Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel’in, seçim vaatlerinden biri olan Yenişehir Belediyesi Canlı Hayvan Pazarı’nın ruhsat sorunu çözüldü. Yıllardır, uygun olmayan şartlarda ve kaçak olarak işletilen Canlı Hayvan Pazarı’nda göreve gelir gelmez çalışma başlatan Başkan Ercan Özel, gerekli alt yapıyı tamamladıklarını duyurdu. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nden ruhsat aldıklarını ifade eden Başkan Ercan Özel, “Bugün ilçemizde yıllardır süregelen bir sorunun daha çözümünü sizlerle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.
‘Kapanma tehlikesi vardı’
Yenişehir Belediyesi Hayvan Pazarı’nın kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını ifade eden Başkan Ercan Özel, “Göreve başladığımız ilk hafta, tarım ve orman bakanlığı yetkilileri bizleri ziyaret ederek yıllardan bu yana gerekli uyarıları yaptıklarını, hayvan pazarının ruhsatının alınması gerektiğini, aksi takdirde kapatılacağını ve cezai yaptırımlar uygulanacağını ifade ettiler. Bu önemli uyarının ardından, ilçemizde faaliyet gösteren hayvan pazarının kapatılmaması ve geçimini hayvancılıkla sağlayan vatandaşlarımızın zor durumda kalmamaları için eksiklikleri hızla tespit ederek gerekli düzenlemeleri özenle gerçekleştirdik ve nihayetinde hayvan pazarımızın ruhsatını aldık” diye konuştu.
Düzenli ve kaliteli hizmet
Tarım ve Orman İlçe Tarım Müdürlüğü ile birlikte koordineli çalıştıklarını ifade eden Başkan Ercan Özel, “Hayvan pazarımızın ruhsatını almış olmak, sadece yasal bir zorunluluğu yerine getirmek değil, aynı zamanda pazarımızın daha düzenli ve kaliteli hizmet vermesi adına atılmış büyük bir adımdır. Bundan böyle, hayvan pazarımızda yapılan her işlem ve faaliyet, yasal zeminde ve halkımızın menfaatleri doğrultusunda gerçekleştirilecektir” ifadelerini kullandı.
‘Hastalık riski kalmayacak’
Başkan Ercan Özel, konuşmasına şöyle devam etti: “Her hafta salı günleri kurulan hayvan pazarında, ilçe tarım ve orman müdürlüğü yetkilileri ile veteriner hekimlerimiz hazır bulunacaklardır. Ayrıca hastalık riski taşıyan hayvanlar için de karantina alanı oluşturulmuştur. Bu çalışmalar sonucunda salgın ve parazitler nedeniyle hastalıkların yayılması engellenecek. Satış yerinin atık ve artıklarının toplum sağlığına zarar vermesinin önüne geçilecek. Bunun yanı sıra Kaçak ve hasta hayvanların girişine de izin verilmeyecek. İlçe tarım müdürlüğümüz küpeleme, pasaport ve sağlık raporlarıyla ilgili sürecin hızlandırılmasıyla ilgili her türlü desteği verecektir.”
Destek için teşekkür
Başkan Ercan Özel, konuşmasını şöyle tamamladı: “Bu ruhsatlandırma çalışmasıyla birlikte uzun yıllardır ilçemizde kaçak olarak hizmet veren ve kapanma tehlikesiyle karşı karşıya olan canlı hayvan pazarımızın hem kapanmasını önledik hem de uygun şartlarda hijyenik ortamda sağlıklı ve kaliteli olarak hizmet vermesini sağladık. Emeği geçen ilçe tarım ve orman müdürlüğü yetkililerimize, Yenişehir Celepler Derneğimize, Belediye çalışanlarımıza, hayvancı esnafımıza ve destek veren herkese teşekkür ediyorum.”
Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden Ercan Özel’e teşekkür
Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü de Canlı Hayvan Pazarı’nın ruhsatlandırılması konusunda Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel’in hassasiyetinden dolayı teşekkür etti. Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“İlçemizde Salı günleri faaliyet gösterecek olan Canlı Hayvan Pazarının, yapılan düzenlemeler ve incelemeler sonucunda “Hayvan Satış Yerlerinin Ruhsatlandırılma ve Denetleme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” şartlarını taşıdığı tespit edilmiştir. Pazarın ruhsatlandırma işlemi Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapıldı. Bu sayede hayvanların uygun teknik, sağlık ve hijyenik şartlara sahip bir ortamda alım-satımları gerçekleştirilebilecek, salgın ve paraziter hastalıkların yayılması engellenebilecek, satış yerinin atık ve artıklarının çevre ve toplum sağlığına zarar vermesinin önüne geçilebilecektir. Canlı Hayvan Pazarının İlçemize, ilimize ve yetiştiricilerimize hayırlı olmasını dileriz.” – BURSA
]]>Son günlerde mevsim normalleri üzerinde seyreden yüksek hava sıcaklıkları nedeniyle Antalya, Kahramanmaraş, Gaziantep ve Yalova’dan orman yangını haberleri geldi.

ANTALYA
Antalya’nın Serik ilçesi Yumaklar Mahallesi’ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangına 8 uçak, 6 helikopter, 22 arazöz, 6 su ikmal aracı, 5 iş makinesi ve çok sayıda yangın söndürme işçisi ile müdahale ediliyor.
YALOVA
Yalova’nın Armutlu ilçesi Kapaklı ve Keçikayalıkları’nda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekipleri sevk edildi. 2 helikopter, 10 arazöz ve itfaiye araçlarının müdahale ettiği yangın kontrol altına alınmaya çalışılıyor.

Yalova Valisi Hülya Kaya X hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti: “Armutlu’da Kapaklı ve Keçikayalıkları’nda iki noktada gelişen yangına 2 adet yangın söndürme helikopteri, 10 arazöz ve bölgedeki itfaiye araçlarımızla müdahale ediyoruz. Kısa sürede yangını kontrol altına almayı umuyoruz. Gerekli tüm önlemler için ekiplerimiz ve gönüllüler sahada.”
GAZİANTEP
Gaziantep’in merkez Şehitkamil ilçesindeki Dülükbaba Ormanı’nda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine yönlendirilen Orman İşletme Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, yangına müdahale ediyor. Ekiplerin yangını kontrol altına almak için çalışması sürüyor.

Gaziantep Valiliğinden yapılan açıklamada, Dülük Baba Tepesi mevkisinde öğleden sonra yangın çıktığı belirtildi. Yangına Orman İşletme Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ve Fen İşleri Müdürlüğü, Şehitkamil ve Şahinbey Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri, OSB ekipleri, arazözler ve iş makineleriyle acil müdahalede bulunulduğu aktarılan açıklamada, “Yangın alanının ilk belirlemelere göre 20 dönüm olduğu tahmin edilmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından Hatay ilimizden acil müdahale amacıyla görevlendirilen bir yangın söndürme helikopteri alana intikal etmektedir.” ifadesi kullanıldı.
KAHRAMANMARAŞ
Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesi Suçatı Mahallesi’ndeki Fırnız Mesire Alanı’nına yakın ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine yönlendirilen Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerince yangına, 1 helikopter, 11 arazöz, 4 su tankı, 3 ilk müdahale aracı, 1 iş makinesi ve 110 personelle müdahale ediliyor.

Ekiplerin yangını kontrol altına almak için çalışması sürüyor. Jandarma ekipleri bölgeye vatandaşların girişine izin vermezken, söz konusu bölgede bulunan vatandaşlar da tahliye ediliyor.
8 EV TAHLİYE EDİLDİ
Jandarma ekipleri bölgeye vatandaşların girişine izin vermezken, söz konusu bölgede bulunan vatandaşlar da tahliye ediliyor. Dumandan etkilenen 1 orman muhafaza memuru ambulansla hastaneye kaldırıldı. İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Gökhan İnan, AA muhabirine, jandarma ekipleri ve diğer kamu personellerinin yangına koordineli şekilde müdahale ettiğini söyledi. Bölgede 8 evin tahliye edildiğini belirten İnan, yangına havadan 6 helikopter, karadan ise iş makineleri ve arazözlerle müdahalenin sürdüğünü ifade etti. İnan, bölgeye yangın söndürme uçağı da talep ettiklerini bildirdi.

Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlileri, günümüz dünyasının en önemli sorunları arasında yer alan uyuşturucu madde kullanımı ile mücadele konusunda, uyuşturucu kullanan veya uyuşturucu madde ticareti yapan şahıs ve gruplara yönelik olarak çalışmalarını sürdürüyor. Edinilen bilgiye göre, 2024 yılı ilk 6 ayda Aydın’da yapılan operasyonlarda uyuşturucu madde kullanımı ve ticareti ile kenevir ekiminden işlem yapılan ve adli makamlara sevk edilen 25 şahıs hakkında adli kontrol kararı verilirken, 89 şahıs tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yapılan çalışmalarda; 20 bin 182 gram metamfetamin maddesi, bin 67 gram eroin maddesi, 5 bin 131 gram esrar maddesi, bin 140 gram sentetik kannobinoid, 159 gram kokain maddesi, 6 bin 752 adet sentetik ecza, 299 adet ecstasy hap, 104 kök kenevir, 10 adet tabanca, 3 adet tüfek, 2 adet kurusıkı tabanca, 150 adet mühimmat ile 200 bin 545 TL nakit para ele geçirildi.
