Meyve – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 29 Nov 2024 09:12:25 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Her gün 7 zeytin 1 incir yemenin etkisi inanılmaz! Peki neden 7 zeytin 1 incir? https://www.haber60.com.tr/her-gun-7-zeytin-1-incir-yemenin-etkisi-inanilmaz-peki-neden-7-zeytin-1-incir/ https://www.haber60.com.tr/her-gun-7-zeytin-1-incir-yemenin-etkisi-inanilmaz-peki-neden-7-zeytin-1-incir/#respond Fri, 29 Nov 2024 09:12:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/her-gun-7-zeytin-1-incir-yemenin-etkisi-inanilmaz-peki-neden-7-zeytin-1-incir/
  • ABONE OL
  • İŞTE HER GÜN 7 ZEYTİN 1 İNCİR YEMENİN FAYDALARI

    – İki besinde çok güçlü antioksidan olduğundan vücudun gün boyu temizlenmesini destekler. Böylece vücudun genç hücrelerinin sayısını artırarak yaşlanmayı geciktirir.

    – Zeka gelişiminde katkı sağlayarak beyin hücrelerinin sağlığını korur. Uzmanlar özellikle hamile ve gelişim çağındaki çocukların düzenli bir şekilde bu besinlerden tüketilmesini tavsiye eder.

    – Sinir hücrelerini yenilediğinden ruhsal problemlerin yaşanma olasılığını da azaltır. Özellikle depresyon ve kişilik bozukluğu gibi sonu intiharla biten rahatsızlıklara iyi gelir.

    – Laktoza alerjisi olan kişilerin kalsiyum maddesini depolamasının en doğal yolu bu ikilidir.

    – Gün içerisinde yağ yakımını hızlandırarak kilo vermeye yardımcı olur. Bunun yanı sıra gün içerisinde tokluk hissini de artırdığından kilo almayı da engeller.

    – Günde 2 defa sabah kalkar kalkmaz ve gece yatmadan uygulanmalıdır. Bu zamanlar vücudun yenilenme saatleridir.

    – Kan şekerini dengelediğinden şeker hastalarının da rahatlıkla tüketebileceği bir ikilidir.

    – Bağışıklığı güçlendirdiğinden kansere yakalanma oranını azaltır. Karaciğer, akciğer ve meme kanserlerinin hücrelerini azaltığı yapılan araştırmalarda ortaya konulmuştur.

    – Bu uygulamada incirin kuru olup olmaması önemli değildir. Kür etkisini 21 gün sonra gösterir.

    Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/her-gun-7-zeytin-1-incir-yemenin-etkisi-inanilmaz-peki-neden-7-zeytin-1-incir/feed/ 0
    Yüze incir sürmek bakın ne işe yarıyor https://www.haber60.com.tr/yuze-incir-surmek-bakin-ne-ise-yariyor/ https://www.haber60.com.tr/yuze-incir-surmek-bakin-ne-ise-yariyor/#respond Mon, 16 Sep 2024 16:01:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/yuze-incir-surmek-bakin-ne-ise-yariyor/ Yüze incir sürmek bakın ne işe yarıyor

    Sivilce, akne, yağlanma, soluk cilt gibi problemler yaşıyorsanız, bakımı ihmal etmemelisiniz.

    Cilt bakımı, sağlıklı ve canlı bir görünüm için ilk kuraldır.

    Bir de bunu doğal yollarda yaparsanız, tadından yenmez.

    Meyveler, bu konuda yardımcı olabilir. Uzmanlar, özellikle “incir”e değiniyor.

    Yüze incir sürmek, bakın ne işe yarıyor…

    İNCİRLİ CİLT BAKIMI

    Taze İncir: Taze inciri ezerek veya dilimleyerek doğrudan cildinize uygulayabilirsiniz. Birkaç dakika bekledikten sonra ılık suyla durulayın.

    İncir Maskesi: Ezilmiş incirleri, yoğurt veya bal ile karıştırarak bir maske hazırlayabilirsiniz. Bu maskeyi cildinize uygulayıp 15-20 dakika beklettikten sonra ılık suyla durulayın.

    İncir Yağı: İncir yağı da cilt bakımında kullanılabilir. Yağı temiz bir pamukla cildinize uygulayabilir ve hafifçe masaj yapabilirsiniz.

    İNANILMAZ ETKİLERİ

    İncir, yüksek su içeriği ve doğal şekerler sayesinde cildi nemlendirir.

    İncir, A, C ve E vitaminleri ile potasyum, magnezyum ve çinko gibi mineraller içerir. Bu besin maddeleri, cildin sağlığını destekler ve cilt dokusunun iyileşmesine yardımcı olabilir.

    İncirlerde bulunan doğal asitler ve enzimler, hafif bir peeling etkisi sağlar.

    Cilt Elastikiyeti: İncirlerde bulunan vitaminler ve mineraller, kollajen üretimini destekleyebilir ve cildin elastikiyetini artırabilir.

    Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

    “Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yuze-incir-surmek-bakin-ne-ise-yariyor/feed/ 0
    Bayburt’ta 74 yaşındaki çiftçi ata tohumlarıyla organik tarım yapıyor https://www.haber60.com.tr/bayburtta-74-yasindaki-ciftci-ata-tohumlariyla-organik-tarim-yapiyor/ https://www.haber60.com.tr/bayburtta-74-yasindaki-ciftci-ata-tohumlariyla-organik-tarim-yapiyor/#respond Sat, 06 Jul 2024 08:15:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37775 Bayburt’ta ata tohumlarıyla sebze, meyve yetiştiren 74 yaşındaki çiftçi İsmail Öksüz, ömrünü organik tarıma adadı. Bayburt’un sebze ve meyvecilik bakımından en zengin köylerinden biri olan Aslandede köyünde yarım asırdır çiftçilikle uğraşan Öksüz, 10 dönümlük arazisinde ata tohumlarıyla birçok sebze ve meyvenin üretimi yapıyor. “Ata tohumları memleket meselesi” diyerek, ata tohumlarına gözü gibi bakan Öksüz, Bayburt sevdalısı arkadaşlarıyla birlikte ata tohumlarının devamı için Gez Hanları Ekolojik Tarım Deneme ve Üretim Merkezini kurdular. Dernek çatısı altında ata tohumlarıyla arazi üzerinde ekim yaparak denemeler gerçekleştirdiğini kaydeden Öksüz, tek amaçlarının gelecek için önemli olan ata tohumlarını korumak olduğunu söyledi.

    Kurduğu seralarda organik tarım yapan, ata tohumlarıyla sebze yetiştiriciliğini sürdüren Öksüz; domates, salata, kavun, karpuz, çilek, mısır, patates, fasulye, biber, lahana gibi sebze ve meyveleri toprakla buluşturuyor. Hasat zamanı ise ektiği sebzeleri, meyveleri dalından tüketen Öksüz, organik beslenmenin yanı sıra hem satış yapıyor, hem de vatandaşlara organik meyve ve sebzeyi ulaştırıyor.

