Manisa Büyükşehir Belediyespor Kulübü (BBSK) Kadın Voleybol Takımı, yeni sezon için transfer çalışmalarına hızla devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde yapılan 3 transferin ardından Manisa BBSK Kadın Voleybol Takımı, düzenlenen törenle 4 yeni oyuncuyu daha Yeşil-Beyazlı renklerine bağladı. Halil Onultmak Spor Tesisleri’nde düzenlenen imza töreninde Ayvalık Belediyespor’dan Neslihan Çengeltepe, Kapaklı Spor Kulübü’nden İlayda Alkan ve Cansu Ayyıldız ile Betaspor Kulübü’nden Hilal Köse Manisa BBSK ile sözleşme imzaladı. Törende imza atan oyuncular hedeflerinin 1. Lig olduğunu söyledi.
İşitme Engelliler Milli Takımı’nda oynayan, dünya ve olimpiyat şampiyonluğu yaşadığını dile getiren İlayda Alkan, “Orta oyuncu olarak kariyerime devam ediyorum. Öncesinde Kapaklı Spor Kulübü’nde oynuyordum, bunun yanında İşitme Engelliler Milli Takımı’nda da forma giyiyorum. Milli takımımızla birlikte dünya şampiyonluğu ve olimpiyat şampiyonluğu yaşadım. Manisa Büyükşehir Belediyespor Kulübü’ne transfer olduğum için çok mutluyum. Hedefimiz 1. Lig, hedefimize emin adımlarla ilerleyeceğiz” diye konuştu.
Neslihan Çengeltepe ise, yeni kulübünde önemli başarılara imza atacaklarına inandığını belirterek şunları söyledi; “Libero mevkiinde oynuyorum. Ayvalık Belediyespor’dan transfer oldum. Bu sene, inşallah Manisa için güzel işler yapmak istiyoruz. Güzel bir takım olduğumuzu düşünüyorum. Sezon başladıktan sonra da üzerimize yüklenen sorumluluğunun hakkını vermek istiyoruz. Hedefimiz 1. Lig. Bunu sahada sergileyeceğimiz performansla göstereceğiz. Önümüzdeki sezonu başarılı bir şekilde geçirip, 1. Lig hedefini başarılı bir şekilde tamamlamak istiyoruz.”
Manisa BBSK kadrosuna katıldığı için mutluluk duyduğunu ifade eden Cansu Ayyıldız, “Smaçörüm. Geçen sezon Kapaklı Spor Kulübü’nde forma giyiyordum. Böyle bir kadroya dahil olduğum için mutluyum. İnşallah, Manisa BBSK’da sıkı bir şekilde çalışarak, 1. Lig hedefimizi başarıyla gerçekleştireceğiz” dedi.
Hilal Köse de Manisa’ya geri dönmenin mutluluğunu yaşadığını söyleyerek, “Geçen sezon Betaspor Kulübü’nde yer aldım. Çok heyecanlıyım. Manisa BBSK ailesinde yer almaktan da mutluluk duyuyorum. Spor hayatıma da Manisa’nın Salihli ilçesinde başladım. Bir süre oradaki takımlarda forma giydim. Sonrasında, tekrardan yetiştiğim yere dönmek beni çok mutlu etti” dedi.
“Altyapı oyuncularını A Takıma entegre edeceğiz”
Manisa BBSK’nın Voleybol Şubesinden sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Murat Kümüştekin, hedeflerinin 1. Lig olduğunun altını çizdi. Kümüştekin, “Transferlerimiz devam ediyor. Şu ana kadar 7 oyuncu ile sözleşme imzaladık. 3 oyuncu ile de anlaşmamızı tamamladık. Şu aşamada hemen hemen transferlerimizi tamamlamış durumdayız. Amacımız bu sene transferi erken bitirip, Ağustos ayının başında başlayan antrenman süreciyle beraber, Eylül ayının sonunda başlayacak olan 2. Lig müsabakalarına iyi bir takım kurmak. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Ferdi Zeyrek ve Manisa BBSK Başkanımız Emre Hasgör’ün de bize güvenleri var. Onlara teşekkür ediyoruz. Biz de destekleri dolayısıyla hem onları hem de Manisalıları mahcup etmemek için güzel bir takım kuruyoruz. Tarık Almış Spor Tesisleri’nde oynanacak olan müsabakalarda hem voleybol severler hem sporseverler, inşallah zevkli müsabakalar izlerler. Transferleri yaparken şunu düşündük, altyapıdaki oyuncularımızın yetişmesine referans olabilecek oyuncuları kadromuza kattık. Manisa geçmişine sahip olan oyuncuları kadromuza dahil etmeye çalıştık. Yeni gelen oyuncularımızda da Manisa’ya aidiyet duygusunun olmasını istedik. Bunu da başardık. Liglerin başlamasıyla beraber altyapıdaki oyuncularla A Takımımızdaki oyuncuları entegre ederek, önümüzdeki dönemlerde Manisa’mızın spor camiasına da önemli katkılarda bulunacağımızı düşünüyorum. Amacımız 1. Lig, 1. Lig’e çıkıp, orada kalıcı olmak istiyoruz” dedi.
Kümüştekin şöyle devam etti; “Manisa’yı voleybol şehri yapmak istiyoruz. Bunun için de güzel bir adım attık. Devamı da gelecek. Çok güzel bir sezon bizi bekliyor. Gerçekten imzalar atıldığında diğer illerden de bize telefonlar geliyor. Takımımızın çok iyi olduğunu ve oyuncuların bizim takımımızda oynamak istediğini belirtiyorlar. Tabii, bu bütçe ve kadro meselesi. Biz Caner Hocamıza ve ekibine çok güveniyoruz. Yeni aldığımız oyuncuların hepsine çok güveniyoruz. Çok güzel bir sezon olacak. Hayırlı olsun diyorum. İnşallah sakatlık veya herhangi bir olumsuzluk olmaz. Sonu mutlaka 1. Lig olacak.” – MANİSA
]]>2009-2010 sezonunda kazandığı şampiyonlukla tarih yazan ve Türk futboluna birçok yıldız isim kazandıran Anadolu’nun köklü kulübü, 2018-2019 sezonunda Süper Lig’den düştükten sonra kötü gidişatı durduramadı. Son olarak geçen sezonu da hüsranla sonuçlandıran Bursa temsilcisi, TFF 3. Lig’e kadar düştü.
Enes Çelik’in geçen mayıs ayında başkanlık görevine gelmesiyle destek kampanyası başlatan Bursaspor, kısa sürede 200 milyon lirayı aşkın bağış topladı. Toplanan bağışlarla uzun süredir kapalı olan transfer tahtasını açan “timsahlar”, daha önce üst liglerde mücadele etmiş birçok futbolcuyu kadrosuna katmayı başardı.
Sezona güçlü bir kadro kurarak başlamak isteyen Bursaspor, yeni sezonu şampiyonlukla tamamlayarak tekrar üst liglere tırmanmayı hedefliyor.
Bir haftada 10 bin kombine satıldı
Kulüp başkanı Enes Çelik, AA muhabirine, zor süreçlerden geçen bir kulübün başına geçtiğini söyledi.
Bu süreçte hızlıca işe koyulduklarını ve şehrin ileri gelenlerinden destek aldıklarını belirten Çelik, güven verecek, şehirdeki diğer unsurları da ortak noktada toplayacak bir yönetim kurduklarını anlattı.
Çelik, kısa sürede birlik ve beraberliğin yakalandığını vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Bu bizi çok mutlu etti. Açıkçası ben de bu kadar ilgi olacağını beklemiyordum ama şehirde de ciddi anlamda bir açlık olduğunu gördüm futbola. Yani burası bir futbol şehri aynı zamanda. Ciddi anlamda altyapımız zaten var ve Türkiye’de belki de ilk beş altyapıdan birine sahibiz. Bu noktada insanların da buna çok büyük ilgi gösterdiğini, kombine satışlarımızdan da görüyoruz. Henüz bir hafta dolmamışken 10 binin üzerinde bilet satışı oldu. Çok ciddi ve rekor bir rakam.”
Gidişattan memnun olduklarını aktaran Çelik, “Benim kafamdaki Bursaspor, Avrupa’da. Hep bir Avrupa’yla özdeştiriyorum. Hiçbir zaman Süper Lig kafamla yan yana gelmiyor, hep daha ötesi geliyor. Belki 3. Lig’de olmamız, bazı şeylerin temellerini daha da sağlam atma anlamında bir avantaja çevrilir. Hem kurumsal yapı anlamında hem mali anlamda bu noktada yapacaklarımızla birlikte ilerideki güzel günlerin de sağlam altyapısını şimdiden oluşturacağız.” ifadelerini kullandı.
“Ligin üzerinde bir kadro kuracağımızı söyledik”
Çelik, ilk ay kampanyadan gayet olumlu sonuçlar aldıklarını ama bunun yeterli olmadığını dile getirdi.
Bundan sonrası için özellikle desteği biraz daha orta ölçekli ve tabana yayma anlamında çalışmalar yapacaklarını ifade eden Çelik, binlerce Bursaspor gönüllüsünün takımın iyi durumlarda olmasını istediğini, açıklayacakları sponsorluk anlaşmalarıyla bunun devam edeceğini söyledi.
Çelik, Kocaelispor, Eskişehirspor ve Sakaryaspor gibi takımlarla tekrar Süper Lig’de bir araya gelmeyi arzuladıklarını anlatarak, şunları kaydetti:
“Futbol seyircisiz, taraftarsız olmuyor. Taraftarla güzel bu iş. Umarım yine o izlediğimiz deplasmanları tekrar yaşatırız bu takımlarla birlikte. Şimdiye kadar 10 transfer açıkladık. Yeniden bir takım kurma durumumuz söz konusuydu. Kulübün profesyonelleriyle, hocamızla da istişare ederek güzel bir takım kurma yolunda adımları attık. 3 ya da 4 nokta transferle bu süreci tamamlamak istiyoruz. Aldığımız oyuncular birinci ligdeki oyuncular ya da ikinci ligin iyi oyuncuları. İkinci ligden birinci lige gitmek üzere olan oyuncuları alıyoruz. Dolayısıyla zaten biz aslında senenin de kadrosunu kuruyoruz bir taraftan.”
Bursaspor’u yeniden zirveye taşıyacaklarına inandıklarını belirten Çelik, “Ne yapmak istediğimizi de çok iyi biliyoruz. Ligin üzerinde bir kadro kuracağımızı söyledik ve bu doğrultuda çalışmalar yapıyoruz. Ben bile çok heyecanlıyım. Bu oyuncuların bir araya gelip nasıl maçlar çıkacarağını, özellikle içeride en az 30 bin taraftarımızın önünde merakla bekliyorum.???????” ifadelerini kullandı.
]]>“ÇOK MUTLUYUM”
Kamp sürecini değerlendiren Mourinho, “Bizler için oyuncularımın her şeylerini verdiği bir kamp oldu. Kolay bir hafta geçmedi çünkü ilk hafta her zaman zordur. Günde iki idman yaptık. Herkes de çalışmalarımıza çok odaklanmış bir şekilde elinden gelenin en iyisini yaptı. Biz orada antrenmanlarımıza odaklanmaya çalıştık, cumartesi günü oynadığımız maçtan ziyade. Kolay değil öyle bir hazırlık maçı oynamak. Çünkü oyuncular maçtan önce zaten hafta boyunca yapmış olduğumuz çalışmalardan dolayı yorgundu ama benim oyuncularımı tanımam için iyi bir fırsattı. Aynı şekilde onların beni tanıması için de iyi bir fırsattı. Çok fazla eksik oyuncumuz vardı ama bu benim için de her zaman bir fırsat oldu çünkü elimdeki genç oyuncuları görme fırsatı yakaladım. Aynı zamanda Kulübümüzün organizasyonunun seviyesini anlamam için de benim için güzel geçti diyebilirim. Bir hafta boyunca hiçbir hata olmadı. Gerçekten her şey çok iyi ve organize bir şekilde ilerledi. Bu sebeple geçirmiş olduğumuz ilk haftadan çok mutluyum” dedi.
“ÇAĞLAR’IN NE İSTEDİĞİNİ BİLİYORUM”
Çağlar Söyüncü’nün bonservisinin alınması hakkında da konuşan Mourinho, “Çok mutluyum. Başkanımıza da teşekkür ediyorum çünkü kalmasını istediğim oyunculardan bir tanesiydi. Çağlar’ın da oyuncu olarak çok sevdiğim, çok hoşuma giden özellikleri var. Daha önce de kendisi kalmak istediğini belirtmişti. Biz kulüpte kalmak isteyen, kulübe bağlılığı olan oyuncuların her zaman Takımımızda olmasını isteriz ki ben Fenerbahçe’ye gelmeden önce kendisiyle Roma’da çalıştığım dönemde ilgilenmiştim, onu takıma katmak istemiştim fakat bu mümkün olmadı. O, benim neler istediğimi biliyor, ben de onun neler istediğini çok iyi biliyorum. O burayı çok seviyor ve buraya kalıcı olarak transfer olmak istedi. Atletico Madrid’in pek çok opsiyonu vardı ama Kulübümüz gerçekten çok iyi bir iş çıkarttı. Çağlar da burada kalmak için çok uğraştı. Yarın bizimle Avusturya’ya gelecek. Avusturya’da geçireceğimiz kamp bizler için çok önemli çünkü Avrupa Şampiyonası’nda da çok fazla oyuncumuz var. Kendisi de sakatlığı sebebiyle Avrupa Şampiyonası’na katılamamıştı. Dolayısıyla yarın bizlerle birlikte çalışmalara başlayacak. Bizim için çok önemli olacak” dedi.
“UMARIM MAAŞLARI ÖDEYEBİLİRLER”
Ezeli rakiplerine de gönderme yapan deneyimli teknik adam, “Basın için transfer dönemi 12 ay boyunca açıktır. Kulüpler için bu farklı ama basında 12 ay boyunca transfer dönemi devam eder. Bu aslında insanlar için keyiflidir ama bir yandan da gerçekler vardır. Bazı takımlar şimdiden çok fazla transfer yaptılar ki bunun da lig için iyi olduğunu düşünüyorum. Ama umarım maaşları ödeyebilirler çünkü gerçekten çok yüksek maaşlar ödeniyor. Umarım ileride bu konuda problem yaşamazlar ki aslında bu bizim problemimiz değil. Bizim başka takımlara değil, kendimize bakmamız gerekiyor. Bizler ihtiyacımız olan istediğimiz profilleri belirledik. Buraya geldiğim birinci günden itibaren de bunu konuşuyoruz, ihtiyacımız olan profilleri biliyoruz. O yüzden biliyorum çok yakın bir zamanda ilk resmi maçımızı oynayacağız. Bu biraz üzerimizde baskı oluşturuyor ama sakin olmamız gerekiyor. Duygusal davranmamamız gerekiyor. Doğru oyuncuları doğru anlaşmalarla getirmemiz gerekiyor. Acele etmememiz gerekiyor. Bizim zaten çok fazla, 6, 7, 8 oyuncu getirmemiz gibi bir durum yok. Önceliklerimizi biliyoruz. Farkındayım, insanların gözünde Çağlar zaten bir Fenerbahçe futbolcusu gibiydi ama aslında değildi. Kiralık olarak gelmişti. Dolayısıyla onu Takımımıza tekrar kattık ve Takımımıza iyi bir stoper kazandırdık” ifadelerini kullandı.
Önümüzdeki haftalardan itibaren de tahmin ediyorum ki bizim yaklaşımımıza uyacak oyuncuları kadromuza katacağız. Hiçbir takım transfer döneminde şampiyon olmaz. Şampiyonluklar nisan ayında, mayıs ayında kazanılır. Transfer sezonunda ancak transfer kupası kazanırsınız ki böyle bir kupa yok zaten. Sakin olmamız gerekiyor, ne istediğimizi biliyoruz. Eminim ki istediğimiz şeyleri de bu süre içerisinde yapacağız. Benim şu an transfer döneminde basında konuşulanların keyfini çıkaracak vaktim yok. Ben çalışmalarıma odaklanmış durumdayım. Biliyorum ki basında, internette pek çok yalan haberler yazılıyor, gerçekler yazılıyor. Benim bunlarla keyifli vakit geçirecek zamanım yok. Ben tamamen işime odaklanmış durumdayım. Şimdi Avusturya’ya gideceğiz, orada kamp geçireceğiz. İki hafta sonra resmi maçlar başlayacak. İkinci haftada Livakovic, Tadic ve Szymanski Takımımıza katılacaklar. Djiku ve Bright döndüler, önümüzdeki ilk hazırlık maçında oynayacak durumdalar. Sanıyorum Çağlar Söyüncü de ilk hazırlık maçında oynayacak durumda.” şeklinde bir açıklama yaptı.
“YEMEKLER ÇOK GÜZEL”
Yemekleri çok beğendiğini söyleyen antrenör, “Pasta kesme kültürü Türk kültürü mü yoksa kulübe ait bir kültür mü bilmiyorum ama burada gördüğüm güzel şeylerden biri. Ben kariyerimde farklı yerlerde çalışıp oranın kültüründen farklı şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Burada da yapılan pasta seremonisini seviyorum. Aslında bir bebeğe yedirir gibi –bebek dediğim doğum günü sahibi oluyor- yaşça büyük olanın pasta yedirmesi çok güzel oluyor. Oyuncular hep birlikte oluyor, bir aile ortamı oluşturuluyor. Aynı zamanda buradaki negatif şeylerden biri yemeklerin çok güzel olduğu. Ben normalde kendime iyi bakan biriyim, burada iki kat iyi bakmam gerekiyor çünkü yemekler gerçekten çok güzel” ifadelerini kullandı.
]]>“HEP BERABER BU HİKAYEYİ ÇOK GÜZEL HALE GETİRELİM”
Güzel bir yolculuğun içinde olduklarını söyleyen Arda, “Bu hikayenin güzel tarafını da olumsuz tarafını da yaşamış bir olarak bu hikayenin paydaşı olmak önemli. Bu hikayenin ne çeşit olacağına hep beraber karar vereceğiz. O yüzden ben inanıyorum herkes üzerine düşen görevi vicdanı da tartıp öyle davranacaktır. Çok güzel bir yolculuğun içindesiniz. Hep beraber bu hikayeyi çok güzel hale getirelim. İnşallah 2002’yi de, 2008’i de geçeriz” ifadelerini kullandı.
“MONTELLA’NIN TAKTİK BİLGİSİNE GÜVENİYORUM”
Millilerin çok yetenekli oyunculara sahip olduğunu aktaran genç teknik adam, “Montella’nın takım savunmasına, taktik bilgisine güvendiğim için kura yoluyla çok enteresan yerlere gideceğini düşünüyorum. Ben çok inanıyorum. Çok sevimli ve güzel bir milli takım var. Çok yetenekli oyuncular var. İnşa ederek gitmeliyiz. Turnuvada ne olursa olsun bu takımı yıkmayıp, üstüne koyup devam etmeliyiz. Semih de Arda bu takımın çok önemli oyuncuları olacaktır. Hepsi yetenekli oyuncular. Artık oyuncular arasında çok fark yok. Ben gönülden inanıyorum. Portekiz maçına hepimiz üzülüyoruz. Birlik ve beraberlik haline tekrar döneceğimize inanıyorum” dedi.

“KAPTANLARIN KADERİ BU”
A Milli Takım’ın kaptanı Hakan Çalhanoğlu ile konuştuğunu açıklayan Arda Turan, “Onu çok severim. Çok özel bir oyuncu. Öteki tarafı seçenlere de saygım oldu. Hakan gibi oyuncular çok büyük örnektir. Hakan ülkemizi seçti. Yaptığı bütün şeyler muhteşem. Avrupa’nın en iyi orta saha oyunculardan biri. Orada olması bile gelecek için, oradaki çocuklar için çok büyük örnek. Hakan’a kardeş gibi bakıyoruz. Çok büyük liderlik gösteriyor. Dünkü hali de bizi ne kadar önemsediğini gösterir. Hakan’ın gerekli yerde gerekeni yapacağından şüphem yok. Yıldıray abiden başlıyor, bu oyuncuların gurbetçi gençler için yaptıkları çok önemli. Üzülmesini anlıyorum. Türk Milli Takım kaptanların kaderinde bu var galiba. Çok iyi devam edecektir” şeklinde konuştu.