Önleyici faaliyetler aralıksız sürüyor
Önleyici faaliyetler kapsamında, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) Büro Amirliği görevlilerince; 2023-2024 eğitim öğretim yılında Narkorehberler tarafından Aydın merkez ve ilçelerdeki okullarda öğretmen, öğrenci velisi, öğretim görevlisi ile kamu personellerinden oluşan toplam 12 bin 71 kişiye En İyi Narkotik Polisi Anne, 16 bin 781 kişiye ulaşılarak NARKOYETİŞKİN, vatandaşın yoğun olduğu yerlerde broşür dağıtımı ve tanıtım yapmak suretiyle 15 bin 921 kişiye ulaşılarak NARKONOKTA, 10 bin 889 üniversite öğrencisine ulaşılarak NARKOGENÇLİK faaliyetlerinde bulunuldu.
Ayrıca, Türkiye’de yalnızca iki tane bulunan NARKOTIR ile, Adnan Menderes Üniversitesi ADÜFEST Kültür, Sanat ve Spor Şenliklerinde festival alanında üniversite öğrencileri ile akademisyenlere, 16 Mayıs 2024 günü ise Atatürk Kent Meydanı’nda lise ve dengi okul öğrencileri ile vatandaşlarımıza yönelik eğitim ve tanıtım faaliyetlerinde bulunuldu. Faaliyetler kapsamında 17 bin 800 kişiye ulaşılarak, ‘uyuşturucusuz bir toplum gençliğin ürünü olacak” mottosuyla bilgilendirme faaliyetleri yapıldı. Düzenlenen önleyici faaliyetlerle, Aydın merkez ve ilçelerimizde toplam 73 bin 462 kişiye ulaşılarak bilgilendirme yapıldı.
26 Haziran 2024 günü 19.00-22.00 saatleri arasında Atatürk Kent Meydanı’nda, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü TUBİM Büro Amirliği, Aydın İl Sağlık Müdürlüğü, Aydın Yeşilay Cemiyeti ve YEDAM ile beraber 26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü’ne dikkat çekmek adına çeşitli etkinlikler düzenlendi.
Aydın İl Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, “Narkotik suçlarla mücadelemiz, uyuşturucu madde ticareti yapan şahıs yada şahısların yakalanmasına yönelik yapılan operasyonel faaliyetlerin yanı sıra, uyuşturucu madde bağımlılığı, aile içi iletişim, çocuk/ergen, ebeveyn genç iletişimi, bağımlılık sorunu karşısında çözüm yolları ve önerileri gibi konularda anne baba ve adaylarının bilinçlendirilmesi ve farkındalık düzeylerinin artırılarak uyuşturucu madde kullanımının önüne geçmek, madde kullanımının erken tespiti ile bağımlılık sarmalına yakalanmadan geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi tehlikeden uzak tutmak, korumak adına süreklilik arz eden farkındalık ve bilinçlendirme faaliyetleri ile devam edecektir” ifadelerine yer verildi. – AYDIN
]]>Gazi Murat Esgin:
“Şehit aileleri ve gaziler olarak bizler bu muameleyi hak edecek ne yaptık”
KASTAMONU – Elazığ’da 1997 yılında terör örgütü PKK tarafından düzenlenen bombalı saldırıda yaralanarak gazi olan Murat Esgin, çalıştığı Kastamonu Belediyesi’ndeki mevcut görevinden alınarak Temizlik İşleri Müdürlüğü’nde görevlendirildi. Esgin, “Eğer bu makamları bizlere layık görüyorlarsa bizler seve seve buralarda da çalışırız. İçişleri Bakanımız Sayın Ali Yerlikaya’dan bir isteğim var, şehit aileleri ve gaziler olarak bizler bu muameleyi hak edecek ne yaptık” dedi.
Elazığ’da 1997 yılında vatani görevini yaparken PKK’lı teröristlerin kurduğu pusuda el bombasının infilak etmesi neticesinde sağ gözünü kaybeden, dalağı alınan, böbreğinin birini kaybeden, vücudunda onlarca metal şarapnel parçasıyla yaşamını sürdüren terör gazisi Murat Esgin, 1997 yılında gazilik unvanının verilmesinin ardından Kastamonu Belediyesi’ne ataması yapıldı. Uzun yıllardır Kastamonu Belediyesi’ndeki farklı birimlerde çalışan evli ve 4 çocuk babası Esgin, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nde göreve gelen CHP’li Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı’nın imzası ile Fen İşleri Müdürlüğü görevinden alınarak Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne atandı. Yapılan atamanın ardından konuşan Esgin, her birimde çalışabileceğini ancak bir terör gazisi olarak kendisine yapılan muameleye üzüldüğünü söyledi.
“Askerliğimin bitmesine 4 gün kalmıştı”
El bombasının infilak etmesi sonucu gazilik unvanı verildiğini anlatan Murat Esgin, “Askerliğimin bitmesine 4 gün kalmıştı. Çarşı içerisinde devriye atmıştık. Pasaj içerisinde yürüdüğümüz sırada bize teröristler el bombası attı. Önümüzde giden bir grup arkadaşımız daha vardı. Bizler de arkasından doğru gidiyorduk. Ben, önümüzde giden asker arkadaşlarıma kola şişesine basmamalarını söyledim. Sadece bunu söylediğimizi hatırlıyorum. Toz dumandan hiçbir yer görünmüyordu. Elimi yüzüme getirdiğimde yüzümü temizlemek isterken parmaklarım yüzüme girdi. Gözüm avucumun içerisine doğru aktı. Yüzümün sağ kısmı komple yoktu. Yüzümü o şekilde görünce ben de orada bayıldım. Sağ gözüm şu anda yok, takma göz kullanıyorum. Yüzümün sağ kısmı o zamanlarda komple yoktu. Özel olarak el bombası yapmışlar. Bizim önümüzde yürüyen şehit ve gazi arkadaşlarımızdan artan şarapnel parçalarıyla ben yaralandım. Daha sonra İçişleri Bakanlığı tarafından gazilik unvanı verildiği için beni Kastamonu Belediyesi’ne görevlendirdiler. 1997 yılında temmuz ayında İçişleri Bakanlığından gelen yazıya istinaden Kastamonu Belediye Başkanlığına atamamız yapıldı. Engelli işçi olarak çalışmaya başladım. 1997 yılından bu tarafa şükürler olsun çalışıyoruz. 18 yıl boyunca evrak kayıtta görevlendirildim. Ardından asfalt plentine görevlendirdiler. Son 8 yıldan beri de Fen İşleri Müdürlüğü emrinde kantarda işçi olarak çalışıyordum” dedi.
“Benim yapabileceğim bir iş mi”
Yapılan atamayı gönderilen görevlendirme yazısı ile öğrendiğini belirten Esgin, “11 Haziran 2024 tarihinde aldığım tebliğde Fen İşleri Müdürlüğü emrinden alınarak Temizlik İşleri Müdürlüğüne işçi olarak verildiğim yazıyordu. Benim 4 tane çocuğum var, bunlar okuyor. Temizlik yapacakmışım, KASKİ’de görevlendirilmişim, bunlar hiç fark etmez. Benim çocuklarımın istikbali önemli. Ama benim yapabileceğim bir iş mi? Sayın Başkanımız Hasan Baltacı, bizlere derse ki ç’öp arabasının arkasına geçip çöp toplayacaksın’, toplarım, ‘eline süpürgeyi alıp cadde boyunu süpür’ derse başımın üstünde yeri var. Sayın başkanımız bizleri bu işlere layık gördükten sonra benim için hangi görev verilmiş hiç sıkıntı değil. Çöpte de çalışırım, kanalizasyonda da çalışırım, su arıtmada da çalışırım, her yerde çalışırım. Kazma kürek işlerinde de çalışırım. Bana verdikleri cevap şöyle oldu, ‘Sayın Başkanımızın bilgisi dahilinde, gazi olduğunu biliyor, pankreas kanseri olduğunu da biliyor.’ Gözünün önünde, her şeyi biliyor ve ‘benim bilgim dahilinde’ diyerek ‘gitsin Temizlik İşleri Müdürlüğünde görevine başlasın’ dedi. Ben de bayram tatilinde bittikten sonra Temizlik İşleri Müdürlüğüne giderek buradaki yeni görevime başlayacağım” diye konuştu.
