Okulda – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Mon, 15 Apr 2024 07:18:34 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Hababam’ın Hafize anası yerini öğrencilerin Romanyalı Leyloş ablasına bıraktı https://www.haber60.com.tr/hababamin-hafize-anasi-yerini-ogrencilerin-romanyali-leylos-ablasina-birakti/ https://www.haber60.com.tr/hababamin-hafize-anasi-yerini-ogrencilerin-romanyali-leylos-ablasina-birakti/#respond Mon, 15 Apr 2024 07:18:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27439 Hababam’ın Hafize anası yerini öğrencilerin Romanyalı Leyloş ablasına bıraktı

BAYBURT – Aslen Romanyalı olan ve uzun yıllardır Bayburt’ta yaşayan Leyla Yavuz, yaklaşık 14 senedir çalıştığı okulda, öğrencilerin gözbebeği oldu. Yavuz’un öğrencilerle kurduğu abla-kardeş ilişkisi ise akıllara Hababam Sınıfı filminin sevilen ‘Hafize Ana’ karakterini getiriyor. Yer yer öğrencilerle şakalaşan, yemekhanede, kantinde öğrencilere yardımcı olan ve teneffüs aralarında birlikte sohbet eden Yavuz’u Erdem Beyazıt İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri çok seviyor.

Evlendikten sonra eşi İslam Yavuz vesilesiyle Müslüman olan Leyla Yavuz, huzuru hem eşi İslam Yavuz’da hem de İslamiyet’te bulduğunu söyledi.

Asıl ismi Lilyana olan Leyla Yavuz, Müslüman olduktan sonra Leyla ismini kullanmaya başladı. Öğrencilerle yakın ilişkiler kuran ve öğrencilerin Leyloş ablası Leyla Yavuz’u her sabah öğrenciler okulda koşarak karşılıyor. Öğrencilerin ‘Leyloş’ abla diye hitap ettiği Yavuz, bu durumdan memnun olduğunu vurgulayarak, “Öğrencileri kendi evladımdan hiç ayırt etmiyorum. Ben onların Leyloş ablasıyım, onlar da benim kuzularım. Birbirimizi karşılıklı olarak çok seviyoruz” dedi.

24 yaşına kadar Romanya’da yaşayan Yavuz, o yıllarda tatil yapma için geldiği İstanbul’da eşiyle tanıştı. Eşi İslam Yavuz’la evlendikten sonra Fransa’ya taşınan Yavuz ailesi, çocukları olunca Türkiye’ye kesin dönüş yapma kararı aldılar. Tek bir şartla Türkiye’ye gelmeyi kabul eden Leyla Yavuz’un şartı ise Bayburt’ta yaşamak oldu. Eşinin memleketi Bayburt’u çok sevdiğini, “Bayburt’u, memleketim Romanya’dan daha çok seviyorum, burası benim evim. Okuldaki öğrencilerin hepsi benim evlatlarım” diyerek belirten Yavuz, hem Bayburt’a, hem de çalıştığı okuldaki öğrencilere düşkünlüğünü bu sözlerle ifade etti.

Polis babanın, anaokul öğretmeni annenin çocuğu olan Yavuz, asıl mesleği olan hemşireliği yapmayıp, bir hevesle başladığı okulda uzun yılları geride bıraktı. Sayısızca öğrencinin mezuniyetine tanık olan Yavuz, kimsenin hakkına girmeyeceğini emeklilik yaşı geldiğinde üzülerek de olsa emekli olacağını söyledi.

Yavuz’u, namı diğer Leyloş ablasını çok sevdiğini söyleyen Zeynep Akarsu isimli öğrenci, “Leyla ablayı çok seviyorum, o bizim Leyloşumuz. Kantinden bir şeyler alırken bize hep yardımcı oluyor. O bize çok iyi davranıyor” diyerek konuştu.

Bir diğer öğrenci Meryem Kardeş, ‘Okulumuzun annesi’ dediği Yavuz’dan, “Leyla ablayı çok seviyorum, çok iyi bir ablamız. Bize çok yardım ediyor. O bizim annemizden sonraki okulumuzun annesi” sözleriyle bahsetti.

