Fetullahçı Terör Örgütü tarafından 15 Temmuz 2016 gecesinde düzenlenen darbe girişimi esnasında 250 kişi şehit olurken yüzlerce vatandaş da yaralanarak gazi olmuştu. Darbecilerin saldırısı sonucu Atatürk Havalimanı’nda yaralanan Ahmet Onay, hain darbe girişimi sırasında yaşananları 8 yıl sonra adeta yeniden yaşayarak anlattı. Hafıza kazınan o anları İhlas Haber Ajansı (İHA) ile paylaşan Onay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın o gece havalimanına geldiğinde neler yaşandığını da aktardı.
“15 Temmuz, 2’nci İstiklal Mücadelesi’ni verdiğimiz gündür”
Terör örgütünün darbe girişimine halkın sokaklara dökülerek karşı durmasını 2’inci bir İstiklal Mücadelesi olarak niteleyen Ahmet Onay, “15 Temmuz bir milletin yeniden doğuşu, bir milletin yeniden dirilişi, 2’nci bir İstiklal Mücadelesi verdiği bir gündür. O gece biliyorsunuz ki Türkiye’de iki irade vardı. Biri tankların önüne yatanlar, demokrasi uğruna, inandığı lider uğruna ölüme giden milyonlar. Bir de bu tankların içindekileri savunanlar. Tankları milletin üzerine sürenleri kollayanlar. Bu iki irade arasında amansız bir mücadele oldu. Ama 24 saat dolmadan bu millet evladına, liderine, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a destek çıktı. Onun uğrunda ay yıldızlı bayrağın altında ölebileceğini tüm dünyaya bir demokrasi dersi vererek göstermiş oldu” dedi.
“Ölüm anında liderimle buluştum. Alnımdan öptü ‘bize eğilmek yakışmaz oğlum, ayağa kalk’ dedi”
Yaralı bir haldeyken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanına gelerek alnından öptüğü anları anlatan Onay, “Naçizane ufakta olsa yaralanmak bize de nasip oldu. Şehitlik nasip değilmiş. Daha yaşayacağımız günler verdiğimiz mücadeleler varmış. 8 yıl oldu. O günden bugüne çok mücadeleler verdik. Önümüzde çok uzun yıllar var. Belki bu mücadeleler vereceğimiz diğer mücadelelerin yanında hiçbir şey olarak göreceğiz uzun yıllar sonra. İnandığımız davada o gece Türkiye’nin de tarihine not düşecek bir an yaşadık. O inanılmaz bir andı. Hayal olan bir an gerçekleşmiş oldu. Ölebilirdim ama nasip olmadı. Sayın Cumhurbaşkanımızı çok seviyordum. Hala da seviyorum. Şartsız, koşulsuz seveceğiz. Bir gencin hayaline ulaşması ne demek bunu herkes çok iyi bilir. Ölüm anında buluşmuş oldum liderimle. Yaralandığımda yanıma getirdiler. Eğildi ve alnımdan öptü. 8 yıl sonra tabii bunları daha oturaklı düşünerek, ‘vay be bunları yaşamışım’ diyor insan. ‘Bize eğilmek yakışmaz oğlum ayağa kalk’ dedi. O anda gücüm yoktu kalkamadım ama şu an da dimdik ayaktayız ve yanındayız. Yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen ona olan inancımız azalmadı. Onun da tabiriyle ‘durmak yok yola devam’ sonuna kadar onunla beraberiz. Böyle bir şey bugün tekrar yaşanacak olsa, daha farklı bir şekilde mücadelenin ne olduğunu şimdi daha farklı gösteririz. Hem içerideki dışarıdaki alçaklara hem tüm dünyaya” diye konuştu.
