Mülteci – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 10 Jul 2024 23:09:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İBB Meclisi, İmamoğlu’nun mülteci sayılarıyla ilgili soru önergesini kabul etti https://www.haber60.com.tr/ibb-meclisi-imamoglunun-multeci-sayilariyla-ilgili-soru-onergesini-kabul-etti/ https://www.haber60.com.tr/ibb-meclisi-imamoglunun-multeci-sayilariyla-ilgili-soru-onergesini-kabul-etti/#respond Wed, 10 Jul 2024 23:09:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38465 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi Temmuz Ayı Olağan Toplantısı’nın ikinci birleşimi İBB Başkanlık binasında gerçekleştirildi. AK Parti Pendik Meclis Üyesi Murat Türkyılmaz tarafından İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Almanya seyahati sırasında açıklamış olduğu mülteci sayılarıyla ilgili soru önergesi meclis üyeleri tarafından oy birliğiyle kabul edildi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi Temmuz Ayı Olağan Toplantısı’nın ikinci birleşimi, Meclis İkinci Başkanvekili Gökhan Gümüşdağ başkanlığında İBB Başkanlık binasında gerçekleştirildi. Meclis toplantısında, AK Parti Esenyurt Meclis üyesi Harika Öztürk, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’daki mülteci sayılarıyla ilgili verdiği bilgilerin yanlış olduğunu belirterek bu konuda bir soru önergesi sundu. Önerge mecliste oy çoğunluğuyla reddedildi. Bunun üzerine AK Parti Pendik Meclis Üyesi Murat Türkyılmaz, “Bir Belediye Başkanı’nın toplumla paylaşmış olduğu verileri, bilgileri sıhhatli ve doğru paylaşması kendisinden beklenir. Sonuç olarak Almanya’da açıklamış olduğu istatistiki bilgilerin hangi kriterler üzerinden belirlendiği toplum tarafından merak edilmektedir” ifadelerini kullandı. Murat Türkyılmaz’ın bu ifadeler ile sunmuş olduğu yeni önerge meclis üyeleri tarafından oy birliğiyle kabul edildi.

“Mültecilere dair gerçek dışı rakamları ortaya atması bir çelişkidir”

AK Parti Esenyurt Meclis üyesi Harika Öztürk sunduğu soru önergesinde İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Almanya’nın Düsseldorf kentinde mültecilerle ilgili verdiği sayıların doğruluğu yansıtmadığını belirtti. Öztürk, “İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu 20 Haziran 2024 tarihinde Almanya’nın Düsseldorf kentinde bir toplantıda, ‘İstanbul’da 2 milyon 500 bin mülteci bulunduğunu beyan etmiş 16 milyon resmi nüfusun neredeyse yüzde 17’si, 18’si demek. Böyle bir artış olamaz, doğru değil. Mülteciye de İstanbulluya da haksızlık’ demiştir. İBB Başkanı’nın İstanbul nüfusunu resmi rakamlara göre açıklarken mültecilere dair gerçek dışı rakamları ortaya atması bir çelişkidir. Zira 2022 yılında da bir konuşmasında İSKİ’nin su tüketim verilerine göre 19 milyon 300 bin kişinin yaşadığını belirtmiştir. O tarihte sözüm ona 2 buçuk milyon mülteciyi 19 milyonun yani gayri resmi sayının içinde sayarken bugün ise 16 milyon resmi nüfusun içinde hesap etmektedir hatta oran vermektedir. Ayrıca yine daha sonra İBB Başkanı Ankara’da bir canlı yayında İSKİ’nin su tüketim verilerine dayandırdığı 2 buçuk milyon mülteci sayısı açıklamasını yinelemiştir. Buna karşılık 21 Haziran 2024 tarihli İçişleri Bakanlığımızın yaptığı açıklama şu şekildedir. Göç idaresi başkanlığımızın resmi rakamlarına göre bugün itibariyle İstanbul’da 530 bin 612 geçici koruma kapsamındaki Suriyeliler, 3 bin 250 uluslararası koruma kapsamındaki yabancılar, 553 bin 153 ikamet izniyle kalan yabancılar olmak üzere toplam 1 milyon 87 bin 17 yabancı bulunmaktadır” dedi.

“10 milyon mülteci buralarda olmazdı”

CHP Bahçelievler Meclis Üyesi Gencay Özcan söz alarak, “Sayıları tam olarak tespit edilemeyen ama İstanbul’daki bütün yerel yöneticilerin gerçeği bildiği verilen sayıların çok üzerinde mülteciye İstanbul’daki hem ilçe belediyeleri hem de büyükşehir belediyesinin hizmet ettiği çok açık ortada. Bu soruyu soran arkadaşımız AK Partili Belediye Başkanlarıyla konuşsa bu soruyu sormazdı. Şunu söyleyebiliriz, arkadaşlarımız Ekrem Başkan’ın yurt dışına çıkışından rahatsız oldukları kadar mültecilerin bu kadar kontrolsüz gelmesinden rahatsız olsaydı ve sınırları yeterince korusaydı milyonlarca belki de bugün 10 milyon mülteci buralarda olmazdı” ifadelerini kullandı.

“Bir Belediye Başkanı’nın toplumla paylaşmış olduğu verileri, sıhhatli ve doğru paylaşması beklenir”

Bunun üzerine AK Parti Pendik Meclis Üyesi Murat Türkyılmaz, “Bir Belediye Başkanı’nın toplumla paylaşmış olduğu verileri bilgileri sıhhatli ve doğru paylaşması kendisinden beklenir. Sonuç olarak Almanya’da açıklamış olduğu istatistiki bilgilerin hangi kriterler üzerinden belirlendiği toplum tarafından merak edilmektedir. Geçmiş dönemde CHP’nin siyasi içerikli birçok soru önergesi olmuştur. Bizler nezaketen soru önergesinin başkanlık makamına iletilmesi konusunda yapıcı bir siyaset izledik. Bugün CHP’nin bu tutumunun CHP’nin son zamanlarda değişmiş olduğunun ama hala izlerini taşıdığını da üzülerek gördüğümüz vesayetçi otoriter tavrından kaynaklandığını da ifade etmek isterim. Bir soru önergesinin başkanlık makamına sorulmasına dahi tahammül edemiyor arkadaşlar” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/ibb-meclisi-imamoglunun-multeci-sayilariyla-ilgili-soru-onergesini-kabul-etti/feed/ 0
Suriyeli sığınmacıların eskiden güvenli sığınağı olan Lübnan’da göçmen karşıtlığı giderek artıyor https://www.haber60.com.tr/suriyeli-siginmacilarin-eskiden-guvenli-siginagi-olan-lubnanda-gocmen-karsitligi-giderek-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/suriyeli-siginmacilarin-eskiden-guvenli-siginagi-olan-lubnanda-gocmen-karsitligi-giderek-artiyor/#respond Tue, 28 May 2024 21:00:47 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33508 Avrupa Birliği liderleri, Suriye’de yarım milyona yakın insanın ölümüne, nüfusun yarıya yakınının da yerlerinden edilmesine neden olan savaşı masaya yatırmak için Brüksel’de. Yaklaşık 1,5 milyon Suriyeli göçmene ev sahipliği yapan ve eskiden savaştan kaçanlar için güvenli bir sığınak olarak görülen Lübnan’da ise Suriyeli sığınmacılara yönelik düşmanlık giderek artıyor.

Bu nedenle bu sığınmacıların önemli bir bölümü rotasını Kıbrıs’a çevirdi. BBC Arapça, bu sivillerden bazılarıyla görüştü.

“Sürekli korku ve panik içinde yaşıyoruz” diyen Suriyeli Alya, dört çocuğundan üçü ile beraber Lübnan’da yaşıyor.

43 yaşındaki Alya ve ailesi, 2011’de savaşın patlak vermesinden bir yıl sonra Suriye’nin İdlib kentindeki evlerini terk ederek Lübnan’a sığındı.

