Tercih yaparken öğrencinin kendini tanımasının ve yeteneklerini bilmesinin çok önemli olduğunu söyleyen Eğitim Koçu ve Aile Danışmanı Selver Yazıcı, “YKS sürecinde tercih dönemi bilindiği üzere çok yaklaştı. Tercih döneminde özellikle öğrencilerin dikkat etmesi gereken birkaç konuya değinmek istiyorum bende. Öncelikle öğrencilerin kendini iyi tanıması, yeteneklerini iyi belirlemesi ve ne istediğini iyi bilmesi çok önemli. Bu mesleki açıdan ve gelecek planlaması açısından öğrenci için çok kıymetli bir tercih olacaktır. Tercihlerimizi belirlerken öncelikle öğrencinin kendini tanıması, hangi mesleği istediği, istediği mesleğin geleceği, staj durumu ve iş bulma potansiyeli öğrenciler için çok önemlidir. Gidecekleri üniversitenin yerleşkeleri, bulundukları şehirleri, ulaşım şartları ve konaklama şartları da öğrencilerin göz önünde bulundurması gereken şartlardan bir tanesidir. Tercih yaparken biz tabii ki öncelikle puan ve sıralamaya dikkat ederiz. Puan ve sıralamalarına göre öğrencilerin gerçekçi tercih yapmalarını isteriz. Bu anlamda YÖK’ün ulaştırdığı YÖK Atlas adında çok iyi bir site var. Burada geçmiş yıllardaki taban puanlar, sıralamalar ve öğrencilerin yerleştirme kontenjanları net bir şekilde bulunabilir. Buradan faydalanabilirler” dedi.
Yazıcı, öğrencilerin A ve B planı oluşturmaları durumunda daha rahat bir tercih dönemi geçirebileceklerini söyleyerek, “Benim öğrencilere özellikle en büyük tavsiyem bir rehber öğretmeninden, eğitim danışmanından ya da eğitim koçundan destek almalarıdır. Ne istediklerini bilerek bir A planı oluştururlarsa çok daha rahat bir tercih süreci yaşayacaklarını düşünüyorum. Fakat bunun yanında öğrencilerin bir B planı oluşturması, eğer önümüzdeki yıl tekrar sınava hazırlanacaklarsa ona göre davranmaları ya da başka bir meslek, başka bir üniversite tercihinde de mutlaka bulunmalarını tavsiye ediyoruz. Eğer öğrenci bu yıl tercih yapmayacak ya da 12. sınıf 2025 YKS’ye hazırlanacaksa şayet şimdiden lütfen Eylül ya da Ekim ayını beklemeden ders çalışmaya ve özellikle TYT’yi yaz aylarında bitirmelerini tavsiye ederim” ifadelerini kullandı.
“Öğrenciyle çatışmayın, makul yaklaşın”
Velilerin de tercih döneminde öğrencilere mantıklı ve makul yaklaşmaları gerektiğini söyleyen Selver Yazıcı, sözlerine şu şekilde devam etti:
“Tercih döneminde ailelere de tavsiyem olacak. Öğrencilerin ne istedikleri, yetenekleri ve tercihleri çok önemli ama tabii aileler açısından baktığımızda da üniversite için bir öğrenciyi şu an sosyoekonomik durumlarda şehir dışına göndermek biraz zorlu bir süreç olabilir. Ekonomik açıdan bu aileleri zorlayabilir. Fakat mantıklı ve makul yaklaşmak, öğrenciyle çatışma durumuna girmemek bizim için çok değerli ve çok önemli. Çünkü bu durumda veliler ile öğrenciler arasında yaşanan kaoslar bizi gerçekten olumsuz etkiliyor. Özellikle öğrenciyi çok olumsuz etkiliyor ve öğrenciler genel olarak şehir dışına kaçma eğiliminde bulunuyorlar. Tabii ki bu da velilerimizi özellikle ekonomik olarak çok olumsuz etkiliyor. Hem konaklama, hem ulaşım hem de öğrencinin okul masrafları derken, biraz çatışmadan kaçınmak, biraz daha makul davranmak, öğrencilerin yeteneklerine uygun daha yapıcı konuşmalarla daha iyi iletişim kurarak gitmelerini tavsiye ederim.” – KAYSERİ
]]>Bahçeşehir Koleji PDR Direktörü Sibel Durak, LGS sınavında geçen yıl olduğu gibi bu yılda Türkçe testinin belirleyici test olacağını söyledi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) uyguladığı, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) Sınavı, Türkiye genelinde yaklaşık 1 milyonu aşkın öğrencinin katılımıyla gerçekleşti. Bahçeşehir Koleji PDR Direktörü Sibel Durak ve ortaokul bölüm başkanları sınav sorularını değerlendirdi. 2024-LGS’ye 1 milyon 038 bin192 öğrencinin başvuru yaptığını belirten Durak,”Bu seneki sınavda her derste ayırt edici sorular bulunmakla birlikte Türkçe testinin geçen yıl olduğu gibi belirleyici test olacağını söylemek mümkündür” dedi.
Öğrencilerin şu anda kazanabilecekleri okulları belirlemek için puanlarını hesaplayıp liselerin geçen seneki taban puanları ile kıyaslamaları doğru olmayacağını belirten Durak, “Çünkü tercihler puana göre değil yüzdelik sırasına göre yapılır. Yüzdelik sıralar ise 28 Haziran’da açıklanacaktır.LGS’lerde sınava giren öğrenci sayısı ile kontenjan sayılarını karşılaştırdığımızda puanla alan okullara yerleşme oranları şöyledir: 2018’de yüzde13.1, 2019’da yüzde 13,6, 2020’de yüzde 14,5, 2021’de yüzde 17, 2022’de yüzde 19 ve 2023-LGS’de yüzde 20’dir. Yerel Yerleştirme ile öğrenci alan okullarla birlikte 8.sınıf öğrencilerinin tamamı için yeterli kontenjan bulunmaktadır.”
TERCİH DÖNEMİNDE UZMANLARDAN DESTEK ALINMALI
28 Haziran’da 2024-LGS sonuçlarının açıklanmasından sonra tercih döneminin başlayacağını belirten Durak, ” Geçen sene sınavla öğrenci alan okullardan 10, yerel yerleştirme ile 5 ve pansiyonlu okullardan 5’er tercih yapılabiliyordu. Tercih listelerinin dengeli ve hatasız yapılabilmesi için okul rehber öğretmenlerinden ve MEB’in belirleyeceği tercih merkezlerindeki uzmanlardan destek alınması son derece önemlidir” dedi.
UĞURLUDURAL: TÜRKÇE SINAVI DİKKATLİ OKUMAYI VE ZAMAN YÖNETİMİNİ ÖN PLANA ÇIKARDI
2024 LGS Türkçe sınavının, tüm yılın konularını kapsayan sorulardan oluştuğunu söyleyen Türkçe Bölüm Başkanı Tülay Uğurludural, “Okuduğunu anlamanın ön planda olduğu sınavda seçenekler; analiz etme, kavrama ve çıkarımda bulunma becerilerini gerekli kılmıştır. Bu sorular, hem dikkatin ve odaklanarak okumanın önemine dikkat çekmiş hem de sınavın ayırt edici soruları olmuştur. Özellikle grafik ve uygulama sorularındaki işlem basamakları, dikkati ve zaman yönetimini ön plana çıkarmıştır. Dil bilgisi soruları ise kazanımları kavramış, konuya hakim olan öğrencilerin yapabileceği niteliktedir. Genel olarak LGS Türkçe soruları önceki yıllarda olduğu gibi kitap okuma alışkanlığını kazanmanın, mantık ve muhakeme gücünün, görsel okuma becerisinin ve soru çözüm tekniklerine hakim olmanın önemini ortaya koymuştur” ifadelerini kullandı.
