullandı.

Tunç, Türkiye’yi darbeci, vesayetçi anlayıştan kurtardıklarını aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sizler sayesinde bunu gerçekleştirdik. Bundan sonra bu ülkede darbeci, vesayetçi anlayış tarihe karışmıştır. Çıkıp, ‘Yok gençler yaparsa başımızın üstünde yeri var darbenin.’ diyenler bile var. Bunlar ne yapıyor? Böyle bir siyaset, böyle bir demokrasi olabilir mi? Bunlar demokrasiye, milli iradeye inanmaz. Hep darbelerden, vesayetçi anlayıştan medet umarak iktidara gelmeyi düşünür ama o artık geride kaldı. O Yassıada zihniyetine bu ülkede artık hiçbir zaman yer yok. Millet buna müsaade etmez.”

Beldede esnafı ziyaret eden Tunç, daha sonra Zonguldak’a gelerek Terakki Mahallesi’nde bulunan semt pazarını gezdi. Bir pazarcı esnafı, Bakan Tunç’a portakal ikram etti.

Bakan Tunç, daha sonra Karabük’ün Yenice ilçesine hareket etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-darbeci-ve-vesayetci-anlayis-tarihe-karismistir/feed/ 0
Özgür Özel, Manisa’da: “cengiz Ergün, Ne Talimat Geldiyse, Kimden Avantayı Gördüyse Manisa’nın Güzelliklerini Verdi” https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-manisada-cengiz-ergun-ne-talimat-geldiyse-kimden-avantayi-gorduyse-manisanin-guzelliklerini-verdi/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-manisada-cengiz-ergun-ne-talimat-geldiyse-kimden-avantayi-gorduyse-manisanin-guzelliklerini-verdi/#respond Sun, 24 Mar 2024 00:42:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22803 HABER: ECE AZAK – ÖZGÜR ŞENGÜL/ KAMERA: KERİM UĞUR

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, memleketi Manisa’da, Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün’e yönelik, “Ne talimat geldiyse, kimden avantayı gördüyse Manisa’nın güzelliklerini verdi. Onu kim durdurdu Ferdi Zeyrek. Mahkemeleri açan odur, yürütmeyi durdurmaları aldırtan odur. Beyaz fili kurtaran odur, Ulu Parkı kurtaran odur” dedi.

Özgür Özel, seçim çalışamları kapsamında partisinin Manisa Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlediği mitingte konuştu. Mitinge, CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, CHP Manisa Milletvekilleri, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, CHP Manisa İlçe Başkanları, CHP Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ferdi Zeyrek, CHP Manisa ilçe başkan adayları ve çok sayıda partili de katıldı.

Manisa Saruhanlı’da seçim afişlerinin spreyle boyandığını bildiren Özel,  şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’nin dört bir yanına gidiyoruz. Yapacağımız mitingleri duyuruyoruz. Bunun için yollara raketler asıyoruz. Rize’ye gittim, raketler duruyor. Osmaniye’ye gittim, raketler duruyor. Devlet Bey ertesi gün seçim kazandı, tebrik telefonu açtım, kendisiyle sohbet ettim. Osmaniye mitinginden dolayı ziyaretimden dolayı teşekkür etti. Ben de oradaki ev sahipliğine teşekkür ettim. Türkiye’nin dört bir yanında her yerde raketler duruyor. Manisa’nın evladı Özgür Özel’in Manisa’da ki miting raketlerini birileri kırıyor. Ben dedim ki Manisalılar yapmaz. Yapmadı da zaten. Peki ne oldu biliyor musunuz? Önce sanayi sitesinde ortaya çıktı ki öyle bir partili bile değil. Cengiz Ergün’ün makam şoförü bizim afişleri sprey boyayla bozarken yakalandı kaydı bizde il başkanında, emniyet müdürümüzle. Dün akşam Saruhanlı’da belediye zabıtası kullandığı araba belediye meclis üyesinin en yakınının bütün raketlerimizi kırdırıyor ama şöyle bir şöyle bir yanlışı, şöyle bir yalnızlığı var, o raketleri niye zabıtaya kırdırdı biliyor musunuz? Ülkü ocaklarına gittiler. Bu raketleri toplayın, kırın dediler. Orada konuşulanı anlatıyorum, aklı başında Manisalılar dedi ki, ya Manisa’dan adam genel başkan olmuş. Partisinin başkanı olmuş. Manisa’da partili partisiz herkes mutlu olmuş, tebrik etmiş. Biz böyle bir şey yaşasak Özgür Özel raket toplatır mı? Vallahi toplatmaz, raket kırdırır mı? Vallahi kırmaz biz niye yapıyoruz arkadaş demişler. Hatta ülkü ocaklarından o genç arkadaş demiş ki, yıllardır giremediğimiz Manisa Büyükşehir Belediyesi şimdi bize suç mu işletecek? Kiminle yönettiyse belediyeyi ona kırdırsın raketleri demiş. Ben ayıpladığımı ifade etmek isterim. 5 – 10 tane raketle ne belediye kazanılır, ne belediye kaybedilir. Bu sinir anketlerdeki gidişattandır. Bu sinir Manisa’daki tepkiyi gördüğündendir. Kenan evren sanayi sitesinde gördüğü tepkidendir. Selendiye giremeyişindendir. Kula’daki toplantıyı otoban üzerinde şehirler arası otobüslerin mola verdiği yerde yapmak zorunda kalmasındandır. Milletle gönül bağını koparan ve 2- 3 gündür adaylarımıza ve bize iftiralar hakaretler yağdıran birisi. Dedim ki yahu bu adam bu lafları ediyor. Sonra yine bayram olacak. Yine cenaze olacak. Yine düğün dernek olacak. Yine çelenk koymadan önce vali beyin odasında çay içeceğiz. Birbirimizin yüzüne bizim yüzümüze nasıl bakacak? Sonra aklıma geldi bundan sonraki bayram 10 Nisan’da ve iyi günde kötü günde artık bundan sonra biz Cengiz Ergün’ün yüzüne bakmayacağız ki Ferdi Zeyrek’in yüzüne bakacağız. Ferdi Zeyrek kimin nesidir diye sorsanız? Bütün Manisa’da tek bir cevap var. O tıraşçı Ahmet’in oğludur Manisalıların berberidir babası esnaftır, insandır. ve yetiştirdiği evlatları birer pırlantadır. Söyledim gündem oldu bir daha söylüyorum, Ferdi’yi özetlemek gerekirse sütte leke var. Ferdi Zeyrek’ de leke yok arkadaşlar.

“SİZİN EVLADINIZ FERDİ ZEYREK’TİR KENDİSİYLE GURUR DUYUYORUZ”

Ben 7 yaşındayken Hatuniyenin arkasında saksıcı Ahmet amcanın çırağıydım. Esnaflığı, dürüstlüğü, iyi müşteriyle nasıl ilişki kurulacağını, kimsenin hakkını yemenin önemini orada öğrendim. Kuyumcular çarşısında Mertcan eczanesinde, Spil eczanesinde Manisa’nın en önemlisi simalarıyla tanıştım. Oralarda Ferdi Zeyrek’ de yetişiyordu ve bu Ferdi Zeyrek gün geldi mimar oldu. Mimar olduktan sonra geldi. Manisa’da Mimarlar Odasına başkan oldu ve o gün bugündür Ferdi Zeyrek kent suçlarına karşı, Manisa’ya karşı işlenen suçlara karşı Manisa’nın müdafi olduğu koruyucusu oldu. Büyük mücadeleler verdi. Kısaca hatırlayalım 2009- 2014 yılı. 2014 yılında Manisa Büyükşehir oldu ve bugünkü belediye başkanı AKP’ye ağzına geldiği lafı söyleyerek. AKP’nin vatan hainliğinden, AKP’nin ülkeye, Atatürk’e düşmanlığından dem vurarak her yeri Türk bayrağı, Atatürk resmiyle donatarak aman AKP gelmesin diye. Sosyal Demokratların, Atatürkçülerin de bir kısmını kandırarak oyları topladı, Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. Biz tehlikeyi o gün de biliyorduk. O gün insanlar AKP korkusunu yönettiği için Cengiz Ergün’e oy verdiler. O günden sonra 5 yıl icraat yaptı. Partisi AKP’ye yaklaştı. Kendisi İYİ Parti’ye otobüslerle insanları yolladı ama herkesin bildiği bir dosyası vardı. Fırın dosyası, ekmek dosyası. Dosyayı karşıdan salladılar, esas duruşa geçti. Gel buraya dediler gitti. AKP’nin emrine girdi ve bu sefer yahu sen geçmişte bunları diyordun. Bunlar şimdi CHP’ye iftiralar atıyor, hakaretler yapıyor dediğinde hiç utanmadan, sıkılmadan büyüklerim ne diyorsa öyledir, doğrudur dedi. Dün tükürdüğü yüzü öpmeye, ittirdiği eli öpmeye dün hakaret ettiklerine methiyeler düzmeye ve ne istiyorlarsa onu yapmaya başladı. Biraz önce söyledim, arkanızdaki bina Manisa evlendirme dairesi. Manisa ile hiç ilgisi olmayan. Recep Tayyip Erdoğan’ın çocuklarının vakıflarından biri TÜGVA bu binayı istedi. 80 bin çiftin evlendiği bu binayı TÜGVA’YA verdi. İnanamadık yaptığına olamaz dedik. TÜGVA’ya verdi. Beyaz fil sigortalardaydı belediyeye devri oldu. Önce yandaş bir müteahhide sattı. O müteahhit beyaz fili yıkmaya ve orayı AVM yapmaya kalktı. Durduk şaşırdık, üzüldük. Devamında çocukluğumuzun geçtiği ulu parkımızın 150 yıllık ağaçları kesmeye otopark ve AVM yapmaya kalktı, üzüldük, şaşırdık, durduk ve bir anda ortaya birisi çıktı. Ulu parka dokunmayın platformunu kurdu. Ortaya birisi çıktı. Beyaz fil yıkılmasın platformunu kurdu. Ortaya birisi çıktı. Bu evlendirme dairesi için arkadaşlarımızla birlikte hazırladı mahkemeye başvurdu. Ortaya birisi çıktı ve bütün kent suçlarına karşı bir mücadeleyi başlattı. Cengiz Ergün, ne talimat geldiyse kimden avantayı gördüyse Manisa’nın güzelliklerini verdi. Onu kim durdurdu bizim Ferdi. Mahkemeleri açan odur. Yürütmeyi durdurmaları aldırtan odur. Beyaz fili kurtaran odur, Ulu parkı kurtaran odur. ve birazdan anlatacağım, her rezilliği durduran kent suçlarını durduran kent suçlarını durduran sadece CHP’nin değil, MHP’ linin de AKP’lininde gönlünde taht kuran sizin evladınız Ferdi Zeyrektir kendisiyle gurur duyuyoruz.

“ÇİFTLİK İÇİN O ARSAYI CENGİZ ERGÜN KIZINA VERDİ”

Bu raketleri kırmasa da anlatacaktım çünkü hemşerilerimin bildiğini Türkiye’nin de bilmeye hakkı var. Bunlar olduktan sonra bu adaylaşmaya kalktığında sayın Devlet Bahçeli’ye bununla ilgili dosyalar gittiğinde, Devlet Bey vallahi ben bunlara inanmam demedi… Ama AK Parti’nin elindeki dosyalarla esir alınmış bu kişi AK Parti ile MHP’nin kesiştiği noktada yönetilebilecek AK Parti’nin istediklerini ona verebilecek, Manisa’nın talanına susacak tek kişiydi. Manisa’nın ne MHP’lisinin ne AK Partisi’nin içinde bunun gibi Manisa’ya ihanet edecek bir kişi yoktur. Şimdi nasıl oldu? Yüzde 50 oy alıyor AK Partiyle MHP bu anketlerde nasıl bu hallere düştü? Karakoca köyü var Manisa’da. O köye bir ruhsat çıkarıyorlar. Ruhsat eko turizm ruhsatı. Orada eko turizm yapılacak ama Ferdi Zeyrek şüpheleniyor diyor ki 3 km yol binlerce ağaç kesiliyor. Yürütmeyi durdurma için yine dava açıyor. Davanın dosyası Türkiye’deki bütün o konuyla ilgili olan kurumlara giderken arsanız sahibine de gidecek ya tebligat ismi adresi bi bakıyoru firmanın adı değişmiş, tebligat Cengiz Ergün’ün kızına gitmiş. Diyoruz ki bu nasıl olur? Oraya eko turizm ruhsatı diye alınan yer hanımefendiye çiftlik yapılacakmış. Oradaki ağaçlar kesilip oraya bir villa dikilecekmiş. Bu konuda mahkemeye başvurulunca iş bitti diye ruhsat hanımefendiye devredilmiş. Çiftlik için o arsayı Cengiz Ergün kızına verdi. Kim durdurdu? Bizim Ferdi.

Bursa-İzmir sürat yolu var. Üstünde 5 kat imar. Bir karar, bir teklif. 15 kata çıkaralım. Manisalılar yararlanacak sürat yolunun etrafı kentsel dönüşüm olacak. Kat artışı müteahhidi tatmin edecek. Manisalılar da memnun kalacak. Altına bir cümle. Efendim bu yol üstünde bir arsa iç tarafta da devamı varsa 2 bin 500 dönümden de fazlaysa o zaman kat artışı içeriye de uygulanacak sonra. Bir parkla bir arsa becayiş yapılacak. Cengiz Ergün’ün yol üstündeki küçük arsası içeriye temas kuracak, içerideki o koca arsalar 15 kata çıkacak. Cengiz Ergün bu işten tam 300 daire kazanacak Bunu Büyük Millet Meclisi’nde anlattım. Eğer bu Cengiz Ergün o günkü parayla 500 milyon bugünkü parayla 1 buçuk milyarı kendisine imardan rant artışı yapmadı diyen varsa biz hiçbir şey bilmiyoruz. Bunu yaptılar, bunu gördük. Kendisine imar artışı verdi. Bunu Türkiye’ye duyuran yine bizim Ferdi helal olsun.”

“BU GÖZÜ DÖNMÜŞLERDEN MANİSA’YI KURTARMAYA VAR MISINIZ?”

CHP’li bütün belediye başkan ve adaylarının mal varlıklarını açıkladığını söyleyen Özel,  şöyle devam etti:

“Ferdi Zeyrek de açıklayacak ancak mal varlığını açıklamayan, malını mülkünü gizleyen doymayan Manisa’nın iliğini, kemiğini sömüren, bu anlayışa karşı artık Manisa’nın bıçak kemiğe dayanmıştır. Sanayi esnafından çarşı esnafına, ovadaki köylüsünün toz toprak içinde bıraktığı Selendi’deki çukur deryasına Manisa’nın dört bir yanı illallah diyor yaka silkiyor ve biz buna karşı Manisa İttifakı’nı teklif ediyoruz. Manisa İttifakı’nda sadece CHP’liler yok. Elbetteki omzunda gözünde, gönlünde güneş olan iyi insanlar var. Haramdan ve yalandan korkan AK Partililer, MHP’liler var. Bizim geçmişte ittifak ortağımız olan irili ufaklı bütün partiler var. Manisa ittifakında Ulu Parkta oturanlar da var. Sanayi esnafı da var Alaybey esnafı da var. Manisa’nın dört bir yanında bu Manisa seven bu yapılanlara isyan eden herkes var. Şimdi buradan bütün manisalılara soruyorum, 31 Mart’ta israfı bitirmeye, peşkeşi bitirmeye, partizanlığı bitirmeye bu vicdanı kara adamlardan bu gözü dönmüşlerden Manisa’yı kurtarmaya var mısınız? Var mısınız? Var mısınız? Manisa büyükşehir’i kime emanet ediyoruz? Ferdi Zeyrek… Cengiz Ergün artık Manisa’ya zulme ettiğin günlerin sonu geldi. Yeni başkanın adı artık Ferdi. Hayırlı uğurlu olsun.

Şehzadeler kentindeyiz. Fatih Sultan Mehmet’in yetişip de gittiği İstanbul’u fethettiği memleketteyiz. Şehzadeler’de geçen seçimlerde, bir büyük ittifak için biz fedakarlık yaptık. Dediler ki bağrına taş basacaksın, memleketini İYİ Parti’ye bırakacaksın. Bugün partinin genel başkanı bundan önceki yerel seçimde, üç oyunu da bir başka partiye verdi. Sözünü tutsun diye, İYİ Parti ile ittifak kurduk, onlar kazansın diye. Benim ilçemde Yunus Emre’de 7 oy farkla, Şehzadeler’de 2 bin oy gibi bir farkla İYİ Parti kaybetti. Biz elimizden geleni yaptık. Şimdi bu seçimlerde yine ittifak olabilirdi. Olmadı, hak veriyoruz anlayış gösteriyoruz. Ankara’da ittifak kuramadık, iş ittifakın gönüllerde kurulmasına kaldı. Burada bütün iyi insanlardan, muhafazakar demokratlardan, güneş gözlü güzel insanlardan, bu seçimi bize kaybettirmemelerini, bu seçimi Manisa’ya kazandırmalarını istiyoruz. Ben İYİ Partililerden, iyi insanlardan hiçbir yerde yapmadığımı yapıyorum ve kendi memleketimde Manisa’da, Şehzadeler adayı Gülşah Durubay’a, Manisa adayı Ferdi Zeybek’e destek istiyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-manisada-cengiz-ergun-ne-talimat-geldiyse-kimden-avantayi-gorduyse-manisanin-guzelliklerini-verdi/feed/ 0
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, MHP ve DATÜB iftar programlarına katıldı https://www.haber60.com.tr/bursa-buyuksehir-belediye-baskani-alinur-aktas-mhp-ve-datub-iftar-programlarina-katildi/ https://www.haber60.com.tr/bursa-buyuksehir-belediye-baskani-alinur-aktas-mhp-ve-datub-iftar-programlarina-katildi/#respond Sat, 23 Mar 2024 22:00:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22675 Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, önce Milliyetçi Hareket Partisi Bursa Teşkilatı’nın düzenlediği iftar programına ve Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) tarafından düzenlenen iftar programına katıldı.

Milliyetçi Hareket Partisi Bursa Teşkilatı’nın düzenlediği iftar programına Başkan Aktaş’ın yanı sıra MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Bursa Milletvekili Efkan Ala, Bursa Milletvekili Refik Özen, Ak Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin, MHP Bursa İl KAÇEP Başkanı Av. Tuğba Şentürk Yılmaz, ilçe belediye başkanları, STK temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Cumhur İttifakını bir araya getiren iftar programı için MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin ve ekibine teşekkür etti. Cumhur İttifakının milli bir duruş ortaya koyarak tam bağımsız Türkiye için mücadele verdiğini belirten Başkan Aktaş, “Milli enerji politikasıyla, milli savunma sanayindeki gelişmeleri ile Türk Devletleri Teşkilatı’nı oluşturarak bölgesinde lider ve küresel bir ülke olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Allah’a hamdolsun yerelde de hem Bursa merkezde hem de tüm ilçelerimizde yaptığımız hizmetlerle de bunu taçlandırmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

Cumhur İttifakının Türkiye’nin hedef birliği olduğunu dile getiren Bursa Milletvekili Efkan Ala, “Cumhur İttifakı, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ortaya koydukları müşterek iradeyle inşa edilmiş ve Türkiye’yi bu problemli coğrafyada, istikrar içerisinde hedeflerine taşımayı amaçlayan sağlam bir ittifakın adıdır. Pazarlıkların değil, ülke sevdasının adıdır. Bizim hedefimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılını da Türkiye yüzyılı yapmaktır. ve dünyanın en gelişmiş, en güçlü 10 ülkesi arasına Türkiye’yi sokmaktır. Türkiye’nin istikrarına, Türkiye’nin güçlenmesine verdiğiniz destek için her birinize teşekkür ediyorum” dedi.

Ak Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise seçimlerin sahada yapıldığı ama asıl seçimin sandıkta kazanıldığını hatırlatarak oy kullanılacak sandıklara sahip çıkmaya davet etti. MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin, vatandaşların nevruz bayramını kutlayarak düzenledikleri iftar programının hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) iftar programına da katıldı. DATÜB Genel Başkanı Ziyatdin Kassanov’un da katıldığı Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) iftar programında konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Ahıskalı hemşerilerin yaşadıkları sorun ve sıkıntıların giderilmesiyle alakalı desteklerini ve katkılarını sürdüreceklerini ifade etti. Ahıska Türkleri olarak hem Türk Dünyasının lideri hem de Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’a bir vefa borcu olduğunu her yerde söylediğini belirten DATÜB Genel Başkanı Ziyatdin Kassanov, destek ve katkılarından ötürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a teşekkür etti. DATÜB Genel Başkanı Ziyatdin Kassanov’a katılımı için teşekkür eden Başkan Aktaş, iftar programına katılan vatandaşlarla fotoğraf çektirdi. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursa-buyuksehir-belediye-baskani-alinur-aktas-mhp-ve-datub-iftar-programlarina-katildi/feed/ 0
Aydın’da siyasetçilerin parti değiştirmesi moda oldu https://www.haber60.com.tr/aydinda-siyasetcilerin-parti-degistirmesi-moda-oldu/ https://www.haber60.com.tr/aydinda-siyasetcilerin-parti-degistirmesi-moda-oldu/#respond Sat, 23 Mar 2024 21:27:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22659 Cumhuriyetin kurulup çok partili döneme geçildikten sonra demokrasinin kalesi olarak unvan alan Aydın’da siyasilerin görüşlerinde eskiden ölünceye kadar sapma olmazken son yıllarda parti değiştirmek adeta moda oldu. 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde halkın karşısına belediye başkan adayı olarak çıkan isimler arasında genç yaşına rağmen en çok parti değiştiren isim ise Kuşadası’nın İYİ Parti’li Belediye Başkan Adayı Behcet Alp oldu.

Siyasetin ileri gelen kişilerin yetiştiği illerin başında gelen ve bir zamanlar aynı dönemde 3 bakan bile çıkaran Aydın, son 17 yıldır Ankara’daki ağırlığını kaybetti. Merhum İsmet Sezgin, Ali Rıza Gönül, Nahit Menteşe, Cengiz Altınkaya ve Yüksel Yalova’dan sonra Aydın deyim yerindeyse Ankara’daki ağırlığını kaybetti. En son AK Parti Aydın Milletvekili olarak Atilla Koç’un 21 Şubat 2005’te Erkan Mumcu’dan devralıp 29 Ağustos 2007’de Ertuğrul Günay’a devrettiği Kültür Bakanlığı görevinden sonra Aydın 17 yıldır bakan yüzü göremedi.

Bir zamanlar siyasette öncü olan ve sözü geçen Aydın ilinin son yıllarda ciddi düşüş kaybetmesinin nedeni değişik şekilde yorumlanırken, halkın önüne geçip oy isteyen siyasilerin de sürekli parti değiştirmesi dikkat çekti.

Aydın’da bir hafta sonra yapılacak olan yerel seçimlerde en çok parti değiştiren adayların başında İYİ Parti’nin Kuşadası Belediye Başkan Adayı Behcet Alp geldi. Siyasete 2009 yılında DSP ile başlayan İYİ Parti Kuşadası Belediye Başkan Adayı Behçet Alp, daha sonra 5 defa parti değiştirerek başkan seçilmenin yollarını deneyen isimler arasında yerini korudu. .

Siyasete 2009 yılında Demokratik Sol Partisi (DSP) ile başlayan Behçet Alp, o dönemde Kuşadası Belediyesi Meclis üyesi seçilmişti. Daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’ye katılan ve Belediye Başkan Adayı olmak isteyen Alp, Özer Kayalı’nın aday olmasının ardından partiden istifa ederek Ak Parti’ye katıldı. Buradan da beklediği sonucu alamayan Alp, siyasete bir süre ara vererek Kuşadasıspor’a başkan seçildi. Bölgesel ligde bulunan Kuşadasıspor, Behçet Alp başkanlığında aldığı kötü sonuçların ardından amatör kümeye düştü ve Başkan Behçet Alp, Kuşadasıspor Başkanlığı’ndan istifa etti. 2019 yılında tekrar CHP’ye geçen Alp, Kuşadası Belediye Başkan Aday Adayı oldu. CHP’nin Ömer Günel’i aday göstermesinin ardından, tekrar küsüp saf değiştiren Behcet Alp, bu defa DEVA Partisi’ne gitti. 25 Kasım 2023 tarihinde DEVA partisinden istifa eden Alp, İYİ Parti’ye katıldı ve Kuşadası Belediye Başkan Adayı oldu.

Sosyal medyanın gündemine düşen Alp’in siyasetteki kıvrak manevraları, vatandaşlar tarafından tepkiyle karşılanırken 31 Mart seçimlerinde halkın karşısına çıkan adaylardan en sık değiştiren isimlerin başında Behcet Alp geldi.

Öte yandan, Aydın siyasetinin önde gelen pek çok isminin son dönemde sürekli parti değiştirmesi oldukça dikkat çekmeye başladı. Kuşadası’nda Meral Akşener’in etrafında aynı karede fotoğraf veren 3 ismin de önceki partilerinde aday gösterilmediği için saf değiştiren isimler olduğu görüldü. Meral Akşener’in sağında yer alan Esat Altıngün; CHP’den Kuşadası Belediye Başkanı seçilip 5 yıl başkanlık yaptı. Daha sonraki seçimlerde aday gösterilmeyince AK Parti’ye geçti, AK Parti’de de aday olamayınca İYİ Parti saflarında fotoğraf verdi. Meral Akşenerin solunda yer alan Behcet Alp ise 6 kez parti değiştirmesi ile tanına isim. Behcet Alp’in yanında yer alan Özer Kayalı da CHP’den Kuşadası Belediye Başkanlığı yapmış bir diğer isim. Kayalı da aday gösterilmeyince saf değiştirip İYİ Partiye geçti ve İYİ Parti’nin Aydın Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak siyaset yapıyor. – AYDIN

]]>
https://www.haber60.com.tr/aydinda-siyasetcilerin-parti-degistirmesi-moda-oldu/feed/ 0
CHP İstanbul İl Başkanlığındaki Para Sayma Görüntüleri Soruşturması: Canan Kaftancıoğlu’nun İfadesi https://www.haber60.com.tr/chp-istanbul-il-baskanligindaki-para-sayma-goruntuleri-sorusturmasi-canan-kaftancioglunun-ifadesi/ https://www.haber60.com.tr/chp-istanbul-il-baskanligindaki-para-sayma-goruntuleri-sorusturmasi-canan-kaftancioglunun-ifadesi/#respond Sat, 23 Mar 2024 05:36:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22571 CHP İstanbul İl Başkanlığında çekildiği öne sürülen para sayma görüntülerine ilişkin soruşturmada, eski CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun ifadesine ulaşıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında savcılıkta “şüpheli” sıfatıyla ifade veren Kaftancıoğlu, söz konusu görüntülerin yasa dışı elde edildiğini, bu görüntüler nedeniyle ifadeye çağırılmasına ilişkin hukuki tanım yapamadığını söyledi.

Kaftancıoğlu, Şubat 2018’de il başkanı olduğunda, o tarihe kadar il başkanlarının yeni il binası alacaklarına dair söz verdiklerini ancak alamadıklarını anlatarak, “İl Kongresine giderken kimi arkadaşlar, ‘Siz de herhalde bir il binası sözü verirsiniz.’ dediklerinde, ‘Söz vermeyeceğim ama CHP İstanbul Örgütü’ne yakışan bir binayı inşallah el birliğiyle alacağız.’ demiştim. İstanbul’un 39 ilçesinde kimi gördüysek, hangi parti ile konuştuysak İstanbul örgütüne yakışan bir bina bakılmaya başlandı.” dedi.

O dönemde Şişhane’deki parti binasının yetersiz kaldığını aktaran Kaftancıoğlu, yerel seçim sonrası “Bir Tuğla da Sen Koy” isimli dayanışma kampanyası başlatarak, vatandaşlara çağrı yaptıklarını kaydetti.

Kaftancıoğlu, satın alınması düşünülen bazı yerleri görmeye bizzat kendisinin gittiğini belirterek, “Son olarak Sarıyer’de Avangart isimli projede satılık olan binanın il binası için uygun olduğu yönünde arkadaşlarımdan tavsiye aldım. Bizzat gördüm ve beğendim. Binanın satışını yapacak kişiyle irtibata geçildi. Ancak daha sonra bina sahibinin avukatı olduğunu söyleyen kişiyle görüşmelere başladık. Bu kişiyi o tarihte Şişhane’deki İl Başkanlığına çağırarak görüştüm. Yanlış hatırlamıyorsam avukat, mal sahibinin bina için 43-44 milyon lira istediğini söyledi.” diye konuştu.

Avukata pazarlık yapılması gerektiğini ve mal sahibiyle avukatların da olduğu bir ortamda görüşebileceğini söylediğini anlatan Kaftancıoğlu, şöyle devam etti:

“Avukat bey, mal sahibiyle görüşeceğini söyledi. Avukattan tapunun tarafıma gönderilmesini istedim. Bize tapular değil, Emlak Konut ile Seas Besicilik arasındaki sözleşme protokolü gelmişti. Mal sahibiyle pazarlık için görüşmek istediğimi söyledim. Görüşemeyince avukata, siyasi parti olduğumuzdan dolayı satış vaadi sözleşmesine istinaden bu binayı satın alamayacağımı, bu şartlar altında pazarlığa oturamayacağımı, ayrıca siyasi parti olduğumuzdan dolayı ne kadar bedelle satın alma konusunda anlaşırsak o bedeli olduğu gibi tapuda resmi olarak göstereceğimizi söyledim. Avukat bey, tapu konusunda sıkıntı olmayacağını ancak mal sahibinin binanın gerçek değerinin tapuda resmi olarak gösterilmesini kabul etmeyeceğini söyledi.”

Kaftancıoğlu, siyasi partiler taşınmaz alım satımında vergi ödemedikleri için kendisinin satın alınan gerçek değerin tapuda gösterilmesi konusunda ısrarcı olduğunu, bedelin 24 veya 41 milyon lira olmasının partileri açısından bir fark yaratmadığını söyledi.

Canan Kaftancıoğlu, “Sonradan bana söylendiği kadarıyla satıcı bu binayı yaklaşık 1 yıl önce bize satılandan daha düşük bedelle aldığı için tapuda gerçek bedelin gösterilmesi halinde, aldığı taşınmazı 5 yıl içerisinde sattığından dolayı aradaki farkın vergisini ödemek zorunda kalacakmış. Bununla birlikte resmiyette gösterilen 24 milyon lira bedel, o tarihte belediye rayiç fiyatının üzerindeydi.” ifadelerini kullandı.

“Bütün sorumluluk bana aittir”

Kaftancıoğlu ifadesinin devamında, “O tarihlerde uzun süredir bina arayışında olmamız ve binanın CHP İl Örgütü’ne çok yakışacağını düşündüğümden dolayı satıcının bize ilettiği tapuda rayicin üzerindeki bedel olan tapu bedeli ile geriye kalan kısmın elden verilmesini kabul ederek binayı satın alma konusunda anlaştım. Bu konuda bütün sorumluluk bana aittir. Mal sahibiyle bu şekilde anlaştıktan sonra toplanan bağış parasının olduğu gibi muhatabına gitmesi gerektiği için elden verilen paranın mutlaka tutanakla kayıt altına alınması gerektiğini tüm arkadaşlara söyledim.” diye konuştu.

Gökhan Taşkapan’ın ifadesindeki, “Satış sürecini Kaftancıoğlu’nun başlattığı ancak daha sonra el çektirildiği” beyanının gerçeği yansıtmadığını söyleyen Kaftancıoğlu, bağış kampanyasında ne kadar para toplandığı ve bağış karşılığında usulüne uygun makbuz verilip verilmediğinin sorulması üzerine, bağışların bankaya resmi olarak gönderildiğini ancak miktarı bilmediğini savundu.

Görüntülerdeki paranın bağış parası olduğunu bildiğini, makbuz kesilip kesilmediğini bilmesinin mümkün olmadığını kaydeden Kaftancıoğlu, ifadesini şöyle sürdürdü:

“Dosyada şüpheli olarak ifadesi bulunan Fatih Keleş, o tarihte ilçe başkanımız olan Turan Taşkın Özer’in bağış topladığını ve paraları kendisine teslim ettiğini beyan etmiş. Buna benzer örneklerle görüntülerdeki paranın toplandığını düşünüyorum. Bina satın alma sürecinde CHP olarak hiç kimseye komisyon vermedik. Avukatın (Taşkapan) ifadesini okuduğumda, hayal meyal avukatın bir emlakçıyla ve kendilerine ulaşmaya çalışan birkaç partiliyle ilgili yorum yaptığını hatırlıyorum. Ben de ‘Mal alım satımlarında partili olduğunu söyleyen böyle işgüzarlar çıkabilir, kim olursa olsun yüz vermeyin.’ dediğimi hatırlıyorum.”

Kaftancıoğlu, “Parti binasının gerçekte 41 milyon lira bedelle satın alındığını ancak satıcının ısrarıyla resmi olarak 24 milyon lira bedelin tapuda gösterildiğini, kalan paranın elden ödenmesini kabul ettiğinizi belirttiniz. Soruşturmaya konu görüntülerde tutanak altına alınan meblağın 15 milyon 510 bin lira olduğu yazılıdır. Geriye kalan 1 milyon 490 bin lirayı kime ve nasıl ödediniz?” sorusuna, “9 Aralık 2019’da avukatın ofisinde satıcı Ali Rıza Braka’ya 17 milyon lira verileceğini biliyordum. Ancak öğrendiğim kadarıyla avukatın ofisinde paranın tamamı ödenememiş, kalan 1 milyon 490 bin liranın tapunun verileceği gün ödenmesi konusunda mutabık kalınmış.” yanıtını verdi.

Soruşturmaya konu görüntülerde CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Özgür Nas ve CHP İl Danışmanı Can Poyraz’ı ilgili ofise kimin yönlendirdiğinin sorulması üzerine Kaftancıoğlu, para alışverişinin olduğu gün Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’da olduğunu, siyasi çalışmalar için genel başkana eşlik ettiğini, Nas’ın avukatın ofisine gitmesi konusunda bir talimatı olmadığını anlattı.

Kaftancıoğlu, “Özgür Nas o gün bana oraya gideceği bilgisini verdiğinde, elden ödenen paranın mutlaka tutanak altına alınmasını söyledim. Taşkapan’ın ofisinde 9 Aralık 2019’da mal sahibine 17 milyon liranın elden verileceğini biliyordum.” dedi.

“Tuncay Yılmaz’ın orada olması bana da garip gelmiştir”

“17 milyon liranın toplandığını ve o gün satıcıya teslim edileceğini nereden biliyordunuz? Bu paranın İl Örgütü’nün tüm paydaşları tarafından toplandığını beyan ettiniz. Görüntülerde partili olmadığını belirttiğiniz İmamoğlu İnşaat’ın Genel Müdürü Tuncay Yılmaz’ın paraları sayarak tutanak tuttuğu görülmüştür. Bu hususu açıklayınız.” sorusu üzerine Kaftancıoğlu, şu yanıtı verdi:

“Tuncay Yılmaz’ın neden ve hangi amaçla orada olduğuna dair bilgim yoktur. O tarihte de şu anda da kendisini tanımam. Ayrıca para teslim edildiğinde tutanak tutmasını söylediğim kişi Özgür Nas’tır. Tuncay Yılmaz’ın orada olması bana da garip gelmiştir. Özgür Nas ve Can Poyraz da muhtemelen Yılmaz’ı tanımadıkları için bana orada böyle bir kişinin olduğunu söylemediler. Tuncay Yılmaz’ın avukatın ofisinde parti binası alımı için para getirip getirmediğini, getirdiyse ne kadar getirdiğini bilmiyorum. Bu kişinin o tarihte orada olacağından haberim yoktu.”

Kaftancıoğlu, Braka’ya elden ödenen 17 milyon liranın parti gideri olarak veya herhangi bir kayıt altında resmi belgede yer alıp almadığının sorulması üzerine, bir kısmı veya tamamının tutanak altına alınmış ve makbuz kesilmiş olabileceğini belirterek, “Benim bunları bilebilmem mümkün değildir. Siyasi Partiler Kanunu’nda parti giderlerinin nerede, nasıl kayıt altına alındığı açıkça belirtilmiştir. Gider kaydı tutmak yetki ve görev alanımda olan bir şey değildir.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-istanbul-il-baskanligindaki-para-sayma-goruntuleri-sorusturmasi-canan-kaftancioglunun-ifadesi/feed/ 0
CHP Selçuk Belediye Başkan Adayı Filiz Ceritoğlu Sengel’in Projeleri Açıklandı https://www.haber60.com.tr/chp-selcuk-belediye-baskan-adayi-filiz-ceritoglu-sengelin-projeleri-aciklandi/ https://www.haber60.com.tr/chp-selcuk-belediye-baskan-adayi-filiz-ceritoglu-sengelin-projeleri-aciklandi/#respond Sat, 23 Mar 2024 05:18:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22558 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Selçuk Belediye Başkan Adayı Filiz Ceritoğlu Sengel’in projelerini açıkladığı lansman toplantısına katıldı. Özel, “Filiz Ceritoğlu Sengel, bundan önce Cumhuriyet tarihinde aday olmuş ve seçilmiş 6 kadın belediye başkanlarından biriydi. İzmir’deki bütün kadın adaylarımızı önce İzmir’deki kadınlarımıza sonra kadın haklarına saygılı centilmen erkeklere emanet ediyorum” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Selçuk Belediye Başkan Adayı Filiz Ceritoğlu Sengel’in projelerini açıkladığı lansman toplantısına katıldı. Sengel’in projeleri video gösterimi eşliğinde sunuldu. gerçekleştirilen toplantıda konuşan Özel, “Süleyman Soylu uzun süre İçişleri Bakanlığı yaptı. Türkiye’de 2 kişiye kafayı taktı. Bir tanesi Filiz Ceritoğlu Sengel, bir tanesi de Ekrem İmamoğlu. İkisiyle de özel uğraştı. Mahkemelere verdi. Ekrem Bey’e kumpaslar kurarak ceza aldırdı. Burada da Filiz’e kafayı taktı. ‘Vay efendim nasıl Selçuk yerine Efes Selçuk der’ diye. Süleyman Soylu’ya o gün söylediğimi bugün yine söyleyeyim, dediğimiz gibi diyelim, ‘Filiz Başkan sen kimseden korkma, karıncanın kardeşi var o da Cumhuriyet Halk Partililerdir. 5 yıl önce elini kaldırdım beni pişman etmedi. Sizi de pişman etmedi. Selçuk’ta bir başka CHP adayı yok. Selçuk’ta CHP’nin adayı Filiz Hanımdır” dedi.

Mayıs ayında Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı olmak üzere iki ittifakın yarıştığını belirten Özel, şunları kaydetti:

“İki ittifaktan da ayrılanlar oldu. Cumhur İttifakı’ndan Yeniden Refah Partisi ayrıldı. Birlikteyken ondan iyisi yok ama ayrılınca diyor ki ‘ip cambazı, şantajcı.’ Oysa bizden ayrılanlar var, ne diyoruz canın sağ olsun. Ben başka partiden bile bizden ayrılana canın sağ olsun derken, başka partilere dahi kötü söz söyletmezken kendimizden olan kimseye kötü sözüm olmaz. Fakat parti başka bir şeydir. Partinin gerçekleri vardır. Partinin yüzünü öne düşürmemiş, hiçbirimizi mahcup etmemiş, anketlerde yüksek memnuniyet oranıyla yeniden aday olmuş bir adayı vardır. Filiz Ceritoğlu Sengel’e sahip çıkmak her Atatürkçü’nün, CHP sevdalısının boynunun borcudur. O bundan önce Cumhuriyet tarihinde aday olmuş ve seçilmiş 6 kadın belediye başkanlarından biriydi. İzmir’deki bütün kadın adaylarımızı önce İzmir’deki kadınlarımıza sonra kadın haklarına saygılı centilmen erkeklere emanet ediyorum.”

“Önümüzdeki sandıkta iktidara sarı kart göstermek”

Bundan sonraki süreçte daha çok birlikte olacaklarını aktaran Özel, “Türkiye’de yerel seçimlerin yerel adayları kadar bu seçimin geçen seçimden hemen sonra yapılması, 14-28 Mayıs’taki bütün umutlarımıza rağmen ortaya çıkan sonuçtan sonra olması, 4 yıl daha seçim olmayacak olması. Geneldeki ittifakın yerelden dengelenmeye ihtiyacı olması, bu iktidarın her şeye rağmen oy alması durumunda. Emekli, çiftçi, köylü, memur bu durumdayken oy veriyor, siftahsız esnaf oy veriyor diye düşünüp bundan sonra 4 yıl boyunca kemerleri size sıktırması, acı reçeteyi size içirmesi gündeme gelecektir. Bunun önünde durmanın tek yolu önümüzdeki sandıkta iktidara sarı kart göstermek, kırmızı ışık yakmak. Bizi hesaba katmak zorundasın demek zorundayız” diye konuştu.

“Herkesi Türkiye İttifakı’nda birleşmeye davet ediyorum”

Cumhur İttifakı’na yönelik de eleştirilerde bulunan Özgür Özel, “Karşımızda bir ittifak var. Adı Cumhur İttifakı, görevleri korkutmak, tehdit etmek, şantaj yapmak, sindirmek. Biz kutuplaştıranlara inat kucaklaşmaya geliyoruz. Biz şeytanlaştıranlara inat kardeşleştirmeye geliyoruz. İttifakımız gücünü milletten renklerini ay yıldızlı al bayraktan almaktadır. Bizim ittifakımızın adı Türkiye ittifakıdır. Türkiye ittifakı milli takım gol atınca sevinen herkestir. Kürt’üyle, Laz’ıyla, Türk’üyle, Çerkez’iyle, yerlisiyle, göçmeniyle, yüreğinde vatan millet bayrak sevgisi olan herkesi Türkiye İttifakı’nda birleşmeye davet ediyorum” diye konuştu.

2019’da belediyeyi devraldıklarında ciddi bir borç yükü altında olduğunu ifade eden mevcut Selçuk Belediye Başkanı ve CHP Başkan Adayı Filiz Ceritoğlu Sengel ise, şunları söyledi:

“Fakat hiçbir zaman bunu kendimize bahane etmediğimiz gibi bununla ilgili olarak da uzun uzadıya konuşmadık. Hep çalıştık, çabaladık çünkü bir amacımız vardı. O da Selçuk’un daha güzel yarınlara sahip çıkabilmesi ve daha güzel yarınlara emin adımlarla ilerleyebilmesiydi. Tam bunları yaşarken, belediyeyi bir nebze olsun rahatlatmışken pandemiyle karşılaştık. Hepimiz evimizdeydik, ölüm korkusunu yaşıyorduk. O sırada Selçuk Belediyesi’nin emekçileriyle birlikte, ‘bizler acaba sizler için ne yaparız?’ diye düşünürken, sizlerle dayanışmanın ne kadar güzel olduğunu ve ne kadar kıymetli olduğunu anladık.”

“Sadece tek yapmamız gereken 31 Mart’ta tekrardan seçilmem”

“Ekonomik krizle karşı karşıya kaldık ama biz dayanışma gösterdik” diyen Sengel, “Hep beraber bir yol yürüdük, sizlerle beraber. Yaralar oldu, sosyal yardımla o yaraları beraberce sardık. Çocuklar gıdadan eksik kalmasın diye gıda erişimini başlattık. Taşımalı eğitimden eksik kalmasınlar ve eğitimden eksik durmasınlar diye köylerden, Pranga Mevkii’nden, Arvalya Mevkii’nden çocukları hep birlikte taşıdık. Amacımız şuydu; geleceğe köprü atabilmek, geleceğe daha güvenli bir şekilde ilerleyebilmek. Şu anda biraz önce izlediğiniz o bütün projelerin hepsi hali hazırda bu geçtiğimiz 5 yıl boyunca yaptıklarımıza ek olarak hepsi uygulamaya hazır. Daha önemlisi AK Parti’nin rezil ettiği Selçuk Belediye bütçesinin düzeltilmiş haliyle hazır. Bizler seçimi atlattıktan sonra bütçesi hazır, uygulamaya hazır, hatta bir kısmı da uygulanmaya başlanmış, örneğin kreşlerimiz gibi, hepsi de uygulamaya hazır. Sadece tek yapmamız gereken 31 Mart’ta tekrardan sizlerin oylarıyla belediye başkanı olarak seçilmem” diye vurguladı. – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-selcuk-belediye-baskan-adayi-filiz-ceritoglu-sengelin-projeleri-aciklandi/feed/ 0
İçişleri Bakanı ve AK Parti Sözcüsü Adana’da Vatandaşlarla İftarda Buluştu https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ve-ak-parti-sozcusu-adanada-vatandaslarla-iftarda-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ve-ak-parti-sozcusu-adanada-vatandaslarla-iftarda-bulustu/#respond Sat, 23 Mar 2024 04:27:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22521 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Adana’da iftarda vatandaşlarla bir araya geldi.

Bakan Yerlikaya, Yüreğir ilçesi Serinevler Mahallesi kapalı semt pazarında düzenlenen iftarda, önce demokrasi bayramına hemen akabinde de Ramazan Bayramı’na kavuşmaya az kaldığını söyledi.

Göreve başladıkları günden bu yana terör örgütleri ve organize suç örgütlerine karşı mücadele ettiklerini vurgulayan Yerlikaya, “Sayın Cumhurbaşkanı’mız onlara ne diyor? ‘Şehir eşkıyaları’ diyor. Biz de onlara diyoruz ki ‘Suç işlemekte kibirlenenler’ diyoruz. Yani onlara diyoruz ki ‘Siz kimsiniz de bizim vatandaşımıza şekil yapıyorsunuz, kimsiniz?’ Zehir tacirleri gençlerimizi vatandaşlarımızı zehirlemeye cüret edenler, onlara da göz açtırmıyoruz. Nefes aldırmıyoruz.” diye konuştu.

Yerlikaya, vatandaşın desteğiyle çalıştıklarını dile getirerek, şöyle devam etti:

“1 Haziran’dan 15 Mart’a kadar organize suç örgütlerinden yakalanıp adalete teslim ettiğiniz sayısı kaç? Türkiye’de 417, Adana’da sadece 10 ama şunu bilin ki sizin desteğiniz, sizin duanız ve bize vermiş olduğunuz güçle Türkiye’de hiçbir yerde, hiçbir şekilde organize suç örgütü bırakmamaya kararlıyız. Biz Türkiye’nin huzuru diye yola çıktık. Türkiye’nin huzuru demek önce Adana’nın huzuru demek. Adana’nın huzuru demek, Yüreğir’in huzuru demek, Kiremithane’mizin huzuru demek. Tüm mahallelerimizi, sokaklarımızın, caddelerimizin, hanelerimizin huzuru demek.”

Yerlikaya, İçişleri ailesi olarak 600 bin polis ve jandarmayla gece gündüz demeden çalıştıklarını ve çalışmaya devam edeceklerini anlattı.

Ömer Çelik’ten “eser siyaseti” vurgusu

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, iftara katılan İçişleri Bakanı Yerlikaya’ya kente gösterdiği hassasiyetten dolayı teşekkür etti.

Seçimlere kısa bir süre kaldığını anımsatan Çelik, şunları söyledi:

“Ramazanın sonunda Ramazan Bayramı var ama bu sefer iki bayram birden yapacağız. Biri Ramazan Bayramı diğeri 31 Mart’ta demokrasi bayramı. 31 Mart’ta büyükşehirde Fatih Mehmet Kocaispir’i, Yüreğir’de Halil Nacar’ı sandıktan çıkararak demokrasi bayramını kutlayacağız. Artık son viraja girdik. Mahallelerinize, akrabalarınıza, komşularınıza gidin. Geçen seçimde farklı partilere oy kullanmış bütün vatandaşlarımıza şunu söyleyin; ‘Gelin bu sefer eser, hizmet siyasetinin temelinde birleşelim.’ Altılı, yedili masa genel seçimlere giderken hangi sözleri veriyordu, şimdi birbirlerine düşmanca ifade kullanıyorlar. O zaman demiştik ki, ‘Altılı, yedili, sekizli masayla bırakın devlet yönetmeyi, çay bile demlenmez’. Dediğimiz çıktı, şimdi birbirlerine en ağır lafları söyleyerek, birbirlerine düşmanlık ederek bu işi beceremeyeceklerini gösterdiler. Onların yerel yönetimde de vatandaşımıza vereceği bir hizmet yok. Yapacağımız iş Cumhur İttifakı’nı, Cumhur İttifakı’nın adaylarını destekleyerek Cumhurbaşkanı’mızın ilan ettiği Türkiye Yüzyılı için şehirlerimizin yüzyılı için eser siyasetine güç vermek, enerji vermek olmalı.”

Yüreğir’de bazı muhalefet partisi adaylarının vatandaşlara, “Ben muhalefet partisinden aday oldum ama yarın kazanırsam Recep Tayyip Erdoğan’ın yanına geçeceğim.” dediğini aktaran Çelik, “Böyle bir şey yok. Bizim işimiz altılı, yedili masaya benzemez. Masanın üstünde, arkasında, altında başkası yok. Yüreğir’deki adayımız Halil Nacar, başka adayımız yok. Onu seçeceğiz. Halil Başkanı seçtiğimizde Yüreğir, hem başkanına hem doktoruna kavuşacak. Bütün Adana’ya hizmet için de Fatih Mehmet Kocaispir kardeşimizi başkan yapacağız ve Adana’nın her tarafında bu eser siyasetini tekrar ayağa kaldıracağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Programa, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Sağlam, AK Parti Milletvekilleri Ahmet Zenbilci, Sunay Karamık, Abdullah Doğru ve Faruk Aytek, AK Parti Adana İl Başkanı Ozan Gülaçtı, MHP İl Başkanı Yusuf Kanlı, Cumhur İttifakı Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir, Cumhur İttifakı Yüreğir Belediye Başkan adayı Halil Nacar ile davetliler ve partililer katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-ve-ak-parti-sozcusu-adanada-vatandaslarla-iftarda-bulustu/feed/ 0
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici: İstanbul, Ankara ve İzmir’de Cumhur İttifakı adaylarına destek bekliyoruz https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-istanbul-ankara-ve-izmirde-cumhur-ittifaki-adaylarina-destek-bekliyoruz/ https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-istanbul-ankara-ve-izmirde-cumhur-ittifaki-adaylarina-destek-bekliyoruz/#respond Sat, 23 Mar 2024 01:09:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22351 Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, 31 Mart yerel seçimlerinde birlik vurgusu yaparak, “Bugün ister ve arzu ederiz ki o gün bizimle birlikte ittifak halinde olan başta Yeniden Refah Partisi olmak üzere bütün partilerimizin şu an kritik olan İstanbul, Ankara ve İzmir gibi illerimizde adaylarını çekip Cumhur İttifakı adaylarımıza desteklerini bekliyoruz.” dedi.

Erzurum’un Tortum ilçesinde, partisinin seçim koordinasyon merkezini ziyaret eden Destici, partililerle bir araya gelip destek istedi.

Ardından Uzundere ilçesine giden Destici, Cumhuriyet Caddesi 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda yağmur altında düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, birlik ve beraberliği bozmayı, ülkeyi bölmeyi, devleti yıkmaya çalışanlar ile Gazze’de on binlerce kişiyi soykırıma tabi tutan İsrail’i lanetledi.

Yaklaşan 31 Mart yerel seçimlerinin aynı zamanda bir sonraki yapılacak seçime hazırlık olduğunu bildiren Destici, “PKK’nın siyasi partisi ile işbirliği yapanlar bunu çok iyi biliyorlar ve buna göre hazırlık içerisindeler.” dedi.

Cumhur İttifakı’nın bir parçası olduklarını dile getiren Destici, “Bugün ister ve arzu ederiz ki o gün bizimle birlikte ittifak halinde olan başta Yeniden Refah Partisi olmak üzere bütün partilerimizin şu an kritik olan İstanbul, Ankara ve İzmir gibi illerimizde adaylarını çekip Cumhur İttifakı adaylarımıza desteklerini bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Destici, şöyle devam etti:

“Urfa’dan alacağınız oyla seçim kaybedilir ve PKK’nın partisi DEM kazanırsa bunun ülkeye, devlete ve millete bir faydası olur mu? Elbette olmaz ya da İstanbul’da alacağınız bir iki oyla Cumhur İttifakı adayı kaybederse aynı şekilde Ankara’da, İzmir’de, Adana’da, Eskişehir’de kaybederse bunun devlete, ülkeye, millete, milliyetçilere, maneviyatçılara, vatanseverlere, milletperverlere bir faydası olur mu? Olmaz, elbette zararı olur. Elbette kritik olmayan yerlerde herkes kendi adayıyla girebilir biz de giriyoruz ama kritik olan yerlerde ve özellikle birtakım blokların, PKK’nın siyasi uzantısıyla ‘kent uzlaşısı’ adı altında işbirliği yaptığı yerlerde bize düşen ben milliyetçiyim, maneviyatçıyım, devletimin varlığı ve ülkemin bütünlüğünün yanındayım, milletimin istiklalinin ve istikbalinin yanındayım, benim için siyaset; ‘önce devlet, ülke, millet, kültür, inançlarım, İslam demektir’ diyenlere yakışan budur, birliktir, beraberliktir ve kardeşliktir.”

“Kırmızı çizgimiz terör ve şiddettir”

Farklı illerde Cumhur İttifakı adaylarının seçime ayrı ayrı girmesinin ittifakı bozmadığını aktaran Destici, seçimi vatandaşların yapacağını söyledi.

Destici, insanlar arasında ayrım yapmadıklarını aktararak, “Her insan bizim insanımızdır. Kırmızı çizgimiz terör ve şiddettir. Kim terör ve şiddete bulaşıyorsa, eline silah alıp benim askerime ve polisime saldırıyorsa, devletimi yıkmaya, ülkemi bölmeye, milletimi ayrıştırmaya çalışıyorsa elbette o benim düşmanımdır. Onun dışında hangi etnik kökene mensup olursa olsun yeter ki bu ay yıldızlı bayrak altında bir ve beraber yaşama iradesi ortaya koyan herkes bizim kardeşimizdir. Onun için hizmetleri eşit ve adil bir şekilde götürürüz.” diye konuştu.

Anayasa Mahkemesine başkan seçilen Kadir Özkaya’yı tebrik eden Destici, beklentileriyle ilgili şunları kaydetti:

“Önünde bekleyen meseleler var. Bunlar PKK’nın siyasi uzantısı partinin kapatılma meselesi, hazine meselesi ve terörist Demirtaş ve gezici Atalay’ın dosyaları. İnşallah geçmişteki gibi Anayasa Mahkemesi ‘hakmış’, ‘özgürlükmüş’ diyerek ve birtakım kılıflar bularak teröristlerle ilgili, hak ihlallerinde bulunmaz, terör örgütünün partisine yaşama hakkı vermez. En önemlisi bu milletin 800 trilyonunu bu sene, 600 trilyon da geçen sene terör örgütünün partisinin kasasına para koydular, inşallah bunlara ‘dur’ der.”

“Hazine yardımı uygulamasını kaldırsın”

Destici, partilere yapılan hazine yardımıyla ilgili de şunları kaydetti:

“Sadece bu sene 5 siyasi parti 7,5 milyar seçim yardımı aldı, hazine yardımı aldı. Bir o kadar da geçmiş yıl almıştı. Bu ne demek biliyor musunuz? 15 milyon emekliye bin lira artı ikramiye, 15 milyon öğrencimize bin lira burs, her birinde 5 bin kişinin çalışacağı 150 fabrika, bin 500 okul, 150 büyük hastane demektir. Ben bunu kınıyorum ve ayıplıyorum. Biz her türlü masrafı kendimiz karşılıyoruz. Biz nasıl bunu yapıyorsak diğer partiler de öyle yapsın ve siyasi partilere hazine yardımı verilmesin, kaldırılsın. Bu büyük bir adaletsizlik, israf ve devletin kasasına el uzatmaktır. Biz bunun kaldırılmasını ve her partinin kendi giderlerini yönetici ve üyelerinden alacağı aidat ve bağışlarla yürütmesini bekliyoruz. Biz bu konuda Anayasa Mahkemesine başvuru yapacağız ve Anayasa Mahkemesi de 68. maddesine aykırı olan hazine yardımı uygulamasını kaldırsın ve bir daha partilere hazine yardımı verilmesin.”

Destici, konuşmasının ardından, partisinin Uzundere Belediye Başkan adayı Halis Özsoy’a destek istedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-istanbul-ankara-ve-izmirde-cumhur-ittifaki-adaylarina-destek-bekliyoruz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Türkiye Mayıs Seçimleriyle Siyasi İstikrarını ve Güven Ortamını Korudu https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-turkiye-mayis-secimleriyle-siyasi-istikrarini-ve-guven-ortamini-korudu/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-turkiye-mayis-secimleriyle-siyasi-istikrarini-ve-guven-ortamini-korudu/#respond Fri, 22 Mar 2024 03:42:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22068 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Çok şükür Türkiye mayıs seçimleriyle siyasi istikrarını ve güven ortamını korudu, bununla güçlü politikalarla yolumuza devam ediyoruz, büyümeye, istihdam üretmeye, ihracata devam ediyoruz.” dedi.

Yılmaz, Bursa Büyükşehir Belediyesince Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada, akılların, bir araya getirildiğinde, aynı hedefe yönelik birlikte düşünmeye sevk edildiğinde çok daha bereketli olduğunu aktardı.

Bütün politikalarını ortak akılla, katılımcılıkla uyguladıklarını kaydeden Yılmaz, bunun da politikalarını daha nitelikli hale getirdiğini vurguladı.

Bursa’nın tarihteki konumundan bahseden Yılmaz, Türkiye Yüzyılı hedeflerini en yükseğe taşıyacak illerden birinin Bursa olduğuna değinerek, “Bu birliği, beraberliği bozmaya çalışanlara da hiçbir şekilde imkan vermeyeceğiz. Bunların arkalarındaki yapıları da biliyoruz. Bugün Gazze’de yaşananlar bunun en güzel örneği diye düşünüyorum.” diye konuştu.

Yılmaz, birlik ve beraberliğin öneminin altını çizerek şunları söyledi:

“Bu bölgede biz, bir ve beraber olmazsak, güçlü olmazsak başımıza neler gelebileceğine bir örnek Gazze’de yaşananlar. Bizim daha çok birliğe, beraberliğe ve kardeşliğe ihtiyacımız var. Bunun da en güzel örneklerinden biri Bursa olacak. Ecdadımızın büyük zaferler kazandığı, büyük medeniyetler kurduğu bir coğrafya, Türkiye Yüzyılı’nda da sadece Türkiye’ye değil, tüm insanlığa örnek olacak bir birliği, beraberliği Bursa’da göreceğimize inanıyorum. Biz de Bursa’ya yakışır şekilde hizmet etmeye çalışıyoruz. Mayıs seçimlerinde AK Parti’ye, Cumhur İttifakı’na ve Cumhurbaşkanımıza verdiğiniz destekten dolayı teşekkür ediyorum. İkinci turda yüzde 55’e yakın oy aldı Cumhurbaşkanımız. Bu aziz milletimiz bu desteği vermeseydi bugün ekonomimiz, dış ilişkilerimiz, terörle mücadelemiz ve sosyal politikalarımız ne halde olurdu, bunu takdirinize bırakıyorum.”

Yılmaz, muhalefet partilerinden de söz ederek, şöyle konuştu:

“Bazı ‘ehli insaf’ diyelim, muhalefetten insanlar da seçimden sonra ortaya çıkan vaziyeti gördükten sonra ‘iyi ki biz kazanmamışız’ dediler. Seçim sonrası hem partileri içinde yaşanan kargaşa hem partiler arasındaki kavgalar, gizli anlaşmalar, birbirinden habersiz güven kırıcı hareketler. Bunları görünce bazı muhalif insanlar bile ‘iyi ki kazanmamışız, memleketin hali nice olurdu’ dediler. Çok şükür Türkiye mayıs seçimleriyle siyasi istikrarını ve güven ortamını korudu, bununla güçlü politikalarla yolumuza devam ediyoruz, büyümeye, istihdam üretmeye, ihracata devam ediyoruz. Sorunumuz enflasyon, vatandaşımızın da sorunu, bizim de temel öncelikli olarak gördüğümüz mesele enflasyon. Onun da planını, programını yapmış durumdayız, adım adım inşallah sonuçlarını hep beraber göreceğiz. Bu yılın ikinci yarısından başlayarak inşallah enflasyondaki yıllık gerilemeyi sizler de göreceksiniz. Gelecek sene bu daha da hızlanacak, 2026’da da Allah’ın izniyle tek haneli rakamlara ulaşacağız, bundan da hiç şüpheniz olmasın.”

Yerli teknolojilerle üretilen TOGG ve KAAN’dan bahseden Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Gün geçmiyor ki yeni bir atılım olmasın ama bunlar siyasi irade ve güç birliğiyle, milletin duası ve desteğiyle oluyor. Bunu önümüzdeki dönemde daha fazla göreceğiz. 31 Mart’ta yerel seçimlere gideceğiz, genel seçimler bitti, Meclisimiz, Başkanımız belli. 5 sene kimin bu ülkeyi hangi politikalarla yöneteceği belli. Bazıları sanki yerel seçimden sonra çok farklı politikalar olacak, Türkiye çok farklı yönetilecek gibi algılar oluşturmaya çalışıyorlar, o da doğru değil. Yerel seçimlerde esas olan mahalli, müşterek hizmetler, ‘Kim Bursa’ya hizmet edecek ona bakacağız. Lafla, algıyla, birilerine şirin görünerek yapılan çalışmalarla Bursa’nın geleceğini inşa edemeyiz. Bursa’ya tecrübeli, ne yaptığını bilen, Bursa’yı bilen, yatırım yapabilecek, bugün yaptıklarının daha iyilerini hayata geçirecek yerel yöneticilere ihtiyacımız var. Biz buna gerçek belediyecilik diyoruz. Belediyeyi kendi şanı, şöhreti için kullananlar, kendi ideolojileri için kullananlar gerçek belediyecilik yapamaz. Alinur Aktaş Başkanımız bugüne kadar gerçek belediyeciliği yaptı, bundan sonra da yapmaya devam edecek inşallah. Sizlerden Bursa’ya sahip olmanızı istiyorum.”

Programa Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, bazı milletvekilleri, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ile AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, kentin STK temsilcileri, kanaat önderleri ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-turkiye-mayis-secimleriyle-siyasi-istikrarini-ve-guven-ortamini-korudu/feed/ 0
Antalya’da AK Parti’ye katılan 7 bin 841 üyeye rozetleri takıldı https://www.haber60.com.tr/antalyada-ak-partiye-katilan-7-bin-841-uyeye-rozetleri-takildi/ https://www.haber60.com.tr/antalyada-ak-partiye-katilan-7-bin-841-uyeye-rozetleri-takildi/#respond Fri, 22 Mar 2024 01:51:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21990 Antalya’da AK Parti’ye katılan 7 bin 841 üyeye rozetleri takıldı

ANTALYA – Antalya’da AK Parti’ye katılan 7 bin 841 üye için rozet takma töreni düzenlendi.

Önceki dönem Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse, İl Başkanı Ali Çetin ve Cumhur İttifakı Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hakan Tütüncü’nün katılımıyla, AK Parti’ye katılanlar için rozet takma töreni düzenlendi. 7 bin 841 üyeyi temsilen 41 üyeye rozetleri takıldı.

İl Başkanı Ali Çetin, AK Parti’ye yeni katılan 7 bin 841 üyeye temsilen 41 üyeye rozet takılacağını belirtti. Güzel bir seçim dönemi geçirdiklerinin altını çizen Çetin, “Seçim sürecinde bizimle beraber yürüyen bizimle olan desteğini gösteren şükranlarımızı sunuyoruz. Değişime, dönüşüme hazır bir Antalya var. Hizmet kısırlığına son vermek isteyen bir kent var. 5 yılda yapılmayanların daha fazlasını yapmaya yeni vizyonlar ortaya koymaya geliyoruz. 19 ilçede ve büyükşehre talibiz. Hepsini almak istiyoruz. Antalya’ya bir 5 yıl daha kaosa dönük yılları yaşattırmayacağız. 31 Mart akşamı zaferle ulaşacağız. Antalya’da yarım kalan işleri yapmaya başlayacağız” dedi.

“Hizmet susuzluğu gidecek”

Milletvekili ve MKYK Üyesi Mustafa Köse, Cumhur İttifakı’nın her gün yeni yol arkadaşları kazandığını belirterek, “Artık sona geldik. Akın akın insanların partimize teveccüh etiklerini görüyoruz. Nereye gitsek gülen yüzlerle karşılanıyoruz. Antalya’nın hizmete susadığını görüyoruz. Büyükşehrin büyük ölçüde hizmete kandığını kentin susuzluğunu Hakan Tütüncü ve 19 ile adaylarımızla gidereceğiz” diye konuştu.

“İdeolojiye bakmadan projelerimiz desteklenecek”

Mevlüt Çavuşoğlu da, Antalya’nın hizmete hasret kaldığını gözlemlediklerini ifade ederek, “Tütüncü’nün anlattığı projelerin benimsendiğini, umutların arttığını görüyoruz. Gerçekçi güven verici uygulanabilir projeler olduğunu oy vermeyecekler olanlar bile görüyor. Antalya ideolojiye bakmadan bu projeleri destekleyecektir. Antalyalılar en çokta Konyaaltı’nda değişim istiyor. Durali Kolpak ile bu değişim yaşanacak. Rıza Sümer de Kepez’de Tütüncü’nün kaldığı yerden devam edecektir. 19 ilçede adaylarımıza teveccüh var. Emeklerimizin karşılığını alacağız. Adaylarımıza teşkilatlarımıza umut vereceğiz. Antalya’nın Fetret Devri’ni bitireceğiz. Antalya’nın altın çağı Hakan Tütüncü başkanla başlayacak” ifadelerine yer verdi.

“Altın çağ başlayacak”

Hakan Tütüncü ise Türkiye’ye Antalya’dan şok güzel bir zafer armağan edeceklerinin altını çizerek, Antalya’nın altın çağını hep birlikte başlatacaklarını bildirdi.

Tütüncü, 31 Mart’ta kazananın Antalya olacağını belirterek, yeni gelen arkadaşlarla aynı yolda yürümenin mutlulukların en yücesi olacağını kaydetti.

Konuşmaların ardından temsilen 20 üyeye AK Parti rozetleri takıldı.

Rozet takılanlar arasında, Bağımsız Aksu ve Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Mehmet Akif Ordu, Saat Partisi Belediye Başkan Adayı Ömer Saçkan, İYİ Parti Meclis Üyesi Cengiz Avcı, CHP Konyaaltı Büyükşehir Meclis üyesi Şafak Otuzaltı, CHP Meclis Üyesi Eren Kurt, geçmiş dönem CHP Kepez İlçe Başkanı Servet Yıldız, DSP Konyaaltı Belediye Başkan Adayı Cemal Altan, Deva Partisi Eski İl Başkanı Özgür Özbek, Deva Partisi Kepe İlçe Eski Başkanı Mehmet Siyahkoç, Deva Partisi Kepez İlçe Eski Başkan Yardımcısı Esra Çelik gibi isimler yer aldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/antalyada-ak-partiye-katilan-7-bin-841-uyeye-rozetleri-takildi/feed/ 0
Antalya’da AK Parti’ye Katılan 7 Bin 841 Üye İçin Rozet Takma Töreni Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/antalyada-ak-partiye-katilan-7-bin-841-uye-icin-rozet-takma-toreni-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/antalyada-ak-partiye-katilan-7-bin-841-uye-icin-rozet-takma-toreni-duzenlendi/#respond Fri, 22 Mar 2024 01:33:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21974 Antalya’da AK Parti’ye katılan 7 bin 841 üye için rozet takma töreni düzenlendi.

Önceki dönem Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse, İl Başkanı Ali Çetin ve Cumhur İttifakı Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hakan Tütüncü’nün katılımıyla, AK Parti’ye katılanlar için rozet takma töreni düzenlendi. 7 bin 841 üyeyi temsilen 41 üyeye rozetleri takıldı.

İl Başkanı Ali Çetin, AK Parti’ye yeni katılan 7 bin 841 üyeye temsilen 41 üyeye rozet takılacağını belirtti. Güzel bir seçim dönemi geçirdiklerinin altını çizen Çetin, “Seçim sürecinde bizimle beraber yürüyen bizimle olan desteğini gösteren şükranlarımızı sunuyoruz. Değişime, dönüşüme hazır bir Antalya var. Hizmet kısırlığına son vermek isteyen bir kent var. 5 yılda yapılmayanların daha fazlasını yapmaya yeni vizyonlar ortaya koymaya geliyoruz. 19 ilçede ve büyükşehre talibiz. Hepsini almak istiyoruz. Antalya’ya bir 5 yıl daha kaosa dönük yılları yaşattırmayacağız. 31 Mart akşamı zaferle ulaşacağız. Antalya’da yarım kalan işleri yapmaya başlayacağız” dedi.

“Hizmet susuzluğu gidecek”

Milletvekili ve MKYK Üyesi Mustafa Köse, Cumhur İttifakı’nın her gün yeni yol arkadaşları kazandığını belirterek, “Artık sona geldik. Akın akın insanların partimize teveccüh etiklerini görüyoruz. Nereye gitsek gülen yüzlerle karşılanıyoruz. Antalya’nın hizmete susadığını görüyoruz. Büyükşehrin büyük ölçüde hizmete kandığını kentin susuzluğunu Hakan Tütüncü ve 19 ile adaylarımızla gidereceğiz” diye konuştu.

“İdeolojiye bakmadan projelerimiz desteklenecek”

Mevlüt Çavuşoğlu da, Antalya’nın hizmete hasret kaldığını gözlemlediklerini ifade ederek, “Tütüncü’nün anlattığı projelerin benimsendiğini, umutların arttığını görüyoruz. Gerçekçi güven verici uygulanabilir projeler olduğunu oy vermeyecekler olanlar bile görüyor. Antalya ideolojiye bakmadan bu projeleri destekleyecektir. Antalyalılar en çokta Konyaaltı’nda değişim istiyor. Durali Kolpak ile bu değişim yaşanacak. Rıza Sümer de Kepez’de Tütüncü’nün kaldığı yerden devam edecektir. 19 ilçede adaylarımıza teveccüh var. Emeklerimizin karşılığını alacağız. Adaylarımıza teşkilatlarımıza umut vereceğiz. Antalya’nın Fetret Devri’ni bitireceğiz. Antalya’nın altın çağı Hakan Tütüncü başkanla başlayacak” ifadelerine yer verdi.

“Altın çağ başlayacak”

Hakan Tütüncü ise Türkiye’ye Antalya’dan şok güzel bir zafer armağan edeceklerinin altını çizerek, Antalya’nın altın çağını hep birlikte başlatacaklarını bildirdi.

Tütüncü, 31 Mart’ta kazananın Antalya olacağını belirterek, yeni gelen arkadaşlarla aynı yolda yürümenin mutlulukların en yücesi olacağını kaydetti.

Konuşmaların ardından temsilen 20 üyeye AK Parti rozetleri takıldı.

Rozet takılanlar arasında, Bağımsız Aksu ve Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Mehmet Akif Ordu, Saat Partisi Belediye Başkan Adayı Ömer Saçkan, İYİ Parti Meclis Üyesi Cengiz Avcı, CHP Konyaaltı Büyükşehir Meclis üyesi Şafak Otuzaltı, CHP Meclis Üyesi Eren Kurt, geçmiş dönem CHP Kepez İlçe Başkanı Servet Yıldız, DSP Konyaaltı Belediye Başkan Adayı Cemal Altan, Deva Partisi Eski İl Başkanı Özgür Özbek, Deva Partisi Kepe İlçe Eski Başkanı Mehmet Siyahkoç, Deva Partisi Kepez İlçe Eski Başkan Yardımcısı Esra Çelik gibi isimler yer aldı. – ANTALYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/antalyada-ak-partiye-katilan-7-bin-841-uye-icin-rozet-takma-toreni-duzenlendi/feed/ 0
Türkiye, 31 Mart 2024’te yerel yöneticilerini seçecek https://www.haber60.com.tr/turkiye-31-mart-2024te-yerel-yoneticilerini-sececek/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-31-mart-2024te-yerel-yoneticilerini-sececek/#respond Thu, 21 Mar 2024 07:21:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21727 Türkiye, yeni yerel yöneticilerini seçmek için 31 Mart 2024 Pazar günü sandık başına gidecek.

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), 31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri için hazırladığı seçim takvimine göre süreç işliyor. Seçimlerde, 81 il, 973 ilçe, 390 belde belediye başkanı ile 50 bin 336 muhtar belirlenecek, il genel meclisi üyeliği, belediye meclis üyeliği seçimleri de yapılacak.

AA muhabiri, seçime sayılı günler kala seçimin merak edilen sorularını derledi.

1- Seçmen nerede oy kullanacağını nereden öğrenebilecek?

Seçmenler, nerede ve hangi sandıkta oy kullanacağını, YSK’nin internet sitesinden, e-Devlet kapısından, YSK’nin Seçmen Sorgulama Mobil Uygulamasından veya 444 9 975 numaralı YSK Çağrı Merkezi’nden kontrol edebilecek. Seçmenin nerede oy kullanacağını gösteren seçmen bilgi kağıdının getirilmesi zorunlu olmayacak.

2- Görüntü kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazla oy verme yerine girilebilecek mi?

Cep telefonu, fotoğraf veya film makinesi gibi görüntü kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazlarla oy verme yerine girilmesi yasak ve cezasının bulunuyor. Bu tür cihazları oy verme işlemi bitene kadar sandık kuruluna bırakılması gerekiyor.

3 – Yeni evlenenler kimliğini değiştirmeden oy kullanabilecek mi?

Kimliğini değiştirmeyenler evlenme cüzdanı ile oy kullanılabilecek.

4 – Seçime kaç siyasi parti katılacak?

Seçimlere 34 siyasi parti katılacak. Partilerin oy pusulasındaki sıralaması şöyle:

AK Parti 1, İYİ Parti 2, Sol Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9, Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22, Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34.

5 – Büyükşehir belediyesi sınırlarında yaşayan seçmen neler için oy kullanacak?

Her seçmen, kanunda sayılan istisnalar dışında, hangi sandık seçmen listesinde kayıtlı ise ancak o sandıkta oy kullanabilecek. Bir seçmen, hangi seçim çevresinin seçmeni ise ancak o seçim çevresinde yapılan seçimler için oy kullanabilecek.

Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van’daki seçmenler, “büyükşehir belediye başkanı”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy kullanacak.

6 – Büyükşehir olmayan illerde ve köylerde neler için oy verilecek?

Büyükşehir olmayan illerde ise “il genel meclisi üyeliği”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ve “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy verilecek. Köylerde ise “il genel meclisi üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar meclisi” için oy atılacak.

7 – Tüm pusulalar kaç zarfa koyulacak?

Büyükşehir belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “beyaz”, il genel meclisi üyeliklerine ilişkin pusula “turuncu”, belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “mavi”, belediye meclisi üyeliğine ilişkin oy pusulası ise “sarı” renkli olacak. Seçmenler tüm oy pusulalarını tek zarfa koyacak.

8 – Oy verme işlemi hangi saatler arasında yapılacak?

YSK, seçimin mart ayında olması nedeniyle mevsim şartları ve güneşin batış saatini dikkate alarak, doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat erkene aldı. Bu nedenle, Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır, Kilis illerinde ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy vermenin başlangıç ve bitiş saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak.

Bu illerin dışında kalan diğer illerde oy verme saatleri 08.00-17.00 olacak.

9 – Önce hangi oylar sayılacak?

Büyükşehirlerde, sırasıyla büyükşehir belediye başkanlığı, belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği ve muhtarlık, diğer illerde, sırasıyla belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği, il genel meclisi üyeliği ve muhtarlık, seçimlerine ait oy pusulalarının sayım ve dökümü yapılacak.

10 – Yurt dışındaki seçmen oy kullanacak mı?

Yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı her seçmen, milletvekili genel seçimi, Cumhurbaşkanı seçimi ve halkoylamasında, yurt dışı temsilciliklerde ve gümrük kapılarında kurulacak sandıklarda oy verme hakkına sahip. Yurt dışındaki seçmenler yerel seçimde oy kullanamıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-31-mart-2024te-yerel-yoneticilerini-sececek/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik: ‘Başkaları sandık gördüğü zaman korkarlar, biz sandık gördüğümüz zaman demokrasi bayramı yaparız’ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-baskalari-sandik-gordugu-zaman-korkarlar-biz-sandik-gordugumuz-zaman-demokrasi-bayrami-yapariz/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-baskalari-sandik-gordugu-zaman-korkarlar-biz-sandik-gordugumuz-zaman-demokrasi-bayrami-yapariz/#respond Thu, 21 Mar 2024 02:48:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21586 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Başkaları sandık gördüğü zaman korkarlar, biz sandık gördüğümüz zaman demokrasi bayramı yaparız. Şimdi bir kere daha 31 Mart’ta sandığa kavuşmak için sabırsızlanıyoruz.” dedi.

Çelik, Saimbeyli ilçesinde Cumhur İttifakı’nın Belediye Başkan adayı Vedat Cengiz’in seçim ofisi önünde düzenlenen “Vatandaş Buluşması” programında, seçimlerle ilgili artık son dönemece girildiğini söyledi.

Saimbeyli’de güçlü bir şekilde Cumhur İttifakı’nın imzasını atacaklarını belirten Çelik, 31 Mart akşamı adayları Vedat Cengiz’i başkan olarak ilan edeceklerini dile getirdi.

Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Saimbeyli’de de Cumhur İttifakı’nın bütün gücüyle vatandaşa hizmet için gün saydığını ifade eden Çelik, “İnşallah bu son virajda da gücümüzü, birliğimizi pekiştirerek, arttırarak yolumuza devam edeceğiz.” dedi.

Çelik, geçmişte başka partilere oy verenlere de ulaşılmasını isteyerek, şöyle konuştu:

“Onlara şunu söyleyin, ‘Cumhurbaşkanı’mız önümüzdeki dönemi Türkiye Yüzyılı olarak ilan etti. Türkiye’nin önünde, şehirlerimizin önünde yepyeni ufuklar açılıyor. Bundan Adana’mız da Saimbeyli’miz de bu süreçte üzerine düşeni yapacak ve hak ettiği daha büyük hizmetleri önümüzdeki haftalar, aylar, yıllar için elde edecek. Onun için Türkiye’nin büyük ideallerine ulaşması için yerelde de aynı 14 ve 28 Mayıs’ta nasıl Cumhurbaşkanı’mızı yeniden Cumhurbaşkanı seçtiniz, Cumhur İttifakı’nı Meclis’teki en güçlü ittifak haline getirdiniz, inşallah şimdi yerelde de aynı gücü göstereceğiz. Böylece merkezi hükümetle yerel arasındaki bağı daha da güçlendirerek bütün kılcal damarlarımıza, ilçelerimize kadar bunu ulaştırarak, vatandaşlarımızın, kadınların, gençlerin, büyüklerimizin istediği hizmetlerine Adana’mıza ve tabii ki göz bebeğimiz Saimbeyli’mize daha çok ulaşması için hep beraber mücadele edeceğiz. Onun için Vedat Bey’e güçlü bir destek bekliyoruz. 14 ve 28 Mayıs’ta başka partilere oy verenler de eser siyaseti temelinde birleşsinler. “

Gittiği bazı yerlerde muhalefet parti adalarıyla ilgili bazı şeyler duyduğunu anlatan Çelik, “Bazı muhalefet partilerinden aday olmuş olanlar diyorlar ki ‘Ben kazanırsam Recep Tayyip Erdoğan’ın, Cumhur İttifakı’nın yanına geçeceğim’. Böyle bir şey yok. Saimbeyli’de adayımız belli Vedat Cengiz. Başka adayımız yok.” diye konuştu.

Feke ilçesinde de “Vatandaş Buluşması” programına katıldı

Ömer Çelik, daha sonra Feke ilçesinde bir düğün salonunda organize edilen “Vatandaş Buluşması” programına iştirak etti.

Birlik, dirlik içinde hep beraber seçimlere gittiklerini belirten Çelik, “Başkaları sandık gördüğü zaman korkarlar, biz sandık gördüğümüz zaman demokrasi bayramı yaparız. Şimdi bir kere daha 31 Mart’ta sandığa kavuşmak için sabırsızlanıyoruz.” dedi.

Cumhur İttifakı’nın Feke’de birlik ve beraberlik içinde yoluna devam ettiğini ifade eden Çelik, ilçede gerçek belediyeciliğin bayrağını, Türkiye’nin her tarafında gösterdikleri eser ve hizmet siyasetinin örneğini göstermeye hazırlandıklarını söyledi.

Çelik, Feke’nin kararını verdiğini, Cumhur İttifakı’nın adayı Ahmet Şener’i seçeceğini gördüğünü ifade etti.

Her yerde yapılan hizmetlerin üstüne yenisinin koyulması gerektiğini vurgulayan Çelik, “Önümüzdeki dönemde kadınlarımızın, gençlerimizin, kardeşlerimizin, büyüklerimizin Feke için istediği her şeyi Ahmet kardeşimiz gerçekleştirecek.” diye konuştu.

Muhalefeti eleştiren Çelik, şunları kaydetti:

“Bizim işimiz altılı masaya benzemez. Onlar altılı masa kurdular, masanın altından, üstünden, arkasından başkası çıktı. Biz de öyle bir şey yok. İşte bizim burada bir belediye başkan adayımız var, Ahmet Şener. Masanın altı yok, masanın üstü yok, masanın yanı yok. Bizim içimiz neyse dışımızda da o. İşte Cumhur İttifakı burada. Onun için bu son dönemeçte özellikle hanım kardeşlerimiz 14 ve 28 Mayıs’ta başka partilere oy vermiş kardeşlerimize, vatandaşlarımıza gitsinler. Desinler ki ‘Evet başka partilere oy vermiş olabilirsiniz ama şimdi esas siyaset temelinde birleşelim. Şimdi Türkiye Yüzyılı ilan etti Cumhurbaşkanı’mız. Türkiye Yüzyılı’nda Adana da, Feke de yerini alacak. Gelin bu sefer bu diğer parti kimliklerini bırakın ve Cumhur İttifakı’nın adayı Ahmet Şener’in etrafında kenetlenelim’.

Şimdi bakın bu altılı masadakilerin altı, yedili, sekizli masa. Bunların sizden oy istemeye yüzünün olmaması lazım. Bunlar ne dediler? ‘Biz altımız, yedimiz birleşeceğiz devleti beraber yöneteceğiz’. Masanın altında kaldılar. ya bunların altısı, yedisi bir araya gelip devlet yönetecekmiş, altı kişiyle çay bile demlenmez. Çayın ateşini biri yakacak, suyunu, demini biri koyacak, birisi demleyecek, öbürü servis edecek, e birisi o sırada ‘küstüm kalkıyorum masadan’ derse çaya hasret kalacağız. Olmaz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-baskalari-sandik-gordugu-zaman-korkarlar-biz-sandik-gordugumuz-zaman-demokrasi-bayrami-yapariz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Özgür Özel’e: Darbe şakşakçılığını bıraksın görevini yapsın https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-ozgur-ozele-darbe-saksakciligini-biraksin-gorevini-yapsin/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-ozgur-ozele-darbe-saksakciligini-biraksin-gorevini-yapsin/#respond Thu, 21 Mar 2024 01:51:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21534 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Burdur mitinginde konuştu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Gecenin üçünde yine telefon çalsın, darbe oluyor desinler ayağa kalkar fırlarım, kim yaptığıyla ilgilenmem. Ama derlerse ki gençler yapıyor, bütün partideki gençler, 40 yaşın üzerindeki bütün siyasiler tasfiye olacak. Ben o darbeye teslim olurum” sözlerine tepki gösterdi.

ERDOĞAN: DARBE ŞAKŞAKÇILIĞINI BIRAKSIN GÖREVİNİ YAPSIN

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özel açıklamalarına yönelik şunları söyledi: “CHP’nin DEM’den transfer ettiği aday çıkıyor İstanbul’un bir ilçesi için akla ziyan sözler ediyor. Özgür efendi akılla mantıkla bağdaşmayacak darbe açıklaması yapıyor. Darbecilerden kendisine milli iradenin yerle yeksan edildiğine dair telefon gelecekmiş, o da bunu gençler yapıyor diye sevinecekmiş. Darbe şakşakçılığını bıraksın görevini yapsın. Devrik başkanları darbecilerin tanklarının arasından kaçmıştı. Özgür efendi yanına İBB Başkanı’nı da alsın Türk siyasetine bulaştırdıkları bu lekeden dolayı milletten özür dilesin. Siyasi rüştünü ispat etmek istiyorsa beklenen tavır budur. Sadece şu olaylar bile farkımızı ortaya koymaya kafidir”

“DESTE DESTE PARA BALYALARINDAN YAPILAN KULELERİ İZLEDİNİZ”

CHP’deki para sayma soruşturmasına yönelik de açıklamalarda bulunan Erdoğan’ın sözleri şu şekilde: “Bunların tek bir derdi var o da menfaatlerini korumak: Deste deste para balyalarından yapılan kuleleri siz de izlediniz. Nereden geldiği ve nereye gittiği belli olmayan paralar var. Her televizyona çıkan farklı açıklama yapıyor. Yöneticilerinin hepsi ayrı telden çalıyor. Hiç kimse şüphe bulutlarını giderecek mantıklı cümle kurmuyor. Meşhur hesap uzmanının ortalıkta esamesi yok, kayıp. Ankara’da bir daire tutmuşlar vaktini orada geçiriyor. Bay bay kemal demiştim, dediğim çıktı. Kimse böyle bir skandalı üç maymunu oynayarak geçiştiremez. Milleti kendi suçuna ortak ederek bu rezaletten kendini kurtaramaz. Çantalar dolusu para kimden alındı? Bu paralar belgeleriyle şeffaf şekilde açıklanmak zorunda”

ÖZGÜR ÖZEL NE DEMİŞTİ?

Geçtimiz günlerde CHP Gençlik Kolları’nın İstanbul’da Dijital Gençlik Buluşması’na katılan Özel, şunları söylemişti:

“Anadolu’nun bir kahvesindeyiz. Ben gençlerle ilgili bir şey söyleyince, bir tane Ak Partili abi bana dedi ki, ‘Ya gençler diyorsun da, bu gençler seni de götürür bak. Sen de çok genç değilsin bak.’ Dedim ki bütün darbelere karşıyım. 15 Temmuz darbe akşamı meclis kapalıydı. Meclis’i açalım darbeye hep birlikte direnelim diyen, meclis başkanını ve Ak Partilileri arayan benim. Meclis’te konuşma yaptım. 100 yıllık partiyiz yeneriz yeniliriz, darbecilere teslim olmayız. Darbeyi Atatürkçü subaylar destekliyor diye not geldi bana. Sanmam dedim ama öyle bile olsa karşılarındayız. Sonradan bir FETÖ işi olduğu çıktı.

Dedim ki amca bak yarın bu sefer gecenin üçünde yine telefon çalsın, darbe oluyor desinler ayağa kalkar fırlarım, kim yaptığıyla ilgilenmem. Ama derlerse ki gençler yapıyor, bütün partideki gençler, 40 yaşın üzerindeki bütün siyasiler tasfiye olacak. Ben o darbeye teslim olurum.

Bütün partilerde 40 yaş üzerindeki siyasetçiler gitsin, bütün partilerde 40 yaş altı siyasetçiler kalsın, ben bu darbeye razıyım dedim. Gerçekten de razıyım”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-ozgur-ozele-darbe-saksakciligini-biraksin-gorevini-yapsin/feed/ 0
31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerine 11 Gün Kaldı https://www.haber60.com.tr/31-mart-mahalli-idareler-genel-secimlerine-11-gun-kaldi/ https://www.haber60.com.tr/31-mart-mahalli-idareler-genel-secimlerine-11-gun-kaldi/#respond Wed, 20 Mar 2024 07:15:43 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21246 31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimlerine 11 gün kaldı. Propaganda serbestliği ve seçim yasakları yarın başlayacak.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK), belirlediği takvim işliyor. Buna göre, propaganda serbestliği 30 Mart günü saat 18.00’de, seçim yasakları ise 31 Mart saat 23.59’da sona erecek.

Bu süreçte, seçime katılan siyasi partiler ve bağımsız adaylar, seçim propaganda süresinin sona ermesine kadar yazılı basında ilan ve reklam yoluyla ya da internet sitesi açarak sözlü, yazılı veya görüntülü propaganda yapabilecek.

Seçim süresince mabetlerde, okullarda, kışla, karargah, ordugah gibi askeri bina ve tesislerle askeri mahfillerde ve kamu hizmeti görülen diğer yerlerde kapalı yer toplantısı yasağı devam edecek.

Vatandaşların elektronik posta adreslerine gönderilecek mesajlar ile taşınabilir veya sabit telefonlarına sesli, görüntülü veya yazılı mesaj göndermek suretiyle propaganda yapılamayacak. Ancak siyasi partiler kendi üyelerine her zaman sesli, görüntülü veya yazılı mesaj gönderebilecek.
Oy verme gününden önceki 10 gün içinde yazılı, sözlü ve görsel basın ve yayın araçları ile kamuoyu araştırmaları, anketler, tahminler, bilgi ve iletişim telefonları yoluyla mini referandum gibi adlarla bir siyasi partinin veya adayın lehinde veya aleyhinde ya da vatandaşın oyunu etkileyecek biçimde yayın yapılması ve bunların herhangi bir surette dağıtılması yasak olacak.

Bakanlarla, milletvekillerinin yurt içinde yapacakları seçim propagandası ile ilgili gezileri makam otomobilleri ve resmi hizmete tahsis edilen vasıtalarla yapamayacak. Bu maksatla yapılacak gezilerde, protokol icabı olan karşılama ve uğurlama, törenler yapılamayacak, resmi ziyafet verilemeyecek. Bakanlar, milletvekilleri ve adayların seçim propagandası kapsamındaki gezilerine hiç bir memur katılamayacak.
298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun kapsamında, oy verme günü olan 31 Mart’a ilişkin yasaklar da bulunuyor.

Söz konusu yasanın 79. maddesi kapsamında oy verme günü her türlü içki satışı ve içilmesi yasak olacak.

Oy verme gününde bütün eğlence yerleri de oy verme süresince kapalı kalacak. Eğlence yeri niteliğindeki lokantalarda ise yalnız yemek servisi yapılabilecek.

Emniyet ve asayişi korumakla görevli olanlardan başka hiçbir kimse silah taşıyamayacak.

Seçim günü saat 18.00’e kadar radyolar ve her türlü yayın organlarının seçim ve seçim sonuçları ile ilgili haber, tahmin ve yorum yapılması yasak olacak, 18.00 ile 21.00 arasında yalnızca YSK’nin seçimle ilgili haber ve tebliğleri yayınlanabilecek. Saat 21.00’den sonra bütün yayınlar serbest olacak ancak YSK bu süreyi öne alabilecek.
OY VERME SAATLERİ
YSK, seçimin mart ayında olması nedeniyle mevsim şartları ve güneşin batış saatini dikkate alarak doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat öne çekti.
Buna göre, Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır ile Kilis’te ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy verme saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak.
Diğer illerde oylar 08.00-17.00 saatlerinde kullanılacak.
34 PARTİ SEÇİMLERE KATILIYOR
34 siyasi partinin katılacağı seçimde partilerin oy pusulasındaki sıralaması ise şöyle:
“AK Parti 1, İYİ Parti 2, Sol Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9, Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22, Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/31-mart-mahalli-idareler-genel-secimlerine-11-gun-kaldi/feed/ 0
CHP lideri Özel’den Gökhan Zan’la ilgili çok konuşulacak sözler: Şaşırmadım, hep bizdeki belediyeleri istedi https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozelden-gokhan-zanla-ilgili-cok-konusulacak-sozler-sasirmadim-hep-bizdeki-belediyeleri-istedi/ https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozelden-gokhan-zanla-ilgili-cok-konusulacak-sozler-sasirmadim-hep-bizdeki-belediyeleri-istedi/#respond Wed, 20 Mar 2024 06:30:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21232 Adı para pazarlığına karıştığı için Türkiye İşçi Partisi’nin Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayı Gökhan Zan’ın adaylığını geri çekmesine ilişkin tartışmalar sürerken bir yorum da CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den geldi.

“OLANLARA ŞAŞIRMADIM”

Gökhan Zan hakkındaki iddialar için “Olanlara şaşırmadım” yorumunda bulunan Özel, “CHP’ye geldi. İyi Parti’ye gitti. İyi Parti’den adaylaştı. Ayrıldı. Bize tekrar geldi. Hatay Büyükşehir’i istedi. Ama dedi ki ‘Büyükşehir olmazsa Defne’yi verin, ben Lütfü Başkan’la uyumlu çalışırım.’ Defne’nin olmayacağını anlayınca Arsuz’u istedi. Hep bizdeki belediyeleri istedi. Bizde olmayan bir belediyeyi kazanırım demedi. Garanti belediyeleri istedi” ifadelerine yer verdi.

Özgür Özel’in Sözcü gazetesinden İsmail Saymaz’ın konuyla ilgili sorularına verdiği yanıtlar şu şekilde;

– Gökhan Zan’la ilgili iddialar için ne düşünüyorsunuz?

Ben olanlara şaşırmadım.

– Neden?

Çünkü 6 Şubat akşamı 100 protesto varsa 99’u hükümeteyken, tamamen Lütfü Savaş’ın protesto edildiği gibi bir görüntü yaymaya çalıştı. O gün (6 Şubat’ın yıldönümünde Hatay’daki anmayı kastediyor) meydanda Gökhan Zan’ın belli grupları organize ve koordine edip Savaş’a bir protesto olarak yansıtırken, gözündeki ateşi farklı gördüm. Başka bir hırs vardı. CHP’ye geldi. İyi Parti’ye gitti. İyi Parti’den adaylaştı. Ayrıldı. Bize tekrar geldi.

– Sizden bir şey istedi mi?

Hatay Büyükşehir’i istedi. Ama dedi ki “Büyükşehir olmazsa Defne’yi verin, ben Lütfü Başkan’la uyumlu çalışırım.” Defne’nin olmayacağını anlayınca Arsuz’u istedi. Hep bizdeki belediyeleri istedi. Bizde olmayan bir belediyeyi kazanırım demedi. Garanti belediyeleri istedi.

– Ne dediniz?

“Savaş’ı eleştiriyordunuz” dedim. “Lütfü Başkan’la uyumlu çalışıyorum” dedi. “Düşüneceğim” dedim. Yüzüne doğrudan reddetmek doğru değil. Ama Zan’ı hiç düşünmedik. Çünkü çok tutarsız, çok ihtiraslı ve çok çelişkilerle dolu gördüm. Sonra git gide sertleştiğini ve çirkinleştiğini gördüm. Sonra TİP’den aday oldu. Hatay’da hep şöyle sözler duydum: “Dışarıdan görüldüğü gibi değil. Siz onu bir tanısanız…”

Gördüğüm kadarıyla şimdi bütün Türkiye tanıdı. Hatay’da deprem sürecinde “Lütfü abiyle uyumlu çalışırım” deyip görev istemesi, olmayınca gidip protestoları Lütfü Bey’e karşı organize etmesi hiçbir samimiyet barındırmıyordu. Hukuk sürecini takip edeceğiz ama duyduğuma, gördüğüme şaşırmadım yani.

– Sizden red alınca TİP’e mi gitti?

Bizden ret yanıtı aldıktan sonra 6 Şubat süreci yaşandı. Sonrasında TİP, Zan’ı aday ilan etti. O süreçte TİP Genel Başkanı Erkan Baş’a Zan’ın doğru aday olmayacağını dostane söyledim. O da “Siz başka aday gösterirseniz biz çekeriz” demişti. Ben TİP’in değerleriyle bağdaşmayacak bir yapısı olduğunu görmüştüm ama üstü kapalı söyledim. Sonrasında iş buralara kadar geldi.

– Bundan sonra ne olur Hatay’da?

AK Parti’nin Hatay’ı almak için nelere tenezzül ettiğini görüyoruz. Geçmiş oydan dolayı cezalandırıldığını söylemek, gelecek oyuyla ilgili şantajda bulunmak ve bu işlere kalkışmak, Hatay’ın AK Parti tarafından nasıl bir mücadeleyle alınmaya çalıştığını gösteriyor. Muhalif seçmeni CHP altında birleşmeye bekliyoruz. Genel başkan olarak teminat veriyorum ki, Hatay muhalif seçmenin tedirginliklerini ve taleplerini görmeyen bir yönetim anlayışında olmayacak. Hatay’ı Hatay İttifakı’yla yöneteceğiz. Belki aday belirleme sürecini böyle yönetemedik. Bu süreçteki eksikliği üstüme alayım. CHP’ye oy versinler. Hatay’ı birlikte yöneteceğiz, birlikte ayağa kaldıracağız.

– Zan, bunun kumpas olduğunu iddia ediyor. Sizin “TİP’in kaybettirme ihtimali var” sözünüzü de ilişkilendiriyor. Ne düşünüyorsunuz?

TİP adayın arkasında kurumsal olarak dursa ve adayı çekmese bir kaybettirme potansiyeli vardı. Ama Gökhan Zan’ın bu süreçten sonra etkili bir siyasi aktör olmasını olanaklı görmüyorum. Geçmişte iyi niyetle TİP’e sevgisinden, CHP’ye kızgınlığından oy vermeyi düşünen herkesi, yaşananları göz önüne alıp Hatay’ı AK Parti’nin acımasız ellerine bırakmamaları için CHP’ye oy vermeye davet ediyorum.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozelden-gokhan-zanla-ilgili-cok-konusulacak-sozler-sasirmadim-hep-bizdeki-belediyeleri-istedi/feed/ 0
Meral Akşener, İYİ Parti ilçe belediye başkan adaylarına destek istedi https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-iyi-parti-ilce-belediye-baskan-adaylarina-destek-istedi/ https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-iyi-parti-ilce-belediye-baskan-adaylarina-destek-istedi/#respond Wed, 20 Mar 2024 03:51:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21178 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Hem ilçe belediye başkan adaylarımıza destek istiyorum. Allah rızası için çekin ve tutun ellerimi, verin gücü, verin bana gücü bakın muhalefet nasıl yapılıyormuş, hep beraber görün” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, Antalya’da bir otelde düzenlenen iftar programında partililerle bir araya geldi. Akşener, 20 Ocak 2020’de, ‘Bu tahterevalli siyasetini nasıl bitirebiliriz’ sorusunun cevabını esnaf gezmek olarak cevaplandırdıktan sonra ilk yaptığı gezisinin Antalya’ya olduğunu hatırlattı. Antalya’nın o zaman tüm ilçelerini ve dükkan dükkan gezdiğini hatırlatan Akşener, “Sonra bizim ekonomik kurmaylarıyla akşam da oturduk uzun elinde onların konuştuğu bizim dinleyip not aldığımız soruları onların sorup bizim cevaplandırdığımız, bizim nutuk atmadığımız bir çalışma yaptık. Bu Türkiye’de ilkti. Antalya’dan başladık ve Hakkari’den Edirne’ye kadar ben ve arkadaşlarım dolaştık. Yani tetiği siz çektiniz, ittirmeyi siz yaptınız. O kadar istifade ettik ki Türkiye’yi öğrenmek amaçlı yola çıktık. Normal şartlarda sadece partilerimizle beraber olsaydık, farklı bir konuşma yapardım” diye konuştu.

“2010 referandumuna gitmesin diye o yasa ben en tepedekinden en sonuna kadar herkesle bizzat konuştum” diyen Akşener, “2017 parti yok o zaman hayatımızda çılgın gibi hayırcı olduk. Bir salonda gene hayır için gene çalıştık. Gene başarılı olamadık. Yani orada ‘hayır’ çıkartmaya başarılı olamadık” dedi.

“Hayal kırıklığı yaşandı”

Akşener, 2018’de ittifak sisteminden dolayı ittifakla yola çıktıklarını hatırlatarak, “O ittifak sisteminde gene uçtuk, kaçtık, açtık derken propaganda zamanı muhalif seçmen hakikaten çok duygusal davranıyor. İş hayatımızda matematik geçerli. Ama bu işte duygular hat safhada, şimdi gene uçtuk kaçtık. Sonuçta büyük bir hayal kırıklığı yaşandı. ve hepimiz aday olduk. Ben oldum, İnce oldu, Temel Karamollaoğlu oldu. Adaylar olduk, olduk, olduk. ‘Erdoğan ben tek onlar hepsi dedi’ ve biz kazanamadık. Sonra 2019 geldi, biz Cumhuriyet Halk Partisi’ne gittik, bir teklifte bulunduk. Biz teklif ettik. ‘Ortak gidelim İstanbul, Ankara, Antalya, Adana gibi büyük şehirleri alırsak eğer biz AK Parti’den, yani rekabet ederek alırsak dövüşmeden, kavga etmeden, düşmanlaştırmadan, çünkü yerel seçimlerde biraz daha projelerin tartışıldığı bir sistem olduğu için alabilirsek gene Erdoğan’a göre İstanbul’u alan Türkiye’yi alır olduğuna göre morali yere düşmüş, umudu kaybolmuş, muhalif seçmeni ayağa kaldırabiliriz’ dedik. Kabul gördü. Bir ay falan bir kendi aralarında tartıştılar. Kabul gördü. Ondan sonra masaya oturduk. Ben arkadaşlarıma bir talimat verdim. Türkiye İYİ Parti, Türkiye’yi tercih edeceksiniz” dedi.

“Size kendimizi teslim ettik”

6’lı masa derken 2023’e geldiklerine değinen Meral Akşener, “2023’ü uzun uzun anlatmıyorum. Sonucu bir başarısızlıktır. İsteyen benim üzerime bıraksın, isteyen ortaklaştırsın, bir şey fark etmiyor. Netice itibariyle başaramadık. Yani tamamı suçu bana yıksanız ne yazar ki? Yani sonuçta başaramadık. Sonuç itibariyle adını hür ve müstakil koyduğumuz yerel seçim olduğu için de çok daha hem zor hem de gelecek açısından çok önemli bir karar aldık. Yani size kendimizi teslim ettik” ifadelerini kullandı.

“Biz bu belediye başkanlarımıza kefalet koyduk”

“Anavatan, DYP kavgası vardı bu ülkede. Doğru Yol Partisi’nde politikaya başladım. ve o rekabet yani kavga görünüşlü rekabetti ama iki taraf da birbirini partisine elini uzatmazdı” diyen Akşener, “Şimdi biz İstanbul, Ankara, Antalya, Adana gibi mesela İzmir’i saymıyorum. İzmir’de desteklemiştik biz o zaman ama neticede İzmir’de yani CHP’nin o kadar büyük bir gücü var ki hani o ceketle kola kutusu işi var ya ona da itiraz ediyorum ama neyse o nedenle onlar almış olsun. İlginç bir şey oldu. Biz bu belediye başkanlarımıza kefalet koyduk. Onlarla ilgili her türlü, onlara yapılan yanlışlıkların karşısında durduk. Kendi partilerinden daha fazla durduk. Mesela dava görüldüğü zaman İmamoğlu’nun yanına gittim. Bir hafta ölmüş anama sövüldü, televizyonlardan. ‘Niye gittin’ diye. Muhittin Böcek hastalandı. Çeşitli şeyler çıktı hakkında. ‘Şöyle oldu, böyle oldu’ diye. Antalya sökün etti benim ofisime. Genel merkeze sökün etti. Dediler ki, ‘o dönmez artık, şunu seçelim, izin ver şunu seçelim, konuş Kılıçdaroğlu’yla şunu getirelim. Şunu yapalım, şunu yapalım. ‘Bunların her birini Muhittin Böcek biliyor. Ben de dedim ki, ‘çok ayıp bir şey bu, çok ahlaksız bir şey bu, milletin seçtiği şahıs hasta bugün öldü, yarın öldü, şöyle oldu, böyle oldu ya, biz karar veremeyiz. Bu çok günahtır, ahlaksızlıktır dedim’. Muhittin Böcek iyileşti aramıza katıldı” diye konuştu.

Ankara’da da benzer şeyler olduğuna değinen Akşener, “Bu karşınızda duran şahıs sapasağlam bu arkadaşlarımızın yanında durdu. Ama ne oldu? Biz hür ve müstakil kararı aldıktan sonra il, ilçe başkanı, birçok belediye meclis üyelerimiz dahil yönetimde olan arkadaşlarımız dahil, Ankara’da 7’den 77’ye herkes istifa etti. Niçin? Hür ve müstakil kararı aldığımız için. Not ettik bunu. Seçiminde yardımcı olan, arkasında duran bir siyasi partinin yöneticilerine bunu yapan, gerisini söylemeyeyim. Aynı şey Antalya’da oldu, o biraz daha orta karar gitti. Belediye meclis üyelerimiz, eski il başkanlarımız, şunlar bunlar atta oldular. Benzer bir durum İstanbul’da biraz daha üstten belediye meclis üyeleriyle sınırlı kaldı. Bazı ilçe başkanları ama asıl vahim olanı ne biliyor musunuz? Bununla bu arkadaşların övünmesi. Siyasi partilerden birbirine elbette birbirine geliş gidişler olabilir. Yani belediye başkanı adam yapmaz, o bir yere, o partiye transfer olur, onlar olur. Ama şu hareket yapıldığı andan itibaren eğer sistemi boşaltacak kadar bu işin içine girmişse bir belediye başkanı, bu gerçekten ahlaksızlıktır, gerçekten siyasi etiğe uymayan bir durumdur” dedi.

“İki kulağı birden çekin”

“Meral Akşener’sem Elbette bu sahtekarlıkların gereğini yapmak benim için bir namus borcudur” diyen Akşener, “Onun için de bu seçimlerde bize destek istiyorum. Hem ilçe belediye başkan adaylarımıza destek istiyorum Antalya’da hem de Nesrin Hanım’a destek istiyorum. Bunun anlamı şu. İki kulağı birden çekin. Allah rızası için çekin ve tutun ellerimi, verin gücü, verin bana gücü bakın muhalefet nasıl yapılıyormuş, hep beraber görün” diye konuştu.

“Suçlu ben oldum”

Seçmene seslenen Akşener, “Oylarınızı uhrevi işler üzerinden değil, kutsallarınız üzerinden değil, çok pratik işinize yarayacak kim, nedir üzerinden oy verin. Beni güçlendirin, muhalefet nasıl yapılırmış ben de size gösterme fırsatı bulayım. Bütün siyasi hayatım birilerine kazandırmakla geçti. İki belediye başkanını kazandırdık. Cumhurbaşkanı adayı olsun istediniz. Söyledik suçlu ben oldum. Yahu arkadaş bir kere de beni kazandırın bakalım ne olacakmış hep birlikte gelelim” açıklamalarında bulundu. – ANTALYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-iyi-parti-ilce-belediye-baskan-adaylarina-destek-istedi/feed/ 0
Meral Akşener, belediye başkan adaylarına destek istedi https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-belediye-baskan-adaylarina-destek-istedi/ https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-belediye-baskan-adaylarina-destek-istedi/#respond Wed, 20 Mar 2024 03:36:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21166 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Belediye başkan adaylarımızın tutun ellerini, verin gücü. Verin bana gücü, bakın muhalefet nasıl yapılıyormuş hep beraber görün.” dedi.

Akşener, Antalya’daki bir otelde düzenlenen partisinin iftar programında yaptığı konuşmada, çok heyecanlı olduğunu çünkü 20 Ocak 2020’de “Tahterevalli siyasetini nasıl bitirebiliriz?” sorusunun cevabını “Esnaf gezmek” olarak cevaplandırdıktan sonra ilk yaptığı gezinin Antalya’ya olduğunu hatırlattı.

2023 seçimlerinin sonucunun başarısızlık olduğunu belirten Akşener, “İsteyen benim üzerime bıraksın isteyen ortaklaştırsın bir şey fark etmiyor. Netice itibarıyla başaramadık. Suçun tamamını bana yıksanız ne yazar ki. Sonuçta başaramadık.” diye konuştu.

Yerel seçimlerde ittifak olarak İstanbul, Ankara, Antalya, Adana, İzmir gibi şehirleri aldıklarını dile getiren Akşener, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Şimdi ilginç bir şey oldu. Biz bu belediye başkanlarımıza kefalet koyduk. ‘Bu belediye başkanlarımız’ diye konuşuyorum. Onlara ilgili yapılan yanlışlıkların karşısında durduk. Kendi partilerinden daha fazla durduk. Mesela dava görüldüğü zaman Sayın İmamoğlu’nun yanına gittim. Bir hafta ölmüş anama sövüldü televizyonlardan. Niye gittin diye? Sonra Sayın Muhittin Böcek hastalandı. Hakkında çeşitli şeyler çıktı. İşte şöyle, böyle oldu diye. Antalya, Genel Merkezde ofisime sökün etti. Dediler ki ‘O dönmez’ artık. Şunu seçelim, izin ver şunu seçelim. Konuş Sayın Kılıçdaroğlu’yla şunu getirelim, şunu yapalım’. Bunların her birini Sayın Muhittin Böcek biliyor. Ben de dedim ki ‘Çok ayıp, çok ahlaksız bir şey bu. Milletin seçtiği şahıs hasta, bugün öldü, yarın öldü, şöyle oldu, böyle olduya biz karar veremeyiz. Bu çok günahtır, ahlaksızlıktır’ dedim ve nitekim Sayın Muhittin Böcek iyileşti aranıza katıldı. Aynı şekilde Ankara’da da benzer şeyler oldu. Bu karşınızda duran şahıs sapasağlam bu arkadaşlarımızın yanında durdu. Ama ne oldu? Biz hür ve müstakil kararı aldıktan sonra il, ilçe başkanı, birçok belediye meclis üyelerimiz dahil yönetimde olan arkadaşlarımız dahil, Ankara’da 7’den 77’ye herkes istifa etti. Niçin? Hür ve müstakil kararı aldığımız için. Not ettik bunu. Seçiminde yardımcı olan, arkasında duran bir siyasi partinin yöneticilerine bunu yapan, gerisini söylemeyeyim.”

“Seçim bitene kadar 50 program bitmiş olacak”

Aynı şeyin Antalya’da da olduğunu dile getiren Akşener, “O biraz daha orta karar gitti. Benzer bir durum İstanbul’da biraz daha üstten belediye meclis üyeleriyle sınırlı kaldı. Asıl vahim olan bununla bu arkadaşların övünmesi. Siyasi partilerden birbirine elbette geliş gidişler olabilir. Yani o, onu belediye başkanı yapmaz, o onu bir şey yapmaz, o partiye transfer olur. Ama şu hareket yapıldığı andan itibaren eğer sistemi boşaltacak kadar bu işin içine girmişse bir belediye başkanı bu gerçekten ahlaksızlıktır, gerçekten siyasi etiğe uymayan bir durumdur. Ben de Meral Akşener’sem elbette bu sahtekarlıkların gereğini yapmak benim için bir namus borcudur.” ifadelerini kullandı.

Adaylarına destek isteyen Akşener, “Belediye başkan adaylarımızın tutun ellerini, verin gücü. Verin bana gücü, bakın muhalefet nasıl yapılıyormuş hep beraber görün. Seçim bitene kadar 50 program bitmiş olacak, miting yapmıyoruz böyle geziyorum, 11 il kaldı.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-belediye-baskan-adaylarina-destek-istedi/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: Muhalefetin içinde bulunduğu durumu hep beraber görüyoruz https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-muhalefetin-icinde-bulundugu-durumu-hep-beraber-goruyoruz/ https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-muhalefetin-icinde-bulundugu-durumu-hep-beraber-goruyoruz/#respond Wed, 20 Mar 2024 03:06:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21140 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Muhalefetin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinde bulunduğu durumu hep beraber görüyoruz. Ne hallere düştüler. Bir ittifakları vardı. Nerede kaldı o ittifakları? Masa başında bir proje ittifakı yaptılar. Bir siyasi mühendislik yapmaya çalıştılar.” dedi.

Tunç, kentteki programları kapsamında AK Parti Ceyhan İlçe Başkanlığı’nı ziyaret etti.

Daha sonra AK Parti Ceyhan İlçe Başkanlığınca Namık Kemal Mahallesi’nde düzenlenen iftar programına katılan Tunç, Adana’nın tarih, kültür ve bereketli toprakların diyarı olduğunu söyledi.

Adana’nın ticaret ve turizmin önemli merkezlerinden olduğunu ifade eden Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kente çok önem verdiğini belirtti.

Bakan Tunç, Adana’nın 31 Mart’ta çok önemli bir karar vereceğini dile getirerek, şöyle konuştu:

“Adana’mızda yeni bir dönem başlayacak. Adana’mızda artık kayıp yılları telafi edeceğimiz gerçek belediyeciliği başlatacağız. Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Fatih Mehmet Kocaispir, ilçemizde de Erol Kahraman ve hükümetimizin destekleriyle ilçe belediyesi, büyükşehir belediyesi ve hükümet üçü bir arada daha güçlü Adana’yı hep beraber inşa edeceğiz.”

Cumhur İttifakı adaylarının arkasında olduklarını vurgulayan Tunç, Adana’nın 1 Nisan’dan itibaren büyük eserlere ve güzel hizmetlere sahne olacağını söyledi.

Tunç, depremden etkilenen 11 ili yeniden ayağa kaldırmanın mücadelesinde olduklarını bildirdi.

“İstikrarlı kalkınma hamleleriyle 81 vilayetimizi eserlerle donattık”

Politikalarının merkezine insanı koyduklarının altını çizen Tunç, şöyle devam etti:

“Eğitime, sağlığa önem verdik. Sosyal politikalardan kültüre, adalete, güvenliğe varıncaya kadar insanımızı güçlendirmek için çalıştık. ‘İnsan güçlü olacak ki aile güçlü olsun’ dedik. ‘Aile güçlü olacak ki toplum olarak hep beraber güçlü olalım’ dedik. İstikrarlı kalkınma hamleleriyle 81 vilayetimizi eserlerle donattık. Eserlerle donatırken ülkemizin altyapı problemlerini giderirken, yollarını, üniversitelerini, barajlarını yaparken her tarafı yatırım hamleleriyle donatırken, diğer yandan da ülkemizin demokrasisini güçlendirdik.”

Tunç, vatandaşların desteğiyle darbelere, muhtıralara ve vesayetçilere karşı başarılı olduklarını dile getirdi.

Seçimlere kısa bir süre kaldığını hatırlatan Bakan Tunç, işleri sıkı tutacaklarını, çalmadık kapı bırakmayacaklarını belirtti.

Muhalefetin içinde bulunduğu durumu değerlendiren Tunç, şöyle konuştu:

“Muhalefetin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinde bulunduğu durumu hep beraber görüyoruz. Ne hallere düştüler. Bir ittifakları vardı. Nerede kaldı o ittifakları? Masa başında bir proje ittifakı yaptılar. Bir siyasi mühendislik yapmaya çalıştılar. Cumhurbaşkanı adayları vardı. Nerede şimdi? Kendi partilerine, başkanlığa bile layık görmediler. Cumhurbaşkanı yardımcıları vardı. Neredeler şimdi? Her birisi çil yavrusu gibi dağıldı. Birbirinin aleyhine söz söylemeye başladılar. Allah korusun bunlar iktidara gelmiş olsalardı, o cumhurbaşkanı adayları bugün birbirine sataşan o liderler… ‘Lider’ diyoruz ama onlar artık kalmadı. Ne olurdu? Nasıl paylaşırlardı iktidarı? Nasıl bir uçurumun kenarından döndüğümüz de ortada.”

Bu seçimlerin çok önemli olduğunu belirten Tunç, seçimlerde Adana’nın Cumhur İttifakı adaylarını seçeceklerini söyledi.

Seçimlerde 4 yıl seçimsiz geçecek dönemin istikrarına “evet” diyeceklerine dikkati çeken Tunç, şunları kaydetti:

“İşte o istikrar neyi getirecek? Ekonomik kalkınmayı, refahı getirecek. Pandeminin, depremin etkisiyle yol açan ekonomik sıkıntıların bir an önce ortadan kaldırılmasına neden olacak. Emeklimize yarayacak, işçimize, memurumuza, alım gücünü tekrar o eski haline getirmenin gayreti içerisinde belediyelerimizle beraber uyum içerisinde canla başla çalışmaya devam edeceğiz.”

Programa, milletvekilleri, Cumhur İttifakı’nın Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir, Ceyhan Belediye Başkan adayı Erol Kahraman, partililer ve diğer ilgililer katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-muhalefetin-icinde-bulundugu-durumu-hep-beraber-goruyoruz/feed/ 0
DEM Parti Bursa Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı İhsan Seylan: ‘Kendi adaylarımızla yerel seçimde güçlü kazanımlar elde edeceğiz’ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-bursa-buyuksehir-belediyesi-es-baskan-adayi-ihsan-seylan-kendi-adaylarimizla-yerel-secimde-guclu-kazanimlar-elde-edecegiz/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-bursa-buyuksehir-belediyesi-es-baskan-adayi-ihsan-seylan-kendi-adaylarimizla-yerel-secimde-guclu-kazanimlar-elde-edecegiz/#respond Wed, 20 Mar 2024 02:09:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21092

ZEHRA DEĞİRMENCİ/SİBEL KAHRAMAN

DEM Parti Bursa Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı İhsan Seylan, “Bizim güçlü üçüncü yol söylemimizi büyüterek sahada olmamızın halkımızın kararı olduğunu ve bugün alanda da çok güçlü sonuç aldığımızı en azından biliyoruz ve görüyoruz. Halk bu konuda çok mutlu. Kendi adaylarımızla yerel seçimde de büyükşehirlerde güçlü kazanımlar elde edeceğimizi ve kazanacağımızı biliyor ve bu şekilde etrafımızda kenetleniyor. Biz de bu şekilde halkın bütün sorunlarını gündeme getiriyoruz” dedi.

DEM Parti, 31 Mart 2024 seçimlerine Bursa’nın 13 ilçe ve il belediyesinde kendi adı ve adaylarıyla seçime girecek. DEM Parti Bursa Büyükşehir Eş Başkan Adayı İhsan Seylan, ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.

“KAYYUM ATANAN BELEDİYELERİ GERİ ALACAĞIZ”

Seylan, şöyle konuştu:

“Bursa’da ve Türkiye’nin tamamında 14 Mayıs’tan sonra biz zaten kongremizde ve öncesinde de kendi adaylarımızla Türkiye’nin her yerinde güçlü demokratik belediyecilik söylemimizi büyüteceğimizi hem kayyum atanan belediyeleri geri alacağımızı, oradan daha çok belediyeyle süreci tamamlayacağımızı hem de batıda da kent uzlaşısıyla beraber birçok noktada hem belediyeleri kazanacağımızı hem de belediyelerde güçlü temsiliyetler yapabileceğimizi kararlaştırmıştık. Bunu halkla beraber kararlaştırmıştık. Şöyle ki, biz uzun toplantı süreçlerinden halk toplantılarından sonra 14 maddelik bir konferans sonuç bildirgesiyle beraber yine halkın bütün kesimlerinin katıldığı bildirgesiyle bir yol haritası çizmiştik. 2019’dan sonra Bursa’da da hem 13 ilçede hem büyükşehirde kendi adaylarımızla sahadayız.

“HALK KENDİ ADAYLARIMIZLA SEÇİME GİRMEMİZDEN ÇOK MUTLU”

Güçlü bir kampanya yürütüyoruz. Halk hakikaten bundan çok mutlu çünkü AKP- MHP faşist iktidarı ve ona benzer politikalar kuran, güçlü bir şekilde sahada olduğunu iddia eden muhalefet partisi eylem ve söylemde hiçbir insan hakları, hiçbir ötekinin hakkını koruyacak noktada gerçek bir çözüm ortaya koymamıştır. Dolayısıyla bizim güçlü üçüncü yol söylemimizi büyüterek sahada olmamızın halkımızın kararlı olduğunu ve bugün alanda da çok güçlü sonuç aldığımızı en azından biliyoruz ve görüyoruz. Halk bu konuda çok mutlu. Kendi adaylarımızla yerel seçimde de büyükşehirlerde güçlü kazanımlar elde edeceğimizi ve kazanacağımızı biliyor ve bu şekilde etrafımızda kenetleniyor. Biz de bu şekilde halkın bütün sorunlarını gündeme getiriyoruz.

“DEMOKRATİK BELEDİYECİLİĞİ ANLATIYORUZ”

Bursa, yeşil Bursa olarak değerlendiriliyor ama Bursa’nın maalesef her tarafı derme çatma yapılarla içi boşaltılmış, tekdüze bir hale getirilmiş, hiçbir sorunu çözülmemiş. Bugün sahadakileri takip ettiğimizde birbirinin benzeri yine rant, yine halkı köşeye sıkıştıran, halkı yine ekmeğiyle özgürlüğü arasında bırakan bir denkleme sıkıştıran siyasi partiler ve adayları sahada. Sadece kazanmanın her şekilde meşru olduğunu düşünen insanlar var. Bizim ya da sahada beraber hareket ettikleri ya da beraber mücadele ettikleri partileri ya da karşılıklı mücadele ettikleri partilerin üzerindeki baskıları sürekli arttırma noktasında hareket ediyorlar. Dolayısıyla birbirinin ezberi ve benzeri olana karşı güçlü bir üçüncü yıl söylemiyle DEM Parti sahadadır. Çalışmalarımızı da bu minvalde ortaya koyuyoruz. Ekolojiden kadına bütün sorunları gündeme getiriyoruz. Kentsel dönüşümle beraber ekonomik olarak sıkışmış halkın sorunlarını gündeme getiriyoruz. Biz burada demokratik belediyeciliği anlatıyoruz ve inşası için mücadele ediyoruz. Çok dilli, çok kültürlü, herkesin kendini ifade ettiği ve süreçlerde çözümün de ortağı olduğu bir belediyecilik anlayışıyla Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Bursa’da da güçlü bir söz kuruyoruz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/dem-parti-bursa-buyuksehir-belediyesi-es-baskan-adayi-ihsan-seylan-kendi-adaylarimizla-yerel-secimde-guclu-kazanimlar-elde-edecegiz/feed/ 0 Erdoğan: CHP, ırkçılık ve bölücülükte kendi kötü geçmişiyle yarışıyor https://www.haber60.com.tr/erdogan-chp-irkcilik-ve-boluculukte-kendi-kotu-gecmisiyle-yarisiyor/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-chp-irkcilik-ve-boluculukte-kendi-kotu-gecmisiyle-yarisiyor/#respond Wed, 20 Mar 2024 01:45:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21073 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tek parti zihniyetinin günümüzdeki temsilcisi olan CHP yönetimi, ırkçılık, ayrımcılık ve bölücülükte yine kendi kötü geçmişiyle yarışıyor.” dedi.

Erdoğan, Yeşilbayır Mahallesi Sağduyu Caddesi’nde düzenlenen Mamak Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, siyaseti bir bayrak yarışı olarak gördüklerini ifade etti.

Bu seçimlerde Mamak’ta bayrak değişimine gittiklerini söyleyen Erdoğan, 5 yıldır görevini sürdüren Murat Köse’nin yerine Asım Balcı’yı belediye başkanlığına aday gösterdiklerini söyledi.

Köse’ye, ilçeye hizmetleri dolayısıyla teşekkür eden Erdoğan, “Kendisiyle olan yol ve dava arkadaşlığımızı inşallah başka alanlarda devam ettireceğiz. Asım Balcı kardeşimin sizlerin de takdiriyle Mamak’ta hizmet bayrağını çok daha yukarılara taşıyacağına inanıyorum. Cumhurbaşkanı olarak her an Asım kardeşimin yanında olacağım. Turgut kardeşimin yanında olacağım. Onlarla beraber bu yolculuğa devam edeceğiz.” diye konuştu.

“Belediyemizin ve kamu kurumlarının kapısını hiç kimseye kapatmadık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık çeyrek asırdır Mamak’ın hizmetkarı olduklarını, bugüne kadar sadece eser siyaseti yaptıklarını dile getirdi.

İlçeye hizmet ederken kimsenin kökenine ve mezhebine bakmadıklarını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:

“Yaratılanı sevdik, yaratandan ötürü. Nerede bir ihtiyaç sahibi varsa elinden tutmanın, nerede bir sorun varsa onu çözmenin gayretinde olduk. Mamak’taki mahallelerimizin hepsi, siyasi tercihlerinden bağımsız olarak aynı standartta hizmet aldı. Belediyemizin ve kamu kurumlarının kapısını hiç kimseye kapatmadık. ‘Şu partiye oy verenler belediyenin kapısından giremez’ diyen ırkçı, faşist zihniyetten asla olmadık. Teröre ve şiddete bulaşmadığı, bu millete ihanet etmediği sürece hangi partiye oy verirse versin, herkesi bağrımıza bastık. Ancak, 14-28 Mayıs seçimlerinde olduğu gibi 31 Mart öncesinde de siyasi rekabeti, siyasi husumete dönüştürmeye çalışanlar var. Tek parti zihniyetinin günümüzdeki temsilcisi olan CHP yönetimi, ırkçılık, ayrımcılık ve bölücülükte yine kendi kötü geçmişiyle yarışıyor. Bunlar lafa gelince sağda, solda sürekli ahkam keserler ama insanlarımızı, kökenleri, kılık kıyafetleri üzerinden ayrıştırmadan da duramazlar.”

Gezi olayları

Yakın geçmişteki Çorum ve Maraş olaylarını anımsatan Erdoğan, Türkiye’nin Sivas olaylarında da çok ciddi provokasyonlara maruz kaldığını dile getirdi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

“Son olarak Gezi hadisesinde sokaklarımızın nasıl karıştırıldığını, milletin nasıl birbirine düşürülmek istendiğini hepimiz hatırlıyoruz. Haftalarca sokaklarımızı terörize ettiler, belediyeye ait araçları yaktılar, esnafımızın malına mülküne zarar verdiler. Milletimizin iradesine, geleceğine ve kardeşliğine sahip çıkması sayesinde hamdolsun bu kaos girişiminin önüne geçtik. Hangi inanca, kökene, meşrebe mensup olursa olsun 85 milyonu kimsenin bölemeyeceğini, içimizdeki fitne tüccarlarına açık ve net gösterdik. Bu ülkede benzer senaryoların tekrar yaşanmasına izin veremeyiz. Şimdi şunu çok iyi bilmenizi isterim. Her kim mezhebi kimliği üzerinden siyaset yapıyorsa, bu ülkenin iyiliğini istemiyor demektir. Her kim bölgecilik yapıyor, insanları etnik kökenine göre ayırıyorsa bu milletin huzurunu istemiyor demektir.”

“Taş üstüne taş koymamakla övünen beceriksiz yönetim var”

Siyasi partiler olarak yarışacaklarını, siyasetçiler olarak da eleştirilerini dile getireceklerini, ülkenin ve milletin menfaati adına doğru bulmadıkları hususları en açık yüreklilikle ifade edeceklerini vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bunları yaparken bizi birbirimize düşürerek aramıza nifak sokmaya çalışanlara karşı daima uyanık olacağız. Sizlerden, kardeşliğinize, birlik ve beraberliğinize çok sıkı sarılmanızı istiyorum. AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın kardeşlik siyasetine sahip çıkmanızı istiyorum. Mamaklı vatandaşlarımın başlayan veya belli bir aşamaya gelen yatırım hamlelerinin tökezlemesine müsaade etmeyeceğine inanıyorum. Son 5 yılda Ankara’nın nasıl bir hizmetsizlik ve esersizlik girdabına düştüğünü sizler çok iyi biliyorsunuz. Havalimanından buralara kadar Allah aşkına yolların asfaltlanması diye bir şey var mı? Nereden nereye geldik. Seçim meydanlarında bol keseden vaat dağıttılar ama göreve gelince verdikleri sözlerin hiçbirini yerine getirmediler. Kullandıkları 100 milyarlarca liralık devasa bütçelere rağmen ortada örnek gösterebilecekleri hiçbir eserleri, yatırımları yok. Proje diye bahsettikleri işlerin çok daha fazlasını bizim orta çapta bir ilçe belediyemiz bunlardan çok daha iyi, zaten yapıyor. Şu anda Ankara’da metro adına yapılan ne varsa hepsi bizim yaptıklarımız. Belediye olarak bunların yaptığı yok. Asfalt dökmemekle, yol, köprü yapmamakla, taş üstüne taş koymamakla övünen bir beceriksiz yönetim var. Elini vicdanına koyan tüm Ankaralı kardeşlerim, şu gerçeği kabul edecektir. Ankara bir beş yıl daha böyle yönetilmeyi kaldıramaz. Ankara bu kadar ihmale, yatırımsızlığa tahammül edemez. Ankara’nın yavaşlıktan kurtulması ve bir an önce hızlanması gerekiyor.”

Erdoğan, trafik başta olmak üzere şehrin sorunlarının kördüğüm haline gelmemesi için 31 Mart seçimlerinin büyük bir fırsat olduğunu dile getirdi.

Vatandaşlardan, bu fırsatı heba etmemelerini isteyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Gelin Ankara’nın önünde yeni ufuklar açalım. Bunun için önümüzdeki 11 günü çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Kaybedeceklerini anlayanların tahriklerine kapılmadan 11 gün boyunca çok iyi çalışacağız. 31 Mart günü sandık başına gittiğimizde ise ilçede Asım Balcı kardeşime, büyükşehirde Turgut Altınok kardeşime mührü basacağız. Açılışını yaptığımız eser, hizmet ve projelerin Mamaklı kardeşlerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu hizmetleri ilçemize kazandıran belediyemizi ve diğer kamu kurumlarımızı tebrik ediyorum. Asım Balcı kardeşimi sizlere emanet ediyorum.”

Açılıştan notlar

Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Mamak Belediye Başkanı Murat Köse hediye takdiminde bulundu.

Daha sonra Erdoğan, beraberindekilerle yapımı tamamlanan eserlerin resmi açılışını yaptı.

Alana, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğrafının olduğu “Bu şarkı burada bitmez”, “KAAN, hanların bağlı olduğu devlet başkanı, Hakan” ve “Hızlanma zamanı” pankartları asıldı.

Törene, AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, Cumhur İttifakı Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Turgut Altınok, Mamak Belediye Başkan adayı Asım Balcı ve AK Parti milletvekilleri de katıldı.

(Bitti)

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-chp-irkcilik-ve-boluculukte-kendi-kotu-gecmisiyle-yarisiyor/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: CHP, ırkçılık ve bölücülükte kendi geçmişiyle yarışıyor https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-chp-irkcilik-ve-boluculukte-kendi-gecmisiyle-yarisiyor/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-chp-irkcilik-ve-boluculukte-kendi-gecmisiyle-yarisiyor/#respond Wed, 20 Mar 2024 01:30:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21062 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “14-28 Mayıs seçimlerinde olduğu gibi 31 Mart öncesinde de siyasi rekabeti siyasi husumete dönüştürmeye çalışanlar var. Tek parti zihniyetinin günümüzdeki temsilcisi olan CHP yönetimi ırkçılık, ayrımcılık ve bölücülükte yine kendi geçmişiyle yarışıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mamak Yeşilbayır Mahallesi Sağduyu Caddesi’nde Toplu Açılış Töreni’ne katıldı. Mamaklılara hitap eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, siyasetin bir bayrak yarışı olduğunu söyleyerek, “Bu seçimlerde Mamak’ta bayrak değişimine gittik. Belediye başkanı olarak 5 yıldır görev yapan Murat Köse kardeşimizin yerine Asım Balcı kardeşimizi aday gösterdik. Murat kardeşimize ilçemize hizmetleri dolayısıyla teşekkür ediyoruz. Kendisi ile olan yol ve dava arkadaşlığımızı inşallah başka alanlarda devam ettireceğiz. Asım Balcı kardeşimizin Mamak’ta hizmet bayrağını çok daha yukarılara taşıyacağına inanıyorum. Cumhurbaşkanı olarak her an Asım kardeşimin, Turgut kardeşimin yanında olacağım. Onlarla beraber bu yolculuğa devam edeceğim” diye konuştu.

“‘Şu partiye oy verenler belediyenin kapısından giremez’ diyen ırkçı, faşist zihniyetten asla olmadık”

Yaklaşık çeyrek asırdır Mamak’ın hizmetkarı olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugüne kadar sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. İlçemize hizmet ederken kimsenin kökenine ve mezhebine bakmadık. Yaratılanı sevdik, Yaradan’dan ötürü anlayışıyla nerede bir ihtiyaç sahibi varsa elinden tutmanın, nerede bir sorun varsa onu çözmenin gayretinde olduk. Mamak’taki mahallerimizin hepsi siyasi tercihlerinden bağımsız olarak aynı standartta hizmet aldılar. Belediyemizin ve kamu kurumlarımızın kapısını hiç kimseye kapatmadık. ‘Şu partiye oy verenler belediyenin kapısından giremez’ diyen ırkçı, faşist zihniyetten asla olmadık. Teröre ve şiddete bulaşmadığı, bu millete ihanet etmediği sürece hangi parti oy verirse versin herkesi bağrımıza bastık. 14-28 Mayıs seçimlerinde olduğu gibi 31 Mart öncesinde de siyasi rekabeti siyasi husumete dönüştürmeye çalışanlar var. Tek parti zihniyetinin günümüzdeki temsilcilisi olan CHP yönetimi ırkçılık, ayrımcılık ve bölücülükte yine kendi geçmişiyle yarışıyor. Bunlar lafa gelince sağda solda sürekli ahkam keserler ama insanlarımızı kökenleri, kılık kıyafetleri üzerinden ayrıştırmadan da duramazlar. Hızlanacağız, durmak yok. 31 Mart’a kadar 11 gün var” ifadelerini kullandı.

“AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın kardeşlik siyasetine sahip çıkmanızı istiyorum”

“Biz yakın geçmişinde Çorum olaylarını, Maraş olaylarını yaşamış bir milletiz. Biz Sivas olaylarında çok ciddi provokasyonlara maruz kalmış bir ülkeyiz” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Son olarak ‘Gezi’ hadisesinde sokaklarımızın nasıl karıştırıldığını, milletin nasıl birbirine düşürülmek istendiğini hatırlıyoruz. Haftalarca sokaklarımızı terörize ettiler. Belediyeye ait araçları yaktılar. Esnafımızın malına, mülküne zarar verdiler. Milletimizin iradesine, geleceğine ve kardeşliğine sahip çıkması sayesinde bu kaos girişiminin önüne geçtik. Hangi inanca, kökene mensup olursa olsun 85 milyonu kimsenin göremeyeceğini içimizdeki fitne tüccarlarına açık ve net gösterdik. Bu ülkede benzer senaryoların tekrar yaşanmasına izin veremeyiz. Her kim mezhebi kimliği üzerinden siyaset yapıyorsa bu ülkenin iyiliğini istemiyor demektir. Her kim bölgecilik yapıyor, insanları etnik kökenine göre ayırıyorsa bu milletin huzurunu istemiyor demektir. Siyasi partiler elbette yarışacağız. Siyasetçiler olarak elbette eleştirilerimizi dile getireceğiz. Ülkemizin ve milletimizin menfaati adına doğru bulmadığımız hususları açık yüreklilikle ifade edeceğiz. Bunları yaparken bizi birbirimize düşürerek aramıza nifak sokmaya çalışanlara karşı daima uyanık olacağız. Sizlerden kardeşliğinize, birlik ve beraberliğinize çok sıkı sarılmanızı istiyorum. Sizlerden AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın kardeşlik siyasetine sahip çıkmanızı istiyorum. Mamaklı vatandaşlarımın başlayan ve belli bir aşamaya gelen yatırım hamlelerinin tökezlemesine müsaade etmeyeceğine inanıyorum.”

“Ankara bu kadar ihmale, bu kadar yatırımsızlığa tahammül edemez”

Ankara’nın son 5 yılda hizmetsizlik ve esersizlik girdabına düştüğünü söyleyen Erdoğan, şunları aktardı:

“Sizler çok iyi biliyorsunuz. Havalimanından buralara kadar yolların asfaltlanması diye bir şey var mı? Nereden nereye geldik. Seçim meydanlarından bol keseden vaat dağıttılar ama göreve gelince verdikleri sözlerin hiçbirini yerine getirmediler. Kullandıkları devasa bütçelere rağmen ortada örnek gösterebilecekleri, eserleri ve yatırımları yok. Proje diye bahsettikleri işlerin çok daha fazlasını bizim orta çapta bir belediyemiz bunlardan çok daha iyi yapıyor. Şu anda Ankara’da metro adına yapılan ne varsa hepsi bizim yaptıklarımız. Belediye olarak bunların yaptıkları yok. Asfalt dökmemekle, yol yapmamakla, taş üstüne taş koymamakla övünen beceriksiz bir yönetim var. Elini vicdanına koyan tüm Ankaralı kardeşlerim şu gerçeği kabul edecektir. Ankara 5 yıl daha böyle yönetilmeyi kaldıramaz. Ankara bu kadar ihmale, bu kadar yatırımsızlığa tahammül edemez. Ankara’nın yavaşlıktan kurtulmanın ve bir an önce hızlanması gerekiyor. Trafik başta olmak üzere şehrimizin sorunlarının kördüğüm haline gelmemesi için, 31 Mart seçimleri büyük bir fırsattır. Gelin bu fırsatı heba etmeyelim. Gelin Ankara’nın önünde yeni ufuklar açalım. Bunun için önümüzdeki 11 günü çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Kaybedeceklerini anlayanların tahriklerine kapılmadan 11 gün boyunca çok iyi çalışacağız. 31 Mart günü sandık başına gittiğimizde ise ilçede Asım Balcı kardeşime, büyükşehirde Turgut Altınok kardeşime mührü basacağız.” – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-chp-irkcilik-ve-boluculukte-kendi-gecmisiyle-yarisiyor/feed/ 0
Meral Akşener: Büyükşehir belediye başkanları partimize gövdelerini koydu https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-buyuksehir-belediye-baskanlari-partimize-govdelerini-koydu/ https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-buyuksehir-belediye-baskanlari-partimize-govdelerini-koydu/#respond Tue, 19 Mar 2024 23:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20987 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Bu seçimlerde ayrı girmeye karar verdiğimiz andan itibaren büyükşehir belediye başkanlarının partimizin içine ellerini değil gövdelerini koyduklarını gördük.” dedi.

Akşener, seçim çalışmaları kapsamında geldiği Antalya’da ilk olarak Serik ilçesinde esnafı ziyaret etti.

Partisinin Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nesrin Ünal ve Serik Belediye Başkan adayı Mehmet Habalı’nın da eşlik ettiği Akşener, dükkanları gezerek esnafla sohbete etti.

Esnafa bol kazançlar dileyen Akşener, vatandaşlarla fotoğraf çektirdi, partisinin adaylarına oy istedi.

Akşener, yaptığı konuşmada, esnaf ziyareti sırasında başka partiler hakkında konuşmadığını sadece dertleri öğrendiğini belirtti.

Seçmenlerin verdiği karara her zaman uyacaklarını dile getiren Akşener, atanamayan öğretmenlerden, 10 bin lira ile geçinmek zorunda kalan emeklilerden oy istediklerini söyledi.

Türkiye’deki kutup siyasetinin kendilerini ittifaka mecbur bıraktığını vurgulayan Akşener, 2019’da muhalif seçmeni ayağa kaldırmak amacıyla CHP ile yaptıkları ittifakta 19 ilçe ve 4 belde belediye başkanlığı kazandıklarını hatırlattı.

Bu ittifakı yaparken amaçlarının Türkiye’nin kazanması olduğunu anlatan Akşener, “İstanbul, Ankara, Antalya, Adana gibi büyükşehirleri kazandık. 30 yıldır aktif politika yapıyorum. Serikli bir kardeşinizi emniyet genel müdürü tayin ettiğim için zamanında yemediğim sopa, söylenmeyen küfür kalmamıştı. O dönem Serik’e geldim ve ‘Yolumdan dönmeyeceğim. Bu imzayı buradan kaldırmayacağım.’ dedim. Hatırlayın. Bunu niye hatırlattım. Şimdi o Akşener olarak sizden oy istiyorum.” diye konuştu.

-“Her şehirde aynısı oldu”

Birçok partiyle pek çok siyasi mücadele verdiklerini ifade eden Akşener, şöyle konuştu:

“DYP’de politikaya başladım. ANAP ile rakiptik ama birbirimizin içine elimizi hiç sokmadık. Birbirimizin partisinden teşkilatı mahvedecek, teşkilatları ortadan kaldıracak eylemde bulunmadık. Benim yaşımdakiler hatırlayacaktır. Bu seçimlerde ayrı girmeye karar verdiğimiz andan itibaren büyükşehir belediye başkanlarının partimizin içine ellerini değil gövdelerini koyduklarını gördük. Serikliler henüz 40 yaşındaki Akşener’in aldığı tutumu bilir. Buradan ahlak, dürüstlük çıkmaz. Buradan abidik gubidik çıkar. Ben de Meral Akşener’sem bu abidik gubidikleri bu arkadaşlara yedirmezsem namerdim. Utanmadan, arlanmadan partimizin bütün mensuplarına teklifte bulundular. Her şehirde aynısı oldu. İnanamayacağınız bir biçimde meğer İYİ Partilileri, CHP’den seçilen büyükşehir belediye başkanları maraba görüyormuş, yancı görüyormuş.”

