Onur – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 12 Jul 2024 23:48:09 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 “FETÖ’nün püskürtülmesi Türk siyasal hayatı açısından baktığımızda bizim alnımıza şerefli bir ifade olarak yazılacak” https://www.haber60.com.tr/fetonun-puskurtulmesi-turk-siyasal-hayati-acisindan-baktigimizda-bizim-alnimiza-serefli-bir-ifade-olarak-yazilacak/ https://www.haber60.com.tr/fetonun-puskurtulmesi-turk-siyasal-hayati-acisindan-baktigimizda-bizim-alnimiza-serefli-bir-ifade-olarak-yazilacak/#respond Fri, 12 Jul 2024 23:48:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39018 Türkiye Maarif Vakfı genel merkezinde düzenlenen “Bir vatanseverlik destanı 15 Temmuz” paneline, Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Birol Akgün, AA Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Özkır, araştırmacı İhsan Aktaş, 15 Temmuz şehidi Onur Ayanoğlu’nun kardeşi, 15 Temmuz gazisi Oğuz Ayanoğlu ve şehidin babası İhsan Ayanoğlu katıldı.

Açılış konuşmasını yapan Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Prof. Dr. Akgün, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin 8. yılı dolayısıyla toplandıklarını belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla harekete geçen halkın gösterdiği direnişin o geceyi tarihe geçirdiğini söyledi.

FETÖ ile mücadelenin devam ettiğine vurgu yapan Akgün, “Türkiye Maarif Vakfı, FETÖ’nün yurt dışındaki okullarını milletimize kazandırmak için önemli çalışmalar yaptı. Ancak FETÖ’nün yeniden dirilme girişimleri hala gündemde. Bu nedenle bilinçli ve dikkatli olmalıyız. 15 Temmuz anma törenleri, bu bilinci diri tutmak ve geçmişi unutmamak için önemlidir. Geçmişten ders almazsak aynı hataları tekrar yaşarız. Bu millet gerektiğinde tekrar harekete geçecektir.” diye konuştu.

Panelde konuşan AA Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Özkır, şu anda Fetullahçı Terör Örgütü ile mücadelede en etkin kurumlardan birinin çatısı altında bulunmanın ayrıca önemli ve anlamlı olduğunu söyledi.

Darbe girişiminin üzerinden geçen 8 yıllık süreci soğukkanlı bir şekilde değerlendirmek gerektiğine dikkati çeken Özkır, “FETÖ’nün püskürtülmesi Türk siyasal hayatı açısından baktığımızda bizim alnımıza şerefli bir ifade olarak yazılacak. Darbeyi püskürtmek dünya demokrasi tarihinde nadir görülen bir başarıdır ve Türkiye’nin oluşturduğu bir modeldir. Yakın dönemde başka bir darbe girişiminde, Türkiye’nin modelinden ilham alınarak halk sokağa çağrıldı ve darbeye direnildi.” dedi.

“Bu, tüm riskleri göze alarak yapılan bir harekettir”

Özkır, darbenin püskürtülmesinin birinci sebebinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliği olduğunu vurgulayarak, “NBC televizyonu ve bazı yabancı yayın organları, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya’ya ya da Amerika’ya kaçtığına dair haberler yayınlamaya başlamıştı. Oysa Erdoğan, Marmaris’ten İstanbul’a gitme kararı aldı ve milleti meydanlara çağırdı. Bu, tüm riskleri göze alarak yapılan bir harekettir.” diye konuştu.

Darbe gecesi kendisinin de Saraçhane’ye gittiğini anlatan Özkır, “Orada cesur gençler vardı. Yaşlı bir teyze, ‘Adnan Menderes’i savunamamış bir kuşağız. Bu yüzden Tayyip Erdoğan’ı yedirmemek için buradayız.’ dedi.” ifadesini kullandı.

