ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ve beraberindeki heyet, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ı ziyaret etti. Baran, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı binasında gerçekleşen ziyarette ATO üyelerinin gündeminde yer alan konulara değindi. ATO üyelerinin çalışanları için SGK prim ödemelerinde bankaların değişen oranlarda komisyon uyguladığını kaydeden Baran, “Bankalara ödenen bu komisyon oranları işverenler için önemli bir tutarı ifade ediyor. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun da vergi ödemelerinde olduğu gibi komisyon ödemede prim tahsilatı yapabilmesi için bankalarla görüşülmesini ve reel sektörün lehine bir çözüm yolu bulunmasını talep ediyoruz” diye konuştu.
“Mesleki ve teknik liselerden mezun çalışanlara kolaylıklar sağlamalı, teşvikler getirmeliyiz”
Reel sektörün meslekli işgücü ihtiyacını da dile getiren Baran, gençlerin meslek lisesine gitmeyi tercih etmediğini, işverenlerin ihtiyacı olan alanlarda meslekli işgücü bulmakta sıkıntı yaşadığını anlatarak, meslek liselerini ve meslekli işgücü olmayı özendirecek nitelikli düzenlemeler yapılmasını talep etti. Baran, “Mesleki ve teknik eğitim almış, ara eleman olarak adlandırılan iş gücü reel sektörün kalbi durumunda. Oysa gençler ve aileler iyi bir iş bulmak için tek seçeneğin üniversite okumak olduğunu düşünüyor. Öncelikle bu algıyı yıkmalıyız. Her yıl yüzbinlerce genç üniversitelerden mezun oluyor, ne onlar aradığı işi ne de işveren aradığı elemanı bulamıyor. İyi şartlarda bir iş bulmaya giden yolun mesleki eğitimden geçtiğini anlatmalı, mesleki ve teknik liselerden mezun çalışanlara kolaylıklar sağlamalı, teşvikler getirmeliyiz” dedi.
Baran, bedelli askerlikte ücret muafiyeti, sağlık giderlerinde indirim, her yıl için yıpranma hakkı, bireysel emeklilikte indirim, araç sigorta ve kasko bedellerinde indirim gibi teşvik unsurlarının ara eleman sorununun çözülmesinde güçlü adımlar olacağını ifade etti. ATO üyelerinin Bağ-Kur’luların 9 bin gün olan prim ödeme gün sayısının işçi ve memurların emekliliği için gerekli prim ödeme gün sayısı olan 7 bin 200 ile eşitlenmesi talebini de dile getiren Baran, işçi-işveren davalarına da değinerek, işçi alacaklarına ilişkin zaman aşımı süresinin bir yıla indirilmesinin işletmeler açısından faydalı olacağını kaydetti. Baran, ayrıca hizmet alımı ihalelerinde mevcut hizmetin başka bir firma tarafından yüklenildiğinde personelin de yeni yükleniciye geçtiğini ve son işveren olarak özlük haklarından sorumlu olmak durumunda kaldığını belirterek, işveren değişikliklerinde kıdem tazminatı başta olmak üzere işçiye yapılması gereken ödemeler konusunda her işverenin kendi dönemiyle sorumlu tutulmasının sağlanması talebini dile getirdi.
Baran, Bakan Işıkhan’a ATO üyelerinin gündeminde yer alan ve reel sektörü ilgilendiren konuları içeren bir de dosya sundu. Ziyarette Baran’a Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Temel Aktay, Yönetim Kurulu Üyeleri Ahmet Akça, Ali İhsan Güçlü, Ali Yıldız, Halil İlik ve Yasin Özyolu eşlik etti. – ANKARA
]]>Yasayla Danıştayın iptal kararı doğrultusunda Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na tabi kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermaye işletmelerince, mahkeme kararları ve icra dairelerinin ödeme veya icra emirleri üzerine yapılacak ödemelerde de “borcu yoktur” belgesi aranılması yönünde Hazine ve Maliye Bakanı’na yetki veriliyor.
Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenen kriterlere göre teknogirişim şirketi niteliğini haiz işverenlerce hizmet erbabına bedelsiz veya indirimli olarak verilen ve ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerinin, verildiği tarihteki rayiç değerinin o yıldaki bir yıllık brüt ücret tutarını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna tutulacak.
Hizmet erbabı tarafından bu şekilde iktisap edilen pay senetlerinin; iktisap tarihinden itibaren 3 tam yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı, 4 ila 6 yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin yüzde 75’i, 7 ila 12 yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin yüzde 25’i, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte işverenden tahsil edilecek. Bu şekilde istisna nedeniyle zamanında alınmayan vergilere ilişkin zaman aşımı süresi, hizmet erbabına bedelsiz veya indirimli olarak verilen pay senetlerinin hizmet erbabı tarafından elden çıkarıldığı tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren başlayacak. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili olacak.
Yüzde 20’den fazla fark tespitinde mükellef izaha davet edilecek
Mükellefler nezdinde yapılacak yoklamalar sonucunda tespit edilen günlük hasılat tutarlarının ortalaması alınarak mükelleflerin aylık ve yıllık hasılat tutarları tespit edilecek. Bu şekilde tespit edilen hasılat tutarları ile mükelleflerin faaliyette bulundukları döneme ilişkin beyan ettikleri hasılat tutarları karşılaştırılacak ve karşılaştırma sonucu bulunan farkın yüzde 20’den fazla olması durumunda mükellefler, Vergi Usul Kanunu’nda yer alan “izaha davet müessesi” kapsamında izaha davet edilecek. Bu hüküm, kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanacak. Hazine ve Maliye Bakanlığı maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak. Hüküm, 1 Ocak 2025’te yürürlüğe girecek.
Elektronik ticaret pazar yerlerinde elektronik ticaret hizmet sağlayıcılarının mal veya hizmetlerinin teminine yönelik sözleşme yapılmasına veya sipariş verilmesine imkan sağlayan aracı hizmet sağlayıcılarının ve elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının, ilgili hükümlere göre faaliyette bulunan hizmet sağlayıcılarına ve elektronik ticaret hizmet sağlayıcılarına faaliyetleri dolayısıyla yaptıkları ödemeler vergi kesintisi kapsamına alınıyor.
Mal ve hizmet alanlarına ilişkin gerçek kişilere yapılan ödemeler üzerinden Cumhurbaşkanınca belirlenen sektör ve faaliyet konuları dikkate alınarak vergi tevkifatı yapılması öngörülüyor. Böylece vergi güvenliğinin sağlanması ve kayıt dışılığın azaltılması amaçlanıyor. Cumhurbaşkanına vergi kesintisine tabi ödemeler için faaliyet konuları, ödeme türleri, sektörler, iş grupları ve iş nevileri itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte oran belirleme yetkisi veriliyor. Bu hüküm, 1 Ocak 2025 tarihinde yürürlüğe girecek.
Yasayla Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçeleri dikkate alınarak Vergi Usul Kanunu’nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, teminat uygulaması kapsamındaki mükelleflerden istenecek teminatın üst sınırı, 10 milyon liradan fazla olmamak üzere düzenlenmiş sahte belgelerde yer alan toplam tutarın yüzde 10’u tutarında olarak belirleniyor.
İstenen teminatın verilme süresi 30 günden 60 güne çıkarılırken, yükümlülüklerini öngörülen şekilde yerine getiren mükelleflere teminatın iade edilmesi ve belirlenen kişilerin teminat isteme tarihi itibarıyla tahakkuk etmiş tüm vergi borçlarından sorumlu olmamaları sağlanıyor.
Özel usulsüzlük cezaları
Vergi Usul Kanunu’nda yapılan değişiklikle tahsilat ve ödemelerin tevsik zorunluluğuna ilişkin yetkinin kapsamı, kayıt dışı ekonomiyle mücadele amacıyla genişletiliyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığının elektronik ticaretin yanı sıra internet dahil olmak üzere her türlü dijital ortamın reklam, ilan, satış ve kiralama gibi iktisadi ve ticari amaçlarla kullanıldığı hallerde vergi güvenliğini sağlaması amaçlanıyor. Buna göre, elektronik ticaret hizmet sağlayıcılar, başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına ortam sağlayan gerçek ve tüzel kişi aracı hizmet sağlayıcılar ile elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcıların yanı sıra erişim, içerik, yer ve sosyal ağ sağlayıcılara, iktisadi ve ticari faaliyetlerine ilişkin bildirim verme yükümlülüğü getiriliyor. Düzenlemeyle başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına ilişkin bildirime konu bilgilerle içerik sağlayıcılar tarafından üretilen veya sağlanan bilgilerin, aracı hizmet, elektronik ticaret aracı hizmet, erişim, yer veya sosyal ağ sağlayıcılar tarafından alınması zorunluluğu getiriliyor.
Kanuna göre kıymetli madenler borsasında işlem gören kıymetli madenlerin değerleme işlemlerinde, değerleme ölçüsü olarak borsa rayici kullanılabilecek.
Altın, gümüş, platin ve paladyum gibi kıymetli madenler borsa rayici ile değerlenecek. Borsa rayici yoksa veya borsa rayicinin muvazaalı bir şekilde oluştuğu anlaşılırsa değerlemeye esas bedel olarak bu rayiç yerine maliyet bedeli esas alınacak. Bu hükümle kıymetli madenle olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da cari olacak. Kıymetli madenle olan mevduat veya kredi sözleşmelerine dayanan alacaklar ve borçlar değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınacak. Kıymetli madenlere dayalı olarak açılan mevduat hesapları ile kredi hesaplarından kaynaklı alacak ve borçların değerleme günü kıymetine ircasına ilişkin olarak mevcut uygulamadaki gibi Kanun’un “yabancı paralar”, “alacaklar” ve “borçlar” başlıklı hükümleri geçerli olacak.
Vergi ziyaı cezası, vergi dairesinin bilgisi dışında mükellefiyet tesis ettirmeksizin kayıt dışı faaliyette bulunarak vergi ziyaına sebep olunması halinde yüzde 50 artırılacak. Aynı vergi türü ve dönemine ilişkin daha sonra yapılacak tarhiyatlar nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarına da aynı artırım hükmü uygulanacak.
Vergi Usul Kanunu’nda “özel usulsüzlükler ve cezaları” hükmünde yapılan değişikliğe göre, bir takvim yılı içerisinde ilgili hükümler uyarınca birden fazla özel usulsüzlük cezası kesilmesi durumunda caydırıcılığı artırmak amacıyla artan ceza uygulaması getiriliyor. Öte yandan hükme, mükellef grupları ve ilgili usulsüzlüklere yönelik cezaların yer aldığı yeni bir cetvel de ekleniyor.
Bu kapsamda yer alan bazı cezaların, her yıl yeniden değerleme oranında yükseltilmesinin yanı sıra tutarları yeniden belirlenerek caydırıcılığın artırılacağı öngörülüyor. Bir takvim yılı içerisinde birden fazla özel usulsüzlük cezası kesilmesi durumunda caydırıcılığı artırmak amacıyla artan ceza uygulaması getiriliyor.
Kanun kapsamı dışında belge düzenleyenlere 2 kat özel usulsüzlük cezası kesilecek, bu durumun idarenin bilgisine girmeden önce belgeyi almak zorunda olanlar veya belge muhteviyatı işlemin muhatapları tarafından 5 iş günü içerisinde bildirilmesi halinde ise Kanun kapsamı dışında belge düzenleyenlere 6 kat özel usulsüzlük cezası kesilecek.
Yasada sayılan belgeleri düzenleme zorunluluğu bulunanların yükümlülüklerini yerine getirmedikleri takdirde bu durumun belge muhteviyatı işlemin muhatapları tarafından 5 iş günü içerisinde idareye bildirilmesi halinde bu kimselere ceza kesilmeyecek; belgeleri düzenlemeyen, eksik veya yanıltıcı düzenleyenlere ise özel usulsüzlük cezasının 3 katı uygulanacak.
Öngörülen artan tutarlı ceza uygulamasına ilişkin ceza tutarları cetveli, Kanun’a ekleniyor.
Cezalar yeniden belirleniyor
Düzenlemeyle, damga vergisi ödenmemiş kağıtları, vergi ve cezası tahsil edilmeden tasdik eden veya örneklerini çıkarıp veren noterler adına kesilen özel usulsüzlük cezasının her bir kağıt için alt sınırı 40 lira olarak belirleniyor.
Vergi Usul Kanunu’nun ilgili hükümlerine uymayanlara yönelik cezalar her yıl yeniden değerleme oranında artırılırken, düzenlemeyle bu cezalar yeniden belirlenerek caydırıcılığının artırılması hedefleniyor.
Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların bilgi değişimi hükümleri kapsamında bilgi toplanmasına ilişkin hüküm uyarınca getirilen zorunluluklara uymayanlara özel usulsüzlük cezası kesilecek.
Elektronik ticaretin yanı sıra internet dahil olmak üzere her türlü dijital ortamın reklam, ilan, satış ve kiralama gibi iktisadi ve ticari amaçlarla kullanıldığı hallerde vergi güvenliğini sağlamak amacıyla kendisine bilgi verme yükümlülüğü getirilenlerin, bu yükümlülüklerine ilişkin olarak bildirimde bulunmamaları veya bildirimlerini eksik ya da yanıltıcı bir şekilde yapmaları durumunda uygulanması gereken özel usulsüzlük cezası, bu mükelleflerin ekonomik ve ticari büyüklükleri ile orantılı olacak.
Tevsik zorunluluğu kapsamında olup da bu zorunluluğa uymayanlara uygulanan özel usulsüzlük cezası da artırılıyor. Bu zorunluluğa uymadan ödeme yapanların, durumu 5 iş günü içerisinde idarenin bilgisine girmeden bildirmesi durumunda ise ceza kesilmeyecek.
Mal teslimi veya hizmet ifalarına ilişkin tahsilatların, banka ve benzeri finans kurumları, ödeme kuruluşları veya PTT aracılığıyla başkalarının adı veya hesabı kullanılarak yapılması durumunda her bir işlem için bu hükme göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın yüzde 10’u oranında, mal teslimi ya da hizmet ifasını yapanlarla adına veya hesabına ödeme yapılanlara ayrı ayrı özel usulsüzlük cezası kesilecek. Bu hüküm uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon lirayı geçemeyecek.
Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu uyarınca izin verilen durumlar hariç olmak üzere kredi kartı, banka kartı, ön ödemeli kart, karekod, elektronik cüzdan ve benzeri ödeme araçları kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen tahsilatların, kendi mükellefiyeti adına kayıtlı olmayan ödeme sistemleri veya cihazları aracılığıyla yapılması durumunda, tahsilatı yapan mükelleflere ve kendi adına kayıtlı olan bu sistemleri veya cihazları kullandıranlara ayrı ayrı her bir işlem için bu hükme göre belirlenen özel usulsüzlük cezasının 3 katı uygulanacak. Bu kapsamda bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon lirayı aşamayacak.
İstenilen teminatın süresinde verilmemesi veya tamamlanmaması halinde teminatı vermeyenler veya tamamlamayanlar adına, hüküm kapsamında verilmesi veya tamamlanması gereken teminat tutarı kadar özel usulsüzlük cezası kesilecek.
Vergi güvenliğinin sağlanması amacıyla kullanılma zorunluluğu getirilen cihaz ve sistemlerle nitelikleri belirlenen veya onaylanan elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemleri üreten, ithal eden, bu cihazlara çeşitli hizmetler veren ödeme kaydedici cihaz üreticisi veya ithalatçıları ile bu cihazlara ilişkin hizmet veren güvenli servis sağlayıcıları, bankalar, elektronik para kuruluşları, ödeme kuruluşları, şarj ağı işletme lisansı sahipleri ve elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, imzalanması, iletilmesi ve saklanması hususlarından herhangi biri için hizmet verme konusunda yetkilendirilenler ile sipariş, satış, muhasebe, stok takip gibi programları kullandıran, teslim eden veya satan mükelleflere ilişkin olarak bunlar tarafından yapılması, yapılmaması ya da yerine getirilmesi gereken hususlara aykırı davrananlara, her bir tespit için ayrı ayrı olmak üzere hükümde yer alan özel usulsüzlük cezasının 10 katı tutarında ceza kesilecek. Bu hüküm uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon lirayı geçemeyecek.
Bu hüküm kapsamındaki tek bir fiilin, Kanun’un ilgili hükmünde yer alan özel usulsüzlük cezasını gerektiren birden fazla cezayı gerektirmesi halinde, bu cezalardan en ağır olanı kesilecek.
Gelir İdaresi Başkanlığı personeline fazla çalışma ücreti
Kanunla vergiye gönüllü uyumun artırılması amacıyla, vergi aslı uzlaşma kapsamından çıkarılıyor. Vergi Usul Kanunu’nda bu kapsamdaki hükümler yürürlükten kaldırılıyor.
Gelir İdaresi Başkanlığının normal mesai saati haricinde ve daire dışında fiilen çalışan personeline, bu şekilde çalıştıkları her bir saat için 160 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda fazla çalışma ücreti ödenecek. Bu ödeme damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmayacak. Her bir personel için ödenebilecek fazla çalışma ücreti ayda 50 saati ve fazla çalışma ücreti ödenebilecek personel sayısı ise Başkanlık taşra teşkilatı kadro ve pozisyonlarında bulunan toplam memur ve sözleşmeli personel sayısının yüzde 20’sini geçemeyecek.
(Sürecek)
]]>Engelli evde bakım hizmetlerinden Erzurum’da yararlanan kişi sayısının 6 bin 389 ve kişi başı ödenen aylık ortalama miktarın 7 bin 608 TL olduğunu ifade eden Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, “Engelli evde bakım hizmetlerinin aylık ödeme miktarı 48 milyon 193 bin 724 TL ve 2024 yılı toplam ödeme 290 milyon 193 bin 852 TL, engelli özel bakım merkezlerinden yararlanan kişi sayısı 448, kişi başı ödenen aylık miktar ortalama 53 bin 166 TL, aylık ödeme miktarı 16 milyon 285 bin 140 TL ve 2024 yılı toplam ödeme miktarı 100 milyon 787 bin 60 TL oldu.” diye konuştu.
“9 bin 189 kişi hizmetlerden yararlanıyor”
Erzurum’da sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlanan yetim, öksüz, çocuk sayısı bin 922, kişi başı ödenen aylık ortalama miktar 5 bin 343 TL ve aylık ödeme miktarının 10 milyon 77 bin 289 TL ve 2024 yılı toplam ödemenin 61 milyon 804 bin 221 TL olduğunu anlatan Aykut, “Koruyucu aile hizmetinde yararlanan kişi sayısı ise 64, kişi başı ödenen ortalama aylık miktar 4 bin 535 TL, aylık ödeme miktarı 559 bin 675 TL ve 2024 yılı toplam ödeme 3 milyon 679 bin 191 TL oldu. Doğum yardımından 366 kişi yararlanmakta ve bunlara 2024 yılı itibariyle 1 milyon 291 bin 646 TL ödeme gerçekleştirildi. Genel manada hizmetlerimizden yararlanan kişi sayısı 9 bin 189 kişi, aylık ödeme miktarı 75 milyon 283 bin 430 TL ve 2024 yılı toplam ödeme 457 milyon 755 bin 972 TL şeklinde yapıldı.” dedi.
“Evden bakım hizmetlerinden 6 bin 389 kişi faydalanıyor”
Engelli evde bakım hizmetinden 6 bin 389 engellinin faydalandığını ve 2024 yılı toplam ödeme tutarının 290 milyon 193 bin 852 TL olarak gerçekleştiğini hatırlatan Aykut, sözlerini şöyle sürdürdü, “Engellilerin bakım hizmeti çerçevesinde; engelsiz yaşam bakım ve rehabilitasyon merkezi ve ilk kabul birimi 80 kapasite iken fiili 78 kişinin kalmaktadır. Erzurum Palandöken Özel Bakım Merkezi 297 kapasite ve 220 fiili kalan, özel engelli bakım merkezi 108 kapasite ve 101 fiili kalan ve özel engelli bakım merkezi 212 kapasite/146 fiili kalan bulunmaktadır. Özel bakım kuruluşlarında hizmet alan 448 engelli ve yaşlıya yatılı bakım hizmeti de veriliyor. 6 bin 389 vatandaşımız engelli evde bakım hizmetinden faydalanmakta ve 2024 Haziran sonu itibariyle 978 vatandaşa engelli kimlik kartı verildi. Engelli kimlik kartı aktif kullanıcı sayısı ise 19 bin 162. Erişilebilirlik mevzuatı çerçevesinde bu güne kadar 924 binanın taraması yapılmış olup, 20 kuruma da erişilebilirlik belgesi verildi. Engelli vatandaşlarımızın sosyal çevreleri ve toplumdan kopmamaları için engellinin akrabası veya vasisi tarafından evde bakım hizmeti sunumunda aylık 7 bin 608 TL engelli bakıcısına ödeme yapılıyor. Darülaceze vakfı ile ortaklaşa yaptığımız yaşlı bakım projemiz kapsamında 65 yaşlımızın yaşam kalitelerini artırmak ve toplumsal hayata katılımlarını sağlamak amacıyla hanelerinde profesyonel destek sunuyoruz.”