“Kefil olduğum yamuk çıktı”

Akşener, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in Kovid-19 nedeniyle yoğun bakımda kaldığı süreçte yaşananlara da değinerek, şunları kaydetti:

“Sayın Muhittin Böcek Beyefendi hastalandığı zaman kendisi şahittir. Pek çok insan geldi gitti ‘Yerine birini seçelim. Sen onay ver.’ dediler. Ben de ‘Olmaz. Hasta bir insana bu yapılmaz. Yapılması doğru değil.’ dedim. Karşılığı ne oldu. Partimin içinde ne kadar hadi eyvallahcı arkadaş varsa almak oldu. Bir daha başkalarına, yabancılara kefil olmayacağım. Çünkü kefil olduğum yamuk çıktı. Bu yamuklukları düzelteceğiz inşallah. Bir karar vereceksiniz. Hasta halinde ‘Hadi bakayım bunu değiştirelim şunu koyalım.’ diyenlerin karşısında dimdik duran bir Meral Akşener ama iyileştikten sonra o Meral Akşener’in partisine elini sokan bir anlayış. Buna karşılık her şeyi açık net adaylarımız. ya dümencilere ya da dürüstlere ya namertlere ya da mertlere oy vereceksiniz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-buyuksehir-belediye-baskanlari-partimize-govdelerini-koydu/feed/ 0
Erkan Baş: Gökhan Zan ‘Kazanamazsam geleceğimi düşünmem gerekir’ gibi ifadeleri arkadaşlarımıza söyledi. https://www.haber60.com.tr/erkan-bas-gokhan-zan-kazanamazsam-gelecegimi-dusunmem-gerekir-gibi-ifadeleri-arkadaslarimiza-soyledi/ https://www.haber60.com.tr/erkan-bas-gokhan-zan-kazanamazsam-gelecegimi-dusunmem-gerekir-gibi-ifadeleri-arkadaslarimiza-soyledi/#respond Tue, 19 Mar 2024 08:36:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20827 Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, ses kayıtları, 3 milyon dolar pazarlığı derken Hatay’dan adaylığı geri çekilen Gökhan Zan konusunda ilk kez konuştu. Baş, “‘Kazanamazsam geleceğimi düşünmem gerekir’ gibi ifadeleri arkadaşlarımıza söyledi. Bundan sonrası bizim sorumluluğumuz değil, mahkemeler karar verecek” ifadelerini kullandı.

“TEMİZ SİYASET EN HASSAS OLDUĞUMUZ KONULARDAN BİR TANESİ”

TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın T24’ten Murat Sabuncu’ya yaptığı açıklamalardan satır başları şu şekilde; “Çeşitli iddialar; ses kayıtları falan konuşulmaya başlanınca Hatay örgütümüz Genel Merkezimize iletti bunları. Biz bunu doğrudan muhatabıyla konuştuk. Arkadaşlarımız orada bir değerlendirme yapmak için bilgi almak istediler. Bir kısmı için ‘montaj’ dendi. Bir kısmı için ‘Ben görüşmeyi yaptım ama içeriği şuydu’ dendi. Açıkçası gerçekten şu aşamada da ‘Şöyle bir suç var’ diyemiyorum fakat bizim açımızdan şeffaflık ve temiz siyaset bütün Türkiye’de en hassas olduğumuz noktalardan bir tanesi. İlkesel bir duruşumuz var ve bizim bilmediğimiz bir ilişkinin kurulmuş olması da bu kararı almamız için yeterli.

“İLKELİ BİR DURUŞ SERGİLEMEK GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNDÜK”

O yüzden, bu kadar ‘temiz siyaset, şeffaflık’ derken herhangi bir kirli ilişkinin gölgesinin bile Türkiye İşçi Partisi’nin üstüne düşmesi; hele Hatay gibi halkın hala temiz suya muhtaç olduğu bir yerde böyle bir tartışmanın parçası olması bizim açımızdan kabul edilebilir bir şey değildi. İlkeli bir duruş sergilemek gerektiğini düşündük. Çıktık, durumu açıkça yurttaşlarımızla paylaştık. Bizim açımızdan durum budur. Bundan sonrası gerçekten bizim sorumluluğumuz değil, mahkemeler karar verecek.

“GÖKHAN ZAN KUMPAS DİYORSA İSPATLAMAK ZORUNDA”

Bundan sonra Gökhan Zan kendisine kumpas kurulduğunu iddia ediyorsa bunu ispatlayacak. Başka bir şey varsa bu açığa çıkacak. Belki başka partiler, başka insanlar için bunlar çok normal şeyler olabilir ama bizim kabul edebileceğimiz şeyler değil. Bunu da yurttaşlarımızla açıklıkla paylaşmayı bir sorumluluk olarak gördük. Şunu yapabilirdik; “görmezlikten, duymazlıktan” gelebilirdik. Belki o şantajlar başarıya ulaşırdı ve örneğin bunlar hiç yayımlanmayabilirdi, konuşulmayabilirdi ama biz bunu kendimize yakıştıramadık.

“DEEP FAKE UYGULAMASIYLA YAPILDIĞINI SÖYLÜYOR”

Parti Meclisi üyelerimiz başından beri oradalar. Arkadaşlarımız yaptığı görüşmelerden edindikleri izlenimi bizimle paylaştılar. Sonunda bir Parti Meclisi toplantısında durumu bütün şeffaflığıyla arkadaşlarımızla paylaştık ve en doğrusunun bu olduğuna kanaat ettik. Teknik ayrıntısına çok vakıf değilim. Bu kriminal inceleme sonucunda ortaya çıkacak ama ‘deep fake’ dedikleri bir uygulamayla yapıldığını söylüyor ama kimi konuşmalarda da “Ben bu seçimi kazanamazsam da kendi geleceğimi düşünmem gerekir” gibi birtakım ifadeleri de bizim arkadaşlarımıza söylüyor.

“BU KİRLİ SİYASET ALANINDA GİZLİ KAPAKLI YÜRÜMEMEK GEREKİR”

Burada birincisi seçimi kazanamamak durumu; bizim açımızdan buna göre bir plan yapılması zaten kabul edilebilir bir şey değil. İkincisi siyasi mücadele sırasında insanlar birtakım fedakarlıklarda bulunabilir, buna cüret ederek siyasete girilir zaten. Bir tavır alıyorsanız bunun hepimiz açısından belli bedelleri var ve bunu göze almak gerekir. Yani yanda bir kişisel ajanda tutmak doğru bir şey değil. Bakın çok açık söyleyeceğim, burada iki taraf açısından da; yani AK Parti açısından da Lütfü Savaş cephesi açısından da her tür müdahalede bulunulabilecek bir dönemde yapabileceğiniz tek şey vardır: Kendi kararlarınızı kendiniz alırsınız. Yurttaşla şeffaf biçimde bunları paylaşarak yol yürürsünüz. Yapılabilecek başka bir şey yok. Bu kirli siyaset alanında gizli kapaklı yürümemek gerekir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erkan-bas-gokhan-zan-kazanamazsam-gelecegimi-dusunmem-gerekir-gibi-ifadeleri-arkadaslarimiza-soyledi/feed/ 0
Türkiye Yerel Yöneticilerini Seçmek İçin Sandık Başına Gidecek. Bir Milyon 32 Bin 610 Genç İlk Kez Oy Kullanacak https://www.haber60.com.tr/turkiye-yerel-yoneticilerini-secmek-icin-sandik-basina-gidecek-bir-milyon-32-bin-610-genc-ilk-kez-oy-kullanacak/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-yerel-yoneticilerini-secmek-icin-sandik-basina-gidecek-bir-milyon-32-bin-610-genc-ilk-kez-oy-kullanacak/#respond Tue, 19 Mar 2024 07:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20816 Türkiye, yeni yerel yöneticilerini seçmek için 31 Mart 2024 Pazar günü sandık başına gidecek. Yüksek Seçim Kurulu (YSK), seçimde kayıtlı seçmen sayısını 61 milyon 441 bin 882 olarak belirledi. YSK’nın verilerine göre, 18 yaşını dolduran bir milyon 32 bin 610 genç bu seçimde ilk kez oy kullanacak.

31 Mart yerel seçimleri için geri sayım devam ediyor. Yüksek Seçim Kurulu, seçimde kayıtlı seçmen sayısını, 61 milyon 441 bin 882 olarak belirledi. YSK’nın verilerine göre, 18 yaşını dolduran 1 milyon 32 bin 610 kişi, bu seçimde ilk kez oy kullanacak. Seçmenlerden yüzde 50,59’u kadın, yüzde 49,41’i ise erkeklerden oluşuyor. Seçmen Kütüğü Genel Müdürlüğü’nce 23 Mart tarihi itibarıyla ölen, vatandaşlıktan çıkan, askere alınan, hüküm giyen ve kısıtlanan seçmenlere, sandık seçmen listelerinde “oy kullanamaz” şerhi verilecek.

34 siyasi partinin katılacağı seçimde partilerin oy pusulasındaki sıralaması şöyle:

“Adalet ve Kalkınma Partisi 1, İYİ Parti 2, SOL Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9, Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22, Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34.”

YSK’nın yayımladığı listeye göre; büyükşehir belediye başkanlığı adaylığında İstanbul’da 22’si siyasi parti, 27’si bağımsız olmak üzere toplam 49 adayla en fazla adayın yarışacağı il oldu. Ankara’da 19’u siyasi parti, 5’i bağımsız toplam 24 aday seçime katılıyor. İzmir’de ise 21’i siyasi parti, 6’sı bağımsız toplam 27 aday listede yer aldı. Diğer büyükşehirlerdeki adaylarda şöyle:

ADANA’DA 25, ANKARA’DA 24, ANTALYA’DA 27 ADAY YARIŞACAK

Adana Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 23 siyasi parti adayı ile 2 bağımsız aday yarışacak.

Adana Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Zafer Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Emek Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Ocak Partisi, Adalet Birlik Partisi, Millet Partisi, Milli Yol Partisi, Adalet Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Vatan Partisi.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 19 siyasi parti adayı ile 5 bağımsız aday yarışacak.

Ankara Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Zafer Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Ocak Partisi, Adalet Birlik Partisi, Millet Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Vatan Partisi.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 21 siyasi parti adayı ile 6 bağımsız aday yarışacak.

Antalya Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Zafer Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Emek Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Adalet Birlik Partisi, Demokrat Parti, Millet Partisi, Milli Yol Partisi, Adalet Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Vatan Partisi.

AYDIN’DA 22, BALIKESİR’DE 21, BURSA’DA 27 ADAY YARIŞACAK

Aydın Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 20 siyasi parti adayı ile 2 bağımsız aday yarışacak.

Aydın Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Zafer Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Emek Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Ocak Partisi, Demokrat Parti, Millet Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Vatan Partisi.

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 18 siyasi parti adayı ile 3 bağımsız aday yarışacak.

Balıkesir Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Anadolu Birliği Partisi, Zafer Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Emek Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Millet Partisi, Milli Yol Partisi, Vatan Partisi.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 22 siyasi parti adayı ile 5 bağımsız aday yarışacak.

Bursa Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Anadolu Birliği Partisi, Zafer Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Emek Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Ocak Partisi, Demokrat Parti, Millet Partisi, Aydınlık Demokrasi Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Vatan Partisi.

DENİZLİ’DE 24, DİYARBAKIR’DA 24, ERZURUM’DA 20 ADAY

Denizli Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 23 siyasi parti adayı ile 1 bağımsız aday yarışacak.

Denizli Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Anadolu Birliği Partisi, Zafer Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Gelecek Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Emek Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Adalet Birlik Partisi, Demokrat Parti, Millet Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Vatan Partisi.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 20 siyasi parti adayı ile 2 bağımsız aday yarışacak.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Zafer Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Adalet Birlik Partisi, Millet Partisi, Milli Yol Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Vatan Partisi.

Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 20 siyasi parti adayı yarışacak.

Erzurum Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Zafer Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Adalet Birlik Partisi, Demokrat Parti, Millet Partisi, Milli Yol Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Vatan Partisi.

ESKİŞEHİR’DE 21, ERZURUM’DA 29,HATAY’DA 24 ADAY

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 19 siyasi parti adayı ile 2 bağımsız aday yarışacak.

Eskişehir Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Zafer Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Emek Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Millet Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Vatan Partisi.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 26 siyasi parti adayı ile 3 bağımsız aday yarışacak.

Gaziantep Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Anadolu Birliği Partisi, Zafer Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Gelecek Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Adalet Birlik Partisi, Demokrat Parti, Millet Partisi, Milli Yol Partisi, Adalet Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Vatan Partisi.

Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 22 siyasi parti adayı ile 2 bağımsız aday yarışacak.

Hatay Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Anadolu Birliği Partisi, Zafer Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Emek Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Adalet Birlik Partisi, Millet Partisi, Adalet Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Vatan Partisi.

İSTANBUL’DA 49, İZMİR VE KAHRAMANMARAŞ’TA 27 ADAY YARIŞACAK

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 22 parti adayı ile 27 bağımsız aday yarışacak.

İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Anadolu Birliği Partisi, Zafer Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Ocak Partisi, Adalet Birlik Partisi, Millet Partisi, Milli Yol Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Vatan Partisi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 21 parti adayı ile 6 bağımsız aday yarışacak.

İzmir Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Anadolu Birliği Partisi, Zafer Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Emek Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Adalet Birlik Partisi, Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Vatan Partisi.

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 21 parti adayı ile 6 bağımsız aday yarışacak.

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Zafer Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Adalet Birlik Partisi, Demokrat Parti, Millet Partisi, Milli Yol Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Vatan Partisi.

KAYSERİ VE KOCAİLE’DE 27, KONYA’DA 25 ADAY

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 24 parti adayı ile 3 bağımsız aday yarışacak.

Kayseri Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Zafer Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Gelecek Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti, Millet Partisi, Milli Yol Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Vatan Partisi.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 25 parti adayı ile 2 bağımsız aday yarışacak.

Kocaeli Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, SOL Parti, Memleket Partisi, Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Zafer Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Emek Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Demokrat Parti, Millet Partisi, Milli Yol Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Vatan Partisi.

Konya Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 23 parti adayı ile 2 bağımsız aday yarışacak.

Konya Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Zafer Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Adalet Birlik Partisi, Demokrat Parti, Millet Partisi, Milli Yol Partisi, Adalet Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Sadet Partisi, Vatan Partisi.

MALATYA’DA 28, MANİSA’DA 19, MARDİN’DE 20 ADAY

Malatya Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 23 parti adayı ile 5 bağımsız aday yarışacak.

Malatya Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, SOL Parti, Memleket Partisi, Anavatan Partisi, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Anadolu Birliği Partisi, Zafer Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Emek Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Ocak Partisi, Demokrat Parti, Millet Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Vatan Partisi.

Manisa Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 19 parti adayı yarışacak.

Manisa Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: İYİ Parti, Memleket Partisi, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Zafer Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Gelecek Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Emek Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Adalet Birlik Partisi, Demokrat Parti, Millet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Vatan Partisi.

Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 19 parti adayı ile 1 bağımsız aday yarışacak.

Mardin Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Zafer Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Demokrat Parti, Millet Partisi, Milli Yol Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Vatan Partisi.

MERSİN’DE 22, MUĞLA VE ORDU’DA  21 ADAY YARIŞACAK

Mersin Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 20 parti adayı ile 2 bağımsız aday yarışacak.

Mersin Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: İYİ Parti, Memleket Partisi, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Zafer Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Adalet Birlik Partisi, Demokrat Parti, Millet Partisi, Milli Yol Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Vatan Partisi.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 18 parti adayı ile 3 bağımsız aday yarışacak.

Muğla Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Zafer Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Emek Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Millet Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Vatan Partisi.

Ordu Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 20 parti adayı ile 1 bağımsız aday yarışacak.

Ordu Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Zafer Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Demokrat Parti, Millet Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Vatan Partisi.

SAKARYA’DA 26, SAMSUN VE ŞANLIURFA’DA 23 ADAY

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 25 parti adayı ile 1 bağımsız aday yarışacak.

Sakarya Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, SOL Parti, Memleket Partisi, Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Zafer Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Emek Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Demokrat Parti, Millet Partisi, Milli Yol Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Vatan Partisi.

Samsun Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 21 parti adayı ile 2 bağımsız aday yarışacak.

Samsun Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Zafer Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Gelecek Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Demokrat Parti, Millet Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Vatan Partisi.

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 23 parti adayı yarışacak.

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Zafer Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Gelecek Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Adalet Birlik Partisi, Demokrat Parti, Millet Partisi, Milli Yol Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Vatan Partisi.

TEKİRDAĞ’DA 20, TRABZON’DA 21, VAN’DA 22 ADAY YARIŞACAK

Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 19 siyasi parti adayı ile 1 bağımsız aday yarışacak.

Tekirdağ Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Zafer Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Gelecek Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Emek Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Demokrat Parti, Millet Partisi, Adalet Partisi, Vatan Partisi.

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 19 siyasi parti adayı ile 2 bağımsız aday yarışacak.

Trabzon Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Zafer Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Adalet Birlik Partisi, Millet Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Vatan Partisi.

Van Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için 21 siyasi parti adayı ile 1 bağımsız aday yarışacak.

Van Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimine katılan partiler: Adalet ve Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Demokratik Sol Parti, Yeniden Refah Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Zafer Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Bağımsız Türkiye Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Hür Dava Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Demokrat Parti, Millet Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Saadet Partisi, Vatan Partisi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-yerel-yoneticilerini-secmek-icin-sandik-basina-gidecek-bir-milyon-32-bin-610-genc-ilk-kez-oy-kullanacak/feed/ 0
Özgür Özel, Partisinin Genç Adaylarıyla: “Onlara Güvenmek, Yol Açmak, İmkan Tanımak Çok Önemli” https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-partisinin-genc-adaylariyla-onlara-guvenmek-yol-acmak-imkan-tanimak-cok-onemli/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-partisinin-genc-adaylariyla-onlara-guvenmek-yol-acmak-imkan-tanimak-cok-onemli/#respond Tue, 19 Mar 2024 05:18:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20790 Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: UMUT EMRE GÖKBULUT

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin genç belediye başkan adaylarıyla İstanbul’daki Dijital Deneyim Müzesi’nde bir araya geldi. Özel, “Benim bir gence inanıp da sükut-u hayale uğradığım çok istisnadır ama çok inandığım yaşıtlarım beni çok sükut-u hayale uğratmıştır. Siyasette gençler yedek kulübesinde yaşlandıkça ileride olmaması gerektiğini düşündüğümüz her şeyi yedek kulübesinde öğreniyorlar ama sahada hiç kötü bir şey öğrenmiyorlar, kötü bir şey yapmıyorlar. Onlara güvenmek, yolunu açmak ve onların kendinden daha gençlerin yolunu açması için onlara imkan tanımak çok önemli. Ben çok güveniyor ve inanıyorum” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür A.Ş Dijital Deneyim Müzesi’nde düzenlenen Dijital Gençlik Buluşması’na katıldı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Gençosman Killik ile partinin genç belediye başkan adaylarının da yer aldığı programda konuşan Özel, 18 Mart Çanakkale Zaferi’ni anarak konuşmasına başladı.

Özel, konuşmasında şunları söyledi: :

“Bugün 4 gençten üçü deyim yerindeyse bavulları kafada toplamış. Anketlerde yüzde 67 ile 75 arasında ‘Fırsatını bulursam yurt dışına gitmek, oraya yerleşmek ve orada kalmak istiyorum’ diyor. Bu memleketin en büyük beka sorunu bu. Ben sesimin eriştiği, sözümüze değer veren tüm gençleri hangi görüşten olurlarsa olsunlar siyasete davet ediyorum. Uygun görmeleri durumunda CHP’ye davet ediyorum. Gençlerin siyasette bundan sonra önlerindeki bütün engelleri kaldıracağız, onları her türlü olanağı sağlayacağız. Partinin genel başkanı olarak sorumluluğum sizlerden az. Çünkü partinin kurucusu, Cumhuriyeti bana emanet edip gitmedi. Demedi ki ‘Cumhuriyet, CHP genel başkanlarına, büyükşehir belediye başkanlarına emanettir. Genelkurmay başkanlarına emanettir’. Orduya bile emanet etmedi. Başkumandanı olduğu orduya emanet etmek en kolayıydı ama gençlere emanet etti. Biz de sizlere inanıyoruz. Sizlere güveniyoruz. Cumhuriyet size emanettir. CHP de sizin partinizdir. Her iki emanete de sahip çıkmanızı bekliyoruz.

“6 BİN GENÇ ADAY OLMUŞ”

Çok sayıda genç arkadaşımızı adaylaştırdıktan sonra sizler, kentleri gençler yönetecek diye lansman hazırlığı içindeydiniz. Bunu çok istiyorduk. Çünkü 6 bin genç arkadaşımız aday olmuş. Seçilecek yerden aday arkadaşlarımız var. Kadınlar ve gençler konusunda partideki büyük değişim ve dönüşümün görünür olması çok istediğimiz bir şeydi ama bir yandan kampanya başladı ve bütün arkadaşlar başa baş mücadele ediyor. Onları bir salona toplamak, 8 bin kişilik bir salon var Ankara’da. 6 bin 500 adayımızı oraya getirmek nasıl bir fikir diye konuşulurken böyle bir fikir çıktı ortaya. Bu buluşmayı dijital olarak yapabiliriz, aynı anda bin 800’ünü görebiliriz. 6 bini dönüşümlü olarak ekrana gelebilir ve biz onlarla sohbet edebiliriz diye.

“GENÇLER EKREM BAŞKANDAN MEMNUN”

5 yıl önce İstanbul’un gençleri verdikleri oydan şimdi memnun. Benim bütün okuduğum araştırmalarda 5 yıl önce İmamoğlu’na oy vermiş gençler tekrar veriyor ama vermemiş gençlerin çok önemli bir kısmı yöneliyor. İstanbullu gençlerin buraya gösterdiği ilgi boşuna değil. Ben bir de genç seçmende şundan çok memnunum. Buna çok imrenerek bakıyorum. Her yaş grubuna örnek olması gereken bir şey. Bazı yaş gruplarında ağzınızla kuş tutsanız ankette seçmen davranışında çok bariz şekilde partizanlık var. Yani kendi partisine ne olursa olsun yanlışı, eksiği, ayıbıyla oy veriyor. Siz ne yaparsanız yapın kolay kolay kabuğu kıramıyorsunuz ama gençler öyle değil. Gençler gerçekten emeğin karşılığını veriyorlar. Onlara bir adım atıldıysa, onlarla birlikte yönetilme, yönetme noktasında onların sesine kulak verildiyse, onların beklentileri doğrultusunda hizmet verildiyse orada katı particilik yerine kabuklar çabuk kırılıyor, yeni kulaklar işitmeye başlıyor.”

“GENÇLERE VE KADINLARA OY VERMEK, CUMHURİYET’E OY VERMEKTİR”

Partisinin mevcut genç belediye başkanlarından örnek verip onların icraatlarını da anlatan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Benim bir gence inanıp da sükut-u hayale uğradığım çok istisnadır ama çok inandığım yaşıtlarım beni çok sükut-u hayale uğratmıştır. Siyasette gençler yedek kulübesinde yaşlandıkça ileride olmaması gerektiğini düşündüğümüz her şeyi yedek kulübesinde öğreniyorlar ama sahada hiç kötü bir şey öğrenmiyorlar, kötü bir şey yapmıyorlar. Onlara güvenmek, yolunu açmak ve onların kendinden daha gençlerin yolunu açması için onlara imkan tanımak çok önemli. Ben çok güveniyor ve inanıyorum. Bu seçimde bütün gençleri her yaştan Atatürk’ün gençlerine emanet ediyoruz. Bütün kadınları önce Türkiye’nin tam yarısı olan kadın seçmenlere sonra ben Atatürk’ü seviyorum, Cumhuriyet sahip çıkıyorum diyen herkese emanet ediyoruz. Gençlere ve kadına oy vermek, Cumhuriyete oy vermektir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu vizyona oy vermektir. Yarınlardaki genç Türkiye Cumhuriyeti’nin başaracaklarına oy vermektir. Bütün genç adaylarımıza, kadın adaylarımıza, bilhassa genç kadın adaylarımıza çok inanıyorum. Hepsini başta gençlere, kadınlara ve her yaştan Cumhuriyetin gençlerine emanet ediyorum.

“GENÇLERİN CESARETİ ONLARI İYİ BİR YERE TAŞIDI”

Dedik ki kotaları tam uygulayacağız. Çok büyük oranda uygulandı ama kota uygularken şöyle oluyor. 20 kişiden oraya 4 genç koyması lazım. Son 4’e konuluyor, kota tuttu gibi oluyor. Dedik ki, pencere yapacağız. İlk 5’te bir genç, ikinci 5’te bir genç, 3 ve 4’te. Gençlere ‘biz arkanızdayız’ dedik hep beraber. Onlar aday oldular. 865 birimde teklif ettik. 300’ü niyetlendi, 199 birimde ön seçim oldu. Ön seçimlerde kotalar kendiliğinden oluştu. Üyelerimiz pencereye gerek kalmadan mutlaka ilk beşe bir genci koydular. Genç arkadaşlar aday oldular. Anahtar listeler oldu, mücadeleler oldu ama bir baktık, Ankara’da mesela, Etimesgut ve Yenimahalle’nin birinci sıra adayları geldiler, fotoğraf çektirdiler. Hiç bize ihtiyaç olmadan kendileri ön seçimlerde bu başarıları elde ettiler. Yani üye, gençlerin hakkını teslim etti. Gençlerin cesareti onları iyi bir yere taşıdı, çok daha iyi yerlere taşıyacak.

“İLK ADIM BUGÜN ATILMADI”

Bir genç aday, MYK’nın gündemine geldiğinde geçmişte aralarında sorun olmuş arkadaşların bile ben birbirine sahip çıktığını gördüm. Şunu duydum, ‘Biz rakiptik, hatta kavga ettik. Hatta ben ona kızdım ve istifa ettim ama bu görevi layıkıyla yapacağına inanıyorum’ diye gençlerin birbirinin hakkını teslim ettiğine defalarca şahit oldum. Bazı kritik adaylıklar öncesi sizlerin son 4-5 gençlik kolları genel başkanı birlikte geldiğiniz, bu örgütümüzün ortak kararıdır, biz bunu talep ediyoruz dediğinizi büyük memnuniyetle gördüm. Genelde siyasette bütün partilerde ana kademe düzeyinde 3-4 kişi bir araya gelirse birinin ayağını kaydırmak için gelirler. Hepimiz ondan şikayetçiyiz. Hiçbirimiz onu istemiyoruz demeye ama hepimiz birden bunu istiyoruz denmesi çok kıymetliydi. CHP’de gençlerle ilgili adımların atılması bugün başlamadı. Önceki Genel Başkanımız Sayın (Kemal) Kılıçdaroğlu döneminde gençlik kotası ve kadın kotasını tüzüğe girdiğini hatırlayalım. Bu kotaların artık şimdi istismardan, arkadan dolanmalara engel olarak desteklere ihtiyacı var. Mesela gençlik ve kadın kotasının birlikte uygulanmaması lazım. 30 yaş altında kadın olunca o her iki kotayı da tatmin etmiyor olması lazım, bu kotaların yeniden tartışılıyor olması lazım. Kadın kotası, eşit temsiliyet talebini önemsiyorum. Gençlik kotasının yüzde 10’dan 20’ye çıkması önemliydi, bunu belki birkaç yaş bareminde güvence altına almak gerekiyor. Benim en önemli beklentim, seçilen genç belediye başkanları ve meclis üyelerine bütün gençlik kollarının büyük bir imece ile destek olmalarıdır.

“KURULTAY SEMBOLİK OLARAK SİVAS’TA TOPLANACAK”

Objektif başarı kriterleri getireceğiz. 5 yılın sonunda şunun ölçülebilir olmasını istiyorum. Gençlerin yönettiği belediyelerde şu, şu, şu kriterlerde daha iyi tutmuş. Gençler bu işi daha iyi yapmış. Sizlerin önünü en çok açacak olan şey, sizlerin başarısı olacaktır. Ben milletvekili seçiminde de belediye başkanlığı seçiminde de yaşı genç olsun ama özellikle örgütten geliyor olsun. Bir genç, CHP’ye baktığında şunu desin, bu partide siyaset yapıyorsan sana hak ettiğin değeri veriyorlar. Milletvekilli, belediye başkanı oluyorken bu bir avantaj oluyor. Bu makamların, mevkileri ve emeği değerli kılan bir şey. Bunu yapacağız. Önümüzdeki 4 Eylül günü CHP’nin değişim ve dönüşüm kurultayı sembolik olarak Sivas’ta toplanacak. Sizlerle birlikte Parti Meclisi, milletvekilleri, 5 Eylül günü Ankara’ya döneceğiz ve tüzük komisyonun son toplantısı olacak. 6-7 Eylül günlerinde tüzüğümüzü gençlerin, kadınların ihtiyaç duyduğu değişimleri, parti içi demokrasinin ihtiyaç duyduğu değişimi tüzükte güvence altına alacak toplantımızı yapacağız. 8-9 Eylül günlerinde hep birlikte gelecekteki program kurultayımızın ilk 2 gününü, açılış toplantılarını yapacağız. Oraya Türkiye’deki genç üyelerimizden hem şimdi tüzüğe yönelik olarak, program kurultayına yönelik olarak gençlerin önünü birilerinin açmasına ihtiyaç olmadan tüzük ve programla güvence altına alınmış değişiklikleri yapmak üzere katkı bekliyoruz. Kendi geleceğinize el koymanızı bekliyoruz. Genel başkan olarak gençler hangi yetkiyi, hangi güvenceyi, program tanımlamalarını istiyorlarsa onun önündeki engeli kaldırmak için size dayanışma teklif ediyorum, söz veriyorum ve bu değişiklikleri hep birlikte yapmanızı bekliyorum.

“KADINLARIN VE GENÇLERİN AĞIRLIĞI VAR”

Bundan sonraki süreçte her şey gençler için CHP’de daha kolay olacak. Çünkü gençlerin işini gençler kolaylaştıracak. Bugünkü PM üyeleri, saydığınız arkadaşlar müthiş emek verdiler. Ben hepsini o anlamda çok takdir ediyorum. MYK’da hem kadınların hem gençlerin çok ciddi ağırlığı var. Onlar, üzerine düşeni yaptı. Bundan sonraki süreçte CHP’ye gençleri davet etmek ve gençlerin CHP’de istedikleri, hayal ettikleri, katkı sağlayabileceklerini düşündükleri her pozisyona gelmelerinin kimsenin teveccühü ile değil; kendi bileklerinin gücüyle, emekleriyle, sadece genç ve kadın oldukları için değil bu göreve layık oldukları, iyi eğitimli oldukları için bu noktalara gelebileceklerini görmeleri lazım ama şöyle bir cam tavan vardı. ya bizi yapmazlar. Öyle bir cam tavan yok artık CHP’de. Genç olmak ve kadın olmanın dezavantaj değil avantaj olduğu bir süreç. Liyakatlerinin çarçur edileceğini kimse düşünmesin. O katkılar her düzeyde çok kıymetli alınacak.

“BÜTÜN GENÇLERİ CHP’YE DAVET EDİYORUM”

Bizim bir dijital demokratik katılımla ilgili iddiamız vardı. Aslında teknik olarak alt yapıyı hazırladık ama yerel seçim gündemi bütün gündemleri yutuyor. Biz dünyada bu işe ilk adım atan partiyiz. Bütün kurullar kendi üst kuruluna kendi görüşünü dijital olarak aktaracaklar. Hatta 1,5 milyonun üzerindeki üyelerin doğrudan fikirlerini aldığımız, anket gibi de değil, doğrudan yönetime kattığımız bir süreci hazırlıyoruz. 1 Nisan’dan sonra bunu olgunlaştıracağız. Örneğin sorulan soruya cinsiyet kırılımı, yaş kırılımı ile neler söylenmiş, hangi öneriler gelmiş? Yani hepimiz cep telefonlarımız üzerinden partinin yönetimine doğrudan katkı ve katılım sağlayabileceğimiz bir süreç olacak. Bunun için bütün gençleri -siyasete meraklı olsun ya da mücadeleye meraklı olsun, söz söylemeye meraklı olsun- CHP üyesi olmaya ve dijital demokratik katılım platformunda yerlerini almaya davet ediyoruz. Bir yıl sonra eğer amaçladığımızı başarabilirsek bu katılımcılığın, bütün dünyadaki siyasi partiler CHP’yi, CHP’deki dijitalleşme ve gençleşmeyi konuşuyor olacaklar. Ben bu anlamda bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-partisinin-genc-adaylariyla-onlara-guvenmek-yol-acmak-imkan-tanimak-cok-onemli/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Gençlere ve kadına oy vermek Cumhuriyet’e oy vermektir https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-genclere-ve-kadina-oy-vermek-cumhuriyete-oy-vermektir/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-genclere-ve-kadina-oy-vermek-cumhuriyete-oy-vermektir/#respond Tue, 19 Mar 2024 04:45:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20761 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Gençlere ve kadına oy vermek Cumhuriyet’e oy vermektir, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu vizyona oy vermektir.” dedi.

Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ Dijital Deneyim Müzesi’nde, “Kentleri Gençler Yönetecek-Dijital Gençlik Buluşması”na katıldı.

Son günlerde beka sorununun sürekli gündemde olduğunu belirten Özel, bu yüzyılın beka sorununun ülkedeki gençlerin başka bir ülkeye gitmek için hayal kurmasıyla oluştuğunu söyledi.

Özel, bugün 4 gençten 3’ünün kafasında bavullarını topladığını vurgulayarak, “Anketlerde gençlerin yüzde 70’i ‘Fırsatını bulursam yurt dışına gitmek, oraya yerleşmek ve orada kalmak istiyorum.’ diyor. Bu memleketin en büyük beka sorunu bu. Beka sorununu kendimize, gençlere inanarak, ülkenin geleceğine dair iddia koyarak çözeriz. Sesimin eriştiği tüm gençleri, hangi görüşten olurlarsa olsunlar siyasete, uygun görmeleri durumunda da CHP’ye davet ediyorum.” diye konuştu.

“Cumhuriyet sizlere emanet”

CHP’nin gençlerin siyasette önlerindeki bütün engelleri kaldıracağını ve onlara her türlü olanağı sağlayacağını aktaran Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Partinin Genel Başkanı olarak sorumluluğum sizlerden az çünkü partinin kurucusu Cumhuriyet’i bana emanet edip gitmedi. Demedi ki CHP’nin genel başkanlarına, büyükşehir belediye başkanlarına, genelkurmay başkanlarına emanettir. Orduya bile emanet etmedi. Başkomutanı olduğu orduya emanet etmek en kolayıydı ama kimselere emanet etmedi. Biz de sizlere inanıyoruz, güveniyoruz. Cumhuriyet sizlere emanet. CHP de sizin partinizdir. Her iki emanete de sahip çıkmanızı bekliyoruz.”

“Siyasette gençlere çok güveniyorum”

Özgür Özel, 5 yıl önce İstanbul’un gençlerinin verdikleri oydan memnun olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

“Okuduğum araştırmalarda, 5 yıl önce Ekrem İmamoğlu’na oy vermiş gençler tekrar veriyor ama vermemiş gençlerin de çok önemli bir kısmı İmamoğlu’na yöneliyor. Gençler emeğin karşılığını veriyor. O yüzden siyasette gençlere çok inanıyorum, güveniyorum. Bu seçimde bütün genç adaylarımızı her yaştan Atatürk’ün gençlerine emanet ediyoruz. Bütün kadın adaylarımızı ise önce kadın seçmenlere sonra da ‘Atatürk’ü seviyorum, Cumhuriyet’e sahip çıkıyorum.’ diyen herkese emanet ediyoruz. Gençlere ve kadına oy vermek Cumhuriyet’e oy vermektir, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu vizyona oy vermektir. Genç adaylarımıza, bilhassa genç kadın adaylarımıza çok inanıyorum. Hepsini başta kadınlara ve her yaştan Cumhuriyet’in gençlerine emanet ediyorum.”

“Gençler, kendi geleceğinize el koymanızı bekliyoruz”

Gençlerin önünü sonuna kadar açacaklarını aktaran Özel, “CHP Atatürk’e ve yüz yıl önce kurulan genç Cumhuriyet’e yakışır bir parti haline gelecek. İlk adımı cesaretle ve hep beraber attık. Bundan sonraki adımları yine hep beraber ve cesaretle atacağız. ” dedi.

Özel, gençlik kollarının birbirine sahip çıkmasının çok önemli olduğunun altını çizerek, “CHP’de gençlerle ilgili adımlar bugün başlamadı. Önceki Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu döneminde gençlik kolları ve kadın kotasının tüzüğe girdiğini hatırlayalım. En önemli beklentim seçilen genç belediye başkanlarına ve belediye meclis üyelerine, gençlik kollarının destek olmasıdır. Gençlerin önünü açacak olan şey sizlerin başarısı olacaktır. Gençler, kendi geleceğinize el koymanızı bekliyoruz. Bütün partilerde ’40 yaşın üstündekiler gitsin, 40 yaş altındakiler kalsın.’ diye bir darbe yapılsa ‘Ben buna varım.’ derim.” ifadelerini kullandı.

“Gençleri CHP üyesi olmaya davet ediyoruz”

Siyasetin erkek egemen ve belli bir yaşın üzerindekiler tarafından yapıldığını dile getiren Özel, “Türkiye’nin yaş ortalaması 34 ise Atatürk’ün partisi, Cumhuriyet’in partisi,Türkiye’ye demokrasiyi getiren parti CHP de 34 yaşında olacak. Şu anda 43 yaşındayız, 34’e çekene kadar mücadeleye devam edeceğiz.” dedi.

Özel, CHP’de genç ve kadın olmanın dezavantaj değil avantaj olduğu bir sürecin başladığına dikkati çekerek, “Eğitim ve liyakatin çarçur edileceğini kimse düşünmesin. Bunun için bütün gençleri CHP üyesi olmaya ve dijital demokratik katılım platformlarında yerlerini almaya davet ediyoruz. Bir yıl sonra eğer amaçladığımızı başarabilirsek, dünyadaki siyasi partiler CHP’deki dijitalleşmeyi ve gençleşmeyi konuşuyor olacaklar.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-genclere-ve-kadina-oy-vermek-cumhuriyete-oy-vermektir/feed/ 0
Meral Akşener’den Erdoğan’a çağrı: Emeklilere destek verin https://www.haber60.com.tr/meral-aksenerden-erdogana-cagri-emeklilere-destek-verin/ https://www.haber60.com.tr/meral-aksenerden-erdogana-cagri-emeklilere-destek-verin/#respond Tue, 19 Mar 2024 02:24:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20641 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, seçim çalışmaları sırasında üç şey konuştuğunu belirterek, “Buradan Erdoğan’a diyorum ki; ‘Sayın Erdoğan emeklilere bu bayramda 7 bin lira ikramiye vereceksin. 11 bin lira emeklilere seyyanen zam vereceksin. En düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkaracaksın. Seçime kaldı 13 gün, bunu yaptın yaptın. Şu 13 günde emekliyi rahat ettirirsen oylarını alabilirsin, ona diyecek bir şeyimiz yok'” dedi.

31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri kapsamında Trabzon’a gelen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Şalpazarı, Beşikdüzü ve Yomra ilçelerinde esnafı ziyaret ederek, partililerle buluştu. Beşikdüzü ilçesinde partililere hitap eden Akşener, “Bizim partimiz sizin sesinizi duyurmak için kuruldu ve bu sesi duyurmak için de elimizden geleni yaptık. Bize dediniz ki ‘Sizi takip edeceğiz. Sizin göreviniz bizim sesimiz olmak’ ve iktidara da dediniz ki ‘Sen de bize hizmet edeceksin.’ Yani hizmet etmen için seni tekrar seçtik. Şimdi biz üzerimize düşeni yapıyoruz. Fakat bu ucube sistemin getirdiği ittifak sistemine mecbur kaldığımız için, muhalefet edenlerin güç kazanabilmesi için bu ittifak işlerinin birisine dahil olduk. 2018’de yapılan anketleri gördük ve 2019’a girerken hemşehriniz Koray Aydın geldi ve bana dedi ki ‘Bu seçmen umutsuz halde, yani bu ucube sistemi değiştirmeye yönelik yetersiz kaldığını hissediyor’. Ben de kendisine ‘Ne yapalım ağabey’ dedim, o da bana ‘Biz Cumhuriyet Halk Partisi’ne gidelim, belediye dahilinde bir ortaklaşmayı, ittifakı teklif edelim.’ Sonrasında Sayın Kılıçdaroğlu’ndan randevuyu bizzat ben aldım ve gitti görüştü. Allah’ım şahittir ki biz, ‘Bize İYİ Parti mi Türkiye mi?’ dendiğinde Türkiye’yi tercih ettik. Sonuç itibarıyla İstanbul ve Ankara kazanıldı. Sayın Erdoğan dedi ki ‘İstanbul’u alan Türkiye’yi alır.’ Sonrasında 2023 seçimlerine giderken sözümüzü duyuramadık. O onu dedi, bu bunu dedi söylemlerinden yorulduk. Sonra İç Anadolu Mansur Bey’i istedi, Ege ve Marmara, sizler Ekrem İmamoğlu’nu istediniz derken bunlar aday olmadı ve sonuç itibarıyla biz bu sistemi değiştiremedik. Bu sistem yamuk bir sistem” şeklinde konuştu.

“Suriyelilere para buluyorsun da emekliye, öğretmene mi bulamıyorsun?”

İttifakın ardından partilerinin kuruluş felsefesine geri döndüklerini vurgulayan Akşener, “Sonra düşündük taşındık ve dedik ki ‘Biz kuruluş felsefemize geri dönmeliyiz.’ Nedir bu; hür ve müstakil olarak sadece sizi, esnafı, köylüyü, atanamayan öğretmenleri, dilenen çocukları, haksızlığa uğrayan gençleri, şiddet gören kadınları, sadece bu ülkede yaşayan insanların sesi olmayı öne koyalım dedik. Ben seçim çalışmaları sırasında üç şey konuşuyorum. Birincisi emekliler; 10 bin lira emekli maaşıyla 5 bin lira kira veren emekli geçinemez. Buradan Erdoğan’a diyorum ki; ‘Sayın Erdoğan emeklilere bu bayramda 7 bin lira ikramiye vereceksin. 11 bin lira emeklilere seyyanen zam vereceksin. En düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkaracaksın. Seçime kaldı 13 gün, bunu yaptın yaptın. Şu 13 günde emekliyi rahat ettirirsen oylarını alabilirsin, ona diyecek bir şeyimiz yok.’ Sayın Erdoğan yapacak bunu, diyorlar ki Meral Akşener, Erdoğan’a oy istiyor. Ne alakası var kardeşim. Ama yapmadığı taktirde oylarınıza talibim. Verin elinizi tutun elimi, bu süreçte 2028’e kadar muhalefet nasıl yapılır size göstereyim. İkincisi olarak da 2024 seçimlerine giderken 100 bin öğretmen atayacaksın. Sayın Erdoğan atayacaksın. Atadığın taktirde o öğretmen kardeşlerimiz oylarını sana verir, o başka bir şey. Ben de talep ediyorum hepinizin oylarını o ayrı. Benim işim sizlerin derdini çözmek, çözdürmek. Atamıyorsa eğer öğretmenlerin oylarını istiyorum. Tutun elimi güç verin görün nasıl yapılırmış. Üçüncü olarak da mülakatın kaldırılacağını hepimiz söyledik. Kaldır kardeşim. Şimdi diyorlar ki para yok. Hadi oradan. Suriyelilere para buluyorsun da emekliye, öğretmene mi bulamıyorsun? Şimdi bu seçimde bütün adaylara başarılar diliyorum ve kendi adaylarımıza da oy istiyorum” ifadelerini kullandı. – TRABZON

]]>
https://www.haber60.com.tr/meral-aksenerden-erdogana-cagri-emeklilere-destek-verin/feed/ 0
Meral Akşener: İYİ Parti, halkın sesi olmak için kuruldu https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-iyi-parti-halkin-sesi-olmak-icin-kuruldu/ https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-iyi-parti-halkin-sesi-olmak-icin-kuruldu/#respond Tue, 19 Mar 2024 01:54:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20616 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Siyasetin çok rahat yapıldığı bu kutuplaşma sistemini yıkmak için partimiz kuruldu. Bizim partimiz sizin sesiniz olmak üzere kuruldu. Bu sesi de duyurmak için elimizden geleni yaptık.” dedi.

Çeşitli programlara katılmak üzere Trabzon’a gelen Akşener, Şalpazarı ilçesinde esnafı ziyaret ederek vatandaşlarla sohbet etti.

Bir iş yerinde Yeniden Refah Partisi İlçe Başkanı Ali Yazıcı ile karşılaşan Akşener, seçimlerin hayırlı olması temennisinde bulunarak, Necmettin Erbakan ile olan anılarını anlattı.

Daha sonra Beşikdüzü ilçesine geçen Akşener, halka hitaben yaptığı konuşmada, halkın sesi olmaya çalıştıklarını belirterek, “Siyasetin çok rahat yapıldığı bu kutuplaşma sistemini yıkmak için partimiz kuruldu. Bizim partimiz sizin sesiniz olmak üzere kuruldu. Bu sesi de duyurmak için elimizden geleni yaptık. Şimdi 2023 yılında bana dediniz ki siz seçmen olarak ‘Ey Meral Akşener ve İYİ Partililer biz sizi muhalefet ettik, gözümüzün önünde bulunacaksınız, takip ediyoruz sizi.’ Verdiğiniz görev ne? Halkın avukatı olmak, yani sizin sesiniz olmak, sizin sesiniz olmaya devam etmek.” diye konuştu.

Akşener, halkın kendilerine verdiği görev çerçevesinde üzerlerine düşeni yaptıklarını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fakat bir ara bu ucube sistemin getirdiği ittifak sistemine mecbur kaldığımız için biz de malum seçmenin bir denge kurabilmesi için, bu sisteme muhalefet edenlerin güç edinebilmesi için, güç hissetmesi için, umutlanması için bu ittifak sisteminin birinin içine dahil olduk. Yapılan eksiklikleri gördük 2018’de, sonra 2019’a giderken. Sizin hemşehriniz Koray Aydın karşımda, geldi bana ‘Bacım.’ dedi, ‘Bu seçmen umutsuz halde, yani bu ucube sistemi değiştirmeye yönelik yetersiz kalındığını hissediyor.’ Dolayısıyla ‘Ne yapalım ağabey?’ dedim. Dedi ki ‘Biz Cumhuriyet Halk Partisine gidelim, belediye dahil bir ortaklaşmayı, bir ittifakı teklif edelim.’ Bakın karşımızdakiler akıl etmedi ha gene sizin hemşehriniz akıl etti. Randevuyu bizzat ben aldım. Sayın Kılıçdaroğlu’na gitti, görüştü ve Allah’ım şahittir ki ‘Biz Türkiye mi, İYİ Parti mi?’ dendiğinde Türkiye’yi tercih ettik. Sonuç itibarıyla İstanbul ve Ankara kazanıldı.”

Kimseyi kötülemek için konuşma yapmadığını dile getiren Akşener, “2023’e giderken bu iki arkadaşımızı istediniz. İç Anadolu Mansur Bey’i istedi, bu bölgeler Akdeniz, Ege Bölgesi, Marmara Bölgesi de Sayın İmamoğlu’nu istedi. Sonuç itibarıyla öyle oldu, böyle oldu derken mesele Tayyip Erdoğan’a düşmanlık veya dostluk değil. Bu sistemin yamukluğu, bu sistem yamuk bir sistem, bu sistem sizi yok farz eden sistem. Sonuç itibarıyla bu sistemi değiştiremedik.” dedi.

“Rekabet hizmet üzerinden, rekabet proje üzerinden olsun”

Akşener, sonra kuruluş felsefelerine dönmeye karar verdiklerini kaydederek, “Nedir bu? Sizin sesiniz olmak, hür ve müstakil olarak kutuplaşmış bu sistemin içerisinden sadece sizi düşünen, sadece köylüyü, esnafı, atanamayan öğretmeni, mülakatta elenen çocukları, şiddet gören kadınları, ülkenin refahını ve elbette dertli olan insanların sesi olmayı öne koyalım. Rekabet hizmet üzerinden, rekabet proje üzerinden olsun. Nasıl sizin için müşteri velinimetse, seçmen de siyasetçi için velinimet olmalı.” ifadesini kullandı.

İYİ Parti lideri Akşener, emekli maaşlarını eleştirerek, “Erdoğan’a diyorum ki ‘Emekliyi rahat ettirirsen oylarını alabilirsin.’, ona diyecek bir şeyimiz yok. Dönüp diyorlar ki ‘Erdoğan’a Akşener oy istiyor.’ Ne alakası var kardeşim? Ben sizin sesinizim, yapsın, gereğini yaparsınız yapmazsınız, o beni ilgilendirmez ama yapmadığı takdirde oylarınıza talibim. Tutun elimi bakın 2028’e kadar muhalefet nasıl yapılır görün, göstereyim herkese.” diye konuştu.

Akşener, konuşmasının ardından esnafı ziyaret ederek belediye başkan adayları için oy istedi.

Son olarak Yomra ilçesine giden Akşener, esnaf ziyaretinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-iyi-parti-halkin-sesi-olmak-icin-kuruldu/feed/ 0
Alan, “Zonguldak hizmet mi istiyor, patinaj yapmak mı” https://www.haber60.com.tr/alan-zonguldak-hizmet-mi-istiyor-patinaj-yapmak-mi/ https://www.haber60.com.tr/alan-zonguldak-hizmet-mi-istiyor-patinaj-yapmak-mi/#respond Mon, 18 Mar 2024 21:52:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20439 Zonguldak Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın Belediye Başkan Adayı Ömer Selim Alan Zonguldak’ın değişmesi ve gelişmesi için herkesin oyuna talip olduklarını söyledi. Politik tartışma ve polemiklerin ötesinde hizmetlerin konuşulması gerektiğine dikkat çeken Alan, geçmiş yıllarda şehrin kayıplarına dikkat çekerek; “Yaptıklarımız ortada. Bize yetki verildiğinde herkes kazanacak” dedi.

“Bu Ömer Selim Alan meselesi değil” diyen başkan Alan, seçmenlerden Zonguldak’ın geleceğine imza atmasını isteyerek; “Geçmişte kazananların da kaybettiği bir Zonguldak vardı. Şimdi diyorum ki kimse kaybetmesin birlikte kazanalım. Ben 7’den 70’e herkesle birlikte kazanmayı teklif ediyorum. Başlayan yatırımlarımız devam etsin, yeni projeler hız kazansın. Siyasi görüşler ne olursa olsun. Vatandaşlar olarak imzamızı daha yaşanabilir bir Zonguldak için atalım” dedi.

Zonguldak Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın Belediye Başkan Adayı Ömer Selim Alan soruları yanıtlayarak Zonguldak’ın değişmesi ve gelişmesi için herkesin oyuna talip olduklarını belirterek, yeni dönemde çok daha tecrübeli ve hizmetler konusunda kararlı bir Ömer Selim Alan olacağını söyledi. Zonguldak Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın Belediye Başkan Adayı Ömer Selim Alan, Zonguldak’ta değişim ve gelişmeyi katlayarak devam ettireceklerini belirterek tüm seçmenlere mesaj verdi.

Görev yaptığı beş senenin 2 yılı pandemi ile geçmesine rağmen şehrin vizyonunu değiştirecek hamleleri yaptıklarını, ikinci beş yılda çok daha önemli projelerin hayata geçireceklerini belirten Alan; “Zonguldak değişim istiyor. Her kesimden vatandaşımız ile kucaklaşıyor, görüşüyoruz. Herkes daha güzel, daha hızlı hizmeti istiyor. Vatandaşımızın hakkı. Hep birlikte yeni Zonguldak diyerek Ortaya bir iddia koyduk ve beş seneyi bitirdik. Asıl şimdi kente katma değer katacak, esnafımız, vatandaşımızın yüzünü güldürüp Zonguldak’ımızın çok daha yaşanabilir hale gelmesini sağlayacak projelerimiz var. Onların bazılarını açıkladık. Belediyemizin yaptığı ve artırarak yapacağı asli hizmetleri proje diye anlatmadık” dedi.

“Değişim büyük düşünmek ve kararlı davranmak ile olur”

Alan bir soru üzerine; “Şimdi seçim döneminde aday arkadaşlarımızın kendi kitlelerine mesaj verdiklerini görüyoruz. Elbette onlar da böyle çalışacak. Ama Zonguldak’ımızın bir gerçeği var. Geçmişten bugüne bu şehirde kimin neyi ne kadar değiştirebildiğini vatandaşımız görüyor. Biz birinci beş yılda malum pandemi ve asrın felaketi nedeniyle istediklerimizin hepsini gerçekleştiremedik Ama daha fazlası için ne kadar kararlı, inançlı olduğumuz ortada. Değişim, büyük düşünmek ve kararlı davranmak ile olur. Bizim yaptığımız bu” dedi.

“Öyle ‘dilekçe yazdım, Ankara’ya gönderdim’ demekle hizmet gelmez”

Alan, “Hem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hem de sayın bakanlarımız ve milletvekillerimizin desteği ile oluyor bu kadar hizmet, yatırım ve proje. Öyle ‘dilekçe yazdım Bakanlığa, İller Bankası’na gönderdim’ demekle olmuyor. Biz iktidar partisinin belediye başkanı olmamıza rağmen sürekli olarak bakanlıklarımızda görüşmeler yaparak bu çalışmaları yapıyor, kaynak sağlıyoruz. Zonguldak’ın derdini, talebini en iyi şekilde anlatarak ikna edemezsek açıkça söylemek gerekirse bu kaynaklar hızlıca gelmez. Yeni dönem için daha büyük düşünüyor ve daha fazla kararlıyız. Çünkü Zonguldaklı hemşerilerimizin, bazı şeylerin değişmeye başlamasıyla gelecek için ümitlendiğini, umutlandığını, daha fazlasını da isteyebilecekleri bir belediyecilik olduğunu gördüklerine inanıyoruz. Gittiğimiz her yerde bunu duyuyoruz. Mutlu oluyoruz. İnancımız ve kararlılığımız artıyor” şeklinde konuştu.

“İdeolojik değil hizmet odaklı bakarsak Zonguldak kazanır”

Başkan Alan’a Eski CHP İl Başkanı Osman Yayla’nın kendisini destekleyen sözlerinin ardından bazı CHP’lilerin tepkisine maruz kaldığı hatırlatılarak kendisi ile yeniden görüşüp görüşmediği soruldu. Herkes ile görüştüğünü ve görüşebileceğini belirten Alan; “Osman Bey’e bu sözleri için teşekkür ediyorum. Arkadaşlar bakın, bizim dönemimizde elbette her şeyi dört dörtlük yapamadık. Az önce de söyledim. Pandemi ve deprem felaketine rağmen seçime 6 ay kala Fevkani Köprüsü’nü yıkmak ve diğer projelere başlamak, sahili bitirmek öyle kolay şeyler değil. Biz daha fazlasını yapmak istiyoruz. Vatandaşlarımız da hangi siyasi partiye gönül verirse versin yapabileceğimizi gördüler. İdeolojik değil hizmet odaklı bakarsak Zonguldak kazanır. Yaptıklarımız ile bunu görüyoruz. Şu neden yapılmadı diyenler çoktu. Şimdi şöyle olsa daha iyi olurdu böyle olsa daha iyi olurdu diyorsunuz. Diyoruz. O nedenle Osman Bey gibi gerek CHP’ye gönül versin gerekse diğer partilere oy vermiş olsun çok sayıda vatandaşımızdan bu destekleri görüyoruz. O zaman diyorum ki, Allah kaza bela, pandemi gibi olaylar vermediği sürece daha fazlasını, daha iyisini, daha hızlısını yapabiliriz. Zonguldak’ta bu saatten sonra yapılacak düzenlemeler bu güzel şehrimizin daha fazla fark edilmesine, kültür, sanat ve turizm anlamında merkez olmasını sağlayacak. Bizim bu anlamda hedeflerimiz büyük. Biz olmazsak bunlar akamete uğrar. Zonguldak’ımız eskiden olduğu gibi patinaj yapar. Geçmişte olduğundan daha kötü olur. AK Parti’ye oy vermemiş pek çok vatandaşımızdan destek görüyoruz. Tüm seçmenlerimiz genel seçimde görevlerini yaptı ama yerel seçim başka. Hizmet seçimi olmalı. Zonguldak’ı seviyorsak o zaman hepimiz bu hizmetlerde pay sahibi olabilmenin onurunu, gururunu yaşamalıyız. Genel seçimlerde AK Parti’ye oy vermemiş çok vatandaşımızdan bu destekleri açıkça görüyoruz. Kendilerine de huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Her birine ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Her partiden vatandaşlarımız var. Ayrıca arkadaşlar ben her kesimden, her siyasi partiden vatandaşımız ile sadece bugün görüşmüyorum. Kızılay’daki görevim döneminden itibaren önceliğimiz ideoloji değil hizmet oldu. Ben her zaman sokakta oldum. Sokak dışında olduğum yer ise Ankara oldu” diye ifade etti.

“Köprüye karşı çıkanlar memnun, Valilik yıkıldığında da aynı şey olacak”

Ömer Selim Alan, Valilik binasının yıkılarak yerine meydan düzenlemesi yapılmasını amaçlayan projesinin bazı kesimlerce tepki aldığının hatırlatılması üzerine; “Arkadaşlar. Biz yıllardır bu şehirde her türlü etkinliğin olabileceği meydan ve buluşma yerinin olmadığını konuşmuyor muyuz? Zonguldak’ta bazı şeyleri yıkmadan bunları yapamayız. Ama bunları yıkabilmek için önce kafamızın içindeki statükocu düşünceleri yıkmalıyız. Zonguldak Valiliği tarihi bina değil. Geçmişte tarihi Valilik binasın yıkımına karşı çıkmamışız. Şimdi şehrin ufkunu açacak adımlardan birini atacağız. Ben tek başıma atmayacağım. Bu seçimde bu değişim ve yenilenme adımlarına oy veren tüm vatandaşlarımızla birlikte atacağız. Köprü için de çok şey söylendi, yazıldı. Belki de biz yeterince anlatamadık bazı şeyleri. O dönem köprünün yıkılmasına karşı olan çok sayıda vatandaşımızdan teşekkür alıyoruz. Bunlar adım adım. Valilik binası yıkıldığında oraya çok amaçlı bir meydan yapıldığında düşünün şehrin önünün nasıl açıldığını. İnanıyorum bugünden karşı çıkan arkadaşlarımız ‘iyi ki yıkılmış’ diyecek. Biz büyük düşünüyoruz. Zonguldak’ı daha yaşanabilir bir şehir haline getirmek için daha çok projemiz var. Zonguldak’ımız çok büyük bir değişim ve gelişim fırsatı yakaladı. Belediyemiz, üniversitemiz ile ulaşımı ve güzellikleri ile Zonguldak asıl şimdi cazip hale gelecek” dedi.

“Esnafımız yeni döneme hazır olsun”

Fevkani Köprüsü yıkılırken bazı esnafın direndiğini, karşı çıktığını belirten Alan; “O arkadaşlarımızın çoğu şimdi; ‘Karşıydık ama iyi oldu’ diyor. Bunlara benzer çok vatandaşımızdan aynı cevapları, teşekkürleri alıyoruz. Ama bazı şeyleri anlatamıyoruz. Bu da bizim kusurumuz olsun. Şimdi esnafımız için her değişim önemli. Biliyoruz. Anlıyoruz. Doğal olarak kimse kendi mevcut yerinden çıkmak istemez ama biz bu şehirde değişim ve yenilik getireceksek bunları yapmak zorundaydık. Ben değil başka bir arkadaşımızda olsa bunları yapmak zorundaydı. Bakın, emin olun bu köprüyü CHP’li bir belediye başkan arkadaşımız yıksa heykeli dikilirdi. Vatandaşımızı anlıyorum ama bizim de tek gayemiz hizmet ve yaşanabilir bir Zonguldak. Şimdi esnafımız malum sıkıntıda. Şehirde yaşanan bu değişim ve Zonguldak’ın ilgi merkezi olması ile birlikte esnafımızın yüzünü güldürecek adımlar atılacak” şeklinde konuştu.

“Kendimizi yeterince anlatamadığımızı gördük”

Başkan Ömer Selim Alan dönem dönem gündeme gelen tarzıyla ilgili eleştirilerin hatırlatılması üzerine; “Galiba bu konuda da kendimizi yeterince anlatamadık. Arkadaşlar aslı astarı olmayan söylenti ve karalama kampanyaları yapılırken bazı şeylere sessiz kalamazdık. Bunları sizler de biliyorsunuz. İşini gücünü bırakmış sürekli insanlarla kavga eden, insanların işiyle, gücüyle uğraşan bir Selim Alan göstermeye çalışanlar var. Her şamar atmaya kalkana sessiz kalmamızı beklersek o zaman biz bu belediyeyi yönetemeyiz. Yönettirmezler. Bakın, o zaman geçmişi hatırlayalım. Neler yaşanmıştı? Aynı şeyleri yaşarız. Herkesi memnun etmek mümkün mü? Değil. Yüzde yüz memnuniyet zaten mümkün değil ama hatırlarsanız adaylık netleştikten sonra Ankara dönüşü de söyledim. Benim de hatalarım olmuştur. Olur. İstemeden kalbini kırdıklarım varsa özür diledim. Ben de beş sene önceki Ömer Selim Alan değilim. Bu kadar saldırı, haksızlık, karalama çabası, bana, mesai arkadaşlarımıza ve aileme saldırı varken siz olsanız ne kadar sabredebilirsiniz. Özel ve bireysel çıkarlarına yardımcı olamadığımız arkadaşlarımız kızıyorsa onlara yapacak bir şeyim yok. Ama Tepebaşı’ndaki Emine abla, Bahçelievler’deki Ahmet abi geciken bir hizmetten dolayı kızıyor, eleştiriyorsa onun başım üzerinde yeri var. Benden kavgacı bir Ömer Selim Alan yapamazsınız. Dik biriyim, inatçıyımdır. Başarıyı da bugün yapılan pek çok projeyi de ona borçluyum. Ben de kendi muhasebemi yapıyorum elbet. Daha tecrübeli, hizmet konusunda daha azimli daha kararlı bir Ömer Selim Alan olarak, milletvekillerimiz, bakanlarımız, il başkanımız ve elbette Cumhurbaşkanımızın bizlere olan güven ve desteği ile söylentilere, kavgalara, dedikodulara değil hizmetlere odaklanma zamanı” dedi.

Başkan Alan CHP Lideri Özgür Özel’in Zonguldak mitinginde sarf ettiği; “Tahsin Başkan’a baktım. Öyle Güney’den falan değil. Kuzey’in bir evladı. Öyle çok aşağılardan olanlar burada işte ne yapıyorlar? 5 senedir gördünüz. Bu Güney’den değil Kuzey’den. Trabzonlu bir kardeşimiz. Bakın yerel yönetimde Trabzonlu’nun CHP’lisi çok makbul. İstanbul’da Trabzonlu büyükşehir belediye başkanı var değil mi? Trabzon’da kaç tane milletvekili var? Dört tane. Kaç tane Trabzonlu bakan var? Dört tane. Etti sekiz. Ortahisar Belediyesi AK Parti’de 9. Trabzon Büyükşehir AK Parti’de 10. 10 tane AK Partili Trabzonlu Trabzon’a bir tane hafif raylı sistem yapamadı. Bir tane CHP’li Trabzonlu Ekrem İmamoğlu İstanbul’a 10 tane metro yaptı” sözlerine; “Takdiri kamuoyuna, sevgili vatandaşlarımıza bırakıyorum” dedi.

Bir siyasi parti liderinin Zonguldak’ta böyle bir şey söylemesinin demokrasi kenti olarak bilinen Zonguldaklılara hakaret olduğunu belirten Alan; “Biz insanları, kitleleri hizmet için buluşturmaya, birleştirmeye çalışırken bir genel başkanın bu sözleri söylemesi bu şehrin insanlarını karalamaktır. Binlerce madenci şehidimizin maneviyatlarına hakarettir. Biz bunu kabul etmedik ve tekrar söylüyoruz. Asıl üzücü olan, Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminde olan arkadaşlarımızın bu sözler sonrası tek bir açıklama yapmadan beklemesidir. Biz, bu şehri kim bölmeye, ayrımcılık yapmaya kalkarsa karşısında durmalıyız. Kendisine böyle bir şeyi neden söylettiler bilemiyoruz. Takdir kamuoyunun.”

“Değişim ve yenilik mi istiyoruz, patinaj yapan bir Zonguldak mı?”

Alan, vatandaşların siyasi görüşünün ne olursa olsun doğru hizmetlerin karşılık bulduğunu belirterek; “Bu Zonguldak’ımızla ilgili bir seçim. Hizmetin seçimi. Siyasi parti seçiminden ziyade ya hep birlikte ‘Yeni Zonguldak’ diyerek hep birlikte çalışacağız ya da eski Zonguldak’a dönerek kaybettiğimiz yıllarda olduğu gibi patinaj yapacağız. Bunu niye söylüyorum? Doğdum doğalı bu vilayetteyim. Bu şehrin çok yılları böyle heba oldu gitti. Çok yıllarımızı kaybettik. Zonguldak olarak hak ettiğimiz belediyecilik hizmetlerini alamadık. Kazandım zannedenler de kaybettiler ama; anlamaları çok uzun zaman aldı. Vatandaşımızın oyuna talibiz. Onlardan rica ediyoruz ve bizden yana olduklarını biliyoruz. Bütün vatandaşlarım hizmet istiyor. Hizmeti yapacak olanın da bizim olduğumuzu biliyorlar. Vatandaşlarımız artık yerel seçim ile genel seçimin farkını daha iyi görüyor. Yetki ellerindeyken bir çivi çakamayanlarla zaman kaybı yaşandığını görüyorlar. Hizmet gelmedikten sonra daha çok öpüp sarılsak ne olacak. Bu güzel şehrimizin hizmete ve daha rekabetçi bir durum gelmesi gerekiyor. Bu Selim Alan meselesi değil. Birlikte kazanalım. Ben 7’den 70’e herkesle birlikte kazanmayı teklif ediyorum. Sandıktan daha güçlü, daha kararlı, daha çok elimizi güçlendirerek çıkalım ki başlayan yatırımlarımız devam etsin, yeni projeler hız kazansın. Politik görüşler ne olursa olsun. Vatandaşlar olarak imzamızı beş sene içinde çok daha yaşanabilir bir Zonguldak için atalım” şeklinde konuştu. – ZONGULDAK

]]>
https://www.haber60.com.tr/alan-zonguldak-hizmet-mi-istiyor-patinaj-yapmak-mi/feed/ 0
TİP, Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayının Adaylığını Geri Çekti https://www.haber60.com.tr/tip-hatay-buyuksehir-belediye-baskan-adayinin-adayligini-geri-cekti/ https://www.haber60.com.tr/tip-hatay-buyuksehir-belediye-baskan-adayinin-adayligini-geri-cekti/#respond Mon, 18 Mar 2024 02:42:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20297

Türkiye İşçi Partisi (TİP), Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayı Gökhan Zan’ın adaylığını geri çekti. TİP Parti Meclisi’nden yapılan (PM) açıklamada; “Hatay İttifakı’nın ortak aday olarak önerdiği Gökhan Zan’ın partimizin asla tasvip etmeyeceği ilişkilere girdiğine dair çeşitli iddialar tarafımıza ulaşmıştır. Her ne kadar süreç hukuki mercilere taşınacak olsa da, en ufak bir şaibenin varlığına bile göz yummayacağımızı ve kumpas ve şantaj gibi yolları alışkanlık haline getirmiş olan düzen siyasetine olan kapanmaz mesafemizi hatırlatıyor, Gökhan Zan’ın adaylığını geri çektiğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz” denildi.

TİP, Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak gösterdiği Gökhan Zan’ın adaylığını geri çektiğini duyurdu. TİP PM’nin “En ufak bir şaibenin varlığına bile göz yummayacağız” diyerek yaptığı yazılı açıklama şöyle:

“Ülkemizin yaşadığı büyük yıkımların suçlusu olan AKP’nin yerel seçimde Hatay’dan gösterdiği Büyükşehir Belediye Başkan adayı karşısında, yine bir deprem suçlusu olan mevcut belediye başkanı Lütfü Savaş’ın Hatay halkının tüm itirazlarına rağmen yeniden aday gösterilmesi üzerine, Türkiye İşçi Partisi olarak, Hatay halkını seçeneksiz bırakmayacağımızı ilan edip Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığı için girişimlerde bulunduk. Bu girişimler sonucunda Hatay halkının çeşitli temsilcilerinin ve önde gelen kanaat önderlerinin de inisiyatifiyle deprem günlerindeki özverili çalışmasıyla tanınan eski milli futbolcu, Hataylı spor insanı Gökhan Zan ortak bir iradeyle önerilen isim oldu. Partimiz ise ‘Hatay İttifakı’ olarak adlandırılan bu iradeye saygı duyduğunu belirtti ve partimizin üyesi olmayan Gökhan Zan’a adaylık sırasını verdi.

“GÖKHAN ZAN’IN PARTİMİZİN ASLA TASVİP ETMEYECEĞİ İLİŞKİLERE GİRDİĞİNE DAİR İDDİALAR TARAFIMIZA ULAŞMIŞTIR”

Türkiye İşçi Partisi olarak, Hatay halkının iki deprem suçlusu arasında bir seçime zorlanmasının ve Lütfü Savaş’ın CHP adayı olarak dayatılmasının telafisi mümkün olmayan bir ayıp olduğunu ve acılı Hatay halkına bir hakaret anlamı taşıdığını tekrar ifade ediyoruz. Bununla birlikte, Hatay İttifakı’nın ortak aday olarak önerdiği Gökhan Zan’ın partimizin asla tasvip etmeyeceği ilişkilere girdiğine dair çeşitli iddialar tarafımıza ulaşmıştır. Gökhan Zan söz konusu iddiaların kendisine yönelik bir kumpas olduğunu ve hukuki süreci başlatacağını partimize iletmiştir. Ancak, her ne kadar süreç hukuki mercilere taşınacak olsa da, en ufak bir şaibenin varlığına bile göz yummayacağımızı ve kumpas ve şantaj gibi yolları alışkanlık haline getirmiş olan düzen siyasetine olan kapanmaz mesafemizi hatırlatıyor, Gökhan Zan’ın adaylığını geri çektiğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz.

“TİP, ŞİMDİYE KADAR HİÇBİR SİYASİ GRUP YA DA PARTİYLE PAZARLIK İLİŞKİSİ KURMAMIŞ, BUNDAN SONRA DA KURMAYACAKTIR”

Türkiye İşçi Partisi, mücadelesini sadece ve sadece halkın gücüyle, halkın çıkarları doğrultusunda ve halkın sesini güçlendirmek amacıyla yürütür. Türkiye İşçi Partisi, alacağı her türlü kararı yetkili kurullarında alır ve kurulları aracılığıyla uygular. Türkiye İşçi Partisi, şimdiye kadar hiçbir siyasi grup ya da partiyle pazarlık ilişkisi kurmamış, bundan sonra da kurmayacaktır. Siyasetin kirli pazarlıklarla, kumpas ve şantajlarla yürütüldüğü bir ülkede temiz, dürüst ve şeffaf siyasette inat eden Türkiye İşçi Partisi olarak, ilkelerimizin üzerine hiçbir gölge düşmemesi için bugüne kadar olduğu gibi azami hassasiyeti göstereceğiz.

“İSTEMEDEN DE OLSA PARÇASI OLDUĞUMUZ BU TABLO İÇİN ÖZÜR DİLİYORUZ”

Başta Hatay halkına olmak üzere, Türkiye’nin gönlü TİP’ten yana atan tüm emekçilerine kararımızı duyuruyor, istemeden de olsa parçası olduğumuz bu tablo için özür diliyoruz. Partimiz, halka karşı işlenmiş bir suça bulaşmış hiç kimseyi desteklememeyi, dolayısıyla Hatay’da da deprem suçlarında ve yıkımda payı bulunan iktidar ve ana muhalefet adayları karşısında mücadele etmeyi ve halkımızı onlara oy vermemeye çağırmayı görev bilir. Mücadelemizde, haysiyetimizde, ilkelerimizde inat edeceğiz. Türkiye İşçi Partisi, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da pazarlıksız, tavizsiz, düzen siyasetinin kirli ve yozlaşmış ilişkilerinden tamamen uzak bir kimlikle yürüyüşüne devam edecektir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tip-hatay-buyuksehir-belediye-baskan-adayinin-adayligini-geri-cekti/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Eski Türkiye ile yeni Türkiye arasındaki farkı en iyi Konya’da görmek mümkün https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-eski-turkiye-ile-yeni-turkiye-arasindaki-farki-en-iyi-konyada-gormek-mumkun/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-eski-turkiye-ile-yeni-turkiye-arasindaki-farki-en-iyi-konyada-gormek-mumkun/#respond Mon, 18 Mar 2024 00:51:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20197 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Konya mitinginde yaptığı konuşmada, “Eski Türkiye ile yeni Türkiye arasındaki farkı en iyi Konya’da görmek mümkün” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, Konya’da partisinin düzenlediği mitingde konuştu. Antalya’dan Konya’ya giden staj ve çıraklık mağdurlarının miting sırasında “Çırağa müjde” sloganları atması üzerine Erdoğan, “Arkadaşlar çırağa müjde olmaz, kalfaya ustaya müjde olur, bu tür adımlar yanlış adımlar. Konya’ya sadakat ve siz bu sadakati bozmayın. Sen bizi dinle.” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:

“Konya, vefanın şehridir. Bizim Konya ile gönül bağımız çok eskilere dayanıyor. Girdiğimiz her mücadelede Konya’yı dimdik yanımızda bulduk. 15 Temmuz’dan beri devam ettirdiğimiz vatanın bekasını koruma mücadelesinde Konya ile yol yürüdük. 14-28 Mayıs seçimlerinde Cumhur İttifakı’na verdiğiniz destek için şükranlarımı sunuyorum. Emniyet’ten sordurdum, meydanda ne kadar katılım var diye… Yollar hariç 110 bin katılım var. Her zamanki gibi Konya bu. Sizler bu duruşunuzla meselenin sadece sandık değil, kutlu bir davanın sancağı olduğunu gösterdiniz. Konya’nın 31 Mart’ta da rekor oyla belediyecilikte tarih yazarak sancağı en yükseğe çıkaracağına inanıyorum. Selçuklu başkenti Konya’ya da bu yakışır. Şehirler içinde emsali bulunmayan Konya’ya milli iradeye sahip çıkma konusunda da emsalsiz olmak yakışır. Konya kendi sınırlarından ibaret bir şehir değildir. Bu şehir alimleri ile arifleri ile üretkenliği ile ülkenin tamamına ışık saçtı. Herkese faydası dokundu Konya’nın. Son depremde gördük ki Konya tüm mazlumlara el uzatan şehir olma vasfını sürdürdü. Deprem bölgesinde yapmadık destek bırakmadı. Büyükşehrimiz ile sivil toplum kuruluşlarınız ile desteğinizin yakın şahidiyiz. 21 yıldır Türkiye’ye hizmet ederken çok yönlü mücadelenin içinde olduk. Gece gündüz çalıştık. Vatan topraklarının her karşını yatırımlarla eserlerle donattık. Demokrasi hak özgürlük ihlallerini telafi edecek reformları hayata geçirdik. Sayısız saldırının önüne set çektik. Türkiye’yi terörden, nice tuzaklardan kurtardık. Ülkemizi güçlendirirken memleketin her potansiyelini kullandık. Eski Türkiye ile şimdiki Türkiye arasındaki farkı en iyi Konya’da görmek mümkün. Konya’nın 21 yılda kat ettiği mesafenin şahidi sizlersiniz.”

“ŞEHİRLERİ BELEDİYE MECLİSLERİNİ PAYLAŞIYORLAR”

CHP ile DEM Partinin gizli saklı iş birliği halinde olduğunu ileri süren Erdoğan, “Sözde ‘kent uzlaşısı’ adı altında şehirleri belediye meclislerini paylaşıyorlar.  DEM, emirlere göre hareket ediyor, en çok oyu aldığı yerlerde bile örgütün emrinden çıkmayacak kukla isimleri aday gösteriyor. Yani nereden, Kandil’den.  CHP ile yaptığı pazarlıkla yine işaret edilen isimleri öne sürdüler. Bu iki partinin sinsi oyununa, AK Parti’ye kaybettirmek için katılan başkaları da var. CHP’nin kifayetsiz muhterisleri Atatürkçülük gibi kavramların istismarı ile varlıklarını sürdürmüştür. Onlar da kendilerince bazı kavramlara sığınarak hiçbir adım atmadan siyasette tırnak tutturma hevesindeler. Daha önce birileri denemişti. Partimizden ayrılıp altılı masaya misafir oldular. Şu anda parlamentoda bile yerleri yok. Hepsinin sonu hüsran oldu. Güya Anadolu ayağa kalkacaktı kendileri Meclis’e bile giremediler. Sadece sandıkta değil, milletin vicdanında da kaybettiler.” ifadelerini kullandı.

Memleketin hayrına hiçbir fikir üretemeyenlerin durumuna gönüllerinin razı olmadığını söyleyen Erdoğan, “Başka hiçbir hüner göstermeden sırf AK Parti husumeti ile Erdoğan husumeti ile AK Parti oylarına gözlerini dikerek siyaset yaptıklarını sananları anlamakta zorlanıyoruz. Eskiler, selden gelen suya gider derler. Sırtını sadece konjonktüre dayamaktan başka, sermayesi olmayanların akıbeti yeni bir konjonktürle silinip gitmektir. Bir davası, bir vizyonu olanların durumu farklıdır. Hele bir de bunları destekleyecek projelere, samimi, hakikatli bir dile sahipseniz siyasette de gönüllerde de kalıcı olursunuz. Sırtını sadece konjonktüre dayamaktan başka sermayesi olmayanların akıbeti, yeni bir konjonktürle silinip gitmektir.” şeklinde konuştu.

AK Partinin kurulduğu günden bu yana her seçimden birinci çıktığını kaydeden Erdoğıan, “Konya bu davamızın da mücadelemizin de maruz kaldığımız saldırıların da en yakın şahididir. Konya AK Parti döküntüleri ile tek parti faşistlerinin ve terör örgütü uzantıları için çalışanlara itibar eder mi? Konya, CHP gibi adı her türlü kirli pazarlıkla ve şaibeli işlerle anılan partiyi sınırlarından içeri sokar mı? Bu ara demet demet dolarları, avroları topluyorlar ve paylaşıyorlar. Şunların haline bak… Bunlara bu ülke teslim edilir mi?” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-eski-turkiye-ile-yeni-turkiye-arasindaki-farki-en-iyi-konyada-gormek-mumkun/feed/ 0
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici: Cumhur İttifakı, 30 büyükşehirde tam bir ittifak halinde https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-cumhur-ittifaki-30-buyuksehirde-tam-bir-ittifak-halinde/ https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-cumhur-ittifaki-30-buyuksehirde-tam-bir-ittifak-halinde/#respond Mon, 18 Mar 2024 00:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20180 Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Cumhur İttifakı’mız, 30 büyükşehrin büyükşehir belediye başkanlıklarında tam bir ittifak halindedir.” dedi.

Alpu ilçesinde düzenlenen mitingde vatandaşlara seslenen Destici, 31 Mart yerel seçimlerine 14 gün kaldığını belirterek, terörle arasına mesafe koyan, terörün uzantılarıyla işbirliği yapmayan partilere ve adaylarına seçimin hayırlı olmasını diledi.

Parti olarak 15 Temmuz hain darbe gecesi sokakta kurulmuş olan Cumhur İttifakı’nın bir parçası olduklarını kaydeden Destici, “2017 referandumunda birlikteydik. Anayasayı birlikte değiştirdik. Sistemi birlikte değiştirdik. 2018 seçimlerini birlikte kazandık. 2019 yerel seçimlerinde yine bazı bölgelerde işbirliği yaptık. Bazı bölgelerde kendi adaylarımızla girdik. 2023 seçimlerinde hem Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hem milletvekili seçimlerinde yine Cumhur İttifakı’nın bir parçasıydık. Bütün vatandaşlarımızın desteğiyle de Cumhurbaşkanımızı yeniden seçtirdik.” diye konuştu.

Yerel seçimlerde yine Cumhur İttifakı’yla birlikte olduklarını dile getiren Destici, sözlerine şöyle devam etti:

“Yine Cumhur İttifakı’nın içerisindeyiz. Cumhur İttifakımız, 30 büyükşehrin büyükşehir belediye başkanlıklarında tam bir ittifak halindedir ama bunların içeriğinde ittifak edilen yerler vardır. İttifak edilmeyen yerler vardır. Her partimizin ayrı ayrı kendi adayıyla, amblemiyle girdiği yerler vardır. Alpu bunlardan bir tanesidir. Aynı şekilde geriye kalan 30 büyükşehir dışındaki 51 ilin kahir ekseriyetinde de Cumhur İttifakı partilerimiz, ayrı ayrı kendi adaylarıyla, amblemleriyle seçime girmektedir.”

Emeklilerin, çiftçilerin, esnafın ve kadınların haklı taleplerinin bulunduğunu ve hepsinin takipçisi olduklarını söyleyen Destici, “Bakın emekliler konusunda burada bir mağduriyet var. Traktörün kullandığı mazottan vergi alınıyor. Hem de ne vergisi biliyor musun? Özel tüketim vergisi. Bu çiftçi, bu traktörü sürerken, tarlayı sürerken, o buğdayı ekerken, o pancarı sökerken, o patatesi çıkartırken özel mi tüketiyor bu mazotu? Üretim için kullanıyor. Çiftçinin kullandığı mazottan neyin özel tüketim vergisi? Sayın Maliye Bakanım, lütfen çiftçimizin kullandığı mazottan ÖTV’yi de KDV’yi de kaldırın.” dedi.

Destici, en düşük emekli maaşının da asgari ücret seviyesine getirilerek 17 bin lira olması gerektiğini kaydetti.

Destici, ilkeli, şeffaf ve temiz bir belediyecilik anlayışı vadettikleri belirterek, “Nedir bizim ilkelerimiz? Milliyetçilik, maneviyatçılık, demokratlıktır. Hakkı, hakikati, adaleti gözetiriz. Vatandaşımız arasında asla ayrım yapmayız. Birileri gibi ‘Şu mahalle bize oy verdi. Oraya hizmet gitsin. Bu mahalle bize oy vermedi. Oraya hizmet gitmesin’ anlayışını toptan reddediyorum. Oy veren de oy vermeyen de bizim kardeşimizdir ve hizmete layıktır. Şeffaf belediyecilik vadediyoruz. Belediyenin gelirleri ne kadar, nereden geliyor? Nereye harcanıyor? Bunların hepsini sizlerin bilmeye hakkınız vardır. Bileceksiniz de Allah’ın izniyle. Biz bunu sağlayacağız. Yetimin, bu milletin her bir ferdinin hakkının heba olmasına, israf edilmesine fırsat vermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Mitingde, BBP Eskişehir İl Başkanı Taha Baksan ile BBP Alpu Belediye Başkan adayı Rafet Demirtaş da birer konuşma yaptı.

Destici, mitingin ardından partisinin Odunpazarı ilçesinde bulunan seçim koordinasyon merkezini ziyaret etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-cumhur-ittifaki-30-buyuksehirde-tam-bir-ittifak-halinde/feed/ 0
İYİ Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ve Partilileri, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Tanıtım Tabelalarına Zarar Verdi https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-ve-partilileri-bursa-buyuksehir-belediyesinin-tanitim-tabelalarina-zarar-verdi/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-ve-partilileri-bursa-buyuksehir-belediyesinin-tanitim-tabelalarina-zarar-verdi/#respond Mon, 18 Mar 2024 00:18:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20171 Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin mevcut proje ve çalışmalarını içeren Gaziakdemir-Sıcaksu Kentsel Dönüşüm parapetlerinde bulunan tanıtım tabelalarına İYİ Parti Büyükşehir Belediye Başkan adayı Selçuk Türkoğlu ve beraberindeki partililer tarafından sprey boya ile zarar verildi. Konuyla ilgili Bursa Büyükşehir Belediyesi yazılı bir açıklama yayımladı.

Yerel seçim sürecinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yeniden aday gösterilen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın 6 yıllık süreçte Bursa’da hayata geçirdiği hizmetleri ve projelerini içeren tanıtım tabelalarına İYİ Parti Büyükşehir Belediye Başkan adayı Selçuk Türkoğlu ve beraberindeki partililer tarafından 17 Mart 2024 Pazar günü sprey boya ile karalayarak provake edici sözler yazıldı. Gaziakdemir-Sıcaksu Kentsel Dönüşüm alanında bulunan, siyasi parti adı ve logosu bulunmayan, adaylıkla ilgili ifadelerin de yer almadığı tanıtım tabelalarının önünde basın açıklaması gerçekleştiren İYİ Parti Büyükşehir Belediye Başkan adayı Selçuk Türkoğlu ve beraberindeki partililer, tanıtım tabelalarının afişlerini yırtarken üzerlerine de “Kanunsuz, yasak ve kanma” gibi sözler yazdı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından konuyla ilgili yapılan açıklamada “Şikayete konu afiş ve ilanlar, Belediye Başkanımızın mevcut faaliyet ve hizmet duyurularına ilişkin olup bunlarda hiçbir şekilde siyasi parti adı, logosu ve ‘belediye başkan adayı’ ifadesi yer almamaktadır. Bu ilanlar belediye başkanının halka hesap verme sorumluluğunun bir gereği olarak bizatihi mevzuat gereği yapılan kamusal tanıtımlardır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Hemşehri Hukuku” başlıklı 13. maddesine göre: “Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır.” Konu olan tanıtım tabelaları, mevcut hizmet ve projeleri içeren, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin halka hesap verme sorumluluğunun bir gereği olarak yapılan kamusal tanıtımlardır ve her dönemde yapılagelmektedir. Yerel seçimlere kısa bir zaman kala gerek ilimizde gerekse ülkemiz genelinde benzer şekilde belediye faaliyetleri kamusal alanlarda halka duyurulmaktadır. Söz konusu reklam tabelalarına ilişkin şikayet ile ilgili Osmangazi İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı tarafından alınan 12.03.2024 tarih ve 2024/33 sayılı karar ile “298 sayılı Kanun’da belirtilen yerler dışında siyasi ilan, tanıtım ve reklam içeren afiş, poster vb. asılmasının, yapıştırılmasının yasak olduğu” gerekçesi ile Sıcaksu Bölgesinde ve Akpınar Mahallesinde devam eden kentsel dönüşüm alanındaki belediyemize ait tanıtım ilanlarının kaldırılmasına karar verilmişti. Ancak söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvurulmuş olup, hukuki süreç devam etmektedir. Henüz ortada kesinleşmiş bir karar yoktur. Bizzat şikayetçi İYİ Parti adaylarına ve diğer parti ve adaylara ait pek çok afiş, ilan ve pankartın 298 sayılı Kanun’da belirtilen yerlerin dışında pek çok noktada bulunduğu malumdur. Bu durumda yapılan şikayet açıkça hakkın kötüye kullanılmasıdır. Hukukun evrensel ilkelerinden olan bu kural Türk Medeni Kanunu’nun 2.maddesinde: “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk düzeninin, kendi yaptığını şikayet ederek dürüst davranmayanın bu hakkını korumaması gerektiğine inanıyoruz. Halkın hizmet ve faaliyetlerden bilgi edinmesini engelleyici provakatif eylemlerde bulunan İYİ Parti Büyükşehir Belediye Başkan adayı Selçuk Türkoğlu ve beraberindekileri kınıyor, mevcut sürecin yakın takipçisi olacağımızı kamuoyunun bilgilerine sunuyoruz” ifadelerine yer verildi. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-ve-partilileri-bursa-buyuksehir-belediyesinin-tanitim-tabelalarina-zarar-verdi/feed/ 0
Bahçeli: Cumhur İttifakı olarak yanındayız, beraberindeyiz https://www.haber60.com.tr/bahceli-cumhur-ittifaki-olarak-yanindayiz-beraberindeyiz/ https://www.haber60.com.tr/bahceli-cumhur-ittifaki-olarak-yanindayiz-beraberindeyiz/#respond Sun, 17 Mar 2024 21:48:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20069 Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘son seçimim’ sözlerine ilişkin, “Ayrılamazsın, Türk milletini yalnız bırakamazsın. Cumhur İttifakı olarak yanındayız, beraberindeyiz. Yeni yüzyılın kurtarıcı lideri olarak sizi görmek istiyoruz” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisinin 14. Olağan Büyük Kurultayı, Ankara Arena Kapalı Spor Salonu’nda başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kurultaya mesaj gönderdi. Erdoğan mesajında kurultayın hayırlı olmasını diledi. Kurultayın açış konuşmasını gerçekleştiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’de bir muhalefet bozgunu yaşandığını belirterek, “İkinci Dünya Savaşı’nın hitabında telsiz ve tezahür eden küresel müesses nizam her tarafından derin yaralar almışken ekonomik, diplomatik, teknolojik ve siyasi değişimler baş döndüren bir kıvama erişmişken muhalefet partilerinin çağın gerisinde geçen yüzyılın kavanoz dibinde çakılı kalması ülkemiz aleyhine endişe verici bir talihsizliktir” diye konuştu.

“CHP üçüncü dünya ülkelerindeki muhalefet partilerinden çok daha aşağıdadır”

“Muhalefet iflah olmaz derecede hastadır. Bu hastalık üzülerek ifade ediyorum ki demokratik sistemin sağlığını tehdit etmektedir” diye konuşan MHP Lideri Bahçeli, şunları söyledi:

“Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üçüncü dünya ülkelerindeki muhalefet partilerinden çok daha aşağıdadır. Terör örgütü PKK’nın siyasallaşmasını misyon edinen CHP, DEM’lenerek mekruk bir tekneyi aratmayacak şekilde rotasını kaybetmiş, bu suretle bölücü korsanlar tarafından rehin alınmıştır. Kuşkusuz böylesi ayıp ve rezalet kendi bilecekleri bir şeydir. Bizi ilgilendiren DEM’lenmiş CHP ve siyasi uyduları kanalıyla ülkemize ve milletimize reva görünen haksızlıklar, söylenen kuyruklu yalanlar, günden güne cesareti artan güvenlik tehlikeleridir. Bu tabloya karşısında CHP’ye oy veren vatandaşlarımızın ızdıraplarına kederlenmemek elimizde değildir. DEM, CHP’yi maalesef dönüştürmekle kalmamış tarih ve istikametinden koparmıştır. CHP tanınmaz halde olmakla birlikte mayına basmış melez bir siyasetle donanmış, merkez kaçla tesirlerin tahakkümüyle siyasi seçenek olmaktan bütünüyle uzaklaşmıştır. Bu partide ayaklar baş, başlar ayaktır. Kimin fiilen genel başkan olduğu belli değildir. Her gün yeşeren çıkar kavgaları insanımızı rahatsız eden gürültü kirliliğin patlak veren krizler CHP’nin güvenilmez siyasetini açığa vurmuş, teşhir etmiştir. İstanbul Çekmeköy’de seccade, Ataşehir’de zikirmatik dağıtan insanımızın ekonomik durumunu sömürürken ofislerde utanmadan, sıkılmadan balya balya para sayan CHP yönetimi ne yapsa beyhudedir. Zira DEM’lenip PKK ile Kent İttifakı maskesi altında organik bağ kurmasının bedelini 14 gün sonra sandıkta ödeyecektir.”

“CHP’yi Saraçhane’den yöneten malum zat için veda vakti gelip çatmıştır”

“Ankara’da PKK ile ittifak yapan vitrin milliyetçisinin hesabını Türk milleti 14 gün sonra soracaktır” diyen Bahçeli, “Hiçbir milliyetçi bu köşesizlere bu kifayetsizlere oy vermeyecektir. Dünyanın en büyük Türk kentinin on yıllarını çalan, bu kenti Ermenilerin sayan Türk’ün adını anmayan büyükşehir belediyesini sıçrama tahtası gören vaatlerini unutan, CHP’yi Saraçhane’den yöneten malum zat için veda vakti gelip çatmıştır” dedi.

“Her türlü ayrımcılık, bölücülük, ırkçılık, yabancı düşmanlığı ayaklarımızın yedi kat altındadır”

Siyasi partilerin büyük kongre ve kurultaylarının en üst düzeyde yetki ve sorumluluk karar organı olduğunu belirten Bahçeli, şunları aktardı:

“Parti teşkilatlarının ve parti faaliyet politikalarının kararlaştırıldığı demokratik ortamlardır. Hem geçmişin muhasebesi hem de geleceğin siyasi planlaması ve stratejik öngörüsü büyük kurultaylar vasıtasıyla yapılmaktadır. Milliyetçi Hareket Partisinin 14. Büyük Kurultayı aynı zamanda yeni yüzyılın ilk kurultayıdır. Geride kalan yüzyılın yorumuyla beraber geleceğin stratejik analizini vizyoner bir bakış açısıyla somut bir içerik kazanmalıdır. 14. Olağan Büyük Kurultayımız münasebetiyle 14 ana başlık altında geleceğe dair tavır tutum teklif ve değerlendirmelerimiz vardır ve şunlardan ibarettir; sadece Cumhuriyetin kuruluşunda değil tarihin her döneminde millet kavramı birleştirici ve bütünleştirici bir sistem görmüştür. Hiçbir zaman etnik köken dil ve din gibi farklılıklara itibar edilmemiştir. Türkiye Cumhuriyeti devletini Türk milletinin birlikte yaşama ülküsü ve aynı kaderi paylaşmayı iradesi kurmuştur. Partimiz ülkemizde yaşayan her insanımızı Türk milleti tanımı içinde kucaklamakta hepsine aynı gözle bakmaktadır. Soy ve ırk temelinde bir üstünlük bizim nazarımızda yok hükmündedir. Kaldı ki üstünlük sadece takvadadır. Türkiye’nin milli birliği ve bütünlüğü dil, soy ve din unsurlarının üstünde sosyolojik kültürel ve tarihi bir gerçektir. Kültürlerin üst kimlikle buluşması bizim için asıl ve esastır. Bu ise asla bir dayatma asimilasyon değildir. Türklüğün insanlığa yön vermek isteyen fütuhat arayışıyla İslam’ın kutsal mesajları birleşmiş kahraman ve muzaffer bir irade meydana gelmiştir. Bu duygu ve ülkülerle beslenerek kurulan Türk cihan devletlerinin tarihi ve damga vurmuştur. Kökeni, dili, dini, mezhebi ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağı olan her insanımız bizim öz ve öz kardeşimizdir, milletimizin de asli unsurudur. Her türlü ayrımcılık, bölücülük, ırkçılık, yabancı düşmanlığı ayaklarımızın yedi kat altındadır.”

“Yeni terörle mücadele stratejisinin PKK, YPG, PYD terörünü mücahit topraklardan söküp atılacaktır”

Türkiye’de bir Kürt sorunu olmadığını belirten MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Çok tehlikeli bölücülük ve terör sorunu vardır. Kürt kökenli kardeşlerimizin sosyal, ekonomik ve benzeri hak ve kayıplarından ziyade sorunları konuşmak başka kolektif mayetli ve etnik bölücülüğe silahlı eylemlerle takviye tahrik eden yapay sorunları konuşmak başkadır. Türk ile Kürt, alevi ile sünni arasında uçurumlar oluşturmaya, demokrasi, özgürlük ve insan hakkı kisvesine bürünerek alçakların en alçağı, hainlerin en hainidir. Devletin ülkesiyle bölünmez bütünlüğüne hançer sağlayanlar, Türkünde, kürdünde, alevininde, sünninin de düşmanıdır. Düşmanlardan medet ummak teneşire uzanmaya razı olmaktır. Türk’ü ile Kürdü aleviyle sünniyi birbirinden koparmanın emelini taşıyanlar emperyalizmin tasmalı yanaşmalarıdır. Bölücü terör sorunu yeni yüzyılda kesinlikle bitecektir. 3 aşamalı yeni terörle mücadele stratejisinin PKK, YPG, PYD terörünü mücahit topraklardan söküp atılacaktır. Hazırlanmasını temenni ettiğimiz bölücülükle mücadele ve stratejik eylem planıyla ülke içindeki yıkım cephesi çökertilecektir. Türkiye milli birlik ve kardeşlik gücünün ivmesiyle çağların üzerine sıçrayacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi, terörü bir hak arama vasıtası gören, bölücülüğü demokratik mücadele şeklinde gösteren bölücü mihraklara direnecek Kürt kökenli kardeşlerimize amasız, fakatsız bin yılın hatıralarıyla kucaklayacaklardır” ifadelerini kullandı.

“Yeni yüzyılın kurtarıcı lideri olarak sizi görmek istiyoruz”

MHP Lideri Bahçeli, konuşmasını tamamlamadan önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Benim için bu bir final, yasanın verdiği yetkiyle bu seçim benim son seçimim, çıkacak netice benden sonra gelecek kardeşlerim için bir emanetin devri olacak’ sözlerine değinerek, şunları söyledi:

“Buradan son söz olarak bir şeyi hatırlatmak istiyorum. Cumhurbaşkanımızın bir konuşması özellikle sol cenahlarda büyük bir iştah ve tahrik olarak kabul edilmiştir. Buradan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a diyorum; ayrılamazsın, Türk milletini yalnız bırakamazsın. Cumhur İttifakı olarak yanındayız, beraberindeyiz. Yeni yüzyılın kurtarıcı lideri olarak sizi görmek istiyoruz.”

Öte yandan, MHP’nin 14. Olağan Büyük Kurultayı’na siyasi partilerden de katılım oldu. AK Parti’den AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik katıldı. İYİ Parti Genel Sekreteri Ayfer Yılmaz isimlerin yanı sıra Büyük Birlik Partisi ve Demokratik Sol Partisi temsilcileri de kurultaya katıldı. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/bahceli-cumhur-ittifaki-olarak-yanindayiz-beraberindeyiz/feed/ 0
Murat Kurum: Partizanlığa değil, hizmete oy vereceğiz https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-partizanliga-degil-hizmete-oy-verecegiz/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-partizanliga-degil-hizmete-oy-verecegiz/#respond Sun, 17 Mar 2024 07:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20003 Kağıthane’de düzenlenen ‘Sivas Hemşehri Sahuru’ programında vatandaşlarla bir araya gelen AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Partizanlığa değil, hizmete oy vereceğiz. Çünkü trafik çilesi parti ayrımı gözetmiyor. Bu işin partisi, siyaseti veya ideolojisi yoktur. Bu seçimde, herhangi bir adaya veya partiye değil, kendi hayatımıza, kendi geleceğimize oy vereceğiz” dedi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Kağıthane’de düzenlenen ‘Sivas Hemşehri Sahuru’ programında vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Murat Kurum’un yanı sıra TBMM Eski Başkanı İsmet Yılmaz, İstanbul Milletvekili İsmail Erdem, Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, bakan yardımcıları, siyasi partilerin ilçe başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda ilgiyle karşılanan Kurum vatandaşlarla hatıra fotoğrafı da çektirdi.

“Sivas’ın dört bir yanını millet bahçelerimizle donattık”

Programda konuşan İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Bütün şehirlerimize olduğu gibi Sivas’ımızın da dört bir yanında eserler ürettik. Bakanlık görevimde Sivas’ımızda tam 30 dev eserimizi kardeşlerimize armağan ettik. Sivas’ın dört bir yanını millet bahçelerimizle donattık. Altyapı ve üstyapıyı güçlendirdik. 10 bini aşkın sosyal konutu Sivas’ımıza kazandırdık. Binlerce riskli evin ve dükkanın dönüşümünü gerçekleştirdik. Kapalı otoparkımızdan tutun da Kale projemize kadar, valiliğimizin yanındaki kütüphane, millet bahçesi, Ulu Camii etrafındaki çevre düzenlemesine, Merkez’de, Yenimahalle’de yüzlerce sosyal konutumuzun anahtarlarını Sivaslı kardeşlerimize teslim ettik. Sosyal donatılardan güneş enerjisi santrallerine, kamu binalarına kadar onlarca eserimizin açılışını gerçekleştirdik” dedi.

“Hemşehrilerimizin 5 yıldır biriken dertleriyle dertleniyoruz”

İstanbul’a dair daha büyük hedefleri olduğunu dile getiren Kurum, “Bu aşkla bu sevdayla aziz İstanbul’umuza hizmet etmek için yollardayız. İstanbullu hemşehrilerimizin 5 yıldır biriken dertleriyle dertleniyoruz. Sizlerin canını hiçe sayan, verdiği vaatleri unutan, kentsel dönüşümü ciddiye almayan mevcut CHP’li İBB yönetiminden 31 Mart akşamı Sivaslı kardeşlerimizle birlikte kurtulacağız. 31 Mart’ta İstanbul’umuzu güvenli bir limana yanaştıracağız. 1 Nisan’da göreve gelir gelmez de İstanbul’da ilk önceliğimiz kentsel dönüşüm olacak. İstanbul’da 650 bin konutu dönüştüreceğiz. Projelerimizi süratle yapacağız. İstanbullu kardeşlerimizi güvenli, huzurlu yuvalarına kavuşturacağız” şeklinde konuştu.

“Bu ilgisiz yönetimden dolayı İstanbul’umuz trafik sıkışıklığı yaşıyor”

Kentsel dönüşümle birlikte, ulaşım ve trafik sorununu da çözüme kavuşturacağını belirten diyen Kurum, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“İstanbul’da bir yerden bir yere gitmek artık çilenin de ötesine geçti, resmen işkenceye dönüştü. Ramazan ayında bunu çok daha iyi, çok daha açık bir şekilde tecrübe ediyoruz. İftar saatlerinde İstanbul’umuzdaki trafik sıkışıklığı yüzde 85 oranlarına varıyor. Kardeşlerimiz iftar saatlerinde evine yetişmek, ezan okunmadan önce sıcacık ramazan pidesini alıp evine varmak, huzur içinde orucunu açmak istiyor. Ama bu ilgisiz yönetimden dolayı İstanbul’umuz trafik sıkışıklığı yaşıyor. Evine varamıyor; eşiyle, çocuklarıyla aynı anda orucunu açamıyor. İstanbullu hemşehrilerimin ömründen ömür çalan bu trafik çilesini bitireceğiz. Bunu da 1 Nisan’dan sonra yeni metro hatlarıyla, 2 yakaya yapacağımız tünellerle, kavşaklarla, yeni otobüs ve metrobüs filolarıyla yapacağız. Milletimizin kararı, azmi, arzusu doğrultusunda, 31 Mart Gecesi fetret dönemini hep birlikte bitireceğiz. 1 Nisan sabahı İstanbul bu hantal ve ihmalkar anlayıştan tamamen kurtulacak.”

“Partizanlığa değil, hizmete oy vereceğiz”

Demokrasinin yerelde başladığını söyleyen Kurum, “Demokrasi yerelde başlar anlayışıyla, demokrasimizin güçlenmesi, şehirlerimizin kalkınması için milli irademizi sandığa yansıtacağız. Son 22 yıldır olduğu gibi, tercihimizi yine eserden, gerçek belediyecilikten yana; yine milletten, İstanbul’dan yana kullanacağız. Ancak, o güne kadar benim Sivaslı kardeşlerimden bir ricam var. Lütfen, gidilmedik ev, çalınmadık kapı bırakmayalım. Tüm kardeşlerimizin gönüllerine girelim. İstanbul bizim. İstanbul hepimizin. Dünyanın gözbebeği olan bu şehrin yükünü hep birlikte sırtlanacak, bu şehri, yaşam kalitesiyle, güvenli binalarıyla, tarihi mirasıyla dünyanın en yaşanılır kentlerin arasına en üst sıralara taşıyacağız. Bunun için, gelin, İstanbul hayalimizin etrafında hep birlikte kitlenelim. Oy kullanırken, İstanbul’a, geleceğine, vizyona, projeye, esere, hizmete, emeğe oy verelim. Oy kabinine girdiğimizde karşımızda iki seçenek olacak! ya hayatımızı her anıyla kolaylaştıracak olana ya da günden güne zorlaştıranlara oy vereceğiz. ya İstanbul’u ihya etmeye çalışana, ya da 5 yıldır olduğu gibi İstanbul’u imha etmeye çalışanlara oy vereceğiz. Partizanlığa değil, hizmete oy vereceğiz. Çünkü trafik çilesi parti ayrımı gözetmiyor. Bu işin partisi, siyaseti veya ideolojisi yoktur. Bu seçimde, herhangi bir adaya veya partiye değil, kendi hayatımıza, kendi geleceğimize oy vereceğiz. Yavrularımızın istikbaline oy vereceğiz” ifadelerine yer verdi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-partizanliga-degil-hizmete-oy-verecegiz/feed/ 0
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Emeklilere Yetersiz Bayram İkramiyesi Talep Etti https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-emeklilere-yetersiz-bayram-ikramiyesi-talep-etti/ https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-emeklilere-yetersiz-bayram-ikramiyesi-talep-etti/#respond Sun, 17 Mar 2024 06:57:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19987 Genel Başkanı Mustafa Destici, emeklilere verilecek bayram ikramiyelerinin yetersiz olduğunu belirterek, “Emeklilere bayram ikramiyesi olarak 3 bin TL açıklandı. Enflasyona göre baktığımızda bunun en az 5 bin TL olması gerekiyordu. Biz diyoruz ki bu ramazan ayı için 5 bin TL olsun. Kurban Bayramı için en azından bir küçükbaş koyun ve keçi alıp kurban kesmesi için Kurban Bayramı ikramiyesinin 10 bin TL olmasını teklif ediyoruz. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e de buradan sesleniyorum; elini vicdanına koy emeklinin hakkını ver” dedi.

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Bolu’nun Gerede ilçesinde partisi tarafından düzenlenen iftar yemeğine katıldı. İlçede bulunan bir otelde düzenlenen iftar yemeğine Destici’nin yanı sıra partisinin ilçe belediye başkan adayı Akif Allar ile parti yöneticileri ile vatandaşlar katıldı. Salona girişte partililere eliyle yemek dağıtan Destici, daha sonra partilileri selamladı. İftar yemeğinin ardından konuşan Destici, Cumhur İttifakı’nın bir parçası olduklarını belirterek, “Cumhur İttifakı, 15 Temmuz hain darbe gecesi kuruldu. 2017 referandumunda birlikte olduk. 2018 seçimlerini birlikte kazandık. 2019’da birlikte olduk. Daha geçtiğimiz yıl 2023 seçimlerini yine Cumhur İttifakı olarak birlikte kazandık. Ve şimdi 2024 yerel seçimlerindeyiz. Cumhur İttifakı’nın şu an 3 partisi var. İş birliği yaptığımız yerler var, ayrı ayrı girdiğimiz yerler var. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde ve bütün büyükşehir belediyelerinde iş birliği yapıyoruz. Bolu ve Gerede belediyesinde Cumhur İttifakı’nın ayrı ayrı adayları var. Bizim de burada kazanacak bir adayımız var. Bir başka dedikodu daha var. İktidar belediyesi olmazsa yatırım gelmezmiş. Biz Cumhur İttifakıyız zaten. Onun için Cumhurbaşkanı bizim adayımızdı. Bunların hepsi boş laflar. Sadece seçimi kazanmak ve koltuğu muhafaza etmek için söylenmiş sözlerdir” diye konuştu.

Destici, emeklilere verilecek bayram ikramiyesinin yetersiz olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

“2010 referandumunda anayasa değişikliğinde o zaman AK Parti’ye madem bu anayasa değişikliği yapılıyor o zaman bizim birkaç tane talebimiz var dedik. Bunlardan bir tanesi memura sendika hakkı veriliyor emekli memura yok. O zaman emekli memurlar da normal memurların toplu sözleşme hakkından yararlansınlar dedik. Onların maaşı ne kadar artıyorsa emekli memurunda o kadar artsın. Bunu kabul ettirdik. En son ocakta ne oldu. Önce bir zam açıklandı. Memur emeklisine 49.25, işçi, Bağ-Kur, SGK emeklisine yüzde 37.5. Biz dedik olmaz. Bunu da 49.25 dedik ve sonuçta 49.25. Yeter mi yetmez. En düşük emekli maaşının bir asgari ücret olan 17 bin TL’ye çıkarılmasını bir kez daha buradan haykırıyoruz. Emeklilere bayram ikramiyesi olarak 3 bin TL açıklandı. Enflasyona göre baktığımızda bunun en az 5 bin TL olması gerekiyordu. Biz diyoruz ki bu ramazan ayı için 5 bin TL olsun. Kurban Bayramı için en azından bir küçükbaş koyun ve keçi alıp kurban kesmesi için Kurban Bayramı ikramiyesinin 10 bin TL olmasını teklif ediyoruz. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e de buradan sesleniyorum; elini vicdanına koy, emeklinin hakkını ver”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-emeklilere-yetersiz-bayram-ikramiyesi-talep-etti/feed/ 0
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş, sahte seçim afişlerine tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/ankara-buyuksehir-belediye-baskani-yavas-sahte-secim-afislerine-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/ankara-buyuksehir-belediye-baskani-yavas-sahte-secim-afislerine-tepki-gosterdi/#respond Sun, 17 Mar 2024 00:46:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19866 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş, Ankara’nın farklı bölgelerinde üzerinde DEM Parti logosunun yer aldığı ‘Mansur Yavaş’ı destekliyoruz’ yazan sahte seçim afişleriyle ilgili sorulan soruya yanıt vererek: Seçimi kaybedeceklerini anlayınca böyle sahtekarlıklara başvuruyorlar. Çünkü halkın karşısına çıkıp onlardan oy isteyecek yüzü olmayanlar bu tür oyunlara başvuruyorlar. İfadelerini kullandı.

“BUNLARLA SEÇİM FALAN KAZANAMAZLAR”

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Yenimahalle’deki seçim çalışması öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Yavaş, DEM Parti’nin ABB Eş Başkan adayı Öztürk Türkdoğan’ın resmine yer verildiği ve DEM Parti’nin seçimde Mansur Yavaş’a destek vereceği yazılan sahte afişler hakkında sorulan soruya,”2014-2019 seçimlerinde hep bunlarla uğraştık. Seçimi kaybedeceklerini anlayınca böyle sahtekarlıklara başvuruyorlar. Çünkü halkın karşısına çıkıp onlardan oy isteyecek yüzü olmayanlar bu tür oyunlara başvuruyorlar. Bunu yapanları da Allah’a havale ediyoruz, seçmene havale ediyoruz. Bunlarla seçim falan kazanamazlar. Allah’ın izniyle açık ara kazanacağız. Tabii, biz gördüklerimizi savcılığa vereceğiz, bu afişi yapanlar ve basanlar hakkında.”

Sahte Afiş

“SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULACAK”

Öte yandan, konuya ilişkin olarak Yavaş’ın iletişim ofisinden yapılan açıklamada da “AK Partili Bala Belediye Başkanı’nın DEM Parti ile anlaştıkları itirafının ardından Ankara’nın çeşitli yerlerine kimliği belirsiz kişilerce iftira afişleri asılmaya başlandı. Sahte afişler hakkında suç duyurusunda bulunulacak olup vatandaşlarımızın da sahte afişlerin görüldüğü yerde polis karakollarına başvurmalarını ve teslim etmelerini rica ederiz” denildi.

ALTINOK’UN MAL VARLIĞI AÇIKLAMASINA YAVAŞ’TAN İLK YORUM

Yavaş, AK Parti’nin ABB adayı Turgut Altınok’un malvarlığını açıklamasına ilişkin soruyu “Yorumunu halk yapacak, benim değerlendirme gibi bir lüksüm yok. Ben bütün kamu idarecilerinin mal beyanlarını açıklaması gerektiğini söyledim sadece, olması gereken budur. Oldu, çok da zor değilmiş” ifadeleriyle yanıtladı. Gazetecinin, “Babadan, atadan” diye devam etmesi üzerine Yavaş, “Onların yorumunu yapmak bana düşmez, vatandaş değerlendirir” dedi.

Mansur Yavaş’ın diğer açıklamalarından satırbaşları ise şöyle;

“DESTEK ALAN AİLELERİN SEBEBİ YOLSUZLUK VE İSRAF YAPILMASI”

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin yönetiminde yolsuzluğa izin vermediklerini belirten Yavaş, “Bugün destek alan aileler varsa, bunun en büyük sebebi kamu yaratıcılarının yolsuzluk ve israf yapmasıdır. Bu nedenle biz, geldiğimizden itibaren bütün ihalelerimizi açık yaptık. Yaptıklarımızın maliyetini astık sayfamızda kuruşu kuruşuna her şey yazılı. Ankara’nın girişinde, çıkışında kapılar var. Bugünkü maliyeti 350, 400 milyon lira. Kimse kullanmıyor ve estetikten yoksun. ‘Biz yaptık oldu’ düşüncesiyle yaptıkları bir şey; ama görüyorsunuz Yenimahalle’ye yapılanların hepsi mutlaka ve mutlaka içinde insan olan, insana yarayan projeler. Bizler sonuçta sizlerin parasını kullanıyoruz.

“YOLSUZLUĞA İZİN VERİRSEK BU KUL HAKKIDIR”

Bunu israf edersek de yolsuzluğa izin verirsek de bu kul hakkıdır. Sizin karşınıza gelirken bizi destekleyenlerin ve kendimizin başını öne eğecek hiçbir şeyin içerisinde olmadık. Dolayısıyla bunları sizin takdirinize bırakıyoruz. İnşallah bir 5 yıl daha aynı şekilde şeffaf hesap verebilir bir anlayışla Ankara’mıza hizmet etmek istiyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ankara-buyuksehir-belediye-baskani-yavas-sahte-secim-afislerine-tepki-gosterdi/feed/ 0
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan: Üye sayımız 475 bine ulaştı https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskani-fatih-erbakan-uye-sayimiz-475-bine-ulasti/ https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskani-fatih-erbakan-uye-sayimiz-475-bine-ulasti/#respond Sun, 17 Mar 2024 00:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19856 Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, üye sayılarının bugün itibariyle 475 bine ulaştığını belirterek, “Doğusuyla batısıyla tüm Türkiye Yeniden Refah diyor. Yeniden Refah rüzgarı bütün Türkiye’de en güçlü şekilde esiyor” dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, partisinin düzenlediği mitinge katılmak üzere Van’a geldi. Kentin Beşyol Meydanı’nda düzenlenen mitingde konuşan Erbakan, merhum liderleri Necmettin Erbakan’ın Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinin insanına ayrı bir şefkat ve merhamet gösterdiğini hatırlattı. Yine merhum Erbakan’ın “Türk’ü Kürt’ten, Kürt’ü Türk’ten ayırırsan ortada ne Türk kalır, ne de Kürt kalır. Ama Türk ve Kürt bir olursa karşısında ne Amerika, ne İsrail durabilir” sözünü dile getiren Erbakan, “Mücahitler yuvası, imanlı, inançlı insanların diyarı Van’ımızda merhum liderimiz Erbakan hocamızı bir kez daha rahmetle anıyoruz. Onun bu sözleri sadece sözde kalmadı. Yapmış olduğu fabrikalar, hizmetler sadece Van’da değil, Cizre’de azot sanayi, Diyarbakır’da Türkiye Elektromekanik Sanayi (TEMSAN), Ergani’de çimento fabrikası, Muş’ta şeker fabrikası, bu bölgede üretime yönelik işsizliğin önlenmesine yönelik bir çivi çakılmışsa bunun altında Erbakan Hocamızın milli görüşün imzası var. Allah gani gani rahmet eylesin. 200’den fazla sanayi tesisinin temeli atıldı. 70’ten fazlası bütün engellemelere rağmen hizmete sokuldu. İşte bu ruh milli görüş ruhudur. Diyarbakır’ında 10 bin insanın çalışacağı TEMSAN Fabrikası’nı kurdu. Bugüne kadar o hamleler darbelerle, engellemelerle akamete uğratılmasaydı bugün Van’ın da Diyarbakır’ın da Bingöl’ün, Bitlis’in, Muş’un da Hakkari’nin de ne halde olacağını gelin siz düşünün” diye konuştu.

“Milli görüş mayasıyla çare olacağız”

Türkiye’de 85 milyona hizmet etmek, maddi ve manevi kalkınma hamlelerini hayata geçirmek için merhum liderleri Erbakan’ın anlayışıyla yola devam ettiklerini dile getiren Erbakan, “Sizler de yıllar boyu 40 seneden fazla Erbakan hocamızın milli görüşünü bağrınıza bastığınız gibi bugün de Yeniden Refah Partimizi ve bizleri bağrınıza basıyorsunuz. Biz de Erbakan hocamız gibi sizlere hizmetkar olacağız. O kalkınma hamlelerini, o projeleri yeni dönemde Yeniden Refahla hayata geçireceğiz inşallah. Erbakan hocamız döneminde olduğu gibi bugün de makam ve koltuk için değil, Allah rızası için çalışan kadrolarımız hazır elhamdülillah. Bu bölge halkını aynen yıllar boyu Erbakan hocamızın yaptığı gibi Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla bağrımıza basacağız. Hiçbir ayrım gözetmeksizin bu bölge insanı kalkınsın, işsiz kalmasın, alım gücü ve refah seviyesi arttırılsın. İşte bunun için 81 ilimize yüzlerce projemizi hayata geçireceğiz. Milli kaynak paketleriyle kaynak üreteceğiz. Aynen Erbakan hocamızın başbakanlığında olduğu gibi tek bütçeyle israfı önleyerek, faizden milyarlarca doları kurtaracağız. Bu milletin alım gücünü, refah seviyesini ve yaşam kalitesini arttıracağız. İşsizliğe, fakirliğe, yoksulluğa, açlığa inşallah milli görüş mayasıyla çare olacağız” şeklinde konuştu.

“Seçimlerde oylarını arttıracak tek parti Yeniden Refah Partisidir diyorlar”

Yeniden Refah Partisinin üye sayısının bugün itibariyle 475 bine ulaştığını ifade eden Erbakan, şunları kaydetti:

“Bugün Türkiye’de bu hızla büyüyen başka bir parti yok. Günde 2 bin 500, ayda 75 bin üye ve adım adım geldik 500 bine dayandık. Cenabı Allah bereketini arttırsın. Millet Yeniden Refah diyor, meydanlar, caddeler, sokaklar Yeniden Refah diyor. Doğusuyla batısıyla tüm Türkiye Yeniden Refah diyor. Yeniden Refah rüzgarı bütün Türkiye’de en güçlü şekilde esiyor elhamdülillah. Seçimlerde oylarını arttıracak tek parti Yeniden Refah Partisidir diyorlar. Kim söylüyor bunu? Ben söylemiyorum. Gazeteciler, anket firmaları, siyaset bilimciler, yorumcular hatta rakip siyasi partilerdeki temsilciler söylüyor.”

Erbakan, partisinin adaylarını tanıtarak destek istedi. – VAN

]]>
https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskani-fatih-erbakan-uye-sayimiz-475-bine-ulasti/feed/ 0
31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimlerine 15 gün kaldı https://www.haber60.com.tr/31-mart-2024-pazar-gunu-yapilacak-mahalli-idareler-genel-secimlerine-15-gun-kaldi/ https://www.haber60.com.tr/31-mart-2024-pazar-gunu-yapilacak-mahalli-idareler-genel-secimlerine-15-gun-kaldi/#respond Sat, 16 Mar 2024 07:27:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19647 31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimlerine 15 gün kaldı.

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) seçim takvimi uyarınca seçime ilişkin süreç işliyor.

34 siyasi partinin katılacağı seçimde partilerin oy pusulasındaki sıralaması şöyle:

“AK Parti 1, İYİ Parti 2, Sol Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9, Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22, Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34.”

En fazla aday İstanbul’da

YSK’nin seçim takvimi kapsamında siyasi partiler ve bağımsız adaylar, adaylık başvurularını 20 Şubat Salı günü mesai bitimine kadar ilgili il ve ilçe seçim kurullarına teslim etti.

İnceleme sonucu il ve ilçe seçim kurullarınca kesin aday listeleri 3 Mart Pazar günü açıklandı.

49 adayla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, en çok adayın yarışacağı belediye oldu. Bu adaylardan 22’si siyasi parti, 27’si ise bağımsız olarak seçime katılacak.

İstanbul’u 29 adayla Gaziantep, 28 adayla Malatya takip edecek. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan adaylarından 3’ü bağımsız, Malatya Büyükşehir Belediye Başkan adaylarından ise 5’i bağımsız olarak seçime girecek.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için 19’u siyasi parti, 5’i bağımsız olmak üzere 24 aday yarışacak.

Propaganda serbestliği ve bazı seçim yasakları 21 Mart’ta başlayacak

YSK’nin takvimine göre, seçime giden süreçteki önemli tarihlerden biri de 21 Mart Perşembe olacak. Bu tarihte propaganda serbestliği ve bazı seçim yasakları başlayacak.

Seçim propagandası 30 Mart Cumartesi günü saat 18.00’de, seçim yasakları ise 31 Mart saat 23.59’da sona erecek.

Bu zaman zarfında, seçime katılan siyasi partiler ve bağımsız adaylar, seçim propaganda süresinin sona ermesine kadar yazılı basında ilan ve reklam yoluyla ya da internet sitesi açarak sözlü, yazılı veya görüntülü propaganda yapabilecek.

Seçim süresince genel yollar üzerinde, mabetlerde, kamu hizmeti görülen bina ve tesisler ile ilçe seçim kurullarının gösterdiği meydanların dışında toplu olarak sözlü propaganda yapılması yasak olacak.

Açık yerlerde, güneşin batmasını müteakip ikinci saatin sonundan güneşin doğmasına kadar toplu olarak sözlü propaganda yapılması da yasak.

Vatandaşların elektronik posta adreslerine gönderilecek mesajlar ile taşınabilir veya sabit telefonlarına sesli, görüntülü veya yazılı mesaj göndermek suretiyle propaganda yapılamayacak. Ancak siyasi partiler kendi üyelerine her zaman sesli, görüntülü veya yazılı mesaj gönderebilecek.

Oy verme gününden önceki 10 günlük sürede, yazılı, sözlü ve görsel basın ve yayın araçları ile kamuoyu araştırmaları, anketler, tahminler, bilgi ve iletişim telefonları yoluyla mini referandum gibi adlarla bir siyasi partinin veya adayın lehinde veya aleyhinde veya vatandaşın oyunu etkileyecek biçimde yayın yapılması ve herhangi bir surette dağıtımı yasak olacak.

Bakanlarla, milletvekillerinin yurt içindeki seçim propagandası ve gezileri, makam otomobilleri ya da resmi hizmete tahsis edilen vasıtalarla yapılamayacak. Bu amaçlı gezilerde, protokol icabı olan karşılama ve uğurlama törenleri yapılamayacak, resmi ziyafet verilemeyecek.

Bakanlar, milletvekilleri ve adayların seçim propagandası kapsamındaki gezilerine hiçbir memur katılamayacak.

31 Mart’ta sandık başına gidilecek

Döküm ve dağıtımına 29 Şubat Perşembe günü başlanan seçmen bilgi kağıtlarının seçmenlere dağıtımı 24 Mart Pazar günü tamamlanacak. Seçmenler bilgi kağıtlarını yanlarında getirmek zorunda olmayacak.

Seçmenler, nerede ve hangi sandıkta oy kullanacağını YSK’nin internet sitesinden, e-Devlet kapısından, YSK Seçmen Sorgulama Mobil Uygulamasından veya “444 9 975” numaralı YSK Çağrı Merkezi’nden kontrol edebilecek.

28 Mart’ta tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlülere ilişkin listeler kesinleştirilecek.

Türkiye, 31 Mart’ta sandık başına gidecek.

Oy verme saatleri

YSK, seçimin mart ayında olması nedeniyle mevsim şartları ve güneşin batış saatini dikkate alarak doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat öne çekti.

Buna göre, Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır ile Kilis’te ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy verme saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak.

Diğer illerde oylar 08.00-17.00 saatlerinde kullanılacak.

]]>
https://www.haber60.com.tr/31-mart-2024-pazar-gunu-yapilacak-mahalli-idareler-genel-secimlerine-15-gun-kaldi/feed/ 0
MHP, 14. Olağan Büyük Kurultayını Gerçekleştirecek https://www.haber60.com.tr/mhp-14-olagan-buyuk-kurultayini-gerceklestirecek/ https://www.haber60.com.tr/mhp-14-olagan-buyuk-kurultayini-gerceklestirecek/#respond Sat, 16 Mar 2024 07:15:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19645 Siyasi tarihinde 13 olağan büyük kurultay gerçekleştiren Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), 17 Mart Pazar günü Ankara Spor Salonu’nda 14. Olağan Büyük Kurultayını yapacak.

“Türk milliyetçiliği fikrinin siyasi temsilcisi” olarak nitelendirilen parti, 1969 yılının 8-9 Şubat tarihlerinde Adana’da yapılan büyük kurultayda, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisinin adını Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) olarak değiştirmesiyle kuruldu. Partinin kurultaydan sonra toplanan ilk genel idare kurulunda, ambleminin “üç hilal” olması kararlaştırıldı, Ülkü Ocakları için de “hilal içinde kurt” amblemi benimsendi. Siyasi tarihinde 13 olağan kurultay gerçekleştiren MHP, 14. Olağan Büyük Kurultayı’nı 17 Mart Pazar günü Ankara Spor Salonu’nda gerçekleştirecek.

MHP, 12 Eylül 1980 darbesinde kapatıldı

İHA muhabirinin derlediği bilgilere göre, MHP, 12 Eylül 1980 darbesinin ardından kapatıldı. 1983’te yeni partilerin kurulmasına izin verilince Mehmet Pamak tarafından kurulan Muhafazakar Parti tarafından temsil edildi. Muhafazakar Parti ise 1985’de adını Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) olarak değiştirdi. 1987 referandumundan sonra Alparslan Türkeş’in siyasi yasağı kalkınca MÇP Genel Başkanı oldu. MÇP’nin 24 Ocak 1993’teki Genel Kurulu’nda, delegelerin oy birliğiyle partinin adı yeniden MHP oldu ve genel başkanlığa tekrar Alparslan Türkeş seçildi.

Bahçeli, 1997 yılında ilk kez genel başkanlığa seçildi

Alparslan Türkeş’in 4 Nisan 1997’de vefat etmesinin ardından 6 Temmuz 1997’de yapılan 5. Olağanüstü Kurultay’da Alparslan Türkeş’in oğlu Tuğrul Türkeş ile Devlet Bahçeli arasında yapılan seçim yarışını Devlet Bahçeli kazandı ve MHP Genel Başkanlığına seçildi. Bahçeli, 23 Kasım 1997’ye gerçekleştirilen 5. Olağan Kurultayı’nda tekrardan genel başkanlık görevine getirildi. MHP 6. Olağan Büyük Kurultayı’nda tekrar aday olan Devlet Bahçeli, 5 Kasım 2000’de yeniden genel başkanlığa seçildi. Bahçeli, 12 Ekim 2003’teki 7. Olağan Büyük Kurultay’da tekrar aday oldu ve genel başkanlığa yeniden seçildi. Bu kongrede Bahçeli’nin karşısında aday olarak çıkan Koray Aydın 137 oy aldı.

8. Olağan Büyük Kurultayı’nda Bahçeli tek aday gösterildi

Bahçeli, tek aday olarak gösterilerek tekrar genel başkan seçildiği 19 Kasım 2006’daki MHP 8. Olağan Büyük Kurultayı’nda bin 127 oy aldı. Devlet Bahçeli’nin bin 171 delegenin oyuyla yeniden genel başkan seçildiği MHP 9. Olağan Büyük Kurultayı, genel başkan adayları Ahmet Reyiz Yılmaz ve Hakkı Şafak Ses’in salona gelmemesi nedeniyle tek adayla yapıldı. MHP’nin 10. Olağan Büyük Kurultayı’nda 6’ncı kez genel başkan seçilen Bahçeli, kongrede 2 adaya karşı yarıştı. Bahçeli’nin rakipleri Koray Aydın 441 oy alırken, Musavat Dervişoğlu ise 48 oy aldı. Bahçeli, 21 Mart 2015’teki MHP’nin 11’inci Olağan Büyük Kurultayı’nda tek aday olarak gösterildi ve bin 149 oy alarak yeniden MHP Genel Başkanı seçildi. 18 Mart 2018’de gerçekleştirilen 12. Olağan Büyük Kurultayı’nda salonda hazır bulunan bin 176 delegenin tamamının imzasıyla genel başkanlığa tek aday gösterilen Devlet Bahçeli, yeniden genel başkanlığa seçildi. 18 Mart 2021’de pandemide gerçekleştirilen 13. Olağan Büyük Kurultayı’nda bin 277 oy olan Bahçeli, MHP Genel Başkanlığına 10. kez seçildi. Ayrıca, 13. Olağan Büyük Kurultayı’na pandemi nedeniyle covid-19 testi pozitif çıkan 36 delege katılamamıştı.

14. Olağan Kurultayı 17 Mart’ta yapılacak

MHP’nin 14. Olağan Büyük Kurultayı 17 Mart Pazar günü Ankara Spor Salonu’nda gerçekleştirilecek. Kurultay kapsamında ilçe kongrelerini 27 Eylül’de, il kongrelerini ise 18 Kasım’da tamamlayan MHP, kurultayda Genel Başkan ile 75 üyeden oluşan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve 9 üyeden oluşan Merkez Disiplin Kurulunu (MDK) seçecek. Slogan ve teması “Ülke için var olduk, bir ülküye yar olduk. Ülkeye sevda, ülküye yemin” ve “Ülkümüz ömür boyu candan öte” olarak belirlenen kurultayın ardından MYK içinden 15 üyenin yer aldığı Başkanlık Divanı oluşturulacak. Kurultayda ayrıca 25 yedek MYK ve 5 yedek MDK üyesi de seçilecek.

Böylece, MHP Lideri Devlet Bahçeli, 11. kez genel başkanlığa aday gösterilmiş olacak. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/mhp-14-olagan-buyuk-kurultayini-gerceklestirecek/feed/ 0
Murat Kurum, İstanbul’da liyakat ve ehliyeti oylayacağız https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulda-liyakat-ve-ehliyeti-oylayacagiz/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulda-liyakat-ve-ehliyeti-oylayacagiz/#respond Sat, 16 Mar 2024 04:36:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19631 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, “Bu seçimde liyakat, ehliyet ve bir tarafta da işte burada verdiği vaatleri unutan bir belediyecilik anlayışını oylayacağız. Bu 31 Mart’ta geleceğimize, geleceğimizle ilgili yapacağımız yatırımları diğer taraftan da İstanbul’un kaynaklarını rant görenleri ve İstanbul’un kaynaklarını çarçur edip kendi geleceği için harcayanları oylayacağız.” dedi.

Bahçelievler’de bir restoranda düzenlenen “Gaziantep Hemşehri Sahuru” programında vatandaşlarla bir araya gelen Kurum, Gaziantep’le ayrı bir gönül bağı olduğunu söyledi.

Kurum, 6 Şubat depremlerinin ardından bölgede yürütülen çalışmalara dikkati çekerek, “Gaziantep’i, Nurdağı’nı, İslahiye’yi asla ve asla kaderine terk etmedik. İlk sözleşmelerimizi depremden 46 gün sonra yaptık. 46 gün sonra yine aynı motivasyonla, aynı anlayışla çalıştık. Mayıs ayında ilk konutlarımızın teslimini yaptık. O zaman yine bugünkü Cumhuriyet Halk Partili muhalefet, ‘Bu konutları yapamazsınız, bu konutları bitiremezsiniz, bu konutları yapacak parayı, kaynağı bulamazsınız.’ dediler ama bizim öyle bir gücümüz vardı ki milletimizle birlikte el ele verdik ve 11 ilimizde tüm dünyaya örnek olacak bir çalışmayı Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde tüm bakanlarımızla, tüm arkadaşlarımızla, tüm milletimizle birlikte ortaya koyduk ve her zaman oradaki kardeşlerimizin elini sımsıkı tuttuk.” diye konuştu.

İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar çalışacaklarını dile getiren Kurum, “Onlar ‘Yapamaz.’ dedikleri yerde biz 650 bin konutumuzu asrın felaketinde nasıl yaptıysak aynı anlayışla İstanbul’un 39 ilçesi için yapacağız. Burada bu konutlarımızın sağlam, güvenli hale gelene kadar burada hiçbir annemiz yastığa başını koyduğunda huzursuz uyumayacağı bir İstanbul için yine kollarımızı sıvadık ve bu anlayışla çalışacağız, bu konutlarımızı yapıp İstanbul’umuzu dirençli hale getireceğiz.” dedi.

Kurum, yerel seçimlere 15 gün kaldığını hatırlatarak, “Bu seçimde liyakat, ehliyet ve bir tarafta da işte burada verdiği vaatleri unutan bir belediyecilik anlayışını oylayacağız. Bu 31 Mart’ta geleceğimize, geleceğimizle ilgili yapacağımız yatırımları diğer taraftan da İstanbul’un kaynaklarını rant görenleri ve İstanbul’un kaynaklarını çarçur edip kendi geleceği için harcayanları oylayacağız. Burada bütün Gaziantepli kardeşlerimden ricam gidilmedik ev, çalınmadık kapı bırakmayalım. Tüm kardeşlerimizin gönüllerine girelim. Onları kucaklayalım, projelerimizi, hayallerimizi anlatalım. İstanbul hayalimizin etrafında hep birlikte kenetlenelim. 15 gün sonra sandığa gittiğimizde oy kullanma kabininde karşımızda partilerin bulunduğu uzun bir çarşaf liste olacak ama bunca partiye rağmen karşımızda iki seçenek olacak. İnsanımız bu iki seçenekten birisine oy verecek. ya hayatımızı her anıyla kolaylaştıranlara ya da günden güne zorlaştıranlara oy vereceğiz. ya İstanbul’u ihya etmeye çalışanlara ya da İstanbul’u 5 yıldır ihmal edenlere oy vereceğiz.” ifadelerini kullandı.

“Onlar İstanbul’u yavaşlattılar ama ben durdurmalarına izin vermeyeceğim”

Seçmenlere seslenen Kurum, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu işin partisi, siyaseti veya ideolojisi yoktur. Bu seçimde herhangi bir adaya veya partiye değil kendi hayatımıza, kendi geleceğimize oy vereceğiz, yavrularımızın istikbaline oy vereceğiz. Ben inanıyorum ki Gaziantepli kardeşlerim, 31 Mart’ta İstanbullular, ‘Onlar İstanbul’u yavaşlattılar ama ben durdurmalarına izin vermeyeceğim. Bir oyum var, o da güvenli yuvalara. Bir oyum var, o da yeni sosyal konutlara. Bir oyum var, o da yatırıma, projeye, esere, hizmet belediyeciliğine, gerçek belediyeciliğe.’ diyecektir ve inşallah 31 Mart akşamı tüm İstanbul’umuzun kazanacağı, İstanbul’umuzun Türkiye Yüzyılı’nda parlayan bir şehir olması için hep birlikte kazanacağımız, hep birlikte mutlu olacağımız ve o 5 yıldır onuru, gururu maalesef kırılan İstanbul’umuzun 571 yıllık onuru için ay yıldızlı bayrağımız için 783 bin kilometrekare vatan toprağı için bu mücadeleyi vereceğiz.”

Kurum, İstanbullulara söz vererek, “Nasıl geçmişte gittiğim her ilde söz verdim, o sözleri tuttuysam, inşallah önümüzdeki 5 yıllık süreçte hem trafik çilesini hem deprem korkusunu gidermek için tüm arkadaşlarımızla tüm bakanlarımızla uyum içerisinde çalışacağız.” dedi.

Programda, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül ve AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe de konuşma yaptı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulda-liyakat-ve-ehliyeti-oylayacagiz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “CHP dediğiniz CHP değildir” https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-chp-dediginiz-chp-degildir/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-chp-dediginiz-chp-degildir/#respond Sat, 16 Mar 2024 01:09:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19460 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP’yi eleştirerek, “Hiçbiri kendisi değildir. CHP dediğiniz CHP değildir. Bu tabela altında toplananlar da bilhassa şu anda bir titan zincirinin halkaları, rantiye çarkının dişlileri haline gelmişlerdir. Herkes kendi ihtirasının peşindedir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Van’da partisi tarafından Beşyol Meydanı’nda düzenlenen mitingde partililere seslendi. Dün Hakkari’den dönerken yolda geçirdiği trafik kazasında vefat eden AK Parti Van İl Yönetim Kurulu üyesi Bilal Eryiğit’e Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileyen Erdoğan, “Van’da sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Özü sözünden, sözü özünden ayrılmayan, Hakk’ın ve hakikatin şehri divanda sağ olsun bizi bağrına bastı. Geçtiğimiz mayıs seçimlerinde Cumhurbaşkanlığı’nda yüzde 38 oy oranıyla şahsıma verdiğiniz destek için sizlere teşekkür ediyorum. Mayıs seçimlerinde karşımızdaki CHP adayı etrafında birleştiler. Ülkemizde tek parti faşizmi döneminin acılarını bilmeyen, yaşamayan ve dinlemeyen yoktur. Yeniden bu zihniyeti diriltmek için var gücüyle çalışan CHP ve adayını getirip sizlere de dayattılar. Sizlerin kapınızın önünden geçmeyecek isimleri, iradenize ipotek koyarak Meclise taşıdılar. Hatta cumhurbaşkanı yapmak istediler. Bu oyuna alet ettiler. Tek parti faşizminin temsilcisi CHP ve kiyafetsiz yöneticilerinin ihtiraslarına kurban ettiler. Bugün aynı oyunu yine sahnelemenin peşindeler. İfadelerle gizlemeye, saklamaya, gözlerden kaçırmaya çalıştıkları ittifaklarla sizlerin iradesini bir kez daha satılığa çıkarttılar” dedi.

“Mutfakta konuşanların sonunu gördük, ama balkondan konuşanlar çok şükür karşımızda” yazılı pankartı okuyan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Kazanmak için kaybettirmek için çalışma mantığını devreye soktular. İşte bu milletin aklıyla alay ettiler. İşin içine deste deste paraların da girmesiyle bu oyun iyice kirlendi. Bağırarak çağırarak, yalan üstüne yalan söyleyerek, arsızca etrafa saldırarak, kibirle milleti aşağılayarak kimse kendini bu kirden arındıramaz. Milletimiz bu sinsi ve kirli oyunların hesabını 31 Mart’ta sandıkta soracaktır. Utanma bilmeyen suratlara milli irade tokadını vuracaktır. Bugün burada milli irade tokadının ilk seslerini duyuralım?”

Emniyette aldığı bilgilere göre alanda 55 bin kişinin bulunduğunu söyleyen Erdoğan, “Karanlık gündemlerine meze etmek isteyenlere hak ettikleri dersi vermeye var mısınız? Vanlı iradesini sapkın ideolojilere, zübük siyasetçilere peşkeş çekmeye çalışanlara dur demeye var mısınız? Kendisi için değil emperyalistlere hizmet için enerjisini sömürenlerden kurtarmaya var mısın? İşte benim gönüldaşım, yoldaşım, ahiretliğim budur. Kardeşlerim bu coğrafyayı büyük zorluklarla vatan yaptık. Vatanımız olarak kalması için de çok fedakarlıkta bulunduk. Son asrımızın her döneminde demokrasimiz gelişmesin, kalkınmamız gerçekleşmesin, ayaklarımız üzerinde durmayalım diye başımıza musallat edilen bir musibet önümüze çıkartıldı. Bu musibet kimi zaman darbeler, kimi zaman cuntalar, kimi zaman siyasi ve ekonomik krizler, kimi zaman sosyal gerilim, kimi zaman terör eylemleri olarak karşımıza çıktı. Kirli iç ve dış pazarlıkları hep bunlara eşlik etti. Şimdi de aynı tablo ile karşı karşıyayız. Bir yanda tarihi, demokrasi ve kalkınma hamleleriyle asırlık eksikliklerini tamamlayan, 2023 hedefleri ile egemenliğini güçlendiren Türkiye’nin yüzyılı vizyonu ile zirveye gözünü diken bir Türkiye var. Diğer tarafta ise ülkemizi kendi güvenlik ve refah düzenlerine hizmetle mükellef gören emperyalistlerin ısrarla dayattıkları, istikrarsızlık uğruna aldıkları talimatlar gereği şahsımıza ve hükümetimize karşı emperyalistlerin başlığına yeltenenlerin üstünü kazırsanız altı aynı adrese çıkar, hepsinin de ipleri aynı yerlerde toplanır. Son iki asırdır biz bu oyuna çok maruz kaldık ve maalesef çok da örselendik. Koskoca bir cihan devletinden geriye kalan bu vatan toprağını bile bize çok gördüler” diye konuştu.

“CHP dediğiniz CHP değildir”

Muhalefeti de eleştiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Hiçbiri kendisi değildir. CHP dediğiniz CHP değildir. Bu tabela altında toplananlar da bilhassa şu anda bir titan zincirinin halkaları, rantiye çarkının dişlileri haline gelmişlerdir. Herkes kendi ihtirasının peşindedir. Öte yandan DEM Parti’de kimin iradesi kimin elinde belli değil. Bu yapının gerçek anlamda bir siyasi faaliyetini, ülkenin ve milletin hayatını değiştirecek bir programını, projesini ve gayretini gördünüz mü? Göremezsiniz. Çünkü bu yapının tek misyonu Türkiye’nin aleyhine olan ne varsa ona destek vermektir. Miras yedisinden partimizin eskilerine kadar ötekileri söylemeye gerek bile duymuyorum. Türkiye’de göz diktikleri için milli irade işportacılığına soyunan istismarcılara da eyvallah etmeyiz. Bu mücadelemizde en güçlü şekilde sizleri yanımızda görmek istiyoruz. Öyleyse şimdi buradan öyle bir ses verin ki Van Gölü’nün etrafında duymayan kalmasın. 31 Mart’ta Türkiye Yüzyıl şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençler kapı kapı dolaşmaya, birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleri ile boyamaya var mıyız? İnşallah Ramazan-ı Şerif’i bayram gelmeden 31 Mart milli irade bayramı haline getireceğiz. Seçime az kaldı, bunun için hep beraber gece gündüz çok çalışacağız. Rabbim hepinizden razı olsun” diye konuştu.

