Edirne Sağlık Müdürü İshak Yıldırım, AA muhabirine MHRS’de yeni bir dönemin başladığını ifade etti.
Uygulamanın hastalara randevu almada avantaj sağlayacağını belirten Yıldırım, “Hasta MHRS’den randevu aldığı zaman bir gün öncesinden 20.00’ye kadar bunu onaylaması gerekiyor. Eğer onaylamazsa randevu boşa düşüyor ve randevu aldığı saatten bir saat öncesine kadar yeni hastalara sıra verebiliyoruz. Yeni sistemle günlük olarak çok daha fazla hastamız randevu alarak hekime ulaşabilecek.” dedi.
Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesine gelen hastalardan Mehmet Çetin ise uygulamayı beğendiğini söyledi.
Kurala herkesin uyması halinde aksaklık yaşanmayacağını vurgulayan Çetin, “Bazı aksaklıklar bu sistem sayesinde ortadan kalkacak. Uygulama güzel görünüyor. Herkes kurallara riayet etmeli. Bu sayede daha kolay randevu bulacağız ve sağlık sorunlarımızı giderebileceğiz.” diye konuştu.
Gülten Uskan da uygulama sayesinde ihtiyacı olan hastaların hızlı şekilde randevu bulup muayene olabileceğini ifade etti.
Kırklareli
Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Zeliha Türkyılmaz, Onaylı Randevu Sistemi ile sağlık hizmetleri kapasitesinin daha verimli kullanılmasının sağlanacağını, hastanelere ve hekimlere erişimin daha etkin hale geleceğini kaydetti.
Muayene randevusu oluşturarak onaylamayan kişilerin randevularının sistem üzerinden otomatik iptal edileceğini dile getiren Türkyılmaz, şöyle devam etti:
“Hastanelere ve hekimlere daha kolay ulaşabilmek ve zamanı doğru kullanabilme imkanı sunmak amacıyla yeni uygulama başlatıldı. Kapasitenin daha verimli kullanılmasını sağlayacağını ön görüyoruz. Hizmet bekleyen hastaların erişiminin kolaylaşacağını düşünüyoruz bu sayede. Randevu tarihinden bir gün önce akşam 20.00’ye kadar internet sitesi, mobil uygulama ya da ALO 182’den hastanın oluşturduğu randevuyu onaylamasını bekliyoruz. Onaylamazsa gelmeyeceği anlamına geliyor. Onaylar ise ertesi gün randevu saatinde muayene hizmetini alabilecektir. Hastamız muayene olacağı tarihten önceki 48 saat içerisinde randevu aldıysa tekrar onay yapmasına gerek kalmaksızın randevu saatinde muayene olabilecek.”
Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesine muayene olmak amacıyla müracaat eden Mesut Avcı da yeni sistemin çok faydalı olacağını düşündüğünü anlattı.
Randevu oluşturarak gitmeyenlerin diğer hastaların da haklarını engellediğine işaret eden Avcı, MHRS üzerinden randevusunu onaylayarak hastaneye geldiğini, yeni sistemde hiçbir sorun yaşamadığını söyledi.
Mustafa Bil de güzel bir uygulama olduğunu belirterek, “Bir gün öncesinde randevuyu onaylayarak geleceğinizi teyit ediyorsunuz. Böylece diğer hastaların da haklarına girmemiş oluyoruz.” ifadesini kullandı.
Tekirdağ
Tekirdağ İl Sağlık Müdürü Ali Cengiz Kalkan da MHRS’nin telefon ve internet erişiminin olduğu her yerde yepyeni bir özellik kazandığını, yeni sistemle hekimler ve hastaların vakitlerini daha verimli kullanabileceğini dile getirdi.
Randevusunu onaylayıp gelmeyen hastaların 15 gün boyunca aynı branştan randevu alamayacağını anımsatan Kalkan, “Yapılan çalışmalarda, geçtiğimiz yıllarda randevu alıp muayeneye gelmeyen hastalarımızın MHRS’yi kullanan hastaların yüzde 30’unu oluşturduğu tespit edildi. Yeni sistemde randevuların iptal edilmesinin ardından boşalan kapasite, bekleyen hastalar için kullanılacak.” şeklinde konuştu.