    50 yıldır çiftçilikle uğraşan Öksüz, ata tohumlarının devamı için elinden geleni yapmaya çalıştığını ifade ederek, sebzelerin birçok çeşidini de yetiştirdiğini söyledi. Acara fasulye, şeker fasulyesi, yuvarlak fasulye, barbunya, kırmızı fasulye, iri fasulye, taze fasulye gibi 7-8 çeşit fasulye yetiştirdiğini belirten Öksüz, 6 çeşit biber, 4 çeşit salata-domates, 3 çeşit karpuzu topraktan mahsul olarak aldı.

    Ata tohumlarının varlığını korumak için dernek kurdular

    Genleriyle oynanmamış, bozulmamış tohumlarla üretim yapmaya özen gösterdiğini söyleyen Öksüz, ata tohumlarının devamlılığı için dernek kurduklarını belirterek, dernek adı altında çalışmalar yürüttüklerini vurguladı. Bu sene dernek faaliyetlerine köyünde devam ettiğini kaydeden Öksüz, “74 yaşındayım, yaklaşık 50 yıldır organik tarım işleriyle uğraşıyorum. Sürekli olarak organik sebze, meyve üretimi yapıyorum. Bayburtlu hemşehrilerim Prof. Dr. Rıfat Yıldız ve Akın Bayrak beyfendiyle birlikte ata tohumlarının devamı sağlamak amacıyla bir dernek kurduk, ben de o derneğin yöneticisiyim, üyesiyim. Aynı zamanda organik tarımın uygulayıcısıyım. Gez Hanları Ekolojik Tarım Deneme ve Üretim Merkezi ile daha önce Gez köyünde yürüttüğümüz dernek faaliyetlerini bu sene Aslandede köyünde devam ettiriyorum. Burası Aslandede köyünde bana ait olan bir bağ. Burada çok çeşitli tohumlar üzerine çalışmalar yapıyorum. 8 çeşit fasulye ekimimiz var. 5-6 çeşit domates tohumumuz var, bunların hepsi bu yörenin eskiden gelen tohumları. 3-4 çeşit salata tohumumuz var, 5-6 çeşit biber var, kabak, mısır var. Bizim yerli tohumlarımızdan kavun, karpuz var. Bütün bu sebzelerin, meyvelerin farklı cinslerini burada organik olarak yetiştirerek, ata tohumlarının devamını sağlıyorum” dedi.

    “Ata tohumları memleket meselesi”

    Ata tohumlarının gelecek için çok önemli olduğunun altını çizen Öksüz, “Ata tohumlarının memleket mesesi olduğunu, çok önemli olduğunu düşünüyorum” diyerek, “Yerli sebzelerin, meyvelerin devamını istiyorum. Ata tohumlarının memleket meselesi olduğunu düşünüyorum, çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu konuda elimden gelen çabayı göstermeye çalışıyorum” ifadelerini kullandı.

    Bayburt İl Tarım ve Orman Müdürlüğüyle iş birliği içerisinde çalıştıklarını vurgulayan Öksüz, desteklerinden ötürü Tarım İl Müdürlüğüne teşekkür ederek, “Bayburt İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile iş birliği içinde çalışıyoruz. Sağ olsun tarım müdürü bizle ilgileniyor, yaptığımız işe önem ve destek veriyor. Böylece bu işleri özenle yürütmeye, götürmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu. – BAYBURT

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/bayburtta-74-yasindaki-ciftci-ata-tohumlariyla-organik-tarim-yapiyor/feed/ 0
    Yaban Mersini Hasadı Başladı: Kilogramı 300 Liraya Satılıyor https://www.haber60.com.tr/yaban-mersini-hasadi-basladi-kilogrami-300-liraya-satiliyor/ https://www.haber60.com.tr/yaban-mersini-hasadi-basladi-kilogrami-300-liraya-satiliyor/#respond Sat, 06 Jul 2024 01:24:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37522 Antioksidan deposu olarak bilinen ve birçok vitamin içinde barındıran yaban mersini meyvesinde hasat başladı. Uludağ’ın güney yamaçlarında toplanan yaban mersinlerinin kilogramı 300 liraya satılıyor.

    Bursa’nın dağ ilçelerinden Keles ve Orhaneli’de yaban mersininde hasat başladı. Orhaneli, Keles, Büyükorhan ve Harmancık ilçelerinde yaklaşık 750 dönüm tarlada yaban mersini yetiştiriliyor. Bu yıl bölgede 200-250 ton arasında yaban mersini rekoltesi bekleniyor. Meyvenin kilogram fiyatı ise 300 liradan alıcı buluyor. Üretilen yaban mersinleri iç piyasa haricinde Hong Kong, Filipinler, Singapur, Katar gibi farklı ülkelere de ihraç ediliyor.

    Birçok vitamini içinde barındırıyor

    Türkiye’de son yıllarda yaygınlaşan ve içinde demir, fosfor, kalsiyum, magnezyum, manganez, çinko gibi birçok vitamin ve minareli içeren bu meyve insan sağlığı için de önemli rol oynuyor. Uzmanlar bu meyvenin, kan şekeri seviyesini dengelemesinden kalp hastalıkları riskinin azaltılması, gözlere iyi gelmesinden bağışıklığın güçlenmesine kadar birçok faydası olduğunu dile getiriyor. Meyve dondurulmuş, taze ve kuru olarak tüketilebilirken, reçelinin de yapıldığı biliniyor.

    İhracatı da yapılıyor

    Orhaneli’de 10 yıldır 5 dönüm arazisinde yaban mersini üreticisi Kağan Altınok, “Yaban mersini ekmeye 5 sene önce başladım. Fideleri 2 yaşında aldım. Fide çeşitliliği bol olduğu ve ticari amaçlı düşündüğüm için yaban mersini tercih ettim. Aromatik tadı yüksek ve verimi iyi olan bu meyvenin 60 çeşidi var. Çiftçimiz 6 cinsini yetiştiriyor. Rakımdan dolayı biz burada Toro, Duke, Bluecrop ve chandler cinslerine ağırlık verdik. Ürünlerimizin hasadı yaz aylarında yapılıyor. Güneşi gören, mor olan yaban mersinlerini kooperatifimizde değerlendiriyoruz. Koparıldığı zaman üzerindeki ‘flulukları’ sakın yıkamayın. Yaban mersini göz, tansiyon ve şeker gibi birçok hastalığa iyi geliyor. Kooperatifimiz olarak bunları yurtiçinde değerlendiriyoruz. İlk etapta Türk firmalarına verip daha sonra yurtdışı firmaları ile bağlantı kuruyoruz. Geçen sene Hong Kong ve Filipinlere ihracat yaptık. Yaban mersininin en önemli özelliği aromatik tadı ve lezzetidir. Dağlık bölge olduğu için kışın soğuya dayanması ve yaz sıcaklarında morarmasından dolayı lezzeti ve tat bakımından dünyadan bir numara” diye konuştu.