“Huzuru iki İslam’da buldum”

Eşi İslam Yavuz’la evlendikten bir yıl sonra Müslüman olduğunu ve eşi İslam Yavuz sayesinde İslam diniyle tanıştığını kaydeden Yavuz, “İsmim Lilyana, sonradan Müslüman olduktan sonra Leyla ismini kullanmaya başladım. Evlendikten bir yıl sonra Müslüman oldum. İslam’la iki kere tanıştım diyebilirim, eşimin ismi İslam, sonra İslam dinine yönelince 2’inci kez İslam’la tanışmış oldum. Hayatımdan, yaşantımdan, eşimden çok memnunum. Eşimden Allah razı olsun, o benim hayatımı kurtardı. Onun sayesinde Müslüman oldum” şeklinde konuştu.

“Bayburt benim evim, Bayburt’u memleketimden daha çok seviyorum”

Kendini artık Bayburtlu gördüğünü, yurt dışından Bayburt şartıyla geri döndüğünü söyleyen Yavuz, “Ben kendimi Bayburtlu olarak görüyorum, Bayburtluyum. Bayburt’u gerçekten çok seviyorum. Aslında biz Fransa’dan geldiğimizde her yere gidebilirdik ama ben tek bir şartla Türkiye’ye geldim, Bayburt’ta yaşayacaksak dönelim dedim. Bayburt çok sakin, huzurlu bu yüzden çok seviyorum. Hatta kendi memleketimden daha çok seviyorum” dedi.

“Bana dünyaları verseler işimden vazgeçmem”

14 senedir çalıştığı okulda işini severek yaptığını vurgulayan Yavuz, “13-14 senedir bu okuldayım, bana dünyaları verseler ben okulumu bırakmam, işimi değiştirmem. Hayatım bu okulda, okulumu dahi değiştirmek istemem. Öğrencilerime çok alıştım, onlar benim evlatlarım sayılır. Yıllar önce okulda çalışmak için başvuru yaptığımda başvurumu alan müdür bana, siz bu işi yapabilir misiniz, emin misiniz, temizlik zor olur diye sordu.

Bence helal para olduktan sonra her iş yapılır. Okul benim birinci evim, çünkü burada evimden daha çok zaman geçiriyorum. Öğrenciler beni seviyorlar, beni Hababam Sınıfı filmindeki Hafize Ana’ya benzetiyorlar, öyle görüyorlar. Bazen Leyloş abla diyorlar, bazen kanka diyorlar” ifadelerini kullandı.

Okulun Müdür Başyardımcısı olan Cemalettin Mehmedoğlu, Yavuz’un işini dört dörtlük yaptığını ve herkesin Yavuz’u çok sevdiğini dile getirerek, “Leyla ablayla aşağı yukarı 14 yıldır beraber çalışıyoruz. Leyla abla işe ilk olarak şirketten başladı. Daha sonra çalışkanlığı ve gayretiyle onu kadroya aldık. Kadroya geçtikten sonra okulumuzda gayretleriyle ön plana çıktı. Okulumuzun sevilen simaları arasına girdi. İdarecilerle, öğretmenlerle, diğer personellerle ve öğrencilerle ilişkileri çok iyi. Okulumuzda sevilen bir isimdir, kendisi Romanya’dan gelmiş olmasına rağmen Türk adet, gelenek, göreneklerini hiçbir zaman ihmal etmeden kendi öz yaşantısına devam ediyor. Leyla ablaya gayretinden dolayı çok teşekkür ederiz, emekli olana kadar beraberiz. Emekli olduktan sonra da sağlık, sıhhat içinde yaşamasını rabbimden temenni ediyoruz” sözlerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hababamin-hafize-anasi-yerini-ogrencilerin-romanyali-leylos-ablasina-birakti/feed/ 0
Sinop’ta okullarda güvenlik sorunu: Eğitim-İş Şube Başkanı açıklama yaptı https://www.haber60.com.tr/sinopta-okullarda-guvenlik-sorunu-egitim-is-sube-baskani-aciklama-yapti/ https://www.haber60.com.tr/sinopta-okullarda-guvenlik-sorunu-egitim-is-sube-baskani-aciklama-yapti/#respond Sat, 23 Mar 2024 22:06:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22681