‘KONU VE KAVRAM BİLGİSİ EKSİK OLAN ÖĞRENCİNİN ZORLANACAĞI BİR SINAV’
2024 LGS T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük testinde 7’nci ünite olan Atatürk’ün Ölümü ve Sonrası ünitesinden soru yer almamakta olduğunu ifade eden Sosyal Bilgiler Bölüm Başkanı Ferda Gençel, “Daha önceki yıllarda sorulan Mustafa Kemal’in çocukluk, eğitim ve askerlik hayatı; Genelge ve Kongreler süreci ile TBMM Dönemi’ni içeren sorulara bu yıl yer verilmemiştir. Bir Kahraman Doğuyor ünitesine ait “Mustafa Kemal’in askerlik hayatı ile ilgili olayları ve olguları onun kişilik özellikleri ile ilişkilendirir.” kazanımına dahil olan Trablusgarp Savaşı ile ilgili sorunun, Almanya açısından değerlendirilmesinin istenmesi sorunun zorluk derecesini artırmıştır. Bu nedenle sorunun sınavın en ayırt edici sorusu olduğu söylenebilir. Osmanlı Devleti’nin Almanya’nın yanında Birinci Dünya Savaşı’na girme sebepleri ile ilgili olan soruda, öğrencilerin mevcut bilgilerine ek olarak 7. Sınıf Sosyal Bilgiler konularındaki bilgisini kullanması beklenmiştir. Bu durum soruyu ayırt edici hale getirmiştir. Kurtuluş Savaşı ile ilgili durum-sonuç ilişkisinin kurulması beklenen soru, konuyu bilmeyen öğrencinin zorlanacağı bir soru olmuştur. Olumsuz soru kökü olan soru sayısı önceki yıllara göre daha azdır. Ayrıca kavram bilgisi, bu sınav için büyük bir önem taşımaktadır. Doğrudan kavram bilgisini ölçen soru sayısında geçen yıla göre artış olduğu görülmüştür. Bir kez daha görüyoruz ki, konu ve kavram bilgisini yorumla birleştiremeyen öğrenci için zorlayıcı bir sınav olmuştur. Kavram ve yorum gücünün önemi ortaya çıkmıştır” diye konuştu.
ARAYAN: KAVRAM BİLGİSİ VE ÇIKARIM YAPMA BECERİSİ ÖN PLANA ÇIKTI
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi testinde tüm soruların 8’inci sınıf kazanımlarını ölçmekte olduğunu belirten Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Bölüm Başkanı Yasemin Arayan, “Sorular açık, anlaşılır ve net ifade edilmiştir. Sınav, bilginin yanı sıra öğrencilerin çıkarım yapma ve okuduğunu anlama becerilerini ölçmüştür. Bu yıl önceki yıllardan farklı olarak daha fazla bilgi gerektiren soru sorulduğu görülmüştür. Ünitelerin sonunda yer alan “Bir Peygamber Tanıyorum” bölümü ile ilgili birden fazla kazanımın farklı peygambere ait bilgiler verilerek tek soru ile ölçülmesi dikkat çekmiştir. Kur’an-ı Kerim ile ilgili paragraf sorusunda öğrencilerden Kur’an-ı Kerim’in “Külli irade” sonucunda gönderildiği çıkarımına ulaşmaları beklenmiştir. Seçeneklerde bulunan “Hesap günü hakkında bilgi verir.” ifadesi de öğrencilerin asıl anlatılmak isteneni bulmaları açısından güçlü bir çeldirici olmuştur” dedi.
DONİKOĞLU: GÜÇLÜ ÇELDİRİCİLERİN OLMADIĞI, ÇOK ZORLAYICI OLMAYAN BİR SINAVDI
2024 LGS İngilizce sınavı, genel olarak konu ve kazanımlara hakim olan öğrencilerin zaman kaybetmeden yapabilecekleri sorulardan oluştuğunu belirten İngilizce Bölüm Başkanı Talar Donikoğlu, “Önceki yıllara göre genel olarak çeldiricilerin çok kuvvetli olmaması da öğrencilerin doğru seçeneğe daha kolay ulaşmalarını sağlayacaktır. Soruların ünitelere göre dağılımı dengelidir. Geleneksel okuduğunu anlama becerisi gerektiren soruların yanı sıra verilen bilgiler doğrultusunda mantıksal çıkarım yapma ve karar verme becerilerini de ölçen sorular mevcuttur. Sorulardaki bağlamlar, diyalog, davetiye, telefon konuşması, durum belirten paragraf, ilan ve görsel içerikler kullanılarak oluşturulmuştur. Bu içerikler, internetin faydaları ve zararları, evdeki sorumluluklar, ekstrem sporlar gibi geniş bir konu yelpazesinden ve günlük yaşamın çeşitli alanlarından seçilmiştir. Böylelikle öğrencilerin farklı konularda bilgi sahibi olmalarının ve esnek düşünme becerilerinin de ölçüldüğü bir sınav olmuştur. Sınavda, geçtiğimiz yılda olduğu gibi bu yıl da tablo ve grafik yorumlama soruları yer almamaktadır. Direkt kelime ve yapı bilgisi odaklı sorulardan ziyade ilgili kazanımlar yukarıda belirtilen bağlamlar içerisinde ölçülmektedir” dedi.
AYTEKİN: KISA, AÇIK VE NET OLDUĞU GÖZLENMEKTE
Matematik testinin, konuları açısından dengeli bir dağılım gösterdiğini vurgulayan Matematik Bölüm Başkanı Özgür Aytekin, “Geçen senelerden farklı olarak günlük hayatta karşımıza çıkmayan matematiksel kavramlarla ilgili soruların kazanım düzeyinde sorulduğu görülmüştür. Bu soruların dışında kalan sorularda öğrencilerin soruları somutlaştırabilmeleri ve daha rahat yorum yapabilmeleri için şekil, grafik, tablo gibi görseller kullanılmıştır. Bazı sorularda kullanılan şekiller sorunun çözümünde etkin rol oynamıştır. Sorular geçmiş yıllarda uygulanan sınavlardaki sorularla ve MEB tarafından yayınlanan örnek sorularla paralellik göstermektedir. Bu yıl da geçen yıl olduğu gibi soruların ifadelerinin kısa, açık ve net olduğu gözlenmektedir.
Geçen seneye göre bazı soruların çözüm adımlarında verilen sayısal değerlerin işlem yoğunluğunu arttırdığı görülmüştür. Düzenli çalışan, MEB örnek sorularını çözen ve sınavın kapsadığı kazanımlara hakim olan bir öğrencinin başarılı olabileceği bir sınav olmuştur” diye konuştu.
ERTÜN: ÖĞRENCİLERİN DAHA DAHA AZ ZORLANANDIĞI NİTELİKTE BİR SINAV
Fen Bilimleri testinde ağırlıklı olarak Madde ve Endüstri ünitesinden sorular yer aldığını bildiren Senem Ertün Bahçeşehir Koleji Fen Bilimleri Bölüm Başkanı, “Sınavda genel olarak zor, orta ve kolay sorular bulunmakla birlikte Basit Makineler ünitesi ile Elektriksel Yükler ve Elektrik Enerjisi ünitesinden ayırt edici nitelikte sorular da yer almıştır. Sınavda grafik, model, deney ve şemalar yoluyla öğrencilerin yorumlama, çıkarım yapma, analiz etme becerileri yoklanmıştır. Ayrıca hipotez geçerliliğinin sorgulandığı sorular bulunmaktadır. Geçen yıldan farklı olarak uzun metinlerden oluşan sorular bulunmamaktadır. MEB örnek sorularını ve geçmiş yıllara ait LGS sorularını düzenli çözen, konu tekrarı yapan, kavramsal bilgilere hakim öğrencilerin daha daha az zorlananarak çözebileceği nitelikte bir sınav olduğu düşünülmektedir” dedi.
]]>Eyüpsultan Belediyesi tüm dünyada 10 – 16 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Engelliler Haftası’nda düzenlediği şenlikle spor ve eğlenceyi bir araya getirdi. Alibeyköy Osmanlı Parkı’nda yapılan eğlence ve spor şenliğine, Eyüpsultan Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi öğrencileri, ilçedeki MEB bünyesinde bulunan okulların özel eğitim sınıfları katıldı.
Şenlikte gönüllerince eğlenen özel çocuklara ve ailelerine Eyüpsultan Belediye Başkanı Dr. Mithat Bülent Özmen’le birlikte Eyüpsultan Kaymakamı İhsan Kara, Eyüpsultan İlçe Milli Eğitim Müdürü Zeliha Yıldız, meclis üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş eşlik etti.
“Hayatın her alanında olmalarını istiyorum”
Şenlikte yaptığı konuşmada özel bireylerin hayatın her alanında olması gerektiğini vurgulayan Başkan Dr. Mithat Bülent Özmen, “Biz engelleri tanımayan Ulu Önder Atatürk’ün ve yol arkadaşlarının mirasını devralmış bu ülkenin vatandaşlarıyız. Bu yüzden ben özel insanlarımızın, özel gençlerimizin ve çocuklarımızın hayatın her alanında olmalarını istiyorum. Bir haftaya, bir güne sığdırılacak bir şey değil bu, o yüzden Eyüpsultan Belediyesi olarak bundan sonra sizden ricam benden lütfen talep edin, isteyin. Eksikleri yanlışları birlikte giderelim. Yaptığımız güzel işlerin üzerine yeni güzel işleri birlikte koyalım ama sizden ricam bir haftayla sınırlı bırakmayalım her saat, her gün, her ay, her yıl beraber olalım” diye konuştu.
