Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, MHP’nin gazetecileri hedef göstermesiyle ilgili açıklama yaptı.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“TGC Basın Müzesi’nde Öldürülen Gazeteciler Galerisi’nde Türkiye’de siyasetçiler tarafından hedef gösterildikleri için öldürülmüş 67 gazetecinin adı ve fotoğrafı bulunmaktadır. Tetikçileri ortaya çıkarılsa bile tetiği çektiren karanlık ellerin bulunamadığı ülkemizde gazeteciler her gün hedef gösterilmekte, saldırıya uğramakta ve saldırganlar cezasızlıkla ödüllendirilmektedir.
Son olarak Sinan Ateş Ateş Cinayet Davası’nın dosyası üzerinden gazeteciler yine hedef gösterilmiştir. İktidar ortağı MHP, Sinan Ateş cinayetine ilişkin haber yapan gazeteci, değerlendirmede bulunan siyasetçi, akademisyen ve hukukçuların yer aldığı 154 kişiden şikayetçi olmuştur. Dava dilekçesinde yer alan 63 gazeteci MHP sözcüleri tarafından etki ajanlığı ile suçlanmakta ‘yakın takipteyiz’ diyerek açıkça tehdit edilmekte, fişlenmektedir.
Listede TGC Başkan Vekilimiz Doğan Şentürk, Denetim Kurulu üyemiz Hilmi Hacaloğlu, üyelerimiz Emre Kongar, İsmail Saymaz, Hakan Çelenk, Merdan Yanardağ, Miyase İlknur, Murat Ağırel, Yalçın Doğan, Murat Yetkin, Namık Koçak, Orhan Bursalı, Murat Muratoğlu, Mustafa Balbay, Çiğdem Toker, Deniz Zeyrek, Fatih Polat, Atakan Sönmez, Orhan Uğuroğlu, Nurcan Gökdemir, Taha Akyol ve Uğur Dündar yer almaktadır. Listede ayrıca meslektaşlarımız; Akif Beki, Ali Kemal Erdem, Altan Sancar, Asuman Aranca, Ayşen Şahin, Bahadır Özgür, Barış Pehlivan, Caner Taşpınar, Dinçer Gökçe, Nedim Türkmen, Elfin Tataroğlu, Elif Doğan Şentürk, Ersin Eroğlu, Fatih Ergin, Fırat Fıstık, Fikret Bila, Hüsnü Mahalli, İbrahim Kahveci, İnanç Uysal, İslam Özkan, Kemal Göktaş, Masum Gök, Mehmet Bal, Mehmet Tezkan, Murat Karan, Nevşin Mengü, Nevzat Çiçek, Özlem Akarsu Çelik, Sertaç Eş, Seyhan Avşar, Timur Soykan, Yaşar Aydın, Yavuz Oğhan, Yavuz Selim Demirağ, Yıldız Yazıcıoğlu, Zübeyde Sarı, Mustafa Kurdaş, Hilal Köylü, Umut Taştan, Alican Uludağ, Özlem Gürses bulunmaktadır.
“Cinayatleri işleyenler gazeteci değildir”
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu olarak uyarmaya devam ediyoruz. Bugüne kadar gazetecileri tehdit ederek, hedef göstererek, yaralayarak ve öldürerek kimse bir yere varamamıştır. Gerçekler saklanamamıştır. Cinayetleri işleyenler gazeteciler değildir.
“Gazeteci halka ve gerçeğe karşı sorumludur”
Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne göre; Gazeteci; basın özgürlüğünü, halkın doğru haber alma, bilgi edinme hakkı adına dürüstçe kullanır. Her türlü sansür ve otosansürle mücadele eder. Gazeteci, önce halka ve gerçeğe karşı sorumludur. Gazeteci; tüm bilgi kaynaklarına serbestçe ulaşma ve kamu yaşamını belirleyen, halkı ilgilendiren tüm olayları izleme, araştırma hakkına sahiptir. Gazeteci; bilgiyi yok edemez, görmezlikten gelemez, metinleri ve belgeleri değiştiremez”
“Basın özgürlüğü demokratik basın özgürlüğü demokratik toplumun temelidir”
Basın ve ifade özgürlüğünün önemine vurgu yapılan açıklama şöyle devam etti:
“AİHM ve AYM kararlarında ifade edildiği gibi basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü demokratik toplumun temelidir. Sadece lehte olduğu kabul edilen haber ve düşünceler için değil, devletin veya nüfusun bir bölümünün aleyhinde olan, onlara çarpıcı gelen, onları rahatsız eden haber ve düşünceler için de uygulanır. Bunlar, çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gerekleridir.
