Okula – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 19 Jul 2024 21:54:14 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel: Afet dönemlerinde eğitim ihmal ediliyor https://www.haber60.com.tr/chp-parti-sozcusu-deniz-yucel-afet-donemlerinde-egitim-ihmal-ediliyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-parti-sozcusu-deniz-yucel-afet-donemlerinde-egitim-ihmal-ediliyor/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:54:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40924 (ANKARA) – CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, “Afet dönemlerinde eğitimin kesintisiz bir şekilde sürdürülebilmesi çok ama çok önemli. Ancak bu dönemlerde bizim ülkemizde, ilk feragat edilen alan da maalesef ‘eğitim’ oluyor” dedi.

Yücel, CHP’nin düzenlediği Eğitim Maratonu’nun 17’nci Oturumu olan “Afetler Ülkesinde Eğitim” oturumunda konuştu. Sabaha karşı 04.15 saatlerinde konuşmasına başlayan Yücel, 6 Şubat depreminin yaşandığı dakikalarda, şunları dile getirdi:

“24 saat kesintisiz bir şekilde, eğitimin her yönüyle konuşulduğu bu ‘Eğitim Maratonu’ eylemi son derece önemli ve anlamlı. CHP olarak en çok önemsediğimiz alanlardan biri eğitim.  Üzerinde konuştuğumuz ‘Afet dönemlerinde eğitim’ dediğimizde açıkçası aklıma şöyle bir benzetme geliyor. Devlet dairelerinde evrak dolaplarında ‘yangında ilk kurtarılacak’ diye bir yazı yazar. Ben Türkiye’deki mevcut iktidarın eğitime bakış açısına baktığımda, bir afet anında eğitimi ‘ilk gözden çıkarılacak’ alan diye kodladığını düşünüyorum. Bir kere şunu biliyoruz.  Mevcut iktidar eğitimli bir toplum istemiyor. Okuyan, araştıran, sorgulayan, itiraz eden bir nesil yetişsin istemiyor.

Afet dönemleri, hayatın her alanının ciddi kesintiye uğradığı dönemler. Bu dönemlerde eğitimin kesintisiz bir şekilde sürdürülebilmesi çok ama çok önemli. Ülkemiz afetler açısından yüksek riskli bir ülke. Dolayısıyla afet sonrasında, en küçüğünden en büyüğüne çocuklarımıza, öğrencilerimize eğitim olanaklarını hızlı ve güvenli bir şekilde sağlayacağımız bir mekanizma kurulması gerekiyor. Ancak bu dönemlerde bizim ülkemizde, ilk feragat edilen alan da maalesef ‘eğitim’ oluyor.

“Depremden önce okula devam eden öğrencilerin yüzde 22’si depremden sonra okula gitmemiş”

Peki ne yapılması gerekiyor? Bunu bir baba, bir hukukçu, bir milletvekili ve bu ülkede yaşayan bir vatandaş olarak değerlendirdiğimde; Öncelikle, Bu işe bir bütçe ayırmak gerekiyor. Bu bütçeyi de doğru kullanmak gerekiyor. Yani tarikat ve cemaatlere akıtılan bütçe, okulların taraması ve sağlamlaştırılmasına ayrılsaydı, Hatay’da dersliklerin yüzde 45,4’ü kullanılamaz hale gelmezdi herhalde… Sonrasında ne yapmak gerekiyor? Mesela elimde bazı rakamlar var. Eğitim Reformu Girişimi raporuna göre; depremin etkilediği illerde depremden önce okula devam eden öğrencilerin yüzde 22’lik kısmı, depremi takip eden eğitim öğretim döneminde okula gitmemiş. Tüm çocuklarının okula gittiğini söyleyen ailelerin oranı ise yüzde 61,9… Pazarcık ve Hatay’daki Çocuk Yaşam Merkezleri’nde yapılan çalışmaya göre, çocukların yzüde 93’ü deprem öncesinde okula devam ederken, deprem sonrası bu oran yüzde 10’a gerilemiş. Bu rakamları, deprem sonrasında feda edilen eğitim tablosunu ortaya koyması açısından çok çarpıcı buluyorum.

“Öğretmenlere de sahip çıkılmadı”

Öğretmenlere de sahip çıkılmadı. Kamuda çalışan öğretmenler ekonomik açıdan bir nebze belki daha iyi durumdaydı ama; özel okul öğretmenleri ancak koşulları varsa işsizlik maaşından faydalanabildi, kısa çalışma ödeneği alabilenler ise çalıştıkları okulları kapananlardı. İki koşulu da sağlamayan öğretmenler günlük 133,44 TL nakdi ücret desteği alabildiler. Gerçekten çok trajik bir tablo.

“İlk dileğim, mevcut Milli Eğitim Bakanı’ndan kurtulmamız”

İlk dileğim, mevcut Milli Eğitim Bakanı’ndan kurtulmamız. Kurtulalım ki bilimsel, laik, çağdaş eğitim sistemimizi yeniden ayağa kaldırabilelim. Kurtulalım ki adından da anlaşılacağı üzere ideolojik kaygılarla dayatmacı bir anlayışla getirilen ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ denen saçmalıktan pırıl pırıl evlatlarımızı kurtarabilelim. İkincisi de şudur; Milli eğitim sistemimizin cemaat ve tarikatlardan tamamıyla arındığı, eğitim ile tarikat sözcüğünün, eğitim ile cemaat sözcüğünün yan yana dahi gelmediği, yobazlığın, sapkınlığın çocuklarımızın yakasından düştüğü günlere en kısa sürede kavuşmayı diliyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-parti-sozcusu-deniz-yucel-afet-donemlerinde-egitim-ihmal-ediliyor/feed/ 0
Savaştan kaçtı, Türkiye’de okuma yazma öğrendi https://www.haber60.com.tr/savastan-kacti-turkiyede-okuma-yazma-ogrendi/ https://www.haber60.com.tr/savastan-kacti-turkiyede-okuma-yazma-ogrendi/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:30:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27279 Savaştan kaçtı, Türkiye’de okuma yazma öğrendi

