Orta Asya – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 10 Dec 2024 01:56:14 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 HIV pandemisi dakikada 1 kişi HIV’den ölüyor https://www.haber60.com.tr/hiv-pandemisi-dakikada-1-kisi-hivden-oluyor/ https://www.haber60.com.tr/hiv-pandemisi-dakikada-1-kisi-hivden-oluyor/#respond Tue, 10 Dec 2024 01:56:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/hiv-pandemisi-dakikada-1-kisi-hivden-oluyor/ 15-25 Kasım Avrupa HIV Testi Farkındalık Haftası ve 1 Aralık Dünya AIDS Günü… Bu kapsamda sanatçılar, dernekler, sivil toplum kuruluşları ve çözüm ortakları HIV’e ((İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü) dikkat çekmek için ‘Birlikte HIV’den Güçlüyüz’ çatısı altında ‘Ön Yargıları Dönüştürüyoruz, Geleceğe Umutla Bakıyoruz’ mottosuyla birleşti. Programın lansmanı Bomonti’de yapıldı.

5.4 MİLYON HASTALIĞINI BİLMİYOR
Ben de uzmanlar ile bir araya geldim. HIV Enfeksiyonu Derneği Başkanı Prof. Dr. Fehmi Tabak, HIV’de yaşanan artışı rakamlarla gözler önüne serdi. Prof. Dr. Tabak, “Bu, 1980’de yani geçen yüzyılda başlayan pandeminin devamıdır. HIV dünyada ilk 1980 yılında görüldü. Üzerinden 44 yıl geçti. Ama bu bir pandemi ve devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2023 yılı verilerine göre dünyada 88 milyon kişi bu hastalığa enfekte oldu.42 milyon kişi kaybedildi.HIV ile yaşayanların sayısı 40 milyon. Bunun 38.6 milyonu 15 yaş üzeri yetişkin, 1.4 milyonu çocuk.Yüzde 53’ü kadın.Yüzde 86’sı hastalığının farkında ama 5.4 milyon kişi hastalığını bilmiyor” dedi.

TÜM DÜNYADA ARTIŞTA
Yeni tanı alanların sayısının 1.3 milyon olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tabak, şöyle dedi: “Ölenlerin sayısı 630 bin. Dakikada 1 kişi HIV nedeniyle hayatını kaybediyor. 2010-2023 yıllarını karşılaştırdığımızda tüm dünyada Afrika, Amerika, Asya’da yeni tanılar yüzde 39 azalmışken, Güney Amerika, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Orta Asya, Doğu Avrupa’da yüzde 116’lara varan artışlar dikkat çekiyor.Yine aynı yıllarda tüm dünyada ölümler yüzde 50 azalmışken, Doğu Avrupa ve Orta Asya’da yüzde 34 artmıştır. Eşcinsel bireylerde heteroseksüellere göre 25 kat daha fazla. Damar yoluyla ilaç kullanıcılarında ise 35 kat daha fazla.”

ÜLKEMİZDE 5 YILDIR YÜKSELİŞTE
Ülkemizdeki HIV vakalarını da değerlendiren Prof. Dr. Tabak,”Ülkemizde maalesef yeni tanılar artmaktadır. 1985’ten Kasım 2024’e kadar 45 bin 825 olgu tanı almıştır. Bunun yüzde 18.5’i kadın, yüzde 81’5’i erkektir. Sık görülen yaş grubu ise 25-29’dur. Bugüne kadar bildirilen olguların yüzde 55’i son 5 yılda, yüzde 85’i son 10 yılda tanı almıştır” dedi.

9 ÇOCUĞA HIV TANISI KONDU
Bu yıl 9 çocuğa HIV tanısı konulduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tabak, “0 yaş grubunda 1, 1-14 yaş grubunda 3, 5-9 yaş grubunda 2, 10-14 yaş grubunda 3 çocuğumuza tanı koyulmuştur.Yani 14 yaş altı 9 çocuk tanı almıştır. Olguların yüzde 15’i yabancıdır. Bulaşma yolları yüzde 60 bilinmemektedir. Anneden bebeğe bulaş yüzde 0.2 bulunmuştur” dedi.

