Örnek – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sat, 20 Apr 2024 08:42:29 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Milletvekili Hasan Öztürkmen, Adalet Bakanlığı sınavında yaşanan mülakat skandalını belgeleriyle ortaya koydu https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-hasan-ozturkmen-adalet-bakanligi-sinavinda-yasanan-mulakat-skandalini-belgeleriyle-ortaya-koydu/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-hasan-ozturkmen-adalet-bakanligi-sinavinda-yasanan-mulakat-skandalini-belgeleriyle-ortaya-koydu/#respond Sat, 20 Apr 2024 08:42:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28430 MERVE GÜVEN

(ANKARA) CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, Adalet Bakanlığı Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı’nda yaşanan “mülakat skandalını” belgeleriyle ortaya koydu. Öztürkmen’in ANKA Haber Ajansı ile paylaştığı belgelere göre, 19 Ağustos 2023’te yapılan sınavda 91, 90, 88, 86 gibi puanlar almasına karşın adayların girdiği sözlü mülakatta başarısız olduğu görülüyor. Bu duruma tepki gösteren Öztürkmen, bunun gibi birçok örnek olduğunu ifade ederek, “Gece gündüz ders çalışmışlar, siz bunları bizden değildir diye eliyorsunuz. Siz Ahmed Arif’in şiirinde belirttiği gibi ‘Engerekler ve çiyanlarsınız. İnsanların aşına, ekmeğine, geleceğine göz koyanlarsınız. Yatacak yeriniz yok” dedi.

CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, Adalet Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı’nda yaşanan “mülakat skandalının” belgelerini ANKA Haber Ajansı’na paylaştı.

Öztürkmen’in paylaştığı belgelere göre; örneğin idari işler müdürlüğü poziyonu için yazılı sınavdan 91 puan alan kişilerin mülakatta “başarısız” olduğu görüldü. Yine belgelere göre, ilinde 1’inci olan adayın dahi mülakatta verilen düşük puanla “başarısız” sayıldığı, başka bir ilde yazılı sınavda ilk 3 sırada olan adaylardan hiçbirinin de mülakatta kazanamadığı ortaya çıktı.

“Mülakat skandalını” ortaya çıkaran ve belgelerini ANKA Haber Ajansı’na paylaşan Öztürkmen, “Adalet ve Kalkınma Partisi daha doğrusu ‘Aldatma ve Kandırma Partisi’ hala halkı aldatmaya ve kandırmaya devam ediyor” diyerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Mayıs seçim süreci öncesi ” Kamuda mülakatı kaldıracağız” sözlerini anımsattı.

Öztürkmen, 19 Ağustos 2023’ye yapılan Adalet Bakanlığı Görevde Yükselme Yazılı Sınav Sonuç Belgeleri’nden bazı örnekler vererek durumun boyutunu gözler önüne serdi. Öztürkmen, yazılı sınavda 91 alan idari işler müdürünün mülakatta elenmesini örnek göstererek “Yazılı sınavda başarılı olarak kazanmış olmasına rağmen ‘bizden misin’i denedikleri adam kayırmaca mülakat sınavında atanmaya hak kazanamadınız diye elenmiş” dedi.

Öztürmen yine aynı sınavda 90 alarak başarılı olan Yazı İşleri Müdürü’nün “atanmaya hak kazanamadınız” diyerek mülakatta elendiğini aktardı. Konuya dair sayısız örnek olduğunu söyleyen Öztürkmen, yazılı sınav sonuçları 88, 86, 85 puan alıp başarılı olan ama buna karşın mülakatta elenen adaylardan örnekler vererek “Bundan Türkiye’nin her ilinde var. Gaziantep’te 92 almasına rağmen atanamayıp 76 alanın atandığına dair de örnek var elimizde” diye konuştu.

