Odası – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 19 Jul 2024 07:33:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Erzincan’da Düğün Fotoğrafçılarından Uyarı: Korsan İş Yapanlara Dikkat! https://www.haber60.com.tr/erzincanda-dugun-fotografcilarindan-uyari-korsan-is-yapanlara-dikkat/ https://www.haber60.com.tr/erzincanda-dugun-fotografcilarindan-uyari-korsan-is-yapanlara-dikkat/#respond Fri, 19 Jul 2024 07:33:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40810 Erzincan’da düğün sezonunu sürerken dış çekim yaptırmayı düşünen çiftlere yönelik tavsiyeler veren fotoğrafçı esnafı, mağdur olmak istemeyen vatandaşların sadece sosyal medya üzerinden fiyat almak yerine yüz yüze görüşmeler yapmalarını ve korsan iş yapan kişilere karşı dikkatli olmaları gerektiğini söyledi.

Erzincan’da uzun yıllardır fotoğrafçılık yapan Çağdaş Baydaş, çekimin yapılacağı gün stresten uzak durulmasını, hava şartlarına uygun tedbirler alınmasını ve çok fazla yakın kişinin götürülmemesini önererek, arkadan birilerinin kendilerine müdahale etmeleri durumunda akıllarındaki pozları ortaya çıkartmak konusunda zorlandıklarını ifade etti.

Fiyat almak konusunda sıkça kullanılan sosyal medya üzerinden anlaşma yapmanın ise son derece tehlikeli olduğunu kaydeden Baydaş, fotoğraf çekiminin sadece maddi yönüyle değerlendirilmemesini ve görüşmelerin yüz yüze gerçekleştirilmesini önerdi. Çiftlere düğün gününün kendileri için en önemli gün olduğunu ve o anın bir daha yaşanmayacağını hatırlatarak korsan iş yapan kişilere de ayrı bir parantez fotoğrafçı sanatçıları, mağduriyet yaşanmaması için çekim işinin mesleğinde iyi olan kişilere emanet edilmesinin önemine dikkat çekti.

Çağdaş Baydaş, şöyle konuştu:

“Erzincan’da fotoğrafçılık hizmet sektöründe 11- 12 firma bulunmakta. Elektrikçiler Odası ve Ticaret Sanayi Odası’na bağlı olarak çalışan. Fotoğrafçılık mesleğini, sanatını icra ediyoruz. Dolayısıyla hepimizin kirası, elektriği, suyu, vergisi, çalışan sigortalı personeli var. Yani belirli bir giderimiz var. Dükkanımızda iş olsun veya olmasın. Zaten dijital sektöre geçildikten sonra da fotoğrafçılık sektörü de daraldı. Yani şöyle ki sadece vesikalık çekin. Bir de özel anılar var. Yani kimse artık eskisi gibi amatör fotoğraf yaptırmıyor. Böyle bir darlığımız var. Bizi şu anda en büyük etkileyen organizasyon firmaları, bazı kuaför salonları ve korsan fotoğrafçılık. Bir tane fotoğraf makinesi alıp, birkaç yerle anlaşıp gidip fotoğrafçılık yapıyorlar. Herhangi bir vergi, verdikleri yok. Dükkan dertleri yok. Dolayısıyla bu bizi fiyat politikalarında da anormal etkiliyor. Çoğu müşteri korsan fotoğrafçılardan mağdur oluyor.

Bir de şöyle bir durum var. Kendileri beyan esaslı gidip bir vergi numarası alıyorlar. Beyan esas yani basit usulde bir vergilendirme. Bir home ofis olarak gösteriyorlar. Burada da belgeyi verirken ben bir adet gelin çektim diyor devlete. Ama sosyal medya hesaplarına bakıldığı zaman en az 50 tane, 60 tane farklı gelin fotoğrafı var. Yani bunun bir araştırılması da yapılmıyor. Arkadaşlar sen neye göre çektin? Nasıl yaptın bunu? Söylenmiyor. Bu denetim mekanizmasının eksikliği. Normalde cezai müeyyidesi vardır. Erzincan Elektrikçiler Odası veya Ticaret Odası buna el atıp şehrin belli çekim bölgeleri varsa buraya zabıta ve kolluk kuvvetleriyle gidilip odaya kayıtlı olmayan, esnaf olmayanlara ceza kesilmeli. İstanbul, Ankara büyükşehirlerdeki fotoğrafçıların bağlı oldukları odalar bunları yapıyorlar. Bunu sıkı denetim altına almışlar. Ama maalesef Erzincan’da böyle bir denetim yok. Çünkü fotoğrafçılar odası da olmadığı için biz Elektrikçi Odasına bağlıyız. Esnaf sayısı çok az olduğu için. Şu anda bu korsan fotoğrafçılar haksız rekabet, haksız kazanç. Bu da bizleri mağdur ediyor.” – ERZİNCAN

