İSTANBUL- Semerkant seferini yapmakta olan Özbekistan Havayolları’na ait Airbus A320-214 tipi uçak, kabin basıncının düşmesi sonucu Merzifon Havalimanı’na zorunlu iniş yaptı.
Semerkant’a gitmek üzere İstanbul’dan havalanan Özbekistan Havayolları’na ait Airbus A320-214 tipi yolcu uçağı, kabin basıncının düşmesi sonucu Merzifon Havalimanı’na zorunlu iniş yaptı. 149 yolcu 3 mürettebatı ile piste teker koyan uçak, inişini sorunsuz şekilde gerçekleştirdi.
Yolcuların, sorunun giderilmesinin ardından aynı uçakla Semerkant’a gönderilmesi bekleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Denizli Ticaret Odası’nın sektörel iş birlikleri ve dış ticareti artırmaya yönelik uluslararası temasları devam ediyor. DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, Namangan Bölgesi Valisi Shavkat Abdurazakov’un başkanlığındaki Özbekistan heyetini ağırladı. Özbekistanlı iş insanları ile Denizlili iş insanları DTO’da bir araya geldi.
Özbekistan Cumhuriyeti’nin Namangan Bölgesi Valisi Shavkat Abdurazakov’un beraberindeki resmi heyette Özbekistan Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Maşrab Mamirov, Namangan Vali Yardımcısı kibjon Inamov, Namangan Bölgesi Belediye Başkanı nvar Otakhodjaev, Namangan Belediye Başkan Yardımcısı Abdulkhamid Komolkhonov, Chartak Bölgesi Belediye Başkanı Ilkhom Sattarov, Namangan Bölgesi Yatırım ve Ticaret Ofisi Başkan Yardımcısı Khondamir Akhunbabaev, Tekstil Sanayi Enstitüsü Rektörü Kurbonali Kholikov, Bölge Turizm Ofisi Başkanı Otabek Rasulov ile Namangan Valiliği Özel Kalem Müdürü khmad Mamadjanov yer aldı. Denizli iş dünyası ile ticari görüşmelerde bulunmak ve iş birliği ile yeni yatırım alanlarını değerlendirmek üzere gelen heyette ayrıca Namangan bölgesinde tekstil, seracılık, hayvancılık, gıda, çiçekçilik, turizm ve ilaç sektöründe yatırımları bulunan Özbekistanlı iş insanları da yer aldı.
DTO’yu ziyaretlerinde heyeti Başkan Erdoğan kapıda karşıladı ve öncelikle başkanlık makamında ağırladı. Daha sonra DTO hizmet binasında toplantıya geçildi. Toplantıya, farklı sektörlerden çok sayıda DTO üyesi iş insanın yanı sıra DTO Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi ve Güney Ege Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (GESİFED) Başkanı Oktay Mersin de katıldı.
“Ülkelerimiz arasındaki ticari ilişki, artarak devam etmeli”
Ev sahibi sıfatıyla toplantının açış konuşmasını yapan DTO Başkanı Uğur Erdoğan, konuklarına Denizli’nin ticari ve sanayi potansiyelini anlattı; Denizli Ticaret Odası’nı tanıttı. İki ülke arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirecek yeni adımların atılması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, yeni girişimlerin önünün açılması temennisinde de bulundu. Ayrıca, Denizli Ticaret Odası’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşmanın, Türkiye ve Özbekistan arasındaki dostane ilişkilerin ticaret ve sanayi alanında daha da ileriye taşınması için önemli bir adım olduğunu vurguladı. Başkan Erdoğan, “Denizli Ticaret Odamıza kayıtlı Özbekistan sermayeli şirketler 7 tane. Yeni yatırımlar ve ticari iş birliklerimizle, bunu daha da artırmak istiyoruz. Denizli’den Özbekistan’a ihracatımız, geçen yıl, bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 33 arttı. 2024’te ise yılın ilk yarısını tamamlamadan 2022’deki ihracat tutarımıza yaklaştık. Geçen yılın aynı dönemine göre de yaklaşık yüzde 77 artırdık. Geçtiğimiz günlerde devlet başkanlarımızın belirlediği, ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmini önce 5 milyar dolar sonra da 10 milyar dolara çıkarma hedefine, biz de Denizlili iş insanları ve Denizli Ticaret Odası olarak var gücümüzle katkı koymaya çalışacağız” dedi.
“Denizli ile ortak noktamız çok”
Namangan Bölgesi Valisi Shavkat Abdurazakov da konuşmasının başında, iki devlet başkanının ortaya koyduğu hedefin gerçekleştirilmesi için Denizli’de olduklarını ifade etti. Abdurazakov, “Bu hedefe yönelik elimizden gelen katkıyı koymaya çalışacağız. Tekstil, makine, metal işleme, gıda işleme ve tarım sektörleri, sanayimizin ana sektörlerinden. Vilayetimizde 38 bin adet şirket faaliyet göstermektedir; 7 bin adedi sanayi işletmesidir. Bunların 2 bin adedi ise tekstil sektöründedir. Yıllık 250 bin tondan fazla pamuk üretmekteyiz ve bunun tamamını da bu işletmelerde işliyoruz. Denizli ile ortak noktalarımız var… Bunların başında ev tekstili geliyor. Namangan’da tekstil gelişmiş durumda ve bizim firmalarımız da ürünlerini daha çok Avrupa’ya ihraç etmektedirler. Erkek üst giyim alanında önemli projeler gerçekleştirmekteyiz. Avrupa’nın önde gelen dünyaca ünlü giyim markalarına fason üretim yapmaktayız. Sayıları 73’ü bulan küçük sanayi bölgemizde, 2 bin adet şirket faaliyet göstermekte ve 63 bin kişi istihdam edilmektedir. Bu sanayi bölgelerine devletimiz tarafından altyapı konusunda ciddi destek verilmekte ve gümrük vergilerinden imtiyazlar tanınmaktadır. Namangan vilayetimiz, Türkiye’deki firmalarla dış hacmini son 4 yılda 281 milyon dolara ulaştırdı. Bunun 124 milyonu ihracat, geri kalanı da ithalattır. Mevcut potansiyelimiz ise daha yüksek. Umarım bugünkü toplantı ve bundan sonraki görüşmelerimiz, geri kalan kısmın da işler ve daha verimli hale getirilmesine katkı sağlar. Bu sene 40 gün süren geleneksel çiçek festivalimizde yurt dışından 200 bin, yurt içinden de 6 milyon ziyaretçimiz vardı. Gelecek yıl 64.’sünü düzenleyeceğimiz festivalimize Denizli Ticaret Odası yönetimini, üyelerini ve Denizlili iş adamlarımızı da davet ediyor ve bekliyoruz” diye konuştu.
Toplantı, katılımcıların sorularının cevaplandırılmasıyla sona erdi.