Ülkede karşılaştıkları kısıtlamalar ve düşmanca tutumlar hayatlarını daha da zor hâle getirdiği için çaresizlik içinde Lübnan’ı da terk etmeyi düşünüyor.

Alya, küçük oğlunun her akşam gözaltına alınacağı korkusuyla ağabeyini beklediğini, eve döndüğünü görünce de rahatlayıp ona sarıldığını söylüyor.

1,5 milyona yakın Suriyeliye ev sahipliği yapan Lübnan, kişi başına düşen mülteci sayısı açısından dünyada ilk sırada.

Mülteci karşıtlığı Lübnan için yeni bir mesele değil.

Ancak özellikle 2019’da ekonomik krizin baş göstermesi ile geçtiğimiz yıllarda mültecilere yönelik düşmanca tutumun yaygınlaştığı görüldü.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre, Lübnan’daki her 10 Suriyeliden 9’u aşırı yoksulluk içinde yaşıyor.

Özellikle Nisan ayında Hristiyan Lübnan Güçleri Partisi’nden (LGP) bir sorumlunun kaçırılarak öldürülmesi düşmanlıkları körükledi. Lübnan polisi, olaydan çoğunluğu Suriyelilerden oluşan bir çeteyi sorumlu tuttu.

Bunun üzerine çok sayıda Suriyeli sokaklarda darp edildi, bazıları da hakarete uğradı.

Bundan önce de yerel yetkililer ve bazı gruplar yasal bir oturma izinleri olmadığı gerekçesiyle sığınmacıları sığınaklarından çıkarttırmış, çalıştıkları işletmeleri kapattırmış ve diğer Lübnanlılara, Suriyelilere evlerini kiraya vermemeleri konusunda baskı yapmıştı.

Şimal’de sığınmacıların yasa dışı olarak kaldıkları konutlar ve yerleşim alanlarından çıkarılmasına yönelik tahliye operasyonlarını yöneten Vali Ramzi Nohra, “Lübnan Suriyelilere elinden geldiğinden de fazlasını sundu” sözleriyle bu eylemleri savunuyor.

Irkçı olduğu suçlamalarını reddeden ve sadece kanunları uygulamaya koyduğunu söyleyen Nohra, “Bir komşuyu bir ya da iki gün ağırlarsınız, sonsuza kadar değil” diyor.

Nohra, “Herhangi bir ülke vizeniz bittikten sonra da kalmanıza izin verir mi? Gerekli evrakları olan Suriyelilere kapımız açık ve eylemlerimiz sadece ülkede yasa dışı olarak kalanları kapsıyor” diye de ekliyor.

UNHCR verilerine göre, Suriyelilerin yüzde 80’i Lübnan’da resmi bir oturma iznine sahip değil dolayısıyla her an gözaltına alınabilir ya da ülkeden sınır dışı edilebilirler.

Lübnanlıların önemli bir bölümü, ülkelerindeki Suriyeli sığınmacıların UNHCR ve paydaşlarının gönderdiği yardımlar sayesinde çok iyi koşullarda yaşadığına, hatta bu yardımlardan doğrudan faydalandıklarına inanıyor.

Alya, süpermarkette ya da sokaklarda dolaşırken, bazılarının “Suriyelilere bakın. Onlar iyi bir hayat yaşarken bizim kendi ülkemizde hiçbir şeye paramız yetmiyor” dediğini işitmiş.

“Yaşadığımız hayatı keşke gözleriyle görebilselerdi” diyor.

2 Mayıs’ta Lübnan’ı ziyaret eden Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen, ülkeye bir milyar dolarlık yardım paketini açıkladı.

Bu yardım paketi, Avrupa ülkelerine yasa dışı göçün önüne geçmek isteyen Avrupa Birliği’nin Suriyelileri kendi topraklarında tutması karşılığında Lübnan’a verdiği bir rüşvet olarak da görüldü.

Lübnan’da meclis bu açıklamadan birkaç gün sonra, hükümete ülkedeki yasa dışı göçmenlere yönelik tüm önlemleri alması çağrısında bulundu.

Bu, Lübnan’daki Suriyeliler sorununa ilişkin ilk siyasi mutabakat oldu.

Lübnan, Suriye’de geniş alanların artık sığınmacıların dönebileceği kadar güvenli olduğunu, Birleşmiş Milletler’e bağlı kurumların, gerekli yardımı Lübnan yerine doğrudan Suriye’ye ulaştırarak sığınmacıların geri dönüşünü kolaylaştırması gerektiğini savunuyor.

Lübnanlı milletvekilleri, “yasa dışı bir şekilde ülkeye girip burada yaşayan Suriyelileri ülkelerine geri göndermeleri için” hükümete bir yıl müddet verdi.

Pek çok şehirde, üzerinde bir sığınmacı çocuğun resmiyle beraber “YARATTIĞINIZ HASARI ONARIN” mesajı yazan afişler asıldı.

Bu afiş kampanyasının arkasındaki Lübnanlı sanat direktörü, bunun kişisel bir eylem olduğunu, Lübnan’da pek çok insanın ülkeye yönelik bir tehlike olarak gördüğü “mülteci krizine” parmak basmak istediğini söyledi.

Kampanyanın arkasında kim olursa olsun, verilen mesaj, mültecilerin ülkeye “hasar verdiğine” ve BM’nin de bunda sorumluluğu olduğuna yönelik algıların bir yansıması.

UNHCR’nin Lübnan’daki yetkilisi BBC’ye yaptığı açıklamada, “Suriyeli sığınmacıları Lübnan’da tutmaya yönelik uluslararası bir komplo yok ya da gizli bir niyet yok” ifadelerini kullandı.

Açıklamada, “Duruşumuzla ilgili her zaman şeffaf davrandık: Ne BM ne UNHCR Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönüşüne engel oluyor” denildi.

Buna rağmen Suriyeli karşıtlığı devam ediyor ve çok sayıda sığınmacı Lübnan’ın dışında yaşayabilecekleri bir ülke arıyor. Yakınındaki ülke Kıbrıs’ta içişleri bakanlığı verilerine göre Lübnan’dan gelen Suriyeli sığınmacıların sayısı 27 kat arttı.

Yaklaşık bir ay önce Alya ve çocukları, 35 kişiyi taşıyan bir göçmen teknesine binerek, aynı şekilde bir yıl önce yasa dışı bir yolculuk yaparak adaya gelen kocası ve dördüncü çocuğuna katılmak için Kıbrıs’a doğru yola çıktı.

Kıbrıs sularına ulaşmayı başarsalar da, daha sonra sahil güvenlik güçleri teknelerini geri dönmeye zorladı.

Lübnan’da çocuklarının artık bir geleceği olmadığına inandığını söyleyen Alya, bütün risklerine rağmen bu yolculuktan korkmadığını da sözlerine ekliyor:

“Ne olabilirdi ki? Ölürdük en fazla. Ha oradaymışım, ha burada. Ben zaten öldüm. “

]]>
https://www.haber60.com.tr/suriyeli-siginmacilarin-eskiden-guvenli-siginagi-olan-lubnanda-gocmen-karsitligi-giderek-artiyor/feed/ 0
AB Komisyonu Başkanı Lübnan’a gitti, mülteci anlaşması görüşecek https://www.haber60.com.tr/ab-komisyonu-baskani-lubnana-gitti-multeci-anlasmasi-gorusecek/ https://www.haber60.com.tr/ab-komisyonu-baskani-lubnana-gitti-multeci-anlasmasi-gorusecek/#respond Thu, 02 May 2024 22:00:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30111 Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, mali destek karşılığında yeni bir göç anlaşmasını görüşmek üzere, Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides ile bugün Lübnan’a gitti.

Von der Leyen, ziyaret öncesi Lübnan’a yönelik 1 milyar euroluk bir yardım paketi açıkladı.