Bu durumun, milli iradenin korunması noktasında önemli bir gösterge olduğunun altını çizen Özkır, şöyle devam etti:

“Bu siyasi ve toplumsal yaklaşım, milli iradenin korunması açısından çok önemlidir. Türkiye üzerine yazılan ve on yıllardır dile getirilen, ‘Türkiye’de demokrasi bir hikayeden ibarettir. Seçimler yapılır ama millet siyasi iradesine sahip çıkmaz.’ gibi iddiaları yalanlamıştır. Gördük ki Türkiye’de siyasi irade, kendisine verilen yetkiye sahip çıkıyor ve cesurca davranıyor. Aynı şekilde, ona oy veren insanlar da sokaklara çıkıp kendi haklarını ve iradelerini savunuyorlar. Bu iki faktör, Türk siyasal hayatı açısından büyük bir değişimin ve dönüşümün mihenk taşıdır. Bundan sonraki süreçte de benzer girişimler olacaksa veya olduğunda, bu durumu hatırlayacaklarını düşünüyorum.”

Özkır, Türk siyasal hayatında darbe tehlikesinin geçtiğini düşünmediğini belirterek, “27 Mayıs darbesinin zehirlediği bir zihin dünyası var. Bu zihniyetin etkisi altında olan gruplar ve kişiler hala mevcut. Demokrasi ve milli iradeyi savunmak için adımlar atılıyor ancak bu virüsün varlığını unutmamak lazım.” dedi.

15 Temmuz’un püskürtülmesinde vatansever askerlerin ve yine vatansever polislerin rolünün de çok önemli olduğunu dile getiren Özkır, medyanın da siyasi iradeden yana tavır alıp demokrasiden yana duruş sergilemesinin darbenin püskürtülmesinde çok etkili olduğunu söyledi.

Özkır, “Bu, Türkiye’nin demokrasisi ve milli iradesi için önemli bir dönüm noktasıdır. Medyanın oynadığı rol, dijital içeriklerin toplumda bir duygu seli oluşturmasına da katkı sağladı.” diye konuştu.

Araştırmacı İhsan Aktaş da FETÖ’nün çıkış noktasının, dini yaşam üzerindeki baskılara karşı bir tepki olarak başladığını kaydetti.

Çocuk yaşlarda bile FETÖ’nün organizasyonunun diğer dini gruplardan farklı olduğunu anladığını belirten Aktaş, örgütün iki yüzyıllık İngiliz ve Amerikan müktesebatını kullandığını, bu müktesebatın din ve tarikat kurma stratejilerinden beslendiğini dile getirerek, “FETÖ, Haricilikten İhvan modeline kadar birçok örgüt felsefesini sofistike bir şekilde kullandı.” dedi.

15 Temmuz darbe girişimi sırasında halkın gösterdiği direnişi değerlendiren Aktaş, “O gece Türkiye’nin her yerinde insanlar sokağa çıkarak darbe girişimine karşı koydu. Bu, milletin tarihten gelen devletsiz kalmama arzusunun bir yansımasıdır.” diye konuştu.

FETÖ’nün darbe girişiminin devletin bütününü ele geçirme ve iç savaş çıkarma girişimi olduğunu söyleyen Aktaş, araştırmalarında halkın yüzde 95’inin Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumundan memnun olduğunu gördüklerini ve halkın yüzde 55’inin sokağa çıktığını kaydederek, “Bu, Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri en yüksek memnuniyet oranıdır.” dedi.

Aktaş, darbe girişiminin ardından yapılan araştırmalarda halkın yüzde 13-14’ünün Erdoğan’ın çağrısından önce, kalan yüzde 40’ının ise çağrının ardından sokağa çıktığını belirterek, “Bu, liderin gücünün ve halkın liderine duyduğu güvenin bir göstergesidir.” diye konuştu.