Erdoğan, 21 yılda güncel rakamlarla Van’a 168 milyar TL kamu yatırımı yaptıklarını belirttikten sonra partisinin adaylarını tanıtarak destek istedi. Erdoğan, daha sonra Hakkari’ye gitmek üzere Van’dan ayrıldı. – VAN

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-chp-dediginiz-chp-degildir/feed/ 0
Erdoğan: CHP milletin aklıyla alay etti, deste deste paralarla oyun kirlendi https://www.haber60.com.tr/erdogan-chp-milletin-akliyla-alay-etti-deste-deste-paralarla-oyun-kirlendi/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-chp-milletin-akliyla-alay-etti-deste-deste-paralarla-oyun-kirlendi/#respond Sat, 16 Mar 2024 01:00:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19456 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “(CHP) Kurdukları çapraşık oyunla milletin aklıyla alay ettiler. İşin içine deste deste paraların da girmesiyle bu oyun iyice kirlendi.” dedi.

Erdoğan, Beşyol Meydanı’nda partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, dün Hakkari’den dönerken geçirdiği trafik kazasında vefat eden AK Parti Van İl Yönetim Kurulu Üyesi Bilal Eryiğit’e Allah’tan rahmet, ailesi ve AK Parti Van teşkilatına başsağlığı ve sabır diledi.

İpek Yolu’nun hiç sönmeyen kutup yıldızı, medeniyet beşiği, tabiatıyla, kültürüyle, insanıyla dünyanın gıpta ettiği Van’da olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, “Hasretin cana düşer, çekmesi bana düşer, Fizanlı olsak bile gönlümüz Van’a düşer.” dizelerini okudu.

Erdoğan, Van’a düşen gönüllerini hasret pınarından kana kana doyurmak için her fırsatta Van’a koştuklarını ifade etti.

İyi günlerinde, kötü günlerinde hep Van’ın yanında olduklarını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Özü sözünden, sözü özünden ayrılmayan, Hak ve hakikatin şehri Van’ın da kendilerini hep bağrına bastığını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçtiğimiz mayıs seçimlerinde, Cumhurbaşkanlığında yüzde 38,5’luk oy oranıyla şahsıma verdiğiniz destek için sizlere teşekkür ediyorum. Tabii, bu oy oranı Van ile aramızdaki muhabbeti, gönül bağını, vefayı ifade etmekten çok uzaktır. Mayıs seçimlerinde karşımızdaki CHP adayı etrafında birleştiler. Ülkemizde tek parti faşizmi döneminin acılarını bilmeyen, yaşamayan, dinlemeyen yoktur. Yeniden bu zihniyeti diriltmek için var gücüyle çalışan CHP’yi ve adayını getirip sizlere dayattılar. Sizlerin, kapınızın önünden geçirmeyeceğiniz isimleri iradenize ipotek koyarak Meclis’e taşıdılar. Hatta cumhurbaşkanı yapmak istediler, Van’ı da bu oyuna alet ettiler. Oysa ‘şehirler içinde divan kurulsa ehli irfan Van’ı birinci seçer’ derler. İşte bu Van’ı götürüp tek parti faşizminin temsilcisi CHP ve onun kifayetsiz yöneticilerinin ihtiraslarına kurban ettiler. Bugün aynı oyunu yine sahnelemenin peşindeler. Fiyakalı ifadelerle gizlemeye, saklamaya, gözlerden kaçırmaya çalıştıkları ittifaklarla sizlerin iradesini bir kez daha satılığa çıkarttılar.”

Erdoğan, alanda açılan, “Mutfaktan konuşanların sonunu gördük ama balkondan konuşanlar çok şükür karşımızda”, “Havada, karada, denizde, her yerdeyiz, biz bu seçimde Reis’leyiz”, “Yollarda Togg, havada KAAN, kalbimizde Recep Tayyip Erdoğan” pankartlarını okudu.

“Utanma bilmeyen suratlara milli irade tokadını vuracaktır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Al poşu, ver kalpak pazarlığına girdiler. Şu ilçe senin, bu belediye meclis üyesi benim hesabı yaptılar. Kazanmak için değil kaybettirmek için çalış mantığını devreye soktular. Kurdukları bu çapraşık oyunla milletin aklıyla alay ettiler. İşin içine deste deste paraların da girmesiyle bu oyun iyice kirlendi. Bağırarak, çağırarak, yalan üstüne yalan söyleyerek, arsızca etrafa saldırarak, kibirle milleti aşağılayarak, kimse kendini bu kirden arındıramaz. Milletimiz bu sinsi ve kirli oyunların hesabını 31 Mart’ta sandıkta soracak. Utanma bilmeyen suratlara milli irade tokadını vuracaktır.”

Alandaki coşkuya ve katılıma dikkati çeken Erdoğan, “Şimdi girerken arkadaşlara sordum. Verdikleri rakam 55 bin, maşallah.” ifadesini kullandı.

Bir vatandaş tarafından açılan, “Vanlıyız, şanlıyız, biz Reis’e sevdalıyız” pankartını okuyan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Ben de sizlere sevdalıyım. Sizleri karanlık gündemlerine meze etmek isteyenlere hak ettikleri dersi vermeye var mısınız? Vanlının iradesini sapkın ideolojilere, zübük siyasetçilere peşkeş çekmeye çalışanlara ‘dur’ demeye var mısınız? Van’ın geleceğini umursamayanları, maşeri vicdanda mahkum etmeye var mısınız? Van’ı kendisi için değil, emperyalistlere hizmet için enerjisini sömürenlerden kurtarmaya var mısınız? İşte benim gönüldaşım, yoldaşım, ahiretliğim Van budur.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-chp-milletin-akliyla-alay-etti-deste-deste-paralarla-oyun-kirlendi/feed/ 0
Özel: “Bir Genel Seçimde Partimi İktidar Yapmazsam Bir Gün Durmam, Ayrılırım” https://www.haber60.com.tr/ozel-bir-genel-secimde-partimi-iktidar-yapmazsam-bir-gun-durmam-ayrilirim/ https://www.haber60.com.tr/ozel-bir-genel-secimde-partimi-iktidar-yapmazsam-bir-gun-durmam-ayrilirim/#respond Fri, 15 Mar 2024 04:42:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19219 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “CHP’nin genel başkanı olarak bu kadar başarıya susamış ve insanların bu kadar travmatik bir döneminde, partinin sekizinci ve seçim geçiren altıncı genel başkanı olmak suretiyle eğer partimi bir genel seçimde iktidar yapmazsam bir gün durmam. Ama iktidar yapacağız, o noktada çok kararlıyız” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, KRT TV “Seçim Özel” programında gazeteciler Elif Doğan Şentürk, İnan Demirel ve Hasan Basri Akdemir’in sorularını yanıtladı.

“TARİH YAZACAĞIZ, İKİ KEZ ÜST ÜSTE ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’Nİ KAZANAN İLK PARTİ OLACAĞIZ”

Özel, “MAK Danışmanlık şirketinin yaptırdığı anketlerde bazı illerde AK Parti’nin önde olduğu görünüyor. Eskişehir, Adana, Antalya ve Hatay’da risk görüyor musunuz” sorusunu şöyle yanıtladı:

“Kesinlikle değil. Bir şirketin anketleri üzerinden tartışmayı doğru bulmam. Ama belli yönleriyle bizdeki anketlerle uyumsuz olduğunu söyleyebilirim. Eskişehir’de, Bursa’da, Antalya’da bizdeki anketlerde öndeyiz. Biz bugüne kadar CHP’nin yaptırdığı anketleri yayınlamadık. Esas anketin 31 Mart’taki seçim sonuçları olduğunu biliyoruz. Anket açıklamada çok bıçak sırtı bir iş var. Manipülasyon mu yapılıyor, seçmen mi yönlendiriliyor, doğru mu söyleniyor, örneklem mi yanlış… Bu tartışmalardan çıkılmıyor. Seçimlere 60 gün kala anket açıklanması yasaklansa bence çok daha doğru ve etik olur. Ama bazen öyle şeyler oluyor ki biz de anket yaptırdığımız firmalara, ‘O zaman siz de örnekleminizle, net rakamınızla, kaşenizle şu bölgelerdeki anketleri açıklayınız’ demek noktasına geliyoruz. Çünkü öbür türlü birisi anket açıklıyor, seçmen de bakıyor ankete, ‘Benim partim bu güçte değilse’ deyip bir başka karar vermeye kalkar veya ‘Nasılsa kazanamıyoruz’ deyip gitmez. Antalya da kırk yıldır bir geliyor, bir gidiyor. Bunun yapısal bir sorunu var. Sebebi şu: 2 buçuk milyonluk Antalya’ya 25 milyon kişi geliyor. Para, 2 buçuk milyona göre geliyor. Belediye başkanı hangi partiden olursa olsun, esas hizmeti almak isteyenler hizmetin 10 katı bir nüfus tarafından tüketildiğini gördüğü için mevcut belediyeye hep bir fatura kesiyor. İlk kez bu sefer tarih yazacağız ve Muhittin Böcek, iki kez üst üste Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni kazanan ilk başkan, parti olacak. Bu sefer pandemi de iki yıl turist gelmemesi, Antalya’daki standart tepkiyi hafifletmiş olabilir. ‘Antalya yine AK Parti’ye geçiyor’ verisi, benim açımdan şaşırtıcı bir veri.”

“HATAY RAPORU, KAMUOYU İÇİN DEĞİL CHP GENEL BAŞKANI VE MYK’SI İÇİN HAZIRLANDI”

Özgür Özel, “Hatay’ın yerel seçimlerdeki durumu nedir ve 6 Şubat Depremleri’nin ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun döneminde, Hatay’a bir heyet gönderilmiş ve bir rapor hazırlanmıştı. Bu rapor neden kamuoyuyla paylaşılmadı” sorularını şöyle yanıtladı:

“Hatay’ı yakından takip ediyoruz. Gelecek hafta pazartesi bir anket daha gelecek. Lütfü Savaş, daha önceki seçimlerde olduğu gibi, hızla farkı kapatıp seçimi kazanma noktasına geliyor diye görülüyor. Hatay’ı kazanırsak bu benim açımdan sürpriz olmayacak. Ama esas örgütümüz ve Lütfü Bey açısından sürpriz olacak. Onlar zaten seyrin böyle olacağını hep söylüyorlar. O rapor Sayın Genel Başkan’a rapor edildi. İlçe isimleri vermem doğru değil ama mesela belediye başkanlarımızdan bir tanesinin o dönemde olması gerektiği gibi halkın yanında olmadığı söyleniyordu. O başkanımız yeniden adaylık başvurusunda bulunmadı. Benim gördüğüm kadarıyla Sayın Genel Başkan’a sunulan raporda, deprem sonrası performans açısından eleştirilen belediye başkanlarımız vardı. Bizim de Yılmaz Hoca’nın koordinatörlüğünde; bir deprem olduğunda, bir koordinatör büyükşehir belediye başkanı görevlendirme ve mevcut belediye başkanının bir depremzede olduğu gerçeğinden hareket etme gibi bir çalışmamız da var. Biz böyle bir heyet görevlendirdik. Rapor kamuoyu için değil, CHP’nin Genel Başkanı ve MYK’sının bundan sonraki süreci doğru analiz edip doğru değerlendirmesi içindi. Böyle raporları partiler kamuoyuyla paylaşmazlar.

“BİR GENEL SEÇİMDE PARTİMİ İKTİDAR YAPMAZSAM BİR GÜN DURMAM, AYRILIRIM”

Her seçimde en güçlü partiler, belediyeler kaybederler. Bir genel başkan açısından belediye kaybetmek, bir babanın evlat kaybetmesi gibidir. O kadar acı verir bir genel başkana. Ben kendi açımdan Meral Hanım gibi bir son nokta ve şunu alamazsam bunu yaparım demek için çok erken. Çünkü bu benim ilk seçimim. Ben nisan ayının son haftası okula tayin olmuş öğretmen gibiyim. İstifa ederim diye bir şey yok. Zaten onu gerektirecek bir seçim sonucu da ummuyoruz, görmüyoruz, görünmüyor. Ama sonuçta herkes de şunu siyaseten hesaplar: Geçen seçim bu oylar alınırken hangi partinin kaç oyu vardı? Bu seçim CHP tek başına giriyor ve orada bu göz önüne alındığında CHP’nin tek başına seçime girerek aldığı sonucun önemli bir ve takdir edilecek bir sonuç olacağını değerlendiriyorum. Bir genel seçimde partimi iktidar yapmazsam bir gün durmam, ayrılırım. Ben CHP’nin genel başkanı olarak bu kadar başarıya susamış ve insanların bu kadar travmatik bir döneminde, partinin sekizinci ve seçim geçiren altıncı genel başkanı olmak suretiyle eğer partimi bir genel seçimde iktidar yapmazsam bir gün durmam. Ama iktidar yapacağız, o noktada çok kararlıyız.”

“İMAMOĞLU VE İL BAŞKANIMIZIN ÇALIŞMALARI BİZE ÇOK ÖNEMLİ VERİ GETİRDİ”

CHP lideri Özel, “İstanbul’da adaylar belirlenirken daha çok İmamoğlu’nun etkisi mi oldu” sorusuna şu yanıtı verdi:

“İstanbul’da daha çok Ekrem İmamoğlu ve İl Başkanımız Özgür Başkan’ın ortak çalışmaları bizim son bir şey şeklini vereceğimiz çalışmaya çok önemli veri getirdi. Ankara’da da Mansur Başkan’la Ankara il ve ilçe başkanlarımızın çalışmaları. Biz İstanbul ve Ankara’da bir şeyi biliyoruz: İstanbul ve Ankara’yı tekrar kazanmalıyız. ve kazanırken de belediye meclis çoğunluğunu almalıyız. İstanbul’da gönlümden geçtiği kadar, Ankara’da da gönlümden geçenin çok gerisinde kadın adayımız var. Bu konuda bizi memnun eden husus İzmir olmuştur. İzmir’de 30 adayın 15 kadınsa hak edilen alınmıştır. İzmir gibi bir cumhuriyet kentinde, 15 kadın-15 erkek adayla yarışmıyorsanız bir şey eksik yapıyorsunuz. Tayyip Bey’in hiç yok, onun öyle bir vizyonu da yok. Adayların yarısı kadın olana kadar bu mücadele sürecek. Adayların yarısı genç olana kadar da bu mücadele sürecek.”

Özel, Cemil Tugay’ın “Bir dakika yanımda durmayan Belediye Başkanımız, başka şehirde başkaları için çalışıyor” sözüne ilişkin “Ertesi gün, 90 dakika yanında durdu. Çözdük onu” ifadelerini kullandı.

“ERDOĞAN İŞİNE BAKSIN. ONUN GÖRVİ CHP GENEL BAŞKANINA SORU SORMAK DEĞİL”

Özgür Özel, Erdoğan’ın CHP içinde bir kutuplaşma olduğuna ilişkin ifadeleri için “İki kelimeyle cevap vereyim: İşine baksın” dedi.

Özel, “DEM Parti ile şeffaf ilişki yürütme stratejisinden memnun musunuz” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Erdoğan’ın görevi CHP’nin Genel Başkanına soru sormak, CHP’nin iç meselesi var mı yok mu soruşturmak değil. Onun görevi işsizliği azaltmak, dövizi düşürmek, mazotu ucuzlatmak, çiftçinin destekleme primlerini ödemek ve sokaktaki, mutfaktaki, pazardaki yangını dindirmek. Onun işi gazetecilik değil. ‘CHP’nin yaptığı bir işle övünebileceksiniz. Neyle övünürsünüz’ deseniz, ben derim ki: CHP son seçimde, bütün partilerle bayramlaşabilen tek partidir. Kurucu irade böyle bir şeydir. Arkada görüşüp burada görüşmeyenler çok milliyetçi; görüştüğünü gizlemeyenler gayri milli. Böyle bir şey yok. Türkiye siyaseti olgularla algılar yer değiştirilerek yapıyor. Maalesef birçok gazeteci meslektaşınız da üzülerek söylüyorum, olguları değil, algıları konuşuyorlar. Abdülkadir Selvi, her gün ben Ekrem İmamoğlu ile telefonda ne kavga yapmışım onu yazıyor. ya Abdülkadir Selvi de dinleme cihazı var ki içeriğin doğru olmamasından bizi dinlemediği belli. ya da yaptığı iş doğru bir iş değil gazetecilik açısından. Hiç olmayan diyalog olmuş gibi yazılıyor. O yüzden bu siyaseti belli bir şeffaflığa, belli bir netliğe kavuşturmak ve riyakarlıktan kurtarmak lazım. Görüşüyorsan, görüşüyorsundur.”

“CHP KONGRESİ’Nİ KİRLETMEYE VE PARTİ İÇİNDE BİR TARTIŞMA YARATMAYA YÖNELİK BİR KUMPASTI”

CHP Genel Başkanı, İstanbul’daki bir ofiste çekilen para sayma görüntülerinin ve görüntülere ilişkin ortaya atılan iddiaların hatırlatılmasının ardından şunları söyledi:

“O video bir kişiye zoomlanarak, tarihi kapatılarak ve neresi olduğu anlaşılmadan; ‘Burası CHP İl Başkanlığı, Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı CHP Kongresi için delegelere para dağıtıyor’ diye servis edildi. Videonun bütününde 2019 yılında olduğu yazıyor. Demek ki CHP Kongresi değil. Orası, CHP İl Başkanlığı değil. O tek başına zoomlanan kişi o gün Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı mı? Hayır. Bu bir kaset kumpasıydı. CHP Kongresi’ni kirletmeye ve bugün parti içinde bir tartışma yaratmaya yönelik bir kumpastı. Video büronun sahibi avukattan çıkmış. Avukat, görüntülerle bize şantaj yapmış. Bizim arkadaşlarımız da kabul etmemişler, kendilerinden şüpheleri olmadığı için. Biz de suç duyurusunda bulunduk avukat hakkında.”

“TRT BÜYÜK BİR UTANMAZLIK İÇİNDE”

TRT’nin CHP’nin reklam filmini yayınlamaması hakkında konuşan Özel, şunları kaydetti:

“Ticari kuruluşlar olan bütün televizyon kanallarının reklam filmini yayınlaması lazım. Belli kanallar yayınlamıyor bizim filmleri. kendisini iktidar partisine o kadar müzahir kılmışlar ki ‘Senin reklamını dahi yayınlamam’ diyor. ‘Senden gelecek para gelmesin’ diyor. TRT, kanun gereğince herkese eşit davranmalı. Hepimizin vergileriyle fonlanan bir yer. Reklamı yolladık; ‘Hukuk büromuz inceleyecek.’ 20 gün geçti, cevap vermiyorlar. AKP filmini yolladı, bir gün sonra yayına girdi, bizimki hala yok. Bundan sonra tekrar sorduk. ‘Mart ayı için bütün rezervasyonlar dolu’ diye cevap attılar bize. Büyük bir utanmazlık içindeler. Böyle bir tarafgirlik olur mu?”

İYİ Parti ABB Başkan adayı Cengiz Topel Yıldırım’ın CHP’nin Mamak Belediye Başkan adayı olmayı istediğini söyleyen Özel, Yıldırım’ın adaylığının reddedilmesinin ardından yaptığı açıklamalara şöyle tepki gösterdi:

“Önce Çankaya, sonra Etimesgut ya da Mamak, sonra Keçiören denmiş ama ‘Keçiören’i istemem, en azından Mamak olsun’ gibi kendisinin bir talebi olmuş. Biz kendisine böyle bir adaylaştırma yapmadık. Her isteyen, her partiden aday olamaz ama sonradan takındığı üslup şaşırtıcı. İYİ Parti’den aday olursun, bu üslubu takınırsın. Bu partiden aday olmaya çalışacaksın, ‘Mansur Bey’le çok uyumlu çalışırım’ diyeceksin, sonra gelip bunları söyleyeceksin. Olur iş değil.”

“ATILDIKTAN SONRA HER OYU KORUMANIN SÖZÜNÜ VERİYORUZ”

Özel, sandık güvenliğine ilişkin de şunları söyledi:

“Yerel seçimlerde iddialı olduğumuz yerlerde örgütümüz de güçlü oluyor ve orada sandık güvenliği sorunumuz olmuyor. Bugün Genel Başkan Yardımcı’mız Pınar Uzun’un sunumuyla geçen genel seçim rakamlarını yakalayan son 3 bin 500 sandığa atama yapıyoruz. Genel seçimden sonra seçime girmediğimiz sandıklarda görevli koyamamamızı bir zafiyet olarak gösterenler de olmuştu. Bu seçimde sandık güvenliği açısından iki tane dijital tatbikat yaptı arkadaşlar. Sandık başı ve okul önü seçim sonuçlarının girilmesi açısından. Bugünkü son sunum da hepimizi tatmin etti. Oy, sandığa atılana kadar seçmenin namusudur. Atıldıktan sonra her oyu korumanın sözünü veriyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozel-bir-genel-secimde-partimi-iktidar-yapmazsam-bir-gun-durmam-ayrilirim/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özel, canlı yayında soruları yanıtladı Açıklaması https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-canli-yayinda-sorulari-yanitladi-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-canli-yayinda-sorulari-yanitladi-aciklamasi/#respond Fri, 15 Mar 2024 04:39:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19216 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul’daki para sayma görüntülerine ilişkin, “Bu bir kaset kumpasıydı. Cumhuriyet Halk Partisi kongresini kirletmeye ve bugün parti içinde bir tartışma yaratmaya yönelik bir kumpastı.” dedi.

Özel, KRT canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Türkiye ittifakı söyleminin sahada tuttuğunu belirten Özel, bunu mitinglerde gördüğünü söyledi. Özel, Türkiye ittifakının kimlerden oluştuğunun sorulması üzerine, “Milli takım gol attığında ayağa kalkan herkes Türkiye ittifakıdır ya da Filenin Sultanları şampiyon olduğunda, İstiklal Marşı çalarken onlara eşlik edebilen herkes Türkiye ittifakıdır. Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı, Türkiye’nin bölünmez bütünlüğüne saygılı, Atatürk’le, devrimleriyle sorunu olmayan herkesi Türkiye ittifakının potansiyel seçmeni olarak görüyoruz.” dedi.

31 Mart seçimlerinde partisinin önemli bir başarı yakalayacağına inandığını belirten Özel, bir soru üzerine, hiçbir yerde kaybetme endişesi taşımadıklarını söyledi.

Hatay’ı yakından takip ettiklerini belirten Özel, “Lütfü Savaş, daha önceki seçimlerde olduğu gibi hızla farkı kapatıp seçimi kazanma noktasına geliyor diye görünüyor. Hatay’ı kazansak, bu benim açımdan sürpriz olmayacak.” dedi. Özel, genel başkan için belediye kaybetmenin, babanın evlat kaybetmesi gibi olduğunu dile getirdi.

31 Mart’taki seçimin genel başkan olarak ilk seçim olduğunu belirten Özgür Özel, “Gönlümden geçen hiçbir belediyeyi kaybetmemek. Kendi açımdan Meral Hanım gibi ‘Son nokta’, ‘Şunu alamazsam’ falan, bunu yapmak için çok erken. Çünkü bu benim ilk seçimim. Ben nisan ayının son haftasında okula tayin olmuş öğretmen gibiyim. Şu olmazsa istifa ederim falan böyle bir şey yok. Onu gerektirecek bir seçim sonucu da ummuyoruz. Bir genel seçimde partimi iktidar yapmazsam, bir gün durmaz ayrılırım.” ifadelerini kullandı.

Kadın adaylarla gençlere, geçmiş seçimlere oranla ağırlık verdiklerini söyleyen Özel, “Adayların yarısı kadın, yarısı genç olana kadar bu mücadele sürecek.” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in İstanbul adayına destek için şehre gelmesini olumlu bulduğunu söyleyen Özel, “Önce İzmir’i yapabilseydik sonra İstanbul’a gelinseydi daha olumlu olurdu.” diye konuştu.

Afyonkarahisar adayı Köksal’ın sözleri

Partinin Afyonkarahisar Belediye Başkan adayı Burcu Köksal’ın sözlerinin sorulması üzerine Özel, bu gündemin CHP açısından doğru bir biçimde çözülüp geride bırakıldığını bildirdi.

Köksal’ın derdini anlatırken kullandığı ifadelerin yanlış anlaşılmaya müsait olduğunu belirten Özel, şunları kaydetti:

“Afyon siyaseti açısından elverişli olabilir. Ama bu ifadelerin bu kelimelerle kullanılması genel seçimlerde DEM’e oy vermiş, yerel seçimlerde CHP’li bir adayı kendi gönlüyle tercih edecek ortalama bir DEM seçmenini rencide edebilirdi. Zaten tahmin ettiğimiz gibi de alınganlık oldu. Ekrem Bey’in açıklaması kendi seçim bölgesinde, o da dünya kadar Kürt oyu alıyor, seçiliyor. Kendisi açısından anlaşılır. Ama içindeki hüküm cümleleri bizim konuya dahil olmamızdan sonra düştü. Düşmesi gerekir. Cümlelerinin kurulmuş olmasının bugüne bir faydası olmaz.”

“Suç ortağı olmam”

DEM Parti ile yaptıkları her görüşmeyi kamuya açık yürüttüklerini belirten Özel, CHP’nin tüm partilerle bayramlaşabilen tek parti olduğunu söyledi.

Tüm partilerin Meclis’te görüşme halinde olduğunu ifade eden Özel, “Bu işi dışarıda ve içeride aynı şekilde yapmak mı dürüstlük, yoksa dışarıda seçmenine ‘Biz bunlarla bayramlaşmayız.’ deyip içeride bayramlaşmak, sarılmak, bir kase çorbayı birlikte içmek mi dürüstlük.” dedi.

Siyaset tarzının şeffaflıktan yana olduğunu dile getiren Özel, “Siyaset şeffaflık demek. Riyakarlıkla, sahtekarlıkla olmaz. Dışarıda başka, içeride başka olmaz. Ben içeride olan bir şeyi dışarıda yapmayanların, dışarıdaki suç ortağı olmam.” ifadelerini kullandı.

Özgür Özel, siyaseti riyakarlıktan kurtarmak gerektiğini, Türk milletinin riyakarlığı, sahtekarlığı sevmediğini belirterek, “Şimdi, arkada görüşüp burada görüşmeyenler çok milliyetçiler. Görüştüğünü gizlemeyenler gayri milli. Böyle bir şey yok.” diye konuştu.

İstanbul’daki para sayma görüntüleri

İstanbul’daki para sayma görüntülerinin sorulduğu Özel, bu video ilk yayınlandığında üzerinde tarih bulunmadığını, görüntünün “CHP kongresi için delegelere para dağıtılıyor” denilerek yayınlandığını belirtti.

Bunun bir kaset kumpası olduğunu ifade eden Özel, şöyle devam etti:

“O video ilk çıktığında üstünde tarih yoktur. O video böyle çıktı. Bir kişi görünüyor. O kişi de şu anda Ekrem İmamoğlu’nun danışmanlığını yapan bir kişi ve o kişi para sayıyor. O video şöyle servis edildi, ‘Cumhuriyet Halk Partisi’nin 5 Kasım’daki kurultayından birkaç gün önce delegelere para dağıtıyorlar.’ Siz olayın açıklığa kavuştuğu noktayı ifade ediyorsunuz. Onu açıklığa kavuşturan biziz. O video, bir kişiye zumlanarak, tarihi kapatılarak ve neresi olduğu anlaşılmadan, ‘Burası CHP il başkanlığı. Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı, Cumhuriyet Halk Partisi kongresi için delegelere para dağıtıyor.’ diye servis edildi. Şimdi doğrusunu konuşalım.

Videonun bütünü paylaşıldı. Videonun bütününde 2019 yılında olduğu yazıyor. Yani demek ki CHP kongresi değil. Orası CHP il başkanlığı değil. Bunu nereden biliyoruz? Bunu savcılığa yaptığımız suç duyurusuna da verdik, yazdık. Şuradan biliyoruz, o görüntüdeki arkadaşlara sorduk, neresi burası ve ne yapıyorsunuz? O arkadaşların cevabı, ‘Biz İstanbul İl Başkanlığı binamızı satın alıyoruz. Satın aldığımızda binanın eski sahibi, ‘Avukatımın bürosunda nakit kısmının ödemesini yaparsınız.’ dedi. ‘Biz de gittik, orada bu parayı verdik, oradaydık.’ dediler. İstanbul İl Başkanı o dönem Canan Kaftancıoğlu ve kendisi o il binasını bize kazandırdı. Peki o zumlanan, yani tek başına gösterilen kişi, o gün Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı mı? Hayır. O gün il başkan yardımcısı. Bu bir kaset kumpasıydı. Cumhuriyet Halk Partisi kongresini kirletmeye ve bugün parti içinde bir tartışma yaratmaya yönelik bir kumpastı. Kimden çıkmış video? Savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Büronun sahibi avukattan çıkmış. Nereden biliyoruz? O avukat, o görüntülerle bize şantaj yapmış. ‘Ben bu görüntüleri satarım, parayı siz verin, sizde kalsın.’ demiş. Bizim arkadaşlarımız da kabul etmemişler. Kendilerinden şüpheleri olmadığı için. İl binası satın alınırken işte kaporadır veya nakit kısmı, bankaya yatırılan kısmı falandır. O danışman arkadaş da Ekrem İmamoğlu’yla hiçbir bağının olmadığı ve il başkan yardımcısı olduğu günlerde, para sayıyorlar ve ödemeyi yapıyorlar orada. Elimizde de ne kadar ödediğimize dair makbuz var. Altında da büronun sahibinin imzası var. Ben meselenin bu kısmıyla meşgulüm.”

Kaporanın neden elden verildiğinin sorulması üzerine Özel, bu konunun dönemin il başkanı Canan Kaftancıoğlu tarafından netleştirilebileceğini belirterek, “Ama kişi dediyse ‘Ben bunun 15’ini kapora olarak… Ben bunun peşinatını bu kadar istiyorum, şu kadarını nakit istiyorum, bu kadarını dolar istiyorum.’ Bu alıcının talep ettiği şeylerdir. Hesabınıza gelirse ödersiniz, gelmiyorsa… Ben şu detayla ilgileniyorum, o görüntüyü Ekrem İmamoğlu’nun danışmanının, o gün il yöneticisi, görüntüsüyle bunu CHP kurultayıyla ilişkilendirmeye çalışan bir kötücül akılla mücadele ediyoruz. Bir kumpasla karşı karşıyayız.” dedi.

Özel, görüntünün avukat tarafından servis edildiğini, avukat hakkında suç duyurusunda bulunduklarını bildirdi.

Özgür Özel, “Geçmiş dönemlerde partimizde siyaset yapmış birkaç ağabeyimiz olmadık yorumlar yapmış, ben ona alındım.” ifadesini kullandı.

“Temizlenilmesi gereken adamlardır onlar”

Partide, İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu’nun seçimi kaybetmesi için çalışma yürütenler bulunduğu yönündeki iddianın sorulması üzerine Özel, CHP’de böyle bir çalışma yapan kimsenin olmadığını söyledi.

Özel, “Cumhuriyet Halk Partisi’nde öyle çalışma yürüten kişi olmaz. Öyle çalışma yapan kişi Cumhuriyet Halk Partili değildir. Bu parti seçime giderken birileri İstanbul Büyükşehir’i, kaç yıl sonra kazanmışız, ne kadar önemli bir yer, kaybettirme üzerine plan yapıyorsa, bunlar hasbelkader partinin kimliğini taşıyorlarsa kısa sürede elinden almak lazım. Bunu yapan yoktur. Yapan birkaç meczubu görüyorum orada, burada. Ama onlar da nasıl partili, nereden gelmiş, nasıl partiyi enfekte etmiş? Temizlenilmesi gereken adamlardır onlar.” ifadelerini kullandı.

“Ben hiçbir üyeme yakıştırmam”

Özel, 31 Mart seçimlerinde İstanbul’un kaybedilmesi durumunda, partiyi kurultaya götürmek için hazırlık yapanların bulunduğu yönündeki iddianın sorulması üzerine, “Cumhuriyet Halk Partisinde bu tip tartışmalar yürümez. Yürütenler CHP’li değildir. Bu kişiler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 1 Nisan’dan sonra yakalayacağı büyük fırsattan korkan, sarayın işbirlikçileridir.” dedi.

Genel Başkan Özel, “Ben Kemal Bey ile kötü olsam, küs olsam, kanlı bıçaklı olsam Kemal Bey’in böyle bir şeye alet olacağına yine inanmam. Olacak şey var, olmayacak şey var. Ben hiçbir üyeme yakıştırmam, değil partinin benden önceki genel başkanı. Yani olacak iş değil.” ifadelerini kullandı.

“Malatya’da bir hakkın teslimi gerçekleşiyor”

Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile arasında hiçbir problem bulunmadığını söyleyen Özel, aday belirleme sürecinde iki kez görüştüğü Kılıçdaroğlu’nun, ilkeler üzerindeki fikirlerinden istifade ettiklerini bildirdi.

Özgür Özel, Ankara’da büyük bir miting düzenleyecek olurlarsa buraya Kılıçdaroğlu’nu çağıracağını belirtti.

Emekli maaşlarına ilişkin soru üzerine Özel, düzenleme için Meclis’in açılması gerektiğini, “açalım” denirse kendilerinin buna hazır olduğunu ifade etti.

Bir soru üzerine Özel, partisinin Malatya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Veli Ağbaba’nın depremin ardından yürüttüğü çalışmaları anlatarak, “Malatya’da bir hakkın teslimi gerçekleşiyor.” dedi. Özel, Adıyaman, Kastamonu ve Kırıkkale adaylarına da çok büyük teveccüh olduğunu belirterek, Samsun, Bursa, Manisa, Balıkesir ve Denizli’de de başarılı olacaklarını söyledi.

Özel, seçimde sandık güvenliğiyle ilgili bir sorun olmayacağını bildirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-canli-yayinda-sorulari-yanitladi-aciklamasi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın masasındaki İstanbul anketi https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdoganin-masasindaki-istanbul-anketi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdoganin-masasindaki-istanbul-anketi/#respond Fri, 15 Mar 2024 04:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19184 Yerel seçimler için geri sayım devam ederken sonucu en çok merak edilen illerin başında hiç kuşkusuz ki İstanbul geliyor. Yapılan anketlerde yarışın başa baş gittiği sonucu ortaya çıkarken AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, kendi yaptırdıkları ankette Murat Kurum’un yarışı 1 puan önde götürdüğünü ifade etti.

“KURUM 1 PUAN ÖNDE GÖTÜRÜYOR”

Önümüzdeki haftalarda çok daha yoğun bir seçim sürecine girileceğini ifade eden Şen, “Seçimler demokrasinin şölenidir, vatandaş kendi iradelerini ortaya koymaktadır. İstanbul’da son durum Murat Kurum. Kurum, 1 puan civarında önde gözüküyor” ifadelerine yer verdi.

ANKARA VE İZMİR’DE SON DURUM

Ankara ve İzmir’de yaptırdıkları anketlerin sonuçlarını da paylaşan Şen, “Ankara’da Turgut Altınok durumu baş başa noktaya getirdi. Altınok mesafeyi kapattı. İzmir’de süreç kolay değil ama oraya doğru gidiyor iş. Hamza Dağ hızla yükseliyor. Epey bir mesafe vardı kapandı, kimse şaşırmasın, Hamza Dağ müthiş gidiyor” dedi.

DİĞER ANKETLERDE İMAMOĞLU ÖNDE

31 Mart’taki seçimlere az bir zaman kala 6 farklı anket şirketi, megakentteki araştırma sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. İşte anket şirketlerinin İstanbul tahminleri…

MAK DANIŞMANLIK

MAK Danışmanlık Şirketi’nin 21 Şubat – 9 Mart 2024 tarihlerinde yaptığı ankete göre İstanbul’da Ekrem İmamoğlu, Cumhur İttifakı’nın İBB adayı Murat Kurum’un 1,5 puan önünde görünüyor. 5 bin 700 kişiyle yüz yüze gerçekleştirilen anket sonucuna göre, İstanbul’da İmamoğlu yüzde 41.5, Kurum yüzde 40, İYİ Parti yüzde 4, DEM Parti yüzde 3, YRP ise yüzde 2.5 oy oranında.

KONDA

Son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde araştırması tutmasa da siyasilerin ve vatandaşların merakla anketini beklediği KONDA’nın da yaptığı ankette İmamoğlu önde çıktı. 2-3 Mart 2024 tarihlerinde yapılan ankette Ekrem İmamoğlu’nu tercih edeceklerini söyleyenlerin oranı yüzde 38,2, tercihlerini Murat Kurum’dan yana kullanacaklarını söylerin oranıysa yüzde 32,2 oldu. Ankete katılanların yüzde 6’sı kararsız kalırken, yüzde 12,5’i de diğer adaylara oy vereceğini söyledi. Kararsızlar dağıtıldıktan sonra ortaya çıkan tablo ise şöyle: Ekrem İmamoğlu yüzde 46.1, Murat Kurum 38.8

METROPOLL

MetroPOLL Araştırma’nın 21-22 Şubat arasında 39 ilçede 1664 kişi yapılan anketinde ipi göğüsleyen İmamoğlu oldu. Anket sonuçlarına göre kararsızlar dağıtıldıktan sonra İmamoğlu, yüzde 43,5 ile en yüksek oyu alan aday oldu. AK Parti ve MHP’nin adayı Murat Kurum ise yüzde 40,2 oy alabiliyor.

DEM Parti adayları Meral Danış Beştaş ve Murat Çepni ise bu ankette yüzde 6,1; İYİ Parti’nin adayı Buğra Kavuncu ise yüzde 3,1; Zafer Partisi’nin adayı Azmi Karamahmutoğlu yüzde 2,5; Yeniden Refah Partisi’nin (YRP) adayı Mehmet Altınöz ise yüzde 2,3 oy aldı.

SONAR

İktidara yakınlığı ile bilinen Sonar Araştırma’nın 22 Şubat’ta açıkladığı anket sonuçlarına göre, Murat Kurum yüzde 41.3, Ekrem İmamoğlu yüzde 41.9, DEM Parti yüzde 4.8, İYİ Parti yüzde 4, Yeniden Refah Partisi ise yüzde 2.5 oy alabiliyor.

ASAL ARAŞTIRMA

Asal Araştırma’nın 23-27 Şubat tarihleri arasında yaptığı ankete göre de bu seçimi İmamoğlu kazanıyor. Ankete göre Ekrem İmamoğlu yüzde 41.9, Murat Kurum yüzde 40.8, Meral Danış Beştaş/Murat Çepni yüzde 4.5, Buğra Kavuncu yüzde 3.6, Mehmet Altınöz yüzde 2.9, Azmi Karamahmutoğlu yüzde 2.5, Berk Hacıgüzeller yüzde 0.9, Birol Aydın yüzde 0.5, diğerleri ise yüzde 2.4 oy alabiliyor.

OPTİMAR

Optimar Araştırma’nın son anketinde de Ekrem İmamoğlu önde çıktı. Bu ankete göre “Ekrem İmamoğlu’na oy veririm” diyenlerin oranı yüzde 39.1 olurken, “Murat Kurum” diyenlerin oranı yüzde 37.7 oldu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdoganin-masasindaki-istanbul-anketi/feed/ 0
Elazığ’da Yeniden Refah Partisi Mitingi Reddedildi https://www.haber60.com.tr/elazigda-yeniden-refah-partisi-mitingi-reddedildi/ https://www.haber60.com.tr/elazigda-yeniden-refah-partisi-mitingi-reddedildi/#respond Fri, 15 Mar 2024 02:33:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19106

Elazığ’da Yeniden Refah Partisinin 22 Mart günü yapılması planlanan mitingi Elazığ İlçe Seçim Kurulu tarafından “belirtilen alanın miting alanı olmadığı” gerekçesiyle reddedildi. Aynı alanda bir hafta önce AKP tarafından miting yapıldığını belirten Yeniden Refah Partisi Seçim Koordinasyon Merkezi Başkanı Erhun Karakuş, “Siyasi parti olarak rakip olduğumuz bir partinin o meydanda bir hafta bile geçmeden miting yapması düşünülecek olursa, halkımızın bizi gerçek manada kıyaslayabileceği aynı alanda miting yapmak istememiz kadar doğal bir durum yoktur” dedi.

Elazığ’da Yeniden Refah Partisinin 22 Mart günü Genel Başkan Fatih Erbakan’ın katılımıyla yapılması planlanan miting Elazığ İlçe Seçim Kurulu tarafından “belirtilen alanın miting alanı olmadığı” gerekçesiyle reddedildi. Yeniden Refah Partisi Seçim Koordinasyon Merkezi Başkanı Erhun Karakuş, şunları kaydetti:

“Değerli hemşehrilerimiz, bilindiği üzere 22 Mart Cuma günü saat 15.30’da Genel Başkanımız Sayın Fatih Erbakan’ın katılacağı Elazığ mitingimizi yapacaktık. Bununla ilgili olarak resmi müracaatımızı 11 Mart Pazartesi günü seçim kuruluna yazılı dilekçemizi teslim ederek Cumhuriyet Meydanı Valilik önünde bulunan ve AK Parti’nin kendi seçim mitingini yaptığı alanın bize tahsis edilmesini talep ettik. Yine konunun cevabı olarak 13 Mart Çarşamba günü seçim kurulundan tarafımıza gönderilen yazıda, Cumhuriyet Meydanı Valilik önündeki alanın miting alanı olmadığı gerekçesiyle talebimizin reddedildiğini bize bildirdiler. Siyasi parti olarak rakip olduğumuz bir partinin o meydanda bir hafta bile geçmeden miting yapması düşünülecek olursa, halkımızın bizi gerçek manada kıyaslayabileceği aynı alanda miting yapmak istememiz kadar doğal bir durum yoktur. Bu kararı öncelikle Elazığlı hemşehrilerimizin iradesine bir saygısızlık olarak görüyoruz. Bu kararı Elazığlı hemşehrilerimizin vicdanına bırakıyoruz. ‘

“DEVLET, SİYASİ PARTİLERE EŞİT DAVRANMAK ZORUNDA”

Sayın Cumhurbaşkanımızın mitinginden önce AK Parti İl Başkanı tarafından yapılan basın açıklamasında ifade edildiği gibi, Cumhurbaşkanı sıfatıyla değil, siyasi bir program ve miting amacıyla ve AK Parti Genel Başkanı sıfatıyla ilimize gelmişlerdi. Program, herhangi bir açılış ve temel atma gibi resmi bir tören olarak değil, AK Parti’nin belediye başkanlarına oy istenmesine yönelik siyasi bir miting olarak icra edilmişti. Bu programın siyasi program olması bile Cumhuriyet Meydanı Valilik binası önünde yapılmasına itirazımız yok. Ancak aynı alanı, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’ın da katılacağı miting için talep etmemize rağmen bu alan bize tahsis edilmemiştir. Yapılan uygulama devletin eşitlik ve adalet olma vasıflarına gölge düşürmüştür. Devlet, vatandaşlarına olduğu gibi siyasi partilere de eşit ve adil davranmak durumundadır. Devletin bazı kurumlarının ayrımcı tutum takınmaları ve siyasi partileri iktidar partisi ve diğerleri olarak ayırmaları, halkımızın devlete ve kurumlara olan inancını sarsmaktadır. Alınan bu karar, bu şehre 2 dönem milletvekilliği yapmış hizmet etmiş Belediye Başkan adayımız Sayın Faruk Septioğlu’na bir saygısızlıktır, alınan bu karar Genel Başkanımız Sayın Fatih Erbakan’a bir saygısızlıktır ve en nihayetinde bu karar kıymetli Elazığlı hemşehrilerimizin iradesine saygısızlıktır. Hiçbir kimse veya kurumun, talimatla verilen bu kararlar sebebiyle devletimizi ayıran ve tarafsızlığını yitirmiş bir konuma düşürmeye hakkı yoktur. Bizler yapılan bu ayrımcılığı ve haksızlığı reddediyoruz ve daha da önemlisi, devleti, siyasi iktidarın bir aparatı olarak gören ve kullanan zihniyeti halkımızın takdirine bırakıyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/elazigda-yeniden-refah-partisi-mitingi-reddedildi/feed/ 0
Erdoğan: Sırtını örgüte dayayan siyasi temsilciler kendi ikballerini kotarmak peşindeler https://www.haber60.com.tr/erdogan-sirtini-orgute-dayayan-siyasi-temsilciler-kendi-ikballerini-kotarmak-pesindeler/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-sirtini-orgute-dayayan-siyasi-temsilciler-kendi-ikballerini-kotarmak-pesindeler/#respond Fri, 15 Mar 2024 01:18:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19047 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Sırtını örgüte dayayan siyasi temsilciler, İstanbul’da ve diğer başka yerlerde kirli pazarlıklarla kendi ikballerini kotarmanın peşindeler.” dedi.
Erdoğan, Dörtyol kavşağında partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, yüreği de sevdası da davası da Ağrı Dağı’ndan yüce insanların memleketi Ağrı’da olmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.
Ağrı’nın asırlarca irfana, kültüre, medeniyete, değerlere Ağrı Dağı gibi yüce bir gönüllülükle sahip çıktığını ifade eden Erdoğan, Anadolu’yu tehditlere karşı bir kalkan gibi koruyan serhat şehrinin, cesaretiyle yiğitliğiyle fedakarlığıyla hep örnek olduğunu söyledi.
Bu şehrin insanlarının çalışkanlıklarıyla sabırlarıyla duruşlarıyla farklarını gösteren birer metanet abidesi olduğuna dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ağrılı kardeşlerim, 2019 Mahalli İdareler Seçimleri’nde tercihini AK Parti’den yana yaparak muhabbetimize karşılık vermişti. Her ne kadar geçtiğimiz mayıs ayındaki seçimlerde arzu ettiğimiz neticeleri alamamış olsak da Ağrı’nın 31 Mart’ta yine tercihini AK Parti’den yana yapacağına inanıyorum. Ağrı ile bizim aramızda kalpten kalbe giden bir yol vardır. Biz hayatımızı, milli iradenin üstünlüğünü savunmaya adadık. Bu anlayışla vesayetinden darbecisine, terör örgütünden tek parti faşistine, karşımıza kim çıkarsa mücadele ettik. Cumhuriyet tarihinin en köklü demokrasi ve kalkınma atılımlarını hayata geçirmekte kalmadık, Türkiye Yüzyılı vizyonuyla gözümüzü geleceğe diktik.”
Alandaki coşkuya dikkati çeken Erdoğan, “Maşallah. Şu anda karşımdaki topluluğa bakıyorum. Yol boyu gayet iyiydi. Burada da 40 bin kişinin olduğunu emniyetten aldım. Bu 40 bin ile 31 Mart’a yürüyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Ne dünya eski dünya ne Türkiye eski Türkiye”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, her safhasını milletle birlikte verdikleri mücadelenin en yakın şahitlerinden birinin Ağrı olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Şimdi yine birileri çıkmış, tek parti faşizmini hortlatmak için can atan CHP ile bir olup sizlerin iradesine ipotek koymaya çalışıyor. Dün silah zoruyla yaptıklarını bugün örtülü baskıyla, daha önemlisi tek parti faşistleriyle gizli saklı ittifaklar kurarak gerçekleştirmenin gayreti içindeler. Öyle ki bu uğurda yasakların, hukuksuzlukların ve baskıların sembolü olan CHP’ye bile yedek tekerlek yapacak duruma düştüler. Ne dünya eski dünya ne Türkiye eski Türkiye. Artık demokrasisiyle, yönetim biçimiyle, eğitimden sağlığa tüm kalkınma altyapısıyla yepyeni bir Türkiye var. Dün Ağrı Ankara’ya, İstanbul’a, Antalya’ya çok uzaktı, dünyaya da çok uzaktı. Bugün ise Türkiye’nin ve dünyanın her yeri Ağrılı kardeşlerim için gelişen iletişim ve ulaşım teknolojilerini emirlerine sunmamız sayesinde adeta bir adım, bir tık mesafede. Geçmişte maval okuyarak sizlere bambaşka bir dünya, bölge ve Türkiye çizenlerin gerçek niyetleri yaşanan her gelişmeyle bir kez daha ortaya dökülüyor.”
“Bugüne kadar bunların bir eseri var mı?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütünün adeta parasını verenin istediği gibi tepe tepe kullandığı bir araç olduğunu ifade ederek, “Sırtını örgüte dayayan siyasi temsilciler, İstanbul’da ve diğer başka yerlerde kirli pazarlıklarla kendi ikballerini kotarmanın peşindeler.” dedi.
Erdoğan, şunları kaydetti:
“Sizlerin iradesini tek parti faşizminin kalıntısı, CHP’nin kifayetsiz, muhteris yöneticilerine meze edenler mi Ağrı’ya hak ettiği hizmetleri getirecek? CHP’li belediye başkan adaylarının buram buram ırkçılık, ayrımcılık kokan tüm söylemlerine seslerini çıkarmayanlar mı sizin hakkınızı savunacak? Ağrı’yı ve bu bölgeyi arka bahçeleri olarak kabul edip Batı’ya şirin gözükmek için kendi ülkesine ihanet derecesine varan saldırılar yapanlar mı Ağrılı kardeşlerimin geleceğini inşa edecek? Yıllardır Mecliste oldukları halde ülkenin, milletin, şehirlerimizin en küçük bir meselesinin çözümüne öncülük etmeyenler, katkıda bulunmayanlar mı Ağrı’ya eser kazandıracak? Bugüne kadar bunların bir eseri var mı? Bir eserini gördünüz mü? Bunların ne Ağrı ne Van ne Diyarbakır umurlarında. Bunlar için önemli olan tek şey İstanbul’daki, Brüksel’deki, Berlin’deki, Londra’daki, Washington’daki ağababalarından aldıkları emirlerdir. Zaten fırsatını bulan da soluğu oralarda alıyor. Bunların, iradenizi istismar etmeyi amaçlayan turistik geziler haricinde samimiyetle halinizi hatırınızı sormak için hiç Ağrıya geldiğini gördünüz mü? Şu ulu Ağrı Dağı’na, Tendürek Dağı’na, ala dağlara, teröristlere selam vermek dışında hayırlı bir nazarla bakanını gördünüz mü?”
Bir Ağrı türküsünden, “Ağlarken sen ağlamadın, derdime derttaş olmadın, sen bana gardaş olmadın” dizelerini okuyan Erdoğan, “Size kardeş olmayanlara siz de kapınızı ve gönlünüzü kapatın.” ifadesini kullandı.
(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-sirtini-orgute-dayayan-siyasi-temsilciler-kendi-ikballerini-kotarmak-pesindeler/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ağrı mitinginde konuştu: “Başka Ağrı yok, başka Türkiye yok” https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-agri-mitinginde-konustu-baska-agri-yok-baska-turkiye-yok/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-agri-mitinginde-konustu-baska-agri-yok-baska-turkiye-yok/#respond Fri, 15 Mar 2024 01:15:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19044 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart yerel seçimleri öncesi il mitinglerini bugün Ağrı ile sürdürdü.

Ağrı Dörtyol meydanında düzenlenen AK Parti mitingine katılım oldukça yüksek oldu. Binlerce vatandaşın katıldığı mitingde vatandaşlar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yoğun sevgi gösterilerinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ağrı’nın 2019 yılında mahalli idareler seçimlerinde tercihini AK Parti’den yana yaptığını ve bu süreçte önemli hizmetler aldığını anlatarak, “Her ne kadar geçtiğimiz Mayıs ayındaki seçimlerde arzu ettiğimiz neticeleri alamamış olsak da Ağrı’nın 31 Mart’ta yine tercihini AK Parti’den yana yapacağını inanıyoruz. Bizim aramızda kalpten kalbe giden bir yol vardır” dedi.

“Biz hayatımızı milli iradenin üstünlüğünü savunmaya adadık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu anlayışla vesayetinden darbecisine, terör örgütünden tek parti faşistine karşımıza kim çıkarsa mücadele ettik. Cumhuriyet tarihinin en köklü demokrasi ve kalkınma atılımlarını hayata geçirmekle kalmadık. Türkiye Yüzyılı vizyonuyla gözümüzü geleceğe diktik. Maşallah. Şu anda karşımdaki topluluğa bakıyorum. Sordum. Ne kadar yol boyu gayet iyiydi. Burada da kırk bin kişinin olduğunu emniyetten aldık. Maşallah. Şimdi bu kırk binle beraber 31 Mart’ta yürüyor muyuz? Şimdi yine birileri çıkmış, tek parti faşizmini hortlatmak için can atan CHP’yle bir olup sizlerin iradesine ipotek koymaya çalışıyor. Dün silah zoruyla yaptıklarını bugün örtülü baskıyla, daha önemlisi tek parti faşistleriyle gizli saklı ittifak oluşturarak gerçekleştirmenin gayreti içindeler. Öyle ki bu uğurda yasakların, hukuksuzlukların ve baskıların sembolü olan CHP’ye bile yedek tekerlek yapacak duruma düştüler. Ne Dünya eski dünya ne Türkiye eski Türkiye artık demokrasisiyle yönetim biçimiyle eğitimden sağlığa tüm kalkınma altyapısıyla yepyeni bir Türkiye var. Dün Ağ Ankara’ya çok uzaktı. İstanbul’a çok uzaktı. Antalya’ya çok uzaktı. Dünyaya da çok uzaktı. Bugün ise Türkiye’nin ve dünyanın her yeri Ağrılı kardeşlerim için Gelişen iletişim ve ulaşım teknolojilerini emirlerine sunmamız sayesinde adeta bir adım, bir tık mesafede” diye konuştu.

“Size kardeş olmayanlara siz de kapınızı ve gönlünüzü kapatın”

Sırtını örgüte dayayan siyasi temsilcilerin İstanbul’da ve başka yerlerde kirli pazarlıklarla kendi ikballerini kotarmanın peşinde olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin iradesini tek parti faşizminin kalıntı CHP’nin kifayetsiz, muhtelif yöneticilerine meze edenler mi Ağrı’ya hak ettiği hizmetleri getirecek? CHP’li belediye başkan adaylarının buram buram ırkçılık, ayrımcılık, kokan, tüm söylemlerine seslerini çıkarmayanlar mı sizin hakkınızı savunacak? Ağrı’yı ve bu bölgeyi arka bahçeleri olarak kabul edip batıya şirin gözükmek için kendi ülkesine ihanet derecesine varan saldırılar yapanlar mı? Yıllardır mecliste oldukları halde ülkenin, milletin, şehirlerimizin en küçük bir meşalesinin çözümüne öncülük etmeyenler, katkıda bulunmayanlar mı? Ağrı’ya kazandıracak. Bugüne kadar bunların bir eseri var mı? Bir eserini gördünüz mü? Bunların ne Ağrı umurlarında, ne Van umurlarında, ne Diyarbakır umurlarında. Bunlar için önemli olan tek şey İstanbul’daki, Brüksel’deki, Berlin’deki, Londra’daki, Washington’daki, ağababalarından aldıkları emirlerdir. Zaten, fırsatını bulan da soluğu oralarda alıyor. Hiç bunların iradenizi istismar etmeyi amaçlayan turistik geziler haricinde samimiyetle, halinizi hatırınızı sormak için Ağrı’ya geldiğini gördünüz mü? Şu ulu Ağrı Dağı’na, Tendürek Dağı’na, Aladağlar’a teröristlere selam vermek dışında hayırlı bir nazarla bakanını gördünüz mü? Ne diyor o güzel Ağrı türküsünde? ‘Ağlarken sen ağlamadın. Derdime dertleş olmadın. Sen bana kardeş olmadın’. Evet size kardeş olmayanlara siz de kapınızı ve gönlünüzü kapatın” şeklinde konuştu.

“Başka Ağrı yok, başka Türkiye yok”

“Biz kalbimizle, yüreğimizle, eserlerimizle, hizmetlerimizle, hedeflerimizle, programlarımızla işte sizin huzurunuzdayız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını söyledi sürdürdü:

“Unutmayın başka Ağrı yok, başka Türkiye yok. Önümüze çıkan fırsatları ve imkanları en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Kardeşlerim, cumhuriyet tarihi boyunca milletimizin her kesimi gibi Ağrılı kardeşlerimizin de yaşadığı sıkıntılar yok mu? Elbette var. Ama bunların hiçbiri sizin üzerinizden sahnelenmeye çalışılan kirli senaryoların bahanesi olamaz. Üstelik biz darbecilerden, vesayetçilerden, işkencecilerden hesap sorarak milletimizin bu dönemle hesaplaşmasını da gerçekleştirdik. Hükümette olduğumuz yirmi bir yılı aşkın süre boyunca bu ülkenin her eksiği gibi sizlerin hak, özgürlük, adalet, altyapı, üstyapı, refah beklentilerinizi karşılamak için gece gündüz çalıştık. Ne yaparsak yapalım hepsini lütuf değil, vazife olarak gördük, asla yeter demedik. Hele hele bunları Sizin başınıza asla kalkmadık. Sizi ananızın ak sütü gibi helaliniz olan haklarınıza ve hizmetlerinize kavuşturmak için çıtayı hep daha yükseğe koyarak bugünlere geldik. Şimdi de Türkiye Yüzyılı’yla hep birlikte dünyanın en güçlü ve müreffeh ülkeleri arasındaki yerimizi almaya hazırlanıyoruz. Bu vizyonu da Ağrı’yla birlikte hayata geçirelim istiyoruz. Biz milletimize Türkiye Yüzyılı şehirlerini depreme dayanıklı yapılarıyla, ulaşımıyla, çevresiyle, sosyal destekleriyle diğer tüm unsurlarıyla hep birlikte yükseltmeyi teklif ediyoruz.”

“Derdi terör örgütüne payandalık etmek olanın hayali de o kadar olur”

Muhalefet partilerinin kavga etmekten, birbirleriyle pazarlık etmekten, birbirlerine çalım atmaktan, ülkeye ve millete dair herhangi bir meseleyi gündemlerine almaya vakit bulamadığını ifade eden Erdoğan, “Derdi kendi partisinin içindeki ayak oyunları olanın vizyonu da o kadar olur. Derdi terör örgütüne payandalık etmek olanın hayali de o kadar olur. Derdi insanların sıkıntılarını, endişelerini, duygularını istismar etmek olanın programı da o kadar olur. Bunların hepsini bir araya toplayıp sonra çarpın, bölün, çıkartın, ne yaparsanız yapın, geriye kalacak olan hep sıfır olur. Sıfır sonuçlu siyasetin de ne ülkeye, ne millete faydası dokunur. İşte bunun için biz hep eser ve hizmet siyaseti diyoruz. İşte bunun için biz hep yaptığımız eserleri, getirdiğimiz hizmetleri sayıp döküyor, onunla da kalmıyor, bundan sonra yapacaklarımızı anlatıyoruz. Bıraktım diğer çalışmalarımızı sadece son dönemde Ağrı Belediyesi’nde yaptıklarımızı şöyle alt alta sıralasak aradaki farkı çok rahat görmek mümkündür. Hizmet, ulaşım ve iş makinalarından oluşan zengin araç filosuyla, yol ve kaldırım çalışmalarıyla şehrin güzelleştirilen sayısız yatırımlarıyla sosyal belediyecilik faaliyetleriyle Ağrı önemli mesafe kat ettik Türkiye’nin de Ağrı’nın da ihtiyacı olan siyaset işte budur. Öyleyse şimdi burada Ağrı’dan öyle bir ses verin ki şu yüce dağın ardından bile duyulsun. 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar, ana kademe, kadın kolları, gençler, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Ağrı’yla birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Biliyorsunuz başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan ayındayız. Bu vesileyle Ramazan-ı Şerif’inizi tebrik ediyorum. İnşallah Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramını yaşayacağız. İnşallah. Bunun için hep beraber çok çalışacağız Biz Ağrı’ya güveniyoruz. Ağrı’nın da bize güvenmesini istiyoruz. Kardeşlerim sizden otuz bir Mart seçimleri için destek isterken bunu kuru bir laf kalabalığına dayanarak yapmıyoruz. Bu Ağrı’ya yirmi bir yılda yaptığımız seksen dört milyar liralık yatırımdan aldığımız güçle heyecanla, kararlılıkla ifade ediyoruz. Demek ki seksen dört milyar liralık yatırım yaptık. Eğitimde beş bin otuz iki adet yeni derslik inşa ettik. Çocuklarımıza ve gençlerimize hizmet eden bir bilim merkezi kurduk. İbrahim Çeçen Üniversitesi’ni şehrimize kazandırdık. Şimdi de üniversitemize tıp fakültesi binası yapıyoruz. Gençlik ve Spor’da Ağrı’ya beş bin beş yüz yirmi dokuz kişi kapasiteli yükseköğrenim yurtları açtık. Gençlik merkezleri ve çeşitli branşlarda kırk üç tesisi inşa ettik. Doğubayazıt Kapalı Spor Salonu’nun yapımına devam ediyoruz. Doğu Beyazıt Kültür Merkezi’ni, Doğubayazıt, Şafi Camii’ni, Ahmed-i Hani Türbesi’ni ve İshak Paşa Sarayı’nı restore ederek hizmete açtık. Aynı çağrıya on bir bin metrekare alana sahip kültür ve kongre merkezi yaptık” şeklinde konuştu.

“400 yataklı merkez ve 150 yataklı Patnos Hastanesi başta olmak üzere toplamda bin 125 yataklı, 15 hastane dahil 77 sağlık tesisini şehrimize kazandırdık”

Sosyal yardımlarda Ağrılı ihtiyaç sahibi vatandaşlara 11,5 milyar lira kaynakla destek olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlıkta 400 yataklı merkez ve 150 yataklı Patnos Hastanesi başta olmak üzere toplamda bin 125 yataklı, 15 hastane dahil 77 sağlık tesisini şehrimize kazandırdık. Ağrı Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanemizi 200 yataklı bir ek bina ile büyüteceğiz. Çevre ve Şehircilikte TOKİ vasıtasıyla 4 bin 240 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 386 konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde şehrimizde toplam 6 bin 181 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Ağrı’daki 5 millet bahçemizden 4’ünü bitirdik. Murat Nehri, millet bahçemizin yapımına devam ediyoruz. Ulaşımda 16 devraldığımız bölünmüş yol mesafesini 405 kilometreye çıkardık. Ağrı şehir geçişi ve bağlantı yollarını Erzurum, Ağrı, Doğubayazıt, Gürbulak, sınır kapısı yolunu, Doğubayazıt çaldıran yolunu, Ağrı, Hamur, Tutak, Patnos yolunu, Erciş Patnos yolunu ve Doğubayazıt, Iğdır yolunu bölünmüş yol olarak tamamladık Bu takviye düğünü ve tüm kıran köprüsünü inşa ettik. Kağızman, Tuzluca, Cuma Çay, Ağrı yolunu, Iğdır, Doğubayazıt yolunu ve Hamur çevre Hava yolunu bu sene bitiriyoruz. Ahmed-i Hani Havalimanı’na terminal binası yaptık. Tarım ve Ormanda Ağrı’nın hasretle beklediği Yazıcı Barajı başta olmak üzere 2 baraj bir sulama tesisi, 50 taşkın koruma tesisi inşa ettik. Yazıcı Barajı’yla Ağrı şehir merkezi ve 15 yerleşim yerinin 2045 yılına kadar olan içme suyu ihtiyacını karşıladık. Ayrıca yine Yazıcı Ağrı Ovası’nda yaklaşık 250 bin dekar zirai arazinin sulanabilmesine imkan sağladık. Yukarı Çay ve Derecek Barajları ile Yeşilhisar Göleti’nin yapımına devam ediyoruz. İnşası süren sulama tesisleri tamamlandığında Ağrı’da 150 bin dekar araziyi daha sulamaya açıyoruz. Ağrılı çiftçilerimize 15 milyar lira tarımsal hibe desteği verdik. Hayvancılığın önemli bir geçim kaynağı olduğu Ağrı 314 ahırı ve 3 et entegre tesisini içeren bir proje kazandırıyoruz. İstihdamı desteklemek için, Ağrı’daki işverenlere 640 milyon lira pirinç teşviki verdik. Ağrı’ya kurduğumuz Tekstil kent sayesinde çok sayede kardeşimize istihdam kapısı açıyoruz. Hedefimiz 17 fabrikada, 15 bin istihdama ulaşmaktır. Peki enerjide merkez, Diyadin, Eleşkirt, Doğubayazıt, Patnos, Taşlıçay ve Tutak’ı doğal gaz arzını sağladık. Bu yıl da Hamur’u doğal gaza kavuşturuyoruz” dedi.

Erdoğan konuşmasının son bölümünde ise, “Bu sabah Konya’da düşen askeri eğitim uçağımızdan dolayı Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve milletimize geçmiş olsun diyorum. Pilotumuzun sağ olarak kurtulduğu kazada iş makinesi operatörü kardeşimiz vefat etti. Allah rahmet etsin. Mekanı cennet olsun inşallah” diye konuştu. – AĞRI

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-agri-mitinginde-konustu-baska-agri-yok-baska-turkiye-yok/feed/ 0
Yeniden Refah Partisi Üye Sayısı 470 Bine Ulaştı https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-uye-sayisi-470-bine-ulasti/ https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-uye-sayisi-470-bine-ulasti/#respond Fri, 15 Mar 2024 00:21:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19004 Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Milletimiz akın akın, fevç fevç Yeniden Refah’a koşuyor. Bugün itibarıyla 470 bin üye sayısını geçtik. 6 ayda 260 binden 470 bine, 6 ayda yüzde 85 büyüme demektir. Yeniden Refah Partisi, Türkiye siyasetinin en hızlı büyüyen siyasi partisidir. İnşallah bu büyümeyi 31 Mart’ta sandıklara yansıtacak, sandıkları patlatacak ve 1 Nisan itibarıyla ahlaklı belediyecilik dönemini inşallah başlatacak” dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri kapsamında dün geldiği Trabzon’da bugün Arsin ilçesinde partililerle buluştu. Meşaleler ve sloganlarla karşılanan Erbakan, yaptığı konuşmada Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan adayı Lokman Öztürk ve Arsin Belediye Başkan adayı Hamza Bilgin’e destek istedi. İlköğretimini Trabzon’da tamamlayan eski Başbakan Necmettin Erbakan’ın memleketim dediği Arsin’de olmaktan dolayı büyük bahtiyarlık duyduğunu dile getiren Erbakan, “Burası aynı zamanda merhum hocamızın da memleketi. Trabzon, Erbakan hocamızın memleketi. O nedenle hemşehrilerimizle bir arada olmaktan, merhum Erbakan hocamızın memleketinde bulunmaktan hem de böyle mübarek bir Ramazan ayında sizlerle buluşmaktan dolayı Cenab-ı Allah’a şükrediyoruz. Büyük bir bahtiyarlıktır duyuyoruz. İnşallah Erbakan hocamızın hayatının çok önemli bir kısmının geçtiği, memleketim dediği Trabzon’umuza, Arsin’imize Yeniden Refah Partimizin başkanlarına hizmet etmek inşallah nasip olur. İnşallah Trabzonlulara, Erbakan hocamızın hemşehrilerine en hayırlı hizmetleri yapmak başkanlarımıza nasip olur” şeklinde konuştu.

“Milletimiz akın akın, fevç fevç Yeniden Refah’a koşuyor”

Yeniden Refah Partisi’nin Türkiye siyasetinin en hızlı büyüyen partisi olduğunu söyleyen Erbakan, “Trabzon’a ve Trabzonlulara hizmet bizler için bir şereftir inşallah. Cenab-ı Allah bu şerefi bizlere nasip eylesin. Tüm Türkiye’de meydanlarda, caddelerde, sokaklarda Yeniden Refah rüzgarı esiyor. Bütün siyaset bilimciler, yorumcular, anket firmaları, hatta rakip siyasi partiler mensuplarına dahi diyorlar ki ‘Sahada tek bir rüzgar var, o da Yeniden Refah rüzgarıdır.’ Yine mutabık kaldıkları bir husus bu seçimlerde, 31 Mart’ta oylarını arttıracak tek parti Yeniden Refah Partisi olacak diyorlar. Biz de bunu meydanlarda görüyoruz. Türkiye’nin her köşesinde bu manzarayı görüyoruz elhamdülillah. 3’e mi, 4’e mi, 5’e mi oylarını katlayacak, bunun tartışmasını yapıyorlar. 14 Mayıs seçimlerinde bizi diğer partililerin içerisinde gösteriyordu anketler. Biz yüzde 3’e yakın oy aldık. Şimdi aynı anket firmaları Türkiye genelinde Yeniden Refah’ı yüzde 6-8 gösteriyorlar. Bu hesaba göre bu seçimlerde yüzde 20’nin üzerinde inşallah oy alacağız. Milletimiz akın akın, fevç fevç Yeniden Refah’a koşuyor. Bugün itibarıyla 470 bin üye sayısını geçtik. 6 ayda 260 binden 470 bine, 6 ayda yüzde 85 büyüme demektir. Yeniden Refah Partisi, Türkiye siyasetinin en hızlı büyüyen siyasi partisidir. İnşallah bu büyümeyi 31 Mart’ta sandıklara yansıtacak, sandıkları patlatacak ve 1 Nisan itibarıyla ahlaklı belediyecilik dönemini başlatacak” diye konuştu.

“Bu manzarayı görünce millet Yeniden Refah’a koşuyor”

Erbakan, “Milletimiz neden akın akın, fevç fevç Yeniden Refah’a koşuyor söylüyorum. Yeniden Refah’ın temsil ettiği Milli Görüş, 96-97’de Erbakan hocamızın başbakanlığında iktidarda oldu. 96-97’deki şartları milletimiz hatırlıyor, o bolluk bereket dönemini hatırlıyor. Yeniden o dönemi yaşamak için Milli Görüş’e, Yeniden Refah’a koşuyor. Olayın özeti bu” ifadelerini kullandı. – TRABZON

]]>
https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-uye-sayisi-470-bine-ulasti/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 6’lı masa hakkında konuştu https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-6li-masa-hakkinda-konustu/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-6li-masa-hakkinda-konustu/#respond Thu, 14 Mar 2024 23:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18981 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Geçen yıl önemli ve tarihi bir seçim yaşadık. Seçimden sonra da çok şükür siyasi istikrar ve güven ortamı pekişti. 6’lı masa diyorlardı hatırlarsanız, birbirine benzemez, her biri başka yöne bakan birçok partiyi bir araya getirmişlerdi. Sırf karşıtlık üzerinden, bir şey yapmak için değil bir şeylere engel olmak için bir şeyleri yıkmak için bir araya getirmişlerdi. Ama milletimiz, bu aziz millet basiretiyle, ferasetiyle güvenini yine Cumhurbaşkanımızdan yana, Cumhur İttifakından yana, AK Parti’den yana ortaya koydu” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bingöl Üniversitesi’nin Arı ve Arı Ürünleri Tanıtım Ofisi, Modern Arıcılık Kompleksi ve Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) binalarının açılış programının ardından Sancak beldesindeki seçim koordinasyon merkezinde vatandaşlara hitap etti. Burada genel seçimlerdeki 6’lı masayla ilgili konuşan Yılmaz, birbirine benzemez partilerin bir araya geldiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Geçen yıl önemli ve tarihi bir seçim yaşadık. Seçimden sonra da çok şükür siyasi istikrar ve güven ortamı pekişti. 6’lı masa diyorlardı hatırlarsanız, birbirine benzemez, her biri başka yöne bakan birçok partiyi bir araya getirmişlerdi. Sırf karşıtlık üzerinden, bir şey yapmak için değil bir şeylere engel olmak için bir şeyleri yıkmak için bir araya getirmişlerdi. Ama milletimiz, bu aziz millet basiretiyle, ferasetiyle güvenini yine Cumhurbaşkanımızdan yana, Cumhur İttifakından yana, AK Parti’den yana ortaya koydu. Aziz milletimize şükranlarımızı her zaman olduğu gibi şimdi de ifade etmek istiyorum. Muhalefetten kişiler de sonradan şunu söylediler, insaf ehli kişiler dediler ki ‘İyi ki kazanmamışız.’ Bu seçim sonrası yapılan bazı kapalı anlaşmaları, bir takım çekişmeleri, çatışmaları görünce bu memleketin hayrı için iyi kazanmamış dediler. Bunu söyleyenler de oldu gerçekten” diye konuştu.

“Siyasi istikrarın, güvenin olmadığı yerde ekonomik gelişme de olmuyor kalkınma da olmuyor”

Türkiye’nin yoluna emin adımlarla ilerlediğini aktaran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, açıklamasını şu şekilde tamamladı:

“Dünyanın zor bir dönemindeyiz. Bir taraftan savaşlar, çatışmalar, bir taraftan tarihimizin en büyük afetini yaşamış durumdayız. Pandemi sonrası hala toparlanamayan hususlar var. Bu kadar sıkıntılı bir ortamda dahi Türkiye büyümeye, gelişmeye, güçlenmeye devam ediyor. Bir taraftan ekonomimiz büyüyor. Yüzde 4,5 büyüme sağlamışız geçen sene. İlk defa trilyon dolarlık ekonomiler arasına Türkiye girdi. Geçen yıl 1.1 trilyon doları aşan gelire, büyüklüğe ulaşmış olduk. İstihdamımız 32 milyonu geçti. Bu gücümüzle geleceğe yürüyoruz. Kendi tankımızı, topumuzu, tüfeğimizi, kendi insanlı, insansız hava araçlarımızı yaptığımız gibi kendi uçağımız Kaan da ilk defa uçtu. Bunlar kendiliğinden olmuyor. Siyasi güven ve istikrarla oluyor. Her zaman söylüyorum bir kez daha altını çizelim, siyasi istikrarın olmadığı yerde, siyasi güvenin olmadığı yerde ekonomik gelişme de olmuyor, kalkınma da olmuyor. Bunlar bir arada gerçekleşen şeyler.”

SKM’deki programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın yanı sıra Bingöl milletvekilleri Feyzi Berdibek, Zeki Korkutata, Bingöl Belediye Başkanı Erdal Arıkan, AK Parti İl Başkanı Yılmaz Seven, Kiğı, Yayladere, Sancak ve Adaklı belediye başkanları ile vatandaşlar katıldı. – BİNGÖL

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-6li-masa-hakkinda-konustu/feed/ 0
İYİ Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Buğra Kavuncu, İYİ Parti’nin ittifaklardan çekildiğini açıkladı https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-istanbul-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-bugra-kavuncu-iyi-partinin-ittifaklardan-cekildigini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-istanbul-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-bugra-kavuncu-iyi-partinin-ittifaklardan-cekildigini-acikladi/#respond Thu, 14 Mar 2024 04:27:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18784 İYİ Parti İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Buğra Kavuncu, “Dedik ki artık kendimiz kendi yolumuzu çizeceğiz, bundan sonra İYİ Parti hiçbir ittifak içerisinde yer almayacak. Bu kararı aldığımız günden beri de çok haksız eleştirilere tabi tutuluyoruz. Bizim ayrı bir parti olduğumuzu, bizim ayrı bir tüzel kişiliğimiz olduğunu muhteremler unutmuşlar. Kendilerini dokunulmaz, vazgeçilmez, eleştirilmez sanıyorlar.” dedi.

Kavuncu, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Yücel Coşkun ve İYİ Parti Sultangazi Belediye Başkan adayı Hüseyin Öndeş ile yerel seçim çalışmaları kapsamında Sultangazi’de bir dizi ziyaretlerde bulundu.

Sanko Oto Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Güner ile görüşen Kavuncu, burada esnafla bir araya geldi.

Kavuncu, ardından ilçedeki bir tekstil atölyesine geçti, çalışanlara vaatlerini ve projelerini anlattı.

Önceki günlerde hayatını kaybeden Sultangazi İYİ Parti Belediye Meclis Üyesi adayı Mehmet Akçay’ın ailesini ziyaret eden Kavuncu, yakınlarına taziyelerini iletti.

Kavuncu, daha sonra ilçedeki bir restoranda iftar programına katıldı. Burada konuşan Kavuncu, Sultangazi’de adayları Hüseyin Öndeş’e, İBB’de de kendisine destek istedi.

CHP ile yapmış oldukları ittifaka değinen Kavuncu, şöyle konuştu:

“Bu yapmış olduğumuz ittifakı genel seçimlerden sonra sonlandırdık. Dedik ki artık kendi yolumuzu çizeceğiz, bundan sonra İYİ Parti hiçbir ittifak içerisinde yer almayacak. Bu kararı aldığımız günden beri de çok haksız eleştirilere tabi tutuluyoruz. Bizim ayrı bir parti olduğumuzu, bizim ayrı bir tüzel kişiliğimiz olduğunu muhteremler unutmuşlar. Kendilerini dokunulmaz, vazgeçilmez, eleştirilmez sanıyorlar. İstiyorlar ki sadece onlar için koşturulsun, sadece onlar için çalışılsın ve sadece onlar ayakta tutulsun. Adeta bir vesayet kafası vardı, ben hatırlarım onu, 1990’lı yıllarda. O vesayet kafası neredeyse hortlamış. Hatırlayın bir CHP milletvekili ‘Türkiye’de muhalefet CHP’dir, CHP dışındaki herkes garnitürdür.’ dedi. Bu nasıl bir zihniyete sahip olduklarının da göstergesi. Siz muhalefet ettiğiniz sürece bu ülkede bizim arzu ettiğimiz değişiklik olmayacak.”

Kavuncu, son 25 yıldır Türkiye’de arzu edilen standartların yakalanamamasının iki sorumlusu olduğunu dile getirerek, “Bunlardan bir tanesi iktidar, bir diğeri de ana muhalefet. Eğer 5-6 seçim üst üste seçim kaybediliyorsa iki tane ihtimal vardır; ya iktidar çok iyi işler yaptığı için sürekli seçim kazanıyordur ki bize göre çok iyi işler yapmıyor ya da muhalefette bir problem, bir sıkıntı vardır. İkincisinin biz doğru olduğunu düşünüyoruz.” diye konuştu.

Kurulan ittifaka dikkati çeken Kavuncu, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Belki düzelir, belki bu sefer başarılı olur diye bir birliktelik yaptık ama bunun da arzu ettiğimiz neticeyi beraberinde getirmediğini gördük ve bir karar aldık. Almış olduğumuz karar da Türkiye’de 81 ilde 1000’e yakın ilçe ve beldede kendi adaylarımızı çıkaracağız. Buna biz saygı duyulmasını istiyoruz. Elbette ki biz bugün İstanbul’u yöneten belediyeyi eleştireceğiz. Aday olmamızın sebebi zaten daha iyisinin yapılabileceğine dair olan iddiadır. Geçmişte bizim bir ittifak yapmış olduğumuz sonuna kadar bu arkadaşlar siyasette var olduğu sürece onları destekleyecek anlamına gelmez. Böyle bir dünya yok. Kendi partilerinde istedikleri kararı alıp istedikleri değişiklikleri yapanlar biz ayrı bir parti olarak farklı bir karar aldığımızda tahammül edemiyorlar. İşte vesayet kafasından kastettiğim bu. Kendileri dışında diğer partileri garnitür gören kafa bu. Biz buna hem muhalefetteki hem iktidardaki bu vesayetçi yaklaşıma bayrak açmış bir partiyiz. Benim İstanbul’un daha iyi bir kent olması için bugüne kadar İstanbul’da yapılmış yanlış işleri gündeme getirmem de en doğal hakkım. Kimse de buna bozulmayacak, kimse de bundan rahatsız olmayacak. İyiye iyi, kötüye kötü diyeceğiz.”

Adaylıklarını ilan ettikleri günden beri sürekli sahada olduklarını belirten Kavuncu, ulaşımdan kentsel dönüşüme, sokak hayvanlarından eğitime kadar İstanbul’la ilgili 28 başlıkları olduğunu söyledi.

Kavuncu, konuşmalarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu da Cumhur İttifakı İBB Başkan adayı Murat Kurum’u da eleştirdiğini kaydederek, şöyle devam etti:

“Biz ne İmamoğlu’nun kaybetmesini, ne İmamoğlu’nun kazanmasını ne Murat Kurum’un kaybetmesini, ne Murat Kurum’un kazanmasını önemseyen ya da bununla ilgili bir strateji yapan parti değiliz. 1 Nisan sabahı bizi mutlu edecek tek sonuç var Sultangazi’de Hüseyin Öndeş’in seçimi kazanması, İstanbul’da da Buğra Kavuncu’nun seçimi kazanması. Eğer bu netice olursa biz mutlu oluruz şayet kazanamazsak da mutsuz oluruz. Falanca kazandı diye mutlu olmayız, filanca kaybetti diye de mutlu olmayız. Biz yeni bir alternatifi, yeni bir soluğu seçmenimizin önüne koymak istiyoruz.”

Buradaki temaslarının ardından İstanbul’daki Vartolular Kültürel ve Ekonomik Dayanışma Derneğini ziyaret eden Kavuncu, vatandaşlara projelerini anlattı.

Ardından ilçe meydanındaki İYİ Parti çadırına gelen Kavuncu, partililere çalışmalarında kolaylıklar diledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-istanbul-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-bugra-kavuncu-iyi-partinin-ittifaklardan-cekildigini-acikladi/feed/ 0
Hollanda’da aşırı sağcı lider Wilders Başbakanlık talebinden vazgeçti https://www.haber60.com.tr/hollandada-asiri-sagci-lider-wilders-basbakanlik-talebinden-vazgecti/ https://www.haber60.com.tr/hollandada-asiri-sagci-lider-wilders-basbakanlik-talebinden-vazgecti/#respond Thu, 14 Mar 2024 04:09:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18771 Hollanda’da Ekim ayında yapılan erken genel seçimleri büyük bir farkla kazanan aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) lideri Geert Wilders, diğer siyasi liderlerin sıcak bakmaması nedeniyle Başbakanlık talebinden vazgeçti.

Wilders’in yanı sıra, koalisyon önerisinde bulunduğu üç 3 parti liderinin de, görüşmeleri devam eden olası sağ hükümette yer almayacakları bildirildi.

Hollanda’da 22 Ekim’de yapılan erken genel seçimler sonrası, Mark Rutte başkanlığındaki geçici hükümet hala görevine devam ederken, yeni koalisyon arayışları da sürüyor.

Seçimler sonrası başlatılan ilk tur koalisyon görüşmelerinden, merkez sağdaki Yeni Sosyal Sözleşme Partisi’nin (NSC), aşırı sağcı lider Wilders’in “hukukun üstünlüğüne aykırı söylemleri” konusundaki çekinceleri nedeniyle sonuç alınamadı.

Yeni arabulucu Kim Putters öncülüğünde geçen hafta başlayan ikinci tur görüşmelerinde, Wilders’in Başbakanlığı konusunda benzer görüşler ortaya çıktı.

Bunun üzerine, sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yapan aşırı sağcı lider, sağ hükümet oluşumunu engellememek için Başbakan olmaktan vazgeçtiğini duyurdu.

Ancak koalisyondaki tüm partilerin desteklemesi durumunda Başbakan olabileceğini vurgulayan Wilders, “Ancak durum böyle değildi. Ben sağcı bir kabine; daha az sığınma ve ve göç istiyorum. Hollandalılar öncelikli olmalı” dedi.

Aşırı sağcı lider, ülkesine ve seçmenine olan sevgisinin kendi konumumdan daha önemli olduğunu belirterek, bu nedenle Başbakanlık talebinden vazgeçtiğini dile getirdi.

Wilders’in koalisyon önerisinde bulunduğu Özgürlük ve Demokrasi İçin Halk Partisi (VVD) lideri Dilan Yeşilgöz, Çiftçi Vatandaş Hareketi Partisi (BBB) lideri Caroline van der Plas ile NSC lideri Pieter Omtzigt de, yeni hükümette yer almayacak.

Halen Hollanda Güvenlik ve Adalet Bakanlığı görevini sürdüren Dilan Yeşilgöz, yeni hükümetin kurulmasının ardından bakanlık koltuğuna veda edecek.

Hollanda siyasetinde uzun yıllar sonra ilk kez, Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğa sahip bir partinin lideri Başbakanlık koltuğuna oturtmayacak.

Hollanda medyasına göre bu, Wilders açısından başarısızlık olarak değerlendiriliyor. Çünkü aşırı sağcı lider, seçimlerden sonra, Başbakan olmak istediğini dile getirmişti.

Wilders’in PVV’si, 150 üyeli Temsilciler Meclisi’nde 37 sandalye ile en büyük parti konumunda.

Dilan Yeşilgöz’ün VVD’si 24, Omtzigt’in lideri olduğu NSC’nin 20, BBB’nin de 10 milletvekili bulunuyor.

Hükümeti kurabilmek için, salt çoğunluğun bir fazlası olan 76 milletvekilinin desteği gerekiyor.

Şu an görüşmelere devam eden dört sağ parti, meclis ve senatoda gerekli çoğunluğu rahatlıkla sağlıyor.

Hollanda’daki kamuoyu yoklamalarına göre, özellikle göç ve sığınmacı sorunu konusunda sert önlemleri savunan Wilders’e yönelik destek, artarak devam ediyor.

Bu nedenle Wilders, bu kez olmasa bile yakın gelecekte Hollanda’nın Başbakanı olacağını savunuyor.

Aşırı sağcı lider, “Ben yine de Hollanda Başbakanı olacağım hem de daha fazla Hollandalının desteğiyle. Yarın değilse bile, yarından sonraki gün. Çünkü milyonlarca Hollandalının sesi duyulacak” diyor.

Wilders ve diğer üç liderin hükümette yer almayacağını açıklamasının ardından gözler olası Başbakan adayının kim olacağına çevrildi.

Lahey’deki siyasi kaynakların Hollanda medyasına aktardığına göre, liderler, parlamento dışından deneyimli bir siyasetçi öncülüğünde bir hükümet oluşturulması seçeneğini değerlendiriyor.

Sağcı liderler arasında arabuluculuk görevini sürdüren Kim Putters, ikinci tur koalisyon pazarlıklarına ilişkin raporunu Perşembe günü sunacak.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hollandada-asiri-sagci-lider-wilders-basbakanlik-talebinden-vazgecti/feed/ 0
Sağlık Bakanı Koca, Yan Dal Uzmanlığı İçin Mecburi Hizmet Düzenlemesi Yapılacağını Açıkladı https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-koca-yan-dal-uzmanligi-icin-mecburi-hizmet-duzenlemesi-yapilacagini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-koca-yan-dal-uzmanligi-icin-mecburi-hizmet-duzenlemesi-yapilacagini-acikladi/#respond Thu, 14 Mar 2024 03:30:02 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18734 Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Özellikle yan dal uzmanlığıyla ilgili mecburi hizmet çok gündeme getirilir. Mecburi hizmetin yarısını tamamlamadıkça başlamıyorsunuz yan dal uzmanlığına. Biz, mezun olduktan sonra imtihanı kazanan, yan dal uzmanlık sınavını kazanan arkadaşlarımızın mecburi hizmetin yarısını tamamlamayı beklemeden başlayabilecekleri şekilde bir düzenlemeyi yakında getirmiş oluyoruz.” dedi.

Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Bolu’ya gelen Bakan Koca, esnafı ziyaret etti, vatandaşlarla selamlaştı.

Dükkanları gezerek esnafla fotoğraf çektiren Koca, yerel seçimlerde AK Parti Bolu Belediye Başkan adayı Muhammed Emin Demirkol için destek istedi.

Ardından Hükümet Meydanı’nda bulunan AK Nokta’ya giden Koca, çalışmalarla ilgili bilgi aldı.

Temasları kapsamında Valiliği ziyaret eden Koca, şeref defterini imzaladıktan sonra Vali Erkan Kılıç ile makamında görüştü.

Daha sonra Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi’ni ziyaret eden Koca, hastane personeliyle fotoğraf çektirdi.

Bakan Koca, gazetecilere, Bolu’da bir 340 yataklı eğitim ve araştırma hastanesinin bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Ama giderek eskidiğini de biliyoruz. Bolu’nun ihtiyaçlarının da daha da arttığını biliyoruz. Bu çerçevede inşaatı devam eden 250 yataklı Fizik Tedavi Hastanemiz şu an yüzde 30 seviyesinde. Bir diğer hastanemiz ise Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi. Bununla ilgili de haftaya, ayın 20’sinde ihalesi yapılmış olacak. 47 bin metrekarelik kapalı alanlı Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi var. Fizik Tedavi Hastanesi de 64 bin metrekare kapalı alanlı, büyük bir hastane.”

Koca, Bolu’da talebin artmasıyla yatak kapasitesinin daha da artırılması gerektiğini bildiklerini dile getirerek, “Bu çerçevede eski devlet hastanesinin olduğu yere 150 yataklı Ruh ve Sinir Hastanesi ile birlikte ilave 600 yataklı şehir hastanesi konseptinde bir hastane çalışmamız var. Dolayısıyla o durumda 1000 yatağın üzerinde olabilecek, eğitim ve araştırma hastanesi fonksiyonuyla hizmet verecek bir hastaneye sahip olmuş olacağız. Bunu geciktirmeden hızla yapmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Yan dal uzmanlığıyla ilgili düzenlemeler yapıldı”

Yan dal uzmanlığı konusuna değinen Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yan dal uzmanlığı ile ilgili yüzde 50’ye yakın başvurularda boş olan alanlarımız söz konusuydu. Bununla ilgili birtakım düzenlemeler yapıldı. Kanun maddesi Meclisten geçti. Özellikle tavan ücrette bir artış söz konusu oldu. İlave olarak bir taban ilavesi yapılmış oldu. Bunun dışında önümüzdeki dönemde Meclis açıldıktan sonra sağlık paketinin içerisinde düşündüğümüz, öneri olarak düşündüğümüz bir durum daha var. Özellikle yan dal uzmanlığıyla ilgili mecburi hizmet çok gündeme getirilir. Mecburi hizmete; uzmanlıktan sonra imtihana girebiliyorsunuz. Ama mecburi hizmetin yarısını tamamlamadıkça başlamıyorsunuz yan dal uzmanlığına. Biz, mezun olduktan sonra imtihanı kazanan, yan dal uzmanlık sınavını kazanan arkadaşlarımızın mecburi hizmetin yarısını tamamlamayı beklemeden başlayabilecekleri şekilde bir düzenlemeyi yakında getirmiş oluyoruz.”

Koca, bu düzenlemenin önemli olduğunu düşündüğünü dile getirerek, “Pratisyenken nasıl uzmanlık sınavını kazandığınızda başlıyorsanız ve devamındaki mecburi hizmetten sorumlu değilseniz benzer şekilde uzmanlık sonrası da kazandığınız yan dal uzmanlığında mecburi hizmetin devamından sorumlu olmayıp hemen başlama imkanı verilmiş olacak. Bu son derece önemli olacak. Yan dal uzmanlığına, zaten şu an yapılan düzenlemeyle iki hafta önceki imtihanda yüzde 100 doluluk söz konusu oldu. Bu düzenlemeyle özellikle mecburi hizmet beklentisinin de önemli oranda, yan dal uzmanlığına tercihi daha da artıracağını düşünüyorum.” diye konuştu.

“Bolu PET-CT’ye kavuşacak”

Konuşmasının ardından AK Parti Bolu Belediye Başkan adayı Muhammed Emin Demirkol ile sohbet eden Bakan Koca, Bolu’nun PET-CT ihtiyacının olduğunu belirterek, “Nüfusa bakıldığında aslında ihtiyaç yok gibi görünüyor. Ama Düzce dahil olmak üzere birçok hasta Bolu’ya geldiği için Bolu’ya PET-CT’yi planlıyoruz. Muhtemelen birkaç ay içerisinde PET-CT’yi de doğrusu hizmet alımıyla değil, kendi imkanlarımızla alımı daha çok önceliklemek istiyorum, satın alma süreçlerini hızla başlatmış olacağız. Bolu PET-CT’ye kavuşacak inşallah.” diye konuştu.

Bakan Koca’ya temaslarında AK Parti Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek, İl Başkanı Suat Güner, AK Parti Bolu Belediye Başkan adayı Muhammed Emin Demirkol ve partililer eşlik etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/saglik-bakani-koca-yan-dal-uzmanligi-icin-mecburi-hizmet-duzenlemesi-yapilacagini-acikladi/feed/ 0
Çetinkaya “Bana yapamaz diyenler 15 yıldır kataloglarda aynı projeleri sunuyor” https://www.haber60.com.tr/cetinkaya-bana-yapamaz-diyenler-15-yildir-kataloglarda-ayni-projeleri-sunuyor/ https://www.haber60.com.tr/cetinkaya-bana-yapamaz-diyenler-15-yildir-kataloglarda-ayni-projeleri-sunuyor/#respond Wed, 13 Mar 2024 22:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18502 AK Parti’nin Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya, projeleriyle ilgili son günlerde diğer parti adaylarının yapamaz yönündeki söylemlerine cevap vererek, “Bana yapamazsınız diyenler 15 yıldır kataloglarda aynı projeleri sunuyor” dedi.

” Cumhurbaşkanımızın Karabük’e özel ilgisi var”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hem Karabük’le alakalı, hem de kendisi ile ilgili olarak özel ilgisi olduğunu ifade eden Başkan adayı Çetinkaya,” Çünkü zamanında Cumhurbaşkanımızda 39 yaşında genç bir belediye başkanıydı İBB’de. Biz de ondan üç yaş küçük bir kardeşi olarak, yine aday olarak bugün AK Parti’nin en genç belediye başkan adayıyım. Yani baktığımızda Cumhurbaşkanımızda süreci iyi takip ediyor ve birçok kez de görüşmemizde de sen seçimi al, hizmet noktasında, proje noktasında Karabük’ü ihya edeceğiz dedi. Hedefimiz her zaman vatandaşımızın, halkımızın, milletimizin hizmetkarı olmak. Ben milliyetçi ve muhafazakar bir yani bulunduğum toplum muhafaza etme değerlerimi kültürümü ailemi, bayrağımı dinimi muhafaza etmeye çalışan demokrasinin cumhuriyetini muhafaza etmeye çalışan bir bireyim” ifadesinde bulundu.

“Bana yapamaz diyenler 15 yıldır bu kataloglarda aynı projeleri sunuyor”

Katıldığı canlı yayında projelerin diğer partilerin adayları tarafından eleştirildiği yönündeki soru üzerine Çetinkaya, ” Emeklilere vereceğimiz destek var. İhtiyaç sahibi olan emeklilerimiz var. Atıyorum taksiti var, kirası yüksek, müşkül bir duruma düşmüş, düğün yapmış, biz orada iyi niyetliyiz. Burada bin TL için gelip de bizi çok böyle zorlayacak durumuda Biz burada Kent Kart kültürüne geçeceğiz şehirde. Bunu sadece emeklimiz değil, gençlerimize, kadınlarımıza kadar kullanacağız. Emeklimizin kent kartına yükleyeceğimiz bin TL’yi yerel marketlerden ve yerel esnaflardan alışverişlerini yapacak. Biz bunu tesis edeceğiz. Şimdi ben bunu söylüyorum, ihtiyaç sahibi emekliye ben bunu veriyorum diyorum. Sonra projelerimi açıklıyorum bana yapamazsın diyorlar. İşte Gar sahası ortada, bakan diyor, yapacağız, tahliye edeceğiz diyor, ısrarla yapamazsın diyorlar. Şimdi kardeşim sen ne yapacaksın? Bana onu anlat. Herkes aynı söylemde ama kardeşim benim arkamda Cumhurbaşkanı var. Ben hükümet partisiyim. Bugün hükümet partisinin belediyelerinde bunlar uygulanıyor zaten. Bugün çeyiz desteğini benim birçok partimin belediye başkanlığı veriyor. Bugün gençleri destekleri veriyor. İşte hepsinde öğretilmiş çaresizlik var. Adaylarda da var bu öğretilmiş çaresizlik. Araç çayını yapacağım diyorum, yapamaz diye herkes kuduruyor. Kastamonu, Amasya Kırşehir yapıyor, herkes yapıyor. Bizim Karabük’e gelince başta adaylar hopluyor, yapamaz diye. Ben yapacağım diyorum. Ben Cumhurbaşkanıma, bakanıma gideceğim, vekillerimi aktif kullanacağım ve ben bu dere kenarını da gar sahasını yapacağım. Bana yapamaz diyenler 15 yıldır bu kataloglarda aynı projeleri sunuyor. Nasıl olacak o iş? Bana yapamaz diyorsun. Arkamda bakan var, cumhurbaşkanı var, bütçe var diyorum. Bugün birlik var, beraberlik var diyorum. Ama bana bunu diyen arkadaşlar hala bu çay kenarına doğru proje çiziyor” diye konuştu

“Ben beş yılda bu kataloğu yapmazsam o zaman bana sorsunlar”

15 yıl geçmiş ve dördüncü seçime gidiyoruz hala Gar sahası ve Araç çayı kenarına proje çiziyoruz diyen Çetinkaya, “Daha önce Mehmet Ceylan ve Burhanettin Uysal’ın da vardı, şimdi benim de var. Ama biz seçilmediğimiz için bunu gerçekleştirmedik. ya bu arkadaş her seferinde seçiliyor. Üç seferdir seçiliyor. Artık Gar sahasının ihya olma zamanı gelmedi mi? Bugün açılış yapılması gerekmez miydi? Bugün araç çayının kenarı sosyal tesislerle donatılsaydı olmaz mıydı?. O açıdan şimdi kimse bizi sorgulamasın. Bize bir dönem versinler, beş yıl. Ben beş yılda bu kataloğu yapmazsam o zaman bana sorsunlar. Bu Araç çayı modernize olmazsa bana o zaman sorsunlar. Bugün hepsi bakıyorum bana canlı yayınlarda laf atıyor. Niye atıyorsunuz? Ben miyim belediye başkanı. Belediye başkanı ben değilim ama 1 Nisan sabahı ben olacağım bu görünüyor. O açıdan da görüyorum ki herkes böyle ufaktan bir şeyler yapmaya çalışıyor. O açıdan Gar sahasını, Araç yayını yapacağız ve Karabük’e modern konutlar, depreme dayalı konutlar yapacağız ve artı sosyal projemizi hayata geçirerek aklımızdaki Karabük’ü inşa edeceğiz” diye konuştu.

“Sahada güzel bir karşılık var, bir enerji var”

Sahada güzel bir karşılık ve kendisine yönelik iyi bir enerjinin olduğunu da anlatan Özkan Çetinkaya, “Balıklar kayasındaki kavşağı biz hükümete yaptırabilir miydik? Yaptırabilirdik. Oraya verilen parayla bu emeklilere üç yıl, dört yıl, bir dönem destek verebilirdin. TÜBİTAK bu bilim merkezlerini yapıyor. Aynısını yapıyor daha iyisini yapıyor. İşte bir kontak olsa bunlar bedava yapılacak işler. Hükümetin yaptığı işler. O kaynaklar belediyenin kasasında kalırdı. Biz kaynak oluştururuz, kaynakta sıkıntı yok. Kimse bizi eleştirmesin. Yapamazsak o zaman eleştirin. Siyaset iddia işi, eleştiri işi değil. İddian varsa çık kardeşim iddianı konuş. Ben de bunu yapacağım, öyle diyeceğim, böyle diyeceğim. Ama sen gel yok o öyle yok böyle. Hepsinin ağzı bir, niye? Çünkü 36 yaşındaki adam almış üç boy önde gidiyor. Şimdi sahada güzel bir karşılık var, bir enerji var. Bu da son on günde iyi hissediliyor. Ben buranın öz evladıyım bu programlar olunca en çok sevinecek olan benim. Burası benim memleketim. Bu proje hayata geçtiğinde en çok sevinecek olan benim. O açıdan kimse benim projelerime de benim paketlerime de laf etmesin. Herkes kendine baksın ne verebiliyor? Onu konuşsun. 5 yılın sonunda ben bunları hayata geçirmezsem o zaman kim ne derse desin boynumun borcudur. Ben daha ilk defa aday oldum ve ilk defa belediye başkanı olacağım. İlk defa broşür yaptırdım ve ilk defa söz veriyorum. ya demem şu benim 5 yıl sonra görecekler bak, hepsini açılışını yapacağız. Çalışırsan Karabük’te aşamayacağımız hiçbir şey yok” diye konuştu. – KARABÜK

]]>
https://www.haber60.com.tr/cetinkaya-bana-yapamaz-diyenler-15-yildir-kataloglarda-ayni-projeleri-sunuyor/feed/ 0
Özel,”Faizin Sebep Enflasyonun Sonuç Olduğuna Kendinden Başka İnanan Yokken Bu Yöntemi Israrla Uyguladı” https://www.haber60.com.tr/ozelfaizin-sebep-enflasyonun-sonuc-olduguna-kendinden-baska-inanan-yokken-bu-yontemi-israrla-uyguladi/ https://www.haber60.com.tr/ozelfaizin-sebep-enflasyonun-sonuc-olduguna-kendinden-baska-inanan-yokken-bu-yontemi-israrla-uyguladi/#respond Wed, 13 Mar 2024 03:39:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18398 HABER: YAĞMUR BERİL VAROL- ECE AZAK/ KAMERA: KERİM UĞUR

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, İzmir’de iş dünyasından temsilciler ile düzenlenen toplantıda konuştu, “İzmir’in toplumsal yaşamına müdahale edilmemesi noktasında, kişisel hak ve özgürlükler noktasında, yaşam biçimine müdahale noktasında yaşayabilecekleri olumsuzlukların yaşanmayacağı süreç, bizim sandıktaki birlikteliğimizden geçiyor” dedi.

İİzmir Ticaret Odası Meclis Toplantı Salonu’nda yapılan iş dünyası buluşmasına Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel, Genel Başkan Yardımcısı  Murat Bakan, CHP İzmir Milletvekilleri, Tuncay Özkan, Mahir Polat ve Yüksel Taşkın, İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli ile İlçe belediye başkanları ve ilçe belediye başkan adayları da katıldı.

Özel toplantıda yaptığı konuşmada 31 mart yerel seçimleri, işsizlik, enflasyon başlıklarına değindi. Özel, şunları söyledi:

“CHP’NİN İŞ DÜNYASINA YAKLAŞIMI”

“Sosyal demokrat bir parti olarak CHP’nin zaman zaman çevre duyarlılığından, zaman zaman doğru mekanizmalar işletilmediği, yapılacak işin sürdürülebilir olmadığını gördüğünden, siyasetin öncelik belirleme işi olduğu için önceliklendirme tartışmalarından sanki bazı hizmetlere, bazı yatırımlara, bazı projelere karşı çıktığı ve sanki istemezükçü bir yaklaşım içinde olan parti olduğuna ilişkin ithamların tamamının, belli bir hata payımızı kendimize de alarak işin bu kısmını özeleştiriye dökerek ama CHP’nin hele hele sermaye düşmanı, iş hayatında iş dünyasının işlerini kolaylaştıracak teşviklere karşı çıkabilecek, onları cesaretlendirecek katkılardan mahrum bırakabilecek yönetim anlarından sanayicilerin, ticaret erbaplarının işinin kolaylaşmasının gelirin olabilmesi için üretim, üretimin istihdam demek olduğunun farkında olan bir bilinçle meseleyi doğru yerden tarif etmeye çalıştığımızı ifade etmek isterim.

1 Nisan sonrası bir gün misafir olursak daha geniş bir zamanda bütün dünya endüstri 4.0’ı yaşadığı ve 5.0’ın konuşulmaya başladığı süreçlerde, bizim emek 4.0 perspektifi ile neleri nasıl konuşmamız gerektiğini gündemleştirmek, sizlerle tartışmak, katkılarınızı almak, bunun sosyal demokrat bir perspektifle aslında sürdürülebilir ekonomi ve kalkınma açısından, toplumun iç huzuru, rahatı ve toplumsal barış açısından da ne kadar önemli olduğunu sizlerle birlikte detaylandıracak fırsatı özlediğimi ve talep ettiğimi ifade etmek isterim.”

“ÖZELLEŞTİRME SÜRECİ”

Özel, “Bir yandan bu ülkeyi yöneten hükümetin özelleştirmelerle, İzmir’de en çok söylenen kentteki ifadesiyle 10 yılda 15 milyon genç yaratırken, demir ağlarla ülkeyi dört baştan örerken, yapılan KİT yatırımlarının, yani özel müteşebbislerin yapamayacağı yatırımların, o gün devlet eliyle yapılmasının ve daha sonra yatırımların geliştirilmesinin, devredilmesinin sürecinin özelleştirme kısmında, 60 milyar dolarlık özelleştirmenin bugün Türkiye’yi yöneten hükümete nasip olduğunu, yine 79 yıllık Cumhuriyet tarihinde toplanan vergilerin tam 4 katının bugünkü iktidar döneminde toplanmış olduğunu da not etmek isterim. Biz KİT’leri, Sümer Bank’ı, o dönemdeki basma fabrikasını, kağıt fabrikasını, bot fabrikasını, lastik fabrikasını, çimento fabrikasını bunları halen devlet mi işletmeliydi sorusuna, evet diyecek bir CHP’li yok ama onların gelirlerinden, özelleştirmelerinden gelen gelirlerle bugün özel sektörün yapamadığı çok küçük birkaç örneğinden haberdarım.” diye konuştu.

“YILLARDIR İZMİR’E OY VERMİYORSUN, O YÜZDEN BU HALDESİN DİYORLAR”

AKP’nin İzmir’i cezalandırdığını ifade eden Özel, “Atatürk’ün annesine misafirlik yapan, Karşıyaka’da bağrında tutan İzmir. İlk kurşunu atan İzmir. Son kurşunu atan, düşmanı döken İzmir. Tek adamın ne olduğunu ve güçlü parlamento kuran bir demokrat adamın ne olduğunu bildiği için CHP’den vazgeçmemektedir. Yıllardır İzmir’e oy vermiyorsun ondan bu haldesin diyorlar. İzmir bile ve isteye geri bırakılmaya çalışılıyor. İzmir kendi potansiyeli, yöneticilerinin vizyonuyla, Tunç Başkandan da önce 3A alabilen ve Türkiye’nin kredi notunun çok ilerisinde bir güven telkin edebilmiş, mali disipliniyle, bu dönem sürüyor, gelecek dönem de sürecek” diye konuştu . Özel şunları kaydetti:

“BİR DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM MESELESİ”

“İzmir’de belediye başkan adayları belirlerken, bütün Türkiye’deki gibi memnuniyet anketleri yaparız. Memnuniyet anketlerinde İzmir’deki yerel yöneticilerin en güçlük çektikleri yan şudur. İzmir seçmeninin notu kıttır. Buradaki belediyeleri başka bölgeye yolla, orada çok memnun olunan hizmetler burada İzmir seçmeninin CHP’li belediyelerden yüksek beklentisi yüzünden daha düşük noktalardadır. Bizim İzmir’de aday gösterdiğimiz, göstermediğimiz bütün arkadaşlarımız ve bugün gösterdiğimiz arkadaşlarımız, yerel yönetimler noktasında partimizi hiç utandırmamış ve sıkıntıya sokmamış. Bundan sonraki süreçle ilgili de çok umutlu olduğumuz arkadaşlarımız. Ama İzmir’de başka bir şey yapıyoruz. İzmir’de şunu yapıyoruz. Biraz önce Tunç Başkan da değindi, Cemil Başkan da sürdürdü. Bir değişim ve dönüşüm meselesi. Biz bugün İzmir’de Türkiye’yi yarın yönetecek kadroları, yarın yönetecek anlayışı ve bir değişim, dönüşüm olacaksa bunun tam yeri olan İzmir’de bu adımı atıyoruz.

“GENİŞ TABANLI İŞSİZLİK SON 32 YILIN EN YÜKSEK RAKAMINA ULAŞMIŞ DURUMDA”

Türkiye’nin son 32 ayın en yüksek geniş tabanlı işsizlik rakamlarına ulaştığını gösteriyor. TÜİK yüzde 9,1 ilan etti. Ancak bu 9,1 geçen aya göre 85 bin fazla işsiz demek. Ama bu hesaplarda sadece resmi işsizler var. Yani 3 milyon 241 bin kişi. Eksik istihdamdakiler yani haftada 2 saat ve daha fazla çalışanlar, toplam ki bunlar 3 milyon 235 bin kişi ki bu hesapta yok. Umutsuzlar, 4 milyon küsür kişi de ayakları şişmiş iş aramaktan, akbilde bilet kalmamış iş aramaya giderken basmaktan, oturmuş evde, umudunu kaybetmiş aramayan 4 milyon kişiyi de kattığınızda geniş tabanlı işsizlik son 32 yılın en yüksek rakamı olan yüzde 26,5’a dün ilan edilen rakamlarla ulaşmış durumda. Biz önümüzdeki dönemlerde bu konu ile ilgili çok kapsamlı raporlar ve geniş tabanlı işsizlik, genç işsizliğinin önlenmesine yönelik görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşacağız.

“SEÇMENİN 2019 SEÇİMLERİNDEKİ MOTİVASYONU DEĞİŞMEDİ”

İzmir Ticaret Odası’nın, EPSO ve borsanın bu birlikteliği aslında Türkiye’ye örnek olacak bir birliktelik. Seçim döneminde ittifaklar çok konuşuluyor. Ben CHP’nin Genel Başkanı seçildiğim günlerde, ittifak kelimesini elbirliği ile yorduğumuzu, bunun yerine işbirlikleri, bölgesel ve yerel işbirlikleri yapabileceğimizi ifade etmiştim ama iş sürecin sonunda, pek çok siyasi partinin kendileri açısından anlaşılır, bizim saygı duyduğumuz şekil tek başlarına yarışa girmeleri gibi bir noktaya getirdi. Öyle olunca biz CHP olarak Cumhur İttifakı’nın karşısında Türkiye İttifakı ve İzmir için İzmir İttifakı diye bir ittifakın içinde yer almaktan başka bir yönelimimiz olmadı. İzmir İttifakı ve Türkiye İttifakı’nın ortak özelliği şu. Geçen seçimlerde ittifak yapmış olduğumuz seçmenle, yöneticileri ile anlaşamamış olabiliriz ama o seçmenle sandıkta vicdanların bir araya gelebileceği bir ittifaka ihtiyaç var. Çünkü o seçmenin 2019 seçimlerindeki motivasyonu değişmedi. O seçmenin motivasyonu saraya itiraz. Tek adam rejimine, git gide otoriterleşen sisteme itiraz, hukukun ayaklar altına alınmasına itirazsa devam ediyor. İzmir’in toplumsal yaşamına müdahale edilmemesi noktasında, kişisel hak ve özgürlükler noktasında, yaşam biçimine müdahale noktasında yaşayabilecekleri olumsuzlukların yaşanmayacağı süreç, bizim sandıktaki birlikteliğimizden geçiyor.”

“FAİZİN SEBEP, ENFLASYONUN SONUÇ OLDUĞU YÖNTEMİNİ ISRARLA UYGULADI”

Hissedilen enflasyon tartışmalarına değinen Özel, “Dünyada hiç kimse hükümetleri bundan 4 yıl önce enflasyon niye ülkende yükseldi diye suçlayamaz. Bunu suçlayan muhalefet Türkiye’de de varsa haksızdır, ABD’de de varsa haksızdır. Ulaşım aksamıştır, sürecin tamamı enflasyon yaratabilecek olumsuzluklarla bir aradadır. Yüzde 1 enflasyonlar 4-5’e, yüzde 3’lük enflasyonlar 7’ye, yüzde 5’lik enflasyonlar 11’e çıktığında bütün dünyadaki ekonomi yönetimleri o gün kaçınılmaz olarak ve geçici olarak enflasyonun biraz üzerinde, faiz teklif ederek, paranın başka enstrümanlara kaçmaması, fiyat artışını daha da körükleyecek işler yapmaması için faiz silahını kullanmayı tercih ettiler. Kimi 11’den, kimi 9’dan çevirdi. Kimi 7’den çevirdi enflasyonu ve kabul edilebilir bir seyre dönüştürdüler. Hükümeti kimse suçlamıyorken, o noktada bütün dünya gibi faiz silahı geçici, kısıtlı miktarda kullanılabilecekken bunu yapmanın Nas’a aykırı olduğunu iddia edip, ben ekonomistim diyen ama kendisini ekonomist kabul edelim, kendinden başka ekonomistin enflasyonun sebep, faizin sonuç olduğunu değil de faizin sebep, enflasyonun sonuç olduğu önermesine kendinden başka inanan kimse yokken, bu yöntemi ısrarla uyguladı. Şimdiki bakan bu yönetme irrasyonel politikalar diyerek, kendi çizgisini savunuyor. Ama burada da başka bir hata var. Mesele keşke öyle terzinin sökülmüş olan bir cebi dikmesi kadar basit olsaydı. Hatayı faizi artırmayarak yaptık, cep söküldü. Faizi artırırsak, cebi geri dikeriz” diye konuştu.

“263 MİLYAR LİRA TARIMA DESTEKLEME YAPILMASI GEREKİRKEN, 85 MİLYAR LİRA DESTEKLEME YAPILDI”

Gıda fiyatlarındaki artışa ilişin konuşan Özel, “Türkiye’de gıda fiyatlarındaki artış yüzde 71, dünyada yüzde 8. Diyorlar ki bütün dünyada gıda fiyatlarında artış var. Türkiye’de gıda fiyatlarında artış var çünkü o yaşanan süreçte tarımla ilgili biraz önce ticaret borsası başkanımın yaptığı uyarıların hiçbirisini dikkate almayan bir akıl yönetiyor Türkiye tarımını. Bir kere Avrupa Birliği’nin fonları var. Bunların yüzde 35’i tarıma ayrılıyor. Ayrıca içlerinde yüzde 20 kadarı da yerel kalkınmayla ilgili ama o yerel kalkınma ile ilgili olan kısmın içindeki kısmı da eklediğinizde Avrupa Birliği her 2 lirasından birini tarımı desteklemek için harcıyor. Türkiye’de resmi rakam yüzde 1, uygulanan onun da 5’te biri. Geçen sene Tarım Kanununun ilgili maddesi gereğince 263 milyar lira tarıma destekleme yapılması gerekirken, sadece 85 milyar lira destekleme yapıldığının, Türk çiftçisinin 178 milyar lira bu hükümetten alacaklı olduğunun, çiftçiye verilmeyen 178 milyar liranın kur korumalı mevduat için sadece hazineden ödendiğini ya da geçiş garantili köprüler için ödenen 165 milyar liranın çiftçinin alamadığı destekleme farkı olduğunu da bir kez daha hatırlatmak istiyorum” dedi.

“KADINLARA VE GENÇLERE BUNDAN SONRA ÇOK DAHA FAZLA ÖNEM VERECEĞİZ”

“Bütün adaylarımızı bir kez daha çağdaş ve güzel İzmirlilere emanet ediyorum” ifadelerini kullanan Özel “İzmir’in CHP’yi çok iyi tanıdığı, bildiği, anladığına şüphemiz yok ama İzmir hep yenileri yapmak için, daha iyileri yapmak ve cesur adımları atmak için çok önemli bir kent. Bir kentte bir adım atılacaksa, o kente Cumhuriyet değerlerine bağlı, gençler o kentte görevlendirilecekse, o kentte yepyeni bir yönetim anlayışı ile ilgili ilerleyen günlerde sayın başkanımın ifade ettiği gibi, her iki belediye başkanından biri kadın olacaksa bu İzmir’e yakışacak. Bu adım atılacaksa CHP tarafından atılacak. Gençlerin önünün açılmasını Deniz Baykal’a 35 yaşında 1975’te Türkiye maliyesini emanet etmiş bir partinin, Ahmet Taner Kışlalı’yı 37 yaşında Kültür ve Turizm Bakanı yapmış olan bir partinin, Bülent Ecevit’i 36 yaşında Çalışma Bakanı yapmış bir partinin, 30’lu yaşlarında Cumhuriyeti kurtarmış, 40’lı yaşlarında şaha kaldırmışların partisinin son Genel Başkanı olarak güzel, çağdaş İzmir’den, laik, Atatürkçü, Cumhuriyetin kenti İzmir’den bu partini son genel başkanı olarak, kadınlara ve gençlere bundan sonra çok daha fazla önem vereceğimizin sözünü veriyorum” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozelfaizin-sebep-enflasyonun-sonuc-olduguna-kendinden-baska-inanan-yokken-bu-yontemi-israrla-uyguladi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Bornova’da İftar Programında Konuştu https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-izmir-bornovada-iftar-programinda-konustu/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-izmir-bornovada-iftar-programinda-konustu/#respond Wed, 13 Mar 2024 03:18:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18382 HABER: YAĞMUR BERİL VAROL- ECE AZAK/ KAMERA: KERİM UĞUR

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Bornova’daki İftar programında, “Gün birlik beraberlik günüdür. İzmir’de yaşayan vatandaşın yüzde 95’inin Atatürk’ü sevdiğini biliyorum. Bunun için artık ona husumet duyanların ve sizi bu hale koyanların değil Atatürk’ün iki büyük eserimden biri dediği CHP’nin kapılarını size açıyoruz. İzmir inanç özgürlüklerinin şehridir, İzmir’in özgürlüklerinin teminatı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün peşinden giden belediye başkanlarımızdır” dedi.

İzmir Bornova’da düzenlenen iftar programına Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in yanı sıra, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel, Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Özkan Tice, İzmir il başkanı Şenol Aslanoğlu, Bornova belediye başkanı Mustafa İduğ ve çok sayıda partili katıldı.

“FİLİSTİN MESELESİ, TÜRK SOLUNUN, CHP’NİN MESELESİDİR”

İftar yemeğinin ardından konuşan Özgür Özel, ramazanın başta İslam coğrafyasına ve bütün dünyaya barış ve kardeşlik getiresini temenni ederken, İsrail’i bir kez daha kınayarak sözlerine başladı. Özel, “Ramazan olmasına rağmen Filistin’de akan kan ve gözyaşı dinmedi. Bundan birkaç ay önce Hamas’ın yaptığı saldırılara karşı İsrail Filistinlilerin çocuk kadın ayırmadan canına kıydı. Filistin meselesi CHP için yeni sahiplenilen bir mesele değildir. Bülent Ecevit’in Filistin kurtuluş örgütüyle, lideriyle ortaya koyduğu dayanışma hepimizin hafızasındadır. Ayrıca hepimiz hafızasında Ayrıca Filistin topraklarında Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının mücadelesi vardır. Filistin’in kurtuluşu için verdiği emek, canlarını ortaya koymaları vardır. Filistin meselesi CHP’nin meselesidir Türk solunun meselesidir. Ama bir yandan AKP’nin genel başkanı bir gece Hamas suçsuz İsraillilere saldırıda bulunduğunda o saldırıyı kınadığımız için Özgür Özel Hamas’ın yaptığı saldırılara terör saldırısı diyor. Kim yaparsa yapsın suçsuz insanlara gece yarısı saldırmak terör eylemidir. İsrail’in ondan sonra yaptığı devlet terörüdür, soykırıma varan işlerdir. İkisini de kınıyorum” dedi.

“İKTİDARLA KAVGA EDERİZ AMA EMEKLİNİN, EMEKÇİNİN, GENÇLERİN HAKLARI İÇİN KAVGA EDERİZ”

Ramazan ayında dünyada barışın hakim olmasını temenni eden Özel, “Türkiye’de de siyasetin diline centilmenliğin hakim olması. Sayın Erdoğan’ın, Sayın Devlet Bahçeli’nin zaman zaman bütün üyelerimizi hatta CHP’ye oy verenleri, dolayısıyla İzmirlileri Bornovalıları üzen kadınlarımıza hakaret eden o dilin ramazan sebebiyle terk edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. İktidarla kavga ederiz ama bu kavga kimlik siyaseti için değil emeklilerin, gençlerin, emekçinin hakları için olacak. Bundan sonraki süreçte de birlikte büyük bir hak mücadelesini sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Özel sözlerine şöyle devam etti:

“Ömer Başkanım ifade etti, dedi ki Memleket Partisi’nden, Ak Parti’den, Zafer Partisi’nden, başka partililerden çok fazla katılmak isteyen arkadaş var, rozet takmak isterler. Ancak bu bir iftar programı o yüzden burada Filistin konuşmak barış konuşmak gerekir. Burada rozet töreni tam bir siyasi faaliyete girer o doğru değildir. Siz bugün CHP’ye gelmekle hangi siyasi partiden gelirseniz gelin baba evine geliyorsunuz. Herkes bilir ki bir gün dara düşersem baba evinin bacası tütmektedir. Bizim il ilçe başkanlarımız o baca tütsün diye oraya odun taşıyanlardır. Baba ocağına kim gelirse gelsin evin kapısı açıktır. Baba evinin tapusu kimsede değildir. Baba evinin tapusu bir kişiye kayıtlıdır. O da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Niye bu güne kadar gelmedin, sen gittin de bize neler yaptın demeyeceğiz. Çünkü herkes iyi olsun diye bir şeyler yaptı. Çünkü esnaf bu hale düşeceğini, çiftçi milletin efendisiyken bu hallere düşeceğini bilseydi, işsiz yoksul, 10 bin lira emekli maaşına muhtaç edilenler zaten bunu yapmazlardı. Bu iktidar geldiğinde asgari ücretin 1,5 katı olan emekli maaşı bir lira artmasaydı 26 bin lira olacaktı. Bunun AKP’lisi yok CHP’lisi yok. 10 bin lira aldıktan sonra hangi partili olduğunun bir önemi yok. Derin bir yoksulluk, açılık var doğalgaz parasını ödeyememek, pazara gidememek kasabın önünden geçememek var.”

“İZMİRLİLERİN YÜZDE 95’İ ATATÜRK’Ü SEVİYOR”

Gün beraberlik günüdür diyerek herkesi CHP çatısında toplanmaya davet eden Özel, “O yüzden gün birlik beraberlik günüdür. İzmir’de yaşayan vatandaşın yüzde 95’inin Atatürk’ü sevdiğini biliyorum. Bunun için artık ona husumet duyanların ve sizi bu hale koyanların değil Atatürk’ün iki büyük eserimden biri dediği CHP’nin kapılarını size açıyoruz. İzmir inanç özgürlüklerinin şehridir, ibadet edenin de etmeyende karışılmayan, başını örtenin de örtmeyenin de karışılmayan, kimsenin giyim kuşamına karışılmayan bir kenttir. İzmir’in özgürlüklerinin teminatı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün peşinden giden belediye başkanlarımızdır” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-izmir-bornovada-iftar-programinda-konustu/feed/ 0
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Hatay’da depremzedelere desteklerini açıkladı https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-hatayda-depremzedelere-desteklerini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-hatayda-depremzedelere-desteklerini-acikladi/#respond Wed, 13 Mar 2024 02:45:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18356 Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Devletimiz tüm gücüyle yaraları sarmaya gayret etmektedir ve elbette ki bu bir zaman alacaktır ama devletimizin büyük bir gayretle buna çalıştığını görüyoruz ve depremin yaralarını sarma adına yapılan hizmetleri de sonuna kadar destekliyoruz.” dedi.

Destici, Hatay programları kapsamında ilk olarak BBP Kumlu Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışına katıldı. Herkesin ramazanını tebrik eden Destici, yaklaşan yerel seçimi anımsatarak Kumlu’da adayları İbrahim Paç’a destek istedi.

Daha sonra Hassa Belediyesi tarafından kapalı pazar yerinde kurulan 2 bin kişilik iftar programına katılan Destici, Hassa adayları Mehmet Karataş’ın BBP’den aday olmasından büyük memnuniyet duyduklarını belirterek Karataş’ın adaylığının ilçeye hayırlı olmasını diledi.

Destici, 6 Şubat 2023 depremlerini hatırlatarak “Biz de depremin ikinci günü buradaydık ve enkaz altında bulunan kardeşlerimizin çıkarılması için Alperen Arama Kurtarma ekiplerimizi buraya gönderdik. İlk Hatay’a geldiler, yetişebildiğimiz her yerde vatandaşlarımızla, sizlerle birlikte olduk. Bundan sonra birlikte olacağız. Çünkü biz biriz, birlikteyiz, çünkü biz, büyük birliğiz.” diye konuştu.

Destici, depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Yaralananlara da şifa dileğinde bulunan Destici, “Tabii ki devletimiz tüm gücüyle yaraları sarmaya gayret etmektedir ve elbette ki bu bir zaman alacaktır ama devletimizin büyük bir gayretle buna çalıştığını görüyoruz ve depremin yaralarını sarma adına yapılan hizmetleri de sonuna kadar destekliyoruz. Çabuklaştırılması ve hiçbir eksiğin kalmaması adına da hükümetle de devlet yetkililerimize de sürekli görüşerek onların yanında olduğumuzu ifade ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Cumhur İttifakı’nın bir parçası olduklarını kaydeden Destici, partisinden çıkardıkları adayları sıralayarak seçimi kazanacaklarını dile getirdi.

Cumhur İttifakı’nın 3 partisinden birinin genel başkanı olduğunu ifade eden Destici, “Ankara’da, merkezi hükümetten buraya hangi hizmet gelmesi gerekiyorsa o hizmeti sizlerin desteği ve Allah’ın yardımıyla getireceğiz ve gerçekleştireceğiz.” dedi.

Hassa’ya yapacakları yatırımları anlatan Destici, iyi günde de kötü günde de vatandaşın yanında olduklarını ve olmaya devam edeceklerini söyledi.

“Vatandaşa hizmet edilecek ve vatandaş öncelenecek”

Destici, vatandaşa ilkeli, şeffaf ve temiz bir belediyecilik vadettiklerini belirterek şöyle devam etti:

“Bizim ilkelerimiz var, biz devletimizin, ülkemizin, milletimizin, inançlarımızın, değerlerimizin, kültürümüzün, örfümüzün, adetimizin yanındayız, adaletten, ahlaktan, haktan, hukuktan yanayız ve en nihayetinde biz birlikten yanayız. Şeffaf belediyecilik diyoruz. Vatandaş belediyede ne yapıldığını bilecek, belediyenin gelirini bilecek, giderini bilecek, nereden geldiğini, nereye harcandığını bilecek. Bunu vatandaşlarımızla dönem dönem paylaşacağız. Temiz belediyecilik diyoruz. Temiz belediyecilikten kastımız sadece sokakların, caddelerin, mahallelerin temizliği değil aynı zamanda doğru, dürüst belediyecilik demek. Yani Hassalı’nın hakkı Hassalı’ya teslim edilecek. Hassalı’nın parası çarçur edilmeyecek, israf edilmeyecek, birilerine peşkeş çekilmeyecek, soygun, vurgun, yandaş olmayacak. Vatandaşa hizmet edilecek ve vatandaş öncelenecek.”

Hassa’da deneyimli, temiz, dürüst, çalışkan bir belediye başkan ile yola çıktıklarını kaydeden Destici, “Sadece Büyük Birlik Partimize gönül veren kardeşlerimizin değil başta Cumhur İttifakı’mıza gönül veren, AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partili kardeşlerimiz olmak üzere Cumhuriyet Halk Partisine, Yeniden Refah Partisine, İYİ Partiye, Saadet Partisine, velhasıl hangi partiye mensup olursa olsun yeter ki bölücü, vatan haini, terörist olmasın, onun dışında kalan bütün kardeşlerimizin hangi partiye mensup olursa olsun oylarını istiyoruz.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-hatayda-depremzedelere-desteklerini-acikladi/feed/ 0
Bakan Özhaseki: “Kentsel dönüşümü kendisine iş edinen bir tane CHP’li belediye başkanı görmedim” https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-kentsel-donusumu-kendisine-is-edinen-bir-tane-chpli-belediye-baskani-gormedim-2/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-kentsel-donusumu-kendisine-is-edinen-bir-tane-chpli-belediye-baskani-gormedim-2/#respond Wed, 13 Mar 2024 02:24:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18349 Bakan Özhaseki: “Kentsel dönüşümü kendisine iş edinen bir tane CHP’li belediye başkanı görmedim”

“Cumhuriyet Halk Partililer yapmış olduğu bir belediyecilik; yapmadığı halde yapıyormuş gibi göstermek”

“Hangi partiden gelirse gelsin sonuna kadar kapı açık”

Bakan Özhaseki, “Vallahi heykel dikmek de kolay” diyerek Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ni eleştirdi

ESKİŞEHİR – Eskişehir’e birtakım ziyaretler için gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Ben şu ana kadar kentsel dönüşümü kendisine iş edinen bir tane CHP’li belediye başkanı görmedim” dedi.

İlk durağı Eskişehir Valiliği olan Bakan Özhaseki’yi Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy karşıladı. Burada günün anısına Valilik Şeref Defterini imzalayan Özhaseki, basına kapalı bir şekilde Vali Aksoy ile görüştü.

Daha sonra AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı binasına geçen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, partililerle bir araya geldi. Toplantıya AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Fatih Dönmez, Ayşen Gürcan ve AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nebi Hatipoğlu katıldı.

“Türkiye bir deprem ülkesidir nokta”

Düzenlenen toplantıda, Türkiye’nin deprem ülkesi olduğunun altını çizen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki, “Üzerinde yaşadığımız bu güzel Anadolu coğrafyası dünyanın en eski yerleşim yeri olarak bilinir. Kadim şehirlerimiz var, cennet gibi bir vatana sahibiz. Ama iki tane de dezavantajımız var. Birisi yerin altındaki fitne odakları bitmek bilmez. Dışarıdan tahrik ederler Bunlara destek verenler aynıdır. İstekleri de aynıdır. PKK’dan IŞİD’e FETÖ’sünden DHKP-C’sine uzun bir yelpazede bir sürü bela örgüt bu milleti bölmek için her şeyi yaparlar. Zayıflatmak için her şeyi yaparlar. Kardeş kavgası, kardeş kanı dökülsün diye her şey dikkat edin destekleyenler hep aynıdır bunlar hiç değişmez. Mevzumuz olmadığı için ben burayı kısa geçiyorum. Ama ikinci bir özelliğimiz daha var bu coğrafyanın o da depremselliği. Değerli arkadaşlar şunu herkes bilsin ve unutmasın. Türkiye bir deprem ülkesidir nokta. Himalayalardan Alplere doğru uzanan hat üzerinde en riskli beş tane ülke var, birisi Türkiye. Tüm bilim adamları böyle söylüyor. Ana karamızda ve denizlerimizde 6 ve üzerinde şiddette yıkıcı deprem sayısı son yüzyılda 231. Yani her sene iki veya üç tane deprem oluyor. Şu anda hareketli 500’e yakın fay hattı var. Hiç kimse ben emin yerdeyim. Bana bir şey olmaz asla demesin. Süresi var, zamanı var hareketli olan fay hattı bir gün gelir, orayı da vurur. Peki ne yapmak lazım. Bütün dünyada bunun bir tek çözümü bulunmuş, kentsel dönüşüm. Kentsel dönüşüm olmadan bu iş olmaz” dedi.

“Partisine bakmıyoruz. A, B, C, D, hangi partiden gelirse gelsin sonuna kadar kapı açık”

Depremden en az hasarla çıkmanın tek yolunun Kentsel Dönüşüm olduğunun altını çizen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, şöyle devam etti:

“Kentsel dönüşümün 3 tane ayağı var. Birisi bakanlık, birisi belediye, birisi de vatandaş. Biz bakanlık olarak müthiş bir mücadele içerisindeyiz Bakan olarak adeta ben şehirlere gidip tek tek rica ediyorum, yalvarıyorum. Beraber çalışalım vatandaşlarımızı güvenli konutlarda oturtalım diye. Yasalar çıkarıyoruz, bütçeler ayırıyoruz. En son sıkıntı duyduğumuz bazı yasaları değiştirerek yeni yasaları da çıkardık biz hazırız. Gelenin de asla partisine bakmıyoruz. A, B, C, D, hangi partiden gelirse gelsin sonuna kadar kapı açık. Net olarak söylüyorum. Peki. İkinci ayağında bu işin belediye var. Burada bir tek AK Partili belediyeler gayret ediyor. Ben şu ana kadar kentsel dönüşümü kendisine iş edinen bir tane CHP’li belediye başkanı görmedim. Öğrenmişler papağan gibi bir kelam, artık mide dönüyor bunu duymaktan; ‘Bizler kentsel dönüşüme karşı değiliz. Rantsal dönüşüme karşıyız’. Kardeşim ne olur rantsal dönüşüm yapmayın. Ayıp bir şeydir rantsal dönüşüm zaten. Ne demek? Çirkinleşmeyin. Kentsel dönüşüm yapın. Hadi Allah rızası için bir tane kentsel dönüşüm yap. Yok neden zor bir iş. Vatandaşla tek tek görüşeceksiniz gönlünü edeceksiniz. İşin planlama safhasına geçeceksiniz. Gelip bakanlığa diyeceksiniz ki hadi gelin elinizdeki imkanları bizimle paylaşın, biz hazırız. Sonra gelip orada tek tek boşaltıp biz kiralarını vereceğiz vatandaşın ev yapılana kadar. İşe başlayacaksınız.”

“Şu insanları makul bir şekilde evlerinde oturmak hakları yok mu kardeşim?”

“Vallahi heykel dikmek de kolay” diyerek Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ni eleştiren Özhaseki, “Dışarıda tabii sanatçı çağırmak çok kolay hele hele yandaş sanatçıları çağırmak. Yandaş gazeteciler çağırıp onlara para verip konuşturmak da kolay. Vallahi heykel dikmek de kolay. Karşı olduğum için söylemiyorum. Lütfen yanlış anlamayın. Sanata niye karşı olalım? Resme, heykele, müziğe niye karşı olalım? Asla böyle bir şey olamaz ama bir belediye başkanı eğer vicdan huzuru içerisinde kenara çekilecekse önce şu vicdanına bir sorsun yalnız kaldığında; ‘Deprem geldiğinde yıkılacak binlerce ev var. Ben ne yaptım dedim. Hangisini dönüştürdüm? Hastanesini dönüştürdüm. Ne yazık ki yine üzülerek söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin yapmadığı gibi bu tür işleri bir başka özelliği daha var; dava açmak, işi engellemek. Hastaneye başlıyorsun, dava açıyorlar, okula başlıyorsunuz, dava açıyorlar, TOKİ konut yapacak, dava açıyorlar. ‘Yahu yapmayın’ diyorsunuz. ‘Dava açmak benim anayasal hakkım’ diyor. Neredeyse senelerce süründürdüler. Sizin dava açma hakkı diyerek istismar ettiğiniz konu anayasal bir hak da şu insanları makul bir şekilde evlerinde oturmak hakları yok mu kardeşim? Binlerce emekli dışarıda mağdur vaziyette evinden dışında bu insanların yaşam hakkı yok mu? Depreme karşı güvenli evlerde oturma hakkı yok mu? Ne yazık ki bu belediyelerin böyle dava açıp engellemek için bir gayret içerisinde olduğunu görüyoruz. Bütün dünyayı herkes geziyor. Naçizane ben de az çok gezmiş görmüş bir kardeşinizim. Hayırlı bir iş olduğunda milli bir mesele olduğunda oradaki partilerin hep bir araya geldiklerine ben şahidim. Fakat bizdeki muhalefet ne hikmetse milli meselelerle karşı çıkıyor. Hayırlı bir iş olduğunda yine karşı çıkıyor, yine dava açıyor. Sonra da bir algı operasyonu çekiyorlar. Son dönemde böyle bir moda başladı. Benim anlayamayacağım bir şey. 20 küsur sene belediye başkanlığı yaptım. Bu işin de bir usulü vardır. Fakat son dönemde Cumhuriyet Halk Partililer yapmış olduğu bir belediyecilik; yapmadığı halde yapıyormuş gibi göstermek” diye konuştu.

“Karıştırmak için yaptık bir numara olduğunu biz çok iyi görüyoruz”

“TOKİ mağdurları falan diye bir platform oluşturup bir şeyler söyleyenler oluyor. Bunların da çok zorlama, muhalefetin tahrikleriyle kendi yandaşlarını ortaya dökerek seçim öncesinde mide bulandırmak için ortalığı biraz daha tozumana karıştırmak için yaptık bir numara olduğunu biz çok iyi görüyoruz” ifadelerini kullanan Bakan Özhaseki, “Kimleri nasıl çağırdıklarını, oraya getirdikleri insanlara neler teklif ettiklerini, neler söylediklerini çok çok iyi biliyoruz. Ama buraları geçtik. Böyle bir mağduriyet var mı, yok mu? Buna bakmak lazım. Doğru, zamanında önce KDV, sosyal için yüzde 1 iken 146 metrenin altı sonradan yüzde 10’a kadar yükselmiş. Bu konuda zaten Bakanlar Kurulu’nda da ben gündem ettim. Maliye ekibi çalışıyorlar. İnşallah oradan müjdeli bir haber çıkar diye ümit ediyorum o ayrı bir şey. Fakat şu anda TOKİ’nin Türkiye üzerinde inşaatını devam ettirdiği ortalama söylüyorum. 175 bin civarında konut var arkadaşlar. Bunlar 165 bini ev sahibi olurken vatandaşlarımız 2 bin küsur liradan 4 bin liraya kadar taksit ediyorlar arkadaşlar. Yani yüzde 95’i neredeyse 2 bin 300 yüz lirayla 4 bin lira arasında taksit ödeyerek ev sahibi oluyorlar. Herkes elini vicdanına koysun, dünyanın neresinde asgari ücretin 4’te biriyle, 5’te biriyle ev sahibi olunan bir ülke var. İkincisi geriye kalan 10-12 bin dilimi ise son dönemde başlayan biraz metrekareleri büyük olan 8 bin liraya kadar olan bir bölüm var. Bir de 12 bin liraya kadar bölümü olan var. Yani 10-12 bin tane konutun da taksitleri bir grubu 8 bin liraya kadar, 6, 7, 8 bin lira gibi biraz daha büyük metrajlı olanlar da 12 bin liraya kadar var. Bunlar da en son dönemdeki başlayanlar ve yapılanlar. Böyle olmasına rağmen yani Türkiye’deki asgari ücretin yarısı gibi bazen dörtte bir gibi, bazen dörtte üçü gibi bir rakamla çok şükür binlerce insan ev sahibi olabiliyor. Biz bunları devam ettireceğiz. Daha çok yapacağız, daha çok vereceğiz, daha düşük fiyatlarla, daha uzun vadelerde kiranın bile yarısı gibi bir fiyatla inşallah ev sahibi yapmaya gayret edeceğiz. Mağduriyet olan arkadaşlarımız da her zaman gelebilirler, bizimle görüşebilirler ki burada da arkadaşlarımız davet ettik. Biraz sonra oturacağız. Onlarla da görüşeceğiz. Her ne ise mağduriyet onu da çözeceğiz, bu da bizim işimiz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-kentsel-donusumu-kendisine-is-edinen-bir-tane-chpli-belediye-baskani-gormedim-2/feed/ 0
Meral Akşener Düzce’de… “Komşunun Komşuya Düşman Edildiği Dünyaya Gerek Yok” https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-duzcede-komsunun-komsuya-dusman-edildigi-dunyaya-gerek-yok/ https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-duzcede-komsunun-komsuya-dusman-edildigi-dunyaya-gerek-yok/#respond Wed, 13 Mar 2024 02:06:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18335 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Düzce’de partisinin Düzce Belediye Başkan Adayı Mehmet Keleş ile esnaf ziyareti yaptı. Esnafla sohbet eden Akşener, “Önce ülkemiz, sonra Düzce, sonra sizler, bizler için hayırlı olur inşallah. Ben, samimi bir şey söyleyeyim mi? Çok fazla itiş-kakış içinde gidiyor. Yerel seçim, esasında birebir size hizmet edecek kişiyi seçtiğiniz bir seçimdir. Dolayısıyla şuculuk, buculuk üzerinden hiç gerek yok. Komşunun komşuya düşman edildiği dünyaya gerek yok. Bütün siyasi partiler gibi biz de geziyoruz tabii ki öyle olması lazım. Mesela ben seçimlere, ‘Seçmenin bayramı’ diyorum. Siyasetçi böyle ‘ceket astım, kola kutusu koydum’ diyemeyeceği bir durumdur.” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Düzce’de İYİ Parti Düzce Belediye Başkan Adayı Mehmet Keleş ile birlikte esnaf ziyareti gerçekleştirdi. Otobüsten halkı selamlayan Akşener, daha sonra onlarla bir araya geldi ve fotoğraf çektirdi.

“KOMŞUNUN KOMŞUYA DÜŞMAN EDİLDİĞİ DÜNYAYA GEREK YOK”

Akşener, “Başarılar diliyorum. Ülkemiz için hayırlı olsun.” diyen bir esnafa şunları söyledi:

“Önce ülkemiz, sonra Düzce, sonra sizler, bizler için hayırlı olur inşallah. Ben, samimi bir şey söyleyeyim mi? Çok fazla itiş-kakış içinde gidiyor. Yerel seçim, esasında birebir size hizmet edecek kişiyi seçtiğiniz bir seçimdir. Dolayısıyla şuculuk, buculuk üzerinden hiç gerek yok. Komşunun komşuya düşman edildiği dünyaya gerek yok. Bütün siyasi partiler gibi biz de geziyoruz, tabii ki öyle olması lazım. Mesela ben seçimlere, ‘Seçmenin bayramı’ diyorum. Siyasetçi böyle ‘ceket astım, kola kutusu koydum’ diyemeyeceği bir durumdur.”