    “Kilogram fiyatı 300 lira”

    2018 yılından beri Keles’te üretim yapan Serdar Burcan, “Bu işe 2018 yılında devlet desteği ile başladım. İlk başta bir dönüme 325 tane fide diktim. Daha sonra ilerletip 800 tane daha aldım. 2021 yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin getirdiği fidanlarla daha fazla diktim. Bu işi elimden geldiğince ilerletmeye çalışıyorum. Şu anda su sorunundan dolayı üretimde sıkıntı çekiyoruz. Pazar payı pek bilinmediği için satışlarda zorlanıyoruz. Domates ve biber gibi çok sık satılmadığı için alıcı bulmak zor. Yaklaşık bin 800-2 bin civarında fidanım var. Kilosu 300 liradan alıcı buluyor. Yarım kiloluk paketlerle satış yapıyoruz. Yaban mersini her toprağa uygun değil. Tahliller yapıyoruz sonucuna göre dikim yapıyoruz. Uygun değilse yaptığımız emek boşa gidiyor. Köyümüzde benim haricimde 2-3 kişi daha yapıyor. Keles’te toplamda 10 kişi yapıyor. Göz, şeker, kalp hastalıklarına iyi geliyor. Bazı vatandaşlar çok tüketiyor” ifadelerini kullandı. – BURSA

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/yaban-mersini-hasadi-basladi-kilogrami-300-liraya-satiliyor/feed/ 0
    Antalya’da Güneş Enerjisi ile Tarımın Yolu Açıldı https://www.haber60.com.tr/antalyada-gunes-enerjisi-ile-tarimin-yolu-acildi/ https://www.haber60.com.tr/antalyada-gunes-enerjisi-ile-tarimin-yolu-acildi/#respond Fri, 05 Jul 2024 11:18:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37144 Yeterli su olmadığı için yıllarca nohut, buğday ve arpadan başka bir şey üretemeyen Antalya’nın Korkuteli ilçesinde yer alan Sülekler Mahallesi’nde, güneş enerji sistemi ile üretim şekli çeşitlendi.

    Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Sülekler Mahallesi’nde kurulan güneş enerjisi ile çalışan pompaj sistemi bölgenin su sorunu çözüldü. Su kaynağına en yakın elektrik 6 kilometre uzaklıkta bulunan ve aktif olarak kullanılmayan kuyu bu sistemle yüzde 100 güneş enerjisiyle çalışır hale getirildi. Sülekler Mahallesi şimdilerde bahçelerde yetişen erik, vişne, kayısı ile adından söz ettiriyor.

    Korkuteli Sülekler Mahallesi’nde yıllardır taşıma su ile tarım yapan çiftçiler, elektrik olmadığı için yeraltı su kaynaklarından yararlanamıyordu. Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından kurulan GES ile şebekeden bağımsız olarak enerjiyi güneşten sağlayarak sulamada yüzde 100 ücretsiz enerji desteği sağlandı. Kurulan GES ile elektriğe kavuşan mahallede sondajla 80 metreden su çekilip, üreticinin bahçesine boru sistemiyle ulaştırılıyor. Türkiye’de bir ilk olan güneş enerjisiyle çalışan tarımsal sulama sistemi ile Sülekler Mahallesi’nin kurak arazileri sulanabilir hale geldi. Hububata dayalı üretim yapılan Sülekler Mahallesi meyvecilik üretim merkezine dönüştü.

    GES ile ürünlerde kalite yakalandı

    S. S. Sülekler Köyü Sulama Kooperatifi Başkanı Durmuş Ünver, Sülekler Mahallesi’nde yaşanan su sıkıntısı nedeniyle daha önce göletten açık kanaldan sulama yapıldığını ve 600 dönümlük alanın sulanabildiğini söyledi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı Güneş Enerji Sistemi ve boru destekleri ile Sülekler’de su sorununu çözdüklerini söyleyen Ünver, “Gölet yetersiz kalıyordu arazi büyüktü. Kuru mahsul ekiyorduk nohut, buğday, arpa gibi. Burada gerçekten çok verimli kaliteli arazilerimiz vardı ama su sıkıntısı olduğu için dikim yapamıyorduk. Su olmadığı için meyveler yeterli sulanamıyordu. Kayısı ve vişnenin yüzde 40’ı ölü fiyatına gidiyordu. Ürün iyi olmayınca mecburen meyve suyuna veriyorduk. GES Projesi olduktan sonra çok kaliteli meyveler üretmeye başladık. Erik, vişne ve kayısıya döndük. Türkiye’nin en kaliteli ürünlerini yetiştiriyoruz. GES projesinden sonra yüzde 100 kaliteyi yakaladık. Ekonomik olarak bize yüzde yüz katkı sağladı” dedi.

    Geri göçü teşvik eden proje

    Üretici Durmuş Ünver de bölgede arazi kurak olduğu için ancak arpa, buğday, nohut üretimi yapılabildiğini belirterek, baba mesleği olan çiftçiliği bırakıp Antalya merkeze göç etmek zorunda kaldığını söyledi. Antalya’da aşçı olarak çalışırken Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Sülekler’e GES yaptığını anlatan Ünver, “Beni köye geri döndüren şey Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek’in 2 yıl önce mahallemize yapmış olduğu GES Projesi oldu. Kayısı ağaçlarım 2 yılda bu hale geldi. Benim gibi şehre göç edip şimdi buraya dönmeyi düşünenler var. Şu anda toprağımız verimli. Toprak suya kavuşunca artık her şey çok güzel olmaya başladı. Meyveciliğin dışında domates, salatalık, biber yetiştiriyoruz. İhracata da gönderiyoruz” diye konuştu.

    Her yer bağ bahçe oldu

    Yüzleri GES ile gülen Süleklerli üreticilerden Osman Asar da, “GES gündeme gelince yaylamız bir anda değişti. Her yer bağ bahçe olmaya başladı. Eskiden buğday olan yerler şimdi bahçe olmaya başladı. Buraya yapılan hizmetler GES ile sınırlı kalmadı sulama borusu geldi altyapımız değişti” sözleriyle mutluluğunu dile getirdi. – ANTALYA

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/antalyada-gunes-enerjisi-ile-tarimin-yolu-acildi/feed/ 0
    Doğu Anadolu Bölgesi’nde Tarımsal Üretim Yetersiz https://www.haber60.com.tr/dogu-anadolu-bolgesinde-tarimsal-uretim-yetersiz/ https://www.haber60.com.tr/dogu-anadolu-bolgesinde-tarimsal-uretim-yetersiz/#respond Mon, 24 Jun 2024 07:42:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35635 Ülkemizin önemli tarımsal üretim alanlarına sahip olan Doğu Anadolu Bölgesi’nde meyve, içecek ve baharat bitkileri ile sebze üretiminin yeterli seviyede olmadığı belirlendi.

    Doğu Anadolu Bölgesinin sahip olduğu coğrafi ve iklim şartları sonucunda kısıtlı olan tarımsal ürün çeşitliliği ve veriminin yanı sıra, tarımsal arazi varlığının çok küçük parçalar halinde kullanılıyor olmasının tarım sektöründeki üretkenlik ve verimliliği azalttığı tespit edildi.