“Cumhurbaşkanımızın emrinden sonra sokaklar hıncahınç kalabalıktı”
O dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’ın televizyonda ‘Bir kalkışma ihtimali üzerinde duruyoruz’ söylemi üzerine Atatürk Havalimanına doğru yola çıktığını ifade eden Ahmet Onay, “Biz sokağa çıktığımızda henüz yayına bağlanıp milletimizi sokaklara davet etmemişti. Atatürk Havalimanı’nda devlet konuk evinin önünde o ana tanıklık ettik. Evde Başbakanımız Binali Yıldırım’ın bir kalkışma ihtimali üzerinde duruyoruz demesinden hemen sonra yola koyulduk. Yeşilköy sahilinden Atatürk Havalimanı’na ulaştık. Sanırım ilk gidenlerdendik. Sonrasında Cumhurbaşkanımızın emrinden sonra zaten sokaklar savaş alanıydı deyim yerindeyse hıncahınç kalabalıktı. Biz ilk gidenlerden olduğumuz için çabucak görev yerimizde bilmeden hazır bulunduk. Malum olay yaşanmış oldu” şeklinde konuştu.
“Tüm dünya Türk milletinin iradesini ve liderini gördü”
Türk milletinin iradesini ve liderini tüm dünyanın gördüğünü ifade eden Onay, “Havalimanı 15 Temmuz’un seyrini değiştiren alanlardan bir tanesiydi. Mücadele orada çok farklı yaşandı ama tabii hiçbir yerdeki mücadele küçümsenemez. Her yer liderine, vatanına tam gaz destek çıktı. Kan döktü millet. Fakat Cumhurbaşkanımız Atatürk Havalimanı’nda olduğu için orada atmosfer daha farklıydı. Bu alçak ve namussuzların, Fetullahçı Terör Örgütü üyelerinin hedefindeki liderimiz oradaydı. Orada ‘inmeden önce konuşma yapacak’ dediler. Düşünebiliyor musunuz havada F-16’lar uçuyor ve oraya gelecek, milletine seslenecek. Böyle bir yürek böyle bir irade inanılmazdı. Bunlar gerçekten yaşandı. Tüm dünya gördü Türk milletini ve Türk milletinin liderini. Hamdolsun milletimiz sağlam iradesiyle tüm dünyaya bir mesaj vererek, namussuzlara cuntacılara alçaklara dur dedi. Liderine yani Recep Tayyip Erdoğan’a ben inanıyorum, güveniyorum ve onun yolunda ölümse ölüm dedi” dedi. – İSTANBUL
]]>Edirne Sağlık Müdürü İshak Yıldırım, AA muhabirine MHRS’de yeni bir dönemin başladığını ifade etti.
Uygulamanın hastalara randevu almada avantaj sağlayacağını belirten Yıldırım, “Hasta MHRS’den randevu aldığı zaman bir gün öncesinden 20.00’ye kadar bunu onaylaması gerekiyor. Eğer onaylamazsa randevu boşa düşüyor ve randevu aldığı saatten bir saat öncesine kadar yeni hastalara sıra verebiliyoruz. Yeni sistemle günlük olarak çok daha fazla hastamız randevu alarak hekime ulaşabilecek.” dedi.
Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesine gelen hastalardan Mehmet Çetin ise uygulamayı beğendiğini söyledi.
Kurala herkesin uyması halinde aksaklık yaşanmayacağını vurgulayan Çetin, “Bazı aksaklıklar bu sistem sayesinde ortadan kalkacak. Uygulama güzel görünüyor. Herkes kurallara riayet etmeli. Bu sayede daha kolay randevu bulacağız ve sağlık sorunlarımızı giderebileceğiz.” diye konuştu.
Gülten Uskan da uygulama sayesinde ihtiyacı olan hastaların hızlı şekilde randevu bulup muayene olabileceğini ifade etti.
Kırklareli
Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Zeliha Türkyılmaz, Onaylı Randevu Sistemi ile sağlık hizmetleri kapasitesinin daha verimli kullanılmasının sağlanacağını, hastanelere ve hekimlere erişimin daha etkin hale geleceğini kaydetti.
