Yusuf Dikeç ve Şevval İlayda Tarhan, Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda 10 metre havalı tabanca karışık takım kategorisinde gümüş madalya kazandı. Atıcılıkta olimpiyatlarda gelen ilk madalya olan bu başarının ardından yurda dönen Yusuf Dikeç için İstanbul Havalimanı’nda karşılama töreni düzenlendi. Düzenlenen törenin ardından açıklamalarda bulunan Yusuf Dikeç, “24 yıllık çalışmanın sonucunda sonuca ulaştık. 24 yıllık emeğin, çalışmanın yorgunluğunu bugün çıkarttık diyebiliriz. Çok mutluyuz. Ülkemize Cumhuriyet tarihinin ilk olimpiyat madalyasını kazandırdığımız için… Söyleyecek çok şey var ama çok heyecanlı ve mutluyuz. Olimpiyatlara bizlere destek veren 85 milyonun duasıyla gittik. Hedefimiz altın madalya almaktı. Bu sene çok iyi hazırlandık. Şubat ayında Brezilya’da yapılan Dünya Kupası’nda birinci olduk. Almanya’da yapılan turnuvada da birinci olmuştuk. Hedefimiz altın madalyaydı son ana kadar gittik. Bir sporcu yarışmaya gittiği zaman nasibiyle, rızkıyla ve şansıyla gitmeli. Bizim bu yarışmada şans yanımızda değildi. Rekor atarak finale çıkmamız bizim iyi bir takım olduğumuzu gösteriyordu. Tüm şanssızlıklara rağmen ülkemize gümüş madalya kazandırdık” şeklinde konuştu.
“KALBİMİZ, YÜREĞİMİZ PATLAYACAK GİBİ OLUYOR”
Atış yapan insanların kendisini daha iyi anlayacağını aktaran Dikeç, “Bizim ilk bakışta görünüşümüz rahat olabilir ama içimizde fırtınalar kopuyor. Bunu atış yapan insanlar da çok iyi bilir. Kalbimiz, yüreğimiz patlayacak gibi oluyor. Bunu hissettirmemeye çalışıyoruz. Ekipmanla ilgili hiçbir sıkıntımız ve sorunumuz yok. Ben iki göz açık attığım için ekipmanla rahat edemiyorum. Ondan dolayı ekipman kullanmıyorum. İnsanın kendi yeteneğini ön plana çıkarması gerekir. Her zaman en doğal ve en rahatıyla…” ifadelerini kullandı.
“24 YILLIK ÇAŞIŞMANIN SONUNDA BAŞARIYA ULAŞTIK”
24 yıllık çalışmanın ardından başarıya ulaştıklarını belirten Yusuf Dikeç, “Dünya basınının bizi konuşması bizi de mutlu ediyor. 24 yıllık çalışmanın sonunda başarıya ulaştık. Ben bu sene kotayı biraz geç almıştım. Dünya sıralamasında ilk 5 ve 7’nin içerisindeydim. Kotayı aldık. Tabii kotayı aldıktan sonra madalyayı aldık. Madalyayı 85 milyon Türkiye adına aldık. Rolünü iyi oynadığın zaman ortaya güzel bir şey çıkıyor. Biz de elimizden geleni yaptık ve ortaya güzel bir başarı çıktı diye düşünüyorum” dedi.
“ÜLKEMİ İYİ TEMSİL ETTİĞİMİ DÜŞÜNÜYORUM”
Sosyal medyada kendisiyle ilgili yapılan paylaşımlar hakkında da konuşan Dikeç, “Sosyal medyayı çok aktif kullanan biri değilim. Arkadaşlar söyledi şaşırdım açıkçası. Bir sporcu yurt dışına gittiği zaman ülkesini temsil eder. Ben ülkemi 24 yıldır iyi temsil ettiğimi düşünüyorum. Bundan dolayı da çok mutluyum. İnsanların dünyanın dört bir yanından olumlu yorumlar yapması bizi ayrıca mutlu ediyor. Bir sonraki hedefimiz 2028 Los Angeles. Altın madalyayı kazanan arkadaşımıza ‘bu madalyayı sana emanet ediyoruz 2028’de geri alacağız’ dedim” diyerek sözlerini noktaladı.
]]>TÜRKİYE’DEKİ EN PAHALI TRANSFER
Sarı-lacivertli kulüpten Kamu Aydınlatma Platformuna yapılan açıklamada Sevilla’ya 8 taksitte 19,5 milyon euro ödeneceği duyuruldu. Fenerbahçe’nin Sevilla’ya ödeyeceği rakam, bir Türk takımının gerçekleştirdiği en pahalı transfer olarak kayıtlara geçti.
5 YILLIK RESMİ İMZAYI ATTI
Kariyerine Fenerbahçe’de devam edecek olan 27 yaşında Faslı golcünün, sarı-lacivertli kulüple 5 yıllık sözleşme imzaladığı belirtildi. Fenerbahçe Kulübü’nden yapılan açıklamada “Youssef En-Nesyri’ye ‘Dünyanın En Büyük Spor Kulübü Fenerbahçemize hoş geldin’ diyor, armamızın ışığında nice şampiyonluklar diliyoruz.” ifadeleri kullanıldı.
“ELİMDEN GELENİ YAPACAĞIM”
En Nesyri’nin imza töreninde yaptığı açıklamalar şu şekilde;
“Fenerbahçe’de olduğum için çok mutluyum. Harika ve uzun zamandan beri bildiğim, takip ettiğim takım. Mario Branco’ya ve Ali Koç’a bana güvendikleri için teşekkür ederim. Aynı zamanda Jose Mourinho’ya da teşekkürler. Menajerime ve aileme de teşekkür ederim. Yanımdalar, buraya gelmemde çok yardımları dokundu. Sahada elimden geleni yapacağım, umarım taraftarlarımızı mutlu ederiz.
“BİRÇOK TAKIM BENİ İSTEDİ”
Pek çok takım beni istedi ama Fenerbahçe’ye gelmek önemliydi. Verdiğim karardan rahatım. Gelmeden Ali Koç, Jose Mourinho ve Mario Branco ile konuştum. Süre biraz uzadı ama sonuçta geldim. Her şeyimi sahada vereceğim. İki sene önce Fenerbahçe’ye karşı oynadım. İki senedir Fenerbahçe’yi takip ediyorum. Taraftarların desteği ilgimi çekmişti. Atmosferi sevmiştim. Onları mutlu etmek istiyorum.
“RAKİP FORVETLERE BAKMIYORUM”
Rakip takımlardaki forvetlere bakmıyorum, kendime bakıyorum. Neler yapabileceğimi çok iyi biliyorum. Kupalar kazanmaya geldim. Şahsi hedeflerim değil, kupalar kazanmak önemli. İspanya dışında ilk senem olacak. Ancak oyuncular her gittiği yere alışmalı. İşinize konsantre olmalısınız, sahalar aynı. Fenerbahçe’ye gelmeden önce bazı oyuncularla konuştum. Fenerbahçe’nin büyüklüğünden, her zaman kazanmak istediğinden bahsettiler. İnşallah her şey güzel olacak.
“MUTLU OLMASAYDIM, GELMEZDİM”
Fenerbahçe’de olmaktan mutlu olmasaydım, gelmezdim. Her gün saha içerisinde en iyisini yapacağım. Takımda rekabet olacak. Jose Mourinho kararı verecek. Hiçbir zaman hücum bölgesindeki arkadaşlarımla sorun yaşamadım. Umarım çok goller atarız ve takım kazanır”
ACUN ILICALI: BU HABERLERİ GÜLÜMSEYEREK OKUDUK
En-Nesyri’nin ardından transfer süreciyle ilgili konuşan Fenerbahçe Asbaşkanı Acun Ilıcalı, “En-Nesyri için bizim basınımızda başka takımlarla temasta olduğu ve kafasının karışık olduğu haberleri çıktı. Biz bu haberleri gülümseyerek okuduk. 4 hafta önce ilk görüşmede Youssef, bize karşı sıcaklığını hissettirdi. Çabuk bir şekilde anlaştık. 40 Milyon €’luk teklif almış oyuncu. Geçen sene Milan 30 milyon euro vermiş. Sevilla ile uzun görüşmeler yaptık” dedi.
ACUN ILICALI: MOURINHO’NUN 1 NUMARASIYDI
Ilıcalı ayrıca, “Başkanımız kulübün menfaatlerini ön planda tutuyor. 20 Milyon € altında bir rakama Youssef’u kadromuza kattık. Çok mutluyuz. Youssef çok uzun sürdü, kafayı takmıştık. Jose Mourinho’nun bir numarasıydı, getirmek için inat ettik ve mücadele verdik” ifadelerini kullandı.
]]>Beşiktaş’ın Fatih Karagümrük’ten kadrosuna kattığı yeni transferi Can Keleş, “Beşiktaş gibi bir Camiaya geldiğim için çok mutluyum. Elimden geleni vereceğim. İnşallah taraftarlarımızı hep mutlu ederim. Onlar da beni mutlu eder ve güzel bir sezon geçiririz” dedi.
Yeni sezon transfer çalışmalarını sürdüren Beşiktaş, geride kalan sezonda Fatih Karagümrük formasını giyen kanat oyuncusu Can Keleş’i kadrosuna kattı. 22 yaşındaki futbolcu, siyah-beyazlı kulübün sosyal medya hesabına açıklamalarda bulundu.
Tüpraş Stadyumu’nun kendisini büyüleyen bir stat olduğunu anlatan genç oyuncu, “Aşırı güzel bir stat. Tabii taraftarlar da beni çok büyüledi. Burada olduğumdan dolayı aşırı mutluyum. İnşallah seyircilere iyi performansımı gösteririm” diye konuştu.
“TEKLİF GELDİĞİ AN İKİ KERE DÜŞÜNMEDİM”
Beşiktaş’a transfer olma sürecinde dedesinin kendisine tavsiye verdiğini aktaran Can, “Tavsiye veren dedem. Dedem koyu Beşiktaşlı. Teklif de geldiği an ben de iki kere düşünmedim. Çok mutlu oldum. Dedemi dinledim. Ben de Beşiktaş’ı çok seviyorum. Ondan dolayı bu adımı atmak istedim” ifadelerini kullandı.
Siyah-beyazlı takımın yeni transferi sözlerine şöyle devam etti:
“Biz üç kardeşiz. Bir abim bir de benden küçük kız kardeşim var. Ben ortancayım. Çocukluğum güzel geçti. Halen de güzel geçiyor. Abimle olsun kız kardeşimle olsun ailemle iletişimim her zaman güzel. Bir sıkıntımız olduğu zaman veya iyi bir şey olduğu zaman ailecek paylaşıyoruz.
Abim benden yaşça daha büyük. O hep top oynuyordu. Küçükken beni hep yanında sahalara götürüyordu. Ben de onunla hep oynuyordum. O da fark etti futbola ilgimin olduğunu. Babamla birlikte 5 yaşındayken beni kulübe yazdırdılar. Futbol maceram öyle başladı.”
“RONALDO’YU ÖRNEK ALIYORUM”
Beşiktaş’ın yeni sezon formalarının tasarımının hoşuna gittiğini vurgulayan Can Keleş, “Küçüklüğümden beri her zaman Ronaldo’yu seviyordum. Belirli yaşa geldi. Halen bu seviyede yüzde yüzünü verebiliyor. Onu her zaman örnek alıyorum” şeklinde konuştu.
Beşiktaş taraftarının kendisini etkilediğini belirten Can, “Taraftarlar çok coşkulu. Benim için çok önde gelen şey. Başkanımız Hasan Arat’ın projesini dinledim. Çok ilgilendim ve hoşuma gitti. Bu iki etkenden dolayı böyle büyük bir Camiaya adım atmak istedim” değerlendirmesinde bulundu.
“KANATTA OYNADIĞIMDAN DOLAYI 7 NUMARAYI AŞIRI SEVİYORUM”
Küçükken hep 10 ya da 7 numaralı formayı giydiğini dile getiren Can, şunları kaydetti:
“Ama yaşım ilerledikçe kanatta oynadığımdan dolayı 7 numarayı aşırı seviyorum. Bana şans getiren bir numara. Eğer kısmet olursa 7 numarayı giymek istiyorum. Eğer olmazsa 77’yi giymek isterim. İki 7 daha iyi durur sırtımda.”
“BEŞİKTAŞ GİBİ BİR CAMİAYA GELDİĞİM İÇİN ÇOK MUTLUYUM”
FK Austria Wien’de oynadığı dönemde Avrupa Konferans Ligi’nde attığı ilk golü unutamadığını belirten Can Keleş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Çok anılarım var. Ama Avusturya’da FK Austria Wien’de oynadığım dönem Avrupa Konferans Ligi’ndeydik. Orada grup aşamasında ilk 11’de çıkmıştım. Orada maç 1-1 bitmişti. İlk Konferans Ligi golümü atmıştım. O an benim için unutulmazdı.
Öncelikle Beşiktaş’a geldiğim için Beşiktaş gibi bir Camiaya geldiğim için çok mutluyum. Elimden geleni vereceğim. İnşallah taraftarlarımızı hep mutlu ederim. Onlar da beni mutlu eder ve güzel bir sezon geçiririz.”
]]>Üstel, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yılı ile 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı vesilesiyle AA muhabirine konuştu.
Başbakan Üstel, Kıbrıs Türklerinin 1950’lerden bu yana varoluş mücadelesi verdiğine dikkati çekerek, bu mücadelenin Dr. Fazıl Küçük tarafından başlatıldığını anımsattı.
1974’teki Kıbrıs Barış Harekatı’na (Mutlu Barış Harekatı) kadar baskı ve zulüm altında yaşayan bir toplum olduklarını dile getiren Üstel, “Bütün baskılara, bütün zulümlere rağmen biz yaşam mücadelemizi vermeye devam ediyorduk.” diye konuştu.
Üstel, Kıbrıs Türklerinin yaşam mücadelesi verirken “anavatan” Türkiye ile devamlı istişare içinde olduğuna dikkati çekerek, “Bize hep moral verilirdi. ‘Mücadelenizden yılmayın, korkmayın, devam edin mücadelenize, bir gün mutlaka özgürlüğünüze kavuşacaksınız.’ Bizim için, büyüklerimiz için bunlar toplumda bir heyecan yaratırdı ve bu varoluş mücadelesine daha çok azim katardı.” ifadelerini kullandı.
“Mücadeleden vazgeçmedik çünkü inanıyorduk”
Rumların bütün kışkırtmalarına rağmen Kıbrıs Türklerinin o dönemde adayı terk etmediğini ve kendi ürettiğiyle beslenen içine kapalı bir toplum haline geldiğini belirten Üstel, “Ama mücadeleden de vazgeçmedik çünkü inanıyorduk, inancımız vardı. Bir gün Türkiye Cumhuriyeti 1960 Anayasası’ndan kaynaklanan garantörlük hakkını kullanarak bizi özgürlüğümüze kavuşturacak inancıyla bu mücadeleyi verdik. O inancımız 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı ile gündeme geldi.” dedi.
Üstel, Kıbrıs Türk halkının başlattığı mücadeleden duyduğu mutluluğu dile getirerek, toplum olarak özgürlüğe kavuşmalarının 50’nci yılını kutladıklarını söyledi.
KKTC’nin 14 Kasım 1983’te kurulduğunu hatırlatan Üstel, “Dünyadan ne kadar izolasyon olsa bile anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti bize yaptığı yardımlarla ve bizim önümüzü açarak dünyayla her zaman bizi kucaklaştırdı. Dolayısıyla çok mutluyuz. Bu bizim en büyük özgürlük bayramımız.” diye konuştu.
“Rum’un attığı bombaları vücudumuzda taşıyoruz”
Üstel, EOKA terör örgütü lideri Nikos Sampson’un tüm Kıbrıs Türklerini denize dökmeyi hedeflediğini, Kıbrıs Türklerinin Türkiye’nin kendilerini kurtaracağı inancıyla mücadele verdiğini söyledi.
Kendisinin gençken cephede savaştığını ve hırsla mücadele verdiğini aktaran Üstel, Kıbrıs Barış Harekatı kapsamında Girne’de çıkartma başlamasının ardından Rumların Baf kentindeki Türk köylerinde birçok insanı attıkları havan bombalarıyla öldürdüklerini anlattı.
Üstel, kişisel tecrübesini paylaşarak, “Biz de o havan bombalarından nasibimizi aldık ve sağ ayağım yaralandı. Uzun müddet tedavi gördük. Ama bu esnada tabii yaralar kapandığı için ve kemik de oralarda bağladığı için hala Rum’un attığı bombaları vücudumuzda taşıyoruz.” dedi.
Mehmetçiğin adaya çıkışı
Yaşananların verilen mücadelenin bir hatırlatıcısı olduğunu kaydeden Üstel, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ile Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’a Allah’tan rahmet diledi. Onların cesaretli girişimleriyle Kıbrıs Türk halkının özgürlüğüne kavuştuğunun altını çizen Üstel, “50’nci yılımız en büyük bayramımızdır. Bir kez daha özgürlük bayramımız mutlu ve kutlu olsun.” diye konuştu.
Türk askerinin Ada’ya gelişini, KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın radyo üzerinden halka seslenişiyle duyduklarını belirten Üstel, “Tabii herkes çok heyecanlandı, çok duygulandı. Herkes birbirine sarıldı ve bir an önce Mehmetçiğin Baf’a da gelmesi ve bizi de kurtarması için adeta hepimiz dualar etmeye başladık. Ne mutlu bizlere ki o heyecanı yaşadık.” dedi.
Üstel, Ada’da şehit olan Mehmetçiklere ve Kıbrıslı mücahitlere rahmet diledi.
]]>YÜKSEKÖĞRETİM Kurumları Sınavı (YKS) birincilerinden Rizeli Fatih Emre Düzcan, “Dersleri severek başarılı oldum. Aile, öğretmen, hatta arkadaş desteği de çok önemli” dedi.
Milyonlarca öğrencinin heyecanla beklediği YKS sonuçları açıklandı. Bahçeşehir Koleji Rize Kampüsü’nden Fatih Emre Düzcan, AYT sözelde Türkiye birincisi oldu. Sınav sonuçlarını Rize’de ailesiyle yaşadığı evde öğrenen ve büyük mutluluk yaşayan Düzcan, başarısını disiplinli çalışmaya borçlu olduğunu, hayallerine ulaşacağı günün gerçekleşeceğine hep inanıp, hiç vazgeçmediğini söyledi. Düzcan, “Engebeli bir süreç; zaman zaman çok mutlu olduğum, çok zorlandığım zamanlar oldu. Ancak ailemin desteği, arkadaşlarımın, okulumun desteği benim için çok önemli ve değerliydi. Onların yardımıyla bu süreci güzel bir şekilde atlattım. Ailem, arkadaşlarım olmasaydı şu an bu konuşmayı yapıyor olmazdım” ifadelerini kullandı.
‘DERSLERİ SEVEREK BAŞARILI OLDUM’
Öğrencilere tavsiyelerde bulunan Fatih Emre Düzcan, “Özel bir programım yoktu. Ben ders çalışmayı seviyordum. Edebiyatı, tarih, fen, her alanı genelde sevmeye çalıştım. Sevmediklerimi de severek başarılı oldum, diyebilirim. Kendime bir hedef koydum; o anlamda yürüdüm. Öncelikle meslek ve kariyer hedeflerini yola çıkmadan önce koymaları, bunu belirlemeleri gerekiyor. Bu onlar için çok önemli. Çünkü YKS onlar için bir amaç değil bir araç. Yani istedikleri mesleğe istedikleri bölüme fakülteye gitmek için YKS bir araç. Öncelikle bunu anlamaları gerekiyor ve tabii ders çalışmayı sevmeleri gerekiyor. İdealist olmaları gerekiyor sadece kendinizle de bitmiyor bir ekip çalışmasıyla bu mümkün” diye konuştu.
‘ARKADAŞ DESTEĞİ ÇOK MÜHİM’
Aile, öğretmen ve arkadaş desteğinin önemini vurgulayan Düzcan, hedefinin hukuk alanında ilerlemek olduğunu belirtti. Düzcan, “Aile, öğretmen, hatta arkadaş desteği de çok mühim. En mühimlerinden bir tanesi bence arkadaş desteği. Bazı arkadaş olur sizi geriye çeker, bazı arkadaşlar olur sizi çok yukarı çeker. O yüzden arkadaş seçiminin de çok önemli olduğunu düşünüyorum. Körü körüne çalıştığım anlar da oldu, hiç çalışmadığım anlarda oldu. Yani 20-24 saat oturun çalışın bu imkansız; hiç kimse çalışamaz. Zaman zaman çalışacağız, zaman zaman dinleneceğiz ama her zaman hedefimiz aklımızın bir köşesinde olacak. Bundan sonra tabii hukuk alanında ilerlemek istiyorum. Türk bürokrasisine, ülkemize hizmet etmek istiyorum” dedi.
‘TARİFİ İMKANSIZ DUYGULAR İÇERİSİNDEYİZ’
Fatih Emre Düzcan’ın annesi Akkız Düzcan, “Tarifi imkansız duygular içerisindeyiz; emeklerinin karşılığını alması açısından çok mutluyuz. Severek sürekli çalışırdı, çalışmak için de değil severek çalışmalarını sürdürdü. Programlı, planlı çalışma onu hedefe taşıdı. Planlı bir öğrenciydi, sonuçlar çok güzel oldu bizim için” ifadelerini kullandı.
Yüksel Düzcan da “İnanılmaz çok mutlu olduk. Oğlumun mutlu oluşu, ailecek mutlu olmamız farklı bir duygu. O sabah güzel bir uyanıştı. Emek veren herkese ve oğluma çok teşekkür ederim” diye konuştu.
‘ÖĞRENCİMİZ BİZE ÇOK ÖNEMLİ IŞIK OLDU’
Bahçeşehir Koleji Rize Kampüsü Kurucu Temsilcisi Aziz Sonkaya ise “Aşırı güzel bir duygu. Her işte insanı besleyen bazı şeyler vardır. Bizim işimizde de bizi besleyecek en önemli duygu budur. İşinizi yaptığınızda motive oluyorsunuz, geleceğe ne güzel, daha umutlu, daha büyük hedefler çiziyorsunuz. Bu açıdan öğrencimiz bize çok önemli ışık oldu” dedi.
]]>Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, dün kentte etkili olan sağanak yağış sonrası elektrik akımına kapılarak iki vatandaşın yaşamını kaybettiği olay yerinden devam eden incelemelere katıldı. Burada yetkililerle ve sokak sakinleriyle görüşen Mutlu, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Enver Dündar Başar Sokak’ta elektrik akımına kapılarak İnanç Öktemay(44), Özge Ceren Deniz(23)’ün yaşamını kaybettiği olaya ilişkin Mutlu, “İki İzmirliyi, iki yurttaşımızı kaybettik. Çok üzgünüz. Bir kentte sadece yağmurda bir yolda yürürken oldu. Affedilecek hiçbir yanı yok. Zaten şu an çalışmaların da başındayız. Bu ‘kaza’ demeyeceğim. Bu cinayetin niçin olduğunu ortaya çıkarmaya çalışıyor insanlar, teknik adamlar. Biz de onu bekliyoruz. Ne için olduğunun sorumlularının peşine düşeceğiz. Hiçbir zaman da ölen yurttaşlarımızın haklarının aramayı bırakmayacağız. Hep ‘dirençli bir kent, güvenli bir kent’ dedik. Bunun için çalışmaya geldik. Şu andan itibaren de zaten çalışmalara başlamıştık. Bunları daha da hızlandırarak adım adım güvenli, dirençli bir Konak yaratmak için 7/24 çalışmaya devam ediyoruz” dedi.
“Standartlara çok uymayan derinlikte yapılmış bir iş gözüküyor”
Olay yerindeki ilk belirlemelere ilişkin ise Mutlu, “Standartlara çok uymayan derinlikte yapılmış bir iş gözüküyor, ilk etapta gördüğümüz. 80 santim derinlikte olması gereken kabloları gördüğümüz kadarıyla 30 santimde. Üzerinde de yeterince bir izolasyon yok gibi görünüyor. Ama tabii tabii ki konunun uzmanları raporlarını hazırlayıp sunduğunda gerçekten bu ihmalin kimin yaptığını, nasıl yaptığını ortaya çıkaracaklar” diye konuştu.
“Burada kar amacı kesinlikle güdülmemeli”
Bölge esnafının elektrik dağıtım şirketiyle ilgili şikayetlerine yönelik ise Mutlu, “Biz göreve geldiğimizde elektrik dağıtım şirketiyle toplantımızı yapmıştık. Konak’ta birlikte neler yapabilir? Daha güvenli bir Konak için, daha fazla yatırım yapmalarını rica etmiştik. Biliyorsunuz artık bu elektrik dağıtımı özelleşti. Ama bunlar kamusal hizmetler. İnsana dönük hizmetler, burada kar amacı kesinlikle güdülmemeli. Bu yapılacak hizmet direkt kamu hizmeti aslında. Onlarla bu hafta tekrar bir araya geleceğiz. Konak için hızlıca kent güvenliğini, insan güvenliğini öne çıkaran yatırımların hızlandırılmasının takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.
“Elektrik özelleştirildikten sonra hiçbir yatırım yapılmamış”
Sokakta esnaflık yapan Ahmet Güner ise “Olayın görgü tanığı değilim ama bu olayın yaşandığı noktada daha önceden de arıza olduğunu biliyorum, kendim de gördüm. Elektrik kaçağından dolayı suyun kaynadığını kendim gördüm. Neticede dün akşam iki kişinin hayatına mal oldu. Şu an yine çalışma yapıyorlar bakalım çözebilecekler mi? O noktada yıllardır muhtemelen plansız, mühendislikten uzak sistem, hat var. Kasım ayında bir sel yaşadık. Ama bu yaklaşık bir 10 gün falan elektrik veremediler. Buradaki ekipler yetmedi, şehir dışından ekipler geldi. O zaman da yani her karga tulumba yani bir tane trafodan kablo çekerek esnafa elektrik vermeye çalıştılar. Yani hep güvenlikten uzak. Anlayacağınız ekipler düzgün çalışmıyorlar, işlerini yapmıyorlar. Elektrik özelleştirildikten sonra bununla ilgili hiçbir yatırım yapılmamış. Yani ne trafolar, ne hatların bakımı, onarımı bunların bakımı. Bunların düzenli olarak kontrol edilmesi lazım” dedi.
“İnsan hayatı bu kadar ucuz olmaması lazım”
Güner sözlerinin devamında ise “Bizden biri de olabilirdi, benim elemanlarım bir yarım saat bir saat önce oradan geçtiler. Ben kendim geçiyorum günde defalarca. Şurası vapur iskelesi. Yani tam vapur iskelesinin karşısındaki bir hat. Ekstra bir aktif bir hat. Yani oranın çok daha böyle sağlam bir şekilde onarılması ya da tekrar hasar oluşmayacak şekilde önlem alın gerekirdi. Yarım saatte bir vapur yanaşıyor buraya. Yüzlerce insan bu hattı kullanarak çarşıya devam ediyor. Yoğun bir hat, insan hayatı bu kadar ucuz olmaması lazım” diye konuştu.
]]>(TRABZON) – Trabzon’da Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın yerel seçim vaadi olan Kent Lokantası, törenle hizmete başladı. Başkan Kaya, “Vatandaşımız talep ettiği sürece biz vatandaşımıza hizmet etmeye devam edeceğiz. İlk lokantamızı çok şükür açmış bulunuyoruz. Bizim için önemli olan vatandaşımızın mutluluğu bizim için önemli olan vatandaşımızın huzuru” dedi.
Meydan’daki İskenderpaşa Camii karşısında bulunan alanda hizmet vermeye başlayan Kent Lokantası’nın açılışına Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Beşikdüzü Belediye Başkanı Burhan Cahit Erdem, CHP İl Başkanı Mustafa Bak, Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz, Belediye Başkan Yardımcıları, Meclis üyeleri, Kadın ve Gençlik Kolları yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Bir vatandaş büyükşehir belediyesinin de aynı uygulamayı yapmasını istediğini belirterek şöyle konuştu:
“Daha ne olsun. Dört çeşit yemek 50 lira. Büyükşehir de yapsın aynısını görelim. Yemek yesin bu millet. Vatandaş yesin doysun. Bir lokantada dört çeşit yemek 400 lira. 50 liraya dört çeşit yemek. Bedava çok güzel bir uygulama. Büyükşehir’in de böyle bir şey yapmasını isteriz yani. Ben teşekkür ederim.”