“64 çocuk koruyucu aile kapsamında”
Sosyal ekonomik destek hizmeti çerçevesinde bin 922 ailenin faydalandığını belirten Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut, “2024 yılında toplam ödeme miktarı 61 milyon 804 bin 221, koruyucu aile hizmetinden yararlanan çocuk sayısı 64 ve 2024 yılı toplam ödeme 3 milyon 679 bin 191 TL, 2023 yılında evlat edindirme hizmetinden yararlandırılan çocuk sayısı ise 15’dir Kurumumuzun onayıyla faaliyet gösteren 19 kreş bulunmaktadır. Kreşlerin toplamda 2 bin kapasitesi olup bin 71 fiili kalan çocuk ile çalışmaktadır. Nenehatun Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü, Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürlüğü, Atatürk Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü ve İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi toplam kapasiteleri 256, fiili kalan 168, Koruyucu ailedeki çocuk 64, evlat edindirilen çocuk sayısı 2023 yılı baz alınarak 15 çocuk, koruyucu ve önleyici tedbir Haziran ayı itibariyle 3 bin 199 tedbir kararı alındı.” şeklinde konuştu. – ERZURUM
]]>MEDİKAL firmalarına biriken 3,3 milyar liralık borçları nedeniyle 2018’den 2021 yılına kadar malzeme alınamadığından birçok ameliyatın ertelenip iptal edildiği Akdeniz Üniversitesi Hastanesi, borçlarını sıfırladı. Medikal firmalarının teşekkür için ziyaret ettiği Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Çok uzun zamandan bu yana üniversite hastanesi tarihinde ilk defa hiç borcu olmayan bir dönem yaşandı. Şu anda hiçbir sorun yok” diye konuştu.
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde, 2018 yılında biriken borçları nedeniyle ameliyat yapılamaz hale geldi. Birçok hayati operasyon malzeme temin edilemediği için ya iptal edildi ya da ertelendi. Hastanenin malzeme temini için açtığı ihalelere medikal firmaları katılmazken katılanlar da alacaklarının uzun vadede ödeneceğini öngördükleri için yüksek fiyatlar istedi. Yaşanan sorunlar nedeniyle 2018’den 2021 yılına kadar Sağlık Bakanlığı’na konuyla ilgili çokça şikayet gitti. Bazı medikal firma işletmecileri, alacaklarını tahsil edemedikleri gerekçesiyle hastane önünde eylemler yapıp seslerini duyurmaya çalıştı. 2021 yılında üniversite yönetiminin değişmesiyle, ilk gündem maddesi de ödenemeyen borçlar oldu. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, ilk olarak tasarrufa giderek borçları ödemeyi amaçladı ve 3 yıl içinde borçlar sıfırlandı.
Daha önceleri eylem yapmak ve alacaklarını tahsil edemedikleri için şikayetçi olmak üzere hastaneye giden medikal firması sahipleri borçlar sıfırlanıp 1 yıldır da düzenli ödeme aldıkları için bu kez teşekkür ziyaretine gitti. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı makamında ziyaret eden medikal sektörü temsilcileri, iş birliklerinin devamını diledi. Ziyarete dair konuşan Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Çok şaşırdım, beklemiyordum böyle bir ziyaret. 2021 yılı Ağustos ayında göreve geldik ve 3,3 milyar TL’lik borç vardı. Bunu ödememiz gerekiyordu. Tasarruf yaparak ödeme planı çıkardık ve bugün hiç borcumuz yok” diye konuştu.
Hastaneyi bugünlere getirmek için çok çabaladıklarını anlatan Prof. Dr. Özkan, “Elektrik ve su faturalarımızda tasarrufa gittik. En ideal hasta bakıcı, personel nasıl kullanılır bunu hesapladık. Ciroları artırdık ve borçlarımızı ödedik. Ameliyat sayımız 2 katına çıktı. Sağlık turizmi gelir artışımız 20 kat arttı” dedi.
‘MALZEME ALINAMADIĞI İÇİN AMELİYATLAR İPTAL EDİLİYORDU’
Prof. Dr. Özkan, malzeme aldıkları medikal firmalara vadettikleri tarihte ödeme yaptıkları için malzeme temininde sorun yaşamadıklarını ve daha uygun fiyatlara alabildiklerini ifade ederek, şöyle konuştu:
“5-6 ay vadeli alınca daha yüksek fiyatlardan satıyorlar haklı olarak. Ancak ödemeyi günü gününe yapınca daha kaliteli ve daha uygun fiyatlarda ürün alabildik. Çok uzun zamandan bu yana, üniversite hastanesi tarihinde ilk defa hiç borcu olmayan bir dönem yaşandı. Bazen hayati malzemelere ulaşamıyorduk. Bu durumu hastaya anlatamıyorduk. Biz arada kalıyorduk. Firmalar paralarını alamayacakları düşüncesiyle ihaleye girmiyordu. Malzeme alamadığımız için birçok ameliyatı ne yazık ki iptal etmek zorunda kalıyorduk. Çok ciddi sıkıntı yaşadığımız zamanlar oldu. Şu anda çok şanslıyız, hiçbir sorun yok.”
‘TEŞEKKÜR İÇİN GELDİK’
Akdeniz Medikalciler Derneği Başkanı Mustafa Ufuk Soy, ziyaretin amacının teşekkür etmek olduğunu söyledi. Üniversite hastaneleri ve Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerin ödemelerinden sıklıkla dert yandıklarını söyleyen Soy, “Devamlı şikayetçi olurduk. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi, son yıllarda ödemeleri çok düzenli yaptı ve bizi çok rahatlattı. Başka şehirlerdeki sektör temsilcileriyle görüşüyoruz. Genel bir şikayet durumu hala var. Biz Antalya’da bu sorunu artık yaşamıyoruz. Hep şikayet için gelirdik artık teşekkür için gelelim dedik” diye konuştu.
‘ALACAĞIMIN BİR KISMINDAN FERAGAT ETTİM’
Medikal firması işletmecisi Abdullah Doksan, 2 milyon lira alacağından 500 bin lira feragat ederek ancak ödemesini alabildiğini belirtti. Bugünlerde vadesi geçen alacağı olmadığını belirten Doksan, “Böyle olunca malzeme temini noktasında biz de hastane de sıkıntı yaşamıyor. Ödeme olmayınca malzeme temin edemiyorlardı. Kalp ve kanser hastaları için gerekli olan hayati ürünleri alamıyor ve hastalara almalarını söylüyorlardı. Şu anda hiçbir sorun yok” dedi.
]]>Bankalararası Kart Merkezi (BKM) Mayıs ayı verilerini açıkladı. Buna göre, 1,6 milyar adet kartlı işlem sonucunda 1,3 trilyon TL ödeme işlemi gerçekleşti. Mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız gerçekleşti. İnternetten Kartlı Ödeme 374,3 milyar TL oldu.
KART SAYILARI GELİŞİMİ
Mayıs ayı itibarıyla Türkiye’de kredi kartı sayısı 123,1 milyon, banka kartı sayısı 191,6 milyon ve ön ödemeli kart sayısı 94,8 milyon adet oldu. 2023 yılının Mayıs ayı ile kıyaslandığında kredi kartı adedinde yüzde 15’lik, banka kartı adedinde yüzde 8’lik, ön ödemeli kart adedinde ise yüzde 21’lik artış yaşandı. Toplam kart sayısı ise 409,5 milyon adede ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artış gösterdi.
KARTLI ÖDEME TUTARI GELİŞİM
Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Mayıs ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 103 artarak 1.273 milyar TL oldu. Kartlı ödemelerin 1.072,9 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 176,7 milyar TL’sinde banka kartları, 23,4 milyar TL’sinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartı ile yapılan ödemelerde önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı yüzde 111, banka kartı ile yapılan ödemelerde yüzde 64 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödemelerde ise bu oran yüzde 129 oldu.
KARTLI ÖDEME İŞLEM ADEDİ GELİŞİMİ
Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Mayıs ayında yapılan toplam ödeme adedi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22 artarak 1,58 milyar adet oldu.
Kartlı ödemelerin 897,7 milyon adedi kredi kartları ile yapılırken 569,2 milyon adedinde banka kartları, 118 milyon adedinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartları ile yapılan ödeme adetlerinde büyüme oranı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25, banka kartları ile yapılan ödeme adetlerinde yüzde 13 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödeme adetlerinde ise bu oran yüzde 46 oldu.
İNTERNETTEN KARTLI ÖDEME TUTARI GELİŞİMİ
İnternetten kartlı ödemeler, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 108 artarak 374,3 milyar TL’ye yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 29 oldu.
İnternetten kartlı ödeme adedi gelişimi
İnternetten kartlı ödeme adedi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artarak 230 milyon adede yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 15’dir.
TEMASSIZ ÖDEME GELİŞİMİ
Kartlarla yapılan temassız ödeme adedi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33 artarak 1.028,2 milyon adet oldu. Temassız ödeme tutarı ise geçen yılın aynı dönemine yüzde 137 artarak 377,6 milyar TL oldu. Mayıs ayında mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden yaklaşık 4’ü temassız gerçekleşti.
]]>Visa, Türkiye’deki 40’ıncı yılını düzenlediği bir basın toplantısı ile kutladı. Visa’nın Türkiye’deki ekonomik katkılarının ve gelecek planlarının aktarıldığı toplantıda geçmiş 40 seneden iç görüler paylaşıldı. Yaklaşan 2024 Paris Olimpiyatları’nda spora ve sporcuya verilen destek ve yatırımın da konuşulduğu toplantıda Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin “Türkiye’deki turizm gelirlerinin artmasında ve kayıt dışı ekonominin daralmasında etkimiz büyük” dedi.
Visa, 1984 yılında Türkiye’nin ilk uluslararası kredi kartının Visa logosuyla pazara sunulmasından bu yana Türkiye’deki varlığının 40’ıncı yılını kutluyor. Şirket yaptığı değerlendirmede, 40 yıl süresince Visa’nın ekonomiye katkıları, ülkemize teknoloji transferleri ve yatırımları ile Türkiye’den çıkan yenilikçi ödeme çözümlerine vurgu yaptı. Visa’nın global liderleri de şirketin 40’ıncı yıl kutlamalarında Visa Türkiye’deki liderlik ekibi, üye banka ve finans kuruluşları ile bir arada olmak için Türkiye’ye geldi. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, Visa Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Laçin Öğe, Visa Güney Avrupa İş Geliştirme Başkanı Jak Telyaz, Visa Güney Avrupa Danışmanlık ve Analitik Başkanı Sertan Şener ve Visa Türkiye Üye İlişkileri Grup Başkanı Burcu Altun İstanbul’da düzenledikleri basın toplantısı Visa’nın Türkiye’de geçirdiği 40 yılının anlatıldığı bir kısa film gösterimi ile başladı.
“KARTLA ÖDEMELER DÜNYASINDA HALA BÜYÜYECEK CİDDİ BİR PAY VAR”
Visa’nın hikayesinin Türkiye’de 40 sene önce Visa Kart basılması ile başladığını söyleyen Samile Mümin geçmişten günümüze ödemeler sisteminin uğradığı değişimlere dikkat çekti. Büyümeye devam edeceklerinin mesajını veren Mümin konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Hikayemiz 1984 yılında ilk Visa kartının basılması ile başladı ve aslında Türkiye’nin kartla ödemeler hikayesi de çok paralellik taşıyor Visa’nın kendi hikayesi ile. Tabii o zamanlardaki ödeme deneyimi çok farklıydı. Bugün geldiğimiz noktada artık temassız ödemeler, mobil ödemeler, online ödemeler, gömülü finans gibi pek çok noktada bulunuyor kartla ödemeler. Esasında baktığımızda Türkiye’de hala tüketici harcamalarının sadece yüzde 53’ü kartla ödemelerle yapılıyor. Dolayısıyla kartla ödemeler dünyası anlamında büyüyecek hala ciddi bir yer var diye görüyoruz.”
“TURİZM GELİRLERİ VE KAYIT DIŞI EKONOMİNİN DARALMASINDA ETKİMİZ BÜYÜK”
Mümin, Visa’nın geçmişten bugüne Türkiye’ye olan ekonomik katkılarından da söz etti. Turizm gelirleri ve kayıt dışı ekonominin azalmasındaki etkilerinin büyük olduğunu ve bu katkıların da sağladıkları güvenle mümkün olduğunu söyleyen Mümin, “Kartla ödemelerin Türkiye’deki en önemli 2 faydasından 1’incisi turizm gelirleri oluyor. Yani yurt dışındaki kart sahibi turistlerin Türkiye’ye gelmesi ve bize kartlarını kullanarak ödemeler yapması, alışveriş yapması ve bunu yaparken de güvenli ve kolay bir şekilde bu işlemlerini gerçekleştiriyor olması önemli bir faktör. Çünkü bu sayede her yıl milyarlarca dolarlık döviz girdisinin Türkiye’ye gelmesine biz aracılık ediyoruz. 2’nci konu ise en az 1’incisi kadar önemli: Kayıt dışı ekonomi ve kayıt dışı ekonominin daralmasında kartla ödemeler dünyasının payı. Yeni yaptırdığımız araştırmalardan birinde görüyoruz ki; kartla ödemeler, dijital ödemeler tarafındaki artışın yüzde 10’luk bir artış, kayıt dışı ödemeler tarafında yaklaşık yüzde 6’lık bir daralmaya sebep oluyor. Dolayısıyla bu anlamdaki kartla ödemeler dünyasının katkısı ve etkisi büyük” dedi.
“GLOBAL’DE 10 MİLYARINCI TOKENIMIZI ÜRETTİK”
Türkiye’deki ‘token’ teknolojisi hakkında da bilgiler veren Mümin, “Türkiye gibi çok inovatif ve teknolojinin ödemeler altyapısını çok gelişkin olduğu bir ülkede bizim Visa olarak getirdiğimiz inovasyon ve teknolojik yeniliklere de mutlaka değinilmeli. Token da bunlardan biri.” diye konuştu. Mümin şöyle devam etti:
“Token teknolojisi sizin hassas kart bilgilerinizin, aslında dijital bir kod olarak kodlanması, bir token oluşturulması ve tokenın da sadece o karttan tahsilat yapacak iş yeri tarafından çözülebilmesi diye özetleyebilirim. Bunu Türkiye’deki yerel veri merkezlerinde, Türkiye’deki verinin Türkiye’de kalması düsturuyla 2022 yılında hayata geçirdik. Global’de de 10 milyarıncı tokenımızı geçtiğimiz hafta içerisinde ürettik ve anons ettik. Bu anlamda Türkiye’de de yeni gelişmelerle ciddi anlamda yaygınlaşmayı bekliyoruz.
YENİ ÜRÜNLERİMİZİN OYUN DEĞİŞTİRİCİ YENİLİKLER OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ
Samile Mümin Visa’nın Türkiye’de 40 yılı geride bırakırken gelecek planlarının neler olduğunu ise şöyle aktardı:
“Geleceğe dair ödemeler dünyasında tüketici ihtiyaçları ve talepleri çok net. Tüketiciler kolay ödeme yapmak istiyorlar, hızlı ödeme yapmak istiyorlar, güvenli ödeme yapmak istiyorlar. Tüm bunları yaparken de aslında yapay zeka ile birlikte gözlemlediğimiz bir trendde çok daha kişiselleştirilmiş personelize ödeme deneyimlerine sahip olmak istiyorlar. Dolayısıyla bizim buradaki güvenlik katmanı açısından ‘token’ teknolojimiz çok önemli. Yine ödemelerin daha kişisel hale getirilmesi ve ödeme kontrolünün tüketicinin eline geçmesi anlamında da geçtiğimiz dönemde lansmanını yaptığımız 3-4 yeni ürünümüz var. Visa Flexible Credential ve Tap to Everything gibi. Ciddi anlamda bunların oyun değiştirici yenilikler olduğunu düşünüyoruz.”
DİJİTAL ÖDEMELERİN EKONOMİK BÜYÜMEYE KATKISI
Dijital ödemeler, dünyada ve Türkiye pazarında ekonomik büyüme ve inovasyonun itici gücü konumunda. Visa, 40 yıldır Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğuna destek olmak üzere finans kurumları ve iş ortaklarıyla birlikte iş birliği yaptı. Dijital ödemeler, aynı zamanda kayıtlı ekonominin de olmazsa olmaz unsurlarından biri. Araştırmalar, dijital ödemelerin ekonomideki payı arttığında kayıt dışı ekonominin azaldığını, ekonomik büyüme ve istihdam üzerinde olumlu etki yarattığını gösteriyor.
VISA, TÜRKİYE’DE ULUSLARARASI PARA HAREKETLERİ VE TURİST HARCAMALARINA İMKAN SAĞLAYARAK EKONOMİYE KATKI SAĞLIYOR
Türkiye’deki kart kabul ağının yaygınlığı, Visa’nın getirdiği uluslararası işlerlik ve ile dünyanın en gelişmiş güvenlik ürün ve hizmetleriyle korunan ödeme altyapısı sayesinde turistler 40 yıldır Türkiye’de ödemelerini güvenle gerçekleştiriyor. Türkiye’de yabancı Visa kartlarıyla yapılan ödemeler, ülke ekonomisine her yıl milyarlarca dolar değerinde döviz girişi sağlıyor. Visa Akdeniz Turizm Analizine göre 2023 yılı, Visa kartlı ziyaretçi sayısında yıllık %20, Visa kartları ile yapılan turist harcamalarında ise %16 artışla, Türkiye’de turizmde rekorlar yılı oldu. 2018-2023 yılları arasındaki son 5 yılda, yabancı kartlarla yapılan ortalama harcamalar Akdeniz Havzasında yaklaşık 2 katına çıkarken, Türkiye’de 3 kata yakın büyüklüğe ulaştı.
40 YILDA TEKNOLOJİ VE İNOVASYON YATIRIMLARI İLE KNOW-HOW TRANSFERİ
Visa, Türkiye’deki yolculuğu boyunca teknoloji alanında pek çok yeniliği getirdi. Visa Token Service teknolojisini devreye almak üzere, Türkiye’nin verisini Türkiye’de saklayacak şekilde inşa edilen veri merkezi 2022 yılında hayata geçti. Token’lar, kart sahibinin hassas verilerini benzersiz bir dijital kodla, değiştiriyor ve sahteciliği azaltmak üzere ekstra bir güvenlik katmanı sağlıyor. Bunun yanı sıra Visa, 2021’den bu yana 30’a yakın ilde şehir içi toplu ulaşımda temassız ödemeleri devreye aldı ve Türkiye’deki illerin yarıdan fazlasını kapsama hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, küçük işletmelerin dijital ticaretin getirdiği avantajlardan yararlanarak büyümesini desteklemek için akıllı telefonları POS terminallerine dönüştüren ve küçük işletmelerin basit bir dokunuşla temassız ödeme kabul etmelerini sağlayan Tap to Phone çözümünü de hayata geçirdi. Visa’nın Türkiye’deki 40 yıllık yolculuğuna bakıldığında teknoloji alanında Türkiye’ye önemli başka katkıları da dikkat çekiyor. Şirket 1993 yılında uygulamaya alınan BKM Switch sisteminde Türk Bankalarının ATM ve POS ağlarının birbirinin kullanımına açılması için önemli bir know-how desteği sağladı. 1994 yılında ise uydu bağlantıları üzerinden uluslararası işlem yapmaya olanak veren VSAT (Visa Satellite) Teknolojisini Türkiye’ye getirdi.