“ENGEREKLER VE ÇİYANLARSINIZ…”

Sınavda başarılı olan vatandaşların kendisine anlattıklarını aktaran Öztürkmen, şöyle konuştu:

“Diyor ki; ben yıllardır filan adliyede zabit katibi olarak çalışıyorum. Yazılı sınavdan 90 almama rağmen ne yazık ki mülakatta elendim. Benim yerime 76 alan atandı. Bir başkası il birincisi olmuş ama diyor ki; ben 85 puanla il birincisi olmama rağmen benim yerime 76 puanla son sıradaki kişi atanmış. Yazık, günah değil mi? Vicdanınız sızlamıyor mu? Bunlar kendilerince ailelerinin geleceğine umut bağlamışlar, gece gündüz ders çalışmışlar, siz bunları bizden değildir diye eliyorsunuz. Siz Ahmed Arif’in şiirinde belirttiği gibi engerekler ve çiyanlarsınız. İnsanların aşına, ekmeğine, geleceğine göz koyanlarsınız. Yatacak yeriniz yok.” .

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-hasan-ozturkmen-adalet-bakanligi-sinavinda-yasanan-mulakat-skandalini-belgeleriyle-ortaya-koydu/feed/ 0
Sahte Mükemmel Kendilik Algısı Çocukları Kırılgan Hale Getiriyor https://www.haber60.com.tr/sahte-mukemmel-kendilik-algisi-cocuklari-kirilgan-hale-getiriyor/ https://www.haber60.com.tr/sahte-mukemmel-kendilik-algisi-cocuklari-kirilgan-hale-getiriyor/#respond Thu, 28 Mar 2024 08:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24413 Yeditepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Billur Örnek, sahte bir “mükemmel kendilik algısı”nın çocuğu, genci güçlü kılmaktan çok psikolojik bozukluklara açık ve kırılgan hale getirdiğini bildirdi.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre “Kendilik Algısı”, kişinin kendisini nasıl gördüğünü, algıladığını veya tanımladığını anlatan bir olgu olarak psikoloji literatüründe yerini aldı.

Tamamen sübjektif olan bu durum, kişinin doğası ve özelliklerinin yanı sıra deneyimleri, akranlar ve yetişkinlerle olan etkileşimleri, çevresindekilerin kişiye karşı olan davranışları ve ifadeleriyle şekilleniyor.

Dolayısıyla bir kişinin kendisiyle ilgili algısı, çevresinde onu gözlemleyen diğer kişilerin algısından çok farklı bir noktada olabiliyor. Uzmanlar ise ebeveynlerin çocuklarında olumlu kendilik algısı oluşturmaya çalışırken psikolojilerini bozabilecekleri uyarısında bulunuyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Örnek, kendilik algısına ilişkin bilgi verdi.

Örnek, kendilik algısının, kişinin diğerleriyle olan etkileşiminde, kendisi ile olan ilişkisinde, yaşamda seçtiği yollar ve verdiği kararlarda büyük ölçüde etkili olduğunu vurgulayarak, “Kendisini sosyal olarak sevilir ve kabul edilir gören kişi daha rahat ve doğal iletişim kurar. Aksine kabul edileceğinden emin olmayan bir kişi ise etkileşimden kaçınır ve sonuçta sosyal becerileri yeterince gelişmeyebilir” ifadelerini kullandı.

Örnek, kişinin kendisini nasıl algıladığının, yetişme koşullarında ebeveynlerinin, önemli diğer yetişkinlerin ve akranların tepkileriyle çok bağlantılı olduğuna dikkati çekerek, üst düzeyde başarılı bir kariyeri olan kişilerde, çocuklukta ebeveynlerin mükemmeliyetçiliği ile karşılaştığı için kendisini hiçbir zaman yeterli ve başarılı hissedemediğini gözlemleyebildiklerini belirtti.

Bu durumun ebeveynlerin tepkileri nedeniyle kendilik algısı grafiğinin olumsuza doğru düşüşe geçmesi olarak düşünülebileceğini ifade eden Örnek, “Kişi kendisini ortaya koyduğundan daha yetersiz, düşük standartlarda algılamaktadır. Terapide kişinin kendisini başkasının gözünden görerek edindiği algısını, ortaya koyduğu gerçeklere tekrar bakarak değiştirmesine odaklanırız.” bilgisini verdi.

Örnek, zaman zaman bu durumun aksinin olduğunu aktararak, şunları kaydetti:

“Örneğin kişi, kendisini başkalarının tabi olduğu kuralların üstünde, şişmiş bir kendilik algısıyla tanımlıyor olabilir. Bu bazen çocukluğundan itibaren kişiye ayrıcalıklı davranılması nedeniyle, bazen de tam tersine yetersiz olduğu çok fazla ifade edilmiş kişilerin kendini koruma kalkanı olarak görülebiliyor. Her iki durumda da terapide kendilik algısını gerçekliğe yakın noktaya çekmeyi amaçlıyoruz. Yani şişmiş kendiliği de sönmüş kendiliği de olabildiğince objektif bir yere getirerek kişinin kendisini buradan görebilmesini amaçlıyoruz.”