“Şehit aileleri ve gaziler olarak bizler bu muameleyi hak edecek ne yaptık”
Sağlık sorunları sebebiyle Temizlik İşleri Müdürlüğü’ndeki işlerin kendisinin yapabileceği bir iş olmadığını belirten Esgin, “Bu vatan bizim, bizler de bu vatan için canımızı, kanımızı, vücudumuzdaki bazı uzuvları kaybetmişiz. Niye vatanımız için kaybettik? Eğer gece Kastamonu Belediye Başkanımız Hasan Baltacı rahat uyuyabiliyorsa, şehidimiz Satı Yanaşoğlu ve Gazi Murat Esgin gibi binlerce şehidimiz ve gazimiz sayesinde bu ülkede yaşıyorlar. Eğer bu makamları bizlere layık görüyorlarsa bizler seve seve buralarda da çalışırız. İçişleri Bakanımız Sayın Ali Yerlikaya’dan bir isteğim var, şehit aileleri ve gaziler olarak bizler bu muameleyi hak edecek ne yaptık? Bizlerin vatanı kurtarmak dışında ne kusuru vardı da bizleri buralara gönderiyorlar. Ne kusurumuz var da bizlere böyle davranıyorlar. Bir gaziyi bu kadar da rencide etmenin bir anlamı yok” ifadelerini kullandı.
Belediye açıklama yaptı
Öte yandan yaşanan durumun gündeme gelmesinin ardından Kastamonu Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamada, “Belediyemizin personel kaynağının daha etkin ve verimli kullanılması, Kastamonu Belediyesi’nin kurumsallaşması ile mümkündür ve milletimize sözümüzdür. Bu amaçla 11 Haziran 2024 tarihinde kurumumuz içinde ihtiyaç duyulan noktalara 55 personeli kapsayan yeni görevlendirmeler gerçekleştirilmiştir. Başta temel belediyecilik hizmetindeki kaliteyi arttırma ve özellikle 9 günlük Kurban Bayramı tatili süresince şehrimiz genelinde temel belediyecilik hizmetlerinde aksaklık yaşanmasının önüne geçmeyi hedefleyen bu görev değişiklikleri sayesinde Kastamonumuz huzurlu ve mutlu bir bayram geçirmiştir. 11 Haziran’da gerçekleştirilen görevlendirmeler kapsamında belediye işçimiz gazi unvanına sahip personelimiz Murat Esgin’in Fen İşleri Müdürlüğü’nden Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne görevlendirilmesi 14 Haziran 2024 tarihinde Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Sayın Harun Köksalan ve Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Kastamonu Şube Başkanı Sayın Dursun Kan’ın Belediye Başkanımız Sayın HAsan Baltacı’ya gerçekleştirdikleri ziyarette gündeme gelmiştir. İşçimiz Murat Esgin’in ilgili müdürlerimiz, belediye başkanlarımız ve belediye başkanımız yerine çözümü AK Parti binalarında aramasını ve özenmemiz gereken gazilik unvanının siyasi istismara dönüştürülmesini milletimiz vicdanına emanet ediyoruz” denildi.
Açıklamada, Murat Esgin’in 2020-2024 yılları arasında aldığı izinlerle birlikte toplam bin 165 gün iş yerinden uzak olduğu ifade edilerek, Esgin’in yapılacak sağlık kontrolünün ardından çalışacağı pozisyonun belirleneceği belirtildi.
(BG-MK-CC-Y)
]]>Eskişehir’de yaşayan Halil İbrahim Sarıkaya, gazetecilik ve yazarlıktan emekli olduktan sonra antika işine yöneldi. Yazılı eserler koleksiyonerliği ve bilirkişi olarak antika mezatlarında da görev yapan Sarıkaya geçtiğimiz ocak ayında PTT Kargo ile ‘rubu tahtası’nı İstanbul’a göndermek istedi. Fakat Sarıkaya’nın iddiasına göre kargosu bir türlü istediği adrese ulaştırılmadı. 5 aydır kargosunun nerede olduğunu öğrenmek için çalmadık kapı bırakmayan antika meraklısı, bir sonuç elde edemedi. Yetkililerden de bu süreçte sağlıklı bir cevap alamadığını belirten Sarıkaya, 5 ay sonunda kargosunun kayıp olduğunu ve bunun bedeli olarak ise PTT tarafından hesabına 700 TL yatırıldığını iddia etti. Gönderdiği on binlerce liralık antikasının kaybolmasına karşılık yatırılan rakamı komik bulan Halil İbrahim Sarıkaya, PTT yetkililerinin ilgisiz olduğundan dert yandı. Durumu gerekli yerlere bildirdiğini belirten Sarıkaya, hakkını arayacağını ifade etti.
“BİRİNCİ AYDA KARGO GÖNDERDİM, ŞU AN BEŞİNCİ AYDAYIZ”
Halil İbrahim Sarıkaya, “Yaklaşık 17 yaşından beri ticaret yapıyorum, yani 37 yıldır ticaretle uğraşıyorum. Şu anda 57 yaşındayım. Bugüne kadar kendimi bildim bileli PTT Kargo ile çalıştım. Kurumsal bir kimliği, resmiyeti olduğu için tercih ettim. En son Ocak ayında kargo gönderdim, şu an beşinci aydayız, 5 aylık verdiğim mücadele sonucunda PTT Genel Müdürlüğü dahil ulaşamadığım, görüşemediğim insanlar nedeniyle kargom kayboldu ve mağdur oldum. Mağdur olunca haber oldum, dolayısıyla hak arama noktasında bugün PTT Eskişehir Bölge Müdürlüğü’nün önünde açıklama ihtiyacı hissettim. Elimizde kayıp olduğuna dair gönderdiğimiz evraklar var. Tabii arzu ediyoruz ki, bu tür şeylerin olmasın, insanların mağduriyet yaşanamasın veya erişilebilirlik olsun. Yani en çok üzüldüğüm şey de kaybettiğim emtianın miktarından ziyade PTT Genel Müdürlüğü’nde ulaşılacak kimsenin olmaması. Kargo sürecinde mesaj gelmemesi, hiçbir şekilde yetkililere ulaşamamak ve ciddiye alınmamak bir vatandaş olarak açıkçası beni çok üzdü” dedi.
“HESABIMA 700 TL GİBİ BİR BEDEL YATTI”
Gönderdiği ‘rubu tahtası’nın Osmanlı zamanından kaldığını ve değerinin en az 35 bin TL olduğunu belirten Halil İbrahim Sarıkaya, tazminat olarak verilen 700 TL’yi komik bulduğunu söyleyerek şöyle devam etti:
“Osmanlı döneminde zaman zaman karşılaştığımız mezatlarda gördüğümüz astronomiyle ve güneşle takvimiyle ilgili Osmanlı’nın kullandığı rubu tahtası denilen bir şey vardır. Yani ahşap bir ağaç üzerine yapılmış rubu tahtası şeklinde bir emtia. Bunları zaman zaman kendi aramızda arkadaşlarımıza gönderiyoruz, değiştirme durumlarımız oluyor veya bedeli karşılığında el değiştirdiği oluyor. Mezatlardan aldığımız da olabiliyor. Yine buna benzer bir rubu tahtası şeklinde bir aracımız vardı. Bunu bedeli karşılığında İstanbul’daki bir arkadaşımıza gönderdik. Ancak PTT Kargo karşı tarafla iletişime geçiyor, onlar almadıklarını bize aylar sonra bir yazı göndererek kaybolduğunu resmi olarak belgeliyor ve bir tazminat hakkımız doğduğunu söylüyorlar. Bunu alıcı tarafına iletiyorlar, satıcıya herhangi bir bilgi verilmiyor. O da beni aradı, ‘Tazminat hakkı doğdu, bunu da gönderici olarak senin alman gerekiyormuş, müracaat eder misin’ dedi. Yine Eskişehir PTT Müdürlüğü’ne geldim, kargo servisine müracaatımı yaptım. Onlar da bir dilekçe vermem gerektiğini söylediler ve bedelini sordular. En alt 35 bin lira bir bedel olduğunu, bunun ucunun açık yani 150-200 bin liraya kadar da piyasa değeri olduğunu söyledim. Ancak yazmış olduğum dilekçeden sonra vermiş olduğum banka iban numarama 700 TL gibi bir bedel yattı. Yani 35 bin liranın karşılığında bırakın yarısını yatırmayı, yani sadaka ya da fitre verir, dalga geçer gibi oldu. Üstelik bu süreçte ben vermiş olduğum mücadele içerisinde ne PTT Genel Müdürlüğü kaldı, ne AKİM’i, BİMER’i, CİMER’i kaldı, ne PTT Eskişehir Baş Müdürlüğü kaldı, ne de oradaki yetkililer kaldı. Hiçbir kimseye hiçbir şekilde ulaşamadım. Bulunması durumunda o bedel benden talep edilecekmiş. O kadar trajikomik ki keşke benim 35 bin TL değerindeki ürünüm bulunsa da bana verdikleri 700 TL’yi geri iade etsem. Yani güler misiniz, ağlar mısınız? Biz bugün PTT Müdürlüğüne güvenemezsek, nereye güveneceğiz? Özel şirketlerin kargolarının durumu malum zaten. Ben hukuksal anlamda bütün haklarımın saklı kalması şartıyla yasal haklarımı kullanacağım. Sonuna kadar mücadele edeceğim. Belki o 700 liranın karşılığında 70 bin lira harcayacağım ama en azından bu örnek olsun istiyorum. Herkesin PTT kargonun ne kadar vasat, ne kadar işine sadık olmayan ve ehil olmayan insanlar tarafından bilmesini istiyorum. PTT Genel Müdürü’nü de istifa etmeye davet ediyorum.”
