Meydan – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 16 Jul 2024 01:42:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Esenler’de 15 Temmuz hain darbe girişiminin 8’inci yıl dönümünde anma programı gerçekleştirildi https://www.haber60.com.tr/esenlerde-15-temmuz-hain-darbe-girisiminin-8inci-yil-donumunde-anma-programi-gerceklestirildi/ https://www.haber60.com.tr/esenlerde-15-temmuz-hain-darbe-girisiminin-8inci-yil-donumunde-anma-programi-gerceklestirildi/#respond Tue, 16 Jul 2024 01:42:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39782 Esenler ilçesinde 15 Temmuz hain darbe girişiminin 8’inci yıl dönümü anıldı. 15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminde en çok şehit veren ilçelerden olan Esenler’de, hain darbe girişiminin 8’inci yılında Belediye Başkanı Tevfik Göksu’nun da katılımıyla Kur’an-ı Kerim tilaveti ve şehitler için hazırlanan sinevizyon gösterimi ile anma töreni yapıldı.

Esenler Belediyesi 15 Temmuz darbe girişiminin 8’inci yıl dönümünde “Vatan Uğruna, Millet Aşkına Dörtyol’da buluşuyoruz” sloganı ile Dörtyol Meydanı’nda şehitleri ve 15 Temmuz kahramanlarını anma programı düzenledi. Esenler’in hain darbe gecesi en çok şehit veren ilçelerden biri olduğunu ifade eden Belediye Başkanı Tevfik Göksu, “Taşlar konuşacaksa, dile gelecekse bu meydanın her bir zerresindeki taşlar ve ağaçlar dile gelecekse ve şahitlik edecekse bu meydanda çok güzel şeylere şahitlik edeceklerdir” dedi. Esenler’in şehitleri yapılan programda Kur’an-ı Kerim tilaveti, Kahramanlık Türküleri ve hazırlanan sinevizyon gösterimleri ile anıldı.

Programda konuşan Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, “Hani derler ya nesne konuşur mu taş dile gelir mi? Eğer ağaç konuşacaksa taşlar konuşacaksa bu meydanın her bir zerresindeki görünen ve görünmeyen nesneler dile gelecekse ve şahitlik edecekse ki edeceğine inanıyorum bu meydan da çok güzel şeylere şahitlik edeceklerdir. Bu meydan 15 Temmuz şehitlerini andığı günden itibaren değil. Bu meydan kimliğini ve benliğini bu toprakların inancını yüreğinde hisseden Esenler’deki her bir kardeşimizin heyecanını sonuna kadar sergilediği, bu topraklar için uğruna dökülmeyecek hiçbir şeyinin olmadığını herkese aleni bir şekilde gösterdiği, yeryüzünde artık iletişimin çok kolay olduğu bir dönemde yeryüzündeki küresel emperyalistlerin yüreğine korku salacak. 7’den 70’e kadınımızdan erkeğimize kadar her bir insanımızın yüreğini heyecanıyla beraber atmosferin sonsuz ışıklarına gönderen heyecanını yansıtan bir meydandır” dedi.

“Bu meydanı FETÖ’nün korkulu rüyası olan meydan haline getirdiniz”

15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Esenler’in en çok şehit verilen ilçelerden olduğunu ifade eden belediye başkanı Tevfik Göksu, “15 Temmuz’da en çok şehit veren ilçelerin başındayız. 15 Temmuz’da katliam yapanların bir kısmının bizim kışlalardan çıktığı bir ilçeyiz. 15 Temmuz’daki şehitlerimiz, Emrah Sağaz’ımız, İlhan Varank’ımız, Ahmet Kocabay’ımız, Mehmet Şefik Şefkatlioğlu’muz, Türkmen Tekin’imiz, Hüseyin Kısa’mız, Muhammet Ali Aksu’muz ve 66’ıncı tugayda şehit verdiğimiz askerlerimiz ve polislerimizle beraber en çok şehit veren ilçelerden bir tanesiyiz. Biz 15 Temmuz gecesinden itibaren, burada nöbete başladığımızdan itibaren hiç eksik vermeden nöbet tutan Esenler’in güzel insanları şunu bilin ki bu nöbetiniz sadece 4 yol meydanında tuttuğunuz nöbetten ibaret değil. Bu tuttuğunuz nöbet kutsal topraklardır. Bu meydanı, bu emaneti vicdanı temsil eden, bu emaneti inancı temsil eden, bu emaneti imanı temsil eden, bu emaneti bayrağı temsil eden bu toprakları ve alın terini yansıtan ve küresel emperyalistlerin korkulu rüyası olan, FETÖ’nün korkulu rüyası olan meydan haline getirdiniz. Her biriniz, sadece ve sadece bu coğrafya üzerindeki FETÖ uşakları gibi, bu topraklar üzerindeki uluslararası Siyonizm’in, küresel emperyalistlerin yeryüzündeki kuklaları gibi kaçarak değil dimdik durarak, tanklar gelirse gelsin, namlular gelirse gelsin velev ki sonunda şehadet var diyen şehitlere şahit olan bir meydan haline getirdiniz” diye konuştu.

“15 Temmuz o hainlerin bu topraklardan temizlendiği bir tarih oldu”

15 Temmuz hain darbe girişimi sonucunda, bir ülkenin devletinin ve milletinin bir olabildiğini dünyaya gösterildiğini ifade eden Göksu, “Allah bir daha bize 15 Temmuz yaşatmasın. Biz 15 Temmuz’da bir ülkenin milletinin ve devletinin nasıl bir olduğunu, bir ülkenin milletiyle devletiyle aynı istikamete yürüdüğünde neler başarabileceğini bütün insanlığa bir daha gösterdik. Allah bizi o gün mahcup etmedi. Şehitlerimizin kanının bereketiyle Allah bu toprakların vicdanını ve merhametini devam ettirdi. ve o gün biz bütün dünyaya bir liderliği öğrettik. Ne asparagas yaptılar. Kaçtı gidiyor diye. O gün cumhurbaşkanımızın korkmayan dili titremeyen, eli titremeyen bir edayla meydanlara gelin tanklarıyla toplarıyla gelsinler ne yapacaklarsa yapsınlar ellerinden geleni geri bırakmasınlar diye haykırmasıyla bir milletin sokaklara nasıl bir heyecanla çıktığını gördünüz. ve Allah’a şükür 15 Temmuz o hainlerin bu topraklardan temizlendiği bir tarih oldu” şeklinde konuştu.

“Bu ülkeyi ve bu milleti ne pahasına olursa olsun ezdirmeyeceğiz”

15 Temmuz hain darbe girişimini anma programının ardından İhlas Haber Ajansı’na konuşan Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, “15 Temmuz’un 8’inci yıl dönümü. ve gerçekten 8’inci senesinde bu meydan çok büyük şeylere şahitlik etti. Biz de bu şahitliği tekrar yaşamak ve bu milletin, bu toprakların kıymetini bildiğimizi ve bu toprakların bu ülkeyi bu milleti kimseye ezdirmeyeceğimizi ne pahasına olursa olsun nöbetimizi tutacağımızı 8’inci yılda da burada gösteriyoruz. Esenler biliyorsunuz 15 Temmuz’da en çok şehit veren ilçelerden bir tanesi. Hem şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Hem gazilerimizi rahmetle anıyoruz. Hem de nöbetimize devam ediyoruz. Meydandaki dolulukta bunun göstergesi. Ben nöbete katılan tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlık diliyorum” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/esenlerde-15-temmuz-hain-darbe-girisiminin-8inci-yil-donumunde-anma-programi-gerceklestirildi/feed/ 0
Doğu ve Güneydoğu’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri gerçekleştirildi https://www.haber60.com.tr/dogu-ve-guneydoguda-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-etkinlikleri-gerceklestirildi/ https://www.haber60.com.tr/dogu-ve-guneydoguda-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-etkinlikleri-gerceklestirildi/#respond Tue, 16 Jul 2024 01:30:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39770 Diyarbakır, Siirt, Mardin, Batman, Şırnak, Elazığ ve Bingöl’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla etkinlikler düzenlendi.

Diyarbakır’da Valilik tarafından gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında merkez Sur ilçesindeki Keçi Burcu’ndan Fatihpaşa (Kurşunlu) Camisi’ne kadar bando takımı eşliğinde Türk bayraklarıyla yürüyüş yapıldı.

Vali Murat Zorluoğlu ve eşi Sevcan Zorluoğlu yürüyüşün ardından caminin bulunduğu alanda kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarınca açılan stantları gezdi.

Stantlarda vatandaşlara ikramlarda bulunuldu.

Fatihpaşa Camisi önünde devam eden programda, saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu, Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı.

Vali Zorluoğlu, meydanda bulunan katılımcılara ” Çanakkale, Sakarya ve Dumlupınar’da destan yazan kahramanların torunları aziz Diyarbakırlılar” diye seslenerek, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle herkesi sevgi ve saygıyla selamladığını söyledi.

Kente yeni atandığını anımsatan Zorluoğlu, bu görevinin kendisine, Diyarbakır’a ve Türkiye’ye hayırlar getirmesini diledi.

Zorluoğlu, hain darbe girişiminin 8. yıl dönümünde bir taraftan şehitlerin hüznünü yaşadıklarını diğer taraftan da dünyada eşine rastlanmayan bir direnişe milletçe imza atmış olmanın haklı gururunu yaşadıklarını ifade ederek, 15 Temmuz 2016’da tanklara, uçaklara meydan okuyarak, mermilere göğüslerini siper ederek “Cumhurbaşkanı’mı, hükümetimi, Meclis’imi ben belirlerim, darbeci alçaklara irademi teslim etmem.” diyen aziz milletin her bir ferdini selamladığını ve şükranlarını sunduğunu belirtti.

Zorluoğlu, şöyle konuştu:

“İmanımıza, tarihimize, kültürümüze ve elbette en önemlisi neslimize sahip çıktıkça Allah’ın izniyle bu ülkeyi hiç kimse işgal edemez. 15 Temmuz, bu gerçeğin hem hain terör örgütü FETÖ’ye hem de onların arkasındakilere, onların ağababalarına bir kere daha net ve açık bir şekilde hatırlatılmasıdır. 15 Temmuz, her dünya görüşünden her mezhepten, meşrepten, inançtan ve her etnik kökenden kahraman milletimizin ortak başarısıdır. 15 Temmuz 85 milyonun hep birlikte verdiği şanlı direnişin ve destanlaştırdığı kutlu mücadelenin adıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün İstiklal Harbi’ni başlatmasını ve zafere ulaştırmasını sağlayan inancın bir benzeri 15 Temmuz gecesi tüm şehirlerimizde, tüm meydanlarımızda yeniden tezahür etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettikleri gibi Türk milleti yüz yıl önce Çanakkale’de hangi inanç ve kararlılıkla düşmanın karşısına dikilmişse 15 Temmuz’da da aynı duygularla darbecilerin karşısına dikilmiştir.”

Etkinlikte, “Sancak Koşusu’nu tamamlayan sporcular, Türk bayrağını Vali Zorluoğlu’na teslim etti.

Zorluoğlu, “15 Temmuz” konulu resim yarışmasında dereceye girenlere hediye verdi. Yarışmada dereceye giren öğrencilerden Ebru Bayer, 15 Temmuz temasıyla çizdiği resmi Vali Zorluoğlu’na hediye etti.

İlahilerin seslendirildiği, şiirlerin okunduğu, tiyatro gösterisinin yapıldığı etkinlikte, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşması alandaki dev ekranlardan izletildi.

Programda, İçişleri Bakanlığınca 15 Temmuz şehitleri için hazırlanan “Ahmet’im, Mehmet’im, Şehitlerim” belgeselinin gösterimi yapıldı.

Programa, 7. Kolordu ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Fedai Ünsal, 8. Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Gürtaç Kayapınar, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakoç, İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, AK Parti İl Başkanı Mehmet Raşit Ocak, vali yardımcıları, kaymakamlar, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

Siirt

Siirt’te 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinliği, mehter takımının gösterisi ve Türk bayrakları eşliğinde kortej halinde Siirt Üniversitesi Merkez Yerleşkesi önünden başlayan “Demokrasi ve Milli Birlik Yürüyüşü” ile başladı.

Vali Kemal Kızılkaya ve eşi Nurten Kızılkaya ile protokol üyeleri, 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda devam eden etkinlikte “15 Temmuz’da Yaşananlar” adlı fotoğraf ve resim sergisi ile kurumların stantlarını gezdi.

Siirt Valiliği önünden başlayan ve 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda sona eren “Sancak Koşusu”na katılan gençler, sancağı Vali Kızılkaya’ya teslim etti.

Meydanda devam eden programda, saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından dualar edildi, darbe girişimi gecesini ve milletin direnişini anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı, “15 Temmuz” konulu belgesel izletildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşması alandaki dev ekranlardan izletildi.

Vali Kemal Kızılkaya, 15 Temmuz 2016 gecesinde millete ve devlete kasteden hainlerin demokrasiyi yıkmak, özgürlükleri milletin elinden almak ve ülkeyi karanlık bir geleceğe sürüklemek istediğini belirterek, milletin destansı direnişi, demokrasiye olan bağlılığı ile Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla şahlanarak meydanları doldurduğunu, tankların, uçakların, mermilerin önüne göğsünü siper ederek, Türkiye’nin dört bir tarafında müstesna bir direniş sergilediğini ifade etti.

Aziz milletin mücadelesi neticesinde ihanet kalkışmasının bastırıldığını, karanlık eller tarafından harekete geçirilen ihanet çetesinin hezimete uğratıldığını ve necip milletin bu şerefli ve vakur duruşuyla tarihin sayfalarına eşsiz bir demokrasi destanı yazdığını dile getiren Kızılkaya, binlerce yıllık tarihi boyunca zulme ve esarete boyun eğmeyen Türk milletinin asil iradesinin 15 Temmuz’da bir kez daha tescillendiğini kaydetti.

Kızılkaya, ülkenin geleceğini esaret altına almak isteyen dış güçlere ve onların işbirlikçilerine en güzel cevabın verildiğini anlatarak, “Aziz milletimiz, birlik ve bütünlüğüne kasteden bütün şer odaklarına karşı, vatanını ve mukaddesatını koruma uğrunda canını feda etmekten çekinmeden verdiği kararlı mücadelesini aynı azim ve sebatla sürdürecek, 15 Temmuz diriliş ruhunu benliğinde yaşatmaya devam edecektir. 15 Temmuz’u unutmayacağız, asla unutturmayacağız.” ifadelerini kullandı.

Etkinlikte mehteran takımı gösteri sundu, ilahiler seslendirildi, şiir dinletisi sunuldu.

Programa, AK Parti Siirt Milletvekili Mervan Gül, Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Çetiner, Siirt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Şındak, İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Emrullah Büyük, kurum müdürleri, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

Mardin

Mardin’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Yürüyüşü düzenlendi.

Valilik Parkı’nda bir araya gelen vatandaşlar, taşıdıkları büyük Türk bayrağı ile 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Parkı’na kadar yürüdü.

Burada saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam eden programda Kur’an-ı Kerim okundu, şiirler seslendirildi.

Vali Tuncay Akkoyun, yaptığı konuşmada, 15 Temmuz gecesi milletin, hain darbe girişimini bozguna uğratarak hafızalardan asla silinmeyecek büyük bir destan yazdığını belirtti.

Akkoyun, şunları kaydetti:

“Devletimiz tarafından ihanet şebekesi FETÖ hain terör örgütüne yönelik operasyonlar ve çalışmalar ara vermeksizin devam ediyor. FETÖ’cü hainler nerede gizlenirlerse gizlensinler, kimlerden medet umarlarsa umsunlar son FETÖ’cü yakalanıncaya kadar bu mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz. Milletimizin kanını döken, ülkemiz üzerine sinsi planlar yapan hiçbir habis oluşumun ve terör örgütünün varlığına dünyanın neresinde olursa olsun asla izin vermedik, vermeyeceğiz. Allah bu kutlu mücadelede devletimizin, milletimizin ve güvenlik güçlerimizin yardımcısı olsun.”

AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç da programda konuştu.

Konuşmaların ardından Mardinli milli sporcuların taşıdığı Türk bayrakları Vali Akkoyun’a teslim edildi.

Kum sanatçısı Ramazan Yumrutepe’nin “15 Temmuz” konulu kum sanatı gösterisinin ardından Grup Tillo ilahiler seslendirdi.

FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında ve sonrasında Anadolu Ajansı (AA) foto muhabirleri tarafından çekilen fotoğrafların da yer aldığı fotoğraf ile resim sergisinin gezildiği programda, bazı kurumlar vatandaşlara ikramlarda bulundu.

Programa, 70. Mekanize Piyade Tugay Komutan Vekili Piyade Albay Cumhur Yazgan, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Akbulut, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İdris Tataroğlu, İl Emniyet Müdürü Cebrail Buğday, kurumlar, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

Batman

Batman’da Atatürk Parkı’nda düzenlenen programda saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından darbe girişimini anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı, İl Müftüsü Ahmet Durmuş dualar okudu.

Programda konuşan Vali Ekrem Canalp, her milletin tarihinde dönüm noktaları olduğunu, 15 Temmuz hain darbe girişiminin de Türkiye içindönüm noktalarından biri olduğunu söyledi.

15 Temmuz’da devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin içerisine sızmış bir çetenin millete karşı bir ihanet teşebbüsünde bulunduğunu ifade eden Canalp, “Bu ihanet teşebbüsünün amacı sadece bir darbeden ibaret değildi. Bu ihanet teşebbüsünün amacı ülkemizde bir iç savaş çıkarabilmekti.” dedi.

Programda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşması alandaki dev ekranlardan izletildi, çeşitli kategorilerde düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi.

Programa, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Ali Koç, Cumhuriyet Başsavcısı Murat Şahingöz, Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İdris Demir, İl Jandarma Komutanı Albay Adem Taşkın, İl Emniyet Müdürü İbrahim Kaba, kurumlar, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, gaziler ve vatandaşlar katıldı.

Şırnak

Şırnak’ta Ömer Kabak Meydanı’nda başlayan Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugay Komutanlığındaki askerlerin taşıdığı 100 metre uzunluğundaki Türk bayrağı eşliğinde düzenlenen yürüyüş Cumhuriyet Meydanı’na kadar sürdü.

Bazı vatandaşlar evlerinin balkonlarına Türk bayrağı asarak, yürüyüşe destek verdi.

Cumhuriyet Meydanı’nda devam eden programda, saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu, ilahiler seslendirildi, şiirler okundu, çeşitli gösteriler sunuldu.

“15 Temmuz Şehitler Sancak Koşusu”nda taşınan Türk bayrağı sporcular tarafından Vali Cevdet Atay’a teslim edildi.

Vali Atay, programda yaptığı konuşmada, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde şehit olanlara rahmet diledi.

15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla milletin vatanına, milli iradesine sahip çıkmak için meydanlara akın ettiğini ifade eden Atay, şunları kaydetti:

“Hainlerin milletimize yönelttiği tanklara, mermilere canlarını siper ettiler ve bu hain darbe girişimini millet olarak önlediler. Allah milletimizden razı olsun. 15 Temmuz hain darbe girişimi en alçak, en karanlık saldırılardan biri olarak tarihte yerini alacaktır. O karanlık gece milletimizin zaferiyle, kahramanlık destanına dönüştü Allah’a hamdolsun, milletimiz genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle ülkesi ve bayrağı için o gece canlarını hiçe saydılar. O karanlık gecede hiç kimsenin bize esaret gömleğini giydiremeyeceğini tüm dünyaya bir kez daha haykırdık.”

Belediye Başkanı Mehmet Yarka da programda konuştu.

Programa, 23. Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral Emre Tayanç, Cumhuriyet Başsavcısı Hayrullah Şahin, Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Alkış, Vali yardımcıları Hasan Hüseyin Alpaslan ve Ahmet Kavanoz, İl Emniyet Müdür Vekili Ahmet Can, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut, AK Parti İl Başkanı İbrahim Halil Erkan, kamu kurumları ve siyasi partilerin temsilcileri ile gaziler ve vatandaşlar katıldı.

Elazığ

Elazığ’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda ellerinde Türk bayraklarıyla bir araya gelen vatandaşlar, mehteran takımı eşliğinde Gazi Caddesi güzergahından 15 Temmuz Meydanı’na kadar “Demokrasi Yürüyüşü” gerçekleştirdi.

Burada şehitler için saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu, mehteran takımı konser verdi, şehitler için Kur’an-ı Kerim okundu, İl Müftüsü İrfan Üstündağ dua etti.

Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü koordinesinde Karayolları kavşağından başlayıp tören alanında son bulan sancak koşusu kapsamında sporcular, elden ele taşıdıkları sancağı Vali Ömer Toraman’a teslim etti.

Vali Toraman, programda yaptığı konuşmada, milletin zaferini kutlamak için toplandıklarını söyledi.

Türkiye’nin ve Türk milletinin daha önce de darbelerle karşı karşıya kaldığını anımsatan Toraman, şöyle dedi:

“O gece aziz milletimiz, büyük milletimiz, büyük Türk milleti, ferasetiyle, basiretiyle Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde demokrasisine birlik ve beraberliğine, bağımsızlığına ve istiklaline bir kere daha sahip çıktı. Onun için diyoruz ki 15 Temmuz’u unutmadık, unutturmayacağız.”

Programda, AK Parti Elazığ milletvekilleri Erol Keleş ve Ejder Açıkkapı, CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol ve Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları da birer konuşma yaptı.

Programa, 8. Kolordu Komutanı Tümgeneral Tamer Atay, Cumhuriyet Başsavcısı Aşkın Yeğin, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, İl Jandarma Komutanı Albay Murat Evren, kurumlar ve siyasi partilerin temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

Bingöl

Bingöl’de de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla vatandaşlar ellerinde Türk bayraklarıyla, Hacı Hıdır Camisi önünden Bingöl Valiliğine kadar yürüdü.

Valiliğin önünde düzenlenen programda, saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından konuşan Vali Ahmet Hamdi Usta, Türk milletinin Cumhuriyet tarihi boyunca hür iradesini yok sayan çeşitli darbelere maruz kaldığını ancak her seferinde “demokrasi, barış, huzur, istikrar” diyerek yoluna devam ettiğini söyledi.

Usta, “FETÖ’cü hainler bu milletin asil duruşunu, bu milletin cesaretini, ferasetini, birlik ve beraberliğini, kısacası bu milletin özgül ağırlığını hesaplayamamışlardı.” ifadesini kullandı.