“Sorunlarınızı çözmek için buradayım”
Konuşmasında engelli bireyler için çok çalışacağının sözünü de veren Başkan Özmen, şöyle devam etti:
“Ben burada çözüm merkezlerinden biri olarak, Eyüpsultan halkının bana yetki verdiği biri olarak sorunlarınızı çözmek için buradayım. Bu benim sorumluluğum, mesuliyetim. Bu güzel haftayı bir haftayla sınırlayıp sonra evlerde olmayalım. Sosyal hayatın her alanında, sahalarda, sokaklarda, spor ve oyun salonlarında bir arada olalım. Size buradan sizler için çok çalışacağımın sözünü veriyorum. Hep birlikte daha güzel bir Eyüpsultan’da yaşayacağımız bir düzeni, sistemi inşallah hep birlikte kuracağız.”
Çocukların dans ve sahne gösterilerini ilgiyle izleyen Başkan Özmen, alanda bulunan ailelerle de sohbet edip bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.
Öğrencilerin dans gösterileri büyük alkış aldı
Eyüpsultan Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkez öğrencilerinin ve MEB bünyesinde bulunan okulların özel eğitim sınıflarında eğitim gören öğrencilerin dans gösterileri ayakta alkışlanırken, şenlikte öğrencilerin el emeği ürünlerinden oluşan bir sergi de yer aldı.
Aileleriyle spor ve eğlence dolu bir gün geçirdiler
Şenlikte engelli bireyler ve aileleri şişme oyun grupları, palyaço, balon şov, yüz boyama etkinlikleri ve survivor parkurlarıyla hem eğlendiler hem de spor yaptılar. Geleneksel sokak oyun alanlarının da oluşturulduğu şenlik alanında pamuk şeker, sandviç ve patlamış mısır gibi çeşitli ikramlar yapıldı. – İSTANBUL
]]>Öğretmenlik mesleğine 2008 yılında başlayan Mert, 2011’de Anadolu Üniversitesinin Özel Yetenekliler Eğitim Programı’nda yüksek lisansını bitirdi.
Üstün yetenekli öğrencilerin eğitimi konusunda uzmanlaşan Mert, Nisan 2015’te Tepebaşı Kaymakamlığı ile Anadolu Üniversitesi arasında imzalanan protokol kapsamında hayata geçirilen Üstün Yetenekli Çocukların Eğitimi Projesi’nin (ÜYÇEP) yürütücülüğüne getirildi.
Ticaret Borsası İlkokulunda görevini sürdüren 40 yaşındaki Mert, Anadolu Üniversitesinin özel yetenekli ve diğer öğrencilerin bilişsel düzeyleri ile profillerinin belirlenmesi için geliştirilen “Anadolu Sak Zeka Ölçeği”ni uygulaması sonucu 10 eğitim öğretim yılında 4 bin 250 öğrenci arasından üstün yetenekli 225 çocuğu belirledi.
Milli Eğitim Bakanlığı müfredatının yanı sıra zenginleştirilmiş ve farklılaştırılmış uygulamalar yapan, öğrencilerinin “hayatta kalma becerileri, doğada matematik ve doğada fen” gibi eğitimler almasını sağlayan Mert, bilim ve deney merkezlerindeki atölyelerde öğrencilerini ödüllü yarışmalara hazırlıyor.
Dokuz yıllık süreçte bu öğrencilerden 160’ı mezun olup eğitim hayatına devam etti.
Bakanlık tarafından 2021 ve 2023’te “Yılın Fark Yaratan Öğretmeni” seçilen Mert, Uluslararası Dubai Eğitim Zirvesi’nde “En Başarılı Özel Eğitim Öğretmeni Ödülü”ne layık görüldü.
Mert, İngiltere’nin Cambridge Üniversitesi tarafından 141 ülkeden 14 bin 800 öğretmen arasında düzenlenen “Özel Öğretmen Ödülleri”ne yaptığı başvuruyla Avrupa’da ilk 10 öğretmen arasına girdi.
ÜYÇEP kapsamında yetiştirdiği öğrencilerle katıldığı atölyeyeler, yarışmalar ve elde ettikleri başarıları içeren dosya hazırlayan Mert, İngiltere merkezli Varkey Vakfı tarafından verilen “Global Teacher Prize-Küresel Öğretmen Ödülü”ne başvuru yapıp, kazanmayı planladığı ödülle çalışmalarını taçlandırmak istiyor.
“Her yıl programa 10-12 öğrenci dahil oluyor”
Öğretmen Osman Sıtkı Mert, AA muhabirine, 16 senelik öğretmenlik yaşamının son 10 yılında Ticaret Borsası İlkokulunda özel yetenekli çocukların eğitimiyle ilgilendiğini söyledi.
Anadolu Üniversitesinin Özel Yetenekliler Eğitim Programı’nda yüksek lisans yaptığını belirten Mert, “Anadolu Sak Zeka Ölçeği çalışmalarında okulumuzda proje yürütücüsü olarak görevlendirildim. Şu anda okulumuzda üstün yetenekli olarak belirlenen 65 öğrenciyle çalışıyorum, 160 üstün yetenekli öğrenci de mezun oldu.” dedi.
Mert, öğrencilerinin her ay farklı eğitimcilerle “orman okulu” adı altında verilen eğitimlere katılarak, hayatta kalma becerileri, doğada matematik ve doğada fen gibi programlarda yer aldığını ifade etti.
Bilim ve deney merkezleriyle işbirliği yaptıklarını kaydeden Mert, “Çeşitli atölyeler tasarlıyoruz. Okulumuzda farklı konularda 68 atölye uyguladık. Öğrencilerimle katıldığım çeşitli bilim yarışmalarından dereceler elde ettik. Okulumuza kayıt yaptıran bütün birinci sınıf öğrencilerine ailelerinden izin alarak zeka ölçeğini uyguluyoruz. Her yıl programa 10-12 öğrenci dahil oluyor.” diye konuştu.
ÜYÇEP programını tamamlayarak ilkokuldan mezun olan çocukların, Ticaret Borsası İlkokulu ile aralarında protokol bulunan benzer programların yürütüldüğü ortaokullara yönlendirildiğini anlatan Mert, ayrıca öğrencilerin sonraki süreçlerde T3 Vakfı, Deneyap Atölyeleri ile Anadolu Üniversitesi Üstün Yetenekliler Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi programlarına katılma imkanına sahip olduğunu dile getirdi.
Mert, yürüttüğü çalışmalar sonucu iki kez “Yılın Fark Yaratan Öğretmeni” seçildiğini, 2023’ün başında “Küresel Eğitim Ödülü”nü kazandığını belirtti.
Öğrencileriyle yaptığı atölyeler, projeler, çalışmalar ile yarışmalardan elde ettikleri ödüller raporlayıp gönderdiği Cambridge Üniversitesinin uzman jürisinin değerlendirmesi sonucunda Avrupa’da ilk 10 öğretmen arasına girdiğini dile getiren Mert, “Varkey Vakfı tarafından verilen ve ‘Eğitimin Nobel’i’ olarak nitelendirilen ‘Global Teacher Prize-Küresel Öğretmen Ödülü’ için özel yetenekli öğrencilerin eğitimi için yaptığım çalışmalarla bu yıl başvuru yapacağım. O ödülü de kazanarak mesleki çalışmalarımı taçlandırmak istiyorum.” ifadesini kullandı.
Osman Sıtkı Mert, kazandığı ödüllerin mesleki gelişimi ve kariyerine katkı sağlanmasının yanı sıra özel yetenekli öğrenciler konusunda dikkati çekmesi bakımından önemli olduğunu sözlerine ekledi.
]]>Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan Kur’an Eğitim Merkezleri Yönetmeliği, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Yönetmelikle “Kur’an eğitim merkezleri ve bu merkezlerde eğitim alan öğrencilere yönelik olan yurt ve pansiyonların çalışma usul ve esasları ile yürütülecek eğitim hizmetleri ve bunların yönetim ve denetim esasları” belirleniyor.
Yönetmelikte “Kur’an eğitim merkezi”, “Kur’an-ı Kerim, temel dini bilgiler ve hafızlık ile ilgili bilgileri geliştirmek ve Arapça ile İslami ilimler alanımda eğitim verilmesi amacıyla doğrudan Başkanlığa bağlı olarak kurulan merkezler” olarak tanımlandı.
