ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Küresel ısınmanın önüne geçilmesinin bir tek yolu var. O da karbon emisyonunun azaltılması. Bunun dışında başka bir çaresi de yok. Aslında dünyayı en az kirleten ülkelerden biri olmamıza rağmen; biz böyle diyerek sorumluluktan da kaçamayız. Üzerimize düşeni de hakkıyla yapmak istiyoruz” dedi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, geldiği memleketi Kayseri’de, Kocasinan ilçesinde yapılacak olan ‘Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi Ön Tahsis Duyuru Toplantısı’ programına katıldı. Projenin önemine vurgu yapan Bakan Özhaseki, “Bakanlığımız, Tarım ve Orman Bakanlığımız, MTA, Valiliğimiz, Büyükşehir Belediyemiz ve meslek kuruluşlarımız bir araya geldiler; memleketimiz ve bölgemiz için muazzam bir proje ortaya koydular. Kayserimizin temiz toprağıyla, temiz enerjisiyle, bereketli bir proje olacak. Projenin diğer illerimizde de yaygınlaşmasını temenni ediyoruz” dedi.
‘KAYSERİ EKONOMİSİNE YILLIK 1 MİLYAR KATKI SAĞLAYACAK’
Kocasinan Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi’nin önemine vurgu yapan Bakan Özhaseki, “Bu bildiğiniz OSB’lerden değil. Bacalardan duman çıkmadan, etrafa atıklar saçılmadan, doğaya saygılı ve ekonomiye de katkı sağlayan bir organize sanayi bölgesi sisteminden bahsediyoruz. Kocasinan Tarıma Dayalı Organize Sanayi Bölgesi, 1 milyon 237 bin metrekare alanda kurulacak. Seralarda üretim yapılacak. Her hava koşulunda üretim devam edecek. Kayseri, hem kendi ihtiyacı olan meyve ve sebzeyi üretecek hem de çevre illere ve özellikle de yurt dışına ithal edebilecek. Rusya, Avrupa ve Körfez ülkeleri; Kayseri’nin gıda satış pazarı haline gelecek. Kayseri’de, yıllık 10 bin ton olan sebze meyve üretimimizi 35 bin tona çıkacak. Kayseri ekonomisine yıllık 1 milyar TL katkı sağlanacak. Topraksız tarım uygulamasıyla üretim yapılacak. Kayseri’ye en yakın Antalya gibi Akdeniz ülkelerinden meyve-sebze tedariki sağlanıyordu. Bu da ulaşım bedelleri eklenince, fiyatları arttırıyordu. Projenin tüm safhaları işler hale gelince; Kayserililer meyve ve sebzeyi daha az maliyetle tüketecek” diye konuştu.
‘ÇALIŞANLARIN YÜZDE 75’İNİ KADINLAR OLUŞTURACAK’
Organize sanayi bölgesinin faaliyete geçmesiyle Kayseri’ye 5 milyar Türk lirası yatırım kazandırılmış olacağını da söyleyen Bakan Özhaseki, “Yüzde 75’i kadınlardan olmak üzere, 1500 kişi istihdam edilecek. OSB’nin enerji ihtiyacı, jeotermal enerji ve güneş enerji santralleriyle sağlanacak. Avrupa yeşil mutabakat sürecine uygun üretim yapılacak. Böylece hem çevre korunacak hem de dünya standartlarını yakalayan bir üretim anlayışı benimsenmiş olacak. Uzun vadeli ve sürdürülebilir bir tesis olacak. Tüm bu özelliklere baktığımızda, son derece faydalı bir proje olduğunu görüyoruz. Projenin bir an evvel tam kapsamlı olarak hayata geçmesini bizler de heyecanla bekliyoruz” dedi.
‘KÜRESEL ISINMA BAŞIMIZIN BELASI’
Küresel ısınma ile mücadelenin öneminde de değinen Bakan Özhaseki, “Küresel ısınma başımızın belası bir hadise ve önümüzdeki yıllarda bütün dünyayı ilgilendiren BM’nin dikkat kesildiği, bizim de içinde yer aldığımız birtakım uluslararası sözleşmeler, taraf olduğumuz, taahhütte bulunduğumuz hususlarda da çok sıkı bir çalışma içindeyiz. Bu önemli bir hadise. Küresel ısınmanın önüne geçilmesinin bir tek yolu var. O da karbon emisyonunun azaltılması. Bunun dışında başka bir çaresi de yok. En önemli konu da 1 Ocak 2026’dan itibaren AB’ye satacağımız ürünlerde sınırda karbon kontrolü gelecek. Nasıl ürettiğimizi soracaklar. Vergi ödemek zorunda kalacağız. Ürünlerimizi dışarıya satamayacağız. O yüzden herkesin konumunu gözden geçirmesi gerekecek. Satacağınız bir gömleği bile nasıl ürettiğinizi kapıda soracaklar. Bu projenin yeşil mutabakat sürecine çok uyumlu olduğunu söyleyebiliriz. Aslında dünyayı en az kirleten ülkelerden biri olmamıza rağmen; biz böyle diyerek sorumluluktan da kaçamayız. Üzerimize düşeni de hakkıyla yapmak istiyoruz” diye konuştu.
]]>MUHTARLAR VE KANAAT ÖNDERLERİ İLE BİR ARAYA GELDİ
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Pınarbaşı ilçesi Sosyal Yaşam Merkezi’nde, muhtarlar ve kanaat önderleriyle bir araya geldi. Programa MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AK Parti İl Başkanı Fatih Üzüm, MHP İl Başkanı Seyit Demirezen ve Cumhur İttifakı’nın Pınarbaşı Belediye Başkan adayı Menduh Uzunluoğlu katıldı. Kahramanmaraş depremlerine değinen Bakan Özhaseki, “Büyük bir depremle karşı karşıya kaldık. Bir deprem demek de doğru değil. 9 saat arayla 2 tane büyük deprem. 850 bin bağımsız birim yıkıldı. Dile kolay. Ortalama büyüklükte neredeyse Anadolu’da 10 tane kent, yok oldu demek. Bundan tam 18 tane ilimiz etkilendi. 14 milyon insan zarar gördü. Şimdi onunla uğraşıyoruz. Oraları ayağa kaldıracağız. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Biz Türk milletiyiz. Büyük bir milletiz, devletiz. Bu belaların üstünde de Allah’ın izniyle geliriz. Tabii bir taraftan da gelmesinden korkulan büyük bir sıkıntı var. İstanbul ve çevresini depremi hazırlamaya çalışıyoruz” dedi.
‘SİZ GÜÇLÜ OLMAZSANIZ BU COĞRAFYADA SİZİ YAŞATMAZLAR’
Zor bir coğrafyada yaşandığını belirten Bakan Özhaseki, “Değerli kardeşlerim, bizim çalışmaya ihtiyacımız var. Çünkü biz zor bir coğrafyada yaşıyoruz. İçinde bulunduğumuz coğrafya gerçekten zor bir coğrafya. Avrupa’nın ortasında Lüksemburg, Belçika, Hollanda gibi keyif yapan ülkeler sınıfında değiliz. Etrafımızı şöyle bir düşünün; Ateş çemberi gibi. Akşam insanlar evlerine gidip rahatça çorbalarını içemiyorlar. Patlamalar var. Orada karşılıklı olarak iç savaşlar var. Her birinde büyük büyük belalar var. Böyle bir ortamda Türkiye olarak bizler adeta güvenli bir liman olarak önümüze bakıp devam ediyoruz. Ama şunu hepimizin bilmesi lazım. Bu coğrafyada yaşamanın bir tek bedeli var. O da güçlü olmak. Eğer siz güçlü olmazsanız bu coğrafyada sizi yaşatmazlar. Beş vakit ezanınızı okutmazlar. Bu bayrağa dalgalandırmazlar. Her türlü kötülüğün ülke üzerinde olduğu, her türlü tezgahın bizim coğrafyamız üzerinde kurulduğunu bilerek yapmamız lazım” ifadelerini kullandı.
‘PARTİLERİN DE BİR TARİHİ VE SÜRESİ VAR’
22 yıldır AK Parti iktidarında gece gündüz demeden gayret ettiklerini söyleyen Bakan Özhaseki, “Sadece ve sadece Cumhur İttifakı’na karşıtlıktan dolayı bir araya gelenler var. Bir de ne dedikleri, ne istedikleri belirsiz. Benzemezler ordusu gibi adeta. Bunların ne dünya görüşleri birbirine benzer. Ne iktisadi hayata bakışları, ne sosyal meselelere çözüm bulmaları, ne askeri meselelerdeki düşünce tarzları hiç birbirine benzemez. Bir tek dertleri var. Cumhur İttifakı gitsin ne olursa olsun. Biz de beşeriz. İnsanız. Nihayetinde biz de ölümlüyüz. Partilerin de bir tarihi ve süresi var. Biz de gideriz. Ama siz ne yapacaksınız? Bir cümle söyleyin. Hadi söyleyin; Türkiye için ne yapacaksınız? Bir cümle çıkmıyor oradan” dedi.
‘TESLİM EDECEĞİMİZ KONUT SAYISI 200 BİN CİVARINDA’
Deprem bölgesindeki çalışmalara değinen Bakan Özhaseki şöyle konuştu:
“Milletimizle, devletimizle iftihar edin diye söylüyorum, şimdi orada, 1240 yerde şantiyemiz var. 110 bin kişilik işçi ordusuyla çalışıyoruz. 4 bin 333 tane köyde köy evi yapıyoruz. Bu senenin sonuna kadar teslim edeceğimiz konut sayısı 200 bin civarında. Dünyanın en büyük şantiyesi şimdi orada. Bizim burada da var. Onlar ne oldu diyeceksiniz. Onu da yeri gelmişken söyleyeyim. 200 civarında Pınarbaşı’mızda. 800 kadar da Sarız’da ağır hasarlı, yıkılmış, yıkılacak bina var. Özellikle şehrimizdeki gruplar biraz öne çıksınlar diye, ihale yapma yetkisini Çevre Şehircilik il Müdürlüğümüze bıraktık. Yerinde dönüşüm yapılan vatandaşlarımıza tabi biz destek veriyoruz ama onun dışında devletten yapılmasını isteyenler için de il müdürlüğümüz ihaleleri bu haziran ayı içinde tamamlıyor. Hem Sarız’ımızda hem de Pınarbaşı’mızda bütün hak sahibi vatandaşlarımızın evlerini çok kısa süre içinde yapıp teslim edeceğiz.”
]]>Bir dizi toplantıya katılmak ve incelemelerde bulunmak üzere deprem bölgesi Malatya’ya gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, kentte ilk olarak Malatya Büyükşehir Belediyesini ziyaret etti. Burada 31 Mart seçimlerinde göreve yeni seçilen Sami Er’e hayırlı olsun dileklerinde bulunan Bakan Özhaseki, Malatya’da da vatandaşların tercihlerini hür bir şekilde kullandıklarını ifade ederek, “Yine Malatya Büyükşehirde, Battalgazi’de, Yeşilyurt’ta ve birçok ilçemizde AK Partili Belediye Başkanı arkadaşlarımızın göreve devam etmesi hususunda iradelerini beyan ettiler. Hayırlı olsun” şeklinde konuştu.
Sandıktan çıkan sonuçlara herkesin saygı duyduğunu ifade eden Özhaseki, “Bizim literatürümüze güzel bir söz vardır. ‘Seçim biter geçim başlar’. Şimdi geçim dönemi, şimdi iş başında koşturma dönemi. Eksikliklerin giderilme dönemi” ifadelerine yer verdi.
6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli asın felaketinde Türkiye’nin derinden sarsıldığını da hatırlatan Bakan Özhaseki, “Bizim Anadolu medeniyetimizde başımıza gelecek gelmiş olan büyük felaketleri göz önüne aldığımızda herhalde bundan daha büyük bir felaketle şimdiye kadar karşılaşmamışızdır. Depremde 850 bin bağımsız birim yerle bir oldu. Bütün bunları hak sahipliğini belirleyip zararlarını giderecek şekilde tespit edip yola çıktığımızda da bir senedir büyük bir gayretle koşturuyoruz. Şu anda bin 240 yerde şantiyemiz var. 110 bin kişilik çalışan ordusuyla bu zararları giderebilmek için gayret ediyoruz. 4 bin 333 köy konutu yapıyoruz, bu kolay değil. Yurtdışından gelen bütün mevkidaşlarımız böyle bir hasarın kendi ülkelerinde olması durumunda altından kalkamayacaklarını ve zorlanacaklarını ifade ettiler. Yine geçenlerde Japonların en üst grubu geldiğinde de kendi depremleri ile kıyaslayıp sonra da ‘evet böyle büyük bir hasarın altından biz de bu kadar hızlı bir şekilde kalkamayız’ diye de ifade ettiler. Onların belki bir şansı açık denizlerde, 30 km kadar derinliklerde sahilden ve şehirlerden çok uzakta depremlerin olması. Bizde de kadim binlerce yıldır yaşayan şehirlerimizin altından geçen fay hatlarının çok kısa süreli çok kısa mesafeli bir yerde evlerimize iş yerlerimize büyük hasar vermiş olması aradaki en büyük fark. Biz bunların altından kalkacağız, hiç kimsenin endişesi olmasın” ifadelerine yer verdi.
Deprem sonrası Malatya’da deprem konutlarının yapımına hızla başladıklarını da belirten Bakan Özhaseki, “Merkez dışındaki 8 ilçemizde de zaten bizim inşaatlarımız devam ediyor. Tek tek bunları gözden geçireceğiz, bir muhasebe yapacağız. Eksiğimizi göreceğiz, burada arkadaşlarımızla istişare edeceğiz. Yapmamız gerekenleri daha hızlı bir vaziyette aksiyon alıp yapmak için elimizden geleni yapacağız. Nasip olursa biz iyi niyetle yola çıktık, ben iyi niyetle yola çıkanın en büyük yardımcısının önce cenabı Allah sonra da vatandaş olduğuna inananlardanım. İnşallah bu hasarların altında da en kısa sürede kalkarız. Sorunlarla ilgili çözüm bulunamıyor diye bir şey yok. Her şeyin bir çözümü var, rahat olun. İnşallah çalışacağız” diye konuştu. – MALATYA
]]>Bakan Özhaseki, İller Bankası Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen Türkiye Karbon Piyasası Geliştirme Projesi açılış etkinliğinde yaptığı konuşmada, 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden 14 ay geçtiğini, bu süre zarfında gece gündüz demeden çalıştıklarını belirtti.
Bugüne kadar yapımı tamamlanan 76 bin konut ve köy evinin anahtarlarının hak sahiplerine teslim edildiğini hatırlatan Özhaseki, sene sonuna kadar 200 bin konutun teslimatını yapacaklarını, her ay 10-15 bin konutu teslim etmeyi sürdüreceklerini söyledi.
Şu anda 1240 yerde şantiyenin bulunduğunu ve 110 bin kişinin çalıştığını dile getiren Özhaseki, 4 bin 333 köyde depreme dayanıklı ev yaptıklarını aktardı.
Şehirleri ve meydanları bölgenin mimarisine uygun şekilde inşa etmeye çalıştıklarını anlatan Özhaseki, “Şehirlerimizin altyapısı için Dünya Bankasının da içinde olduğu, Avrupa İmar Kalkınma Bankası, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı gibi kuruluşlardan temin ettiğimiz 64 milyar liralık altyapı bedelini de o şehirlerimiz ve hasar gören ilçe, beldelerimiz için hibe olarak veriyoruz. Oralardaki altyapıyı baştan sona inşa ediyoruz.” diye konuştu.
Türkiye’yi iklim değişikliğinin meydana getireceği hasarlardan korumak için gayret ettiklerini vurgulayan Özhaseki, “Son 1-2 yılda Karadeniz’de meydana gelen seller, ülkemizin güneyinde, batısında meydana gelen yangınlar, heyelan tehlikesi, kuraklık gibi benzer iklim değişikliğinin meydana getirdiği hasarları hep birlikte izliyoruz.” dedi.
Özhaseki, Birleşmiş Milletler raporlarına göre 2050’de 216 milyon insanın göç edeceğinin söylendiğine dikkati çekerek, bu değişikliğin devam etmesi durumunda belli bölgelerde gıda krizlerinin başlayacağını ifade etti.
Türkiye’nin dünya kirliliğine etkisinin az olduğuna işaret eden Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu kirletmede payı olan ülkeler ise lakayıt şekilde davranmaya devam ediyor. Karbon emisyonlarını dikkate almadan aşırı şekilde üretmeye, vahşi şekilde piyasada satmaya, kendi ekonomilerini düzeltebilmek adına bütün dünyayı tahrip etmeye pervasızca devam ediyorlar. İklim değişikliği neticesinde meydana gelebilecek kötülüklerden korunabilmek amacıyla yapılan bütün mücadeleyi, bir taraftan kanuni yükümlülüklerle görev olarak görüyoruz ama bir taraftan da severek, isteyerek, adeta ibadet gibi yapıyoruz.”
“Sıfır Atık’tan elde ettiğimiz finansman 185 milyar lira civarında”
Bakan Özhaseki, Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’na taraf olduğunu, 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi’nin ortaya konulduğunu anımsatarak, yeşil dönüşüm için iklim kanunu önerisini ve 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi için yürütülen çalışmaları Meclis’e getireceklerini ve bunu kanuna dönüştürmek istediklerini söyledi.
Yeşil alan miktarını artırdıklarını da anlatan Özhaseki, iktidarları döneminde 7 milyardan fazla ağacı toprakla buluşturduklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 513 yerde Millet Bahçesi projesine başladıklarını belirten Özhaseki, kişi başına düşen yeşil alanın 14 metrekareyi geçtiğini, bunu artırmak için çalışmalarını sürdürdüklerini vurguladı.
Sıfır Atık konusunda yürütülen çalışmalara da değinen Özhaseki, bu mücadelenin Türkiye sloganı olmaktan çıktığını, dünya markası haline geldiğini vurguladı.
Bakan Özhaseki, Sıfır Atık’ın döngüsel ekonomi olduğunu dile getirerek, “Sıfır Atık’tan son birkaç sene içerisinde elde ettiğimiz finansman 185 milyar lira civarında. Bu verdiğimiz mücadelede geri kazanımlarımızla tam 498 milyon ağaç kesilmekten kurtuldu. 127 milyon varil petrolden de iktisat etmiş olduk.” şeklinde konuştu
Bugünkü projeyle yeşil dönüşüm hamlesinin de başlatıldığını anlatan Özhaseki, “Dünyada ilk örneği olacak. Bugün burada başlatacağımız bu projenin 12. Kalkınma Planı ve Orta Vadeli Program’da yer alan yeşil dönüşüm hedefine uyumlu gerçekleştirileceğini de biliyoruz. Bu kapsamda piyasa temelli mekanizmalarla, yenilikçi yeşil teknolojinin kullanımının teşvik edilmesi, daha düşük karbonlu üretim yapan işletmelerin ön plana çıkarılması ve desteklenmesi gibi ana hedeflerimiz var.” ifadelerini kullandı.
“Düşük karbonlu kalkınma çabalarımızı destekleyecek nitelikte”
İklim Değişikliği Başkanı Halil Hasar da Türkiye’de karbon fiyatlandırma çalışmalarının 2013’te Karbon Piyasalarına Hazırlık Ortaklığı Projesiyle başladığını anımsattı.
Projenin amacının, 2053 Net Sıfır Emisyon hedefine ulaşılmasına katkı sağlamak olduğunu belirten Hasar, “Proje çıktıları, ülkemizin Orta Vadeli Program’da yer alan yeşil dönüşüm hedefi doğrultusunda ulusal karbon fiyatlandırma araçları ve uluslararası karbon piyasalarına katılım yoluyla düşük karbonlu kalkınma çabalarımızı destekleyecek niteliktedir.” diye konuştu.
]]>Özhaseki, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde yeniden seçilen Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
Burada konuşan Özhaseki, 5 üniversiteye sahip, sanayi ve ticaret şehri kentte sağlıkta her türlü imkana ulaşılabildiğini, kültürde, sanatta ve sporda da en üstte olma mücadelesi verildiğini, bunların hepsinin bir gayretin ürünü olduğunu belirtti.
Seçimlerin bittiğini ve geçim döneminin başladığını ifade eden Özhaseki, “Bundan sonra iyi şeyler söyleyeceğiz, iyi hayaller kuracağız, iyi hedefler koyacağız. Bu şehri büyütme, geliştirme ve içinde yaşayan insanların tamamının müreffeh olabileceği, mutlu olabileceği bir ortam oluşturabilmek adına gayret edeceğiz.” diye konuştu.
Bir gazetecinin, Tokat’ta yaşanan depremi hatırlatması üzerine Özhaseki, bir deprem ülkesi olan Türkiye’nin bu gerçeği bilerek hareket etmesi gerektiğini belirtti.
Bilim insanlarına göre şu anda kırılmamış 500’e yakın fay hattı bulunduğunu aktaran Özhaseki, “Ülkenin her bir köşesi kendini emin görüp ‘bizim burada bir şey olmaz, zaten baktığımız eski haritalarda burası üçüncü derece, dördüncü derece gözüküyor’ gibi bir hayale kapılmasın. Her tarafta her an deprem olabilir. Bu gerçekliği bilerek hareket edelim. Her ne yapıyorsak bu gerçekliğe uygun şekilde yapacağız. Evlerimizi depreme dayanıklı yapacağız, iş yerlerimizi depreme dayanıklı yapacağız. Geçmişten kalan konutlarımızın ve iş yerlerimizin yenilenmesi için de kentsel dönüşüm projelerimizi durmadan açıklıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Seçimlerin bittiğini, belediye başkanlarının göreve başladığını belirten Özhaseki, şöyle konuştu:
“Benim onlardan ricam, lütfen kentsel dönüşüm yapacak şekilde şehirlerinin depreme dayanıksız bölgelerinde hazırlıklar yapsınlar, gelsinler, kapı sonuna kadar açık. Hangi partili olursa olsun A’dan Z’ye aklınıza gelen bütün partiler gelsin, kentsel dönüşüm yapmak istediklerinde, çalışma yapmak istediklerinde elimizden ne geliyorsa yapacağız. Çünkü deprem geldiğinde, evlerimizi, iş yerlerimizi yıktığında kimseye cinsiyet sormuyor, hangi millettensin diye sormuyor, ırkını sormuyor, dinini, imanını, mezhebini sormuyor. En sevdikleriyle beraber alıp götürüyor. Böyle bir ortamda bizim adeta seferberlik ilan ederek bu konuları hassasiyetle çalışmamız gerekiyor.”
Tokat depremi
Tokat’taki depreme değinen Özhaseki, ölüm yaşanmaması ve az hasarın sevindirici olduğunu kaydetti.
Depremin ilk anından itibaren o bölgede bulunan bakanlık birimlerinin teyakkuza geçtiğini anlatan Özhaseki, “Vali Bey’in emrindelerdi. AFAD’la birlikte çalışmaya başladılar. Onlar tespitleri yaptılar. Ciddi şekilde korkulacak bir hasar tespiti gelmedi. Dün akşam da İstanbul’da bir kayma hadisesi vuku buldu. Yine biz teyakkuzdaydık, TOKİ başkan yardımcımız, İstanbul Kentsel Dönüşüm Başkanımız hep olay yerindelerdi. Vali Bey’le yaptığımız istişarelerle de o bölgede bulunan 14 tane konutu ihtiyaten tedbir olarak boşalttık. Dün yerleştirdiler ama barınma ihtiyacını karşılayacak şekilde de adımlarımızı atıyoruz.” şeklinde konuştu.
Özhaseki’nin açıklamasının ardından Büyükkılıç, Özhaseki’ye el dokuması seccade hediye etti.
Ziyaret sonunda, hayırsever Mehmet Altun, Valilik, Kayseri Üniversitesi, Kayseri Organize Sanayi Bölgesi işbirliğiyle yaptırılacak meslek yüksekokulunun protokolü imzalandı.
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, 31 Mart’taki mahalli idareler seçimlerinde yeniden Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçilen Memduh Büyükkılıç’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Özhaseki, Türkiye’nin bir deprem bölgesi olduğunu söyleyerek, her tarafta her an bir deprem olabileceğini belirtti. Belediyelerin kentsel dönüşüme ağırlık vermesi gerektiğini kaydeden Özhaseki, “Görevim icabı durmadan ifade etmeye çalışıyorum. Türkiye bir deprem ülkesi. Bu gerçeği bilelim ve ona göre hareket edelim. Bilim adamlarına göre şuanda kırılmamış 500’e yakın fay hattı var. Ülkenin her bir köşesi kendini emin görüp “Bizim burada bir şey olmaz, zaten baktığımız haritalarda burası 2. ve 3. bölge gözüküyor” gibi bir hayale kapılmasın. Her tarafta her an bir deprem olabilir. Bu gerçekliği bilerek hareket edelim. Şuan için ne yapıyorsak bu gerçekliğe uygun şekilde yapacağız. Evlerimizi ve iş yerlerimizi depreme dayanıklı yapacağız. Geçmişte kalan konutlarımızı ve işyerlerimizi yenileyebilmek için kentsel dönüşüm projelerimizi durmadan açıklıyoruz. Seçimler bitti, belediye başkanı arkadaşlar göreve başlıyorlar. Benim onlardan ricam şehirlerine depreme hazırlayacak şekilde, şehirlerinin depreme dayanıksız bölgelerinde hazırlıklar yapsınlar ve gelsinler, kapı sonuna kadar açık. Hangi parti olursa olsun. A’dan Z’ye aklınıza gelen bütün partiler gelsin, kentsel dönüşüm yapmak istediklerinde elimizden ne geliyorsa yapacağız. Çünkü deprem geldiğinde evlerimizi ve işyerlerimizi yıktığında kimseye cinsiyet sormuyor. Hangi mezheptensin diye sormuyor, ırkını, dinini, imanını sormuyor. En sevdikleriyle beraber alıp götürüyor. Böyle bir ortamda bizim adeta seferberlik ilan ederek bu konuları hassasiyet ile çalışmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
” Tokat’ta ciddi şekilde korkulacak bir hasar tespiti gelmedi”
Tokat’ta meydana gelen depreme ilişkin konuşan Özhaseki, “Tokat’ta oldu. Başka illerde de oldu. Bu haberleri alacağız ama en çok sevindirici tarafı bir ölüm olmaması. Hasar az. Zaten depremin ilk olduğu andan itibaren o bölgede bulunan bizim çevre ve şehirciliğin ne kadar birim varsa teyakkuzdalardı. Vali beyin emrindelerdi. AFAD ile birlikte çalışmaya başladılar. Onlar tespitleri yaptılar. Ciddi şekilde korkulacak bir hasar tespiti gelmedi” dedi.
“İstanbul’da 14 tane konutu tedbir amaçlı boşalttık”
İstanbul’da meydana gelen toprak kaymasına değinen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Dün akşamda İstanbul’da bir kayma hadisesi vuku buldu. Yine biz teyakkuzdaydık. TOKİ başkan yardımcımız ve kentsel dönüşüm başkanımız hep olay yerindeydi. Vali beyle yaptığımız istişareyle de o bölgede bulunan 14 tane konutu tedbir olarak boşalttık. Şuan yerleştirdiler ama zaman içerisinde barınma ihtiyacını karşılayacak şekilde adımlarımızı atıyoruz” şeklinde konuştu. – KAYSERİ
]]>Özhaseki, merkez Antakya ilçesindeki Türkiye Kore Dostluk Geçici Konaklama Merkezi’nde düzenlenen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da telefonla vatandaşlara seslendiği iftar programına katıldı.
Burada konuşan Özhaseki, depremlerin hemen ardından Hatay’a gelerek yaptıkları çalışmaları anlattı.
Depremlerin tahribatına değinen Özhaseki, “Bunun altından kalkmayı Allah bize nasip edecek. Bizler büyük bir devlet ve gerçekten büyük bir milletiz, böyle bir milletin ferdi olmak, emin olun hepimiz için bir şeref. Tüm Türkiye ayaktaydı, yardım edebilmek amacıyla da herkes elinden ne geliyorsa yaptı.” diye konuştu.
Özhaseki, kendilerinin de dört bir taraftan çalıştığını ve 4 bin 333 köyde köy evi inşa ettiklerini dile getirerek, 110 bin kişilik işçi ordusuyla evleri yapmaya çalıştıklarını söyledi.
Hatay’ın mimarisine değinen Özhaseki, “Hatay’ın kendine has bir mimarisi, silüeti var, şehrin özel bir tarihi dokusu var. Bunu kaybetmeyelim diye özel olarak 6 mimarlık şirketini çalıştırdık. Sonra da şu anda tam 144 bin ihaleyi yaptık, evlerimiz devam ediyor, bir kısmını sizler de biliyorsunuz, teslim ettik.” ifadelerini kullandı.
Şehrin birçok noktasında inşaatların devam ettiğinin altını çizen Özhaseki, herhangi bir felakette kimseye zarar gelmeyecek şekilde sağlam evler yaptıklarını vurguladı.
Bir taraftan da altyapı çalışmalarına başlayacaklarını anlatan Özhaseki, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Hatay’ımıza tam 14 milyar lira para ayırdık, Hatay’ı da borçlandırmayacağız. Belediye başkanımız yeni seçildi, Allah razı olsun, onun üzerine bu yükü de koymayacağız, biz bu parayı devlet olarak harcayacağız. Bütün su borularımızı, kanalizasyon hatlarımızı, arıtma tesislerimizi, depolarımızı, hepsini sıfırdan yapacağız. 6’ncı ayla birlikte de altyapıya başlıyoruz. Bir taraftan evlerimizi teslim edeceğiz, bir taraftan altyapıyı bitireceğiz, 1-2 sene içerisinde inşallah Hatay’ımız o şaşalı, neşeli günlerine dönmüş olacak. Biz bunu hep birlikte yapacağız, hiç endişeniz olmasın.”
Özhaseki, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk’e destek verildiği için teşekkür etti.
“İstediğimiz gibi buradan destek alamıyorduk”
Hatay’ı ayağa kaldıracaklarının sözünü veren Özhaseki, şunları kaydetti:
“Bizim bir elimiz, bir ayağımız hafif boştaydı, istediğimiz gibi buradan destek alamıyorduk. Şimdi dört elli ve dört kollu işe sarılıp hep birlikte inşallah sizin duanızı almaya gayret edeceğiz, Hatay’ımızı ayağa kaldıracağız. Ben dün buradaydım, bugün buradayım, yarın bir gün beni sokaklarda yine en çok siz göreceksiniz. Ne zamana kadar? Bütün Hatay’da işleri bitirip sizlerin evlerinizi teslim edene kadar. Sizler de dönüp ‘Allah Cumhurbaşkanımızdan, sizlerden razı olsun’ deyinceye kadar buralardayız ve gitmeyeceğiz, hiç endişeniz olmasın.”
İftara katılan Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Öntürk de konuşma yaptı.
Öte yandan, Bakan Özhaseki, iftar yaptıkları Türkiye Kore Dostluk Geçici Konaklama Merkezi’ndeki depremzede Mehmet-Sevgi Bayraktar çiftinin konteynerini de ziyaret etti.
Özhaseki daha sonra Afet Koordinasyon Merkezi’nde ilgililerle basına kapalı toplantı gerçekleştirdi.
]]>Özhaseki, Hatay Valiliğini ziyaretinde, girişte sergilenen 6 Şubat 2023 depremlerinin fotoğraflarını inceledi. Daha sonra Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Özhaseki’ye, Vali Mustafa Masatlı mozaik taşlı tablo hediye etti. Bakan Özhaseki, Vali Masatlı ile basına kapalı görüştü.
Ziyarette, AK Parti Hatay milletvekilleri Hüseyin Yayman, Abdülkadir Özel, Kemal Karahan ve Adem Yeşildal, MHP Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı ile AK Parti İl Başkanı Mustafa Erdoğan ve diğer ilgililer de yer aldı.
Bakan Özhaseki, ardından Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk’ü EXPO Kisecik’teki makamında ziyaret etti.
Ziyaretin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Özhaseki, Hatay’ın demografisinin, hoşgörü ve barışçı ortamının, kültürünün önemine değinerek her şeyiyle Türkiye’de örnek gösterdikleri bir vilayet olduğunu söyledi.
Bundan dolayı gece gündüz Hatay’ı düşünerek projeler yapmaya devam ettiklerini anlatan Özhaseki, bugün Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) aldığı kararın Hatay için hayırlı olması dileğinde bulundu.
Özhaseki, bundan sonra hizmet döneminin olduğunu ifade ederek, “Eskiler şöyle söylerlerdi; seçim biter, geçim başlar. Bu geçimin en güzel yapılacağı günlerdeyiz şimdi. Herkesi kucaklayarak, yaraları sararak, önümüzdeki günlerde Hatay’ı eski şaşalı günlerine döndürmek için elimizden ne geliyorsa hep birlikte yapacağız, bunun çabası içerisindeyiz.” dedi.
“Şu anda 144 bin bağımsız birimin inşaatı devam ediyor”
Hatay’ın depremde en fazla zarar gören şehir olduğuna vurgu yapan Özhaseki, kentte binlerce konut ve iş yerinin yıkıldığını anımsattı.
Kendilerine, bu hasarın altından kalkabilmenin ve bir an önce yaraları sarabilmenin düştüğünü dile getiren Özhaseki, bunun için de gece gündüz demeden uğraştıklarını söyledi.
Özhaseki, tüm bakanlıkların ekipleriyle bölgede olduğunu, şimdi de belediyenin desteğiyle çok daha hızlı şekilde yaraları sarmaya devam edeceklerini anlatarak, “Tabii 310 bin civarında hasarımız var ama biz de bir taraftan bütün ilçelerimizde de işe başladık. Yani gerek Antakya’mızda, Defne’mizde, İskenderun’da, Kırıkhan’da, Hassa’da her yerde inşaatlar başlattık. Sadece Hatay merkezimizde 19 yerde şantiyemiz var, şu anda 144 bin bağımsız birimin inşaatı devam ediyor, bir taraftan köy evlerimiz devam ediyor.” diye konuştu.
Özhaseki, bir taraftan da yerinde dönüşüm yapmak isteyen vatandaşların müracaatını değerlendirdiklerini anlattı.
Dünya Bankasından Hatay için 14,2 milyar lira kredi
Şehirde altyapının tamamıyla çökmüş vaziyette olduğuna dikkati çeken Özhaseki, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Sadece biz ara ara buralarda yaptığımız revizelerle veyahut da geçici olarak vatandaşımızın ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla yaptığımız çalışmalarla işi ayakta tutuyoruz, bunlar da sürdürülebilir değil. Dünya Bankasından elde ettiğimiz özel bir kredi var, tam 14,2 milyar lirayı Hatay için kullanacağız. Projelerimiz hazır, önümüzdeki günlerde ihalelere çıkacağız. Bir taraftan su şebekelerinin tamamını yenileyeceğiz, depolarımızı yapacağız, bir taraftan kanalizasyonu, hatlarımızı yapacağız, bir taraftan da arıtma tesislerimizi gözden geçirip, onları da belediyemizle birlikte en faal bir şekilde çalışacak hale getireceğiz.”
Özhaseki, bütün bunlar yapılırken inşaatların da devam edeceğini dile getirdi.
Bakan Özhaseki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk gündem maddesinin deprem bölgesi olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Buraların altyapısıyla, üstyapısıyla ne durumda olduklarını devamlı surette sorguluyorlar, takip ediyorlar. Biz burada Bakanlık olarak hep var olacağız zaten. Valilik zaten sağ olsun üzerine düşeni yapıyordu, adeta bir belediye gibi çalışıyordu, çok teşekkür ediyoruz Sayın Valimize, Allah razı olsun. Belediye işleri gibi hep Valimizle takip ediyorduk. Şimdi de inşallah belediye tarafında, büyükşehir tarafında ve ilçelerimizde hep birlikte kol kola gireceğiz, Hatay’ı ayağa kaldırmanın hesabını yapacağız.”
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Hatay’a geldi. İlk olarak Hatay Valiliği’ni ziyaret eden Bakan Özhaseki, ardından Antakya ilçesi EXPO yerleşkesinde bulunan Hatay Büyükşehir Belediyesi’ne geldi. Bakan Özhaseki, belediyeyi ziyareti sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Daha önce planlanmış bir iftar programı için Hatay’a geldiklerini dile getiren Bakan Özhaseki, YSK’nın aldığı kararının hayırlı olmasını dileyerek, “Bugün de Yüksek Seçim Kurulu’ndan aldığımız kararla bir kere daha Hatay’ımıza alınan bu kararların hayırlı olması dileğinde bulunuyorum. Allah utandırmasın, bundan sonra tabii ki hizmet dönemi. Eskiler şöyle söylerlerdi; seçim biter, geçim başlar. Evet, bu geçimin en güzelinin yapılacağı günlerdeyiz şimdi. Herkesi kucaklayarak, yaraları sararak, önümüzdeki günlerde Hatay’da eski şaşalı günlerine döndürmek için elimizden ne geliyorsa hep birlikte yapacağız. Bunun çabası içerisindeyiz. Depremde en fazla zarar gören şehrimiz Hatay’dı. Herkes biliyor bunu. 254 bin civarında konutumuz yerle bir oldu. 55 bin kadar da iş yerimiz. Yani bağımsız birim olarak bakıldığı zaman 310 bin civarında Hatay’ımızda hem konut, hem iş yerleri yerle bir oldu. Müthiş bir acı. Bu kolay değil. Binlerce kardeşimizi de toprağa verdik. Allah onlara rahmet etsin. Allah geride kalanlara sağlık, sıhhat versin. Bize düşen bu hasarın altından kalkabilmek. Bir an önce yaraları sarabilmek. Asrın afeti olarak gördüğümüz bu belayı asrın dayanışmasına döndürebilmek. Onun içindir ki gece gündüz demeden uğraşıyoruz. Bir taraftan tabii ki biz Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak bütün ekibimizle birlikte Hatay’dayız. Diğer deprem bölgelerimizdeyiz. Ama bunu da söylemekte fayda var hakkı teslim etmek açısından. Sağlık Bakanlığımız burada, Kültür ve Turizm Bakanlığımız, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, Milli Eğitim Bakanlığımız, Ulaştırma Bakanlığımız bütün ekipleriyle birlikte buradalar. Onlar da ellerinden geleni yapıyorlar. Üstlerine ne düşüyorsa bir dayanışma içerisinde bu işi beraberce götürüyoruz. Şimdi de inşallah belediyemizin de desteğiyle birlikte çok daha hızlı bir vaziyette yaraları sarmaya devam edeceğiz” dedi.
Bakan Özhaseki, Dünya Bankası’ndan temin ettikleri 14.2 milyar TL’lik krediyi Hatay’ın inşası için kullanacaklarını belirterek, “Dünya Bankası’ndan elde ettiğimiz özel bir kredi var, tam 14.2 milyar TL’yi Hatay için kullanacağız. Projelerimiz hazır, önümüzdeki günlerde ihalelere çıkacağız. İnşallah en güçlü firmalar alacak ve bizim istediğimiz şekilde hızlı davranıp bir an önce bitireceğiz. Bir taraftan su şebekelerinin tamamını yenileyeceğiz. İnşallah önümüzdeki günlerde de bu inşaatlarımız bittikçe de hak sahiplerine bunları da dağıtmaya devam edeceğiz. Herhalde her ay birkaç bin konutu da Hatay’da dağıtırız. Orada vatandaşlarımız da tabii ki normal iskan etmeye başladıklarında da hayatta normalleşmeye başlar. Bizim bütün planımız ve programımız; gelecek sene ortası veyahut da güze kadar Hatay’daki bütün hak sahiplerinin hem evlerini hem iş yerlerini bitirip verebilmek. Bunun manası şu değil. Bütün evleri o zaman teslim edeceğiz anlamına gelmiyor. Zaten şimdi teslim ettiğimiz binlerce konut var. Her ay konut vermeye devam edeceğiz. Ama en son hak sahibinin hakkı gelecek senenin belki de bir müddet sonuna doğru veya ortasına kadar sarkmış olacak ki bunlar da çok normal” ifadelerini kullandı. – HATAY
]]>Özhaseki, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Antalya’nın Serik ilçesinde vatandaşlarla bir araya geldi.
Yerel seçimin yarın yapılacağını hatırlatan Özhaseki, Cumhur İttifakı adayları için destek istedi. Yerel seçimlerin ilin, ilçenin, beldenin geleceği açısından daha önemli olduğuna işaret eden Özhaseki, şunları söyledi:
“Yerel seçimde kendi beldemizi, ilçemizi, ilimizi geleceğe hazırlayacak insanlar kimse onu seçiyoruz. Bu seçimlerde geleceğimizi oyluyoruz. Şehircilikte güzel bir söz var; şehirlerin geleceği o şehirde yaşayan insanların seçmiş olduğu yerel yöneticilerin ufuklarıyla doğru orantılıdır. Düzgün, çalışkan, işine hakim, gecesi gündüzü vatandaşın işi olan bir başkan seçersek o şehirlerin geleceği de çok aydınlık oluyor. Eğer kendi derdindeyse, hesap kitap derdindeyse o şehirlerin geleceği pek parlak olmuyor.”
Öğrencilik yıllarının İstanbul’da geçtiğini ve 1994 yılı öncesinde kentte suyun akmadığını, sokaklarda çöp dağlarının oluştuğunu anlatan Özhaseki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, belediye başkanı olmasıyla İstanbul’un yıllarca biriken sorunlarının çözüme kavuştuğunu kaydetti.
Türkiye’nin çok güzel ama zor bir coğrafyada yer aldığını belirten Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Cennet gibi bir vatan burası. Bu coğrafyada yaşamanın bedeli var o da güçlü olmak. Güçlü olmazsanız yaşayamazsınız. En son deprem belası vurdu bizi. 680 bin evimiz, 170 bin iş yerimiz yıkıldı. 18 ilimiz bu depremden etkilendi, 14 milyon insan zarar gördü. İlk geceden itibaren bütün belediyelerimizi bölgeye sevk ettik. Hatay’da CHP var. En büyük belediyelerimizi Hatay’a gönderdik. Siyasi tercih önemli değil, depremde enkaz altında kalan bizim insanımız. Ama nüfusu milyonlar olan, konuştuğunda mangalda kül bırakmayan adamlar oraya özel jetlerle, medya ordusuyla gelip selfie çekilip, bırakıp gittiler. Onlar da deprem turistiydi.”
Serik’teki 68 yıllık tapu sorunu çözülecek
Bakan Özhaseki, Serik ilçe merkezinde 68 yıldır devam eden tapu problemi olduğunu ve bugün bu sorun için ilçeye geldiğini söyledi.
Yerinde inceleme yaptıklarını anlatan Özhaseki, şunları kaydetti:
“Buradaki sorunu çözecek arkadaşların hepsini buraya getirdim. 68 yıllık bir ihtilaf var burada. Tapu kadastro davaları çok uzun sürer. Belli grup vatandaş adına tescil edilmiş tapular. Bizim vardığımız bir sonuç oldu. Burada bir kanun çıkarılması lazım. Kanun çıkarmadan şu anki idari yolla bu işi çözebilmek mümkün değil. Daha önce İstanbul Sultanbeyli’de yaptık. Bütün mülkiyet devlete geçti, şimdi devlet teslim etti. Burada da Aksu Çalkaya’da da yaptık. Şimdi burada sizler uygun görürseniz, elimizi ayağımızı kırmaz Hakan başkana Antalya Büyükşehir Belediyesinde, burada da Veli hocama izin verirseniz, pazartesi, salıdan itibaren bütün ihtilafları halledeceğiz. Orada ne kadar kanun maddesi yazılması gereken konu varsa Meclis’te bir torba yasanın içerisinde bütün tapuları belediyemize, belediyemizden de sizlere aktaracağız. Bunun dışında başka yolu yok. Tapu işini bir çözelim ondan sonra kentsel dönüşüm olsun derseniz onu da yapalım.”
Özhaseki, toplantı sonrası vatandaşların taleplerini dinledi.
]]>Özhaseki, Dalaman Karaçalı Mahallesi’nde vatandaşlarla bir araya gelerek, pazar günü yapılacak yerel seçim için Cumhur İttifakı adaylarına destek istedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gençliğinden bu yana iyilikten, doğruluktan, bu milletten yana tavrını ortaya koyarak mücadele ettiğini anlatan Özhaseki, “22 yıllık iktidarımızda Cenabı Allah’a şükürler olsun ki geçmişte, Cumhuriyet tarihi boyunca ne yapılmışsa birkaç misli fazlasını yapmış bir iktidara sahibiz. Geçmişte hizmet eden herkesten Allah razı olsun. Ölenlere rahmet okuruz. Asla bizler kötü söyleyen insanlar değiliz. Ama her zaman da başımız dik, alnımız açık.” diye konuştu.
Türkiye’nin bugün sağlıkta, ulaşımda, enerjide, savunma sanayinde birçok alanda belli bir seviyeye ulaştığını dile getiren Özhaseki, “Özgürlükleri genişleten de yurt dışında Türk insanının onurlu dik duruşunu temsil eden de Cumhurbaşkanı’mız oldu.” dedi.
Belediyecilikte çığır açtıklarını, eser ve hizmet siyaseti yürüttüklerini anlatan Özhaseki, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemiyle milletin hizmetle tanıştığını kaydetti.
Öğrenciliğinin İstanbul’da geçtiğini aktaran Özhaseki, şunları söyledi:
“Su akmaz ama belediyeler hiç tınmazdı. Gece saati kurardık, zemberekli saatleri. Kalkardık acaba biraz su toplayabilir miyiz diye. Çeşmelerin başında beklerdik. Çöp dağları olur patlar. 30-40 kişi ölür fakat Halk Partililerin hiç umurunda bile olmazdı. İşçileri genelde hiçbir şekilde işe gitmezler. Eylemden eyleme gezerlerdi. Kahveler dolu olur, eylem olduğu zaman otobüsler önüne gelir. İşçileri alırlar eyleme götürürlerdi. 1994’de bir devrim oldu.”
“Muğla artık gerçek belediyecilikle tanışmalı”
Muğla’yı da gerçek belediyecilikle tanıştırmak istediklerini belirten Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Burada da birinci işimiz Aydın Ayaydın hocamızı seçmek. Çünkü bir kuş, iki kanatla uçar. Tek kanatla uçan bir kuş gördünüz mü siz? Uçulmaz. Sıkıntı doğar. Hadi dersiniz altyapıya ‘gel’ dersiniz, büyükşehir gelmez. Ana caddeler onlara ait, iş yapmazlar. Büyük parklar onlara ait. Gelip hizmet etmezler. Sonra vakit geçirirler öyle. İlçe belediyesi olarak sizin de yapacaklarınız sınırlı. Öyle uğraşırsınız. O yüzden hepimizin birinci işi önce büyükşehirde Sayın Cumhurbaşkanı’mızın özel olarak gönderdiği, bizim de yıllardır tanıdığımız, sevdiğimiz, saydığımız bir abimiz, Aydın Bey’i büyükşehire seçmek.”
Özhaseki, CHP’li belediye başkanlarının yapmadıkları hizmetleri yapıyormuş gibi algı oluşturmaya çalıştıklarını, sosyal medyaya büyük paralar verip troller ordusu tuttuklarını dile getirerek, “Arkadaş oturuyor, alkışlıyorlar. Ayağa kalkıyor, alkışlıyorlar. Gülüyor, alkışlıyorlar. Yatıyor, alkışlıyorlar. Ben böyle bir şey hiç görmedim.” ifadelerini kullandı.
Belediyecilikte kendileriyle yarışan kimsenin olmadığı görüşünü paylaşan Özhaseki, milletin karşısına her zaman gerçek projelerle hizmetlerle çıktıklarını anlattı.
Bakan Özhaseki, Türkiye’nin büyük bir deprem atlattığını ve hızlı bir şekilde toparlanma süreci yaşadığını belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tüm çalışmaları yakından takip ettiğini ve hiçbir depremzedeyi yalnız bırakmadığını ifade etti.
Cumhur İttifakı’nın ilk günden itibaren özünün, sözünün bir olduğunu dile getiren Özhaseki, şunları kaydetti:
“Bizim için bu vatanın bölünmez bütünlüğü önemli. Bizim için ezanımız, bayrağımız önemli. Cumhurbaşkanı’mızla Devlet Bey’in zaten kardeşlik hukuku da bunun üzerine dayanıyor. Ufak tefek meselelere bakmıyorlar bile. Gece gündüz demeden bu millet için en iyi işleri yapmak adına gayret ediyorlar. Ne yazık ki karşıda bir ittifak var. Kaçlı olduklarını da bir türlü anlayamadık. Altılıydı, yediliydi, sonra iki tane dünyanın en başarısız belediye başkanı dahil ettiler 9 oldu. Kılıçdaroğlu sonra herkesi keklemiş, adamın birini de İçişleri Bakanlığı vadetmiş, 10 oldu. Bu nasıl bir şeydir böyle ya? Birbirine benzemezler ordusu. Aslında işte birbirlerini sevmezlerdi bunlar. Bir gün olsun gidip birbirinin çayını içmemişlerdir. Peki nasıl bir araya geldi bunlar? Bir tek onların motivasyon kaynağı vardı. Cumhur İttifakı gitsin, Recep Tayyip Erdoğan gitsin, ne olursa olsun. Peki kardeşim biz faniyiz. Elbette gideceğiz ya. Biz gidince ne olacak söyleyin bakalım hadi. Siz ne yapacaksınız? Bir cümle bile yok. Sadece yıkım ekibi gibi.”
Programa, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti MKYK Üyesi Yelda Erol Gökcan, Muğla Milletvekili Yakup Otgöz, AK Parti İl Başkanı Gültekin Akça, Dalaman Belediye Başkanı Muhammet Karakuş ile partililer ve vatandaşlar katıldı.
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Muğla’nın Fethiye ilçesinde ülke gündemini ve ilçeye kazandıracakları hizmetleri değerlendirdi. Fethiye’de Cumhur İttifakı MHP Fethiye Belediye Başkan Adayı Muhammet Kökten’in düzenlediği iftar ve körfez kirliliği inceleme gemileri karşılama programına katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Beşkaza Meydanı’nda halka seslendi. Öncelikli olarak Fethiye’nin deprem riskini hatırlatan Bakan Özhaseki, kentsel dönüşümün gerekliliğini vurguladı. 6 Şubat’ta meydana gelen depremin yaralarının hızla sarıldığını ifade eden Özhaseki, 76 bin konutun teslim edildiğini söyledi. Fethiye ve Muğla’yı AK Parti Belediyeciliğiyle buluşturmak istediklerine değinen Özhaseki, şehrin sorunlarını hızlı bir şekilde çözmeye başlayacaklarını kaydetti.
“İktidarı gücünü arkasına alıp beldesine hizmet ediyorsa o şehirlerin önü açık”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Yine bir seçim arifesindeyiz. Yerel seçimlerin en önemli tarafı, geleceğimizi insanları teslim ediyoruz. Bilim adamları diyorlar ki, ‘Şehirlerin geleceği oradaki yerel yöneticilerin ufuklarıyla doğru orantılıdır.’ Eğer seçtiğimiz yerel yönetici yani belediye başkanı dürüst birisiyse, çalışkan birisiyse, elinden ne geliyorsa onu yapıyorsa, iyi niyetle gayret ediyorsa sonra da tabi ki iktidar gücünü arkasına alıp şehrine, beldesine hizmet ediyorsa o şehirlerin önü açık. Değilse Allah korusun o beldeler geriye doğru gidiyor. Üzerinde yaşadığımız bu güzel Anadolu coğrafyası dünyanın en eski yerleşim yerlerinden birisi olarak geçiyor. Cennet gibi bir vatanımız var. Özellikle de bu coğrafya son dönem mazlumlarının sığınma coğrafyası. Son yüzyıl içerisinde Balkanlar’da daralan kardeşlerimiz bu coğrafyaya gelmişler. Kafkasya’da daralan, bunalan mazlum milletler gelmişler. Ülkemizin doğusunda, güneyinde ezilen, bunalan herkes bu coğrafyaya gelmiş. Kardeş olmuşuz, etle tırnak gibi olmuşuz. Bayrağımız dalgalanıyor, ezanlarımız okunuyor, Allah’a hamdolsun gittikçe de güçleniyoruz. Dostlarımıza güven veriyoruz, düşmanlarımıza da tabi ki korku salıyoruz” şeklinde konuştu.
“Bizler büyük bir milletiz”
Konuşmasını sürdüren Bakan Özhaseki, “Bu güzel coğrafyanın bir iki tane de kusuru var. Her güzelin kusuru olurmuş ya, bizim de kusurumuz var. O da yerin altında depremsellik var. Şunu herkes bilsin ki; Türkiye bir deprem ülkesi. Son yüzyılda denizlerimizde ve karada meydana gelen 6 üzerindeki yıkıcı deprem sayısı 231. Ölen insan sayımız 130 bin. Maddi hasar milyarlarca dolar. En son 6 Şubat depreminde bile tam 18 ilimiz etkilendi. 14 milyon kardeşimiz zarar gördü, 680 bin konutumuz yıkıldı. 170 bin de işyeri yıkıldı. Maddi hasarı söylemeye gerek yok, 100 milyar doların üzerinde. Manevi acımızı mı soruyorsunuz? Onu ölçecek bir alet daha icat edilmedi. Her yerde hala gözyaşı var. O bölgelerde bulunan bir kardeşiniz olarak, o günlerdeki acımızı Allah sizlerden razı olsun hep birlikte bir dayanışmaya dönüştürdük. Bütün bir millet olarak ayaktaydık. Kumbarasındaki parayı oraya gönderen çocuğumuzu mu dersiniz, hacını erteleyerek parasını yatıran büyüklerimizi mi dersiniz, Azerbaycan’dan eski arabaların üzerine battaniye doldurmuş ‘kardeşlerimize yardıma gidiyorum’ diyen Server Beşirli kardeşimizi mi dersiniz? Bizler büyük bir milletiz, böyle bir milletin ferdi olmak, üyesi olmak emin olun hepimiz için şeref olarak yeter” dedi.
“Deprem bölgesinde binlerce konut yaptırıyoruz”
Deprem bölgesindeki çalışmalardan bahseden Özhaseki, “Orada artık konutlarımızı da teslim etmeye başladık. Binden fazla şantiyemiz var. 4 bin 333 köyde de çelikten karkaslı evler yaptırıyoruz. 76 bin konutu dağıttık ve her ayda 10 bin, 15 bin ev vermeye de devam edeceğiz. Bizler deli gibi çalışıyoruz. Milletimizi seviyoruz, yaralarına merhem olmaya çalışıyoruz. Ama biz bunu yaparken bir taraftan da zehirli dillerini sarkıtmadan geri kalmayan muhaliflerimiz var. Geçenlerde Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı çıkmış, “deprem karnesini açıklıyorum hükümetin” diyor. “Sıfır, sıfır, sıfır”. Bir başka genel başkan çıkmış diyor ki, “kime vermişler bu evleri? Nerede bu evler? Herhalde AK Partililere dağıtıyorlar, herhalde akrabalarına veriyorlar”. ya Allah size insaf versin. Eğer görmek istiyorsanız şantiyemizde gezdireceğim, hadi buyurun gelin. Hiç birisi gelmiyor ama geriden bu sözleri etmekten de geri durmuyorlar. Zamanında bundan bir evvelki dönemde yine aynı bakanlıktaydım, Hatay’a gittim, kentsel dönüşüm yapacağız. Örnek Aksaray Mahallesi, açıkça da ilan ediyorum. Bakın; o bölgede şimdiki CHP’liler, yandaş odaları davalar açtılar, Aksaray Mahallesi’nde bana kentsel dönüşümü yaptırmadılar. Bir saate yakın ilan ettim orada izah etmeye çalıştım, vatandaşları ikna ettim ama mahkeme yoluyla önümüzü kesmeye çalıştılar. Deprem oldu, onların kentsel dönüşüm yaptırmadığı mahallede bir tek Allah’ın kulu bile yaşamıyor şimdi. Bunlarda vicdan var mı acaba? Bir gün olsun içleri sızlıyor mu acaba? Bir taraftan hem yapmıyorlar hem de yapanlara mani oluyorlar. Geçenlerde İzmir’deydim, deprem bölgesi değil mi? Hepimiz biliyoruz, evet. 25 senedir İzmir’deler, 25 tane binayı dönüştürdülerse söylesinler, bütün sözlerimi geri alacağım. Hayır, böyle bir niyetleri de yok. Ama bizler çalışıyoruz, üzerimize düşeni yapıyoruz, ne lazımsa onu yapıyoruz. 1994’te Sayın Cumhurbaşkanımız İstanbul’da, naçizane ben de İzmir’de aday oldum. İnsanların önüne çıktığımızda dedik ki, “hizmet edeceğiz, kimseyi ayırmayacağız, mazeret üretmeyeceğiz, gece gündüz demeden deli gibi çalışacağız” dedik. ve sözümüzde durduk, çalışmaya da devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Yapmak zor, ama biz yapma tarafındayız”
Cumhur İttifakı’nın birlik ve beraberliğine vurgu yapan Özhaseki, “Bizler Cumhur İttifakıyız, özümüz bir, sözümüz bir. Ne dediğimiz çok belli. Bizim için bu vatanın bölünmez bütünlüğü en önemlisi. Bayrağımız mukaddes, ezanımız mukaddes. Bunlar üzerine oluşturulduğumuz bir ittifakımız var. Ama karşı tarafta, tarafları belirsiz bir grup var. Seçimden önce neler demediler ki? Hiç de birbirine benzemiyorlardı. Zaten bunların ne siyasi düşünceleri ne sosyal hayat bakışları ne iktisadi konulardaki düşünceleri aynı diye de ilan etmiştik. Ama bir tek motivasyon kaynakları vardı; Cumhur İttifakı gitsin, ne olursa olsun. Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli bir araya gelmesin, ne olursa olsun. Yıkım ekibi gibi, ne yapacaksınız onu söyleyin dedik o da yoktu. Hani diyor ya şair, “hadi gel şu Süleymaniye’yi yıkalım desen, iki kazma kürek iki de ırgat gerek. Gel yeniden yapalım desen, önce bir Süleyman, sonra da Sinan gerek.” O yüzden yapmak zor, ama biz yapma tarafındayız, biz işin hizmet tarafındayız. Milletimi seviyoruz Allah’ın izniyle, tarihe karşı, medeniyetimize karşı sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz” dedi.
“Fethiye’yi hizmetlerle tanıştıralım”
Özhaseki, “Aydın Ayaydın hocam Muğla için bir şans. Cumhurbaşkanımız onu buraya özel olarak gönderdi. Onun yaptığı projeleri ben de biliyorum, elinden ne geliyorsa. 20 küsur yıldır belediye başkanlığı yapan, yıllarca bakanlık makamında bulunan bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Ömrü şehircilikle geçen bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Fethiye’miz için, Muğla’mız için ne varsa Hoca’mın getirdiği bütün projelere ben de evet diyorum ve desteklemeye de devam edeceğim. Bizim işimiz hizmet, hizmetten başka bir şey düşünmüyoruz. Şimdi de gencecik bir Muhammet kardeşimizi seçtiniz. İnşallah Pazar günü akşamı da onun başkanlığını nasip olursa bu meydanda hep beraber kutlayacağız. ‘Körfez temizlenecek’ başımızın üstüne, ne demek? ‘Kentsel dönüşüm yapılacak’ zaten bizim işimiz o iş. Fakat şunu da söyleyeyim; lütfen yanlış anlamayın, ben bu bakanlıkta oturan birisi olarak A’dan Z’ye bütün partilere kapı açık. Deprem bölgelerinde kentsel dönüşüm şart. Yeter ki kentsel dönüşüm yapsınlar başımızın üstünde yer var diye ilan ediyorum. Şu partili gelmiş ona yardım etmem demiyorum, şu partiliye yardım ederim asla demiyorum. Herkese kapı açık. Ama bir tane daha kapımı çalan Cumhuriyet Halk Partili olmadı, onu da bilin. Neden? Kentsel dönüşüm zor iş, vatandaşın hakkı verilecek, eziyet çekilecek. Ne yazık ki bu işe giren daha bir tane CHP’li görmedim. Biz burada kol kola gireriz. Allah’ın izniyle bütün hizmetleri de yaparız hiç şüpheniz olmasın. Fethiye’yi hizmetlerle tanıştıralım. Muğla’yı hizmetle tanıştıralım inşallah. AK Parti belediyeciliğinden onlar da istifade etsinler” diye konuştu. – MUĞLA
]]>Bakan Özhaseki, Fethiye Körfezi’nde temizlik gemisi karşılama ve iftar programında yaptığı konuşmada, cennet gibi bir vatanda yaşadıklarını söyledi.
Bu coğrafyanın son dönemde mazlumlarının sığınma coğrafyası olduğuna işaret eden Özhaseki, son yüzyıl içerisinde Balkanlar’da, Kafkasya’da daralan, bunalan mazlum milletlerin bu coğrafyaya geldiğini ifade etti.
Özhaseki, Türkiye’nin doğusunda, güneyinde ezilen, bunalan herkesin bu coğrafyaya geldiğini ifade ederek “Kardeş olmuşuz, etle tırnak gibi olmuşuz. Bayrağımız dalgalanıyor, ezanlarımız okunuyor. Allah’a hamdolsun gittikçe de güçleniyoruz. Dostlarımıza güven veriyoruz, düşmanlarımıza da korku sarıyoruz.” diye konuştu.
“Bu güzel coğrafyanın bir kusuru var, o da yerin altında… Depremsellik var.” diyen Özhaseki, şöyle devam etti:
“Şunu herkes bilsin ki Türkiye, bir deprem ülkesi. Son yüzyılda, denizlerimizde ve karada meydana gelen 6 üzerindeki şiddette yıkıcı deprem sayısı 231, ölen insan sayımız 130 bin. Maddi hasar, milyarlarca dolar. En son 6 Şubat (2023) depreminde bile 18 ilimiz etkilendi. 14 milyon kardeşimiz zarar gördü, 680 bin konutumuz yıkıldı, 170 bin de iş yeri. Maddi hasarı söylemeye gerek yok. 100 milyar doların üzerinde. Manevi acımızı mı soruyorsunuz? Onu ölçecek bir alet daha icat olmadı.”
Mehmet Özhaseki, her yerde hala gözyaşı olduğunu, o günlerdeki acının hep birlikte dayanışmaya döndürüldüğünü kaydetti.