Programa, Cumhuriyet Başsavcısı Abdullah Sert, Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Çapak, İl Emniyet Müdürü Şükrü Orhan, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Bilgihan Yeşilyurt, 15 Temmuz gazileri Mehmet Akif Özdemir ve Onur Asutay, kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile gaziler ve vatandaşlar katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dogu-ve-guneydoguda-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-etkinlikleri-gerceklestirildi/feed/ 0
CHP’nin Ankara’daki Büyük Emekli Mitingi…Özgür Özel “Türkiye’nin Bütün Demokratları Önce Hükümeti Alacağız, Sonra Size Hakkınızı Vereceğiz” https://www.haber60.com.tr/chpnin-ankaradaki-buyuk-emekli-mitingi-ozgur-ozel-turkiyenin-butun-demokratlari-once-hukumeti-alacagiz-sonra-size-hakkinizi-verecegiz/ https://www.haber60.com.tr/chpnin-ankaradaki-buyuk-emekli-mitingi-ozgur-ozel-turkiyenin-butun-demokratlari-once-hukumeti-alacagiz-sonra-size-hakkinizi-verecegiz/#respond Mon, 27 May 2024 03:57:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33388 HABER: DİLAN KUTLU-MEHMET OFLAZ/ KAMERA: ONUR BİNGÖL-UĞUR DEMİRCİ

(ANKARA)  – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ‘Büyük Emekli Mitingi’nde; “Emeklilere söz veriyorum. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk genel seçimlerinde CHP’yi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini birinci parti, iktidar yapacağız. Türkiye ittifakıyla biz bu seçimleri kazanacağız. Türkiye ittifakının içindeki sosyal demokratlar, milliyetçi demokratlar, muhafazakar demokratlar, Kürt demokratlar Türkiye’nin bütün demokratları önce hükümeti alacağız, sonra size hakkınızı vereceğiz. İlk seçim vaadimizi açıklıyorum. CHP iktidarında iktidar olduğumuz ilk 100 gün içinde yasal düzenlemeler derhal tamamlanıp en düşük emekli maaşı önce asgari ücrete 2 yıl sonra bırakıldığı yere bir buçuk asgari ücrete çıkarılacaktır” dedi.

CHP, bugün Ankara Tandoğan Meydanı’nda “Büyük Emekli Mitingi” düzenledi. Özel, mitingde yaptığı konuşmada emeklilerin haklarını söke söke alacaklarını belirterek şunları söyledi:

“Dedim ki, elime mikrofonu aldığım her konuşmada bu büyük haksızlığı, bu büyük adaletsizliği dile getireceğim. Koca bir seçim dönemi geçirdik. 105 meydanda kürsüye çıktım. Otobüsün üstüne çıktım. Mikrofonu elime aldım ve sizlerin, emeklilerin derdini, sorununu dile getirdim. Biz o meydanlarda, konuştuk anlaştık, biz çağırdık, siz geldiniz kendi meselenize sahip çıktınız. ve gün oldu bizim mitinglerimiz birer emekli mitingine dönüştü. Bütün Türkiye sizleri sorunlarınızı duydu, konuştu. İşte bugün Ankara bu büyük meydanda iğne atsan yere düşmüyorsa bunun sahibi sizlersiniz. Bu meydan Türkiye’nin en kalabalık, Türkiye’nin en büyük korosu, emekliler korosu. Dinleyin bakın. Dünyanın en acıklı şarkısını nasıl söylüyorlar? Emekliler elini kaldırsın. Bakın, bakın, bakın. Kaç para maaş alıyorsunuz? 10 bin lirayı duyuyor musunuz? İşte dünyanın en büyük konusunun söylediği en acıklı şark bu? Biz bundan sonra elbette defalarca dile getirdik. Anlattık ve dedik ki emeklinin sorununu çözmezseniz bundan sonra meydanlar bizimdir. Sokaklar bizimdir. Türkiye’nin dört bir yanından yedi bölgesinden 81 ilinden gelen emekliler burada mısınız? Burada mısınız? Bu sesi ya duyacaklar ya da söz verdiğim gibi durmayacağım, susmayacağım. Sizin sesinizi mutlaka bütün Türkiye’ye duyuracağım. Hakkınızı söke söke alacağım.

“Tercümesi olmayan bir emekli maaşına sizleri mahkum edenlere yazıklar olsun”

Bu iktidar 2024 yılını ’emekli yılı’ ilan etmişti. Bu yıl 2024 Ocak’ta verilecek maaşı en düşük emekli maaşını 10 bin lira olarak belirlediler. Yurt dışına gidiyorum. Alman Başbakanı’yla konuşuyorum. Türkiye’de emekli maaşı 270 euro diyorum. Yanlış söyledim sanıyor, düzeltiyor, 2700 diyor. İngilizce’ye, Almanca’ya, Fransızca’ya tercümesi olmayan bir emekli maaşına sizleri mahkum edenlere yazıklar olsun. Emekli ikramiyelerine bakıyoruz. Emekliler eskiden emekli olduklarında ev alabiliyorlardı emekli ikramiyesiyle. Sonra ev alamıyorlardı. Arabaya düştü. Şimdi yılların emeğine bir motosiklet parası emekli ikramiyesi verenlere yazıklar olsun. Almanya’da, Almanya’dan emekli, Hans, kalkıyor, geliyor. Manavgat’a tatil yapmaya. Ama Manavgat’ta Hasan amca, Manavgat’ta markete, bakkala gitmeye korkuyor. Borcu var, önünden geçmeye, korkuyor, utanıyor, çekiliyor. Hollanda’dan Ursula emekli olmuş. Kalkıyor geliyor Trabzon’a. Maçka’ya gidiyor. Peki Trabzonlu teyze manava gidemiyor. Pazara çıkamıyor. Sümeyye kardeşim gidip de alışverişini yaptıktan sonra hesabını veremeyeceği için filesinin üçte birini gittiği marketin kasasında bırakıyor. Böyle bir yaklaşıma Hans’ın yaşadığı hayatı Hasan’dan esirgeyenlere yazıklar olsun. Yaz aylarında iki yaz aylarında 65 bin misafirhaneyi açıyor. Toplam kapasitesi 65 bin olan öğrenci yurtlarını emekli misafirhanesi yapacaklarmış. Yattık yerlerde, alay ediyorlar. Emekli ‘açım’ diyor. Bu ‘yurda git tatil yap’ diyor. Emekli  sokağa çıkamıyor. O Çeşme’deki yurda git, Antalya’daki yurda git, Mersin’deki yurda git diyor.”

“Emekliler yurtta kalma derdinde değil, karnını doyurma derdinde”

Öğrenci yurtlarının emeklilere açılması kararını eleştiren Özel, konuşmasında şunları değindi:

“Emekliler yurtta kalma derdinde değil, kendi kirasını ödeme, karnını doyurma derdinde. Verdiğiniz parayla, ev kirası verirken, aç kalırsın. Karnını doyurursan sokakta kalırsın. Yazıklar olsun bu düzene. Değiştireceğiz bunu.  Bu iktidar geldiğinde en düşük emekli maaş 1.5 asgari ücretti. Doğru mu? Yani sizinle hiç uğraşmasa size hiç ilişmese bugün 17 bin liradan toplam 1.5 buçuk asgari ücret, 26 bin emekli maaşı alacaktı. 26  bin liradan 10 bin liraya bu emekliyi düşürenlerden hesap soracağım.  ‘Asgari ücret hesabı yapma, biz asgari ücreti arttırdık’ diyor. Ne hesabı yapalım? Bu memlekette ne hesabı şaşmaz? Altın, bir de altın hesabı yapalım. Bütün Türkiye görsün. Bu iktidar geldiği gün en düşük emekli maaşı sekiz çeyrek altın yapıyordu. Görüyor musunuz? Doğru mu? Şimdi 10 bin lira, 2.5 buçuk altın alınıyor. Yani her emeklinin her birinizin cebinden çantasından her ay 5.5 çeyrek altını alıp çalan kaçan bir düzen var. Emekliyi bu hale getirenlerden 31 Mart’ta hesap sordunuz. Sesinizi duymazlarsa onlardan hesabın büyüğünü ilk sandıkta soracaksınız.”

“Emeklilikte kademe bekleyenler var”

“Çocuk yaşında, stajyer olarak gitmiş sigortası başlamış. Parası yatmış, çıraklık okuluna gitmiş sigortasını devlet yatırmış. Ama şimdi gelince ‘o günden başlatmayız’ deyip emekli edilmeyen staj ve çıraklık mağdurları. Emekliliği 1999’da işe başlayan, bir gün önce emekli olsa geçen sene emekli olacak olup bir gün geç kaldı diye, bir hafta geç kaldı diye 17 sene geriye bırakılanlar var. Emeklilikte kademe bekleyenler var. Onların da sesini duyuyoruz, duyurmaya devam edeceğiz. SSK kökenliler. 7200 günde emekli olurken, 9 bin gün istenen Bağkur’luların ve aynı zamanda Bağ-Kur’lu olduğu için Çukurova’da pamuk, Ege’de tütün, Karadeniz’de çay yapıp ama vaktiyle kuponunu kaybedenler, belgelemeyenler. Mevcut belgesi kabul edilmeyenler var. Onların da emeklilik analarının ak sütü gibi helaldir. Hepsini birden haykırmaya devam edeceğiz.

“Bizim için canını ortaya koyanların cebinden parasını çaldılar”

Aramızda kahramanca hepimiz için canlarını ortaya koyan emekli astsubaylar var. Astsubaylar emekli olamıyor, niye olamıyor çocuk okuyor, ev kira. Emekli olunca maaş yarıya düşüyor. ve o yarıya düşen maaşla geçinemeyeceği için emekli olamıyor. Yaşı dolduğunda da sefalete sürükleniyor. Sadece astsubayların değil kadro ve emeklilik hakları bulunmayan uzman erbaşların sözleşmeli er ve erbaşları kadro istihdam haklarını ayrıca emekli yüzbaşıların, emekli binbaşıların benzer sorunlarını her kademede görev yapanların özlük haklarını ayrı ayrı savunuyoruz. Onlara minnet borçluyuz. Şehitleri var. Gazileri var. Bu sesi duyun. Ayrıca Milli Savunma Bakanı Divan Başkanı’ydı. OYAK Genel Kurulu yaptılar. Bütün personelde astsubaydan subaydan hatta asteğmenden kesilen yüzde onla biriktirilen OYAK. Bir yıl parayı işletmiş ve diyor ki nema yüzde 77 . Resmen bizim için canını ortaya koyanların cebinden parasını çaldılar. Bakın 2023 bu portreyi Koç Holding’in portföy yöneticileri yönetse yüzde 720. Sabancı Holding yüzde 285. Yüzde 230’dan aşağıya portföy getireceği yok. OYAK’ta enflasyon kadar. Sözde TÜİK enflasyonu kadar portre yönettik diyorlar. Bunun adı haksızlık değil. Bunun adı hırsızlıktır. Yazıklar olsun.

“Başımızda bir Gulyabani var”

Ekonomi öncelik belirleme işidir. Siyaset, öncelik belirleme işidir. Ekonomik tercihler sizin kimin adamı, kimin hükümeti, kimin yanında olduğunuzu gösterir. 16 milyon emekli 32 milyon çalışan toplam 48 milyon kişiye ödenen para tüm emeklilere ödenen para bütçede faizle ödenenden çok daha az. Ayrıca emekliler sadece toplam aylıkları milli gelirin birkaç sene önce yüzde 7’sine denk gelirken, geçen sene 4 milyonun üzerinde eklenen EYT’ye rağmen milli gelirin yüzde 5’ine düştü payları. Yani birileri hem emekli yaşa takılanları ‘Vallahi yapmam. Kaybedeceğimi bilsem yapmam’ derken seçimin gittiğini görünce emekli ettiler ama o emeklilerin maaşını mevcut emeklilere ödettiler. Onu bile ödemediler, 7’den 5’e düşürdüler. Her türlü ekonomik krizde her türlü kemer sıkmada herkesin aklına emekliler geliyor. Herkesin aklına emekçiler geliyor. Herkesin aklına maalesef yoksullar, garibanlar geliyor. Güya IMF’yle çalışmıyorlar. IMF olsa emekliye zam vermeyecek, vermiyorlar. Öğretmeni atama diyecek, atamıyorlar. Astsubayı duyma diyecek, duymuyorlar. Yoksullara kemer sıktır diyecek, kemeri yoksula sıktırıyorlar. Başımızda bir gulyabani var, gulyabani. IMF değil. Ama IMF’nin hayaleti aramızda dolaşıyor. Gulyabani, o Mehmet Şimşek, Mehmet Şimşek, beni dinle, bu gulyabaniyi al, saraya götür. Artık emeklinin yakasından insin. Birazcık da zenginlerden alsın, zenginlerden istesin. Saraya git. Git buradan. Git buradan. Seni istemiyoruz. Yoksulun sırtından düş. Onu saraya götürün. Onun zenginlerin biraz da zenginlerin penceresine gitsin o. Biraz da zenginlerle uğraşsın. Bu garibanı, emekliyi bıraksın artık. Geçtiğimiz haftalarda emeklilerle, emekçilerle birlikte ve Devrimci İşçi Sendikalarıyla birlikte vergi adaletini gündeme getirmeye çalıştık. Bir kez daha söylüyorum Türkiye’de 100 lira vergi toplanıyor bunun 64 lirası dolaylı vergiler. Yani öğrencinin elektrik faturasında da fabrikatörün, yalı sahibinin, elektrik faturasında da aynı vergi var. Emekli de aynı vergiyi veriyor, alışveriş yaptığında multimilyoner de yüzde 64. Geriye kalanın üçte ikisi, yani yüzde 25 ücretlerden alınıyor. Emekçilerin, memurların devlette ve özelde çalışanların maaşlarından kesiliyor ve yaptığı yüzde 89. Peki yüz liranın sadece 11 lirası, zenginlerin, yandaş müteahhitlerin büyük büyük ihaleleri kapanların dünyanın dört bir yanına ihracat, ithalat yapanların kazandığı toplam paradan yüzde on bir. Yüzde 89 emekliden, emekçiden, çiftçiden, Bağ-Kur’ludan herkesten alınan vergi. 100 liranın, doksanını zenginden, 10’unu bizden toplayacaklarına, yüz liranın doksanını bizden, onun zenginlerden topluyorlar. İşte kaynak arayana kaynak buradadır. Vergide adalet en temel talebimizdir. Vergide adalet getireceğiz.

“16 milyonun yüzünü güldüreceğiz”

Bir yandan Cumhuriyet Halk Partisi, derdinizi dile getirmeye, görünür kılmaya, bu coşkulu meydanın sesini duyurmaya çalışırken bir yandan da çözüm önerilerini dile getiriyor. Şimdi burada Sayın Erdoğan’a, Sayın Bahçeli’ye tüm siyasi partilerin kıymetli liderlerine bir çağrıda bulunuyorum. 15 madde 15’ini yapacağız, el birliğiyle yapacağız, bu meydanın yüzünü güldüreceğiz. 16 milyonun yüzünü güldüreceğiz. Var mısınız? Bir; en düşük emekli aylığının hiçbir dönemde asgari ücretten az olamayacağını yasal düzenlemeye bağlayalım.  İki; prim güncelleme katsayısı, aylık bağlama oranı aylıkların alt sınırını hakkaniyetli ölçüde aktaralım. İntibak yasası çıkararak 2000 öncesi 2002-2008  sonrası ayrımları ortadan kaldıralım. Dört; emeklilerimize yük oluşturan, ilaç katılım paylarını, fiyat farklarını, muayene ücretlerini mutlaka artık ortadan kaldıralım. Ayağını kaybetmiş bu vatan için, bu millet için, evlatları için çalışırken, ekmek parası kazanırken ama protezi var. Eskimiş, takılması gerekiyor. Verdikleri para olması gerekenin otuzda biri, yirmide biri. Protezde en iyisi emekliye hemen ödenmelidir, aksini asla kabul etmiyoruz.

“Emeklimizin elini havada bırakmayın”

Emeklilere sendikal örgütlenme hakkı tanınmalı. Emekli sendikalarına yıldırma amaçlı kapatma davası derhal geri çekilmelidir. Emekli bayram ikramiyeleri asgari ücret seviyesine çıkarılmalıdır. Kurumların özel sandıklarından emekli olanlar banka gibi kuruluşlar, özel bankaların kendi sandıklarından emekli olanları bayram ikramiyeleri eşitlenmeli, ilaç katkı payları düşürülmeli. Onlara da promosyon ödemesi yapılmalıdır. Emekliler için emekli kart çıkarılmalı, elektrik, doğal gaz su faturalarında yüzde 25 ile 40 arasında indirim yapılmalıdır. Emeklilikte kademe bekleyenlerin staj ve çıraklık mağdurlarının emekli askerlerin sorunları çözülmelidir. 65 yaş üstü ulaşım sorunu asla bir daha hiçbir emeklimizi rencide etmeyecek şekilde şoför esnafını da düşünerek onları karşı karşıya bırakmadan kanun yoluyla, devlet eliyle şoförün değil devletin cebinden çözülmelidir. Çalışmak zorunda kalan SGK destek birimi kesilmeye uygulaması bitirilmeli. Emeklilerin kredi ve kredi kartı borçları bir sefere mahsus bütün faizleri silinerek beş yıla bölünmeli. Bu kamburdan emekliler kurtarılmalıdır.  Vergide adalet, mutlaka sağlanmalı. Herkesten kazancı ölçüsünde vergi almalı. Dolaylı vergiler kademeli olarak sıfırlanmalıdır. Buradan hem hükümete muhalefete çağrımızdır. Gelin bu sorunları hep birlikte çözelim. Bu adımları atalım. Emekliler elinizi kaldırın. Bu eli tutun. Bu eli havada bırakmayın. Emeklimizin elini havada bırakmayın. Biz size el uzatıyoruz. Bu eli havada bırakmayın.

“Önce hükümeti alacağız sonra size hakkınızı vereceğiz”

Cumhuriyet Halk Partisi olarak geçen seçimlerde emeklilerde en çok alan parti olduk ve bunun da çok önemli katkısıyla Türkiye’nin birinci partisi olduk. Emeklilere söz veriyorum. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’ni, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini birinci parti, iktidar yapacağız. Türkiye ittifakıyla biz bu seçimleri kazanacağız. Türkiye ittifakının içindeki sosyal demokratlar, milliyetçi demokratlar, muhafazakar demokratlar, Kürt demokratlar Türkiye’nin bütün demokratları önce hükümeti alacağız, sonra size hakkınızı vereceğiz. İlk seçim vaadimizi açıklıyorum. CHP iktidarında iktidar olduğumuz ilk 100 gün içinde yasal düzenlemeler derhal tamamlanıp en düşük emekli maaşı önce asgari ücrete 2 yıl sonra bırakıldığı yere bir buçuk asgari ücrete çıkarılacaktır.

“Onlara deyin ki Ankara’da bir evladımız var”

Buradan hepinize bir kez daha seslenmek istiyorum. Eğer nereye çağrılırsanız bugün olduğu gibi koşar gelirseniz, bugün olduğu gibi meydanları doldurursanız, bugün olduğu gibi kendinize ülkemize sahip çıkarsanız bu ülkede kimin canı yanıyorsa onun yanında durursanız emin olun hep birlikte çok yakında bütün dertlerden kurtulacağız. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin emekliler için yapılan en büyük mitingine gelen bu meydanı dolduran, hakkını arayan herkese helal olsun, selam olsun. Memleketlerinize gittiğinizde bütün emeklilere bu evlat selam götürün. Onlara deyin ki Ankara’da bir evladımız var. O biz rahat etmeden rahat etmeyecek. Biz mutlu olmadan oturmayacak. Biz hakkımızı almadan o mücadeleyi bırakmayacak. Onlara deyin ki biz de bu kardeşimizin, bu evladımızın, onun partisinin yanından ayrılmayalım destek verelim, güç verelim, güç olalım. Hep birlikte uğraşalım ve hakkımızı alalım.”

—-

Mitingten notlar…

CHP’nin Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlendiği “Büyük Emekli Mitingi”ne Türkiye’nin farklı bölgelerinden binlerce emekli ve emekçi katıldı.

Sabah erken saatlerden itibaren meydanı doldurmaya başlayan emekliler, “Emekliler için zordur geçim, Özgür Özel acele seçim”, “Onurlu yaşam hakça paylaşım”, “İnsanca hakça bir yaşam için”, “Mutfakta yangın var, bıçak kemiğe dayandı”, “Biz torunlarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız ya siz”, “Krizin bedelini biz ödemeyeceğiz” yazılı döviz ve pankartlar taşıdı.

Emeklilerden iktidara “yerel halk”, “rolex”, “ıstakoz” göndermesi

Mitinge katılan bir emekli yurttaş, hazırladığı dövizle Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ‘yerel halk’ açıklamasına, AKP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu’nun 562 bin TL’lik ‘Rolex’ saatine ve AKP İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı’nın Monaco’da ‘ıstakoz’ yemesine göndermede bulundu. Dövizde, “Yerel halk sömürülmesin, rolex takıp ıstakoz yesin” ifadesi yer aldı. Bir emekli yurttaş da “Hiçbir şeyi tamir edemeyip her şeyi bozan acemi usta belgeni elinden alacağız” dövizi taşıdı.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı mitingde keskin nişancıların yer aldığı görüldü.

CHP’den üst düzey katılım

Mitinge CHP Genel Başkan Yardımcıları Gamze Taşcıer, Özgür Karabat, Burhanettin Bulut, Ensar Aytekin, Yalçın Karatepe ve Zeliha Aksaz Şahbaz, CHP Grup Başkanvekilleri Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve çok sayıda CHP milletvekili katıldı.

Emeklilerin temsilcileri ve Özel konuştu

Sanatçı Tolga Sağ mitinge katılan emeklilerle birlikte şarkılar ve türküler söyledi. Mitingde CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, DİSK Emekli Sen Genel Başkanı Cengiz Yavuz, Birleşik Emekliler Sendikası Başkanı Mahmut Şengül, Tüm Emekliler Derneği Başkanı Satılmış Çalışkan, 61 yaşındaki emekli Aynur Teke ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel konuştu.

“Gulyabani” canlandırıldı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in konuşması sırasında, meydanda Ertem Eğilmez’in yönetmenliğini yaptığı 1976 yapımı “Süt Kardeşler” filmindeki “Gulyabani” canlandırıldı. “Gulyabani” maketi miting meydanında dolaştırılırken CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “IMF’nin hayaleti aramızda dolaşıyor. Gulyabani. Mehmet Şimşek, beni dinle, bu gulyabaniyi  al, Saray’a götür. Artık emeklinin yakasından insin. Birazcık da zenginlerden alsın, zenginlerden istesin. Saray’a git. Git buradan” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chpnin-ankaradaki-buyuk-emekli-mitingi-ozgur-ozel-turkiyenin-butun-demokratlari-once-hukumeti-alacagiz-sonra-size-hakkinizi-verecegiz/feed/ 0
Cumartesi Anneleri’nin 1000’inci Haftasına Destek https://www.haber60.com.tr/cumartesi-annelerinin-1000inci-haftasina-destek/ https://www.haber60.com.tr/cumartesi-annelerinin-1000inci-haftasina-destek/#respond Mon, 27 May 2024 01:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33298 (İSTANBUL) Cumartesi Anneleri’nin 1000’inci haftada Galatasaray Meydanı’nda buluşmasına destek veren CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, “Cumartesi annelerinin adalet arayışının yanında olduğumuzu ifade etmek isterim. Hem de burada eylemleri gerçekleştirmeleri için bu yasaklamaların bir an önce sona ermesi gerektiğini ifade etmek isterim” dedi. CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da “Cumartesi insanları bin haftadır dünyanın en uzun sivil eylemini yapıyorlar. Bu suçlarda zaman aşımı olmaması lazım. Biz bu düzeni sonuçlanana kadar da mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle sürdürdüğü oturma eyleminin bugün 1000’inci haftası.

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, eski HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan, Sezai Temelli ve Mithat Sancar, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç, CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney Cumartesi Anneleri’ne destek verdi.