Visa, Türkiye’deki üye banka ve finans kuruluşları ile iş birliği içinde, bazıları türünün ilk örneği olan birçok yenilikçi çözümü de hayata geçirdi. Örneğin 2022’de Türkiye, Avrupa’nın ilk Visa Signature kartının lansmanına tanık oldu. 2010 yılında, Avrupa’nın hem banka hem de kredi kartını aynı temassız kart üzerinde birleştiren ilk Visa Simply One’ı Türkiye’de pazara sunuldu. 2006 yılında Avrupa’nın ilk dikey tasarımlı Visa kartı yine Türkiye’de kullanıma sunuldu. 1992 yılında ise dünyadaki ilk Visa Electron kartı yine Türkiye’de çıkarıldı.
11 İLDE 12 BİN ÇOCUĞA ‘OLİMPİK DEĞERLER’ SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ İLE ULAŞACAĞIZ
Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin düzenledikleri basın toplantısında 2 aydan az bir zaman kalan 2024 Paris Olimpiyatları hakkında konuştu. 3 sporcuya destek verdiklerini hatırlatan Mümin sporcularla Türkiye’de olimpiyat sonrası sürdürecekleri projelerini de aktardı. Mümin,” Biz Visa olarak 40 yıldır globalde olimpiyatların ana sponsorlarındanız. Visa Türkiye olarak da bu sene Team Visa başlığı altında 3 tane sporcumuzu destekliyoruz. Bunlar milli boksörümüz Buse Naz Çakıroğlu, milli tekvandocumuz Hakan Reçber ve paralimpik okçumuz Öznur Cüre Girdi. 3’ü de çok başarılı, gençlere örnek olacak sporcular. Kendilerinden Avrupa şampiyonlukları da gelmeye başladı. Diğer taraftan da bu sporcularımızı ‘Olimpik Değerler’ sosyal sorumluluk projesi altında Anadolu’nun pek çok şehrindeki gençlerle buluşturacağız. 11 ilde yaklaşık 12 bin çocuğa ulaşmayı düşünüyoruz. Buralarda ‘Olimpik Değerler’ eğitimi vereceğiz. Olimpiyat ve Spor Şenlikleri düzenleyeceğiz ve ablalarıyla, abileriyle, olimpiyatlara katılan madalya kazanan arkadaşlarımızla onları bir araya getirip onlara ‘Ben de yapabilirim’ duygusunu aşılamaya çalışacağız. Bununla ilgili faaliyetlerimiz başladı. İlk şenliğimiz de yakın bir zaman içerisinde Gaziantep’te olacak. Şu anda olimpiyat hazırlıkları çok yoğun ve sporcularımız kamptalar. O yüzden onların zamanlarını çok fazla almıyoruz ama 2024 yılı ‘Olimpiyat Yılı’ olduğu için yılın sonuna kadar bu anlamda farklı faaliyetlerimiz ve aktivitelerimiz Türkiye’nin her tarafında devam edecek.
]]>Konuyla ilgili itirazlar yükselince Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, açıklama yaparak mağduriyetin giderilmesini istedi.
“İADE EDİLMELİ”
Palandöken “Otobüs, kamyon, çekici ve tankerden 2 bin 462 TL ücret alınıyor. Yine aynı şekilde bu araçların egzoz muayene fiyatı 180 TL’den 256 TL’ye çıktı. Bu parayı nakit ödediğiniz zaman ek bir masraf yok ancak vatandaşlarımız ödemelerini kredi kart ile yaptıklarında araç muayene ücretine göre kart komisyonu kesiliyor. Haksız ve yasal olmadan ortalama en düşük komisyon ücreti olarak 50 TL alınıyor. Bu ek ücretler iade edilmeli ve denetimler artırılmalı” çağrısında bulundu.
TÜVTÜRK, araç muayene ücret bedellerinin ödenmesinde banka kartı ve kredi kartıyla yapılan ödemelerde, muayene ücreti haricinde herhangi bir ek ücret alınmadığını belirterek, komisyon alındığına dair haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.
TÜVTÜRK BASIN AÇIKLAMASI YAPTI
TÜVTÜRK, basında yer alan “TÜVTÜRK’ün kredi kartı komisyonu aldığına” dair haberlere ilişkin kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla basın açıklaması yaptı.
Açıklamaya göre, araç muayene ücretleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 35’inci maddesine göre 2004’te belirlenmiş olup, o tarihten itibaren her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan Yeniden Değerleme Oranı’nda artırılmak suretiyle düzenleniyor.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve TÜVTÜRK arasında 2007’de imzalanan imtiyaz sözleşmesi uyarınca, TÜVTÜRK tarafından verilen araç muayene hizmetlerine ilişkin ücret, nakit olarak tahsil edilirken, elde edilen gelirlerin yüzde 50’si doğrudan hazineye, ödenen diğer vergi ve harçlarla birlikte toplam cironun yüzde 69’u ilgili kamu idarelerine aktarılıyor.
Öte yandan, gelen yoğun talep üzerine, araç muayene istasyonlarında nakit ödemeye alternatif olarak kredi kartıyla ödeme imkanı 2021 itibarıyla hizmete sunuldu.
KOMİSYON DEĞİL HİZMET BEDELİ
TÜVTÜRK, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kredi kartı veya banka kartı ile yapılan ödemeler, 6493 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca, müşterilerimize tek seferlik ödeme hizmeti sunan bir hizmet sağlayıcı firma üzerinden gerçekleştirilmekte ve sunulan tek seferlik ödeme hizmeti karşılığında, hizmet sağlayıcı firma tarafından müşterilerimizden bir ‘hizmet bedeli’ tahsil edilmektedir. TÜVTÜRK olarak tarafımızca araç muayene ücret bedellerinin ödenmesinde alternatif ödeme aracı olarak sunulan banka kartı ve kredi kartı ile yapılan ödemelerde, muayene ücreti haricinde herhangi bir ek ücret alınmamaktadır. Basında yer alan ‘TÜVTÜRK’ün kredi kartı ile yapılan ödemelerde komisyon aldığına’ dair haberler gerçeği yansıtmamaktadır, kamuoyunun bilgilerine sunulur.”
]]>Toplantıda konuşan Emlak Konut Genel Müdürü Cengiz Erdem, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde yürüttükleri çalışmalarla millete hak ettiği mutluluğu sunacak yaşam alanları inşa etmeyi sürdürdüklerini anlattı.
Türkiye’nin geleceğine güvenlerinin tam olduğunu ve bu doğrultuda çalışmaya devam ettiklerini belirten Erdem, Türkiye’nin istikrarlı ekonomisinin güçlenmesinde ve dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmesinde inşaat sektörünün her zaman önemli bir rol oynadığını ve oynamaya devam edeceğini kaydetti.
Erdem, inşaat ve gayrimenkul sektörünün bu hedefe ulaşmak için gereken fedakarlıkları yapmaya devam ettiğini dile getirerek, hükümetin, Bakanlığın ve ilgili kuruluşların sektöre desteklerini sürdürdüğünü aktardı.
5 İLDEKİ 16 PROJEYİ KAPSIYOR
Cengiz Erdem, 2023’ü 53,2 milyar lira rekor ön satış geliriyle tamamladıklarını, 4 bin 700 bağımsız bölümü hak sahiplerine teslim ettiklerini belirterek, “Güçlü, alanında uzman ekibimizle 8,5 milyon metrekare büyüklüğündeki 137 şantiyemizde, inşasına devam ettiğimiz 103 bin adet bağımsız bölüm ve 200 binden fazla doğrudan ve dolaylı çalışanımızla şirketimizi çok daha güçlü yarınlara taşıyoruz.” diye konuştu.
Emlak Konut ödeme sistemi ve “Güvenli Yatırım, Güvenli Gelecek” sloganıyla başlattıkları kampanyaya değinen Erdem, kampanyanın İstanbul başta olmak üzere İzmir, Antalya, Balıkesir ve Denizli’de bulunan 16 projeyi kapsadığını söyledi.
4 FARKLI ÖDEME SEÇENEĞİ
Erdem, Emlak Konut ödeme sistemiyle bankasız ve kefilsiz olarak vatandaşlara ev sahibi olmaları için 4 ayrı ödeme koşulunu içeren kampanyanın detaylarına ilişkin şu bilgileri verdi:
“Birinci koşulda; peşin alımlarda yüzde 25 indirim sağlıyoruz. İkinci koşulda; yüzde 25 peşinat, vade farksız ara ödemeli satış koşulumuzda 6, 12 ve 24’üncü aylarda ara ödemeler bulunuyor. Üçüncü koşulumuzda ise yarısı peşin, kalan yarısı da 1,29 vade farkıyla 24 ay sonra ödeme imkanı sunuyoruz. Dördüncü ve son koşulumuzda da yüzde 25 peşinat, 1,29 vade farkıyla 72 aylık sabit artan taksit seçenekleri olacak. Kampanyamızla ilgilenen, ev sahibi olmak ve geleceğine güvenli yatırım yapmak isteyen tüm vatandaşlarımız web sitemizden, çağrı merkezimizden ayrıntılı bilgi alabilir veya satış ofislerimizi ziyaret edebilir.”
Erdem, yeni alım fırsatları sunan bu kampanyanın vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılanacağına ve sektöre yeni bir dinamizm sağlayacağına inandıklarını vurguladı.
“2 BİN CİVARINDA KONUT SATILMASINI BEKLİYORUZ”
Cengiz Erdem, bugün başlayan kampanya kapsamında 2 bin civarında konutun satılmasını hedeflediklerini belirtti. Kampanyanın süre sınırı olmadığını ve satış hedefine ulaştıklarında kampanyanın sona ereceğini anlatan Erdem, vatandaşların satış ofislerinden detaylı bilgi edinebileceğini bildirdi.
Erdem, süreçte başka projelerin de kampanyaya dahil olabileceğini kaydederek, kampanya kapsamında sundukları faiz oranları sayesinde konutu ulaşılabilir kılacaklarını anlattı.
KAMPANYAYA DAHİL PROJELER
Kampanya, İstanbul, İzmir, Balıkesir ve Denizli’de yer alan 16 projede geçerli olacak.
İstanbul’daki Batıyakası, Çınarköy Evleri, Düşler Vadisi, Ebruli Kayaşehir, Vadi Evleri-1, Vadi Evleri-2, Tual Gölyaka, Meydan Başakşehir, Majör Gölyaka, Gölyaka İstanbul ve Yeni Fikirtepe, İzmir’deki Allsancak ve Evora İzmir, Denizli’deki Evora Denizli, Balıkesir’deki Balıkesir Emlak Konutları ile Antalya’daki Park Yaşam Antalya projeleri kampanyaya dahil edildi.
]]>UĞUR İSTANBULLU
(ARTVİN)- Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kooperatifinden kullanılan kredi ödemelerinde faiz artırımına gidilmesine Artvinli esnaf tepki gösterdi. Kemalpaşalı esnaf Muzaffer Ayaydın, “Bütçede açık var ve devlet bir yerden kasayı dolduracak. Şu anda esnaf zor durumda. Krediler de faiz artırılmış, vatandaş zaten düşük faizle aldığı krediyi ödemekte zorlanıyordu, şimdi ise nasıl ödeyecek” dedi. Taksici Hayrettin Aparoğlu, “Bu şekilde olsaydı biz çekmezdik krediyi. Gidip çay toplardık daha iyiydi şimdi ise tuzağa düşürülmüş gibi olduk” diye konuştu.
Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri, esnaf kefalet kredilerinde faiz oranlarının yüzde 100’e varan oranlarda artırıldığını duyurdu. Duruma Artvinli esnaf tepki gösterdi. Kemalpaşalı taksici Hayrettin Aparoğlu, şunları söyledi:
“Esnaf kredisini mecburen çektik ÖTV çıkacaktı biz de taksilerimizi değiştirecektik. Şu anda kredileri ödeyemezken, kredilerimizin üzerine bir de faiz ilave edilmiş ve artık ne olacağı belli değil. Esnaflar Cemiyeti bizden taksi durağını ve plakaları alsın ve bizde rahatlayalım en iyisi bu. Bu böyle gitmez, kredi çekmenin bir anlamı kalmadı ki ve biz paramıza göre kredi çektik. Şimdi ödemiş olduğumuz kredi 17 bin liraydı şimdi olmuş 23 bin lira ve biz nasıl ödeyeceğiz, üç çocukla nasıl geçineceğiz? Şu anda kredileri ödeyemezken, kredilerimize faiz ilave edilmiş başka çaremiz yok. Geçinemiyoruz, esnaf kredisi böyle olmaz ki eskisi gibi olsa tamam yine ödemeye çalışacağız. İşler zaten yok ve asgari ücret 17 bin lira ve ben 23 bin lira nasıl ödeyeyim?
“KREDİYİ ÖDEYİNCE BEN NASIL GEÇİNECEĞİM?”
Güven Başer, “Bu krediler konusunda insanlara haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Kim kredi çektiyse bu durumdan etkilendi. Biz bu kredi ödeyemeyeceğiz. Benim gelirim 15 bin lira diyelim 8 bin 500 yüz lira kredi ödüyorum ve çocuklar okula gidiyor. Ben nasıl geçineceğim? Şu anda bu yapılan yanlış, düzelmesini istiyorum. Bizler bekliyorduk ki vergilerin yarısını silsinler ama şimdi her şey gittikçe artıyor. Biraz olsun insanlara yardım etme ihtimali yok mu yani düzeltme gibi şansları yok mu ve bizde onu sormak istiyoruz ama sesimizi duymuyorlar” diye konuştu.
Taksici Hayrettin Aparoğlu, “Bu şekilde olsaydı biz çekmezdik krediyi. Gidip çay toplardık daha iyiydi şimdi ise tuzağa düşürülmüş gibi olduk. Çektik kredileri Allah razı olsun dedik, faiz geldi biz nasıl ödeyeceğiz” dedi. Ali Başar, “Esnaf kredisi kullandık ama şimdi yeni bir faiz gelmiş kredilerimize ve nasıl yansır bilmiyoruz ama esnaf zaten zor geçiniyor ve bakın elimizde başka bir şey yok, günlük ve asgari ücrete çalışıyoruz yapacak bir şey yok” ifadelerini kullandı.
“KEMERİ DEVLET DEĞİL, VATANDAŞ SIKACAK”
Kemalpaşalı esnaf Muzaffer Ayaydın, şöyle konuştu:
“Bütçede açık var ve devlet bir yerden kasayı dolduracak. Şu anda esnaf zor durumda. Krediler de faiz artırılmış, vatandaş zaten düşük faizle aldığı krediyi ödemekte zorlanıyordu, şimdi ise nasıl ödeyecek? Herkesin kredi kartlarına borcu var ve borçsuz bir insan var mı? Cebinde kredi kartı olmayan insan sokaktan geçen insana bakıyor ki bana bir çay ısmarlasın çay ocağında. İnanın ekmeği bile kredi kartıyla alan var. Ben şahidim adam çay ocağında çay içiyor ve içmiş olduğu iki çayın ödemesini kredi kartına çektiriyor. İnanın çok zor bir durum var. Esnafın durumu şu an iyiye gitmiyor yani ama umdum var iyi olacak inşallah. Şöyle 3- 5 sene geçsin aradan, devlet şu yeni kemer sıkma politikası düzenledi ama devlet değil vatandaş sıkacak kemerini.”
“BU UYGULAMANIN HAKSIZLIK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”
Borçkalı taksici Mesut Dikici şunları söyledi:
“4 yıldır esnaf ve sanatkarlardan kredi kullanmamıştım ama 2. ayda ihtiyacım vardı ve bu ihtiyaç doğrultusunda kredi kullandım. Önceki gün bir faiz artırımı yapılacağını durduk ve bu duruma baktığınızda bir adaletsizlik olduğunu görüyorsunuz. Bankadan da kredi kullandım ve kredimi daha önce ödediğim gibi aynı şekilde ödüyorum, ödemelerinde her hangi bir değişiklik yok. Bu şekilde olursa borç bitmeyecek ve her iki senede faizler arttıkça benim borcum stabil kalacak. Ben borcuma göre ödeme planı yapmıştım. Bugün 5 bin lira artarsa ki ve bazı arkadaşların 35 bin lira ödemeleri var ve bu ödemeler 40-45 bin liraya çıkması halinde ödemler nasıl yapılacak? Bu uygulamanın haksız bir uygulama olduğunu düşünüyorum.”
“BU DÜZENLEMENİN GERİ ÇEKİLMESİNİ İSTİYORUM”
Terzi Mihriban Ayhan, “İnsanların alım gücü düşmüş dolaysıyla esnafların geliri azalmıştır yani ve sonuçta insana çalışıyoruz biz. Bu haberi duydum ve şok oldum açıkçası. Ödemekte zorlanıyoruz hatta hepsini ödeyemeyen arkadaşlarımız var. Ben bu ödemelerimizin üzerine yeni bir faizin eklenmesini istemiyorum ve geri çekilmesi lazım diye düşünüyorum” dedi.
Borçkalı esnaf Osman Özçelik, “20 yıllık esnafım, maalesef sonumuz gelmiştir diye düşünüyorum. Şunu söylemek istiyorum; AK partiyi kötülemek istemiyorum ben AK Partiliyim. AK Parti de bunu duysun; şu küçücük dükkana 2 bin 500 yüz lira veriyorum, 6 bin lira sigorta ödemesi var, kalp hastasıyım ve durumum iyi olmadığı içinde kredi kullandım şimdi de krediler arttı. Bugün bin lira arttı sonrasında ne olur onu bilemem. Esnaf zaten ağlıyor, esnafın durumu kötü. Buradan Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum; bu durumumuzu görsün ve bu böyle gitmez kapatmamız gerek, esnaflık işi bitmiştir.” şeklinde konuştu.
]]>
PROJELERE ÖDENEN MİKTARLARI TEK TEK AÇIKLADI
Belediyeyi borçsuz devrettiğini söyleyen Asya, iddialara görev süresince yaptığı projelere harcanan ödemeleri tek tek açıklayarak yanıt verdi. Feyat Asya’nın, “20 gündür bürokratları ‘Belediyeye borç çıkarın’ diye tehdit eden müfterilere cevabımdır’ başlıklı açıklaması şu şekilde: “Atıksu Arıtma Tesisi yapım işi Japon Uluslar Arası işbirliği Ajansı tarafından finanse edildi. Söz konusu kredinin geri İadesi işletmeye alınarak 7 yıl sonra işletme planı hazırlanıp 20 yıl taksitli bir şekilde ödenecektir. Henüz kredi kullanım aşamasına gelinmediği için bunu borç olarak gören yönetim sözleşmeyi feshederek işi sonlandırabilir.
ALTYAPI PROJESİ
Altyapı projesi 2016 yılında İller Bankası tarafından ihale edildi. 15 mahallenin tüm içme suyu, yağmur suyu ve kanalizasyon hatları yenilendi. Bu proje için kullanılan krediden kaynaklı 170 Milyon TL ana para olmak üzere toplam 246 milyon TL borç bulunmaktadır. Bugüne kadar 80 taksit ödenmiş olup 100 taksit kalmıştır. 2033 yılına kadar her ay düzenli olarak iller Bankası payından kesilecek şekilde planlanmıştır.
SGK ÖDEMESİ
Sosyal Güvenlik Kurumuna 31.03.2024 tarihi itibari ile güncel borç bulunmamaktadır. Daha önce yapılandırılmış olan taksitler düzenli olarak ödenmiştir ve 23 taksit kalmıştır.
BELEDİYE ŞİRKETİNE OLAN BORÇ
Belediye şirketinin gayrimenkul varlığı 100 Milyon TL civarında olup iddia edilen borç bulunmamaktadır. Aksine Şirket-Belediye arasında mahsuplaşma yapılması halinde borç değil alacak vardır.
PERSONEL MAAŞ ÖDEMELERİ
10 yıllık görev süremde mesai arkadaşlarımın 1 gün bile maaş ödemeleri aksamamıştır. Günü gelmemiş maaş ödemesini gündeme getirerek kendilerini rezil edenleri Muş Halkının vicdanına havale ediyorum.