]]>(ANKARA) – Karabük Safranbolu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce okullara gönderilen, tasarruf gerekçesiyle çay makinalarının, ısıtıcıların kullanılmaması talimatını içeren yazı öğretmenlerin tepkisini çekti. Eğitim-İş Karabük İl Başkanı Zeki Çelik, “Bu tasarruf kararı karşısında bütün öğretmenler odası şaşkınlık yaşıyor. Üyemiz olan da olmayan da herkes karara tepkili. Bu bizim keyfimiz değil. Kırk dakika ders anlatıyoruz, boğazımızın rahatlamasına bile karşılar” dedi.
Kamuda Tasarruf Tedbirleri Genelgesi’nin yayımlanmasının ardından, Karabük’te Safranbolu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, okullara yazı gönderdi. Yazıda, tasarruf tedbirleri kapsamında okullarda ısıtıcı ve çay makinası kullanılmaması istendi.
Eğitim-İş Karabük İl Başkanı Zeki Çelik, “Bu tasarruf kararı karşısında bütün öğretmenler odası şaşkınlık yaşıyor. Üyemiz olan da olmayan da herkes kaymakamlık kararına tepkili. Bu bizim keyfimiz değil. Kırk dakika ders anlatıyoruz, boğazımızın rahatlamasına bile karşılar” dedi.
“Bu genelgenin geri çekilmesini talep ediyoruz”
Eğitim-İş Karabük İl Başkanı Zeki Çelik, ANKA HAber Ajansı’na, Safranbolu Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gönderilen ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Said Nuri Odabaşoğlu’nun imzasını taşıyan yazıya ilişkin, “Zaten biz çayımızı, şekerimizi, kahvemizi evimizden getiriyoruz. Her zaman olduğu gibi memurdan, emekçiler üzerinden tasarruf etmeye çalışıyorlar. Dinlenme anımızda, tenefüste içtiğimiz çaya, kahveye göz diktiler. Ekonomiyi bizim sırtımıza yüklemeye çalışıyorlar. Bu tasarruf kararı, karşısında bütün öğretmenler odası şaşkınlık yaşıyor. Üyemiz olan da olmayan da herkes kaymakamlık kararına tepkili. Bu bizim keyfimiz değil. Kırk dakika ders anlatıyoruz, boğazımızın rahatlamasına bile karşılar” değerlendirmesini yaptı.
Çelik, “Bir bardak çayla mı tasarruf olur makam araçlarıyla mı olur. Bir fincan kahveyle mi tasarruf olur, yazlık kışlık saraylarla mı? Bir bardak çayla mı tasarruf olur vergi aflarıyla mı tasarruf our? Burada fatura yine eğitim emekçilerine kesilmiş durumdadır. Bu genelgenin bir an önce geri çekilmesini talep ediyoruz” şeklinde konuştu.
“Öğretmenin çayına göz diktiler”
Daha önce Türkiye genelinde okullarda çay ve ısıtıcı gibi makinelerin kullanılmamasına yönelik girişimler olduğunu söyleyen Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak da şöyle konuştu:
“Sadece kantinlerden çay alınması uygulaması yapılmak istendi. Tasarrufa buradan başlayamazsınız. Tasarruf adı altında öğretmenin içtiği çaya, bir bardak suya göz diktiler. Emekçiden, memurdan, dar gelirliden tasarruf etmeleri isteniyor ama ülkenin kaymağını yiyenlerden bir beklenti içerisine girilmiyor. Kendini cumhurbaşkanı gören kaymakamlar çok fazla. Bu tavrı doğru bulmuyoruz. Öğretmenlere ‘yaya gidin, çay içmeyin, ekmek yemeyin’ deniyor. Böyle tasarruf olur mu?”
Okullara gönderilen genelge
Safranbolu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gönderilen genelgede şu ifadeler yer aldı:
“İlçemiz, İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün yazısında belirtilen Tasarruf Tedbirlerinin uygulanması hususunda uyarılar yapılmış olup, ilgi (b) emir ile kamu hizmetlerinin bütçe sınırları içinde kalınarak ayrılan kaynaklar üzerinde harcama yapılmasına yol açılmadan azami tasarruf içinde anlayışı içinde yerine getirilmesi, hususu hatırlatılarak kamu binalarında ısıtıcı çay makinası vi cihazların kullanılmaması, konunun kurum amirleri tarafından hassasiyetle takip edilmesi, azami tasarruf tedbirlerine riayet edilmesi, gerekli denetim yapılması, tespit edilen aksaklıklara disiplin hükümlerine göre işlem yapılması, aykırılık tespit edilen hususlar ve yapılan çalışmalar hakkında düzenlenecek raporun 29.05.2024 tarihi saat 12.00’ye kadar Müdurlüğümuze sunulması,
Ayrıca, Cumhurbaşkanlığının ilgi (d) yazı ekenden alınan 2024/7 sayılı “Tasarruf Tedbirleri Genelgesi ilişikte gönderilmiştir. Bu çerçevede ilgi (d) emirde belirtilen resmi taşıtların mevzuat hükümlerine uyulması, resmi taşıtı olan okul/kurumlarımızın taşıtlarına derhal “Resmi hizmete Mahsustur ibaresine yer vermelerini, ibare fotoğrafını ve araç tasarruf tedbirlerini raporlaştırarak Müdürlüğümüze ivedi göndermeleri hususlarında; Gereğini bilgilerinize önemle rica ederim”
]]>Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (TİGEM) bağlı Ceylanpınar Tarım İşletmeleri Müdürlüğünde tarafından çeşit tanıtım ve tarla günü etkinliği düzenlendi. Etkinliğe TİGEM Genel Müdürü Hasan İzginç, bölge İllerin Tarım ve Orman İl Müdürleri, TMO’nun bölgedeki müdürleri, Ziraat Odası Başkanları, Araştırma Enstitüsü Müdürleri, TİGEM bayileri, Ziraat Fakültesi akademisyenleri, öğrencileri ve bölge çiftçileri katıldı. Programda Ceylanpınar Tarım İşletmeleri Müdürlüğünde denemesi yapılan ürünlerin ekim alanı ziyaret edilerek inceleme yapıldı. Ürünlerin bölgenin iklim ve arazi yapısına uyumluluğu analiz edildi.
Deneme alanında TİGEM’e ait çeşitlerle birlikte 11 kuruluşa ait çeşitler, 29 adet ekmeklik, 20 adet makarnalık olmak üzere 49 çeşit buğday, 12 çeşit arpa, 4 çeşit tritikale, 6 çeşit nohut, 1 fiğ, 1 mürdümük ve 1 bezelye olmak üzere toplam 84 çeşit yer alıyor. Bunlara 33 yeni ürün ekleyen TİGEM, ekiminden büyümesine kadar çeşitli testlerle adaptasyonlarını gözlüyor. Şu ana kadar olumlu sonuçların alındığı ürünler, bölge tarımına önemli katkılar sunacak.
Türk tohumculuğuna yeni çeşitlerin kazandırılması için adımlar atılıyor
Denemesi yapılan ürünleri paydaşlarıyla birlikte incelediklerini söyleyen TİGEM Genel Müdürü Hasan İzginç, ” Bu gün burada tüm bölge çiftçileri, çiftçi temsilcileri, tohum bayilerimiz, Ziraat Fakültesi dekanımız ve öğrencileri, bununla birlikte Tarım İl Müdürlerimiz, TMO Müdürlerimiz ve Araştırma Enstitüsü Müdürlerimizle bir araya geldik. Bilindiği gibi bizim ülkemizin tohumculukta lider kuruluşu olan Tarım İşletmeleri genel Müdürlüğü (TİGEM) Türkiye genelinde hububat anlamında ekilen her 4 tohumdan bir tanesini üreten bir kuruluştur. Yüzde 25’lik payımızla ülkemizde tohumculuğun lideri konumundayız. Bu çeşitlerimizi ve bundan sonra üretime dahil edeceğimiz çeşitlerimizi burada tarım paydaşlarımızın, sektör temsilcilerimizin beğenisine sunduk. Tek tek çeşitlerimizi gezerek olumlu ve olumsuz yönlerini, onların beğenilerine göre sınıflandırdık. İnşallah bundan sonraki dönemde biz de tercihlere göre daha çok istenen, tercih edilen, benimsenen çeşitleri üretip Türkiye, Türk tohumculuğunda yeni bir takım çeşitlerin kazandırılması anlamında, gelişme anlamında bir takım adımlar atacağız” dedi.