ANKA Haber Ajansı’na konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, şunları söyledi:

“Cumartesi Anneleri 1000 haftadır kayıplarını arıyorlar ve kayıpları için adalet arıyorlar. Bugün burada da Cumartesi Anneleri, kayıp yakınları, adalet arayışlarını dile getirdiler. Bininci haftada Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemi gerçekleştirildi. Ama bin haftadır bu eylemlerin gerçekleştirilmesi için aslında bir yandan kayıp yakınları adalet ararken bir yandan da adaletsizliklerle karşı karşıya kaldılar. Eylemleri gerçekleştirirken zaman zaman kelepçelerle gözaltına alındılar, yargılandılar yargılamalar devam ediyor. Ama buna rağmen, hiç yılmadan bin haftadır burada, kayıp yakınları bir mücadele veriyorlar. Hem işkencede kaybedilen yakınlarını arıyorlar. Aynı zamanda kayıplarının failleriyle ilgili bir adalet arayışları var. Anayasa Mahkemesi’nin bir karar verdi. Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’nda hem adalet arayışlarını sürdürebilmesi için hem de burada eylemlerini gerçekleştirebilmesi için ancak Anayasa Mahkemesi kararına rağmen çeşitli yasaklamalarla da karşı karşıya kaldılar. Müdahalelerle de karşı karşıya kaldılar. Dolayısıyla hem buradan Cumartesi Anneleri’nin adalet arayışının yanında olduğumuzu ifade etmek isterim. Hem de burada eylemleri gerçekleştirmeleri için bu yasaklamaların bir an önce sona ermesi gerektiğini ifade etmek isterim. Bugün bininci haftaydı. Oturma eylemi gerçekleşebildi. Ama önümüzdeki günlerde tekrar yasaklamalar olacak mı? Bunları dikkatle takip ediyoruz. Burada olmaya devam edeceğiz. Cumartesi Anneleri’nin yanındayız. Cumartesi Anneleri’yle dayanışmayı sürdüreceğiz. Adalet talebini onlarla birlikte dile getirmeye devam edeceğiz.”

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da şu görüşleri dile getirdi:

“Biz bu düzen sonuçlanana kadar da mücadele etmeye devam edeceğiz”

“Bin haftadır burada kayıp yakınları adalet arayışı içindeler. 700’üncü haftadan sonra  izin verilmedi burada bulunmalarına. 95’ten beri bu meydan aynı zamanda bir taziye meydanı. Bir geçmişi hesaplaşma, yüzleşme meydanı. Bir adalet arayış meydanı ve bitmemiş, yasını tutamamış insanları meydanı aynı zamanda. İnsanlar burada kaybedilen akıbetleri belli olmayan yakınlarını babalarını, kardeşlerini, çocuklarını arıyorlar bu meydanda. Zorla kaybedilme dünyanın en ağır insanlığa karşı suçlarından bir tanesidir. Maalesef seksenli, doksanlı yıllarda yüzlerce insanımız zorla kaybedildi ve bulunamadı ve adaletle gerçekleşmedi. Bu meydanın bugün açılmış olması da Türkiye’de hukuk devletinin geldiği noktayı aslında gösteriyor. Herkes Anayasa’ya göre önceden izin almaksızın gösteri yürüyüşü yapmaya ve görüşlerini açıklamaya hakkına sahiptir. Bu meydana ilişkin iki Anayasa Mahkemesi kararı var. Bu karara rağmen bu meydan barışçıl gösteri hakkında maalesef kapalı tutuldu. Cumartesi insanları bin haftadır dünyanın en uzun sivil itaatsizlik eylemini yapıyorlar. Bu suçlarda zaman aşımı olmaması lazım. Biz bu düzen sonuçlanana kadar da mücadele etmeye devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumartesi-annelerinin-1000inci-haftasina-destek/feed/ 0
CHP’den İstanbul’da “Büyük Eğitim Mitingi”… Özgür Özel’den Erdoğan’a: “Madem Atamayacaktın Bu 1 Milyon Günahsızı Niye Okuttun?” https://www.haber60.com.tr/chpden-istanbulda-buyuk-egitim-mitingi-ozgur-ozelden-erdogana-madem-atamayacaktin-bu-1-milyon-gunahsizi-niye-okuttun/ https://www.haber60.com.tr/chpden-istanbulda-buyuk-egitim-mitingi-ozgur-ozelden-erdogana-madem-atamayacaktin-bu-1-milyon-gunahsizi-niye-okuttun/#respond Sat, 18 May 2024 22:57:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32364 (ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin İstanbul’da düzenlediği “Büyük Eğitim Mitingi”nde konuştu. Özel, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek, “2002 yılıydı Bülent Ecevit koalisyon hükümetinin Başbakanıydı. O gün kendisini meydan meydan gezip eleştiren birisi o günden beri neredeyse iktidardadır. Yürütmenin başındadır. O gün Ecevit’İ ‘madem atamayacaktın bu 68 bin günahsızı niye okuttun,niye diploma verdin’ diye eleştiren Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum; madem atamayacaktın bu 1 milyon günahsızı niye okuttun, niye umut verdin, niye diploma verdin, hala niye onlara sırtını dönüyorsun” dedi.

CHP, Genel Başkan Özgür Özel’in çağrısıyla İstanbul Saraçhane Meydanı’nda “Büyük Eğitim Mitingi” düzenlendi. Mitinge, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP yöneticeleri,  milletvekilleri, atanmayan öğretmenler, mülakat ve müfredat mağdurları, Eğitim-Sen ve Eğitim-İş gibi sendikalar ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Sendika temsilcileri ve atanamayan öğretmenlerin konuşmasının ardından kürsüye çıkan Özel, konuşmasında atanamayan öğretmenlerin sorunlarına ve yeni müfredat taslağına değindi. Özel, şunları söyledi:

“Bugün burada bizimle birlikte olan atanamayan değil bir kusurları yok ki atanamamış olsunlar, atanmayan öğretmenler. Bugün burada bir önceki seçimden hemen önce iktidar partisinin seçim beyannamesine yazılarak ve bizzat genel başkanınca okunarak kaldırılacağına söz verilen mülakatın sınavda birinci, üçüncü, yedinci olduğu halde sorulan soruya yandaşça bir cevap veremediği için, sorulan soruya birilerine itaat edeceği sadakat göstereceğini göstermeyen ama liyakatli olduğu halde mülakatta elenen mülakat mağdurlarıyla birlikte ve çağdaş, bilimsel, laik eğitimi hak eden ve talep eden herkes ve onlara destek olmak için burada bulunan herkese partim adına ve bu mücadelenin parçası olan herkes adına hoş geldiniz diyorum.

Bugün burada sözlerime başlarken başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk başöğretmenimizi ondan bugüne hepimizi bu günlere getiren, yetiştiren öğretmenlerimizden hayatta olmayanları özellikle bu dönemde her birimizin yüreğini yakan lise öğretmeni İbrahim Oktugan son günlerde öğretmene karşı şiddetin sembol ismi olan İbrahim Oktugan’ı bugün ölüm yıldönümü olan Türkan Saylan’ı, terör örgütü tarafından katledilen Aybüke Öğretmeni, Necmettin Öğretmeni, görevine giderken şehit edilen, kazalarda hayatını kaybeden ama bu ülke coğrafyasının dört bir yanında eğitim ateşini elinde taşırken hayata gözlerini yuman rahmetli öğretmenlerimizi bir kez daha burada minnetle anıyoruz. Hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.

Bu meydan Cumhuriyet tarihinin ilk kitlesel işçi mitinginin yapıldığı, grev hakkı için, örgütlenme hakkı için, sendikal hakları için mücadele edenlerin 31 Aralık 1961’de toplandıkları Saraçhane Meydanı’dır. Saraçhane’den Türkiye işçi sınıfını saygıyla selamlıyoruz.

“62-63 YIL SONRA TARİHİN İLK EĞİTİM MİTİNGİ YAPILIYOR”

Biraz önce sayın genel başkanın ifade ettiği gibi bu meydanda bu kez de o tarihi mitingden 62-63 yıl sonra bu sefer Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk eğitim mitingi yapılıyor.

Bu meydanda bugün sendikalar, öğretmenler, atanmayan öğretmenler, mülakat mağdurları, müfredata itiraz edenler, direnenler var. Bu meydanda yok sayılanlar, hor görülenler, haykırsa da sesini duyuramayanlar var. İşte biz onların sesine ses, mücadelelerine destek olmaya geldik.

Seçim meydanlarında öğretmenler geldiler. Pankartlarını açtılar, destek istediler. Her meydanda onların sesine ses olduk. Biz onları dinledik, onlarla birlikte olduk. Bugün onlar dediler ki siz bize sahip çıktınız ama verilen sözler tutulmadı. Siz sözünüzü tutacak mısınız? Bizimle birlikte olacak mısınız? İşte bugün o sözün tutulmaya geldiği, atanmayan öğretmenin, mülakat mağdurunun yanında duracağımıza ilişkin irademizi sonuna kadar sürdüreceğimizi ilan etmek üzere Saraçhane’deyiz.

ÖZEL, ERDOĞAN’IN ECEVİT’E YÖNELİK SÖZLERİNİ HATIRLATTI

Buradan partimizin üçüncü genel başkanı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı Ecevit’e rahmetler dileyerek onu anmak isterim. 2002 yılıydı Bülent Ecevit koalisyon hükümetinin Başbakanı’ydı. O gün kendisini meydan meydan gezip eleştiren birisi o günden beri neredeyse iktidardadır. Yürütmenin başındadır. O gün Ecevit’e ‘madem atamayacaktın bu 68 bin günahsızı niye okuttun niye diploma verdin’ diye eleştiren Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum; madem atamayacaktın bu 1 milyon günahsızı niye okuttun, niye umut verdin, niye diploma verdin, hala niye onlara sırtını dönüyorsun?

Seçim yaklaşırken 2022 yılı KPSS’ine ek atama sözü verenler bu sözünü unuttular. Bugün Türkiye’de 91 bin norm kadro açığı var. Biraz önce Şanlıurfa Milletvekilimiz diyor ki; ‘bizim orda okul var, öğrenci, sıra, tahta, tebeşir var bir tek öğretmen yok’. Öğretmen var. 1 milyon var ama onları atayan yok. Bir ülkede okuyacak öğrenci öğretmene hasretken 1 milyon öğretmen oracıkta duruyorken nasıl atamazsınız? Nasıl öğretmeni öğrencisinden öğrenciyi hak ettiği eğitimden mahrum bırakırsınız?

“İTİBARDAN TASARRUF OLUR, EĞİTİMDEN TASARRUF OLMAZ”

Bugün 91 bin norma kadro açığı var 23 bin de emekliyi bugün 114 bin öğretmeni atadığınızda bir tane öğretmen fazlası olmuyor kamuda. Ama ne yapıyorsunuz? Diyorsunuz ki emekli kadar atarız. 23 bin emekli var 20 binini atıyorlar. ve diyorlar ki; ‘üç yıl boyunca tasarruf tedbirleri yapacağız ve emekli kadar öğretmen atayacağız’. Bu hesapla mevcut öğretmenlerin göreve gelmesi için tam 65 yıla ihtiyaç var. Hiç öğretmen almasak bütün eğitim fakültelerini kapatsak 65 yıl sürecek bütün öğretmenlerin atanması. Diyorlar ki; tasarruf tedbiri var. Buradan hatırlatıyorum, haykırıyorum; ne diyordunuz ‘itibardan tasarruf olmaz.’ Yanlış. İtibardan tasarruf olur ancak eğitimde tasarruf olmaz.

Diğer bir yaramız mülakattır. 11 Nisan 2023 Adalet ve Kalkınma Partisi seçim beyannamesi sayın genel başkanı tarafından okunuyor. Diyor ki; ‘kamuda mülakat kalkacak.’ Bundan sadece 5 ay sonra Milli Eğitim Bakanı diyor ki; ‘mülakat yapmayacağız demedik mülakatı mülakat gibi yapacağız’ diyor ve 14 Mayıs’ta yayınladılar. Genel başkan yardımcımız eliyle yargıya taşıdık. Bir yönetmelik yayınladılar ve yüzde 50 KPSS yüzde 50 mülakat diyorlar. Rahmetli Ecevit, KPSS’yi getirdiğinde ‘artık bir dayın varsa tayin olursun dönemi bitti’ demişti. Çünkü biz Cumhuriyet hükümetiyiz. Cumhuriyet ki kimsesizlerin kimsesidir artık adam kayırmacılık bitti demişti. Bugün bundan 22 yıl sonra Adalet ve Kalkınma Partisi adında adalet olan bir parti kurulurken erdemliler hareketi diyen bir parti bugün çıktı KPSS yarım yarısı da mülakat diyor. Kendi sözünü çiğniyor ve çıkıyor diyorki; yandaşları atayacağım, adam kayıracağım, kul hakkı yiyeceğim diyor. Yazıklar olsun size.

“MÜLAKAT ADAM KAYIRMADIR, KUL HAKKINA GİRMEKTİR”

Mülakat haksızlıktır. Mülakat adam kayırmadır. Mülakat kul hakkına girmektir. Diyorlar ki; biz mülakatı düzgün yapacağız. Bakın yıllardır mülakat yapıyorlar ve o mülakata kamu başdenetçiliği, OMBDUSMANLIK kurumu her sene bir yer ayırıyor. OMBDSUMAN,  CHP’li, bizim atadığımız biri değil. Sayın Şeref Malkoç, Erdoğan’ın yakın dava arkadaşıdır. Ayrıca geçmiş dönem Adalet Bakanı’nın, şimdiki AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül’ün kayınpederidir. Bu kadar AK Parti’nin içerisinde yakın birisinin başında olduğu kurum mülakatlarda sübjektif kriterlerden farklı yorumlanabilecek sorulardan, cevabın bilimsel değil, son derece sübjektif olmasından ve mülakattaki haksızlıklardan bahsediyor. Zaman zaman AK Parti’ye çok yakın olmakla eleştirilen bir hukuk insanının başında bulunduğu kurum bu kadar net mülakatta haksızlık var derken siz kimseyi bu bana inandıramazsınız.

“MİLLİ EĞİTİM DEDİĞİNİZ MESELE HERKESİ KAPSAR”

Şimdi bir başka husus son günlerin en yakıcı konusu müfredat. Bakın ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ diyorlar. Türkiye Yüzyılı demek Adalet ve Kalkınma Partisi’nin seçim sloganı demek. Milli Eğitim dediğiniz mesele herkesi kapsar. Almanların teknolojide bu kadar başarılı olmasının, ihracatta dünya birincisi olmasının, bu kadar nitelikli üretim yapmasının tek sebebi vardır eğitim ve müfredat konusunda bir ulusal mutabakat bir milli mutabakat vardır. Siz bir partinin seçim sloganını milli eğitim müfredatının başlığı yaparsanız ilk düğmeyi de son düğmeyi de yanlış iliklediniz demektir.

Maarif Modeli diye isim koyduğunuz model 100 yıl öncesinin adını taşımakta 200 yıl öncesinin ruhunu taşımaktadır. Oysa incelendiğinde müfredat eğitim programı geliştirme ilkelerine uygun değildir, akademik değildir, etik kurallara uygun değildir. Hazırlığı katılımcı ve şeffaf yapılmamıştır. Tartışma için yeterli süre verilmemiş. ’10 yılda hazırladık’ dedikleri mülakata yedi günde katkı istemişlerdir. Bu yedi güne itiraz ettiğimizde bakan küstahça ‘hadi yüzde 50 zam yaptım 10 gün içinde görüş bildirin’ demiştir. 10 yılda hazırladığını iddia ettiği metine 10 günde görüş isteyip utanmadan bunu katılımcılık olarak ifade etmektedir.

“BU MÜFREDAT YOK HÜKMÜNDEDİR”

Ders içerikleri, materyaller için yeterli süre yoktur. ve alıp elinize okuduğunuzda şu yönüyle müfredata dikkat ediniz; bu müfredatta Türkiye Cumhuriyeti ifadesi yerine sadece bütün ifadeler Türkiye diye değiştirilmiştir. Bakan’ın fikri neyse zikri odur, metni odur. Cumhuriyetle derdi olan bir Bakan Cumhuriyet ile sorunu olan bir müfredat dayatmaktadır. Bu müfredatta ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün adı yok denecek kadar az anılmıştır. Bu müfredatta Cumhuriyet’in kurucu kadrolarının adı yoktur. Onlara saygı, hürmet yoktur. Kurtuluş Savaşı kahramanları bu ülkenin kurucuları Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarıyla sorunu olan bu müfredat yok hükmündedir.

Bütüncül eğitim gerekçesiyle, bahanesiyle kandırmacasıyla, eşitlik yerine, tarafsızlık yerine, nesnellik yerine ruhi maneviyatı anlatan ÇEDES Projesiyle küçücük çocukların sınıfına kabirler taşıtan, rüyalarına girdirten, umut yerine korkuyu, mutluluk yerine dehşeti öğreten bu kafaya sonuna kadar direneceğiz.

Yapılan bütün anketlerde AK Parti’ye oy veren kadın seçmenlerin yüzde sadece 19’u evladının aldığı eğitimden mutludur, memnundur. AK Parti’nin kadın seçmeninin dahi yüzde 81 rahatsız olduğu bu eğitim sistemi yine bu hükümetin yine bu Cumhurbaşkanı’nın atadığı Milli Eğitim Bakanlarınca verilmiş 22 yıldır bu kafayla yönetilmiştir.

“BEŞ FARKLI ÖĞRETMEN VAR”

Şimdi öğretmenlerimiz aramızdaki öğretmenlerimiz, aramızda olmayan öğretmenlerimiz, canım öğretmenlerimize kocaman alkış yollayalım. Onların istihdam biçimleri beş farklı öğretmen var, atanmayan burada ama atananlar da dertli hatta okulda ücretli öğretmen var, okulda sözleşmeli öğretmen var. Normal statüde öğretmen var, uzman öğretmen, başöğretmen var. Eğitim aynı eğitim. Yapılan iş aynı iş ama unvan farklı, özlük farklı. Bu tamamen adalete aykırıdır. 91 bin açıkta norm kadro varken 85 bin ücretli öğretmen atamak emek sömürüsüdür. Devlet eliyle güvencesiz istihdamdır. Devlet eliyle eğitimci emeğinin sömürülmesidir. Bunu bütün milletimize şikayet ediyorum.

Özel okulda çalışan öğretmenlerimizin çok önemli bir sorunu var. 2014 yılına kadar kanun derdi ki; özelde çalışan öğretmen muadili görevdeki kamu öğretmeninden düşük maaş alamaz. Bugün kamudaki öğretmen maaşı yeterli değildir ve 31 bin liradır. Ancak bugün özel sektöre asgari ücrete 17 bin liraya daha da altına öğretmen emeği sömürülmektedir. Bu öğretmenlerin hakkı devlet eliyle sermayeye yedirilmektedir. Bu haksızlıktır. Bunu yapanlara yazıklar olsun.

Okulu başında, görevi başında katledilen müdürümüz İbrahim Oktugan eğitim camiasının son şehididir ama ilk değildir. ve tüm uyarılara rağmen öğretmene karşı şiddet, eğitimde şiddet olağanca gücüyle devam etmektedir. Bunun için 10 Mayıs’ta MEB’den Meclis’e kadar yürüyen öğretmenler, sendikalar seslerini duyurmak istemiş, ancak bu Milli Eğitim Bakanı onlara sormadan, danışmadan yine Eğitimde Şiddet Yasasını bir başına dayatarak geçirmeye çalışmaktadır. ve eğitimde şiddet tek başına çıkarılacak bir kanun değildir. Sendikaların, örgütlerin sesi duyulmalı öğretmenlere, işin uzmanlarına kulak verilmelidir.

“ÖĞRETMENLER HER AY 9 ÇEYREK ALTINI KAYBEDİYOR”

2002 yılında en düşük öğretmen maaşı 635 liraydı. Bakın Türkiye’de 81 ilde 973 ilçede meydan meydan geziyorum ve her hesabı bir şeye dayandırıyorum. Diyorum ki; her hesap şaşar altın hesabı şaşmaz. Bakın 2002’de en düşük öğretmen maaşı 635 lira ve 20 tane çeyrek altın alıyor. Bugün en düşük öğretmen maaşı 31 bin lira. ve sadece 11 çeyrek altın alıyor. En düşük öğretmen maaşında AK Parti iktidarı boyunca tam yarı yarıya neredeyse 20 çeyrekten 11 çeyrek altına gerileme var. Öğretmenler tam olarak her ay 9 çeyrek altın kaybediyorlar. Bu hesabı bütün öğretmenlere bütün vicdanı olan herkese emanet ediyorum. ve diyorum ki; son yerel seçimlerde öğretmenlerin seslerini duyurmuş onlarla birlikte olmuş, onlarla birlikte meydan meydan haykırmış bir partinin genel başkanı olarak ve 31 Mart seçimlerinin birinci partisinin genel başkanı olarak; atanmayan öğretmenin sesini duyun. Mülakat mağdurlarının sesini duyun.

Müfredata itiraz edenlerin sesini duyun. Türkiye’de nitelikli eğitime ulaşmak sınıfsal bir farklılık, sınıfsal bir sorun haline gelmiştir. İyi eğitimi paralı kılan ve parası olmayana iyi eğitim vermeyen anlayışa sesleniyorum; müfredat yapmak anayasa yapmak gibidir. Müfredat yaparken herkesi duymalı, dinlemeli en doğrusunu tam bir mutabakatla yapmalısınız. İşte önümüzde size güzel bir sınav; anayasa yapacağım katılımcı olacağım, Türkiye’nin yüzde 96’sını temsil edecek anayasa diye…Hadi bakalım müfredat burada eğitimin anayasası burada çağır bakalım yüzde 96’yı, çağır bakalım sendikaları. Yoksulu duy, itirazı duy, atanmayanı duy, mevcut öğretmenin sorununu duy, deprem bölgesini duy, ondan sonra anayasa diye meydanlara çıkıp destek istemeye başla. Eğitimin anayasasını katılımcı yapmayanlarla milletin anayasası yapılmaz.

Bundan sonra sesimizi duymayanlara karşı, sesi duyulmayanlar için, kimsesizler için, sesini yükseltse de duyuramayanlar için meydanlarda olmaya devam edeceğiz. Ben gereken yerde müzakereyi yapacağım ama müzakereyle sonuç alırsak ne ala alamadığımızda sokaklar, meydanlar bizimdir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chpden-istanbulda-buyuk-egitim-mitingi-ozgur-ozelden-erdogana-madem-atamayacaktin-bu-1-milyon-gunahsizi-niye-okuttun/feed/ 0
Isparta’da Yeni Otogar Hizmete Açıldı https://www.haber60.com.tr/ispartada-yeni-otogar-hizmete-acildi-2/ https://www.haber60.com.tr/ispartada-yeni-otogar-hizmete-acildi-2/#respond Wed, 01 May 2024 23:39:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30053 Başkan Başdeğirmen: “Verdiğimiz bir sözü daha yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz”

ISPARTA – Isparta Çünür Mahallesi’nde dün hizmete giren yeni otogar için açılış töreni düzenlendi. Açılış töreninde konuşan Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, “Verdiğimiz bir sözü daha yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Eski otogarın bulunduğu alana da yeraltı otopark, üzeri meydan ve kütüphane yapıyoruz” dedi.

Isparta Bahçelievler Mahallesi’ndeki Isparta Şehirlerarası Otogarı’ndan dün son sefer yapıldı. Çünür Mahallesi’ndeki yeni otogar da dün hizmete açıldı ve ilk otobüs seferleri gerçekleştirildi. İlk seferlerin gerçekleştiği yeni otogarın bugün de resmi açılış töreni yapıldı.