Gerçeklikten uzaklaşacak kadar olumlu kendilik algısına dikkat

Son yıllarda ebeveynlerin çocuklarda/gençlerde “olumlu kendilik algısı” oluşturma çabasının yoğun olduğunu gözlemlediklerinin altını çizen Örnek, olumlu kendilik algısının istenen bir durum olduğunu vurguladı.

Örnek, gerçeklikten uzaklaşacak kadar olumlu kendilik algısının ise çocuğun eninde sonunda hayal kırıklığı yaşaması ve kendine yabancılaşması ile sonuçlanacağını aktardı.

Olumlu kendilik algısı oluşturmaktansa gerçekçi bir kendilik algısı oluşturması yönünde gençlere/ çocuklara rehberlik etmenin çok daha sağlıklı olduğuna inandığına dikkati çeken Örnek, “Bu şekilde çocuk/genç gerçekten güçlü olan yönlerini parlatırken çok da güçlü olmayan yönlerini geliştirme yoluna gidecektir. Sahte bir ‘mükemmel kendilik algısı’ çocuğu/genci güçlü kılmaktan çok psikolojik bozukluklara açık ve kırılgan hale getirir.” bilgisini verdi.

Örnek, sağlıklı bir kendilik algısı için neler yapılabileceğine ilişkin şunları kaydetti:

“Çocukluktan itibaren yetişkinlerin hem çocukla olan kendi iletişimlerine dikkat etmesi hem de önemli diğerlerinin çocukla nasıl iletişim kurduğunu takip etmesi gerekir. İnsan önce başkalarının gözlerinde görerek tanır kendini. Bu nedenle yetişme aşamalarında nasıl davranıldığının çok büyük önemi var. Ne sahte bir mükemmellik ile ne de mevcut güçlü yönlerini görmezden gelerek, çocuğun/gencin açıkça güçlü taraflarını da geliştirilmesi gereken taraflarını da konuşarak ilerlemekten bahsediyorum. Bir gencin iletişim becerileri çok güçlü fakat sabır göstermekte zorluk yaşıyor olabilir, bir diğeri de çok sabırlı fakat sınır çizip haklarını korumakta güçlük çekiyor olabilir. Her ikisinin hem güçlü yanları hem geliştirilmeye açık yanları var. Kendisini bu gerçekçilik ile tanımasına izin verilen kişinin sağlıklı bir yetişkin olması, kendisinin farkında ve kendisiyle barışık olması çok daha kolaydır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sahte-mukemmel-kendilik-algisi-cocuklari-kirilgan-hale-getiriyor/feed/ 0
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi, İliç’teki Altın Madeni Ocağının Çevresel Etkilerini Araştırıyor https://www.haber60.com.tr/erzincan-binali-yildirim-universitesi-ilicteki-altin-madeni-ocaginin-cevresel-etkilerini-arastiriyor/ https://www.haber60.com.tr/erzincan-binali-yildirim-universitesi-ilicteki-altin-madeni-ocaginin-cevresel-etkilerini-arastiriyor/#respond Wed, 06 Mar 2024 03:27:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15963 Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinden (EBYÜ) alanında uzman akademisyenler, Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeni ocağında 13 Şubat’ta meydana gelen toprak kaymasının çevresel etkilerini araştırmaya devam ediyor.

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çağrı Çırak, maden ocağı sahasında gazetecilere yaptığı açıklamada, üniversitenin öğretim üyeleri olarak, maden sahasında meydana gelen toprak kaymasının çevresel etkileri ile alakalı değerlendirme ve raporlaştırma yapmak için bölgede bulunduklarını söyledi.

