DENİZLİ’nin Güney ilçesinde sepetli motosikletin dere yatağına düştüğü kazada eşi Oktay Burkay’ı (39) kaybeden, kendisi de yaralanıp hastaneye kaldırılan Emine Burkay’ın (37) beyin ölümü gerçekleşti. Kendisi de böbrek hastası olan ve organ nakli bekleyen Emine Burkay’ın vasiyeti üzerine karaciğeri İzmir’de bir hastaya nakledildi.
Kaza, 13 Temmuz’da Yeni Mahalle’de meydana geldi. Denizli’den Güney yönüne giderken Oktay Burkay’ın kontrolünü yitirdiği plakasız sepetli motosiklet, 3 metre yükseklikteki dere yatağına uçtu. Kazada, Güney Belediyesi’nde işçi olarak çalışan Oktay Burkay hayatını kaybetti, yaralanan eşi Emine Burkay ise Denizli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Yoğun bakım servisinde tedavi gören Emine Burkay’ın beyin ölümü gerçekleşti. Vasiyeti üzerine ailesi Burkay’ın organlarını bağışladı. İzmir’den gelen ekip tarafından Burkay’dan alınan karaciğer İzmir’de bir hastaya nakledildi.
İKİSİ DE BÖBREK NAKLİYLE HAYATA TUTUNMUŞ
Emine Burkay’ın böbrek hastası olduğu, 2009 yılında babasından alınıp, kendisine nakledilen böbrekle sağlığına kavuştuğu ancak 6 ay önce tekrar eden hastalığı nedeniyle yeniden diyaliz tedavisi görmeye başladığı bildirildi. Eşi Oktay Burkay’ın da böbrek hastası olduğu ve 13 yıl önce babası Hasan Burkay’ın böbreği bağışlaması ile tekrar yaşama tutunduğu belirtildi.
‘AİLESİ VASİYETİ YERİNE GETİRİP BİR HASTAYA UMUT OLDU’
Denizli İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Berna Öztürk, Emine Burkay’ın ailesine baş sağlığı dileyerek organ bağışında bulundukları için teşekkür etti. Uzm. Dr. Öztürk, “5 yıldan fazla diyalize girmiş ve 2009 yılında babasının böbreği ile sağlığına kavuşmuş olan Emine Burkay’ın hikayesi, organ bağışının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Burkay’ın böbreği ret verince ne yazık ki 6 aydır yine diyaliz süreci başlamış olup kendisi de organ nakli beklerken üzücü bir kaza sonucu hayatını kaybetmiştir. Organ nakli bekleyen hasta olarak yaşamında bu zorlu süreçleri çokça yaşamış olan Burkay, sağlığında organ bağışçısı olmuş ve ailesine de bu konuda vasiyet etmiştir. Emine Burkay’ın ailesi acılarını bir kenara bırakarak, vasiyeti yerine getirdiler, organ bağışında bulundular ve bir hastaya umut oldular. Onlara bu konuda duyarlılıklarından dolayı teşekkürlerimi iletiyor ve baş sağlığı diliyorum” dedi.
‘ORGAN BEKLEDİKLERİ İÇİN BAĞIŞ KONUSUNDA FARKINDALIĞI YÜKSEK BİR AİLE’
Uzm. Dr. Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Emine Burkay’ın aynı kazada vefat eden eşi de diyaliz hastası olup, böbrek nakliyle sağlığına kavuşmuş. Diliyoruz ki kimse sağlığını kaybetmesin, organ bağışı beklemek zorunda kalmasın ama Türkiye’de ne yazık ki yaklaşık 33 bin hasta organ beklemektedir. Burkay ailesi, kendileri de uzun yıllar diyaliz süreci ve organ nakli bekledikleri için organ bağışı konusunda farkındalığı yüksek bir aileydi. Organ bağışının önemini; müdürlük olarak yürüttüğümüz ‘Her Bağış Yeni Bir Hayat Projesi’ kapsamında sağlık ekiplerimizin gayreti ile her alanda anlatmaya çalışıyoruz. Elbette, bu süreci yaşayanlar bu konuda çok daha duyarlı olabiliyorlar. Ama bizim amacımız, organ bağışında farkındalık düzeyini arttırmak ve bağış sayılarını çoğaltabilmek. Çünkü her bağış, organ nakli bekleyen hastalar için bir umut olmakta ve sağlıklarına kavuşabilmelerini sağlamaktadır. Vatandaşlarımızı da bu konuda duyarlı olmaya ve organ bağışında bulunmaya davet ediyoruz.”
