AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplandı. Toplantının ardından AK Parti Sözcüsü Çelik, basın toplantısı düzenledi. Çelik özetle şunları kaydetti:
“Bölgede teröristan kurulmasına müsaade etmemiz söz konusu olmayacaktır”
” Suriye’nin kuzeyindeki aktiviteleri, birtakım terörist faaliyetleri çok yakından takip ettiğimizi ifade etmek isterim. Burada Suriye PKK’sı olan PYD/ YPG unsurlarının bir yerel seçim gerçekleştirme arayışı vardı. Buna biz şiddetle karşı çıkmıştık. Halen de ertelenen yerel seçimin tekrar gerçekleştirilmesi yönünde çeşitli arayışların olduğunu görüyoruz. Bunlara karşı sert ve net tutumumuzu sürdüreceğimizi ifade etmek isterim. Burada DEAŞ ile mücadele adı altında bir terör örgütünün orada yaptığı faaliyetleri dünyaya demokrasi diye pazarlaması hiçbir şekilde kabul edilemez.
Bölgede hiçbir şekilde bir teröristan kurulmasına, burnumuzun dibinde yeni bir geçmişte yaşanan acıları, Afganistan’da yaşanan acıları yaşatacak birtakım gelişmelerin oluşmasına hiçbir şekilde müsaade etmemiz söz konusu olmayacaktır.
“Çeşitli şekillerde sızan açıklamaların çoğu spekülatiftir”
Çeşitli şekillerde sosyal medyaya ya da başka yerlere sızan ‘şuraya da vergi gelecek’, ‘buraya da vergi gelecek’ gibisinden açıklamaların çoğu spekülatiftir. Bunlar vatandaşımıza yük getirmek için vergi adaletsizliğinin söz konusu olduğu yerlerde vergi adaletinin sağlanması için yapılan çalışmalardır.
Türk-Yunan iş birliği çerçevesinde bir ilke imza atıldı. AGİT’e ortak aday gösterilmesi söz konusu oldu. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği’ne büyükelçi sayın Feridun Sinirlioğlu, AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofis Direktörlüğü’ne ise Yunan diplomat Mania Telalian aday gösterildi. Bu ortak bir tutum olarak bildirildi. Bu da son zamanlarda gelişen bir diyalogun neticesi olarak ortaya çıkmıştır.
İsrail hapishanelerinde esirlerin yaşadığı felaketin çok vahim boyutlara ulaştığı görüldü. İspanya, İrlanda, Norveç, Slovenya gibi Ermenistan da Filistin devletini tanıma kararı aldı. Bundan da memnuniyet duyduk.
Lübnan ve civarındaki yoğunlaşma, burada ateşin yükselmesi maalesef bu noktada daha ciddi ve yakın bir tehditle karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir. Sunulan barış planlarına Hamas olumlu yaklaşırken esasında Netanyahu tarafı buna olumlu yaklaşmıyor. ‘Sonuna kadar burada Hamas’ı bitirinceye kadar bu soykırım siyasetine devam edeceğiz’ diyor.
Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Temmuz’un başında belediye başkanlarıyla bir toplantı gerçekleştireceğiz, oraya da katılacaklar. AK Parti Genel Merkezi olarak belediye başkanlarımızla birlikte olacağız.”
“Özgüvenli bir hükümeti sahibiz”
Çelik açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir basın mensubunun Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile CHP Hazine ve Maliye Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe’nin görüşmesini sorması üzerine Çelik şu yanıtı verdi:
“Özgüvenli bir hükümete sahibiz. Ekonomi konusunda uyguladığımız Orta Vadeli Program da bu çerçevede hem Türkiye’nin doğru kazanımlar elde etmesi için hem de dünyaya Türkiye ekonomisiyle ilgili doğru mesajlar verilmesi ve doğru sonuçlara ulaşılması için gereken sonuçları üretiyor. Bununla ilgili bilgi almak isteyen olursa tabii ki Bakanlarımız bu bilgileri verirler.