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzincanda-dugun-fotografcilarindan-uyari-korsan-is-yapanlara-dikkat/feed/ 0
Gebze’ye Engelsiz Yaşam Merkezi Kazandırılıyor https://www.haber60.com.tr/gebzeye-engelsiz-yasam-merkezi-kazandiriliyor/ https://www.haber60.com.tr/gebzeye-engelsiz-yasam-merkezi-kazandiriliyor/#respond Fri, 05 Jul 2024 10:00:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37087 Gebze’ye Engelsiz Yaşam Merkezi kazandırılıyor. Çeşitli eğitim atölyelerinin yer aldığı merkezde, günde 500 özel bireyin hizmet alacağı öğrenildi.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Gebze Millet Bahçesi alanında yapımı hızla devam eden Engelsiz Yaşam Merkezi’nde incelemelerde bulundu. Projede inşaatın ilerleme oranının yüzde 65’e ulaştığı bilgisini alan Başkan Büyükakın’a Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, AK Parti Gebze İlçe Başkanı Recep Kaya, Yapı Kontrol Dairesi Başkanı Serkan Ihlamur ile Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ebubekir Ardıç da eşlik etti.

“Bu merkezde günde 500 engelli birey hizmet alacak”

Yaptıkları her yatırımda ve hizmette vatandaşın hayatına dokunmaya gayret gösterdiklerini belirten Başkan Büyükakın, “Engelli ve özel bireylerin hayatın her alanına entegre edilmesi için kararlı bir şekilde çalışıyoruz. Engelli vatandaşların sosyal hayata daha aktif katılımını sağlamak amacıyla çeşitli projeler hayata geçiriyoruz. İzmit ve Gebze Engelsiz Yaşam Merkezleri bunlardan biri. Burada yeni bir konsept oluşturuldu. Farklı engel grupları ve farklı yaş gruplarından oluşan özel bireylerimize burada kucak açacağız. Bu merkezde günde 500 engelli birey hizmet alacak. Engelsiz Yaşam Merkezimiz özel çocuklarımızın yanı sıra ailelerinin de rahatlamasına imkan sağlayacak. Ayrıca özel rehabilitasyon merkezlerinde verilmesi çok mümkün olmayan hizmetlerin bir kısmının burada verilmesi mümkün olacak” dedi.

Engelli hizmetlerinin kalitesinin arttığını vurgulayan Başkan Büyükakın, “Bunlar çok büyük yatırımlar. Yaklaşık 7 bin metrekareye varan kapalı alan imalatı ve bunun yanı sıra 160-170 milyonu bulan bir yatırım bedeli var. Gebze Engelsiz Yaşam Merkezi; Darıca, Çayırova ve Dilovası ilçelerimizi kapsayacak şekilde Gebze bölgesine hitap ederken, İzmit Engelsiz Yaşam Merkezi ise diğer ilçelerimize hizmet edecek şekilde dizayn ediliyor. İlk etapta böyle başlayacağız. Sonrasında tekrar ihtiyaçlara göre yeni planlamalar yapılacak” diye konuştu.

Her şey düşünüldü

Sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif etkinliklerle özel bireylerin hayata katılımını sağlayan Gebze Engelsiz Yaşam Merkezi, Gebze Millet Bahçesi’nde 6 bin 751 metrekare alanda bodrum ve zemin kat üzerine 2 kat olarak inşa ediliyor. Engelli bireylerin kendilerini geliştirebilecekleri, ilgi duydukları ve yetenekli oldukları alanlarda eğitim almalarını sağlayabilecek atölyelerin yer aldığı merkezde her şey en ince detayına kadar düşünüldü.

Merkezde neler var?

Gebze Engeliz Yaşam Merkezi’nde 5 otizm grup eğitim odası, 7 otizm bireysel eğitim odası, duygu bütünleme odası, psikiyatri, oyun odası, uygulama evi, bilişim ve resim atölyesi, el sanatları atölyesi, okuma ve oyun atölyesi, dans atölyesi, müzik-mutfak atölyesi, erkek-kadın hidroterapi havuzu (2 havuz güvertesi), 2 gündüz bakım odası, 3 erken çocuk bireysel odası, oyun odası, duyu bütünleme odası, erken çocuk grup odası ve 2 uyku odası özel bireylere hizmet verecek.

Merkezde ayrıca spor salonu, bay-bayan engelli soyunma duş, mescit, aile danışmanlığı, psikiyatrı, toplantı odası, arşiv, 4 bireysel derslik, yemekhane, mutfak atölyesi, idari personel, aile eğitim birimi, idari sorumlu, elektrik odası, öğretmenler odası, akıl ve zeka oyunları atölyesi, 5 derslik, çok amaçlı salon, kütüphane ve bireysel derslikler yer alacak. – KOCAELİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/gebzeye-engelsiz-yasam-merkezi-kazandiriliyor/feed/ 0
Erzurum’dan Sığınmacı ve Göçmenler Hakkında Açıklama https://www.haber60.com.tr/erzurumdan-siginmaci-ve-gocmenler-hakkinda-aciklama/ https://www.haber60.com.tr/erzurumdan-siginmaci-ve-gocmenler-hakkinda-aciklama/#respond Fri, 05 Jul 2024 09:40:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37066 Ülkemizde son günlerde sığınmacı ve göçmenler üzerinden başlatılan provokasyonlara yönelik Erzurum’dan 30 sivil kitle örgütünün ortak imzası ile bir açıklama yapıldı.