“ARDA BİZİM GÖZ BEBEĞİMİZ”
“Milli takımda bir kriz yok” sözlerini kullanan 37 yaşındaki antrenör, “Arda Güler ile Instagram’dan konuşuyoruz bazen. Arda bizim göz bebeğimiz. Gerçekten ona ihtiyacımız olan 90 dakikalar geliyor. Arda, Real Madrid’de sezon sonunda 8-10 maç çok iyi oynadı. Gürcistan maçta zemin ağırdı. Dışardan baktığınız zaman Arda gibi bir oyuncuyu korumak için elinizden geleni yapabilirsiniz. Arda Güler muhteşem bir oyuncu. Topa sahip, set hücumu yapacağımız maçlarda etkili kullanabiliriz. Arda o hayal ettiğimiz şeye götürecek oyunculardan biri. İlk krizlerde suni krizler olur. Arda’nın bunlara geleceğini sanmıyorum. Muhteşem bir elmas var. Onun futbolunu konuşup, eğlenmeliyiz. Çekya’yı geçerek son 16 maçında gerçek Arda’ya ihtiyacımız var. En ihtiyacımız olan yerde hocamız onu değerlendirecektir düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

“BU YANLIŞ BİR OKUMA”
Montella ile Arda arasındaki antrenmandaki durumu da değerlendiren Arda Turan, “Montella’nın tavrını okuduğumda ‘Sen delisi misin Arda? Biz seni maçta oynatmıyoruz. Çekya maçı var, çok önemli. Düz koşuya git, aman bir yerine bir şey olmasın’ diyorum. Oyuncularıma bazen ben de öyle yaparım. Caner her antrenmanda oynamak ister, onu antrenman dışına iterim. Montella, Arda’nın üstüne titriyor, hepimiz gibi. Bu konuyu böyle bırakalım. Görüntüleri okumak zordur, özellikle futbolunda içinden gelmeyen insanlar için. Bu yanlış bir okuma” yorumunu yaptı.

Süper Lig ekiplerinden Antalyaspor’da teknik direktör Sergen Yalçın ile yolların ayrılmasının ardından göreve Fenerbahçe’nin Brezilyalı eski yıldızı Alex de Souza getirildi. Alex de Souza, kendisini 2 yıllığına kırmızı beyazlılara bağlayan imzayı attı.
Süper Lig’i 38 maç sonunda 12 galibiyet, 13 beraberlik ve 13 yenilgi ile 49 puanla 10’uncu sırada tamamlayan Antalyaspor’da Sergen Yalçın’ın yerine teknik direktörlüğe Fenerbahçe’nin eski yıldızı Alex de Souza getirildi. Brezilyalı teknik adam için şehir merkezinde bulunan 5 yıldızlı bir otelde gerçekleştirilen imza törenine; Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe, basın sözcüsü Alkan Evren, yöneticiler ve Alex de Souza katıldı.
BAŞKAN BOZTEPE: TÜRKİYE’NİN SEVDİĞİ SAYGI DUYDUĞU KABULLENDİĞİ VE GÖĞSÜNE BASTIĞI BİR KARAKTER
Zamanında Türkiye’de kişiliği ve yeteneğiyle ülkemizde sağladığı başarı için Alex’e teşekkür ettiğini ifade eden Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe, “Böyle bir kariyeri olan birini Türk futboluna kazandırdığımız için kendi adımıza mutluyuz. Biz Antalyaspor olarak hak ettiğimiz yerde olabilmek için çalışıyoruz. Başarı istiyoruz. Alex hocamızın ne kadar çalışkan ve özverili olduğunu ve Türk futboluna katkı sağladığını biliyoruz. Tüm Türkiye’nin sevdiği, saygı duyduğu, kabullendiği ve göğsüne bastığı bir karakter. Kendisine teşekkür ediyorum. Kendisiyle başarılı işlere imza atacağımıza inanıyorum” dedi.
“2 YILLIK SÖZLEŞME İMZALADIK”
Alex de Souza ile 2 yıllık sözleşme imzaladıklarını dile getiren Boztepe, “Geldiği geceden beri kendisiyle toplantılar yapıyoruz. Şimdiden kadro çalışmalarına başladık. Hocamızın önerdiği isimler var. Bizim belirlediğimiz oyuncular var. Antalyaspor bütçesine uygun ve en seçkin şekilde kadro oluşturmaya çalışacağız” diye konuştu.
“TRANSFER DÖNEMİ BAŞLAMADAN TAHTAYI AÇACAĞIZ”
Transfer tahtasının kapalı olduğu yönünde gelen soruya Sinan Boztepe, “Temmuzun ilk haftasında transfer dönemi açılıyor. Transfer dönemi başlamadan tahtayı açacağız. Engel kalkar kalkmaz da transferlerimizi yapacağız” ifadelerini kullandı.
“ANTALYASPOR’UN HEDEFİ OLMADIĞI ZAMAN BAŞARI OLMAZ”
Hedefsiz yola çıkmadıklarını kaydeden Sinan Boztepe, “2 yıllık bir planlama yapıyoruz. Ligde kalmak için oynamayacağız. O şekilde bir takım kuracaksak, sıradan bir takım kurabiliriz. Antalyaspor’un hedefi olmadığı zaman başarı olmaz. 5 ayda 5 yıllık olaylar yaşadık. Bahanelerin altına sığınmıyoruz. Bundan sonraki hedeflerimiz yüksek olacak. Bizden sonra gelen arkadaşlar da çıtayı daha yükseğe çıkaracaktır. Sözleşmede Avrupa kupası ve sıralamayla alakalı bazı opsiyonlar var” şeklinde konuştu.
“PİŞMAN OLMAYACAĞIMIZA EMİNİM”
Başarı için risk almaya değeceğini ifade eden Boztepe, “Sergen hocamızla bir sürecimiz vardı. Biz köşede sessiz sakin halimizle devam etmek istemiyoruz. Türkiye ve dünya gündeminde başarılı bir isimle anlaştık. Başarı için azim ve disiplin gösteren hocalar lazımdı. Alex ismi de bu şekilde gündeme geldi. Başarı için risk almak gerekiyor. Özellikle kendi adıma bu riskleri alan biriyim. Pişman olmayacağımıza eminim” dedi.
ALEX DE SOUZA: HOCA OLARAK ÇIKTIĞIM YOLDA BAŞARILI OLARAK ŞEHRE BİR ENERJİ VERMEK İSTİYORUM
Konuşmasına teşekkür ederek başlayan Antalyaspor’un yeni teknik direktörü Alex de Souza, “Bana burada çok iyi şeyler hissettiren halka ve çok mutlu olduğum bir ülkeye geldiğim için herkese teşekkür ederim. Aynı şekilde geldiğim günden beri evimde hissettiren Antalya şehrine teşekkür ederim. Hoca olarak çıktığım yolda başarılı olarak şehre bir enerji vermek istiyorum. Antalya ve halkına bana kısa sürede gösterdikleri ilgi için tekrar teşekkür ederim” dedi.
“EN İYİ ŞEKİLDE HAZIRLANDIM”
Antalyaspor’a gelmeden önce hizmet etmek ve başarıya giden yolda en iyi şekilde hazırlandığını dile getiren Alex de Souza, “Bu 2 yıllık kontratımın olduğu sürede başarılı olmak istiyorum. Taraftarımızı stadımızda mutlu görmek istiyoruz. İyi bir ekip kurup, maçlarda taraftarlarımızla keyifli anlar geçirmek için ne gerekiyorsa yapacağız. Bu açıdan da çok mutlu olduğumu belirtmek isterim” diye konuştu.
“TAKIMI İNCELEME ŞANSIM OLDU”
Antalyaspor’un menajeriyle görüşmeye başladığı andan itibaren takımla ilgili çalışmalara başladığını belirten Alex de Souza, “Çok yoğun şekilde takımı inceleme şansım oldu. Nuri ve Sergen hocanın oynattığı oyunlarla takımın ne tarz oyun ortaya koyduğuna dair inceleme şansım oldu. Burada da daha önce takımda çalışan insanlardan bilgi aldım ve onlardan aldığım bilgilerle çalışmalarımı sürdürdüm” şeklinde konuştu.
“SEMİH ŞENTÜRK TEKNİK EKİPTE OLMAYACAK”
Mücadele eden ve başarıyı hedefleyen bir Antalyaspor hedeflediklerini ve doğru bütçeyle başarıya gitmeyi düşündüklerini söyleyen Alex, Fenerbahçe’den takım arkadaşı Semih Şentürk’ün teknik heyette yer almayacağını aktardı. Alex de Souza, “Semih hoca ekibimizde olmayacak. Antalyaspor’da çalışanlar dışında 2 yardımcı hoca getireceğim. Türkiye’de bulunan Mehmet Aurelio da bizimle olacak. Helton ile de konuştum. Diğer oyuncularla da görüştüm. Öncelikle burada biz en iyi kadroyu oluşturmak istiyoruz. Dengeli ve mücadeleci olmalı. Taraftar maçı izlemeye geldiğinde evine mutlu dönmeli” dedi.
“ANTALYASPOR’A GELMEK İSTEYEN OYUNCULARI ALMAK İSTİYORUZ”
Antalyaspor’a gelmek isteyen oyuncuları kadrolarına katmak istediklerine dikkati çeken Alex de Souza, “Birçok oyuncu bazı takımlara gelmek ister. Bununla alakalı yönetim gerekli aksiyonları alacak. O isimlere takılı kalmayın. Brezilya’daydım ve oradaki haberlere daha rahat ulaşıyorum. Oradayken de bazı haberler geliyor ama bunlara takılı kalmayın” dedi.
“OYNAMA ARZUSUNDA OLAN OYUNCULARLA ÇALIŞMAK AMACINDAYIZ”
Rakibiyle çok ciddi mücadele veren dengeli bir Antalyaspor hedeflediklerini belirten Alex, “Sistemle alakalı konuşmak için erken olduğunu düşünüyorum. Gelen oyuncuların durumuna göre konuşabiliriz. Sadece şehir içinden değil dışından da Antalyaspor’u izlemeye gelenler olduğunu hayal ediyoruz. Bizim buradaki odağımız güçlü ve dengeli bir takım oluşturmak. Takımda düşündüğümüz isimler var. Takımın finansal durumunu yormayacak oyuncular seçmek. İyi oyuncuları getirmek istiyoruz. Antalyaspor’u isteyen oyuncularla çalışmak istiyoruz. Bazen güçlü isimlerle kontrat imzalarsanız ama istediğinizi alamazsınız. Biz de o yüzden Antalyaspor’da oynama arzusunda olan oyuncularla çalışmak amacındayız” dedi.
“ANTALYASPOR’DA OLMAKTAN DOLAYI MUTLUYUM”
Türkiye’den üzgün ayrıldığını söyleyen Alex de Souza, “İnsanların bana yaşattıklarından dolayı ise mutlu ayrılmama da vesile oldu. Burada bulunduğum zamanlarda Türk halkının bana yaşattığı mutlu hisler için teşekkür ederim. Burada bir sözleşmem var. Takımı başarıya götürmek için çalışacağım. Gelecek adına konuşmaya gerek yok, gün gün bakacağız. Mesele ben Brezilya’da oynarken Türkiye’de kariyerime devam edeceğim ve sürdüreceğim aklıma gelmemişti. 8 yıl sonra kariyerimi Fenerbahçe’de tamamlayacağımı düşünüyordum. Ben Antalyaspor’da olmaktan dolayı mutluyum. Gelecek ile ilgili bir şey söylemek doğru değil. Bugünün tadını çıkaralım, yarına bakarız” diye konuştu.
BASIN SÖZCÜSÜ EVREN: ALEX FUTBOLCULUK KARİYERİNDEKİ GİBİ BAŞARILI OLACAKTIR
Türk insanının değer verdiği birini takıma kazandırdıklarını dile getiren Antalyaspor Basın Sözcüsü Alkan Evren, “Türkiye tarihine adını yazdırmış çok profesyonel ve başarılı bir insan. Türk insanının değer verdiği biri, inşallah önümüzdeki süreçte Antalyaspor taraftarı ve halkının desteğiyle Alex de Souza’nın futbolculuk kariyerinde olduğu gibi teknik direktörlük kariyeri de iyi geçecektir. Biz yönetim olarak her türlü desteği vereceğiz” ifadelerini kullandı.
ALEX DE SOUZA KARİYERİ
Kariyerinde 460 maça çıkan Alex de Souza 212 gole imzasını atarken 168 de asist yaptı. 5 kez de Brezilya Milli takım formasını giyen 47 yaşındaki teknik direktör, 1 gol kaydetti. Brezilya ekibi Sao Paulo U20 takımının başında 25 maça çıkan Alex de Souza 15 galibiyet, 4 beraberlik ve 6 yenilgi ile sahadan ayrıldı. Daha sonra Brezilya 2’nci Lig ekibi Avai’nin teknik direktörlüğünü yapan Alex, 18 maçta 6 galibiyet, 3 beraberlik ve 9 yenilgi aldı.
]]>
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal:
“Kendi karakterimizi sahaya koyarak kazanmak istiyoruz”
“Djiku yarın oynayabilir”
“Yarın en ideal 11 ile başlayacağız”
“Sakat oyuncuların yüzde 98’i düzeldi”
İSTANBUL – Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Olympiakos’un iyi bir takım olduğunu belirterek, “Biz de iyi bir takımız. Bizim yarı finale adımımızı atabilmemiz için taraftarlarımızın desteği ile güçlü oyunumuzla yarın rakibimizi yenip yarı finale yükselmek istiyoruz” dedi. Kartal, ayrıca yarın en ideal 11 ile sahada olacaklarını söyledi.
Fenerbahçe, UEFA Avrupa Konferans Ligi Çeyrek Final ikinci maçında yarın saat 22.00’de Yunan temsilcisi Olympiakos ile karşılaşacak. Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, müsabaka öncesi Ülker Stadyumu’nda düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Karşılaşmaya iyi hazırlandıklarını aktaran Kartal, “Oyuncularımızla yapmış olduğumuz toplantılar ve antrenmanlarla maça hazırlandık. İlk maçta 3-2 kaybederek ülkemize geldik. Yarın muhteşem taraftarımızın önünde yarı finale çıkmak için, rakibimize baktığınız zaman yapmış olduğumuz analizler doğrultusunda oyuna etki edecek oyuncular var. Olympiakos takımı iyi bir takım, biz de iyi bir takımız. Bizim yarı finale adımımızı atabilmemiz için taraftarlarımızın desteği ile güçlü oyunumuzla yarın rakibimizi yenip yarı finale yükselmek istiyoruz” diye konuştu.
“Kendi karakterimizi sahaya koyarak kazanmak istiyoruz”
Yunan takımına karşı üstün oynamaları gerektiğine dikkat çeken Kartal, “Taraftarlarımızın maç başından sonuna kadar bizi destekleyeceğini biliyoruz. Rakibimize karşı daha üstün oynamalıyız. Taraftarlarımızın vereceği destek çok önemli. Oyuncularımızın da daha özgüvenle oynayacağına inanıyorum. Biz ilk maça iyi başlamıştık. Rakip takımın kaliteli oyuncuları var, yarın inşallah bireysel hatalar yapmadan kendi karakterimizi sahaya koyarak kazanmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Her eleştiriye kafayı takarsak kendi işimizi yapamayız”
Kamuoyundan yeterli destek alıp almadıkları ile ilgili soruya Kartal, “Her şey ortada. Yeterli desteği alıp almadığımızı kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Bu takımın nasıl futbol oynadığını, ne kadar puanlar aldığını, ne kadar gol attığı her şey ortada. Fakat her eleştiriye kafayı takarsak kendi işimizi yapamayız. Etkilenmeyerek kendi duruşumuzu yapmaya devam edeceğiz” yanıtını verdi.
“Djiku yarın oynayabilir”
İsmail Kartal, Ganalı futbolcu Alexander Djiku ile ilgili de son durumunu paylaşarak şunları söyledi:
“Djiku çok iyi durumda, bu akşam antrenmanda da bakacağız. Yarın oynayabilir. Djiku çok kaliteli, çok karakterli oyuncu. Hatta bir maçta sakatlanmasına rağmen özverisiyle oynadı.”
“Yarın en ideal 11 ile başlayacağız”
Birçok oyuncunun sakatlandığına da vurgu yapan Kartal, “Belki aylarca birçok oyuncu olmadan maça çıktık. Bazen 5 stoperin 5’i de sakattı. Bu oyunculardan yoksun maça çıktık. Oyuncularımla çok zor bir süreçten geçtik. Özverisinden dolayı hepsini tebrik ediyorum. Yarınki maça en ideal 11 ile başlayacağımıza inanıyorum. Kaptanlarım çok karakterli oyuncular, ben de karakterli bir insanım. Güvenimizle bu günlere geldik. Bundan sonra da devam edeceğiz” dedi.
“Oyun felsefemizden asla vazgeçmedik”
Sarı-lacivertli takımın teknik patronu, pozitif futboldan vazgeçmediklerini dile getirerek, “Biz her maça kazanmak için çıkıyoruz. Oyun felsefemizden asla vazgeçmedik. Bir şekilde o evreleri atlatabildik. Olympiakos maçında 3 tane oyuncumu oynatamadım, korumak zorundaydım. Bir futbolcu sakatlığı geçince hemen oynatamazsınız. 8-10 tane antrenmana çıkması lazım ki maç ritmini yakalayabilmesi için. Biz doğru anı bekleyerek oyuna atmaya çalışıyoruz. Yarın oyuncularımın çoğu sahada olacak” diye konuştu.
“Sakat oyuncuların yüzde 98’i düzeldi”
Sakat oyuncularla ilgili de bilgiler veren sarı-lacivertlilerin teknik patronu, “Şu anda sakat oyuncuların yüzde 98’i düzeldi. Bir tek Mert Hakan Yandaş var. Tadic, 8-9 tane milli takımda oynadı. Avrupa’nın birçok kulübüne baktığınız zaman, bu kadar yüksek maç oynayan takımların antrenörlerinin şikayeti var. Covid’den sonra sporcu sakatlığı yüzde 200 artmış. Bu kadar yüksek tempolu maç oynamak kolay şeyler değil. Maalesef sadece ben değil, futbol adamları muzdaribiz” şeklinde konuştu.
Kartal, yarınki maçın penaltılara gitme ihtimali üzerine, “Hafta içi penaltı çalışmamız oldu. Bu akşam da olacak. İnşallah penaltılara kalmaz” dedi.
“Oosterwolde, şu anda iyi durumda”
Yaşadığı sakatlık nedeniyle menisküs ameliyatı olan Jayden Oosterwolde ile ilgili Kartal, “Jayden, şu anda iyi durumda, çok güçlü bir kas yapısı var. Beklenenden önce aramıza döneceğini düşünüyoruz. Belki de lig bitmeden aramıza katılabilir diye düşünüyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.
]]>İZMİR – Karşıyaka Teknik Direktörü Erkan Sözeri, “Profesyonel liglerde suni çimlerde oynamak bence çok gereksiz. Bu konuda federasyonun bir adım atmasını bekliyoruz, rica ediyoruz. Çünkü suni çimden dolayı üç tane oyuncumuz sakatlandı” dedi.
TFF 3. Lig 2. Grup’ta mücadele eden Karşıyaka’nın Teknik Direktörü Erkan Sözeri, geçtiğimiz hafta sonu oynanan Bulvarspor maçında suni çimden dolayı yaşadıkları sorunları İhlas Haber Ajansı muhabirine anlattı. Takımdaki oyuncuların sürekli çim sahada hazırlanıp, daha sonra suni çimde maça çıktıkları için sakatlandıklarını belirten Sözeri, “Biz halı gibi zeminde antrenman yapıyoruz. Gidiyoruz Alsancak Stadyumu’na harika bir zemin. Stadyum gibi stadyum, taraftarımız muhteşem. Öyle bir ambiyansta oynuyoruz. Rakiplerimiz de öyle. Biz şimdi gidiyoruz suni çimlerde oynuyoruz. Suni çimler Belarus ülkelerinde var. İklimden dolayı suni çimlere izin veriyorlar orada. Şimdi bizim iklimimiz Allah’a şükür güzel. Profesyonel liglerde suni çimlerde oynamak bence çok gereksiz. Yani bu konuda federasyonun bir adım atmasını bekliyoruz, rica ediyoruz” dedi.