YÜZDE 50’Sİ HIV OLDUĞUNU BİLMİYOR
HIV/ AIDS Korunma ve Eğitim Derneği & Güneydoğu Nöroloji İnfeksiyon Derneği Üyesi Prof. Dr. Yeşim Taşova da “Ülkemizdeki olguların yüzde 50’sini bilmiyoruz. Bu kişiler kendilerinin de farkında değil ve her yere bulaştırıyorlar. Ve bunların önemli bir kısmı kadın. Kadın demek de çocuk demektir. Bu da çocuklarına bulaştırıyorlar anlamına gelir” dedi.

UYUŞTURUCU ARTIŞIN NEDENİ
15 yaş grubunda HIV’de artış olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Taşova, “Bu özellikle uyuşturucuyla da bağlantılı hale geliyor. Peki sadece uyuşturucu mudur? Son dönem hep böyle, özellikle çocuklarda HIV vakaları gelmeye başladı. Dünyaya ve Türkiye’ye baktığımızda ergenler dediğimiz 15-19 yaş grubu ile 20-24 yaş grubu çok önemli bu anlamda. Bu grubun hem uyuşturucu hem cinsel olarak tam eğitilmemiş olması dikkat çekiyor. Sağlıklı üreme, sağlıklı cinsel yaşantı hakkında bilgilendirilmeleri gerekiyor. Bizim ülkemizdeki en eksik noktalardan biri maaleef bu” dedi.

2030’DA YILDA 100 BİN VAKA GÖRÜLEBİLİR!
TÜRK Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği HIV Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Asuman İnan ise şunları söyledi: “Rakamlardan da anlaşıldığı üzere bir HIV pandemisi ile karşı karşıyayız. 80 milyon kişi enfekte olmuş. Halen de dünyada her yıl 1.5 milyon kişi yeniden enfekte oluyor. 630 bin kişi tüm çabalara rağmen ölüyorsa ‘Sessiz pandemi’ olarak adlandırılıyor ama bence bir ‘Sesli pandemi’nin içerisindeyiz. Türkiye’deki en önemli sorunumuz tedaviye ulaşım değil. Tedavi herkese devlet tarafından veriliyor. Türkiye’de sorunumuz yüzde 50’ye tanı konulmamış olması. 2030’lu yıllarda yılda 100 bin vaka görülebilir.”

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/hiv-pandemisi-dakikada-1-kisi-hivden-oluyor/feed/ 0
Orta Asya-Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi Dışişleri Bakanları İkinci Toplantısı Taşkent’te Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/orta-asya-korfez-arap-ulkeleri-isbirligi-konseyi-disisleri-bakanlari-ikinci-toplantisi-taskentte-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/orta-asya-korfez-arap-ulkeleri-isbirligi-konseyi-disisleri-bakanlari-ikinci-toplantisi-taskentte-duzenlendi/#respond Mon, 15 Apr 2024 23:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27525 Orta Asya-Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi Dışişleri Bakanları İkinci Toplantısı Taşkent’te düzenlendi.

Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyar Saidov’un ev sahipliğinde yapılan toplantıya, Orta Asya ülkelerinden Türkmenistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Reşid Meredov, Tacikistan Dışişleri Bakanı Sirojiddin Muhriddin, Kırgızistan Dışişleri Bakanı Ceenbek Kulubayev, Kazakistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Alibek Bakaev; Körfez Arap ülkelerinden Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Birleşik Arap Emirlikleri Enerji ve Altyapı Bakanı Suhail Al Mazrouie, Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif bin Raşid el-Zayani, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Umman Dışişleri Bakanı Bedir bin Hamed el-Busaidi, Kuveyt Dışişleri Bakanı Abdullah Ali Abdullah el-Yahya ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi ile onur konuğu olarak davet edilen Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov katıldı.

Toplantının basına açık kısmında konuşan Saidov, toplantının Özbekistan’da yapılmasının kendileri için büyük bir onur olduğunu belirterek, “Bu toplantı, stratejik açıdan önemli iki bölge olan Orta Asya ile Körfez ülkeleri arasındaki ortaklığı daha da güçlendirmeye yönelik dayanışma ve kararlılığımızın açık bir teyididir.” dedi.