Muayene randevusu oluşturarak onaylamayan kişilerin randevularının sistem üzerinden otomatik iptal edileceğini dile getiren Türkyılmaz, şöyle devam etti:
“Hastanelere ve hekimlere daha kolay ulaşabilmek ve zamanı doğru kullanabilme imkanı sunmak amacıyla yeni uygulama başlatıldı. Kapasitenin daha verimli kullanılmasını sağlayacağını ön görüyoruz. Hizmet bekleyen hastaların erişiminin kolaylaşacağını düşünüyoruz bu sayede. Randevu tarihinden bir gün önce akşam 20.00’ye kadar internet sitesi, mobil uygulama ya da ALO 182’den hastanın oluşturduğu randevuyu onaylamasını bekliyoruz. Onaylamazsa gelmeyeceği anlamına geliyor. Onaylar ise ertesi gün randevu saatinde muayene hizmetini alabilecektir. Hastamız muayene olacağı tarihten önceki 48 saat içerisinde randevu aldıysa tekrar onay yapmasına gerek kalmaksızın randevu saatinde muayene olabilecek.”
Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesine muayene olmak amacıyla müracaat eden Mesut Avcı da yeni sistemin çok faydalı olacağını düşündüğünü anlattı.
Randevu oluşturarak gitmeyenlerin diğer hastaların da haklarını engellediğine işaret eden Avcı, MHRS üzerinden randevusunu onaylayarak hastaneye geldiğini, yeni sistemde hiçbir sorun yaşamadığını söyledi.
Mustafa Bil de güzel bir uygulama olduğunu belirterek, “Bir gün öncesinde randevuyu onaylayarak geleceğinizi teyit ediyorsunuz. Böylece diğer hastaların da haklarına girmemiş oluyoruz.” ifadesini kullandı.
Tekirdağ
Tekirdağ İl Sağlık Müdürü Ali Cengiz Kalkan da MHRS’nin telefon ve internet erişiminin olduğu her yerde yepyeni bir özellik kazandığını, yeni sistemle hekimler ve hastaların vakitlerini daha verimli kullanabileceğini dile getirdi.
Randevusunu onaylayıp gelmeyen hastaların 15 gün boyunca aynı branştan randevu alamayacağını anımsatan Kalkan, “Yapılan çalışmalarda, geçtiğimiz yıllarda randevu alıp muayeneye gelmeyen hastalarımızın MHRS’yi kullanan hastaların yüzde 30’unu oluşturduğu tespit edildi. Yeni sistemde randevuların iptal edilmesinin ardından boşalan kapasite, bekleyen hastalar için kullanılacak.” şeklinde konuştu.
]]>Oylamada 6 parlamenter de hayır oyu kullandı.
NATO üyesi ülkeler arasında Macaristan’ın da “kabul” kararını aldığı bugünkü oylama, İsveç’in NATO üyeliği için başvurusunun ardından 649 ve Macar hükümetinin de İsveç’in ve Finlandiya’nın katılımını onaylama önerisini parlamentoya sunmasının ardından 592 gün geçtikten sonra gerçekleşti.
Böylece NATO üyesi ülkeler arasında son ülke olarak Macaristan’ın da onay vermesiyle, Finlandiya’nın ardından İsveç de Kuzey Atlantik İttifakı’na kabul edilmiş oldu.
Macaristan İsveç’in üyeliğini neden engelledi?
İki İskandinav ülkesinin NATO’ya katılma girişimi, Türkiye ve Macaristan tarafından uzun bir süre engellenmişti.
Türkiye’nin gerekçeleri, katılım için başvuran iki ülkenin, ama özellikle de İsveç’in, Türkiye ve Avrupa Birliği tarafından terör örgütü olarak nitelendirilen PKK ve bağlantılı bazı kurumların faaliyetine ülkede göz yumması iddiasına dayanıyordu.