AB yönetimi, 2024-27 yıllarını kapsayan mali yardım paketiyle, mültecilerin Lübnan’da tutulmasını istiyor.

Lübnan yönetimi ise Suriye’de bazı bölgelerin güvenli olduğunu belirterek, mültecilerin ülkelerine geri dönmesi konusunda AB’yi ikna etmeye çalışıyor.

Von der Leyen ve Christodoulides’in ziyareti, Lübnan’dan Kıbrıs’a yönelik sığınmacı geçişini önlemeyi amaçlıyor.

Ziyaretin bir başka amacı da, yeni göç anlaşmasıyla, yaklaşan Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesi, göç sorununu kullanan aşırı sağa yönelik bir mesaj vermek.

Tahminlere göre yaklaşık 1,5 milyon Suriyeli sığınmacının bulunduğu Lübnan’dan Kıbrıs’a geçen yılın ilk çeyreğinde 78 kişi yasa dışı yollarla geçerken, bu yıl aynı dönemde bu sayı 2.000’i geçti.

Kıbrıs hükümeti, kaçak yolla gelen sığınmacı sayısının artmasını önlemek için Brüksel yönetiminden yardım istedi.

AB Konseyi’nin 17-18 Nisan tarihlerinde yaptığı özel toplantının ardından, mali destek karşılığı Lübnan ile yeni bir anlaşma yapılması benimsendi.

Toplantıda, AB yönetiminin, “mülteciler, ülke içinde yerinden edilmiş kişiler ve ev sahibi topluluklar da dahil olmak üzere Lübnan’daki en savunmasız insanları desteklemesi” kararlaştırıldı.

AB Komisyonu toplantısında, Suriyeli mültecilerin “güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşlerine” yönelik koşulların sağlanması ihtiyacının da altı çizildi.

Çarşamba günü Lefkoşa’yı ziyaret eden AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bugün Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides ile birlikte Beyrut’a haraket etti.

Von der Leyen, uçuş öncesi, AB’nin Lübnan’a 2024-27 yılları arasında 1 milyar euroluk yeni mali yardım paketi planını açıkladı ve bu desteğin Lübnan halkına yönelik eğitim, sosyal koruma ve sağlık gibi temel hizmetleri güçlendireceğini söyledi.

Lübnan ordusu ve diğer güvenlik güçlerine sınır yönetimi ve insan kaçakçılığıyla mücadele konularında ekipman ve eğitim desteği de sağlanacak.

AB Komisyonu, 2011 yılından bu yana, Lübnan’a 3 milyar eurodan fazla mali destek sağladı. Bunun yaklaşık 2,6 milyar eurosu Suriyeli mültecilerin yanı sıra Lübnan’daki ev sahibi toplulukları desteklemek için kullanıldı.

Lübnan ne istiyor?

Ancak Lübnan hükümeti, sadece mali destek değil, Suriyeli sığınmacıların güvenli bir şekilde ülkelerine geri gönderilmesini de istiyor.

Lübnanlı yetkililerin, Suriye’de birçok kentin artık güvenli durumda olduğunu ve sığınmacıların buralara yerleştirilebileceği konusunda Von der Leyen’i ikna etmeye çalışacakları belirtiliyor.

Daha önce Hollandalı kamu yayıncısı NOS’a konuşan Lübnan Sosyal İşler Bakanı Hector Hajjar, “Birleşmiş Milletler (BM) tarafından mülteci olarak kabul edilen çok sayıda insanın Suriye’ye gidip geldiğini biliyoruz ve kaydediyoruz” dedi.

Ülkedeki Suriyelilerin sayısının Lübnan nüfusunun yaklaşık üçte birini oluşturduğunu belirten Hajjar, bu nedenle Lübnan’daki kimliğin, geleneklerin ve yaşam biçiminin ortadan kaybolduğunu söyledi.

NOS’a konuşan Hollanda’daki Leiden Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Sarah Wolff’a göre, Lübnan’la yapılacak anlaşma, AB’nin daha önce Tunus, Moritanya ve Mısır ile imzaladığı anlaşmaların bir benzeri olacak.

Yaklaşan Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesi aşırı sağın anketlerde yükseldiğine işaret eden Wolff, AB yönetimin, Lübnan anlaşmasıyla yasa dışı göçün önlenmesine yönelik mesaj vermek istediğini belirtiyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ab-komisyonu-baskani-lubnana-gitti-multeci-anlasmasi-gorusecek/feed/ 0
İmamoğlu: Mültecilere 40 Milyar Dolar Harcadım Dedi mi Peki O Yük Olmadı https://www.haber60.com.tr/imamoglu-multecilere-40-milyar-dolar-harcadim-dedi-mi-peki-o-yuk-olmadi/ https://www.haber60.com.tr/imamoglu-multecilere-40-milyar-dolar-harcadim-dedi-mi-peki-o-yuk-olmadi/#respond Thu, 04 Apr 2024 16:08:00 +0000 https://www.haber60.com.tr/imamoglu-multecilere-40-milyar-dolar-harcadim-dedi-mi-peki-o-yuk-olmadi/ Haber: OKTAY YILDIRIM Kamera: HAKAN KAYA İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu Gaziosmanpaşa Halk Buluşmasında vatandaşlara seslendi. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın, “Eğer emekliye 7 bin lira verirsem, 1,4 trilyon; 10 bin lira verirsem, 1,9 trilyon yük gelir” sözlerine tepki gösteren İmamoğlu “Ben size bütçeye gelen yükle ilgili bir hatırlatma yapayım. Kaç yıl önce hatırlayın. Mültecilere 40 milyar dolar harcadım dedi mi? Peki o yük olmadı. O günden bugüne de dört yıl geçti. Dört yılda daha ne kadar harcadı onu da marsbahis giriş marsbahis giriş bilmiyoruz. Bütçeye o kadar yük olan şey var ki. Saraylı mı söylesem başka şeyleri mi söylesem onlara girmeyeceğim. Onun için onlar. işin, bu kötü sayfasını, siyasetin kirli sayfalarını açmaya çalıştıkça ben bu kötü yönettikleri ülkenin ekonomisini, ülkenin eğitimini, ülkenin mülteci sorununu suratlarına vurmaya devam edeceğim kardeşim” dedi. İmamoğlu, CHP Eyüpsultan Belediye Başkan adayı Mithat Bülent Özmen’le esnaf; CHP Gaziosmanpaşa Belediye Başkan adayı Hakan Bahçetepe ile de semt pazarı ziyaretleri yaptı. Her iki ziyarette de İmamoğlu ve vatandaşlar arasında ilginç diyaloglar yaşandı. Eyüpsultan Çarşısı’nda vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılanan İmamoğlu ve Özmen, yurttaşlardan gelen destek, eleştiri, talep, temenni ve sorunları dinledi. İmamoğlu’yla anı fotoğrafları çektiren bazı vatandaşlar, cep telefonu üzerinden yaptıkları canlı yayınlarla yakınlarını İBB Başkanı’yla buluşturdu. VATANDAŞTAN İMAMOĞLU’NA: “YALANDAN, RİYADAN BIKTIK, USANDIK. 100 KERE TEKRARLASINLAR; YİNE EKREM İMAMOĞLU” İmamoğlu, kendisine, “Başörtülülere önyargılı yaklaşmadığınız için çok mutluyuz ve sizi destekliyoruz. Birleştirici olmanız büyük kazanım” diyen vatandaşa, “Estağfurullah. Kime önyargılı yaklaşabiliriz ki. Allah korusun. Hiçbir farkımız yok birbirimizden. Başka bir duam yok yani. Siyasette bin kez kaybedelim, ama bir kez ayrıştırmayalım. Bizim insanımız yani. Kime marsbahis baksam, benim yuvamda bir karşılığı var. Şu an memleketin en büyük tehdidi ayrıştırmak. Bir başka tehdit de önyargı yani. Allah korusun. İyi ki varsınız” yanıtını verdi. Yaş almış bir kadın vatandaş, İmamoğlu’na, “Başkanım, yolun açık olsun. Her zaman arkanızdayız. Yalandan, riyadan bıktık, usandık. 100 kere tekrarlasınlar; yine Ekrem İmamoğlu” sözleriyle seslendi. İmamoğlu’nun vatandaşa yanıtı, “Sağ ol anneciğim” oldu. MİLLİYETÇİ VATANDAŞ’TAN İMAMOĞLU’NA: CHP’YE ŞİMDİYE KADAR HİÇ OY VERMEDİM. AK PARTİ’YE DE VERMEDİM AMA SANA VERECEĞİM” Adının Türkan olduğunu söyleyen bir vatandaş da ağlayarak İmamoğlu’na sarıldı ve “Eşim seni çok seviyordu. 20 gün önce vefat etti. ‘Nur yüzlüm benim’ diyordu, ‘Nur yüzlüm’. Bütün millet ile kavga ediyordu bu parti yüzünden. Hep kötü oluyordu. İkametimi buraya alacağım, ona oy atacağım diyordu” dedi. Türkan Hanım’ı teskin etmeye çalışan İmamoğlu, yurttaşa, “Başın sağ olsun. Allah rahmet eylesin. Doğrudan yana olmak bazen zordur” diyerek nereden geldiğini sordu. Samsun Çarşamba’dan geldiğini söyleyen Türkan Hanım, “Burada vefat etti. Götürdük Samsun’a. Burada oğlum, gelinim, kızlarım var” deyince, İmamoğlu tekrar yurttaşa sarılarak, “Güzel hemşehrim, güzel anneciğim, Allah rahmet eylesin. Kurban olurum sana” sözleriyle onun acısına ortak oldu. İmamoğlu, bir vatandaşın, “Ben milliyetçiyim. CHP’ye şimdiye kadar hiç oy vermedim. AK Parti’ye de vermedim ama sana vereceğim. Allah yolunuzu açık etsin” sözlerine, “Ne mutlu, ben de sana layık olacağım.