Yusuf Aynacı isimli vatandaş ise bu uygulamanın devam etmesini istediğini belirterek “Çok güzel pilav karışık yemek çok güzel. Devam edilmesini istiyoruz belediyemizden. Çok güzel pilav, çorba harika. Hayırlı olsun insanlara” dedi.
Aysel Bakıoğlu ise “Uygulamayı yapanları tebrik ediyorum. Çünkü çok güzel bir düşünce. Böyle bir lokanta lazımdı. En kısa zamanda bunu sayın başkanımız gerçekleştirdi güzel bir uygulama devamı gelir inşallah. İnsanlar halk buna memnun olacaktır ve bunu da herkes gözlemleyecektir” diye konuştu.
“Sözümüzü yerine getirmenin mutluluğu içindeyiz”
Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, şehrin farklı noktaları için Kent Lokantası projeleri olduğunu belirterek şöyle devam etti:
“Vatandaşımız talep ettiği sürece biz vatandaşımıza hizmet etmeye devam edeceğiz. İlk lokantamızı çok şükür burada açmış bulunuyoruz ve bugün vatandaşlarımızı işte gördüğünüz gibi üç çeşit yemek ve ayranla buluşturduk. Tatlısı da var yanında. Yemeklerimiz temiz, güzel. Biz de burada vatandaşlarımızla zaman zaman personelimizle bu güzel yemeklerden yeme olanağı bulacağız. Söz vermiştik sözümüzü yerine getirmenin mutluluğu içindeyiz tabii. Bundan sonra diğer verdiğimiz sözlerin de takipçisi olacağız. ve elimizden geldiğince vatandaşımıza hizmet etmeye çalışacağız. Sizlerin de bildiği gibi ülkede çok ciddi bir ekonomik kriz var.
Emeklilerimiz özellikle bu anlamda çok büyük sıkıntı çekiyorlar. İnanın şurada 10 metre dışarıdan buraya gelene kadar onlarca insanın hayır duasını aldım ‘Allah razı olsun başkanım bizi büyük bir sıkıntıdan kurtardınız. Bizim için büyük bir hizmettir’ dediler. Bu çok mutlu edici bir şey. İnşallah bu tür hizmetlerimiz devam edecek. Bizim için önemli olan vatandaşımızın mutluluğu bizim için önemli olan vatandaşımızın huzuru. Bizim için önemli olan Trabzon’daki ihtiyaçlı, yoksul, dar gelirli dezavantajlı bütün o gruplara destek olabilmek. Bütün ürettiğimiz katma değeri Trabzon’un bütün ürettiğini halkımızın yararına kullanabildik. Bu gayret içindeyiz. İlk adımı burada attık. Sonrasında orada araştırmalarımız devam ediyor. Sonra Fatih Mahallesi hastane civarı iki üç nokta daha olabilir ama bunun çalışmasını yapıyoruz. Henüz somutlaştırmadık. Nerede ihtiyaç varsa o noktada olmaya gayret edeceğiz.”
16 Temmuz’da açılması planlanan ancak belirlenen tarihten önce açılışı yapılan Kent Lokantası’nda ilk gün menüde ezogelin çorbası, orman kebabı, pirinç pilavı ve yoğurt yer aldı. 4 çeşit yemeğin 50 TL’ye satıldığı Kent Lokantası’nın açılışına vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
]]>Jose Mourinho: Amacımız milyonlarca Fenerbahçeli taraftara uzun süredir bekledikleri mutlulukları vermek
Sezer AFŞAR/ Bad Waltersdorf – Avusturya, – Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho, “Kendimi mutlu çok mutlu ve motive hissediyorum. Kendimi hiç olmadığı kadar motive hissediyorum. Amacımız kulüp olarak bu tutkuya en iyi şekilde karşılık vermek; milyonlarca Fenerbahçeli taraftara uzun süredir bekledikleri mutlulukları vermek” dedi.
Sarı-lacivertli takımın teknik direktörü Jose Mourinho, Avusturya’nın Graz kentine bağlı Bad Waltersdorf kasabasında idmandan önce basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Yeni sezon öncesi çalışmalarına takımın yarısıyla başlayabildiklerini belirten Portekizli teknik adam, “Kendimi mutlu çok mutlu ve motive hissediyorum. Kendimi hiç olmadığı kadar motive hissediyorum. Tabii ki kolay değil şu anda içinde bulunduğumuz şartlar. Pek çok oyuncumuz milli takımlarındaydı. Dolayısıyla işler bizim için kolay değil. İki hafta içinde Şampiyonlar Ligi ön eleme turları başlayacak. Bizler çalışmalarımız elimizde olan oyuncularla en iyi şekilde sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.
“AMACIMIZ MİLYONLARCA FENERBAHÇELİ TARAFTARA UZUN SÜREDİR BEKLEDİKLERİ MUTLULUKLARI VERMEK”
Sarı-lacivertli kulüpte çok iyi karşılandığının altını çizen 61 yaşındaki teknik direktör, “Kariyerimde her çalıştığım kulüp benim için meydan okumaydı. Burada da çok güzel bir yapıyla, çok güzel bir organizasyonla karşılaştım. Burada da daha önce pek çok Portekizli teknik adam çalıştı. Sorumluluklarımı biliyorum. Kulübün şartları çok iyi. Çok iyi bir sportif direktörümüz var. Kendisi iki senedir burada. Amacımız kulüp olarak bu tutkuya en iyi şekilde karşılık vermek; milyonlarca Fenerbahçeli taraftara uzun süredir bekledikleri mutlulukları vermek” diye konuştu.
“BAŞKANIMIZ KULÜBÜN GERİYE GİTMESİNİ İSTEMİYOR”
Mourinho, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Başkanımız aslında yaklaşımı konusunda direkt bir şekilde mesajını verdi. Kulübün gelişmesini istiyor. Kulübün geriye gitmesini istemiyor. Kulübün gelişmesi demek de en iyi oyuncuları satmamak ve elimizde tutmak. Bu konuda kendisi gerekli şekilde mesajını verdi.”
“TÜRK MİLLİ TAKIMI İYİ BİR İŞ ÇIKARDI”
Avrupa Futbol Şampiyonası’nda ülkelerinin formasını giyen oyuncuların yavaş yavaş takıma dahil olduğunu aktaran tecrübeli çalıştırıcı, “Benim için şu an en öncelikli durum elimizdeki oyuncuların takıma geri dönmesi ki bu hızlı bir şekilde olacak değil. Yavaş yavaş olacak. Bugün Livakovic ve Szymanski ilk idmanlarına çıkacaklar. Çağlar Söyüncü ilk kez topla çalışmalara başlayacak. Türk Milli Takımı’ndaki oyuncularımız tatillerine henüz bugün başladılar. Tadic çarşamba günü dönüyor. Şu an yaşadığımız en büyük zorluk bu. Tabii ki bu iyi bir sebepten dolayı. Türk Milli Takımı iyi bir iş çıkardığı için bu durumdayız. Benim için bu anlamda hayal kırıklığı ama tabii ki yapacak bir şey yok. Transfer pazarında neler istediğimizi biliyoruz, nelere ihtiyacımız olduğunu biliyoruz. Şampiyonlar Ligi maçları oynayacak olmamız bize yardım etmiyor. Transfer pazarı hareketli ve pek çok takım 23 Temmuz’da Şampiyonlar Ligi ön elemesi oynamayacak. Lugano ile ilk maçımızda en iyi durumumuzda olmayacağız. Ama bildiğim bir şey var ki ikinci maçta evimizde taraftarlarımız o maçı kazanmamız için bize yardımcı olacaktır” diyerek konuşmasını tamamladı.
]]>
12 yaşındaki Ömer annesinden izin alarak, binlerce Çekmeköylü gibi Doğa Park’ta kurulan dev ekranda A Milli Takımı’nın Hollanda ile karşılaştığı müsabakayı bisikleti ile izlemeye gitti. 2 yıldır kullanmadığı ve maç günü çıkartıp bakımlarını ve temizliğini yaptırdığı bisikletini alanda bulunan mescidin yanına bırakarak diğer vatandaşlar ile birlikte coşkuyla milli takımı desteklemeye başladı. Ömer maç boyunca gözü gibi baktığı bisikletini sık sık kontrol etti. Milli takımın yenilmesi sonrası bisikletine binerek evine gitmek isteyen Ömer bisikletini bıraktığı yerde göremeyince ikinci bir üzüntü daha yaşadı. Bisikletinin başkası tarafından alındığını fark eden Ömer park içerisinde görevli güvenliklerden yardım istedi. Güvenlikler ile park içerisinde bisikletini arayan Ömer bisikletini bulamayınca gözyaşları içerisinde evine gitti. Bir umut bulurum düşüncesinde ertesi gün sabah 09.30’da parka gelerek bisikletini tekrardan aradı. Bisikletini bulamayıp tekrardan üzüntü ve gözyaşları içerisinde evine döndü.
Göz yaşlarına hakim olamayan Ömer’in üzüntüsünü sosyal medya üzerinden Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez’e ileten anne Aslıhan Yılmaz, talep sonrası belediye ekiplerinin Ömer’e çalınan bisikletinin yerine yeni bir bisiklet hediye etmesiyle büyük sevinç yaşadı.
Ömer’e sürpriz
Başkan Çerkez’in talimatı sonrası anne Aslıhan Yılmaz ile iletişime geçen belediye ekipleri, Ömer’e hediyesini çalındığı yerde sürpriz bir şekilde teslim edeceklerini belirtti. Annesinin bisikletine birde beraber bakalım diyerek parka getirmesi sonrası bisiklet hediyesi ile karşılaşan Ömer, yeni bisikletini gördüğü anda heyecanını saklayamadı. Başkan Çerkez’in kendisi için yazdığı notu okuyunca küçük çocuk duygu dolu anlar yaşadı.
Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez’in, sürpriz hediyesine koyduğu o not ile Ömer’e, “Sevgili evladım Ömer, hayatta hiçbir şey senin gülümsemenden, mutlu olmandan ve güne güzel başlamandan önemli değil. Dün akşam Doğa Park’ta Türkiye-Hollanda maçını izlemeye geldiğini öğrendim. Senin ve senin gibi evlatlarımın kalp atışları ile milli takımımıza büyük destek verdik. Maalesef 90 dakika sonunda senin gibi bizlerde çok üzüldük. Önümüzde ki günlerde daha güzel, daha mutlu olabileceğimiz maçlar göreceğimizi unutma. Sevgili Ömer, güneşli, güzel günler göreceğiz. Dün akşam ve bu sabah akıttığın gözyaşlarının mutluluk ve sevinç için olmasını diliyorum. Duydum ki bisikletini kaybetmişsin. Sana en kral bisikleti veriyorum. Bu bisikletle kazasız belasız, mutlu olacağın bir gelecek diliyorum. Bir umudum sende Ömer, gözlerinden öperim.
Orhan amcanız, her zaman tüm Çekmeköylü evlatlarının yanında olacaktır, var olun” dedi.
Bisikleti çalınan Ömer’in annesi Aslıhan Yılmaz, “Dün akşam Ömer buraya milli maçı izlemeye geldi. Bisikletini mescidin yanına bırakmış ara ara kontrol ediyordu. İlk yarı bisiklet oradaymış, ikinci yarıdan sonra bisiklet olduğu yerde yoktu. Ömer eve hüngür hüngür ağlayarak geldi. Hem yenildiğimize hem de bisikletin gittiğine ağlamış. Dün bisikletini buraya tamire getirmiş ve yıkatmıştı binemediği için ağladı. Sabahta kalkınca yine geldi burada baktı alan birisi burada bir yere attı mı diye güvenliğe sormuş. Bisiklet gittiği için çok üzüldü. Bu konuda Orhan Başkan’ımıza ulaştık hemen bize dönüş yaptı. Çok çok teşekkür diyoruz kendisine ilgisinden dolayı. Ömer’i de çok mutlu etmiş oldu. Gerçekten çok sevindik” dedi.
Başkan Çerkez’in sürpriz hediyesi sonrası Ömer Ercan, “Arkadaşlarım ile maçı izliyorduk. Annemin de dediği gibi bisikletimi yeni yaptırmıştım. 2 yıldır kullanmıyordum. İlk yarı sonrası bıraktığım yere gittim bisikletim yoktu eve gittim ağladım baya. Sabah yine geldim baktım yoktu geri eve gittim. Annem beraber Doğa Park’a gidelim dedi. Böyle bir sürprizle karşılayacağımı bilmiyordum. Allah Orhan Başkan’ımıza mutluluklar versin. İnşallah çok mutlu olur. Çok Teşekkür ederim” dedi. – İSTANBUL
]]>Marmaris’e 11 kilometre mesafedeki İçmeler Mahallesi plajında düzenlenen İngiltere’den gelin damadın aileleri ve arkadaşlarının katılımı ile düzenlenen nikah merasiminde 5 yıllık arkadaşlıklarını evlilik ile taçlandıran genç çift, birlikte çıktıkları ilk tatil olduğu için burada evlenmeyi tercih ettiklerini belirttiler. Babasının kolunda nikah masasına gelen gelini gören damat mutluluk gözyaşlarını tutamazken gelin Kate’in şen kahkahaları, arkadaşları ve ailelerini de mutlu etti.
En yakın arkadaşlarının nikahlarına şahitlik ettiği, 5 yaşından bu yana Marmaris’e tatile gelen 20 yaşındaki gelin Katey Smith-Jackson ve 5 yıldır arkadaşlık yaptığı 23 yaşındaki damat Jake Jackson,”birbirimizi çok seviyoruz, ilk defa birlikte tatile çıktık ve bu anı bu şekilde kutlamak istedik. Bizim için çok güzeldi, çok sevdiğimiz Marmaris’te deniz kenarında hayalini kurduğumuz gibi bir düğün oldu” şeklinde konuştular.
“Bizim adımlarımı takip ediyor olmalarından mutluyuz”
Geçen yıl Nisan ayında İçmeler’de 24 yıllık birliktelik ve 3 çocuktan sonra resmen nikahlanan Mary Louise Ashley ve James Mark Smith çifti de kızlarının mutlu gününde yanlarında olmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti. Anne Mary Louise Ashley, “Kızımın düğününe katılmak gerçekten çok heyecan verici, kızımı bu yeni macerası için kutluyor ve mutluluklar diliyorum. Ayrıca bizim adımlarımı takip etmeleri de ayrıca bizi mutlu etti” şeklinde konuştu.
İçmeler Plajı’nda denizinin üzerindeki iskelede kıyılan nikahı Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü adına Mahmut Mengili kıydı. Mengili nikah cüzdanının uluslararası olduğunu ve ülkelerinde gittikleri nüfus idaresinde kayıtlarını yaptırabileceklerini belirtti. Nikahın ardından yıllardır geldikleri İçmeler’de ki apart otelde düzenlenen düğün seremonisinde eğlencelerine devam eden aileler, sevdikleri ile birlikte olmaktan mutluluk duyduklarını ifade ettiler.
” Türkiye’de nikah daha ekonomik”
Katey ve Jake’in nikahlarını organize eden ve neredeyse 20 yıldır ailenin tatil yaptığı otelin işletmecisi Nevcihan Eren, “Evlenen çiftimizden, gelin hanım beş yaşından beri otelimizde konaklıyor geçen sene annesi babası burada evlenmeyi tercih etmişti aynı zamanda da tatillerini yapıyorlar. Bu sene de kızını evlendiriyoruz. Bizim için çok duygusal çünkü beş yaşındaki halini burada yüzmeyi öğrendiği halini hatırlayınca insan biraz duygusallaşıyor açıkçası çok mutluyuz” dedi.
İngilizlerin Türkiye’de evlenmeye çok rağbet ettiklerini ifade eden Eren, “İngiltere’deki düğün fiyatları Türkiye’deki fiyatların yarısından daha az. Burada hem tatillerini hem de onlar için önemli olan evliliklerini gerçekleştiriyorlar. Marmaris’te bu konuda çok fazlada rağbet var. Biz de misafirlerimizin isteğini gerçekleştiriyoruz, hem de onların mutlu günlerine ortak oluyoruz” ifadelerini kullandı. – MUĞLA
]]>Ozan Tufan, yeni sezon hazırlıklarını Macaristan’ın Szeged kentinde sürdüren bordo-mavili takımın antrenmanı öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Bordo-mavililerin Hull City’den kadrosuna kattığı oyuncu, hedefleri bulunan bir takımda olduğunu belirterek, “Büyük takımda, büyük camiadayım. Çok mutluyum. Trabzon şehrine, yöneticilerine ve başkanımıza bana bu kulüpte oynama şansı verdikleri için çok teşekkür ederim.” şeklinde konuştu.
Ozan Tufan, büyük bir camiada olduğunu ifade ederek, “Potansiyelime ve yeteneklerime güveniyorum. Böyle bir camiada olduğum için mutluyum. Trabzonspor yöneticilerine çok teşekkür ederim bana bu şansı verdikleri için. Hocamla henüz rolüm hakkında konuşma yapmadık. Beklentilerin büyük olduğunu biliyorum. Kendi potansiyelime güveniyorum, yeteneklerime güveniyorum. Elimden gelenin fazlasını yapacağımdan kimsenin şüphesi olmasın.” ifadelerini kullandı.
Transferi öncesinde teknik direktör Abdullah Avcı ile bir araya geldiğini aktaran Ozan Tufan, şunları kaydetti:
“Hocayla konuştuğumuzda bana senin 5-6 mevkide oynayabilme özelliğin olduğu için ‘Ben 5-6 transfer yapıyormuşum gibi düşünüyorum.’ dedi. Günümüz futbolunda bir oyuncunun birçok mevkide oynayabildiğini görüyoruz. Ben de o yeteneklere sahip olduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Hocanın bu bakış açısından mutluyum.”
“Milli takım duygusunu yeniden tatmak istiyorum”
Ozan Tufan, milli takımda tekrar formayı giymek istediğini vurgulayarak, “Milli takım hayalim var. O duyguları yeniden tatmak istiyorum. Trabzonspor’un da bana bu konuda yardımcı olabileceğini düşünüyorum. Elimden gelenin fazlasını yaparak seçilmek istiyorum.” dedi.
Takımda kamp öncesi transferin büyük bölümünün bitmesinin şampiyonluk yarışında önemli bir avantaj olduğunu dile getiren Ozan Tufan, “Transferlerin çoğunun bitmesi bir kulüp ve camia için çok önemli. Sezona hazır bir şekilde girmek çok önemli. Ben dahil buraya yeni gelen isimler var. Bunların adaptasyon süreçleri var. Bunu bu kamp sürecinde aştığımızı düşünüyorum. Sezona bu şekilde girebilmek çok önemliydi. Şampiyonluk için önemli bir durum.” şeklinde konuştu.
-” Abdülkadir Ömür, beni aradı”
Ozan Tufan, transferi öncesinde Hull City’den takım arkadaşı Abdülkadir Ömür ile görüşmediğini de belirterek, şöyle devam etti:
“Abdüş (Adülkadir Ömür) çok sevdiğim, çok beğendiğim bir kardeşim. Onunla beraber Hull City’de oynadık. Onunla görüşmem olmadı. Başkanımız ve hocamız rica ettiği için ben Trabzonspor’un teklifini kimseye söylememiştim. Abdüş’ün haberi olunca o beni aradı. Ben de ona düşüncelerimi söyledim transferle ilgili. O da benim için iyi olabileceğini, yeniden milli takıma seçilebileceğimi, Trabzonspor ile hedeflerimi gerçekleştirebileceğimi söyledi. Onun düşünceleri de benim için önemliydi. O yüzden ona da teşekkür ediyorum. Yurt dışından ve Türkiye’den birkaç teklif oldu. Hull City ile kontratım vardı. Abdullah hocamız ve başkanımız arayana kadar benim de hedeflerim vardı. İki tarafın da hedefleri örtüştüğü için buraya geldim.”
Taraftarlara teşekkür eden Ozan Tufan, “Taraftarlarla ilgili konuşacak olursak böyle bir karşılama beklemiyordum. Daha öncesinde oynadığım büyük bir camia vardı. O yüzden beni geldiğimde bağırlarına bastıkları için onlara da sizlerin huzurunuzda teşekkür ediyorum. Beni Trabzon şehrinde havalimanında öyle güzel karşıladıkları için teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.
“Orta sahada rahatım”
Ozan Tufan, İngiltere’de 2 yılda 20 gol atmasının tesadüf olmadığını da vurgulayarak, şunları söyledi:
“Kendimi orta saha mevkisinde daha rahat hissediyorum. İki 10 numara ile oynuyorduk Hull City’de. Farklı bir sistemimiz vardı. Orta sahada kendimi daha iyi hissediyorum. Yeteneklerimi daha iyi ortaya koyduğumu düşünüyorum. Ben iki senede 20 gol attım. Skorlardan ziyade iyi bir futbol oynadığımı söyleyebilirim. İki senede 20 gol atmanın da tesadüf olmadığını düşünüyorum. Milli takım beklentilerim vardı ama davet alamamam üzücü benim adıma. Tabii ki çeyrek finale çıkmamız bizi mutlu ediyor. İnşallah sonuna kadar giderler, biz de çok mutlu oluruz. Bir dahaki kamp döneminde de inşallah kadroda olurum.”
Ozan Tufan, başka takımlardan da teklifler aldığını belirterek, “Türkiye’den de birkaç teklif vardı. Benim bir yıl daha kontratım vardı. Öyle bir düşüncemiz yoktu. Abdullah hoca ve başkanımız arayana ve fikirlerini beyan edene kadar benim de hedeflerim vardı. Hedeflerimiz doğrultusunda, fikirlerimiz ortak yöndeydi. Ailemle paylaştım. Gönül sıcaklığı ile buraya geldik. Mutluyuz, çok şükür.” ifadelerini kullandı.
]]>Erzincan Valiliği yaz tatili nedeniyle öğrencilerin, köylerdeki yaşam ve çalışma hayatlarını öğrenmesi için ‘Köyümde Üç Gün’ projesi başlattı. Toplam 3 gün sürecek projeye, daha önce köyde yaşamamış 18 öğrenci katılıyor. Öğrenciler gruplar halinde proje kapsamındaki Aydoğdu, Binkoç ve Tatlısu köylerinde 3 gün kalacak. 3 gün boyunca çadırlarda yatan öğrenciler, bulunduğu köydeki çalışmaya göre kimi çiftlikte büyükbaş hayvan besleyip, temizliğini yapıyor, kimi tarlada, kimi de bahçede çalışıyor. Öğrencilerin başlarında AFAD ve Milli Eğitimden öğretmenler sorumlu olarak bulunuyor. Öğrenciler, oluşturulan faaliyet programına uygun şekilde, görevli öğretmenler, görevli AFAD personelleri ve köy muhtarı gözetiminde faaliyetlerini gerçekleştiriyorlar. Erzincan merkeze bağlı Aydoğdu, Tatlısu ve Binkoç köylerinde başlayan proje daha sonra diğer köylerde devam edecek.
Bulundukları köylerde öğrencileri İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mehmet Emre Canpolat, Milli Eğitim Müdürü Hacı Ömer Kartal, Gençlik ve Spor Müdürü Volkan Burak Mumcu ve Erzincan İl Afet ve Acil Durum Müdürü Cengiz Çavuş ile birlikte ziyaret eden Vali Hamza Aydoğdu, mutluluklarına ortak oldu.
Tandırda köy sakinleri kadınlarla birlikte ekmek pişiren ve köy hayatında olması gereken diğer işlere yardımcı olan gençleri tebrik eden Vali Aydoğdu, “Erzincan’da ‘Köyümde Üç Gün’ diye bir proje başlattık. Projenin amacı gençlerimizi AFAD, UMKE, öğretmenlerimizin eşliğinde köylerimize göndermek ve köy hayatını deneyimlemelerini istedik. Aydoğdu, Binkoç ve Tatlısu köylerimizde öğrencilerimiz köy hayatını deneyimliyorlar. Biz de bugün öğrencilerimizin köy yaşantısını gördük. Karşılaştığımız tablo gerçekten muhteşem. Kızlarımızın, öğrencilerimizin tandırda ekmek pişirmelerini, süt sağmalarını, çapa yapmalarını, çilek toplayıp, pekmez yapmalarını yani köy yaşantısında olabilecek çalışmaları bizzat gördük. Çok mutlu olduk. Öğretmenlerimiz gençlerimizin cep telefonlarını almışlar, teknolojik cihazlardan uzak haldeler ama hiçbirinin eksiklik hissetmemeleri çok güzel.
Bizim gelenek ve göreneklerimiz bugün yaşıyorsa gelenek görenektir. Kültürün taşıyıcısı dildir. Bizim geçmişe dair bütün kavramlarımızı bugünkü gençlerin zihinlerine ve kalplerine nakşetmemiz gerekiyor. Bunun da yolu köylerimizdeki, şehirlerimizdeki geçmişe dair bütün kültürel aktarımı bu gençlerimize vermek. Bu bir pilot uygulamaydı. İnşallah bundan sonra katlayarak 5 köyümüzde, 10 köyümüzde, 20 köyümüzde bunları yapacağız. Gençlerimizi mutlu görmek bizi çok mutlu etti. Burada şunu görmekte beni çok mutlu etti o da şu. Köylerimizdeki insanlar hiç tanımadıkları gençlerimizi kendi evlatları gibi sahip çıkarak onları el üstünde tutuyorlar. Ben hepsine teşekkür ediyorum” dedi.
Öğrenciler ise köy yaşantısını deneyimlemenin kendilerine büyük kazanç olduğunu ve mutluluk verdiğini belirterek, “Telefon, tablet yok. Hayata dair gerçek ve keyifli hatıralar biriktiriyoruz” ifadelerine yer verdiler. – ERZİNCAN
]]>AYYILDIZ: BOŞANMAK İSTEMEDİM, HER ŞEY 5 AY İÇİNDE OLDU
Boşandıktan sonra sessizliğini koruyan Sinem Ayyıldız, dün Nokta Gazetesi’ne yaptığı açıklamada “Boşamayı ben istemedim, çabaladım ama üslubu çok kırıcı ve netti. Her şey 5 ay içinde oldu ve her şey yeterince çirkin” dedi.
ONUR ATİLLA’DAN CEVAP: DAHA FAZLA ÇİRKİNLEŞMEDEN KONUŞAYIM
Instagram hesabından yaptığı ilk paylaşımda çocuklarını tatile götürdüğünü söyleyen Atilla “İyiliğimi isteyen herkes susmamı istedi. Daha iyi olmadı. Daha fazla çirkinleşmeden ben bir konuşayım. Yoldayım, çocukları tatile götürüyorum. Akşama ben konuşayım bir” ifadelerini kullandı.
“İTHAMLARI DEVAM EDERSE MAHKEME HUZURUNDA HAKKIMI ARAYACAĞIM”
Oyuncu akşam yaptığı yazılı açıklamada ise eski eşini hedef alarak yeni aşkı Nez’e de sahip çıktı. Bu süreçte yaşananları anlatan oyuncu, şu ifadeleri kullandı: “Sinem Ayyıldız, hayatımdaki en değerli iki varlığımın, çocuklarımın annesidir. Kendisi hakkında burada konuşmam. Bana yöneltilen suçlamalara karşılık vermem. Zaman geçtikçe daha sağduyulu olacağına inanmak istiyorum. Asılsız ithamlar devam ettiği takdirde mahkemeler huzurunda, adalete güvenerek hakkımı arayacağım, umarım gerekmez.”
“OCAK AYINDA EVDEN AYRILDIM VE ANLAŞMALI OLARAK BOŞANDIK”
“Ocak ayında evden ayrıldım ve 6 ay içinde boşandık. Anlaşmalı olarak boşandık. Karşı taraf istemese anlaşmalı boşanılabilir mi? Hayır. Birlikte imza attık ve boşandık. Sebebi, sebepleri bizim mahremimizdir. Ben eski eşimin ailesine de sorumluyum, çocuklarıma da. Benim için hiç ama hiç kolay olmadı çocuklarımdan ayrılmak. Zayıfladım diye yuvamı yıkacak karakterde olmadığımı biliyorum. Ne mutlu ki ben kendimi biliyorum, vicdanım çok rahat.”