Macaristan ise, bu ülkelerin Macaristan’a yönelik olarak, hukuk devleti eksikliklerini gerekçe göstererek gündeme getirdikleri eleştirileriyle Macaristan’ın içişlerine müdahale ettiklerini öne sürüyor, itirazlarında bunu öne çıkarıyordu. Ancak bu müdahalelerin ne olduğuna dair tatmin edici yanıtlar verilemiyordu.
Daha sonraki süreç içinde Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın “İsveç Türkiye’yi ikna etsin, biz bu süreçte onay veren son ülke olmayacağız” demecinden de anlaşıldığı gibi, Macaristan’ın üyelikleri engelleme faaliyetinde aslında göz önünde bulundurduğu husus Türkiye ile olan sıkı ilişkileriydi.
Son yıllarda Budapeşte ve Ankara arasında son derece sıkı ve üst düzey bir ilişkiler ağı yaratılmıştı ve Macaristan, Türkiye ile olan bu işbirliğine sadık kalma niyetinde görünüyordu.
Ancak Ocak 2023’de, Washington’la F-16 pazarlıklarının aniden olumlu bir şekilde sonuçlanmasının ardından Ankara İsveç’in üyeliğine sürpriz bir hızla onay verince Macaristan da kendini hiç arzu etmediği bir pozisyonda buldu: İsveç’in üyeliğini son onaylayan ülke olacaktı.
Finlandiya’nın üyeliği her iki ülke tarafından da daha önce onaylanmıştı.
Türkiye’nin onayı Macaristan’ı neden zor duruma düşürdü?
Aynı zamanda bir Avrupa Birliği üyesi olan Macaristan Batı ittifakının ana merkezleri olan Washington ve Brüksel ile ilişkilerinde sorunlar yaşıyor.
Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısıyla başlayan savaş ile ilgili gelişmelerde aldığı tavır, Batı ve Rusya arasında izlemeye çalıştığı orta yolcu çizgi, Rusya’ya karşı Batılı ülkeler tarafından gündeme getirilen ambargoları hafifletmeye yönelik çabaları, hatta AB içinde bu tür yaptırım kararlarını zaman zaman veto ile etkisizleştirmesi nedeniyle Macaristan Batılı müttefikleri tarafından ciddi bir şekilde eleştiriliyor.
Batılı müttefikleri Macaristan’ı Rusya’yı kayırmak istemekle, bir yandan Batı ittifaklarının üyesi olurken, diğer yandan da Rusya ile olan ilişkilerini, Batının uyarılarına karşı gündemde tutmak istemekle itham ediyorlar.
Macaristan ise bütün bu eleştirileri Macaristan’ın egemenlik haklarına müdahale olarak değerlendirip karşı çıkıyor. Budapeşte yönetimi Macaristan’ın Batının kopmaz bir parçası olarak kalacağını, eleştirilerinin Batının temel değerlerine değil, Batılı ülkelerin uyguladıkları uluslararası politikaya karşı olduğunu vurguluyor.
İşte bu hassas dengeler içinde Macaristan Batı ile olan ilişkilerini koparmadan, ama kendi politikasından taviz de vermeden gidebileceği son noktaya kadar gitmek isterken, İsveç’in NATO üyeliğinin kabulüne evet diyen son ülke konumunda kaldığı için tedirginlik yaşadı.
Macaristan prestij kaybetmeden nasıl ‘evet’ dedi?
Türkiye’nin onayından sonra Macaristan’ın da İsveç’in üyeliğini onaylayacağı artık belliydi. Ancak bunun için Budapeşte bu adımı haklı gösterecek gerekçeler de bulmalıydı.
Ankara’dan kabul haberinin gelmesinin ardından Macaristan da hemen üyeliğe yeşil ışık yaktı, ama ilk açıklamada, NATO üyeliği konusunun görüşülmesi için İsveç Başbakanı Ulf Kristersson’un Budapeşte’ye davet edildiği de yer alıyordu.