Osmanlıdan gelen geleneksel anlayış teknoloji ile birleşiyor
Ceylanpınar Tarım İşletmesi Müdürlüğünün dünyanın en büyük tek parça arazisine sahip olduğunu belirten İzginç, “Bilindiği üzere TİGEM dünya kamu anlamındaki işletmelerinden bir tanesidir. Şu anda içerisinde bulunduğumuz Ceylanpınar Tarım İşletmesi dünyada tek parça en büyük tarım işletmesi konumundadır ve Osmanlıdan bu güne gelenekçi bir tarım anlayışını günümüzün teknolojisiyle birleştirerek ülkemize tohumluk ve damızlık anlamındaki hizmetlerini devam ettirerek devam ettirmektedir” diye konuştu.
Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde yer alan işletmenin 1 milyon 635 bin 928 dekar arazisi bulunuyor. İşletmede buğday, arpa, mercimek, yonca, ayçiçeği, mısır ve Antepfıstığı gibi ürünler yetiştiriliyor. Ayrıca koyunculuk ve sığırcılık faaliyetleri de yapılıyor. – ŞANLIURFA
]]>(ELAZIĞ) – 31 Mart yerel seçiminlerde Elazığ Belediye Başkanı seçilen AKP’li Şahin Şerifoğulları’nın, seçim sürecinde başka adayları destekleyen 110 belediye personelini Temizlik İşleri ve Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne gönderdiği ileri sürüldü. Elazığ Belediyesi Yeniden Refah Partisi Grup Sözcüsü Osman Cem Karahüseyinoğlu, “Yönetim bunu yer değişikliği diye ilan ediyor ama görev yeri değiştirilen personelin çoğu Veteriner İşleri Müdürlüğü, Arıtma Tesisleri, Temizlik İşleri Müdürlüğü, Park Bahçe Müdürlüğü’nde görevlendirme yapıldığını görüyoruz. Bu listedeki arkadaşların birçoğu farklı siyasi düşünceye sahip kişiler” dedi.
31 Mart yerel seçimlerinde Elazığ’da AKP’nin adayı Şahin Şerifoğulları yüzde 38,19 ile tekrar belediye başkanı seçildi. AKP’li Şerifoğulları, göreve başlamasının ardından seçim sürecinde kendisine destek vermeyen, aday adaylık sürecinde Şerifoğulları’nın karşısında olan işçi ve memur statüsünde olan personelleri Temizlik İşleri Müdürlüğü ve Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nde görevlendirme yaptığı öne sürüldü.
“FARKLI SİYASİ TERCİHTE BULUNAN PERSONELLERİ CEZALANDIRIYOR”
AKP’li Başkan Şahin Şerifoğulları’nın farklı siyasi görüşe sahip olan ve seçimlerde kendisini desteklemeyen personelin yerini değiştirerek cezalandırdığını kaydeden Elazığ Belediyesi Yeniden Refah Partisi Grup Sözcüsü Osman Cem Karahüseyinoğlu, şunları söyledi:
“Yönetim bunu yer değişikliği diye ilan ediyor ama görev yeri değiştirilen personellerin çoğu Veteriner İşleri Müdürlüğü, Arıtma Tesisleri, Temizlik İşleri Müdürlüğü, Park Bahçe Müdürlüğü’nde görevlendirme yapıldığını görüyoruz. Bu listedeki arkadaşların birçoğu farklı siyasi düşünceye sahip kişiler. Saadet Partisi’nden, MHP’den, Yeniden Refah’tan hatta aday adaylık sürecinde Ak Partili olup mevcut başkanı değil de başka aday adaylarının sosyal medya paylaşımlarını beğenmiş ya da o isimleri desteklemiş arkadaşlar da var. Belediye başkanı personelin siyasi fikri olamazmış gibi değerlendirip bu farklı tercihlerde bulunanları bu şekilde cezalandırıyor. Sayın başkanın bu tür hadiseleri var. Özellikle Ak Parti aday adaylığı sürecinde Ramazan Gürgöze, Ali Tekataş gibi isimleri destekleyen veya yakın akrabası olan Ak Partili personelleri de sürgün ettiler. Seçimi kazanır kazanmaz birçok personelleri farklı birimlere sürgün etmesi birilerine gözdağı veriyor. Ancak burada en büyük gözdağını cumhurbaşkanına veriyor. Çünkü cumhurbaşkanı balkon konuşmasında farklı fikirlere saygı göstereceklerini, halka tepeden bakmayacaklarını ifade etmişti. Buna rağmen belediye başkanının insanımıza verdiği gözdağının en büyüğünü sayın cumhurbaşkanına vermiş oluyor. Cumhurbaşkanın koymuş olduğu siyaset tarzını kendisinin benimsemediğini, ayrı bir yoldan gideceğini ifade etmiş oldu.
“ONLAR SERTLEŞTİKÇE BİZDE SERTLEŞECEĞİZ”
Bunların temelinde sayın belediye başkanında milli iradeyi, demokrasiyi, şeffaflığı içselleştirmemiş, içine sindirememiş bir siyaset tarzı ve anlayış tarzı olduğunu düşünüyoruz. İnşallah bu hatalardan vazgeçer çünkü beş yıl belediye başkanlığı yapacak bu sürdürülebilir bir şey değil diye düşünüyorum. Türkiye’de birçok şey değişiyor. Yerel yönetimlerde değişiklik oldu, yeni siyasi parti ve aktörler ortaya çıktı. Artık eski Türkiye yok bir önceki dönem artık yok. Çünkü farklı muhalefet partileir var, mevcut partilerin tavırları değişti, yerel seçimlerde siyasi dengeler değişti. Dolayısıyla Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Elazığ’da da biz Yeniden Refah Partisi olarak dürüst, ilkeli ve halka hesap verebilir bir muhalefet anlayışıyla yola çıktık ve bununla devam edeceğiz. Buyursunlar kendileri bu tavırlarına devam etsinler ama biz bu noktada onlar sertleştikçe bizde sertleşeceğimizi ifade etmek isteriz.”
Konuyla ilgili bilgi alınmak istenen Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları ise telefonlara ve mesajlara cevap vermedi.
]]>
Dolandırıcılık olaylarının faillerini yakalamak için çalışmalarını sürdüren Yalova Emniyet Müdürlüğü, suçun işlenmesini önlemeye yönelik faaliyetlere de ağırlık veriyor.
Özellikle Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri, hastane, okul, pazar, feribot iskelesi, işlek caddeler başta olmak üzere insanların yoğun olduğu alanlarda önleyici çalışmalar yürütüyor.
Bu çalışmalarda etkin kullanılan sosyal medya hesapları için içerik üreten Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğündeki 5 kişilik ekip, 5 dakika 36 saniyelik animasyon filmi hazırlayarak, kendilerini polis, hakim, savcı gibi tanıtan dolandırıcılara dikkati çekti. Film, Yalova Emniyet Müdürlüğünün sosyal medya hesaplarında paylaşıldı.
“Animasyon yöntemiyle daha fazla kişiye ulaşabileceğimizi düşündük”
Animasyonu bilgisayarda hazırlayan polis memuru İstemi Kağan Ören, AA muhabirine, dolandırıcılık olaylarına karşı vatandaşları bilinçlendirmek amacıyla bu projeyi hayata geçirdiklerini söyledi.
Mesai arkadaşlarıyla seslendirme, montaj ve kurgu çalışmalarını yürüttüklerini belirten Ören, şöyle devam etti:
“Senaryosunu arkadaşlarımızla yazdık, kurguladık ve çeşitli programlar kullanarak vatandaşlarımızın yararına olan bir animasyon filmi hayata geçirdik. Daha önce böyle bir tecrübemiz yoktu. Arkadaşlarımızla uğraşarak kendi emeğimizle bu seviyeye kadar gelebildik. Böyle bir animasyon yaptığımız için çok gururlandık. Vatandaşlarımızın bilgilendirilmesi için başta hastaneler olmak üzere vatandaşlarımızın yoğun olduğu yerlerde broşür ve afişlerle bilgilendirmeler yapıyoruz fakat suçlar sanal ortama daha fazla kaydığı için biz de animasyon yöntemiyle daha fazla kişiye ulaşabileceğimizi düşündük.”
Seslendirme yapan polis memurlarından Yasemin Türk Kırmaç ise ekip olarak Yalova’yı adım adım dolaşıp insanları bilgilendirdiklerini, bu animasyonun, çalışmalarını destekleyeceğini dile getirdi.
Polis memuru Bülent Nigişgül de seslendirmede görev aldığını ifade ederek, çalışmayı amatör olarak yaptıklarını anlattı.
“Seçimde oy kullanacağınız sandığınız değişti” yazan kısa mesajlara dikkat
Asayiş Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru İdris Akın ise Yalova’da 2023 yılında yaşanan 375 dolandırıcılık olayından çoğunun telefon ve internet dolandırıcılığı olduğunu söyledi.