Savaştan kaçtı Türkiye’ye geldi, çocukları için Türkçe öğreniyor

Kaymakamlığın açtığı kursta 80 yaşında okuma yazma öğrendi

KİLİS – Suriye’deki iç savaştan kaçarak Kilis’te yaşamaya başlayan Berivan Yüksek, okuma yazma seferberliğiyle köye gelen öğretmenlerinin yardımıyla okuma-yazma öğrendi. Aynı köyde yaşayan 80 yaşındaki Senem Korkmaz da ilerlemiş yaşına rağmen okuma-yazma öğrenerek önemli bir başarıya imza attı.

Kilis’in Musabeyli ilçesine bağlı Geçit Boyu Köyünde yaşayan 80 yaşındaki Senem Korkmaz ve Suriye’deki savaştan dolayı okuma-yazma öğrenemeyen 35 yaşındaki Berivan Yüksek, okuma yazmayı öğrenmek için gösterdiği gayretle hem Kilisli okuma yazma bilmeyen kadınlara örnek olurken hem de ilerleyen yaşına rağmen okuma yazma öğrenmenin mutluluğunu yaşıyor.

Savaştan kaçtı Türkiye’de okuma yazma öğrendi

2011’in Mart ayında çıkan savaştan dolayı aile yakınlarını kaybetmesinden sonra eşiyle Türkiye’ye gelme kararı veren 35 yaşındaki Berivan Yüksek, okuma ve yazmayı öğrenmek için elinden gelen her şeyi yaptı. Belirli bir zaman geçirdikten sonra ilçeye bağlı Geçit Botu Köyüne taşınan Yüksek, kendinden yaşça büyüklerle bir araya gelerek ilçe Kaymakamlığının açtığı kurslarla okuma ve yazma kurslarına başladı. Çocuklarının okula gitmesinden dolayı daha fazla istekle köy okuluna giderek kurslara giren Yüksek, kısa sürede okumayı öğrenerek çocuklarıyla birlikte öğretmenlerinin verdiği ev ödevlerini yapmaya başladı.

“Türkçeyi ana dilim gibi konuşuyorum”

Suriye’deki savaştan dolayı Türkiye’ye gelen 35 yaşındaki 5 çocuk annesi Berivan Yüksek, “Suriye’deki savaştan dolayı Kilis’e geldim. Ülkemizdeki savaştan dolayı okuma ve yazmayı öğrenme kısmetimiz olmadı. Şuan Türkiye’deyiz ve burada Türkçe’yi ana dilimiz gibi konuşabiliyoruz ve bu duruma ben çok mutluyum. İlkokul zamanında yaşıtlarım okula giderdi babamda beni okula göndermezdi. Şimdi ise Kaymakamlığın açtığı kurslar var ve benden büyük olan teyzelerle birlikte bir araya gelerek okula geliyoruz” dedi.

“Elimdeki işi yarım bırakıyorum hemen okula geliyorum”

Genç yaştayken maddi sıkıntılardan dolayı okula gidemediği için okuma ve yazmayı öğrenemediğini söyleyen 80 yaşındaki Senem Korkmaz ise, “Allah devletimizden razı olsun. Çünkü 80 yaşındayken okuma ve yazmayı öğrendim. Sabah kalkıyorum elimdeki işlerimi hemen halledip okula gelmek için evden çıkıyorum. Okumayı bilmediğim için köyden başka bir yere gittiğim zaman çok zor oluyor. Özellikle hastaneler ve başka bir ile gittiğimiz zaman çok zorlanıyorum. Bildiğim yerde tıkanıp kalıyorum o zaman da çevredekilerden yardım istemek zorunda kalıyorum. İlkokula gitme zamanındayken babamın durumunda yoktu ben de gidemedim ondan dolayı da okumayı öğrenemedim. Okula gidemediğim için çok pişmanım. Ben okumayı ve yazmayı öğrendim Allah’ım devletimizden razı olsun” ifadelerini kullandı.

“Okula zorla getirdiğim öğrenciler benden önce geliyorlar”

35 yaş ve üzeri olan vatandaşlara okuma ve yazma öğrettiği için çok mutlu olduğunu söyleyen öğretmen Selda Okyay da, “Okumayı bilmeyen teyzeleri okula getirmek için ilk başlarda çok zorluk çektim. Şimdi kendimi sevdirdim ve benden önce okula geliyorlar. Yaşları büyük olduğu için her gün bir önceki günde anlattığımın üzerinden geçiyorum, anlamadıklarında etkinlik yaparak üzerinden geçiyorum. Öğrencilerimin çoğu 70 yaş üzerinde ve okumanın zorlandığı bir kesim olduğu için çocuklara anlattığım gibi anlatarak kafalarına girmesini sağlıyorum. Öğrencilerimi çok seviyorum, okuldan çıktıktan sonra birlikte yürüyerek evlerimize gidiyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/savastan-kacti-turkiyede-okuma-yazma-ogrendi/feed/ 0
Suriyeli ve yaşlı kadınlar okuma-yazma öğrenerek başarıya imza attı https://www.haber60.com.tr/suriyeli-ve-yasli-kadinlar-okuma-yazma-ogrenerek-basariya-imza-atti/ https://www.haber60.com.tr/suriyeli-ve-yasli-kadinlar-okuma-yazma-ogrenerek-basariya-imza-atti/#respond Sat, 13 Apr 2024 08:48:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27251 Suriye’deki iç savaştan kaçarak Kilis’te yaşamaya başlayan Berivan Yüksek, okuma yazma seferberliğiyle köye gelen öğretmenlerinin yardımıyla okuma-yazma öğrendi. Aynı köyde yaşayan 80 yaşındaki Senem Korkmaz da ilerlemiş yaşına rağmen okuma-yazma öğrenerek önemli bir başarıya imza attı.