Eski Muş Belediye Başkanı Feyat AsyaİCRA BORÇLARI
Görevi devrettiğim gün itibariyle hiç bir icra borcu bulunmamaktadır. 3 Nisan 2024 tarihi itibari ile ödemeyi hak edip muhasebeye intikal hiç bir piyasa borcu bulunmamaktadır. İhale-Rehin Alınan Borçlar-Kale Mahallesi Su Deposu olarak isimlendirerek iddia edilen bir borç bulunmamaktadır.
İÇME SUYU İSALE VE ARITMA TESİSİ PROJESİ
Muş’un 100 yıllık su sorununu çözmek üzere büyük uğraşlar verdiğimiz ve DSi tarafından ihale edilerek yapımına başlanan ve devam eden proje için iddia edilen borcun ödeme planı henüz hazırlanmamıştır. Projenin tamamlanması ile geri ödemeler hesaplanıp 30 yıl içerisinde ödenecektir. Muş Belediyesi, Hasköy, Korkut, Karaağaçlı, Konukbekler, Serinova, Sungu, Yaygin, Yeşilova, Düzkışla ve 39 köyün içme suyu temininin yapılacağı projede Muş Belediyesi yüzde 59,90’lık kısmından sorumludur.
ÇÖP KAMYONU KİRALANMASI
Temizlik ihalesi kapsamında aylık olarak düzenli olarak ödeme yapılmıştır. Son olarak Nisan ayı borcu olarak 2.017.148 TL ödeme yapılmıştır. Hak edişi yapılıp ödemesi yapılmayan hiç bir borç bulunmamaktadır.
“İDDİA ETTİKLERİ BORÇLAR ASILSIZDIR”
Sonuç olarak; hizmet için değil ve algı ve karalama hesabı ile gündemi işgal edenler, 10 yıllık yatırım ve projelerimizi hazmedemedikleri için iddia ettikleri borçlar asılsızdır. Devir teslim tutanağında da imzaladıkları gibi altyapı borcu dışında günü gelmiş ve geçmiş herhangi bir borç bulunmamaktadır. İftira atanları önce Allah’a, sonra aziz Muş halkına havale ediyorum.
Sizlerin hayalini bile kuramadığı hizmetleri biz yaptık. Takdir edemiyorsanız, iftira atarak kendinizi rezil etmeyin. Emeğimizi kirli siyasetinize alet etmeyin.”

(ANKARA)- İYİ Parti’nin bugün yapılan Olağanüstü Kurultayı’nda aday olmayan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, genel başkan olarak son kez kürsüye geldi. Akşener, “Seçim sonuçlarında doğrultusunda aldığımız riskin elbette farkındaydım. Bedeli ödeme sırasında en önde karşınızda duruyorum. Kimseden bir beklentim olmaksızın gerektiğinde bedel ödemeyi bildim. Bundan dolayı da asla pişman olmadım. Bugün de pişman değilim. Hiçbir pazarlığa, sahtekarlığa girmeden milletin sesini duyurmuş olmanın rahatlığıyla son kez karşınızdayım. İYİ Parti’yi, yıkmak isteyenlere, dağıtmak isteyenlere, çökmek isteyenlere, müsaade etmedim. Allahaısmarladık” diyerek veda etti.
İYİ Pati’nin seçimli Olağanüstü Kurultay’ı bugün yapılıyor. Kurultayın başlangıcında Meral Akşener için hazırlanmış video gösterimi yapıldı. Video gösterimi sırasında “Hatıran yeter” şarkısının çalması üzerine salonda bulunanlar alkışlar eşliğinde ayağa kaldı.
31 Mart yerel seçimlerinde alınan sonuçların ardından genel başkanlığı bırakacağını ve aday olmayacağını açıklayan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, genel başkan olarak son kez kürsüye geldi.
“UTANACAK BİR YARAM, VİCDANIMI SUSTURABİLECEK BİR GÜÇ OLMADI”
Akşener, yaptığı konuşmada, “Bugün bu kürsüden son kez konuşuyorum. Emaneti devretme günü. Hayatımın 30 yılını farklı dönem ve imkanlarda memleketimizin geleceği devletimizin güvenliği için çalışarak geçirdik. Hayatımın 30 yılını farklı dönemlerde, farklı mekanlarda, farklı imkanlarla siyaset sahnesinde çalışarak geçirdim. Siyasi kariyerim boyunca beni motive eden tek bir şey vardı, eğitim hayatımda beni yatılı okutan milletimize, cumhuriyetimize ve devletimize karşı vefa borcumu ödemekti. Bu uğurda 30 yıl boyunca, bir kadın olarak zorluklarla, iftiralarla, tehditlerle karşılaştım. Her devrin fırsatçılarıyla, ahlaksızlarıyla, zalimleriyle mücadele ettim. Ama içtenlikle söylüyorum ki, zihnim de vicdanım da hep rahat oldu. Çünkü kişisel bir hesabım olmadı, utanacak bir yaram, vicdanımı susturabilecek bir güç olmadı. Tehdide, baskıya, zorbalığa eyvallahım olmadı. Allah şahit, toz zerresi kadar korkum da olmadı” dedi.
“O TAŞIN BİZİ EZMESİ İÇİN EL OVUŞTURANLARIN FARKINDAYDIM”
Konuşmasında 31 mart seçimlerine ‘hür ve müstakil’ olarak girdiklerini de hatırlatan Akşener, şöyle konuştu:
“Bu karar aslında, bizim için, fabrika ayarlarımıza dönmek demekti. Çünkü biz, İYİ Parti’yi; İki kutba mahkum edilen Türk siyasetinin; yaşam odası olması için kurmuştuk. Çünkü biz İYİ Parti’yi; kavgalara, korkulara, mecburiyetlere, mahkum edilen milletimize yeni bir seçenek sunmak için kurmuştuk. Çünkü biz İYİ Parti’yi bir kişiye, bir zümreye, bir gruba, ya da bir başka partiye kaldıraç olmak, imkan sağlamak, kariyer basamağı olmak için değil; milletin istiklali, memleketin istikbali için kurmuştuk. Dolayısıyla ben de, bugüne kadar hem kendimin, hem de partimizin aldığı tüm kararların, arkasında durduğum gibi bu kararın da, elbette arkasında durdum. Ne kadar zorlu bir yola çıktığımızın, farkındaydım.
“GEREKTİĞİNDE BEDEL ÖDEMEYİ BİLDİM”
İftiralarla, karalamalarla, çirkin oyunlarla, üzerimize gelineceğinin, farkındaydım. Satın alınmışlara karşı yürekten inanmışların mücadelesini yürüttüğümüzün farkındaydım. Taşın altına, elini, gövdesini koyanların, farkında olduğum gibi o taşın, bizi ezmesi için çalışanların da iştahla el ovuşturanların da, farkındaydım. Seçim sonuçları doğrultusunda, aldığımız riskin, elbette farkındaydım. İşte bu yüzden bugüne kadar olduğu gibi, bugün de Türkiye’nin, alıştırılmış normallerinin dışında sadece söz söyleme sırasında değil bedel ödeme sırasında da, en önde duruyorum. Bugüne kadar, her daim kimseden bir beklentim olmaksızın gerektiğinde, bedel ödemeyi bildim. Bundan dolayı da, asla pişman olmadım. Nitekim bugün de, pişman değilim. Çünkü, haklılığımızın, elbet bir gün anlaşılacağını biliyorum. ve bugün üzerime düşen, her şeyi yapmış olmanın huzuruyla son kez karşınızdayım. Hiçbir hesaba, hiçbir pazarlığa, hiçbir sahtekarlığa girmeden milletin sesini duyurmuş olmanın, mutluluğuyla son kez karşınızdayım. İYİ Parti olarak, varlığımızı, onurumuzu, duruşumuzu pazarlık masalarına, meze ettirmemiş olmanın, gururuyla son kez karşınızdayım. İYİ Parti’yi kurduğumuz, ilk günkü gibi bir an bile pes etmeden, mücadele etmiş olmanın, gönül rahatlığıyla son kez karşınızdayım. Allah herkese, böyle veda etmeyi nasip etsin.
“YIKMAK İSTEYENLERE, DAĞITMAK İSTEYENLERE, ÇÖKMEK İSTEYENLERE, MÜSAADE ETMEDİM”
Yağmur nereye yağarsa, tarlasını oraya çekenlere mani oldum. İYİ Parti’nin ve İYİ Partilinin fedakarlığını, taşıyamayanlara mani oldum. ‘Tek kişi kalsam da, bu mücadeleden vazgeçmeyeceğim’ dedim asla da vazgeçmedim. ‘Gerekirse bedelini ödeyeceğim’ dedim; ve bugün de karşınızda; aziz milletime ve sizlere karşı, bir kez daha söylemek isterim ki ben, bu bedeli ödemeye razıyım. Türkiye’nin iyi ve cesur evlatları; Kennedy’nin, çok meşhur bir sözü vardır; ‘Zaferin bin babası vardır, mağlubiyet yetimdir’ der. İşte ben, o bin babanın kaçıştığı yerde o yetim mağlubiyeti, öksüz bırakmadım. Haksız olduğumuz için değil; söz verdiğim için bırakmadım. Başarısızlığı ben aldım, artık başarıyı, siz yakalayacaksınız. Bedeli ben ödedim; artık hesabı, siz tutacaksınız. Kiminiz “abla”, kiminiz “kardeş”, kiminiz “anne” diye geldiniz. Benden bir ev, bir yuva istediniz. Ben de İYİ Parti’yi, sizlere bir ev, bir yuva yaptım. Ocağını tüttürdüm, içini ısıttım, sofrasını kurdum, bahçesini genişlettim. Yıkmak isteyenlere, dağıtmak isteyenlere, çökmek isteyenlere, müsaade etmedim. Ama bugünden sonra artık; bu evi, siz koruyacaksınız. Bu evi, artık, siz ayakta tutacaksınız. Bu eve, artık, siz bakacaksınız. Allahaısmarladık.”
]]>Süreçle birlikte Trump ABD tarihinde bir ceza davasında yargılanan ilk eski ABD Başkanı olacak.
77 yaşındaki Trump, suçlu bulunması halinde dört yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir. Ancak hapis cezasından kurtulma ihtimali de bulunan Trump, bunun yerine para cezasına da çarptırılabilir.
Trump, hakkındaki suçlamaları reddediyor ve suçsuz olduğunu savunuyor.
Kasım ayında seçime gidecek ABD’de Trump, Cumhuriyetçilerin Başkan aday adaylarından birisi. Trump bu tarihi dava nedeniyle, seçimden aylar önce hüküm giymiş bir suçlu haline gelebilir.
Bu tarihi davayla ilgili bazı kilit soruları ve yanıtlarını derledik.
Stormy Daniels kim?
Gerçek ismi Stephanie Clifford olan Stormy Daniels, 1979 yılında Louisiana eyaletinde doğdu.
Daniels, porno sektöründe ilk oyuncu olarak çalışmaya başladı, 2004 yılından sonra da senaryo yazmaya ve film yönetmeye başladı.
Stormy Daniels ismi, Mötley Crüe müzik grubunun bas gitaristi Nikki Sixx’in kızı Storm ile viski markası Jack Daniels’dan geliyor.
Daniels ayrıca The 40-Year-Old Virgin ve Knocked Up filmleri ile Maroon Five grubunun Wake Up Call şarkısının müzik videosunda konuk oyuncu olarak yer aldı.
2010 yılında Louisiana’da ABD Senato koltuğuna aday olmayı düşünen Daniels, daha sonra adaylığının ciddiye alınmadığı gerekçesiyle geri çekilme kararı almıştı.
Trump’a karşı iddiaları ne?
İkisinin tanışıklığı 2006’ya kadar geri gidiyor.
Daniels, Trump ile California ve Nevada arasında bulunan Tahoe Gölü’ndeki bir tatil beldesinde, golf turnuvası sırasında tanıştığını söylüyor.
2011’de In Touch Weekly dergisine verdiği bir röportajda Daniels, Trump’ın kendisini yemeğe davet ettiğini ve onunla otel odasında buluştuğunu anlatıyor.
Daniels’ın bu röportajının tamamı 2018 yılına kadar yayımlanmadı.
Röportajda Daniels, “Koltukta uzanmış televizyon izliyordu. Pijama giyiyordu” diyor.
Daniels ikisinin ilişki yaşadığını iddia ederken Trump’ın avukatı bu iddiayı “şiddetli bir şekilde” reddediyor.
Eğer Daniels’ın anlattıkları doğruysa, iddiaya konu olan olay, Trump’ın en küçük çocuğu Barron’un doğumundan sadece dört ay sonra yaşanmış olabilir.
Mart 2018’de bir televizyon kanalına verdiği röportajda Daniels, ilişki hakkında sessiz kalmak için tehdit edildiğini aktardı.
Daniels, In Touch Weekly röportajını kabul ettikten kısa bir süre sonra, Las Vegas’taki bir otoparkta bir adamın kendisine yaklaşıp, “Trump’ı rahat bırakmasını” söylediğini iddia etti.
Bu iddialar neden yeniden gündeme geldi?
Ocak 2018’de Wall Street Journal, 2016 yılında Trump’ın avukatı Michael Cohen’in Daniels’a sessiz kalması için 130 bin dolar ödediğine dair bir haber yayımladı.
Wall Street Journal’ın iddiası doğruysa bu olay, Trump’ın kazandığı ABD başkanlık seçiminden bir ay önce yaşandı.
Haberde söz konusu ödemenin Daniels ile konuyu kamuya açık şekilde konuşmamasına yönelik yapılan bir gizlilik anlaşmasının parçası olduğu belirtildi.
Peki bu yasadışı mıydı?
Ödeme tek başına yasadışı değil.
Ancak Trump’ın Cohen’e yaptığı ödeme, yasal ücret olarak kayda geçirildi.
Savcılar bunun resmi kayıtlarda sahtecilik olarak yorumlanabileceğini ve suç teşkil edebileceğini savunuyor.
Savcılar ayrıca bunun seçim yasasını çiğnediğini de iddia edebilir çünkü Trump’ın Daniels’a yaptığı ödemeleri saklama girişimi, seçmenlerin porno yıldızıyla ilişkisi olduğunu bilmesini istememesinden kaynaklanıyordu.
ABD yasalarına göre, bir suçu örtbas etmek daha ciddi bir suçlama sayılıyor.
Avukatlar kendilerine veya Trump’a yaklaşmakta olan bir iddianameyle ilgili önceden bilgilendirme yapılmadığını söyledi.
2018 yılında Michael Cohen, Trump’ın 2016 yılındaki başkanlık kampanyası sırasında Daniels’a ve bir başka kadına yapılan ödemeler ile kampanya finansmanı ihlalleri ve birtakım diğer suçlamalarla hapis cezasına çarptırılmıştı.
Stormy Daniels’ın da savcılarla görüştüğü belirtiliyor.
Süreçten neler bekleniyor?
Davanın Trump’ın eski avukatı Michael Cohen üzerinden ödeme etrafında şekillenmesi bekleniyor.
Davada 57 yaşındaki Cohen’in, Trump ile yaşadığı iddia edilen ilişki hakkında sessiz kalması karşılığında Daniels’a 130 bin dolar ödeme yapmaya yönlendirildiği yer alıyor. Savcılar ise bunu 2016 seçimlerini “yasadışı bir şekilde etkileme” girişimi olarak tanımlıyor
ABD’de sus payı ödemeleri yasa dışı değil. Ancak Manhattan Bölge Savcılığı, Trump’ın Cohen’e yaptırdığı ödemeyi yasal giderler olarak uygunsuz bir şekilde kaydederek suç işlediğini iddia ediyor.
Trump toplamda 34 kez birinci dereceden ticari kayıtlarda tahrifat yapmakla suçlanıyor. Bir karara varılması için 12 jüri üyesinin de Trump’ın belirli bir suçlamadan suçlu ya da suçsuz olduğu konusunda hemfikir olması gerekiyor.
Manhattan’daki duruşmada Cohen, Daniels ve Trump’ın skandal nedeniyle hapse giren kişisel avukatı da dahil olmak üzere birçok kişinin ifade vermesi bekleniyor.
Peki bu süreç neden önemli?
Trump’ın destekçileri, eski başkanın geçmişteki davranışlarını ve kadınların kendisine yönelttiği suçlamaları büyük ölçüde geçiştirdi.
BBC Kuzey Amerika Muhabiri Anthony Zurcher’a göre Trump hakkında bir iddianame düzenlenmesi hatta mahkumiyet alması Trump’ı başkanlık yarışından alıkoymak için yeterli olmayabilir.
Zurcher, ” Hatta ABD yasalarında, suçlu bulunan bir adayın hapisteyken bile başkanlık için kampanya yürütmesini ve başkan olarak görev yapmasını engelleyen hiçbir şey yok. Ancak Trump’ın tutuklanması elbette başkanlık kampanyasını zorlaştırır” diyor.
]]>Bankaların POS cihazında komisyonu arttırması nedeniyle son dönemlerde pek çok işyeri kart yerine IBAN ile ödeme kabul etmeye başladı. İnternet bankacılığının ve sanal ticaretin yaygınlaşması ile beraber vatandaşların da ilgi gösterdiği İBAN ile ödeme yolu ile ilgili uzmanlar uyarılarda bulundu.
IBAN verilerek banka hesabına yönlendirilen vatandaşların açıklama kısmına aldıkları hizmet ve borç ödemesi şeklindeki ifadeler kullanmasını gerektiğini belirten Bankacılık ve Finans Hukukunda Uzman Arabulucu Avukat Emin Saygın, “Son günlerde gündeme gelen İBAN’a para gönderme olayı var. İBAN’a para gönderme olayı ile ilgili olarak insanlar artık mobil bankacılığın gelişmesiyle beraber nakit paraya dokunmaz oldular. Nakit para yerine daha çok İBAN hesabına para gönderme gündeme geliyor. İBAN hesabına hara göndermenin kolaylıkları yanında çeşitli sıkıntılarda meydana geliyor. Bunlardan en büyüğü ise İBAN’a para gönderdiğimiz zaman açıklama yapmamız. İBAN’ın açıklama bölümüne bir açıklama yazmıyorsak ileride bir sorun olarak karşımıza çıkabilir. Normalde Borçlar Kanununun 1002. maddesine göre herhangi bir açıklama yapmadan gönderilen para karşı taraf için borç ödemesi olarak görülür. Eğer bir açıklama yapmıyorsanız bu para karşı tarafa borcunuz vardır ve siz bu borcu ödemek için göndermişsiniz olarak kabul edilir. Bunun önüne geçmek için kesinlikle açıklama yazmamız gerekiyor. Hangi ödemeyi yapacaksak bunu açıklama kısmına yazmamız gerekiyor” dedi.
“Düzenli olarak kira ödüyorsak hangi aya ait olduğu belirtmemiz gerekiyor”
Dekont kısmında geçerli ve açıklayıcı bir yazı yazılması gerektiğinin altını çizen Saygın, “Dekont kısmına hangi ödemeye ilişkin ne yazılacağını yazmanız gerekiyor. Bir mal alışverişi yaptınız ve ona para gönderiyorsunuz. Ona ilişkin olarak bir açıklama yazmanız gerekiyor. ya da birine borç para gönderdiniz yine açıklama kısmında borç ödemesi ve geri almak üzere borç yazmanız gerekmektedir. Bunları yapmadığınız taktirde karşı tarafın ‘Hayır senin bana borcun vardı bu o ödemeye ilişkindir’ diyebilir. Eksik bir kusur da açıklama yapıyoruz ama eksik oluyor. Kira, aidat veya dönemsel olarak ödediğimiz paralarında açıklamasını geçerli ve açıklayıcı olarak yapmamız gerekmektedir. Düzenli olarak kira ödüyorsak hangi aya ait olduğu belirtmemiz gerekiyor. Örneğin Şubat ayı kirası, Mart ayı kirası olarak belirtmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.