Kur’an eğitim merkezlerinin hedefleri ve ilkeleri ile görev ve faaliyetleri “Öğrencilerin Kur’an-ı Kerim’i okuma, temel dini bilgiler ve hafızlık ile ilgili bilgi ve becerilerini geliştirmek, temel düzeyde Arapça eğitimi vererek öğrencilerin Kur’an-ı Kerim’in ana konularına vakıf olmalarımı sağlamak, İslami ilimler alanında Kur’an-ı Kerim ve sünnet temelli eğitim vermek, Kur’an-ı Kerim başta olmak üzere, İslami ilimlerle ilgili temel kaynakları ve güncel çalışmaları kullanabilme becerisi kazandırmak, öğrencilerin sosyal ve kültürel açıdan gelişimlerini sağlamak, öğrencilerin milli ve manevi bilince sahip, insanlara saygılı, öğrendiklerini teori ve pratik bütünlüğü içinde ahlaki yaşantılara dönüştürebilen bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamak, öğrencilerin katılımcı, araştırmacı, problem çözücü ve aidiyet bilincine sahip sorumluluk sahibi olarak yetişmelerine katkı sağlamak” olarak belirtildi.
Teorik ve pratik olarak yapılacak eğitim hizmetlerinin yürütülmesinde Diyanet Akademisi, müftülükler ve ilahiyat fakülteleriyle iş birliği yapılacak.
KUR’AN EĞİTİM MERKEZLERİNİN AÇILIŞI
Kur’an eğitim merkezleri, Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı olarak fiziki şartlar, coğrafi konum, ulaşım, öğrenci potansiyeli ve ihtiyaçlar dikkate alınarak uygun görülen yerlerde Diyanet İşleri Başkanı’nın onayıyla açılacak.
Kur’an eğitim merkezlerinin Başkanlığa tahsisli veya Türkiye Diyanet Vakfı mülkiyetindeki taşınmazlarda açılması esas olacak. Kur’an eğitim merkezleri olarak kullanılacak binanın fiziki koşulları ve teknik şartları, Diyanet İşleri Başkanlığınca belirlenecek. Kur’an eğitim merkezlerinin yönetimi, Diyanet İşleri Başkanlığınca atanan müdürler tarafından yürütülecek.
MÜFREDATI DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI HAZIRLAYACAK
Kur’an eğitim merkezlerinde, Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan eğitim programları uygulanacak, eğitimlerde Başkanlıkça hazırlanan veya belirlenen ders kitapları kullanılacak ve uygun görülen ders materyalleri takip edilecek.
EĞİTİM TAKVİMİ VE SAATLERİ
Eğitimler yüz yüze gerçekleştirilecek ancak uzaktan eğitim yöntemi de kullanılabilecek. Kur’an eğitim merkezlerinde eğitim takvimi, programlar ve illerin özellikleri dikkate alınarak Diyanet İşleri Başkanlığınca belirlenecek.
Kur’an eğitim merkezlerinin eğitim saatleri; öğrencilerin örgün eğitim dışında kalan zaman, mahalli şartlar ile öğrencilerin istek ve ihtiyaçları dikkate alınarak 05.00- 22.00 arasında olacak şekilde Diyanet İşleri Başkanlığınca belirlenecek. İhtiyaca ve talebe bağlı olarak, mesai saatleri dışında ve hafta sonunda da eğitim yapılabilecek.
MEZUNİYET BELGESİ VERİLECEK
Kur’an eğitim merkezlerinde yapılacak sınavlara ait usul ve esaslar ile sınavları yapmak ve değerlendirmek için komisyonlar oluşturulacak. Eğitimin ardından yapılacak sınavlarda başarılı olanlara Kur’an Eğitim Merkezi Mezuniyet Belgesi verilecek.
Eğitimlerin beklenen sonuçlara ulaşıp ulaşmadığının tespitine yönelik anket, gözlem ve görüşme gibi ölçme ve değerlendirme araçları uygulanacak.
Kur’an eğitim merkezlerine ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığında, Başkan veya eğitimden sorumlu Başkan yardımcısının başkanlığında 9 kişilik “Kur’an Eğitim Merkezleri Kurulu” oluşturulacak.
Kur’an Eğitim Merkezleri Kurulu, her yıl mayıs veya haziran aylarında belirlenecek bir tarihte olağan olarak toplanacak.
Kur’an Eğitim Merkezleri Kurulunun görevleri, “Kur’an eğitim merkezleri açılmasına ihtiyaç duyulan yerlerle ilgili teklifleri değerlendirmek, uygulanacak eğitim programları ve materyalleri ile ilgili görüş ve önerilerde bulunmak, eğitim yılını değerlendirmek ve uygulamada karşılaşılan sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunmak, eğitimlerin etkinlik ve verimliliğini artırmaya yönelik görüş ve önerilerde bulunmak” olarak belirtildi.
Ayrıca, Kur’an eğitim merkezlerinde Öğretmenler Kurulu oluşturulacak.
KUR’AN KURSLARINA KİMLER KAYIT YAPTIRACAK
Kur’an eğitim merkezlerine kayıtlar, Diyanet tarafından belirlenecek esaslara ve sürelere uygun olarak yapılacak.
Kur’an eğitim merkezlerine kayıt yaptırmak için “Hafızlık icazetnamesine/belgesine sahip olmak, 14-17 yaş aralığında olup lise eğitimine örgün olarak devam ediyor olmak, yapılacak Kur’an eğitim merkezi giriş sınavlarında başarılı olmak” şartları aranıyor.
Yabancı uyruklu olanlar da Kur’an eğitim merkezlerine kabul edilecek.
Kur’an eğitim merkezlerinde eğitim alan öğrencilerin eğitime katılmaları ve derslere devamları zorunlu olacak. Öğrencilerin devam durumu takip edilecek. Geçerli bir mazereti olsa dahi, bir dönemin fiilen eğitim verilen veya ders yapılan günlerinin 1/8’inde eğitime katılmamış olan öğrencilerin, Kur’an eğitim merkezinden kaydı silinecek ve ilişiği kesilecek. İlişikleri kesilenlerin durumları Genel Müdürlüğe bildirilecek.
YURT VE PANSİYONLAR AÇILABİLECEK
Kur’an eğitim merkezleri bünyesinde öğrencilerin barınma ve beslenme ihtiyacını karşılamak üzere Diyanet İşleri Başkanlığının onayı ile yurt ve pansiyonlar açılabilecek. Yurt ve pansiyonlar Kur’an eğitim merkezinde eğitim eğitim faaliyetleri devam ettiği sürece hizmete açık bulundurulacak.
Kur’an eğitim merkezleri ile bünyelerindeki yurt ve pansiyonların; yemek, temizlik, güvenlik ve benzeri ihtiyaçlarını karşılamak üzere, bütçe durumuna ve ilgili mevzuata uygun olarak hizmet satın alınabilecek.
Kur’an eğitim merkezleri ile bünyelerindeki yurt ve pansiyonların denetimi, Başkanlık müfettişleri tarafından yapılacak.
YÖNERGE ÇIKARILACAK
Kur’an eğitim merkezleri bünyesindeki yurt ve pansiyon binalarının taşıyacağı teknik şartlar, müdür ve öğretmenler ile diğer personelin görevleri, Kur’an eğitim merkezlerinde belirlenen kurallara uymayan, düzen ve disiplini bozan öğrenciler için yapılacak işlemler, Kur’an eğitim merkezlerindeki sınıf mevcuduna ilişkin esaslar, Kur’an eğitim merkezlerinde bulundurulacak yazılı ve görsel yayınların nitelik ve türleri ile diğer hususlar Başkanlık tarafından çıkarılacak yönerge ile belirlenecek.
]]>Mersin Üniversitesi’ne yakın konumu ile Çamaşır Kafe, içerisinde 8 adet çamaşır yıkama, 8 adet de kurutma makinesi ile hizmet veriyor. Çamaşır Kafe’de öğrenciler, çamaşır deterjanı ve ütü için de herhangi bir ücret ödemiyor. Sıra bekleme derdi olmadan çamaşırlarını temiz ve hijyenik bir ortamda yıkayan öğrenciler, dışarıda maliyetli olan bu uygulamadan belediye sayesinde kurtularak hem paradan hem de zamandan tasarruf sağladıklarını belirtiyor.
“Öğrencilerin bütçelerine katkı sağlıyoruz”
Çamaşır Kafe Sorumlusu Cengiz Sevinç, Çamaşır Kafe’nin hafta içi 08.00-17.00, cumartesi günleri ise, 09.00- 17.00 saatleri arasında hizmet verdiğini dile getirdi. Çamaşır yıkamak isteyen öğrencilere ücretsiz deterjan ve yumuşatıcı da verdiklerini söyleyen Sevinç, öğrencilerin beklerken çay ve kahve içerek dinlenebileceği oturma alanları olduğunu da aktardı.