Hiç endişeniz olmasın” yanıtını verdi. KADIN VATANDAŞTAN İMAMOĞLU’NA: “SAYENİZDE İSPARK’A GİRİŞ YAPTIM” İmamoğlu, Gaziomanpaşa Barbaros Hayrettin Paşa Mahallesi’ndeki semt pazarında da yoğun ilgiyle karşılandı. Esnafa hayırlı işler temennisinden bulunan İmamoğlu, vatandaşlarla da sohbet etti. İmamoğlu, “Sizin sayenizde İBB’de, İSPARK’a giriş yaptım” diyen bir kadın vatandaşı, “Ne güzel, iyi işlerin olsun. Ailene sevgilerimi ilet” şeklinde yanıtladı. İmamoğlu ve Bahçetepe’nin Gaziosmanpaşa’daki son durağı, Karadeniz Mahallesi’nde gerçekleştirilen halk buluşması oldu. Coşkulu bir kalabalığa konuşan İmamoğlu, özetle şunları söyledi: “HİÇBİR ZAMAN BİZE OY VERMEZSENİZ GÜNÜNÜZÜ GÖRÜRSÜNÜZ KİMSEYE DEMEDİK: Beş yıla yaklaşan bu zaman dilimi içerisinde İstanbul olarak en fazla gurur duyduğum şey açık söyleyeyim İstanbul’un 39 ilçesine de eşit hizmet götürmek. Az önce marsbahis giriş adresi marsbahis giriş adresi bir arkadaşım sordu. Özellikle annelerin, hanımefendilerin yoğun teveccünü görüyorsunuz dediler. Dedim ki ben bir şehre bakışım şöyle. Aileme nasıl bakıyorsam ailemle ilgili yuvamla ilgili eşim, çocuklarım annem, babam, aileme nasıl bakıyorsam Allah sizi inandırsın tüm kalbimle söylüyorum, bu şehrin çocuklarına, bu şehrin kadınlarına, bu şehrin yuvalarına da öyle bakıyorum. Hiçbiri birbirinden ayırt etmiyorum.

Tabii aynı zamanda şunu söyleyeyim. Hiçbir zaman bize oy vermezseniz gününüzü görürsünüz kimseye demedik. Allah’a şükürler olsun. Biz meseleyi sadece oy veren, vermeyen meselesini asla indirgemedik bunu da yapmayacağız. Zaten açık söyleyeyim ben Ekrem olarak böyle bir ayrımcılığı yapamam ki. Ben öyle bir ailede büyüdüm ki biraz bahsedeyim. Benim rahmetli dedem Adalet Partiliydi. Bir kardeşim Milli Selamet Partiliydi. Sonra amcam Milliyetçi Hareket Partiliydi. Babam Anavatan Partisi’nin kurucularından siyaset yaptı. Aynı zamanda benim anneanne tarafım, dedem tarafı, bütün dayılarım Cumhuriyet Halk Partiliydi. Ben böyle bir ailede büyüdüm. Vallahi benim ailemde kimse. Birbirine vatan haini demedi. Birbirine kötü demedi, birbirine kavga etmedi. Dostluk, barış ve huzur içerisinde insanlar geçindi gitti. ENİNDE SONUNDA BU MİLLET SANA GÜNÜNÜ GÖSTERİR KARDEŞİM: Vallahi gül gibi geçindiğimiz o dönemden o günlerden bugünlere geldik. Siyaset şuna evrildi. Bugünün iktidarı şuna evrildi. Senden, benden olanlar, bendensen varsın. Başka taraftansan bertarafsın yani tarafını seç diyor. Bugünün iktidarı böyle bir dünyayı bu ülkenin güzelim insanlar. reva görmeye çalışıyor bu millet bunu yemez kardeşim. Bak bu millete sıkıntı çektirirsin, bu milletin kalbini burkarsın, bu milleti üzersin, bu millete zaman kaybettirirsin. Ama eninde sonunda bu millet sana gününü gösterir kardeşim. O kadar net. Sevgili Gaziosmanpaşalılar esas meseleleri ıskalıyoruz. Bugün baktığımızda da açıkçası bugün en fazla aklıma gelen şey emeklilerle ilgili sıkıntılar. Emekli kim? Emekli benim babam, amcam, teyzem buradaki sevgili büyüklerimiz, teyzelerimiz, amcalarımız, ablalarımız, abilerimiz, emekli kim onlar? Peki onlar ne yaptı? Farklı alanlarda ülkesine, milletine hizmet etti. Farklı alanlarda helalinden ekmeğini evine getirip çoluğunu çocuğunu yetiştirdi. Peki bugün, bugün yaş almış abilerim, ablalarım iki, üç lira ucuz diye Halk Ekmek’te kuyruğa giriyor mu? Peki benim emekli abilerim, ablalarım artık benden her gittiğim yerde istiyorlar haklılar ve yapacağım da. Kent lokantalarının önünde kuyruğa giriyorlar mı? Eskiden paranın değeri vardı diyorlar. NE YAZIK Kİ BU HÜKÜMET 16 MİLYON EMEKLİMİZE CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK ZULMÜNÜ ÇEKTİRİYOR:

Emekli primi ile ev aldıkları hikayelerini anlatıyorlar. Araba alırlardı onları anlatıyorlar doğru mu? Bugün düştükleri duruma isyan ediyorlar. Ne yazık ki bu hükümet 16 milyon emeklimize Cumhuriyet tarihinin en büyük zulmünü çektiriyor bu kadar net. Türkiye’de yaşam bu güzel memlekette yaşam ne yazık ki emeklilerimize cehennem oldu. Oysa emeklilerimizde hep umut vardı. Onlar şöyle düşünüyorlardı seçim yakın bu hükümet bir şeyi düşünür. Emeklimize bir şeyler verir derdi. Öyle düşünmüş olabilir emeklilerimiz. Ama umut dün yandı bitti kül oldu. Dün dün ne dedi Sayın Cumhurbaşkanı? Birileri emekli maaşına yedi bin lira on bin lira seyyanen zam isteyerek emeklilerimizi tahrik ediyor dedi. 10 bin lira maaşla emekli, bu ülkede yaşayabilir mi? Emekli, herhangi bir şehrinde bu ülkenin yaşayabilir mi? Yahu emekli perişanız bize yardımcı ol diyor. ve bu insanlar senden medet umuyor. Siz ise emekliye sırtınızı dönüyorsunuz. Bundan niye bahsediyorum biliyor musunuz? Emekli meselesi, ekonomi meselesi, sözüm ona bunlar unutturacaklar, enflasyonu unutturacaklar, üç haneli enflasyonu unutturacaklar, geçinemeyen,insanlarımızın ekonomik sıkıntılarını unutturacaklar, eğitimle ilgili problemleri unutturacaklar sözüm ona ondan sonra da dönecekler benden değilsen bir tarafsın. Benden değilsen teröristsin osun busun diyecekler. Bu millet de yiyecek yemez kardeşim yemez. BU ZİHNİYETİN, BU AKLIN SEÇİMDE OY ALMAK İÇİN HER ŞEY MÜBAHTIR DİYEN AKLIN BU TOPRAKLARDAN SÖKÜLÜP ATILMASI LAZIM: Diyor ki eğer emekliye yedi bin lira verirsem bir nokta dört trilyon, on bin lira verirsem bir nokta dokuz trilyon yük gelir diyor bütçeye yük gelir diyor. Doğru. Ben size bütçeye gelen yükle ilgili bir hatırlatma yapayım. Kaç yıl önce hatırlayın. Mültecilere 40 milyar dolar harcadım dedi mi? Peki o yük olmadı. O günden bugüne de dört yıl geçti. Dört yılda daha ne kadar harcadı onu da bilmiyoruz. Bütçeye o kadar yük olan şey var ki. Saraylı mı söylesem başka şeyleri mi söylesem onlara girmeyeceğim. Onun için onlar. işin, bu kötü sayfasını, siyasetin kirli sayfalarını açmaya çalıştıkça ben bu kötü yönettikleri ülkenin ekonomisini, ülkenin eğitimini, ülkenin mülteci sorununu suratlarına vurmaya devam edeceğim kardeşim. Bütçeye yük olurmuş. Bütçe kimin? Bütçe kimin biliyor musunuz? Bu ülkenin emeklisinin, işçisinin, emekçisinin, çocuğunun, kadınının, gencinin, annesinin bu ülkenin bütçesi, bu milletin bütçesi. Eğer sen milletine sırtını dönersen, milletinin ne hissettiğini anlayamazsın bile. O bakımdan o kadar maliyetler, kötü ekonomi yönetiminin o kadar kötü yönetilen örneğin kur korumalı mevduatla milyarlarca dolarlık kasasından kasasından, bütçesinden çıkan paraları anlatırım burada saatleri alır. Ama buraya girmeyeceğim. O bakımdan bu zihniyetin, bu aklın seçimde oy almak için her şey mübahtır diyen aklın bu topraklardan sökülüp atılması lazım. Bu hükümetin ettiği tarihi laflardan birisini her meydanda hatırlatacağım. Ben hatırlayın sıfır dört yaş arası çocuklarımıza annelere beraber gezerken çocuğu olan güzel annelerimize, anne kart vereceğim dedim, hatırlıyorsunuz değil mi? ve 650 bin civarında annemiz şu anda o kartı cebinde taşıyor. Doğru mu? Aradaki zihniyet farkı için bunu söylüyorum. Peki ben bunu 2019’da vaat ettiğimde ben milletime bunu anlattığımda ne dedi meydanlarda? Kimin parasını kime veriyorsun dedi. İşte zihniyeti biz değiştiriyoruz. Bunu her meydanda söyleyeceğim.

Söyleyeceğim ve ezberleyecekler. Milletin parasını, millete veriyoruz kardeşim. ZİHNİYETİ ÖYLE BİR YERE EVRİLDİ Kİ İSTANBUL ONUN ZANNEDİYOR. BU MEMLEKET ONUN ZANNEDİYOR. BÜTÇEDEKİ PARALARI BİLE ONUN ZANNEDİYOR ALLAHIM NE DİYEYİM: Bu zihniyeti niye anlatıyorum biliyor musunuz? Zihniyeti öyle bir yere evrildi ki İstanbul onun zannediyor. Bu memleket onun zannediyor. Bütçedeki paralar bile onun zannediyor. Allah’ım ne diyeyim? Bakın o bakımdan milletin parasını millete ben veriyorum o gün dedim. Verdim mi hemşehrilerim? Verdin mi millete milletin parasını? Anneye ücretsiz kartı verdin mi? Evet veriniz kardeşim vermeye de devam ederiz. Yeter ki aklın milletinde olsun. Yeter ki kalbin, milletinin refahı için çarpsın. Millete vereceğin her kuruşun onun hakkı olduğuna inan verirsin. Ama milletine vereceğin her kuruşu yük olarak gören bir anlayışa Allah akıl versin. Allah onu ıslah etsin, başka bir şey demiyorum. Benden değil, önce sizden korkuyor, sizden. Milletten korkuyor. Bak niye biliyor musunuz? Meydanlarda sıklıkla vatandaşına diyor ya belediyeyi bana vermezsen, millete bunu söylüyor. Belediyeyi bana vermezsen hizmet gelmez diyor. Hatay’da dedi Ordu’da dedi. Şimdi İstanbul’da diyecek demeye başladı. Ama sizi tehdit ediyor ya. O tehdit neden biliyor musunuz? Sizden korkuyor. Milletinden korkuyor. O bakımdan çok mutluyum. 39 ilçesine Allah şahit her belediye başkanı da bunu biliyor. Birazcık vicdanı olan bunu da söyler. Ben her gittiğim ilçede hizmeti oradan esirgemedim kardeşim. ve her gittiğim ilçede ilçe belediye başkanlarıyla birlikte çalıştım. Niye biliyor musunuz. Ben demokrasiye inancı tam bir Türkiye ondan. Demokrasi sandık, demokrasi sandık kardeşim. ONLARIN İŞİ GÜCÜ AKLI ÇOCUKLARIMIZDA ANNELERİMİZDE DEĞİL: Mecidiyeköy Mahmutbey metro hattını açtık. Karadeniz istasyonu, Yenimahalle istasyonu, Kazım Karabekir İstasyonu, Gaziosmanpaşa’ya ulaşımda kolaylık sağladı. Gaziosmanpaşa’da ben Hakan Bahçete’ye hepinizin desteğini istiyorum. Onlar şehrine duyarlı gencecik insanlar. Sizinle sahada sokak sokak gezecek sizin de düşünecek genç kardeşlerim onlar az önce de söyledi İstanbul’da onların aklına hiç kreş gelmedi ama bu kardeşiniz iki taneyi açtı üçüncüsü de yolda. Daha fazlasını açacağız ama çok daha fazla olsun istiyorsanız biz İstanbul’da 100 tane kreş açtık 200 yapacağız sayısını. Ama Gaziosmanpaşa’nın birçok mahallesi var. Her mahallede kreş istiyorsanız Hakan Bahçetepe’ye oy vereceksin o yapacak. Onların, onların işi gücü aklı çocuklarımızda annelerimizle değil. Bizim aklımız fikrimiz sizin evlatlarınızda gencecik pırlanta gibi evlatlarınızda. İçinde Yuvamız İstanbul, Bölgesel İstihdam Ofisi, Enstitü İstanbul bulunan Barbaros Hayrettin Paşa Kültür Merkezi’mizi açtık. Bünyesinde Yuvamız İstanbul pazar alanı ve 800 araçlık zemin altı otoparkı olan Halit Kıvanç Şehir Stadını açtık. Gaziosmanpaşa’da öğrenci yurtlarımızdan birisini açtık. Erkek öğrenci yurdu açtık burada. Sevgili hemşerilerim sıfırdı, sıfır. Size bir hatırlatma yapayım. Seçimden önce 2019’dan önce İstanbul’da yurt sayısı ne kadardı? Peki kreş sayısı? ya bunların notu sıfır zaten. Onun için işte beş bin 200 öğrencimiz yurtlarımızda kalıyor birini Gaziosmanpaşa’da açtık. Mart’ta Merkez Mahallesi’nde Gaziosmanpaşa’ya çok değerli bir yaşam merkezide kazandırıyoruz. Orada muhteşem bir jimnastik salonumuz var muhteşem bir yüzme havuzumuz var. Yine orada belki de İstanbul’un en güzel kreşlerinden birini açıyor olacağız. İnanın çok keyif alacağınız çok büyük bir kütüphanemizi açacağız. Fazla değil iki hafta sonra yani aylar sonradan bahsetmiyorum.