Kilis’in Musabeyli ilçesine bağlı Geçit Boyu Köyünde yaşayan 80 yaşındaki Senem Korkmaz ve Suriye’deki savaştan dolayı okuma-yazma öğrenemeyen 35 yaşındaki Berivan Yüksek, okuma yazmayı öğrenmek için gösterdiği gayretle hem Kilisli okuma yazma bilmeyen kadınlara örnek olurken hem de ilerleyen yaşına rağmen okuma yazma öğrenmenin mutluluğunu yaşıyor.

Savaştan kaçtı Türkiye’de okuma yazma öğrendi

2011’in Mart ayında çıkan savaştan dolayı aile yakınlarını kaybetmesinden sonra eşiyle Türkiye’ye gelme kararı veren 35 yaşındaki Berivan Yüksek, okuma ve yazmayı öğrenmek için elinden gelen her şeyi yaptı. Belirli bir zaman geçirdikten sonra ilçeye bağlı Geçit Botu Köyüne taşınan Yüksek, kendinden yaşça büyüklerle bir araya gelerek ilçe Kaymakamlığının açtığı kurslarla okuma ve yazma kurslarına başladı. Çocuklarının okula gitmesinden dolayı daha fazla istekle köy okuluna giderek kurslara giren Yüksek, kısa sürede okumayı öğrenerek çocuklarıyla birlikte öğretmenlerinin verdiği ev ödevlerini yapmaya başladı.

“Türkçeyi ana dilim gibi konuşuyorum”

Suriye’deki savaştan dolayı Türkiye’ye gelen 35 yaşındaki 5 çocuk annesi Berivan Yüksek, “Suriye’deki savaştan dolayı Kilis’e geldim. Ülkemizdeki savaştan dolayı okuma ve yazmayı öğrenme kısmetimiz olmadı. Şuan Türkiye’deyiz ve burada Türkçe’yi ana dilimiz gibi konuşabiliyoruz ve bu duruma ben çok mutluyum. İlkokul zamanında yaşıtlarım okula giderdi babamda beni okula göndermezdi. Şimdi ise Kaymakamlığın açtığı kurslar var ve benden büyük olan teyzelerle birlikte bir araya gelerek okula geliyoruz” dedi.

“Elimdeki işi yarım bırakıyorum hemen okula geliyorum”

Genç yaştayken maddi sıkıntılardan dolayı okula gidemediği için okuma ve yazmayı öğrenemediğini söyleyen 80 yaşındaki Senem Korkmaz ise “Allah devletimizden razı olsun. Çünkü 80 yaşındayken okuma ve yazmayı öğrendim. Sabah kalkıyorum elimdeki işlerimi hemen halledip okula gelmek için evden çıkıyorum. Okumayı bilmediğim için köyden başka bir yere gittiğim zaman çok zor oluyor. Özellikle hastaneler ve başka bir ile gittiğimiz zaman çok zorlanıyorum. Bildiğim yerde tıkanıp kalıyorum o zaman da çevredekilerden yardım istemek zorunda kalıyorum. İlkokula gitme zamanındayken babamın durumunda yoktu ben de gidemedim ondan dolayı da okumayı öğrenemedim. Okula gidemediğim için çok pişmanım. Ben okumayı ve yazmayı öğrendim Allah’ım devletimizden razı olsun” ifadelerini kullandı.

“Okula zorla getirdiğim öğrenciler benden önce geliyorlar”

35 yaş ve üzeri olan vatandaşlara okuma ve yazma öğrettiği için çok mutlu olduğunu söyleyen öğretmen Selda Okyay da, “Okumayı bilmeyen teyzeleri okula getirmek için ilk başlarda çok zorluk çektim. Şimdi kendimi sevdirdim ve benden önce okula geliyorlar. Yaşları büyük olduğu için her gün bir önceki günde anlattığımın üzerinden geçiyorum, anlamadıklarında etkinlik yaparak üzerinden geçiyorum. Öğrencilerimin çoğu 70 yaş üzerinde ve okumanın zorlandığı bir kesim olduğu için çocuklara anlattığım gibi anlatarak kafalarına girmesini sağlıyorum. Öğrencilerimi çok seviyorum, okuldan çıktıktan sonra birlikte yürüyerek evlerimize gidiyoruz” diye konuştu. – KİLİS

]]>
https://www.haber60.com.tr/suriyeli-ve-yasli-kadinlar-okuma-yazma-ogrenerek-basariya-imza-atti/feed/ 0
65 yaşındaki baba, kızını erken yaşta evlendirmeyerek birçok çocuğun okula gitmesine katkı sağladı https://www.haber60.com.tr/65-yasindaki-baba-kizini-erken-yasta-evlendirmeyerek-bircok-cocugun-okula-gitmesine-katki-sagladi/ https://www.haber60.com.tr/65-yasindaki-baba-kizini-erken-yasta-evlendirmeyerek-bircok-cocugun-okula-gitmesine-katki-sagladi/#respond Wed, 20 Mar 2024 09:00:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21301 Van’da kızını erken yaşta evlendirmek istemeyerek eğitimine devam etmesini sağlayan 65 yaşındaki Celal İmre, bu sayede köydeki başta kızlar olmak üzere birçok çocuğun okula gitmesine, bugünün doktorları, öğretmenleri, eczacıları olmalarına katkı sundu.

Edremit ilçesine bağlı kırsal Kıyıcak Mahallesi’nde yaşayan 10 çocuk babası İmre, eğitime verdiği önemle hem evlatlarının hem de mahallesindeki çocukların hayatına dokundu.