Başkan Erdoğan Namangan Bölgesi Valisi Shavkat Abdurazakov’a şehrin sembolü olan Denizli horozunun biblosunu, Vali Abdurazakov da Başkan Erdoğan’a Namangan’ın resmedildiği hediyeyi takdim etti. – DENİZLİ
]]>Özbekistan Cumhuriyeti’nin Namangan Bölgesi Valisi Shavkat Abdurazakov’un beraberindeki resmi heyette Özbekistan Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Maşrab Mamirov, Namangan Vali Yardımcısı kibjon Inamov, Namangan Bölgesi Belediye Başkanı nvar Otakhodjaev, Namangan Belediye Başkan Yardımcısı Abdulkhamid Komolkhonov, Chartak Bölgesi Belediye Başkanı Ilkhom Sattarov, Namangan Bölgesi Yatırım ve Ticaret Ofisi Başkan Yardımcısı Khondamir Akhunbabaev, Tekstil Sanayi Enstitüsü Rektörü Kurbonali Kholikov, Bölge Turizm Ofisi Başkanı Otabek Rasulov ile Namangan Valiliği Özel Kalem Müdürü khmad Mamadjanov yer aldı. Denizli iş dünyası ile ticari görüşmelerde bulunmak ve iş birliği ile yeni yatırım alanlarını değerlendirmek üzere gelen heyette ayrıca Namangan bölgesinde tekstil, seracılık, hayvancılık, gıda, çiçekçilik, turizm ve ilaç sektöründe yatırımları bulunan Özbekistanlı iş insanları da vardı.
DTO’yu ziyaretlerinde heyeti Başkan Erdoğan kapıda karşıladı ve öncelikle başkanlık makamında ağırladı. Daha sonra DTO hizmet binasında toplantıya geçildi. Toplantıya, farklı sektörlerden çok sayıda DTO üyesi iş insanın yanı sıra DTO Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi ve Güney Ege Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (GESİFED) Başkanı Oktay Mersin de katıldı.
“Ülkelerimiz arasındaki ticari ilişki, artarak devam etmeli”
Ev sahibi sıfatıyla toplantının açış konuşmasını yapan DTO Başkanı Uğur Erdoğan, konuklarına Denizli’nin ticari ve sanayi potansiyelini anlattı; Denizli Ticaret Odası’nı tanıttı. İki ülke arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirecek yeni adımların atılması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, yeni girişimlerin önünün açılması temennisinde de bulundu. Ayrıca, Denizli Ticaret Odası’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşmanın, Türkiye ve Özbekistan arasındaki dostane ilişkilerin ticaret ve sanayi alanında daha da ileriye taşınması için önemli bir adım olduğunu vurguladı. Başkan Erdoğan, “Denizli Ticaret Odamıza kayıtlı Özbekistan sermayeli şirketler 7 tane. Yeni yatırımlar ve ticari iş birliklerimizle, bunu daha da artırmak istiyoruz. Denizli’den Özbekistan’a ihracatımız, geçen yıl, bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 33 arttı. 2024’te ise yılın ilk yarısını tamamlamadan 2022’deki ihracat tutarımıza yaklaştık. Geçen yılın aynı dönemine göre de yaklaşık yüzde 77 artırdık. Geçtiğimiz günlerde devlet başkanlarımızın belirlediği, ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmini önce 5 milyar dolar sonra da 10 milyar dolara çıkarma hedefine, biz de Denizlili iş insanları ve Denizli Ticaret Odası olarak var gücümüzle katkı koymaya çalışacağız” dedi.
“Denizli ile ortak noktamız çok”
Namangan Bölgesi Valisi Shavkat Abdurazakov da konuşmasının başında, iki devlet başkanının ortaya koyduğu hedefin gerçekleştirilmesi için Denizli’de olduklarını ifade etti. “Bu hedefe yönelik elimizden gelen katkıyı koymaya çalışacağız. Tekstil, makine, metal işleme, gıda işleme ve tarım sektörleri, sanayimizin ana sektörlerinden. Vilayetimizde 38 bin adet şirket faaliyet göstermektedir; 7 bin adedi sanayi işletmesidir. Bunların 2 bin adedi ise tekstil sektöründedir. Yıllık 250 bin tondan fazla pamuk üretmekteyiz ve bunun tamamını da bu işletmelerde işliyoruz. Denizli ile ortak noktalarımız var… Bunların başında ev tekstili geliyor. Namangan’da tekstil gelişmiş durumda ve bizim firmalarımız da ürünlerini daha çok Avrupa’ya ihraç etmektedirler. Erkek üst giyim alanında önemli projeler gerçekleştirmekteyiz. Avrupa’nın önde gelen dünyaca ünlü giyim markalarına fason üretim yapmaktayız. Sayıları 73’ü bulan küçük sanayi bölgemizde, 2 bin adet şirket faaliyet göstermekte ve 63 bin kişi istihdam edilmektedir. Bu sanayi bölgelerine devletimiz tarafından altyapı konusunda ciddi destek verilmekte ve gümrük vergilerinden imtiyazlar tanınmaktadır. Namangan vilayetimiz, Türkiye’deki firmalarla dış hacmini son 4 yılda 281 milyon dolara ulaştırdı. Bunun 124 milyonu ihracat, geri kalanı da ithalattır. Mevcut potansiyelimiz ise daha yüksek. Umarım bugünkü toplantı ve bundan sonraki görüşmelerimiz, geri kalan kısmın da işler ve daha verimli hale getirilmesine katkı sağlar. Bu sene 40 gün süren geleneksel çiçek festivalimizde yurt dışından 200 bin, yurt içinden de 6 milyon ziyaretçimiz vardı. Gelecek yıl 64.’sünü düzenleyeceğimiz festivalimize Denizli Ticaret Odası yönetimini, üyelerini ve Denizlili iş adamlarımızı da davet ediyor ve bekliyoruz” diye konuştu.
Toplantı, katılımcıların sorularının cevaplandırılmasıyla sona erdi.
Başkan Erdoğan Namangan Bölgesi Valisi Shavkat Abdurazakov’a şehrin sembolü olan Denizli horozunun biblosunu, Vali Abdurazakov da Başkan Erdoğan’a Namangan’ın resmedildiği hediyeyi takdim etti. – DENİZLİ
]]>Özbekistan heyetinin ziyareti kapsamında GTO’da gerçekleştirilen toplantıda “Özbekistan ile İş ve Yatırım Fırsatları” konuşuldu.
Toplantının açılış konuşmasına Türk dünyasının edebiyat, sanat, bilim ve kültür hayatının gelişmesine büyük katkı sağlayan ünlü şair ve devlet adamı Ali Şir Nevai’nin “Dünya halkı! Biliniz ki, düşmanlık iş değil. Birbirinize dost olun. Zira asıl iş dostlukta.” dizeleriyle başlayan GTO Başkanı Tuncay Yıldırım, “Ali Şir Nevai’nin dediği gibi asıl iş dost olabilmekte. Bizim baki olan dostluğumuz ve ortak kültürümüz inanıyorum ki ticari ilişkilerimizin güçlenmesine vesile olacak en kıymetli değerlerimiz” dedi.
“Özbekistan ile ticaretimiz arzu edilen seviyede değil”
Konuşmasında Gaziantep ekonomisi hakkında Özbek heyeti bilgilendiren ve Özbekistan ile olan ticari ilişkilere değinen Başkan Yıldırım, “Güçlü ihracatçı kimliğimiz ile dünyanın 193 ülkesine ihracat yapıyoruz. Bu ülkelerden biri de Özbekistan Ancak karşılıklı ticaret hacmimizi geliştirecek büyük bir potansiyel olmasına rağmen rakamlar arzu edilen seviyede değil. 2023 yılında 110 milyon dolarlık bir ticaretimiz olmuş. Bu da Türkiye – Özbekistan arasındaki ticaretin yaklaşık yüzde 4’üne tekabül ediyor” şeklinde konuştu.
