
Olay, Samsun’un Atakum ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 49 yaşındaki Mehmet Kır bir yıl önce oturduğu kendi dairesini satarak başka yere taşındı.

Kır, bu sabah, dairesini sattığı apartmana gelip kiralık daire aradı ve kapıcı dairesini tutmak istedi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Elinde 2 bavuluyla birlikte 8 katlı binanın 6.katına çıkan Mehmet Kır burada merdiven havalandırma penceresinden aşağı düştü. Mehmet Kır’ın düştüğünü fark eden vatandaşlar 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi.

Olay yerine polis ve ambulans sevk edildi. Ambulansla Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde sevk edilen Mehmet Kır, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Polis, Kır’ın düştüğü 6. kattaki merdivenlerde 2 adet valizini buldu ve yakınlarına teslim etmek için polis merkezine götürdü.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kocaeli’nin Darıca ilçesinde meydana gelen olayda 4 katlı bir binanın çatı katında saat 05.00 sıralarında yangın çıktı.

Yangını söndüren itfaiye ekipleri, girdikleri çatı katında cansız bedenle karşılaştı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

ACILI BABA SİNİR KRİZLERİ GEÇİRDİ
İncelemede; içeride mahsur kalarak hayatını kaybeden kişinin, eşinden bir süredir ayrı yaşadığı öğrenilen Muhammet Ali Alma olduğu tespit edildi.

Oğlunun hayatını kaybettiğini öğrenen ve bir alt katta oturan baba Bahattin Alma fenalaşınca sağlık ekipleri tarafından Darıca Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.

Muhammet Ali Alma’nın cenazesi otopsi yapılmak üzere hastane morguna kaldırıldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, 11 Kasım’da saat 08.30 sıralarında Adana’da meydana geldi. Otomobili ile seyreden galerici Emre Işık, borç meselesi nedeniyle husumetli olduğu, galerici kuzeni Hakan Işık’ın kullandığı otomobili gördü.

Otomobilden inip, belinden çıkardığı tabancayla kuzenine defalarca ateş eden Emre Işık daha sonra koşarak uzaklaştı. Ağır yaralı halde otomobiliyle hastaneye giden Hakan Işık, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

4 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine sevk edilen polis, şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı. Hakan Işık’ın cansız bedeni otopsinin ardından toprağa verildi.

İmamoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Emre Işık’ın Ceyhan ilçesinde bir evde saklandığını belirledi.

Eve baskın yapan ekipler, Emre Işık ile olayla bağlantılı oldukları iddia edilen babası Erdal, ağabeyi Erdi ve kuzeni Nejat Işık’ı gözaltına aldı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler tutuklandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kuzey Marmaray Otoyolu Anadolu Feneri mevkisinde lastiği patlayan araç yol kenarına girip şarampole uçtu
Ölen kadının kızı ambulansın içinde “annem” diyerek feryat etti
İSTANBUL – Kuzey Marmara Otoyolu Anadolu Feneri mevkisinde lastiği patlayan hafif ticari araç, yol kenarından çalılık alana girip 250 metre sürüklendikten sonra şarampole uçtu. Can pazarının yaşandığı kazada aynı aileden 1’i bebek olmak üzere 2 kişi öldü, 3 kişi de yaralandı. Annesinin öldüğünü öğrenen yaralı kadının ambulansın içinde “annem” diye feryat etmesi, bebeğini kaybeden adamın ise çaresizce dizinin üstüne çöktüğü o anlar yürekleri dağladı.
Olay, önceki gün saat 17.00 sıralarında Kuzey Marmara Otoyolu Beykoz Anadolu Feneri Mahallesi mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre bayram ziyareti sonrasında Kocaeli’ne hafif ticari araçla dönüşe geçen Murat D. (29), eşi Büşra D. (27), baldızı B.A. (21), kayınvalidesi Ayşe Ateş ve 3 yaşındaki bebeği D.D. ile yola koyuldu. Aracın şoförü Murat D., otoyolda seyrettiği esnada lastiği patladı. Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkan araç, yol kenarından çalılık alana doğru yaklaşık 250 metre sürüklendi. Araç ardından takla atarak şarampole yuvarlandı. Yaklaşık 50 metre derinliğe uçan araç devrilerek yan yattı.