Çevresiyle, meydanıyla spor sahalarıyla Gaziosmanpaşa’nın kalbi olacak çok güzel bir merkezi hep birlikte Gaziosmanpaşa halkıyla iki hafta sonra buluşturuyoruz. Açılışta beraber olacağız. BEN YILMAM YILDIRIRIM ONU SÖYLEYEYİM: Yine yine bir buçuk milyar liranın üzerinde İSKİ yatırımları yaptık Gaziosmanpaşa’ya. Bunun dışında altyapı, üstyapı, iyileştirmeler çalışmalar devam ettiğimiz birçok projemiz var. Bir kısım çalışmalarımızdan yine size bahsetmek istiyorum. Tüm İstanbul’da bunları özellikle kentsel dönüşümü çok derinden yaşayan Gaziosmanpaşa’ya duyurmak isterim. 2019 seçimlerinde özellikle bugüne kadar yaptığımız kentsel dönüşüm çalışmalarının yine çok güzel bir örneğini bugün Eyüpsultan’da başlattık. Yetkimiz olan her yerde verdiğimiz sözü yapmak üzerine süreçler başlatıyoruz. Tek emekli maaşıyla geçinen hanelere 10 bin lira pazar desteği vereceğiz. Tek emekli maaşı giren evlere her gün halk ekmekten bir ekmek bedava vereceğiz. Dar gelirliye, yüzde 60 emeklilere yüzde 65 gibi yüksek oranda kentsel dönüşümlerindeki masrafları karşılamayı taahhüt ediyoruz. Yine emeklilere kira desteğini dokuz bin lira yapıyoruz. Kentsel dönüşüme giren emeklilere eğer emekli değilse de bakanlıktan kira yardımı da alsa diğer hanelere de yedi bin lira kira desteği vereceğiz. Bugüne kadar çok değerli işler yaptık. Bu Mart ayında iki tane daha metro açıyoruz. Ataköy, İkitelli metrosu ve Çekmeköy Sancaktepe, Samandıra metrosu bu iki metroyla beraber tam 65 kilometre uzunluğa ulaşacağız. O bakımdan yeni dönemde, yeni işlerle beraber yolculuğumuza devam ediyoruz. Bakın 2019′ da iş bulmak belediyenin işi değil demişlerdi. Iş ve istihdam ofisleri açtık. İki yüz bine yakın hemşehrimizi oralarda iş bulduk. İnşallah yeni dönemde bu sayıyı 2024-2029 döneminde beş yüz bin insana kadar çıkartacağız. Dünyanın en önemli kariyer merkezi, kariyer birimlerinden birini biz kurmuş olacağız. Yapamaz dediler, yaptık ve gerçekten insanlarımıza hizmet ettik. Engelleriz dediler daha birkaç gün önce Sayın Cumhurbaşkanı engellediklerini dile getirdiler. Hiç umursamadık işimize baktık. Bu senin işin değil dediler, işimiz kabul ettik, yaptık. Yine kimin parasını kime veriyorsun dediler. Milletin parasını, millete dedik verdik, vermeye de devam edeceğiz. Bakın bizi belki yıldırmaya çalıştılar, ama yıldıramazlar.

Bu kardeşiniz yılmaz bu kardeşiniz, bu hemşeriniz kararlı, kararlı akılcı ve kararlı sizi mahcup etmeyecek. ve şunu söyleyeyim şairin var ya güzel sözü, hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım. Ben yılmam yılmam yıldırırım,. Onu söyleyeyim İSTANBUL’A ASLA VE ASLA İHANET ETMEYECEĞİZ: İstanbul’da göreve geldik. Beş yılda rakibimin dediği gibi yüzde 87’sinin taahhütlerimin yerine getirdim. Sizlerden destek istiyoruz. Sizlerden yeni nesil siyasete ahlaklı, erdemli, hesap veren, milletin parasını millete veren çok güzel bir belediyecilik döneminde her ilçede destek istiyoruz. Gaziosmanpaşa’da Hakan Bahçetepe’ye destek istiyoruz. Biz bunu başardığımız takdirde Türkiye’nin geleceği de çok emin ellerde olacak. Gaziosmanpaşa’da o oy pusulasında mührü Hakan Bahçetepe’nin ismini gördüğünüz yere basacaksınız desteğinizi istiyoruz. Biz insanımızı birbirinden ayırmıyoruz. Insanımız kimmiş nereliymiş hiç bakmayız. O bakımdan evet bizim partimizle koşan hemşerilerim var. Ama illa parti değil biz İstanbul ittifakının oyuna talibiz. Bu milletin kurduğu, bu milletin kurduğu vicdan ittifakının oylarına talibiz. Onun için her birinizin oyunu isterken her birinizden bize destek olmanızı, çalışmanızı istiyoruz.

Lütfen bu kardeşinizi, komşularınızı anlatınız. Gelin İstanbul gönüllülerine üye olunuz, onlarla birlikte çalışmaya devam ediniz oy vermeye ikna ediniz. İsrafı bitirdik. Bundan sonra tarihe gömeceğiz. Hizmeti getirdik. İcraatte Türkiye’de rekorlar kıracağız. Metroları yapacağız, yeşil alanları yapacağız. Ama daha önemlisi ne yapacağız biliyor musunuz? İstanbul’a asla ve asla ihanet etmelerine müsaade etmeyeceğiz. Onların hayali olan, Kanal İstanbul’u onlara yaptırmayacağız. Onlara bakmayın şimdi sustuklarına ağızlarına bile almıyorlar. Ama onların niyetini biz biliyoruz. Onun için onlara Kanal İstanbul’u da yaptırmayacağız. Bu memleketin, bu memleketin hiçbir insanını, hiçbir evladını çocuğunu gencini, yaş almışını da geride bırakmayacağız. Hep önde tutup onlara hizmet vermeye devam edeceğiz”

]]>
https://www.haber60.com.tr/imamoglu-multecilere-40-milyar-dolar-harcadim-dedi-mi-peki-o-yuk-olmadi/feed/ 0
MAPS, Suriyeli Mültecilere Yardım ve Eğitim Hizmetleri Sunuyor https://www.haber60.com.tr/maps-suriyeli-multecilere-yardim-ve-egitim-hizmetleri-sunuyor/ https://www.haber60.com.tr/maps-suriyeli-multecilere-yardim-ve-egitim-hizmetleri-sunuyor/#respond Wed, 20 Mar 2024 00:09:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21001 Beyrut/Lübnan’da kurulan sosyal yardım kuruluşu MAPS (Multi Aid Programs), 2013 yılından bu yana Suriyeli mültecilere yardım, eğitim ve sağlık hizmetleri sağlamayı hedefliyor. Yıllık 10 binin üzerinde mülteciye hizmet veren yardım kuruluşu, kuruluşundan bugüne kadar 240 bin kişi sağlık, 300 bin kişi de yardım desteği aldı.