Bütün millet olarak ayakta olunduğunu, çocukların bile kumbaralarındaki paralarını bozdurup deprem bölgesine gönderdiğini hatırlatan Özhaseki, şöyle konuştu:
“Haccını erteleyerek hacı parasını yatıran ağabeylerimizi mi dersiniz. Azerbaycan’dan, eski Hacı Muratlar üzerine battaniyeleri doldurmuş, kardeşlerime yardıma gidiyorum diyen Server Beşirli kardeşimizi mi dersiniz? Bizler büyük bir milletiz. Böyle bir milletin ferdi olmak, üyesi olmak, emin olun hepimiz için şeref olarak yeter. Şimdi de çalışıyoruz. Binlerce konut yaptırıyoruz. Orada artık yavaş yavaş konutlarımızı teslim etmeye başladık. Binden fazla şantiyemiz var. 4 bin 333 köyde de çelikten karkaslı evler yaptırıyoruz. 76 bin konutu dağıttık ve her ayda 10-15 bin ev vermeye de devam edeceğiz. Bizler deli gibi çalışıyoruz. Milletimizi seviyoruz. Yaralarına merhem olmaya çalışıyoruz ama biz bunu yaparken bir taraftan da zehirli dillerini sarkıtmaktan geride kalmayan muhaliflerimiz var.”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, geçen günlerde “Deprem karnesini açıklıyorum hükümetin” dediğini hatırlatan Özhaseki, “Sıfır, sıfır, sıfır. Bir başka genel başkan çıkmış diyor ki ‘kime vermişler bu evleri? Nerede bu evler? Herhalde AKP’lilere dağıtıyorlar. Herhalde akrabalarına veriyorlar. Yahu, Allah size insaf versin. Eğer görmek istiyorsanız, 1000 şantiyemizi de gezdireceğim. Hadi buyurun gelin ama hiçbirisi gelmiyor ama geriden bu sözleri etmekten de geri durmuyorlar.” ifadelerini kullandı.
Zamanında bundan bir evvelki dönemde yine aynı Bakanlıkta olduğunu anımsatan Özhaseki, “Hatay’a gittim. Kentsel dönüşüm yapacağız. Aksaray Mahallesi. Açıkça da ilan ediyorum. O bölgede şimdiki CHP’liler, yandaş odaları, davalar açtılar ve Emek Aksaray Mahallesi’nde bana kentsel dönüşüm yaptırmadılar. Bir saate yakın orada izah etmeye çalıştım, vatandaşları ikna ettim ama mahkeme yoluyla önümüzü kesmeye çalıştılar. Deprem oldu. Onların kentsel dönüşüm yaptırmadığı mahallede bir tek Allah’ın kulu bile yaşamıyor şimdi. Bunlarda vicdan var mı acaba? Bir gün olsun içiniz sızlıyor mu acaba? Bir taraftan hem yapmıyorlar hem de yapanlara mani oluyorlar.” dedi.
“Bizler çalışıyoruz, üzerimize düşeni yapıyoruz”
İzmir’de yakın zamanda yaşadığı bir olayı anlatan Bakan Özhaseki, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“İzmir deprem bölgesi değil mi? Hepimiz biliyoruz. 25 yıldır İzmir’deler. 25 tane binayı dönüştürdülerse söylesinler bütün sözlerimi geriye alacağım. Hayır. Böyle bir niyetleri de yok ama bizler çalışıyoruz. Üzerimize düşeni yapıyoruz. Ne lazımsa onu yapıyoruz. 1994’de Cumhurbaşkanı’mız İstanbul’da, naçizane ben de Kayseri’de aday oldum. İnsanların önüne çıktığımızda dedik ki biz hizmet edeceğiz. Kimseyi ayırmayacağız, mazeret üretmeyeceğiz, deli gibi çalışacağız. Gece gündüz demeden çalışacağız dedik. Sözümüzde, ahdimizde durduk. Çalışmaya da devam ediyoruz. Bizler Cumhur İttifakı’yız. Özümüz bir, sözümüz bir. Ne dediğimiz çok net belli. Bizim için bu vatanın bölünmez bütünlüğü en önemlisi. Bayrağımız mukaddes, ezanımız mukaddes. Bunlar üzerine oluşturduğumuz bir ittifakımız var. Seçimden önce neler demediler ki? Hiç de birbirine benzemiyorlardı. Zaten bunların ne siyasi düşünceleri ne sosyal hayata bakışları ne iktisadi konulardaki düşünceleri aynı değil diye de hep ilan etmiştik ama bir tek motivasyon kaynakları vardı. Cumhur İttifakı gitsin, ne olursa olsun. Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli bir araya gelmesin ne olursa olsun. Yıkım ekibi gibi. Ne yapacaksınız onu söyleyin. O da yoktu ama işin yapma tarafındayız. Bu ülkeye hizmet tarafındayız. Allah’ın izniyle milletimizi seviyoruz.”
“Aydın Ayaydın Hoca’m, Muğla için bir şans”
Tarihe ve medeniyete karşı sorumlulukları bulunduğuna olan inancını dile getiren Bakan Özhaseki, Aydın Ayaydın’ın Muğla için bir şans olduğunu söyledi.
Mehmet Özhaseki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Ayaydın’ı Muğla’ya özel olarak gönderdiğine işaret ederek “Onun yaptığı projeleri ben de biliyorum. Elimden ne geliyorsa ki 20 küsur belediye başkanlığı yapan bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Yıllarca bakanlık makamında bulunan, ömrü şehircilikle geçen bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Fethiye’miz için, Muğla’mız için ne varsa hocamın getirdiği bütün projeleri ben de evet diyorum, onu desteklemeye de devam edeceğim Allah’ın izniyle.” diye konuştu.
İnsanlara hizmet etmek istediklerini belirten Özhaseki, hizmetten başka bir şey düşünmediklerini dile getirdi.
Kapılarının herkese açık olduğunu vurgulayan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki, “Bu Bakanlıkta oturan birisi olarak, A’dan Z’ye bütün partilere kapı açık. ‘Yeter ki kentsel dönüşüm yapsınlar, başımızın üstünde yer var’ diye ilan ediyorum. Şu partili gelmiş, ona yardım etmem demiyorum. Herkese kapı açık ama bir tane daha kapımı çalan CHP’li olmadı onu da bilin. Neden? Kentsel dönüşüm zor iş. O evler dönüşecek, vatandaşın hakkı verilecek, eziyet çekilecek. Ne yazık ki bu işe giren bir tane daha CHP’li görmedim. İnşallah Muğla’yı hizmetle tanıştıralım. AK Parti belediyeciliğinden onlarda istifade etsinler.” ifadelerini kullandı.
Programa, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Muğla Milletvekili Yakup Otgöz, AK Parti İl Başkanı Gültekin Akça, MHP İl Başkanı Oğuz Akarfırat ve partililer katıldı.
]]>Özhaseki, Kütahya’da bir düğün salonunda düzenlenen “STK Temsilcileri ve Teşkilat İftar Programı”nda yaptığı konuşmada, geçen yıl 6 Şubat’ta meydana gelen depremin Anadolu’da yaşanan en büyük felaketlerden olduğunu söyledi.
Bakanlık olarak deprem bölgesinde inşaatları devam ettirdiklerini belirten Özhaseki, şöyle konuştu:
“Bakanlık olarak bir an bile boş durmadan evleri yapmaya çalışıyoruz. Şu anda 300 binden fazla inşaatımız devam ediyor. Köylerde çelik karkastan evler yapıyoruz. Aslında yıkılan evler belki taştandı, basit evlerdi. Bazılarının aralarında harç bile yoktu. Olsun, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın talimatı ‘Madem o evler yıkıldı. Hepsini en iyisiyle yapacağız’ dedi. Bir taraftan şehirlerin merkezlerini yapıyoruz bir taraftan altyapılarıyla ilgili büyük bir bütçe temin ettik. Altyapılarına başladık. Gece gündüz çalışıyoruz ve 76 bin evimizi teslim ettik. Her ay bundan sonra da 10 bin, 15 bin ev vermeye devam edeceğiz.”
“Algı belediyeciliği”
Bakan Özhaseki, 1994 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’dan, kendisinin de Kayseri’den belediye başkanı adayı olduklarını, göreve geldikten sonra asla bir kavganın parçası olmadıklarını ve hizmet ettiklerini dile getirdi.
AK Parti ile 20 sene önce başlayan belediyeciliğin her yerde sürdüğünü anlatan Özhaseki, şöyle devam etti:
“Son dönemde hiç anlayamadığımız başka bir şey çıktı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı başını çekiyor. Sonra ona kuyruk olanlar da Anadolu’da devam ediyorlar. ‘Algı belediyeciliği’ diyorlar. Ne oluyor algı belediyeciliği olunca? Yapmadığını yapmış gibi sunmak, olmadığı halde olmuş gibi. Beyefendi tatilde, çalışıyormuş gibi. Yan gelip yatıyor güya. İngiliz Büyükelçisi’yle bir yerde yemek yiyor ama iş başındaymış gibi gösteriyor. Ne kadar ayıp bir şey ya. Bunu da belediye bütçesinde yapıyorlar.”
Özhaseki, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin depreme karşı tedbirler konusunda ayırdığı payın çok düşük olduğunu belirtti.
İstanbul’un deprem riskine dikkati çeken Özhaseki, şunları kaydetti:
“Şimdi bütün bilim adamları diyor ki ‘İstanbul’da deprem gelmek üzere.’ İstanbul Büyükşehir Belediyesinin geçen seneki ayırmış olduğu pay 485 milyon lira ama algı operasyonları için Beyefendi’yi övmek için Beyefendi’yi Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı veyahut da cumhurbaşkanı yapabilmek için tuttukları trol ordusuna verdikleri, ayırdıkları para 900 milyon lira. Bu para cebinizden çıkıyorsa bir şey demem, eğer belediye bütçesiyse ben 1 kuruş hakkım varsa haram olsun. Bu dönemde böyle bir belediyecilik gördük. Hükümetin yaptığının üstüne yatmak, onun yaptıklarını kendi yapmış gibi yapmak. ya ayıptır, günahtır.”
Özhaseki, AK Parti Kütahya Belediye Başkan adayı Kamil Saraçoğlu’na destek istedi.
Programa, AK Parti Kütahya milletvekilleri Adil Biçer ve İsmail Çağlar Bayırcı, AK Parti İl Başkanı Mustafa Önsay, Belediye Başkan adayı Kamil Saraçoğlu ile partililer ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki STK, iş insanları ve sektör temsilcileriyle buluştu
ZONGULDAK – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deprem gibi afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak için kentsel dönüşümünün önemine değindi.
Zonguldak’a gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki STK, iş insanları ve sektör temsilcileriyle buluştu.
Programda konuşan Özhaseki, “Tarihte Anadolu’da doğuya birçok baş şehirler var. Fakat zamanın ruhunu okuyamadıkları için şimdi birçoğu sıradan il olduğu gibi bazen ilçe konumuna da düşmüş durumdalar. Öyle bir şehir konumuna da düşmemek lazım. Eğer şehirdeki yerel yöneticiler, başta belediye başkanımız, valimiz, milletvekili, siyasi partilerimiz o şehirle ilgili düşünceleri var. Hedef koymuşlar, bir araya gelmişler, kol kola girmişler, gayret ediyorlarsa şehirlerin geleceği ayrılık. Değilse emin olun şehirleri ben görüyorum. Gittikçe kötüye doğru gidiyor” dedi.
“Şehirlerimizde bir takım sorunlar var” diyen Özhaseki, “Çünkü biz Batı’dan şehirleşme noktasında önceden çok açık ara öndeyken özellikle sanayi devrimiyle birlikte bizim de gerileme dönemimize denk geldiği için iyice geriye kalmışız. Onlar oradan bir mimari plan üzerine, bir şehir planı üzerine gelişmelerini sağlarken, ekonomileri daha güçlüyken, güzel şehirler oluşturmuşlar bizim de zayıflama ve gerileme dönemimiz olduğu için iyice aradaki fark açılmış. Şimdi bizi hükümet Amerika’ya götürmüştü. Washington’da İmar Daire Başkanı Türk’tü. Söylediğine göre 1711’de şehir planları yapılmış. 11 tane göbek yapmış birbirine bağlamışlar. Şehir planı bu demişler mesela. ya bizde daha mekansal planlamada 3-5 sene öncesine tamamlayabildik. Böyle bir şey olabilir mi?” ifadelerini kullandı.
“Kimliksiz ve sağlıksız şehirlerimiz olmuş”
1940-50’li yıllardan itibaren büyük şehirlere göçlerin başladığını aktaran Özhaseki, “O göçler neticesinde insanlar evlerini rastgele yerlere yapmaya başlamışlar. O günkü yöneticiler iyi veya kötü niyetle ben bilmiyorum yargılamak için de söylemiyorum. Hazırlıksız yakalanmışlar bu göçlere. Bazen de ideolojik yaklaşmışlar. ‘Bunlar evleri buralara yapsınlar, bizim arka mahalle olur’ gibi bir düşünce. Sol rüzgarların estiği bir dönemde buralarda örgütlenmeler yaparız. İşçileri de örgütleriz gibisinden. Rusya gibi oluruz. Arnavutluk’ta sapık bir Enver hoca var onun bir hayalini kuran adamlar vardı bu memlekette ne yazık ki. Castro’nun hayranları vardı bu memlekette. Türkiye’yi buraya götürürüz gibi bir fikirle şehirlere doğrusu tarumar etmişiz. 2000’li yıllara doğru geldiğimizde objektif olarak söylemek gerekirse ne yazık ki üzülerek söylüyorum. Kimliksiz ve sağlıksız şehirlerimiz olmuş. Herkes bunun farkında” diye konuştu.
Cumhuriyet tarihinde mimari noktasında yetersiz kalındığını kaydeden Özhaseki, “Bakın geçmişe doğru baktığımız zaman Selçuklu medeniyeti diye bir medeniyet var bakınca sivil mimarlık örneklerinden ibadethanelerine kamu binalarına kadar bu Selçuklu dersiniz.
Peki 100 yıllık Cumhuriyet’te bilim adamlarımız, mimarlarımız, hocalarımız ve mimarlarımız var.
Şimdi kurduğumuz şehirlere bir bakın. Ne medeniyeti edersiniz şimdi kurduğumuz ortama. O sosyal ağda arabesk medeniyet deriz. İstanbul’a varıyorsunuz. Camdan muhteşem bir bina. Son teknolojiyle donatılmış. Yanında bir tane tamirhane. 2 tane pirketten gecekondu. ‘Allah Allah’ falan diyorsunuz. Şimdi böyle bir medeniyet olabilir mi?” şeklinde konuştu.
Özhaseki, konuşmasına şu şekilde devam etti: “En üzücü tarafı da bu ülkenin bir deprem ülkesi olduğunu unutmamız. Afetlerin her an bizi beklediğini unutmamız ve bunları göz ardı ederek şehirleşmeye doğru geçmemiz. Son yüzyılda bu memlekette meydana gelen deprem sayısı 6 ve üzerindeki şiddetteki deprem sayısı yıkıcı diye tarif ediyoruz biz bu depremlere. Hem denizlerimiz hem karadakileri toplarsak 231 tane deprem olmuş. Ölen insan sayımız 130 bin. Maddi hasar milyarlarca dolar. Niye böyle? Bilimin gerçekliğini tespit ediyoruz, dikkate almıyoruz. İşimize geldiği gibi hareket ediyoruz. Gidip belediyeleri zorluyoruz. Bir takım çıkar ilişkileri başlıyor. Neticesinde de böyle bir felaketle karşı karşıya kalıyoruz.”
Deprem gibi afetler için bütün işlerin gözden geçirilmesi gerektiğini anlatan Özhaseki, “Bizim her şeyi yeni baştan bir daha ele alıp, ‘Bismillah’ diyerek bu işe görmemiz gerekiyor. Doğru bir şekilde planlamamız gerekiyor. 6 Şubat’ta Kuzey Anadolu Fay Hattı malum bizim de biraz 100 kilometre altımızdan geçiyor. Şimdi bütün bilim adamlar diyorlar ki ‘İstanbul’da beklediğimiz tehlike var. Allah korusun büyük bir bela bekliyor’ bizi diyor. 6 Şubat’ta da Doğu Anadolu Fay Hattı kırıldı. Aynı yerden başlıyor neredeyse. Van Gölü’nün biraz daha batısından bu tarafa doğru gelirken diğeri de Adıyaman, Malatya Kahramanmaraş ve oradan Hatay üzerinden Akdeniz’e doğru iniyor. Binlerce yıldır aynı hatlar kırılıyor. Bakın binlerce yıldır, yeni değil. Bunu bilerek hareket etmezsek ne olur? Bir daha başımıza bela gelir. Oturur, ağlarız. Dizlerimiz de vururuz, yardımlar ederiz. Vicdanımızı biraz avutuyoruz.
Sonra yine aynı yerden bir daha başlamış oluruz. Bu gerçekleri bilerek hareket etmekten başka çaremiz yok. En son depremde 680 bin ev yıkıldı. Dile kolay 170 binde iş yeri yerle bir oldu. Maddi hasar 100 milyar doların üzerinde. Manevi hasar zaten hiç ölçülecek gibi değil. Ne yapsak oradaki insanların o acısını dindirmez mümkün değil” dedi.
Deprem bölgesinde 300 bin konut yapımına devam edildiğini belirten Özhaseki “Çelik evler yapıyoruz köylerde. Şehirlerin meydanlarını yapıyoruz bir taraftan. Meydanlara açılan ana caddeleri yapmaya çalışıyoruz ki kimlik binalar çıksın ortaya diye. O şehrin kendine has özgün mimarisi çıksın diye. Şehir merkezlerini de biz bakanlık olarak yapma kararı aldık. Altyapılar için 60 milyar liraya yakın bir kredi temin ettik. Oradaki 11 tane şehrin altyapısını baştan sona bir daha yapıyoruz. Geçtiğimiz hafta dağıttığımız evlerle birlikte şu ana kadar 76 bin konutu dağıttık. Her ayda 15 bin evi dağıtmaya devam edeceğiz. Bu sayıları söylemesi kolay da bunlar aslında Türkiye’nin inşaat kapasitesinin çok üstünde rakamlar” ifadelerini kullandı.
“Yapmamız gereken afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak”
Afet öncesi yapılması gereken konulara da değinen Özhaseki şunları söyledi: “O hasarları sararken bu tür afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak. Konutlarımızı daha sağlam, güvenli hale getirmek. Bunun hazırlığını yapmalıyız. Eğer deprem gelmeden, afet gelmeden bunu yaparsak bir birim harcıyoruz. Felaket geldikten sonra harcamaya başlarsak tam 7 birim harcıyoruz. Bilim adamları tek tek hesaplamışlar. Onun içinde İstanbul, İzmir’de depreme daha çok maruz olabilecek yerlerde birçok projeleri açıklıyoruz. Bunun peşinden koşuyoruz. Bunun da bir tek yolu var, o da kentsel dönüşüm. Bakanlık olarak biz her yerde duyuruda bulunuyoruz. ‘Gelin beraber yapalım. Hangi partiden olursanız olun hiç fark etmez. Yeter ki gelin bu siyaset üstü bir durum. Bunu siyasete lütfen alet etmeyin’ diyoruz ama derdimizi de bir türlü anlatamıyoruz.”
“Türkiye’de inşaat sektörünün geleceği çok parlak” diyen Özhasek, “Böyle 10 senede falan bitecek gibi gözükmüyor. Belki Avrupa’da restorasyonlarda vakit geçirebilirler. Yeni uydu kentler, küçük yerlere kurabilirler. Onların ihtiyacı olabilir ama bizde ihtiyaç çok daha fazla. İşin yüzde 80 adeta özel sektörde. Bu alanda şu anda bir buçuk milyona yakın insan çalışıyor. Gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 6’sını oluşturuyor ama inşaat sektörünü besleyen yan sektörleri de ele aldığınız zaman 250 ayrı grubu ilgilendiriyor ve yurtiçi hasılamızında yüzde 30’unu oluşturuyor” dedi.
]]>Zonguldak temasları kapsamında bir otelde iş insanları ve sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle bir araya gelen Özhaseki, burada yaptığı konuşmada, şehirlerin taş ve topraktan ibaret zannedilmemesi gerektiğini, canlı organizmalar olan kentlerin bakım ve ihtimam istediğini belirtti.
Özhaseki, devletler arasındaki rekabetin şehirler arasında da bulunduğuna değinerek, eğer kentlerin geleceğe sağlıklı şekilde taşınması isteniyorsa çok hızlı değişimlerin yaşandığı zamanın ruhunun yakalanması gerektiğini vurguladı.
Şehircilik alanındaki “Şehirlerin geleceği yerel yöneticilerin ufuklarıyla doğru orantılıdır” söylemini aktaran Özhaseki, valiler, belediye başkanları, milletvekilleri ve siyasi partilerin temsilcileri bir araya gelip hedef koyarlarsa kentlerin geleceğinin aydınlık olacağını anlattı.
Bakan Özhaseki, yerel yönetimlerde ortak akılla üretilen projelerin peşine düşmenin önemine değinerek, “Sonra el ele kol kola girmek lazım. Sonra da iktidara ‘Bir dakika bize yardım et, buralarda biz yetişemiyoruz’ demek lazım. İktidar büyük bir nimet. Bundan istifade etmek lazım.” diye konuştu.
Şehirlere yapılan yatırımlarda parti ayrımcılığının zarar verdiğine dikkati çeken Özhaseki, “Halbuki hepimiz aynı gemideyiz arkadaşlar. Emin olun, biz şehirlerimizi büyütemezsek, geliştiremezsek, inşallah böyle bir sonuçla karşılaşmayız ama çocuklarımız okumaya giderler ve bir daha da gelmezler. Arada bir telefonla arayan insanlar haline dönüşürler. O yüzden şehrimize sahip çıkıp ne yapılması gerekiyorsa hep birlikte yapmak lazım.” değerlendirmesinde bulundu.
Çarpık kentleşme eleştirisi
Özhaseki, batıda şehir planlamacılığının çok önceleri yapıldığını ancak Türkiye’de bu işlemlerin yeni yeni tamamlandığını aktararak, hazırlıksız yakalanılan göçler nedeniyle yaşanan çarpık kentleşmelerin ardından 2000’li yıllara gelindiğinde kimliksiz ve sağlıksız şehirlerin ortaya çıktığını kaydetti.
Selçuklu ve Osmanlı’daki mimari yapılar incelendiğinde medeniyetin izlerinin görüldüğüne işaret eden Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Peki yüz yıllık Cumhuriyet’te bilim adamlarımız, mimarlarımız, mühendislerimiz var. Kurduğumuz şehirlere bakın arkadaşlar. Hiçbir parti ayrımı gözetmeksizin söylüyorum bunu, birisini suçlamak için asla söylemiyorum. Ne medeniyeti dersiniz şimdi bulunduğumuz ortama? Olsa olsa ‘arabesk medeniyeti’ deriz. İstanbul’a varıyorsunuz, camdan son teknolojiyle donatılmış muhteşem bir bina ve yanında bir tamirhane, iki briketten gecekondu… Böyle bir medeniyet olabilir mi? En üzücü tarafı da buranın deprem ülkesi olduğunu, afetlerin her an bizi beklediğini unutmamız, bunları göz ardı ederek şehirleşmeye geçmemiz.”
Bakan Özhaseki, 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerde Doğu Anadolu Fay Hattı’nın kırıldığını, bütün bilim adamlarının olası Marmara Depremi’nden bahsettiğini anımsatarak, binlerce yıldır kırılan fay hatları gerçekliğinin unutulması halinde tekrar aynı acıların yaşanacağının altını çizdi.
Depremin etkilediği şehirlerde 300 binden fazla konutun inşasının devam ettiğini, şu ana kadar 76 bin konutu hak sahiplerine dağıttıklarını bildiren Özhaseki, altyapı çalışmaları için 60 milyar liraya yakın uzun vadeli kredi temin ettiklerini, 11 ilde altyapıyı baştan yaptıklarını aktardı.
“Yapmamız gereken şey, hasarları sararken bu tür afetlere karşı dirençli şehirler oluşturmak” diyen Özhaseki, şöyle devam etti:
“Konutlarımızı daha sağlam, güvenli hale getirmek. Bunun hazırlığını yapmalıyız. Kentsel dönüşüm için bakanlık olarak her yerde duyuruda bulunuyoruz. Gelin diyoruz, beraber yapalım. Hangi partiden olursanız olun hiç fark etmez. Yeter ki gelin. Bu siyaset üstü bir durum, bunu siyasete lütfen alet etmeyin, ama derdimizi bir türlü anlatamıyoruz.”
Özhaseki, kentsel dönüşümde herkese iş düştüğünün altını çizerek, kamu eliyle yapılan yatırımların yanı sıra özel sektörün bu alandaki faaliyetlerinin önemine değindi.
“Bundan sonra önümüze bakacağız, çalışacağız”
Türkiye’deki yapı stokunun çoğunun 2000 öncesindeki yönetmeliklere göre yapıldığını, milyonlarca ev ve iş yerinin yenilenmesi gerektiğini vurgulayan Özhaseki, Türkiye’deki inşaat sektörünün geleceğinin çok parlak olduğu yorumunda bulundu.
Mehmet Özhaseki, Türk halkının güçlü devlete sahip olduğuna, son yaşanan depremin altından kalkabilecek çok az sayıda devlet bulunduğuna ve iktidarları döneminde çok sayıda hükümeti devirme operasyonunun yapıldığına dikkati çekerek, “En son yapılan Gezi kalkışmaları, 17-25 Aralık darbesi, çukur eylemleri, ihtilal denemesi. ya bunlardan biri Avrupa’da olsa çökertirlerdi ülkeyi.” dedi.
Terör örgütlerinin hepsinin aynı yerden beslendiğini, 4-5 ülkeden destek aldığını anlatan Özhaseki, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Çok şükür dağlar temizlendi, şehirler temizlendi. Koridorlar oluşturuldu, örgütlerin hepsi toprağın altına girdi. Bundan sonra da zaten yaşama hakları yok o örgütlerin. Bireysel bir takım hadiselerle canımızı yakmaya çalışabilirler o kadar. O da dünyanın her yerinde oluyor. İnşallah yaptırmayız ama onun dışında yapabilecekleri herhangi bir etki kalmadı. Bundan sonra önümüze bakacağız, çalışacağız.”
Vali Osman Hacıbektaşoğlu ise Filyos projesi ile kentte yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Toplantıya, AK Parti Zonguldak milletvekilleri Muammer Avcı ve Ahmet Çolakoğlu, Zonguldak Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Belediye Başkan adayı Ömer Selim Alan ile STK temsilcileri, iş insanları ve siyasi partilerin temsilcileri katıldı.
Bakan Özhaseki, lavuar alanında incelemede bulundu
Toplantının ardından lavuar alanında incelemelerde bulunan Özhaseki, Zonguldak için önemli bir bölgede bulunduklarını anlattı.
Bölge insanının ekmek kapısı konumundaki yerin zamanla yenilenmesi gerektiğini aktaran Özhaseki, “Neredeyse 45 dönüme yakın arazi. Bir taraftan TOKİ’miz burada hem millet bahçesi hem müze hem de sosyal tesis inşaatlarına başladı. Bir taraftan da esnaf arkadaşlarımızın işlerini yapabilmeleri için modern çarşıları burada yapmaya çalışıyoruz.” ifadesini kullandı.
Özhaseki, projenin tamamlanmasıyla bölgenin herkesin uğrak noktası haline geleceğini, ziyaretçilerin kömürün elde ediliş sürecini öğrenmenin yanı sıra sosyalleşme imkanı bulacağını da sözlerine ekledi.
]]>Bakan Özhaseki, Lavuar Alanı’nda incelemelerde bulundu
ZONGULDAK – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Lavuar Alanı’nda incelemelerde bulundu.
Terakki Mahallesi’nde yaklaşık 45 dönüme yakın arazide TOKİ tarafından hem müze hem de sosyal tesis inşaatlarına başlandığını ifade eden Bakan Özhaseki, projenin Zonguldak’a yakışacağını söyledi.
Şantiyeyi gezdikten sonra açıklamalarda bulunan Özhaseki şöyle dedi:
“Çok önemli bir bölgedeyiz. Buradaki insanların ekmek kapısı olan bir bölge. Zaman içerisinde haliyle buranın da değişimi yenilenmesi gerekiyor. Uzun süredir çalıştığımız bir proje var. Toplamda neredeyse 45 dönüme yakın bir arazi. Bu taraftan TOKİ’miz burada hem millet bahçesi hem müze hem sosyal tesis inşaatlarına başladı. Devam ediyor. Bir taraftan da esnaf arkadaşlarımızın işlerini yapabilmeleri amacıyla onların sayısından daha fazla dükkanları yapabileceğimiz çok modern çarşıları burada yapmaya çalışıyoruz. Büyük bir proje. Ağır bir proje. Ama bir ucundan başlamak gerekiyordu, TOKİ’miz başladı. Buraya da herhalde beş yüz milyondan fazla bir para harcayacağız. Ama Zonguldak’a yakışacak. Herkesin uğrak yeri olacak. Herkes burada kömürün nasıl elde edildiğini, nasıl üretildiğini hangi zorluklarla çıkarıldığını, ne gibi işlemlerden geçildiğini müzede görmüş olacak. Bir taraftan da Zonguldak’ımızın her türlü sosyal etkinliklerinde büyük bir fuaye alanımız ortaya çıkmış olacak. Çok modern de bir millet bahçesine kavuşuyoruz. Onu inşallah kısa sürede bitiririz. Ama bir taraftan da Emlak konut olarak biz burada Özellikle esnaf kardeşlerimizin işlerini sürdürebilmeleri için çok güzel iş yerleri yapıyoruz. Bu iş yerleri için de adımlar atıldı, projeler çizildi. Mülkiyet sorununda sona geldik. Şu anda kentsel dönüşüm başkanlığında olan mülkiyeti emlak konutla bir protokol yaparak önümüzdeki günlerde ihalesini yapıp işe başlamış olacağız. Bunların da iki ay süreceğini zannetmiyorum. Bu kısa süre içerisinde burada bismillah diyerek o iş yerlerini yapmaya başlarız. Bittiğinde de herhalde Zonguldak’ımızın en güzel yerlerinden birisi haline gelecek. Herkesin uğrak yeri haline gelecek. Sosyal etkinliklerin düzenlendiği, insanların gelip gittiği cıvıl cıvıl bir mekan haline gelecek. Bu projemiz de hayırlı olsun.
Büyük bir projede bu herhalde bir beş altı yüz milyon lira civarında da bu dükkanlar için harcarız.
Değerli arkadaşlar bunları yaparken elbette ki şehirlerimize çok önem verdiğimiz için yapıyoruz. En büyük pay da doğrusu Ömer Selim başkanın. Onu da söyleyelim, itiraf edelim. Çünkü Ankara’daki insanların oturduğu yerden ülkenin dört bir köşesindeki önemli mekanları keşfetmeleri, oralarda işe başlamaları hayal olur biraz. Ama ben ilk defa duymuştum lavuar diye. O ne demek demiştim. Bildiğimiz bir konu da değildi. Bizim gündemimizde veyahut da literatürümüzde böyle bir kelime de yoktu. O kadar çok tekrarlandı ki artık biz de ezbere bilir hale geldik. sağ olsun her seferinde Ömer Selim Bey geldiğinde hem Cumhurbaşkanımıza arz ederken ben şahitlik ettim. Hem de bizde defalarca konuştuk. O ısrarlı çabaları neticesinde buraya kadar geldik. Inşallah biz de bunları bitiririz. Sonradan gelir burada bunların açılışını yapar insanların gözündeki mutluluğu görürüz. Bundan mutlu oluruz.
]]>Bakan Özhaseki, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği Zonguldak’ta, AK Parti İl Başkanlığınca Terakki Mahallesi Soğuksu semtinde düzenlenen mahalle mitinginde konuştu.
Özhaseki, 2023 yılında gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçiminde Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı’nın yarıştığını anımsatarak, kendilerinin özü sözü bir, yerli ve milli olduklarını söyledi.
“Altılı masa” ismiyle seçime giren Millet İttifakı’nın da vatandaşlara çok samimi oldukları algısını vermeye çalıştıklarını aktaran Özhaseki, şöyle devam etti:
“Biz de diyorduk ki ‘Bak masanın altından kafasını uzatan bir PKK var. Onu da söyleyin ya saklamayın.’ Sonradan o da kesmedi onları. Dünyanın en başarısız 2 belediye başkanı var; Ankara ve İstanbul’da taş üstüne taş koymadılar. Sadece algı belediyeciliği yapıyorlar. Onları da ortak ettiler, 9 oldu birdenbire ortaklık. Sonra da Kılıçdaroğlu herkesi kandırmış. Kimseye söylemeden adamın birine İçişleri Bakanlığını vermiş, MİT’i vermiş, 10 oldu. 10 birbirine benzemez, bir araya gelerek nasıl bir medeniyet inşa edecekler?”
Bakan Özhaseki, Türkiye’nin üzerinde bulunduğu Anadolu coğrafyasının özelliklerinden ve öneminden bahsederek, “Her güzelin bir kusuru olur derler ya bu coğrafyanın da kusuru var. Birisi, bir türlü fitne odakları bitmek bilmez. Dışarıdan o kadar tahriklidir ki. İşte onların son 50 yılda ürettikleri PKK’sından IŞİD’ine, FETÖ’sünden DHKP-C’sine bir türlü bitmek bilmez bunlar. Şuna dikkat edin; bütün bu fitne örgütlerinin tamamını örgütleyen, onları destekleyen okyanus ötesindeki ülke var. Avrupa’dan dost gibi gözüken ülkeler var.” diye konuştu.
Anadolu’nun bir diğer kusurunun da depremsellik olduğuna işaret eden Özhaseki, son 100 yılda denizler ve karalarda 6.0 ve üzeri büyüklükte yıkıcı 231 depremin yaşandığını kaydetti.
Özhaseki, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremlerde 18 ilde yaşayan 14 milyon insanın zarar gördüğünü aktararak 850 bin bağımsız bölümün yıkıldığını dile getirdi.
Kendisinin o dönem yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısı olduğunu anımsatan Özhaseki, “Bütün belediyelerimizi oraya sevk ettik. Orada çalıştık, gece gündüz demedik. Bizler böyle yaparken anlı şanlı koca koca milyonlarca nüfusu olan Cumhuriyet Halk Partili belediyeler de ne yazık ki arada bir özel jetlerle geldiler. Selfie çekildiler, bırakıp gittiler. Allah onların da iyiliğini versin. Bir saniye bile boş geçirmedik.” ifadelerini kullandı.
“Depremzedeler üzerinden siyaset olmaz”
Deprem bölgesinde 1000’den fazla şantiyede yüz binlerce ev yapıldığını, 110 bin kişilik bir orduyla şehirlerin merkezini, altyapılarını ve ana caddelerini yaptıklarını anlatan Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz böyle gece gündüz demeden uğraşırken muhalefet tarafından da genel başkanlar bize laf atmaya devam ediyorlar. Biri çıkmış diyor ki ‘Hani nerede evler? Bir tane bile teslim etmediler. Karnesini söylüyorum hükümetin 0, 0.’ Kocaman bir genel başkan. Öbürü çıkmış diyor ki ‘Herhalde bu evleri AKP’lilere dağıtıyorlar, akrabalarına veriyorlar.’ Diyorum ki ya ne olur şu kirli dilinizi çekin. Depremzedeler üzerinden siyaset olmaz. Günahtır, ayıptır. İlle de yaptığımız evleri görmek istiyor musunuz? Binden fazla şantiyemizi söz veriyorum, gezdireceğim size, göstereceğim. Hadi gelin. Ama biri bile gelmiyor. Ama geriden bu sözleri söylemeye de devam ediyorlar.”
Özhaseki, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde Cumhur İttifakı’nın Zonguldak Belediye Başkan adayı Ömer Selim Alan’a destek istedi.
Yerel seçimlerin önemine değinen Özhaseki, “Yerel seçimlerde verilen karar şundan dolayı önemli; geleceğimizi oyluyoruz, şehrimizin hizmetine oyluyoruz. Bundan sonra yapmak istenilen işleri oyluyoruz bir noktada. Yavrularımızın geleceği için oy kullanıyoruz.” diye konuştu.
Özhaseki konuşmasının ardından AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı, Zonguldak Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın Belediye Başkan adayı Ömer Selim Alan, AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan ve MHP İl Başkanı Mustafa Öztürk ile vatandaşları selamlayarak karanfil dağıttı.
]]>Özhaseki, AK Parti Sinop İl Başkanlığı tarafından Polisevi’nde düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada, Türkiye’de son 100 yıl içinde 6 ve üzeri şiddette meydana gelen yıkıcı deprem sayısının 231 olduğunu söyledi.
Sadece ana karada meydana gelen deprem sayısının ise 60’nın üzerinde olduğunu vurgulayan Özhaseki, depremlerde kaybedilen insan sayısının da 130 bin olarak gerçekleştiğini belirtti.
Özhaseki, bu depremlerin ülkeye verdiği zararın ise milyarlarca dolar olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:
“Deprem ülkesiyiz bunu bilelim arkadaşlar, kabul edelim. Şu anda hareketli, kırılmamış nerede, ne zaman, hangi şiddette kırılacağı belli olmayan 500’ün üzerinde fay hattı var bu memlekette. O yüzden her ne yaparsak bu gerçekliği bilerek yapmak zorundayız. İşimizi ona göre muntazam yapmak zorundayız. Evlerimizi, iş yerlerimizi bahçemize yapacağımız affedersiniz bir köpek kulübesini dahi öyle yapmak durumundayız. Mevlana Hazretleri diyor ki, ‘Akıl dize vurup ah etmek için değildir, akıl olanı biteni görüp ibret alıp yola revan olmak içindir.’ Çok şükür bizler akıllı insanlarız. İkide bir dizimize vurup ağlayıp yeniden aynı yerden başlamanın da bir manası yok ki. Tedbir almadıktan sonra hiçbir anlamı da kalmıyor zaten bu işin.”
“Biz istekliyiz, hazırız, bekliyoruz”
Deprem riskinin ortadan kaldırılması için birincil önceliklerinin kentsel dönüşüm faaliyetleri olması gerektiğini aktaran Bakan Özhaseki, bu noktada bakanlığın kapılarının tüm belediyelere açık olduğunu vurguladı.
Özhaseki, kentsel dönüşüm noktasında bakanlık olarak istekli ve hazır olduklarını belirterek, şunları kaydetti:
“Kentsel dönüşümün üç ayağı var. Bir tanesi de Bakanlık. Biz istekliyiz, hazırız, bekliyoruz. Bu konuda yetki almış bir bakan olarak diyorum ki A’dan Z’ye kaç tane parti varsa söz, yeter ki kentsel dönüşüm yapın. Kapı sonuna kadar açık. A,B,C,D,E hangi parti olursa olsun. Ne olur değişim, dönüşüm, bir an evvel evlerimizi depreme dayanıklı hale getirelim. Elimdeki bütün imkanları namus sözü sonuna kadar kullanacağız, buyurun. Fakat arkadaşlar bir grup arkadaşımız tövbe yanaşmıyor bu işe. Zor bir iş vatandaşı ikna edeceksiniz, plan yapacaksınız, eziyet çekeceksiniz, evleri yaptıktan sonra dağıtması bile başlı başına bir sorun. Bir türlü yanaşmıyor arkadaşlar. Bana göre de o arkadaşlarımız hakkıyla vazifelerini yerine getirmiş olmuyorlar. Hele hele İstanbul’daki ilçeler için söylüyorum. Çünkü Bakanlık hazır ama asıl çalışması gereken grup belediye.”
Belediye başkanlarının kentsel dönüşüm konusuna daha fazla ağırlık vermeleri gerektiğine dikkati çeken Özhaseki, “Belediye başkanları kültürle de uğraşır, sanatla da uğraşır, düğünlere de gider başımızın üstüne. Zaten bunlar olmazsa olmazımız bizim. Ama İstanbul gibi, İzmir gibi yerde birinci iş kentsel dönüşüm. Deprem her geldiğinde çünkü en sevdiklerimizi alıyor, götürüyor. Götürürken de hangi partili diye bakmıyor ha ona göre. Dini, imanına, insafına da bakmıyor. Alıyor, götürüyor. O yüzden bizim birinci yapmamız gereken iş bu.” diye konuştu.
Özhaseki, Sinop’ta altyapı sorununun olduğunu ve bunu çözmek gerektiğini de vurgulayarak, “Ne kadar bir bedel gider diye baktım. O kadar çok birikmiş ki iş 130 milyon dolar civarında altyapıya para gidiyor. Su, kanal, arıtma tesislerine. Bu bir belediyenin gücü ile de olacak değil haliyle, dışardan kredi bulup yaptırmak gerekiyor. Bu fonlar da bizim elimizde. İnşallah bunu yaparız.” ifadelerini kullandı.
Bakan Özhaseki, kentteki temasları kapsamında iftar programı öncesi Sinop Valiliğini de ziyaret ederek, Vali Mustafa Özarslan’dan çalışmalar hakkında bilgi aldı.
]]>Bakan Özhaseki, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği Sinop’ta, Erfelek ilçesini ziyaret etti.
Burada partisinin seçim koordinasyon merkezi önünde vatandaşlara hitap eden Özhaseki, ülkenin farklı kentlerinde AK Parti belediyelerinin yaptığı çalışmalarla ilgili bilgi verdi.
Bu belediyelerden bir tanesinin de Erfelek Belediyesi olduğunu vurgulayan Özhaseki, 31 Mart sonrası da Erfelek’te Belediye Başkanı Mehmet Uzun yönetiminin devam edeceğine gönülden inandığını belirtti.
Türkiye’nin 6 Şubat 2023’te büyük bir deprem felaketi yaşadığını hatırlatan Özhaseki, yerin altında şu anda da 500’den fazla hareketli fay hattı olduğunu dile getirdi.
Olması muhtemel yeni depremlere karşı dayanıklı kentler oluşturmaya devam ettiklerini anlatan Özhaseki, 6 Şubat depremlerinde 680 bin ev ve 170 bin iş yerinin yıkıldığını kaydetti.
Özhaseki, 14 milyon insanın depremden zarar gördüğünü vurgulayarak şöyle konuştu:
“Maddi zarar 100 milyar doların üstünde. Manevi zarar onu ölçecek bir alet daha hiç icat olmadı. Çok şükür büyük bir devletiz. Gerçekten büyük bir milletiz. Deprem sonrası Cumhurbaşkanımız gece ayakta, ben 810 belediyenin tamamını oraya gönderdim. Bakın Hatay Belediyesi CHP’li. En büyük belediyelerimizi oraya gönderdim. Neden bakın, başında CHP olabilir hiç önemli değil, vatandaşın o siyasi tercihi. Ama vatandaş bizim vatandaşımız, onlar bizim kardeşimiz, 250 binden fazla ev yıkılmış orada. Antakya yerle bir olmuş. Bizim en güçlü belediyelerimiz Konya, Kocaeli, Bursa, Denizli hepsini oraya gönderdim. 100’den fazla belediyeyi. Arkadaşlarımız aylarca çalıştılar. Ben de oralardaydım. Ama üzülerek söylüyorum ki birkaç tanesini tenzih ediyorum CHP’li belediyeler geldiler çalıştılar. Ama milyonlarca nüfusu olduğu halde oralara gidip hiç yardım etmeyenler de vardı. Sadece özel jetlerle geldiler selfi çekinip bırakıp gittiler. Onlarda deprem turistleri idi. Hiç önemli değil biz üzerimize düşeni yaptık. Bu zorluklar içerisinde büyük bir mücadele verdik. Elhamdülillah şimdi de da asrın dayanışmasına dönüştü.”
“Binden fazla şantiyemiz var”
Özhaseki, deprem bölgesinde 110 bin kişilik bir işçi ordusunun çalışmaya devam ettiğini belirterek, 4 bin 333 köyde deprem nedeniyle hasar oluştuğunu söyledi.
Bu köylerde çelik evlerin yapılmaya devam ettiğini aktaran Özhaseki, şunları kaydetti:
“İhaleleri yapıldı, hepsi yapılmaya devam ediyor. 76 bin kadar evimizi bitirdik teslim ettik. Bundan sonra da her ay 10 bin, 15 bin evi de vermeye devam edeceğiz. Biz böyle gayret ederken arı gibi çalışırken bir saniye bile boş geçirmezken ana muhalefet başta olmak üzere yanındaki diğerleri hepsi bize laf atmaya devam ediyorlar. Geçenlerde biri çıkmış diyor ki ‘Nerde bu evler, kime vermişler, deprem karnesi sıfır sıfır’ diyor. Eline bir karne almış birisi. Öbürü diyor ki, ‘Herhalde AKP’lilere verdiler.’ Öbürü diyor ki ‘Akrabalarına verdiler.’ En sonunda dayanamadım dedim ki, diliniz kurusun ya, ne olur şu kirli dilinizi hiç değilse depremzedelerin üzerinden çekin. Bunu siyasete alet etmeyin. Görmek istiyorsanız binden fazla şantiye var vallahi billahi tek tek gezdireceğiz sizi. Gelin gezdireyim sizi. Tek tek gezdireceğim. Köy evlerine götürüp gezdireceğim. Bir tane akrabasına, eşine dostuna, torpille verdi desinler Türkiye’yi terk edeceğiz biz. Ama ne yazık ki dışarda böyle zehirli bir dil kullanılmaya devam ediliyor. Bunlarda bizi son derece üzüyor.”
Yapılan algılara rağmen çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Özhaseki, “Emin olun ülkenin en ücra köşesindeki bir yere gidin orada da bir eserimiz var. Biz böyle kalkınacağız başka çaresi yok. Evet bir taraftan yeraltı örgütleri var, onlarla savaşacağız. PKK’lısı ile de İŞİD’i ile de FETÖ’sü ile de kavga edeceğiz ama bir taraftan da çalışacağız, gayret edeceğiz, yatırım üzerine yatırım yapacağız. Bu gaye ile zaten yoldayız. İnşallah bundan sonra da böyle devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde AK Parti Seçim Koordinasyon Merkezi’ni ziyaret ederek Belediye Başkan Adayı Hakan Toydaş’a destek açıklamalarında bulundu.
Özhaseki, son yıllarda yaşanan darbe girişimleri ve Gezi Olayları’na dikkat çekerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile milletin dik duruşunu bütün dünyaya gösterdiğini kaydetti. Konuşması sırasında yolun karşı tarafında İsrail’i protesto eden bir kişiyi gören Özhaseki, “Gittiğim her toplantıda bir iki tane parti var. Bizden bir şey tırtıklamak için uğraşanlar var. Hani çınar ağacının yanında kabak filizi büyümüş de sonra çınara kafa tutmuş ya, sonbahar gelince de ölmüş pörsümüş düşmüş ya. O adamlar şimdi her gittiğimizde 3-5 kişi gönderiyor. Ben size soruyorum şimdi. İsrail meselesini, Gazze’deki katliamı, kardeşlerimizin uğradığı zulmü dünyada Recep Tayyip Erdoğan’dan başka söyleyen var mı? Yok. Recep Tayyip Erdoğan söylüyor. Myanmar’daki Müslümanların imdadına koşan bizim liderimiz oluyor. Azerbaycan’daki kardeşlerimizin imdadına giden bizim Cumhurbaşkanımız oluyor. Yurt dışında bizi, ümmeti Muhammed’i temsil eden Cumhurbaşkanımız oluyor. Ama bazıları da bu işin istismarında. Her yerde iki tane adamını gönderip seçimden sonra bunların hiçbirinin sesi çıkmaz, kaybolacaklar. Ama biz savunacağız. Oradaki Gazze’deki kardeşlerimiz için hiç endişeniz olmasın” dedi.
Depremin ardından yapılanlar
Bakan Mehmet Özhaseki, 6 Şubat depremlerinin ardından yapılanlar ile ilgili olarak ise “Bundan bir sene kadar önce büyük bir felaketle karşı karşıya kaldık. Şu anda bile Türkiye’de hala kırılmamış 500’e yankın fay hattı var. Bu ülke bir deprem ülkesidir. Meydana gelen depremlerde maddi zarar milyarlarca dolar. Bunu bilerek hareket etmek zorundayız. Yerin altında böyle bir gerçek var. 6 Şubat’taki depremde de içinde Gölbaşı’mızda çok büyük hasar gördü. 680 bin evimiz yıkıldı. 170 bin de iş yerimiz yıkıldı. 53 bin 500 kardeşimizi toprağa verdik. Kolay değil. Bin yıllık Anadolu medeniyetimize başımıza gelen en büyük felaket karşısında bizler işi, asrın bir dayanışmasına dökerdik. Gece yarısı Cumhurbaşkanımız telefondaydı. Bütün valileri arar, her bir beldeye ya bakanlarımızı ya kaymakamlarımızı, valilerimizi gönderir. Bütün bir millet ayaktaydı. Bütün belediyelerimizi buraya sevk ettik. Bütün belediyelerimiz 810 belediyeyle gece gündüz çalıştılar. Ellerinden geleni yaptılar. Ama bir de o dönemde istisnaları var, haklarını yemeyin. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerden bazıları çalıştılar ama nüfusları milyonlarca olduğu halde ellerindeki imkanlar sınırsız olduğu halde buralara sadece özel jetlerle gelip gazeteci ordusuyla 1-2 selfie çekilip dönüp giden deprem turistleri de var. Onların içi yanmıyor ki. Biz dertliyiz. Bizim içimiz yanıyor. Bizim iş yapmamız lazım ve o günden beri hiç durmadan çalıştık. Şu anda 307 bin tane inşaat devam ediyor. 400 bin civarında hak sahibi var. 76 bini dağıttık. Türkiye genelinde söylüyorum ve her ay 10 bin, 15 bin ev vermeye de devam edeceğiz. Buralarda herkes hakkını alıncaya kadar dönüp de bize sizden Allah razı olsun deyinceye kadar buralardayız ve gitmeyeceğiz. Hiç endişeniz olmasın” ifadelerini kullandı.
Gölbaşı ilçesindeki yapılaşma yasağıyla ilgili konuşan Bakan Özhaseki, “Gölbaşı’mızla ilgili de birtakım kararlar aldık. Özellikle depremin ilk günlerinde hocalarımız biraz heyecanlandığı için birçok alan yasaklı hale getirmişler. Oralarda çalışmalarımız sonuçlandı. Şimdi oraları şöyle tarif ediyoruz. Önlemli alanlar, yani özel şartlarla imara açılabilecek alanları açıyoruz. Oralarda zemin etüdüne dikkat ederek üstündeki yapılan yapıya dikkat ederek biz imarı yeniden başlatıyoruz. Yerinde dönüşümle ilgili zaten ucunu açtık devam ediyor. Bizim burada 4 bin 500 civarında devam eden şu anda işimiz var. Aslında Adıyaman’da 39-40 bin civarında hak sahibi olduğu halde genelini söylüyorum. 45 bin civarında inşaata başlandı. Kalanların bir kısmını kiracı arkadaşlara vereceğiz. Bir kısmını üniversite çalışanlara vereceğiz ki öğretim üyeleri gelsinler burada iş yapsınlar. Burada fazladan yapıyoruz, endişeniz olmasın” şeklinde konuştu.
Muhalefete eleştiri
Bakan Özhaseki, muhalefet partilerini de konuşmasında eleştirerek, “Biz çırpınırken, didinirken, uğraşırken kenardan gelip de böyle laf atan muhalefet liderleri var. Depremin ikinci günüydü. Bir genel başkana yardımcısı diyor ki ‘deprem iktidarı götürür, altında kalırlar merak etmeyin’. Adamın hesabına bak ya. İnşaatların altında can veren insanların çığlığı var. Hepimiz bakıyoruz ki onları kurtaralım diye, adam diyor ki iktidar gidecek diyor. Allah sizin iyiliğinizi versin. Bu insafsızların tek derdi bakın net söylüyorum, Recep Tayyip Erdoğan gitsin ne olursa olsun. Cumhur İttifakı gitsin ne olursa olsun. Kardeşim biz de faniyiz, gideceğiz. Siz ne yapacaksınız? Onu söyleyin. Benim sizden istirhamım, deprem bölgelerindeki kardeşlerimize de zaten üç aşağı beş yukarı aynısını söylüyorum. Benim elimi, kolumu kırmayın. Ben buraya hizmet etmek istiyorum. Ben bu evlerimizi onarmak istiyorum. Şehrimizi yeniden ayağa kaldırmak istiyoruz. Ama benim yaptığım işlere mani olacak arkadaşlar, iş başında olursa, ben saygıyla karşılarım. Kime oy vereceğinizi siz bilirsiniz. Ama benim elim kolum kırılır” diye konuştu. – ADIYAMAN
]]>Özhaseki, DSİ 22. Bölge Müdürlüğü Salonu’nda sektör temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda, şehirlerin geleceğinin, o şehirde yaşayan yerel yöneticilerin ufuklarıyla doğru orantılı olduğunu söyledi.
Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğinin unutulmaması gerektiğinin altını çizen Özhaseki, “Son yüzyıllarda gerek ana kara ve denizlerimizde meydana gelen 6 ve üzeri şiddette yıkıcı diye tarif edebileceğimiz deprem sayısı 231. Yani her sene 2 veya 3 tane yıkıcı deprem var bu memlekette. Ana karamızda sadece meydana gelen deprem sayısı ise 60’ın üzerinde. Ölen insan sayımız 130 bin. Böyle bir coğrafyada yaşıyoruz.” diye konuştu.
Özhaseki, tedbiri elden bırakmamak gerektiğini dile getirerek, “Şu anda Türkiye’de 500’e yakın hareketli fay hattı var. Nerede, hangi tarihte, nasıl bir şiddette kırılacağını kimse tahmin edemiyor. Başımıza büyük felaketler gelebilir. Elbette Allah’a tevekkül ederiz, dua ederiz ama tedbiri elden bırakamayız.” dedi.
“İkide bir, ikide bir dizimize vurup da depremden sonra ağlamanın bir manası yok” ifadesini kullanan Özhaseki, şu değerlendirmede bulundu:
“Mevlana Hazretleri buyuruyor ki; ‘Akıl, dize vurup ah etmek için değildir. Akıl, olan biteni anlayıp ona göre yola revan olmak içindir.’ Biz de çok şükür akıllı insanlarız. Çok şükür gücümüz yerine geldi. Mimarlık, mühendislik fakültelerimiz var, bilim adamlarımız var, hükümetlerimiz güçlü Allah’a şükür. Bu dönemde bizim bu gerçekliği bilerek hareket etmek gibi bir yükümlülüğümüz var.”
Özhaseki, “Bizim artık şehirlerimizi, iş yerlerimizi her ne yapıyorsak depreme dirençli ve sağlıklı yapmamız icap ediyor. Bu sağlıksız yapılardan kurtulmamız icap ediyor. Bana göre Türkiye’nin en önemli meselesi bana göre bu sağlıklı şehirlerin inşa edilmesi. Çünkü şehri siz kuruyorsunuz, içinde yaşarken siz zaten şehre benziyorsunuz. Şehirler insanların aynasıdır.” şeklinde konuştu.
Bakan Özhaseki, 6 Şubat depremlerini anımsatarak, “Bu depremde Doğu Anadolu fay hattı kırıldı ve orada 18 tane ilimiz etkilendi, 14 milyon insan bundan zarar gördü. Hep yine dizimize vurduk, ah ettik, kalktık imdatlarına yetiştik başta Cumhurbaşkanı’mız olmak üzere gece yarısı ayaktaydı, resmi görevliler, siviller, herkes, sizler.” dedi.
“Bu işin tek çözümü var; kentsel dönüşüm”
Gece gündüz demeden uğraş verdiklerini anlatan Özhaseki, şunları kaydetti:
“Orada ‘CHP’li belediye var’ demedik. Diyemeyiz, insan bizim insanımız, tercihleri başımızın üstüne ve hizmetlerine koştuk. Bu iş zaten siyaset üstü bir iş. Eğer bunu siyasete alet edersek çok acı sonuçlarla karşılaşıyoruz. Benim bir evvelki bakanlık dönemim Hatay’a davet ettiler, Antakya Belediye Başkanı İsmail Kimyeci; ‘Kentsel dönüşüm yapacağız’ dedi. ‘Peki’ dedim, hesabını, kitabını yaptık. Rezerv alanlar vereceğiz ona, para vereceğiz, kira yardımında bulunacağız evini boşaltanlara. Gittik oraya, alana vardık çok kalabalık, vatandaşın yüzde 80’i kentsel dönüşüm istiyor ama kenarlarda örgüt üyeleri dolu, şimdiki Hatay Belediye Başkanı başlarında tabii, ‘İstemeyiz de istemeyiz.’ Mimar, mühendis odalarının bir grubu. Üzülerek söylüyorum bunları. Nihayetinde kentsel dönüşüm yapılacaktı. Başkanımız çıktı ‘Hoş geldiniz’ konuşmasına, ömrümde öyle galiz küfürler duymamıştım, adamcağız selam bile veremedi indi. Kürsüye çıktım; ‘İstemiyor musunuz?’ dedim, vatandaştan ses yok ama kenardaki örgüt üyeleri ‘İstemiyoruz’ diye bağırıyorlar.”
Özhaseki, vatandaşlarla arasında geçen görüşmeyi şu sözlerle anlattı:
“Vatandaşlara, ‘Sakin olun yapmıyoruz’ dedim. Siz istemiyorsanız niye yapalım. Ankara’dan ben de kendime iş aramak için gelmedim buralara. Herkesi sakinleştirdikten sonra dedim ki; ‘Arkadaşlar burası Doğu Anadolu fay hattı üzerinde. Türkiye’nin üç tane önemli fay hattı var. Birisi Van Gölü civarından başlıyor Erzincan, Tosya, Tokat’tan devam ediyor, Abant’tan Karadeniz fay hattı. İkincisi Doğu Anadolu fay hattı, Adıyaman’ı Malatya’yı içine alıyor, Hatay’dan Akdeniz’e iniyor. Üçüncüsü de Ege Bölgesi. Yarın bir gün burada deprem olabilir. Hocalar da (Sırası geldi, akşam sabah burada deprem olur) diyorlar. Gelin mani olmayın da deprem işinde size yardımcı olalım, kentsel dönüşümü yapalım, hiçbirinize zarar gelmesin.’ Mahallenin ismi Emek Aksaray Mahallesi. ‘Eğer belediye yanlış hesap yaptıysa ben düzelteceğim. Belediyede bir tane daire kalıyorsa size geri vereceğim şeref sözü, namus sözü, saatlerce sizi dinleyeceğim.’ Oturdum, gece 11-12’ye kadar herkesi de dinledim fakat örgütler galip geldiler, mani oldular ve bize kentsel dönüşümü yaptırmadılar.”
Depremden sonra Emek Aksaray Mahallesi’nden bazı kişileri aradığını ancak hiç kimsenin telefona cevap vermediğini anlatan Özhaseki, “Sonra resmi görevlilerden öğrendim bir kişi bile yaşamıyor. Günah değil mi arkadaşlar?” diye konuştu.
“Bu siyasete alet edilir mi? lüzumlu lüzumsuz davalar açılır mı?” sorusunu yönelten Özhaseki, “Şimdi o gün bana mani olanlar vicdanı rahat mı acaba bilmiyorum ki. Varsa eğer vicdanı kaldıysa eğer rahatsız olmaları lazım. Ölünceye kadar tövbe istiğfar etmeleri lazım ama pişkin pişkin geziyorlar. Bir tane çıkın da kentsel dönüşüm yapın da alnınızdan öpeyim, mani olanlara söylüyorum bunu. Yok. Kaçamak bir laf bulmuşlar ‘Bizler rantsal dönüşüme karşıyız’, vallaha biz de karşıyız. Rantsal dönüşüm yapmak isteyen mi var ki ya? Bu işin tek çözümü var kentsel dönüşüm.” ifadelerini kullandı.
Özhaseki, 2 milyon 250 bin konutu değiştirdiklerini, 450 bin de inşaatın devam ettiğini vurgulayarak, “Bu bizi kesmediği için yeni yasalar çıkardık. İnşallah çok hızlı bir vaziyette ülkemizi depreme dirençli bir hale getireceğiz zaten. Bu işin üç ayağı var. Birisi bakanlıksa birisi belediyeler, birisi de vatandaş. Bu üçlü bir araya geldiğinde bu iş mükemmel yapılır.” diye konuştu.
Trabzon’da da epey çalışma yapıldığını belirten Özhaseki, şunları kaydetti:
“Çömlekçi Mahallesi’ni gördünüz. İyi oluyor değil mi arkadaşlar olduğu zaman. Çok şükür burada mani olmaya çalışanlar çıkmadı. İstanbul’da Fikirtepe’de mani oldular, senelerce insanlar dışarı çıkamadı, emekli insanların çoğu öldü evine kavuşamadılar. Ortada briketten iki odalı bir ev vardı, dava üzerine dava, ideolojik takıntılı avukatlar yaptırmadılar ya. Efendim ‘dava açmak da anayasal bir haktır.’ Biz de biliyoruz kardeşim ama bu insanların güzel evlerde oturma hakkı da var, emekli insanın yaşama hakkı da var. Depreme karşı dirençli evlerde yaşama hakkı daha kıymetli.”
“Geçtiğimiz salı günü dağıtımlar yaptık, 76 bin konutu dağıttık”
Bakan Özhaseki, deprem bölgesinde çalışmaların sürdüğünün altını çizerek, şöyle devam etti:
“Orada 680 bin ev, 170 bin de iş yeri yıkıldı. Güçlü bir vaziyette girdik, binlerce ev devam ediyor. Geçtiğimiz salı günü dağıtımlar yaptık, 76 bin konutu dağıttık. Şu anda binden fazla şantiyede 110 bin kişilik orduyla çalışıyoruz. İnşallah her ay 10 bin, 15 bin evi de teslim etmeye devam edeceğiz zaten. 4 bin 333 köyde çelik evler yapıyoruz. Oradaki insanlarımız evlerine oturuncaya kadar bu hizmete devam edeceğiz ama diğer tarafta da başta İstanbul olmak üzere bütün kentlerimizi yavaş yavaş kentsel dönüşüme sokmak zorundayız.”
Bu konuda seferberlik ilan ettiklerini ve çalıştıklarını belirten Özhaseki, şu değerlendirmede bulundu:
“TOKİ bizim medarıiftiharımız. 1 milyon 340 bin 22 senede konut yapmış, iş yeri yapmış. Bu depremde sınıfı geçti, bir tanesi bile devrilmedi, yıkılmadı. Emek veren arkadaşlardan Allah razı olsun. Ama nihayetinde 65-70 yıllık bir kapasiteden bahsediyoruz. Türkiye’de her sene kaç konut yapılıp satılıyor? 700 bin civarında. 2021 yılında 1,5 milyondu bu sayı. Rekordu o sene ama ortalama 700 bin civarında. TOKİ’nin kamu binaları yaptığını da kabul edersek özel sektörle kıyaslandığında inşaat sektöründe payı yüzde 15. Geriye kalan tamamıyla mimarlık, mühendislik gruplarımızda, inşaat sektöründe, müteahhitlik gruplarında. Önümüzdeki yıllarda İstanbul’da 600 bin kadar konutu değiştireceğiz. Sonra Anadolu’nun birçok ilinde, her ilde 10 bin, 30 bin, 50 bin, 100 bin konut değiştirmek durumundayız. Depreme karşı hazırlıklı olacaksak böyle oluruz, başka olamayız. Belki şu anda inşaat sektörü finansmana erişmekte zorluk çekiyor olabilir. Bu bizim günümüzün ekonomik koşullarından kaynaklanıyor ama bir sene sonraya kalmaz Allah izin verirse büyük bir şekilde önümüz açılır ve bizler hızla da zaten hep birlikte özellikle müteahhitlik gurubundaki arkadaşlarımızla birlikte Türkiye’yi ayağa kaldırabiliriz. Ama yapmamız gereken tek şey de sıfır toleransla inşaatlarımızı yapmak.”
]]>Yomra ilçesinde düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap eden Özhaseki, Anadolu’nun son dönemde mazlumların sığınma coğrafyası olduğunu söyledi.