Bir bakkal esnafı, “Mehmet Bey’e oy istiyoruz” diyen İYİ Parti lideri Akşener’e “Mehmet Bey bizim zaten eski başkanımız. Zaten oyumuzu ona veriyorduk önceden de. Siz de varsınız. Her zaman Başkanımıza oyumuz hazır.” karşılığını verdi.

Akşener, daha sonra telefon satan bir dükkaı ziyaret etti. İş yerinin kendisine ait olmadığını söyleyen Enes isimli çocuk çalışana işlerin nasıl olduğunu sordu. İşlerin durgun olduğunu söyleyen ve 17 yaşında olduğu için seçimlerde oy kullanamayacağını belirten gence Akşener, “Benim adıma annene, Başkan adına babana, abine; varsa yengene oylarını istediğimizi söyleyebilir misin?” dedi.

“DYP KÖKENLİ SİSTEMİN İÇİNDEN GELDİĞİM İÇİN ESNAF BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”

Daha sonra bir giyim mağazasına giren Akşener, mağazadakilerle sohbetinde şöyle konuştu:

“Ben üç sene esnaf gezdim. Bu dükkanların içinde hiç başka bir partiyi yermedim, kendi partimi övmedim. Sadece sizi dinledim. Çok da şey öğrendim çünkü ekonominin bel kemiği sizsiniz. Dolayısıyla ben çok önem veriyorum esnafa, Doğru Yol Partisi (DYP) gibi köklü bir sistemin içinden geldiğim için. DYP’de başladım ben politikaya. Esnaf ağırlıklı bir yapıydı. Ben onu canlandırmaya çalıştım üç sene boyunca, Hakkari’den Edirne’ye kadar. Buralara da geldim, gittim. Şimdi seçim… Artık partimi övmek durumundayım.”

“HATAY’DA HARİKA BİR ADAY GÖSTERDİK”

Bir dönerciyi de ziyaret eden Akşener, çalışanların Hataylı olduğunu ve Hatay’da oy kullanacağını belirtmesi üzerine, “Orada da sizden oy istiyorum. Orada harika bir aday gösterdik, sizin hemşehriniz.” ifadelerini kullandı.

TALİH ÖZCAN: “İYİ PARTİ’NİN BURADA VEKİLİ VAR, BUNA İNANIN”

Akşener, esnaf ziyareti sırasında CHP’nin Düzce Milletvekili Talih Özcan ile karşılaştı. Özcan’ın “Ben geçmişte İYİ Parti örgütüyle çalıştım. Millet İttifakı’nın ürünüyüm. Biz tabandan beraberiz. Desteğiniz için teşekkür ediyoruz. İYİ Parti’nin burada vekili var, buna inanın.” sözleri üzerine Akşener, “Bir de belediyesi olsa ben de sevinirim.” diye konuştu.

Aşener’in ziyaret ettiği bir başka telefon satan esnaf, “Başkanımızı eskiden beri tanıyoruz. Daha önceki dönemde de memnunduk. İnşallah bu seçimde de kazandıracağız.” dedi.

Bir giyim mağazasında esnafın siftah yapamadığından yakınması üzerine Akşener, kendisini izleyen foto muhabirine hediye aldı ve “Ben emekli maaşımdan alıyorum, siftah yapıyoruz.” dedi.

Başka bir telefon dükkanındaki iki çalışan da Akşener’in Mehmet Keleş’e oy istemesi üzerine, “Oylarımız Başkanımıza, onunla beraberiz.” karşılığını verdi.

“GÖNÜLDEN DESTEKLİYORUZ”

Bir butiği ziyaret eden Akşener, butik sahibine işlerin nasıl gittiğini sordu. Ramazan dolayısıyla sakin olduğunu belirten esnaf, “Burası biraz eski bir işletme, o yüzden işlerimiz iyi.” dedi. Akşener’in oy istemesi üzerine esnaf, “Biz Mehmet Başkanı zaten çok eskiden tanıyoruz. Şehrimizi daha önceden de temsil etti. Kendisi ve ailesi gerçekten çok saygıdeğer insanlar. Biz gönülden destekliyoruz. Yanınızdayız.” dedi.

“BU GENÇLERİN DEVLETE GÜVENİ HER GEÇEN GÜN AZALIYOR”

Kedisini, “eski Doğru Yol Partisi ve Demokrat Parti il başkanı” olarak tanıtan bir vatandaş, “Her şey bitecek, seçim bitecek ama bu milletin devletine olan güveninin azalmasını nasıl düzelteceğiz? Düzce’de bir üniversitemiz var, ben orada gençlerle temastayım. Bu gençlerin bu devlete güveni her geçen gün azalıyor. Bunu ancak biz tesis edebiliriz, siz tesis edebilirsiniz. Gençliğe bu konuda mesajlarınızı bekliyorum.” ifadelerini kullandı.

“MALULLER EMEKLİ EDİLMİYOR”

Ziyaret sırasında sokakta Akşener’in yanına gelen Recep Korkmaz isimli vatandaş, sorununu şöyle dile getirdi:

“Tüm malullerle alakalı şöyle bir konu var, tüm Türkiye’de son dört-beş seneden beri, başta benim eşim olmak üzere maluller emekli edilmiyor. Benim eşimin raporu olmasına rağmen yüksek sağlık kurulları bu raporları düşürüyorlar. ve şu an ben mahkemedeyim. Bunu lütfen dile getirin. İki satır yazısıyla emeklilikler reddediliyor. Ben yıllardan beri hukuk savaşı veriyorum. Cumhurbaşkanına, Bakana mektup yazdım, cevap yok. İstanbul’da kalp ameliyatı oldu, Kocaeli Üniversitesinde dalağı alındı, burada bağırsağı alındı. Dört tane ameliyatı var, her tarafında kesik var. Bu raporu 60 puanın altında bırakılıp yeterlilik primi olmasına rağmen emekli edilmiyor.”

Bir başka vatandaş da “Köpek olduğu için sayacınız okunamadı” notu düşülen su faturalarını Akşener’e vererek, “Sokak tabelası dikiyorlar, sokak açılmıyor. Bu tabelayı dikmeden önce altyapısını yapması, kanalizasyonu getirmesi lazım ki bu paraları alsın. Ama maalesef 22-23 seneden beri şakır şakır sağıyorlar.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-duzcede-komsunun-komsuya-dusman-edildigi-dunyaya-gerek-yok/feed/ 0
Bakan Özhaseki: “Kentsel dönüşümü kendisine iş edinen bir tane CHP’li belediye başkanı görmedim” https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-kentsel-donusumu-kendisine-is-edinen-bir-tane-chpli-belediye-baskani-gormedim/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-kentsel-donusumu-kendisine-is-edinen-bir-tane-chpli-belediye-baskani-gormedim/#respond Wed, 13 Mar 2024 01:48:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18323 Eskişehir’e birtakım ziyaretler için gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Ben şu ana kadar kentsel dönüşümü kendisine iş edinen bir tane CHP’li belediye başkanı görmedim” dedi.

İlk durağı Eskişehir Valiliği olan Bakan Özhaseki’yi Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy karşıladı. Burada günün anısına Valilik Şeref Defterini imzalayan Özhaseki, basına kapalı bir şekilde Vali Aksoy ile görüştü.

Daha sonra AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı binasına geçen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, partililerle bir araya geldi. Toplantıya AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Fatih Dönmez, Ayşen Gürcan ve AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nebi Hatipoğlu katıldı.

“Türkiye bir deprem ülkesidir nokta”

Düzenlenen toplantıda, Türkiye’nin deprem ülkesi olduğunun altını çizen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki, “Üzerinde yaşadığımız bu güzel Anadolu coğrafyası dünyanın en eski yerleşim yeri olarak bilinir. Kadim şehirlerimiz var, cennet gibi bir vatana sahibiz. Ama iki tane de dezavantajımız var. Birisi yerin altındaki fitne odakları bitmek bilmez. Dışarıdan tahrik ederler Bunlara destek verenler aynıdır. İstekleri de aynıdır. PKK’dan IŞİD’e FETÖ’sünden DHKP-C’sine uzun bir yelpazede bir sürü bela örgüt bu milleti bölmek için her şeyi yaparlar. Zayıflatmak için her şeyi yaparlar. Kardeş kavgası, kardeş kanı dökülsün diye her şey dikkat edin destekleyenler hep aynıdır bunlar hiç değişmez. Mevzumuz olmadığı için ben burayı kısa geçiyorum. Ama ikinci bir özelliğimiz daha var bu coğrafyanın o da depremselliği. Değerli arkadaşlar şunu herkes bilsin ve unutmasın. Türkiye bir deprem ülkesidir nokta. Himalayalardan Alplere doğru uzanan hat üzerinde en riskli beş tane ülke var, birisi Türkiye. Tüm bilim adamları böyle söylüyor. Ana karamızda ve denizlerimizde 6 ve üzerinde şiddette yıkıcı deprem sayısı son yüzyılda 231. Yani her sene iki veya üç tane deprem oluyor. Şu anda hareketli 500’e yakın fay hattı var. Hiç kimse ben emin yerdeyim. Bana bir şey olmaz asla demesin. Süresi var, zamanı var hareketli olan fay hattı bir gün gelir, orayı da vurur. Peki ne yapmak lazım. Bütün dünyada bunun bir tek çözümü bulunmuş, kentsel dönüşüm. Kentsel dönüşüm olmadan bu iş olmaz” dedi.

“Partisine bakmıyoruz. A, B, C, D, hangi partiden gelirse gelsin sonuna kadar kapı açık”

Depremden en az hasarla çıkmanın tek yolunun Kentsel Dönüşüm olduğunun altını çizen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, şöyle devam etti:

“Kentsel dönüşümün 3 tane ayağı var. Birisi bakanlık, birisi belediye, birisi de vatandaş. Biz bakanlık olarak müthiş bir mücadele içerisindeyiz Bakan olarak adeta ben şehirlere gidip tek tek rica ediyorum, yalvarıyorum. Beraber çalışalım vatandaşlarımızı güvenli konutlarda oturtalım diye. Yasalar çıkarıyoruz, bütçeler ayırıyoruz. En son sıkıntı duyduğumuz bazı yasaları değiştirerek yeni yasaları da çıkardık biz hazırız. Gelenin de asla partisine bakmıyoruz. A, B, C, D, hangi partiden gelirse gelsin sonuna kadar kapı açık. Net olarak söylüyorum. Peki. İkinci ayağında bu işin belediye var. Burada bir tek AK Partili belediyeler gayret ediyor. Ben şu ana kadar kentsel dönüşümü kendisine iş edinen bir tane CHP’li belediye başkanı görmedim. Öğrenmişler papağan gibi bir kelam, artık mide dönüyor bunu duymaktan; ‘Bizler kentsel dönüşüme karşı değiliz. Rantsal dönüşüme karşıyız’. Kardeşim ne olur rantsal dönüşüm yapmayın. Ayıp bir şeydir rantsal dönüşüm zaten. Ne demek? Çirkinleşmeyin. Kentsel dönüşüm yapın. Hadi Allah rızası için bir tane kentsel dönüşüm yap. Yok neden zor bir iş. Vatandaşla tek tek görüşeceksiniz gönlünü edeceksiniz. İşin planlama safhasına geçeceksiniz. Gelip bakanlığa diyeceksiniz ki hadi gelin elinizdeki imkanları bizimle paylaşın, biz hazırız. Sonra gelip orada tek tek boşaltıp biz kiralarını vereceğiz vatandaşın ev yapılana kadar. İşe başlayacaksınız.”

“Şu insanları makul bir şekilde evlerinde oturmak hakları yok mu kardeşim?”

“Vallahi heykel dikmek de kolay” diyerek Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ni eleştiren Özhaseki, “Dışarıda tabii sanatçı çağırmak çok kolay hele hele yandaş sanatçıları çağırmak. Yandaş gazeteciler çağırıp onlara para verip konuşturmak da kolay. Vallahi heykel dikmek de kolay. Karşı olduğum için söylemiyorum. Lütfen yanlış anlamayın. Sanata niye karşı olalım? Resme, heykele, müziğe niye karşı olalım? Asla böyle bir şey olamaz ama bir belediye başkanı eğer vicdan huzuru içerisinde kenara çekilecekse önce şu vicdanına bir sorsun yalnız kaldığında; ‘Deprem geldiğinde yıkılacak binlerce ev var. Ben ne yaptım dedim. Hangisini dönüştürdüm? Hastanesini dönüştürdüm. Ne yazık ki yine üzülerek söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin yapmadığı gibi bu tür işleri bir başka özelliği daha var; dava açmak, işi engellemek. Hastaneye başlıyorsun, dava açıyorlar, okula başlıyorsunuz, dava açıyorlar, TOKİ konut yapacak, dava açıyorlar. ‘Yahu yapmayın’ diyorsunuz. ‘Dava açmak benim anayasal hakkım’ diyor. Neredeyse senelerce süründürdüler. Sizin dava açma hakkı diyerek istismar ettiğiniz konu anayasal bir hak da şu insanları makul bir şekilde evlerinde oturmak hakları yok mu kardeşim? Binlerce emekli dışarıda mağdur vaziyette evinden dışında bu insanların yaşam hakkı yok mu? Depreme karşı güvenli evlerde oturma hakkı yok mu? Ne yazık ki bu belediyelerin böyle dava açıp engellemek için bir gayret içerisinde olduğunu görüyoruz. Bütün dünyayı herkes geziyor. Naçizane ben de az çok gezmiş görmüş bir kardeşinizim. Hayırlı bir iş olduğunda milli bir mesele olduğunda oradaki partilerin hep bir araya geldiklerine ben şahidim. Fakat bizdeki muhalefet ne hikmetse milli meselelerle karşı çıkıyor. Hayırlı bir iş olduğunda yine karşı çıkıyor, yine dava açıyor. Sonra da bir algı operasyonu çekiyorlar. Son dönemde böyle bir moda başladı. Benim anlayamayacağım bir şey. 20 küsur sene belediye başkanlığı yaptım. Bu işin de bir usulü vardır. Fakat son dönemde Cumhuriyet Halk Partililer yapmış olduğu bir belediyecilik; yapmadığı halde yapıyormuş gibi göstermek” diye konuştu.

“Karıştırmak için yaptık bir numara olduğunu biz çok iyi görüyoruz”

“TOKİ mağdurları falan diye bir platform oluşturup bir şeyler söyleyenler oluyor. Bunların da çok zorlama, muhalefetin tahrikleriyle kendi yandaşlarını ortaya dökerek seçim öncesinde mide bulandırmak için ortalığı biraz daha tozumana karıştırmak için yaptık bir numara olduğunu biz çok iyi görüyoruz” ifadelerini kullanan Bakan Özhaseki, “Kimleri nasıl çağırdıklarını, oraya getirdikleri insanlara neler teklif ettiklerini, neler söylediklerini çok çok iyi biliyoruz. Ama buraları geçtik. Böyle bir mağduriyet var mı, yok mu? Buna bakmak lazım. Doğru, zamanında önce KDV, sosyal için yüzde 1 iken 146 metrenin altı sonradan yüzde 10’a kadar yükselmiş. Bu konuda zaten Bakanlar Kurulu’nda da ben gündem ettim. Maliye ekibi çalışıyorlar. İnşallah oradan müjdeli bir haber çıkar diye ümit ediyorum o ayrı bir şey. Fakat şu anda TOKİ’nin Türkiye üzerinde inşaatını devam ettirdiği ortalama söylüyorum. 175 bin civarında konut var arkadaşlar. Bunlar 165 bini ev sahibi olurken vatandaşlarımız 2 bin küsur liradan 4 bin liraya kadar taksit ediyorlar arkadaşlar. Yani yüzde 95’i neredeyse 2 bin 300 yüz lirayla 4 bin lira arasında taksit ödeyerek ev sahibi oluyorlar. Herkes elini vicdanına koysun, dünyanın neresinde asgari ücretin 4’te biriyle, 5’te biriyle ev sahibi olunan bir ülke var. İkincisi geriye kalan 10-12 bin dilimi ise son dönemde başlayan biraz metrekareleri büyük olan 8 bin liraya kadar olan bir bölüm var. Bir de 12 bin liraya kadar bölümü olan var. Yani 10-12 bin tane konutun da taksitleri bir grubu 8 bin liraya kadar, 6, 7, 8 bin lira gibi biraz daha büyük metrajlı olanlar da 12 bin liraya kadar var. Bunlar da en son dönemdeki başlayanlar ve yapılanlar. Böyle olmasına rağmen yani Türkiye’deki asgari ücretin yarısı gibi bazen dörtte bir gibi, bazen dörtte üçü gibi bir rakamla çok şükür binlerce insan ev sahibi olabiliyor. Biz bunları devam ettireceğiz. Daha çok yapacağız, daha çok vereceğiz, daha düşük fiyatlarla, daha uzun vadelerde kiranın bile yarısı gibi bir fiyatla inşallah ev sahibi yapmaya gayret edeceğiz. Mağduriyet olan arkadaşlarımız da her zaman gelebilirler, bizimle görüşebilirler ki burada da arkadaşlarımız davet ettik. Biraz sonra oturacağız. Onlarla da görüşeceğiz. Her ne ise mağduriyet onu da çözeceğiz, bu da bizim işimiz” ifadelerini kullandı. – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-kentsel-donusumu-kendisine-is-edinen-bir-tane-chpli-belediye-baskani-gormedim/feed/ 0
CHP İlke ve Demokrasi Hareketi’nden 31 Mart seçimleri çağrısı https://www.haber60.com.tr/chp-ilke-ve-demokrasi-hareketinden-31-mart-secimleri-cagrisi/ https://www.haber60.com.tr/chp-ilke-ve-demokrasi-hareketinden-31-mart-secimleri-cagrisi/#respond Tue, 12 Mar 2024 21:15:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18217 CHP İlke ve Demokrasi Hareketi’nin 31 Mart seçimleri bildirisinde, “CHP İlke ve Demokrasi Hareketi olarak, tüm CHP’lilere ve CHP örgütüne, 31 Mart belediye seçimlerinde CHP’ye ve Türkiye’ye sahip çıkma çağrısında bulunuyoruz” denildi.

CHP eski Parti Meclisi Üyesi ve 38. Kurultay Genel Başkan Aday Adayı Prof. Dr. Örsan Öymen’in sözcülüğünü yaptığı CHP İlke ve Demokrasi Hareketi, yerel seçimlere ilişkin bildiri yayınlandı. Bildiride, şu görüşler yer verdi:

“Türkiye’de teokratik bir diktatörlük rejiminin, bir din devletinin kurulduğu ve buna ek olarak büyük bir ekonomik krizin yaşandığı bir ortamda, 31 Mart 2024 belediye seçimlerini tek başına bir belediye seçimi olarak değerlendirmek olanaklı değildir.

Bu seçimlerde AKP’ye ve onu destekleyen MHP’ye karşı halkın sandıkta örgütlü bir itiraz mesajı vermemesi durumunda, Türkiye daha da büyük bir felaketle karşı karşıya kalacaktır.

Seçimlerden sonra gündeme gelecek olan anayasa değişiklikleriyle birlikte, fiilen uygulanan teokratik diktatörlük rejimi ‘meşrulaştırılmaya’ çalışılacak, laiklik ilkesi hukuken bertaraf edilecek, ekonomik kriz derinleşecek, emperyalizmin kamunun kaynaklarını sömürmesi ve ülkeyi din, mezhep, etnik kimlik üzerinden bölme süreci tüm hızıyla devam edecektir.

“CHP’NİN ADAYLARININ DESTEKLENMESİ GEREKMEKTEDİR”

AKP’nin belediyeleri kazanması durumunda, belediyenin olanakları, dernek ve vakıf adı altında örgütlenen laiklik karşıtı tarikatların, cemaatlerin, örgütlerin ve sözde ‘medya’ organlarının hizmetine sunulacak, AKP, kurmakta olduğu teokratik diktatörlük rejiminin temellerini, bu olanaklar üzerinden de atmaya devam edecektir. Seçimlerde AKP’nin en büyük avantajı, muhalefetin bölünmüş ve muhalefetteki ittifakların parçalanmış olmasıdır.

Bu durumda muhalefetteki siyasi parti liderlerinin beceriksizliklerini düzeltmek, seçmene ve vatandaşa düşecektir. Seçmen, desteklediği siyasi parti yönetiminin çağrılarını dikkate almadan, adaya oy verme aşamasında, muhalefet cephesinde hangi adayın seçimi kazanma olasılığı daha yüksek ise ona oyunu vermeli; önde olan muhalefet partisi adayına kaybettirecek biçimde oy kullanmaktan sakınmalı, muhalefetin değil, AKP’nin ve MHP’nin kaybedeceği biçimde oyunu kullanmalıdır.

Bugün, yapılan tüm araştırmalara göre, muhalefet cephesinde, Türkiye’nin çoğu kentinde ve ilçesinde, CHP’nin adayları önde görünmektedir. Bu nedenle söz konusu kentlerde ve ilçelerde, CHP’nin adaylarının desteklenmesi gerekmektedir. Siyasi parti yönetimleri iktidara karşı bir ittifak kuramadıklarına göre, bu ittifakı muhalif seçmen bu yöntemle sandıkta kurmalıdır.

Bir başka sorun da, CHP’de parti içi demokrasi ve partinin ilkelerine sahip çıkılması konusunda ciddi sorunların olması nedeniyle, CHP seçmeninin bir kısmının partisinin adaylarına oy vermemek ve parti örgütünün bir kısmının seçimlerde çalışmamak eğiliminde olmasıdır. CHP seçmeni ve örgütü parti içi sorunları seçim sonrasına ertelemeli, 31 Mart belediye seçimlerinde partisine ve Türkiye’ye sahip çıkmalıdır.

CHP seçimde başarılı bir sonuç alsa da almasa da, CHP Tüzük Kurultayı bu yıl kesin olarak gerçekleşecektir ve parti içi demokrasiyle ilgili sorunların çözülmesi olasılığı doğacaktır. Parti üyelerinin büyük çoğunluğunun partinin ilkelerine sahip çıktığı dikkate alınacak olursa, parti içi demokrasi sorununun çözülmesi durumunda, oligarşik güçlerin partinin ilkelerinden sapmasına yol açması da, Tüzük Kurultayı’ndan sonra, zaman içerisinde engellenmiş olacaktır. CHP’ye seçim kaybettirenlerin, CHP’nin ve Türkiye’nin geleceği konusunda da herhangi bir söz sahibi olamayacakları, herkes tarafından bilinmelidir. CHP İlke ve Demokrasi Hareketi olarak, tüm CHP’lilere ve CHP örgütüne, 31 Mart belediye seçimlerinde CHP’ye ve Türkiye’ye sahip çıkma çağrısında bulunuyoruz!”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-ilke-ve-demokrasi-hareketinden-31-mart-secimleri-cagrisi/feed/ 0
Meral Akşener Ankara’da esnaf ziyaretinde bulundu https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-ankarada-esnaf-ziyaretinde-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-ankarada-esnaf-ziyaretinde-bulundu/#respond Tue, 12 Mar 2024 01:24:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18101

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara’nın Çubuk ve Pursaklar ilçelerinde esnaf ziyareti yaptı. İYİ Parti Çubuk Belediye Başkan Adayı Korkan Merki için oy isteyen Akşener, “Bu arkadaşlara destek verip elimden tutun. Ona verdiğiniz oy bana yarayacak. İktidar 2028’e kadar yerinde duracak ama nasıl hazır ola geçip sizin karşınızda duracak göreceksiniz…Bana göre seçimler, seçmenin bayramı. Bir tek şey rica ediyorum, ne olur şuculuk, buculuk üzerinden oy vermeyin. Allah rızası için size faydası olacak kişiye oy verin” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara’nın Çubuk ve Pursaklar ilçelerinde esnaf ziyaretinde bulundu. Akşener’e Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, Çubuk Belediye Başkan Adayı Korhan Merki ve Pursaklar Belediye Başkan Adayı Zekeriya Esrarı eşlik etti.

“ÜÇ YIL ESNAF GEZDİM”

Esnaf ziyaretine takı dükkanını ziyaret ederek başlayan Akşener, “Ben bir farklılık yaptım. Seçimden evvel üç yıl esnaf gezdim. Buraya uğrayamamış olabilirim ama Çubuk’ta da gezdim. Edirne’den Hakkari’ye kadar gezdim. Başka bir partiyi yermedim, kendi partimi övmedim. Tamamen özne siz oldunuz. Oy istemeye geldim” dedi. Esnaf ise Akşener’e “Oy vereceğiz inşallah” yanıtını verdi. Gözlük dükkanında oy isteğini yineleyen Akşener, “Bütün partiler gibi oy istemeye geldik. Umarım diğer genel başkanlar da buraya gelir” diye konuştu.

“TUT ELİMDEN BAK NELER OLUYOR”

Akşener, tütün dükkanını ziyareti esnasında İYİ Parti Çubuk Belediye Başkan Adayı Korkan Merki için oy isteyerek “Bu arkadaşlara destek verip elimden tutun. Ona verdiğiniz oy bana yarayacak. İktidar 2028’e kadar yerinde duracak ama nasıl hazır ola geçip sizin karşınızda duracak göreceksiniz. Tut elimden bak neler oluyor” dedi. Dükkan sahibi ise Akşener’e “CHP’den ayrıldığınız için memnun olduk. İnşallah” diye konuştu.

“EN İYİ ÇALIŞAN OYUMUZA TALİP”

Ayakkabı dükkanını ziyaret eden Akşener, “Bana göre seçimler, seçmenin bayramı. Bir tek şey rica ediyorum, ne olur şuculuk, buculuk üzerinden oy vermeyin. Allah rızası için size faydası olacak kişiye oy verin” dedi. Esnaf ise Akşener’e şunları söyledi:

“Kişilerin veya partilerin sempatizanı değiliz. Biz çalışana, hizmet edene, bu ülkeyi sevene, bu ülkenin istikbali için gerçekten bir şeyler yapana oyumuzu değil, canımızı bile feda ederiz. Bizim için parti veya kişi önemli değil. Hizmet önemli. En iyi çalışan, bu ülke için faydalı şeyler yapacağını gösteren ya da söyleyen, ispatlayan bizim oyumuza talip” dedi.

“BIRAKIN AĞAÇKAKAN GİBİ HİZMET ETMEK ZORUNDA OLANLARI GAGALAYIM”

Akşener’in ziyaret ettiği bir dönerci esnafı ise “Malum ekonomik problemler. Her şey ortada. Hiçbirini konuşmaya gerek yok. Benim söylememe gerek yok. Herkes durumları biliyor. Siz de farkındasınız. Siz bizden daha çok biliyorsunuz” diye dert yandı. Akşener ise şöyle konuştu:

“En büyük istihdamı sizler yaratıyorsunuz. Hem de üretileni satıyorsunuz. Hem tarımda hem sanayide her alanda… Ben sizlere dikkat çekmek amaçlı üç sene gezdim. Tamamen özne siz oldunuz. Sesinizi duyurmaya gayret ettim. Siyaset aşırı derecede yumruklaşmayı gerektirecek durum değil. 2023’te seçim oldu, oyunu kullanırken bana dedin ki ‘Ey Meral Hanım, seni ve partini muhalefet yapıyorum. Benim avukatım olacaksın’. İktidara da döndün dedin ki ‘Seni de iktidar ediyorum. Sen de hizmet edeceksin’, Seçim olmamış olsa ben yine buraya gelecektim. Bu sefer oydan bahsetmeden, Fatih derdin ne, diyecektim. Sesin olacaktık. Uzun bir zamandır iş, itişip kakışıp yürüdüğü için sizi çırak çıkarıyor. Ben biraz daha neşeli bir sistem içerisinde işi götürmeye çalışıyorum” dedi.

Sözlerini Pursaklar Belediye Başkan Adayı Zekeriya Ersari için oy isteyerek tamamlayan Akşener, “Oraya verdiğiniz oy bana yarayacak. 2028’e kadar o kadar çok süre var ki. Bırakın ağaçkakan gibi hizmet etmek zorunda olanları gagalayım. Güçlendirin beni” diye konuştu.

]]> https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-ankarada-esnaf-ziyaretinde-bulundu/feed/ 0 CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Mansur Yavaş rekor oyla geliyor https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-mansur-yavas-rekor-oyla-geliyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-mansur-yavas-rekor-oyla-geliyor/#respond Mon, 11 Mar 2024 01:12:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17851 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “İstanbul, Ankara ve İzmir’de bir risk yok. Seçmene saygısızlık olmasın ama anket şirketlerinin dediği gibi Ankara’da büyükşehir belediye başkanlığı yarışı bitti. Mansur Yavaş rekor oyla geliyor. Yüzde 60’ı zorlar deniyor.” dedi.

Özel, Tele 1 TV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

CHP’nin, 2019 seçimlerinden sonra bir anda 11 büyükşehir yöneten bir parti olduğunu hatırlatan Özel, bunun siyasete bir denge getirdiğini ve bu şekilde genel seçime gittiklerini söyledi.

Özel, 2023 Cumhurbaşkanı Seçimi’nde kazanmaları gereken bir seçimi kaybettiklerini vurgulayarak, “Recep Tayyip Erdoğan’ın hedefinin ne olduğunu biliyorduk. 2019 yerel seçimi bunu engelledi. Seçmen yine umutsuzdu ama CHP kurultaya gitti ve yeni bir süreç başlattık. Şimdi yine seçimlere gidiyoruz. Şimdi seçmen yeniden bir denge kuracak mı? Kuracağımızı gördüler ve bin bir tedbir aldılar. Recep Tayyip Erdoğan ittifakına sarıldı. Millet İttifakı bileşenleri gayretlerimize rağmen ittifaktan çekildi. O günkü HDP, bugünkü DEM de iktidara kaybettirme stratejisinden vazgeçti. Adaylarını çıkardılar.” diye konuştu.

Özel, “İstanbul seçimleri genel seçim havasında mı geçiyor?” sorusuna karşılık, “İstanbul’un böyle bir yönü var. Bir metropol, her şey burada. Erdoğan, ‘İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder.’ diyordu ki az kalsın da kaybediyordu.” dedi.

Mitinglerinin ana konusunun emekliler ve emekçiler olduğunu kaydeden Özel, 31 Mart günü acı reçetenin bu kesime içirileceğini söyledi.

Özel, şu andaki trendin lehlerine göründüğünü belirterek, “Erdoğan, kaybettiğini gördüğü anda bir hamle yapabilir. ‘Zam yapacağım.’ derse, ‘Yap’ deriz, ‘Meclisi açalım.’ derse, ‘Aç’ deriz. Sonuçta emeklinin cebine girecek her para bizi memnun eder ama şu an böyle bir ihtimal görmüyorum.” dedi.

“Ben yoksulluğu, zamları konuşmak istiyorum”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisiyle kavga etmek için can attığını öne süren Özel, “Ben emekli maaşları, çiftçiler üzerinden kavga ediyorum. ‘Bu son seçimim.’ dedi. Bunu konuşmak istiyor. Ben yoksulluğu, zamları konuşmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Özel, zamlar konuşulmasın diye sürekli kendileriyle ilgili DEM Parti vurgusu yapıldığını ifade ederek, “Biz bu oyuna gelmeyiz. Kongremiz bitti, DEM eş genel başkanları ayrı ayrı aradı, bir eş genel başkan, ‘Yüz yüze de görüşmek isteriz.’ dedi. CHP, her partiyle bayramlaşabilen tek parti. AKP ve MHP, DEM Parti ile bayramlaşmıyor. Peki Meclis’te ne oluyor? Sarılıyorlar.” diye konuştu.

“Mansur Yavaş rekor oyla geliyor”

Özel, ne İYİ Parti ne de diğer partilerle varılmış bir anlaşmaları olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

“İYİ Parti ile denedik olmadı. Gelecek Partisi, DEVA Partisi ve Saadet Partisi ile temaslarımız oldu. Temel Karamollaoğlu ile ‘Yerel örgütlere yetki verelim.’ dedik. Belli yerlerde ufak temaslar var. Hatay’da kafa kafayayız artık. Lütfü Savaş dediği gibi kendi trendini yükselterek devam ediyor. İstanbul, Ankara ve İzmir’de bir risk yok. Seçmene saygısızlık olmasın ama anket şirketlerinin dediği gibi Ankara’da büyükşehir belediye başkanlığı yarışı bitti. Mansur Yavaş rekor oyla geliyor. Yüzde 60’ı zorlar deniyor. Ankara’da yarış belediye meclisinde. Ankara’da inanılmaz bir ivmelenme var, iyi gidiyoruz. İstanbul’da KONDA’nın anketine göre 7 puan öndeyiz. İzmir’de büyük bir değişim alevi yaktık. “

Özel, CHP’nin jandarma komando tugayı olmadığını ve herkesin partiye zarar vermediği sürece istediğini söyleyebileceğini dile getirdi.

Özgür Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in Ekrem İmamoğlu ile çalışma talebinin ise Soyer’den geldiğini belirtti.

“Burcu Köksal’ın ilk açıklaması kabul edilemez”

Özel, “Kemal Kılıçdaroğlu yanlıları tasfiye ediliyor” iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Bu bana sorulacak soru değil. Bizim partimizde Alevi-Sünni ayrımı olmaz. Bunlarla meşgul değilim.” dedi.

CHP’nin Afyonkarahisar Belediye Başkan adayı Burcu Köksal’ın DEM Parti ile ilgili sözlerinin sorulması üzerine Özel, şöyle konuştu:

“Burcu Köksal Afyon’da belediyeyi alıyor zaten esas telaş ondan. Süreci sakin ve doğru bir şekilde yönettik. Ekrem başkanla birkaç kez konuştuk. Ahmet Türk, ‘Ekrem başkanla Genel Başkan’ın tavrı sorunu çözdü.’ dedi. Ben de Ahmet Türk gibi bir kanaat önderinden bunu duymuş olmaktan memnunum. Burcu Köksal’ın ilk açıklaması kabul edilemez. Bütün taraflarla konuştuk ve meseleyi hallettik. Burcu Köksal’ın bu açıklamadan sonra kimseye ayrımcılık yapmayacağını ve belediyenin kapısının herkese açık olacağını söylemesi bir özür niteliğinde. Biz bu konuyu geride bıraktık. Yaşanmasaydı daha iyiydi.”

“Seçim akşamı kim ne duyacaksa Özgür Özel’den duyacak”

Özel, Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum’un performansına ilişkin, “Murat Kurum’un performansı bizim için memnuniyet verici. Böyle devam etmesini umuyorum.” dedi.

CHP Anayasa Mitingi’ni terör olayları yüzünden ertelediklerini söyleyen Özel, “İlk fırsatta yapacağız ama yerel seçim gündemine sıkıştırmak olacak iş değil. Önümüzdeki süreçte yapacağız. 1 Nisan’dan sonra bütün hakların ihlali ve demokrasi için sokağa ineceğiz. 31 Mart’ta bir topu ileri atın, en iyi savunma hücum.” ifadelerini kullandı.

Özel, seçim gecesi için tüm hazırlıkları yaptıklarını ve dijital bir sistemleri olduğunu belirterek, “Seçim akşamı kim ne duyacaksa da Özgür Özel’den duyacak.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-mansur-yavas-rekor-oyla-geliyor/feed/ 0
AK Parti Sözcüsü Çelik: CHP’de Genel Başkan Sayısı Sürekli Artıyor https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-chpde-genel-baskan-sayisi-surekli-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-chpde-genel-baskan-sayisi-surekli-artiyor/#respond Mon, 11 Mar 2024 00:36:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17832 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “CHP’de kaç genel başkan var belli değil. CHP’deki genel başkan sayısı sürekli artıyor. CHP de DEM Parti gibi ‘eş başkanlık’ modeline geçti.” dedi.

Çelik, Cumhur İttifakı Kozan Belediye Başkan adayı Mustafa Atlı’nın Karacaoğlan Mahallesi Goncagül Caddesi’ndeki seçim ofisinin açılışına katıldı.

Programda konuşan Çelik, Türkiye Yüzyılı’nın aynı zamanda “şehirlerin yüzyılı” anlamına geldiğini söyledi.

Cumhur İttifakı olarak çalışmaya ve eser siyaseti üretmeye hazır olduklarını dile getiren Çelik, “Cumhur İttifakı’nın gizli ajandası, gündemi yok. Cumhur İttifakı’nda masanın altında, üstünde, arkasında başkası yok. Cumhur İttifakı burada.” diye konuştu.

Çelik, genel seçimde Türkiye’yi yönetmeye talip olan muhalefetin birbirine düştüğünü belirterek, şöyle devam etti:

“Bu ‘altılı, yedili masa’ 18-19’a bölündü. Şimdi birbirlerine en ağır lafları, düşmanın düşmana söyleyemeyeceği lafları söylüyorlar. Bunlar 14 ve 28 Mayıs sürecine giderken teröristlere değil Cumhurbaşkanı’mıza ve Cumhur İttifakı’na laf söylüyorlardı. Şimdi ise birbirlerine düştüler. Niye birbirlerine düştüler? Çünkü mesele memleket, Adana, İstanbul, Kozan meselesi değil. Bunlar için mesele, koltuk meselesidir. Şimdi bu paylaşım olmayınca bunlar birbirlerine en ağır lafları söylüyorlar. Cumhur İttifakı birlik, beraberlik içinde yoluna devam ediyor.”

“Birtakım gizli pazarlıklara başladıklarını gördük”

Programın ardından Çelik, Cumhur İttifakı İmamoğlu Belediye Başkan adayı Mehmet Aydın Kangur’un Hürriyet Mahallesi’ndeki seçim ofisinin açılışını gerçekleştirdi.

Çelik, vatandaşlara hitap ettiği konuşmasında, şehirlere eserlerle “damga vurmaya” hazırlandıklarını anlattı.

Muhalefete eleştiri getiren AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, şu değerlendirmede bulundu:

“Karşımızdakilerin yine seçim yaklaşınca birtakım gizli pazarlıklara başladıklarını gördük. ‘Şehir ittifakı’ falan diyerek yine birtakım gizli pazarlıklara başladılar. Geçen seçimler bittikten sonra arkasında ne tür gizli, kirli pazarlıklar çıktığını hep beraber görmüştük. Bu seçimde de birtakım pazarlıklara başladılar. Her birinden bir ses çıkıyor. CHP’de kaç genel başkan var belli değil. CHP’deki genel başkan sayısı sürekli artıyor. CHP de DEM Parti gibi ‘eş başkanlık’ modeline geçti. Aynı şekilde her birinden her konuda başka bir ses çıkıyor. Kendi içinde paramparça olmuş olanlar, düne kadar altılı, yedili masada ‘Biriz beraberiz’ derken bugün en ağır lafları İYİ Parti CHP’ye, CHP de İYİ Parti’ye söylüyor. Bunların kendi aralarında bir tutarlılığı yok. Bunların kendi aralarındaki işbirliğinin bir siyasi vizyona dayanmadığını gördük. O zaman koltuk paylaşımı için yan yana geliyorlardı şimdi de güya koltuk kavgası için karşı karşıya geliyorlar. Yarın bir gün başka bir denklem ortaya çıkarsa yine koltuk için yan yana geleceklerinden hiçbir kuşkunuz olmasın.”

Çelik, Cumhur İttifakı’nın ise ilkeler ittifakı olduğunu vurgulayarak, “Cumhur İttifakı, ‘Önce memleket, bayrak, devlet, vatan’ diyenlerin ittifakıdır. Bu bilinç, coşku ve kararlılıkla geleceğe yürüyoruz. 31 Mart seçimleri her açıdan çok önemli. Hem dünyaya vereceğimiz mesaj hem Cumhur İttifakı’nın karşısındaki ‘gizli pazarlıklar çetesi’ne karşı zafer hem de Adana’mızın, İmamoğlu ilçemizin geleceği açısından son derece önemli.” ifadelerini kullandı.

Yüreğir ilçesi 19 Mayıs Mahallesi’nde düzenlenen açık hava toplantısına da katılan Çelik, vatandaşlarla bir araya geldi.

Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, vatandaşların üzerindeki yasakları kaldıran büyük devrimlere liderlik ettiğine dikkati çekerek, “Türkiye’de herkes birinci sınıf vatandaştır. Türk’ü, Kürt’ü, Alevi’si, Sünni’siyle hepimiz kardeşiz. Mensubiyetlerimiz, adlarımız farklı olabilir ama hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti’dir.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-chpde-genel-baskan-sayisi-surekli-artiyor/feed/ 0
Erbakan hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi: Hep aynı hikayeler, enflasyonun düşeceği falan yok https://www.haber60.com.tr/erbakan-hukumetin-ekonomi-politikalarini-elestirdi-hep-ayni-hikayeler-enflasyonun-dusecegi-falan-yok/ https://www.haber60.com.tr/erbakan-hukumetin-ekonomi-politikalarini-elestirdi-hep-ayni-hikayeler-enflasyonun-dusecegi-falan-yok/#respond Sun, 10 Mar 2024 22:45:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17763 Bursa’ya gelen Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, özel bir otelde düzenlenen toplantıda basın mensupları ile bir araya geldi. Toplantıya Yeniden Refah Partisi Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sedat Yalçın, Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Murat Kolancı ile ilçe belediye başkan adayları da katıldı.

“HİÇ KİMSENİN GÖLGESİNDE YÜRÜYEN BİR PARTİ DEĞİLİZ”

Siyasi tavrının net olduğunu ve 31 Mart’ta gerçekleştirilecek yerel seçimlere kimsenin gölgesi altında girmeyeceklerini söyleyen Erbakan, hiçbir ittifakta yer almadıklarının altını çizerek, “Faydalı icraatlarda, milletin hayrına olacak adımlarda da destek olduk. Bundan sonra da yine aynı tavrımıza devam edeceğiz. Muhalefetin de iktidarın da hangi partiden olursa olsun, doğrusuna doğru, yanlışına yanlış diyeceğiz. Doğrunun yanında duracağız. Tabii hiç kimsenin gölgesinde yürüyen bir parti değiliz. Kendi gücüyle, kendi adaylarıyla, kendi logosuyla, kendi seçim kampanyasıyla, müstakil bir şekilde seçimlere giriyoruz ve milletimizin desteğini istiyoruz. Dolayısıyla hiç kimsenin gölgesinde değil, Milli Görüş çizgisindeyiz” diye konuştu.

“HEP AYNI HİKAYELER AMA ENFLASYONUN DÜŞECEĞİ FALAN YOK”

Hükümetin izlediği ekonomi politikasını da eleştiren Erbakan, ” Türkiye’de ürettiğin bir ürünü, üretmek için kullandığın ham maddenin malzemesinin yüzde 82’sini ithal ediyorsun. Yerli malı, Türk malı damgası ürün, yüzde 82 oranında ithal. Dış ticaret açığı 110 milyar dolar. İthalata bağımlı ekonomide, döviz arttıkça enflasyon da patlayacak demektir. Her bahar, ‘Bu bahar enflasyon düşüyor.’ Her yaz, ‘Bu yaz sonu enflasyon düşüyor.’ Her sene, ‘Bu sene sonunda enflasyon düşüyor.’ Hep aynı hikayeler ama enflasyonun düşeceği falan yok. Bir kere Merkez Bankası, ‘Yıl sonunda dolar 40 lira olacak’ diyor. Orta vadeli programda, hükümet, ‘Yıl sonunda dolar 45 lira olacak’ diyor. Doların 45 lira olduğu bir ülkede enflasyon düşer mi Allah aşkına? Bu şartlarda açlık sınırı, 19 bin lirayı geçmiş. Yoksulluk sınırı, 53 bin lira olmuş. Siz emekliye 10 bin lira maaş veriyorsunuz. İşçiye 17 bin veriyorsunuz. Zaten bütün asgari ücretli ve milyonlarca emekli, açlık sınırının altında, yoksulluk sınırının altında. Türkiye’de kaç hanenin evine ayda 53 bin liradan fazla bir gelir giriyor? Halkın yüzde 85’i yoksul, yüzde 44’ü de aç. Bunun göstergesi, ispatı; kredi kartı ve banka kredisi borçlarıdır” diye konuştu.

“AHLAKLI BELEDİYECİLİK BEREKET DEMEKTİR”

Yerel yönetimlerin önemine dikkat çeken Erbakan, Milli Görüş ve ahlaklı belediyeciliğin aynı zamanda bereket olduğunu söyleyerek, “1995’te Konya Büyükşehir Belediyesi ne yaptı? Hükümete çağrıda bulundu, ‘Kendimden önceki bütün borçları ödedim. Üstüne hizmetlerimi de yaptım. Üstüne bir de para birikti. Eğer hükümet olarak paraya ihtiyacınız varsa, Dünya Bankası’ndan, IMF’den faizle borç almayın” dedi. Dünyada bunun başka bir örneği yok. Aynı belediye, aynı şehir, gömleği çıkarınca bu sefer 1 ayda borç faizine verdiği para, 6 bin personelinin maaşından daha fazla. Boğazına kadar borca batmış. Ama Milli Görüş’ün ahlaklı belediyeciliği demek; denk bütçe demektir, borç ve faiz olmaması demektir ve bereket demektir” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/erbakan-hukumetin-ekonomi-politikalarini-elestirdi-hep-ayni-hikayeler-enflasyonun-dusecegi-falan-yok/feed/ 0
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan: 31 Mart, bir beka seçimi değildir https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskani-dr-fatih-erbakan-31-mart-bir-beka-secimi-degildir/ https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskani-dr-fatih-erbakan-31-mart-bir-beka-secimi-degildir/#respond Sun, 10 Mar 2024 22:03:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17731 Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, 31 Mart seçimlerinde yüzde 20 oy alacaklarını söylerek, “Hiç kimseye kazandırmak veya kaybettirmek için yola çıkmadık. 31 Mart, bir beka seçimi değildir. Kimsenin gölgesinde yürüyen bir parti olmadık” dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, Bursa’da basın mensuplarıyla bir araya geldi. Soruları cevaplayan Erbakan, “Biz inşallah seçime kadar 550 üyeye ulaşacağız. Böylece Türkiye’nin üye sayısı bakımından en büyük 3’üncü siyasi partisi olarak seçimlere gireceğiz. Bu tempo ile aylık 100 bin üye artışıyla gidersek, seçimden sonra da 4 ay gibi kısa sürede 1 milyon hedefine ulaşmış olacağız. Bugün siyaset bilimcileri, anket firmaları, sosyoloji ilmi sahipleri, gazeteciler, televizyoncular ve bizim dışımızdaki siyasiler dahi gece gündüz ‘Yeniden Refah Partisi, bu seçimlerde oyunu arttıracak tek parti olacak’ diyor. Tek anlaşamadıkları konu ise ‘oyları 2’ye mi, 3’e mi, 4’e mi katlayacak’ oluyor” dedi.

“Yüzde 20 oy alacağız”

Daha önceki seçimlerde Yeniden Refah Partisi’nin 0,2 oy alacağıın belirten bir anket firmasının 2 gün önce yayınladığı ankette ise 31 Mart’ta 7,2 olarak açıkladığını belirten Erbakan, “Yüzde 0,3 derken, yüzde 3’e yakın oy aldığımız bir seçim yaşandı. Şimdi yüzde 7,2 deniyorsa, inşallah biz yüzde 20’nin üzerinde oy alacağız. Çok sayıda il ve ilçe belediyesini kazanacağız. İnşallah bu Türkiye’de yeni bir dönemin başlamasını sağlayacaktır” diye konuştu.

“Kimsenin gölgesinde yürüyen bir parti olmadık”

Muhalefetin veya iktidarın hangi partiden olursa olsun doğrusuna doğru, yanlışına yanlış diyeceklerini belirten Erbakan, “Doğru bizim menfaatimiz için değil, milletin ve Türkiye’nin menfaati için olandır. Bundan sonra bu şekildeki tavrımıza da devam edeceğiz. Tabii ki kimsenin gölgesinde yürüyen bir parti olmadık. Yeniden Refah Partisi, kendi gücü, adayları, logosu ve seçim kampanyasıyla müstakil bir şekilde seçimlere giriyor. Milletimizin desteğini istiyor. Dolayısıyla kimsenin gölgesinde değil, milli görüş çizgisinde yolumuza devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Hiç kimseye kazandırmak veya kaybettirmek için yola çıkmadık”

Hiç kimseye kazandırmak veya kaybettirmek için yola çıkmadıklarını belirten Erbakan, “Diğer tüm siyasi partilerde böyledir. O zaman anketlerde, diğerleri kısmında olan partilere ‘siz niye seçime giriyorsunuz. Hiçbir işe yaramıyorsunuz. Sizi seçime sokmuyoruz mu?’ diyeceğiz. Hatta bunu daha da ileri götürüp, anketlerde ilk iki sırayı alan partiler dışında, kimse seçime giremesin. Çünkü olarak dolaylı olarak birine kaybettirip, birine kazandıracak. ‘Sen kendin kazanamıyorsun. Öyleyse seçime girme’ denir mi? Böyle demokrasi, çoğulculuk, çok seslilik, seçim ve ülke olmaz. Her siyasi parti doğal olarak kazanma iddiasıyla seçimlere giriyor. Milletin huzuruna çıkıyor. İsterse yüzde 0,1 olsun. Her seçim bölgesinde seçime girme yeterliliği olan her partinin adaylarını gösterme hakkı vardır” dedi.

“31 Mart, bir beka seçimi değildir”

Karşı blokta veya muhalefette 14 Mayıs’taki gibi bir birliktelik olmadığını hatırlatan Erbakan, “Şu anda, ‘Bir ittifakla yarışıyoruz. Biz bunlarla tek başımıza yarışmayalım. Sizde bize destek olun’ denecek bir durum da yok. İstanbul’da Millet İttifakı’nın hepsi ayrı aday çıkarıyor. Öyleyse bu tarafta da mutlaka bir birliktelik olacak diye şart yok. Bizlerde hem milletimizin hem de teşkilatımızın isteği doğrultusunda, hem de bunun bir beka seçimi olmaması gerçeği doğrultusunda böyle bir karar aldık” diye konuştu. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskani-dr-fatih-erbakan-31-mart-bir-beka-secimi-degildir/feed/ 0
Bakan Özhaseki, Bursa’da İstanbul Caddesi Kentsel Dönüşüm Alanı Anahtar Teslim Töreni’nde konuştu Açıklaması https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-bursada-istanbul-caddesi-kentsel-donusum-alani-anahtar-teslim-toreninde-konustu-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-bursada-istanbul-caddesi-kentsel-donusum-alani-anahtar-teslim-toreninde-konustu-aciklamasi/#respond Sat, 09 Mar 2024 23:12:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17504 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Öğrenmişler bir laf bizim Cumhuriyet Halk Partililer, ‘Efendim biz kentsel dönüşüme değil de rantsal dönüşüme karşıyız.’ Vallahi biz de karşıyız. Rantsal dönüşüme niye karşı olmayalım? Bizim derdimiz ev yapmak.” dedi.

Özhaseki, Bursa Büyükşehir Belediyesince düzenlenen İstanbul Caddesi Kentsel Dönüşüm Alanı Anahtar Teslim Töreni’nde yaptığı konuşmada, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen yerleşim alanlarında 300 binden fazla inşaatın sürdüğünü, geçen ay itibarıyla 46 bin konutun teslim edildiğini bildirdi.

Nisan ayının başına kadar 30 bin konutu, daha sonra ise her ay 15-20 bin konutu sahiplerine teslim edeceklerini belirten Özhaseki, şunları söyledi:

“Söz verdik. İnsanlar konteyner kentteler, evlerinin dışındalar. Onlar dışarıda bu zorluk içerisinde yaşarken emin olun bizlerin rahat etmeye hakkı yok. Bakanlık olarak adeta seferberlik ilan ettik. Bir bakan yardımcısı arkadaşımız devamlı deprem bölgesinde. Ayrıca bizim ekiplerimiz oradalar. Şu anda tam 110 bin kişilik bir çalışan ordusuyla hizmet ediyoruz. Allah’a hamdolsun, sözlerimizi yerine getiriyoruz ama bu arada durmadan da bizlere dönüp, ‘Nerede bu evler?’ diyenler var. ‘Gelin göstereyim size’ diyorum, hiçbiri gelmiyor. ‘Herhalde akrabalarınıza dağıtıyorsunuz, AKP’lilere veriyorsunuz’ diyen genel başkanlar var. Ne olur şu kirli dilinizi bir çekin milletin üstünden. Deprem siyaset üstü bir meseledir, sizin dilinizle siyaset yapılacak bir konu değildir. Lütfen bu konuda eğer gerçekleri öğrenmek istiyorsanız gelin deprem bölgesinde önünüze düşeyim tek tek göstereyim yaptıklarımızı.”

Özhaseki, 1000’den fazla şantiyede, 4 bini aşkın kırsal mahalle ve köyde evler inşa etmeyi sürdürdüklerini dile getirdi.

Depremlerin akabinde bazı partilerin genel başkanları ve yardımcılarının söylemlerine değinen Özhaseki, “Kardeşim millet can derdinde orada. Her bir yıkıntının altından feryat yükseliyor. Siz hala başka derttesiniz. Allah size iyilik versin.” ifadesini kullandı.

“2000 yılından önce yapılmış konutlarımızın hepsi risk altında”

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayan Özhaseki, ülkede hareketli 500’e yakın fay hattının bulunduğu bilgisini verdi.

Bilim insanlarının Türkiye’nin Himalayalar’dan başlayarak Alpler’e kadar uzanan hat üzerinde en çok deprem riski taşıyan 5 ülkeden biri olduğunu söylediğini aktaran Özhaseki, şöyle devam etti:

“Geçtiğimiz 100 yıl içerisinde bizim ana karamızda ve denizlerde meydana gelen 6 ve üzerinde şiddette ‘yıkıcı’ diye tarif ettiğimiz deprem sayısı 231. Yani her sene 2 veya 3 yıkıcı deprem oluyor. Bu müthiş bir olay. Depremlerinde açtığı hasarları hepimiz biliyoruz; 130 bin kardeşimiz ölmüş, milyarlarca dolar zarar çıkmış karşımıza ve 3 hat devamlı hareketli. Biri Van Gölü civarında doğarak daha sonra Erzincan, Tosya, Niksar, Bolu, Abant’la gelip şu anda Adalar’da bekleyen Kuzey Anadolu Fay Hattı. Bütün bilim adamları sürenin dolduğunu ve akşam sabah her an bir deprem olabileceğinden bahsediyor. İkincisi aynı bölgeden başlayarak işte bundan bir sene kadar önce kırılan Doğu Anadolu Fay Hattı. Yani Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş, Hatay’dan Akdeniz’e doğru inen fay hattı. Üçüncüsü de Ege Bölgesi. Bu hatlar binlerce yıldır kırılmaya devam ediyor. Şimdi bizler ne yaparsak yapalım bu gerçekliği bilerek yapmak durumundayız. Bırakın konutlarımızı, iş yerlerimizi, en küçücük müştemilatı bile yaparken deprem gerçeğini göz önünde bulundurarak yapmak zorundayız.”

Özhaseki, kadim şehirlerin bulunduğu, Türkiye’nin ekonomisinin döndüğü, 20 milyon insanın yaşadığı Marmara Bölgesi’nin de deprem riski altında olduğuna dikkati çekti.

Böyle bir bölgede gece gündüz demeden kentsel dönüşüm işini başarmaları gerektiğini anlatan Özhaseki, “Özellikle 2000 yılından önce yapılmış konutlarımızın hepsi risk altında. Eski statüye tam uygun olarak yapılsa bile risk altında. Peki ne yapmamız lazım? Dünyada bir tek yolu var bu işin: Kentsel dönüşüm. Kentsel dönüşümden başka çaresi yok bu işin. Bir an önce bizim kentsel dönüşüme başlamamız icap ediyor. 2012 yılında Sayın Cumhurbaşkanı’mızın talimatıyla bir yasa çıkar ve o günden bugüne kadar 11 yıl içerisinde 2 milyon 200 bin konutu yenileriz, değiştiririz. Şu anda 400 binden fazlası devam ediyor. Fakat bu bizi kesmediği için yeni bir yasa daha çıkardık. İşimizi kolaylaştırıyoruz ve bu konuda da destek vermeye devam ediyoruz.” diye konuştu.

“İzmir’de Kordonboyu’nun arka taraflarına lütfen bir gidin, köylerimizden hiç farkı yok”

Bakan Özhaseki, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının AK Parti hükümetleri döneminde Bursa’ya 98 milyar liralık yatırım yaptığını, 11 milyar liralık yatırımın sürdüğünü bildirdi.

Kentsel dönüşümün 3 ayağının bulunduğunu ifade eden Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunlardan biri eksik kalırsa kentsel dönüşüm başarılamaz. Birincisi bakanlık, ikincisi belediye, üçüncüsü de vatandaş tarafı bu işin. Bakanlık olarak Sayın Cumhurbaşkanı’mızın talimatıyla yasalar çıkarıyoruz. Özel bütçeler koyuyoruz. Kendi içimizde biz teşkilat şemamızı yeniliyoruz. Sonuna kadar bu konuda hazırlıklarımızı yapıp kentsel dönüşümün önünü açacak her ne varsa hepsini yerine getiriyoruz. İstekliyiz. Her gittiğim yerde açık duyuruda bulunuyorum. Diyorum ki ‘Belediye başkanlarımız hangi partili olursanız olun kapı sonuna kadar açık size. A partili, B partili, C partili, hangi partiliyseniz gelin. Burada sizin bir kardeşiniz oturuyor. Elimde ne imkan varsa sizlerle paylaşacağım. Arsa mı lazım? Arsa vereceğim. Para mı lazım? Para vereceğim. Arkanızda durmak mı icap ediyor? Yasa çıkarmak mı icap ediyor? Onu da yapacağız. Yeter ki sizler bu işi yapın.’ Evet, bakanlık olarak biz hazırız. Bu duyuruda her zaman bulunuyoruz ama belediye ayağımız zayıf bizim. Bir kısım arkadaşlarımız var. (Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı) Alinur Bey, binlerce konutun dönüşümünü sağlamaya çalışıyor. Gece gündüz demeden kendi ekibiyle gayret ediyor. Vatandaşlarla görüşmeler yapıyor. TOKİ’yle görüşüyor. Bizden arsa istiyor. Zor bir iş bu iş. Çırpınıyor adeta ve bugün böyle bir sonuca doğru geliyor. Allah razı olsun. (Osmangazi Belediye Başkanı) Mustafa Dündar’dan da Alinur Başkan’dan da Allah razı olsun.”

Özhaseki, 10 yıl, 20 yıl, 25 yıl belediye başkanlığı yaptığı halde kentsel dönüşüm işine girmeyen belediye başkanlarının olduğunu belirtti.

Bakan Özhaseki, iki gün önce İzmir’de ziyaretlerde bulunduğunu anımsatarak, şunları ifade etti:

“25 senedir ilçeleriyle beraber tamamı Cumhuriyet Halk Partisinde. 25 sene önce bir ucundan tutsaydınız İzmir’in yarısını değiştirirdiniz. İzmir’de Kordonboyu’nun arka taraflarına lütfen bir gidin, köylerimizden hiç farkı yok. Evler rastgele yapılmış, briketten. Omuz verseniz yıkılacak gibi ama kentsel dönüşüm gelince hepsi kaçıyorlar. Öğrenmişler bir laf bizim Cumhuriyet Halk Partililer, ‘Efendim biz kentsel dönüşüme değil de rantsal dönüşüme karşıyız.’ Vallahi biz de karşıyız. Rantsal dönüşüme niye karşı olmayalım? Bizim derdimiz ev yapmak. Hadi yapın ya, ne olur? Rica ediyoruz sizden, rantsal dönüşüm yapmayın asla. Zaten rantsal dönüşüm yapmaya çalışanın Allah cezasını versin. Kentsel dönüşüm yapın hadi bir tane. Bir Allah’ın kulu bile ortaya çıkmıyor. Engel olmak için de her numarayı yapıyorlar.”

“Onlara bakarak canımızı sıkacak halimiz yok”

İstanbul’u yıllarca yönettiklerini hatırlatan Özhaseki, şu değerlendirmelerde bulundu:

“En son Kadir ağabeyimizdi. Başta Cumhurbaşkanı’mız başlamıştı. Şimdi yerine bir arkadaş geldi. Kentsel dönüşüme ayırdığı para, algı operasyonları için ayırdığı paranın yarısı kadar. Yani ‘Beni parlatın, beni övün’ diye ajanslara, sosyal medyacılara verdiği, özel kalemden harcadığı paranın yarısı kadar kentsel dönüşüme para ayırıyor. Allah size iyilik versin ya. Ne istiyoruz peki sosyal medyadan? Bir yalan dünyası var orada. Cumhuriyet Halk Partisinin ayarladığı bir de troller ordusu var. Ben bir şey konuşuyorum. Bizden birisi bir şey konuşuyor. Diyorlar ki ‘Küfredin buna.’ Sabaha kadar saydırıyorlar bize. Onlara bakarak canımızı sıkacak halimiz yok. Vallahi onlara bakarsanız söylediklerine bakarsanız iş yapılmıyor ki.”

Kendilerinin eser siyaseti yürüttüğüne dikkati çeken Özhaseki, “Bunun da en güzel örneklerinden birini Bursa’mızda veriyoruz. Alinur Aktaş Bey kardeşim, Mustafa Bey. Allah kendilerinden razı olsun. Gece gündüz demeden uğraşıyorlar. Bize düşen de doğrusu onlara yardımcı olmak. Ne yapıyorlarsa arkalarında durmak. Hele hele mesele kentsel dönüşümse bütün imkanlarımızı seferber etmek. Böyle bir tehlikede hep birlikte ayağa kalkabiliriz. Elbette ki vatandaşımızın da bu görüşmelere gelip daha uyumlu, olumlu bir şekilde sonuçlandırmak için gayret etmesi lazım. Yani bakanlık bir taraftan, belediye bir taraftan, vatandaş bir taraftan el ele verirsek, biz Türkiye’yi depremlere karşı hazırlarız. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın.” ifadesini kullandı.

Özhaseki, Türkiye’yi geleceğe hazırladıklarını ve ülkede dirençli şehirlerin olacağını sözlerine ekledi.

Konuşmanın ardından hak sahibi vatandaşlara anahtarları teslim edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-bursada-istanbul-caddesi-kentsel-donusum-alani-anahtar-teslim-toreninde-konustu-aciklamasi/feed/ 0
TBMM Başkan Vekili Celal Adan: Milletimiz bölücüye fırsat vermedi https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskan-vekili-celal-adan-milletimiz-bolucuye-firsat-vermedi/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskan-vekili-celal-adan-milletimiz-bolucuye-firsat-vermedi/#respond Sat, 09 Mar 2024 22:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17492 Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkan Vekili Celal Adan, 15 Temmuz’da Türkiye’nin büyük bir beladan kurtulduğunu, milletimizin o gün bölücüye, FETÖ’cüye, PKK’lıya fırsatı vermediğini, bugün de vermeyeceğini belirtti.

Adan, 31 Mart seçimlerinde Kars’tan yükselen sesin bölücünün, devlete düşman olanların nefesini kesecek güçlü bir ses olacağını kaydetti.

Bir takım ziyaretlerde bulunmak ve Cumhur İttifakı’nın MHP’li Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. Ötüken Senger’e destek vermek için Kars’a gelen TBMM Başkan Vekili Celal Adan beraberindeki AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın, 26 ve 27’inci dönem MHP Ankara Milletvekili Erkan Bülent Haberal, MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük, MHP MDK Üyesi Taner Gökçek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin TBMM Özel Kalem Müdürü Fikret Hayali AK Parti İl Başkanı Muammer Sancar ve MHP İl Başkanı Tolga Adıgüzel Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. Ötüken Senger ile birlikte Cumhur İttifakı Seçim İrtibat Bürosu’nda vatandaşlarla buluştu.

“Milletimiz bölücüye FETÖ’cüye fırsat vermedi”

Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan TBMM Başkanvekili Celal Adan, Cumhur İttifakının Türkiye ittifakı olduğunu söyledi.

Celal Adan, “Cumhur İttifakı bir Türkiye ittifakıdır. Şöyle hafızamızı 28-14 Mayıslara götürelim. Yanı bundan 3-4 ay öncesine götürelim. Kim sevinçliydi? Kimler seviniyordu? Yani Milliyetçi Hareket Partisi ile Adalet ve Kalkınma Partisi’nin oluşturduğu ittifakı yıkılacak diye sevinenler kimlerdi? Karslılar değildi. Vergisini veren onurlu yaşayan, bu bayrağa saygı duyan hiç kimse sevinmiyordu. Ama bu milletin evlatlarına kurşun sıkan, polisine kurşun sıkan bölgede ki vatandaşlara kurşun sıkan terör örgütü seviniyordu. Diğer taraftan 15 Temmuz 2016’tıda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin karargahını basan, devleti kuran meclisi bombalayan ve 47 özel hareket mensubunu yakarcasına öldüren, askerimizi, polisimi çatıştıran bir başka terör örgütü, dışarıya güdümlü FETÖ’cüler çok seviniyordu. Buna fırsat vermedi milletimiz, hem Cumhur İttifakı’nı parlamentoda öne geçirdi. Hem de Türk devletini yönetme iradesini Cumhurbaşkanımıza vererek Türkiye büyük bir beladan kurtuldu. Ogün bu fırsatı vermeyenler, milletimiz o gün bölücüye, FETÖ’cüye, PKK’lıya bu fırsatı vermedi. Bugünde vermeyecek” dedi.

Kars’tan yükselen ses bölücünün, devlete düşman olanların nefesini kesecek”

Kars’ta gördüğüm hava, gördüğüm inanç, gördüğüm beraberlik, Kars Belediye başkanını Allah’ın izniyle kazanacağız diyen TBMM Başkavekili Celal Adan, “Kars Belediye Başkanlığı’nı yüzde 10 farkla değil, yüzde 80 farkla kapatın çünkü Kars’tan yükselen ses bölücünün, devlete düşman olanların nefesini kesecek güçlü bir ses olmalıdır. Türkiye’nin birliği ihtiyacı var, beraberliğe ihtiyacı var. Kars kahramanlar şehridir. Yiğitler şehri Kars, teslim olmayan, boyun bükmeyen bir şehir Kars, peki bugün Atatürk’ün kurduğu partiye desteğini açıkça ilan eden ‘kent uzlaşısı’ adı altında sahtekarca milletimizi kandıran, İstiklal Marşı’nı söylemeyen bir siyasi partinin desteği ile Kars’ı böyle birine teslim edecek misiniz? İstiklal Marşı’nı söylemeyen bir siyasi partinin desteği ile veya İstiklal Marşı söylemeyen bir siyasi partiye Kars’ı teslim edecek misiniz? Böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir günah işlenebilir mi? Dolayısıyla bugün sizin muhatabınız keşke devlete bağlı, bayrağa bağlı, Türkiye’nin birliğine bağlı bir iradeyle karşımıza birileri çıkmış olsaydı. Ama çok samimi bir şekilde itiraf ediyorum ki bölücüler, FETÖ’cüler tekrar işbirliği yapmışlar, karşımızda bazı tezgahlar ortaya koyuyorlar. Kars her zaman bu milletin birliğine, devletin yüceliğine itibar etmiş bir ildir. İnanıyorum ki bu değerlerle örtüşmüş, milletin kabul ettiği değerlere hürmet olarak yaşamış olan Kars’ımız Ötüken Senger’i Kars belediye başkanı yapacaktır” diye konuştu.

Bir süre vatandaşlarla sohbet eden Celal Adan ve beraberindekiler, daha sonra Kağızman ve Sarıkamış’taki programlara katılmak üzere il merkezinde ayrıldı. Adan, Kağızman’da SKM ve Sarıkamış SKM’de vatandaşlarla bir araya gelecek. Adan Kars’ta programın ardından Erzurum’a geçecek. – KARS

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskan-vekili-celal-adan-milletimiz-bolucuye-firsat-vermedi/feed/ 0
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Kestel Belediye Başkan adayı Ferhat Erol’un proje tanıtım toplantısına katıldı https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-efkan-ala-kestel-belediye-baskan-adayi-ferhat-erolun-proje-tanitim-toplantisina-katildi/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-efkan-ala-kestel-belediye-baskan-adayi-ferhat-erolun-proje-tanitim-toplantisina-katildi/#respond Sat, 09 Mar 2024 22:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17482 AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, partisinin Kestel ilçe Belediye Başkan adayı Ferhat Erol’un Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde düzenlenen proje tanıtım toplantısına katıldı.

Toplantıya, AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Recep Altepe, Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, milletvekilleri, ilçe başkanları, partililer ve vatandaşlar yoğun katılım sağladı.

Cumhur ittifakı olarak Ferhat Erol’u desteklediklerini söyleyen Ala, Cumhur İttifakı olarak Ferhat’ın yanında, arkasında durarak hem Bursa’ya hem de Kestel’e layık olan hizmetleri, gecemizi gündüzümüze katarak ‘İşimiz gücümüz Türkiye, Bursa ve Kestel’ diyerek gerçekleştireceğiz. Sandıkta öyle güçlü bir ses verelim ki Cumhur İttifakı olarak, sadece Bursa sadece Türkiye değil Balkanlar’dan da duysunlar” dedi.

Efkan Ala konuşmasının devamında, Cumhur İttifakı ülke menfaatini önceler, kendi menfaatini değil. Cumhur İttifakı, Türkiye’nin dünyada alacağı yeri önceler, kendi pozisyonunu değil. Onun için işte Cumhur İttifakı burada. Eminim ki çok iyi bir sesle sandıklardan gümbür gümbür bir sonuç çıkaracaksınız ve o ses her yerden duyulacak. O bakımdan o kafa karışıklıklarını netleştirelim. Buranın dışında Cumhur İttifakı yok. Yeniden Refah Partisi artık Cumhur İttifakı içerisinde değildir. Bunun böyle bilinmesi gerekir. Çünkü bazı kafaları karıştırmak isteyenlerin orada burada bazı şeyler söylediklerini duyuyorum. Bunun gerçekle alakası yoktur. İşte geçenlerde de söyledik, Cumhurbaşkanımız da söylüyor, bizler söylüyoruz. Buna gerek bile yok ama o kafa karıştırmak isteyenlerin fırsatlarını ellerinden alalım. Hangi partiye oy verirse versin bizim muhatabımız, çalışma sistemimiz, bütün vatandaşlarımızın oyunu almak için onlara ulaşmak, onların desteğini talep etmek, onların sandıkta Türkiye’yi güçlendirecek bir sonuç çıkarmalarını sağlamaktır. Biz 85 milyona hitap ediyoruz. Bizim hesabımız ufak tefek hesap değil, Türkiye’nin sesi gür çıksın istiyoruz. Türkiye’nin sesi Gazze için Karabağ için Bosna için Kosova için gür çıksın istiyoruz. Onun için de bu ülkeyi dünyanın en gelişmiş, en kalkınmış 10 ülkesi arasına sokmak boynumuzun borcudur. Bunun için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Kestel’im ne istiyorsa biz de onu istiyoruz, diyerek proje tanıtım toplantısında konuşan Cumhur İttifakı AK Parti Kestel Belediye Başkan Adayı Ferhat Erol,” Hacı Bayram Veli Hazretleri’nin de ifade ettiği gibi, insan, şehri inşa ederken, aslında, taşın toprağın arasında kendisini inşa eder. Gönülde her ne var ise, şehir olarak görünür. Gönlü taş olanın şehri taş, gönlü aşk ile dolu olanın şehri gülistan olur. Kestel’imizi, Yeni Türkiye Yüzyıl’ına, koşar adımlarla yaklaştıracak 2024-2029 Kestel’in Projeleri tanıtım toplantımıza hoş geldiniz sefalar getirdiniz. Projelerimizi hazırlarken tek bir pusulamız oldu’ diyen Erol, Kestel’im ne istiyor? Çünkü, Kestel’im ne istiyorsa biz de onu istiyoruz. Çünkü Kestel’imizin isteği bizim görevimizdir diyoruz. Bu görev için de hazırız ve kararlıyız” dedi.

Projeleri arasında yer alan Sosyal belediyeciliğe değinen Ferhat Erol “Bu başlık, benim için, her başlıktan daha değerli.

Şüphesiz ki, her hizmetimiz, insanımız için, ama, bu başlıkta ürettiğimiz çalışmalar beni başka etkiliyor. Çünkü, içinde birebir yaşam var.

Eğitiminden spor imkanlarına, sanatsal faaliyetlerinden sosyal yaşam imkanlarına kadar her konuda, gençlerimiz için çalışmalar ürettik. Üretmeye de devam edeceğiz.

Kesteliz kart, Sadece Kestel’e ve Kestelli’ye özel bir kart. Sahip olmak için tek şart, Kestel’de ikamet ediyor olmak.

İlçemizin tüm sosyal yaşamını, işte bu kartın içinde bulacaksınız. İndirim ve avantajlarla dolu olacak bu kart, bizlere ortak bir yaşam ve özel ayrıcalıklar sunacak” ifadelerini kullandı. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-efkan-ala-kestel-belediye-baskan-adayi-ferhat-erolun-proje-tanitim-toplantisina-katildi/feed/ 0
Özgür Özel’den “Lider benim” mesajı: Ekrem Bey’le de Burcu Hanım’la da konuştum, mesele kapandı https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-lider-benim-mesaji-ekrem-beyle-de-burcu-hanimla-da-konustum-mesele-kapandi/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-lider-benim-mesaji-ekrem-beyle-de-burcu-hanimla-da-konustum-mesele-kapandi/#respond Sat, 09 Mar 2024 08:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17397 Cumhuriyet Halk Partisi Afyonkarahisar Belediye Başkan adayı Burcu Köksal’ın “Seçildiğimde belediyenin kapıları DEM Parti hariç her siyasi partiye açık olacak” şeklindeki sözlerine İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu “Bunu diyen, ya kendine başka bir iş ya da başka parti bulacak” karşılığını verdi. İmamoğlu’nun genel başkan edasında Köksal’a resti çekmesi sonrası gözlerin çevrildiği CHP lideri Özel’den dikkat çeken bir değerlendirme geldi.

“ISRARCI OLSA BİZİM PARTİMİZDE SİYASET YAPAMAZ”

İmamoğlu’nun İstanbul’da ayrım yapmadığı için DEM Parti’nin de oyunu aldığını ifade eden Özel, “Burcu Hanım düzeltme yapmasa, ısrarcı olsa zaten sayın İmamoğlu’nun ifadeleri ile bizim düşüncelerimiz birbirinden farklı olamaz. Bizim partimizde siyaset yapamaz. İstanbul’da genel seçimlerde DEM’e oy vermiş birisi, İmamoğlu ayrım yapmadığı için, belediyenin hizmetlerinden yararlanma noktasında hiçbir ayrımcılığa tabi tutmadığı için inanılmaz bir oy alıyor. Hepimizin yaşadığı bir şey var. İletişimde geçen süre iddiayı kuvvetlendiriyor. Birileri ‘ırkçılık, faşizm’ diyor. Açıklama gecikince iddia güçleniyor. Ertesi gün Ekrem Bey sahaya çıkmış, net tavrını ortaya koymak istemiştir. Burcu Köksal’ın açıklamalarından sonra her iki açıklamanın da hüküm cümleleri düşmüştür. Önümüze bakıyoruz” dedi.

“LİDER BENİM” MESAJI

Açıklamasının devamında hem İmamoğlu’na hem de Köksal’a “Lideri benim” mesajı veren Özel, “Ben Ekrem Bey tarzı bir şey söylesem Burcu hanımla ipler kopar. Sonuçta Afyon’da iyi gidiyor. Her yönüyle kritik bir yerde seçimi alıyoruz. Burada bir yol kazası olmuş. Ekrem Bey’in açıklamasının İstanbul seçimli odaklı olmasına rızam var. Ekrem Bey’le de, Burcu Hanım’la da konuştum. Bu mesele CHP açısından kapanmış bir meseledir” ifadelerini kullandı.

BURCU KÖKSAL NE DEMİŞTİ?

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel önceki gün Afyonkarahisar’da Belediye Başkan Adayı ve CHP Grup Başkanvekili Burcu Köksal ile miting düzenlemişti. Burada konuşan Burcu Köksal, “Belediye başkanı olarak seçildiğimde Afyonkarahisar Belediyesi’nin kapıları DEM Parti hariç, bütün siyasi partilere açık olacak. Onlar bunu söyleyemez, AKP’nin adayı bunu söyleyemez. Onlar ancak yaygara koparır, kapalı kapılar ardından pazarlık yaparlar” demişti.

ÖZEL, DURUMU KURTARMAYA ÇALIŞTI

CHP lideri Özgür Özel, daha sonra Uşak’ta düzenlediği mitingde konuya ilişkin açıklama yapmıştı. Özel, “Demin Afyon’dan geldim ve Burcu Başkandan da selam getirdim. Bu sırada Afyon’da konuşurken belediyenin kapılarını ardına kadar açacağız diye söylerken orada bir küçük sürçü lisan oldu, ‘aman başkanım sen düzelt’ dedi. Afyon belediyesinin de, Uşak belediyesinin de seçildikten sonra kapıları ardına kadar tüm siyasi partilere, tüm Uşak ve Afyonlulara açıktır” diyerek durumu kurtarmaya çalışmıştı.

KÖKSAL GERİ ADIM ATMADI

Öte yandan tv100.com yazarı Barış Yarkadaş, Burcu Köksal ile telefonda konuştuğunu duyurmuştu. Yarkadaş, “Burcu Köksal, bana telefonda ‘Ben Belediye Başkanı seçildiğimde, Afyonkarahisar Belediyesi’ni DEM Partlilere yönetmeyeceğim. Ben bir dil sürçmesi sonucu değil, verdiğim söz üzerine konuştu. Ben bu sözü ilk günden beri verdim. Bu sözümün de arkasındayım’ dedi” ifadelerini kullanmıştı.

“AFYONKARAHİSAR’I DEM’LİLERLE VE HÜDA PAR’LILARLA YÖNETMEYECEĞİM”

Köksal daha sonra X hesabındaki paylaşımda Suriyeli sığınmacıları şehirden göndereceğini yazarak, “AKP, ‘Mevcut işçileri çıkaracak, PKK’lıları işe alacak’ diyor. Ben ‘Emeklilere dört ay doğalgaz ve Afjet konusunda destek vereceğim’ diyorum, ‘Belediyeyi DEM’lilerle yönetecek’ diyorlar, ‘Rantsal dönüşüm değil, bedelsiz ev yapacağım’ diyorum. ‘Gizli kapılar ardında DEM’lilerle görüşüyor’ diyorlar. Açık ve net Afyonkarahisar’ı DEM’lilerle ve HÜDA PAR’lılarla yönetmeyeceğim” demişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-lider-benim-mesaji-ekrem-beyle-de-burcu-hanimla-da-konustum-mesele-kapandi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: ‘Önümüzdeki genel seçimlerde partiyi iktidar yapmazsam bir gün görevde durmam’ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-onumuzdeki-genel-secimlerde-partiyi-iktidar-yapmazsam-bir-gun-gorevde-durmam/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-onumuzdeki-genel-secimlerde-partiyi-iktidar-yapmazsam-bir-gun-gorevde-durmam/#respond Sat, 09 Mar 2024 05:18:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17371 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Önümüzde yapılacak genel seçimlerde partiyi iktidar yapacağım. Yapmazsam bir gün görevde durmam. Olağanüstü kongreyi toplarım kendim de aday olmam.” dedi.

Özel, HaberTürk TV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı, açıklamalarda bulundu.

CHP’nin Afyonkarahisar Belediye Başkan adayı Burcu Köksal’ın bir açılışta sarf ettiği, “Seçildiğimde Afyonkarahisar Belediyesinin kapıları, DEM Parti hariç bütün siyasi partilere açık olacak” ifadeleri sorulan Özel, Köksal’ın konuşmasının içeriğini fark etmediğini, fark etmesi halinde uyarıda bulunacağını söyledi.

Köksal ile telefonda konuştuğunu belirten Özel, “Dedi ki, ‘Başkanım, belediyeyi DEM Parti ile beraber yönetecek, bunlar burada gizli ittifak yaptılar’ diyorlar, ‘Ben belediyeyi kendim yöneteceğim, DEM Parti ile yönetmeyeceğim dedim.’ Afyonkarahisar’da günde 10 kere ‘CHP, DEM’le ittifak halinde, eş başkan atanacak DEM’den’ deniyormuş. Burcu’nun da tansiyonu yüksek o ifadeyi kullanmış.” açıklamasını yaptı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Köksal’ın açıklamalarına ilişkin “Bunu diyen ya kendine başka bir iş ya da başka parti bulacak” sözleri sorulan Özel, “Burcu Hanım düzeltme yapmasa, kötü anlamda tutumunu sürdürmeye devam etse, Sayın İmamoğlu’nun ifadeleri ve bizim düşüncelerimiz farklı olmaz, o zaman bizim partide siyaset yapamaz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın DEM Partililerle aynı kaldırımda yürümeyeceğine yönelik sözleri de sorulan Özel, “Kaldırımda yürümek kişisel bir tercih. Kamu hizmetinin sunumunda ‘belediye hizmet sunmam’ filan öyle bir şey yok. Tanju Bey de öyle demez.” ifadelerini kullandı.

Bir soru üzerine Özel, Ankara’nın Yenimahalle, Polatlı ve Bala ilçelerinde DEM Parti ile kent uzlaşısı yapmalarının söz konusu olmadığını bildirdi.

CHP’nin yerel seçimlerde ittifak yapmamasını “hem risk, hem fırsat” olarak nitelendiren Özel, 14-28 Mayıs 2023 seçimlerinde İYİ Parti ve HDP’nin oyunun yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirtti.

Özel, “Şu anki anketlere yüzde 20 ekleseniz Türkiye’de her yeri alırız. Bu ittifakın olmaması şüphesiz bir dezavantaj. Yüzde 20’lik bir gücü İstanbul’da geçen seçim sonucundan düşseniz mümkün değil bir şey yapamazsınız. Buradaki avantajımız ne? Ekrem Başkan, Mansur Başkan, Vahap Başkan, Zeydan Başkan ve Antalya Başkanımızın AK Parti’den aldıkları belediyelerde gösterdikleri performans.” dedi.

“Biz, Ekrem Beyle bugüne kadar hiç tartışmadık, hiç birbirimizi üzmedik”

İstanbul için sürekli anket yaptırdıklarını dile getiren Özel, son yaptıkları ankette Ekrem İmamoğlu’nun yüzde 7 farkla önde olduğunu söyledi.

Özel, “İmamoğlu’yla aranızda bir rekabet var mı?” sorusuna, “Biz, Ekrem Bey’le bugüne kadar hiç tartışmadık, hiç birbirimizi üzmedik, kötü söz söylemedik. Birbirimizin görev alanlarına çok saygılıyız. Aramızda bir arkadaşlık, kardeşlik hukuku var. Genel Başkanlığın gereği saygısında, sevgisinde hiçbir zaman kusur yok. Bizim aramızda niye çatışma olsun? Ben, partinin Genel Başkanıyım, Ekrem Bey partinin büyükşehir belediye başkan adayı.” cevabını verdi.

“Önümüzdeki genel seçimlerde partiyi iktidar yapmazsam bir gün görevde durmam”

Geleceğe dönük hedefinin CHP’yi ilk genel seçimlerde iktidar yapmak olduğunu bildiren Özel, şöyle devam etti:

“Benim geleceğe dönük olarak hedefim CHP’yi ilk genel seçimlerde iktidar yapmak. İkinci bir hedefim yok. Tarihe AK Parti iktidarını bitiren Genel Başkan olarak geçmek, benim kızıma, aileme, çocuklarıma, kişisel geçmişime bırakacağım en büyük miras. Önümüzde yapılacak genel seçimlerde partiyi iktidar yapacağım. Yapmazsam bir gün görevde durmam. Olağanüstü kongreyi toplarım kendim de aday olmam. Yerel seçimlerde genel olarak tabloya bakacağız. Yerel seçimlerde elimizdeki 11 büyükşehrin tamamını koruyacağımı düşünüyorum. Birkaç riskli gördüğümüz il var. Buradan hiçbir ilin motivasyonunu düşürmek istemem. Havlu attığımız, kaybettiğimiz görülen il yok.”

Lütfü Savaş’ın adaylığına değinen Özel, Hatay’da yaptırılan 4 ankette de Savaş’ın en iyi aday olarak çıktığını belirtti.

Aday belirleme sürecinde eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın olan isimlerin seçilmemesinin söz konusu olmadığını aktaran Özel, süreci objektif bir biçimde yürüttüklerini dile getirdi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in İzmir’de CHP’ye destek vereceğini kaydeden CHP Genel Başkanı Özel, “İzmir’e destek vermemesi İzmir’de kendisi açısından telafi edemeyeceği bir tahribat yaratır.” değerlendirmesini yaptı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-onumuzdeki-genel-secimlerde-partiyi-iktidar-yapmazsam-bir-gun-gorevde-durmam/feed/ 0
Efkan Ala: Cumhur İttifakı ülke menfaatini önceler https://www.haber60.com.tr/efkan-ala-cumhur-ittifaki-ulke-menfaatini-onceler/ https://www.haber60.com.tr/efkan-ala-cumhur-ittifaki-ulke-menfaatini-onceler/#respond Sat, 09 Mar 2024 05:06:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17363 AK Parti Genel Başkanvekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala, “Cumhur İttifakı ülke menfaatini önceler, kendi menfaatini değil. Cumhur İttifakı, Türkiye’nin dünyada alacağı yeri önceler, kendi pozisyonunu değil.” dedi.

Ala, Bursa’da partisinin Kestel ilçe Belediye Başkan adayı Ferhat Erol’un Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde düzenlenen proje tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.

Erol’un yanında olduklarını ve hizmet için çalıştıklarını belirten Ala, çok daha güzel projeleri birlikte gerçekleştireceklerini vurguladı.

Cumhur İttifakı olarak Kestel’de Erol’u desteklerini dile getiren Ala, “Cumhur İttifakı olarak Ferhat’ın yanında, arkasında durarak gerçekten hem Bursa’ya hem Kestel’e layık olan hizmetleri, gecemizi gündüzümüze katarak ‘İşimiz gücümüz Türkiye, Bursa ve Kestel’ diyerek gerçekleştireceğiz. Sandıktan öyle güçlü bir şans verelim ki Cumhur İttifakı olarak, sadece Bursa sadece Türkiye değil Balkanlar’dan da duysunlar.” diye konuştu.

Ala, makam, mevki verildiğinde görevlerinin başında olduklarını, en iyi şekilde yapmaya çalıştıklarını ifade etti.

Makam mevki verilmediğinde ya da başka bir görev tevdi edildiğinde, başka arkadaşlarına bayrak teslim edildiğinde onların başarısı için aynı iştiyakla çalıştıklarını anlatan Ala, sözlerini şöyle sürdürdü:

“AK Parti’li demek budur. Cumhur İttifakı ülke menfaatini önceler, kendi menfaatini değil. Cumhur İttifakı, Türkiye’nin dünyada alacağı yeri önceler, kendi pozisyonunu değil. Onun için işte Cumhur İttifakı burada. Eminim ki çok iyi bir sesle sandıklardan gümbür gümbür bir sonuç çıkaracaksınız ve o ses her yerden duyulacak. O bakımdan o kafa karışıklıklarını netleştirelim. Buranın dışında Cumhur İttifakı yok. Yeniden Refah Partisi artık Cumhur İttifakı içerisinde değildir. Bunun böyle bilinmesi gerekir. Çünkü bazı kafaları karıştırmak isteyenlerin orada burada bazı şeyler söylediklerini duyuyorum. Bunun gerçekle alakası yoktur. İşte geçenlerde de söyledik, Cumhurbaşkanımız da söylüyor, bizler söylüyoruz. Buna gerek bile yok ama o kafa karıştırmak isteyenlerin fırsatlarını ellerinden alalım.”

Efkan Ala, ittifak yaptıklarında da işbirliği yaptıklarında da millete her şeyi açık açık söylediklerini belirtti.

Tenkit ediyorlarsa da etmiyorlarsa da açıkça dile getirdiklerini vurgulayan Ala, şunları kaydetti:

“Hangi partiye oy verirse versin bizim muhatabımız, çalışma sistemimiz, bütün vatandaşlarımızın oyunu almak için onlara ulaşmak, onların desteğini talep etmek, onların sandıkta Türkiye’yi güçlendirecek bir sonuç çıkarmalarını sağlamaktır. Biz 85 milyona hitap ediyoruz. Bizim hesabımız ufak tefek hesap değil, Türkiye’nin sesi gür çıksın istiyoruz. Türkiye’nin sesi Gazze için Karabağ için Bosna için Kosova için gür çıksın istiyoruz. Onun için de bu ülkeyi dünyanın en gelişmiş, en kalkınmış 10 ülkesi arasına sokmak boynumuzun borcudur. Bunun için çalışıyoruz.”

Ala, AK Parti Gürsu ilçe Belediye Başkan adayı Mustafa Işık’ın Gürsu Spor Salonu’nda gerçekleştirilen proje tanıtım toplantısına da katıldı.

Toplantılarda, AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Recep Altepe, Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, bazı milletvekilleri, ilçe belediye başkan adayları ile partililer ve vatandaşlar hazır bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/efkan-ala-cumhur-ittifaki-ulke-menfaatini-onceler/feed/ 0
Bakan Özhaseki: AK Parti Türkiye’yi dirençli hale getirecek https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-ak-parti-turkiyeyi-direncli-hale-getirecek/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-ak-parti-turkiyeyi-direncli-hale-getirecek/#respond Sat, 09 Mar 2024 04:15:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17330 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ziyaretinde gazetecilere açıklamalarda bulundu. Bakan Özhaseki, Türkiye’yi dirençli hale getirecek bir parti varsa, konutları sağlıklı hale getirecek bir parti varsa onun AK Parti olduğunu söyledi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, bir dizi açılış için geldiği Balıkesir’de, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret etti. Gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Özhaseki, “Bugün Balıkesir’deydik, gördüklerimiz bizi sevindirdi. Önce Ülkü yolu açılışını yaptık. Sadece yol asfaltlama değil, trafiği de rahatlatacak bu yol ile günümüze başladık. Merkezde Zağnospaşa Meydanı’nı inceledik. Türkiye’de son dönemde yapılan, insanların nefes alabileceği mükemmel bir düzenleme olmuş. Merkezde ayrıca subay ve astsubay merkezlerini alarak müze yapma projesi de taktire şayan. Mini10 projesi ve meslek kurslarını inceledik. Balıkesir halkı adına sevindirici projelerdi. Yücel Başkanımızın ilk dönemi idi. Şimdi ustalık dönemine başlıyor. Ustalık döneminde kat be kat fazlasını yapar diye düşünüyorum. Bakanlık olarak epeyce çalışma var bu bölgede. Bakanlığımızı ilgilendiren 2 konu var. Birisi kentsel dönüşüm meselesi. Bilim adamlarının ifadesi Adalar segmentinde olabilecek bir deprem. Bu deprem İstanbul’u vuracak ama çevresindeki illeri de ilgilendiriyor. Deprem riskine karşı yapılması gereken şey kentsel dönüşüm. Şehirlerimiz kadim, binlerce yıllık. Konutlarımız 30-40 yıllık. Eski statüye göre yapılmış olan evlerimizin çok da dayanıklı olduğunu söyleyemeyiz. 2000’den sonra yapılmış olanlar, doğru yapılmış ise, zemin etütleri doğru yapılmış ise, sıkıntı gözükmüyor. Öncesine ait olanların bir çoğunda sıkıntı gözüküyor, kesin. Bakanlık olarak kentsel dönüşüm ile 20 bin civarında konutu değiştirip, dönüştürdük. Önümüzdeki dönemde ekiplerimiz ile beraber geleceğiz, tespit edilen mahallelerde kentsel dönüşümü en hızlı biçimde yapacağız. Kentsel dönüşümü yapacak bir grup varsa, Türkiye’yi dirençli hale getirecek, konutlarımızı sağlıklı bir hale getirecek bir parti varsa o da AK Parti arkadaşlar. Onun dışında bir parti yok. Keşke olsaydı. Ana muhalefet genelde şöyle söylüyor. ‘Biz kentsel dönüşüme karşı değiliz, rantsal dönüşüme karşıyız’ Ben de diyorum ki ‘Bir tane yapın da göreyim. Devletin imkanları size amade’. Konuşmaya gelince hepsi konuşuyorlar. Sonuna kadar kentsel dönüşümü birlikte yapacağız. Zor iş ama başaracağız” dedi.

Bakan Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü: “Diğer konu, burada 2 arıtma tesisi açılışını yaptık. Güre’de, Edremit’te, Balıkesir merkezde yeni arıtmaları kurmak durumundayız. Balıkesir’in bir çok ilçesinin yaz ve kış nüfusu arasında dağlar kadar fark var. ‘Efendim yazdan yaza gelenler de onu çeksinler’ derseniz turizmi kaybederiz. Biz projeleri hazırlayıp, finansı temin ettikten sonra çalışmalara başlayacağız. 59 milyar TL’den fazla Balıkesir’e yatırım yaptık. Kentsel dönüşümde 20 binden fazlasını değiştirdik, 900ü devam ediyor. TOKİ olarak 9 binden fazla konut yaptık, 4 binden fazlası devam ediyor. Bizler gayret ediyoruz, bizim işimiz hizmet. İlk çıktığımız andan itibaren bugüne kadar hep hizmet tarafında olduk”.

Konuşmasının son kısmında Simav Çayı ile ilgili de konuşan Bakan Özhaseki, Simav Çayı’nı balık tutulur hale getireceklerini açıkladı. – BALIKESİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-ak-parti-turkiyeyi-direncli-hale-getirecek/feed/ 0
Elitaş: Bizim davamızı terk edenler bizim arkadaşımız değildir https://www.haber60.com.tr/elitas-bizim-davamizi-terk-edenler-bizim-arkadasimiz-degildir/ https://www.haber60.com.tr/elitas-bizim-davamizi-terk-edenler-bizim-arkadasimiz-degildir/#respond Sat, 09 Mar 2024 03:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17307 AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, “Bir siyasi parti düşünün, Afyonkarahisar’da bir belediye başkan adayı; ‘Ben böyle yapmam, şunları belediyeden içeri sokmam’ diyor. İstanbul’dan diğeri; ‘Nasıl olur böyle bir iş, ben herkesi içeri sokarım’ diyor. PKK’nın temsilcisiyle kol kola girmeyi içine sindiriyor” dedi.

Elitaş, açılışlar için geldiği kentte partisinin seçim koordinasyon merkezinde, seçim ortamının yoğun geçtiğini, mağdur olarak ortada gezenlerin çok fazlalaştığını söyledi.

AK Parti olarak belediye başkanlarını yapay zekalardan değil milletin iradesiyle ve yaptırılan anketlerin ardından belirlediklerini aktaran Elitaş, şöyle konuştu:

“Belediye başkanlığı için müracaat edip de aday gösterilmeyen kişilerin başka başka partilere gitmesi maalesef bugünlerde moda olmaya başladı. Nefsi ile hareket edip aday olduğunda ben davanın adamıyım, aday olmadığı anda başka tarafın adamıyım düşüncesiyle hareket edenlerin bizim yanımızda yeri yok. Bugün bizi terk edenler yarın onları da terk eder. Gidenler söylüyormuş; ‘Biz Cumhur İttifakı olarak ortaya çıktık’ diye. Cumhur İttifakı’nın ana omurgası AK Parti ve MHP olarak 2 siyasi partidir. 3 vilayette BBP ile diğer bir parti aday çıkarmayacaklarını deklare ettiler. Onlar başka vilayetlerde adaylarını çıkarttı. Şimdilerde başka adayların ‘Biz de Cumhur İttifakı’nın adaylarıyız, oylarınızı bize verin. Seçildiğimiz zaman AK Parti’nin belediye başkanı, belediye meclis üyesi veya il genel meclis üyesi olacağız’ diyorlarmış. Açık ve net söylüyorum, AK Partili olanlar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tercih ettiği kişilerdir. Diğerleri bizim adayımız değildir. Bizim davamızı terk eden arkadaş bizim arkadaşımız değildir. Bizim yolumuzdan başka yola sapan arkadaş bizim arkadaşımız değildir. ‘Biz bunlara kaybettirmek için varız’ diyen insanlar bizim hiç yoldaşımız değildir.”

Siyasi partilerin hedeflerinin ve amaçlarının bulunması gerektiğini vurgulayan Elitaş, “Vatandaşlarımız bu giden arkadaşlarımızın hissiyatlarını ve ihtiraslarını yakın zamanda görecek ve değerlendirecek. Vatandaşlarımız, 31 Mart’taki seçimlerde engin ferasetiyle sandıkta bizi terk edenlere derslerini verecek ve herkesi hizaya getirecek. Hakla batılın ayrılmasını 31 Mart’ta milletimiz ortaya koyacak.” ifadesini kullandı.

Elitaş, AK Parti davasının bayrağını zirveye taşımak için ellerinden gelen gayreti göstereceklerini belirtti.

Boş durmadan gece gündüz çalışmak gerektiğinin altını çizen Elitaş, şunları kaydetti:

“İnşallah bu yerel seçimleri en iyi şekilde yapacağız. Bir siyasi parti düşünün, Afyonkarahisar’da bir belediye başkan adayı; ‘Ben böyle yapmam, şunları belediyeden içeri sokmam’ diyor. İstanbul’dan diğeri; ‘Nasıl olur böyle bir iş, ben herkesi içeri sokarım’ diyor. PKK’nın temsilcisiyle kol kola girmeyi içine sindiriyor. Yani herkesle kol kola olmayı içine sindiriyor. Bu ülkenin bölünmesi için gayret gösterenlerle kol kola girmeyi içine sindiriyor. Bizim içerisinde olduğumuz muhafazakar kesim ne uğruna olduğunu anlayamadığımız şekilde bizden ayrılanları baş tacı yapıp bir yerlere aday göstermeye çalışıyor. Herkesin aday olma hakkı vardır. Ona bir şey diyemeyiz. Bizden aday olamayınca başka yerlere gidenleri, alanlar düşünsün.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/elitas-bizim-davamizi-terk-edenler-bizim-arkadasimiz-degildir/feed/ 0
Xi Jinping’in Tam Süreçli Halk Demokrasisine Yakından Bir Bakış https://www.haber60.com.tr/xi-jinpingin-tam-surecli-halk-demokrasisine-yakindan-bir-bakis/ https://www.haber60.com.tr/xi-jinpingin-tam-surecli-halk-demokrasisine-yakindan-bir-bakis/#respond Sat, 09 Mar 2024 02:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17257 BEİJİNG, 8 Mart (Xinhua) — Çin’in ulusal yasama organı olan Ulusal Halk Kongresi ile ülkenin siyasi istişare organı Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı’nın yıllık toplantıları gözlemcilerin ülkede demokrasinin fiili işleyişine tanıklık etmek üzere benzersiz bir gözlem noktası edinmeleri açısından önemli bir fırsat sunuyor.

Cumhurbaşkanı Xi Jinping, grup değerlendirme toplantılarından yasama üyeleri ve siyasi danışmanlarla yapılan müzakerelere kadar, Çin’in demokratik politika oluşturma ve karar alma süreçlerine aktif katılım sağlıyor.

Ulusal Halk Kongresi’ne seçilen yaklaşık 3.000 delegeden biri olma sıfatıyla hareket eden Xi, toplantılar boyunca diğer delegelerle bir araya gelerek merkezi hükümetin, ulusal yasama organının, Yüksek Halk Mahkemesi’nin ve Yüksek Halk Savcılığı’nın geçtiğimiz yıl sergilediği performansı değerlendirip oyluyor. Xi ayrıca bu süreçte görüşülmek üzere oturuma sunulan yeni yasa ve önemli değişiklikler için de oy kullanıyor.

Çinli lider, bütün kariyeri boyunca daima halk demokrasisinden yana duruş sergiledi.

Aynı zamanda Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Genel Sekreteri olan Xi, “Demokrasi, tüm insanlığın paylaştığı bir değer ve Çin Komünist Partisi ile Çin halkının her zaman savunduğu bir idealdir” diyor.

Hem Parti’nin hem de devletin en üst düzey lideri olan Xi, tam süreçli halk demokrasisi yolunu izlemeye yönelik çabalara öncülük etti. Tam süreçli halk demokrasisi, Batı demokrasisinin eksikliklerini gören Xi tarafından, Çin’in siyasi ortamını ileri taşımak amacıyla geliştirilen ve kilit önem taşıyan bir kavram.

Çin, Xi’nin kılavuzluğunda sosyalist demokrasinin kurum, standart ve prosedürlerinin iyileştirilmesinde topyekun ilerleme kaydederken, halkın yaygın katılımı yoluyla da sosyalist istişareci demokrasiyi ileri taşıdı.

Xi, devlet yönetişiminin tarihteki yükselme ve gerileme döngüsünden kurtulabilmesini sağlamak amacıyla Parti liderliği, ülkenin halk tarafından idaresi ve hukuka dayalı yönetişim arasında bir birlik olmasını güçlü şekilde savunuyor.

Fudan Üniversitesi Çin Enstitüsü Müdürü Zhang Weiwei, Çin demokrasisinin, çok partili rotasyonun ve liderlere oy verme hakkının merkezde yer aldığı Batı modelinden farklı olduğunu vurguluyor.

Zhang’a göre Çin demokrasisi, halkın yaygın katılımını, siyasi istişareleri ve iyi yönetişim arayışını ön plana çıkarıyor.

HALKIN HÜKÜMRANLIĞI

ÇKP’nin önde gelen dergilerinden Qiu Shi, bu yılki “İki Toplantı’dan” 15 gün önce, Xi’nin demokrasi üzerine kaleme aldığı ve halk kongresi sistemi hakkında detaylı düşüncelerini aktardığı bir makale yayımladı.

“Bu sistem, tam süreçli halk demokrasisini gerçekleştirmede önemli bir kurumsal araçtır” diyen Xi, sistemin özüne dikkat çekti. Buna göre, devletin tüm erki halka ait olup, ülkenin efendileri olan halkın konumu en geniş anlamda korunmalıdır.

2023 yılının Mart ayında, ulusal yasama organının yıllık toplantısında Çin Cumhurbaşkanı ve Merkez Askeri Komisyonu Başkanı olarak yeniden seçilen Xi, halk merkezli bir kalkınma felsefesinin benimsenmesi gerektiğini dile getirdi.

Modernizasyon kazanımlarının eşitlikçi biçimde dağıtılmasının sağlanması gerektiğini vurgulayan Xi, kayda değer ve esaslı ilerlemelerin herkes için refah geliştirmede kullanılacağını taahhüt etti.

Gözlemcilere göre, Çin’in tam süreçli halk demokrasisinin temel özelliklerinden biri de demokrasinin sermaye yahut elit sınıfın çıkarlarına hizmet etmek yerine halkın büyük çoğunluğu için işlemesini garanti altına almak.

Her yıl düzenlenen “İki Toplantı” sırasında, Xi’nin politika oluştururken halk tabanındaki insanlarla aktif etkileşim kurmasında bu yaklaşımın izleri açıkça görülüyor. Son 11 yıl içinde yıllık toplantılar esnasında 56 değerlendirme toplantısı ve müzakere oturumuna katılan Xi bu süreçte 400’den fazla yasama üyesi ve siyasi danışmanla doğrudan etkileşimde bulundu.

2019 yılında düzenlenen bir etkinlikte, o dönemde köy Parti başkanı olan ulusal yasama üyesi Li Liancheng, Çinli çiftçilerin “sekiz hayalini” Xi’ye aktarmış ve çocuklar için yerelde eğitim, sağlık hizmetlerine erişim ve yerel istihdam fırsatları gibi önceliklere vurgu yapmıştı.

Yaklaşık 50 yıl önce “eğitimli bir genç” olarak kırsal kesimde geçirdiği vakitten dolayı kırsaldaki meselelere yakından aşina olan Xi, Li’nin mesajının önemini tasdik ederek bu mesajın ülke genelinde kırsal kesimde yaşayanların arzularını dile getirdiğini söylemişti.

Hükümetin halka hizmet konusundaki kararlılığını bir kez daha teyit eden Xi, herkes için daha iyi yaşam hayallerinin gerçekleştirilmesi hedefine adım adım ilerleme sözü vermişti.

Teknolojik destek konusunda daha ziyade hedefe yönelik bir yaklaşım savunan Li, bu yardımın köylülerin gerçek ihtiyaçlarıyla uyumlu olmasının önemini vurguluyordu.

Hükümetin bakanları bu toplantının ardından, tarımsal teknolojinin genişletilmesine yönelik hizmetleri artırmak üzere Li’nin memleketi olan Xixinzhuang köyünde saha araştırması yaparak özel hazırlanmış tedbirler aldı.

2022 yılında siyasi danışmanlarla yapılan müzakerelere katılan Xi, tarım alanlarında tarımsal ürün kalitesini ve güvenlik meselelerini gerçek zamanlı olarak tespit etmeye yarayan yeşil “radar” önerisini sunan bilim insanı Wang Jing’i dikkatle dinledi.

Wang’ın önerisi bir yıl içinde tüm ülkede uygulamaya konulurken, ilgili yönetmelikler de hazırlandı. Bu teknoloji, Tarım Ürünlerinin Kalite ve Güvenliği Yasası’nın gözden geçirilmiş versiyonuna yeni bir bent olarak eklendi.

Xi’nin halkın güçlendirilmesine ve halkın ihtiyaçlarına öncelik verilmesine yönelik adanmışlığı, siyasi kariyerinin ilk günlerine uzanıyor.

Xi, Ekim 1984’te ülkenin kuzeyindeki Hebei eyaletinin Zhengding ilçesinin Parti başkanı olarak bir anket çalışması başlatmıştı.

Caddelerde bölge sakinlerine anketler dağıtan Xi, onları oturup sohbet etmeye davet ediyordu.

Rutin hale gelen bu uygulama, zaman içinde görüşlerin çevrimiçi olarak alınmasına dönüştü.

O tarihten 40 yıl kadar sonra Xi, Parti’nin en üst düzey lideri olarak bu demokratik uygulamayı yepyeni bir seviyeye taşıdı. Xi, Parti’nin 20. Ulusal Kongresi’nin toplanmasından önce, Parti kongresinde sunacağı açılış raporunun hazırlanmasında halkın görüşlerine kulak verilmesi için kitlesel çapta çevrimiçi bir kamuoyu araştırmasının başlatılması talimatını verdi.

Bir ay içinde, karbon nötrlük ve eğitim kalitesi gibi geniş bir yelpazedeki konular hakkında politikalara şekil verecek yaklaşık 8,54 milyon kamu önerisi toplandı. Bu katkılar 1.675 maddede bir araya getirilerek raporu hazırlayan grupla paylaşıldı.

Xi’nin de ifade ettiği üzere, bir ülkenin demokratik olup olmaması, halkın hakiki anlamda ülkenin efendisi olup olmadığına bağlıdır.

TAM SÜREÇLİ DEMOKRASİ

Xi, 2021 yılında Parti’nin ilk Merkezi Halk Kongresi Çalışma Konferansı’nı düzenledi. Yüksek profilli toplantıda tam süreçli halk demokrasisini ayrıntılı biçimde açıklayan Xi, bazı ülkelerde uygulanan düzmece demokrasiyi de açıkça eleştirdi.

Xi, “Eğer halk sadece oy versinler diye muhatap alınıp sonra ortada bırakılıyorsa, eğer halk gösterişli seçim sloganlarını dinlemek zorunda kalıyor fakat seçimler bittikten sonra hiçbir söz hakkına sahip olmuyorsa ve eğer adaylar halka sadece seçimler sırasında iyi davranıp sonrasında onları göz ardı ediyorsa, bu gerçek demokrasi değildir” dedi.

“Tam süreçli demokrasi” kavramını ilk olarak 2019 yılında ortaya atan Xi, halk demokrasisinin bir tür tam süreçli demokrasi olduğunu söylemişti.

Gözlemciler, tam süreçli demokrasinin sadece oy kullanmaktan ibaret olmadığını, aksine devlet erkinin idaresinde her bir halkaya işlediğini söylüyor. Bu demokrasi türü, yalnızca oy kullanmaktan ayrışarak halkın demokratik seçimlere, istişarelere, karar alma sürecine, yönetime ve denetime ilişkin haklarını güvence altına alıyor.

Bahsi geçen demokratik süreçlerin her birine yakından ihtimam gösteren Xi, demokrasiyi baltalayan uygulamalara hiç paye vermiyor.

Xi, 2014 yılında, Hunan eyaletinde yerel yasama organı üyelerinin seçiminde bir oy satın alma vakasını enine boyuna ele almıştı. Öfkeli olduğu gözlenen Xi, bir dizi soruyu peş peşe sıralamıştı: Parti üyeleri nerede? Parti disiplini ve hukuku nerede? Vicdanları nerede?

Xi, o tarihten sonra malum vakaya iki kez daha değindi. Nihayetinde 467 kişi suçlu bulundu.

Xi, Çin’in en üst düzey soruşturma kurumunun müfettişlerine hitaben, “ÇKP önderliğindeki bu sosyalist ülkede devletin tüm erki halka aittir. İktidar asla kişilerin sosyal statüsüne, zenginliğine yahut şahsi ilişkilerine göre dağıtılamaz” dedi.

Xi’nin iktidardaki ÇKP ile diğer siyasi partiler arasında siyasi istişare yapılmasını içeren istişareci demokrasi hamlesi, yerel Parti kadrolarında göreve başladığı döneme uzanıyor.

Xi, Fujian eyaletinin Ningde ilinin Parti başkanı olarak 1988 yılında ÇKP dışı bir siyasi parti olan Çin Demokratik Birliği’nin il düzeyindeki ilk komitesini kurmasına yardım etti. Birleşik cephenin önemini vurgulayan Xi, diğer siyasi partilere ve aydınlara ÇKP liderleri tarafından düzenli ziyaretlerde bulunulması uygulamasını başlattı.

En üst düzey lider olan Xi, halen toplumun tabanında demokratik karar alma sürecine ve yönetime vakit ayırıyor.

Xi, Şubat 2019’da Beijing’in merkezindeki dar bir sokakta (hutong) mütevazı bir avluyu ziyaret etti. Mahalle sakinleri, “avlu toplantı salonu” adını verdikleri bu yerde evlerini yenileme konusunu ele almaktaydı.

Mahalle sakinlerinin dile getirdiği öneriler beyaz tahta üzerinde listelenmişti: Avlunun toparlanması, mutfak, depo ve banyoların tamamen çalışır durumda olmasının sağlanması ve profesyonel tasarım ekiplerinden yardım alınması.

Xi, “Yenileme ne zaman başlayacak?” “Tarihi ve kültürel değere sahip çok ev var mı?” gibi sorular sorarak görüşmeye dahil olmuştu.

Topluluk üyelerinin kendi işlerini görüşüp karara bağlamasını sağlayan bir mekanizma olan avlu toplantılarından övgüyle bahseden Xi, mekanizmanın topluluk yönetişim ve hizmetlerinde hassasiyeti artırmaya olanak sağladığını söyledi.

Xi’nin etkin bir denetim mekanizmasına yönelik arayışı, Zhejiang eyaletinin Houchen köyünde Çin’in ilk köy işleri denetim komitesinin gelişmesiyle vücut buldu.

Denetim komitesi 2004 yılında, yaklaşık 20 milyon yuan tutarındaki önemli bir arazi istimlak bedeli konusunda köylülerle köy yetkilileri arasında gerilimin arttığı bir dönemde kuruldu.

Komite, o zamanlar Zhejiang’ın Parti başkanı olan Xi’nin dikkatinden kaçmadı. Komitenin kurulmasının birinci yıldönümünde Houchen’i ziyaret eden Xi, sayısız güçlükle boğuşan bir toplulukta böyle bir komitenin kurulmasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

Xi, “Houchen modeli” diye adlandırdığı bu komitenin kırsal kesimlerde halk tabanındaki demokratik denetimde oynadığı öncü rolden övgüyle bahsetti.

Bu girişim son 20 yıl içinde yerel bir önlemden ulusal düzeyde tanınan bir politikaya evrilerek tüm ülkede 690.000’i aşkın idari köyde kök saldı.

Xi, bir ülkenin demokratik olup olmadığını belirlemek için temel unsurlardan birinin, erkin kullanımına yönelik kural ve prosedürlerin demokratik olup olmadığına ve daha da önemlisi erkin kullanımının hakiki anlamda kamunun denetim ve kontrollerine tabi olup olmadığına bakmak olduğunu söyledi.

DEMOKRASİ COCA-COLA’YA BENZEMEZ

Xi’ye göre demokrasi tek bir biçim ya da tek bir modelde değil, bilakis çok çeşitli biçimlerde tezahür ediyor.

Çin’de uygulanan tam süreçli halk demokrasisinin, ülkenin gerçekliğini, tarihini ve kültürünü temel aldığını ve halkın iradesini yansıttığını kaydeden Xi, bu tür demokrasinin etkinliğini sıklıkla vurguluyor.

Öte yandan yetkililer ve uzmanlar da, demokrasinin, tek bir ülkede üretildiği için tüm dünyada aynı tadı veren Coca-Cola gibi olmadığını ifade ediyor.

Çin uzmanlarına göre tam süreçli halk demokrasisi, ülkenin hızlı ekonomik büyüme ve sürdürülebilir toplumsal istikrar alanında elde ettiği kayda değer başarılar açısından başat önem taşıyor.

Bu rol, ülkenin yönetişimi güçlendirecek etkin yasalar oluşturmasında da bariz şekilde görülüyor.

2019 yılında Shanghai kentindeki yasama organı destek ofisini ziyaret eden Xi, bir yasa taslağının istişarelerine katılan Çinli ve yabancı kent sakinleriyle görüştü.

Yasa taslakları, sıradan vatandaşların sesinin ulusal yasama organına ulaşmasını sağlamak üzere vatandaşlar arasındaki müzakereleri kolaylaştırmak amacıyla yerel yasama organı destek ofislerine dağıtılıyor.

Yasa taslağı hakkında görüş alınması sürecine ilişkin sorular soran Xi, tavsiyeleri içeren belgeleri dikkatli şekilde gözden geçirdi.

Ofisin faydalı araştırmalarını takdir eden Xi, kamuoyuna yönelik açık kanalların sürdürülmesini ve demokratik mekanizmaların zenginleştirilmesini teşvik etti.

Ulusal ekonomik ve sosyal kalkınmaya yönelik beş yıllık planların hazırlanması ve uygulanması, ÇKP’nin Çin’i yönetmekte başvurduğu önemli bir araç olma özelliğini taşıyor.

Halkın bilgeliğinin bu planlara dahil edilmesi için demokrasi tüm hızıyla işletiliyor.

2020 yılında, ülkenin 14. beş yıllık planının hazırlanmasından önce Hunan eyaletinde denetim yapan Xi, halk tabanından 30 temsilciyle eyalet merkezinde bir toplantı gerçekleştirerek onların görüş ve önerilerini dinledi.

Yao etnik grubundan köy öğretmeni Pan Jiuren, iki saat süren görüşmede ücra bölgelerde temel eğitimdeki yetersizlikleri samimiyetle dile getirerek öğretmen eksikliği ve zorlu çalışma koşullarına parmak bastı.

Bunun üzerine, reform ve dışa açılımdan itibaren Çin’in zorunlu eğitimin genele yayılmasında ilerleme kaydettiğini belirten Xi, öte yandan eğitim kaynaklarının eşitsiz dağılımı sorununun tırmanışa geçtiğine ve bu sorunu çözmek gerektiğine dikkat çekti.

Beş yıllık planın, Parti’nin Merkez Komitesi’nin kilit önemdeki genel toplantısında görüşülmeye hazır hale getirilmesinden evvel, Xi bu türde yedi sempozyum düzenleyerek göçmen işçiler, çiftçiler, kamyon şoförleri, hukukçular ve restoran sahipleri gibi farklı arka planlardan vatandaşlarla bir araya geldi.

Amerikalı bir akademisyen ve Kuhn Vakfı Başkanı olan Robert Lawrence Kuhn, “Çin’deki demokrasi, laflardan oluşan bir serap değil” diyor.

Kuhn, Parti liderliği sistemindeki demokrasinin, farklı seviyelerdeki halk kongreleri başta olmak üzere çeşitli geri bildirim ve etkileşim mekanizmaları içerdiğini ve aynı zamanda tüm Çin vatandaşlarına yeterli yaşam standartları sağlanmasını gerektirdiğini vurguluyor.

2019 yılındaki “İki Toplantı” sırasında Gansu eyaletinden bir yasama üyesi, yerel refahı hızlandırmak amacıyla bölge sakinlerinin bir otoyol inşa edilmesini istediğini dile getirdi. Yanındaki koltukta oturan bir yetkiliye dönen Xi, söz konusu eyalette otoyol bulunmayan ilçelerin sayısını sordu.

Bu etkileşimler, ihtiyaç duyulan yerlerde ulaştırma altyapısının inşasına hız kazandırdı.

Uzun zamandır talep edilen otoyol, Kasım 2023’te faaliyete başladı. Otoyol, bundan bir ay sonra eyalette meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin ardından bölgeye yardım ulaştırılması ve yaralıların hastaneye kaldırılmasında hayati önem taşıyan bir can damarı haline geldi.

Bu olay, “İki Toplantı” sırasında Xi’nin ulusal yasama üyeleri ve siyasi danışmanlarla yaptığı müzakerelerin, zorlukların aşılmasına ve ekonomik ve sosyal kalkınma için yeni yöntemler önerilmesine nasıl odaklandığına örnek teşkil ediyor.

Söz konusu etkileşimler sayesinde yenilikçi yönetişim stratejileri değerlendiriliyor, öneriliyor, şekillendiriliyor ve olgunlaştırılıyor.

Xi’nin görüşmeler sonrasında attığı adımları dikkatle gözlemleyenler, Xi’nin belirli konulara odaklı yerinde incelemeler için eyalet bölgelerini tutarlı biçimde seçtiğini ve görüşmeler sırasında dile getirilen belirli meselelere odaklandığını gözden kaçırmıyor.

Xi, 2014 yılında Shanghai serbest ticaret bölgesinde incelemelerde bulundu; 2018 yılında yoksulluğu azaltma çalışmalarını denetlemek için Sichuan eyaletinin ücra bir köşesindeki Daliang Dağı’na gitti ve 2021’de Qinghai eyaletindeki Qing-Zang (Qinghai-Tibet) Platosu’nda ekolojik koruma tedbirlerini inceledi. Xi’nin araştırma önceliklerinin çoğu, ulusal yasama üyeleri ve siyasi danışmanların dile getirdiği endişelerle örtüşüyor.

Çin gibi devasa bir ulusu yönetmenin zorluğunu göğüsleyen Xi, 2.000 yıl önce yaşamış Çinli bir siyaset yorumcusunun şu sözünü sık sık alıntılıyor: “Bir kuş tek bir tüyle gökyüzüne yükselemediği gibi, bir at da tek toynakla dörtnala koşamaz.”

Antik zamanlardan günümüze ulaşan bu özlü söz, Xi’nin güçlü bir ulus inşa etmek ve ulusal yeniden canlanmayı ileri taşımak üzere Çin’deki 1,4 milyarı aşkın vatandaşın kolektif gücünden yararlanılması gerektiğine dair inancını yansıtıyor.

İngiliz uzman Martin Jacques, Çin’in bu kadar başarılı olmasının nedeninin, halkı siyasi sürece teşvik etmek, dahil etmek ve siyasi süreç için harekete geçirmek suretiyle ülkenin geleceğine katkı sunmalarını sağlama becerisinde yattığını belirtiyor.

Jacques, “Çok fazla sayıda Batılı politikacı, demokrasinin amacının demokrasi olduğunu düşünüyor. Ama öyle değil. Son tahlilde demokrasi, halkın temsil edilmesi, sürece dahil edilmesi ve en iyi, en kabul edilebilir ve en başarılı yönetişim biçiminin oluşturulması demek” diyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/xi-jinpingin-tam-surecli-halk-demokrasisine-yakindan-bir-bakis/feed/ 0
Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Adıyaman’daki deprem mağduru kadınları ziyaret etti https://www.haber60.com.tr/bakan-yardimcisi-ahmet-aydin-adiyamandaki-deprem-magduru-kadinlari-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/bakan-yardimcisi-ahmet-aydin-adiyamandaki-deprem-magduru-kadinlari-ziyaret-etti/#respond Sat, 09 Mar 2024 02:24:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17251 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Adıyaman’ın Kahta ilçesindeki deprem mağduru kadınları unutmadı.

Kahta ilçesindeki konteynerlerde kalan kadınları ziyaret ederek karanfil dağıtan Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, kadınlarla sohbet edip taleplerini dinledi.

Kadının barış, huzur ve gelecek olduğunu belirten Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Yeni Türkiye Yüzyılını kadınlarla birlikte inşa edeceklerini söyledi.

Bakan Yardımcısı Aydın, “Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar günü. Bu münasebetle özellikle Adıyaman ilimizin Kahta ilçesinde şu anda konteyner kentte meskun olan kadınlarımızı, ailelerimizi ziyaret etme imkanı bulduk. Bu vesileyle ben bir kez daha tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar gününü kutluyorum. Tabii ki burada yaşayan kadınlar şu anda özellikle 6 Şubat depreminden sonra en çok mağdur olan kesimler kitleler. Çoluk çocuğuna ailesine bakmak zorunda olan hanımlar, kadınlar ve bu zor şartlar altında da sağ olsunlar ellerinden gelen bütün imkanları seferber ederek hem çocukların eğitim ve diğer sağlık gibi ihtiyaçların giderilmesi ailenin bir arada tutulması ve bu manada da geleceğe güvenle bakmak noktasında hep bizlere enerji verdiler kadınlar. Allah onlardan razı olsun. Günleri kutlu olsun. Tabii biz şunu ifade ediyoruz; aslında Türkiye Yüzyılının gerçek mimarları kadınlar olacak. Biz kadınlara inanıyoruz, güveniyoruz. Güçlü kadın her alanda her bulunduğu konumda siyasette sanatta iş dünyasında her bulunduğu ortamda, güçlü kadın güçlü toplum demek, güçlü toplum güçlü devlet demek ve bu arada aileyi de bir arada tutan en büyük unsurdur kadınlar. O açıdan kadınların her türlü ihtiyaçlarının giderilmesi, kadınların ailenin tüm taleplerine, beklentilerine cevap verebilmesi adına bizler ilk günden itibaren özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın emir, talimatları ve direktifleri doğrultusunda hep elimizden gelen tüm gayreti ortaya koymaya çalıştık. Bugün de en zor durumda olan depremi yaşamış, zor şartlar altında ailesinin başında duran, ailesini bir arada tutan ve geleceğe güvenle bakan geleceğe çocuklarını taşıyan, onların her türlü imkanını ihtiyacına karşılayan kadınlarla bir arada olmak istedik. Ben onları hem tabii 6 Şubat’tan dolayı büyük bir üzüntü yaşadık. Büyük bir afet yaşadık. Kayıplarımız için bir kez daha hepimize geçmiş olsun diyorum. Allah rahmet eylesin kayıplarımıza. Ama yine de hayata tutunmak kadın eliyle mümkün. Kadın elinin değdiği her iş başarıyla sonuçlanır. Kadının elinin değdiği her iş güzellikle neticelenir. Kadın barış demektir, kadın huzur demektir, kadın gelecek demektir ve inşallah bu geleceği de Türkiye Yüzyılında kadınlarla birlikte inşa edeceğiz. Ben tekrar tüm kadınların kadınlar günü tebrik ediyorum. Bu manada burada kaymakamlığımız, teşkilatlarımız her birimiz vekillerimiz buradayız. Her daim olduğu gibi bugün de yine onların yanında, onların ihtiyacını karşılamak üzere yanlarındayız buradayız. Ben tekrar günlerini tebrik ediyorum, kutluyorum. İnşallah hep birlikte yeni vizyonla yeni hedefle çocuklarımızı da ailelerimizi de geleceğe taşıyarak Türkiye yüzyılını oluşturacağız” dedi.

Bakan yardımcısına AK Parti Adıyaman Milletvekili Hüseyin Özhan, Kahta Kaymakamı Selami Korkutata, AK Parti Adıyaman İl Başkanı Emrah Erkan Bulucu, AK Parti Kahta İlçe Başkanı Osman Çetinkaya, AK Parti Kahta Belediye Başkan Adayı Mehmet Can Hallaç ve partililer eşlik etti. – ADIYAMAN

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-yardimcisi-ahmet-aydin-adiyamandaki-deprem-magduru-kadinlari-ziyaret-etti/feed/ 0
Çevre Bakanı Özhaseki, Balıkesir’de Ülkü Yolu’nun açılışına katıldı https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-balikesirde-ulku-yolunun-acilisina-katildi/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-balikesirde-ulku-yolunun-acilisina-katildi/#respond Sat, 09 Mar 2024 01:12:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17204 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Balıkesir’in Edremit ilçe merkezi ile sahil arasında Büyükşehir Belediyesince inşa edilen Ülkü Yolu’nun açılışına katıldı.

Edremit ilçe merkezi ile sahil arasında Büyükşehir Belediyesince inşa edilen Ülkü Yolu’nun açılış törenine ilk olarak AK Parti Edremit Belediye Başkan Adayı Muhammet Yılmaz bir konuşma yaptı. Daha sonra Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz yapılan çalıma hakkına bilgi verdi. Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu da selamlama konuşması yaptı. Son olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki de konuşma yaptı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki törende yaptığı konuşmada, Kahramanmaraş merkezli “asrın felaketi”nden sonra bölgedeki çalışmaları anlatarak, “Üzüntüyle şunu da söyleyeyim, nüfusu milyonlarca olan ve havasından geçilmeyen her gün televizyonlarda algı operasyonları çeken belediye başkanları da o bölgelere özel jetlerle geldiler. Arabalarının içi uçaklarının içi tamamıyla televizyoncu ve sosyal medya ekibiyle doluydu. İndiler, bir kişinin yanına geldiler. Hatır soruyor gibi davrandılar, selfieler çektiler, bırakıp gittiler. Bunlara da şahidiz. Bunlar da deprem turistleriydi” dedi.

İyi işler yapıldığında milletin bunu gördüğünü ifade eden Bakan Özhaseki, “Elinde envaiçeşit imkanları olduğu halde sadece artistlik yapmak için gelenleri de Allah’a havale ediyoruz. Yapacak başka bir şey yok” diye konuştu.

Bazı konuların siyaset üstü olduğunu ifade eden Özhaseki, “Birisi deprem meselesidir mesela. Birisi bu çevre meselesidir, hizmet meselesidir. Eğer insanların orada menfaati varsa iyiliği varsa orada asla siyaset yapılmaz. Deprem olduğunda Yücel Bey de Allah razı olsun, biz bölge tarif ettik gitti, aylarca çalıştı. Hatay Büyükşehir Belediyesi, Cumhuriyet Halk Partisi’nde ama baktık ki en büyük hasarı orada. Bizim AK Parti olarak en güçlü belediyelerimiz Konya, Kocaeli, Bursa, Denizli ve 100 kadar belediyemizin hepsini oraya gönderdik. Burada Cumhuriyet Halk Partisi Belediyesi var diyebilir miyiz? Asla söyleyemeyiz. Orada bizim insanımız var. Orada bizim canımız var. Orada bizim yardıma muhtaç kardeşlerimiz var” dedi.

Yolun medeniyet olduğunun altını çizen Bakan Özhaseki, “Değerli kardeşlerim, yol önemli. Çünkü yol medeniyettir. Yol kalkınmanın birinci unsurudur. Yol vasıtasıyla insanlar evlerine ulaştığı gibi ticaret de yaparlar. Sanayiciler derdine çözüm bulur, turizm de gelişir. Yol olmayan yerde turizmde gelişmez, o yüzdendir ki Türkiye’nin birçok yerinde gerçekten çok uzun mesafeli yollar yaptık. 6 bin kilometre civarında bölünmüş yol varken bu memlekette şu anda 30 bin kilometreyi geçti. Tüneller yaptık, köprüler yaptık, hepsine siz de şahitsiniz zaten. İzmir’e giden otobanın buradan geçtiğini de biliyorsunuz. O kadar çok çalışıldı ki hamdolsun yol açısından Türkiye altyapısını tamamladı da diyebiliriz. Bundan sonra da yapılmaya devam edecek. O yüzden buradaki yapılan yolun da kıymetini takdir ediyoruz. Değerli başkanımızı tebrik ediyoruz ki bu şekilde bir ıslah çalışması ile yaptığı için çok güzel bir hava verdiği için. Çünkü burası turizm beldesi sadece bir yolu dümdüz yapmak yetmez” ifadelerini kullandı.

Deprem bölgesinde binden fazla şantiye olduğunu aktaran Özhaseki, “Bakanlık olarak adeta bir ordu gibi çalışıyoruz. Tam 4 bin 333 köyümüzde ev yapıyoruz. Kiminde 50 tane yıkılmış, kiminde 30 tane, kiminde 150 tane, 200 tane hepsini yapıyoruz. 110 bin kişilik bir orduyla çalışıyoruz, binden fazla orada şu anda şantiyemiz var” dedi.

Herkese kapısının açık olduğunu ifade eden Bakan Özhaseki, “Ben bunu çok görüyorum. Hatay’a o kadar yatırım yapıyorum, 2 tane Cumhuriyet Halk Partili belediye gelip de ‘Sayın Bakanım şu işimizi yapalım’ demiyor. Hiçbir şey demeden çalışıyoruz. Onların yapacağı işleri de yapıyoruz, emin olun. Ama böyle yürümez bu işler. Ben diyorum ki Türkiye bir deprem ülkesi kentsel dönüşüm esas hangi partili olursanız olun a, b, c, d, e ne olursanız olun gelin kapı sonuna kadar açık size. Sonuna kadar beraber olalım, hizmet edelim ama gelmiyorlar. Ne yapalım? Allah onların da iyiliğini versin diyoruz. Başka da yapacak bir şey yok” şeklinde konuştu.

Dua edilmesinin ardından kurdele kesilerek yolun açılışının yapılmasıyla tören sona erdi. Törene, Vali İsmail Ustaoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, bazı milletvekilleri, kurum müdürleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Ülkü Yolu ve çevre düzenlemesinde 6 bin 500 metre sıcak asfalt, 5 bin 400 metre bisiklet ve yaya yolu yapıldı. 6 kilometrelik yol güzergahında modern ışıklandırmalar ve peyzaj çalışmaları gerçekleştirildi. Ayrıca yolun yanında bulunan Edremit Çayı’nda da modern teknikler ile doğaya uyumlu bir ıslah çalışması yapıldı. – BALIKESİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-ozhaseki-balikesirde-ulku-yolunun-acilisina-katildi/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik: Seçimlerin üzerinden bir yıl bile geçmeden verdikleri bütün sözler yalan çıktı https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-secimlerin-uzerinden-bir-yil-bile-gecmeden-verdikleri-butun-sozler-yalan-cikti/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-secimlerin-uzerinden-bir-yil-bile-gecmeden-verdikleri-butun-sozler-yalan-cikti/#respond Sat, 09 Mar 2024 00:18:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17171 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Daha seçimlerin üzerinden bir yıl bile geçmeden verdikleri bütün sözlerin yalan olduğu, vatandaşlardan, hatta kendi partilerinden sakladıkları gizli pazarlıklar yürütüldüğü ortaya çıktı. Muhtemelen nisan, mayıs, haziran aylarında, şimdi hangi pazarlıkların yürütüldüğünü de o zaman öğreneceğiz.” dedi.

Adana’da, Cumhur İttifakı’nın Çukurova Belediye Başkan adayı Firdevs Cingözler, bir tesiste düzenlediği toplantıda projelerini anlattı.

Toplantıya katılan Çelik, yaptığı konuşmada, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.

Cingözler’in, hayatın her alanına dokunan, Çukurova’daki insanların bütün özlemini, taleplerini karşılayabilecek bir başkan olacağına inandığını belirten Çelik, Cumhur İttifakı’nın Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir ve diğer ilçe adaylarının da başkan olmasını istediğini söyledi.

Çukurova Belediyesinin son 5 yılda ulusal basına olumsuz haberlerle yansıdığını dile getiren Çelik, “Çukurova Belediyesinde en çok sandalyeler havada uçuşmuş, biri birine ateş etmiş, biri birine saldırmış, kurşunlar havada uçmuş. Çukurova Belediyesi son 5 yılda böyle bir sürü haber olmuş. Bizim en büyük sözümüz şudur, Firdevs Hanım başkan olduğunda Çukurova Belediyesinde kurşunlar değil, havada çiçekler, güller uçuşacak.” diye konuştu.

Çelik, 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde altılı, yedili masalar kurulduğunu anlatarak, şöyle devam etti:

“Masanın altından biri, arkasından biri çıkıyordu. Bu şekilde Türkiye’nin huzuruna çıkıp ‘Biz ülkeyi yöneteceğiz.’ diyorlardı. Şimdi bugün birbirlerine en ağır lafları o altılı, yedili masanın unsurları söylüyor. O kadar doğal laflar söylüyorlar ki sanki aralarında kan davası var. Şimdi seçimlerin üzerinden bir yıl bile geçmeden, milletin huzuruna çıkıp da oy istedikten sonra bu hale düşmeleri karşısında onların bir hesap vermesi gerekiyor. O yüzden bugün gelip oy istemeye yüzlerinin olmaması lazım. Onların önce vatandaşımızdan bir özür dilemeleri ve kenara çekilmeleri lazım. Daha seçimlerin üzerinden bir yıl bile geçmeden verdikleri bütün sözlerin yalan olduğu, vatandaşlardan, hatta kendi partilerinden sakladıkları gizli pazarlıklar yürütüldüğü ortaya çıktı. Muhtemelen nisan, mayıs, haziran aylarında, şimdi hangi pazarlıkların yürütüldüğünü de o zaman öğreneceğiz. O yüzden bunlardan oy istemeye gelenler olduğu zaman, 14 ve 28 Mayıs’taki bu tutumlarını iyi hatırlatmak lazım.”

“Sürekli dönerek siyaset yapılmaz”

Muhalefette, başkan adaylarının parti değişikliğine de değinen Çelik, şöyle konuştu:

“Çukurova inci gibi bir ilçe. Çukurova hiç kimsenin yedek projesi değil. Kimsenin yedek ilçesi değil. Buraya gerçekten Çukurova’yı seven, Çukurova’ya hizmet edecek adaylar lazım. Biri başka ilçeden olmak istemiş. Oradan yapmadıkları için Çukurova’da bulmuş. Bir başka aday, başka bir partiden olmak istemiş. Oradan yapmadıkları için bu partiden olmuş. Böyle 5 yıldızlı otellerin döner kapısı gibi sürekli dönerek siyaset yapılmaz. Bizimse, ‘Çukurova’yı kim geleceğe taşır?’ diye düşünülmüş ve sonunda karar verilmiş, Cumhur İttifakı’nın tam desteğini almış Firdevs Cingözler adayımız var. Biz bir şeyin güzelleşmesini anlatırken, bir şeyin daha iyi bir hale geçmesini anlatırken ‘Buna kadın eli değmiş.’ deriz. Onun için Adana’ya bir kadın eli değsin ve Firdevs Hanım’ın başkan olmasını çok istiyorum.”

“Adayların hepsi belediyecilik konusunda temayüz etmiş şahsiyetlerdir”

MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya da Cingözler ve Kocaispir ile diğer ilçe adaylarının 1 Nisan’da başkan olacağına inandığını belirtti.

Karakaya, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak, “İnşallah önümüzdeki dönemlerde sadece ülkemizde değil, tüm dünyada kadınlarımız olması gerektiği yerde, hak ettiklerini alacaklardır.” dedi.

Dünyada 50’ye yakın bölgede sıcak çatışma olduğuna dikkati çeken Karakaya, “İnsanlık huzursuz, sıkıntı içerisinde. Türkiye’nin dört bir tarafı ateşle sarılmış durumda. Güneyimizde 900 kilometre alanda devlet, otorite yok. Kuzeyimizde Rusya-Ukrayna Savaşı 3 yılını doldurdu. Duracağı da yok, durmasında da izin verilmiyor. Ama yine Allah’a bin şükür ki bu coğrafyada en huzurlu, en güvenli alan da Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bunlar öyle kolay olmuyor.” ifadelerini kullandı.

Belediyecilik konusunda kimseden eksiklerinin olmadığının altını çizen Karakaya, şunları kaydetti:

“Çıkardığımız adayların hepsi belediyecilik konusunda temayüz etmiş şahsiyetlerdir. Büyükşehir için de öyle Sarıçam için de Seyhan için de Yüreğir için de Çukurova için de öyle. Temayülümüzde bir sorun yok, belediyecilikte bir sorun yok. Allah’a bin şükür ki Cumhur İttifakı adayı olarak seçilen Sayın Cumhurbaşkanı’mız ve onu kabinesi ile Türkiye Büyük Millet Meclisi 4,5 yıl daha bu memlekete hizmet edecek. İnşallah birçok sorunlarını çözecek, yerel yönetimlerle uyumlu bir hükümetin, bir yasamanın olması her zaman için buralara yapılacak hizmetleri de artıracaktır. Bu gerçeği de göz önünde bulundurmamız lazım.”

Toplantıda, Cumhur İttifakı’nın Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kocaispir de konuşma yaptı.

Toplantıya, milletvekilleri, il başkanları, ilçe belediye başkan adayları, partililer ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-omer-celik-secimlerin-uzerinden-bir-yil-bile-gecmeden-verdikleri-butun-sozler-yalan-cikti/feed/ 0
Portekiz erken seçim için pazar günü sandık başına gidiyor https://www.haber60.com.tr/portekiz-erken-secim-icin-pazar-gunu-sandik-basina-gidiyor/ https://www.haber60.com.tr/portekiz-erken-secim-icin-pazar-gunu-sandik-basina-gidiyor/#respond Fri, 08 Mar 2024 09:00:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17014 Portekiz, eski Başbakan Antonio Costa’nın yakın çevresinde çıkan yolsuzluk iddiaları nedeniyle Kasım 2023’te istifa etmesinin ardından 10 Mart Pazar günü erken genel seçime gidiyor.

Son 5 yılda üçüncü kez genel seçim için sandık başına gidecek olan Portekizliler, ülkede diktatörlüğün son bulduğu, 24 Nisan 1974 tarihli Karanfil Devrimi’nin 50. yılında siyasi istikrar arasa da anketler, azınlık veya koalisyon hükümetini kaçınılmaz gösteriyor.

Anketler, ülkede 9 yıldır ana muhalefette olan sağ görüşlü Sosyal Demokrat Partinin (PSD), Hristiyan Demokratlar (CSD) ile kurduğu Demokratik İttifakın (AD) seçimlerden birinci çıkacağını, mevcut durumda tek başına iktidarda olan Sosyalist Partinin (PS) de az bir farkla ikinci sırada yer alacağını belirtiyor.

Ancak 230 sandalyeli Portekiz Meclisi’nde AD’nin en fazla 100 milletvekiline sahip olması beklendiğinden ve 116 olan mutlak çoğunluğu elde edemeyeceğinden hükümeti kurmak için dışarıdan destek almasının zorunlu olacağı görüşü ağırlık basıyor.

Aşırı sağcı Chega’nın büyük bir yükselişe geçmesi bekleniyor

Anketlere göre, ülkede normal şartlarda gelecek 4 yıl için iktidarı belirlemede kilit rol oynaması öngörülen aşırı sağın ise yükselişe geçeceği tahmin ediliyor.

Eski bir futbol yorumcusu olan Andre Ventura’nın liderliğini yaptığı aşırı sağcı Chega’nın, 2019’da sadece 1 olan milletvekili sayısını 2022’deki seçimlerde 12’ye çıkardıktan sonra pazar günü 35’e kadar yükseltmesi bekleniyor.

Portekiz siyasetinde son iki yıldır üçüncü büyük siyasi parti konumunda olan Chega’nın bu seçimlerde konumunu daha da güçlendirmesi ve belirleyici olması görüşü ağırlık kazanıyor.

Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde mevcut durumda beş ülkede (İtalya, Macaristan, Polonya, Finlandiya ve Letonya) iktidarda, İsveç’te de hükümete dışarıdan destekle aşırı sağcı partiler bulunurken, Portekiz’in de bu listeye girmesi kuvvetle muhtemel gözüküyor.

Anketlerde, AD yüzde 28-32, PS yüzde 24-29, Chega yüzde 15-20 aralığında oy alabilecek kapasitede bulunurken, seçimlere katılan siyasi partiler arasında sağ blokun oylarının yüzde 50-51, sol blokun oylarının da yüzde 46-48 aralığında olacağı iddia ediliyor.

Portekiz’in yeni başbakanı ise PSD ve aynı zamanda AD’nin lideri olan Luis Montenegro ya da 2015’ten bu yana başbakanlık yaptıktan sonra istifa eden Costa’nın yerine Aralık 2023’te PS’nin genel sekreterliğine seçilen, eski Altyapı ve Konut Bakanı Pedro Nuno Santos olacak.

PS, 2022’deki son seçimlerde Costa ile yüzde 41,37’lik oy oranına sahip olarak rekor kırsa da yolsuzluk soruşturmalarından, güven eksikliğinden ve ülkedeki siyasi istikrarı bozmasından dolayı büyük zarar gördü.

Seçimlere ilgi göstermeyen Portekizlilerin öncelikli sorunu yolsuzluk, konut ve sağlık

Son olarak 30 Ocak 2022’de seçimin yapıldığı ve yüzde 3,6’lık bir artış olmasına rağmen katılımın sadece yüzde 52 olduğu Portekiz’de, kayıtlı 10,8 milyon seçmenin bu kez de sandığa ilgi göstermesi beklenmiyor.