]]>Uzun yıllar kendisi de nakil bekleyen Emine Burkay’ın vasiyeti yerine getirildi
DENİZLİ – Eşinin hayatını kaybettiği motosiklet kazası sonucu hastanede sürdürdüğü yaşam mücadelesini kaybeden 39 yaşındaki Emine Burak’ın organları vasiyeti üzerine bağışlandı. Kendisi de organ bekleyen bir diyaliz hastası olan Burkay’ın karaciğeri, İzmir’de organ bekleyen bir hastaya umut oldu.
Emine Burkay, 5 yıl diyalize girmesinin ardından 2009 yılında babasının böbreğiyle sağlığına kavuşmuş, 6 ay önce de böbreğinde tekrar sorun yaşaması ile diyalize girmeye başlamıştı. 13 Temmuzda ise eşiyle birlikte geçirdiği trafik kazası sonrası Denizli Devlet Hastanesi’ne getirilen Emine Burkay, burada yapılan tahlil ve tetkiklerden sonra Erişkin Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedaviye alındı. Yoğun bakımdaki tüm müdahalelere rağmen Burkay’ın 4 gün sonra beyin ölümü gerçekleşti. Denizli Devlet Hastanesi Organ Nakli Birimi tarafından aile ile yapılan görüşmeler sonunda Emine Burkay’ın organları bağışlandı. İzmir’den gelen ekipler tarafından karaciğeri alınarak İzmir’de organ bekleyen bir hastaya gönderildi.
Uzun yıllar kendisi de nakil bekleyen Burkay’ın vasiyeti yerine getirildi
Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Emine Burkay’ın ailesine baş sağlığı dileyerek organ bağışında bulundukları için teşekkür etti. Öztürk; “5 yıldan fazla diyalize girmiş ve 2009 yılında babasının böbreği ile sağlığına kavuşmuş olan Emine Burkay’ın hikayesi organ bağışının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Burkay’ın böbreği red verince ne yazık ki 6 aydır yine diyaliz süreci başlamış olup kendisi de organ nakli beklerken üzücü bir kaza sonucu hayatını kaybetmiştir. Organ nakli bekleyen hasta olarak yaşamında bu zorlu süreçleri çokça yaşamış olan Burkay, sağlığında organ bağışçısı olmuş ve ailesine de bu konuda vasiyet etmiştir. Emine Burkay’ın ailesi acılarını bir kenara bırakarak, vasiyeti yerine getirdiler, organ bağışında bulundular ve 1 hastaya umut oldular. Onlara bu konuda duyarlılıklarından dolayı teşekkürlerimi iletiyor ve baş sağlığı diliyorum. Öğrendim ki Emine Burkay’ın aynı kazada vefat eden eşi de diyaliz hastası olup, böbrek nakliyle sağlığına kavuşmuş. Diliyoruz ki kimse sağlığını kaybetmesin, organ bağışı beklemek zorunda kalmasın ama Türkiye’de ne yazık ki yaklaşık 33 bin hasta organ beklemektedir. Burkay ailesi, kendileri de uzun yıllar diyaliz süreci ve organ nakli bekledikleri için organ bağışı konusunda farkındalığı yüksek bir aileydi. Organ bağışının önemini; Müdürlük olarak yürüttüğümüz ‘Her Bağış Yeni Bir Hayat Projesi’ kapsamında sağlık ekiplerimizin gayreti ile her alanda anlatmaya çalışıyoruz. Elbette, bu süreci yaşayanlar bu konuda çok daha duyarlı olabiliyorlar. Ama bizim amacımız, organ bağışında farkındalık düzeyini arttırmak ve bağış sayılarını çoğaltabilmek. Çünkü her bağış, organ nakli bekleyen hastalar için bir umut olmakta ve sağlıklarına kavuşabilmelerini sağlamaktadır. Vatandaşlarımızı da bu konuda duyarlı olmaya ve organ bağışında bulunmaya davet ediyoruz” diye konuştu.
]]>Hastanenin Nefroloji Kliniği Sorumlusu ve Transplantasyon Ünitesi Nefroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Deniz Aylı, gazetecilere yaptığı açıklamada, organ bağışının önemine dikkati çekti.