Balkanlar’da, Karadeniz’de, doğuda ve güneyde ne kadar kardeşleri varsa hep bu coğrafyaya geldiklerini belirten Özhaseki, “Allah’a hamdolsun, etle tırnak gibi olduk. Bir olduk, beraber olduk. Bayrağımız dalgalanıyor, ezanımız okunuyor. Gittikçe büyüyoruz. Düşmana korku salıyor, gönül coğrafyamıza da huzur veriyoruz.” diye konuştu.
Özhaseki, “Her güzelin kusuru olduğu gibi, bu coğrafyanın da iki kusuru var. Birisi fitne örgütleri. Türkiye’yi bölmek, parçalamak isteyen, yurt dışından destekli bu hainler hiç bitmek bilmiyor. İkincisi de depremsellik. Deprem de başımızın belası. Onu bilerek hareket etmek durumundayız.” dedi.
Hacettepe Üniversitesine 1975’te girdiğinde duvarda terör örgütlerinin yazılarını gördüğünü anlatan Özhaseki, şöyle devam etti:
“‘Bunlar ne istiyorlar?’ dedim, neredeyse 50 sene önce. Nereyi bölmek istiyorlar, bu ülkenin içerisinde yeni bir devlet mi kurmak istiyorlar? Ne yazık ki zaman içerisinde çukur eylemleriyle birlikte paçavralarını bayrak diye çekerek ‘Öz yönetim ilan ettik.’ demek gafletinde bulundular. Ben o dönemde yine aynı makamda bakandım, o bölgelere ömrümde ilk defa gittim. Şırnak’a, Cizre’ye, Silopi’ye, Nusaybin’e, Yüksekova’ya, her tarafa gittim. Orada karşımdaki muhataplarımızın büyük bir çoğunluğu da PKK’nın siyasi uzantılarıydı. Bir gün açılışta buradan daha kalabalık bir ekip olarak onlar karşımdayken emin olun şunları aynen yüzlerine söyledim. Dedim ki: ‘Dün gece Cizre’ye geldim, size hizmet ediyorum Cizre’de, suları getirdim, kanalizasyonunuzu yapıyorum, binlerce PKK’lının yıktığı evleri yapıyorum ama bana sabaha kadar küfrettiniz. PKK’lılar sabaha kadar ‘Kayserili faşist bakan ne işin var burada?’ diye bağırdınız durdunuz bana. Evet, ben Kayseriliyim doğru, Sünni’yim, Türkmen çocuğuyum ama size hizmet ediyorum. Siz, bana ‘Faşist bakan burada ne işin var?’ derken birkaç kilometre ötede okyanus ötesinden gelmiş Coniler var. On bin kilometreden gelmişler. O Conilere sorsanıza ‘Ne işiniz var?’ diye. Amerikalılara sorsanıza ‘Ne işiniz var burada?’ diye. Milyarlarca dolar harcıyorlar. Çocuklarınızın eline veriyorlar, dağa gönderiyorlar. Sonra da o kurşunlar bize dönüyor, kardeşliğimizi bombalıyorlar. Asıl o kitapsızlara sorun ‘Ne işiniz var burada?’ diye. Bunlar size eşitlik mi getirecek, özgürlük mü getirecek? Nereye gittiler de insanlık götürdüler? Nereye gittiler de özgürlük götürdüler? Her gittikleri yere kan götürdüler, bela götürdüler, şer götürdüler. Cenabıhakk’a şükürler olsun, PKK’yı da bitirdik, FETÖ’yü de bitirdik, DHKP-C’sini de IŞİD’i de toprağa gömdük, bir daha çıkamayacaklar inşallah.”
Türkiye’de bir taraftan da yerin altında depremselliğin olduğuna dikkati çeken Özhaseki, “Ne yazık ki kural böyle konmuş, biz ona kafa tutamayız. Onu bilerek hareket edip uygun şekilde hal almaktan başka çaremiz yok.” dedi.
En son 6 Şubat’ta iki depremden 18 ilin etkilendiğine, 14 milyon insanın zarar gördüğüne, 680 bin evin yıkıldığına, 170 bin iş yerinin yerle bir olduğuna dikkati çeken Özhaseki, şöyle konuştu:
“Maddi hasar çok büyük, 100 milyar doların üzerinde. Toprağa verdiğimiz kardeşlerimizin sayısı 53 bin 500. Çok büyük bir acı ama o günden beri çalışıyoruz. O asrın felaketini, asrın dayanışmasına döndürdük. Yüz binlerce ev yapıyoruz. Köylerimize çelikten evler yapıyoruz. Şehirlerimizin merkezini yapıyoruz. Aynı zamanda altyapıları yapıyoruz. Şu ana kadar dağıttığımız konut sayısı 76 bini buldu. Her ay da 10 bin, 15 bin ev vermeye devam edeceğiz. Tam bin tane şantiyede 110 bin kişilik orduyla çalışıyoruz şimdi. 4 bin 333 köyümüzde çelikten evler yapıyoruz fakat bizim muhalefet çıkmışlar diyorlar ki: ‘Hani nerede evler? Kime verdiniz? Herhalde akrabalarınıza veriyorsunuz.’ Allah ıslah etsin bunları. Biz, gece gündüz çalışıyoruz. Nasreddin Hoca’ya demişler ki: ‘Hocam, adam olmanın yolu nedir?’ Demiş ki: ‘Evladım kulaktır, kulak.’ ‘Ya nasıl oluyor Hocam?’ demişler. Demiş ki: ‘Karşınızdaki konuşurken can kulağıyla dinleyeceksiniz ki ne diyor anlayabilesiniz, bir de ağzınızdan çıkanı kulağınız duysun ki adam olmayı öğrenin buradan.’
Allah bizim muhalefete de kulak versin ne diyelim ama biz yolumuzdan şaşmayacağız, gece gündüz çalışacağız. Bizim işimiz hizmet, hizmetten başka bir şey bilmeyiz biz. Hizmet edeceğiz Allah’ın izniyle.”
“Bizim bu vatanın bölünmez bütünlüğü diye bir derdimiz var”
Özhaseki, Cumhurbaşkanı Seçimi’nde Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı’nın olduğunu anımsatarak, “Cumhur İttifakı tarafında bizim ortaklığımız net. Özümüz bir, sözümüz bir. Biz yerliyiz, biz milliyiz. Bizim bayrak diye bir derdimiz var, bizim ezan diye bir derdimiz var. Bizim bu vatanın bölünmez bütünlüğü diye bir derdimiz var. Ne söylüyorsak özümüzdekini söylüyoruz.” diye konuştu.
Millet İttifakı’na ilişkin de Özhaseki, “Fakat karşı tarafta da bir ittifak vardı. Önce ‘Altılıyız’ diyorlardı, biz de diyorduk ki: ‘Bak, masanın altından PKK kafasını gösteriyor. Saklamayın, hilekarlık yapmayın, millete yalan söylemeyin, onu da söyleyin.’ Sonra Kılıçdaroğlu herkesi kandırmış, Anadolu lisanıyla keklemiş, adamın birine İçişleri Bakanlığını da vermiş, MİT’i de vermiş. Sekiz oldu ortaklık. Sonra da dünyanın iki tane en başarısız belediye başkanını da ortak aldılar, on oldu.” ifadelerini kullandı.
Özhaseki, on grubun da görüşlerinin birbirine benzemediğini belirterek, şunları dile getirdi:
“Sosyal olaylara bakışları aynı değil, siyasi meselelere bakışları aynı değil, askeri noktalardaki görüşleri aynı değil. Benzemezler çetesi gibiler fakat bir araya gelmişler. İstedikleri tek şey şu, ‘Cumhur İttifakı gitsin, ne olursa olsun’, ‘Recep Tayyip Erdoğan gitsin, ne olursa olsun.’ Bunun dışında bir şey duyabildiniz mi? Hayır. Söyledikleri hiçbir şey yoktu. Sadece söyledikleri buydu. Aslında birbirlerini de sevmezler. Birisi bir gün olsun diğerini özleyip yanına çay içmeye bile gitmemiştir fakat dertleri Recep Tayyip Erdoğan gitsin de ne olursa olsun. Hani şair diyor ya: ‘Hadi gel şu Süleymaniye’yi yıkalım desen, iki kazma kürek, iki de ırgat gerek. Hadi gel yeniden yapalım desen, önce bir Sinan, sonra da Süleyman gerek.’ Yapmak zor, iş yapmak gerçekten zor.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde gece gündüz demeden çalıştıklarını vurgulayan Özhaseki, “Hizmet bizim işimiz, biz hizmet ederiz. ‘Eser siyaseti’ diyoruz. İlk çıktığımız günden itibaren hep, ‘Biz çalışacağız, hizmet edeceğiz.’ dedik. Sözümüzde durduk, bugüne kadar hizmet ettik. Bundan sonra da Allah’ın izniyle edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Özhaseki, hizmet etmenin kolay olmadığını anlatarak, “Yomra’mızda da Abdulkadir kardeşimle, Büyükşehirde Ahmet Metin Genç kardeşimle, milletvekillerimizle, AK Parti’mizle, MHP ile kol kola gireceğiz, Allah’ın izniyle hizmet edeceğiz. Biz iş yapmak, çalışmak istiyoruz. Biz, deli gibi gece gündüz demeden çalıştık, bundan sonra da çalışmak istiyoruz. Medeniyetimize karşı, insanımıza karşı sorumluğumuz var. Hep birlikte çalışmamıza izin verin, biz de size hizmet edelim, duanızı alalım.” diye konuştu.
Çarşıbaşı ilçesinde düzenlenen yürüyüşte de yer alan Bakan Özhaseki, daha sonra Büyükdere Sahil Camisi’nde Fatma Koç’un cenaze namazına katıldı, yakınlarına başsağlığı diledi.
Programlara TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, AK Parti Trabzon milletvekilleri Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç, AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Ayşe Sula Köseoğlu, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, Ortahisar Belediye Başkanı ve AK Parti Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Metin Genç, Ortahisar Belediye Başkan adayı Ergin Aydın, AK Parti İl Başkanı Sezgin Mumcu ve MHP İl Başkanı Ömer Ayar da katıldı.
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, kentte yapılması planlanan kentsel dönüşümle akalı incelemelerde bulunmak üzere havayolu ile Kayseri’den Tokat’a geldi. Bakan Özhaseki’yi havalimanında Vali Numan Hatipoğlu, Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu ve il protokolü karşıladı. Bakan Özhaseki, Vali Numan Hatipoğlu’nun ardından Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu’nu makamında ziyaret etti. Ziyaretlerin ardından Erenler Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm alanlarında inceleme yapan Özhaseki, Belediye Başkanı Eroğlu’ndan bilgi aldı. Burada gazetecilere açıklama yapan Özhaseki, “Hiç kimse bu ülkede bizimki üçüncü derece, bizimki dördüncü derece bir şey olmaz falan gibi bir hisse kapılmasın. Şu anda ülkemizde beş yüze yakın kırılmamış fay hattı var. Bundan ibret almak lazım. Ders çıkarmak lazım. Her ne yapıyorsak mutlaka bu deprem gerçeğini bilerek hareket etmemiz lazım. Evlerimizi, konutlarımızı, iş yerlerimizi affedersiniz bahçe yaptığımız küçük bir kulübeyi bile, ahırı bile bu deprem riskini bilerek ve görerek ona göre yapmamız gerekiyor. Nihayetinde bizler akıllı insanlarız çok şükür. Her seferinde dizimize vurup ah edecek halimiz yok” dedi.
“Dünyada kentsel dönüşüm harici bir çözüm bulunmadı”
Sıfırdan bir araziye kentsel dönüşümün kolay yapıldığını hatırlatan Bakan Özhaseki, “Eğer sıfırdan boş bir araziye siz orada imar planı yapıp yeni bir şehir kuruyorsanız çok kolay. Zemin etütlerini hesaplarsınız, ona uygun statik hesaplarıyla birlikte mühendislik, mimarlık, projelerinde çok titizlenerek güzel evler yaparsınız. Çok kolay bu. Ama 30 yıl, 40 yıl, 50 yıl, 60 yıl geriye doğru gidildiğinde rastgele yapılmış. Biraz da başımızı sokabilmek amacıyla elimizde ne varsa onunla yetinerek yaptığımız evler için ise tek çözüm var arkadaşlar. Dünyada başka bir çözüm de bulunamadı bu işe. O da kentsel dönüşüm. Kentsel dönüşümün doğru ve hakkıyla yapılabilmesinin tek şartı şu üç grubun bir araya gelmesi. Bir bakanlık iki belediye üç vatandaş. Eğer bu üç grup bir araya geldiğinde uzlaşıyla, anlaşmayla orada yola bakıyorlarsa, önlerine bakıyorlarsa işimiz çok kolay. Değilse işimiz iyice zorlaşıyor” diye konuştu.
“Ajanslar beyefendiyi parlatacaklar”
Kendisinin de belediye başkanlığı yaptığının altını çizen Özhaseki, “Ben nihayetinde 20 küsur sene belediye başkanlığı yaptım. Ömrüm işte bu hizmetlerle geçti. Yerel yönetimler ve bakanlıkta ilk defa 2019’dan itibaren bir belediyecilik anlayışıyla karşılaştım. Başını İstanbul çekiyor, diğer şehirlerde ayak uyduruyorlar. Ajanslara büyük paralar ayırıyorlar. İstanbul’da ajanslara verilen para, kentsel dönüşüm için ayrılan paranın tam iki katı misli. Ajanslar ne yapacaklar? Beyefendiyi parlatacaklar. Oturacak, alkışlayacaklar, kalkacak, alkışlayacaklar. Tatile gidecek, iş başındaymış gibi gösterecekler. Her taraf kardan tıkanmış olacak. İngiliz büyükelçisi yemek yiyecek. Ama beyefendi iş başında gibi gösterecekler. Parlattıkça parlatacaklar. İstanbul bana dar geliyor. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı istiyor. Orası da olmaz Cumhurbaşkanlığı. Bunu kim yapıyor? Kim şişiriyor? Bu sosyal medya fenomenler onların tirolleri emin olun” şeklinde konuştu.
“Seçimden sonra 10 bin hanede kentsel dönüşüme başlarız”
Özhaseki, “Tokat’ta da bakanlık olarak şimdiye kadar 26 milyardan fazla para harcadık. Yaptığımız işlerde 1.7 milyarlıkta devam eden işlerimiz var. TOKİ marifetiyle de 5 bin 367 konut yaptık.11 milyara yakın da burada para harcadık. Biraz önce Erenler’deydik. Orada 750 tane konut yıkılacak. Herhalde 2 misli civarında yapılacak. Gıj Gıj Tepe’si altındaki mahalleler baştan sona yıkılacak. 2 bin 725 tane bağımsız binanın yıkılması gerekiyor orada. Riskli gözüküyor. Haç Dağı altındaki mahallelerimizde 2 bin 165 adet de yıkılacak konutumuz var. Bunların her birisinde çalışma başladı. Kimin de ihale yapıldı, müteahhit girmediği için seçim öncesi müteahhidin işi seçim sonrasına bırakıldı. Eyüp Bey Erenler Mahallesi’yle ilgili orada ihaleyi seçimden sonra bir daha yapacak. Eğer yine giren olmazsa ki istiyoruz ki Tokat’taki yerel müteahhitlerimiz girsin. Giren malzemeleri alsınlar. Dışarıdan gelenlerden ziyade buranın ekonomisi canlansın. O yüzden biz yerele bırakıyoruz. Ama olmazsa TOKİ Başkanımız da burada. Biz iki üç ay sonra geliriz. Erenler Mahallesi’ne inşaatlara başlarız arkadaşlar. TOKİ’de bizim yüz hakkımız. Şimdiye kadar bir milyon üç yüz kırk bin konut yaptı. depremde bir tanesi bile yıkılmadı. Şükür Allah’a. Oradaki evler bundan sonra biz TOKİ’yle de devam ederiz. Tahmin ediyorum ki kentsel dönüşüm yapılacak. Biraz önce ismini verdiğim saydığım mahallelerde on bin civarında ev yapacağız. Bunların birçoğunun altyapısı hazırlandı. İnşallah seçimlerden sonra da başlarız” dedi.
Bakan Özhaseki ve beraberindeki heyet incelemelerin ardından kentteki mimar, mühendis, müteahhit ve kentsel dönüşüm planlaması yapılan mahallelerdeki semt sakinleri ile iftar programında bir araya geldi. – TOKAT
]]>Özhaseki, Erenler Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm alanlarını incelemesinin ardından düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin kadim şehirlere sahip olduğunu söyledi.
Türkiye’nin iki önemli kusuru bulunduğunu belirten Özhaseki, “Her güzelin bir kusuru olduğu gibi bu coğrafyanın da iki kusur var. Birisi fitne odakları, hiç bitmek bilmez, hepsi yerin altında. Aynı ülkeler tarafından desteklenir, amaçları aynıdır. PKK’sından IŞİD’ine, FETÖ’sünden DHKP-C’sine hepsi aynı ülkeler tarafından desteklenir. Amaçlar da tektir. 50 yıldır mücadele ediyoruz, çok şükür galip gelen Türk devleti oldu. Onları toprağa gömdük, bir daha da çıkamayacaklar Allah izin verirse.” diye konuştu.
Türkiye’nin ikinci kusurunun ise depremsellik olduğuna işaret eden Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizim gerek ana karamızda gerekse denizlerimizde son yüzyılda meydana gelen 6 ve üzerindeki şiddette yıkıcı deprem sayısı 231. Yani bu memlekette her sene iki veya üç yıkıcı şiddette deprem oluyor. Ölen insan sayımız 130 bin. Maddi hasar milyarlarca dolar. Bilinen çok net fay hatları var, birisi Erzincan, Van Gölü civarından başlayan, Tokat’ı, ilçelerini de içine alarak Bolu’dan, Abant’tan Marmara’ya kadar devam eden Kuzey Anadolu Fay Hattı. Daha önce 1939’da, 1942’de bu şehirde de epeyce hasar meydana getirdi. İkincisi de neredeyse aynı yerden başlayarak Akdeniz’e doğru inen Doğu Anadolu Fay Hattı. İçine Adıyaman, Kahramanmaraş, Malatya, Hatay’ımızı alıyor. Biri de Ege Bölgesi, İzmir başta olmak üzere çok riskli. Hiç kimse bu ülkede, ‘Bizimki üçüncü derece, bizimki dördüncü derece. Bir şey olmaz.’ gibi bir hisse kapılmasın. Şu anda 500’e yakın kırılmamış fay hattı var ülkemizde.”
“Her ne yapıyorsak mutlaka deprem gerçeğini bilerek hareket etmemiz lazım”
Yaşanan depremlerden ibret alınması gerektiğini vurgulayan Özhaseki, şunları kaydetti:
“Her ne yapıyorsak mutlaka deprem gerçeğini bilerek hareket etmemiz lazım. Evlerimizi, konutlarımızı, iş yerlerimizi, bahçede yaptığımız küçük bir kulübeyi, ahırı bile deprem riskini bilerek ve görerek ona göre yapmamız icap ediyor. Bu işin tek çözümü var, o da kentsel dönüşüm. 2012’de Sayın Cumhurbaşkanı’mızın talimatıyla bir yasa çıktı. Şu ana kadar 2 milyon 250 bin konut değişti, dönüştü, 452 bininin de inşaatı devam ediyor. Bu bizi kesmediği için Meclis’imize getirdik. Orada yeni yasalar çıkardık, yeni bütçeler ayırdık. Tüm Türkiye’de şu anda kentsel dönüşüm yapabilmek için büyük bir seferberlik ilan ettik. Her tarafa koşuyoruz, her bir tarafa yetişmeye çalışıyoruz ama şunu hepimizin bilmesi lazım. Kentsel dönüşümün doğru ve hakkıyla yapılabilmesinin tek şartı şu üç grubun bir araya gelmesi. Bir bakanlık, iki belediye, üç vatandaş.”
Özhaseki, AK Partili belediyelerin dışında kentsel dönüşüm işine soyunan kimse bulunmadığına dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:
“Bir belediye başkanı, ‘Gerçekten vazifemi yaptım arkadaş, ben müsterihim’ diyecekse, kendi bölgesinde kentsel dönüşümü yapmak zorunda. Bunu yapmıyorsa bizim özellikle Cumhuriyet Halk Partili belediyeler gibi yandaş sanatçılar çağırıp büyük paralar veriyorsa ‘Beni parlatın’ diye organizasyon firmalarına milyonlarca lira akıtıyorsa emin olun hesabını veremezler. Ben nihayetinde 20 küsur sene belediye başkanlığı yaptım. Ömrüm bu hizmetlerle geçti. Yerel yönetimler ve bakanlıkta İlk defa 2019’dan itibaren bir belediyecilik anlayışıyla karşılaştım. Başını İstanbul çekiyor, diğer şehirler de ayak uyduruyor. Ajanslara büyük paralar ayırıyorlar. İstanbul’da ajanslara verilen para, kentsel dönüşüm için ayrılan paranın tam iki misli. Ajanslar ne yapacaklar, beyefendiyi parlatacaklar. Oturacak, alkışlayacaklar, kalkacak, alkışlayacaklar. Tatile gidecek, iş başındaymış gibi gösterecekler. Her taraf kardan tıkanmış olacak, İngiliz Büyükelçisi ile yemek yiyecek ama beyefendi iş başında gibi gösterecekler. Parlattıkça parlatacaklar. İstanbul dar geliyor, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı istiyor. Orası da olmaz, cumhurbaşkanlığı.”
]]>Özhaseki, Karaköprü ilçesindeki bir düğün salonunda esnaf ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle iftarda bir araya geldi.
Burada konuşan Özhaseki, kentte bereketli bir gün geçirdiklerini ve hak sahipleri için 3 bin 123 bağımsız birimin temelini attıklarını söyledi.
Şehirlerin canlı organizmalar olduğunu, şehirlerin geleceğinin yerel yöneticilerin ufuklarıyla doğru orantılı olduğunu dile getiren Özhaseki, şöyle konuştu:
“Bir anda kerameti kendinden menkul, nevzuhur adamların ‘ben bu şehre başkan olmalıyım’ diye ayağa kalkmasıyla yürütülecek bir iş değil bu iş, bir ekip işi. Nihayetinde 5 dönem üst üste Kayseri’de büyükşehir belediye başkanlığı yapmış bir kardeşinizim. Allah hemşehrilerimden razı olsun. Ben çalıştıkça daha çok oy verdiler. Biraz daha çalıştım, daha çok oy verdiler. Ama şunu itiraf ediyorum. Bir ara muhalefette bulundum 28 Şubat süreciydi, oturduk dava açtılar, yürüdük dava açtılar, iş yaptık dava açtılar. Bana kaç tane dava açtıklarını, kaç yüz sene istediklerini hatırlamıyorum bile. Birçok işimin de önünü kestiler. Raylı sistem yapacağım diye Ankara’ya gittim. Benim param var, kasam para dolu. Ben raylı sistem yapacağım. Bana izin verin ‘hayır’ cevabı geldi. Bak şu stadyum çok kötü dedim, dökülüyor. Bana bir sene, iki sene müsaade edin. Sıfırdan yapayım, size teslim edeyim geri. ‘Hayır’ dediler. Kızılırmak’ın üzerine baraj yapıyorum, baraj bitti ruhsatını vermiyorlar. Bugünleri gördük. Ama Allah kendinden razı olsun. Şimdi iftardan yeni çıktık. Gerçekten dua ediyorum yürekten, Recep Tayyip Erdoğan başbakanlığa geldi, sıkıştığım, bunaldığım, daraldığım ne varsa hepsini de önümü açtı. Allah razı olsun kendinden. Bütün şehirlerde de açıyor zaten.”
“Bu ülke bir deprem ülkesi”
Bütün güzellikleri içinde barındıran Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu, son 100 yıl içerisinde ana karada ve denizlerde meydana gelen 6 ve üzeri deprem sayısının 231 olduğunu aktaran Özhaseki, şunları kaydetti:
“İnşaatçı kardeşlerim, mimarlarımız, mühendislerimiz sizlerden rica ediyorum, ne olur zemin etüdüne dikkat etmeden işe başlamayın. Komşu parseli emsal göstererek işe devam etmeyin. Yarın bir gün her birisi başımıza Allah korusun bir bela olarak döner. Bu ülke bir deprem ülkesi. ‘Bizim burası 2. derece, 3. derece bize bir şey olmaz’ yok öyle bir şey. Şu an 500’e yakın hareketli fay hattı var. Bunlar ne zaman kırılacak, nerelerde kırılacak, kimin başına bela olacak, kaç bin kişiyi toprağın altına indirecek emin olun bilinmiyor, bir tek Cenabıhak biliyor. Bilim adamları tahminlerini söylüyor biz de onlara inanıyoruz zaten, ayrı bir şey. Ama hepimiz şunu bilelim ki, bu ülke bir deprem ülkesi o kadar. ve buna göre her ne yapıyorsak bunu bilerek yapalım.”
Bakan Özhaseki, yeni yönetmeliklere göre standartlara uygun evlerin yapılması gerektiğini, eski yapılara sahip şehirlerin ise yenilenmesi gerektiğini vurguladı.
Şehirlerin yenilenmesinin bir kısmını kamu eliyle yapacaklarını, diğer kısmının da özel sektör ile yapılacağını aktaran Özhaseki, binaları yaparken sıfır tolerans gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Kentsel dönüşüm vurgusu
Özhaseki, Türkiye’nin dünyada en çok konut satan ülke olarak tarihe geçtiğini aktararak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Şimdilik finansa erişmekte biraz zorluk var. Ama bu geçici, sene sonundan itibaren yavaş yavaş musluklar açılmaya başladığında sektörümüzün önünün açıldığını sizler göreceksiniz. Şu anda sizlerin bulunduğu, uğraştığı meşgaleniz, işiniz en önü açık sektör, bunu bilin artık arkadaşlar. Türkiye’de daha en az 20-30 sene çok hızlı vaziyette inşaat sektörü yol almaya devam eder. İnşallah bunu da hep birlikte göreceğiz zaten. Dediğim gibi kamunun payı çok düşük, yüzde 10’larda yüzde 15’lerde en fazla yüzde 80-85’i sizlerin yapacağı işlerle devam edecek. Urfa’mızda da tabii ki depremzede kardeşlerimizin haklarını vereceğiz. Ama kentsel dönüşümü de yapmak zorundayız. Mahallelerimizi yenilemek zorundayız. O kadar çok geçmişten gelen ve bir an önce bizim yenilememiz gereken mahallemiz var ki. Bunu biz gelip TOKİ’yle yapamayız. Bu işin biz aritmetiğini kurarız, hesabını yaparız. Ama daha sonra iş sizlerde. Böyle yaptığımız zaman inşallah başarırız. Kentsel dönüşüm işi zaten bir mecburiyettir, çaremiz yok. Bunu yapmak zorundayız.”
Bakan Özhaseki, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül’ü yıllardır tanıdığını ve kent için önemli çalışmalar yapmak için gecesini gündüzüne kattığını söyledi.
TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ ise kente yapmış olduğu ziyaretten dolayı Bakan Özhaseki’ye teşekkür ederek, şehirleşmeyle ilgili önemli görüşmeler yaptıklarını kaydetti.
Bakan Özhaseki, program sonunda AK Parti’ye katılanlara parti rozetini taktı.
Programa, AK Parti Şanlıurfa milletvekilleri Mehmet Ali Cevheri, Abdurrahim Dusak, Cevahir Asuman Yazmacı, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül de katıldı.
]]>Özhaseki, İskenderun Belediyesi tarafından yaptırılan Sakarya Mahallesi’ndeki Ziraat Park’ta incelemelerde bulunarak golf aracıyla parkı gezdi, Belediye Başkanı Fatih Tosyalı’dan çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Daha sonra açılışta konuşan Özhaseki, parkın yapımında emeği geçenlere teşekkür etti.
Bakanlıklarının “çevre”, “şehircilik” ve “iklim değişikliği” gibi üç özel ismin bulunduğunu ve iş yükünün çok fazla olduğunu belirten Özhaseki, şöyle konuştu:
“Bu iş yoğunluğu içerisinde doğrusu bizi meşgul eden, gece gündüz üzerinde hassasiyetle çalıştığımız iki konu daha var. Birisi hepimizin bildiği 6 Şubat’ta meydana gelen o afetler. 2 tane üst üste 9 saat arayla yaşadığımız deprem hadisesi. Burada meydana gelen hasarlar, bunların giderilmesi. Bununla ilgili emin olun ne cumartesi var, ne pazar, ne akşam, ne sabah var, gece gündüz demeden çalışıyoruz, uğraşıyoruz, elimizden geleni yapıyoruz. Bir de bilim adamlarının durmadan tekrarladığı, İstanbul açıklarında bekleyen bir deprem tehdidi var ve o depremden etkilenecek illerimizin durumu, orada meydana gelebilecek hasarlar için önceden yapabileceğimiz ne varsa onu yapmaya çalışıyoruz. Bu iki konu bizi biraz daha fazla meşgul ediyor.”
Depremler sonrası yapılan çalışmaları anlatan Özhaseki, bugünkü törenlerle 76 bin konutu dağıttıklarını, bundan sonra da her ay 10-15 bin konutu sahiplerine vermeye devam edeceklerini söyledi.
Özhaseki, deprem bölgesinde yaraları sarabilmek adına ne kadar fedakarlık gerekiyorsa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla yapmaya devam ettiklerini bildirdi.
Küresel ısınma
Dünyada başka bir felaketle de karşı karşıya olduklarını belirten Özhaseki, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bilim adamları diyorlar ki ‘Son yüzyıl içerisinde dünyanın ısısı 1,1 derece arttı, Akdeniz Havzası ise 1,5 derece arttı, bu eğer 2 dereceye çıkarsa kuraklık başlar, gıda krizi başlar, millet göç etme derdine düşer.’ Allah korusun göçler de bir savaş sebebidir. O yüzden ‘Bir an önce bunun tedbirinin alınması lazım’ diye ifade ediyorlar. 2050 yılına kadar 216 milyon insanın da Birleşmiş Milletler raporlarına göre kuraklıktan dolayı göç edeceği ve sıkıntıların, harplerin başlayacağıyla ilgili de elimizde ciddi belgeler var, bilgiler var. Cenabı Allah dünyayı bir denge üzerine yaratmış. Ne fazla var, ne eksik var. Bu insanoğlu ama bu dengeyi bozduğunda, tabiat sizden intikam almaya başlıyor Bir taraftan müsilajlar çıkıyor denizlerden, bir taraftan heyelanlar oluyor, bir taraftan kuraklık, yangınlar başlıyor, felaketler üst üste geliyor. Sanayi devrimiyle birlikte insanoğlu çok üretmeye başladı, çok ürettiği gibi çok tüketmeye başladı. Bunun da mahsuru yok fakat çok kirletmeye başladı, toprağı, suyu, havayı o kadar çok kirletiyoruz ki dengeyi o kadar çok bozuyoruz ki işte bundan dolayıdır ki felaketler ardı arkasına geliyor.”
Özhaseki, Bakanlık ve hükümetin bir parçası olarak iklimle ilgili mücadelede dehşet bir gayret içerisinde olduklarının altını çizdi.
Paris İklim Anlaşması’na taraf olduklarını hatırlatan Özhaseki, “Orada özellikle karbon emisyonlarını geriye çekebilme adına taahhütlerimiz var, bunları yerine getirmeye çalışıyoruz. Bir taraftan millet bahçeleri yapıyoruz, 500’ün üzerinde millet bahçesi projemiz var, 235’ini bitirdik, geriye kalan 275’ini de inşallah önümüzdeki günlerde bitireceğiz. 100 milyon metrekare yeşil alan projemiz var, bu yeşil alanlar, evet nefes aldığımız yerler ama bir taraftan depremlerde toplanma alanları, bir taraftan da tabiatı temizleyen, karbonu emen alanlar buralar.” dedi.
“Sadece kağıt atıklarından 430 milyon ağacı kesilmekten kurtardık”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın başlattığı Sıfır Atık Projesi’ni de devam ettirdiklerini vurgulayan Özhaseki, şöyle konuştu:
“Burada hanımefendiler var, onlara söylemek istiyorum. Belki seçimlerden sonra Bakanlığımızın ilgili birimi, bütün evlerimize çöp poşetlerini ayrı ayrı koymak üzere dağıtacak. Artık kağıtları ayrı bir poşete atacağız, camları, petleri ayrı bir şişeye atacağız ve organik atıklarınızı da ayrı bir şeye koyacağız. Böyle başlattığımız hareket nihayetinde ekonomiye bir döngü olarak da gelecek. Biz bunu başlatalı 6 yıl oldu, 95-96 milyar lira kadar atık, çöp diye beğenmediğimiz, dışarıya attıklarımızdan bir gelir elde ettik, sadece kağıt atıklarından 430 milyon ağacı kesilmekten kurtardık.”
Kendisinin yıllarca belediye başkanlığı yaptığını ve o dönemde hayata geçirdiği projeleri anlatan Özhaseki, iktidarın gücünün bir başka olduğunu vurgulayarak Hatay’a yaptıkları çalışmalarda bir gün olsun Hatay Su ve Kanalizasyon İdaresini (HATSU) göremediklerini anlattı.
Önlerindeki dönemde çok işlerinin olduğunun altını çizen Özhaseki, “Lütfen büyükşehirde de ilçemizde de sizler oylarınızı sağduyuyla kullanın da şu iki elimizle, ayağımızla birlikte rahmet olsun, beraberce çalışalım ve inşallah sizlere hizmet edelim. Yok eğer yine aynı arkadaşların devamı gibi olursa emin olun ayak oyunlarından usandık bu arkadaşların, hiç bilemediğimiz ayak oyunları yapıyorlar, hiç bizim aslımızdan geçmeyen işler yapıyorlar, hayretler içerisinde de izliyoruz, biz sade insanlarız, özümüz bir, sözümüz bir.” şeklinde konuştu.
Diğer konuşmacılar
Hatay Valisi Mustafa Masatlı da parkın ilçeye kazandırılmasında emeği geçenlere teşekkür etti.
AK Parti Hatay Milletvekili Abdulkadir Özel, açılışı yapılan parkın ilçeye hayırlı olmasını diledi.
Cumhur İttifakı Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Öntürk’ün kazanmasıyla Hatay’a en güzel hizmetlerin nasıl yapılacağını göstereceklerini ifade eden Özel, “Kimsenin şüphesi olmasın. Şantajlarla, montajlarla, ayak oyunlarıyla birbirlerine kurdukları tuzaklarla, muhalefet bloku oyalanadursun, bizler sokaklardayız, caddelerdeyiz, bulvarlardayız, tarlalardayız, fabrikalardayız, açılış, kura törenlerindeyiz, milletimizle beraberiz, halkımızla iç içeyiz. Cumhur İttifakı olarak da 1 Nisan sabahından itibaren büyükşehir belediyesindeyiz.” dedi.
İskenderun Belediye Başkanı Fatih Tosyalı da 250 dönüm arazi üzerine kurulan parkın herkese hayırlı uğurlu olmasını temenni ederek, parkla ilgili bilgi verdi.
Konuşmaların ardından kurdele kesilerek parkın açılışı yapıldı.
]]>Özhaseki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı bağlantıyla katıldığı İskenderun TOKİ Konutları Cebike Mahallesi’nde gerçekleştirilen 310’u köy evi olmak üzere toplam 3 bin 614 konutun kura ve anahtar teslim töreninde, depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.
Bir daha böyle bir felaket yaşanmaması temennisinde bulunan Özhaseki, depremin olduğu ilk andan itibaren hiç durmadıklarını, çalıştıklarını belirtti.
Hak sahiplerine evlerini verecekleri için mutlu olduklarını aktaran Özhaseki, şöyle konuştu:
“Onlar evlerinde oturup bizlere dua edince biz de bunun mutluluğunu yaşayacağız. Geçen ay hatırlarsınız 7 bin civarında konutumuzu Hatay’da dağıttık. Bugün de burada 3 bin 600 civarında yine konutumuzu dağıtacağız. Çıkmayan kardeşlerim lütfen üzülmesinler, öbür ay çıkabilir, öbür ay çıkmazsa diğer ay çıkar. Sizler evlerinize oturuncaya kadar, ‘hakkımız Cumhurbaşkanı’na helal olsun, kardeşim senden de Allah razı olsun’ deyinceye kadar buradayız, gitmeyeceğiz, bunu bilin, herkesin hakkını inşallah teslim edeceğiz.”
Türkiye’nin bir deprem bölgesi olduğunu ve depremin her an kapıda beklediğini anımsatan Özhaseki, bunu bilerek hareket etmek gerektiğini vurguladı.
TOKİ’nin son 22 yıl içerisinde 1 milyon 340 bin konut yaptığını aktaran Özhaseki, “Senelik neredeyse 65 bin civarında bir konut yaptı. Bu depremlerde hiçbirisi yıkılmadı Allah’a şükür. Neden? Zemin etüdüne dikkat etti, mühendislik hesaplarını doğru yaptı. Sonra malzemeden de çalmadı, işin Türkçesi bu ve tertemiz evler çıktı, sıva çatlağı bile olmadı çok şükür. Şimdi bizler buralarda bunu bilerek hareket ediyoruz.” diye konuştu.
Özhaseki, 6 Şubat 2023 depremlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bütün bakanları bölgeye gönderdiğini, valilerin, AFAD görevlilerin, belediyelerin de bölgede olduğunu kaydetti.
Depremin ardından hiç boş durmadan çalışmalara başladıklarını dile getiren Özhaseki, “Şu anda 300 binden fazla konutumuzun, iş yerimizin yapımı devam ediyor. Şehir merkezlerini, şehir merkezlerimizdeki ana caddeleri biz yapıyoruz. Tam 4 bin 333 köyde çelik karkastan evler yapıyoruz. Şu anda 1000’den fazla şantiyemiz var ve tam 110 bin kişilik inşaat ordusuyla bu evleri yapıyoruz. Gece, gündüz demeden gayret ediyoruz.” ifadesini kullandı.
Özhaseki, İller Bankasının Hatay için 16 proje yürüttüğünü ve altyapının yenilenmesi için 12 milyar liralık bütçe ayırdığını söyledi.
“Her ay Türkiye genelinde yine 15-20 bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deprem konutlarındaki son durumu sık sık sorduğunu ve devletin tüm imkanlarının seferber edildiğini vurgulayan Özhaseki, şöyle devam etti:
“Geçen ay 46 bin konut dağıttık. Şimdi de 30 bin konut daha dağıtıyoruz. Toplamda 76 bin konutu geçiyor. Ama şunu bilin, her ay Türkiye genelinde yine 15-20 bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz. Hatay’ın, Antakya’nın merkezinde de çok değişik mimarlık gruplarıyla çalışıyoruz. Özgün mimarisiyle herkesin görmek istediği bir yer haline getirmek için de çırpınıyoruz.”
Muhalefete eleştiride bulunan Özhaseki, şu ifadeleri kullandı:
“Geçtiğimiz ay ana muhalefetin lideri çıkmış, ‘Bu hükümet hani söz vermişti nerede bu evler? Hani kimseye bir şey vermediler. Karnesini gösteriyorum sıfır’ vesaire gibi saçma sapan şeyler söylüyordu. Bir başka genel başkan çıkmış ‘Mis gibi evler verdik diyorsunuz ayıp, utanın’ diyor. Mis gibi değil mi arkadaşlar? Vallahi mis gibi evler. O arkadaş niye öyle söylüyor ki anlayamadım. Aynı adam devam ediyor ‘Herhalde AK Parti’lilere dağıtıyorlar’ diyor. Allah sizi ıslah etsin. Ne olur şu zehirli dilinizi bu milletin üzerinden çekin. Deprem siyaset üstü bir durum. Bunu siyasete kurban ettiğimizde emin olun canlarımız yanıyor.”
Özhaseki, bütün şehirlerin bir an önce depreme dirençli hale getirilmesi gerektiğini, bunun için gece gündüz uğraşmaya devam ettiklerini vurguladı.
Kentlerin gelişiminde yerel yönetimlerin doğru seçilmesinin önemli olduğunu söyleyen Özhaseki, “İnşallah sizler burada 31 Mart ile birlikte yeni bir sayfa açarsınız, Mehmet Öntürk kardeşimi iş başına getirirsiniz. İskenderun’umuzda, Antakya’mızda ve diğer ilçelerimizde hep birlikte kol kola girer çalışırız. Burada şu anda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak 224 milyar lira para harcıyoruz. 16 yerde İller Bankasının işi var. Oraya da milyarlar döküyoruz ama bu iş kimin görevi? HATSU’nun görevi. Nerede HATSU görevlileri? Bir gün olsun daha HATSU’yu göremedim.” ifadelerini kullandı.
Kentsel dönüşüme değinen Özhaseki, “Kentsel dönüşüm yapan bütün belediyelere çağrıda bulunuyorum, hangi partili olursa olsun kapı sonuna kadar açık. Fakat şu ana kadar yanıma 1 tane CHP’li belediye gelmedi. O da benim üzüntü kaynağım. İnşallah bizler çalışacağız, sizlerin duasını almaya gayret edeceğiz.” dedi.
Konuşmaların ardından yapımı tamamlanan konutlar ile köy evlerinin anahtarları hak sahiplerine teslim edildi.
Bakan Özhaseki, programın ardından İskenderun Belediyesini ziyaret ederek Belediye Başkanı Fatih Tosyalı ile basına kapalı görüştü.
]]>Özhaseki, Akasya Mahallesi 500 Konutlar Rezerv Alanı’nda düzenlenen, Antakya, Defne, İskenderun ve Kırıkhan ilçelerinde 5 bin 807 bağımsız birimin toplu temel atma töreninde yaptığı konuşmada, bugün atacakları temellerin ve yapacakları açılışların Hatay’a hayırlı olmasını diledi.
Hatay’ın hoşgörü şehri ve adeta açık hava müzesi gibi bir yer olduğuna dikkati çeken Özhaseki, “Ne kadar hizmet etsek az diye düşünüyorum. Mustafa Kemal Atatürk, ‘Hatay benim özel meselem’ demişti. Depremden sonra da Hatay, tüm milletin ve bizim meselemiz, inşallah ayağa kaldırmak için elimizden geleni yapacağız. Bu konuda hiç endişeniz olmasın. Bugün burada tam 5 bin 807 konutun temelini atıyoruz. İskenderun’da 2 millet bahçemiz var, onların açılışını yapacağız. Bir taraftan da Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımlarıyla 3 bin 614 hazırlanmış olan konutlarımızı hak sahiplerine vermeye devam edeceğiz.” diye konuştu.
Bakan Özhaseki, iktidarları döneminde gerek genelde, gerekse yerelde hep eser siyasetini öncelediklerini dile getirdi.
Şehirlerin geleceğinin, o şehirde yaşayan yöneticilerin, özellikle de yerel yöneticilerin ufuklarıyla doğru orantılı olduğunu aktaran Özhaseki, şunları kaydetti:
“Eğer bir beldede, ilçede, ilde, büyükşehirde ufuklu insanlar varsa, siyasi hesapları bir tarafta bırakıp, şehrini geleceğe taşımaya çalışıyorlarsa, hedef koyup o hedef uğrunda gayret ediyorlarsa, o şehirlerin geleceği aydınlık, ama yerel yöneticilerin kafaları ellerdeyse, bir sürü şeytani hesaplarla uğraşıyorlarsa, ‘ben nasıl ederim de bir daha gelirim, nasıl ederim de iş başını kurtarırım, onun mu ayağını kaydırayım, öbürüne mi bir şey yapayım’ diye çabalıyorlarsa Cenabıallah da ayaklarına dolaştırıyor. Demek ki iyi niyet her işin başı. Ben nihayetinde 5 dönem Kayseri’de üst üste seçilerek hizmet etmiş bir kardeşinizim ve şunu gördüm 20 küsur yıllık belediyeciliğimde; siz eğer iyi niyetle yola çıkıyorsanız, gayret ediyorsanız, uğraşıyorsanız, halkın duasını almak için gece gündüz demeden fedakarca, iyi niyetle, hiç menfaat olmaksızın gayret ediyorsanız, emin olun Cenabıallah tutan eliniz oluyor, gören gözünüz oluyor, yürüyen ayağınız oluyor. Eğer niyeti bozarsanız, işler kötü gidiyor. Benim bu sözlerimden sizler arif insanlarsınız, ne demek istediğimi de çok iyi anlarsınız diye düşünüyorum.”
Bakanlık olarak Hatay’ı önemsedikleri için buraya çok büyük yatırımlarının olduğunu anlatan Özhaseki, kente geçmişte, depreme kadar 74 milyar liralık, depremden sonra da şu anda tam 224 milyar liralık yatırım yaptıklarını söyledi.
“Hatay’ı ayağa kaldırmak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağız”
Yatırımlara bundan sonra da devam edeceklerinin vurgulayan Özhaseki, “Yaralar sarılıncaya kadar, bütün hak sahibi kardeşlerimiz ‘evet hakkımızı aldık, sizden Allah razı olsun’ deyinceye kadar buralardayız ve sonuna kadar da hizmet etmeye devam edeceğiz. Hatay’ı ayağa kaldırmak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağız. Kabinemizde en önemli gündem maddesi emin olun deprem bölgeleri ve Hatay.” ifadesini kullandı.
Depremlerden zarar gören il sayısının 18 olduğunu hatırlatan Özhaseki, 14 milyon insanın da bundan etkilendiğini anlattı.
Özhaseki, 680 bin konutun, 170 bin de iş yerinin yerle bir olduğu depremde, maddi zararın 104 milyar dolar olduğunu belirtti.
“Hatay’da 144 bin 611 bağımsız birimin inşası devam ediyor”
Afetin ardından AK Parti’li belediyeleri Hatay’da görevlendirdiklerini anımsatan Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Elhamdülillah bizler hep burada iş başındaydık. Gayret ediyorduk. Bunu ‘asrın dayanışmasına’ dönüştürdük. Bundan da son derece mutluyuz, vicdanen müsterihiz ama nüfusu milyonlarca olan, konuştuğu zaman arkasında 20 kamerayla gezen adamlar, belediye başkanları arada bir geldiler, bir iki çadırın önünde durdular, ‘selfie’ler çekildiler, sonra da bırakıp gittiler. Onlar da deprem turistiydi. Allah onların da iyiliklerini versin. Millet bunları görüyor, 31 Mart’ta da zaten bunların hesabını soracak.”
Depremin ardından 1 saniye bile boş durmadıklarını dile getiren Özhaseki, “Şu an 307 bin konutumuzun inşaatı yoluna girdi. Başladı, devam ediyor, bitmek üzere vesaire. Bugün çekilecek kuralarla 76 bin konutumuzu Türkiye genelinde dağıtmış olacağız. Ondan sonra da her ay 10-15 bin konutu vermeye devam edeceğiz.” diye konuştu.
Mehmet Özhaseki, Hatay’a yönelik çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi:
“Şu an Hatay’da 144 bin 611 bağımsız birimin inşası devam ediyor. Eksik kalırsa yine yapacağız, hiç kimsenin endişesi olmasın. Çok kısa sürede de yapıyoruz. Bugün yine Hatay’da 3 bin 614 konutumuzu da teslim edeceğiz. Ayrıca Antakya, Defne, Kırıkhan, İskenderun ve ihtiyacı olan bazı ilçelerimizin de altyapısı için İller Bankamız tam 12 milyar lira ayırdı. Bunu da buraya harcayacağız, burada bırakacağız. Hiçbir şekilde belediyelerimizi de asla borçlandırmayacağız.”
Kentte, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile birlikte hareket ettiklerini anlatan Özhaseki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde hizmet etmeyi sürdürdüklerini vurguladı.
Özhaseki, törende 5 bin 807 bağımsız birimin temelini atacaklarını belirterek, “Biz çalışıyoruz, gayret ediyoruz, dertleniyoruz, elimizden geleni yapıyoruz. İnşallah sonucunda da sizlere hakları teslim edip buradan ayrılacağız. Sizlere hakkını teslim edinceye, hak sahibi kardeşlerimizin hepsi bize dönüp ‘Allah sizden razı olsun’ deyinceye kadar hep buralardayız, endişeniz olmasın. Gitmeye de hiç niyetimiz yok, bu işleri bitireceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
“HATSU, yerel yöneticiler ortada yok”
Yerel yönetimlerle işbirliğinin önemini vurgulayan Özhaseki, şunları paylaştı:
“İki eliniz, kanadınız beraber olduğunda iş yapılıyor. Biz bir taraftan Reyhanlı’da su işleriyle uğraşıyoruz, 16 yerde İller Bankamız uğraşıyor. Bunların tamamı aslında HATSU’nun işi. HATSU, yerel yöneticiler ortada yok. Bu kadar güzel faaliyetler oluyor ama ne yazık ki üzülerek söylüyorum bir yerel yönetici bile yok. Keşke beraber olabilseydik, çünkü birlikten rahmet, iyilik doğar ama birlik olunmazsa, siz iş yaparken birileri arkanızdan konuşur devam ederse, işinize mani olmaya çalışırsa oradan da çok hayırlı bir sonuç çıkmaz. Bu vesileyle sizlerin de 31 Mart’ta en doğru tercihle, Mehmet Öntürk kardeşimizin liderliğinde, ilçelerimizde bizimle kol kola girecek arkadaşlarımıza destek vererek elimizi, kolumuzu güçlendirip daha şevkli vaziyette iş yapmamızı sağlayacağınızı düşünüyorum.”
Diğer konuşmacılar
Hatay Valisi Mustafa Masatlı da temeli atılan bağımsız birimin hayırlı olması temennisinde bulunarak, dayanışmayla her zorluğun üstesinden gelineceğini belirtti.
AK Parti Hatay Milletvekili Adem Yeşildal ise 6 Şubat 2023 depremlerinin ilk anından bu yana Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde ve bakanlıkların yoğun çabasıyla Hatay’ı hızlı bir şekilde toparladıklarını söyledi.
Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Ömer Bulut ve Emlak Konut Genel Müdürü Cengiz Erdem’in de katıldığı törende, Bakan Özhaseki ve beraberindekiler temel atma butonuna bastı.
]]>Sakarya kent merkezinde hayata geçirilecek “Ada Hayat Yerinde Kentsel Dönüşüm Projesi Temel Atma Töreni”nde konuşan Özhaseki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile belediyeciliğe başladığı yıllarda, gece gündüz demeden, mazeret üretmeden hizmet yapma sözüyle yola çıktıklarını anlattı.
Özhaseki, iklim değişikliğiyle mücadelede üzerlerine düşeni hakkıyla yaptıklarını ancak 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerin verdiği hasar ile İstanbul için korkulan olası deprem için gösterilen gayretlerin fazlaca zamanlarını harcadığını aktardı.
Afette 680 bin konutun ve 170 bin iş yerinin yıkıldığını, maddi hasarın 104 milyar doları bulduğunu belirten Özhaseki, “53 bin 500 kişiyi toprağa verdik. Onların manevi acısı bambaşka, onu ölçecek alet daha icat olmadı. Evlerini teslim edip çaylarını içmek için sohbete oturduğumuz her ailede konu dönüp dolaşıp deprem gecesine geliyor. Emin olun hep birlikte ağlayarak kalkıyoruz.” diye konuştu.
Bakan Özhaseki, herkes depremzedelere yardım için seferber olmuşken “bazı şöhretli belediye başkanlarının bölgeye özel jetlerle gelip selfie çekip deprem turisti olarak döndüğünü” belirterek, kendilerinin gece gündüz demeden afetzedelerin derdine derman olacaklarını dile getirdi.
-” Deprem bölgesinde 1000’den fazla şantiye var”
Hızlıca uygun zeminlerde inşaata başladıklarını, şu anda 1000’den fazla şantiyenin çalıştığını bildiren Özhaseki, 4 bin 333 köyde çelik karkastan evler yaptıklarını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın evlerin en güzel şekilde inşa edilmesi talimatı verdiğini kaydetti.
Özhaseki, 307 bin civarında inşaatın devam ettiğini, şehirlerin merkezlerini yeniden imar ettiklerini, bir taraftan da altyapı çalışmalarını sürdürdüklerini anlatarak, kendileri bu kadar yoğun şekilde çalışırken ana muhalefetin genel başkanının ev yapılmadığı yönünde suçlamalarda bulunduğunu ifade etti.
“Grup toplantılarında mangalda kül bırakmayan genel başkanları” şantiyeleri gezdirmeye çağırdığını söyleyen Özhaseki, “En azından Türkiye Cumhuriyeti’yle, devletinizle, milletinizle övünün, elhamdülillah deyin ya. Gelin ya, size şantiyeleri gezdireyim. Şu kirli dilinizi bir çekin ne olur şu milletin üzerinden.” ifadesini kullandı.
Bakan Özhaseki, Türkiye’nin deprem ülkesi olduğunun unutulmaması gerektiğini ve son yüz yılda kara ve denizlerde 6 ve üzeri büyüklüğünde 231 depremin meydana geldiğini belirterek, bunu bilerek hareket edilmesi halinde gelebilecek zararlara karşı tedbirli olup rahat edileceğini vurguladı.
Kendileri kentsel dönüşüm kapsamında iş yapmaya çalışırken mani olmaya çalışanların da bulunduğundan bahseden Özhaseki, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bakanlık olarak biz hazırız. Belediyelerimiz bize yardımcı olursa, biz onların hep yanındayız. Fakat şu gerçekliği de söylemezsem olmaz. Şu ana kadar kentsel dönüşüm yapan sadece AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partili belediyeleri gördüm ben. Bir tane bile CHP’li belediye görmedim. İstanbul’daydım daha evvelki gün, orada 15 bin kadar konut yıkıp işe başlıyoruz. Büyük bir törenle yapıyoruz bunları tabii ki. Fakat bir tane Cumhuriyet Halk Partili ilçe belediyesi yok içlerinde. Tamamı AK Parti’li belediyeler.
Birkaç gün önce İzmir’deydim. 25 senedir Cumhuriyet Halk Partisi var. Kendilerine sordum, ‘İzmir müthiş bir deprem bölgesi değil mi?’ ‘Evet.’ Peki 25 senedir de Cumhuriyet Halk Partisi var. 25 tane bina değiştirdiler mi, dönüştürdüler mi? Hayır. ya her sene 1 tane değiştirse 25 bina eder. Arkadaşlarımızın yaptığı ve benim anlamakta güçlük çektiğim bir başka belediyecilik modeli başladı.”
Sakarya Valisi Yaşar Karadeniz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önderliğinde devam eden kentsel dönüşüm projeleriyle şehirler adeta yeni baştan inşa edilirken, Bakanlığın özverili ve yerinde çalışmalarıyla da vatandaşların mağdur olmaması için önemli adımların atıldığını söyledi.
Ada Hayat ve benzeri her türlü projeye desteklerinin süreceğini belirten Karadeniz, “Her türlü katkıyı vermeye devam edeceğiz. Türkiye’mizde son dönemde çevre dostu yatırımlar ön planda yer alırken özellikle kentsel dönüşüm projeleri de hız kazanmaya başladı. Ülkemizde pek çok proje kazandırılmış, devletimiz her alanda vatandaşlarına daha iyi hizmet vermek adına imkanlar sağlanmıştır.” dedi.
Ada Hayat Projesinin temeli atıldı
Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, 18 bin 700 metrekarelik alanda inşa edilecek Ada Hayat Yerinde Kentsel Dönüşüm Projesi ile Adapazarı’nın merkezinin çok daha modern görünüm kazanacağını ve şehrin yaşam kalitesine önemli ölçüde katkı sağlayacağını vurguladı.
Projenin, çevre dostu ve sürdürülebilir bir yaklaşımla tasarlandığını aktaran Işıksu, “Bu proje, şehrimizin çehresini değiştirecek ve yeni yaşam alanı oluşturacak inşallah. Projenin tamamlanmasıyla şehrimize yeni meydan, çarşı, belediye hizmet binası, akıllı otopark, Orhangazi Miğfer Müzesi ve 500 kişilik çok amaçlı salon gibi birçok önemli proje kazandırmış olacağız.” ifadesini kullandı.
Işıksu, destek veren herkese teşekkür ederek, projenin detaylarını katılımcılarla paylaştı.
Konuşmaların ardından Işıksu ve eşi, Bakan Özhaseki’ye çiçek ve hediye takdim etti. Duaların ardından temsili butona basılarak projenin temeli atıldı.
Törene, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, AK Parti Sakarya milletvekilleri Ertuğrul Kocacık, Lütfi Bayraktar ve Murat Kaya, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, AK Parti İl Başkanı Yunus Tever, MHP İl Başkanı Oğuz Alkaş, Serdivan Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Yusuf Alemdar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
]]>Sakarya’da Ada Hayat Yerinde Kentsel Dönüşüm Projesi temel atma töreni, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin katılımıyla gerçekleşti. 18 bin 700 metrekarelik alana inşa edilecek olan ve tamamlandığında çarşı, bir belediye hizmet binası, yeni bir akıllı otopark, yeni bir Orhangazi Miğfer Müzesi, evlendirme dairesi, tiyatro, sinema gibi 6 farklı mega proje barındıracak. Bu çerçevede törende konuşan Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, projenin çevre dostu ve yıkılan bölgelerde dükkanları olan iş yeri sahipleriyle yüzde 100 mutabakat yaparak projeye başladıklarını aktardı.
“Her bir ilimizde ve depremin hasar açtığı büyük ilçelerde bir bakan arkadaşımız vardı”
Bakan Özhaseki ise, “6 Şubat’ta birisi gece yarısı, diğeri gündüz saat bir gibi olmak üzere çok uzun süren üç dakikaya yakın ve yerleşim yerlerinin tamamının neredeyse altından geçen iki tane çok şiddetli bir deprem yaşadık. Bu deprem neticesinde 680 bin konutumuz yıkıldı, 170 bin de iş yerlerimiz yerle bir oldu. 18 ilimiz etkilendi, 14 milyon insanımız bu depremden zarar gördü. Maddi hasar 104 milyar dolar, 53 bin 500 kardeşimizi toprağa verdik. Onların manevi acısı bambaşka, onu ölçecek bir alet daha icat olmadı bu dünyada. Evlerini teslim edip gidip bir çaylarını içmek için sohbetle oturduğumuz her bir ailede biraz sonra konu dönüyor dolaşıyor deprem gecesine geliyor. Emin olun hep birlikte ağlayarak kalkıyoruz orada. O gece Cumhurbaşkanımız ayakta, valilerimiz arar, olayın vahametini ve büyüklüğünü görünce bakan arkadaşlarımızın her birini o bölgeye, her bir ilimizde ve depremin hasar açtığı büyük ilçelerde bir bakan arkadaşımız vardı. Valilerimiz, kaymakamlarımız hepsi oradalardı” dedi.
“75 bin konutu dağıtmış olacağız”
Asrın felaketi olan depremler sonrasında inşaatlara başladıklarını aktaran Bakan Özhaseki, “Oralarda biz sağlam bulduğumuz zeminlerde uygun yerlerde inşaatlara başladık. Şu anda binden fazla şantiyemiz var. 4 bin 333 köyde çelik karkastan evler yapıyoruz. Cumhurbaşkanımızın talimatı şu; bu kardeşlerimizin zararını giderin. Evlerini de en güzel şekilde yapın. Yıkılan evleri eskiydi Iyiydi, kötüydü, asla. Fark gözetmeyin. Bir kere yapılır, sağlam yapın, iyisini yapın. Biz de böylece çalışıyoruz. 307 bin civarında inşaatımız şu anda devam ediyor. Şehirlerin merkezlerini, meydanlarını yapıyoruz. Yarın inşallah yine kura teslim törenimiz var. 75 bin konutu dağıtmış olacağız. İnşallah bundan sonra da her ay 10 bin, 15 bin konutu vermeye devam edeceğiz” diye konuştu.
“Türkiye bir deprem ülkesi”
Bakan Özhaseki, “Şunu bilelim ve hiç unutmayalım Türkiye bir deprem ülkesi. Bilim adamları diyorlar ki Himalayalardan başlayarak Alper’e doğru uzanan o sıradağlar çizgisinde 5 tane riskli ülke var birisi Türkiye. Son yüzyılda bizim gerek karalarımızda gerekse denizlerimizde meydana gelen altı ve üzerinde şiddetle yıkıcı diye tarif ettiğimiz deprem sayısı 231 yani her sene bu ülkede iki veya üç tane yıkıcı deprem oluyor. Ölen insan sayımız 130 bin zararımız milyarlarca dolar. Evet Kuzey Anadolu Fay Hattı var. Burayı da etkiliyor. Doğu Anadolu fay hattı zaten geçenlerde kırıldı. İzmir bölgesi çok biliniyor ama bunun dışında şu anda hareketli olan 500’e yakın fay hattı var. Ne zaman kırılacak? Nasıl kırılacak? Nasıl bir hasar meydana getirecek emin olun hiçbirimiz bilmiyoruz onu. Bildiğimiz bir şey. Yerin altında hareketlilik var. Bu belirli dönemlerde dışarıya çıkıyor. İşte bu güzel coğrafyanın da böyle bir kaderi var. Biz bunu bilerek hareket edersek ve bu gelebilecek zararlara karşı tedbirli olursak emin olun bizler çok rahat edebiliriz. Yoksa her seferinde dizimize vururuz ağlarız. Sonra bir müddet sonra unuturuz aynı yerden yine başlarız” şeklinde konuştu.
“Oluşmuş şehirlerimizi kurtarmanın bir tane yolu var, o da kentsel dönüşüm”
Kentsel dönüşüm hakkında konuşan Bakan Özhaseki, “Oluşmuş şehirlerimizi kurtarmanın bir tane yolu var. O da kentsel dönüşüm. Dünyada bunun başka yolu bulunmamış. Bizim bir an önce her bölgede kentsel dönüşüme girmemiz icap ediyor. 2012’de bir yasa çıkardık Cumhurbaşkanımızın talimatıyla. 2 milyon 250 bin konutu değiştiririz, dönüştürürüz. 450 bininde şu anda inşaat devam ediyor. Ama bu bizi kesmiyor, iki üç ay kadar önce yeni bir yasa çıkardık. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı kurduk, özel bütçe ayırdık oraya. Akabinde önümüzü kesen ve bize kentsel dönüşümü yaptırmamak için kötülerin mani olmaya çalıştığı ne varsa o engelleri aşacak şekilde de yasaları yaptık” ifadelerini kullandı. – SAKARYA
]]>Kocaeli Ticaret Odası’nda (KOTO) düzenlenen “İş Dünyası Buluşması”na katılan Özhaseki, burada yaptığı konuşmada, boş arazilerde altyapısı, üstyapısı, meydanları, yeşil alanlarıyla kent planlamasının kolay olduğunu belirtti.
Özkaseki, kadim şehirlerde ise bunu yapabilmenin kolay olmadığını, mevcut yapılar içerisinde böyle bir şeyin mümkün gözükmediğini, şehirleri depreme dirençli hale gelebilmenin tek yolunun, kentsel dönüşüm olduğunu vurguladı.
Kentsel dönüşümden başka çare bulunmadığının altını çizen Özhaseki, “Eğer bunu büyük mahalle bazlı yapabiliyorsak çok başarılı oluruz. Ada bazlı yapıyorsak daha az başarılı oluruz. Bina bazlı yapıyorsak sadece binamızı kurtarmış oluruz. O yüzdendir ki, kentsel dönüşüm meselesinde çok büyük çabalar içerisindeyiz.” diye konuştu.