Bayram dönüşü lastik patladı araç uçtu
Kaza sonucu çarpmanın etkisiyle camları kırılan araçta bulunan 3 yaşındaki kız çocuğu D.D., camdan fırlayarak ağır yaralandı. Kazada araç sürücü Murat D.ile eşi Büşra D.ve baldızı B.A.vatandaşların yardımıyla araçtan çıkartılarak yaralı olarak kurtuldu. Ancak yolcu koltuğunda oturan kayınvalide Ayşe Ateş (57), yan yatan aracın altında kalarak feci şekilde hayatını kaybetti. Kazanın ardından ihbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye, jandarma ve polis ekibi sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, ağır yaralı bebeğe kalp masajı yaparak ambulansla hastaneye kaldırdı. Ancak hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
Anneanne ve 3 yaşındaki torunu öldü
Öte yandan annesinin öldüğü haberini alan kadını, kadın polis memuru elini tutarak ve sarılarak teselli etmeye çalıştı. Ambulansla bildirilen kadının “annem” diyerek feryat etmesi, eşinin ise dizlerinin üstüne çöküp çaresizce beklediği o anlar yürekleri dağladı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulanslarla hastenelere kaldırılan Murat D., eşi Büşra D. ve baldızı B.A.’nın hayati tehlikesi olmadığı öğrenildi. Tüm bu yaşananlar ise İhlas Haber Ajansı kameralarına yansıdı.
Anneanne ve torunu toprağa verildi
Diğer yandan aracın altında kalarak hayatını kaybeden Ayşe Ateş ise olay yeri inceleme polisi ve cumhuriyet savcının incelemesi sonrasında ambulansla hastane morguna kaldırıldı. Kadının ve torununun cenazesi Kocaeli’nin Gebze ilçesindeki Mimar Sinan Camii’nde kılınan cenaze namazı sonrasında memleketi Samsun’da toprağa verildi. Polis olayla ilgili çalışma başlattı.
]]>İsrail’in Gazze kentinin batısındaki Eş-Şati Mülteci Kampı’nda hareket halindeki bir aracı hedef alması sonucu Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin 3 oğlu ve torunlarından bazıları hayatını kaybetti. Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre İsrail, Ramazan Bayramı dolayısıyla Eş-Şati Mülteci Kampı sakinleri ve yakınlarıyla bayramlaşmaya giden Heniyye’nin ailesinden birçok kişinin bulunduğu bir aracı hedef aldı. Saldırıda Heniyye’nin ailesinden araçta bulunan herkesin yaralandığı ya da hayatını kaybettiği aktarıldı.
HAMAS LİDERİNİN 3 OĞLU İSRAİL SALDIRISINDA ÖLDÜ
Sağlık kaynakları, saldırıda Heniyye’nin Hazım, Emir ve Muhammed isimli oğullarıyla torunlarından bazılarının da yaşamını yitirdiğini bildirdi.
HENİYYE: HAMAS’IN ATEŞKES TALEPLERİNİ ETKİLEMEYECEK
Ailesini kaybeden Heniyye’den ilk açıklama geldi. Geri adım atmayacaklarını belirten Hamas lideri Heniyye, “Oğullarımın öldürülmesi, Hamas’ın ateşkes taleplerini etkilemez.” ifadelerini kullandı.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN TAZİYE MESAJI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Erdoğan, Heniyye’ye üç çocuğu ve üç torununun İsrail saldırısında şehit olması nedeniyle başsağlığı dileklerini iletti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in işlediği insanlık suçlarının hesabını hukuk önünde mutlaka vereceğini ifade etti.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Heniyye ile telefonda görüşerek, İsrail saldırıları sonucu şehit olan üç oğlu ve üç torunu için başsağlığı diledi.
GAZZE’DE CAN KAYBI SAYISI 33 BİN 560’A YÜKSELDİ
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 14 bin 500’ü çocuk, 9 bin 560’ı kadın olmak üzere 33 bin 560 Filistinli öldürüldü, 75 bin 933 kişi yaralandı. Enkaz altında hala binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.
604 İSRAİL ASKERİ ÖLDÜRÜLDÜ
İsrail ordusu ise Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 260’ı karadan işgal sürecinde olmak üzere 604 askerinin öldüğünü duyurmuştu.
HAMAS LİDERİ İSMAİL HENİYYE KİMDİR?