İlkokuldan mezun olduktan sonra 1997’de kızına görücü gelmesine içerleyen İmre, kızıyla da görüştükten sonra ortaokula kaydederek eğitimine devamını sağladı.

Çevresindekilerin tepkilerine aldırış etmeden diğer kızlarını da okula gönderen İmre, inşaatlarda çalışarak, kıt imkanlarıyla çocuklarının hepsini okuttu.

Şimdi dört kızı öğretmen, bir kızı hemşire, üç oğlu doktor ve bir oğlu inşaat mühendisi olan İmre’nin en küçük oğlu da lise eğitimini sürdürüyor.

Mahallede başta kızlar olmak üzere birçok çocuğun bu sayede okula gönderilmesini sağlayan İmre, insanların hayatına dokunmanın mutluluğunu yaşıyor.

“Şimdi mahallede eczacı, diş hekimi, öğretmen, hemşire var”

İmre, AA muhabirine, çocuklarını zor şartlarda okuttuğunu, şimdi meslek sahibi olduklarını görünce onlarla gurur duyduğunu söyledi.

Eğitimle ilgili imkanların yıllar önce kısıtlı olduğunu anlatan İmre, şöyle konuştu:

“Büyük kızım Fatma, beşinci sınıfı bitirerek diplomasını aldı. O zaman şimdiki sistem yoktu. Bir gün annem iki bayanı alarak eve gelmişti kızı istemeye. Daha yeni ilkokulu bitirmiş, 13 yaşında falan. Ben vermiyorum dedim. Bizim aile halkı beni sıkıştırdı, kızımı vermem için. Ben kızımı çağırdım ve ‘İstiyor musun?’ diye sordum. Bana istemediğini söyledi. Ben de o zaman seni okula kaydedeceğim dedim ve okula gitmesini sağladım. Tabi o zaman bazı insanlar tepki gösterdi. Ben aldırış etmedim, kızlarımın hepsini okula gönderdim. O zaman okumak çok zordu, servis imkanı yoktu. Kitap parası, gidiş-geliş parası çok zordu.”

Kız çocuklarına çok büyük değer verdiğini, okumaları için elinden geleni yaptığını belirten İmre, onların kimseye muhtaç olmadan yaşayabilmelerini istediğini dile getirdi.

Şimdi hepsinin meslek sahibi olduğunu ifade eden İmre, şunları kaydetti:

“5 kızımın 4’ü öğretmen, biri de hemşire oldu. Erkek çocuklarımı da okuttum, 3’ü doktor, biri de inşaat mühendisi. En küçük oğlum da liseye gidiyor. Hep inşaatlarda çalıştım. Para gönderiyordum annesi okutuyordu. O zaman bir televizyon aldık ama hiç kullanmadık. Televizyon izleseler okumazlardı. Ben çocuklarımı, kızlarımı okula gönderdikten sonra insanlar çok pişman oldu, uyandı. Onlar da çocuklarını göndermeye başladılar. Şimdi köyde eczacı var, diş hekimi, öğretmen, hemşire var. Köyün yüzde 80’i okumuş. Çoğunluğu kızlar, hepsi okudu. İnsanlar beni örnek alarak çocuklarını okula gönderdi.”

“Kız çocuklarının tamamına yakını okuyor”

Kıyıcak Mahallesi muhtarı Erol Demir de yıllar önce köyde kız çocuklarının okutulmadığını ancak Celal İmre’nin çocuklarının meslek sahibi olmasının ardından köy halkının da dikkatini çektiğini söyledi.

Köylülerin İmre ailesini örnek aldığını ifade eden Demir, “Celal Bey, çocuklarını çok zor şartlarda okuttu. Köyün nüfusu 2 bine yaklaştı ve kız çocuklarının neredeyse tamamı okuyor. Benim de 2 kızım üniversiteye gidiyor.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/65-yasindaki-baba-kizini-erken-yasta-evlendirmeyerek-bircok-cocugun-okula-gitmesine-katki-sagladi/feed/ 0
Afganistan’da 330 Binden Fazla Kız Çocuğu Okula Gidemeyecek https://www.haber60.com.tr/afganistanda-330-binden-fazla-kiz-cocugu-okula-gidemeyecek/ https://www.haber60.com.tr/afganistanda-330-binden-fazla-kiz-cocugu-okula-gidemeyecek/#respond Wed, 20 Mar 2024 01:12:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21049 Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) tarafından BBC’ye yapılan açıklamaya göre Afganistan’da bu yıl ortaokula başlaması gereken 330 binden fazla kız çocuğu okula gidemeyecek. Taliban yönetimi 2021’de kız çocuklarının altıncı sınıftan sonra okula gidemeyeceğine karar vermişti. 13 yaşındaki Zayneb bu ay yeni okuluna başlayamayacak kız çocuklarından biri.

Zayneb son birkaç aydır omletten nefret ediyor. Yağda yumurtanın ve sütün kokusu onu, hala okula gittiği geçen yıla götürüyor.

Daha altı ay öncesine kadar mutluydu. Sabah namazına kalkıp ardından ağabeyi ve kız kardeşleriyle okula yürüyordu. Kardeşleri yeni okul dönemine onsuz başlayacaklar. Omlet ona kaçırdığı şeyleri hatırlatıyor.

Zayneb bir süredir kızların altıncı sınıftan sonra okula gidemeyeceğini biliyordu. Ama bir şeylerin değişeceğini umuyordu. Öğrenmeyi çok seviyordu ve bilimden sanata tüm derslerinde çok başarılıydı.

Babası gururla “sınıf birincisi” derken Zayneb utanarak gülümsüyor. İstediği herhangi bir kariyer alanında başarılı olabilirdi. Ancak geçen Aralık’taki okul sınavlarının ardından baş öğretmenleri sınav salonuna girip Zaynab ve yaşıtı kızlara Mart’ta okula dönemeyeceklerini söyledi.