“Gazetecilik suç değildir”
Gazeteciler, kamu yararının bulunduğu tüm alanlarda olduğu gibi, mahkemelerin önüne gelmiş sorunlarla ilgili haber ve düşünceleri vermekle yükümlüdür. Bu bir görevdir. Anayasamızda Basın Kanunu da bunu söylemektedir. Üyelerimiz ve meslektaşlarımıza yönelik her türlü şiddet eyleminin sorumluları bellidir. Meslektaşlarımızın başına gelecek her türlü olumsuzlukta hedef gösterenleri, olaylarda adı geçenleri sorumlu tutacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız. İktidara ve muhalefete basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün korunması için sağduyu çağrısında bulunuyoruz. #Gazetecilik suç değildir”
]]>
BURSA Gazeteciler Cemiyeti’nin (BGC) ‘2023 Gazetecilik Başarı Ödülleri Yarışması’nda Demirören Haber Ajansı Bursa muhabirleri Denizhan Karahancı ‘Genel Haber’ kategorisinde başarı, Esra Türker mansiyon, ‘Televizyon Haber’ kategorisinde Esra Türker ve Mehmet İnan mansiyon, ‘Spor Fotoğraf’ kategorisinde ise İsmail Hakkı Seymen mansiyon ödülünün sahibi oldu.
BGC’nin, ‘2023 Gazetecilik Başarı Ödülleri, sahiplerini buldu. Magazin Agutlet’te bulunan BGC’de düzenlenen törene, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, İYİ Parti Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Bursa Bölge Müdürü Ali Fuad Gölbaşı, BGC Başkanı Nuri Kolaylı ile çok sayıda davetli ve gazeteci katıldı. Törenin açılışında konuşan BGC Başkanı Nuri Kolaylı, “Demokrasinin vazgeçilmez bir unsuru olan medyanın sorunlarının çözülmesi insanımıza ve ülkemize en önemli katkıdır. Öncelikle gazetecilik mesleğini kimlerin yapabileceğini düzenleyen gazetecilik meslek yasası, teknolojik gelişmeler dikkate alınarak yazılı basının yanı sıra, işitsel ve elektronik kapsayacak şekilde günümüz koşullarına uygun olarak mutlaka çıkarılmalıdır. Böyle bir düzenleme, fikir özgürlüğünü kısıtlamanın tam tersine haber alma özgürlüğünü gerçek anlamda hayata geçirir. Türk Ceza Kanunu’nda ve terörle mücadele esasında yer alan ve darbe dönemlerinden bu yana değişmeyen basın özgürlüğünü kısıtlayıcı maddelerdir. Demokratik ülkelerde medya kurulları çeşitli yöntemlerle devletler tarafından desteklenmektedir” dedi.
‘GAZETECİLER YALNIZ HABER AKTARAN DEĞİL, DÜŞÜNDÜREN VE HAREKETE GEÇİREN BİREYLERDİR’
Daha sonra söz alan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ise “İfade özgürlüğü, demokratik toplumların temel taşlarından biridir. Toplumların ilerlemesi, gelişmesi ve daha verimli, daha adil bir hale gelmesi, ifade özgürlüğünün kurulmasıyla da ancak ve ancak ifade özgürlüğü sadece bireylerin değil, aynı zamanda toplumsal ve siyasal hayatın sağlıklı bir şekilde işlemesinin de teminatıdır. Özgür bir basın toplumun aynasıdır, kalkınma sesidir. Basının özgür olmadığı, sansürün ve baskının sürdüğü bir toplumda demokrasiden ve adaletten söz etmek mümkün değildir. Gazeteciler hakikatin peşinde koşanlar, halkın doğru bilgiye ulaşması için gece- gündüz demeden emek harcayanlardır. Çünkü gazeteciler yalnızca haber aktaran değil, aynı zamanda toplumu şekillendiren, düşündüren ve harekete geçiren bireylerdir” diye konuştu.
DHA’YA 4 ÖDÜL BİRDEN
Yapılan konuşmaların ardından ödüllere geçildi. Ödül töreninde; DHA Bursa muhabirlerinden Denizhan Karahancı, ’17 yaşındaki çiftin 3 gün sürmesi planlanan düğünü, son gün polis merkezinde bitti’ haberi ile ‘Genel Haber’ kategorisinde başarı ödülü kazanırken, Esra Türker, ‘Çalışma hayatına hemşire olarak başladı, hayatının kırılma noktası valiliğe taşıdı’ haberi ile ‘Genel Haber’ kategorisinde mansiyon ödülü aldı. İsmail Hakkı Seymen’in, ‘Olaylı maçta Bursaspor Amedspor’u 2-1 yendi’ haberindeki fotoğrafı ile ‘Spor Fotoğraf’ kategorisinde ödüle layık görüldüğü törende, Esra Türker ile Mehmet İnan, ’48 saat ömrü kalan, hiç tanımadığı 10 yaşındaki çocuğa karaciğerini verdi’ haberi ile ‘Televizyon Haber’ kategorisinde mansiyon ödülünün sahibi oldu.
2023 yılında yayınlanan 114 eseri tek tek değerlendiren 6 kişilik jüri, toplam 12 esere başarı, 8 esere de mansiyon ödülü verilmesini kararlaştırdı.