“İş birliği yapacağımız çok fazla fırsat var”
Gaziantep’in Özbekistan ile hem ticari hem de kültürel alanda iş birliği yapabileceği çok fazla fırsatı olduğunu söyleyen Yıldırım, “Girişimde bulunmak, üretmek, satmak Gaziantep insanının doğal bir yeteneğidir. Şehir olarak elimizde üretime ve ticarete ilişkin çok güçlü bir know-how var Bu know-how ile Türkiye ekonomisinin lokomotif kentlerinden biri olarak aynı zamanda küresel ekonomide de fark edilen başarılara imza atıyoruz. Özbek iş insanları ile de bu bilgi ve deneyimimizi paylaşmak, onların tecrübelerinden yararlanmak, iş birlikleri geliştirmek isteriz. İki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi, hem Türkiye hem de Özbekistan ekonomilerine büyük katkılar sağlayacaktır. Gaziantep’in girişimci iş insanları ve dinamik ekonomisi, Özbekistan’dan gelecek yatırımlar ve işbirlikleri için ideal bir partnerdir” ifadelerine yer verdi.
“Gelin birlikte çalışalım birlikte kazanalım”
Başkan Yıldırım’ın ardından kürsüye gelen Özbekistan Cumhuriyeti Navoi Valisi Normat Tursunov ise Özbekistan’ın en gelişmiş şehirlerinden olan Navoi’nin Valisi olarak geniş katılımlı bir heyete önderlik ederek Gaziantep’e geldiklerini belirterek “Gaziantep’i ve Gazianteplileri çok sevdik. Burada bulunduğumuz süre içerisinde kardeşlerimizin yanında kendi evimizde gibi hissettik” ifadelerini kullandı.
Navoi’nin Özbekistan ekonomisinde yüzde 15 paya sahip olduğunu vurgulayan Vali Tursunov, “Özbekistan Orta Asya’nın ortasında Navoi de Özbekistan’ın ortasında Altın ve uranyumda önemli bir üretim merkeziyiz. Navoi şehri doğal kaynaklar bakımından oldukça zengin bir şehir. Bu doğal kaynakların ekonomiye kazandırılmasında Gazianteplilerle çalışmayı çok isteriz. Bizler bu kaynakları Türk kardeşlerimizle paylaşmayı istiyoruz. Gelin birlikte çalışalım, birlikte kazanalım” diye konuştu.
Özbekistan’ın inşaat alanında da büyük gelişmeler kat ettiğini, her bölgede büyük inşaat projelerinin hayata geçirildiğini söyleyen Tursunov, bu projeler için inşaat malzemeleri ve ham maddelerin gerekli olduğunu, bu anlamda Gaziantepli iş insanlarına büyük fırsatlar sunulduğunu aktardı.
Tursunov ayrıca Özbekistan’ın dünyaya açıldığını fakat Türk iş insanları için özel avantajlar sunduklarını ekledi.
Açılış konuşmaları ardından Özbekistan heyetinde yer alan Yatırımlar, Sanayi ve Ticaret Bakanı Yardımcısı Aliyev Akram da sunum gerçekleştirerek Özbekistan’ın ekonomisi ve sunduğu fırsatlar hakkında GTO üyelerini bilgilendirdi.
Toplantı soru-cevap bölümü ve Özbekistan heyeti içerisinde yer alan iş insanları ile GTO üyelerinin B2B görüşmesiyle sona erdi. – GAZİANTEP
]]>‘TÜRKİYE- Özbekistan İş Forumu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Ülkelerimiz arasındaki ticari temaslar son yıllarda hızla gelişmekte ve kardeşliğimiz temelinde yükselen iş birliğimiz daha görünür hale gelmektedir. Sayın Cumhurbaşkanlarımızın belirledikleri 5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize ulaşmak için kararlı bir şekilde çalışıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde düzenlenen, ‘Türkiye-Özbekistan İş Forumu’nda konuştu. Cevdet Yılmaz, Özbekistan ve Türkiye arasındaki kardeşlik bağının, kadim Türkistan coğrafyasının ortak tarihine ve kültürel mirasına dayandığını söyleyerek, “Ortak dil, din ve kültür, Özbek ve Türk halklarını birbirine daha da yakınlaştırmış ve bu dostluk, her geçen gün daha da pekişmiştir. Özbekistan ve Türkiye, bölgesel ve küresel meselelerde iş birliği yaparak, barış ve istikrarın korunmasına katkıda bulunmaktadır. Bugün, iki ülke arasındaki ekonomik, kültürel ve siyasi iş birliği, karşılıklı olarak her iki ülkenin de gelişimine ve refahına hizmet etmektedir. Ülkelerimiz arasındaki ticari temaslar son yıllarda hızla gelişmekte ve kardeşliğimiz temelinde yükselen iş birliğimiz daha görünür hale gelmektedir. Sayın Cumhurbaşkanlarımızın belirledikleri 5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize ulaşmak için kararlı bir şekilde çalışıyoruz. 26 Aralık 2023 tarihinde Türkiye-Özbekistan Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) 7’nci Dönem Toplantısını gerçekleştirmiştik. Toplantı kapsamında ticari ve ekonomik ilişkilerimizi derinleştirmek maksadıyla imzalanan 107 maddelik eylem planının hayata geçirilmesi hususunu kararlılıkla takip ediyoruz. Türkiye olarak bölgede yalnızca iktisadi gerekçelerden öte bölge ekonomisine sağlayacağımız katkıyı düşünerek yatırım ortamını karşılıklı kolaylaştıracak adımları atmaya da devam ediyoruz” diye konuştu.
‘TÜRKİYE, ÖZBEKİSTAN İTHALATTA 5’İNCİ SIRADA’
Yılmaz, Türkiye ve Özbekistan gerek birbirine yakın ihracat ve ithalat rakamlarıyla, gerekse ikili ticaretlerinde ülkelerin üretim kapasitelerini ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak öne çıkardıkları sektörlerle birbirini tamamlayan nitelikte ekonomik yapıya sahip iki ülke olduğunu söyledi. Yılmaz, “Ülkemizin Özbekistan’ın dış ticaretinde önde gelen aktörlerden olması memnuniyet vericidir. Türkiye, Özbekistan’ın en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında 3’üncü, ithalatında ise 5’inci sıradadır. Özbekistan ile ikili ticaretimiz ise Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında 3,1 milyar doları aşmıştır. İkili ticaret kadar önem verdiğimiz bir diğer konu da yatırımların artırılmasıdır. Özbekistan’daki yatırımlarımız 1,5 milyar dolar seviyesindedir. Hangi ülkede olursa olsun üstlendikleri her projeyi en hızlı ve en kaliteli şekilde tamamlayan müteahhitlerimiz ‘Tashkent City’, ‘Nest One’, ‘Akay City’ gibi projeler başta olmak üzere, Özbekistan’da bugüne kadar 7,5 milyar dolar değerinde 286 proje üstlenmiştir. Gerek inşaat, gerek yapı ve inşaat malzemeleri alanlarında müteahhitlerimizin Özbekistan ekonomisine katkı sunmaya devam edeceğine inanıyorum. İş insanlarımız için Özbekistan’da enerji, elektronik, madencilik, tarım, sağlık, bilişim, inşaat sektörleri başta olmak üzere birçok alanda yatırım fırsatları bulunuyor. Türkiye, iyileşen yatırım ortamı ve sağlanan cazip teşviklerle, Özbek yatırımcılar için güvenli ve karlı yatırım fırsatları sunuyor. Gelişmiş altyapısı ve stratejik konumu sayesinde ülkemiz Orta Asya ve Avrupa pazarlarına erişim imkanı sağlamaktadır” ifadelerini kullandı.