15 Temmuz gazisi, o gece yaşadıklarını anlattı

15 Temmuz gazisi Oğuz Ayanoğlu ise panelde o gece yaşadıklarını şöyle anlattı:

“İşten gelirken metrobüslerin kapalı olduğunu öğrendim ve Üsküdar üzerinden eve gitmeye çalıştım. Kısıklı’ya doğru giderken köprüde askerleri ve polisleri gördüm. Darbe girişimi olduğunu sosyal medyadan ve arkadaşlarımdan öğrendim. Cumhurbaşkanı’na destek olmak için arkadaşlarımla Kısıklı’ya gittik. Kısıklı’da toplanan kalabalık, Cumhurbaşkanı’nın açıklamasından sonra daha da arttı. Kalabalık içinden köprüdeki insanlara yardım etmek isteyenler olduğunu duyduk ve arkadaşlarımla köprüye gitmeye karar verdik. Kardeşim Onur’un köprüde olduğunu öğrendim ve telaşlandım. Köprüye vardığımda Onur yaralılara yardım ediyordu. İkimiz de ateş altında kaldık ve ben vuruldum. Onur, sırtından vurularak şehit oldu. Yaralı halde sürünerek kendimi güvenli bir yere taşıdım ve hastaneye götürüldüm. Hastanede Onur’un şehit olduğunu 5 gün sonra öğrendim. Onur’un cenazesine katılamadım. Hastanede 33 gün yattım, iyileşme sürecim yaklaşık 5 ay sürdü.”

“Allah o gece Çanakkale ruhunu bize tekrar yaşattı ve darbe girişimini engelledik”

Şehidin babası İhsan Ayanoğlu, darbe gecesi evde otururken televizyondaki alt yazılardan bir şeylerin ters gittiğini anladıklarını söyledi.

İhsan Ayanoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Çocuklarımla sürekli iletişim halindeydim. Onur ve kardeşiyle birkaç kez konuştuk. Şarjları bitmişti, onları Kısıklı’da buldum. Orada büyük bir kalabalık vardı. Şarj cihazlarını verdim ve biraz şakalaştık. Köprüdeki durumu duyunca oraya gitmeye karar verdik. Köprüye doğru ilerlerken silah sesleri duymaya başladık. Herkes yere yatmıştı. Oğlum Onur’u aradım, gişelerin altında olduklarını söyledi. O anda içimde büyük bir korku vardı ama geri dönmedim. Tekrar Onur’u aradığımda başka biri açtı ve Onur’un vurulduğunu öğrendim. Hemen Başkent Hastanesi’ne gittim. Onur morgdaydı, diğer oğlum da ameliyattaydı. O geceyi Türk filmlerine benzetiyorum. Başlarda zor, sonunda mutlu biten bir hikaye gibi. Allah o gece Çanakkale ruhunu bize tekrar yaşattı ve darbe girişimini engelledik. Çocuklarım ve milletimle gurur duyuyorum. Allah bir daha böyle ağır bir imtihan yaşatmasın.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/fetonun-puskurtulmesi-turk-siyasal-hayati-acisindan-baktigimizda-bizim-alnimiza-serefli-bir-ifade-olarak-yazilacak/feed/ 0
Mert Hakan Yandaş: Bir Fenerbahçe arması hepsine yetti https://www.haber60.com.tr/mert-hakan-yandas-bir-fenerbahce-armasi-hepsine-yetti/ https://www.haber60.com.tr/mert-hakan-yandas-bir-fenerbahce-armasi-hepsine-yetti/#respond Sat, 25 May 2024 22:25:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33092 Trendyol Süper Lig’in 37. haftasında Fenerbahçe’nin deplasmanda Galatasaray’ı 1-0 yendiği maçın ardından çıkan olaylar nedeniyle 5 maç ceza alan sarı-lacivertli futbolcu Mert Hakan Yandaş, kulübün resmi sitesine açıklamalarda bulundu.