“Suni çim yüzünden sakatlar verdik”
Bulvarspor maçındaki suni çimden dolayı üç oyuncularının sakatlandığını dile getiren Sözeri, “Erdem çok iyi oynuyordu ve Süper Lig’e aday bir oyuncumuzdu. Eyüp’ten kiraladık. Harika işler çıkarıyordu. Çapraz bağları koptu. Ameliyat olacak. Yani sadece suni çimden mi diyebilirsiniz ama bu suni çimin etkileri. Fatih Taşdelen golcü oyuncumuz çok formdaydı ve bileğinden sakatlandı. Suni çimde bileği döndü. Şimdi o da hafta sonuna yetişir mi yetişmez mi bilmiyoruz. Sol bekimiz Ferdi Burgaz, gencecik kendine bakan oyuncumuz, sürekli oynayan oyuncumuz arka adalesi sakatlandı. Anlık hamlelerden dolayı. Bu konuda federasyon adım atsın. Yani suni çime asla izin vermesin. Bunu yapmak çok zor değil. Yani bir tane futbolcu eksik transfer edilir. Bu yapılabilir. O yüzden buradan da çağrımı yineliyorum” ifadelerini kullandı.
“Rakibimiz düşme hattında”
Hafta sonu oynayacakları Hacettepe 1945 maçına dair de açıklamalarda bulunan Erkan Sözeri, “Rakibimiz düşme hattında. Bütün rakiplerimiz de düşme hattında oynuyorlar. Bizim grup özellikle çok sıkıntılı. Play-off ile düşme hattı arasında dört puan var. Bir maç kazandığı zaman play-off oynuyor takımlar, bir maç kaybettiklerinde düşme hattına oynuyorlar. Hacettepe’de geçen hafta içeride yara aldı. Şimdi daha dikkatli oynayacaklardır ama biz her şeye hazırlıklıyız. Cenk Ahmet sakattı yeni dönüyor ama daha hazır değil. Şeref, Fatih, Ferdi, Erdem, Yasin Ozan sakatlandı. Takımın yarısı yok şu anda. Ama bir anlayışını inşa ettik. Oyuncularımız da buna irade gösteriyorlar. Giren çıkan oyuncular o sisteme ayak uydurdular. Biraz geç oldu ama güzel oldu. Şimdi onun meyvelerini topluyoruz. Ekmeğini yiyoruz tabiri caizse. Pazar günü de taraftarımız tabii ki mutlaka gelecektir. Gene o ambiyansı yaşatacaktır. Pazar günü de çok güzel bir galibiyetle rakiplerimizin sonuçlarını bekleyeceğiz. Biz hala birinci ve ikinci olmaktan vazgeçmedik. Biz altı puan alıp rakiplerimizin sonuçlarını bekleyeceğiz” dedi.
]]>Tecrübeli teknik adam, milli maçlar nedeniyle Süper Lig’e verilen arada Antalya’da gerçekleştirilen kampta basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Düzenlenen sohbet toplantısında açıklamalarda bulunan Buruk, Süper Lig’de Fenerbahçe ile girdikleri şampiyonluk yarışı, takımın ve futbolcularının durumu, kiralık giden oyuncuların performansı ve A Milli Futbol Takımı’nın hazırlık maçları hakkında değerlendirmeler yaptı.
Sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü, futbolda son dönemde yaşanan gerginliklerden kendisi ve takımını uzak tutmak istediğini belirterek, “Kendi işimize odaklanıyoruz. Şu anda milli takım arasındayız. İzin yaptık. Milli takıma giden futbolcularımız var. Dışarıyı bir kenara bıraktık. Orayla bir işimiz yok. Yönetimimiz gündemle ilgili konuşuyor. Benim işim ve oyuncularımın işi saha. Geçen sezon da bunu yapmıştık. Sahada kalan takımın daha başarılı olacağına ve oraya odaklanmamız gerektiğine inanıyorum. Tabii ki gündemi takip ediyoruz. Bazen gülüyoruz bazen kızıyoruz. Enteresan şeyler de oluyor. Antalya kampı da bizim için faydalı oldu. Buraya geldiğimiz için oyuncular da çok mutlu. Bir hava değişimi oldu. Çalışmalar ve kamp ortamı olumlu geçiyor. Bunu etkileyecek hiçbir şeye izin vermek istemiyorum. İlk olarak Hatayspor maçına odaklanıyoruz. Sonrasında Süper Kupa var. 8+1 maçımız var ve hepsi bizim için final. Sadece futbola odaklandık. Dışarısı bizi meşgul ederse bize zarar verir. Gerekli açıklamaları yönetimimiz yapıyor.” diye konuştu.
Şampiyonluk yarışındaki iki takımın da başarılı olduğunu aktaran Buruk, “Genel olarak bakıldığında iki takım da çok başarılı gidiyor. İstatistik olarak iki takım da en iyi sezonlarını yaşıyor ama sadece biri şampiyon olacak. Çok iyi bir puan ortalaması yakalanmasına rağmen şampiyonluk durumuna göre iki takımdan biri başarılı, diğeri başarısız kabul edilecek. Bunun adil olup olmadığını tartışabiliriz. Biz Şampiyonlar Ligi’nde ve Avrupa Ligi’nde oynadık. Fenerbahçe ise UEFA Avrupa Konferans Ligi’nde devam ediyor. İki takımın da başarılı olduğunu söyleyebilirim ama bir takım şampiyon olacak. Süper Kupa maçını iki takım da kazanmak isteyecek. Bence iki takımın teknik direktörleri ve oyuncuları başarılı. Burada finali kimin yapacağı önemli olacak.” şeklinde görüş belirtti.
Okan Buruk, bitime 8 maç kala Fenerbahçe’nin 2 puan önünde lider olduklarını hatırlatarak, “Yarış güçlü bir şekilde devam ediyor. İki takım da kazanarak ilerliyor. Ancak nereye kadar süreceğini bilemem. Fikstürde kendi sahamızda oynayacağımız son maç Fenerbahçe derbisi. Geçen seneye yakın bir fikstür. İki puan öndeyiz. Bu avantajı devam ettirmeye çalışacağız. Bence iki takım da güçlü bir şekilde devam ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Tansiyonun yükselmesi Türk futbolunun zararına”
Okan Buruk, yaşanan gerginliklerin Türk futbolunun zararına olduğunu dile getirdi.
Futbolcular, teknik adamların ve farklı takımları destekleyen futbolseverlerin normal hayatta arkadaş olduğuna değinen Buruk, “Son günlerin en güzel fotoğrafı milli takım kampında Galatasaray ve Fenerbahçeli futbolcuların birbirine sarılması, gülüp eğlenmesi. Aslında işin gerçeği bu. Dışarıda taraftarları işin içine çekmek için uğraş veriliyor ama gerçek ve doğal olanı milli takım kampında futbolcuların birbirine sarılması. İşin gerçek resmi bu. Buna odaklanıp, destek olmamız lazım. Yakında Süper Kupa maçı var. Orada da dostluğumuzu insanlara göstermemiz gerekiyor ki Türk futbolundaki tansiyon düşsün. Böyle giderse çok daha kötü şeyler olacak. Yıllardır olmayan şeyleri yaşıyoruz. Bu tansiyonun yükselmesi Türk futbolunun zararına. Teknik direktör olarak kendi adıma bu işi sakinleştirmek için saha içinde kalmam gerek.” ifadelerini kullandı.
Buruk, ülke futbolu için ateşin düşmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:
“Süper Kupa öncesi de iki takımın birlikte basın toplantısına çıkması, dostluk mesajı vermemiz önemli. Ülkemiz her şeyi yüksek yaşıyor. Gerginliği yükseltmememiz gerekiyor. Rekabet, birbirini kızdırmak güzel. Bu işin doğası bu. Ancak bu doğalın dışına çıkılması, kavga, kaos ve olayların artmasına neden olur. Ben elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Diğer tarafın ne yapmak istediğini veya planladığını bilemem. Sakin kalan, insanları dostluğa yönlendirmesi gereken taraf olmamız gerektiğini düşünüyorum. Bunun için elimizden geleni yapacağız. Bu işi germeye gerek yok. Hepimiz birçok şeyi konuşabiliriz ama bunun bir faydası yok. Her şey daha kötüye gidiyor. Ülke futbolu için ateşin düşmesi lazım.”
Riyad’da ertelenen maçtan önce ortak basın toplantısı düzenlenmediğinin hatırlatılması üzerine 50 yaşındaki teknik adam, “Ortak basın toplantısını tabii ki isteriz. Öyle de olması gerekiyor. İki takımın hocası ve kaptanlarının bir araya gelmesi gerek. Ülke futbolunu geliştirmeye çalışıyorsak önce teknik adam ve futbolcuların birbirine sarılması gerekiyor.” dedi.
Hakem kararları
Okan Buruk, Süper Lig’deki hakem kararları ve yabancı hakem tartışmalarına değindi.
İki takımın yarışının devam ettiğini dile getiren Buruk, şöyle konuştu:
“Ligde bütün takımların lehine ve aleyhine hatalar yapılıyor. Fenerbahçe’nin oynadığı son 3 iç saha maçında kritik kararlar verildi. Özellikle maçın sonucunu etkileyecek son dakikalarda verilen kararlar kamuoyunda gündeme geldi. İki takım da bunları sayabilir. Herkes kendi penceresinden bakıyor, haklı olduğunu düşünüyor. Şu anda objektif bir değerlendirme beklemiyoruz. Bununla ilgili Erden Bey’in bir çağrısı olmuştu. Bu konuyla ilgili, ‘2-3 yabancı hakem maçları incelesin. Kimin lehine kimin aleyhine çıktığını görelim.’ demişti. Ben oraya takılmak istemiyorum. Bazen oyuncularımız da bazı maçlardan sonra, ‘Bu nasıl olabiliyor?’ diyorlar. İki takım da lige odaklanıp giderse hem hakemler hem federasyon için iyi olur. Yabancı hakem olursa saygı duyacağız. Kim yönetirse yönetsin. Federasyon kimi görevlendirirse görevlendirsin saygı duyacağız. Avusturya ile yapılan milli maçtaki kararları da gördük. O da Avrupalı bir hakem ama verilen kararların ne kadar doğru olup olmadığını gördük. Her yerde herkes hata yapabilir. Bizim için kimin yönettiğinin önemi yok. Çıkıp futbolumuzu oynayacağız. Hakemli de hakemsiz de olsa oynayacağız. Tribünden biri yönetse de oynayacağız. Bunların çok üstünde durmamak gerek. Bence Türk hakemler devam edecekse onlara öz güven vermemiz gerekiyor. Başta federasyonun onlara destek olması gerek. Zaten 3-4 senedir Türk futbolundaki kaos devam ediyor. Çok önemli ve değerli hakemler vardı. Görevi bıraktılar. Yerine yenilerin gelmesi zaman alacaktır. Ancak üzerlerindeki baskılar da onların hata yapmasına yol açıyor. Bence önemli olan Türkiye Futbol Federasyonunun hakemlere destek vermesi.”
“Geçen sezonun daha zorlu olduğunu düşünüyorum”
Okan Buruk, Galatasaray’ın başında şampiyon oldukları geçen sezonun bu sezona göre zorlu olduğunu söyledi.
İki sezon arasındaki farklılıkları dile getiren Buruk, “Bence bu sezonki ana zorluk çok daha yoğun maç fikstürü. Sezonu çok erken açtık, Şampiyonlar Ligi oynadık. Son yıllarda Şampiyonlar Ligi oynayan takımlar Süper Lig’de zorlanmıştı. Ben de Başakşehir’de bunu yaşamıştım. Trabzonspor, Beşiktaş ve Başakşehir zor sezonlar geçirmişti. Bu sezon ondan dolayı zor oldu. Ancak geçen sezonun daha zorlu olduğunu düşünüyorum. Bir sezon önce 13. olan bir takıma yeni bir kadro kuruldu. Yeni hoca, yönetim ve oyuncular vardı. Her şey yeniyken şampiyon olmak daha zordu.” değerlendirmesinde bulundu.
“Transferlerin en büyük sorumlusu benim”
Galatasaray Teknik Direktörü, yapılan transferlerde en büyük sorumluluğun kendisinde olduğunu vurguladı.
Bazı transferlerden istenen katkının alınmadığı şeklindeki yorumlar olduğunun söylenmesi üzerine Buruk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu sezonki tüm transferleri hep birlikte yaptık. Bunun en büyük sorumlusu benim. Bazen son dakika, bazen elimizdeki bütçeye göre transfer yaptık. Bütçemiz sonradan açıldı. Şampiyonlar Ligi’ne çok geç girdik ve son haftaya kaldık. İki transfer döneminde de son haftaya kaldık. Ara transferde Sacha Boey’in satılması planladığımız bir şey değildi. İki dönemin de zorlukları oldu. Ancak benim işim de bu zorluklara adapte olmak. Her şartta elimizdekilerle en iyisini çıkartmak zorundayız. Bazen sakatlıklarla boğuştuk. Bu sene daha çok çözümler bulduğumuz bir sezondu. Geçen sezon hep tek maç oynadık. Haftada tek maç oynamak hep daha kolaydır. Tek zor yanı oyunculara daha fazla oyuncuya süre veremiyorsunuz. Bu sezon herkes uzun süreler aldı. Bu sezon daha farklı bir senaryo yaşadık. Sakatlık, ceza, formsuzluklar yaşadık. Yeni gelen oyuncuların adaptasyonu zor ve geç oldu. Daha nisan başında 47 maç oynadık. Sezon sonunda 56 maça ulaşacağız. Benim işim daha zor oldu ama denemelerimiz başarılı olduğu için benim açımdan olumlu gözüktü. Barış, Kaan, Berkan, Kerem Demirbay farklı mevkilerde oynadı. Ancak hiç yerlerini yadırgamadı. Bu oyuncu grubu ile çalıştığım için şanslıyım. Çünkü her rolü kabul eden bir oyuncu grubu var.”
Buruk, Benfica’nın sözleşmesi sezon sonunda bitecek Portekizli 10 numarası Rafa Silva ile ilgilenip ilgilenmediklerinin sorulması üzerine, “Transferle ilgili oyuncu izleme departmanı çalışma yapıyor. Hazırlıklarımız var, oyuncuları izliyoruz. Serbest oyuncular olabilir. Şu anda net bir isim üzerinde çalışma yok. Rafa Silva çok değerli ve başarılı bir oyuncu. Birçok ülkeden birçok takım isteyecektir. Serbest statüde birçok oyuncu çıkacaktır. Şu anda ben lige odaklandım ama oyuncu izleme departmanımızın hazırlıkları sürüyor. Bu sezonki performanslara göre mevkiler de birkaç hafta içinde netleşecektir.” ifadelerini kullandı.
Sakatlığı bulunan futbolcular
Okan Buruk, son dönemde sakatlığı bulunan futbolcuların durumuyla ilgili bilgi verdi.
Davinson Sanchez ve Serge Aurier’in cumartesi günü takımla çalışacağını dile getiren Buruk, “Hayatspor maçına kadar dört günümüz daha var. Davinson ve Serge, cumartesi günü takımla çalışmalara başlarlar. Hatayspor maçı için karar vereceğiz.” dedi.
Sakatlıktan çıkan Abdülkerim Bardakcı’nın A Milli Takım’a gittiğini aktaran tecrübeli teknik direktör, “Tam hazır olmadığı için Abdülkerim’i Kasımpaşa maçında da riske etmemiştik. Tekrar sakatlanıp 3-4 haftasının daha gitmesini istemedik. A Milli Takım’a da çağrılmamıştı ama sonradan davet edilme durumu oldu. Sakat olduğunu, göndermek istemediğimizi söyledik. Montella’ya çok saygı duyuyorum. Kendisi, dikkatli olacaklarını, ihtiyaç halinde görev vereceklerini söyledi.” diye konuştu.
Okan Buruk, Kaan Ayhan ve Mauro Icardi’nin durumlarıyla ilgili, “Kaan Ayhan, yaza kadar bu şekilde devam edecek. Yazın da Avrupa Şampiyonası var. Kendisi ufak tefek ağrılarıyla oynamayı öğrendi. Biraz da ağrıları azaldı. Elimizdeki oyunculara göre onu da idareli ve dikkatli kullanmaya çalışacağız. Icardi’nin sakatlığı devam ediyor. Bir hafta dinlendi. Şimdi antrenmanlara başladı. Daha iyi olacağını düşünüyorum. Arka adalesinde bir sorun var. Kendini idare ederek oynayabiliyor.” değerlendirmesini yaptı.
Köhn transferi ve UEFA Avrupa Ligi’nden elenmeleri
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, sol bek Derrick Köhn’ü daha erken transfer etmeleri durumunda Avrupa’da daha ileri gidebileceklerini söyledi.
UEFA Avrupa Ligi son 16 play-off turunda Çekya temsilcisi Sparta Prag’a elendiklerini hatırlatan Buruk, “Keşke Köhn’ün transferini yetiştirebilseydik. Berkan’ı bölgesi olmayan sol bekte oynatmak zorunda kaldık. Berkan, elinden gelenin fazlasını yaptı. Sparta Prag’la yaptığımız ikinci maçta takım olarak iyi değildik. Köhn olsaydı bizim için farklı bir senaryo olabilirdi. Hamle şansımız olabilirdi. 10 kişi kaldıktan sonra kulübeden oyuna sokacak savunma oyuncumuz yoktu. Keşke yetiştirebilseydik.” ifadelerini kullandı.
“Bir hoca olarak Mertens ile devam etmek isterim”
Okan Buruk, sezon sonunda futbolu bırakma kararını gözden geçirecek Dries Mertens ile devam etmek istediğini söyledi.
Mertens’in çok önemli bir profesyonel ve iyi bir insan olduğuna vurgu yapan Buruk, Belçikalı 10 numara ile ilgili, “Son dönemde takımın en formda ismi Mertens. Baktığınızda kaç yaşında olduğunu anlamazsınız. Bence oynayabilecek seviyede. Bu kadar iyi performans insana futbolu bıraktırmaz. Mertens bizim için önemli. Kendisi devam etmek isterse bir hoca olarak Mertens ile olmak isterim.” dedi.
Takımdaki oyuncuların genelinden memnun olduğunu aktaran Buruk, şunları kaydetti:
“Çok isim var. Muslera çok eski. Kaptan olarak önemli bir rol alıyor. Profesyonel, çalışkan ve soyunma odasında çok etkili. Birçok ismi sayabilirim. Türk oyuncular da bizim için çok değerli. Takım içi dengeleri tutan Türk oyuncular var. Eskiden, ‘Türk oyuncular daha az profesyonel, gelen yabancı daha profesyonel.’ derlerdi. Bunun değiştiğini düşünüyorum. Türk oyuncularımız da çok profesyonel. Takım için ellerinden geleni yapıyorlar. Maddi anlamda da daha az para kazanıyorlar ama manevi anlamda daha fazla işin içine katılıyor. Bazen hak etmedikleri halde çok eleştiri alıyor. En kısa yoldan hep Türk oyuncuların üzerine gidiliyor. Türk oyuncularımızın çok değerli ve özel olduklarına inanıyorum.”
Kiralık giden oyuncuların durumu
Okan Buruk, sezon başında kiralık giden futbolcularla ilgili değerlendirmede bulundu.
Aston Villa’da forma giyen Nicolo Zaniolo’nun durumunun sorulması üzerine Buruk, “Zaniolo çok önemli ve değerli bir oyuncu. Premier Lig’de de goller attı, milli takımda ilk 11’de oynadı. Çok önemli bir değer. Gelip bizimle olmak isterse ben kadromda olmasını isterim. Ancak hem kulübün hem de Zaniolo’nun ne düşündüğü çok önemli.” diye konuştu.