Portekiz Cumhurbaşkanı Marcelo Rebelo de Sousa da bu soruna dikkati çekerek, “50 yaşına giren bir demokraside, giderek yaşlanan demokrasilerin evrimini takip etmememiz çok önemlidir. Oy verebilen herkesin sandığa gitmesi önemlidir.” çağrısında bulundu.

Anketlere göre Portekizliler son dönemde oldukça gündemde olduğu için yolsuzluk başta olmak üzere, konut, sağlık ve göçmen sorunlarına öncelik gösteriyor.

Siyasetçilerin kamu ihalelerinde komisyon ya da nüfuzunu kullanarak haksız kazanç sağladığına ilişkin iddialar sadece kasım ayında olduğu gibi eski Başbakan Costa’nın özel kalem müdürü ve bir danışmanının da aralarında olduğu 5 kişinin gözaltına alınmasıyla sınırlı kalmamış, geçmişte farklı siyasi partilerdeki belediyelerde de benzer yolsuzluklar gündeme gelmişti.

Ülkedeki en büyük sosyal kriz ise konut sorunu olarak biliniyor.

Özellikle gençleri ve yaşlıları etkileyen konut sorunu yüzünden iki yıldır sürekli sokaklara dökülüp gösteri yapan Portekizliler, son 30 yılın en yüksek seviyesinde olan kira ve ev fiyatlarındaki artışın yanı sıra Lizbon ve Porto gibi büyük şehirlerde oldukça sık kullanılan sadece turistlere yönelik ev kiralanmasına ve boş tutulan dairelere de karşı çıkıyor.

AB ülkeleri arasında asgari ücrete ödediği 886 avro ile 10. sırada olan Portekiz’de büyük şehirlerde sadece bir odanın kirası aylık ortalama 500 avro olarak belirtilirken, idealista.pt emlak sitesine göre ev fiyatlarının da son bir yılda yüzde 26,3 arttığı ifade ediliyor.

Sağlık sektörü de toplum içinde en fazla tartışılan konuların başında gelirken, geç verilen ameliyat tarihleri, uzun bekleme sıraları ve personel yetersizliği sivil toplum kuruluşlarınca eleştiriliyor.

Ekonomik istikrarın bu yıl devam etmesi bekleniyor

Bu arada 2011 yılında yaşadığı ekonomik krizi başarılı bir şekilde atlatan ve ekonomik açıdan istikrarlı bir dönemde olan Portekiz, 2009’dan bu yana ilk defa yüzde 100’ün altına düşürdüğü kamu borç oranını 2023’te gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 98,7’sine kadar çekmeyi başardı.

Mevcut sol iktidarının 2024 yılı bütçesini Meclis’ten rahat bir şekilde geçirmesinden dolayı bu yıl için istikrarını koruması beklenen Portekiz ekonomisi, aynı zamanda uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin yüzde 3 civarında olmasından İspanya, İtalya ve Yunanistan’a göre daha avantajlı konumda bulunuyor.

İstatistiklere göre 2023’te yüzde 2,3’lük ekonomik büyüme kaydeden Portekiz’de, kişi başına düşen milli gelir 25 bin 760 avro, işsizlik oranı ise yüzde 6,5 seviyesinde.

Ülke nüfusunun yüzde 10’una yakını göçmen

Diğer yandan özellikle aşırı sağın söylemlerinde alet ettiği göçmenler konusu da Portekiz’de yavaş yavaş siyasi sorunlar arasında yer almaya başladı.

Son istatistiklere göre Portekiz’de kayıtlı göçmen sayısı, ülke nüfusunun yüzde 10’una yaklaşarak 1 milyonun üzerine çıkarken, 10 yıl öncesine göre iki kata varan artış olması dikkati çekiyor.

Portekiz’de yaşayan Türk nüfusu da benzer şekilde son yıllarda 3 kata yakın bir artışla 1900’ler civarında bulunuyor.

Portekiz-Türkiye ilişkileri

Türkiye ile Portekiz arasında 1843 yılına kadar uzanan siyasi ilişkiler, 1957’den itibaren karşılıklı atamalarla büyükelçilik seviyesine çıkarıldı.

İki ülke arasında şimdiye kadar bir kez, o da 2015 yılında hükümetlerarası zirve yapıldı.

THY, 2012’den bu yana Lizbon-İstanbul arasında günlük seferlere başlarken, mevcut durumda Lizbon’a günde iki olmak üzere haftada 14 ve Porto’ya günde 1 olmak üzere haftada 7 uçuş düzenleniyor.

Meclis’in mevcut dağılımı

Portekiz’de 230 sandalyeli Meclis’in mevcut dağılımı ise şöyle:

PS 120, PSD 77, Chega 12, Liberal Girişim (IL) 8, Sol Blok (BE) 5, Portekiz Komünist Partisi (PCP) 6, Portekiz Doğa ve Hayvan Korumacı Parti (PAN) 1, Özgür 1.

Ipespe adlı şirketin 6 Mart’ta yayınladığı anket sonuçları:

PSD’nin en büyük ortağı olduğu sağ ittifak AD 98, PS 74, Chega 35, IL 9, BE 6, Özgür 4, Üniter Demokratik Koalisyon (CDU) 4.

]]>
https://www.haber60.com.tr/portekiz-erken-secim-icin-pazar-gunu-sandik-basina-gidiyor/feed/ 0
Çevre Bakanı: Kentsel dönüşüm için herkese kapılar açık https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-kentsel-donusum-icin-herkese-kapilar-acik/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-kentsel-donusum-icin-herkese-kapilar-acik/#respond Fri, 08 Mar 2024 03:42:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16863 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Türkiye’nin herhangi bir yerinde, parti ayırt etmeden kentsel dönüşüm yapmak isteyen herkese kapıların sonuna kadar açık olduğunu söyledi.

Özhaseki, Gaziemir ilçesindeki Şehit Piyade Er Mehmet Şanlı Parkı’nda vatandaşlara hitabında, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu, şehirleri, mahalleleri, sokakları depreme dirençli hale getirmek için çırpındıklarını belirtti.

En son 6 Şubat’ta 18 ilin depremlerden etkilendiğini ve buradaki depremzedelere ara ara evlerini teslim ettiklerini vurgulayan Özhaseki, “Onlarla oturup sohbet ettiğimizde öyle bir hikaye anlatıyorlar ki yeminle söylüyorum, hepimiz ağlıyoruz. Ev sahibi de ağlıyor, biz de ağlıyoruz.” dedi.

Birçok yerde konut stokunun çok eski olduğunu ve depreme dayanıksız olduğunu ifade eden Özhaseki, bunların bir an önce yenilenmesi gerektiğini dile getirdi.

Özhaseki, İzmir’de gördüğü en büyük eksikliklerden birinin kentsel dönüşüm olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

“25 senedir bu arkadaşlar burada iktidardalar. ya bir ucundan tutmuş olsalardı emin olun şimdi en az İzmir’in yarısını değiştirmiştik. Ben Ankara’da çırpınıyorum. Buradaki arkadaşlar gayret bile etmiyorlar. Hiç uğraşmıyorlar bile. Bu işlerin formülü var mı? Var. Devlet kocaman bir bütçe ayırıyor bu iş için. Kanunlar çıkarılıyor, bir sürü insan buna gayret ediyor. Ne olur bir ucundan tutun. Bunu yapan arkadaşlarımız da çok. İstanbul’a gidin kentsel dönüşüm yapan yerlere bakın hep AK Partililer. Yapmayan yerlere, en eski yerlere bakın bir de onlar. Ne yazık ki yapmıyorlar.”

“Ne olur gelin kentsel dönüşüm yapalım”

Kentsel dönüşümün formülleri olduğunu ve İstanbul için “Yarısı Bizden” kampanyasını açıkladıklarını hatırlatan Özhaseki, İzmir’de de evini kendisi dönüştürmek isteyenlere 180 ay vadeli faiz oranı yıllık yüzde 8 bazında bir kredi vereceklerini aktardı.

Bakan Özhaseki, şunları kaydetti:

“Bakın biz hazırız. Para da vereceğiz, arazi de vereceğiz. Kiracıların kira parasını da vereceğiz. Hiç sıkıntı yok. Birisi vatandaş, sizler hazırsınız ama arada belediye olması lazım. Belediye gelecek en çöküntü alan yeri hesaplayacak. Diyecek ki ‘şuradan başlatalım’ sonra bizimle vatandaşın arasında aracı olacak. Biz her türlü imkanımızı seferber edeceğiz ve orada kentsel dönüşüm başlayacak. Yapmamız gereken bu. Fakat İzmir’de ne yazık ki daha şu ana kadar bakın daha önce senelerce bakanlık yaptım. Şimdi de 8 aydır bakanım. Bir tek Allah’ın kulu aramadı bizi. ya biz düşman değiliz kardeşim. Ne olur gelin kentsel dönüşüm yapalım. İzmir’imiz riskli şu anda. Bizdeki kayıtlara göre hareketli olan tam 21 fay hattı var. Ne zaman, nereleri yıkıp götürecek? Bilmiyoruz ki ama her birisi her an hareketlenebilir. Fakat arkadaşlarımız ne yazık ki kentsel dönüşüm tarafında zerre miktar dahi adım atmıyorlar.”

Özhaseki, Kayseri’de belediye başkanlığı döneminde 50’den fazla gecekondu mahallesini dönüştürüp, vatandaşları ev sahibi yaptığını anımsatarak, “Bakın açık senet. Türkiye’nin herhangi bir yerinde A partili, B partili, C partili kentsel dönüşüm yapmak istiyorsa, Türkiye’deki deprem riskinden dolayı konutlarınızı dirençli hale getirmek istiyorsa, yeminle söylüyorum kapı sonuna kadar açık. Elimde ne imkan varsa hepsi için kullanacağım söz veriyorum.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-kentsel-donusum-icin-herkese-kapilar-acik/feed/ 0
İmamoğlu’nun kapıyı gösterdiği Burcu Köksal’a bir tepki de Özgür Özel’den https://www.haber60.com.tr/imamoglunun-kapiyi-gosterdigi-burcu-koksala-bir-tepki-de-ozgur-ozelden/ https://www.haber60.com.tr/imamoglunun-kapiyi-gosterdigi-burcu-koksala-bir-tepki-de-ozgur-ozelden/#respond Fri, 08 Mar 2024 01:12:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16749 “Seçildiğimde belediye kapıları DEM Parti hariç her partiye açık olacak” diyen CHP Afyonkarahisar Belediye Başkan Adayı Burcu Köksal’ın sözleri parti içerisinde büyük krize neden oldu. Konuyla bugün sabah saatlerinde bir açıklama yapan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Ya kendine iş bulacak ya başka parti bulacak” diyerek Köksal’a tepki gösterdi. Bu sözlerin yankıları sürerken bir değerlendirmede CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den geldi.

“KAPILARI HERKESE AÇACAKLARINA SÖZ VERECEKLER”

Kütahya mitinginde açıklamalarda bulunan Özel, “CHP’li belediyeler kişilerin dini inancı, mezhebi, etnisitesi, doğduğu yer, ırkı ve yine hangi siyasi görüşe bağlı olduklarına bakılmaksızın belediye hizmetlerini eşit sunacaklarına ve belediyenin kapılarını herkese açacaklarına söz verecekler” ifadelerini kullandı.

İMAMOĞLU KAPIYI GÖSTERDİ

Seçim çalışmaları kapsamında Bakırköy’de vatandaşlara seslenen İmamoğlu da Köksal’ı işaret ederek “Ben CHP’liyim ama bu partiye, bu partililere değil; bu şehrin her insanına hizmet ediyorum. Her siyasi görüşten olan insanına. Öyle ‘Ben belediye başkanı olursam şu partilileri belediyeye almam, şu partiler hariç şunlarla görüşürüm’ diyen ya kendine başka bir iş bulacak ya da başka parti bulacak. Öyle yok. Biz insan ayırt etmeyiz kardeşim. Hani birileri çıkıyor ya ‘vatan haini, terörist.’ Hatırlayın, büyükşehir belediyesi terörist doluydu! Bunu diyenle, bu aynı akıl. Öyle yağma yok” dedi.

BURCU KÖKSAL NE DEMİŞTİ?

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel önceki gün Afyonkarahisar’da Belediye Başkan Adayı ve CHP Grup Başkanvekili Burcu Köksal ile miting düzenlemişti. Burada konuşan Burcu Köksal, “Belediye başkanı olarak seçildiğimde Afyonkarahisar Belediyesi’nin kapıları DEM Parti hariç, bütün siyasi partilere açık olacak. Onlar bunu söyleyemez, AKP’nin adayı bunu söyleyemez. Onlar ancak yaygara koparır, kapalı kapılar ardından pazarlık yaparlar” demişti.

ÖZEL, DURUMU KURTARMAYA ÇALIŞTI

CHP lideri Özgür Özel, daha sonra Uşak’ta düzenlediği mitingde konuya ilişkin açıklama yapmıştı. Özel, “Demin Afyon’dan geldim ve Burcu Başkandan da selam getirdim. Bu sırada Afyon’da konuşurken belediyenin kapılarını ardına kadar açacağız diye söylerken orada bir küçük sürçü lisan oldu, ‘aman başkanım sen düzelt’ dedi. Afyon belediyesinin de, Uşak belediyesinin de seçildikten sonra kapıları ardına kadar tüm siyasi partilere, tüm Uşak ve Afyonlulara açıktır” diyerek durumu kurtarmaya çalışmıştı.

KÖKSAL GERİ ADIM ATMADI

Öte yandan tv100.com yazarı Barış Yarkadaş, Burcu Köksal ile telefonda konuştuğunu duyurmuştu. Yarkadaş, “Burcu Köksal, bana telefonda ‘Ben Belediye Başkanı seçildiğimde, Afyonkarahisar Belediyesi’ni DEM Partlilere yönetmeyeceğim. Ben bir dil sürçmesi sonucu değil, verdiğim söz üzerine konuştu. Ben bu sözü ilk günden beri verdim. Bu sözümün de arkasındayım’ dedi” ifadelerini kullanmıştı.

“AFYONKARAHİSAR’I DEM’LİLERLE VE HÜDA PAR’LILARLA YÖNETMEYECEĞİM”

Köksal daha sonra X hesabındaki paylaşımda Suriyeli sığınmacıları şehirden göndereceğini yazarak, “AKP, ‘Mevcut işçileri çıkaracak, PKK’lıları işe alacak’ diyor. Ben ‘Emeklilere dört ay doğalgaz ve Afjet konusunda destek vereceğim’ diyorum, ‘Belediyeyi DEM’lilerle yönetecek’ diyorlar, ‘Rantsal dönüşüm değil, bedelsiz ev yapacağım’ diyorum. ‘Gizli kapılar ardında DEM’lilerle görüşüyor’ diyorlar. Açık ve net Afyonkarahisar’ı DEM’lilerle ve HÜDA PAR’lılarla yönetmeyeceğim” demişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/imamoglunun-kapiyi-gosterdigi-burcu-koksala-bir-tepki-de-ozgur-ozelden/feed/ 0
İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, Mansur Yavaş’ın açıklamalarına yanıt verdi Açıklaması https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-aksener-mansur-yavasin-aciklamalarina-yanit-verdi-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-aksener-mansur-yavasin-aciklamalarina-yanit-verdi-aciklamasi/#respond Fri, 08 Mar 2024 00:57:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16736 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, cumhurbaşkanı seçiminde kendisine ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na adaylık için yaptığı çağrıda samimi olmadığı yönündeki açıklamalarına ilişkin “Sayın Mansur Yavaş korkusunu, korkaklığını bizim partimize bir operasyon çekerek cesaret örneği haline çevirdi. Bunu çok ayıpladığımı ifade etmek isterim.” diyerek “Milletin talebini kabul etmekten korktu, o cesareti gösteremedi.” şeklinde konuştu.

“CESARETİ İYİ PARTİ’YE GÖREYMİŞ”

Akşener, seçim çalışmaları kapsamında Maltepe’de Mustafa Kemal Atatürk Caddesi’ndeki esnaf ziyaretinde bir gazetecinin, Mansur Yavaş’ın, cumhurbaşkanı seçiminde kendisine ve Ekrem İmamoğlu’na adaylık için yaptığı çağrıda samimi olmadığı yönündeki açıklamalarını hatırlatması üzerine şunları söyledi:

“Sayın Mansur Yavaş korkusunu, korkaklığını bizim partimize bir operasyon çekerek bir cesaret örneği haline çevirdi. Bunu çok ayıpladığımı ifade etmek isterim. Vatandaşın, sizlerin, milletin talebini kabul etmekten korktu, o cesareti gösteremedi, o mücadeleyi veremedi. ‘Ya herrü ya merrü.’ diyemedi, vatandaş için milletimiz için. Bizim partimizin il başkanı, bütün ilçe başkanlarının istifa ettiğini ve kendisiyle çalıştığını, itiraf etti. Yani cesareti İYİ Parti’ye göreymiş, kendisini alkışlıyorum.”

“İMAMOĞLU HAYIR DİYEBİLİR AMA YAVAŞ CHP’Lİ DEĞİL”

Yavaş ve İmamoğlu’nu, cumhurbaşkanı adayı olarak önerdiğini anımsatan Akşener,şunları kaydetti:

“Mansur Yavaş’ı vatandaş istedi, sevdi, her ikisini de aynı. Dolayısıyla bütün anketlerde herkesten üste çıktılar. Adaylığını önerdik. Etik, ahlak vesaire konuşarak korkaklık bastırılamaz. Hadi Sayın İmamoğlu partiliydi, öz partiliydi, diyecek bir şeyim yok. Yani partisinin içinde bir yol yürüme imkanı vardı. Hayır diyebilir, onu anlıyorum. Ama Sayın Mansur Yavaş, Cumhuriyet Halk Partili değil. Nitekim belediyeyi yönetirken de Cumhuriyet Halk Partililerle yönetmedi. Şimdi bu çerçeve içinde bakıldığında bir risk almalıydı. Ben olsam alırdım. Bakın ben bugün partim için siyasi hayatımı koydum. Şimdi böyle bir çerçeve içerisinde ne olacak ben adayım demiş olsaydı. Diyor ki ‘Ben aday olsaydım kazanırdım.’ Evet kazanacaktı. Şimdi döndürüp bütün suçu Meral Akşener’in üstüne atmak korkaklığı gizlemektir.”

“2019’DA ANKARA VE İSTANBUL’UN KAZANILMASINA VESİLE OLAN BİZİZ”

Akşener, bir gazetecinin “Yavaş ve İmamoğlu’ndan desteğini çektiniz.” şeklindeki ifadesi üzerine, destek çekmekle ilgili bir mevzu olmadığını, bunun bu şekilde sorulmasını da doğru bulmadığını, çünkü böyle lanse edilmeye çalışıldığını dile getirdi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ittifakları mecbur bıraktığını ve sonuçta ittifak olduklarını aktaran Akşener, şöyle devam etti:

“2019’da Ankara ve İstanbul’un kazanılmasına vesile olan biziz. Yani bakın biz kazandırdık demeyiz, onlardan vazgeçtik artık ama teklifi götüren biziz. Bu teklifi götürme nedenimiz de şuydu. Kendini muhalif tarif eden seçmen, her seçimde ‘uçuyoruz, kaçıyoruz, kazandık, aştık, kaçtık, uçtuk’ derken seçim sonuçlarında bir şey değişmiyor ve her seferinde yıkılıyor. ‘Bu umudu nasıl canlandırabiliriz, umudu tekrar nasıl tahkim edebiliriz?’ diye yola çıktık ve sonuç itibarıyla gittik CHP’ye teklifte bulunduk. Tamamen seçmen odaklı bir iş olduğu için biz 19 ilçe, 4 de belde alarak o seçim sonuçlarını kapattık. Sonuç itibarıyla bundan şikayetçi olmadık. Yani amaç pazarlık etmek değildi. İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerin alınması demek o seçmenin ‘Biz yapabiliriz.’ umudunu ortaya çıkaracaktı. Nitekim öyle oldu.”

Buradan yola çıkıp anketlere de bakarak daha Altılı Masa kurulmadan önce Kemal Kılıçdaroğlu’na, cumhurbaşkanı adayı olarak Yavaş ve İmamoğlu’nu teklif ettiğini anlatan Akşener, “Velhasılıkelam bu seçimde biz kazanmalıydık. 2019, 2023 için yapılan bir eylemdi, bir sonuçtu. ‘İstanbul’u alan Türkiye’yi alır.’ diyordu Sayın Cumhurbaşkanı, biz de ona inandık. Sonuç olarak İstanbul’u alanın Türkiye’yi alamadığı ortaya çıktı.” değerlendirmesini yaptı.

“BÜYÜK BİR RİSK ALDIK”

Meral Akşener, 31 Mart’taki Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne hür ve müstakil girmeye karar verdiklerini, çünkü ittifak sisteminin seçmene hiçbir faydası olmadığına kanaat getirdiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz büyük bir risk aldık. Tek başımıza sizin karşınıza çıkıyoruz, beyefendilerin karşısına çıkıyoruz. İkna edebilirsek oy alacağız, ikna edemezsek oylarını alamayacağız. Ben bir de üstüne üstlük bugüne kadar hiçbir liderin yapmadığı bir şey yaptım. Var saydık, oy vermediniz. Ben evime döneceğim. Siyasetin s’siyle meşgul olmayacağım. Daha bunun ötesi var mı? Kendimi koymuş durumdayım.”

Akşener, “Daha sonra, keşke aday olsaydım diye pişmanlık duydunuz mu?” sorusunu, “Hayır hiç duymadım. Çünkü benim bütün derdim Türkiye’ydi. Ben hiçbir şey istemedim. Bu ülke için istedim, sizler için istedim.” diye yanıtladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-aksener-mansur-yavasin-aciklamalarina-yanit-verdi-aciklamasi/feed/ 0
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan: ‘Seçime kazanmak için giriyoruz’ https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskani-fatih-erbakan-secime-kazanmak-icin-giriyoruz/ https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskani-fatih-erbakan-secime-kazanmak-icin-giriyoruz/#respond Thu, 07 Mar 2024 23:42:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16684 Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Malatya mitinginde sarf ettiği “Kendileri kazanmak için değil, bize kaybettirmek için çalışan partiler ortaya çıktı” cümlesine “Yeniden Refah Partisi, hiç kimseye kazandırmak veya kaybettirmek için seçime girmiyor. Her yerde kendimiz kazanmak için seçime giriyoruz” yanıtını verdi.

“TÜM KESİMLERDEN PARTİMİZE YOĞUN İLGİ VAR”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Gaziantep’te partisinin il başkanlığında basın toplantısı düzenledi. 31 Mart seçimlerine sayılı günler kala çalışmalarını sürdürdüklerini ve her ilde projelerini açıklayarak yola devam ettiklerini ifade eden Erbakan, her kesimin Yeniden Refah Partisi’ne ilgi gösterdiğini söyledi. Türkiye’nin her köşesinden müjdeli haberler geldiğini aktaran Erbakan, bunun en önemli ispatının partisindeki üye sayılarındaki artış olduğunu belirtti.

“GÜNDE 2500 ÜYE KAYDI YAPIYORUZ”

Erbakan, “Birbirinden değerli ve dürüst adaylarla seçimleri kazanmak üzere yola çıktık. Pek çok yerde de Allah’a şükürler olsun ki seçimlerin favori partisiyiz. Türkiye’nin hemen her yerinde düzenlediğimiz programlarda görüyoruz ki milletimiz, ‘Yeniden Refah’ diyor. Meydanlara bakınca ‘Yeniden Refah’ diyor. Bütün bu çalışmalar, 31 Mart’ta partimizin zaferini müjdeliyor. Şu anda Türkiye’nin her köşesinden gelen müjdeli haberler de Yeniden Refah Partimizin yükselişini haber veriyor. Bugün bizim dışımızdaki anket firmaları, analistler, gazeteciler bunların hepsi, Yeniden Refah Partisi’nin dip dalgasından söz ediyor. Bunun en önemli ispatı, partimizin üye sayılarındaki muazzam artış. 6 ayda 265 binden 460 bine üye sayımızı getirdik. Bu yüzde 80 büyüme demektir. Başka bir siyasi partiye nasip olmayacak muazzam bir büyüme bu. Şu anda üye kayıt hızına dahi yetişemiyoruz. Günde 2500 üye kaydı yapıyoruz. Uzun yıllardır siyasi partiler, kötünün iyisini tercih etmeye milletimizi mecbur bıraktılar. Ahlaklı belediyecilik anlayışını milletimizin önüne koyamadılar. Rantçı belediyecilikten, heykelci belediyecilikten, örgütçü belediyecilikten milletimiz bıktı, usandı. Partimizin büyümesindeki bir diğer önemli konuda Türkiye’nin her tarafında olan ekonomik sıkıntılardır. Milletimiz geçinememekten şikayet ediyor. Milli Görüş’ün ekonomi politikası uygulanmadığı için, üzülerek ifade ediyorum ki borç, faiz, zam ekonomisi aynı şekilde devam ettiği için bugün dar gelirli milyonlar, maalesef inim inim inliyor.”

“HER PARTİ, İSTEDİĞİ SEÇİM BÖLGESİNDEN SEÇİME GİRER”

Erbakan, Yeniden Refah Partisi’nin aday çıkarmasına ilişkin de “Yeniden Refah Partisi, hiç kimseye kazandırmak veya kaybettirmek için seçime girmiyor. Her yerde kendimiz kazanmak için seçime giriyoruz. Diğer tüm partiler de böyledir. Bu mantıkla giderseniz; o zaman İstanbul’da DEM Parti, AK Parti’ye kazandırmak için seçime giriyor. Çünkü DEM Parti’nin alacağı oylar, İmamoğlu’ndan gidecek. Eğer öyleyse DEM Parti, seçime girmesin mi? Eğer girerse AK Parti’ye kazandıracak. Aynı durum İYİ Parti için de söz konusu. O zaman daha önce de belirttiğim gibi seçimlerden önce bir kurum anket yapsın. En yüksek oy alan 2 partiyi belirlesin ve seçime onlar girsin. Çünkü onların dışındaki herkes birine kazandırmak için yola çıkacak. Böyle demokrasi olur mu? Böyle seçim olur mu? Seçime girme hakkı olan her parti, istediği seçim bölgesinden seçime girer. Böyle bir yaklaşım partilere ve seçmene karşı uygun bir yaklaşım değildir. Ahlaklı belediyeciliği yeniden hakim kılmak için seçime giriyoruz” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskani-fatih-erbakan-secime-kazanmak-icin-giriyoruz/feed/ 0
Tarım ve Orman Bakanı: Gıda ihracatını 2023’te 40 milyar dolara çıkaracağız https://www.haber60.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-gida-ihracatini-2023te-40-milyar-dolara-cikaracagiz/ https://www.haber60.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-gida-ihracatini-2023te-40-milyar-dolara-cikaracagiz/#respond Thu, 07 Mar 2024 21:27:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16577 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “2023 senesinde gıda ihracatı 31 milyar dolardı, biz bunu 35 milyar dolarlara, 40 milyar dolarlara çıkaracağız.” dedi.

Yumaklı, çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere geldiği Çankırı’da Kızılırmak ilçesini ziyaret etti.

Burada Vali Mustafa Fırat Taşolar tarafından karşılanan Yumaklı, daha sonra Kızılırmak AK Parti Seçim Ofisi’nde partililerle bir araya geldi.

Bakan Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, mayıs ayındaki seçimlerden sonra Türkiye’nin çok önemli bir virajı aştığını söyledi.

Milletin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Türkiye Yüzyılı inşası için icazet verdiğini belirten Yumaklı, “Sayın Cumhurbaşkanımızın o akşamki balkon konuşmasını hatırlayanlar bilir. Orada belki ikinci ya da üçüncü dakikadan sonra 31 Mart’ı söylemişti. Neden söyledi bunu? Çünkü Türkiye Yüzyılı’nın inşası için güçlü olmakla alakalı bir tahayyülümüz var. Ne demek istiyorum? İlçelerde güçlü olacağız, illerde güçlü olacağız, hükümet olarak güçlü olacağız, hep beraber Türkiye Yüzyılı’nı hem ülke genelinde hem de onların özelinde şehirlerde inşallah inşa edeceğiz, inşa etmeye de devam edeceğiz.” diye konuştu.

Tarım ve Orman Bakanlığı uhdesindeki konularda yoğun çalışmalar yaptıklarını, devrim niteliğinde kanun değişiklikleri ve uygulamalarda değişiklikler yaptıklarını dile getiren Yumaklı, şöyle devam etti:

“Mesela Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıt olmakla alakalı problemler vardı, bir bölümü itibarıyla çözdük. ya da kullanılmayan arazilerle alakalı birtakım şeyler vardı onları da yine hayata geçirdik. Peyderpey ve en önemlisi de üretim planlamasını Allah nasip ederse eylülden itibaren uygulamaya başlayacağız. Buradaki amacımız Türkiye’de hangi ürün nerede daha iyi üretilebilir ve bütün toplamda hem üretici için hem de tüketici için faydalı ortam oluşmuş olur. Aynı zamanda hem kendi halkımızın, vatandaşımızın gıda ihtiyacını karşılarken öbür taraftan da ihracatımızı artıralım, ülkemize bu çiftçimiz sadece kendi ihtiyacımız için değil ihracat yoluyla ülkemize döviz kazandırma yolunda da şu ana kadarki performansı üst seviyeye taşısın. 2023 senesinde gıda ihracatı 31 milyar dolardı biz bunu 35 milyar dolarlara, 40 milyar dolarlara çıkaracağız.”

Yapılan çalışmaları belediyelerle birlikte ister ilçede ister ilde el ele, kol kola yapabileceklerinin altını çizen Yumaklı, “Sizler de biliyorsunuz ki yapıyormuş gibi yapan, verdiği sözlerin hiçbir gerçekliği olmayan bir anlayışla, söz verdiğini yapan bunun için uğraşan, didinen, gayret sarf eden iki anlayışın aslında karşılaştırması bu. Burada bizim vatandaşımız hiçbir zaman için kendini tavlamaya dönük konulara prim vermedi. Bundan sonra da vermeyecek. Çünkü hakikaten vatandaşı hafife alan, önü başı nasıl bir hesaplamaya dahil olduğu belli olmayan konular gündeme getirilmesi iyi niyetli değildir, bizim milletimiz de bunları bu şekliyle görmüş oldu.” ifadesini kullandı.

Geçen sene rekoltenin iyi olduğuna dikkati çeken Yumaklı, “Geçtiğimiz sene Toprak Mahsulleri Ofisi bütün Türkiye’de yaklaşık 13 milyon tona yakın ürün aldı.” bilgisini paylaştı.

Kızılırmak ilçesine özel IMI grubu çeltik projesiyle ilgili destekleme yapıldığını aktaran Yumaklı, ekim döneminden önce çeltik tohumu dağıtımı yapacaklarını, kıraç alanlarda kullanılmak üzere yağlık ayçiçeği, nohut ve mercimek tohumu dağıtımı yapacaklarını belirtti.

Yumaklı, Kızılırmak sahil sulama sahası içerisinde kanal yenileme projesiyle ilgili de projenin bitirilerek yatırım planına alındığını sözlerine ekledi.

Bakan Yumaklı, yerel seçimlerde AK Parti Kızılırmak Belediye Başkan adayı Mehmet Bulut’un üst sıralarda yer alması için partililerden çok çalışmalarını istedi.

Programa, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ve AK Parti İl Başkanı Koray Erdoğan ile partililer katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tarim-ve-orman-bakani-gida-ihracatini-2023te-40-milyar-dolara-cikaracagiz/feed/ 0
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu eleştirdi https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-ibb-baskani-ekrem-imamoglunu-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-ibb-baskani-ekrem-imamoglunu-elestirdi/#respond Thu, 07 Mar 2024 04:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16451 Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu eleştirerek, “Şu 5 yılda İstanbul’u yöneten belediye başkanının durumunu hep beraber gördük. İstanbul’da sel olduğunda Bodrum’daki tatilini bir saatliğine kesip tekrar gidebilen birisi. İstanbul için dertlenen biri değil maalesef. Kar yağdığında nerede yakalandığını hep beraber gördünüz. ‘Ben tatilden çok hoşlanırım, tatil bana yakışıyor.’ der. Dolayısıyla böyle bir belediye başkanı İstanbul’a yakışmaz.” dedi.

AK Parti İstanbul İl Binası’nda düzenlenen Okul Sorumluları Buluşması’nda konuşan Tunç, 31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde vatandaşların belediyecilik için AK Parti’yi tercih edeceğine inandığını ifade ederek, “Gerçek belediyecilik noktasında ara verenler de inşallah 31 Mart tarihinde gerçek belediyecilik uygulamalarını ilçelerinde ve İstanbul’da başlatacaklar.” diye konuştu.

“Yeniden İstanbul” ve “Sadece İstanbul” sloganlarının kullanıldığını anımsatan Tunç, “Özlenen bir İstanbul var demek ki. O nedenle ‘Yeniden İstanbul’un İstanbul için önemli bir slogan olduğunu görüyoruz. ‘Sadece İstanbul’, o da sadece İstanbul’u düşünen bir büyükşehir belediye başkanımız İstanbul’daki 5 yıllık kesintiyi, kayıp dönemi telafi edecek, yeni dönem başlayacak inşallah.” değerlendirmesinde bulundu.

Sandıklara sahip çıkmaları gerektiğini ve atılan oyların milletin emaneti olduğunu vurgulayan Tunç, sözlerine şöyle devam etti:

“Önceki seçimlerde yaşadık. Özellikle sandıklar belki sayılmış olsaydı 13 bin fark kapanmış olacaktı. 13 bin fark İstanbul için çok büyük bir fark değil. Her sandıktan 2-3 oy zayi olduğunda bu farkın büyükşehir belediye başkanlığı seçiminin kaybedilmesine kadar varan bir olumsuz tabloya maalesef ulaştığını da önceki seçimde gördük. O nedenle bu seçimde daha dikkatliyiz. Gerçek belediyeciliği İstanbul’da ve tüm ilçelerde başlatacağız. Gerçek belediyecilik AK Parti’dir.” ifadelerini kullandı.

Bakan Tunç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 1994 yılında İBB Başkanı seçilmesinin ardından İstanbul’u “kronikleşmiş ve çözülemeyen” denilen tüm sorunlarından kurtardığını vurguladı.

Belediyecilik başarısının Anadolu’ya yayıldığını ve milletin teşvikleriyle AK Parti’nin kurulduğunu kaydeden Tunç, şunları söyledi:

“AK Parti’nin doğuşu gerçek belediyecilikten gelir. AK Parti’miz birkaç kişinin cumhurbaşkanımızla birlikte masa başında, ‘Hadi arkadaşlar, bir parti kuralım. Millete gidelim, oy isteyelim. ve millet de belki bizi iktidara getirir.’ şeklinde siyaset mühendisliği yapılarak kurulmuş bir parti değil. AK Parti İstanbul’daki başarı ve gerçek belediyecilik nedeniyle milletin talebiyle kurulmuş, milletin adeta teşviki ve zorlamasıyla kurulmuş bir parti. Dolayısıyla ‘Gerçek belediyecilik’ AK Parti’dir.”

Ekonomik ve hizmet anlamındaki başarıların ardından vesayetçi ve darbeci sistemin 367 krizini çıkardığını belirten Tunç, “Sonraki süreçte de kapatma davası, 2012’de MİT krizi, Gezi olayları, ardından terörü azdırdılar, hendekler kazdılar ve son olarak15 Temmuz darbe girişimi ile karşılaştık.” dedi.

AK Parti’nin iktidara gelmesinin üzerinden 22 yıl geçtiğini, Türk demokrasi tarihinde böyle bir örneğin olmadığını kaydeden Tunç, bunun sebebinin ‘önce insan’ demelerinden geçtiğini belirtti.

İktidarları döneminde yapılan hizmetlere değinerek vesayetçi sistemi ortadan kaldıracak, darbelerin önüne geçecek birçok düzenleme yaptıklarını anlatan Bakan Tunç, sözlerine şöyle devam etti:

“Tüm bu değişiklikler sessiz devrim, sessiz reformlardı. Anayasamızdaki çok sayıdaki değişiklik tabii ki yeknesaklığı da bozdu. Şimdi yapılacak iş yeni bir anayasa. Demokratik, sivil, katılımcı ve kuşatıcı herkesin temel hak ve özgürlüklerini ele alan, devletin görevlerini belirleyen yeni bir anayasayı inşallah 28’inci dönem parlamentosunda bir uzlaşma sağlanarak bunu da gerçekleştiririz ve Türkiye Yüzyılı’na başlarken inşallah bu da bu dönemde gerçekleşir. Bu yönde de yoğun bir çabamız var.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tüm illerde mitingler yaptığını, ortada hiçbir muhalefet liderinin olmadığını kaydeden Tunç, şöyle konuştu:

“Muhalefet nerede? 14-28 Mayıs’ta bunların bir ittifakı vardı. Cumhurbaşkanı adayları vardı. Cumhurbaşkanı adaylarını şimdi partilerinin başına bile layık görmediler, birbirlerine düştüler. Her partinin başkanı cumhurbaşkanı yardımcısı olacaktı. Ne oldu şimdi? Bir anda dağıldılar. Birbirini eleştirmeye başladılar. Bunlar iktidar olsaydı acaba iktidarı nasıl paylaşacaklardı? Millet bunları gördü. Dolayısıyla onların partilerine artık milletimizin bir güveni söz konusu değil. O nedenle miting yapamadıkları için meydanlar sadece Recep Tayyip Erdoğan’a, AK Parti’ye, Cumhur İttifakı’na kaldı. İstanbul’da 5 yıllık bir ara dönem, kesinti oldu gerçek belediyecilikte. ve ‘Yeniden İstanbul’, ‘Sadece İstanbul’ diyerek Murat Kurum başkanımızla inşallah İstanbul’da yeni bir dönem başlayacak.”

Kurum’un Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olduğu dönemde gece gündüz çalıştığını anlatan Tunç, şöyle devam etti:

“İstanbul’a çok şey katacaktır, çalışkanlığıyla, enerjisiyle, gençliğiyle hiç durmadan İstanbul için çalışacaktır. İstanbul için çok büyük bir fırsat. Sadece AK Partili seçmenler değil, Cumhur İttifakı’na destek verenler değil, başka partilerden de Murat Kurum’a yoğun bir destek olacağına inanıyoruz. Şu 5 yılda İstanbul’u yöneten belediye başkanının durumunu hep beraber gördük. İstanbul’da sel olduğunda Bodrum’daki tatilini bir saatliğine kesip tekrar gidebilen birisi. İstanbul için dertlenen biri değil maalesef. Kar yağdığında nerede yakalandığını hep beraber gördünüz. Ne konuşuyordun büyükelçiyle? İnsanlar yollarda donmak üzere, sen orada balıkçı keyfindesin. Kiminle? Partiden birileriyle mi, genel başkanınla İstanbul’un acaba kar mücadelesini nasıl yaparız diye bir istişarede misin? Yok. İngiliz Büyükelçisi’yle. Sırası mı şimdi? Elazığ’da deprem olur. Erzurum’daki kayak keyfini kesmez. ‘Ben tatilden çok hoşlanırım tatil bana yakışıyor.’ der. Dolayısıyla böyle bir belediye başkanı İstanbul’a yakışmaz.”

Okul sorumlularına sandıklara sahip çıkmaları çağrısında bulunan Bakan Tunç, “Türkiye’nin seçimleri dünyaya örnek seçimlerdir. Şu anda oy kullanacağımız seçmenleri, sandığımızda kimler var, komşularımız kim şeffaf bir şekilde YSK’nın sitesinde görebiliyoruz. Seçim sonuçlandığında da o ıslak imzalı tutanaklar YSK sitesinde hangi sandıkta kaç oy, hangi parti almış hepsi yayınlanıyor ve siyasi partilerde bunların tutanakları veriliyor. Dolayısıyla Türkiye’nin seçimleri en güvenli seçimler. Hem siyasi partilerimizin gözetiminde, yargının gözetiminde, denetiminde. Burada bizim yapacağımız iş milletin iradesine sahip çıkmak.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/adalet-bakani-yilmaz-tunc-ibb-baskani-ekrem-imamoglunu-elestirdi/feed/ 0
CHP, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday göstermediği için 7 ilde sandık görevlisi bulunduramayacak https://www.haber60.com.tr/chp-2023-cumhurbaskanligi-secimlerinde-aday-gostermedigi-icin-7-ilde-sandik-gorevlisi-bulunduramayacak-2/ https://www.haber60.com.tr/chp-2023-cumhurbaskanligi-secimlerinde-aday-gostermedigi-icin-7-ilde-sandik-gorevlisi-bulunduramayacak-2/#respond Thu, 07 Mar 2024 00:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16292 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday göstermediği için hem 2024 yerel seçimlerinde hem de 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 7 ilde sandık görevlisi bulunduramayacak.

CHP Genel Başkan Yardımcıları Burhanettin Bulut, Gül Çiftçi ve Volkan Demir, gazetecilerle bir araya gelerek soruları cevapladı. Parti içi çekişmelere yönelik değerlendirmede bulunan Burhanettin Bulut, seçim döneminde yapılan eleştirilerin bazılarının parti içi kötülük olduğunu ve iyi niyet taşımadığını söyledi.

“Daha çok belediye alacağımızı görüyoruz”

CHP’nin 31 Mart Yerel Seçimleri hedefine ilişkin de Bulut, “11 büyükşehirin devam etmesine ilişkin hem inancımız var hem de çalışmalarımız devam ediyor. Bursa, Manisa, Kırklareli, Malatya, Balıkkesir’den sürpriz bekliyoruz. Bu seçimlerde geçmiş seçimlerle mukayese edildiğinde daha çok belediye alacağımızı görüyoruz” dedi.

“Bazı arkadaşlarımızın yaptığı parti içi muhalefet değil, parti içi kötülük”

Son günlerde CHP’de parti içi siyasi çekişme yaşandığı iddialarına ilişkin Bulut, “Kurultay süreçlerinden sonra bu tür tartışmalar olur. CHP’yi diğer partilerden farklı kılan da bu. Parti içinde çok sesliliğe her zaman önem vermiş ve bu konuda geçmiş dönemlerde de şiddetli tartışmaların olduğu bir parti olmuştur CHP. Belki de bu geleneği, bu özelliği bu kadar uzun süredir partiyi ayakta ve dinamik tutan olgu. Bugün de benzer şekilde fikirler ve ifadeler var. Ama dikkat edin farklı fikirler ifade edenler neredeyse trolleşmiş durumdalar. Parti içi muhalefet bazen faydalı olabiliyor. Ama şu anda seçim dönemine girilmiş bir süreçte bazı arkadaşlarımızın yaptığı parti içi muhalefet değil, parti içi kötülük. Bunu CHP’ye de değil, aslında memlekete bu kötülüğü yapıyorlar. Yakın zamanda yine böyle birkaç isim sosyal medya üzerinden akla ziyan iftiralar attılar ve bunun iftira olduğu belli olmasına rağmen bunu devam ettirdiler” diye konuştu.

CHP’nin bazı illerde sandık görevlisi olmayacak

2023 Genel Seçimleri’nde CHP’nin seçime katılmadığı iller olduğu için yerel seçimlerde de bazı illerde sandık görevlisi olmayacağını söyleyen Gül Çiftçi ise, “İYİ Parti’ye bıraktığımız, İYİ Parti’yi desteklediğimiz illerde, Seçim Kanunu gereği biz oralarda seçmen sandık görevlisi veremiyoruz. Ancak oraları müşahit gözüyle takip edeceğiz. Aksaray, Bayburt, Bitlis, Çankırı, Gümüşhane, Muş ve Yozgat illerine sandık görevlisi veremedik. Hatta bir sonraki seçimde de veremeyeceğiz. Buralarda müşahit yoluyla ve avukat örgütlenmesi yoluyla süreci takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“İkinci ya da üçüncü reklam filminde çok yüksek ihtimalle Lütfü Bey’i görmeyeceksiniz”

CHP’nin Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayı Lütfü Savaş’ın reklam filmlerinde yer almamasına yönelik açıklama yapan Çiftçi, “Lütfü Bey’in kendi talebi, bizim de anlayışla karşıladığımız bir durum var. Kendisi müzikli bir reklam filminde oynamak istemiyor. Yani müzikli siyasi bir çalışma yapmak istemiyor. Çünkü orada yeni bir yaşam kuruluyor. Acılar çok taze ve derin. Bu sebeple ikinci ya da üçüncü reklam filminde çok yüksek ihtimalle Lütfü Bey’i görmeyeceksiniz” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-2023-cumhurbaskanligi-secimlerinde-aday-gostermedigi-icin-7-ilde-sandik-gorevlisi-bulunduramayacak-2/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Bulut: Parti içi muhalefet değil, parti içi kötülük yapıyorlar https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-bulut-parti-ici-muhalefet-degil-parti-ici-kotuluk-yapiyorlar/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-bulut-parti-ici-muhalefet-degil-parti-ici-kotuluk-yapiyorlar/#respond Thu, 07 Mar 2024 00:06:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16255 CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, “Şu anda hele hele seçim dönemine girilmiş bir süreçte bazı arkadaşlarımızın yaptığı parti içi muhalefet değil, parti içi kötülük. CHP’ye değil, aslında memlekete bu kötülüğü yapıyorlar.” dedi.

CHP genel başkan yardımcıları Burhanettin Bulut, Gül Çiftçi ve Volkan Demir, parti genel merkezinde basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Gazetecilerin mahalli idareler seçim sürecine ilişkin sorularını yanıtlayan Bulut, bir aylık çalışma sonucu bir reklam ajansıyla anlaştıklarını, seçim kampanyasına tüm partilerden önce başladıklarını söyledi.

Gergin bir toplum yaratan iktidara karşı bir sığınma limanı oluşturmayı hedeflediklerini ifade eden Bulut, dinamik bir seçim süreci yürüttüklerini, geçmiş dönemlere göre daha fazla anket yaptıklarını, miting ve ziyaretlerin bu anketlere göre şekillendiğini anlattı.

“Bu seçimlerde geçmiş seçimlerle mukayese edildiğinde daha çok belediye alacağımızı görüyoruz. Anket sonuçlarından bu ortaya çıkıyor.” diyen Bulut, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin partileri ittifaka zorladığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Eğer siz muhalefeti bütünleştiremezsiniz 50+1 bloğu oluşturmuş bir yapıya karşı başarılı olma şansınız yok. O zaman taban harekete geçiyor ve belki de genel seçimlerde oy verdiği partiler dışında, yerel seçimlerde bu bloğa karşı başka bir aday üzerinde uzlaşıyor. Biz isteriz ki uzlaşı CHP üzerinde olsun. Bu konuda üzerimize düşen her türlü çabayı sarf ediyoruz.”

“Önemli olan partinin kendisidir”

Bulut, partisinde aday belirleme sürecinin oldukça sorunsuz geçtiğini belirtti.

Parti içi tartışmalara ilişkin soruyu da yanıtlayan Bulut, kurultay süreçlerinden sonra bu tür tartışmaların olağan olduğunu söyledi.

CHP’nin parti içinde çok sesliliğe her zaman önem verdiğini dile getiren Bulut, şöyle devam etti:

“Belki de bu geleneği, yapısı ve özelliği, bu kadar uzun süredir partiyi ayakta tutan, dinamik tutan olgu oldu. Bugün de benzer şekilde farklı fikirler ifade edenler var. Ama dikkat edin farklı fikirler ifade edenler neredeyse trolleşmiş durumdalar. Şu anda hele hele seçim dönemine girilmiş bir süreçte bazı arkadaşlarımızın yaptığı parti içi muhalefet değil, parti içi kötülük. CHP’ye değil, aslında memlekete bu kötülüğü yapıyorlar. Yakın zamanda yine böyle birkaç isim sosyal medya üzerinden akla ziyan iftiralar attılar. Bunun iftira olduğu belli olmasına rağmen bunu devam ettirdiler. Bunun kimseye faydası yok. Bunun kendilerine de faydası yok.”

“Gayet uyumlu bir çalışmamız var”

Bulut, “partisinin bölüneceği” iddiasına ilişkin soruya, “Böyle bir şey yok, böyle bir şeyin emaresi de yok. Ekrem İmamoğlu ile ya da diğer belediye başkanlarımız ile gayet uyumlu bir çalışmamız var. Şu güne kadar da bu seçim sathında en küçük bir tartışma, fikir ayrılığı olmadı.” karşılığını verdi.

CHP’den istifa edenlerin büyük çoğunluğunun yaptığı yanlışı 1 Nisan’da fark edeceklerine inancını dile getiren Bulut, “Umarım herhangi bir ilçenin kaybına vesile olmazlar. Ama gördüğümüz, toplum onlara itibar göstermiyor. Bu arkadaşlarımızın büyük çoğunluğu bulundukları konumları, itibarları bu parti üzerinden almış isimlerdir. Eğer ısrarla aday olmaya devam ederlerse yazık, finalleri kötü olacak.” dedi.

“Sandık görevlilerini doğru tespit etmeye çalıştık”

Gül Çiftçi de sandık güvenliğini sağlamak için yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Toplam 55 bin 998 seçmene hitap eden 483 seçim çevresinde seçmen kütüğüne itiraz ettiklerini belirten Çiftçi, itirazlar sonucu 7 bin 380 seçmenin adres kaydının eski yerine döndüğünü dile getirdi.

Çiftçi, 2023’teki genel seçimlerde İYİ Partinin adayını destekledikleri için seçime katılmadıkları şehirler olduğunu, bu nedenle Seçim Kanunu gereği Aksaray, Bayburt, Bitlis, Çankırı, Gümüşhane, Muş ve Yozgat’ta sandık görevlisi bulunduramayacaklarını kaydederek, “Buralarda müşahit ve avukat örgütlenmesi yoluyla süreci takip edeceğiz.” diye konuştu.

Sivil toplum kuruluşlarından ve yaklaşık 16 bin 500 avukattan sandık güvenliği konusunda destek alacaklarını bildiren Çiftçi, seçime kadar her sandık görevlisinin 2 defa eğitime, 1 defa da teste tabii tutularak belirleneceğini anlattı.

“Herhangi bir seçimde sandık görevlisi yazılıp da görevine gelmeyen kişilerin hepsini kara listeye aldık ve onların atamasına izin vermedik.” diyen Çiftçi, Yüksek Seçim Kurulu verisi, ilçe başkanlığı verisi ve bilişim verisi alınarak 3 yollu bir seçim takip sistemi kullanacaklarını ve seçim güvenliğini çok kapsamlı ele alacaklarını bildirdi.

Çiftçi, “Sandıktan alınan sonuçların kamuoyuyla paylaşılıp paylaşılmayacağı” sorusu üzerine bu konuyu MYK’de karara bağlayacaklarını söyledi.

İtiraz süreçlerine ilişkin de çalışma yaptıklarını anlatan Çiftçi, “Seçim günü CHP için çalışacak avukat meslektaşlarımıza bir örnek itiraz dilekçeleri kitapçığı hazırladık. Sandık başında itiraz edebileceği bütün konulara ilişkin ellerinde birer örnek dilekçe olacak.” bilgisini verdi.

Çiftçi, CHP’nin 2. ve 3. reklam filmlerinde Lütfü Savaş’ın yer almadığını, Hatay’da depremin ardından yaşanan hassasiyet dolayısıyla Savaş’ın coşkulu bir seçim kampanyası yürütmeyeceğini ifade etti.

İsrail ile ticaret

CHP Genel Başkan Yardımcısı Volkan Demir de Türkiye ile İsrail arasındaki ticari ilişkilerde bir düşüş yaşanıp yaşanmadığına ilişkin soruyu yanıtladı.

Ticaret gemilerine ilişkin verileri takip ettiklerini dile getiren Demir, Ticaret Bakanlığının veri paylaşımında şeffaf davranmadığını öne sürdü.

Demir, Filistin’de çok büyük bir insanlık dramı yaşandığını, Türkiye’nin İsrail’e yönelik bir ambargo yaptığını düşünmediğini kaydetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-bulut-parti-ici-muhalefet-degil-parti-ici-kotuluk-yapiyorlar/feed/ 0
CHP, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday göstermediği için 7 ilde sandık görevlisi bulunduramayacak https://www.haber60.com.tr/chp-2023-cumhurbaskanligi-secimlerinde-aday-gostermedigi-icin-7-ilde-sandik-gorevlisi-bulunduramayacak/ https://www.haber60.com.tr/chp-2023-cumhurbaskanligi-secimlerinde-aday-gostermedigi-icin-7-ilde-sandik-gorevlisi-bulunduramayacak/#respond Wed, 06 Mar 2024 23:27:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16219 Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday göstermediği için hem 2024 yerel seçimlerinde hem de 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 7 ilde sandık görevlisi bulunduramayacak.

CHP Genel Başkan Yardımcıları Burhanettin Bulut, Gül Çiftçi ve Volkan Demir, gazetecilerle bir araya gelerek soruları cevapladı. Parti içi çekişmelere yönelik değerlendirmede bulunan Burhanettin Bulut, seçim döneminde yapılan eleştirilerin bazılarının parti içi kötülük olduğunu ve iyi niyet taşımadığını söyledi.

“Daha çok belediye alacağımızı görüyoruz”

CHP’nin 31 Mart Yerel Seçimleri hedefine ilişkin de Bulut, “11 büyükşehirin devam etmesine ilişkin hem inancımız var hem de çalışmalarımız devam ediyor. Bursa, Manisa, Kırklareli, Malatya, Balıkkesir’den sürpriz bekliyoruz. Bu seçimlerde geçmiş seçimlerle mukayese edildiğinde daha çok belediye alacağımızı görüyoruz” dedi.

“Bazı arkadaşlarımızın yaptığı parti içi muhalefet değil, parti içi kötülük”

Son günlerde CHP’de parti içi siyasi çekişme yaşandığı iddialarına ilişkin Bulut, “Kurultay süreçlerinden sonra bu tür tartışmalar olur. CHP’yi diğer partilerden farklı kılan da bu. Parti içinde çok sesliliğe her zaman önem vermiş ve bu konuda geçmiş dönemlerde de şiddetli tartışmaların olduğu bir parti olmuştur CHP. Belki de bu geleneği, bu özelliği bu kadar uzun süredir partiyi ayakta ve dinamik tutan olgu. Bugün de benzer şekilde fikirler ve ifadeler var. Ama dikkat edin farklı fikirler ifade edenler neredeyse trolleşmiş durumdalar. Parti içi muhalefet bazen faydalı olabiliyor. Ama şu anda seçim dönemine girilmiş bir süreçte bazı arkadaşlarımızın yaptığı parti içi muhalefet değil, parti içi kötülük. Bunu CHP’ye de değil, aslında memlekete bu kötülüğü yapıyorlar. Yakın zamanda yine böyle birkaç isim sosyal medya üzerinden akla ziyan iftiralar attılar ve bunun iftira olduğu belli olmasına rağmen bunu devam ettirdiler” diye konuştu.

CHP’nin bazı illerde sandık görevlisi olmayacak

2023 Genel Seçimleri’nde CHP’nin seçime katılmadığı iller olduğu için yerel seçimlerde de bazı illerde sandık görevlisi olmayacağını söyleyen Gül Çiftçi ise, “İYİ Parti’ye bıraktığımız, İYİ Parti’yi desteklediğimiz illerde, Seçim Kanunu gereği biz oralarda seçmen sandık görevlisi veremiyoruz. Ancak oraları müşahit gözüyle takip edeceğiz. Aksaray, Bayburt, Bitlis, Çankırı, Gümüşhane, Muş ve Yozgat illerine sandık görevlisi veremedik. Hatta bir sonraki seçimde de veremeyeceğiz. Buralarda müşahit yoluyla ve avukat örgütlenmesi yoluyla süreci takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“İkinci ya da üçüncü reklam filminde çok yüksek ihtimalle Lütfü Bey’i görmeyeceksiniz”

CHP’nin Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayı Lütfü Savaş’ın reklam filmlerinde yer almamasına yönelik açıklama yapan Çiftçi, “Lütfü Bey’in kendi talebi, bizim de anlayışla karşıladığımız bir durum var. Kendisi müzikli bir reklam filminde oynamak istemiyor. Yani müzikli siyasi bir çalışma yapmak istemiyor. Çünkü orada yeni bir yaşam kuruluyor. Acılar çok taze ve derin. Bu sebeple ikinci ya da üçüncü reklam filminde çok yüksek ihtimalle Lütfü Bey’i görmeyeceksiniz” dedi. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-2023-cumhurbaskanligi-secimlerinde-aday-gostermedigi-icin-7-ilde-sandik-gorevlisi-bulunduramayacak/feed/ 0
CHP Bodrum Belediye Başkan Adayı Tamer Mandalinci Seçim Çalışmalarını Sürdürüyor https://www.haber60.com.tr/chp-bodrum-belediye-baskan-adayi-tamer-mandalinci-secim-calismalarini-surduruyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-bodrum-belediye-baskan-adayi-tamer-mandalinci-secim-calismalarini-surduruyor/#respond Wed, 06 Mar 2024 22:06:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16154 Cumhuriyet Halk Partisi Bodrum Belediye Başkan Adayı Tamer Mandalinci, Atatürk’ün gençliğe hitabesine atıfta bulunarak, “Atamın bana vermiş olduğu vazifeyi en iyi şekilde yerine getirmek için, canımla, kanımla, dişimle çalışıyorum, parti örgütümle beraber sahada sıkılmadık el, çalınmadık kapı bırakmıyorum” dedi.

CHP Bodrum Belediye Başkan adayı Tamer Mandalinci, seçim çalışmaları kapsamında Yalıkavak’ta pazar yerini ve sanayi sitesini ziyaret ettikten sonra Yalıkavak Seçim Ofisi’nin açılışını gerçekleştirdi. Başkan adayı Tamer Mandalinici’ye ziyaret ve açılışlarında, CHP Bodrum İlçe Başkanı, parti yönetim kurulu ve bölge belediye meclis üyesi adayları eşlik etti.

Programına pazar yerinden başlayan ve halkın ilgiyle karşıladığı başkan adayı Mandalinci, esnafın ve vatandaşların sorunlarını dinledi, hayata geçirecekleri çalışmalarla ilgili bilgi verdi. Yeni pazar yerinin yaşanan birtakım sıkıntılar nedeniyle tamamlanamadığını belirten Mandalinci, en kısa sürede hayata geçirme sözü vererek “Yalıkavak’ın yeni dönemdeki en büyük avantajı, üç adayla belediye meclisinde temsil edilmeleri olacak. Meclis üyeleri sokakta ve ulaşılabilir olacaklar, sorunları bize iletecekler. Halkımızla, STK’larla birlikte sorunlara çözüm arayacağız. Ortak akılla, kalıcı çözümler üreteceğiz” diye konuştu.

Yalıkavak Sanayi Sitesi’nde esnafı dolaşan, Geriş Altı Mevkii Koruma Güzelleştirme ve Mendirek İskelesi Kayıkçıları Derneği’ni ziyaret eden Tamer Mandalinci, altyapı konusunun önceliğini vurguladı. Projelerini ve üretecekleri çözümleri anlatarak gelen soruları tek tek yanıtladı.

Bu bütünlükle 31 Mart’ta tarih yazacaklarını ifade eden Mandalinci, “İlçe başkanımla, kadın kolu ve gençlik kolumuzla beraber sımsıkı bağ içindeyiz. Öncelikli hedefimiz olan 31 Mart’taki seçime odaklandık. Önce Bodrum Belediyesini büyük bir başarıyla yeniden Cumhuriyet Halk Partisi ile buluşturacağız. Önümüzdeki 5 yılı örgütümüzde vatandaşlarımızla yurttaşlarımızla beraber tasarlayacağız. Bodrum için güzel adımları hep beraber atacağız ve aydınlık mutlu yarınlara hep beraber ulaşacağız” dedi.

Atamızın verdiği vazife

1 Nisan’da Türkiye’nin en genç belediye başkanı olacağını ifade eden Mandalinci, bu vizyonun Bodrum’a yakışacağını belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu vizyon, Atamızın kurduğu Türkiye’ye yakışacak. Atamız bizim yol göstericimiz, bizim kurtarıcımızdır. Okullarımıza, kara tahtanın üzerinde Atamızın resmi, sağında ve solunda yazıtlar vardı. Biri İstiklal Marşımız ‘Korkma’ ile başlar, diğeri Atamızın Gençliğe Hitabesi ‘Ey Türk gençliği birinci vazifen Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir’ yazar. Ben şu anda Atamın bana vermiş olduğu vazifeyi en iyi şekilde yerine getirmek için, canımla, kanımla, dişimle çalışıyorum. Parti örgütümle beraber sahada sıkmadık el, çalınmadık kapı bırakmıyorum. Yine söylüyorum; bizim Cumhuriyet’le sorunu olanla, altı okla sorunu olanla kavgamız var. Bu kavgayı vermekten asla geri durmayacağız. Bodrum üzerine hayaller kuranların, çekirge gibi oradan orada sıçrayanların vatandaşın gözünde zerre kadar kıymeti yoktur. Bizler Cumhuriyet Halk Partililer dimdik ayaktayız, hiç kimseye, hiçbir kula karşı eğilmedik. Bir tek Allah’ın karşısında eğiliriz. Sizlere hizmet etmek için gece gündüze çalışacağız. 31 Mart’a kadar vereceğimiz mücadele çok önemli ama asıl mücadele, Bodrum’un 56 mahallesinde 1 Nisan itibarıyla başlıyor. Bodrum Belediyesi’nde yeni dönemle beraber tamamen bir imece usulü, yardımlaşmanın, dayanışmanın, birliğin ve beraberliğin öne çıktığı, her şeyin beraberce, birlikte ve bir paylaşım duygusuna yapıldığı dönem başlayacak.” – MUĞLA

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-bodrum-belediye-baskan-adayi-tamer-mandalinci-secim-calismalarini-surduruyor/feed/ 0
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala: Yeniden Refah Partisi CHP’nin kazanma ihtimalini artırıyor https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-efkan-ala-yeniden-refah-partisi-chpnin-kazanma-ihtimalini-artiriyor/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-efkan-ala-yeniden-refah-partisi-chpnin-kazanma-ihtimalini-artiriyor/#respond Wed, 06 Mar 2024 08:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16088 AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, “Yeniden Refah Partisinin girdiği yerlerde seçimlere kendisinin kazanma ihtimali yok ama CHP’nin kazanma ihtimali artıyor. Aslında verilen oy doğrudan CHP’nin, muhalefet partisinin belediyeyi kazanmasına yardımcı olmuş oluyor.” dedi.

Ala, AA muhabirinin Cumhur İttifakı yerel seçim işbirliği süreci ile seçim gündemine ilişkin sorularını yanıtladı.

MHP ve BBP ile yapılan işbirliğinin içeriğiyle ilgili bilgi veren Ala, bu işbirliklerini “prensipler anlaşması” olarak niteledi.

Ala, “Öbür partilerle görüşürken de aynı prensipleri dile getirdik ama bazılarıyla anlaşmak mümkün olmadı.” diye konuştu.

Milletin genel seçimlerde ülkenin “Türkiye Yüzyılı” hedeflerine doğru yürümesinin önünü açtığını vurgulayan Ala, 31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde de Cumhur İttifakı olarak aynı vizyon ve perspektifle hareket ettiklerini söyledi.

Hedeflere ulaşmada bazı lokomotif şehirlerin çok önemli rolleri olacağını belirten Ala, İstanbul’un dünyanın birçok ülkesinden fazla nüfusu, ihracatı, üretimi, Bursa’nın ise 122 ülkeden daha fazla ihracatı olduğuna dikkati çekti.

Ala, “Türkiye Yüzyılı” vizyonu çerçevesinde merkezi idare ve şehir vizyonunun buluşması Türkiye’ye inanılmaz bir sinerji katacaktır.” ifadesini kullandı.

Yerel yönetimlerin de aynı anlayışla işbaşına gelmesini arzu ettiklerinin altını çizen Ala, görüşmelerde bazı partilerle, bu vizyonun kazanması anlayışı yerine kendi partilerinin daha çok ne kazanabileceği saikiyle hareket ettikleri için işbirliği yapamadıklarını dile getirdi.

Ala, şöyle devam etti:

“İttifakta çerçeve şudur; eğer iki parti de ayrı ayrı girdiği zaman ikisinden biri kazanacaksa sorun yok. Mesela bir seçim bölgesinde ya MHP ya AK Parti kazanacak. Burada bir sorun yok. Ama iki parti de seçime girdiğinde eğer CHP kazanacaksa o zaman sorun var demektir. Eğer CHP kazanacaksa ittifak çatısı altında olmanın anlamı yok.”

“O zaman artık Yeniden Refah Partisi Cumhur İttifakı çatısı altında değil mi?” sorusu üzerine Ala, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Değil tabii. Bu çok net, açık. Yani Yeniden Refah Partisinin girdiği yerlerde seçimlere kendisinin kazanma ihtimali yok ama kendisi orada seçime girdiği için CHP’nin kazanma ihtimalini artırıyor. Aslında verilen oy o partiye de verilmiş olmuyor, doğrudan CHP’nin, muhalefet partisinin belediyeyi kazanmasına yardımcı olmuş oluyor. Çünkü bütün veriler o seçimi kazanma ihtimallerinin olmadığını gösteriyor. Bunun için artık günümüzde müneccim olmaya lüzum yok. Yani hesap ortada, durum görülüyor. Ama orada sırf seçime girdikleri için bu sefer AK Parti’nin orada seçimi riske giriyor.”

Bu anlayışın Cumhur İttifakı’na da Türkiye’ye de getireceği bir artı bulunmadığına dikkati çeken Ala, şunları kaydetti:

“Bir de talepler ve öneriler burada çok önemli. Bir talepte, öneride bulunurken mutlaka hem Türkiye’nin hem milletimizin hem de partilerin kazançlı çıkıyor olması gerekir. Talepler AK Parti’nin zaten yüzde 50’den fazla oy aldığı yerlerin kendilerine verilmesi yolunda olunca bunun bir anlamı yok. Zaten yüzde 50’nin üzerinde oy alacağımız bir yeri, bir büyükşehir ya da şehri görüşme yaptığımız aynı çatı altında olma arzusunda olan partilerin birbirlerine vermelerinin ne anlamı olabilir. Mesele şehirleri topyekun olarak Cumhur İttifakı çatısı altında tutmak ve kaybetmemek. Türkiye’nin hedeflerine doğru yol alınabilsin. Burada bir anlayış farklılığı ortaya çıktı.”

“Millet AK Parti belediyeciliği özlemi içerisinde”

Ala, İstanbul için yapılan yerel seçim çalışmalarına ilişkin bir soru üzerine, “İstanbul’da şu anda hem sahada, hem de yaptığımız çalışmalarda görüyorum ki millet markalaşmış olan AK Parti belediyeciliği özlemi içerisinde.” dedi.

AK Parti iktidarları dönemlerinde İstanbul’a yapılan yatırımlara değinen Ala, şöyle devam etti:

“Marmaray’dan Avrasya’ya, 3. Köprüden 3. Havalimanı’na ve metro istasyonlarına kadar birçok alanda İstanbul’a yakışır hizmeti alsın diye çok çaba sarf edildi. Son 5 yılda İstanbul’da belediyecilik hizmetlerini yürüten anlayışın, şu ana kadar beş yıl için beş hizmeti yok, sayabileceğim. Yani sadece yapılmış işler üzerinden bir algı belediyeciliği yürütülüyor. Oysa biz proje belediyeciliği yürütüyoruz. Biz gerçek belediyecilik diyoruz. Milletimiz gerçek belediyeciliğin devamını arzu ediyor. Algı belediyeciliği değil, proje belediyeciliği istiyor ve biz de bunu toplumumuzla buluşturmayı hedefliyoruz.

İstanbul, gece gündüz İstanbul’la yatıp kalkacak insanların yöneteceği, yönetmesi gereken bir şehir. Canla başla İstanbul’a kendini adayacak. Yoksa İstanbul’u başta kişisel pozisyonları için, makam ve mevkileri için basamak olarak kullanacak insanların İstanbul’a vereceği bir şeyin olmadığı görülmüştür.”

İstanbul ve Ankara’da seçim çalışmalarına değinen Ala, şu bilgileri verdi:

“AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın gerçekten çok farklı; olumlu anlamda söylüyorum; açık ara sonuçlar alacağı kanaatindeyim ve bu konuda bizim bir tereddüdümüz yok. Onun için de dikkat ederseniz hızla saha çalışmalarımızı yürütüyoruz. AK Parti bir markadır. Bu markayı tahkim edecek sonuçlar da sandıktan çıkacaktır. Ankara ve İstanbul’da da zaten Cumhur İttifakı’nın alacağı ve işbaşına gelip yolumuza devam edeceğimiz çok açık bir biçimde görülüyor. Diğer büyükşehirlerde de tabii.”

Seçimlere yönelik yapılan anket çalışmalarını anımsatan Ala, “Anket sonuçlarını sadece sonuç görmek için değil, vatandaşlarımız ne istiyor, nelere dikkat ediyorlar, ne bekliyorlar, onları da tespit etmek için yaptırıyoruz ve bu şekilde yolumuza devam ediyoruz.” dedi.

AK Parti’nin aday belirleme süreci

AK Parti’nin belediye başkan adaylarını belirleme sürecine ilişkin bilgi veren Ala, süreci önce belediye başkanlarının belirlenmesi olarak ele aldıklarını ve 1 yıl öncesinden saha araştırmaları yaptırmaya başladıklarını anlattı.

Ala, süreci, ucu açık kamuoyu yoklamaları, sivil toplum örgütleriyle görüşmeler, teşkilat ve temayül yoklamaları, milletvekilleri, kadın ve gençlik kollarıyla birlikte aşa aşama değerlendirerek yürüttüklerini ve isimleri belirlediklerini ifade etti.

Bu kapsamdaki komisyonların çalışmalarına da değinen Ala, il genel ve belediye meclis üyelerinin tespitinde de teşkilatlarla değerlendirme yapıldığını, yerel dinamiklerin harekete geçirildiğini kaydetti.

Ala, “Meclis üyelerimizin tespitinde temel kriterlerimiz var. Gençler olacak. Kadın kontenjanı var. Toplum kesimlerinden temsilciler olacak. O yörenin, o bölgenin, o ilin demografisi, göç durumu dikkate alınacak. Meslek grupları dikkate alınacak, belediyelerin ihtiyaç duyduğu, mimarlar, mühendisler, hukukçular.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskanvekili-efkan-ala-yeniden-refah-partisi-chpnin-kazanma-ihtimalini-artiriyor/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı Adayı Olması İçin Üzerime Düşeni Yaparım https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-ekrem-imamoglunun-cumhurbaskani-adayi-olmasi-icin-uzerime-duseni-yaparim/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-ekrem-imamoglunun-cumhurbaskani-adayi-olmasi-icin-uzerime-duseni-yaparim/#respond Wed, 06 Mar 2024 06:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16038 CHP Genel Başkanı Özgür Özel katıldığı bir TV programında , “Ekrem İmamoğlu seçimi bir daha kazanırsa 4’te 4 yapmış olacak. Üçüncü başarısından sonra Ekrem İmamoğlu anketlerde Erdoğan’ı çok rahat yenen bir görüntüdeydi. Eğer Ekrem Bey anketlerde geçen sefer olduğu gibi önde olursa o adaylığı parlatıp Ekrem Bey ile bu rejimi değiştirmek gerek. Bunu yapmakta gözümü kırpmam” dedi. Özel, yerel seçimlere ilişkin de “Üç tane ikiz bekliyoruz: Denizli- Manisa, Bursa- Balıkesir ve Malatya-Adıyaman. Veli Ağbaba bir ankette yüzde 36, bir ankette 32 ölçüldü. AK Parti’yle kafa kafaya yarışıyorlar. Her geçen gün iyiye gidiyorlar. Bu 6 ilden 3-4 il mutlaka kazanılabilecek durumda. 11 büyükşehiri büyütmeye çalışıyoruz. Büyük ittifaklarla kazandığımız şehirleri tek başımıza elde tutmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel katıldığı bir TV programında, “Ekrem İmamoğlu seçimi bir daha kazanırsa 4’te 4 yapmış olacak. Üçüncü başarısından sonra Ekrem İmamoğlu anketlerde Erdoğan’ı çok rahat yenen bir görüntüdeydi. Eğer Ekrem Bey anketlerde geçen sefer olduğu gibi önde olursa o adaylığı parlatıp Ekrem Bey ile bu rejimi değiştirmek gerek. Bunu yapmakta gözümü kırpmam” dedi. Özel, yerel seçimlere ilişkin de “Üç tane ikiz bekliyoruz: Denizli-Manisa, Bursa-Balıkesir ve Malatya-Adıyaman. Veli Ağbaba bir ankette yüzde 36, bir ankette 32 ölçüldü. AK Parti’yle kafa kafaya yarışıyorlar. Her geçen gün iyiye gidiyorlar. Bu 6 ilden 3-4 il mutlaka kazanılabilecek durumda. 11 büyükşehiri büyütmeye çalışıyoruz. Büyük ittifaklarla kazandığımız şehirleri tek başımıza elde tutmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’de “Gündem Özel” programına katıldı. Gazeteciler Şirin Payzın, Kürşad Oğuz ve Barış Pehlivan’ın sorularını yanıtlayan Özel, gündemdeki konulara ilişkin şunları söyledi:

“Bize araştırmacıların söylediği, ‘Ankara’da yarış bitti.’ CHP’nin kaç belediye alacağı, Belediye Meclisinde rahat bir çoğunluk mu sağlayacağı, ucu ucuna mı olacağı… Yarışın orada geçtiği söyleniyor. İzmir’le ilgili bir risk veya kriz yok. Özellikle 9 tane seçilecek yerden kadın aday ve 14 tane 40 yaş altı aday, sahayı heyecanlandırdı. İstanbul’da, ‘Seçim bitti’ diyemeyiz, Ankara kadar rahat değil, öndeyiz. Sahada Ekrem İmamoğlu’nun performansı her geçen gün farkı biraz daha açıyor. Herkesin bir adım gerideymiş gibi çalışıyor olması lazım.”

“KEMAL BEY’LE ARAMIZDA BİR SOĞUKLUK YA DA SÜRTÜŞME KESİNLİKLE YOK”

Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismini duyunca memnun olduğunu söyleyen Özel,”Sayın Genel Başkan katkı sağlamak isterse eğer, geçenlerde bir söyleşisinde okudum, ‘Bazı davetler oluyor, şimdilik düşünmüyorum’ gibi bir şey söylemişti, ben kendisine uygun gördüğünüz yerde, çevrede birlikte olmak isteriz diye ifade etmiştim. O da ‘Düşüneyim’ demişti, bunda art niyet aramamak lazım. Kemal Bey, herhangi bir yerde kampanyaya bir katkı vermeye niyetlenirse ben inanılmaz mutlu olurum. Aramızda bir soğukluk ya da sürtüşme kesinlikle yok.” diye konuştu.

“SANDIKLARA EN ÜST DÜZEYDE SAHİP ÇIKIYORUZ”

Özel, ” İYİ Parti’yle iş birliği sandık güvenliği açısından bizi zaafiyete uğratıyor çünkü bazı yerlerde seçime girmiyorsunuz, orada sandığa görevli veremiyorsunuz. Bizim sandık güvenliği için bir ordumuz var. Geçen seçimde HDP de sandıklarda durdu. Doğu-Güneydoğu sandıkları açısından önemlidir. İstanbul örgütümüz o kadar sandık güvenliği olan bir örgüt. Geçmişte de öyleydi, bugün de öyle. En ufak bir zaafiyetimiz yok. Sandığa katılım oranının düşmesi, en çok seçimde oyların çalındığı ya da partinin sandığa giren oyu koruyamadığı algısı köpürtülerek yükseltiliyor. En ufak şansımızın olduğu her yerde sandıklara en üst düzeyde sahip çıkıyoruz.” diye konuştu.

“CHP’NİN EMEĞİN, EMEKÇİNİN, EZİLENİN YANINDA BİR ÇİZGİDE OLMASI LAZIM”

CHP gibi kitle partilerinde farklı görüşler olabileceğini söyleyen Özel, “Bazıları sağdan gelmiştir, onu savunur; kimi partinin sağ seçmenden oy almak üzere evrilmesini savunur. Herkes fikrini söyler ama en sonunda ister istemez Genel Başkan, partinin genel politikalarına karar veren noktada olur. Ben bütün bu süreçte CHP’nin belli noktalarda nasıl davranması gerektiğini bugünkü tutumumla uyumlu tezlerle hep savundum.Hem dış ilişkilerde etkili bir CHP’nin hem de akrabalarımızla birlikte bölgemizde, Avrupa’da ve dünyada solu tartışan bir CHP’nin ilk adımlarını attık aslında. Ama CHP’nin durduğu yerin ona buna göre değil, kendi doğrusuna göre olması lazım. Bunun da emeğin, emekçinin, ezilenin yanında bir çizgide olması lazım.” şeklinde konuştu.

“ATILMAYAN TWEETLERE, GİDİLMEYEN NAMAZA, VERİLMEYEN TAZİYELERE BAKARAK KANAATİM OLUŞTU”

Sinan Ateş’ cinayesine ilişkin Özel, “Eşini aradım, dedim ki ‘Ben Genel Başkan değildim. Sayın Genel Başkanımız sizinle irtibat halindeydi. Ben CHP’nin Genel Başkanı oldum. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumunu aynen sürdürüyorum.’ O cinayet, herhangi bir cinayet değil. O cinayetin içinde birtakım kriminal ilişkiler, uyuşturucu bağlantıları var. Sinan Ateş’in parti içindeki siyasi ve liderlik pozisyonu ve buna gitgide artan bir gerilim var. O sırada da bir cinayet işleniyor. Teknoloji bu haldeyken, elde şüpheliler ve ifadeler varken bir savcıyı rahat bırak çorap söküğü gibi çözerler. Atılmayan tweetlere, gidilmeyen namaza, verilmeyen taziyelere bakarak kanaatim oluştu benim.” ifadelerini kullandı.

“RİZE’DE RİZELİLER BELEDİYE BAŞKANI SEÇEBİLİYORLAR AMA DİYARBAKIR’DA DİYARBAKIRLILAR SEÇEMİYORLAR”

Özgür Özel belediyelere kayyum atanmasına ilişkin şunları söyledi:

“Manisa’da Manisalılar, Osmaniye’de Osmaniyeliler, Rize’de Rizeliler belediye başkanı seçebiliyorlar ama Diyarbakır’da Diyarbakırlılar yerel yönetici seçemiyorlar. Seçiyorlar, ardından tak diye kayyum atanıyor ve özellikle de Diyarbakır’da Selçuk Bey (Mızraklı) milletvekiliyken temiz kağıdı alıp gelmişti, cerrahtı; şurada oturuyordu, parlamenter faaliyet içerisindeydi. Partisi de en uygun aday olarak Diyarbakır Büyükşehir’e aday gösterdi. Bir kez daha temiz kağıdı aldı milletvekili olmasına rağmen. Selçuk Bey seçimi kazandı. O gece soruşturma başlatıp, 19 gün sonra kayyum atayıp, alıp hapse koydular. Siirt meydanında okunan şiirden bir sorun üretip bir siyasi yasak geldi Erdoğan’a. Sonra CHP, ‘Siyasi yasaklı birisinin genel başkan olduğu parti en çok oyu aldıysa o kişi Başbakan olmalıdır’ deyip Anayasa değiştirdi sizinle. Siirt’teki milletvekilleri birlikte istifa ettirildi, seçimler yenilendi ve o Siirt’ten Recep Tayyip Erdoğan, milletvekili ve Başbakan oldu. Şimdi Siirt kendine bir belediye başkanı seçti. Tayyip Erdoğan, Siirt’in o iradesine kayyum atadı.”

“BÜYÜK İTTİFAKLARLA KAZANDIĞIMIZ ŞEHİRLERİ TEK BAŞIMIZA ELDE TUTMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Özel, yerel seçimlerle ilgili şunları dile getirdi:

“Üç tane ikiz bekliyoruz, Denizli-Manisa, Bursa-Balıkesir ve Malatya-Adıyaman. Özellikle Malatya’da bir mucize gibi görülüyordu ama birinci ve ikinci ankete inanmadık, ikinci anketten sonra Veli Ağbaba’yı görevlendirdik. İnanılmaz bir kampanya var orada çünkü Veli Ağbaba ve Adıyaman’da Abdurrahman Tutdere, depremden sonra orayı yaşadılar ve iliklerine kadar hissettiler. Bütün anketlerde tuhaf işaretler alıyorduk onlarla ilgili. Dediler ki ‘Bu asrın felaketinde asrın mucizesi var.’ Partinin tek başına girdiği son seçimdeki oyu 18, 5 parti ile girdiğimizde oyumuz 21. Veli Ağbaba, bir ankette yüzde 36, bir ankette 32 ölçüldü. AK Parti’yle kafa kafaya yarışıyorlar. Her geçen gün iyiye gidiyorlar. Bu 6 ilden 3-4 il mutlaka kazanılabilecek durumda. 11 büyükşehiri büyütmeye çalışıyoruz. Büyük ittifaklarla kazandığımız şehirleri tek başımıza elde tutmaya çalışıyoruz.”

“İMAMOĞLU İLE KAN KUSUP KIZILCIK ŞERBETİ İÇTİĞİMİZİ BİLİRİZ”

Özgür Özel, “Ekrem İmamoğlu seçimi bir daha kazanırsa 4’te 4 yapmış olacak. Üçüncü başarısından sonra Ekrem İmamoğlu, anketlerde Erdoğan’ı çok rahat yenen bir görüntüdeydi. Ben öyle bir görüntüyü görürsem Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olması için üzerime düşen her şeyi fazlasıyla yaparım. Ekrem Bey o başarıda değilse, bir başkası o başarıyı gösteriyorsa Ekrem Bey bana, ‘Sayın Genel Başkanım macera aramayalım bu arkadaşı aday yapalım, hepimiz de arkasına geçelim’ der. Birbirimizin en zor günlerde nasıl partiyi, ülkeyi düşündüğünü; zaman zaman kan kusup kızılcık şerbeti içtiğimizi biliriz. Eğer Ekrem Bey anketlerde geçen sefer olduğu gibi önde olursa o adaylığı parlatıp Ekrem Beyle bu rejimi değiştirmek gerek. Bunu yapmakta gözümü kırpmam.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-ekrem-imamoglunun-cumhurbaskani-adayi-olmasi-icin-uzerime-duseni-yaparim/feed/ 0
İYİ Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Buğra Kavuncu, CHP’ye eleştirilerde bulundu https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-istanbul-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-bugra-kavuncu-chpye-elestirilerde-bulundu/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-istanbul-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-bugra-kavuncu-chpye-elestirilerde-bulundu/#respond Wed, 06 Mar 2024 01:57:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15872 İYİ Parti İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Buğra Kavuncu, CHP yönetimine eleştirilerde bulunarak, “Cumhuriyet Halk Parti seçmeni Sancaktepe’de, İstanbul’da, birçok ilçede artık açıktan yapmış olduğunuz, eski adıyla HADEP, bugünkü adıyla DEM’le yapmış olduğunuz ittifaktan dolayı rahatsız. Siz İYİ Parti seçmeninin size vereceği oyu bırakın, siz önce kendi partinizin seçmeni size oy verecek mi vermeyecek mi, yapmış olduğunuz bu aleni ittifakın hesabını verin.” dedi.

Üsküdar sahilde bir restoranda düzenlenen programda mahalle muhtarları ve yerel basın temsilcileriyle bir araya gelen Kavuncu, partisinin 2019’da bir ittifak yaptığını, bu ittifakın İstanbul’da başarılı olduğunu ancak genel seçimlerde arzu edilen neticenin alınamadığını söyledi.

Kavuncu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ülkeyi kötüye götürdüğünü ileri sürerek, “Meral Akşener’i de cumhurbaşkanı getirseniz veya herhangi birisini de buraya cumhurbaşkanı yapsanız bu sistem bu ülkeyi kötüye götürür.” dedi.

Parlamenter sistemin güçlendirilerek revize edilmesinin ülke için daha hayırlı olduğunu düşündüklerini ve ittifak yaptıklarını anlatan Kavuncu, “Bu ittifakta başarısız olduk. 2019 yılındaki yerel seçim birlikteliğimizin sebebi genel seçimleri almaktı.” diye konuştu.

Kavuncu, genel seçimlerin ardından İYİ Parti olarak hiçbir ittifak içerisinde yer almadan yola devam etmeyi kararlaştırdıklarını hatırlatarak, bu kararlarının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bir ziyarette bulunduğunu, iş birliğinin devam etmesi yönünde talebi olduğunu anlattı.

Özel’in teklifinin Genel İdare Kurulu’nda tartışıldığını söyleyen Kavuncu, neticesinde yola hür ve müstakil devam etme kararının çıktığını vurguladı.

İYİ Parti’nin hiçbir siyasi partinin başarısı, devamlılığı ya da muvaffakiyeti için kurulmadığını, kimsenin siyasi geleceği için gidişatını belirlemediğini aktaran Kavuncu, “İstanbul’daki belediye başkanının siyasi hayatı ya da Ankara’daki belediye başkanı için bir karar almayız biz. Bizim kendi tüzüğümüz, kendi programımız var. Bu tüzük ve program doğrultusunda ittifak yapmayı uygun bulduğumuz dönemde yaptık. Bitirilmesi gerektiği dönemde uzun tartışmalar sonucunda öncelikle ülkemiz için, sonra partimiz için hayırlı olanın bu olduğuna inandık.” değerlendirmesinde bulundu.

“İYİ Parti’nin İstanbul’da adayı var, o da Buğra Kavuncu”

Buğra Kavuncu, zaman zaman “İYİ Parti seçmeninin, üyelerinin büyük çoğunluğu İstanbul’da Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu’na oy verecek.” şeklinde iddialar duyduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“İYİ Parti’nin İstanbul’da adayı var arkadaşlar, o da Buğra Kavuncu. İYİ Parti seçmeni hiçbir yere gitmez bir. İki, İYİ Parti seçmeninin hafızası güçlüdür. İYİ Parti seçmeni zamanında sorduğu sorulara aldığı cevapları unutmaz. Bakın biz 14 Mayıs öncesi ‘Türkiye elden gider, seçimi kaybederiz, Cumhuriyet’in 100. yılında biz bu fırsatı değerlendirelim. Anketlerde ve kamuoyunda kazanma ihtimali en yüksek olan iki adayı değerlendirelim.’ dedik ve bir çağrı yaptık. İYİ Parti seçmeni daha ne yapabilir, İYİ Parti seçmeni size daha ne verebilir? İYİ Parti seçmeni size dedi ki ‘gelin cumhurbaşkanı adayı olun.’ Ne yaptınız? ‘Uygun kişi Kemal Kılıçdaroğlu’ dediniz ve elinizin tersiyle ittiniz. Şimdi bir ‘İstanbul İttifakı’ndan bahsediyorsunuz. İYİ Parti seçmeni zamanında size verebileceği, size önerebileceği, o da bu iki kişisinin şahsında değil, Türkiye için, kazanma ihtimali en yüksek iki kişiden birisi olduğu için bunu önerdi ama aldığı cevap da çok netti. Bugün İYİ Parti seçmeni unutmaz, hele İstanbul’da hiç unutmaz. Siz bırakın İYİ Parti seçmenini, siz Cumhuriyet Halk Partisi seçmenini ikna etmek için biraz çaba gösterin. Zira Cumhuriyet Halk Parti seçmeni Sancaktepe’de, İstanbul’da, birçok ilçede artık açıktan yapmış olduğunuz, eski adıyla HADEP, bugünkü adıyla DEM’le yapmış olduğunuz ittifaktan dolayı rahatsız. Bana sahada soruyorlar. Siz İYİ Parti seçmeninin size vereceği oyu bırakın, siz önce kendi partinizin seçmeni size oy verecek mi vermeyecek mi, yapmış olduğunuz bu aleni ittifakın hesabını verin, seçmene bunu anlatın, bizimle uğraşmayı bırakın.”

“25 yıldır bir parti seçim kazanıyorsa bunun iki sebebi vardır”

31 Mart’taki seçimlerin çok kritik olduğunu ifade eden Kavuncu, şunları kaydetti:

“Türkiye, seçmenimiz diyecek ki ‘Artık biz sizin bu kavganızdan bıktık.’ Eğer yine bu yapı arasına biz bu ülkeyi sıkıştırırsak bakın 5 yıl sonra ne olacağını ben size söyleyeyim. Artık tek parti rejimine gider bu ülke. Çünkü 25 yıldır ana muhalefet muvaffak olamıyor. Yani 25 yıldır bir parti seçim kazanıyorsa bunun iki sebebi vardır. ya o iktidar çok iyi çalışıyordur, her şeyi çok iyi yapıyordur ya da muhalefette ciddi bir problem vardır. Biz problemin muhalefette olduğuna inanıyoruz. Eğer bu seçimde de yine Türkiye bu iki yapı arasında sıkışırsa bundan 5 yıl sonra gerçekten ayakta kalan bir muhalefet göremeyiz.”

İstanbul’da sorunları 28 başlıkta topladıklarının altını çizen Kavuncu, ilk dört başlığın barınma, ulaşım, ekonomik problemler ve düzensiz göç olduğunu söyledi.

İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Yücel Coşkun, İYİ Parti Üsküdar İlçe Başkanı Hasan Ofluoğlu, İYİ Parti Üsküdar Belediye Başkan adayı Prof. Dr. Ertaç Ergüven de programda konuşma yaptı.

Kavuncu ve beraberindeki heyet, daha sonra Üsküdar Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi ile Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Üsküdar Şubesini ziyaret etti.

Esnafın ve emeklilerin sorunlarını dinleyen Kavuncu, il dışında olan TÜED Şube Başkanı Fatma Önerge ile telefonda görüştü. Emeklilerin demokratik haklarını gerekli izinleri alarak meydanlarda araması gerektiğini belirten Kavuncu, bu konuda emeklilerin yanında olacaklarını iletti. Kavuncu, Üsküdar nüfusunun yüzde 30’unun 65 yaş ve üstü yaş grubundan oluştuğunu ifade etti.

İlçedeki temasları kapsamında Aziz Mahmud Hüdayi Türbesi’ni ziyaret ederek dua eden Kavuncu, burada esnaf ziyareti yaptı, vatandaşlarla sohbet etti.

Üsküdar Belediyesine ait İkinci Bahar Emekliler Kahvesi’ni de ziyaret eden Kavuncu, ardından Güneydoğu Dernekler Birliğinde masaya oturarak vatandaşlarla “101 Okey” oynadı.

Kavuncu, Üsküdar’da bir spor kulübüne de ziyaret gerçekleştirdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-istanbul-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-bugra-kavuncu-chpye-elestirilerde-bulundu/feed/ 0
Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, yeni dönem vizyonunu ve projelerini açıkladı https://www.haber60.com.tr/osmangazi-belediye-baskani-mustafa-dundar-yeni-donem-vizyonunu-ve-projelerini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/osmangazi-belediye-baskani-mustafa-dundar-yeni-donem-vizyonunu-ve-projelerini-acikladi/#respond Tue, 05 Mar 2024 22:57:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15736 Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, yeni dönem için gelecek vizyonunu ve projelerini açıkladı.

Dündar, bir otelde düzenlediği proje tanıtım toplantısında, Bursa’yı en iyi şekilde geleceğe taşımanın kent yöneticilerinin asli vazifesi olduğunu söyledi.

AK Parti’nin hizmet belediyeciliğiyle yoluna devam ettiğini belirten Dündar, 15 yıllık tecrübe ve ilk günkü aşkla Osmangazi’de yeni bir sayfa açmaya hazırlandıklarını kaydetti.

Dündar, geçmiş dönemde yaptığı projeleri örneklerle anlatarak, şöyle devam etti:

“Soğanlı Kentsel Dönüşümü ile sağlıklı şehirleşmede, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi ile de tarihi mirasa sahip çıkma konusunda Türkiye’ye örnek olduk. Osmangazi Meydanı Kentsel Tasarım Projesi ile kentin kalbindeki çöküntü bölgesini adeta bir cazibe merkezi haline getirdik. Her karışı derin bir tarihi birikimle yoğrulmuş Bursa’mızda bugüne kadar yaptığımız 567 restorasyonla ecdada vefa borcumuzu ödedik. Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait kalıntılara ev sahipliği yapan Hisar Bölgesi’ni arkeopark olarak bir açık hava müzesine dönüştürüyoruz. Tarihi sur ve kapılar, medrese, türbe ve konakları özgün kimliklerine kavuşturduk. Yaşayan Tarih Hisar İçi Projeleri kapsamında bütüncül bir planlama ile hem Tarihi İpek Yolu aksını hem de 1326’nın Bursa’sını gün yüzüne çıkarıyoruz.”

Yeşil alana önem verdiklerini dile getiren Dündar, belediyenin yürüttüğü sosyal hizmetlerle ihtiyaç sahiplerinin her zaman yanlarında olduklarını bildirdi.

Halkın karşısına boş vaatlerle değil kalıcı eserlerle çıktıklarını vurgulayan Dündar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yeni dönemde de ‘Yerinde yeni ve güvenli yaşam’ ilkesiyle 11 ayrı lokasyon belirledik. Vatandaş talepleri öncelikli olarak bu bölgelerde dönüşümü hızla başlatıyoruz. Yer altı otoparkı, belediye hizmet birimleri, oditoryum, konferans salonları ve cami ile Osmangazi Meydanı, Bursa’nın yeni buluşma noktası olacak. Ulaşımda, yeni yollar açarak, mevcut yolları daha sağlıklı hale getirerek ve çıkmaz sokakları açarak, trafiğe nefes aldırmaya devam edeceğiz. Yeni dönemde, Hamitler-Dereçavuş imar yolu ve Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı-Bağlarbaşı Okul Cadde imar yolunu yaparak, her iki bölgeye de önemli alternatif güzergahları kazandırmış olacağız. Bir taraftan kentimizi afetlere dirençli hale getirirken, diğer taraftan da olası afet sonrası için de hazırlıklarımızı yapıyoruz. Hisar Bölgesi’ni kentimizin yeni bir turizm rotası haline getirme hedefiyle bölgedeki sokak sağlıklaştırma çalışmalarına yeni dönemde de devam edeceğiz. Yeni döneme damga vuracak bir diğer projemiz de Romangal İpek Fabrikası restorasyonu olacak.”

Dündar, yeni döneme ilişkin Kayhan Bölgesi, yeni yeşil alanlar, oyun ve spor parkları, sıfır atık, anne çocuk merkezleri, bilgi evleri, engelsiz iş atölyeleri, aşevi, kültür sanat, kapalı pazar yerleri, sahipsiz hayvanlar doğal yaşam merkezi ve kültür merkezi gibi birçok projeyi katılımcılarla paylaştı.

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank da Dündar’ın projelerini dinlerken heyecanlandığını belirtti.

Varank, ülkede taş üstüne taş koyma derdinde olduklarını dile getirerek, “İnsanlar hizmete aç. İnsanlar belediyecilik görmek istiyor. Cumhuriyet Halk Partisinin yönettiği ilçeler kasabaya dönmüş durumda. Neden biliyor musunuz? Çünkü onların hizmet etmek gibi bir derdi yok. Milletin refahını düşünmek gibi bir derdi yok ama biz diyoruz ki Bursa’da 17’de 17 yapalım. Alinur Başkanımızla büyükşehri taçlandıralım. Farklı bir Bursa’yı hep beraber inşa edelim. Bunu yapabileceğimize inanıyoruz.” ifadesini kullandı.

Lansman toplantısına, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, AK Parti milletvekilleri, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan ile çok sayıda partili katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/osmangazi-belediye-baskani-mustafa-dundar-yeni-donem-vizyonunu-ve-projelerini-acikladi/feed/ 0
CHP Konyaaltı Belediye Başkan Adayı Cem Kotan, Proje Tanıtım Toplantısında Hedeflerini Açıkladı https://www.haber60.com.tr/chp-konyaalti-belediye-baskan-adayi-cem-kotan-proje-tanitim-toplantisinda-hedeflerini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/chp-konyaalti-belediye-baskan-adayi-cem-kotan-proje-tanitim-toplantisinda-hedeflerini-acikladi/#respond Tue, 05 Mar 2024 21:48:47 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15682 CHP Konyaaltı Belediye Başkan Adayı Cem Kotan, basın mensupları ile bir araya geldiği proje tanıtım toplantısında, “5 yıllık güzel bir yolculuğa çıkarak, çok güzel başarı hikayeleri yazacağız. Belediye başkanı makam odası ile makam aracının arasına sıkışmayacak. Konyaaltı halkı ile bütünleşmek istiyoruz. Biz katılımcı demokrasinin daha da gelişmesinden yanayız. 10 yıldır belediyecilik alanında çalışıyorum. Onlarla birlikte hem yöneteceğiz hem de yönetileceğiz” dedi.

CHP Konyaaltı Belediye Başkan Adayı Cem Kotan, Konyaaltı ilçesinde bir otelde düzenlenen kahvaltıda basın mensupları ve partililer ile bir araya geldi. Çok sayıda kişinin katıldığı toplantıda Cem Kotan’ın seçim çalışmaları anlatılırken, yeni dönemde hayata geçireceği projelerin tanıtımı yapıldı. Parti Meclisi tarafından isminin açıklanmasının ardından 2 aylık surecin geride kaldığını belirten Kotan, “Her kesimle bir araya gelerek kendimizi anlattık. Konyaaltı’nı hep birlikte yöneteceğiz sloganı ile hareket ettik. 100 proje ile yola çıktık. Şu anda 41 tane projemiz Konyaaltı halkının talep ettiği projeler. Çılgın bir projemiz yok, hepsi hayatın içerisine dokunan projelerdir. Biz katılımcı ve demokratik bir yönetim anlayışı ile yola çıktık. Projelerimizi de halkımız belirleyecek. Konyaaltı belediye başkanı ile vatandaşın iletişimi güçlendi. Belediye başkanının kendilerinin yanında olmasını istediler” dedi.

“Bir eve baktığımız zaman belediyemizin görünmesini istiyoruz”

Vatandaşa şu sözü verdiklerini belirten Kotan, “Devamlı vatandaşımız ile birlikte olacağımızın sözünü verdik. Şu anda çalışmalarımız muazzam bir şekilde ittifaka yakın bir oy oranımız var. Konyaaltı halkımıza çok teşekkür ederim. Göreve geldiğimiz zaman belediye halkın içerisinde olduğu gibi ailelerin de içerisinde olacak. Bir eve baktığımız zaman belediyemizin görünmesini istiyoruz. Kreşlerimizin sayısını 2 katına çıkaracağız. Engelli vatandaşlarımıza ait işletmelerde gerekli şartlar yok, bununla ilgili de çalışmamız olacak. Emeklilerin çok yoğun yaşadığı bir ilçede bulunuyoruz. Birtakım merkezlerimizin açılması yönünde çalışmalarımız olacak. Kadınlar ile ilgili olarak hobi atölyelerin açılması, parkların ışıklandırılması ile daha konforlu bir kentte yaşamaları için elimizden geleni yapacağız. Her zaman bir hayaliniz olacak, bizim bu kentte siyaset yaparken bu ilçeye yönelik bir hayalimiz vardı. Hayalimiz olarak aday olduk. Ben her zaman siyasette hayali olan insanlar ile koşmak istedim” ifadelerine yer verdi.

“Muhtar belediye başkanına ulaşamıyorsa o mahallenin sorunlarının çözümü gecikir”

En büyük hayalinin Konyaaltı’nı, halkla beraber yönetmek olduğunu belirten Kotan, “Muhtarlar ile bir ekip oluşturmak istiyoruz. Muhtarlar ile belediye başkanı arasında bir bürokrasi vardır. Muhtar belediye başkanına ulaşamıyorsa o mahallenin sorunlarının çözümü gecikir. Biz muhtarlarımız ile her 3 ayda bir araya gelerek bir değerlendirme yapmak istiyoruz. Orada sorunlar ve talepler iletilecek. Biz neler yaptığımızı anlatarak onlara hesap vereceğiz. Bir bakıma denetleneceğiz. Bir bakıma yetkimizi paylaşmış olacağız. Daha sonra katılımcı demokrasi ile mahalle toplantıları yapmak istiyoruz. Muhtarımızı yanımıza alarak direk halkımıza giderek onların sorunlarını dinleyeceğiz. Bir hizmet rotası çizeceğiz. 3 ay sonra yine giderek yapılıp yapılmadığını denetleyeceğiz. Konyaaltı halkı ile bütünleşmek istiyoruz. Biz katılımcı demokrasinin daha da gelişmesinden yanayız. 10 yıldır belediyecilik alanında çalışıyorum. Onlarla birlikte hem yöneteceğiz hem de yönetileceğiz. Bütün kararlarda halkımıza gideceğiz” sözlerine yer verdi.

“Güzel bir yolculuğa çıkacağız”

5 yıl boyunca çok güzel bir hikaye yazmak istediklerini belirten Kotan, “Güzel bir yolculuğa çıkacağız. Güzel başarı hikayeleri yazacağız. Çok başarılı genç bir ekibimiz var. Hepsi hayatın içerisinde olan projelerdir. Biz geçmişimize bağlıyız, önceki başkanlarımızın yaptığı projeleri geliştireceğiz. Hizmetleri daha iyi noktaya getireceğiz. Belediye başkanı makam odası ile makam aracının arasına sıkışmayacak” dedi.

CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, “Bu zamana kadar ilçemize hizmet eden başkanlarımıza teşekkür ederim. Cem Kotan arkadaşımıza başarılar diliyorum. Kendisi partimizin emekçisidir. İlçemize değer katacak projeleri ile en iyi hizmeti yapacaktır” ifadelerini kullandı.

“23 yıldır sosyal demokrat belediyeciliği ile yönetiliyor” diyen CHP İl Başkanı Nail Kamacı, “Bu dönem bir nöbet değişimi oldu. Parti meclisi kararları bizim için kutsaldır. Bizim adayımız Cem Kotan’dır ve arkasındayız. Cem Kotan 2004-2005 yılında partimizde görevlerde bulundu. O dönemlerde partimizde çalıştı. Parti geçmişi olan bir arkadaşımızdır, kendisine başarılar diliyorum” sözlerine yer verdi.

CHP Konyaaltı İlçe Başkanı Demet Gündüz, “Örgüt olarak bilfiil durmadan gece gündüz demeden çalışmaya başladık. Amacımız sıkılmadık el bırakmamaktı. Sadece bir seçim kazanmak için değil rekorunu kırmak için harekete geçtik. Sadece ilçede değil büyükşehir anlamında da bunun peşindeyiz. Çalışmaya devam edeceğiz” dedi. – ANTALYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-konyaalti-belediye-baskan-adayi-cem-kotan-proje-tanitim-toplantisinda-hedeflerini-acikladi/feed/ 0
CHP Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci: Belediye başkan adaylarının seçimi önceden belirlenmeli https://www.haber60.com.tr/chp-atakum-belediye-baskani-cemil-deveci-belediye-baskan-adaylarinin-secimi-onceden-belirlenmeli/ https://www.haber60.com.tr/chp-atakum-belediye-baskani-cemil-deveci-belediye-baskan-adaylarinin-secimi-onceden-belirlenmeli/#respond Tue, 05 Mar 2024 08:15:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15608 CHP tarafından yeniden aday gösterilmeyen Atakum Belediye Başkanı Av. Cemil Deveci, “Bir parti, belediye başkan adayının nasıl seçileceğini çok daha öncesinden belirlemeli ve o kurallara uymalı” dedi.

Samsun’da 18 belediye arasında CHP’li tek belediye başkanı olan, 31 Mart yerel seçimlerinde partisi tarafından tekrar aday gösterilmeyen Başkan Cemil Deveci, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulundu. Av. Cemil Deveci, “Siyaset böyle bir şey. Her görevin böyle bittiği bir nokta var. Bizim görevimiz de 1 ay sonra bitiyor. Kendi özel hayatımıza döneceğim. 5 yılda Atakum’da ciddi hizmetler yapıldı. Burada ilkeli, dürüst, hesap verebilir bir duruş sergiledik ve Atakum’da bugüne kadar yapılamayanlar yapıldı. Atakum bir kültür, turizm ve üniversite kendi. Hasan Ali Yücel Gençlik, Bilim ve Sanat Merkezi’nde günde 2 bin genç, köy enstitüsü modelinde hizmet aldı. Türkiye’de ilk oldu. Şimdi de atıl durumda olan bir binayı Atasanat Merkezi olarak açacağız. Katılımcı bütçe toplantıları ile vatandaşlarımızı kentin sorunlarına ortak ettik, kent yönetimine öneriler bulundurtuyoruz. Herkesi bir biçimde kent yönetimine katmaya çalıştık. Gıda Bankası’nı Karadeniz’de ilk kez biz uyguladık. Aktif istihdam modelini Karadeniz’de ilk kez uyguladık. Bunlar belediyemiz tarafından Karadeniz’de ilk kez yapılan uygulamalardı. Görevi devralacak arkadaşlara bunları bir daha anlatacağım, üzerine daha başarı eklemesini tavsiye edeceğim. Benden istekleri olursa kendilerine yardım edeceğim. Böylece kent kazanır, gençlik, kadınlar, Samsun ve Türkiye kazanır” diye konuştu.

“Türkiye siyaset kurumu kendine çekidüzen vermeli”

Partilerin belediye başkanının nasıl ve hangi kurallar ile seçileceğinin daha önceden belirlemesi gerektiğine değinen Cemil Deveci, “Belediye başkanlığım ya da seçilip, seçilmemem mevzu değil. Dün de söylüyordum bugün de söylüyorum. Sadece CHP ve AK Parti değil, tüm siyasi parti kurumunun içinde yetmezlikleri var. Türkiye siyaset kurumu kendine çekidüzen vermeli. Cemil Deveci bundan sonra geri kalan ömründe bunlarla mücadele edecek. Kendim için değil, seçilmek için değil, kendi partim için değil. Ülke için, Türkiye için siyaset kurumunun Türkiye’yi yönetebilecek çapta ve nitelikte olması gerekir. Bir belediye başkan adayının, bir milletvekili adayının nasıl seçileceğini bir parti çok daha öncesinden belirlemeli ve o kurallara uymalı. Bir yöneticinin nasıl seçileceğini, ne kadar görev yapacağını bilmeli partinin üyeleri. Artık ülkeye demokrasi gelecekse, demokratik kurumlar sistemi manzumesi olacaksa, demokrasi yaşam biçimi haline dönüşecekse demokrasiyi kuracak ve ülkeyi yönetecek olan partilerin önce bu kuralları kendilerine koyması lazım. Onun dışındakiler ayrıntı. Onlar bana uygulandı, başkasına uygulandı, hepsi birbirine benzedi. Önümüzdeki dönemde daha iyi şeyler uygulanacak” şeklinde konuştu.

“Örnek yurttaş kimliğim ile devam edeceğim”

Bundan sonraki siyasi kariyeri ile ilgili de konuşan Deveci, “Bundan sonraki kariyerim itiraz ederek devam edecek. Yanlışa yanlış diyeceğim. İtiraz eden yurttaşa, öneride bulunan yurttaşa ihtiyacımız var. Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşının görevi ve sorumluluğu Anayasa’da belirlenmiştir. Yurttaşlık görevini eksiksiz yapamayan, tam olarak yapamayan anayasal sorumluluklarını yerine getiremiyor demektir. Bir nevi Anayasa’yı uygulamaktan tembellik yapıyor demektir. Biraz daha ileri giderse Anayasa’daki görevlerini yerine getirmiyor demektir. Onun için Anayasa’da tanımlanan görevlerini aktif olarak yapacak örnek bir yurttaş kimliğim ile sağlıklı kaldığım sürece görevime devam edeceğim” ifadelerini kullandı. – SAMSUN

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-atakum-belediye-baskani-cemil-deveci-belediye-baskan-adaylarinin-secimi-onceden-belirlenmeli/feed/ 0
Kepez Belediye Meclisi 2019-2024 döneminde son kez toplandı https://www.haber60.com.tr/kepez-belediye-meclisi-2019-2024-doneminde-son-kez-toplandi/ https://www.haber60.com.tr/kepez-belediye-meclisi-2019-2024-doneminde-son-kez-toplandi/#respond Tue, 05 Mar 2024 03:36:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15437 Kepez Belediye Meclisi, 2019-2024 döneminde son kez toplanıyor. Meclisin Mart ayı olağan toplantısının 1. oturumunda 16 gündem maddesi görüşülerek, karara bağlandı.

Kepez Belediye Meclisi, bu dönemdeki 60. toplantısını gerçekleştirdi. Belediye Meclis Salonu’nda yapılan toplantı, yoklama, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce parti grup sözcüleri, meclisin bu dönemle ilgili düşüncelerini dile getirdi.

“Bu bir veda değil, hizmete devam edeceğiz”

Ak Parti Grup Sözcüsü Serhat Demir, “Bugün bir veda konuşması yapmayacağım. 8 Mart Cuma günü yapılacak olan devam meclisinde bu dönemi değerlendireceğim. O gün vedalaşır ve kucaklaşırız. Ancak bu bir veda olmaz. Çünkü hizmet için her zaman milletin yanında olmaya, Kepez’imize, Antalya’mıza hizmet etmeye devam edeceğiz” açıklamasını yaptı.

CHP; “Kepez’de kararların yüzde 90’nından fazlası oybirliğiyle geçti”

Kepez Belediye Meclisi’nde 5 yıl boyunca aldıkları kararların ilçe sakinlerine ve Antalya’ya hayırlı olmasını dileyen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Sözcüsü Barış Bulut da şunları söyledi: “Kepez Belediye Meclisi üyesi olarak milletimizin bize verdiği 5 yıllık görev süresini tamamlıyoruz. Bugüne kadar mecliste almış olduğumuz kararların Kepez’de yaşayan hemşehrilerimize ve Antalya’mıza hayırlı olmasını diliyorum. Bu süreçte meclisteki gündem maddelerinin yüzde 90’nından fazlası oybirliğiyle geçmiş. Bu anlamda meclis yönetimine, Başkanımıza, tartışmaya yol açmayacak şekilde bir belediye yönetimi sergileyen bürokratlarımıza CHP grubu adına teşekkür ederim. Bu süreçte acı tatlı olaylar yaşadık. Ama hiçbir zaman birbirimizi rencide edecek bir durum sergilenmemiştir. Varsa da bu son toplantıda helalleşelim isterim. Yeni dönemde görev olacak meclis üyesi arkadaşlarımıza da başarılar dilerim. Görev almayacak olan meclis üyesi arkadaşlarımıza da bundan sonraki yaşamlarında mutlu, huzurlu ve başarılı dolu bir günler diliyorum.”

MHP, “Şahıslar adına bir eleştirimiz olmadı”

Milliyetçi Hareket Partisi Grup Sözcüsü Ali Baki Sarıca da, 30 Mart Mahalli İdareler Seçimi sürecinin yaşandığını hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Seçimlerin bir demokrasi şöleni içerisinde geçmesini canı gönülden diliyorum. Meclis üyesi arkadaşlarımızdan yapmış olduğumuz siyasi eleştirilerden alınganlık gösterenler olabilir. O arkadaşlarımızdan helalleşmek isteriz. MHP olarak biz genelde kurumsal yapıları eleştiririz. Şahıslar adına bir eleştirimiz olmamıştır. Yeni dönem için başvuru yapan meclis üyesi arkadaşlarımızın yeniden seçilip, bir hizmet yarışı içerisinde olmalarını gönülden diliyorum. Başvuru yapmayan arkadaşlarımızı da yeni yaşamlarında başarılar diliyorum.”

Komisyonlara yeni üye

Parti grubu sözcülerinin açıklamalarından sonra 16 gündem maddesinin görüşülmesine geçildi. Meclis Başkan Vekili Süleyman Acar, başkanlığında yapılan mecliste, komisyon üyeliği seçimi vardı. Üye eksilmesinden dolayı, aynı parti kontenjanından olmak şartıyla Denetim, İsim Tespit ve Hayvan Hakları komisyonları için üye seçimi yapıldı.

Denetim Komisyonu’na Cafer Turgay (CHP), İsim Tespit Komisyonu’na Veli Yılmaz (CHP) ve Hayvan Hakları Komisyonuna Özcan Özalp (CHP) seçildi.

Antalya Kütüphanesi’ne yönetmelik

Mecliste, Başkan Hakan Tütüncü döneminin eserlerinden biri olan Antalya Kütüphanesi’nin, çalışma usul ve esaslarını belirleyen yönetmelik teklifini de oy birliğiyle kabul edildi. Yönetmelikle kütüphaneni işletilmesinde, yönetilmesinde aksaklık yaşanmaması amaçlanıyor.

Son meclis toplantısı Cuma günü

Gündemdeki 16 maddenin görüşülmesinin tamamlanmasından sonra söz alan Başkanvekili Acar, komisyonlara havale edilen diğer konuların karara bağlanması için Kepez Belediye Meclisi Mart ayı olağan toplantısının 2. oturumunun 8 Mart Cuma günü yapılacağını belirterek, toplantıyı sonlandırdı. – ANTALYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/kepez-belediye-meclisi-2019-2024-doneminde-son-kez-toplandi/feed/ 0
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici: Terör örgütleriyle iş yapılamaz https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-teror-orgutleriyle-is-yapilamaz/ https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-teror-orgutleriyle-is-yapilamaz/#respond Mon, 04 Mar 2024 22:39:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15264 BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, “İstisnamız ve kırmızı çizgimiz, terör örgütlerinin siyasi partileriyle iş yapılamaz. Eğer yapılırsa millete, devlete, vatana ve şehitlerimize ihanet olur. ‘Kent uzlaşısı’ adı altında seçim işbirliği yapıyorlar.” dedi.

Destici, Sivas’ta Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde proje tanıtım programında yaptığı konuşmada, partisinin Sivas belediye başkan adayı Adem Uzun’a destek istedi.

BBP’nin kurucu genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun yanında 14 yaşından beri yer aldığını aktaran Destici, Sivas’ın BBP için önemli bir il olduğunu söyledi.

Destici, Cumhur İttifakı’nın ruhuna uygun olarak bazı bölgelerde seçime tek başlarına girdiklerini ifade etti.

“Kalbinde zerre kadar iman olanın Filistin ve Gazze davası olur”

Ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Destici, İsrail’in Gazze’de insanlık suçu işlediğini belirtti.

İsrail’in Gazze’de 30 bin masum insanı öldürdüğünü vurgulayan Destici, ” Türkiye’de bir siyasi parti genel başkanı İsrail ile ilgili tek kelime etmiyor. Siyonist katillerle ilgili soykırımcılarla ilgili tek kelime etmiyor ama diyor ki ‘Hamas terör örgütüdür.’ İsrail’e şirin gözükmeye çalışıyor. Hamas, Filistin’in Gazze bölgesinin siyasi partisi, oranın yönetimini elinde bulunduran parti.” şeklinde konuştu.

“Başıboş saldırgan köpek bırakmayacağız”

Yerel seçimlerde kazandıkları tüm il, ilçe ve beldelerde önceliklerinin sahipsiz köpek sorununu çözmek olduğunu aktaran Destici, şunları kaydetti:

“Türkiye genelinde baktığınız zaman son yıllarda milletin en önemli dertlerinden biri sokak köpekleri oldu. Köpek saldırıları sonucu çocuk, kadın ve yaşlı insanların ölümleri oluyor. Bize yetki verilen her ilde, her ilçe ve beldede seçimi kazandıktan 1 ay sonra sokaklarda başıboş saldırgan köpek bırakmayacağız. Bunları imkan varsa hayvan barınaklarına alacağız, kısırlaştıracağız ama imkan olmadığı yerde de elbette uyutacağız. Önceliğimiz insan olacak.” ifadelerini kullandı.

“Kayyum uygulaması devam etmelidir”

Her partinin diğer partililerle görüşebileceğine dikkati çeken Destici, şöyle devam etti:

“İstisnamız ve kırmızı çizgimiz, terör örgütlerinin siyasi partileriyle iş yapılamaz. Eğer yapılırsa millete, devlete, vatana ve şehitlerimize ihanet olur. ‘Kent uzlaşısı’ adı altında seçim işbirliği yapıyorlar. DEM Parti, bir önceki adı HDP, ondan önceki adı BDP, ondan önceki adı HADEP, ondan önceki adı DEHAP böyle gidiyor. Bukalemun gibi sürekli isim değiştiriyorlar. İstanbul’da bir ilçeyi onların istediği yani terör örgütünün ve onun siyasi temsilcisinin istediği partinin adayını gösteriyorsunuz. Kazandığı zaman oraya geçecek. İstanbul’da metropolde düşünün, PKK’nın partisinin büyük bir ilçe belediyesi olacak. Elbette devlet gereğini yapacak. Şimdi birileri diyor ya ‘kayyum uygulamasına son verilecek.’ Niye son verilsin kardeşim. Eğer seçilen belediye başkanı terörle arasına mesafe koymazsa, teröristleri belediyeye doldurursa, belediyenin imkanlarını terör örgütü ve uzantıları için kullanırsa elbette kayyum atanır ve kayyum uygulaması devam etmelidir.

Yine son günlerde yeni çözüm sürecinden bahsediliyor. Şehit liderimizin Muhsin Başkanımızın terörle mücadeleyle ilgili sözlerinden cevap vermek istiyorum. Şehit liderimizin dediği gibi terörü ve teröristi yok etmek istiyorsanız onun tüm unsurlarına karşı topyekün mücadele edeceksiniz. Sadece dağda, ovada, sınır içinde, sınır dışında teröristlere karşı askerin, polisin yaptığı mücadele yetmez. Şehirde de biz mücadele edeceğiz, arkasında sermaye olanlarla da mücadele edeceğiz. Mecliste olanlarla da mücadele edeceğiz. Mecliste terör örgütünün partisi ve sözde milletvekillerinin olmasına da müsaade etmeyeceğiz.

Devlete baş kaldıranın başını koparırsınız. Şimdi Atatürkçü olduğunu, Atatürk’ün partisinin genel başkanı olduğunu söyleyenler şimdi bunlarla işbirliği yapıyorlar. İsyancılarla, devlete baş kaldırmış olanlarla işbirliği yapıyorlar. Atatürk olsaydı, 40 yıldır devlete savaş açmış terör örgütü siyasi partiyle iş yapar mıydı? Onlarla seçim işbirliği, ortaklık yapar mıydı? Atatürk devlete baş kaldırana ne yapmış, sen ne yapıyorsun? Terörle, teröristle arana mesafe koy, işbirliğini bitir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-teror-orgutleriyle-is-yapilamaz/feed/ 0
CHP eski Artvin İl Başkanı: Türkiye’de kurallar işlemiyor, hukuk işlemiyor https://www.haber60.com.tr/chp-eski-artvin-il-baskani-turkiyede-kurallar-islemiyor-hukuk-islemiyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-eski-artvin-il-baskani-turkiyede-kurallar-islemiyor-hukuk-islemiyor/#respond Mon, 04 Mar 2024 06:39:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15076

UĞUR İSTANBULLU

Cumhuriyet Halk Partisi eski Artvin İl Başkanı Ahmet Biber, ” Türkiye’de kurallar işlemiyor, hukuk işlemiyor ve ne yazık ki yargı öyle bir noktaya geldi ki çok haklı insanlar haksız durumuna düşebiliyor. Gerçekleri yazan ve söyleyenler yargılanıyorlar, hapislere atılıp baskı görüyorlar. Türkiye büyük bir karartma altında ve bir taraftan hem iç hem de dış sömürü had safhada. Bunların üzerini din ile örtüyorlar. Şeriat artık adliye koridorlarında seslendiriliyor. Bugünkü kanunlarımıza göre ‘şeriat istiyoruz’ demek suçtur. Ama Cumhuriyet’i savunanlar, laik Cumhuriyet’i savunanlar suçlu hale geliyor” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi eski Artvin İl Başkanı Ahmet Biber, yerel seçimler öncesinde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Biber şu değerlendirmeleri yaptı:

“TÜRKİYE’NİN GİDİŞİNE BAKTIĞIMIZDA BU SEÇİMLERİN NE KADAR ÖNEM ARZ ETTİĞİNİ İFADE ETMEK İSTİYORUM”

“Önümüzde çok önemli bir dönüm noktası olabilecek bir seçim var. Yerel seçimler olsa da, Türkiye’nin gidişine baktığımızda bu seçimlerin ne kadar önem arz ettiğini ifade etmek istiyorum. Bugün genelden bakmak istiyorum ve genelden baktığımızda da pahalılık bir tarafa, ekonomi almış başını gidiyor. Bir üretim fazlalığı ya da bir döviz fazlalığı var.  Türkiye’de refah artıyor anlamında değil bu. Ekonomi ters yönde gidiyor. Geçen basına da yansıyan açılan işletmelerin en az üç katı kapanmış. İşsizlik sürekli artmış ve emekliler çöplerden sebze ve meyve toplamaya başlamış. Benliğini kaybetmiş bir toplumla karşı karşıyayız.

“ŞERİAT ARTIK ADLİYE KORİDORLARINDA SESLENDİRİLİYOR”

Türkiye’de kurallar işlemiyor, hukuk işlemiyor ve ne yazık ki yargı öyle bir noktaya geldi ki çok haklı insanlar haksız durumuna düşebiliyor. Gerçekleri yazan ve söyleyenler yargılanıyorlar, hapislere atılıp baskı görüyorlar. Türkiye büyük bir karartma altında ve hem iç hem de dış sömürü had safhada. Bunların üzerini din ile örtüyorlar. Şeriat artık adliye koridorlarında seslendiriliyor. Bugünkü kanunlarımıza göre ‘şeriat istiyoruz’ demek suçtur. Ama Cumhuriyet’i savunanlar, laik Cumhuriyet’i savunanlar suçlu hale geliyor ve işte böyle bir durumdayız. Tam da bu noktada insanlar konuşmakta zorlanıyor. Ama ne pahasına olursa olsun bende Cumhuriyet Halk Partisi’nin eski Artvin İl Başkanı olarak bu gerçekleri söylemek istiyorum. Önümüzdeki seçimlerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha söylemek istiyorum.

“TÜRKİYE BUGÜN DIŞARDAN PARA DİLENİYOR VE BİZ BUNLARA KATLANMAK ZORUNDA DEĞİLİZ”

Türkiye bugün dışardan para dileniyor ve biz bunlara katlanmak zorunda değiliz. Önümüzdeki seçimlere vurgu yapmak istiyorum. Türkiye’de o parti gelir bu parti gider diyoruz ama işin aslı öyle değil. Türkiye hızla bir tarafa doğru kaydırılıyor, açıkçası gericiliğe doğru kaydırılıyor ve Türkiye laik bir cumhuriyetten uzaklaştırılıyor. Cumhuriyet adı altında dikta rejimlerini görüyoruz ve dikta rejimlerin halkını nasıl ezdiğini görüyoruz. Bakın Filistin’i görüyoruz bakın dünyada bir sürü Müslüman ülkeler var. Neden Filistin’e sahip çıkamıyoruz? Toplumu eğitmezsek ve toplum kendi kendini koruma bilincine sahip olmaz ise kendimizi savunamayız. Bakın gelişmiş ve kapitalist ülkelerin İsrail’i nasıl koruduğunu görebiliyoruz. Türkiye’yi Afganistan ve Pakistan gibi ülkelere benzetmek istiyorlar ama bizler buna asla izin vermeyeceğiz. Burası Atatürk’ün kurduğu laik demokratik bir Cumhuriyet’tir ve asla başka cumhuriyetlere döndürülmesine bizler var oldukça izin vermeyeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-eski-artvin-il-baskani-turkiyede-kurallar-islemiyor-hukuk-islemiyor/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: ‘Keşke İYİ Parti ile ittifak kurabilseydik’ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-keske-iyi-parti-ile-ittifak-kurabilseydik/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-keske-iyi-parti-ile-ittifak-kurabilseydik/#respond Mon, 04 Mar 2024 04:54:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14991 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa’da İYİ Parti ile ittifak kurmayı istediklerini ama yapamadıklarını belirterek, “Keşke ittifak kurabilseydik, birimizin olduğu yerde öbürümüz olmasaydı. Büyükşehirde de her yerde de çok daha rahat olsaydık ama olmadı.” dedi.

Partisinin Manisa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ferdi Zeyrek’in Kültür Sitesi Lale Salonu’nda düzenlenen Proje Tanıtım Toplantısı’nda konuşan Özel, yerel seçimlerde, büyükşehir dahil birçok belediyeyi kazanmak istediklerini söyledi.

Özel, anket sonuçlarına göre Manisa’daki pek çok ilçede AK Parti ile yarıştıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

“Geçen seçim CHP olarak bağrımıza taş bastık. CHP’ye ‘Büyükşehir, Şehzadeler ve Yunusemre İYİ Partide olacak dediler’, ‘Tamam’ dedik. Gittik oylarımızı İYİ Partiye verdik. Bu seçimde de İYİ Partinin adayı var iki tarafta… Keşke ittifak kurabilseydik, birimizin olduğu yerde öbürümüz olmasaydı. Büyükşehirde de her yerde de çok daha rahat olsaydık ama olmadı. Ama ben Manisalı hemşehrilerimden, iyi insanlardan, güneş yüzlü insanlardan, gözlerinde güneş açanlardan kendi memleketimde bir beklentim var. Siz geçen birlikte mücadele edip yenemediğimiz AK Parti’yi bu sefer Gülşah (CHP Şehzadeler Belediye Başkan adayı Gülşah Durbay) değiştiriyor, aman ha arkamızda durun sakın bize kaybettirmeyin. Ayrıca şunu unutmayın ‘eski dosttan düşman olmaz’, o belediye İYİ Partiye gönül vermiş herkesin de belediyesi olacak.”

Özel, Yunusemre ilçesinde de adayları Semih Balaban’ın önde olduğunu öne sürdü.

Manisa’daki İYİ Parti seçmeninden destek beklediklerini vurgulayan Özel, “Ben söyleyince, hep ‘abla’ dediğim, çok sevdiğim Meral Hanım biraz da kızmaya başladı ama geçen seçimde bize İYİ Parti söylendiği anda Büyükşehirde, Yunusemre’de hep birlikte İYİ Partiye verdik, canla başla çalıştık. Herhalde Manisa’daki İYİ Partililer hepimizden çok İYİ Partiye sahip çıkan Semih Balaban’a gönül borçlarını bu sefer ödeyecekler.” ifadelerini kullandı.

DEM Parti ile görüşmelerine yönelik eleştirilere de değinen Özel, şöyle konuştu:

“Efendim ‘DEM Parti ile görüşüyor’, önümüzde bayram var. Bana bir şeyle övünebilirsin deseler ne ile övünürüm biliyor musunuz? Biz Türkiye’deki tüm siyasi partilerle bayramlaşabilen tek partiyiz. Çünkü biz Türkiye’nin temel direğiyiz, taşıyıcı kolonuyuz. Ben 6,5 milyon oy veren yurttaşın hatırına ve saygısına DEM Parti ile bayramlaşırım. MHP, İYİ Parti, AK Parti ve DSP ile bütün partilerle bayramlaşabilen tek parti CHP’dir. O yüzden CHP’liler partisiyle gurur duysun. İşbirliği yaparsak açık söyleriz, ittifak yaparsak açık yaparız. Bu sefer de ‘Bir ittifak var açıkla’ diyorlar, Açıklıyorum. İttifakımızın adı Türkiye ittifakıdır, rengi ay yıldızlı al bayrağın rengidir.”

Zeyrek, projelerini anlattı

CHP Manisa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ferdi Zeyrek de seçilmesi halinde Manisa’da ilk 2 tonluk şebeke suyunu 1 liradan vatandaşlara sunacaklarını belirtti.

250 gramlık halk ekmeği 5 liradan satacaklarını, 3 yılda tamamlayacağı raylı sistem projesiyle günde 45 bin yolcuyu taşıyacaklarını, 15 yılda kendisini finanse edecek raylı sistem projesiyle şehirde ulaşımın yüzde 50 ucuzlayacağını söyleyen Zeyrek, ayrıca İzmir ile Manisa’yı raylı sistemle birbirine bağlayarak iki kent arasındaki ulaşımı 15 dakikaya düşüreceklerini anlattı.

Zeyrek, pek çok ilçedeki otogarları yenileyeceklerini, altyapı ve üstyapıyı modernleştirerek kente yeni meydanlar kazandıracaklarını, kavşakları yenileyip otopark sayısını arttırarak şehirdeki ulaşımı rahatlatacaklarını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-keske-iyi-parti-ile-ittifak-kurabilseydik/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, AKP’nin İdil Belediye Başkan Adayı İkbalhan Haznedar’ın seçim çalışmalarına tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-murat-bakan-akpnin-idil-belediye-baskan-adayi-ikbalhan-haznedarin-secim-calismalarina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-murat-bakan-akpnin-idil-belediye-baskan-adayi-ikbalhan-haznedarin-secim-calismalarina-tepki-gosterdi/#respond Mon, 04 Mar 2024 03:42:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14922

CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, Şırnak Valisi, İl Jandarma Komutanı, İl Emniyet Müdürü ve İdil Kaymakamı’nın AKP’nin İdil Belediye Başkan Adayı İkbalhan Haznedar’ın seçim çalışmalarına katılmasına tepki gösterdi. Bakan, “İçişleri Bakanı seçim çalışmasında. Onun devlet memuru olan bürokratları da kendi illerinde seçim çalışması yapıyor. Bundan utanmıyorlar, sıkılmıyorlar, bunda bir beis görmüyorlar. Tam tersine mesleklerinde yükselmek, terfi etmek, daha iyi bir yere atama görebilmek için bu çalışmalara katılıyorlar. Biz şu an parti devletle mücadele ediyoruz” dedi.

CHP İçişleri Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, Şırnak Valisi Cevdet Atay, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut, Şırnak İl Emniyet Müdürü Cemal Dalman ve İdil Kaymakamı Anıl Adıgüzel’in AKP’nin İdil Belediye Başkan Adayı İkbalhan Haznedar’ın seçim çalışmalarına katılmasıyla ilgili açıklama yaptı. Bakan, şunları kaydetti:

PARTİ DEVLETİYLE MÜCADELE EDİYORUZ”

“Basına bir fotoğraf düştü. Fotoğrafta Şırnak’ta İdil İlçesi’nde AKP Belediye Başkan Adayının seçim çalışmasına Şırnak Valisi Cevdet Atay, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut, Şırnak İl Emniyet Müdürü, İdil Kaymakamı katılıyor, birlikte seçim çalışması yapıyorlar. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ne diyor? Hepsi devlet memuru. 7. maddesine göre; ‘Devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar.’ Bulundular mı? Bulundular. ‘Görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar; hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar’ diyor. Eylemde bulundurlar mı? Bulundular. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya soruyorum senin bürokratların, senin Valin, –ki o Şırnak Valisi o ilde devletin temsilcisidir, her devlet kurumunun her bakanlığın temsilcisidir, en üst düzeyde devlet görevlileri olarak bir partinin seçim çalışmasına katılıyorlar– İl Emniyet Müdürün, İl Jandarma Komutanın, Kaymakamın bu çalışmalara katılırken sen ne yapıyordun? Onun da ne yaptığını söyleyelim. Balık baştan kokar. Ali Yerlikaya da aynı anlarda Eyüpsultan’da AKP belediye başkan adayının seçim çalışmasında propagandasına katılıyor. Ali Yerlikaya’nın 1 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile görevi nedir? Görevi; iç güvenlik kuruluşlarını idare etmektir. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü,  yurdun iç güvenliğini, asayişi, kamu düzenini, ahlakı vs. savunmaktır. Bu yaptığının bununla ilgili var mı? Devletin terör örgütleriyle mücadele etmesi gerekirken, bunlarla ilgili çalışma yapması gerekirken, kamu düzenini sağlaması gerekirken, İçişleri Bakanı seçim çalışmasında. Onun devlet memuru olan bürokratları da kendi illerinde seçim çalışması yapıyor. Bundan utanmıyorlar, sıkılmıyorlar, bunda bir beis görmüyorlar. Haklarında bir soruşturma açılacağına ve bununla ilgili bir disiplin cezası alabileceklerine dair bir kanaatleri yok. Tam tersine mesleklerinde yükselmek, terfi etmek, daha iyi bir yere atama görebilmek için bu çalışmalara katılıyorlar. Biz şu an parti devletle mücadele ediyoruz. Devlet tamamen liyakat sistemini bırakmış, bir siyasi partiye mensubiyet veya aidiyet üzerinden organize olmuş durumda. Ali Yerlikaya’ya soruyorum; sen devletin, bu ülkenin İçişleri Bakanı mısın? AKP’nin İçişleri Bakanı mısın?

Burada bir kişiye dikkat çekmek gerekiyor. Murat Bulut. Murat Bulut kimdir? Murat Bulut; Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkan Yardımcısı ve Başkanıyken Menzil cemaatinin Jandarma Genel Komutanlığı’nda örgütlenmesine öncülü ettiği söylenen, iddia edilen şahıstır. Menzilcileri ve diğer tarikat ve cemaat bağlantısı olan kişilerin mülakatta kayırılarak Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi’ne girmesini sağlayan kişidir. Bunun iddia edildiği kişidir. Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi’ne imamı protokole alarak camiye namaza gitmeyen öğrencileri fişlediği iddia edilen kişidir. Adana Bölge Komutanıyken Murat Bulut, korumalarını bırakıp, makam aracıyla ve şoförüyle beraber Adana’dan Adıyaman Menzil’e gittiği iddia edilen kişidir. Tüm bunları düşündüğünüzde; üniformayı giymiş, ülkesi için mücadele etmesi gereken, siyasi parti, ideoloji, felsefi düşünce, inanç ayırmadan hizmet etmesi gereken bir Jandarma Komutanından bahsediyorum. Bunun terfisi, yükselişi de aynı mensubiyet üzerinden devam ediyor. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya soruyorum; senden önce cemaatler, tarikatlar aynı şekilde örgütleniyordu kamu bürokrasisinde. Şimdi örgütlenmekle kalmıyorlar açık açık ayan beyan seçim çalışmalarına katılıyorlar. Sen geldin ne değişti?”

“BAKANLIĞINIZIN BİR TALİMATI MI VAR?”

Konuyu ayrıca TBMM gündemine de taşıyan CHP’li Bakan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi. Bakan, Yerlikaya’ya şu soruları yöneltti:

1- Devlet bürokrasisinin en üst kademelerinde görevli olan Şırnak Valisi Cevdet Atay, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut, Şırnak İl Emniyet Müdürü Cemal Dalman ve İdil Kaymakamı Anıl Adıgüzel’in, devlet temsilini ve gücünü kullanarak, bir siyasi partinin adayının propaganda çalışmasına katılmasını nasıl açıklıyorsunuz?

2- İl valileri, jandarma komutanları ve emniyet müdürleri ile kaymakamlar hangi görev, talimat veya emirle siyasi faaliyetlerde bulunmaktadırlar? Kanuna aykırı olarak siyasi faaliyette bulunan kamu görevlilerinin AKP’nin seçim çalışmalarına destek olmaları kapsamında görevlendirildiklerine dair Bakanlığınızın bir talimatı mı vardır?

3- Eğer böyle bir talimat yoksa, bir siyasi partinin adayının propaganda çalışmasına katılan Şırnak Valisi Cevdet Atay, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut, Şırnak İl Emniyet Müdürü Cemal Dalman ve İdil Kaymakamı Anıl Adıgüzel hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na aykırı davranmaktan idari soruşturma başlatılacak mıdır?

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-murat-bakan-akpnin-idil-belediye-baskan-adayi-ikbalhan-haznedarin-secim-calismalarina-tepki-gosterdi/feed/ 0 Meral Akşener: Emekliye Bayramda 7 Bin TL Vermek Zorundasınız https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-emekliye-bayramda-7-bin-tl-vermek-zorundasiniz/ https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-emekliye-bayramda-7-bin-tl-vermek-zorundasiniz/#respond Mon, 04 Mar 2024 03:33:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14913 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Etimesgut’taki SKM açılışında “Ben İYİ Parti Genel Başkanı olarak bu seçime giderken iktidarın bu konuya çözüm üretmesi için ısrarla emekliler diyorum farkında mısınız? Emekliye bu bayramda 7 bin TL vermek zorundasınız Erdoğan. 7 bin TL vereceksiniz. Elalemin Suriyelisine veriyorsun. Açlıktan sürünen emekline bayram hediyesi 7 bin TL vereceksin, vermek zorundasın” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara Etimesgut’ta seçim koordinasyon merkezi açılışına katıldı. Partisinin Ankra Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Topel Yıldırım ve Etimesgut Belediye Başkanı Adayı Hilmi Özer ile seçmenlere seslenen Akşener, şunları söyledi:

“Seçim; seçmenin düğünüdür, seçmenin bayramıdır. ya düşman olacak ne var? Biri gidecek, biri gelecek. Bakacaksınız, doğru hizmet etmiyorsa onu göndereceksiniz, öbürü gelecek. Bizim inancımıza göre seçmen seçimlerde bir karar verir. Der ki sen muhalefetsin, benim avukatım olacaksın. Öbürüne de döner der ki, sen iktidar olacaksın, bana hizmet edeceksin. Avukatın, halkın avukatının görevi nedir O sesi duyurmaktır.

“EMEKLİYE BU BAYRAMDA 7 BİN TL VERMEK ZORUNDASINIZ ERDOĞAN”

Ben İYİ Parti Genel Başkanı olarak bu seçime giderken iktidarın bu konuya çözüm üretmesi için ısrarla emekliler diyorum farkında mısınız? Emekliye bu bayramda 7 bin TL vermek zorundasınız Erdoğan. 7 bin TL vereceksiniz. Elalemin Suriyelisine veriyorsun. Açlıktan sürünen emekline bayram hediyesi 7 bin TL vereceksin, vermek zorundasın. Yıllarca seni bu emekliler desteklediler. Görevini yerine getirmek zorundasın. Buna karşılık aynı emeklilere 11 bin TL seyyanen zam vereceksin. ve en düşük emekli maaşı da asgari ücret kadar olacak. Bunu niye diyorum? Bunu şunun için diyorum; bu seçim siz emeklilerin, siz seçmenlerin birilerinin kulağını çekebilme imkanını size veren bir seçim. Şimdi geçinebilmek için yapacağınız iş bu. Bu dediklerimin hayata geçirilmesi için kulakları çekmek, 2 tarafın da kulağını çekeceksiniz.

“100 BİN ÖĞRETMEN TAYİN EDİLMELİDİR”

Dikkat edin, ısrarla bir şey söylüyorum ben. 100 bin öğretmen tayin edilmelidir. O çocukları siz okuttunuz. O çocukları bu millet cebinden, ana baba rızkından keserek okuttu. O kadar okulu açmayacaktınız. Madem açtınız tayin edeceksiniz, tayin etmek sizin için bir zorunluluktur. Siz etmiyorsanız biz iktidara geleceğiz ve biz edeceğiz.

Bu nasıl bir Etimesgut’muş. Yani bu Etimesgut’ta neler var, neler; onu sorayım. Kimin ayağına taş attık, kimin cebine girenlerin ya da gireceklerin önüne geçtik? Ne yaptık biz de asla bir siyasi partide olmayacak bir saygısızlık, bir operasyon bizim partimize çekildi? Şimdi bunları yazdık bir kenara.

“BEN BU İKİ KARDEŞİME SİZİN SESİNİZ OLMALARI İÇİN OY İSTİYORUM”

Cengiz Topel Yıldırım beş kuruş para çaldırmaz. Çalanın peşine düşer. Dolayısıyla ondan dolayı da herkesin sinirini bozar. Buradaki Hilmi kardeşimizse herkesle hemhal olur, herkesin işine koşar, onun da para çaldırmayacağına kefilim. Şimdi bu çerçeve içerisinde ben bu iki kardeşime oy istiyorum. Sizin sesiniz olmaları için oy istiyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-emekliye-bayramda-7-bin-tl-vermek-zorundasiniz/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Bursa Büyükşehir Belediyesi Bursalıların Olacak https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bursa-buyuksehir-belediyesi-bursalilarin-olacak/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bursa-buyuksehir-belediyesi-bursalilarin-olacak/#respond Mon, 04 Mar 2024 02:21:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14848 Bursa’da basın mensuplarına açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bursa Büyükşehir Belediyesi Bursalıların olacak. Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne gittiğimde Bozbey’in yakasında CHP rozeti görmeyeceğim. Ne olacak? Ay yıldızlı bayrak. Neden? Mustafa Bozbey CHP’lilerin belediye başkanı olmayacak. AK Parti’nin de kızgını var, küskünü var. Hizmet isteyeni var. MHP’linin de var. Bütün Bursa’nın belediye başkanı olacak” diye konuştu.

Manisa programı öncesi, 2 gün önce Bursa’da açmış olduğu CHP Osmangazi İlçe Başkanlığa gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilçe binalarının görünür olmasını, il binalarının görünür olmasını, partimize layık olmasını çok önemsiyorum. Çünkü boşuna söylenmiş bir söz değildir, baba evi. Cumhuriyet Halk Partisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partidir. Kuruluş tarihi olarak da Sivas Kongresi’ni 1919’da 5 Eylül günü toplanan Sivas Kongresini işaret etmektedir. Öyle olunca Atatürk’ün kurduğu partinin ilçe başkanlıkları, il başkanlıkları kendisine ve partimize layık olmak durumundadır. Bursalıları, Osmangazi’deki herkesi Cumhuriyet Halk Partisi’nin Osmangazi’deki baba evine bir çayımızı içmeye davet ediyorum. Adresi dünyanın öbür ucundan tarif etsek elinizle koymuş gibi bulursunuz. Bursa’da Ulu Cami’nin tam karşısındayız” diye konuştu.