Özhaseki, 2012’de çıkarılan yasa kapsamında 2 milyon 250 bin yapının değişip dönüştürüldüğünü, şu anda 450 bin civarında devam eden işlemin bulunduğunu aktararak, şöyle devam etti:
“Bu bizi kesmiyor. Bu yetmiyor bize. Çünkü İstanbul söz konusu olduğunda 1,5 milyon bağımsız birimin riskli olduğundan bahsediyoruz. Kocaeli’de 150 binden bahsediyoruz. Anadolu’nun değişik illerinde de çok daha fazla sayılar var. O zaman çok daha hızlanmamız gerekiyor. Onun içindir ki, Kentsel Dönüşüm Başkanlığını kurduk. Bir de önümüzü kesen ne varsa, yasaların hepsini çok daha rahatlatıcı, basitleştirici, hızlandırıcı hale getirdik.”
“AK Parti iktidarları döneminde 1 milyon 340 bin konut yapıldı”
On beşer gün arayla yaptıkları törenlerde 15 binden fazla konutun yıkımını ve yapımını başlattıklarına işaret eden Özhaseki, bu projelerin her birinde AK Parti’lilerin olduğunu ancak Cumhuriyet Halk Partisi’nden kimsenin bulunmadığını söyledi.
Bakan Özhaseki, kentsel dönüşümün bakanlık, belediyeler ve vatandaş olmak üzere 3 ayağının bulunduğuna dikkati çekerek, “Bu üçü bir araya gelirse, anlayışla devam ederlerse kentsel dönüşüm mükemmel, tıkır tıkır işler. Eğer birisi asıyorsa yürümüyor bu işler. Ben Çevre Şehircilik Bakanlığını temsil eden birisi olarak söylüyorum; kapımız sonuna kadar açık, hangi partili olursa olsun buyursunlar. Yeter ki, kentsel dönüşüm yapsınlar.” şeklinde konuştu.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından ilk aradığı yerlerden birinin kentsel dönüşümü engellenen Antakya’daki Emek Aksaray Mahallesi olduğundan bahseden Özhaseki, o bölgede taş üstünde taş kalmadığını ve binlerce insanın öldüğünü anımsattı.
“Davalar açarak kentsel dönüşüme mani olan ve iş yaptırmayanlara” bu insanların ölümünde sorumluluk hissedip hissetmediklerini soran Özhaseki, “Onu bilmiyorum ama biz azimliyiz arkadaşlar. Kentsel dönüşümü yapacağız. İstanbul için proje açıkladık. İzmir için açıkladık. Şimdi biraz önce de konuştuk. Kocaeli’miz ve Yalova için de, Körfez için de… Dünya Bankası’yla görüşüp İzmir için açıkladığımızın aynısını yapabilirsek büyük bir başarı elde etmiş olacağız. Ümit ediyorum hayırla sonuçlanır.” değerlendirmesinde bulundu.
TOKİ’nin depremlerde sınıfı “pekiyi” ile geçtiğini dile getiren Özhaseki, AK Parti iktidarları döneminde şu ana kadar 1 milyon 340 bin konut yapıldığını, bunun senelik yaklaşık 70 bin konuta tekabül ettiğini ve bu binalar depremlerde yıkılmadığı için de herkesin huzurla içinde oturduğunu anlattı.
Bakan Özhaseki, kentsel dönüşümü müteahhitlik gruplarıyla, özel sektörlerle sürdürebilmenin esas olduğunu vurgulayarak, “Belki Avrupa’da merkezlerde, eski bölgelerde değişim, dönüşüm görmezsiniz. Çevrede inşaat faaliyetleri çok azdır. Normal ama bizim gibi özellikle 1940-1950’li yıllardan itibaren göç alarak rastgele büyüyen ve insanların başını sokabilmek amacıyla bir gece briketleri toplayıp sabaha ev yaptıkları ortamda kentsel dönüşüm kaçınılmaz. Deprem ülkesinde yüz binlerce konutun daha, değişmesi ve dönüşmesi icap ediyor.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin ekonomisinin güçlü ve dimdik ayakta durduğunu dile getiren Özhaseki, zaman zaman sıkıntıların yaşanacağını ancak zor bir coğrafyada olunduğu için güçlü kalınması gerektiğini vurguladı.
Özhaseki, Türkiye’nin, ateş çemberinin içerisinde güven adası, huzurlu liman olduğuna işaret ederek, “Allah’ın izniyle böyle olacak. Bir taraftan büyümek için altyapıya büyük paralar ayıracağız. O yatırımları yapacağız. Bir taraftan milletimizin refahını artırmak için büyük gayret içerisinde olacağız ama savunma sanayi tarafını da asla ihmal etmeyeceğiz.” dedi.
Seçimlerden sonra önlerinde yaklaşık 4,5 yıl gibi seçimsiz bir süre olduğuna değinen Özhaseki, bu süre zarfından yapılacak çok şey olduğunu sözlerine ekledi.
Konuşmaların ardından KOTO Başkanı Necmi Bulut, Bakan Özhaseki’ye çini vazo hediye etti. Daha sonra Bakanlık bürokratları katılımcıların sorularını yanıtlayıp, taleplerini dinledi.
]]>Yalova Belediyesince Altan Kültür Merkezi’nde sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri için verilen iftara katılan Özhaseki, yaptığı konuşmada, Anadolu coğrafyasının dünyanın en eski yerleşim yeri olarak geçtiğini söyledi.
Türkiye’nin yerin altında iki önemli sorununun bulunduğuna dikkati çeken Özhaseki, şunları dile getirdi:
“Her güzelin kusuru olduğu gibi bu vatanın da ne yazık ki iki tane kusuru var. İkisi de yerin altında. Gerisi de Cenab-ı Allah güzellikleri vermiş zaten ama yerin altında iki tane kusurumuz var. Birisi ne hikmettir, fitne odakları bitmek bilmiyor arkadaşlar. FETÖ’sünden İŞİD’ine, PKK’sından DHKPC’sine yerin altında yuvalanan ve bizim huzurumuzu bozmak isteyen, bu ülkeyi bölmek, parçalamak isteyen envaiçeşit örgütlerdir. Bunlar, dünyanın belirli bir merkezinden destekleniyorlar. Onları durmadan böyle bir destek verilerek, güç verilerek, imkan verilerek başımıza bela etmeye çalışıyorlar.”
“Allah’a hamdolsun, şehirlerimizi, dağlarımızı, köylerimizi temizledik”
Bazı devletlerin demokrasi adı altında girdikleri coğrafyalara kan, gözyaşı, ayrılık ve bela götürdüklerini anlatan Özhaseki, bunu yapabilmek için de terör örgütlerine destek verdiklerini söyledi.
“Değerli arkadaşlarım, bakın bu gerçekleri yüzlerine haykırarak söylüyoruz.” diyen Özhaseki, şöyle devam etti:
“Biraz önce söylediğim örgütlerin neredeyse tamamını destekleyen ne yazık ki okyanus ötesindeki ülke var. Avrupa Birliği’nde bizi dost olarak tarif eden, bazılarında stratejik ortak gibi tanımladıkları ülkeler var. Bunların hepsine emin olun silahları da onlar veriyorlar. Biz, bu gerçekliği biliyoruz. Ne yapmak istediklerini de biliyoruz. Allah’a hamdolsun şehirlerimizi, dağlarımızı, köylerimizi temizledik. Bir koridor oluşturduk. Artık hareket kabiliyetleri kalmadı. Ülkede onlara katılan kimse de kalmadı. Huzuru tesis ettik.”
“Şu anda hareketli 500’e yakın fay hattı var”
Türkiye’nin en büyük ikinci sorununun ise deprem gerçekliği olduğuna işaret eden Özhaseki, deprem ülkesi Türkiye’nin bu anlamda gerekli önlemleri alması gerektiğini vurguladı.
“Bilim adamları diyorlar ki Himalayalar’dan başlayarak Alpler’e doğru giden çizgi üzerinde beş tane eski ülke var. O beş ülkeden birisi de Türkiye.” diyen Özhaseki, şu ifadeleri kullandı:
“Son yüzyıl içerisinde bizim karalarımızda ve denizlerimizde meydana gelen 6 ve üzerindeki şiddetle ilgili tarif ettiğimiz deprem sayısı 231. Sadece ana karamızda meydana gelen yıkıcı deprem sayısı ise artmış arkadaşlar. Ölen insan sayımız 130 bin ve şu anda hareketli 500’e yakın fay hattı var. Şu andaki bilim, bunların nerelerde olduğunu tahmin edebiliyor, çizgileri kestirebiliyor ama hangi tarihte nasıl bir şiddetle dışa vuracağını, nasıl bir tesir meydana getireceğini bilemiyor. Bizim bu gerçeklikten hareketle konutlarımızı, iş yerlerimizi çok güvenli yapmamız icap ediyor. En son malumunuz 6 Şubat’ta birinci gece yarısı, gündüz öğle vakti meydana gelen çok uzun süren iki tane deprem meydana geldi.
Bu iki depremin neticesinde tam 18 ilimiz etkilendi. 14 milyon insan da zarar gördü. Yıkılan konut sayısı 680 bin. Dile kolay 680 bin ve iş yerlerimizin sayısı da 170 bin yani 850 bin bağımsız birim yıkıldı. Birçok şehrimiz harap oldu. 53 bin 500 kardeşimiz de toprağa verildi. Maddi boyutunu mu soruyorsunuz bu işin? 104 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Manevi boyutu, onu ölçecek bir alet hala icat olmadı.”
“Selfie çekilip giden deprem turisti, çok şöhretli belediye başkanlarımız var”
6 Şubat depremi sonrası bölgede yürüttükleri çalışmalarla ilgili bilgi veren Özhaseki, özellikle Yalova ile birlikte önemli büyükşehir belediyelerini Hatay’da görevlendirdiklerini dile getirdi.
“Bir taraftan Cumhurbaşkanı’mız, bakanlarımız, AFAD’daki görevli arkadaşlarımız, valilerimiz, kaymakamlarımız, naçizane ben. Bütün belediyelerimizi oraya görevlendirdik.” diyen Özhaseki, şunları kaydetti:
“Mustafa Bey de şahit, oralarda çok çalıştık ama bir de oralara sadece özel jetlerle gelip, yanında sosyal medya ekibini getirip, selfie çekilip giden deprem turisti, çok şöhretli belediye başkanlarımız var. Allah onlara da iyilik versin. Ne diyelim? Şükür, şimdi binden fazla şantiyemiz var. Binlerce ev yapıyor, yüz binlerce ev yapıyor. 3 bin 433 köyde şu anda çalışmalarımız devam ediyor. Çelik karkastan evler yapıyoruz. Teslimatları da başladı. Bu salı günü inşallah yine devam edeceğiz biten evlerimizi teslim etmeye. 75 bin konutu teslim etmiş olacağız. Ondan sonra da her ay 10 bin, 15 bin evi vermeye devam edeceğiz. Devlet olarak bizler, bu kardeşlerimize sahip çıktık. Sayın Cumhurbaşkanı’mız söz verdi. Bizler, o sözleri yerine getireceğiz Allah’ın izniyle. Değerli kardeşlerim, kıssadan hisse.
Şimdiden Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın uzandığı Adalar segmenti kırılmak üzere. Bunu hepimiz biliyoruz. Bütün bilim adamları da söylüyorlar. Adalar’daki böyle bir kırılma, başta tabii ki İstanbul’u çok yoracak. Kocaeli’yi, Bursa’yı etkileyecek ama Yalova’mızı da etkileyecek. O zaman bize düşen tek şey, kentsel dönüşümü doğru bir şekilde gerçekleştirmek.”
-“‘Beni parlatın’ diye sosyal medyada trilyonlarca para akıtıyorlar”
İstanbul’da 14 ilçede yürüttükleri çalışma sırasında tüm belediyelerin AK Parti’li belediyeler olmasının dikkatini çektiğini belirten Özhaseki, Cumhuriyet Halk Partisinden bir belediyenin dahi olmamasını eleştirdi.
Benzer bir durumun İzmir’de de yaşanmaya devam ettiğini dile getiren Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İstanbul’da bir tek Cumhuriyet Halk Partili belediye bir binayı değiştirmek, dönüştürmek için uğraşıyor mu? Hayır. Ne yapıyorlar peki? Çiçek, böcek, sanatçı, yandaş. Akşamları çağırıyorlar, türküler söyletiyorlar, paraları veriyorlar. Bir de iyi öğrenmişler. Algı belediyeciliği yapmak. Reklama acayip para veriyorlar. Olmamışı olmuş gibi, yapılmamışı yapmış gibi sunuyorlar. ‘Beni parlatın.’ diye sosyal medyada trilyonlarca para akıtıyorlar. Yazıktır arkadaşlar, günahtır, bunlar kamu kaynakları. İstanbul’da kentsel dönüşüme ayrılan para 500 milyon liranın altında ama ajansların sadece parlatma hareketi için sosyal medyaya verilen para tam iki misli. Günah değil mi arkadaşlar? Yazık değil mi? Bizi bir an önce kentsel dönüşüme ağırlık vermemiz lazım. Biz, bunu yapmaya hazırız. Siz de buralarda eğer izin verirseniz Mustafa Başkanımız’ın önünü açarsanız, onun hazırladığı her projeye ben destek vereceğim.”
Kentsel dönüşümde bakanlık, belediye ve vatandaş olmak üzere üç ayaklı hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Özhaseki, “Biz hazırız. Bakın ben Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olarak açık ilanda bulunuyorum. Ulusal televizyonlarımız da burada. Hangi partili belediye başkanı olursa olsun, eğer kentsel dönüşüm yapmak istiyorsa lütfen gelsin. Sonuna kadar kapımız açık. Elinden tutacağım, yanında duracağım, para verilmesi icap ediyorsa para, arsa verilmesi icap ediyorsa arsa vereceğim. Yeter ki gelsin. Bu konuda asla parti ayrımı olmaz.” ifadelerini kullandı.
İftar programına Yalova Valisi Hülya Kaya, AK Parti Yalova milletvekilleri Ahmet Büyükgümüş ve Meliha Akyol, Yalova Belediye Başkanı Mustafa Tutuk, Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı, sanatçı Cengiz Kurtoğlu, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve partili yöneticiler katıldı.
]]>Bir dizi programa katılmak için Yalova’ya gelen Bakan Özhaseki, AK Parti İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Akşam da sivil toplum kuruluşları ile iftarda bir araya gelen Bakan Özhaseki, Türkiye’nin iki önemli problemine değindi. Özhaseki, “Her güzel kusuru olduğu gibi bu vatanın da ne yazık ki iki tane kusuru var. İkisi de yerin altında. Cenab-ı Allah güzellikleri sınırsız vermiş zaten ama yerin altında iki tane kusurumuz var. Birisi; ne hikmettir fitne odakları bitmek bilmiyor arkadaşlar. FETÖ’sünden İŞİD’ine, PKK’sından DHKP-C’sine yerin altında yuvalanan ve bizim huzurumuzu bozmak isteyen, bu ülkeyi bölmek, parçalamak isteyen envai çeşit örgütle dolu. Bunlar dünyanın belirli bir merkezinden destekleniyorlar. Onlara durmadan lojistik destek, güç, imkan verilerek başımıza bela etmeye çalışıyorlar. Bakın bu gerçekleri yüzlerine haykırarak söylüyoruz. Biraz önce söylediğim örgütlerin neredeyse tamamını destekleyen ne yazık ki okyanus ötesindeki ülke var. Avrupa Birliği’nde bizi dost olarak tarif eden, bazıları da stratejik ortak gibi tanımladıkları ülkeler var. Bunların hepsine emin olun silahları da onlar veriyorlar. Biz bu gerçekliği biliyoruz. Ne yapmak istediklerini de biliyoruz. Allah’a hamdolsun şehirlerimizi temizledik. Dağlarımızı, köylerimizi temizledik. Bir koridor oluşturduk. Artık hareket kabiliyetleri kalmadı. Ülke içinden onlara katılan kimse de kalmadı. Huzuru tesis ettik. Arada bir canımızı yakmak için bireysel de olsa hareket yapıyorlar. Onların da altından kalkacak gücümüz var Allah’ın izniyle. Böyle bir belamız var yerin altında” diye konuştu.
Türkiye’de ikinci bir belanın da depremler olduğuna vurgu yapan Özhaseki, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatarak, “Bilim adamları diyorlar ki Himalayalar’dan başlayarak Alplere doğru giden çizgi üzerinde 5 tane eski ülke var. 5 ülkeden birisi de Türkiye. Son yüzyıl içerisinde bizim karalarımızda ve denizlerimizde meydana gelen 6 ve üzerinde şiddetle yıkıcı diye tarif ettiğiniz depremin sayısı 231. Sadece ana karamızda meydana gelen yıkıcı deprem sayısı ise 60 arkadaşlar. Ölen insan sayımız 130 bin ve şu anda hareketli 500’e yakın fay hattı var. Şu andaki bilim bunların nerelerde olduğunu tahmin edebiliyor, çizgileri kestirebiliyor ama hangi tarihte, nasıl bir şiddetle dışa vuracağını, nasıl bir tesir meydana getireceğini bilemiyorum. Bizim bu gerçeklikten hareketle iş yerlerimizin çok güvenli yapılmması icap ediyor” diye konuştu.
“Deprem turisti çok şöhretli belediye başkanlarımız var”
6 Şubat depremlerini hatırlatan Özhaseki, iki depremden 18 ilin etkilendiğini ve 14 milyon insanın zarar gördüğünü ifade etti. Özhaseki, şöyle konuştu:
“Yıkılan konut sayısı 680 bin. Dile kolay. ve iş yerlerimizde sayı 170 bin. Yani 150 bin bağımsız birim yıkıldı. Birçok şehrimiz harap oldu. 53 bin 500 kardeşimizi de toprağa verdik. Maddi boyutunu mu soruyorsunuz bu işin? 104 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Manevi boyutu, onu ölçecek bir alet hala icat olmadı. Her evde acı, gözyaşı gözüküyor. O dönemde üzerimize düşen her şeyi yaptık. Oralara sadece özel jetlerle gelip, yanında sosyal medya ekibini getirip, selfi çekilip giden deprem turisti çok şöhretli belediye başkanlarımız var. Allah onlara da iyilik versin ne diyelim. Şükür şimdi binden fazla şantiyemiz var. Binlerce, yüz binlerce ev yapılıyor. 3 bin 133 köyde şu anda çalışmalarımız devam ediyor. Çelik karkastan evler yapıyoruz. Teslimatları da başladı. Bu salı günü inşallah yine devam edeceğiz biten evlerimizi teslim etmeye. 75 bin konutu teslim etmiş olacağız. Ondan sonra da her ay 10-15 bin evi vermeye devam edeceğiz. Devlet olarak bu kardeşlerimize şahitlik ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız söz verdi, bizler o sözleri yerine getireceğiz Allah’ın izniyle.”
Beklenen Marmara depremine de değinen Özhaseki, “Şimdi de Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın Adalar sekmenti kırılmak üzere. Bunu hepimiz biliyoruz. Bütün bilim adamları da söylüyorlar. Adalar’daki böyle bir kırılma, başta tabii ki İstanbul’u çok yoracak. Kocaeli’yi, Bursa’yı etkileyecek ama Yalova’mızı etkileyecek. O zaman bize düşen tek şey kentsel dönüşümü doğru bir şekilde gerçekleştirmek. İstanbul’da projeler açıklıyorum. Ben deprem bölgelerine gidiyorum. Her bir yerde ayrı ayrı projeleri takip ediyorum. Bizim belki de önümüzdeki dönem özellikle Yalova’mızda yapmamız gereken tek şey belediyemizin belirli bölgeleri tespit edip, sonra bakanlığın imkanlarıyla birlikte oradaki kentsel dönüşüme sokarak evlerimizi depreme dirençli hale getirebilmek. Bugün zaten 740 konut civarında inşaatların temelini attık. İnşallah devamı gelecek. Geçen hafta 300 konutun teslimatını yapmıştık. Bundan sonra da her yerde bizim bu hesapları yaparak bir an önce çalışmamız icap ediyor” dedi.
“Olmamışı olmuş gibi gösteriyorlar”
İstanbul’da 14 tane ilçede 5 bin konutu ilgilendiren bir çalışma yaptıklarını ifade eden Özhaseki, bu çalışmayı yapan belediyelerin tamamının AK Partili belediyeler olduğunu söyledi. Bir tane bile CHP’li belediyenin kentsel dönüşüm çalışmasında yer alamadığına vurgu yapan Özhaseki, şunları kaydetti:
“Geçenlerde İzmir’e gittim. Oradakilere de sordum. 25 senedir burada CHP belediyesi var. 25 tane bina değiştirdiler mi, dönüştürdüler mi, hayır. İstanbul’da bir tek Cumhuriyet Halk Partili belediye bir tane binayı değiştirmek, dönüştürmek için uğraşıyor mu, hayır. Ne yapıyorlar peki? Çiçek, böcek, sanatçı, yandaş. Akşamları çağırıyorlar türküler söyletiyorlar, paraları veriyorlar. Bir de iyi öğrenmişler. Algı belediyeciliği yapıp, reklama acayip para veriyorlar. Olmamışı olmuş gibi gösteriyorlar. Yapılmamışı yapmış gibi sunuyorlar. Beni parlatın diye sosyal medyada trilyonlarca para akıtıyorlar. Yazıktır günahtır arkadaşlar, bunlar kamu kaynağıdır. İstanbul’da kentsel dönüşüme ayrılan para 500 milyonun altında ama ajansların sadece parlatma hareketi için sosyal medyaya verilen para tam iki misli. Günah değil mi arkadaşlar, yazık değil mi? Bizim bir an önce kentsel dönüşüme ağırlık vermemiz lazım. Biz bunu yapmaya hazırız. Siz de buralarda vize, izin verirseniz, Mustafa Başkanımızın önünü açarsanız, onun hazırladığı her projeye ben destek vereceğim. Kentsel dönüşüm için TOKİ Başkanımız burada. Emlak Konut burada. Sonuna kadar seferber edip Yalova’mızı da olabilecek, inşallah olmaz ama olursa başımıza bela olarak depreme hazır hale getireceğiz, dirençli hale getireceğiz.”
Kentsel dönüşümde 3 ayak olduğunu söyleyen Özhaseki, sözlerini şöyle tamamladı:
“Birisi bakanlık, birisi belediye, birisi de vatandaş. Biz hazırız. Bakın ben Çevre, Şehircilik, İklim Değişikliği Bakanı olarak açık ilanda bulunuyorum. Ulusal televizyonlarımız da burada. Hangi partili belediye başkanı olursa olsun eğer kentsel dönüşüm yapmak istiyorsa lütfen gelsin, sonuna kadar kapımız açık. Elinden tutacağım, yanında duracağım, para verilmesi icap ediyorsa para vereceğim. Arsa verilmesi icap ediyorsa arsa vereceğim. Yeter ki gelsin. Bu konuda asla parti ayrımı olmaz. Çünkü deprem geldiğinde hiç kimse dinini, imanını, mezhebini falan sormuyor. En sevdiklerimizi alıp götürüyor Allah korusun. O yüzden bu veballi bir iş diye düşünüyorum ben. Ama belediye ayağında aksamalar oluyor. Bizim arkadaşlarımız çalışıyorlar, hazır ediyorlar. Bakanlığımızla işbirliğine katılıyorlar. ve nihayetinde biz o kentsel dönüşümü daha rahat yapıyoruz. Ama başkanlık tarafı çalışmazsa, mahallelerini hazırlamazsa, bize getirmezse veyahut da yapmak istediğimiz iş için dava üzerine dava açarsa işte orada biraz işimiz aksıyor. Ben zamanında Hatay’a gittim kentsel dönüşüm için, bana yaptırmadılar. Uzun uzun lafını zaten televizyonlarda anlattım. Aksaray Mahallesi’nde deprem olduğunda o mahalle tamamıyla yerle bir oldu. Binlerce kardeşimiz şu anda toprağın altında. Buna mani olanlar, protesto edenler. Daha sonra dava açıp işi durduranlar, azıcık vicdanları var mı acaba? Bilmiyorum ki. Kentsel dönüşümü burada bizim olmazsa olmazımız olarak yapmamız gerekiyor. Sizlerden de anlayış bekliyorum.”
Programa Vali Hülya Kaya, AK Parti Yalova milletvekilleri Ahmet Büyükgümüş, Meliha Akyol, Belediye Başkanı Mustafa Tutuk, sanatçı Cengiz Kurtoğlu ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. – YALOVA
]]>Özhaseki, Yalova’da Çiftlikköy Seçim İrtibat Ofisi’nin açılışında yaptığı konuşmada, 1994 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul, kendisinin de Kayseri’den aday olduğunu anımsatarak, mazeret üretmeden hizmet edeceklerini söylediklerini ve sözlerinde durduklarını belirtti.
“22 yıldır iktidardayız, bu bir dünya rekoru”
Bu nedenle vatandaşların kendilerine teveccüh göstermeye devam ettiğini dile getiren Özhaseki, “22 yıldır iktidardayız, bu bir dünya rekoru. Birçok şehirde neredeyse 30 yıldır iş başındayız. Bunlar, dünya rekoru.” dedi.
“Değerli kardeşlerim, siz iyi niyetle yola çıkarsanız, gayret ederseniz, çalışırsanız emin olun Cenab-ı Allah yardım ediyor. İşleriniz rast gidiyor.” ifadelerini kullanan Özhaseki, şunları kaydetti:
“Naçizane ben de başladığımda benden ilk randevu alanlar ya haciz memurlarıydı ya alacaklı avukatlardı ya da ‘Bir an önce şu paramı ödeyin, ben batmak üzereyim.’ diyen iş adamlarıydı. Öyle başladık. ‘Kasada ne kadar para var?’ diye sordum, ‘700 milyon lira.’ dediler 1994’te. ‘Ne kadar maaş ödeyeceğiz?’ dedim, ’15 milyar.’ dediler. Maaş bile yok ortada. Öyle başladığımız bir şehirde Allah’a hamdolsun, ayrılırken yaptığımız basın toplantısında şunları söyleyerek ayrıldım: ‘Eğer bir tek Allah’ın kulunun ben de hakkı kalmışsa 3 gün boyunca belediyede oturuyorum, lütfen gelsin, o hakkını benden istesin, ödeyeyim. Önce bir helalleşelim ama sizler de şahitsiniz dün taşra gibi gecekondusu olan, çevresi çepeçevre varoşlarla dolu bir şehirden bugün Paris’le yarışacak bir şehir bıraktım. Başım dik, alnım açık elhamdülillah. Çalıştım.’ dedim ve kasası da para dolu bir belediye bıraktık.”
“Arkadaşlarımız, büyük bir gayretle kentsel dönüşümü yapmaya çalışıyorlar”
Özhaseki, Türkiye’nin deprem ülkesi olduğunu ve şu anda kırılmamış 497 fay hattının bulunduğunu anlatarak, ne zaman, nerede kırılacağını ve nasıl hasar bırakacağını bilmediklerini söyledi.
Türkiye’nin en önemli gündemlerinin başında kentsel dönüşümün bulunduğuna işaret eden Özhaseki, şunları dile getirdi:
“Bizim arkadaşlarımız, büyük bir gayretle kentsel dönüşümü yapmaya çalışıyorlar. Dün İstanbul’da tam 14 tane ilçemizde 5200 konutluk bir taraftan yıkım bir taraftan da yapım işlerini başlattık. 14 ilçemizin tamamı da bizim AK Parti’li arkadaşlardı. Sabahleyin Ümraniye’de işe başladık. Orada binlerce konutu yeniden yıkıp yapmaya çalışıyoruz. Yine AK Parti’li belediye. Biz inandık bu işe. Türkiye’yi hazırlamak lazım. Onun içindir ki gece gündüz de koşturuyoruz. 2012’de çıkan yasayla 2 milyondan fazla konut değişti, dönüştü ve devam ediyor ama bu bizi kesmediği için yeni yasa çıkardık, hızlandırmaya çalışıyoruz.
Allah korusun, Marmara’da düşünülen ve ikide bir bilim adamlarının ihtar etmiş olduğu Adalar segmenti kırılırsa en büyük hasar İstanbul’da olur, sonra karşısında, Yalova’da olur, Kocaeli’de olur, Bursa’da olur. Onun içindir ki belediyelerimizin birinci işi kentsel dönüşüm. Birinci iş bu. Biz, bunu yapmak için elimizden geldiğince gayret ediyoruz. Yapıyoruz da zaten. Bakanlık olarak hazırız.”
Özhaseki, bütçeleri ayırdıklarını ama belediyelerde bazı yerlerde ayaklarının eksik kaldığını söyleyerek, “Eğer belediye başkanları, nerede kentsel dönüşüm yapılacağını hesaplayıp gelip bizimle işbirliğine girerlerse başarılı oluyorlar. Biz de destekliyoruz. Bütçe veriyoruz, arazi veriyoruz, TOKİ’mizi gönderiyoruz, oraları yeniliyoruz, depreme hazır hale getiriyoruz ama belediye başkanları bunu yapmazlarsa, gelmezlerse ne yazık ki orada bir ayağımız eksik kalıyor.” ifadelerini kullandı.
“Bakanlık olarak biz de hazırız”
Vatandaşların kentsel dönüşüm konusunda hazır olduklarını gördüğünü belirten Özhaseki, “‘Değişsin’ diyorlar. ‘Allah korusun, deprem gelirse hepimizi alır, götürür.’ diyorlar. Bizim belediyelerimiz de hazır. Bakanlık olarak biz de hazırız.” diye konuştu.
Algı belediyeciliğinin başlatıldığını ifade eden Özhaseki, şunları kaydetti:
“Bakanlık olarak biz de hazırız ama biz de Allah iyiliklerini versin, bizim Cumhuriyet Halk Partili belediyeler var. Geçen gün İzmir’deyim, 25 senedir burada Cumhuriyet Halk Partisi Belediyesi var mı? Var. İzmir, en önemli deprem bölgesi mi? Evet. ’25 tane bina değiştirdiyse söyleyin.’ dedim. Yok. Çiçek, böcek, akşam düğün, iki yandaş sanatçı, gazeteci, paraları oralara aktarıyorlar. Bir de öğrenmişler, şimdi algı belediyeciliği, başta İstanbul olmak üzere kentsel dönüşüme ayrılan para 500 milyon liranın altında, reklamı için ayırdığı para 900 milyon lira civarında. Yapmadığı halde yapmış gibi göstermek. Olmayanı olmuş gibi göstermek. İktidarın yaptığını kendi yapmış gibi sunmak, böyle bir algı belediyeciliği başladı. Sosyal medyada paraları aktarıyorlar. Dik duruyor adamcağız, alkışlıyorlar. Oturuyor, alkışlıyorlar. Ağzını açıyor, alkışlıyorlar. Gülüyor, alkışlıyorlar. Ben böyle bir şey görmedim. Tatile gidiyor, çalışıyormuş gibi gösteriyorlar. Kayağa gidiyor, ‘Benim insani hakkım, ne var bunda?’ diyor ama çalışıyormuş gibi gösteriyorlar. Böyle bir belediyecilik başladı.”
Özhaseki, başka bir belediyecilik anlayışının ortaya çıktığını belirterek, “Sosyal medyada oynuyorlar. Benim bir sözüm üzerine ‘Sövün bu adama.’ diyorlar. Allah Allah, bir sürü trol ordusu hakarete başlıyor. İş yapacaksınız, mani olmaya çalışıyorlar.” dedi.
“Azıcık vicdanları var mı acaba bunların?”
Bir önceki bakanlık döneminde Hatay’a kentsel dönüşüm için gittiğini anlatan Özhaseki, vatandaşları ikna etmesine rağmen bazı örgüt üyeleri ve CHP’li belediye başkanını ikna edemediğini, kendisine davalar açıldığını ve kentsel dönüşüm yaptırmadıklarını söyledi.
Deprem sabahı Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin’le konuştuğunu belirten Özhaseki, “Sonra resmi görevlileri arayarak öğrendim ki benim kentsel dönüşüm yapmak istediğim mahallede bana mani olup yaptırmadıkları yerde taş üstünde taş kalmamış, bütün vatandaşlarımız rahmetlik olmuştu. Şimdi soruyorum, azıcık vicdanları var mı acaba bunların? İşe mani olanların. İşi gücü algı olanların. Bana orada kentsel dönüşümü yaptırmayanların azıcık vicdanları var mı acaba? Değerli kardeşlerim önemli olan hizmet. Vatandaşa hizmet.” diye konuştu.
Kentte de dönüştürülecek alanların bulunduğuna dikkati çeken Özhaseki, Yalova için ne gerekiyorsa üzerine düşeni yapacağını sözlerine ekledi.
]]>YALOVA – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Şuanda 500’e yakın hareketli fay hattı var. Bunların nerede, ne zaman kırılacağını, nasıl bir zarar vereceğini kestiremiyoruz. O yüzden bize düşen şey bir an önce kentlerimizi depreme dirençli hale getirebilmek.” dedi.
Bakan Özhaseki, bir dizi programa katılmak için geldiği Yalova’da ilk olarak Yalova Valiliği’ni ziyaret etti. Bakan Özhaseki, sonrasında da Yalova Belediye Başkanı Mustafa Tutuk’u makamında ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Özhaseki, en önemli işlerinin kentsel dönüşüm olduğunu anlattı. Bir taraftan Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaralarını sararken bir yandan da İstanbul olmak üzere Marmara havasındaki bütün şehiri depreme dirençli hale getirmek için büyük bir mücadele içinde olduklarını belirterek, “Her fırsatta altını çizerek ifade ediyorum ki depremin en ağır hasarlarının yaşandığı bir şehirde olduğumuz için bunu söylemekte de fayda var diye düşünüyorum. Türkiye bir deprem ülkesi. Şuanda 500’e yakın hareketli fay hattı var. Bunların nerede, ne zaman kırılacağını, nasıl bir zarar vereceğini kestiremiyoruz. O yüzden bize düşen şey bir an önce kentlerimizi depreme dirençli hale getirebilmek. Eğer bir belediye başkanı kendini vazife süresi içinde ve bittiğinde müsterih olarak kenara çekilmeyi düşünüyorsa, elini vicdanına koyduğunda, geriye doğru baktığında, ‘Evet şehrimi depreme ne kadar hazırladım, ne kadar kentsel dönüşüm işinde başarılı oldum’ diye mutlaka düşünmesi gerektiğini ben ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
Yalova Belediye Başkanı Mustafa Tutuk’un kentte başarılı çalışmalara imza attığını dile getiren Özhaseki, şöyle konuştu:
“Bakanlık olarak aslında bizim Yalova’mızda 20 milyar lirayı geçen bir yatırımız var ve devam ediyor. Bir taraftan da TOKİ, olarak bizler 2 bin 692 konutu burada tamamlamışız. Şu anda da devam eden Bağlarbaşı’nda 740 adet konutun da inşaatına başladık. İnşallah bunları da yapmaya devam edeceğiz. Zaten 304 adet konutumuzu zaten bundan bir hafta kadar önce zannedersem hak sahiplerine verdiler arkadaşlarımız. Komşularımız oturmaya başladılar orada. Bu başlangıç olsun. Arkası da gelsin istiyoruz. Bunu en iyi şekilde Mustafa başkanımız hazırlayacaktır. Heyelan bölgesini, zeminde sıvılaşma olan bölgeleri, deprem dayanıksız olan konutlarımızın bulunduğu yerleri hesap edip geldiğinde, biz de bütün imkanlarımız ve gücümüzle burada olacağız. bunları yenilemek için elimizden ne geliyorsa onu yapacağız. Zaten bu konuda TOKİ kendisini ispat etti. Türkiye’nin her yerinde imzası var. Bunu da görüyoruz.”
Özhaseki, TOKİ’nin deprem dayanıklı konutlar yaptığını da belirterek, “Eskiden bizim daha çok entel, dantel geçinen tiplerimiz TOKİ’yi beğenmezlerdi, yukardan bakarlardı. TOKİ, konutları değil mi vesaire gibi ifadeyle kendilerine sunarlardı. Depremden sonra herkes gördü ki, TOKİ’nin şuanda 20-22 yılda yaptığı 1 milyon 340 bin konut var, hiçbir tanesi yıkılmadı. O şiddetli depremlerde dayandı. Depreme dirençli konutlar yapıldığını, dost doğru yapıldığını ispat etti, sıvası bile dökülmedi. O yüzden arkadaşlarımızı da tebrik ediyoruz. Burada TOKİ’mizin faaliyetlerini sizler biliyorsunuz. Bundan sonra da şehrimizi daha dirençli hale getirebilmek adına depreme TOKİ vasıtayla evler yapmaya devam edeceğiz” ifadesini kullandı.
Yalova’da ana ishale hattı projesi de yapıldığını kaydeden Özhaseki, şunları kaydetti:
“Burada da sadece ana ishale hattı kilometrelerce yapılmıyor. 8 tane depo ya yenileniyor ya da yeniden yapılıyor. Terfi merkezi yapılıyor. Ana ishale hattındaki kaçaklar elbette sıkıntı veriyordu. Uzunca süredir bu konuşuluyor ama yapılamıyordu. Şükür Allah’a bunun da kredisini temin ettik. Şimdi yüzde 75 seviyelerinde ben bitti diye biliyorum bunları. Aynı zamanda Yalova Millet Bahçesi’ni de bitirdik. 110 dönümden fazla. Bunlar da açılışa hazır hale geldi. Önümüzdeki günlerde yapılacak. Ayrıca üniversitemiz içinde hükümetimizin yapmış olduğu, bir taraftan 100 milyon TL’yi geçen morfoloji binası, kongre merkezi binası bittiği gibi şu anda da devam eden haziran ayı gibi açılını yapacağımız Sanat Tasarım Fakültemizin inşaatın da hızla sürüyor. Aynı zamanda proje safhasında olan, ihaleye çıkılması için gün bekleyen kütüphanemiz ve yemekhanemiz de var. Gerek biz hükümet olarak Yalova’mıza elimizden gelen bütün yatırımları yapmaya çalışıyoruz. İhtiyaç ne ise bunları gidermeye çalışıyoruz, büyük yatırımlar yapıyoruz. Bir tarafta da kısa bir süre olmasına rağmen belediyede, yerelde Mustafa Tutuk başkanımız elinden geleni yapıyor. Bu kısa süre içinde ana ishale hattına başlaması bile başlı başına bir mucizedir. Kim ne derse desin. Birçok belediye başkanı bu dönemlerde altyapı yatırımına girmezler. Çünkü altyapı yatırımı biraz inşaları rahatsız eder. O rahatsızlıktan da tabi ki oylarımız düşer endişesiyle kolay kolay belediye başkanları bu işlere girmezler.”
Özhaseki, Başkan Tutuk’a kentsel dönüşüm ve altyapı çalışmalarındaki gayretinden dolayı teşekkür etti.
Özhaseki, daha sonra ise kentsel dönüşüm yapılan alanda incelemelerde bulundu.
]]>Özhaseki, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği Yalova’da Vali Hülya Kaya’yı ziyaret etti. Daha sonra Yalova Belediye Başkanı Mustafa Tutuk ile bir araya gelen Özhaseki, belediye ziyaretinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, en önemli işlerinin kentsel dönüşüm olduğunu söyledi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaralarının sarılması için müthiş bir çalışma yürüttüklerini vurgulayan Özhaseki, diğer taraftan da tüm şehirleri depreme dirençli hale getirmek için büyük mücadele verdiklerini vurguladı.
Özhaseki, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunun altını çizerek, “Bize düşen şey bir an önce kentlerimizi depreme dirençli hale getirebilmek. Eğer bir belediye başkanı kendini vazife süresi içerisinde ve bittiğinde müsterih olarak kenara çekilmeyi düşünüyorsa, elini vicdanına koyduğunda, geriye doğru baktığında ‘evet şehrimi ne kadar hazırladım, ne kadar kentsel dönüşüm içinde başarılı oldum’ diye mutlaka düşünmesi gerekiyor.” ifadesini kullandı.
TOKİ’nin Türkiye’nin dört bir yanında imzasının olduğunu belirten Özhaseki, bakanlığın Yalova’daki çalışmalarını da paylaştı.
Özhaseki, TOKİ’nin kendisini ispat ettiğini anlatarak, şöyle devam etti:
“Eskiden bizim daha çok entel dantel geçinen tiplerimiz TOKİ’yi beğenmezlerdi. Yukarıdan bakarlardı. ‘TOKİ konutları değil mi’ gibi böyle bir kekremsi ifadeyle de kendilerine sunarlardı ama depremden sonra herkes gördü ki TOKİ’nin şu ana kadar 22 yılda yaptığı 1 milyon 340 bin konut var. Hiçbir tanesi yıkılmadı. O şiddetli depremlerde dayandı. Depreme dirençli konutlar yapıldığını, dosdoğru yapıldığını ispat etti. Sıvası bile dökülmedi. O yüzden arkadaşlarımızı da tebrik ediyoruz.
Bundan sonra da şehrimizi daha dirençli hale getirebilmek amacıyla depreme TOKİ vasıtasıyla evler yapmaya da devam edeceğiz. Bizim Bakanlık olarak burada ciddi bir faaliyetimiz de yurt dışından temin ettiğimiz çok uzun vadeli neredeyse sıfır faizli ana isale hattının yapılması meselesi. Burada da sadece ana isale hattı kilometrelerce yapılmıyor. 8 tane kadar depo ya yenileniyor ya da yeniden yapılıyor. Terfi merkezi yapılıyor. Ana isale hattındaki kaçaklar elbette sıkıntı veriyordu. Uzunca bir süredir bu konuşuluyor ama yapılamıyordu. Allah’a şükür, bunun da kredisini temin ettik. Şimdi yüzde 75 seviyelerinde.”
Yalova Millet Bahçesi’nin de yapımının tamamlandığını, açılışa hazır hale geldiğini dile getiren Özhaseki, “Ayrıca üniversitemiz içerisinde de hükümetimizin yapmış olduğu bir taraftan 100 milyon lirayı geçen morfoloji binası, kongre merkezi binası bittiği gibi şu anda da devam eden haziran ayı gibi açılışını yapacağımız sanat tasarım fakültemizin inşaatı da hızla sürüyor. Aynı zamanda proje safhasında olan, ihaleye çıkılması için gün beklenen kütüphanemiz ve yemekhanemiz de var.” diye konuştu.
Özhaseki, Yalova’ya ellerinden geleni yapmaya devam edeceklerini belirterek, “Diğer tarafta da kısa bir süre olmasına rağmen belediyede, yerelde Mustafa Tutuk Başkanımız elinden geleni yapıyor. Bu kısa süre içerisinde ana isale hattına başlaması bile başlı başına bir mucizedir. Kim ne derse desin. Birçok belediye başkanı bu dönemlerde altyapı yatırımına girmezler. Çünkü altyapı yatırımı biraz insanları rahatsız eder. O rahatsızlıktan da tabii ki ‘oylarımız düşer’ endişesiyle kolay kolay belediye başkanları bu tür işlere girmezler ve girmekten imtina ederler ama cesaretle girdi Mustafa Bey. Büyük de bir iş yapıyor.” dedi.
Bakan Özhaseki, daha sonra Bağlarbaşı Mahallesi Kentsel Dönüşüm Alanı’nda incelemelerde bulundu.
Özhaseki’ye ziyaretlerde, AK Parti Yalova milletvekilleri Ahmet Büyükgümüş ve Meliha Akyol ile Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı da eşlik etti.
]]>Ümraniye’de Topağacı Kentsel Dönüşüm Temel Atma Töreni’nde konuşan Özhaseki, bakanlık olarak kendilerine biçtikleri birinci misyonlarının 6 Şubat’ta meydana gelen depremler nedeniyle yıkılan evlerin yapılması, dışarıda kalan kişilerin sağlıklı evlerine kavuşabilmeleri olduğunu dile getirdi.
Özhaseki, ikinci misyonlarının da İstanbul başta olmak üzere bütün kentlerin depreme daha dirençli hale getirilmesi ve şehirleri depreme hazırlamak olduğunu söyledi.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri nedeniyle 850 bin bağımsız birimin yıkıldığını, 18 ilin depremden etkilendiğini dile getiren Özhaseki, şöyle devam etti:
“14 milyon insanımız zarar gördü. 53 bin 500 kardeşimizi toprağa verdik. Ben de o dönem belediyelerden sorumlu genel başkan yardımcısıydım. Türkiye’deki 1390 belediyenin 810 tanesi AK Partili. Tamamını o bölgeye gönderdik, arkadaşlarımız orada aylarca kaldılar, hizmet ettiler. Şimdi adeta bir asrın dayanışmasına döndü. Yüz binlerce ev yaptırıyoruz, binden fazla şantiyemiz var. 4 bin 333 köyde şu anda evler yapılıyor. Kimi köylerde 50, kiminde 100, kiminde 150 ev yıkıldı. Her birisine şimdi çelikten evler yaptırıyoruz. Salı günü yine dağıtım törenimiz var, kura çekiyoruz, 75 bin konut hazır, onları tüm hak sahiplerine dağıtacağız. Ondan sonra da her ay 10 bin, 15 bin evimizi vermeye devam edeceğiz.”
“Evlerimizi dayanıklı hale getirmemiz lazım”
Özhaseki, deprem bölgesinden sonra kendileri için ikinci önemli konunun İstanbul olduğunu belirterek, “İstanbul bir deprem şehridir, Türkiye de bir deprem ülkesidir. Şu anda kırılmamış 500’e yakın fay hattı var. Nerede, hangi saatte, nasıl kırılacak? Hangi şekilde kırılacak? Nereleri yıkacak? Kimleri toprağın altına alacak bilinmiyor. Ama bilim adamları diyorlar ki özellikle İstanbul depremi için zaman doldu. Bu ülke bir deprem ülkesi.” diye konuştu.
Geçtiğimiz yüzyılda İstanbul’da 231 deprem meydana geldiğini, her sene 2 veya 3 yıkıcı deprem yaşandığını belirten Özhaseki, “Peki ne yapmamız lazım? Bir an önce tedbir almamız lazım, evlerimizi dayanıklı hale getirmemiz lazım. Belki bundan 30-50 sene önce başımızı sokabilmek amacıyla bulabildiğimiz yerlere elimize geçen imkanlarla bir ev yaptık, şimdi bir an önce bizim yenilememiz lazım. Dünyada bu işin zaten bir tek çözümü bulunmuş, onun da adı kentsel dönüşüm.” şeklinde konuştu.
“İstanbul’da kentsel dönüşüm için ayırılan paranın iki katı algı için harcanıyor”
Özhaseki, İstanbul’da “algı belediyeciliği” kavramının ortaya çıktığını ifade ederek, şunları kaydetti:
“İstanbul’un kentsel dönüşümüne ayırdığımız para ne kadarsa, iki misli kendi reklamı için ve algı için harcanıyor. El insaf ya, el insaf. Yapmadığı halde yapıyormuş gibi, hiçbir şey olmadığı halde oluyormuş gibi göstermez adam, illüzyon gibi adeta. Sosyal medyadaki adamlara boyuna para veriyorlar. ‘Övün beni, alkışlayın beni. Ayağa kalktım alkışlayın, oturdum alkışlayın, ağzımı açtım alkışlayın beni. Ben büyük bir adamım. İstanbul Belediye Başkanlığı ne ki ya? Kesmiyor ki beni. CHP’de genel başkan olmalıyım. O da kesmiyor. Ne olmalı? Cumhurbaşkanı olmalıyım ben ya.’ Onun için de trilyonlar harcıyorsanız, eğer bunu cebinizden harcıyorsanız anlayabilirim, harcayın. Ne yaparsanız yapın, bana ne kendi paranız. Ama bu milletin parasını harcıyorsanız, içinde azıcık da olsa hakkım varsa haram olsun derim.”
Törene Özhaseki’nin yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cumhur İttifakı adayı Murat Kurum, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Konuşmaların ardından konut projesinin temel atma işlemi gerçekleştirildi.
]]>Güngören’de “Tozkoparan 2’nci Etap ve Şişecam Evleri Anahtar Teslim Töreni”nde konuşan Özhaseki, anahtarlarını teslim alan hak sahiplerinin evlerinde huzurla oturmalarını diledi.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin yaralarının sarılması için yaptıkları çalışmaları anlatan Özhaseki, verilen emek karşısında deprem üzerinden bile kirli siyaset yürütülmeye çalışıldığını söyledi.
Özhaseki, 1994’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’da, kendisinin de Kayseri’de belediye başkanlığı görevine başladıklarında verdikleri “hizmet etme, kimseyi kayırmama, gece gündüz demeden çalışma ve mazeret üretmeme” sözlerini bugüne kadar devam ettirdiklerini kaydetti.
Türkiye’nin deprem bölgesi olduğunu anımsatarak, bunun bilincinde hareket edilmesi, depreme dirençli evlerin ve iş yerlerinin inşa edilmesi gerektiğine dikkati çeken Özhaseki, “İstanbul’umuzla ilgili büyük bir proje hazırladık; İstanbul’u Depreme Hazırlama projesi. Orta vadeli bütçeye de çok büyük bir rakam koydurduk. O projeyi bundan 2 ay kadar önce Sayın Cumhurbaşkanı’mıza açıkladık.” diye konuştu.
Özhaseki, bir taraftan da İstanbul’da kentsel dönüşümü hızla devam ettireceklerini belirterek, şöyle konuştu:
“Kadim şehirlerde yapılacak tek şey kentsel dönüşüm. Bunun dışında çözüm yok. Boş bir arazi verirlerse gidip orada zemin etütlerini yaparız, güzel bir şehir ortaya çıkarırız ama böyle yerleşim yerlerinde, kadim yerlerde yapılacak tek şey kentsel dönüşüm. Bunun şartlarıyla ilgili de yasada kolaylaştırıcı, teşvik edici, bizim de epeyce maddi destekte bulunacağımız bir yasa çıkardık. Her biriniz evinizi değiştirmek ve dönüştürmek istiyorsanız müthiş bir imkan var. Bunu açıkladık zaten. Bunun dışında da rezerv alanlarda İstanbul’da yaklaşık 600 bin konutu değiştirecek şekilde bir proje daha yaptık. İnşallah bunları yaptığımızda bizler İstanbul’umuzu depreme hazırlamış oluyoruz. Çünkü Marmara’da olacak bir deprem yaklaşık 20 milyon insanı etkiliyor. Gayrisafi hasılamızın özellikle bizim değerlerimizin yüzde 50’si bu bölgelerde. Biz buraları göz ardı edemeyiz. Eğer bunları göz ardı edersek gerçekten tarihe karşı sorumluluğumuzu yerine getirmiş olmayız diye düşünüyorum.”
“Belediye başkanları hazırlıklarını yapıp gelmeli ve destek istemeli”
Kentsel dönüşümün bakanlık, belediye ve vatandaş olmak üzere 3 ayağı olduğuna işaret eden Özhaseki, bu üç ayağın da yerli yerinde ve doğru işler yaptığında bir sonuç elde edilebileceğini, aksi olursa sıkıntıya düşebileceklerini söyledi.
Birinci ayağın bakanlık olduğunu dile getiren Özhaseki, “Bakanlık olarak gereken ne varsa emin olun bütün hazırlıklarımızı yaptık. Altyapıyı hazırladık. Yasamız hazır. Bütçemiz hazır. Kapımız açık. A, B, C, D hangi partili gelirse gelsin sonuna kadar yardım etmeye hazırız. Bu konuda hiç ayrım gözetmeksizin bütün partilere yardım etmeye hazırız. Yeter ki o konuda bir talep gelsin diye bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Özhaseki, kentsel dönüşümün ikinci ayağının belediyeler olduğunu belirterek, belediyelerin kendi bölgelerini çok iyi bildiğini, belediye başkanlarının bu noktada hazırlıklarını yapıp kendilerine gelmesi ve destek istemesi gerektiğini, kendilerinin “Başımızın üstüne” deyip yapacaklarını kaydetti.
Bu konuda sadece AK Parti’li arkadaşlarının gayret ettiğine dair değerlendirmede bulunan Özhaseki, “İstanbul için bakın. İzmir’e doğru bakın. En riskli bölgelerden birisi İzmir civarı. Deprem bölgelerine doğru bakın. Kentsel dönüşüm yapan parti, sadece AK Parti. Kentsel dönüşüm yapmaya uğraşan belediye başkanlarımız sadece AK Partili belediye başkanları.” dedi.
Özhaseki, ana muhalefetin bir modası olduğunu belirterek, “Şöyle yapıyor, ‘Efendim biz kentsel dönüşüme karşı değiliz.’ Neye karşısınız peki? ‘Rantsal dönüşüme karşıyız.’ Vallahi biz de karşıyız arkadaş. Ranstal dönüşüm ne demek ya? CHP’li arkadaşlara söylüyorum, bunu söyleyerek kaçamazsınız. Bunu söyleyip kaçıyorlar.” diye konuştu.
” İstanbul’da birinci iş kentsel dönüşüm”
Meclis’te, bütçe görüşmelerinde milletvekillerine “Belediye başkanlarınıza söyleyin, kapı sonuna kadar açık. Ben, Mehmet Özhaseki olarak, Bakanlığı temsil eden birisi olarak söz veriyorum. Yeter ki çalışsınlar. Kentsel dönüşüm projelerini hazırlasınlar. Sizin partililerinizin hepsine sonuna kadar yardım edeceğim. Gelin, yeter ki yapın.” dediğini anımsatan Özhaseki, şöyle devam etti:
“Fakat karşılık bulamıyoruz. Tabii çiçek dikmek kolay. Peyzaj yapmak kolay. Akşam düğünlere gitmek kolay. Yandaş sanatçıları çağırıp türkü söyletip, trilyonlar vermek kolay. Bunlar olmasın diye söylemiyorum. Bunlar da olsun. Kültür de olsun, sanat da olsun, estetik de olsun. Bunlara hiç itirazım yok ama İstanbul’da birinci iş kentsel dönüşüm. Bunu yapmıyorsanız, vazifenizi yerine getirmiş olmuyorsunuz. İkide bir de dönüp de, ‘Efendim biz kentsel dönüşüme değil de, rantsal dönüşüme karşıyız.’ diyerek kaçamazsınız, böyle bir huylar var. Bir de mani olmak gibi huyları var. Dava açmak gibi huyları var.”
Muhalefetin yeni modasının “algı belediyeciliği” olduğunu kaydeden Özhaseki, “Ben bunu makul göremem, meşru da görmüyorum zaten. Kendi paranızla harcayarak bu reklamı yapıyorsanız, o bile bana göre iki yüzlülüktür. Olmayan bir şeyi oluyor gibi göstermektir. Doğru bir iş değildir. Ama sizlerin, belediyenin, beytülmalin kaynaklarını ajanslara döküyorsanız, ‘Beni parlatın’ diye para veriyorsanız, benim bir kuruşluk da hakkım varsa haram olsun. Ben bunu helal etmiyorum. Hiç kimse de hakkını helal etmesin.” dedi.
Bakan Özhaseki’nin konuşmasının ardından temsili olarak hak sahibi bazı ailelere anahtar teslimi yapıldı.
]]>Fatih Kara Surları Millet Bahçesi 2. Etap’ta düzenlenen Yeşil Fatih Projeleri tanıtım etkinliğinde konuşan Özhaseki, “çevre”, “şehircilik” ve “iklim değişikliği” başlıklı 3 ana işleri olduğunu ancak yeni dönemde kendilerine 2 misyon daha biçtiklerini söyledi.
Bu misyonlardan birincisinin, 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerdeki hasarların, yaraların sarılması, insanların evlerine kavuşturulabilmesi olduğunıu dile getiren Özhaseki, “İkincisi de deprem ülkesi olan Türkiye’de, başta İstanbul olmak üzere, birçok ili depreme karşı dayanıklı, dirençli hale getirebilme mücadelesidir. Deprem bölgesindeki insanların haklarını verebilmek için gece gündüz gayret ediyoruz.” diye konuştu.
Bölgede, dönemin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un başlattığı, kendisinin de devam ettirdiği binlerce konut yapıldığına dikkati çeken Özhaseki, insanların yıkılan evlerini vermek için uğraştıklarını ve bölgede binden fazla şantiye bulunduğunu kaydetti.
Bakan Özhaseki, 4 bin 333 köyde çelikten köy evi yaptıklarını da vurgulayarak, “Dile kolay… Söylemesi öyle kolay ki… 4 bin 333 köy… Kiminde 50 tane yıkılmış, kiminde 100 tane, kiminde 200 tane… Evler yıkılmış. Her birine gidip şantiye kuruyorsunuz. Oradaki köylü vatandaşımızın evini yapmaya çalışıyoruz. Ayın 19’unda inşallah yine dağıtım törenimiz var. İnşaatlar başlayalı 10 ay civarında oldu, 75 bin evi dağıtmış olacağız. Bundan sonra da 10 bin, 15 bin, her ay ev vereceğiz orada.” dedi.
Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz bu kadar ev dağıtıyoruz, ana muhalefetin genel başkanı sesleniyor; ‘Nerede bu evler? Kime verdiniz?’. Öbürü de, bir başka genel başkan da, ‘Herhalde AKP’lilere dağıtmışlardır canım.’ diyor. Allah ıslah etsin sizi. Ne diyebilirim ki yani. ‘Akrabalarına vermişlerdir…’ Diyorum ki; gelin hepinize o bölgeleri gezdireceğim, bin tane şantiyemizi tek tek elinizden tutup gezdireceğim. 4 bin 333 tane köyde neler yapıyoruz göstereceğim. Gelin hadi. Gelen giden yok tabii. Ama dışarıdan laf atmaya gelince aynen devam ediyor bu şekilde.”
“Şu anda kırılmayı bekleyen 500’e yakın fay hattı var”
Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu anımsatan Özhaseki, şunları söyledi:
“Her güzelin bir kusuru olurmuş. Cennet gibi bir vatanda yaşıyoruz. Ama bu ülkenin de kusuru bu. Yerin altında halen şu anda kırılmakta olacak veya kırılmayı bekleyen 500’e yakın fay hattı var. Nerede, hangi tarihte, hangi şiddetle, nasıl kırılır? Bunu bilim adamları halen çözemedi. Ancak tahminlerini söylüyorlar, ‘Şuraya kadar geldi. Burada süre doldu. Bu kırılmak üzere. Şurada da kırılabilir, burada da kırılabilir.’ gibi ifadeleri oluyor.”
Bilimin gerçekliğinden yararlanarak yollarına devam ettiklerini ve İstanbul’u bekleyen tehlike karşısında da hep birlikte çabaladıklarını kaydeden Özhaseki, “Bilim adamları diyorlar ki, ‘Himalayalar’dan başlayarak Alpler’e doğru uzanan çizgi üzerinde beş riskli ülke var, birisi Türkiye.’ Son yüzyılda, denizlerimizde ve karalarımızda meydana gelen 6 ve üzerinde şiddetle, yıkıcı deprem sayısı 231. Yani her sene yıkıcı 2 veya 3 deprem oluyor. Ölen insanımızın sayısı 130 bin. Her seferinde dizimize vuruyoruz, ağlıyoruz, sonradan hiçbir şey olmamış gibi gidiyoruz. Böyle bir şey olamaz.” değerlendirmesinde bulundu.
Her adımı, deprem gerçekliğini bilerek, buna göre atmak gerektiğini dile getiren Özhaseki, son dönemlerde dünyayı meşgul eden en önemli meselelerden birinin de iklim değişikliği olduğunu aktarıp bununla ilgili çalışmalarını paylaştı.
Bu konuda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın Sıfır Atık projesini anımsatan Özhaseki, projenin tüm dünyanın takip ettiği bir marka olduğunu, 30 Mart’ın Birleşmiş Milletler’de Sıfır Atık Günü ilan edildiğini hatırlattı.
“432 milyon ağacı kesilmekten kurtardık”
Bakan Özhaseki, geri kazanımlarda yüzde 35’lerde olduklarını belirterek, “Bunu gittikçe artırabiliriz. Birkaç yıl içinde sadece evimizden çöp diye attıklarımızdan 96 milyar lira para kazandık. O çöplerden, kağıt bölümünü sadece söyleyeyim size, 432 milyon ağacı kesilmekten kurtardık. Biz bu mücadeleyi sonuna kadar vermeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
“Son 5 senedir belediyeciliğe bir haller olduğunu” vurgulayan Özhaseki, şunları kaydetti:
“Son 5 senedir yeni bir belediyecilik anlayışı çıktı, o da algı belediyeciliği. Ben anlamakta güçlük çekiyorum. 5 dönem üst üste seçilip, büyükşehir belediye başkanlığı yapmış birisiydim. Seçimler geldiğinde vatandaşın karşısına çıkarız, ‘Biz şunları yaptık.’ deriz. ‘İnşallah siz izin verirseniz, Allah da müsaade ederse, ömrümüz varsa şunları yapacağız.’ deriz. Çok klasik, doğru ve gerçekten de olması gerektiği gibi bir seçim öncesi dönem geçirirdik. Bu da işin en doğrusuydu. Vatandaşlar çıkar derdi ki, ‘Ben sana mührü verdim. Kocaman da bir de bütçe verdim. Ne yaptın kardeşim, anlat.’ Bundan daha doğru soru olabilir mi? Hayır. En doğrusu da bu.”
Bu dönemde algı belediyeciliği başladığını dile getiren Özhaseki, “Yapmadığı halde yapmış gibi göstermek… Birilerinin emeğinin üstüne yatmak veyahut da sosyal medyacılara trilyonlar verip, ‘Beni parlatın. Ben çok büyük bir adamım. Buralara sığmıyorum. Belediye başkanlığı ne ki? Bana küçük geliyor.’ demek. Ne yazık ki bir dönemde bu başladı.” diye konuştu.
Etkinlikte, Fatih Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı’nın adayı Ergün Turan da bir konuşma yaptı.
Yeşil Fatih Projeleri tanıtım filminin de izletildiği etkinliğin ardından Özhaseki ve Turan, Kara Surları Millet Bahçesi 2. Etap’ı gezdi. Burada vatandaşlarla görüşen Özhaseki ile Turan, fotoğraf da çektirdi.
]]>Araplar Mahallesi’nde kentsel dönüşüm mağdurlarıyla buluşan Özhaseki, burada yaptığı konuşmada, “Asrın felaketi” olarak adlandırılan 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerde 680 bin ev, 170 bin iş yeri ve 850 bin bağımsız birimin yıkıldığını anımsattı.
Depremler nedeniyle 104 milyar dolar maddi hasar oluştuğunu bildiren Özhaseki, 53 bin 500 kişinin hayatını kaybettiğini, 14 milyon insanın depremden etkilendiğini dile getirdi.
Özhaseki, 46 bin konutu tespit ettiklerini, ayın 19’unda 30 bin konutu daha hak sahiplerine teslim edeceklerini belirtti.