Bakanımız Şimşek bey, basına kulis olarak verilen konularda hükümet olarak ne yaptığımızı, hangi adımları attığımızı, hangi sonuçları ürettiğimizi hem Türkiye’nin geçmişteki uygulamalarıyla mukayeseli bir biçimde hem de dünya örnekleriyle mukayeseli bir biçimde paylaşmış oldu. Onlar bir açıklama yapmışlar, ‘Biz işte öneri getirdik ama çok kabul görmedi’ diye. Herkes öneri getirebilir, herkes önerisini sunabilir. Sonuçta gündemine hakim bir hükümet var. Türkiye’de çok uzun yıllardır ekonomi konusunda, dış politikada, iç politikada, sosyal alanda büyük devrimlere imza atmış kadrolarımız var. Ekonomi yönetimimiz ne yaptığını biliyor ve öngördükleri takvim kusursuz bir şekilde işliyor ve sonuçlara daha iyi neticeler elde ederek ulaşıyorlar. Bu şekilde devam edecek. Meclis’te grubu bulunan partilerden Bakanlarımızdan bilgi almak isteyen olursa onlara, muhalefet partilerine gereken bilgiler veriliyor.
Mehmet bey ekonomi vizyonumuzu talep üzerine paylaşmış oldu. Bundan sonrasında da politikalarımıza güçlü bir şekilde, güçlü sonuçlar üreterek devam edeceğiz.”
“Son kararların verileceği toplantılar yapılmadı”
Sözcü Çelik, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 3 bin liraya çıkarılmasını teklif ettiği yurt dışı çıkış harcına dair soru üzerine Çelik, “Konuşulan her şey bir taslak düzeyinde yazılır, yani ‘1 lira olsun’dan ’10 lira olsun’a kadar yazılır ama son karar verilene kadar bunların hiçbiri geçerli değildir. Dolayısıyla son kararların verileceği toplantılar yapılmadı” ifadelerini kullandı.
AK Parti’deki değişim sürecine ilişkin Çelik, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Teşkilat başkanlığımız çeşitli çalışmalar yapıyor. Sadece seçim sonuçları bağlamında değil, birçok konu açısından. Örneğin bazen bir yerde başarılı olunsa bile bir değişim gerçekleşebilir. O ilin sosyolojisini daha çok kucaklamak bakımından bu söz konusu olabilir.
Bunları bayrak yarışı çerçevesinde değerlendirmek lazım. Şu andaki gündemde şu var, vekaletle idare edilen illerimiz vardı. Vekaletle idare edilen illerimize asaleten il başkanı atama söz konusu olacak. Atandığı anda size açıklayacağız.”
]]>Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı John Kirby, telekonferans yoluyla düzenlediği basın brifinginde, Gazze’de olası ateşkes sürecini ve taraflar arasındaki tartışmaları değerlendirdi. Kirby, ABD Başkanı Biden’ın cuma günü detaylarını kamuoyuna duyurduğu Gazze’de 3 aşamalı ateşkes taslağının “İsrail’e ait teklif” olduğunu ancak süreci Amerikan kamuoyu nezdinde daha etkili anlatmak ve ABD’nin de rolüne vurgu yapmak amacıyla öneriyi Biden’ın açıkladığını belirtti.
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı John Kirby“ŞİMDİ BİR SONRAKİ AŞAMAYA GEÇME ZAMANI”
Cuma günü Biden’ın duyurduğu anlaşma taslağı üzerinde Tel Aviv ile çalıştıklarını ve taslağın İsrail’e ait olduğunu vurgulayan Kirby, Biden’ın konuşmasından önce İsrail tarafıyla görüştüklerini ve kamuoyuna açıklanmayan bazı ilave başlıkların da bulunduğunu kaydetti. Kirby, Hamas’ın yeniden bir 7 Ekim saldırısı düzenleyemeyecek noktaya baskılandığını ve Refah’ta Hamas liderlerinin üzerinde baskı kurulduğunu dile getirerek, “Ancak şu an, bir sonraki aşamaya geçme zamanı. 6 haftalık ateşkesi içeren ilk aşamaya geçilsin, bazı esirler serbest bırakılsın, 600 tır yardım (Gazze’ye) girsin, ondan sonra ikinci aşama olan kalıcı ateşkese doğru ilerleyebiliriz.” diye konuştu.