İsmail Heniyye, 1963’te Gazze Şeridi’ndeki Elşati mülteci kampında dünyaya geldi. Ailesi 1948 Arap-İsrail Savaşı sırasında Aşkelon şehrinden kaçarak mülteci durumuna düşmüştü. 1987’de Gazze İslam Üniversitesi’nden mezun oldu. 1989’da 1. İntifada’ya katıldığı ve Hamas üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı. 1992’de serbest bırakıldıktan sonra, İsrail tarafından diğer İslami Cihad ve Hamas üyesi 415 kişilik grubun arasına katılıp, Güney Lübnan’a sürüldü. Ertesi yıl Gazze’ye geri döndü.
1999’dan 2004’e kadar, Hamas Genel Sekreteri Şeyh Ahmet Yasin’in özel kalem müdürlüğünü yaptı. Aralık 2005’te yapılan ve 25 Ocak 2006’da tekrarlanan Filistin Yasama Konseyi seçimlerinde Hamas lideri Halid Meşal’in Şam’da sürgünde bulunmasından dolayı listenin en başında yer aldı. Hamas’ın 132 sandalyeden 74’ünü aldığı seçimler sonucunda Heniyye, 16 Şubat 2006’da Hamas’ın Başbakan adayı olarak açıklandı. 19 Şubat’ta, ABD ve İsrail’in karşı çıkmalarına rağmen Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas tarafından Başbakanlığa atandı. Ekim 2006’da Gazze’de El Fetih ile Hamas üyelerinin çarpışmaları sırasında konvoyuna düzenlenen saldırıdan kurtuldu. Mayıs 2007’de İsrail’in evine karşı düzenlediği füze saldırısını atlattı.
Haziran 2007’de Gazze Şeridi’ndeki Hamas ile El Fetih arasındaki çatışmaların zirveye çıkması üzerine, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas tarafından görevinden alındı. Ancak Hamas, Abbas’ın kararnamesini reddetti ve İsmail Heniyye hükûmetinin görevde kalacağını ve Filistin Ulusal Yönetimi hükûmeti olarak çalışmaya devam edeceğini söyledi. 2 Haziran 2014 – 13 Şubat 2017 tarihleri arasında Gazze Şeriti Yönetimi Başkanlığını üstlendi. 6 Mayıs 2017’den beri Hamas Siyasi Büro Başkanlığını yapmaktadır.
]]>Devam eden savaş Gazze Şeridi’nin altyapısına büyük hasar verdi.
Binalar enkaz yığınına dönüştü ve bölge sakinleri güneye, Refah kentine gitmek zorunda kaldı.
BM destekli bir raporun işaret ettiği açlık kaygıları arttı.
Savaş, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te daha önce görülmemiş bir saldırı düzenlemesiyle başladı. İsrail’in verilerine göre çoğu sivil yaklaşık bin 200 kişi öldü.
İngiltere, ABD ve AB, Hamas’ı “terör örgütü” olarak tanımlıyor.
Saldırı sırasında 253 kişi rehin alındı.
130 dolayında rehinenin hala Gazze’de tutulduğuna inanılıyor.
İsrailli yetkililer, rehinelerden 34’ünün öldüğünü sanıyor.
İsrail ordusuna göre 7 Ekim saldırılarından bu yana 600 dolayında İsrail askeri öldü.
En az 254’ü geçen Ekim’de Gazze’ye karşı kara saldırılarının başlamasından sonra…
Gazze’deyse, Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi’ne (OCHA) göre, savaşın 175’inci günü itibarıyla en az 32 bin 623 kişi öldü ve 75 bin 92 kişi de yaralandı.
Gazze’deki Sağlık Bakanlığı savaşın 178’inci günü itibarıyla, İsrail saldırılarında çoğu kadın ve çocuk en az 32 bin 916 kişinin öldürüldüğünü açıkladı.
1 Mart’ta BM’nin yayımladığı bir raporda ise İsrail güçlerinin Gazze Şeridi’nde tahmini 9 bin kadın ve çocuğu öldürdüğü belirtildi.
Raporda enkaz altında çok sayıda cesetin bulunması sebebiyle bu sayının daha fazla olabileceği belirtildi.
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) de savaşın başlangıcından bu yana 13 bin çocuğun öldürüldüğünü bildirdi.