“ZAMANINDA AKBİLİMİ DOLDURAN EŞİME EN İYİ ŞARTLARI SAĞLAYARAK AYRILDIM”
“Mahremimizi bu mecralarda meze etmem. Biz eski eşimle yıprandık, yorulduk, birbirimizi mutsuz etmeye başladık, tartışma ve kavga ortamında çocuklarımızı büyütmek istemedik. Boşanmamak için tek taraflı çabalandıysa da henüz evliyken şartları güzelleştirmek için de ben çok çabaladım. Olmadı… Daha iyi bir baba olabilmek için kendi hayatımı kurmam gerekti. İlk adımı ben attım, evden ayrıldım ve boşandık. Zamanında akbilimi dolduran eski eşime en iyi şartları sağlayarak ayrıldım. Şükür kimseye muhtaç değiller, olmayacaklar.”
“BİZ BİRBİRİMİZE SIĞINDIK, NEZ’İN EVLİLİĞİMİN BİTMESİYLE ALAKASI YOK”
“Nez benim sevgilimdir. Biz çok kısa zaman önce bir ilişkiye başladık. Çok mutlu ve heyecanlıyız. Bu zor süreç bizim umarım ilk ve son sınavımız olur. Birbirimize tutunduk ve sığındık. Nez’in evliliğimin bitmesiyle hiçbir ilgisi yoktur. Evlilik bitirecek yapıda bir insanı hayatıma katamam zaten. Tekrarlıyorum benim çocuklarım var, ailem var, iş arkadaşlarım ve sorumluluklarım var, eski eşime bir saygım var. Hayatın cilvesi işte biz birbirimize böyle bir zamanda denk geldik. Boşanacağımı dahi davaya on gün kala öğrenen bir insandan söz ediyorum.
“NEZ’İN LİNÇ EDİLMESİNE İZİN VERMEM”
Yirmi beş yılda namusuyla kariyerini inşa etmiş bir kadının, asla böyle konularla gündeme gelmeyen bir sanatçının, meslektaşımın, sevdiğim insanın, sevgili Nez’in linç edilmesine izin vermem. Ortada bir ihanet yok. Bunun aksini ispat edebilecek en ufak bir delil ya da tanık bulunamayacağı gibi, bizim tanışmamızın 28 Mayıs’ta olduğunu ve ilişkimizin ben boşandıktan sonra başladığını ispatlayabileceğimiz pek çok delil vardır.”
“NEZ’LE BEN MASUMUZ, BELKİ ESKİ EŞİM DE İLİŞKİ KURMUŞTUR”
“Velhasıl, Nez ve ben masumuz. Öte yandan herkes istediği hayatı yaşayabilir. Yeni ilişkiler kurabilir, belki de kurmuştur… Biz tanınmış insanlar olduğumuz ve mutluluğumuzu başka insanlardan önce kendimiz paylaştığımız için günah keçisi ilan edildik. Eski eşime de mutluluklar diliyorum. Canı gönülden diliyorum. Bazen de medyatik olmamak iyidir dedirtti bu son günler bana. Yaşayan yaşıyor, ama biz mutlu olmak isteyince? Bakın neler oluyor… Çok üzücü. Artık benim tarafımdan bu konuyla ilgili bir açıklama gelmeyecek. Çocuklarım için susuyorum. Sevginin kazanması dileğimle.”
]]>Mersin Millet Bahçesi’nde bir araya gelen basketbolcular, teknik ekip ve taraftarlar üstü açık otobüslerle kentte şehir turu yaptı. Konvoy yapan ekibe, vatandaşlar alkışlarla destek verdi. Konvoydakiler, Özgecan Aslan Barış Meydanı’nda coşkulu bir kalabalık tarafından karşılandı. Tezahüratlar eşliliğinde teknik heyet ve basketbolcuların tek tek anons edilerek sahneye davet edildiği kutlamada, oyuncular kazandıkları kupayı havaya kaldırdı. 10 yıl aradan sonra Süper Lig hasreti son bulan MSK, kente şampiyonluk gururunu yaşattı.
“Şehrimize bu şampiyonluğu hediye etmeyi çok istiyorduk”
Başantrenör Can Sevim, takımın başına geçtiği ilk günden itibaren verdikleri mücadeleyi şampiyonlukla taçlandıracaklarına inandığını söyledi. Bu doğrultu da hareket ettiğini dile getiren Sevim, mücadelenin sonunda da kazandıklarını ifade ederek, “Çok mutluyuz, çünkü şehrimize bu şampiyonluğu hediye etmeyi çok istiyorduk. Şehrimizi Süper Lig’de temsil edeceğimize bir gün olsun şüphe duymadık. Ne mutlu ki bunu başardık. Emeği geçen herkese, taraftara ve halkımıza teşekkür ediyorum. Onların desteği olmadan yapamazdık” dedi.
Play-off’a yükselmenin oldukça zorlu olduğunu dile getiren Sevim, play-off’larda oynayan her takımın birincilik için mücadele ettiğini vurgulayarak, “Orada mücadele dozu, normal sezondan çok daha yüksek oluyor. Özellikle ligin ikinci yarısında başladığımız savunmadaki agresifliğimizden enerji ve güç alarak, hücumu da beraber kontrol ettiğimiz bir yapımız vardı. Bu da bize play-off’ta çok yardımcı oldu. Hiçbir maçı bırakmadık. Play-off’larda 1-2 maç kaybettik ama ne olursa olsun her maça elimizden gelen her şeyin daha fazlasını vererek çıktık ve mücadele ettik. Sonrasında da şampiyonluk geldi” diye konuştu.
Oyunculardan taraftara teşekkür
Oyunculardan Gökhan Yazıcıoğlu, şampiyonluk maçını kazandıkları için mutlu olduğunu belirterek, “Hepimiz güzel bir sezon geçirdik. Çok mücadele ettik ve çok uğraştık. Karşılığını almak bizi çok mutlu etti” dedi.
Deniz Çelen de MSK’nın Süper Lig hedefi ile kurulmuş bir takım olduğunu dile getirerek, “Sonunda bunu başarmış olmak ve seyircinin önünde yaşamak, özellikle evimizde kazanıp da galibiyeti onlarla beraber kutlayabilmek çok keyifliydi. Hepimiz çok mutluyuz” diye konuştu.
Canberk Kuş ise taraftarların desteklerinin çok önemli olduğunu ifade ederek, “Onların desteği olmadan buralara gelemezdik. Bu şehre şampiyonluğu getirdiğimiz için çok memnun ve mutluyuz” ifadelerini kullandı.
Ata Turgut da sezon mücadelesine son 2 ay kala dahil olduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti: “Burası çok güzel insanlardan oluşan bir takım. Bu yüzden çok mutluyum. Bu takım sezona şampiyonluk hedefiyle başladı ve bu hedefe ulaştık. Bu takımın en güzel yanlarından birisi de taraftarı. Gerçekten her maçta bizi destekliyorlar ve bize özel olduğumuzu hissettiriyorlar. Bizi hiç yalnız bırakmadılar. Onlar olmasa biz buralara gelemezdik. Onlara çok minnettarız.” – MERSİN
]]>Akçaburgaz Mahallesi 3035. Sokak’ta bulunan 2 bin 340 metrekareye sahip parkın içinde basket sahası, çocuk oyun grubu, fitness takımı ve yürüyüş yolu bulunuyor. Vatandaşlar ve ilçe protokolü ile birlikte parkın açılışını gerçekleştiren Başkan Özer, “Bu parkın bir ismi yok, mahalleliye soracağız, onların ortak görüşüyle bir isim koyacağız. Katılımcı demokrasi örneğiyle bu parkı sizin istediğiniz isimle hizmetinize sunacağız. Halkımızla birlikte buranın açılışını yaptık, çocuklarla birlikte oynadık. Onları böyle mutlu etmek beni de mutlu etti. Hizmet yaparken, halkla buluşurken mutlu oluyorum. Bundan sonra da bu hizmetlerimiz devam edecek. Esenyurt halkına feda olsun” dedi.
Özer, ilçeye 14 park, 15 kreş ve ikisi İBB’ye ikisi Esenyurt Belediyesi’ne ait olmak üzere 4 Kent Lokantası yapacaklarının da müjdesini verdi.
“Esenyurt’umuzun ihtiyaç duyduğu yeşil alanları yapacağız”
Esenyurt’un geçmişte betona kurban edildiği için yeşil alanların yok denecek kadar az olduğunu söyleyen Başkan Özer, “Biz bundan sonra yeşile, parka, bahçeye önem vereceğiz. Bu konuda Büyükşehir Belediye Başkanımızla da görüştüm. Büyük alanları Büyükşehir’le beraber yeşil vadiler haline getirebilmek için el ele vereceğiz. Esenyurt’umuzun ihtiyaç duyduğu yeşil alanları mutlak surette yapacağız. Bugün bu çerçevede Akçaburgaz Mahallemizde ilk parkımızı açıyoruz. Bu park başta çocuklarımız olmak üzere annelerimize, herkese hayırlı uğurlu olsun” diye konuştu.
“Sizi mutlu etmek beni mutlu ediyor”
Mutluluk kaynağının Esenyurtlulara hizmet sunmak ve onları mutlu etmek olduğunu vurgulayan Ahmet Özer, “Ben sizin, yani halkın belediye başkanıyım. Beni en çok hizmet ve sizinle iç içe olmak, çocuklara sarılmak, halkla hemhal olmak mutlu ediyor. Şimdi hizmet zamanı. İstiyorum ki Esenyurt’ta çok daha büyük yürüyüş alanları, bisiklet yolları olsun. Bunları yapacağız. Mutlu olmanın yolu, sevdiklerinizi mutlu etmekten geçer. Eğer mutlu olmak istiyorsanız sevdiklerinizi mutlu edeceksiniz. Benim sevdiklerim Esenyurt halkı. Dolayısıyla sizi mutlu etmek beni mutlu edecektir. İşte bugün de bu parkı açarak sizi, çocukları böyle mutlu görmek beni de mutlu etti” ifadelerini kullandı.
Başkan Özer’den kreş, park ve Kent Lokantası müjdesi
Başkan Özer, Esenyurt’ta yapacağı çalışmaları da şöyle sıraladı:
“Yarından itibaren 15 tane kreş yapımına başlıyoruz. Ayrıca bunun gibi 14 adet park yapımı da devam ediyor. En kısa sürede onları da hizmete açacağız. Bir aşevi projemiz var, onu hayata geçireceğiz. Sıcak yemek dağıtacağız. Ayrıca ikisi İBB’nin ikisi bizim olmak üzere dört tane de Kent Lokantası lokantası açacağız. Halkımız ucuza yemek yiyebilecek. Bir de et paketleme ve entegre tesisimiz var. O çalışmayı da hızlandıracağım. Bu sıkıntılı dönemde tasarruf tedbirlerine rağmen bu iki projemizi hızla devreye sokacağız. Sizin hizmetinize sunacağız, hayırlı uğurlu olsun.”?
]]>Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu (TSKF), Kadının Ekonomik Güçlendirilmesi Çalışma Grubu, Kadın Liderlerle Dönüşüm Buluşmalarının ikincisini Denizli’de gerçekleştirdi. Denizli Merkezefendi İlçe Belediye Başkanı Şeniz Doğan ve Bozkurt İlçe Belediye Başkanı Birsen Çelik’in de katıldığı etkinlik, kadınlardan büyük ilgi gördü. Konuşmasında kadının ekonomideki yerinin tartışılamayacağını vurgulayan DTO Başkan Yardımcısı Melek Sözkesen Kartay, ” Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi dünyadaki her şey kadının eseridir! Denizli’de iş hayatında yer alan girişimci kadınlarımızla çalışan kadınlarımızın oranı, Türkiye ortalamasının üzerindedir. Türkiye genelinde yüzde 28 olan kadın istihdam oranı, Denizli’de yüzde 33’ün üzerindedir. Bu sevindirici bir veri fakat yeterli değil. 98 yıllık Denizli Ticaret Odası tarihinin yönetim kurulundaki ikinci kadın üyeyim ve başkan yardımcısıyım. Şu andaki hedefimiz, yönetim kurulumuzun yüzde 50’sini kadınların oluşturduğunu bir gün görebilmektir. Diğer taraftan Denizli Ticaret Odası’nda kayıtlı kadın girişimcimiz 2 bin 800 kişi fakat şirketlerin yönetim kurullarında, komitelerinde ve komisyonlarında kadınların adı yok. Kadın çalışıyor ama esamesi okunmuyor. Çünkü şirketi ya babasının üzerine ya da kocasının üzerine; kadınsa orada maaşlı olarak çalışıyor. Herhangi bir karar mekanizmasında yetkisi bulunmuyor. Artık hepimiz yaptığımız işlerde biraz daha sorumluluk almalıyız, sorumluluk verilmesini beklememeliyiz ve bu şekilde ilerlemeliyiz” dedi.
“Kadın erkek yan yana yürümeliyiz”
Dünyada ve Türkiye’deki toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dikkat çeken SKF Başkanı Betül Elmasoğlu, “Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre Türkiye ne yazık ki 146 ülke arasında 129’uncu. Bunun da sebebi kadınların istihdama, siyasete ve karar alma mekanizmalarına katılımlarının düşük kalması. Tüm bu yaşananlarsa maalesef ata erkil düzenin sonuçlarıdır. Bizlerin zihinlerimizi değiştirmeye, dönüştürmeye, kadınların öncelikli ve önde olduğu bir yaşama ihtiyacımız var. Ülkelerin sürdürülebilir kalkınması, kadınların özgürce var olabilmesi ile mümkündür. Bu tablonun bize yakışmadığı çok açıktır; çıkış yolumuzsa toplumsal cinsiyet kalıplarının aşılmasından geçmektedir. Çağdaş, demokratik ve müreffeh bir ülke için kadın erkek yan yana yürümeliyiz, birlikte mücadele etmeliyiz. Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu olarak iş hayatında öncü kadınlarla birlikte olmak, onların başarı hikayelerini dinlemek, kızlarımıza örnek olalım istedik. Bugün de bu kapsamda burada ikinci toplantımızı yapmanın mutluluğu ve gururunu yaşıyoruz. Denizli’de bize bu imkanı sundukları için Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Uğur Erdoğan başta olmak üzere Başkan Yardımcımız Sayın Melek Sözkesen Kartay ile yönetim kurulu üyelerine çok teşekkür ediyoruz” dedi.
“Kadın mutlu olduğunda, toplum da mutlu olur”
Bozkurt Belediye Başkanı Birsen Çelik ise konuşmasında kadın liderlerin önemine değindi. Çelik, “Bizlerin yani siyasetçilerin tek amacı, toplumu mutlu etmektir. Toplumu mutlu etmenin yolu da kadını mutlu etmekten geçmektedir. Çünkü kadını mutlu ettiğinizde aile de mutlu olur. Aile mutlu olduğunda da toplum mutlu olur. O nedenle Şeniz başkanımla bulunduğumuz bölgelerde pozitif ayrımcılık yapıp hem kadını mutlu etmek hem de toplumu mutlu etmek için çalışıyoruz” diye konuştu.
“Kadının olduğu yerde zarafet ve iletişim olur”
Kadınların yaşadıkları zorlukları belediye başkanı olduktan sonra daha net gördüğünü eden Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, “Başkan olduktan sonra, Türkiye’de kadınların ne kadar büyük zorluklar içinde olduğunu daha iyi gördüm. Şuna inanıyorum ki kadının bağımsız olabilmesi için ekonomik özgürlüğünün olması gerekiyor. Bizler, kadın yöneticiler olarak aldığımız eğitimle, yaptığımız işlerle ve doğru belediyecilik yönetimiyle, kadınlarımıza ve kızlarımıza örnek oluyoruz. Kadının olduğu yerde zarafet ve iletişim olur. Bu yüzden siyasi partilerde ve çalışma hayatında daha fazla kadının olması gerekiyor. Farklı bir zamanda biz de sizinle ortak bir proje yapmak isteriz” ifadelerini kullandı.
Açış konuşmalarının ardından Kadın Liderlerle Dönüşüm Oturumuna geçildi. TSKF Kadının Ekonomik Güçlendirilmesi Çalışma Grubu Koordinatörü Dilek Cesur’un moderatörlüğünde ManPowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı, katılımcılara iş hayatındaki tecrübelerini aktardı. Narlı, kadının katma değeri yüksek işlerde yer almasının toplumun hızlı gelişmesindeki en önemli etkenlerden biri olduğuna inandığını dile getirdi. Özellikle mesleki beceri gerektiren alanlarda iyi yetişmiş nitelikli kadınların yer almasının buna büyük katkı sağlayacağını kaydetti. Bunun için de sivil toplum kuruluşlarıyla kurum ve kuruluşların iş birliğinin önemli olduğunu vurguladı. Bunları anlatmak için Denizli’de kendilerine sunulan imkandan dolayı DTO’ya teşekkür etti. – DENİZLİ
]]>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), İstatistiklerle Gençlik, 2023 Raporunu yayınladı.
TÜİK’in İstatistiklerle Gençlik araştırması, 2023 verilerine göre, Türkiye’nin 85 milyon 372 bin 377 olan nüfusunun 12 milyon 872 bin 39’unu 15-24 yaş grubundaki genç nüfus oluşturuyor. Toplam nüfusun yüzde 15,1’ini oluşturan genç nüfusun yüzde 51,3’ü erkek, yüzde 48,7’si ise kadın nüfustan oluşuyor.
GENÇ ERKEKLERİN YÜZDE 96,4’Ü; GENÇ KADINLARIN YÜZDE 86,8’İ HİÇ EVLENMEDİ
TÜİK’e göre; genç nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, genç erkek nüfusun 2023 yılında yüzde 96,4’ünün hiç evlenmemiş, yüzde 3,5’inin evli, yüzde 0,1’inin boşanmış olduğu görülürken, genç kadın nüfusun yüzde 86,8’inin hiç evlenmemiş, yüzde 12,7’sinin evli, yüzde 0,4’ünün ise boşanmış olduğu görüldü.
GENÇLERİN YÜZDE 54’Ü MUTLU
Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre ise 2023 yılında 18-24 yaş grubundaki genç nüfus içinde kendini mutlu hissettiğini belirtenlerin oranı yüzde 54 iken kendini ne mutlu ne mutsuz hissedenlerin oranı yüzde 33,3, kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı ise yüzde 12,7 olarak belirlendi.
GENÇ ERKEKLERİN YÜZDE 52,7’Sİ; GENÇ KADINLARIN DA YÜZDE 55,4’Ü MUTLU
Kendini mutlu olarak hisseden 18-24 yaş grubundaki erkek nüfusun oranı yüzde 52,7 iken kendini ne mutlu ne mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı yüzde 34,2, kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı ise yüzde 13,2 oldu. Kendini mutlu hissettiğini belirten 18-24 yaş grubundaki genç kadın nüfusun oranı yüzde 55,4 iken kendini ne mutlu ne mutsuz hissedenlerin oranı yüzde 32,4, kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı ise yüzde 12,2 şeklinde saptandı.
GENÇLERİN MUTLULUK KAYNAĞI OLARAK YÜZDE 45,5 İLE SAĞLIK İLK SIRADA
Aynı araştırmanın sonuçlarına göre 2023 yılında gençlerin mutluluk kaynağı olan değerler arasında yüzde 45,5 ile sağlık, ilk sırada yer aldı. Bunu, yüzde 23,7 ile başarı, yüzde 12,6 ile sevgi izledi. Mutluluk kaynağı cinsiyete göre incelendiğinde, genç erkeklerde yüzde 42,3 ile ilk sırayı sağlık alırken bunu yüzde 25,6 ile başarı ve yüzde 15,5 ile para takip etti. Genç kadınlarda ise yüzde 49 ile ilk sırayı sağlık alırken bunu yüzde 21,7 ile başarı ve yüzde 16,6 ile sevgi takip etti.
GENÇLERİN YÜZDE 75,2’Sİ İŞİNDEN MEMNUN
Ayrıca 2023 yılında, gençlerin yüzde 75,2’si çalıştığı işinden memnun olduğunu, yüzde 47,8’i elde ettiği kazançtan memnun olduğunu belirtti. Genç erkeklerde çalışılan işten duyulan memnuniyet oranı yüzde 75,6, elde edilen kazançtan memnuniyet oranı yüzde 48,6 olurken genç kadınlarda ise bu oranlar yüzde 74,4 ve yüzde 46,1 olarak gerçekleşti.
GENÇLERİN YÜZDE 65,5’İ ALDIĞI EĞİTİMDEN MEMNUN
Öte yandan, gençlerin yüzde 65,5’i şimdiye kadar almış olduğu eğitimden memnun olduğunu belirtti. Bu oran genç erkeklerde yüzde 62,1 iken genç kadınlarda yüzde 69,2 oldu.
İNTERNET KULLANAN GENÇLERİN ORANI YÜZDE 97,5 OLDU
Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre de internet kullanım oranı, 16-24 yaş grubundaki genç nüfusta 2022 yılında yüzde 96,9 iken 2023 yılında yüzde 97,5 oldu. İnternet kullanım oranı, genç erkeklerde 2022 yılında yüzde 97,6 iken 2023 yılında yüzde 98,4, genç kadınlarda ise 2022 yılında yüzde 96,1 iken 2023 yılında yüzde 96,6 oldu.
(BİTTİ)
]]>Rize’de 2008 yılında Medine Şen, engelli olarak dünyaya geldi. Küçük Medine, ilköğretimini tamamladıktan sonra ortaöğretimini evde eğitim programı ile görmeye başladı. Ortaöğretim çağına kadar fazla sosyal olmayan 16 yaşındaki Medine, evine Mehmet Akif Ersoy Ortaokulundan evde eğitim programı ile gelen öğretmenlerin kendisiyle özel ilgilenmesiyle birlikte sosyal hayatta daha aktif hale gelmeye başladı. Medine, engeli yüzünden kendi başına dışarı çıkamamasından ötürü evde her zaman misafir istiyor ve misafir ağırlamak onu hayatın en mutlu bireyi yapıyor. Evine gelen misafirler ve öğretmenleri sayesinde hayata sımsıkı sarılan Medine’nin yüzünden gülüş eksik olmuyor.
“Dışarı çıkamadığı için sürekli eve birilerinin gelmesin istiyor”
Kızları Medine’nin engeli nedeniyle dışarıya çıkamadığını ve bu yüzden sürekli evde misafir ağırlamak istediğini ifade eden anne Tenzile Şen, “Her sorunuyla ilgileniyorum. Yemeği, her şeyini yapıyorum. Ondan sonra evimi topluyorum. Genellikle Medine ile ilgileniyorum. Günümüz beraber geçiyor. Aynı genç kız gibi. Tableti ve oyuncakları ile oynar. Başka bir şeyle pek ilgilenmez. Büyük insanları çok sever. Misafir çok istiyor. Onlarla konuşup vakit geçiriyor. Mutlu oluyor. Onlarla sohbet etmeyi seviyor. Dışarı çıkamadığı için sürekli birilerinin gelmesin istiyor. Öğretmenleri ile çok güzel zaman geçiriyor. Onların hep yanında durmasını istiyor. ‘Hocam ne zaman gelecek?’ deyip saati bekliyor. En çok öğretmenlerini seviyor. Öğretmenleri ile çok mutlu. Akülü arabası olmasını istiyor. Onla beraber gezmek istiyor” şeklinde konuştu.
“Medine’nin 5. sınıftan itibaren çok gelişim gösterdi”
Medine’nin sürekli ziyaretine geldiklerini ve onunla keyifli vakit geçirdiklerini dile getieren Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu’nun müdürü Ebubekir Salihoğlu ise “Medine’yi ziyarete geldik. Öğretmenlerimiz onla beraber vakit geçiriyor. Akademik yönden de katkı sağlıyorlar. Bu noktada Medine’nin 5. sınıftan itibaren çok gelişim gösterdi. Medine’nin psikolojik yönden de çok katkı sağladığını görüyoruz. Hem Medine bizimle birlikte vakit geçirmekten mutlu olurken bizde aynı zamanda mutlu oluyoruz. Bu sene onu mezun edeceğimizin de üzüntüsünü taşıyoruz. Bakanlığımızın ve müdürlüğümüzün uygun görmesi halinde öğretmenlerimizi lise hayatı boyunca da görevlendirmeyi hem kendisi hem de öğretmenleri istiyor” ifadelerini kullandı.
“Bizim için Medine’miz bir tane”
İlk başlarda Medine’nin kendisini ifade edemeyecek kadar çekingen olduğunu ancak sonrasında aldığı eğitimler ve misafir ağırlamalarından ötürü çok yol kat ettiklerini ifade eden Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu’nun müdür yardımcısı Aynur Yılmaz ise “Medine çok özel bir çocuk. Benim de iki tane çocuğum var ama Medine’de benim için ayrı bir noktada. Annesi ile de artık abla kardeş olduk. Biz bu eve gelince artık öğretmen olarak gelmiyorum. Ben buraya Medine’nin ablası olarak, sırdaşı olarak geliyorum. Yeri geliyor biz onla dertleşiyoruz. Sorunlarını bize anlatıyor. Öğretmenlik hayatım boyunca unutamayacağım çok özel çocuklardan bir tanesi. İlk geldiğimizde Medine kendini pek ifade edebilen bir çocuk değildi. İnsanları gördüğünde konuşmayan kapanık bir çocuktu. Okuma yazma konusunda çok yol kat ettik. Sayıları öğrettik. İngilizce kelimeler öğrendi. Artık Medine kendini daha güzel ifade ediyor. Evine gelen misafirle de çok güzel duygularını dile getiriyor. Bizim için Medine’miz bir tane. O benim çiçeğim” dedi.
Medine’nin ailesi için olduğu gibi kendileri için de bir cevher olduğunun altını çizen Yılmaz, “Medine’nin annesi de biz ilk geldiğimizde özel çocuğunun farkında değildi. O da içine kapanıktı. Biz geldikten sonra o da sosyalleşti. O da Medine gibi bir değerin elinde olduğunu biz geldikten sonra farkında vardı. Gerçekten elinde çok güzel bir cevher var. O bizim hem dünyalığımız hem de cennetliğimiz” şeklinde konuştu.
“Büyüklerimizin de ziyaretlerini bekliyorum”
Evine daha çok misafir beklediğini ifade eden Medine ise Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin’in kendisini ziyaret ettiğini ve bundan çok mutlu olduğunu dile getirerek “Belediye Başkanımız beni ziyarete gelmişti. Çok mutlu olmuştum. Diğer büyüklerimizin de ziyaretlerini bekliyorum” dedi. – RİZE
]]>İSTANBUL – İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Fatih Belediyesi, Fatih İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Haliç Su Sporları Kulübü işbirliğinde ‘6. Geleneksel Engelliler Spor ve Eğlence Şenliği’ düzenlendi. Engelliler Haftası nedeniyle düzenlenen şenlikte öğrenciler gönüllerince eğlendi.
İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Fatih Belediyesi, Fatih İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Haliç Su Sporları Kulübü işbirliğinde ‘6. Geleneksel Engelliler Spor ve Eğlence Şenliği’ düzenlendi. 10-16 Mayıs Engelliler Haftası çerçevesinde düzenlenen etkinlik, Fatih Belediyesi Haliç Kano ve Kürek Sporları Merkezi’nde gerçekleştirildi. 39 ilçeden bin 100 engelli birey ve ailelerin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler doyasıya eğlendi. Etkinlikte, katılımcılara balık ekmek ve pamuk şeker ikram edildi. Etkinlik için özel gösteriler hazırlayan öğrenciler, hem sahne performanslarını gösterdi hem de 20 adet kurulan spor parkurunda eğlencenin tadını çıkardı. Engelli çocukların ve vatandaşların eğlendiği etkinlik renkli görüntülere sahne oldu.