Bir yandan da olası depremlere hazırlandıklarını, projeler açıkladıklarını aktaran Özhaseki, “Oradaki belediye CHP’liymiş, başka bir şeyliymiş umurumda bile değil. İnsan, bizim insanımız, hepimiziz, aynı yerdeyiz. Biz hizmet edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
6 Şubat’ta meydana gelen depremler sırasında Genel Başkan Yardımcısı olduğunu hatırlatan Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“En büyük belediyemiz Konya, Kocaeli, Bursa, Denizli belediyeleri. Hepsini Hatay’a gönderdim. Başında CHP’li var mı, yok mu diye bakmadım ki. Şimdi altyapısına para ayırdık. En çok parayı yine Hatay’a ayırdık, neden? Çünkü hasar orada çok. Bizim derdimiz hizmet. Onun dışında başka bir derdimiz yok Allah’ın izniyle. Biz hizmet edeceğiz, gece gündüz demeden çalışacağız.”
“Artık tahammül edilemez bir boyuta geldi”
Bakan Özhaseki, Araplar Mahallesi’ndeki sıkıntıyı bildiğini ancak yetki alanında olmadığı için bir şey demediğini dile getirerek, “Şu geldiğimiz nokta da artık tahammül edilemez bir boyuta geldi. Senelerdir bu insanlar dışarıdalar. Bizim bir an önce buraya girip bu işleri bitirmemiz lazım. Deprem bölgesinde yüz binlerce evi yapan iktidar, Mamak’taki 8 bin evi yapamaz mı, bundan kolay ne var. Allah’ın izniyle dünden yaparız biz bu işleri.” diye konuştu.
Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatan Özhaseki, bilim insanlarının saydığı 5 riskli ülkeden birinin Türkiye olduğunu, şu anda kırılmamış 500’e yakın fay hattı olduğunu söyledi.
Depreme karşı hazırlık yapılması, konutların dirençli hale getirilmesi gerektiğine işaret eden Özhaseki, adeta bir seferberlik ilan ettiklerini ve her yerde kentsel dönüşümün peşinde koştuklarını vurguladı.
“Emeklilere saat sınırlandırması olmadan ulaşımı ücretsiz yapacağız”
Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı ve Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok da yaptığı konuşmada, Keçiören’e yaptıkları hizmetleri anlatarak, diğer bölgelere de sosyal tesis, spor tesisi, kütüphane yapılması gerektiğini söyledi.
31 Mart’ta seçilmesi durumunda Mamak Araplar Mahallesi’nde kentsel dönüşüm mağduriyetini çözeceklerini, hızlıca yeni bir planlama yapacaklarını belirten Altınok, “Burada gördüğüm eksiklikleri yapacağız. 31 Mart’tan sonra emeklilere saat sınırlandırması olmadan ulaşımı ücretsiz yapacağız. İsterseniz otobüse, isterseniz minibüse ya da metroya ücretsiz bineceksiniz, başımızın tacı olan emeklimize 31 Mart’tan sonra Ankara’da ücretsiz olacak. Gelir gelmez elektrikli otobüsleri alacağız, Ankara’da ulaşım ve trafik sorununu bitireceğiz.” diye konuştu.
Altınok, verilen destekleri birçok alanda arttıracaklarını belirterek, şunları kaydetti:
“Doğal gaz desteğini 3 aydan 4 aya çıkartıyoruz. Su fiyatlarını 31 Mart’tan sonra ilk Belediye Meclisi’nde yüzde 50 indireceğiz. Üniversite öğrencilerimize ulaşım ücretsiz olacak. Mamak’ı hak ettiği hizmetlerle donatacağız. Ankara’mızı bir dünya başkenti yapacağız.”
]]>Özhaseki, Mamak ilçesine bağlı Mutlu Mahallesi’nde yapımı süren kentsel dönüşüm şantiyesini ziyaret ederek, 464 konut, 7 iş yeri ve bir caminin yer aldığı projeye ilişkin bilgi aldı.
Ardından hak sahipleriyle bir araya gelen Özhaseki, gece gündüz demeden çalıştıklarını, yapılması gerekenleri yaptıklarını, yerelde bütün belediye başkanı adaylarının eser bırakmaya çalıştığını söyledi.
1994 yılı öncesinde bambaşka, ideolojik, takıntılı, sıkıntılı bir belediyecilik olduğunu dile getiren Özhaseki, 1994’te yola çıktılarında hizmet edeceklerini, gece gündüz demeden çalışacaklarını, kimseyi ayırmayacak ve mazeret üretmeyeceklerini söylediklerini hatırlattı.
“Asrın felaketi” olarak adlandırılan 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlere değinen Özhaseki, depremlerde 680 bin evin, 170 binden fazla da dükkanın yıkıldığını bildirdi.
Hasarın ve acının çok büyük olduğunu ifade eden Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Milyarlarca dolar zarar var. Bu işin manevi tarafını ölçecek bir alet daha icat olmadı zaten. Her ocakta emin olun hala gözyaşı tütüyor. Bir taraftan orada gayret ediyoruz, evler yaptırıyoruz ki 19’unda dağıtacağımız evlerle 75 bin konutu orada vermiş olacağız. 5. aydan itibaren de her ay 10 bin-15 bin konutu vermeye devam edeceğiz. Söz verdiğimiz gibi gece gündüz orada arı gibi çalışıyoruz.”
Bölgede 1000’den fazla şantiye bulunduğunu, 4 bin 333 köy evinin yapıldığını söyleyen Özhaseki, her birine şantiye kurduklarını ve çelikten evler yaptıklarını belirtti.
“460 civarında konut ve iş yerleri yapılıyor”
Özhaseki, Mutlu Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin de şunları söyledi:
“Birinci etapla ilgili 460 civarında aşağıda konut ve iş yerleri yapılıyor. Orada 300 kadar hak sahibiyle kardeşlerimiz anlaşmışlar, sözleşme imzalamışlar. Biz buranın ikinci ve üçüncü etabını devam ettireceğiz. Yoksa işimiz yarım olur, merak etmeyin. Buradaki ikinci ve üçüncü etabı yapacağız ve buradaki vatandaşlarımızla da tek tek anlaşarak, aynı şekilde aşağıdakiler gibi konutlarını vereceğiz. Ondan hiç endişeniz olmasın artık.”
Afet bölgesi diye gösterilen yerdeki vatandaşları da bu kapsama alacaklarını bildiren Özhaseki, ellerindeki devam eden konutları verdikleri gibi daha sonra yaptıklarına da aynı şekilde devam edeceklerini dile getirdi.
“Bundan hiç endişeniz olmasın”
Bakan Özhaseki, “Sizler inşallah evlerinize oturuncaya, ‘Allah sizden razı olsun’ deyinceye kadar bu mahalleden çıkmayacağız. Hiç endişeniz olmasın. Biz bunun sözünü veriyoruz.” dedi.
Çalışmalarına birilerinin takoz koymak isteyebileceğini belirten Özhaseki, çalışmalara dava açtırıldığını ifade etti.
Türkiye’nin deprem ülkesi olduğunu dile getiren Özhaseki, şu anda 500’e yakın aktif fay hattı olduğuna işaret etti. Depremin ne zaman olacağının bilinmeyeceğini söyleyen Özhaseki, bu nedenle bir an önce evlerin yenilenmesi gerektiği vurguladı.
Özhaseki, “Birileri çıkar, mani olmaya çalışırlar. Dava açarlar, protestocu gruplar bulurlar, küfrettirirler ama biz işimizi yapacağız, çalışacağız, evlerimizi yenileyeceğiz. Bundan hiç endişeniz olmasın.” diye konuştu.
Ziyaretinde Bakan Özhaseki’ye, AK Parti Ankara Milletvekili Murat Alparslan ve Cumhur İttifakı’nın Mamak Belediye Başkan adayı Asım Balcı eşlik etti.
]]>Temaslarda bulunmak üzere Karabük’e gelen Bakan Özhaseki, Valiliği ziyaretinde Vali Mustafa Yavuz, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Durmuş Ali Keskinkılıç, Belediye Başkanı Rafet Vergili, AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt, AK Parti Karabük Belediye Başkan adayı Özkan Çetinkaya, daire amirleri ve ilgili kurum müdürleri tarafından karşılandı.
Kentte yürütülen çalışmalar hakkında brifing alan Özhaseki, daha sonra Kent Meydanı’ndaki Millet Bahçesi şantiyesi ile Kartaltepe Mahallesi’nde “İlk Evim İlk İş Yerim” proje alanını inceledi.
Özhaseki, Kemal Güneş Caddesi’nde esnaf ziyaretinde bulunduktan sonra AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti.
Burada konuşan Özhaseki, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunun unutulmaması gerektiğini belirterek, şehirleri olası depreme hazırlıklı hale getirmek için çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
Özhaseki, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından devletin kurumları ve vatandaşların bir araya gelmesiyle dayanışma örneği sergilendiğini dile getirerek, “Şimdi de zaten 300 bin civarında binanın yapımı devam ediyor. İnşallah 1-1,5 sene içerisinde bütün hak sahiplerinin tamamının hakkını vermiş oluruz diye düşünüyorum. 4 bin 333 köyde şu anda çelikten köy evleri yapılıyor. 1000’den fazla şantiyemiz var, 110 bin kişilik orduyla çalışıyoruz orada. 46 bin konut teslim ettik. İnşallah ayın 19’unda kura çekimiyle 30 bini daha hak sahiplerine dağıtacağız. 76 bin teslim edilmiş olacak. Sonra bir ay sonrasından başlamak üzere de her ay 10-15 bin konutu hak sahiplerine vermeye devam edeceğiz.” diye konuştu.
Kentsel dönüşümün önemine değinen Özhaseki, “Her yerde kentsel dönüşümü anlatıyoruz ve bu işin de hızlanması gerektiğini ifade ediyoruz. Kentsel dönüşümün doğru yapılabilmesi, hızlı yapılabilmesi, bir an önce sonuca ulaşılabilmesi için üç ayağı var. Birincisi bakanlık, ikincisi belediye başkanlığı, üçüncüsü de vatandaş tarafı. Bu üç temel ayak bu konuda anlaşır, doğru adım atarsa emin olun önümüzde dağlar durmaz. Çok hızlı bir şekilde kentsel dönüşümü yaparız. Ama bunlardan biri eksik olursa doğrusu yapacak hiçbir şeyimiz kalmıyor.” ifadelerini kullandı.
Özhaseki, kentsel dönüşümün tüm Türkiye’de hızlı şekilde yapılması için Bakanlık olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını vurgulayarak şöyle devam etti:
“Kapıyı açtık. Hangi partili gelirse gelsin, yeter ki kentsel dönüşüm yapsın. Başımızın üstünde yeri var. Para vermeye hazırız. Hazine arazisi vermeye hazırız. TOKİ’miz emrinde. Sonuna kadar beraber çalışalım diye de zaten ilan ediyoruz.
Buna mani olan insanlar zamanında çok oldu. Bazen anlatıyorum. Hatay’da bir evvelki bakanlık döneminde gittim kentsel dönüşüm yapmaya, şimdi oradaki CHP’li belediye buna mani oldu ve yaptırmadılar. Üstelik de Hatay’a kadar gidip orada işi başlatmak üzere çok da emek vermiştim. Çok kısa bir süre sonra deprem oldu. Emek Aksaray Mahallesi’nde bir tek kardeşimiz dahi yaşamıyor şimdi. Mani olanlar bilmiyorum ki vicdanı var mı? Özellikle bunu vurgulamak istiyorum.”
Kentsel dönüşümde belediyelerin rolünden bahseden Özhaseki, şunları kaydetti:
“Hangi mahallede kentsel dönüşüm yapılması icap ediyor, onu daha iyi bilir. Bunu belediyelerimizin hazırlaması lazım. Oradaki hazırlıkları yaptıktan sonra Bakanlığa gelip müracaat edip, ‘Gelin beraberce bu işi yapalım.’ demesi lazım. Ama bizim tembel belediye başkanları suçu atmak için şöyle yapıyorlar; ‘Efendim Bakanlık gelsin, bu işleri yapsın.’ Tamam zaten onun için oradayız da 250 kişilik kadromuz var. 10 binden fazla mahalle var. Sizin binlerce elemanınız var. Kendi mahallenizi daha iyi biliyorsunuz. Oy istemeye gelince istiyorsunuz insanlardan. Büyük vaatlerde bulunmaya, uydurmaya gelince uyduruyorsunuz, bir sürü lafları arka arkasına sıralıyorsunuz. Gidin o mahallelerde bir çalışın. İnsanlarla bir görüşün. Alanı bir hazırlayın. Bizim istediğimiz hale getirin. Biz para vermeye de hazırız, arazi vermeye de hazırız, TOKİ’yle gelip yapmaya da hazırız. Özellikle bizim CHP’li belediyeler; İzmir’deydim geçen gün. ’25 senedir buradasınız. 25 tane binayı dönüştürdünüz mü?’ Cevap yok.”
“Deprem siyaset üstü bir meseledir”
Özhaseki, kendilerine gelen herkese tüm imkanları sonuna kadar seferber edeceklerinin altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Deprem siyaset üstü bir meseledir. A partisi, B partisi, C partisi olmaz. Yani şimdi AK Parti iktidarda ve ben Bakanlığı temsil ediyorum. A’dan Z’ye hangi partili belediye başkanı varsa lütfen mahallelerini çalışsın. Çöküntü alanlarını belirlesin. Depremde ilk yıkılacak yerleri ortaya koysun. Vatandaşla görüşsün. Sonra gelsin bize desin ki ‘Buraya gelin, beraber bir çalışma yapalım’. Elimizde imkan neyse sonuna kadar seferber etmeye hazırız.”
Daha sonra AK Parti İl Başkanlığınca düzenlenen iftar programına katılan Bakan Özhaseki, yaptığı konuşmada, dünyada deprem riski taşıyan ülkelerden birinin de Türkiye olduğunu söyledi.
Evlerin bir an önce dönüştürülüp depreme dirençli hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Özhaseki, “Bakanlık olarak biz hazırız. Elimizde ne kadar imkan varsa bunu seferber etmeye hazırız.” dedi.
Özhaseki, Karabük’ü geleceğe hazırlamaya hazır olduklarını dile getirerek, “Biz varız. İnşallah sizler de önümüzdeki seçimlerde sizin için çalışacak, kentsel dönüşümü birinci iş edinecek Özkan (Çetinkaya) kardeşimizi seçerseniz ben de sonuna kadar ona destek vermeye hazırım.” diye konuştu.
Millet Bahçesi ve TOKİ konutlarının yapımının devam ettiği alanda incelmelerde bulunduklarını anlatan Özhaseki, çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği her sözü yerine getirdiğinin altını çizen Özhaseki, kendilerinin de bu doğrultuda çalıştıklarını sözlerine ekledi.
“Karabük’te yerel bir kalkınma hamlesi başlayacak”
AK Parti Karabük Belediye Başkan adayı Özkan Çetinkaya da 22 yıldır Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verdikleri desteklerden dolayı Karabüklülere teşekkür etti.
İlde hükümetin yatırımlarının paralelinde yerel kalkınma hamlesinin başlayacağını belirten Çetinkaya, “Karabük’e ilk çıktığımız günde dediğimiz gibi şehri imar, gönülleri ihya edeceğiz. Karabük’ü hak ettiği yere hep beraber getireceğiz. Desteklerinizle inşallah en genç belediye başkanı olacağım. Sizlere söz veriyorum; en genç ama en çok çalışan, en çok hizmet üreten, en çok proje ortaya koyan ve hemşehrilerimin gönlüne en çok dokunan belediye başkanı olacağım.” ifadelerini kullandı.
]]>Bir dizi ziyaret ve program için Karabük’e gelen Bakan Özhaseki, AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Burada partililere seslenen Özhaseki, Bakanlığın çok ağır iş yükü olduğunu, özellikle son dönemlerde bütün dünyanın başına bela olan iklim değişikliği, küresel ısınma gibi ana hedefleri olduğunu belirtti.
Bütün bunlarla birlikte iki tane daha alan açarak gece gündüz demeden iki konunun daha peşinde koştuklarını vurgulayan Özhaseki, “Birincisi malumunuz 6 Şubat depremi ve onun meydan getirmiş olduğu hasarlar. İkincisi de olası depremlerden dolayı özellikle ülkemizi başta İstanbul olmak üzere, İzmir olmak üzere birçok depreme maruz kalabilecek şehirlerimizi depreme hazırlama meselesi de bizim bakanlığımızın ana iştikal konuları arasında yer alıyor” dedi.
“Şunu bir kere ifade edelim: Türkiye bir deprem ülkesidir” diyen Özhaseki, “Şu anda bile hareketli 500’e yakın fay hattı var. Nerede, ne zaman, hangisinin kırılacağını bilme ihtimalimiz yok. Bilim adamları diyorlar ki, Himayalar’dan Alper’e doğru uzanan çizgi üzerinde 5 tane riskli ülke var. Birisi Türkiye. Son 100 yıl içerisinde denizlerimizde ve karalarımızda meydana gelen 6 ve üzerinde şiddetli yıkıcı deprem sayısı tam 230 bin. Ölen insanlarımızın sayısı 130 bin. Zararlarımız milyarlarca dolar hatta yüz milyarlarca dolar” diye konuştu.
“300 bin civarında binanın yapımı devam ediyor”
6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremin çok büyük hasarlar meydana getirdiğini açıklayan Özhaseki, şunları kaydetti:
“680 bin kadar konutumuz yıkıldı. 170 bin kadar da iş yerimiz yerle bir oldu. Tek katlı müştemilatlar da yerle bir oldu. Yani bağımsız birim olarak söyleyeceğiz olursak 850 bin bağımsız birim. Deprem tam 18 ilimizi etkiledi. 14 milyon insanımız da bundan zarar gördü. Maddi hasar 104 milyar dolar. İlk andan itibaren Sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere onun talimatlarıyla bütün bakan arkadaşlarımız deprem bölgelerine giderler. Valilerimiz, kaymakamlarımız, AFAD görevlileri hep deprem bölgesinde oradaki enkazın kaldırılması, arama kurtarma faaliyetleri gibi çalışmalar. Sonra çadır vesaire gibi geçici barınma alanlarıyla müthiş bir gayret içerisine girdik. Ben de o dönemde AK Parti Genel Başkan Yardımcısıydım. 810 belediyemiz var. Bütün arkadaşlarımızı arayarak acil işlerini ekiplerinin yapmasını, kendilerinin mutlaka deprem bölgesine giderek yardım etmeleri gerektiği talimatını verdik. Çok şükür o büyük felaket aslında dayanışmasına döndü. Şimdi de zaten 300 bin civarında binanın yapımı devam ediyor. İnşallah 1-1.5 sene içerisinde bütün hak sahiplerinin, tamamının hakkını vermiş oluruz diye düşünüyorum. 433 tane köyde şu anda çelikten köy evleri yapıyoruz. Binden fazla şantiyemiz var. 110 kişilik orduyla çalışıyoruz orada. Çalışan ekiplerimizin sayısı 110 kişi. 46 bin konut teslim ettik. İnşallah ayın 19’unda 30 bini daha hak sahiplerine dağıtacağız. 76 bin teslim edilmiş olacak. Sonra bir ay sonrasından başlamak her ay 10 bin, 15 bin konutu hak sahiplerine vermeye devam edeceğiz.”
“Evlerimizi depreme dirençli hale getirmek zorundayız”
3 tane ana hat olduğunu, bilim adamlarının binlerce yıl boyunca aynı hatların kırıldığını ifade ettiğini anlatan Bakan Özhaseki, şöyle devam etti:
“Birisi Van Gölü civarından başlıyor, Erzincan, Niksar, Tosyo, daha sonra Bolu, Abant, Marmara’ya doğru uzanan Kuzey Anadolu Fay Hattı. Yani bizim 30-35 kilometre güneyimizden devam eden fay hattı, Kuzey Anadolu Fay Hattı. İkincisi, yine aynı bölgeden başlayarak Akdeniz’e doğru inen, içine Adıyaman’ı, Kahramanmaraş, Malatya ve Hatay’ı alan Doğu Anadolu Fay Hattı. Bir de İzmir bölgesi. Bu bölgelerde her an riskli. Şehrimizin de çok emin bir yeri olduğunu söyleyemeyiz. Daha doğrusu Türkiye’de herhangi bir belde ve bölge ‘biz eminiz, bize bir şey olmaz, ne olacak ya?’ diyemez. Yapılaşmış şehirlerimiz var, kadim şehirlerimiz var. Eski, biraz yenilenmesi gereken, depreme dayanıksız olan yerlerimiz var. Bu birçok ilimizde var. Bunlar için bir tek çare var arkadaşlar. O da kentsel dönüşüm. Dünyada bir formülü bulunamadı. Evlerimizi yenilemek zorundayız. Onları depreme dirençli hale getirmek zorundayız. Bunun içindir ki, büyük bir mücadele veriyoruz. 2012 yılında bir yasa çıkar. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla çıkan bu yasa bugüne kadar 2 milyon 250 bin konut su değiştirir. 425 binde devam ediyor şu anda. Biz bunu yeterli görmedik. İki ay kadar önce Meclis’e yasa getirdik. Kentsel dönüşüm için hem bir başkanlık kurduk hem de aynı zamanda yıllardır bizim önümüzü kesen, davalar açan, muhalefet olduğunu söyleyen ancak her hayırlı işe, her milli meselede olduğu gibi karşı çıkan bir grubun engellemelerini sadece bertaraf edebilmek için ve şimdi işi daha da hızlı yapmak zorundayız.”
“Bakanlık tarafında bizler hazırız. Kapıyı açtık”
Kentsel dönüşümün doğru yapılabilmesi, hızlı yapılabilmesi, bir an önce sonuca ulaşılabilmesi için üç tane ayağı olduğunu anlatan Özhaseki, “Birincisi bakanlık, ikincisi belediye başkanlığı, üçüncü vatandaş tarafı. Eğer bu üç temel ayak bu konuda anlaşır, doğru adım atarsa emin olun önümüzde dağlar durmaz. Çok hızlı bir şekilde biz kentsel dönüşüm yaparız. Ama bunlardan birisi eksik olursa doğrusu yapacak hiçbir şeyimiz kalmıyor. Bakanlık tarafında bizler hazırız. Kapıyı açtık, hangi partili gelirse gelsin yeter ki, kentsel dönüşüm yapsın. Başımızın üstünde yeri var. Para vermeye hazırız. Hazine arazisi vermeye hazırız. TOKİ’miz emrinde. ‘Sonuna kadar beraber çalışalım’ diye de ilan ediyoruz. Buna mani olan insanlar zamanında çok oldu. Ben bazen anlatıyorum Hatay’a bir evvelki bakanlık döneminde gittim kentsel dönüşüm yapmaya. Şimdi oradaki CHP’li belediye buna mani oldu ve yaptırmadılar. Üstelik de Hatay’a kadar gidip işi başlatmak üzere çok da emek vermiştim. Çok kısa bir süre sonra deprem oldu. Emek Aksaray Mahallesi’nde bir tek kardeşimiz dahi yaşamıyor şimdi. Mani olanlar mı bilmiyorum ki vicdanı var mı? Özellikle bunu vurgulamak istiyorum. Biz bu konuda üstümüze düşeni yapacağız. Bakanlık olarak hazırız arkadaşlar” değerlendirmesinde bulundu.
İkinci ayağın belediye ayağı olduğunu aktaran Özhaseki, “Belediye olmazsa olmaz. Belediye kendi mahallelerini daha iyi bilir. Hangi mahallede kentsel dönüşüm yapılması icap ediyor? Onu daha iyi bilir. Bunu belediyelerimizin hazırlaması lazım. Oradaki hazırlıkları yaptıktan sonra bakanlığa gelip müracaat edip ‘gelin beraberce bu işi yapalım demesi lazım’ Ama bizim tembel belediye başkanları suçu atmak için şöyle yapıyorlar. ‘Efendim bakanlık gelsin bu işleri yapsın’ Tamam zaten onun için oradayız da 252 kişilik kadromuz var. On binden fazla mahalle var diyoruz ki, ‘250 kişiye şu on bin tane mahalleye gelin dönüştürün hadi’ Sizin binlerce elemanınız var. Kendi mahallenizi daha iyi biliyorsunuz. Oy istemeye gelince istiyorsunuz insanlardan. Büyük vaatlerde bulunmaya uydurmaya gelince uyduruyorsunuz bir sürü lafları. Arka arkasından sıralıyorsunuz. Gidin o mahallelerde bir çalışın insanlarla bir görüşün. Alanı bir hazırlayın. Bizim istediğimiz hale getirin. Biz para vermeye de hazırız. Arazi vermeye de hazırız. TOKİ’yi de gelip yapmaya da hazırız” diye konuştu.
“Engel çıkarıyorlar”
Bakan Özhaseki, şunları kaydetti:
“Özellikle bizim CHP’li belediyeler. İzmir’deydim geçen gün. ’25 senedir buradasınız, 25 tane binayı dönüştürdünüz mü?’ Cevap yok. Soru var da cevap yok. İstanbul’da Fikirtepe’de kentsel dönüşüm işi ortada kalmış. Bir evvelki bakanlık döneminde gittim çözmeye. Sadece kocaman bir alanda vatandaş çıkmış kiralarda bekliyor yüzlerce emekli vatandaş ama iki odalı briket içinde kimsenin oturmadığı yeri bir hukuk savaşına dönüştürdüler. İdeolojik kafası saplantılı avukat tipler ve senelerce yine kentsel dönüşüme mani oldular. Bir taraftan davalar açıyorlar. Dün Eskişehir’in yüzlerine söyledim onu da. TOKİ olarak konutlara başlayacağız. Dava açıyorlar, okula başlayacağız. Dava açıyorlar. Yerin bırakılması lazım. Engel çıkarıyorlar. Sonra da dönüp devlet neredesin falan filan diyorlar. Peki ben de soruyorum. Belediyeler siz neredesiniz? Binlerce elemanı alıyorsunuz. Orada kendi mahallenizden oy istemeye gelince istiyorsunuz. Ama çöküntü alanlarında niye çalışmıyorsunuz? Değerli arkadaşlar bu işin ikinci ayağında eksiklik olduğu zaman her iş kalır. Üçüncüsü de tabii ki vatandaş. Vatandaş da kentsel dönüşümü isteyecek. Belediye başkanlarını zorlayacak ve orada bir hesap için oturacak görüşecekler. Neticesinde o hesabı bize getirecekler. Biz de gidip orada yardımcı olacağız. Elimizde ne imkan varsa sonuna kadar seferber edeceğiz. Deprem, siyaset üstü bir meseledir. A partisi, B partisi, C partisi olmaz. Yani şimdi AK Parti iktidarda ve ben bakanlığı temsil ediyorum. Sonuna kadar kapının açık olduğunu ifade ediyorum. A’dan Z’ye hangi partili belediye başkanı varsa lütfen mahallelerini çalışsın. Çöküntü alanları belirlesin. Depremde ilk yıkılacak yerleri ortaya koysun. Vatandaşlar görüşsün. Sonra gelsin bize desin ki burada gelin beraber bir çalışma yapalım. Elimizde imkan neyse sonuna kadar seferber etmeye de biz hazırız arkadaşlar. Vatandaşın da anlayışa yaklaşmaz tabii ki esas. Bu üç grup bir araya geldiğinde Allah’ın izniyle önünde kimseler duramaz ve gerekenler yapılır.”
Bakan Özhaseki, Karabük’teki çalışmalarına da değindiği açıklamasında, AK Parti Karabük Belediye Başkan Adayı Özkan Çetinkaya’ya destek olacaklarını, herkesin de destek olmasını istedi. – KARABÜK
]]>Özhaseki, Eskişehir’de bir otelde düzenlenen “İnşaat ve Sanayi Sektöründeki İş İnsanları ile İftar Programı”nda yaptığı konuşmada, şehirlerin eğitimden ulaşıma, trafikten sağlığa birçok disiplini iç içe barındırdığını söyledi.
Şehirlerin içinde bir taraftan üretim, sanayi, ticaret diğer taraftan da kültür, sanat, estetik ve mimari olduğunu kaydeden Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şehircilikle ilgili kabul görmüş 1-2 prensipten bahsedecek olursak, birincisi şehirler canlı organizmalar. Şehirleri taşla topraktan ibaret, binaların bir araya geldiği yapılar olarak görmek haddinden fazla sakıncalı olur. Canlı organizmalar, yaşıyorlar. Üstlerine titremek icap ediyor. Bakım istiyor, ihtimam istiyor. Aynı insanoğlu gibi o da doğuyor, büyüyor. Eğer iyi beslenirse gelişiyor, değilse vücut biraz hastalıklı hale geliyor. Mutlaka o bakımı, ihtimamı zamanında doğru şekilde yapmak icap ediyor. İkincisi, ülkeler arasında bir rekabet elbette var ama şehirler arasında da müthiş bir rekabet var. Kıt kaynaklardan maksimum pay alabilmek için bütün şehirler adeta kıyasıya bir yarış içerisinde. Eğer siz burada zamanın ruhunu okuyarak devam edebiliyorsanız, şehrinize faydanız oluyor. Değilse o şehir bir müddet sonra yavaş yavaş gerilemeye başlıyor.”
Özhaseki, şehirlerin geleceğinin, o şehirde yaşayan yerel yöneticilerin ufuklarıyla doğru orantılı olduğunu dile getirdi.
Yerelde valiler, belediye başkanları, siyasiler, sivil toplum örgütlerinin aralarında birlik olup, hedefler belirleyip şehri hedefe doğru hep birlikte omuzlayarak götürüyorlarsa işlerin iyi gideceğini, aksi takdirde başarısız olunacağını vurguladı.
“Tüm imkanlarımızı seferber ettik”
Özhaseki, deprem ve kentsel dönüşüm meselesinin siyaset üstü olduğuna işaret ederek, bu işin basit siyasi polemiklerle geçiştirilemeyeceğini anlattı.
Bakanlığının çevreyle ilgili görevlerine değinen Özhaseki, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Avrupa’da birçok ülke çevreyi ayrı bir bakanlık olarak görüyor. İklim değişikliği tarafı var. Onun getirdiği afetlerle zaten hepimiz boğuşup duruyoruz. Bir de şehircilik tarafı var. Üçü de önemli. Ama kendimize iki misyon daha biçtik. Birincisi, 6 Şubat depremlerinden dolayı meydana çıkan hasarları giderebilme meselesi, ikincisi de şehirlerimizi daha dirençli hale getirebilme. Başta İstanbul olmak üzere birçok şehrimizde kentsel dönüşümü hızlandırıp evlerimizi, konutlarımızı daha güvenli hale getirebilme meselesi. Bu konuda doğrusu Bakanlığımızın adı üstünde olan iştigal konularının dışındaki bu söylediğim iki konu, emin olun bizim çok zamanımızı alıyor.”
Bakan Özhaseki, 2012 yılında çıkan kentsel dönüşüm yasasıyla 11 sene içinde 2 milyon 250 bin civarında konutun dönüştürüldüğünü aktararak, şu bilgileri verdi:
“Şu anda 425 bin civarında konutta bu kapsamda değiştiriliyor, yenileniyor. Özellikle kötüye kullanıldığı için söylüyorum. Bu kötüye kullanmalarının da önünü kesebilmek amacıyla biz, 2 ay kadar önce Meclisimize getirerek, yüce Meclisin kararıyla Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ve ona uygun yasalar çıkardık. İstanbul’da o kadar çok engellerle karşılaştık ki şimdi Tebligat Kanunu var. 6 Şubat depremlerinin ardından yaraları sarabilmek derdiyle tüm imkanlarımızı seferber ettik. Bir de deprem turistleri vardı, nüfusları milyonlarca. Konuştuğu zaman bütün televizyonlar ağzının içine bakıyor. Arkadaşların hayalleri de ufuklar üstü. Onlar özel jetlerle o bölgeye geldiler. Her geldiklerinde jetlerin içi tamamıyla gazeteciler ve sosyal medya fenomenleriyle dolu. İndiler, 1-2 özel ayarlanmış çadıra gittiler. Selfie’ler çekindiler, bırakıp gittiler. Bunlar da deprem turistiydi, bunu da söylemeliyiz. Onlar da ne yazık ki bu dönemde görmüş olduk.”
Özhaseki, deprem bölgesinde şu anda 1000’den fazla şantiyelerinin olduğunu belirtti.
Depremden etkilenen illerde 4 bin 333 köyde, bazılarında 50, bazılarında 100 deprem konutu yaptıklarını, çelikten evler inşa ettiklerini bildiren Özhaseki, “Şehirlerin merkezine başladık. Merkezlere açılan ana caddelere başladık. 200 binden fazla inşaat şu anda hızla devam ediyor. Allah nasip ederse hak sahiplerinin büyük bir çoğunluğunun neredeyse tamamının haklarını, gelecek sene ortalarına kadar tamamlarız ve bizler bitiririz. Hummalı bir çalışma var. Tam inşaatlarda çalışan bizim ekibimizin sayısı 110 bin kişiden fazla. Allah, Cumhurbaşkanı’mızdan razı olsun. Maliye Bakanı’mız da bu konuda bize asla engel olmuyor ve orada bütün hızımızla biz yapıyoruz bu işleri. 46 bin konutu dağıttık. Bu ayın sonuna kadar da 30 bin konutu daha dağıtacağız.” diye konuştu.
“Yıkıp yapacağız başka çaresi yok bu işin”
Özhaseki, Eskişehir ve İzmir’de belediyeleri 25 senedir yönetenlerin 25 yapıyı dahi dönüştürmediğini dile getirdi.
Bu şehirlerdeki izlenimlerini aktaran Özhaseki, şunları kaydetti:
“Önde gözüken kordon ayrı, 500 metre geriye gidin, ilçelerimizden daha geri briketlerden rastgele yapılmış yığılmış ki en önemli deprem bölgelerinden biri de orası. 6 derece şiddetinde deprem olduğunda o binaların neredeyse çoğu yıkılır. Allah korusun. Hiçbirisi umursamıyor bile. Bunu da anladım. Bir de dava açma huyları var bu arkadaşların. TOKİ geliyor, yer tespit ediyor. Hastane yapılacak dava açılıyor. Okul yapılacak dava açılıyor. Konutlar yapılacak dava açılıyor. Ben anlamıyorum ki bu arkadaşların derdini. Dünyanın her yerinde muhalefet var ama hayırlı bir iş olduğunda engel olmaya çalışan bir muhalefet ilk defa Türkiye’de görüyorum. Milli meselelerde hükümete engel olmaya çalışan muhalefeti emin olun ilk defa Türkiye’de görüyorum. Böyle bir gariplik içindeyiz.”
İnşaat sektörünün önünün açık olduğunu vurgulayan Özhaseki, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu dönem sıkıntılı mı? Evet, sıkıntılı. Krediye ulaşamıyoruz. Bazı sıkıntılarımız var. Eyvallah bunlar ama bu durum geçici. Çok kısa süre içinde bunlar geçer. Belki bizim bazı ekonomistler, inşaat sektörüne yan yan bakarlar. Onu biraz tahfif eder. Onu çok ekonomide ciddi bir ortak gibi görmek istemezler ama istesek de istemesek de şu anda gayrisafi milli hasılanın yüzde 6’sını bu sektör oluşturuyor Türkiye’de. 250 kadar sektörü de etkilediği için onları dahil ettiğinizde dilim yüzde 35’e çıkıyor. Bu sektörde çalışan 1,5 milyon da insanımız var. Bir taraftan kentsel yenileme şehirlerimizi depreme karşı dirençli hale getirebilme fikri var hepimizde ki yıkıp yapacağız başka çaresi yok bu işin. Bir taraftan da refahımız artıyor. Artık konutlarımızı, iş yerlerimizi daha lüks, daha modern, daha geniş hale getiriyoruz. Türkiye’de o yüzden inşaat sektörü çok da hızlı bir vaziyette büyüyerek devam edecektir. Bazı günler, yerinde say hareketi de iyidir. Ayakta kalabilme mücadelesi de verilir. Ama ondan sonra uçacak bir sektörün başındayız. Onu herkes bilsin.”
AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ve AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Nebi Hatipoğlu’nun da katılımcılara hitap ettiği programa, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, AK Parti Eskişehir milletvekilleri Fatih Dönmez ve Ayşen Gürcan, TOKİ Başkanı Ömer Bulut ve diğer ilgililer katıldı.
]]>Özhaseki, AK Parti Eskişehir İl Başkanlığını ziyaretinde yaptığı konuşmada, AK Parti iktidarıyla tüm ülkede hizmet döneminin başladığını söyledi.
Hizmet, dürüstlük, gayret ve millete adanmış bir ömür olmadan başarının gelmeyeceğini belirten Özhaseki, “Bugün geldiğimizde noktada da bizim alnımız ak, başımız dik bir vaziyette de çok şükür herkesin önüne çıkabiliyoruz. Yaptıklarımızı anlatabiliyoruz.” diye konuştu.
22 yıllık AK Parti iktidarının rüşdünü ispatladığını dile getiren Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Üzerinde yaşadığımız bu güzel Anadolu coğrafyası dünyanın en eski yerleşim yeri olarak bilinir. Kadim şehirlerimiz var. Cennet gibi bir vatana sahibiz ama iki de dezavantajımız var. Birincisi, yerin altındaki fitne odakları bitmek bilmez. Dışarıdan tahrik ederler, bunlara destek verenler aynıdır, istekleri de aynıdır. PKK’dan IŞİD’e, FETÖ’sünden DHKP-C’sine uzun bir yelpazede bir sürü bela, örgüt bu milleti bölmek için her şeyi yaparlar. Zayıflatmak için her şeyi yaparlar. ‘Kardeş kanı dökülsün’ diye her şeyi yaparlar. Dikkat edin bunları destekleyenler hep aynıdır, hiç değişmez.”
Bu coğrafyanın ikinci dezavantajının deprem kuşağında yer alması olduğunu anlatan Özhaseki, kentsel dönüşümün bakanlık, belediye ve vatandaş olmak üzere üç önemli ayağının olduğunu ifade etti.
Özhaseki, kentsel dönüşümle ilgili bakanlığa gelenlere kapılarının sonuna kadar açık olduğunu vurgulayarak, “Burada bir tek AK Parti’li belediyeler gayret ediyor. Ben şu ana kadar kentsel dönüşümü kendisine, iş edinen bir CHP’li belediye başkanı görmedim. Öğrenmişler papağan gibi bir kelam, artık midemiz dönüyor bunu duymaktan: ‘Bizler kentsel dönüşüme karşı değiliz, rantsal dönüşüme karşıyız.’ Kardeşim ne olur rantsal dönüşüm yapmayın. Ayıp bir şeydir rantsal dönüşüm zaten. Ne demek? Çirkinleşmeyin. Kentsel dönüşüm yapın. Hadi Allah rızası için bir tane kentsel dönüşüm yapın. Yok. Neden? Zor bir iş.” değerlendirmesini yaptı.
“Ajanslara algı operasyonu için verilen para, kentsel dönüşüm için ayrılan paranın iki katı”
CHP’li başkanların yönettiği belediyelerin sürekli dava açıp işleri engellediğini söyleyen Özhaseki, şöyle devam etti:
“Bütün dünyayı herkes geziyor, naçizane ben de az çok gezmiş görmüş bir kardeşinizim. Hayırlı bir iş olduğunda, milli bir mesele olduğunda oradaki partilerin hep bir araya geldiklerine ben şahidim. Fakat bizdeki muhalefet ne hikmetse milli meselelerde bile karşı çıkıyor. Hayırlı bir iş olduğunda yine karşı çıkıyor. Yine dava açıyor. Sonra da bir algı operasyonu çekiyorlar. Son dönemde böyle bir moda başladı. Benim anlayamayacağım bir şey yok. 20 küsur sene belediye başkanlığı yaptım. Bu işin de bir usulü vardır. Fakat son dönemde Cumhuriyet Halk Partililerin yapmış olduğu bir belediyecilik, yapmadığı halde yapıyormuş gibi göstermek. Çalışmadığı halde çalışıyormuş kendini göstermek. Tatilde gezerken iş başındaymış gibi sunmak. Gözü başka yerlerde ama işine hakimmiş gibi göstermek. Ben böyle bir şey anlayamıyorum. İstanbul’da ajanslara algı operasyonu için verilen para, kentsel dönüşüm için ayrılan para neredeyse iki misli. El insaf.”
Özhaseki, AK Parti’nin eser siyaseti yaptığını dile getirerek, “İnşallah Eskişehir halkının tabii ki iradesi arkadaşlarımızdan yana olduğunda da elimizdeki bütün imkanımızla buraya gelip sonuna kadar gayret edeceğiz. O en ufacık depremde yıkılabilecek kötü konutları bir an önce TOKİ’nin sağlam konutlarıyla dirençli hale getirip kendilerine teslim edeceğiz inşallah.” ifadesini kullandı.
“Dünyanın neresinde asgari ücretin 4’te biriyle, 5’te biriyle ev sahibi olunan ülke var”
TOKİ’nin depreme dayanıklı sağlam konutlar inşa ettiğini vurgulayan Özhaseki, şöyle konuştu:
“Ara ara, sağda solda ‘TOKİ mağdurları’ falan diye platform oluşturup bir şeyler söyleyenler oluyor. Bunların da çok zorlama, muhalefetin tahrikleriyle kendi yandaşlarını ortaya dökerek seçim öncesinde mide bulandırmak için ortalığı biraz da toz dumana karıştırmak için yaptıkları bir numara olduğunu biz çok iyi görüyoruz. Kimleri nasıl çağırdıklarını, oraya getirdikleri insanlara neleri teklif ettiklerini, söylediklerini çok iyi biliyoruz ama bunları geçtik, böyle bir mağduriyet var mı yok mu buna bakmak lazım.”
KDV’nin sosyal konutlar için 149 metrekarenin altında yüzde 1 iken sonradan yüzde 10’a kadar dilimin yükseldiğini anlatan Özhaseki, bunu kabine toplantısında gündeme getirdiğini belirtti.
Maliye ekibinin çalışmasını sürdürdüğü bilgisini veren Özhaseki, bu konuyla ilgili müjdeli bir haber çıkacağını ümit ettiğini söyledi.
Mehmet Özhaseki, TOKİ’nin şu anda ülke genelinde yapımına devam ettirdiği 175 bin civarı konut olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bunların 165 bini, vatandaşlarımız ev sahibi olurken 2 bin küsur liradan 4 bin liraya kadar taksit ödüyorlar. Yani neredeyse yüzde 95’i 2 bin 300 lira ile 4 bin lira arasında taksit ödeyerek ev sahibi oluyorlar. Herkes elini vicdanına koysun. Dünyanın neresinde asgari ücretin 4’te biriyle, 5’te biriyle ev sahibi olunan ülke var. Geriye kalan 10-12 bin dilimde ise son dönemde başlayan, biraz metrekareleri büyük olan 8 bin liraya kadar olan bir bölüm var. Bir de 12 bin liraya kadar bölüm olan var. Yani 10-12 bin tane konutun da taksitleri bir grubun 8 bin liraya kadar, 6 bin, 7 bin, 8 bin lira gibi. Biraz daha büyük metrajlı olanlar da 12 bin liraya kadar. Bunlar da en son dönemdeki başlayanlar ve yapılanlar. Türkiye’deki asgari ücretin yarısı gibi bazen 4’te 1’i gibi bazen 4’te 3’ü gibi bir rakamla çok şükür binlerce insan ev sahibi olabiliyor. Biz bunları devam ettireceğiz. Daha çok yapacağız, daha çok vereceğiz. Daha düşük fiyatlarla, daha uzun vadelerle, kiranın bile yarısı gibi fiyatla inşallah ev sahibi yapmaya gayret edeceğiz.”
Ziyarette, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ve AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu da birer konuşma yaptı.
Valiliği de ziyaret ederek, Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Bakan Mehmet Özhaseki’ye, AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Fatih Dönmez ve Ayşen Gürcan, MKYK Üyesi Ali Demirel, Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu eşlik etti.
]]>Osmangazi Millet Bahçesi ile Esenkent ve Hekimbaşı Geri Kazanılabilir Atık Aktarma Merkezlerinin açılış töreninde konuşan Özhaseki, Ümraniye Belediyesinin 5 yıllık çalışmalarının anlatıldığı kısa filme atıfta bulunarak, “Keşke CHP’li belediyeler de İstanbul’da bu kadar iş yapsa da onları da alkışlasaydık.” diye konuştu.
Özhaseki, CHP’li belediyelerin ömürlerinin algı operasyonlarıyla geçtiğini, ajanslara büyük paralar verdiklerini, o ajansların da belediye başkanlarını övdüğünü ancak bunu inandıklarından değil aldıkları paraların hatırına yaptıklarını söyledi.
Şehirlerin betonlardan ibaret olmadığını, canlı organizmalar olduğunu anlatan Özhaseki, hizmet edildiği takdirde o şehirlerin büyüyüp gelişeceğini ancak edilmezse problemler yumağı içerisinde sıkıntılarla uğraşılıp durulacağını belirtti.
Kendi arkadaşlarının gerçek belediyecilik yaptığını belirten Özhaseki, ancak yeni dönemde anlamakta güçlük çektiği bir algı belediyeciliği anlayışının ortaya çıktığını ifade ederek, şöyle devam etti:
“İstanbul’a deprem gelecek deniyor bütçe şu kadar. Ama algı operasyonları için ayrılan bütçe tam 2 misli sadece onlara veriliyor reklam için. Özel kalemden, başka hesaplardan bu paralar veriliyor ve onlardan da isteniyor ki ‘Biz tatile gidelim ama sen bizi çalışıyor gibi göster, tatil zaten bana yakışır. Kayak mevsimi ne yapalım, ailemizle gitmeyelim mi oraya? Ama sen beni çalışıyor gibi göster her yerde. Ben kentsel dönüşüme para ayırmayayım, metrolarla uğraşmayayım ama eskiden azıcık da olsa yapılanların üstüne yatayım, bunları ben yapmışım gibi anlat sen.’ Bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Cebinizden para vererek algı operasyonu yapıyorsanız bunu biraz makul görebilirim. Ama öyle değil de o kıt bütçelerden, sizlerin hakkından keserek o sosyal medya fenomenlerine büyük paralar verip algı operasyonları çekiyorlarsa, benim şahsım adına hakkım haram olsun.”
Özhaseki, önceki bakanlık döneminde çukur eylemlerinin ardından Cizre’ye gittiğini, oradaki vatandaşların gelmeden önce sosyal medyadan kendisine tepki gösterdiklerini ve bunun üzerine aralarında geçen diyalogları anlattı.
Bugün artık şehirlerin, köylerin ve dağların güven içinde olduğunu vurgulayan Özhaseki, “Bunların tamamı bitti. İnşallah bir daha da çıkamayacaklar. Ne dün ‘Öz yönetim ilan ettik’ diyerek paçavralarını bayrak gibi çeken PKK’lılar, ne Amerika’ya yaslanmış, sırtını vermiş olan şizofren FETÖ, ne DHKP/C, ne IŞİD’i bir daha ayağa kalkamayacaklar. Bu coğrafyada huzurla yaşayacağız Allah’ın izniyle.” diye konuştu.
“Bazı CHP’li belediye başkanları deprem turisti gibilerdi”
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerin çok şiddetli olduğunu hatırlatan Özhaseki, depremlerden 18 ilin etkilendiğini, 14 milyon insanın zarar gördüğünü, 850 bin ev ve iş yerinin yıkılıp tahrip olduğunu, 53 bin 500 insanı toprağa verdiklerini ve zararın 100 milyar doların üzerinde olduğunu kaydetti
Özhaseki, depremin ardından manevi tarafta yaşanan hasarın giderilebilecek olmadığını ancak Türk milletinin büyük bir millet olduğunu ve herkesin yardım etmeye çalıştığını belirterek, şöyle devam etti:
“Rastladığımız yabancı misyon şefleri hep dediler ki ‘Böyle bir depremin 4’te 1’i bizde olsa biz bunun altından kalkamazdık.’ Allah’a hamdolsun hep birlikte biz bu işin altından kalktık. Ben o dönemde genel başkan yardımcısıydım, belediyelerden sorumluydum. AK Parti ve MHP’li belediyelerimizi de aradık tek tek dedik ki ‘Herkes oraya. Acil işlerinizi ekipleriniz görsün ama oradaki kardeşlerimizin ihtiyacı var. İmdatlarına yetişmeliyiz.’ Arama kurtarma faaliyetleri, iaşe, ibate faaliyetleri aylarca arkadaşlarımız kaldılar. Baktım ki Hatay’da hasar çok büyük. En büyük belediyelerimiz Konya, Bursa, Denizli, Kocaeli hepiniz Hatay’a, 100 tane de ilçe belediyemizi Hatay’a gönderdik. ‘Hatay Belediyesi CHP’li’ dedik mi, tövbe estağfurullah niye söyleyelim. Hasar gören, zarar gören, ihtiyacı olan bizim insanımız. Onların başımızın üstünde yeri var. Siyasi tercihleri de başımızın üstünde. Biz ayrım yapamayız ki. Gece gündüz demeden çalıştık. Ama üzücü bir hadise, nüfusları milyonlarca olduğu halde konuştukları zaman mangalda kül bırakmayan birçok CHP’li belediye başkanı da oralara özel jetlerle geldiler. Uçakların içi kameralar dolu, onlar eşliğinde birkaç yere uğradılar, selfieler çektirdiler, dönüp gittiler. Allah onların da iyiliğini versin, onlar da deprem turisti gibilerdi.”
Özhaseki, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu, son 100 yılda ana karada ve denizlerde meydana gelen 6 ve üzerinde şiddette yıkıcı deprem sayısının 231 olduğunu, bu depremlerde 130 bin insanın hayatını kaybettiğini ve bu gerçekliği bilerek hareket etmek durumunda olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla 2012 yılında çıkan yasayı anımsatan Özhaseki, 2 milyon 250 bin konutun Türkiye genelinde yenilendiğini, şu anda 450 bin konutun dönüşümünün devam ettiğini ancak bunun yeterli olmadığını ifade etti.
Yeni bir kanunda Kentsel Dönüşüm Başkanlığının kurulduğunu söyleyen Özhakesi, şunları kaydetti:
“Orta vadeli bütçeye 485 milyar lira gibi İstanbul için bir bedel koyduk. Şimdi bize düşen bir an önce evlerimizi yenilemek. Bir taraftan belediye başkanlarımız vatandaşla oturup bu işi yapacaklar. Bir taraftan kendisi yenilemek istiyorsa bir vatandaş hane başına 1,5 milyon lira biz de ona destek vereceğiz. Lütfen kardeşlerim bu fırsatı kaçırmadan bir an önce evlerimizi yenileyelim. Lütfen gelin kentsel dönüşüm için elimizdeki bütün imkanları kullanalım.”
“Hatay’da şu andaki belediye başkanı kentsel dönüşüm yaptırmadı”
Bir önceki bakanlık döneminde Hatay’ın Antakya ilçesinde kentsel dönüşüm yapmak istediklerini ancak vatandaşların engellenmesiyle karşılaştıklarını anlatan Özhaseki, “Şu andaki belediye başkanı ve ekibi protestocuları öyle bir örgütlediler ki bana kentsel dönüşüm yaptırmadılar.” dedi.
Özhaseki, deprem sabahı kentsel dönüşüm yapmak istediği Emek Aksaray Mahallesi’nin durumunu merak ettiğini ve dostlarını aradığını ancak hiçbirinin telefonuna ulaşamadığını anımsatarak, “Resmi yetkilileri aradım dediler ki ‘Emek Aksaray Mahallesi’nde taş üstünde taş kalmadı.’ Bir tek insan bile yaşamıyor şimdi orada. Bu işe mani olan arkadaşların azıcık vicdanları varsa sızlıyor mu acaba şimdi merak ediyorum gerçekten.” ifadelerini kullandı.
İstanbul’un göz bebekleri olduğunu dile getiren Özhaseki, “Büyükşehirde de benden önce bakanlık yapan Murat Kurum kardeşimiz, İsmet Bey’le de kol kola vererek buradaki kentsel dönüşümü inşallah hakkıyla yaparlar. Ben de sonuna kadar onlara yardımcı olurum. Sizlerden gelecek emir başımızın üstüne.” diye konuştu.
Millet bahçesi ve atık aktarma merkezleri törenle açıldı
Törende konuşan Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım da ilçenin 5 yıl içinde yeni temel atma törenlerinin ve açılışların adresi olduğunu, her türlü olumsuzluğa rağmen vaatlerini gerçeğe dönüştürdüğünü söyledi.
Yıldırım, belediyeciliği popülizm sahnesi veya reklam merkezi olarak görmediklerini belirterek, “Yok olanı var, az olanı çok göstermek yalnızca günlük çıkarlara hizmet eder. Bizim bunlarla işimiz yok.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı vizyonuna layık şehirler inşa etmek istediklerini dile getiren Yıldırım, “Bu vizyonda küçük siyasi hesaplar, az iş çok reklam, polemiklere harcanan vakit ve şehrimizi kariyer basamağı olarak görmek olmaz. Bu vizyon, yürek ister, emek ister, çalışmak ister.” ifadelerini kullandı.
Yıldırım, hizmet anlayışlarında yapmış olmak için yapmak diye bir şeyin olmadığını, hayata geçirdikleri her eseri en ince ayrıntısına kadar düşünerek planladıklarını anlattı.
Özhaseki ve programa katılanlar önce canlı bağlantıyla Esenkent ve Hekimbaşı Geri Kazanılabilir Atık Aktarma Merkezlerinin açılışını gerçekleştirdi. Ardından Osmangazi Millet Bahçesi kurdele kesilerek açıldı.
Ümraniye Belediye Başkanı Yıldırım, Bakan Özhaseki’ye üzerinde Arapça “Elif” harfi olan tablo takdim etti.
Programa, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti İstanbul Milletvekili Hulki Cevizoğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı.
]]>Özhaseki, Bursa Büyükşehir Belediyesince inşa edilen Türkmenbaşı-Erdoğan Caddesi Bağlantı Yolu’nun açılışında yaptığı konuşmada, gün içinde Bursa’da bazı açılış, anahtar teslim ve temel atma törenlerine katıldığını anımsattı.
Anadolu coğrafyasında tüm güzelliklerin toplandığını belirten Özhaseki, “Bu coğrafyanın da bir kusuru var. Hatta bir değil iki tane kusuru var. Birisi fitne odakları bir türlü bitmek bilmez. Yerin altında gözükürler. Yurt dışından da tahrik ederler onları ve bunun neticesinde de başımıza bela olur. İkincisi de depremsellik. Böyle iki kusurumuz var.” ifadelerini kullandı.
Bu coğrafyada binlerce yıldır beraber yaşanıldığını vurgulan Özhaseki, “Hiç kimsenin yaşam tarzı bizi ilgilendirmiyor. İnsanlar ister modern bir yaşamı tercih etsinler, isterse muhafazakar bir yaşamı tercih etsinler, başımızın üstünde yeri var. Aynı gemide yaşadığımız için birbirimizi sevmekten, kol kola girmekten başka da çaremiz yok.” diye konuştu.
Türkiye’nin deprem gerçeğine işaret eden Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şu anda bile hareketli 500’e yakın fay hattı var. En önemli fay hattı Kuzey Anadolu Fay Hattı. Van civarından başlıyor, yaklaşık 80 senelik bir süre içerisinde önce Niksar, Tosya, Bolu, Abant, Gölcük’e kadar gelmiş. Şimdi Adalar segmentinde bekliyor. Allah korusun bu kırılırsa ki tarihsel geçmiş ve gerçeklik kırılacak gibi gözüküyor. Ne zaman kırılacağını hiçbirimiz bilemiyoruz. İşte o zaman çok acı çekeriz. Çok dizimize vururuz, çok ah ederiz. Binlerce yıldır hareketli olan bu hattından dolayıdır ki bizim bir an önce yenilenmemiz lazım. Bir an önce evlerimizi dönüştürmemiz lazım. Kentsel dönüşüm bunun için elzemdir. Biz deprem ülkesiyiz, bunu bilelim. Her deprem olduğunda dizimize vurup ah edip devam edemeyiz.”
“Birbirimizi yiyerek bir yere varamayız”
Bakan Özhaseki, yaklaşan depremler karşısında herkesin çok ciddi adım atması gerektiğini vurguladı.
Kentsel dönüşümü doğru yapmanın tek yolunun, bakanlık, belediye ve vatandaşın el ele vermesi, anlaşıp beraber çalışması olduğunu dile getiren Özhaseki, “Vatandaşa en az şekilde külfet getirecekler. Bazen de hiç gelmeyecek belki, hesaplar neticesinde ama eğer bir belediye kendi bölgelerini hesaplayıp oradaki vatandaşlarla görüşüp, ikna edip, Bakanlık tarafına geliyor, ‘Elinizde hangi imkanlar varsa gelin beraber yapalım’ diyorsa en başarılı belediye başkanı o.” değerlendirmesinde bulundu.
Özhaseki, iki gün önce İzmir’de olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:
“25 senedir Cumhuriyet Halk Partili bir idare var orada. O gördüğünüz kordonun 200 metre gerisine gidin. Emin olun köylerimizden daha geri. Briketten yapılmış evler, rastgele yığınlar, en ufacık deprem olduğunda yerle bir olacak binlerce ev var. Çırpınıyoruz, yırtınıyoruz. ‘Türkiye deprem ülkesi. Bir an önce kentsel dönüşüm yapalım. Eşlerimizi, yavrularımızı kaybetmeyelim’ diye dillerimizde tüy bitti. Sayın Cumhurbaşkanı’mız uykusunu yitiriyor. Bizler gece gündüz her yerde seferberlik ilan ettik ama ne yazık ki bu arkadaşların hiçbirisinin kentsel dönüşüme girmeye niyeti yok.”
Kentsel dönüşümün önemine dikkati çeken Özhaseki, “Birbirimizi yiyerek bir yere varamayız. Birbirimizin ayağına çelme atarak bir yere varamayız. Hasetlikle bir yere varamayız. Bir araya gelerek akıl ne icap ediyorsa, doğruluk neyse, iyilik neyse, kol kola girerek ve yardımlaşarak işi çözebiliriz. Kentsel dönüşüm de böyle bir şey.” dedi.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da açılan bağlantı yolunun kent trafiğini rahatlatacak önemli adımlardan olduğunu belirterek, yeni dönemde kentsel dönüşümde de önemli projeleri hayata geçireceklerini ifade etti.
Konuşmaların ardından Türkmenbaşı-Erdoğan Caddesi Bağlantı Yolu’nun açılışı gerçekleştirildi.
Törene, Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, ilçe belediye başkanları ile çok sayıda partili katıldı.
]]>Özhaseki, Yıldırım Belediyesince düzenlenen Mevlana Kentsel Dönüşüm Alanı Anahtar Teslim Töreni’nde yaptığı konuşmada, Bursa’daki kentsel dönüşümle ilgili Bakanlık olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi.
Kentsel dönüşümün kolay iş olmadığını belirten Özhaseki, AK Parti’li belediye başkanlarının dışında her babayiğidin bu işe girmediğini dile getirdi.
Özhaseki, bu çileli işe Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve onun yol arkadaşlarının gönül verdiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
“Ömrüm şehircilikle geçti. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin belediyecilik anlayışını gerçekten anlamakta çok güçlük çekiyorum. Arkadaşlarımız kentsel dönüşüme asla girmiyorlar, ‘Rantsal dönüşüme karşıyız.’ diyerek kenardan kaçıveriyorlar. Yandaşlarını çağırıp onlara konferanslar verdiriyorlar. Kültür merkezlerinde büyük paralar ödeyerek kendilerine göre sanatsal aktivitelerde bulunuyorlar. Düğün dernek, güzel güzel geziyorlar. Bunlara karşı değilim. Bunların hepsi olsun ama birinci iş bugün Türkiye’mizde kentsel dönüşümdür.”
Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen bölgelerde gece gündüz demeden çalıştıklarını vurgulayan Özhaseki, “Her gittiğim yerde ilan ediyorum. İzmir’e gitmiştim, orada da söyledim. Kim geliyorsa, hangi belediye başkanı geliyorsa başımızın üstünde yeri var. Yeter ki dönüşüm yapmak istesin. Biz hazırız, hiç ‘şu parti, bu parti’ demiyoruz. ‘A partili, B partili, C partili’ demiyoruz çünkü deprem geldiğinde evlerimizi alıyor, eşlerimizi, yavrularımızı alıyor.” dedi.
“AK Parti’li belediyeler, büyük bir gayret içerisindeler”
Bakan Özhaseki, kentsel dönüşüme başlamayan belediye başkanlarının tarih önünde hesap veremeyeceklerini söyledi.
Türkiye’nin deprem gerçeğine dikkati çeken Özhaseki, şunları kaydetti:
“Biz, deprem bölgesinde yaşıyoruz. Şu anda hareketli 500’e yakın fay hattı var. Hangi tarihte kırılacak? Nerelere hasar verecek? Bilemiyoruz ki. O yüzden bizim o rastgele yaptığımız, belki de 10-20 sene içinde oturup ihtiyacımızı giderdiğimiz evlerimizi şimdi bugünün teknolojisiyle depreme dirençli hale getirmeliyiz. Bu konuda da çok net ve altını çizerek söylüyorum, AK Parti’den başka gayret eden belediye başkanları görmedim. Sadece bizim arkadaşlarımız gayret ediyorlar. İstanbul’da da Ankara’da da Bursa’da da bugün Alinur Başkan’ımla tam 10 bin 200 konutluk bir yerin temellerini attık. Şimdi buradayız. Bakın, birçok yerde gayretimiz var. Biz çalışıyoruz. İstanbul’a gidin, AK Parti’li belediyeler büyük bir gayret içerisindeler.
Hepsi kentsel dönüşüm yapmak için çırpınıyorlar. Bir de nüfusları milyonlarca, ellerindeki bütçe hepimizden çok çok fazla ama dönüp de kentsel dönüşüm tarafında bir adım dahi atmayan Cumhuriyet Halk Partili belediyeler var.”
Özhaseki, Mevlana Mahallesi’nde kentsel dönüşüm kapsamında evleri tamamlanan vatandaşlara “Hayırlı olsun” dileğinde bulundu.
Programda Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da katılımcılara hitap etti.
Konuşmaların ardından hak sahiplerine evlerinin anahtarları teslim edildi.
Törene Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan ile çok sayıda kişi katıldı.
]]>Özhaseki, Bursa Büyükşehir Belediyesince düzenlenen İstanbul Caddesi Kentsel Dönüşüm Alanı Anahtar Teslim Töreni’nde yaptığı konuşmada, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen yerleşim alanlarında 300 binden fazla inşaatın sürdüğünü, geçen ay itibarıyla 46 bin konutun teslim edildiğini bildirdi.
Nisan ayının başına kadar 30 bin konutu, daha sonra ise her ay 15-20 bin konutu sahiplerine teslim edeceklerini belirten Özhaseki, şunları söyledi:
“Söz verdik. İnsanlar konteyner kentteler, evlerinin dışındalar. Onlar dışarıda bu zorluk içerisinde yaşarken emin olun bizlerin rahat etmeye hakkı yok. Bakanlık olarak adeta seferberlik ilan ettik. Bir bakan yardımcısı arkadaşımız devamlı deprem bölgesinde. Ayrıca bizim ekiplerimiz oradalar. Şu anda tam 110 bin kişilik bir çalışan ordusuyla hizmet ediyoruz. Allah’a hamdolsun, sözlerimizi yerine getiriyoruz ama bu arada durmadan da bizlere dönüp, ‘Nerede bu evler?’ diyenler var. ‘Gelin göstereyim size’ diyorum, hiçbiri gelmiyor. ‘Herhalde akrabalarınıza dağıtıyorsunuz, AKP’lilere veriyorsunuz’ diyen genel başkanlar var. Ne olur şu kirli dilinizi bir çekin milletin üstünden. Deprem siyaset üstü bir meseledir, sizin dilinizle siyaset yapılacak bir konu değildir. Lütfen bu konuda eğer gerçekleri öğrenmek istiyorsanız gelin deprem bölgesinde önünüze düşeyim tek tek göstereyim yaptıklarımızı.”