]]>(İSTANBUL) – İstanbul Tabip Odası’nın (İTO) yayınladığı belgeyle bir hastanede 10 dakika içerisinde bir doktora 4 farklı randevu verildiği ortaya çıktı. İTO Yönetim Kurulu Üyesi Ertuğrul Oruç, Sağlık Bakanlığı’na çağrı yaparak “Burada yapılması gereken şey meslektaşlarımızın üzerine daha çok yük bindirmek değil, hastalara daha az vakit ayıracak şekilde düzelme yapmak değil; sağlıktaki bu muayene üzerinden yürüyen sistemi değiştirmek” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Gidiyorlarsa gitsinler” dediği doktorların sayısındaki yetersizlik, sağlık sistemini olumsuz etkilemeye devam ediyor. Hastanelerdeki yığılmanın önüne geçilmesi amacıyla Sağlık Bakanlığı’nın 6 Ekim 2022’de aldığı kararla randevu süre aralığı 10 dakikadan 5 dakikaya düşürülmüştü.
Mağduriyetle ilgili İTO’nun sosyal medya hesabından bugün paylaşılan fotoğrafta da bir eğitim araştırma hastanesinin randevu ekranı yer aldı. Buna göre, bir doktora 10 dakika içerisinde 4 farklı hasta için randevu verildi.
“SORUNLARIN SEBEBİ HEKİMLER DEĞİL”
Konuya ilişkin İTO Yönetim Kurulu üyesi Ertuğrul Oruç, ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Bu kadar kısa sürede muayene yapılamayacağını vurgulayan Oruç, şunları dile getirdi:
“Olsa olsa bir selamlama, yüzünüzü görme olabilirken ancak. Niye böyle bir uygulamaya gidildi, o önemli aslında. Bugün geldiğimiz süreçte, sağlıkta İstanbul’da randevu bulmak çok sıkıntı kamu hastanelerinde. Sağlık Bakanlığı da yürüttüğü politikaların bir sonucu olarak sıkışmış durumda. Sağlığı bu şekilde yürütemiyor. Bunun sorumluluğunu da doktorların üstüne yüklemek gibi bir çözüm kendince bulmuş durumda. Tabii biz bunu kabul etmiyoruz. Yaşanan sıkıntıların, sağlık sistemindeki sorunların sebebi hekimler değil; meslektaşlarımız değil. Keza zaten hastalar hiç değil. Biz hastalarımıza 1-2 dakika süre ayırmak istemiyoruz. Hiçbir hastanın da böyle bir hak gasbına uğramasını istemiyoruz. Sonuçta şifa bulmaya gelen hastalar 1-2 dakikada şifa bulamayacak. Hem de meslektaşlarımız şifa bulacak şekilde muayene edemeyecek. Yani her iki tarafın da mağdur olduğu bir sistem yaratılmış oldu”
“ESAS SUÇLU BAKANLIK”
Bu durumu protesto etmek için yarın Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi önünde eylem yapacaklarını söyleyen Oruç, sağlıkta şiddete de dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şifa bulmaya gelen hasta randevusuna baktığında 10 dakikalık randevu görüyor fakat geldiğinde bakıyor ki, o 10 dakikanın içinde 4 tane daha hasta var ve o bir şekilde doktoru görmek için çırpınmaya başlıyor. Doktor da muayene edemeyeceği bir süre olduğu için yeteri kadar süre ayıramıyor. Burada çıkan bu tartışma şiddetle sonuçlanıyor çoğu zaman. Hatta fiziki şiddete kadar varan bir sonuca ulaşıyor. Tam da aslında söylediğimiz şey. Yani ne hekim suçlu burada ne de hasta suçlu. Burada esas suçlu olan Bakanlığın böyle bir sistemi bize dayatması, hem hastalara hem meslektaşlarımıza dayatması. İki yıl önceki rakamlara göre Türkiye’de çok ciddi bir muayene sayısı var şu anda yıllık. Yıllık Türkiye’de 850 milyon muayene yapılıyor, özel ve kamu hepsi dahil. 85 milyonluk bir ülke olduğunu düşünürsek herkes bir yılda 10 kere muayeneye gidiyor demektir. Böyle bir sağlık sisteminin yürümesi imkansız tabii ki de. Burada yapılması gereken şey meslektaşlarımızın üzerine daha çok yük bindirmek değil, hastalara daha az vakit ayıracak şekilde düzelme yapmak değil; sağlıktaki bu muayene üzerinden yürüyen sistemi değiştirmek. Aile hekimliklerini güçlendirmek gerekiyor. Herkesi hastaneye çağırmamak gerekiyor. Gerekli gereksiz randevu vermemek gerekiyor”
TİP, MECLİS’E TAŞIDI
Oruç, İTO olarak taleplerini ve önerilerini aktarmak için de Sağlık Bakanlığı yetkililerine seslenerek randevu istedi. Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil de konuyu TBMM gündemine taşıyarak Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
]]>CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, TÜVTÜRK istasyonlarında 2023 yılında 12 milyon 159 bin 664 aracın muayeneye girdiğini belirterek, “Kötü ekonomi yönetiminin bedelini 2023 yılında iki kez MTV ödeyerek yaşayan araç sahipleri, geride bıraktığımız yılda TÜVTÜRK’e de muayene ücreti için toplam 13 milyar 540 milyon 62 bin 67 lira ödedi. Bu miktar aynı zamanda 12 milyar 283 milyon 843 bin liralık 2024 Cumhurbaşkanlığı bütçesinden fazla, 6 milyar 637 milyon 60 bin liralık 2023 yılı Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ise iki katı kadar.” açıklamasını yaptı.
CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen’in, TÜVTÜRK’ün muayene rakamlarına ilişkin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesine yanıt geldi. Bakan Uraloğlu, 2023 yılında 12 milyon 159 bin 664 aracın TÜVTÜRK istasyonlarında muayeneye girdiğini bildirdi.
Başevirgen yaptığı açklamada, TÜVTÜRK’ün araç muayene istasyonlarının 20 yıllık işletim hakkını Türkiye Özelleştirme İdaresi Başkanlığından 2007 yılında 552 milyon 150 bin dolara satın aldığını hatırlattı. Araç muayene işlemlerinin TÜVTÜRK’ün tekelinde olması nedeniyle oluşan haksız rekabet ortamından vatandaşların zararlı çıktığını vurgulayan Başevirgen, “Muayene ücretlerindeki artışlar ne memur maaşlarında ne emekli maaşlarında ne de asgari ücret maaşlarında yaşanıyor.” dedi.
“10 DAKİKALIK İŞLEM KARŞILIĞINDA ALINAN ÜCRETLER NE AKLA NE VİCDANA SIĞAR”
2023 yılı muayene verilerini paylaşan Başevirgen, “Yapılan 10 dakikalık işlem karşılığında araç başına alınan ücretler ne akla ne vicdana ne de vatandaşın gelir düzeyine uymuyor.” ifadesini kullandı. Başevirgen, 2023 yılında muayene ücretlerinin otomobil, kamyonet, römork-yarı römork, özel amaçlı araç, karavan, minibüs, ambulans, itfaiye aracı için bin 130 lira 44 kuruş; otobüs, çekici için bin 528 lira 1 kuruş; motorlu bisiklet, traktör, motosiklet için ise 575 lira 84 kuruş olduğunu aktardı.
“KÖTÜ EKONOMİ YÖNTİMİNİN BEDELİ”
Otomobil sahiplerinin Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) ve muayene ücretleriyle cezalandırıldığını söyleyen Başevirgen, “Kötü ekonomi yönetiminin bedelini 2023 yılında iki kez MTV ödeyerek yaşayan araç sahipleri, geride bıraktığımız yılda TÜVTÜRK’e de muayene ücreti için toplam da 13 milyar 540 milyon 62 bin 67 lira ödedi. Bu miktar aynı zamanda 12 milyar 283 milyon 843 bin liralık 2024 Cumhurbaşkanlığı bütçesinden fazla, 6 milyar 637 milyon 60 bin liralık 2023 yılı Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ise iki katı kadar.” ifadelerini kullandı.
“TÜVTÜRK’ÜN VATANDAŞLARDAN ALDIĞI TUTAR BİRÇOK KAMU KURUMU BÜTÇESİNDEN FAZLA”
Başevirgen, TÜVTÜRK’ün 2023 yılında vatandaşlardan aldığı tutarın Cumhurbaşkanlığı bütçesi dışında da birçok kamu kurumu bütçesinin üzerinde olduğunu belirtti. Başevirgen, bazı kamu kurumlarının 2023 yılı bütçelerine ilişkin “2023 yılında; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bütçesi 5 milyar 480 milyon 588 bin lira, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı 7 milyar 729 milyon 120 bin lira, Sahil Güvenlik Komutanlığı 4 milyar 986 milyon 900 bin lira, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı 8 milyar 75 milyon 405 bin lira, Gelir İdaresi Başkanlığı 13 milyar 8 milyon 334 bin lira, Göç İdaresi Başkanlığı 9 milyar 508 milyon 170 bin liraydı.” bilgisini verdi.