“Hem eğlendiler hem de sahne performanslarıyla kendilerini doyasıya ifade etme fırsatı buldular”
Etkinlik hakkında konuşan İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Hizmetleri Müdürü Seyda Dursun,”6. Geleneksel Engelliler ve Spor Şenliği’ni gerçekleştirdik. Gençlik ve Spor Bakanlığı, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Fatih Belediye, Fatih İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Haliç Su Sporları Kulübü destekleriyle güzel bir organizasyon gerçekleştirdik. Öğrencilerimiz bugüne özel hazırladıkları sahne performanslarını sergiledi. Aylardır bugüne hazırlanıyorlardı. Halk oyunları gösterileri, ana sınıfı gösterisi, spor gösterileri olmak üzere birçok etkinlik için hazırlandılar ve çocuklarımız kendi performanslarını sahnede gerçekleştirdiler. 20 tane spor alanı oluşturduk. Mini golf, futbol, masa tenisinden okçuluğa kadar birçok alanda deneyimleri yaşadılar. Hem eğlendiler hem de sahne performanslarıyla kendilerini doyasıya ifade etme fırsatı buldular. Aileleri ile beraber davet ettik. Bugün 6’ıncısını gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. 1.’sini düzenlediğimizde 120 öğrenci katılmıştı. Bugün bin 100 sayısına ulaştık. Gerçekten büyüyerek giden bir etkinlik. Amacımız burada tamamen mutlu ve güzel bir gün geçirmelerini sağlamaktı. Onu da başardığımıza inanıyoruz. Fatih ilçesiyle başladığımız etkinliğimize bugün 39 ilçeden bütün özel eğitim gruplarını davet ettik. Bugün 15’i aşkın ilçeden de katılım sağlandı. Güzel bir gün geçirdiler. Onlar mutlu olunca biz de mutlu oluyoruz” dedi.
“Çocuklarımız bu tür eğlencelere geldikleri zaman dünyalar onların oluyor”
2 engelli çocuğunu eğlendirmeye getiren anne Seyide Yonar, “Benim 2 tane engelli kızım var. Biz fizik tedavi görüyoruz. Bize o kadar güzel eğlenceler sunuyorlar ki Allah razı olsun. Bizim çocuklarımız bu tür eğlencelere geldikleri zaman dünyalar onların oluyor. Geliyoruz burada oynuyorlar. Eve gittiğimizde kahkahalarla gülüyorlar. Ben ağladığım zaman anne ağlama diyorlar. Allah fizik tedaviden, belediye başkanımızdan öncelikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan razı olsun. Bizim çocuklarımıza güzel imkanlar sundular. Okul, özel eğitim, bakım evleri gibi güzel hizmetler sundular. Fizik tedavi açıldığından bu yana ben çocuklarımı hep getiriyorum. Eğlencede halk oyunları oynadılar. Burada ne gerekiyorsa yapıyorlar” ifadelerini kullandı.
“Böyle etkinliklerin olması bizi çok mutlu ediyor”
Etkinlikte çok eğlendiğini ifade eden engelli adayı Gülay Nayır, “Böyle etkinliklerin olması bizi çok mutlu ediyor. Devamını istiyoruz. Her zaman olunca mutlu oluyoruz. Severek geliyoruz. Bizim için değişiklik oluyor. Bunlar zaten istediğimiz şeylerdi. Çok güzeldi, arkadaşlarla eğlendik. Mutlu olduk” şeklinde konuştu.
“Benim dünya 3’üncülüğüm, 2’inciliğim ve 1’inciliğim var”
Etkinliğe katılan milli sporcu Merve Uzun, “Benim dünya 3’üncülüğüm, 2’inciliğim ve 1’inciliğim var. İtalya, Portekiz, Güney Afrika, Finlandiya ve Çekya’ya gittim” dedi.
“Antalya’da, Portekiz, Finlandiya ve Çek Cumhuriyeti’nde madalya aldım”
Milli sporcu Rıdvan Yalçın ise, “23 yaşındayım. Her gün antrenman yapıyorum. Antrenmanlarımı bazen kendim yapıyorum. Şınav çekiyorum. Antalya’da, Portekiz, Finlandiya ve Çek Cumhuriyeti’nde madalya aldım. Allah yar ve yardımcımız olsun. Amin” diye konuştu.
]]>Kentte görev yapan ulusal ve yerel medya temsilcilerinin katılım sağladığı toplantıda, DSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Mehmet Serter ve Osman Uğurlu, Yönetim Kurulu Üyeleri Levent Çaputçu ve Orçun Alptekin ile DSO personeli yer aldı. Basın toplantısında DSO’nun çalışma ortamını nasıl geliştirdiğine dair bilgiler de verildi. Daha sonra DSO personeli basın mensuplarının iş yerindeki çalışma ortamı ile ilgili sorularını da yanıtladı.
Başkan Kasapoğlu, Happy Place to Work tarafından bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen “Türkiye’nin En Mutlu İş Yerleri” araştırması sonucunda açıklanan listede ilk kez bir Sivil Toplum Kuruluşu’nun yer almasının önemli bir kazanım olduğunun altını çizdi. DSO’nun bu başarısının Denizli ve Türkiye için de bir gurur kaynağı olduğunu ifade eden Kasapoğlu, “Denizli Sanayi Odası olarak mutlu çalışanların başarı için kritik bir faktör olduğuna inancımızı her zaman yüksek tuttuk. Başarılı bir işletme için sadece rakamlar ve grafikler yeterli değil. Başarımızın sırrı, insan odaklı yaklaşımda yatıyor. İş yerindeki her bir çalışanımızın sosyal, kişisel ve mesleki gelişimine önem veriyoruz. Çalışanlarımızın mutluluğunu artırmak için çeşitli programlar ve faaliyetler düzenliyoruz. Şeffaf iletişim ve adil bir çalışma ortamı oluşturmak, öncelikli hedeflerimiz arasında” dedi.
DSO’nun bu yıl ilk kez katıldığı “Türkiye’nin En Mutlu İş Yerleri” araştırmasında yer alarak büyük bir başarı elde ettiğini belirten Kasapoğlu, “Denizli Sanayi Odası olarak ‘Türkiye’nin En Mutlu İş Yerleri’ listesinde yer almanın gururunu yaşıyoruz. Bu başarı, tüm çalışanlarımızın özverili çalışmaları ve emeklerinin sonucudur. Çalışanlarımızın mutluluğu ve refahı bizim için her zaman öncelik olmuştur. Bu nedenle, çalışma ortamımızı sürekli geliştirmek ve iyileştirmek için çaba gösteriyoruz.” diye konuştu.
DSO’nun bu başarısının Denizli ve Türkiye için de bir gurur kaynağı olduğunu ifade eden Kasapoğlu, “Bu vesileyle tüm çalışanlarımıza huzurunuzda bir kez daha teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.
DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu da “Sanayi ve Ticaret Odaları içerisinde bir ilki gerçekleştiriyoruz. Emeği geçen mesai arkadaşlarımıza ve Yönetim Kurulu’na elde edilen bu başarıdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Sürdürebilir olması için insanların bulunduğu ortamdan mutluluk duyması gerekiyor. Zorla yapılan organizasyonların sürdürebilir olma ihtimali yok. Bu başarının birçok organizasyona örnek olacağını düşünüyorum” diye konuştu.
DSO Sürdürülebilirlik ve Yeşil Dönüşüm Müdürü Cansun Özdülger ise “Denizli Sanayi Odası, ortak değer oluşturabilmek için çalışanlarının fikirlerini özgürce ifade edebilmelerini destekliyor. Kapsayıcı ve yenilikçi işlere verdiği önem ile kişisel ve profesyonel gelişimim için fırsat sunuyor” dedi.
DSO Yazı İşleri ve Yönetim Asistanı Serpil Cengiz de “Üyelerine ve biz çalışanlarına verdiği yüksek değere nispetle, ayrıcalıklı hissetmemizi sağlayan elit yönetim anlayışı ile bireysel katkılarımızı sunmamıza fırsat veren bu kurumda çalışmaktan gurur duyuyorum” dedi.
DSO İhracat İşlemleri ve Teşvikler Uzmanı Burcu Özcan Tarhan ise “Denizli Sanayi Odası bir ailedir. Ben bu ailede büyüdüm ve yetiştim. Ailenin her ferdine değerli ve kıymetli olduğunu göstermesi; başarılarını destekleyip, güçlükleri hep beraber göğüslenmesi, DSO’ nun birlikte güzel işlere imza atan, büyük hedefler koyabilen güçlü bir kurum olduğunun göstergesidir” dedi.
DSO Kalite Yönetim Sistemleri Uzmanı Nurcihan Çakır da, açıklamasında şunları kaydetti:
“Denizli Sanayi Odası’nda muhteşem ekiple birlikte çalışmak, iş birliği ve dayanışmanın gücünü her gün hissetmek benim için gerçekten gurur verici. Stephen Covey’in dediği gibi, alite, bizi başkalarından ayıran detaylardır” – DENİZLİ
]]>(MANİSA)-CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 484.Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında düzenlenen Mesir Şenliği Kortej Yürüyüşü ve Mesir Macunu Saçım etkinliğine katıldı. Özel, Sultan Camii ve külliyelerinden 7 ton mesir macunun saçıldığı törende ilk önce mesir macunu attı, ardından Manisalılarla birlikte camiinin kubbesinden ve minaresinden atılan mesir macunlarından yakaladı.
Mesir saçım töreni öncesi Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayıp Sultan Camii önünde sona eren yürüş sırasında açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Valimizin ev sahipliğinde çok güzel bir gün geçiriyoruz. Ben de Genel Başkan olarak ilk kez mesir törenlerine katılıyorum. Çok güzel bir gün. Türkiye’nin dört bir yanından misafirlerimiz var. Ümit ediyoruz ilerleyen yıllarda uluslararası boyutunun çok daha güçlendiği, bütün bir aya yayılan bütün dünyadan ziyaretçilerin, turistlerin geldiği; Manisa’da hem coşkumuza ortak oldukları hem de Manisa’ya, esnafımıza katkı sağladıkları bir festivale dönüşür. Her geçen yıl bir öncekinden iyi olur diye ümit ediyoruz” dedi.
“BUGÜN SİYASET YOK, BUGÜN MANİSALILIK RUHU BURADA”
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ile Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivallerine çok şey katacağını belirten Özel, “Sayın Valimiz, AK Parti’den, Milliyetçi Hareket Partisi’nden çok değerli milletvekillerimizle yürüyoruz. Bir ay önce herkes kendi kortejinde yürüyordu. Bugün kol kola yürüyoruz. Bunun anlamı şu; mesir hem tıbbi değeri olan hem çok farklı mistik değeri olan insanların o şifalı mesiri kapıpta hastaların şifa bulduğuna inandıkları yönleri olan, böylesine de önemli sosyolojik bir yönü olan Bugün dün rekabet edenler kol kola aynı kortejde yürüyorlar. Manisa bir anlamda zor günlerden sonra kol kola iyi günlere doğru hareket ediyor. Böyle bir anlamı da var. Bugün siyaset yok, bugün Manisalılık ruhu burada. Türkiye’nin dört bir yanından misafirlerimiz de var. Çok mutluyuz.” ifadelerini kullandı.
MANİSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI ZEYREK: “MUTLULUĞUMUZ 5 YIL BOYUNCA DAİM OLACAK”
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ise “Çok mutluyuz, Manisa’m mesiri çok özlemiş. Ben de çok özlemişim. Yaklaşık dört yıl sonra bu mesir vesilesiyle Manisa’mın hem siyasi partileri hem farklı görüşten olanları tek bir omuzda birleşti, kol kola girdi. Manisalılık ruhunu ortaya koydu. Yaklaşık on gündür mesir festivalimiz karnaval havasında şehrin her yerinde kutlanıyor. Bugün de son anlarına denk geldik, mesir saçımıyla birlikte sona erecek. Ama bu festivalimin sona ermesinin ardından festivallerimiz katlanarak devam edecek. Artık Manisa karnavalların bir şehri olacak. İnsanların güldüğü bir şehir haline gelmesi için elimden gelen her şeyi yapacağım ve çok çalışacağım. Hak ettiği değere kavuşturacağım. Artık yaşanılabilir bir kent nasıl oluyor bunu hem Manisa’mda yaşayanlar hem de çevre illerde yaşayan herkes görecek. Mutluluğumuz beş yıl boyunca daim olacak” diye konuştu.
ŞEHZADELER BELEDİYE BAŞKANI DURBAY: “MUTLU VE GURURLUYUZ”
Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay da “Dört yıl aradan sonra biz de Manisa ve tüm Türkiye gibi mesiri çok özlemiştik. Hem de bizim yeni seçilmiş belediye başkanları olarak ilk mesirimiz. O yüzden çok mutlu ve guruluyuz” diye konuştu.
]]>FIBA Süper Kupa, Kadınlar Türkiye Kupası, FIBA Kadınlar Avrupa Ligi ve ING Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nde şampiyonluk yaşayarak 4 kupa kazanan sarı-lacivertli ekibin genel menajeri Nalan Ramazanoğlu, Fenerbahçe Müzesi’nde AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Her sporcunun, her çalışanın, kulüplerdeki herkesin hayalinin bütün kupaları kazanmak olduğunu dile getiren Razamanoğlu, yorucu bir sezonun ardından bunu başardıkları için mutluluk duyduklarını dile getirdi.
Takımdaki herkesin yoğun özverisiyle başarıya uzandıklarını aktaran Ramazanoğlu, “Çok mutluyuz. Hayallerin ötesinde bir sezon geçirdik. Olabilecek her kupayı aldık. Çok güzeldi. Dünyanın en büyük spor kulübü olarak başkanımıza, yönetimimize hediye ettik. Mutlu ve gururluyuz. Bu anı herkese yaşattığımız için sevinçliyiz.” dedi.
“Şubemize, kızlarımıza, bizlere verilen değer çok fazla”
Fenerbahçe’de 1992-1993 sezonunda basketbola başlayıp, 2009 yılında kariyerini noktalayana dek sarı-lacivertli formayı giydiğini belirten Nalan Ramazanoğlu, bu periyotta 23 kupa kaldırdığını vurguladı.
Sarı-lacivertli kulübün, kadın basketbol şubesi için her zaman yatırımını sürdürdüğünün altını çizen Ramazanoğlu, bu yatırımın karşılığının da geldiğini ifade etti.
Şube olarak 2 sene önce en dibi gördüklerini kaydeden Ramazanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İki sene önce 10 bin taraftarımızın önünde kaybettiğimiz bir final vardı. Ligde ciddi farkla yendiğimiz rakibin karşısında finalde kaybetmiştik. Aylarca kendimize gelemedik. Seyircimizin önünde çok utanmıştık. Taraftarlarımızdan, bize emek veren herkesten utanmıştık. Başkanımıza da yönetime de teşekkür ediyoruz, yatırımı kesmediler. En dibi görmüştük o dönemde. Belki de bu durumu yaşamamız gerekiyordu. Ardından ayaklarımızı yere basarak sıçrayış yaptık. Bu da başkanımız sayesinde oldu. Peşinden arka arkaya gelen 2 FIBA Avrupa Ligi şampiyonluğu ve tarihte ilk kez kazanılan FIBA Süper Kupası oldu. Bu kupaları kazanırken geçmişi de unutmamak lazım. Bu yatırım her zaman katlanarak gitti. Bir başarının arkasına saklanıp ertesi yıl bütçeler düşmedi. Kulübümüzde her zaman şampiyonluklar hedef alınıyor. Şubemize, kızlarımıza, bizlere verilen değer çok fazla. Biz de bunun karşılığını mutlu şekilde verdik diyebilirim.”
1999 yılında yaşanan şampiyonluğun ardından yatırımların her geçen gün arttığının altını çizen Ramazanoğlu, “Fenerbahçe; Türkiye’de ve Avrupa’da lokomotif görevi görüyor. O dönemde kazanılan kupayla başlayan bir hikaye oldu. Anlatılacak çok hikayesi olan başarıların geldiği yerdeyiz. O ilk kupayı aldığımız andan itibaren Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı, basketbolda lokomotif görevi görüyor.” ifadelerini kullandı.
“Tarih onların isimlerini yazacak”
Fenerbahçe’nin kadın basketbolunda büyük saygı gördüğüne dikkati çeken Ramazanoğlu, “Şu anda Avrupa’da da çok büyük saygı görüyoruz. Herkes bizi Avrupa’nın en büyüğü olarak görüyor. Bizle oynarken takımlar çekiniyor. Biz de bundan mutluyuz. Sesimiz Türkiye’yle sınırlı kalmıyor.” diye konuştu.
Röportajın yapıldığı Fenerbahçe Müzesi’nin çok önemli bir mekan olduğunu aktaran Ramazanoğlu, şunları söyledi:
“Bu müze bir ilk. Hem kadın şube hem de erkek şube olarak önemli bir müze. Çok güzel bir yer. Çocuklarım buraya girdiklerinde, adımı gördüklerinde, formamı asılı gördüklerinde mutlu ve gururlu oluyorlar. Annelerinin böyle bir müzede isminin olduğunu görmeleri çocuklarımı çok mutlu ediyor. Fenerbahçe benim ikinci ailem. Bunu sadece taraftarlarımızın yansıtmasıyla değil, ailelerimizden de görüyoruz. Bu durum bizi mutlu ediyor. Bu müzenin açılışında ilk kaptanımız Ayten Salih’i misafir etmiştik. Bir kaptandan dinlediğimiz hikayeler inanılmazdı. Ben de ondan çok şey öğrendim. Basketbol kariyerleri sona erince, buranın ne kadar emek verilerek oluşturulduğunu fark edecekler, bu gururu yaşayacaklar. Herkese nasip olmayacak bir şey. Tarih onların isimlerini yazacak.”
Son olarak Fenerbahçe taraftarlarına teşekkür eden Nalan Ramazanoğlu, ” Mersin’de oynadığımız final maçında evimizde gibiydik. İki senedir tarih yazıyoruz. Bu takımın her zaman taraftarın itici gücüne ihtiyacı var. Önümüzdeki sezonlarda da maçları izleyip desteklemeye devam etsinler.” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>ANKARA – Yerli ve Milli Parti Genel Başkanı Teoman Mutlu il başkanları toplantısına katılarak, “31 Mart’ta tam 13 milyon sandığa gitmeyen vatandaşın oylarını Yerli ve Milli Parti olarak alacağız” dedi.
Yerli ve Milli Parti Genel Başkanı Mutlu, partisinin il başkanlarıyla genel merkezde bir araya geldi. İl başkanları ve teşkilat üyelerinin katıldığı toplantıda Mutlu, YMB’nin siyasi partiler kanununun ötesine geçerek 55 ilde teşkilat kurduğunu söyledi. En kısa sürede 81 ilde teşkilat kurmayı hedeflediklerini kaydeden Mutlu, toplantıya katılan teşkilat üyelerine teşekkür etti.
“Vatandaşlarımız yerel seçimlerde bütün belediyeleri iktidarın ellerinden aldı”
Genel Başkan Mutlu, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçim sonuçlarını değerlendirerek, “Vatandaşımız yapılan yerel seçimlerde bütün belediyeleri iktidarın ellerinden aldı, halktan özür dileyeceklerine, fakir halkın gözüne ıstakoz tabaklarına soktular. O zaman bunun faturasını ödeyecekler arkadaşlar ne zaman ödeyecekler biliyor musunuz? Yapılacak olan ilk seçimde. 2026 yılında yapılacak olan erken seçimlerde vatandaş bunun faturasını şimdiki iktidara ödetecek. Öyle buradan bakmayın 4 sene palavrasına inanmayın çünkü değil 4 sene bunların 2 yılı bile kalmadı. Size bir örnek vereyim buradan arkadaşlar. 1989 yılında o zamanki ANAP en kudretli döneminde tıpkı bugünkü gibi kibire kapıldı bütün belediyeleri kaydetti. Tıpkı bugünkü gibi ders almadı. 2 yıl sonra 1991 yılında bulunduğu iktidarı kaydetti. Yerli ve Milli Parti Türkiye’nin her yerinde teşkilatlarıyla birlikte bu kağıttan kaplanlara hepsini, sandığa gömerek gerekli cevabı da verecektir” dedi.
“Maalesef arkadaşlar CHP siyaseti bilmiyor”
Mutlu, CHP’de sabah erken kalkanın genel başkan adayı geç kalkanın ise partiden ihraç edildiğini savunarak, “Dolayısıyla böyle bir partiye bizim halkımız güvenip bu iktidarı kendilerine asla oy vermezler. Peki neden CHP’ye belediyeleri verdiler? Çünkü başka bir alternatifi bulamadılar arkadaşlar. Halk AK Parti’ye bir ders vermek için elde kalan tek parti olan CHP’ye gidip istemeye istemeye oyunu verdi. Peki CHP bu mesajı aldı mı? Maalesef alamadı o da. Çünkü halk silkele bunları düşür bunları dedi. Ama CHP ne dedi? Erken seçime gerek yok dedi. İşte bu olmadı arkadaşlar. Çünkü sen ana muhalefet koltuğunda oturan bir partisin görevin demokratik yollardan iktidarı indirmektir. Eğer sen bu görevi gerçekten başaramıyorsan sen maalesef orda ana muhalefet görevini yapamıyorsun demektir. Üstelik halk bir de sana kalktı. 31 Mart’ta görülmemiş bir kredi verdi. Sen ne yaptın? Erken seçime gerek yok dedin. Maalesef arkadaşlar CHP siyaseti bilmiyor” ifadelerini kullandı.,
“Bugünden itibaren iktidara yürüyüş kampanyamızı başlatmış bulunuyoruz”
Genel Başkan Mutlu sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Biz, 31 Mart’ta tam 13 milyon sandığa gitmeyen vatandaşın oylarını Yerli ve Milli Parti olarak alacağız. Sandığı protesto eden düzenin partilerini reddeden insanlara biz kapılarımızı açtık. Bugünden itibaren iktidara yürüyüş kampanyamızı başlatmış bulunuyoruz. Çünkü biz Yerli ve Milli Parti olarak içeride yerli dışarıda milli sözlüyle Atatürk ilkeleri ışığımızdır şiarıyla hareket eden bir partiyiz. Buradan sizlere, mesajlar vermek istiyorum ki asla ve asla Yerli ve Milli Partiyi ne sağcı olarak ne de solcu olarak göremeyeceksiniz. Allah bir, Kur’an-ı Kerim bir, bayrak bir, vatan bir.”
]]>Konak Belediye Meclisi’nin yeni dönemdeki ilk toplantısı Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu yönetiminde gerçekleşti. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda düzenlenen ilk oturum İstiklal Marşı ve saygı duruşunun ardından Başkan Mutlu’nun açılış konuşmasıyla başladı. Yeni dönemde tarihe geçecek bir Konak yaratacaklarını ifade eden Başkan Mutlu, sosyal demokratik belediyecilik ve eşit hizmet vurgusu yaparak şöyle konuştu:
“Büyük emeklerin ve uzun çalışmaların ardından ülkemizde büyük bir değişim ve bahar yaşadık. Son derece mutluyuz, umutluyuz. Liyakatle, daha çok kadın ve daha çok gençle birlikte yerel yönetimlere geldik. Böyle büyük bir dönüşümün parçası olmaktan, bunun içinde yer almaktan ve bugün burada hep birlikte olmaktan çok mutluyuz. Umuyorum önümüzdeki 5 yıl bütün meclis üyelerinin katılımıyla, oybirliğiyle kararlar alarak tarihe geçecek bir Konak yaratacağız.”
“ŞİMDİ ÇALIŞMA ZAMANI, İŞE KOYULMA ZAMANI”
Güçlü bir ekiple yola çıktıklarına ve Konak’ı makamdan değil sokaklardan yöneteceklerine de dikkat çeken Başkan Mutlu, ilçedeki her mahallede çalışma yaptıklarını ve çözüm önerileriyle göreve geldiklerini hatırlattığı konuşmasına şöyle devam etti:
“Kentimizde de ülkemizde de pek çok sorun var. Seçim çalışmaları boyunca ve öncesinde bu sorunları birebir öğrenme, deneyimleme ve çözüm yöntemlerini de hazırlama şansı bulduk. Herkes sahada çok aktifti. Hazır çözüm önerileriyle, bunları yapma becerimizle buradayız. Dolayısıyla önümüzdeki beş yılda daha güçlü, yenilenmiş, yaşayanların daha mutlu ve keyifli olduğu bir Konak yaratacağız. Her mahalleye gittik ve her mahallenin sorunlarını ayrı ayrı çıkardık. Bu sorunların çözüm yöntemlerini de konuştuk. Şimdi çalışma zamanı, işe koyulma zamanı. Konak’ı masa başında değil sokaklardan yönetmek için geldik. Bayramda da alandaydık. Sorunları yerinde saptayarak çözme yolunda ilk adımları attık.”
“KADININ SESİ DAHA GÜR ÇIKACAK”
Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, yeni dönemde kadının sesinin daha gür çıkacağını ve sosyal demokratik belediyecilik uygulayacaklarını dile getirerek, “Öncelikle kadın bir belediye başkanı olduğu için kadınların sesinin çok daha gür çıkacağı, gençlerin kaygılarından arınıp umutla dolacağı, engellilerin sosyal hayata, kamusal hayata engelsizce katılabileceği, sosyal ve halkçı, toplumcu, sosyal demokratik bir belediyecilikle herkesin mutlu, umutlu olduğu bir Konak olacak” dedi.
ADİL KENT EŞİT YURTTAŞ
Yola, adil kent, eşit yurttaş diyerek çıktıklarını hatırlatan Başkan Mutlu tüm mahallelere eşit hizmet ulaştıracaklarını belirtti ve sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:
“Konak’ta yaşayan 330 bin kişinin birbirine eşit hissettiği, bir mahallede yaşayanın diğer mahallenin daha fazla hizmet aldığı yolunda bir duyguya, düşünceye kapılmadığı; herkesin yan yana, omuz omuza olduğu, kimsenin bir adım önde ya da geride hissetmediği ve herkesin eşit hizmet almaktan mutlu olduğu bir Konak isteğiyle yola çıktık. Tüm mahallelere eşit hizmetin dağıtılacağı, Konak Belediyesi bütçesinin tüm mahallelerde eşit olarak hizmete dönüşeceği, karar alma süreçlerinde de mahalle meclislerinden başlayarak herkesin aktif olarak içinde yer alacağı bir Konak için yola çıktık. Çalışmaya, komşularımızın huzurlu yaşadığı, mutlu olduğu bir Konak hayaliyle başlıyoruz.”
ŞEFFAF YÖNETİM
Başkan Mutlu, 5 yılın sonunda Konak’ta yaşayanların “İyi ki Konak’ta yaşıyorum” diyeceğini ifade ederek, sözlerini şöyle noktaladı:
“Açık, şeffaf, hesap verebilir bir yerel yönetim modeli oluşturmak istiyoruz. Rantçı değil halkçı belediyecilik, sloganımız. Tüm bu süreçlerde kamunun yararı, toplumun yararı bizim önceliğimiz olacak. Beş yılın sonunda da herkes ‘İyi ki Konak’ta yaşıyorum, her şey ne kadar güzel, ne kadar mutluyum’ diyecek. Tüm meclis üyelerimizin, ilçe başkanlarımızın, bürokratlarımızın, hepimizin yolu açık olsun. Kararların oybirliğiyle alındığı, keyifli, mutlu; birlikte ortak akılla, güzel üretim yaparak, her bir Konaklıya tek tek dokunduğumuz, her bir mahalleye hizmet götürmeyi başardığımız bir beş yıl olsun. Güzel bir beş yıl dileğiyle çalışmalarımız başlıyor, hayırlı olsun.”