Beyrut/Lübnan’da kurulan MAPS (Multi Aid Programs), 2013 yılından itibaren Suriyeli mültecilere yardım, eğitim ve sağlık hizmetleri sağlamayı hedefleyen, kar amacı gütmeyen bir sosyal yardım kuruluşu olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Kurumdan yapılan açıklamaya göre, Suriyeli mültecilerin dışında Lübnan ve Filistin’de de yardıma ihtiyacı olan bireyler için çeşitli faaliyetleri olan MAPS’in ‘Türkiye Girişimleri’ çatısı altında Türkiye’de çalışmaları bulunuyor. Eğitim, ekonomik güçlendirme, kalkınma, sağlık hizmetleri yardım ve ailenin güçlendirilmesi alanlarında çalışan insani, sosyal ve kar amacı gütmeyen uluslararası kuruluş, ‘Geleceğin Suriye’si için inisiyatif sahibi kişilerin yetiştirilmesi amacıyla Suriyeli mültecilere ve ülkesinde yerinden edilmiş kişilere yaşamın her alanında hizmet etmeyi ve onların zorluklarını azaltmayı misyon edinmiş bulunuyor. Bu amaçla, Türkiye’deki kamplarda yaşayan Suriyeli mültecilere temel, mesleki ve üretici eğitimler sağlanmakta olup başta eğitimden mahrum kalan Suriyeli çocukların okula döndürülmesi, gençlere mesleki eğitim ve ekonomik güçlendirme sağlanması, kadınların ve ailelerin onurlu bir yaşam sürdürebilmesi gibi bir çok alanda yaşam standartlarını iyileştirme amacıyla inisiyatif alınıyor.

10 merkezde 326 gönüllüsüyle çalışıyor

326 tam zamanlı gönüllüsüyle 10 merkezde, yıllık 10 binin üzerinde mülteciye hizmet veren MAPS’ın kuruluşundan bugüne kadar 240 bin kişi sağlık, 300 bin kişi de yardım desteği almış bulunuyor. 9 ayrı okulda 3 binin üzerinde çocuğun temel eğitimi sağlanıyor, ayrıca 2 merkezde de 4 bin genç temel meslek eğitimi alıyor.

MAPS Türkiye ise 2020 yılı başından itibaren Gaziantep’teki merkezlerinden programa destek veriyor. Türkiye’de devlet kurumları ve özel sektörle işbirliği içinde. Sosyal eğitim laboratuvarları, robot programlama, Türkiye ile entegrasyon eğitimleri, annelere el işi sanatları programları ve yetimler için kardeşlik okulları gibi alanlarda Suriye’deki çeşitli illerde ve Gaziantep’te binlerce katılımcıya programlar düzenleniyor. Ayrıca, geçen yılki Kahramanmaraş merkezli depremin ardından felaketten etkilenen ailelere sağlık, hijyen, yakıt ve barınma gibi destekler sağlanıyor.

Gaziantep’teki merkezde verilen başlıca eğitim destekleri şöyle açıklandı:

Robot programlama eğitimi; kuzey Suriye’de 12-14 yaş arası 300 öğrenciye 4 aylık eğitimler.

‘Sosyal Eğitimi Laboratuvarları’nın kurulması; Aziz ve Al-Rai şehirlerinde 15-18 yaş arası 400 öğrenciye 3 yıllık eğitim.

Teknolojik eğitim yoluyla mültecilerin Türkiye entegrasyonunun teşvik edilmesi; Gaziantep’te 490 yararlanıcıya 4 aylık eğitim.

Mülteci annelere tığ işi sanatını öğretmenle projesi; Gaziantep, Afrin ve Elbab şehirlerinde 85 kadına 6 ay süre ile eğitimler.

Dijital kod projesi; kuzeybatı Suriye’de 240 yararlanıcıya 130 saatlik uzmanlık eğitimleri.

Yetimler için ‘kardeşlik okulları’ kurulması; Elbab ilinde 13-18 yaş arası 1200 yararlanıcı için 6 yıllık eğitim ortamı.

Mülteci öğrencilere üniversite eğitimi verme girişimi; güneydoğu Türkiye’de Southern New Hempshire Üniversitesi ile işbirliği ile 50 mülteci öğrenciye lisans eğitimi desteği.

Hacıbaba Teknolojik Teknik Eğitim Projesi; Gaziantep’te 300 genç ve çocuğa teknik becerilerin kazandırılması.

Deprem felaketinin ardından yapılan çalışmalar şöyle açıklandı:

Afrin ve Idlib batı kırsalında 10 merkezde 100 bin yararlanıcıya birinci basamak sağlık ilaçları sağlanması.

El-bab Devlet Hastanesi’ne 200 bin yararlanıcı için Gaziantep Sağlık Müdürlüğü ile birlikte sağlık ilaçları sevkiyatı.

Afrin, Gaziantep ve Hatay’da 10 bin kişi için yemek ve hijyen kiti yardımları.

Afrin’de 200 bin kişi için 5 hastaneye yakıt temini.

Afrin ve Idlib batı kırsalında 500 hasar gören evin tamiri.

Afrin ve kuzey Idlib kırsalında 20 bin kişi için içme suyu arıtma projesi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/maps-suriyeli-multecilere-yardim-ve-egitim-hizmetleri-sunuyor/feed/ 0
Filistinli mülteciler: Ata topraklarını terk etmek zorunda kalanlar https://www.haber60.com.tr/filistinli-multeciler-ata-topraklarini-terk-etmek-zorunda-kalanlar/ https://www.haber60.com.tr/filistinli-multeciler-ata-topraklarini-terk-etmek-zorunda-kalanlar/#respond Thu, 11 Jan 2024 05:57:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3022 Bugün sayıları 6 milyonu aşkın olduğu düşünülen Filistinli mülteciler, dünyanın en kalabalık mülteci nüfuslarından birini oluşturuyor.

Çoğunlukla Filistin topraklarında ve komşu ülkelerde yaşıyorlar.

Birleşmiş Milletler’e (BM) göre, buna ek olarak 1,9 milyon kişi, İsrail’in Ekim ayından bu yana gerçekleştirdiği saldırılar nedeniyle Gazze içinde yerlerinden edildi.

Filistin diasporası dünya geneline yayılsa da nüfusun büyük çoğunluğu Orta Doğu’da yaşıyor.

Peki, bu kadar çok sayıda Filistinli neden ata topraklarını terk etmek zorunda kaldı, hangi ülkelere yerleşti?

Filistinliler neden mülteci oldu?

İsrail devleti kurulduğundan bu yana yerinden edilme Filistin tarihinin önemli bir gerçeği.

1947 yılında, İkinci Dünya Savaşı’ndan kısa süre sonra yeni kurulmuş olan Birleşmiş Milletler, 181 sayılı kararı kabul etti. Bu karara göre, o dönem İngiliz mandası olan Filistin toprakları Arap ve Yahudi devleti olarak ikiye bölünecekti.

Filistin 1922’den beri İngiltere tarafından yönetiliyordu ve bu süre boyunca Nazilerden kaçan Yahudilerin bölgeye göçü artmıştı. Bu da Arap ve Yahudiler arasındaki tansiyonu artırdı.

Oxford Üniversitesi Mülteci Araştırmaları Merkezi’nden Profesör Dawn Chatty, “Bu noktada Avrupalılar Yahudi Soykırımı’ndan dolayı suçluluk duyuyordu ve Filistin’e doğru gerçekleşen büyük Avrupalı ??Yahudi göçüne uyum sağlamaya çalışıyorlardı” diyor.