Mehteran gösterisi ile başlayan törene Vali Aydın Baruş, AK Parti Isparta Milletvekili Mehmet Uğur Gökgöz, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen, AK Parti İl Başkanı Furkan Cem Er, MHP İl Başkanı Önder Topçu, İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Ali Ertuğrul, ITSO Başkanı Metin Çelik, Ticaret Borsası Başkanı Hüdai Şahin, ilçe ve belde belediye başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, esnaf ve vatandaşlar katıldı.

Verdikleri bir sözü daha yerine getirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, eski otogarın şehrin ortasında kaldığını ifade etti. Hiçbir yatırımın yarım kalmayacağı yönünde verdikleri söz olduğunu ve bugün de yeni otogarın faaliyete sunulduğunu aktaran Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, “Yarım kalan yatırımları tamamlayarak buraya kadar geldik ve yeni otogarı açmaktan son derece memnun olduk. Mevcut eski otogarımız şehrin içinde kaldı, trafikte zorlanılıyordu. Öncelikle yeni otogar alanımızı faaliyete geçirdik, buranın faaliyete geçirilmesine katkı sunan belediye meclisi üyelerime, personelime emek veren herkese teşekkür ediyorum” görüşlerinde bulundu.

Yeni otogarın hazırlanmadan önce hem otobüs işletmecileriyle hem de esnafla bir araya geldiklerini ve projenin kendilerinin istedikleri şekilde değiştirilerek hayata geçirildiğinden bahseden Başkan Başdeğirmen, “Esnafımızın istediği şekilde burayı düzenledik. Sonucunda da esnafımız memnun oldu. Herkes çok mutlu. Yaptığımız işin kabul görmesi çok önemli” dedi.

“Eski otogar alanında 86 bin metrekarelik meydan düzenlemesi ve yaşam merkezi yapacağız”

Boşaltılan otogarın yeriyle ilgili de hayata geçirecekleri projeye ilişkin bilgiler veren Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, boşalan otogar alanının bulunduğu bölgede yeraltı 3 katlı otopark ve üzerinde de 2 bin öğrencinin ders çalışabileceği bir kütüphane ile etkileşim merkezi yapılacağını açıkladı. Başdeğirmen, “Böcüzade Parkı ile birleştirerek toplam 86 bin metrekarelik alanda meydan düzenlemesi ve yaşam merkezi yapacağız. Vatandaşımızın rahat nefes alabileceği meydanlar oluşturmaya çalışıyoruz. Bu dönemimizde Isparta’da 3-4 tane büyük meydan oluşacaktır. Otogar alanımızdaki otopark kısmı 30 bin metrekare, bu alanda da her türlü etkinliği yapma imkanımız olacaktır. Isparta’mıza hayırlı ve uğurlu olsun” şeklinde konuştu.

Açılış töreninde konuşan Isparta Valisi Aydın Baruş, ise yeni yapılan otogarla Isparta hem misafirlerini güzel bir şekilde ağırlayacak hem de vatandaşlarına yaşam merkezi sunmanın gururunu yaşayacak dedi. Vali Baruş, “Isparta her yıl dışarıdan misafir ağırlayan bir il. Modern bir otogara çok ihtiyacımız vardı. Şehir içinde kalmış otogar bu ihtiyaca cevap veremez hale gelmişti, oradaki esnafımız da bu durumdan muzdaripti. Yeni yapılan yatırımla Isparta hem misafirlerini güzel bir şekilde ağırlayacak hem de vatandaşlarına bir yaşam merkezi sunmanın gururunu yaşayacak. Bir otogarı, bir sanayi sitesini şehir dışına taşımak çok önemli problemler doğurur. Önemli olan bu problemi hemşehrisiyle vatandaşıyla birlikte anlaşarak uzlaşarak aşmak. İşte belediye başkanımız bunu başarmış. Bu nedenle belediye başkanımızı tebrik ediyoruz. Esnafımızı mağdur etmeden vatandaşlarımıza olumsuzluğa neden olmadan bu problemi çözmüşler. Eski otogarın bulunduğu alanın hem otopark hem kütüphane hem de bir meydan olarak kullanılacak olması Isparta için çok güzel bir tasarım. Bu tesiste esnafımıza bol kazançlar diliyorum, hayırlı olsun” dedi.

Konuşmaların ardından dua edildi, yeni otogarın açılış kurdelesi kesildi. Yapılan açılış töreninin ardından protokol üyeleri yazıhane ve işletmeleri ziyaret ederek, yeni otogarın hayırlı olması temennisinde bulundular.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ispartada-yeni-otogar-hizmete-acildi-2/feed/ 0
Isparta’da Yeni Otogar Hizmete Açıldı https://www.haber60.com.tr/ispartada-yeni-otogar-hizmete-acildi/ https://www.haber60.com.tr/ispartada-yeni-otogar-hizmete-acildi/#respond Wed, 01 May 2024 23:06:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30051 Isparta Çünür Mahallesi’nde dün hizmete giren yeni otogar için açılış töreni düzenlendi. Açılış töreninde konuşan Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, “Verdiğimiz bir sözü daha yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Eski otogarın bulunduğu alana da yeraltı otopark, üzeri meydan ve kütüphane yapıyoruz” dedi.

Isparta Bahçelievler Mahallesi’ndeki Isparta Şehirlerarası Otogarı’ndan dün son sefer yapıldı. Çünür Mahallesi’ndeki yeni otogar da dün hizmete açıldı ve ilk otobüs seferleri gerçekleştirildi. İlk seferlerin gerçekleştiği yeni otogarın bugün de resmi açılış töreni yapıldı.

Mehteran gösterisi ile başlayan törene Vali Aydın Baruş, AK Parti Isparta Milletvekili Mehmet Uğur Gökgöz, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen, AK Parti İl Başkanı Furkan Cem Er, MHP İl Başkanı Önder Topçu, İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Ali Ertuğrul, ITSO Başkanı Metin Çelik, Ticaret Borsası Başkanı Hüdai Şahin, ilçe ve belde belediye başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, esnaf ve vatandaşlar katıldı.

Verdikleri bir sözü daha yerine getirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, eski otogarın şehrin ortasında kaldığını ifade etti. Hiçbir yatırımın yarım kalmayacağı yönünde verdikleri söz olduğunu ve bugün de yeni otogarın faaliyete sunulduğunu aktaran Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, “Yarım kalan yatırımları tamamlayarak buraya kadar geldik ve yeni otogarı açmaktan son derece memnun olduk. Mevcut eski otogarımız şehrin içinde kaldı, trafikte zorlanılıyordu. Öncelikle yeni otogar alanımızı faaliyete geçirdik, buranın faaliyete geçirilmesine katkı sunan belediye meclisi üyelerime, personelime emek veren herkese teşekkür ediyorum” görüşlerinde bulundu.

Yeni otogarın hazırlanmadan önce hem otobüs işletmecileriyle hem de esnafla bir araya geldiklerini ve projenin kendilerinin istedikleri şekilde değiştirilerek hayata geçirildiğinden bahseden Başkan Başdeğirmen, “Esnafımızın istediği şekilde burayı düzenledik. Sonucunda da esnafımız memnun oldu. Herkes çok mutlu. Yaptığımız işin kabul görmesi çok önemli” dedi.

“Eski otogar alanında 86 bin metrekarelik meydan düzenlemesi ve yaşam merkezi yapacağız”

Boşaltılan otogarın yeriyle ilgili de hayata geçirecekleri projeye ilişkin bilgiler veren Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, boşalan otogar alanının bulunduğu bölgede yeraltı 3 katlı otopark ve üzerinde de 2 bin öğrencinin ders çalışabileceği bir kütüphane ile etkileşim merkezi yapılacağını açıkladı. Başdeğirmen, “Böcüzade Parkı ile birleştirerek toplam 86 bin metrekarelik alanda meydan düzenlemesi ve yaşam merkezi yapacağız. Vatandaşımızın rahat nefes alabileceği meydanlar oluşturmaya çalışıyoruz. Bu dönemimizde Isparta’da 3-4 tane büyük meydan oluşacaktır. Otogar alanımızdaki otopark kısmı 30 bin metrekare, bu alanda da her türlü etkinliği yapma imkanımız olacaktır. Isparta’mıza hayırlı ve uğurlu olsun” şeklinde konuştu.

Açılış töreninde konuşan Isparta Valisi Aydın Baruş, ise yeni yapılan otogarla Isparta hem misafirlerini güzel bir şekilde ağırlayacak hem de vatandaşlarına yaşam merkezi sunmanın gururunu yaşayacak dedi. Vali Baruş, “Isparta her yıl dışarıdan misafir ağırlayan bir il. Modern bir otogara çok ihtiyacımız vardı. Şehir içinde kalmış otogar bu ihtiyaca cevap veremez hale gelmişti, oradaki esnafımız da bu durumdan muzdaripti. Yeni yapılan yatırımla Isparta hem misafirlerini güzel bir şekilde ağırlayacak hem de vatandaşlarına bir yaşam merkezi sunmanın gururunu yaşayacak. Bir otogarı, bir sanayi sitesini şehir dışına taşımak çok önemli problemler doğurur. Önemli olan bu problemi hemşehrisiyle vatandaşıyla birlikte anlaşarak uzlaşarak aşmak. İşte belediye başkanımız bunu başarmış. Bu nedenle belediye başkanımızı tebrik ediyoruz. Esnafımızı mağdur etmeden vatandaşlarımıza olumsuzluğa neden olmadan bu problemi çözmüşler. Eski otogarın bulunduğu alanın hem otopark hem kütüphane hem de bir meydan olarak kullanılacak olması Isparta için çok güzel bir tasarım. Bu tesiste esnafımıza bol kazançlar diliyorum, hayırlı olsun” dedi.

Konuşmaların ardından dua edildi, yeni otogarın açılış kurdelesi kesildi. Yapılan açılış töreninin ardından protokol üyeleri yazıhane ve işletmeleri ziyaret ederek, yeni otogarın hayırlı olması temennisinde bulundular. – ISPARTA

]]>
https://www.haber60.com.tr/ispartada-yeni-otogar-hizmete-acildi/feed/ 0
İzmir’de binlerce emekçi 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutladı https://www.haber60.com.tr/izmirde-binlerce-emekci-1-mayis-isci-bayramini-kutladi/ https://www.haber60.com.tr/izmirde-binlerce-emekci-1-mayis-isci-bayramini-kutladi/#respond Wed, 01 May 2024 22:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30029 HABER: FATİH ÖZKILINÇ-ECE AZAK KAMERA: KERİM UĞUR-ÖZGÜR ŞENGÜL

(İZMİR) –1 Mayıs İşçi Bayramı’nda İzmir’de binlerce emekçi sabahın erken saatlerinden itibaren Basmane, liman, Kıbrıs Şehitleri Caddesi ve Cumhuriyet Meydanı’nda toplanarak Gündoğdu Meydanı’na yürüdü. Meydanda düzenlenen mitingde taleplerini dile getiren emekçiler “Her yer Taksim, her yer direniş”, “Korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Hak, hukuk, özgürlük” sloganları attı.

Gündoğdu Meydanı’nda düzenlenen mitingde konuşan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, Taksim’e selam gönderdi. Memiş, bu düzen böyle gitmez diyenlerin alanları hınca hınç doldurduklarını belirterek, şöyle konuştu:

“Bugün Gündoğdu Meydanı’ndan Taksim’e selam gönderiyoruz. Taksim’de düşene, dövüşene bin selam olsun. Yılın 365 günü ezilen, sömürülen, horlanan ve yok sayılan milyonlar 1 Mayıs alanlarında, kendilerini ifade etmek için yan yana geldiler. Umutlarımızı ve tepkilerimizi dile getiriyoruz. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında 1 Mayıs ülkemiz için önemli bir dönemeçte kutlanacak. Bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini üreten işçilerin, emeklilerin, gençlerin, kadınların hesap sorma ve değiştirme iradesini güçlü bir şekilde ortaya koyduğu siyasi iktidarın yoksullaştırıcı ekonomik politikalarına, hukuksuzluklarına ‘dur’ dediği bir ortamda 1 Mayıs’ta alanlardayız. Ekmeğimizin her gün ama her gün küçüldüğü; gelirde, vergide ve ülkede adaletsizliklerin arttığı; hak ve özgürlüklerimizin alabildiğine kısıtlandığı bu süreçte, hükümetin yoksullaştırıcı ekonomi programına seçimden sonra uygulayacağını söylediği kemer sıkma politikalarına karşı 1 Mayıs’ta alanlardayız. Ülke için, barış için, adalet için 1 Mayıs’ta alanlardayız. Ülkemizde güçlü bir tarihi olan 1 Mayıs, iş yeri iş yeri, sokak sokak, meydan meydan yaşasın 1 Mayıs. Emek, dayanışma, mücadele günü.”

“ÜLKENİN DÖRT BİR YANINDAN TAKSİM’ E ÇIKANLARA ‘SELAM OLSUN'”

Mitingde Türk-İş Bölge Temsilcisi Hayrettin Çakmak ortak basın açıklamasını okudu. Açıklamada şunlar kaydedildi:

“Ekmek, adalet, hürriyet için emek bizim, gelecek bizim. 1 Mayıs, İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma günü. 1 Mayıs emeğin, alın terinin, barışın, demokrasinin ve güvenli bir gelecek için dayanışmanın günüdür. Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü’müz 1 Mayıs kutlu olsun. 2024 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı coşkuyla kutlarken, işçi sınıfının ve tüm ezilenlerin haklarını savunmak için canlarını ortaya koyanlar; emek ve demokrasi mücadelesinde yitirdiğimiz, 1977 1 Mayısı’nda Taksim’ de katledilen canlarımızı bir kez daha saygı ile anıyoruz ve buradan 1 Mayıs’ ı kutlamak için ülkenin dört bir yanından Taksim’ e çıkanlara selam olsun diyoruz.

Ücretli çalışanların geçim ve yaşama şartları her geçen gün zorlaşırken, daha yılın ilk aylarında vergi oranları yükselmekte, ücretli çalışanlar ağır vergi yüküyle karşı karşıya kalmaktadır. Asgari ücret artışları enflasyon karşısında kısa bir sürede etkisini kaybetmekte, ülkedeki çalışanların ücretleri asgari ücret seviyesinde yoğunlaştırılmaktadır ve asgari ücret ortalama ücret haline gelmektedir. Kayıt dışı istihdam sorunu devam ederken başta kadın emekçiler olmak üzere, tüm emekçilere daha güvencesiz bir çalışma yaşamı dayatılmaktadır. Ülkemiz her alanda güvencesizler cumhuriyeti haline gelmiştir. Kadın işsizliği ve güvencesiz, kayıt dışı çalışma ortamlarında taciz, şiddet ve mobbing her geçen gün artmaktadır.”

Anayasa’da tanımlanan demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinin işler hale gelmesi için, eşitlik, demokrasi ve adalet için mücadelenin inatla,  ısrarla ve kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanan açıklamada, şöyle devam edildi:

“Gelecek, işçi sınıfının ve tüm emekçilerin ellerinde yükselecektir. Bizler sadece işçilerin değil, tüm emekçilerin, kadınların, çocukların ve ötekileştirilen tüm kesimlerin, doğanın ve tüm canlıların haklarını sonuna kadar savunacağız. ve insan onuruna yaraşır koşullarda yaşayabilmek için azim ve kararlılıkla kavgamızı sürdüreceğiz.

Bizler emeğin sömürülmediği, sendikal hak ve özgürlüklerin engellenmediği, grev hakkının yasaklanmadığı, herkesin güvenceli, kadrolu çalıştığı, bir işinin ve insanca yaşamaya yetecek bir ücretinin olduğu, KHK ve fiili OHAL rejimine son verildiği, ekonomik krizlerin, salgınların, depremlerin, afetlerin faturasının halkımıza ve emekçilere kesilmediği, emperyalist güçlerin yarattığı savaşların hiç olmadığı, kimsenin kimliğinden, inancından, cinsiyetinden dolayı ikinci sınıf yurttaş muamelesi görmediği, barış ve kardeşliğin hakim olduğu kadınlara yönelik şiddet, taciz ve tecavüzün son bulduğu, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırıldığı, çocuk istismarının ve çocuk işçiliğinin olmadığı, düşünce ve ifade özgürlüğünün suç olarak sayılmadığı, gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan, emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, barışın, laikliğin hakim olduğu bir gelecek ve ülke için mücadeleye devam edeceğiz.1 Mayıs mücadeledir, 1 Mayıs birliktir, 1 Mayıs umuttur, 1 Mayıs gelecektir. 2024 1 Mayısı’ndan yeni bir başlangıç için ‘bu düzen böyle gitmez’ diyerek umutla ayağa kalkıyoruz. Yaşasın 1 Mayıs.”

1.VİDEO

SENDİKALARIN ALANA GELİŞLERİNDEN DETAY GÖRÜNTÜLER

2.VİDEO

İZMİR GÜNDOĞDU MEYDANINDAKİ 1 MAYIS KUTLAMALARINDAN DETAY

İZMİR GÜNDOĞDU MEYDANINDAKİ TERTİP KOMİTESİNİN KONUŞMALARI

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmirde-binlerce-emekci-1-mayis-isci-bayramini-kutladi/feed/ 0
Taksim Meydanı’nda Sendikalar 1 Mayıs’ı Kutladı https://www.haber60.com.tr/taksim-meydaninda-sendikalar-1-mayisi-kutladi/ https://www.haber60.com.tr/taksim-meydaninda-sendikalar-1-mayisi-kutladi/#respond Wed, 01 May 2024 08:54:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29981 Haber- EDDA SÖNMEZ/ Kamera- MEHMET ÇALPAR

(İSTANBUL) – Anayasa Mahkemesi’nin kararına rağmen Taksim Meydanı DİSK’in de aralarında bulunduğu sendikalara kapatılırken, valiliğe resmi başvuru yapan bazı sendika ve meslek örgütleri Taksim Anıtı’na çelenk bıraktı. TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve Memur-Sen’in de aralarında sendikalar Taksim’de 1 Mayıs’ı kutladı. Hak-İş temsilcileri kutlama sırasında Filistin bayraklı atkılarıyla basın açıklamasını okudu, “Kudüs’e selam, direnişe devam”, “Yaşasın 1 Mayıs” dövizi taşıdı. Memur-Sen açıklamasında, “Emeğin hakkının alın teri kurumadan verildiği, insanca yaşamı mümkün kılacak, insan onur ve haysiyetine uygun çalışma şartlarının tesis edildiği bir sistem için hep birlikte mücadelemizi ve azmimizi vurguluyoruz” denildi.

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ve beraberindeki heyet, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Taksim Meydanı’ndaki Cumhuriyet Anıtı’na çelenk bıraktı. 1977 1 Mayıs’ında hayatını kaybedenler için Kazancı Yokuşu’na karanfil bıraktı. Arslan, şunları söyledi:

“BU ISRARIMIZI DEVAM ETTİRECEĞİZ

“1 Mayıs 138 yaşında. 138 yıldır emekçiler hakları için, özgürlük ve gelecekleri için mücadelelerini sürdürüyorlar. Bu meydan 1977 1 Mayıs’ında maalesef bazı provokasyonlar, bazı haince planlar sonucu meydandaki emekçiler bu alandan bu yokuştan aşağıya giderken önlerine çıkartılan kamyon bu alanı kapatmış ve emekçilerin büyük bir bölümü ezilerek, bazıları da paletlerin altında ezilerek hayatlarına son verilmiştir. Bu acı ve hala faillerinin bulunamadığı 1 Mayıs 1977 katliamının hesabının sorulamaması hepimizi üzmektedir. Parlamentoda bu konuyla ilgili araştırma komisyonu kurulmasına rağmen bunca çalışmaya rağmen ne yazık ki hala ateş açanlar, burayı kana bulayanların failleri bulunamamıştır. HAK-İŞ olarak her yıl bu meydanda, bu yokuşta, 1 Mayıs’ta kaybettiğimiz kardeşlerimizi anmak, onlara yapılanların hesabının sorulmasını bir kez daha hatırlatmak üzere buraya geliyoruz. 1 Mayıs 2024’te de bir grup sembolik arkadaşımızla buradayız ve bu anmayı gerçekleştireceğiz.

HAK-İŞ bundan sonra da 1 Mayıs Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü’nde yaşadığımız sorunları yüksek sesle konuşmak, bu sorunlara karşı çözümlerimizi ortaya koymak ve olup bitenlerin gerektiğinde hesabını sormak üzere 1 Mayıslarda meydanlarda olmaya devam edeceğiz. Bugün de burada önce anmamızı yapacağız. Karanfillerimizi bırakıp sonra anıt önünde çelengimizi koyup kısa bir konuşmayla Kocaeli’deki miting alanımıza hareket edeceğiz. Ben bugünü birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak tekrar hatırlatıyorum. Emekçilerin birlik mücadele dayanışmasının sağlanması konusunda konfederasyonumuzun üzerine düşen bütün sorumlulukları yerine getirmeye devam edeceğiz. Katillerin bulunması, yargı önünde hesap vermesi sağlanana kadar bu ısrarımızı devam ettireceğiz.”

“HEP BİRLİKTE MÜCADELEMİZİ VE AZMİMİZİ VURGULUYORUZ”

Memur-Sen İl Başkanı Cesur Öztürk ve beraberindeki grup da Taksim Meydanı’na gelerek çelenk bıraktı. Gruptakiler, “Yaşasın Özgür Filistin” sloganı attılar. Öztürk, şunları kaydetti:

“Bugün Samsun’da on binler toplanarak inşallah emek ve dayanışma bayramını kutlayacağız. Bugün burada Taksim’de sembolik olarak çelengimizi bıraktık. Filistin’den Suriye’ye, Arakan’dan Doğu Türkistan’a akan kan dursun vahşet ve zulüm son bulsun istiyoruz. İnsanlığa acı ve gözyaşından başka bir şey vermeyen çarpık düzene karşı inancın ve emeğin aziz sayıldığı bir geleceğe akla, vicdana ve ahlaka dayanan bir paradigmaya çağrı yapıyoruz. Bu ülkenin emekçileri, emeklileri, engellileri, kadınları, gençleri, tüm kamu görevlileri olarak hep birlikte emek sömürüsüne sıfır tolerans diyoruz. Emeğin hakkının alın teri kurumadan verildiği, insanca yaşamı mümkün kılacak, insan onur ve haysiyetine uygun çalışma şartlarının tesis edildiği bir sistem için hep birlikte mücadelemizi ve azmimizi vurguluyoruz.”