“BIDEN, İSRAİL’İN ÖNERİSİNİ DUYURDU”
İsrail Başbakanı Netanyahu’nun, Biden’ın açıkladığı taslak ile kendi önerileri arasında “bazı boşlukların olduğu” şeklindeki açıklamasını değerlendiren Kirby, şunları söyledi: “Hangi boşluklara referans verdiğinizi bilmiyorum. İsrail’den bazı farklı açıklamaları gördüm ancak İsrail Dışişleri Bakanı’nın da söylediği gibi bu, İsrail’in önerisidir ve (Biden’ın) İsrailliler ile üzerinde çalıştığımız bu öneriyi doğru şekilde aktardığından da eminiz. Dolayısıyla konuşacak herhangi bir boşluk olduğunu sanmıyorum.”

“HAMAS BUNU KABUL ETMELİ”
Kirby, İsrail’in Hamas’ı yok etme “misyonunu” ABD olarak her zaman tanıdıklarını ve bu konuda aynı düşündüklerini kaydederek, Biden’ın şu an önceliğinin 6 haftalık ateşkesi içeren ilk aşamaya geçilmesi ve esirlerin serbest bırakılması için anlaşmanın taraflarca kabul edilmesi olduğunu aktardı. Hamas yetkililerinin, cuma günkü ateşkes önerisine ilk tepkilerinin olumlu olduğunu hatırlatan Kirby, hem İsrail’in hem de Hamas’ın bu anlaşma etrafında uzlaşmasının ve bir an önce 6 haftalık geçici ateşkes sürecinin başlamasının önemine işaret etti. “Şu anda top Hamas’ın sahasında, perşembe gecesi öneri kendilerine yazılı olarak iletildi. Bunu kabul etmeliler. Bu öneri, Gazze halkı için de İsrail halkı için de olumlu, şimdi artık ilerlemeleri gerekiyor.” diyen Kirby, Hamas’ın teklifi kabul etmesini umduklarını, sonrasında taraflar arasında yapılacak müzakerelerle kalıcı ateşkese giden yolun açılabileceğini belirtti.
NETANYAHU, ÖNERİDE BOŞLUKLARIN OLDUĞUNU SAVUNMUŞTU
İsrail Başbakanı Netanyahu, Biden’ın açıkladığı taslakla ilgili, esir takası ve ateşkes teklifinin Gazze’ye saldırıları durdurmayacağını, sadece İsrailli esirlerin serbest bırakılması için geçici ateşkes sağlayacağını söylemişti. Netanyahu, Meclisin Dış İlişkiler ve Savunma Komitesi’nde yaptığı konuşmada, ABD Başkanı Biden tarafından kamuoyuna açıklanan Gazze’de ateşkes ve esir takası teklifine karşı çıkmıştı. Biden’ın Gazze’ye saldırıları sona erdirme yönündeki teklife ilk tepkisini veren Netanyahu, İsrail’in önerdiği ile Biden’ın sunduğu teklif arasında “boşlukların” olduğunu öne sürmüştü.
]]>Bakan Tekin, Mogan MTAL Uygulama Oteli’nde düzenlenen Eğitim Fakültesi Dekanları İstişare Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, akademik, bilimsel bilgi üreten üniversitelerle kamu politikalarını yapanlar ve uygulayıcılar arasında bir kopukluk olduğunu, daha önceki bürokratik görevi ve rektörlük sürecinde tespit ettiği bu kopukluğun giderilmesi gerektiğini söyledi.