Leicester City forması giyen Yunus Akgün’ün önemli bir futbolcu olduğuna değinen Buruk, “Yunus Akgün bence iyi gidiyor. Premier Lig yolunda önemli bir yarıştalar. İyi bir takımda oynuyor. Satın alması gerçekleşecek mi bilmiyorum. Ancak geri dönerse bizim için çok önemli bir oyuncu olacak. Aslında kendisini bırakmak istemedik. Kendisi Avrupa’da oynamak için gitti. Emin Bayram çok iyi gidiyor. Takip ediyoruz. Emin ile Galatasaray’ın ilerleyen yıllarda iyi bir stopere sahip olacağını biliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Belçika’nın Basel takımına kiralanan Yusuf Demir ile ilgili Buruk, “Yusuf istediğimiz gibi süre alamıyor. O da yazın dönüp bizimle olacak. Ancak çok genç bir oyuncu. Daha gelişimini tamamlamamış, gelişebilecek ve yetenekli bir futbolcu. Bizde kalırsa mental olarak iyi hazırlayıp öz güvenle süre vermemiz gerek. Potansiyelli bir oyuncu. Yaşı çok genç. Bence gelişecek. Bu sezon Basel performansı iyi olmadı ama bence bir yerde iyi performans verecek.” açıklamasında bulundu.
“Tribünlere çağrılmak beni çok motive ediyor”
Okan Buruk, iç saha maçlarından sonra taraftarın kendisini tribüne çağırmasıyla motive olduğunu söyledi.
Galatasaray altyapısından yetiştiğini hatırlatan Buruk, “Tribünlere çağrılmak beni çok motive ediyor. Çok büyük bir sorumluluğum var. Bunun yükü çok ağır. Dışarıdan gelen biri değilim. O tribünlerle büyüdüm, geliştim, çok önemli başarılar yaşadım. Takımın maç kazanması, başarılı olması, şampiyonluk yaşaması normal bir teknik direktör için bir ise benim için üç. O sorumluluktan sonra taraftarımızla buluşmak, onlarla bir arada olmak, size değer verdiklerini görmek benim için çok büyük bir gurur ve mutluluk oluyor. İç sahada taraftarımızla ne kadar iyi olduğumuzu gösteriyor. Maç sonu buluşma da birbirimize olan sevginin yeniden ortaya çıkması oluyor.” şeklinde görüş belirtti.
Yurt dışı hedefi
Sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü, önceliğinin Galatasaray’da yaşayacağı başarılar olduğunu vurguladı
Avrupa’da takım çalıştırma hedefi olup olmadığı sorulan Buruk, “Türk futbolcular ve teknik direktörler, ne kadar dünyaya açılır, Avrupa’da takım çalıştırırsa ülke imajı için önemli adım olur. Orada doğru zaman ve takım önemli. Ancak şu an benim için ana hedef Galatasaray’ın başarısı. İnşallah yeniden şampiyon olmak, yeniden Şampiyonlar Ligi’nde oynamak birinci hedefim. Avrupa’da olmak, takım çalıştırma tecrübesini yaşamak istersiniz ama ana hedef Galatasaray’ın başarısı. Burada güzel bir birliktelik ve müthiş bir uyumumuz var. İlk isteğim bunun devam etmesi. İleride bir gün şartlara göre olabilir.” diye konuştu.
“İyi bir kadromuz ve teknik direktörümüz var”
Okan Buruk, A Milli Takım’ın iyi oyuncular ve iyi bir teknik direktöre sahip olduğunu söyledi.
Macaristan ve Avusturya ile yapılan hazırlık maçlarının sonuçlarının önemli olmadığını belirten Buruk, Vincenzo Montella’ya güvendiğini dile getirdi.
İtalyan teknik adamın bazı denemeler yaptığını aktaran Buruk, sözlerini şöyle tamamladı:
“Teknik adam, oynamayan futbolculara görev veriyor, farklı kadrolar çıkarttı, bütün oyunculara şans vermeye çalıştı, forvette denemeler yaptı. Sonuç kötü olunca olumsuz hava oluşuyor ama bence bu maçların Avrupa Şampiyonası ile alakası yok. İyi bir kadromuz ve teknik direktörümüz var. Grup maçlarında yakaladıkları uyumu gördük. Bu çizginin devam edeceğini düşünüyorum. Hazırlık maçlarında olmayabilir. Bazen teknik adamlar bir şeyler deniyor. Tabii 6-1’lik skor ağır olduğu için hepimizi üzüyor. Ancak en çok Montella üzülmüştür. Bence şampiyona öncesi oynayacağımız iki hazırlık maçı daha ölçü olacak. Bence asıl değerlendirmemiz gereken maçlar olacak. Turnuva da daha farklı olur. Son iki milli maçı dikkate almamak gerekir. Bence hoca bunlardan dersler çıkarır. Bence olumsuz düşünecek bir durum yok. İyi bir milli takıma sahibiz. Çok başarılı olacağımıza inanıyorum.”
]]>TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu, FIBA Genel Sekreteri Andreas Zagklis ve FIBA Avrupa Başkanı Jorge Garbajosa, Wyndham Grand Levent Otel’de düzenlenen FIBA 17 Yaş Altı Dünya Kupası kura çekiminin ardından basın mensuplarıyla sohbet toplantısı yaptı.
Amerikan Basketbol Ligi’ne (NBA) giden oyuncular için kulüplerin belli miktarda ödemeler aldığını hatırlatan Hidayet Türkoğlu, “Belli bir emek verildikten sonra kulübe de bir şekilde destek sağlanıyor. Ancak kolej anlamında yaşanan bir süreç var. Genç yaşta belli bir noktaya kadar getirildikten sonra çocukların koleje gitmesi, kulüplerin motivasyonunu olumsuz anlamda etkiliyor. Bu konuyu daha iyi noktaya nasıl getiririz diye çalışmalarımız sürüyor. NCAA’in bir anda ortaya çıkıp kafaları karıştıran işlere girmesi bizi de rahatsız ediyor. Oyuncuların NBA’e gitmesini, kulüpler başta olmak üzere herkes ister. Ancak oyuncuların koleje gidip, kulüplerin bundan bir menfaat elde edememesi onları sıkıntıya sokuyor. Yapacağımız görüşmelerle bu süreç daha doğru bir yola girecektir. Kimse bundan memnun değil.” ifadelerini kullandı.
Hidayet Türkoğlu, Avrupa basketbolundaki yoğun maç temposuyla ilgili gelen soru üzerine ise “NBA’de ve milli takımda 12 ayın 11’ini 15-16 yıl oynamış biri olarak bunun sporcu açısından yorucu olduğunu söyleyebilirim. Ancak yaşadığınız heyecan, bazen o yorgunluğu unutmanıza neden olabiliyor. Dünyada basketbol ve ekonominin gelişmesinden dolayı bütün kadrolar artık çok donanımlı ve güçlü. Avrupa’daki seyahatler biraz yorucu olabiliyor. Avrupa’da kulüplerin de güçlenmesiyle bunun da daha iyi noktaya geldiğini görüyoruz. Haftada neredeyse üç maç noktasına gelindi. Bu konuda başı çeken her zaman NBA olmuştur. Bazen 5 gecede 4 maç oynadığımız süreçler oluyordu. Ancak Avrupa’nın artık kadro genişliği ve oyuncu kalitesi olarak bu dengeyi yakaladığını düşünüyorum.” diye konuştu.
Zagklis: “Genç oyuncuların en üst seviyede oynamalarını sağlamaya çalışıyoruz”
FIBA Genel Sekreteri Andreas Zagklis, genç oyuncuların gelişimi için önemli bir bütçe ayırdıklarını ifade etti.
Genç basketbolcuların gelişimini sağlamak için FIBA bünyesindeki üye federasyonlarla iş birliği halinde olduklarını kaydeden Zagklis, “Avrupa basketbolunda bir piramit sistemimiz var. Genç oyuncuların en üst seviyede oynamalarını sağlamaya çalışıyoruz. Kulüplerin ve oyuncuların ücretlerini hak ettikleri boyutta almalarını ve ücretlendirme sisteminin doğru şekilde çalışmasını amaçlıyoruz. Genç oyuncuların gelişimi için çok önemli bütçe ayrıldığını söylemeliyim. NBA, dünyanın en önde gelen basketbol ligi. Transfer sürecinde kulüplerin hak ettiği paraları alabilmeleri ve oyuncuların doğru koşullarda bu liglere gidebilmeleri için çeşitli anlaşmalar yapılması gerekiyor. NBA ve NCAA temsilcileriyle görüşmeler yapıyoruz. Yakından takip ettiğimiz bu konunun ele alınması gereken bir sorun olduğunu eklemek isterim. Bir yandan da kapıların oyunculara kapanmayacağı şekilde çözüm bulunması gerek.” değerlendirmesinde bulundu.
Garbajosa: “Basketbol Gelişim Merkezi, artık bitme aşamasında olan olağanüstü bir merkez”
Abdi İpekçi Spor Salonu’nun yerine inşa edilen gelişim merkezinin genç yeteneklerin yetişmesi açısından önemli olduğunu vurgulayan FIBA Avrupa Başkanı Jorge Garbajosa ise “Basketbol Gelişim Merkezi, artık bitme aşamasında olan olağanüstü bir merkez. Hem FIBA hem de FIBA Avrupa’nın takviminde çok önemli organizasyonlar gerçekleştiriliyor. Bir takvim yılında 16 organizasyonun gerçekleştirilmesi söz konusu. Bu çerçevede de çok büyük yoğunluk yaşıyoruz. FIBA Avrupa olarak özel çalışmalar yapıyoruz. Basketbola ciddi yatırımlar yapılıyor. FIBA’dan aldığımız destek çok önemli. En son yapılan genel kurul toplantısında da bu desteğin artırılarak sürdürüleceğine dair karar çıkması bizim için sevindirici.” şeklinde konuştu.
]]>HUGH DALLAS-ABDÜLKADİR BİTİGEN GÖRÜŞMESİ SOSYAL MEDYAYA DÜŞTÜ
Galatasaray’ın, Antalyaspor’a karşı 2-1’lik skorla kazandığı maçı yöneten hakem Abdülkadir Bitigen’in Merkez Hakem Kurulu eğitimcisi Hugh Dallas ve VAR Eğitim Danışmanı Pawel Gil ile yaptığı konuşma sosyal medyaya düştü.
BÜYÜK SES GETİRDİ
X’te “lakeoftears1907” isimli bir hesap, 1 Mart tarihinde gerçekleşen hakem toplantısının görüntülerini paylaştığını duyurdu. Bu videoda Hugh Dallas, hakem Abdülkadir Bitigen’e Galatasaraylı Tete ile Antalyasporlu Sander van de Streek’in pozisyonunu, VAR uyarısı sonrası görüntüyü izleyerek penaltı çalmasını sordu.
“VAR BENİ ÇAĞIRDI”
Maçta pozisyonu önce devam ettiren, VAR uyarısı sonrası görüntüyü izledikten sonra penaltı kararı veren Abdülkadir Bitigen videoda “Burada yerim çok iyiydi. Top bir anda defanstan dönünce 11 numaralı defans oyuncusu maç esnasında benim önümü kapattığı için ben temas noktasını göremedim, göremediğimi de VAR hakemine söyledim. Daha sonra VAR, pozisyonu incelemeye başladı ve temas gördüğünü, APB’yi izledikten sonra beni incelemeye davet edeceğini söyledi. İzlemeye gittiğimde önce yavaş çekimde önce hücum oyuncusunun topa dokunduğunu, sonra mavili oyuncunun rakibine temas ettiğini gösterdi. Sonra bunu normal hızda izletti. Ben emin olabilmek için yakın temas istedim. Bundan sonra kararımı penaltı olarak verdim.” ifadelerini kullandı.
ABDÜLKADİR BİTİGEN: “PENALTI DEĞİL!”
Hugh Dallas’ın “Bir hafta sonra hala bunun faul olduğunu düşünüyor musun?” sorusunu yanıtlayan Galatasaray-Antalyaspor maçı orta hakemi Abdülkadir Bitigen “Basit bir temas olduğunu düşünüyorum. Basit bir temas, penaltı olduğunu düşünmüyorum.” cevabını verdi.
HUGH DALLAS: “NEDEN HAKEMİ ÇAĞIRDIN?”
Öte yandan Hugh Dallas, Galatasaray-Antalyaspor maçının VAR hakemi Özgür Yankaya ile de penaltı hakkında görüşme yaptı. Hugh Dallas, Özgür Yankaya’ya önce “Özgür harika bir sezon geçirdin. Müdahalelerin de oldukça azdı, 3 civarı müdahalen oldu. Bize şunu söyleyebilir misin; niye bu kadar hafif bir temas için hakemi çağırdın ve hakemi inanılmaz bir baskı altında bıraktın?” sorusunu yöneltti. Ardından ise “Oyuncuların işi zaten abartmak ve penaltı kazanmak. Size defalarca hücum oyuncularına değil, savunma oyuncularınıza bakmanız gerektiğinin altını çizmiştik. Bu noktada adam zaten penaltı kazanmak için bu teması çok daha büyük göstererek bir beklenti oluşturuyor.” ifadelerini kullandı.
ÖZGÜR YANKAYA: “KENDİMİ SORGULUYORUM”
Sosyal medyaya düşen videoda Özgür Yankaya’nın “Kısacası; hata yaptım. Hakem görmediğini söyleyince inceledim ve daha sonra beklentiye baktım, orada itiraz eden oyuncular vardı. Teması gördüm o anda odada. Yanlış anlaşılmasın sadece beklentiye göre hareket ettiğimi söylemiyorum. O andaki durumu hatırlamaya çalışıyorum, ruh halimi hatırlamaya çalışıyorum. Neden yaptığımla ilgili ben de sorguluyorum kendimi. Hatırladıklarımdan bahsetmeye çalışıyorum. Aklımda kalan bir şey daha var yeni aklıma geldi. Bir şey vardı; Hugh belki bize kızabilir ama bazı UEFA kliplerindeki örneklerle bağdaştırarak da hata yapabiliyoruz. Bazen bu örneklerle doğru kararlar da alabiliyoruz. Benim aklımda da bir pozisyon vardı onunla bağdaştırdığım için… Orada da atak oyuncusunun kendini çok attığı görülüyordu. Hatta bizim milli takımın maçıydı. Oyuncu kendini can havliyle abartarak atmıştı. Orada da buna benzer bir temas vardı. Bilmiyorum, izlemişlerdir herhalde. Bayağı bir benziyor pozisyon. Sadece beklentiye bakarak karar verdiğimi söylemiyorum, bunlar ikinci faktörler.” dediği görüldü.
TFF VE MHK’DEN AÇIKLAMA BEKLENİYOR
Videonun ortaya çıkmasının ardından bir kesim videonun montaj olabileceğini vurgularken, bir kesim ise videonun kesinlikle doğru olduğunu savundu. Kısa sürede ciddi şekilde izlenen ve tartışma yaratan video ile ilgili olarak Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu’nun açıklama yapıp yapmayacağı merakla bekleniyor.
İŞTE SOSYAL MEDYAYA DÜŞEN O VİDEODAKİ KONUŞMALAR
Pawel Gil: “Galatasaray – Antalyaspor maçıyla başlıyoruz. Tete’ye verilen penaltıda 4 tane görüntü var ve hiçbirisi defans oyuncusu tarafından net bir faul yapıldığını sunmuyor. Burada VAR çağırıyor ancak sadece teması gösteriyor. Defalarca söyledik ki; sadece temas, başlı başına bir faul değildir. VAR yanlış bir şekilde müdahale ediyor.”
Hugh Dallas: “Hakemler çoğu zaman hata yaptığında pozisyonları yanlış olduğu için hata yapıyor. Sen bir elit hakeme yakışır şekilde çok iyi pozisyon alıyorsun Abdulkadir. Tam olarak VAR’a gittiğinde ‘Burada nasıl böyle bir hata yapmışım?’ dediğini ve kararını değiştirdiğini söyler misin?”
Abdulkadir Bitigen: “Burada yerim çok iyiydi. Top bir anda defanstan dönünce 11 numaralı defans oyuncusu maç esnasında benim önümü kapattığı için ben temas noktasını göremedim, göremediğimi de VAR hakemine söyledim. Daha sonra VAR, pozisyonu incelemeye başladı ve temas gördüğünü, APB’yi izledikten sonra beni incelemeye davet edeceğini söyledi. İzlemeye gittiğimde önce yavaş çekimde önce hücum oyuncusunun topa dokunduğunu, sonra mavili oyuncunun rakibine temas ettiğini gösterdi. Sonra bunu normal hızda izletti. Ben emin olabilmek için yakın temas istedim. Bundan sonra kararımı penaltı olarak verdim.”
Hugh Dallas: “Bir hafta sonra hala bunun faul olduğunu düşünüyor musun?”
Abdulkadir Bitigen: “Basit bir temas olduğunu düşünüyorum.”
Hugh Dallas: “Bunun penaltı olduğunu düşünüyor musun? Öyle sorayım o zaman.”
Abdulkadir Bitigen: “Basit bir temas, penaltı olduğunu düşünmüyorum.”
Hugh Dallas: “Özgür harika bir sezon geçirdin. Müdahalelerin de oldukça azdı, 3 civarı müdahalen oldu. Bize şunu söyleyebilir misin; niye bu kadar hafif bir temas için hakemi çağırdın ve hakemi inanılmaz bir baskı altında bıraktın?”
Özgür Yankaya: “Kısacası; hata yaptım. Hakem görmediğini söyleyince inceledim ve daha sonra beklentiye baktım, orada itiraz eden oyuncular vardı. Teması gördüm o anda odada.”
Hugh Dallas: “Oyuncuların işi zaten abartmak ve penaltı kazanmak. Size defalarca hücum oyuncularına değil, savunma oyuncularınıza bakmanız gerektiğinin altını çizmiştik. Bu noktada adam zaten penaltı kazanmak için bu teması çok daha büyük göstererek bir beklenti oluşturuyor.”
Özgür Yankaya: “Yanlış anlaşılmasın sadece beklentiye göre hareket ettiğimi söylemiyorum. O andaki durumu hatırlamaya çalışıyorum, ruh halimi hatırlamaya çalışıyorum. Neden yaptığımla ilgili ben de sorguluyorum kendimi. Hatırladıklarımdan bahsetmeye çalışıyorum.”
Özgür Yankaya: “Aklımda kalan bir şey daha var yeni aklıma geldi. Bir şey vardı; Hugh belki bize kızabilir ama bazı UEFA kliplerindeki örneklerle bağdaştırarak da hata yapabiliyoruz. Bazen bu örneklerle doğru kararlar da alabiliyoruz. Benim aklımda da bir pozisyon vardı onunla bağdaştırdığım için… Orada da atak oyuncusunun kendini çok attığı görülüyordu. Hatta bizim milli takımın maçıydı. Oyuncu kendini can havliyle abartarak atmıştı. Orada da buna benzer bir temas vardı. Bilmiyorum, izlemişlerdir herhalde. Bayağı bir benziyor pozisyon. Sadece beklentiye bakarak karar verdiğimi söylemiyorum, bunlar ikinci faktörler.”
Abdulkadir Bitigen: “Burada Özgür ağabeyin beni VAR’a çağırmasını çok iyi anlıyorum. Çünkü ben teması göremediğimi net bir şekilde söyledim. Benim söylediğimin aksine ceza alanı içinde gerçekleşen bir temas var ve sahada bir penaltı beklentisi var. Haliyle Özgür ağabey beni izlemeye davet etti. İkincisi burada hücum oyuncusunun abartmasına mı bakacağız yoksa defans oyuncusunun yaptığı müdahaleye mi bakacağız? Hücum oyuncuları her seferinde abartıyor onu biliyoruz ama asıl önemli olan burada ayak seviyesindeki müdahale olmuyor mu?”
Hugh Dallas: “Basit penaltı vermiyoruz, bu kadar basit. Ufak bir temas dahi olsa basit penaltı vermiyoruz!”
]]>Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında Trabzonspor, konuk ettiği Fenerbahçe’ye 3-2 mağlup oldu. Mücadelenin bitiş düdüğünün ardından sarı-lacivertli futbolcuların galibiyet sevinci yaşadığı esnada çok sayıda bordo-mavili taraftar, sahaya girerek Fenerbahçeli oyunculara saldırdı. Bu olaylar, Avrupa basınında da geniş yer buldu.