“İBAN hesaplarına para gönderme olayları piyasada çok arttı”
Maliye Bakanlığı’nın alışverişte İBAN ile ödeme alma yolunu seçen işyerleriyle ilgili bir çalışmasının olduğunu da kaydeden Saygın, “Bunları yapmadığımız zaman cezai müeyyideden ziyade gönderilen borcun neye ilişkin olduğu belli değil. Tekrar ödemek zorunda kalabiliriz. Böyle bir müeyyidesi olabilir. Ancak son zamanlarda Maliye Bakanlığı’nın buna ilişkin olarak bir çalışması var. İBAN hesaplarına para gönderme olayları piyasada çok arttı. Bununda sebeplerinden bir tanesi de banka kredi kartlarından para çektirmek bir komisyon olduğu için firma sahipleri daha fazla komisyon ödememek adına parayı İBAN’a istemekteler. Bu da çeşitli sorunları karşımıza çıkartmaktadır. Bunlardan bir tanesi gönderdiğiniz İBAN yasadışı bir işlem yapıyor olabilir. Bunu bilemeyiz. ya da parayı gönderdikten sonra o ürün ile ilgili bir sorun ortaya çıkarsa bununla ilgili elimizde herhangi bir belge ve açıklama olmadığı için yine istediğimiz gibi delillendiremeyiz. Herhangi bir ürün veya hizmet alıyorsak bunu kesinlikle belgelendirmemiz ve makbuzlandırmamız lazım. İBAN’A gönderdiğimiz bir belgede açıklama yoksa ne için gönderdiğimiz belli değilse bununla ilgili vergi usul kanunu açısından da usulsüzlük ortaya çıkacaktır” ifadelerini kullandı. – TRABZON
]]>Düdenbaşı Mahallesi’nde ikamet eden bir çocuk sahibi Uğur ve Fatoş Kanık çifti ile 5 yıldır oturdukları evin sahibi Ramazan Y. arasında, kira zammı nedeniyle anlaşmazlık başladı.
İddiaya göre, Kanık ailesinin yüzde 25 zam artışını kabul etmeyen mülk sahibi Ramazan Y, evin boşaltılmasını istedi.
Ev sahibinin bu anlaşmazlık nedeniyle kendilerini sürekli rahatsız ettiğini, evlerinin kapı camını kırarak içeriye zorla girmeye çalıştığını iddia eden Kanık ailesi, savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Bunun üzerine ev sahibi Ramazan Y. de kiracısından 5 yıldır ödeme alamadığı iddiasıyla icra takibi başlattı.
Kanık ailesinin kirayı elden ödediklerini ispat edememesi üzerine mahkeme, evin tahliyesine ve yasal faiziyle 60 bin lira kira bedelinin ödenmesine karar verdi.
Fatoş Kanık, AA muhabirine, Düdenbaşı Mahallesi’ndeki evde oturmaya başladıklarında ev sahibi ile kirayı elden ödenmesi konusunda anlaştıklarını iddia etti.
Geçen yıl mart ayında kira zammı nedeniyle ev sahibi ile anlaşmazlık yaşamaya başladıklarını ileri süren Kanık, “Ev sahibi, eşi, kızı ve damatları evimizi bastı. Bunun üzerine şikayetçi olduk. Bizim şikayetimizden bir süre sonra ev sahibi noterden ihtar çekerek icra takibi başlattı. Kirayı ödediğimizi ispat edemedik.” dedi.
Fatoş Kanık, “Mülk sahibi evinde 5 yıldır kira vermeden oturduğumuzu iddia etmiş. İcra mahkemesinde iki duruşma yapıldı. Mahkeme karşı tarafa ‘5 yıl boyunca kira almıyorsunuz da niye ilk yıl evden çıkarmak için icraya vermedin’ diye sormadı. Bizim de ne görüşümüz alındı ne de kirayı ödeyip ödemediğimiz soruldu. Mahkeme bize tahliye kararı verdi. Tahliye kararına uyarak evi boşalttık. Üstüne ödediğimiz kiraları tekrar ödememiz için 60 bin lira ödeme emri geldi. Şu anda icralık olduk. Yani elden aldıkları paraları da almadım diyerek bizden tekrar talep ediyorlar. Bu şekilde bir çıkmaza girdik.” ifadelerini kullandı.
Kanık, kiracılara ev sahibine yapılan ödemeleri bankadan açıklamalı bir şekilde yapmaları tavsiyesinde bulundu.
Uğur Kanık ise saldırıya uğradıklarını, parmağından cam kesiği nedeniyle yaralandığını, üstüne bir de ödedikleri kira bedelin tekrar istenmesi ile mağdur olduklarını iddia etti.
“Borcu yoktur davası açacağız”
Kanık ailesinin avukatı Şafak Baysal da müvekkilleri ile ev sahipleri arasında “Kira zammının yetersiz” olmasından kaynaklanan “ev basılması olayı” nedeniyle ev sahibi Ramazan Y, eşi R.Y, kızı G.Ö. ve damatları hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ve davanın sürdüğünü belirtti.
Bu süreç devam ederken müvekkillerinin icra şokuyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Baysal, şöyle devam etti:
“Ev sahibi suç duyurumuzun üzerinden 3-4 ay geçtikten sonra ‘2018’den 2023’e kadar 5 yıllık bir süre boyunca hiç kira ödemediler’ gerekçesiyle icra takibi başlattı. Müvekkilimin elden ödemeyi ispatlayamaması nedeniyle tahliye gerçekleşti. Yasal faizle beraber 60 bin liralık borç yükümlülüğü altına da girdiler. Müvekkillerimin ev sahibiyle en baştaki sıkıntısı, kira borcu değil, kira artışının ev sahibince beğenilmiyor olmasıydı. Bu durum karşısında menfi tespit davası dediğimiz borcu yoktur davası yoluna başvuracağız.”
Ev sahibi, kiracı tarafından eşinin darbedildiğini öne sürdü
Ev sahibi Ramazan Y. ise kiracısı Uğur Kanık’ın eşini darbettiğini, evi boşaltırken de kapı ve pencerelere zarar verdiğini öne sürdü.
Elden kirayı aldığını kabul etmeyen Ramazan Y, mahkemenin 5 yıllık kira bedelinin tarafına ödenmesine karar verdiğini kaydetti.
Ev sahibi ile kiracı arasında yaşanan tartışma anları güvenlik kamerasınca kaydedilmişti. Mahkemeye de sunulan görüntülerde kiracının oturduğu dairenin kapısına gelen kişilerin cama sert cisimle vurması yer alıyor.
]]>VATANDAŞLAR SEÇİM SONUÇLARINI KUTLADI
Denizli’de resmi olmayan seçim sonuçlarına göre CHP’li Bülent Nuri Çavuşoğlu kentin yeni büyükşehir belediye başkanı seçildi. Gece saatlerinde yurttaşlar Türk bayraklarını alarak Çınar Meydanı’nda toplandı. Bazı yurttaşlar araçlarla konvoy yaparak, bazıları ise meşaleler eşliğinde seçim sonuçlarını kutladı. Kutlamalara eşlik eden, Çınar Meydanı’nda zeybek oynayan Çavuşoğlu sabahın ilk saatlerinde büyükşehir belediye binası önünde açıklamalar yaptı.

“ÖDEMELERE İMZA ATMAYIN”
Önlerinde çok kısa süre içinde pek çok ödeme bulunduğunu belirten Çavuşoğlu, belediye personeline seslenerek ödeme talimatlarına imza atmamalarını istedi. Çavuşoğlu, “Dünkü süreçten sonra her ne kadar resmi olmasa da gayri resmi olarak Denizli Büyükşehir Belediye başkanıyız. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin 31 Mart tarihi itibariyle Maliye’den gelen parasını biliyoruz. 10 Nisan itibariyle İller Bankası’ndan gelecek bir ödemesi var. Bu ödemelerin ayın 15’nde ödenecek maaşlar dikkate alındığında ve seçim sürecinde yapılan harcamalar değerlendirildiğinde bizim gördüğümüz, bildiğimiz, düşündüğümüz sıkıntıların hepsini derleyip topladığımızda birçok ödemenin kısa sürede yapılacağını düşünmekteyiz. Buradan tüm personel, tüm bu ödemelerin altına imza atacaklara sesleniyorum. Bugünden itibaren yapacağınız her türlü ödeme, atacağınız her türlü imzanın sorumluluğu size aittir” ifadelerini kullandı.
“EVRAKLAR DIŞARI ÇIKARILIYOR”
“Geçmişle ilgili hesaplar konusunda da gereğini yapacağız” diyen Çavuşoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “Bugünden sonra alacaklı olanlara da sesleniyorum. Kimin alacağı varsa, artık Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı olarak bizi bekleyecek. Bugünden sonra gerekli gereksiz yapılacak her türlü harcamanın hesabını, altına imza atanlar verecektir. Bunun da bilinmesini istiyorum. Bizim aldığımız duyumlara göre ve belediyenin içerisinden bize ulaşan bilgilere göre; belediyenin evraklarının dışarı çıkarıldığı öğrendik. Bununla ilgili kamera kayıtlarımız devam etmektedir. Bunun da takipçisi olacağız. Bunlarla ilgili, yaşanmış tüm olaylarla ilgili bilgisi olup da içeriden dışarıdan bizimle bildiklerini paylaşmak isteyen kim varsa bana ulaşabilirler.”

“HESABINI GİTTİĞİ YERE KADAR SORARIM”
Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin tek kuruşunu dahi kimseye yedirmeyeceğini belirten Çavuşoğlu, belediye çalışanlarına yönelik çağrısını sürdürerek konuşmasına şöyle devam etti: “Bundan sonra Denizli belediyesinin bir kuruşunu dair kimseye yedirmeyeceğiz. Bu konuda hesaplar incelendikten sonra ortaya çıkan ne varsa da sonuna kadar takipçisi olacağız. Bir kez daha yineliyorum; bugünden itibaren yapılacak her türlü ödemenin, altına imza atılacak her türlü evrakın hesabını gittiği yere kadar soracağımızı herkesin bilmesini istiyorum. Burada çalışan tüm personeli uyarıyorum. Bugünden sonra atacağınız imzaların sorumluluğu şahsınıza olacaktır. Hem cezai hem hukuki anlamda takibini yapacağınızı bilmenizi istiyorum. Özellikle seçim harcamalarının tamamının belediye bütçesi ile finanse edildiğini bizler biliyoruz.
“HERKES AYAĞINI DENK ALSIN”
Bu finansmanın takipçisiyiz. Bu oyuna alet olmasınlar. İftar adı altında yapılan seçim şovları, belediyle personel araçlarıyla yapılan yardımların hepsi kayıtlarımızda var. Altını kalın harflerle çizerek bir kez daha yineliyorum. Kim bugünden sonra bir ödeme yapar, yapılacak ödemenin altına imza atarsa sorumluluğun ona ait olacağını bilinmesini istiyorum. Bütün ödemeler biz göreve gelen kadar bekleyecek. Hak ile batılı ayıracağız, haklıyla haksızı ayıracağız. Şunun da sözünü veriyoruz. Hakkıyla belediyeden kimin alacağı varsa kalmayacak ama haksız olarak kim belediyeden bir kuruş aldıysa da o hakkını geri ödeyinceye kadar peşinden gideceğim. Bu açıklamayı yapma ihtiyacı hissettik. Herkes ayağını denk alsın arkadaşlar.”
]]>Denizli’de resmi olmayan seçim sonuçlarına göre CHP’li Bülent Nuri Çavuşoğlu kentin yeni büyükşehir belediye başkanı seçildi. Gece saatlerinde yurttaşlar Türk bayraklarını alarak Çınar Meydanı’nda toplandı. Bazı yurttaşlar araçlarla konvoy yaparak, bazıları ise meşaleler eşliğinde seçim sonuçlarını kutladı. Kutlamalara eşlik eden, Çınar Meydanı’nda zeybek oynayan Çavuşoğlu sabahın ilk saatlerinde büyükşehir belediye binası önünde açıklamalar yaptı.
“ÖDEMELERE İMZA ATMAYIN”
Önlerinde çok kısa süre içinde pek çok ödeme bulunduğunu belirten Çavuşoğlu, belediye personeline seslenerek ödeme talimatlarına imza atmamalarını istedi. Çavuşoğlu, “Dünkü süreçten sonra her ne kadar resmi olmasa da gayri resmi olarak Denizli Büyükşehir Belediye başkanıyız. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin 31 Mart tarihi itibariyle Maliye’den gelen parasını biliyoruz. 10 Nisan itibariyle İller Bankası’ndan gelecek bir ödemesi var. Bu ödemelerin ayın 15’nde ödenecek maaşlar dikkate alındığında ve seçim sürecinde yapılan harcamalar değerlendirildiğinde bizim gördüğümüz, bildiğimiz, düşündüğümüz sıkıntıların hepsini derleyip topladığımızda birçok ödemenin kısa sürede yapılacağını düşünmekteyiz. Buradan tüm personel, tüm bu ödemelerin altına imza atacaklara sesleniyorum. Bugünden itibaren yapacağınız her türlü ödeme, atacağınız her türlü imzanın sorumluluğu size aittir” ifadelerini kullandı.
“EVRAKLAR DIŞARI ÇIKARILIYOR”
“Geçmişle ilgili hesaplar konusunda da gereğini yapacağız” diyen Çavuşoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugünden sonra alacaklı olanlara da sesleniyorum. Kimin alacağı varsa, artık Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı olarak bizi bekleyecek. Bugünden sonra gerekli gereksiz yapılacak her türlü harcamanın hesabını, altına imza atanlar verecektir. Bunun da bilinmesini istiyorum. Bizim aldığımız duyumlara göre ve belediyenin içerisinden bize ulaşan bilgilere göre; belediyenin evraklarının dışarı çıkarıldığı öğrendik. Bununla ilgili kamera kayıtlarımız devam etmektedir. Bunun da takipçisi olacağız. Bunlarla ilgili, yaşanmış tüm olaylarla ilgili bilgisi olup da içeriden dışarıdan bizimle bildiklerini paylaşmak isteyen kim varsa bana ulaşabilirler”
“HESABINI GİTTİĞİ YERE KADAR SORARIM”
Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin tek kuruşunu dahi kimseye yedirmeyeceğini belirten Çavuşoğlu, belediye çalışanlarına yönelik çağrısını sürdürerek konuşmasına şöyle devam etti: “Bundan sonra Denizli belediyesinin bir kuruşunu dair kimseye yedirmeyeceğiz. Bu konuda hesaplar incelendikten sonra ortaya çıkan ne varsa da sonuna kadar takipçisi olacağız. Bir kez daha yineliyorum; bugünden itibaren yapılacak her türlü ödemenin, altına imza atılacak her türlü evrakın hesabını gittiği yere kadar soracağımızı herkesin bilmesini istiyorum. Burada çalışan tüm personeli uyarıyorum. Bugünden sonra atacağınız imzaların sorumluluğu şahsınıza olacaktır. Hem cezai hem hukuki anlamda takibini yapacağınızı bilmenizi istiyorum. Özellikle seçim harcamalarının tamamının belediye bütçesi ile finanse edildiğini bizler biliyoruz”
“HERKES AYAĞINI DENK ALSIN”
“Bu finansmanın takipçisiyiz. Bu oyuna alet olmasınlar. İftar adı altında yapılan seçim şovları, belediyle personel araçlarıyla yapılan yardımların hepsi kayıtlarımızda var. Altını kalın harflerle çizerek bir kez daha yineliyorum. Kim bugünden sonra bir ödeme yapar, yapılacak ödemenin altına imza atarsa sorumluluğun ona ait olacağını bilinmesini istiyorum. Bütün ödemeler biz göreve gelen kadar bekleyecek. Hak ile batılı ayıracağız, haklıyla haksızı ayıracağız. Şunun da sözünü veriyoruz. Hakkıyla belediyeden kimin alacağı varsa kalmayacak ama haksız olarak kim belediyeden bir kuruş aldıysa da o hakkını geri ödeyinceye kadar peşinden gideceğim. Bu açıklamayı yapma ihtiyacı hissettik. Herkes ayağını denk alsın arkadaşlar”
]]>DENİZLİ – Denizli’de kesin olmayan sonuçlara göre seçimi önde tamamlayan CHP Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Bülent Nuri Çavuşoğlu, “Kim bu günden sonra bir ödeme yapar, yapılacak ödeminin altına imza atarsa sorumluluğu ona ait olacaktır” dedi.
Denizli’de resmi olmayan seçim sonuçlarına göre Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanan CHP’li Bülent Nuri Çavuşoğlu, CHP İl Başkanı Ali Osman Horzum ile birlikte Denizli Büyükşehir Belediyesi önünde bir açıklama yaptı.
Denizli’deki seçim sonuçlarını değerlendiren İl Başkanı Horzum, “31 Mart itibariyle Denizli’deki yerel seçimleri tamamladık. Seçimde bize teveccüh gösteren halkımıza teşekkür ediyoruz. Kazanan Denizli olacak, kazanan halkımız olacak. Devir teslim törenleri yapılana kadar bazı tedbirleri de almamız gerekiyor” dedi.
Açıklamasında belediye personeline uyarılarda bulunan Bülent Nuri Çavuşoğlu ise “Resmi sonuçlar olmasa da gayri resmi sonuçlara göre Büyükşehir Belediye Başkanıyım. Biz Denizli Büyükşehir Belediyesinin 30 Mart tarihi itibariyle maliyeden, gelen parasını biliyoruz. 10 Nisan itibariyle İller Bankasından gelecek bir ödemesi var. Bu ödemelerle ayın 15’inde ödenecek maaşları dikkate aldığımızda, seçim süreci değerlendirildiğinde seçim de yapılan harcamalar, bu güne kadar yapılan harcamalarla ilgili bizim gördüğümüz, bildiğimiz, düşündüğümüz sıkıntıların hepsini derleyip topladığımızda gerek DESKİ’ de gerekse belediye kuruluşlarında birçok ödemenin bu kısa sürede yapılacağını düşünmekteyiz. Buradan tüm personele, bunun altına imza atacaklara sesleniyorum. Bu günden itibaren yapacağınız her türlü ödeme, atacağınız her türlü imzanın sorumluluğu size aittir. Geçmişle ilgili hesaplar konusunda zaten gereğini yapacağım. Bu günden itibaren alacak olanlara da sesleniyorum. Denizli Büyükşehir Belediyesinden kimin alacağı varsa, bütün alacaklar bizi bekleyecek” diye konuştu.
“Bilen duyan bana bildirsin”
Bu günden sonra gerekli, gereksiz yapılacak her türlü harcamanın hesabını imza atanların vereceğine dikkat çeken Çavuşoğlu, “Bizim aldığımız duyumlara göre de gerek belediye içinden gerekse belediyeden bize ulaşan, evrakların dışarıya çıkartıldığı söylenmektedir. Bunlarla ilgili kamera kayıtları, çekimleri arkadaşlarımız tarafından devam etmektedir. Bunlarında takipçisi olacağız. Bu günden itibaren yaşanmış veya yaşanacak. Bütün olaylarla ilgili bilgisi olup ta içeriden dışarıdan bizimle bilgilerini paylaşmak isteyen her kim varsa DM yoluyla direk sosyal medya üzerinden özel hesaplarımdan bana ulaşabilirler. Bu günden sonra Denizli Büyükşehir Belediyesinin bir kuruşu dahi kimseye yedirmeyeceğiz. Yiyen, hesaplar incelendikten sonra ortaya çıkan ne varsa sonuna kadar takip edeceğiz” şeklinde konuştu.
“Sonuna kadar takipçi olacağım”
“Bugünden itibaren yapılacak her türlü ödemenin altına imza atılan evrakın hesabını gittiği yere kadar soracağım” diyen Çavuşoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Burada çalışan tüm personeli uyarıyorum. Bu günden sonra atacağınız imzaların sorumluluğu hem şahsınıza olacaktır. Hem cezai, hem de hukuki anlamda takibini yapacağız. Özellikle seçim harcamaların tamamının belediye bütçesiyle finanse edildiğini bizler biliyoruz. Bu finansmanın takipçisiyiz. Bu oyuna alet olmasınlar. İftar adı altında yapılan seçim şovlarına personel araçlarıyla yapılan yardımları bütün yardımlarla dağıtılanların hepsi kayıtlarımızda var. Kim bu günden sonra bir ödeme yapar, yapılacak ödeminin altına imza atarsa sorumluluğu ona ait olacaktır. Bütün ödemeler biz gelinceye kadar bekleyecek, göreve geldiğimiz gün hakla batılı, ayıracağız. Haklı ile haksızı ayıracağız. Bunun da sözünü veriyorum. Hakkıyla kimin belediyeden alacağı varsa kalmayacak. Ama hakkı olmadan kim belediyeden bir aldıysa da onu geri ödeyene kadar peşinden gideceğim. Herkes ayağını denk alsın”
]]>Denizli’de resmi olmayan seçim sonuçlarına göre Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanan CHP’li Bülent Nuri Çavuşoğlu, CHP İl Başkanı Ali Osman Horzum ile birlikte Denizli Büyükşehir Belediyesi önünde bir açıklama yaptı.