‘İŞ İNSANLARINI FIRSATLARI DEĞERLENDİRMEYE DAVET EDİYORUM’
Türkiye’nin enerji sektöründeki deneyim ve yenilenebilir enerji projelerine verdiği önemin, temiz enerji yatırımları için sürdürülebilir bir yatırım alanı oluşturduğunu belirten Yılmaz, şunları söyledi:
“Teknoloji ve Ar-Ge alanında Türkiye, gelişmiş teknoparkları ve yenilikçi girişimcilik ekosistemi ile Özbek yatırımcıların teknoloji ve inovasyon yatırımlarını desteklemektedir. Türkiye’nin yüksek standartlardaki sağlık hizmetleri ve modern tesisleri sayesinde, sağlık sektörü ve sağlık turizmi de yine karlı ve sürdürülebilir bir yatırım alanı olarak öne çıkmaktadır. Kazan-kazan temelinde ticarete konu olan sektörleri genişleteceğimize ve karşılıklı yatırımları artıracağımıza inanıyorum. Bu vesileyle hem Türkiye’den hem de Özbekistan’dan iş insanlarını bu fırsatları değerlendirmeye davet ediyorum. Biz kamu tarafında gerekli adımları atarak iş insanlarımızın önünü açmak için gerek yapısal reformlar ile gerek karşılıklı anlaşmalar yoluyla elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Sizin taleplerinizi sektör sektör titizlikle takip ediyor, sizleri dinliyor, sorunlarınızı çözmeye yönelik gerekli düzenlemeleri yapıyoruz. Sizlerin de ‘birlikte bereket var’ şiarıyla karşılıklı dostluklarınızı perçinleyeceğinize, temasları artıracağınıza ve dost meclislerini çoğaltacağınıza yürekten inanıyorum.”
Özbekistan Başbakan Yardımcısı Cemşid Kuçkarov ise iş forumunun hayırlı olması temennisinde bulundu.
]]>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, resmi ziyaret kapsamında geldiği Özbekistan’da temaslarına devam ediyor. Kurtulmuş, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile bir araya geldi. Özbekistan Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda, Mirziyoyev ile yaptığı görüşmenin ardından Özbek ve Türk medyasının sorularını yanıtlayan Kurtulmuş, Taşkent’te bugün çok verimli görüşmeler yaptıklarını, Cumhurbaşkanı Mirziyoyev ile gerçekleştirdiği görüşmeyle de bunları taçlandırdıklarını söyledi.
Mirziyoyev ile son derece samimi, yapıcı ve güzel bir görüşme gerçekleştirdiklerini ifade eden Kurtulmuş, “Bu anlamda, Yasama Meclisi Başkanı ve Senato Başkanıyla yaptığımız görüşmelerin bir özetini ortaya koyduk. Sayın Mirziyoyev’in başlatmış olduğu üçüncü büyük medeniyet yürüyüşü ya da Üçüncü Rönesans ismini verdiği reform programını yakinen takip ettiğimizi ifade ettik. Bu programın sadece Özbekistan için değil aynı zamanda bütün İslam dünyası ve hatta insanlık için fevkalade önemli bir medeniyet projesi olduğunu, özellikle önümüzdeki dönemde Türk dünyasının birlik ve beraberliğinin sağlanabilmesi, dünyada yeni, adil, hakkaniyetli bir sistemin kurulabilmesi için iki dost ve kardeş ülke; her iki tarafta da birbirini çok iyi tanıyan, ‘kardeşim’ diyerek hitap eden Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Cumhurbaşkanımız Şevket Mirziyoyev’in olduğu bu dönemde, el ele, gönül gönüle vererek hem Türk dünyasının birlik ve beraberliğinin sağlanması hem de yeni, adil, hakkaniyetli bir dünyanın kurulabilmesi için görüşlerimizi karşılıklı olarak teyit ettik” dedi.
Görüşmede, Türkiye ve Özbekistan arasında ticari, ekonomik ve kültürel alandaki ilişkileri konuşma fırsatı bulduklarını ifade eden Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’in, Özbekistan Yasama Meclisi, Özbekistan Senatosu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi arasında üçlü, parlamenter diplomasinin imkanlarını arttırabilecek çalışmalara ilişkin görüşlerini ifade ettiğini kaydetti. Kurtulmuş, “İnşallah biz de Özbekistan Yasama Meclisi, Özbekistan Senatosu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak dostluk gruplarımızı çalıştırarak en kısa zamanda parlamenter diplomasi bakımından iki ülkenin köprülerini sağlam bir şekilde kurmuş olacağız. Zaten var olan ilişkileri çok daha kuvvetlendirmek, dostluk grupları, ihtisas grupları üzerinden parlamenter diplomasinin imkanlarını arttırmak için canla başla çalışacağız” dedi.
Mirziyoyev’e, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ve sevgilerini ifade ettiğini aktaran Kurtulmuş, “O da aynı şekilde Cumhurbaşkanımıza selamlarını gönderdi. İki ülkenin kardeşliğinin, dostluğunun bölgeye, Türk dünyasına ve insanlığa çok büyük faydaları olacağı kanaatindeyim” dedi.
İlişkilerin daha da güçlendirilmesi için ne gibi çalışmaların yapılması gerektiği yönündeki soru üzerine Kurtulmuş, “Devam eden ve şu anda 3 milyar dolar seviyesini aşmış olan bir ikili ticaret hacmi var. Öncelikle bunun orta vadede 5 milyar dolara, uzun vadede 10 milyar doların üzerine çıkarılması lazım. Ticari ilişkilerin yanı sıra turizm alanında çok büyük bir potansiyel var. Ayrıca milli savunma sanayinde önemli potansiyeller var. Karşılıklı olarak yüksek düzeyli işbirliği toplantıları gerçekleşiyor. Yüksek düzeyli işbirliği toplantısı önümüzdeki dönemde Türkiye’de gerçekleşecek. İki cumhurbaşkanının eş başkanı olarak katıldığı bu toplantılarda çok teferruatlı olarak bu konular gündeme gelecek. Zaten başlamış olan bu süreci hızlandırarak daha da güçlü bir şekilde bu ilişkiler somut projeler üzerinden sürdürülecek. İnşallah başarılı olur. Türkiye’deki toplantıya da Sayın Mirziyoyev katılacağını ifade etti” ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, başka bir soruya cevap verirken de en kısa sürede bir mutabakat imzalayarak parlamentolar arasında ilişkileri de kuvvetlendireceklerini ifade etti. – TAŞKENT
]]>Özbekistan Cumhuriyeti Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davron Vahabov, ATO Başkanı Gürsel Baran’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette konuşan Özbekistan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Vahabov, ülke olarak ekonomik gelişimi sağlamak üzere çalışmalar yürüttüklerini, Özbekistan Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla kuyumculuk sanayisini ve inşaat sektörünü geliştirmek üzere Türk reel sektörüyle işbirliği yapmak ve tecrübelerinden yararlanmak istediklerini kaydetti. Çalışma programları kapsamında, Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası’na da bir ziyaret gerçekleştirdiklerini belirten Vahabov, Özbekistan’da 400 tonluk altın rezervi bulunduğunu hatırlattı. Vahabov, “Hammaddenin bol olduğu ülkemizde, kuyumculuğa katma değer kazandırarak sektörü geliştirmek istiyoruz” dedi.