Çamaşır Kafe’den hem yurtta, hem de evde kalan öğrencilerin faydalandığını söyleyen Sevinç, “Çamaşır Kafe açıldığı günden bu yana bin 150 öğrencimiz buraya kayıt olmuş durumda. Bu kayıtlarla toplam 6 bin 500 yıkamamız var. Deprem zamanı da Çamaşır Kafe’mizi depremzedelere açtık ve yakın çevredeki 115 depremzedemiz de buradan faydalandı” dedi.
Çamaşır Kafe sayesinde öğrencilerin bütçesine katkı sağladıklarını da belirten Sevinç, “Öğrencilerin elektrik, su ve deterjan giderlerine bir katkımız oluyor. Aynı zamanda öğrenciler buraya gelip çamaşırlarının yıkanmasını beklerken kitap okuyup, satranç oynayabiliyorlar. Burada güzel vakit geçiriyorlar” diye konuştu.
Çamaşır Kafe sayesinde tasarruf eden öğrenciler, hizmetten memnun
Mersin Üniversitesi’nde İngilizce Öğretmenliği 3.sınıf öğrencisi olan Gökay Göçmen, Çamaşır Kafe’yi haftada 2 kez kullandığını ve bu hizmetin oldukça faydalı olduğunu dile getirdi. Evde kaldığını ve elektrik, su, deterjan gibi masraflardan tasarruf edebilmek için Çamaşır Kafe’yi kullandığını söyleyen Göçmen, “Biz öğrenciler için çok yararlı bir uygulama. Evinde çamaşır makinesi olmayan veya ücretli çamaşır yıkama hizmeti sunan konaklama yerlerinde kalan öğrenciler için ideal bir hizmet. Buraya birinci sınıftan beri geliyorum. Birinci sınıftayken evde kalmıyordum. Ücretli konaklamalı bir yerde kalıyordum ve o zaman 10 liraya bir kez çamaşır yıkayabiliyorduk. Ondan sonra burayı keşfettim ve buraya gelmeye başladım” dedi. Mersin Büyükşehir Belediyesinin öğrenci dostu bir belediye olduğunu ifade eden Göçmen, “Sahilde açtığı kafeler, Mahalle Mutfakları ve okuma salonları, bunun büyük örnekleri” şeklinde konuştu.
Şehir ve Bölge Planlama 4. Sınıf öğrencisi Onur Yüksel ise, Çamaşır Kafe’nin en sevdiği özelliğinin sosyalleşmelerine imkan tanıması olduğunu söyledi. Yüksel, “Burada satranç oynayıp, kitap okuyabiliyoruz. Buraya gelen arkadaşlarla da tanışabiliyoruz. Buraya gelip çamaşırlarımızı yıkıyor, kurutuyor ve ütüleyebiliyoruz. Mersin Büyükşehir Belediyesi bize bu imkanları ücretsiz bir şekilde sunuyor. Bu imkanlar sayesinde öğrenci evimizde elektrik, su ve deterjan faturasından tasarruf etmiş oluyoruz” ifadelerini kullandı. – MERSİN
]]>ADOB Müdürü Volkan Kıran, Opera Sahnesi’nde yürütülecek projeye ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukların sanat hakkında bilgi sahibi olmalarının en önemli görevleri arasında yer aldığını vurguladı.
Kıran, “İlkokul 3 ve 4’üncü sınıftaki çocuklarımıza dikkatimizi vererek, onlarla beraber Opera Tur projesini gerçekleştirmek istiyoruz. Bu bir temsil değil. Çocukları günlük rutinimizin içine dahil edeceğiz.” dedi.
Proje kapsamında, öncelikle projenin rejisörü Zeynep Utku’nun çocuklara fuaye alanında program hakkında bilgi vereceğini belirten Kıran, “Aslında Opera Sahnesi kocaman bir dünya. İzleyicilerimiz de sadece iki saat süren temsili izleyerek buradan ayrılıyorlar. Atölyelerimiz var, bale topluluğumuzun çalıştığı salonlar sabaha kadar açık. Koromuz, solomuz, orkestramız çalışma halinde devamlı. İstiyoruz ki, çocuklarımıza işin mutfağını gösterelim.” diye konuştu.
Terzihaneden, marangozhaneye operayı keşfedecekler
Fuayedeki bilgilendirmeden sonra çocukların marangozhane, terzihane, demirhane, bale ve koro stüdyolarına geçeceğini, sahnedeki çalışmaları görme, sanatçılarla buluşma imkanını yakalayacağını anlatan Kıran, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Marangozhaneye gittiğimizde sadece orada çalışan arkadaşlarımız olmayacak. Onları orada bazı sürprizler bekleyecek. Marangoz önlüğü giymiş bir sanatçı orada bir tahtayı yontarmış gibi yapacak birden şarkı söyleyecek. Terzihanede de benzer sürprizler olacak. Çocukları eğlenceli bir etkinlik bekliyor.”
Bu aşamanın ardından programın öğrencilerin fuaye noktasında görüş, düşünce ve hislerini kaleme almasıyla sona ereceğini söyleyen Kıran, bir eğitim projesi de olan bu çalışmayla ilgili İl Milli Eğitim Müdürlüğüyle gerekli görüşmeleri yaptıklarının altını çizdi.
“Her organizasyonda 20-25 çocuğu misafir edeceğiz”
İl Milli Eğitim Müdürlüğünün hangi okuldan öğrencilerin geleceğini ADOB’a bildireceğini ifade eden Kıran, şunları kaydetti:
“Her organizasyonda 20-25 çocuğu misafir edeceğiz. Hem ekonomik hem sosyal açıdan operaya yakın olmayan ama bu sanatları öğrenme hevesi olan öğrencilerimizin burada olmasını çok arzu ediyoruz. Devlet Opera ve Balesi, ülkemizin çok kıymetli bir kurumu ve buradaki sanat dallarına ilişkin öğrencilerimizin bilgi sahibi olmalarını istiyoruz. Gelecekte mesleklerini seçerken bir çocuğun aklında da burası olabilir, ‘günün birinde eskiden bir kuruma gitmiştim, dans eden, keman çalan birisi vardı, onun gibi olmak istiyorum.’ diyebilir.”
Kıran, projenin 13 Şubat Salı günü başlayacağını, daha çok çocuğa erişmek istedikleri için de organizasyonun her salı gerçekleştirileceğini söyledi.
Öğretmenlere “öğrencileri operaya getirin” çağrısı
Öğrencilerin çalışmaları devam eden temsilleri de izleyebileceğini ve merak ettiklerini soruları sanatçılara yöneltebileceğini belirten Kıran, “İstiyoruz ki çocukları buradan bir şey öğrenerek ya da hayatı boyunca ‘ne kadar güzeldi’ diyebileceği bir hayalle gönderebilelim.” değerlendirmesinde bulundu.
Çocukların operanın hangi bölümünü gezeceği, onlara hangi şarkıların söyleneceği, sanatçıların özel olarak hangi kostümleri giyeceğinin belirlendiğini, marangozhanede takacakları baretlerin bile hazır olduğunu anlatan Kıran, şöyle konuştu:
“Projenin uzun soluklu olmasını çok arzu ediyorum. Dekor tasarımcımız Özgür Usta’nın ürettiği, fuaye alanına yerleştirilen ve öğrencilerin düşüncelerini yazacağı tahta küpte, etkinlik sonrasında bir sürü fikir olsun ve o fikirler sonra bizi yönlendirsin istiyoruz. Okullarımızda görev yapan özellikle müzik ve resim öğretmenlerimizden, sanata ilgi duyan öğrencilerini operaya getirmelerini bekliyorum. Lütfen bizimle iletişime geçsinler. Operanın kapıları ardına kadar açık. Gelsinler yaptığımız işi çocuklarımıza öğretelim ve geleceğin sanatçılarını kazanmaya başlayalım.”
]]>Okulun müdür vekili ve beden eğitimi öğretmeni Küreş, 2013 yılında Kırklareli’ne yaklaşık 57 kilometre, Pınarhisar ilçesine 12 kilometre mesafedeki Cevizköy’de bulunan ortaokulda göreve başladı.
Küreş, okul deposundaki patlak topları görünce branşı gereği öğrencilerini spora olan ilgisini artırmak için fazlaca mesai yapması gerektiğini anladı.