Saidov, toplantının 2023’te Cidde’de düzenlenen Orta Asya-Körfez Ülkeleri İşbirliği Konseyi liderler zirvesinde varılan anlaşmaları hayata geçirmek ve tarafları ilgilendiren konularda görüş alışverişinde bulunmak için iyi bir fırsat olduğunu kaydetti.

Toplantıya Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov’un onur konuğu olarak davet edildiğini söyleyen Saidov, Azerbaycan’ın toplantıya katılmasının bu ülkenin dünyadaki konumunu daha da güçlendirmeye ve taraflar arasındaki işbirliğini daha da genişletmeye hizmet edeceğine inandığını vurguladı.

“Orta Asya-Körfez Arap Ülkeleri Konseyi” Liderler Zirvesi 2025’te Semerkant’ta yapılacak

Toplantının ardından Özbekistan Dışişleri Bakan 1. Yardımcısı Bahrom Aloyev ve KİK Genel Sekreteri Budeyvi, toplantı sonuçlarına ilişkin brifing düzenledi.

Aloyev, burada yaptığı konuşmada, toplantının açık, yapıcı ve dostane bir ortamda gerçekleştiğini söyledi.

Toplantıda Orta Asya ve Körfez Arap devletleri arasındaki siyasi, güvenlik, ticari-ekonomik, yatırım, ulaştırma-lojistik, çevre koruma, yeşil enerji, kültürel-insani ve diğer alanlarda kapsamlı işbirliğinin güçlendirilmesiyle ilgili konuların detaylı olarak ele alındığını aktaran Aloyev, toplantıda ayrıca Orta Asya ve Körfez Arap ülkeleri liderlerinin Temmuz 2023’te Cidde’de gerçekleştirilen ilk zirvesinde varılan anlaşmaların hayata geçirilmesiyle ilgili konuların da gözden geçirildiğini anlattı.

Aloyev, toplantıda Afganistan meselesi, Orta Doğu’daki durum, Filistin-İsrail çatışması ve diğer önemli konuların ele alındığını, tarafların ayrıca ortak değerlere ve karşılıklı menfaatlere dayalı işbirliğini güçlendirme konusunda kararlı ve birlik içinde olduklarını teyit ettiklerini belirtti.

Orta Asya-Körfez Arap Ülkeleri Konseyi 2. Liderler Zirvesi’nin 2025’te Semerkant’ta yapılmasının planlandığını ve dışişleri bakanları toplantısının söz konusu zirveye hazırlık için bir altyapı oluşturacağını anlatan Aloyev, toplantıda ayrıca dışişleri bakanlarının 3. toplantısının 2026’da Kuveyt’te yapılmasının kararlaştırıldığı bilgisini verdi.

“Ana hedefimiz Orta Asya’daki dostlarımızla ilişkilerimizi geliştirmek”

Budeyvi de dünyada yaşanmakta olan olayların iki bölge ülkeleri için de tehlike yarattığını, Körfez Arap ülkelerinin Orta Asya ile hukuk normlarına dayalı stratejik ilişkiler kurmaktan yana olduğunu vurguladı.