Tekin, sadece Milli Eğitim Bakanlığı ile değil ilgili tüm üniversitelerle bakanlıklar arasında böyle bir koordinasyon mekanizmasının kurulmasının önemine değindi.
MEB’de son 22 yıldır yapılan çalışmalara değinen Tekin, derslik sayısının 2002’ye göre ikiye katlandığını, depreme yönelik çalışmalar da dikkate alındığında mevcut yapı stoğunun 3 katına çıktığını anlattı.
Tekin, yeni projelerin akıllı bina konseptine uygun şekilde planlandığını, okulların hemen hemen tamamının geniş bant internet altyapısıyla donatıldığını, sınıflara da akıllı tahtalar kurulduğunu anlattı.
Bakanlıkta görev yapan yaklaşık 1 milyon 100 bin öğretmenin 800 bininin atamasının 2003’ten sonra yapıldığına dikkati çeken Tekin, “Tüm bu göstergeler eğitim öğretimindeki temel istatistikler anlamında Türkiye’de dünyada örneği çok az görülecek şekilde bir altyapı devrimi yapıldığını gösteriyor. Derslik başına düşen öğrenci sayıları, öğretmen başına düşen öğrenci sayıları itibarıyla OECD ortalamalarıyla hemen hemen aynı durumdayız.” diye konuştu.
Dekanlara, 3 konu başlığında sunum yapılacak
Bakan Tekin, eğitim fakültesi dekanlarına bakan yardımcılarının eğitim gündemi konusunda 3 konuda sunum yapacağını belirterek, bunlardan birinin Anayasa Mahkemesi’nin kararının ardından bütün paydaşların görüşleri doğrultusunda revize ettikleri Öğretmenlik Meslek Kanunu’na ilişkin taslak çalışma olduğunu bildirdi.
Tekin, taslakla farklı yasal düzenlemelerin tek kanunla bir araya getirilmesini hedeflediklerine işaret etti. “Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda bizim beklentimiz çok üst düzeyde.” diyen Tekin, dekanların fikirlerinin yol haritası çizerken önemli ipuçları vereceğini dile getirdi.
Dekanlara, yeni müfredat taslağına ilişkin bir bilgilendirmenin de yapılacağını dile getiren Tekin, bu konuda dekanların görüş ve önerilerinin önemini vurguladı.
Bakan Tekin, önümüzdeki yıl düzenlemeyi planladıkları Milli Eğitim Şurası’nın taslak konu başlıkları konusunda da dekanları bilgilendireceklerini kaydetti.
“İyi niyetli olmayan eleştirilerle ilgili de yapacak bir şeyimiz yok”
Bakan Yusuf Tekin, çalıştığı hiçbir kurumda sorunları halının altına süpürmeyi tercih etmediğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz şu konuda kararlıyız. Birikmiş her ne tür problem varsa, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde atılması gereken her ne adım varsa, çağın gereklerine uygun bir biçimde eksik kaldığımız, geri kaldığımız konular her neyse onların hepsini masaya yatırmayı tercih ediyoruz. O yüzden bu toplantının hem gelenekselleşmesini hem de rutin dışında toplantılar haricinde bize katkı verecek arkadaşlar varsa, bizim göremediğimiz bir sorun alanı varsa bizimle de paylaşmanızdan gerçekten mutluluk duyacağız.”
Bu tür çalışmaları yaparken karşılarında farklı tepkilerin bulunduğunu ifade eden Tekin, “Demokratik kültürü içselleştirmemiş yapıların, aktörlerin, kişilerin bizim önümüze koydukları argümanlar var.” dedi.
Bunlardan birinin “Yaptırmayız” söylemleri olduğunu aktaran Tekin, “Böyle bir demokratik kültür yok. Bir siyasi yapı, ‘Yaptırmayız’ diliyle hareket edemez. Sorun alanından şikayet edeceksiniz, sonra da ürettiğiniz çözüme böyle diyeceksiniz. Bu demokratik siyaset açısından doğru değil.” diye konuştu.