İspanya
İspanyol AS gazetesinin, ‘Türkiye’de Skandal’ başlığıyla duyurduğu haberde, “Trabzonspor’un pek çok taraftarı, bu pazar günü sahasındaki 3-2’lik mağlubiyetin ardından, Fenerbahçeli oyunculara saldırdı. Maçın sona ermesinin ardından Fenerbahçe oyuncuları ve teknik ekip sahada galibiyeti kutlamaya çalıştı ancak büyük bir grup Trabzonspor taraftarı sahaya girerek rakip takıma saldırdı. Futbolcuların kendilerini savunması sonucu çıkan kavgada, oyuncular soyunma odasına kadar kendilerine eşlik eden güvenlik güçleri tarafından kurtarıldı. Maç sırasında da gerginlik yaşanırken, hakem Halil Umut Meler, Trabzonsporlu taraftarların sahaya havai fişek ve bardak su atması nedeniyle oyunu birkaç kez durdurmuştu” ifadeleri kullanıldı.
Marca ise ‘Bu ne ilk ne de son olacak’ başlığını atarak, “Türk futbolundan bir kez daha üzücü görüntüler geliyor. Fenerbahçeli oyuncular saha ortasında galibiyeti kutladı. Trabzonspor taraftarları sahaya indi ve ortalık karıştı” denildi.
İngiltere
İngiliz Daily Mail gazetesinde de Trabzon’da yaşanan saha olayları geniş yer buldu. Gazete, ‘Şiddet sahneleri’ baslığıyla verilen haberde, “Pazar gecesi Fenerbahçe’nin 3-2 kazandığı, Manchester United’ın eski orta saha oyuncusu Fred’in iki gol atmasının ardından Chelsea’nin eski forveti Michy Batshuayi’nin galibiyet golünü attığı dramatik Süper Lig karşılaşması bitişiyle patlak verdi. Sahaya meşaleler ve başka nesneler fırlatan Trabzonspor taraftarları, son düdükten sonra saha içini işgal etti. Batshuayi’nin bir taraftara dönen tekme attığı görüldü, eski QPR yıldızı Bright Osayi-Samuel de taraftarlara karşılık verdi” değerlendirmesi yapıldı.
Portekiz
Portekiz A Bola gazetesi ise ‘Kaos, saf kaos’ cümlelerine yer verdiği haberde, “Trabzonspor-Fenerbahçe karşılaşmasının son düdüğüyle, ev sahibi taraftarlar ve konuk takım oyuncuları arasında inanılmaz şiddet sahnelerine sahne oldu. Fenerbahçe karşılaşmayı 3-2 kazandı ve galibiyet golünü 87. dakikada Batshuayi kaydetti. Maçın bitiminden sonra Fenerbahçeliler, 3 puanı kazanmayı kutlamak için sahanın ortasında toplandı. İşte o zaman Trabzonspor taraftarları sahayı istila etmeye, rakip oyuncuları aramaya başladı ve oyun alanı, stadyumdaki yetkililerin önleyemediği gerçek bir meydan savaşına sahne oldu” diyerek okuyucularına olanları aktardı.
Almanya
Alman Bild de ‘Taraftarlarla oyuncu kavgası’ başlığıyla öne çıkardığı haberine, “Fenerbahçe’nin, Trabzonspor’u 3-2 yenmesi son düdükten sonra fitili ateşledi. Yüzlerce Trabzonspor taraftarı sahaya hücum ederek Fenerli futbolculara saldırdı. Hatta bir Trabzonspor taraftarı köşe bayrağını alıp keskin köşeyle oyunculara saldırmaya çalıştı. Fenerbahçeli profesyoneller ve hakemler son olarak güvenlik görevlileri tarafından soyunma odasına getirildi. Taraftarların sahaya cisim atması nedeniyle maç birçok kez yarıda kesilmek zorunda kalmıştı” açıklamalarıyla devam etti.
İtalya
İtalyan Tuttosport, ‘Türkiye’de saçmalık, Fenerbahçe oyuncularına saldırı’ başlığıyla anlatılan haber, “Türkiye’de inanılmaz şiddet vakası. Sahada Trabzonspor’a karşı galibiyeti kutlayan Fenerbahçeli oyuncular, ev sahibi taraftarların saldırısına uğradı. Türkiye Ligi’nin 30. haftasında deplasmanda 3-2 kazanan Edin Dzeko ve takım arkadaşları, kutlamalar sırasında saha ortasında temas kurmaya çalışan ev sahibi taraftarlarının saldırısına uğradı. Trabzonspor taraftarları, takımının yenilgisini kesinleştiren bitiş düdüğünün ardından sahaya girerek rakip takım oyuncularının üzerine gelerek yasaklı maddelerle saldırdı. Gerçek bir kavga çıktı ve elde edilen önemli zaferi kutlayan oyunculara karşı inanılmaz şiddet sahneleri ve kargaşa ortaya çıktı” şeklinde paylaşıldı. – İSTANBUL
]]>Bu yıl 96.’sı düzenlenen Oscar ödülleri üç saat boyunca cazibe, göz yaşı ve sürpriz bir çıplak performansa sahne oldu. Hollywood’un en büyük gecesinden en iyi altı anı derledik.
Kenerji
Hepimiz şarkı söylemesini bekliyorduk fakat Ryan Gosling’in Barbie filmindeki I’m Just Ken şarkısını söylerkenki performansı hayal edebileceğimizden daha iyiydi.
Şarkıyı, rol arkadaşı Margot Robbie’nin arkasında oturduğu yerden söylemeye başlayan Gosling, tamamen pembe smokiniyle sahneye doğru ilerledi ve burada onlarca kovboy şapkalı Ken’le birlikte dans etti.
Bu da yetmezmiş gibi, gitarist Slash şarkının sonunda sahneye çıkarak bir gitar solosu çaldı.
Gosling’in “Kenerjisi” bulaşıcıydı. Şarkısını söylerken mikrofonu ön sırada oturan en iyi aktris ödülünü alan Emma Stone ve Barbie’nin yönetmeni Greta Gerwig’e de uzattı.
Jimmy Kimmel’ın dördüncü sunuşu
Jimmy Kimmel, Oscar ödül törenini dördüncü defa sundu.
Konuşmasında Hollywood’da geçen yıl yapılan grevlere de değinen Kimmel, şirketlerle bir anlaşmaya varan oyuncuları kutladı:
“Bunun sonucu olarak oyuncular yapay zekanın işlerini ellerinden almasından endişe etmek zorunda kalmayacak.
“Bu tarihi anlaşma sayesinde oyuncular, işlerini daha genç ve daha çekici oyuncuların ellerinden alması endişesine geri dönebilirler.”
İsrail- Gazze savaşı gündemdeydi
Tören öncesi Hollywood sokaklarında İsrail’in Gazze’deki savaşını protesto eden pek çok kişi vardı.
Öyle ki, bazı oyuncuların törene gecikmesine yol açtılar.
“Ateşkes, şimdi” sloganları atan protestocular Sunset Bulvarı’nda yürüdü.
Savaş yalnızca sokakta değil, törende de etkisini hissettirdi. Billie Eilish ve kardeşi Finneas O’Connell’ın yanı sıra Mark Ruffalo ve Ramy Youssef de ateşkesi destekleyen rozetler taktılar.
Bir Nazi ve ailesinin hayatını anlatan Zone of Interest ile en iyi yabancı dilde film ödülünü kazanan Yahudi yönetmen Jonathan Glazer konuşmasında “Yahudiliğin ve Yahudi Soykırımı’nın, çok sayıda masum kişinin ölümüne yol açan bir işgal tarafından gasp edilmesini” reddettiğini söyledi ve ekledi:
“7 Ekim’de İsrail’de hayatını yitirenler, Gazze’de devam eden saldırılar ve insandışılaştırma… Bunlara nasıl direneceğiz?”
Da’Vine Joy Randolph gözlerimizi yaşarttı
Ödül töreni bu yıl, geçmiş kazananların dört en iyi oyuncu kategorisindeki adayları tanıttığı eski formatına dönerek izleyicileri mutlu etti.
Oyuncular, kendilerinden bahsedilirken son derece duygusal anlar yaşadı.
Özellikle Da’Vine Joy Randolph, Lupita Nyong’o kendisini anlatırken göz yaşlarını tutamadı.
Randolph en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülünü aldıktan sonra yaptığı konuşmada dinleyicilerin de gözlerini yaşarttı.
Randolph “Oyunculuğun benim için bir kariyer olacağını düşünemezdim” dedi ve ekledi:
“Yıllardır farklı biri olmaya çalışıyordum ama artık anladım ki kendim olmam lazım. Size teşekkür ediyorum. Beni gördüğünüz için teşekkürler.”
Kostümsüz kostüm ödülü
Bu yılki en iyi kostüm tasarımı ödülü, John Cena’nın sıra dışı sunuşu nedeniyle uzun yıllar unutulamayacak.
Kimmel tarafından sahneye davet edilen güreşçi ve aktör Cena, ayağındaki terlikler ve stratejik bir konumda tuttuğu ödül zarfını saymazsak tamamen çıplak bir şekilde sahneye çıktı.
Kahkahalar eşliğinde konuşmaya başlayan Cena’nın Kimmel ile diyalogu da izleyenleri güldürdü.
Cena’nın “Erkek bedeninin komik olarak algılanmaması lazım” sözüne Kimmel “Benimki öyle algılanıyor” diye yanıt verdi.
En iyi yardımcı köpek
En iyi film ödülünün adaylarından Anatomy of a Fall’un yıldızlarından biri dört ayaklıydı: Messi.
Siyah-beyaz tüylü border collie cinsi köpek, filmde Snoop adlı bir köpeği canlandırıyordu.
Günlerdir süren, törene katılıp katılmayacağına dair söylentilerin ardından Collie seremoniye siyah bir papyonla getirildi.
Messi, Robert Downey Jr.’ın ödül alması sırasında patileriyle alkış tuttu.
]]>Fenerbahçe, UEFA Avrupa Konferans Ligi Son 16 Turu ilk maçında yarın deplasmanda Belçika’nın Union Saint-Gilloise ekibiyle karşılaşacak. Mücadele öncesi sarı-lacivertli takımın teknik direktörü İsmail Kartal ve oyunculardan Michy Batshuayi, RSC Anderlecht Stadyumu’nda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
İsmail Kartal, rakibi yeterince izlediklerini belirterek, “Çok iyi, komplike bir takım. İyi mücadele ediyorlar. Koşan bir takım. Savunmada ve hücumda organize oynuyorlar. Bunları ekiple beraber izleyip oyuncularımıza da gösterdik, anlattık. Biz de güçlü bir takımız. Kaliteli oyunculara sahibiz. Turnuvanın başından beri söylediğim gibi hedefimiz, gidebildiğimiz yere kadar gitmek. Yarınki maçta elimizden gelenin en iyisini yapıp buradan iyi bir sonuçla İstanbul’a dönmek istiyoruz” değerlendirmesini yaptı.
“3 günde bir maç oynuyoruz”
Kartal, kazanacak bir 11’i sahaya süreceğini belirterek, “Elimizdeki kadroya göre en iyi şekilde değerlendirip burada istediğim oyunu ortaya koyabilecek oyuncularla en iyi mücadelemizi rakibe göstererek istediğimiz sonucu almak için sahaya 11 süreceğim. 3 günde bir maç oynuyoruz. Hafta sonu da çok önemli maçımız var. En önemli maç bizim için yarınki maçımız. Yarınki maçta en iyi sonucu alabileceğim oyuncularla yarınki maça çıkmayı hedefliyorum. Bu konuda da iyi çalıştık” diye konuştu.
“Yarın sabah karar vereceğim”
Yarınki maçta Belçikalı golcü Batshuayi’nin oynayıp oynamayacağıyla ilgili bir soru üzerine sarı-lacivertli takımın teknik patronu, “Michy Batshuayi çok duygusal bir çocuk. Çok iyi bir oyuncu. Onun hangi maçta neler verebileceğini çok iyi biliyorum. Onu iyi tanıyorum. Sonuçta bizim için lig de Avrupa maçları da çok önemli. Bu gece antrenmandan sonra ekip arkadaşlarımla toplantı yapıp yarın sabah karar vereceğim” cevabını verdi.
Konferans Ligi’ndeki ve ligdeki şampiyonluk hedefleriyle ilgili bir soruya İsmail Kartal, “Biz buraya tam kadro geldik. Birkaç sakat oyuncumuzu getiremedik. İlk günden bugüne kadar aynı şeyi söyledim, aynı yerdeyim. Bu turnuvada gidebildiğimiz yere kadar gitmek istiyoruz. Bu da demek oluyor ki, bu turnuvayı fazlasıyla umursuyoruz. Şampiyonluk yarışımız devam ediyor. Asla oradan vazgeçmeyeceğiz. Yarın ki maçtan da bu turnuvadan da vazgeçmek gibi bir niyetimiz yok. Elimizden gelenin en iyisini yapacağız” diye cevapladı.
“Elimizden gelenin en iyisini yapacağız”
Güçlü ve geniş bir kadroya sahip olduklarını vurgulayan İsmail Kartal, “Bu sene güçlü ve geniş bir kadroya sahibiz. Karakterli oyunculardan kurulu bir takımız. Hepsiyle her zaman görüşüyorum, her zaman iletişim halindeyim. Futbolda her zaman her kulvarda devam edeceksiniz diye bir kural yok. Rakibimiz de elendi. Birçok takım da sürprizler yaşayarak turnuvadan elenebiliyor. Benim takımımda milli takıma giden oyuncular yarın 50. maçlarını oynayacaklar. Bu, çok yüksek bir sayı. Normalde 50 maç oynayan bir takımla 3-4 günde bir maç oynamak kolay değil. Bugün Liverpool takımında 13 tane sakat oyuncu var. Bütün futbol dünyası, futbol adamları çok fazla maç oynamaktan yakınıyor. Biz de bundan yakınıyoruz. Fazla maç oynadığımız için o gün takımımızı yeterince konsantre edemedik, konsantre değillerdi. Mağlubiyetle kupadan elendik. Bu demek değil ki yarınki maçta kötü olacağız, eleneceğiz. Yarınki maç iyi geçebilir, bu turu geçebiliriz, elenebiliriz Şampiyonluk yarışımız devam ediyor. Asla oradan vazgeçmeyeceğiz. Yarınki maçtan da bu turnuvadan da vazgeçmek gibi bir niyetimiz yok. Elimizden gelenin en iyisini yapacağız” ifadelerini kullandı.
Batshuayi: “Hiçbir şekilde hafife almamız gereken bir maç”
Michy Batshuayi ise, “Karmaşık bir maç olacak. Bana göre komplike bir maç olacak. Hiçbir şekilde hafife almamamız gereken bir maç. Bunun bilincindeyiz. Hem fizik hem taktik hem de teknik anlamda iyi bir rakibe karşı oynayacağız. Genel anlamda güzel bir maç olacak” dedi.
Basın mensuplarının sorularına ise Batshuayi, “Benim açımdan büyük bir keyif ve mutluluk burada olmak. Ülkemdeyim. Dolayısıyla arkadaşlarım, ailem maçta olacak maçı ve beni seyretmek adına. Dolayısıyla böyle bir ambiyansta maç oynayacak olmak, arkadaşlarımın, ailemin karşısında futbol oynayacak olmak benim için büyük bir keyif olacak. Büyüdüğüm yer, özel bir yer. İyi bir performans ortaya koymak istiyorum beni izleyen insanların önünde. (Union SG kalecisi Anthony Moris) Kendisini tanıyorum. Küçüklükten takım arkadaşım. Onu yeniden görecek olmak benim açımdan keyifli olacak. Kendi yoluna devam ediyor, gelişimini sürdürüyor. Onun adına da gururlu hissediyorum. Ben de yarın hakem düdüğüyle beraber elimden gelenin en iyisini ortaya koymak istiyorum” diye konuştu.
“O beni ne zaman kullanması gerektiğini gayet iyi biliyor”
İsmail Kartal ile de iyi anlaştığı ifade eden Belçikalı golcü, “Hocamızla iyi anlaşıyorum. Bana güvenini fazlasıyla hissediyorum. Sürekli olarak da iletişim halindeyiz, konuşuyoruz. Elbette her oyuncu gibi ben de oynamak istiyorum, goller bulmak istiyorum. Bu bence her oyuncu için normal bir durum olmalı. Tabii ki hocamızla sürekli olarak irtibat halindeyiz. O beni ne zaman kullanması gerektiğini gayet iyi biliyor. Tabii ki, de karar onun çünkü netice itibarıyla patron o” ifadelerini kullandı. – BRÜKSEL
]]>Beşiktaş Futbol Takımları Genel Koordinatörü Samet Aybaba ve Futboldan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Feyyaz Uçar, Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri’nde basın mensuplarıyla sohbet toplantısında bir araya geldi.
Samet Aybaba: “İşimiz çok, yolun başındayız”
Göreve geldikten sonra yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler vererek sözlerine başlayan Aybaba, “İşimiz çok, yolun başındayız ama halledeceğiz. Birlikte olduktan ve biraz da tecrübe olduktan sonra bu işler olur. İstişare ediyoruz, geleceği planlıyoruz, çalışıyoruz. Kadroyu güçlendirmek birinci hedefimizdi. Altyapıya önem vermek öncelikli hedefimizdi. Çok kafa yorduk, ortaya bir şeyler çıkmaya başladı. Sadece sahaya odaklandığımız zaman dışında da çok şeyler çıkıyor. Hepsini halletmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Sistem, Türkiye’de çok yanlış işliyor”
Samet Aybaba, devre arası transfer döneminde hem yetenekli hem de lider özellikli oyuncuları kadrolarına kattıklarını dile getirdi. Siyah-beyazlı futbol adamı, “Hedefimiz Muçi, Al-Musrati gibi oyuncular almak. Sistem, Türkiye’de çok yanlış işliyor. 8-10 yabancı alacağımıza, 2-3 kaliteli oyuncu alacağız. Bizim çok genç oyuncumuz var, onları geliştirecek oyuncular lazım. Transfer sezonu bitikten sonra da çalışmalara hemen başladık. Ben transfer bitikten sonra Avrupa’da maçlar izlemeye gittim. Hocayla da otuyoruz bu oyuncularla ilgili görüş alıyoruz” cümlelerine yer verdi.
Siyah-beyazlıların futbol takımları genel koordinatörü, Cenk Tosun ve Salih Uçan’la da önümüzdeki hafta sözleşme uzatmak için görüşmeye başlayacaklarını belirtti.
“Türk futbolunu bu rakamlarla yönetemeyiz”
Kadrodaki yabancı sayısını azaltmaları gerektiğine de dikkat çeken Aybaba, “Elimizde 17 yabancı var. Kaç kişi gidecek, kaç kişi kalacak bunlarla ilgili kafa yoruyoruz. Türk futbolunu bu rakamlarla yönetemeyiz. 12 yabancıya düştü, 17 yabancı var elimizde, ne yapacağız” diye konuştu.
Tesisleşme ile ilgili büyük çalışmalar yaptıklarının da altını çizen Samet Aybaba, tüm tesisleri yenileyeceklerini söyledi.
“İmkanlar daha iyi olsa alt yapıdaki oyuncular kendini daha yukarı çıkarır”
Samet Aybaba, Türkiye’de gerek stadyum gerekse de tesis sahalarının büyük çoğunluğunun iyileştirilmesi gerektiğini aktardı. Futbol Takımları Genel Koordinatörü Aybaba, “Sahalarla ilgili federasyon cezai işlem uygulayacak ya da bütün sahaları yaptıracak, parayı kulüplerden kesecek. İsteyince yaptırıyorlar. İmkanlar daha iyi olsa alt yapıdaki oyuncular da kendini daha yukarı çıkarır. Semih Kılıçsoy çim sahadan değil, halı sahadan çıktı. Arkasından 6-7 oyuncu daha geliyor. Ama Beşiktaş alt yapısı şu an Fulya’da sentetik çimde çalışıyor. Bu imkanları düzelteceğiz” dedi.