Türkiye’nin jeopolitik ve stratejik öneme sahip konumu, sosyo-kültürel yapısı ve komşu ülkelere nispeten yüksek refah koşulları nedeniyle tarih boyunca pek çok göç hareketine maruz kaldığı ifade edilen bildiride, “Özellikle Suriye ve Afganistan’da yaşanan iç karışıklıklar sebebiyle ülkemiz 2011 yılının Mart ayından itibaren büyük bir göç hareketiyle karşı karşıya kalmıştır. Türkiye, izlediği açık kapı politikası ile milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yapmış, milletimiz yüksek feraseti sayesinde hiçbir milletin göstermediği yardımseverliği bu insanlara göstermiştir. Geçen bu 13 yıllık süre içinde, sığınmacıların ülkede bulunma biçimlerinin geçiciden kalıcıya dönüşmesi, özellikle büyükşehirlerimiz başta olmak üzere birçok şehrimizde sosyal, kültürel, ekonomik ve demografik yapının bozulma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına neden olmuştur. Geçici koruma statüsünde olmalarına rağmen çok sayıda uluslararası vakıf, dernek vb. kuruluşlar sığınmacıların ülkemize entegre olmaları için çalışmalarına devam etmektedir. Sığınmacıların istihdamı şartı ile işletmelere hibe, kredi ve makine destekleri verilmekte, Dünya Bankası kredileri bir kısmı Suriyelilerin istihdamı için kullanılması şartıyla verilmekte, Suriyeli STK’lar uluslararası kuruluşlar tarafından fonlanmaya devam edilmektedir. T.C. İç İşleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre Türkiye’deki Suriyeli sayısı 3,5 milyonu aşmış olup, diğer sığınmacıların sayıları da dikkate alındığında ortaya çıkan rakam düşündürücü boyutlara ulaşmıştır.” denildi.

“Doğum oranlarına dikkat edilmeli”

Ülkemizde 13 yılda oluşan sığınmacı sayısının, 60 yılı aşkın bir süredir Almanya’da bulunan Türklerin bugünkü sayısı ile kıyaslandığında, içinde bulunulan durumun vahametini göstereceği vurgulanan bildiride, “İlk defa 1961 yılında Almanya’ya işçi olarak giden Türklerin bugün Almanya’da ki sayısı geçen 60 yıla rağmen 3 ile 3,5 milyon arasındadır. Ülkemiz için en önemli sorun demografik değişimin gelecekte ortaya çıkaracağı kargaşa olacaktır. Bugün Türkiye’deki Suriyelilerin yarısı 0-18 yaş, 1 milyon 200 bini ise 19-39 yaş arasındadır. Doğurganlık yaş grubundaki kadın sayısı 785 bin 561’dir. Diğer sığınmacılara ait oranlar da dikkate alındığında bu, kabul edilebilir değildir. İlerde ülkemizin yaşayabileceği savaş, deprem gibi durumlarda nelerle karşılaşabileceğimiz ise bugünden konuşulması gereken bir beka meselesidir. Doğum oranlarına bakıldığında sığınmacı nüfusunun gelecekte ülkemiz için büyük bir tehlike oluşturacağı açıktır. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız bu durumu hak etmemektedirler. Gaziantep, Kilis, Hatay gibi illerimizdeki Suriyeli sayısı Türk Vatandaşı nüfusla yarışır hale gelmiş hatta bazı yerlerde geçmiştir. Bu, hiçbir ülkede görülen bir durum değildir.” İfadesine yer verildi.

“Haksız rekabetler sebep oluyor”

30 STK tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi, “Birçok şehrimizde Suriyelilerin gettolar oluşturması ve Arapça isimler taşıyan işletmelerle şehirlerin çehresinin değişmesi halkta rahatsızlık ve endişe oluşturmuştur. Örneğin, İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunan tarihi “Malta Çarşısı’nın artık Arapça isimler taşıyan tabelalarıyla “Suriye Çarşısı” olarak anılması gibi örnekler halkta Suriyelilerin toplumla kaynaşmak yerine ayrışma eğilimi içinde oldukları yönündeki düşüncenin kuvvetlenmesine neden olmuştur. Özellikle büyük şehirlerimizde, sığınmacıların sahibi olduğu ve kayıt dışı faaliyet gösteren çok sayıda işletme, küçük esnaf ve atölye vardır. Bu gayri resmi firmalar vergi vermemekte, SGK primi ödememekte, diğer firmaların yaptırmak zorunda olduğu ruhsat, iş güvenliği sağlığı vb. yükümlülüklerle ilgili masrafları olmamaktadır. Bu durum haksız rekabete neden olduğu gibi ekonomik şartlar sebebiyle zor durumda olan esnafımızı iyice zor duruma sokmakta, iflaslar artmaktadır. Ekonomi yavaş yavaş sığınmacıların hakimiyetine bırakılmaktadır.”