MUSTAFA USTA

Eğitim- İş Sinop Şube Başkanı Celal Şahbenderoğlu, “İlimizde merkez ilçede 3 farklı okulda istenmeyen bir takım olaylar yaşandı. Tabi bu olayların hepsinin ortak noktasında okullardaki güvenlik sorunu ön planda duruyor. Yaşanan olaylar gerçekten üzücü. Maalesef eğitim yuvalarında çocuklarımızın eğitimlerinde, orada çalışan personelin ortamlarının son derece güvensiz bir durum içinde olduğunu bize göstermiş oldu” dedi.

Eğitim-İş Sinop Şube Başkanı Celal Şahbenderoğlu, Sinop kent merkezinde bir günde 3 okulda 3 farklı olayın gerçekleşmesinin ardından açıklamalarda bulundu. Eğitim-İş Sinop Şube Başkanı Celal Şahbenderoğlu, şöyle konuştu:

“OKULLARDA GÜVENLİK SORUNU VAR”

Celal Şahbenderoğlu şunları söyledi:

“İlimizde merkez ilçede 3 farklı okulda istenmeyen birtakım olaylar yaşandı. Tabi bu olayların hepsinin ortak noktasında okullardaki güvenlik sorunu ön planda duruyor. Yaşanan olaylar gerçekten üzücü. Maalesef eğitim yuvalarında çocuklarımızın eğitimlerinde orada çalışan personelin ortamlarının son derece güvensiz bir durum içinde olduğunu bize göstermiş oldu. Yaşanmış olayların bir tanesinde bir velinin çocuğunun yapmış olduğu disiplinsizlik sonucu belki üste çıkmak için olsa gerek okuldaki idarecilere hakaret etmesi, sözlü saldırıda bulunması, araya giren kişilerin engellemesiyle belki de şiddetin o an önlenmesi gibi bir söz konusu durum oldu. Tabi bu oldukça üzücü. Eğitmenlerimize, öğretmenlerimize, idarecilerimize yapılmış bir saldırı girişimi bu. Bunun haricinde başka bir okulumuzda, bu ilk dediğimiz olay Anadolu lisesinde gerçekleşiyor, diğeri Sarı Saltuk Anadolu Lisesi’nde gerçekleşen olayda ise bir proje kapsamında bir sergi açılmak isteniyor okulda, okul dışındaki bir kişi okula gelip o sergisini açmak istediğinde o serginin maalesef farklı amaçlara evrildiğini görüyoruz. Sergiyi yapan kişilerle öğrenciler arasında birtakım polemikler yaşanıyor. Türk Bayrağı üzerine bir polemikler yaşanıyor ve peşine ertesi gün öğrendiğimize göre o şahıs tekrar okula gelerek izinsiz bir şekilde çocukların bulunduğu boş bir sınıfa girip çocukları tehdit ediyor. Çocuklarla bir takım polemiklere giriyor. Bunlar son derece tehlikeli, sakıncalı ve yaşanmamış olması gereken olaylar maalesef okullardaki bu güvenlik sorunu yüzünden yaşanıyor.

“ÖĞRETMENE OLAN BU ŞİDDETİ DURDURUN DİYORUZ”