“Semih Kılıçsoy’u koruyalım”
A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella ile Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri’ni ziyareti esnasında 18 yaşındaki futbolcu Semih Kılıçsoy hakkında konuştuklarından da bahseden Aybaba, “Semih’i takip ettiğini söyledi. 18 yaşına gelip, bu kadar gol atan oyuncu yok. Ama korumamız lazım onu. Eleştirirken doğru eleştirelim, çok şımartmayalım. Onu biz donatıyoruz. İngilizce dersleri alıyor, styling bulduk, diksiyon dersi alıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Samet Aybaba, ayrıca hakemlerin Semih Kılıçsoy gibi temaslı oyunu seven futbolcuların ikili mücadelelerine daha dikkat etmeleri gerektiğini savunarak, “Bizimki çok güçlü, yakalasın ezer geçer. Sadece biraz gelişecek” şeklinde konuştu.
“Kiralık oyuncuların kulüpleriyle görüşüyoruz”
Valentin Rosier, Jean Onana gibi kiralık giden futbolcuların kulüpleriyle sürekli temas halinde olduklarını da açıklayan Aybaba, “Rosier sakatlandı, 4 hafta olamayacak gibi. Onana fena değil. Gidenler iyi oynasın, konuşup anlaşalım istiyoruz” diye devam etti.
“Rebic’in performansı çok düşük”
Ante Rebic’in forma şansı bulamamasına yönelik gelen bir soruyu Samet Aybaba, şöyle cevaplandırdı:
“Rebic’in performansı çok düşük. Performansı etkileyen mental şeyler de vardır. Böyle bir oyuncunun performansının bu kadar düşük olmasında bir şeyler vardır ama bu hocanın işi.”
Beşiktaş Futbol Takımları Genel Koordinatörü Samet Aybaba, son olarak da Beykoz’da bulunan arazinin geri alındığını ve artık kulübün malı olduğunu söyledi.
Feyyaz Uçar: “Biz Türk’üz ama dünya takımı olacağız”
Semih Kılıçsoy’un kuvvetli bir futbolcu olduğundan söz eden Feyyaz Uçar ise, “Son ana kadar ayakta duruyor ama onun karşısında kendini yere atan oyuncular var. İstanbulspor maçında ona sarı kart aldırtmak için yere atanlar oldu kendini. Semihle ilgili tek eksik sol ayak çalışmaları yapmalı” dedi.
“Semih’i mümkün olduğu kadar elimizde tutmak istiyoruz”
Siyah-beyazlı yönetici, altyapından yeni Semihler çıkarma hedefinde olduklarını dile getirerek, “Semih’i mümkün olduğu kadar elimizde tutmak istiyoruz. Biz Türk’üz ama dünya takımı olacağız. Alt yapıdan birkaç Semih yetiştirip, oyuncu satarak alttan gelenlerin önünü açmak istiyoruz. Semih bizim rol modelimiz. Her sene bir Semih çıkmaz ama başka mevkilerde bulabiliriz. Alt yapıdaki bütün oyunculara ayrı bir eğitim başlattık. Hepsi özel dersler alacaklar. Her zaman başaramayabilirsiniz ama artık tek taraflı işlemeyecek. Sadece al al değil, satacağız da” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal:
“Ferdi ile ilgili taktiksel bir anlayışımız var”
“Şampiyonluk yarışı futbol adına güzel bir şey”
İSTANBUL – Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Kasımpaşa galibiyetini taraftarlara armağan ederek, “Maç başından sonuna kadar oyuncularımı desteklediler. Şampiyonluk yolu bizi pozitif anlamda desteklemeyle alakalı. Oyuncular çok iyi karakter ortaya koydu” dedi.
Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında Fenerbahçe, sahasında karşılaştığı Kasımpaşa’yı 2-1 mağlup etti. Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, müsabakanın ardından basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu. Rakibe gol dışında pozisyon vermediklerini belirten Kartal, “Kasımpaşa takımının son haftalarda formda olduğunu, dirençli bir takım olduğunu ifade etmiştim yayıncı kuruluşa. İlk yarıda iyi mücadele ettiler, 2-3 tane net pozisyonumuz vardı. Devre arasında yardımcılarımla yaptığım toplantıda biraz daha oyunun gidişatına göre nasıl hamle yapacağımızı planladık. Bu sezon ilk defa kornerden gol yedik. Golle beraber hamlelerimizi yaptık. Oyunda üstünlüğü ele aldık. Taraftarlarımızla yaptığımız görüşmelerde maçlarda gol kaçırsak da bize her şartta destek vereceklerini sözünü verdiler. Taraftarlarımıza çok teşekkür ediyorum. Maç başından sonuna kadar oyuncularımı desteklediler. Şampiyonluk yolu bizi pozitif anlamda desteklemeyle alakalı. Oyuncular çok iyi karakter ortaya koydu. Gollerin de haricin 2-3 tane net pozisyonumuz vardı. Rakibe gol dışında net pozisyon vermedik. Kazandığımız için çok mutluyum. Bu galibiyeti taraftarlarımıza armağan ediyorum” diye konuştu.
Kaçan penaltı pozisyonlarıyla ilgili gelen soruya Kartal, “Her hafta çalışma yapıyoruz, birçok oyuncumuza penaltı attırıyoruz” diye cevapladı.
“Rakibin golün haricinde 1 tane net pozisyonu var mı?”
Kasımpaşa Teknik Direktörü Sami Uğurlu’nun, Fenerbahçe 3 defansif orta saha ile çıktı açıklamasına, “3 defansif orta saha ile çıkmadık, orta sahalarımız yeri gelince savunma yeri gelince hücum oynayabilen oyuncularımız var. Golün haricinde 1 tane net pozisyon var mı? Bizim 8 tane var. Son dakikada penaltı ile gol geldi. Çağlar ile konuştum ‘Eline çarpmasa ben vuracaktım’ dedi. Net penaltımız var buna ne diyecekler? Jayden’a yapılan müdahale net penaltı” yanıtını verdi.
“Yakın zamanda daha iyi Krunic görecekler”
Krunic’in performansıyla ilgili sarı-lacivertlilerin teknik patronu, “Şu anda Krunic bu değil, çok daha iyisini yapabileceğini düşünüyoruz. Bize gelmeden takım haricinde çalıştığı için onun adaptasyonu var. Yakın zamanda daha iyi Krunic göreceklerine inanıyorum” şeklinde konuştu.
“Ferdi ile ilgili taktiksel bir anlayışımız var”
Ferdi’nin ikinci yarıda mevkiisi dışında bölgelerde de mücadele ettiği sorusuna Kartal, şöyle konuştu:
“Biz antrenmanlarda Ferdi sağ bek, sol bek değil, orta saha için de oynamasını istiyoruz. Oyunu çözmek adına taktiksel bir anlayışımız var. Becao, Fred bizim için önemli oyuncular. Rakip bize ilk yarıda çok sert baskılar yaptı. İkinci yarıda önde basarak maçı kazanmasını bildik. Biz maç maç düşünüyoruz rakibe göre elimizdeki oyuncuları değerlendireceğimizi düşünüyoruz.”
“Şampiyonluk yarışı futbol adına güzel bir şey”
İsmail Kartal, şampiyonluk yarışıyla ilgili şunları söyledi:
“Her iki takım da, belki de uzun yıllardır böyle şampiyonluk mücadelesi verilmemişti. Bu futbol adına güzel bir şey. Sanki böyle sonuna kadar devam edecek gibi görünüyor.”
]]>İSTANBUL – Son zamanlar da çekilen dizi ve filmler de sırf takipçi sayısı yüksek diye oyunculuk geçmişi olmayan sosyal medya fenomenlerinin rol alması yeni nesil tiyatro oyuncularının tepkisine neden oldu. Yıllarca tiyatro eğitimi alan ve oyunculuk yapan oyuncular diziler de kendilerinin yerine sosyal medya fenomenlerinin yer almasının dizi ve filmler de kaliteyi düşürüyor.
Son dönemler de sosyal medya fenomenleri çektikleri videolarla hem milyonlarca izleniyor hem de hatırı sayılır bir takipçi sayısını ulaşıyor. Hal böyle olunca son dönemde çekilen dizi ve sinema filmlerinde oyunculuk geçmişi olmayan ve sosyal medya da çektikleri kısa videolar sayesinde tanınan isimler dizi ve filmler de rol alıyor. Yaşanan bu durum ise yıllarca tiyatro eğitimi almış ve tiyatroya gönül veren oyuncuların dizi ve filmler de rol bulamamalarına neden oluyor. Bu durum hem çekilen film ve diziler de ki oyuncu kalitelerini düşürürken hem de yeni nesil tiyatrocuları küstürüyor.
Yıllardır tiyatroculuk yapan ve hayallerinin peşinden koşmak için Batman’dan İstanbul’a gelen tiyatro oyuncusu olan Yunus Padir yeni nesil oyuncuların genelde sosyal medya fenomenlerinden seçildiğini belirtti. Padir, “Şimdi yeni nesile baktığımız zaman artık sosyal medya geliştiği için yüzü orada tanındığı için hemen bir dizi veya filmde rol alıyor. Geçmişlerine baktığımız zaman oyunculuk ile ilgili bir şey yapmadılar. Ben izlemeye kalktığımda onların rol aldığı dizi ve filmleri çok fazla eksiklerini görüyorum. Kendimi şuan kimseye benzetmiyorum. Ama örnek olarak Haluk Bilginer’i görüyorum” dedi.
Umudumu hiçbir zaman kaybetmiyorum
Çok fazla zorluk çektiğini ama umudunu hiçbir zaman kaybetmediğini belirten Padir, “İstanbul’da yaşamamın nedeni kendi hayallerimin peşinden koşmam. Batman’da tiyatro işlerini yaparken sanatımı daha iyi yerlerde icra etmek için İstanbul’a yerleştim. Bunu geliştirmek için sürekli eğitimler aldım. Nasıl ilerleyebilirim bunu düşündüm. Çok büyük bir emek var bu işin içerisinde İstanbul’da bir yerlere gelebilmek için birilerinin elinden tutması zor. Ben umudumu kaybetmedim inandım. Bu süreç içerisinde her zaman usta oyuncuları örnek aldım. Örnek aldığım Haluk Bilginer ile oynamak çok istiyorum. Hem oyunculuğunu hem de kişiliğini çok beğeniyorum. Bu zaman içerisinde çok sıkıntılar yaşadım kapılar suratıma kapandı kimse ciddiye almadı. Çok kez bırakmayı denedim ama içimden bir ses bana bırakma diyordu. Her seferinde bir şey çıkıyordu bana umut oluyor. Yeni nesil oyuncularla eski oyuncular arasında ki en temel far eski oyuncular bir yere gelebilmek için çok uğraş verirlerdi gerek eğitimleri gerek oyunculuklarını geliştirmeleriyle. Bununla da unutulmaz birçok oyuncu hafızalarımızda yer aldı. O kadar iyi olmak istiyorum ki yıllar geçse dahi unutulmayan ve vazgeçilmeyen bir karakter olmak istiyorum. O karakter 5 yıl dahi bir projede yer almasa dahi akılda kalabilecek kaliteli bir oyuncu olmak istiyorum. Çünkü ben kendi işimin hakkımı vermek istiyorum. 13 yıldır tiyatrodan gelmeme rağmen mücadele veriyorum. Batman’da tiyatro da izleyiciler salondan çıktıktan sonra benim yerim burası değil diyerek İstanbul’a geldim. Ama hiçbir şey istediğim gibi olmadı yeri geldi inşaatlar da çalıştım yeri geldi garsonluk yaptım. Tükendim dediğim anlar oldu ama bırakmadım” şeklinde konuştu.
]]>Son dönemler de sosyal medya fenomenleri çektikleri videolarla hem milyonlarca izleniyor hem de hatırı sayılır bir takipçi sayısını ulaşıyor. Hal böyle olunca son dönemde çekilen dizi ve sinema filmlerinde oyunculuk geçmişi olmayan ve sosyal medya da çektikleri kısa videolar sayesinde tanınan isimler dizi ve filmler de rol alıyor. Yaşanan bu durum ise yıllarca tiyatro eğitimi almış ve tiyatroya gönül veren oyuncuların dizi ve filmler de rol bulamamalarına neden oluyor. Bu durum hem çekilen film ve diziler de ki oyuncu kalitelerini düşürürken hem de yeni nesil tiyatrocuları küstürüyor.
Yıllardır tiyatroculuk yapan ve hayallerinin peşinden koşmak için Batman’dan İstanbul’a gelen tiyatro oyuncusu olan Yunus Padir yeni nesil oyuncuların genelde sosyal medya fenomenlerinden seçildiğini belirtti. Padir, “Şimdi yeni nesile baktığımız zaman artık sosyal medya geliştiği için yüzü orada tanındığı için hemen bir dizi veya filmde rol alıyor. Geçmişlerine baktığımız zaman oyunculuk ile ilgili bir şey yapmadılar. Ben izlemeye kalktığımda onların rol aldığı dizi ve filmleri çok fazla eksiklerini görüyorum. Kendimi şuan kimseye benzetmiyorum. Ama örnek olarak Haluk Bilginer’i görüyorum” dedi.
Umudumu hiçbir zaman kaybetmiyorum
Çok fazla zorluk çektiğini ama umudunu hiçbir zaman kaybetmediğini belirten Padir, “İstanbul’da yaşamamın nedeni kendi hayallerimin peşinden koşmam. Batman’da tiyatro işlerini yaparken sanatımı daha iyi yerlerde icra etmek için İstanbul’a yerleştim. Bunu geliştirmek için sürekli eğitimler aldım. Nasıl ilerleyebilirim bunu düşündüm. Çok büyük bir emek var bu işin içerisinde İstanbul’da bir yerlere gelebilmek için birilerinin elinden tutması zor. Ben umudumu kaybetmedim inandım. Bu süreç içerisinde her zaman usta oyuncuları örnek aldım. Örnek aldığım Haluk Bilginer ile oynamak çok istiyorum. Hem oyunculuğunu hem de kişiliğini çok beğeniyorum. Bu zaman içerisinde çok sıkıntılar yaşadım kapılar suratıma kapandı kimse ciddiye almadı. Çok kez bırakmayı denedim ama içimden bir ses bana bırakma diyordu. Her seferinde bir şey çıkıyordu bana umut oluyor. Yeni nesil oyuncularla eski oyuncular arasında ki en temel far eski oyuncular bir yere gelebilmek için çok uğraş verirlerdi gerek eğitimleri gerek oyunculuklarını geliştirmeleriyle. Bununla da unutulmaz birçok oyuncu hafızalarımızda yer aldı. O kadar iyi olmak istiyorum ki yıllar geçse dahi unutulmayan ve vazgeçilmeyen bir karakter olmak istiyorum. O karakter 5 yıl dahi bir projede yer almasa dahi akılda kalabilecek kaliteli bir oyuncu olmak istiyorum. Çünkü ben kendi işimin hakkımı vermek istiyorum. 13 yıldır tiyatrodan gelmeme rağmen mücadele veriyorum. Batman’da tiyatro da izleyiciler salondan çıktıktan sonra benim yerim burası değil diyerek İstanbul’a geldim. Ama hiçbir şey istediğim gibi olmadı yeri geldi inşaatlar da çalıştım yeri geldi garsonluk yaptım. Tükendim dediğim anlar oldu ama bırakmadım” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
]]>Trendyol 1. Lig’de 36 puanla 7. sırasında bulunan Boluspor, 6 maçlık yenilmezlik serisini sürdürme peşinde. Ligin 24. haftasında Erzurumspor FK’yı ağırlayacak olan Boluspor, mücadelenin hazırlıklarına tesislerinde yaptığı antrenmanla devam etti. Teknik Direktör Yalçın Koşukavak yönetimindeki idman, ısınma hareketleriyle başladı. Güç ve kondisyon çalışmalarının ardından teknik-taktik çalışmalar da yapan Bolu ekibi, çift kale maçla antrenmanı tamamladı.
“Bizim açımızdan da zor, onlar açısından da zor”
Erzurumspor FK karşılaşmasının zor olacağını ancak tüm planları ona göre yaptıklarını ifade eden Boluspor Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak, “Artık bu ligde öyle kolay maç yok. Çünkü herkesin hedefleri, ligin süresi kısaldıkça daha belirgin hale geliyor. Lig zorlaşıyor. İddiasız bir takımla oynama şansınız yok. Geçen hafta Tuzla’ya gittik, Tuzla alt kategoriden kurtulmaya çalışıyor. Bu hafta Erzurum, ‘Acaba play-off’u yakalayabilir miyim?’ diyor. Erzurum’un gol yemeden devam etmesi, ikinci yarı bizim gibi mağlup olmaması, motivasyonlu bir takımla oynayacağız. Bizim açımızdan da zor, onlar açısından da zor. Biz kazanmak istiyoruz. Bir ivme yakaladık. Ev sahibiyiz. Bütün planlarımızı ona göre yapıyoruz. İnşallah kazanırız” cümlelerine yer verdi.
“Boluspor da bütün oyuncular değerli ve kıymetli”
Yalçın Koşukavak, takımdaki forma rekabeti hakkında ise, “Benim için Boluspor’da bütün oyuncular değerli ve kıymetli. Şöyle düşünün, bir takımda sürekli aynı oyuncular oynuyorsa akla şu soru gelir; ‘Neden Boluspor 25 tane oyuncuyu istihdam ediyor?’ Bu bir takım, 25 kişi var, lig uzun, Ziraat Kupası da vardı biliyorsunuz. O yüzden bütün oyuncular değerli ve kıymetli. Zaman zaman şartlar değişiyor, rakipler de değişkenlik var, puan durumunun getirdiği psikolojik baskılar var. Bir de rakibin taktiksel veya rakibin oyuncularında savunma, hücum birebir eşleşmeler var. Oyunun gidişatını öngörüp taktiksel anlamda o oyuna uygun oyuncuları seçmeye çalışıyoruz. Ben bütüne bakıyorum. Parçaya baktığınız zaman hata yaparsınız. Bütünde Boluspor kazanıyor mu, Boluspor iyi bir oyun oynuyor mu, Boluspor lazım olana yürüyor mu? Buna bakmak gerekiyor. Amaç kimin oynadığı değil, takımın ne yaptığı, oraya bakmak gerekiyor” diye konuştu.
“Taraftarlara çok ihtiyacımız var”
Taraftarların takımı ateşlemesi anlamında tribünleri doldurması gerektiğini dile getiren ve taraftara çağrıda bulunan Teknik Direktör Koşukavak, “Taraftarlara çok ihtiyacımız var. Boluspor şehrin bir tane takımı. Daha önce Bolu deplasmanlarına geldiğimde çok dolu tribünler gördüm. O agresif tribünleri gördüm. Şu anda da bizim çok ihtiyacımız var. Biz onlar olduğu zaman daha güvenli oynuyoruz. Hani o 12. adam tabiri var ya onun gibi. O yüzden çok ihtiyacımız var. Lütfen rica ediyorum bize o itici güç olmayı göstersinler. Hassasiyet göstersinler. Tribünleri doldursunlar. Burası Bolu, herkes için zor deplasman. Ama yıllardır zor deplasman. Bu zor deplasman olmasını sağlayan o geçmişteki dinamik taraftardı. Artık harekat zamanı, onlardan bu harekatı başlatmalarını rica ediyorum” şeklinde konuştu. – BOLU
]]>Fenerbahçe Kulübü Genel Sekreteri Burak Kızılhan, “Olağanüstü mücadele verdiğimiz bu yarışta TFF ve hakemlere çağrıda bulunmak istiyorum; adaletli olun ve maçları hakkaniyetli yönetin. Adaletin sağlanması, futbolun marka değeri için kritik öneme sahiptir” dedi.
Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu (YDK) Olağan Şubat ayı toplantısı başladı. Faruk Ilgaz Tesisleri’nde gerçekleştirilen toplantıya Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, yönetim kurulu üyeleri, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Uğur Dündar ve üyeler katıldı. Fenerbahçe Kulübü Genel Sekreteri Burak Kızılhan, yönetim kurulu faaliyet raporunu okudu. Burak Kızılhan, rekabetçi kimliğin ortaya konulduğu 3 aylık dönemi geride bıraktıklarını dile getirerek, “3 Temmuz 2011’de başlayan direnişimiz 27 Aralık 2021’de onurlu bir zafere dönüştü. ‘Futbolda Sözde Şike’ davası olarak bilinen kumpasla alakalı beraat kararının onaylanması Fenerbahçemizin hem vicdanlarda hem de hukuk önünde bir kez daha temiz olduğu kanıtlandı. Kararlı mücadelemizde geri adım atmadık. 3 Temmuz sürecini kurgulayanlar ise şimdi ortada yoklar. Fenerbahçe haklı temiz duruşunu sürdürüyor. 10 yıllık süreçteki maddi ve manevi zararlar giderilene kadar dik duracağız” diye konuştu.