Taşkent’te kentsel dönüşüm
Özbekistan’da inşaat sektörünün geliştiğinin altını çizen Vahabov, Taşkent’te kentsel dönüşümün devam ettiğini bildirdi. Vahabov, “Ülkemizde gelir seviyesi ve nüfus artıyor. Bu doğrultuda da inşat sektörü gelişiyor. Sektörün daha fazla hammadde ihtiyacı ortaya çıkıyor” dedi. Özbekistan’da organize sanayi bölgesi inşa edilmesini istediklerini bildiren Vahabov, Türkiye’de OSB’lerin nasıl kurulup, yönetildiği konusunda bilgi talepleri olduğunu da ifade etti.
Spor ayakkabı fabrikası talebi
Özbekistan nüfusunun 36 milyona yükseldiğini ve her yıl düzenli olarak arttığını bildiren Vahabov, artan nüfus karşısında ülkede inşaat malzemeleri ve mobilya ürünlerine ihtiyacın ortaya çıktığını söyledi. Mobilya hammaddesinin ithal edildiğini kaydeden Vahabov, özellikle orta gelirli vatandaşlara yönelik mobilya üretimine talep olduğunu belirtti. Vahabov, “Her yıl yaklaşık 100 bin konut yapılıyor. Bu konutlar için inşaat malzemesi ve mobilya ihtiyacı var” dedi.
Özbekistan’ın deri sanayi ürünlerine de ihtiyacı bulunduğunu anlatan Vahabov, “Ülkemizde spor ayakkabı üretimi yok. Bizim nüfusumuz ve civar ülkelerin 80 milyon nüfusu spor ayakkabı üretim ve ticareti için pazar durumunda. Ülkemize bu alanda yatırım yapmak isteyen olursa uygun faizli finansman desteği sağlanabilir” diye konuştu.
Özbekistan’ın UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Hiva kenti hakkında bilgi veren ve turizm sektöründeki gelişimlerinden bahseden Vahabov, Hiva kenti yakınında Özbek kültürünü yansıtan ürünlerin satılması için bir çarşı yapmayı planladıklarını söyleyerek, bu çarşının projelendirilmesi konusunda destek istedi. Vahabov, Özbekistan’ın ihtiyaçlarına uygun biçimde ticaretin gelişmesi durumunda hedeflenen dış ticaret rakamına ulaşılabileceğini de sözlerine ekledi.
Türk müteahhitlerden 6,9 milyar dolarlık proje yatırımı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2016 yılında Özbekistan’a gerçekleştirdiği ziyaret öncesinde iki ülke dış ticaretinin 1 milyar dolar düzeyinde olduğunu hatırlatan ATO Başkanı Baran, karşılıklı ziyaret ve temaslarla Türkiye ile Özbekistan arasındaki dış ticaretin 3 milyar doları aştığını söyledi.
Özbekistan’daki Türk yatırımlarının da 1,7 milyar doları aştığını kaydeden Baran, Türk müteahhitlerinin Özbekistan’da Taşkent City, Piramit Tower, Akay City başta olmak üzere 6,9 milyar dolar değerinde 262 proje üstlendiğini bildirdi. Türkiye’de de yaklaşık 400 Özbek sermayeli şirketin faaliyet gösterdiğini ifade eden Baran, “Özbekistan ve Türkiye arasındaki siyasi, ticari, ekonomik, kültürel ve insani alanlarda yarar sağlayan köklü ilişkiler geçmişten bu yana kesintisiz bir şekilde devam ediyor. İş dünyalarımızın, Türkiye ve Özbekistan arasındaki ticaret ve yatırım fırsatlarını değerlendirmesi ve bu potansiyeli tam anlamıyla ortaya koyması çok önemli. İki ülke arasındaki bu sıcak yaklaşım ve rakamların gösterdiği ivme, Cumhurbaşkanlarımızın ortaya koyduğu 10 milyar dolarlık hedefin gerçekçi ve ulaşılabilir olduğunu gösteriyor. Ankara Ticaret Odası olarak biz bu hedef doğrultusunda üzerimize düşen her türlü görevi yerine getirmeye ve tüm tecrübelerimizle Özbekistan’a katkıda bulunmaya hazırız” diye konuştu.
Türkiye’nin inşaat sektöründe ilerlemiş bir ülke olduğunu, yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinde dünya ikincisi olduklarını bildiren Baran, “Bu alanda iş birliğimizi geliştirebiliriz” dedi.
Ankara ekonomisi hakkında bilgi veren Baran, Başkent’in sağlık turizmini geliştirmeye yönelik yürüttükleri çalışmaları anlattı. Baran, 2023 yılında Semerkant’ta düzenlenen Sağlık Turizmi Fuarı’na katıldıklarını da bildirdi. İki ülke arasındaki ticarette, Ankara’nın payının çok düşük olduğunu belirten Baran, Ankara ile Özbekistan’ın ticaretini geliştirmek istediklerini, sağlık turizminin bu konuda önemli olduğunu söyledi.
Vahabov’un Baran’a gerçekleştirdiği ziyarete, Özbekistan ve Türkiye İş İnsanları Derneği Başkanı Davut Azmi Erbaş, Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Timuçin Sönmez, Özbekistan Ulusal Bankası Başkanı Mirsoatov Alisher Kudratullaevich’ın da aralarında yer aldığı bir heyet eşlik etti. – ANKARA
]]>Ülkede ilk büyükelçiliği açan Türkiye’nin Taşkent Büyükelçiliği Nisan 1992’de, Özbekistan’ın Ankara Büyükelçiliği de Ocak 1993’te faaliyetlerine başladı.
Özbekistan’ın bağımsızlık ilanının ardından geçen 24 yıl boyunca Türkiye ile ilişkilerinde farklı nedenlerden dolayı inişli çıkışlı dönemler yaşandı.
Jeostratejik konumu, köklü tarihi, zengin kültürel değerleri, ekonomik potansiyeli, 36 milyonu aşan nüfusu ve Orta Asya’nın tüm ülkeleriyle ortak sınırlarının bulunması nedeniyle bölgenin kilit ülkelerinden Özbekistan ile Türkiye arasında uzun yıllar durağan olan ilişkilerin seyri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kasım 2016’da Semerkant’a yaptığı ziyaretle tümden değişti.
Semerkant ziyaretinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile yaptığı görüşme, Özbekistan-Türkiye ilişkilerini canlandırarak ikili ilişkilerde yeni dönem başlattı. Bunun ardından Mirziyoyev, Ekim 2017’de “Cumhurbaşkanı” sıfatıyla 21 yıl aradan sonra Türkiye’yi ziyaret eden en üst düzey Özbek yetkili oldu.