“İleride oluşabilecek sorunları görmek lazım”

Birçok şehirde sığınmacılar tarafından toplum düzenini bozan taciz, hırsızlık vb. suçlarının milleti canından bezdirir bir hal aldığı anlatılan bildiri şöyle devam etti, “Sığınmacılar toplu ulaşım araçlarında ve topluma açık yerlerde uyumlu olamamakta, kendi kültürlerini, alışkanlıklarını olduğu gibi sürdürmekte ve ülkemiz insanının yaşam alanını daraltmaktadırlar. Parayla satın alınan ya da mülkiyete dayalı bir vatandaşlık anlayışı ile sığınmacılara vatandaşlık verilmesi ise milletimizi derinden yaralayan bir anlayıştır. Parayla vatandaşlık verilen sığınmacıların, bu vatan için yirmili yaşlarda toprağa düşen bir gencimizle aynı ülkenin vatandaşı olabilme imkanları içler acısı bir durumdur. Milletimiz bugün şu sorunun cevabını aramaktadır. Neden ülkemiz dünyada en fazla sığınmacı ve düzensiz göçmen nüfusuna sahip olan ülkedir? Sığınmacı ve düzensiz göçmen nüfusu sebebiyle Milletimizin ileride yaşayabileceği sıkıntıları bugünden dile getirenler neden yabancı düşmanı olarak suçlanmaktadır. Milletimizin büyük çoğunluğu sığınmacıların bir an önce ülkelerine gönderilmesini beklemekte ve istemektedir. İçinde bulunduğumuz bu durumun devamı, kanımızla alıp, kanımızla koruduğumuz vatanımızın yavaş yavaş elimizden kayıp gitmesi demektir. Cumhuriyeti kuran şehir Erzurum’dan, 23 Temmuz 1919 ruhuyla tüm dünyaya Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözüyle yeniden sesleniyoruz. “Bu ülke, tarihte Türk’tü bugün de Türk’tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır.”

“Provokasyonlara gelmeyelim”

Palandöken Gelişim Derneği, Gelişim Erzurum Dergisi, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Erzurum Şube Başkanlığı, Erzurum Tarih Derneği, Erzurum Halk Oyunları ve Halk Türküleri Turizm Derneği, Hak Sen Konfederasyonu Erzurum İl Temsilciliği, Türkiye Sakatlar Derneği Erzurum Şubesi, ERİH-DER (Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri Sosyal Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği), Büro Emekçileri Sendikası Erzurum İl Temsilciliği, Erzurum Kültür Sanat ve Eğitim Derneği, Mobbing ile Mücadele Derneği, Tüm Medya Gazeteciler Derneği, Oltu ve Yöresi Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Erzurum Madeni İşler Meslek odası, Erzurum Lokantacılar Odası, Erzurum Fırıncılar Odası, Erzurum Alçı ce Sıvacılar Odası, Oltu şoförler Esnaf odası, Erzurum Marangozlar Odası, Erzurum Konfeksiyon ve İmalatçılar Odası, Erzurum Kuyumcular Odası, Erzurum Tesisatçılar Odası, Erzurum Otel ve Kahveciler Odası, Erzurum Elektronikçiler Odası, Erzurum Demirciler Odası, Erzurum Oto Tamirciler Odası, Elektrik Teknisyenleri Odası, Erzurum Kunduracılar Odası, Erzurum Minibüsçüler Odası ve Koop-İş Sendikası Erzurum Şubesi tarafından yapılan açıklamada daha sonra şöyle devam edildi, “Yaşanabilecek provokasyonlardan Milletimizin uzak durmasını Yüce Milletimizden talep ediyoruz. Bu Bildiriye imza atan Sivil Toplum Kuruluşları olarak, yayınladığımız bu bildirinin yabancı düşmanlığı olmadığının bilinmesini istiyoruz. Aziz Milletimizin tercümanı olmayı en büyük görev kabul ediyor, Sığınmacı ve düzensiz göçmenlerin yetkili makamlarımızca hukuka uygun bir şekilde bir an önce kendi vatanlarına gönderilmesini Milletimiz adına istiyoruz.” – ERZURUM