Bir başka olay da Necmettin Erbakan Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanıyor. Ben araştırmam sonucunda öğreniyorum ki okulda, çok büyük bir kompleksi olan geniş bir alanı bulan erkek ve kız yatılı öğrencilerin bulunduğu okulda gece bekçisinin olmadığını öğreniyoruz. Buraya eleman yetersizliği bahane edilerek buraya bu elemanlar gönderilmemiş onu öğreniyoruz. Bundan dolayı da bir çocuğun sabah saatlerinde okuldan kaçtığını veya kaçırıldığını öğreniyoruz. Tabi bu son derece tehlikeli ve gerçekten öğretmenleri de çaresiz bırakan bir durum var maalesef. Sonuç olarak bir şekilde bu olaylar dönüp dolaşıp öğretmenlere yansıtılıyor. Hep merkezi öğretmenler oluyor. Bizim de en çok canımızı sıkan nokta da bu. Bazı kişilerin görevini tam yapmamasından kaynaklı olan bir takım olumsuzluklar dönüp dolaşıp öğretmenlere fatura edilmeye çalışılıyor. Öğretmenler, öğrenciler bu durumdan mağdur olmasına rağmen bazı insanlar okullarda bu şekilde hareketlerde bulunabileceğini, gidip öğretmenleri tehdit edebileceklerini, öğrencileri tehdit edebileceklerini kendilerine hak olarak görüyorlar. Bizi en çok rahatsız eden kısım da bu zihniyet. Bu zihniyetle biz mücadele ediyoruz. Edilmesi için de topluma çağrıda bulunuyoruz ve bu hususta pazartesi günü Eğitim-İş Sendikası ve diğer katılımcı sendikaları da davet ettik ve bir basın açıklaması yapmayı planlıyoruz. Öğretmene olan bu şiddeti durdurun diyoruz. Çünkü gerçekten Sinop’ta yaşanan olaylar, kulağımıza gelen olaylar ve gelecekte yine birçok olay yaşanması endişesini yaşıyoruz. Bu ortamda ve bir takım tedbirlerin alınmasını, toplumunda okul yuvalarına biraz daha saygılı davranmasını bekliyoruz. Çözümü bu şekilde şiddet kullanarak, zorbalıkla bu şekilde bu işleri çözüme getirebileceklerini hiçbir zaman sanmasınlar. Bunlar tabi birtakım idari ve adli makamlara da intikal etmiş olaylar. Bunların da takibini yapacağız sendika olarak hangi aşamalara geldiğini. Tabi dediğim gibi toplumun da okullarımıza, öğretmenlerimize saygılı davranmasını istiyoruz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/sinopta-okullarda-guvenlik-sorunu-egitim-is-sube-baskani-aciklama-yapti/feed/ 0 Küçükçekmece’deki Göktürk İlkokulunda Öğrenciler Tamamı Kadın Eğitimciler Tarafından Yetiştiriliyor https://www.haber60.com.tr/kucukcekmecedeki-gokturk-ilkokulunda-ogrenciler-tamami-kadin-egitimciler-tarafindan-yetistiriliyor/ https://www.haber60.com.tr/kucukcekmecedeki-gokturk-ilkokulunda-ogrenciler-tamami-kadin-egitimciler-tarafindan-yetistiriliyor/#respond Fri, 08 Mar 2024 08:48:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17002 Küçükçekmece’de çalışanlarının yüzde 95’i kadınlardan oluşan Göktürk İlkokulunda, öğrenciler tamamı kadın olan eğitimciler tarafından yetiştiriliyor.

Milli Eğitim Bakanlığının 2023-2024 eğitim öğretim yılı verilerine göre, resmi ve özel okullarda kadrolu ve sözleşmeli 1 milyon 227 bin 291 öğretmen görev yapıyor.

Öğretmenlerin yaklaşık yüzde 39’unu erkekler, yüzde 61’ini kadınlar teşkil ediyor.

Küçükçekmece’deki Göktürk İlkokulunda çalışan profilinde ise kadın ve erkek dağılımındaki fark dikkati çekiyor.

Personel sayısı bakımından kadın hakimiyetinin olduğu okulda biri müdür, biri hizmetli 2 erkek, ikisi müdür yardımcısı, 29’u öğretmen, 4’ü hizmetli 35 kadın çalışan görev yapıyor. Okulda çalışanların yüzde 95’ini kadınlar oluşturuyor.

Personeli kadın ağırlıklı okuldaki tek erkek rehber öğretmen de yakın zamanda tayini sebebiyle buradan ayrıldı.

Öğretmenlerin tamamını kadınların oluşturduğu okulda görev yapan eğitimciler, hemcinsleriyle uyum ve işbirliği içinde sürdürdükleri çalışmalarını AA muhabirine anlattı.