Taksim Anıtı’na TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, Memur-Sen dışında 9 sendika, konfederasyon ve meslek örgütünün çelenk bırakmak için valiliğe başvuruda bulunduğu öğrenildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/taksim-meydaninda-sendikalar-1-mayisi-kutladi/feed/ 0
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit: Tahir Elçi’nin katilleri adalet önünde hesap vermeli https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulustan-kilic-kocyigit-tahir-elcinin-katilleri-adalet-onunde-hesap-vermeli/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulustan-kilic-kocyigit-tahir-elcinin-katilleri-adalet-onunde-hesap-vermeli/#respond Mon, 29 Apr 2024 22:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29804 (ANKARA) –DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Tahir Elçi davasına ilişkin “Katili avukatlar biliyorlar, istihbarat şube tanıyor, iktidar biliyor, dönemin başbakanı olan ve ‘Biz iktidardan düşersek beyaz toroslar dönemi başlayacak’ diyen Davutoğlu çok iyi biliyor. Bu karanlığın üzerini hep beraber bütün bu bilenler kapatmaya çalışıyor. Ama biz de biliyoruz, katili biliyoruz ve tanıyoruz. Bu dosyanın böyle kapanmaması, Tahir Elçi’nin katillerinin adalet önünde gereken hesabı vermesi için sonuna kadar mücadele edeceğiz” dedi.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Kılıç Koçyiğit, özetle şöyle konuştu:

“Gerçekten yeni bir müfredat programı yazılacaksa eğitimdeki yapısal sorunların öncelikle giderilmesi gerektiğini ifade edelim. Bu sorunları konuşmak, tartışmak ve bu sorunlara çözüm önerileri geliştirmek için de bütün çevrelerin akademisyenlerin, üniversitelerin, sivil toplumun, siyasi partilerin, velilerin ve öğrencilerin katılımıyla yeni bir süreç başlatılması ve bunların beraber konuşulması gerektiğini ifade edelim. Yoksa sadece Türkçeye, Müslümanlığa ve Müslümanlığın da bir mezhebine indirgenmiş bir sistem aklı ve eğitim müfredatının bu ülkede yaşayan bütün halkları, bütün inançları ve bütün toplumsal kesimleri dışladığını ve bu anlamıyla da ayrımcı ve ötekileştirici bir müfredat süreci olduğunu söylememiz gerekiyor. Oysa ki 31 Mart seçimleri sadece bu ülkede yaşayan işçilerin, emekçilerin değil aynı zamanda eğitim sistemine yönelik de ciddi bir itiraz olarak da okunması gerekiyor.

“EŞİTLİKÇİ, ÖZGÜRLÜKÇÜ BİR EĞİTİM MODELİ İÇİN ELİMİZDEN GELEN ÇABAYI HARCAYACAĞIZ”

Bizler açısından önemli olan şudur: Biz AKP’nin yeni paradigma inşasının önünde duracağız. Sonuna kadar mücadele edeceğiz ve gerçekten demokratik cumhuriyetin inşası ve üçüncü yol perspektifiyle yeni bir eğitim sürecinin, yeni bir eğitim modelinin oluşturulmasını, eşitlikçi, özgürlükçü ve toplumsal katılımın olduğu bir eğitim modelinin olması için elimizden gelen bütün çabayı harcayacağız.

Diyarbakır’ın orta yerinde onlarca kameranın önünde vuruldu Tahir Elçi. Ama kimin vurduğunu tespit edemiyoruz diyen bir yargı var. Kimin vurduğunu tespit edemiyoruz diyen bir kriminal raporlar gerçeği var ama bu raporları da yalanlayan başka raporlar var.

“YARGI KATİLİ BİLİYOR, TANIYOR VE KORUMAYA ÇALIŞIYOR”

Katilin kim olduğunu bildikleri için onu korumaya çalıştıklarını düşünsek abartılı mı olur? Hayır. Tam da bunu yapıyor yargının kendisi. Katili biliyor, katili tanıyor ve katili korumaya çalışıyor.

Katili avukatlar biliyorlar, istihbarat şube tanıyor, iktidar biliyor, dönemin başbakanı olan ve ‘Biz iktidardan düşersek beyaz toroslar dönemi başlayacak’ diyen Davutoğlu çok iyi biliyor. Bu karanlığın üzerini hep beraber bütün bu bilenler kapatmaya çalışıyor. Ama biz de biliyoruz, katili biliyoruz ve tanıyoruz. Bu dosyanın böyle kapanmaması, Tahir Elçi’nin katillerinin adalet önünde gereken hesabı vermesi için sonuna kadar mücadele edeceğiz.

“KÜRT SORUNUNU ÇÖZMEYE ODAKLI, ÖZGÜRLÜKÇÜ BİR ANAYASA YAPILMASI ACİL BİR İHTİYAÇ”

Biz de toplumun bütün kesimlerini kapsayan ve gerçekten eşitlikçi, özgürlükçü bir anayasanın yapılması gerektiğini her fırsatta ifade ediyoruz. Kürt sorununu çözmeye odaklı, eşit yurttaşlık tanımının yapıldığı, güçlendirilmiş yerel yönetimi savunan çoğulcu ve özgürlükçü bir anayasa yapılması artık çok acil bir ihtiyaç.

Bu ülke demokratik bir anayasa yapmak istiyorsa, AİHM kararlarını hızlıca uygulamalıdır ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engelleri kaldırmaktan yargı bağımsızlığının sağlanmasına kadar bir dizi işi ivedilikle yapmalıdır. Daha da önemlisi bugün halihazırda devam eden Kobani kumpas davası, HDP kapatma davası gibi bu ülkenin utanç karnesine yerleşen, demokrasi tarihinin birer utanç vesikası olan davalarda hızlı bir şekilde tutum almalıdır ve bu konudaki haksız hukuksuz uygulamalardan vazgeçmelidir.

Biz hiçbir şekilde AKP’ye can suyu olabilecek bir yeni anayasa yapma tartışmasının bir parçası olmadık, bundan sonra da olmayacağız.

“BİZ KADINLAR 1 MAYIS’TA MEYDANLARDA OLACAĞIZ”

Aile Bakanlığı 8 Mart etkinlikleri için Mor Protokol Organizasyon şirketine neredeyse 10 milyon lira para ödemiş. Bu şirketin son yedi ayda aldığı yedi ayrı ihale ile birlikte düşündüğümüzde, yaklaşık 17 milyonu aşan bir hale aldığını görüyoruz. Bu ne cüret, bu ne vurdumduymazlık? Üstelik bu ihalelerin olağanüstü ve acil durumlarda yapılması gereken yöntemle yapıldığını, toplumdan kaçırıldığını görüyoruz. Bu paralar kimin parası? Halkın parası, kadınların parası ama bütün bu parayı kadınlar için harcamak yerine sadece siyasilerin katıldığı etkinliklere harcamayı kendileri açısından uygun görmüşler.

Biz kadınlar 1 Mayıs’ta emeğimiz ve haklarımız için, iş yerinde taciz ve mobbinge uğramamak için, işten çıkarılan ilk kişi olmamak için, eşit işe eş değer ücret almak için, emeğimiz, bedenimiz ve kimliğimiz için alanlarda, meydanlarda olacağız. Bu erkek devlet şiddetine karşı, patron-koca-babanın el ele verip bizleri ve emeğimizi sömürmesine karşı isyanımızı, itirazımızı 1 Mayıs meydanlarında ifade edeceğiz.

“1 MAYIS’TA OMUZ OMUZA TAKSİM MEYDANI’NA YÜRÜYECEĞİZ”

Taksim Meydanı sadece bir meydan değildir, aynı zamanda emek ve özgürlük mücadelesinin sembolüdür. Yasak kararının asıl amacının aslında demokratik haklarımızı gasp etmek, işçi sınıfının tarihsel hafızasını yok etmek olduğunu çok iyi biliyoruz. AKP’nin bu yasak kararını ideolojik saiklerle de aldığını çok iyi biliyoruz. AKP’nin bu yasak kararını sınıfsal karakteri nedeniyle de aldığını çok iyi biliyoruz. Çünkü işçi düşmanı bir iktidarla karşı karşıyayız. İşçi düşmanı, sınıf düşmanı bir iktidarın da Taksim 1 Mayıs’ının hafızası olan 77 1 Mayıs’ını hatırlaması ve işçi sınıfının emeğinin, bedeninin, kanının olduğu o meydana bir değer atfetmesini de açıkçası beklemiyoruz. Tabii ki bu yasak kararına boyun eğmeyeceğiz. Taksim Meydanı yasaklanamaz. Taksim Meydanı bizimdir. Taksim Meydanı, 1 Mayıs meydanıdır, Taksim Meydanı adalet meydanıdır, Taksim Meydanı özgürlük meydanıdır. Taksim Meydanı’nı kapatmaya çalışanları tarih de affetmeyecek işçi sınıfı da asla affetmeyecek. Bu vesileyle bir kez daha bütün işçi sınıfının 1 Mayısını kutluyorum. O gün yan yana, omuz omuza Taksim Meydanı’na hep beraber yürüyeceğiz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grup-baskanvekili-gulustan-kilic-kocyigit-tahir-elcinin-katilleri-adalet-onunde-hesap-vermeli/feed/ 0 Bakan Özhaseki, Kütahya’da yapılan çalışmaları değerlendirdi https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-kutahyada-yapilan-calismalari-degerlendirdi/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-kutahyada-yapilan-calismalari-degerlendirdi/#respond Sat, 30 Mar 2024 01:36:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25015 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde ülke gündemini ve yapılan çalışmaları değerlendirdi.

Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitingde konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, AK Parti’nin gerçek ve hizmet belediyeciliği yaptığını söyledi. 21 yıl büyükşehir belediye başkanlığı yaptığını söyleyen Bakan Özhaseki, “21 sene büyükşehir belediye başkanlığı yaptım. Her seçimde çalışırım sonra vatandaşlarımızın önüne çıkarım, derim ki ‘ben bunları yapabildim emaneti buraya kadar taşıdım, yeniden izin verirseniz şunları da yapmak isterim’ hem şehirlilerim de tabii ki benim önümü açarlardı. 5 dönem üst üste seçilerek Kayseri’de büyükşehirde hizmet ettim. Allah’a hamdolsun bıraktığımız şehir ile devraldığımız şehir arasında dağlar kadar fark vardı. İlk devraldığımızda benden randevu isteyenler gelenler görüşmek isteyenler ya haciz memurlarıydı ya da alacaklılardı. İşçi maaşı ödenemiyordu. Kocaman Kayseri’de 3-5 park vardı, o da işgalliydi. Şehrin içerisinde kocaman cadde geçerdi, bir tarafta sağ mafya diğer tarafta sol mafya. Belediye ihaleleri sadece bunlardan sorulurdu. Böyle bir ortamda başladım. 50’den fazla mahalle gecekonduydu, hamdolsun çalıştık ne gece kondu kaldı ne de o mafya tipler kaldı ortada. Sonra kasası para dolu, şehre bakıldığında da Avrupai tarz bir şehir bıraktık. Gecekondusu kalmayan, nihayetinde modern tesislerle dolu 5 tane üniversitesi olan içinde ticareti canlı sanayisi canlı, kültürü, spor tesisleri olan bir şehir bıraktım. Bizler çalışırız, hizmet ederiz. Bir vesayet rejimi vardı onu da toprağa gömdük, bir daha çıkamayacaklar. Sizler seçip Ankara’ya gönderirdiniz, oradaki yılanlar çıyanlar onların başlarına çorap örmek için her numarayı yaparlardı. İrtibatsızlaştırırlar, idare edemiyorlar derler pat ihtilal yaparlardı. Bunların hepsini yaşadık, özgürlükler noktasını da biz geliştirdik. Hamdolsun yurt dışındaki Türk insanının dik duruşunu bizim sayın Cumhurbaşkanımız sağladı. Eskiden gidip de iki büklüm, 300-500 milyon dolar alacağız diye boynu bükük duran başbakanları da biz biliriz. Cumhurbaşkanımızla yurt dışına gidiyoruz, randevu istemek için neredeyse bütün devlet başkanları kuyrukta. Randevu veremedikleri Cumhurbaşkanımızın nereden geçeceğini öğreniyorlar karşısına çıkıp onunla konuşmak için fırsat arıyorlar. Bin bir türlü engele rağmen bunları yaptık. Hatırlayın geriye doğru Cumhuriyet mitingleri, Danıştay saldırıları, parti kapatma davaları, 367 garabeti, gezi olayları, hukuk darbesi. Sonra ellerine paçavraları bayrak diye alan PKK’lı köpekler, öz yönetim ilan ettik diye çukur eylemleri başlattılar. Bunların hiçbiri unutmadık. Bunca zorluğa rağmen çok güzel işler yaptık elhamdülillah. Türkiye zor bir coğrafyadır bu coğrafyada ayakta kalmanın bayrağı dalgalandırmanın, ezanın her okunmasının bir tek şartı var; o da güçlü olmak. Güçlü olmazsanız sizi yaşatmazlar. O yüzdendir ki bir taraftan o köpeklerle mücadele ediyoruz, bir taraftan da yatırım üzerine yatırım yapıyoruz. Çok şükür işlerimiz de iyiye gidiyor” dedi.

“4 bin 330 köyde çelikten evler yapıyoruz”

Ülkemizin, deprem ülkesi olduğunu tekrarlayarak Kahramanmaraş ve diğer depremzede illerdeki çalışmaların devam ettiğini belirten Bakan Özhaseki, şu ifadeleri kullandı:

“İkinci bir sıkıntımız da deprem meselesi. Bu ülkenin bir kaderi, bir deprem ülkesi. Son 100 senede denizlerimizde ve karalarımızda meydana gelen şiddetli derecede deprem sayısı 231, her sene 2 veya 3 tane deprem oluyor. Ölen insan sayımız 130 bin, zarar milyarlarca dolar. Sonra 6 Şubat’ta 18 tane ilimiz etkilendi. 14 milyon insan bundan zarar gördü. 680 bin evimiz ve 170 bin iş yerimiz yerle bir oldu. 53 bin 500 kardeşimizi toprağa verdik. Maddi hasar milyonlarca dolar zaten. Manevi zarar mı soruyorsunuz? Onu ölçecek bir alet daha icat olmadı. Çünkü her hanede bir göz yaşı var. Şimdi orada 300 binden fazla ev yapılıyor. Binden fazla şantiyemiz var. 110 bin kişilik ordu ile çalışıyoruz. 4 bin 330 köyde çelikten evler yapıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı da o. En iyisini yapın yapmışken. Bir kere yapalım sağlam yapalım. Eğer burada sizler de Ali bey kardeşimize destek verirseniz ben de söz veriyorum büyük projelerin yanında olacağım. Allah’ın izniyle burada bir meydan projesi var. Başkanımız Mustafa bey ile de konuştuk, emekleri çok. Allah razı olsun herkesten. Burada neler yapılması gerektiğini de konuştuk. Yerin altındaki otoparkı da pazar yerini de. Üstüne büyük bir meydan projesini de, ama maddiyat bizim Tavşanlı Belediyesi’nin çok çok üstünde. Peki ne lazım? Destek lazım. Bunu kim yapacak? Elbette ki Tayyip Erdoğan ve onun yol arkadaşları yapacak. Başka kim yapacak? Bugün çıkıp da yeni ortaya çıkanların yapacağı bir şey yok arkadaşlar. Allah’ın izniyle biz bu projeleri yaparız. Sanayi sitesindeki kentsel dönüşüm yaparız. Altyapıda bir eksik bırakmayız, ama elimizi güçlü kılmanız lazım. Şimdiye kadar gittiğim her yerde söylüyorum, kentsel dönüşüm esas. Türkiye’nin her yerinde yapılması lazım. Değerli arkadaşlar burada bizlere fırsat verirseniz biz bu işleri yaparız. Burada sizlerin iftihar edeceğiniz bir meydan çıkar. Çevremizdeki beldelerde ufak tefek altyapı eksikleri var, zaten iller Bankası da bize bağlı Allah’ın izniyle onu da çözeriz. Endişeniz olmasın. Allah sizlerden razı olsun. Ali bey kardeşimiz size teslim ediyorum, sizleri de Allah’a emanet ediyorum.”

Cumhuriyet meydanında gerçekleştirilen miting sonrası Bakan Özhaseki, partililerle hatıra fotoğrafı çekilerek ayrılırken, program çerçevesinde İstasyon caddesi ve şehir içerisinde diğer caddelerde ‘AK Yürüyüş’ gerçekleştirildi. – KÜTAHYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-kutahyada-yapilan-calismalari-degerlendirdi/feed/ 0
Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, Şehit Aileleri Onuruna İftar Programı Düzenledi https://www.haber60.com.tr/osmangazi-belediye-baskani-mustafa-dundar-sehit-aileleri-onuruna-iftar-programi-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/osmangazi-belediye-baskani-mustafa-dundar-sehit-aileleri-onuruna-iftar-programi-duzenledi/#respond Thu, 21 Mar 2024 22:06:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21828 Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, şehit aileleri onuruna iftar programı düzenlendi. Tarih boyunca vatan için, millet için, inançlarımız için daima şehit vermiş bir millet olduğumuza vurgu yapan Başkan Dündar, “Aziz milletimizin huzur ve güvenliği için canlarını feda eden şehitlerimiz, bizlere bağımsızlık ve özgürlük gibi en değerli mirasları bırakmış kahramanlardır” dedi.

Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, Osmangazi Meydanı’nda düzenlenen iftar yemeğinde şehit aileleri ile bir araya geldi. İftar öncesinde masaları tek tek dolaşan Başkan Dündar, şehit aileleri ile sohbet etti. Başkan Dündar, ailelere bir sıkıntıları olup olmadığını sordu ve istekleri not aldı. Akşam ezanının okunmasıyla birlikte hep birlikte dualar edilerek oruçlar açıldı. Başkan Dündar’ın ev sahipliğinde düzenlenen iftar yemeğine AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş ve Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Başkan Yardımcısı Sevim Gürkan ile birlikte çok sayıda şehit yakını katıldı.

İftar yemeğinin ardından bir konuşma yapan Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, “Osmangazi’de vatandaşlarımız ile güzel bir Ramazan geçiriyoruz. Osmangazi Belediyemizin 14 yıldır üzerinde çalıştığı önemli bir kentsel dönüşüm projesi olan Osmangazi Meydanı’nda düzenlediğimiz iftar programları ile her akşam farklı kesimlerden vatandaşlarımız ile aynı sofrada buluşuyoruz. Bugün de şehitlerimizin emaneti olan sizlerle bir arada olmaktan dolayı çok mutluyuz. Vatandaşlarımızla iftar yaparak hem Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu birlikte yaşıyoruz hem de vatandaşlarımızın yakında açılışını yapacağımız bu devasa meydan hakkındaki meraklarını gidermiş oluyoruz. Bu merakları giderme adına Ramazan öncesinde gençlere yönelik konserler yaptık ve 250 bin gencimizi 37 bin metrekare büyüklüğündeki bu meydanda ağırladık. İki etap halinde çalıştığımız Osmangazi Meydanı projesinin birinci etabını önümüzdeki günlerde hizmete açacağız. İnşallah seçimlerde halkımızın bizlere vereceği destek ile de ikinci etaptaki çalışmalarımız hız kazanacak. Yapılaşmanın yoğun olduğu bir şehirde yaşadığımız için bu tür meydanlara vatandaşlarımız ihtiyaç duyuyordu. Osmangazi Meydanı, Bursa’ya nefes aldıran bir eser olarak ortaya çıktı” dedi.

“Şehit yakınlarımıza her zaman kapımız açık”

“Bugün burada, şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmak, onların hatıralarını yaşatmak ve onlara olan minnet ve şükranımızı ifade etmek için bir araya geldik” diyerek konuşmasını sürdüren Başkan Dündar, “Şehitlerimizin bizlere bıraktığı bu büyük mirası en iyi şekilde koruyacak ve gelecek nesillere aktaracağız. Şehitlerimizin ve gazilerimizin ailelerine karşı her zaman sorumluluklarımızın bilincinde olacağız. Bugün bağımsız, özgür ve barış içerisinde yaşıyorsak bunu şehitlerimizin alın teri, kanı ve emeğine borçluyuz. Ülkemizin birliği ve güvenliği her şeyin üstesinden geliyor. Eğer güvenlik söz konusu değilse, hiçbir şeyin önemi yok. Bu ülke, bu vatan, bu millet ve bu bayrak şehitlerimiz sayesinde yüceliyor. Şehitlerimin emaneti olan sizleri de önemsiyoruz. Sizlerin arzuları doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Osmangazi Belediyesi olarak büyük bir aileyiz. Güçlü bir bütçemiz var. Bunu israf etmeden her kuruşunu kamu için kullanıyoruz. Tüm derdimiz vatandaşlarımıza daha rahat bir yaşam sunabilmek. 15 yıl boyunca görevimizi bu şekilde yaptık. İnşallah bundan sonraki süreçte de aynı şekilde bu hizmetlerimizi sürdüreceğiz. Siz şehit ailelerimize de kapımız her zaman açık. Bu vesileyle, şehitlerimizin ruhlarına bir kez daha rahmet, gazilerimize sağlık ve mutluluk diliyor, onların her zaman yanlarında olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum” diye konuştu.

Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Başkan Yardımcısı Sevim Gürkan da yaptığı konuşmada, kendilerini ailelerini unutmadıkları ve şehitlerin emanetlerine sahip çıktıkları için Başkan Dündar’a teşekkürlerini sundu. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/osmangazi-belediye-baskani-mustafa-dundar-sehit-aileleri-onuruna-iftar-programi-duzenledi/feed/ 0
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Karabağ’ın Ermenistan işgalinden kurtarılan Hankendi şehrinde Nevruz Bayramı ateşini yaktı https://www.haber60.com.tr/azerbaycan-cumhurbaskani-ilham-aliyev-karabagin-ermenistan-isgalinden-kurtarilan-hankendi-sehrinde-nevruz-bayrami-atesini-yakti/ https://www.haber60.com.tr/azerbaycan-cumhurbaskani-ilham-aliyev-karabagin-ermenistan-isgalinden-kurtarilan-hankendi-sehrinde-nevruz-bayrami-atesini-yakti/#respond Tue, 19 Mar 2024 02:06:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20625 Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Karabağ’ın Ermenistan işgalinden kurtarılan Hankendi şehrinde baharın habercisi olarak kabul edilen Nevruz Bayramı ateşini yaktı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan işgalinden kurtarılan Karabağ’daki Hankendi şehrinde Nevruz Bayramı ateşini yakarak ulusa seslendi. Azerbaycan halkını Nevruz Bayramı nedeniyle tebrik eden Aliyev, tarihi zaferin ardından Nevruz Bayramı’nı dördüncü kez Karabağ’da kutladıklarını belirtti.

“İkinci Karabağ Savaşı’nın sonuçları Ermenistan’a ders vermedi”

Geçen sene düzenlenen terörle mücadele operasyonu sonucunda Azerbaycan’ın egemenliğini tam olarak sağladığını ifade eden Aliyev, “İkinci Karabağ Savaşı sırasında ve terörle mücadele operasyonu sonucunda büyük kahramanlıklar gösterdik. Allah tüm şehitlerimize rahmet eylesin. Şehitlerimizin, yiğit askerlerimizin ve subaylarımızın özverisi, profesyonelliği ve kahramanlıkları sonucunda bugün inşa ediyoruz ve bu topraklara hayat dönüyor. Maalesef İkinci Karabağ Savaşı’nın sonuçları Ermenistan’a ders vermedi. Geçen seneki Nevruz Bayramı tebriklerimde bundan bahsetmiştim ve İkinci Karabağ Savaşı’ndaki yenilgilerinin kendilerine ders vermemesinden dolayı üzüntümü dile getirmiştim. Ders olsaydı terörle mücadele operasyonu yapılmasına gerek kalmazdı. Ermenistan, İkinci Karabağ Savaşı’ndan sonra aradan geçen üç yılda doğru bir karar vermemiş, yasadışı silahlı gruplarını sonsuza kadar topraklarımızda tutmak istiyordu ve sözde ‘Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’ni yaşatmak istiyordu. Bütün bunlar uluslararası hukuka tamamen aykırıdır ve en önemlisi Azerbaycan halkının iradesine aykırıdır” dedi.