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzurumdan-siginmaci-ve-gocmenler-hakkinda-aciklama/feed/ 0
Manisalı Kayısı Üreticisi: “Bizim Bütün Derdimiz Para Kazanmak Değil, Ülke Ekonomisine Katkı Sağlamak” https://www.haber60.com.tr/manisali-kayisi-ureticisi-bizim-butun-derdimiz-para-kazanmak-degil-ulke-ekonomisine-katki-saglamak/ https://www.haber60.com.tr/manisali-kayisi-ureticisi-bizim-butun-derdimiz-para-kazanmak-degil-ulke-ekonomisine-katki-saglamak/#respond Mon, 24 Jun 2024 22:30:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35709

(MANİSA)- Manisa’nın Salihli ilçesinde kayısı üreticileri perfect cinsi kayısı ekip kurutma işlemi uygulamaya başladı. Üreticilerden Özay Aydoğan, “Biz kayısı üretimi yapıyoruz. Yıllardır yaptığımız bu üretimden 3- 5 yıldır para kazanamıyoruz. Kazanamadığımız için yeni çalışmalar yaparak kayısıda nasıl değişik bir şeyler yapabiliriz diye uğraşıyoruz. Şu anda yaptığımız iş kayısıyı kurutmak. Bu konuda başarılı olursak hep birlikte para kazanacağız. Bizim bütün derdimiz para kazanmak değil, ülke ekonomisine katkı sağlamak” dedi.

Salihli ilçesinde, 202 kayısı yetiştiricisinin bulunduğu 4 bin 741 dekar arazide kayısı üretimi yapılıyor. Salihli ilçesine bağlı Dombaylı, Akören, Kırdamları ve Adala’da kayısı yetiştiricileri faaliyet gösteriyor. Salihli bölgesinde 500 ton civarında üretim yapıldığı, Ziraat Odası kayıtlarına girdi.

Tarladan toplanan kayısılar, islim odasında kükürt yakılarak doğal bir şekilde kurutuluyor. Ardından 2 ile 5 gün arasında güneşte sergi bezinde kurutuluyor. Kurutulan kayısılar, tekrar islim odasında kapalı hava almayan kısımda kükürt yakılarak kurutma işlemine tabi tutuluyor. Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, “Manisa’nın Salihli ilçesine bağlı Dombaylı Mahallesi’ndeyiz. Mahalle muhtarımız Ata Özer ve yanımda çiftçilerimiz bulunmakta. Toplanan kayısılar şu anda Akören ve Dombaylı Mahallesi’nde, 2 bin dekar arazide üretiliyor. Malatya’daki gibi islim odasında işlemlerden sonra sergiye konuluyor. Bu kayısılarımız şu anda sergide kurutuluyor ve çekirdekleri çıkartılarak satışa sunulacak. Bu konuda en az Malatya kadar iddialıyız” dedi.

“Çok kaliteli olacak gibi gözüküyor”

Dombaylı Mahalle Muhtarı Atakan Özer, şunları söyledi:

Bölgemizde 2 bin ile 2 bin 500 dönüm arasında kayısı ve çeşitleri var. Perfect cinsi kayısımızı Malatya’daki gibi islim odasında kükürtleyerek bir gün sonra sergiye atıyoruz. Bu kayısının ilk denemelerini yaptık. Çok kaliteli olacak gibi gözüküyor. Bu bir deneme aşaması. Bir gün sonra bunların ‘fıtlatma’ dediğimiz çekirdek çıkarma işlemini yapacağız. Daha sonra satışa hazır hale gelecek. Bu da çiftçilerimizin bu kayısıyı çok iyi değerlendirmesini sağlayacak. Bütün köylümüz bundan faydalanmış olacak. İlk denemeleri yaptık, inşallah hayırlı olur. Bizler köyümüz adına güzel şeyler yapmayı düşünüyoruz. İyi fiyatlara satarız, köylü de para kazanır.”

Dombaylı’dan Sulama Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Güçlü, “Dombaylı mahallesi çiftçisi iyi bir çiftçidir. Şimdiye kadar yaş olarak sattığımız kayısılarımızı artık kurutarak satacağız. İnşallah köyümüz için hayırlı olur” diye diye konuştu.

“Çiftçiyi koruyun yeter”

Mahalle Muhtarı Atakan Özer şunları söyledi:

“Kayısıdan bayağı sıkıntı yaşadık. En fazla da pazarlama konusuydu. Bu sıkıntıların pazarlama ile bitmediğini de biliyoruz. Mazot zamları, gübre ve ilaçlama maliyetleri böyle olunca çiftçi o kadar yakınmaya başladı ki bu işten kurtulmanın peşindeydi. Bir alternatif geliştirelim, ürettiğimiz ürünü elimizde saklama şansı olsun dedik. Bize destek veren hocayla birlikte Ziraat Odası’nın desteği ile bu kurutma işlemini gerçekleştirdik. Başarılı olabildik diyorum. Belki bu şekilde para kazanabiliriz. Yoksa bu işin altından kalkamayacaktık. Bu maliyetlerin altından kalkamayacağız. Çiftçiliği bırakmak zorunda kalacağız. Biz bunu istemiyoruz. Bizim işimiz üretmek. Babamızdan dedemizden hep böyle gördük. Toprağın içinde büyüdük. Çocuklarımızın da bu yönde ilerlemesini istiyoruz. Ben çocuğumu bile ziraat mühendisi yetiştirdim. Bu sıkıntılar çocuklarımızı arazilerden uzaklaştırdı. Bu da bizi üzüyor. İnşallah başarılı oluruz. Çiftçiyi koruyun yeter.”