KOMİSYONLAR SEÇİLDİ
Yeni dönemin ilk toplantısını CHP Konak İlçe Başkanı Ozan Ali İlgazi, Ak Parti Konak İlçe Başkanı Mehmet Sait Başdaş, MHP Konak İlçe Başkanı Ahmet Yeniçırak, CHP Konak İlçe Gençlik Kolları Başkanı Okan Uslu ve yönetim ile Konak Belediyesi bürokratları takip etti. Konak Belediye Meclisinin yeni dönemdeki ilk toplantısında divan katibi, başkan vekilleri, encümen, ihtisas komisyonları ve kurum temsilcileri seçildi. Yapılan oylamalar sonucu seçilen isimler şöyle oldu:
Konak Belediye Meclisi Divan Katibi (asil)
Simge Tokgöz
Behçet Emir
Taner Deniz
Konak Belediye Meclisi Divan Katibi (yedek)
Emrah Kazımoğlu
İlhan Önen
Çetin Taylanhan
Meclis 1. Başkan Vekili
Kazım Umdular
Meclis 2. Başkan Vekili
Emine ışık Doğusoy
Belediye Encümeni
Aras Kaynarca
Emine Işık Doğusoy
Hamit Mumcu
Konak Belediye Meclisi İhtisas Komisyonları Üyeleri:
İmar Komisyonu:
Saygın İkiz
Aras Kaynarca
Mert Uslu
Ayşın Akyarlı Savatlı
Hakan Yıldız
Plan ve Bütçe Komisyonu:
Ahmet Yıldız
Alaaddin Kurt
Saygın İkiz
Kazım Umdular
İlhan Önen
Hukuk Komisyonu:
Ayşın Akyarlı Savatlı
Çetin Taylanhan
Melda Erbaykent
Ahmet Yıldız
Ali Hakan Kerci
Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu:
Alaaddin Kurt
Simge Tokgöz
Emrah Kazımoğlu
Murat Yıldız
Emrah Erol
Sosyal Hizmet, Sağlık ve Engelsiz Yaşam Komisyonu:
Tuğçe Gülcüler
Cem Eren
Abdullah Siyahkoç
Hamit Mumcu
Hasan Uzunkaya
Esnaf Komisyonu:
Erhan Kahraman
Murat Arat
Abdullah Siyahkoç
Şerafettin Bahtiyar
Taner Deniz
İklim Değişikliği ve Çevre Komisyonu:
Melda Erbaykent
Cem Eren
Tuğçe Gülcüler
İlhan Yaman
İsmail Özen
Turizm Geliştirme, Tarihsel ve Kültürel Değerleri Koruma Komisyonu:
Emine Işık Doğusoy
Nazlı Kayı
Behçet Emir
Ayşın Akyarlı Savatlı
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu:
Nazlı Kayı
Tuğçe Gülcüler
Melda Erbaykent
Simge Tokgöz
Kader İlhan
Dirençli Kentler ve Kentsel Yenileme Komisyonu:
Mert Uslu
Aras Kaynarca
Saygın İkiz
İlhan Yaman
İlhan Önen
Madde Bağımlılığı ile Mücadele Komisyonu:
Nazlı Kayı
Tolga Küleş
Simge Tokgöz
Çetin Taylanhan
Faruk Kartal
Sokak Hayvanlarını Koruma Komisyonu:
Simge Tokgöz
Tuğçe Gülcüler
Hamit Mumcu
Ayşın Akyarlı Savatlı
Faruk Kartal
Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Komisyonu:
Nazlı Kayı
Behçet Emir
Birol Özkardeşler
Ayşın Akyarlı Savatlı
Yusuf Çoban
İnsan Hakları ve Emek Komisyonu:
Cemal Küpeli
Cem Eren
Tolga Küleş
Ahmet Yıldız
Ali Peynirci
Birlik temsilcilikleri:
Tarihi Kentler Birliği:
Aras Kaynarca (asil)
Mert Uslu (yedek)
Ege Belediyeler Birliği:
Hamit Mumcu (asil)
Birol Özkardeşler (yedek)
Kıyı Ege Belediyeler Birliği:
Erhan Kahraman (asil)
Emrah Kazımoğlu (asil)
Emine Işık Doğusoy (asil)
Melda Erbaykent (yedek)
Murat Arat (yedek)
Abdullah Siyahkoç (yedek)
Sağlıklı Kentler Birliği
Cem Eren (asil)
Cemal Küpeli (asil)
Çetin Taylanhan (asil)
Şerafettin Bahtiyar (asil)
]]>Ülkede yaşanan ekonomik kriz nedeniyle kent yoksulu sayısında çok fazla artış olduğu belirten Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Biz hiçbir komşumuzun, hiçbir çocuğunun yatağa aç girmemesini istiyoruz. Elimiz hep komşularımızın üzerinde olacak.” dedi.
İzmir’de 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nde Konak Belediye Başkanı seçilen CHP’li Nilüfer Çınarlı Mutlu, ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu. Ramazan Bayramı’nın huzur, mutluluk, barış ve güzellikler getirmesini dileyen Mutlu göreve başlar başlamaz, küçük dokunuşlarla daha temiz, daha iyi aydınlatılmış, daha güvenlikli bir Konak için çalışmaya başladıklarını ifade etti.
Mutlu, “Sokak hayvanlarıyla ilgili ilk çalışmamızı Veteriner Hekimleri Odasıyla yaptık. Mobil cihazımızla birlikte onların daha az üremesini sağlayacak operasyonlar ve çeşitli tedavi yöntemleriyle hemen dokunuşa başladık. İlk etapta isteğimiz hızlıca bir emekli lokali ve mahallelerde kreşleri açmaya başlamak. Yirmi dört saat açık kütüphane gibi gençlik merkezleri açmak. Bunlar gündelik hayatlarında yaşayanların dokunduğumuz, bizim geldiğimizi hissedeceği çalışmalar. En kısa sürede başlamak istiyoruz. Asfaltlama, kaldırımlar, bunlar hep konumuz.
“EMEKLİLER KENDİLERİNİ DAHA İYİ HİSSEDECEK”
Yeni dönemde hayata geçecek Emekli Lokali projesinin detaylarını da paylaşan Mutlu şunları söyledi:
“Emekliler, herhalde Türkiye’de hiç olmadığı kadar kent yoksulu konumuna düştüler. İzmir, Konak için bunu söyleyebilirim. İlçe olarak bizim yaş ortalamamız yüksek. Bu kadar ileri yaşı barındıran bir ilçede biz bu sorunu birebir yaşıyoruz. İnsanların yıllarca çalışıp artık ikinci baharlarını daha keyifli, daha dinlenerek ve keyif alarak geçirecekleri bir dönemde ülkede çok büyük ekonomik kriz var. Emekli maaşları da açlık sınırının altında. Dolayısıyla bu kişilerin evden çıkıp kentin olanaklarından yararlanmaları, bir mekanda oturup arkadaşlarıyla sohbet edebilmeleri ya da bir kültür-sanat faaliyetine katılabilmeleri gittikçe zorlaştı. Biz bu duruma bir el atacağız. Emekli lokali sadece böyle çay, kahve içilen bir yer değil. Fikir üretiminin olduğu, el becerilerinin geliştirildiği, belki kendilerine yeni bir ikinci meslek kazanabildikleri ve kültür-sanatla da uğraşabildikleri bir yer olacak. Emeklilerin ruhen, fiziken, yeni beslenme alanları olacak. Belki de el becerisi öğrenecek ya da bir tiyatro oyunu sahneleyecek ya da bir müzik aleti çalmayı öğrenecek. Bunların hepsinin ben emeklilikte onlara çok daha iyi geleceğini, kendilerini daha iyi hissettireceğini düşünüyorum.”
“ÇOCUKLARIN DAHA NİTELİKLİ EĞİTİM ALMALARINI SAĞLAYACAĞIZ”
Mutlu, kreş fiyatlarının yüksek olduğuna da dikkat çekerek, “Günümüzde kreşe çocuk göndermek de çok kolay değil. Biz mahallelerde kreşlerimizi açarak, bunların çok daha belediye tarafından desteklenip düşük ücretli olmasını sağlayarak kadınların hem sosyal hayata hem iş hayatına atılmasını sağlamak istiyoruz. Çocukların da daha nitelikli, daha kendilerine özgün bir birey olarak konumlandıracakları bir eğitim almalarını sağlayacağız” diye konuştu.
YERİNDE KENTSEL DÖNÜŞÜM
Konak’ta yeni dönemde kentsel dönüşümü İzmir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte gerçekleştireceklerini belirten Mutlu, “Kentsel dönüşüm bütüncül bir karar. Bütün İzmir’in dönüşümünün aynı bakış açısıyla, aynı politikayla yapılmasını önemsiyoruz. Bu da nasıl bir dönüşüm? Yerinde dönüşüm. Büyükşehir belediyesinde bu düşünce hakim ve biz de bunu çok destekliyoruz. Yerinde dönüşüm; insanları bulundukları yerlerden etmeden yani bir soylulaştırmaya tabi tutmadan bulunduğu yerde, kendi mahallesinde dönüşümü sağlamak. Bu uzun soluklu bir çalışma ama planı biten alanlarımız var. Planı biten alanlarda parselasyon planları da tamamlanan bölgelerde hızlıca uygulamaya geçmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“KONAK ÇOK ŞANSLI BİR BÖLGE”
Yeni dönemde Konak’ta yapılacak restorasyon çalışmalarına ilişkin de açıklamalarda bulunan Mutlu, “Konak aslında çok şanslı bir bölge. Kadifekale, Agora, Kemeraltı, Kordon hep bizim sınırlarımız içerisinde. Bu kent kimliğini korumak ve kendi kimliğini öne çıkarmak için de aslında müthiş yerlerimiz var. Söylediğim gibi Kadifekale, Agora’ya, oradan Kemeraltı’na başlayan bir restorasyon çalışmasıyla hızlıca bir rota belirleyerek buralardaki binaları ayağa kaldırmak, Kemeraltı’nı canlandırmak ve tekrar ayağa kaldırmak, hızlı bir restorasyon çalışmasına girmek önümüzdeki dönem projelerimizin arasında” dedi.
“ELİMİZ HEP KOMŞULARIMIZIN ÜZERİNDE OLACAK”
“Korkunç bir ekonomik kriz ve kent yoksulu sayısında çok fazla artış var” diyen Mutlu, yeni dönemde Konak Belediyesi olarak verecekleri sosyal desteklere ilişkin ise şunları kaydetti:
“Biz hiçbir komşumuzun, hiçbir çocuğunun yatağa aç girmemesini istiyoruz. Bunun için bugüne kadar olduğu gibi seçtiğimiz mahallelerde yine her gün yemek dağıtmaya devam edeceğiz. Bu söylediğim gibi insanların hem nitelikli beslenmesi hem de yatağa aç girmemesi. Bu sosyal desteğimiz aşevi aracılığıyla yemek dağıtımlarımız devam edecek. Onun dışında kırtasiye desteği, eğitim desteği, işte kıyafet desteği gibi başka desteklerimizle de elimiz hep komşularımızın üzerinde olacak.”
Vatandaşların Ramazan Bayramı’nı da kutlayan Mutlu, “Ramazan Bayramı’nın ülkemize, İzmirimize, Konakımıza huzur, mutluluk, barış ve güzellikler getirmesini istiyorum. Hepimizin birlikte kardeşçe, mutluluk içinde yaşayacağımız bir bayram olsun” dedi.
]]>Erdem Can ile yolların ayrılmasının ardından 2010’dan bu yana görev yaptığı lacivert-beyazlı ekipte ilk kez başantrenörlük görevine getirilen Mijatovic, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Bu sezon takımda büyük bir değişimin yaşandığını vurgulayan Hırvat çalıştırıcı, “Erdem Can ile başarılı bir iş ortaya koymaya çalıştık. Bazen saha içinde ve dışında bir şeyler olur. Bu da olayların hangi yöne gideceğini belirler. Bu göreve başladığımda sadece meslektaşlarımdan değil başkanımız Tuncay Özilhan’dan da teşvik edici sözler duydum. Beni aradı. Kısa ama cesaret verici bir konuşma yaptı. Bu, beni son derece gururlu ve mutlu hissettirdi. Kendime güveniyorum ve başarılı olacağımı umuyorum.” ifadelerini kullandı.
Anadolu Efes’te çalıştığı için kendisini şanslı hissettiğini dile getiren Tomislav Mijatovic, “Ben sadece teknik ekibimle birlikte oyuncuları yönlendirmeye ve yardımcı olmaya çalışan küçük bir parçayım. Bizim burada bir kültürümüz var. İnsanlara her zaman ‘Biz Anadolu Efes’iz’ derim. Bunun derin bir anlamı var. Bu forma ve kulübün tarihi, bizden tüm gayretimizi yansıtmamızı talep ediyor. Anadolu Efes, muazzam bir organizasyona sahip. Biz de bunu korumak için en iyisini yapmak zorundayız.” şeklinde görüş belirtti.
“Bir hanedanlık kurduk ve bunu sürdürmek zorundayız”
Anadolu Efes’in her zaman en büyük başarıların peşinde koştuğunu anlatan 44 yaşındaki başantrenör, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Küçük savaşları kazanmadan uzun vadeli bir hedefe ulaşamazsınız. Her şeyin farkındayız. Sadece bir sonraki maça odaklanıyoruz. Şu anda en büyük hedefimiz bu. Kazanılan şampiyonluklardan da gördüğünüz gibi bir hanedanlık kurduk ve bunu sürdürmek zorundayız. Kulübün içinden gelen biri olarak büyük bir sorumluluk hissediyorum. Anadolu Efes geleneğini sürdürmeye çalışan müthiş bir oyuncu grubuna sahibiz. Bu yarış içinde hangi takımın kazandığını, kaybettiğini, kimlerin sakat olup olmadığını düşünürseniz kendinizi kaybedersiniz. Sakinliğimizi korumak istiyoruz. Biz Anadolu Efes’iz ve kendimiz için en yüksek hedefi belirleyeceğiz. Standartlarımızı düşürmeyeceğiz. Kendi seviyemizin altındaki bir şeyden memnun olmayacağız.”
“Bizi başarıya ulaştıracak sistem için çok sıkı çalışıyoruz”
Tomislav Mijatovic, sezon başında takımda yaşanan değişikliklerle ilgili şunları kaydetti:
“Bazen takımda değişiklikler gerekli olabiliyor. Bazı oyuncular kariyerini sonlandırabiliyor. Micic gibi NBA’e giden oyuncularımız oldu. Başarılı olduğunuzda oyuncularınıza teklif gelmesi çok normaldir. Herkes o pastadan bir dilim almaya çalışacaktır. Bu durumda takımı yeniden inşa etmek durumundaydık. En iyisini yapmaya çalıştık. Kaliteli oyuncular transfer ettik. Bu mirası devam ettirebilecek isimleri takıma kattık. Ancak beklenmedik sakatlıklar yaşadık. Hayatta bazen böyle durumlarla karşılaşabilirsiniz. Anadolu Efes olarak kazanmaya devam etmeliyiz. Yeni oyuncularla bizi başarıya ulaştıracak bir sistem uygulamak için çok sıkı çalışıyoruz. Bireysel hedeflerim yok. Bu rolü yerine getirmem istendi ve harika bir ekiple bunu yapmaya çalışıyorum.”
“Perasovic’in daveti hayatımı değiştirdi”
Antrenörlüğe çok küçük yaşlarda ülkesi Hırvatistan’ın Cibona Zagreb takımında başladığını belirten Mijatovic, Anadolu Efes macerasının 2010 yılında başladığını hatırlatarak, “Velimir Perasovic, beni Anadolu Efes’e çağırdı. Bu, kesinlikle hayatımı değiştiren bir davetti. Profesyonel ve özel hayatımı büyük ölçüde etkileyen bir deneyim oldu. Perasovic’i her gördüğümde bana sağladığı bu fırsat için teşekkür ediyorum. Anadolu Efes’te birçok kaliteli başantrenörle çalıştım. Bu sadece basketbolda değil her yönden gelişmemi ve yeni şeyler öğrenmemi sağladı.” değerlendirmesinde bulundu.
“Ergin Ataman’ın aynı başarıları kazanacağından eminim”
Tomislav Mijatovic, Anadolu Efes’te yardımcılığını yaptığı ve ikisi THY Avrupa Ligi’nde olmak üzere birlikte birçok şampiyonluk yaşadığı Panathinaikos Başantrenörü Ergin Ataman hakkında da görüşlerini paylaştı.
Ataman’ın kendisi için kullandığı övgü dolu ifadelerden dolayı çok mutlu olduğunu aktaran Hırvat çalıştırıcı, “Ergin Ataman ile çok iyi bir ilişkimiz var. Her şey hakkında konuşuyoruz. Tüm zamanların en iyilerinden biri ve onunla 5 yıl geçirdim. Benim hakkımda söylediği sözler için ona minnettarlığımı anlatacak kelime bulamıyorum. Böyle harika bir koç ve insanın arkadaşı olduğum için şanslı hissediyorum. Hayattaki en büyük kazançlarımdan biri de böyle kaliteli koçlarla kurduğum arkadaşlıklar. Elimden gelenin en iyisini yapacağım. Umarım onun beni öngördüğü noktaya ulaşacağım. Ergin, büyük hedeflere ulaşacak takımlar kurar. Bunu kariyeri boyunca yaptı ve birçok şampiyonluk kazandı. Panathinaikos’ta da kazanan bir takım oluşturdu. Aynı başarıları yakalayacağına yüzde 100 eminim.” şeklinde konuştu.
“İki mükemmel şehri aile ve arkadaş bağlarıyla birleştiriyoruz”
Türkiye’de yaşamaktan dolayı mutlu olduğunu ve İstanbul’u çok sevdiğini dile getiren Hırvat başantrenör, sözlerini şöyle tamamladı:
“Sıcaklık ve sevgi olmazsa yeterince mutlu olamazsınız. Ben mükemmel bir şehir olan Zagreb’denim. İstanbul da dünyanın en güzel şehirlerinden biri. İnsanlar çok sıcak. Oğlum burada doğdu. İki mükemmel şehri, aile ve arkadaşlık bağlarıyla birleştiriyoruz. Böyle büyük şehirlere ev diyebildiğimiz için son derece mutlu ve gururlu hissediyoruz. İnsanlar çok misafirperver ve iletişime açık. İstanbul’da normal bir hayatımız var. Burada insanlar bize kapılarını değil, kalplerini de açıyor. Bu harika şehre evimiz diyebildiğimiz için çok şanslıyız.”
]]>31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde Küçükçekmece’de yeniden Belediye Başkanı seçilen Kemal Çebi, Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi’nde düzenlenen tören ile mazbatasını aldı. Küçükçekmece’de 2019 Yerel seçiminin ardından ikinci dönemine başlayan Çebi, Parti Meclis üyelerine de aynı tören ile mazbatalarını teslim etti. Törene CHP Parti meclis üyeleri ve birçok vatandaş katıldı.
“Bana ikinci defa yönetme fırsatını verdikleri için Küçükçekmeceli hemşerilerime çok teşekkür ediyorum”
Tören öncesi konuşan Belediye Başkanı Kemal Çebi, “Öncelikle bana ikinci defa yönetme fırsatını verdikleri için Küçükçekmeceli hemşerilerime çok teşekkür ediyorum. Ayrıca bu seçimin ülkemize, milletimize, Küçükçekmece’mize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Bu bir demokrasi yarışıydı. Beklentimizin üzerine bir demokratik yarış oldu. Öncelikle bu çok sevindirdi ve çok güzel bir şeydir. Herhangi bir tatsız olay çıkmadan seçimlerin sonuçlandırılması ve herkes tarafından da bu demokrasi şöleninin kabullenilmesi aslında ülkemizin geleceği ile ilgili çok güzel bir şey. Kendimizin seçilmesi ayrı bir mutluluk, Büyükşehir’i kazanmamız, tekrar Ekrem Bey’in ikinci 5 yılı bir hizmet yılı olarak kabul etmesi de çok güzel bir şey. Onun için mutluyuz. Türkiye genelinde sosyal demokratlar olarak bir başarımız var. Yeniden önemli bir sorumluluk yüklendik. Bu sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Bütün seçilen belediye başkanlarına başarılar diliyorum. Parti ayırmaksızın hepsinin ayağı taşa değmeden vermiş oldukları hizmetin bir hizmet yarışı içerisinde olmasını diliyorum. Böyle olacağından da büyük bir beklentim var. Ülke olarak bir dönüşümü yakaladık diye düşünüyorum. İnsanları bölmeden, parçalamadan, ayırmadan, ayrıştırmadan hizmet yarışı içerisinde olmamız beni belki en fazla mutlu edecek şeydir. Herkese hayırlı olsun” dedi.
“İlçe belediyeleri tamamen sosyal belediyecilik üzerine kurgulanmalıdır”
Yeni dönem özelinde de açıklamalarda bulunan Başkan Çebi, “Bizim birinci dönem yapmış olduğumuz belediyeciliğin, ikinci dönem devamı olacak çünkü birinci dönem yaptığımız belediyeciliği vatandaşımız onayladı. Küçükçekmece’de doğru işler yaptığımızı, sosyal belediyeciliği onayladı. Artık özellikle ilçe belediyeleri çok büyük projeler söylememeleri lazım. ‘Tüneller açacağız, köprüler yapacağız’ bunlar artık ilçe belediyeleri için değil. İlçe belediyeleri tamamen sosyal belediyecilik üzerine kurgulanmalıdır. Bizim de ikinci dönemle ilgili sosyal belediyeciliğimizi daha da geliştirerek halkın mutluluğunu artırmak, günlük ihtiyaçlarının her bakımdan karşılanması, kentte barışın sağlanması demokrasimizin gelmesi, kentin adaleti çok önemli. Kentte eşitlik çok önemli. Bütün bunları 5 yıl içerisinde yaptık. İkinci 5 yılda da devam edeceğiz. Zaten ben kampanya süresi içinde de bunları işlemeye çalıştım. Sosyal belediyecilik, günübirlik işler, sanat, kültür, edebiyat ve bütün bunlara önem vermek. Küçükçekmece çok değerli çok kıymetli bir yaşam merkezi. Bu yaşam merkezimizdeki insanların refahını daha da yukarıya doğru tırmandırarak Küçükçekmece’de yaşadıkları için mutluluk oranlarını artırmayı planlıyoruz. Gençlerle, çocuklarla, kadınlarla, emeklilerle, işsizlerimizle ilgili yeni projeler hazırladık. Bunu da vatandaşa kampanya süresi içerisinde sunduk. Onların devamını yapacağız. Kitapçıklarımızı dağıttık. Vatandaşlarla her karşılaşmamda yeni 5 yılla ilgili neden aday olduğumu anlatmaya çalıştım. Küçükçekmecelilerle Küçükçekmece’de birlikte mutlu yaşayacağız diye düşünüyorum” diye konuştu. – İSTANBUL
]]>Yazlık ve kışlık mekan diye iki farklı konseptle hazırlanan yeni nikah salonunda çiftler, en mutlu ‘Evet’ini çok daha modern bir salonda dediklerini dile getiren Başkan Çolakbayrakdar, “Unutulması zor rakam olan 04.04.2024 tarihinde evlenmek isteyen çiftlerimizin nikahlarını kıydık. Kocasinan Belediyesi olarak bugün 24 çiftin nikahına ev sahipliği yaptık. Vatanımızın birliğini muhafaza edecek, milletimizin bütünlüğünü koruyacak ve kutsal değerlerimize sahip çıkacak birer aile yuvası olmasını Allah’tan niyaz ediyoruz. Kocasinan belediyesi olarak bizler yeni yuvaların kurulmasına vesile oluyoruz. Yeni evlenen çiftlerin ve ailelerin mutlu zamanlarında yanlarında olmamız bizleri mutlu ediyor. Geçen yıl, daha konforlu ortamda daha iyi hizmet vermek amacıyla hizmete sunduğumuz yeni nikah salonu, Kayseri’mize çok yakıştı. Hem açık havada hem de daha nezih ve ferah ortamda nikah işlemleri gerçekleştiriyoruz. Çiftlerimiz, mutlu başlangıçlarına ve yeni hayatlarına burada ‘Evet’ diyor. Böylesine nezih bir ortamda çiftlerin, evlilik yolunda attıkları ilk adımda en iyi hizmeti sunuyoruz. Hemşehrilerim, her zaman her şeyin en iyisini hak ediyor. Gençlerimizin daha huzurlu ve daha mutlu yuva kurmaları için her zaman yanlarındayız ve olmaya da devam edeceğiz. Bu vesileyle evlenen bütün çiftlerimize sevgi, saygı ve anlayış içinde huzurlu, sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum” ifadelerini kullandı.
Kocasinan Belediyesi Evlendirme Dairesi’nde 04.04.2024 tarihinde 24 çiftin nikahlarına ev sahipliği yaptıklarını belirten Nikah Memuru Alper Çandıroğlu ise “Kimileri için özel bir gün, kimileri için ise denk geldi. Nikahlarımızı kıymaya devam ediyoruz. 04.04.2024 tarihi özel bir gün. Bazıları özel olması anlamında bugüne denk getirdiler. Nikahlarımızı Kocasinan Belediye’mizin yeni nikah salonunda kıymaya devam ediyoruz. Bugün gün boyunca 24 tane nikahımız var ve mutluluklarına ortak olmaya devam edeceğiz. Bizim içinde özel bir gün. Böyle bir günde çiftlerimizin mutluluklarına şahitlik etmek, bizim içinde özel bir gün. Senede bir çok nikah kıyıyoruz ama böyle özel bir günde de nikahları kıymak bizim içinde mutluluk verici bir anı oluyor” diye konuştu.
Evlilik tarihlerinin özel bir gün olmasını istediklerinden dolayı bu tarihi beklediklerini belirten genç çiftler ise “Unutulması zor bir tarih olan bu özel günde nikahımızın olması bizlere güzel bir anı oldu. Bu mutlu günümüzde böyle imkanlar sağlayan Kocasinan Belediye Başkanı’mız Sayın Ahmet Çolakbayrakdar’a ve Kocasinan Belediyesine teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
Nikahı kıyılan çiftlerin aileleri ise daha modern ortamda daha güzel hizmet verildiği için Başkan Çolakbayrakdar’a teşekkür etti. – KAYSERİ
]]>İzleme öncesi basının sorularını yanıtlayan ‘Mucize Aynalar’ ekibi heyecanını paylaştı.

Tolga Örnek: Ekip olarak bizim için en özel olan şey ismimizin Aziz Nesin ile birlikte anılacak olması. Biz çok severek, isteyerek ve heyecanlanarak yaptık bu filmi. Umarım Aziz Nesin’in ruhuna, sanatına uygun bir film çıkarmışızdır. Seyircilerin kendilerini çok iyi hissedeceği bir film yaptığımızı düşünüyorum. Farklı anlatımı ve tarzı olan ‘Aziz Nesin’ kafasında bir film seyircileri bekliyor.
Cengiz Bozkurt: Aziz Nesin bu toprakların yetiştirdiği inanılmaz bir yetenek. Türk insanını son derece iyi tanıyan, mizahi yönlerini ortaya çıkaran ve bunu nüktedan bir dille anlatan hem oyun yazarı hem yazar hem şair inanılmaz bir fikir adamı. Bu projenin en heyecan verici noktası Aziz Nesin’i eski nesillere tekrar hatırlatmak ve onu bilmeyen nesillere tanıtmak. Böyle bir Aziz Nesin hikayesi içerisinde bulunmaktan, böyle bir ekiple çalışmaktan çok mutluyum. Filmde de bir mucidi canlandırıyorum. O mucit de Aziz Nesin’in ne kadar öngörülü bir yazar olduğunu tekrar ortaya çıkaracak. Bir ayna üzerinden ilerliyor hikaye ama aslında ayna ‘yapay zeka’nın aynısı. Aziz Nesin’in ne kadar öngörülü bir yazar olduğunu siz oradan anlayın. Onun için böyle bir projenin içinde olduğum için çok mutluyum.
Boran Kuzum: Ben çok mutluyum bu ekibin bir parçası olduğum için. Filmi izleme şansımız oldu ve ben çok beğendim filmi, gururla buradayım. Seyircilerin de çok güzel zaman geçireceğini düşünüyorum. Hikayemiz bize hiç uzak olmayan bir hikaye. Bütün gençlerin hayalleri var ama o hayallere ulaşmak o kadar kolay değil, birçok fedakarlık yapmamız gerekiyor. Kerim de öyle bir karakter. Yazar olmak istiyor fakat hayatını sürdürmek için ambulans şoförlüğü yapıyor. En önemli nokta hayallerinden vazgeçmiyor.
Şebnem Bozoklu: Ben bu filmi çok önemsiyorum. Galalardan önce normalde filmi izlemem fakat ilk defa galadan önce bir filmimi izleyebildim. Unuttuğumuz bazı şeyleri, umutlu olmayı, iyi olmayı, birlikte mutlu olmayı bize hatırlatan bir film Mucize Aynalar. Bizi bize her zaman çok güzel aynalıyor Aziz Nesin. Çok şık, çok çağdaş bir film bekliyor seyirciyi. Şu anda yapay zeka çok konuşulan bir şey. Aziz Nesin bunu yıllar öncesinden görmüş. Bütün seyircilerimizi 5 Nisan’da sinema salonlarına bekliyoruz.