“Yolumuzdan dönmeyeceğimizi gösterdik”

İkinci Karabağ Savaşı sonucunda Azerbaycan’ın savaş alanında işgal edilmiş topraklarının çoğunu kurtardığını belirten Aliyev, “Ancak işgal sırasında birçok başkentten bize defalarca bu çatışmanın askeri bir çözümünün olmadığına dair sinyaller gönderildi. Her türlü çatışmanın askeri bir çözümü olduğunu kanıtladık. İşgalci devlet başka bir ülkenin topraklarını hukuka aykırı olarak işgal ediyorsa ve o toprakları gönüllü olarak terk etmek istemiyorsa tek yol askeri yoldur. Uluslararası hukuk çerçevesinde toprak bütünlüğümüzü ve egemenliğimizi yeniden sağladık. Altı ay önce gerçekleştirilen başarılı terörle mücadele operasyonu, uluslararası hukukun ve Azerbaycan halkının yılmaz ruhunun bir kutlamasıdır. Ermenistan’ın arkasında herhangi bir güç dursa bile yolumuzdan dönmeyeceğimizi, istediğimizi elde edeceğimizi bir kez daha gösterdik ve başardık” ifadelerini kullandı.

“Sonsuza kadar bu topraklarda yaşayacağız”

Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’nin gücünü İkinci Karabağ Savaşı’nda ve terörle mücadele operasyonunda tüm dünyaya gösterdiklerini vurgulayan Aliyev, “En önemlisi halkımıza sonsuz gurur kaynağı olacak, Azerbaycan halkının büyüklüğünü tüm dünyaya göstermiş böyle bir genç nesil yetişmiştir. Gençlerimiz vatanseverlik ruhuyla, milli ruhla yetiştiler. Üç yıl önce toprağımızın kurtuluşu için ölmeye hazırdılar ve öleceklerdi. Tüm şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Savaş alanında tüm şehitlerimizin, Hocalı’nın masum kurbanlarının kanını aldık ve bununla gurur duyuyoruz. Toprak bütünlüğümüzü, egemenliğimizi, uluslararası hukuku, ulusal onurumuzu yeniden sağladık ve bugün özgür bir halk olarak yaşıyor, inşa ediyoruz ve sonsuza kadar bu topraklarda yaşayacağız” ifadelerini kullandı.

Aliyev, Hankendi’nin merkezi meydanına “Zafer Meydanı” adını verdi

Uzun yıllar boyunca Hankendi’nin merkezi meydanının ve merkezdeki idari binanın Ermeni bölücüler tarafından Azerbaycan’a karşı planlar hazırlamak için kullanıldığını söyleyen Aliyev, “Uzun yıllar bu meydan ve bu bina bölücülerin yuvasıydı. Ermenistan tarafından finanse edilen ve silahlandırılan ayrılıkçılar aslında Ermeni ordusunun bir parçasıydı. İşte bu meydanda halkımıza karşı çirkin planlar hazırlanıyordu. Hocalı soykırımının yapılması emri bu binada verildi. Bugün bu meydanda duruyoruz. Bu meydana Zafer Meydanı adını verdiğimi, bundan sonra Zafer Meydanı olacağını değerli halkıma bildirmek isterim. Bugün işgalden kurtarılmış Karabağ’da başımızı dik tutarak yaşıyoruz. Bu yıl vatandaşlarımız Hankendi’ye ve Hocalı, Şuşa, Cebrayıl, Kelbecer gibi diğer şehirlere, birçok köye dönecek” dedi.

Hankendi’de Azerbaycan halkının bayramını tebrik etmekten büyük bir mutluluk duyduğunu belirten Aliyev, “İkinci Karabağ Savaşı’nın ardından hepimiz gururla yaşıyoruz. Adaleti yeniden tesis ettiğimiz, topraklarımızı işgalcilerden kurtardığımız, gücümüzü gösterdiğimiz için hepimiz gurur duyuyoruz ve bundan sonra herkes bizi hesaba katmalıdır, aksi takdirde kendisi pişman olacaktır. Aziz milletimin yaklaşan bayramını bir kez daha en kalbi duygularımla kutluyor, Azerbaycan halkına sağlık ve yeni başarılar diliyorum. Karabağ Azerbaycan’dır” ifadelerini kullandı.

Azerbaycan’da Nevruz Bayramı nedeniyle 20-26 Mart tarihleri arasında resmi tatil ilan edildi. – BAKÜ

]]>
https://www.haber60.com.tr/azerbaycan-cumhurbaskani-ilham-aliyev-karabagin-ermenistan-isgalinden-kurtarilan-hankendi-sehrinde-nevruz-bayrami-atesini-yakti/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Erzurum’da Murat Kurum’a oy istedi https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-erzurumda-murat-kuruma-oy-istedi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-erzurumda-murat-kuruma-oy-istedi/#respond Sat, 16 Mar 2024 23:36:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19816 Yerel seçimler için geri sayım devam ederken Cumhurbaşkanı Erdoğan da mitinglerine hız kesmeden devam ediyor. Her gün ez az iki şehri ziyaret ederek belediye başkan adaylarına oy isteyen Erdoğan’ın bugünkü durağı Erzurum oldu. Kente yapılan yatırımlardan bahseden Erdoğan, konuşmasının sonlarına doğru alandakilerden İstanbul’daki akrabalarını arayarak Murat Kurum’a destek vermelerini istedi.

“ERZURUMLULARI ARAYACAKSINIZ DEĞİL Mİ?”

“İstanbul’da Erzurumlu çok” diyen Erdoğan, “İstanbul’daki Erzurumluları arayacaksınız değil mi? Bir yanlışlık olmasın diye uyaracaksınız değil mi? Ankara’daki ve İzmir’deki kardeşlerimizi de arayacaksınız değil mi? Belediye başkanlarımızı ben size emanet ediyorum” ifadelerine yer verdi.

Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları;

“Hadi gel Erzurum’a gel… Maşallah bu ne güzellik böyle. Sevgili Erzurumlular, dadaşlarım, hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum. Erzurum yine bugün başka güzel. Erzurum için ne desek azdır. Öncelikle 14-28 Mayıs seçimlerinde Cumhur İttifakı’na verdiğiniz destek için her birinize şükranlarımı sunuyorum.

“DADAŞ FARKINI GÖSTERDİ, MESAJINI VERDİ”

Cumhur İttifakı’nın en verimli netice aldığı illerin başında Erzurum yer alıyor. Dadaş farkını, vefasını, sevdasını yine gösterdi. Dadaş dosta da düşmana da mesajını verdi. Bu mesajın içinde acısıyla tatlısıyla tarihimizin her anını sahiplenme var. Bu mesajın içinde gözünü vatanımızın birliğine gözünü dikenlere meydan okuma var. Bu mesajın içinde asırlardır üzerimizde oynanan oyunları sona erdirme iradesi var. Bu mesajın içinde ülkemizi ve şehirlerimizi yağmalamak isteyenlere meydanı bırakmama azmi var. Bu mesajın içinde ülkenin ve milletin hayrına ne varsa hepsi mevcut. Şartlar ne olursa olsun, milletine hizmet eden Erzurumlu’nun gönlü daima hoş olmuştur. Üstelik Erzurumlu bu sancak nöbetini tam bin yıldır en küçük bir aksamaya meydan vermeden tutmaktadır.

“MEYDANDA 40 BİN KİŞİ VAR”

Sorun bakalım şu anda meydan ne kadar, rakamı aldım. Bugün 40 bin. Erzurum’un Türkiye Yüzyılı’nın lokomotifliğini üstleneceğinden şüphe duymuyorum. Erzurum, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Erzurum’la birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı renklerine boyamaya var mıyız? Ramazan-ı Şerif’inizi tebrik ediyorum. Bu mübarek günleri, manevi kazanımların yanında çalışmalarımız bakımından da çok iyi değerlendirmeliyiz. Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ı milli irade bayramı haline getirmeye hazır mıyız? Bunun için çok çalışacağız. Her zamankinden daha fazla koşturacağız. Biz insanlarımıza ve şehirlerimizi bu güne kadar hep eser ve hizmet siyasetiyle gösterdik. Erzurum’a 21 yılda 173 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. 107 adet sağlık tesisini şehrimize kazandırdık.

“ERZURUM’U DEPREME DAYANIKLI HALE GETİRECEĞİZ”

TOKİ vasıtasıyla 14 bin 919 konut uygulamasını hayata geçirdik. Bunlardan 10 bin 17 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Kalanların yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde 5 bin 435 riskli bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Aziziye ilçemizdeki kentsel dönüşümde gecikmeleri de en kısa sürede çözüme kavuşturacağız. Ülkemizin önemli deprem kuşaklarından birinin üzerinde yer alan Erzurum’u depreme dayanıklı bir şehir haline getirmekte kararlıyız. Bunun için önümüzdeki dönemde bakanlıklarımızı ve belediyelerimizi seferber edeceğiz.13 millet bahçesi projemizden 10’unu tamamladık. Yaptığımız yatırımlarla modernize ettiğimiz Erzurum Havalimanı’nın yolcu sayısı 105 binden 1 milyonun üzerine çıkardık.

“MİLLETİMİZİN KUTLU DAVASININ MEZE YAPILMASINA…”

Erzurum’a çok daha fazla yatırım yapacağız. Sizlerden yine çok güçlü destek bekliyoruz. Milletimizin bu kutlu davasının birilerince pazarlık masalarında meze yapılmasına gönlümüz razı gelmez. Türkiye sıkıntılı dönemlerden geçerek bu günlere geldi. Hangi kazanımın hangi bedeller ödenerek elde edildiğini milletimiz iyi biliyor. Dadaş, Erzurumlu çok daha iyi biliyor. Kazanımlarımızın elitler başta olmak üzere birilerini hala rahatsız ettiğini aklı selim olan herkes görebiliyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-erzurumda-murat-kuruma-oy-istedi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan, miting alanında ağlayan genç kızı teselli etti https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-miting-alaninda-aglayan-genc-kizi-teselli-etti/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-miting-alaninda-aglayan-genc-kizi-teselli-etti/#respond Sat, 16 Mar 2024 23:06:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19788 31 Mart yerel seçimleri için mitinglerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son durağı Erzurum oldu. Meydandaki 40 bin kişiye hitap eden Erdoğan, alandaki genç kızlardan birinin ağlamasına kayıtsız kalamadı. Duruma müdahale eden Erdoğan, genç kızı, “Ne olur ağlama ya, ağlama. Sen ağlıyorsun bizi de ağlatacaksın” diyerek teselli etti.

Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları;

“Hadi gel Erzurum’a gel… Maşallah bu ne güzellik böyle. Sevgili Erzurumlular, dadaşlarım, hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum. Erzurum yine bugün başka güzel. Erzurum için ne desek azdır. Öncelikle 14-28 Mayıs seçimlerinde Cumhur İttifakı’na verdiğiniz destek için her birinize şükranlarımı sunuyorum.

“DADAŞ FARKINI GÖSTERDİ, MESAJINI VERDİ”

Cumhur İttifakı’nın en verimli netice aldığı illerin başında Erzurum yer alıyor. Dadaş farkını, vefasını, sevdasını yine gösterdi. Dadaş dosta da düşmana da mesajını verdi. Bu mesajın içinde acısıyla tatlısıyla tarihimizin her anını sahiplenme var. Bu mesajın içinde gözünü vatanımızın birliğine gözünü dikenlere meydan okuma var. Bu mesajın içinde asırlardır üzerimizde oynanan oyunları sona erdirme iradesi var. Bu mesajın içinde ülkemizi ve şehirlerimizi yağmalamak isteyenlere meydanı bırakmama azmi var. Bu mesajın içinde ülkenin ve milletin hayrına ne varsa hepsi mevcut. Şartlar ne olursa olsun, milletine hizmet eden Erzurumlu’nun gönlü daima hoş olmuştur. Üstelik Erzurumlu bu sancak nöbetini tam bin yıldır en küçük bir aksamaya meydan vermeden tutmaktadır.

“MEYDANDA 40 BİN KİŞİ VAR”

Sorun bakalım şu anda meydan ne kadar, rakamı aldım. Bugün 40 bin. Erzurum’un Türkiye Yüzyılı’nın lokomotifliğini üstleneceğinden şüphe duymuyorum. Erzurum, 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Erzurum’la birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı renklerine boyamaya var mıyız? Ramazan-ı Şerif’inizi tebrik ediyorum. Bu mübarek günleri, manevi kazanımların yanında çalışmalarımız bakımından da çok iyi değerlendirmeliyiz. Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ı milli irade bayramı haline getirmeye hazır mıyız? Bunun için çok çalışacağız. Her zamankinden daha fazla koşturacağız. Biz insanlarımıza ve şehirlerimizi bu güne kadar hep eser ve hizmet siyasetiyle gösterdik. Erzurum’a 21 yılda 173 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. 107 adet sağlık tesisini şehrimize kazandırdık.

“ERZURUM’U DEPREME DAYANIKLI HALE GETİRECEĞİZ”

TOKİ vasıtasıyla 14 bin 919 konut uygulamasını hayata geçirdik. Bunlardan 10 bin 17 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Kalanların yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde 5 bin 435 riskli bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Aziziye ilçemizdeki kentsel dönüşümde gecikmeleri de en kısa sürede çözüme kavuşturacağız. Ülkemizin önemli deprem kuşaklarından birinin üzerinde yer alan Erzurum’u depreme dayanıklı bir şehir haline getirmekte kararlıyız. Bunun için önümüzdeki dönemde bakanlıklarımızı ve belediyelerimizi seferber edeceğiz.13 millet bahçesi projemizden 10’unu tamamladık. Yaptığımız yatırımlarla modernize ettiğimiz Erzurum Havalimanı’nın yolcu sayısı 105 binden 1 milyonun üzerine çıkardık.

“İSTANBUL’DA ERZURUMLU ÇOK”

Erzurum’a çok daha fazla yatırım yapacağız. Sizlerden yine çok güçlü destek bekliyoruz. Milletimizin bu kutlu davasının birilerince pazarlık masalarında meze yapılmasına gönlümüz razı gelmez. Türkiye sıkıntılı dönemlerden geçerek bu günlere geldi. Hangi kazanımın hangi bedeller ödenerek elde edildiğini milletimiz iyi biliyor. Dadaş, Erzurumlu çok daha iyi biliyor. Kazanımlarımızın elitler başta olmak üzere birilerini hala rahatsız ettiğini aklı selim olan herkes görebiliyor. İstanbul’da Erzurumlu çok. İstanbul’daki Erzurumluları arayacaksınız değil mi? Bir yanlışlık olmasın diye uyaracaksınız değil mi? Ankara’daki ve İzmir’deki kardeşlerimizi de arayacaksınız değil mi? Belediye başkanlarımızı ben size emanet ediyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-miting-alaninda-aglayan-genc-kizi-teselli-etti/feed/ 0
İmamoğlu’ndan Kurum’a: Bu Millete, ‘Kanal İstanbul Gündemimde Yok’ Demeyene Kadar, Sana Bu Soruyu Soracağım https://www.haber60.com.tr/imamoglundan-kuruma-bu-millete-kanal-istanbul-gundemimde-yok-demeyene-kadar-sana-bu-soruyu-soracagim/ https://www.haber60.com.tr/imamoglundan-kuruma-bu-millete-kanal-istanbul-gundemimde-yok-demeyene-kadar-sana-bu-soruyu-soracagim/#respond Mon, 04 Mar 2024 22:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15266 OKTAY YILDIRIM

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli ve CHP Avcılar Belediye Başkan adayı Utku Caner Çaykara ile birlikte halk buluşması gerçekleştirdi. Hançerli’ye tavrı nedeniyle teşekkür eden İmamoğlu, “Onun bu kadirşinaslığını, partili duruşunu, yoldaşlığını alkışlıyorum. Yakışanı yapıyor. Yakışanı yapmaya, herkesi davet ediyorum” dedi. İmamoğlu, rakibi Murat Kurum’a da “Ne diyor acemi aday? İstanbul’un gündeminde olmayan, onun gündeminde yokmuş. Ona buradan sesleniyorum: Bu millete, ‘Kanal İstanbul gündemimde yok’ demeyene kadar, sana bu soruyu soracağım; bir. İki; senin gündeminde yok da sizin tensipleriyle atandığınız, emirleriyle koştuğunuz, buyruklarıyla yaptığınız, hükümetin veya Sayın Cumhurbaşkanı’nın da gündeminde var mı yok mu; onu açıkla” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli ve CHP Avcılar Belediye Başkan adayı Utku Caner Çaykara ile birlikte ilçe turu yaptı. Vatandaşlar, İmamoğlu ve Çaykara’nın içinde olduğu seçim otobüsünü yol boyunca sık sık durdurarak, sevgi gösterilerinde bulundu. Firuzköy Trakya ve Rumeli Kültürünü Yaşatma Vakfı üyesi vatandaşlarla, CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, CHP İstanbul milletvekili Engin Altay, CHP Parti Meclisi üyesi Mahir Yüksel ve Cem Aydın eşliğinde bir araya gelen İmamoğlu, Hançerli ve Çaykara, mülkiyet sorunu yaşayan yurttaşlara hitap etti. İmamoğlu, Çaykara ve Hançerli’nin Avcılar’daki son adresi, Merkez Mahallesi’nde düzenlenen halk buluşması oldu. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de halk buluşmasında İmamoğlu, Çaykara ve Hançerli’ye eşlik etti.

“Bizim meydanlarımız aile meydanı” diyen İmamoğlu, buluşmada yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:

BİZİM MEYDANLARIMIZDA O PARTİ BU PARTİ YOK. BİZİM MEYDANLARIMIZDA HERKES VAR: Bu meydanlarda çocuklar var. Bu meydanlarda pırlanta gibi evlatlarımız var. Gençlerimiz var.  Kısacası ailece buradayız, bizim meydanlarımız aile meydanı. Bizim meydanlarımızda o parti bu parti yok. Bizim meydanlarımızda sevgi var, bizim meydanlarımızda saygı var, bizim meydanlarımızda kalbi güzel insanlar var. Bizim meydanlarımızda oy veren vermeyen yok herkes. Bizi meydanlarımız gözünde, gönlünde kötülük olanın bile kalbine iyilik getir. Eğer kalbini buz bağlamışsa bizim kalbimizdeki güzellikler o buzları eritecek göreceksiniz. Biz bunu hep birlikte daha önce başardık öyle değil mi. Dualarınız sayesinde dimdik ayaktayız. Bugün burada olduğunuz için her birinize minnet duyuyorum. Ben Avcılar’daki hikayem tam 35 yıl.  Ben burada üniversitede okudum. İstanbul Üniversitesi’ne geldim üniversiteyi bitirdim. Bu şehirde hep birlikte İstanbullu olduk komşu olduk, biz burada iş hayatımızı sürdürdük. Yuvamızı kurduk çocuklarımız oldu. Sonra dünyanın en güzel şehrine belediye başkanı oldum. Beni bu şehre belediye başkanı yapan Atatürk Cumhuriyetine minnet duygularımı iletiyorum. Beni bir köyden alıp buraya getiren bu makama yükselten Atatürk’ün kurduğu Türkiye değerleridir. Hepimizin borcu var. Biz o borcu ödeyeceğiz çocuklarımıza layık olacağız, gençlerimize layık olacağız. Cumhuriyetimizi ve demokrasimizi güçlendirerek hep birlikte yolumuza devam edeceğiz.

EKREM İMAMOĞLU ORAYA CAMİİ YAPARSA MÜTEDEYYİN İNSANLAR EKREM İMAMOĞLU’NA TEŞEKKÜR EDER, ETMESİN DİYE: Biliyorsunuz girişte 475  araçlık bir otoparkı olan çok değerli bir meydan inşaatına bu kardeşiniz başladı. İnşallah bak göreceksiniz tam gaz devam edeceğiz. Orada hem o meydanı hem de sanat dolu çok güzel meydanı fonksiyonlarıyla birlikte hepinizin hizmetine biz sunacağız. Yine hemen orada 2019 yılında Silivri’de bir deprem oldu hatırlıyorsunuz değil mi? O depremde Hacı Ahmet Tükenmez Camimiz biraz hasar gördü. O cami bize söylendi ve yıktık. Oradaki o alanın yetkisi bizde olduğu için hızlıca oranın projesini yaptık. Biliyorsunuz oranın bir tarafı vatandaşların yürüyeceği iş yolu, bir tarafı buradan karşı tarafa geçiş yolu, önü de D100 karayolu. Yani ortada bir yer. Oraya çok güzel bir cami tasarladık. 800 kişilik kapalı alanı 800 kişilik açık alanıyla beraber iki bin kişilik bir cami tasarladık. Bakın etrafına da insanlar kitap alabilecekleri caminin fonksiyonlarına destek sunacak mükemmel bir alan tasarladık. Beş yıldır kaç kez Turan Hançerli başkanımız gitti konuştu. Biz ekip yolladık, anlattık. Bir müftü sırf Ekrem İmamoğlu oraya cami yapmasın diye bizim projemizi dava etti. Buna ben bu aklı biliyorum neymiş efendim, oraya daha büyük cami lazımmış. Burası kavşak kaldı ki caminin büyüğü değil. Bizim Yaradan’ımız, bizim inancımız bize tevazuyu, emretmiş. Tevazuyu oraya yakışanı yapmak bize yakışır, öyle güzel bir proje yaptık. Kaldı ki hemen karşı tarafında Cerrahpaşa Üniversitesi’nin sınırlarının içinde daha büyük bir cami tasarlanmış. Beni niye engelliyor biliyor musunuz? Aklı sıra Ekrem İmamoğlu oraya cami yaparsa hani mütedeyyin insanlar Ekrem İmamoğlu’na teşekkür eder, etmesin diye. Yahu Allah seni ıslah etsin. Allah seni ıslah etsin. Şimdi benim ne cami cemaatiyle ne mütedeyyin insanlarla ne inançlı insanlarla aramıza girebileceğini mi zannediyorsun hadi oradan, hadi oradan. Hadi oradan.

SİZİN SİYASETİNİZ BATSIN: Bakın ben size bir şey daha anlatayım. Hemen şurada, Yakuplu’da, hemen D 100 orada hasırcılar var. Onun arkasında bir cami yaptım. Adını da ne koydu biliyor musunuz? Kuvay-i Milliye Cami koydum. Ben bunları tanıyorum. Onun için anlatıyorum camii yaptık, diyanete teslim edeceğiz. Bir Kurban Bayramı arefesi. Dedim ki, camiiye gidin bakın bakalım eksiği var mı? Bir an önce bir an önce açılsın. Bayram namazı sabahı, ben orada kılacağım dedim. Arkadaşlarım geldi ne deseler iyi. Yahu başkanım gittik her şey tamam da müftü görevlendirmek istemiyormuş imamı. Dedim vallahi ben gider kıldırırım. Ben yaparım o işi. Aradım o zamanki yetkilileri. Dedim ki size yarım gün müsaade, yarım gün. O camiye imam görevlendiriyor musunuz? Görevlendirmiyor musunuz? Sen dedim bunu yapıyorsan bekliyorum cevabını o gün oraya imam görevlendirildi ve bayram namazını orada kıldık. Ben buradan o müftüye veya onun gibilere sesleniyorum. Sizin siyasetiniz batsın. Sizin siyasetiniz batsın. Allah sizi ıslah etsin. Yaradan bize demiş ki inançla yaşamla insan sevgisiyle büyü. Gerisini unut siyaset nedir bugün var yarın yok. Makam nedir? Mevki nedir? Ama bunların hepsi düzelecek.