Denizli’deki seçim sonuçlarını değerlendiren İl Başkanı Horzum, “31 Mart itibariyle Denizli’deki yerel seçimleri tamamladık. Seçimde bize teveccüh gösteren halkımıza teşekkür ediyoruz. Kazanan Denizli olacak, kazanan halkımız olacak. Devir teslim törenleri yapılana kadar bazı tedbirleri de almamız gerekiyor” dedi.
Açıklamasında belediye personeline uyarılarda bulunan Bülent Nuri Çavuşoğlu ise, “Resmi sonuçlar olmasa da gayri resmi sonuçlara göre Büyükşehir Belediye Başkanıyım. Biz Denizli Büyükşehir Belediyesinin 30 Mart tarihi itibariyle maliyeden, gelen parasını biliyoruz. 10 Nisan itibariyle İller Bankasından gelecek bir ödemesi var. Bu ödemelerle ayın 15’inde ödenecek maaşları dikkate aldığımızda, seçim süreci değerlendirildiğinde seçim de yapılan harcamalar, bugüne kadar yapılan harcamalarla ilgili bizim gördüğümüz, bildiğimiz, düşündüğümüz sıkıntıların hepsini derleyip topladığımızda gerek DESKİ’de gerekse belediye kuruluşlarında birçok ödemenin bu kısa sürede yapılacağını düşünmekteyiz. Buradan tüm personele, bunun altına imza atacaklara sesleniyorum. Bugünden itibaren yapacağınız her türlü ödeme, atacağınız her türlü imzanın sorumluluğu size aittir. Geçmişle ilgili hesaplar konusunda zaten gereğini yapacağım. Bu günden itibaren alacak olanlara da sesleniyorum. Denizli Büyükşehir Belediyesinden kimin alacağı varsa, bütün alacaklar bizi bekleyecek” diye konuştu.
“Bilen duyan bana bildirsin”
Bu günden sonra gerekli, gereksiz yapılacak her türlü harcamanın hesabını imza atanların vereceğine dikkat çeken Çavuşoğlu, “Bizim aldığımız duyumlara göre de gerek belediye içinden gerekse belediyeden bize ulaşan, evrakların dışarıya çıkartıldığı söylenmektedir. Bunlarla ilgili kamera kayıtları, çekimleri arkadaşlarımız tarafından devam etmektedir. Bunlarında takipçisi olacağız. Bugünden itibaren yaşanmış veya yaşanacak. Bütün olaylarla ilgili bilgisi olup da içeriden dışarıdan bizimle bilgilerini paylaşmak isteyen her kim varsa DM yoluyla direkt sosyal medya üzerinden özel hesaplarımdan bana ulaşabilirler. Bugünden sonra Denizli Büyükşehir Belediyesinin bir kuruşu dahi kimseye yedirmeyeceğiz. Yiyen, hesaplar incelendikten sonra ortaya çıkan ne varsa sonuna kadar takip edeceğiz” şeklinde konuştu.
“Sonuna kadar takipçi olacağım”
“Bugünden itibaren yapılacak her türlü ödemenin altına imza atılan evrakın hesabını gittiği yere kadar soracağım” diyen Çavuşoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Burada çalışan tüm personeli uyarıyorum. Bugünden sonra atacağınız imzaların sorumluluğu hem şahsınıza olacaktır; hem cezai hem de hukuki anlamda takibini yapacağız. Özellikle seçim harcamaların tamamının belediye bütçesiyle finanse edildiğini bizler biliyoruz. Bu finansmanın takipçisiyiz. Bu oyuna alet olmasınlar. İftar adı altında yapılan seçim şovlarına personel araçlarıyla yapılan yardımları bütün yardımlarla dağıtılanların hepsi kayıtlarımızda var. Kim bugünden sonra bir ödeme yapar, yapılacak ödeminin altına imza atarsa sorumluluğu ona ait olacaktır. Bütün ödemeler biz gelinceye kadar bekleyecek, göreve geldiğimiz gün hakla batılı ayıracağız. Haklı ile haksızı ayıracağız. Bunun da sözünü veriyorum. Hakkıyla kimin belediyeden alacağı varsa kalmayacak. Ama hakkı olmadan kim belediyeden bir aldıysa da onu geri ödeyene kadar peşinden gideceğim. Herkes ayağını denk alsın.” – DENİZLİ
]]>İstanbul’da kentsel dönüşümü hızlandırmak için yapılacak uygulamalar kapsamında ‘Yarısı Bizden’ kampanyası yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre İstanbul’da kentsel dönüşüm için hak sahiplerine bir konut için 700 bin TL’ye kadar hibe, 700 bin TL’ye kadar da kredi verilecek.
Hibe ve kredi desteği verilecek
İstanbul’da kentsel dönüşümde gerçekleştirilecek uygulamalar hakkında Altın Emlak Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı bilgi verdi. Özelmacıklı, “Hak sahiplerine her bir konut için 700 bin TL’ye kadar hibe, 700 bin TL’ye kadar kredi ve 100 bin TL tahliye desteği verilebilecek. Tahliye desteği maliklere, kiracılara ve sınırlı ayni hak sahiplerine bağımsız bölüm başına bir kereye mahsus ve karşılıksız olarak sağlanacak” dedi.
Kampanyaya başvuru durumuna ilişkin de açıklamalarda bulunan Özelmacıklı, “Kampanyaya 72 bin bağımsız bölümde yaklaşık 14 bin binada yüzde 100 mutabakat ile başvuru olmuştu. Diğer başvurular ile beraber bu rakam 1 milyon 255 bin seviyesindeydi. Şuan için yeni bir başvuru alınmıyor. Mevcutta yapılan başvurular çerçevesinde; risk düzeyine göre ve kentsel dönüşüme girme rızası gösteren binalarla beraber sürecin başlaması bekleniyor. Bu destek paketinin 2026 yılı sonuna kadar verilmesi öngörülüyor. 5 yıl içerisinde yerinde dönüşüm kapsamında 350-400 bağımsız bölümün yapılması hedefleniyor. Orta vadede bütçede 485 milyar TL’lik hazırlandığını değerlendirebiliyoruz” diye konuştu.
Kampanyanın kredili bölümünün ödeme koşulları
700 bin TL’lik kredilendirilecek desteğin ödemesiyle ilgili bilgi veren Özelmacıklı, “Destek paketinde 700 bin lira kredilendirilecek. Gerisi hibe olacak. Kredi geri ödemeleri, geri ödemesiz dönemden sonraki ilk aydan itibaren başlayacak ve ilk 12 taksit faizsiz olmak üzere en fazla 120 ayda tamamlanacak. Geri ödemesiz ve faizsiz dönem sonunda ilk taksit ödemesinden önce başlangıç güncellemesi yapılacak. Kredi borcu, her güncelleme döneminde güncelleme oranının uygulanması suretiyle güncellenecek. Güncelleme oranı ise Tüketici Fiyat Endeksinde (TÜFE) bir önceki yılın aynı ayına göre meydana gelen yıllık değişim oranının yarısını olarak baz alınacak” şeklinde konuştu.
Kampanyadan faydalanamayacak olanlar
Kampanyaya faydalanamayacaklarla ilgili de konuşan Özelmacıklı, “1 Nisan 2023 tarihinden önce inşaat ruhsatı almış dönüşüme başlamış olan yapılar bu kampanyadan faydalanamıyor. Bazı kentsel dönüşüm projelerinde daire sayısında artış imkanı oluyorsa, bu rakam bakanlık tarafından yüzde 50 ile sınırlandırılmış, bu yerler yüzde 50’den fazla artış görünüyorsa bu kampanyadan faydalanamıyor” ifadelerini kullandı.
Dönüşüm çerçevesinde kredilerin doğru ve etkili kullanılması hedefleniyor. Hibe ve krediler binanın inşaatının tamamlanma oranına göre yükleniciye teslim edilecek. Subasman seviyesi, taşıyıcı sistemin bitimi ve inşaat bitimi olmak üzere üç eşit taksitle yapıdaki hak sahipleri adına kurum tarafından ödeme yapılacak. Kredi verilirken hak sahiplerinin gelir ve kredi puanı durumlarına bakılmayacak lakin kredi tutarının iki katı kadar tutarda ipotek tesis edilecek” dedi. – İSTANBUL
]]>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Vedat Bilgin ile Komisyon üyelerini ve milletvekillerini ziyaret eden Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, Mecliste görüşmeleri devam eden sağlıkla ilgili kanun teklifine sağlık çalışanlarının nöbet ücretini artıracak ve gece çalışma tazimatı ödenmesini sağlayacak düzenleme eklenmesini talep etti. TBMM Genel Kurulunda, Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin maddelerinin oylanmasına devam ediliyor. Görüşmeler sürerken, Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan ile Genel Başkan Yardımcıları Sinan Kuluöztürk, Yasin Barutcu ve Mustafa Irgatoğlu, sağlık çalışanlarının gündeminde olan birçok konunun da görüşülen kanun teklifine girmesi için TBMM’de çeşitli temaslarda bulundu.
Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Vedat Bilgin ile Komisyon Üyeleri Zeki Korkutata, Fevzi Zırhlıoğlu, Cüneyt Aldemir ve Ak Parti Adıyaman Milletvekili Doç. Dr. İshak Şan ve Konya Milletvekili Abdullah Ağralı’yı ziyaret eden Sağlık-Sen heyeti, taleplerini dile getirdi.
Komisyon başkanı Bilgin’e rapor sunuldu
Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, hekiminden hemşiresine, tıbbi sekreterinden paramediğine tüm sağlık çalışanlarının birçok talebi olduğunu söyleyerek, hazırladıkları raporu Sağlık Komisyonu Başkanı Vedat Bilgin ve milletvekilleri ile paylaştı.
Birçok maddenin kanun teklifine eklenmesi istendi
Ziyaretlerde sabit ücretlerin emekliliğe yansıtılması, taban ücretlerinin artırılması, nöbet ücretlerinin artırılması, icap nöbet ücreti sorununun çözülmesi, aile hekimlerinin teşvik ve destek ödemelerinin düzenlenmesi, üniversite hastanelerinde çalışanlara tayin hakkı verilmesi gibi birçok konunun Genel Kurulda görüşülen kanun teklifine eklenmesi talep edildi.
Sağlık-Sen tarafından taleplere ilişkin hazırlanan raporda şu maddeler yer aldı:
“Sağlık çalışanlarının sabit ücretlerinin hak kaybı olmadan emekliliğe yansıtılması, sağlık çalışanlarının taban ücretinin artırılması, nöbet ücretlerinin artırılması, icap nöbet ücreti sorununun çözülmesi, sağlık çalışanlarının giydiği formanın 112 Acil Sağlık Hizmetleri çalışanlarında olduğu gibi özel görev kıyafeti sayılması ve ayni olarak verilmesi, hekimlerin emekliliğine dair ek göstergenin en düşük 6400’e çıkarılması ve 3600 düzenlenmesinden tüm çalışanların faydalandırılması, aile hekim ve aile sağlığı çalışanlarının teşvik ve destek ödemelerinin düzenlenmesi, hizmetler sınıfında çalışanların genel idari hizmetler sınıfına aktarılması, sağlık lisansiyerlerinin ek ödeme kat sayılarının artırılması, araştırmacıların ek gösterge ve ek ödeme mağduriyetlerinin giderilmesi, 4/C’den 4/B’ye aktarılan personelin zorunlu emeklilik sorununun çözülmesi, üniversite hastaneleri çalışanlarına tayin hakkının verilmesi, kadroları döner sermayede bulunan sağlık çalışanlarının merkezi bütçeye geçirilmesi, Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatı ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) ile Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü (THSGM) kadrolarında bulunan personelin tamamının, sabit ek ödeme ile taban ve teşvik ek ödemeden yararlandırılması.” – ANKARA
]]>MELTEM KARAKAŞ
Eskişehir Ulus Anıtı önünde bir araya gelen TOKİ mağdurları, kendilerine verilen 240 ay sabit ödeme ve yüzde 1 KDV sözünün tutulmasını talep etti. Mağdurlar adına açıklama yapan Serhan Alağaç, “Başlıca insan hakkı olan barınma hakkımız elimizden alınamaz. Çözüm yoksa oy yok” dedi.
Eskişehir’de her hafta olduğu gibi bu pazar da Ulus Anıtı önünde bir araya gelen TOKİ mağdurları, hükümete seslendi. Topluluk adına açıklama yapan Serhan Alağaç, şunları söyledi:
“YETKİLİLER SÖZÜNDEN CAYDI”
“0.49 vade farkıyla ve 240 ay sabit ödemeyle ev sahibi olacağımız ve evlerin bize teslimi sırasında yüzde 1 KDV ödeneceği şeklindeydi. Ama şu anda yetkililer bu sözlerden caymış durumda ve 180 ay memur maaş artışında ödeme, yüzde 10 KDV ödemesi talep etmektedir. Geçtiğimiz hafta içinde yüzde 10 KDV’li ilk ev teslimleri Gaziantep’te yapılmaya başlandı. Gaziantepli vatandaşlarımız doğal olarak bu paraları ödeyemediği için TOKİ tarafından KDV’leri 180 aylık taksitlerine bölündü. Bu insanların algısıyla oynamaktan başka bir şey değildir.”
“ALGI OYUNLARIYLA YÜZDE 1 KDV’NİN İPTAL EDİLMESİNİ KABUL ETMİYORUZ”
Algı oyunlarıyla yüzde 1 KDV haklarının iptal edilmesini kabul etmediklerini belirten Alağaç, “Sabit ödeme olmadığı sürece taksitlere eklenecek her maliyet 6 ayda bir zam görecektir. Ayrıca sorunumuz teslimatta ödenecek KDV değil her 6 ayda bir evimizin değerine gelecek zamda peşin ödenmesi gereken KDV’dir. Peki 6 ayda bir ödenmesi gereken KDV’leri nerelere bölmeyi düşünüyorlar. Onlar da kalan taksitlere bölünürse zaten hali hazırda ödenmesi çok zor olan taksitler ödenmesi imkansız hale gelecektir. KDV’nin taksitlere bölünmesi bazı hak sahiplerine çok büyük bir lütuf gibi gelse de bizler böyle algı oyunlarıyla hakkımız olan yüzde 1 KDV’nin iptal edilmesini kabul etmiyoruz” diye konuştu.
“REZERV ALANINDA OLAN EVLERİMİZİN ELİMİZDEN ALINMAYACAĞININ GARANTİSİNİ KİM VEREBİLİR?”
Yüzde 1 KDV olmasının formülünün proje alanının rezerv alanı olarak gösterilmesi olduğuna dikkat çeken Alağaç, söz konusu uygulamaya da tepki gösterdi. Alağaç, ” İstanbul’da yüzde 25 indirim ve sadece İstanbul’a özel yüzde 1 KDV sözü verildiğini söylemiştik. Öğrendik ki İstanbul’daki KDV’nin yüzde 1 olmasının formülü proje alanının rezerv alanı olarak gösterilmesinde saklıymış. Bunu hak sahipleriyle paylaştığımızda bizlerin projesinde öyle gösterip vermesinler diye tepki aldık. Çünkü rezerv alanı şu demek: Rezerv yapı alanlarında her türlü imar ve yapılaşma hizmetleri durdurulabilir. Taşınmazların satışını, devrini ve kiralanmasını yasaklayabilir. Yapıların elektik, su ve doğal gazlarını kesebilir. Rezerv yapı alanında bulunan sağlam binalarda proje bütünlüğü gerekçe gösterilerek yıkılabilir. İleride rezerv alanında olan evlerimizin elimizden alınmayacağının garantisini bize kim verebilir” şeklinde konuştu.
“BARINMA HAKKIMIZ BU ŞEKİLDE ELİMİZDEN ALINAMAZ”
Alağaç, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Biz böyle bir çözümle yapılacak KDV indirimini kabul etmiyoruz. Ayrıca KDV oranı proje bazında değil tüm sosyal konutlar için indirilmediği sürece de kabul etmiyoruz. Hükümet yetkilileri buradan niye vergi kazancı elde etmeye çalışıyorlar anlamıyoruz. İstanbul’daki arkadaşların yaptığı gibi sadece indirim ve yüzde 1 KDV kabul edilecek bir durum değildir. Bizler en başta bize verilen 0.49 vade farkıyla 240 ay sabit ödeme hakkından feragat etmeyeceğimizi, haklarımızı görüşmeler yoluyla alamazsak kurduğumuz dernek ile sonuna kadar arayacağımızı bildirmek isteriz. Başlıca insan hakkı olan barınma hakkımız bu şekilde elimizden alınamaz. Çözüm yoksa oy yok.”
]]>Antalyaspor Başkan Vekili Deniz Ali Yeşil, Başkan Vekili ve Basın Sözcüsü Alkan Evren ile Asbaşkan Fatih Gürcü, 25 Ekim tarihinde göreve gelen yönetimin icraatlarının, mali durumun ve takımın hedefleri ile ilgili görüşlerini aktarıp basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. Toplantıya göreve geliş sürecini anlatarak başlayan Başkan Vekili ve Basın Sözcüsü Alkan Evren, devam eden yönetimde Sinan Boztepe’yi başkan yaparak devam etme durumları varken, Sinan Boztepe’nin ısrarla genel kurul yapılmasını istediğini, genel kurulda göreve gelen bir başkan ve yönetim olduklarını söyledi. Antalyaspor’a talip olmanın her zaman zor olduğunu, kendilerinin de bunu bilerek göreve geldiklerini anlatan Evren, “Antalyaspor’a bundan önce görev almış herkes bizim için bir değerdir. Herkes maddi manevi hizmet etmiştir. Geriye dönüp karalama kampanyası yapmak bizi kahraman yapardı ama biz kimseye kötü söz söylemeyiz, söylettirmeyiz. Ancak bir çok konuda bir çok yorum geliyor. Bunlara bir yanıt vermemiz gerekiyordu” dedi.
Haji’den para gelmedi parasını biz ödedik
Haji Wright ile ilgili bilgi eksikliği kaynaklı çok şey söylediğini anlatan Alkan Evren, “Haji ile ilgili şu anki yönetime gelen 1 kuruş para yoktur. Haji ile ilgili bizden önceki yönetime para geldi, o dönemki borçlar için kullanıldı. Bizim yönetimimiz döneminde bir para girişi olmadı. Üstelik oyuncunun önceki kulübüne ödenmesi gereken 600 bin euro’luk bir bedel bizim tarafımızdan ödendi. Oysaki bunun doğrusu, bonservis bedeli alınan oyuncudan gelen ilk paradan ödenmesiydi. Ödenmedi, biz ödemek zorunda kaldık” diye konuştu.
Bu sezan alınan futbolculara ödeme yapılmamıştı
Göreve geldiklerinde mevcut yabancı futbolculara ağustos ayının 3’te 1’i ve eylül ayının yarısının ödenmediğini anlatan ve bunları ödediklerini kaydeden Alkan Evren, “Kendi görev sürelerine kadar bu sezon kiralanan ve satın alınan futbolcuların hiç birinin kulüplerine ödeme yapılmamıştı. Bunların tamamı bizim dönemimizde ödendi. Bu oyuncular belli bir ödemeyle gelmedi. İleri tarihli anlaşmalar yapıldığı için biz ödemek durumunda kaldık. Yerli oyuncuların şubat ayı sonuna kadar ki bu rakam 21 milyon TL’yi buluyor. Bunların ödemesi tamamlandı. Mart ayının birçoğunun ödemesi de yapıldı. Geçmiş dönemden gelen Balint’in 51 bin Euro’luk ceza ödemesi yapıldı” ifadelerini kullandı.