Türkiye’de şu anda 80 bin civarında hastanın böbrek yetmezliği nedeniyle hemodiyaliz tedavisiyle yaşamını sürdürdüğünü anlatan Aylı, bu hastaların sağlığına kavuşabilmesi için en ideal tedavinin böbrek nakli olduğunu vurguladı.
Aylı, “Ülkemizde kadavradan organ bağışının düşüklüğü nedeniyle şu anda 25 bin civarında böbrek yetmezliği bulunan hastamız, kadavradan nakil bekleme listesinde yer alıyor.” ifadesini kullandı.
Buna karşılık Türkiye’nin canlıdan böbrek nakillerinde dünyada ilk üçte yer aldığını aktaran Aylı, “Hastanemiz Transplantasyon Ünitesinde şu ana kadar 27 böbrek nakli gerçekleştirdik. Bu nakillerin 22’si canlıdan, 5’i kadavradan organ bağışıyla yapıldı. Nakillerin tamamı başarılı geçti, hastalarımızın böbrek fonksiyonları normal ve sağlıkla yaşamlarını sürdürüyorlar.” diye konuştu.
“Kadavradan organ bağışı sayılarının artırılması çok önemli”
Prof. Dr. Aylı, organ bağışı konusunda toplumsal farkındalığın artmasının önemine vurgu yaparak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kadavradan organ bağışı sayılarının artırılması çok önemli. Ülkemizde bu oran yüzde 20 düzeyinde. Dünyada organ nakillerinin yüzde 70’i kadavradan, yüzde 30’u canlıdan yapılıyor. Böbrek veya diğer organ nakillerini teşvik etmek amacıyla lütfen organ bağışında bulunalım.”
“Böbrek nakillerinde, verici ameliyatlarını kapalı yöntemle yapıyoruz”
Genel Cerrahi Kliniği Eğitim Görevlisi ve Transplantasyon Ünitesi cerrahlarından Doç. Dr. Birkan Birben de “Hastanemizdeki canlı vericili böbrek nakillerinde, verici ameliyatlarını kapalı yöntemle yapıyoruz. Hastalarımızın 12’sinin nakillerini bu yıl yaptık, çoğunu taburcu ettik. Herhangi bir sağlık problemleri bulunmuyor.” bilgisini paylaştı.
Birben, nakil olan hastaların diyabet, hipertansiyon gibi rahatsızlıkları nedeniyle böbrek yetmezliği yaşadığını, nakillerin farklı branşlardan uzmanların yer aldığı ciddi bir ekip çalışmasıyla gerçekleştirildiğini söyledi.
Beyin ölümü gerçekleşen hastalarda organ bağış oranı yüzde 16
Dünya genelinde yılda 80 bin-90 bin civarında böbrek nakli yapıldığına işaret eden Birben, şunları kaydetti:
“Ülkemizde Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2023’te ortalama 3 bin 500 civarında böbrek nakli yapıldı. 2024’ün şu ana kadar olan verilerine göre de yaklaşık 750 böbrek nakli gerçekleştirildi. Dünya genelinde böbrek nakillerinin büyük bölümü kadavradan oluyor. Ülkemizde 2023 verilerine göre, beyin ölümü gerçekleşen hasta gruplarının yüzde 16’sında organ bağışı söz konusu.”
“Şu an çok iyiyim, enerjim de yerine geldi”
Eşinden şubat ayında yapılan operasyonla böbrek nakledilen 49 yaşındaki Selma Laçin ise kendini çok iyi hissettiğini vurguladı.
Laçin, duygularını şu sözlerle dile getirdi:
“Eşim seve seve verdi bana böbreğini. Buradaki doktorlarıma çok teşekkür ederim, çok yardımcı oldular. Nakilden önce haftada üç gün diyalize gidiyordum, çok yorgun, bitkin bir şekilde eve dönüyordum. Özel gereksinimli bir çocuğum var, onunla ilgilenmekte de sorun yaşıyordum. Şu an çok iyiyim, enerjim de yerine geldi.”
]]>Hastane bünyesinde 2015’te faaliyete başlayan Organ Nakli Merkezi, 2023’te de nakil bekleyen hastalara umut oldu.