Özhaseki, 1000’den fazla şantiyede, 4 bini aşkın kırsal mahalle ve köyde evler inşa etmeyi sürdürdüklerini dile getirdi.
Depremlerin akabinde bazı partilerin genel başkanları ve yardımcılarının söylemlerine değinen Özhaseki, “Kardeşim millet can derdinde orada. Her bir yıkıntının altından feryat yükseliyor. Siz hala başka derttesiniz. Allah size iyilik versin.” ifadesini kullandı.
“2000 yılından önce yapılmış konutlarımızın hepsi risk altında”
Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayan Özhaseki, ülkede hareketli 500’e yakın fay hattının bulunduğu bilgisini verdi.
Bilim insanlarının Türkiye’nin Himalayalar’dan başlayarak Alpler’e kadar uzanan hat üzerinde en çok deprem riski taşıyan 5 ülkeden biri olduğunu söylediğini aktaran Özhaseki, şöyle devam etti:
“Geçtiğimiz 100 yıl içerisinde bizim ana karamızda ve denizlerde meydana gelen 6 ve üzerinde şiddette ‘yıkıcı’ diye tarif ettiğimiz deprem sayısı 231. Yani her sene 2 veya 3 yıkıcı deprem oluyor. Bu müthiş bir olay. Depremlerinde açtığı hasarları hepimiz biliyoruz; 130 bin kardeşimiz ölmüş, milyarlarca dolar zarar çıkmış karşımıza ve 3 hat devamlı hareketli. Biri Van Gölü civarında doğarak daha sonra Erzincan, Tosya, Niksar, Bolu, Abant’la gelip şu anda Adalar’da bekleyen Kuzey Anadolu Fay Hattı. Bütün bilim adamları sürenin dolduğunu ve akşam sabah her an bir deprem olabileceğinden bahsediyor. İkincisi aynı bölgeden başlayarak işte bundan bir sene kadar önce kırılan Doğu Anadolu Fay Hattı. Yani Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş, Hatay’dan Akdeniz’e doğru inen fay hattı. Üçüncüsü de Ege Bölgesi. Bu hatlar binlerce yıldır kırılmaya devam ediyor. Şimdi bizler ne yaparsak yapalım bu gerçekliği bilerek yapmak durumundayız. Bırakın konutlarımızı, iş yerlerimizi, en küçücük müştemilatı bile yaparken deprem gerçeğini göz önünde bulundurarak yapmak zorundayız.”
Özhaseki, kadim şehirlerin bulunduğu, Türkiye’nin ekonomisinin döndüğü, 20 milyon insanın yaşadığı Marmara Bölgesi’nin de deprem riski altında olduğuna dikkati çekti.
Böyle bir bölgede gece gündüz demeden kentsel dönüşüm işini başarmaları gerektiğini anlatan Özhaseki, “Özellikle 2000 yılından önce yapılmış konutlarımızın hepsi risk altında. Eski statüye tam uygun olarak yapılsa bile risk altında. Peki ne yapmamız lazım? Dünyada bir tek yolu var bu işin: Kentsel dönüşüm. Kentsel dönüşümden başka çaresi yok bu işin. Bir an önce bizim kentsel dönüşüme başlamamız icap ediyor. 2012 yılında Sayın Cumhurbaşkanı’mızın talimatıyla bir yasa çıkar ve o günden bugüne kadar 11 yıl içerisinde 2 milyon 200 bin konutu yenileriz, değiştiririz. Şu anda 400 binden fazlası devam ediyor. Fakat bu bizi kesmediği için yeni bir yasa daha çıkardık. İşimizi kolaylaştırıyoruz ve bu konuda da destek vermeye devam ediyoruz.” diye konuştu.
“İzmir’de Kordonboyu’nun arka taraflarına lütfen bir gidin, köylerimizden hiç farkı yok”
Bakan Özhaseki, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının AK Parti hükümetleri döneminde Bursa’ya 98 milyar liralık yatırım yaptığını, 11 milyar liralık yatırımın sürdüğünü bildirdi.
Kentsel dönüşümün 3 ayağının bulunduğunu ifade eden Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunlardan biri eksik kalırsa kentsel dönüşüm başarılamaz. Birincisi bakanlık, ikincisi belediye, üçüncüsü de vatandaş tarafı bu işin. Bakanlık olarak Sayın Cumhurbaşkanı’mızın talimatıyla yasalar çıkarıyoruz. Özel bütçeler koyuyoruz. Kendi içimizde biz teşkilat şemamızı yeniliyoruz. Sonuna kadar bu konuda hazırlıklarımızı yapıp kentsel dönüşümün önünü açacak her ne varsa hepsini yerine getiriyoruz. İstekliyiz. Her gittiğim yerde açık duyuruda bulunuyorum. Diyorum ki ‘Belediye başkanlarımız hangi partili olursanız olun kapı sonuna kadar açık size. A partili, B partili, C partili, hangi partiliyseniz gelin. Burada sizin bir kardeşiniz oturuyor. Elimde ne imkan varsa sizlerle paylaşacağım. Arsa mı lazım? Arsa vereceğim. Para mı lazım? Para vereceğim. Arkanızda durmak mı icap ediyor? Yasa çıkarmak mı icap ediyor? Onu da yapacağız. Yeter ki sizler bu işi yapın.’ Evet, bakanlık olarak biz hazırız. Bu duyuruda her zaman bulunuyoruz ama belediye ayağımız zayıf bizim. Bir kısım arkadaşlarımız var. (Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı) Alinur Bey, binlerce konutun dönüşümünü sağlamaya çalışıyor. Gece gündüz demeden kendi ekibiyle gayret ediyor. Vatandaşlarla görüşmeler yapıyor. TOKİ’yle görüşüyor. Bizden arsa istiyor. Zor bir iş bu iş. Çırpınıyor adeta ve bugün böyle bir sonuca doğru geliyor. Allah razı olsun. (Osmangazi Belediye Başkanı) Mustafa Dündar’dan da Alinur Başkan’dan da Allah razı olsun.”
Özhaseki, 10 yıl, 20 yıl, 25 yıl belediye başkanlığı yaptığı halde kentsel dönüşüm işine girmeyen belediye başkanlarının olduğunu belirtti.
Bakan Özhaseki, iki gün önce İzmir’de ziyaretlerde bulunduğunu anımsatarak, şunları ifade etti:
“25 senedir ilçeleriyle beraber tamamı Cumhuriyet Halk Partisinde. 25 sene önce bir ucundan tutsaydınız İzmir’in yarısını değiştirirdiniz. İzmir’de Kordonboyu’nun arka taraflarına lütfen bir gidin, köylerimizden hiç farkı yok. Evler rastgele yapılmış, briketten. Omuz verseniz yıkılacak gibi ama kentsel dönüşüm gelince hepsi kaçıyorlar. Öğrenmişler bir laf bizim Cumhuriyet Halk Partililer, ‘Efendim biz kentsel dönüşüme değil de rantsal dönüşüme karşıyız.’ Vallahi biz de karşıyız. Rantsal dönüşüme niye karşı olmayalım? Bizim derdimiz ev yapmak. Hadi yapın ya, ne olur? Rica ediyoruz sizden, rantsal dönüşüm yapmayın asla. Zaten rantsal dönüşüm yapmaya çalışanın Allah cezasını versin. Kentsel dönüşüm yapın hadi bir tane. Bir Allah’ın kulu bile ortaya çıkmıyor. Engel olmak için de her numarayı yapıyorlar.”
“Onlara bakarak canımızı sıkacak halimiz yok”
İstanbul’u yıllarca yönettiklerini hatırlatan Özhaseki, şu değerlendirmelerde bulundu:
“En son Kadir ağabeyimizdi. Başta Cumhurbaşkanı’mız başlamıştı. Şimdi yerine bir arkadaş geldi. Kentsel dönüşüme ayırdığı para, algı operasyonları için ayırdığı paranın yarısı kadar. Yani ‘Beni parlatın, beni övün’ diye ajanslara, sosyal medyacılara verdiği, özel kalemden harcadığı paranın yarısı kadar kentsel dönüşüme para ayırıyor. Allah size iyilik versin ya. Ne istiyoruz peki sosyal medyadan? Bir yalan dünyası var orada. Cumhuriyet Halk Partisinin ayarladığı bir de troller ordusu var. Ben bir şey konuşuyorum. Bizden birisi bir şey konuşuyor. Diyorlar ki ‘Küfredin buna.’ Sabaha kadar saydırıyorlar bize. Onlara bakarak canımızı sıkacak halimiz yok. Vallahi onlara bakarsanız söylediklerine bakarsanız iş yapılmıyor ki.”
Kendilerinin eser siyaseti yürüttüğüne dikkati çeken Özhaseki, “Bunun da en güzel örneklerinden birini Bursa’mızda veriyoruz. Alinur Aktaş Bey kardeşim, Mustafa Bey. Allah kendilerinden razı olsun. Gece gündüz demeden uğraşıyorlar. Bize düşen de doğrusu onlara yardımcı olmak. Ne yapıyorlarsa arkalarında durmak. Hele hele mesele kentsel dönüşümse bütün imkanlarımızı seferber etmek. Böyle bir tehlikede hep birlikte ayağa kalkabiliriz. Elbette ki vatandaşımızın da bu görüşmelere gelip daha uyumlu, olumlu bir şekilde sonuçlandırmak için gayret etmesi lazım. Yani bakanlık bir taraftan, belediye bir taraftan, vatandaş bir taraftan el ele verirsek, biz Türkiye’yi depremlere karşı hazırlarız. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın.” ifadesini kullandı.
Özhaseki, Türkiye’yi geleceğe hazırladıklarını ve ülkede dirençli şehirlerin olacağını sözlerine ekledi.
Konuşmanın ardından hak sahibi vatandaşlara anahtarları teslim edildi.
]]>Özhaseki, Bursa’nın Osmangazi ilçesinde inşa edilen Soğanlı Millet Bahçesi’nin açılışında yaptığı konuşmada, şehirleri taş ve topraktan yapılar olarak görmediklerini söyledi.
Şehirlerin hayatının insanoğlunun hayatına benzediğini dile getiren Özhaseki, “İnsanoğlu, bakımlı olduğu zaman, sıhhatli olduğunda, kendine çekidüzen verdiğinde, nasıl ki gürbüz bir vaziyette yaşarsa onun da nasıl ki doğarak daha sonra büyüyen ve gelişen bir yapısı varsa şehirler de aynen böyle. Eğer bu bakımı siz ihmal ederseniz o şehirler yavaş yavaş gerilemeye başlar.” diye konuştu.
Özhaseki, herkesin şehirlerine sahip çıkması gerektiğini anlatarak, “Yeni bir belediyecilik anlayışı çıktı. 30 senedir bu işin içerisinde olan bir kardeşiniz olarak net söylüyorum. Anlamakta güçlük çekiyorum. Koca koca, milyonlarca nüfus olan şehirlerde ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partili arkadaşların hiçbirinin biraz önceki anlattığım gibi bir belediyecilik anlayışı ne yazık ki üzülerek söylüyorum yok. Hizmet tarafında yoklar. Temel atmama törenlerinde varlar. Hatta işe takoz olmakta varlar.” değerlendirmesini yaptı.
CHP’li başkanların yönettiği belediyeleri eleştiren Özhaseki, şunları kaydetti:
“Bir taraftan da öğrendikleri yeni bir şey var. Asıl anlamakta güçlük çektiğim de bu: Algı belediyeciliği. Yalanlarla devam eden bir sanal dünyada kendilerini kahraman gibi gösterme yiğitliğini devam ettiriyorlar. İstanbul’da kentsel dönüşüm için gece gündüz çalışmamız lazım değil mi? Bütün bilim adamları Adalar’daki segmentin kırılacağını ve kentsel dönüşüm yapılması gerektiğini söylüyorlar. Büyük depremden bahsediyorlar. Kentsel dönüşüm için ayrılan bütçe neyse İstanbul Büyükşehir Belediyesinde 2 misli bir para algı operasyonları için ajanslara veriliyor. Yani muhterem başkanımız diyor ki ‘Ben çok güzel bir adamım. Ben tatile giderim ama siz beni çalışıyor gibi gösterin. Ben hatta buralara sığmam, CHP genel başkanı olmalıyım, o da yetmez bana cumhurbaşkanı olmalıyım. Alın şu parayı, basın bana gazı, devam edeyim, uçayım ben.’ Böyle bir anlayışı gerçekten anlamakta zorluk çekiyorum.”
“Bizim tarihe karşı sorumluluğumuz var”
Kahramanmaraş merkezli depremlerden çok sayıda il ve milyonlarca insanın etkilendiğini anımsatan Özhaseki, hasarın 100 milyar doların üzerinde olduğunu ifade etti.
Bakan Özhaseki, AK Parti’li belediye başkanlarının deprem bölgesinde gece gündüz demeden çalıştığını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Nüfusu milyonlarca olan, konuştuğu zaman büyük büyük konuşan belediye başkanları da özel jetlerle o bölgeye geldiler. Yanlarında 10-20 kamera, 10-20 fenomen, sosyal medyacılar, selfieler çekindiler, bırakıp gittiler. Onlara da ‘deprem turisti’ diyoruz. Biraz alınıyorlar ama resmen deprem turistiydi onlar. Allah iyiliklerini versin. Ne diyelim başka? Diyecek başka bir şey yok. Bizim işimiz gücümüz hizmet. Hem genelde hem yerelde taş üstüne taş koymaya çalışıyoruz. Bu ülkeyi büyütmeye çalışıyoruz. Bizim tarihe karşı sorumluluğumuz var. Misyonumuza karşı sorumluluğumuz var.”
Deprem bölgesinde 46 bin konutu hak sahiplerine teslim ettiklerini bildiren Özhaseki, “Bu ayın sonuna kadar 75 bini bulacağız. Mayıs ayından itibaren de her ay 15-20 bin konutu depremzede kardeşlerimize teslim edeceğiz. Ev çıkmadığında hüzünlenen, üzülen kardeşlerimize orada diyorum ki ‘Bakın hiç merak etmeyin. Öbür ay çıkar, olmazsa diğer ay çıkar. Biz gece gündüz buradayız. Sizler, Recep Tayyip Erdoğan’dan Allah razı olsun deyinceye kadar, sizden Allah razı olsun deyinceye kadar buradayız ve gitmeyeceğiz.’ diye de onlara söz veriyoruz.” ifadesini kullandı.
“Bir taraftan da yeşili artırmaya çalışıyoruz”
Özhaseki, iklim değişikliği konusuna değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu anlamda Türkiye de büyük bir mücadele veriyor. Bir taraftan Paris İklim Anlaşması’na taraf olduk. Bir taraftan 2040 yılına kadar kirletme oranımızı yüzde 41 geriye çekeceğimizle ilgili söz verdik. İklim Kanunu hazırlıyoruz. Uluslararası anlaşmalara tarafız. Bir taraftan da yeşili artırmaya çalışıyoruz. Yeşille ilgili de bir taraftan bizim evet hoşumuza giden bir güzellik gibi gözükse de tabiatı temizleyen bir yapı olduğunu, karbonu emen yapı olduğunu bir taraftan da Allah korusun depremlerde orayı bir sığınma alanı olarak kullanacağımızı hiç kimsenin unutmaması lazım. Kur’an-ı Kerim’de ağaçla ilgili 26 yerde, bağ, bahçe gibi yeşilliği tarif eden 100’den fazla ayet var. Cenabıhak bile cenneti tarif ederken, yeşilliklerden, bağlardan, bahçelerden, altından ırmaklar akan güzel yerlerden bahsediyor. Demek ki dünyayı güzelleştirmenin de bir yolu bu.”
Ülke genelinde 500’den fazla millet bahçesi projelerinin olduğunu dile getiren Özhaseki, “Cumhurbaşkanı’mız hedef koydu, bize ‘100 milyon metrekare yeşil alan yapacaksınız’ dedi. Şu anda 80 milyon metrekareye yaklaştık. 234’ünü açtık. 250’den fazlasının inşaatları da devam ediyor. Bursa’da da bizim Bakanlık olarak yapmaya çalıştığımız 2,5 milyon metrekare civarında. 5’ini açtık, 2’si bitti, 3’ünün de inşaatları devam ediyor ya da proje aşamasında.” bilgisini paylaştı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde Türkiye’nin “Sıfır Atık Projesi”nde de önemli mesafe katettiğini vurgulayan Özhaseki, “Sıfır atık olur mu? Evet oluyor. Aynen böyle. Bunu dünya kabul etti. Zaten Danışma Kurulu Başkanlığına Emine Erdoğan Hanımefendi seçildi, Birleşmiş Milletler düzeyinde. 31 Mart, Dünya Sıfır Atık Günü ilan edildi. Bizim Türkiye’nin dünyaya kazandırmış olduğu bir marka oldu. Bunu yaparak biz 2023 senesi sonunda Türkiye’deki tüm atıkların, çöplerin yüzde 35’ini geri kazandık. Bundan elde ettiğimiz gelir 96 milyar lira.” açıklamasında bulundu.
“Bizim tek bir bildiğimiz iş var, o da çalışmak”
TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank da Bursa’ya konforu artıracak önemli bir eser kazandırıldığını belirtti.
Yeşilin Bursa için önemine işaret eden Varank, şunları kaydetti:
“Bu şehre sağladığımız her bir ilave yeşil alan bizim için de değerli hemşehrilerimiz için de kıymetli ve önemli. Bunun gibi nice parkları şimdiye kadar gerçekleştirdik. Açılışlarını yapıyoruz, yetişebildiklerimize bizzat gidiyoruz ama belediye başkanlarımız önümüzdeki dönemde yapacakları projeleri de bir bir kamuoyuna ilan ediyorlar. Bizim tek bir bildiğimiz iş var, o da çalışmak. Biz taş üstüne taş nasıl koyabiliriz, bunun derdinde olan bir siyasi hareketiz. Bizim için en büyük rütbe vatandaşlarımızın bize söyleyeceği ‘Allah razı olsun’ cümlesi. Biz bunu da Sayın Cumhurbaşkanı’mızdan öğrendik. Aynı anlayışla inşallah yolumuza devam etmek istiyoruz.
Alinur Başkan’a rakip olabilecek kimse yok ama Cumhuriyet Halk Partisinin bir belediye başkan adayı var. Bu belediye başkan adayının geçtiğimiz günlerde kendi yaptığı okul inşaatına yine Cumhuriyet Halk Partili Nilüfer Belediye Başkanı 2 kat kaçak yaptığı için ceza kesti. Kendisi kaçak bina yapan bir büyükşehir belediye başkanı, bu şehri yönetebilir mi? Bu şehre katkı sağlayabilir mi? Onun için biz kamuoyunun bunları çok güzel değerlendireceğine inanıyoruz.”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’ın da katılımcılara hitap etmesinin ardından kurdele kesilerek, Soğanlı Millet Bahçesi’nin açılışı gerçekleştirildi.
]]>Özhaseki, Balıkesir’in Karesi ilçesi Sakarya Mahallesi Meydanı’nda partisince düzenlenen mitingde, Türkiye’de belediyecilikte dönüm noktasının 1994 yılı olduğunu, birçok ilde aday olduklarını ve o günden beri kimseyi ayırmadan herkese hizmet ettiklerini anlattı.
Bakan Özhaseki, seçim döneminde adayların vaatlerde bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti:
“Seçim öncesinde birçok aday çıkar, aklına gelen her vaatte bulunur. Her şeyi söyler. Sırtında yumurta küfesi yok ki. Sözün de zaten bir anlamı yok. Durmadan söylerler. Geçen seçim öncesinde Ankara’daki başkan adayları çıktılar; ‘EYT’lilerin sorunlarını bile çözeceğiz’ dediler. ‘Şu kadar kilometre metro yapacağız’ dediler. ‘Şu kadar insana yardım edeceğiz’ dediler. ‘Çalışanları işten atmayacağız’ dediler. Fakat işbaşına geldikten sonra başta Kılıçdaroğlu olmak üzere, ‘Bir tek Allah’ın kulunu, emekçinin işine son verirsek affedersiniz, namussuzuz, şerefsiziz’ diye söz verdikleri halde on binlerce insanı kapının önüne koydular. Hiçbir sözlerini tutmadılar. Hiçbir vaatlerini yerine getirmediler. Biz onları iyi biliyoruz. Şimdi de çıkmış bazıları ileri geri laflar ediyor, uzun uzun konuşuyor. İşbaşına gelirse yarın her şeyi çözermiş Balıkesir’de. Biz sizin ağababalarınızı da gördük. En önemli adamlarınızı da gördük. Ne yaptıklarını da çok iyi biliriz biz onların. Hiçbir şey yapacakları da yok.”
Yerel seçim sürecinde yaşanan bazı olayları garipsediğini, aday gösterilmeyen bazı isimlerin farklı arayışlara girdiğini anlatan Özhaseki, şunları söyledi:
“Düne kadar Sayın Cumhurbaşkanı’mıza gelip iki büklüm olup elini öpüp ‘Senin için ölürüm’ diyenler, ‘Biz bu belediye başkanlığını Allah rızası için yapıyoruz’ diyenler, yarın bir gün siz sevmediğiniz için anketleri kötü çıktığı için ‘Kenara çekil kardeşim’ dediğimizde aslan kesiliyor. Kendinde keramet buluyor. Hangi partiye gideceğini şaşırıyor sonra da gidiyor aday olmaya kalkıyor. Hayretler içerisindeyim vallahi. ya sana sonuna kadar AK Parti destek verdi, arkanda durdu. Ne yaptığını gördük. Şimdi ne oldu sana? Dün elini öptüğün insanın niye karşısına çıktın? Niye ‘Allah rızası için gayret ediyorum efendim, kurban olurum sana’ derken. Sen bugün çıktın kendi başına birileri kulağına üflediği için aday oluyorsun. Emin olun hayretler içerisindeyim. İnsanın bu kadar da dönmemesi lazım herhalde. Bir tavrı olması lazım. Bir omurgası olması lazım. Dimdik durmayı da bilmesi lazım.”
Balıkesir’de yatırımlarına devam ettiklerini aktaran Özhaseki, bu kapsamda kentsel dönüşüm çalışmalarının da sürdüğünü, ayrıca Millet Bahçeleri açtıklarını bildirdi.
Özhaseki, “Bizim işimiz gücümüz hizmet, Allah’ın izniyle. Hiç endişeniz olmasın. Ne söz vermişsek yerine getiririz. Biz onlar gibi değiliz, merak etmeyin.” ifadesini kullandı.
“Menfaat birlikteliğimiz yok bizim, ulvi gayelerimiz var”
Bu coğrafyanın cennet gibi olduğunu ancak fitne odaklarının bitmek bilmediğini ifade eden Özhaseki, “Allah’a hamdolsun başarılı olduk. PKK diye bir terör örgütü şehirlerde artık yapılanma içerisinde değil. Hiçbir çocuğu kandıramıyorlar, dağlara götüremiyorlar. Bunun için de zaten kudurup duruyorlar. İnşallah bundan sonra da çıkamayacaklar. O bölgelere huzur geldi.” değerlendirmesinde bulundu.
Bir taraftan depremin ardından imar faaliyetleriyle, bölgenin yeniden ayağa kaldırılmasıyla, diğer yandan PKK belasıyla, FETÖ artıklarıyla uğraştıklarını anlatan Özhaseki, diğer yandan ülkeyi büyütmek için gece gündüz demeden ellerinden ne geliyorsa yaptıklarını söyledi.
Özhaseki, “Yani bir taraftan ibadet ediyoruz, bir taraftan şeytan taşlıyoruz. Ne yapalım? Başka çaresi yok bu işin. Bu şeytanlar taşlanacak. Başka türlü olmaz zaten bu iş. Bu coğrafya bizim kaderimiz. Etrafımızdaki ülkelerin hepsinde yangın var ama Allah’a hamdolsun Türkiye güvenli bir liman.” dedi.
Geçen seçimlerin bunun en güzel örneği olduğunu, Cumhur İttifakı’nın dimdik ayakta durduğunu vurgulayan Özhaseki, şunları kaydetti:
“Çünkü biz ulvi gayeler için ayağa kalktık. Menfaat için bir arada değiliz. Ufak tefek birtakım gelirleri elde etmek için bir arada değiliz. Menfaat birlikteliğimiz yok bizim, ulvi gayelerimiz var. Karşıda da bir ittifak vardı. Altılı gibiydi, sonradan dünyanın en başarısız iki belediye başkanını daha ilave ettiler 8 gibi oldular. Sonra anladık ki Kılıçdaroğlu herkese kazık atmış, gizli saklı adamın biriyle görüşmüş, İçişleri Bakanlığını ve MİT’i de vermiş, 9 olmuş. Şimdi kulağımıza geliyor ki ‘Falana da bir şey verilmişti’ diye, 10-11 gidiyor. Değerli arkadaşlar, birbirine hiç benzemeyen adamların, bunca muhalifin bir araya geldiği yerde bir medeniyet doğar mı? Bunların sosyal olaylara bakışları farklıydı. Hepimiz biliyoruz. Siyasi olaylara bakışları farklıydı. Askeri meselelere, ekonomik meselelere, bakışları tamamıyla farklıydı. Fakat bir araya gelmişlerdi. Bunları bir araya getiren motivasyon neydi? Sadece tekti; ‘Recep Tayyip Erdoğan gitsin, ne olursa olsun. AK Parti gitsin, ne olursa olsun.’ Kardeşim biz faniyiz. Elbette biz de gideceğiz bir gün ancak siz ne yapacaksınız? Hadi onu söyleyin. Yok bir cümle. Türkiye için ne yapacağınızı söyleyin. Yok. Değerli arkadaşlar gerçekten bunlar zaten birbirine benzemedikleri gibi emin olun birbirlerini hiç sevmezler, biliyoruz. Bir gün birisi diğerini özleyip de çay içmeye bile gitmemiştir. Fakat Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı bunları bir araya getiriyordu. Yıkım ekibi gibiydiler adeta.”
Bakan Özhaseki, iyi niyetle yola çıktıklarını, gece gündüz demeden çalışacaklarını ve koşmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
]]>Özhaseki, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz’ın “çıraklık” döneminin bittiğini, “ustalık” dönemine başlayacağını söyledi.
Yılmaz’ın çalışkanlığı, dürüstlüğü, gayreti ve sempatik tavrından dolayı Türkiye Belediyeler Birliği Başkanlığına seçildiğini belirten Özhaseki, Yılmaz’ın Balıkesir’de de çok sevildiğini dile getirdi.
Bakan Özhaseki, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Balıkesir’deki projelerine değinerek, şöyle konuştu:
“Özellikle kentsel dönüşüm meselesi. Balıkesir’in de Marmara Denizi’ne kıyısı var. Bütün bilim adamlarının ifadesi Adalar segmentinde olabilecek bir sıkıntı, bir deprem 7’nin üzerinde ve bu deprem en çok İstanbul’u vuracak ama haliyle çevresindeki illeri de rahatsız edecek gibi gözüküyor. Bütün bu deprem riskine karşı da yapılması gereken tek şey kentsel dönüşüm. Dünyada başka türlü de bunun bir çözümü bulunamamış. Şehirlerimiz kadim, şehirlerimiz binlerce yıllık. Konutlarımızın birçoğu en yenileri bile 30-40 yıllık. Eski statüye göre yapılan evlerimizin de depreme karşı çok dayanıklı olduğunu söyleyemeyiz. 2000 yılından sonra çıkan yönetmeliğe göre yapılanlar doğru yapılmışsa, zemin etütlerinden itibaren doğru bir tarzda inşa edilmişse bir sıkıntı gözükmüyor ama öncesine ait evlerimizin birçoğunda sıkıntı gözüktüğü kesin.”
“Kentsel dönüşümü de inşallah birlikte yapacağız”
Balıkesir’de bakanlık olarak kentsel dönüşüm çalışmalarıyla 20 bin civarında konutu dönüştürdüklerini anlatan Özhaseki, şu anda 900’ünde çalışmaların devam ettiğini aktardı.
Yeni dönemde tüm ekipleriyle geleceklerini, tespit ettikleri mahallelerde kentsel dönüşümü en hızlı biçimde yapacaklarını bildiren Özhaseki, “Burada bir şeyin altını çizeyim. Kentsel dönüşümü yapacak bir grup Türkiye’de varsa, evlerimizi yenileyecek bir parti varsa, Türkiye’yi dirençli bir hale getirecek, konutlarımızı, iş yerlerimizi sağlıklı hale getirecek bir parti varsa o da AK Parti. Onun dışında ne yazık ki bir parti yok. Keşke olsaydı. Keşke başka partiler bizden fersah fersah o konuda önde olsalardı.”
Muhalefetin kentsel dönüşüm konusundaki tutumunu eleştiren Özhaseki, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Ana muhalefet genellikle bu konularda şöyle söylüyor: ‘Biz kentsel dönüşüme karşı değiliz, rantsal dönüşüme karşıyız.’ Ben de durmadan diyorum ki ‘Ne olur size yalvarıyorum. Rantsal dönüşüm yapmayın, kentsel dönüşüm yapın. Hadi bir tane yapın da göreyim. Kapı sonuna kadar açık. Devletin imkanları sonuna kadar sizin emrinize amade.’ Laf salatasını bırakın gelin şehirlerimizi daha dirençli hale getirelim. Bir tane bile bana gelen, müracaat eden, ‘Hadi ne olur Bakanım beraber hareket edelim’ diyen Allah’ın kulu çıkmadı. Konuşmaya gelince hepsi konuşuyorlar ama iş yapmaya gelince bir tane bile Allah’ın kulu çıkmıyor.”
Bu ülkeyi çok sevdiklerini belirten Özhaseki, “O yüzden sonuna kadar kentsel dönüşümü de inşallah birlikte yapacağız. Zor bir iş ama başaracağız. Dün İzmir’deydim. Aynen şöyle söyledim: ’25 senedir CHP’ye oy veriyorsunuz. Siz bilirsiniz, takdir sizin.’ 25 sene önce kentsel dönüşüme başlamış olsalardı bugün İzmir’in neredeyse tamamını değiştirmiş olurlardı. Yarısını değiştirseler o da kardı. Dörtte birini yapsalar o da kardı ama hiç yok.” diye konuştu.
“Ne söylediysek, ne söz vermişsek yerine getiririz”
Özhaseki, Balıkesir’in Bandırma ve Erdek ilçelerinde arıtma tesisini tamamlayıp açılışını yaptıklarını anımsatarak, şöyle devam etti:
“Şimdi de 3’ü daha programda. Onların finansal ayaklarını bulmaya çalışıyoruz. Bir taraftan Güre’de, Edremit’te, Balıkesir merkezde yeni ileri biyolojik arıtma tesislerini kurmak durumundayız. Çünkü Balıkesir’in birçok ilçesinin yaz nüfusu ile kış nüfusu arasında dağlar kadar fark var. Belki kış nüfusuna göre hesaplanmış yapılan arıtma tesisleri artık günümüzde yaz nüfusuna hitap etmiyor. Yazın gelen insanlar rahatsız oluyorlar. ‘Efendim ne yapalım? Yazdan yaza gelenler de onu çeksin’ derseniz turizmi kaybedersiniz. Bunu da diyemeyiz. Bunu demek doğru bir söz değil. Elbette merkeze de hitap edeceğiz, Balıkesir’in insanlarına da hitap edeceğiz ama en azından turizmden istifade ettiğimiz gelen misafirlerimizin de kötü bir ortamda karşılaşmaması için bu işleri yapmak durumundayız.”
Balıkesir’e bakanlık olarak şimdiye kadar 59 milyar liradan fazla yatırım yaptıklarını vurgulayan Özhaseki, 10 milyar lira civarındaki yatırımın da devam ettiği bilgisini paylaştı.
Özhaseki, TOKİ’nin Balıkesir’de 9 binden fazla konut yaptığını, 4 binin üzerinde konutun inşasının sürdüğünü ifade ederek, şunları dile getirdi:
“10 Millet Bahçesi projemiz vardı, 5’inin açılışını yaptık, 2’si şu anda bitti. Diğerlerinin kimisi yapım safhasında, kimisi proje safhasında. Bizler çalışıyoruz, bizler gayret ediyoruz. Bizim işimiz hizmet. Biz hizmet belediyeciliğini önemsedik ve ilk çıktığımız andan itibaren Sayın Cumhurbaşkanı’mızın da belediye başkanlığı adaylığından başlayarak bugüne kadar hep hizmet tarafında olduk. Biz başka partiler gibi seçimden önce gelip bol bol vadedip, kurusıkı atıp, aklınıza ne geliyorsa esip yağıp, ‘Emeklilere de şu kadar, EYT’lilerin sorununu da biz çözeceğiz, şu kadar bin kilometre metro yapacağız’ falan dedikten sonra ellerine mühür verilince kaybolan, temel atmama törenleri yapanlardan değiliz çok şükür. Ne söylediysek, ne söz vermişsek yerine getiririz. Bunları da Allah’ın izniyle yaparız.”
Bakan Özhaseki, Balıkesir’deki Simav Çayı’nı da balık tutulur hale getirmek için ellerinden geleni yapacağını sözlerine ekledi.
Ziyarette Özhaseki’ye, bazı milletvekillerinin yanı sıra AK Parti İl Başkanı Mehmet Aydemir, MHP İl Başkanı Niyazi Tunç ve partililer eşlik etti.
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, bir dizi açılış için geldiği Balıkesir’de, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret etti. Gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Özhaseki, “Bugün Balıkesir’deydik, gördüklerimiz bizi sevindirdi. Önce Ülkü yolu açılışını yaptık. Sadece yol asfaltlama değil, trafiği de rahatlatacak bu yol ile günümüze başladık. Merkezde Zağnospaşa Meydanı’nı inceledik. Türkiye’de son dönemde yapılan, insanların nefes alabileceği mükemmel bir düzenleme olmuş. Merkezde ayrıca subay ve astsubay merkezlerini alarak müze yapma projesi de taktire şayan. Mini10 projesi ve meslek kurslarını inceledik. Balıkesir halkı adına sevindirici projelerdi. Yücel Başkanımızın ilk dönemi idi. Şimdi ustalık dönemine başlıyor. Ustalık döneminde kat be kat fazlasını yapar diye düşünüyorum. Bakanlık olarak epeyce çalışma var bu bölgede. Bakanlığımızı ilgilendiren 2 konu var. Birisi kentsel dönüşüm meselesi. Bilim adamlarının ifadesi Adalar segmentinde olabilecek bir deprem. Bu deprem İstanbul’u vuracak ama çevresindeki illeri de ilgilendiriyor. Deprem riskine karşı yapılması gereken şey kentsel dönüşüm. Şehirlerimiz kadim, binlerce yıllık. Konutlarımız 30-40 yıllık. Eski statüye göre yapılmış olan evlerimizin çok da dayanıklı olduğunu söyleyemeyiz. 2000’den sonra yapılmış olanlar, doğru yapılmış ise, zemin etütleri doğru yapılmış ise, sıkıntı gözükmüyor. Öncesine ait olanların bir çoğunda sıkıntı gözüküyor, kesin. Bakanlık olarak kentsel dönüşüm ile 20 bin civarında konutu değiştirip, dönüştürdük. Önümüzdeki dönemde ekiplerimiz ile beraber geleceğiz, tespit edilen mahallelerde kentsel dönüşümü en hızlı biçimde yapacağız. Kentsel dönüşümü yapacak bir grup varsa, Türkiye’yi dirençli hale getirecek, konutlarımızı sağlıklı bir hale getirecek bir parti varsa o da AK Parti arkadaşlar. Onun dışında bir parti yok. Keşke olsaydı. Ana muhalefet genelde şöyle söylüyor. ‘Biz kentsel dönüşüme karşı değiliz, rantsal dönüşüme karşıyız’ Ben de diyorum ki ‘Bir tane yapın da göreyim. Devletin imkanları size amade’. Konuşmaya gelince hepsi konuşuyorlar. Sonuna kadar kentsel dönüşümü birlikte yapacağız. Zor iş ama başaracağız” dedi.
Bakan Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü: “Diğer konu, burada 2 arıtma tesisi açılışını yaptık. Güre’de, Edremit’te, Balıkesir merkezde yeni arıtmaları kurmak durumundayız. Balıkesir’in bir çok ilçesinin yaz ve kış nüfusu arasında dağlar kadar fark var. ‘Efendim yazdan yaza gelenler de onu çeksinler’ derseniz turizmi kaybederiz. Biz projeleri hazırlayıp, finansı temin ettikten sonra çalışmalara başlayacağız. 59 milyar TL’den fazla Balıkesir’e yatırım yaptık. Kentsel dönüşümde 20 binden fazlasını değiştirdik, 900ü devam ediyor. TOKİ olarak 9 binden fazla konut yaptık, 4 binden fazlası devam ediyor. Bizler gayret ediyoruz, bizim işimiz hizmet. İlk çıktığımız andan itibaren bugüne kadar hep hizmet tarafında olduk”.
Konuşmasının son kısmında Simav Çayı ile ilgili de konuşan Bakan Özhaseki, Simav Çayı’nı balık tutulur hale getireceklerini açıkladı. – BALIKESİR
]]>Özhaseki, Çamlık Millet Bahçesi’ndeki Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (BALMEK) binasının açılışında yaptığı konuşmada, Balıkesir’de güzel belediyecilik örneklerini gördüklerini söyledi.
Her işin bir dönüm noktasının olduğunu ve tarihte bunların kolay kolay unutulmadığını belirten Özhaseki, “Mesela 1946 yılı çok partili sisteme geçiştir. İnsanların hür iradelerini ortaya koyduğu, kendi idarecilerini seçtiği bir tarihtir ve siyasal tarihimizde hiç unutulmaz. 1994 yılı da belediyecilik için bir dönüm noktasıdır. Sayın Cumhurbaşkanı’mız İstanbul’da, naçizane ben de Kayseri’de, birçok arkadaşımız değişik Anadolu vilayetlerinde o tarihte bizler aday olduk.” ifadesini kullandı.
Özhaseki, Türkiye’de 1994’e kadar özellikle sol belediyelerin ideolojik, takıntılı, saplantılı belediyeciliğine şahit olduklarını dile getirdi.
O dönem söz konusu belediyelerin yapılarına değinen Özhaseki, şöyle devam etti:
“İçerileri adeta bir militan yuvasıydı. Eylemden eyleme koşarlardı. Onlarca şahitliğimiz var. Nihayetinde ben de Cumhuriyet Halk Partililerin olduğu bir dönemden gelerek, 3 dönem onlar yapmıştı, onlardan belediyeyi teslim aldım. Karşımıza ilk gelenler alacaklı haciz memurlarıydı. Şehir ikiye bölünmüştü, mafyalar bölüşmüştü. İhalelere onlar girerdi. Kurtarılmış mahalleler vardı.”
“Biz sözümüzün eriyiz”
Bakan Özhaseki, o yıllarda kimseyi ayırmadan hizmet etmek için belediye başkanı adayı olduklarını bildirdi. Kimseyi ayırt etmeden belediyecilik hizmetlerini yerine getirdiklerini vurgulayan Özhaseki, şunları anlattı:
“Başta Sayın Cumhurbaşkanı’mız İstanbul’da ve bizler dedik ki ‘Bizler hizmet edeceğiz. Kimseyi ayırmayacağız. Gece gündüz demeden çalışacağız. Kimsenin ırkına, mezhebine, meşrebine asla bakmayacağız. Kimsenin partisini sorgulamayacağız. Biz deli gibi çalışacağız ve hizmet edeceğiz.’ Sözümüzle durduk. Her tarafta çalıştık. Bunun içindir ki yıllardır insanlar bize teveccüh ediyorlar. Bize oy veriyorlar. Kimse bizim boyumuza bosumuza, kara kaşımıza, kara gözümüze hayran falan değil. Bizden daha uzun boylular da var. Daha yakışıklı insanlar da var. Daha zengin insanlar da var ama biz sözümüzün eriyiz. Çok şükür ne dersek yapıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’mız başımızda, onun yol arkadaşları olarak bizler de 22 yıldır hem genel idarede hem de yerel yönetimlerde Allah’a şükür ne söz vermişsek yaptık.”
Özhaseki, hizmet belediyeciliği kavramını ön plana çıkararak hizmet ettiklerini belirtti.
Şehirlerin altyapısını, üstyapısını baştan sona imar ve ihya ettiklerini kaydeden Özhaseki, “İktidar olduktan sonra ‘marka şehirler’ dedik, şehirlerin eli yüzü açığa çıkmaya başladı. Devasa projelerle, iktidardan da güç alarak sırtımızı yaslayarak bütün millete hizmet ettik. Sonra Sayın Cumhurbaşkanı’mız ‘gönül belediyeciliği’ dedi. En güzel örneğini Yücel Başkan yapıyor zaten, söylememe gerek yok. O herkesin gönlünü alıyor, ihtiyarların elini öpüyor, küçüklerin gözlerinden öpüyor, gece gündüz çalışıyor. Allah razı olsun. Emin olun Türkiye’nin hiç görmediği belediyeciliği bizler yaptık.”
“Biz gerçek belediyecilik yapıyoruz”
Sanat ve meslek kurslarının da AK Parti belediyeleri döneminde başladığını hatırlatan Özhaseki, her dönemde belediyeciliğe yeni işler ekleyerek devam ettiklerini aktardı.
Bu süreçte kendilerini zorlayan bir rakibin de olmadığını vurgulayan Özhaseki, sözlerini şöyle tamamladı:
“Biz kendi kendimize o dönemde ne lazımsa onu yaparak geldik. Günümüzde bir başka belediyecilik başladı. Ankara’da, İstanbul’da bunu görüyoruz. Hiçbir şey yapmadan yapıyormuş gibi gösterme sanatı. Bu da gerçekten illüzyon isteyen bir iş. Ajanslara milyonlar vereceksiniz, sonra dönüp diyeceksiniz ki; ‘Beni parlatın. Beni çok çalışıyor gibi gösterin. Ben tatil yapacağım, gezeceğim ama siz beni deli gibi iş hastası gösterin. Beni başarılı gösterin.’ Sosyal medyadaki tuttuğunuz fenomenlerin sahte hesaplarıyla binlerce insan sizi TT yapacak. Siz çalışmayacaksınız ama iş yapmayacaksınız. Fakat sosyal medyada sizi iş yapıyor gibi gösterecekler. Buna algı operasyonu diyorlar. Son dönemde de böyle bir moda çıktı. Biz bunlardan anlamıyoruz. Biz oraya milyonlar da veremeyiz. Çünkü o para milletin parası. Kendi ceplerinden vermiyorlar. Bunun bir hesabı var. Yarın bir gün biri sizden sorar bunu. Biz gerçek belediyecilik yapıyoruz. İşte şimdi yaptığımız gibi. İnşallah bundan sonra da böyle yapmaya devam edeceğiz.”
Açılışa, Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, milletvekilleri, Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Mehmet Aydemir, kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı.
Programdan önce Bakan Özhaseki ve protokol üyeleri tarafından Minia Balıkesir’in açılışı yapıldı. Protokol üyeleri, açılışın ardından Balıkesir’in öne çıkan yapılarının minyatürlerini gezdi.
]]>Edremit ilçe merkezi ile sahil arasında Büyükşehir Belediyesince inşa edilen Ülkü Yolu’nun açılış törenine ilk olarak AK Parti Edremit Belediye Başkan Adayı Muhammet Yılmaz bir konuşma yaptı. Daha sonra Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz yapılan çalıma hakkına bilgi verdi. Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu da selamlama konuşması yaptı. Son olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki de konuşma yaptı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki törende yaptığı konuşmada, Kahramanmaraş merkezli “asrın felaketi”nden sonra bölgedeki çalışmaları anlatarak, “Üzüntüyle şunu da söyleyeyim, nüfusu milyonlarca olan ve havasından geçilmeyen her gün televizyonlarda algı operasyonları çeken belediye başkanları da o bölgelere özel jetlerle geldiler. Arabalarının içi uçaklarının içi tamamıyla televizyoncu ve sosyal medya ekibiyle doluydu. İndiler, bir kişinin yanına geldiler. Hatır soruyor gibi davrandılar, selfieler çektiler, bırakıp gittiler. Bunlara da şahidiz. Bunlar da deprem turistleriydi” dedi.
İyi işler yapıldığında milletin bunu gördüğünü ifade eden Bakan Özhaseki, “Elinde envaiçeşit imkanları olduğu halde sadece artistlik yapmak için gelenleri de Allah’a havale ediyoruz. Yapacak başka bir şey yok” diye konuştu.
Bazı konuların siyaset üstü olduğunu ifade eden Özhaseki, “Birisi deprem meselesidir mesela. Birisi bu çevre meselesidir, hizmet meselesidir. Eğer insanların orada menfaati varsa iyiliği varsa orada asla siyaset yapılmaz. Deprem olduğunda Yücel Bey de Allah razı olsun, biz bölge tarif ettik gitti, aylarca çalıştı. Hatay Büyükşehir Belediyesi, Cumhuriyet Halk Partisi’nde ama baktık ki en büyük hasarı orada. Bizim AK Parti olarak en güçlü belediyelerimiz Konya, Kocaeli, Bursa, Denizli ve 100 kadar belediyemizin hepsini oraya gönderdik. Burada Cumhuriyet Halk Partisi Belediyesi var diyebilir miyiz? Asla söyleyemeyiz. Orada bizim insanımız var. Orada bizim canımız var. Orada bizim yardıma muhtaç kardeşlerimiz var” dedi.
Yolun medeniyet olduğunun altını çizen Bakan Özhaseki, “Değerli kardeşlerim, yol önemli. Çünkü yol medeniyettir. Yol kalkınmanın birinci unsurudur. Yol vasıtasıyla insanlar evlerine ulaştığı gibi ticaret de yaparlar. Sanayiciler derdine çözüm bulur, turizm de gelişir. Yol olmayan yerde turizmde gelişmez, o yüzdendir ki Türkiye’nin birçok yerinde gerçekten çok uzun mesafeli yollar yaptık. 6 bin kilometre civarında bölünmüş yol varken bu memlekette şu anda 30 bin kilometreyi geçti. Tüneller yaptık, köprüler yaptık, hepsine siz de şahitsiniz zaten. İzmir’e giden otobanın buradan geçtiğini de biliyorsunuz. O kadar çok çalışıldı ki hamdolsun yol açısından Türkiye altyapısını tamamladı da diyebiliriz. Bundan sonra da yapılmaya devam edecek. O yüzden buradaki yapılan yolun da kıymetini takdir ediyoruz. Değerli başkanımızı tebrik ediyoruz ki bu şekilde bir ıslah çalışması ile yaptığı için çok güzel bir hava verdiği için. Çünkü burası turizm beldesi sadece bir yolu dümdüz yapmak yetmez” ifadelerini kullandı.
Deprem bölgesinde binden fazla şantiye olduğunu aktaran Özhaseki, “Bakanlık olarak adeta bir ordu gibi çalışıyoruz. Tam 4 bin 333 köyümüzde ev yapıyoruz. Kiminde 50 tane yıkılmış, kiminde 30 tane, kiminde 150 tane, 200 tane hepsini yapıyoruz. 110 bin kişilik bir orduyla çalışıyoruz, binden fazla orada şu anda şantiyemiz var” dedi.
Herkese kapısının açık olduğunu ifade eden Bakan Özhaseki, “Ben bunu çok görüyorum. Hatay’a o kadar yatırım yapıyorum, 2 tane Cumhuriyet Halk Partili belediye gelip de ‘Sayın Bakanım şu işimizi yapalım’ demiyor. Hiçbir şey demeden çalışıyoruz. Onların yapacağı işleri de yapıyoruz, emin olun. Ama böyle yürümez bu işler. Ben diyorum ki Türkiye bir deprem ülkesi kentsel dönüşüm esas hangi partili olursanız olun a, b, c, d, e ne olursanız olun gelin kapı sonuna kadar açık size. Sonuna kadar beraber olalım, hizmet edelim ama gelmiyorlar. Ne yapalım? Allah onların da iyiliğini versin diyoruz. Başka da yapacak bir şey yok” şeklinde konuştu.
Dua edilmesinin ardından kurdele kesilerek yolun açılışının yapılmasıyla tören sona erdi. Törene, Vali İsmail Ustaoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, bazı milletvekilleri, kurum müdürleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Ülkü Yolu ve çevre düzenlemesinde 6 bin 500 metre sıcak asfalt, 5 bin 400 metre bisiklet ve yaya yolu yapıldı. 6 kilometrelik yol güzergahında modern ışıklandırmalar ve peyzaj çalışmaları gerçekleştirildi. Ayrıca yolun yanında bulunan Edremit Çayı’nda da modern teknikler ile doğaya uyumlu bir ıslah çalışması yapıldı. – BALIKESİR
]]>Özhaseki, Balıkesir’in Edremit ilçe merkezi ile sahil arasında Büyükşehir Belediyesince inşa edilen Ülkü Yolu’nun açılışında yaptığı konuşmada, Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz ve ekibini çalışmaları nedeniyle tebrik etti.
Bölgede arıtma tesisi sorunu olduğunu belirten Özhaseki, şöyle konuştu:
“Normalde nüfusumuz 90 bin, 100 bin ama yaz olunca birkaç misli artıyor. Ben de defalarca buraya eşimle, çocuklarla gelmiş birisiyim. Arıtma tesissiz bir bölüm olur mu? Nihayetinde dışarıya attığımız kirli suları, teknoloji öyle gelişti ki ‘ileri biyolojik arıtma’ diye tarif ediliyor, arıtıyorsunuz belli bir süreçten geçirerek, sonra tabiata veriyorsunuz. Tabiat o suyu alıyor, yine etrafı yeşillendirmeye devam ediyor. Bunun yapılması gerekirken önce bir arazi mevzusu. Biz de takip ettik onu. Ne hikmettir bilmiyorum, buradaki arkadaşlarımız izin vermediler. Hayretler içerisinde izliyoruz.”
“Eseri olmayanın yerinde yeller eser”
Bazı konuların siyaset üstü olduğunu dile getiren Özhaseki, bunlardan bazılarının deprem, çevre, hizmet olduğuna dikkati çekti.
İnsanların menfaati, iyiliği söz konusuysa bunun siyaset dışı olması gerektiğini dile getiren Özhaseki, şunları kaydetti:
“Deprem olduğunda Yücel Bey’e de Allah razı olsun, biz bölgeyi tarif ettik, gitti aylarca çalıştı. Hatay Büyükşehir Belediyesi, Cumhuriyet Halk Partisinde ama baktık ki en büyük hasar orada. Bizim AK Parti olarak en güçlü belediyelerimiz Konya, Kocaeli, Bursa, Denizli ve 100 kadar belediyemizin hepsini oraya gönderdik. ‘Burada Cumhuriyet Halk Partisi belediyesi var.’ diyebilir miyiz? Asla söyleyemeyiz. Orada bizim insanımız var, orada bizim canımız var, orada bizim yardıma muhtaç kardeşlerimiz var ve belediye başkanlarımız aylarca çalıştılar orada. Gelmediler, memleketlerine gitmediler. Saçları sakalları birbirine karışmış, gayret ettiler orada. Şimdi altyapı yapılacak, bir kredi temin ettim ben. En büyük payı yine Hatay’a ayırdık. ‘Hatay’da şu parti var.’ diyebilir miyiz? Asla diyemeyiz. Bizim amacımız hizmet. İnsan odur ki bıraka bir eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser. Biz hizmet siyaseti güdüyoruz, gerek genelde gerekse yerelde.”
Yolların önemini vurgulayan Özhaseki, yolun medeniyet, kalkınmanın birinci unsuru olduğunu belirtti.
Yol vasıtasıyla insanların evlerine ulaşmasının yanında ticaret de yaptığını anlatan Özhaseki, şöyle devam etti:
“Sanayici de derdine çözüm bulur. Turizm de gelişir. Yol olmayan yerde turizm de gelişmez. O yüzdendir ki Türkiye’nin birçok yerinde gerçekten çok uzun mesafeli yollar yaptık. 6 bin kilometre civarında bölünmüş yol varken bu memlekette, şu anda 30 bin kilometreyi geçti. Tüneller yaptık, köprüler yaptık, hepsine sizler şahitsiniz zaten. İzmir’e giden otobanın buradan geçtiğini de biliyorsunuz. O kadar çok çalışıldı ki hamdolsun ‘Yol açısından Türkiye altyapısını tamamladı.’ da diyebiliriz. Bundan sonra da yapılmaya devam edecek. O yüzden buradaki yapılan yolun da kıymetini takdir ediyoruz. Değerli Başkan’ımızı tebrik ediyoruz ki bu şekilde bir iştahla yaptığı için, çok güzel bir hava verdiği için. Çünkü burası turizm beldesi, sadece bir yolu dümdüz yapmak yetmez. Etrafındaki bisiklet yollarıyla çok da güzel bir görüntü oluşmuş.”
“Deprem turistleri”
Özhaseki, AK Parti hükümetleri dönemine kadar Balıkesir’de 76 kilometre olan bölünmüş yolun, şu anda 700 kilometreyi geçtiğini söyledi.
Bakanlık olarak Balıkesir’e ayrıca önem verdiklerini vurgulayan Özhaseki, “Şu ana kadar 59 milyar lira civarında sadece bizim Bakanlığımız harcadı Balıkesir’e. 20 milyardan fazla da yatırımımız devam ediyor. TOKİ konutlarımız da devam ediyor burada. Yine de yapmaya devam edeceğiz bunları. Zaten nihayetinde sizlerin verdiği vergileri bir yerde tutup, doğru şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Onun neticesinde de hizmet dönüyor. Ben şuna inanıyorum, siz iyi niyetliyseniz, çalışıyorsanız, gayret ediyorsanız, emin olun Cenabıallah sizin elinizden tutuyor. Gören gözünüz oluyor, yürüyen ayağınız oluyor. İşte Türkiye buna örnek, işte Balıkesir buna örnek.” ifadelerini kullandı.
Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli “asrın felaketi”nin asrın dayanışmasına dönüştüğünü dile getirdi.
Bölgede çalışmaların sürdüğünü anlatan Özhaseki, “Tam 4 bin 133 köyümüzde ev yapıyoruz. Kiminde 50 tane yıkılmış, kiminde 30 tane, kiminde 150 tane, 200 tane, hepsini yapıyoruz. 110 bin kişilik bir orduyla çalışıyoruz. Orada şu anda 1000’den fazla şantiyemiz var.” diye konuştu.
Kendilerinin bölgede çalıştığını ifade eden Özhaseki, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Üzüntüyle şunu da söyleyeyim, nüfusu milyonlarca olan ve havasından geçilmeyen, her gün televizyonlarda algı operasyonları çeken belediye başkanları da o bölgelere özel jetlerle geldiler. Arabalarının içi, uçakların içi tamamıyla televizyoncu ve sosyal medya ekibiyle doluydu. İndiler, bir kişinin yanına geldiler. Hatır soruyor gibi davrandılar, selfieler çektiler, bırakıp gittiler. Bunlara da şahidiz. Bunlar da deprem turistleriydi. Biz inanıyoruz ki iyi iş yaptığınızda millet görür. Hizmet ettiğinizde bu millet görür ve karşılığını verir ama görmese bile Cenabıallah hepsini görür ve bir gün hesap sorar. Elinde envaiçeşit imkanları olduğu halde sadece artistlik yapmak için gelenleri de Allah’a havale ediyoruz. Yapacak başka bir şey yok. Bizler çalışıyoruz, gayret ediyoruz. Endişeniz olmasın Allah’ın izniyle.
Balıkesir’e senelerdir gelip gideriz. Elimde yetki olduğu ilk andan itibaren de ne kadar imkanım varsa hepsini seferber ettim. Bundan sonra da etmeye hazırım. Yeter ki sizler yetki verin. Yeter ki sizler ‘Devam edin.’ deyin. Bizler inşallah bunu yaparız. Buradaki arıtma tesislerini de yaparız, yeni yollar da yaparız. Balıkesir’in ihtiyacı neyse, sempatik başkanımız, çalışan başkanımız ne diyorsa emri başımızın üstüne. Onu size emanet ediyorum.”
Dua edilmesinin ardından kurdele kesilerek yolun açılışının yapılmasıyla sona eren törene, Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, bazı milletvekilleri, kurum müdürleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
]]>Özhaseki, Gaziemir ilçesindeki Şehit Piyade Er Mehmet Şanlı Parkı’nda vatandaşlara hitabında, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu, şehirleri, mahalleleri, sokakları depreme dirençli hale getirmek için çırpındıklarını belirtti.
En son 6 Şubat’ta 18 ilin depremlerden etkilendiğini ve buradaki depremzedelere ara ara evlerini teslim ettiklerini vurgulayan Özhaseki, “Onlarla oturup sohbet ettiğimizde öyle bir hikaye anlatıyorlar ki yeminle söylüyorum, hepimiz ağlıyoruz. Ev sahibi de ağlıyor, biz de ağlıyoruz.” dedi.
Birçok yerde konut stokunun çok eski olduğunu ve depreme dayanıksız olduğunu ifade eden Özhaseki, bunların bir an önce yenilenmesi gerektiğini dile getirdi.
Özhaseki, İzmir’de gördüğü en büyük eksikliklerden birinin kentsel dönüşüm olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:
“25 senedir bu arkadaşlar burada iktidardalar. ya bir ucundan tutmuş olsalardı emin olun şimdi en az İzmir’in yarısını değiştirmiştik. Ben Ankara’da çırpınıyorum. Buradaki arkadaşlar gayret bile etmiyorlar. Hiç uğraşmıyorlar bile. Bu işlerin formülü var mı? Var. Devlet kocaman bir bütçe ayırıyor bu iş için. Kanunlar çıkarılıyor, bir sürü insan buna gayret ediyor. Ne olur bir ucundan tutun. Bunu yapan arkadaşlarımız da çok. İstanbul’a gidin kentsel dönüşüm yapan yerlere bakın hep AK Partililer. Yapmayan yerlere, en eski yerlere bakın bir de onlar. Ne yazık ki yapmıyorlar.”
“Ne olur gelin kentsel dönüşüm yapalım”
Kentsel dönüşümün formülleri olduğunu ve İstanbul için “Yarısı Bizden” kampanyasını açıkladıklarını hatırlatan Özhaseki, İzmir’de de evini kendisi dönüştürmek isteyenlere 180 ay vadeli faiz oranı yıllık yüzde 8 bazında bir kredi vereceklerini aktardı.
Bakan Özhaseki, şunları kaydetti:
“Bakın biz hazırız. Para da vereceğiz, arazi de vereceğiz. Kiracıların kira parasını da vereceğiz. Hiç sıkıntı yok. Birisi vatandaş, sizler hazırsınız ama arada belediye olması lazım. Belediye gelecek en çöküntü alan yeri hesaplayacak. Diyecek ki ‘şuradan başlatalım’ sonra bizimle vatandaşın arasında aracı olacak. Biz her türlü imkanımızı seferber edeceğiz ve orada kentsel dönüşüm başlayacak. Yapmamız gereken bu. Fakat İzmir’de ne yazık ki daha şu ana kadar bakın daha önce senelerce bakanlık yaptım. Şimdi de 8 aydır bakanım. Bir tek Allah’ın kulu aramadı bizi. ya biz düşman değiliz kardeşim. Ne olur gelin kentsel dönüşüm yapalım. İzmir’imiz riskli şu anda. Bizdeki kayıtlara göre hareketli olan tam 21 fay hattı var. Ne zaman, nereleri yıkıp götürecek? Bilmiyoruz ki ama her birisi her an hareketlenebilir. Fakat arkadaşlarımız ne yazık ki kentsel dönüşüm tarafında zerre miktar dahi adım atmıyorlar.”
Özhaseki, Kayseri’de belediye başkanlığı döneminde 50’den fazla gecekondu mahallesini dönüştürüp, vatandaşları ev sahibi yaptığını anımsatarak, “Bakın açık senet. Türkiye’nin herhangi bir yerinde A partili, B partili, C partili kentsel dönüşüm yapmak istiyorsa, Türkiye’deki deprem riskinden dolayı konutlarınızı dirençli hale getirmek istiyorsa, yeminle söylüyorum kapı sonuna kadar açık. Elimde ne imkan varsa hepsi için kullanacağım söz veriyorum.” diye konuştu.
]]>İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen “Müteahhitler, Yapı Denetim Kuruluşları ve Mimarlarla Sektör Buluşması”nda konuşan Özhaseki, şehrin geleceğinin yerel yöneticilerinin ufuklarıyla doğru orantılı olduğunu söyledi.
Özhaseki, 1950’lerden itibaren başlayan göç dalgasıyla büyük şehirlerin etrafının tamamen dolduğunu ifade ederek, 2000’li yılların başına gelindiğinde sağlıksız yapılar ve kimliksiz binalarla karşı karşıya kalındığını kaydetti.
Küresel iklim değişikliğinin korkutan bir boyuta gittiğini dile getiren Özhaseki, “‘Son 100 yıl içerisinde Dünyanın ısısı 1,1 derece arttı’ diyorlar. ‘1 dereceden ne olur’ demeyelim, vücudumuzda 1-2 derece ateşin arttığını düşünün. Akdeniz Havzası ise 1,5 derece artmış. 2 dereceye çıktığında gıda krizi, kuraklık ve göçler başlıyor. Sonra savaşlar, belalar ardı ardına gelir.” ifadesini kullandı.
Bakanlık olarak “6 Şubat depremlerinin hasarlarının giderilmesi” ve “şehirleri dirençli hale getirme” konu başlıklarına öncelik verdiklerini belirten Özhaseki, şunları paylaştı:
“Türkiye, bir deprem ülkesi. Hiç tartışmayalım. Şu anda bile hareketli. Her an nerede kırılacağı belli olmayan 500’e yakın fay hattı var. Bilim adamları diyor ki, ‘Himalayalar’dan başlayarak Alpler’e doğru giden çizgi üzerinde en riskli 5 ülke var. Birisi de Türkiye. Son 100 yılda gerek denizlerimizde gerek karamızda meydana gelen 6 ve üzeri şiddette yıkıcı diye tarif ettiğimiz deprem sayısı 231. Neredeyse her sene 2-3 tane yıkıcı deprem oluyor. Ana karamızda meydana gelen deprem sayısı ise 60’ın üzerinde. Bir iş yapacaksak bu gerçekliği bilmemiz lazım. Çözümü kentsel dönüşüm ve en doğru şekilde yapmalıyız.”
-“Her ay 15-20 bin konutu teslim etmeye devam edeceğiz”
Bakan Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından 307 bin konutun inşaatına başladıklarını belirterek, “Bir sene içinde 75 bin konutu teslim ediyoruz. Mayıs ayıyla birlikte de her ay 15-20 bin konutu teslim etmeye devam edeceğiz Böyle büyük bir çalışma içerisindeyiz. Bazen de sesler geliyor dışarıdan. ‘Nerede konut yapmışlar, kime veriyorlar, yüzde yüz AKP’lilere veriyorlar’. Koca koca ana muhalefetin lideri söylüyor, başka genel başkanlar söylüyor, ne diyebilirim ki?” diye konuştu.