“FİYATLAR ARAÇ SAHİPLERİNİ KONTAK KAPATMAYA İTİYOR”
Başevirgen, “TÜVTÜRK’ün internet sitesinde ’10 yıllık işletim döneminde (2017-2027) araç muayene gelirlerinin yüzde 50’si devlete aktarılmaktadır’ ifadesi yer almasına rağmen gelirin ne kadarının Hazine ve Maliye Bakanlığına aktarıldığını bilmiyoruz. Bu konuda Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiğiniz soru önergeleri de yanıtsız kaldı. Vatandaşlarımız zorunlu trafik sigortası, TÜVTÜRK’ün muayene ücretleri, MTV, akaryakıttaki fahiş fiyatlar altında eziliyor, araç sahiplerini kontak kapatmaya itiyor.” dedi.
]]>
TBMM Genel Kurulunda, Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine devam ediliyor.
Teklifin birinci bölümünün tümü üzerinde Saadet Partisi Grubu adına söz alan Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun, hekimlerin iş yükünün arttığını söyledi.
Sağlık sisteminin ana unsuru olan personele yapılan ödemenin düştüğünü savunan Torun, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet dolayısıyla “beyaz kod” başvurusunun yükseldiğini öne sürdü.
İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, sağlık sisteminde bozulmalar yaşandığını iddia etti.
Muayene randevusu alınmasında vatandaşların sorunlar yaşandığını dile getiren Türkkan, “Hekimler 5 dakikada bir muayene yapmak zorunda, bazen bu 2 dakikaya düşüyor. Bir hekim, bir hastayı 2 dakikada nasıl muayene edecek?” diye sordu.
Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarının yaşandığını anımsatan Türkkan, hekimlerin muayene yapmaya korktuğunu savundu.
Hekimlerin mobbing ve şiddet yüzünden yurt dışına gitmenin yollarını aradığını ileri süren Türkkan, “Hekimlerin gördüğü şiddet konusunda toplumda bireylerin yeterli tepkiyi göstermediğini düşünüyorum.” ifadesini kullandı. Lütfü Türkkan, teklifin yeterli hizmetleri verecek maddeleri içermediğini söyledi.
“Ebelerin normal doğuma daha aktif katılmalarına imkan tanınmıştır”
MHP Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu, teklifin 10 farklı Kanun’da değişiklik öngördüğünü bildirdi.
Sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve kalitesinin artırılmasına yönelik önemli gelişmelerin sağlandığını vurgulayan Zırhlıoğlu, sağlık alanında fiziki ve beşeri alt yapının iyileştirildiğini anlattı.
Zırhlıoğlu, sağlık hizmetlerinin geliştirilmesinin, sağlık çalışanlarına verilen önem ve değerle doğru orantılı olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Teklifle, mesleğini serbest olarak icra eden diş hekimlerinin ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde diş hekimi çalıştırılabilmelerine, ebelerin görev tanımlarının güncellenmesine ve normal doğuma daha aktif olarak katılmalarına imkan tanınmıştır. Pek çok konu başlığını içeren kanun teklifi vatandaşlarımızın daha etkin sağlık hizmeti almasını sağlamak, sağlık çalışanlarımızın çalışma şartlarının iyileştirilmesi, sağlık sistemimizin daha iyi, etkin ve verimli işlemesi için hazırlanmıştır.”
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, teklifte yer alan diş tabiplerinin, ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde diş tabibi istihdam edebilmesine yönelik düzenlemenin bulunduğunu hatırlatarak, verilecek ücretlerin belirlenmesi gerektiğini kaydetti.
Kamudaki diş hekimi sayısının artırılması gerektiğini belirten Gergerlioğlu, teklifle ilaç sektörünün karlarının artmasının kolaylaştırıldığını savundu.
“Acil servislerimiz Türkiye’nin her yerinde dolu”
CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, teklifin sağlık çalışanlarının haklarını savunmaktan uzak olduğunu öne sürdü.
Diş tabiplerinin, ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinde diş tabibi istihdam edebilmesine yönelik düzenlemenin olumlu olduğunu ifade eden Karaoba, bu düzenlemeyi yetersiz bulduklarını söyledi.