Merkezde görev yapan 2 koordinatör, hem beyin ölümü gerçekleşen kişilerin aileleriyle görüşüp bağışta bulunmalarını hem de merkeze bağlı illerdeki organların alımından hastaya ulaştırılma sürecinin koordinasyonunu sağlamaya çalışıyor.
Ailelerin en acılı anlarında onlara destek verirken bir yandan da organ bekleyenler için organ bağışı talebinde bulunan ekip, son bir yılda 10 hastanın ailesini bağışa ikna etti.
“Organ bağışı artarsa 2-3 kat hastaya şifa olabiliriz”
Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Arif Aslaner, AA muhabirine, merkez kurulduğu günden bu yana 42 karaciğer ve 107 böbrek nakli gerçekleştirdiklerini söyledi.
Geçen yıl ilk aylarda hızlı bir başlangıç olmasına karşın sonraki 5-6 ayda Akdeniz Bölgesi’nde organ bağışının neredeyse hiç olmadığını belirten Aslaner, 3-9 Kasım Organ Nakli Haftası’ndaki etkinliklerden sonra bir hareketlilik gördüklerini kaydetti.
Organ nakil koordinatörlerinin bağış konusunda fedakarca çalıştığını dile getiren Aslaner, “Hastaların bağışlanan kalp, akciğer, kornea, karaciğer ve böbrek gibi organlarından, karaciğer ve böbreği hastalarımız için kabul ediyoruz. Bağışçımızın kalp ve akciğeri gibi diğer organlarının çıkarımı ise diğer nakil merkezlerinden gelen ekiplerce gerçekleştiriliyor.” dedi.
Aslaner, organ bağışına dikkati çekmek için “Bir bağış, bir hayat” sloganını kullandıklarını, her bağışlanan organın, bir hastanın şifasına vesile olduğunu ifade etti.
Organ bekleyen yüzlerce hastaları olduğunu vurgulayan Aslaner, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Son dönemde karaciğer ve böbrek yetmezliğiyle gelen hastalarımız için organ bağışı çok elzem. Çünkü hastalarımız listede bağış beklerken kaybediliyor. Halbuki organ nakli sayılarımız artsa bu hastalarımız daha uzun süre yaşamlarına devam edecekler. Organ bağış sayıları ülkemizde oldukça düşük. Beyin ölümü gerçekleşen hastalarımızın yaklaşık yüzde 20’si organ bağışına dönüşebiliyor. Yüzde 20’yi yüzde 40’lara, yüzde 50’lere çıkartabilirsek 2-3 kat hastaya şifa olabiliriz. Bu konuda halkımızı biraz daha bilinçlendirmek faydalı olacaktır.”
“İnsanları duyarlı olmaya davet ediyoruz”
Organ Nakil Koordinatörü Recayi Madaslı ise 2023’te hastanelerinde beyin ölümü gerçekleşen 10 bağışçıdan alınan 10 karaciğer, kalp, akciğer, 16 kornea ve 20 böbreğin Türkiye genelindeki hastalara nakledildiğini söyledi.
Ailelerin en acılı zamanlarında onları organ bağışına ikna etmek gibi önemli bir görevi yürüttüklerini ifade eden Madaslı, “Beyin ölümü gerçekleşmiş kişiler solunum cihazına bağlı şekilde yoğun bakım ünitesinde yatıyor. Üzücü bir durumda yakınlarının organ bağışlaması, organ bekleyen insanlar için sevindirici bir haber oluyor. Organ bağışı konusunda insanları duyarlı olmaya davet ediyoruz.” diye konuştu.
Madaslı, geçmişte hastanelerinde nakil olan bir kişinin yaşadıklarını ise şöyle anlattı:
“Bir amcanın oğlu trafik kazası geçiriyor. Beyin ölümü gerçekleşiyor. Ama anne baba organ bağışı yapmıyor. Daha sonra amcanın kendisine organ ihtiyaç oluyor. Yoğun bakım uzmanları ‘Sabaha kadar organ bulunmazsa hastayı kaybedeceğiz’ demişti. Kadavradan yapılan organ bağışı ile nakil olarak sağlığına kavuştu. Hala hastanemize gelip giderler. ‘Keşke biz de oğlumuzun organlarını bağışlasaydık da başkalarına şifa olsaydı’ diyerek pişmanlık yaşıyorlar.”
]]>