]]>Beyazıt Meydanı’nda bir araya gelen grup, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etti. Katılımcılar, “Hemen şimdi ateşkes”, “Ceasefire now” yazılı pankartlar açtı, Türk ve Filistin bayrakları taşıdı.
Gruptakiler, daha sonra tekbir getirip “Her yer Gazze, her yer direniş”, “Hamas’a selam, direnişe devam”, “Katil İsrail Filistin’den defol”, “Müslüman uyuma, kardeşine sahip çık”, “Siyonist katiller hesap verecek”, “Cenk, cihat, şehadet” sloganları attı.
Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi önünde konuşan İHH Yönetim Kurulu Üyesi Muhammet Cihat Çelik, 7 aydır işgale direnen kahraman Gazze halkı için bir arada olduklarını söyledi.
İsrail’in Gazze’de büyük bir fiyasko yaşadığını ve yaşamaya da devam ettiğini belirten Çelik, “Hedeflerinin hiçbirisini gerçekleştiremediler. Bugün başarısızlıklarını daha büyük katliamlarla gölgelemeye çalışıyorlar. Bugün Gazze’ye ve Filistin’e olan desteğimiz her zamankinden daha farklı bir önem kazanmış durumda” dedi.
Çelik, sivil toplum kuruluşu olarak bu zamana kadar birçok faaliyet gerçekleştirdiklerine dikkati çekerek, eylem ve yürüyüşler yaptıklarını, siyonist sermayeyi boykot ettiklerini, zulmü ve zalimi her yerde duyurduklarını ifade etti.
“Erdemliler İttifakı”nı kurduklarını dile getiren Çelik, şöyle devam etti:
“Dünyanın her yerinde vicdan ve merhamet sahibi insanları bu ittifaka dahil ettik, güçlerimizi birleştirdik, yeniden gemiler aldık, yardımlarınızı istedik ve bugün rotamızı yeniden Gazze’ye çeviriyoruz. Gazze’ye gideceğiz inşallah. Gazze’de ateşkesin sağlanmasına vesile olacağız. Oradaki bu insanlık dışı ambargoyu kıracağız. Gazze bu gemilerle özgürlüğüne kavuşacak. Bu gemiler Gazze’nin özgürlüğünü taşıyacak, dünyanın özgürlüğünü, vicdan sahiplerinin özgürlüğünü taşıyacak. Bugün her zamankinden fazla Müslümanların, vicdan sahiplerinin desteğine ihtiyacımız var. İnşallah, çok yakında tekrar yola çıkıyoruz. Desteğinizi her daim bekliyoruz. Siyonistlerden ve onların yardakçılarından korkmuyoruz.”
“Avrupalı liderlerin iki yüzlülüğünden utanıyorum”
Özgürlük Filosu Koalisyonu Sözcüsü ve emekli ABD askeri Ann Wright ise “Gazze’deki katliamı durdurmak için gemilerimizi yola çıkartıyoruz. Gazze’deki insani dramı durdurmak için yola çıkıyoruz. Gazze’de açlık çeken insanlara gıda ve tıbbi malzeme götürmek için yola çıkıyoruz. Biz, dünyadaki insanlar adına Filistinlilere yapılan zulmü kınamak, dünyaya duyurmak için yola çıkıyoruz.” diye konuştu.
Eski Barselona Belediye Başkanı Ada Colau ise Barcelona’nın İsrail ile ilişkilerini kesen en büyük şehirlerden biri olduğunu belirterek, “Bunu söylemekten üzülüyorum ama ben de bir Avrupa vatandaşıyım fakat Avrupalı liderlerin ikiyüzlülüğünden, onların vurdumduymazlığından utanç duyuyorum.” dedi.
Colau, şunları kaydetti:
“İşte bu yüzden ben buradayım. Özgürlük Filosu için buradayım. Bana özgürlük Filosu’na katıldığım için korkup korkmadığımı soruyorlar. Ben de onlara diyorum ki ‘Hayır, korkmuyorum. Ben özgürlük için yola çıkanlarla beraberim, burada olan insanlarla beraber olmaktan korkmuyorum.’ Umut ediyorum ki bu ablukayı, illegalliği kıracağız. Filistin’in özgürlüğü için çocuklarımızın, geleceğimizin onuru için buradayım. Umut ediyorum ki Filistin özgür olacak ve özgür olana kadar devam edeceğiz.”
Özgürlük Filosu Koalisyonu Üyesi, Uluslararası Sınır Tanımayan Doktorlar Hareketinden Arjantinli Carlos Trotta, “Latin Amerikalı insanlar adına Filistin’in özgürlüğü için burada olduğunu söyledi. Trotta, Filistinli insanların acısına şahit olduklarına dikkati çekerek, asıl meselelerinin Filistinlilerin onurlarının korunması olduğunu dile getirdi.
Filistin asıllı Amerikalı aktivist Huwaida Arraf, Uluslararası Özgürlük Filosu Koalisyonu üyesi çok sayıda aktivist ile yabancılar ve vatandaşların katıldığı eyleme turistler de yoğun ilgi gösterdi.
]]>