Mert Hakan Yandaş’ın açıklamaları şöyle;

“TİYATROYA SON VERDİK”

“Öncelikle takımımızla gurur duyuyorum. Onurumuz, gururumuz ve camiamızın şerefi için çıktığımız bir maçtı. Çünkü bütün sezon yapılanları anlatmamız için bu maçı kazanmamız gerekiyordu. Bunun bilincindeydik. Şansımıza da senaryolarla başlayan bir maç oldu. 11’e 11 iken inanılmaz bir oyun vardı. Çok üstündük, kalemize gelemeyen bir rakip vardı. Sonrasında onlarda biraz tedirginlik başladı. 10 kişi kaldık. Senaryo devam etti. 10 kişi oynarken de kalemize gelememeye devam ettiler. İnanılmaz bir ruh, inanılmaz oyun zekası, taktik disipline bağlı 10 kişi vardı, o dakikadan sonra. İnanılmaz bir mücadele vardı. Takım arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Başından sonuna kadar hak ettiğimiz galibiyeti aldık. Tiyatroya son verdik, diyebilirim. Şimdi son hafta gidip, tiyatroya onlar devam edebilirler.

“BİR FENERBAHÇE ARMASI HEPSİNE YETTİ”

Derbi atmosferleri gergin ve bir o kadar da keyifli olur. Ben de orada gergin bir ortam olacağını biliyordum. Bunu planlamadım ama yürürken bana küfür etmeye başladıklarında onlara tertemiz, şerefli, onurlu, gururlu armamızı gösterdim. Bu zaten yetti. O günden beri herkes konuşuyor. Ne yaptım? El hareketi mi yaptım, ağzımdan kötü bir söz mü çıktı? Hayır. Maçtan sonra sorulan soruya da cevap vermiştim. İnanılmaz organizeler ama sadece bir Fenerbahçe arması hepsine yetti.

“ONUR VE GURUR MÜCADELESİ VERDİK”

Belki biraz fazla olabilir ama bence Fenerbahçe tarihinin en karakterli oyuncu gruplarından biri bu. Bana öyle geliyor. Tabii ki büyüklerimiz bunu daha doğru değerlendirir ama gerçekten burada inanılmaz bir oyuncu grubu var. Sezon başından bugüne kadar; o gün yaşadıklarımıza rağmen, inanılmaz tepki veren ve birlikte kalan bir ekip var. Bir gün olsun arasında sıkıntı yaşamayan topluluk var. Nasıl anlatsam bilmiyorum. İnanılmaz bir yabancı oyuncu grubumuz var. Bu kadar sahiplenmeleri beni çok onurlandırıyor, çok mutlu ediyor. Her şeyin farkında olmaları ve camiayı Türk oyuncular kadar sahiplenmeleri çok önemli. Bu sene bunu inanılmaz başardık. Çok büyük karakterler ve çok büyük oyuncular var. Kim eksik olursa olsun sezon boyunca zaten hep reaksiyon veren bir camia, reaksiyon veren bir oyuncu gurubu olduk. Bizim için kimin oynadığının kimin oynamadığının bir önemi yok. Herkes çıkıp elinden geleni yapıyor. O günde onur ve gurur mücadelesi verdik.

“BOZDUĞUMUZ İTTİFAKLARIN SEVİNCİYDİ”

Öncelikle deplasmana gelen taraftarlarımıza çok teşekkür ediyorum. Saha içinde her saniye onların sesini duydum. Bir dakika bile seslerini duymadığım an olmadı. İnanılmaz bir ortam ve atmosfer yarattılar. Sanki evimizde oynuyormuş, gibiydik. Hatta evimizde oynadığımız maçlardan daha iyiydi, diyebilirim. Onlara çok teşekkür ederim. Camiamız her şeyin farkında. Oyuncu grubunun ne kadar karakterli ve dik durduğunun farkında. O aslında bunun kutlaması ve sevinciydi. Bozduğumuz ittifakların sevinciydi. O yüzden onlara da sonsuz teşekkür ediyorum. Bizleri inanılmaz karşıladılar. Sağ olsunlar, iyi ki varlar. (Maçtan sonra tribünde kutlamalar) Sağ olsunlar, çok güzel şarkılar açmışlar. Oraya geldiler, o kadar emek verdiler. Eğlenmek tabii ki onların da hakkı.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/mert-hakan-yandas-bir-fenerbahce-armasi-hepsine-yetti/feed/ 0
Down Sendromlu Milli Basketbolcu Onur Kurtulmuş, Dünya İkincisi Milli Takımın Önemli Oyuncularından https://www.haber60.com.tr/down-sendromlu-milli-basketbolcu-onur-kurtulmus-dunya-ikincisi-milli-takimin-onemli-oyuncularindan/ https://www.haber60.com.tr/down-sendromlu-milli-basketbolcu-onur-kurtulmus-dunya-ikincisi-milli-takimin-onemli-oyuncularindan/#respond Fri, 03 May 2024 06:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30175 Adana’da 27 yaşında yeteneği keşfedilerek basketbola başlayan down sendromlu milli basketbolcu Onur Kurtulmuş, dünya ikincisi milli takımın da önemli oyuncularından oldu.