Kızının morali bozuk bir şekilde eve geldiğini gören babası Şahir, “Çok üzüldü. Onu öyle görmek çok zordu. Kızlarım için hiçbir şey yapamıyorum, baba olarak şuçlu hissediyorum” diyor. Şahir, ailesini Afganistan’dan kurtarmaya çalışmıştı ama başarılı olamamıştı.

Zayneb, şifrelenmiş bir video görüşmesi üzerinden, yumuşak bir ses tonuyla, “Hayallerim bir kara deliğe gömülmüş gibi hissediyorum” diyor. Babası onun adına kısa bir mola rica ediyor. Bu sürecin ailesi için çok yorucu olduğunu söylüyor.

Zayneb gibi kızlar için kalan tek seçenek devlet kontrolündeki dini medreselere gitmek. Ancak Afganistan’daki BM özel temsilcilisi Roza Otunbayeva, geçen Aralık’taki Güvenlik Konseyinde medreselerde kız çocuklarına matematik ya da İngilizce öğretilip öğretilmediği sorusunun cevabını bulamadıklarını söylemişti.

Zayneb’in babası medresenin kızına kapsamlı bir eğitim sunamayacağını söylüyor:

“Okula alternatif değil. Sadece dini konuları öğretecekler. Onu dini bir medreseye göndermeye gerek görmüyorum”.

Taliban Afganistan’ı başkent Kabil’i 15 Ağustos 2021’de ele geçirdiğinden beri yönetiyor. Bundan kısa bir süre sonra ABD öncülüğündeki NATO birlikleri ülkeden çekildi. Taliban yönetimi düzenlediği ilk basın toplantısında ülkeyi 1996 ve 2001 arasında yöneten “sabit fikirli Talibancılar” gibi olmayacaklarının sözünü vermişlerdi.

Sözleri, “Kendi çerçevemiz kapsamında kadınların okula gitmesine ve çalışmasına izin vereceğiz. Kadınlar toplumumuzda çok aktif olacak” şeklindeydi.

Ancak bunu kadın haklarındaki gerileme izledi. Aylar içinde ortaokula giden kızların okula erişimi engellendi.

Onu üniversiteler ve çok sayıda iş yeri izledi.

Bugün kadınların yanlarında bir erkek olmadan evi terk etmelerine ya da kamusal parkları ziyaret etmelerine izin verilmiyor.

Tablo pek iç açıcı değil. UNICEF, BBC’ye 2021’den bu yana okul yasaklarından etkilenen kızların sayısının 1,4 milyondan fazla olduğunu söyledi. Bunlar arasında 2023’te altıncı sınıfı bitiren 330 binden fazla kız çocuğu, bu yıl okula devam edemeyecek.

Yine de herkes Taliban’ın emirlerine uymuyor.

Zayneb’in ailesi, çevrelerinde topluluk öncülüğünde özel girişimlerin başladığını söylüyor ve kızları burada İngilizce derslerine katılıyor. Kimse bunun ne kadar süreceğini bilmiyor ama şimdilik Zayneb burada yeni arkadaşlar ediniyor.

Elinden geldiğince onları neşelendirmeye çalışıyor. BBC’ye, “Kendi hobilerini keşfetmeleri için onları cesaretlendirmeye çalışıyorum, onları sanata yönlendiriyorum” diyor.

Zayneb çizim yapmayı seviyor. Okula geri gidemeyeceğini öğrendiği günden itibaren buna yönelmiş.

BBC’ye gönderdiği çizimlerinden birinde, bir kız çocuğu kilitli bir okul kapısında bekliyor. Bu çizime “Afgan kızları için kara günler” ismini vermiş.

Ancak son aylarda kendisini olumlu bakmaya zorlamış. Şimdi güzel şeyler resmediyor, gökyüzü, yüksek bina, bir çiçek, güneş ya da hayallerinin gerçekleştiği bir gelecek. Dünyaya vermek istediği mesaj Afganistan’daki kız çocuklarının unutulmaması gerektiği:

“Afgan kızların haklarını geri almasına yardım edin. Afgan kızları çok yeteneklidir. İhtiyacımız olan tek şey fırsat.”

BBC Taliban’dan yorum talebinde bulundu ancak yanıt alamadı.

Haber Alia Farzan, Megha Mohan, Mariam Aman ve Georgina Pearce

Hikayedeki isimler güvenlik gerekçesiyle değiştirilmiştir.

]]>
https://www.haber60.com.tr/afganistanda-330-binden-fazla-kiz-cocugu-okula-gidemeyecek/feed/ 0
Ağrı’da ‘Okulum Beni Bekler’ Projesiyle Kardeşler Okula Kazandırıldı https://www.haber60.com.tr/agrida-okulum-beni-bekler-projesiyle-kardesler-okula-kazandirildi/ https://www.haber60.com.tr/agrida-okulum-beni-bekler-projesiyle-kardesler-okula-kazandirildi/#respond Sat, 06 Jan 2024 21:03:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2513

AĞRI’da 2 yıl önce okulu bırakan Leyla İlhan (13) 1 yıldır sınıfından uzak kalan kardeşi Bilal İlhan (11), ‘Okulum Beni Bekler’ projesi kapsamında aile ikna edilerek yeniden okula kazandırdı.