Yoğun bir seçim temposu içerisinde olduklarını belirten Özel, “Bu tempo içinde sürekli gelişmeler oluyor. Son olarak da bir gelişme oldu. Gerçekten hani yanıt vermek, gazeteci arkadaşlar soruyorlar, insan utanç duyuyor, hicap duyuyor. Dün AK Parti İstanbul Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, ’31 Mart seçimlerinin sonucunu Gazzelilerin, Filistinlilerin ve Batı Şeria’nın beklediğini, 31 Mart seçim sonuçlarından Gazze’nin umutlanacağını söylemiş. Ayrıca, kendisi kazanırsa, Gazze’ye insani yardımda bulunacağını bu yüzden Filistinli çocuklar için 31 Mart seçiminin önemli olduğunu da söylemiş. Bir tarafı utanmazlık, bir tarafı riyakarlık ve bir tarafı sahtekarlıktır. Bu kadar ucuz siyaset olmaz. Türkiye’nin bütün belediyelerimizin Kızılay’ın AFAD’ın tırları Refah Sınır Kapısı’nda duruyor. Refah Sınır Kapısı’nda Filistinli çocuklara yardım ulaştırmayı başaramıyor” diye konuştu.

Yerel seçimlerin tek bir gündemi olduğunu belirten Özel, ekonomik kriz dışında, hayat pahalılığı dışında, zam dışında hiçbir konunun olmadığını söyledi. Özel, “Açlık sınırı, 16 bin 200 lira olarak açıklandı. Yani emekli 10 bin lira alacak ve tek başına yaşıyor bile olsa açlık sınırının 6 bin lira altında yaşayacak. Büyük bir haksızlık. Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulundum. Tekrar bulunuyorum. 10 bin lirayı, 17 bin 2 lira olan asgari ücret düzeyine derhal çıkarmalıyız. Ben diyorum ki en düşük emekli maaşını asgari ücret yapalım. O diyor ki bunu böyle yaparsam çalışanlara maaş ödeyemem. Emekli karta ihtiyaç olduğunu bir kez daha yeniliyorum. Emeklilerin kartına aradaki 7 bin 2 liranın hemen yüklenmesine ihtiyaç var. Bunun için de çok büyük bir paraya değil, 800 milyon liraya ihtiyaç var. Biz bütün emeklileri 31 Mart’ta oy kullanırken size para bulamayan Erdoğan’a hesap sormaya davet ediyoruz. Ben bütün işçileri, 31 Mart’ta oy kullanırken sizi açlığa, yoksulluğa iten Erdoğan’a hesap sormak üzere oy kullanmaya davet ediyorum. Ben esnafı, çiftçiyi, mağdurları, bütün herkesi 31 Mart’ta bu iktidara güçlerini göstermeye ve bu iktidardan hesap sormaya davet ediyorum. Son sözüm şudur. Bursa’dayız. Osmangazi’deyiz. Osmangazi’de de. Bursa Büyükşehir’de de seçim çok çok iyi gitmektedir. Ben Osmangazi’ye iki gün önce geldim. Bugün gelip ilçe başkanlığımızda çay içmek, ziyaret etmek için geldim. Bir Nisan günü sabah, Ankara’da da olsam, Manisa’da da olsam, mazbatayı ne gün alırlarsa ertesi günü başkanımın kahvesini içmeye Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne gidiyorum. Osmangazi’de, Erkan Başkan’ın çayını içeceğim. Onunla birlikte, bütün örgütümüzle birlikte sade kahve içmeye Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne gidiyoruz. Bursa Büyükşehir Belediyesi Bursalıların olacak. Bakın ben Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne gittiğimde yakasında CHP rozeti görmeyeceğim. Ay yıldızlı bayrak olacak. Neden? Mustafa Bozbey CHP’lilerin belediye başkanı olmayacak. AK Parti’nin de kızgını var, küskünü var. Hizmet isteyeni var. MHP’linin de var. Bütün Bursa’nın belediye başkanı olacak. Bizim ittifakımız Türkiye ittifakı rengi kırmızı beyaz. Bursa’nın ittifakının adı. Bursa ittifakı, rengi yeşil beyaz” dedi. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bursa-buyuksehir-belediyesi-bursalilarin-olacak/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “DEM ile demlendi” https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-dem-ile-demlendi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-dem-ile-demlendi/#respond Mon, 04 Mar 2024 02:06:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14833 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Görüldüğü gibi sandıkta hesap verecekleri günler yaklaştıkça bunların ayakları titremeye başladı. CHP’nin Genel Başkanı, önce İstanbul’da, Mersin’de ve kimi başka yerlerde DEM ile demlendi. Sonra da CHP Genel Başkanı çıkıp utanmadan bizim DEM’le ittifakımız yok diye demeç veriyor. Yalan bunların ağzına yuva yapmış, riyakarlık bunların karakteri haline gelmiş” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Kepez ilçesi Turgut Özal Spor Salonu yanında düzenlenen mitingte vatandaşlara hitap etti.

Mitinge katılımın 80 bin olduğunu kaydeden Erdoğan, güzelliklerini anlatmaya, dillerin kifayetsiz kaldığı Antalya’da bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’ne 30 günün kaldığını dile getiren Erdoğan, “Antalya’nın ilçeleri gümbür gümbür geliyor. Buğulu gözlerle Akdeniz ufuklarını süzen Antalya, turizmiyle, tarımıyla, ticaretiyle hepsinden önemlisi insanıyla ülkemize değer katıyor, huzur veriyor. Antalya artık sadece turizmin ve tarımın değil, diplomasinin küresel yıldızlarından biri haline dönüşüyor. Dün başlayan ve 3’üncüsü Antalya Diplomasi Forumu bu yükselişin işaretlerinden biridir. Antalya artık sadece Türkiye’nin değil, artık dünyanın bütünleştiği bir yer. Bu tür organizasyonlar şehrimizin marka değerinin artmasına da katkı sağlıyor. Antalya Diplomasi Forumu’nda dünyanın dört bir yanından gelen katılımcılara ülkemizi ve küresel meselelere ya anlatma imkanı bulduk” diye konuştu.

“Antalya sözünde duracak”

Seçimlerin siyasetçiler için hesap verebilme dönemlerinin olduğunun altını çizen Erdoğan, “Biz zaten yıllardır hesap verdik. Hesap veriyoruz. Ama hesaptan kaçanlara da 31 Mart’ta hesap sormaya hazır mıyız? Gümbür gümbür 31 Mart’a hazırlanıyor muyuz? Hükümeti veya belediyeleri yönetmek için sandıkta yetki alan siyasetçiler, seçim meydanlarında yaptıklarının muhasebesini yapan, yapacaklarının sözünü verirler. Milletimiz bu süreçte gördüklerini, duyduklarını kendi iç dünyasında değerlendirip verdiği kararı da sandıkta ilan eder. Antalya şimdi geçtiğimiz 5 yılda büyükşehir ve ilçeleriyle belediyelerini yönetenlere notlarını veriyor önümüzdeki 5 yıl için aday olanları da ölçüp tartıyor. Cumhur İttifakı olarak büyükşehir ve ilçe adaylarımızla Antalya’ya hizmete talibiz. Geçtiğimiz Mayıs ayında yapılan seçimlerde Cumhurbaşkanlığında bu kardeşimize yüzde 43, milletvekilliğinde yüzde 41 oy oranıyla bize destek verdiniz. Bu oy Antalya’yla aramızdaki muhabbeti yansıtmaktan uzak dur. İnşallah hep birlikte 31 Mart’ta sandıkları, Cumhur İttifakı oylarıyla patlatarak bunu telafi edeceğimize inanıyorum. Şu mitingimizin 31 Mayıs’taki zaferimizin müjdecisi olduğuna inanıyorum. Antalya’nın sözünde duracağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“Akla bakar mısınız?”

“Cumhurbaşkanı olarak bu ülkenin başında mı? Başında. Ayrıca Cumhur İttifakı olarak kabine, inşallah bizde mi?” diye soran Erdoğan, “Cumhur İttifakı ve şu anda da hükümet olarak iş başında olduğumuza göre yerel yönetimine 31 Mart’ta bize teslim ettiğiniz de Evelallah ülkeyi biz uçurmaya devam edecek miyiz? Öyleyse bu ülkeyi maalesef çöpten, çukurdan, çamurdan çıkarmayanlara bir daha teslim edemeyiz. Antalya’nın, dünya şehri vasfını her alanda güçlendirmesini yerine getireceğiz. Siyasi hayatımız boyunca hep ne aldanan olacağız, ne aldatan olacağız anlayışına, sıkı sıkıya bağlı kaldık. Milletimize asla yalan söylemedim. Bizi aldatmaya kalkanlarda, eninde sonunda kendi kazdıkları kuyulara düştüler. Ama ülkemizde Türk sermayesi yalan ve aldatma üzerine kurulu bir zihniyet var ki bir türlü ıslah olmuyor. Bir türlü milletin safına katılamıyor. Bu faşist zihniyet tercihini ya vesayetçilerden ya darbecilerden ya emperyalistlerden son dönemde de terör örgütlerinden yana kullanıyor. Geçtiğimiz günlerde CHP’nin yeni genel başkanı, parti teşkilatının yöneticilerine seçim dönemine özel öğütler veriyor. Ne diyor? ‘Gerçek niyetinizi saklayın’ diyor. Konuşmayın ki tepki almayın diyor. Polemiğe girmeyin ki zararlı çıkmayalım diyor. Susun ki yüreğinizdekilerden vatandaş, haberdar olmasın diyor. Yani şu seçim geçene kadar sahte olun, gerçek yüzünüzü saklayın milleti kandırın. Kim bu? CHP’nin Genel Başkanı. Akla bakar mısınız? Parti yöneticilerine, millete saygılı olun demiyor da riyakarlık yaparak millet kandırın diyor. Teşkilatlarına dürüst davranın demiyor da seçime kadar maskelerinizi takın ve sakın çıkarmayın diyor. Tabii ne yapsalar boş. Ne yapsalar beyhude. Hangi maskeyi takarsa taksınlar milletimiz bunların ne olduğunu artık gayet iyi biliyor. Ama niyetlerini ve taktiklerini kendi ağızlarıyla ikrar etmelerinden açıkçası biz memnuniyet duyuyoruz” ifadelerine yer verdi.

“DEM ile demlendi”

“Görüldüğü gibi sandıkta hesap verecekleri günler yaklaştıkça bunların ayakları titremeye başladı” diyen Erdoğan, ” Hangi kılığa gireceklerini, hangi yalana sarılacaklarını, hangi istikamete koşturacaklarını şaşırdılar. CHP’nin Genel Başkanı, önce İstanbul’da, Mersin’de ve kimi başka yerlerde DEM ile demlendi. İttifak yaptık. Bu iki parti aralarında yaptıkları gizli kapaklı anlaşmalarla belediye başkan adaylıklarını, meclis üyeliklerini, belediye yönetimlerini paylaştılar. Sonra da CHP Genel Başkanı çıkıp utanmadan bizim DEM’le ittifakımız yok diye demeç veriyor. Yalan bunların ağzına yuva yapmış, riyakarlık bunların karakteri haline gelmiş. Herkesi kör, alemi sersem sanıyorlar. Milletin feraset şamarı yüzlerine defalarca indiği halde bu aymazlıklarından bir türlü vazgeçmiyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, nafile. Milletimiz sadece maskelerin arkasına sakladıkları gerçek yüzlerini değil, onların ciğerlerini biliyor. Bukalemun gibi renkten renge girseler de bu millet onları gördüğü her yerde tanır ve layık olduğu cevabı verir. Biz milletimize sözümüz olan eser ve hizmet siyasetine devam ediyoruz. Türkiye’nin demokrasi ve kalkınma eksiklerini telafi ettiğimiz gibi bugünkü sıkıntılarını da yine biz çözeceğiz. Ülkemizi, siyasetiyle, diplomasiyle, sanayisiyle, teknolojisiyle, tarımıyla, turizmiyle dünyanın en sıralarına nasıl taşıdıysak Türkiye Yüzyılıyla zirveye de öyle çıkaracağız. Gerisinde on yıllık zorlu bir mücadelenin bölgesel ve küresel krizin olduğu ekonomik sıkıntılarımızın çözümünde Önemli mesafe aldık Büyüme rakamları açıklandı. Türkiye geçtiğimiz yıl yüzde 4.5 oranında büyürken, milli gelirimiz ne oldu? 1,1 trilyonu ve kişi başına milli gelirimiz ne oldu, 13 bin doları aştı. Nereden nereye teşhis ettiğimiz kesintisiz büyüme ekibi sayesinde istihdamda, üretimde, ihracatta turizmde her yıl yeni rekorlar kırarak yolumuza devam ediyoruz. Tüm bunları söylerken çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere vatandaşlarımızın yaşadıkları zorlukları asla görmezden gelmiyoruz” açıklamasını yaptı.

“Zübük siyasetçi oyunu”

“Antalya her yıl milyonlarca turisti ağırlamazsa, bereketli topraklarında yaz, kış üretim yapmazsa sahip olduğu refah seviyesini nasıl koruyacak” diye soran Erdoğan, ” Aynı durum 81 vilayetimizin tamamı içinde geçerlidir. Her kim karşımıza çıkıp da hesapsız, kitapsız atıp tutuyorsa bilin ki size hiçbir şey vermeyeceği gibi elinizdekinden olmanıza yol açacaktır. Antalya böyle zübük siyasetçi oyunlarına gelmez. Şimdi Antalya’dan öyle bir ses verin ki Akdeniz’in karşı kıyısından bile duyulsun. Hazır mıyız Antalya 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? Antalya’yla birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Antalya’nın Altın Çağını başlatmaya var mıyız? Maşallah siz bu işi bitirdiniz, Antalya ‘evet’ diyorsa tamam. Bu iş bitmiştir. Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramının beraberce ilan edeceğimize ben inanıyorum. Cumhuriyetimizin en büyük demokratik ve kalkınma hamlesini yeni bir safhasını inşallah ‘yeniden Antalya’ diyerek başlatacağız” diye konuştu.

“Antalya’ya yapılanlar”

Antalya’ya son 21 yılda 304 milyar lira yatırım yaptıklarını vurgulayan Erdoğan, ” CHP’nin burada bir yatır var mı yani? Yok. Yaparsa yine biz yapacağız. Eğitimde 10 bin 450 derslik inşa ettik, şehirdeki şehrimizdeki üniversite sayımızı 5’e yükseldik. 21 bin 593 yükseköğretim yurt binaları açtık. Antalya Belediyesi’nin kaç tane yurt binası var? 33 bin seyirci kapasiteli bir stadyum dahil olmak üzere toplam 116 adet spor tesisi inşa ettik. 9 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Şehir Hastanemizi açıyoruz. 66 sağlık tesisi yaptık. 1050 yataklı 9 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. 5 bin 570 konutun yapımı tamamlandı, bin 449 konutun yapımına devam ediyoruz. Antalya’mızda riskli yapı olarak tespit edilen 26 bin 15 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. 6 millet baki projemizden dördünü tamamladık. Bugün 36 adet atık su arıtma tesisi yapıldı. Normalde Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda olan hizmetleri bile Antalyalı kardeşlerimizin en önemli gelir kapısı olan turizm yara almasın diye biz yapıyoruz. Kemer ve Çamyuva bölgelerinin arıtma tesislerini bir yıldan kısa süre içinde biz bitirdik. Yakında açılışını gerçekleştiriyoruz. Antalya’da orman yangınlarının ardından yaraları biz sardık” diye konuştu.

“Antalya Havalimanı kapasitesini 80 milyona çıkıyor””

Erdoğan Antalya-Alanya otoyol projesinin inşasına yakında başlanacağını ifade ederek, ” Antalya Havalimanı’nın kapasitesini önümüzdeki yıl 80 milyona çıkarıyoruz. Antalya’da toplam 92 bin dekar alan arazinin sulaması için 12 barajın yapımı devam ediyoruz. 544 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Antalyalı çiftçilerimize 50 milyar lira tutarında tarımsal hibe verdik. Önümüzdeki dönemde Alanya, Finike, Gazipaşa, Kemer, Kumluca ve Manavgat’a doğal gaz arzı sağlamayı planladık. Antalya’yı daha nice güzel yatırımlarla, eserlerle, hizmetlerle buluşturmayı sürdüreceğiz. Şehrimizi gerçek belediyecilikle buluşturmak için, Cumhur İttifakı belediye başkan adaylarımızın arkasındayım. Siz de arkasında mısınız? Elbette her parti, her aday kendine göre ideal sahibidir. Ama belediyeciliğin bizim işimiz olduğu hususunda bizimle yarışacak, kimseyi tanımıyoruz. Antalya’yı Türkiye Yüzyılına hazırlamak için 31 Mart’ta sandıkta daha güçlü desteğinizi istiyoruz” açıklamalarında bulundu.

Erdoğan, konuşmasının ardından Cumhur İttifakı adaylarıyla katılımcıları selamladı.

“Antalya’nın yanında olduk”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, geçen Mayıs ayında tarihi bir seçim yaptıklarını hatırlatarak, ” Cumhurbaşkanımızı çok büyük bir destek verdiniz. 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerden de zaferle çıkacağız. Hazır mıyız, kararlı mıyız? Çok iyi ehil adaylar belirledik. Hakan Tütüncü, çekirdekten yetişmiş bir kardeşimiz. Ülkemizin en tecrübeli belediye başkanlarından biridir. Gerçek belediyeciliği lafla değil icraatla ortaya koymuştur. Büyükşehir Belediye Başkanı olarak hizmetlerini katlayarak devam edecektir. Tütüncü, dersine iyi çalışmış. Her alanda belediye olarak neler yapacak hangi adımları ortaya atacak bunu belirlemiş. Belediye reklam yeri, algı yeri, belediye hizmet edilecek yerdir. Tütüncü, bunu yapacak. Her kesimi kucaklayan kimseyi ötekileştiremeyen ötelemeyen bir anlayışa sahip. Toplumun tamamını kucaklıyorlar. 2002’den bu yana hep Antalya’nın yanında olduk. Uğun 1500 yataklı bir Şehir Hastanesi’ni Cumhurbaşkanımız açacak. Bu hastane ile Antalya sınıf atlayacak. Ulaşımda da Antalya-Alanya otobanı ihale edildi. 3 gidiş, 3 geliş, Antalya Alanya arasını modern bir yol kavuşturuyoruz. Antalya turizmin başkenti geçen sene rekor kırdınız, 16 milyondan fazla turist ağırladınız. Bu sene 60 milyon turist, 60 milyar dolar gelir bekliyoruz. Burada öncü ilimiz Antalya olacaktır. 400 milyondan fazla destek verdik, bu sene de destekleyeceğiz. Tarımın hiçbir zaman modası geçmez stratejiktir. Tarımı çok daha ileriye taşıyacağız. Planlı tarım kavramı çerçevesinde sistemli ve etkili şekle getirmek için çalışıyoruz. Genç çiftçilerimizi destekleyeceğiz. Antalya’yı Türkiye Yüzyılı’nın öncü şehirlerinden biri yapmaya hazırız. Antalya hizmet bekliyor” ifadelerine yer verdi.

“Siyasi istikrar, güçlü lider”

Sadece sosyal medya ile işlerin yürümeyeceğini dile getiren Yılmaz, “Bizim siyasetimiz eser ve hizmet siyasetidir. Dünya zor bir dönemde, ekonomik krizler, savaşlar, tarihin en büyük afetini yaşadık. Terörle mücadeleyi devam ettiriyoruz. Büyün bunlar siyasi istikrar ve güçlü liderlikle oluyor” diye konuştu.

“Altın Çağ başlayacak”

Cumhur İttifakı Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hakan Tütüncü, Antalya için kutlu bir yolculuğa çıktıklarının altını çizerek, ” Biz Antalya’da ne zaman AK Parti olarak belediyede iktidara geldiysek büyün ilçeleriyle bir atılım dönemi şahlanış dönemi bekliyordu. O yıllar Antalya’nın güzel ve hizmet yıllarıydı. Son 5 yıl Antalya’nın kayıp yılları oldu, şimdi o geçmişi yıllarını Antalya’ya hep birlikte iade etmeye hazır mıyız? 1 Nisan 2024’den itibaren Antalya’da yepyeni bir dönem başlayacak o dönem ‘Antalya’nın Altın Çağı’ olacak. Biz eser ve projeler Antalya’nın Altın Çağı’nı başlatmaya hazırız” dedi.

“Birinci parti çıkacağız”

AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, bu meydanlardan çok büyük destan yazdıklarını hatırlatarak, “Bugün buradan bir mesaj veriyoruz. Kepez ‘tamam’ inşallah, Antalya tamam inşallah. Cumhurbaşkanımızın arkasındayız. Antalya liderinin ve davasının yanında. Antalya’nın ve ilçelerinin altığın çağının yaşanacağı günlerin arifesindeyiz. Bu seçimlerden de birinci parti olarak çıkacağız. Hem Antalya Büyükşehir’de hem de ilçelerinde altın çağını başlatacağız” dedi.

“Çözemeyeceğimiz sorunu yok”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya’da 22 yılda tarihinin en büyük yatırımlarının hayata geçirildiğini kaydetti.

22 yılda yeni bir Antalya inşa edildiğini dile getiren Ersoy,” Hükümetimiz kentin sorunlarının çözümü için her türlü desteği sağladı. Antalya bugün Türkiye’nin değil dünyanın en önemli turizm merkezi haline geldi. Antalya 2023 yılında 16 milyon turist ağırlayarak rekor kırdı. Antalya’nın biriken bir çok sorunu var ama çözmeyeceğimiz sorunu yok” ifadelerine yer verdi. – ANTALYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-dem-ile-demlendi/feed/ 0
Kumluca Seçim Koordinasyon Merkezi Açıldı https://www.haber60.com.tr/kumluca-secim-koordinasyon-merkezi-acildi/ https://www.haber60.com.tr/kumluca-secim-koordinasyon-merkezi-acildi/#respond Sun, 03 Mar 2024 21:21:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14586 Kumluca Belediye Başkanı ve CHP Belediye Başkan adayı Mustafa Köleoğlu, Kumluca Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışını yaptı.

Coşkulu açılışa, CHP İl Başkanı Nail Kamacı, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Deniz Demiröz, Cumhuriyet Halk Partisi Antalya Milletvekili Cavit Arı, Antalya Milletvekili Aliye Coşar, 27. Dönem Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, 27.Dönem Antalya Milletvekili Adayı Kemal Bilal Öner’in de aralarında bulunduğu çok sayıda bürokrat, sivil toplum kuruluşu temsilcisi, muhtar  ve vatandaş katıldı.

“ÖNCE İNSAN DİYEREK TÜM SORUNLARI ÇÖZEN BİR KUMLUCA İTTİFAKI OLUŞTURDUK”

Başkan Köleoğlu, açılışta yaptığı konuşmada şunları kaydetti:

“2019 yılında ittifak buluşmasıyla beraber Kumluca Belediyesi’nde göreve başladık. O dönemden bu döneme baktığımızda göreve geldiğimizden kısa bir süre sonra büyük bir pandemi koşullarıyla karşı karşıya kaldık. Sonra büyük bir sel felaketi yaşadık. Tüm büyük ailemizde tek bir kişinin burnu bile kanamdan sel afetini atlattık. Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek, yardım isteklerimize bize bir baba olarak çok büyük destek verdi. Sıcak asfalt çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Atatürk Stadımızı yakın zamanda Kumluca’mıza kazandıracağız. Batı Antalya’nın en büyük camisi Büyük Kumluca Camimizi ibadete açtık. Özgür Özel başkanlığında Türkiye İttifakıyla birlikte biz de Kumluca’da ötekisi olmayan Kumluca’yı oluşturacağız. Diğer siyasi parti üyelerinden bizimle birlikte olanlar var. Kumluca’mızın gururu Cumhuriyet Halk Partisi ailesine katılan Kepez Belediyesi Meclis Üyesi Kontenjan Adayı Prof. Dr. Refik Emre Altekin’e hoş geldiniz diyorum. Kumluca’mızın kalkınması için gerçekleştirdiğimiz 50 icraatlerimizi tanıttık ve broşürlerimizi dağıttık.

2. dönemimizde gerçekleştireceğimiz 36 projemizin tanıtımı için güzel bir programla yine sizlerle olacağız. 3 sac ayağı üzerine oluşturduğumuz projelerimizle bir tek hedefimiz var dedik: Kumluca’nın kalkınması için gece gündüz çalışıp Kumluca’yı mutlu bir kent haline getirip yükselteceğiz. Tüm sorunları masaya yatıracağız. Önce insan diyerek gece gündüz insanlarımızın sorunlarına çözüm getireceğiz demiştik. Kumluca İttifakı ruhuyla tüm büyük ailemizle bunu yaşıyoruz. Biz doğru olduğumuza inanıyoruz. Hem Muhittin Başkanım için hem de kendim için İleri Daima İleri diyerek oy desteklerinizi bekliyorum.”

“PARTİMİZİN TEMELİNDE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN DÜŞÜNCELERİ VAR”

Cumhuriyet Halk Partisi Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, “İki ve üç kişi parti ideolojisini değiştiremez. Partimizin temelinde Mustafa Kemal Atatürk anlayışı vardır. Tüm çalışmalarımızı bu yönde gerçekleştiriyoruz. Partimize gelen herkese kapımız açıktır. Kumluca’nın ilk ilçe başkanıyım. Kumluca ve Antalya’mız için her zaman güzel çalışmalar gerçekleştirmeye devam edeceğiz” dedi.

“MUSTAFA BAŞKAN ÇOK GÜZEL ÇALIŞMALAR GERÇEKLEŞTİRDİ”

Cumhuriyet Halk Partisi Antalya Milletvekili Cavit Arı da “Mustafa Başkan Kumluca’mız için çok güzel çalışmalar gerçekleştirdi. Seracılar dolusavarla kapsama alanı içinde zarar görmüyor. Ata sporumuza sahip çıkarak Orhan Okulu Tesisini Kumluca’mıza kazandırdı. Sel baskınlarının olmaması için kanallar ve arıklar temizleniyor” diye konuştu.

“ÇALIŞMALARIMIZLA HER ZAMAN KUMLUCALI HALKIMIZIN YANINDA OLDUK”

Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Muhittin Böcek ise şunları söyledi:

“Kumluca’da 41 mahallemiz için çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Kumluca için gece gündüz çalıştık. Kumluca’yı pilot ilçe yaparak çiftçi kart projemizi başlattık altyapı ve üstyapısıyla tüm çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Kumluca kapalı devre sulama tesisi, paketleme tesisi, sosyal yardımlar ilgili her şeyi Kumluca’mızda yapmaya çalıştık.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kumluca-secim-koordinasyon-merkezi-acildi/feed/ 0
İmamoğlu: Atatürk’e derin bir vefa duygusuyla bağlı olmak benim asla vazgeçmeyeceğim şiarımdır https://www.haber60.com.tr/imamoglu-ataturke-derin-bir-vefa-duygusuyla-bagli-olmak-benim-asla-vazgecmeyecegim-siarimdir/ https://www.haber60.com.tr/imamoglu-ataturke-derin-bir-vefa-duygusuyla-bagli-olmak-benim-asla-vazgecmeyecegim-siarimdir/#respond Sun, 03 Mar 2024 07:03:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14515 Haber: OKTAY YILDIRIM – ÇAĞATAN AKYOL/ Kamera: UMUT EMRE AKBULUT

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediyesi’nin düzenlediği Vefa Ödülleri Töreni’nde konuştu; “Açık söyleyeyim Cumhuriyet Halk Partili olmam ve az önce bahsettiğim gibi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e derin bir vefa duygusuyla bağlı olmak benim asla vazgeçmeyeceğim şiarımdır. Onun kurduğu Cumhuriyeti, aziz vatanı, kayıtsız şartsız beklemeden sevmek büyük bir özel bir vefa bağlılığı demektir” dedi.

Beylikdüzü Belediyesi’nin bu yıl 6’ncısını düzenlediği Vefa Ödülleri Töreni, İstanbul Kongre Merkezi’nde yapıldı. Törene CHP Genel Başkanı Özgür Özel, eski CHP Genel Başkanı Altan Öymen, eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, Genel Başkan Yardımcıları Gökan Zeybek ve Sevgi Kılıç, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ile çok sayıda partili ve dernek temsilcisi katıldı.

Törende konuşan İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

“CHP BÜNYESİNDE OLMAK ELBETTE GÜÇLÜ DUYGULAR GEREKTİRİR”

“Özel bir buluşmayı çok değerli kıldınız. Vefa çok değerli bir kavram. Bence Vefa kurumsallaşmayı kurumları daha güçlü kılmayı sağlayan en özel duygu. Bu yönüyle Cumhuriyet Halk Partisi bünyesinde siyasetle uğraştığım zaman diliminin 15 yılını bitirmiş durumdayım ve 15 yıl bittiği dönem içersinde her zaman yaptığımız her işin sonrasında işin içinde olan herkese teşekkür etmeyi, onlara minnet duygularımı iletmeyi hiç ihmal etmemeye çalıştım ve beni çok daha güçlü ve çok daha özenli kıldı. Bu yönüyle uzun soluklu siyasi yolculuğun daha güçlü olabilmesi için dostluğun, sevginin, dayanışmanın çok önemli olduğunu bilen birisiyim. Cumhuriyet Halk Partisi bünyesinde olmak elbette ki güçlü duygular da gerektirir. Çünkü bu parti ülkemizin kurucu partisi. Bu partinin kurucusu da ülkemizin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk. Dolayısıyla biz çok daha özenli davranmak, çok daha kurumsal gücü büyütmek yönünde adımlar atmakla da yükümlüyüz.

“ATATÜRK’E DERİN BİR VEFA DUYGUSUYLA BAĞLI OLMAK BENİM ASLA VAZGEÇEMEYECEĞİM ŞİARIMDIR”

Tabii vefa bir insanın, toplumun geçmişine ve değerlerine duyduğu güçlü bağlılık sayesinde geleceğe doğru emin adımlarla yürümesini de sağlar. 2016’da böylesi bir süreci başlatmayı ilk düşünce olarak masaya koyduğumuzda dün gibi hatırlıyorum değerli dostlarımla, özellikle sevgili Süleyman Çelebi ve o dönem ilçe başkanımız Sayın Turan Taşkınözer, diğer dostlarımızla oturup konuştuğumuzda böylesi bir duygunun ve bizim içimizdeki birçok arkadaşımızın daha güçlü çalışmaya, daha fazla motive etmeye sevk edeceğini konuşmuştuk. Bunu da açıkçası o günden bugüne ilçemiz yaşıyor ve yaşatıyor. Şimdi tabii benim İstanbul’da görev almamın bu süreci biraz daha farklı bir seviyeye taşımış olması beni de ayrıca gururlandırıyor. Tabii hafızayı güçlü tutmak taze tutmak çok da değerli. Böylesi bir akışı sağladığınızda dünden bugüne gelen çok kıymetli isimler yarınlara dönüp de partimizi çok daha özel bir sürece taşıyacaktır. Açık söyleyeyim Cumhuriyet Halk Partili olmam ve az önce bahsettiğim gibi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e derin bir vefa duygusuyla bağlı olmak benim asla vazgeçmeyeceğim şiarımdır. Onun kurduğu Cumhuriyeti, aziz vatanı, kayıtsız şartsız beklemeden sevmek büyük bir özel bir vefa bağlılığı demektir.

“CHP’Lİ OLMAK HER TÜRLÜ GÖREV VE SORUMLULUĞA KAYITSIZ ŞARTSIZ KOŞMAYI GEREKTİRİR”

“Şunu da söyleyelim Atatürk, ömrünü, milletine vefa borcunu ödemekle geçinmiş. Dehşet bir vatansever, emsalsiz bir kahramandı. Onun partisine, onun partisi içinde bulunan hiç kimseye vefasızlık asla ve asla yakışmaz. Bizler siyaseti bu ülkeye, bu millete vefa borcumuzu ödemenin bir yolu olarak görürüz öyle yaparız. O nedenle nice partiler gelir geçer Cumhuriyet Halk Partisi dimdik ayakta kalır Dimdik ayakta. Cumhuriyet Halk Partili her zaman herkesten çok çalışmayı da gerektirir. Çalışmanın çok değerli olduğunu bilen birisiyim. Çalışkan olmanın, partimiz için olmazsa olmaz ve vazgeçilmez temel prensibi olduğunu da buradan paylaşmak isterim. Zira partimizin de ülkemizin çıkarı için durmadan, yorulmadan, çalışmak ancak ve ancak o zaman başarıya ulaşmak mümkün olabilir. Cumhuriyet Halk Partili olmak her türlü görev ve sorumluluğa kayıtsız şartsız da koşmayı gerektirir. Koşmayı gerektirir ve koşmakta zorundayız. Cumhuriyetimiz, yurdumuz, halkımız için, görevden göreve koşacağız. Ne zaman ihtiyaç olursa, nerede, nasıl bir koşuya, nerede, nasıl bir emeğe, nerede nasıl bir mücadeleye gerek var ise o yönde o mücadelenin en önde koşan neferi olma çabasını ben kendime ayrıca ilave bir şiar olarak da edindiğimi ifade edeyim.

“ATATÜRK’ÜN PARTİSİNE BORCUMUZU ANCAK BÖYLE ÖDEYEBİLİRİZ”

Bu yönüyle asla ve asla kim ne kadar koşuyor bakmadan kendi emeğini en güçlü seviyede ortaya koymanın Cumhuriyet Halk Partili her bireyin ortaya koyması gereken bir karakter olduğunu da düşünmekteyim. Atatürk’ün partisine borcumuzu ancak böyle ödeyebilir, refahımızı da ancak böyle gösterebiliriz. Bu duyguları hisseden gereğini yerine getiren büyük Cumhuriyet Halk Partisi ailesinin tüm üyeleriyle birlikte kutluyor, yürekten hep birine teşekkür ediyorum. Vefa ödüllerine layık görülen, partimizin çok değerli, çok kıymetli isimlerini yürekten kutluyorum. Burada onlarla olmaktan da büyük onur duyuyorum. Yöneticilerimiz, siyasetçilerin, vefasızlığı dolayısıyla tek bir vatandaşın bile kalbinin sevgi dolu çok mutlu bir ülke diliyorum. Umuyorum bunu başaran, bu adımları bize attıran yine hep birlikte bu başarının bir parçası olacağımızı düşündüğüm Cumhuriyet Halk Partisi olur.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/imamoglu-ataturke-derin-bir-vefa-duygusuyla-bagli-olmak-benim-asla-vazgecmeyecegim-siarimdir/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Cumhuriyetin kurucu kadrolarına vefa gösterilmeli https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-cumhuriyetin-kurucu-kadrolarina-vefa-gosterilmeli/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-cumhuriyetin-kurucu-kadrolarina-vefa-gosterilmeli/#respond Sun, 03 Mar 2024 06:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14508 Haber: OKTAY YILDIRIM – ÇAĞATAN AKYOL/ Kamera: UMUT EMRE GÖKBULUT

CHP Beylikdüzü Vefa Ödülleri Töreni’nde konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Ulusal çapta gelişmiş ülkelerdeki en önemli vefanın, o ülkenin kurucu kadrolarına duyulan vefa olduğunu vurguladı, “Maalesef bugün ülkenin yönetim kademesinde olanlar, bazen ağız ucu ile bazen ‘Cumhuriyetimizin banisi’ diyerek geçerek, bazen Atatürk dememek için Gazi diyerek ama esasen Cumhuriyetin bir bütün olarak kurucu kadrolarına minnet ve vefa duymak yerine özellikle bazı isimler üzerinden aslında Cumhuriyetin kuruluş hikayesine husumet duyduklarını da gizleyemiyorlar. O yüzden Cumhuriyetin kurucu kadrolarına, Cumhuriyetin kuruluşuna ve aydınlanma devrimlerine sahip çıkanların bu ülkede bu vefayı göstereceği günlerin yakın olduğunun altını çizmek isterim” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen 6’ncı CHP Beylikdüzü Vefa Ödülleri Törenine katıldı. Genel Başkan Özel, eski CHP Genel Sekreter Yardımcısı ve eski bakan Erol Tuncer’e ödülünü verdi. Özel, burada yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

“VEFA KELİMESİNİN BİZİM GİBİ KURUMLAR İÇİN İKİ TANE ANLAMI VAR”

Vefa kelimesinin aslında bizim gibi kurumlar için iki tane anlamı var. Bunlardan bir tanesi manevi anlamı, bir tanesi maddi anlamı. Manevi anlamı vefa duyulan açısından son derece onur verici, hakkının teslim edilmesi, hatırlanması, emeklerinin boşa gitmemesi, söylediği sözün uçup gitmediğinin, yazdığı yazının silinmediğinin görülmesi açısından son derece kıymetli. Vefayı gösterenler açısından hem kendilerini bu noktada, bir borcu ödemenin mutluluğunu, huzurunu duymaları açısından kıymetli, hem de bundan sonraki sürece bir gelenek devrediyor olmanın gururunu yaşatan, onurunu yaşatan bir durum. Ama işin bir de maddi tarafı var. O da kurumsal hafızanın önemine yapılan vurgu.

“DEMEK Kİ HİÇBİR BAŞARI BOŞUNA GELMİYOR”

Kurumsal hafıza ki bundan sonraki süreçte o kurumda yapılacak tüm iş ve işlemler, hele ki bu kurum bir ülkenin ana muhalefet partisiyse bundan sonra yürütülecek tüm siyasi yürüyüş, tüm yürünecek yol ve menzile yönelik olarak da son derece önemli, kıymetli bir adım. Biz CHP’nin bir vefa gecesindeyiz ancak bu vefa gecesi 81 ilden, 1 ilin, o ilin de 39 ilçesinden 1 tanesinin düzenlediği bir gece. Şimdi burada bir ayrışma var. Olumlu yönde, pozitif ayrışma var. Bir ilçe başkanlığı bir vefa gecesi yapıyor, bu önce ilçe sınırında, sonra il sınırında, sonra tüm ülkeye yönelik olarak gerçekleşiyor. Siyasi parti bunu kurumsal olarak ve genel merkez düzeyinde de sahipleniyor, benimsiyor. Daha önce de Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu katıldı. Bu gece ben de buradayım ve bu partimiz adına yapılan bir etkinliğe, önemli bir boşluğu dolduran çok doğru bir etkinliğe dönüşmüş durumda. Demek ki hiçbir başarı boşuna gelmiyor.

“ÖRGÜTÜ SAHİPLENMENİN BAŞARISI”

6 yıl önce bu vefa gecesini yani 6’ncısı olan ve 8 yıl önce yapılmış olan ilki, bu vefa gecesini düzenleyen ilçe başkanı sonra ilçe belediye başkanı oluyor, sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı oluyor. Ülkenin en umutsuz zamanlarında bugün İstanbul’un sokaklarında Türkiye’nin her tarafında gördüğümüz gibi bir umutsuzluğu yırtıp atan, bir umudun adı oluyor. O günün ilçe belediye başkanı olduğu dönemde, o günün ilçe yöneticisi, sonra ilçe başkanı olan Taşkın Özer, milletvekili oluyor, CHP’nin YDK Başkanı oluyor. O günkü belediyede, ilçe belediyesinde yok ama demek ki akılda ileride büyükşehri yönetmek var, o günkü belediye başkanının genel sekreter yetkileri ile donattığı danışmanı bugün bu belediyenin bugünkü belediye başkanı oluyor, Beylikdüzü’nde ve bu gecenin ev sahibi oluyor. Buraya çıkıp otururken de bir yanına ilçe başkanını, bir yanına kadın kolları başkanını, bir yanına da gençlik kolları başkanını oturtuyor. Örnek alınacaksa, bu işin örnek alınması, ders alınacaksa bundan ders alınması lazım. Öyle vefa gösteriyoruz diye vefa gösterilmeyen, kurumsal kimliğin sahiplenildiği, bugünlere birbiri ile itişe kakışa değil, birbirinin eksiğini bulanların değil birbirine çelme takanların değil ta o günden bugüne dayanışarak gelenlerin, kol kola girenlerin, birbirine kol kanat gerenlerin, örgütü tüm kademeleri ile dışlamak değil sahiplenmenin başarısıdır bu. Ekrem Başkanın şahsında bu organizasyonu o günden bugüne getiren herkesi yürekten alkışlıyorum.

“KURULUŞ HİKAYESİNE HUSUMET DUYUYORLAR”

Tabi bir yandan da vefa ulusal çapta nasıl olacak? Ulusal çapta gelişmiş ülkelerdeki en önemli vefa, o ülkenin kurucu kadrolarına duyulan vefadır. Maalesef bugün ülkenin yönetim kademesinde olanlar, bazen ağız ucu ile bazen ‘Cumhuriyetimizin banisi’ diye geçerek, bazen Atatürk dememek için Gazi diyerek ama esasen Cumhuriyetin bir bütün olarak kurucu kadrolarına minnet ve vefa duymak yerine özellikle bazı isimler üzerinden aslında Cumhuriyetin kuruluş hikayesine husumet duyduklarını da gizleyemiyorlar. O yüzden Cumhuriyetin kurucu kadrolarına, Cumhuriyetin kuruluşuna ve aydınlanma devrimlerine sahip çıkanların bu ülkede bu vefayı göstereceği günlerin yakın olduğunun altını çizmek isterim. Bundan sonraki süreçte elbette esas vefanın ne olduğu ile ilgili bir tanımlama yapacağım ama bir de günün tarihsel bir önemi var. O da bugün 1 Mart. 21 yıl önce TBMM’de bugün çok tarihi bir oylama yapıldı. Bugün ülkeyi yöneten kişi o günlerde ABD’ye gitmiş, BOP eş başkanı olmanın vaadi, motivasyonuyla Türkiye Cumhuriyeti topraklarına 1,5 milyon ABD askeri sokmayı taahhüt etmişti. Bütün havaalanlarımız Irak operasyonunda kullanılacak, limanlarımız açılacak ve gelecek malzemeler, silahlara hiçbir bekleme süresi, incelemeye tabi olmadan ABD toprağı gibi kullanılarak Irak işgal edilecekti. O tezkere Meclis’e geldi, o günkü Genel Başkanımız rahmetli Deniz Baykal kapalı oturumda 1,5 saatten fazla süren bir konuşma yaptı, o gün 22’nci dönemdeki CHP grubu tarihi bir direniş, tarihi bir mücadele gösterdiler. Müzakerelerin sonucunda 99 iktidar partisi milletvekilini de yanlarına alarak, o ABD postalının belki de çıkmamak üzere Türk topraklarına gelmesine, yerleşmelerine ve daha sonra Irak’ta dökülecek o kanın tamamına TBMM’nin ortak olmasına engel oldular. Bu tarihi günü 21 yıl sonra Deniz Baykal’a o gün Meclis’te görev yapan ve şimdi hayatta olmayanlara rahmetle, hayatta olanlara minnetle vefamızı ifade etmek isterim.

“VEFA, PARTİYİ İKTİDAR YAPARAK GÖSTERİLİR”

Bülent Ecevit’i Kıbrıs Barış Harekatı ile Türkiye’ye sosyal demokrasiyi, ortanın solunu, emekçi haklarını getirmekle, yaptığı birçok hizmetle anabiliriz. İsmet Paşa’yı Serv’i yırtıp atması ile mi Lozan Anlaşması ile mi garp cephesi kumandanlığı ile mi anmalı? ya da biraz önce ifade edildiği gibi, ‘Benim en büyük yenilgim’ dediği 14 Mayıs 1950 gecesi çok partili rejiminin önünü açmayı, rejimin üzerinde olası bir askeri vesayeti aklından dahi geçirmemesi ile mi anmalı? Deniz Baykal’ı biraz önce andık. Bugün burada olan genel başkanlarım, olmayan Hikmet Çetin’in Türk dış politikasına, devletimize, partimize yaptıklarını hepsi ayrı ayrı sayılabilir. Ama ismini anmadığım, Genel Başkanımız, ülkenin kurucusu, kurtarıcısı Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Hepsine birden CHP’liler bir vefa göstereceklerse nasıl gösterecekler? Onu ifade edip, onun sözünü vererek sözlerimi sonlandırayım. İster hayatta olsunlar, ister olmasınlar, ister sonuncusu olsun, ister birincisi olsun CHP’nin bir genel başkanına, tüm genel başkanlarına vefa göstereceksek, bunu partilerini iktidar yaparak göstereceğiz arkadaşlar. Partilerini iktidar yaparak. Bu inanç, özgüven, bu enerji ile her birinize olan inancımla, güvencimle bu güzel gece için bir kez daha emeği geçenlere, bugünlere getirenlere, ilk gün akıl edenlere teşekkürlerimi sunuyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-cumhuriyetin-kurucu-kadrolarina-vefa-gosterilmeli/feed/ 0
AK Parti Sözcüsü Çelik, CHP Genel Başkanı Özel’i eleştirdi https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-chp-genel-baskani-ozeli-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-chp-genel-baskani-ozeli-elestirdi/#respond Sun, 03 Mar 2024 06:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14506 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i eleştirerek, “Biz hizmet üretmeye devam ederken Atatürk’ün, kendi partisine ‘şu illeri kazanın’ dediğini ileri sürerek kendince, kendi kendisine bir uydurmada bulunarak Cumhuriyet tarihindeki en büyük Atatürk istismarlarından birine imza attı.” dedi.

Çelik, partisinin Ceyhan ilçesindeki Murat Göğebakan Kültür Merkezi önünde düzenlediği mitingde, Ceyhan’ın çok kıymetli olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilçeye sevdası ve hükümetin buraya yönelik yatırımlarının Ceyhan’ı çok stratejik bir konuma getirdiğini ifade eden Çelik, şöyle konuştu:

“Bu stratejik konum neticesinde Ceyhan, Türkiye’de önü açık büyüme potansiyeli çok yüksek olan gelecek yıllara bu büyümesiyle daha çok damga vuracak bir ilçemiz. Neredeyse Türkiye’de Ceyhan’ı bilmeyen yok. Onun için Ceyhan’ımızın daha ileriye götürecek noktada Ceyhan’da belediye başkanı olarak Erol Kahraman kardeşimize destek vermenizi arzu ediyoruz. Erol Bey’le birlikte büyükşehirde de Fatih Kocaispir kardeşimiz Adana Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu zaman o zaman beşibiryerde olacak, Ceyhan’a hizmet her konuda akmaya devam edecek.”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Atatürk bize diyor ki ‘başarılı olun, şu, şu, şu illeri alın” diye bir konuşma yaptığını anımsatan Çelik, şöyle devam etti:

“Biz hizmet üretmeye devam ederken Atatürk’ün, kendi partisine ‘şu illeri kazanın’ dediğini ileri sürerek kendince, kendi kendisine bir uydurmada bulunarak Cumhuriyet tarihindeki en büyük Atatürk istismarlarından birine imza attı. Atatürk’ün istediği, ülkemizin tam bağımsızlığı yolunda Cumhuriyetimizin güçlenmesi, kuvvetlenmesi, her alanda Türkiye’nin egemenlik haklarını savunacak şekilde güçlü olmasıdır. Bununla ilgili olarak Türkiye’nin egemenliğini güçlendirmek, Türkiye’nin egemenliğine göz diken terör örgütleriyle mücadele etmek, Cumhuriyetimizi güçlendirmek, demokrasimizi güçlendirmek, her alanda büyük eserlere, büyük işlere imza atmak Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde gerçekleşti. “

“Bizim içimiz dışımız bir”

Çelik, cumhurbaşkanı seçiminde muhalefetin bir yandan Atatürk istismarı yaparken bir yandan da teröre destek verenlerle çeşitli masalar kurduğunu, aynı anda farklı taraflarla gizli protokol yapıp vatandaşa yalan söyleyerek bir seçim kampanyası yürüttüklerini belirtti.

Bu “gizli işleri” seçimden sonra öğrendiklerini anlatan Çelik, “Seçimden sonra tek tek itiraflar gelmeye başlayınca öğrendik. Şimdi merakla bekliyoruz. Bakalım bu seçimden sonra hangi pazarlıklar ortaya çıkacak, hangi itiraflar arka arkaya gelecek? Ama bizim içimiz, dışımız bir. Biz, vatandaşın huzurunda ne söylüyorsak kafamızın arkasında da o var. Biz Ceyhanlıya ne söylüyorsak Türkiye için arzu ettiğimiz şey o.” diye konuştu.

Ömer Çelik, bazı muhalefet adaylarının “Ben başka partiden aday oldum ama Recep Tayyip Erdoğan’ın sevdalısıyım. Başka partiden aday olmama rağmen kazanırsam, kazandıktan sonra AK Parti’ye geçeceğim.” dediklerini duyduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Bu Cumhurbaşkanı’mızın deyişiyle sirk cambazlığıdır, yalandır, dolandır. Ceyhan’da bunlara geçit yok. Cumhur İttifakı’mızın adayları Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşları işte burada. Dolayısıyla oyumuzu Ceyhan’da Erol Kahraman’a, Adana Büyükşehir’de Fatih Kocaispir’e vereceğiz.”

Çelik, Sarıçam’da mitinge katıldı

Çelik, daha sonra merkez Sarıçam Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Sarıçam Belediye Başkan adayı Bilal Uludağ için ilçede düzenlenen mitinge katıldı.

Ömer Çelik, burada, Uludağ’ın görev süresinde Cumhur İttifakı’nın vizyonunu Sarıçam’da gösteren önemli projelere imza attığını dile getirdi.

Türkiye’nin doğru istikamette yönetilmesiyle ve vatandaşların desteğiyle çok daha büyük ufuklara ulaşılacağını anlatan Çelik, şunları kaydetti:

“İnşallah uyguladığımız ekonomik programla daha güçlü yarınlara imza atacağız. Enflasyonun düşmesinden tutun, işsizliğin azalmasına kadar yepyeni ekonomik gelişmelere yakın zamanda imza atacağız. Bu şekilde emeklilerimizin, esnafımızın, işçimizin, çiftçimizin, köylümüzün bütün çalışanlarımızın ve emeklilerimizin ve bütün emekçilerimizin daha iyi şartlara kavuşması için bu ekonomik programla yeni gelişmeler hepimizin gözü önünde gerçekleşecek. Şimdi dünyaya vermemiz gereken bir mesaj var. O mesaj da Türkiye’nin 14 Mayıs’ta, 28 Mayıs’ta ortaya koyduğu istikrarın ve gücün devam ettiğini şehirlerde de göstermek.”???????

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-chp-genel-baskani-ozeli-elestirdi/feed/ 0
TBMM Genel Kurulu’nda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin grup önerileri kabul edilmedi https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-chp-dem-parti-iyi-parti-ve-saadet-partisinin-grup-onerileri-kabul-edilmedi-4/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-chp-dem-parti-iyi-parti-ve-saadet-partisinin-grup-onerileri-kabul-edilmedi-4/#respond Sun, 03 Mar 2024 04:57:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14409 TBMM Genel Kurulu’nda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurul’da, Saadet Partisi’nin “gıda katkı maddeleri”, İYİ Parti’nin “Bursa’da keşfedilen fay hattı”, DEM Parti’nin “Enflasyon” ve CHP’nin “1 Mart 2003 Irak tezkeresi” ile ilgili grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.

Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, son yıllarda hazır ve paketli gıdalarda pek çok katkı maddesine yer verildiğini söyledi. Bu katkı maddelerinin obezite, şeker gibi pek çok hastalığa yol açtığını belirten Kılıç, “Hayatımıza giren hazır ve paketli gıdaların sağlımızı nasıl tehdit ettiği ortada ancak iktidarın sessizliği bir orkestranın en önemli enstrümanını unutması kadar çarpıcı.” dedi.

Okul gıdası uygulamasına geçiş süresinin 2026 yılına ertelenmesinin sebebini soran Kılıç, “Okul gıdası uygulanması ertelenmesine rağmen yürürlükteki genelgeye neden uyulmamakta, sağlıksız içeriklere sahip olan gıdalar neden okul gıdası logosuyla satılmakta?” ifadelerini kullandı.

-“İmar planları revize edilmeli”

İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, Bursa’da Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının destekleriyle üniversiteler tarafından yapılan araştırmada, Kayapa-Yenişehir Fayı’nın bulunduğunu ve bu fayın 7,3 şiddetinde deprem üretebileceğini belirtti.

Olası İstanbul depremine ilave olarak Bursa’da da büyük deprem olabilme ihtimalinin yüksek olduğunun altını çizen Toktaş, depremin Türkiye için beka meselesi olduğunu vurguladı. Toktaş, Bursa’da yeni bulunan fay hattı da dikkate alınarak imar planlarının revize edilmesini istedi.

Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, her gün her şeye zam geldiğini söyledi. Enflasyon rakamlarının açıklanacağını hatırlatan Temelli, “O enflasyon rakamları, yaşadığımız bu zamları, yaşadığımız hayat pahalılığını açıklamaktan oldukça uzak. Neden uzak? O enflasyon rakamları TÜİK eliyle çarpıtılmış rakamlar. Esas enflasyon, yüzde 130’u aşmış durumda. İnanılmaz bir yangın var ama bunun farkında olmayan Hazine ve Maliye Bakanı var. Hazine ve Maliye Bakanı atmaya devam ediyor, ‘kişi başı gelir 13 bin doları geçti’ diyor. Hiçbir hedefini bu güne kadar tutturamadı, tutturamamakta da ısrarlı.” diye konuştu.

Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM Genel Kurulu’nda 1 Mart 2003 tarihinde kabul edilmeyen Irak tezkeresini hatırlatarak, 1 Mart 2003’te Meclis’in emperyalizm karşısında en şanlı direnişlerden birisini yaşadığını söyledi. Tezkerenin kabulünün üzerinden 21 yıl geçtiğini belirten Günaydın, “28 Şubat için konuşma yapanlardan önemli bir bölümünün 1 Mart için ağızlarını açmadıklarını gördük.” dedi.

1 Mart’ta CHP’nin tezkereye karşı direndiğini vurgulayan Günaydın, “Siz bu tezkerenin imzasına öyle bir teşneydiniz ki daha bu memleketten tezkere geçmeden Amerikan askerleri İskenderun Limanı’na yerleşmeye başlamıştı.” dedi.

Meclis içtüzüğünü hatırlatan Günaydın, kapalı oturumların tutanaklarının 10 yıl geçtikten sonra açıklandığını söyledi. Günaydın, “Maalesef sizin işaret oyunuza ihtiyacımız var. 21 yıl evvele burada ne konuşmuşlar, Amerika’nın çıkarlarını nasıl savunmuşlar. Yüreğiniz varsa elinizi kaldırın, kapalı oturumların tutanaklarını yayınlayalım.” diye konuştu.

-“1 Mart tezkeresinden size ekmek çıkmaz”

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Şahin, üzerinden 21 yıl geçen Irak tezkeresi ile ilgili, Meclis araştırma önergesi verilmesinin manidar olduğunu söyledi. Şahin, “Amaç 1 Mart tezkeresi ve sonuçları mı yoksa 31 Mart seçimlerinde bir yerlere mesaj mı vermek? Terörle mücadele amaçlı olarak Meclis’e getirilen Suriye ve Irak tezkeresine ‘hayır’ diyen, DEM çizgisinde demlenen, tezkere kardeşliği kuranların 1 Mart tezkeresini tekrar pişirmeleri size de manidar geliyor mu?” ifadesini kullandı.

Şahin, 1 Mart tezkeresinde milletvekillerinin hür iradelerini kullandığını vurguladı.

1 Mart tezkeresinin Meclis’in değil tarihin konusu olduğunu vurgulayan Şahin, “Bu tarihi konuda, 1 Mart tezkeresinden size ekmek çıkmaz.” dedi.

Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurul’da daha sonra kamuoyunda “8. Yargı Paketi” olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine geçildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-chp-dem-parti-iyi-parti-ve-saadet-partisinin-grup-onerileri-kabul-edilmedi-4/feed/ 0
AK Parti Grup Başkanvekili: İsrail’in Filistin’deki Fiilleri Uluslararası Hukuka Aykırıdır https://www.haber60.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-israilin-filistindeki-fiilleri-uluslararasi-hukuka-aykiridir/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-israilin-filistindeki-fiilleri-uluslararasi-hukuka-aykiridir/#respond Sun, 03 Mar 2024 03:30:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14338 AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, “Türkiye olarak Uluslararası Adalet Divanından beklentimiz, İsrail’in Filistin topraklarındaki fiillerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ilan etmesi ve tüm eylemlerinden sorumlu tutulmasıdır.” dedi.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, 2003’te TBMM’de “1 Mart Tezkeresi”nin İçtüzüğe göre kabul edilmediğini hatırlatarak, Irak’ta istikrarın sağlanamamasında iktidarın da katkısı bulunduğunu öne sürdü.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, deprem bilincinin oluşturulması gerektiğini vurgulayarak, “Hükümeti, deprem konusuna hassasiyetle yaklaşmaya, yeni acılar yaşanmaması için gün geçirmeden denetimleri artırarak tedbir almaya davet ediyorum.” diye konuştu.

İsrail’in Gazze’deki saldırılarının sürdüğünü anımsatan Usta, Gazze’deki zulmün arşı aştığını dile getirdi. Usta, yaşananlara karşı tüm dünyanın kulağını tıkadığını belirtti.

Diplomatik çağrıların sonuçsuz kaldığını ifade eden Usta, uluslararası toplumun İsrail için somut adım atmadığını söyledi.

“Yaklaşık 6 milyon bağımsız bölüm risk altındadır”

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Türkiye’nin dünyanın en etkili deprem kuşakları üzerinde bulunduğunu ve ülkenin yüzde 66’sının yüksek riskli deprem bölgesinde yer aldığını anlattı. Akçay, şöyle devam etti:

“Depremlerde yaşadığımız kayıplarla bir daha karşılaşmamak için risk altındaki alanlarda kentsel dönüşüm çalışmalarına hız verilmelidir. 2012’den bugüne kadar kentsel dönüşüm projeleriyle Türkiye genelinde 2 milyon 200 bin bağımsız bölümün dönüşümü tamamlanmıştır. 400 bin bağımsız bölümün dönüşümü de devam etmektedir. Türkiye genelinde yaklaşık 6 milyon bağımsız bölüm risk altındadır. 2 milyon bağımsız bölümün acilen dönüştürülmesi gerekmektedir.”

Erkan Akçay, kentleşme politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini bildirdi.

İklim değişikliğinden kaynaklanan doğal afetlerin de bir tehdit oluşturduğuna işaret eden Akçay, tüm illerde ekolojik ve yeşil şehir alt yapısının yeniden ele alınmasını istedi.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, partisinin bazı üyelerinin tutuklandığını belirterek, DEM Parti’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Gültan Kışanak’ın haksız şekilde cezaevinde tutulduğunu öne sürdü. Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Kışanak’ın serbest bırakılmasını talep etti.

“Adalet Akademisi, düzenleme yapılmazsa 9 ay sonra kapanacaktır”

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, 2003’te 1 Mart Tezkeresi’nin partisinin kararlı duruşuyla reddedildiğini, aradan 21 yıl geçmesine rağmen kapalı oturumun tutanaklarına ulaşamadıklarını söyledi.

Anayasa Mahkemesinin, 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin bazı maddelerinin iptaline ilişkin kararının Resmi Gazete’de yer aldığını anımsatan Günaydın, 10 Temmuz 2018’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ni süresi içerisinde Anayasa Mahkemesine taşıdıklarını hatırlattı.

Günaydın, “Anayasa Mahkemesi, 37 maddesini hukuka, Anayasaya aykırı bularak iptal ettiği bu düzenlemelere ilişkin karar vermek için tam 5,5 yıl bekledi. Anayasa Mahkemesi, 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ndeki Anayasaya aykırı hükümleri fark etmen için neden 5,5 yıl beklemen gerekti? Neden 5,5 yıl sonra, 5,5 yıl gecikerek karar verdin?” ifadelerini kullandı.

Bu kararın, hüküm verildikten 4 ay sonra Resmi Gazete’de yayımlandığını dile getiren Günaydın, kararın 9 ay sonra yürürlüğe gireceğini belirtti.

Gökhan Günaydın, “Adalet Akademisi, düzenleme yapılmazsa 9 ay sonra kapanacaktır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı düzenleme yapılmazsa 9 ay sonra etkisizdir, yetkisizdir, İletişim Başkanlığının yetkileri yoktur.” değerlendirmesinde bulundu.

“Çözüm için tek yol, başkenti Doğu Kudüs olan Filistin’in bağımsızlığının kazandırılmasıdır”

AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu da Gazze’de insanlık dramının yaşandığını ifade etti.

Türkiye’nin, Uluslararası Adalet Divanında (UAD) Filistin’de yaşanan zulmü dile getirdiğini aktaran Yenişehirlioğlu, UAD’de insanlık dışı uygulamaların durdurulması çağrısında bulunulduğunu vurguladı.

Gazze’de yaşayanların yaşam mücadelesi verdiğini söyleyen Yenişehirlioğlu, şunları kaydetti:

“Gazze’de acil ve ön koşulsuz ateşkes ile engelsiz, yeterli ve sürekli insani yardımın gerekliliğini vurguluyoruz. Türkiye olarak Uluslararası Adalet Divanından beklentimiz, İsrail’in Filistin topraklarındaki fiillerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ilan etmesi ve tüm eylemlerinden sorumlu tutulmasıdır. Çözüm için tek yol iki devletli vizyon temelinde başkenti Doğu Kudüs olan Filistin’in bağımsızlığının kazandırılmasıdır.”

Bahadır Yenişehirlioğlu, uluslararası toplumun yaşanan vahşeti unutmaması gerektiğinin altını çizdi.

Antalya Diplomasi Forumu’nun başladığını belirten Yenişehirlioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış konuşmasını yaptığı forumun ana gündem maddesinin Filistin’deki insanlık dramı olacağını anlattı.

Yenişehirlioğlu, Cumhur İttifakı’nın 31 Mart’taki seçimlere hazır olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde AK Parti belediyeciliğinin marka haline geldiğine dikkati çeken Yenişehirlioğlu, milletin karşısına çözüm arayan belediyecilik anlayışıyla çıkacaklarını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-israilin-filistindeki-fiilleri-uluslararasi-hukuka-aykiridir/feed/ 0
Ayhan Bilgen: Kars’a kayyum atanmaması için çaba sarf ettim https://www.haber60.com.tr/ayhan-bilgen-karsa-kayyum-atanmamasi-icin-caba-sarf-ettim/ https://www.haber60.com.tr/ayhan-bilgen-karsa-kayyum-atanmamasi-icin-caba-sarf-ettim/#respond Sun, 03 Mar 2024 01:57:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14255

TACETTİN DURMUŞ

Bağımsız Kars Belediye Başkan Adayı Ayhan Bilgen, “Ne yazık ki Türkiye siyasetindeki gerilim, kutuplaşma, güvenlik politikaları, terörle mücadele ne derseniz deyin, bütün bu alanın bizim dışımızdaki alanın sonucu olarak Kars’a kayyum atandı. Ben kayyum atanmaması için elimden gelen çabayı sarf ettim” dedi. Bilgen, o dönem HDP yönetiminin ‘kayyum atanırsa atansın’ modunda hareket ettiğini ileri sürdü.

Bağımsız Kars Belediye Başkan adayı Ayhan Bilgen, bugün basın toplantısı düzenledi. Bilgen, şunları söyledi:

“Türkiye’de başka bir örneği olmayan 5 partinin temsil edildiği bir belediye meclisinde oy birliği ile kararlar alınabiliyor olması Kars için bir gurur vesilesidir. Buna katkı yapan geçtiğimiz dönem birlikte çalıştığımız 5 farklı partiden bütün belediye meclis üyelerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Bizden dolayı onlar da cezalandırılırlar. Ne yazık ki Türkiye siyasetindeki gerilim, kutuplaşma, güvenlik politikaları, terörle mücadele ne derseniz deyin bütün bu alanın bizim dışımızdaki alanın sonucu olarak Kars’a kayyum atandı. Ben kayyum atanmaması için elimden gelen çabayı sarf ettim. Değerli arkadaşlar bunu belki kamuoyuna çok açıklamadık ama artık bunları bu bir ay boyunca konuşacağız. Başkanı olduğum Kars Belediyesi’ne kayyım atanacağı hemen hemen belli olunca; yani HDP’li bütün belediyelere kayyum atanıp geriye sadece birkaç ilçe ve Kars kaldığında ben ‘Kars’a kayyum atanmasın. Kars farklı bir sosyolojiye sahip, geçmişte Türkiye Cumhuriyeti’nden önce Cumhuriyet kurmuş neredeyse tek şehirdir. Kars geçmişte şura ile yönetilmiş bir şehirdir. Dolayısıyla Kars’ı böyle bir kimliğin diğer kimliğe baskı yaptığı, dışladığı bir şehir haline getirmeyelim, buna izin vermeyelim’ diye partilerin meclis üyeleriyle görüşmeler yapmıştım. Bu meclis üyeleri hala hayatta bu şehirde yaşıyor. İsterseniz teyit için sorabilirsiniz. Yani dedim ki; evet belli ki her yere kayyum atanıyor, muhtemelen bir süre sonra da Kars’a da atanacak. Kars’a kayyum atanmamasının bir yolu var, bir formülü var. Kanun çok açık ve kanun diyor ki; Belediye başkanı istifa ederse belediye meclisi ilk toplantısında önce belediye başkanını seçer. Gündemin ilk maddesi bu olmak zorundadır.’

“SİYASETİN GÖREVİ SADECE SİYASETİ AĞLAMA DUVARINA ÇEVİRMEK DEĞİLDİR”

Ben feragat ederek gözaltına alınabileceğimi ve tutuklanacağımı bile bile daha önce TBMM grup başkan vekilliğinden feragat edip; nasıl bu şehre hizmet için bu göreve talip olduysam aynı şekilde belediye başkanlığı da bırakmayı da bilirim. Yeter ki bu şehre kayyum atanmasın. Belediye Başkanı evet en çok temsil edilen parti HDP ise meclis üyesi hem de o partiden yine HDP’li olsun ama belediye başkan yardımcıları da aldıkları oy oranında kabul eden diğer partilerin meclis üyelerinden oluşsun. Dolayısıyla 5 grup her birisi bir şekilde belediyede temsil edilsin, şehir birlikte yönetilmeye devam etsin ama ne yazık ki benim bu çağrımı bunun altını çizerek söylüyorum; o zaman mensubu olduğum parti HDP dahi kulak tıkandı. Yani sanki kayyum atanırsa atansın modunda hareket edildi. Elbette ki kayyum atanmasının sorumlusu biz ya da mensubu olduğumuz parti değildir ama belli ki Türkiye’de bir kayyum politikası varsa biz bunun önüne geçmek için çözüm üretmek zorundaydık. Siyasetin görevi sadece siyaseti ağlama duvarına çevirmek değildir. Sadece ülkeyi yönetmek değildir. Sadece tepkiyi manipüle etmek değildir. Siyasetin görevi gerilimi bitirecek çözüm üretmektir. Biz kendimizce böyle bir çözüm bulmuştuk ama bu çözümü gözaltına alınmadan önce uygulamaya çalıştığımda da ne yazık ki diğer partilerin olumlu birtakım mesajlarına rağmen kendi partimiz içerisinde bir karar çıkartmadık. Bunu yalanlayacak birisi varsa, partinin genel merkez yöneticileri de ortada bu ildeki yöneticiler de ortada. Çıksınlar ‘hayır’ desinler, böyle olmadı.

“KARS’A KAYYUM ATANMASIN DİYE ELİMDEN GELENİ YAPTIM”

Değerli arkadaşlar gözaltına alınışımın son gününde yani 7 gün geçmişti artık 8. gün cuma günüydü. Bir kez daha cezaevinden denedim. Avukatlar aracılığıyla hem HDP Genel Merkezi’ne haber gönderdim, hem de Kars’a haber gönderdim. Dedim ki ‘Bakın ben bugün perşembe akşamı yarın cuma sabahı muhtemelen mahkemeye çıkarılacağım. Mahkeme muhtemelen bizi tutuklayacak. Tutuklandıktan sonra zaten kayyum atanacak. Uygulama belli yani görevinin başında olmadığı için yerine kayyum atanıyor, uygulama her yerdeki gibi Kars’ta da böyle olacak. Bunun önüne geçebiliriz. Perşembe akşamı ya da cuma sabahı ben istifamı vereyim. Cuma günü öğleden sonra saat 2’de belediye meclisinin rutin toplantısı var. Cuma günü saat 14.00’da belediye meclisi daha önce konuştuğumuz üzere diğer partilerin meclis üyelerin de kabul ettiği biçimde Kars yereldeki HDP yöneticileri ve belediye meclisinde birlikte çalıştığımız eş başkanımız ve diğer meclis üyesi arkadaşlarımızın da bilgisi dahilinde uzlaşarak bir yeni yönetim oluştursun. Dolayısıyla da belediyenin ilk meclis toplantısında eğer yeni başkan, yeni bir başkan yardımcıları belirlenirse kayyum atanmanın koşulları ortadan kalkmış olur çünkü benimle ilgili özel bir durum. Yani belediye başkanının kendisi tutuklandığında kayyum atanıyordu çünkü HDP’ye kayyum atanıyor ki, şehre kayyum atanıyor ki, belediye meclisine kayyum atamıyor ki. Ben kendi haklarımdan vazgeçmiş olayım, belediye başkanlığından feragat edeyim. Yani Kars’a çok net biçimde bir yeni şura rolü oynayabilecek, bütün partilerin temsil edildiği bir yönetimi armağan edelim. Hiç olmazsa Türkiye’nin şu kadar şehrinde bu sorunun 30 yıldır çözülmesinden dolayı kayyum atanırken bari Kars’a kayyum atanmasının diye elimden geleni yaptım. Yine avukatlar bana parti genel merkezinden olumsuz görüş getirdiler ve ‘Hayır, böyle bir şey yapılamaz bu mümkün değil, biz bunu doğru bulmuyoruz siz asla istifa etmeyin’ dediler.

“YÜRÜTÜLEN KARALAMA KAMPANYASINDAKİ HİKAYE BUDUR”

Benimle ilgili yapılan sosyal medyada yürütülen karalama kampanyasındaki istifa hikayesinin aslı astarı budur. Utanmadan yüzsüzce, bir de ‘sanki ben keyfim için kendi koltuğum için istifa etmişim gibi Kars’ı bıraktın kaçtın, yok istifa ettin’ gibi bir karalama kampanyası yürütüyorlar. HDP’nin o zamanki yönetimi de ortada, genel merkez yönetimi de ortada. Benim istifayla ilgili bütün niyetim bütün çabam bu şehre kayyum atanmasının diyeydi ama bu konuda üzerine düşeni yapmayanlar gerekli yapıcı sorumluluğu üstlenmeyenler şimdi sanki ben ‘Başka bir niyetle bir istifa süreci işletmişim’ gibi kampanya yürütüyorlar. Biz herkesle her konuyu tartışmaya açığız. Cesareti olan varsa, yüreği olan varsa ister belediyeciliği konuşuruz ister Türkiye siyasetindeki kutuplaşmayı kamplaşmayı ve siyasi partilerin bu ateşe odun taşımasını konuşuruz. Biz bu şehri en azından bu şehri değerli arkadaşlar bu yangından korumak istiyoruz. Bu partilerin kendi hırslarıyla sadece oylarını yüksek çıkartma hesabıyla ve kişilerin şahsi çıkar, şahsi menfaatini şehrini çıkarının, ülke çıkarının önüne üzerine koymasına karşı yola çıktık. Dolayısıyla da bu ateşi Kars’tan yakacağız Türkiye görecek Kars bir örnek ortaya koyacak 31 Mart akşamı bu şehir nasıl birçok şeye öncülük yaptıysa; bağımsız bir il belediye başkanlığı konusunda da bu örneği ortaya koyacak.”

]]> https://www.haber60.com.tr/ayhan-bilgen-karsa-kayyum-atanmamasi-icin-caba-sarf-ettim/feed/ 0 31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne bir aylık süre kaldı https://www.haber60.com.tr/31-mart-2024-pazar-gunu-yapilacak-mahalli-idareler-genel-secimlerine-bir-aylik-sure-kaldi/ https://www.haber60.com.tr/31-mart-2024-pazar-gunu-yapilacak-mahalli-idareler-genel-secimlerine-bir-aylik-sure-kaldi/#respond Sat, 02 Mar 2024 23:00:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14119 31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne bir aylık süre kaldı.

Yüksek Seçim Kurulunca (YSK) 1 Aralık 2023’te ilan edilen seçim takvimi, 1 Ocak’ta işlemeye başladı.

Takvim doğrultusunda bugüne kadar yürütülen iş ve işlemler kapsamında YSK, 2 Ocak’ta seçime katılma yeterliliğine sahip 36 siyasi partinin bulunduğunu belirledi.

Seçime katılacak siyasi partilerin birleşik oy pusulasındaki yerlerinin belirlenmesi için ise 27 Ocak’ta YSK Başkanlığında kura çekimi yapıldı. YSK Başkanı Ahmet Yener, Yenilik Partisinin seçime katılmayacağını, Büyük Türkiye Partisi’nin de adını Ocak Partisi olarak değiştirdiğini YSK’ye bildirdiğini açıkladı.

Kura sonucu AK Parti 1, İYİ Parti 2, Sol Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9, Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22, Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Genç Parti 29, Aydınlık Demokrasi Partisi 30, MHP 31, Türkiye İşçi Partisi 32, Demokrasi ve Atılım Partisi 33, Saadet Partisi 34 ve Vatan Partisi 35’inci sırada yer aldı.

29. sıradaki Genç Parti’nin seçime katılmayacağını bildirmesi üzerine seçime katılacak siyasi parti sayısı 34’e indi. Parti, oy pusulasından kaldırılacağından, bazı partilerin pusuladaki sırası değişecek. Buna göre, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34. sırada olacak.

Aday listeleri 3 Mart’ta açıklanacak

Siyasi parti ilçe başkanlıkları, belediye başkanlığı, belediye meclis üyeliği ve il genel meclisi üyelikleri seçimlerine ait aday listelerini ilçe seçim kurullarına, büyükşehirlerde siyasi parti il başkanlıkları, büyükşehir belediye başkan aday listelerini il seçim kurullarına 20 Şubat’ta teslim etti. Aynı süre içinde bağımsız adaylar da başvurularını yaptı.

Seçim kurullarınca yapılan inceleme veya itiraz üzerine verilen kararlar sonucunda ya da istifa nedeniyle siyasi partilerin aday listelerinde eksiklik olması halinde, bu durum 1 Mart’ta ilçe veya il seçim kurullarınca partilere bildirilecek. Partiler, 2 Mart’ta eksiklikleri tamamlayarak ilgili seçim kurullarına bildirecek ve kesin aday listeleri 3 Mart’ta açıklanacak. Birleşik oy pusulalarının basımı ve ilçe seçim kurulu başkanlıklarına dağıtımına da 3 Mart’ta başlanacak.

Propaganda serbestliği ve bazı seçim yasakları, 21 Mart sabahı başlayacak.

Döküm ve dağıtımına 29 Şubat’ta başlanan seçmen bilgi kağıtlarının seçmenlere dağıtımı 24 Mart’ta tamamlanacak.

28 Mart’ta tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlülere ilişkin listeler kesinleştirilecek.

Propaganda serbestliği 30 Mart Cumartesi saat 18.00’de sona erecek.

Türkiye, 31 Mart’ta sandık başına gidecek.

Oy verme saatleri

YSK, seçimin mart ayında olması nedeniyle mevsim şartları ve güneşin batış saatini dikkate alarak, doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat erkene aldı.

Bu nedenle Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır, Kilis illerinde ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy vermenin başlangıç ve bitiş saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak.

Bu illerin dışında kalan diğer illerde oy verme saatleri 08.00-17.00 olacak.

]]>
https://www.haber60.com.tr/31-mart-2024-pazar-gunu-yapilacak-mahalli-idareler-genel-secimlerine-bir-aylik-sure-kaldi/feed/ 0
Özgür Özel’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Kışkırtma” Yanıtı: “Keşke Kışkırtabilsem, Emekliler ve İşçiler Haklarını Aramak İçin Yürüseler. https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-cumhurbaskani-erdogana-kiskirtma-yaniti-keske-kiskirtabilsem-emekliler-ve-isciler-haklarini-aramak-icin-yuruseler/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-cumhurbaskani-erdogana-kiskirtma-yaniti-keske-kiskirtabilsem-emekliler-ve-isciler-haklarini-aramak-icin-yuruseler/#respond Sat, 02 Mar 2024 21:45:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14051 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’nin başkan adaylarının belirlenme yöntemiyle ilgili tartışmalara ilişkin, “Bazı yerlerde bazı zaruretler vardı ama mesela belediye bizdeyse memnuniyet anketi yapıyoruz. Eğer halk belediye başkanına seçildiğinden ileride bir destek veriyorsa, memnuniyeti partinin oyunun üstündeyse yeniden aday yapıyoruz” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Birileri emekliyi kışkırtıyor’ sözlerine de Özel, “Sen yaptıklarınla emekliyi kışkırtmıyorsun da ben bunu söyleyince mi emekliyi kışkırtıyorum? Keşke kışkırtabilsem, ümit ederim emeklileri sokağa dökebilsem, emekliler ve işçiler haklarını aramak için yürüseler, Biz bu milleti sokağa dökeceğiz kardeşim. Sokağa çıkacağız, hakkımızı alacağız, evimize döneceğiz” diye cevap verdi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TV100’de “Özel Röportaj” programına katıldı. Özel, burada gazeteciler Gürkan Hacır, Başak Şengül ve Erdoğan Aktaş’ın sorularını yanıtladı. Özel, gündemdeki konulara ilişkin şunları söyledi:

“PARTİ MECLİSİ’NDE BURSA, HİÇ TARTIŞILMADAN GEÇEN AZ SAYIDA İLDEN BİRİ OLDU”

“Bursa’da yarım kalan bir işi tamamlıyoruz. Geçen seçimlerde biliyorsunuz çok geriden başladığımız bir yarışı, çok küçük bir farkla kaybetmiştik. Hatta anketler kazanmaya yakın olduğumuzu söylüyordu. ve bu konuşulduğunda kimse inanmıyordu ama biraz da geçen sefer kesin kazanıyoruz motivasyonunun eksikliğinden birkaç puan farkla kaybetmiştik. O günden bu güne kadar Mustafa Bozbey, çalışıyor. Kemal Kılıçdaroğlu da o dönemde Sayın Bozbey’in adaylığını gayri resmi olsa da müjdelemişti. ‘Çalışacak bir aday olacak’ demişti. Sayın Bozbey, o günden bu güne çalıştı. Biz de arkasında durduk. Bursa’da özel çalıştık. Yerel seçim adaylarının belirlenmesinde çok farklı yöntemler, bazı yerlerde gecikmeler oldu falan ama Bursa’nın hassasiyetini ve önemini de biliyoruz. Parti Meclisi’nde Bursa hiç tartışılmadan geçen az sayıda ilden bir tanesi oldu. Biz adaylaşmadan sonra ilk kontrol anketlerini yaptırıyoruz. Bu konuda bayağı keyfimizi yerine getiren sonuçlar geliyor.

“ANKET YETKİLİSİ SUNUMUNUNDA DA ANKARA’DA ‘YARIŞ BİTTİ’ DEDİ”

Biz toplam 390 bin tekil anketle adaylarımızı belirledik. Şu anda da memnuniyet anketleri yapıyoruz. Aday performans anketleri yapıyoruz. O anketlerde iyi sonuç alıyoruz. Aday belirleme sürecindeki toplam anket sayısından bahsediyoruz. 90 bin tekil görüşme, toplam 350 bine yakın anket var. Bunlar aday belirleme sürecinin anketleri. Sonrasında da devam ediyoruz. Bu anketlerde de iyi sonuç var ama orada 390 bin kişiyle konuştunuz falan değil. Heralde onlar da 60 – 70 bin kişi olmuştur. Ankara’da yarış artık ‘CHP kaç belediye çıkaracak? CHP belediye meclisinde çoğunluğu sağlayacak ama farkı açacak mı? Açmayacak mı?’ Ankara Büyükşehir Belediyesi yarışı tamamlanmış görünüyor. Her ölçüm daha ileri gidiyor. Anket yetkilisi sunumununda da Ankara’da ‘yarış bitti’ dedi. Ankara’da AK Partililere de sorsanız Mansur Yavaş’ın her seferinde farkı açtığını görüyoruz. Zaten rakip adayın motivasyon düşüklüğünden de gözlüyorsunuzdur. Ekrem İmamoğlu, İstanbul’daki her ölçümde 1,5 – 2 puan farkı açıyor. Kurum gelene kadar, DEM’in adayı çıkana kadar… Olmayan adaylar ölçülemiyor. Fikir, sonuç vermiyor. Bütün adaylar belli olduktan sonra gelen her ankette 1 puan, 1,5 puan farkı açıyoruz.

“YENİDEN REFAH PARTİSİ’NİN ADAYLIĞI DA AK PARTİ’YE OY KAYBETTİRİYOR”

Bu seçim özel bir seçim. Birincisi, CHP’nin tek başına girdiği bir seçim. Herhangi bir ittifak yok. Geçen seçimde şöyle bir şey vardı: Yüksek bir motivasyonu vardı HDP’nin ve diyordu ki ‘Biz AK Parti’ye kaybettirmek üzere aday çıkarmıyoruz. Kazanacağımız yerlerde kendimiz yarışıyoruz. Şansımızın olmadığı bir yerde aday çıkarmıyoruz. AK Parti kaybetsin yeter.’ Bu kendi seçmenine AK Parti karşısında kim güçlüyse oy ver demekti. Hatta bir ara İYİ Parti’nin birkaç yerde, Ahlat’ta ve Iğdır’da aday çıkarmasının ardından İYİ Parti’nin olduğu yerlere aday çıkardılar. Birçok yerde adayları yoktu. İki; İYİ Parti ile belirli şehirlerde biz belirli şehirlerde onlar ittifak halindeydik. Yarışmıyorduk hemen hemen hiçbir yerde. Orada da İYİ Parti seçmeninin yüksek bir motivasyonu vardı. Bu ikisini topladığınızda neredeyse yüzde 2 gibi bir şey çıkıyor ortaya. Bugünkü anketlerin üzerine yüzde 2 koysanız, biz böyle Anadolu coğrafyasını kendi rengimize boyamış oluruz. Tabii ki bu yüzde 20 bazı yerlerde daha düşük, bazı yerlerde o boyutlardaki geçmiş seçimlerde gelen oy olmadığında neyi nerede başarı sayacağınıza bakmak lazım. Bu arada sadece aleyhimize olanları konuşmayalım… Yeniden Refah Partisi’nin adaylığı da AK Parti’ye oy kaybettiriyor. Bazı yerlerde çok farklı partilerin adaylıkları, farklı etkiler yapıyor. Mesela Zafer Partisi’nin adayı kimden alıyor belli değil. MHP’den mi alıyor, CHP’den mi alıyor… O yüzden bu seçim çok özel bir seçim.

“20’Lİ RAKAMLARDAN ŞU PARTİYİ BİR KURTARALIM İSTİYORUM”

CHP açısından şöyle bir gerçeklik var. Kimseyi oyumuz çok, gücümüz çok diye küçümsemek istemem. O niyette değilim. Şunu söylemek gerekiyor ki, Millet İttifakı’nı kurduğumuz partilerle birlikte değiliz. ve geçen seçimlerde kayıtsız şartsız muhalefete destek veren bir parti de ortada yok ama Millet İttifakı’nı oluşturan seçmen bir yere gitmedi ve itirazları sürüyor. Onlar Saray’a, tek adama, ekonomik şartlara itiraz ediyorlar. ya da MHP kökenliyse, ‘Kongremizi kazanacakken Saray ile anlaştılar, kongremizi iptal ettirdiler. Biz MHP’de hakettiğimiz genel başkanlık ve parti yönetimine gelemedik Gittik parti kurduk’ diyen seçmen bu. Bu seçmenin AK Parti ve MHP ile bir araya gelmesini bekleyemezsiniz. Kimse bize mecbur değil. Herkesten büyük bir samimiyetle, büyük bir iştah ve taleple oy istiyoruz. Kimse bize mecbur değil. O seçmenin de temel itirazları duruyor. CHP’de yaz boyunca dile gelen yaptıkları bazı itirazlar da ortadan kalkmış durumda. Örneğin gizli protokolden bahsediyorlardı. ‘Bu bizi kandırmak’ diyorlardı. Biz o gizli protokol mevzusunda parti adına özeleştirimizi vermiş durumdayız.  İYİ Partilileri sahada görüyorum ve abi-kardeş gibiyiz. Partiler açısından kendi adayının kazanmasını ister herkes. Kazanamıyorsa, en istemediğini kaybettirecek adayda birleşir. Böyle bir sürecin içindeyiz. İttifaklar yapabilseydik bambaşka şeyler olabilirdi. Yüzde 35’i zorlardık. Yüzde 40’a yaklaşırdık. Şu anda CHP’nin kendi gücüyle, bu adaylarla benim gördüğüm, geçmem gerekir ve iyi olur dediğim rakam yüzde 30 psikolojik sınırını aşmak. 20’li rakamlardan şu partiyi bir kurtaralım istiyorum.

“‘CHP GELİRSE SOSYAL YARDIMLARI KESECEK’ DİYORLARDI. SONUÇ, BEŞ KATINA ÇIKARILDI”

Kaybedecek bir tane belediyemiz yok. Kaybetmek istemiyoruz. Çok özel olarak üzerinde hassasiyetle anketlerin üzerinde  durmamızın sebebi de eğer bir yerde sıkıntı görürsek oralarda çok daha fazla dikkat ve enerji vermek. Genel başkan olarak girdiğim yerel seçimlerde partimizin belediye kaybetmesini istemem. Geçen seferki ittifak ve destek ortamından çok geride bir yerdeyiz ama partinin bir enerjisi var. Toplumun beklentileri var. Adaylarımız var. En önemli güvencem; Mansur Yavaş’ın, Ekrem İmamoğlu’nun Vahap Seçer’in, Zeydan Karalar’ın yani belediye başkanlarımızın bir de gerçekten yatsınamayacak performansları var. Eğer kötü bir dönem geçirmiş olsalardı partinin başında kim olursa olsun öyle beğenilmeyen belediye başkanını öyle sizin beğendirtmeniz çok kolay değil. Çok net söyleyeyim, pandemide yaptıkları özellikle… ‘CHP gelirse sosyal yardımları kesecek’ diyorlardı. Sonuç, beş katına çıkarıldı. AK Partili belediyeler pandemide gözlerine ışık tutulmuş tavşan gibi kaldılar. Uzun bir süre kaldılar.

“KANDİL’LE ANLAŞMAYA ÇALIŞANLARIN, HEYET YOLLAYANLARIN YAPTIKLARI İŞLER ORTADA”

Geçen seçimde DEM Parti, AK Partiye kaybettirme motivasyonuna sahipti. Bu seçimde AK Partiye kaybettirme gibi bir motivasyonları yok. Bazı yerde çıkardıkları aday bize kaybettirmeye yönelik. Bazı yerde AK Parti’ye kaybettirebilir. Ama bu seçimde bizim DEM ile olan ilişkimizde ne onların kayıtsız şartsız desteği söz konusu ne de bizim DEM ile kazanmaya yönelik iş birliğimiz söz konusu.Bazı yerlerde Kent Uzlaşısı olarak adlandırılan uzlaşılar sağlanmış durumda. Ama DEM’in adayları var. Bize de kaybettirebilecekleri bir çok yer olabilir. İmza, sözleşme, kaşe, protokol falan yok böyle bir şey. Yüzde 15, yüzde 10 DEM seçmeninin ya da Kürtlerin oy kullanacağı bir seçime gidiyorsunuz. Bir belediye başkan adayınız var ve o belediye başkan adayınız bir belediye meclis listesi yapıyor. Yüzde 15 Kürt seçmen ve disiplinli DEM seçmeni, bu seçmeni gözardı ederek bir belediye meclis listesi oluşturamazsınız. Kürt seçmen oy kullanırken kendisinin tanıdığı, itimat ettiği, bildiği bazı isimlerin bulunmasının kime ne mahsuru var? Bundan normal bir şey yok. Kandil’le anlaşmaya çalışanların, heyet yollayanların yaptıkları işler ortada. Abdullah Öcalan’dan mektup alıp, Taksim’in ortasında okutmadı mı? Devlet Bahçeli çıkıp ‘Artık HDP seçmeni kimi dinleyeceğini bilir’ dedi mi, demedi mi?

“EĞER HALK BELEDİYE BAŞKANINA SEÇİLDİĞİNDEN İLERİDE BİR DESTEK VERİYORSA, MEMNUNİYETİ PARTİNİN OYUNUN ÜSTÜNDEYSE YENİDEN ADAY YAPIYORUZ”

Yüzde yüz anketten çıkan sonucu uygulamadık, uygulayamazsınız ama anket sonuçlarının aksine çok az iş yaptık. Bazı yerlerde bazı zaruretler vardı ama mesela belediye bizdeyse memnuniyet anketi yapıyoruz. Eğer halk belediye başkanına seçildiğinden ileride bir destek veriyorsa, memnuniyeti partinin oyunun üstündeyse yeniden aday yapıyoruz. Zaman saman ‘Kurultay’da Kemal Beyi destekleyenleri adaylaştırmadınız’ deniyor. Bugün geldiğim Bursa, Kemal Beyin en kuvvetli savunucularından bir tanesiydi Sayın Bozbey. Ahmet Akın, kurmayı. Zeydan Karalar, Allah razı olsun kurultayı bana zindan edecekti. Mersin, Vahap Seçer. Kurultay’da ben bir tane oy almadım Mersin’den. Hepsini teker teker atadım, neden? Millet memnunsa ben de memnunum. Bazen anket kötüyse belediye başkanına önceden söylüyorum. Bazen başkan ‘Hayır’ diyor, bazen ‘Bendeki anketler o değil’ diyor, bazen ‘Aday göstermezseniz başka partiye giderim’ diyor. MYK’ya girene kadar bir fikrin oluyor. MYK’da 10-12 kişi başka bir şey diyor.

“BİR KADIN VE GENÇ DEVRİMİ YAPTIK”

Memnuniyet anketinde başkan başarısızsa ankete sokmuyoruz ama biz İzmir’in hassasiyetinden dolayı sayın başkanımızın kendisine de gösterdim. İzmir’de memnuniyet anketini 2 kez yaptık. 3 kez adayları sorduğumuza başkanı da koyduk. 4., sadece 5 adayı sorduğumuz yerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’mız da vardı ve ankette kendisinden daha yukarıda olan bir arkadaşımız atandı. Anketlerimiz için 16 firmaya çağrı yapıldı, 8’i kabul etti. Bizim dijital dinleme ve yedekleme yapabildiğimiz şekilde yapılıyor anketler. Şüpheye düşünce dinleyebiliyoruz anketi. Adaylarda ankete baktık ama zaman zaman ‘Önseçim yapacaktınız, niye yapmadınız’ diye konuşuldu. 890 birimde önseçim yapma yetkisini örgütlerimize verdik. 199’unda önseçim oldu. Eğer bir il önseçim istiyorsa, ‘Sen önseçim falan yapamazsın’ demedik. Geçen seçimlerde CHP, 800 küsur yerde aday göstermişti. Bu seçimlerde bin 160 yerde aday gösterdik. Geçen seferkinin 2 katı kadın adayımız var. Seçilecek yerde bakarsanız 5 kat kadın adayımız var. 200 tane 40 yaş altında seçilecek adayım var benim. Bir kadın ve genç devrimi yaptık.”

Kadıköy Belediye Başkan aday adayı Gürsel Tekin’in istifası üzerine sorulan soruya, Özel şöyle cevap verdi:

“30 TANE ADAY ADAYI VAR. BİRİ SEÇİLİYOR, 29 TANESİ İSYAN EDERSE BU PARTİYİ NASIL YÖNETECEĞİZ BİZ?”

“Birkaç yerde belediye başkanımız aday oluyor, listelerin görüşüldüğü gece partiyi savunuyor aslanlar gibi. Aday olmadığını öğreniyor, ertesi sabah bombalamaya başlıyor, istifa ediyor, başka partiye geçiyor. Sen bu partinin milletvekilliğinden emekli olacaksın, gittiğin her yerde saygı göreceksin; bir gece önce adaysın, ertesi sabah da isyandasın. 30 tane aday adayı var. Biri seçiliyor, 29 tanesi isyan ederse bu partiyi nasıl yöneteceğiz biz? Gürsel abiyle Kadıköy adaylığı sürecinde konuştuk. Ben kendisini çok severim, ona saygım çoktur. Gürsel abinin gönlünü alırız, bir serinleme süresine de ihtiyacı var, kendisi de bu heyetlerde yer aldı. Serinledikten sonra babaevine döner.”

Özel, yerel seçimlere ve sonrasına ilişkin tartışmalarla ilgili değerlendirmelerine şöyle devam etti:

“HATAY İL YÖNETİMİYLE MÜZAKERE EDİLDİ. SONUÇ ŞU: ‘ADAY DEĞİŞTİRMEYE KALKTIĞIMIZ TAKDİRDE KAZANACAĞIMIZ BAZI İLÇELERİ KAYBEDEBİLİRİZ'”

“Hatay Belediye Başkan adayı belirlemek, herhangi bir belediye başkan adayı belirlemekten farklı çünkü Hatay’da çok büyük bir travma var. Bu travmadan sonra kendisi de orada depremzede olan, sonrasında da İBB’nin desteğiyle Hatay’da önemli işler yapmış, çalışmış ama bazı beyanları da kamuoyunda tartışma yaratmış bir isim. (Lütfü Savaş) Hatay’da aday belirleme sürecine ilişkin parti dışı etkenler de kendilerine siyasi meşruiyeti olmayan bir işi toplumsal bir meşruiyetle tanımlıyorlar. Hatay’la ilgili kabul ettiğim heyeti toplam 10 ilden kabul etmemişimdir. Lütfü Savaş’la ilgili 5 anket yaptık. Bunların her birinde de Lütfü Savaş’ı da sorduk, Savaş’a itirazların da bir kısmını gördük ama Twitter’ın yankı odasından ya da İstanbul’dan bakınca görünenin dışında Hatay’da bir başka Lütfü Savaş olduğunu da gördük. Anketlerde AKP ve Lütfü Bey kafa kafayaydı. Hatay il başkanı, bütün ilçe başkanları ve ilçe belediye başkanlarıyla müzakere edildi. Sonuç şu: ‘Kazanırsak Lütfü Beyle kazanırız. Aday değiştirmeye kalktığımız takdirde kazanacağımız bazı ilçeleri kaybedebiliriz. Lütfü Bey ivmelenen şekilde gidiyor.’ PM üyelerine, ‘Aday olarak önerebileceğiniz isimleri bana iletin’ dedim. Mert Fırat Hataylı, kendisine ‘Seni ankete koyalım mı’ dedik, ‘Yok abi’ dedi. Haluk Bey de değerlendirmiş, ‘Olmaz’ demiş ve resmi bir teklif götürmedik ama PM ya da MYK üyemiz söyleyip onay alsaydı ankete koyacaktık.

“YATILI OKUL ARKADAŞLARIMLA ARAMDAKİ İLİŞKİ NEYSE EKREM BEYLE ARAMDAKİ İLİŞKİ ODUR”

Saray rejiminin tek umudu 1 Nisan’dan sonra birbirine düşmüş bir CHP. CHP’deki bazı sonuçları hazmedemeyen çok az sayıda partinin köklerinden gelmeyen, nereden geldiği belirsiz kişilerin de tek umudu, partinin kavga etmesi. 10 yaşında yatılı okula gittim, 17 yaşında mezun oldum. O aradaki 6 sene yatılı kaldığım arkadaşlarım ve eşleriyle her sene bir hafta tatil yaparım. Hayatta dost bildiğimi düşmana çevirmedim, arkada kimseyi bırakmadım. Ekrem İmamoğlu’yla hem partinin kaderini değiştirmek hem Türkiye’nin kaderini değiştirmek üzere kader birliği yaptık. Bugüne kadar birbirimize ‘Öf’ demedik, birbirimizin hukukunu kendimizinken fazla koruyoruz çünkü böyle ‘Acaba kavga edeler mi’ çabaları olduğunda ve normalde en yakınlarınla paylaşmadığım bilgileri, Ekrem Bey de en yakınlarıyla paylaşmadığı bilgileri birbirimizle paylaşırız. Bu kadar kardeşlik hukuku içinde ilerleyen bir ilişki yok. Yatılı okul arkadaşlarımla aramdaki ilişki neyse Ekrem Beyle aramdaki ilişki odur.

“İSMAİL OK, İKİ ELİYLE SEÇİMİ AKP’YE BIRAKTI, YANİ KAYBETTİ”

Eski dosttan düşman olmaz, birinci prensibimiz bu. İkinci prensibimiz, İYİ Parti’yle ilişkilerimizi ikiye ayırıyoruz: Bir, Balıkesir özelindeki ilişkilerimiz. Orada İYİ Partililerden beklentimiz var. Geçen sefer biz Balıkesir’de Ahmet Akın’ı aday gösterdik, ortak adayımızdı. Seçimi almaya yakın değil, almıştı Ahmet Akın. İYİ Parti’nin İsmail Ok diye bir milletvekili vardı. İnanılmaz bir ısrarla ‘Balıkesir’i bize bırakın’ diye Meral Hanım istedi. Kemal Bey kabul etti. İsmail Ok, iki eliyle seçimi AKP’ye bıraktı, yani kaybetti. Sonra partisinden istifa edip AKP’ye katıldı. Şimdi yeniden milletvekili yapıldı. Meral Hanım’ın ‘Bunların hiçbirine bir borcum yok, sana var Ahmet. Bir gün borcumu ödeyeceğim’ dediğine şahit oldum. Biz Ahmet Akın’ı aday yaptık ve İYİ Parti’nin bu jesti yapmasını açıkça bekledik. Ben hala bekliyorum. Bu jesti İYİ Partili yöneticilerden görmüyorsak da Balıkesir’deki İYİ Partililerden göreceğimizi ümit ediyoruz.

“SOKAĞA ÇIKACAĞIZ, HAKKIMIZI ALACAĞIZ, EVİMİZE DÖNECEĞİZ”

TÜRK-İŞ açlık sınırı olarak 16 bin 200 lira ilan etti, bunlar emeklilere 10 bin lira veriyorlar. Açlık sınırının neredeyse yarısına emekliyi yokluğa, yoksulluğa mahkum etti. Yüzünü kapatan anneler, ablalar pazarda ezilmiş sebze-meyve topluyorlar. Bugün marketlerde çürümeye yüz tutmuşları olgunlaşmış sebze diye yarı fiyatına satıyorlar, millet onu kapışıyor. Bu tutmuş diyor ki, ‘Birileri emekliyi kışkırtıyor.’ Sen bu yaptıklarınla emekliyi kışkırtmıyorsun da ben bunu söyleyince mi emekliyi kışkırtıyorum? Keşke kışkırtabilsem, ümit ederim emeklileri sokağa dökebilsem, emekliler ve işçiler haklarını aramak için yürüseler, keşke 500 bin tane emekli Taksim’e gitse de zapt etse. Demokrasi, tepki ve protesto rejimidir. Bununla tanışacaklar. 10 bin lira verdiğin emekli susuyorsa ona hakkını arattırmak benim görevim. Biz bu milleti sokağa dökeceğiz kardeşim. Sokağa çıkacağız, hakkımızı alacağız, evimize döneceğiz. Sendikal haklar için de mücadele edeceğiz, zamlara karşı da direneceğiz. Kan akıtmayacağız, cam-çerçeve kırmayacağız ama hakkımızı arayacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-cumhurbaskani-erdogana-kiskirtma-yaniti-keske-kiskirtabilsem-emekliler-ve-isciler-haklarini-aramak-icin-yuruseler/feed/ 0
Özgür Özel: “Biraz da Bursa’daki emeklileri tahrik edeyim” https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-biraz-da-bursadaki-emeklileri-tahrik-edeyim/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-biraz-da-bursadaki-emeklileri-tahrik-edeyim/#respond Sat, 02 Mar 2024 20:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13981 Özgür Özel: “Biraz da Bursa’daki emeklileri tahrik edeyim”

Özgür Özel’den Devlet Bahçeli’ye eleştiri

BURSA – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Ben ağır bir suç işlemişim. Ben de bugün o suçu Bursa’da işlemeye geldim. Suçum emeklileri tahrik etmek. Emeklileri tahrik ediyormuşum, biraz da Bursa’daki emeklileri tahrik edeyim” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da aday tanıtım toplantısına katıldı. Bursa Akademik Odalar Birliği’nde düzenlenen toplantıya çok sayıda partili ve basın mensubu ilgi gösterdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kızının adının Bursa ipeğinden geldiğini ve eşinin Bursalı olduğu belirterek konuşmasına başladı. CHP tarafından yönetilen şehirlerde insanların yaşamak istediğini ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey’in Nilüfer’de neler yaptığını bildiğini söyleyen Özel, bundan sonraki seçimlerde Bursa’da da olmak üzere çoğu yerde genç ve kadın adayların daha fazla olacağını belirtti. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a da eleştirilerde bulunan Özel, Bursa’yı ve birçok şehri kazacaklarına vurgu yaptı.

Bahçeli’ye sert eleştiriler

Sinan Ateş cinayeti ile ilgili de konuşan Özel, bu davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi. Özel, “Sinan Ateş cinayetine taziye bile vermeyen o partinin genel başkanı, kendi evlatlarının cenazesine gitmeyenler bugün CHP’ye laf ediyorlar. Ben geçen grup konuşmasında 81 il başkanımızın gözüne baktım ve dedim ki; ‘Başkanlarım kalkın ayağa gidin memleketinize ve Atatürk’ün partisini iktidar yapın. Atatürk sizden bunu bekliyor. Cumhuriyetin 100 yıl önce kurucu kadroları memleketi işgalden kurtaranlar, bu memleketin kuruluşunu örgütleyenler bugün cumhuriyeti kurtarmanızı bekliyor’ dedim. Devlet Bahçeli, çıkmış bugün, ‘Özgür Bey’in akıl sağlığı yerinde mi? Atatürk öldü, kendisi ruh mu çağırmış da Atatürk’le görüşmüş’ diyor. Sayın Bahçeli, kim ruhla, kim cinle, kim nereden besleniyor, fikri bir günde 180 derece değişiyor, bilmem. Dün övdüklerine bugün küfretmenin, dün tükürdüğü suratı bugün öpmenin, dün ak dediğine bugün kara demenin, nerden estiğini ben bilmem. Onu seninle, zihninle baş başa bırakıyorum. Ama bilmen gereken bir şey var; Atatürk öldü diyorsan, sen bu Cumhuriyet düşmanlarına, bu Atatürk’e husumet duyanlara, Kurtuluş Savaşı yoktur diyenlere, keşke Yunan kazansaydı diyenlere koltuk değneği olduğun gün Atatürk senin için öldü” diye konuştu.

“CHP Atatürk’ün partisidir”

“Konuşurken alt tarafa yazıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi, DEM işbirliği ile” ifadelerini kullanan Özel, “Yıllardır işinize geldi ahbap oldunuz. İşinize geldi, masa kurdunuz. İşinize geldi çadır mahkemeleri kurdunuz. Gün oldu birlikte halaya durdunuz, gün oldu göstermelik düşman oldunuz. CHP, Cumhuriyetin, Atatürk’ün partisidir. Mecliste bulunan her partiye aynı mesafededir ama CHP esas olarak 6 okun partisidir. Siz dediniz diye kimseyle konuşmazlık, siz istiyorsunuz diye onunla düşmanlık yapıp arkanıza dizilecek bir parti değildir. Şunu bilin ki, CHP’nin herhangi bir üyesinin milliyetçiliğine, devletçiliğine, halkçılığına, devrimciliğine, cumhuriyetçiliğine ve vatanseverliğine laf söyleyecek adamın alnını karışlarım” dedi.

“İstanbul Sözleşmesi AK Parti’nin 22 yıllık döneminde tek doğruydu”

Kadın cinayetlerinin Türkiye’nin en büyük utancı olduğunu belirten Özel, “Bu kadın cinayetleri son 15 yılda sadece 1 yıl düşüş kaydetmiştir o da İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanarak yürürlüğe girdiği 2011 yılıdır. Sebebi de kadın cinayeti işleyenler, ‘Namus derim, ağır tahrik derim kurtulurum. Kravatı giyer iyi halden yararlanırım kurtulurum derken, 2011 İstanbul Sözleşmesi ile beraber ‘Bu işler artık eskisi kadar kolay değil, cezalar ağırlaştı. Devlet kararlı, meclis oyladı. Bundan sonra pabuç pahalı’ dedikleri için o sene aşağı düşmüştür. Daha dün bir günde 8 kadın eski ya da mevcut kocaları tarafından katledildi. Bir tanesi de babası tarafından öldürüldü. Kadın cinayetlerin önüne geçmek için bizler çalışıyoruz. Bu mesele toplumsal meselesidir. İstanbul Sözleşmesi AK Parti’nin 22 yıllık dönemimde yaptıkları tek doğdurur. AK Parti’ye takılacak bir maşallah varsa o da buydu. Gecenin birinde Hizbullahçılar öyle istiyor diye, yakında yaklaşan seçimde Hizbullah bağlantılı HÜDAPAR’la ittifak şartının ön şartı olduğu için, domuz bağcıların, kadın katillerinin, her fırsatta ‘kadınları sahiplendirmek lazım’ diyerek aşağılayanların ittifakına ve onların bir avuç oyuna tamah ettikleri için tek başına İstanbul Sözleşmesi’nden çıktı” diye konuştu.

“Birazda emeklileri tahrik edeyim”

“Dünden beri Tayyip Bey, dönüp dönüp bana saldırıyor ve şunu söylüyor; ben ağır bir suç işlemişim. Ben de bugün o suçu Bursa’da işlemeye geldim” diyen Özel, “Suçum; emeklileri tahrik etmek. Emeklileri tahrik ediyormuşum, biraz da Bursa’daki emeklileri tahrik edeyim. Bugün sabah TÜRK-İŞ rakamlarını yeniledi, açlık sınırının 15 binden 16 bin 250 lira olduğunu ilan etti. Bu ülkede emeklilerin çok önemli kısmı 10 bin lira gibi en düşük emekli maaşı ile geçinmek zorunda kalıyorlar. Ben de o günden bu güne kadar sürekli bunun haksızlık olduğunu, emekliye 10 bin lira vermenin mümkün olamayacağını söylüyorum. En düşük emekli maaşı Recep Tayyip Erdoğan’ın geldiği 3 Kasım 2002 günü bir buçuk asgari ücret düzeyinde olduğunu, bugün o korunuyor olsa şu an da emeklileri verilmesi gereken paranın 25 bin lira olduğunu, 2 buçuk kat farkla 10 bin liraya mahkum edildiklerini anlatıyorum. Tayyip Bey’e diyorum ki, bayram ikramiyesini biz söylemiştik. 7 Haziran’da veremem dedin. Baktın seçimi kaybettin 1 Kasım’da bizde vereceğiz dedirttin. O zaman güya tarafsız cumhurbaşkanıydı. 2018’e kadar verdirtmedin, 2018’de bin TL, 2020’de 2 bin lira, bu seçimde 5 bin yapacaklarını söylediler, 3 bin liraya çıkardılar. Bu ikramiye ilk verildiğinde bin lira 24 kilo kıyma alıyordu, şu anda 3 bin lira 6 kilo kıyma oluyor. O ikramiye 2018’den bugüne kadar emeklinin sofrasından 18 kilo kıyma çalmış” dedi.

“Bu defa Türkiye İttifakı”

CHP Genel Başkan Özgür Özel sözlerine şöyle devam etti:

“Geçen sefer kıl payı kaçırıldığımız Bursa’yı bu seçimde alıyoruz ama, birlikte olsak seçim yapmaya neredeyse gerek kalmayacak düzeyde fark vardı. Balıkesir, Manisa, Denizli garanti. ‘Hep birlikte olsak hiçbir büyükşehir kaybetmeyiz’ dedik. ‘Hür ve müstakil olacağız’ dediler. Anlayış gösteriyoruz. Geçen seçimde birlikte olduğumuz iyi insanlar buradan bir yere gitmediler. Hala Bursa’nın sokaklarındalar. Her yerdeler. Birlikte olduğumuz sadece sosyal demokratlar değil. Milliyetçi, muhafazakar demokratlar yine sandık başındalar. Onların Saray’a da Bahçeli’ye de itirazları bitmedi. Çünkü bu sömürü düzenine karşı hep birlikte ayakta durmanın tek kurtuluş olduğunu, aksi taktirde bu ülkeyi nasıl tükettiklerini herkes biliyor. Hep birlikte bu ülkede başka bir ittifakın içindeyiz. Bu ittifakın adı Türkiye İttifakı. Biz kurduk ve hepimizin bu ittifakın içindeyiz. Türkiye İttifakı’nın 2 rengi var. Renklerini partimizin renklerinden değil, ay yıldızlı al bayraktan alıyor. Türkiye İttifakı Milli takım gol atınca, ayağa kim sıçrıyorsa hepsinden oy ister.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-biraz-da-bursadaki-emeklileri-tahrik-edeyim/feed/ 0
TBMM Genel Kurulunda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisinin grup önerileri kabul edilmedi https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-chp-dem-parti-iyi-parti-ve-saadet-partisinin-grup-onerileri-kabul-edilmedi-3/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-chp-dem-parti-iyi-parti-ve-saadet-partisinin-grup-onerileri-kabul-edilmedi-3/#respond Sat, 02 Mar 2024 03:33:02 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13929 TBMM Genel Kurulunda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda, Saadet Partisinin “özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenler”, İYİ Partinin “göçmen nüfus artışı”, DEM Partinin “Mahalli İdareler Seçimi” ve CHP’nin “Gazeteciler” ile ilgili grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.

Partisinin grup önerisi adına söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, Türkiye’deki nüfus artış hızında veya doğurganlıktaki düşüşün siyasi bir konu değil, ülke meselesi olduğunu söyledi.

Son 23 yılda ortalama nüfus artış hızının yüzde 1’e düştüğünü, bunun, İkinci Dünya Savaşı döneminden daha düşük bir oran olduğunu belirten Usta, “Türkiye’deki Türk vatandaşlarında durum böyleyken Suriyeli göçmenlerde hem doğurganlık hızının hem doğum sayısının çok daha yüksek olduğunu görüyoruz. Bu konu, Suriyeli sığınmacı meselesi olmasa bile Türkiye’nin ciddi bir sorunudur. Çünkü nüfusun korunabilmesi için ortalama doğurganlık hızının 2,1 olması lazım ama Türkiye’de bu oran 1,62. Bu nüfus aşağı doğru gidecek.” ifadelerini kullandı.

Usta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “yeni evlenen çiftlerin en az üç çocuk yapması” yönündeki açıklamasını çok doğru bulduğunu ancak ailelere bu konuda verilen ekonomik desteklerin yetersiz olduğunu savundu.

Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, nüfus artış hızının düşüşünün sebepleri ve sonuçlarının araştırılmasının, Türkiye’nin geleceği adına çok önemli olduğunu vurguladı.

Şahin, “Buradaki en temel sebeplerden biri, aile kavramının yıpranmasıdır. Son yıllarda yaşanan boşanma artışları ciddi bir şekilde masaya yatırılmalıdır. Gençlerimiz evlenmek istemiyor, evlenen vatandaşlarımız da ciddi boşanmalar yaşıyor.” dedi.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, İYİ Parti’nin önergesini samimi ve gerçekçi bulmadıkları için “hayır” oyu vereceklerini ifade etti.

CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, düzensiz ve kayıtsız göç sorununun dünyanın en önemli problemleri arasında yer aldığını, Türkiye’nin de dünya genelinde bu konuda omuzlarına en ağır yük binen devlet olduğunu kaydetti. Arpacı, “Bunun da bizatihi sorumlusu AKP iktidarıdır. Tarafı olmadığımız savaşların sonuçları, milyonlarca vatandaşımızın omuzlarına yüklenmiştir.” diye konuştu.

“Türkiye, genç bir nesle sahip bir ülke olarak dünyada etki alanını arttıracaktır”

AK Parti Tekirdağ Milletvekili Çiğdem Koncagül, AK Parti iktidarları dönemlerinde hazırlanan kalkınma planlarında aile, nüfus, demografik dönüşüm konularının özel olarak çalışıldığını söyledi.

Nüfus politikası konusundaki çalışmaların toplumsal etkisinin pozitif olduğunu, doğum izinleri, çocuk yardımları, eğitim ve sağlık giderlerinin ücretsiz olması, SGK sistemi, ailenin güçlendirilmesi, sosyal koruma kalkanının dinamik kurumsal yapısının AK Parti hükümetlerinin başarısı olduğunu anlatan Koncagül, şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanımızın da ifadesiyle karşılık bulan ‘üç çocuk’ söylemi, ülkemizde nüfus politikasının, nüfus artış hızını arttırmaya yönelik olduğunun da önemli bir göstergesidir. Batılı ülkelerin negatif büyüme eğrisindeki nüfus üzerine bir gelecek inşa ettiklerini düşünürsek Türkiye güçlü, dinamik ve genç bir nesle sahip bir ülke olarak bölgemizde ve dünyada etki alanını arttıracaktır.”

Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel kurulda daha sonra kamuoyunda “8. Yargı Paketi” olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine geçildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-chp-dem-parti-iyi-parti-ve-saadet-partisinin-grup-onerileri-kabul-edilmedi-3/feed/ 0
DEM Parti’nin seçim güvenliği araştırma önergesi reddedildi https://www.haber60.com.tr/dem-partinin-secim-guvenligi-arastirma-onergesi-reddedildi/ https://www.haber60.com.tr/dem-partinin-secim-guvenligi-arastirma-onergesi-reddedildi/#respond Sat, 02 Mar 2024 03:12:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13913 Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti), seçim güvenliğini ilgilendiren usulsüzlüklerin araştırılması için verdiği Meclis araştırma önergesinin öne alınması önerisi, TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Önergenin gerekçesini açıklayan DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, “Seçime 22 partinin girdiği bir yerde vali bir partinin mensubu gibi kapı kapı gezerek oy istiyor. Bugün eş genel başkanlarımızın geçtiği her il, ilçe, beldede yapılan her mitingimiz, halk buluşmamıza yoğun bir tecrit ve abluka altında giriyoruz” dedi.

DEM Parti Grubu, bugün TBMM Genel Kurulu’na, seçim güvenliğini ilgilendiren usulsüzlüklerin araştırılması için verdiği Meclis araştırma önergesinin diğer önergelerin önüne alınarak görüşülmesi için grup önerisi sundu. Önergenin gerekçesini açıklayan DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, şunları söyledi:

“HER MİTİNGİMİZ, HALK BULUŞMAMIZA YOĞUN BİR TECRİT VE ABLUKA ALTINDA GİRİYORUZ”

“Son yıllarda seçimden seçime iktidar tarafından koşturuluyoruz. Diğer seçimlerde olduğu gibi bu seçimde de seçim güvenliğinin esamesi okunmuyor. 2017 anayasa referandumunda mevzuata aykırı olmasına rağmen mühürsüz oylar geçerli sayıldı. 24 Haziran 2018’de sandık taşımadan, sahte seçmenlere kadar bir sürü usulsüzlükler kabul edildi. 31 Mart 2019’da birçok ilde sahte seçmenler, tek bir adreste binlerce seçmen kaydedildi. Bitlis’te binden fazla sahte seçmen niye var? Şırnak’tasahte seçmen niye var? Seçime 22 partinin girdiği bir yerde vali bir partinin mensubu gibi kapı kapı gezerek oy istiyor. Bugün eş genel başkanlarımızın geçtiği her il, ilçe, beldede yapılan her mitingimiz, halk buluşmamıza yoğun bir tecrit ve abluka altında giriyoruz.”

Öneri üzerine Saadet Partisi Grubu adına İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya söz alarak, şunları ifade etti:

“KAMU KAYNAKLARININ BİR SİYASİ PARTİNİN SEÇİM PROPAGANDASI İÇİN KULLANILMASI BİR KUL HAKKIDIR”

“Son yılarda özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile beraber seçim güvenliği ile ilgili endişelerimizin zirve yaptığın görüyoruz. Bizim sandıklara sahip çıkmamız, milli iradenin sandığa olduğu şekliyle yansımasını teminat altına alacak bir yaklaşımın içerisinde olmamız gerekir. Seçimlerin bugün için ‘Biz kazandık oldu’ mantığıyla bir sonuca götürülmesinin sağlıklı bir demokrasi olduğu kanaatinde elbette değiliz. Başta iktidar yetkililerinin seçim güvenliğinin tam teminat altına alındığı bir mantıkla süreç yönetimini sürdürmeleri gerekir. Kamu kaynaklarının bir siyasi partinin seçim propagandası için kullanılması bir kul hakkıdır.”

İYİ Parti Grubu adına söz alan Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun da şöyle konuştu:

“SEÇİMİN GÜVENLİ VE AKILLARDA SORU İŞARETİ BIRAKMAYACAK ŞEKİLDE UYGULANMASI ESAS OLMALIDIR”

“Uzaya astronot dahi gönderdik, gel gelelim ülkemizde gerçekleştirilen bütün seçimlerde hala seçim güvenliği tartışıyoruz. Ülkemizde devlet kurumlarına olan güveni yitirdik, siyasi partiler olarak seçmen listelerini temin edip tek tek kontrol ediyoruz. Gelişmiş demokrasilerde tartışma konusu olmaması gereken seçim güvenliği kavramı ülkemizin öncelikli gündemlerinden biri oldu. seçim öncesi, seçim günü ve seçim sonrası görevinizi hukuka ve meslek ahlakınıza uygun yapın. Kolluk güçleri ve yargı mensupları üzerinden oyun kurmayın. Bütün seçim bölgelerinde seçimin güvenli ve akıllarda soru işareti bırakmayacak şekilde uygulanması esas olmalıdır.”

CHP Grubu adına konuşan Kars Milletvekili İnan Akgün Alp de şunları dile getirdi:

“ORDU ARTI AK PARTİ EŞİTTİR İKTİDAR DENKLEMİ KURMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ”

“31 Mart seçimlerine AK Parti nasıl hazırlanmış? Bir seçmen mobilizasyonu deniyorlar. Az oy farkıyla seçim sonuçlarının değiştiği Anadolu’nun bazı ilçelerine ve illere askerlerimizi ve polislerimizi seçmen olarak kaydırmak suretiyle o illerin ve ilçelerin seçim sonuçlarını değiştirmeyi umuyorlar. AK parti için sonun başlangıcı olur bu yöntem. Bugün askerleri ve polisleri seçmen olarak kaydetmek suretiyle ordu artı AK Parti eşittir iktidar denklemi kurmaya çalışıyorsunuz. Bu sizin fikri olarak sonunuzu getirecektir, uyarıyorum. Kars’a seçmen olarak kaydırdığınız 3 bin 500 askerimizi oy kullandıkları okul kapısında bekliyor olacağım ve onların gözlerine bakacağım. Hulusi Akar’ı bu işten vazgeçmeye davet ediyorum.”

DEM Parti’nin grup önerisi AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dem-partinin-secim-guvenligi-arastirma-onergesi-reddedildi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da Emeklileri Tahrik Etmek Suçlamasına Yanıt Verdi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bursada-emeklileri-tahrik-etmek-suclamasina-yanit-verdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bursada-emeklileri-tahrik-etmek-suclamasina-yanit-verdi/#respond Sat, 02 Mar 2024 02:57:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13899 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Ben ağır bir suç işlemişim. Ben de bugün o suçu Bursa’da işlemeye geldim. Suçum emeklileri tahrik etmek. Emeklileri tahrik ediyormuşum, biraz da Bursa’daki emeklileri tahrik edeyim” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da aday tanıtım toplantısına katıldı. Bursa Akademik Odalar Birliği’nde (BAOB) düzenlenen toplantıya çok sayıda partili ve basın mensubu ilgi gösterdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kızının adının Bursa ipeğinden geldiğini ve eşinin Bursalı olduğu belirterek konuşmasına başladı. CHP tarafından yönetilen şehirlerde insanların yaşamak istediğini ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey’in Nilüfer’de neler yaptığını bildiğini söyleyen Özel, bundan sonraki seçimlerde Bursa’da da olmak üzere çoğu yerde genç ve kadın adayların daha fazla olacağını belirtti. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a da eleştirilerde bulunan Özel, Bursa’yı ve birçok şehri kazacaklarına vurgu yaptı.

Bahçeli’ye sert eleştiriler

Sinan Ateş cinayeti ile ilgili de konuşan Özel, bu davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi. Özel, “Sinan Ateş cinayetine taziye bile vermeyen o partinin genel başkanı, kendi evlatlarının cenazesine gitmeyenler bugün CHP’ye laf ediyorlar. Ben geçen grup konuşmasında 81 il başkanımızın gözüne baktım ve dedim ki; ‘Başkanlarım kalkın ayağa gidin memleketinize ve Atatürk’ün partisini iktidar yapın. Atatürk sizden bunu bekliyor. Cumhuriyetin 100 yıl önce kurucu kadroları memleketi işgalden kurtaranlar, bu memleketin kuruluşunu örgütleyenler bugün cumhuriyeti kurtarmanızı bekliyor’ dedim. Devlet Bahçeli, çıkmış bugün, ‘Özgür Bey’in akıl sağlığı yerinde mi? Atatürk öldü, kendisi ruh mu çağırmış da Atatürk’le görüşmüş’ diyor. Sayın Bahçeli, kim ruhla, kim cinle, kim nereden besleniyor, fikri bir günde 180 derece değişiyor, bilmem. Dün övdüklerine bugün küfretmenin, dün tükürdüğü suratı bugün öpmenin, dün ak dediğine bugün kara demenin, nerden estiğini ben bilmem. Onu seninle, zihninle baş başa bırakıyorum. Ama bilmen gereken bir şey var; Atatürk öldü diyorsan, sen bu Cumhuriyet düşmanlarına, bu Atatürk’e husumet duyanlara, Kurtuluş Savaşı yoktur diyenlere, keşke Yunan kazansaydı diyenlere koltuk değneği olduğun gün Atatürk senin için öldü” diye konuştu.

“CHP Atatürk’ün partisidir”

“Konuşurken alt tarafa yazıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi, DEM işbirliği ile” ifadelerini kullanan Özel, “Yıllardır işinize geldi ahbap oldunuz. İşinize geldi, masa kurdunuz. İşinize geldi çadır mahkemeleri kurdunuz. Gün oldu birlikte halaya durdunuz, gün oldu göstermelik düşman oldunuz. CHP, Cumhuriyetin, Atatürk’ün partisidir. Mecliste bulunan her partiye aynı mesafededir ama CHP esas olarak 6 okun partisidir. Siz dediniz diye kimseyle konuşmazlık, siz istiyorsunuz diye onunla düşmanlık yapıp arkanıza dizilecek bir parti değildir. Şunu bilin ki, CHP’nin herhangi bir üyesinin milliyetçiliğine, devletçiliğine, halkçılığına, devrimciliğine, cumhuriyetçiliğine ve vatanseverliğine laf söyleyecek adamın alnını karışlarım” dedi.

“İstanbul Sözleşmesi AK Parti’nin 22 yıllık döneminde tek doğruydu”

Kadın cinayetlerinin Türkiye’nin en büyük utancı olduğunu belirten Özel, “Bu kadın cinayetleri son 15 yılda sadece 1 yıl düşüş kaydetmiştir o da İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanarak yürürlüğe girdiği 2011 yılıdır. Sebebi de kadın cinayeti işleyenler, ‘Namus derim, ağır tahrik derim kurtulurum. Kravatı giyer iyi halden yararlanırım kurtulurum derken, 2011 İstanbul Sözleşmesi ile beraber ‘Bu işler artık eskisi kadar kolay değil, cezalar ağırlaştı. Devlet kararlı, meclis oyladı. Bundan sonra pabuç pahalı’ dedikleri için o sene aşağı düşmüştür. Daha dün bir günde 8 kadın eski ya da mevcut kocaları tarafından katledildi. Bir tanesi de babası tarafından öldürüldü. Kadın cinayetlerin önüne geçmek için bizler çalışıyoruz. Bu mesele toplumsal meselesidir. İstanbul Sözleşmesi AK Parti’nin 22 yıllık dönemimde yaptıkları tek doğdurur. AK Parti’ye takılacak bir maşallah varsa o da buydu. Gecenin birinde Hizbullahçılar öyle istiyor diye, yakında yaklaşan seçimde Hizbullah bağlantılı HÜDAPAR’la ittifak şartının ön şartı olduğu için, domuz bağcıların, kadın katillerinin, her fırsatta ‘kadınları sahiplendirmek lazım’ diyerek aşağılayanların ittifakına ve onların bir avuç oyuna tamah ettikleri için tek başına İstanbul Sözleşmesi’nden çıktı” diye konuştu.

“Birazda emeklileri tahrik edeyim”

“Dünden beri Tayyip Bey, dönüp dönüp bana saldırıyor ve şunu söylüyor; ben ağır bir suç işlemişim. Ben de bugün o suçu Bursa’da işlemeye geldim” diyen Özel, “Suçum; emeklileri tahrik etmek. Emeklileri tahrik ediyormuşum, biraz da Bursa’daki emeklileri tahrik edeyim. Bugün sabah TÜRK-İŞ rakamlarını yeniledi, açlık sınırının 15 binden 16 bin 250 lira olduğunu ilan etti. Bu ülkede emeklilerin çok önemli kısmı 10 bin lira gibi en düşük emekli maaşı ile geçinmek zorunda kalıyorlar. Ben de o günden bu güne kadar sürekli bunun haksızlık olduğunu, emekliye 10 bin lira vermenin mümkün olamayacağını söylüyorum. En düşük emekli maaşı Recep Tayyip Erdoğan’ın geldiği 3 Kasım 2002 günü bir buçuk asgari ücret düzeyinde olduğunu, bugün o korunuyor olsa şu an da emeklileri verilmesi gereken paranın 25 bin lira olduğunu, 2 buçuk kat farkla 10 bin liraya mahkum edildiklerini anlatıyorum. Tayyip Bey’e diyorum ki, bayram ikramiyesini biz söylemiştik. 7 Haziran’da veremem dedin. Baktın seçimi kaybettin 1 Kasım’da bizde vereceğiz dedirttin. O zaman güya tarafsız cumhurbaşkanıydı. 2018’e kadar verdirtmedin, 2018’de bin TL, 2020’de 2 bin lira, bu seçimde 5 bin yapacaklarını söylediler, 3 bin liraya çıkardılar. Bu ikramiye ilk verildiğinde bin lira 24 kilo kıyma alıyordu, şu anda 3 bin lira 6 kilo kıyma oluyor. O ikramiye 2018’den bugüne kadar emeklinin sofrasından 18 kilo kıyma çalmış” dedi.

“Bu defa Türkiye İttifakı”

CHP Genel Başkan Özgür Özel sözlerine şöyle devam etti:

“Geçen sefer kıl payı kaçırıldığımız Bursa’yı bu seçimde alıyoruz ama, birlikte olsak seçim yapmaya neredeyse gerek kalmayacak düzeyde fark vardı. Balıkesir, Manisa, Denizli garanti. ‘Hep birlikte olsak hiçbir büyükşehir kaybetmeyiz’ dedik. ‘Hür ve müstakil olacağız’ dediler. Anlayış gösteriyoruz. Geçen seçimde birlikte olduğumuz iyi insanlar buradan bir yere gitmediler. Hala Bursa’nın sokaklarındalar. Her yerdeler. Birlikte olduğumuz sadece sosyal demokratlar değil. Milliyetçi, muhafazakar demokratlar yine sandık başındalar. Onların Saray’a da Bahçeli’ye de itirazları bitmedi. Çünkü bu sömürü düzenine karşı hep birlikte ayakta durmanın tek kurtuluş olduğunu, aksi taktirde bu ülkeyi nasıl tükettiklerini herkes biliyor. Hep birlikte bu ülkede başka bir ittifakın içindeyiz. Bu ittifakın adı Türkiye İttifakı. Biz kurduk ve hepimizin bu ittifakın içindeyiz. Türkiye İttifakı’nın 2 rengi var. Renklerini partimizin renklerinden değil, ay yıldızlı al bayraktan alıyor. Türkiye İttifakı Milli takım gol atınca, ayağa kim sıçrıyorsa hepsinden oy ister.” – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bursada-emeklileri-tahrik-etmek-suclamasina-yanit-verdi/feed/ 0
AK Parti Sözcüsü Çelik, Adana’da partisinin üye katılım töreninde konuştu Açıklaması https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-adanada-partisinin-uye-katilim-toreninde-konustu-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-adanada-partisinin-uye-katilim-toreninde-konustu-aciklamasi/#respond Sat, 02 Mar 2024 02:00:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13841 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Genel seçimlerde de olsa yerel seçimlerde de olsa esas meselemiz, Türkiye’de hak ve hürriyetleri teminat altına alan, demokrasiyi güçlendiren bir mücadeleyi sürdürmektir.” dedi.

Çelik, partisinin Adana İl Başkanlığı’nda düzenlenen üye katılım töreninde yaptığı konuşmada, seçim sürecinde Türkiye’deki çeşitli tartışmaları bir kere daha yakından izleme fırsatı bulduklarını söyledi.

Dün 28 Şubat “postmodern darbesi”nin yıl dönümü olduğunu hatırlatan Çelik, şöyle devam etti:

“Dün gece özellikle bazı programlara baktım. Ne konuşuluyor? ‘Bazıları acaba bunca zaman geçtikten, onca acı yaşandıktan sonra o günleri nasıl anlatacak’ diye. Kuşkusuz, ahlaki tutarlılığa sahip, demokrat insanlar, o günlerin ne kadar büyük kötülük günleri olduğunu hatırlayarak ve bir daha Türkiye’nin o günleri yaşamaması gerektiğine dair analizlerini güçlü bir şekilde yaparak tespitlerini ortaya koydular. Fakat az da olsa bir zihniyet, halen o günlerde yapılanların doğru olduğunu, bunun arkasında birtakım gerekçeler olduğunu izah etmekle meşguller.”

“Esas meselemiz, demokrasiyi güçlendiren mücadeleyi sürdürmektir”

Çelik, Türk siyasi tarihinde 27 Mayıs darbesinin bütün darbelerin ve kötülüklerin “anası” olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

“O darbeyi de meşrulaştırırken ‘İşte, evet darbe yapıldı ama mutlaka şu siyasetçiler, şu yanlışları yaptılar. Parlamento şu yanlışı yaptı, hükümet şu yanlışı yaptı’ falan diyerekten, gerekçeler dizerek bu yanlışları savunmaya çalıştılar. Dün de baktım; ‘İşte devlette şöyle oluşumlar vardı. Böyle şeyler vardı, şunlar vardı, bunlar vardı. O sebeple 28 Şubat bunun sonucu olarak ortaya çıktı’ gibisinden bu kötülük günlerini yine savunan bir zihniyet, halen diri ve fırsat kolluyor. Hiç utanmadan bir yorumcunun bir tanesiyse ‘Ona işte darbe bile dememek lazım. Bu darbe değil çünkü parlamento açıktı’ diyebiliyor. Elinde silah olan birileri, hiçbir şekilde yetki sahibi olmadıkları halde hükümeti kuşatma altına alıyorlar. Hükümeti silah çekmekle tehdit ediyorlar. Hatta alenen ‘Gerekirse güç kullanarak meseleleri çözeriz’ diye milli iradeyi, milleti tehdit ediyorlar. Ondan sonra da ‘Efendim buna (28 Şubat) darbe diyemezsiniz çünkü parlamento açıktı’ diyebiliyorlar. Bu zihniyet halen diridir. O sebeple Türkiye’deki demokrasi mücadelemiz sona ermemiştir. Genel seçimlerde de olsa, yerel seçimlerde de olsa esas meselemiz, Türkiye’de hak ve hürriyetleri teminat altına alan, demokrasiyi güçlendiren bir mücadeleyi sürdürmektir.”

“Postmodern darbecilerin bu zihniyetlerini yürürlükten kaldıran Cumhurbaşkanı’mızdır”

Çelik, darbelere karşı mücadele edildiğine işaret ederek, “Türkiye’de bu kötülükleri, darbeleri, postmodern darbecilerin bu zihniyetlerini yürürlükten kaldıran, bugün bunların devlette egemen olmasını engelleyen, demokrasi mücadelesinin lideri Cumhurbaşkanı’mız, Genel Başkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde bu çatının altında olmak aslında başlı başına bu demokrasi mücadelesine destek vermektir. Bu kötülüklere karşı mücadele etme sözümüzü, ahdimizi tazelemektir.” diye konuştu.

Bir süre önce Yeniden Refah Partisi Yüreğir İlçe Başkanlığı görevinden istifa ederek AK Parti’ye katılan Atilla Baruğ ve arkadaşlarını, demokrasi mücadelesine verdikleri destekten dolayı tebrik ettiklerini dile getiren Çelik, bundan sonra beraber çalışacaklarını söyledi.

Türkiye’yi büyütme, kalkındırma, yeni ufuklara ulaştırma çabalarını sürdüreceklerini belirten Çelik, bu vesayeti yeniden diriltmek isteyen odaklara geçit vermeyeceklerini dile getirdi.

“Kazanımlarımızın hiçbir şekilde gölgelenmesine müsaade etmeyeceğiz”

Uzun yıllardır siyasetin içinde olduğunu anımsatan Çelik, şunları kaydetti:

“Bunca zamandır Cumhurbaşkanı’mızla yol yürüyorum. Dün özellikle 28 Şubat’ı savunanların neler söyleyeceklerini dinledim. Akşam gittim bu yayınlara tekrar baktım. Kötülük halen diridir. Bu millete kötülük etmek isteyenler halen bu kötülük gerekçelerini, mühimmatlarını taze tutuyorlar. Dolayısıyla halen birtakım varsayımsal, afaki iddialarla eski günlerin özlemi içerisindeler. Onlar eskiyi özleye dursunlar, biz de bu kazanımlarımızın hiçbir şekilde gölgelenmesine müsaade etmeyeceğiz. Bu mücadelemizi güçlü bir şekilde bitireceğiz. Önümüzde yerel seçim var. Yerel seçimlerde, bu vesayet odaklarına vereceğimiz en güzel cevaplardan bir tanesi belediyelerde arkadaşlarımızın belediye başkanı olmasını sağlamaktır.”

Çelik, konuşmasının ardından bir süre önce istifa eden Yeniden Refah Partisi Yüreğir İlçe Başkanı Atilla Baruğ ve parti üyelerinin de aralarında bulunduğu 40 kişiye rozet taktı.

Baruğ da tehlikeli ve kirli oyunları görünce istifa ettiklerini belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhur İttifakı adaylarının yanında olma gereğini hissettiklerini kaydetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-adanada-partisinin-uye-katilim-toreninde-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Muharrem İnce: YSK, seçimleri sağlıklı bir şekilde yapamayacağını gösterdi https://www.haber60.com.tr/muharrem-ince-ysk-secimleri-saglikli-bir-sekilde-yapamayacagini-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/muharrem-ince-ysk-secimleri-saglikli-bir-sekilde-yapamayacagini-gosterdi/#respond Sat, 02 Mar 2024 01:57:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13838

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, “Çünkü Tarsus’ta Haluk Bozdoğan’ın kazanacağını biliyorsunuz. Onun için iptal ettiriyorsunuz. Ey YSK, sana nasıl güveneceğim? CHP’ye sesleniyorum. Tarsus’ta adaylığımızı iptal ettiriyorsunuz. Peki size büyükşehirin mazbatasını verecek mi bu YSK? Hiç orasını düşünmüyorsunuz değil mi? İşinize geliyorsa İYİ Partili, MHP’li AKP’liyi her yerden aday yapıyorsunuz ama Memleket Partisi’nin adaylarına itiraz edip onları düşürtüyorsunuz. Yargı siyasetin tam göbeğindedir. YSK bu seçimleri sağlıklı bir şekilde yapamayacağını artık göstermiştir. Güvenimiz sıfırdır” dedi.

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, Tarsus ve Güzelbahçe Belediye Başkan adaylıklarına gösterdikleri adaylara itiraz edilmesine ilişkin bugün YSK önünde parti üyeleri ile birlikte basın açıklaması yaptı. Tarsus Belediye Başkan adayı Haluk Bozdoğan’ın adaylığına CHP itiraz etti. Bozdağan, halen Tarsus Belediye Başkanlığı görevini yürütüyor.

İnce, şunları söyledi:

“Bir yanda bizi seçmezseniz ‘Size hizmet gelmez’ diyen Erdoğan var. Öbür yanda ‘Bize vermezseniz oyunuzu AKP gelir’ diye korkutan muhalefet var. Birisi tehdit ediyor, birisi korku salıyor. Bir de bunların içinde YSK var. Millette seçenek bırakmayan bir YSK. Seçimlerin Anayasa’ya, yasalara uygun bir şekilde yapılmasını sağlayacak olan kurum YSK’dır. YSK’ya güvenmekten başka bir şansımız kalmadı. Fakat bu ülkede tuz koktuğu için YSK da farklı farklı kararlar alıyor. Örneğin Tarsus’ta farklı karar alıyor. Mezitli’de farklı karar alıyor. Dikili de farklı karar alıyor. Güzelbahçe’de farklı karar alıyor. İl seçim kurulu başka bir şey söylüyor. İlçe seçim kurulu başka bir şey söylüyor. YSK başka bir şey söylüyor. İlçe seçim kurulundaki hakim ve iki memur ‘Üye olabilirsin’ diyor. İl seçim kurulu ‘Olamazsın’ diyor.

“HANGİ HAKLA KİŞİLERİN SEÇİME GİRMESİNİ ENGELLİYORSUNUZ”

Sayın hakimlere şunu hatırlatıyorum. Siyaseti bilmeden kararlar veriyorsunuz. Merkez yoklamasında şöyle mi yapmışlar? Beş aday adayı var. Beşini Parti Meclisi’ne getirmişler. Beşini de oylamışlar. Böyle mi yapmışlar? Hayır. Tek bir kişinin ismini getiriyorlar oraya. Diğerlerinin asla adını bile almıyorlar. O bir kişinin ismini oylatıp geçiriyorlar. Siyasi partiler Türkiye’de sahtekarlık yapıyor. Sayın yargıçlar da bu sahtekarlığa alet oluyorlar. Bu doğru değildir. Bir kişi süresi içerisinde bir partiden istifa etmişse o her şeyden istifa etmiş demektir. Bir kişi partiden istifa etmişse aday adaylığından da çekilmiş demektir. Yani hangi hakla kişilerin seçime girmesini engelliyorsunuz? Yani ön seçimi mi kaybetmiş bu arkadaşlarımız? Bu arkadaşlarım partinin üyelerinin önüne sandık koyulup seçime girmişler böyle bir seçimi mi kaybetmişler? Hayır böyle bir şey yok. O zaman siz bunların adaylığını nasıl engelliyorsunuz?

YSK’daki yargıçlara sesleniyorum. Polatlı’nın CHP adayı MHP’liydi, MHP’li belediye başkanıydı. Bunu nasıl aday yaptınız? Peki CHP’nin Keçiören Belediye Başkan adayı İYİ Parti’nin İl Başkanıydı. Bunu nasıl aday yaptınız? CHP’lilere sesleniyorum. CHP’nin yöneticilerine ne utanmaz insanlarsınız siz? İYİ Parti’den, AKP’den, MHP’den ne kadar adam varsa hepsini alıp aday yaptınız. Yenimahalle, Mamak hariç hiçbir adayınız CHP’li değil. İYİ Partili, MHP’li. Bunları aday yaptınız. Ama Memleket Partisi’nden aday olmak isteyen insanlara itiraz ediyorsunuz. Bunların adaylıklarını iptal ettiriyorsunuz. Hiç utanma yok mu sizde, utanmıyor musunuz? Koca koca hakimler de bunlara alet oluyor. Dizayn ediyorlar.

“YARGI SİYASETİN TAM GÖBEĞİNDEDİR”

Çünkü Tarsus’ta Haluk Bozdoğan’ın kazanacağını biliyorsunuz. Onun için iptal ettiriyorsunuz. Siyaseti dizayn ediyorsunuz. Ey YSK, sana nasıl güveneceğim? CHP’ye sesleniyorum. Tarsus’ta adaylığımızı iptal ettiriyorsunuz. Peki size büyükşehirin mazbatasını verecek mi bu YSK? Hiç orasını düşünmüyorsunuz değil mi? İşinize geliyorsa İYİ Partili, MHP’li AKP’liyi her yerden aday yapıyorsunuz ama Memleket Partisi’nin adaylarına itiraz edip onları düşürtüyorsunuz. Yargı siyasetin tam göbeğindedir. YSK bu seçimleri sağlıklı bir şekilde yapamayacağını artık göstermiştir. Güvenimiz sıfırdır. Biz bildiğimiz yoldan devam edeceğiz. Biz bu ülkenin üçüncü yoluyuz. Ne Cumhur ne Millet. Millet zaten dağıldı. Cumhur da çıkar ortaklığı. Biz doğru bildiğimizi yapmaya devam edeceğiz. Buralarda seçime gireceğiz. Bunu göreceksiniz. Ama yargının, YSK’nın bu şekilde alet olmasını şiddetle kınıyorum. Aldıkları kararları tanımıyorum. Memleket Partisi olarak doğruları söylemeye devam edeceğiz diyorum.”