İçişleri Bakanlığının zaman zaman mail ve SMS gibi yollarla bilgilendirmeler yaptığını hatırlatan Akın, şunları kaydetti:
“Biz vatandaşlarımızın mağdur olmasını istemiyoruz. Mağdur olmalarını önlemek için gerekli çalışmalar da yapıyoruz ancak Asayiş Şubeye geldiklerinde genelde vatandaşlarımız mağdur olmuş oluyor. İmkanlar dahilinde biz de kendimizi geliştiriyoruz ama en önemli konu bu suçun hiç işlenmemesi. Bu suçun işlenmemesi için de vatandaşlarımızı sürekli uyarıyoruz. Biz sadece sahada görev yapmıyoruz, vatandaşımızın bilgilenmesi için stüdyoya giriyoruz, kamera karşısına geçiyoruz, sokaklarda tek tek broşür dağıtıyoruz.”
Akın, çeşitli vaatlerle sosyal medyada paylaşılan veya e-posta yoluyla gelen linklere güvenilmemesi gerektiğini belirtti.
Dolandırılanlar arasında kamu görevlilerinin, öğretim üyelerinin de bulunduğunu ifade eden Akın, “Herkes yanılabiliyor. Bizim tek isteğimiz bu yönde gelen arama veya bağlantılara vatandaşlarımızın itibar etmemesi. Son dönemlerde vatandaşlarımıza ‘Seçimde oy kullanacağınız sandığınız değişti’ şeklinde bilgilendirme SMS görünümünde tuzaklar da kuruyorlar. Bu tuzaklara da vatandaşlarımızın kanmamasını istiyoruz.” diye konuştu.
]]>AA Genel Müdürlüğü AAtölye ve AA’nın İstanbul’un Ümraniye ilçesindeki binasında düzenlenen “AA+ Oryantasyon Programı”nın ilk gününde konuşan AA Genel Müdür Yardımcısı Oğuz Enis Peru, ikincisini gerçekleştirdikleri program kapsamında genç ve dinamik 30 kişiyi kadrolarına katmaktan dolayı gururlu olduklarını söyledi.
Ajansın TBMM’den önce kurulduğunu anımsatan Peru, “Bu kurum her alanda ülke tarihine şahit olmuş, onları kayda geçirmiş, arşivlemiş, ülke ve dünya hedefine sunan bir kurum. Bu açıdan bakıldığında çok kıymetli. Editöryal alandan bakıldığında haberin kaynağı, toptancısı bakış açısıyla dünyada ve Türkiye’de ne olduğuna ilk ulaşan, haberleştiren ve dünyaya duyuran bir kurum.” dedi.
Peru, Türkiye’de haberlerin yüzde 60-70’inin AA menşeili olduğuna işaret ederek, Rusya ile Ukrayna Savaşı, Gazze’de yaşanan trajedi, Azerbaycan’da yaşanan savaş ile Suriye’deki olaylar başta olmak üzere dünyadaki gelişmelerde ajansın birinci kaynak olduğunu, yaşanan gelişmeleri tüm dünyaya aktardığını dile getirdi.
Ajansın çektiği fotoğrafların da dünya basınında manşetlere taşındığına dikkati çeken Peru, dünya haber ajansları arasında en üst sıralarda olma mücadelelerine devam ettiklerini kaydetti.
AA Genel Müdür Yardımcısı Peru, ajansın işleyişi ve yürütülen çalışmalara ilişkin detaylı bilgilendirmede bulundu, eğitimde yer alanlara başarılar diledi.
“Yıllık 104 bini aşkın habere imza atıyoruz”
AA Ankara Haberleri Müdürü Hasan Ay, ajansın Türkiye Haberleri Direktörlüğünün yürüttüğü çalışmaları anlattı.
Bu direktörlüğün Ankara, İstanbul ve 79 ili kapsayan Yurt Haberleri, Parlamento Haberleri ve Kültür Sanat Haberleri şeklinde 5 müdürlükten oluştuğunu anlatan Ay, ajansın yılda yaklaşık 200 bin Türkçe haber ürettiğini kaydetti.
Üretilen haberlerin yarısından fazlasının Türkiye Haberleri tarafından yapıldığını anlatan Ay, “Yıllık 104 bini aşkın habere imza atıyoruz. Arkadaşlarımız, binlerce fotoğraf çekiyor. Bir o kadar video görüntü çekiyor ve bunları bütün dünyaya servis ediyor. Yılda 4 bini aşkın flaş haber veriyoruz.” diye konuştu.
“Dünyada ne oluyorsa AA kameramanları, foto muhabirleri üretim halinde”
Programın ikinci gününde konuşan AA Görsel Haberler Direktörü Fırat Yurdakul, katılımcıların Türkiye’nin en büyük medya kuruluşunda, dünyanın ise en büyük medya şirketlerinden birinde işe başladıklarını söyledi.
Zorlu aşamalardan geçerek gelen ve karşısındaki herkesin birer haberci olduğunun altını çizen Yurdakul, haber ajanslarının çalışma prensibi hakkında bilgi vererek, “Yaptığınız işin yansıması olmazsa siz birer haberci olamazsınız. Ne iş yaparsanız yapın, yaptığınız işin çok güçlü şekilde yansıdığından, insanları etkilendiğinden, insanlara dokunduğundan, AA’da bu yaptığınız işle gelir ve görünürlük sağladığınızdan emin olun. Habercilik şiarından lütfen uzaklaşmayın.” diye konuştu.
Yurdakul, Görsel Haberler Direktörlüğünün AA’nın en büyük direktörlüklerinden biri olduğunu belirterek, her gün Time dergisinde, Guardian’da, Bild’de ve News Week’te AA’nın bir fotoğrafının ve videosunun yer aldığını, AA’nın uluslararasılaşmış ekibinin Görsel Haberler Direktörlüğü olduğunu ve bütün dünyaya, dünyadan içerik üretip dağıttığını ifade etti.
Gazze’de 52, Ukrayna’da 17 foto muhabiri ve kameramanın AA için görev yaptığını anımsatan Yurdakul, “Dünyada ne oluyorsa AA kameramanları, foto muhabirleri şu anda üretim halinde ve bunları üretiyor, merkezde işliyor. Sadece Türkiye medyasına değil bütün dünya medyasına çok güçlü şekilde aktarıyor. Bunun zaten çok kısa sürede farkına varacaksınız. Sizler de kendi çalıştığınız birimler içerisinde bu döngüye, bu işletme tekniğine katkı vermeye, onu büyütmeye konsantre olun.” tavsiyesinde bulundu.
“AA’nın arşivinde 13 milyon görsel içerik var”
Yurdakul, Görsel Haberler Direktörlüğünün altında 4 müdürlüğün bulunduğunu, Fotoğraf Haberleri Müdürlüğünün 1000 çalışanıyla AA’nın en büyük müdürlüklerinden biri olduğunu aktararak, Görüntülü Haberler Müdürlüğü’nde 750 ise çalışan olduğunu, sokaktaki foto muhabirleri ve kameramanların bu ekibin parçası ve ajansın da sahadaki büyük güçleri olduklarını kaydetti.
Grafik Haberleri Müdürlüğü ve Arşiv Haberleri Müdürlüğü adında 2 yeni müdürlüğün daha kurulduğunu belirten Yurdakul, “Arşiv konusu bizim için çok önemli. Çünkü AA’nın arşivinde 13 milyon görsel içerik var. Türkiye’nin zaten en büyüğü, dünyanın da en büyük görsel arşivlerinden biri AA’da. Bunu dünyaya daha çok göstermek, tanıtmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Grafik Haberleri Müdürlüğünün çalışmaları hakkında da bilgilendirme yapan Yurdakul, AA+’dan gelenlere çok güvendiğini, önceki dönemde gelenlerin güzel işler yaptığını ve bu dönem gelenlerden de dünyayı etkileyecek insanların çıkacağına inandıklarını ifade etti.
2 gün süren eğitimde AA’nın kurumsal yapısı tanıtıldı
Eğitim programının ilk gününde İnsan Kaynakları ve Değişim Yönetimi Direktörlüğü, İdari İşler Direktörlüğü, Satın Alma ve Envanter Yönetimi Direktörlüğü, Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörlüğü, Stratejik İletişim ve Marka Yönetimi Direktörlüğü, Finans Direktörlüğü, Global Haberler Direktörlüğü, Dijital Haberler Direktörlüğü ve Haber Merkezi direktörlüklerince sunum yapıldı.
Programın ikinci gününde ise HAS kullanımı, EBYS ve e-imza süreçleri hakkında bilgi verildi, Akademi ve Yayın Koordinatörlüğü, Hukuk ve Uyum Müşavirliği, Teknoloji ve İnovasyon Direktörlüğü, Sistem ve Siber Güvenlik Direktörlüğü, Ekonomi-Finans Haberleri Direktörlüğü, Spor Haberleri Direktörlükleri ile Yayınlar ve Prodüksiyonlar Koordinatörlüğü ve Strateji ve Yönetim Geliştirme Müdürlüğünce sunum gerçekleştirildi.