“Ülke ekonomisine katkı sağlamak istiyoruz”

Çiftçi Özay Aydoğan ise, “Biz kayısı üretimi yapıyoruz. Yıllardır yaptığımız bu üretimden 3- 5 yıldır para kazanamıyoruz. Kazanamadığımız için yeni ARGE çalışmaları yaparak kayısıda nasıl değişik bir şeyler yapabiliriz diye uğraşıyoruz. Şu anda yaptığımız iş kayısıyı kurutmak. Bu konuda başarılı olursak hep birlikte para kazanacağız. Bizim bütün derdimiz para kazanmak değil, ülke ekonomisine katkı sağlamak. Bunun için üretmeye devam etmemiz lazım. Üretimi bırakmamamız lazım. Üretmeliyiz, üretmeliyiz, üretmeliyiz. Sadece bunu söyleyebilirim” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/manisali-kayisi-ureticisi-bizim-butun-derdimiz-para-kazanmak-degil-ulke-ekonomisine-katki-saglamak/feed/ 0 MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu Belediye Başkan Adayı Olmayacak https://www.haber60.com.tr/mtso-baskani-oguzhan-ata-sadikoglu-belediye-baskan-adayi-olmayacak/ https://www.haber60.com.tr/mtso-baskani-oguzhan-ata-sadikoglu-belediye-baskan-adayi-olmayacak/#respond Fri, 16 Feb 2024 23:39:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8783 Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, belediye başkan adayı olacağına dair basında ve sosyal medyada çıkan haberler ve paylaşımların gerçekleri yansıtmadığını söyledi.

Belediye başkan adayı olacağına dair basında ve sosyal medyada çıkan haberler ve paylaşımlar üzerine bir açıklama yapan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak olan yerel seçimlerde bağımsız veya herhangi bir siyasi partinin adayı olarak seçimlere girme düşüncesinin bulunmadığını kaydetti.

Açıklamasında altı yıldır Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini büyük bir onur ve sorumlulukla icra sürdürdüğünü kaydeden Sadıkoğlu, “Bu şehrin sokaklarında büyümüş, bu şehrin hamuruyla yoğrulmuş, taşıdığı tüm değerleri bu topraklardan almış bir Malatya evladı olarak bu şehre olan sevgi ve sadakatimiz şüpheye yer bırakmayacak kadar iyi bilinmektedir. Nitekim göreve geldiğimiz günden bugüne şehrimiz menfaatlerini korumak adına, önümüze çıkan birçok olumsuzluğa karşı vermiş olduğumuz güçlü mücadele bunun en somut örneğidir. “Bir kesimin değil herkesin Odası” diyerek çıktığımız yolda, 6 yıldır gururla sürdürdüğümüz Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı görevini, her kesime eşit mesafede, şahısların değil şehrimizin kazanımlarını arttırmak için çalışma ilkesiyle sürdürüyoruz. Dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de bu düsturla hareket edeceğimizin bilinmesini isterim. Malatya esnafı, tüccarı ve sanayicisinin değerli oyları ile seçildiğim bu makamı hiçbir zaman basamak olarak değerlendirmediğim, böyle bir amaçla görev yürütmediğim herkes tarafından bilinmektedir. Adımız, başta bağımsız olmak üzere birçok siyasi partinin adayı olarak kamuoyunda konuşulmaya ve yazılmaya devam ediyor” dedi.

“Aday değilim”

İsminin 6 Şubat’ta depremleri sonrası kentte devam eden yeniden inşa ve imar sürecinde büyük önem arz eden belediye başkanlığına aday olarak gündeme gelmesinin gurur verici olduğunu ifade eden Sadıkoğlu, “31 Mart 2024 tarihinde yapılacak olan yerel seçimlerde bağımsız veya herhangi bir siyasi partinin adayı olarak seçimlere girme düşüncemin olmadığının bilinmesini isterim. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın değerli üyelerinin deprem sonrası artan sorunlarının çözümü ve taleplerinin karşılanması için görevimizin başındayız. Baki ve mühim olan makamlar değil, geride bırakacağımız hizmetler, sergilediğimiz duruş ve bırakacağımız hoş sada olacaktır. Bu şiarla, şehrimizin ve üyelerimizin ekonomik kalkınması adına her alanda aynı kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz.31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimin şehrimizin ayağa kalkması için yeni bir umut olmasını canı gönülden temenni ediyorum. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası olarak, seçilecek belediye başkanları ile istişare halinde olmaya ve sürece en büyük katkıyı sunmaya hazır olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bundan sonra da Malatya’mızın menfaati için atılan her doğru adımı desteklemeye, yanlışı da eleştirerek karşısında durmaya devam edeceğimizin bilinmesini isterim” diye konuştu. – MALATYA