Nuri Hocadan 500 bin euro geldi, 880 bin euro gitti
Yabancı futbolculara 2.4 milyon euro ödeme yapıldığını anlatan Başkan Vekili ve Basın Sözcüsü Alkan Evren, “Teknik Sorumlumuz Nuri Şahin’in bizden ayrılması ile ilgili 500 bin euro ödeme aldık. Bu doğru. Ancak Nuri Şahin’in geçmişten kalan borçları için 430 bin Euro kendisine ödendi. 200 bin Euro’luk Nuri hocanın kulübe verdiği emanet para da ödendi. Nuri hocanın futbolculuğundan kalan, geçmiş yıllara dayalı menajerine yapılması gereken 250 bin Euro’luk bir ödeme daha vardı, onu da yaptık. Yani, Nuri hocadan 500 bin Euro geldi ama 880 bin Euro para ödedik. Oradan da büyük bir para geldi de kulübün kasası doldu gibi bir durum yok. Bu ayrılıktan sonra yerli antrenörlere 9 milyon TL, yabancı antrenörlere 100 bin Euro ödeme yapıldı. Personele 11 milyon TL maaş ödemesi yapıldı. Cari borçlarımıza 32 milyon TL ödeme yapıldı. Toplam 16 milyon liralık da bir prim ödemesi gerçekleştirdik. Vergi ve SGK kapsamında da 6 milyon TL’lik bir ödeme gerçekleştirildi. Eski oyuncumuz Ghacha ile ilgili bir ödememiz vardı. 20 bin Euro tasarruf yaparak 1 milyon 200 bin TL ödeme gerçekleştirdi. 3 aylık süreden bahsediyorum” açıklamasını yaptı.
“Yönetimimiz hiç kredi kullanmadı”
TFF’den gelen başarı paralarının temlikli olduğu için kasaya girmediğini de belirten Alkan Evren, “En azından borcumuzdan düşüyor, o da bizim için önemli diye düşünüyoruz. Önceki dönemden teknik ekip ve futbolculara ödenmesi gereken 6 milyon TL gibi bir icra ödemesi de yine buradan yapıldı. Bizim açımızdan belki de ön önemli konu, bu kadar ödeme yapılıyorken bizim yönetimimiz hiç kredi kullanmadı. Umarım kullanmak zorunda da kalmayız. Bu ödemelerin başta Başkanımız Sinan Boztepe’nin gayreti ve yönetim kurulumuzun gayretleri ile karşılandı. Doğukan Sinik’ten gelen 475 bin Euro ve sponsorlarımızdan kalan küçük ödemeler dışında da hiçbir gelirimiz olmadı. Önceki dönemden başarılı bir mali tablo bırakıldığı söyleniyor ama temmuz ayı itibariyle, Haji Wright, Fernando Lucas Martins, Doğukan Sinik, Gökdeniz Bayraktar, Ghacha, Fredy gibi oyuncularımızdan yaklaşık 8,1 bin Euro bir gelir geldi ve bu gelirler bizim kasamızda durmuyordu. Böyle bir algı var ama kasamızda böyle bir rakam yoktu. Yanlış bir yere çekilmesin, bu para da o dönemki ödemelere kullanıldı” diye konuştu.
Sabit gelir kaynaklarını artıracağız
Kulübümüz sabit gelirlere ihtiyacı olduğunu anlatan Alkan Evren, “Umarız kulübümüzü sabit geliri olan, kimseye muhtaç olmadan yaşayabilecek bir duruma getiririz. Asbaşkanımız Fatih Gürcü önderliğinde GES projesine imza attık. Normalde bu projenin maliyeti 1 milyon Dolar’lık bir yatırım. Sayın Gürcü’nün kendi firması üzerinden bu rakamı 750 bin Dolar’a, maliyetinin altında bir rakama anlaştık. Sağ olsun kendisi bunun da 250 bin Dolar’ını da kendisi karşıladı. Yani piyasa değeri 1 milyon Dolar olan yatırım için kulübümüz 500 bin Dolar ödeyerek çok büyük bir elektrik giderinden kurtarmış olduk. Huzurunuzda Fatih Gürcü’ye bir kez daha teşekkür ediyoruz. Geleceğimizi kurtaracak projelerden biriydi. Stadyum etrafında 300 metrekarelik bir led çalışmamız daha var. Ciddi bir gelir bekliyoruz. 5 milyon TL’lik bir ödeme de buraya yaptık” dedi.
Hedefler büyük olacak
Başkan Sinan Boztepe’nin hedeflerle ilgili yaptığı açıklamalara değinerek sözlerine başlayan Başkan Vekili Deniz Ali Yeşil, “Antalya gibi bir şehrin hedefleri elbette büyük olacak. Bu kulüp her sene düşmemeye oynayan bir kulüp olmamalı. Başkanımız üst sıralara oynayan, kupa kazanan, hatta şampiyonluk hedefinde olan bir takım oluşturma arzusunda. Kendi hedeflerine ve hayallerine saygı duymamız lazım. Neden daha küçük hedefler belirleyen bir başkan istiyoruz ki” diye konuştu.
Başkanımız istedi biz karşı çıktık
Transfer engelinin kaldırılmaması ile ilgili de konuşan Yeşil, “Başkanımız engelin kaldırılmasını ve transfer yapılmasını istedi. Bu konuda da ısrar etti. Ama biz yönetim kurulu ve futbol şubesi olarak aynı fikirde değildik. Devre arasında futbolcular genellikle transfer oldukları takıma faydalı olamıyor. Transfer yapmayalım, gelecek senenin transfer bütçesine daha çok ağırlık verelim, mevcut oyuncularımızı rahatlatalım diye fikir beyan ettik. Kendisi de bunu anlayışla karşıladı. Yoksa başkanımız kendi cebinden engeli kaldırıp transfer yapmak istedi, biz aksini savunduk. Ardından Sergen hocamız ile bir toplantı yaptık, durumu anlattık ve o da anlayışla karşıladı. Bizim yıllık planımız hazırdı ama hiç hesapta olmayan şeylerle karşılaştık. Biz de sezon başındaki gibi ödemesiz futbolcu alıp anlaşma yaparım ama 3 sene sonra bu kulübün durumu ne olacak? Bir sonraki yönetim bu paraları ödeyemeyince, yine benzer sorunlar ortaya çıkınca ne olacak? Bizim karşılaştığımız durumla karşılaşılmasın istedik. İyi bir takımımız var. Biz takımımıza güveniyoruz. Aldığımız kararın da arkasındayız” dedi. Konu ile ilgili konuşan Asbaşkan Fatih Gürcü ise “Bu konu suistimale açık bir konu. Sinan Başkanımın bu konudaki kişisel tasarrufu, bu engeli kaldırıp birkaç transfer yapmak yönündeydi. Yönetim kurulu olarak biz popülist yaklaşımdan uzak bir tavır sergilemenin doğru olduğu konusunda kendisini ikna ettik. Biz “büyük başkan” hatta bazılarının deyimiyle “böyük başkan” olma iddiasında olsaydı, tribüne oynar, transferleri yapardık. Az önce dinlediniz 8.5 milyon Euro’ya yakın bir ödeme yapılmış, neredeyse sıfır ek gelirle. Bunu yapan yönetim 1 milyon Euro daha öderdi. Kimse kusura bakmasın. Bizim koltuğumuzda oturanlar bizim yaşadığımız sorunları yaşamasın istedik. Biz büyük hedefleri olan bir takım oluşturmak istiyoruz. Popülist yaklaşımlara uzağız. Kimsenin bize büyük demesine ihtiyacımız yok. Büyük olma gibi bir derdimiz de yok. Bizim için aslolan Antalyaspor’un başarısıdır” diye konuştu. Bu konuda konuşan Alkan Evren ise, “Bu engeli kaldıracak gücümüz vardı ama doğru soru, “Bunu yapabiliriz ama yapmalı mıyız” sorusuydu. Kahraman ilan edilebilirdik. Takımımız iyi bir oyun sergiliyor. Ortak bir kararla bu mutabakata varıldı. Futbolda hep altyapıdan bahsediyoruz. Biz de yönetimin, kulüp yönetiminin altyapısı olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Sinan Gümüş’ün durumu
Sinan Gümüş ile ilgili durumu anlatan Başkan Vekili Deniz Ali Yeşil, “Nuri Hoca (Şahin) zamanında kadro dışı kalmıştı. Tek başına antrenman yapıyordu ancak mali vecibelerimizi yerine getirmek zorundaydık. Kendisi ile anlaşarak ve büyük bir miktar para ödeyerek yollarımızı ayırdık. Geçen yıldan itibaren parası ödenmeyen bir oyuncuydu. Yollarımızı ayırmak biraz zor oldu ama bunun da ödemesini biz yaparak Sinan Gümüş’ü gönderdik” dedi.
Buksa’nın maaşını mevcut yönetim ödedi
Adam Buksa’nın maaşının bir kısmını Antalyaspor’un bir kısmının da eski kulübünün ödediğini hatırlatan Deniz Ali Yeşil, “Eski kulübünün Buksa’nın maaşı olarak gönderdiği 2-3 aylık parası oyuncuya ödenmemiş ve başka borçlara kullanılmıştı. Bu para da mevcut yönetim kurulu tarafından ödendi” dedi.
Sergen Yalçın, 3 katı parayı reddetti
Sergen Yalçın’ın transferi ile ilgili görüşlerini aktaran Deniz Ali Yeşil, “Kendisi ile gayet uyumlu bir şekilde çalışıyoruz. Kariyeri tartışılmaz. Bizim verdiğimiz ücretin 3 katı teklif almasına rağmen Antalyaspor’u tercih etti. Son iki maçı kaybetmemize rağmen bundan sonrası için umutluyuz. Üst sıralarda yerimizi alacağız” dedi.
Vergi ve SGK yapılandırılması ile ilgili konuşan Asbaşkan Fatih Gürcü, “7140 sayılı vergi kapsamında yapılandırılan borçlar ödeniyor. Borçlar yapılandırıldı ama ödenmiyor gibi bir söylenti var ama ödeniyor. Bu durumla ilgili kulübümüzü sıkıntıya sokacak bir durum söz konusu değil, ödemeler yapılıyor” şeklinde konuştu.
Jehezkel’in durumunda aslolan Antalyaspor
Sagiv Jehezkel’in durumu ile ilgili de bir açıklama yapan Gürcü, “Kulübümüz, şehrimiz ve ülkemiz bu olaydan büyük yara aldı. Bunu kabul etmemiz gerekiyor. Sonuçta münferit bir eylemdi. Kulüp olarak bu yarayı kapatma derdindeyiz. Bu yarayı kaşımanın kime faydası olduğunu biliyoruz. Kulübümüz menfaatlerini en üst seviyede koruyabilmek için profesyonellerimiz ve hukuk müşavirliğimiz çalışıyor” açıklamasını yaptı.
Son konuşmayı yapan Başkan Vekili ve Basın Sözcüsü Alkan Evren, “Antalyaspor hepimizin kulübü. Hepimizin ortak değeri. Birçok ildeki Süper Lig takımı belediye destekli yaşatılıyor. Bizim de desteklenmemiz gerekiyor. Antalya’nın en büyük markası Antalyaspor olduğuna göre, belediyelerin de kulübümüze destek olması gerekiyor. Zorunlu değiller ama bunu yapmaları gerekiyor diye düşünüyorum. Turizm kentiyiz, önemli sanayicilerimiz var ama maalesef yalnız kalıyoruz. Bunu herkes sorgulamalı” ifadelerini kullandı. – ANTALYA
]]>Konya Şeker, 2023-2024 kampanya döneminde pancar üreticisi ortaklarına 5 milyar 918 milyon TL tutarındaki nakdi ödemesini hesaplara yatırmaya başladığını duyurdu. Çiftçilere önceden ödenen ayni ve nakdi avanslarla birlikte toplam rakamın 8 milyar 191 milyon TL’ye ulaştığı belirtildi.
Konya Şeker, 2023-2024 kampanya döneminin sonlanması ile birlikte pancar bedellerini bugün ödemeye başladı. 2023-2024 kampanya döneminde 3 milyon 808 bin 539 ton pancar alımı ile Konya Şeker’in rekor kırdığını belirten PANKOBİRLİK Genel Başkanı ve Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Erkoyuncu, çiftçiyi her konuda desteklediklerini aktararak “Konya Şeker, 2023-2024 kampanya döneminin sonlanması ile birlikte toplamda 8 milyar 191 milyon 223 bin TL çiftçiye ödeme yapmış olacak. Şu ana kadar ödenen ayni ve nakdi avansın toplamı 2 milyar 272 milyon 642 bin TL olarak gerçekleşti. Kalan 5 milyar 918 milyon 581 bin nakdi üretici bedeli bugün çiftçilerin hesabına yatırılmaya başlandı” dedi.
“ÇİFTÇİMİZİN PANCAR BEDELİNİ GÜNÜNDE ÖDEMEYE ÇALIŞIYORUZ”
Erkoyuncu, “Biz Konya Şeker olarak C ve D şekerine Türk Şeker ve diğer fabrikalara göre yüksek bedel ödedik. Bu rakam Türk Şeker’de bin 50 lira iken biz bin 500 lira olarak belirledik. Çiftçiyi bu konuda koruduk kolladık. Bir çiftçi kuruluşu olması hasebiyle bunu popülist politika olması adına yapmadık. Bu çiftçinin hakkıydı ve onu verdik. Biz çiftçimizin avansını, gübresini, mazot desteğini ve pancar bedelini gününde ödemeye çalışıyoruz” diye konuştu.
“TÜRK ŞEKER TARİHTE GÖRÜLMEMİŞ BİR İSKONTO ORANI AÇIKLADI”
Türk Şeker’in tarihte görülmemiş bir iskonto oranı açıkladığını da sözlerine ekleyen Erkoyuncu, “Bu yıl Türk Şeker, şeker fiyatını kampanya bazında 27 lira olarak belirledi. Ama aynı Türk Şeker tarihte görülmemiş yüzde 20 gibi bir oranda iskonto uyguladı. Dolayısıyla şeker toptan satış fiyatı 21,5 lira olarak açıklandı. Biz de bu rakama uymak zorundaydık. Çiftçiye 6 milyar nakit para ödememiz gerekiyordu. Şekerimizi 21,5 TL’den sattık” ifadelerini kullandı.
“YATIRIM VE KAPASİTE ARTIRIM HEDEFLERİMİZE DE DEVAM EDECEĞİZ”
Konya Şeker’in çok güçlü bir kurum olduğunu ifade eden Erkoyuncu, “Talihsiz bir yıl yaşadık. Mevsim ve iklim değişikliklerinden kaynaklı olarak pancarlarımızda bozulma oldu. Ama biz bunların hiçbirini çiftçimize olumsuz olarak yansıtmadık. Olumsuz şeker fiyatlarına ve iklim değişikliğine rağmen Konya Şeker hiç sıkışmadan kendi öz varlığıyla pancar bedelini rahatça ödedi. Yatırım ve kapasite artırım hedeflerimize de devam edeceğiz. Üreticilerimizi her aşamada mağdur etmediğimiz gibi, bankalara karşı olan finansal yükümlülüklerimizi aksatmadan yerine getireceğimizin müjdesini de vermek isterim. Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen kurumumuzun hakikaten çok güçlü olduğunu ifade etmek istiyorum. Torku markamızın üretim tesisleri olan hem atıştırmalık tesisimizde hem de et-süt entegre tesisimizde markamıza olan çok büyük güven ve talebi daha rahat karşılamak adına kapasite artırımlarına gittiğimizi, bir kısmını devreye aldığımızı, bir kısmını ise bu yıl içinde faaliyete geçireceğimizi kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Önümüzdeki dönemde de aynı kararlılık ve düzenle üreticilerimizin kazancını artırmaya, tesislerimizin kapasitesini büyütmeye yeni yatırımlar yapmaya devam edeceğiz. Bütün çiftçilere hayırlı bereketli bir yıl geçirmelerini diliyorum” dedi.
“ÇİFTÇİLERİMİZ TOHUM VE BİTKİ SAĞLIĞI KLİNİĞİNE BAŞVURMALI”
Gıda ve Tarım Üniversitesi bünyesinde açılan ‘Tohum ve Bitki Sağlığı Kliniği’nin verimli kullanılması gerektiğini vurgulayan Erkoyuncu, “Buradan çiftçilerimize ilan ediyorum. İklim şartlarından dolayı ürünlerdeki olumsuzluklar titizlikle takip edilmeli. Yaşanan tüm olumsuzluklarda Tohum ve Bitki Sağlığı Kliniğimize başvurulursa çok hızlı şekilde müdahale edebiliriz. Çiftçilerimiz ürünleri birebir takip etmeli ve teyakkuzda olmalılar” diye konuştu.
]]>KAMERA: HAKAN KAYA
Kadıköy Fikirtepe’deki Kentplus sitesi C blokta oturan site sakinleri, yönetimin aidatlara yaptığı yüzde 135’leri bulan zamma isyan etti. Yapılan zammın ardından aidatlar bazı sitelerde 9-10 bin liraya kadar çıkıyor. Sitenin güvenliğinin olmamasından da yakınan site sakinleri, “Yönetim şeffaf değil. Bu işin peşini bırakmayacağız. Hakkımızı alana kadar, bu aidatlarda düzenlenme ve bu yönetim gidene kadar mücadelemiz devam edecek.” dedi.
A, B ve C blok olmak üzere 3 bloktan oluşan Kentplus sitesinde toplamda bin 268 daire bulunuyor. C blokun farklı yönetim tarafından idare edildiği sitede aidatlara yüzde 135’leri bulan zam yapıldı. Yapılan zamlarla birlikte aidatlar bazı sitelerde kira fiyatlarına yetişti. 9-10 bin liralara kadar çıkan aidatlar site sakinlerini isyan ettirdi.
“YÖNETİM ŞEFFAF DEĞİL”
Sitede 5 yıldır sitede kiracı olduğunu söyleyen Seren Topal, evine hırsız girdiğini ifade ederek, sitenin güvensizliğinden yakındı. Aidatlara yapılan yüksek zammı da eleştiren Topal, “Hizmet alamıyoruz. Güya güvenlikli bir sitede oturuyoruz ama güvenliğimiz yok. Çok yüksek aidat artış oranları oldu. Birçok çevre sitede yüzde 55-60’lara kadar artış olmuşken bizim sitede yüzde 125-135’leri buldu artış. Ayrıca bir de ortak alan elektrik-su faturası ödüyoruz. Yani benim 3+1 daire için geçen ay ödemem gereken aidat 2 bin 53 lirayken, 4 bin 200 liraya çıktı. Ayrıca burada 574 TL gibi ortak elektrik-su parası var. Elektriğimizi bireyselleştirdik faturalarımız yüzde 40-50 oranında düştü. Çünkü onu da ortak ödüyorduk. Doğalgaz sitenin yapısından dolayı mecbur bireyselleştirilemiyor ama suyu da ayrıştırabilirlerdi ama yönetim buna da yanaşmadı. Şeffaflık yok. Bütçeler nedir, ne değildir, ne fatura geliyor, biz neye istinaden ödüyoruz hiçbir fikrimiz yok. Yönetim şeffaf değil. Bu işin peşini bırakmayacağız. Hakkımızı alana kadar, bu aidatlarda düzenlenme ve bu yönetim gidene kadar mücadelemiz devam edecek.” diye konuştu.
“AİDATLARDA MAKUL BİR ARTIŞ İSTİYORUZ”
Site sakinlerinden Semih Katlanç ise, “Biz normal standartlarda hizmet almak, evlerimize hırsız girmemesi, güvenlik olması. Sitemizdeki güvenliklerin kartı yok. Sadece danışman olarak geçiyorlar. Aynı zamanda otoparklarımızda elektrikli araçlar şarj ediliyor bu şarjlar. Bu şarj edilen araçlar bize yansıtılıyor. Bizim aracımız yokken niye bize yansıtılsın. Biz hizmet almak istiyoruz. Aidatlarımız gerçekten makul, yani devletin belirlemiş olduğu yüzde 60-70 oranında artış olmasını istiyoruz.” dedi.