]]>On bir ayın sultanı Ramazan’a günler kala 450 yıllık Osmanlı geleneği mahyalar tarihi camileri süslemeye devam ediyor. İbadete 86 yıl sonra 24 Temmuz 2020 tarihinde yeniden açılan Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nin minarelerine yıllar sonra ilk kez mahya asılmıştı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü koordinesinde, Türkiye’nin son mahya ustası Kahraman Yıldız ve ekibi tarafından mahya hazırlandı. Usta ve ekibi mahyayı asmak için önce minareye çıktı. Daha sonra mahya, saatler süren çalışmayla Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nin iki minaresi arasına yerleştirildi. Ramazan ayının öncesinde tarihi camiye, ‘La İlahe İllallah’ yazılı mahya asıldı. Asılan mahya Ramazan ayı boyunca değiştirilmeden aynı şekilde kalacak.
“Osmanlı İmparatorluğu’nda padişahların camilerini süslemek için talimatlandırdığı bir sanat”
Mahya asılma geleneği hakkında bilgi veren Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul 1. Bölge Müdür Yardımcı Levent Çetin, “Mahya hazırlıklarımız bütün yıl boyunca devam ediyor. Yılın 11 ayı ustamız atölyede mahyaların bakımlarını, onarımlarını ve tamirlerini yapıyor. Daha sonra da Ramazan ayına yaklaştığımız bu tarihlerde de camilerimizde yerinde asma işlemlerimizi yapıyoruz. 7 selatin camiinin 5 tanesinde, 5 farklı yazı Ramazan ayı boyunca dönecek. Sultanahmet Camii ve Ayasofya Camii’nde mahya sabit olarak kalacak. Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak her Ramazan olduğu gibi bu Ramazan’da da 7 selatin camiinin minareleri arasına mahya asacağız. Bu konunun Türkiye’de yaşayan tek örneği olan Kahraman ustayla beraber Ramazan ayı boyunca her camide 5 farklı metin olacak şekilde mahyalarımızı asacağız. Bu gelenek 1500’lü yılların sonlarına doğru Osmanlı İmparatorluğu döneminde padişahların, camilerini süslemek için talimatlandırdığı bir sanat” ifadelerini kullandı.
“Ayasofya Camii’ne ‘La İlahe İllallah’ ve Sultanahmet Camii’ne de ‘Muhammedun Resulullah’ mahyalarını asacağız”
Yaptığı çalışmalar hakkında bilgi veren mahya ustası Kahraman Yıldız, “Ayasofya Camii’ne biz evvelki sene ilk defa mahya astık. Kadir gecesinde ‘La İlahe İllallah’ mahyası asmıştık. Bu mahya çok beğeniliyordu. Çok uzun süre, geceleri yaktılar. Bu sene de Ramazan geliyor. Allah izin verirse bir hafta sonra Ramazan olacak. Ayasofya Camii’ne yine ‘La İlahe İllallah’ ve Sultanahmet Camii’ne de ‘Muhammedun Resulullah’ mahyalarını asacağız. Bu mahyalar bir ay boyunca kalacaklar. Diğer 5 camimizde bulunan yazılarımız farklı olarak 5 yazı yazacağız. Bir ay boyunca Sultanahmet Camii ve Ayasofya Camii değişmeyecek. Bu senenin Ramazan ayının teması, ‘Ramazan ve ahiret bilinci’ olarak geçiyor. Diyanet İşleri Başkanlığının belirlediği bir temadır. Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul 1. Bölge Müdürlüğü tarafından uzun yıllardır mahya yapılmaktadır. Hala Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından sanatımızı devam ettirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
]]>Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığının talimatları ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüslerin sürekli olarak denetlenmesi ve araç sürücüleri üzerinde ‘Algılanan yakalanma riski duygusunun yoğun şekilde hissettirilmesi’ amacıyla; 2023 yılı içerisinde Nevşehir Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce farklı illere 45 adet sivil trafik polisi görevlendirilerek otobüs denetimi planladı. 2023 yılında planlanan denetimlerin tamamı yapılırken, denetimlerde kusuru görülen 44 otobüs sürücüsüne de cezai işlem uygulandı.
Denetimler artarak devam edecek
Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı tarafından, trafik güvenliğinin sağlanmasına yönelik alınan tedbirlerin uygulanması 2024 yılında da devam ediyor. Bu tedbirler çerçevesinde Nevşehir Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüs şoförlerinin, seyahat boyunca trafik güvenliğine ilişkin davranışları, kural ihlali yapıp yapmadığının, varsa ihlallerinin tespit edilmesi için sivil trafik denetim personeli görevlendirdi. Görev çerçevesinde Nevşehir Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce, önce Nevşehir’den Ankara’ya, daha sonra da Ankara’dan Nevşehir’e gelecek özel bir firmaya ait otobüste denetim yapmak üzere sivil trafik polisi görevlendirdi.
Sürücüye teşekkür etti
Görevli Trafik Polisi Mehmet Koçak, seyahat süresince otobüs şoförünün kural ihlali yapıp yapmadığını denetledi. Görevli trafik polisi Koçak, otobüs Nevşehir Otogarı’na girince kendisini tanıttı ve Ankara’dan Nevşehir Otogarı’na kadar geçen seyahat süresince hiçbir kural ihlali yapmayan otobüs sürücüsü Mehmet Yeşiltepe’ye teşekkür etti. Otobüs içerisinde bilgilendirme yapan Sivil Trafik Polisi Mehmet Koçak, “Ben Nevşehir Emniyet Müdürlüğünde trafik polisi olarak görev yapmaktayım. Ben de sizlerle birlikte seyahat ettim. Bu seyahatimden otobüs firmasının ve şoförün bilgisi yok. Amacım seyahat esnasında otobüs şoförünün, trafik kural ihlali yapıp yapmadığını, şoförün ve yolcuların emniyet kemeri takıp takmadıklarını tespit etmekti” dedi.
“Kendi güvenliğiniz için 112’ye ihbarda bulunun”
Otobüslerin karışmış oldukları trafik kazalarında emniyet kemeri takılmadığından araçtan savrulmaların ve araçların altında kalmak suretiyle yaralanma ve ölümler olduğunu söyleyen Trafik Polisi Mehmet Koçak, “Seyahatimiz başladığı andan itibaren seyahatimiz bitene kadar, emniyet kemeri takmak zarurettir ve zorunludur. Bu seyahatimizde şoför arkadaşımızın kural ihlali yaptığına rastlamadım. Bu nedenle sizlerin adına kendisine çok teşekkür ediyorum. Bundan sonraki seyahatlerinizde de otobüs şoförlerinin kural ihlali yaptığı zaman 112 çağrı merkezini arayarak ihbarda bulunabilirsiniz. Bu şekilde kendi güvenliğinizi sağlayabilirsiniz” şeklinde konuştu.
Seyahat süresince denetlendiğinin farkında olmayan otobüs sürücüsü Mehmet Yeşiltepe de yapılan denetimden çok memnun olduğunu söyledi. Yeşiltepe; “Kontrol ve denetim çok güzel bir şey. Her zaman yapılsa daha güzel olur. Bu uygulama hem bizler için hem de yolcular için çok iyi. En azından bu denetlemeler sayesinde trafik kazaları had safhada olmaz” şeklinde konuştu. – NEVŞEHİR
]]>Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı İlçe Emniyet Müdürlükleri geçtiğimiz 2 gün boyunca uyuşturucu ve asayiş denetimi gerçekleştirdi. Savaştepe İlçe Emniyet Amirliğine bağlı görevlilerce; Fatih Mahallesi Osmanlı Caddesi üzerinde şüpheli bir araçta bulunan 2 şahsın kimlik kontrollerinin yapıldığı esnada araç içerisinden bir adet payp ve 2.1 gram metamfetamin maddesinin yere atıldığı görüldü. Ekipler 2 şahsı gözaltına alırken uyuşturucu maddelere el koydu.
Bandırma İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri Çınarlı Mahallesi 63. Sokak üzerinde yapılan kontrollerde durumundan şüphe ettikleri bir şüphelinin kaba üst aramasında 2 tablet halinde toplam 24 adet lyrıca sentetik hap elde geçirdi. Ayrıca polis ekipleri Çınarlı Mahallesinde durumundan şüphelenerek durdurulan O. G. (27) isimli şahsın kaba üst aramasında; 0.35 gr metamfetamin maddesi ve uyuşturucu madde kullanma düzeneği ele geçirildi.
Gönen İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri Kurtuluş Mahallesi Bandırma Yolu uygulama noktasında dur ihtarına uymayarak kaçan bir araç, Karşıyaka Mahallesi kavşağı civarında ekiplerce durduruldu. Araç içerisinde bulunan S. E. T. (26) ve H. K. (25) isimli şahısların kaba üst aramasında; S. E. T.’nin üzerinde 3 gram esrar maddesi ele geçirildi.