“Annelik ruhunun getirdiği duygusal bağ çocuklarımıza çok olumlu dönüş sağlıyor”

Müdür Yardımcısı Melihat Arslan, Göktürk İlkokulunun görece butik bir yer olduğunu söyledi.

Personel ve öğrenci sayısı olarak çok kalabalık olmayan okulun işleyişinin 37 personelle devam ettiğini, bunların 35’inin ise kadın olduğunu belirten Arslan, “Kadınların bulunduğu ortamda genellikle daha olumlu bir iklim oluşuyor, atmosfer güzel oluyor. Çünkü kadınların işbirlikçi çalışmalarıyla iletişime dayalı etkileşimleriyle öne çıkan bir çalışma stilleri var. Bu da haliyle işimizi kolaylaştırıyor. Aynı zamanda daha kapsayıcı, daha destekleyici, empatik bir ortam oluşuyor. Bu da çocuklarımıza yansıyor. Özellikle annelik ruhundan gelen, doğamızda var olan bu ruh çocuklarımızı çok olumlu yönde etkiliyor.” dedi.

Arslan, 6 ila 11 yaş arası çocuklara eğitim verdiklerini, annelik ruhunun getirdiği duygusal bağla çocuklara çok olumlu dönüşler sağlandığını, onların kendini güvende hissettiğini dile getirdi.

Çocukların öğretmeniyle daha rahat iletişim kurduğunun altını çizen Arslan, “Çocuğun öğretmeniyle kurduğu bu bağ sayesinde iletişimin daha da güçlenmesi, çocuğun nerede nasıl davranacağını daha rahat kestirebilmesi, o çocuğumuzun eksiklerini fark etmesi, öğretmenimizin bu şekilde annelik ruhuyla yaklaşması, onun duygusal gelişimine hakim olması çok şeyi değiştiriyor.” diye konuştu.

“Birbirimizi çok daha iyi anlıyoruz”

Müdür Yardımcısı ve okul öncesi öğretmeni ?Elif Ateş, 15 yıldır mesleğini sürdürdüğünü, küçük yaşlarda annesini ve ana sınıfı öğretmenini rol model aldığını anlattı.

Kadın meslektaşlarıyla çalışmanın avantajları olduğuna değinen Ateş, “Hemcinslerimizle aynı ortamda olmak aslında sistemli ve daha kontrollü gitmemizi sağlıyor. Birbirimizi çok daha iyi anlıyoruz. Birbirimize her zaman destekleyici yönde çalışmalarımız oluyor. Mesela bir işte bir sıkıntı olabiliyor ama hemen çözüm üretebiliyoruz. Aynı anda herkes aynı işe gelip hemen konsantre olabiliyor. Birliktelik açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Aynı dili konuşuyor olmamız da çok keyifli.” ifadelerini kullandı.

Ateş, okuldaki güzel havayı çocuklar ile velilerin üzerinde gözlemleyebildiklerini dile getirerek, “Hayat uzaktan bakınca değil içinde yaşayınca önemli. Onların da hayatın içinde yer alabilmeleri için model olmaya çalışıyorum. Her kadının arkasında mutlaka kendisi var. Ona inanıyorum ve kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.” dedi.

“Farklı özelliklere ve yeteneklere sahip olduğumuz için birbirimize destek oluyoruz”

Mesleğini 12 yıldır yapan okul öncesi öğretmeni Filiz Adak Karakaş, Göktürk İlkokulunda birbirinden farklı özelliklere sahip, aynı amaç için bir arada olan kadın yoğunluktaki eğitimciler olduklarını ve genellikle bunun güçlü yanlarını gördüklerini aktardı.

Karakaş, organize olabilme veya duruma daha kolay adapte olabilme, uyum sağlama anlamında birçok artısını gördüklerine dikkati çeken Karakaş, bir işe veya projeye girerken en başında düşünülenle sonda çıkan ürün arasında inanılmaz bir fark olduğunu vurguladı.