Bölge ülkeleri ile enerji, ekonomi, dijital ekonomi, sağlık, ticaret, eğitim ve kültürel alanlarda işbirliğini geliştirmek için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydeden Budeyvi, “Ana hedefimiz Orta Asya’daki dostlarımız ile ilişkilerimizi geliştirmek. Kullanılmayan çok fazla işbirliği imkanları mevcut. Liderler düzeyinde bir, dışişleri bakanları düzeyinde ise iki defa yapılan toplantılar, iki bölge ülkelerinin işbirliğini artırma konusunda istekli olduklarını gösteriyor.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/orta-asya-korfez-arap-ulkeleri-isbirligi-konseyi-disisleri-bakanlari-ikinci-toplantisi-taskentte-duzenlendi/feed/ 0
Avrupa Birliği Küresel Geçit Projesi: Türkiye ve Türk Dünyası İçin Önemli Bir Fırsat https://www.haber60.com.tr/avrupa-birligi-kuresel-gecit-projesi-turkiye-ve-turk-dunyasi-icin-onemli-bir-firsat/ https://www.haber60.com.tr/avrupa-birligi-kuresel-gecit-projesi-turkiye-ve-turk-dunyasi-icin-onemli-bir-firsat/#respond Tue, 20 Feb 2024 08:48:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10043 Marmara Üniversitesinden emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Tomar, Avrupa Birliği Küresel Geçit (EU Global Gateway) projesini ve bu projenin, Türkiye ve Türk dünyası için önemini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Avrupa Birliği’nden (AB) son dönemde gelen açıklamalar, Orta Asya ülkeleri ile Avrupa arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi için önemli yatırımların yapılacağının işaretini veriyor. Orta Asya ülkeleri Rusya, Çin ve İran gibi genelde Batılı ülkelerin sorunlu olduğu bölgenin kavşağında. Bölge, doğu-batı ticaretinin, tarihten bu yana önemli bir geçidi olarak enerji ve stratejik ham madde kaynaklarıyla büyük bir ekonomik potansiyel taşıyor. Halihazırda AB ülkelerinin Orta Asya ülkelerindeki doğrudan yatırımları yüzde 42 civarında ve AB, bölgenin 2’nci büyük ticaret ortağı. AB’nin dışında Rusya, Çin ve Türkiye, Orta Asya’nın önemli ticaret ortağı ve yatırımcılarından. Ancak Ukrayna-Rusya savaşı Orta Asya ülkelerini Türkiye ve Avrupa’ya daha da yakınlaştırıyor. Komşuları Çin’in dev nüfusu, iş gücü ile ekonomik hegemonyası da bir denge politikasını zaruri kılıyor. Türkiye, tarihi ve kültürel bağları bulunan Türk Cumhuriyetleri ile Türk Devletleri Teşkilatı vasıtasıyla ilişkilerini geliştirirken, Avrupa da Çin’in bölge ülkelerini de kapsayan “Kuşak ve Yol” projesine Avrupa Birliği Küresel Geçit projesiyle karşılık veriyor. Bu arada bir not olarak Türk Devletleri Teşkilatı ile Türkiye’nin de Doğu-Batı Hazar Geçişli Orta Koridor projesinin Zengezur’la birlikte daha da kısalacağını hatırlatalım. Zaten Bakü-Tiflis- Kars demir yolunun 2017’de açılmasıyla Orta Asya ile Avrupa arasında kesintisiz bir hat (Demir İpek Yolu) kuruldu. Kovid-19 salgınının küresel tedarik zincirine vurduğu darbeye Ukrayna-Rusya savaşı ile Orta Doğu’daki jeopolitik riskler ve çatışmalar eklendiğinde hem karada hem de denizde koridor savaşları gündeme geldi.

Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi

Tanıtımı 2021 yılının Aralık ayında Kovid-19 salgınının hemen ardından yapılan Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi, AB ile işbirliği yapan üçüncü ülkelerin çıkarları ve küresel ekonominin ayağa kaldırılması doğrultusunda, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesinden çevrenin korunmasına kadar pek çok alanda küresel sorunların çözümüne katkıda bulunmayı amaçlıyor. Bu bağlamda enerji, lojistik, teknoloji, dijital altyapı, AR-GE, eğitim ve sağlık gibi alanlarda hem kamu hem de özel altyapı yatırımlarını desteklemek amacıyla 300 milyar avro bütçe ayrılmış durumda ve projelerin 2027 yılının sonuna kadar bitirilmesi amaçlanıyor. Ocak ayı sonunda Brüksel’de düzenlenen Orta Asya’dan Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Tacikistan ile AB yetkililerinin katıldığı AB-Orta Asya Küresel Geçit Yatırım Forumu’nun açılışında AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Valdis Dombrovskis ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, bu koridora büyük bir önem atfettiklerini açıkladı. Her iki yetkili, artan jeopolitik gerilimler ve küresel parçalanmışlıkla mücadele açısından Orta Asya’nın kendileri için hayati önemi haiz olduğunu ve bu ilişkileri somut bir biçimde geliştirmek amacıyla Orta Asya ile Avrupa bağlantısını azami 15 gün içinde katedecek rekabetçi, sürdürülebilir, akıllı ve hızlı bir koridor oluşturmaya matuf 10 milyar avroluk bir yatırım paketi hazırladıklarını açıkladı. Satır arasında Rusya’ya uygulanan yaptırımların etkili olması için de Orta Asya ile işbirliği yapmak istediklerini ifade etmeleri ABD’nin de bu projenin arkasında olduğu izlenimini veriyor. Zira ABD’nin Orta Asya ile ilişkileri Rusya ve Çin karşısında hala çok zayıf.