Hem sağlıklı nesiller yetiştirmek hem de öğrencilerin okula ilgisini artırmak isteyen Küreş, “Üç patlak topun başarı hikayesi” adını verdiği bir proje uygulamaya koydu. Projenin amacı öğrencileri çeşitli spor branşlarıyla tanıştırmak ve sporu sevdirmekti.
Küreş, kısa sürede amacına ulaştı, spor ile tanışan öğrencilerin okula bağlılığı ve derslerdeki başarısı artmaya başladı.
Ardından “Kalbine dokun ki kalbine dokunsun” projesi ile de öğrencilere bocce, okçuluk, futsal gibi 16 spor branşını da öğreten Küreş, kısa sürede bir hayırseverin desteğiyle 84 mevcutlu köy okuluna tam donanımlı bir spor salonu kazandırdı.
Sporla ilgilenen öğrencilerin akademik başarıları arttı
Küreş, AA muhabirine, öğretmenliğin bir insanın gelecek yolculuğundaki en önemli yol göstericisi olduğunu söyledi.
Okula atanması sonrası gördüğü patlak topların kendisini motive ettiğini anlatan Küreş, hayal ve motivasyonun olduğu yerde imkanların el birliğiyle her zaman oluşturulabileceğini gördüğünü ifade etti.
Öğrencilerle ilişkilerinin iyi olması, karşılıklı sevginin kaynaşmayı da beraberinde getirdiğini belirten Küreş, şöyle konuştu:
“Okula geldiğim yıl çocuklarla iletişimimiz çok güzel oldu. İlk önce çocuklarla birlikte küçük küçük başarılar elde etmeye başladık. Bu küçük başarılarımız ilçe ve ilimizde fark edilince imkanlar doğmaya başladı. Bir basketbol ve voleybol sahası yaptırdık okulumuza. Voleybol takımı oluşturmaya başladık daha sonra bu takımımız bir kulüp oldu. 8 yıllık serüvenimiz sonunda bu çocuklarla Türkiye Voleybol Federasyonu Kadınlar 2. Ligi’ne kadar yükseldik. Bu şekilde hayatımız devam ederken ondan sonra bir spor salonu imkanı doğdu. Hayırsever biri okulumuza spor salonu yaptırdı. Çocuklarla çizim yapa yapa, hayal ede ede spor salonumuza kavuştuk.”
Küreş, futbol, bocce, okçuluk, futsal ve atletizm alanında yarışmalara katıldıklarını ve dereceler elde ettiklerini belirtti.
Okullarının adının sporla anıldığını bildiren Küreş, sporla uğraşan çocukların akademik başarılarının da arttığını vurguladı.
“Okulumuzdaki 67 öğrencinin spor lisansı var”
Sporla öğrencilerinin özgüvenlerinin de arttığını bildiren Küreş, “Öğrenci öğretmenini, okulunu severse başarı artar. Sporla öğrencilerin özgüvenleri arttı.” dedi.
Küreş, okulda 67 öğrencinin spor lisansının olduğunu belirtti.
16 spor branşında yarışmalara katıldıklarını dile getiren Küreş, “Sporun, sanatın kesinlikle akademik başarıya katkısı çok. Akademik başarısı yüzde 50 veya 60 olan çocuklarım sporla tanışınca yüzde 80 ve 90’la ortaokul eğitimini tamamlıyor.” dedi.
“Bu okulu bize Şaban hoca sevdirdi”
Öğrencilerden Bahadır Efe Çekil ise futbol ile okulu olan ilgilisinin arttığını belirtti.
Spor sayesinde derslerinde başarılı olmaya başladığını belirten Çekil, her sabah okula gelirken heyecanlandığını kaydetti.
Öğrencilerden Cansel Çoban da taşımalı sistemle Poyralı köyünden Cevizköy Ortaokuluna geldiğini anlattı.
Okulunda lisanslı voleybolcu olduğunu bildiren Çoban, “Bu okulu bize Şaban hoca sevdirdi. Bize yakınlığı, bize öğretmenliği, abiliği ile okulu sevdirdi.” ifadelerini kullandı.
]]>BAHÇEŞEHİR Koleji Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) Direktörü Sibel Durak, sömestirin derslerdeki konu eksiklerini kapatabilmek için fırsat olduğunu söyledi. Uğur Okulları Genel Müdür Yardımcısı Adil Kurt da öğrencilerin dönemin yorgunluğunu atmak ve gelecek döneme zihni açık bir şekilde başlamak için dinlenip tatil yapması gerektiğini ancak eğitimin sarmal olduğunun da unutulması gerektiğini kaydetti.
Yarıyıl tatili, LGS ve YKS adaylarına önemli bir fırsat sunuyor. Doğru planlanmış bir tatille sınav başarısının artacağını söyleyen uzmanlar, öğrencilere iyi bir yarıyıl tatilinin ipuçlarını verdi. Türkiye’de milyonlarca öğrenci yarıyıl tatilini farklı şekilde değerlendirirken, LGS ve YKS’ye girecek adayların sınava hazırlık heyecanı devam ediyor. Uzmanlar ise dinlenmenin de ihmal edilmediği kişiye özel, doğru planlanmış bir tatilin sınav başarısını artıracağına dikkat çekti.
Yoğun bir eğitim-öğretim döneminden sonra öğrencilerin dinlenmesi ve öğrendiği bilgileri pekiştirmesi için yarıyıl tatilinin güzel bir fırsat sağladığını belirten Uğur Okulları Genel Müdür Yardımcısı Adil Kurt, “Elbette öğrencilerimiz dönemin yorgunluğunu atmak ve gelecek döneme zihni açık bir şekilde başlamak için dinlenip tatil yapmalı, ancak eğitimin sarmal olduğu da unutulmamalıdır” dedi.
Öğrencilerin öncelikle tatili kapsayan günler için bir plan yapması ve bu plana uymak için kararlı olması gerektiğine dikkat çeken Kurt, şu önerilerde bulundu:
“Hedefe odaklı bir tatil planı, sınava hazırlanan öğrencilerin zamanlarını daha etkili bir şekilde yönetmelerine yardımcı olur. Hedef odaklı tatil planlarını oluştururken, öğrencilerin ihtiyaçları belirlenerek öncelikle günlük hedefler oluşturulmalı, çalışma ve mola süreleri de plana eklenmelidir. Ayrıca tatil planlarında sadece sınava hazırlanmaya değil, dinlenirken eğlenecekleri spor, sanat, müzik gibi sevdikleri alanlara da yer vermeleri zihinlerini ve bedenlerini zinde tutmaları, motivasyonlarını desteklemeleri için de faydalı olacaktır. Öğrencilerin öğrenme süreçleri kişisel özelliklerine göre farklıdır. Bu sebeple ders çalışma ve aktiviteleri için sürelerini planlarken öğrenme stillerini güçlü ve zayıf yönlerini de objektif olarak değerlendirmeleri gerekir. Sınava hazırlık için dengeli bir yaklaşım benimsemek öğrencilerin hem dinlenme hem de çalışmasına yardımcı olacaktır. İyi bir planlama ve disiplinli çalışma, başarıya ulaşmayı kolaylaştıracaktır. Ancak her öğrencinin tatil planını kendi ihtiyaçlarına ve hedeflerine göre ayarlaması gerektiği unutulmamalıdır.”
PLANINIZ GERÇEKÇİ OLSUN
Bahçeşehir Koleji Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) Direktörü Sibel Durak ise sömestirin derslerdeki konu eksiklerini kapatabilmek için fırsat olduğunu vurguladı. 14 günlük arayı hem çalışarak hem de kendine vakit ayıracak şekilde planlayan adayların ikinci döneme avantajlı şekilde başlayacağını söyleyen Durak, “Plan yapılırken dikkat edilmesi gereken önemli husus, öğrencinin uygulayabileceğine inandığı, gerçekçi bir plan olmasıdır. Çünkü her insan ancak inandığı bir planı uygulamak için motive olur ve gayret sarf eder” dedi.
Durak, öğrencilere şu tavsiyelerde bulundu:
“Diğer dikkat edilecekler ise ders çalışmak, kitap okumak, dinlenmek, eğlenmek için ayrılacak vaktin önem derecesine göre dengeli olmasıdır. Hangi derse, hangi konulara çalışılacağını doğru belirlemek de netleri yükseltmenin en önemli adımıdır. Her öğrencinin kendi öz değerlendirmesini yapması gerekir. Bunun için de önce sınav konularının listesini edinin ve bu liste üzerinde öz değerlendirmenizi yapın. Öz değerlendirme için aşağıdaki soruları kendine sorabilirsin. Bu sorulara vereceğin cevaplar, hangi derse ve hangi konulara öncelik vermen gerektiğini belirleyebilir.