“EN ÖNEMLİ UNSUR, BAŞARIMIZIN ARKASINDAKİ EN BÜYÜK GÜÇ, BİRLİK VE BERABERLİKTİR”
Futbol takımının başarılarını ifade eden Burak Kızılhan, “Süper Lig, kupa ve Avrupa Konferans Ligi’ndeki başarıları hepimizi gururlandırıyor. İsmail hocamıza teknik ekibe ve futbolcuları tebrik ediyor başarılarını diliyorum. Aslında buradaki en önemli unsur, başarımızın arkasındaki en büyük güç, birlik ve beraberliktir. Ara transferde kadroya kattığımız oyuncular, dünya çapındaki oyuncular takımımıza olan güvenimizi daha da arttırdı. Doğru planlama, ihtiyaç duyulan bölgelere zamanında takviyelerle transfer dönemine çok verimli geçiş yaptık. Bonucci, Krunic gibi yıldız oyuncuları takviye etmek şampiyonluk hedefimiz adına önemli adımlar oldu. Bu süreç içinde emekleri geçenlere teşekkür ediyorum. Kontenjan sebebiyle takıma dahil olan oyuncuların yanı sıra ayrılan oyuncular da oldu. Takımımız da taraftarımız da şampiyonluk yolunda yüreğini ortaya koyuyor. Hedeflerimiz yolunda sonuna kadar mücadele edeceğiz. İstediğimiz sonuç olan şampiyonluğa ulaşabilmek için sizlerin destekleri çok önemlidir. Takım ve camia olarak olağanüstü mücadele verdiğimiz bu yarışta TFF ve hakemlere çağrıda bulunmak istiyorum; adaletli olun ve maçları hakkaniyetli yönetin. Adaletin sağlanması, futbolun marka değeri için kritik öneme sahiptir. Bu şartlar sağlandığında şampiyonluk kupasını müzemize getireceğiz inşallah” şeklinde konuştu.
“GÖZLERİMİZİ PARİS OLİMPİYATLARI’NA ÇEVİRDİK”
Fenerbahçe olarak her zaman en tepeye oynadıklarını kaydeden Burak Kızılhan olimpik branşlar için ellerinden geleni yapacaklarını dile getirdi. Kızılhan, “Gururla sahiplendiğimiz bir kimliğimiz var. Fenerbahçe en büyük spor kulübü diyoruz. Bu başarıların daha da pekiştiği bir dönemden geçiyoruz. Ülkesinin emrinde Atatürk’ün izinde misyon belirledik. Birçok branşta elde ettiğimiz madalyalar ile kulübümüzü dünyada temsil ettik. Gözlerimizi Paris Olimpiyatları’na çevirdik. Sporcularımız ülkemiz ve bayrağımız için mücadele edecekler. Bugün 4 yılda 3 dünya şampiyonluğu, 1 dünya 2’nciliği ve toplamda 4 rekor elde eden Derin Atakan bizimle. Dünya U15 ekibimiz buradalar. Geçtiğimiz günlerde su üzerinde rekor kıran ekibimiz buradalar. Kahramanmaraş merkezli depremden sonra takımımıza dahil ettiğimiz ve milli takıma kadar yükselen Mert Durkal da bizimle. Başarılarınızdan dolayı tebrik ediyorum, iyi ki varsınız” ifadelerini kullandı.
“FENERBAHÇE, TÜRK SPORUNDA VE ÜLKESİNİN GELECEĞİNDE BAMBAŞKA BİR YERDE”
Galatasaray Divan Kurulu Üyesi Sami Çölgeçen’in, “Neredeyiz biz, hiçbir yerde yokuz. Sadece futbolda Fenerbahçe’yle yarışıyorsunuz, amatör şubelerde yoksunuz, Fenerbahçe’yi kıskanıyorum” sözlerini hatırlatan Burak Kızılhan, “Fenerbahçe, Türk sporunda ve ülkesinin geleceğinde bambaşka bir yerde” dedi.
Burak Kızılhan’ın ardından kulüp şube sorumluları ilgilendikleri branşlar ile ilgili gelişmeler hakkında bilgiler aktardı.
]]>Buruk, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında, Samsunspor’un son haftalarda formu yükselen bir takım olduğunu söyledi.
Zor bir deplasman maçına çıktıklarına işaret eden Buruk, “Samsunspor son 4 maçtır da yanlış hatırlamıyorsam yenilmiyordu. Tabii burada muhteşem bir taraftar desteği var. Maça etkili bir şekilde başladık. Çok erken goller bulduk. Devamında da tabii ki zaman zaman Samsunspor’un da yarattığı tehlikeler oldu. Bizim de yarattığımız tehlikeler oldu. Biraz daha dengeli geçti maç ama günün sonunda kazandığımız bir karşılaşma oldu. Skoru artırabilirdik ama Samsunspor’un da ikinci yarının başında yakaladığı pozisyon vardı. Burada skoru 2 değil, daha farklı maç da olabilirdi. Ben özellikle oyuncularıma teşekkür etmek istiyorum. Önemli bir galibiyet aldık, yürüyüşümüz sürüyor. Bu sene 24’üncü şampiyonluk için hedef koyduk. Bu şampiyonluk yolunda da çok önemli bir deplasmanı burada geride bıraktık.” ifadelerini kullandı.
Buruk, amaçlarının bundan sonra kupa maçına hazırlanmak olduğunu vurgulayarak, “Avrupa Kupası maçları başlıyor, yoğun bir fikstürden geçeceğiz. Özellikle şubat ayı bizim için çok yoğun. Bu yoğunluk içerisinde de maçları kazanmak bize moral olarak geri dönüyor. Bundan sonraki haftalarda da kazanmak için elimizden geleni yapacağız.” şeklinde konuştu.
Transfer çalışmaları
Transfer sürecine de değinen Buruk, şöyle devam etti:
“Transfer dönemi bizim için zor, takım için zor, başkan için zor, yönetim için zor. Gerçekten üzerimizde büyük baskılar oluşuyor. Bu bizim için de Samsunspor için de aynı şekilde geçerli. Transfer döneminde bazen gitmek isteyen oyuncular oluyor, bazen de göndermek istediğiniz oluyor. Ama gönderemediğiniz oyuncular ve bu kadro yapılanması içerisinde bu maçlara hazırlanmak tabii ki zor bizim için. Şöyle bir avantajımız var, şampiyonluk yolunda geçen sene çok önemli bir yol kat ettik. Kat ettiğimiz yol içerisinde çok tecrübeli oyuncularımız var ve bu oyun aklımız, oyun hafızamız da burada. Oyun içerisinde çok net bir şekilde ortaya çıkartmaya çalışıyoruz. Son idmanımızda oyuncularımızın ne kadar istekli olduğunu aslında gördük. Konsantre olduklarını gördük. Aslında bir gün önceden oyuncunun aşağı yukarı ne durumda olduğunu net bir şekilde görebiliyorsunuz. Zorluklar içerisinde biz kendi içimizde bazen eksik kalan mevkileri de onarmaya çalıştık.”
Hedeflerinin Avrupa kupalarında başarı olduğunu vurgulayan Buruk, “Bugün Avrupa için son gün biliyorsunuz. Avrupa listemizi oluşturup bundan sonra kalan bir haftada da eğer bize uygun bir oyuncu çıkarsa bunu gerçekleştireceğiz. Yabancı sayımızda bir boşluğumuz var. Bütçe olarak da yine ayırabileceğimiz bir bütçe var. Bu bütçe içerisinde de yine bir transfer olursa yapacağız. İstediğimiz gibi bir oyuncu çıkmazsa transfer yapmayacağız. Ama hedefimiz Galatasaray’ı hem ligde hem Avrupa’da büyük başarılara ulaştırmak.” şeklinde konuştu.
Buruk, bugün 2 transfer yaptıklarını hatırlatarak, şunları kaydetti.
“Tam olarak istediğimiz oyuncuları tabii ki almaya çalıştık. Özellikle sol bekte elimizde iyi opsiyonlar var. Son maçlarda oynattığımız Barış Alper Yılmaz, Kaan Ayhan yine bugün Berkan var. Yani bu oyuncularla birlikte o bölgede birçok çeşitlilik yakaladık. Orada Türk oyuncu kullanmayı düşünüyorduk. O yüzden daha çok Türk oyuncular üzerinden gitmeye çalıştık. Bugün yaptığımız sağ bek transferi Sacha Boey’in yerine yaptığımız transfer oldu. Bakambu’ya iyi bir teklif gelmişti ve santrfor bölgesine bir transfer yaptık. Burada çok yoğun bir çalışma sergiledik. Özellikle başkanımız Dursun Özbek ve yönetim kurulumuz takıma destek vermek için her zaman bizim yanımızdalar. Devre arası tabii ki transfer yapmak çok daha zor. Seçenek azalıyor. Fırsat transferi önümüzde olabilir. Bu anlamda başkanımıza, yönetimimize teşekkür etmek istiyorum. Bizim istediklerimizi her zaman yerine getirmeye çalışıyorlar.”
]]>Portekizli teknik adam, Tüpraş Stadı’nda oynanan müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
İyi bir performans gösterdiklerini belirten Santos, “Maçı ve oyunu kontrol ettik. Son maça göre çok daha iyiydik. Rakibimize fırsat vermedik. Savunmada iyiydik. Maçın genelinde 7-8 fırsat bulduk ama golü atamadık. Oyuncularım çok çabaladılar. Rakibimiz 10 kişi kalınca gol atmak için oyuncularım ciddi anlamda efor sarf ettiler. Ancak bir şekilde gol olmadı. Çok çabaladık ama gol atamadığımız için 2 puan kaybettik.” diye konuştu.
Afrika Uluslar Kupası’nda bulunan ve sakatlık yaşayan oyuncular nedeniyle kadrolarının eksik olduğunun altını çizen Fernando Santos, şu görüşleri paylaştı:
“Elimizdeki oyunculara odaklanmak zorundayız. Transferde defansif anlamda oyuncu alacağız. Yeni oyuncular gelecek. Şu an oyuncu eksiğimiz var. Kadromuz yetersiz. Asla geçmişle ilgili konuşmam. Bu, benim tarzım değil. Bugüne ve geleceğe bakarım. Beşiktaş’ın hak ettiği şeyleri yapmak zorundayız. Beşiktaş, şampiyonluk kazanmak zorunda. Biraz zamana ihtiyacımız var. Doğru planları yapabilmek için doğru adımlar atmalıyız. Buradaki oyuncuları en üst seviyeye taşımak önemli. Bu yıl en üst seviyeye çıkmak için çabalayacağız ve elimizden geleni yapacağız.”
Bu sezon tüm kulvarlarda 4. maçına çıkan genç oyuncu Serkan Emrecan Terzi’nin performansıyla ilgili bir soruyu da yanıtlayan Santos, “İlk yarıda ofansif anlamda zorlandı. Yeni yeni oynadığı için zor olabiliyor. İkinci yarıda öz güvenli oynayarak hücuma da destek oldu. Gayet iyi oynadı. Performansından memnunum.” ifadelerini kullandı.
“En büyük sorun takımın istikrarsızlığı”
Fernando Santos, Beşiktaş’ın büyük bir kulüp olduğunu ve bu kültürü yaşatacak oyuncu grubuna ihtiyaçlarının bulunduğunu aktardı.
Siyah-beyazlı takımın bu sezon istikrarsız bir görüntü çizdiğini ifade eden Portekizli çalıştırıcı, “Beşiktaş, bu sezon çok gel-git yaşıyor. Stabil bir görüntü çizemiyor. En büyük sorun takımın istikrarsızlığı. Genç oyuncular çok kaliteli. Bazen gergin olabiliyorlar. 20 gün oldu buraya geleli. Büyük takımda oynamanın ne olduğunu iyi biliyorum. Beşiktaş çok büyük bir kulüp. Bu kulüp kültürünü yaşatacak oyuncu grubuna ihtiyacımız var. Bazı oyuncularda Beşiktaş’ın büyüklüğünü anlayarak oynama konusunda eksiklik görüyorum. Onları geliştireceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
“Bu takım camia kadar yeterli seviyede büyük değil”
Santos, siyah-beyazlı futbol takımının kadro kalitesinin kulübün büyüklüğüyle aynı seviyede olmadığını belirtti.
Beşiktaş’ın çok büyük bir camia olduğunu anlatan deneyimli teknik adam, şunları kaydetti:
“Asla bahane üretmeyi sevmem ama ortada bir gerçek var. Beşiktaş çok büyük bir camia. Bu takım ise camia kadar yeterli seviyede büyük değil. Bu bildiğimiz bir gerçek. Kadro kalitesi bu büyüklüğün seviyesinde değil. Başkanımız ve yönetim çok ciddi çalışıyor. Bu takımı, Beşiktaş’ın büyüklüğüne yakışır oyuncu seviyesine getireceğiz. Taraftarı da çok iyi anlıyorum. Kupa kazanmak istiyorlar ama yeniden yapılanma sürecinde çabalayacağız. Onlardan destek bekliyorum. İyi seviyeye gelmek için her şeyi yapıyoruz.”
]]>Ziraat Türkiye Kupası 5’inci tur maçında Galatasaray, sahasında ağırladığı Ümraniyespor’u 4-1 mağlup etti. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk ve Ümraniyespor Teknik Direktörü Mustafa Gürsel açıklamalarda bulundu. Türkiye Kupası’nı en çok kazanan takım olduklarını hatırlatan Okan Buruk, “Türkiye Kupası bizim için önemli ve değerli bir kupa. En çok kazanan takımız. Hedefimizi tekrar kupayı kazanmak. Erken şanssız gol yedik. Devamında reaksiyon gösterdik. İkinci yarının başından oynadığımız, çok fazla pozisyona girdik. Güzel bir galibiyet oldu. Karşımızda futbol oynamaya çalışan, iyi bir takım vardı. Bu anlamda Ümraniyespor’u ve Mustafa Hocayı kutlarım. Bu maçta deneme şansları oluyor, bunları denedik. Olumlu oldu. Dakikaları doğru dağıttık. Maç onunda turu geçmek, oyunu istediğimiz götürmek ve sakatlıksız bir maç oldu. Bu anlamda mutluyuz. Davinson uzun bir aradan sonra oynadı. Planlamamız da bu şekildeydi. Icardi de döndü. Bu sabah ilk antrenmana çıktı. Sergio Oliveira sakat olarak takımımızda devam ediyor. 2-3 hafta sonra saha çalışmalarına başlamasını düşünüyoruz. Eksiğimiz milli takımdaki 2 oyuncumuz var. Bu süreçte genç oyuncularımız olumlu sinyal verdi. Hepsini oynatamadık. Oynattığımız oyuncular da ellerinden geleni yaptı” ifadelerini kullandı.
Davinson Sanchez’in oynayabilecek durumda olduğunu ifade eden Buruk, “Onunla ilgi de bilgi kirliği vardı. Düşündüğümüz gibi 30 dakika oynadı. Oynayabilecek düzeyde. Artık hazır durumda. Onu değerlendireceğiz” dedi.
“İLK UZUN MAÇI OLMASINA RAĞMEN BEKLENTİM OLUMLU”
Genç futbolcu Eyüp Aydın’ın performansını değerlendiren Okan Buruk, “İlk defa oynadı, oynadığı küçük dakikaları dışında. Mevki olarak daha orta sahada ikili oynayan, 8 gibi oynayan bir oyuncu. İkili orta saha oynamaya alışık bir oyuncu. Biz onu forvet arkasında kullandık. Genel olarak ilk uzun maçı olmasına rağmen beklentim olumlu. O bölgede çok fazla oyuncumuz var. Hepsinin iyi durumda olması, orta saha rotasyonunda daha az sürelerde verebiliyor. Berkan’ın, Kerem’in, Ndombele’nin performansı orta sahadaki oyuncularımızın gücünü gösteriyor. Bugün Kaan’ı kullanmadık. Ufak ağrıları var. Kaan’ı da hiç kullanmadık. Genel olarak bizim için iyi bir karşılaşma oldu. İstediklerimize ulaştık” şeklinde konuştu.
“BİLGİM YOK”
Victor Nelsson’a teklif gelip, gelmediğinden bilgisi olmadığını aktaran Okan Buruk, “Teklif geldi, gelmedi mi bilgim yok. Bu tür haberler çıkabiliyor. Abdülkerim, Milan’a haberi çıktı. Victor, Napoli haberi çıktı. Bunlar iyi ve değerli oyuncular. İyi oynuyorlar. Avrupa’da piyasası olan oyuncular. Bu teklifler olabilir, düşünceler olabilir. Bana ulaşan bir şey yok” sözlerini sarf etti.
“OYNADIĞI HER MEVKİDE EN İYİSİNİ YAPMAYA ÇALIŞIYOR”
Barış Alper Yılmaz’ın oynadığı her mevkide en iyisini yapmaya çalıştığını belirten Buruk, “Kaleye geç desek hiçbir şey demeden, ‘Yaparım hocam’ deyip kaleye geçecek. Oynadığı her mevkide en iyisini yapmaya çalışıyor. Bugün sağ bekte hücuma destek verdi. Gol de attı. İki kaleye de attı. Gol attıktan sonra da ‘İki kaleye de attın’ dedim. Barış’ı seyretseniz dışarıdan gelen biri olarak çok değerli oyuncu olduğunu, oynadığı mevikilerden değerin ne kadar arttığını daha net bir şekilde görebilirsiniz. Barış gibi Kaan Ayhan gibi farklı mevkiler oynayabilen oyuncular önemli” ifadelerini kullandı.
“DÜŞÜNCEMİZ ANTRENMANI GÖRÜP KARAR VERMEK”
Mauro Icardi ile ilgili karalarını yarın ve cumartesi gün yapılacak antrenmandan sonra vereceklerini ifade eden Okan Buruk, “Onunla ilgili net kararımızı vereceğiz. Orada birçok seçeneğimiz var. Icardi de onlardan biri. Cumartesi günü son antrenmanda karar vereceğiz. 2 gün durumlarını görmek için bizim ölçü olacak. Tam olarak düşüncemiz yarın ve cumartesi antrenmanı görüp karar vermek” dedi.
Okan Buruk, Halil Dervişoğlu hakkında ise şu ifadeleri kullandı:
“Milli bir oyuncu. Hollanda’dan İngiltere’ye transfer olmuş bir oyuncu. Oynadığı 3-4 maç üzerinden değerlendirmek tam tam olarak doğru olmayabilir. Halil’in yanında oynayan oyuncular da önemli. Hücum hattımız mükemmel oynamadı. Halil elinden geleni yapmaya çalıştı. Bunu Icardi için de söyledim. Ona ne kadar top geliyor, ne kadar pozisyona sokabiliyoruz santrforları önemli. Bugün penaltıdan attı ama bu moralini yükseltebilecek bir şey. Bakambu milli takımdan döndükten sonra yine hücum bölgesinde yarış başlayacak. Bu yarışta bütün oyuncularımızı kullanmaya çalışıyoruz. Halil antrenmanlarda bunları gösterebiliyor. Farklı bölgelerde oynaması bizim için kullanabileceğimiz biri olduğunu gösteriyor.”
“ÖNCELİĞİMİZ SOL BEK”
Transfer önceliklerinin sol bek olduğunu dile getiren Buruk, “Sol beke bir takviye yapacağız. Bu yerli de, yabancı da olabilir. İkisi de olabilir. İstediğimiz, görüştüğümüz ve düşündüğümüz oyuncular var. Diğer bölgeler için elimizden olan oyuncular var. Elimizden olan oyunculardan herhangi bir satış gerçekleşirse, kulübün de kasasına girecek bir para da önemli. İlk düşüncemiz maçları elimizdeki oyuncularla oynayabilmek. Önceliğimiz sol bek. İlk istediğim teknik adam olarak sol bek. Geçen sene de bunu yaşadık. Geçen seneki Zaniolo örneği gibi. Kadromuzu bir oyuncu katıyorsak bizi ileriye götürecek, katkı sağlayacak, önemli performans verecek bir oyuncu katmak istiyoruz. İyi oyuncular sahibiz. 9 tane yeni oyuncu geldi. Bunların hepsinden performans almaya çalışıyoruz. Bazılarından daha az verim aldık, bazılarından fazla verim aldık. Burada değişim de her zaman olabilir” şeklinde konuştu.