Ağrı’da eğitimlerine devam etmeyen çocukları yeniden okula kazandırmak için geçen yıl ‘Okulum Beni Bekler Projesi’ hayata geçirildi. Proje kapsamında Ağrı Valisi Mustafa Koç’un Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde proje koordinatörü olarak görev alan eşi Neslihan Gül Koç, İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, Ağrı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Aslan Kaya ve öğretmenler, okula devam etmeyen öğrencilerin ailelerini ziyaret etmeye başladı. Neslihan Gül Koç’un başkanlığındaki ekip, son olarak Cemil Meriç Ortaokulu’nda okurken yaklaşık 2 yıldır okula gitmeyen Leyla İlhan ve 1 yıldır sınıfından uzak kalan Bilal İlhan kardeşlerin ailesini ziyaret etti. Neslihan Gül Koç’un ikna çalışmaları sonucunda aile, çocuklarını okula göndermeyi kabul etti. Çocukları yanına alarak okula götüren Koç, araç içerisinde İlhan kardeşlere eğitimlerine devam etmeleri ve bırakmamaları yönünde telkinlerde bulundu.

Cemil Meriç Ortaokulu’ndaki sınıfına geri dönen Leyla İlhan, “Okula her gün gelmek ve ders çalışmak istiyorum. Müdür olmak istiyorum” derken, Bilal İlhan ise “Okulumu çok seviyorum. Beni getirdikleri için onlara çok teşekkür ediyorum” dedi.

DEVAMSIZLIK BÜYÜK SIKINTI

Projeyle ilgili bilgi veren Neslihan Gül Koç, “Okulum Beni Bekler projesi, Valiliğimiz himayelerinde, Milli Eğitim Müdürlüğümüz koordinasyonunda İbrahim Çeçen Vakfı ve diğer destekleyici kurumlar sayesinde hayata geçirildi. Eğitim sadece bireyin kendi başarısını sağlamaktan ziyade, toplumun gelişmesi ve refaha ulaşması açısından da çok önemli olduğu için bizler eğitimi çok fazla önemsiyoruz. Ağrı’ya geldiğimizde de öğretmen olduğumdan dolayı da ilk olarak önceliklerimiz arasına eğitimi aldık ve sınıflarımıza baktığımızda, okullarımıza baktığımızda Ağrı’nın büyük sıkıntılarından birinin devamsızlık sorunu olduğunu gördük ve bu noktada harekete geçtik. Bu yavrularımızın okula gelmeme sebeplerini araştırarak bir yol haritası çizdik. Şube, okul, ilçe ve il komisyonları kurduk. Bu noktada saha çalışmaları yaptık. Velilerimizi ziyaret ettik” dedi.

Ağrı’da 2023 Ekim ayı itibarıyla yaptıkları çalışmalar sonucunda 853 öğrenciyi tekrar okula kazandırdıklarını anlatan Neslihan Gül Koç, “Biz bu projeyle çeşitli sebeplerle eğitim haklarından mahrum kalan yavrularımıza ulaşıp köprü vazifesi kurmak istedik. Velilerimizden, hemşehrilerimizden bu köprüde bir tuğla olmalarını bekliyoruz. Onlardan katkılar bekliyoruz. Çünkü bir katkı, aydınlık yarınlarımızın mimari olan güzel gençlerimizi çok daha iyi yerlere getirecektir. Bugün bu noktada 2 kardeş yavrumuzu daha okula kazandırdık. Daha önce şube ve okul komisyonlarımız ikna çalışmalarını yapmışlar ama başarılı olamadıklarını il komisyonuna bildirdiklerinde bizlerde geldik ve ailemizle yaptığımız görüşmelerde şükürler olsun yavrularımızı tekrar ait oldukları yere sınıflarına, okullarına kavuşturduk” diye konuştu.

4 YIL ÖĞRETMENLİK YAPTIM

Ağrı’da daha önce 4 yıl süreyle öğretmenlik yaptığını belirten Neslihan Gül Koç, şunları söyledi:

“Bundan sonra da desteklerimiz devam edecek. Gerek rehber öğretmenler gerekse okul müdürlerimizle sürekli iletişim halindeyiz. Öğrencilerimizin sıkıntıları olduğunda ya da içlerindeki potansiyeli nasıl ortaya çıkarabileceğimiz ile alakalı desteklerimiz sonuna kadar devam edecektir. Ben Ağrı’da 4 sene öğretmenlikte yaptım. Öğrencilerin ne yapabileceğinin farkındayım. Çok zekiler, her şeyin en güzelini hak ediyorlar. Sadece bazı noktalarda bizim onları birazcık desteklememiz gerekiyordu. Bizlerde Valilik olarak, Milli Eğitim olarak üzerimize düşen görevi yapmaya hazırız, her şey yavrularımız için, her şey gençlerimiz için.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/agrida-okulum-beni-bekler-projesiyle-kardesler-okula-kazandirildi/feed/ 0
Ağrı Valisi ve Öğretmen Eşi, Çocukları Okula Kazandırıyor https://www.haber60.com.tr/agri-valisi-ve-ogretmen-esi-cocuklari-okula-kazandiriyor/ https://www.haber60.com.tr/agri-valisi-ve-ogretmen-esi-cocuklari-okula-kazandiriyor/#respond Sat, 06 Jan 2024 08:51:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2497 Ağrı Vali Mustafa Koç’un öğretmen eşi Neslihan Gül Koç ile meslektaşları, çeşitli nedenlerle eğitimlerine devam edemeyen çocukları yaptıkları aile ziyaretleriyle yeniden okula kazandırıyor.

Valilik himayelerinde, İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda okula devam edemeyen çocuklar için bir süre önce “Okulum Beni Bekler Projesi” projesi hayata geçirildi.

İbrahim Çeçen Vakfının da destek verdiği proje kapsamında yürütülen çalışmada, 3 ayda evlerinde ziyaret edilen çocuklardan 390’ı kız, 853 öğrenci yeniden okula kazandırıldı.

Son olarak uzun süredir çeşitli nedenlerle devamsızlık yapan Leyla ve Bilal kardeşlerin ailesiyle görüşüp ikna eden öğretmenler, öğrencileri yanlarına alarak araçla Cemil Meriç Ortaokuluna getirip sınıflarına yerleştirdi.