İsveç hükümetinin “bu konuda görüşülecek yeni bir husus yok” gerekçesiyle daveti nazik bir şekilde reddetmesinin ve İsveç başbakanının “elbette Budapeşte’yi ziyaret etmekten memnunluk duyarım, ama önce üyeliğimiz kabul edilsin” mealindeki açıklamasının ardından Budapeşte B planını devreye soktu.
Macaristan Başbakanı Viktor Orban, bir haftalık suskunluğun ardından Parlamento dışişleri komisyonundan geçen İsveç’in NATO üyeliğinin Parlamentoya onay için sevk edildiğini, bu arada İsveç başbakanı ile defalarca görüştüklerini, iki ülkenin savunma sanayisi ile ilgili önemli bir sözleşme imzalama hazırlıkları yapıldığını ve önümüzdeki günlerde Kristersson’un Budapeşte’ye geleceğini duyurdu.
Gerçekten de geçtiğimiz haftanın ortalarında Kristersson Budapeşte’ye geldi, henüz ne olduğu tam olarak bilinmeyen, ama İsveç tarafından üretilen üç Grippen savaş uçağının Macaristan’a satılmasını da içeren bir savunma sanayi anlaşması imzalandı.
İşte bu ziyaret, Macaristan’ın onaylamak için 592 gündür sürüncemede bıraktığı İsveç’in üyeliği sürecine nokta konulmasına olanak sağladı.
Şimdi bu karar Macaristan Devlet Başkanı tarafından imzalanacak ve yürürlüğe girecek.
Ancak Macaristan’ın yeni devlet başkanı da İsveç’in NATO üyeliğinin onaylandığı Parlamentonun bugünkü oturumunda seçilecek. Eski devlet başkanı Katalin Novak, pedofil bir suçluya yardım etmekle suçlanan bir mahkûm için çıkardığı af nedeniyle istifa etmek zorunda kalmıştı.
İktidar partisi FIDESZ Macaristan Anayasa Mahkemesi başkanı Tamas Sulyok’u cumhurbaşkanlığına aday gösterdi.
İsveç’in NATO üyeliği oylanırken parlamento yeni cumhurbaşkanını henüz seçmemişti.
]]>Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, X hesabından yaptığı paylaşımda TBMM’de onaylanan kararın İsveç’i NATO’ya bir adım daha yaklaştırdığını belirterek, “İsveç’in katılımı Avrupa’nın güvenliğini güçlendirecek ve AB-NATO işbirliğini artıracaktır. Bundan sonraki adımları sabırsızlıkla bekliyorum.” ifadelerine yer verdi.
Belçika Dışişleri Bakanı Hadja Lahbib ise X paylaşımında, ülkesinin TBMM’nin kararını memnuniyetle karşıladığını bildirerek, İsveç’in İttifak’a katılımı yolunda önemli bir adım atıldığını vurguladı.
Avrupa’nın güvenliğinin kolektif bir çaba olduğunu kaydeden Lahbib, “İsveç’in NATO’ya katılmasıyla Avrupa daha güvenli ve ittifakımız daha güçlü hale gelecektir.” değerlendirmesinde bulundu.
Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lökke Rasmussen de X’teki paylaşımında TBMM’nin İsveç’in NATO üyeliğini onaylamasından “büyük memnuniyet” duyduğunu belirterek, “İsveç’in NATO’da yer alması ittifakı ve İskandinav bölgesinin güvenliğini güçlendirecektir. Süreç henüz tamamlanmadı ancak İsveç’in üyeliğini çok yakında kutlamayı bekliyoruz.” ifadelerine yer verdi.