Projenin Türkiye ve Türk dünyası için önemi

Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi otoyol, demir yolu, liman, havalimanı, lojistik ve sınır geçiş noktaları için hem altyapı hem de dijital teknoloji açısından önemli yatırımlar içeriyor. Proje, doğu-batı yönünde tedarik zincirini kesintisiz ve hızlı bir biçimde temin ederek diğer projelerle birlikte AB’nin küresel ulaşım üssü rolünü güçlendirmeyi amaçlıyor. Çin’in “Kuşak ve Yol” projesiyle benzeşen “Küresel Geçit Projesi”, AB’yi daha etkili bir jeopolitik oyuncu haline getirebileceği gibi ABD’nin de endişe duyduğu “Kuşak ve Yol” projesine iyi bir alternatif olabilir. Böylece Orta Asya üzerindeki etkinliğini artırmak isteyen Avrupa, bir taşla birkaç kuş vurmayı planlıyor. Avrupa Birliği Küresel Geçit projesi, Türk Devletleri Teşkilatının “Doğu-Batı Hazar Geçişli Orta Koridor” projesiyle bire bir örtüşüyor. Türkiye’nin son yıllarda AB ile siyasi ilişkileri limoni olsa da ticari ilişkileri oldukça yüksek düzeyde. Bu nedenle kazan-kazan olarak değerlendirilebilecek bu proje ile Türkiye’ye iyi şartlarda dış finansman ve yatırım imkanları sağlayabilir. Zengezur Koridoru’nun açılmasıyla Orta Asya-Türk dünyası ile kesintisiz kara bağlantısını kuracak olan Türkiye ve Türk dünyası bu projeden istifade edebilir. Zaten halihazırda kesintisiz bir demir yolu hattı (Demir İpek Yolu) Avrupa’nın doğu-batı hattında azami 15 günlük taşıma süresini karşılıyor. Coğrafi konumu ve kültürü ile Asya-Avrupa arasında doğal bir köprü olan Türkiye, kuzey ve güney koridorlarına göre oldukça istikrarlı ve kısa olan Orta Koridor ile Türk dünyası ve Avrupa arasında bir ticaret köprüsü olabilir. Rusya’ya yaptırımlar uygulandığı bir dönemde Orta Asya devletleri istikrarlı bir hat olan Hazar Denizi, Azerbaycan ve Türkiye yoluyla rahatlıkla Avrupa’ya açılabilir. Dünya ekonomisinin Asya eksenine kaydığı ve lojistik maliyetlerinin çok arttığı bir dönemde bu proje hem Türkiye hem de Türk dünyasına avantajlı bir alternatif sunabilir. Zaten Türkiye doğu-batı yönünde petrol ve doğal gaz hatları için önemli bir üs konumuna geldi. Bu yeni hatların bir artısı da AB-Türkiye ilişkilerinin gelişmesine sunacağı katkı. Bakalım yeni İpek ve Baharat yolları hangi koridordan geçecek, bekleyip göreceğiz.

[Prof. Dr. Cengiz Tomar, Marmara Üniversitesinden emekli öğretim üyesidir.]

Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

]]>
https://www.haber60.com.tr/avrupa-birligi-kuresel-gecit-projesi-turkiye-ve-turk-dunyasi-icin-onemli-bir-firsat/feed/ 0