İnce, bir gazetecinin, “Bahsi geçen ilçelerde aday gösteremeyeceksiniz. Kimin adayını destekleyeceksiniz?” sorusuna, “Arkadaşlarımla değerlendireceğiz. Oralarda arkadaşlar başka aday çıkarmak isterlerse zamanımız var. Buna devam edeceğiz” yanıtını verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/muharrem-ince-ysk-secimleri-saglikli-bir-sekilde-yapamayacagini-gosterdi/feed/ 0
Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda, 5 yıllık görev süresini değerlendirdi https://www.haber60.com.tr/gaziemir-belediye-baskani-halil-arda-5-yillik-gorev-suresini-degerlendirdi/ https://www.haber60.com.tr/gaziemir-belediye-baskani-halil-arda-5-yillik-gorev-suresini-degerlendirdi/#respond Sat, 02 Mar 2024 01:48:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13829 5 yıllık görev süresini değerlendirdiği veda buluşmasında basın mensupları ile bir araya gelen Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda, “Bağımsız aday olmayı düşünmedim. Ben yüzde 57 ile rekor oyla seçilmiş birisiyim. Çok da başarılı hizmetler verdiğimi düşünüyorum. Dolayısıyla bununla anılmak, bu şekilde iz bırakıp ayrılmak çok daha doğru” dedi.

Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda, 5 yıllık görev süresini değerlendirdiği veda buluşmasında basın mensupları ile bir araya geldi. Başkan Arda, Gaziemir Belediyesi’nde düzenlenen toplantıda, şunları kaydetti:

“Bir insanın doğup büyüdüğü yere belediye başkanı olması çok kıvanç verici bir şey. Hele benim gibi dedesinin ilk kurucu belediye başkanı olduğu bir yerde 93 yıl sonra onun koltuğuna oturmak çok onurlu bir işti benim için. Dolayısıyla bu onuru bana yaşatan partim Cumhuriyet Halk Partisi’ne çok teşekkür ediyorum. İyi ki bu göreve talip olmuşum. İyi ki bu görevi bana vermişler. Rekor oyla seçildim. Bu görevi başarıyla yaptığımı düşünüyorum.

BİLGİMİZLE, BİRİKİMİMİZLE MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ

Belediye başkanlığına yeni bir soluk getirmeye çalıştıklarını ifade eden Arda, “Hem toplumsal mücadelede hak mücadelesinde hem doğa mücadelesinde hem kamusal alanlar yaratmada birçok projeye imza attık. Hayatın içinde olduk. İnsanların yanında olduk. Size insanların ihtiyacı varsa bunu belirtiyorlarsa zaten vazgeçmemiz mümkün değil. O mücadelenin içinde olmanız gerekiyor. Size belediye başkanı olarak veda etmek istedim ama hayatın içindeyiz. Siyasetin içindeyiz. Siyaset devam ediyor. Bilgi, birikimimizle mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu.

İkinci dönemle ilgili hazırladıkları bazı projelerini de aktaran Başkan Arda, “Kısacası bu beş yılda kendime baktığımda adaletli dürüst çalışkan bir belediye başkanı olarak kendimi görüyorum. Yaptığımız kamuoyu anketlerinde de zaten vatandaşlar tarafından bunlar da aynı şekilde söyleniyor ki bu benim için çok kıymetli. Çok onurlu bir görevi yerine getirdik” dedi.

BASIN MENSUPLARININ SORULARINI YANITLADI

Görev aldığı 5 yıllık süreçteki icraatı ve ikinci dönem projelerinden bahseden Başkan Arda, sunumun ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Başkan Arda, “Özgür Özel partinizin grup başkanvekiliyken, ‘İyi ki Halil Arda’ya kefil olmuşum’ dedi ama siz aday gösterilmediniz. Partiniz sizi neden aday göstermedi” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Neden atanmadığımı ben de bilmiyorum. Onu ben de merak ediyorum. 2 yıl önce bize kefil olduğunu söyleyen bir Genel Başkan Özgür Özel var. 2019 yılında aday adayı olduğumda parti içinde hiç kimse ile organik bağım yoktu. Gaziemir’in vatandaşların ısrarı ile 2019’da Halil İbrahim Şenol atandı. 2019’a kadar hiçbir yere aday olmadım. Sadece Genel Merkez’de kendimi anlattım. Atama yöntemini kabul ediyorsanız sonuçlarına da katlanacaksınız. Özgür Bey’in bana kefil olduğunu daha sonradan duyuyorum. İlk atanmamda etkisi olduğunu sonradan öğrendim. Bugün bir önceki genel başkanımızın yaptığı en iyi şeylerden birisi 6 ayda bir gerçekleşen belediye çalıştaylarıydı. İktidar olmadığımız illerde. Bize söylediği şey ‘Belediye başkanlığına odaklanın, il ilçe örgütlerinin işine karışmayın. Burnunuzu sokmayın’dı. Sadece işimize odaklandık. ‘Siz başarılı olursanız sizi atayan biz tekrar atarız’ dedi. 5 yıl boyunca il, ilçe örgüt işlerine hiç karışmadım. İlçe Başkanımıza da söylediğimiz, ‘Siz ilçemizi yönetin, ben belediyeyi yönetin’ oldu. Neden atanmadığımı bize kimse söylemedi. Ben sadece halkın gözündeki yerimize bakıyoruz. 2023 Kasım’da yapılan anketlerin sonuçları elimizde. Nedenini genel merkeze sormak lazım.”

“ÇOK BAŞARILI HİZMETLER VERDİĞİMİ DÜŞÜNÜYORUM”

Farklı bir partiden adaylık teklifi gelip gelmediği sorusuna ise şöyle yanıt verdi:

“Birçok partiden teklif aldım. Yani beni araştırmışlar. Çok iyi olduğumu düşünmüşler. Bağımsız olarak girmemi birçok insan istedi. Bunu doğru bulmuyorum. Ben mevcut başkanların içerisinde en eski siyasetçiyim. Benden yaşlı herhalde dört kişi var. Mehmet Eriş, Abdül Batur, Rıdvan Karakayalı, Muhittin Selvitopu. İkisi belediye bürokratıydı ikisi öğretmendi. Ama ben siyasetin içindeydim. 40 yıldır partinin içerisinde olan birisiyim. Bağımsız aday olmayı düşünmedim. Ben yüzde 57 ile rekor oyla seçilmiş birisiyim. Çok da başarılı hizmetler verdiğimi düşünüyorum. Dolayısıyla bununla anılmak, bu şekilde iz bırakıp ayrılmak çok daha doğru.”

“BÜYÜKŞEHİR’DE GÖREV VERİLİRSE KABUL ETME DURUMUM YOK”

Başkan Arda, “Partiye kırgınlığınız var mı? Herhangi bir görev geldiği takdirde sizi bir görevde görür müyüz” sorusunu şöyle yanıtladı:

“Herhangi bir görev verilirse kabul etme durumum yok. Belediye başkanlığına devam etmeyi çok istiyordum. Büyükşehirde herhangi bir görev verilirse kabul etmeyeceğimi söyleyeyim. Bürokrat olarak çalışmayı düşünmüyorum. Partide bir değişim ihtiyacı olduğunu söylüyorduk. Eski genel başkanımızı da başarılı buluyorum. Değişimden yanaydık. Özgür Bey ile bir hukukumuz vardı ama delege değildim. İlk tweeti atan İmamoğlu, ikinci tweeti atan bendim. Kendisini destekledim. Kişilere kırgın olabilir ama partime asla kırgın değilim. Benim partimdem kopmam mümkün değil. Önümüzdeki süreçte siyasetin neresinde oluruz onu şu an bilemiyorum. Yolu belediyeden geçmeden bir siyasetçinin bir ayağının eksik olduğunu bu süreçte anladım.”

“SİYASETİN İÇİNDE OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

“Şu anda da siyaseti bırakma, devam et deniyor” diyen Arda, “Bunun ilçe örgütü var. İl örgütü var. Önümüzdeki süreci var. Zamana ihtiyacımız var. Seçilecek kişilerin performanslarını izleyeceğiz. Bizim önünü kestiğimiz Gaziemir’de yapılan yanlış işler var. Onların hepsinin takipçisiyiz. Onlar asla bırakma şansımız yok. Yanlış yapan insanlara karşı bugüne kadar hep karşı durduk. Durmaya da devam edeceğiz. Bu bence çok önemli. Çünkü o kanunları, kurallara uymayan insanlar var. Uyulmuyorsa o zaman hep söylüyorum. Trafik işaretlerine, ışıklarına da ihtiyaç yok. İmar planlarına da işte belediyeye hiç ihtiyaç yok. Herkes istediği şeyi yapsın, istediği gibi yoluna devam etsin ama bunların hepsinin önüne geçtik. Bunların takipçisi olacağız. Dolayısıyla siyasetin içinde yer almaya devam edeceğiz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gaziemir-belediye-baskani-halil-arda-5-yillik-gorev-suresini-degerlendirdi/feed/ 0
AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Denizli’de Gençlik Buluşması Programı’na Katıldı https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genclik-kollari-baskani-denizlide-genclik-bulusmasi-programina-katildi/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genclik-kollari-baskani-denizlide-genclik-bulusmasi-programina-katildi/#respond Fri, 01 Mar 2024 01:24:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13477 AK Parti Gençlik Kolları Başkanı ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Denizli’de partisinin gençlik kolları üyeleriyle bir araya geldi.

Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Gençlik Buluşması Programı’na katılan İnan, Denizli’de partisinin gençlik kollarının her alanda başarılı çalışmalara imza attığını söyledi.

Türkiye yüzyılına yakışır bir coşku, birliktelik ve gençlik heyecanını hep beraber gördüklerini anlatan İnan, bugün AK Parti ve AK Gençlik olarak en büyük vazifelerinin içinde bulundukları hareketin geçmişte ortaya koyduğu mücadeleyi en net şekilde anlayıp, hatırlayarak geleceğe taşımak olduğunu ifade etti.

İnan, AK Parti’nin sıradan bir parti olarak kurulmadığını belirterek, “AK Parti bin yıllık medeniyet iddiasına yaslanır ve bu medeniyet iddiasının en temel değerlerini muhafaza ederek bugünlere gelir. Başörtüsünü, dini değerlerimizi, milli kimliğimizin üzerinde oynanan sömürülmeye, istismar edilmeye çalışılan her değer her kırmızı çizgimiz bizim için olmazsa olmazımızdır. Hareketimizin niteliğini belirler. 28 Şubat ve sonrasında bizim ortaya koyduğumuz demokrasi mücadelesini de Denizli Gençlik Kollarımızın en iyi bir şekilde anlaması ve anlatması gerekmektedir.” diye konuştu.

Türkiye’de darbecilere alkış tutmak diye bir amaç ortaya konduğunda akla CHP’nin geldiğini söyleyen İnan, şunları kaydetti:

“O nedenle bugün çıkmış utanmazın biri, Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekili, 28 Şubat önemsiz bir gün diyor. O gün yaşananları, o günkü ablalarımızın çekmiş oldukları mağduriyeti, temel hak özgürlükleri nasıl ayaklar altına aldıklarını küçümseyen bir tavırla ortaya çıkıp konuşma yapıyorlar. Biz diyoruz ya darbeci, bunların genetiğinde var. Bunların temel kodu darbeden güç almaktır. O nedenle bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel merkezinde buzdolabında hala 28 Şubat zihniyetinin saklı olduğunu bizler çok iyi biliyoruz. O nedenle AK Parti demokrasinin kalesidir. AK Parti özgürlüklerin kalesidir. 28 Şubat davasının lideri Recep Tayyip Erdoğan’dır.”

İnan, AK Parti’nin ortaya koyduğu mücadeleden geçinenlere 31 Mart seçimlerinde en güzel cevabı gençlerin vereceğini dile getirdi.

Bugüne kadarki seçimlerde çok önemli zaferler elde edildiğini anımsatan İnan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bizim için her seçimin çok önemli olduğunu biliyorsunuz değil mi? Her seçim önemli derken biz kazanımlarımıza sahip çıkmak istiyoruz. O nedenle demokrasiyi tehdit eden bir unsur ana muhalefet partisi asla olamaz. O nedenle bizim girmiş olduğumuz seçim her zaman en önemli seçim olur. Karşımızdaki ana muhalefet an geldi terör örgütleriyle ittifak yaptı, an geldi terör örgütlerinin piyonluğunu yaptı, an geldi dışarıdan Türkiye’yi dizayn etmek isteyenlere kendileri araç sağladılar.

O nedenle bizim girmiş olduğumuz her seçim bizim kazanımlarımıza sahip çıkma noktasında, bu ülkeye yapmış olduğunuz yatırımlara sahip çıkma noktasında her zaman çok önemli oldu, çok kritik oldu. Türkiye’deki gençler size öyle bir gol atacak ki on sıfır. AK Partili, AK Gençlik bu maçı geride bırakacak ve Türkiye’nin inşasına Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte güçlü bir şekilde devam edeceğiz. Gençlerimiz için çalışacağız. Türkiye’nin geleceği için çalışacağız ve bu mücadeleye devam edeceğiz.”

İnan, konuşmasının ardından gençlerin sorularını yanıtladı.

Etkinliğe Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, AK Parti İl Başkanı Yücel Güngör, İl Gençlik Kolları Başkanı Osman Nuri Nazlıer, AK Parti Pamukkale İlçe Başkanı Osman Özpek, AK Parti Pamukkale Belediye Başkan Adayı Halil Pekdemir ve gençler katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genclik-kollari-baskani-denizlide-genclik-bulusmasi-programina-katildi/feed/ 0
TBMM Genel Kurulunda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisinin grup önerileri kabul edilmedi https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-chp-dem-parti-iyi-parti-ve-saadet-partisinin-grup-onerileri-kabul-edilmedi-2/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-chp-dem-parti-iyi-parti-ve-saadet-partisinin-grup-onerileri-kabul-edilmedi-2/#respond Fri, 01 Mar 2024 00:24:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13421 TBMM Genel Kurulunda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda Saadet Partisinin “iş sağlığı ve güvenliği”, İYİ Partinin “Sakarya Gaz Sahası Projesi”, DEM Partinin “kadına yönelik şiddet” ve CHP’nin “TRT” ile ilgili grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.

Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan Saadet Partisi Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, 2023 yılında 1932 kişinin iş kazasında hayatını kaybettiğini, bu sayının giderek arttığını söyledi. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili kanunda açıkların olduğunu savunan Kasap, “İşverenin maaşını ödediği iş sağlığı ve güvenliği uzmanından ne bekleyebilirsiniz?” sorusunu yöneltti.

Kasap, maden kazalarında Türkiye’nin Avrupa birincisi olduğunu ve Türkiye’nin durumunun birçok Afrika ülkesinden daha kötü olduğunu ileri sürdü.

Ağır ve tehlikeli iş kollarında uzaktan eğitimle, iş sağlığı ve güvenliği sertifikası verilmesini eleştiren Kasap, “Neden uygulamalı eğitimler, Milli Eğitim Bakanlığı ya da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı uhdesinde yapılmıyor da özel kuruluşlar tarafından şaibeli bir şekilde veriliyor? Bu şekilde devam ettiği müddetçe iş kazalarından, İliç’ten, Amasra’dan, Soma’dan bahsetmeme gibi bir durum söz konusu olmayacak.” diye konuştu.

-Elektronik kelepçe önerisi

İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, maden kazalarının önlenmesine ilişkin önerilerde bulundu. Tehlikeli iş sahasında çalışan işçilerin yaşanabilecek olumsuz olaylar karşısında hayatta kalmaları için zamanın önemli olduğunu vurgulayan Akalın, “Bu koşullar altında çalışan işçilerimizin, heyelan, göçük gibi durumlar karşısında yerlerinin tespiti için elektronik kelepçe gibi aygıtlar takıp, çıkarılabilir bir elektronik sistem kullanmalarının zorunlu hale getirilmesi, olası kazalar sonrası yer tespitinin hızla yapılacağı enstrümanlar kullanılması gerekmekte.” ifadelerini kullandı.

DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan her yıl yüzlerce iş kazası meydana geldiğini, iktidar milletvekilleri tarafından iş kazalarının araştırılmasının engellendiğini öne sürdü. Bozan, “Eğer bu Meclis, bir irade ortaya koymuş olsaydı bu iş cinayetleri engellenebilirdi.” dedi.

CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, CHP’nin 2019 yılında İliç’te toprak kaymasının yaşandığı maden sahasına gittiğini ve bazı tespitlerde bulunduğunu söyledi. İliç’te “Ekonomik Yer Değiştirme ve Geçim Kaynaklarını Destekleme Protokolü ile firma tarafından bölgede ikamet edenlere 130 bin lira para dağıtıldığını belirten Alp, konuşmasına şöyle devam etti:

“Ne karşılığında biliyor musunuz? Destek alan köy sakinlerinin halihazırda çalışan ve ileriki süreçlerde çalışacak olan Anagold ve Alacer Gold firmalarının ortak olduğu grup ve bağlı şirketlerin sürdürdüğü ve sürdüreceği madencilikle bağlantılı projelere onay vermeleri, yardım alanların gerçek bir hak ihlali dışında hiçbir bir türlü özel, idari ve adli bir başvuruda bulunmaları o protokolle verilen 130 bin lira karşılığında yasaklanmış. Bunu biliyor muydunuz? Yasağın ihlali durumunda da o firma o köylülerden o parayı faiziyle tahsil edecek.”

“Hedefimiz, tüm riskleri minimum düzeye indirmek”

AK Parti Nevşehir Milletvekili Emre Çalışkan, maden işçilerinin güvenliğinin ve refahının her şeyden daha önemli olduğunu belirtti. “Hedefimiz, tüm riskleri minimum düzeye indirmek, tek bir çalışanımızın dahi mesleği sebebiyle hayatını kaybetmediği, sağlıklı ve huzurlu bir çalışma hayatını tesis etmektir.” diyen Çalışkan, iş kazaları sonucunda sorumluların yargı önünde hesap verdiğini, bunun bağımsız ve tarafsız Türk yargısının görevi olduğunu söyledi. Çalışkan, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Bu nedenle, bu süreçlerle ilgili yorum yapmamız uygun ve doğru değildir. Hem İliç’te olsun hem diğer şehirlerdeki madenlerimizde iş sağlığı ve güvenliği denetimleri ilgili bakanlığımızca yapılmaktadır. Yapılan denetimlerde iş sağlığı ve güvenliği hususunda eksiklikler tespit edilerek düzeltmesi noktasında gerekli yaptırımlar uygulanmıştır ve uygulanmaya devam edecektir. Bu vahim kazanın gerçekleşmesi noktasında müfettişler çalışmalarını sürdürmektedirler.”

Genel Kurulda “el hareketi” tartışması

AK Parti Erzurum Milletvekili Fatma Öncü, DEM Partinin grup önerisi üzerinde kürsüden söz aldığı esnada, DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca Doğan’ın, kendisine yönelik, bir kadına yakışmayan harekette bulunduğunu söyledi. Öncü, Doğan hakkında işlem yapılmasını istedi. TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ da “Görüntüleri inceleyeceğim ona göre bir karar vereceğiz.” dedi.

DEM Partinin grup önerisi üzerinde konuşmaların tamamlanmasının ardından TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, iddia edilen hareketi divan üyelerinin görmediğini belirtti. Bozdağ, “TRT’nin ve Meclis TV’nin kayıtlarını incelediğimizde de herhangi bir görüntü, kayıt söz konusu değil. Bu nedenle herhangi bir işlem yapma imkanımız bulunmamaktadır.” ifadesini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu da yerinden söz alarak kadın cinayetlerinin konuşulduğu esnada DEM Parti’li kadın milletvekilinin kendi milletvekillerine yönelik, “bir erkeğin bile yapmaktan hicap duyacağı” davranışı tüm milletvekillerinin gördüğünü söyledi. Yenşehirlioğlu, “Meclisin kameraları sabittir görmemiş olabilir ama bu hareketin yapılmasını yok sayamayız. Özür dilemesi gerekir.” dedi. DEM Parti’li Doğan ise Öncü’ye yönelik bir hareketinin söz konusu olmadığını söyledi.

Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

AK Parti’nin Genel Kurul gündemi ve çalışma saatlerine ilişkin grup öneresi kabul edildi. Kabul edilen öneriye göre, Meclis bugün kamuoyunda “8. Yargı Paketi” olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini görüşecek.

Kanun teklifinin görüşmelerinin 29 Şubat 2024 Perşembe günü tamamlanamaması halinde Genel Kurul, 1, 2 ve 3 Mart 2024 tarihlerinde de çalışacak.

Kanun teklifinin görüşmelerinin 29 Şubat veya 1, 2 ve 3 Mart’taki birleşimlerin herhangi birinde tamamlanması halinde Genel Kurul, 5-6-7-12-13 ve 14 Mart 2024 tarihinde toplanmayacak. TBMM Genel Kurulu, 19 Mart 2024 tarihinden itibaren 10 gün süre ile çalışmalarına ara verecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulunda-chp-dem-parti-iyi-parti-ve-saadet-partisinin-grup-onerileri-kabul-edilmedi-2/feed/ 0
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım: Cumhur İttifakı bu ülkenin sigortasıdır https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-yasar-yildirim-cumhur-ittifaki-bu-ulkenin-sigortasidir/ https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-yasar-yildirim-cumhur-ittifaki-bu-ulkenin-sigortasidir/#respond Thu, 29 Feb 2024 23:24:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13364 MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, “Cumhur İttifakı bu ülkenin sigortasıdır. Cumhur İttifakı bu ülkenin geleceğidir. Cumhur İttifakı nizamı alem hedefi olan Türk dünyasının ve İslam aleminin umududur.” dedi.

Yıldırım, Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde partisinin Seçmen İletişim Merkezinin açılışında yaptığı konuşmada, Cumhur İttifakı olarak 31 Mart’ta yerel seçime girecekleri bazı büyükşehir belediyelerinin bulunduğunu, bazı yerlerde ise ittifak olmadığını söyledi.

Pazaryeri’nde “kardeşler arasında bir yarışın” söz konusu olacağını, MHP’nin belediye başkanlığı için Gökhan Değirmen’le seçime gireceğini belirten Yıldırım, “Geçen seferki ittifak yani bu zillet ittifakı dağıldı, kimse kalmadı. Herkes birbiriyle ilgili menfi kanaatlerde bulunuyor, birbirlerini suçluyor, birbirleriyle ilgili olmadık şeyler iddia ediyorlar.” ifadesini kullandı.

Yıldırım, 15 Temmuz 2016’daki FETÖ’nün hain darbe girişimini hatırlattı.

Bu süreçte AK Parti ile Cumhur İttifakı çatısı altında yollarına devam ettiklerini dile getiren Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Cumhur İttifakı bu ülkenin sigortasıdır. Cumhur İttifakı bu ülkenin geleceğidir. Cumhur İttifakı nizamı alem hedefi olan Türk dünyasının ve İslam aleminin umududur. Tabii Cumhur İttifakı diğer ittifaklar gibi bir masanın etrafında bugün efendim onu yiyelim, ertesi gün işte Karadeniz’de kalkan balığı tutuldu etrafında bir yemek yiyelim de görüşelim diye kurulan bir ittifak değil. Cumhur İttifakı 15 Temmuz gecesi kuruldu. Ankara’da Kızılay’da Genelkurmay’ın önünde, İstanbul’da köprünün ayaklarında, yıllar yılı bizim insanımızın parasıyla, bizim insanımızın imkanlarıyla yine bizim insanlarımızı yetiştirerek bir gecede bu ülkeyi ele geçirmeye çalışanlara karşı kuruldu bu ittifak. İttifak kurulurken de liderler bir araya gelip kurmadı. Siz bir araya geldiniz, kurdunuz. O gece ittifakı kuran millettir.”

Yaşar Yıldırım, Cumhur İttifakı olarak Mayıs 2023’teki Cumhurbaşkanı Seçimleri’nde pazarlık yapmadıklarını anımsattı.

O dönem Millet İttifakı’nda yaşananlara değinen Yıldırım, şunları kaydetti:

“Zillet ittifakında hep pazarlık oldu. Biz Türkiye üzerine pazarlık yapmayız. Bu seçimde de bu seçim bölgesinde bir ittifak yok. Demokratik bir yarış olacak. Herkes hangi partiyi tutarsa veya hangi adaya severse sempatiyle yaklaşırsa veya hangi adayın bu ilçeye faydalı olacağını düşünürse elbette ki tercihini kullanacak. Bilecik’in Milliyetçi Hareket Partisinde milletvekili yok ama Yaşar Yıldırım, Milliyetçi Hareket Partisinin Bilecik milletvekili. Biz Bilecik’i milletvekilsiz bırakmadık. Sahipsiz kalmadılar. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi hep yanlarında oldu. Devlet Bahçeli hep yanlarında oldu. Bir de bizim bir zafiyetimiz vardır: Buralar, atamız ilk devleti burada kurdu, onun için Bilecik bizim için diğer yerlerden bir kat daha önemlidir.”

MHP’li başkanların yönettiği belediyelerin, belediyeciliği kendi imkanlarıyla ürettiğini anlatan Yıldırım, “Milliyetçi Hareket Partisi belediyeleri Türkiye’nin en başarılı belediyeleridir. Üreten belediyeleridir. Hem kendileri üretip hem diğer belediyelerle yardımlaşma olur hem de gerektiği şekilde gerekli yardımı en iyi şekilde alır. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın.” diye konuştu.

Programa, MHP Bilecik İl Başkanı Talha Özkan, Merkez İlçe Başkanı Önder Çakır, belediye başkanları ve adayları, partinin il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri ile partililer katıldı.

Açılışın ardından esnaf ziyaretinde bulunan Yıldırım, Kınık köyünde çömlek ustası Salim Yaşar’a atölyesinde ziyarette bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskan-yardimcisi-yasar-yildirim-cumhur-ittifaki-bu-ulkenin-sigortasidir/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Muğla’da kira sorununa çözüm önerilerini sunacak https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-muglada-kira-sorununa-cozum-onerilerini-sunacak/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-muglada-kira-sorununa-cozum-onerilerini-sunacak/#respond Thu, 29 Feb 2024 23:09:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13354 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Biz şehirlerde sabit yerleşik yaşayanların bu kira fiyatlarından etkilenmemeleri için bir dizi öneriyi hazırladık. Meclisteki ilgili komisyonlara sunuyoruz.” dedi.

Özel, Menteşe ilçesinde partisinin aday tanıtım toplantısı ve seçim koordinasyon merkezi açılışında yaptığı konuşmada, belediye başkanlarını koordine edecek birim kurarak Yılmaz Büyükerşen’in yönetimine verdiklerini söyledi.

Özel, 3 ayda bir ölçme ve değerlendirme yaparak belediye başkanlarının karnesini hazırlayacak bir yapı oluşturduklarını, bu yapının başına geçmesi için Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ü düşündüklerini kaydetti.

Özel, Muğlalılardan büyükşehir belediye başkanı adayı Ahmet Aras’a destek vermelerini istedi.

Partisinde kadınların hak ettiği noktaya gelmesini istediklerini vurgulayan Özel, Menteşe ilçesinde kadın aday gösterdiklerini kaydetti.

Belediye başkanı adaylarının seçildiği takdirde mal varlıklarını belediye binasının kapısına asacağını aktaran Özel, “Görevi bıraktıkları gün yeni mal varlıklarını da oraya asacağız. Belediye başkanlarımızın mal varlıklarıyla, açık alınlarıyla, şeffaf bir belediyecilik yaparak ve emanet aldıkları Muğla’yı ranta değil, halka açarak yöneteceklerine yürekten inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Muğla’nın 1 milyon nüfusunun yaz aylarında 5-6 milyona ulaştığına işaret eden Özel, “Buraya 1 milyonluk nüfusa göre para yolluyorlar ama 5 milyon için hizmet bekliyorlar. Cep telefonu sinyalinden bir şehirde kaç kişinin olduğu belli. Şehre gelen kişilere hizmet için devletin genel bütçesinden ayrılan payın verilmesi gerekiyor. Bunu sırf ‘Kıyı şeridinde, bu güzel kentleri Cumhuriyet Halk Partililer yönetiyor’ diye yapmıyorlar.” diye konuştu.

Özel, Muğla’da bugüne kadar, ormanları, kıyıları, zeytin ağaçlarını, koyları korumaya çalıklarını vurguladı.

Muğla’da kira ortalamasının 17 bin 926 lira olduğunun altını çizen Özel, şöyle konuştu:

“Asgari ücretten 924 lira daha fazla. Ev tutan asgari ücretlinin bir kişinin çay demleyecek parası kalmıyor. Biz şehirlerde sabit, yerleşik yaşayanların bu kira fiyatlarından etkilenmemeleri için bir dizi öneriyi hazırladık. Meclisteki ilgili komisyonlara sunuyoruz. Muğla’daki yüksek kira sorunun bir an önce çözülmesi, turizm işçilerinin kışın işsiz kalma sorununa çözüm üretilmesi ve kentte sıkıntıya düşen esnafın desteklenmesi gerekiyor. Parti olarak Muğla’nın üzerine titriyoruz.”

Türkiye’de mağdur olanların 31 Mart’ta iktidara gücünü göstermek zorunda olduğunu dile getiren Özel, “1 Nisan’dan sonra acı reçete geliyor. Onun için 31 Mart’ta belediye başkanlarımıza oy istiyoruz. Namus, dürüst ve çalışkan belediye başkanlarımızın hizmetlerinin takdir edilmesini istiyoruz.” şeklinde konuştu.

Cumhur İttifakı’nın karşısında en büyük ittifakı aramak için elinden geleni yaptığını vurgulayan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çiçeği yaptırdım, arkadaşlarımı yanıma aldım ve ziyaretlerde, temaslarda bulundum. ‘Birlikte olalım’ dedim. ‘Hiçbir yeri AK Parti’ye MHP’ye teslim etmeyelim’ dedim. ‘Büyük bir seçim başarısı yakalamazsak memuru, işçiyi, çiftçiyi emekliyi, gençleri kadınları fena ezecekler’ dedim. Biz Ankara’da bir ittifak, işbirliği gerçekleştiremedik ama 2019’daki büyük zaferi yaşayanlar ve yaşatanlar buradalar. Seçmen bir yere gitmedi. Yöneticilerin fikri değişmiş olabilir.”

Özel, CHP’den ayrılanlara da partinin kapısının her zaman açık olduğunu sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-muglada-kira-sorununa-cozum-onerilerini-sunacak/feed/ 0
AK Parti Grup Başkanvekili: 28 Şubat’ın mağdurları tarihten silindi https://www.haber60.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-28-subatin-magdurlari-tarihten-silindi/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-28-subatin-magdurlari-tarihten-silindi/#respond Thu, 29 Feb 2024 22:57:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13342 AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, 28 Şubat “postmodern darbesine” ilişkin, “Topuk selamı ile siyaset yapanlar, namlusunu halka doğrultanlar, demokrasimizi tank paletleri altında ezmeye çalışanlar ve halktan aldıkları iradeyi vesayetçilere peşkeş çekenler tarihten silindiler.” dedi.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, 28 Şubat “postmodern darbesi”nin planlayıcısının küresel güçler olduğunu söyledi.

ABD ve İsrail ile ilişkilerin kesilmesi gerektiğini ifade eden Kaya, yaşanan dönemde imam hatip okullarındaki öğrencilerinin ve başörtülü kadınların mağdur edildiğini dile getirdi.

Bülent Kaya, “Bugün oturup konuşmamız gereken 28 Şubat’ın sonuçlarını hep beraber nasıl ortadan kaldırırızdır.” dedi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, 28 Şubat’ın “demokrasi darbesi” olarak tarihe geçtiğini belirtti.

Eğitim hakkının Anayasa’da teminat altına alındığını vurgulayan Usta, öğrenci affının getirilmesini istedi.

Hayvancılık alanında meraların önemli bir yeri olduğunu dile getiren Erhan Usta, ” Türkiye’de ciddi şekilde meralar heba ediliyor. Meralar satılıyor.” diye konuştu.

“Milletimiz, darbecilere ve darbe heveslilerine asla geçit vermeyecektir”

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, darbelerin, muhtıraların, vesayet girişimlerinin siyasi ve demokratik hayatı sekteye uğrattığını vurguladı.

Milli iradeyi hedef alan 28 Şubat’ın, “postmodern darbe” olduğunu kaydeden Akçay, yaşanan süreçte milletin mağdur edildiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

“Demokrasinden dem vuran bazı çevreler, 28 Şubat’ın antidemokratik uygulamalarına alkış tutmuş, destek vermiştir. Gençlerimizi ikna odaklarında gelecekleriyle tehdit edenleri ödüllendirmişlerdir. Bugün hala bazı kesimlerin 28 Şubat özlemi çektiği, darbe imasında bulundukları, algı oyunlarıyla kaos ve kargaşa yaratarak insanları sokağa davet ettikleri görülmektedir. Ancak o günler geride kalmıştır. Milletimiz, 15 Temmuz’da da görüldüğü üzere darbecilere ve darbe heveslilerine asla geçit vermeyecektir.” diye konuştu.

Demokrasiye ve millet iradesine şartsız sahip çıkılması gerektiğinin altını çizen Akçay, her türlü darbe girişimin karşısında durmaya devam edeceklerini kaydetti.

Erkan Akçay, eski başbakanlardan Necmettin Erbakan’ı da vefatının 13. yılında andı.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, 28 Şubat “postmodern darbesi”nin mağdurlarının iktidar koltuğunda oturduğunu söyledi.

Darbeleri kınamanın yetmediğini ifade eden Koçyiğit, darbeci zihniyetten arınmak gerektiğini belirtti.

“Kadınların ve erkeklerin ne giyecekleri kendilerinin karar verebilecekleri özgürlük alanıdır”

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, 1971 darbesi sürecinde CHP’lilerin öldürüldüğünü, 12 Eylül 1980 darbesinin ardından da partilerinin kapatıldığını aktardı.

CHP’nin, yaşanan darbe dönemlerinde Türkiye’nin yararı için çalıştığını ifade eden Günaydın, “Gelelim 28 Şubat postmodern darbesine, çok açık söyleyeyim, sokaklarda tankların yürütülmesine de askerlerin demokrasiye ayar vermesine de karşıyız. Kadınların ve erkeklerin ne giyecekleri ancak kendilerinin karar verebilecekleri bir özgürlük alanıdır.” ifadelerini kullandı.

İktidarı eleştiren Günaydın, “İkaz ettik, tarikatlar yalnızca devlete sızmadılar koalisyon ortağınızdı. ‘Bunlar sizi de yiyecekler’ dediğimiz zaman bu kürsülerde bize saldırdınız.” şeklinde konuştu.

Günaydın, CHP’nin, FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde dimdik durduğunu, partisinin her türlü darbeye karşı Türkiye’nin yanında olmaya devam edeceğini söyledi.

“Milletimiz, darbecileri mahkum etti”

AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, 28 Şubat sürecinde milletin iradesinin hiçe sayıldığını belirtti.

İnsan hakları ihlallerine tanıklık edilen 28 Şubat döneminde, ordunun yönetime el koyması yerine farklı bir yöntemin izlendiğini aktaran Yenşehirlioğlu, kıyafetlerinden, dini hassasiyetlerinden dolayı çok sayıda vatandaşın ağır mağduriyetler yaşadığını vurguladı.

İkna odaları kurularak öğrencilere psikolojik şiddet uygulandığını söyleyen Yenişehirlioğlu, şunları kaydetti:

“Topuk selamı ile siyaset yapanlar, namlusunu halka doğrultanlar, demokrasimizi tank paletleri altında ezmeye çalışanlar ve halktan aldıkları iradeyi vesayetçilere peşkeş çekenler tarihten silindiler. ‘Bin yıl sürecek’ dedikleri garabetleri de tarihin çöp sepetinde yerini aldı. Milletimiz darbecileri ve darbeye destek verenleri önce sandıkta, ardında da maşeri vicdanda mahkum etti. Milletin iktidarıyla birlikte, 2002’den günümüze dek mağduriyetler giderilmeye başlandı. Her zaman olduğu gibi aziz milletimiz galip geldi. 28 Şubat, bin yıl sürmedi ancak aynı acılar tekrar yaşanmasın diye bizlere yaşatılanları bin yıl geçse de asla unutturmayacağız.”

Demokrasiyi muhafaza etmeyi sürdüreceklerini dile getiren Yenişehirlioğlu, eski başbakanlardan Necmettin Erbakan’ın ömrünün 28 Şubat zihniyetiyle mücadeleyle geçtiğini ifade etti.

Bahadır Yenişehirlioğlu, milli muharip uçak KAAN’ın ilk uçuşuyla herkesi gururlandığını da sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-28-subatin-magdurlari-tarihten-silindi/feed/ 0
Milli Yol Partisi, Mansur Yavaş’ı Destekleyeceğini Açıkladı https://www.haber60.com.tr/milli-yol-partisi-mansur-yavasi-destekleyecegini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/milli-yol-partisi-mansur-yavasi-destekleyecegini-acikladi/#respond Wed, 28 Feb 2024 23:18:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13182 Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır,  Ankara’da CHP’nin adayı Mansur Yavaş’ı yerel seçimlerde destekleyeceklerini bildirdi. Çayır, “Ülkücü kimliğinden ötürü ve şu ana kadar o rozetini dışarıda bırakmasından ötürü şeffaf yönetimi ve ülkücü kimliğinden dolayı ve duruşundan dolayı elbette burada adayımız olmadığından dolayı, diğer yerlerde bütün ülkücülerden, milliyetçilerden ve bu ülkeyi selamete kavuşturmak isteyen vatandaşlardan oyumuzu istiyoruz. Büyükşehirde de arkadaşlarımız ve ülkücülerin istikametinde oy kullanacağımızı buradan deklare ediyoruz. Milli Yol Partisi Ankara’da Mansur Yavaş’ı desteklemektedir” dedi.

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısıyla, Ankara’da CHP’nin adayı Mansur Yavaş’a desteklerini açıkladı. Çayır, şunları söyledi:

“28 ŞUBAT MİLLETE KARŞI YAPILMIŞ DARBENİN ADIDIR”

“Bugün 28 Şubat. 28 Şubat bu ülkenin bir dönemine ne yazık ki çok kötü anılar, çok kötü izlenimler ve fotoğraflar bırakmış bir dönemdi. ‘Yüzyıl sürecek’ denen bir dönemdi unutuldu. İyi ki de unutuldu. Unutulurken izler ve hoş olmayan acılar bıraktı. 28 Şubat bir postmodern darbeydi. Alışa geldiğimiz 1960, 1980 darbelerinin bir devamıydı. Üzülerek ifade edeyim ki bu ülke bir türlü kendisini bu darbelerden ve darbecilerden azade kılamadı. Millet iradesi tam anlamıyla teşkil edilemedi. Teşekkür edilen irade bile elinde gücü tutanlar tarafından zayıf bırakılmaya, yok edilmeye çalışıldı. 28 Şubat, millete karşı yapılmış bir darbenin adıdır. 28 Şubat, millete tanklara döndüğü bir anın adıdır.

“İNSANLAR HAYAT PAHALILIĞI ÇUKURUNDA”

Ülke kan ağlıyor. İnsanlar hayat pahalılığı çukurunda debelenip duruyorlar. Dar gelirliler, emekliler, memurlar, işçiler gerçekten zor durumdalar. Eskiden vatandaşlar birkaç maaşla bir aile ev hayali kurarken, şimdi hayal kurma şansını yitirmiş durumda. Kimse ne bir maaşla ne de iki maaşla araba alma şansına sahip ne de ev alabilme şansına sahip. Faizler yüzde 60’a 70’e dayanmış.

Muhalefet demek, illa da iktidarın her yaptığına karşı gelmek demek değildir. Muhalefet demek, doğruları teşvik, yanlışları yok etmek için yol göstermektir. İkaz etmektir. Biz bu siyaseti yapıyoruz. Türkiye’de alışagelmiş muhalefeti de beğenmediğimizi ifade ediyoruz.

Cumhurbaşkanı döndü millete kendi iktidarını anlatmadı. 22 yıllık vurdum duymazlığını anlatmadı. 22 yıllık keyfi yönetimini anlatmadı. Adaleti, mülakata kurban ettiğini anlatmadı. Kendi devletini kurma cabasını anlatmadı. Döndü ‘Biliyor musunuz? Türkiye’nin problemi nedir? Muhalefet yok’ dedi. Ben de buradan söylüyorum Sayın Cumhurbaşkanı evet haklısınız. Güçlü ve üreten bir muhalefet yok. Ama iktidar da yok.

“AKYURT’TA İDDİALIYIZ”

300 belediyede adayımız var. Ankara’da Mamak’ta, Keçiören’de Çankaya’da, Pursaklar’da Çubuk’ta, Akyurt’ta adayımız var. Akyurt’ta iddialıyız. Türkiye’de iddialı olduğumuz 15 ilçe var. AK Parti’den istifa eden Oltu adayımız elbet kazanacaktır. İstanbul Bahçelievler’de iddialıyız. Dışa vurum az olabilir, adaletsiz ve vicdansız bir mücadelenin içerisindeyiz. Vicdanı yok bunların. Yüzde 10 barajı neymiş, ‘hazineden niye para alıp siyaset yapıyorsunuz’ diyenler başa geçince zulmü unuttular.

“MANSUR BEY ROZETİNİ BİR KENARA BIRAKMAYI BİLMİŞTİR”

Ankara kazanma ihtimali olan iki aday var. İkisi de eski ülkücü. Birisi CHP’den birisi AK Parti’den. ‘Ülkücüyüm, milliyetçiyim’ diyen herkese bu ayıp yeter. Açık ve net söylüyorum. Siz dün hazineden para almaya ‘zulüm’ dediniz. Şimdi sesiniz çıkmıyor. Ankara’da adayımız yok. Ankara’da iki tane bizim tanıdığımız, bildiğimiz, geçmişte beraber olduğumuz arkadaşlarımız aday. Biri Turgut Altınok, diğeri Mansur Yavaş. Beş yıllık icraatları gördük ki Mansur Bey, yerelde iktidar olduktan sonra, rozetini bir kenara bırakmayı bilmiştir. Herkese aynı gözle bakma çabasına girmiştir. Eksiklik ve yanlışlıklar olmuştur. Her anlamda başarılı işler yapılmamış, her şey dört dörtlük olmamıştır ama bu iyileştirme anlamında bir çabanın içerisinde olduğu görülmüştür. Biz bir muhalif partiyiz. Bu düzene de sisteme de karşı geliyoruz.

Ülkücü kimliğinden ötürü ve şu ana kadar o rozetini dışarıda bırakmasından ötürü şeffaf yönetimi ve ülkücü kimliğinden dolayı ve duruşundan dolayı elbette burada adayımız olmadığından dolayı, diğer yerlerde bütün ülkücülerden, milliyetçilerden ve bu ülkeyi selamete kavuşturmak isteyen vatandaşlardan oyumuzu istiyoruz. Büyükşehirde de arkadaşlarımız ve ülkücülerin istikametinde oy kullanacağımızı buradan deklare ediyoruz. Milli Yol Partisi Ankara’da Mansur Yavaş’ı desteklemektedir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/milli-yol-partisi-mansur-yavasi-destekleyecegini-acikladi/feed/ 0
Meral Akşener, seçim çalışmaları kapsamında esnafı ziyaret etti https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-secim-calismalari-kapsaminda-esnafi-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-secim-calismalari-kapsaminda-esnafi-ziyaret-etti/#respond Wed, 28 Feb 2024 03:06:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12926 Haber: Ogün Akkaya Kamera: Berkin Gülsoy

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yerel seçim çalışmaları kapsamında Ankara Mamak’ta esnafı ziyaret etti.  Akşener’e bir kadın, “Siz neden Mansur Yavaş’ı ve Ekrem İmamoğlu’nu desteklemiyorsunuz? Kazanamayacak kişilerle ortaya çıkılıyor. Milletvekilliğinde aldınız da niye şimdi belediye başkanlıklarında ayrılıyorsunuz?” diye sordu. Akşener de kadına, “Biz seçtirdik zamanında kardeşim. Bugün de tek başımıza bir girelim, görelim. Hangi milletvekilini aldık biz? Biz milletvekilliği seçimlerine ayrı girdik. Siz istediniz, biz de gereğini yaptık. Ayrı giriyoruz seçime kardeşim. Desteklemeyin sizde. Benim yüzümden mi perişan oluyorsun? Bu eskiliğin sebebi ben miyim? (kadının üzerindeki kıyafeti göstererek) Mansur Bey’i seçtik, neden bunu düzeltmedi o zaman? Cumhurbaşkanlığı’na niye seçtirmediniz? Biz bir parti kurduk. Ben Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin şerrinden… Aileme emanet ettim. Sizin için mi parti kurduk biz? Biz bu millet için parti kurduk. Vermeyin bize kardeşim oy. Gidin CHP’yi destekleyin, seçtirin. DEM’e teşekkür ediyorsunuz, bize küfür ediyorsunuz. Hadi be” yanıtını verdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yerel seçim çalışmaları kapsamında Ankara Mamak’ta esnafı ziyaret etti. Akşener’e İYİ Partililer ve İYİ Parti Mamak Belediye Başkan adayı Hüseyin Bayındır eşlik etti.

“ARTIK OY İSTEMEK İÇİN GEZİYORUZ”

Kuruyemiş dükkanını ziyaret eden Akşener, “Yerel seçime gidiyoruz. Elbette bütün esnafımızı gezerek oy istemek üzere yola çıktık. Sizden de adayımız burada kendisi için oy istiyoruz. Üç sene esnaf gezdim. Kendi partimi övmedim, başka partiyi yermedim. Şimdi seçim zamanı oy istemeye geldik.” dedi. Esnafa “İşler nasıl?” sorusunu yönelten Akşener, “Çok şükür olduğu kadar. Sizinleyiz” yanıtını aldı.

Akşener, daha sonrasında girdiği telefon malzemeleri satan dükkanda, “Üç sene esnaf gezdim ben. Bu dükkanlarda sadece sizleri dinledim, sonrada Meclis kürsüsünden sizin sesinizi dile getirdim. Şimdi seçim var. Artık oylarınızı istemek için geziyoruz. Hüseyin Bayındır için oy istemeye geldik” dedi.

“DEM’E TEŞEKKÜR EDİYORSUNUZ, BİZE KÜFÜR EDİYORSUNUZ”

Akşener, esnaf ziyaretini sonlandırdığı dükkandan çıktığında kalabalık içerisinde kendisini bekleyen bir kadın, “Siz neden Mansur Yavaş’ı ve Ekrem İmamoğlu’nu desteklemiyorsunuz? Kazanamayacak kişilerle ortaya çıkılıyor. Biz halk olarak çok perişanız. Sana üstümü başımı göstereyim. Bölük bölük bölmeyin. Milletvekilliğinde aldınız da niye şimdi belediye başkanlıklarında ayrılıyorsunuz” diye yakındı.

Akşener ise vatandaşın sözlerine karşılık olarak, “Biz seçtirdik zamanında kardeşim. Bugün de tek başımıza bir girelim, görelim. Hangi milletvekilini aldık biz? Biz milletvekilliği seçimlerine ayrı girdik. Siz istediniz, biz de gereğini yaptık. Ayrı giriyoruz seçime kardeşim. Desteklemeyin sizde. Benim yüzümden mi perişan oluyorsun? Bu eskiliğin sebebi ben miyim? (kadının üzerindeki kıyafeti göstererek) Mansur Bey’i seçtik, neden bunu düzeltmedi o zaman? Cumhurbaşkanlığı’na niye seçtirmediniz? Biz bir parti kurduk. Ben Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin şerrinden… Aileme emanet ettim. Sizin için mi parti kurduk biz? Biz bu millet için parti kurduk. Vermeyin bize kardeşim oy. Gidin CHP’yi destekleyin, seçtirin. DEM’e teşekkür ediyorsunuz, bize küfür ediyorsunuz. Hadi be” karşılığını verdi.

“BİZİM PARTİMİZ BAŞKALARININ VARLIĞINI SAĞLAMAK ÜZERE KURULMUŞ BİR PARTİ DEĞİLDİR”

Akşener, bu diyalogla ilgili muhabirler tarafından kendisine sorulan “Provokasyon olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusunu şöyle yanıtladı:

“Ben vatandaşın ister birileri tarafından söylensin, ister bir vatandaşa böyle deyin densin. İsterse kendiliğinden desin, can baş üstünedir. Burada bir sorun yok. Çünkü ben isteyenim. O kişi oy verir, vermez o ayrı bir şey. İstediğin süre içerisinde seçmen velinimet olmalıdır. Türkiye bunu kaçırdı. O hanım efendi provokasyon yaptı demiyorum. Çünkü de değil. Olsa ne olur? Bir sorunumuz yok. Biz bir siyasi partiyiz. Burada ciddi bir insan içini acıtan durum var. Vatandaşın karşısına kendimizi tarttırmak üzere çıkabiliriz. Vatandaş bana ‘Ey Meral Akşener, kendini tarttırdın, seni sınıfta bırakıyorum’ diyebilir. O zaman bana düşen ‘eyvallah’ demektir. Şu anda siyasi liderler içerisinde, siyasi liderliğe doğru giden arkadaşlarımız için de Türkiye’de herhangi bir şahsın şuraya vatandaşı, buraya da kendi kellesini koyduğu baki değildir. Ben koydum kardeşim. Bizim partimiz başkalarının varlığını sağlamak üzere kurulmuş bir parti değildir. Üç yıldır geziyorum. Gezdiğim yerlerin içinde bir kere kendi partimi övmedim. Başka bir partiyi de yermedim.

Sayın İmamoğlu ve Sayın Yavaş ile ilgili problemli bir cümle, kelime etmemeye çalışıyorum. Çünkü seçilmelerini sağlayan ister toz zerresi… bazılarına göre toz zerresi, bazılarına göre hiç. İster de x miktar. Payı olan bir insanım. Bu arkadaşlarımızın o dönemde seçilmesi için kendime göre, yüzde 10’luk bir siyasi partinin lideri olarak kefalet koymuş bir insanım. Bizim bir etkimiz olmamış anlaşılan, problem değil. Ona da saygı duyuyorum. Ama aleyhlerinde yanlış bir kelime etmemeye gayret ediyorum. Burada bu arkadaşlarımızın karşısına aday çıkarmak ‘vurun kahpeye’ anlamına gelemez. Buğra Kavuncu İstanbul’da oy alır seçilir, alamaz seçilemez….Sayın İmamoğlu ya da bir başkası seçilir. Ona ben saygı duymak mecburiyetindeyim. Benim partime yansıyan kısmın bedelini de ben ödeyeceğim. Kellesini koymuş kaç kişi var kardeşim? Hayal edin ben gittim, parti gitti. Biz CHP’yi var etmek için mi kurulduk? veya bir başka partiyi… Bizim partimiz ve benim kadar her iki taraftan da hakaret yiyen biri yok.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-secim-calismalari-kapsaminda-esnafi-ziyaret-etti/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir: ‘Cumhur İttifakı’nın değer birlikteliğinin yanında duracaklar’ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-erkan-kandemir-cumhur-ittifakinin-deger-birlikteliginin-yaninda-duracaklar/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-erkan-kandemir-cumhur-ittifakinin-deger-birlikteliginin-yaninda-duracaklar/#respond Wed, 28 Feb 2024 02:24:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12895 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir, “İnanıyorum ki Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül veren, memleketini seven, bayrağına aşık Cumhuriyet Halk Partili seçmen de bunların planlarını bozacak, gelecek Cumhur İttifakı’nın değer birlikteliğinin yanında duracak, bize el verecek.” dedi.

Kandemir, Cumhur İttifakı’nın Çorum’daki seçim irtibat ofisinin açılış töreninde yaptığı konuşmada, üç partinin el ele vererek Cumhur İttifakı’nı oluşturduğunu belirtti.

Çorum’da Cumhur İttifakı’nın Belediye Başkan adayı Halil İbrahim Aşgın için vatandaşlardan destek isteyen Kandemir, seçimlerde Çorum’dan rekor oy alacaklarına inandığını söyledi.

Kandemir, “14 Mayıs öncesinde bir masanın çevresinde oturanlar, birbirlerine milletin dertlerini konuşarak, milletin meselelerini o masaya getirerek bir arada olmadılar, bir arada durmadılar. Onlar ‘acaba hangimiz hangi makamı alacak’ diye bir pazarlığa tutuştular ve 14 Mayıs’ta millet, terörün temsilcileriyle kol kola girenlere ‘dur arkadaş’ dedi. ‘Biz sizin niyetimizi görüyoruz, ne yapmaya çalıştığımızı görüyoruz.’ dedi ve 14 Mayıs’ta Türkiye Büyük Millet Meclisinde, 28 Mayıs’ta cumhurbaşkanlığında işte o masayı bozdu. Planları, hesapları altüst etti ve Türkiye yeni yüzyılına Türkiye Yüzyılı damgasını vuracak kadrolarla girdi.” diye konuştu.

“Bunlar da bir şey değişti mi? Bunlarda bir şey değişmedi.” diyen Kandemir, şunları kaydetti:

“Şehitlerimizin olduğu gün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tüm siyasi parti temsilcileri bir araya geldiler, teröre lanet bildirgesinin altına imza attılar. İki parti hariç. Birisi Cumhuriyet Halk Partisi, birisi HDP. Şimdi bunlar el ele, kol kola yine bir araya geldiler, alttan, bazen görünür, bazen görünmez şekilde ‘acaba ne yapabiliriz’in hesaplarını yapıyorlar. İnanıyorum ki başta Çorum’dan olmak üzere tüm Türkiye’de bir kere daha milletin vicdanı ve aklı bunların hesaplarını, planlarını bozacak. İnanıyorum ki Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül veren, memleketini seven, bayrağına aşık Cumhuriyet Halk Partili seçmen de bunların planlarını bozacak, gelecek Cumhur İttifakı’nın değer birlikteliğinin yanında duracak, bize el verecek. Şu şehirleri biz imar ederken hangi heyecanla yaklaşıyorsak şehre, insana, onlar da bize destek verecek, yanımızda duracak ve inşallah tüm Türkiye’de Cumhur ittifakı’nın Bayrağı dalgalanacak.”

AK Parti’nin ilhamını, geriye eserler bırakmış ecdadından aldığını vurgulayan Kandemir, “Dersimizi oradan öğreniyoruz. Onun için bu millet bize emaneti verdiğinde durmak, duraklamak olmaz.” ifadelerini kullandı.

Kandemir, Cumhur İttifakı’nın Belediye Başkan Adayı Halil İbrahim Aşgın ile Çorum’da 31 Mart akşamı tarihi bir oy alacaklarından emin olduğunu sözlerine ekledi.

Belediye Başkan Adayı Halil İbrahim Aşgın ise 2019’daki seçimlerde göreve geldiğini, tevazu, samimiyet ve gayretle çalıştığını, yeni dönemde de çalışmaya devam edeceğini kaydetti.

AK Parti Çorum Milletvekilleri Yusuf Ahlatcı, Oğuzhan Kaya, AK Parti İl Başkanı Murat Günay, MHP İl Başkanı Mehmet Salih Çıplak ve BBP İl Başkanı Özkan Yandım da konuşmalarında Cumhur İttifakı’nın Çorum Belediye Başkanı adayı Halil İbrahim Aşgın için destek istedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-erkan-kandemir-cumhur-ittifakinin-deger-birlikteliginin-yaninda-duracaklar/feed/ 0
TBMM Genel Kurulu toplantı yeter sayısı bulunamadığı için kapandı https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulu-toplanti-yeter-sayisi-bulunamadigi-icin-kapandi/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulu-toplanti-yeter-sayisi-bulunamadigi-icin-kapandi/#respond Wed, 28 Feb 2024 02:21:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12892 TBMM Genel Kurulu, toplantı yeter sayısı bulunamadığı için kapandı.

Genel Kurulda, Saadet Partisinin “Gazze” ile ilgili araştırma komisyonu kurulmasına dair önergesinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.

Öneri üzerinde söz alan Saadet Partisi Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun, Gazze’de insanların açlıktan ölümle karşı karşıya kaldığını söyledi.

Gazze’ye yardım için kullanılabilecek 3 sınır kapısından 2’sinin İsrail’in kontrolünde olduğunu dile getiren Torun, “Bugüne kadar yardımlar Refah Sınır Kapısı üzerinden ulaştırılmaya çalışıldı ancak burada da İsrail’in yapmış olduğu baskı ve Mısır ile aralarındaki mevcut anlaşmalar yüzünden süreçler çok uzun sürmekte ve yapılan yardımların önüne geçilmektedir.” diye konuştu.

Türkiye’nin bu insani krize karşı hemen bir aksiyon almak zorunda olduğunu vurgulayan Torun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Birleşmiş Milletler nezdinde girişimde bulunarak Refah Sınır Kapısı’ndan yardımların geçişinin koordinasyonunda öncü rol üstlenmesini talep etti.

İYİ Parti Konya Milletvekili Ünal Karaman, Gazze’de çocukların açlıkla ölüme sürüklendiğini belirterek, “Acil yardımın ulaştırılamaması durumunda 335 bin çocuğun daha hayatını kaybetme tehlikesi yaşadığı bilinmektedir. Hiçbir gerekçe, sebep, hırs 21’inci yüzyıldaki bu düşmanlığı meşrulaştıramaz. Bu insanlık dramına son vermek adına uluslararası organizasyonların samimi, gerçekçi ve sonuç odaklı hareket ederek, insanlık onurunu yerle bir eden bu vahşete ‘dur’ demesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Kamaç, Gazze’de açlıkla, susuzlukla, ölüme terk edilmiş yaklaşık 2 milyon insan bulunduğunu kaydederek, “Ürdün Hava Kuvvetleri Gazze’ye havadan gıda atmaya başladı. İhtiyaç sahiplerine ulaştı mı bilmiyoruz ama her şeye rağmen yapılabilecek bir şey olduğunu Ürdün bütün dünyaya göstermiş oldu.” diye konuştu.

CHP Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, TBMM’nin, dünyanın ikiyüzlü davrandığı bu konuda, kafasını kuma gömmemesi ve görüşmesi gerektiğini söyledi.

“Yardımlarımız Mısır ile eş güdüm içerisinde devam ediyor”

AK Parti Grubu adına konuşan TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, İsrail’in, Uluslararası Adalet Divanında soykırım suçuyla yargılandığını hatırlattı.

Türkiye’nin, Gazze’de savaş suçu işleyen İsrailli yetkililerin uluslararası mahkemelerde hesap vermesi için tüm uluslararası süreçlerin işletilmesine destek verdiğini vurgulayan Yüksel, Güney Afrika’nın açtığı soykırım davasını, deliller başta olmak üzere desteklediklerini anlattı. Uluslararası Ceza Mahkemesinde, İsrailli yetkililerin cezalandırılması için çabalarının devam ettiğini de dile getiren Yüksel, öte yandan İsrail’in, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere Filistin topraklarındaki işgal ve ilhakına ilişkin Uluslararası Adalet Divanı nezdindeki diğer bir süreç olan danışma görüşü yargılaması çerçevesinde Türkiye’nin, dün Divan nezdinde bir sunum yaptığını belirtti.

AK Parti’li Yüksel, şunları kaydetti:

“Filistinlileri dünya kamuoyunda savunan ülkelerin başında gelen Türkiye, Batılı ülkeler İsrail barbarlığını meşru müdafaa bahanesiyle gizlemeye, savunmaya çalışırken Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tüm dünyada Filistin’in, insanlığın, mazlumların sesi olmuştur. Filistinli sivilleri hedef alan barbarca saldırılar devam ederken Gazze’deki insani durumun vahameti karşısında Filistinli kardeşlerimize yönelik yardımlarımız da Mısır ile eş güdüm içerisinde devam etmektedir. Bütün bu yardımlarımız devam ederken yine bu kapsamda 10 milyon dolar gönüllü katkıda bulunmuş olduğumuz BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına son gelişmeler ışığında ilave 1 milyon dolar destekte bulunduk. Gazze halkının topraklarından sürgün ettirilmesi yönündeki girişimler bizler için yok hükmündedir, Gazze’nin insansızlaştırılması hiçbir şekilde kabul edeceğimiz bir durum değildir.”

Görüşmelerin ardından yapılan oylamada, Saadet Partisinin grup önerisi kabul edilmedi.

İYİ Partinin “pahalılık”; DEM Parti’nin “Bitlis” ile ilgili araştırma komisyonu kurulmasına dair önergelerinin bugün ele alınması önerileri de ayrı ayrı görüşüldü. Yapılan oylamada, İYİ Partinin grup önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurulda, DEM Parti’nin grup önerisinin oylanmasından önce iki kez toplantı yeter sayısı bulunamadı.

TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, bunun üzerine birleşimi yarın saat 14.00’te toplanmak üzere kapattı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-genel-kurulu-toplanti-yeter-sayisi-bulunamadigi-icin-kapandi/feed/ 0
Meral Akşener, CHP’li bir vatandaşla tartıştı: ‘Sizin için mi parti kurduk biz?’ https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-chpli-bir-vatandasla-tartisti-sizin-icin-mi-parti-kurduk-biz/ https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-chpli-bir-vatandasla-tartisti-sizin-icin-mi-parti-kurduk-biz/#respond Wed, 28 Feb 2024 01:42:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12860 Ankara Mamak’ta esnaf ziyareti gerçekleştiren İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, CHP’li bir vatandaşla yaşadığı tartışmasında, “Sizin için mi parti kurduk biz? Biz bu millet için parti kurduk. Vermeyin kardeşim bize oy, gidin Cumhuriyet Halk Partisini destekleyin, seçtirin. DEM’e teşekkür ediyorsunuz, bize küfrediyorsunuz” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Mamak’ta Çarşı İçi Caddesi’nde esnafı ziyaret etti. Akşener, vatandaşlarla sohbet edip fotoğraf çektirdi. Vatandaşların sorunlarını dinleyen Akşener, Fidan Çağlar isimli bir vatandaşla tartışma yaşadı. İYİ Parti lideri ile konuşan Fidan Çağlar, kıyafetlerini göstererek, “Üstümü başımı görüyorsun, daha ben eskilerimle duruyorum. Bari bölük bölük bölmeyin de, milletvekilliğinde güzelce aldınız da niye şimdi belediye başkanlığında ayrılıyorsunuz? Cumhurbaşkanlığı seçiminde Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’nu desteklediniz. Şimdi niye desteklemiyorsunuz. Perişan oluyoruz” dedi.

“DEM’e teşekkür ediyorsunuz, bize küfrediyorsunuz. Hadi be”

İYİ Parti lideri Meral Akşener ise, Çağlar’a “zamanında biz seçtirdik” diye konuşarak, şu ifadeleri kullandı:

“Bugün de tek başımıza girelim, görelim dedik. Hangi milletvekilini aldık biz. Oy vermeyin siz de. Niye benim yüzümden perişan oluyorsun. Şu ana kadar elbisendeki bu eskiliğin sebebi ben miyim? Mansur Bey’i seçtik, niye bunu düzeltemedi o zaman? Cumhurbaşkanlığını niye seçtirmediniz? Sizin için mi parti kurduk biz? Biz bu millet için parti kurduk. Vermeyin kardeşim bize oy, gidin Cumhuriyet Halk Partisini destekleyin, seçtirin. DEM’e teşekkür ediyorsunuz, bize küfrediyorsunuz. Hadi be.”

Akşener, bu tartışmanın ardından “Bugün de CHP’liler organize oldu” yorumunu yaptı.

“Cumhuriyet Halk Partisini var etmek için mi kurulduk”

Akşener, esnaf ziyareti sırasında gazetecilerin sorusunu yanıtladı. Bir muhabirin ‘Yaşanan bu tartışma sizce provokasyon mu? Yoksa spontane mi?” sorusu üzerine şu yanıtı verdi:

“İster bir vatandaşa böyle deyin densin, isterse kendiliğinden desin can baş üstünedir. Orada bir sorun yok. Ben isteyenim, o kişi oy verir vermez ayrı bir şey. İstediğiniz süre içerisinde seçmen veli nimet olmalıdır. Türkiye bunu kaçırdı. Biz bir siyasi partiyiz. Vatandaşın karşısına kendimizi tarttırmak üzere çıkabiliriz. Vatandaş bana der ki; ‘Ey Meral Akşener kendini tarttırdın, seni sınıfta bırakıyorum’ o zaman bana düşen hadi bakalım eyvallah demektir. Bizim partimiz başkalarının varlığını sağlamak üzere kurulmuş bir parti değil. Sizin ihtiyaçlarınızı gidermek için proje üreten, onun üzerine rekabet yapan ortamı oluşturmak için partiyi kurduk. Sayın İmamoğlu ve sayın Mansur Yavaş ile ilgili problemli bir cümle, kelime etmemeye çalışıyorum. Seçilmelerinde ister toz zerresi ister de x miktar payı olan bir insanım. Aleyhlerinde yanlış bir kelam etmemeye gayret ediyorum. Bu arkadaşlarımızın karşısına aday çıkartmak ‘vurun kahpeye’ anlamına gelmez. Biz Cumhuriyet Halk Partisini var etmek için mi kurulduk? Bizim partimizin mensupları kadar ve şahsen benim kadar her 2 taraftan da hakaret yiyen yoktur.” – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/meral-aksener-chpli-bir-vatandasla-tartisti-sizin-icin-mi-parti-kurduk-biz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Manisa mitinginde konuştu: (2) https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-manisa-mitinginde-konustu-2/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-manisa-mitinginde-konustu-2/#respond Wed, 28 Feb 2024 00:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12809 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP’ye ilişkin, “Kendilerini pazarlıklara öyle kaptırdılar ki Manisa Saruhanlı’da olduğu gibi aday listelerini seçim kurullarına zamanında veremediler.” dedi.

Partisinin Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinginde vatandaşlara hitap eden Erdoğan, Cumhuriyet’in ilk asrını acısıyla tatlısıyla geride bırakırken Türkiye Yüzyılı’na yeni bir şevk, heyecan ve güçle girdiklerini söyledi.

Erdoğan, Türkiye’nin sadece son çeyrek asırda verdiği mücadelenin dahi tek başına, gelecek dönemin ne kadar mühim olduğunu göstermeye yeterli olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin bu süreçte, güven ve istikrarın hem demokrasinin hem ekonominin gelişmesi için ne kadar önemli olduğunu müşahede ettiğini belirten Erdoğan, “Sınırlarımızı ve şehirlerimizi tehdit eden terör eylemleri sebebiyle can güvenliğinin her şeyin üzerinde olduğunu yaşayarak gördük. Sokakları kaosa sürüklemek, ülkeyi ateşe ve kana bulamak isteyen karanlık mahfillerin huzurumuza kastedişine beraberce şahit olduk.” dedi.

Ülkenin esenliğini tehlikeye atmaktan çekinmeyen, milleti umursamayan muhalefet anlayışının ilkesiz, ölçüsüz ve sorumsuz politikalarının, yaşanan sıkıntıların üzerine adeta tuz biber ektiğini söyleyen Erdoğan, “CHP’nin lokomotifliğini yaptığı bu anlayış, Türkiye düşmanı tüm çevrelerle birlikte PKK ve FETÖ gibi terör örgütleriyle birlikte hareket etmekten dahi çekinmemiştir.” diye konuştu.

Erdoğan, şöyle devam etti:

“Mayıs seçimlerinde kurulan Altılı Masa’nın gerisindeki silüetleri unutmadık. Daha önce, 2019 seçimlerinde yapılan gizli ittifakları unutmadık. Şimdi 31 Mart için İstanbul ve Mersin gibi yerlerde kurulan kirli ittifakların da farkındayız. Son dakika oynanan oyunların, listelerde yapılan değişikliklerin ne anlama geldiğini milletimiz gayet iyi biliyor. Bunlarda mertliğin, delikanlılığın, harbiliğin ve hasbiliğin zerresi olmadığı için her işlerini gizli saklı yapmayı adet edindiler. Cumhur İttifakı, AK Parti’siyle Milliyetçi Hareket Parti’siyle, belediye başkan adaylarıyla, belediye meclis üyesi adaylarıyla tüm şeffaflığıyla ortadadır. Bu ittifakın gizli saklı hiçbir gündemi, pazarlığı, hedefi yoktur. Her şey milletimizin gözü önünde cereyan etmektedir.

Peki CHP’nin kurduğu ittifaklarda böyle bir açıklık var mı? Hatırlarsanız, eski CHP Genel Başkanının, kurdukları masa dışındaki bir parti genel başkanıyla yaptığı bakanlık ve bürokrasi pazarlığı seçimden sonra ortaya çıkmıştır. Şimdiki CHP Genel Başkanını zaten kimsenin taktığı yok. Bu parti adına kimi isimlerin, nerede ve kimlerle demlendiği belli değil. Kendilerini pazarlıklara öyle kaptırdılar ki işte Manisa Saruhanlı’da olduğu gibi aday listelerini seçim kurullarına zamanında veremediler.”

“Seçim gecesi, gözüm Manisa sonuçlarında olacak”

Erdoğan, aday listelerinin belirlenmesine ilişkin tarihin haftalar öncesinden belli olduğunu dile getirerek, “Günü, saati, yeri belli olan bir işi bile beceremeyecek kadar siyasetten, meseleden, gündemden uzak durdular. Çıkarları dışında, kişisel kariyerleri dışında hiçbir şeyi gözleri görmüyor. Bırakın dünyada ve Türkiye’de ne olup bittiğini, kendi memleketleriyle bile ilgilenme gereği duymuyorlar. Böyle siyaset olmaz. Türkiye’nin yönetimi, bu zihniyete emanet edilmez, şehirlerimizin geleceği bu kirli pazarlıkların mezesi yapılamaz. 3-5 belediye alacağız diye siyasi bölücülere bu derece teslim olunmaz. Kadınlarımızın, gençlerimizin, çalışanlarımızın, emeklilerimizin beklentileri, hayalleri, hakları, bu kifayetsiz muhterislerin insafına bırakılamaz.” değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, bu muhalefet anlayışının, politikasının Türkiye’ye verecek hiçbir şeyi olmadığını söyledi.

“Allah göstermesin, bunların ellerine fırsat geçerse, ülkemiz ve milletimiz elindekilerden de olur. Muhalefet tarafı sadece konuşur, sadece yalan ve iftira ile kafaları karıştırmaya çalışır, sadece kendi küçük menfaatlerini korumaya bakar.” diyen Erdoğan, şehirleri Türkiye Yüzyılı belediyeciliğiyle buluşturmak konusundaki ısrarlarının sebebinin de aynı olduğunu kaydetti.

Erdoğan, vatandaşlara şöyle seslendi:

“Manisa’da öyle bir ses verin ki ülkemizin her köşesinden duyulsun. Manisa, ecdadın emaneti Manisa, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Seçim akşamı, Manisa ile birlikte Türkiye haritasını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları var mıyız? Rabb’im hepinizden razı olsun. Bilirim, Manisa verdiği sözü tutar. Seçim gecesi, gözüm Manisa sonuçlarında olacak.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin karşısına hep eser ve hizmet siyaseti sözüyle çıktıklarını, bugüne kadar da sözlerini hep tuttuklarını ifade etti. Vatan topraklarının her köşesine asırlık ihmalleri telafi edecek yatırımlar yaptıklarını, her kesimden insanı layık olduğu hizmetlerle buluşturduklarını belirten Erdoğan, şehirlerin hiçbirini ihmal etmeden, hepsini eserlerle donattıklarını kaydetti.

“Manisa’ya 191 milyar liranın üzerinde kamu yatırımı yaptık”

Son 21 yılda Manisa’ya 191 milyar liranın üzerinde kamu yatırımı yaptıklarını aktaran Erdoğan, şunları söyledi:

“Eğitimde şehrimize 5 bin 176 adet yeni derslik kazandırdık. Gençlik ve sporda 11 bin 240 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtık. UEFA standartlarında iki stadyumun da aralarında olduğu 122 spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 9 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 558 yataklı Şehir Hastanesi ile birlikte toplamda 2 bin 415 yataklı 28 hastanenin de aralarında olduğu 76 tesisi tamamlayıp hizmete sunduk. Yatak kapasitesi 400 olan Salihli Devlet Hastanesi dahil 5 sağlık tesisimizin yapımı devam ediyor. Proje aşamasındaki 450 yataklı Akhisar Devlet Hastanesi ve 50 yataklı Saruhanlı Devlet Hastanesiyle birlikte çok sayıda sağlık tesisimizi şehrimize kazandırmak için gayret ediyoruz.”

TOKİ vasıtasıyla 8 bin 783 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini, 3 bin 217 konutun yapımının ise devam ettiğini açıklayan Erdoğan, kentsel dönüşümde riskli yapı olarak belirlenen 12 bin 111 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Erdoğan, şehir sınırları içerisindeki atık su arıtma tesisini 5’den 19’a çıkardıklarını dile getirerek, belediye nüfusunun yüzde 93’üne hizmet verdiklerini kaydetti.

Manisa’da ulaştırmada 81 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol mesafesini 628 kilometreye çıkardıklarını anlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bir kısmı Manisa il sınırlarından geçen İstanbul-İzmir Otoyolu ve Sabuncubeli Tüneli ile şehirler arası ulaşımı kolaylaştırdık. Manisa’nın çeşitli yerlerinde inşası süren yol çalışmalarını önümüzdeki yıllarda peyderpey hizmete açacağız. Bandırma-Balıkesir-Manisa demir yolu hattını modernize ettik, ilimizdeki tüm demir yolu hattını yeniledik, Akhisar’a yeni bir gar binası yaptık. Manisa-Uşak-Afyonkarahisar arasındaki 415 kilometrelik mevcut hattı da elektrikli ve sinyalli hale getirmeyi planlıyoruz. Ankara-Afyon-Manisa-İzmir yüksek hızlı tren hattının yapımı devam ediyor. Bu projenin tamamlanmasıyla Manisa, İstanbul, Ankara, Konya, Sivas ve yapımı süren diğer tüm hızlı tren hatlarıyla entegre olacak.”

“Hizmetler artarak yoluna devam edecek”

Erdoğan, son 21 yılda Manisa’ya 33 baraj, 1 içme suyu tesisi, 47 sulama tesisi, 77 dere ıslahı projesi, 11 gölet, 14 yer altı depolama tesisi, 2 hidroelektrik santrali kazandırdıklarını söyledi.

Kapasitesi 448 milyon metreküp olan Akhisar Gördes Barajı’nın yapımını bitirerek 150 bin dönüm arazinin sulanabilmesine imkan sağladıklarına vurgu yapan Erdoğan, “İnşa ettiğimiz sulama tesisleriyle 240 bin dekar tarım arazisini sulamaya açtık. Halen inşası süren 7 baraj, 2 depolama tesisi ve 9 sulama tesisi daha var. Manisalı çiftçilerimizi 28 milyar lira tutarında tarımsal hibeyle ve yatırımla destekledik.” diye konuştu.

Sanayi ve teknolojide ise 4 yeni organize sanayi bölgesi, 1 teknopark, 32 AR-GE merkezi ve 6 tasarım merkezi kurduklarını, Soma Organize Sanayi Bölgesinin inşasına da başladıklarını belirten Erdoğan, istihdamı desteklemek için Manisa’daki işverenlere yaklaşık 9 milyar lira tutarında prim teşviki verdiklerini söyledi.

Erdoğan, enerjide 254 bin abonesi olan Manisa’ya ve ilçelerine doğal gaz arzını sağladıklarını, Selendi ve Köprübaşı’na da yakında doğal gaz arzı sağlamayı hedeflediklerini bildirdi.

Manisa’ya yapılan yatırımları katlayarak artıracaklarını bildiren Erdoğan, “Cumhurbaşkanı bu kardeşiniz, hükümet zaten Cumhur İttifakı’nda, bizde. Burayı da Cumhur İttifakı olarak aldığımız zaman durum ne olacak, herhangi bir aksama olmadan Ankara ve Manisa el ele verecek, buradaki hizmetler artarak yoluna devam edecek.” ifadelerini kullandı.

Mitingden notlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından Manisa’nın il ve ilçe belediye başkan adaylarını tanıttı.

Mitinge, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Yılmaz ve eski TBMM Başkanı Bülent Arınç da katıldı.

Miting alanına “Manisa’nın göz bebeği, ak kadınların yareni, ilçeleri, köyleri ‘Reis’ diyor dilleri”, “Bu filmin sonu yok”, “Şehzadeler diyarı, Yunus Emre divanı, sancağın altında yürüyoruz, Türkiye Yüzyılı’nın başkanı”, “Ömrün de davamız gibi uzun olsun reis” pankartları asıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, miting sonrası Manisa Valiliğini ziyaret ederek Vali Enver Ünlü’den çalışmalara ilişkin bilgi aldı.

(Bitti)

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-manisa-mitinginde-konustu-2/feed/ 0
Tutak’ta 40 kişilik Memleket Partisi heyeti AK Parti’ye katıldı https://www.haber60.com.tr/tutakta-40-kisilik-memleket-partisi-heyeti-ak-partiye-katildi/ https://www.haber60.com.tr/tutakta-40-kisilik-memleket-partisi-heyeti-ak-partiye-katildi/#respond Tue, 27 Feb 2024 22:09:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12690 Ağrı’nın Tutak ilçesinde Memleket Partisi İlçe Başkanı Turan Aydın ve beraberindeki 40 kişilik heyet Savcı Sayan’ın yoğun çabaları sonrasında AK Parti’ye katıldı.

AK Parti Tutak Belediye Başkanı Adayı Fevzi Sayan’ın seçim ofisinde bir araya gelen heyete, AK Parti rozetlerini Ağrı Eski Belediye Başkanı Savcı Sayan taktı. Seçim çalışmaları sebebi ile yaklaşık 20 gündür bölgede bulunan Savcı Sayan, dur durak bilmeden çalışmalarını sürdürüyor.

Vatandaşlarla bir araya gelerek AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a destek isteyen eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan farklı parti yöneticilerini de ikna ederek AK Parti’ye geçişlerini sağladı.

Tutak’ın birlik ve beraberliği için AK Parti’ye katılımların devam edeceğini belirten Sayan, “Tutak’a hizmetin AK Parti tarafından yapılacağına inanıyorum, dolayısı ile önemli olan benim partim değil, ilçemdir diyen 40 kişilik ekibi ile katılım sağlayarak destek olması bizi fazlası ile sevindirmiştir. İlçemiz adına da mutluluk verici bir tablodur. Sayın Turan Aydın’ı tebrik ediyorum, kendisine teşekkür ediyorum. İnşallah bu saatten sonra el birliği ile birlik ve beraberlik içerisinde Tutak’ın geleceği için birlikte mücadele edeceğiz, birlikte çalışacağız” şeklinde konuştu.

“Tutak güzel olsun, gençler iş sahibi olsun, birlik ve kardeşlik olsun”

“AK Parti her yere hizmet götürüyor, niye Tutak’a getirmesin” diyen eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, “Mevcut Tutak Belediye Başkanı Bülent Duru başka bir partiden belediyeyi kazandı, sonra bizlerin de ısrarı ile AK Parti’ye geçti. Biz dedik ki Tutak’a güzel hizmetler yapılsın ama o kişi AK Parti’nin bütün nimetlerinden faydalandı, bizim bütün desteklerimizi aldı. Ama AK Parti’den aday gösterilmeyince hemen gitti başka partiden aday oldu. Allah yolunu ve bahtını açık etsin. Bu tür durumlar ayıpla karşılanıyor. Sen 4 yıl boyunca AK Parti’nin bütün imkanlarından faydalan, Cumhurbaşkanımızın bütün desteklerinden faydalan, Ağrı Belediyesinden ve şahsımdan faydalan ama sana adaylık verilmeyince hemen saf değiştirdin. Ben belediye başkanıydım, İzmir’e milletvekili adayı oldum seçilemedim, kalkıp başka yere gittim mi? Çünkü kendi ilçeme, memleketime, ülkeme hizmet etmek istiyorum. İşte burada Memleket Partisi Tutak İlçe Başkanı Turan Aydın kardeşim hizmet istiyorum diyerek kendisi ile birlikte 40 üyesi AK Parti’ye katılım gerçekleştirdi. Birlik ve beraberlik içerisinde büyük bir olayı gerçekleştirdik. Bu Tutak’a bir renk olmalı. Bizim ağzımızdan çıkmayan hiçbir söz bizim değildir. Dolayısı ile ben burada Tutak için mücadele ediyorum. Tutak güzel olsun, gençler iş sahibi olsun, birlik ve kardeşlik olsun” dedi.

37 yıldır Tutak’ın aynı kaldığını ifade eden eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, “1987 yılında burada liseyi bitirdim. 37 yıldır geçmiş aynı dükkan, aynı cadde, aynı sokaklar herhangi bir gelişme olmamış. Dolayısı ile biz buna dur demeliyiz. Biz yarında buradayız. Ben canıgönülden bütün genç kardeşlerimle birlikte Tutak’ın gelişmesi ve ilerlemesi için mücadele ediyorum. Bütün gençler benim kardeşlerimdir. Siz de bana güç verirseniz, el ele olursak benim Ankara’da koparamayacağım hiçbir şey yoktur. Onlar Ankara’yı belediyeyi öğrenene kadar 5 yıl geçer ama hiç olmazsa burada seçilen adayın arkasında ben olurum. Gece gündüz size hizmet getirmek için mücadele ederim” dedi.

Memleket Partisi Tutak ilçe Başkanı Sayın Turan Aydın’a ve beraberindeki 40 kişilik gruba AK Parti’ye katılımları için teşekkür eden Sayan, “Çok güzel bir karar vermişler, Tutak hepimizin ortak sevdasıdır. Allah yar ve yardımcıları olsun” dedi.

Katılım töreni, eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan’ın; Memleket Partisi Tutak ilçe Başkanı Sayın Turan Aydın’a ve beraberindeki 40 kişilik gruba AK Parti rozeti takmasının ardından son buldu. – AĞRI

]]>
https://www.haber60.com.tr/tutakta-40-kisilik-memleket-partisi-heyeti-ak-partiye-katildi/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz: ‘2 milyon teşkilat mensubu arkadaşımız o gün çok aktif bir şekilde çalışacak’ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yavuz-2-milyon-teskilat-mensubu-arkadasimiz-o-gun-cok-aktif-bir-sekilde-calisacak/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yavuz-2-milyon-teskilat-mensubu-arkadasimiz-o-gun-cok-aktif-bir-sekilde-calisacak/#respond Tue, 27 Feb 2024 02:21:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12602 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz: “(Yerel seçim) 2 milyon teşkilat mensubu arkadaşımız o gün çok aktif bir şekilde çalışacak”

ANKARA – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, “Toplam 2 milyon teşkilat mensubu arkadaşlarımız o gün çok aktif bir şekilde çalışacak” dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, AK Parti Genel Merkezinde seçim hazırlıklarına ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Yavuz, 81 ilden gelen partililerle seçim hazırlıklarına yönelik detaylı bir toplantı yaptıklarını söyledi. Şubat 2024’te resmi sandık kurul üyelerini verdiklerini ifade eden Yavuz, “Bir asıl bir yedek. 420 bin kişi teslim ettik. Biz çünkü kusursuz bu işleri hissetmeye çalışan bir partiyiz. Biliyorsunuz aday tesliminde bütün belediyelerde, hem büyükşehir, hem ilçe, hem beldelerde tamamen kusursuz bir şekilde ve eksiksiz bir şekilde zaman diliminde ‘alındı’ belgelerini almak suretiyle yaptık. Ama bir kısım partiler saat 17.00’den sonraya kaldığı için seçime girme hakkını kaybetti. Bunun böyle olmasını istemezdik elbette ama yani Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanının ilinin Saruhanlı ilçesi zamanında veremediği için seçime giremeyecek. Mesela o Saadet Partisi’nden gireyim dedi ama bence oradan da giremeyecek. Neden? Yüksek Seçim Kurulu’nun daha önce vermiş olduğu karar var. Diyor ki bir partiden aday olan bir kişi aynı seçim döneminde o seçim döneminde o ilgili partiyi, mesela Saadet Partisi istifa edip adayı ve öbür aday girmiş olsa bile bu olmaz diye YSK kararları var. Çünkü o bir başka partinin adayı olduğunu ilan etmiş geç de olsa, listeyi geç de olsa verip ilan ettiği için o seçim döneminde olamaz diye bir kararı var. Başka birçok il ve ilçe var, büyük şehirlerde giremeyen, yetişemeyenler var. İllerde var, ilçelerde var, beldelerde var. Biz o duruma düşmemek için çok titiz çalıştık gerçekten. Çok böyle biraz gerginleştik strese de girdiğimiz anlar oldu ama bizim teşkilat mensuplarımızın bu konudaki diri hali, çalışkan, zamanında iş üretme şekli ve bizimde buradaki koordinasyonumuzla çok şükür o halloldu” dedi.

Sadece müşahit olarak 420 bin ve bunların yanında okul sorumlularının ve kat sorumlularının olduğunu aktaran Yavuz, “Bu rakamları şunun için telaffuz ediyorum. Yani söylediğimiz rakamlar rastgele değil. Bir milyon kişi çok aktif rol alacak. İşte o bir milyon kişinin aktif rol almasının altını doldurma adına sadece seçim kurullarına verdiğimiz sayı 400 bin. Sadece müşahit olarak ilk etapta sandıkta görebileceğimiz kişi 420 bin ve bunların yanında okul sorumlusu, kat sorumlusu, çağrı merkezi sorumlusu vesaire dediğimizde ortalama bir milyon oluyor. Bir milyon da lojistik sağlayan var. Onun için 2 milyon toplam teşkilat mensubu arkadaşlarımız o gün çok aktif bir şekilde çalışacak” diye konuştu.

Seçim gününün çok önemli olduğunu söyleyen Yavuz, “Nereden anlıyoruz? 2 milyon kişinin aktif rol aldığı sadece bir partide bir organizasyondan bahsediyoruz. Şimdi 2 milyonu koordine edebilmeniz için o günkü bütün iş ve işlemleri kusursuz gerçekleştirebilmeniz için bir kere bu kitleyi belirlemeniz gerekir. Onları bilgilendirmeniz gerekiyor. Koordinasyon kurgularınızı, çalışmalarınızı oluşturmanız gerekiyor. Bunun için biz sandık rehberlerimizi hazırladık mesela. Müşahit kartlarımızı hazırladık. Kendilerine vereceğiz. Arkasında müşahidin sorumlulukları var sandık rehberimizi hazırladık. Bu süreçte 138 sayılı genelgeyi hazırladık. YSK hazırlıyor sandık başkanlarına veriyor ama biz onu da hazırladık” ifadelerini kullandı.

Sonuç Alım Sistemine girecek çizelgeleri hazırladıklarını açıklayan Yavuz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Biz o gün SAS’la birlikte bütün arkadaşlarımızı belirleyelim, eğitelim, koordine edelim ama bu işi bir sistem üzerinden yapalım. O sistemin adı da sonuç alım sistemi. Sonuç alım sistemine biz Türkiye’de ilk verileri giren partiyiz. Yani bir takım partiler bu anlamda meseleyi anlamadığı için gelişigüzel eleştirilerde bulunuyorlar. Mesela diyorlar ki ‘partinin seçim işleri başkanı açıklama yaptı. Dedi ki ben yedide sonuçları bildim, bana ulaştı. Demek ki YSK’dan veri alıyor.’ Bilmiyorlar ki YSK’ya veri gitmiyor zaten. YSK’ya veri yerinde gitmesi mümkün değil yani. Yavaş yavaş gitmeye başlar. Neden? Yüksek Seçim Kurulu daha doğrusu ilçe seçim kurulu giden bu veriyi YSK topluyor ve partilere vermek suretiyle yayıyor. Niye gitmez? Çünkü sandık sonuç tutanaklarına bağlayıncaya kadar orada saat geçer. Biz halbuki sandık sonuç tutağına bağlanmadan önce bu arkadaşlarımıza teslim etmiş olduğumuz çizelgeleri, daha okurken pusulaları not alıyor daha sandık sonuçlarına geçmeden ikinci okuma yapmadan bizim sisteme giriyor veya bildiriyor biz onun için çok erken biliyoruz. Bütün o yani hem bizim veriyi hem sandık kuruluş tutanağını hem seçim kurulunun partilerle uç paylaşmak suretiyle bize aktardığı o karşılaştırıyoruz. Nerede bir hata varsa o hatayı zamanında düzeltmeye çalışıyoruz. Dedi ki bizim o gün bütün şikayetlerimizi, bütün itirazlarımızı ilgili YSK kararlarını da makbul dilekçelere bağlamak suretiyle belirlediğimiz bir modülü var onun. İtiraz şikayet modülü. O gün öyle manuel bu işi çok hızlı gerçekleştirmeniz mümkün değil diye her şeyi anında o sistem üzerinden, itirazlar ve şikayetleri de yürütmeye çalışıyoruz. Hülasa biz bütün bu çalışmaları bu saatten sonra seçim gününü daha iyi planlayalım. Daha iyi işletelim diye yapıyoruz.”

Partilerin seçim sürecine çok özel hazırlandıklarını belirten Yavuz, “Biz de onu gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Diliyoruz ki seçim günü, problemsiz, şaibesiz, şüphesiz hatasız, kusursuz bir gün işlesin. ve diliyoruz ki sandığa milli irade nasıl yansımışsa, bizim en büyük gayretimiz o. Biz sandığa, milli irade nasıl yansımışsa o şekilde sandıktan çıksın ve çıktığı haliyle de doğru düzgün birleştirme tutanaklarının yani ilçe seçim kurulundaki tutanaklara yansısın ve dolayısıyla il seçim kurulu ve Yüksek Seçim Kurulu’nun verilerine de aynı şekilde net bir şekilde yansımış olsun. Uğraşımız bunun içindir. Biz çok kurumsal bir partiyiz. Sayın Cumhurbaşkanımız gibi bir liderimiz var. AK Parti’nin teşkilatları gibi arkamızda bir teşkilat var. Onun için biz bu süreçleri hakikaten kurmuş olduğumuz bu sistemin de katkısıyla çok güzel işletiyoruz. Yine öyle olacak inşallah ve 1 Nisan’da, hatta 1 Nisan olmadan, belki seçimden sadece saatler sonra o güzel sonucu biz de almış olacağız. Yer yer de ihtiyatlı bir şekilde çünkü biz aldığımız her sonucu da basın mensuplarıyla paylaşamıyoruz. Çünkü diyoruz ki olur ya biz de hata etmiş olabiliriz. Manipüle olmasın, yanıltılmasın. Başka bir kısım partiler böyle düşünmese de biz bunu düşünüyoruz. Biz aldığımız veriyi genel hatlarıyla aktarmaya çalışırken bir yandan da ilçe seçim kurullarının verisini alalım ve ondan sonra daha sağlıklı ve daha net bilgileri, daha somut bir şekilde basın mensubu arkadaşlarımızla bütün Türkiye’ye aktarmış olalım diye de bir gayretimiz oluyor. Diliyorum ki güzel bir seçim olur. Diliyorum ki ben de AK Parti’nin seçim işleri başkanı olarak diliyorum ki o bir kısım belediyeler, AK Parti belediyeciliğinden biraz uzak kaldı. Başta Ankara ve İstanbul olmak üzere. Bu seçimde inşallah Ankara ve İstanbul başta olmak üzere diğer tüm belediyelerde yine gerçek belediyeciliğin en güzel örneklerini ortaya koyacak bir sonucun sandıktan çıkması da nasip olur diye temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

Bir basın mensubunun ittifaklarına ilişkin sorusuna Yavuz, şöyle cevap verdi:

“Biliyorsunuz çok titiz bir şekilde yürüttük ve masada konuşulanları da paylaşmadık. Sadece paylaşılanları doğrultma adına veya paylaşılan bilgiler varsa ve eksikse onları tamamlama adına ara ara söz aldık ve söyledik. Diyorsunuz ki biz rahat olalım. İşte kayıt dışı konuşalım. Karşılıklı hangimizin ne düşüncesi varsa masaya koysun ve burada tartışalım sonuçta da neye karar vereceksek öyle karar verelim dediğimiz için o masada olup biteni biz bugüne kadar hakikaten anlatmadık. Dediğim gibi sadece eksik ve aksayan ve birtakım açıklamaların eksik olduğunu düşündüğümüz anlarda tamamlamak üzere yaptığımız açıklamaların dışında. Biz birçok partiyle müzakere ettik ama Milliyetçi Hareket Partisi’yle biliyorsunuz tam bir mutabakat halinde. Yani nerede birlikte olacaksak ona karar verdik. Nerede rekabet edeceksek ona birlikte karar verdik. Büyük şehirlerin tamamında ittifakla gidiyoruz. Diğer şehirlerin bir kısmında ittifakla giriyoruz. Cumhur İttifakı’nın bileşenleri olarak oturduk, tartışıp niye birlikte olabiliyoruz? Niye olamıyoruz? Onları da gözden geçirdiğimiz güzel bir çalışma oldu.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-yavuz-2-milyon-teskilat-mensubu-arkadasimiz-o-gun-cok-aktif-bir-sekilde-calisacak/feed/ 0
AK Parti Sözcüsü: Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatlarıyla Terörist Devletçikler Önleniyor https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-firat-kalkani-ve-zeytin-dali-harekatlariyla-terorist-devletcikler-onleniyor/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-firat-kalkani-ve-zeytin-dali-harekatlariyla-terorist-devletcikler-onleniyor/#respond Tue, 27 Feb 2024 01:21:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12533 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Eğer Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı gibi harekatlar çok güçlü bir şekilde yapılmasaydı birtakım siyasi projeler, bölgenin haritasını değiştirmek isteyen birtakım karanlık emeller çerçevesinde sınırlarımızın da yakınlarında birtakım teröristan bölgeciklerinin, devletçiklerinin kurdurulmaya çalışıldığını biliyoruz. Bunların arkasındaki odakları da biliyoruz.” dedi.

Çelik, parti genel merkezinde toplanan AK Parti Merkez Yürütme Kuruluna (MYK) ilişkin gazetecilere açıklama yaptı.

Toplantıda, seçimlere yönelik çalışmaların ele alındığını ifade eden Çelik, bugüne kadar yapılan çalışmaların AK Parti’nin, kurumsal kapasitesi itibarıyla seçimlere hazırlıklı olduğunu gösterdiğini kaydetti.

Çelik, bundan sonra da takvime uygun olarak seçimle ilgili çalışmaların partinin Seçim İşleri Başkanlığı başta olmak üzere kurullar tarafından yerine getirilmesinin takip edileceğini bildirdi.

Ömer Çelik, bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum günü olduğunu hatırlatarak, AK Parti’nin bütün yetkili kurulları ve teşkilatları adına Erdoğan’ın doğum gününü kutladı.

Erdoğan’a bereketli, hayırlı, uzun yıllar temenni eden Çelik, “Şimdiye kadar vatandaşlarımızın da zarif şekilde ifade ettiği milletine adanmış bir ömürle, bedeli ödenmiş pek çok süreci yöneterek bu yaşlara, büyük işlere, büyük devrimlere imza atarak geldiler. Bundan sonrasında da kendilerine sağlık, mutluluk içerisinde büyük başarılarla milletimiz ve mazlumlar için yapacakları çalışmalarda başarılar dileyerek nice yaşlar, yollar diliyoruz.” diye konuştu.

Dünya liderlerinden doğum günü kutlaması için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı arayanlar olduğunu anımsatan Çelik, vatandaşların partiye gelerek, mesajla, telefonla, sosyal medya üzerinden ilettiği tebrikleri Erdoğan’a ulaştırdıklarını söyledi. Çelik, bütün vatandaşlara hassasiyetleri ve zarafetleri için teşekkür etti.

Antalya’daki sel felaketi ve Erzincan İliç’teki toprak kayması nedeniyle büyük üzüntüler yaşandığını ifade eden Çelik, hayatını kaybedenler için rahmet diledi.

“Sınırlarımızın yakınlarında teröristan devletçikleri kurdurulmaya çalışılıyor”

Seçim sürecinde çalışmalar devam ederken aynı şekilde ülkenin güvenliğinin korunması bakımından terörle mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü dile getiren Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizim terör örgütlerine karşı bu mücadelemiz sürerken esas amacımız tabii ki ülkemizin iç ve dış güvenliğini korumak, aynı zamanda da birtakım siyasi projelerin neticesi olarak sınırlarımızın etrafında birtakım teröristan adacıkları kurmak isteyenlere müsaade etmemektir. Şimdiye kadarki kararlılığımız sınırlarımızın yakınında teröristan kurmak isteyenlere hiçbir şart altında müsaade etmeyeceğimizi göstermiştir.

Eğer Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı gibi harekatlar çok güçlü bir şekilde yapılmasaydı, birtakım siyasi projeler, bölgenin haritasını değiştirmek isteyen birtakım karanlık emeller çerçevesinde sınırlarımızın da yakınlarında birtakım teröristan bölgeciklerinin, devletçiklerinin kurdurulmaya çalışıldığını biliyoruz. Bunların arkasındaki odakları da biliyoruz. Dolayısıyla bunlara şimdiye kadar müsaade etmedik. Bundan sonrasında da müsaade etmeyeceğiz.

Aynı zamanda bu, bizim milli güvenliğimizi sağladığı gibi komşularımızın da güvenliğinin sağlanması bakımından son derece önemlidir. Eğer komşularımız bu terör örgütlerini bertaraf etme konusunda yeterli, yerinde ve zamanında kapasite ortaya koyabiliyorlarsa zaten sorun olmayacaktır. Ama bu kapasite ortaya koyulmadığı zaman ortaya çıkan tablo çerçevesinde Türkiye, Birleşmiş Milletler Şartı’nın kendisine verdiği yetki ve meşruiyet çerçevesinde bu hakkını kullanacaktır.”

“Yaraların sarılması konusundaki çalışmaları kararlılıkla sürdüreceğiz”

Son zamanlarda Irak merkezli birtakım konuların gündeme geldiğini ifade eden Çelik, şöyle konuştu:

“Arkadaşlarımız Irak’ı üst üste ziyaret ettiler, burada hem bu terör örgütlerine karşı ortak mücadele bakımından hem de Irak’ta hayata geçirmeyi planladığımız Kalkınma Yolu Projesi’nin sağlığı ve geleceği açısından bu terör örgütleriyle güçlü mücadele ve ortak mücadele iradesinin ne kadar önemli olduğunu net bir şekilde ifade etmiş oldular. Dolayısıyla güney sınırlarımızda özellikle hiçbir şekilde bu terör yapılanmalarına müsaade etmeyeceğimizi, bu terör örgütlerinin faaliyetlerini takip ettiğimiz gibi bunları kullanan birtakım odakların ortaya koymaya çalıştığı siyasi projeleri de net bir şekilde gördüğümüzü, hepsiyle topyekun mücadele ettiğimizi ifade etmek isterim.”

Çelik, aynı şekilde FETÖ, DEAŞ gibi terör örgütleri, organize suç örgütleri, milleti ve demokrasiyi tehdit eden her türlü unsurla gerekli mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi.

Seçim sürecinde olunduğuna dikkati çeken Çelik, “Ne seçim ne başka bir gündem hiçbir şekilde deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın yaralarını sarma konusundaki irademizin önüne geçemez.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın depremin birinci yıl dönümünde Hatay, Gaziantep, Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve Adıyaman’ı ziyaret ettiğini hatırlatan Çelik, “Bu bizim her gündem içerisinde, her şart altında deprem bölgesindeki vatandaşlarımızla beraber olduğumuzu, kaybettiğimiz canları her zaman hatırımızda tuttuğumuzu ve yaraların sarılması konusundaki çalışmaları kesintisiz bir kararlılıkla sürdüreceğimizin ifadesidir.” diye konuştu.

“Enflasyonla ilgili olumlu gelişmeleri görmeye devam edeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güçlü desteğiyle, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in koordinasyonunda yürüyen ekonomik programın meyvelerini verdiğini ifade eden Çelik, enflasyonda düşüş, cari açığın azalması, kadınların istihdam oranının artması, genç işsizlik oranının azalması gibi pek çok alanda güçlü neticenin görülmeye başlandığını vurguladı.

Bunların, 2023’ün son ve bu yılın ilk çeyreğine ilişkin makro ekonomik finansal göstergelere yansımaya başladığını aktaran Çelik, kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 35,9’a çıktığını, genç işsizlik oranının da 4,7 puan iyileşerek yüzde 15,3’e gerilediğini belirtti.

Çelik, şöyle konuştu:

“Enflasyonla ve diğer alanlarla ilgili olarak da olumlu gelişmeleri görmeye devam edeceğiz. Tabii bununla paralel olarak ülkemize giren yatırım miktarı, ülkemize gelen yabancı para miktarı da bu çerçevede artmaktadır. Kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye’nin kredi notunu yükseltmektedir. Bütün bu göstergelere baktığımızda Cumhurbaşkanı’mızın güçlü desteğiyle, Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in koordinasyonunda yürüyen bu programın olumlu etkilerinin görüldüğünü, bundan sonra vatandaşlarımızın bu olumlu etkileri daha çok göreceğini ve vatandaşımızın refahına katkıda bulunma konusunda bu programın daha güçlü neticeler vereceğini değerlendiriyoruz.”

“Altı çocuktan biri Gazze’de şiddetli kıtlık yaşıyor”

İsrail’in Gazze’deki soykırım faaliyetlerinin devam ettiğini ifade eden Çelik, Batı Şeria’daki saldırılarda da hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısının arttığını söyledi. Çelik, “hiçbir çağrı ve girişimin Netanyahu hükümetini soykırım faaliyetinden geri döndürmediğini” kaydetti.

Açlık çeken Gazzelilerin hayvan yemi yemek durumunda kaldığını dile getiren Çelik, Birleşmiş Milletler raporlarına göre, Gazze’deki altı çocuktan birinin şiddetli kıtlık yaşadığını aktardı.

Çelik, İsrail güvenlik güçlerinin “İsrail’in güvenliği çerçevesinde değil, soykırım amacıyla sistematik bir katliam çerçevesinde hareket ettiğini” ifade etti.

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ni ihlal ettiği için İsrail’e karşı Uluslararası Adalet Divanına başvurmasının önemli bir dönüm noktası olduğunun altını çizen Çelik, “Birileri Güney Afrika’yı bu girişiminden dolayı eleştiriyorsa bunun açık anlamı onların aslında bu soykırım faaliyetlerini destekledikleri ve bu çerçevede bu soykırım suçuna ortak olduklarıdır.” şeklinde konuştu.

Divan’ın İsrail’in ihlallerini tespit ettiğini anlatan Çelik, “Ama netice itibarıyla bir ateşkes çağrısının olmaması ve bu ateşkesi hayata geçirecek bir mekanizmanın olmaması bu büyük eksikliği maalesef devam ettirmektedir. İsrail Divan’ın hükümleri çerçevesinde bir ay içerisinde bir rapor verecek. Ama İsrail, bu safhalardan defalarca geçmiştir ve her seferinde de uluslararası hukuk kurallarını ihlal ederek, yok sayarak bu faaliyetlere devam etmiştir.” dedi.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-sozcusu-firat-kalkani-ve-zeytin-dali-harekatlariyla-terorist-devletcikler-onleniyor/feed/ 0
DEVA Partisi’nden İmamoğlu’na destek için Cihan Aslan Özkan istifa etti https://www.haber60.com.tr/deva-partisinden-imamogluna-destek-icin-cihan-aslan-ozkan-istifa-etti/ https://www.haber60.com.tr/deva-partisinden-imamogluna-destek-icin-cihan-aslan-ozkan-istifa-etti/#respond Tue, 27 Feb 2024 00:54:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12495 DEVA Partisi’nin teşkilat üyeleri ve il başkan yardımcısı Cihan Aslan Özkan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nu destekleme kararı alarak DEVA Partisi’nden istifasını duyurdu. Eski DEVA Partisi il başkan yardımcısı Cihan Aslan Özkan, istifaların gerekçesi olarak DEVA Partisi’nin Ekrem İmamoğlu’nu desteklememesinin Cumhur İttifakı’na fayda sağlayacağı düşüncesini gösterdi. Cihan Aslan Özkan, açıklamalarında “Bu politik tavır, muhalefet partilerinin Ekrem İmamoğlu’nu kaybettirmek için ellerinden geleni yaptığını ve bu tavrın anlaşılmaz ve doğru olmadığını düşünüyorum. Şu anki iktidarın karşısında durabilecek en güçlü aday Ekrem İmamoğlu’dur.” ifadelerini kullanarak parti içindeki ayrılığın sebebini dile getirdi.

“CHP’Yİ DEĞİL, İMAMOĞLU’NU DESTEKLİYORUM”

“DEVA Partisi’nde 3 yıldır aralıksız çeşitli alanlarda görevler aldım ve memleketin gelişmesi adına görevimin tüm sorumluluklarını yerine getirdim. Partide görev aldığım süre içinde özellikle genel merkezce iç siyaset üretilmemesi, yeni medyanın gücünün yok sayılması, halkın topluluk bilincinin yok sayılması, sahada yapılan işlerin yetersiz kalması, teşkilat yapısındaki olumsuz ve yanlış kararlar başlıca mücadele edip sorguladığım konular idi. Eski Deva partisi İl Başkanımız Dr.Erhan Erol ile birlikte yaklaşık 10 tane il başkan yardımcımız istifa etti.” dedi Özkan. CHP içerisinde şu an bir siyasi oluşum sürecinde değilim, tamamen kişi bazlı İmamoğlu’na desteklemek için istifa ettim dedi. Ekrem Bey’i destekleyeceğini dile getirdi ve bu süreçte de İmamoğlu’nu yakından gözlemleme ve analiz etme şansım oldu dedi. Özkan, şu sözlerle devam etti: “Türkiye’de iktidarın karşısında durabilecek en güçlü aday olarak Ekrem İmamoğlu’nu görüyorum ve bu şekilde görmemin sebebi ise genel seçimlerde Ekrem Bey’in bütün mitinglerinde oradaydık hem bir vatandaş hem de bir partili olarak halkla kucaklaşması, halkı; halkın bir çocuğu gibi anlaması ve insanların da onu büyük bir sevgi ve saygıyla kucakladığını gördük.”

“İMAMOĞLU’NUN DESTEKLENMEMESİ CUMHUR İTTİFAKI’NIN PAYDAŞLARINA YARAR”

14-28 Mayıs seçimleri süreçlerinin yanlış politikalarla yönetilmesi önümüzdeki tabloyu ortaya çıkardı. Parti içi kırılmalar o gün başladı ve toplantılarda bu kırılmaların nedenlerine çözümler aransa da genel başkan tarafından yok sayıldı. Bütün bu olumsuzlukların üzerine 2019 yerel seçimlerinde İstanbul’da ve Ankara’da büyük dayanışmayla yürüdüğümüz yolda alnımızın akıyla da çıktık fakat bugün büyükşehir belediye başkanı seçtiğimiz, aynı zamanda 14-28 Mayıs seçimlerinde Cumhurbaşkanı yardımcısı mertebesinde desteklediğimiz sayın İmamoğlu’nun bugün desteklenmeyişinde kötü kokular olduğunu düşünüyorum. Bu politik tutum partiye olan güvenimizi zedelemiş ve bizi İmamoğlu’nun yanında yol arkadaşlığı yapmaya itmiştir.

Gelinen süreç itibarıyla bu siyasi tavır; toplumda ve teşkilatta hem anlaşılır hem de doğru bulunmamıştır. Sadece İmamoğlu’nun desteklenmemesinin Cumhur İttifakı’nın paydaşlarına yaradığını ifade etti.

“Tek kenetlenebileceğimiz aday İmamoğlu’dur.” Bir partili olarak görev adamlarının desteklenmesi ana sorumluluğumdur. Ekrem İmamoğlu bu süreçte Türkiye’nin kalbi olan İstanbul’u yönetmiş ve yalnız kalmıştır. Seçildiği dönem içerisinde çok iyi işler başaran Ekrem Bey başlıca dar gelirli ailelerin konut sorununu çözmüş, öğrencilerin yurt problemlerini ortadan kaldırmış, gazi ve annelerin yanında olmuştur ve daha pek çok projeye imza atmıştır. Tek adayımız Ekrem İmamoğlu olarak görülmelidir.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/deva-partisinden-imamogluna-destek-icin-cihan-aslan-ozkan-istifa-etti/feed/ 0
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, yerel seçimlerin önemine vurgu yaptı https://www.haber60.com.tr/deva-partisi-genel-baskani-ali-babacan-yerel-secimlerin-onemine-vurgu-yapti/ https://www.haber60.com.tr/deva-partisi-genel-baskani-ali-babacan-yerel-secimlerin-onemine-vurgu-yapti/#respond Tue, 27 Feb 2024 00:21:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12463 Demokrasi ve Atılım Partisi Genel Başkanı (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, bazı parti yöneticileri ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Celal Mümtaz Akıncı, Ankara’da gazete televizyon ve ajansların temsilci ve yazarlarıyla yemekli bir toplantıda bir araya geldi. Yerel seçimlerin önemine işaret eden Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, seçimlerde halkın iktidarın gidişatına bir “sarı kart” göstermesini beklediklerini söyledi. Babacan, “Halkın feryadının ne kadar olduğunu yerel seçimlerde göreceğiz. Bu halk, Sayın Erdoğan’a kredi aça aça geldi. Bu bir belediye başkanlığı seçimi değil, bir uyarma seçimidir” dedi.

İktidar partisinin her türlü gücü elinde bulundurduğuna işaret eden Babacan, “Sayın Erdoğan, seçimleri kazandı ama helalinden kazanmadı. Korku ve sindirme ortamında yüzde 48 de az değil” dedi.

Kayyım uygulamasını da eleştiren Babacan, “İlkesel olarak karşıyız. İdari kararlarla belediye başkanları görevden alınamaz. Bağımsız yargı ve denetim sonucu bir suç varsa o konu ayrı. Bu demokrasinin özünü katletmektir. Bu yarın Doğu ve Güneydoğu dışındaki illerin dışındaki yerlerde olmayacağının garantisi yok. Keyfi şekilde kullanılamaz” dedi.

HUKUK, ADALET, HUKUK GÜVENLİĞİ YOKSA…”

Ekonomideki yaşanan gelişmeleri değerlendiren Babacan, açıklanan enflasyon rakamlarının gerçeğin yansıtmadığını söyledi. Babacan, şöyle konuştu:

“TÜİK’in bağımsız ve şeffaf olması lazım. TÜİK yüzde 60-70 enflasyon diyor. Gerçekte ve sokağın dediği ise yüzde 120’lerde… Merkez Bankası hangi enflasyona göre mücadele kararları alacak. Merkez Bankası’nın arka kapıdan dolar satışı devam ediyor. Merkez Bankası, 2019’dan sonra 13 yılda 400 milyar doları geçen satış yapmış. Merkez Bankası şeffaf, bağımsız olmalıdır. Yapılan işlemler gizleniyor. Enflasyonla mücadele için yapılan faizlerin artırılması, zamlar ve dolaylı vergilerin artırılması…Merkez Bankası, Kur Korumalı Mevduat için geçen yıl 7 ayda 800 milyar lira karşılıksız para basmış. Bu ortamda enflasyon nasıl düşer. Hukuk, adalet, hukuk güvenliği yoksa, Merkez Bankası, TÜİK ve SPK gibi kurumların bağımsızlığı yoksa başarı sağlayamazsınız. Seçimden sonra Allah halka kolaylık versin.”

“BÜYÜK BİR DEMOKRASİ AYIBI”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’nın son dönemde muhalefet partilerin kazanacağı belediyelere hizmetlerin gitmeyeceğine yönelik tehditlerine dikkati çeken Babacan, “Büyük bir demokrasi ayıbı, yeminine aykırı davranıyor. Cumhurbaşkanlığının ve parti genel başkanlığının mutlaka ayrılması gerekiyor” diye konuştu.

Yerel seçimlerin önemine işaret eden Babacan, halkın iktidarın gidişatına bir “sarı kart” göstermesini beklediklerini söyledi. Babacan, “Halkın feryadının ne kadar olduğunu yerel seçimlerde göreceğiz. Bu halk, Sayın Erdoğan’a kredi aça aça geldi. Bu bir belediye başkanlığı seçimi değil, bir uyarma seçimidir ” dedi.

“BİZİM ADAYLARIMIZ MEVCUTLARDAN DAHA İYİ YÖNETECEK”

CHP’nin adayları Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’a karşı tavırlarının destekleme ya da karşı çıkma olmadığını vurgulayan Babacan, “Bizim adaylarımızın mevcutlardan daya iyi yöneteceğine inanıyoruz” ifadesini kullandı.

Etkili bir muhalefet yaptıklarını, iktidarın doğru yaptıklarını desteklediklerini yanlışlarının da çok açık şekilde eleştirdiklerini belirten Babacan, AK Parti’de güç zehirlenmesi yaşandığını, bunun da 3 dönem kuralının ihlalinden kaynaklandığını söyledi. Babacan, “Sayın Erdoğan’ın bu kurala göre bırakması gerekiyordu. Erdoğan’ın bugün 70. yaş günüymüş. Bu arada bir kilo yaş pastanın maliyeti de evde yaparsanız 600 lirayı buluyor” dedi.

TBMM’de Grup kurmaya yönelik bir soruya da Ali Babacan, “Partimizin ilkelerine uygun isimlerle olabilir. Partimizle uyumlu çalışacak isimlerle  olabilir. Ancak bir adres göstermek doğru değil. Münferit katılmalar da olabilir. Bir zaman vermek mümkün değil, zaten Meclis çalışmalarına ara verecek. Makul bir zamanda olacaktır” yanıtını verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/deva-partisi-genel-baskani-ali-babacan-yerel-secimlerin-onemine-vurgu-yapti/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “‘Ben seçimi kazanırsam, kazandıktan sonra yine AK Parti’de olacağım’ diyen sirk cambazlarına asla prim vermeyiniz” https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ben-secimi-kazanirsam-kazandiktan-sonra-yine-ak-partide-olacagim-diyen-sirk-cambazlarina-asla-prim-vermeyiniz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ben-secimi-kazanirsam-kazandiktan-sonra-yine-ak-partide-olacagim-diyen-sirk-cambazlarina-asla-prim-vermeyiniz/#respond Tue, 27 Feb 2024 00:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12443 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ben seçimi kazanırsam kazandıktan sonra yine AK Parti’de olacağım diyen sirk cambazlarına asla prim vermeyiz. Bunlar sirk cambazı. Ben şimdi buradan aday oldum ama seçimden sonra yine AK Parti’ye gideceğim diye sirk cambazlarını da aldanmayın” dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezinde düzenlenen Genişletilmiş İl Seçim İşleri Başkanları Toplantısı’nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’ye 18’inci seçimini kazandırmak Cumhur İttifakı’nı bir kez daha zafere ulaşmak için çalışmadıklarını bununla birlikte Cumhuriyet’in ilk asrını acısıyla, tatlısıyla geride bırakan Türkiye’nin ikinci asrının yol haritasını da oluşturduklarını belirtti. İktidarları döneminde gerçekleştirilen demokrasi ve kalkınma atılımları bundan sonraki vizyonlarımızın altyapısı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asıl işimiz yeni başlıyor. Türkiye Yüzyılı yeni başlıyor. Bizden önceki kuşakların bizim bizden sonraki kuşağın yaşadığı eski Türkiye dönemini tamamen kapatıyoruz. Tek parti faşizm, darbelerin, cuntaların, zulümlerin, koalisyonların, krizlerin istikrarsızlıkların Türkiye’sini bir daha geri gelmemek üzere tarihin tozlu raflarına kaldırıyoruz. Artık devir Türkiye’yi Yüzyılı devridir. Türkiye Yüzyılı’nın ayak sesleri gümbür gümbür geliyor” diye konuştu.

Hala eski Türkiye içinde olanların yüreğine her seçimde acaba hevesi dolduğunu bildiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçim sonrası hakikatler yüzlerine bir tokat gibi inince köşk köşk yerlerine dönüyorlar. Emin olun bu seçimde de birilerinin yüreği kıpır kıpırdır böylece devam edecek. İstiyorlar ki önce belediye yönetimlerini ele geçirsinler. Ardından ülkeyi yeniden huzursuzluğa, istikrarsızlığa, kaosa sürükleyip merkezi yönetime göz diksinler. Sanmayın ki belediye yönetimlerini şehirlere hizmet etmek insanımızın hayatını kolaylaştırmak için istiyorlar. Böyle bir düşünceleri kesinlikle yok. Dertleri belediyeler üzerinden elde edecekleri rantı, kirli ittifak ortaklarıyla birlikte yağmalamaktır. Seçim sonuçları istedikleri gibi çıkarsa bu tabloyu, programsız, projesiz, emeksiz bir şekilde iktidarın kucaklarına düşmesini sağlamaya çalışmak için de kullanacaklardır” şeklinde konuştu.

“CHP bırakın olumlu yönde değişmeyi, bölücülerle, terör örgütü mensuplarıyla, işbirliğine girecek kadar rotasını kaybetmiştir”

Dünyanın değiştiğini, Türkiye’nin değiştiğini şehirlerin çehresinin değiştiğini ama Türkiye’deki muhalefet anlayışının değişmediğini vurgulayan Erdoğan, “Bilhassa ülkenin ikinci büyük partisi sıfatına sahip CHP bırakın olumlu yönde değişmeyi, bölücülerle, terör örgütü mensuplarıyla, işbirliğine girecek kadar rotasını kaybetmiştir. Üzülerek görüyoruz ki CHP’de ölçülerin ve yapay zekanın sözü bu partiye yıllarca emek vermiş, bu partiye gönül vermiş insanların sözünden daha fazla geçiyor. İstanbul’da bölücü örgütün uzantılarıyla el kol kola yürümekten, bölücülerin sembolleri altında ortak miting yapmaktan utanmıyorlar. Neyin karşılığında Kandil’le uzlaşıldığını, anlayıp pulladıkları, Kandil uzaylacısı için bu noktada bölücü örgütün uzantılarına ne vaat ettiklerini kimse bilmiyor. CHP’nin içine düştüğü bu vahim tablo. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak işin sorumluluğumuzu daha da artırmaktadır. Hamdolsun. 14 Mayıs, 28 Mayıs seçimlerinde milletimiz o eşsiz irfanıyla ülke iradesini yeniden bize vererek böyle bir felakete müsaade etmedi. Şimdi aynı durum belediyeler için geçerlidir” ifadelerini kullandı.

“Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle belediyelerde de bu köhne ne siyaset anlayış itibariyle yörüngesini kaybetmiş partilere şehirlerimizi teslim etmeyeceğiz” ifadelerini kullanan Erdoğan, “Tabii bunun için hep birlikte çok çalışmamız gerekiyor. Seçim unutmayın 2 yerde kazanılır. Birincisi sahadır, sokaktır, evlerdir, iş yerleridir. İnsanın olduğu her yerdir. İkincisi sandıktır, saha çalışmalarını iyi yürütemez, oy verme günü sandığa çok sıkı sahip çıkamazsak elimizdeki seçimi de kaybederiz” dedi.

“AK Parti kurulduğu günden bu yana ki Her seçimden birinci çıkmayı hem saha hem sandık hakimiyeti sayesinde başarmıştır”

Siyaset anlayışlarında vatandaşa tıpış tıpış oy vereceksiniz, dayatmasında bulunmanın yeri asla bulunmadığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiçbir insanımız bize oy vermeye mecbur ve mahkum değildir. Biz çok çalışarak her bir insanımıza ulaşarak şehrimizin her karışını, alın terimizle sulayarak, gönüllere girerek sandıkta o oyu alacağız. Bugüne kadar yaptıklarımızla, bundan sonraki projelerimizle vatandaşlarımızı, şehirlerimizi en iyi bizim yöneteceğimize ikna edeceğiz. Aksi takdirde kimse bizim kara kaşımıza kara gözümüze bakıp da oy vermez. Sizler teşkilatlarımızın seçim işleri ve seçim koordinasyon merkezleri sorumluları olarak bu konuda birinci derece sorumluluk sahibisiniz. İl ve ilçe teşkilatlarımız, milletvekillerimiz, belediye başkan ve meclis üyesi adaylarımız gece gündüz sahada koştururken onları siz yönlendirecek stratejiyi hayata geçireceksiniz. Vatandaşlarımızın mutlaka sandık başına gitmeye teşvik etmekten, sandıkta her şeyin usulüne göre yürümesini sağlamaya, sonuçların resmen ilanı aşamasına kadar sürece tüm safhalarıyla hakim olmamız gerekiyor. Aksi takdirde gönüllerde kazandığımız seçimi değerli kardeşlerim sandıkta kaybederiz. Bizim kimsenin oyunda gözümüz yok. Ama bize verilmiş tek bir oyun zayi edilmesine de rıza gösteremeyiz. En küçük bir zaafiyet, en küçük bir gaflet, en küçük bir boşluk hiç şüpheniz olmasın mutlaka aleyhimize kullanılacaktır. Çünkü kimi yerlerde karşımızda diğer pek çok nakıslarıyla arızalarıyla beraber ahlaktan da yoksun siyaset haramileri vardır. Meydanı bu siyaset haramilerine bırakmayacağız. Hep birlikte gece gündüz çalışarak 31 Mart günü milli sandıkta en sağlıklı şekilde tezahürünü temin edeceğiz. Seçim gününe kadar da sahaya damgamızı vuracağız. Medya ve sosyal medya başta olmak üzere modern iletişim yöntem Elbette önemlidir. Ama yarım asra yaklaşan siyasi tecrübemizle biliyoruz ki sahada yoksanız sandıkta esameniz okunmaz. AK Parti kurulduğu günden bu yana ki Her seçimden birinci çıkmayı hem saha hem sandık hakimiyeti sayesinde başarmıştır. İnşallah 31 Mart’ta da hem ülke geneli hem de büyükşehir, il, ilçe, belde düzeyinde birinciliği yine kimseye kaptırmayacağız” açıklamasında bulundu.

“Bunlar sirk cambazı”

Her seçim döneminde olduğu gibi 31 Mart sürecinde de kendi akıllarınca milleti kandırmaya çalışan birileri yine meydanlara çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar sokakta ‘ben şu partiden adayım ama aslında gönlüm AK Parti veya Tayyip Erdoğan’dan yana’ diyerek insanlardan destek istiyor. Hep söylediğimiz gibi Türkiye özgür ve demokratik bir ülkedir. İsteyenin istediği partide siyaset yapma ve aday olma hakkı vardır. Herhangi bir partide bir müddet siyaset yaptıktan sonra yolunu ayırıp başka iş ikamete gidenlerin de yeri artık orasıdır. Şunu da açık ve net söylüyorum. Ben seçimi kazanırsam kazandıktan sonra yine AK Parti’de olacağım diyen sirk cambazlarına asla prim vermeyiz. Bunlar sirk cambazı. Ben şimdi buradan aday oldum ama seçimden sonra yine AK Parti’ye gideceğim diye sirk cambazlarını da aldanmayın. Biz işimize bakacağız. Biz şu anda yoğun bir şekilde çalışacağız. ve Allah’ın izniyle de 31 Mart akşamı gümbür gümbür sandıkları patlatarak yolumuza devam edeceğiz. Geçmişte AK Parti’de bulunup da hangi sebeple olursa olsun partiye gidenler için de aynı durum geçerlidir. Bu durumdaki hiç kimsenin AK Parti veya bizim adımla konuşma, oy isteme hatta böyle bir imada bulunma hakkı yoktur” ifadelerine yer verdi.

“AK Parti şahısların değil, bir davanın, bir ülkünün, ülkeye ve millete hizmet uğruna adanmışlığın partisidir”

AK Parti şahısların değil, bir davanın, bir ülkünün, ülkeye ve millete hizmet uğruna adanmışlığın partisi olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her kim AK Parti çatısı altında bu kadim davaya hizmet ediyorsa başımızın üstünde yeri vardır. Ama AK Parti’den ayrılıp da bu partinin gölgesinde korsan siyaset yapmaya kalkana da kimse kusura bakmasın, eyvallah etmeyiz. Bizim Partimizde görevler bayrak yarışındaki etaplar gibidir. Milletvekili seçiminde uyguladığımız üç dönem kuralı başta olmak üzere partimizin kendi iç değişimini sağlamaya yönelik ilkeleri işte bu sebeple getirdik. Genel Başkan olarak benim bazı tasarruf yetkilerim var o ayrı. Ama şunu bilelim ki böyle birilerinin dediği gibi istediğimiz zaman istediğimiz şekilde har vurup harman savurmak işte bu yok. Onun için de şu anda geçmişte görev alanların daha sonra aynı konumda veya daha farklı konumlarda yeniden görev almalarının önünde hiçbir mani bulunmuyor. Nitekim hem milletvekilliğinde hem belediye başkanlığında hem teşkilatlarımızda geçmişte benzer görevleri yapmış arkadaşlarımıza yeniden sorumluluk tevdi ettiğimiz pek çok örnek vardır. Burada as olan unvan değil ülkemize ve milletimize hizmet için çalışan partimizin başarısına mümkün olan en üst seviyede katkı vermektir. AK Parti milletimizin gönlündeki yerini güçlendirerek yoluna devam ettiği sürece her arkadaşımızın emeğine, birikimine, enerjisine, gayretine zaten ihtiyacımız olacaktır” şeklinde konuştu.

“Bizim hem parti hem hükümet olarak yapacak çok işimiz var”

Hem parti hem hükümet olarak yapacakları çok iş olduğuna dikkat çeken Erdoğan, “Türk siyasetine getirdiğimiz en büyük yenilik gördüğümüz bu yaklaşıma tahammül edemeyip de kendine başka yol çizenlere sadece üzülürüz. ‘Yolun açık olsun, güle güle’ deriz. Bizim hem parti hem hükümet olarak yapacak çok işimiz var. Mevcut arkadaşlarımızın yanı sıra aramıza yeni katılan gençlerimizle; yolumuza, mücadelemize, eser ve hizmet siyasetimize devam etmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’ye 15 Temmuz’dan beri kazandırdığımız bir diğer önemli siyasi değer de Cumhur İttifakı’dır. Ülkemizin birliği, milletimizin beraberliği, devletimizin bekası, vatan topraklarının bütünlüğü, milli iradenin üstünlüğü ile ‘büyük ve güçlü Türkiye hedefi’ etrafında oluşan Cumhur İttifakı’nın tarihimizde eşi benzeri yoktur. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin nesilden nesile bir efsane gibi anlatılacağına inandığımız Cumhur İttifakı’nın kurulmasındaki ve yürütülmesindeki emeğini bilhassa ifade etmek istiyorum. Cumhur İttifakı’na destek veren diğer partilere ve genel başkanlara da ayrıca teşekkür ediyorum. Bilindiği gibi 31 Mart’ta da büyükşehirlerde ve illerimizin bir kısmında Cumhur İttifakı olarak ortak adaylarla seçime gidiyoruz. Bizim adayımızın olduğu her yerde MHP teşkilatlarının, MHP teşkilatlarının adayının olduğu her yerde de AK Parti teşkilatlarının aynı azim, heyecan, kararlılık ve samimiyetle çalıştığından şüphe duymuyorum” diye konuştu. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-ben-secimi-kazanirsam-kazandiktan-sonra-yine-ak-partide-olacagim-diyen-sirk-cambazlarina-asla-prim-vermeyiniz/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Yüzyılı Yeni Başlıyor https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyili-yeni-basliyor/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyili-yeni-basliyor/#respond Mon, 26 Feb 2024 23:54:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12430 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Asıl işimiz yeni başlıyor, Türkiye Yüzyılı yeni başlıyor. Bizden önceki kuşakların, bizim, bizden sonraki kuşağın yaşadığı eski Türkiye dönemini tamamen kapatıyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde partisinin Genişletilmiş İl Seçim İşleri Başkanları Toplantısı’na katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, partisinin genel merkezine ilave olarak inşa edilen Seçim Koordinasyon Merkezi’nin ülkeye, millete ve şehirlere yapılacak hizmetlerin çıtasını yükseltme iradelerinin bir sembolü olduğunu söyledi.

“Daha önemlisi ülkemizin önemli bir seçimi öncesinde burada bir araya gelişimiz sıradan bir parti programı olmanın ötesinde anlama sahiptir.” değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, milletin önüne yeni hedefler, yeni vizyonlar koyarken buna uygun kadroları yetiştirmeyi ve bu kadroların işlerini yapacağı mekanları hazırlamayı da ihmal etmediklerini vurguladı.

Erdoğan, “Biz sadece AK Parti’ye 18. seçimini kazandırmak, Cumhur İttifakı’nı bir kez daha zafere ulaştırmak için çalışmıyoruz. Bununla birlikte Cumhuriyetimizin ilk asrını acısıyla, tatlısıyla geride bırakan Türkiye’nin ikinci asrının yol haritasını da oluşturuyoruz.” diye konuştu.

Genel merkez ile il, ilçe, belde, mahalle, köy teşkilatlarıyla, kadın ve gençlik kollarıyla, Meclis gruplarıyla, belediye kadrolarıyla davalarına gönül veren herkesle bu şuur içinde çalışmaların yürütülmesi, bu kararlılıkla hedeflere yürünmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İktidarlarımız döneminde gerçekleştirdiğimiz demokrasi ve kalkınma atılımları bundan sonraki vizyonlarımızın altyapısıdır. Asıl işimiz yeni başlıyor, Türkiye Yüzyılı yeni başlıyor. Bizden önceki kuşakların, bizim, bizden sonraki kuşağın yaşadığı eski Türkiye dönemini tamamen kapatıyoruz. Tek parti faşizminin, darbelerin, cuntaların, zulümlerin, koalisyonların, krizlerin, istikrarsızlıkların Türkiye’sini bir daha gelmemek üzere tarihin tozlu raflarına kaldırıyoruz. Artık devir, Türkiye Yüzyılı devridir. Hamdolsun Türkiye Yüzyılı’nın ayak sesleri gümbür gümbür geliyor.

Hala eski Türkiye özlemi içinde olanların yüreğine her seçimde bir ‘Acaba’ hevesi dolduğunu biliyoruz. Seçim sonrası hakikatler yüzlerine tokat gibi inince kös kös yerlerine dönüyorlar. Emin olun, bu seçimde de birilerinin yüreği kıpır kıpırdır, böylece devam edecek. İstiyorlar ki, önce belediye yönetimlerini ele geçirsinler, ardından ülkeyi yeniden huzursuzluğa, istikrarsızlığa, kaosa sürükleyip, merkezi yönetime göz diksinler. Sanmayın ki belediye yönetimlerini belediyelere hizmet etmek, insanımızın hayatını kolaylaştırmak için istiyorlar. Böyle bir düşünceleri kesinlikle yok. Dertleri, belediyeler üzerinden elde edecekleri rantı, kirli ittifak ortaklarıyla birlikte yağmalamaktır. Seçim sonuçları istedikleri gibi çıkarsa, bu tabloyu programsız, projesiz, emeksiz bir şekilde iktidarın kucaklarına düşmesini sağlamaya çalışmak için de kullanacaklardır.”

“CHP bölücülerle, terör örgütü mensuplarıyla işbirliğine girecek kadar rotasını kaybetmiştir”

Dünyanın, Türkiye’nin ve şehirlerin çehresinin değiştiğini, ülkedeki muhalefet anlayışının ise hiç değişmediğini ifade eden Erdoğan, “Bilhassa, ülkenin ikinci büyük partisi sıfatına sahip CHP, bırakın olumlu yönde değişmeyi, bölücülerle, terör örgütü mensuplarıyla işbirliğine girecek kadar rotasını kaybetmiştir. Üzülerek görüyoruz ki CHP’de, bölücülerin ve yapay zekanın sözü, bu partiye yıllarca emek vermiş, bu partiye gönül vermiş insanların sözünden daha fazla geçiyor.” dedi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

“İstanbul’da bölücü örgütün uzantılarıyla el ele, kol kola yürümekten, bölücülerin sembolleri altında ortak miting yapmaktan utanmıyorlar. Neyin karşılığında Kandil ile uzlaşıldığını, allayıp pulladıkları Kandil uzlaşısı için bu noktada bölücü örgütün uzantılarına ne vadettiklerini kimse bilmiyor. CHP’nin içine düştüğü bu vahim tablo, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bizim sorumluluğumuzu daha da artırmaktadır.

Hamdolsun, 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde milletimiz o eşsiz irfanıyla ülke iradesini yeniden bize vererek, böyle bir felakete müsaade etmedi. Şimdi aynı durum, belediyeler için geçerlidir. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle belediyelerde de bu köhne, siyaset anlayışı itibarıyla yörüngesini kaybetmiş partilere, şehirlerimizi teslim etmeyeceğiz. Bunun için hep birlikte çok çalışmamız gerekiyor.”

Seçimin iki yerde kazanıldığını, bunlardan birincisinin saha, sokak, evler, iş yerleri, insanın olduğu her yer; ikincisinin ise sandık olduğunu belirten Erdoğan, “Saha çalışmalarını iyi yürütemez, oy verme günü sandığa çok sıkı sahip çıkamazsak, elimizdeki seçimi de kaybederiz. Unutmayınız, bizim siyaset anlayışımızda vatandaşa ‘tıpış tıpış oy vereceksiniz’ dayatmasında bulunmanın yeri asla yoktur. Hiçbir insanımız, bize oy vermeye mecbur ve mahkum değildir. Biz çok çalışarak, her bir insanımıza ulaşarak, şehrimizin her karışını alın terimizle sulayarak, gönüllere girerek sandıkta oyu alacağız.” diye konuştu.

Erdoğan, bugüne kadar yaptıklarıyla, bundan sonraki projeleriyle, şehirleri en iyi kendi partilerinin yöneteceğine vatandaşları ikna edeceklerini ifade ederek, “Aksi takdirde kimse bizim kara kaşımıza kara gözümüze bakıp da oy vermez.” dedi.

Teşkilatların seçim işleri ve seçim koordinasyon merkezlerinin sorumlularının bu konuda birinci derece sorumluluk sahipleri olduklarını söyleyen Erdoğan, “İl ve ilçe teşkilatlarımız, milletvekillerimiz, belediye başkan ve meclis üyesi adaylarımız, gece gündüz sahada koştururken onları siz yönlendirecek, stratejiyi siz hayata geçireceksiniz.” ifadelerini kullandı.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-yuzyili-yeni-basliyor/feed/ 0
İYİ Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Buğra Kavuncu, parti içindeki ayrılıklara tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-istanbul-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-bugra-kavuncu-parti-icindeki-ayriliklara-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-istanbul-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-bugra-kavuncu-parti-icindeki-ayriliklara-tepki-gosterdi/#respond Mon, 26 Feb 2024 23:39:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12418 İYİ Parti İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Buğra Kavuncu, “Hem bu partide olup, hem başka adayı desteklemek nasıl bir duygudur? Nasıl bir ödülün devamında gelmiştir? Neden yapılır? Bunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Bunlar bir ihraç sebebidir. Tüzüğümüzde, Siyasi Partiler Kanunu’nda çok açıktır.” dedi.

Bağcılar’da partisinin seçim irtibat bürosunun açılışında konuşan Kavuncu, yanında bulunan teşkilat başkanları ve üyelerine teşekkür etti.

İYİ Partiden ayrılarak yerel seçimlerde başka bir aday için çalışma yapacağını açıklayanlar olduğuna işaret eden Kavuncu, “Biz artık yorulduk. Bizimle uğraşmayın demekten yorulduk. Gidenler gidebilir. Ama gittikten sonra beraberce yol yürüdüğü arkadaşlarına bu kadar fazla zarar vermek isteyen bu duygu, bu nefret, bu arkadaşlarımızın içine nasıl girmiş, nasıl bu duygu onlara aşılanmış? Ben bunu anlayamıyorum.” diye konuştu.

Bu yapılan davranışların nefretten daha öte olduğunu söyleyen Kavuncu, “Besteler yapılıyor. Müzikler tertip ediliyor. Bunlar şu andaki belediye başkanına hediye ediliyor. Hediye edilirken devamında da aynı besteyi yapanlar diyorlar ki; ‘İYİ Partili bir grup bugün yarın bir açıklama yapacak.’ İYİ Partililer burada arkadaşlar. Bakın tek tek saydım. Çok daha fazlası burada. Şu anda Bağcılar’dayız, yüzlerce arkadaşımız burada bir seçim koordinasyon merkezi açılışı yapıyoruz.” ifadesini kullandı.

Kavuncu, İYİ Parti mensuplarının İstanbul’daki Büyükşehir Belediye Başkan adayının belli olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

“O da Buğra Kavuncu’dur. Bağcılar’da İYİ Partinin belediye başkan adayı bellidir. O da çok kıymetli Ali Özdemir’dir. Gövdesi burada aklı başka yerde olan, gövdesi burada ruhu başka yerde olan ne maksatla, ne amaçla, hem bu partide olup, hem başka adayı desteklemek nasıl bir duygudur? Nasıl bir ödülün devamında gelmiştir? Neden yapılır? Bunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Bunlar bir ihraç sebebidir. Tüzüğümüzde, Siyasi Partiler Kanunu’nda çok açıktır.”

Kimseyi zorla İYİ Partinin çatısı altına almadıklarını belirten Kavuncu, “Eğer böyle bir davranış ve tavır içerisine girecek herhangi bir İYİ Partili olursa, bunun uygulaması da, tüzüğümüz de çok nettir, ihraçtır. Çünkü parti bir milletvekili adayı, bir belediye başkanı adayı çıkarttığında, bu adayla ilgili partinin teşkilatları, partide görev alanlar partisinin adayını desteklemek mecburiyetindedirler.” açıklamasında bulundu.

Kavuncu, şunları kaydetti:

“Çok enteresan şeyler oluyor. Yüksek Seçim Kuruluna listeler teslim edilene kadar ilçe başkanlığı yapan arkadaşlarımız 19 Şubat’ta istifa edip 3 ay önce alınmış kararı gerekçe gösteriyorlar ve bu arkadaşların hemen hemen çoğu da bir başka partinin listelerinden büyükşehir veya ilçe belediye meclis üyesi adayı olarak çıkıyor. Ben bunu söylediğimde bana bizden aday olan başka partide daha önce adaylık yapmış ama bize gelmiş olan arkadaşları örnek gösteriyorlar. Şimdi bir idrak problemi de var bu arkadaşların. Yani olayı idrak etme ve olan biteni anlama sıkıntıları var.”

Kavuncu’nun konuşmasının ardından seçim irtibat bürosunun açılışı yapıldı.

Bağcılar Sancaktepe Kapalı Halk Pazarı’nı da ziyaret eden Kavuncu, burada pazar esnafıyla sohbet ederek sorunlarını dinledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-istanbul-buyuksehir-belediye-baskan-adayi-bugra-kavuncu-parti-icindeki-ayriliklara-tepki-gosterdi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ”Seçimi kazandıktan sonra yine AK Parti’de olacağım” diyen sirk cambazlarına asla prim vermeyin https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-secimi-kazandiktan-sonra-yine-ak-partide-olacagim-diyen-sirk-cambazlarina-asla-prim-vermeyin/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-secimi-kazandiktan-sonra-yine-ak-partide-olacagim-diyen-sirk-cambazlarina-asla-prim-vermeyin/#respond Mon, 26 Feb 2024 23:34:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12414 Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem hattı açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hattın 15 gün boyunca ücretsiz kullanılacağını duyurdu. Erdoğan’ın bugünkü 2. durağı ise AK Parti Genişletilmiş İl Seçim İşleri Başkanları Toplantısı oldu.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar:

“Biz sadece AK Parti’ye 18 seçimini kazandırmak Cumhur ittifakını bir kez daha zafere ulaştırmak için çalışmıyoruz. Bununla birlikte Cumhuriyetimizin ilk asrını acısıyla tatlısıyla geride bırakan Türkiye’nin ikinci asrının yol haritasını da oluşturuyoruz. Genel Merkezimizle il, ilçe, belde, mahalle köy teşkilatlarımız da kadın ve gençlik kollarımız da meclis grubumuzda belediye kadrolarımızla davamıza gönül vermiş tüm kardeşlerimizle bu şuur içinde çalışmalarımızı yürütmeli, bu kararlılıkla hedeflerimize yürümeliyiz. Türkiye Yüzyılı yeni başlıyor. Bizden önceki kuşakların, bizim, bizden sonraki kuşağın yaşadığı eski Türkiye dönemini tamamen kapatıyoruz.

“DERTLERİ ELDE EDECEKLERİ RANTI KİRLİ İTTİFAK ORTAKLARIYLA BİRLİKYE YAĞMALAMAK”

Sanmayın ki belediye yönetimlerini şehirlere hizmet etmek insanımızın hayatını kolaylaştırmak için istiyorlar. Böyle bir düşünceleri kesinlikle yok. Dertleri belediyeler üzerinden elde edecekleri rantı kirli ittifak ortakları ile birlikte yağmalamaktır. Üzülerek görüyoruz ki CHP’de bölücülerin ve yapay zekanın sözü, bu partiye yıllarca emek vermiş, gönül vermiş insanların sözünden daha fazla geçiyor.

Hala eski Türkiye hevesinde olanların her seçim döneminde acaba dediklerini biliyoruz. Ama her seçimde hüsranla geri dönüyorlar.