Filistinli Araplar, daha küçük Yahudi nüfusuna daha büyük bir toprak öngören 181 sayılı kararı reddetse de, İsrail bu kararın toprak paylaşımını temel alarak bağımsızlığını ilan etti.

İsrail kurulurken 1948 yılındaki savaşta, yaklaşık 750 bin Filistinli bugün İsrail toprakları olan yerden sürüldü ya da kaçmak zorunda kaldı. Filistinliler bu olayı Nakba, Arapça “Felaket” olarak adlandırıyor.

Yine 1948’de savaş sona erdiğinde, İsrail mültecilerin evlerine dönmelerine izin vermedi.

İsrail, 1967’deki Altı Gün Savaşı’nın ardından Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ne el koydu. BM’ye göre, çoğu Ürdün’e gitmek üzere, 325 binden fazla Filistinli buralardan kaçmak zorunda kaldı. Sonraki birkaç sene, her yıl ortalama 21 bin Filistinli İsrail kontrolündeki bölgelerde yerinden edildi.

İsrail, hiçbir barış anlaşmasında Filistinlilerin geri dönme isteğini kabul etmedi.

Dünyada kaç Filistinli mülteci var?

1949’da, Filistinli mültecilere yardım için Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) kuruldu.

UNRWA, “Filistinli mülteci” terimini, “1 Haziran 1946 ila 15 Mayıs 1948 arasında normal yaşam alanları Filistin olan ve 1948 Savaşı’nda hem evlerini hem geçim kaynaklarını yitiren kişiler” olarak tanımlıyor.

Bu tanıma uyan insanların soyu da, evlat edinilmiş olanlar dahil, mülteci olarak kayıt olabiliyor.

UNRWA, kendi verilerine göre, 1950 yılında faaliyete geçtiğinde, 750 bin Filistinli mültecinin ihtiyaçlarına yanıt veriyordu.

Bugün 5 milyon 900 bin Filistinli mültecinin UNRWA’nın hizmetlerine erişim hakkı var.

Buna UNRWA’nın tanıdığı 58 mülteci kampında yaşayan 1,5 milyon kişi de dahil.

Bu kamplar Ürdün, Lübnan, Suriye, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde bulunuyor.

UNRWA’nın tanıdığı kamplar dışında da Filistinlilerin kaldığı kamplar var. Örneğin Suriye’nin başkenti Halep yakınındaki Yarmuk.

Neden Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde mülteci kampları var?

Prof. Dawn Chatty’nin aktardığına göre, İsrail’in kuruluşundan dolayı, Yahudi devletine ayrılan topraklarda yaşayan çok sayıda Filistinli Arap, Arap devleti olması düşünülen yerlere göç etti.

“Gazze ve Batı Şeria’da sığınmacı oldular. 1948 mültecileri oldular”.

UNRWA’ya göre, Batı Şeria’da 871 binden fazla kayıtlı mülteci yaşıyor ve dörtte birine yakını 19 mülteci kampında barınıyor.

Gazze’de 1,7 milyon mülteci var. 620 bin kişi UNRWA’nın sekiz tanınmış mülteci kampında yaşıyor.

Filistin diasporası ne kadar büyük?

Batı Şeria’da yaşayan 3,3 milyon Filistinli ve Gazze’de yaşayan 2,3 milyon Filistinliye ek olarak, İsrail’de de 1,75 milyon Filistinli yaşıyor (toplam İsrail nüfusunun yaklaşık %20’sini oluşturuyorlar).

Bu toprakların dışındaki tüm Filistinliler daha geniş bir diasporayı oluşturuyor ki bunlara 1948’den önce bölgeyi terk edenler (bu nedenle BM tarafından sayılara dahil edilmiyorlar), onların torunları ve ayrıca atalarının vatanlarını terk etmiş ancak hiçbir zaman mülteci olarak kaydolmamış olanlar da dahil.

Filistin Merkezi İstatistik Ofisi’nin paylaştığı son verilere göre, Orta Doğu’dan Güney Amerika ve Avustralya’ya kadar uzanan bu küresel diasporada yaklaşık 7,3 milyon Filistinli yaşıyor.

Ancak bu veriye yalnızca kimlik kartı olan veya mülteci olarak kayıtlı Filistinliler dahil, dolayısıyla diaspora nüfusu gerçekte çok daha fazla olabilir.

Filistin Merkezi İstatistik Ofisi’ne göre, Arap ülkelerinde altı milyondan fazla Filistinli yaşıyor ve sürgündeki bu kişilerin yaklaşık yarısı İsrail’in doğu sınırındaki Ürdün’de.

Ürdün’deki Filistinlilerin çoğu ülkenin vatandaşı konumunda ve diğer vatandaşlarla aynı haklara sahip.

Lübnan, Suriye ve Mısır’ın toplamda bir milyondan fazla kişiye ev sahipliği yaptığı tahmin ediliyor.

Lübnan’daki Filistinli mültecilerin çoğu 1948’den bu yana mülteci kamplarında yaşıyor, kamusal ve sosyal haklara erişimleri de yok.

Öte yandan Suriye’deki Filistinliler, Suriye vatandaşlarıyla eşit medeni haklara sahip. Ancak Suriye savaşının patlak vermesinin ardından birçok Filistinli ülkeden kaçtı.

Youssef Courbage ve Hala Nofal’ın ‘Dünya Çapında Filistinliler: Demografik Bir Araştırma’ kitabında, ” Körfez ülkelerindeki Filistinlilerin varlığı yaklaşık yüzyıl önce ortaya çıktı” diye yazıyor.

” Suudi Arabistan ve Kuveyt, İkinci Körfez Savaşı’ndan önce (1990) Körfez’deki Filistinli işgücünün yüzde 90’ını ülkelerine çektiler, (Filistinliler) daha sonra çoğunlukla Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne taşındı” diyorlar.

Prof. Dawn Chatty, Körfez ülkelerinin Filistinli mültecileri kucaklamasının nedeninin, bu ülkelerin İngilizce ve Arapça bilen eğitimli işçilere ihtiyaç duyması olduğunu söylüyor.

Filistinliler UNRWA kamplarında iyi eğitim alıyorlardı.

Orta Doğu dışındaki Filistinliler

Şu anda Orta Doğu dışında yaşayan Filistin diasporasının büyük bir kısmı, bölgenin Osmanlı İmparatorluğu’nun kontrolünde olduğu 19. yüzyılın sonlarına doğru göç etti.

İlk Arap milliyetçiliği hareketlerinin bastırılması ve ekonomik kriz, pek çok Hristiyan Filistinli tüccarın özellikle Kuzey Amerika ve Güney Amerika’ya kaçmasına neden oldu.

Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılması ve ardından İsrail’in kurulmasının ardından başka göç dalgaları da geldi. Ancak bireysel göçlere ilişkin sayıya ulaşmak zor.

Courbage ve Nofal şöyle yazıyor: ” Latin Amerika ülkelerinde Filistinlilerin sayısına ilişkin tahminler, ‘Arap’ denilerek tek bir kategori altında tanımlanmaları nedeniyle, belirsizlikle örtülü.”

Şili’deki Filistinli topluluğun sayısının 500 bin civarında olduğu tahmin ediliyor, bu da Şili’yi Orta Doğu dışında en büyük Filistin nüfusuna sahip ülke yapıyor. Ayrıca Honduras, Guatemala ve Brezilya’da da hatırı sayılır sayıda Filistinli yaşıyor.

Filistinlilerin ABD’ye göçü de 19. yüzyılın sonlarına kadar uzanıyor ve şu anda ABD’de tahminen 200 bin Filistinli yaşıyor.

Avrupa’da en büyük Filistin nüfusuna Almanya ev sahipliği yapıyor ve onu İngiltere, Yunanistan, Fransa, Danimarka ve İsveç takip ediyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/filistinli-multeciler-ata-topraklarini-terk-etmek-zorunda-kalanlar/feed/ 0