    “Tarla bitkileri üretiminin yaygınlaştırılması gerek”

    DAP Eylem Planı’nda bölgenin diğer illerine kıyasen yükseltinin daha düşük olduğu Elazığ, Erzincan, Iğdır ve Malatya illeri başta meyve ve sebze üretiminde olmak üzere önemli bir potansiyel ihtiva ettiği belirtilerek, ” DAP Bölgesinde üretilen bitkisel ürünlerin toplam tarım alanı içindeki payına bakıldığında en yüksek oran yüzde 42 ile tahıllara ait olduğu görülmektedir. Ardından diğer bitkisel ürünler (yem bitkileri, endüstri bitkileri ve tıbbi bitkiler) yüzde 25 ile karşımıza çıkmaktadır. Bölgede en düşük oranda üretilen ürünler ise, meyve, içecek ve baharat bitkileri ile sebzedir. Buradan yola çıkarak, tarla bitkileri üretiminin yaygınlaştırılması amacıyla iklim, toprak, topografya, su kısıtı ve ekim nöbeti dikkate alınarak; hangi ürünün, hangi bölgede, ne kadar üretileceği belirlenerek, tarımsal hasılayı artıracak planlı üretim yapılmalıdır.” denildi.

    “Yem bitkileri üretiminde Türkiye’nin yüzde 70’ine sahip”

    Kişi başına düşen bitkisel üretim değerine bakıldığında 2013 yılından 2019 yılına kadar bölgedeki tüm illerde artış sağlandığı vurgulanan araştırmada şöyle denildi, “2013 yılında en yüksek değer Erzincan ilinden elde edilirken; 2019 yılında Sivas ilinden elde edilmiştir. Bölge illerinden Sivas, tarımsal arazi varlığı bakımından en fazla alana sahip il olmakla birlikte, bitkisel üretim değerleri açısından Malatya en fazla katma değer üreten il konumundadır. Bu durumun ortaya çıkmasında Malatya’da meyve üretiminin baskın olması yatmaktadır. Bitkisel üretim verilerinden anlaşılacağı üzere Türkiye içindeki en yüksek paya sahip olan ürün kayısı ve korunga olmuştur. Bunları yonca, domates ve fiğ üretimi takip etmektedir. Diğer taraftan, bölge yem bitkileri üretiminde Türkiye’nin yüzde 70’ine sahiptir. Bölgede hayvancılık potansiyeli yüksek olduğundan yem bitkileri üretimi de yüksektir.”

    “Bölgenin sebze üretimi kısıtlı”

    Bölge meyveciliği irdelendiğinde Malatya ve Elazığ illerinin diğer illerden ayrıştırılarak incelenmesi gerektiği vurgulanan araştırma sonuçlarına göre, Malatya ve Elazığ illeri bölgenin toplam kurulu meyve bahçesi alanının yüzde 74,6’sına sahip iken; Malatya tek başına bölgenin toplam kurulu meyve bahçesi alanının yüzde 57,1’ine sahip bulunduğu ifade edilerek, “Malatya, Türkiye’nin en önemli kayısı üretim merkezi olması itibarıyla, kuru kayısı ihracatında özel bir önemi bulunmaktadır. Türkiye yaş kayısı üretiminin yarıdan fazlasını sağlayan ilde üretim yoğun olarak kuru kayısıcılığa yöneliktir. Ancak kurutulan kayısının yaklaşık yüzde 90-95’i ihraç edilmektedir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, gerek ağaç sayısı gerekse yaş ve kuru kayısı üretim miktarları ile Malatya sadece ülkemizin değil, bütün dünyanın kayısı üretim merkezi konumunda bulunmaktadır. Bölgenin sebze üretimi kısıtlıdır. Sebze üretiminin artırılması için özellikle bölge şartlarında üretimi yapılabilen sebzelerin ekimi ve uygun alanlarda örtü altı sebze üretiminin teşvik edilmesi önem arz etmektedir.” İfadesi kullanıldı. – ERZURUM

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/dogu-anadolu-bolgesinde-tarimsal-uretim-yetersiz/feed/ 0
    Samsun’da Elma İç Kurdu Zararlısıyla Mücadele Zamanı https://www.haber60.com.tr/samsunda-elma-ic-kurdu-zararlisiyla-mucadele-zamani/ https://www.haber60.com.tr/samsunda-elma-ic-kurdu-zararlisiyla-mucadele-zamani/#respond Tue, 14 May 2024 22:54:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31710 Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, elma iç kurdu zararlısı ile kimyasal mücadelenin önemine değinerek, “Mücadelesi yapılmayan bahçelerdeki zarar yüzde 60, hatta yüzde 100’e kadar çıkabilmektedir” dedi.

    Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şubesi teknik ekipleri tarafından, ilde bulunan elektronik tahmin ve erken uyarı cihazlarından alınan veriler doğrultusunda, bitki fenolojisi ve iklim şartlarının da değerlendirilmesinin sonucunda 14 Mayıs tarihi itibarıyla elma iç kurdu zararlısının birinci nesli için ilaçlı mücadele zamanının geldiğinin tespit edildiğini bildirdi. Bu konuda çiftçilerin zararlıya karşı elma, armut, ceviz ve ayva bahçelerini ilaçlamaları gerektiği belirtilerek, kullanılan ilacın etki süresine bağlı olarak bu ilaçlamadan sonra 10-15 gün ara ile ikinci ve üçüncü ilaçlamaların da ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekildi.

    “Bahçelerdeki zararı yüzde 100’e kadar ulaşabilir”

    Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, kimyasal mücadele yapılmadığı takdirde bahçelerdeki zararın yüzde 60 ile yüzde 100 arasında olabileceğini söyledi. Sağlam, “Elma iç kurdu, elma, armut, ayva ve ceviz gibi meyvelerin en önemli zararlısıdır. Doğrudan meyve zararlısı olan larvalar (kurtçuklar), meyveleri delerek galeriler açmakta, etli kısmını ve çekirdek evini yiyerek pislikler bırakmaktadır. Bütün bunlar ise meyvelerin dökülmesine, ağaçta kalabilen meyvelerin ise nitelik ve niceliklerinin bozulmasına ve dolayısıyla elmanın piyasadaki değerinin düşmesine neden olmaktadır. Mücadelesi yapılmayan bahçelerdeki zararı yüzde 60, hatta yüzde 100’e kadar çıkabilmektedir. İlkbaharda çıkan kelebekler yumurtalarını, ekseriyetle meyve buketlerine yakın olan yapraklara veya genç meyvelerin üzerine bırakır” diye konuştu.