Karakaş, kadın öğretmenler olarak bir çocuğa veya kadına dokunmak için çabaladıklarını belirterek, şöyle devam etti:

“Dünya için attığımız her faydalı adımının dünyada bir karşılığı var. İllaki büyük şeyler yapmamıza gerek yok. Kadın olarak birbirimizi desteklememiz çok önemli. Öncelikle kız çocuklarına ve kadınlarına destek vermek, onların geleceğini inşa ederken kendi potansiyelinin farkına varmasını sağlamak çok önemli. İşte bu anlamda da biz bu okulda varız. Bu okulda ya da hangi okulda çalışmaya devam edersek edelim duyarlı, özel, tüm farklılıklarımızla ve ışığımızla var olmaya ve çaba göstermeye devam edeceğiz. Aydınlığa, özgür ve barışçıl yarınlara yürüyen emekçi kadınlarımıza selam olsun.”

“Girdiğimiz her ortamı çiçeklendirebiliyoruz”

Rehber öğretmen Sinem Kebenç ise bu okulda yeni çalışmaya başladığını, burasının enerjisinin çok yüksek olduğunu gözlemleyebildiğini dile getirdi.

Okulun psikolojik danışmanı olduğu için ilk önce rehberlik servisini düzenlediğini kaydeden Kebenç, “Öğretmenlerimizin odaya girdiklerinde ‘Hocam odaya kadın elinin gerçekten ciddi anlamda belli oluyor. Emeğinize sağlık.’ dediler. Biz, kadınlar olarak girdiğimiz her ortamı düzenleyebiliyoruz, güzelleştirebiliyoruz ve farklılık yaratabiliyoruz. Girdiğimiz her ortamı çiçeklendirebiliyoruz. Bunu bize sunulan imkanlar doğrultusunda da yapabiliyoruz ya da bu imkanları kendimiz de yaratabiliyoruz.” diye konuştu.

Kebenç, öğretmenlerin çocuklara karşı annelik içgüdüsüyle yaklaşma olayını gözlemleyebildiklerini, öz bakım becerilerini yerine getirirken onlara rol modellik açısından çok hevesli olabildiklerini anlattı.

Sınıf öğretmeni Pınar İspekter de 21 yıldır mesleğini sürdürdüğünü anlatarak, “Biz kadınlar hem çalışma hayatında hem evde yoğun çalıştığımız için zaman yönetimi, organize olma gibi işlerde oldukça iyiyiz. O yüzden meslektaşlarım da kadın olunca daha hızlı kararlar alıyoruz. Telaşlarımız ortak. ” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kucukcekmecedeki-gokturk-ilkokulunda-ogrenciler-tamami-kadin-egitimciler-tarafindan-yetistiriliyor/feed/ 0
Eskişehir’de öğrenciler geri dönüşümle oyun üretiyor https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-ogrenciler-geri-donusumle-oyun-uretiyor/ https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-ogrenciler-geri-donusumle-oyun-uretiyor/#respond Wed, 28 Feb 2024 21:00:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13068 Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin Sıfır Atık Kulübü tarafından okulda toplanan su şişelerinin kapakları, zeka ve strateji oyunu “beştemse” tablası ve boncuklarına dönüştürülüyor.

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde 2019 yılında makine tasarım teknolojisi, otomasyon, elektrik elektronik, metal teknolojisi ve plastik teknolojisi alanlarında eğitim öğretime başlayan lisede, öğrenciler geri dönüşümden elde ettikleri malzemelerle farklı alanlara yönelik çalışmalar yapıyor.

Okulun Sıfır Atık Kulübündeki 35 öğrenci, geri dönüşüm için topladıkları şişe kapaklarını makine bölümü öğretmeni Ali Yar’ın gözetiminde öğütme makinesinde parçalayarak dönüşüme kazandırıyor.

Öğrenciler, geri dönüştürdükleri malzemeden okuldaki enjeksiyon makinesi yardımıyla mangala benzeri “beştemse” adlı kutu oyunun tablası ve boncuklarını üretiyor.