Vali Koç’un öğretmen eşi Neslihan Gül Koç, gazetecilere, eğitimin sadece bireyin kendi başarısını sağlamaktan ziyade toplumun gelişmesi ve refaha ulaşması açısından önemli olduğunu söyledi.

Eğitimi çok önemsediklerini ifade eden Koç, “Ağrı’ya geldiğimizde öğretmen olduğumdan dolayı da ilk olarak önceliklerimiz arasına eğitimi aldık ve sınıflarımız ile okullarımıza baktığımızda Ağrı’nın büyük sıkıntılarından birinin devamsızlık sorunu olduğunu gördük ve bu noktada harekete geçtik.” dedi.

“Şube, okul, ilçe ve il komisyonları kurduk”

Koç, devamsızlık yapan öğrencilerin okula neden gelmediklerini araştırarak bir yol haritası çizdiklerini anlattı.

Çocukların yeniden eğitim yuvalarına kavuşması için yoğun bir çalışma yürüttüklerini ve buna ara vermeyeceklerini ifade eden Koç, şöyle konuştu:

“Şube, okul, ilçe ve il komisyonları kurduk. Bu noktada saha çalışmaları yaptık. Velilerimizi ziyaret ettik. Bu çocukların okula hangi sebeplerden gitmediğini tespit ettik. 2023 Ekim ayı itibarıyla yaptığımız çalışmalar sonucunda 853 öğrenciyi tekrar okula kazandırdık. İl genelinde komisyonlarımızın, öğretmenlerimizin, bizlerin yapmış oldukları çabalarımızın karşılığında 853 yavrumuzu ait oldukları yere, okullarına geri kazandırmanın gururunu, mutluluğunu yaşıyoruz.”

Bu çalışmalarda kaymakamların, kaymakam eşlerinin, il ve ilçe milli eğitim müdürlerinin, ARGE birimi ile öğretmenlerin de destek verdiğini dile getiren Koç, bir çocuğun hayatına dokunmanın kendileri için önemli olduğunu ifade etti.

“Eğitim haklarından mahrum kalan yavrularımıza ulaşıp köprü vazifesi kurmak istedik”

Eğitimin her çocuğun en temel kutsal haklarından biri olduğunu vurgulayan Koç, şöyle devam etti:

“Bu projeyle çeşitli sebeplerle eğitim haklarından mahrum kalan yavrularımıza ulaşıp köprü vazifesi kurmak istedik. Velilerimizden, hemşehrilerimizden, bu köprüde bir tuğla olmalarını bekliyoruz. Onlardan katkılar bekliyoruz. Çünkü bir katkı, aydınlık yarınlarımızın mimarı olan güzel gençlerimizi çok daha iyi yerlere getirecektir. Biz buna inanıyoruz çünkü umudumuz gençlerimizdir. Bugün bu noktada 2 kardeş yavrumuzu daha okula kazandırdık.”

Koç, çocukları sadece okula kazandırmakla kalmayıp onların yaşayabileceği sıkıntıların da farkında olduklarını belirterek, “Bundan sonra da desteklerimiz devam edecek. Gerek rehber öğretmenler, gerekse okul müdürlerimizle sürekli iletişim halindeyiz. Öğrencilerimizin sıkıntıları olduğunda ya da içlerindeki potansiyeli nasıl ortaya çıkarabileceğimiz ile alakalı desteklerimiz sonuna kadar devam edecektir. Ben Ağrı’da 4 sene öğretmenlik de yaptım. Öğrencilerin ne yapabileceğinin farkındayım.” değerlendirmesinde bulundu.

Okula tekrar başlamanın mutluluğunu yaşayan Leyla İlhan ise okula her gün gidip ders çalışmak istediğini ve ileri de müdür olmayı hedeflediğini söyledi.

Bilal İlhan da yeniden okula kavuşmasında emek gösteren Koç ve beraberindekilere teşekkür etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/agri-valisi-ve-ogretmen-esi-cocuklari-okula-kazandiriyor/feed/ 0
Ağrı’da, “Okulum Beni Bekler Projesi” ile 853 çocuk yeniden sıralara oturdu https://www.haber60.com.tr/agrida-okulum-beni-bekler-projesi-ile-853-cocuk-yeniden-siralara-oturdu/ https://www.haber60.com.tr/agrida-okulum-beni-bekler-projesi-ile-853-cocuk-yeniden-siralara-oturdu/#respond Sat, 06 Jan 2024 06:42:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2452 Ağrı’da, “Okulum Beni Bekler Projesi” ile 853 çocuk yeniden sıralara oturdu

AĞRI – Ağrı Valisi Mustafa Koç’un eşi Neslihan Gül Koç öncülüğünde Ağrı Valiliği himayelerinde İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda hayata geçirilen “Okulum Beni Bekler Projesi” kapsamında, il genelinde 390’ı kız olmak üzere 853 çocuk tekrar okula kazandırıldı.

Ağrı Valiliği öncülüğünde İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda, İbrahim Çeçen Vakfı ve diğer destekleyici kurumların katkılarıyla hayata geçirilen “Okulum Beni Bekler” projesi ile okula devam etmeyen veya edemeyen başta kız öğrenciler olmak üzere tüm devamsız öğrencilerin yeniden okula kazandırılması hedefleniyor. Bu doğrultuda harekete geçen Ağrı Valisi Mustafa Koç’un eşi Neslihan Gül Koç, Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, Ağrı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Aslan Kaya ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü personeliyle devamsız öğrencileri bulunan İlhan ailesini ziyaret etti. Cemil Meriç Ortaokuluna giderken çeşitli sebeplerle uzun süredir devamsız olan 5 çocuklu İlhan ailesinin fertlerinden Leyla ve Bilal İlhan’ın okula tekrar kazandırılması için aile fertleri ile görüşen Neslihan Gül Koç’un ikna çalışmaları sonucunda aile, çocuklarını okula gönderemeye ikna oldu. Çocukları yanına alarak okula götüren Neslihan Gül Koç, araç içerisinde İlhan kardeşlere eğitimlerine devam etmeleri ve bırakmamaları yönünde telkinlerde bulundu.