Buruk sözlerine şu ifadelerle nokta koydu:
“Çok yoğun bir tempo. Şampiyon olan takımlarımızın birçoğu bir sonraki sene başarısızlık yaşadı. Birçok oyuncumuz da takımımızın en önemli oyuncularından biri, Türkiye’nin çok sevdiği Icardi Beşiktaş maçı sonrasında birçok maçına iğne ile çıktı. Son 3 haftaya baktığımızda daha çok oyuncuya ihtiyacımız oldu. Bizim gibi 3 kulvarda oynayan takım için geniş kadro çok önemli. Burada kaliteli, çok iyi oyuncular aldık. Hatırlıyorum herkes, ‘Galatasaray, Premier Lig’e yakın bir kadro kurdu’ diye övgüler yağdırdı. Bu kadroyu en iyi halde yarıştırmaya çalışıyoruz. Çok fazla oyuncu, çok geniş kadroya çok ihtiyacımız olacak. Lig durmuyor, sadece martta bir ara var. Türkiye Kupası ve Avrupa ile birlikte hangi maç sayısını oynayacağımız da belli değil. Çok fazla oyuncu ile oynamak yönetmesi zor olsa da ihtiyaç da bu şekilde.”
MUSTAFA GÜRSEL: KENDİ OYUNUMUZU OYNAMAYA ÇALIŞTIK
Sözlerine Galatasaray’ı tebrik ederek başlayan Ümraniyespor Teknik Direkörü Mustafa Gürsel, “Biz kendi oyunumuzu oynayan, bunun için mücadele eden bir takımız. Kendi oyunumuzu oynamaya çalıştık. Galatasaray ile burada oynamak bizim için çok güzel duygu. Takımımın bu seviyede neler yapabileceğini gördük. Maçtan bunları almak önemliydi. Bu oyunumuzu geliştirerek lige yansıtmak önemli. Buradan alacağımızı aldık. Önümüzdeki lig maçlarına bakacağız. Galatasaray’ı tebrik ediyorum” dedi.
“HİÇ BEKLENTİM YOK”
Transfer yasağıyla ilgili de konuşan Gürsel, “Şu anda kalkacak gibi görünmüyor. Büyük bir sorun değil aslında ortadaki. Çoğu takımın içinde bulunduğu durum gibi birkaç dosya var. Büyük meblağlar değil. Altından kalkabilecek bir durum. Bizim de elimizde değerli oyuncular var. Onları geliştirip, hedeften şaşmadan hedefe gitmek. O taraf açılırsa ondan sonra düşünürüz. Ben açılmayacak gibi bakıyorum. Hiç beklentim yok” diyerek sözlerini noktaladı.
]]>Ziraat Türkiye Kupası 5. Turu maçında Galatasaray evinde mücadele ettiği Ümraniyespor’u 4-1 mağlup etti ve son 16 turuna kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, “Türkiye Kupası bizim için önemli ve değerli bir kupa. En çok kazanan takımız. Hedefimizi tekrar kupayı kazanmak. Erken şanssız gol yedik. Devamında reaksiyon gösterdik. İkinci yarının başından oynadığımız, çok fazla pozisyona girdik. Güzel bir galibiyet oldu. Karşımızda futbol oynamaya çalışan, iyi bir takım vardı. Bu anlamda Ümraniyespor’u ve Mustafa Hocayı kutlarım. Bu maçta deneme şansları oluyor, bunları denedik. Olumlu oldu. Dakikaları doğru dağıttık. Maç onunda turu geçmek, oyunu istediğimiz götürmek ve sakatlıksız bir maç oldu. Bu anlamda mutluyuz. Davinson uzun bir aradan sonra oynadı. Planlamamız da bu şekildeydi. Icardi de döndü. Bu sabah ilk antrenmana çıktı. Sergio Oliveira sakat olarak takımımızda devam ediyor. 2-3 hafta sonra saha çalışmalarına başlamasını düşünüyoruz. Eksiğimiz milli takımdaki 2 oyuncumuz var. Bu süreçte genç oyuncularımız olumlu sinyal verdi. Hepsini oynatamadık. Oynattığımız oyuncular da ellerinden geleni yaptı” diye konuştu.
Kolombiyalı savunma oyuncusu Davinson Sanchez ile ilgili programlarının bu şekilde olduğunu ifade eden Buruk, “Onunla ilgi de bilgi kirliği vardı. Düşündüğümüz gibi 30 dakika oynadı. Oynayabilecek düzeyde. Artık hazır durumda. Onu değerlendireceğiz” şeklinde konuştu.
“Eyüp Aydın’ın ilk uzun maçı olmasına rağmen beklentim olumlu”
Maça 11’de başlayan genç futbolcu Eyüp Aydın’ın performansının iyi olduğunu belirten sarı-kırmızılıların teknik direktörü, “İlk defa oynadı, oynadığı küçük dakikaları dışında. Mevki olarak daha orta sahada ikili oynayan, 8 gibi oynayan bir oyuncu. İkili orta saha oynamaya alışık bir oyuncu. Biz onu forvet arkasında kullandık. Genel olarak ilk uzun maçı olmasına rağmen beklentim olumlu. O bölgede çok fazla oyuncumuz var. Hepsinin iyi durumda olması, orta saha rotasyonunda daha az sürelerde verebiliyor. Berkan’ın, Kerem’in, Ndombele’nin performansı orta sahadaki oyuncularımızın gücünü gösteriyor. Bugün Kaan’ı kullanmadık. Ufak ağrıları var. Kaan’ı da hiç kullanmadık. Genel olarak bizim için iyi bir karşılaşma oldu. İstediklerimize ulaştık” ifadelerini kullandı.
Danimarkalı futbol Victor Nelsson’a teklif gelip, gelmediğinin sorulması üzerine Okan Buruk, “Teklif geldi, gelmedi mi bilgim yok. Bu tür haberler çıkabiliyor. Abdülkerim, Milan’a haberi çıktı. Victor, Napoli haberi çıktı. Bunlar iyi ve değerli oyuncular. İyi oynuyorlar. Avrupa’da piyasası olan oyuncular. Bu teklifler olabilir, düşünceler olabilir. Bana ulaşan bir şey yok” diye cevap verdi.
“Barış Alper’e kaleye geç dedim, ‘Yaparım hocam’ deyip kaleye geçer”
Barış Alper Yılmaz’ın sağ bekte oynaması için ise Buruk, şunları söyledi:
“Gerçekten bu anlamda şanslıyım. Kaleye geç desek hiçbir şey demeden, ‘Yaparım hocam’ deyip kaleye geçecek. Oynadığı her mevkide en iyisini yapmaya çalışıyor. Bugün sağ bekte hücuma destek verdi. Gol de attı. İki kaleye de attı. Gol attıktan sonra da ‘İki kaleye de attın’ dedim. Barış’ı seyretseniz dışarıdan gelen biri olarak çok değerli oyuncu olduğunu, oynadığı mevikilerden değerin ne kadar arttığını daha net bir şekilde görebilirsiniz. Barış gibi Kaan Ayhan gibi farklı mevkiler oynayabilen oyuncular önemli.”
Arjantinli futbolcu Mauro Icardi’nin bugün ilk antrenmanına çıktığını ifade eden Okan Buruk, “Onunla ilgili net kararımızı vereceğiz. Orada birçok seçeneğimiz var. Icardi’de onlardan biri. Cumartesi günü son antrenmanda karar vereceğiz. 2 günde durumlarını görmek için bizim ölçü olacak. Tam olarak düşüncemiz yarın ve cumartesi antrenmanı görüp karar vermek” açıklamasında bulundu.
“Halil’i 3-4 maç üzerinden değerlendirmek tam tam olarak doğru olmayabilir”
Halil Dervişoğlu’nun önemli ve değerli bir oyuncu olduğunu belirten sarı-kırmızılıların teknik direktörü, “Milli bir oyuncu. Hollanda’dan İngiltere’ye transfer olmuş bir oyuncu. Oynadığı 3-4 maç üzerinden değerlendirmek tam tam olarak doğru olmayabilir. Halil’in yanında oynayan oyuncular da önemli. Hücum hattımız mükemmel oynamadı. Halil elinden geleni yapmaya çalıştı. Bunu Icardi için de söyledim. Ona ne kadar top geliyor, ne kadar pozisyona sokabiliyoruz santrforları önemli. Bugün penaltıdan attı ama bu moralini yükseltebilecek bir şey. Bakambu milli takımda. Döndükten sonra yine hücum bölgesinde yarış başlayacak. Bu yarışta bütün oyuncularımızı kullanmaya çalışıyoruz. Halil antrenmanlarda bunları gösterebiliyor. Farklı bölgelerde oynaması bizim için kullanabileceğimiz biri olduğunu gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Transferde ilk istediğim sol bek”
Transferlerle ilgili de konuşan Buruk, “Sol beke bir takviye yapacağız. Bu yerli de, yabancı da olabilir. İkisi de olabilir. İstediğimiz, görüştüğümüz ve düşündüğümüz oyuncular var. Diğer bölgeler için elimizden olan oyuncular var. Elimizden olan oyunculardan herhangi bir satış gerçekleşirse, kulübün de kasasına girecek bir para da önemli. İlk düşüncemiz maçları elimizdeki oyuncularla oynayabilmek. Önceliğimiz sol bek. İlk istediğim teknik adam olarak sol bek. Geçen sene de bunu yaşadık. Geçen seneki Zaniolo örneği gibi. Kadromuzu bir oyuncu katıyorsak bizi ileriye götürecek, katkı sağlayacak, önemli performans verecek bir oyuncu katmak istiyoruz. İyi oyuncular sahibiz. 9 tane yeni oyuncu geldi. Bunların hepsinden performans almaya çalışıyoruz. Bazılarından daha az verim aldık, bazılarından fazla verim aldık. Burada değişim de her zaman olabilir” ifadelerini kullandı.
“Bizim gibi 3 kulvarda oynayan takım için geniş kadro çok önemli”
Geniş kadronun önemli olduğunu vurgulayan Okan Buruk, sözlerini şöyle tamamladı:
“Sakatlık oldu. Çok yoğun bir tempo. Şampiyon olan takımlarımızın birçoğu bir sonraki sene başarısızlık yaşadı. Birçok oyuncumuz da takımımızın en önemli oyuncularından biri, Türkiye’nin çok sevdiği Icardi Beşiktaş maçı sonrasında birçok maçına iğne ile çıktı. Son 3 haftaya baktığımızda daha çok oyuncuya ihtiyacımız oldu. Bizim gibi 3 kulvarda oynayan takım için geniş kadro çok önemli. Burada kaliteli, çok iyi oyuncular aldık. Hatırlıyorum herkes, ‘Galatasaray, Premier Lig’e yakın bir kadro kurdu’ diye övgüler yağdırdı. Bu kadroyu en iyi halde yarıştırmaya çalışıyoruz. Çok fazla oyuncu, çok geniş kadroya çok ihtiyacımız olacak. Lig durmuyor, sadece martta bir ara var. Türkiye Kupası ve Avrupa ile birlikte hangi maç sayısını oynayacağımız da belli değil. Çok fazla oyuncu ile oynamak yönetmesi zor olsa da ihtiyaç da bu şekilde.” – İSTANBUL
]]>Türkiye Kupası 5’inci Turu’nda Fenerbahçe sahasında Adanaspor’u 6-0 mağlup ederek adını bir üst tura yazdırdı. Karşılaşmanın ardından sarı-lacivertli ekibin Brezilyalı oyuncusu Lincoln Henrique, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Sakatlığı nedeniyle yaklaşık 10 aydır formasından uzak kalan Lincoln, “Benim için çok önemli bir gündü. Uzun süredir bu anı bekliyordum. Bu harika taraftarın önünde oynamayı dört gözle bekliyordum. Evimizde oynamamız, bu galibiyeti almamız bizim için önemliydi. Bu duyguyu özlemiştim. Şükürler olsun ki iyi bir geri dönüş yaptım. En önemlisi maçı kazanmaktı” diye konuştu.
“FIRSAT GELDİ EN İYİ ŞEKİLDE DEĞERLENDİRDİM”
Adanaspor ağlarına gönderdiği şık golle ilgili de konuşan Brezilyalı futbolcu, antrenmanlarda bu pozisyonlara çok çalıştığını söyledi. Lincoln, “Bu tür golleri idmanlarda çok çalışıyorum. Bir ara çok atıyordum. Bizim kalecilerimiz bu tuzağa düşmüyorlar. Maçta da fırsat geldi ve en iyi şekilde değerlendirdim. Benim çok çalıştığım bir şey. Bugün de golle sonuçlandı. Fırsat geldi en iyi şekilde değerlendirdim. Galip geldiğimiz için mutluyum. Şükürler olsun ki tur atladık. Gol atmış olmam, asist yapmam tabi ki benim için güzel. Önümüzdeki lig maçına odaklanacağız” ifadelerini kullandı.
“HOCAMIZ İÇİN İYİ ANLAMDA BİR BAŞ AĞRISI”
Fenerbahçe forması giyen oyuncuların mevkilerinin en iyi oyuncuları olduğunu bunun da teknik direktör İsmail Kartal’ın iyi anlamda başını ağrıtabileceğini söyleyen Lincoln, “Transfer sezonu başlayınca bu tür haberler her zaman yapılır. İşime odaklanmaya çalışıyorum. Fenerbahçe’ye yardım etmek istiyorum. Sakatlık süresince de bugünü bekledim. Takıma yardım etmek istiyordum. Bugün de bunu gösterdiğimi düşünüyorum. Oyuncular arası rekabet takım için iyidir. Büyük bir kulüpte oynuyoruz. Burada oynayan oyuncular mevkisinin en iyi oyuncuları. Burada formayı almak bize bağlı. Karar tabi ki hocamızın. Hocamız için iyi anlamda bir baş ağrısı olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.
“FENERBAHÇE’Yİ İZLEYEREK BÜYÜMEDİK AMA FENERBAHÇE AŞKINI SONRADAN ÖĞRENDİK”
Ailesinin Fenerbahçe’ye aşık olduğunu dile getiren Lincoln Henrique, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Benim ailem Fenerbahçe’ye aşık. Her zaman benim formamı giyiyorlar. Bizler burada doğmadık, Fenerbahçe’yi izleyerek büyümedik ama Fenerbahçe aşkını sonradan öğrendik. Bu kulübe aşık olduk. Bunu en iyi şekilde hissettiğimi söyleyebilirim. Fenerbahçe’yi ve İstanbul’u çok seviyoruz. Burada çok mutluyuz. Zor zamanlarda Tanrı’dan sonra en çok yanımda olan ailemdi onlara minnettarım.”
“BU TARZ HOCALARLA ÇALIŞMAK BİR AYRICALIKTIR”
Teknik direktör İsmail Kartal ile ilgili düşüncelerini de paylaşan Brezilyalı futbolcu sözlerini şöyle noktaladı:
“İyi bir teknik adam. Yaptıkları bunu gösteriyor. Kendisi de geçmişte burada futbol oynadı. Futbolcuları çok iyi biliyor. Futbolcuların kafasından neler geçtiğini çok iyi biliyor. O da bu yollardan geçti. Bu tarz hocalarla çalışmak bir ayrıcalıktır. Böyle teknik direktörlerle çalışmak her zaman kolaydır. Potansiyelime güvendiğini, çok kaliteli olduğumu, kendimi göstermem gerektiğini söyledi. Bu formayı giymek için çok çalışıyorum. Elimden geleni yapacağım.”
]]>Her kulübün en iyi üç oyuncusu ile katıldığı Cornelia Masters heyecanı 13-14 Ocak tarihlerinde üçüncü kez yaşandı. Türkiye’deki 10 golf kulübünün yanısıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden Korineum ve Almanya’dan Castan golf kulüplerinin mücadele ettiği organizasyonda oyuncular her rauntta 27 çukur oynadı. Beyaz tee’lerden oynanan turnuvada her oyuncunun en iyi iki dokuz çukur derecesi, her takımın da en iyi iki oyuncusunun skoru değerlendirmeye alındı. Medal net olarak oynanan Cornelia Masters’ta Şehmus Işık, Emre Bahtoğlu ve Ramazan İnce’den oluşan Antalya takımı Cullinan toplamda 297 vuruş ile birinci oldu. Turnuvayı Cullinan gibi 297 vuruşla tamamlayan İsmail Dengiz, Hasan Karagöz ve Selim Esemenli’nin oluşturduğu Klassis Golf Kulübü ikinci gün rakibinden daha kötü skor yaptığı için ikincilikle yetindi. Recep Turan, Ali Kuş ve Anıl Amiklioğlu’ndan oluşan Taurus Golf Kulübü ise 299 net ile üçüncülük kürsüsüne çıktı.
Takımlarda Cullinan, bireyselde Ali Doruk Börekçi zirvede
Turnuvada mücadele eden 35 oyuncu arasında en iyi bireysel skoru iki günün toplamında 145 net yapan Ali Doruk Börekçi yaptı. Ankara Golf Kulübü adına yarışan Börekçi, şampiyonluk kupasının yanısıra bir haftalık tatil ve üç raunt golf kazandı. Turnuvayı toplamda 148 net ile bitiren ve son gün 71 yapan iki oyuncu arasındaki ikincilik mücadelesinin galibi ise İstanbul Golf Kulübü’nden Oğuz Şenol Yüce oldu. Son gün üçüncü dokuzda daha iyi skor yapan Yüce ikincilik kupasına uzanırken, Bodrum Golf Kulübü’nün tecrübeli ismi Erol İslamoğlu üçüncülükle yetindi.
Cullinan Golf Kulübü’nün oyuncularından Şehmus Işık, “Yarışan tüm takımları tebrik ediyorum. Zor bir yarıştı. Arkadaşlarımın katkılarıyla birinciliği kazandık. Cornelia çalışanalarına ve bu organizasyonu düzenleyen herkese çok teşekkür ederiz. Çok mutluyuz ve gururluyuz” ifadelerini kullandı.
Ankara Golf Kulübü adına yarışan Ali Doruk Börekçi, “Bu gün çok keyifli bir gün. Tüm yarışmacıları tebrik ederim. Birinci olabilmenin gururunu ve heyecanını yaşıyorum. Ankara’dan geldik, gördük ve yendik. Bu gün kupayı alıp dönüyorum. Benim için zor bir gündü son 3 çukurdaki atışlarımla oyunu kazanmayı başardım” şeklinde konuştu.
Golf turnuvasına büyük ilgi
Cornelia Masters için davet edilen kulüp başkan ve kaptanlarının yanısıra misafir oyuncuların katıldığı Cornelia Open bu yıl 62 oyuncunun katılımıyla yapıldı. Stableford formatında 18 çukur üzerinden oynanan turnuvada A kategorisinde Fahir Telli, B kategorisinde Gülay Dora ve C kategorisinde Banu Kocaoğlu ilk sırayı aldı. Bu yıl ikinci kez düzenlenen turnuvada nearest to the pin ödülünü Buğra Genç, longest drive ödülünü ise Samim Yazıcı kazandı.
“Kulüpler iki gün boyunca mücadele etti”
Ödül töreninde konuşan Cornelia Golf Kulübü Genel Müdürü Ali Şahin bir kez daha Türkiye’nin en iyi oyuncularını ağırlamaktan mutluluk duyduklarını söyledi. İlk iki yılda olduğu gibi çekişmeli bir turnuvayı geride bıraktıklarını belirten Şahin, “Ülkemizde örneği olmayan bir formatta tüm kulüpler iki gün boyunca sahamızda mücadele etti. İki kulübümüzün aynı puanla bitirdiği organizasyonda şampiyonluk kupasının sahibini son gün skorları belirledi. Turnuvalara katılan tüm oyunculara teşekkür ediyor, dereceye giren takım ve oyuncuları kutluyoruz” dedi. – İSTANBUL
]]>