Bu konuda “Evet bu bir problemdir, Çözümü için ürettiğiniz formül eksik, şunu yapmanız lazım” dilini kullanmanın doğru olduğunu belirten Tekin, şunları kaydetti:
“Demokratik olgunluk, demokratik siyaset bunu gerektirir. Farklı muhalif gruplardan, anayasal demokrasilerin beklediği şey de budur zaten. Demokratik literatürdeki siyasi parti gruplarının demokratik siyasal yaşamın vazgeçilmez unsuru olarak kabul edilmelerinin sebebi de budur.
Biz bu anlamda farklı her türlü öneriye açık olduğumuzu, çözüm önerileriyle ilgili bize sunulacak rapor, analiz, değerlendirme, teklif hepsinin açık olduğumuzu defalarca söyledik. Bugün ‘Yaptırmayız, müsaade etmeyiz’ diyen kişilerin bize ulaştırdığı hiçbir alternatif öneri yok. Haziran ayından beri söylüyorum; Öğretmenlik Meslek Kanunu ile ilgili Anayasa Mahkemesinin kararını bekliyoruz, bu konuda sözü olan herkes raporlarını, analizlerini hazırlasın, bize sunsunlar, biz de bunu kamuoyunun beklentilerini karşılayabilecek bir Öğretmenlik Meslek Kanunu’na dönüştürelim.”
Tekliflerini kamuoyuna açıkladıklarını dile getiren Tekin, “Hiçbir teklifte bulunmayıp sonra da ‘Bunu yaptırtmayız, buna müsaade etmeyiz’ dili hukuki anlamda bir kaos üretmekten başka bir şey değildir.” ifadesini kullandı.
Tekin, öğretmen atamaları konusunda norm fazlası, norm ihtiyacı bilinmeden yapılan isteklerin doğru olmadığını dile getirdi.
Meslek liselerinde iş başı eğitimlerini sağlıklı bir düzene oturtmaya çalıştıklarını ancak bu konuda da tutarsız eleştiriler aldıklarını ifade eden Tekin, “Tutarlı dille gelirseniz, politika önerisini destekleyecek veyahut da geliştirecek bir öneriyle gelirseniz gayet doğal bunu yaparız.” dedi.
“İyi niyetten yoksun eleştirilerle ilgili de yapacak bir şeyimiz yok”
Eğitimin popülist ve tutarsız dili kaldıracak bir alan olmadığını söyleyen Tekin, “Kamuoyunda bizi zenginleştirecek, bize katkı verecek her türlü öneriye açığız. Ama iyi niyetten yoksun eleştirilerle ilgili de yapacak bir şeyimiz yok.” dedi.
Müfredat taslağı için bir çalışma grubu oluşturulduğunu bildiren Tekin, sadece son dönemdeki çalışmalara 1000’e yakın akademisyen ve eğitim uzmanının katkı verdiğini belirterek, “Gerçekten iyi niyetle katkı vermek isteyen her türlü öneriye açık olduğumuzu bir kez daha söylemek istiyorum.” dedi.
Bakan Tekin, eğitim fakültesi dekanlarına şu çağrıda bulundu:
“Milli Eğitim Bakanlığı olarak Türkiye’deki üniversitelere, yükseköğretim sistemine ve bu sistemle kamu bürokrasisi, kamu siyasetini uygulayanlar arasında bir köprü kurarak bir örnek teşkil edebiliriz. Ben bu örnekliği oluşturacak ilişkinin kurulmasına açığım, bunu gelin kuralım. Milli Eğitim Bakanlığı, sizin bakanlığınız. Aklınıza gelebilecek her türlü konu, çalıştığınız her türlü konu bizim açımızdan bir politika önermesine dönüşüyorsa bizim açımızdan değerlidir ve uygulanmaya açıktır.”
]]>Görgün, Antalya’daki Belek Turizm Merkezi’nde düzenlenen “Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı”nın kapanışında yaptığı konuşmada, savunma sanayisinin büyük bir aile olduğunu söyledi.