Hemen her yıl sınavda soru çıkan konular hangileri? Okulda işlenmiş ama henüz çalışmadığın konular hangileri? Çalıştığın halde deneme sınavlarında ya da konu testlerinde yüzde 70’ten düşük performans gösterdiğin konular hangileri? Çalışmana rağmen çabuk unuttuğunu fark ettiğin konular hangileri? Çalışmana rağmen anlamadığın konular hangileri?”
MEZUNA KALMA KARARI İÇİN ACELE ETMEYİN
PDR Direktörü Sibel Durak, 12. sınıf öğrencilerinin bazılarının özellikle aralık ve ocak aylarında sınav sonrası tercih yapmayıp mezuna kalmaya karar verdiklerini belirtip, bu konuda acele edilmemesi gerektiğini söyledi. Durak, “Elbette ilk yıl yerleşmek zorunda değilsiniz. Sonuçta üniversiteye giriş sınavlarına sonsuz kere katılma hakkınız var. Fakat bu karar şimdi değil, sınav bitip sonuçlar açıklandıktan sonra verilmelidir. Seneye hazırlanmaya karar verilse bile yapılması gereken en doğru şey, o sene de var gücünüzle sınava çalışmak olacaktır. Çünkü sınava seneye de girecek olsanız bile bu sene çalışmanızın size zararı değil faydası olacaktır. YKS’ye başvuran aday (rakip) sayısı her yıl arttığından, sınava girilen ilk yıl yeterli ve düzenli çalışmak her durumda avantaj getirecektir” diye konuştu.
]]>Kağıthane Belediyesi’nin 2021 yılında açılışını gerçekleştirdiği El Battani Uzay Evi’nde Engelliler Gündüz Hizmet Merkezi öğrencilerini ağırladı. İlçedeki engelli bireylerin eğitim hayatlarına katkıda bulunmak ve motivasyonlarını artırmak adına verilen eğitime ilgi yoğundu.
Engelli öğrenciler ilk önce astronot kıyafetleri giyerek gezegenleri öğrendi. Ay Küre uygulamasıyla Ay hakkında bilgiler edindikten sonra similatör kullanılarak Ay’a iniş gerçekleştirildi. Yer çekimi simülasyonuna katılarak uzaydaki ağırlık kavramı hakkında eğitim alan öğrenciler 180 derecelik ekranda ise uzayla ilgili videolar izledi.
Sonrasında uzay teleskopu ile gökyüzü gözlemi yapıldı. Eğitim ve gözlemlerin ardından engelli öğrenciler boyama yaparak uzay ile ilgili hayal ettiklerini resme döktü. Öğrencilerin resimleri 180 derecelik ekrana yansıtılarak çizgi film şeklinde izlenime sunuldu.
‘2021 YILINDAN İTİBAREN UZAY EVİNE 48 BİN 578 ÖĞRENCİ ZİYARET ETMİŞTİR’
El Battani Uzay Evi’nde eğitim veren Neşe Aytekin, ‘2021 yılından itibaren uzay evini 48 bin 578 öğrenci ziyaret etmiştir. Bunun dışında hem okul ziyaretlerimiz hem de bireysel ziyaretlerimiz bulunmaktadır. Öğrencilerimize uzay evinde El Battani hakkında bilgi veriyoruz. Simülasyonlarımız, ay küremiz var. Refleksmetre ile öğrencilerin kütlesine bakıyoruz. Son olarak öğrencilerimize resim yaptırıp onları 180 derecelik ekrana yansıtıp hareket ettiriyoruz. Öğrencilerimiz bundan büyük zevk alıyor. Ayrıca ilçemizde bulunan uzay evimize farklı ilçelerden gelen öğrenciler var’ diye konuştu.
‘ÖĞRENCİLER AĞIRLIK CİHAZINDA AYDAKİ VE UZAYDAKİ KİLOLARINI ÖĞRENDİLER’
Düzenlenen etkinlikle ilgili oldukça mutlu olduğunu ve keyif aldığını söyleyen Aytekin, ‘Bugün özel çocukların buraya gelmesinde eğitim hayatlarına bir nebze de olsa vurgu yaptık. Ay küremizde bilim adamlarını tanıdılar. Öğrenciler ağırlık cihazında aydaki ve uzaydaki kilolarını öğrendiler. Refleksmetre de reflekslerini öğrendik. Boyama yaptılar. Çocuklar yaptıkları boyamaların ekrana yansıtılmasından büyük bir keyif aldı. İnanılmayacak bir gün yaşadılar. Eğitim hayatlarında bir nebze de olsa nokta vuruşu yaptıysak bize ne mutlu. Herkese çok teşekkür ederim’ dedi.
Engelliler Gündüz Hizmet Merkezi öğrencilerinden Ayşe Yazıcı ise ‘Her şey çok harika ve güzel gidiyor. Önceden içine kapanıktım. İyi ki okula geldim. Arkadaş ortamı, çevre ortamı her şey bambaşka oldu. Eski halimle yeni halim bir değil’ ifadelerini kullandı.
Edanur Kuru da ‘Her şey çok güzel ve memnunum. İyi ki hocalarım bizi getirmiş. Her şey için teşekkür ederim. Burada arkadaşlarımla iyi geçiniyorum. Becerilerimiz iyi. Okulumuzdan memnunuz’ dedi.
Öğrencilerden Ali Aydın Özer’in annesi Oya Özer ise ‘Başkanımıza teşekkür ediyoruz. Benim oğlum severek gidip geliyor ve mutlu. Etkinlikler oluyor. Ders veriyorlar. Önemli olan çocuğumun severek gidip gelmesi’ diye konuştu.
Engelliler Gündüz Hizmet Merkezi öğrencilerinden Dilan Mıh’ın annesi Döne Mıh da ‘Öncelikle Belediye Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Bizim çocuklarımız için çok iyi oldu burası. Bizde dinleniyoruz. Çocuklarımız için de çok güzel. Çok mutlu benim kızım. Özellikle kızım çok isteyerek geliyor. Hafta sonu bile gelmek istiyor. Çok sosyalleşti ve daha kendine güveni geldi. Daha mutlu ve neşeli geliyor eve. Resim yapıyorlar, tiyatro oynuyorlar ve müzik yapıyorlar. Benim kızım işitme engelli olduğu halde çok güzel piyano çaldı. Çok memnunuz’ ifadelerini kullandı.
]]>Kağıthane Belediyesi’nin Engelliler Gündüz Hizmet Merkezi’nde eğitim alan öğrenciler, El Battani Uzay Evi’nin misafiri oldu. Engelli öğrencilerin eğitim hayatlarına katkı sağlamak için uzay eğitimleri verildi.
Kağıthane Belediyesi’nin 2021 yılında açılışını gerçekleştirdiği El Battani Uzay Evi’nde Engelliler Gündüz Hizmet Merkezi öğrencilerini ağırladı. İlçedeki engelli bireylerin eğitim hayatlarına katkıda bulunmak ve motivasyonlarını artırmak adına verilen eğitime ilgi yoğundu.
Engelli öğrenciler ilk önce astronot kıyafetleri giyerek gezegenleri öğrendi. Ay Küre uygulamasıyla Ay hakkında bilgiler edindikten sonra similatör kullanılarak Ay’a iniş gerçekleştirildi. Yer çekimi simülasyonuna katılarak uzaydaki ağırlık kavramı hakkında eğitim alan öğrenciler 180 derecelik ekranda ise uzayla ilgili videolar izledi.
Sonrasında uzay teleskopu ile gökyüzü gözlemi yapıldı. Eğitim ve gözlemlerin ardından engelli öğrenciler boyama yaparak uzay ile ilgili hayal ettiklerini resme döktü. Öğrencilerin resimleri 180 derecelik ekrana yansıtılarak çizgi film şeklinde izlenime sunuldu.
“2021 YILINDAN İTİBAREN UZAY EVİNE 48 BİN 578 ÖĞRENCİ ZİYARET ETMİŞTİR”
El Battani Uzay Evi’nde eğitim veren Neşe Aytekin, “2021 yılından itibaren uzay evini 48 bin 578 öğrenci ziyaret etmiştir. Bunun dışında hem okul ziyaretlerimiz hem de bireysel ziyaretlerimiz bulunmaktadır. Öğrencilerimize uzay evinde El Battani hakkında bilgi veriyoruz. Simülasyonlarımız, ay küremiz var. Refleksmetre ile öğrencilerin kütlesine bakıyoruz. Son olarak öğrencilerimize resim yaptırıp onları 180 derecelik ekrana yansıtıp hareket ettiriyoruz. Öğrencilerimiz bundan büyük zevk alıyor. Ayrıca ilçemizde bulunan uzay evimize farklı ilçelerden gelen öğrenciler var” diye konuştu.