“KİMSE BİZİM KARA KAŞIMIZA KARA GÖZÜMÜZE BAKIP OY VERMEZ”

Bizim siyaset anlayışımızda vatandaşa ‘tıpış tıpış oy vereceksiniz’ dayatmasında bulunmanın yeri asla yoktur. Hiç kimse bize oy vermeye mecbur ve mahkum değildir. Biz çok çalışarak her bir insanımıza ulaşarak, şehrimizin her karışını alın terimizle sulayarak gönüllere girerek sandıkta o oyu alacağız. Bugüne kadar yaptıklarımızla bundan sonraki projelerimizle vatandaşlarımızı şehirlerimizi en iyi bizim yöneteceğimize ikna edeceğiz. Aksi takdirde kimse bizim kara kaşımıza kara gözümüze bakıp da oy vermez.

“MEYDANI BU SİYASET HARAMİLERİNE BIRAKMAYACAĞIZ”

Sizler teşkilatlarımızın seçim işleri ve seçim koordinasyon merkezleri sorumluları olarak bu konuda birinci derece sorumluluk sahibisiniz. Çünkü kimi yerlerde karşımızda diğer pek çok nakısalarıyla, arızalarıyla beraber ahlaktan da yoksun siyaset haramileri vardır. Meydanı bu siyaset haramilerine bırakmayacağız. Hep birlikte gece gündüz çalışarak 31 Mart günü milli iradenin sandıkta en sağlıklı şekilde tezahürünü temin edeceğiz. Seçim gününe kadar da sahaya damgamızı vuracağız. Medya ve sosyal medya başta olmak üzere modern iletişim yöntemleri elbette önemlidir. Ama yarım asra yaklaşan siyasi tecrübemizle biliyoruz ki sahada yoksanız sandıkta esamesi okunmaz.

“HİÇ KİMSENİN BİZİM ADIMIZA OY İSTEME HAKKI YOKTUR”

‘Ben seçimi kazanırsam, kazandıktan sonra yine AK Parti’de olacağım’ diyen sirk cambazlarına asla prim vermeyiniz. Bunlar sirk cambazı. ‘Ben şimdi buradan aday oldum ama seçimden sonra yine AK Parti’ye gideceğim’ diyen sirk cambazlarına da aldanmayın. Geçmişte AK Parti’de bulunup da hangi sebeple olursa olsun başka partiye gidenler için de aynı durum geçerlidir. Bu durumdaki hiç kimsenin AK Parti veya bizim adımıza konuşma, oy isteme, hatta böyle bir imada bulunma hakkı yoktur. AK Parti şahısların değil, bir davanın bir ülkünün ülkeye ve millete hizmet uğruna adanmışlığın partisidir. AK Parti milletimizin gönlündeki yerini güçlendirerek yoluna devam ettiği sürece her arkadaşımızın emeğine birikimine enerjisine gayretine zaten ihtiyacımız olacaktır.

“BU PARTİNİN GÖLGESİNDE KORSAN SİYASET YAPMAYA KALKANLARA EYVALLAH DEMEYİZ”

Her kim AK Parti çatısı altında bu kadim davaya hizmet ediyorsa başımızın üstünde yeri vardır. Ama AK Parti’den ayrılıp da bu partinin gölgesinde korsan siyaset yapmaya kalkana da kimse kusura bakmasın eyvallah etmeyiz. Geçmişte görev alanların daha sonra aynı konumda, farklı konumda görev almalarının önünde hiçbir mani bulunmuyor. Hem milletvekilliğinde hem belediye başkanlığında teşkilatlarımızda geçmişte benzer görevi yapan arkadaşlarımıza yeniden sorumluluk tevdi ettiğimiz pek çok örnek vardır.

Milliyetçi Hareket Parti’si Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin nesilden nesile bir efsane gibi anlatılacağına inandığımız Cumhur ittifakının kurulmasındaki ve yürütülmesindeki emeğini bilhassa ifade etmek istiyorum. Cumhur İttifakı’na destek veren diğer partilere ve genel başkanlara da ayrıca teşekkür ediyorum. Bilindiği gibi 31 Mart’ta da büyük şehirlerde ve illerimizin bir kısmında Cumhur İttifakı olarak ortak adaylarla seçime gidiyoruz. Bizim adayımızın olduğu her yerde Milliyetçi Hareket Partisi teşkilatlarını, Milliyetçi Hareket Partisi teşkilatlarının adayının olduğu her yerde de AK Parti teşkilatlarının aynı azim heyecan kararlılık ve samimiyetle çalıştığında şüphe duymuyorum.

Seçime neredeyse bir ay kaldı. İnşallah bugünkü toplantımızdan sonra sahadaki çalışmalarımız yeni bir ivme kazanacaktır. 31 Mart akşamı coşkuyla kutlayacağımız seçim zaferimiz konusunda ben sizlere güveniyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-secimi-kazandiktan-sonra-yine-ak-partide-olacagim-diyen-sirk-cambazlarina-asla-prim-vermeyin/feed/ 0
Yeniden Refah Partisi Tepebaşı İlçe Başkanı ve Belediye Başkan Adayı İstifa Etti https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-tepebasi-ilce-baskani-ve-belediye-baskan-adayi-istifa-etti/ https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-tepebasi-ilce-baskani-ve-belediye-baskan-adayi-istifa-etti/#respond Mon, 26 Feb 2024 23:15:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12399 Eskişehir’de 2020 yılından beri Yeniden Refah Partisi Tepebaşı İlçe Başkanlığı görevini yürüten ve parti genel başkanı tarafından Tepebaşı Belediye Başkan Adayı olarak tanıtılan Emrah Altun, kendisinden ve ekibinden habersiz bir şekilde Tacettin Sarıoğlu’nun aday gösterilmesi üzerine yaklaşık 250 kişiyle birlikte partiden istifa ederek bağımsız aday oldu.

İddiaya göre, Yeniden Refah Partisi Tepebaşı İlçe Başkanlığı, parti genel başkanı Dt. Fatih Erbakan’ın elini kaldırarak Tepebaşı Belediye Başkan Adayı olarak ilan ettiği Emrah Altun’un haberi olmadan aday değişikliği yaparak Tacettin Sarıoğlu’nun adaylığını açıkladı. Altun ve ekibi, verilen kararı yerel basın kanallarında yayınlanan bir haber ile öğrendiklerini belirtti. Başta habere inanmayan Altun, bilgiyi genel merkezden teyit ettirdikten sonra il ve ilçe yönetiminden yaklaşık 250 kişiyle birlikte istifa ederek bağımsız adaylığını duyurdu. Mensubu oldukları partinin önceki dönemlerde AK Parti’de bulunmuş isimlerle çalışmasının kendilerini üzdüğünü söyleyen Altun, mahcup bırakıldıklarını ifade ederek tepki yaşanan gelişmelere gösterdi.

“Aday bizdik ve böyle bir aday değişikliğinden haberimiz yoktu”

Başından geçen süreci anlatan bağımsız Tepebaşı Belediye Başkan Adayı Emrah Altun, “24 Kasım 2024 tarihinde Ankara’da Yeniden Refah Partisi’nin genel merkezinde, genel başkanımız Dt. Fatih Erbakan tarafından aday tanıtım toplantısında belediye başkanı aday olarak tanıtıldım. Orada genel başkanımız elimizi de kaldırmak suretiyle bizim belediye başkan adayı olduğumuzu bütün Türkiye kamuoyuna ilan etti. Yeniden Refah Partisi’nin resmi sayfasında da ‘2024 Yeniden Refah Partisi büyükşehir, il, ilçe, belde, belediye başkan adaylarımız hayırlara vesile olsun’ diyor. İlk karede de biz varız. Biz burada aday olarak ilan edildik, 2 ay boyunca çalışmalarımızı sürdürdük ve sahalarda gezdik. Sürekli kendimizi belediye başkan adayı olarak tanıttık. Sokak sokak, kapı kapı gezdik. Televizyon programlarına çıktık. Sosyal medya hesaplarımızdan bir sürü çalışmalar yaptık. Yine bu şekilde sahada çalışma yaparken 30 Ocak 2024 tarihinde Eskişehir’in yerel basınına bir haber düştüğünü gördük. Bu haberin içeriğinde Tepebaşı belediye başkan adayının Tacettin Sarıoğlu olduğu yazıyordu. Tabii bu haber ilk düştüğünde biz inanmadık. Çünkü aday bizdik ve böyle bir aday değişikliğinden haberimiz yoktu. Ne bizim haberimiz vardı ne de Eskişehir’deki Yeniden Refah Partisi Teşkilatı mensubu diğer arkadaşların. Hiçbir arkadaşımıza öncesinde böyle bir haber verilmemişti” dedi.

“Şu anda yaklaşık 250 kişiyle birlikte istifamızı verdik”

İlk başta genel merkez tarafından böyle bir açıklama yapılmadığını ve bu nedenle haberlere inanmak istemediklerini dile getiren Altun, “Haber yerel basına düştükten yaklaşık 2-3 saat sonra genel merkezimiz tarafından da bu açıklama yapılınca doğru olduğunu görmüş olduk. Tabii biz ne yaptık? Eskişehir’deki bütün teşkilatımız bundan rahatsız oldu. Tepebaşı yönetimi olarak bütün arkadaşlarımızla beraber istifa ettik. İl yönetiminden de bize dahil olan arkadaşlarımız oldu. Şu anda yaklaşık 250 kişiyle birlikte Eskişehir’de Yeniden Refah Partisi’nden istifa ettik. Biz genel merkezimize ulaştık, neden böyle bir şey yapıldığını sorduk. Onlar da bize, ‘Biz olayı bu şekilde bilmiyorduk’ dediler. Benim rızamın, haberimin olduğunu biliyorlarmış. Biz bu olayın aslını anlattık, ‘yerden göğe kadar haklısınız’ denildi. Fakat sadece burada kaldı. Biz de bir yaptırım yapılmasını istedik. Tabii yaptırım yapılmadı. Seçimden sonraya bırakıldı, daha doğrusu bizi oyaladılar. Biz de bunu kabul etmedik” şeklinde konuştu.

“Bizi mahcup bıraktılar”

İstifa sonrasında bağımsız adaylıklarını açıkladıklarından bahseden Altun, konuşmasının devamında şunları söyledi:

“Türkiye genelinde böyle aday değişiklikleri oldu. Bizi en çok üzen de unutulmaya yüz tutulmuş, siyaseti bırakmış, aradan 15-20 yıl geçmiş eski AK Partilileri bizim yerimize tercih etmeleri oldu. Genel başkanımız Dt. Fatih Erbakan her çıktığı televizyon programında, ‘Bizim adaylarımızı geri çekmemiz veya değiştirmemiz mümkün değildir. Biz bu adaylarımızı kamuoyuna duyurduk, ellerini kaldırdık. Eğer bir aday çekmek gerekiyorsa AK Parti’nin çekmesi gerekiyor’ şeklinde söyledi. Bunu Eskişehir’de il başkanımız da katıldığı her basın toplantısında dile getirdi. Fakat geri çektiler, bizi mahcup bıraktılar.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-tepebasi-ilce-baskani-ve-belediye-baskan-adayi-istifa-etti/feed/ 0
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz: ‘Toplam 2 milyon teşkilat mensubu arkadaşlarımız o gün çok aktif bir şekilde çalışacak’ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-ali-ihsan-yavuz-toplam-2-milyon-teskilat-mensubu-arkadaslarimiz-o-gun-cok-aktif-bir-sekilde-calisacak/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-ali-ihsan-yavuz-toplam-2-milyon-teskilat-mensubu-arkadaslarimiz-o-gun-cok-aktif-bir-sekilde-calisacak/#respond Mon, 26 Feb 2024 22:42:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12369 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, “Toplam 2 milyon teşkilat mensubu arkadaşlarımız o gün çok aktif bir şekilde çalışacak” dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, AK Parti Genel Merkezinde seçim hazırlıklarına ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Yavuz, 81 ilden gelen partililerle seçim hazırlıklarına yönelik detaylı bir toplantı yaptıklarını söyledi. Şubat 2024’te resmi sandık kurul üyelerini verdiklerini ifade eden Yavuz, “Bir asıl bir yedek. 420 bin kişi teslim ettik. Biz çünkü kusursuz bu işleri hissetmeye çalışan bir partiyiz. Biliyorsunuz aday tesliminde bütün belediyelerde, hem büyükşehir, hem ilçe, hem beldelerde tamamen kusursuz bir şekilde ve eksiksiz bir şekilde zaman diliminde ‘alındı’ belgelerini almak suretiyle yaptık. Ama bir kısım partiler saat 17.00’den sonraya kaldığı için seçime girme hakkını kaybetti. Bunun böyle olmasını istemezdik elbette ama yani Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanının ilinin Saruhanlı ilçesi zamanında veremediği için seçime giremeyecek. Mesela o Saadet Partisi’nden gireyim dedi ama bence oradan da giremeyecek. Neden? Yüksek Seçim Kurulu’nun daha önce vermiş olduğu karar var. Diyor ki bir partiden aday olan bir kişi aynı seçim döneminde o seçim döneminde o ilgili partiyi, mesela Saadet Partisi istifa edip adayı ve öbür aday girmiş olsa bile bu olmaz diye YSK kararları var. Çünkü o bir başka partinin adayı olduğunu ilan etmiş geç de olsa, listeyi geç de olsa verip ilan ettiği için o seçim döneminde olamaz diye bir kararı var. Başka birçok il ve ilçe var, büyük şehirlerde giremeyen, yetişemeyenler var. İllerde var, ilçelerde var, beldelerde var. Biz o duruma düşmemek için çok titiz çalıştık gerçekten. Çok böyle biraz gerginleştik strese de girdiğimiz anlar oldu ama bizim teşkilat mensuplarımızın bu konudaki diri hali, çalışkan, zamanında iş üretme şekli ve bizimde buradaki koordinasyonumuzla çok şükür o halloldu” dedi.

Sadece müşahit olarak 420 bin ve bunların yanında okul sorumlularının ve kat sorumlularının olduğunu aktaran Yavuz, “Bu rakamları şunun için telaffuz ediyorum. Yani söylediğimiz rakamlar rastgele değil. Bir milyon kişi çok aktif rol alacak. İşte o bir milyon kişinin aktif rol almasının altını doldurma adına sadece seçim kurullarına verdiğimiz sayı 400 bin. Sadece müşahit olarak ilk etapta sandıkta görebileceğimiz kişi 420 bin ve bunların yanında okul sorumlusu, kat sorumlusu, çağrı merkezi sorumlusu vesaire dediğimizde ortalama bir milyon oluyor. Bir milyon da lojistik sağlayan var. Onun için 2 milyon toplam teşkilat mensubu arkadaşlarımız o gün çok aktif bir şekilde çalışacak” diye konuştu.

Seçim gününün çok önemli olduğunu söyleyen Yavuz, “Nereden anlıyoruz? 2 milyon kişinin aktif rol aldığı sadece bir partide bir organizasyondan bahsediyoruz. Şimdi 2 milyonu koordine edebilmeniz için o günkü bütün iş ve işlemleri kusursuz gerçekleştirebilmeniz için bir kere bu kitleyi belirlemeniz gerekir. Onları bilgilendirmeniz gerekiyor. Koordinasyon kurgularınızı, çalışmalarınızı oluşturmanız gerekiyor. Bunun için biz sandık rehberlerimizi hazırladık mesela. Müşahit kartlarımızı hazırladık. Kendilerine vereceğiz. Arkasında müşahidin sorumlulukları var sandık rehberimizi hazırladık. Bu süreçte 138 sayılı genelgeyi hazırladık. YSK hazırlıyor sandık başkanlarına veriyor ama biz onu da hazırladık” ifadelerini kullandı.

Sonuç Alım Sistemine girecek çizelgeleri hazırladıklarını açıklayan Yavuz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Biz o gün SAS’la birlikte bütün arkadaşlarımızı belirleyelim, eğitelim, koordine edelim ama bu işi bir sistem üzerinden yapalım. O sistemin adı da sonuç alım sistemi. Sonuç alım sistemine biz Türkiye’de ilk verileri giren partiyiz. Yani bir takım partiler bu anlamda meseleyi anlamadığı için gelişigüzel eleştirilerde bulunuyorlar. Mesela diyorlar ki ‘partinin seçim işleri başkanı açıklama yaptı. Dedi ki ben yedide sonuçları bildim, bana ulaştı. Demek ki YSK’dan veri alıyor.’ Bilmiyorlar ki YSK’ya veri gitmiyor zaten. YSK’ya veri yerinde gitmesi mümkün değil yani. Yavaş yavaş gitmeye başlar. Neden? Yüksek Seçim Kurulu daha doğrusu ilçe seçim kurulu giden bu veriyi YSK topluyor ve partilere vermek suretiyle yayıyor. Niye gitmez? Çünkü sandık sonuç tutanaklarına bağlayıncaya kadar orada saat geçer. Biz halbuki sandık sonuç tutağına bağlanmadan önce bu arkadaşlarımıza teslim etmiş olduğumuz çizelgeleri, daha okurken pusulaları not alıyor daha sandık sonuçlarına geçmeden ikinci okuma yapmadan bizim sisteme giriyor veya bildiriyor biz onun için çok erken biliyoruz. Bütün o yani hem bizim veriyi hem sandık kuruluş tutanağını hem seçim kurulunun partilerle uç paylaşmak suretiyle bize aktardığı o karşılaştırıyoruz. Nerede bir hata varsa o hatayı zamanında düzeltmeye çalışıyoruz. Dedi ki bizim o gün bütün şikayetlerimizi, bütün itirazlarımızı ilgili YSK kararlarını da makbul dilekçelere bağlamak suretiyle belirlediğimiz bir modülü var onun. İtiraz şikayet modülü. O gün öyle manuel bu işi çok hızlı gerçekleştirmeniz mümkün değil diye her şeyi anında o sistem üzerinden, itirazlar ve şikayetleri de yürütmeye çalışıyoruz. Hülasa biz bütün bu çalışmaları bu saatten sonra seçim gününü daha iyi planlayalım. Daha iyi işletelim diye yapıyoruz.”

Partilerin seçim sürecine çok özel hazırlandıklarını belirten Yavuz, “Biz de onu gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Diliyoruz ki seçim günü, problemsiz, şaibesiz, şüphesiz hatasız, kusursuz bir gün işlesin. ve diliyoruz ki sandığa milli irade nasıl yansımışsa, bizim en büyük gayretimiz o. Biz sandığa, milli irade nasıl yansımışsa o şekilde sandıktan çıksın ve çıktığı haliyle de doğru düzgün birleştirme tutanaklarının yani ilçe seçim kurulundaki tutanaklara yansısın ve dolayısıyla il seçim kurulu ve Yüksek Seçim Kurulu’nun verilerine de aynı şekilde net bir şekilde yansımış olsun. Uğraşımız bunun içindir. Biz çok kurumsal bir partiyiz. Sayın Cumhurbaşkanımız gibi bir liderimiz var. AK Parti’nin teşkilatları gibi arkamızda bir teşkilat var. Onun için biz bu süreçleri hakikaten kurmuş olduğumuz bu sistemin de katkısıyla çok güzel işletiyoruz. Yine öyle olacak inşallah ve 1 Nisan’da, hatta 1 Nisan olmadan, belki seçimden sadece saatler sonra o güzel sonucu biz de almış olacağız. Yer yer de ihtiyatlı bir şekilde çünkü biz aldığımız her sonucu da basın mensuplarıyla paylaşamıyoruz. Çünkü diyoruz ki olur ya biz de hata etmiş olabiliriz. Manipüle olmasın, yanıltılmasın. Başka bir kısım partiler böyle düşünmese de biz bunu düşünüyoruz. Biz aldığımız veriyi genel hatlarıyla aktarmaya çalışırken bir yandan da ilçe seçim kurullarının verisini alalım ve ondan sonra daha sağlıklı ve daha net bilgileri, daha somut bir şekilde basın mensubu arkadaşlarımızla bütün Türkiye’ye aktarmış olalım diye de bir gayretimiz oluyor. Diliyorum ki güzel bir seçim olur. Diliyorum ki ben de AK Parti’nin seçim işleri başkanı olarak diliyorum ki o bir kısım belediyeler, AK Parti belediyeciliğinden biraz uzak kaldı. Başta Ankara ve İstanbul olmak üzere. Bu seçimde inşallah Ankara ve İstanbul başta olmak üzere diğer tüm belediyelerde yine gerçek belediyeciliğin en güzel örneklerini ortaya koyacak bir sonucun sandıktan çıkması da nasip olur diye temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

Bir basın mensubunun ittifaklarına ilişkin sorusuna Yavuz, şöyle cevap verdi:

“Biliyorsunuz çok titiz bir şekilde yürüttük ve masada konuşulanları da paylaşmadık. Sadece paylaşılanları doğrultma adına veya paylaşılan bilgiler varsa ve eksikse onları tamamlama adına ara ara söz aldık ve söyledik. Diyorsunuz ki biz rahat olalım. İşte kayıt dışı konuşalım. Karşılıklı hangimizin ne düşüncesi varsa masaya koysun ve burada tartışalım sonuçta da neye karar vereceksek öyle karar verelim dediğimiz için o masada olup biteni biz bugüne kadar hakikaten anlatmadık. Dediğim gibi sadece eksik ve aksayan ve birtakım açıklamaların eksik olduğunu düşündüğümüz anlarda tamamlamak üzere yaptığımız açıklamaların dışında. Biz birçok partiyle müzakere ettik ama Milliyetçi Hareket Partisi’yle biliyorsunuz tam bir mutabakat halinde. Yani nerede birlikte olacaksak ona karar verdik. Nerede rekabet edeceksek ona birlikte karar verdik. Büyük şehirlerin tamamında ittifakla gidiyoruz. Diğer şehirlerin bir kısmında ittifakla giriyoruz. Cumhur İttifakı’nın bileşenleri olarak oturduk, tartışıp niye birlikte olabiliyoruz? Niye olamıyoruz? Onları da gözden geçirdiğimiz güzel bir çalışma oldu.” – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-ali-ihsan-yavuz-toplam-2-milyon-teskilat-mensubu-arkadaslarimiz-o-gun-cok-aktif-bir-sekilde-calisacak/feed/ 0
İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Cem Karakeçili Partiden İstifa Etti https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-yerel-yonetimler-baskan-yardimcisi-cem-karakecili-partiden-istifa-etti/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-yerel-yonetimler-baskan-yardimcisi-cem-karakecili-partiden-istifa-etti/#respond Mon, 26 Feb 2024 22:00:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12336

İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Cem Karakeçili, partisinden istifa ettiğini açıkladı. Karakeçili, “Hatırlatmak gerekir ki 2020 kurultayında itibaren ‘başka bir milliyetçilik mümkün’ diyebilen bir parti ortaya çıkmıştı…Gelinen noktada ise ‘Bu kurşunlar mı bize dur diyecek’, ‘Uğur Mumcular, Gaffar Okkanlar, Sinan Ateşler durdu mu’ diye konuşan Akşener’den ‘Eskiden siyasi cinayetler mertçe işlenirdi’ diyebilen bir zihin dünyasına geçilmesidir. Birkaç ay öncesine kadar Cumhurbaşkanı olması niyetiyle masa devrilen İmamoğlu için ‘Gözü başka mevkilerde olanlar bu şehri yönetemez’ denilmesidir. Ankara’da ise ‘hür ve müstakil’ iddiasının, tüm siyasi yaşamını CHP’de geçirmiş bir adayla neticelenmesidir. Eğer İYİ Parti üzerine oynanan bir oyun ve yapılan bir operasyon varsa burada aranmalıdır” dedi.

İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Cem Karakeçili, bugün partisinden istifa ettiğini duyurdu. Karakeçili, X hesabında “Her veda zordur çünkü zor zamanlarda, doğru amaçlarla, güzel duygularla, cesur insanlarla iyi günler geçirdim. Her şey için minnettarım tüm İYİ Parti ailesine teşekkür ediyorum” notuyla açıklama yaptı. Karakeçili’nin açıklaması özetle şöyle:

“GENEL BAŞKANLAR İSE KOORDİNASYONU, UZLAŞMAYI, DENGEYİ VE DÜZENİ SAĞLAYAN ORKESTRA ŞEFLERİDİR”

“Siyaset bir ekip çalışmasıdır. Amacı çatışmaları ve çıkarları uzlaştırmak olan bir sanattır. Bu uzlaşı da merkezde ve makulde buluşmaktır. Merkezi ve makulü inşa etmektir. Haliyle, siyasal partiler de siyaset sanatını icra etmek üzere, ortak fikirlere ve ideallere sahip ancak farklı yetenekleri olan insanları bir araya getiren orkestralara benzerler. Genel başkanlar ise koordinasyonu, uzlaşmayı, dengeyi ve düzeni sağlayan orkestra şefleridir.

“BU HAZİN DURUMU ÜZÜNTÜYLE İZLEYEN PARTİMİZİN MİLYONLARCA SEÇMENİ İSE DAVUL VE TOKMAĞIN ARASINDA SIKIŞIP KALMIŞTIR”

Ancak Genel Başkan Sn. Meral Akşener, oldukça bilgili bir siyasetçi, fazlasıyla tecrübeli bir orkestra şefi olmasına rağmen, en iyi bildiğini zannettiğimiz enstrümanlara ısrarla yanlış parçalar icra ettirmekte, en iyi bildiğini var saydığımız notalara da sürekli yanlış basmaktadır. Gelinen noktada partinin iradesi, tokmağın birinin, davulunsa başkasının elinde olduğu, siyasal bir gürültü kaynağına dönüşmüştür. Bu hazin durumu üzüntüyle izleyen partimizin milyonlarca seçmeni ise davul ve tokmağın arasında sıkışıp kalmıştır.

“BİRKAÇ AY ÖNCESİNE KADAR CUMHURBAŞKANI OLMASI NİYETİYLE MASA DEVRİLEN İMAMOĞLU İÇİN, ‘GÖZÜ BAŞKA MEVKİLERDE OLANLAR BU ŞEHRİ YÖNETEMEZ’ DENİLMESİDİR”

Hatırlatmak gerekir ki 2020 kurultayında itibaren ‘başka bir milliyetçilik mümkün’ diyebilen bir parti ortaya çıkmıştı. ‘Hür ve müstakil’ bahanesinden önce ‘hürriyet’ diyebilen bir siyaset kurulabilmişti….Gelinen noktada ise, ‘Bu kurşunlar mı bize dur diyecek’, ‘Uğur Mumcular, Gaffar Okkanlar, Sinan Ateşler durdu mu?’ diye konuşan Akşener’den ‘eskiden siyasi cinayetler mertçe işlenirdi’ diyebilen bir zihin dünyasına geçilmesidir. Birkaç ay öncesine kadar Cumhurbaşkanı olması niyetiyle masa devrilen İmamoğlu için, ‘gözü başka mevkilerde olanlar bu şehri yönetemez’ denilmesidir. Ankara’da ise ‘hür ve müstakil’ iddiasının, tüm siyasi yaşamını CHP’de geçirmiş bir adayla neticelenmesidir. Eğer İYİ Parti üzerine oynanan bir oyun ve yapılan bir operasyon varsa burada aranmalıdır.

Dolayısıyla operasyon denen şey, kökleri dışarıda aranmasına gerek olmayacak kadar içeridedir, bünyededir ve alenidir. Ancak yetkili hiç kimse hastalığı kabul etmemekte, bu konudaki uyarılarıysa düşmanlık ve ihanet olarak addetmektedir. Teşhisin ve haliyle tedavinin yapılma imkanının kalmaması ise mevcut koşullarda iyileşmesi mümkün olmayan bir hastalığın sonucunun beklendiği umutsuz bir kabullenişi göstermektedir. Buraya kadar anlattığım ve paylaştığım hazin durum, İYİ Parti’de görev yapmama artık izin vermemektedir….Partideki yerel yönetimler başkan yardımcılığı görevimden istifa ediyorum ve parti üyeliğinden ayrılıyorum.”

İYİ Parti kaynakları ise Karakeçili’nin istifasına ilişkin sessiz kalmayı tercih ettiklerini bildirdi.

]]> https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-yerel-yonetimler-baskan-yardimcisi-cem-karakecili-partiden-istifa-etti/feed/ 0 Eskişehirli TOKİ Mağduru Hasan Kurt: “Cumhurbaşkanım ‘İnsaf’ Kelimesini Çevre ve Şehircilik ile TOKİ Başkanı’na Söyleyin” https://www.haber60.com.tr/eskisehirli-toki-magduru-hasan-kurt-cumhurbaskanim-insaf-kelimesini-cevre-ve-sehircilik-ile-toki-baskanina-soyleyin/ https://www.haber60.com.tr/eskisehirli-toki-magduru-hasan-kurt-cumhurbaskanim-insaf-kelimesini-cevre-ve-sehircilik-ile-toki-baskanina-soyleyin/#respond Mon, 26 Feb 2024 08:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12266

MELTEM KARAKAŞ

Eskişehir Köprübaşı’nda bir araya gelen TOKİ mağdurları Ulus Anıtı’na yürüyüş düzenledi. Burada mağdurlar adına konuşan Hasan Kurt, “Biz sizden para pul istemiyoruz. Biz sadece KDV’yi yüzde 1’e ve 240 ay vadeye sabitlenmesini, istiyoruz. Biz alt gelir grubuyuz fakat biz devlet memuru değiliz. Bizim ortalama maaşımız 11- 12 bin lira arasında fakat buna rağmen biz devlet memuru olmadığımız halde Sayın Cumhurbaşkanı veya TOKİ’ciler ‘burada senede iki defa zam’ yapacağız diyor. Sayın Cumhurbaşkanı, bundan 25 gün önce ne dedi televizyonlarda, ‘ey ev sahipleri insaf’ dedi. Sayın Cumhurbaşkanım bu insaf kelimesini Çevre ve Şehircilik Bakanına ve TOKİ başkanına söylemenizi rica ediyorum” dedi.

Eskişehir Köprübaşı’nda bir araya gelen TOKİ mağdurları Ulus Anıtı’na yürüyüş düzenledi. ‘Çözüm yoksa oy yok’, ‘mağdurlar burada sorumlular nerede’, ‘mağdurlar uyuma hakkına sahip çık’ sloganları atarak yürüyen TOKİ mağdurlarına CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, DSP Odunpazarı Belediye Başkan Adayı Garip Yıldırım, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Bağımsız Belediye Başkan Adayı Kasım Karakaş da destek verdi.

“SİYASİLER BİZİ GÖRMEZDEN GELDİ”

Mağdurlardan Neslihan Aras, şunları söyledi:

“Biz isimlerimizin ardına eklenen TOKİ mağdurları sıfatı ile aylardır derdimizi anlatmaya, haklarımızı savunmaya çalıştık. Gayet insani bir hak olan barınma hakkımızı kaybetmemek için çözümler aradık çünkü biliyoruz ki şartlar değişmediği sürece, elimizden alınan haklar bize geri verilmediği sürece yüzlercemiz bu evleri alamayacak ve 5 yıldır hayalini kurduğu evlerinden vazgeçmek zorunda kalacak. Tam da bu sebepten Eskişehir’de elimizden geldiğince her kapıyı çaldık, herkesten çözüm için adımlar bekledik ama gördük ki bu şehrin mevcut yöneticileri, yönetimine aday olan bazı isim bizi yok saydı. Bizde bundan sonra Eskişehir’de mücadele yürütmenin ya da çözüm aramanın anlamı kalmadığını düşünüyoruz. Biz en başından beri sadece bize verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz, hibe istemiyoruz diye anlattık. Biz böyle anlattıkça ‘beni seçin işinizi çözeyim’ sözlerine maruz kaldık, hakkımız olanı almak için oy vermek zorundaymışız gibi. ‘Sesinizi çıkarmayın elinizdekileri de kaybedersiniz’ tehditlerine maruz kaldık, sanki suç işliyor ya da hakkımız olmayan bir şeyi istiyormuşuz gibi. ‘Almazsanız almayın, evleri sırada alacak binlerce bekleyen var’ diye azarlandık, sanki ceplerinden bize ev hibe ediyorlarmış gibi. Dolayısıyla bizim artık burada söyleyecek sözlerimiz tükendi. Bu saatten sonra  dernek olarak, tüm iller ve mağdurlarla birlikte çözümü Ankara’da aramaya, bu işin asıl muhatapları ile çözüm aramaya karar verdik. Bundan sonra sesimizi tüm mağdurlar olarak tek bir yerden daha güçlü olarak duyuracağız. Eskişehir’de bizi görmeyen, duymayan, düşmanmışız gibi tavır takınan, tehditlerle sindirmeye çalışan siyasilere son sözümüz şudur ki; artık bizim size verecek oyumuz yok. Çözüm yoksa oy yok dedik, gördük ki ne çözmeye ne gönlümüzü almaya ne de oyumuzu almaya niyetiniz yok.”

“CUMHURBAŞKANINA BİR MEKTUBU DAHİ ULAŞTIRAMADIK BİZ”

Mağdurlardan Hasan Kurt ise şunları kaydetti:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın sözüne güvenerek devlet sözüdür, baba sözüdür dedik, her şeyine güvendik fakat güvendiğimiz dağlara karlar yağdı. Bize 15 Temmuz’da sokağa çıkın dediler, çıktık. Bize TOKİ’ye yazılın dediler. Bizden alt gelir grubuna ait belge istediler. Onu da belgeledik. Onun için biz hak ettik fakat bize verilen sözlerin hiçbiri tutulmuyor. Sayın Cumhurbaşkanı, buraya aday tanıtımına geldiğinde kendisine ulaşmak isteyen bayanların cebindeki ojelerine, rujlarına kadar el konuldu. Bunlar çok ayıp. Ey sayın cumhurbaşkanı; sana bir mektubu dahi sana ulaştıramadık biz. Sağır sultan dahi sesimizi duydu. Biz sizden hiçbir şey istemiyoruz. Biz sizden para pul istemiyoruz. Biz sadece KDV’yi yüzde 1’e ve 240 ay vadeye sabitlenmesini, istiyoruz. Biz alt gelir grubuyuz fakat biz devlet memuru değiliz. Bizim ortalama maaşımız 11- 12 bin lira arasında fakat buna rağmen biz devlet memuru olmadığımız halde Sayın Cumhurbaşkanı veya TOKİ’ciler burada senede iki defa zam yapacağız diyor. Sayın Cumhurbaşkanı, bundan 25 gün önce ne dedi televizyonlarda, ‘ey ev sahipleri insaf’ dedi. Sayın Cumhurbaşkanım bu insaf kelimesini Çevre ve Şehircilik Bakanına ve TOKİ başkanına söylemenizi rica ediyorum.”

“ÇÖZÜM İÇİN TALEPLERİMİZİ AK PARTİ VE MHP REDDETTİLER”

Yürüyüşe destek veren CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer şu ifadeleri kullandı:

“TOKİ Çevre şehircilik Bakanlığı’na aittir. TOKİ’nin size bu sözmüş veren olan bakanı şu an İstanbul’da adaydır. İstanbul’a 650 bin konut sözü vermektedir. O zaman önce verilen sözleri tutmalarını istememiz gerekmektedir. Şu anda bu konu bence birçok mağduriyet gibi çözülebilecek konudur. Biz çok açık bir şekilde AK Parti’de siyaset yapan kişilere şunu söyledik; kanunu siz getirin, biz destekleyelim. Getirmiyorsanız biz verelim, siz destekleyin. Sizler gittiniz, partilerle konuştunuz. Aynısını ilettiniz. Onun üzerine hangi parti yanınızda olsaydınız ben particilik anlamında söylemiyorum, biz araştırması önergesini sunduk. O önergeye CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Dem Parti destek verdi. AK Parti ve MHP hayır böyle bir sorun görmüyoruz dediler reddettiler. Bu konunun, sorunun nereden kaynaklandığını hepiniz iyi biliyorsunuz. Çözümü kolay. Zor değil. Meclis’te onlarca torba kanun geçti. Bu torba kanunlara müteahhitlerin lehine çok madde kondu ama TOKİ mağdurlarının talebini bir daha hatırlatmakta fayda var. Size 5 yıl önce verilen söz şuydu; yüzde 0.49 sabit faizle, 240 ay vadeyle ve yüzde 1 KDV ile sizler evinizi alacaktınız. Peşinatlarınız belliydi ama şu anda 180 ay vade var, sabit faiz yok, memur maaş artışına endeksli, KDV de yüzde 10 bugün ama yarın öbür gün ne olacağı belli değil. Oyunun kuralını değiştiren bu iktidardır. O yüzden sözlerini tutmalarını bekliyoruz. Kanun teklifini bir torbaya koyalım. Bu hafta Meclis’in son haftası. Hak, hukuk, adalet deniyorsa adalet paketinin içinde olması gereken madde TOKİ mağdurlarının mağduriyetini giderecek maddedir. Bu konunun baş sorumlusu AK Parti’nin size bu sözleri veren yetkilileridir. Çözme imkanı Meclis’te vardır. Çok zor bir şey değil.”

]]> https://www.haber60.com.tr/eskisehirli-toki-magduru-hasan-kurt-cumhurbaskanim-insaf-kelimesini-cevre-ve-sehircilik-ile-toki-baskanina-soyleyin/feed/ 0 CHP Genel Başkanı Özgür Özel: İsmail Ok’un Milli İrade Hırsızlığına Karşı Balıkesir Bir Cevap Verecek https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-ismail-okun-milli-irade-hirsizligina-karsi-balikesir-bir-cevap-verecek/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-ismail-okun-milli-irade-hirsizligina-karsi-balikesir-bir-cevap-verecek/#respond Mon, 26 Feb 2024 00:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12225

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Biz İsmail Ok’u istediler diye çekildik. Ahmet ağladı, hepimiz ağladık, çekildik. İYİ Parti, İsmail Ok için destek istedi, bütün desteğimizi verdik. Ama o desteği aldı. Sonra hepimizi bıraktı, AK Parti’ye gitti. Bunun bir hesabının görülmesi lazım. Bu hesabı Ahmet Akın’dan başkası göremez. İsmail Ok’un milli irade hırsızlığına karşı Balıkesir, bir cevap verecek. Yanlarına mı bırakacak? Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, AK Parti’nin yanına mı kalsın? Bizi çektirtip yerine İYİ Parti’den aday, o aday da kazanmak için değil resmen kaybetmek için çalıştı. Ahmet Akın’ın aldığı, Millet İttifakı’nın elindeki belediyeyi aldı Cumhur İttifakı’na verdi. E yanlarına mı kalsın? Balıkesir, bunu yanlarına bırakmaz. AK Parti’nin yanına bırakmaz” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir’de CHP İl Başkanlığını ziyaret etti. Daha sonra otobüsten vatandaşları selamlayarak şehir turu yapan Özel, Kurtdereli Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve İlçe Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısına katıldı.

Özel, CHP Balıkesir İl Başkanlığı ziyaretinde şunları söyledi:

“10 NUMARA BİR BAŞKAN ADAYIMIZ VAR”

“Balıkesir iyi, dürüst yönetilmek istenen bir kentti, olmadı. Hakkını almak isteyen bir kentti, olmadı. Balıkesir’in plakası gibi 10 numara bir başkan adayımız var. Balıkesir’deki tüm siyasi partiden insanların kıymet ve değer verdiği Ahmet Akın. Ahmet Akın için biz hep şöyle söylüyoruz. ‘Ahmet Akın, herkese yakın.’ Bütün Balıkesir’e yakın. Hangi görüşte olurlarsa olsunlar herkese yakın. İnşallah önümüzdeki dönemlerde Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nde Ahmet başkanımızın kahvesini içmeye geleceğiz.”

Özel, bir gazetecinin ” Meral Akşener’e bir çağrıda bulunmuştunuz. Onunla ilgili geri dönüş oldu mu?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“İSMAİL OK’UN MİLLİ İRADE HIRSIZLIĞINA KARŞI BALIKESİR BİR CEVAP VERECEK”

“Şu an için yok. Balıkesir’deki adaydan ve sözcüden bir şeyler duyduk. Ama biz Meral Hanım’ın Balıkesir’e, Balıkesirliye, Ahmet Akın’a verilmiş bir sözü var. Ona benim gözümün önünde şöyle demişti. ‘Hiçbirine bir borcum yok ama sana bir borcum var. Onu ödeyeceğim’ dedi Ahmet’e. Biz Meral Hanım’ın canı sağ olsun, şartlar onu gerektiriyorsa, burada gerekli adımı atamıyorsa bile geçmişte çok samimi ifadelerini biliyoruz. Bunu İYİ Partililer, Balıkesir de biliyor. O gün biz nasıl bir fedakarlık yaptık, herkes biliyor. Biz İsmail Ok’u istediler diye çekildik. Ahmet ağladı, hepimiz ağladık, çekildik. İYİ Parti, İsmail Ok için destek istedi, bütün desteğimizi verdik. Ama o desteği aldı. Sonra hepimizi bıraktı, AK Parti’ye gitti. Bunun bir hesabının görülmesi lazım. Bu hesabı Ahmet Akın’dan başkası göremez. İsmail Ok’un milli irade hırsızlığına karşı Balıkesir bir cevap verecek. Yanlarına mı bırakacak? Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, AK Parti’nin yanına mı kalsın? Bizi çektirtip yerine İYİ Parti’den aday, o aday da kazanmak için değil resmen kaybetmek için çalıştı. Ahmet Akın’ın aldığı, Millet İttifakı’nın elindeki belediyeyi aldı Cumhur İttifakı’na verdi. E yanlarına mı kalsın? Balıkesir, bunu yanlarına bırakmaz. AK Parti’nin yanına bırakmaz. İYİ Parti’nin seçmeni iyi insanlara, Balıkesir’in bütün seçmenlerine hatta hak geçmesin isteyen, normal şartlarda AK Parti seçmeni de olsa bir haksızlık olduğunu gören bütün seçmenlere inanıyorum, güveniyorum. Söyleyecek sözümüz budur. Adalet, bir gün yerini bulur. Bizce o gün de bugündür.”

Özel, seçim otobüsünün üzerinde şöyle konuştu:

“HAK YERİNİ BULACAK. AHMET AKIN, BELEDİYE BAŞKANI OLACAK”

“Bir seçimin kazanılıp kazanılmayacağı bilboard sayılarından, bir partinin astığı pankartlardan belli olmaz. Bir seçimin kazanıldığı kendi ayağıyla, kendi kendine gelen seçmenle olur. Biz Balıkesir’e önem veriyoruz. Aslında Ahmet Akın, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı almıştı. Doğru mu? Sonra ne oldu? Bir rica oldu. Dediler ki ‘Siz adayı çekin. Balıkesir bizden olsun.’ Vallahi ben ikilettim, Ahmet ikiletmedi. Ağlaya ağlaya, elimizle Balıkesir’i birine verdik. Hak yerini bulacak. Ahmet Akın, belediye başkanı olacak.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-ismail-okun-milli-irade-hirsizligina-karsi-balikesir-bir-cevap-verecek/feed/ 0
Özgür Özel, Balıkesir’de: İliç’te Faciasına Sebebiyet Veren Çed Raporunun Altında İmzası Olan Dönemin Bakanı Murat Kurum’dur. https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-balikesirde-ilicte-faciasina-sebebiyet-veren-ced-raporunun-altinda-imzasi-olan-donemin-bakani-murat-kurumdur/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-balikesirde-ilicte-faciasina-sebebiyet-veren-ced-raporunun-altinda-imzasi-olan-donemin-bakani-murat-kurumdur/#respond Mon, 26 Feb 2024 00:21:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12191

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir Belediye Başkanları Aday Tanıtım Toplantısı’nda, “Bütün Balıkesir şahit ki biliyor ki Ahmet Akın, Millet İttifakı’nın adayı olarak o seçimi alıyordu, kabusu bitiriyordu. Dürüst, çalışkan, insan ve parti ayırmayan, siyaset ayırmayan, hizmet eden bir belediye başkanı olarak Balıkesir’e geliyordu. O süreçte dediler ki ‘Adayınızı geri çekin, burayı biz istiyoruz.’ Vallahi biz ikilettik, Ahmet dedi ki ‘Genel merkezimiz karar verdiyse olur.’ Gözleri yaşlıydı, ağlaya ağlaya ama ‘madem ittifaktır’ dedi ve çekildi. Burayı öyle istediler, İsmail Ok’a verildi. İsmail Ok da emaneti aldı, iki eliyle AK Parti’ye verdi. Ödülünü aldı mı, aldı. Şimdi AK Parti onu tekrar milletvekili yaptı. Ne var ortada? Ortada milli irade hırsızlığı var. Ne var ortada? Ortada Balıkesir’in iradesinin çalınması var. Eğer Ahmet Akın gelirse hem vallahi hem billahi Balıkesir’de kavga olmaz, huzur gelir. Ahmet Akın’a oy verince Balıkesir kendine gelir” dedi. İliç’te yaşanan maden faciasına da değinen Özel, “İliç’te facianın yaşanmasına sebebiyet veren imza, ÇED raporunun imzasıdır. Onun altında imzası olan dönemin Çevre Bakanı Murat Kurum’dur. ‘Ne alakası var benimle’ dediği imza, ‘Heyelan riski yoktur’ diye attığı, evlatlarımızı felakete sürüklediği bir imzadır. Bundan sonra vatandaşlarımızdan talebimizdir, uyarımızdır. İliç felaketinin müsebbibini İstanbul’un felaketi yapmasınlar, İstanbul’un felaketine engel olsunlar” diye konuştu.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir Aday Tanıtım Toplantısı’na katıldı. Kurtdereli Spor Salonu’ndaki tanıtım toplantısında konuşan Özel, şunları söyledi:

“Elbette ‘Memleketin neresi’ dendiğinde Manisalıyım ancak Trabzon’da, Gaziantep, Erzurum, Trakya’da pek çok partilimiz şöyle söylüyor, ‘Kızım sizde’ diyor ya da ‘Damadım hemşehrin’ diyor. Nereliler diyorum, kimi Balıkesirli, kimi Edremitli diyor. Kimse Türkiye’de Balıkesir ile Manisa’yı birbirinden ayrı görmüyor. Ben de CHP’nin Genel Başkanı olarak Balıkesir’i memleketim görüyorum.

“ADAYLAŞTIRAMADIKLARIMIZA DA KEFİLİZ”

Bizim belediye başkanlarımız bir başka şeyle meşgul olmak yerine işine motive olan, kentine motive olan, kenti geliştirmeye, işini iyi yapmaya motive olmuş kişilerdir. Ben burada aday gösterdiğimiz her arkadaşımızın, geçmişte partimizde bu görevi yapmış herkesin işini gücünü bırakıp kentine yoğunlaştığını, kendi gelirini, varlığını, çevresini, partisini zenginleştirmeyi, kendi etrafını zenginleştirmeyi değil kenti güzelleştirmeyi tercih eden namuslu, çalışkan arkadaşlarımızı yürekten tebrik ediyor ve onlara alkış istiyorum. Bizde birileri gibi yolsuzluklar, birtakım örgütlere bağlı olduğu için zorla istifa ettirmeler yok. Göreve getirdiğimiz arkadaşlara, görev verdiğimiz, aday yaptığımız arkadaşlara ne kadar güveniyor ve kefilsek aday adayı olup adaylaştıramadıklarımıza bu görevi yapıp adaylaştıramadıklarımıza da kefiliz. CHP’nin Genel Başkanı olarak bu kefaleti açıkça ortaya koyuyorum. Görevdeyken iyi olmayınca istifa etmeler, başka partiye gitmeler, oradan partiye ateş etmeler. Vallahi 3, 5 kişinin, iktidara yakın gazetelerin manşetine çıkmasının bir önemi yok. 16 bin 500 aday adayı vardı bu partide, 3’ü, 5’i öyle yapıyor ama sabahleyin adaydan erken kalkıp adayı arayıp ‘Hadi çalışmaya gitmiyor muyuz’ diyen aday adayımız, kendisine ayırdığı bütçeyi ilçe başkanına getiren aday adayımız, kendisine giydirdiği aracı belediye başkan adayıma tahsis eden aday adayımız var bizim. Bizim gönlümüzün manşetinde bu arkadaşlar var, onları yürekten alkışlıyoruz.

“İSTANBUL’DA BÜYÜK BİR ZAFER ELDE ETTİK”

Ben yerel seçimleri çok önemsiyorum. Hem öğretici seçimler hem hepimizin tarihlerinde unutamayacağı şeyleri yaşadığımız anılar biriktiriyoruz. 2019 seçimlerini 11 büyükşehirde kazanırken bunlardan bir tanesi İstanbul’du. İstanbul’daki başarımızı hazmedemediler, YSK’ya gittiler, olur olmaz belgeler sundular, yalanlar attılar. 31 Mart seçimlerini iptal ettirdiler. 23 Haziran’a kadar gece gündüz çalıştık. O bütün çalışmanın sonunda büyük bir zafer elde ettik. Çok memnunuz. Büyük mutluluklar elde ettik, hepsi zihnimizin en müstesna köşesinde. Ama ben o seçimde bir şey öğrendim, bir ders aldım ve onu hiçbir zaman unutamam. Fatih’teki arkadaşların yanına vardım, esnaf gezmeye başladık beraber. Şimdi gitsem bulacağım bir sokağın hemen başındaki bir dükkan, bakkal ile market arası. Kapının içinde böyle ak sakallı bir hacı amca var. Girince ben tam kendimi tanıtacağım. Bana güldü, ‘Gel bakalım Özgür Bey’ dedi. Böyle muzipçe gülünce anladım ki bizden değil. ‘Ne yapmaya geldin’ dedi, dedim ki ‘Ekrem Başkana oy istemeye geldim’. ‘Yok öyle hiç konuşma’ dedi. Biraz canım sıkıldı, sustum. ‘Sen beni dinleyeceksin’ dedi. ‘Buyur hacı amca’ dedim, ‘Gel bak’ dedi. Böyle üstüne vurdu elektronik terazinin, ‘Burada yenisi var ama bak bununla bir eşit kefeli terazi var. Bu hacı bu dükkanda 40 yıl nohut, fasulye, pirinç, bulgur tarttı. Böyle kefeleri yamuk yumuk olmuş koca bir terazi geldi arkadan. Bu dedi dengeye gelir böyle. Hacı amcan tutar, pirinçse pirinç, nohutsa nohut ucundan bir atar ki öbür taraf bassın. Müşterinin tarafına atar.’ Niye dedim. Dedi ki ‘Ben hak geçmesin isterim, ben belki 40 senede o tarafa 2 kamyon nohut atmışımdır. 2 kamyon bulgur, fasulye atmışımdır ama hak geçirmemişimdir. Bak bu hacı amcan 25 senedir Tayyip Bey’e oy veriyor, o kime ver dediyse ona veriyorum. Bu sefer de Binali’ye verdim. Gelecek sefer de Tayyip Bey kimi derse ona vereceğim’ dedi. ‘Tamam mı’ dedi. ‘Tamam canın sağ olsun’ dedim. ‘Dur anlamadın’ dedi. ‘Ama bu sefer Ekrem’e vereceğim’ dedi. ‘Niye’ dedim. ‘Bu sefer hak geçti evladım’ dedi. ‘Bu hacı amcan hiç hak geçirmedi, bu sefer de geçirmez. Bu sefer oyu hak geçti diye Ekrem’e vereceğim’ dedi. Bunu Balıkesir’de niye anlattım biliyor musunuz? Bu milletin feraseti o bakkal hacı amcanın feraseti Balıkesir’in tamamında var.

“GÖZLERİ YAŞLIYDI, AĞLAYA AĞLAYA AMA ‘MADEM İTTİFAKTIR’ DEDİ VE ÇEKİLDİ”

Bütün Balıkesir’e şunu hatırlatmak isterim. Geçen sefer başka olabilir, gelecek sefer başka olabilir. Ama adalet yerini bulacaksa ben Ahmet Akın’ı Balıkesirlilerin vicdanına emanet ediyorum. Geçen sene mayısta birlikte sandıkta buluştuğumuz çok değerli sayın önceki genel başkanımıza, Cumhurbaşkanı adayımız Kemal Kılıçdaroğlu’na oy veren herkes, 10 ay sonra aynı oyu atsa vallahi, billahi Balıkesir kurtuluyor. Geçen seçimlerde Ahmet Akın’ı Balıkesir adayı yaptık, vallahi övünmek gibi olmasın, ‘Ahmet Akın, herkese yakın’ sloganını kullanıyor ama sloganın sahibi benim. Bütün Balıkesir şahit ki biliyor ki Ahmet Akın, Millet İttifakı’nın adayı olarak o seçimi alıyordu, kabusu bitiriyordu. Dürüst, çalışkan, insan ve parti ayırmayan, siyaset ayırmayan, hizmet eden bir belediye başkanı olarak Balıkesir’e geliyordu. O süreçte dediler ki ‘Adayınızı geri çekin, burayı biz istiyoruz.’ Vallahi biz ikilettik, Ahmet dedi ki ‘Genel merkezimiz karar verdiyse olur.’ Gözleri yaşlıydı, ağlaya ağlaya ama madem ittifaktır dedi ve çekildi. Burayı öyle istediler, İsmail Ok’a verildi. İsmail Ok da emaneti aldı, iki eliyle AK Parti’ye verdi. Ödülünü aldı mı, aldı. Şimdi AK Parti onu tekrar milletvekili yaptı. Ne var ortada? Ortada milli irade hırsızlığı var. Ne var ortada? Ortada Balıkesir’in iradesinin çalınması var. Balıkesir geçen sefer karar vermiş, diyor ki ‘Büyükşehri AK Parti’den alacağım, Ahmet Akın’a vereceğim. Yani milletin hizmetine vereceğim.’ Adayı çekin, çekelim. Şu arkadaşa verin, verelim. Seçimi kaybetti, ne yapalım? O süreçte şu söz kulağımın içindedir. Hem vallahi hem billahi. ‘Kimseye borcum yok ama Ahmet sana borcum var’ dediler. Şimdi siyasettir, eyvallah. Bugünün şartları bunu gerektiriyordur. Eyvallah. Şimdi o verilen söz tutulamıyordur, şahsen. Eyvallah. Balıkesir’deki iyi insanların, sosyal demokratların yanında milliyetçi demokratların, muhafazakar demokratların, Balıkesir’i seven herkesin vicdanına sesleniyorum. Bu adaletsizliği siz gidereceksiniz. Bunu sizden bekliyoruz. Balıkesir’e bu yakışır. Eğer Ahmet Akın gelirse hem vallahi hem billahi Balıkesir’de kavga olmaz, huzur gelir. Balıkesir’e adalet gelir, refah gelir, sevgi gelir, güven gelir. Ahmet Akın’a oy verince Balıkesir kendine gelir. Ona güveniyor ve onu destekliyoruz.

“SANDIKTAN BU İKTİDARA KIRMIZI IŞIĞI YAKACAĞIZ”

Zor bir yıl geçirdik, büyük ekonomik krizler var. Kur korumalı mevduat diye bir rezaletle yoksulun cebinden paraları alıp bir avuç zengine veren bir sistem oldu. Bunun yükü ağır. Seçimden sonra doların yaşadığı seyri gördünüz. Mazotu, benzini gördünüz. Ne diyorlar, acı reçete geliyor, bundan sonra kemer sıkacağız, sıkı para politikası yapacağız. Seçmen 1 Nisan’da eğer bir cevap vermezse önümüzdeki süreçte çok tehlikeli, 4 yıl bir daha sandığı bulamayacağı, sesini duyuramayacağı bir süreç başlayacak. Bu sürecin başlamaması için seçmenin elinde bir imkan var. 1 Nisan günü gelecek zammı, krizi, pahalılığı, enflasyonu mutlaka durdurabilirsiniz. Eğer 31 Mart’ta sandığa gidilip de her şeye rağmen Cumhur İttifakı’na, AKP’ye oy verilirse denecek olan şu, ne yaparsak yapalım veriyorlar. 10 bin lira emekliye para veriyoruz, evi olmayanın kirasına yetmiyor. Yine veriyorlar. Çocuğunun boğazına yetmiyor, veriyorlar. Yakacağına, giyeceğine yetmiyor, veriyorlar. 17 bin lira gibi bir asgari ücret, açlık sınırında bu parayı veriyoruz, 5 kişilik aileye. Yine oy veriyorlar derlerse işte o zaman 1 Nisan’dan sonra acı reçete herkesin gırtlağında, her çocuğun kursağında, her yoksulun damağında. Eğer acı reçeteye engel olacaksak 2 Nisan’a değil 31 Mart günü sandık başına gideceğiz ve sandıkta bu iktidara sarı kartı göstereceğiz. Kırmızı ışığı yakacağız. Dur artık, yeter diyeceğiz. Hep zengini düşündün, söz artık milletindir, diyeceğiz. Başka çaresi yok.”

“SABAHIN 4’ÜNDE KUYRUĞA GEÇMİŞ İNSANLAR…”

“Ben dün Et ve Süt Kurumu’nun önündeki 600 metrelik kuyruğu gördüm, gırtlağım düğümlendi. 600 metre kuyruk var, kuyruğun sonunda 1 kilo kıyma, piyasanın yarı fiyatına. Sabahın 4’ünde, 5’inde kalkmış, kuyruğa geçmiş insanlar. Oysa biraz önce söylenen sosyal projeleri yapan ve örnek aldığımız CHP’li belediyeler bundan sonra bir belediye bir şeyi iyi yapıyorsa, o proje bütün belediyelerle paylaştırılıyor. Ahmet Akın iktidara geldiğinde, Balıkesir’de mazbatayı aldığında, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı unvanını aldığında, Yılmaz Büyükerşen’in Genel Koordinatörü olduğu CHP’li belediyelerin eşgüdüm birimi tarafından Ahmet Akın’a başarılı projeler verilecek. Bu projelerinde yapmak istediklerine bütün destek verilecek. Ayrıca hem yapmış olduğu kart projesi ile nasıl Mansur Başkan Ankara’da yoksullara ayda 1 kilo et veriyorsa, doğalgaz yardımı dedi, 500 liralık doğalgazı hesabına yüklüyorsa, emeklilere yardım yapacağız dedi, nasıl Mansur Başkan her emekliye bin lira kartına yüklüyorsa, bu projeleri ortaklaştırarak hem Ahmet Akın’ın sözlerini hızla tutmasını sağlayacağız, hem de Balıkesir’deki yoksulun, ihtiyaç sahibinin, emekçinin ve emeklinin yüzünü güldüreceğiz. Bunu hemen yapacağız.

“İSRAİL’İN GÖRÜLMEZ EN BÜYÜK MÜTTEFİKİ TAYYİP ERDOĞAN’DIR”

Dün Madrid’deydim. Sosyalist Enternasyonal toplantısına gittik. 140 ülkenin temsilcisi var. Dünyadaki sol, sosyal demokrat, sosyalist partiler. Dayanışmayı güçlendirmek, bütün dünyada solu yeniden yeni rüzgarları arkasına almak için hep birlikte çalışıyoruz, çalışacağız. Orada imkanı bulunca, bunların 30’dan fazlası ülkelerinde iktidar. Örneğin İspanya’nın Başbakanı Pedro Sánchez, Sosyalist Enternasyonel’in başkanı. Dünyada çok etkili liderler orada olunca onlara Hamas’ın yaptığı saldırılardan sonra İsrail devletinin giriştiği zalimce saldırıları, 30 bin kişinin hayatını kaybettiğini, Filistin’de çocuk ve kadınların katledildiğini, solculara, sosyal demokratlara zulme karşı susmanın, çocuk ölümlerine karşı sessiz kalmanın yakışmayacağını, bu konuya hep beraber müdahale etmemiz gerektiğini, nisan ayında benim Filistin’e gideceğimi, Filistin’in Türkiye solunun, Bülent Ecevit’in, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının büyük meselesi olduğundan hareketle, önemli çağrılarda bulundum. İkili temaslarda bu konuda sosyal demokratların, sosyalistlerin akan kanı durdurması, Mustafa Kemal Atatürk’ün yurtta barış, dünyada barış söylemine uygun olarak barış için mücadele etmemiz gerektiğini söyledim. Ben o saatlerde dünyanın önemli liderlerine ‘Filistin’deki mezalimi durduralım’ derken, Tayyip Erdoğan Sakarya’daymış. Sakarya’da konuşurken meydanda bir tane pankart açılmış, pankartta diyor ki ‘İsrail ile utanç verici ticarete son verin.’ O pankartı açanlar AK Parti mitingine gidenler. O pankartı açanlar geçmişten beri milli görüşçüyüz, diyenler. O pankartı Türk polisine toplatan, işte üzerindeki milli görüş ceketini, gömleğini çıkardım diyen, BOP’un eş başkanı, İsrail’in görülmez en büyük müttefiki Tayyip Erdoğan’dır. Biz Filistin’i savunurken, o pankartı toplatanlara yazıklar olsun.

“9 ARKADAŞIMIZ TOPRAK ALTINDA BIRAKILDI”

Balıkesir bizim komşu kentimiz. Soma’da 301 madenci hayatını kaybettiğinde 31’i Savaştepe’dendi. Soma maden faciasını anlatırken hep şunu söylerim, Soma sadece Manisa’nın değil hem İzmir’in Kınık ve Bergama üzerinden, hem Balıkesir’in Savaştepe üzerinden, hatta Bartın, Zonguldak, Kastamonu’nun faciasıdır. Çünkü bu memleketlerden madenciler orada hayatlarını kaybettiler. İliç’te 9 evladımız toprak altında kaldı, maalesef artık orada bırakıldı. Bunun tek sebebi vardı, birileri paraları istiflesin diye çıkan atıkları dağ gibi istifleyenler. Soma’daki tehlikeye dikkat çekenleri duymadıkları gibi İliç’teki madencilerin feryadını duymayanlar. Bu maden ısınıyor, başımıza bela olacak dendiği gibi bu dağ çok yükseldi, çatlaklar var, bir gün hepimizi önüne katacak diyenleri dinlemeyip paranın peşinde koşanlar, İliç faciasına sebebiyet verdiler. Orada o facianın yaşanmasına sebebiyet veren imza, ÇED raporunun imzasıdır. Onun altında imzası olan dönemin Çevre Bakanı Murat Kurum’dur. ‘Ne alakası var benimle’ dediği imza, ‘Heyelan riski yoktur’ diye attığı, evlatlarımızı felakete sürüklediği bir imzadır. Bundan sonra vatandaşlarımızdan talebimizdir, uyarımızdır. İliç felaketinin müsebbibini İstanbul’un felaketi yapmasınlar, İstanbul’un felaketine engel olsunlar.

“SAYIŞTAY BALIKESİR’DEKİ YOLSUZLUKLARI GÖRMEZDEN GELEMEDİ”

“Ahmet Akın, parti ayırmadan Balıkesir’in yüzünü güldürecek. Ama bir de Balıkesir’in yüzünü öne eğdirenler, Balıkesir’in anasını ağlatanlar, Balıkesir’in soyup soğana çevirenler var. Şu anki belediye başkanı Yücel Yılmaz. Bu kadar baskı altındaki Sayıştay dahi Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’ndeki büyük yolsuzlukları görmezden gelememiş. Yazmış ki ‘İhaleler kevgire dönmüş’. ‘İhale mevzuatı delik deşik edilmiş’. Yazmış ki ‘Buradaki ihaleler kamu yararına değil birilerinin adresine yollanan ihaleler’ demiş. Suç duyurusunda bulunmuş, ‘Dava açılsın’ demiş ama soruşturma iznini İçişleri Bakanı vermemiş. Danıştay’ a başvurulmuş, Danıştay kimin elinde, malum şahsın elinde ama iddialar o kadar büyük ki Danıştay dahi soruşturmaya gerek yoktur kararını kaldırmış ve soruşturma açılmış. Türkiye’de bir yerel yönetimde görülmedik kadar kötü ihalelerin yapıldığı, asla kabul edilemeyecek nitelikte yandaşların kayrıldığı, Balıkesir’in varlıklarının birilerine peşkeş çekildiği bir sürecin geldiği yerdeyiz. Bu yaşanan pisliklerle zaman zaman yargı böyle küçük çıkışlar yapıyor ama az sayıda cesaretini koruyanlar, başaramıyor, hemen alıp atıyorlar. Birkaç müfettişi cezalandırıyorlar ya da göstermelik cezalar veriyorlar. Bu pislikle vallahi ne yargı ne Sayıştay ne Danıştay baş edemiyor. Ama buna bir kişi ‘dur’ diyebilir, o bir kişi Balıkesirlinin ta kendisidir. 31 Mart’ta bunlardan hesabı sormayı Balıkesirli hemşerilerimize bırakıyoruz. 31 Mart’ta Ahmet Akın, Balıkesir Büyükşehir’i kazandığında, Balıkesir’deki belediye sayılarımızı artırıp, keşke mümkün olsa hepsinde iktidara geldiğimizde, bizim yapacağımız bir şey var. Ahmet Akın belediyeye gidecek ya belediyenin kapısına gelecek ya, hep birlikte içeri gireceğiz ya, girmeden duracak, cebinden mal varlığını çıkaracak, Balıkesir Belediyesi’nin girişindeki cama Ahmet Akın mal varlığını asacak. Ahmet Akın ve 31 Mart’ta belediyeyi kazanan bütün belediye başkanlarımız mal varlıklarını belediyenin girişine asacaklar. Söz mü Ahmet? Ahmet Akın, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunda mal varlığını belediyenin girişine asacak mısın, söz mü? Bizden de sana söz. Biz de seni belediye başkanı yapacağız.

“BALIKESLİRLİ İTTİFAKI YAPMIŞ”

Balıkesir’de seçim kazanılsın diye biz Ankara’da bir ittifak yapamadık ama Balıkesirliler Balıkesir İttifakı yapmış. Bir de Türkiye’de bir ittifak var, o ittifakı anlatacağım ama onu anlatmam için bizim ittifaka diyorduk ki bir tarafta Cumhur İttifakı var, içinde iki parti var, biri AK Parti, biri MHP. Her geçen gün birbirine benzeyen partiler. Yanlarına ‘Kadınlar sahiplendirilmelidir’ diyen, domuz bağcıları. Bir dönemin, Türkiye’nin travmasını almışlar. Kendilerine yakışır, hayırlı olsun. Onlar oraya yakışır. Bir Cumhur İttifakı var. Rengi koyu gri. Yağmur yağmadan önce şehrin üstünü yağmur bulutları kaplar ya, kurşuni gri. Cumhur İttifakı’nın rengi kurşuni gri. Oysa bizim Türkiye İttifakı var. Bunun içinde CHP var ama her siyasi partiden insan var. Bizim ittifakın adı Türkiye İttifakı. Türkiye İttifakı’nın içinde kimler var biliyor musunuz? Milli takım gol attığında kim seviniyorsa, ittifakımızda onlar var. Filenin Sultanları dünya şampiyonu oldu ya, İstiklal Marşı okunurken onlar ağladı, biz ağladık ya. Filenin Sultanları ağlarken kimin gırtlağı düğümleniyorsa Türkiye İttifakı’nda onlar var. Türkiye İttifakında bu ülkeyi sevenler var. Türkiye işgal tehlikesi olduğunda, işgal donanması gelince ona kırmızı halı serenleri de işgal donanması gelince Kartal istimbotunun üstüne çıkıp, yanındaki yaverine ‘Üzülme çocuk, geldikleri gibi gidecekler’ diyenleri de biliyor. Eğer bir gün Türkiye’de yeniden bir beka sorunu olursa o gün Tayyip Bey çağırdı diye havaalanına gidip kot pantolon üzerine göstermelik perdelik kumaştan kefen çekenler değil bu salonda Çanakkale, Conkbayırı’nda kefensiz yatanların torunları çıkar karşılarına. Kimse CHP’lilere, Türkiye İttifakı’nın bileşenlerine milliyetçilik dersi vermeye kalkmasın. CHP Türkiye’dir, Türkiye sevdalılarının, ay yıldızı al bayrağı kendine bayrak bilenlerin, onun uğruna ölenlerin partisidir. Ben diyordum ki ‘Bu Cumhur İttifakının koyu gri bir rengi var ama bizim bayrağımızın renkleri Türkiye İttifakının renkleridir. Buna bir bayrak yapalım’ derken, Şeref Çiçek geldi ve yolumu kesti. İl başkalığının önünde. Bana dedi ki ‘Aha sana Türkiye İttifakı. Ahmet ile beraber Türkiye İttifakının bayrağını şöyle bir tutalım.’ İşte size Türkiye İttifakı, işte Türkiye İttifakının bayrağı. Türkiye İttifakının renkleri. İki renk. Kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. Türkiye İttifakının bayrağını bir gösterelim. Türkiye İttifakını Balıkesirlilere emanet ediyorum, Ahmet Akın’ı Balıkesirlilere emanet ediyorum. Balıkesirlileri Allah’a emanet ediyorum. Kalkın ve bu seçimi alın. Biz size güveniyoruz, inanıyoruz. Biz Balıkesir’in vicdanı, insafı, feraseti ve iyi niyetine inanıyoruz. Ahmet Akın sizin evladınız, onu size emanet ediyorum.”

]]> https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-balikesirde-ilicte-faciasina-sebebiyet-veren-ced-raporunun-altinda-imzasi-olan-donemin-bakani-murat-kurumdur/feed/ 0 CHP Genel Başkanı Özgür Özel: ‘Bazı televizyonlarda, gazetelerde birkaç kişinin isyanını, itirazını duyuyorsunuz’ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bazi-televizyonlarda-gazetelerde-birkac-kisinin-isyanini-itirazini-duyuyorsunuz/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bazi-televizyonlarda-gazetelerde-birkac-kisinin-isyanini-itirazini-duyuyorsunuz/#respond Sun, 25 Feb 2024 23:33:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12127 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bazı televizyonlarda, gazetelerde birkaç kişinin isyanını, itirazını duyuyorsunuz. Görevdeyken iyi, olmayınca istifa etmeler, başka partiye gitmeler ve oradan partiye ateş etmeler. Vallahi 3 tane 5 kişinin, iktidara yakın gazetelerin manşetine çıkmasının bir önemi yok.” dedi.

Özel, Balıkesir’de Kurtdereli Spor Salonu’nda partisinin aday tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, görev verdikleri, aday yaptıkları herkese ne kadar güveniyorlarsa, aday adayı olup da adaylaştıramadıklarına da kefil olduklarını söyledi.

CHP’nin genel başkanı olarak bu kefaleti açıkça ortaya koyduğunu dile getiren Özel şunları kaydetti:

“Bazı televizyonlarda, gazetelerde birkaç kişinin isyanını, itirazını duyuyorsunuz. Görevdeyken iyi, olmayınca istifa etmeler, başka partiye gitmeler ve oradan partiye ateş etmeler. Vallahi 3 tane 5 kişinin, iktidara yakın gazetelerin manşetine çıkmasının bir önemi yok. 16 bin 500 aday adayı vardı bu partide. 3’ü, 5’i öyle yapıyor ama sabahleyin adaydan erken kalkıp, adayı arayıp ‘Hadi çalışmaya gitmiyor muyuz’ diyen aday adayımız, kendisine ayırdığı bütçeyi ilçe başkanına getiren aday adayımız, kendisine giydirdiği aracı belediye başkan adayıma tahsis eden aday adayımız var bizim. Bizim gönlümüzün manşetinde bu arkadaşlar var.”

28 Haziran 2023’te CHP’nin yüzde 52’den fazla oyunun olduğunu hatırlatan Özel, “Geçen sene mayısta birlikte sandıkta buluştuğumuz çok değerli sayın önceki genel başkanımıza, cumhurbaşkanı adayımız Kemal Kılıçdaroğlu’na oy veren herkes, 10 ay sonra aynı oyu atsa, vallahi Balıkesir kurtuluyor, billahi Balıkesir kurtuluyor.” dedi.

Geçen seçimlerde Ahmet Akın’ın Millet İttifakı olarak aday gösterildiğini hatırlatan Özel, “Ahmet Akın, Millet İttifakı’nın adayı olarak o seçimi alıyordu, bu kabusu bitiriyordu. O süreçte dediler ki ‘Adayınızı geri çekin, burayı biz istiyoruz.’ Ahmet dedi ki ‘Genel merkezimiz karar verdiyse olur.’ Gözleri yaşlıydı. Ağlaya ağlaya, ama madem ittifaktır dedi, çekildi. Burayı öyle istediler, İsmail Ok’a verildi. İsmail Ok da emaneti aldı iki eliyle AK Parti’ye verdi. Ödülünü aldı mı? Aldı şimdi AK Parti onu tekrar milletvekili yaptı. Ne var ortada? Ortada milli irade hırsızlığı var. Ne var ortada? Ortada Balıkesir’in iradesinin çalınması var.” ifadelerini kullandı.

“Biz Filistin’i savunurken o pankartı toplatanlara yazıklar olsun”

Geçen hafta İspanya’nın başkenti Madrid’de Sosyalist Enternasyonal’in toplantısına katıldığını hatırlatan Özel, “Dünyadaki sol sosyal demokrat sosyalist partiler, dayanışmayı güçlendirmek, bütün dünyada solu yeniden yeni rüzgarları arkasına almak için hep birlikte çalışıyoruz, çalışacağız.” dedi.

Özgür Özel, bu toplantıda, Sosyalist Enternasyonal’in Başkanı da olan İspanya’nın Başbakanı Petros Sanchez’in de aralarında bulunduğu siyasi liderlere, İsrail Devleti’nin giriştiği zalimce saldırılara karşı susmanın solculara, sosyal demokratlara yakışmayacağı, bu konuya hep beraber müdahale edilmesi gerektiği çağrısında bulunduğunu, ayrıca nisanda Filistin’e gideceğini, Filistin’in Türkiye solunun, Bülent Ecevit’in, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının büyük meselesi olduğunu aktardığını söyledi.

Madrid’deki ikili temaslarda da bu konuda sosyal demokratların, sosyalistlerin mutlaka akan kanı durdurması, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, cihanda barış” söylemine uygun olarak barış için mücadele edilmesi gerektiğini söylediğini anlatan Özel, şöyle devam etti:

“Ben o saatlerde dünyanın önemli liderlerine Filistin’deki mezalimi durduralım derken ve beyefendi Recep Tayyip Erdoğan Sakarya’daymış. Sakarya’da konuşurken meydandan bir tane pankart açılmış. Pankartta diyor ki ‘İsrail’le utanç verici ticarete son verin.’ O pankartı açanlar AK Parti mitingine gidenler, o pankartı açanlar geçmişten beri Milli Görüşçüyüz diyenler, o pankartı Türk polisine toplatan ‘Üzerimdeki Milli Görüş ceketimi, gömleğimi çıkardım’ diyen Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanı, İsrail’in görülmez en büyük müttefiki Recep Tayyip Erdoğan’dır. Biz Filistin’i savunurken o pankartı toplatanlara yazıklar olsun.”

“Vatandaşlarımızdan talebimizdir, İliç felaketinin müsebbibini, İstanbul’un felaketi yapmasınlar”

Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden kazasına değinen Özel, “Çıkan atıkları dağ gibi istifleyenler, Soma’daki tehlikeye dikkati çekenleri duymadıkları gibi İliç’teki madencilerin feryadını duymayanlar, ‘Bu maden ısınıyor, başımıza bela olacak.’ dendiği gibi ‘Bu dağ çok yükseldi, çatlaklar var. Bir gün hepimizi önüne katacak.’ diyenleri dinlemeyip, paranın peşinde koşanlar İliç faciasına sebebiyet verdiler. Orada o facianın yaşanmasına sebebiyet veren imza, Çevresel Etki Değerlendirme raporunun imzasıdır. Onun altında imzası olan dönemin Çevre Bakanı Murat Kurum’dur. ‘Ne alakası var benle.’ dediği imza, ‘Heyelan riski yoktur’ diye attığı evlatlarımızı felakete sürüklediği bir imzadır. Bundan sonra vatandaşlarımızdan talebimizdir, uyarımızdır. İliç felaketinin müsebbibini, İstanbul’un felaketi yapmasınlar. İstanbul’un felaketine engel olsunlar.” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özel, AK Parti iktidarının 23 yıldır Sayıştay denetimini işlevsizleştirmeye çalıştığını iddia ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Etkin rapor yazanları uzaklaştırıyor. Rapor kapsamlarını daraltıyor. Kitapçıkların eklerini meclisten saklıyor ki yaptıkları ortaya çıkmasın. Sayıştay’ın başına kendine yakınları atıyor. Sayıştay’daki daireleri onlarla baskılıyor. Bu kadar baskı altındaki Sayıştay dahi, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’ndeki büyük yolsuzlukları görmezden gelememiş. Yazmış ki ‘İhaleler kentine dönmüş.’ demiş. ‘İhale mevzuatı delik deşik edilmiş.’ demiş. Yazmış ki ‘Buradaki ihaleler kamu yararına değil birilerinin adresine yollanan ihaleler.’ demiş. ve suç duyurusunda bulunmuş. ‘Dava açılsın.’ demiş ama soruşturmaya izni dönemin İçişleri Bakanı vermemiş. Peki böyle durumda ne oluyor? Böyle durumda normalde bir şey olmaz. Danıştay’a başvurulmuş. Danıştay kimin elinde? Malum şahsın elinde. Ama iddialar o kadar büyük ki Danıştay dahi ‘Soruşturmaya gerek yoktur.’ kararını kaldırmış ve soruşturma açılmış.

Türkiye’de bir yerel yönetimde görülmedik kadar kötü ihalelerin yapıldığı, asla kabul edilemeyecek nitelikte yandaşların kayrıldığı, Balıkesir’in varlıklarının birilerine peşkeş çekildiği bir sürecin geldiği yerdeyiz. Şunun için söylüyorum, bu pislikle, bu yaşanan pisliklerle zaman zaman yargı böyle küçük çıkışlar yapıyor ama az sayıda cesaretini koruyanlar başaramıyor hemen alıp atıyorlar. Bir kaç müfettişi cezalandırıyorlar. ya da göstermelik cezalar veriyorlar. Bu pislikle vallahi ne Yargı ne Sayıştay ne Danıştay baş edemiyor. Ama buna bir kişi dur diyebilir. O bir kişi, Balıkesir’in, Balıkesirlinin ta kendisidir. 31 Mart’ta bunlardan hesabı sormayı Balıkesirli hemşehrilerimize bırakıyoruz.”

Kurdukları Türkiye İttifakı’nı anlatan Özel, “Bu ittifakın içinde kimler var derseniz, milli takım gol attığında kim seviniyorsa, bizim ittifakımızda onlar var.” dedi.

CHP Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Akın da programda bir konuşma yaptı, projelerini anlattı.

Konuşmaların ardından CHP’nin Balıkesir’deki ilçe belediye başkan adaylarının tanıtımı gerçekleştirildi. Özel, adaylarla fotoğraf çektirdi.

Adaylar

Altıeylül’de Hakan Şehirli, Ayvalık’ta Mesut Ergin, Balya’da Orhan Gaga, Bandırma’da Dursun Mirza, Bigadiç’te Zafer Göksel, Burhaniye’de Ali Kemal Deveciler, Edremit’te Mehmet Ertaş, Erdek’te Burhan Karışık, Gömeç’te Melih Bağcı, Gönen’de İbrahim Palaz, Havran’da Levent Gökalp, Karesi’de Mesut Akbıyık, Kepsut’ta Oğuz Aslan, Manyas’ta Ahmet Duru, Marmara’da Aydın Dinçer, Şavaştepe’de Ali Koyuncu, Sındırgı’da Serkan Sak, Susurluk’ta Hakan Yıldırım Semizel aday gösterildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-bazi-televizyonlarda-gazetelerde-birkac-kisinin-isyanini-itirazini-duyuyorsunuz/feed/ 0
Erdoğan: Muhalefet birbirleriyle uğraşmaktan başka bir konuyla ilgilenemiyor https://www.haber60.com.tr/erdogan-muhalefet-birbirleriyle-ugrasmaktan-baska-bir-konuyla-ilgilenemiyor/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-muhalefet-birbirleriyle-ugrasmaktan-baska-bir-konuyla-ilgilenemiyor/#respond Sun, 25 Feb 2024 23:12:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12107 Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İşte CHP başta olmak üzere muhalefetin halini görüyorsunuz. Parti içindeki iktidar kavgalarından başlarını kaldıramıyorlar. Birbirleriyle uğraşmaktan, birbirleriyle didişmekten fırsat bulamadıkları için başka bir konuyla ilgilenemeyecek durumdalar.” dedi.

Erdoğan, partisince İstasyon Meydanı’nda düzenlenen mitingde halka hitap etti.

Alandakileri “Sordum, sual ettim elden, obadan. Nicedir bilirim halin Adana. Bu güzellik sana Kadir Mevla’dan, şekerden tatlıdır dilin Adana.” diyerek selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emeğin ve bereketin şehri, gadasını aldığım Adana’da sizlerle birlikte olmaktan memnuniyet duyuyorum.” ifadelerini kullandı.

Karacaoğlan’ın “Ak göğsün üstünde çakır dikeni, bitmeyince gönül yardan ayrılmaz” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bu ten canda durdukça bizim de gönlümüz Adana’dan ayrılmaz. ‘Adanalıyık, Allah’ın adamıyık.’ şiarıyla, hasbiliğin, harbiliğin, delikanlılığın kitabını yazan Adana, bugün bir başka güzel. Fedakarlığı ve vefakarlığı baş tacı bilen, ağzı dualı büyüklerimizin şehri Adana’yı, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun lokomotif şehri olarak görüyoruz. ‘Yüce dağdan aşan yollar bizimdir.’ diyerek gök kubbeyi milli sesimizle çınlatan, gönül tellerimizi titreten deyişleriyle Toroslar’ı ve Çukurova’yı vatan yapan aşıkların şehrine de böylesi yakışır.”

Konuşmasının bu bölümünde alandakilerin “Doğum gününüz kutlu olsun” sözleri üzerine Erdoğan, “Sağ olun. Bir yaş daha büyüdük.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkülerine kadar yansıyan, dosta düşmana karşı vakur duruşuna meftun olduğumuz Adana’nın yoldaşlığıyla iftihar ediyoruz. 31 Mart’ta Cumhur İttifakı’na verdiği destekle Adana, inşallah yeni bir destan yazacak. Şöyle dedim: Bana bir resmi rakamı alın, bakalım meydanda durum ne? ve rakamı aldım. Şu anda Adana’da meydanda 75 bin kişi var. Adana’nın gerçek belediyeciliğe olan hasretini dindirmeye az kaldı. Hazır mıyız? Artık Adana’yı bu malum ellerden almaya hazır mıyız? Bu vesileyle geçtiğimiz mayıs ayındaki seçimlerde şahsımıza ve Cumhur İttifakı’na verdiğiniz destek için sizlere teşekkür ediyorum. Tabii bu seçimlerde aldığımız yüzde 45 civarındaki oy oranı, Adana’yla aramızdaki güçlü sevgi bağını yansıtmaktan çok uzak. Biz, bunu arzu ettiğimiz seviyeye taşımak istiyoruz. 31 Mart’ı da bunun için bir fırsat olarak görüyoruz.

Allah’ın izniyle Adana, 31 Mart’ta sandık patlatarak gerçek potansiyelini ortaya çıkartacaktır. Buna hazır mıyız? Kendi seçmenleri başta olmak üzere milleti ‘tıpış tıpış’ sandığa gidip oy verecek bir mecburiyet cenderesine sıkıştırmak isteyenlere günlerini göstereceğinize ben inanıyorum.”

“Adana, böyle artistliklere eyvallah eder mi?”

Alandakilere, “Adana, böyle artistliklere eyvallah eder mi?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adana, kendi iradesini çantada keklik kabul edenlere yol verir mi? Adana, eser ve hizmet nasipsizlerini sırtında taşır mı? Allah’ınıza kurban sizin.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, şunları dile getirdi:

“İşte CHP başta olmak üzere muhalefetin halini görüyorsunuz. Parti içindeki iktidar kavgalarından başlarını kaldıramıyorlar. Birbirleriyle uğraşmaktan, birbirleriyle didişmekten fırsat bulamadıkları için başka bir konuyla ilgilenemeyecek durumdalar. Adanalı kardeşlerime soruyorum, bunların yasak savma kabilinden ettikleri üç beş laf dışında ülkenin herhangi bir derdiyle gerçekten dertlenmediklerini görüyoruz. Aynı şekilde şehirlerimizin, oralarda yaşayan insanlarımızın herhangi bir sıkıntısını çözecek bir projelerini duydunuz mu? Uluslararası meselelerde ilkeli bir duruş sergilediklerine şahit oldunuz mu? Göremezsiniz, duyamazsınız. olamazsınız çünkü yok. ya bunlar hal çadırını, hastane diye benim Adanalı kardeşlerime yutturmaya çalıştılar. Bunlar bu denli yalancı. Daha kendilerine hayrı olmayanların memlekete, millete hayrının dokunması mümkün mü? Kendi çıkarlarından başka hiçbir şey gözü görmeyenlerin, Adana’nın sorunlarıyla ilgilenmesi beklenir mi? Biz, ‘Türkiye Yüzyılı’ diyoruz. ‘Gerçek belediyecilik’ diyoruz. ‘Hazırız’ diyoruz. ‘Kararlıyız’ diyoruz. Onlar ise kapalı kapılar ardında birbirlerinin kuyusunu kazıyor. Kirli ittifaklarla, hani çay demlersiniz ya, demleniyor. Şaibeli pazarlıklarla seçim kazanma peşinde koşuyorlar.”

“Biliyorsunuz mayıs ayında cumhurbaşkanı adayı olarak milletin önüne çıkardıkları, peşine de 6 tane yardımcı adayı taktıkları bir zat vardı. Hatırlıyorsunuz.” diyen Erdoğan, “Seçimde umduklarını bulamayınca tüm suçu cumhurbaşkanı adaylarına yükleyip kendilerini temize çıkardılar.” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Yere göğe sığdıramadıkları genel başkanlarını partiden öyle bir kazıyıp attılar ki neredeyse kedisi Şero’yu bile kapıdan içeri sokmayacaklar. Halbuki seçim gecesi hepsi de ne diyordu? ‘Kazandık, kazanıyoruz.’ Bu nakaratla milletin aklıyla dalga geçiyorlardı. Döktükleri timsah gözyaşlarını saymıyorum. Demek ki mesele, ülke yönetimine talip olma iddiası değilmiş. Mesele sadece kendi partilerinde kimin borusunun öteceği meselesiymiş. CHP yönetimi, sadece bu ülkenin muhalefet enerjisini özellikle sömürüp işe yaramaz hale getirmekle bile, millet ve tarih nezdinde sigaya çekilmeyi hak ediyor. Şimdi buradan, Adana’dan öyle bir ses verin ki duymayan kulaklar bile duysun. Nasırlaşmış yürekler bile titresin. Hazır mıyız? Adana, Allah’ına kurban Adana. 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Seçim akşamı Adana ile birlikte Türkiye haritasını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Rabb’im hepinizden razı olsun.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/erdogan-muhalefet-birbirleriyle-ugrasmaktan-baska-bir-konuyla-ilgilenemiyor/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Belediye Başkanlarının Mal Varlıkları Asılacak https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-belediye-baskanlarinin-mal-varliklari-asilacak/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-belediye-baskanlarinin-mal-varliklari-asilacak/#respond Sun, 25 Feb 2024 23:03:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12098 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin belediye başkan adaylarının tanıtım töreni için geldiği Balıkesir’de, 31 Mart seçimlerinden sonra belediye başkanlarının mal varlıklarını makam odalarının girişindeki cama asacaklarını söyledi. Ahmet Akın’ın bir önceki seçimde adaylıktan çekilmesi konusuna atıf yaparak konuşan Özel, “Ahmet Akın’ı Balıkesir’in vicdanına emanet ediyorum” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir’de partililer ve belediye başkan adayları ile bir araya geldi. Kurtdereli Spor Salonu’nda düzenlenen törene katılan Özel, “Göreve getirdiğimiz arkadaşlara, ne kadar güveniyorsak, ne kadar kefilsek aday adayı olup da adaylaştıramadıklarımıza hepimiz kefiliz. Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı olarak bu kefaleti açıkça ortaya koyuyorum. Bazı televizyonlarda, gazetelerde birkaç kişinin isyanını, itirazını duyuyorsunuz. Görevdeyken iyi, olmayınca istifa etmeler başka partiye gitmeler ve oradan partiye ateş etmeler. Vallahi üç beş kişinin, iktidara yakın gazetelerin manşetine çıkmasının bir önemi yok. 16 bin 500 aday adayı vardı bu partide. Üçü, beşi öyle yapıyor ama sabahleyin adaydan erken kalkıp adayı arayıp ‘hadi çalışmaya gitmiyor muyuz? diyen aday adayımız; ayırdığı bütçeyi ilçe başkanına getiren aday adayımız; kendisine giydirdiği aracı belediye başkan adayıma tahsis eden aday adayımız var bizim” dedi. Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu milletin feraseti. O bakkal hacı amcanın feraseti Balıkesir’in tamamında var. Bu sefer bütün Balıkesir’e şunu hatırlatmak isterim. Geçen sefer olabilir, gelecek sefer başka olabilir. Ama adalet yerini bulacaksa ben Ahmet Akın’ı Balıkesirlilerin vicdanına emanet ediyorum. Vallahi Balıkesir kurtuluyordu, billahi Balıkesir kurtuluyordu geçen seçim. Geçen seçimlerde Ahmet Akın’ı Balıkesir adayı yaptık. Vallahi övünmek gibi olmasın ‘Ahmet Akın herkese yakın’ sloganını herkes kullanıyor ama sloganının sahibi benim. İşte yüzü burada. ‘Ahmet Akın herkese yakın’ dedim. Alıyor muydu? Alıyordu. Bütün Balıkesir şahit ki biliyor ki Ahmet Akın Millet İttifakı’nın adayı olarak o seçimi alıyordu. Bu kabusu bitiriyordu. Dürüst, çalışkan, insan ayırmayan, parti ayırmayan, siyaset ayırmayan, hizmet eden bir belediye başkanı olarak Balıkesir’e geliyordu. O süreçte dediler ki ‘adayınızı geri çekin’, ‘burayı biz istiyoruz’ . Ahmet dedi ki, ‘genel merkezimiz karar verdiyse olur’. Gözleri yaşlıydı. Ağlaya ağlaya ama madem ittifaktır dedi, çekildi. Burayı öyle istediler İsmail Ok’a verildi. İsmail Ok da emaneti aldı, iki eliyle AK Parti’ye verdi. Ödülü aldı. Şimdi AK Parti onu tekrar milletvekili yaptı. Ne var ortada? Ortada milli irade hırsızlığı var. Ne var ortada? Ortada Balıkesir’in iradesinin çalınması var. Balıkesir geçen sefer karar vermiş, diyor ki ‘büyükşehiri AK Parti’den alacağım, Ahmet Akın’a vereceğim, yani milletin hizmetine vereceğim’. ‘Adayı çekin, çekelim. Şu arkadaşa verin, verelim’. Seçimi kaybetti. Ne yapalım, o süreçte. Şu söz kulağımın içindedir. ‘Hem vallahi hem billahi, kimseye borcum yok ama Ahmet sana borcum var’ dediler. Şimdi şimdi. Siyasettir eyvallah. Bugünün şartları bunu gerektiriyordur. Eyvallah. Şimdi o verilen söz tutulamıyordur. Şahsen eyvallah. Parti olarak, eyvallah. Ama. Balıkesir’deki iyi insanların, sosyal demokratların yanında milliyetçi demokratların, muhafazakar demokratların, Balıkesir’i seven herkesin vicdanına sesleniyorum. Bu adaletsizliği siz gidereceksiniz. Bunu sizden bekliyoruz. Balıkesir’e bu yakışır.”

Özel, “Malvarlıkları kapıya asılacak”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir’in yüzünü öne eğdirenler olduğunu iddia ederek hesap sormayı 31 Mart’ta Balıkesirlilere bıraktıklarını söyledi. Özel, “Türkiye’de bir yerel yönetimde görülmedik kadar kötü ihalelerin yapıldığı asla kabul edilemeyecek nitelikte yandaşların kayrıldığı, Balıkesir’in varlıklarını birilerine peşkeş çekildiği bir sürecin geldiği yerdeyiz. Şunun için söylüyorum. Yargı böyle küçük çıkışlar yapıyor ama az sayıda cesaretini koruyanlar başaramıyor, hemen alıp atıyorlar. Birkaç müfettişi cezalandırıyorlar. Vallahi ne yargı, ne Sayıştay, ne Danıştay baş edemiyor. Ama buna bir kişi dur diyebilir. O bir kişi Balıkesir’in, Balıkesirlinin ta kendisidir. 31 Mart’ta bunlardan hesabı sormayı Balıkesirli hemşehrilerimize bırakıyoruz. 31 Mart’ta Ahmet Akın Balıkesir Büyükşehir’i kazandığında Balıkesir’deki belediye sayılarımızı arttıracak. Bizim yapacağımız bir şey var. Ahmet Akın belediyeye gidecek ya, belediyenin kapısına gelecek ya, hep birlikte içeri gireceğiz ya, girmeden duracak. Cebinden cebinden mal varlığını çıkaracak. Balıkesir Belediyesi’nin girişindeki cama Ahmet Akın mal varlığını asacak. 31 Mart’ta belediyeyi kazanan bütün belediye başkanlarımız mal varlıklarını belediyenin girişine asacaklar” dedi.

Akın: “Balıkesir Yıkılmayacak”

CHP Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Akın, Balıkesir’de yeni bir anlayışa ihtiyaç olduğunu ifade ederek, dünyayı gören, bilime inanan bir vizyonu Balıkesir’e taşımak istediklerini söyledi. Engelsiz Taksi hizmetinden, alzheimer hastaları için konuk evine kadar projelerinden bahseden Akın, “Cumhurbaşkanlığı verilerine göre ekonomik gelişmişlikte 15. sıradan 20. sıraya düştük. Mevcut yöneticiler bizi 10 sıra geriye getirdi. Biz, 10 numaralı kenti 10 numara ileri taşıyacağız. Balıkesir Planlama Ajansını hemen kuruyoruz ve 2050 yılına kadar olan planımızı ortaya koyuyoruz. Ayrıca ‘Dijital İkiz’ projemiz hemen hayata geçecek. Balıkesir’de trafik ve bina projeleri ile afetlere dirençli bir anlayış işe yönetilecek. En önemli gündemimiz dirençli Balıkesir. Aktif 20 fayımız var. Balıkesir’in yaşayacağı depremde riskleri ortadan kaldırmamız lazım. Maalesef, deprem toplanma alanları başka niyetlerle kullanılıyor. 1 Nisan’da çalışmaya başlayacağız ve Balıkesir yıkılmayacak” diye konuştu.ş

Ahmet Akın, yeni evlenenlere 30 bin lira, Gaziler Günü’nde gazilere 5 bin lira, 0-4 yaş arası çocuğu olup ihtiyaç sahibi olanlara her ay bin lira, engellilere yılbaşında 5 bin lira destek verileceğini söyledi. Akın, “En büyük vaadim; adaletli bir belediye başkanınız olacağım” dedi.

Programın sonunda Balıkesir’in ilçe belediye başkan adayları platforma çağrılarak adaylar tek tek tanıtıldı. – BALIKESİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-belediye-baskanlarinin-mal-varliklari-asilacak/feed/ 0
Haftanın tarihine bakış https://www.haber60.com.tr/haftanin-tarihine-bakis-5/ https://www.haber60.com.tr/haftanin-tarihine-bakis-5/#respond Sun, 25 Feb 2024 22:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12046 Ermeni güçlerin, 26 Şubat 1992’de Hocalı’da kadın, çocuk ve yaşlı gözetmeksizin yaptığı katliamda savunmasız durumdaki 106’sı kadın, 70’i yaşlı, 63’ü çocuk 613 Azerbaycan vatandaşı hayatını kaybetti.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla Azerbaycan’a karşı toprak iddiasında bulunmaya başlayan ve saldırıya geçen Ermeniler, 1991’in son günlerinde ablukaya aldıkları, bölgenin tek havaalanına sahip ve stratejik önem taşıyan Hocalı’yı ele geçirmek için harekete geçti.

Aylar süren saldırılarını 25 Şubat 1992’de yoğunlaştıran Ermeniler, gece, Sovyet Rus ordusunun o zaman Hankendi’de bulunan 366. motorize alayının da yardımıyla üç koldan saldırdı.

Sadece işgalle yetinmeyen Ermeniler, sivilleri toplu şekilde katlederek, esirlere acımasızsa işkence yaparak 20. yüzyılın en kanlı katliamlarından birine imza attı. O dönemde çekilen görüntüler ve fotoğraflar, katliamın büyüklüğünü ortaya koydu.

Daha önce 7 bin kişinin yaşadığı Hocalı’da, savunmasız durumdaki 106’sı kadın, 70’i yaşlı, 63’ü çocuk 613 Azerbaycan vatandaşı hayatını kaybetti. Katliamdan 487 kişi ağır yaralı olarak kurtuldu. Ermeni güçleri 1275 kişiyi esir aldı, bunların 150’sinden haber alınamadı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 22 Nisan 2010 tarihli kararında, Hocalı’da yaşananlar, savaş suçları veya insanlık aleyhine suçlarla eş değer eylemler olarak görüldü.

Bugüne kadar 15 ülkenin parlamentosu ve ABD’nin 16 eyaletinin meclisi, Hocalı’da yaşananları kınayan ve soykırım olarak gören kararları kabul etti.

Necmettin Erbakan 27 Şubat 2011’de hayatını kaybetti

Milli Görüş hareketinin kurucu lideri ve Türk siyasetinde “Erbakan Hoca” olarak anılan eski başbakan Necmettin Erbakan, solunum yetmezliğine bağlı, kalp ve çoklu organ yetmezliği sebebiyle 27 Şubat 2011’de hayatını kaybetti.

12 Ekim 1969’daki seçimde Konya’dan bağımsız milletvekili seçilerek başladığı siyaset hayatında 42 yıl geçiren Erbakan, 26 Ocak 1970’te, 17 arkadaşıyla Milli Görüş hareketinin ortaya çıkmasını sağlayacak ilk parti olan Milli Nizam Partisini kurdu.

Kuruluşundan sonra “kapitalizm” ve “Batıcılık” karşıtı siyaset yürüten Erbakan’ın partisi, “laikliğe aykırı çalışmalar yürüttüğü” iddiasıyla kapatıldı.

Daha sonra siyasi mücadelesini Milli Selamet Partisinde sürdüren Erbakan, kapatılan her partisinin ardından yenisini kurdu. Erbakan, bu kapsamda Refah Partisi, Fazilet Partisi ve Saadet Partisinde siyasi mücadelesine devam etti.

Farklı hükümetlerde koalisyon ortaklığı yapan Erbakan, 1973’teki seçimlerin ardından kurulan CHP-MSP koalisyon hükümetinde başbakan yardımcısı olarak görev aldı.

Kıbrıs’a 20 Temmuz 1974’te düzenlenen barış harekatını güçlü şekilde savunan Erbakan’ın ismi, bu dönemde “Mücahit” sıfatıyla birlikte kullanılmaya başlandı.

Erbakan liderliğindeki Milli Görüş, 27 Mart 1994 yerel seçimlerinde İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyeleri dahil birçok kentin yerel yönetimlerinde işbaşına geldi.

Refah Partisinin, 1995’teki genel seçimlerde yüzde 21,7 oy oranıyla sandıktan birinci çıkmasının ardından Tansu Çiller’in Genel Başkanlığı’ndaki Doğru Yol Partisi ile 54. Hükümeti kuran Erbakan, 28 Haziran 1996’da başbakanlık koltuğuna oturdu.

28 Şubat süreciyle istifaya zorlanan Erbakan’a, Anayasa Mahkemesinde görülen Refah Partisinin kapatılması davasında, 5 yıl süreyle siyaset yasağı getirildi, partisi kapatıldı.

Erbakan, Refah Partisinin de kapatılmasının ardından “Atımızı alan yolumuzu da almadı ya” ifadesini kullanarak, bir ay sonra beşinci partisi olan Saadet Partisinin kurulmasına öncülük etti.

Beş yıllık siyaset yasağının kaldırılmasının ardından Erbakan, Mayıs 2003’te Saadet Partisi Genel Başkanı oldu.

Refah Partisinin mali hesaplarına ilişkin açılan davada kendisine verilen hapis cezası, daha sonra ev hapsine çevrildi. Bu ceza, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından “sürekli hastalık” nedeniyle 19 Ağustos 2008’de kaldırıldı.

17 Ekim 2010’da yapılan Saadet Partisi Olağanüstü Büyük Kongresi’nde yeniden genel başkan olan Erbakan, 28 Şubat post-modern darbenin yıl dönümü arifesinde solunum yetmezliğine bağlı, kalp ve çoklu organ yetmezliği sebebiyle 27 Şubat 2011’de vefat etti.

“Postmodern darbe” derin izler bıraktı

Milli Güvenlik Kurulunun (MGK), Türk siyasi tarihine “postmodern darbe” olarak geçen 28 Şubat 1997’de aldığı kararlar, siyasi, idari, hukuki ve toplumsal alanlarda derin izler bıraktı.

Seçimlerin ardından 1996’da kurulan DYP-ANAP koalisyonu, güven oylaması geçersiz sayılınca düştü. TBMM’de birinci parti konumundaki Refah Partisi ile ikinci parti DYP arasında 54’üncü Hükümet (Refah-Yol hükümeti) kuruldu.

Necmettin Erbakan’ın başbakanlığı döneminde yaşanan bazı olayların ardından Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Erbakan’a, rejim konusunda endişelerini dile getiren bir mektup gönderdi.

MGK, 28 Şubat 1997’de toplandı. MGK toplantılarında daha önce yaklaşık 1 dakika görüntü alınmasına izin verilirken, ilk kez bu süre 5 dakikaya çıkarıldı. Toplantıda alınan zorunlu eğitimin kesintisiz 8 yıla çıkarılması başta olmak üzere bir dizi karar, uygulanmak üzere hükümete bildirildi.

MGK Genel Sekreterliği, 9 saat süren toplantının ardından yayımladığı bildiride, Anayasa ile Atatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olarak belirlenen Türkiye Cumhuriyeti devletine karşı “çağ dışı bir kisve altında” zemin oluşturmaya yönelik rejim aleyhtarı faaliyetlerin gözden geçirildiğini belirtti.

Bildiride, “Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığının, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş medeniyet yolunda, demokratik sistem içerisinde ilerlemesini teminat altına alan Anayasa ve Cumhuriyet yasalarının uygulanmasından asla taviz verilmemesi gerektiği” ifade edildi.

Başbakan Necmettin Erbakan, kararları 5 Mart 1997’de imzaladı. Genelkurmay 2’nci Başkanı Çevik Bir’in, ABD’de yaptığı konuşmada bu kararları, “Demokrasiye balans ayarı yaptık.” sözleriyle değerlendirmesine Refah Partisi milletvekilleri sert tepki gösterdi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, Refah Partisinin kapatılması için dava açtı. Erbakan, 18 Haziran’da başbakanlıktan istifa etti. Cumhurbaşkanı Demirel, hükümet kurma görevini milletvekili çoğunluğu bakımından ikinci sırada bulunan DYP Genel Başkanı Tansu Çiller’e değil, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’a verdi. Yılmaz, Bülent Ecevit ve Hüsamettin Cindoruk ile ANASOL-D hükümetini kurdu.

Hilafet kaldırıldı

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasının ardından Meclis’in 3 Mart 1924’te kabul ettiği yasayla hilafet kaldırıldı.

Saltanatın 1 Kasım 1922’de kaldırılması ve Cumhuriyet’in ilanının ardından halifeliğin kaldırılması gündeme geldi. 3 Mart 1924’te kabul edilen yasayla halifeliğin kaldırılmasına ve Osmanlı hanedanının sınır dışı edilmesine karar verildi. Halife Abdülmecit 4 Mart sabahı ülkeden ayrıldı.

Meclisin aynı gün kabul ettiği “Tevhidi Tedrisat” yasasıyla bütün okullar Milli Eğitim Bakanlığına bağlandı. Ardından medreseler ve mahalle mektepleri kapatıldı.

Bir başka yasayla da “Şer’iye ve Evkaf ve Erkanıharbiyei Umumiye Vekaletleri (bakanlıkları)” kaldırılarak yerlerine Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruldu, Genelkurmay Başkanlığı oluşturularak hükümetten ayrıldı.

AA şirket statüsüne kavuşturuldu

6 Nisan 1920’de kurulan Anadolu Ajansı (AA), 1 Mart 1925’te Türk Anonim Şirketi statüsüne kavuşturuldu.

Belli başlı öteki olaylar

26 Şubat

1618- Sultan Birinci Mustafa tahttan indirildi ve yerine İkinci Osman padişah oldu.

1848- Fransa’da “İkinci Cumhuriyet” ilan edildi.

1925- Fransızların yönetiminde bulunan tütün rejisinin (tekelinin) 1 Mart 1925’ten itibaren lağvedildiğine ilişkin yasa TBMM’de kabul edildi.

1934- İstanbul Belediyesi, evlerin bazılarında görülen “kafes”lerin (cumbaların) kaldırılmasını kararlaştırdı.

1936- Fatih-Harbiye tramvayı Beyoğlu’nda devrildi, 2 kişi öldü, 30 kişi yaralandı.

1961- Türk aydınlanmasının öncülerinden, eski Milli Eğitim Bakanlarından öğretmen, yazar Hasan Ali Yücel, İstanbul’da 64 yaşında yaşamını yitirdi.

1967- ABD, 25 bin askerle Vietnam Kurtuluş Cephesi’ne karşı saldırıya geçti.

1976- Türkiye ile ABD arasında “Savunma İş Birliği Anlaşması” imzalandı.

1992- Dağlık Karabağ’ın Hocalı kasabasında, aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu 613 kişi, Ermeni güçlerince katledildi.

1994- Edebiyatçı-yazar, gazeteci Tarık Buğra 76 yaşında vefat etti.

1997- Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in, Başbakan ve Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan’a, rejim konusunda endişelerini dile getiren bir mektup gönderdiği belirtildi.

1998- Nutuk, Rumca’ya çevrildi.

1999- İran’da 1979 İslam Devrimi’nden sonra ilk belediye seçimleri yapıldı.

2004- Makedonya Cumhurbaşkanı Boris Traykovski ile beraberindekilerden 8 kişi uçak kazasında öldü. Traykovski’nin yerine 12 Mayıs’ta Branko Çırvenkovski geçti.

2007- Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi, terör örgütü Hizbullah adına 1990-1994’te çok sayıda kişinin öldürülmesi ve yaralanması eylemlerini gerçekleştirdikleri gerekçesiyle 13 yıldır yargılanan 34 sanıktan 20’sini ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.

2013- 270 metrelik yüksekliği ile Türkiye’de 1’inci, dünyada ise üçüncü sırada yer alan Yusufeli Barajı’nın temeli atıldı.

2013- Mısır’ın güneyindeki Luksor kentinde meydana gelen balon faciasında 9’u Hong Konglu, 4’ü Japon, 3’ü İngiliz, 2’si Fransız ve 1’i Mısırlı 19 kişi hayatını kaybetti.

2015- Eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, Hrant Dink cinayeti soruşturması kapsamında Ankara’da gözaltına alındı.

2015- Hatay’da MİT’e ait tırın durdurulmasına ilişkin ihbarı yapan Hatay İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli personel, Diyarbakır’da gözaltına alındıktan sonra getirildiği Adana’da tutuklandı.

2016- Somali’nin başkenti Mogadişu’da, Cumhurbaşkanlığı Sarayı yakınında bulunan bir oteli hedef alan bombalı ve silahlı saldırıda 14 kişi öldü, 25 kişi yaralandı.

2016- Anayasa Mahkemesinin, haklarında “ihlal” kararı verdiği ve İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince tahliyelerine hükmedilen Cumhuriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül, Silivri Ceza İnfaz Kurumundan tahliye edildi.

2017- 89. Oscar Ödülleri sahiplerini buldu. En iyi film ödülüne layık görülen filmin yanlış anonsunun damga vurduğu törende “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” ödülü “Moonlight”taki performansıyla Mahershala Ali’nin oldu. Ali, Oscar kazanan ilk Müslüman olarak tarihe geçti.

2018- Rusya, Birleşmiş Milletlerin Yemen’e yönelik silah ambargosunun İran tarafından ihlal edilmesi nedeniyle duyulan endişelerin ifade edildiği BM Güvenlik Konseyi karar tasarısını veto etti.

2019- Sinema ve tiyatro oyuncusu Aytaç Arman, 70 yaşında hayatını kaybetti.

2021- ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğünün yayımladığı “Kaşıkçı istihbarat değerlendirme raporu”nda, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’daki Suudi Arabistan Konsolosluğu’nda öldürülmesini onaylayan kişinin Veliaht Prens Muhammed bin Selman olduğu belirtildi.

2023- Fenerbahçe ve A Milli Futbol Takımı’nın efsane isimlerinden Ziya Şengül, 79 yaşında hayatını kaybetti.

2023- İtalya’nın güneyindeki Crotone kenti açıklarında düzensiz göçmenleri taşıyan teknenin batması sonucunda 70 kişi hayatını kaybetti.

27 Şubat

1863- Türkiye’de bilinen ilk resim sergisi, İstanbul Atmeydanı’nda (Hipodrom) açıldı. Serginin açılmasına Sultan Abdülaziz destek verdi.

1917- Rus Çarlığı çöktü.

1937- Özel girişimce inşa edilen ilk Türk gemisi “Belkıs”, Haliç’te denize indirildi.

1947- Türk karikatürünün ünlü ismi Cemal Nadir Güler, 45 yaşında hayatını kaybetti.

1964- Coca-Cola’nın dünyadaki 1109. fabrikası İstanbul’da açıldı.

1976- Hayali mobilya ihracatı ve vergi iadesi yolsuzluğundan sanık Yahya Demirel için tutuklama kararı verildi.

1988- Türkiye’de ilk yapay kalp ameliyatı, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesinde yapıldı. Hasta, gerçek kalp bulunamaması yüzünden bir süre sonra yaşamını kaybetti.

1995- Mercedes kaçakçılığından hükümlüyken yeniden yargılanan milli futbolcu Tanju Çolak, “suçu ihbar ettiği” gerekçesiyle mahkeme tarafından serbest bırakıldı.

2010- Haldun Dormen’in Kürtçe sahnelediği “Bir Kış Öyküsü” müzikalinin prömiyeri Diyarbakır’da yapıldı.

2011- Milli Görüş hareketinin kurucu lideri ve Türk siyasetinde “Erbakan Hoca” olarak anılan eski başbakan Necmettin Erbakan, solunum yetmezliğine bağlı, kalp ve çoklu organ yetmezliği sebebiyle hayatını kaybetti.

2012- Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde çift kol ve çift bacak nakli yapılan, sol bacağı alınan Şevket Çavdar’ın, vücudun kalp dolaşım ve kan sisteminin nakledilen uzuvları idame ettirememesi nedeniyle iki kol ve sağ bacağı da alındı. Şevket Çavdar, yaşamını yitirdi.

2013- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü 28 Şubat soruşturması kapsamında mahkemeye sevk edilen eski Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Erdal Ceylanoğlu ile emekli Tümgeneral Yücel Özsır tutuklandı. Eski Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Aslan Güner, emekli Tümgeneral Mehmet Başpınar ve muvazzaf Albay Mehmet Cumhur Yatıkkaya, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

2016- Yaşamını İtalya’da sürdüren Türk yönetmen Ferzan Özpetek’in 2014’te çektiği “Kemerlerinizi Bağlayın (Allaciate le cinture)” filmi Moviemov Film Festivali’nde “En İyi Film” ödülü aldı.

2016- BM Güvenlik Konseyinin, Rusya ve ABD’nin girişimleri sonucu varılan, gece yarısından itibaren Suriye’de çatışmaların durmasını içeren kanun tasarısını oy birliğiyle kabul etmesinin ardından anlaşma saat 00.00’da yürürlüğe girdi.

2017- Die Welt gazetesinin Türkiye temsilcisi İlker Deniz Yücel, “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan tutuklandı.

2018- Türkiye tarafından kırmızı bülten talebiyle aranan, Çekya’nın başkenti Prag’da 25 Şubat’ta gözaltına alınan terör örgütü PYD/PKK’nın eski eş başkanı Salih Müslim, çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldı.

2020- Hatay Valisi Rahmi Doğan, İdlib’de rejim unsurlarının Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına yönelik hava saldırısında 33 askerin şehit olduğunu açıkladı.

2022- FIFA, Rusya’da maç oynanmayacağını, karşılaşmalarda Rusya bayrağı ve marşının kullanılmayacağını açıkladı.

2023- Sırp tenisçi Novak Djokovic, dünya sıralamasının zirvesinde yer aldığı hafta sayısını 378’e çıkararak, teniste dünya sıralamasında zirvede en uzun kalan sporcu oldu.

28 Şubat

1856- Islahat Fermanı ilan edildi.

1921- TBMM’de ilk bütçe kabul edildi.

1923- Mustafa Kemal Atatürk, İstanbul Belediyesince “fahri hemşehri” ilan edildi.

1933- Berlin’de büyük Reichstag yangını çıktı. Olayın ardından yayımlanan bir kararnameyle Naziler diktatörlüklerinin temellerini atmış oldu.

1942- İstanbul Vezneciler’deki Zeynep Hanım Konağı (İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi binası) tamamen yandı.

1945- Türkiye, Birleşmiş Milletler Beyannamesi’ni imzaladı.

1949- İstanbul Şehzadebaşı’nda Özel Gazetecilik Okulu açıldı.

1958- İstiklal Marşı’nın bestecisi Osman Zeki Üngör öldü.

1977- Malatya’da İnönü Üniversitesi ile iki yüksekokul hizmete açıldı.

1978- Orgeneral Kenan Evren, Genelkurmay Başkanı oldu.

1980- Yurt dışında çalışan vatandaşlara dövizle askerlik yapma imkanı tanıyan yasa, TBMM’de kabul edildi.

1986- İsveç Başbakanı Olof Palme, silahlı saldırıda yaşamını yitirdi.

1990- 1989’un kasım ayında silahlı saldırıda ağır yaralanan gazeteci Kamil Başaran öldü.

1991- 17 Ocak’ta başlayan Irak’a yönelik “Çöl Fırtınası” harekatı, Irak’ın Kuveyt’ten çekilmeyi kabul etmesinin ardından imzalanan ateşkes antlaşmasıyla son buldu.

1994- NATO, tarihinin ilk saldırısını Sırplara karşı gerçekleştirdi.

1997- MGK’nin 9 saat süren toplantısında “28 Şubat Kararları” alındı. Bu kararlar, irticayı Türkiye’nin önündeki “en büyük tehlike” olarak saptadı. Atatürk ilke ve inkılaplarının ödünsüz uygulanmasına karar verildi.

2001- Ulusal Bank’a el konuldu.

2003- Ankara 1 Numaralı DGM, kapatılan DEP’in dört eski milletvekilinin yeniden yargılanma istemini kabul etti.

2006- Avusturya’da yakalandıktan sonra Türkiye’ye iade edilen “çıkar amaçlı suç örgütü elebaşı” Alaattin Çakıcı, “borsacı Adil Öngen’i öldürmeye azmettirmek” suçundan 10 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.

2012- Fransa Anayasa Konseyi, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının inkarını suç sayan yasanın iptali konusundaki itirazı kabul etti.

2015- Türk edebiyatının büyük ustası, gerçek adı Kemal Sadık Gökçeli olan Yaşar Kemal, tedavi gördüğü İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 92 yaşında yaşamını yitirdi.

2016- İstanbul’da düzenlenen 18. Balkan Karate Şampiyonası’nda Türkiye 5 altın, 4 gümüş ve 7 bronz olmak üzere toplam 16 madalya kazanarak ilk sırada yer aldı.

2016- Rusya ve Beşşar Esed rejimi güçleri, kısmi ve geçici ateşkes niteliğindeki çatışmaların sonlandırılması anlaşmasını ihlal etti. Hava saldırılarında 12 sivil hayatını kaybetti.

2017- Suriye’de kimyasal silah saldırısı düzenlediği tespit edilen Esed rejimine yaptırım uygulanmasını isteyen BM Güvenlik Konseyi karar tasarısını, Rusya ve Çin veto etti.

2020- İngiltere, terör örgütü PKK’nın yapılanmalarından TAK ve HPG’yi de terör örgütleri listesine aldı.

2022- Avrupa Ligi yönetimi, Rusya’nın Ukrayna’ya askeri müdahalesi nedeniyle Rus basketbol kulüplerinin, organizasyonlarına katılımını askıya aldı.

2022- CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, Demokrat Parti ve DEVA Partisi’nin ortak çalışması, “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni”, törenle kamuoyuna açıklandı. Mutabakat metni, genel başkanlar tarafından imzalandı.

2023- Yunanistan’ın Larisa kentinin kuzeyindeki Tempi bölgesinde yerel saatle 23.20’de yolcu treni ile yük treninin çarpışması sonucunda meydana gelen kazada 57 kişi yaşamını yitirdi, 85 kişi yaralandı.

2023- MİT, 60 güvenlik görevlisinin şehit edildiği 12 terör eylemini düzenleyenlerden PKK/KCK’lı terörist Ramazan Güneş’i, Irak’ın Süleymaniye kentinde düzenlediği operasyonla yakalayarak Türkiye’ye getirdi.

2023- Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Ankara’da bir süredir tedavi gördüğü Başkent Hastanesi’nde, 85 yaşında hayatını kaybetti.

1 Mart

1430- Selanik, Padişah II. Murad zamanında fethedildi.

1921- Mehmet Akif’in (Ersoy) “İstiklal Marşı”, Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey tarafından Mecliste ilk kez okundu.

1923- Mustafa Kemal Paşa, TBMM’nin yeni çalışma dönemini açtı. Mustafa Kemal’in açılış konuşmasını dinleyiciler balkonundan izleyen Latife Hanım, Meclis’e gelen ilk kadın oldu.

1925- Anadolu Ajansı (AA) Türk Anonim Şirketi kurularak, AA şirket statüsüne kavuşturuldu. Ahmet Ağaoğlu, AA’nın ilk Yönetim Kurulu Başkanı; Alaeddin Bey, ilk Genel Müdürü oldu.

1926- 1889 İtalyan Zanardelli Yasası esas alınarak hazırlanan yeni Türk Ceza Kanunu, TBMM’de kabul edildi.

1935- TBMM, 5. Dönem çalışmalarına başladı. Atatürk, 4. kez Cumhurbaşkanı seçildi. TBMM’de ilk kez 18 kadın milletvekili yer aldı.

1958- İzmit Körfezi’nde çalışan “Üsküdar” vapuru, saatteki hızı 130 kilometreyi bulan kasırga yüzünden Soğucak mevkisinde battı. Gemiye paso göstererek binenlerin kaydının bulunmaması nedeniyle net can kaybının belirlenemediği kazada, çoğu öğrenci 400’e yakın kişi hayatını kaybetti.

1968- Milli Bakiye usulünü kaldıran yeni Seçim Kanunu TBMM’de kabul edildi.

1978- Adnan Menderes’in oğlu, Adalet Partisi Aydın Milletvekili Mutlu Menderes, trafik kazasında öldü.

1983- “Hakkari’de Bir Mevsim” adlı film, Berlin Film Şenliği’nde 4 ödül aldı.

1990- İlk özel televizyon kanalı Magic Box, Eutelsat F5 uydusundan test sinyali yayınlamaya başladı.

1992- İstanbul Kuledibi’ndeki Neve Şalom Sinagogu’na bombalı saldırı düzenlendi.

1992- Show TV yayın hayatına başladı.

1992- Bosna-Hersek, referandum sonrasında Yugoslavya’dan ayrılarak bağımsızlık kararı aldı. Ancak 3 Mart’ta, Sırp kuvvetleri, Bosna’nın kuzeyindeki Bosanki Brod’u bombaladı ve silahlı çatışmalar başladı.

2003- Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine, yabancı silahlı kuvvetler unsurlarının 6 ay süreyle Türkiye’de bulunmasına izin verilmesine ilişkin Başbakanlık Tezkeresi, TBMM’nin kapalı oturumunda reddedildi.

2012- Merkez Bankasının açtığı yarışma sonucunda ilk kez belirlenen TL’nin simgesi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı basın toplantısı ile tanıtıldı.

2013- Antalya Valiliği koordinatörlüğünde Sağlık İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen “1 saatte en fazla organ bağışı rekor denemesi”nde Guinness dünya rekoru, ilk 7 dakika içinde kırıldı.

2014- FIFA, kadın futbolcuların maçlarda başörtüsü takmasına izin verdi.

2016- Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonların yapıldığı ve sokağa çıkma yasağının uygulandığı Sur ilçesine yürüyüş çağrısında bulunduğu gerekçesiyle HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında soruşturma başlattı.

2017- Birleşmiş Milletler Bağımsız Suriye Araştırma Komisyonu, Halep’in doğusunda sivillere yönelik Esed rejimi ve Rusya tarafından 21 Temmuz-22 Aralık 2016 tarihlerinde düzenlenen hava bombardımanları ve yardım konvoylarına yönelik saldırıların “savaş suçu” teşkil ettiğini açıkladı.

2018- Karadeniz’i Doğu Anadolu üzerinden İran’a bağlayan Artvin-Rize-Ardahan kara yolundaki Cankurtaran Geçidi’nde inşa edilen tünel hizmete açıldı.

2022- Uluslararası Voleybol Federasyonu (FIVB) ve Avrupa Voleybol Konfederasyonu (CEV), Rusya ve Belarus’un milli takım ile kulüplerine, Dünya Atletizm Birliği de (World Athletics) Rus ve Belaruslu sporculara uluslararası müsabakalardan men cezası verdi.

2023- Avrupa Birliği Komisyonu ve AB Konseyi, 23 Şubat’ta çalışanlarına kurumsal cihazlarından TikTok uygulamasını kaldırmaları talimatını verirken, Avrupa Parlamentosu da (AP) 1 Mart’ta çalışanlarına güvenlik endişeleri gerekçesiyle Çinli sosyal medya platformu TikTok’a yasak getirdi.

2023- İsrail Meclisi, İsraillileri öldürmekle suçlanan Filistinli mahkumlara idam cezası verilmesini öngören yasa teklifini hazırlık oturumunda ilk kez onayladı.

2 Mart

1924- Halk Fırkası grup toplantısında, Şer’iye ve Evkaf Vekaletlerinin kaldırılmasına ve öğretimin birleştirilmesine karar verildi.

1956- Fransa, Fas’ın bağımsızlığını onayladı.

1960- Necip Fazıl Kısakürek, Atatürk’ün hatırasına yayın yoluyla hakaret ettiği gerekçesiyle 18 ay hapis cezası aldı.

1994- Yönetmen Bilge Olgaç, evinde çıkan yangında 54 yaşında öldü.

1994- TBMM Genel Kurulunda eski DEP’li Leyla Zana, Ahmet Türk, Orhan Doğan, Hatip Dicle ve Sırrı Sakık ile bağımsız Mahmut Alınak’ın dokunulmazlıkları kaldırıldı. Genel Başkan Hatip Dicle ve Orhan Doğan gözaltına alındı.

2000- İngiltere, 16 aydır Londra’da ev hapsinde tutulan eski Şili diktatörü Pinochet’in salıverilmesine karar verdi. Pinochet, iadesini isteyen ülkeler itiraz etmeden, İngiltere’yi terk etti.

2016- Kuzey Kore’ye yeni BM yaptırımları oy birliğiyle kabul edildi. Kararda, Kuzey Kore’ye giden ve bu ülkeden çıkan tüm kargoların zorunlu incelenmesi, bu ülkeye hava taşıtı yakıtı satışının yasaklanması, tüm hafif silah ve konvansiyonel silah satışlarının sınırlandırılması yer aldı.

2016- Danıştay 10. Dairesi, kamuoyunda “19 Mayıs Genelgesi” olarak bilinen 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarına yönelik genelgeyi iptal etti. Kararla 19 Mayıs törenlerinin, 2012 öncesinde olduğu gibi stadyumlarda kutlanabilmesinin önü açıldı.

2016- İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, İBDA/C davasından hükümlüyken yeniden yargılanmasına karar verilerek tahliye edilen, kamuoyunda “Salih Mirzabeyoğlu” olarak tanınan Salih İzzet Erdiş ile Sadettin Ustaosmanoğlu’nun beraatine karar verdi.

2016- Körfez İşbirliği Konseyi, Hizbullah’ı terör örgütü olarak kabul etti.

2016- UEFA Kulüp Finansal Kontrol Kurulu Yargı Komisyonu, Galatasaray’ı, finansal fair play kriterlerini yerine getirmediği gerekçesiyle UEFA organizasyonlarından 1 yıl men etti.

2022- Birleşik Krallık’ta, Formula 1 dahil tüm Rus ve Belaruslu motor sporları yarışmacılarına, yetkililerine, bayrak ve ulusal sembollerine yasak getirildi.

2022- Türkiye’de, Kovid-19’la mücadelede açık havada maske kullanımı ve HES kodu uygulaması kaldırıldı.

2022- ABD, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı nedeniyle hava sahasını tüm Rus uçaklarına kapattı.

3 Mart

1878- Osmanlı ile Rusya arasında Ayastefanos Antlaşması imzalandı.

1883- Mektebi Sanayii Nefise (Güzel Sanatlar Akademisi) öğretime açıldı.

1924- Halifeliğin kaldırılması ve Osmanlı hanedanı mensuplarının yurt dışına çıkarılmasına ilişkin yasa kabul edildi. Tevhidi Tedrisat Kanunu çıkarıldı. Şer’iye ve Evkaf ve Genelkurmay Bakanlıkları kaldırıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruldu. Genelkurmay Başkanlığı oluşturuldu ve hükümetten ayrıldı.

1925- Şeyh Sait isyanının büyümesini önlemek için Takriri Sükun Kanunu kabul edildi, İstiklal Mahkemeleri kuruldu.

1942- Türk Ressamlar Cemiyeti, İstanbul’da faaliyetlerine başladı.

1980- Eski Hatay Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen, 88 yaşında İstanbul’da vefat etti.

1983- Çizgi roman Tenten’in çizeri Georges Remi (Herge) öldü.

1992- Zonguldak Kozlu’daki grizu faciasında 263 kişi yaşamını yitirdi.

1994- TBMM Genel Kurulunca, DEP’li Selim Sadak ve RP’den istifa eden İstanbul Bağımsız Milletvekili Hasan Mezarcı’nın dokunulmazlığı kaldırıldı.

2008- Rusya’da devlet başkanı seçimini Başbakan Birinci Yardımcısı Dimitriy Medvedev, yüzde 70,28 oy alarak kazandı.

2013- Gerçek adı Müslüm Akbaş olan ve arabesk müzik hayranlarınca “Müslüm Baba” diye anılan sanatçı Müslüm Gürses, baypas ameliyatının ardından 4 ay yoğun bakımda tedavi gördüğü hastanede 60 yaşında hayatını kaybetti.

2013- Voleybolda, Erkekler CEV Kupası Finali rövanş maçında Halkbank, İtalya’nın Andreoli takımını 3-2 yenerek şampiyon oldu ve erkeklerde CEV Kupası’nı alan ilk Türk takımı olarak tarihe geçti.

2016- Başbakanlık, MİT tırlarının durdurulması davasına müdahil oldu.

2017- Avusturyalı ressam Gustav Klimt’in 1907’de tamamladığı “Bauerngarten” (Çiçek Bahçesi ) adlı tablosu, Londra’da düzenlenen açık artırmada 59,3 milyon dolara satıldı.

2018- Türkiye’nin gururu Nobel ödüllü bilim adamı Prof. Dr. Aziz Sancar’ın yeğeni Hakan Sancar, bitkileri ölümsüzleştirmek için keşfettiği solüsyon ile su, hava ve güneşe ihtiyaç duymadan süs bitkilerinden ağaçlara ve yosunlara kadar her türlü bitkinin yıllarca canlı kalmasını sağladı. Sancar, dünyada sadece birkaç şirketin başarabildiği stabilizasyonu Türkiye’de gerçekleştirdi.

2018- Antalya’nın fethinin ardından Selçuklu Sultanı İzzettin Keykavus’un yaptırdığı iki fetih kitabesi, metruk bir binanın bahçesinde bulundu.

2020- Estonya’nın Tartu kentinde düzenlenen Ritmik Cimnastik Miss Valentine Grand Prix Turnuvası’nda millilerin genel tasnif ve top aletinde kazandığı iki madalya, Grup Milli Takımı’nın grand prix turnuvalarında aldığı ilk madalyalar oldu.

2021- FETÖ’nün, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne karşı açıktan giriştiği ilk operasyon” olarak tanımlanan 7 Şubat 2012’deki “MİT kumpası”na ilişkin 18 sanığın yargılandığı davada eski emniyet müdürleri Ali Fuat Yılmazer ve Yurt Atayün’ün de arasında bulunduğu 10 sanık, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevini engellemeye teşebbüs”ten ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

2021- İsrail’deki Ultra-Ortodoks Yahudiler (Harediler), Batı Kudüs’te haber çekimi yapan Anadolu Ajansı (AA) ekibinin aracına saldırdı. Haredilerin, daha sonra taş ve sopalarla saldırmaya çalıştığı AA ekibi, olaydan zarar görmeden kurtulurken, saldırganlar hakkında şikayette bulundu. Olayla ilgili soruşturma açıldı.

2022- Formula 1 yönetimi, Rusya Grand Prix’sinin sözleşmesini feshederek yarışı takvimden çıkardı.

2023- Emeklilikte yaşa takılanlarla (EYT) ilgili düzenlemeleri içeren Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

4 Mart

1193- Eyyubi Devleti’nin kurucusu ve Kudüs’te 88 yıllık Hristiyan hakimiyetini sona erdiren Selahaddin Eyyubi hayatını kaybetti.

1656- Düşük ayarlı para ve alınamayan maaşlar için ayaklanan askerler, IV. Mehmed’in onayıyla bazı saray ağalarını idam ettirdi.

1923- Mustafa Kemal Paşa’nın 17 Şubat’taki konuşmasıyla başlayan İzmir İktisat Kongresi sona erdi. Kongrede Misakı İktisadi kabul edildi.

1929- Takriri Sükun Kanunu yürürlükten kalktı.

1934- İstanbul Üniversitesinde açılan İnkılap Tarihi Enstitüsünde ilk dersi Milli Eğitim Bakanı Hikmet Bayur verdi.

1934- Ankara Radyosu yayına başladı.

1940- İstanbul’da yapılan Altıncı Balkan Güreş Şampiyonası’nda Türk takımı beş birincilik alarak altıncı kez şampiyon oldu.

1964- BM Güvenlik Konseyi, Kıbrıs’a uluslararası güç gönderme kararı aldı.

1992- İspanya’dan engizisyon baskısından kaçarak Osmanlı İmparatorluğu’na sığınan Museviler, Türkiye’ye gelişlerinin 500. yılını kutladı.

1994- Dokunulmazlıkları kaldırılan eski DEP milletvekilleri Leyla Zana, Sırrı Sakık, Ahmet Türk, Selim Sadak ve bağımsız milletvekili Mahmut Alınak gözaltına alındı. Hasan Mezarcı ve Selim Sadak serbest bırakıldı.

2002- Ilımlı Arnavut Lider İbrahim Rugova, Kosova’nın ilk devlet başkanı seçildi.

2015- Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk’te bir maden ocağında meydana gelen patlamada 32 kişi hayatını kaybetti.

2016- AA’nın Gazze’de görev yapan foto muhabiri Mustafa Hassona, önemli basın fotoğrafı yarışmalarından Pictures of the Year International’da (POYI) “Genel Haber Dalı Mükemmeliyet Ödülü”ne layık görüldü.

2016- İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Zaman gazetesine kayyum atanmasına karar verdi.

2016- Muğla’nın Bodrum ilçesinde sahile vuran minik cesediyle gündeme gelen Aylan Kürdi ve teknedeki dört kişinin ölümüne ilişkin davada yargılanan Suriye uyruklu Muwafaka Alabash ve Asem Alfrhad, “göçmen kaçakçılığı” suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.

2017- Somali Başbakanı Hasan Ali Hayri, kuraklık sebebiyle son 2 günde ülkenin güneybatısındaki Bay bölgesinde 110 kişinin öldüğünü açıkladı.

2021- Tatvan’a gitmek üzere Bingöl’den kalkan askeri helikopterin düşmesi sonucu 11 personel şehit oldu, 2 personel yaralandı.

2021 – Amerikalı Müslüman lider Malcolm X’in çocukluğunun geçtiği Boston’daki 2 katlı ev, ABD Ulusal Tarihi Yapılar Listesi’ne alındı.

2022- Uzun yıllar İtalya’nın Milan takımında forma giyen Hollandalı eski futbolcu Clarence Seedorf, Müslüman olduğunu açıkladı.

5 Mart

1920- Türkiye Yeşilay Cemiyeti kuruldu.

1934- Eski Milli Eğitim Bakanlarından Dr. Reşit Galip öldü.

1941- Türkiye’nin ilk Diyanet İşleri Başkanı Rifat Börekçi hayatını kaybetti.

1946- İkinci Dünya Savaşı’nda ortaya çıkan ve Sovyetler Birliği ile Doğu Avrupa ülkelerini simgeleyen “Demirperde” kavramı, ilk kez İngiltere Başbakanı Winston Churchill’in bir konuşmasında kullanıldı.

1953- Eski Sovyetler Birliği’ni yaklaşık 30 yıl yöneten ve geçirdiği beyin kanaması sonucu bilincini yitiren Jozef Stalin öldü.

1971- Amerikalı dört asker, Ankara’da terör örgütü THKO mensuplarınca kaçırıldı. Bir duyum üzerine polisin 5 Mart’ta üniversiteye düzenlediği baskında çatışma çıktı, Erdal Şener adlı öğrenci öldü, yaralananlar oldu. ABD’li askerler 8 Mart’ta serbest bırakıldı.

1994- Birleşmiş Milletler, Bosna’ya Türk askeri gönderilmesini kabul etti.

1999- Çankırı Valisi Ayhan Çevik, bombalı saldırıda ağır yaralandı, koruma polisi ve iki lise öğrencisinin öldüğü saldırıyı yasa dışı TİKKO örgütü üstlendi.

2000- Hayırseverliğiyle tanınan iş adamı İzzet Baysal öldü.

2009- Ergenekon soruşturması kapsamında Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay gözaltına alındı ve 6 Mart’ta tutuklandı.

2015- Konya’nın merkez Karatay ilçesi Ortakonak Mahallesi yakınlarında askeri bir uçak düştü. Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada, planlı eğitim uçuşu için kalkan F-4E 2020 uçağının, Konya Atış Sahası’nda kaza kırıma uğradığı, Kurmay Yüzbaşı Pilot Mustafa Tanış ile Kurmay Yüzbaşı Pilot Mustafa Delikanlı’nın şehit olduğu bildirildi.

2016- Dünyaca ünlü İslam alimi ve Kuzey Amerika Fıkıh Konseyi kurucusu Prof. Dr. Taha Cabir Al-Awani hayatını kaybetti.

2017- Suriyeli muhalifler, ülkenin kuzeybatısında Türkiye sınırında yer alan İdlib’in, kırsalını bombalayan bir savaş uçağını düşürdü. Uçaktan paraşütle atlayan pilot, Hatay’ın merkez Antakya ilçesinde bulunarak hastaneye kaldırıldı.

2017- Antalya’da 12’ncisi düzenlenen Uluslararası Runatolia Maratonu’na katılan 36 yaşındaki sporcu Zeynel Murat Batur, bitiş çizgisine 500 metre kala kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

2021 – Katoliklerin ruhani lideri Papa Franciscus, Irak’ın başkenti Bağdat’a geldi. Uluslararası kamuoyunda gözler, tarihte ilk kez bir papanın ziyaret ettiği Irak’a çevrilirken Franciscus’un ülkedeki temasları nedeniyle 6 Mart Ulusal Hoşgörü ve Birlikte Yaşama Günü ilan edildi.

2022- Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Ukrayna’dan Polonya’ya bir gün içinde 106 bin kişi geçti.

2023- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca, 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde 1 milyon 728 bin binanın incelendiği, 227 bin 27 binanın yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olduğu bildirildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/haftanin-tarihine-bakis-5/feed/ 0
Ömer Çelik: “6’lı masayı oluşturanların milletten özür borcu var” https://www.haber60.com.tr/omer-celik-6li-masayi-olusturanlarin-milletten-ozur-borcu-var/ https://www.haber60.com.tr/omer-celik-6li-masayi-olusturanlarin-milletten-ozur-borcu-var/#respond Sat, 24 Feb 2024 23:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11816 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “6’lı ve 7’li masayı oluşturan bütün genel başkanların önce çıkıp yerel seçimler için oy istemekten önce milletten özür dilemesi ve bu özrünü de içtenlikle açıklamayla ortaya koyması gerekir. Milletin aklına güvenmek demokrasinin gereğidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yarın bir dizi açılış ve miting için Adana’ya gelecek. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin il binasına gelerek hazırlıklar hakkında bilgi aldı. Daha sonra gazetecilere konuşan Çelik, herkesi yarın 12.00’da İstasyon Meydanı’nda düzenlenecek mitinge davet etti.

Türkiye’de yapılan seçimleri, ‘Türkiye’nin en büyük gücü ve zenginliği’ olarak niteleyen Çelik, “Seçime 1 ay kalacak evreye girmiş bulunuyoruz. Türkiye’nin en büyük gücü ve zenginliği iktidar ve yerel yönetimlerin seçimler yoluyla belirlenebilmesidir. Etrafımızda ülkelere baktığımızda sandığın ne kadar uzakta olduğunu görmek mümkün. Bununla birlikte Türkiye’nin ne kadar sağlıklı seçimler yapabilen, sandık yoluyla iktidarı, yerel yönetimleri ve bütün yöneticileri seçebilecek bir kapasiteye, tarihe sahip olmasının cumhuriyetimizin demokrasiyle taçlanması bakımından ülkemizin en büyük zenginliği olduğunu ifade etmek isteriz” diye konuştu.

“Milletimiz sandıkta cevabını verdi”

28 Şubat süreci hakkında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “28 Şubat’a az bir süre kaldı. O zaman buna postmodern darbe demişlerdi. Yönetimi bir tür kuşatmayla yönetimi ele geçirmek üzere ortaya koyduğu bir teşebbüstü. Hem silahlı kuvvetler hem de yargı içerisinde ki bir takım vesayet odaklarının ülkemize çektirdiği sıkıntılar ülkemize bedeller ödetmiştir. Yapılan tartışmalara bakarsanız bunların aslında ülkemizin geleceğine yön vermek isteyen dış güçlerle bağlantılı olduğu net bir şekilde görülmüştür. O zaman ki ifadelerde seçilmiş hükumeti devirmek üzere ortaya koyulan aktivizm hem silahlı kuvvetler hem de yargı içerisinde ki vesayet odaklarında yerine getiriliyordu ama bunların dış bağlantılı olduğu açıktı. Milletimiz bütün bu süreçlere ‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’ ilkesine bağlı kalarak sandıkta tecelli ederek devam etti. Bütün bu süreçlere cevabını sandıkta verdi” ifadelerini kullandı.

“Türkiye büyümekte ve güçlenmektedir”

Türkiye’de seçimlere müdahale edilmediği için her geçen gün ülkenin büyüdüğünü aktaran Çelik, “Demokratik mekanizmalar ne zaman iyi çalışmışsa, Türkiye’nin zenginleşmesi, refahı ve güvenliği garanti altında olmuştur. Sandığın iyi işlemesi sayesinde Türkiye’de seçimlere içeriden ve dışarıdan müdahalelerin engellenmesi sayesinde sandık iradesi tam olarak ortaya çıktığı için Türkiye büyümekte ve güçlenmektedir” dedi.

“Muhalefet siyasetin kalitesini düşürüyor”

Muhalefetteki gelişmeler nedeniyle siyasetin kalitesinin düştüğünü kaydeden Ömer Çelik, “Muhalefetteki gelişmelere baktığımızda siyasetin kalitesini tehdit eden ve demokrasiye zarar veren yaklaşımların her geçen gün başka bir safhada üretildiği görüyoruz. Genel seçimler sürecinde 6’lı ve 7’li masa vardı. Biz o zaman bu 6’lı ve 7’li masanın ülkenin başına büyük sıkıntılar getireceğini ifade etmiştik. Ülkemiz bu çağrılara olumlu cevap verdi ve cumhurbaşkanımızı yeniden seçerek 6’lı ve 7’li masanın Türkiye’ye bir bedel ödetmek şeklinde sonucu olacak çerçevesini siyasi gündemin dışına çıkardı” şeklinde konuştu.

“Yapay zeka formülü siyasi akıldan uzaktır”

6’lı masayı oluşturan siyasi partilerin genel başkanlarının milletten özür dilemesi gerektiğini ifade eden Ömer Çelik, daha sonra şunları söyledi:

“6’lı ve 7’li masayı oluşturan bütün genel başkanların önce çıkıp yerel seçimler için oy istemekten önce milletten özür dilemesi ve bu özrünü de içtenlikle açıklamayla ortaya koyması gerekir. Milletin aklına güvenmek demokrasinin gereğidir. Milletin aklına en yüksek değer olarak bakmak siyasette ve demokraside temel ilke olmalıdır. O gün 6’lı ve 7’li masa çerçevesinde çıkanların her biri diğerine saldırıyor. Aynı zaman da her birinin partisindeki bir grup hizipler diğerine saldırıyor. Bunların millete güçlü bir özür borcu vardır. Buradan çıkmak için buldukları formülün yapay zeka olması da siyasi akla ve zekaya teveccüh konusunda ne kadar uzak bir yerde durduklarını göstermektedir.” – ADANA

]]>
https://www.haber60.com.tr/omer-celik-6li-masayi-olusturanlarin-milletten-ozur-borcu-var/feed/ 0