EDİRNE’nin önemli su kaynaklarından Meriç Nehri, 12-14 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek Gençler Türkiye Kupası’yla ilk resmi kürek müsabakasına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Parkurun iskeletini oluşturacak tonozların nehre bırakılmasıyla hazırlıkların başladığını söyleyen Türkiye Kürek Federasyonu Genel Sekreteri Uğur Kılıç, “Türkiye’de hem ilk hem de Avrupa’da da önde gelen bir parkur olması planlanıyor” dedi.
Edirne’de eylül ayının ilk haftasında Avrupa Kürek Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak Meriç Nehri’nde, ilk resmi müsabakalar 12-14 temmuz tarihleri arasında, Gençler Türkiye Kupası kürek yarışlarıyla başlayacak. Türkiye Kürek Federasyonu ile TED Edirne Koleji Kürek Kulübü işbirliğiyle düzenlenecek organizasyon öncesi, toplam 2 bin metreden oluşacak parkurun iskeletini oluşturacak tonozlar vinçli katamaran yardımıyla nehre bırakıldı.
“AVRUPA’NIN ÖNDE GELEN PARKURLARINDAN OLMASI PLANLANIYOR”
Türkiye Kürek Federasyonu Genel Sekreteri Uğur Kılıç, uzun süredir Meriç Nehri’nde resmi etkinlik yapmak için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Kılıç, “Bu parkurumuzun özelliği 2 bin metre olimpik bir parkur. Uluslararası standartlarda yapılacak. Müezzinoğlu Köprüsü’nden Karaağaç Köprüsü’ne doğru bir yarışma güzergahı olacak. Uluslararası standarttaki parkurlarından daha ekstra olarak aynı zamanda dokuz ve onuncu kulvarlı şekilde yapılacak. Normalde uluslararası standartta parkurlar altı kulvar yeterli olarak öngörülüyor ama biz burada alanın genişliğinden dolayı faydalanarak pozitife çevirdik bu işi ve 9 kulvarlık parkuru yaparak burada da Türkiye’de hem ilk hem de Avrupa’da da önde gelen bir parkur olması planlanıyor” dedi.
“OLİMPİYATLARDAN ÖNCE EDİRNE’DE KAMP YAPMAK İSTİYORLAR”
Uluslararası federasyonların da parkuru çok yakından takip ettiğini söyleyen Kılıç, “Olimpiyatlardan önce kısa bir zaman da olsa, buraya gelerek antrenman ve kamp yapmak istiyorlar. Tabii ki kürek 365 gün antrenman yapılan bir spor olduğu için olimpiyatlardan sonra da kendi ülkelerinde uygun şart bulunmayan ülkeler özellikle Ortadoğu’dan da çok talep var bize Türkiye’ye gelmek için. Buraya kampa gelecekler. İnşallah Edirne’miz hak ettiği değeri bundan sonra su sporlarına da sahip olarak kazanmış olacak. Yaşayan ve sürekli aktif olan bir parkurumuz olacak” diye konuştu.
“HAYALLERİMİZ GERÇEK OLDU”
TED Edirne Kürek Kulübü Başkanı Nesim İba da, 2020 yılından beri hazırlıkların sürdüğünü anlattı. İba, “Hayallerimiz gerçek oldu. Devletimizin, bakanlığımızın desteğiyle, federasyonumuzun desteğiyle. Biliyorsunuz önümüzdeki Eylül ayının ilk haftası Avrupa Kürek Şampiyonası, ondan sonraki hafta Balkan Kürek Şampiyonasına ev sahipliği yapacağız. Öncesinde de gördüğünüz platformlar artık gelmeye başladı. Bunlar Meriç Nehri’nde kurulacak olan kürek parkuru platformlarını hizalamak için, kurmak için bize yardımcı olacak aletler. 12-14 temmuz arası Gençler Türkiye Şampiyonası olacak Meriç Nehri’nde. Bununla ilgili şu anda çalışmalar son sürat devam etmekte” şeklinde konuştu.
“DÜNYA ŞAMPİYONASINA DA EV SAHİPLİĞİ YAPMAK İSTİYORUZ”
Edirne’nin, Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir uluslararası parkuru olduğunu söyleyen İba, “Cumhuriyet tarihinde ilk defa uluslararası bir parkurumuz oldu. Yurt içi şampiyonaları Sapanca’da, Haliç’te yapılıyor ama uluslararası şampiyona ilk defa yapılıyor. Yani cumhuriyet tarihinde ilk defa bir uluslararası şampiyonaya ev sahipliği yapacağız Eylül ayının ilk haftası ve ikinci haftası. Akabinde milli takım artık kamplarını burada yapacak. Diğer takımlar kamplarını burada yapacak. Artık burası resmi bir saha oldu. Sonrasında da temennimiz dünya şampiyonasına ev sahipliği yapmak istiyoruz. Bununla ilgili federasyon başkanımızın vizyonuna inancımız tam, ekibinin vizyonuna inancımız tam. Uluslararası camiayla da münasebetlerin ve ilişkilerin çok iyi olduğunu biliyoruz. Onun da desteğiyle umuyorum ki önümüzdeki yıl burada dünya şampiyonasına ev sahipliği yapmak için adımlar atılmaya başlanacak” ifadelerini kullandı.