]]> https://www.haber60.com.tr/mtso-baskani-oguzhan-ata-sadikoglu-belediye-baskan-adayi-olmayacak/feed/ 0 Gebze Engelsiz Yaşam Merkezi’nde Çalışmaların Yüzde 50’si Tamamlandı https://www.haber60.com.tr/gebze-engelsiz-yasam-merkezinde-calismalarin-yuzde-50si-tamamlandi/ https://www.haber60.com.tr/gebze-engelsiz-yasam-merkezinde-calismalarin-yuzde-50si-tamamlandi/#respond Thu, 15 Feb 2024 07:06:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8170 Gebze Engelsiz Yaşam Merkezi’nde çalışmaların yüzde yüzde 50’si tamamlandı. 6 bin 751 metrekare alana inşa edilen iki katlı merkezde, özel bireyler hem eğlenip öğrenecek hem de fiziksel gelişimlerine katkı sunacak.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından inşa edilen Engelsiz Yaşam Merkezi, Gebze Millet Bahçesi’nde engelli vatandaşların ve ailelerinin kolay ulaşabileceği bir noktada konumlandırıldı. Özel bireylerin kendilerini geliştirebilecekleri Engelsiz Yaşam Merkezi’nde hidroterapi havuzu, derslikler, spor salonu, kütüphane, konferans salonu ve kafeterya gibi sosyal donatı alanlarına yer verildi.

Gebze Engelsiz Yaşam Merkezi, Yapı Kontrol Dairesi Başkanlığı’nın gözetiminde hızla yükseliyor. Eş zamanlı yürütülen imalatlarda yapının ilerleme oranı yüzde 50 seviyesine yükseldi. Bu bağlamda tüm blokların betonarmesini tamamlayan ekipler, diğer imalatların yerine getirilmesi noktasında yoğun bir mesai harcıyor. Yan ve arka cephe perde beton imalatları, E blok harici tüm blokların dolgu imalatları, G ve H blok hariç bütün blokların kenet çatı imalatları ile A, B, C, D ve F bloğun zemin kat tuğla imalatlarını tamamlayan ekipler, F blokta ise zemin betonu ile 1. kat döşeme betonunu döktü.

Şu an F bloğun 2. kat döşeme kalıp imalatlarına başlayan ekipler bir yandan da yapının mekanik ve elektrik imalatlarına devam ediyor. C blok 2. katın tuğla imalatının tamamladığı projede A, C, D ve F blok zemin kat sıva imalatlarına başlanıldı. A blokta demir imalatına, zemin katta ise döşeme kalıp imalatına devam eden ekipler, C blokta zemin kat ile 1. kat döşeme betonunu, D ve F blokta zemin döşeme betonu ile 1. kat döşeme betonunu atarak projeye hız verdi.

Eğitim odaları, atölyeler yer alacak

Özel bireyler merkezde hem eğlenip öğrenecek hem de fiziksel gelişimlerine uzman eğitmenler gözetiminde katkı sağlayacak. Buna göre yapının 2 bin 930 metrekare olarak planlanan zemin katında engelli bireylerin kendilerini geliştirebilecekleri, ilgi duydukları ve yetenekli oldukları alanlarda eğitim almalarını sağlayabilecek atölyeler yer alacak. Bu kapsamda 5 otizm grup eğitim odası, 7 otizm bireysel eğitim odası, duygu bütünleme odası, psikiyatri, oyun odası, uygulama evi, bilişim ve resim atölyesi, el sanatları atölyesi, okuma ve oyun atölyesi, dans atölyesi, müzik-mutfak atölyesi, erkek-kadın hidroterapi havuzu (2 havuz güvertesi), 2 gündüz bakım odası, 3 erken çocuk bireysel odası, oyun odası, duyu bütünleme odası, erken çocuk grup odası ve 2 uyku odası özel bireylere hizmet verecek.