Estonya Başbakanı Kaja Kallas ise sosyal medya paylaşımında, söz konusu kararın İsveç’in 32. NATO müttefiki olması açısından önemli olduğunun altını çizerken, Cumhurbaşkanı Alar Karis de “ABD/Transatlantik güvenliğini artırmaya ve Baltık Denizi’ni bir NATO denizi haline getirmeye önemli ölçüde yaklaştık. Şimdi tüm gözler Macaristan’da ve herkes İsveç’in bir an önce katılmasını bekliyor.” yorumunu yaptı.
Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, paylaşımında “Vilnius’taki NATO zirvesinde varılan anlaşmaların aşamalı olarak uygulamaya konulduğunu görmekten memnuniyet duyuyoruz. İsveç’in NATO üyeliği daha güvenli bir Baltık Denizi bölgesi ve daha güçlü bir ittifak için önemli bir adım olacaktır.” sözlerine yer verdi.
Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ise sosyal medya hesabından TBMM kararından mutluluk duyduğunu paylaşarak, “İsveç’in üyeliği Baltık Denizi bölgesinde güvenliği artıracak ve tüm ittifakı daha güçlü hale getirecektir. İsveç’in üyeliğiyle Finlandiya’nın üyeliği de tamamlanmış olacaktır.” ifadelerini kullandı.
Eski Finlandiya Başbakanı ve Cumhurbaşkanı adayı Alexander Stubb ise ” Türkiye’nin İsveç’in NATO üyeliğini onayladığını görmekten memnuniyet duyuyoruz. Macaristan’ın onayının ardından ittifakımız her zamankinden daha güçlü olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
Letonya Cumhurbaşkanı Edgars Rinkevics de X hesabından “TBMM’nin İsveç’in NATO üyeliğini onaylamasıyla Ankara’dan uzun zamandır beklenen harika bir haber geldi. Bu, tüm ittifakı ve bölgesel güvenliği güçlendirecektir. Umarım Macaristan da yakında aynı şeyi yapar ve nihayet NATO’nun 32. üyesine sahip oluruz.” paylaşımı yaptı.
Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise X paylaşımında İsveç’in katılımıyla NATO’da oluşacak İskandinav bölgesinin ortak güvenliği güçlendireceğine vurgu yaptı.
NATO’dan Macaristan’a çağrı
NATO Parlamenter Asamblesi Başkanı Michal Szczerba, X mesajında, destekleri dolayısıyla NATO Parlamenter Asamblesi Türk Delegasyonuna teşekkürlerini ileterek, “Macaristan Ulusal Meclisindeki meslektaşlarıma katılım sürecinin mümkün olan en kısa sürede tamamlanmasına yardımcı olmaları çağrımı yineliyorum.” ifadelerine yer verdi.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise yazılı açıklamasında TBMM’nin kararını memnuniyetle karşıladığını belirterek, onay sürecini en kısa sürede tamamlayacağı konusunda Macaristan’a güvendiğini ifade etti.
Stoltenberg, “Tüm NATO müttefikleri Vilnius’ta yapılan zirvede İsveç’i ittifakımıza katılmaya davet etme konusunda mutabık kaldı ve İsveç taahhütlerini yerine getirdi. İsveç’in üyeliği NATO’yu daha güçlü ve hepimizi daha güvenli kılacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Ataşehir’deki birçok mahalleyi ilgilendiren nazım imar planı ile uygulama imar planı değişikliklerinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde kabul edilmesinin ardından Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, basın mensupları, mahalle muhtarları ve Ataşehir Kent Konseyi temsilcileri ile bir araya gelerek bilgilendirme toplantısı yaptı.
11 Ocak’taki İBB Meclisi toplantısında, Ataşehirlilerin dört gözle beklediği imar planları ile ilgili önemli kararlar alındı. Ferhatpaşa Mahallesi’nin 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı ile Örnek – Esatpaşa – Fetih – Kayışdağı – İnönü ve Küçükbakkalköy mahallelerinin 1/1000 Ölçekli Uygulamalı İmar Planı itiraz dosyaları İBB Meclisi’nden geçti. İçerenköy Mahallesi’nin 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı ile Mustafa Kemal ve Aşık Veysel mahallerine ilişkin 1/5000 Nazım İmar Planı ve 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planlarının da İBB İmar Komisyonu’nun Şubat ayındaki toplantısında görüşülmesi planlandı.