    “Mücadelede zamanlama çok önemli”

    Elma iç kurdu il mücadelede zamanlamanın önemine değinen Sağlam, “Yumurtadan çıkan larvaların çıkışı ile meyveye giriş arasındaki süre, birçok etkenlere bağlı olmak üzere, genellikle 4-8 saat arasında değişir. Meyveye giriş öncesi larvalar çok hassas olduğundan rüzgar, yağmur veya avcı böceklerden dolayı yüksek oranda telef olabilmektedirler. Bu dönem, elma iç kurduna karşı mücadele zamanlamasında çok önemlidir. Meyve içinde 30- 40 gün beslenerek olgunlaşan larva, ağaç gövdesinin çatlamış kabukları arasında veya toprakta bulunan kalıntılar arasında kokon örmek üzere meyveyi terk eder ve daha sonra pupa olurlar, pupa döneminden kelebek olarak çıkan bu zararlılar, temmuz ayında aynı yılın 2’nci nesilleri şeklinde tekrar yumurta bırakarak zarara devam eder. Ülkemizde elma iç kurdu genellikle 2 nesil, bazı yer ve yıllarda ise 3 nesil de verebilmektedir” ifadelerine yer verdi.

    Yağışlar, yüksek nem ve sıcaklıkların da elma ve armutlarda kara leke hastalığın gelişimini hızlandıran etmenler olduğunu kaydeden Sağlam, “Üreticilerimizin söz konusu hastalığa karşı da bahçelerini ilaçlamaya devam etmeleri gerekmekte olup, kullanacakları zirai mücadele ilaçlarını mutlaka reçete ettirmeleri, insan sağlığına ve çevreye yönelik riskleri önlemek için kullanma talimatlarına uymaları gerekmektedir. Bilinçli ve kayıtlı zirai ilaç kullanımının doğal dengenin ve doğanın korunmasına faydalı olacağını önemle hatırlatmak isterim. İlaçlama yaparken eldiven, gözlük, maske takmayı ve tulum giymeyi unutmayalım, ilaç ambalajlarını rastgele yerlere atmayalım” şeklinde konuştu. – SAMSUN

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/samsunda-elma-ic-kurdu-zararlisiyla-mucadele-zamani/feed/ 0
    Meyve Ağaçlarında Budama İşlemleri Hakkında Uyarı https://www.haber60.com.tr/meyve-agaclarinda-budama-islemleri-hakkinda-uyari/ https://www.haber60.com.tr/meyve-agaclarinda-budama-islemleri-hakkinda-uyari/#respond Thu, 14 Mar 2024 22:33:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18914 Meyve ağaçlarının kış dinlenmesinin son günlerinde olduğunu belirten İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, ağaçlarda iyi bir taç yapısı ile yüksek kalite meyve elde edebilmek için budamaların bir an önce bitirilmesi gerektiğini söyledi.

    Meyvecilikte budamanın önemi ve budama sonrası dikkat edilecek hususlara değinen İbrahim Sağlam, “Budamada dikkat edilecek önemli hususlardan birisi, hangi budama metodu uygulanırsa uygulansın her ağaç ayrı bir birey gibi düşünülerek, ağaçlara farklı seviyelerde budama işlemleri yapılması gerekmektedir. Kış budaması ağaçların kış dinlenmesinden çıkmasını teşvik ettiği için özellikle ilkbahar geç donlarının oluştuğu bölgelerde budama işlemlerinin imkanlar ölçüsünde dinlenme döneminin sonuna yakın zamanlarda yapılması gerekmektedir. Özellikle fidanların dikiminden sonra ilk yıllarda uygulanacak olan şekil budaması ile oluşturulacak düzgün ve kuvvetli bir taç yapısı, meyve ağaçlarının fizyolojik ve ekonomik ömürlerinin devamlılığını sağlayacaktır. Meyve yan dallarının ağaç gövdesiyle açısının 45-60 derece olması gerekmektedir. Meyvelerde doğru bir şekilde oluşturulan taç yapısı, meyve ağaçlarının içerisine yeterli miktarda ışık girmesini sağlayarak meyve kalitesini doğrudan etkiler. Yanlış yapılan uygulamalar sonucunda sık dallı ağaçlarda, ışığın iç kısımlara nüfuz etmemesi, ağaçlarda hastalıkların ortaya çıkmasına ve meyvelerin sadece uç dallarda oluşmasına yol açabilir. Şekil verme işlemleri tamamlandıktan sonra ağaçlar gençlik kısırlığını atlatarak verim çağına geçerler. Bu dönemde yapılan budamalarda her yan dal ayrı ayrı ele alınmalıdır. Hastalık ve zararlı taşıyan, dik gelişen, birbiri üzerine gelen dallar ve ağaçlardaki dip sürgünler çıkarılmalıdır. Ayrıca, ağaçlarda çıplaklaşmaya yönelen bölgelerdeki dallar kısa kesilerek boş kalan yerlerde yeni dalların oluşturulması sağlanmalıdır” dedi.

    Budama faaliyetlerini sadece ağaçların dinlenme dönemlerinde yapılan işlemlerden ibaret olmadığını belirten Sağlam, “Budama faaliyetlerinin yaz aylarında da devam etmesi gerekir. Yaz budamasında dik büyüyen sürgünlerin çıkarılması önemlidir. Yaz budaması ile ağaç içlerinin ışıklanması artacağından meyve kalitesini etkileyen renk, büyüklük, aroma gibi faktörler olumlu yönde etkilenmektedir. Budama faaliyetlerinde kullanılan alet ve ekipmanın mutlaka dezenfekte edilerek kullanılması gerekmektedir. Budama sonrası kesilen artık dal parçaları bahçelerden uzaklaştırılmalı, yakılarak yok edilmelidir. Meyve ağaçlarında oluşacak olan çiçek tomurcukları bir önceki yılın yaz aylarında oluşmaya başlamaktadır. Meyveciliğin ekonomik olarak devamlılığın sağlanabilmesi için mutlaka üretim sezonunun tamamında dengeli bir sulama ve bitki besleme yapılmalıdır. Verim çağına gelmiş ağaçlarda yapılacak olan gübre uygulamaları meyve oluşumunu ve gelecek sezon için oluşacak olan meyve tomurcuklarını teşvik etmektedir. Gübreleme faaliyetlerinde mutlaka tam bir toprak analizi yaptırılarak ağaçların ihtiyacı olan bitki besin maddelerin topraktan veya yapraktan uygulamalar ile ağaçlara verilmesi gerekmektedir. Sulama yaparken mümkünse vahşi sulama metotlarından kaçınılmalı ve damla sulama metotları kullanılmalıdır. Damla sulama metotları ile gübre uygulamaları kolayca yapılabilmekte ve verilen suyun bitki köklerine ulaşması kolaylaşmaktadır. Unutulmamalıdır ki günümüzde su kısıtlılığının arttığı bir dönemde, damla sulama yöntemiyle verilen suyun yüzde 90-95’i meyve ağaçlarına ulaşmakta ve büyük bir su tasarrufu sağlamaktadır. Ayrıca, kontrolsüz sulama nedeniyle oluşabilecek sorunları da önlemektedir” diye konuştu.