İki ülke cumhurbaşkanları arasındaki yakın dostluk ve siyasi irade neticesinde ilişkiler, 2017’de stratejik ortaklık seviyesine çıkartılırken uzun yıllardan beri yapılamayan Türkiye-Özbekistan Karma Ekonomik Komisyon Toplantıları düzenlendi. 2018’de iki liderin başkanlıklarında Türkiye-Özbekistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi kuruldu, Konseyin ilk toplantısı Şubat 2020’de Ankara’da, ikinci toplantısı da Mart 2022’de Taşkent’te gerçekleştirildi.
Geçen sene Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, farklı vesilelerle iki kez Türkiye’ye ziyarette bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’ne katılmak üzere bir kez Özbekistan’ı ziyaret etti.
Aralık 2023’te Ankara’da Türkiye-Özbekistan Karma Ekonomik Komisyonunun 7. toplantısı gerçekleştirildi. Özbekistan Başbakan Yardımcısı Cemşid Koçkarov başkanlığındaki heyetin katıldığı toplantıda iki ülke arasındaki ticari-ekonomik ilişkilerin 2024 ve 2025 yıllarında geliştirilmesini içeren eylem planı oluşturuldu.
Özbekistan-Türkiye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyinin üçüncü toplantısının 2024’te Ankara’da yapılması planlanıyor, bu vesileyle Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in bu yıl Türkiye’ye ziyaret gerçekleştirmesi bekleniyor.
İkili ticaret hacmi 3,1 milyar dolar oldu
Türkiye ile Özbekistan arasındaki ticari ilişkilerde de yeni dönem başladı. 2016’da 1 milyar 242 milyon dolar olan ikili ticaret hacmi, 2020’de 2,1 milyar dolar, 2023’te de 3,1 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.
Özbekistan’ın dış ticaretinde 2016 öncesinde ilk 5 ülke arasında yer alan Türkiye, geçen yıl yüzde 5’lik payla ülkenin 4. ticari ortağı oldu.
Türkiye’nin 2023’te Özbekistan’a ihracatı yüzde 6,4 artışla 1 milyar 851 milyon 200 dolara ulaştı, Özbekistan’dan ithalatı da yüzde 24 azalışla 1 milyar 248,5 milyon dolar olarak hesaplandı.
Türkiye, Özbekistan’a ağırlıklı olarak makine, elektronik eşya, mobilya ve aydınlatma cihazları, prefabrik yapılar, motorlu kara taşıtları, tekstil, gıda ve tüketim ürünleri satarken plastik mamuller, bakır, çinko ve pamuk ipliği ithal etti.
İki ülke arasında haftada 60 tarifeli uçak seferi yapılıyor
Mirziyoyev’in göreve gelmesinin ardından Türk iş insanları tarafından uzun yıllar defalarca dile getirilen sorunlardan vize konusunda olumlu adımlar atıldı.
Özbek hükümeti, 2017’de Türk vatandaşlarına 3 gün içinde vize verilmesini öngören kararnameyi imzaladı, Şubat 2018’de Türk vatandaşlarına 30 günlük vize muafiyeti tanıdı.
Bunun neticesinde iki ülke vatandaşları arasında karşılıklı ziyaretler artarken 2016’da 150 bin civarında olan Türkiye’ye giden Özbek sayısı, 2023’te 500 bine yaklaştı.
İki ülke arasında 2016’ya kadar haftada 5 kez yapılan tarifeli uçak seferleri de son yıllarda önemli ölçüde artış gösterdi. Karşılıklı ilişkilerin gelişmesiyle iki ülke hava yolu şirketlerinin uçtuğu güzergahların sayısı da çoğaldı ve İstanbul-Taşkent seferlerinin yanı sıra Türkiye’nin Ankara ve İzmir şehirleri ile Özbekistan’ın tarihi Semerkant, Buhara, Ürgenç ve Fergana şehirlerini bağlayan uçak seferleri düzenlenmeye başlandı.
Özbekistan ile Türkiye arasında haftada 60 tarifeli uçak seferi düzenleniyor, bu sayının yaz mevsiminde artması bekleniyor.
]]>Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te “İnsan hakları, devletlerin sürdürülebilir kalkınmasında önemli bir faktör” konulu uluslararası konferans düzenlendi.
Özbekistan Parlamentosu Ombudsmanlığınca organize edilen konferansa aralarında Kamu Başdenetçisi Malkoç’un da bulunduğu çok sayıda ülkeden insan hakları alanında uzman ve yetkili katıldı.
Malkoç, konferansta yaptığı konuşmada, Avrupa’dan Asya’ya insan haklarına çok önem verilmesine rağmen her yerde ihlallerin yaşandığına dikkati çekti.
İsrail’in 7 Ekim 2023’ten beri insanlığın bugüne kadar ulaştığı teknolojiyle ürettiği silah ve bombalarla 140 günden beri ayrım gözetmeksizin Gazze’ye saldırdığını, okullar ve hastaneler dahil her yeri bombaladığını anlatan Malkoç, son yıllarda eşi benzeri görülmemiş insani felakete yol açtığını söyledi.
Malkoç, “Çoğu kadın ve çocuk 30 bin insan öldürüldü. 2 milyon insan yerinden, yurdundan edildi. Bütün bunlar canlı yayınlarla dünyanın gözü önünde işlenen suçlar. İnsan hakları savunucuları olarak insanlık adına umudumuz, bu suçu işleyenler Adalet Divanında ve Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanıp hak ettikleri cezayı alsınlar.” dedi.
“Türkiye Ombudsmanlığı olarak Uluslararası Ceza Mahkemesine delil teşkil edecek Gazze raporu hazırladık.” diyen Malkoç, şunları kaydetti:
“Bu raporun sunumunu Parlamento Başkanı’nın desteğiyle Türk Parlamentosunun tören salonunda yapacağız. Ombudsman, sivil toplum kuruluşları ve parlamento dayanışmasının güzel bir örneğidir. Hazırlanan bu raporu sizlere ve dünyadaki bütün insan hakları savunucularına göndereceğiz.”
Malkoç, Türkiye Ombudsmanlığı ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği konularında katılımcılara bilgi verdi.
Açılışta konuşan Özbekistan Parlamentosu İnsan Hakları Temsilcisi Feruza Eşmatova da konferansın Özbekistan Ombudsmanlığı’nın 29. yılı dolayısıyla düzenlendiğini, 20’ye yakın ülkeden çok sayıda davetlinin katıldığını belirtti.
Eşmatova, ülkede insan haklarına yönelik çok sayıda yasa ve kararın kabul edildiğini, bu konuya özel önem veren hükümetin girişim ve çabalarının Özbekistan’ın 2030 kalkınma stratejisinde de yer aldığını söyledi.
“İsrail’in Gazze’ye, Filistinlilere yaptığı zulüm artık dayanılmaz noktaya gelmiştir”
Malkoç, konferansa ilişkin gazetecilere yaptığı açıklamada Özbekistan ile Türkiye’nin dost ve kardeş ülkeler olduğunu, hukuk, insan hakları, demokratikleşme alanlarında ombudsmanlıklar ve insan hakları kurumlarının dayanışmasının ve karşılıklı görüş alışverişinde, tecrübe paylaşımında bulunmasının fevkalade önem taşıdığını söyledi.