Zerrin Sümer: Beraber çalışmaktan çok mutlu olduğum bir ekipleyim. Aziz Nesin hikayeleri Tolga Örnek’in senaryosu ile harika bir hale geldi. Ben senaryoyu üç defa okudum, üçünde de çok güldüm. Çok keyifli bir çalışma oldu. Yaptığımız işten çok gurur duyuyorum.
Eren Demirbaş: Ben şu an Mucize Ayna’ma bakıyorum. Böyle bir kadro ile böyle bir senaryoda çalışmak benim için inanılmaz bir duygu.
Hayalleri gerçeğe dönüştüren aynaların icadından itibaren kişilerin ve dünyanın değişimi ile başlayan hikaye, trajikomik tesadüfler ile devam ediyor.
Yapımcılığını Orchestra Content adına Mine Şengöz’ün üstlendiği filmi yazıp yöneten Tolga Örnek, Alp Çağrı Günal ve Levent Güneri ile beraber ortak yapımcılar arasında. “Kaybedenler Kulübü”, “Devrim Arabaları” gibi filmlerin yönetmeni Tolga Örnek’in filmi, 5 Nisan’da vizyonda.
]]>Tütüncü, Antalya Şehirlerarası Otobüs Terminali’ni ziyaret etti. Tütüncü, Otobüs firmalarını tek tek gezerek sohbet etti, yola çıkacak vatandaşlara da hayırlı yolculuklar diledi. AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse ile beraber, Antalya Şehirler Arası Otobüs İşletmeleri Eğitim ve Yardımlaşma Derneği’ni de ziyaret eden Tütüncü, otobüs işletmelerinin istek ve taleplerini dinledi. Otogar kiralarının ve otobüs giriş çıkış ücretlerinin yüksekliği, otobüs firmalarının şehir içi servislerinin kaldırılması, kışın otobüslerin park alanları ile ilgili sorunlar dile getirildi. Tütüncü, otogar esnafının sıkıntısını yakından takip ettiklerini söyledi. Şehir içi trafiğinden dolayı kaldırılmak istenen otobüs firmaları servisleri ile ilgili Tütüncü, “Antalya’nın altın çağında öncelikli ele alacağımız konu Antalya’nın trafik sorunu olacak. Antalya’nın ulaşım sorununu çözmek için bir mastır plan üzerinde çalıştık. Çalışılan mastır planda da Antalya’ya araçların şehir dışından az girmelerine yönelik bir adım olacak” ifadelerine yer verdi.
“Çiçek gibi otogar”
Bir otogar esnafının; hiç bir zaman fikrinin alınmadığını söylemesi üzerine Tütüncü, “Antalya Büyükşehir’de, sizlerle ortak aklın yol göstericiliğinde adımlar atacağız. Biz otogarı çiçek gibi bir hale getireceğiz. Evvelinde yapmamız gereken bu olacak. Otogarın girişinden itibaren aşınmış, eskimiş yolları Antalya’mıza yakışır hale getireceğiz. Otogarın öncelikli bütün problemlerini çözeceğiz. Öncelikle sektörle bir buluşma yapacağız. Bu buluşmayı otogarda yapacağız. Otogarı otogarda konuşacağız. ve otogarın kararlarını birlikte alacağız. Ben belediye başkanı olarak sizlerin yanında olacağım. Otogarlar şehrin bir aynasıdır. Havalimanları bir aynıdır. Şehre gelen ya önce havalimanından gelir, ya da otogardan gelir. Bozuk yollarına bakan, peyzajına bakan bu şehir dökülüyor der. Siz hiçbir dönemde olmadığı kadar burada kendinizi yönetimin içerisinde karar alma süreçlerinde göreceksiniz “diye konuştu.
“Esnafın mutluluğu önemli”
“Biz sizlerin tecrübelerine çok kıymet veriyoruz. “diyerek, sözlerini sürdüren Tütüncü, “Biz bütün otogarların işletmesini esnaflarımızın mutlu olacağı şekilde yapmalıyız. Her şeye birlikte, beraber karar vereceğiz. Şehrin geleceğini de birlikte ve beraberce şekillendireceğiz. Kepez’de 15 yıl boyunca esnafımızın istemediği hiçbir şeyi yapmadık. Bizim için önemli olan esnafımızın mutluluğu 15 yıllık zaman zarfında ne esnaf odası, ne esnaf derneği çıkıp bize esnaf istedi, belediye başkanı bunun tam tersini yaptı, diyemez. Buranın aslanı da, kaplanı da, kralı da sizsiniz. Yıllarınızı vermişsiniz bu işe Biz sizin bilgilerinizden, mesleki deneyimlerinizden istifa etmek, kalbimizi ve güçlerimizi sizinle birleştirmek için buradayız ” dedi.
“Taşıyan mutlu olmazsa, taşınan hiç mutlu olmaz”
Antalya Şehirler Arası Otobüs İşletmeleri Eğitim ve Yardımlaşma Derneği ziyaretinde konuşan AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse de, “Esnaf mutlu olmazsa, taşıyan mutlu olmazsa, taşınan hiç mutlu olmaz. İşinizi yaparken severek yapacaksınız ki; hizmet verdiğiniz insanlara daha iyi hizmet vereseniz. Dolayısıyla buradaki temel mantık bu Hakan Tütüncü, bu mantığı belediye başkanı olduğu günden bu yana 15 yıldır sürdüren bir belediye başkanı. ‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.’ diye, boşa söylememiş atalarımız. Dolayısıyla yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır” diye konuştu. – ANTALYA
]]>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Yuvamız İstanbul Kreş Çocukları ve Aileleriyle İftar Programı’nda bir araya geldi. İmamoğlu: “Beş yıl önce bu yola çıkarken bu şehrin çocuklarının ve kadınlarının hayatlarını kolaylaştırmak için çok çalışacağıma söz vermiştim. Bu güzel çocukların gözlerine baktığımda verdiğim sözleri tutmanın huzurunu yaşıyorum. Ne mutlu bana, ne mutlu 100 tane kreş açan İstanbul halkına” dedi.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Yuvamız İstanbul Kreş Çocukları ve Aileleriyle iftar programında bir araya geldi. Yenikapı Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’ndeki iftar programında “çocukların gözlerine baktığımda verdiğim sözleri tutmanın derin huzurunu yaşıyorum” diyen İmamoğlu şunları söyledi:
“VERDİĞİM SÖZLERİ TUTMANIN DERİN HUZURUNU YAŞIYORUM”
Ramazanın huzuru, rahmeti, bereketi hepimizin üzerine olsun. Sizlerle ortak bir sofrada buluşmak gerçekten benim için çok mutluluk verici. Her gün başka bir sofrada vatandaşlarımızla buluşuyoruz. Her gün ramazan ayının ruhuna yakışan bir biçimde hoşgörüyü, tevazuyu, iyiliği özümsüyoruz. Bu sofraların, bu buluşmaların her biri benim için dünyanın en büyük manevi serveti değerinde. Burada bugün sizlerle olmanın sizlerle aynı iftar sofrasını paylaşmanın bambaşka bir önemi var. Beş yıl önce bu yola çıkarken bu şehirin çocuklarının ve kadınlarının hayatlarını kolaylaştırmak için çok çalışacağıma bütün insanlarımızın huzurunda söz vermiştim. Bu yola çıkarken, bu şehrin çocukları, neresinde oturuyorsa otursun eşit olacak demiştim. Siz değerli anne babalara baktığımda bu güzel çocukların gözlerine baktığımda verdiğim sözleri tutmanın derin huzurunu yaşıyorum. Ne mutlu bana, ne mutlu 100 tane kreş açan İstanbul halkına.
“ÇOK ÇALIŞACAĞIZ VE ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNİ TEMİNAT ALTINA ALACAĞIZ”
Göreve geldiğimizde, ilk etapta ekonomik olarak İstanbul’un en çok ihtiyaç duyulan bölgelerinde kreşlerimizi hizmete sunduk. Şimdi faaliyet gösteren 100 kreş sayımız oldu. Belediyemiz tarihinde bir ilki gerçekleştirdik. Artık Arnavutköy’den Bağcılar’a, Başakşehir’den Bayrampaşa’ya, Çatalca’dan, Gaziosmanpaşa’ya, İstanbul’un çocuklarının evlatlarının kreşleri var. Bu kreşlerde çocuklarımız bilimsel eğitimle, yeteneklerini ve kendilerini keşfederek mutlulukla, huzurla büyüyorlar. Yapacağımız 50 yeni yuvamız kreş ki bu yeni yuvamız kreşlerimiz şu anda çoğu inşaat halinde zaten ve 50 yeni yuvamız İstanbul Kısa Mola Merkezi ile toplam sayımız tam 200’ü bulacak. 200 kreşimizde İstanbullu çocuklarımızı eşitlemek için her yıl 20 binin üzerinde çocuğumuzu yetiştirmek ve geleceğe hazırlamak için dünyanın hiçbir çocuğuyla arasında hiçbir fark kalmayacak şekilde çok çalışacağız ve çocuklarımızın geleceğini teminat altına alacağız.
“SIRTLANDIĞINIZ YÜKLERİN BİR KISMINI ÜSTLENMEK BİZİM İÇİN PAHA BİÇİLMEZ BİR DEĞERDE”
Kreşlerimiz yalnız çocuklarımıza bir yatırım değil çocuğunu kreşe verip çalışmak isteyen annelerin de hayatlarını kolaylaştırmaya çalışıyoruz. Özel gereksinimli çocuk sahibi olan 50 bin anneye beş bin lira nakit destek vererek hem annelerin sosyalleşmelerine hem de çocuklarının daha iyi bir eğitim almasına yeni dönemde katkı sunacağız. Çünkü kadınların hayata dahil olması, kendi istek ve düşünceleri doğrultusunda yaşamanlarını şekillendirmeleri, kendilerinin arzularını, hayallerini gerçekleştirebilmeleri bizim için çok önemli. Aynı bakış açısıyla 0-4 yaş arası çocuklu annelere ücretsiz ulaşım desteği veriyoruz. İstanbul genelinde 650 bin annemiz bu hizmetten faydalanıyor. Bizim için çok büyük bir gururdur bu. Çok büyük bir vicdan ve çok büyük bir İstanbul adına huzurdur bu. Kadınların ve erkeklerin her zaman sırtlandığı yüklerin bir kısmını üstlenmek bizim için paha biçilemez bir değerde.
“İKİ BÜYÜK OYUN DÜNYASI KURACAĞIZ”
Güzel çocuklarımızın sağlıkla, güvenle vakit geçirebilecekleri iki büyük çocuk oyun dünyası kuracağız. İki milyon beslenme destek paketi okula yeni başlayacak 30 bin kız çocuğumuza eğitim desteği vereceğiz ve daha fazlasını yapacağız. Geçtiğimiz beş yılda çocuklarımızı, annelerimizi nasıl unutmadıysak önümüzdeki senelerde de asla unutmayacağız. Unutmayacağız çünkü bu ülkenin güzel insanlarına borcumuz var. İnsanca, adilce, eşitçe mutlulukla bu güzel şehirde yaşamak her vatandaşımızın hakkı. Bu anlamda biz görevimizi yerine getiriyoruz. Biz bu şehrin güzel evlatları, çocukları, anneleri, gençleri, mutlu olduğunda o zaman görevini iyi yapmış bir belediye başkanı oluruz. Bu anlamda kararlı bir şekilde yol yürüyeceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Bu duygularla hepinizi sevgi, ve saygıyla selamlıyor, yavrularımızın gözlerinden öpüyorum şimdiden mübarek Ramazan Bayramınızı kutluyor, tutulan oruçlarımız kabul olsun diliyorum. Hepinize teşekkür ederim”
]]>Mega kentin trafiğin yoğun olduğu noktalarda bir anda ortaya çıkarak kimi zaman bale yapan, horon tepen, zeybek oynayan kimi zaman da Micheal Jackson dansı yaparak sürücüleri şaşırtan “İstanbul’un Yıldızları: Bir Mutluluk Hareketi” grubu Beşiktaş’ta basın açıklaması yaptı.
“Şehrimizin daha yaşanılır bir yer olmasını istiyoruz”
Grup adına konuşan Emrullah Kavak, “Biz, İstanbul’un Yıldızları olarak, şehrimizin her köşesinde umut ve mutluluk tohumları ekmek için bir yola çıktık. İstanbul; tarihin, kültürün ve insanlığın mozaik gibi iç içe geçtiği, her köşesinde ayrı bir güzelliği barındıran eşsiz bir şehir. Gençler olarak, İstanbul’un tüm bu renklerini çok seviyoruz. Biz, İstanbul’un umudu, sokaklarının sesi, bugünün parlayan yıldızları olarak bir araya gelmiş arkadaşlarız. Biz üniversite kantinlerinden sokaklara, tribünlerden eğlence yerlerine, sahillerden parklara her an karşılaştığınız gençlerin ta kendisiyiz. Toplumsal değerlerimizden ve farklılıklarımızdan güç alarak her birimiz kendisini İstanbul’un evladı olarak görüyor, İstanbul’a ailemiz gibi bakıyoruz. Bu bakış açısıyla; yola çıktığımız arkadaşlarımızla birlikte, şehrimizde pozitif değişimler oluşturmak için çeşitli etkinlikler düzenledik. İstanbul’un kaotik trafiğinden sıkılanlara, sürpriz danslarımız ve hediyelerimiz ile bir nebze de olsa nefes aldırdık, farkındalık oluşturduk. Çocukluk oyunlarımızı meydanlarda doyasıya oynadık, hep birlikte güldük, eğlendik ve eğlendirdik. Ancak, tüm bu güzellikler içerisinde İstanbul’u yaşarken, bu şehrin zorluklarının da farkındayız. Bizler İstanbul’un deprem gerçeğiyle yüzleşiyor, trafik çilesini her gün çekiyoruz. Bizler için herhangi bir siyasi parti ve düşünce mensubu olmak ya da olmamak; ortak hayallerimizin ve isteklerimizin olmadığı anlamına gelmiyor. Hep birlikte şehrimizin daha yaşanılır, daha mutlu, daha yeşil ve daha çağdaş bir yer olmasını istiyoruz. Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Bütün ümidim gençliktedir’ sözünden aldığımız güç ile şehrimizin geleceğini şekillendirmede kritik bir role sahip olduğumuza inanıyoruz” dedi.
“Herkesten Murat Kurum’a destek vermesini istiyoruz”
31 Mart yerel seçimlerini İstanbul için yeniden bir başlangıç olarak gördüklerini söyleyen Beyza Nur Koca ise, “Bu seçimin, İstanbul’un karşı karşıya olduğu sorunlara çözümler getirecek bir dönüm noktası olduğuna inanıyoruz. İstanbul’un Yıldızları olarak seçimden sonra pişman olmamak için sessiz kalmamaya karar verdik ve şimdi sorumluluk duygusuyla harekete geçerek, sesimizi yükseltiyoruz. İstanbul’a iyi geleceğini, bu şehri mutlu edeceğini düşündüğümüz, bizlere umut veren bir isim var. Bu ismin Murat Kurum olduğuna inanıyoruz. Çünkü Murat Kurum’u İstanbul’un yarınlarındaki en önemli tehdit olan depreme hazırlıkta bir şans olarak görüyoruz. Son yıllarda, ülkemizin dört bir tarafında yaşanan afetlerde gösterdiği mücadele, bu görüşümüzü destekledi. Bizlerle birlikte İstanbul’un temel problemlerine ortak akılla kalıcı çözümler üretmesini istiyoruz. İstanbul’u, gençlerin mutluluğunu göz ardı etmeden yönetmesini istiyoruz. İstanbul’un Yıldızları olarak, şehrimize olan sevgimizi ve umudumuzu paylaşan herkesten Murat Kurum’a destek vermesini istiyoruz. Bizler ufukları gözleyen, başları yukarıda istikbalin göklerde olduğunu bilen İstanbul’un Yıldızları’yız” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen döneminde hizmete açılan ve yaşlıların korunması, desteklenmesi ile rutin sağlık kontrollerinin yapıldığı, gün boyu kaliteli vakit geçirebilmelerinin sağlandığı Gül Kokulu Çınarlar Vefa Konağı Yaşlı Destek Merkezini ziyaret etti. Gül Kokulu Çınarlar Vefa Konağı Yaşlı Destek Merkezi sakinleri tarafından düzenlenen hatim duasına katılan Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen yoğun ilgiyle karşılaşırken, yaşılar tarafından da ilahiler okundu, ziyarette zaman zaman duygusal anlar yaşandı.
Isparta Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Ender Güven, 2021 yılında Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in talimatlarıyla Gül Kokulu Çınarlar Vefa Konağı Yaşlı Destek Merkezinin faaliyete geçtiğini söyledi. Güven, projenin başlangıcının 65 yaş üstü vatandaşlara bulundukları mekanlarda rehabilitasyon hizmeti sunmak olduğunu belirterek, “Sizler o süreçte biz bir yer kuralım, gelebilenler gelsin, gelemeyenlerin evine gidelim dediniz. O süreçte 400 yaşlımızı kaydettik. Yaşlılarımızı sabah alıyoruz, kahvaltı öğle yemeği veriyoruz, gün içinde halk eğitim merkezinden gelen hocalarımız el sanatları ve zihinsel becerilere yönelik faaliyetlerde bulunuyor. Haftanın belirli günlerinde dışarıda gezi programları yapıyoruz, araçlarımızla yaşlılarımızı gezilere götürüyoruz, kültürel faaliyetlerin ardından evlerine bırakıyoruz. Bunun yanında fizyoterapistimiz her gün saat 10.30’da yaşlılarımıza egzersiz yaptırıyor, psikoloğumuz öğleden sonra burada oluyor destek veriyor. Doktorumuz haftanın 2 günü burada yaşlılarımızın şeker, tansiyon kontrolleri yapılıyor, reçeteleri varsa onlar yazılıyor. Bunu yaparken de bizler Isparta Belediyesi bünyesinde yetkilendirilmiş aile hekimliği merkezi olduk. Sağlık Bakanlığı yapılan incelemeler sonucunda bu yetkiyi bize verdi” dedi.
Gül Kokulu Çınarlar Vefa Konağı Yaşlı Destek Merkezinden hizmet alan yaşlılar da yapılan çalışmalardan dolayı Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e teşekkür etti. Yaşlılar, “Azı bilmeyen çoğu hiç bilmez, Allah razı olsun her şeyden memnunuz. Evden çıkamıyorduk, burada hem gülüyoruz hem güzel vakit geçiriyoruz, elimizden tutuyorlar, istediğimiz yere götürüyorlar. Buraya berberimiz bile geliyor. Sabahtan güler yüzle karşılaşıyoruz, moralimizi alıyoruz. Evimizden alıyorlar, evimize bırakıyorlar. Yaptığınız hizmetleri 7’den 70’e herkes beğeniyor. Tüm sağlık kontrollerimiz yapılıyor. Evde yalnızlıktan usanmıştık. Bu binalar eskiden de vardı, buralar vardı, bize bugüne kadar niye kimse yapıp da ‘gelin’ demediler. Eşim vefat etmişti, evde kapanıyordum. Evde bırak duvarları beton çöküyordu üzerimize. Bu yer olmasaydı biz ne yapacaktık. Eskiden yüzümüze bakmıyorlardı. Allah bin kere razı olsun başkanımızdan” görüşlerinde bulundu.
“Bir büyüğümüzün mutlu olduğunu görmekten daha değerli ne olabilir”
Yaşlıların söylemiş oldukları güzel sözlerinden dolayı teşekkür eden Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, nerede kendilerine bir görev düşüyorsa orada olduklarını belirtti. Başkan Başdeğirmen, “Büyüklerimizin yanında olmaktan bizlerde son derece memnun ve mutluyuz. Sizlerin gülen yüzlerini görmek mutlu ediyor. Sağlığınız mutluluğunuz bizleri daha çok sevindiriyor. Sizler bizim değerlerimizsiniz, büyüklerimizsiniz. Sizlerin huzurlu yaşaması bizler için çok değerli. Anneler, babalar, evlatlar herkes için çok kıymetli. Ataerkil yetişen bir toplumuz. Bir insanın büyüğüne saygısı, küçüğüne sevgisi akranına dostluğu çok önemli. Burayı hizmete sunduğumuzdan buyana çok misafirimizi ağırladık. Burada sizlerin mutlu olduğunuzu gördük. Evlerinizde kendi başınıza kalmıyorsunuz. En zor şey evde yalnız başına akşama kadar oturmak. Sohbet edeceğiniz, konuşacağınız bir dosta ihtiyacınız vardı. Burası da onu sağlıyor. Bu yönden buranın çok değerli olduğunu düşünüyorum. Bazı kişilerin bu işi çok basite almalarından da üzülüyoruz. Bir partinin belediye başkan adayı ‘Dere Mahallesinde bir yer yapmışlar, içinde 7 kişi var, 7 kişiyle bir şey yaptıklarını zannediyorlar’ diyor. Bu çok üzücü, bir kişi de olsa, eğer biz bir büyüğümüzün, teyzemizin, annemizin, babamızın bir amcamızın burada mutlu olduğunu görmemiz kadar değerli ne olabilir” dedi. – ISPARTA
]]>Altınokta Körler Derneği’nden seçilen 18 özel eğitim ve rehabilitasyon öğrencisi, doktor kontrollerinin ardından Türkiye’nin en gözde kış turizm merkezlerinin başında gelen Uludağ’da bir otele yerleştirildi. Kayak eğitmenleri ile birlikte eğitim alan görme engelli gençler ısınma egzersizlerinin ardından telesiyejler ile zirveye çıktı. Zirveden aşağıya eğitmenleri ile birlikte kayak yapan gençler unutulmaz anlar yaşadı.
“Kimseye bağlı olmadan yaşayabileceğinin farkına vardım”
Kayak sayesinde özgüven kazandığını ve günlük yaşamına yansıyacağını söyleyen özel eğitim ve rehabilitasyon öğrencisi görme engelli Sibel Sancar, “Kayak yapmak çok güzel bir duygu. Sadece görenlerin değil, görmeyenlerin de yapabileceği bir şeymiş. İlk başta çok korkuyordum ama şimdi o korkularımı yendim. Bunu yapabildiysem sokakta özgür bir şekilde gezebileceğimiz düşünüyorum. Kimseye bağlı olmadan yaşayabileceğimin farkına vardım” şeklinde konuştu.
“Onlara göz olmak çok güzel bir duygu”
Görme engeli bireylere kayak eğitimi vermekten mutluluk duyduğunu belirten Kayak Eğitmeni Aslan Dursun, “Bu güzel gençlere göz olmak çok güzel bir duygu. Gerçekten çok duygulandım ve güzel bir iş çıkardık. Bir şeyler öğretebildiğim için çok mutluyum” dedi.
“Özgür bir şekilde yukarıdan kayarak aşağıya inmelerini görmek çok güzel”
Öğrencilerinin kayak sayesinde daha özgür hissettiğini söyleyen Eğitim Görevlisi Yıldız Gözlemci, “Öğrencilerimiz için çok güzel bir aktivite. Burada çok eğlendik. Daha fazla aktivitelerimiz var, at binmeye de gidiyoruz, tiyatroya da gidiyoruz ama burada bambaşka bir deneyim yaşıyorlar. Özgür bir şekilde yukarıdan kayarak aşağıya inmelerini görmek çok güzel bir duygu. Öğrencilerimiz buradan gittiğimizde bir sonraki yıl tekrar burada tatil yapmak istediklerini söylüyor” diye konuştu.
Gecekonduda büyüdü, Uludağ’da kayak yaptı
Çevresinin Uludağ’a kayak yapmaya gideceğini öğrenince şaşırdıklarını söyleyen görme engelli Ali Bilen, “Biz Görme Engelliler Rehabilitasyon Merkezi’nden geliyoruz. Bize böyle bir imkan sundular. Böyle bir imkan sundukları için çok mutluyuz. Ben doğuştan görme engelliyim. Gecekonduda büyüdüm. Gecekondu görmemişsinizdir belki ama bir yerde okumuşsunuzdur, zor bir yaşamı vardır. Ben o şartlarda bağlama çalmaya çalıştım. Kimi zaman soğuktan titredim ama vazgeçmedim. Bir yerlere gelmeye çalıştım. Sen yapamazsın diyenlere karşı bir cevap vermek istedim. Uludağ’a kayak yapmaya gideceğimi söylediğimde insanlar çok şaşırdılar. Geçmişte kayak yapan arkadaşların görüntülerini gösterdim. Çevrem buraya geldiğim için çok mutlu oldu. Umarım bu tarz etkinlikler daha da artar” dedi.
Kayak sayesinde kazandıkları özgüven günlük yaşantılarına yansıyacak
Uludağ’da kazandıkları özgüven sayesinde günlük yaşantılarında birçok problemin üstesinden gelebileceklerini kaydeden Organizatör Aydın Çetin, “Projenin amacı görme engellileri kar ve kızakla tanışmalarını sağlamak, özgüvenlerini arttırmak ve burada bir sosyal aktivite içerisinde olmalarını sağlamak. Görme engelli gençleri Altınokta Körler Derneği’nden seçiyoruz. İlk etapta temel ihtiyaçlarını nasıl gidereceklerini öğrenmiş oluyorlar. Bazı eğitimlerden geçmiş oluyorlar. Doktor kontrolünden geçirilip buraya geldiler. Her yıl 15 ila 20 öğrenciyi buraya getiriyoruz. Evet çok iyi kaymıyorlar ama en azından başlangıç olarak kızakla nasıl kayılabileceğini öğreniyorlar. Çok mutlu olarak buradan dönüyorlar. Bu yıl 18’incisini yaptık” ifadelerini kullandı. – BURSA
]]>Ülker Stadı’nda oynanan müsabakanın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Mert Hakan, “Kasımpaşa maçına istediğimiz gibi başlayamadık, Kasımpaşa takımı iyi analiz yapmış, önde iyi baskı yaptılar. Orada biraz zayıf kaldık. Bunu hafta içi değerlendireceğimizi, hocamızın da bize eksiklerimizi anlatacağını düşünüyorum. Oyunu biraz daha güçlendirmemiz gerek, bunun farkındayız. Galip gelmek son 11 haftaya girmişken çok önemli. Bir de iki haftadır böyle anlamlı galibiyetler bizi daha da mutlu ediyor. İnşallah kazanmaya devam ederiz. Her maç bizim için final. İnşallah her maç aynı coşkuyla devam ederiz. Kazandığımız için mutluyuz. Eksiklerimizi de çalışacağız.” ifadelerini kullandı.
Sarı-lacivertli futbolcu, frikikten attığı gol hakkında, “Son idmanda Bonucci ile frikik çalıştık. O bana ‘Sana yarın baskı yapmaya geleceğim, yarın da frikikten gol ataksın’ dedi. Bugün de maçtan önce ‘Gol atarsan seni bekliyorum’ dedi, golün yarısı onun. Dün çok iyi çalıştırdı beni. O da topa inanılmaz vuruyor. Bugün aslında ilk yarıda da 2-3 pozisyonum var. Bugün birçok kişiden mesaj aldım uzaktan gol atacağıma dair. Onlar da beni inandırdılar. Benim içimde de bir his vardı. Bunun frikikten olacağını düşünmüyordum çünkü kariyerimde Süper Lig’de ilk frikik golüm. Özel oldu benim için o yüzden çok mutluyum. Maçtan sonra da golü izledim.” şeklinde konuştu.
Mert Hakan, bir gazetecinin “İç sahada puanlar kaybettiniz. İç sahada bir problem olduğunu düşünüyor musun?” sorusuna, “Problem olduğunu düşünmüyorum. Bunlar olacak. Deplasmanda da her maçı kazanıyoruz. Biz oyunumuzu güçlendirmek zorundayız. Bunun da farkındayız. Bugünkü tribün olduğu sürece iç sahada bizim en büyük kozumuz olacak. Geçen hafta yaptığım konuşmanın değeri ortaya çıktı, anlamlı oldu. Fenerbahçe, birlikte olduğunda yıkılması imkansız bir camia. Bunu bir kez daha gösterdi. Bugün taraftarımıza ayrı bir parantez açmak istiyorum. Maçın sonuna kadar iyi oynamasak da arkamızda durdular. Bugün bizi yerdeyken ayağa kaldıran onlar oldu. Önemli olan günün sonunda ne olduğudur. Sezon sonuna kadar dişimizi sıkalım. Nelerle mücadele ettiğimizi onlar da biliyor. En azından sezon sonuna kadar birlikte kalalım, sonra faturayı kime keseceklerse keserler.” yanıtını verdi.