]]>Açık Su Milli Takımı’nda uluslararası yarışmalarda Türkiye’yi temsil ederek dereceler kazanan 28 yaşındaki Avcı, 7 Okyanus hedefindeki ilk durağında, 3 Ağustos 2018’de 36 kilometrelik Manş Denizi etabını 11 saat 29 dakikada geçerek 1979’da 15 saat 47 dakikada yüzen ilk Türk kadını Nesrin Olgun Arslan’ın derecesini geride bıraktı.
Avcı, 5-6 Eylül 2022’de ise ABD’de Catalina Adası ile Los Angeles’ı bağlayan 34 kilometrelik Catalina Kanalı’nı geçti. Olumsuz koşullara rağmen yaklaşık 12 saatte parkuru tamamlayarak Türk bayrağı açan Avcı, Catalina Kanalı’nı solo olarak aşan ilk Türk kadını unvanını da elde etti.
İspanya ile Fas arasındaki 3’üncü parkur Cebelitarık Boğazı’nı Ağustos 2023’te geçen Avcı, 16 kilometreyi 3 saat 24 dakika 29 saniyede tamamladı.
Avcı, geçen yıl haziran ayında 7 parkur arasında yer almayan New York’ta 48 kilometre uzunluğundaki Manhattan Adası etabını 9 saatte yüzerek, bunu başaran ilk Türk kadın sporcu oldu.
4’üncü parkur olan Yeni Zelanda için hazırlıklarını deniz suyu sıcaklığının 10 dereceye kadar düştüğü Çanakkale Boğazı’nda sürdüren Avcı’nın hedefine ulaşabilmesi için Molokai Kanalı (Hawaii), Kuzey Kanalı (İrlanda-İskoçya) ve Tsagaru Kanalı’nı (Japonya) da geçmesi gerekiyor.
“İçimde durdurulmaz bir güç var”
Milli takımda antrenör ve sporcu olarak kariyerini sürdüren Bengisu Avcı, AA muhabirine, yüzmeye 7 yaşında başladığını, 2010’dan bu yana ultra maraton branşında mücadele ettiğini söyledi.
Avcı, gelecek ay iki önemli maratona çıkacağını bunlardan birinin Romanya’daki “Ice Swimming” organizasyonu, diğerinin 7 Okyanus parkurundan 4’üncüsü olan Yeni Zelanda’daki rekor denemesi olduğunu anlattı.
Rekor denemesine Çanakkale Boğazı’nın soğuk sularında yaptığı antrenmanlarla hazırlandığını aktaran Avcı, sözlerini şöyle konuştu:
“Maraton şubatta Yeni Zelanda’da olacak. İki ada arasındaki ‘Cook Strait’ parkurunu deneyenler olmasına rağmen şu ana kadar hiçbir Türk sporcu başaramadı. Okyanus aşırı 26 kilometrelik bir parkur. Oceans Seven’da en belirsiz hava şartları olan, zorlu parkurlardan biri. Benim için en zorlu denemelerden biri olacak ama ben hazırım. Nisan ayından beri burada antrenman yapıyorum. Zaten işim bu. İçimde durdurulmaz bir güç var ve kendimi buna hazır hissediyorum. Burada bir Türk kızı olarak Çanakkale’de tarihi sularda antrenman yapmak benim için ayrıca gurur kaynağı.”
“Karşı karada ilk defa Türk bayrağını açmak istiyorum”
Bengisu Avcı, bu parkuru geçeceğine inandığını, ne kadar yorulursa yorulsun tüm kalbiyle kulaç atmaya devam edeceğini vurguladı.
Türk’ün, Türk kadınının gücünü Yeni Zelanda’daki rekor denemesinde de göstermek istediğini dile getiren Avcı, “Lokasyona iki gün sürecek zorlu yolculukla ulaşacağım. Yeni Zelanda’da mayomun içinde Türk bayrağımı saklayıp finişe çıktığımda karşı karada ilk defa Türk bayrağını açmak istiyorum. Buna inancım tam.” ifadesini kullandı.
Avcı, insanların inanmaları halinde hayallerinin ötesine geçebileceğini, bunun için emek verip çalışmak gerektiğini belirtti.
Yeni Zelanda ile Türkiye arasında Çanakkale Savaşları’ndan sonra başlayan dostluğa işaret eden Avcı, “Sporcu olduğumuzda gerçekten savaşların ötesinde bir barış toplumunun içinde oluyoruz. Yeter ki sporla uğraşalım ve kendimizi ferah tutalım.” değerlendirmesinde bulundu.
Kariyerinde yeni başarılara imza atmak için çalışmalarına ara vermek istemediğini anlatan Avcı, şunları kaydetti.
“Örneğin 10 yıl sonra kendimi 7 Okyanus parkurlarını geçmiş ve arkamdan pek çok sporcuya da eşlik etmiş olarak görüyorum. Ayrıca, Türkiye’de de 7 Okyanus’a benzer başka parkurlar hedefliyorum, bunların yolunu açmak istiyorum. Yurt dışından sporcularımız da bu parkurlara çok ilgililer. Onlara da bu parkurları gösterip gelmelerine teşvik etmek istiyorum; amacım bu.”
Avcı, ultra maraton yüzücülüğü alanında yeni sporcuların yetişmesine katkı sağlamayı sürdüreceğini sözlerine ekledi.
]]>