İBB Meclisi’nde verilen onayın ardından düzenlenen bilgilendirme toplantısında konuşan Başkan Battal İlgezdi, Ferhatpaşa, Örnek, Esatpaşa, Fetih, Kayışdağı, İnönü ve Küçükbakkalköy mahallelerinin imar planı değişikliklerinde önemli adımlar atıldığını, İçerenköy uygulama imar planı ile Mustafa Kemal ve Aşık Veysel mahallelerinin nazım ve uygulama imar planlarının da önümüzdeki ay çözüme kavuşacağını dile getirdi.
Basın mensupları ve mahalle muhtarları ile yapılan bu toplantının ardından, mahallelere özel vatandaşların katılacağı bilgilendirme toplantılarına devam edileceğini belirten Başkan İlgezdi, İstanbul’un deprem kuşağında olduğunu ve güvenli kent yaratmanın ilk şartının doğru imar planları yapmak olduğunu söyledi.
Yeni imar planları hakkında mahalle mahalle bilgilendirmede bulanan Başkan İlgezdi, şunları kaydetti:
“Ferhatpaşa Mahallesi’ni kapsayan alanda 1 buçuk emsal değeri ve 6 kata izin veriliyor. Ataşehir Belediyesi olarak 1/1000 ölçekli planları hızla hazırlayıp, İBB’ye onaylatacağız ve sorun tamamen çözülmüş olacak.
İçerenköy Mahallesi’nde rezerv alan olarak ilan edilen bölgelere yaptığımız itiraz neticesinde, bu bölgeler rezerv alan olmaktan çıkarıldı. Emsal değeri 2.10 oldu. İçerenköy’ün imar planı Şubat ayındaki İBB Meclisi toplantısında görüşülecek.
Küçükbakkalköy Mahallesi’nde imar planı 1.8 emsal ve 15 kat olarak onaylandı. Örnek, Fetih ve Esatpaşa mahallelerinde parsel bazında yaşanan sorunlar çözüldü.
Mustafa Kemal ve Aşık Veysel mahallerinde; 1000, 2000 ve 3000 metrekare alanlara ada transferi hakkı getirildi. 3000 metrekare alanlar 2.5 emsal değerine kavuştu. Ayrıca ‘inşaat yapılamaz’ şeklinde olan alanlar, yeniden jeolojik çalışma yapılıp Bakanlığa onaylatılarak ve önlem alınarak inşaat yapılabilir alana çevrildi. Mustafa Kemal ve Aşık Veysel mahallerimizin imar planları da Şubat ayındaki İBB Meclisi toplantısında görüşülecek.
Yeni Çamlıca, Mevlana ve Mimar Sinan mahallelerimizin 50 yıllık tapu ve mülkiyet sorunu bulunuyordu. Sorunun çözülmesi için İBB ve Tapu Kadastro Müdürlüğü ile yaptığımız görüşmeler ve çalışmalar başarılı oldu. Ataşehir’den sonra İBB encümenleri çalışmaları onayladı, kadastro onayladı, dosya Tapu Müdürlüğüne intikal etti. İstenen bazı değişiklikler tamamlandı. Tapu Müdürlüğünden onay bekleniyor.
Kayışdağı ve İnönü mahallelerinde ise, ‘toplulaştırılacak alanlar’ için bulunan rezerv alan kararı kaldırıldı. Kayışdağı Mahallemizde 1000 metrekareden büyük parsel oluştuğunda yüzde 20 sosyal donatı alanlarından transfer getirilirse 2.07 emsal değeri, İnönü Mahallemizde toplulaştırma alanlarına 2.10 emsal değeri verildi”.
]]>