“AİDATIN SON ÖDEME GÜNÜ GELMEDEN İCRA MESAJLARI GÖNDERDİLER”
Bin 300 civarında aidat öderken yapılan zamla birlikte 3 bin lira ödemek zorunda kaldığını ifade eden Saadet Er isimli başka bir site sakini ise şöyle konuştu: “Olması gereken birçok şey bu sitede yok. Bu ciddi artışın kararın alındığı genel kurulun nasıl yapıldığı, kimler tarafından onaylandığı bunun cevabını bekliyoruz. Herkes bu kadar yüksek aidatlara maruz kalıyorsak ve bunlar bizden talep ediliyorsa bu ödemelerin nereye yapıldığı, kime yapıldığı, bu kalemlerin hangi firmalara ödeme yapılarak çıkartıldığını görmek istiyoruz. Bu ekonomik krizde bu bizim sırtımıza ciddi bir yük ekstra biniyor. Biz bina sakinleri olarak haklarımızı aramaya çalışıyoruz. Ne gerekiyorsa da yapacağız. En azından çabalıyoruz bunun için. İsterdik ki bu noktaya gelmeden yönetim bizimle uzlaşmaya gitsin, kendini ifade etsin, bu rakamların ne olduğuyla, her ay ödenen rakamların gerçekten bu artışı gerektirip gerektirmediğine bizi ispat etsin belki biz bu noktaya gelmeyecektik. Ama ne bir açıklama alabiliyoruz, ne muhatap oluyorlar bizimle.Bugün hepimizin telefonlarına daha ödeme günü gelmemiş aidatlar için icra tebliği geldi. Ödemezseniz icraya verilirsiniz mesajları aldık. Bütün site şu anda bu konuyla ilgili konuşuyoruz. Son ödeme günü bile gelmemiş ödemeniz ve sizden haksız yere talep edilen yüzde 125 ve üzeri olan bir aidatın ödemesinin daha günü gelmeden bir de tehdit edildik. Bu tamamen yasadışı bir harekettir. Bugün hepimizin damarına bastılar. Bu konuda sonuç almak için ne gerekiyorsa onu yapacağız.”
“ORTAK ALAN ÖDEMESİ DİYE EKSTRA BİR ÖDEME ÇIKARTTILAR”
Daha önce ortak alan faturasının aidatların içerisine dahil olduğunu söyleyen site sakini Er, “2022 şubat ayı itibariyle bize bir de ortak alan diye bir kalem çıkardılar. Biz bu ortak alan içerisinde ısıtma, elektrik, su gideri olarak kesiliyor. Fakat biz zaten ciddi maliyetler ödüyoruz aidat adı altında, üzerine bir de bize ortak alan ödemesi çıkartıp ekstra bir yükümüz zaten vardı ve bunların üzerine ortak alan ve aidatlara yüzde 125 ve üzeri, bana yüzde 133 yapıldı. Daireye göre değişiyor. Ama sanırım yüzde 125’in altında olan yok diye biliyorum. Biz bunu sonuçlandırmak için bir araya geldik. Kendi aramızda çalışma yapıyoruz, umarım ki sonuca da ulaştıracağız” diye konuştu.
Çok sayıda imza toplayan site sakinleri, yönetimin değişmesi için mahkemeye başvuracağını belirtti.
]]>Kabul edilen maddelere göre, kısa çalışma gerekçelerine “genel salgın” durumu da eklenecek. Sigortalının kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilmesi için gereken asgari prim ödeme gün sayısı 600’den 450’ye indirilecek.
Sigortalının kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için kısa çalışma başlama tarihinden önceki son 120 gün hizmet akdine tabi bulunması ve son 3 yılda en az 450 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olması gerekecek.
Kısa çalışma ödeneği, her ayın beşinde aylık olarak sigortalının kendisine ödenecek. Ödeme tarihini öne çekmeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yetkili olacak.
Kısa çalışma ödeneği, damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmayacak, nafaka borçları dışında onda birinden fazlası haczedilemeyecek veya başkasına devir ve temlik edilemeyecek.
Kısa çalışma ödeneği olarak ödenen süreler, kısa çalışma başlama tarihinden itibaren 3 yıl içindeki hizmet akdi fesihlerine istinaden yapılacak işsizlik ödeneği ödemelerine ilişkin hak sahipliği sürelerinden düşürülecek.
Sigortalının kusurundan kaynaklanan fazla ödemeler, yasal faiziyle sigortalıdan tahsil edilecek, ölen sigortalılara ait fazla ödemeler geri tahsil edilmeyecek.
Uygulama, kısa çalışma başlama tarihi, bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce olanlar hakkında da geçerli olacak. Kısa çalışma ödeneğine ilişkin hükümler 1 Mart’ta yürürlüğe girecek.
Asgari ücret desteği 700 lira olacak
İlave istihdamın sağlanması ve özel politika gerektiren kadın, genç ve mesleki yeterlilik belgesi sahibi olan işsizlerin istihdamının desteklenmesi için verilen teşvik, 31 Aralık 2025’e kadar devam edecek ve uygulamanın 31 Aralık 2026’ya kadar uzatılabilmesi için Cumhurbaşkanına yetki verilecek.
En düşük emekli aylığı, ocak ödeme döneminden itibaren uygulanmak üzere 7 bin 500 liradan 10 bin liraya yükseltilecek.
İşverenlerin iş gücü maliyetlerinin düşürülerek istihdamın artırılması ve kayıtlı istihdamın korunması amacıyla 2016’dan bu yana uygulanan asgari ücret desteği 2024’te aylık 700 lira olarak uygulanacak. Böylece asgari ücret desteği 500 liradan 700 liraya yükseltilmiş olacak.
Teklifin birinci bölümünde yer alan maddelerin kabul edilmesinin ardından Genel Kurulda, teklifin ikinci bölümünün tümü üzerindeki görüşmelere geçildi.
İYİ Parti Grubu adına konuşan Manisa Milletvekili Şenol Sunat, gelişmiş ülkelerde emeklilerin dünyanın her yerine geziler yaptığını söyledi. Sunat, “Bizim emeklimiz kendi memleketlerine gidemez duruma düşmüştür. Emekliler evinden, daha ucuz gıda bulmak için, kuyruklarda saatlerce beklemek için çıkabilmektedir.” diye konuştu.
MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy da teklifle emeklilerin aylıklarında iyileştirme yapılmasının amaçlandığını dile getirdi.
Genel Kurula sunulacak değişiklikle de SSK ve Bağkur emeklilerinin aylıklarındaki artış oranının yüzde 49,25’e çıkarılmasının öngörüldüğünü ifade eden Ersoy, MHP olarak teklifi desteklediklerini bildirdi.
Ersoy’un konuşmasının ardından TBMM Başkanvekili Celal Adan, birleşime ara verdi. Adan, aranın ardından komisyonun yerinde olmaması üzerine birleşimi saat 14.00’te toplanmak üzere kapattı.
]]>Türk Eczacıları Birliği Başkanı Arman Üney, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bedeli ödenen 8 bin 827 kalem ilacın 3 bin 393 adedinde, hastanın ilacını alabilmesi için fiyat farkı ödemesi gerektiğini belirterek, “Bir örnek vermek gerekirse çocuklarda ateş düşürücü olarak çok yaygın bir şekilde kullanılan bir şurup için hastanın cebinden 74 TL fiyat farkı çıkıyor. Eczanelerimizde her gün karşı karşıya kaldığımız bu olumsuz tablodan ve hastalarımızın ilaca erişimde yaşadığı engellerden büyük rahatsızlık duymaktayız. Bir kez daha belirtmek isteriz ki yaşanan bu sorunların sorumlusu kesinlikle eczacılar değildir” dedi.
Türk Eczacıları Birliği Başkanı Arman Üney, SGK’nın karşıladığı çok sayıda ilaçta hastaların yüksek fiyat farkı ödemek zorunda kaldığını ifade etti. Üney; antibiyotikler, kanser ilaçları, ağrı kesiciler, tansiyon ilaçları, mide ilaçları, kalp ilaçları, kolesterol ilaçları, bulantı ilaçları, ateş düşürücü ilaçlar, şeker ilaçları, epilepsi ilaçları, ruhsal bozuklukların tedavisinde kullanılan ilaçlar, kas gevşeticiler, alerji ilaçları, alzheimer tedavisinde kullanılan ilaçlarda fiyat farkı çıktığını belirterek, hastaların ilaca ulaşmasında sıkıntı yaşadıklarına dikkat çekti.
Üney, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
“HASTALARIMIZIN İLACA ERİŞİMİNİN ÖNÜNDEKİ ENGELLERİN DİĞER BİR BOYUTUNU DA HASTALARIMIZIN PEK ÇOK KALEM İLAÇTA ÖDEMEK ZORUNDA KALDIĞI YÜKSEK FİYAT FARKLARI OLUŞTURUYOR”
“Son dönemde artan ilaç yoklukları başta olmak üzere hastalarımızın ilaca erişimlerinin önünde büyük engeller bulunuyor. Bazı ilaç firmalarının Türkiye pazarından çekilmeye başlamasıyla epilepsi, parkinson, migren hastalarının kullandığı ilaçlar ile bazı göz damlalarını da içeren bazı ilaçlarda yaşanan erişim sıkıntısı daha da derinleşecek. Üstelik bu ilaçların bir kısmının eşdeğeri de bulunmuyor. Hastalarımızın ilaca erişiminin önündeki engellerin diğer bir boyutunu da hastalarımızın pek çok kalem ilaçta ödemek zorunda kaldığı yüksek fiyat farkları oluşturuyor. Antibiyotikler, kanser ilaçları, ağrı kesiciler, tansiyon ilaçları, mide ilaçları, kalp ilaçları, kolesterol ilaçları, bulantı ilaçları, ateş düşürücü ilaçlar, şeker ilaçları, epilepsi ilaçları, ruhsal bozuklukların tedavisinde kullanılan ilaçlar, kas gevşeticiler, alerji ilaçları, alzheimer tedavisinde kullanılan ilaçlar gibi çok sayıda ilaçta fiyat farkı çıkıyor. Öyle ki hastalarımız neredeyse alacağı her ilaç için fiyat farkı ödemek zorunda kalıyorlar. Bu durum hastalarımızın ilaca kolay erişimini engellediği gibi halk sağlığını da tehdit ediyor.
“8 BİN 827 KALEM İLACIN 3 BİN 393 ADEDİNDE, HASTANIN İLACINI ALABİLMESİ İÇİN FİYAT FARKI ÖDEMESİ GEREKİYOR”
Daha geniş bir ifadeyle değerlendirecek olursak; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bedeli ödenen 8 bin 827 kalem ilacın 3 bin 393 adedinde, hastanın ilacını alabilmesi için fiyat farkı ödemesi gerekiyor. Yani geri ödeme kapsamında olan ilaçların yüzde 38’inde fiyat farkı çıkıyor. Farklı bir düzenleme yapılmadığı takdirde 2024 yılında katılım payı haricinde 18 milyar TL civarında bir fiyat farkının hastalarımızın cebinden çıkacağı tahmin ediliyor.
“YAYGIN BİR ŞEKİLDE KULLANILAN BİR ŞURUP İÇİN HASTANIN CEBİNDEN 74 TL FİYAT FARKI ÇIKIYOR”
Çok fazla örnek verilebilir ama bir örnek vermek gerekirse çocuklarda ateş düşürücü olarak çok yaygın bir şekilde kullanılan bir şurup için hastanın cebinden 74 TL fiyat farkı çıkıyor. Şeker hastalarının sıklıkla kullandıkları şeker ölçüm stripleri ve insülin iğne uçları için de benzer durum yaşanıyor.
Her zaman hastalarımızın ilaca kolay, hızlı ve güvenilebilir bir şekilde erişmesini savunan eczacılar olarak, eczanelerimizde her gün karşı karşıya kaldığımız bu olumsuz tablodan ve hastalarımızın ilaca erişimde yaşadığı engellerden büyük rahatsızlık duymaktayız. Bir kez daha belirtmek isteriz ki yaşanan bu sorunların sorumlusu kesinlikle eczacılar değildir.”
]]>
ESENYURT’TA geçtiğimiz yıl düzenlenen operasyonlarla bir şebekenin elinden alınan, 212 dairenin bulunduğu ve yabancı uyrukluların da oturduğu sitede yönetim ile ev sahipleri arasında günlerdir elektriklerin kesik olmasından dolayı tartışma yaşandı. Site sakinleri yaşanan elektrik kesintisinin sebebi olarak yönetimin kendilerinden para topladığı halde ortak fatura ile kullanılan elektrik borcunu ödemediğini öne sürerken, yönetim ise kendilerinin de mağdur olduğunu, site sakinlerinin faturaları ödemediği için kesinti yaşandığını belirtti.
Barbaros Hayrettin Paşa Mahallesi’nde bulunan, geçtiğimiz aylarda düzenlenen operasyonlarla bir şebekenin elinden alınan 212 dairelik sitede bu sefer de elektrik kesintisi krizi yaşandı. 180’e yakın dairenin dolu olduğu ve çoğunlukla yabancı uyruklu kişilerin oturduğu sitede günlerdir yaşanan elektrik kesintileri yönetim ve site sakinlerini karşı karşıya getirdi. Evlerinde elektrik olmadığını söyleyen site sakinlerinden Nargiza Khakimova kesintilerin sebebi olarak yönetimi gösterip, “Yönetim de bu paraları alıyor ama faturayı ödemiyor. Yatırmadıkları için de yetkililer gelip elektriğimizi kesiyor. Sonrasında ödemeler hala yapılmadığı için yönetim siteye kaçak elektrik çekmiş. Bizim haberimiz yok. Sonrasında da bu kesintiler yaşandı. Biz günlerdir soğuktayız, zaten evlerde petek yok, ısınma sistemi yok. Biz Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinden yardım istiyoruz” dedi. Site yönetiminde görevli olan Murat Turan ise kesintilerin site sakinlerinin faturalarını ödememesinden kaynaklandığını dile getirerek, “Ben bu insanlara hizmet vermeye çalışıyorum ama onlar bize cephe alıp, faturalarını ödemiyorlar. Ödemedikleri için de cezayı kendileri çekiyorlar” diye konuştu. Aynı site daha önce bir şebeke tarafından ele geçirildiği ve 212 dairenin çifte satışlar yapılarak 785 kişiye satılmıştı.
“BİR SENE ÖNCE DE BU ŞEKİLDEYDİ”
Elektrik kesintilerinin uzun zamandır yaşandığını dile getiren Zıba Bassamtabar, “2 senedir Türkiye’de yaşıyorum. Buradan bir ev aldım. Bir sene önce de bu şekildeydi burası. İki yaşında bir çocuğum var. Geçen sene çocuğum bir yaşındayken de aynı elektrik kesintisi oldu. Ev çok soğuktu. Çocuğum hasta oldu. Biz buraya bin 500 TL aidat ödüyoruz. 2 bin TL elektrik masrafı geliyor. Ama şu anda evde hiçbiri yok. Sıcak su için elektrikli kombi vardı ama hepsi kapandı. Şu an hiçbir şey yok” dedi.
“YÖNETİMDEN KORKTUĞUMUZ İÇİN ELEKTRİĞİ NE KADAR KULLANDIĞIMIZI BİLE SORAMAZ OLDUK”
Elektrik faturalarını ödemelerine rağmen yönetimin ödemeyi gerçekleştirmediğini iddia eden site sakini Nargiza Khakimova ise, “Burada 3 yıldır yaşıyorum. 2021 yılında Türkiye’de ikamet etmek için bu evi satın aldım. Evi satın aldıktan 3 ay sonra dairemi teslim aldım ve burada yaşamaya başladım. 2022 yılında bize satış yapan müteahhitler burada yönetimdelerdi, o şekilde bir düzende yaşıyorduk. Burada oturan herkes yabancıydı. Yeni geldiğimiz için yönetimin kurallarını anlamıyorduk. Şantiye elektriği ne demek bilmiyorduk, tapularda tam olarak ne yazıyor anlamıyorduk. Elimizde bir arsa tapusu var evet ama biz evimizi de aldık sandık. Yönetimle birbirimizi anlayamadık. Bu yüzden de sorun yaşadık. Pişman da olduk buradan ev aldığımız için. Şikayette de bulunmuştuk. Sonradan anladık şantiye elektriğinin toplu elektrik demek olduğunu, pahalı olduğunu. Sonrasında böyle elektrik sorunları ortaya çıkmaya başladı. Eski yönetimle bu sıkıntılar olduğunda anlaşabiliyorduk. Toplu faturadan bizim payımıza düşen ile ilgili şüphemiz olduğunda bildiriyorduk. Sayaçlarımızı ve ne kadar elektrik kullandığımızı bize gösteriyor, sorularımıza cevap veriyorlardı. Sonra yeni yönetim geldi. Eski yönetimle arasında problemler varmış, bilmiyorduk. Yeni yönetim geldikten sonra elektrik faturalarından payımıza düşen faturalar artmaya başladı. Sorduğumuzda da ne kadar elektrik kullandığımızı bize göstermediler. Çünkü kendileri herkese fazladan kilowatt yazıyorlardı. Ağustos ayında da aidata asgari ücret artışını sebep göstererek yüzde yüz zam yaptılar. Aidat 7 bin liradan bin 350 liraya yükseldi. Biz de karşı çıktık. Lüks rezidansta yaşıyoruz ama burada petek yok, ısınma sistemi yok, sıcak su yok, doğalgaz yok. Sadece şantiye elektriği ve su aboneliğimiz var. Çok olaylar oldu, hepimiz mahkemelik olduk. Biz yeni yönetimden korktuk. Korktuğumuz için de elektriği ne kadar kullandığımızı bile soramaz olduk. Gruplara sadece yazıyorlardı ve ödeyin diyorlardı. Ödemediğimiz anda da elektrik kesiliyordu. Elektrik kesintisi olmasın diye de toplu ödemeyi zamanında yatırıyorduk. Yönetim de bu paraları alıyor ama faturayı ödemiyor. Yatırmadıkları için de yetkililer gelip elektriğimizi kesiyor. Sonrasında ödemeler hala yapılmadığı için yönetim siteye kaçak elektrik çekmiş. Bizim haberimiz yok. Sonrasında da bu kesintiler yaşandı. Biz günlerdir soğuktayız, zaten evlerde petek yok, ısınma sistemi yok. Biz Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinden yardım istiyoruz” diye konuştu.
“FATURALARINI ÖDEMEDİKLERİ İÇİN DE CEZAYI KENDİLERİ ÇEKİYORLAR”
Site yönetiminde görev yapan Murat Turan da site sakinlerinin faturalarını ödemediğini öne sürerek, “Burası 2017 yılında ortakların alacak verecek davasından dolayı kapatıldı. Bir küçük ortağımız buraya farklı insanları sokarak 876 tane sahte satış yaptı. Sonrasında bu siteye 4 tane operasyon yapıldı. Operasyonlardan sonra biz devletimiz aracılığıyla binamızı teslim aldık. Maalesef oturanların yüzde 80’i dolandırılmış. Biz de kanuni olarak onları çıkartamıyoruz. Mahkeme sürecimiz devam ediyor. Bu süreçte de burada geçici bir yönetim kurmak zorunda kaldık. Çünkü buranın yönetilmesi ve eksiklerin tamamlanması gerekiyordu. Şu an burada 170 daire dolu, 212 dairelik bir proje burası. Dün 400 bin TL’lik bir elektrik faturamız vardı. Oturanların da süzme sayaçları var. Kullandıkları kilowattlarına göre fiyat veriliyor. Kendilerine 15 gün öncesinden yönetimden haber verilmesine rağmen ödemeleri yapmadıkları için, ödeme eksik geldiği için biz de bu parayı karşılayamadık. Dün BEDAŞ gelip elektriğimizi kesti. Bizim hesaplarımız resmi, elden para almıyoruz. Site sakinleri ödeme yapmadığı için de iki gündür elektrikler kesik. 400 bin TL elektrik faturası var. 55 bin TL ödeme topladık şu ana kadar. Ödemeyen kişilerden dolayı ödeyenler de mağdur oluyor. Sanki elektriği biz kesmişiz gibi davranıyorlar. Böyle bir durum yok. Ben de buraya kaçak elektrik bağlayacak değilim. Zaten eski yönetimden tutuklananlar 1 milyon 250 bin TL kaçak elektrik cezası yemişler. Ben mağdurum hem borç üstüme kaldı, hem aboneliği üzerime alamıyorum. Hem onu ödemeye çalışıyorum, bir taraftan binanın eksiklerini gidermeye çalışıyorum, bir taraftan temizliği yapmaya çalışıyorum. Mahkeme sürecinde ben bu insanlara hizmet vermeye çalışıyorum ama onlar bize cephe alıp, faturalarını ödemiyorlar. Ödemedikleri için de cezayı kendileri çekiyorlar” ifadelerini kullandı.
]]>