“Ben de ailem de iki haftadır gülmeye başladık”
Mert, eleştiriler almasıyla ilgili olarak, “Ben de ailem de iki haftadır gülmeye başladık. Kendi hatalarım da var bunda yol açtığım. Oyuna motive olmam gerekli. Belki de bir musibet bin nasihatten iyidir derler. Başıma talihsiz bir olay geldi. Oradaki tek hatam sadece kendim kırmızı kart yemem. Fred’i ben attırmadım, öyle bir algı oluştu. Ama dediğim gibi başımıza gelen her olayda bir hayır vardır. Ondan sonra sahaya çıkmayı dört gözle bekledim. Sahaya çıkmak için de güçlü olmam gerektiğini biliyordum. İki haftadır da o şans bana geldi. Çok mutluyum, çok şükür. Ailem ve ben de gülmeyi özlemişiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Mert Hakan Yandaş, devre arasında Fenerbahçe’den ayrılma ihtimalinin olduğunun hatırlatılması üzerine ise şöyle konuştu:
“3,5 sezon olmuştu devre arasındayken. Gerçekten işin arka kısmında bir sürü emek var. Bir sürü mücadele var. Yaptığımız yanlışlar da var. O günkü şartlar camia için belki de gitmemi gerektiriyordu. Kalıp mücadelede etmek istedim. Bu sezon hedefe ulaşabileceğimizi hissettim. Bir yerde benimde sahneye çıkabileceğimi düşündüm. Mücadele etmeyi tercih ettim, 1 dakika bile oynamasam bile kalıp sezon sonu şampiyonluğu görmek istiyordum. Rabbim de nasip etti. İki haftadır arkadaşlarıma yardımcı oluyorum. Şampiyon olursak dünyanın en mutlu insanlarından biri olurum. Camia da öyle zaten. Gerisinin pek bir önemi yok. Uzun süredir forma şansı bekliyorum. Kendimi de hazır tutmaya çalışıyorum. Yaklaşık 2-3 ay sonra ilk Adana maçıyla gelen bir şans vardı. Hocamız da bugünleri hesapladığını, sabırlı olmam gerektiğini söyledi ve zamanı geldiğinde iyi şeyler olacağına inandı. Çünkü Samandıra’da birlikte olduğumuz için dışarıdan gözükmeyen şeyleri içeride birbirimize yakın olduğumuz için görüp anlayabiliyoruz. Zor günlerde yanımda olan insanlara çok teşekkür ediyorum. Daha hiçbir şey başarmadık. İnşallah sezon sonunda hep birlikte sevinçten ağlarız.”
Sarı-lacivertli futbolcu, uzatmalarda kazanılan penaltıyı Batshuayi’nin kullanmasıyla ilgili bir soruya, “Michy öz güveni yüksek bir oyuncu. Gol atmayı da çok seviyor. Penaltı olduğunda ben izleyemedim açıkçası, orada bir duygu patlaması yaşadık. Gol sevincini hep beraber yaşadık. Bende kendimi tutmadım ve takım arkadaşlarım yanına gittim. Çok stresliydi bizim için. İnşallah bunlar şampiyonluğun habercisi olur.” yanıtını verdi.
Mert Hakan Yandaş, “Uzatmalarda kazandığınız penaltıyla ilgili görüşün nedir?” sorusunu, “Sana kenarında konuşamadık heyecandan ama pozisyonu maç sonunda izledim. Bence çok net bir penaltı. Bunun üzerine tartışmak ülkemizde gelenekselleşen algı oluşturma kısmına girer. Yüzde yüz penaltı. Yerden sekiyor, zamanı var, eli açık, eliyle oynuyor. Hakem orada autu gösterdi, pozisyon penaltıya döndü.” şeklinde yanıtladı.
]]>Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında sahasında Kasımpaşa’yı 2-1’lik skorla mağlup etti. Mücadelenin ardından Fenerbahçe’nin orta saha oyuncusu Mert Hakan Yandaş, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Maça iyi başlamadıklarını belirten Yandaş, “Kasımpaşa takımı iyi analiz yapmış. Önde iyi baskı yaptılar. Orada biraz zayıf kaldık. Bunu hafta içi değerlendireceğimizi düşünüyorum. Hocamızın da bize eksiklerimizi anlatacağını düşünüyorum. Oyunu biraz daha güçlendirmemiz lazım, bunun farkındayız. Galip gelmek son 11 haftaya girmişken çok önemli. Bir de 2 haftadır böyle anlamlı galibiyetler bizi daha da mutlu ediyor. İnşallah kazanmaya devam ederiz. Her maç final bizim için. İnşallah her maç aynı coşkuyla devam ederiz. Kazandığımız için mutluyuz. Eksiklerimizi de çalışacağız. Golüme gelince de, son idmanda Bonucci ile frikik çalıştık. O, ‘Sana yarın baskı yapmaya geleceğim. Yarın da frikikten gol ataksın’ dedi. Bugün de maçta önce ‘Gol atarsan seni bekliyorum’ dedi. Golün yarısı onun. Dün çok iyi çalıştırdı beni. O da topa inanılmaz vuruyor” ifadelerini kullandı.
“Fenerbahçe, birlikte olduğu süre yıkılması imkansız bir camiadır”
İç sahada puan kayıplarının sebebinin sorulması üzerine ise Mert Hakan Yandaş, “Problem olduğunu düşünmüyorum. Bunlar olacak. Deplasmanda da her maçı kazanıyoruz. Dediğim gibi biz oyunumuzu güçlendirmemiz gerekiyor. Bunun da farkındayız. Bugünkü tribün olduğu sürece iç sahada bizim en büyük kozumuz olacak. Geçen hafta yaptığım konuşmanın değeri ortaya çıktı. Anlamlı oldu. Fenerbahçe, birlikte olduğu süre yıkılması imkansız bir camiadır. Bunu bir kez daha gösterdi. Bugün taraftarımıza ayrı bir parantez açmak istiyorum. Maçın sonuna kadar iyi oynamasak da arkamızda durdular. Bugün bizi yerdeyken ayağa kaldıran onlar oldu. Önemli olan günün sonunda ne olduğudur. Sezon sonuna kadar dişimizi sıkalım. Nelerle mücadele ettiğimizi onlar da biliyor. En azından sezon sonuna kadar birlikte kalalım, sonra faturayı kime keseceklerse kessinler” diye konuştu.
“Oradaki tek hatam sadece kendim kırmızı kart yemem. Fred’i ben attırmadım”
Son zamanlarda Fenerbahçe taraftarının kendisine sert bir yaklaşım sergilemesiyle ilgili konuşan Yandaş, “Ben de, ailem de iki haftadır gülmeye başladık. Belki de bir musibet bin nasihatten iyidir. Başıma talihsiz bir şey geldi. Oradaki tek hatam sadece kırmızı kart yemem. Fred’i ben attırmadım. Öyle bir algı oluştu. Ama dediğim gibi başımıza gelen her olayda bir hayır vardır. Ondan sonra sahaya çıkmayı dört gözle bekledim. Sahaya çıkmak için de güçlü olmam gerektiğini biliyordum. İki haftadır da o şans bana geldi. Çok mutluyum, çok şükür. Ailem ve ben de gülmeyi özlemişiz” şeklinde aktardı.
Attığı golle birlikte galibiyete önemli bir katkı sağladığının hatırlaması üzerine Mert Hakan Yandaş, “Bugün aslında ilk yarıda da 2-3 pozisyonum var. Bugün birçok kişiden mesaj aldım uzaktan gol atacağıma dair. Onlar da beni inandırdılar. Benim içimde de bir his vardı. Bunun frikikten olacağını düşünmüyordum çünkü kariyerimde Süper Lig’de ilk frikik golüm. Özel oldu benim için de o yüzden çok mutluyum” şeklinde konuştu.
“Bu sezon hedefe ulaşabileceğimizi hissettim”
Kış transfer döneminde adının transferde birçok takımla anılmasının ardından kulüpte kalmasıyla ilgili ise Yandaş, “3-5 sezon olmuştu devre arasındayken. Gerçekten işin arka kısmında bir sürü emek var. Bir sürü mücadele var. Yaptığımız yanlışlar da var. O günkü şartlar camia için belki de gitmemi gerektiriyordu. Kalıp mücadelede etmek istedim. Bu sezon hedefe ulaşabileceğimizi hissettim. Bir yerde benim de sahneye çıkabileceğimi düşündüm. Mücadele etmek istedim ve 1 dakika bile oynamasam bile sezon sonu şampiyonluğu görmek istiyordum. Rabbim de nasip etti. 2 haftadır arkadaşlarıma yardımcı oluyorum. Şampiyon olursak dünyanın en mutlu insanlarından biri olurum. Camia da öyle zaten. Gerisinin pek bir önemi yok” dedi.
“İnşallah sezon sonunda hep birlikte sevinçten ağlarız”
Sezonun geri kalanını da değerlendiren Yandaş, “Dediğim gibi uzun süredir forma şansı bekliyorum. Kendimi de hazır tutmaya çalışıyorum. Yaklaşık 2-3 ay sonra ilk Adana maçıyla gelen bir şans vardı. Hocamız da bu günleri hesapladığını söylemişti bana. Sabırlı olmam gerektiği ve zamanı geldiğinde iyi şeyler olacağına inandı. Çünkü Samandıra’da birlikte olduğumuz için dışarıdan gözükmeyen şeyleri birbirimize yakın olduğumuz için görüp anlayabiliyoruz. Zor günlerde yanımda olan insanlara çok teşekkür ediyorum. Daha hiçbir şey başarmadık. İnşallah sezon sonunda hep birlikte sevinçten ağlarız. Michy özgüveni yüksek bir oyuncu. Gol atmayı da çok seviyor. Penaltı olduğundan ben izleyemedim açıkçası, orada bir duygu patlaması yaşadık. Gol sevincini hep beraber yaşadık. Ben de kendimi tutmadım ve takım arkadaşlarım yanına gittim. Çok stresliydi bizim için. İnşallah bundan şampiyonluğun habercisi olur. Sana kenarında konuşamadık heyecandan ama bence çok net bir penaltı. Bunun üzerine tartışmak ülkemizde gelenekselleşen algı oluşturma kısmına girer. Yüzde yüz penaltı. Hakem orada autu gösterdi, pozisyon penaltıya döndü” diye sözlerini sonlandırdı. – İSTANBUL
]]>Görme engellerine rağmen, neşeli tavırlarıyla dikkat çekiyorlar
SİVAS – Sivas’ta yaşayan görme engelli 3 kardeş engellerine rağmen neşelerinden vazgeçmeyerek herkesin dikkatini çekiyorlar.
Sivas’ta 5 çocuğundan 3’ü görme engelli olan Fatma ve Recep Işık çiftinin kızları Eda Işık doğuştan görme engelli olarak dünyaya gelirken Emre Işık geçirdiği çiçek hastalığından Hasan Işık ise Menenjit hastalığından dolayı görme kabiliyetini kaybetti. Buna rağmen yaşam azimlerinden hiçbir şey kaybetmeyen 3 kardeş adeta kendilerini müziğe adadı. Eda eğitim alarak bağlama çalmayı öğrenirken diğer iki kardeş ise kendi kendilerini darbuka ve ney çalmayı başardı. Engellerine rağmen neşeli halleriyle dikkat çeken kardeşler, müzik sayesinde hayata tutundu. Eşini yaklaşık 1 yıl önce kaybeden anne Fatma Işık ise çocuklarının mutluluğu için elinden gelen her şeyi yapıyor.
“Ben yalnız kaldım ama çocuklarım gülsün ağlamasın”
Anne Fatma Işık, çocuklarının mutluluğunun kendisi için önemli olduğunu ifade ederek, ” İlk kızım sağlıklı doğdu, diğer çocuklarımda doğuşta sağlıklıydı. Doğduktan sonra birisi menenjit diğeri de çiçek hastalığı geçirdi. Kızımda ben hamileyken karnımda taşırken geçirdiğim hastalıktan dolayı görme engelli oldu. Eşimle akrabaydık ama çocuklarımızın böyle olmasının akraba evliliği ile bir alakası yok, kanlarımızda bir sorun çıkmamıştı. Çocuklarımla mutluyum, eşimi kaybettim çok üzüldüm ama çocuklarıma yansıtmadım. Babalarının yokluğunu hissettirmemeye çalışıyorum. Ben yalnız kaldım ama çocuklarım gülsün ağlamasın engelliyim deyip de geride kalmasınlar. Her şeyden önce ben çocuklarıma bakarım önce onların karınlarını doyururum, önce onları giydiririm sonrasında ben kendime bakarım. Eşimi kaybettim içim kan ağlıyor ama çocuklarım mutlu olsun, onların mutluluğu bana yeter. Mutluluğumun kaynağı çocuklarım oldu, eşim oldu her ne olursa olsun mutlu olmaya çalışıyorum. Kimi insanlar engelli diyerek daha çok engel oluyor ama engeller aşılabilir, anne baba aştıktan sonra çocukların engeli olduğunu unutuyor. Benim çocuklarım benim için gören çocuklardan üstündür” şeklinde konuştu.
“Çoğunlukla neşem annemden, bağlamamdan gelir”
Ailesinin her zaman arkasında olduğunu belirten Eda Işık, “Biz 5 kardeşiz ben ve abilerim görme engellidir. Ben müzik öğretmeniyim, bu yıl atandım. Annemizden kaynaklı çok neşeliyizdir, babam artık yok onu çok arıyoruz ama annemiz neşe kaynağımız olmaya devam ediyor. Çoğunlukla neşem annemden, bağlamamdan gelir. Bağlamayı okuduğum görme engelliler ilkokulunda öğrendim. Bağlama kursu açılmıştı bende oraya gittim, 3 ay içeresinde türkülerden çalmaya çalışıyordum. İlk çaldığımda babamın da duymasını çok istemiştim. Sonrasın da çok gördü beni bağlama çalarken. Babam bana ‘ne güzel öğrenmişsin’ demişti. Azimden hiçbir şey kurtulmaz, ben engelliyim diye pes etmedim. Evet, pes ettiğim oldu ama babam dedi ki ‘başarırsın’, annem dedi ‘başarırsın’ hep arkamda oldular. Ailemin beni sevenlerin duasıyla azim ettim başardım. Öğretmen olacağımdan da pek emin değildim. Arkadaşımın söylemesiyle girdim, nasibimde varmış ki öğretmen oldum” dedi.
]]>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2023 yılı Yaşam Memnuniyeti Araştırması’nın sonuçlarını paylaştı. Buna göre, mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2022 yılında yüzde 49,7 iken 2023 yılında 3 puan artarak yüzde 52,7 oldu. Mutsuz olduğunu beyan eden bireylerin oranı ise 2022 yılında yüzde 15,9 iken 2023 yılında 2,2 puan azalarak yüzde 13,7 olarak gerçekleşti.
Kadınlar daha mutlu
Mutlu olduğunu beyan eden erkeklerin oranı, 2022 yılında yüzde 46,5 iken 2023 yılında yüzde 50,3 oldu. Kadınlarda ise bu oran, 2022 yılında yüzde 52,7 iken 2023 yılında yüzde 55,1 oldu.
Evliler evli olmayanlardan daha mutlu
Evli bireylerin, evli olmayan bireylere göre daha mutlu olduğu görüldü. Mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı, 2023 yılında yüzde 56,4 iken evli olmayanlarda bu oran, yüzde 45,8 olarak gerçekleşti. Evli olanların mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde; evli erkeklerin yüzde 53,2’sinin, evli kadınların ise yüzde 59,5’inin mutlu olduğu gözlendi.
Mutluluk oranında en yüksek artış 18-24 yaş grubunda oldu
Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi incelendiğinde; 18-24 yaş grubunda mutluluk oranı, 2022 yılında yüzde 47,9 iken 2023 yılında 6,1 puan artarak yüzde 54,0 oldu.
Mutluluk oranının 55 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise azaldığı gözlendi. Mutluluk oranı 55-64 yaş grubunda bir önceki yıla göre 2,8 puan azalarak yüzde 49,7 olarak tahmin edildi. 65 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise 2022 yılında yüzde 57,7 iken 2023 yılında 1,7 puan azalarak yüzde 56,0 oldu.
Bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde; en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı, 2023 yılında yüzde 69,9 olurken bunu sırasıyla; yüzde 15,0 ile çocukları, yüzde 5,4 ile kendisi, yüzde 3,8 ile eşi, yüzde 2,9 ile annesi/babası ve yüzde 1,8 ile torunları takip etti.
Bireyleri en çok sağlıklı olmak mutlu etti
Bireylerin mutluluk kaynağı olan değerler incelendiğinde; kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı, 2023 yılında yüzde 69,5 olurken bunu sırasıyla; yüzde 13,2 ile sevgi, yüzde 9,2 ile başarı, yüzde 5,3 ile para ve yüzde 2,6 ile iş takip etti.
Her 100 kişiden 67’si geleceğinden umutlu
Kendi geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı, 2023 yılında yüzde 67,1 oldu. Erkeklerin geleceklerinden umutlu olma oranı yüzde 67,2 iken kadınlarda bu oran yüzde 67,1 oldu.
Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 5,7 oldu
Bireylerin hayatlarını bir bütün olarak düşündüklerinde hissettikleri yaşam memnuniyet düzeyini hesaplamak amacı ile; hiç memnun olmayanlar için “0”, çok memnun olanlar için “10” arasında bir değer alınarak ortalama hesaplandı. Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2022 yılında 5,5 hesaplanırken 2023 yılında 0,2 puan artış ile 5,7 oldu. Erkeklerde ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2023 yılında 5,6, kadınlarda ise 5,8 oldu.
En yüksek memnuniyet oranı yüzde 74,6 ile asayiş hizmetlerinde
Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyleri incelendiğinde; 2023 yılında asayiş hizmetlerinden memnun olduğunu beyan edenlerin oranı yüzde 74,6 olurken bunu sırasıyla yüzde 68,2 ile ulaştırma, yüzde 65,4 ile sağlık, yüzde 61,0 ile Sosyal Güvenlik Kurumu, yüzde 58,6 ile adli ve yüzde 57,7 ile eğitim hizmetlerinden memnuniyet takip etti.
Ülkenin en önemli sorunu hayat pahalılığı oldu
Ülkenin en önemli sorunu incelendiğinde; 2020 yılında birinci sırada yüzde 18,5 ile işsizlik, ikinci sırada yüzde 17,3 ile hayat pahalılığı, üçüncü sırada yüzde 17,2 ile eğitim yer aldı. 2023 yılında hayat pahalılığı yüzde 33,8 ile ilk sırada yer alırken, yüzde 16,5 ile eğitim ikinci sırada ve yoksulluk yüzde 13,4 ile üçüncü sırada yer aldı. – ERZİNCAN
]]>Sık sık vatandaşların talep ve önerilerini yerinde dinlemeye devam eden, onlarla kucaklaşmayı ihmal etmeyen Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, önce insan, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ felsefesiyle çalışmalarını sürdürüyor. Cumartesi ve pazar günü yoğun bir hafta sonu mesaisi geçiren Başkan Büyükkılıç, hem vatandaşlarla birlikte oldu hem de birbirinden önemli toplantı ve açılışlara katıldı.
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, cumartesi sabahı Anadolu’nun göz bebeği Kayseri’de gerçekleşen AK Parti Dış İlişkiler Başkanlığı İç Anadolu Bölge Toplantısı’na katılarak hafta sonuna başladı. AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya başkanlığında gerçekleşen toplantıya katılan Başkan Büyükkılıç, İç Anadolu Bölgesi’ndeki şehirlerin dış ilişkilerden sorumlu ekipleriyle bir araya geldikleri toplantının hayırlara vesile olmasını diledi.
Ayrıca Başkan Büyükkılıç, AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya ve beraberindeki heyeti Büyükşehir Belediyesi’nde de misafir etti. TMMOB Makine Mühendisleri Odası Kayseri Şubesi tarafından düzenlenen 17’nci Dönem Olağan Genel Kurulu’na katılan Başkan Büyükkılıç, şubenin yönetimi, üyeleri ve mühendislerle bir araya geldi. Büyükkılıç, Kocasinan Belediyesi tarafından Kedi Kasabası’nda düzenlenen 17 Şubat Dünya Kediler Günü Temalı Fotoğraf Sergisi açılışına katılarak, “Patileriyle yüreğimize dokunan, hayatımıza neşe katan minik dostlarımızı her zaman sahipleniyor, dilsiz dostlarımıza her türlü imkanı sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi Talas İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen Avşarlar Buluşması’na da katılan Başkan Büyükkılıç, kadim şehir Kayseri’de Avşar vatandaşlarla birliğin, beraberliğin ve dayanışmanın en güzel örneğini sergilemekten dolayı büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.
Büyükkılıç, Yöresel Ürünler ve Bahçe Botanik Günleri kapsamında fuar alanını ziyaret ederek, vatandaşlarla bir araya geldi.
Büyükkılıç, Vatandaşın Hem Hüzünlü Hem de Mutlu Günlerinde Yanlarında
Vatandaşların hem hüzünlü hem de mutlu günlerinde yanlarında yer alan Başkan Büyükkılıç bu kapsamda Orgeneral Hulusi Akar Camii’nde TBMM Milli Savunma Komisyon Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar’ın vefat eden dayısı Ahmet Maraşlıoğlu ile vefat eden vatandaşlardan Batuhan Ünlü, Şaziye Yürük ve Hatice Benk’in cenaze namazlarına katıldı.
Şehrin iş insanlarından İrfan ve Yavuz Dursun’un vefat eden babaları Mehmet Dursun’un ve Ahmet Maraşlıoğlu’nun evlerine taziye ziyaretinde bulunan Büyükkılıç, merhumlara Allah’tan rahmet, ailesi ve sevenlerine sabırlar diledi.
Çat kapı düğün ziyaretleri
Başkan Büyükkılıç, ayrıca çat kapı düğün ziyaretleri de yaparak, genç çift Ümmiye ile Celal’in ve TV 1 ailesinden Şahin Morkoç’un oğlu Arda ile gelini Umay’ın düğün törenlerine katılarak, hayatlarının en anlamlı günlerindeki mutluluklarına ortak oldu.
Sivaslılar Federasyonu ve Sivaslılar Derneği başkanları, yöneticileri ve Sivaslılarla güzel bir pazar sabahında keyifli bir buluşma gerçekleştiren Başkan Büyükkılıç, çocukları da yalnız bırakmayarak, Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında düzenlenen Kukuli Bakkal Amca Müzikali’ni ziyaret edip, çocukların mutluluğuna ortak olarak, aileleriyle keyifle sohbet etti.
Öte yandan Büyükkılıç, Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş. tarafından Kayseri Park Alışveriş Merkezi’nde düzenlenen Spor Etkinliği’ne katılarak, çocukların eğlenceli anlarına da ortak oldu.
AK Parti Melikgazi İlçe Danışma Meclis Toplantısı’na katılan Büyükkılıç, teşkilatın her bir kademesine gönül vermiş dava arkadaşlarıyla bir araya geldi. Başkan Büyükkılıç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin de telefonla arayarak selamlarını iletti.
Birliğin, beraberliğin ve dayanışmanın sembolü oldu
Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Doğu Türkistanlı vatandaşlarla da bir araya gelerek, birliğin, beraberliğin ve dayanışmanın adeta sembolü oldu. – KAYSERİ
]]>Türkiye İstatistik Kurumu, (TÜİK) “Yaşam Memnuniyet Araştırması, 2023” başlıklı araştırmasının sonuçlarını açıkladı.
Farklı parametrelere göre değerlendirilen yaşam memnuniyeti oranları şöyle:
KADINLAR DAHA MUTLU
Mutlu olduğunu beyan eden erkeklerin oranı, 2022 yılında yüzde 46,5 iken 2023 yılında yüzde 50,3 oldu. Kadınlarda ise bu oran, 2022 yılında yüzde 52,7 iken 2023 yılında yüzde 55,1 oldu.
EVLİLER EVLİ OLMAYANLARDAN DAHA MUTLU
Evli bireylerin, evli olmayan bireylere göre daha mutlu olduğu görüldü. Mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı, 2023 yılında yüzde 56,4 iken evli olmayanlarda bu oran, yüzde 45,8 olarak gerçekleşti. Evli olanların mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde; evli erkeklerin yüzde 53,2’sinin, evli kadınların ise yüzde 59,5’inin mutlu olduğu gözlendi.
MUTLULUK ORANINDA EN YÜKSEK ARTIŞ 18-24 YAŞ GRUBUNDA OLDU
Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi incelendiğinde; 18-24 yaş grubunda mutluluk oranı, 2022 yılında yüzde 47,9 iken 2023 yılında 6,1 puan artarak yüzde 54,0 oldu.
Mutluluk oranının 55 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise azaldığı gözlendi. Mutluluk oranı 55-64 yaş grubunda bir önceki yıla göre 2,8 puan azalarak yüzde 49,7 olarak tahmin edildi. 65 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise 2022 yılında yüzde 57,7 iken 2023 yılında 1,7 puan azalarak yüzde 56,0 oldu.
BİREYLERİN MUTLULUK KAYNAĞI ÇOĞUNLUKLA AİLELERİ
Bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde; en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı, 2023 yılında yüzde 69,9 olurken bunu sırasıyla; yüzde 15,0 ile çocukları, yüzde 5,4 ile kendisi, yüzde 3,8 ile eşi, yüzde 2,9 ile annesi/babası ve yüzde 1,8 ile torunları takip etti.
BİREYLERİ EN ÇOK SAĞLIKLI OLMAK MUTLU ETTİ
Bireylerin mutluluk kaynağı olan değerler incelendiğinde; kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı, 2023 yılında yüzde 69,5 olurken bunu sırasıyla; yüzde 13,2 ile sevgi, yüzde 9,2 ile başarı, yüzde 5,3 ile para ve yüzde 2,6 ile iş takip etti.
HER 100 KİŞİDEN 67’Sİ GELECEĞİNDEN UMUTLU
Kendi geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı, 2023 yılında yüzde 67,1 oldu. Erkeklerin geleceklerinden umutlu olma oranı yüzde 67,2 iken kadınlarda bu oran yüzde 67,1 oldu.
BİREYLERİN ORTALAMA YAŞAM MEMNUNİYET DÜZEYİ 5,7 OLDU
Bireylerin hayatlarını bir bütün olarak düşündüklerinde hissettikleri yaşam memnuniyet düzeyini hesaplamak amacı ile; hiç memnun olmayanlar için “0”, çok memnun olanlar için “10” arasında bir değer alınarak ortalama hesaplandı. Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2022 yılında 5,5 hesaplanırken 2023 yılında 0,2 puan artış ile 5,7 oldu. Erkeklerde ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2023 yılında 5,6, kadınlarda ise 5,8 oldu.
EN YÜKSEK MEMNUNİYET ORANI YÜZDE 74,6 İLE ASAYİŞ HİZMETLERİNDE
Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyleri incelendiğinde; 2023 yılında asayiş hizmetlerinden memnun olduğunu beyan edenlerin oranı yüzde 74,6 olurken bunu sırasıyla yüzde 68,2 ile ulaştırma, yüzde 65,4 ile sağlık, yüzde 61,0 ile Sosyal Güvenlik Kurumu, yüzde 58,6 ile adli ve yüzde 57,7 ile eğitim hizmetlerinden memnuniyet takip etti.
ÜLKENİN EN ÖNEMLİ SORUNU HAYAT PAHALILIĞI OLDU
Ülkenin en önemli sorunu incelendiğinde; 2020 yılında birinci sırada yüzde 18,5 ile işsizlik, ikinci sırada yüzde 17,3 ile hayat pahalılığı, üçüncü sırada yüzde 17,2 ile eğitim yer aldı. 2023 yılında hayat pahalılığı yüzde 33,8 ile ilk sırada yer alırken, yüzde 16,5 ile eğitim ikinci sırada ve yoksulluk yüzde 13,4 ile üçüncü sırada yer aldı.