Okul müdürü Bülent Seğmen, AA muhabirine, 2019’da eğitim öğretime başlayan okulda makine tasarım teknolojisi, otomasyon, elektrik elektronik, metal teknolojisi ve plastik teknolojisi alanlarında faaliyet gösterdiklerini söyledi.

Son teknolojiyle donatılmış okulda 1300 öğrencinin okuduğunu anlatan Seğmen, şöyle konuştu:

“Öğrencilerimiz dışarıdan alınan siparişlerle gerçek işlerde çalışma fırsatı da buluyorlar. Okulumuzda bir iktisadi işletme var. Öğrencilerimizin sadece eğitim olarak değil bütünüyle gelişimini sağlamayı düşünüyoruz. Bu kapsamda Sıfır Atık projesine de destek veriyoruz. Okuldaki atık malzemeleri topluyoruz. Bunlardan okulda öğrencilerimizin yaptığı kalıplarla kendi makinelerimizde ürünler elde ediyoruz. Hazırladığımız kutu oyunu ‘beştemse’ tablaları Romanya’da yapılan bir yarışmada kullanıldı. Böylece okul olarak ilk ihracatımızı yaptık. Öğrencilerimizin kullandığı pet şişeler ve buna bağlı plastik malzemelerin hiçbiri boşa gitmiyor. Son dönemde birkaç fabrika ve bir okul, plastik atıklarını bize göndermeye başladı. Onları da ileri dönüşüm projesine dahil ediyoruz. Hem dönüşümü sağlamış oluyoruz hem de öğrencilerimizde geri dönüşüm bilincini yerleştiriyoruz. Bu arada yaptığımız kalıplar ve üretimle öğrencilerimiz gerçek bir iş üzerinde çalışmış oluyor.”

“Bir oyun tablasını hazırlamak 10 dakika sürüyor”

Okulda plastik alan şefi olarak görev yapan makine bölümü öğretmeni Ali Yar da öğrencilerinin sıfır atık konusunu ön planda tuttuğunu anlattı.

Plastik atık kullanabilecekleri projeleri değerlendirdiklerini vurgulayan Yar, şunları kaydetti:

“Okulumuzda günlük 1300 şişe kapağı ortaya çıkıyor. Sıfır Atık Kulübü’ndeki 35 öğrenciyle bunları toplamaya başladık. Dünya Kumalak Federasyonu okulumuza metalden beştemse oyunu tablası üretme fikriyle geldi. Ancak maliyeti düşürmek ve sıfır atık prensibini yaygınlaştırmak için plastikten yapılabileceğini söyledik. Bu fikir çok hoşlarına gitti. Okulda ortaya çıkan su şişeleri kapaklarından oyun tablasının üretimini yaptık. Bir oyun tablasını hazırlamak 10 dakika sürüyor. Romanya’daki şampiyona için geçen yaz mevsiminde 50 beştemse oyun tablası gönderdik.”

Plastik bölümü öğrencisi Azra Rüzgar da Kazakistan’ın geleneksel oyunlarından beştemsenin tablalarını hazırlamak için plastik su şişelerinin kapaklarını topladıklarını dile getirerek, “Kırdığımız kapakları daha sonra burada enjeksiyon makinalarının kalıbına aktarıyoruz. Kalıplardan çıkardığımız oyun tablalarını küçük vidalar aracılığıyla birleştiriyoruz. Dönüştürdüğümüz plastikten yararlı bir şeyler üretmek mutlu ediyor.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-ogrenciler-geri-donusumle-oyun-uretiyor/feed/ 0
Diyarbakır’da Otizmli Çocuklar ve Ailelerine Seminer Düzenleniyor https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-otizmli-cocuklar-ve-ailelerine-seminer-duzenleniyor/ https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-otizmli-cocuklar-ve-ailelerine-seminer-duzenleniyor/#respond Sat, 10 Feb 2024 17:57:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7116 Diyarbakır’da otizmli bireyler için sağlıklı çalışma alanı olmadığını gören, torunu da otizmli olan Yılmaz Elaldı, açtığı klinikte şimdi de otizmli çocuklar ve ailelerinin yaşam kalitesini arttırılması amacıyla seminer düzenliyor.