Bu aile var oldukça küresel güç Türkiye vizyonuna her geçen gün daha da emin adımlarla ilerleyeceklerini vurgulayan Görgün, savunma sektörü güçlenen Türkiye’yi, yükselen yıldız noktasına kararlılıkla taşıyacaklarını belirtti.
Çalıştayda katılımcılardan gelen önerileri not ederek dikkate aldıklarını ifade eden Görgün, “Gelen öneriler arasında, başkanlığımızın sektörde ihracat odaklı dönüşümü ve teşkilat yapısının güçlendirilmesi ihtiyacı, ihracata yönelik yeni finansman modellerinin ortaya konulması gerekliliği, NATO ülkeleri ve ihalelerine yönelik olarak odaklı çalışmaların başlatılmasının önemi, devletten devlete satış ve uluslararası konsorsiyum gibi yenilikçi proje ve ihracat modellerinin yürürlüğe alınması yer aldı.” diye konuştu.
Görgün, gelen diğer önerileri ise şöyle sıraladı:
“Alt sistem üreticileri ve KOBİ’lerin ihracat faaliyetlerine daha etkin bir şekilde katılımının organize edilmesi, savunma sanayimizin uluslararası fuarlara katılım desteğinin artırılması, ihracat bilgi yönetim sisteminin kurulması, savunma sanayisinde üretilen ürünlerin sivil sektörlerde çift kullanımlılık esasına dayalı olarak yaygınlaştırılarak ihracatın geliştirilmesinin desteklenmesi.”
Her öneri, fikir ve görüşün kendileri için önemli olduğunu dile getiren Görgün, önerilerin üzerinde tek tek çalışarak kısa vadede önemli ve kritik adımlar atacaklarını kaydetti.
Kısa vadede atacakları adımlar ve sektöre yönelik öneri ve talimatları arasında birinci konunun ihracatın finansmanı olduğunu ifade eden Görgün, şöyle konuştu:
“Bu konuda Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile görüşüyoruz. Yeni, yani mevcutta olmayan finansal kaynaklar bulacak ve ihracatın uzun vadeli finansmanını sağlayacağız. Bunun için mesafe aldık, inşallah bu yıl içerisinde güzel gelişmeleri paylaşacağız. İkinci konumuz verimlilik ve sinerji. Bir yandan ihracatımızı artırmayı hedeflerken diğer yandan da mutlaka ve mutlaka verimli ve sinerjik çalışmayı da öğrenmeli ve bunu önemsemeliyiz. Başta vakıf şirketlerimiz olmak üzere tüm savunma sanayi ekosistemimiz, yurt dışındaki ofis ve şirketlerimiz ile ortaklaşmalı ve gider mükerrerlikleri başta olmak üzere her harcamaya ve imaj dağınıklığına dikkat etmeli. Üçüncü konu ise gelişimi ölçmemiz ve ödüllendirilmemiz. İhracatın artırılmasında dünyada uygulanan performans göstergelerini ve ölçümlerini mutlaka şirketlerimize adapte etmeli ve bu göstergeleri performans yönetim sistemlerimiz ile ilişkilendirerek ölçmeli ve ödüllendirmeliyiz.”
Dördüncü ve en önemli konunun başkanlık bünyesinde kurulması önerilen NATO Müdürlüğü olduğuna işaret eden Görgün, “Bu konuda kısa vadede organizasyonel bir adım atacak ve yapılanmamızı buna göre şekillendireceğiz. Yapılandırılacak müdürlüğümüz ayrıca Avrupa Birliği, OECD, Birleşmiş Milletler ve OCCAR ilişkileri ve faaliyetlerini takip edecek.” ifadelerini kullandı.
Görgün, güçlü bir irade ve sürdürülebilir ihracat stratejisiyle Türk savunma sanayisinin küresel pazardaki konumunu daha da güçlendireceklerini kaydetti.
]]>