İzmir’deki kentsel dönüşüm çalışmalarının devam ettiğini ancak yeterli olmadığını anlatan Özhaseki, kentsel dönüşümde bakanlık, yerel yönetim ve vatandaş kararlarının önemli olduğunu dile getirdi.
Özhaseki, muhalefetin “kentsel dönüşüme değil rantsal dönüşüme karşı olduklarını” söyleyerek kenara sıyrıldığını vurgulayarak, “Eğer onlar kentsel dönüşümü İstanbul gibi bir ilimizde, İzmir gibi çok riskli ilimizde gece gündüz demeden çalışarak ön plana getirmiyorlarsa, bu konuda üstlerine düşeni yapmıyorlarsa, büyük bir vebal altındalar.” sözlerini sarf etti.
Cumhur İttifakı’nın İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ ve Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı’ya destek isteyen Özhaseki, onların yanlarında olacağını, elindeki imkanları sonuna kadar kullanacağını söyledi.
Mehmet Özhaseki, insanların yaşam tercihlerinin kendilerini ilgilendirmediğini belirterek, bu ülkenin birliği, dirliği ile ilgilendiklerini sözlerine ekledi.
AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ da kentsel dönüşümün, Türkiye’nin ana meselelerinden biri olduğunu, dirençli toplum geliştirmenin herkesin vazifesi olduğunu vurguladı.
Dağ, depremlerin derin yaralar açtığını hatırlatarak, seçilmesi halinde ilk etapta yapacakları işin depreme dair riskleri minimize etmek olduğunu aktardı.
Programa, İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti milletvekilleri Alpay Özalan, Mahmut Atilla Kaya, Eyyüp Kadir İnan, MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, AK Parti Konak Belediye Başkan adayı Ceyda Bölünmez Çankırı ve MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin de katıldı.
]]>Bakan Özhaseki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Elazığ’da Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen miting öncesi yaptığı konuşmada, 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremleri anımsatarak, binlerce insanın yaşamını yitirdiğini, binlerce binanın yıkıldığını belirtti.
“Manevi hasarı mı soruyorsunuz? Onu ölçecek bir alet daha icat olmadı. Evini teslim ettiğimiz kardeşlerimizin evine misafir olduğumuzda onlara, ‘Nasılsınız, iyi misiniz?’ diye hatır sorduğumuzda, kaybettiklerini anmaya başlıyor ve hep birlikte ağlamaya başlıyoruz. Kimi evini teslim edeceğimiz kardeşim de diyor ki ‘Bana şu mezarlığın karşısından verin, her gün çocuklarımı ziyaret etmek istiyorum.’ Böyle bir acı. Allah bir daha yaşatmasın, ölenlerimize rahmet etsin, kalanlara, sizlere de uzun ömürler versin.” ifadelerini kullanan Özhaseki, devlet olarak ilk andan itibaren çalışmalara başlandığını belirtti.
Cumhurbaşkanının liderliğinde bakanların, valililerin, kaymakamların, tüm birimlerin deprem bölgelerine görevlendirildiğini anlatan Özhaseki, milletin de depremzedeler için seferber olduğunu aktardı.
Özhaseki, şöyle devam etti:
“Evet bizler ayaktaydık, olaya vakıf olduk, çalıştık, hizmet ettik ama bir de deprem turistleri vardı. Nüfusu milyonları bulan şehirlerin belediye başkanları özel jetlerle bu bölgelere geldiler, yanlarında 10, 20 medya mensubu, kameralar, sosyal medyacılar, poz verdiler, resim verdiler bırakıp gittiler. Allah onların da iyiliklerini versin ne diyebiliriz ki?”
“Herkes hakkını alıncaya kadar buralarda olacağız”
O günden bugüne çalışmaları sürdürdüklerini belirten Özhaseki, tamamlanan evlerin, hak sahiplerine peyderpey teslim edildiğini söyledi.
Özhaseki, şunları kaydetti:
“AFAD bize diyor ki ‘Bir an önce 400 bin ev yapıp hak sahiplerine vermeliyiz. 307 bine başladık zaten, bu ayın sonuna kadar 75 bin evinizi teslim ediyoruz. Çok kısa süre içerisinde herkesin hakkını vereceğiz. Kura çekimindeki kardeşlerimize diyorum ki hiç endişelenmeyin, ‘Bu sefer bana çıkmadı.’ diye üzülmeyin, bir ay sonrasında çıkar, olmazsa iki ay sonrasında çıkar ama şuna emin olun herkes hakkını alıncaya kadar buralarda olacağız. Sizler ‘Hakkımız size helal olsun deyinceye kadar buralarda olacağız, sonuna kadar çalışacağız, evleri teslim edeceğiz, hiç endişeniz olmasın. Sayın Cumhurbaşkanımız eğer söz vermişse yapar. Biz de onların yol arkadaşı olarak elimizden geleni yapıyoruz. Şimdi köylerimizde çelik evler yapıyoruz. Tam 4 bin 333 köyde hasar var. Hepsinde de işe başladık, yapıyoruz, devam ediyoruz. Şehirlerimizin merkezinde çalışıyoruz, yerinde dönüşüm için projelerimizi açıklıyoruz.”
Elazığ’ın altyapısı için de ciddi bir bedel ayırdıklarını dile getiren Özhaseki, belediyeden bir kuruş almadan tüm hasar gören altyapı için çalışma yapacaklarını aktardı.
Özhaseki, Elazığ’da 13 bin civarında hak sahibi olduğunu, şu anda 9 bine yakın konutun inşasının sürdüğünü, evini kendi inşa etmek isteyen hak sahiplerine de nakdi yardımda bulunduklarını bildirdi.
“1000 şantiyemiz var, her birinde gece gündüz çalışıyoruz. Türkiye’ye gelen büyükelçiler diyorlar ki ‘Bu depremin eğer dörtte biri bizde olsaydı, biz bunun altından kalkamazdık.’ Hakikaten Amerika’da, Avrupa’da değişik tufanlar, seller oluyor. Aylar geçiyor, hükümetler gitmiyor oraya. Biz bir sene içerisinde evleri bitirip teslim ediyoruz Allah’a hamdolsun.” diyen Özhaseki, Elazığ’a özel ilgileri olduğunu belirtti.
Özhaseki, seçimde Elazığ Belediye Başkan adayı Şahin Şerifoğulları için destek istedi.
“Binlerce konut yapacağız”
Türkiye’nin bir deprem bölgesi olduğunu dile getiren Özhaseki, bütün belediyelere yapılacak en güzel işin “kentsel dönüşüm” olduğunu söylediğini belirtti.
Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hangi partili olursanız olun kapı açık, söz veriyorum, gelin size yardım edeceğim. Fakat sadece bizim arkadaşlar geliyor, öbür arkadaşlardan ses yok. Öğrenmişler, ‘Efendim biz kentsel dönüşüme karşı değiliz, rantsal dönüşüme karşıyız.’ Rantsal dönüşüm yapan yok, kentsel dönüşüm yapacağız. Hadi bir tane yapın da göreyim. Bir tane bile yapan CHP’li belediye daha görmedim. Zamanında Hatay’a gittim, kentsel dönüşüm yapacağız, mani oldular, gösteriler yaptılar. Koca koca mahallelerde yapacağımız işlere mani oldular. Burada Şahin kardeşime vereceğimiz destekle eksiklerimizi tamamlayacağız, elimizden geleni inşallah yapacağız. İnşallah konteyner kentlerde bekleyen, kirada olan kardeşlerimizin evlerini yapalım, sonra da dışarıda olan kardeşlerimiz için sosyal konut projelerine başlıyoruz. Binlerce konut yapacağız. Bizim buna gücümüz yeter. 22 yıl boyunca Sayın Cumhurbaşkanımız ne söz vermişse hepsi yerine geldi. Ufak tefek sıkıntılarımız var mı, var. Onları çözecek kadro Sayın Cumhurbaşkanımız ve yol arkadaşlarında var.”
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Malatya mitingde söz alarak deprem sonrası Malatya ve deprem bölgesinde yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler verdi. 6 Şubat’ta yaşanan felaketin hemen ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatları ile tüm kurum ve kuruluşların hemen sahada olduğunu ifade eden Özhaseki, kalıcı konut ve işyerlerinin yapımına hemen başladıklarını söyledi.
Bulabildikleri tüm rezerv alanlarında gece gündüz demeden inşaatlara devam ettiklerini belirten Özhaseki, “Bir de deprem turistleri vardı siz biliyorsunuz onların kim olduğunu. Milyonlarca nüfusa hitap eden belediye başkanları buralara özel jetlerle geliyor, yanında sosyal medya ekibi, televizyoncular hep beraber iniyorlar, bir iki yıkıntının başına gidip selfi çekip defolup gidiyorlardı. Ama biz onlardan değiliz. Elhamdülillah ilk gün de buradaydık, ondan sonra da burada olduk. Burada olacağız, herkesin hakkını teslim edene kadar” dedi.
Deprem bölgesinde 400 bine yakın hak sahibi olduğunu ve 307 bin konutun inşaatına başladıklarını da ifade eden Özhaseki, “Herksin hakkını Allah’ın izniyle teslim edeceğiz. Malatya’da yaptıklarımıza siz şahitsiniz. Sadece merkezde de değil Doğanşehir’de Akçadağ’da hasar olan her yerde inşatlarımız sürüyor. Binden fazla şantiyemiz var bakanlık olarak. 4 bin 333 köyde inşaatları yapmaya devam ediyoruz. Merkezde yaptıklarımızı sizler görüyorsunuz. Yeni cami civarında merkez çarşımızda inşaatlar hızla devam ediyor. Yeşilyurt’ta Battalgazi’de binlerce konut yapılıyor. Şu anda toplam 50 bin civarında konut inşaatına devam ediliyor. Yine 10 binden fazla iş yerlerinin inşası devam ediyor. Bunları bir seneye kalmadan hepsini bitirip hak sahiplerine vereceğiz. Bizler böyle gayret ederken birileri de çıkıp ‘Nerede yaptığınız evler, kimlere veriyorsunuz? Diyor. Koca koca genel başkanlar böyle diyor. Görmek istiyorsanız gelin yanınıza düşeceğim şantiye şantiye dolaştıracağım sizi ama hiçbiri gelmiyor. Hiç olmazsa deprem üzerinden siyaset yapmayın, bu kirli dilinizi çekin bu insanların üzerinden” şeklinde konuştu.
“Deprem kültüre ve tarihi dokuya da büyük hasar verdi”
Deprem sürecinde Malatya’nın koordinatör bakanı olarak görev yapan Kültür Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise asrın felaketinin Malatya’daki tarihi ve kültürel dokuya da çok büyük hasar verdiğini söyledi. Hasarları onarmak ve yeniden ihya etmek için çalışmalarının aralıksız sürdüğünü belirten Ersoy, “Malatya arkeoloji müzesi, Beşkonaklar Etnografya müzesi, geleneksel Malatya evinde onarım ve tadilat işlemlerini sürdürüyoruz. Deprem bölgesini yeniden ayağa kaldırmaya çalışıyoruz” ifadelerine yer verdi.
Malatya’da AK Parti’nin büyükşehir adayı Sami Er’e Malatyalıların desteklerinin yoğun olduğunu bildiğini de belirten Ersoy, “Seçimden sonra Malatyalıların teveccühüyle iş başına gelmesiyle Sam Er başkanımızla inşallah omuz omuza çalışarak yatırımlarımızı yapmaya devam edeceğiz” dedi.
Önümüzdeki günlerde başlayacak olan Ramazan ayı ile ilgili de Malatya’da iftar programları düzenleyeceklerini aktaran Ersoy, “Malatya’da da 2 ayrı noktada iftar çadırlarımız olacak. Bu Ramazan boyunca il halk kütüphanesi alanı ve Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde iftar çadırları kuracağız. Her akşam 3 bin 200 kişiyi misafir edeceğiz. İnşallah bayramda da birlikteyiz” diye konuştu. – MALATYA
]]>NİĞDE – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, deprem bölgesindeki konutların dağıtımına devam ettiklerini ifade ederek; “Önümüzdeki aydan itibaren de her ay on bin, on beş bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz” dedi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, bir dizi ziyaret incelemelerde bulunmak üzere Niğde’ye geldi. İlk olarak valiliği ziyaret ederek Vali Cahit Çelik ile görüşen ve şeref defterini imzalayan Özhaseki, ardından Niğde Belediyesi’ni ziyaret etti. Belediye Başkanı Emrah Özdemir’le görüşen Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Niğdeli hak sahipleriyle de bir araya geldi. Özhaseki, belediye ziyaretinde yaptığı açıklamada şunları söyledi;
“Malumunuz bundan bir yıl kadar önce iki tane üst üste depremle karşı karşıya kaldık. 680 bin civarında evimiz, 170 bin iş yeri, depo gibi tek katlı yerler ağır hasar aldı. 14 milyon insan zarar gördü. Maddi zarar 104 milyar dolar olarak hesaplandı. Bu işin tabii ki manevi zararını ölçecek bir alet olmadı. Evlerini teslim ettiğimiz insanların çaylarını içtiğimizde sevinçliler, evlerini teslim almışlar, çok güzel yerlerde oturuyorlar ama biraz sonra sohbet açıldığında kayıplarını söylüyorlar. Allah bir daha göstermesin. Devlet olmanın gereği de o günlerde felaket olarak karşımıza çıkan iş karşısında büyük bir dayanışma göstermek zararları, sıkıntıları giderebilmek. Bütün belediyelerimizi o bölgeye sevk ettik. Çok şükür yaraları sardık. ve o bölgelerde, ilk andaki kurtarma faaliyetlerinden sonra en sert zeminlerde bilim adamlarının görüşleri doğrultusunda inşaatlara başladık” dedi.
“46 bin konutu hak sahiplerine verdik”
Bakan Özhaseki deprem bölgesindeki konutların dağıtımı ile ilgili yaptığı açıklamada ise şuana kadar 46 bin konutu ev sahiplerine teslim ettiklerini ifade ederek; ” Şu anda 307 bin kadar başlayıp devam eden veya başlamak üzere olan konutumuz var. O bölgelerde rastladığımız yabancı misyon şeflerinin hepsi derler ki, ‘Bu depremin 4’te biri bizde olsaydı altından kalkamazdık’. Evet, aynen öyle. Hamdolsun büyük bir çalışma devam ediyor. Geçtiğimiz ay 46 bin konutu hak sahiplerine verdik. Bu ay vereceklerimizle beraber sayı 75 bini bulacak. Önümüzdeki aydan itibaren de her ay 10-15 bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz. Bu konutlar depreme dirençli, güvenilir konutlar. Deprem olduğunda Allah korusun herkesin dışarıya çıkmadan kapılara, pencerelere koşmadan evinde huzurla oturabileceği konutlar. TOKİ’nin yaptığı 1 milyon 200 bin konutun son depremlerde hiç hasar almadığını herkes gördü” diye konuştu.
Yaklaşık 50 bin köy konutu yaptıklarını da sözlerine ekleyen Bakan Özhaseki yerinde dönüşümle ilgili verdiği bilgide 256 bin vatandaşın müracaat ettiğini söyledi. Bakan Özhaseki; ‘Biz evimizi yerinde yaparız. Siz bizi destekleyin’ diyen 256 bin vatandaşımız var. Niğde’mizde de bilindiği gibi hasar alan, ağır hasarlı olan ve daha sonrasında yıkılan binalar vardı. Biraz önce de hak sahibi arkadaşlarla toplandık. Onlar da aynı şekilde yerinde dönüşümden istifade ediyor. Biz de onları destekliyoruz. Yakın zaman içerisinde inşallah projeler çıkacak, sorun kalmadı. Onlar da evlerinin yapımına başlayacak” ifadelerine yer verdi.
]]>Bazı programlar için kente gelen Özhaseki, Kale Bölgesi Yenileme ve Koruma Projesi kapsamında alanı gezdi, Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir’den çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Özhaseki, ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, kale bölgesinde binlerce yıllık tarih yattığını söyledi.
Bölgede Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı dönemine ait eserler bulunduğunu belirten Özhaseki, alanın Niğde’nin en önemli yeri olduğunu anlattı.
Özhaseki, bölgenin turizm destinasyon merkezi olacağını, çalışmaları her zaman takip ettiğini ve projede iyi bir noktaya gelindiği dile getirerek, şunları kaydetti:
“Alanın tamamı 125 dönüm. Arkadaşlarımız birinci etabının uygulama projesini önümüzdeki günlerde bitecek şekilde hazırlamışlar ve TOKİ’miz de ihaleye çıkmış. Burada büyük bir ihale gerçekleştirmiş. Bir taraftan istimlak bedelleri, bir taraftan ilk ihale bedeli milyar lirayı geçiyor. Devamındaki işlerin ise ne kadar tutacağı çok bilmemekle birlikte tahmin edebiliyoruz ancak işe başlanılması çok önemli. Şimdilik 38 dönümde işe başlıyoruz. İnşallah kısa sürede bunları tamamlarız.
Ancak şunu herkesin bilmesi lazım böyle bir alanda çalışmak, iğneyle adeta kuyu kazmak gibidir. Yani siz rastgele gelip beton döküp, kalıpları atıp, ‘ikinci kata, üçüncü kata geldik, hızla fayansçılar da buradan girsin, duvarcılar da şuradan girsin’ diyemezsiniz. Her bir aşamasında Kurul’a gidersiniz, proje götürürsünüz, onları ikna edersiniz, ondan sonra işleme başlayabilirsiniz. Bu bazen aylar alır. Biraz sabır isteyen bir iş. Ama işe başlamak tabii ki bitirmenin en önemli adımı. Burada da işe başlandı. Şu ana kadar çok da büyük bir para harcandı. İlk yaptığımız ihalelerle birlikte toplamda 1 milyar lirayı geçiyor elimizdeki proje. Biz bunu takip edeceğiz ve yapacağız.”
Şehirler arasındaki kıyasıya rekabette eğer zamanın ruhunu okuyarak işe devam edilirse şehrin öne çıkacağına işaret eden Özhaseki, bu yapılmaz ve günübirlik, basit işlerle vakit geçirilirse şehre yazık edileceğini vurguladı.
“Burada Niğde’nin tarihi var”
Özhaseki, Bakanlık olarak Niğde’de altyapıya çok büyük destek verdiklerine dikkati çekerek, şöyle konuştu:
“Üst yapıda da güzel işleri değerli başkanım yapıyor, zaten her işi beraber yapıyoruz. Şimdi de Niğde’yi geleceğe taşıyacak, turizmden istifade etmesini sağlayacak en önemli projenin başındayız. Burada Niğde’nin tarihi var. İnsanlar sadece bu bölgeyi görmek için gelirler. Sonra burada yiyip içerler. Çarşısına gidip biraz alışveriş ederler ve turizmden de Niğde istifade eder. Bu konuda sabırla işe devam edeceğiz, rastgele yapmayacağız, çünkü bir kez yapılıyor. O bir kez yapılan da inşallah onlarca, yüzlerce sene Niğde’nin gururu olarak yaşayacak. Herkes bu bölgeye gelip, burayı görmek isteyecek.”
Açıklamasının ardından Özhaseki, Niğde Belediyesi Sanat Galerisi’nde gençlerle buluştu, Tabal Gastronomi Evi’ni ziyaret etti, Aleaddin Camisi’nde öğle namazını kıldı.
Özhaseki, daha sonra Yeni Çarşı’da esnafı ziyaret ederek vatandaşlarla görüştü, bir otelde basına kapalı gerçekleşen AK Parti Teşkilatı ve Sektör Temsilcileri Toplantısı’na katıldı.
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, bir dizi ziyaret incelemelerde bulunmak üzere Niğde’ye geldi. İlk olarak valiliği ziyaret ederek Vali Cahit Çelik ile görüşen ve şeref defterini imzalayan Özhaseki, ardından Niğde Belediyesi’ni ziyaret etti. Belediye Başkanı Emrah Özdemir’le görüşen Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Niğdeli hak sahipleriyle de bir araya geldi. Özhaseki, belediye ziyaretinde yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Malumunuz bundan bir yıl kadar önce iki tane üst üste depremle karşı karşıya kaldık. 680 bin civarında evimiz, 170 bin iş yeri, depo gibi tek katlı yerler ağır hasar aldı. 14 milyon insan zarar gördü. Maddi zarar 104 milyar dolar olarak hesaplandı. Bu işin tabii ki manevi zararını ölçecek bir alet olmadı. Evlerini teslim ettiğimiz insanların çaylarını içtiğimizde sevinçliler, evlerini teslim almışlar, çok güzel yerlerde oturuyorlar ama biraz sonra sohbet açıldığında kayıplarını söylüyorlar. Allah bir daha göstermesin. Devlet olmanın gereği de o günlerde felaket olarak karşımıza çıkan iş karşısında büyük bir dayanışma göstermek zararları, sıkıntıları giderebilmek. Bütün belediyelerimizi o bölgeye sevk ettik. Çok şükür yaraları sardık. ve o bölgelerde, ilk andaki kurtarma faaliyetlerinden sonra en sert zeminlerde bilim adamlarının görüşleri doğrultusunda inşaatlara başladık”
“46 bin konutu hak sahiplerine verdik”
Bakan Özhaseki deprem bölgesindeki konutların dağıtımı ile ilgili yaptığı açıklamada ise şuana kadar 46 bin konutu ev sahiplerine teslim ettiklerini ifade ederek, “Şu anda 307 bin kadar başlayıp devam eden veya başlamak üzere olan konutumuz var. O bölgelerde rastladığımız yabancı misyon şeflerinin hepsi derler ki, ‘Bu depremin 4’te biri bizde olsaydı altından kalkamazdık’. Evet, aynen öyle. Hamdolsun büyük bir çalışma devam ediyor. Geçtiğimiz ay 46 bin konutu hak sahiplerine verdik. Bu ay vereceklerimizle beraber sayı 75 bini bulacak. Önümüzdeki aydan itibaren de her ay 10-15 bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz. Bu konutlar depreme dirençli, güvenilir konutlar. Deprem olduğunda Allah korusun herkesin dışarıya çıkmadan kapılara, pencerelere koşmadan evinde huzurla oturabileceği konutlar. TOKİ’nin yaptığı 1 milyon 200 bin konutun son depremlerde hiç hasar almadığını herkes gördü” diye konuştu.
Yaklaşık 50 bin köy konutu yaptıklarını da sözlerine ekleyen Bakan Özhaseki yerinde dönüşümle ilgili verdiği bilgide 256 bin vatandaşın müracaat ettiğini söyledi. Bakan Özhaseki, ” ‘Biz evimizi yerinde yaparız. Siz bizi destekleyin’ diyen 256 bin vatandaşımız var. Niğde’mizde de bilindiği gibi hasar alan, ağır hasarlı olan ve daha sonrasında yıkılan binalar vardı. Biraz önce de hak sahibi arkadaşlarla toplandık. Onlar da aynı şekilde yerinde dönüşümden istifade ediyor. Biz de onları destekliyoruz. Yakın zaman içerisinde inşallah projeler çıkacak, sorun kalmadı. Onlar da evlerinin yapımına başlayacak” ifadelerine yer verdi. – NİĞDE
]]>Özhaseki, Niğde Valiliğini ziyaret ederek, Vali Cahit Çelik ile görüştü, Şeref Defteri’ni imzaladı.
Ardından Niğde Belediye Başkan Emrah Özdemir ile bir araya gelen Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Niğdeli hak sahipleriyle görüştü.
Özhaseki, belediye ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, yaklaşık bir sene önce 9 saat arayla üst üste 2 deprem meydana geldiğini ve hasarın çok büyük olduğunu söyledi.
Yaklaşık 680 civarında evin, 170 bin kadar da iş yeri ve depo gibi tek katlı müştemilatın ağır hasar aldığını belirten Özhaseki, şunları kaydetti:
“Bu işten 14 milyon insan zarar gördü, dile kolay. Maddi zarar 104 milyar dolar olarak hesaplandı. Bu işin tabii ki manevi zararını ölçecek bir alet daha icat olmadı. O bölgelerdeyim genellikle, evlerini teslim ettiğimiz insanların yanlarına gidip çaylarını içtiğimizde tabii sevinçliler, evlerini teslim almışlar. Çok güzel evlerine oturuyorlar ama sohbet açıldığında, ‘Kaybınız var mı?’ dediğimizde ‘Eşim, iki çocuğum, üç çocuğum veya aileden şu kadar insan’ diyerek müthiş bir acı seli tüm odayı kaplıyor. Allah bir daha göstermesin diye dua ediyoruz.”
Özhaseki, o günlerde büyük bir dayanışma örneği gösterildiğini belirterek, Cumhurbaşkanı’nın o gece 04.17’den itibaren ayakta olduğunu, başta bakanlar olmak üzere birçok devlet görevlisini bölgede görevlendirdiğini, sonrasında 810 AK Parti’li, 235 kadar da MHP’li belediyenin bölgelerde gece gündüz görev yaptığını dile getirdi.
“Önümüzdeki aydan itibaren her ay 10-15 bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz”
Çok şükür yaraları sardıklarını ifade eden Özhaseki, şöyle konuştu:
“O bölgelerde ilk andaki arama kurtarma faaliyetlerinden sonra birtakım işler biter bitmez, tespit edebildiğimiz, hazırlayabildiğimiz en sert zeminlerde bilim adamlarının görüşleri doğrultusunda ilk inşaatlara başladık. Şu anda yoluna giren 307 bin kadar başlayıp devam eden veya başlamak üzere olan konutumuz var. O bölgelerde rastladığımız yabancı misyon şeflerinin hepsi derler ki, ‘Bu depremin 4’te biri bizde olsaydı altından kalkamazdık.’ Evet, aynen öyle. Hamdolsun büyük bir çalışma devam ediyor. Geçtiğimiz ay 46 bin konutu hak sahiplerine verdik. Bu ay vereceklerimizle beraber sayı 75 bini bulacak. Önümüzdeki aydan itibaren de her ay 10-15 bin konutu dağıtmaya devam edeceğiz. Bu konutlar depreme dirençli, güvenilir konutlar. Deprem olduğunda Allah korusun herkesin dışarıya çıkmadan kapılara, pencerelere koşmadan evinde huzurla oturabileceği konutlar.”
Özhaseki, konutların genellikle tünel kalıp sistemiyle yapıldığını, TOKİ’nin yaptığı 1 milyon 200 bin konutun son depremlerde hiç hasar almadığını herkesin gördüğünü aktardı.
“Yerinde dönüşümle ilgili 256 bin vatandaşımız bize müracaat etti”
Yaklaşık 50 bin köy konutu yaptıklarına işaret eden Özhaseki, “Onlar da çelikten yapılıyor. Bu arada yerinde dönüşümle ilgili de 256 bin vatandaşımız bize müracaat etti. ‘Biz evimizi yerinde yaparız. Siz bizi destekleyin’ dediler. Niğde’mizde de bilindiği gibi hasar alan, ağır hasarlı olan ve daha sonrasında yıkılan binalar vardı. Biraz önce de hak sahibi arkadaşlarla toplandık. Onlar da aynı şekilde yerinde dönüşümden istifade ediyor. Biz de onları destekliyoruz. Yakın zaman içerisinde inşallah projeler çıkacak, sorun kalmadı. Onlar da evlerinin yapımına başlayacak.” diye konuştu.
Bakanlık olarak son yıllarda Niğde’ye 30 milyar liradan fazla para ayırdıklarını ve çalışmalarda bunu harcadıklarını bildiren Özhaseki, Kale Projesi’ne de başladıklarını sözlerine ekledi.
]]>Özhaseki, Aksaray Belediyesi tarafından kentteki bir otelde düzenlenen Aksaray İstişare Toplantısı’nda iş insanları ve kanaat önderleriyle bir araya geldi.
Burada konuşan Özhaseki, Anadolu topraklarının en büyük dezavantajının depremsellik olduğunu söyledi.
Yerin altının çok hareketli olduğunu belirten Özhaseki, şöyle konuştu:
“Hareketli fay sayısı 500’ün üzerinde. Belirli bölgelerden yüzyıllar boyunca faylar kırıldı ve enerji dışarıya vuruldu. Ülkemizde, Kuzey Anadolu Fay, Doğu Anadolu ve Ege Bölgesi gibi çok tehlikeli ve riskli faylar bulunuyor. Her an 6-7 şiddetinde veya daha yüksek şiddette deprem üretecek bölgeler var. O yüzden ne yapıyorsak, bu depremsellik gerçekliğini bilerek hareket etmek durumundayız. Eğer bunu yapmaz da cami yaparken bile emekli ağabeylerin yaptırdığı, mühendisliğe ve bilim adamlarının söylediği şeylere dayanmadan yaparsak emin olun sevabı olmaz. Yarın bir gün yıkılır altında insanlar kalır. Evimizi yaptırırken ‘Allah büyüktür’ diyerek işin altından kalkamayız. Allah büyük evet, isterse her yerde korur. Ama bir de işin gerçeği var. Bizim hepimizin deprem gerçekliğini bilerek hareket etmemiz lazım.”
“‘Gözünü yum, bir kat daha at, ne var ki’ demeyeceğiz”
Bakan Özhaseki, son yüzyılda bu ülkenin denizlerinde ve karasında 6 ve üzeri büyüklüğünde meydana gelen deprem sayısının 231 olduğunu kaydetti.
Bu rakamın sadece yıkıcı deprem sayısı olduğuna dikkati çeken Özhaseki, “Bu depremlerde 130 bin insanımızı kaybetmişiz. Binlerce binalar yıkılmış. Son Kahramanmaraş merkezli depremde bile 850 bin bağımsız birim yıkıldı. Maddi hasar 104 milyar dolar. Biz bunları bilerek hareket edeceğiz. Kaçak yapıp belediyeyle kavga etmeyeceğiz. ‘Gözünü yum, bir kat daha at, ne var ki’ demeyeceğiz. Kendimiz için bunu demeyeceğiz. Ülkeye de çok büyük zararı oluyor. Bu ülkenin de böyle bir gerçekliği var. Bunu bilerek hareket ediyoruz.” diye konuştu.
Özhaseki, bu ülkede fitne odaklarının da bir türlü bitmediğini bildirdi. Bir taraftan ülkeyi bölmek için ırkçı bir mücadele, din tarafından FETÖ ve örgütlerin hiç bitmediğini anlatan Özhaseki, “Bunları destekleyen ülkeler aynı ülkeler. Başta okyanus ötesindeki ülke, Avrupa Birliğinde dost gibi görünen medeniyetimize karşı olan ülkelerin hepsi bunlara destek veriyor. Dost gibi gözüküyorlar ama hepsi destek veriyor. Suriye ve Irak topraklarında PKK’yı eğitenler kimler acaba. Onlar silah ve teknoloji desteği verenler kimler arkadaşlar, bunlar işte. Onlarla da büyük bir mücadeleyi sürdürmeye devam ediyoruz.” ifadesini kullandı.
“Şehir hastaneleri tüm vatandaşlarımızın emrinde”
Özhaseki, vatandaşların desteğiyle AK Parti’nin 22 yıldır iktidarda olduğuna işaret etti. Ülkenin, bu 22 yıllık dönemde akla gelen her alanda diğer tüm dönemlerde yapılan hizmetlerden birkaç kat hizmet yapıldığını vurgulayan Özhaseki, şunları kaydetti:
“Enerji, sağlık, ulaşım ve her alanda yüzlerce iş yapıldı. Şimdi saymaya başlasam saatlerce sürer. O kadar çok iş yapıldı. Bizler zamanında hastanelerde kuyruklarda beklemiş insanlarız. Saatlerce ilaç yazdırmak için beklediğimizi hatırlarım. Çok şükür şimdi öyle bir şey yok. Şehir hastaneleri tüm vatandaşlarımızın emrinde. Allah’a hamdolsun.”
“Karşıdaki ittifak tarumar oldu, birbirlerini satıyorlar”
Özhaseki, Cumhurbaşkanı seçimlerinde vatandaşların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çok büyük bir destek verdiğini söyledi. MHP ile çıkılan yerli ve milli Cumhur İttifakı ile zafere ulaştıklarını aktaran Özhaseki, şöyle devam etti:
“Karşıdaki ittifak tarumar oldu, birbirlerini satıyorlar. Haklarında denilenleri duyduğumuzda hayretler içerisinde kalıyoruz. Bu kadar muhalifin bir araya geldiği ortamdan bir medeniyetin doğmayacağını biliyorduk. Sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan düşmanlığından bir araya gelmişlerdi. Yıkım ekibi gibi. Dünya görüşleri, sosyal olaylara bakış açıları ve askeri alandaki düşünceleri birbirlerine benzemiyordu. Çok şükür o günler geride kaldı. Şimdi yeni bir seçime gidiyoruz. Allah sonumuzu hayretsin. Geziyoruz, düşündüklerimizi söylüyoruz. İnşallah sonu da hayır olacak.”
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde projeleri inceledi
MALATYA – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Malatya’nın Doğanşehir ve Akçadağ ilçelerini ziyaret ederek TOKİ tarafından deprem sonrası yapılan çalışmaları inceledi. Bakan Özhaseki, önümüzdeki ay itibariyle yapacakları konut sayısının 75 bini bulacağını söyledi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, depremin en çok etkilediği ilçelerden biri olan Malatya’nın Doğanşehir ilçesini ziyaret ederek devam eden çalışmaları inceledi, yetkililerden bilgiler aldı. Malatya’da incelemelerini tamamladıktan sonra hasarın büyük olduğu ilçelerden biri olan Doğanşehir ilçesine geçen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, yapımı devam eden deprem konutları ve kırsaldaki köy konutlarını inceledi.
“14 milyon insanımız depremden zarar gördü”
AK Parti Doğanşehir Belediye Başkan Adayı Zekeriya Çelebi’nin seçim ofisi açılışı törenine de katılan Bakan Özhaseki, 6 Şubat depremlerinin büyük bir afet olduğuna değinerek, “Depremde 680 bin ev yıkılmış, 170 bin kadar da iş yeri tek katlı müştemilat, ahır yıkıldı. Kolay değil tam 850 bin hasarlı ev var. 14 milyon insanımız depremden zarar gördü. 53 binden fazla kardeşimizi toprağa verdik. Bu işin manevi acısını soruyorsanız, o içimizdeki acıyı bizlerdeki acıyı, bu millettin içindeki acıyı ölçecek bir alet daha icat olmadı. Cenabı hak bir daha göstermesin böyle bir afet. Ama şunu bilin ki bin yıllık bu Anadolu medeniyetimizde karşımıza gelebilecek en büyük felaket buydu. Bundan daha büyük bir felaketle karşılaşmamıştık” dedi.
“Bizim için insan önemli, baştaki idare önemli değil”
Deprem sonrası yapılan çalışma ve yardımların da zaman zaman siyasi polemik konusu yapıldığını ifade eden Bakan Özhaseki, “Bunu yapanlara diyorum ki, Hatay Cumhuriyet Halk Partisi’nde değil mi? Evet. Bizim en büyük belediyelerimiz Konya, Bursa, Denizli, Kocaeli’yi Hatay’a gönderdik. Bizim için insan önemli, baştaki idare hiç önemli değil. Onlar gelir geçer ama orada yaşayan insanlarımız bizim kardeşimiz” ifadelerini kullandı.
“Önümüzdeki ay itibariyle yapacağımız konutlar 75 bini bulacak”
Bakanlık olarak deprem sonrası kalıcı konut ve işyerlerinin yapımı için hemen kolları sıvadıklarını da ifade eden Özhaseki, “Gece gündüz demeden çalıştık. Binlerce konutun yapımı devam ediyor. Önümüzdeki ay itibariyle de yapacağımız konutlar 75 bini bulacak. Sonra her ay 10-15 bin civarında konutu bitirip hak sahiplerine teslim edeceğiz. Doğanşehir ilçesinde de 6 bin 900 civarında hak sahibi belirlendi. Bunların neredeyse tamamının evlerinin inşasına başladık ve kısa süre içerisinde bitirerek hak sahipleri teslim edeceğiz, bundan hiç kimsenin endişesi olmasın” ifadelerine yer verdi.
“Tek dertleri Recep Tayyip Erdoğan gitsin ne olursa olsun”
Konuşmasında Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi ortaya çıkan Millet İttifakı’nı da eleştiren Bakan Özhaseki, “İşte görüyorsunuz biz Cumhur İttifakı’nın paydaşları belli, Allah Cumhurbaşkanımıza da, Devlet Bahçeli beye de uzun ömürler versin. Kendilerine her zaman dua ediyoruz. Çünkü onların derdi devlet, millet. Onların derdi bu milletin bölünmez bütünlüğü. Fakat bir de karşımızda ittifak vardı. Nerede şimdi onlar? Allah iyilik versin darmadağın oldular. Neden darmadağın oldular? O günlerde birbirlerine müthiş övgüler düzüyorlardı. Müthiş demokratlardı, uzlaşıyla geliyorlardı, Türkiye’yi kurtaracaklardı. Başındaki insana övgüler diziyorlardı, ne oldu? Şimdi başladı itiraflar. ‘Zaten biz bu Kılıçdaroğlu’nu istememiştik’ diye. Milletvekili diyor ki ‘Ben zaten buna oy vermedim’ Orada bir parti diyor ki ‘Bunun seçilemeyeceği belliydi zaten’ öbürü çıkıyor diyor ki ‘Allah’tan ki bizimkiler iş başına gelmemiş. Allah’tan millet ittifakı kazanamamış, yoksa bunların yapacağı bir şey yoktu. Emin olun arkadaşlar bu söylediklerimin hepsini kendileri söylüyor. Allah’tan iktidara gelselerdi bu inşaatların hepsi kalırdı bunun farkındayız biz. Aslında birbirine benzemezler ordusu. Ne aynı düşünüyorlar ne aynı yöne bakıyorlar ne de siyasi görüşleri, sosyal görüşleri, askeri görüşleri hiç birbirine benzemiyor. Bu kadar muhalifin olduğu yerde bir medeniyet doğar mı? Hiç birisi birbirini yolda görse selam vermez, hiç biri yanına eşini alıp öbürüne çay içmeye bile gitmemiştir. Fakat bir tek dertleri vardı. Recep Tayyip Erdoğan gitsin ne olursa olsun” diye konuştu.
Özhaseki, yapımı tamamlanmak üzere olan köy konutlarını inceledi
Bakan Özhaseki, Doğanşehir ilçesi Yolkoru Mahallesi’nde de yapımı tamamlanmak üzere olan köy konutlarını da yerince inceledi. Burada basın mensuplarına bilgiler veren Bakan Özhaseki, “130 metre kare bürüt, tek katlı, verandalı, bahçeli konutlar yapmaya devam ediyoruz. Bu sadece bir örnek. 4 bin 333 yerde bu tür konutlar devam ediyor. Şehir merkezlerinde de devam ediyor. 18 ilimiz de hasar gördü, buralara binlerce konut yapılacak” diye konuştu.
Balan Özhaseki, daha sonra Akçadağ ilçesine geçerek ilçe merkezinde Emlak Konut tarafından yapılan çarşı projesini inceledi. Özhaseki son olarak AK Parti Akçadağ İlçe Başkan Adayı Hasan Ulutaş’ın seçim ofisini ziyaret ederek vatandaşlarla buluştu.
]]>Bazı temaslarda bulunmak üzere Kahramanmaraş’a gelen Özhaseki, 6 Şubat’taki 7,7 büyüklüğündeki ilk depremin merkez üssü Pazarcık ilçesinde, AK Parti’nin seçim ofisi açılış törenine katıldı.
Bakan Özhaseki, buradaki konuşmasında, yaklaşık bir sene önce yaşanan “asrın felaketi”nin 1000 yıllık Anadolu medeniyetinde karşılaşılabilecek en büyük felaket olduğunu vurguladı.
Depremlerin merkezinin Kahramanmaraş olduğunu ancak bundan 18 ilin etkilendiğini ve 14 milyon vatandaşın olumsuz etkilendiğini aktaran Özhaseki, “Depremlerde 680 bin evimiz yıkıldı, 170 bin civarında da iş yeri ve tek katlı müştemilat gibi yerlerimiz yıkıldı. Hasar çok fazla 104 milyar dolar olarak açıklanıyor. Manevi zararı mı soruyorsunuz? Onu ölçecek bir alet daha dünya kurulduğundan beri icat olmadı. Evleri teslim ediyoruz, gidip bir çaylarını içip sohbet ederken halini hatırını sorduğumuzda öyle bir manzara anlatıyorlar ki, emin olun hepimiz ağlayarak çıkıyoruz oradan.” diye konuştu.
Çocukluğunda ilk defa babaannesinden duyduğu ‘Allah devletimize zeval vermesin evladım’ sözünden hareketle hizmet etmeye çalıştığını anlatan Özhaseki, depremin olduğu gün saat 4.17’den itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın koordinesinde yaraların sarılması adına gece gündüz demeden çalıştıklarını belirtti.
Türkiye’deki irili ufaklı 1390 belediyeden 810’unun AK Parti’li olduğunu ve bunların tamamının depremin hemen ardından bölge görevlendirildiğini ifade ederek, şunları kaydetti:
“Akdeniz havzasındakileri, Konya ve Bursa gibi büyükşehir belediye başkanlarını Hatay’a gönderdik. Kayseri ve Trabzon, Kahramanmaraş’ta gece gündüz çalıştılar. Melikgazi ilçemiz çok güçlü burada çarşılar kurdu. Herkes şahit buna başkanlarımız aylarca çalıştılar. Her birimiz, bir kardeşimizin kurtarılmasına yardımcı olabilir miyiz? Yarasını sarabilir miyiz? Ona biraz iaşe götürebilir miyiz? diye her gün buralardaydık. Kaçıncı kere geldiğimi hatırlamıyorum. Recep Akdağ’ı hepiniz bilirsiniz eski sağlık bakanı, şehir hastanelerinin altında imzası olan kardeşimiz gördüm koşturuyordu. Recep abi ne yapıyorsun dedim, ‘bana kimse bir şey demedi. Ben zaten emekli milletvekiliyim düşündüm ne yapabilirim diye atladım Kahramanmaraş’a geldim çadırları geziyorum, baktım tuvaletlerde sıkıntı var. Kendimi tuvaletlerden sorumlu müdür ilan ettim.’ Sağlık Bakanlığı yapmış bir kardeşimiz söylüyor bunu. ‘Asrın felaketi’ idi ama ‘asrın dayanışması’ haline dönüştü elhamdülillah.”
Bakan Özhaseki, depremin hemen ardından çalışmalara başladıklarını, bu kapsamda bulabildikleri sert zeminlerde inşaatlara başlayıp binlerce konut yaptıklarını hatırlatarak, geçen 10-15 gün içerisinde 46 bin konut dağıttıklarını gelecek ay 30 bin konut daha dağıtacaklarını sonrasında da her ay mayıstan başlayarak 10-15 bin konut dağıtmaya devam edeceklerini dile getirdi.
Gelecek sene içerisinde de hak sahibi olan herkesin hakkını vermiş olacaklarını belirten Özhaseki, “Kardeşlerim üzülmesinler. Bize çıkmadı demesinler. Sizin hakkınızı ödeyinceye kadar buradayız. Hakkımız helal olsun deyinceye kadar buradayız. Allah’ın izniyle gece gündüz çalışacağız ve sizlerin hakkını vereceğiz. Pazarcık’ta 5 bin 400 hak sahibi kardeşimiz var. 4 bin 500’e yakın inşaata başladık orada 900 kadar eksiğimiz var. Yerinde dönüştürmek isteyenlere fırsat veriyoruz. Yoksa fazladan yapacağız, fazladan yaptıklarımızı da bu bölgede kiracı kardeşlerimize dağıtacağız. Hiç kimsenin endişesi olmasın.” şeklinde konuştu.
Tüm bilgi ve birikimlerini deprem bölgesinin yeniden inşası için kullanacaklarının altını çizen Özhaseki, deprem bölgesindeki eksikleri tamamlamak adına hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan hareket edildiğini kaydetti.
Açılış programına, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Vahit Kirişci, Mehmet Şahin, Mevlüt Kurt, Tuba Köksal, Ömer Oruç Bilal Debgici, Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, AK Parti Belediye Başkan adayı Fırat Görgel, MHP Kahramanmaraş İl Başkanı Hüseyin Vahit Demiröz ve ilgililer katıldı.
]]>Bakan Özhaseki, Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen programda sanayici ve iş insanlarıyla kentteki bir düğün salonunda bir araya geldi.
Burada konuşan Özhaseki, birçok kurum ve kuruluşun önceliğinin karbon ayak izi olduğunu belirtti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının da bu konuda çok büyük çalışmalar yaptığını vurgulayan Özhaseki, “Küresel ısınma dünyanın bir gerçeği. Bazıları bunun bir manipülasyon olduğunu iddia etse de biz bunu bizzat yaşıyoruz. Yaşadığımız ülkede yağışlar azalıyor. Eski karlar, yağışlar yok. Yer altından çektiğimiz suyun seviyesi daha da aşağıya düşüyor. Demek ki bir şeyler yaşanıyor. Bilim insanları dünyanın ısısının son 100 yılda 1,1 derece arttığını söylüyor. Bu artış bizim de içinde bulunduğumuz Akdeniz havzasında 1,5 derece olarak değerlendiriliyor. Bu artış 2 dereceyi bulursa bir kriz başlayacak.” diye konuştu.
Özhaseki, iklim krizinin ilk olarak gıdaya ulaşmakta güçlükler oluşturacağına, bunun da göçe neden olacağına dikkati çekerek, üretirken doğayı kirletmemeye dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti.
“Zamanın ruhunu okuyamazsak sınıfta kalırız”
Dünyanın büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu belirten Bakan Özhaseki, şöyle devam etti:
“Sanayicilerimize sadece şunu söylemek istiyorum, 1 Ocak 2026’da sınırda karbon emisyon kontrolü başlayacak. Yurt dışına nokta kadar dahi bir şey satsanız sınırda kontrol edilecek. Eğer Avrupa’ya bir mal satacaksanız o ürünü nasıl ürettiğini soracaklar. Kirletmeden ürettin mi üretmedin mi, yeşil sertifikan var mı, yok mu… Emisyon ticaret hacmi tarafından belki belirli bedeller ödenecek. Eğer çevreyi hiç düşünmeden imalat yapan arkadaşlar varsa onların işi çok zor. Onların bedeli daha yüksek olacak. Çevreyi dikkate alarak çok az kirleterek üreten arkadaşların verecekleri bedel daha düşük olacak. O zaman bizim bu dediğim konulara dikkat çekici vaziyette bir gayret içerisinde olması lazım ki yarın bir gün ihracatınız tıkanmasın. Eğer isterseniz bu konuda teferruatlı bilgi vermek üzere İklim Değişikliği Başkanlığında ne kadar görevli arkadaşım varsa ben size göndereyim ve bizi bekleyen bu tehlikeyi tek tek anlatsınlar. Siz de buna göre kendi vaziyetinizi düzenleyin. Erkenden bu işe başlayalım, geleceğe hazırlanalım. Zamanın ruhunu okuyamazsak sınıfta kalırız.”
“Sene sonuna kadar 200 bin konutu dağıtmış olacağız”
Deprem bölgesindeki konut çalışmalarıyla ilgili de bilgi veren Bakan Özhaseki, devletin tüm imkanlarıyla depremzedelerin evlerine kavuşması için çalıştığını belirtti.
Deprem bölgesinde 950 şantiyede çalışmaların devam ettiğini aktaran Özhaseki, şunları kaydetti:
“Çok şükür devletimiz bu işin altından kalkıyor. En son AFAD’ın bize bildirdiği rakamlara göre 390 bin ev borcumuz var. 307 bininin işlemi başladı. ya ihale sürecinde, ya ihalesi yapıldı, ya kaba inşaatı bitti ya bitme aşamasına geldi. Zaten Sayın Cumhurbaşkanı’mızın da katıldığı bazı törenlerle 46 bin konutu dağıttık. Mart sonuna kadar bu sayı 75 bini bulacak. Mayıs ayıyla birlikte de her ay 10 bin, 15 bin konut dağıtmaya devam edeceğiz. Dile kolay arkadaşlar, söylemesi kolay. Sene sonuna kadar 200 bin konutu dağıtmış olacağız. Ondan sonraki senenin ortasına kadar da başladığımız 300 binden fazla daireyi herkese teslim edeceğiz.”
]]>Özhaseki, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile maden ocağı sahasında açıklamalarda bulundu.
Olayın olduğu andan itibaren bakanlığın ilgili birimlerinin, 10 bilim insanı ve bakanlık uzmanlarının donanımlı mobil cihazlarla bölgeye gittiğini bildiren Özhaseki, olayları yakından takip ettiklerini vurguladı.
Bölgeye geldikten sonra heyelan alanında uçan, biriken toprağın nehir ile buluşmasını kesmek için menfez kapaklarının kapatıldığını aktaran Özhaseki, sonrasında bu toprağın güvenli bir yere nakli için gerekli arama çalışmaların yapıldığını söyledi.
Özhaseki, şöyle devam etti:
“Bu toprağın herhangi bir şekilde insan sağlığına çevreye zararı var mı, havada, suda, toprakta tehlikeli atıklar oluştu mu gibi bir soruya cevap bulabilmek amacıyla da arkadaşlarımız her gün 9 noktadan numune alıyorlar. Sonra bunu gerek kendi mobil cihazımızda gerekse üç ayrı dışarıdaki yetkin laboratuvarlarda incelettiriyorlar. Şu ana kadar çok şükür tehlike oluşturacak bir zehirli atığa rastlanmadı. Bundan sonra da bu titizliği devam ettireceğiz, sonuna kadar sürdüreceğiz. Herhangi bir tehlikenin oluşmaması için elimizde ne geliyorsa onu yapacağız.”
Özhaseki, toprağın taşınması aşamasında taşınabilecek yerlerin tespiti dahil üzerlerine düşeni yapacaklarını vurgulayarak, “Çok şükür burada bir tehlikenin oluşmaması bizim için son derece önemliydi, bundan sonra da inşallah olmaz diye ümit ediyorum. Ama bu hiçbir zaman bizim yapacağımız çalışmalara mani değil, burada biz bu çalışmaları titizlikle sürdüreceğiz.” diye konuştu.
Her gün topraktan numune alınıp, havadaki ölçümleri yapacaklarını bildiren Özahseki, “Ayrıca yer altındaki suların nehre ulaşma konusundaki tehdidini de göz önünde bulundurarak, ne yapılması icap ediyorsa bilim adamlarımızın tavsiyeleriyle, uzmanlarımızın bu konudaki görüşleriyle istişareyle bakanlıklar arasındaki bir koordinasyonla üzerimize düşen de yapmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
“Gelememe nedenim sadece özel sağlık nedenleri”
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Özhaseki, bölgeye geç gitmesine yönelik tepkiler olduğunun belirtilmesi üzerine, “Özellikle kendi özelimle ilgili bir şey söylemek istemezdim ancak bir ay kadar önce 8 saat süren bir operasyon geçirdim ve buradaki hadisenin vuku bulduğu gün de devamında 2 saatlik bir operasyon daha geçirdim. Hastanede kalıp doktorların nezaretinde uzunca bir süre tedavi oldum.” dedi.
Olayın olduğu ilk andan itibaren narkozun etkisinden kurtulmasıyla, çevreden sorumlu Bakan Yardımcısı, ÇED Genel Müdürü, Çevre Yönetimi Genel Müdürü ve bilim insanlarından oluşan ekipten anbean olayları takip ettiğini anlatan Özhaseki, “Buradaki olayların hepsinden de sonuna kadar tabii ki haberim var. Gelememe nedenim sadece özel sağlık nedenleri, o yüzden eğer özür dilemem gerekiyorsa bütün kamuoyundan özür dilerim.” ifadelerini kullandı.
“Bugüne kadar tutanaklara yansıyan tam 135 denetim yapılmış”
Özhaseki, bölgedeki denetimlere ilişkin soruyu yanıtlarken, ÇED raporlarının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından alındığını anımsattı.
Kirleticilik vasfı bulunan herhangi bir işletmeyi açacak olan her kim varsa Bakanlığa müracaat ettiğini anlatan Özhaseki, şöyle konuştu:
“Kirleticilik vasfı yüksekse Bakanlık yetkilidir bu konuda, değilse biraz düşük oranda ise onda valiliklerimiz, çevre il müdürlükleri yetkili. Buradaki hadise ÇED çıkmadan önce başlamış ama 2008’de ilk raporu alınmış. Yani neredeyse tam 16 sene kadar önce bu rapor alınmış, aradan geçen zaman ve süre içerisinde 2-3 bazen 4 yıl gibi aralıklarla ya genişletme ya alandaki değişik proseslerin uygulanması ile ilgili de bir takım ÇED raporundaki yenilenmeler söz konusu olmuş, arkadaşlarımız titizlikle tabii bu işi takip ediyorlar.”
Özhaseki, bir ÇED raporu için müracaat edildiğinde 2 yılı bulabilen uzun bir süreç yaşandığını belirterek, oradaki birçok bakanlık, kamu kuruluşu, yereldeki idarelerle yazışmalar yapıldığını bildirdi.
Rapor verildikten sonra belli aralıklarla tüm bakanlıkların kendi alanına düşen denetimleri yaptığını aktaran Özhaseki, “Arkadaşlarımız bugüne kadar burayla ilgili tutanaklara yansıyan tam 135 tane denetim yapmışlar. En çok denetim 2022 yılı ortalarında meydana gelen bir borunun patlaması üzerine olmuş. Burada kapatma kararı vermişler, en ağır para cezasını vermişler, ayrıca da savcılığa suç duyurusunda bulunmuşlar. Daha sonra ilgili firma bunları giderdiğini ispat ederek, yeniden müracaat ettiğinde de tabii ki çalışmasına izin vermişler.” diye konuştu.
Özhaseki, denetimlerin büyük çoğunluğunun 2022 ortasından itibaren başladığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Burada çevreye bir zarar veriliyor mu, verilmiyor mu? Nihayetinde oradaki madende üretim şartlarından dolayı tabii olarak bir tehlike oluştuğu için bunun çevreye etkisi noktasında arkadaşlarımız ölçümler yapmaya da devam etmişler. Şu ana kadar bizim raporlarımızda söylüyorum bu konuda tehlike oluşturacak bir şey olmadığı hususunda da bilgiler var. Yığının ne kadar olduğu, kaç metre yükseklikte olduğu, bunların ÇED raporlarına nasıl yansıdığı, sınırların aşılıp aşılmadığı bunların hepsi hem idari hem adli hem de hukuki boyutlarıyla inceleniyor.”
Bütün bakanlıkların kendi müfettişlerini gönderip, kendi bakanlıkları açısından ilgili genel müdürlüklerin bir kusuru olup olmadığını incelediklerini dile getiren Özhaseki, “Bizim de baş müfettişlerimiz buradalar, ilgili birimlerimize düşen tarafta bir kusur var mı yok mu, biz de onu inceliyoruz. Varsa zaten gereğini yaparız. Öbür taraftan da adli olarak da savcılarımız burada serbestçe çalışıyorlar. Nihayetinde kusur kimde niye böyle bir olay meydana geldi, bu da ortaya çıkacaktır, diye düşünüyorum.” şeklinde konuştu.
]]>Özhaseki, AK Parti’nin Seyhan ilçesindeki seçim ofisinin açılışında, kentte bugün yapılan kura çekimiyle 1589 deprem konutunun hak sahiplerinin belirlendiğini, kalan evler tamamlanana kadar bölgede olacaklarını söyledi.
Bölge ülkelerinde savaş ve çatışmaların olduğunu belirten Özhaseki, “Allah’a hamdolsun, bizler ülkemizde huzur içerisinde yaşıyoruz, işimize bakıyoruz. Evet problemlerimiz var ama bunları biliyoruz. Çözecek irade bizde var. Başımızda Sayın Cumhurbaşkanı’mız ve Devlet Bey’in olduğu bir ortamda gece gündüz demeden çalışıyoruz. Allah’ın izniyle bu problemleri yine biz çözeriz, kimsenin endişesi olmasın.” diye konuştu.
Özhaseki, milletin desteğiyle, teröristlerle ve ülkeyi bölmek isteyenlerle mücadele ettiklerini anlattı.
“Her ay 15-20 bin konutu teslim etmeye devam edeceğiz”
Tamamlanan deprem konutlarının vatandaşlara tesliminin sürdüğünü dile getiren Özhaseki, şöyle konuştu:
“Devlet olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. 309 bin hak sahibi vardı, 307 bin inşaata başladık, 46 bin konutu teslim ettik. Önümüzdeki ay 30 bin konutu, bundan sonra da her ay 15-20 bin konutu teslim etmeye devam edeceğiz. Çok şükür irademiz, gücümüz yerinde. Sayın Cumhurbaşkanı’mız da birebir takip ediyor.”
Bakanlık olarak deprem bölgelerinde 110 binden fazla insanla çalıştıklarını belirten Bakan Özhaseki, 1-2 sene geçtikten sonra o bölgelerde herkesin evlerinde oturduğunu, hayatın da normalleştiğini göreceklerini söyledi.
Kentsel dönüşüm çalışmaları
Kentsel dönüşümün önemine vurgu yapan Özhaseki, kentsel dönüşümü yaparak geleceğe hazırlanmış olacaklarının altını çizdi.
Belediye başkanlarının birinci işinin depreme dayanıksız ne kadar konut varsa onları tespit etmek olduğunu aktaran Özhaseki, şöyle devam etti:
“Sonra vatandaşlarımızla birebir görüşmek, sonra bakanlığa dönüp, ‘ey bakanlık, gelin bize yardım edin, konutlarımızı, iş yerlerimizi bir an önce dönüştürelim’ demek. Bunu yapan belediye başkanı, başımızın üstünde yeri olan belediye başkanı. Yok eğer bunu yapmıyor da, efendim bir slogan bulmuşlar, özellikle CHP’li belediyeler, ‘biz kentsel dönüşüme değil, rantsal dönüşüme karşıyız’ diyerek kenara sıvışıp kaçıyorlarsa yazık arkadaşlar. Meclis’te dedim ki ‘ikide bir bu ezbere sözü söylemeyin bana, kimse rantsal dönüşüm peşinde değil, öyle bir işin peşinde koşanı Allah kahretsin zaten, ne olur siz kentsel dönüşümün peşine düşün, rantsal dönüşüm yapmayın ama belediyelerinize söyleyin, bu kentsel dönüşüm için elinden geleni yapsınlar, ben de söz veriyorum bakanlığın bütün imkanları sonuna kadar açık’ ama yok, yapmıyorlar.”
Özhaseki, daha önce de kentsel dönüşüm çalışmaları konusunda çok kez engellendiğini örnekler vererek anlattı.
Adana’nın sahip olduğu özellikleri anlatarak işleri organize edecek bir büyükşehir belediye başkanına ihtiyaç olduğunu aktaran Özhaseki, Cumhur İttifakı’nın Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir ve Seyhan Belediye Başkan adayı Erdal Hatipoğlu’na destek istedi.
“Bizimle beraber hizmet belediyeciliği başladı”
Belediyeciliğin kendilerinin işi olduğunu vurgulayan Özhaseki, sözlerini şöyle sürdürdü:
“1994 bir milattı adeta. Sayın Cumhurbaşkanı’mız İstanbul’da, bizler de Anadolu’nun değişik kentlerinde, bu fakir kardeşiniz de Kayseri’de adaydı. Çıktığımızda hep şunu söyledik, ‘bizler hizmet edeceğiz, kimseyi ayırmayacağız, gece gündüz demeden çalışacağız, mazeret üretmeyeceğiz, kimsenin partisine bakmayacağız, ırkına, mezhebine, dinine, imanına asla bakmayacağız’ sözümüzü tuttuk ve hizmet ettik. O dönem öncesinde militan ideolojik bir anlayış vardı, kendilerinden olmayanı belediyelere sokmazlardı. Kurtarılmış bölgeler vardı ve doğrusu borçlu belediyeler vardı, gözleri hizmette değildi ki. Çok şükür bizimle beraber hizmet belediyeciliği başladı. İktidar olunca ‘marka şehirler’ diyerek devam ettik. Şimdi de gerçek belediyecilik neyse onu göstermek istiyoruz Allah’ın izniyle, bu irade bizde var. Sayın Cumhurbaşkanı’mız olayları birebir takip ediyor.”
“Ülkenin sorunlarını çözmeye devam edeceğiz”
Birkaç ay öncesine kadar Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı diye iki kavramın olduğunu belirten Özhaseki, Cumhur İttifakı’nın yerinde sımsıkı durduğunu, Millet İttifakı’nın ise aradan geçen birkaç ay sonra dağıldığını kaydederek eleştirilerde bulundu.
Parti olarak geçmişten bugüne yaşadıkları zorluklara karşın sağlıkta, ulaşımda, enerjide işlerin iyiye gittiğini vurgulayan Özhaseki, şunları kaydetti:
“Bütün bu zorluklar içerisinde Allah’a hamdolsun yatırım da yapılıyor, bu ülkenin altyapısı da inşa ediliyor. Birçok temeller atıldığı gibi açılışlar da yapmaya devam ediyoruz. Zorluklarımız var mı? Var. Sıkıntımız var mı? Var. Ama bunları çözebilecek irade hem bizim Cumhur İttifakı’nda hem de ekibimizde var. Allah’ın izniyle biz çalışacağız. Gece gündüz demeden bu ülkenin sorunlarını da çözmeye devam edeceğiz. Yeter ki siz destek verin. Yeter ki siz ‘yürüyün’ deyin.”
]]>Yüreğir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Kocaispir’i ziyaret eden Özhaseki, burada yaptığı konuşmada, Adana programları kapsamında bugün 1589 deprem konutunun teslimini gerçekleştirdiklerini ve kentsel dönüşüm çalışmalarını yerinde incelediklerini söyledi.
Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu ve yapıların bu gerçekliğe uygun olarak yapılması gerektiğini belirten Özhaseki, “Yeni yapılarda evet bu geçerli, standartlara uygun yapmak lazım. Zemin etüdünü ona göre hesaplamak, statik hesaplarını ona göre çözmek lazım. İşçiliğinde, daha sonra gerek mimarlığında gereken mühendislik hizmetlerinde buna uygun şekilde bir yol güzergahı izlemek lazım.” ifadesini kullandı.
Özhaseki, geçmişte yapılaşmış olan mevcut binaların bulunduğunun ve bunların büyük çoğunluğunun depreme dayanaklı olmadığını gördüklerinin altını çizdi.