Özbekistan ile Türkiye’nin yürüteceği ortak çalışmaların tüm Türk dünyasına, bölgeye ve insanlığa faydalı olacağını dile getiren Malkoç, insan haklarının 21. yüzyılda çok daha önemli hale geldiğini, çoğu İslam dünyasında olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde savaş, gerginlik ve göçlerin yaşandığını, tüm bunların kendilerini çok üzdüğünü ve yüreklerini dağladığını ifade etti.
Malkoç, sözlerini şöyle tamamladı:
“Özellikle 4 aydan beri İsrail’in Gazze’ye, Filistinlilere yaptığı zülüm artık dayanılmaz noktaya gelmiştir. Çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 30 bin kişi katledilmiştir. 60 bin ton bomba bir avuç toprağa bırakılmıştır. Amerikalıların Japonya’ya attığı atom bombasının 3 katı tesirinde bomba atılmıştır. Dolayısıyla bu haksızlıklara, bu yanlışlıklara ‘Dur’ demek gerekir. Dünyanın bu konuda daha duyarlı olması gerekir. Bu yanlışlıkları, haksızlıkları yapanların, Uluslararası Ceza Mahkemesinde, Lahey Adalet Divanında yargılanması gerekir.”
]]>Büyükelçi Bekar, AA muhabirine, 2023’te Türkiye-Özbekistan ilişkileri ile 2024 perspektiflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İki ülke arasında 2023’te en üst düzeyde çok sayıda karşılıklı ziyaret ve etkinliklerin gerçekleştirildiğini belirten Bekar, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in farklı vesilelerle iki kez Türkiye’ye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’ne katılmak için bir kez Özbekistan’a geldiğini kaydetti. Bekar, “2023 yılında Türkiye ile Özbekistan arasındaki ilişkiler daha da gelişerek devam etti.” dedi.
Cumhurbaşkanlarının karşılıklı ziyaretlerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası toplantılar nedeniyle de bir araya gelerek gündemdeki konularla ilgili fikir alışverişinde bulunduklarını anlatan Bekar, iki ülke arasında ilgili bakanlık ve devlet kurumları arasındaki karşılıklı temas ve ziyaretlerin de sürdüğünü dile getirdi.
Bekar, “Bu açıdan 2023’ün, ikili ilişkilerin gelişmesi ve yayılması, kapsam alanının daha da genişlemesi açısından önemli bir yıl olduğunu düşünüyorum. Çünkü 2023’te güvenlikten ekonomiye, ekonomiden kültüre ve turizme, farklı alanlarda çok sayıda karşılıklı temaslar hızlanmıştır. Bu da ilişkilerimizin sağlam zeminlere oturmakta olduğunu, içeriğinin zenginleştiğini göstermektedir.” ifadelerini kullandı.
İki ülke arasında siyasi ve ekonomik ilişkilerin yanı sıra savunma sanayi ve güvenlik alanındaki ilişkilerin de giderek geliştiğine dikkati çeken Bekar, bu çerçevede Özbek yetkililerin katılımıyla jandarma ve polis hizmet içi eğitim programlarının yapıldığını bildirdi.
“Özbekistan, kara gün dostu olduğunu gösterdi”
Türkiye’deki 6 Şubat depremleri sonrasında iki ülke arasındaki işbirliğinin doğal sonucu olarak bir dayanışma ortamının oluştuğuna işaret eden Bekar, Özbekistan’ın bu depremlerde hızlı tepki vererek, arama kurtarma ve sağlık ekipleri gönderdiğini, 900 bin dolar nakdi yardım ile 700 tona yakın yardım malzemesinin Türkiye’ye ulaştırıldığını, çok sayıda Özbekistanlının yardım için afet bölgesine gittiğini kaydetti.
Özbekistan’ın deprem bölgesindeki 306 konut inşaatı faaliyetinin halen sürdüğünü ve yakın dönemde Hatay bölgesindeki bu evlerin ihtiyaç sahiplerine teslim edileceğini belirten Bekar, “Özbekistan hükümeti ve Özbek kardeşlerimiz ihtiyaç anında Anadolu’da yaşayan kardeşlerine yardım elini uzatmışlardır. Özbekistan, kara gün dostu olduğunu gösterdi ve bizim gönüllerimizde taht kurdu, diyebiliriz.” şeklinde konuştu.
Bekar, 2023’e deprem nedeniyle acılı bir başlangıç yaptıklarını ancak Özbekistan’ın gösterdiği dayanışmayla deprem kaynaklı acılarının bir nebze olsun hafifletilmesine katkı sunulduğunu ifade ederek, 15 Mart’ta Türk Devletleri Teşkilatı Olağanüstü Zirvesi’nin düzenlendiğini ve buraya katılan liderlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a dayanışma içinde olduklarını bir kez daha ifade ettiklerini aktardı.
Her iki ülke için 2023’ün seçim yılı olduğunu ve Türkiye ve Özbekistan’da cumhurbaşkanı seçimlerinin yapıldığını hatırlatan Bekar, Türkiye’deki seçimlerin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın göreve başlama töreninde iştirak eden Mirziyoyev’in, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hemen yanında oturarak aralarındaki bağların ne kadar güçlü olduğunu tüm dünyaya gösterdiklerini vurguladı.
İkili ticaret hacmi 3,5 milyar dolar oldu
Bekar, 2023’te ikili ilişkilerde yakalanan ivmenin ticari ilişkilere de damgasını vurduğunu söyledi. Türkiye’de yaşanan depremin olumsuz etkisine rağmen geçen yıl iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2022’deki seviyesini koruduğunu ve 3,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini kaydeden Bekar, 2024’te de ikili ilişkilerin geliştirilmesi ve karşılıklı ticaret hacminin artırılması için çabalarının süreceğini bildirdi.
Ankara’da Aralık 2023’te Türkiye-Özbekistan Karma Ekonomik Komisyon 7. Toplantısı’nın gerçekleştirildiğini, buna Özbekistan Başbakan Yardımcısı Cemşid Koçkarov başkanlığındaki heyetin katıldığını anımsatan Bekar, programda iki ülke arasındaki ticari-ekonomik ilişkilerin 2024 ve 2025 yıllarında geliştirilmesini içeren eylem planının geliştirildiğini belirtti.
İki ülke arasındaki haftalık uçak seferleri sayısı 60’ı aştı
Bekar, 2023’ün turizm açısından da önemli bir yıl olduğunu vurgulayarak, geçen yıl Türkiye’den Özbekistan’a giden Türk vatandaşı sayısının ilk defa 100 bini, Özbekistan’dan Türkiye’ye giden Özbekistanlıların sayısının ise 470 bini aştığını dile getirdi.
2023’te Türkiye ile Özbekistan arasındaki uçak seferleri sayısının da arttığını ifade eden Bekar, geçen yıl iki ülke şehirleri arasındaki haftalık uçak seferleri sayısının 60’ın üstüne çıktığını ve bunun ileride daha da artabileceğini söyledi.
Bekar ayrıca Türkiye’nin İstanbul, Ankara ve İzmir şehirleri ile Özbekistan’ın Taşkent, Semerkant, Buhara, Urgenç ve Fergana şehirleri arasında hava seferlerinin yapıldığına işaret etti.
Ortak üniversite kurulmasına ilişkin çalışmalar sürüyor
İki ülke arasındaki eğitim, sağlık ve kültür alanlarındaki ilişkilerin de hızla geliştiğini, bu çerçevede geçen yıl sağlık ve eğitim forumlarının düzenlendiğini hatırlatan Bekar, bugün iki ülke arasında ortak bir üniversitenin kurulmasına ilişkin çalışmaların sürdüğünü ve bu yıl meyve vermesini umduklarını anlattı.