    Tüm yıl boyunca örnek bahçe uygulamaları, halk eğitim merkezleriyle ortaklaşa yapılan budama eğitimleri, entegre mücadele tarla okulları, bahçe kontrolleri ve üretici ziyaretlerinin devam edeceğini belirten İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, üreticilerin teknik bilgi ve destek almak için ilçe tarım müdürlüklerine başvurmaları gerektiğini sözlerine ekledi. – SAMSUN

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/meyve-agaclarinda-budama-islemleri-hakkinda-uyari/feed/ 0
    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Yalova Meyve Suyu Üretim Merkezi’nin Açılışını Gerçekleştirdi https://www.haber60.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-yalova-meyve-suyu-uretim-merkezinin-acilisini-gerceklestirdi/ https://www.haber60.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-yalova-meyve-suyu-uretim-merkezinin-acilisini-gerceklestirdi/#respond Mon, 11 Mar 2024 23:06:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18008 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Yalova Meyve Suyu Üretim Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi.

    Yalova’ya bir dizi programa katılmak için gelen Bakan Kacır, Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’nde Yalova Meyve Suyu Üretim Tesisi’nin açılış törenine katıldı. Kacır, Yalova’nın ilk coğrafi işaretli tarım ürünü Yalova aronyasının üretim hacmini artıracak, aynı zamanda şehrin tarım potansiyelini açığa çıkaracak bu projenin hayırlı olmasını diledi.

    Tam bağımsız ve müreffeh Türkiye’yi inşa ederken yatırım teşvikleriyle sanayiye katkı sağladıklarını anlatan Kacır, “KOBİ’lerimize sağladığımız imkanlarla ve bölgesel kalkınma projelerimizle son 22 yılda Yalova’mızı da ihya ettik. Yalova’ya yaptığımız yatırımlarla, eser ve hizmetlerimizle şehrimizin çehresini değiştirdik. Düzenliğimiz 628 yatırım teşvik belgesiyle şehrimizde 133,3 milyar lira yatırımın ve 48 bin 500’den fazla nitelikli istihdamın önünü açtık. Yalova’mızın kalkınmasının başat aktörü olarak gördüğümüz KOBİ’lerimize can suyu olmaya devam ediyoruz” dedi.

    22 yıl öncesine kadar parmakla sayılabilecek kadar az KOBİ’nin KOSGEB desteklerinden faydalanırken bu sayıyı 452 milyon liranın üzerinde destekle 5 bin 100’ün üzerine çıkardıklarını anlatan Kacır, şöyle konuştu:

    “22 yıl önce Yalova’mızda organize sanayi bölgesi yoktu. Biz şehrimize 4 OSB kazandırdık. Organize sanayi bölgelerimizde 5 bin yeni istihdam oluşturduk. Şehrimizi bilimde ve teknolojide daha ileriye taşımak için, TÜBİTAK akademik, bilim insanı ve özel sektör Ar-Ge destek programları kapsamında 73 projeye ve 133 bilim insanına 342 milyon lira destekte bulunduk. Türkiye’nin teknoloji üssü olma yolundaki yürüyüşünde Yalovalı gençlerimizin de yer alması adına Yalova’da Deneyap Teknoloji Atölyesi kurduk. Yalova’mızın yerel tatlarını, lezzetlerini koruyor, dünyaya tanıtıyoruz.”

    Yalova aronyası, Çınarcık işi ve Yalova kivisinin coğrafi işaretle tescillendiğini hatırlatan Kacır, “Kalkınma Ajansı mali ve teknik destek programları ve merkezi programlar vasıtasıyla kadın ve genç istihdamını destekliyoruz. Şehrimizin tarımda, katma değerli üretim potansiyelini harekete geçiriyoruz. Yalova’yı her alanda kalkındırmaya devam ediyoruz. Bugüne kadar kamu kurumlarımızın, mahalli idarelerimizin, üniversitelerimizin, özel sektörümüzün ve sivil toplum kuruluşlarımızın 171 kalkınma projesine 291,3 milyon lira destek verdik. Bugün de yine başta kadınlarımız ve gençlerimizin iş hayatına aktif katılımlarını sağlayacak, şehrimizin tarımsal kalkınmasını destekleyecek ‘Üzümsü Meyvelerle Yalova’da Kır Kent Elele’ projesinin açılışını gerçekleştiriyoruz” dedi.

    Bakan Kacır, Doğu Marmara Kalkınma Ajansı’nın 4,4 milyon lira destek verdiği proje ile Yalova aronyası, kivisi başta olmak üzere üretilen meyvelerin işlenmesi için bir meyve suyu üretim tesisi kurduklarını dile getirerek, şunları kaydetti:

    “Yerel meyve üretiminin sürdürülebilirliğini destekleyecek, bölgesel kalkınmayı hızlandıracak bu tesisi, meyve üreticilerimizin, kooperatiflerimizin hizmetine sunduk. Aynı zamanda şehrimizin meyve üretiminde verimliliği, kaliteyi ve sürdürülebilirliği artırmak için 20 vatandaşımıza eğitim verdik. Biz Yalova’nın üretim, istihdam, büyüme yolculuğunda her daim yanında, yakınında olmaya devam edeceğiz. Şehrimizi son 22 yılda olduğu gibi kalkındırmaya, potansiyelini harekete geçirmeye devam edeceğiz. Yalova, 1999 depreminde en fazla yara alan illerimizden birisidir. Allah, aynı acıları bir daha yaşatmasın inşallah ancak, şehrimiz küllerinden yeniden doğdu, güçlendi, yenilendi. Yalova son 22 yılda, hızla toparlanarak ülkemizin en cazip, en gözde şehirlerinden biri haline geldi. Afetlere dayanıklı, güvenli, güçlendirilmiş şehirler ancak gerçek belediyecilik anlayışı ile kurulur, imar edilir. Biz şimdiye kadar gerçek belediyecilik yaptık, gönül belediyeciliği yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz.”

    Kacır, Yalova’nın kalkınma hareketini yerelden genele yaymaya devam edeceklerini vurguladı.

    Bakan Kacır, daha sonra Vali Hülya Kaya, AK Parti Yalova milletvekilleri Ahmet Büyükgümüş, Meliha Akyol, Yalova Belediye Başkanı Mustafa Tutuk ve il protokolü ile tesisin açılış kurdelesini kesip tesisi gezdi. – YALOVA

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/sanayi-ve-teknoloji-bakani-yalova-meyve-suyu-uretim-merkezinin-acilisini-gerceklestirdi/feed/ 0
    Tunceli’de kurulan tesiste çalışan kadınlar, kurutulmuş meyve ve sebzeleri satarak kazanç sağlıyor https://www.haber60.com.tr/tuncelide-kurulan-tesiste-calisan-kadinlar-kurutulmus-meyve-ve-sebzeleri-satarak-kazanc-sagliyor/ https://www.haber60.com.tr/tuncelide-kurulan-tesiste-calisan-kadinlar-kurutulmus-meyve-ve-sebzeleri-satarak-kazanc-sagliyor/#respond Sat, 09 Mar 2024 08:30:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17401 Tunceli’de kurulan tesiste çalışan 11 kadın, belirli aralıklarla ürettikleri kurutulmuş meyve ve sebzeleri satarak kazanç sağlıyor.