İlhan kardeşleri Cemil Meriç Ortaokuluna getiren Koç, kardeşleri kendi eliyle eğitim hayatlarına tekrar devam edecekleri sınıfa yerleştirdi.

Burada proje hakkında bilgiler veren Neslihan Gül Koç, “Okulum Beni Bekler projesi Valiliğimiz himayelerinde, Milli Eğitim Müdürlüğümüz koordinasyonunda İbrahim Çeçen Vakfı ve diğer destekleyici kurumlar sayesinde hayata geçirildi. Eğitim sadece bireyin kendi başarısını sağlamaktan ziyade toplumun gelişmesi ve refaha ulaşması açısından da çok önemli olduğu için bizler eğitimi çok fazla önemsiyoruz. Ağrı’ya geldiğimizde de öğretmen olduğumdan dolayı da ilk olaraktan önceliklerimiz arasına eğitimi aldık ve sınıflarımıza baktığımızda, okullarımıza baktığımızda Ağrı’nın büyük sıkıntılarından birinin devamsızlık sorunu olduğunu gördük ve bu noktada harekete geçtik” dedi.

Devamsız öğrencilerin okula kazandırılması için yol haritası çizdiklerini söyleyen Koç, “Bu yavrularımızın okula gelmeme sebeplerini araştırarak bir yol haritası çizdik. Şube, okul, ilçe ve il komisyonları kurduk. Bu noktada saha çalışmaları yaptık. Velilerimizi ziyaret ettik. Bu çocukların okula hangi sebeplerden dolayı gitmediğini tespit ettik.” şeklinde konuştu.

“853 yavrumuzu ait oldukları okullara geri döndürmenin mutluluğunu yaşıyoruz”

2023 Ekim ayı itibariyle yaptıkları çalışmalar sonucunda 853 öğrenciyi tekrar okula kazandırdıklarını ifade eden Koç, “İl genelinde komisyonlarımızın, öğretmenlerimizin, bizlerin yapmış oldukları çabalarımızın karşılığında 853 yavrumuzu ait oldukları yere okullarına geri kazandırmanın gururunu, mutluluğunu yaşıyoruz. Tabii ki bu emek de kaymakamlarımızın, kaymakam eşlerimizin, il ve ilçe milli eğitim müdürlerimizin, ARGE birimimizin ve öğretmenlerimizin çok büyük özverili çalışmaları var. Ben buradan onlara çok teşekkür ediyorum. Bir tane çocuğun hayatına dokunmak bizler için çok önemli. Eğitim kutsaldır, eğitim hakkı kutsaldır ve her çocuğun en temel haklarından bir tanesidir” ifadelerine yer verdi.

“Velilerimizden kurduğumuz köprüde bir tuğla olmalarını bekliyoruz”

Geleceğin mimari olacak olan gençlerin eğitim hayatlarını kesintisiz yaşamaları için ellerinden geleni yapacaklarını belirten Koç, ” Biz bu projeyle neyi hedefledik. Biz bu projeyle çeşitli sebeplerle eğitim haklarından mahrum kalan yavrularımıza ulaşıp köprü vazifesi kurmak istedik. Velilerimizden, hemşehrilerimizden ne bekliyoruz. Bu köprüde bir tuğla olmalarını bekliyoruz. Onlardan katkılar bekliyoruz. Çünkü bir katkı, aydınlık yarınlarımızın mimari olan güzel gençlerimizi çok daha iyi yerlere getirecektir. Biz buna inanıyoruz çünkü umudumuz gençlerimiz. Bugün bu noktada 2 kardeş yavrumuzu daha okula kazandırdık. Daha önce şube ve okul komisyonlarımız ikna çalışmalarını yapmışlar ama başarılı olamadıklarını il komisyonuna bildirdiklerinde bizlerde geldik ve ailemizle yaptığımız görüşmelerde şükürler olsun yavrularımızı tekrar ait oldukları yere sınıflarına, okullarına kavuşturduk. Onun mutluluğunu yaşıyoruz. Sadece okula kazandırmakla kalmayıp onların yaşayabileceği sıkıntılarında farkındayız. Bundan sonrada desteklerimiz devam edecek. Gerek rehber öğretmenler gerekse okul müdürlerimizle sürekli iletişim halindeyiz. Öğrencilerimizin sıkıntıları olduğunda ya da içlerindeki potansiyeli nasıl ortaya çıkarabileceğimiz ile alakalı desteklerimiz sonuna kadar devam edecektir. Ben Ağrı’da 4 sene öğretmenlikte yaptım. Öğrencilerin ne yapabileceğinin farkındayım çok zekiler, her şeyin en güzelini hak ediyorlar. Sadece bazı noktalarda bizim onları birazcık desteklememiz gerekiyordu. Bizlerde Valilik olarak, Milli Eğitim olarak üzerimize düşen görevi yapmaya hazırız, her şey yavrularımız için, her şey gençlerimiz için.” dedi.

Okula tekrar başlayan Leyla İlhan, “Okula her gün gelmek ve ders çalışmak istiyorum. Müdür olmak istiyorum.” şeklinde konuştu.

Yeniden okuluna kavuşan Bilal İlhan ise, “Ben okulumu çok seviyorum. Beni getirdikleri için onlara çok teşekkür ediyorum” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/agrida-okulum-beni-bekler-projesi-ile-853-cocuk-yeniden-siralara-oturdu/feed/ 0