2 bin 594 metrekareden oluşan 1. katta ise spor salonu, bay-bayan engelli soyunma duş, mescit, aile danışmanlığı, psikiyatrı, toplantı odası, arşiv, 4 bireysel derslik, yemekhane, mutfak atölyesi, idari personel, aile eğitim birimi, idari sorumlu, elektrik odası, öğretmenler odası, akıl ve zeka oyunları atölyesi, 5 derslik, çok amaçlı salon, kütüphane ve bireysel derslikler yer alacak. – KOCAELİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/gebze-engelsiz-yasam-merkezinde-calismalarin-yuzde-50si-tamamlandi/feed/ 0
Şehit Piyade Uzman Çavuş Ali Akdoğan’ın Annesi Anı Odası Oluşturdu https://www.haber60.com.tr/sehit-piyade-uzman-cavus-ali-akdoganin-annesi-ani-odasi-olusturdu/ https://www.haber60.com.tr/sehit-piyade-uzman-cavus-ali-akdoganin-annesi-ani-odasi-olusturdu/#respond Sat, 06 Jan 2024 09:09:43 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2505 Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Suriye’nin Afrin bölgesinde yürüttüğü Zeytin Dalı Harekatı’nda şehit olan Piyade Uzman Çavuş Ali Akdoğan’ın annesi Fatma Akdoğan, oğlunun doğumundan şehit oluncaya kadar kullandığı eşyalarıyla anı odası oluşturdu.

İzmir’in Bayraklı ilçesi Osmangazi Mahallesi’nde yaşayan Fatma Akdoğan, oğlunun 2018 yılında şehit olmasının ardından odasında hatıralarını sergilemeye karar verdi.

Anne Akdoğan, şehit oğlunun bebeklik döneminde giydiği kıyafetler, eğitim hayatında aldığı karneler, askeri eşyaları, üniformaları, başarı belgeleri, fotoğrafları ve kişisel eşyalarının bulunduğu bir anı odası oluşturdu.

Odada, oğlu yaşasaydı bir köşede sergilemek istediğini söylediği tespih koleksiyonu için de özel bir yer ayıran anne Akdoğan, evlerinin bulunduğu apartmanın duvarına resmettirdiği büyük Türk bayrağının altına da oğlunun çok sevdiği “Hayat cesurları sever” sözlerini yazdırdı.

“Dua et ben de Suriye’ye gideyim şehit olayım”

Fatma Akdoğan, AA muhabirine, acısının halen taze olduğunu, oğlunun yokluğuna alışamadığını söyledi.

Oğlunun 2012 yılında Ankara’da ve Kars’ta vatani görevini yaptığını belirten Akdoğan, “Sürekli ‘asker olacağım’ diyordu. Çatışmalar olduğu için ben razı olmuyordum. Askerliğini tamamladıktan sonra başvuru yapmış ve sınavı kazanmış. Anne ‘ben uzman çavuş olacağım’ dedi. ‘Oğlum kalma’ dedim. ‘Anne ben çok istiyorum, askeriyeden beni vazgeçirme, senin duan bana yeter’ dedi.” ifadelerini kullandı.

Oğluyla şehit olmadan bir gün önce yaptığı telefon konuşmasını halen unutamadığını anlatan Akdoğan, “En son bir gün önce İlker Kahraman şehit olmuştu. Beni arayarak ‘anne şehit Atatürk Mahallesi’nden’ demişti. Üzüldüm, ‘Anne ağlama dua et, ben de şehit olayım’ dedi. ‘Ne biçim konuşuyorsun oğlum’ dedim. Bana, dua et ben de Suriye’ye gideyim şehit olayım, dedi.” şeklinde konuştu.

“Her gece aynı kokuyu duyuyorum”

Oğlunun şehit olduğunu bildiğini ancak kabullenmekte zorlandığını aktaran Akdoğan, günlerini anı odasında geçirdiğini, her gün oğlunun kabrini ziyaret ettiğini söyledi.

Akdoğan, şunları kaydetti:

“Odada Kur’an-ı Kerim okuyorum, şehitliğe de gidiyorum. Ses vermese de buz gibi taşlara sarılıp öpüp kokluyorum. Bazen konuşuyorum cevap vermese de resimde gülümsüyor. Öyle teselli buluyorum. Ali’nin odasına giriyorum, kokusu bambaşka bir koku. O kokusu bana yetiyor. Her gece aynı kokuyu duyuyorum. Çok zor ama bazen de rahatlıyorum. Hala kapı açılacak oğlum gelecek gibi hissediyorum. Bazen telefon ve zil çalıyor aniden koşturuyorum. Acaba Ali mi geldi diye? Sonra yok diyorum o şehit. Acısı çok büyük, mertebesi çok yüksek, onunla her zaman gurur duyuyorum.”

Akdoğan, diğer oğlunun dünyaya gelen çocuğuna Ali ismini verdiğini, en büyük isteğinin ise torununa amcasının kahramanlıklarını anlatmak olduğunu ifade etti.

Şehit annesi olarak terör belasının bitmesini çok istediğine işaret eden Akdoğan, “Çocuklarımızın kanı yerde kalmadı, kalmayacak. Artık evlatlarımız şehit olmasın. Allah, devlete, askerimize, ordumuza ve milletimize zeval vermesin. Bayrağımız inmesin, ezanımız dinmesin. Türkiye Cumhuriyeti’ni yok etmek isteyenler kendi kanlarında boğulsun.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sehit-piyade-uzman-cavus-ali-akdoganin-annesi-ani-odasi-olusturdu/feed/ 0