Ali Karaoba, “Acil servislerimiz Türkiye’nin her yerinde dolu. Acil servislere başvuru sayısı diğer ülkelerle karşılaştırdığımızda beş kat daha fazla. Acil tıp uzmanlarımız, canla başla çalışırken bile vatandaşların talebine yetişemezken bu alanın yoğun bakım yan dal uzmanlık programına dahil edilmesi acil uzman hekim sayısını azaltacaktır. Yan dal yapan uzman kendi ana dalında hasta bakamamaktadır.” diye konuştu.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Sadettin Hülagü, kanun teklifiyle Türkiye’nin sağlık alanındaki rekabet gücünün korunması için çeşitli düzenlemeler yapılmasının amaçlandığını vurguladı.
Teklifle, Sağlık Bilimler Üniversitesinin kadrolarına yönelik belirleme işleminin Sağlık Bakanının yetkisinden çıkarıldığını ifade eden Hülagü, “Dünyada tıbbın gelişmesiyle hekim uzmanlık alanları ileri seviyelere ayrılmış, bu bölümler yan dal olarak adlandırılmıştır. Yan dal eğitim uzmanlıklarında üç yıllık bir süre var. Bu eğitim yılını tamamlamayan kişilere kesinlikle sertifika verilmesi söz konusu değildir. Yüzde 20 oranında daha fazla tazminat almaları sağlanarak bu alandaki ihtiyacın giderilmesi düşünülmüştür. Kanun teklifi, sağlık alanındaki vizyon çalışmalarımıza yeni bir hız verecektir. ” ifadelerini kulandı.
Sadettin Hülagü, teklifle ilaç ve tıbbi cihaz mevzuatı ve malpraktis uygulamalara ilişkin de düzenlemelerin yer aldığını kaydetti.
Teklifin birinci bölümünün tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelerin görüşülmesine geçildi.
]]>Eray, Müdürlük Toplantı Salonu’ndaki değerlendirme toplantısında, 4 devlet hastanesinin de yer aldığı sağlık kurumları, personel sayısı ve verilen hizmetleri sunum eşliğinde anlattı.
Geçen sene kamu sağlık tesislerinde acil ve polikliniklerde 1 milyon 575 bin 856 muayenenin gerçekleştirildiğini aktaran Eray, özel tesislerle il genelinde bu sayının 2 milyon 73 bin 365’i bulduğunu söyledi.
Aynı dönemde ilde kişi başı hastaneye başvurunun yaklaşık 15 olduğunu aktaran Eray, şöyle devam etti:
“İlimizde kamu sağlık tesislerimizde 2023 yılı içinde 559 bin 54, özel tesislerimizde ise 79 bin acil muayene yapılmıştır. Polikliniklerde 994 bin 668 poliklinik gerçekleştirmişiz kamu hastanelerimizde. Özelde ise 418 bin poliklinik yapıldı. Toplam muayene sayımız birinci basamak hariç 2 ve 3’üncü basamaklarda 1 milyon 575 bin, özelde ise 497 bin olarak gerçekleşti. Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanemizde ise 16 bin 899 ameliyat yapmışız. 3 özel hastanemizde ise 17 bin 537 ameliyat olmuş. Ayrıca hastanemizde 1243 doğum gerçekleşmiş, 3 özel hastaneyle toplam 2 bin 254 doğum yapılmış.”
Yalova’da tedavi gören hastaların yüzde 18’i il dışından geldi
Dr. Eray, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi verilerine göre hasta sayısının yaklaşık yüzde 18’inin il dışından gelerek hizmet aldığını kaydetti.
MHRS üzerinden randevu alma konusunda yaşanan şikayetler üzerine kardiyoloji birimini örnek gösteren Eray, 2023 yılında kardiyolojide 57 bin 816 hastaya hizmet verildiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunun 40 bin 603 ayakta, 17 bin 213’ü MHRS ile gerçekleşiyor. Bizim kardiyoloji servisinde görevli hekimler sağ olsunlar özverili bir şekilde çalışarak ayakta gelen hastaları kabul ediyorlar. Yine bu 40 bin 603 ayakta yapılan muayenenin 4 bin 272’si il dışından. 17 bin 213 MHRS’den gelen muayenenin de 1726’sı il dışı olarak gerçekleşmiş. Kardiyolojide bu yüzde 10,37 il dışı baktığımız hasta sayısı.”