Bekar, Özbekistan’da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (ETÜ) Taşkent Şubesi ile Buhara’da Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) İbni Sina Tıp Fakültesi ve İbni Sina Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Taşkent’te ise SBU Hemşirelik Akademisinin faaliyette olduğunu, ayrıca Taşkent İnşaat ve Mimarlık Üniversitesi ile Semerkant İnşaat ve Mimarlık Üniversitesinde iki Türk bilim insanının rektörlük görevinde bulunduğunu kaydetti.
Özbek-Türk ilişkilerinin 2024’teki gelişme perspektiflerine de değinen Bekar, bu yıl yapılması planlanan etkinliklerinin başında Ankara’da düzenlenecek 3. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısının geldiğini ve iki ülke cumhurbaşkanlarının başkanlıklarında düzenlenecek programa ilişkin hazırlıkların tüm hızıyla sürdüğünü belirtti.
Bekar, bu yıl ayrıca iki ülke arasındaki siyasi ve ekonomi ağırlıklı ilişkileri tamamlayıcı kültür ve eğitim alanlarında da somut adımların atılmasını beklediklerini sözlerine ekledi.
]]>Aydın Yazarlar ve Şairler Derneği üyesi Coşkun Tağa (44) ile Türk ve Dünya Ozanlar Ocağı Özbekistan Temsilcisi gazeteci ve şair Nazira Boymurodova (43) geçtiğimiz yıl Didim’de düzenlenen 17. Uluslararası Didim Şiir, Müzik, Kültür ve Sanat Festivali’nde tanıştı. İkilinin meslekleri gereği burada başlayan arkadaşlıkları bir süre sonra aşka dönüştü. Boymurodova ve Tağa aldıkları evlilik kararı sonrasında düzenlenen düğün töreni ile dünya evine girdi. Ellerinde iki ülkenin bayrakları ile salona giriş yapan ve yine salonda asılı bayrakların gölgesinde düğün törenlerini gerçekleştiren çift Türkiye’de de Özbekistan adetlerinin de yer verileceği bir düğün töreni düzenleyeceklerini belirttiler.
Didim’de 4 ay önce düzenlenen festivalde tanıştıklarını belirten Coşkun Tağa, “Şu anda eşim olan ancak o gün misafirimiz olan Nazira’ya yardımcı olmak isteniştim. Her ikimiz de bekar olunca bizi birbirimize yakıştırdılar. Oysa aramızda hiçbir şey yoktu. Festivalde ilk defa ve önceden tanıştığımız bazı kişiler eş zamanlı olarak hem bana hem eşime ‘Birbirinize çok yakışıyorsunuz. Bu kızı kaçırma ya da bu oğlanı kaçırma’ gibi şeyler söylüyorlardı. Biz de her seferinde arkadaş olduğumuzu ve böyle bir şey olmadığını söyledik. Festival sona ererken Türk ve Dünya Ozanlar Ocağı Özbekistan temsilcisi olan eşim derneğin Aydın şube başkanı ile görüşmek için Aydın’a gideceğini söylemişti bana. Ben de ‘birlikte gideriz’ dedim. Birlikte Aydın’a döndük. Nazira Hanım Aydın’da olduğu 1 haftalık süre içerisinde de kendisine refakat ettim. Bu süreçte hem şehrimizi tanıttım hem gezdirdim. Aydın’ı da çok sevdi” diye konuştu.
Didim’de festivalde tanıştıkları Sebahattin ve Fatma Yaldız çiftinin daveti üzerine Yenipazar’ın bir dağ köyündeki evlerine kahvaltıya gittiklerini ve burada geçirdikleri zaman dilimi içerisinde iyice yakınlaşarak evlilik kararı aldıklarını sözlerine ekleyen Tağa, “Ertesi gün de Nazira’yı ailemle tanıştırdım. Allah razı olsun ailem de kararımızı mutlulukla karşıladı. Sonrasında eşimin vizesiz seyahat süresinin sonuna yaklaştığımız için Özbekistan’a dönmesi gerekiyordu. Ben de onunla birlikte Özbekistan’a geldim ve nikah işlemlerini başlattık. Buradaki nikah dairesi de kural gereği bir ay sonrasına nikah günü verdi. Annem 14 Kasım 2018’de vefat etmişti. O günden bu yana her 14 Kasım bizim için hüzün yıl dönümü idi. Ben de hazır denk gelmişken nikahı da 14 Kasım’da yapıp, 14 Kasım’ın sadece hüzün yıl dönümü olarak değil mutluluğumuzun da yıl dönümü olmasını istedim. 14 Kasım’da nikahlandık, 14 Ocak’ta düğünüzü gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı.
Türkiye ve Özbekistan bayrakları eşliğinde düğün salonuna giriş yaptılar
Boymurodova ile çok mutlu olduklarını ve Özbekistan’daki düğün sonrasında Türkiye’de de düğün yapmak istediklerini belirten Tağa şunları kaydetti: “Çocukluğumdan bu yana hep bir Türk ülkesine gitmek istemiştim. Evlilik vesilesiyle de ilk yurt dışı seyahatimi Özbekistan’a yapmış oldum. Hem çocukluk hayalim gerçekleşmiş oldu hem evlilik yapmış oldum. Ayrıca Özbekistan’da hiçbir zaman kendimi yabancı hissetmedim. Sanki Aydın’dan başka bir şehrimize gitmiş gibi hissettim. Ellerimizde Türkiye ve Özbekistan bayrakları ile salona giriş yaptık ve duvara asılı bayrakların gölgesinde düğünümüzü gerçekleştirdik. Başta ailelerimiz olmak üzere bu süre zarfında bize her daim destek olan dostlarımıza minnettarız. Bundan böyle hem aile hem köprü olacağız. Ana yurdumuz ile ata yurdumuz arasında gönül köprüleri kurmak için çaba sarf edeceğiz. Bu nedenle sorumluluğumuz her zamankinden daha fazla olacak. Bunun bilinciyle daha çok gayret edeceğiz. Öte yandan cemiyetimizi renklendiren Özbekistan’ın tanınan sanatçılarından dostumuz Ulug’bek Hamroyev, Başkırt Türklerinden sanatçı Minsulu Kuliyeva, Özbekistan’ın usta gazetecilerinden Nodira Alimova, Latofat Jo’raboyeva ve Sultonboy Dehqonov, Azerbaycanlı şairler Elsever Beydemir ve Ali Nasırlı, Qadriyatfilm Yönetmeni Ma’ruf Hasanov, Tacik Milli Medeni Merkezi Rehberi Orzigul Abdurahmanova, Ahıska Türklerinden Abdumannon Raxmonov ailesi, Taşkent Navroz Folklor Ekibi ve özellikle toyumuz boyunca fotoğraflarımızı çeken Özbekistanlı şair arkadaşımız Zilolabonu Xoliqova’ya katkıları için çok teşekkür ediyoruz. Türkiye’de de düğün yapıp, sevincimizi oradaki dostlarımızla da paylaşmak istiyoruz. Türkiye’deki düğünümüzde Özbekistan adetlerine de yer vereceğiz” dedi. – AYDIN
]]>