2018 yılında Samsun’da katıldığı seçmelerde basketbola yeteneği olduğu belirlenen down sendromlu milli basketbolcu Onur Kurtulmuş (32) çalışmalarını Adana Gençlik Merkezi Spor Salonu’nda antrenör Hakan Tulay eşliğinde sürdürüyor. 2024 Dünya Down Sendromlular Spor Oyunları’nda dünya ikinciliği elde eden Türkiye Down Sendromlular Basketbol Milli Takımı’nın da formasını terleten Kurtulmuş, basketbol antrenörü olmanın hayalini kuruyor. 5 yıldır basketbol oynayan ve spor yapmaktan çok keyif aldığını anlatan Onur Kurtulmuş, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, basketbolda en sevdiği şeyin 3’lük atmak olduğunu söyledi.

Cemile Kurtulmuş: “Adana’nın tek down sendromlu milli basketbolcusu”

Onur’un basketbola olan yeteneğinin 2018 yılında Samsun’da katıldığı seçmelerde tespit edildiğini belirten Anne Cemile Kurtulmuş, “Onur’la 2018’de Samsun’a seçmelere gittik. Orada basketbol takımına seçildi. 2018’den beri basketbol oynuyor. 5 yıldan bu yana Adana’da ilk ve tek şimdiye kadar Down Sendromlu milli basketbolcu Onur. Milli takım ile iki defa İtalya’ya gittiler. Bu sene de milli takım bazında dünya ikincisi olduk” dedi.

“İyi ki böyle bir oğlum var, o da kendisi ile gurur duyuyor”

Down sendromlu sporcular için farkındalık ve imkanların geçmişe oranla çok daha iyi olduğunu belirten Kurtulmuş, “Bizim zamanımızda bu kadar imkan yoktu. Olsa daha iyi olurdu da ama şimdi çok iyi. İyi ki de benim böyle bir oğlum var. Bazen sabah bazen de öğleden sonra haftanın 5 günü antrenmana götürüyorum. Onur da kendi kendine gurur duruyor. Arkadaşları için, ‘Anne ben onlara örneğim’ diyor mesela. ‘Ben onlara maç göstereceğim, antrenman göstereceğim’ diyor” şeklinde konuştu.

Engellerin spora engel olmadığının altını çizen ve engelli çocuk annelerine mesaj vermeyi de ihmal etmeyen Cemile Kurtulmuş, “Engel, spora hiç engel olmuyor, spor yaparsa engelli çocuklarınız normal çocuklardan daha üstün olabiliyorlar” ifadelerini kullandı.

Onur Kurtulmuş: “3’lük atmayı daha çok seviyorum”

Türkiye Down Sendromlular milli takımı oyuncusu Onur Kurtulmuş da, basketbolu çok sevdiğini ve basketbolda en sevdiği şeyin şut atmak olduğunu söyledi. Attığı şutların sayıya dönüşmesiyle kendisini çok mutlu hissettiğini anlatan Kurtulmuş, “Ben 3’lük atıyorum. İkilik ve üçlük atıyorum ama üçlük atmayı daha çok seviyorum” diye konuştu.