Havran İlçe Emniyet Müdürlüğü geçtiğimiz gün saat 02: 00 sularında Havran Devlet Hastanesinden Silahlı Yaralama vakası bildirilmesi üzerine yapılan incelemede, yaralı E. Y.’nin sol omuz tek giriş şekilde yaralı olduğu ve U. A., R. K. ve A. S. tarafından hastaneye getirildiği öğrenildi. U. A. isimli şahısla yapılan görüşmede E. Y.’ye ait ikamette dört kişi birlikte uyuşturucu içtikleri, E. Y.’ye ait silahla oynadığı sırada silahın yanlışlıkla ateşlendiğini ve şahsı yanlışlıkla yaralandığını, daha sonra hastaneye götürmek için ikametten ayrıldıkları ve ayrıldıkları sırada silahı ikamette bıraktığını öğrenildi. U. A. isimli şahsın yapılan üst araması sonucunda 11.4gr metamfetamin uyuşturucu maddesi ele geçirildi. Ayrıca olay yeri olan ikamette yapılan kontrollerde 2 uyuşturucu içme aparatı olan payp ele geçirildi ve ikamet bahçesinde bulunan 2 motosiklet ise incelendiğinde Edremit ilçesinden 2023/1767 ve 2024/362 suç numarası ile çalıntı olduğu tespit edildi. Olay yerinde yapılan araştırmada suç aleti silah bulunamadı. Ekipler, Cumhuriyet Savcılığının talimatları doğrultusunda olayla ilgili soruşturma başlattı.
Edremit İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, geçtiğimiz gün gece saatlerinde yaya olarak devriye attıkları sırada Akçay Şenpazar civarında iki şahsın kaba üst araması yapılmak istendiği sırada kaçmaya başlayan Y. T. (18) isimli şahıs, kovalamaca sonucu olay yerine sevk edilen ekiplerce yakalandı. Kaçan şahsın çantasında yapılan kontrollerde paketlere sarılı halde 3 ruhsatsız tabanca olduğu ele geçirilerek 2 şüpheli şahıs gözaltına alındı.
Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğü, emniyet, asayiş ve kamu düzeninin sağlanması için suçluların yakalanmasına yönelik çalışmalarına aralıksız olarak devam edeceğini bildirdi. – BALIKESİR
]]>İçişleri Bakanı Yerlikaya sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Bursa’da eş zamanlı olarak düzenlenen “Kafes-46” operasyonlarında; elebaşılığını Bülent Çetkin’in yaptığı Organize Suç Örgütü, elebaşılığını Osman Deliçay’ın yaptığı Organize Suç Örgütü ve elebaşılığını Muhammet Tayyar Türkeş’in (Yurtdışı firar) yaptığı 3 ayrı Organize Suç Örgütü çökertildiğini kaydetti.
Operasyonlarda 2 örgüt elebaşının da içerisinde bulunduğu 47 şüpheli yakalandığını da belirten Bakan Yerlikaya şu ayrıntıları paylaştı:
“Aziz Milletimizin Bilmesini İsterim ki; hangi büyüklükte olursa olsun, ailelerimizin huzurunu kaçıran organize suç örgütlerine, çetelere milletimizin duası ve desteğiyle nefes aldırmayacağız. Organize Suç Örgütlerine karşı şafak sökerken de gün batarken de operasyonlarımız aralıksız devam edecek.
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinesinde; Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu Organize Suç Örgütlerinin; resmi yollardan işletmelere ortak oldukları, ilerleyen süreçte işletmenin diğer ortaklarını tehdit ederek işletmeden el çektirdikleri, sözde mahkeme kurarak anlaşmazlıkları olan şahıslar hakkında karar verdikleri ve bunun karşılığında para talep ettikleri, şahıslar arasındaki alacak verecek meselesine taraf olarak, şiddet ve cebir yolu ile alacakları temin ettikleri, silah ile kasten yaralama eylemlerini gerçekleştirdikleri ve şahıslardan tehdit yoluyla haraç alarak haksız menfaat elde ettikleri tespit edildi.
Operasyonlar sonucu; 15 adet ruhsatsız tabanca, 2 adet otomatik tüfek ve 1 adet suikast kalem tabanca ile çok sayıda çelik yeleğe el konuldu.
Operasyonları düzenleyen Kahraman Polislerimizi tebrik ediyorum. Milletimizin duası sizlerle.”
Öte yandan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı da operasyonlara ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada şöyle denildi: “
Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Yönetme, TCK’nın 220. Maddesi ve Nitelikli Yağma’ suçlarından
yürütülen soruşturmalar kapsamında; Cumhuriyet Başsavcılığımızın talimatı Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce 3 ayrı suç örgütüne mensup 55 şüpheliye yönelik Bursa Merkez ve Gemlik ilçemizde 24.02.2024 tarihinde gerçekleştirilen operasyonda; Suç örgütü elebaşları B.Ç.,O.D. olmak üzere 47 şüpheli yakalanmış olup, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde adli işlemleri halen devam etmektedir. Diğer suç örgütü lideri M.T.T. dahil olmak üzere 8 şüpheliyi yakalama
çalışmaları devam etmektedir. Soruşturma kapsamında yapılan aramalarda; 10 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet kalem tabanca, 4 adet kurusıkı olduğu değerlendirilen tabanca olmak üzere toplam 15 adet tabanca, 13 adet av tüfeği, 1 adet çelik yelek, çok sayıda fişek ve
bir miktar para ele geçirilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturmanın titizlikle yürütüldüğü, soruşturmanın safahatı ve sonucu hakkında bilgi verilecektir” – BURSA
]]>Emniyet Genel Müdürlüğünce Bitlis Emniyet Müdürlüğüne tahsis edilen kontrol botu, Türkiye’nin en büyük iç suyu olan Van Gölü’nde kullanılmaya başlandı.
“Şehit Çarşı ve Mahalle Bekçisi İsa Budak”ın isminin verildiği 12 metre uzunluğa sahip olan botta, gece görüş kamerası, çevre güvenlik, radar, sonar ve otomatik yangın söndürme sistemleri bulunuyor.
Sualtı Grup Amirliği’nde “kurbağa adam” olarak görev yapan 6 polis memuru ve 3 deniz polisi, tam donanımlı kontrol botu ile Van Gölü’nde uyuşturucu, göçmen, silah ve akaryakıt gibi her türlü kaçakçılık suçunun önlenmesinde, suya atılan ceset veya delil niteliği taşıyan suç aletlerinin bulunmasında önemli rol oynuyor.
Kaçak avlanmanın önlenmesi için çalışma yürüten kurbağa adamlar ve deniz polisleri, gölde yaşanabilecek kazalara, arama kurtarma ve boğulma olaylarına anında müdahale edebilmek için hazır bekliyor.
Van Gölü’ne açılarak gerçekleştirdikleri dalışlarla sürekli kendilerini geliştiren kurbağa adamlar, yüksek manevra kabiliyetine sahip botla gölde çalışmalarını sürdürüyor.
Bitlis Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube Müdürü Soner Ersoy, AA muhabirine, Van Gölü’nde suç ve suçluyla azim ve kararlılıkla mücadele ettiklerini söyledi.
Emniyet Genel Müdürlüğünün illerin deniz taşıtı ihtiyacını karşılamak için Savunma Sanayii Başkanlığının yürüttüğü “Kontrol Botu Projesi”ne dahil olduğunu belirten Ersoy, “Bu kapsamda Emniyet Genel Müdürlüğü, Koruma Daire Başkanlığı, Bitlis Valiliği ve İl Emniyet Müdürlüğümüzün desteğiyle Bitlis’e yüzde 100 yerli ve milli bir kontrol botu kazandırılmıştır. 12 metre uzunluğa, 35 knot (saatte 1 deniz miline eşit hız birimi) hıza ve yüksek manevra kabiliyetine sahip teknemiz, deniz polisimizin yapacağı hizmetlere önemli katkı sunacaktır.” dedi.
“Van Gölü’nde huzur ve güvenin teminatıyız”
Deniz polisinin, Van Gölü ve kentteki iç sularda özellikle akaryakıt, göçmen, silah ve uyuşturucu gibi her türlü kaçakçılık suçlarıyla kararlılıkla mücadele ettiğini dile getiren Ersoy, şöyle konuştu:
“Ekibimiz, suya atılan ya da suda gizlenen cesetler ile suç aletlerini bularak delil niteliğini kaybetmeden ilgili birimlere teslim etme konusunda da görevlidir. Her türlü deniz taşıtını kontrol etmek, ülkeye giriş ve çıkışlarda pasaport kontrolü yapmak, deprem ile su baskınlarında arama kurtarma faaliyetinde bulunmak ve devlet büyüklerimizi korumak gibi görevlerimiz de bulunmaktadır. Türkiye’nin en büyük iç suyu olan Van Gölü’nde suç ve suçluyla azim ve kararlılıkla mücadele ediyoruz. Hiçbir suçluya göz açtırmayacağız. Vatandaşımızın Van Gölü ve çevresinde huzur ve güvenle yaşamasını temin etmek en öncelikli görevimizdir.”
Kurbağa adamlar ile deniz polislerinin Van Gölü’nde eğitimler gerçekleştirdiğini kaydeden Ersoy, “Gemi ve kurbağa adamlarımızla Van Gölü’nde huzurun ve güvenin teminatıyız. Halkımızın, huzur içinde yaşaması için 24 saat esasına göre göreve her an hazır şekilde beklemekte ve suçlulara göz açtırmamaktayız.” diye konuştu.
]]>