Bütün maden sahasını gezdiklerini anlatan Çırak, şunları kaydetti:

“Bu zamana kadar Devlet Su İşleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İl Afet Acil Durum Müdürlüğü ekiplerinin yaptıkları çalışmaları yerinde gördük. Ekiplerin yanı sıra maden sahasında yapılan tüm kimyasal analizleri ve burada elde edilen tüm ölçümleri de değerlendirdik. Bununla alakalı bazı değerlendirmeleri hocalarımla birlikte sizinle paylaşmak istedik. Biz hislerimizle değil, ölçtüklerimizle açıkça konuşabiliriz. Şu an elimizdeki deneysel veriler, örnek alınan noktaların hiçbirinde siyanüre rastlanmadığını gösteriyor. Bunun dışında bir şey varmış gibi düşünmemiz anlamsız. Bilimsel ölçümler, barajda herhangi bir siyanür miktarını ölçemedi. Diğer kısımlarda da olması gerektiği miktarın çok çok altında veriler var.”

“Tüm analizler sürekli olarak takip ediliyor”

EBYÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Hidroloji Uzmanı Doç. Dr. Yıldırım Dalkılıç ise sahadan alınan numunelerle tüm analizlerin yapıldığını ifade etti.

Bölgede iki gözlem kuyusunun açıldığını belirten Dalkılıç, “Burada su ve toprak kalitesi ölçümleri yapılıyor. ‘Olası bir risk var mıdır, birtakım değerlerde ani yükselişler söz konusu mudur, bunlar risk oluşturmakta mıdır?’ bunlarla ilgili tüm analizler sürekli olarak takip ediliyor.” dedi.

Sabırlı Deresi’nin suyunun liç alanına temas etmemesi için gerekli tüm önlemlerin alındığını vurgulayan Dalkılıç, “Heyelan önüne kaya dolgu seddi yapılmış. Bu set heyelanın dereye doğru ilerlememesi için alınan tedbirlerden bir tanesi. Asıl planlanan ise liç bölgesinden hemen önce suyu çevirerek, derenin akış yönünü değiştirerek, heyelan bölgesiyle temas etmeden direkt olarak Karasu’ya ulaşmasını sağlamak. Planlaması DSİ tarafından yapılmış, şu an çalışmalar devam ediyor.” diye konuştu.

EBYÜ Temel Bilimler Araştırma Uygulama Merkezi Müdürü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kemal Volkan Özdokur da üniversitelerden heyetlerin belirlediği, öngördüğü bölgeler dahilinde 17 noktadan yer altı ve yer üstü sularından numuneler toplandığını aktardı.

“Yer altı ve yer üstü toprak örnekleri de inceleniyor”

Ayrıca hali hazırda madenin kullandığı havadaki hidrojen siyanür miktarını ölçen sistemlerden de veri akışının sürekli takip edildiğini söyleyen Özdokur, “Yer altı ve yer üstü toprak örneklerinden yapılan hidrojen siyanür, siyanür analizi, toplam siyanür, serbest siyanür, her biri hem burada yapılmakta hem de bakanlığımızın referans laboratuvarında bu analiz sonucu doğrulanmakta. Ayrıca özel iki laboratuvar tarafından da test edilerek kayda alınmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Özdokur, baraj suyuna siyanür karışıp karışmadığıyla ilgili bir soruya şu yanıtı verdi:

“Biz bilim insanları verilerle konuşmakla mükellefiz. Elimizde o bölgelerden alınmış su örnekleri var. Bu örneklerin siyanür sonuçları belli. Barajda siyanür, cihazın ölçebileceği düzeyde bile değil. Şu anki standart ölçüm metodumuzla barajdaki seviyeyi ölçemiyoruz bile. 14 Şubat’tan bugüne kadar Avrupa Çevre Koruma Ajansının belirlediği maksimum limite yaklaşan sızıntı, kirlilik tespit etmemiş bulunuyoruz. Elde ettiğimiz sonuçlar herhangi bir sızıntının varlığını bize göstermemektedir. Bağıştaş Barajı’ndaki örnekleme kuyularından alınan örnekler de siyanür cihazının ölçebileceği seviyenin altında görülmektedir. Herhangi bir siyanür kalıntısı ölçülmemiştir. Şu ana kadar elde ettiğimiz veriler bölgede siyanürle ilgili kalıntının olmadığını göstermektedir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzincan-binali-yildirim-universitesi-ilicteki-altin-madeni-ocaginin-cevresel-etkilerini-arastiriyor/feed/ 0