2018 ile 2023 yıllarında yapılan yatırım, personel, araç ve diğer ihtiyaçların sağlanmasıyla ortaya çıkan verileri de paylaşan Eray, uzman tabip sayısının 126’dan 186’ya yükseldiğini, tabip sayısının 113’den 179’a, toplam sağlık personeli sayısının 907’den bin 565’e çıktığını vurguladı.
“Ambulansların katettiği mesafe 777 bin 334 kilometre”
112 Acil Sağlık Hizmetleri ile ilgili son 5 yılda 9’dan 17 istasyona ulaştıklarını ve çok önemli çalışmalar yaptıklarını anlatan Eray, şunları kaydetti:
“Sadece 2022-2023 yıllarında 5 istasyon açtık. 2018’de 160 olan personel sayımız bugün 240’a yükseldi. İlimizde daha önce motosiklet ve kar paletli ambulansımız yoktu, bu araçlarımız da var. UMKE personel sayımız da 41’den 65’e çıkmış durumda. Ambulans hizmetlerimizi kent ve kırsal olarak ikiye ayırıyoruz. Kentte vakalarımızın yüzde 96,3’üne 10 dakikada ulaşıyoruz. Kırsal alanlardaki vakaların da yüzde 99,5’ine ilk 30 dakikada ulaşıyoruz. 112 arandıktan sonra ambulansımızın olay yerine gitmesi ise kentselde ortalama 5,6 dakika, kırsalda 10,5 dakika. Bu hizmet verilirken arkadaşlar ilginç bir şey tespit etmişler. Yalova’da 2023 yılında ambulansların katettiği mesafe 777 bin 334 kilometre. Bu da Ay’a gidiş ve gelişe tekabül ediyor.”
E-Nabız sisteminde Aile Sağlığı Merkezlerinden alınan hizmetlerin değerlendirilmesi için bırakılan butondan değerlendirme yapıldığını hatırlatan Eray, 2016’da 659 kişinin değerlendirdiği hizmetlerde memnuniyetin yüzde 84 olduğunu söyledi.
2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarında bu oranın yüzde 83 ile yüzde 86 arasında değiştiğine dikkati çeken Eray, yeni tip koronavirüsle 2022 yılında değerlendiren kişi sayısının 35 bini aştığını, memnuniyet değerlendirmesinde ise yüzde 91’e çıktıklarını belirtti.
Geçen yıl 33 Aile Sağlığı Merkezine 2 milyon 857 bin 89 başvuru yapıldığını bildiren Eray, bu sayının ildeki sunulan tüm sağlık hizmetlerinin yüzde 55’ini oluşturduğunu ifade etti.
Dr. Emrah Eray, 2022 yılında 100 sağlık çalışanının şiddete maruz kaldığını, 2023 yılı ile 2024 yılı ilk 15 günü dahil toplam 78 olayın gerçekleştiğini sözlerine ekledi.
]]>Kaza, 9 Eylül 2023 tarihinde Andırın’a bağlı Darıovası Mahallesi’ndeki Kavlaklı Mezarlığı’nda meydana geldi. Cengiz Aksu’nun kontrolünü yitirdiği 27 AKZ 728 plakalı kamyon, 3 araca çarptı. Kamyon, araçları önüne katıp kalp krizinden ölen Davut Avan’ın cenaze namazını kılmaya hazırlanan kalabalığın arasına daldı. Kazada; Mustafa Güzeloğlu (65), Osman Önsel (49), Halil Önsel (70), Mehmet Peksoy (69), Tahir Temiz (74) ve Erdoğan Güzeloğlu (37) öldü, 21 kişi yaralandı. Kazanın ardından jandarma ekiplerince gözaltına alınan kamyon şoförü Cengiz Aksu tutuklandı.