    Kentte kadınlara istihdam sağlamak amacıyla İl Özel İdaresi ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından 2022’de çalışma başlatıldı.

    Bu kapsamda Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) çerçevesinde Fırat Kalkınma Ajansına “Üreten Kadınlar Güçlü Yarınlar Projesi” sunuldu.

    Projenin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca onaylanması ve 1 milyon 938 bin 420 lira destek almaya hak kazanmasıyla Atatürk Mahallesi’ndeki tek katlı atıl bir bina, meyve sebze kurutma ve istiridye mantarı üretim tesisine dönüştürüldü.

    Gerekli başvuruların ardından eğitimden geçen 11 kadın, Tunceli Üreten Kadınlar Kooperatifini kurarak yaklaşık 4 ay önce tesiste çalışmaya başladı.

    Birçok meyvenin kurusu yapılıyor

    Haftanın belirli günlerinde iş yerine gelen kadınlar, ilk olarak elma, armut, mandalina, portakal, kivi, muz, cennet hurması, kavun, ananas, greyfurt ve pancar gibi meyveleri bol suyla yıkayıp atıklardan temizliyor.

    Ürünleri makine yardımıyla dilimleyen kadınlar, daha sonra meyve parçalarını fırında yaklaşık 8 saat kurutmaya bırakıyor.

    İyice neminden arındırılan ve katkı maddesi kullanılmayan meyve kuruları, paketlenerek satışa sunuluyor. Kadınlar belirli dönemlerde de tesisin bir alanında istiridye mantarı yetiştiriyor.

    “İlerleyen dönemlerde bazı satış noktaları belirleyeceğiz”

    Tesiste çalışan Özlem Dinlergüler Topaç, AA muhabirine, meyve kurutma ve istiridye mantarı üretimiyle ilgili eğitimler aldıklarını söyledi.

    Çalışma hayatına başladığı için mutlu olduğunu belirten Topaç, şöyle konuştu:

    “Meyve sebze kurutma işlemi uzun bir süreç ve yaklaşık 8 saat sürüyor. Bu süreçte meyvelerimiz hiçbir şekilde besin değerini kaybetmiyor ve sadece nemini alıyoruz. Ürünlerde tatlandırma yapmayıp doğal haliyle kurutuyoruz ve gayet organikler. Kadın olarak bu üretimin içesinde bulunmak güzel bir duygu çünkü üretmek kadınların işi diyorum, ‘her yerde varız’ demek istiyoruz. Arkadaşlarımızla güzel bir ortamda çalışıyoruz, eğlenceli geçiyor. Satışlarımızı üretim tesisinde satıyoruz ve zaman zaman stantlar açıyoruz. İlerleyen dönemlerde bazı satış noktaları belirleyeceğiz.”

    “Tesisi büyüttükçe kadın çalışan sayısını artırmayı hedefliyoruz”

    Yüksel Leyla Tan ise Tunceli’de kadınların çalışabileceği iş alanlarının kısıtlı olduğunu dile getirdi.

    Bölgedeki kadınların genellikle mevsimlik işlerde çalıştığını anlatan Tan, “Bu tesisi büyüttükçe kadın çalışan sayısını artırmayı hedefliyoruz. Tunceli kadınları gerçekten güçlüler ve her şeyin üstesinden gelebilirler. Öncelikle Vali Bey’e, İl Özel İdaresine, İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne, SOGEB’e ve Fırat Kalkınma Ajansı’na çok teşekkür ederiz. Çünkü üzerimizde çok büyük emekleri var ve her şekilde yardımcı oluyorlar.” diye konuştu.

    Meral Boy da kadının gücü, emeği ve dayanışmasıyla üretime yoğunlaştıklarını belirtti.

    Boy, tesis sayesinde ev ortamından uzaklaştığını anlatarak, “Çalışmaya başladıktan sonra aileme ekonomik olarak katkı sundum ve daha güçlendik. Yapmaya zorlandığımız şeyleri artık beraber kolayca yapıp daha güçlü bir aile ortamı oluşturuyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Gülçin Atan da tesiste çalışarak ekonomik anlamda ailesine katkı sunduğunu vurguladı.

    Atan, “Meyve kurularının lezzetinin çok hoş olduğuyla ilgili çok güzel dönüşler alıyoruz. Bizim ürünlerimizde kesinlikle şeker ya da herhangi bir katkı maddesi yok.” dedi.

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/tuncelide-kurulan-tesiste-calisan-kadinlar-kurutulmus-meyve-ve-sebzeleri-satarak-kazanc-sagliyor/feed/ 0
    2023 Yılında Türkiye’de Bitkisel Üretim Miktarları Arttı https://www.haber60.com.tr/2023-yilinda-turkiyede-bitkisel-uretim-miktarlari-artti/ https://www.haber60.com.tr/2023-yilinda-turkiyede-bitkisel-uretim-miktarlari-artti/#respond Sat, 30 Dec 2023 07:30:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1601 Üretim miktarları, 2023 yılında bir önceki yıla göre tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde (yem bitkileri hariç) yüzde 10,3; sebzelerde yüzde 0,6; meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde yüzde 2,3 oranında arttı.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2023 yılı Bitkisel Üretim İstatistikleri’ni paylaştı. Buna göre, üretim miktarları, 2023 yılında bir önceki yıla göre tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde (yem bitkileri hariç) yüzde 10,3; sebzelerde yüzde 0,6; meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde yüzde 2,3 oranında arttı. Buna göre 2023 yılında tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 77,7 milyon ton; sebzelerde 31,8 milyon ton; meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde 27,4 milyon ton üretim gerçekleşti.

    Tahıl üretimi 2023 yılında bir önceki yıla göre arttı

    Tahıl ürünleri üretim miktarları 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 9,1 oranında artarak yaklaşık 42,2 milyon ton olarak gerçekleşti.

    Bir önceki yıla göre, buğday üretimi yüzde 11,4 oranında artarak 22 milyon ton, arpa üretimi yüzde 8,2 oranında artarak 9,2 milyon ton, çavdar üretimi yüzde 11,7 oranında artarak 305 bin ton, yulaf üretimi yüzde 12,3 oranında artarak 410 bin ton oldu.

    Kuru baklagiller grubunda nohut, kuru fasulye ve kırmızı mercimek üretimi sırasıyla 580 bin ton, 240 bin ton ve 424 bin ton oldu. Yumru bitkilerden patates ise bir önceki yıla göre yüzde 9,6 oranında artarak 5,7 milyon ton üretildi.

    Yağlı tohumlardan soya üretimi yüzde 11,3 oranında azalarak 137,5 bin ton, ayçiçeği üretimi ise yüzde 13,8 azalarak yaklaşık 2,2 milyon ton oldu.