Otizmli torunu için sağlıklı çalışma alanı olmadığını gören Hacıbaba Pastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Elaldı, milyonluk yatırım yaparak otizmli çocuklar için 4 yıl önce eğitim kliniği açmıştı. Aba Otizm Eğitim Merkezi tarafından otizmli çocuklar ve ailelerin yaşam kalitesinin arttırılması amacıyla ayda bir gün seminer gerçekleştiriliyor.

Verilen seminerlerle ailelerin daha da bilinçlendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Binyamin Birkan, otizmli çocukların özel eğitiminde ailelerle işbirliği yapması son derece önemli olduğunu söyledi. Özellikle çocukların kurumda öğrendiği davranışları, aile yardımıyla diğer sosyal ortama genelleyebildiğini belirten Prof. Dr. Birkan, “Dolayısıyla zaman zaman aileyi kuruma davet etmek onların öğretme ve davranış kontrolü becerilerini geliştirmek, öğrendiği davranışı çocuğun genel hayatına dahil etmesini kolaylaştırıyor. Okulda her şeyi öğretemiyoruz. Dolayısıyla ailenin de bu konuda mutlaka işbirliği yapması gerekiyor. Bu konuda uzmanlar aileleri destekleyip yönlendirmesi gerekiyor” dedi.

Ailenin bir uzman eğitimci kadar otizmli bireylerin üzerindeki etkisinin olduğunu ifade eden Birkan, “Bu seminerlerde, dışarıda çocukla herhangi bir sorun yaşandığında ne yapılması ve ne yapılmaması gerektiğini konuşuyoruz. Eğer öğrenme sorunuyla baş edemiyorsanız bir uzmandan yardım alınması gerek. Sonrasında çocuğunuz bu davranışı edindiğinde oraya destek olmanız gerekiyor. Aileyle birlikte yola devam ettiğimizde gerçek anlamda otizmli çocuklarda ilerlemelerin olabildiğini biliyoruz. İşte burada eğitimci uzman kadar ailenin rolü de çok büyük” diye konuştu.

ABA metodunun dünyada kanıtlanmış bir metot olduğunu ve okulda ve evde verilen eğitim ile ilgili aileleri bilinçlendirmek adına seminerler düzenlediklerini dile getiren Aba Otizm Eğitim Merkezi’nin kurucusu Elaldı, şunları kaydetti:

“ABA metodunun dünyada kanıtlanmış bir metot olmasına rağmen okulda ve evde verilen eğitim ile ilgili aileleri bilinçlendirmek için seminerler düzenliyoruz. Çünkü sadece okulda ne kadar eğitim görürsen gör evde bunun devamı olmalıdır. Ailelerin bize güzel dönüşleri olması daha güzel projeler yapmamıza teşvik ediyor. Benim torunum da otizmli birey olduğu için bu kliniği açtım. İyi ki burayı açtım. Benim torunum bu dört yılda bambaşka bir çocuk oldu. Bunun için ABA Otizm’e desteği olan herkese teşekkür ederim.”

Otizmli kardeşinin ABA tekniğiyle klinikte eğitim gördüğünü söyleyen Figen Gül, okulda verilen eğitimin evde devam etmesiyle birlikte olumlu sonuçlar aldıklarını belirtti. Gül, “Otizmli kardeşimin ABA tekniğiyle eğitimine devam etmesi için çalışmalarda bulunduk. Kardeşim yaklaşık 6 aydır burada eğitim alıyor ve ABA tekniği hakkında biz aileler de bilgilendiriliyoruz. Otizmli çocukların eğitim alması oldukça önemlidir. Okulda aldıkları eğitimin evde devamı çok önemlidir. ABA Otizm, dünyada otizm konusunda ciddi anlamda nokta atış eğitimleri yapan kurumlar arasında yer alıyor. Özellikle Türkiye’nin dört bir yanından bu kurumu bizim gibi tercih edenler var” ifadelerine yer verdi. – DİYARBAKIR

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyarbakirda-otizmli-cocuklar-ve-ailelerine-seminer-duzenleniyor/feed/ 0