Hakan Tulay: “Onur’un basketbola ilgi ve merakı çok fazla”

Onur’la 1 senedir birlikte çalıştıklarını kaydeden basketbol antrenörü Hakan Tulay ise, “Onurla yaklaşık 1 senedir beraber çalışıyoruz. Sezon başından beri diyebiliriz. Onur gayet yetenekli bir arkadaşımız. Basketbola ilgi ve merakı çok fazla. Onun da bu isteğini cevapsız bırakmamak adına birlikte çalışıyoruz. Kendisiyle çalışmaktan da çok memnunum. Onur diğer arkadaşlarına göre biraz daha önde. Biraz daha basketbol olarak da daha yetenekli kendisi. Bunun sonucunda da milli takımda görev yapıyor aynı zamanda. Bundan sonraki süreçte de başarılarının devamı gelecektir diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı. – ADANA

]]>
https://www.haber60.com.tr/down-sendromlu-milli-basketbolcu-onur-kurtulmus-dunya-ikincisi-milli-takimin-onemli-oyuncularindan/feed/ 0
İstanbul, 2036 Yaz Olimpiyatları’na adaylık için hazırlanıyor https://www.haber60.com.tr/istanbul-2036-yaz-olimpiyatlarina-adaylik-icin-hazirlaniyor/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-2036-yaz-olimpiyatlarina-adaylik-icin-hazirlaniyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 01:21:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15363 İBB Spor İstanbul Genel Müdürü Renay Onur, İstanbul’un 2036 Yaz Olimpiyat Oyunları’nı alacağına inandığını belirtirken, bir olimpiyat provası niteliği taşıyacak olan 2027 Avrupa Oyunları’na ev sahipliği yapacaklarını söyledi.

Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nde düzenlenen “İstanbul, Spor ve Olimpizm” başlıklı etkinlikte öğrencilerle buluşan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Spor İstanbul Genel Müdürü Renay Onur, olimpiyatlar ve Avrupa Oyunları’na dair önemli açıklamalar yaptı.

“Spor İstanbul’un yaptığı çalışmalar bizler için çok önemli”

Yaklaşık 300 öğrencinin katıldığı buluşmanın açılışını Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Mehmet M. Yorulmazlar yaptı. Yorulmazlar, “Bugüne dek Spor İstanbul’da yaptıkları ve İstanbul’a kattığı değer için Renay Bey’e teşekkür ediyorum. Spor İstanbul’da yapılan çalışmalar, düzenlenen hizmet içi eğitimler, antrenörler için getirilen sertifika kriterleri gibi konular, bizler için gerçekten çok önemli” dedi.

Yorulmazlar’ın ardından öğrencilerin karşısına çıkan Spor İstanbul Genel Müdürü İ. Renay Onur, İstanbul’da yaşayan vatandaşların spor alışkanlıkları, eğitim sisteminde spora verilmesi gereken önem, Spor İstanbul’un hedefleri, 2036 Yaz Olimpiyatları ve 2027 Avrupa Oyunları konularında önemli bilgiler verdi.

“Avrupa’nın en genci Türkiye obezitede 1 numara”

Türkiye’nin ortalama yaşının 34, Avrupa’nın ise 44 olduğuna dikkat çeken Onur, “Avrupa’dan 10 yaş genç olmamıza rağmen, 18 yaş üstünde obezitede bir numarayız. En genci olan en obez” dedi. Fransa’nın her olimpiyata 500 kişi gönderdiğini kaydeden Onur, “Fransa’nın ortalama yaşı 44-45, nüfusu da 60 milyon. Türkiye’nin nüfusu 86 milyon, ortalama yaşı 33. Bu rakamlara bakıldığında Fransa’dan 500 kişi gidiyorsa, Türkiye’den 700-800 kişi gitmeli. Ama bizim çıkabildiğimiz en yüksek nokta 100 kişi. Yine de 100 kişi gidiyor 13 madalya alıyor. Yüzde 13 başarı demek. Esasında fazla sayıda sporcu çıkarsak gerçekten çok başarılı olabilecek yetkinlik ve fiziksel özelliklere sahip bir ülkeyiz” dedi.