ABD Başkanı Joe Biden gibi bazı siyasetçiler daha önce Filistin Sağlık Bakanlığı’nın verdiği sayıları sorgulamıştı, ancak Dünya Sağlık Örgütü verilerin güvenli olduğunu söylüyor.
‘İnsanlar açlık ihtimaliyle karşı karşıya’
BM’ye göre kuşatma altındaki Gazze’de 2,3 milyondan fazla kişilik nüfusunun yüzde 85’i altyapının yok edildiği, gıda, su, yakıt ve elektrik sıkıntısı çekilen bölgelerdeki evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Geçen ay BM ve yardım kuruluşlarına açlığın boyutunu ölçmek için veri sağlayan ve saygın bir uluslararası kurum olan Entegre Gıda Güvencesi Aşama Sınıflandırması (IPC), Gazze’de yaklaşan açlık konusunda uyarı yapmıştı.
Raporda “Gazze’deki nüfusun yarısının (1,11 milyon kişi) gıda güvenliği konusunda feci koşullarla karşılaşması bekleniyor ve açlık ihtimaliyle karşı karşıyalar” denilmişti.
İsrail ise BM’nin değerlendirmesinde doğru olmayan bilgiler olduğunu iddia ediyor ve BM kuruluşlarının günlük ulaşan yardımları dağıtmakta başarısız olduğunu savunuyor.
İşgal altındaki Batı Şeria ve Gazze’deki sivil nüfustan sorumlu İsrail Savunma Bakanlığı’nın Sivil İşler Koordinasyon Birimi (CogAt), “Her an Kerem Şalom geçişinin Gazze tarafında, İsrail makamları tarafından işlemleri tamamlanmış yüzlerce kamyon bekliyor” açıklaması yaptı.
Kuruluş ayrıca, “İsrail savaşın Gazze’deki sivil nüfus üzerinde talihsiz etkilerinin farkında” dedi ve ülkenin Gazze’deki nüfusu bilerek aç bıraktığı iddialarını tamamen reddetti.
Gazze’ye giriş kapılarının açılması ve bölgeye yardım akışının hızlandırılması çağrıları arttı.
BM’ye göre savaştan önce bölgeye günde en az 500 kamyon yardım malzemesi giriyordu.
Gazze’deki en büyük yardım operasyonunu gerçekleştiren BM Filistinli Mülteciler Kurumu’na (UNRWA) göre Mart ayı boyunca bölgeye günde ortalama 161 kamyon yardım malzemesi girdi.
İsrail ise Gazze Şeridi’ne giren insani yardımın boyutları konusunda bir kısıtlama olmadığını savunuyor.
Gazetecilerin ve yardım çalışanlarının ölümleri
Uluslararası Gazeteciler Federasyonuna (IFJ) göre 99 Filistinli gazeteci ve medya çalışanı, dört İsrailli ve üç Lübnanlı gazeteci öldürüldü.
Gazetecileri Koruma Komitesi’nin (IFJ) raporunda da 16 gazetecinin yaralandığı, dördünün kaybolduğu ve 25’inin Gazze Savaşını haber yaparken tutuklandığı belirtildi.
Gazze’den haber yapmak isteyen gazeteciler, sadece İsrail Ordusu’na iliştirilmiş bir şekilde girmeleri ve ordunun kurallarına uymayı kabul etmeleri durumunda bölgeye gidebiliyor.
Bu koşullar arasında İsrail askerleriyle kalmak ve yayınlanmadan önce haberleri onaylatmak da var.
ABD’nin fonladığı yardım çalışanlarına karşı girişilen şiddet olaylarının kaydını tutan Yardım Çalışanı Güvenlik Veri Tabanı’na göre Ekim’den bu yana Gazze’de 196’dan fazla yardım çalışanı öldürüldü.
Savaşın başlangıcından bu yana öldürülenlerin çoğu, Gazze’deki en büyük yardım operasyonunu yürüten UNRWA’da çalışıyordu.
En son gıda yardım kuruluşu World Central Kitchen’da (WCK) çalışan yedi kişi Gazze’de İsrail’in hava saldırısında öldürüldü.
Kara saldırısı tehdidi
İsrail haftalardır Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a bir kara saldırısı düzenleme tehdidinde bulunuyor.
Bölgeye 1,5 milyondan fazla Filistinli sığındı. Büyük çoğunluğu Gazze’nin diğer yerlerindeki evlerinden olan insanlar.