“ÖĞRENCİLER AĞIRLIK CİHAZINDA AYDAKİ VE UZAYDAKİ KİLOLARINI ÖĞRENDİLER”
Düzenlenen etkinlikle ilgili oldukça mutlu olduğunu ve keyif aldığını söyleyen Aytekin, “Bugün özel çocukların buraya gelmesinde eğitim hayatlarına bir nebze de olsa vurgu yaptık. Ay küremizde bilim adamlarını tanıdılar. Öğrenciler ağırlık cihazında aydaki ve uzaydaki kilolarını öğrendiler. Refleksmetre de reflekslerini öğrendik. Boyama yaptılar. Çocuklar yaptıkları boyamaların ekrana yansıtılmasından büyük bir keyif aldı. İnanılmayacak bir gün yaşadılar. Eğitim hayatlarında bir nebze de olsa nokta vuruşu yaptıysak bize ne mutlu. Herkese çok teşekkür ederim” dedi.
Engelliler Gündüz Hizmet Merkezi öğrencilerinden Ayşe Yazıcı ise “Her şey çok harika ve güzel gidiyor. Önceden içine kapanıktım. İyi ki okula geldim. Arkadaş ortamı, çevre ortamı her şey bambaşka oldu. Eski halimle yeni halim bir değil” ifadelerini kullandı.
Edanur Kuru da “Her şey çok güzel ve memnunum. İyi ki hocalarım bizi getirmiş. Her şey için teşekkür ederim. Burada arkadaşlarımla iyi geçiniyorum. Becerilerimiz iyi. Okulumuzdan memnunuz” dedi.
Öğrencilerden Ali Aydın Özer’in annesi Oya Özer ise “Başkanımıza teşekkür ediyoruz. Benim oğlum severek gidip geliyor ve mutlu. Etkinlikler oluyor. Ders veriyorlar. Önemli olan çocuğumun severek gidip gelmesi” diye konuştu.
Engelliler Gündüz Hizmet Merkezi öğrencilerinden Dilan Mıh’ın annesi Döne Mıh da “Öncelikle Belediye Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Bizim çocuklarımız için çok iyi oldu burası. Bizde dinleniyoruz. Çocuklarımız için de çok güzel. Çok mutlu benim kızım. Özellikle kızım çok isteyerek geliyor. Hafta sonu bile gelmek istiyor. Çok sosyalleşti ve daha kendine güveni geldi. Daha mutlu ve neşeli geliyor eve. Resim yapıyorlar, tiyatro oynuyorlar ve müzik yapıyorlar. Benim kızım işitme engelli olduğu halde çok güzel piyano çaldı. Çok memnunuz” ifadelerini kullandı.
]]>Van Valiliği, Van Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından geçen yıl başlatılan “Kitap Van Projesi” projesi kapsamında öğrencilere verilen kitap desteği bu yıl da devam ediyor.
Öğrencilerin okumak istedikleri kitaplara kolaylıkla ulaşmasını sağlamak amacıyla “www.kitapvan.gov.tr” sitesini açan Valilik, çocukların yaş ve eğitim seviyelerine uygun kitapların belirlenmesi için “Kitap Değerlendirme Kurulu” oluşturdu.
Yürütülen çalışmalar sonucu belirlenen kitapların tanımlandığı siteye üye olan öğrenciler, buradan okumak istedikleri kitapları seçerek adreslerine gönderilmesini istiyor.
İpekyolu ilçesindeki Kitap Van Projesi Ofisi’nde görevli 10 uzman öğretmen, öğrencilerin talep ettiği kitapları Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı’nın mesajıyla paketliyor.
Hediye paketleri, PTT Kargo görevlileri tarafından il ve ilçe merkezlerinin yanı sıra en ücra mahallelerdeki öğrencilere ulaştırılıyor. Okudukları kitabın özetini yazarak siteye yükleyen öğrenciler, yeniden kitap talebinde bulunma hakkı kazanıyor.
Tüm öğrencilerin kitapla buluşturulmasının hedeflendiği proje kapsamında şu ana kadar 130 bini aşkın kitap evlere teslim edildi.
“Kitap okuma faaliyetini destekliyoruz”
Vali ve Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ozan Balcı, AA muhabirine, başarılı olmanın, hayalleri gerçekleştirmenin, geleceğe sağlam adımlar atmanın yolunun kitap okumaktan geçtiğini söyledi.
Kitap okuma alışkanlığının çocukken kazanılması gerektiğini belirten Balcı, şunları kaydetti:
“Çocuk okuyucusu olmayan toplumların yetişkin okuyucuları da olamaz. Devletimizin ve milletimizin imkanlarını eğitime, bilgiye, bilime, kültüre, sanata ve geleceğin teminatı çocuklarımıza sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Hayallerini gerçekleştirmek istiyoruz. İlimizde kitap çalışmalarıyla ilgili çok güzel işler yapılıyor. Bu işleri gönülden yapan öğretmenlerimize, kütüphanecilerimize teşekkür ederim. Şu ana kadar yaklaşık 300 okul kütüphanesi kurduk. 10 ilçemizde yapımına başlanan bebek ve çocuk kütüphaneleri tamamlanmak üzere. Bu, Türkiye’de bir ilk. Tüm ilçelerimizde bebek ve çocuk kütüphanelerinin kurulumunu sağlayacağız. Bölgenin en büyük halk kütüphanelerinden birinin temelini attık.”
“Kitapları ödünç vermiyoruz, onların oluyor”
Okul kütüphanelerini zenginleştirmek, çocukların kitap okuma alışkanlığı kazanmalarını sağlamak için yaklaşık 3 milyon kitap aldıklarını anlatan Balcı, şunları kaydetti:
“Türkiye’ye örnek olabilecek projelerden birini hayata geçirdik. Sadece kitap almıyor, kütüphane kurmuyoruz. Aynı zamanda kitap okuma faaliyetini de destekliyoruz. Okullarda bir saat kitap okuma etkinliği yapılıyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz bu çalışmayı yürütüyor. Ayrıca yılda 4 kez benim başkanlığımda kitap okuma yarışması ödül törenleri yapılıyor. Kitap okuma faaliyetini canlı tutmaya çalışıyoruz. 500 bin TÜBİTAK kitabı da aldık. Çocuklarımızın www.kitapvan.gov.tr adresinden seçtikleri kitaplar, PTT aracılığıyla evlerine götürülüyor. Şu ana kadar 130 bini aşkın kitap gönderdik. Kitapları ödünç vermiyoruz, onların oluyor. Çocuklar da bundan büyük mutluluk duyuyor. Çocuklarımızı çok seviyoruz. Eğitime, bilgiye, bilime kültüre ve sanata önem veriyoruz. Projenin yürütülmesinde emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkür ederim.”
“Öğrencimize okuma alışkanlığı kazandırıyoruz”
Proje koordinatörü Gökhan Arslan ise öğrencilerin kitap okuma alışkanlığı kazanarak kendilerini daha iyi ifade etmelerini sağlamayı amaçladıklarını söyledi.
www.kitapvan.gov.tr sayesinde binlerce öğrenciye ulaştıklarını bildiren Arslan, “Örgün eğitime kayıtlı öğrencilerimiz sitemize üye olduktan sonra stoktan seçtikleri kitapları PTT aracılığıyla adreslerine ücretsiz gönderiyoruz. Çocuklar okudukları kitabın özetini sisteme kaydettikten sonra ikinci kitabı isteyebiliyor. Böylece öğrencimize okuma alışkanlığı kazandırıyoruz, evlerinde kütüphanelerini kurmalarına yardımcı oluyoruz.” diye konuştu.
“Sipariş verdiğim kitap evime getirildi”
Sipariş ettiği kitabı teslim alan 5. sınıf öğrencisi Ecrin Şeker de kitap okumayı çok sevdiğini belirterek, “İnternetten sipariş verdiğim kitap evime getirildi. Çok mutluyum. Günde 40 sayfa kitap okuyorum. Valimize teşekkür ederim. Okumayı herkese tavsiye ediyorum.” dedi.
Lise 12. sınıf öğrencisi Yasin Gürcü, “Kitap okumayı çok seviyorum. İnternetten siparişini verdiğim kitap PTT aracılığıyla getirildi. Çok sevindim. Aynı zamanda üniversiteye hazırlanıyorum. Kitap okumanın sınavlara katkı sağlayacağına inanıyorum. Valimizden Allah razı olsun.” ifadesini kullandı.
]]>