“20 yıldır ilkokullarda beden eğitimi öğretmeni yok”

Bugüne kadar olimpiyatlara 5 kez başvurduğumuzu hatırlatan Onur, “Ancak İstanbul’da jimnastik ve atletizm müsabakaları yapabileceğimiz yer yok. Atletizm pistleri futbol sahaları haline getirildi. Jimnastik Şampiyonası bu yüzden Mersin’de yapıldı” dedi.

20 yıldır Türkiye’de ilkokullarda beden eğitimi öğretmeni olmadığını vurgulayan Onur, “Okulun yanında bir ortaokul veya lise varsa oradan bir öğretmen geliyor ama kendi başına ilkokulda beden öğretmeni yok. Spor bilimleri fakültelerinden her sene 20 bin kişi mezun oluyor ama okullarda beden eğitimi öğretmeni yok. Bugün sporculara, spora nasıl başladıkları sorulsa, ilkokuldaki beden eğitimi öğretmeninin sayesinde olduğunu söylerler. Biz, 20 yıldır bu bağı kesmişiz. Yaptığımız patinajın bir sebebi de bu” dedi.

Spor İstanbul yıllık 900 bin kişiye ulaştı

Spor İstanbul’un 2023 itibarıyla yıllık 900 bin kişiye ulaştığını kaydeden Onur, “Toplamda 11 milyon kez kullanım yapıldı. İlkokullardaki beden eğitimi öğretmeni eksikliğini kısmen biz gidermeye çalışıyoruz. Yılda 120 bin çocuk bizim spor okullarından yararlanmaya başladı. Bunların içinden 200-300 kişiyi de profesyonel kulüplere yolcu ediyoruz” dedi.

Göreve geldiğinde İstanbul’da insanların fiziksel aktivite oranının yüzde 13 olduğunu belirten Onur, “Bunu yüzde 30’a çıkardık. 18 yaş üstü her 100 kişiden 30’u haftada en az bir kez fiziksel aktivite yaptığını söylüyor. Londra’da bu oran yüzde 60. Ana amacımız fiziksel aktivite oranı artırmak” dedi.

2027 Avrupa Oyunları İstanbul’a geliyor

İstanbul’un 2027 Avrupa Oyunları ev sahipliğine yapmaya hazırlandığını belirten İBB Spor İstanbul Genel Müdürü Renay Onur, “Saha pratiği açısından olimpiyatların tam yarısı kadar branş ve sporcuya ev sahipliği yapacak. Kulağa tuhaf gelse de İstanbul gibi bir şehrin çok sporlu etkinlikler tecrübesi yok. Avrupa Oyunları, Yaz Olimpiyat Oyunları’nın bir provası gibi. Avrupa Oyunları’nın burada düzenlenmesi, İstanbul’un CV’sine yazılacak keyifli bir iş olacak” dedi.

Onur, temel amaçlarının 2036 Yaz Olimpiyat Oyunları’na ev sahibi olan İstanbul’u öncelikle olimpiyatların gelebileceği bir şehir haline getirmek olduğunu vurgulayarak, “2036 için şansımız olduğunu düşünüyorum. Beş kere aday olduğu ve herkesin merak ettiği bir şehir olduğu için İstanbul’un şansı olduğunu düşünüyorum. Yeter ki doğru yatırımları yapalım. Lozan’da Mayıs 2022’de yapılan ilk görüşme çok iyi geçti. Bizden İstanbul’un spor master planı istendi. İstanbul’un spor master planını çıkardık. İlçe ilçe yapılması gerekenleri belirledik. Bire bir görüşmeler de başladı. Olimpiyatları isteyen şehrin altyapısının hazır olması isteniyor. Biz de bu yüzden bu yatırımların yapılmasını sağlıyoruz. Olimpiyat Komitesi, artık şunu istemiyor: ‘Biz bu kadar yatırım yaptık, olimpiyatlar buraya geldi.’ Bunu duyduğunda hemen öbür ülkeye bakıyor. ‘Bizim yerlerimiz hazır ve kullanılıyor’ diyeni gördüğünde oraya gelmek istiyor” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-2036-yaz-olimpiyatlarina-adaylik-icin-hazirlaniyor/feed/ 0