Kazayla ilgili başlatılan soruşturmada, kamyonun 1 hafta önce yapılan muayenesinde arka servis freni aynı aks üzerindeki tekerler için fren değerleri farkının yüzde 30’dan daha büyük olduğu, bu nedenle ağır kusur verilip muayenesinin onaylanmadığı tespit edildi. Bunun üzerine şirketin ortakları İbrahim Akçadağ ile Kemal Gümüştekin de gözaltına alındı. Şüphelilerden Akçadağ tutuklanırken, Gümüştekin ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
‘FRENE DEFALARCA BASTIM ANCAK TUTUMADI’
Tutuklanan sürücü Cengiz Aksu, savcılık sorgusunda kazadan 4 gün önce 5 Eylül’de işe başladığını, 2 Eylül’de yapılan aracın ağır kusurlu olarak muayeneden geçmediğinden haberinin olmadığını söyledi. Aracın frenleri ile alakalı herhangi bir sorun olup olmadığını, bakımlarının yapılıp yapılmadığını bilmediğini belirten Aksu, Olay sırasında kamyonu durdurmak için elimden geleni yaptım. Frene defalarca bastım ancak yükten mi yoksa yoldaki çakıl taşlarından dolayı mı olduğunu bilmiyorum ama fren tutmadı. Kazanın gerçekleşmemesi için elimden gelen her şeyi yaptım, kornaya defalarca bastım, durmak için yolun etrafındaki araçlara çarptım ancak kamyonu durduramadım. Oradaki topluluk ana yolun üzerinde bekliyordu. Ana yolun üzerinde beklemeselerdi böyle bir sonuç ortaya çıkmayacaktı. Kaza esnasında oğlum da yanımdaydı ve insanlara vurmamak için kendimin ve oğlumun canını riske atarak kazanın gerçekleşmesini engellemeye çalıştım ancak engel olamadım. Araç hareket halindeyken kimseye vurmadım ancak kamyon devrilince topluluğun üzerine doğru ilerledi ve şahıslar damperin altında kaldı. Olay yerinde cenaze merasimine gelen şahısların araçları trafik kurallarına aykırı şekilde yol üzerine park edildiği için aracın kontrolünü sağlamakta zorlandım diye konuştu.
‘TÜM BAKIM VE ONARIMLARI YAPILDI’
İbrahim Akçadağ ise savunmasında şirket yetkilisi olarak araçların bakım ve onarım işlerini kendisinin takip ettiğini belirterek, Olaya karışan araç garanti kapsamında olduğu için 2 Eylül 2023 tarihinde yapılan muayene sonucu muayeneden geçmemesi üzerine aracı bakımı yapılmak üzere servise gönderdim. Bu serviste olay gününden önce tüm bakım onarımları yapıldı. Fren mekanizmasında en ufak bir sıkıntı yoktu. Fren mekanizmasında herhangi bir sıkıntı olsa bu kamyon Başkonuş rampasından inemez. Aracın muayeneden kalma sebebi, tekerlerin arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanmaktadır, bir teker farklı takılmıştı ancak kazadan önce düzgün tekerler kamyona takıldı ve şu anda da aracın üzerindedir dedi.
Kemal Gümüştekin ise kamyonun tüm bakım ve onarımlarının yapıldığını söyledi.
ARACI KULLANMAYA YETKİSİ YOK
Soruşturma devam ederken 3 kişilik bilirkişi raporu da dosyaya girdi. Raporda, kamyon şoförü Cengiz Aksu ile şirket ortakları İbrahim Akçadağ ve Kemal Gümüştekin’in ağır kusurlu olduğu belirtilerek, aracın geçerli muayenesinin bulunmadığı, Hatay ili taahhütnameli olduğu ve Hatay sınırları dışında çalışmaması gerektiği, sürücü Cengiz Aksu’nun sürücü belgesinin geçerlilik süresinin 27 Mart 2022 tarihinde dolduğu ve soruşturmaya konu kamyonu ise kullanmaya yetkisinin olmadığı, kamyonun sağ ve sol tekerler arasında yüzde 30’dan fazla sapma olduğu, aracın ağır kusurlu olduğu, muayeneden geçemediğinin tespit edildiği, işveren tarafından tamir yapıldığına ilişkin sunulan faturanın geçerli olmadığı, TÜVTÜRK tarafından muayene yapılmadığı sürece tamirin düzgün yapıldığının kabul edilemeyeceği ve ağır kusur kabul edileceği belirtildi.
Soruşturma sonunda Cumhuriyet savcısı, Cengiz Aksu, İbrahim Akçadağ ve Kemal Gümüştekin’in ‘olası kastla kasten öldürme’ ve ‘olası kastla yaralama’ suçlarından 157,5 yıldan 262’şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları için iddianame düzenledi. İddianame Kahramanmaraş 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilirken, sanıklar önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.
]]>