BM yetkilileri, İsrail’in Refah’a kara saldırısında bulunması durumunda “hayal gücünün ötesinde” bir insani facianın yaşanacağı uyarısında bulundu.
İsrail içinde ise Başbakan Binyamin Netanyahu üzerinde, Gazze’deki rehinelerin serbest kalması için bir anlaşma yapma ve erken seçime gitme baskıları artıyor.
Ekim ayında savaşın çıkmasından bu yanaki en büyük protesto eylemlerinde, Kudüs’te onbinlerce İsrailli yürüdü.
]]>Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Seferşah Mahallesi Çay Sokak’ta 2022 yılı Ağustos ayında meydana gelen olayda, Gencay Korur, boşanma aşamasında olduğu eşi Ayşe Korur’u kayınpederinin evinde tüfekle vurdu. Yaralanan Ayşe Korur, Ezine Devlet Hastanesinde yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Cinayetin ardından Gencay Korur, Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve İzmir Dikili İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından suç aleti ile birlikte yakalanarak gözaltına alındı. Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğüne getirilen Gencay Korur, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Tutuklu sanık Gencay Korur’un Çanakkale 1’nci Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmasına başlandı. Ezine ilçesinde boşanma aşamasındaki eşi Ayşe Korur’u kayınpederinin evinde av tüfeğiyle vurarak öldüren tutuklu Gencay Korur’un Çanakkale 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde davanın 5’inci duruşması görüldü.
Tutuklu sanık Gencay Korur, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya hazır bulunurken, Ayşe Korur’un yakınları da duruşmaya katıldı. Duruşma da tutuklu sanık Gencay Korur’a ait telefon kayıtlarının bilirkişi tarafından incelenmesi sonucunda hazırlanan rapor mahkemeye sunuldu.
Bilirkişi raporunda Gencay Korur’un telefon rehberinde ‘Aşkım’ isimli kişiye 10 Ağustos 2022 tarihinde cinayetten 1 gün sonra yazdığı mesajlar da şu ifadeler yer alıyor:
“Gencay Korur; Ben Ayşe’yi öldürdüm, kaçıyorum.
Aşkım; Ne zaman? Hani yapmaktan vazgeçmiştin. Sen ciddi misin? O zaman neden teslim olmuyorsun da kaçıyorsun ki?
Gencay Korur; Olacağım.
Aşkım; Hani hapiste el üstünde tutarlardı, şimdi ne değişti.
Gencay Korur; Gidiyorum. Teslim olacağım.
Aşkım; Öldüğüne emin misin? Belki sadece yaralanmıştır.
Gencay Korur; ya salak salak konuşma öldü diyorum”.
Tutuklu sanık Gencay Korur, mahkemedeki savunmasında bilirkişi raporunu kabul etmediğini belirterek, “3 kızım da benden değil. Çocuklar benden değil. Eşim kimden hamile kaldı. DNA testi istiyorum” dedi. Korur’un savunmanın ardından mahkeme heyeti davayı 12 Mart tarihine erteledi.
Duruşma sonrası adliye çıkışında açıklama yapan müşteki avukatı Ahmet Erzi, “Ayşe Korur cinayetinde sanık her ne kadar namus cinayeti şeklinde cinayeti işlediğini beyan etmiş ise de telefon yazışmalarında sanığın başka kadınlarla olan samimi konuşmaları aynı zamanda birlikte olduğu kadınlara kendi eşini Ayşe Korur’u öldüreceğine dair beyanları ortaya çıkmıştı. Dolayısıyla namusa ilişkin hiçbir şey yoktur, kalmamıştır. Mevcut halden Cumhuriyet Savcımız mütalaasını hazırlamak üzere dosyanın kendisine tevdi edilmesini talep etti. Önümüzdeki celse mütalaa açıklanacak. Biz mütalaanın ağırlaştırılmış müebbet olacağından hiçbir şüphe duymamaktayız. Sanığında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alacağından şuandaki durum itibariyle hukuken de emin durumdayız. İnşallah hak ettiği cezayı alacak. Ayşe Korur’u öldürdüğünü kendi