]]>EVLİLER DAHA MUTLU
Mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2022’de yüzde 49,7 iken 2023’te 3 puan artarak yüzde 52,7’ye yükseldi. Mutsuz olduğunu beyan edenlerin oranı ise 2022’ye göre 2,2 puan azalarak yüzde 15,9’dan yüzde 13,7’ye geriledi.
Mutlu olduğunu beyan eden erkeklerin oranı, 2022’de yüzde 46,5 iken geçen yıl yüzde 50,3’e çıktı. Kadınlarda ise bu oranın söz konusu dönemde yüzde 52,7’den yüzde 55,1 yükseldiği belirlendi.
Evli bireylerin, evli olmayanlara göre daha mutlu olduğu tespit edildi. Mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı, geçen yıl yüzde 56,4 iken evli olmayanlarda bu oran yüzde 45,8 olarak gerçekleşti.
Evli olanların mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde, evli erkeklerin yüzde 53,2’sinin, evli kadınların ise yüzde 59,5’inin mutlu olduğu hesaplandı.
Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi incelendiğinde, 18-24 yaş grubunda mutluluk oranı 2022’de yüzde 47,9 iken 2023’te 6,1 puan artarak yüzde 54 oldu. Mutluluk oranının 55 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise azaldığı gözlendi. Mutluluk oranının 55-64 yaş grubunda bir önceki yıla göre 2,8 puan azalarak 2023’te yüzde 49,7 olduğu belirlendi. 65 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise oran 2022’de yüzde 57,7 iken geçen yıl 1,7 puan azalışla yüzde 56’ya düştü.
MUTLULUK KAYNAĞI AİLE
Bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde, kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı geçen yıl 69,9 olurken bunu yüzde 15 ile çocuklar, yüzde 5,4 ile kendisi, yüzde 3,8 ile eşi, yüzde 2,9 ile annesi/babası ve yüzde 1,8 ile torunları takip etti.
Bireylerin mutluluk kaynağı olan değerler incelendiğinde, kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı, 2023’te yüzde 69,5 ile ilk sırada yer aldı. Bunu, yüzde 13,2 ile sevgi, yüzde 9,2 ile başarı, yüzde 5,3 ile para ve yüzde 2,6 ile iş izledi.
ÇOĞUNLUK GELECEKTEN UMUTLU
Geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı 2023’te yüzde 67,1 oldu. Erkeklerin geleceklerinden umutlu olma oranının yüzde 67,2 olduğu hesaplanırken kadınlarda bu oranın yüzde 67,1 olduğu görüldü.
Bireylerin hayatlarını bir bütün olarak düşündüklerinde hissettikleri yaşam memnuniyet düzeyini hesaplamak amacı ile “hiç memnun olmayanlar için sıfır”, “çok memnun olanlar için 10” arasında bir değer alınarak ortalama hesaplandı. Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2022’de 5,5 olurken 2023’te 0,2 puanlık artış ile 5,7’ye çıktı. Erkeklerde ortalama yaşam memnuniyet düzeyinin geçen yıl 5,6, kadınlarda ise 5,8 olduğu belirlendi.
EN BÜYÜK SORUN HAYAT PAHALILIĞI
Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyleri incelendiğinde, 2023’te asayiş hizmetlerinden memnun olduğunu beyan edenlerin oranı yüzde 74,6 ile ilk sırada yer alırken bunu yüzde 68,2 ile ulaştırma, yüzde 65,4 ile sağlık, yüzde 61 ile Sosyal Güvenlik Kurumu, yüzde 58,6 ile adli hizmetler ve yüzde 57,7 ile eğitim hizmetlerinden memnuniyet takip etti.
Ülkenin en önemli sorunu incelendiğinde ise geçen yıl hayat pahalılığının yüzde 33,8 ile ilk sırada yer aldığı görüldü. Bunu yüzde 16,5 ile eğitim, yüzde 13,4 ile yoksulluk izledi.
]]>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan 10 bin 500 personeli ilgilendiren toplu iş sözleşmesi imzalandı. Gerçekleştirilen imza töreninde çalışanlar, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a alkış ve sloganlarla teşekkür etti. Sözleşme, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Büyükakın, Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı İdris Ersoy ve Hizmet-İş Kocaeli Şube Başkanı Muharrem Subaşı tarafından imzalandı.
“Mutluluğun resmini birlikte çizdik”
İmza töreninde konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Büyükakın, “‘Mutluluğun resmini yapabilir misin?’ derler ya işte mutluluğun resmi bu. ‘Mutlu şehir’ diye yola çıktık. ‘Allah razı olsun’ desinler diye çalıştık. Hep, ‘Belediye şehrin bize bir emanetti ve bu emanetin gereğini yapacağız’ dedik. Ben bunu bir başıma yapmadım, sizlerle yaptım. Bu şehir belediyenin hizmetlerinden memnunsa sizlerin sayesinde oldu. Çalışanları mutlu olmayan şehrin mutlu olması mümkün değil. Öncelikle çalışma arkadaşlarımızı mutlu etmek istedik” dedi.
“Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin mali yapısı en sağlam belediyesidir”
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin en borçlu belediye olduğu algısına değinen Başkan Büyükakın, “Anlatmamıza rağmen ‘Tahir Büyükakın Büyükşehir Belediyesi’ni borç batağına batırdı’ diyebiliyorlar. Bu Yuvacık Barajı’nın borcu. Büyükşehir Belediyesi’ni borç batağına batıran sizsiniz. Borç yönetimi sayesinde işçilerimin yüzünü güldürebiliyorum. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin mali yapısı en sağlam belediyesidir. Hazine’den başka kimseye borcumuz yok. Bankaları ve diğer borçları eklediğimizde en borçlu belediye İstanbul Büyükşehir Belediyesi. Sigortasını, vergisini ödeyemeyen ve kapısına haciz dayanan bu zihniyetteki belediyeler ortada” ifadelerini kullandı.
“En düşük ücreti 35 bin 40 TL yaptık”
“Peygamberimiz, ‘İşçinin alnın teri kurumadan hakkını verin’ diyor diyen Büyükakın, “Sizi ötekiler olarak hiç görmedik. Beraber yürüdüğümüz yol arkadaşlarımız olarak gördük. İmkanlarımızı sonuna kadar zorlayalım dedik. Türkiye’nin en iyi anlaşmalarını yaptık. Yüzü gülen işçi vatandaşa hizmet ederken de onları mutlu eder. Sizi enflasyona ezdirmeyen, elimizdeki imkanların en iyi olacak şekilde düzenleme yaptık. En düşük maaşın 34 bin 40 TL olacak şekilde bir düzenleme yaptık. Personelden gelen artış talebine sonrası bin TL daha artış yaparak en düşük ücreti 35 bin 40 TL yaptık” dedi.
“Bizim inancımızda insana çalıştığının karşılığı anlayışı vardır”
Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı İdris Ersoy ise “Bizim inancımızda insana çalıştığının karşılığı anlayışı vardır. Hep birlikte bunun mücadelesini veriyoruz. Emek olmadan ekmek olmayacağını biliyoruz. Hiç kimseyi ayırt etmeden, her bir üyemizi kutsal görerek çalıştık, çalışıyoruz. Her sıkıntıda yanımızda olan ve yoldaş olmaktan onur duyduğum Başkan Tahir Büyükakın’a teşekkür ediyorum. Protokolün kentimiz ve emekçilerimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.
Daha sonra konuşan Hizmet-İş Kocaeli Şube Başkanı Muharrem Subaşı, “Hem işveren hem de sendika olarak bu birlikteliğimizi ortaya koymuş bulunmaktayız. Bu sözleşmenin daha güzel protokollere emsal teşkil etmesiniz arzu ediyorum. Kentimiz için hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
Geriye dönük farkların ödemesi de yapılacak
Protokol ile 2023 ücretlerine taban iyileştirilmesi yapıldıktan sonra tüm yevmiye ve sosyal haklara zam yapıldı. Protokolün imza tarihi olan 15 Şubattan geriye dönük farkların ödemesi de yapılacak. 1 Ocak 2024’ten itibaren geçerli olacak olan zammı çalışanlar davul zurna eşliğinde halaylarla kutladı. Sözleşme kapsamındaki tüm çalışanlara her ay aile yardımı adı altında bin 729,45 TL ödeme yapılacak. Böylelikle yapılan sözleşme ile Büyükşehir’de en düşük net ücret 35 bin 40 TL oldu. Büyükşehir, İSU ve Belde AŞ’de çalışan personeli ilgilendiren toplu sözleşmede işçilerin en düşük günlük ücreti 640 TL’den bin 130 liraya çıkarıldı. Bu artışa ilave olarak 92 TL olan yemek ücreti 157 TL’ye yükseltildi. 50 TL olan yol ücreti de 80 TL oldu. – KOCAELİ
]]>Gezeravcı’nın ailesi, ISS’den dönüşü beklenen oğullarını karşılamak üzere gittikleri ABD’den çevrim içi görüşmeyle AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Ali Baba Gezeravcı, son 14 günü sevinç ve mutlulukla geçirdiklerini, bunun oğullarına kavuşmalarıyla daha da artacağına inandıklarını söyledi.
Ailece sevinçli olduklarını belirten Gezeravcı, duygularını şu şekilde dile getirdi:
“Allah bu mutluluğu bütün sevenlerimize de tattırsın. Tanıdıklarımız bize telefonla ya da sosyal medya hesaplarımızdan sık sık ulaşarak sürece ilişkin bilgi almak istedi. Telefon hiç elimden düşmedi. Gönül dostu kardeşlerim, akrabalarım, hısımlarım ve komşularımla bu duyguları paylaşmak için sürekli istişarelerde bulundum. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır ile de görüştük. Onun bizimle paylaştığı duyguları da tanıdıklarıma aktardım. Bir Yörük evladı ve öğretmen çocuğu, astronot olarak uzaya çıktı. Bir insan bununla nasıl gurur duyabilirse, biz onun çok daha fazlasını hissediyor ve mutlu oluyoruz. Sevinçlerimizi hep dostlarımızla paylaşıyoruz. Onun bu zamana kadarki görüntülerini izledim. Başarılar diledim. O başarıların memleketimize geldiğinde devamını diliyorum.”
“Güveç yemeği İstanbul’da hazır”
Anne Sıddıka Gezeravcı da oğlunun dönüşüyle ilgili heyecanlı ve sevinçli olduklarını anlattı.
Herkesin kendilerini tebrik ettiğini aktaran Gezeravcı, “Çevremiz, ‘Allah herkese nasip etsin’ diye dua etti. Mutluluğumuzu paylaştılar.” dedi.
Gezeravcı, kendisini bu süreçte en çok gururlandıran şeyin, oğlunun 14 gün içerisinde başarıyla gerçekleştirdiği bilimsel deney çalışmaları olduğunu ifade etti.
Alper Gezeravcı’nın yanında götürdüğü Yörük kültürüne ait unsurlara ilişkin de bilgi veren anne Gezeravcı, “Alper, yanında Yörük kültürümüze ait yün eğirip ip elde etmeye yarayan ‘kirmen’i ve bir de nazar boncuğu götürdü. Güveç yemeğini de hazırladım. İstanbul’a geldiğinde yedireceğim. Alper, bizden sadece iyiliğimizi ve kendisini karşılamaya sağlıklı şekilde gelmemizi istedi. ‘Siz huzurlu olun yeter.’ dedi.” ifadelerini kullandı.
Gezeravcı, oğlunun, yaptıkları görüntülü görüşmelerde kendilerine güneşin doğuş ve batışını izlettiğini belirterek, geldiğinde oğluna uzaya nasıl alıştığını soracağını söyledi.
“Abimin ağzından 14 günü dinlemek isterim”
Kardeşi Murat Gezeravcı da yaşadıkları gurura işaret ederek, sevdikleri, devlet büyükleri ve Türk milletinin paylaşmasıyla bu mutluluk ve gururun çoğaldığını dile getirdi.
Heyecanlı bir bekleme sürecinde olduklarını kaydeden Gezeravcı, “İnşallah kavuştuğumuzda bu mutluluğu daha da çok yaşayacağız.” diye konuştu.
ISS’deki diğer astronotların ağabeyiyle benzer fizyolojik değişimlere uğradığını gördüklerini ifade eden Gezeravcı, “Bu süreci daha öncesinde abim bize özetlemişti. Korkulacak bir şey olmadığını ve orada karşılaşılabilecek durumlardan biri olduğunu biliyorduk. O sebeple tedirgin olmadık. Bizi heyecanlandıran kısım dünyaya görüntüsünü onun kamerasından izlemek oldu. Onun keyifli halleri bizi çok mutlu etti. Abimin ağzından 14 günü dinlemek isterim.” değerlendirmesinde bulundu.
Ağabeyinin, yeğeni Karan ile görüştüğü esnada onu neşelendirmek için yer çekimsiz ortamda takla attığını anlatan Gezeravcı, Karan’ın da koltukların üzerinde aynı hareketleri yapmaya çalıştığını bildirdi.
“Amcama artık sarılabileceğim değil mi?”
Gelinleri Hilal Gezeravcı ise Alper Gezeravcı ile görüntülü olarak bir kez görüşebildiklerini, onun haricinde telefonla konuşma imkanı yakaladıklarını belirtti.
Oğlu Karan’ın amcasından “yıldız” talep etmesini de değerlendiren Hilal Gezeravcı, şunları kaydetti:
“Biz yıldız göremedik ama güneşi çok parlak haliyle gün batımında izleme şansımız oldu. Artık yıldız kısmı sürpriz olacak herhalde biz de merakla bekliyoruz. Karan, amcasını televizyonda görünce çok mutlu oldu. Sürekli Alper abiden bahsettiğimiz ve ne zaman geleceğini konuştuğumuz için bu aralar kavuşma anına odaklanmış durumda. O sebeple gün sayıyor. Biz sorduğumuzda ‘üzüldüm’ diyor ama özlediği için aslında bugünlerde biraz hüzünlü. Kavuşmaları çok heyecanlı olacak diye düşünüyorum. Alper abiyi yer çekimsiz ortamda görünce hepimiz çok şaşırdık. Karan da bizim tepkilerimize şaşırıyordu muhtemelen. Amcasıyla görüştüğü anlarda çok mutluydu. Buraya gelirken de hep söylediği şey ‘Amcama artık sarılabileceğim değil mi?’ oldu. Şu an herhalde aramızda ona en çok kavuşmayı ve sarılmayı bekleyen Karan. Alper abinin geldiğinde ilk olarak Karan’ın gönlünü yapmaya çalışacağını düşünüyorum. Karan ne isterse ilk onu yapacaktır.”
]]>Çağdaş Atan: Bazı itibarsızlaştırmalar görsem de bunlara cevap vermeden devam ediyoruz
Sami Uğurlu: Fiziksel olarak çok fazla karşılık veremedik
Olgucan KALKAN-Serhan TÜRK/ İSTANBUL,(DHA) – Süper Lig’de ertelenen 16’ncı hafta karşılaşmasında Başakşehir FK deplasmanda Kasımpaşa’yı 3-0 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından Başakşehir FK Teknik Direktörü Çağdaş Atan ve Kasımpaşa Teknik Direktörü Sami Uğurlu basın toplantısında mücadeleyi değerlendirdi.
Kasımpaşa’nın fizik gücünün yüksek olduğunu ve bunun için rotasyon yaparak bu maça çıktıklarını belirten Çağdaş Atan, ‘Oynaması çok zor bir takıma karşı oynadık. Bizden 1 gün fazla dinlendiler. Rotasyon yapmak istedik. Bunun işe yaraması bizi mutlu etti. Bütün oyuncularım oyuna hakim durumdalar. İyi çalışıyorlar. Herkes ne yapması gerektiğini biliyor. Rotasyonun sıkıntı yaratmayacağını biliyorduk. Kasımpaşa fiziksel olarak oynayan bir takım. Uzun toplar atıp Aytaç ve Hajradinovic ile ikinci topları alıp coşkulu atak yapıyorlar. Emirhan, Onur ve Berkay ile rakibimize bunu yaptırmadık. İkinci yarı istediğimiz oyunu oynadık. İlk yarının sonunda belki de 1-1 içeri girecektik. Devrede 2 ve 3’üncü golü aramamız gerektiğini söyledik. Toptan 2-0’dan sonra erken vazgeçtik. Sonrasında kusursuz oynadık. Keny iki tarafta da iyi oynadı. 8 maçtır farklı formasyonla oynuyoruz. Çok fazla gol yemeden devam ediyoruz. Her maç final. Önümüzde final gibi düşündüğümüz Alanyaspor maçı var. Gelişmeye devam edeceğiz. Bazı itibarsızlaştırmalar görsem de bunlara cevap vermeden devam ediyoruz. Sami hoca ile toparlanmış bir Kasımpaşa vardı. Onlara da başarılar diliyoruz’ ifadelerini kullandı.
‘ROTASYONUN PERFORMANS DÜŞÜKLÜĞÜYLE ALAKASI YOK’
Yaptıkları rotasyonun performans düşüklüğü nedeniyle olmadığını söyleyen Çağdaş Atan, ‘Performans düşüklüğüyle alakası yok. Oyuncularımın hepsinden memnunum. Oyuncularım formasyona ve değişikliklere cevap verecek durumdalar. İşe akıl yoruyorlar. Onları futbol, formasyon konuşuyorken görüyorum mutlu oluyorum. Rotasyondaki asıl hedefimiz Kasımpaşa’nın fiziksel gücüne karşı koyabilmekti. İstediğimiz karşılığı almış olduk’ şeklinde konuştu.
‘DUBOIS İLE İLGİLİ SEZON SONUNDA FARKLI ŞEYLER KONUŞABİLİRİZ’
Galatasaray’dan kiralık olarak kadroya dahil olan Dubois’nın takımda çok mutlu olduğunu dile getiren Atan, ‘Dubois ile ilgili bize gelen bir bilgi yok. Dubois ile çok mutluyuz. O da burada olmaktan çok mutlu. Hem sürekli oynuyor hem de katkı veriyor. İki bekimizi de orta saha olarak kullanabiliyoruz. Ömer Ali de iyileşti ve aralarında rekabet var. Sezon sonunda farklı şeyler konuşabiliriz. Ancak şu anda vazgeçmek gibi bir planımız yok’ dedi.
SAMİ UĞURLU: FİZİKSEL OLARAK ÇOK FAZLA KARŞILIK VEREMEDİK
Zor bir maç oynayacaklarını bilerek sahaya çıktıklarını ifade eden Kasımpaşa Teknik Direktörü Sami Uğurlu, ‘Karşımızda iyi bir takım, iyi kadro var. Geniş kadroya sahip olduklarını için de rotasyon yapma şansına sahiplerdi. Oyunun sonunda yorulacağımızı tahmin etmiştik. 4 maç arka arkaya, aynı kadroyla 90 dakika oynamak takımı fiziksel olarak aşağı çekebiliyor. İlk yarıda oyunu biraz tutarak orta sahada bire bir eşleşerek geçişlere izin vermemeye çalıştık. Geri düşünce baskıyı değiştirdik. Devre arasına berabere ya da önde girebilirdik. Ancak pozisyonları değerlendiremedik. Mağlup girdiğimiz için de biraz daha risk almamız gerekiyordu. İkinci yediğimiz geçiş golü, bizi oyundan düşürdü. Biraz daha tempoyu yükseltebilirdik. Arka arkaya maçlar buna çok müsaade etmedi. Oyuna ortak olabileceğimiz zamanlar oldu. Basit goller yedik. İlk gol özellikle. Yine 3’üncü gol duran toptan. Riskleri aldığınız zaman bu skorlar kaçınılmaz oluyor. Başakşehir ve Çağdaş Hoca’yı tebrik ediyorum. Oynadıkları oyuncular ligin ortalamasının üstünde. Fiziksel olarak çok fazla karşılık veremedik’ şeklinde konuştu.
]]>“Asrın felaketi” olarak nitelenen 6 Şubat depremlerinin merkez üssü Kahramanmaraş’ta yılın ilk bebeği Necip Fazıl Şehir Hastanesi kadın doğum ek hizmet binası doğum servisinde saat 00.00’da dünyaya geldi.
Nuran ve Muhammet el-Türk çiftinin ikinci çocukları olarak 3 kilo 300 gram ağırlığında doğan bebeğe Mahmut Useyd ismi verildi.
Hastane Müdürü Fulya Debgici, gazetecilere, hayata gözlerini açan yılın ilk bebeğinin gayet sağlıklı olduğunu belirterek, “Anne ve bebek gayet sağlıklı. Bebeğimizin aileye hayırlı olmasını diliyor, bu vesileyle de tüm halkımızın yeni yılını kutluyorum.” diye konuştu.
Baba Muhammet el-Türk de ilk çocuğunun kız, ikincisininse erkek olarak dünyaya geldiğini belirterek, ailecek çok mutlu olduklarını söyledi.
Malatya
Malatya’da yeni yılın ilk bebeği 2 kilo 950 gram ağırlığında dünyaya geldi. Anne ve baba kız çocuklarına hangi ismi vereceklerini henüz kararlaştırmadı.
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde saat 00.05’te dünyaya gelen bebeğin annesi 21 yaşındaki Sıla Gökçe, ev hanımı olduğunu söyledi.
İlk bebeğinin, yeni yılın da ilk bebeği olduğunu belirten Gökçe, “İlk bebeğim, yeni yılda bana hediye gibi oldu. İsmine daha tam karar veremedik, kararsızız. Herkes için sağlıklı, mutlu ve huzurlu seneler olur inşallah.” dedi.
Baba Vedat Gökçe de ilk defa baba olmanın heyecanını yaşadığını dile getirerek, “Yeni yıla mutlu, sağlıklı gireriz inşallah. Baba olma duygusu çok farklı ve güzel. Allah herkese nasip eder inşallah. Tarif edilemez, güzel bir şey. Herkesin yeni yılda sağlıklı ve mutlu bir yıl geçirmesini dilerim.” diye konuştu.
Kadın doğum uzmanı Şeyma Çolak Yüksek ise annenin sağlıklı bir kız bebek dünyaya getirdiğini belirterek, “Anne ve bebek şu an için sağlıklı. Herhangi bir problem yok. Yeni yıla iyi dileklerimizle girmek istiyoruz. Hiçbir anne ve bebeğe zarar gelmesin. Her anne ve bebek sağlıklı şekilde birbirlerine kavuşsun istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından hastane çalışanları, bebek ve ailesiyle fotoğraf çektirdi.
Şanlıurfa
Şanlıurfa’da yılın ilk bebeği Derya ve Abdurrezak Öden çiftinin ilk çocuğu “Fevzi” oldu.
Anne Öden, Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2 kilo 260 gram ağırlığında bir erkek bebek dünyaya getirdi.
Derya Öden, yılın ilk dakikalarında çocuğunu kucağına almaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Hastanede aileyi eşi Fatmanur Şıldak ile ziyaret eden Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, aileye geçmiş olsun dileklerini iletti.
Vali Şıldak, 00.02’de dünyaya gelen ilk bebeği karşılamanın mutluluğunu, heyecanını ailesiyle birlikte yaşadıklarını belirtti.
Fevzi’ye uzun ve sağlıklı ömürler dileyen Şıldak, yeni yılın Şanlıurfa’ya ve ülkeye hayırlı olması temennisinde bulundu.
Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı operatör doktor Yusuf Ziya Kızıldemir de Fevzi’nin sağlık bir bebek olarak dünyaya geldiğini kaydetti.
Vali Hasan Şıldak, daha sonra bebeğe altın taktı.
Gaziantep
Gaziantep’te yılın ilk bebeği Cemal ve Fatma Yıldız çiftinin Gaziantep Şehir Hastanesi’nde dünyaya gelen “Mustafa” adlı bebeği oldu.
Anne Fatma Yıldız, gazetecilere, bebeklerine sağlıklı şekilde kavuşmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
Sağlık personeline teşekkür eden Yılmaz, “Yılın ilk bebeği oldu, çok mutluyuz.” dedi.
Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu anne Yıldız’ı ziyaret ederek, bebeğe altın taktı.
]]>KAYSERİ genelinde eğitim veren bin 150 okulda kullanılan etkileşimli tahtaların (akıllı tahta) bakım ve onarımı Hürriyet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından yapılıyor. Bilişim Teknolojileri Alanı Şef Öğretmeni Metin Özen (44), “Bu yıl bin 144 arıza kaydından bin 72’sini çözüme kavuşturduk. Arızaların ortalama piyasa değeri 250 TL’den 3 bin 900 TL’ye kadar çıkıyor. 3 bin 900 TL’ye tamir ettiğimiz arızanın piyasada sadece parça fiyatı 9 bin 500 TL civarında. Devletimize de maddi anlamda büyük katkı sağlıyoruz. Öğrencilerimiz bu sayede hem gelir kazanıyor hem de sahada çalışarak becerisini ve bilgisini geliştiriyor” dedi.
Kayseri’de eğitim veren bin 150 okulda kullanılan akıllı tahtaların bakım ve onarımı Hürriyet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından yapılıyor. İş başı eğitim projesi kapsamında liseli öğrenciler, piyasa değeri 250-3 bin 900 TL arasında değişen bakım onarım masraflarını yarı fiyatına mal ederek hem ülke ekonomisine katkı sağlıyor hem de gelir elde ediyor. Bilişim Teknolojileri Alan Şef Öğretmeni olarak görev yapan Metin Özen, kent genelindeki 599 okuldaki arızaları giderdiklerini belirterek, “2022 mayıs ayından itibaren Kayseri’deki etkileşimli tahtaların bakım ve onarımı yapıyoruz. Birçok okulun kullanılamayan, atıl durumda olan akıllı tahtalarını tamir edip kullanıma hazır hale getiriyoruz. Bu yıl bin 144 arıza kaydından bin 72’sini çözüme kavuşturduk. Şu an için 72 arıza kaydımız mevcuttur. Kendi atölyemizde ise okullarda tamirini yapamadığınız akıllı tahtaların tamirini yapıyoruz. Ardından da okullara götürüp monte işini tamamlıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘DEVLETE KATKI SAĞLIYORUZ’
Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan protokol kapsamında etkileşimli tahta destek noktası olduklarını da belirten Özen, “6 öğretmen ve 10 öğrencimiz ile döner sermaye kapsamında bu işi yapıyoruz. Arızaların ortalama piyasa değeri 250 TL’den 3 bin 900 TL’ye kadar arıza tamiri yapıyoruz. Bizim 3 bin 900 TL’ye tamir ettiğimiz arızanın piyasada sadece parça fiyatı 9 bin 500 TL civarında tutuyor. Kamu kurumu olarak kar amacı gütmediğimiz için çok uygun fiyatlara mal ediyoruz. Devletimizi de maddi anlamda çok büyük katkı sağlıyoruz. Öğrencilerimiz hem gelir kazanıyor hem de sahada çalışarak becerisini ve bilgisini güncelliyor” dedi.
‘ÖĞRENCİLERİMİZ MUTLU OLUNCA BİZ DE MUTLU OLUYORUZ’
Okul Müdürü Necati Arıcı ise, “Birçok öğrencimle birlikte akıllı erişim noktasında döner sermaye kapsamında hizmet veriyoruz. Kayseri’de ilçeler dahil olmak üzere her okula ulaşmaya çalışıyoruz. Akıllı tahtaların arızalanması sonrası eğitimin aksamaması için çaba gösteriyoruz. Yapmış olduğumuz tadilatları 4’te 1 fiyatına yapıyoruz. En büyük faydalarından bir tanesi de öğrencilerimizin işi iş başında öğrenmesi oluyor. Bunun karşılığında da ücret alıyorlar. Onlar mutlu olunca biz de mutlu oluyoruz. Öğrencilerimiz başka okullarda eğitim gören kardeşlerine hizmet etmenin de mutluluğunu yaşıyor” diye konuştu.
‘HEM HARÇLIĞIMIZI ÇIKARIYORUZ HEM DE GELİR ELDE EDİYORUZ’
12’nci sınıf öğrencisi Zeki Yücebaş da, “Okulların akıllı tahtalarını tamir ediyoruz. Bu sayede okul harçlığımızı çıkarıp hem gelir hem de işi öğrenmiş oluyoruz. Ayrıca yaşıtlarımızın sorunlarını çözmek hem onları hem bizi mutlu ediyor” dedi.
]]>