    Şeker pancarı üretimi yüzde 22,1 oranında artarak 23,5 milyon ton olarak gerçekleşti.

    Sebze üretimi 2023 yılında bir önceki yıla göre arttı

    Sebze ürünleri üretim miktarı 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 0,6 artarak yaklaşık 31,8 milyon ton olarak gerçekleşti.

    Sebzeler grubu ürünlerinden domateste yüzde 2,3, kuru soğanda yüzde 10,6, salçalık kapya biberde yüzde 8,2 oranında üretim artışı; karpuzda yüzde 7,3, kavunda yüzde 11,6, hıyarda yüzde 3,4 oranında üretim azalışı oldu.

    Meyve üretimi 2023 yılında bir önceki yıla göre arttı

    Meyveler, içecek ve baharat bitkileri üretim miktarı 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 2,3 oranında artarak yaklaşık 27,4 milyon ton olarak gerçekleşti.

    Meyveler grubunda, bir önceki yıla göre elmada yüzde 4,5, zeytinde yüzde 48,9 üretim miktarı azaldı. Şeftali ve nektarin toplamında yüzde 6,8, kirazda yüzde 12,3, vişnede yüzde 19,5 oranında üretim arttı.

    Turunçgil meyvelerinden mandalinada yüzde 58,3, portakalda yüzde 74,8, limonda yüzde 75,8 oranında üretim artarken, sert kabuklu meyvelerden fındıkta yüzde 15,0, Antep fıstığında yüzde 26,4 oranında üretim azaldı. Cevizde ise yüzde 7,5 oranında üretim arttı.

    Muz üretiminde yüzde 6,7 oranında azalış gerçekleşti.

    Süs bitkileri üretimi 2023 yılında bir önceki yıla göre arttı

    Süs bitkileri üretim miktarı 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,0 oranında arttı.

    Süs bitkileri üretimi içinde kesme çiçeklerin yüzde 65,3, diğer süs bitkilerinin ise yüzde 34,7’lik bir paya sahip olduğu görüldü.

    Bir önceki yıla göre kesme çiçek üretiminde yüzde 0,8 azalış, diğer süs bitkileri üretiminde ise yüzde 14,5 oranında artış gerçekleşti. – ERZİNCAN

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/2023-yilinda-turkiyede-bitkisel-uretim-miktarlari-artti/feed/ 0
    Bilecik’te Berber Mehmet Kılıç, Ejder Meyvesi Üretiminde Seri Üretime Geçti https://www.haber60.com.tr/bilecikte-berber-mehmet-kilic-ejder-meyvesi-uretiminde-seri-uretime-gecti/ https://www.haber60.com.tr/bilecikte-berber-mehmet-kilic-ejder-meyvesi-uretiminde-seri-uretime-gecti/#respond Fri, 29 Dec 2023 08:06:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1491 Bilecik’te internette görüp etkilendiği ejder meyvesini evinin bahçesinde tek bir fideyle yetiştirmeye başlayan berber Mehmet Kılıç şimdi 210 metrekare serasında seri üretime geçti.

    Bilecik’in Bayırköy Beldesinde kaktüsgiller familyasına ait bir meyve olan ve ‘pitaya’ ismiyle de bilinir ejder meyvesi üretimi yapan Mehmet Kılıç bu işe bir fide ile hobi olarak aşladığını söyledi. Tayvan, Singapur, Güney Amerika bölgesinin meyvesi tropikal bir meyve olan ‘Ejder’i beldede yetiştirmeyi başaran Mehmet Kılıç, “Mesleğim berberlik, burada kendimize ait iş yerimiz var. 4 veya 5 sene öncesi internetten gördüm bu meyveyi ve hobi amaçlı bu iklime uyar mı uymaz mı bilmediğim için küçük çaplı fide alıp denedim. Evin bahçesine küçük bir sera yaptım. Daha sonra burada meyve aldım ve bu meyveyi de Belediye Başkanımız Mustafa Yaman’a götürdüm. Mustafa başkan da burada yetiştiğini görünce çok sevindi sağ olsun. Bize her konuda destek vereceğini, yeter ki daha geniş çaplı girişimci olmamı istedi benden. İçimde merak olduğu için açıkçası hemen kabul ettim. Sağ olsun başkanımda bana her konuda destek verdi. 2020 yılında 210 metrekare sera yaptık, bu sene üçüncü senem. İki senedir güzel ürün alıyoruz. Bu meyve normalde Tayvan, Singapur, Güney Amerika bölgesinin meyvesi tropikal bir meyve ama bizim buradaki iklime de çok güzel ayak uydurdu. Artı buradaki toprağından mı suyundan mı bilmiyorum ama kalite olarak lezzet olarak kendi ana vatanından daha güzel olduğunu söylüyorlar. Tabi mesela bizim Türkiye’mizin bazı bölgelerinde de Antalya, Mersin taraflarında da ilk önce orada yetiştirilmeye başlandı. Tabi orada iklimin sıcak olduğundan dolayı çiçek açtığından 30-35 gün sonra meyve kızarıyor. Ama bizim burada bir 15 gün daha atıyor. Bizde çiçek açtıktan 45 gün sonra kızarıyor. Bu da olgunlaşmasında zannedersem daha iyi oluyor” dedi.

    “Hedefimiz daha büyük sera yapıp bunu çoğaltmak”

    Mehmet Kılıç, konuşmasının devamında, “Meyvedeki aroma daha iyi lezzetli hale geliyor. Daha dayanaklı, daha lezzetli, daha iri yapıyor. Daha kaliteli meyve çıkıyor. O yüzden açıkçası bizde ilk başlarda çok ümitli değildik ama artık bu günlere geldikten sonra ümidimiz arttı. Hedefimiz biraz daha büyütmek, inşallah daha büyük sera yapıp bunu çoğaltmak. Yine aynı şekilde burada birkaç arkadaşım görünce onlarda seraya başvurdular. Yaklaşık Temmuz ayında çiçek açmaya başlıyor. Ağustos’un 15’inden itibaren meyveyi toplamaya başlıyoruz. Hava şartlarına göre tabi ocak ayına kadar devam ediyor. Yani bu da 4-5 kez ürün alıyoruz. Şu anda satma sorunumuz hiç yok. Özellikle pastanelerden çok talep var. Vatandaş bilmediği için tatma hevesinde olduğu için meraktan talep ediyor. İnternet üzerinden çok arayan oluyor. Yerimiz yol kenarında olduğu için serayı gören de gelip alıyor. Yani şu anda çok talep var aslında ama bizim tabi yeterli meyvemiz çıkmıyor. Bu sene yaklaşık 700 kilo civarında inşallah meyve çıkacak. Şu anda 500 kiloyu bulduk. 200 kilo daha alırsak inşallah 700 kilo civarında meyvemiz çıkmış olacak” dedi. – BİLECİK

    ]]>
    https://www.haber60.com.tr/bilecikte-berber-mehmet-kilic-ejder-meyvesi-uretiminde-seri-uretime-gecti/feed/ 0