kız arkadaşına anlatıyor. Anlattıktan sonra da kız arkadaşının şöyle bir beyanı var. Diyor ki; ‘Hani öldürmekten vazgeçecektin’ yani karısını öldür meyi daha önce planlayıp, kendi kız arkadaşına anlatıyor. ve öldürdükten sonra da kız arkadaşına bilgi veriyor; ‘ben karımı öldürdüm’ diye. Cep telefonu kayıtlarında var. Sevgilisini telefonuna aşkım diye kaydediyor. Daha sonra da karım beni aldattı diye savunma yapıyor. Yani ortada bir namusa ilişkin herhangi bir durum söz konusu değil. Burada eşini aldatan da sanığın kendisi, indirim almak için dava boyunca bir takım yalanlar, iftiralar attı. Lakin bunların hiç biri de gerçeklik payı noktasında ortaya çıkmadı. Sanığın en ağır cezayı alacağından biz artık eminiz” dedi. – ÇANAKKALE
]]>23 Şubat 2023 tarihinde GOP Bulvarı üzerinde bulunan bir otelde çıkan yangın paniğe neden oldu. Yangın sırasında otel odasında bulunan ve asker olduğu iddia edilen 20 yaşındaki Umut Muzaffer Gezen alevlerin arasından kaçmak için 3. kattan aşağı atladı. Olay sonrası ağır yaralanan genç, olay yerine çağrılan sağlık ekipleri tarafından hızla üniversite hastanesine kaldırıldı. Olay sonrası bazı haber sitelerinde gencin öldüğüne dair haberler yapıldı. Hastanede ilk müdahalesi yapılan Gezen, daha sonra bilinci açıldı. Sağlık durumu iyi olan Gezen’e hastane çalışanları hakkında çıkan haberleri okuttu. Kemal Sunal filmindeki gibi kendi ölüm haberini okuyan Gezen, kendinden de şüphe etti. Başından yaralanan, ayağında kırık olan ve belinden geçireceği ameliyat gününü bekleyen Gezen, kendi haberlerini gülerek okudu.
Umut Muzaffer Gezen, “Tokat’ta otel odasında çıkan yangında panikleyip 3. kattan atladım. Öldüm diye haberlere çıktım. Hayattayım. Şükür halime. Bundan daha ötesi olamaz. İlaçlarımı aldıktan sonra uyudum. Uyuduğumdan dolayı yangın çıkmış fark etmedim. Bir anda uyandım. Panikle camdan atladım. Atlamasaydım belki şu anda burada değildim. Hayatta değildim. Askerdim, er olarak geldim. Acemi birliğine geldim. Bir gün için konaklamak için oraya geldim ve yangın çıktı onda da. Askerlik de kaldı şimdi. Kendim hastanedeyim. Ameliyat olacağım. Belimde bir rahatsızlık var. Allah’a şükür ameliyat olduktan sonra iyi olacağım. Başka da bir şeyim yok. Başımda pek fazla bir şey yok. Şöyle söyleyeyim. Sol ayağımda bir kırık var. Başımda çok kılcal çatlaklar var. Bir de belden ameliyat olacağım o kadar. Olay olduğu gün öldü dediler. Sağ olsun ambulans ekipleri tarafından hastaneye buraya Tokat Gaziosmanpaşa’ya kaldırıldım. Buraya geldim. İlk şuurum yerinde değildi. Şimdi çok iyiyim. Her şeyim yerinde. Yemek yedim. Su içtim. Sonra dediler bir şeyler göstereceğiz. Dedim abi ne göstereceksiniz. Öldün, şu oldu, bu oldu. Kemal Sunal’ın filmi gibi. Ben iyiydim halbuki haberleri seyrediyorduk. Beraber hemşire abiler, arkadaşlarla burada. Yiyordum, içiyordum, iyiydim yani bir şeyim yoktu ama hani bu da bir olay oldu. Başımızdan geldi, geçti. Bir deneyim oldu benim için. Film gibi bir sahne oldu benim için. Kemal Sunal’ın sahnesi gerçek oldu. Gerçekten öldü diyor yani. Hani ben öldüm artık yokum. O hesap oldu. Kendimden şüphe ettim” dedi.
Anne Gözde Gezen ise “Ben hayatta kaldığına çok şükrediyorum. Çok şükür hayatta. Bunda da bir vardır hayır. Belki askeri birliğine teslim olsa da üstüne daha kötü bir şey gelecekti. Çok şükür hayatta iyi. Omuriliğinde bir sıkıntı var. Omuriliğinde bir kırık var. İnşallah buradan yürüyerek çıkacağız” diye konuştu. – TOKAT
]]>