Bu işin çözümünün ise “kentsel dönüşüm” olduğunu vurgulayan Özhaseki, şöyle devam etti:
“Dünyada şu anda mevcut yapıyı değiştirebilmek adına kentsel dönüşümün dışında bulunmuş olan bir formül yok. Adana da kadim bir şehir, birçok mahallesinde dönüşüm icap ediyor. Bir taraftan merkezdeki bizim tarihi eserlerimizin bol olduğu Küçük Saat, Büyük Saat, Abidin Paşa çevresindeki Tepebağ bölgesi, buralarda özellikle kentsel dönüşüm çalışması, tarihi eserlerimizin restorasyonu, ayağa kaldırılması, geleceğe taşınması, gelecek nesillerin bundan istifade etmesini sağlamak. Sonrasında da rastgele yapılaşmış olan, o günün şartlarında insanların başını sokabilmek amacıyla çok makul, meşru olarak yaptığı birtakım yapılar var, bunların da yenilenmesi, işte orada kentsel dönüşüm devreye giriyor. Kentsel dönüşümün gerçekleşmesi için üç ayağı var. Birisi Bakanlık, evet biz bakanlık tarafında yasalar çıkarıyoruz, bütçeler ayırıyoruz, bu işi koordine etmek için bir sürü ekip hazırlayıp her yerde çalışıyoruz.”
İkinci ayağının ise belediyeler olduğunu aktaran Özhaseki, belediye başkanlarının bu işte hevesli ve istekli olması gerektiğini söyledi.
Belediye başkanlarının, çöküntü alanı haline gelmiş veya görünüşte çok muhkem gibi gözükse de depreme dayanamayacak olan yapıları tespit ederek kentsel dönüşüm sürecini başlatması gerektiğini belirten Özhaseki, “Eğer bir belediye başkanı hakkıyla görevini yapmak istiyorsa özellikle altını çizerek söylüyorum, kentsel dönüşüm için de çalışıp, gayret edip, uğraşması lazım.” diye konuştu.
“Kentsel dönüşüm yapmak isteyene kapımız açık”
Özhaseki, kentsel dönüşüm çalışmalarını desteklediklerini vurgulayarak, “Her kim ki, a, b, c partisinden, hiç önemli değil. Kentsel dönüşüm yapmak istiyorsa sonuna kadar kapılarımız açık. İmkanlarımızı sonuna kadar kendileri için seferber edeceğiz.” ifadesini kullandı.
Yüreğir Belediyesince kentsel dönüşüm uygulanan mahallelerdeki vatandaşların mutlu olduğunu anlatan Özhaseki, Kocaispir’e teşekkür etti.
Özhaseki, kentsel dönüşümde vatandaşların desteğinin önemine vurgu yaparak, şöyle konuştu:
“Kentsel dönüşüm vazgeçilmez bir iş. Üçüncü ayağında elbette vatandaş var. Onların da belediye başkanına yardımcı olması lazım. Bu anlamda eğer bakanlık, belediye ve vatandaş bir araya gelirse bu işi hakkıyla, dosdoğru ve çok hızlı yapabiliriz. Ama bunlardan biri aksarsa ne yazık ki yapamıyoruz. Muhalefetteki birçok belediyenin, ‘aslında kentsel dönüşüme karşı değiliz, rantsal dönüşüme karşıyız’ dediğini duyuyoruz. Bir slogan bulmuş arkadaşlar, ezberlemişler papağan gibi bunu tekrarlıyorlar. Bu kentsel dönüşüm yapmamak için bir kaçıştır, bu söz kimseyi kurtarmaz. Mecliste de söyledim, Allah’ınızı seviyorsanız lütfen rantsal dönüşüm yapmayın tamam mı? Kentsel dönüşüm yapın. Sonuna kadar yanınızdayız. Vatandaşa eğer iyilik, önderlik edecekseniz, başkansanız yapacağınız tek iş kentsel dönüşüm. Bu noktada da bizler kapımızı sonuna kadar açtık. Kim, hangi partiden gelirse gelsin bu noktayı da sonuna kadar takip edeceğiz.”
Depreme hazırlığın önemine dikkati çeken Özhaseki, şunları kaydetti:
“6 Şubat’taki bu olaydan dolayı 850 bin bağımsız birim yıkılmış. Şu andaki gayretler gibi kentsel dönüşümler yapılmış olsaydı bu kadar yer yıkılır mıydı? İlk bakanlığım döneminde Hatay’a gittim. O protestocu gruplar, bugün muhalefetin adayları bana mani oldular. Kentsel dönüşümü Emek ve Aksaray mahallelerinde yaptırmadılar. Deprem olunca o mahalleleri takip ettim, yerle birdi ve binlerce insan ölmüştü. Şimdi herhalde azıcık vicdanları varsa sızlıyordur. O yüzden Adana’mızda da yapılması gereken en önemli iş depreme hazırlık.”
Ziyarette, Cumhur İttifakı’nın Yüreğir Belediyesi Başkan adayı Halil Nacar da yer aldı.
]]>Özhaseki, Şehit Erkut Akbay Mahallesi Kentsel Dönüşüm Alanı’ndaki programda, buradaki çalışmaların yıl sonuna kadar bitirilmesi için gayret edeceklerini söyledi.
Türkiye’nin, çevre ülkelerdeki sıkıntılara rağmen “güvenli liman” olduğunu dile getiren Özhaseki, terörle mücadele çalışmalarıyla iftihar ettiklerini anlattı.
Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerin ardından milletin dayanışma gösterdiğini belirterek, şöyle konuştu:
“Allah böyle bir milletten, hepinizden razı olsun. Hepiniz gerekeni yaptınız, emin olun. Bir de koca koca şehirleri idare ettikleri halde, milyonlarca nüfusu olduğu halde deprem bölgesine gelip yanında sosyal medyacılarla, basıncılarla resim verip, selfie çekip gidenler vardı. Allah onların da iyiliğini versin. Onları vicdanlarıyla baş başa bırakıyoruz. Çünkü onların derdi insanlara yardım etmek, belediyecilik değil. Başka bir dünyadalar.”
Depremin ardından bir senedir gece-gündüz, tatil demeden çalıştıklarını vurgulayan Özhaseki, “Şu anda 390 bin hak sahibi var 307 bin inşaatımız başladı. Evlerin 46 binini dağıttık, önümüzdeki ay 30 bin daha dağıtacağız. Sene sonuna kadar her ay 10-15 bin konutu yapıp dağıtmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Özhaseki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın deprem konutlarında gelinen aşamayı sık sık sorduğunu, evlerin hızla yapıldığını anlattı.
“Bizim ittifakımız yerli bir ittifak”
Bugün Cumhurbaşkanlığı seçimini atlatarak, Türkiye’deki bütün meselelere müdahil olan bir ittifaklarının bulunduğunu belirten Özhaseki, şöyle devam etti:
“Bizim ittifakımız belli, Cumhur İttifakı. Bir tarafta Sayın Cumhurbaşkanımız bir tarafta Devlet Bey. Kendi aralarında ellerinden ne geliyorsa, bu ülke için neler yapılabilirse, bunu hiç tartışmadan doğru olan neyse ona karar veriyorlar. Bizim ittifakımız yerli bir ittifak, bu toprakların ittifakı. Bizim ittifakımız milli bir ittifak Allah’a hamdolsun ve biz sizlerin değerlerini taşıyoruz. Sizler ne iseniz zaten biz de oyuz. O değerlerin arkasındayız.”
Özhaseki, tarihe, insanlara ve medeniyete karşı bir sorumluluklarının olduğunu ve bu yolda hareket ettiklerini vurguladı.
“İttifak dağılınca bütün kirli çarşaflar ortaya döküldü”
Eskiden karşılarında bir ittifak olduğunu hatırlatan Özhaseki, “Şimdi herhalde ittifak da kalmadı ama seçim öncesini şöyle bir düşünün, 6’lı mı, 7’li mi, 9’lu mu yoksa el altından verdikleri rüşvetlerle 10’lu mu 12’li mi olduğu söylenen bir ittifak vardı, ‘kutsal ittifak’ diyorlardı. Birbirine benzemezler, bir araya gelmişler, bir tane dertleri vardı, ‘Recep Tayyip Erdoğan gitsin, ne olursa olsun’. Kardeşim gidince ne olacak Recep Tayyip Erdoğan? Siz ne yapacaksınız? Birbirinize bile benzemiyorsunuz, hiçbir konuda anlaşamıyorsunuz, Türkiye’ye ne yapacağınız belli değil. Gelecekle ilgili söyleyecekleriniz de yok. Ne yapacaksınız, ‘o gitsin de ne olursa olsun’ diyerek? Ama ne yazık ki böyle bir grup vardı.” değerlendirmesinde bulundu.
Eleştirilerini sürdüren Özhaseki, şu ifadeleri kullandı:
“Şimdi haliyle ittifak dağılınca bütün kirli çarşaflar ortaya döküldü. Ne gizli pazarlıklar varmış biz anladık. El altından kimlere MİT başkanlığı verilmiş, kimlere İçişleri Başkanlığı verilmiş? Onların hepsini gördük. Kendi içlerinde şöyle demeye başladılar, ‘Allah’tan ki bizim adam seçilmemiş’. ya iyi de milletin karşısına çıkıp nasıl vaatlerde bulundunuz? Milleti kandırarak, ‘bu ittifaka verin deyip neler söylediniz?’. Ama şimdi onların içindeki milletvekilleri bile diyor ki ‘vallahi biz bu adama vermedik’ diyorlar Millet İttifakı’nda, ‘Kılıçdaroğlu’na vermedik’ diyorlar. Öyle bir hale geldi.”
Özhaseki, onların yaptıkları bir başka numaranın da algı operasyonu olduğunu söyledi.
Bu kişilerin sosyal medyada oynayıp, büyük paralar harcayarak kendilerini kahraman ilan ettiklerini vurgulayan Özhaseki, “Gözleri, Cumhurbaşkanlığı makamında veyahut da bir partinin genel başkanlığında ama belediye başkanlığı yapıyormuş gibi davranıyorlar ve şehirlerinde ne yazık ki problemler gittikçe büyüyor.” diye konuştu.
Kendisinin de Kayseri’de 21 yıl belediye başkanlığı yaptığını hatırlatan Özhaseki, çok çalıştığını, ne söz verdiyse yerine getirdiğini belirtti.
İlk çıktıklarında hep hizmet edeceklerini söylediklerini belirten Özhaseki, şunları kaydetti:
“Hiç kimseyi ayırmayacağız, ‘senin dinin, ırkın, mezhebin, partin, şu, bu’ asla demeyeceğiz. Tövbe estağfurullah. Niye diyelim ki? Ona ne hakkımız var bizim? Cenabıallah bir kulunu yaratmışsa, şu şehirde, bu şehirde bizim bunu beğenmeme hakkımız var mı? Falan ırkta yaratmış, filan ırktan yaratmış, bunu beğenmeme hakkımız var mı? Tövbe estağfurullah böyle bir şey olamaz. Biz ‘deli gibi hizmet edeceğiz’ diyerek başladık, öyle yaptık, mazeret üretmedik, şehirlerin altyapısıyla uğraştık, üstyapısıyla uğraştık. Envaiçeşit projeler gerçekleştirdik ama bizim derdimiz hizmetti, eser belediyeciliğiydi.”
Özhaseki, Cumhur İttifakı’nın Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Mehmet Kocaispir ve Yüreğir Belediye Başkan adayı Halil Nacar için destek istedi.
Kocaispir ve Nacar’ın da konuşmasının ardından Bakan Özhaseki, şantiye alanında incelemelerde bulundu.
]]>Yüreğir Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni”nde saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Bakan Özhaseki, yapımı tamamlanan 1589 konutun hak sahiplerinin belirleneceği butona bastı.
Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.
Hasarları giderme, zararları kapatma ve yaraları sarmanın devletin öncelikli görevi olduğunu belirten Özhaseki, şöyle konuştu:
“Mutluyuz, binlerce hak sahibini şu birkaç gün içerisinde evlerine kavuşturduk. Gururluyuz çünkü ilk günden itibaren gece gündüz demeden çalıştık, hiç ara vermedik ve neticesinde 1 ay içerisinde 46 bin konutumuzu, önümüzdeki ay vereceklerimizle birlikte o 75 bin güzel konutumuzu hak sahiplerimize teslim ediyoruz.”
Özhaseki, vatandaşların evlerinde huzur ve güvenle oturmasını amaçladıklarını aktararak, “İnşallah herkes evlerine oturuncaya, bütün vatandaşlarımız ‘Evet biz hakkımızı aldık, Allah devletimizden razı olsun, size hakkımız helal olsun.’ deyinceye kadar buralardayız, gitmeyeceğiz ve inşallah çalışarak herkesin hakkını teslim edeceğiz. Bundan hiç endişeniz olmasın.” ifadelerini kullandı.
“Kahraman güvenlik güçlerinden Allah razı olsun”
Bakan Özhaseki, Türkiye’de yıllardır terörle mücadele verildiğini anlatarak, şehirlerin, köylerin, dağların terörden temizlendiğini söyleyerek, güvenlik güçlerine teşekkür etti. Özhaseki, şöyle devam etti:
“Kahraman güvenlik güçlerinden Allah razı olsun. Onlar bir grup değil, hepimizin evladı, yakınımız. Allah bu yavrularımızın ayaklarına taş değdirmesin, burunları kanamasın inşallah. Onların sayesinde şimdi güven ve huzurla oturuyoruz. Teröristler arada bir sızma yaparak canımızı yakmaya çalışıyorlar ama onların da hakkından gelecek gücümüz var. Bunların özelini, genelini, tamamını toprağa gömdük inşallah bir daha da çıkamayacaklar.”
Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkati çeken Özhaseki, ev ve iş yerlerinin afet gerçeği unutulmadan yapılması gerektiğinin altını çizdi.
Özhaseki, 6 Şubat depremlerinin ilk anından itibaren sahada olduklarını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:
“Belediyelerimiz aylarca orada çalıştılar. Cumhur İttifakı’ndan, Milliyetçi Hareket Partili arkadaşlarımız da gittiler. Cumhuriyet Halk Partili bazı belediyelerimiz de Allah razı olsun oralara gittiler, çalıştılar. Ama üzücü taraf şuydu; milyonlarca nüfusu, ellerinde koca koca imkanları olduğu halde sadece özel jetlerle gidip, sosyal medya ordusuyla oralarda gezip, özçekim yapıp dönüp gidenler vardı. Bunlar da ‘deprem turistleri’ydi. Onları vicdanlarıyla baş başa bırakıyoruz.”
“Adana özelimizde bugün 1589 konutumuzu dağıtıyoruz”
Bakan Özhaseki, şu anda işe başladıkları, ihale süreci yürümekte olan veya bitme aşamasına gelmiş 307 bin konutun bulunduğunun altını çizerek, bunların çalışmalarının hızla devam ettiğini vurguladı.
Bir taraftan da yerinde dönüşüm için bir proje açıkladıklarını ve binlerce insanın müracaat ettiğini belirten Özhaseki, onların da devletin verdiği 1,5 milyon liralık imkanlarla evini yapmaya devam ettiğini söyledi.
Şehirlerin merkeziyle köy evlerini de yaptıklarını anlatan Özhaseki, depremden etkilenen şehirlerin altyapısını da yenilediklerini ifade etti.
Özhaseki, adana için de hasar gören yerlerden dolayı 3 milyar liralık proje hazırladıklarını vurgulayarak, bu yaz itibarıyla başlayacakları su, kanal, arıtma tesisi gibi bütün işleri bitirmiş olacaklarının sözünü verdi.
Hiçbir belediyeye yük getirmeyeceklerini ve onları borçlandırmayacaklarını ifade eden Özhaseki, devlet olarak onları da kendilerinin üstlendiğini anlattı.
Diyarbakır’da bugün verilecek konutlarla birlikte dağıtılan konut sayısının 46 bin olduğunu ifade eden Özhaseki, şöyle devam etti:
“Allah nasip ederse önümüzdeki ay da buna devam edeceğiz, sayı 75 bine çıkacak ve ondan sonra da her ay 15-20 bin konutu yine gelip bu törenlerle, noter huzurunda, adil bir vaziyette dağıtmaya da devam edeceğiz. Adana özelimizde bugün 1589 konutumuzu dağıtıyoruz. 8 bin 138 konutumuzun ihalesi yapılmış, ihale sürecine girmiş, devam ediyor. İnşallah bunlar da en geç bir sene içerisinde bitiririz ve hak sahiplerimize de dağıtırız.”
Eleştirilere cevap verdi
Muhalefetteki partinin ileri gelenlerinin yaptığı eleştirilere değinen Özhaseki, “Emin olun, koca koca genel başkanlar öfkeyle, yaptığımız bu çalışmaya leke sürebilmek adına bir kinle, ihtirasla, haset duygusuyla bu sözleri ediyorlar. ‘Herhalde olsa olsa AK Partililere dağıtıyorlar’ ne diyebilirim ki? Allah ıslah etsin bunları, başka diyecek hiçbir şey yok.” ifadesini kullandı.
Deprem üzerinden siyasetin olmayacağına dikkati çeken Özhaseki, ölüler ve şehitlerin üzerinden kirli dillerin çekilmesini istedi.
“Bütün evleri 1-1,5 sene içerisinde teslim ederiz”
Bakan Özhaseki, 390 bin konut alacak hak sahibinin bulunduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Şu andaki belirlemeler böyle, dava açanlar var, kendi aralarında ihtilaflı olanlar var, mahkemeden ispat etmeye çalışanlar var, eyvallah. Bunlar da geldiğinde sayı artabilir. Biz 307 bin konutu yoluna koyduk, devam ediyor, kısa süre içerisinde bitireceğiz. Yerinde dönüşüm için binlerce kardeşimize yardım ediyoruz. Bütün evleri inşallah 1-1,5 sene içerisinde teslim ederiz. Biz büyük bir milletiz, bundan emin olun. Kardeşliğimizi pekiştirelim, kol kola girelim.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her toplantıda deprem konutlarının son durumunu sorduğunu aktaran Özhaseki, “Evler verilsin, yerine gelsin, biz yeter ki onların hakkını teslim edelim, gerisi önemli değil’ diyen bir iktidar var çok şükür.” diye konuştu.
Bugün sözlerinin bir kısmını yerine getirmenin huzuru ve mutluluğu içerisinde olduklarını belirten Özhaseki, ev çıkmayan vatandaşlardan da rahat olmalarını isteyerek çok kısa süre içerisinde onların da tamamının evlerini yapıp, güvenli evlerini teslim edeceklerini dile getirdi.
“2 bini aşkın konutumuzun da yapımı tüm hızıyla devam etmektedir”
Vali Yavuz Selim Köşger de depremde Adana’da 11’i merkezde olmak üzere 38 binanın yıkıldığını, 3 bin 297 binanın ağır hasar alarak kullanılamaz hale geldiğini belirtti.
Adana’da arama kurtarma çalışmalarının sonlanmasının ardından vatandaşlar için tehlike yaratan ağır hasarlı binaların yıkım faaliyetlerine de hemen başlatıldığını aktaran Köşger, şöyle konuştu:
“Geçen süre zarfında ağır hasarlı binaların yıkım işlemleri ilimizde yüzde 49-50 mertebelerinde tamamlanmış, geriye kalan kısımların da yıkım faaliyetleri süratli bir şekilde devam etmektedir. Bununla beraber ilimizde 5 bin 412’si ev sahibi 5 bin 338’i kiracı olmak üzere 10 bin 750 haneye 522 milyon lirayı aşkın kira yardımı yapılmıştır. Adana ilimize bu kapsamda 2 milyar 258 milyon 400 bin liralık kaynak aktarılmıştır. Diğer taraftan bu afet nedeniyle mağdur olan vatandaşlarımızın konut ihtiyaçlarını gidermek için TOKİ tarafından afet konutlarının inşasına zaman kaybetmeden başlanmıştır. Böylesi büyük yıkıcı bir felaketin üzerinden henüz bir yıl geçmişken azımsanmayacak sayıda konut, hak sahiplerine bugün dağıtılacaktır. Bugün bizler de noter huzurunda yapacağımız çekilişle inşası tamamlanan 1589 konutumuzun kura çekilişini yaparak hak sahiplerine teslim edeceğiz. Bunların dışında 2 bini aşkın konutumuzun da yapımı tüm hızıyla devam etmektedir.”
Konuşmaların ardından Bakan Özhaseki ve beraberindekiler, kurada ismi çıkanlara konutlarının anahtarlarını verdi.
Özhaseki, daha sonra Adana Valiliğine geçerek Vali Yavuz Selim Köşger’i ziyaret etti.
]]>Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Adana’da Çukurova, Seyhan ve Sarıçam ilçelerinde yapımı tamamlanan bin 589 konutun kurası çekildi. ‘Deprem Konutlarının Kura Çekilişi Töreni’ Yüreğir Kültür Merkezi’nde düzenlendi.
“Cennet gibi bir vatana sahibiz”
Depremde hayatını kaybedenler için Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan törende konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, 1 ay içerisinde deprem bölgesinde teslim edilecek konut sayısının 75 bin olacağını anlatarak, “Öncelikle başımız sağ olsun. Ölenlere Allah rahmet eylesin. Bin yıllık Anadolu medeniyetini kurduğumuz bu güzel topraklarda başımıza gelen en büyük felaket bu depremlerdir. Allah bir daha böyle felaket yaşatmasın. Ölenlere rahmet, kalanlara sağlık diliyoruz. Hasarları giderip yaraları sarmak hepimizin ve devletimizin görevi. Mutluyuz, binlerce hak sahibini evlerine kavuşturduk. Gece-gündüz çalıştık ve hiç ara vermedik. Bu 1 ay içerisinde 46 bin konutu, gelecek ay vereceklerimizle birlikte 75 bin konutu vatandaşlarımıza vermiş olacağız. Bütün herkesten helallik alana kadar buradan gitmeyeceğiz. Bu coğrafya en eski yerleşim yeri olarak geçiyor. Medeniyet bu topraklardan, bilim bu topraklardan yayılmış. Cennet gibi bir vatana sahibiz. Bizim bu topraklarımızın da 2 kusuru var birisi depremsellik, diğeri de fitne odakları bitmiyor” ifadelerini kullandı.
“Artık şehirlerimiz, dağlarımız, ilçelerimiz tertemiz”
Türkiye’nin birçok bölücü örgüt ile mücadele ettiğini aktaran Özhaseki, “Birçoğunuzun yaşı geçmişi hatırlamaya yeter. Bir taraftan PKK gibi bölücü bir örgüt, bir taraftan meseleye diğer taraftan girip FETÖ’cü bir yapı, IŞİD gibi sapık bir grup. Hepsi aynı ülkeler tarafından destekleniyor. Bir seferinde Cizre’de yapılan açılış öncesi beni sosyal medyadan linç ettiler. Sabah ise onlara cevap verdim. Bana laf ediyorsunuz ama karşınızda Amerika’nın üsleri var dedim. Bana ise onlar demokrasi getiriyor dediler. Bunlar nereye gittiler de demokrasi, eşitlik götürdüler. Bunlar gittikleri her yere kan, bela, gözyaşı götürdüler. Yıllardır mücadele veriyoruz. Allah’a şükürler olsun artık şehirlerimiz, dağlarımız, ilçelerimiz tertemiz. Asker ve polislerimiz mücadelelerini hep sürdürüyor. Allah bu yavrularımızın ayaklarına taş değirmesin. Arada bir sızma yaparak canlarımızı yakmaya çalışıyorlar ama onlarla mücadele edecek gücümüz var” diye konuştu.
“5 riskli ülkeden birisi Türkiye”
Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkat çeken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, daha sonra şunları söyledi:
“Deprem konusunda hepimizin dikkatli olması gerekiyor. Bu ülke bir deprem ülkesidir. Her ne yaparsak onu bilerek yapacağız. Evlerimizi, iş yerlerimizi nereyi yaparsak yapalım bu deprem gerçeğini unutmamak gerek. 5 tane riskli ülke var ve birisi Türkiye. En riskli şehir ise İstanbul’dur. Yıkıcı deprem sayısı 231. Neredeyse her sene 2-3 yıkıcı deprem olmuş. 5 ve altındakileri saymıyoruz bile. Maddi hasar milyarlarca dolar. Biz doğa ile savaşamayız ve ona kafa tutamayız. İçeri de bir enerji var ve dışarı vuruyor. Biz bunu bilerek hareket edeceğiz. Tedbiri elden bırakmamak lazım. Her işimizi tedbirli, doğru yapmak zorundayız. Akıl, dize vurup ah etmek için değildir. Bizde böylece hareket etmek durumundayız. 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta çok şiddetli, yıkıcı ve uzun süren deprem meydana geldi. 11 ilimiz doğrudan hasar gördü. 14 milyon insanımız hasar gördü. 850 bin bağımsız bölüm yıkıldı. Böyle bir felaket ile karşı karşıya kaldık. Allah böyle bir acıyı bir daha göstermesin.”
“Onları vicdanlarıyla baş başa bırakıyoruz”
Depremde birçok siyasi partinin deprem bölgesinde hizmet verdiğini ancak bazı kişilerin göstermelik hareketler yaptığını aktaran Bakan Özhaseki, “Depremin manevi hasarı ölçecek alet ortaya çıkmadı. Biz şu ana kadar girdiğimiz bütün evlerden ağlayarak çıkıyoruz. O evlerden acı tütmeye devam ediyor. 04.17’de Cumhurbaşkanımıza haber verildi. Oda ilk MYK toplantısında bize neler yaptığını anlattı. Bizde ona neler yaptığımızı anlattık. Bin 390 belediyeden 810 tanesi AK Partili. Ben o gün, bütün belediye başkanlarını arayıp hepsine işlerini bırakıp deprem bölgelerine gitmelerini söyledim. Sağ olsun bazı CHP’li belediye başkanları da gelip deprem bölgesinde çalıştı. Fakat milyonlarca nüfusu olduğu halde, ellerinde koca koca imkanları ve ordusu olduğu halde bazı kişiler sosyal medya orduysa gelip öz çekim yapıp gittiler. Onları vicdanlarıyla baş başa bırakıyoruz” dedi.
“1 buçuk sene içerisinde bütün evleri teslim edeceğiz”
Depremde tüm Türkiye’nin ve birçok kardeş ülkenin kenetlendiğini anlatan Özhaseki, “85 milyon bir millet evinde sıcak çorbasını içmedi, doğru dürüst uyumadı. Haccını erteleyenleri mi dersiniz, küçücük eski arabasıyla gelen kardeşlerimizi mi dersiniz hepsinden Allah razı olsun. Bu milletin içinde bir birey olmak bile yeter. İnsanoğlu dünyaya gelirken Allah’a dilekçe vermiyor. Öyle bir şey yok. Allah’ın takdiriyle dünyaya geliyoruz. Bu dünyadaki yaptıklarımızdan sorumluyuz. Hepimiz kol kola girdik ve asrın dayanışmasını gerçekleştirdik. Mart, Nisan aylarında sağlam zeminleri tespit edip inşaatlara başladık. Şu anda deprem bölgesindeki rezerv alanlarda 207 bin bağımsız bölümün yapımı devam ediyor. Şehir merkezlerinde 50 bin konutun, köylerde ise 50 bin çelik köy evinin de yapımına başlanmış durumda. Toplamda 307 bin konutumuzun inşası hızla devam ediyor. Yerinde dönüşüm için bir proje açıkladık ve binlerce kardeşimiz müracaat etti. 256 bin kardeşimiz müracaat etti. Köy evlerini çelikten yapıyoruz. 9 şiddetinde bile depremde yıkılmayacak evler yapıyoruz. Bir fon bulduk ve bütün illerimizde altyapıyı baştan yapıyoruz. Toplam altyapı civarı 60 milyar lira civarında. Adana içinde 3 milyar liralık proje hazırladık. Bu yaz itibariyle başlayıp hiçbir belediyeye yük getirmeden altyapıyı biz yapıyoruz. Diyarbakır’da dağıtılacak konutlarla bugün 46 bin konut dağıtmış olacağız. Ondan sonrada her ay gelip konutları dağıtmaya devam edeceğiz. Bugün bin 589 konutu dağıtıyoruz. Adana’da 8 bin 138 konutun ihalesi yapılmış, devam ediyor. Onları da dağıtacağız 1 buçuk sene içerisinde” ifadelerini kullandı.
“Kol kola girelim ve birliğimizi devam ettirelim”
Depremden 2 ay sonra sağlam zeminde inşaat çalışmalarına başladıklarını söyleyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, muhalefetin kendilerini eleştirdiklerini kaydederek, “Deprem olmuş 1 gün sonra muhalefetteki partinin ileri gelenleri, ‘Bu deprem iktidarı alır götürür’ diyor. Herkes enkazın altında ailesini kurtarmaya çalışıyorken bu laflar neyin nesi. Hangi hesabı yapıyorsunuz. İlk günlerde temel atarken ‘Acelenize ne oluyor’ diyorlardı. Aradan 1 sene geçince ise muhalefet çıkmış verilen 25 konut var diyor. Ben 75 binden bahsediyorum onlar ne söylüyor. Allah bunları ıslah etsin. 75 bin konut dağıtıyoruz. Geçen bir törende 1 tane tanıdığımız var mı diye soruyorum ama kimse çıkmadı. Burada hak yenmez. Deprem üzerinden, şehitlerimiz üzerinden siyaset olmaz. Eğer görmek istiyorlarsa tek tek gelsinler göstereceğim, inşaatları gezdireceğim. Bütün evleri 1, 1 buçuk sene içerisinde teslim edeceğiz. Nereden geldiğiniz hiç önemli değil, bizler Allah’ın kullarıyız. O yüzden kol kola girelim ve birliğimizi devam ettirelim” diye konuştu.
Öte yandan Bakan Özhaseki, vatandaşlara evleri teslim edilene kadar kira yardımlarının süreceğini söyledi.
Törene Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’in yanı sıra kent protokolü ve vatandaşlar katıldı. – ADANA
]]>Özhaseki, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen İstasyon Caddesi’nde inceleme yaptı, Vali Erdinç Yılmaz’dan çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Sonrasında Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi’nde düzenlenen “Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni”ne katılan Özhaseki, yapımı tamamlanan 1976 konutun hak sahiplerinin belirlenmesi için butona bastı.
Özhaseki, 6 Şubat depremlerinin büyük bir felaket olduğunu belirterek, afette hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara şifa diledi.
Deprem konutları için gece gündüz çalıştıklarını dile getiren Özhaseki, şöyle konuştu:
“Evlerine kavuşan hak sahibi vatandaşlarımızın yüzündeki mutluluk dünyaya değer. Bundan dolayı Allah’a hamdediyoruz ve işimize bakıyoruz. Bazı kardeşlerimiz evlerinin çıktığını görecek. Çıkmayan kardeşlerim lütfen üzülmesinler. Emin olun bütün hızımızla onları da yapmaya çalışıyoruz. En geç 1 yıl veya 1,5 yıla kalmadan bütün hak sahiplerimizin evlerini teslim etmiş oluruz. Şunu bilin; sizler huzurla, güvenle o güzel evlerinizde oturup bizlere ‘kardeşim Allah sizlerden razı olsun, hakkımız helal olsun’ deyinceye kadar buradayız, gitmeyeceğiz. Hiç endişeniz olmasın.”
Özhaseki, terörle mücadele çalışmalarının hızla devam ettiğini vurgulayarak, “Allah’a hamdolsun ülkemizin güneydoğusunda, doğusunda, başka bölgelerinde şehirler tertemiz oldu. Köyler, dağlar temizlendi. Sınır ötesinde bunları inşallah toprağa gömmeye uğraşıyoruz. Bunlarla mücadele ediyoruz. Bir daha da çıkamayacaklar. Ne FETÖ denen şizofren yapı ne PKK denen ahlaksızlar, bölücüler ordusu ne de DEAŞ denilen sapıklar grubu bir daha bu ülkede asla neşvünema bulamayacaklar.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkati çeken Özhaseki, binaların bu gerçeğe uygun şekilde yapılması gerektiğini anlattı.
“Biz üzerimize düşeni yapıyoruz”
Afet döneminde, milyonlarca nüfusa hitap eden bazı illerin büyükşehir belediye başkanlarının özel uçaklarla gelip “deprem turisti” olarak bölgede fotoğraf çektirdiğini belirten Özhaseki, “Onları da bu milletin elbette ki vicdanına havale ediyoruz. Biz üzerimize düşeni yapıyoruz, onlar da tıynetinin gerektirdiği işleri yapıyorlar.” dedi.
Özhaseki, Bakanlık olarak en uygun zeminlerde yerler tespit edip inşaatlara başladıklarının altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şu anda işe başladığımız, devam eden 307 bin konutumuz var, dile kolay arkadaşlar bu sayı. TOKİ’nin yıllık kabiliyeti 60 bindi, Emlak Konutumuzun 10 bin civarındaydı, Yapı İşleri de öyle diyelim ama şu anda başlayıp devam eden, bitme aşamasına gelen, şimdi teslim edeceğimiz veya birkaç ay içerisinde vereceğimiz tam 307 bin konut var. Bunların içerisinde 50 bin köy evine başladık, bir kısmında da ihaleler devam ediyor. Çelikten yapıyoruz, 5 tona yakın çelik, aralarında taş yünü, dışında betopan, içinde alçıpanlarını koyarak; sağlam, 9 şiddetinde bile deprem olsa yıkılmayacak konutlar yapıyoruz. Allah izin verirse önümüzdeki günlerde her birini yavaş yavaş, her ay 10-15 beş binini, 20 binini teslim etmeye devam edeceğiz.”
Yerinde dönüşüm projesine de 256 bin kişinin müracaat ettiğini belirten Özhaseki, projenin imkanları hakkında bilgi verdi.
Toplam 41 bin konutu bitirdiklerini anlatan Özhaseki, önlerindeki bir ay içerisinde bu sayının 75 bine çıkacağını, sene sonuna kadar da her ay bitirdikleri ve teslim aşamasına gelen 15-20 bin konutu teslime devam edeceklerini bildirdi.
Özhaseki, bütün hak sahipleri evlerine oturuncaya kadar ekip olarak gece gündüz çalışacaklarını vurguladı.
Zaman zaman üzücü şeyler de olduğunu belirten Özhaseki, konuşmasına şöyle devam etti:
“Düşünün şimdi deprem olmuş bizim anlı şanlı muhalefetteki partilerimizin genel başkan yardımcıları konuşuyorlar, televizyonlara yansıdı, ‘Hükümet bunun altında kalır, bunun hesabını veremezler, bu millet bunları siler atar’. Allah sizin iyiliğinizi versin ya. Millet can derdinde, siz hesap peşindesiniz. Ne biçim insansınız ya? Nasıl bir insanlıktır bu böyle? O günlerde bir ay içerisinde sert zeminleri arkadaşlarımız tespit ettiler, 2 ay içerisinde o konutların temellerini attık. ‘Niye acele ediyorsunuz ya? Durun bakalım, daha sallanıyor, görmüyor musunuz?’ falan filan… Onu söyleyenler bugün çıkıyorlar diyorlar ki ‘Aradan bir sene geçti, niye evleri teslim etmiyorsunuz?’. Yahu kardeşim bu akşam sabaha kadar boya kutusuna sokup da çıkarılan bir şey değil ki.”
“Ne olur deprem üzerinden siyaset yapmayın”
Dün “Niye erken başlıyorsunuz?” diyenlerin bugün “Hiç kimseye bir şey vermedi.” dediğini belirten Özhaseki, eleştirilere karşı şöyle konuştu:
“Aynı adamlar sonra çıkıyor diyor ki ‘İçinizde alan var mı?’, demek ki bunlar akrabalarına dağıtıyorlar, bunlar demek ki AK Partili’lere dağıtıyorlar’. Ne diyeyim ya arkadaşlar? Allah ıslah etsin demekten başka emin olun söz bulamıyorum. Ne olur deprem üzerinden siyaset yapmayın. Hiç değilse şu kirli dilinizi, insanlara acıları üzerinden yapmayın. Arayın beni telefonunuza çıkayım, nerede kaç konuta başladık anlatayım, görmek istiyorsanız yanınıza düşeyim tek tek gezdireyim ben sizi ama lütfen insanların acıları üzerinden, deprem üzerinden hiç değilse siyaset yapmayın. Kimisi kıskançlıktan kimisi zamanında beraber olmuşuz, dışarıya çıkmış haset duygusundan ne yapacağını şaşırmış vaziyette. O kirli dilleriyle, ortalığı hakikaten velveleye verirken onlar da üzüntü sebebi.”
“Köy evleri ve deprem konutlarımızın yapımları devam etmektedir”
Osmaniye Valisi Erdinç Yılmaz da kentte yıkıma yol açan depremlerin, en büyük felaketlerden biri olarak tarihteki yerini aldığını belirtti.
Kentte, depremler nedeniyle 1010 kişinin hayatını kaybettiğini ve 2 bin 584 kişinin yaralandığını anımsatan Yılmaz, şunları kaydetti:
“Depremin ilk anından itibaren çadır kentlerimiz hızlı bir şekilde kurulmuş ve vatandaşlarımızın temel ihtiyaçları karşılanmıştır. Türkiye’nin en büyük ve en rahat konteyner kenti, ilimizde hemşehrilerimizin hizmetine sunulmuştur. Ayrıca köy evlerimizin ve deprem konutlarımızın yapımları da hızlı bir şekilde devam etmektedir. Bir an evvel bitmesi için yoğun bir gayret içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bütün mücadelemiz, benzer acıların tekrar etmemesi ümidiyle, vatandaşlarımızın daha sağlıklı ve daha güvenli binalarda yaşamaları yönündedir. En büyük temennimiz ve duamız böyle acıların felaketlerin bir daha yaşanmamasıdır.”
Konuşmaların ardından Bakan Özhaseki, Vali Yılmaz, AK Parti Osmaniye Milletvekilleri Seydi Gülsoy ve Derya Yanık, Osmaniye Belediye Başkanı Kadir Kara ile diğer protokol üyeleri, hak sahiplerine evlerinin anahtarını teslim etti.
Bakan Özhaseki’nin çocuklara çeşitli hediyeler verdiği tören, İl Müftüsü Ali Çakmak’ın duasıyla tamamlandı.
]]>Melikgazi Belediyesi Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıya Başkan Büyükkılıç ve telefon görüşmesi yoluyla iştirak eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin yanı sıra AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, AK Parti Melikgazi İlçe Başkanı Tayyar Şahin ve partililer katıldı.
Toplantıda katılımcılara hitap eden Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, AK Parti il, ilçe, kadın kolları ve gençlik kolları teşkilatlarına gayretli çalışmalarından dolayı teşekkür ederek, “İyi ki varsınız. Tabi ki Melikgazi Kayseri’miz için bu işin olmazsa olmazı. Teşkilatçılık bağlamında da geçmişten beri başarılı çalışmaları ve yapısıyla örnek ve önder olmakta” dedi.
Başkan Büyükkılıç, güçlü bir aile olduklarına vurgu yaparak, “Biz bir aileyiz, güçlü bir aile. Mazlum insanların sesi Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dava arkadaşları, yol arkadaşlarıyız. Kayseri Büyükşehir ve 16 ilçede görevlendirme yapıldı. İnşallah el ele, gönül gönle vermek suretiyle yine 17-0 diyoruz. Elbette belediye başkanlarımızın yanında yer almak, hepsini bağrımıza basmak ve inşallah Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Bahçeli’nin elini güçlendirerek yolumuza devam etmek, bu anlayış içerisinde yükü paylaşacağız. Yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koştuk. Kayseri yatırımlarda 30 büyükşehir içerisinde 1 numara olarak tarafsız kuruluşlar tarafından paylaşıldı” diye konuştu.
“Gençler bizim için önemli”
Kayseri Havalimanı Yeni Terminal Binası, Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi, yeni raylı sistem hatları gibi önemli projelerden de söz eden Büyükkılıç, gençlere yönelik hizmetlere ayrı bir parantez açtı. Başkan Büyükkılıç, “Özellikle gençler, gençler bizim için önemli. Onları yüreklendirmemiz lazım, onlara yönelik projelerimizle yer almamız lazım, onların elinden tutmamız lazım. Bu manada tüm belediyelerimiz üzerine düşenden fazlasını yapıyor. Allah’a şükürler olsun. Bulunduğumuz yerler insanlara hizmet etme yeri. Sizler bizlere bu fırsatı vermeseydiniz biz yapamazdık. Daha fazlasına layıksınız. Daha fazlasını yapacağımızdan da şüpheniz olmasın. Yaparsa yine Recep Tayyip Erdoğan ve onun yol arkadaşları yapar” ifadelerini kullandı.
“Eski Kayseri ile yeni kayseri arasında dağlar kadar fark var”
Toplantıda, telefonla katılımcılara seslenen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki de göreve geldikleri günden bu yana gerçekleştirdikleri hizmetlerle eski Kayseri ile yeni Kayseri arasında dağlar kadar fark olduğunu vurguladı. Bunları yaparken arkalarında dua eden ve destekleyen bir ordu olduğunu, kendilerine iyi günde kötü günde sahip çıkan kardeşleri olduğunu belirten Özhaseki “Allah sizlerden razı olsun. İşiniz gücünüz rast gelsin” şeklinde konuştu.
Halkı, Allah’ın kendilerine emaneti olarak gördüklerini sözlerine ekleyen Özhaseki, kibir ve rehavetin olmaması gerektiğini de bildirerek, kendisine AK Parti Genel Merkezi’nin 44 tane ile gitmesi gerektiğini söylediğini anlattı. Özhaseki, gece gündüz çalışmaya devam edeceklerini belirterek, “Haftaya da Kayseri’ye geleceğim, ben de çalışmalara başlayacağım. Üzerime ne düşüyorsa, nerelere gitmem gerekiyorsa, hangi köylere uğramam gerekiyorsa hiçbirini ihmal etmeden gideceğim. Çünkü biz bir davaya inanıyoruz. Bizler sırdan bir parti değiliz” dedi.
“Memduh ağabey sağ olsun herkese ağabeylik yapıyor, liderlik yapıyor”
Konuşmasında “Biz şehrimizi seviyoruz” diyen Özhaseki, “Memduh ağabey sağ olsun herkese ağabeylik yapıyor, liderlik yapıyor” şeklinde konuşarak, belediye başkan adaylarını anlı şanlı olarak her yerde anlatacaklarını ve seçimlerde başarıyı yakalayacaklarını kaydetti.
Erciyes’teki kayak merkezi dolayısıyla Kayseri’ye çok sayıda yabancı turist geldiğini ifade eden AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı ise “Şehrimiz Allah’a çok şükür iyi bir konumda. İlçe belediyelerimiz, Büyükşehir Belediyemiz hakikaten elinden gelen gayretin fevkinde başarılara imza atıyor, şehrimizi geleceğe taşıyor” ifadelerinde bulundu.
Bu coşku ve birlikteliğin kendilerini gururlandırdığını ifade eden AK Parti İl Başkanı Fatih Üzüm de göreve kim gelirse gelsin, görevini layıkıyla yapmak için elinden geleni yaptığını ve bu tutumun da başarıyı getirdiğini anlatarak “Gerçekten şu dünyada yaptığımız bu iş kadar hayırlı bir iş daha yok” dedi.
AK Parti Melikgazi İlçe Başkanı Tayyar Şahin ise Melikgazi ilçesinin Kayseri’nin göz bebeği olduğunu ifade ederek teşkilat olarak yaptıkları çalışmalara dair bilgiler paylaştı. Şahin, desteklerinden dolayı Başkan Büyükkılıç ve Başkan Palancıoğlu’na teşekkür etti. – KAYSERİ
]]>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Çalışma Toplantısı’na katılan Özhaseki, Erzincan İliç’teki toprak kaymasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Bakan Özhaseki, şunları kaydetti:
“İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Enerji Bakanımız şu anda Erzincan İliç’teler. Müthiş bir kütlenin kaydığı ortam. Burada 9 kardeşimiz şu anda toprak altında. Müthiş bir arama çalışması var. İnşallah bir an önce onlara ulaşırlar diye de ümit ve dua ediyorum. Oradaki tehlikeli atıkların Fırat’a ulaşıp ulaşmadığı konusu çok önemli. İlgili birimlerimiz, genel müdürlerimiz, onların ekipleri, işbirliği yaptığı bilim adamları, elimizdeki tüm teknik imkanlar tamamıyla bölgeye sevk edildi. Araçlarımız orada. Tahliye laboratuvarlarımız orada. Ayrıca bağımsız laboratuvarlara gerek topraktan gerekse sudan numuneleri alıp gönderiyoruz. Çok şükür şu ana kadar herhangi bir kirliliğe ve korktuğumuz bir olaya rastlamadık. Anlık olarak bunu takip ediyoruz.”
6 Şubat’ta yaşanan depremlere işaret eden Özhaseki, afetten 14 milyon insanın zarar gördüğünü söyledi. İlk tespitlere göre 680 bin konut ve 170 bin iş yerinin zarara uğradığına dikkati çeken Özhaseki, ilk etaptaki hesaplamalara göre hasar ve zararın 104 milyar dolar gözüktüğünü ifade etti.
Özhaseki, deprem bölgesinde yapılan hizmetleri anlattı, kentsel dönüşüm çalışmalarıyla ilgili bilgiler verdi.
Hayat normale döndükten sonra kalıcı konutların yapılması konusunun gündeme geldiğini anlatan Özhaseki, şöyle konuştu:
“Hak sahipliği olarak AFAD’ın belirlemiş olduğu konut sayısı 390 bin. Neden daha fazla yıkım var da 390 bin ev yapmak zorundayız. Devlet eskiden beri kural olarak bir apartmanda bir vatandaşın 40 dairesi varsa 40’ını da vermiyor. Mahkemelik durumlar oluyor. Onlardan dolayı sayı düşüyor. Şu an 390 bin konutu bir an önce yapıp vermemiz lazım. Evinin dışında konteynerlerde kalan 300 bin kadar aile var. Bir o kadar aileye de kira yardımı yapılıyor. Bizim çok hızlı davranmamız gerekiyordu. Depremden çok kısa bir süre sonra bulabildiğimiz sert zeminlerde, uygun olan yerlerde Bakanlık olarak işe başladık. Şu ana kadar gerek ihale sürecinde olan veya başlamış olan, temeli atılan veya kaba inşaatı biten veya bitme aşamasına gelen tam 307 bin konut var. Orada karar aldık. 50 bin kadar köy evini çelik karkas üzerine beton ve alçıpan malzemelerden yapıyoruz.”
Özhaseki, 30 bine yakın konutu teslim ettiklerini belirterek, “Önümüzdeki ayın sonuna kadar 75 bin konutu teslim etmiş olacağız. Bunların altyapıları yapılıyor, suları, kanalları bağlanıyor. Okullar, kütüphaneler, spor tesisleri yapılıyor. Hummalı bir çalışma var. Her ay 15-20 bin konutu Allah izin verirse teslim edeceğiz. Senenin sonuna kadar 200 bini yakalayacağız. Bu depreme kadar bizim entel dantel geçinenler arasında TOKİ böyle biraz hor görülürdü. Depremde gördük, bir tanesi bile yıkılmadı. 20 yıl boyunca yaptığı konut sayısı 1 milyon 200 bin. Şimdi biz diyoruz ki ‘İnşallah senenin sonuna kadar 200 bini tamamlayacağız.'” diye konuştu.
İstanbul’da kentsel dönüşüm
Deprem gerçeğini bilerek hareket edilmesi gerektiğini anlatan Özhaseki, şunları söyledi:
“İstanbul özeline geldiğimizde 7,5 milyon civarında bağımsız birim var. 6 milyonu konutlardan, 1,5 milyonu iş yerlerinden oluşuyor. Burada da dönüşmesi gereken ilk etapta 600 bin bağımsız birim var. Eğer yapmazsak ne olur? Allah korusun, her sokakta 1-2 tanesinin devrilmesiyle trafik olduğu gibi bir durur. Mecburen altyapı kesilir. Aşağıda lüks arabanız duruyor olabilir ama bir sokak bile gidemezsiniz. Sabah fırınlar çalışmaz. Büyük bir felaketle karşı karşıya kalırız. Bunu korkutmak için söylemiyorum. Ama bu gerçekliği bilerek hareket etmemiz gerekiyor. 2012’de Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Kentsel Dönüşüm Yasası çıktı. Bu yasaya dayalı olarak bugüne kadar İstanbul’da 850 bin bağımsız birim yenilendi. Şu anda da 194 bin civarında değişim, dönüşüm için çalışma, gayret var. İstanbul’daki Marmara Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü 319 ayrı noktada çalışıyor. Bu yetmiyor. Bu sayılar İstanbul’u kurtarmıyor. Bir an önce hızlanmamız, kentsel dönüşümün önündeki engelleri kaldırmamız gerekiyor.”
“Yarısı Bizden Kampanyası”na değinen Özhaseki, 1 milyon 255 bin vatandaşın bu kampanyaya müracaat ettiğini belirterek, şöyle devam etti:
“Aralarında yüzde 100’ü sağlayanlar var, yüzde 90’ı sağlayanlar var. Yüzde 50’yi geçen oranda sağlaması zaten yeterli olur. Orada da 1,5 milyon liralık bir paket açıklandı. Memur arkadaşlarımız eğitildi. Gelenlere tek tek cevap veriyorlar. Nasıl yapılacağını anlatıyorlar. Bir taraftan rezerv alanlarda 400 bine yakın konut üretiyoruz. Bir taraftan Yarısı Bizden Kampanyası’yla 350- 400 bin konutu yenilemiş olacağız. Bu konuda orta vadeli bütçeye 485 milyar lira koyduk. İstanbul’un dönüşümü için 485 milyar lira para koymuş olduk. Bir tarafta da TOKİ’miz yine sosyal konutlar yapacak. İstanbul’umuzda neredeyse 1 milyona yakın konutu Bakanlık vasıtasıyla veya onun liderliğinde yapmayı, dönüştürmeyi düşünüyoruz.”
31 Mart yerel seçimlerinin yaklaştığını anımsatan Özhaseki, “Seçimler geldi. Vatandaşlar, ‘Sen ne yapacaksın kardeşim?’ desinler. ‘5-10 senedir buradasın, ne yaptın?’ desinler. Hesap sorsunlar. Sonra da eğer bir kentsel dönüşüm yapılıyorsa lütfen yardımcı olsunlar.” diye konuştu.
Programın sonunda İTO Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, Bakan Özhaseki’ye hediye takdim etti.
]]>‘TEMELİ ATILAN TAM 307 BİN KONUT VAR ARKADAŞLAR
Bakan Özhaseki, ‘Üzerinde yaşadığımız şu güzel Anadolu coğrafyası dünyanın en eski yerleşim yerlerinin başında geliyor. On binlik şehirlere sahibiz. Orada tarihi yapılarımız var. Bu şehirlerin alt ve üst yapılarıyla geleceğe hazırlanması, içinde yaşayan insanların daha mutlu bir yaşam sürmelerini sağlayacak her türlü ortamın gözetilmesi de bizim vazifelerimiz arasında yer alıyor. Malumunuz bir yıl kadar önce 9 saat arayla çok uzun süren ve yüzeye çok yakın iki deprem yaşadık. Hasar olarak ilk etaptaki hesaplamalarda 104 milyar dolar görünüyor. Hak sahipliği olarak AFAD’ın belirlemiş olduğu konut sayısı 390 bin arkadaşlar. Şu anda 390 bin konutu bir an önce yapmamız lazım. Evinin dışında yaşayan konteynerlerde kalan 300 bin kadar aile var. Bir o kadar aileye de kira yardımı yapılıyor. Şu ana kadar gerek ihale sürecinde olan ve bugüne kadar yapılmak durumunda olan veya temeli atılan tam 307 bin konut var arkadaşlar. Bu arada 2 milyar euro kadar bir para temin edip bunu da o bölgelerdeki tamamıyla şehirlerimizin alt yapısı için ayırdık. Bu Haziran’dan başlayarak inşallah bir sene sürmeyecek diye düşünüyorum. Su, kanal, arıtma tesisi, kanal suları vs. gibi işleri de sıfırdan yapacağız. Şu ana kadar 30 binden fazla konutu teslim ettik. Önümüzdeki günlerde devam edecek. Önümüzdeki ayın sonuna kadar 75 bin konutu teslim etmiş olacağız ifadelerini kullandı.
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, İstanbul Ticaret Odası’nda düzenlenen çalışma toplantısına katıldı. İnşaat ve yapı ile ilgili komite üyelerinin katıldığı toplantıda konuşan Özhaseki, Erzincan’da altın madeninde meydana gelen ve 9 kişinin kaybolduğu toprak kaymasıyla ilgili konuştu. Özhaseki, “Dün meydana gelen. Hepimizi derinden üzen ve hala orada büyük bir mücadelenin verildiği İliç ile ilgili de birkaç cümle bahsetmek istiyorum. İçişleri Bakanımız ve Enerji Bakanımız şu an Erzincan’dalar. Müthiş bir kütlenin kaydığı ortam. Orada haliyle 9 kardeşimiz şu an toprak altında. Müthiş bir arama çalışması var. Tarama çalışması var. Oradaki tehlikeli atıkların Fırat’a ulaşıp ulaşmadığı konusu çok önemli. Elimizdeki bütün teknik imkanlar tamamıyla bölgeye sevk edildi. Araçlarımız da orada. Tahlil laboratuvarlarımız orada. Ayrıca bağımsız laboratuvarlara oradan numuneler alıp gönderiyoruz. Gerek toprak gerek ise sudan. Çok şükür sevindirici bir haber; şu ana kadar herhangi bir kirliliğe, korktuğumuz bir olaya rastlanmadı. Ama anlık olarak bunu takip ediyoruz. İnşallah bu takipler ve şu an orada almış olduğumuz tedbirler korkulan bir şeyin olmadığı şekilde hepimizde kanaat oluşturdu. Ama titizlikle de takip etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
“TEMELİ ATILAN TAM 307 BİN KONUT VAR ARKADAŞLAR”
Bakan Özhaseki, “Üzerinde yaşadığımız şu güzel Anadolu coğrafyası dünyanın en eski yerleşim yerlerinin başında geliyor. On binlik şehirlere sahibiz. Orada tarihi yapılarımız var. Bu şehirlerin alt ve üst yapılarıyla geleceğe hazırlanması, içinde yaşayan insanların daha mutlu bir yaşam sürmelerini sağlayacak her türlü ortamın gözetilmesi de bizim vazifelerimiz arasında yer alıyor. Malumunuz bir yıl kadar önce 9 saat arayla çok uzun süren ve yüzeye çok yakın iki deprem yaşadık. Hasar olarak ilk etaptaki hesaplamalarda 104 milyar dolar görünüyor. Hak sahipliği olarak AFAD’ın belirlemiş olduğu konut sayısı 390 bin arkadaşlar. Şu anda 390 bin konutu bir an önce yapmamız lazım. Evinin dışında yaşayan konteynerlerde kalan 300 bin kadar aile var. Bir o kadar aileye de kira yardımı yapılıyor. Şu ana kadar gerek ihale sürecinde olan ve bugüne kadar yapılmak durumunda olan veya temeli atılan tam 307 bin konut var arkadaşlar. Bu arada 2 milyar euro kadar bir para temin edip bunu da o bölgelerdeki tamamıyla şehirlerimizin alt yapısı için ayırdık. Bu Haziran’dan başlayarak inşallah bir sene sürmeyecek diye düşünüyorum. Su, kanal, arıtma tesisi, kanal suları vs. gibi işleri de sıfırdan yapacağız. Şu ana kadar 30 binden fazla konutu teslim ettik. Önümüzdeki günlerde devam edecek. Önümüzdeki ayın sonuna kadar 75 bin konutu teslim etmiş olacağız” ifadelerini kullandı.
]]>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, İstanbul Ticaret Odası’nda düzenlenen çalışma toplantısına katıldı. İnşaat ve yapı ile ilgili komite üyelerinin katıldığı toplantıda konuşan Özhaseki, Erzincan’da altın madeninde meydana gelen ve 9 kişinin kaybolduğu toprak kaymasıyla ilgili konuştu. Özhaseki, “Dün meydana gelen. Hepimizi derinden üzen ve hala orada büyük bir mücadelenin verildiği İliç ile ilgili de birkaç cümle bahsetmek istiyorum. İçişleri Bakanımız ve Enerji Bakanımız şu an Erzincan’dalar. Müthiş bir kütlenin kaydığı ortam. Orada haliyle 9 kardeşimiz şu an toprak altında. Müthiş bir arama çalışması var. Tarama çalışması var. Oradaki tehlikeli atıkların Fırat’a ulaşıp ulaşmadığı konusu çok önemli. Elimizdeki bütün teknik imkanlar tamamıyla bölgeye sevk edildi. Araçlarımız da orada. Tahlil laboratuvarlarımız orada. Ayrıca bağımsız laboratuvarlara oradan numuneler alıp gönderiyoruz. Gerek toprak gerek ise sudan. Çok şükür sevindirici bir haber; şu ana kadar herhangi bir kirliliğe, korktuğumuz bir olaya rastlanmadı. Ama anlık olarak bunu takip ediyoruz. İnşallah bu takipler ve şu an orada almış olduğumuz tedbirler korkulan bir şeyin olmadığı şekilde hepimizde kanaat oluşturdu. Ama titizlikle de takip etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
“TEMELİ ATILAN TAM 307 BİN KONUT VAR ARKADAŞLAR”
Bakan Özhaseki, “Üzerinde yaşadığımız şu güzel Anadolu coğrafyası dünyanın en eski yerleşim yerlerinin başında geliyor. On binlik şehirlere sahibiz. Orada tarihi yapılarımız var. Bu şehirlerin alt ve üst yapılarıyla geleceğe hazırlanması, içinde yaşayan insanların daha mutlu bir yaşam sürmelerini sağlayacak her türlü ortamın gözetilmesi de bizim vazifelerimiz arasında yer alıyor. Malumunuz bir yıl kadar önce 9 saat arayla çok uzun süren ve yüzeye çok yakın iki deprem yaşadık. Hasar olarak ilk etaptaki hesaplamalarda 104 milyar dolar görünüyor. Hak sahipliği olarak AFAD’ın belirlemiş olduğu konut sayısı 390 bin arkadaşlar. Şu anda 390 bin konutu bir an önce yapmamız lazım. Evinin dışında yaşayan konteynerlerde kalan 300 bin kadar aile var. Bir o kadar aileye de kira yardımı yapılıyor. Şu ana kadar gerek ihale sürecinde olan ve bugüne kadar yapılmak durumunda olan veya temeli atılan tam 307 bin konut var arkadaşlar. Bu arada 2 milyar euro kadar bir para temin edip bunu da o bölgelerdeki tamamıyla şehirlerimizin alt yapısı için ayırdık. Bu Haziran’dan başlayarak inşallah bir sene sürmeyecek diye düşünüyorum. Su, kanal, arıtma tesisi, kanal suları vs. gibi işleri de sıfırdan yapacağız. Şu ana kadar 30 binden fazla konutu teslim ettik. Önümüzdeki günlerde devam edecek. Önümüzdeki ayın sonuna kadar 75 bin konutu teslim etmiş olacağız” ifadelerini kullandı.
]]>İller Bankası’nca (İLBANK) Ankara’daki bir otelde ‘Çevresel ve Sosyal Yönetim Sistemi (ÇSYS) Toplantısı’ düzenlendi. Dünya Bankası iş birliğinde düzenlenen toplantıya, Bakan Özhaseki ile İLBANK Genel Müdürü Recep Türk, Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, Dünya Bankası Avrupa ve Orta Asya Sürdürülebilir Kalkınma Bölge Direktörü Sameh Wahba ve çok sayıda davetli katıldı.
‘DEPREM TEHDİDİNDEN DOLAYI GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIYORUZ’
Özhaseki, bugün İLBANK’ın yeni bir dönem başlattığını belirterek, bu konuda İLBANK ile beraber hareket eden Dünya Bankası’na teşekkürlerini iletti. Özhaseki, bakanlığın isminden de anlaşılacağı üzere epeyce yoğun bir iş yüküne sahip olduklarını işaret ederek, “Çevre konusunda mücadelemiz hızla sürüyor. Bir taraftan şehircilik var, dünyanın en eski şehirlerine sahibiz; onların altyapısı, üstyapısı gerek finansal gerek altyapı konusunda destekte bulunan İLBANK ile birlikte yürüttüğümüz müthiş bir faaliyet zinciri var. Bir de elbetteki iklim değişikliği konusu var. İklim değişikliğinin getirdiği her türlü sıkıntıdan, beladan, musibetten kurtulmak için mücadele veriyoruz. Ancak son dönemde bakanlığımızı biraz daha meşgul eden, tüm dikkatimizi o bölgeye toplamamıza sebebiyet veren 2 gelişme var. Birincisi 6 Şubat depremleri, ikincisi de yaklaşan ve bütün bilim adamlarının gelmekte olduğunu söylediği, umarım, dua edelim ki gelmez, gelirse de düşük bir şiddette olur ama; Marmara’da olabilecek olan büyük bir kırılma, deprem tehdidi. Bundan dolayı da işlerimizi bu konuda yoğunlaştırıyoruz, bu konuda daha sorumlu hissediyoruz ve gece gündüz çalışıyoruz” dedi.
‘DEPREM ZARARININ EN AZA DÜŞÜRÜLEBİLMESİ AMACIYLA ÇALIŞIYORUZ’
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde 680 bin konut ve 170 bin civarında iş yerinin yıkıldığını ve bunları gidermek için 1 senedir gece gündüz demeden bakanlık ve tüm koordineli birimlerle çalıştıklarını aktaran Özhaseki, hak sahiplerine verilecek 390 bin konut bulunduğunu ve 307 binin ihalesinin yapıldığını söyledi. Ayrıca köylerde 50 bin çelik ev yapıldığını bildiren Özhaseki, “46 bin konutu teslim ettik. 1,2 aya 30 bin konut daha teslim edeceğiz. Marmara Denizi ve çevresi bizim için önemli; tam 7 şehir, 20 milyon insan yaşıyor, Türkiye’nin gayrisafi milli hasılasının yüzde 47’sini o bölge oluşturuyor. Böyle bir bölgede depremin oluşturabileceği zararın en aza düşürülebilmesi amacıyla çalışma yürütüyoruz. Depreme karşı dirençli şehirler oluşturmanın bir yolu var; o da kentsel dönüşüm. 2012’de yasa çıkardık; bugüne kadar 2 milyon 250 bin konutu değiştirdik, dönüştürdük. Şu an 425 bin civarında konutun da inşaatları devam ediyor; değişecek, dönüşecek. İnşallah bütün hızımızla buna devam ettiğimizde İstanbul’umuzu da Marmara bölgesindeki şehirlerimizi de depreme karşı dirençli hale getiririz diye düşünüyoruz” diye konuştu.
‘İKLİM KRİZİ YÜZÜNDEN 216 MİLYON İNSAN GÖÇEBİLİR’
İklim değişikliğinin Türkiye üzerinde oluşturabileceği negatif etkiler için de her sektörde yeşil dönüşümü desteklediklerine vurgulayan Özhaseki, bilim insanlarına göre dünyanın son 100 yıl içinde 1.1 derece ısındığını ve eğer bu derece 2 olursa gıda krizlerinin başlayacağını, 3 derece olursa dünyanın yaşanmayacak bir yer olacağını söyledi. Özhaseki, Birleşmiş Milletler (BM) raporlarına göre 2050 yılına kadar bu şekilde giderse iklim değişikliğinden kaynaklı olarak 216 milyon insanın yer değiştirebileceğini belirtti. Özhaseki, korunan alanları, çevreye duyarlı iklim dostlu konutları, katı atık depolama tesislerini, kirli su artıma tesislerini, yeşil alanları çoğalttıklarını ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda Sıfır Atık kampanyasının dünyada artık öncü bir hareket olduğunu söyledi.
]]>