BEN YILMAM KARDEŞİM BEN ADAMI YILDIRIRIM KARDEŞİM: Bakın biz burada beş yıldır cami yaptırmak için, yaptırmamak için uğraşıyor ama gene o camiyi biz yapacağız. Pırlanta gibi bir meydan olacak. Bakın biz burada çok güzel işler yaptık. Başkanım da biliyor, şu Marmara Caddesi’ni pırlanta gibi yaptık. Namık Kemal Caddesi, Reşit Paşa Caddesi ve buradaki bir kısım sokakları bu kapsamda yeniledik. İstanbul’un her ilçesine kent lokantası açacağız. Yine Enstitü İstanbul İsmek, kreş açtık üç tane 300 yakın çocuğumuz eğitim görüyor. Bizden önce kreş var mıydı bu şehirde? Yok. Sayısı kaçtı sıfır sıfır. Yurt var mıydı? Hayır. Sayısı kaçtı? Bunların notu da sıfır onu söyleyeyim size. Bunların notu da sıfır.İcraatçıyız kardeşim biz kalkınmacıyız. Bunlar tembelleşmişti. 2019 yılında seçimi biz kazanınca ne yaptılar? Seçimi elimizden almaya kalktılar öyle değil mi? 6  Mayıs’ta, seçimi iptal ettikten sonra hep birlikte bunlara demokrasi dersini verdik mi. Biz bunlara demokrasi dersi verdikten sonra ne yaptılar? Hakkımızda dava açtılar. Hapis cezası vermeye kalktılar. Siyasi yasak koymaya çalışıyorlar soruşturma koydular, onu yaptılar, bunu yaptılar. Beni, hem de beni yıldıracaklar. Ben yılmam kardeşim ben adamı yıldırırım, diyorlar ki senin arkanda kim var? Benim arkamda bak kızım (halk buluşması katılımcılarından) dedi ki ben varım. Benim arkamda 16 milyon var. Bakın en çok neye tahammül edemiyorlar biliyor musunuz? Ne dediler? Bunlar gelirse sosyal yardımlar kalkar dediler. Bu kardeşiniz bütçedeki payını tam altı katına çıkarttı. Onlar, torpilli bir kişiye,  120 bin dolar burs verdiler. Ben ise 100 bin milletin evladına yedi bin beş yüzer lira burs verdik.

BU KARDEŞİNİZLE EKİBİ İSTANBUL’U TALAN EDECEKLERİ KANAL İSTANBUL’U YAPTIRMADI YAPTIRMAYACAK KARDEŞİM: Biz 0- 4 yaş arası çocuğu olan anneler bu şehri özgürce gezecekler. Bebelerini mutlu yetiştirecekler dedim. Annelere o güzel anneyi evladıyla dolaşsın diye anne kart verdik. Ne dedi? Kimin parasını kime veriyorsun. Milletin parasını millete veriyorum, sizin gibi bir avuç insana vererek o bir avuç insanı mutlu etmiyoruz. Biz sosyal yardımları hem de partisi kimmiş, neymiş hiç önemli değil. Milletin ihtiyacına koşmak bizim sorumluluğumuz. Eğer bir memlekette yoksulluk varsa eğer bir memlekette, açta, açıkta birisi varsa ona yardım etmek, ona katkı sunmak lütuf değil bizim sorumluluğumuz Biz yardım yapmıyoruz. Onun hakkı olan ona veriyoruz. Bu sosyal demokrat anlayışı onlara öğreteceğiz. Bakın önümüzdeki yıl ne yapacağız biliyor musunuz? 100 bin gencimize bu sefer yıllık tam 15 bin lira burs vereceğiz. Niye çünkü bu ekonomiyi yönetemeyen bu akıl bizi enflasyona boğdu paramızı pul etti.  Emeklimizi,  kuyruklara mahkum etti.  Bir de emekliye verilen ya da verilecek bir farkı bütçeye yük olduğunu söylüyor. Siz İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’yla uğraşacağınıza gidin ekonomiyi düzeltin. Gidin milletin hakkı olanı millete verin kardeşim. Emeklinin hakkı olanı emekliye verin. Ahlaklı bir dönem, bu süreçte İstanbul’da bir torpilli bir kişiye bile imar rantı verdirtmedi, vermedi. Bu kardeşinizle ekibi yol arkadaşları,  İstanbul’u talan edecekleri Kanal İstanbul’u yaptırmadı, yaptırmayacak kardeşim.

BU MİLLET KENDİNİ ALDATANI SEVMEZ BİRDE ALDANANI: Ne diyor acemi aday, İstanbul’un gündeminde olmayan, onun gündeminde yokmuş. Vallahi dün bir şey dedi karıştırdı, önce aynaya bak dedi. Sonra ayran dedi, ayranı yok dedi. Ben de anlamadım ne dediğinden ama  ona buradan sesleniyorum bu millete Kanal İstanbul gündemimde yok demeyene kadar sana bu soruyu soracağım bir. İki, senin gündeminde yok da, sizin tensipleriyle atandığınız, emirleriyle koştuğunuz, buyruklarıyla yaptığınız hükümetin veya Sayın Cumhurbaşkanı’nda gündeminde var mı yok mu onu açıkla. Bu millet neyi sevmez biliyor musunuz? Kendini aldatanı sevmez, bir de aldananı sevmez. Bu millet aldanana da oy vermez aldatana da oy vermez.  Birlikte olduğumuz sürece bu milletin birlik ve beraberliği için hep birlikte çalıştığımız süre bu milletin sırtı yere gelmez. İstanbul’un yokta yoklukta açta açıkta kimsesi kalmayacak güne kadar çok çalışmaya devam. Ben hepinizi çok seviyorum. Allah hepinizi korusun. Hep birlikte koşacağız. Milletçe, çok güzel işleri Avcılar’a, İstanbul’a hep birlikte üreteceğiz.

YAKIŞANI YAPMAYA HERKESİ DAVET EDİYORUM: Utku Caner Çaykara benim genç pırlanta, mühendis arkadaşım, kardeşim. Utku Caner Çaykara’yla çok güzel bir dönemi hep birlikte var edeceğiz.  Biz Turan Hançerli dostumla çok güzel bir çalışma yaptık ve çok güzel başarılara imza attık. Şimdi Turan Hançerli Başkanımızla yine yan yana omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz. Göreceksiniz onu bu dönem ya sağımda ya solumda hep bir arada olacağız İstanbul için gayret içinde olacağız. Onun bu kadirşinaslığı partili oluşu, yoldaşlığını alkışlıyorum yakışanı yapıyor. Yakışanı yakışanı yapmaya herkesi davet ediyorum herkesi. Buyurun Utku Caner Çaykara kardeşimin çok başarılı olacağını yürekten inanıyorum. Sevgili kardeşim, il başkanım değerli dostum Özgür Çelik’e de hepinizin huzurunda teşekkür ediyorum. İlçe başkanım burada yarattığı iş birliği ortamı için ona da teşekkür ediyorum. Her şey çok güzel olacak. Tam yol ileri”

]]>
https://www.haber60.com.tr/imamoglundan-kuruma-bu-millete-kanal-istanbul-gundemimde-yok-demeyene-kadar-sana-bu-soruyu-soracagim/feed/ 0
AK Parti İBB Başkan Adayı Kurum, Risksiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nda projelerini detaylı şekilde anlattı https://www.haber60.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-risksiz-istanbul-tanitim-toplantisinda-projelerini-detayli-sekilde-anlatti-2/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-risksiz-istanbul-tanitim-toplantisinda-projelerini-detayli-sekilde-anlatti-2/#respond Fri, 16 Feb 2024 01:03:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8461 AK Parti İBB Başkan Adayı Kurum, Risksiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nda projelerini detaylı şekilde anlattı

AK Parti İBB Başkan Adayı Kurum:

“Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz”

“Tüm sanayi alanlarımızı gözden geçirecek ‘İstanbul Sanayisi Yenileniyor’ diyerek dönüştüreceğiz”

“İstanbul’un Dijital İkizi Projesi sayesinde, şehrimizin afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edeceğiz”

“9 tane afet destek birimleri ile her türlü iletişim altyapısı hazır olan Afet Müdahale Merkezleri kuracağız”

İSTANBUL – AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz. Dünyaya örnek olacak bir afet yönetim sistemine imza atarken genç beyinlerimizin gelişimine katkı sağlayacağız. Kuracağımız sistemle afet olduğunda hangi adımları atmamız gerektiğini anlık olarak bileceğiz” dedi.

Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, 25 Ocak’ta düzenlediği Türkiye Yüzyılı İstanbul Vizyonu Tanıtım Toplantısı’nda 10 temel başlık altında projelerini açıklamıştı. Kurum bugün Bakırköy’de düzenlenen Risksiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nda ise daha önce açıkladığı bu projelerini detaylı bir şekilde anlattı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program TBMM Başkan Vekili Celal Adan’ın konuşmalarıyla devam etti. Kurum şimdiye kadar yapılan ve göreve gelince İstanbul için yapmayı planladığı projelerini tek tek anlatırken, simülasyonu ise sahneye yansıtıldı. Kurum program sonunda ise protokol eşliğinde sahnede fotoğraf çektirdi.

“Tüm sanayi alanlarımızı gözden geçirecek ‘İstanbul Sanayisi Yenileniyor’ diyerek dönüştüreceğiz”

Programda sanayi alanlarının dönüşüm projelerinden bahseden AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Biz dönüşümün alt başlıklarından birini de sanayi alanlarının dönüşümü olarak belirledik. Ben Türkiye’nin hemen her ilinde, şehir merkezinde kalmış sanayi alanlarını, çeperlere taşıyıp dönüştürmüş bir kardeşinizim. 18 ilimizde Sanayi Dönüşüm projeleri yaptık. Gerek sıfır atığı önceliklendiren, gerek sürdürülebilir üretimi odağına alan projelerimizi ülkemizin bir çok ilinde yapmış ve esnafımıza, şehrimizin üretimine, istihdamına katkı sağlamış bu projeleri gerçekleştirerek milletimizi mutlu eden İstanbul’umuzun, 108 milyar dolara tekabül eden bir sanayi cirosu var. 800 bin İstanbullu kardeşimiz bu sanayi alanlarında çalışıyorlar. Sanayi işletmelerimizin yüzde 77’lik kısmı şehir merkezinde kalmıştır. Yüzde 62’si düzensiz, dağınık yapıdadır. Bu durum aslında trafik çilesini artırmakta, hava kirliliği oluşturmakta, afet risklerine karşı İstanbul’un kırılganlığını artırmaktadır. Bu nedenle, Bayrampaşa, Esenyurt ve Başakşehir’deki sanayi tesislerimiz başta olmak üzere tüm sanayi alanlarımızı gözden geçirecek ‘İstanbul Sanayisi Yenileniyor’ diyerek dönüştüreceğiz. İstanbul Sanayi Odamızla ve İstanbul Ticaret Odamızla istişareler yaptık. Talebi olan sanayicilerimizin planlı, altyapılı, sosyal donatılı arazi ihtiyaçlarını karşılayacağız. Sanayi alanlarımızı şehrin çeperlerine çıkarıp, arge, inovasyon ve kuluçka merkezleriyle, oteli, lokantaları, mesleki eğitim okullarıyla, teknolojinin üretildiği bu üretimlerin merkezi İstanbul sanayisini inşa edeceğiz. Bu dönüşümle birlikte sürdürülebilir bir dönüşümü gerçekleştirelim istiyoruz. Enerjimizi, suyumuzu daha verimli kullanacağımız ve 2 bin 40 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda bu adımları atalım istiyoruz” dedi.

“Onlarca medeniyetin izlerini taşıyan İstanbul’umuzu yeniden dünyanın cazibe merkezi yapacağız”

Göreve gelir gelmez İstanbul’un her yerinde yenileme çalışmaları başlatacağını dile getiren Kurum, “Onlarca medeniyetin izlerini taşıyan İstanbul’umuzu yeniden dünyanın cazibe merkezi yapacağız. Göreve gelir gelmez, tarihi yarımadada ve İstanbul’un her yerinde bir renovasyon seferberliği başlatacağız. Öncelikle Eminönü-Sirkeci sahil bandımızı düzenleyeceğiz. Eminönü sahil yolu ile bağlantılı tüm sokakları ve tüm meydanları yeniden elden geçireceğiz. Sirkeci tren garımız da tematik düzenlemeyle içindeki donatılarla her yaştan İstanbullunun keyifle dolaşacağı cıvıl cıvıl bir alan olacak. Meşhur Kıble Çeşme Caddesi İstanbul’un en önemli lokasyonlarından bir tanesi ve burayı yapacağımız projelerle birlikte süratle restore edeceğiz. Fatih Camii ve külliyesi çevresindeki sokakları, niteliksiz binaları elden geçirerek düzenleyeceğiz. Sultan Fatih’in torunları olarak bu şehre yakışır bu dönüşümü, buradaki binaları, saçağıyla, malzemeleriyle çevresinde yürüyüş yapılacak bisiklet yollarıyla, tarihi kimliğine uygun peyzajla yepyeni bir görüntüye kavuşturacağız. Her gün milyonları ağırlayan Sultanahmet Meydanı’nda da kapsamlı bir çevre düzenlemesi yaparak tüm tarihi yarımadayı gerçek kimliğiyle, gerçek gücüyle yeniden tarih sahnesine çıkaracağız. Yine Mimar Sinan’ın kalfalık eseri olarak tanımladığı ve UNESCO tarihi miras listesinde bulunan Süleymaniye Camii ve çevresini de adına yakışır bir yenileme projesiyle ihya edeceğiz. Bölgedeki niteliğini kaybetmiş, köhneleşmiş yapıların tamamını düzeltmek suretiyle orada Mimar Sinan’ın emanetine hep birlikte sahip çıkacağız. Ordu Caddesi’nde de, cadde ve sokak sağlıklaştırma çalışması ile, tarihi Haydarpaşa Tren Garı’ndan başlayıp Kadıköy Meydanı’ndan Moda’ya uzanan kıyı düzenlemesini Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yapacağı Anadolu Yakası’na kazandıracağımız en büyük kültür merkeziyle birlikte birleştireceğiz. Bu tarih ve yeşil aks çok özel bir projeyle birleşecek. İstanbullular denizin, sahilin ve tarihin o dokusunun keyfini bir arada yaşayacak” şeklinde konuştu.

“Meydanlarımızı, aynı zamanda acil durumlar için toplanma alanı olarak da kullanacağız”

Daha önce bazı illerde yapmış olduğu ve şimdi İstanbul için yapacağı meydan projeleri hakkında konuşan Kurum “Kent meydanlarımız sosyal, kültürel, ekonomik ve estetik açılardan önemli bir role sahiptir. İnsanımız buralarda bir araya gelmekte İstanbul’un kültürel ve sanatsal yaşamı buralarda sürmektedir. Meydanlarımızı, aynı zamanda acil durumlar için toplanma alanı olarak da kullanacağız. Ben bundan önce 40 ilimizde 40 tarihi meydanın inşası için çalıştım. Konya, Erzurum, Diyarbakır, Bitlis, Zonguldak, Rize ve Bursa’da bir çok proje gerçekleştirdik. Bundan önce nasıl şehrin en değerli yerlerini vatandaşlarımızın mutluluğuna ayırdıysak, bundan sonra da aynı anlayışla çalışacağız. Yeni Çengelköy meydanımız kıyı düzenlemesi, aydınlatmaları, geniş otoparkıyla Çengelköy’ümüze değer katacak bir yatırım olacak. Yine Çengelköy’de yapacağımız sokak sağlıklaştırmalarıyla bölgeyi eski ticari ve kültürel canlılığına yeniden kavuşturacağız. Yeni Ataşehir Meydanı’nda ilk ofisim işyerleri, kreşler, arge merkezleri, kuluçka merkezleri, açık Pazar yeri alacak. Bunların yanında; açık-kapalı spor salonları, kültür-sanat merkezleri, tiyatrosu, operası, eğitim ve sağlık merkezleriyle; tam bir yaşam alanı olacak. Esenyurt’un bütünleşeceği sosyalleşeceği yeni meydanımız olacak. Küçükçekmece’mize yeni Halkalı Meydan Projesi’ni kazandıracağız” ifadelerine yer verdi.

“Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz”

Bütünleşik Afet Yönetim merkezi kuracağını belirten Kurum konuşmalarını şöyle sürdürdü: “İstanbul gibi riskli bir şehirde, afetler olmadan harekete geçmek zorundayız. İstanbul’un afet yönetimine dair projelerimizi 1 Nisan tarihi itibariyle süratle başlatacağız. Bugün, İstanbul’un potansiyel risklerini tamamen belirledik. Stratejilerimizi ve önlemlerimizi geliştirdik. Acil durum planlarımızı, tahliye yollarımızı, kullanılacak kaynakları tamamen planladık. AFAD’ımız afetlerdeki hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerinde koordinasyonu başarıyla sağlıyor. Biz de AFAD’ımızla işbirliği yapacak, İBB bünyesinde kuracağımız afet yönetiminde önceliğimizi önleme ve risk azaltma olarak belirleyeceğiz. Biz risk azaltma için yapılacak harcamaları maliyet değil geleceğe yatırım olarak görüyoruz. Afet öncesi yapılan 1 birim yatırımın, afet sonrası yapılacak 10 birim harcamaya eşdeğer bilinciyle afete hazırlık kapsamında adımlarımızı atacağız. Öbür taraftan olası bir afet sonrası için müdahale kapasitemizi en hızlı şekilde güçlendirecek, iletişim ve iyileştirme aşamasını da planlayacağız. Bütünleşik Afet Yönetim Sistemi’ni kuracağız. Bütünleşik Afet Yönetim Sistemi içinde güçlendirilmiş gerçek zamanlı haberleşme altyapısı, Gözlem ağları, Tahmin ve erken uyarı sistemleri, Elektronik risk izleme sistemleri, Anlık Durum Tespitleri, Karar Destek Sistemleri, Dayanıklılık Analizi ve Planlama Platformu bir arada çalışacak. Sistemi Yapay Zeka Destekli Veri Analitiği araçları ile analiz edecek, Akıllı Şehir Sistemi’ne ve İstanbul’un Dijital İkizi’ne entegre edeceğiz. Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz. Dünyaya örnek olacak bir afet yönetim sistemine imza atarken genç beyinlerimizin gelişimine katkı sağlayacağız. Kuracağımız sistemle afet olduğunda hangi adımları atmamız gerektiğini anlık olarak bileceğiz”

“İstanbul’un Dijital İkizi Projesi sayesinde, şehrimizin afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edeceğiz”

Dijital İkizi Projesi sayesinde İstanbul’un afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edileceğinin altını çizen Murat Kurum, “İstanbul’un Dijital İkizi Projesi sayesinde, şehrimizin afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edeceğiz. Örneğin, deprem riski altındaki bölgeleri önceden belirleyerek, gerekli iyileştirmeleri hızlıca yapabileceğiz. Yoğun yağışlardan kaynaklanabilecek sel risklerini tahmin ederek yine gerekli önlemleri süratle alabiliriz. Şehrimizin herhangi bir alanına 30 milimetre şiddetinde yağış düşecek. 30 milimetre yağış; meteorolojide kuvvetli yağış anlamına gelir. Kuvvetli yağış durumunda yazılım bize, hangi alanların sel riski altında olacağını gösteriyor. Bir afeti yaşamamak adına dijital ikizle birlikte bu tedbiri alabiliriz. Tek tek tüm binaların su taşkın seviyelerini de gösteriyor. İşte biz dijital ikiz sayesinde; böyle yoğun bir yağış beklentisi olduğunda, yağmur gelmeden orada, milletimizin yanına koşacağız” diye konuştu.

“Afet Yönetim Merkezi’nde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidereceğimiz projeyi İstanbul’a kazandıracağız”

Atatürk Havalimanı’nda kurulan Afet Yönetim Merkezi ile çeşitli ulaşımların olduğu lojistik ve tahliye merkezi olacağını söyleyen Kurum, “Atatürk Havalimanı’na yeni bir Afet Yönetim Merkezi kuracağız. Yapımı devam eden millet bahçesine entegre şekilde kuracağımız Afet Yönetim Sistemi’nin tüm bileşenlerini tek bir merkezden yöneteceğiz. Afet yönetiminde İBB Birimleri ile Lojistik Merkezleri bir arada bulunacak. Mevcut hava ve kara ulaşımının yanına deniz ulaşımını da ekleyerek burada bir de liman, lojistik ürünlerin geleceği iskele inşası da yapacağız. Havadan, karadan, deniz yolundan da lojistik desteği alabildiğimiz Afet Yönetim Merkezi’nde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidereceğimiz projeyi İstanbul’a kazandıracağız” dedi.

“9 tane afet destek birimleri ile her türlü iletişim altyapısı hazır olan Afet Müdahale Merkezleri kuracağız”

İstanbul’da sayısı 1 olan Lojistik Destek Merkezi sayısını 7’ye çıkaracağını vurgulayan Kurum, İstanbul Havalimanı yanında bir liman inşa edeceğini de sözlerine ekleyerek “Atatürk Havalimanı Millet Bahçemiz olası bir afet durumunda, hava-kara-deniz ulaşımının bulunduğu bir lojistik ve tahliye merkezi olacak. Şu anda İstanbul’umuzda sayısı 1 olan lojistik destek merkezi sayımıza 6 ekleyerek toplamda 7 lojistik merkez yapacağız. Bu Lojistik destek merkezleri, afet anında önemli bir rol oynayacaklar. Acil durum lojistiğimizin hızlı ve etkili bir şekilde yönetilmesine imkan verecek. İBB destek birimlerinin de yer alacağı bu merkezler İstanbullunun günlük yaşamını kolaylaştıracak. Afet anında ise kesintisiz iletişim ile İstanbul’un her türlü ihtiyacının kesintisiz sağlanmasına destek olacak. Havalimanında olduğu gibi tahliye ve lojistik ihtiyaçlarını karşılamak üzere şehrin kuzeyinde İstanbul Havalimanı yanında bir liman inşa edeceğiz. Bunların yanı sıra 9 tane afet destek birimleri ile her türlü iletişim altyapısı hazır olan Afet Müdahale Merkezleri kuracağız. Ayrıca 39 ilçemizde bulunan toplanma ve geçici yaşam alanlarının alt ve üst yapılarını afete hazır hale getireceğiz. Normalde vatandaşlarımızın kreş, kütüphane olarak gördüğü bu yerler, afet zamanında aşevi, duş alanları, tuvaletleri ve barınma üniteleriyle birer geçici yaşam alanı olacak. Afet sonrasına yönelik olarak kolayca dönüşebilen birimler ekleyeceğiz. 6 saat içinde afet sonrası hizmet birimlerinin kurulacağı bu alanlar, afet anında 2 milyon insanımız için geçici ve güvenli yaşam alanlarına dönüşecek. Afete anında kurtarma, tahliye, tıbbi yardım., toplama ve erişilebilirliğin kesintisiz sağlanması için en önemli araç acil ulaşım yollarıdır. 65 tane helikopterle birlikte bu işleri hızlı bir şekilde İstanbul’a kazandıracağız. Biz bu heliportlarla, afet bölgelerine hızlı kurtarma ekiplerini, yardım ve acil durum malzemelerini taşıyan bu pistlerimizi kazandıracağız. İstanbul’un 571 yıllık şanlı tarihinin en büyük dönüşümünü, çevre ve şehircilik seferberliğini, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, 39 ilçe belediye başkanımızla hep birlikte yapacağız” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-risksiz-istanbul-tanitim-toplantisinda-projelerini-detayli-sekilde-anlatti-2/feed/ 0
AK Parti İBB Başkan Adayı Kurum, Risksiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nda projelerini detaylı şekilde anlattı https://www.haber60.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-risksiz-istanbul-tanitim-toplantisinda-projelerini-detayli-sekilde-anlatti/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-risksiz-istanbul-tanitim-toplantisinda-projelerini-detayli-sekilde-anlatti/#respond Fri, 16 Feb 2024 00:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8418 AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz. Dünyaya örnek olacak bir afet yönetim sistemine imza atarken genç beyinlerimizin gelişimine katkı sağlayacağız. Kuracağımız sistemle afet olduğunda hangi adımları atmamız gerektiğini anlık olarak bileceğiz” dedi.

Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, 25 Ocak’ta düzenlediği Türkiye Yüzyılı İstanbul Vizyonu Tanıtım Toplantısı’nda 10 temel başlık altında projelerini açıklamıştı. Kurum bugün Bakırköy’de düzenlenen Risksiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nda ise daha önce açıkladığı bu projelerini detaylı bir şekilde anlattı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program TBMM Başkan Vekili Celal Adan’ın konuşmalarıyla devam etti. Kurum şimdiye kadar yapılan ve göreve gelince İstanbul için yapmayı planladığı projelerini tek tek anlatırken, simülasyonu ise sahneye yansıtıldı. Kurum program sonunda ise protokol eşliğinde sahnede fotoğraf çektirdi.

“Tüm sanayi alanlarımızı gözden geçirecek ‘İstanbul Sanayisi Yenileniyor’ diyerek dönüştüreceğiz”

Programda sanayi alanlarının dönüşüm projelerinden bahseden AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Biz dönüşümün alt başlıklarından birini de sanayi alanlarının dönüşümü olarak belirledik. Ben Türkiye’nin hemen her ilinde, şehir merkezinde kalmış sanayi alanlarını, çeperlere taşıyıp dönüştürmüş bir kardeşinizim. 18 ilimizde Sanayi Dönüşüm projeleri yaptık. Gerek sıfır atığı önceliklendiren, gerek sürdürülebilir üretimi odağına alan projelerimizi ülkemizin bir çok ilinde yapmış ve esnafımıza, şehrimizin üretimine, istihdamına katkı sağlamış bu projeleri gerçekleştirerek milletimizi mutlu eden İstanbul’umuzun, 108 milyar dolara tekabül eden bir sanayi cirosu var. 800 bin İstanbullu kardeşimiz bu sanayi alanlarında çalışıyorlar. Sanayi işletmelerimizin yüzde 77’lik kısmı şehir merkezinde kalmıştır. Yüzde 62’si düzensiz, dağınık yapıdadır. Bu durum aslında trafik çilesini artırmakta, hava kirliliği oluşturmakta, afet risklerine karşı İstanbul’un kırılganlığını artırmaktadır. Bu nedenle, Bayrampaşa, Esenyurt ve Başakşehir’deki sanayi tesislerimiz başta olmak üzere tüm sanayi alanlarımızı gözden geçirecek ‘İstanbul Sanayisi Yenileniyor’ diyerek dönüştüreceğiz. İstanbul Sanayi Odamızla ve İstanbul Ticaret Odamızla istişareler yaptık. Talebi olan sanayicilerimizin planlı, altyapılı, sosyal donatılı arazi ihtiyaçlarını karşılayacağız. Sanayi alanlarımızı şehrin çeperlerine çıkarıp, arge, inovasyon ve kuluçka merkezleriyle, oteli, lokantaları, mesleki eğitim okullarıyla, teknolojinin üretildiği bu üretimlerin merkezi İstanbul sanayisini inşa edeceğiz. Bu dönüşümle birlikte sürdürülebilir bir dönüşümü gerçekleştirelim istiyoruz. Enerjimizi, suyumuzu daha verimli kullanacağımız ve 2 bin 40 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda bu adımları atalım istiyoruz” dedi.

“Onlarca medeniyetin izlerini taşıyan İstanbul’umuzu yeniden dünyanın cazibe merkezi yapacağız”

Göreve gelir gelmez İstanbul’un her yerinde yenileme çalışmaları başlatacağını dile getiren Kurum, “Onlarca medeniyetin izlerini taşıyan İstanbul’umuzu yeniden dünyanın cazibe merkezi yapacağız. Göreve gelir gelmez, tarihi yarımadada ve İstanbul’un her yerinde bir renovasyon seferberliği başlatacağız. Öncelikle Eminönü-Sirkeci sahil bandımızı düzenleyeceğiz. Eminönü sahil yolu ile bağlantılı tüm sokakları ve tüm meydanları yeniden elden geçireceğiz. Sirkeci tren garımız da tematik düzenlemeyle içindeki donatılarla her yaştan İstanbullunun keyifle dolaşacağı cıvıl cıvıl bir alan olacak. Meşhur Kıble Çeşme Caddesi İstanbul’un en önemli lokasyonlarından bir tanesi ve burayı yapacağımız projelerle birlikte süratle restore edeceğiz. Fatih Camii ve külliyesi çevresindeki sokakları, niteliksiz binaları elden geçirerek düzenleyeceğiz. Sultan Fatih’in torunları olarak bu şehre yakışır bu dönüşümü, buradaki binaları, saçağıyla, malzemeleriyle çevresinde yürüyüş yapılacak bisiklet yollarıyla, tarihi kimliğine uygun peyzajla yepyeni bir görüntüye kavuşturacağız. Her gün milyonları ağırlayan Sultanahmet Meydanı’nda da kapsamlı bir çevre düzenlemesi yaparak tüm tarihi yarımadayı gerçek kimliğiyle, gerçek gücüyle yeniden tarih sahnesine çıkaracağız. Yine Mimar Sinan’ın kalfalık eseri olarak tanımladığı ve UNESCO tarihi miras listesinde bulunan Süleymaniye Camii ve çevresini de adına yakışır bir yenileme projesiyle ihya edeceğiz. Bölgedeki niteliğini kaybetmiş, köhneleşmiş yapıların tamamını düzeltmek suretiyle orada Mimar Sinan’ın emanetine hep birlikte sahip çıkacağız. Ordu Caddesi’nde de, cadde ve sokak sağlıklaştırma çalışması ile, tarihi Haydarpaşa Tren Garı’ndan başlayıp Kadıköy Meydanı’ndan Moda’ya uzanan kıyı düzenlemesini Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yapacağı Anadolu Yakası’na kazandıracağımız en büyük kültür merkeziyle birlikte birleştireceğiz. Bu tarih ve yeşil aks çok özel bir projeyle birleşecek. İstanbullular denizin, sahilin ve tarihin o dokusunun keyfini bir arada yaşayacak” şeklinde konuştu.

“Meydanlarımızı, aynı zamanda acil durumlar için toplanma alanı olarak da kullanacağız”

Daha önce bazı illerde yapmış olduğu ve şimdi İstanbul için yapacağı meydan projeleri hakkında konuşan Kurum “Kent meydanlarımız sosyal, kültürel, ekonomik ve estetik açılardan önemli bir role sahiptir. İnsanımız buralarda bir araya gelmekte İstanbul’un kültürel ve sanatsal yaşamı buralarda sürmektedir. Meydanlarımızı, aynı zamanda acil durumlar için toplanma alanı olarak da kullanacağız. Ben bundan önce 40 ilimizde 40 tarihi meydanın inşası için çalıştım. Konya, Erzurum, Diyarbakır, Bitlis, Zonguldak, Rize ve Bursa’da bir çok proje gerçekleştirdik. Bundan önce nasıl şehrin en değerli yerlerini vatandaşlarımızın mutluluğuna ayırdıysak, bundan sonra da aynı anlayışla çalışacağız. Yeni Çengelköy meydanımız kıyı düzenlemesi, aydınlatmaları, geniş otoparkıyla Çengelköy’ümüze değer katacak bir yatırım olacak. Yine Çengelköy’de yapacağımız sokak sağlıklaştırmalarıyla bölgeyi eski ticari ve kültürel canlılığına yeniden kavuşturacağız. Yeni Ataşehir Meydanı’nda ilk ofisim işyerleri, kreşler, arge merkezleri, kuluçka merkezleri, açık Pazar yeri alacak. Bunların yanında; açık-kapalı spor salonları, kültür-sanat merkezleri, tiyatrosu, operası, eğitim ve sağlık merkezleriyle; tam bir yaşam alanı olacak. Esenyurt’un bütünleşeceği sosyalleşeceği yeni meydanımız olacak. Küçükçekmece’mize yeni Halkalı Meydan Projesi’ni kazandıracağız” ifadelerine yer verdi.

“Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz”

Bütünleşik Afet Yönetim merkezi kuracağını belirten Kurum konuşmalarını şöyle sürdürdü: “İstanbul gibi riskli bir şehirde, afetler olmadan harekete geçmek zorundayız. İstanbul’un afet yönetimine dair projelerimizi 1 Nisan tarihi itibariyle süratle başlatacağız. Bugün, İstanbul’un potansiyel risklerini tamamen belirledik. Stratejilerimizi ve önlemlerimizi geliştirdik. Acil durum planlarımızı, tahliye yollarımızı, kullanılacak kaynakları tamamen planladık. AFAD’ımız afetlerdeki hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerinde koordinasyonu başarıyla sağlıyor. Biz de AFAD’ımızla işbirliği yapacak, İBB bünyesinde kuracağımız afet yönetiminde önceliğimizi önleme ve risk azaltma olarak belirleyeceğiz. Biz risk azaltma için yapılacak harcamaları maliyet değil geleceğe yatırım olarak görüyoruz. Afet öncesi yapılan 1 birim yatırımın, afet sonrası yapılacak 10 birim harcamaya eşdeğer bilinciyle afete hazırlık kapsamında adımlarımızı atacağız. Öbür taraftan muhtemel bir afet sonrası için müdahale kapasitemizi en hızlı şekilde güçlendirecek, iletişim ve iyileştirme aşamasını da planlayacağız. Bütünleşik Afet Yönetim Sistemi’ni kuracağız. Bütünleşik Afet Yönetim Sistemi içinde güçlendirilmiş gerçek zamanlı haberleşme altyapısı, Gözlem ağları, Tahmin ve erken uyarı sistemleri, Elektronik risk izleme sistemleri, Anlık Durum Tespitleri, Karar Destek Sistemleri, Dayanıklılık Analizi ve Planlama Platformu bir arada çalışacak. Sistemi Yapay Zeka Destekli Veri Analitiği araçları ile analiz edecek, Akıllı Şehir Sistemi’ne ve İstanbul’un Dijital İkizi’ne entegre edeceğiz. Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz. Dünyaya örnek olacak bir afet yönetim sistemine imza atarken genç beyinlerimizin gelişimine katkı sağlayacağız. Kuracağımız sistemle afet olduğunda hangi adımları atmamız gerektiğini anlık olarak bileceğiz”

“İstanbul’un Dijital İkizi Projesi sayesinde, şehrimizin afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edeceğiz”

Dijital İkizi Projesi sayesinde İstanbul’un afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edileceğinin altını çizen Murat Kurum, “İstanbul’un Dijital İkizi Projesi sayesinde, şehrimizin afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edeceğiz. Örneğin, deprem riski altındaki bölgeleri önceden belirleyerek, gerekli iyileştirmeleri hızlıca yapabileceğiz. Yoğun yağışlardan kaynaklanabilecek sel risklerini tahmin ederek yine gerekli önlemleri süratle alabiliriz. Şehrimizin herhangi bir alanına 30 milimetre şiddetinde yağış düşecek. 30 milimetre yağış; meteorolojide kuvvetli yağış anlamına gelir. Kuvvetli yağış durumunda yazılım bize, hangi alanların sel riski altında olacağını gösteriyor. Bir afeti yaşamamak adına dijital ikizle birlikte bu tedbiri alabiliriz. Tek tek tüm binaların su taşkın seviyelerini de gösteriyor. İşte biz dijital ikiz sayesinde; böyle yoğun bir yağış beklentisi olduğunda, yağmur gelmeden orada, milletimizin yanına koşacağız” diye konuştu.

“Afet Yönetim Merkezi’nde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidereceğimiz projeyi İstanbul’a kazandıracağız”

Atatürk Havalimanı’nda kurulan Afet Yönetim Merkezi ile çeşitli ulaşımların olduğu lojistik ve tahliye merkezi olacağını söyleyen Kurum, “Atatürk Havalimanı’na yeni bir Afet Yönetim Merkezi kuracağız. Yapımı devam eden millet bahçesine entegre şekilde kuracağımız Afet Yönetim Sistemi’nin tüm bileşenlerini tek bir merkezden yöneteceğiz. Afet yönetiminde İBB Birimleri ile Lojistik Merkezleri bir arada bulunacak. Mevcut hava ve kara ulaşımının yanına deniz ulaşımını da ekleyerek burada bir de liman, lojistik ürünlerin geleceği iskele inşası da yapacağız. Havadan, karadan, deniz yolundan da lojistik desteği alabildiğimiz Afet Yönetim Merkezi’nde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidereceğimiz projeyi İstanbul’a kazandıracağız” dedi.

“9 tane afet destek birimleri ile her türlü iletişim altyapısı hazır olan Afet Müdahale Merkezleri kuracağız”

İstanbul’da sayısı 1 olan Lojistik Destek Merkezi sayısını 7’ye çıkaracağını vurgulayan Kurum, İstanbul Havalimanı yanında bir liman inşa edeceğini de sözlerine ekleyerek “Atatürk Havalimanı Millet Bahçemiz muhtemel bir afet durumunda, hava-kara-deniz ulaşımının bulunduğu bir lojistik ve tahliye merkezi olacak. Şu anda İstanbul’umuzda sayısı 1 olan lojistik destek merkezi sayımıza 6 ekleyerek toplamda 7 lojistik merkez yapacağız. Bu Lojistik destek merkezleri, afet anında önemli bir rol oynayacaklar. Acil durum lojistiğimizin hızlı ve etkili bir şekilde yönetilmesine imkan verecek. İBB destek birimlerinin de yer alacağı bu merkezler İstanbullunun günlük yaşamını kolaylaştıracak. Afet anında ise kesintisiz iletişim ile İstanbul’un her türlü ihtiyacının kesintisiz sağlanmasına destek olacak. Havalimanında olduğu gibi tahliye ve lojistik ihtiyaçlarını karşılamak üzere şehrin kuzeyinde İstanbul Havalimanı yanında bir liman inşa edeceğiz. Bunların yanı sıra 9 tane afet destek birimleri ile her türlü iletişim altyapısı hazır olan Afet Müdahale Merkezleri kuracağız. Ayrıca 39 ilçemizde bulunan toplanma ve geçici yaşam alanlarının alt ve üst yapılarını afete hazır hale getireceğiz. Normalde vatandaşlarımızın kreş, kütüphane olarak gördüğü bu yerler, afet zamanında aşevi, duş alanları, tuvaletleri ve barınma üniteleriyle birer geçici yaşam alanı olacak. Afet sonrasına yönelik olarak kolayca dönüşebilen birimler ekleyeceğiz. 6 saat içinde afet sonrası hizmet birimlerinin kurulacağı bu alanlar, afet anında 2 milyon insanımız için geçici ve güvenli yaşam alanlarına dönüşecek. Afete anında kurtarma, tahliye, tıbbi yardım., toplama ve erişilebilirliğin kesintisiz sağlanması için en önemli araç acil ulaşım yollarıdır. 65 tane helikopterle birlikte bu işleri hızlı bir şekilde İstanbul’a kazandıracağız. Biz bu heliportlarla, afet bölgelerine hızlı kurtarma ekiplerini, yardım ve acil durum malzemelerini taşıyan bu pistlerimizi kazandıracağız. İstanbul’un 571 yıllık şanlı tarihinin en büyük dönüşümünü, çevre ve şehircilik seferberliğini, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, 39 ilçe belediye başkanımızla hep birlikte yapacağız” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-risksiz-istanbul-tanitim-toplantisinda-projelerini-detayli-sekilde-anlatti/feed/ 0
İstiklal Caddesi’ndeki Terör Davası Yarın Görülecek https://www.haber60.com.tr/istiklal-caddesindeki-teror-davasi-yarin-gorulecek/ https://www.haber60.com.tr/istiklal-caddesindeki-teror-davasi-yarin-gorulecek/#respond Sun, 21 Jan 2024 06:42:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4360 İstiklal Caddesi’nde meydana gelen bombalı terör saldırısına ilişkin aralarında bombayı bırakan Ahlam Albashır’in de bulunduğu 36 sanığın yargılandığı davanın görülmesine yarın devam edilecek. Duruşmada savcılıkça mütalaa açıklanması bekleniyor.

Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde 13 Kasım 2022 Pazar günü bombalı bir terör saldırısı gerçekleşmiş, olayda 6 kişi yaşamını yitirirken, 99 kişi de yaralanmıştı. Olaya ilişkin davanın görülmesine yarın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince saat 10.00’da devam edilecek.

Öte yandan önceki duruşmada ara kararını açıklayan mahkeme, aralarında bombayı bırakan sanık Ahlam Albashir’in de bulunduğu 18 sanığın tutukluluk halinin devamına karar vermişti. Ayrıca, dosyanın mütalaa hazırlanabilmesi için Cumhuriyet Savcısı’na gönderilmesine de hükmedilmişti. Yarın görülecek duruşmada Cumhuriyet Savcısı’nın esasa ilişkin mütalaasını açıklaması bekleniyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 36 sanık için hazırlanan 154 sayfalık iddianamede, Suriye, İran ve Irak toprakları üzerinde sözde “Kürdistan” olarak adlandırdıkları bölgede, Marksist-Leninist ilkeler istikametinde, sözde bağımsız-birleşik-demokratik bir Kürdistan devleti kurmak olan ve bu istikamette daha önce de çok defa ortaya koyulduğu üzere sivil insanların canına kast ederek sansasyon meydana getirmeyi hedefleyen, PKK/KCK silahlı terör örgütünün Suriye uzantısı YPG/PYD unsurlarının planladığı hain bombalı saldırı eylemi sonucu, olay yerinde bulunanlardan çocuk yaştaki Ecrin Meydan ile babası Yusuf Meydan, Adem Topkara ile eşi Mukaddes Elif Topkara ve Arzu Özsoy ile kızı Yağmur Uçar olmak üzere 6 sivil vatandaşın vefat ettiği, çok sayıda kişinin yaralandığı ve birçok iş yerinin maddi hasara uğradığı kaydedildi. Ahlam Albashır’in bombayı bıraktığı anlar saatleriyle aktarıldı.

Olaya ilişkin derhal soruşturma başlatıldığının da belirtildiği iddianamede, incelenen kamera görüntülerinde, siyah bot, kamuflaj desenli pantolon, haki renk polar ve siyah deri ceket giyen, siyah renkli özenli bağlanmış başörtüsü ve maske takan kadın şahsın sırtında kahverengi çanta ve elinde poşetler ile olaydan yaklaşık 1 saat önce 15.16 sıralarında Taksim Meydanı’nda Atatürk Kültür Merkezi önünde beyaz renkli araçtan inerek İstiklal Caddesi’ne doğru yürüdüğü, 15.19 itibariyle İstiklal Caddesi’ne giriş yaptığı, 15.21 itibariyle Cadde girişinde bulunan kozmetik mağazasına girerek alışveriş yaptığı, 15.26 itibariyle sırt çantası ve elindeki poşetlerle mağazadan çıktığı, cadde üzerinde yürüyüşüne devam ederek 15.30 itibariyle patlamanın meydana geleceği banklara oturduğu, elindeki poşetleri ve sırtındaki çantayı yanına koyduğu, saat 16.11 itibariyle sırt çantasını ve poşetleri bankta bırakarak Taksim Meydanı’na doğru yürümeye başladığı, 16.13 itibariyle sırt çantasını ve poşetleri bıraktığı mozaik dökümlü oturma alanı olarak kullanılan ve ön tarafına boydan boya ahşap ızgaralar sabitlenerek oluşturulmuş bankın cadde tarafında, mozaik dökümlü beton saksı ile birleştiği köşesinde ahşap ızgara üzerinde vahim patlama meydana geldiği aktarıldı.

7 kez ağırlaştırılmış müebbet ile 3 bin 9 yıla kadar hapsi istendi

Hazırlanan iddianamede, Albashır’ın ‘devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar, ‘tasarlayarak bombalama suretiyle çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘tasarlayarak bombalama suretiyle kasten öldürme’ suçundan 5 kez ağırlaştırılmış müebbet, 99 kişiye karşı ‘tasarlayarak bombalama suretiyle kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan bin 930 yıl 6 aydan 2 bin 970 yıla kadar ve ‘tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi’ suçundan 12 yıldan 24 yıla kadar olmak üzere toplamda, 7 kez ağırlaştırılmış müebbet ve bin 949 yıl 6 aydan 3 bin 9 yıla kadar hapsi talep edildi. İddianamede, aralarında firari sanık örgüt elebaşlarından Cemil Bayık’ın da bulunduğu diğer şüphelilerin ise 7’şer kez ağırlaştırılmış müebbet ve bin 938 yıldan 3 bin 16 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılmaları talep edildi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/istiklal-caddesindeki-teror-davasi-yarin-gorulecek/feed/ 0
İstanbul’da Barbaros Meydanı ve Bulvarı açıldı https://www.haber60.com.tr/istanbulda-barbaros-meydani-ve-bulvari-acildi/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-barbaros-meydani-ve-bulvari-acildi/#respond Sun, 31 Dec 2023 06:57:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1707

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beşiktaş Belediyesi tarafından yenilenen Barbaros Meydanı ve Barbaros Bulvarı için açılış töreni gerçekleştirildi. Törende konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Hem Beşiktaş’a hem Beşiktaşlıya hem de 16 milyon insana yakışır bir alanı hizmete açıyoruz” dedi. Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ise “Ekonomik ve ekolojik ömrünü tamamlayan Beşiktaş Barbaros Bulvarı ve Meydanı’nın açılışını gerçekleştirdik. Beşiktaş’ı hak ettiği yere İBB ile birlikte getireceğiz” diye konuştu.

Beşiktaş’ta dün İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Beşiktaş Belediyesi iş birliğiyle yenilenen Barbaros Bulvarı ve Meydan’ı açılış töreni düzenlendi. Açılışa; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, CHP İstanbul Milletvekilleri Engin Altay, Yunus Emre, Suat Özçağdaş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık, Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP Parti Meclis üyeleri Sevgi Kılıç ve Sinem Kırçiçek, CHP Beşiktaş İlçe Başkanı Alican Şen, CHP İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı Erdem Kara katıldı. Tören, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün anısına saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

İMAMOĞLU: 16 MİLYON İNSANA YAKIŞIR BİR ALANI HİZMETE AÇIYORUZ

Konuşmasını yapmak üzere sahneye çıkan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Ne güzel sizlerle Beşiktaş’ta bir araya gelmek. Şimdi burayı hatırlıyorsunuz. Beşiktaş Meydan’ı meydan değildi. Büyük bir kısmı işgal altındaydı. Yukarıdan bir köprü geçiyordu ve uzun yıllardır bir işe yaramayan bir köprüydü. Biz gelir gelmez bu ihmal edilmiş alanları nasıl çözeriz diye yoğun bir çalışma sürdürdük. Köprüyü kaldırınca burada pırıl pırıl bir meydan oluştu. Şimdi ne oldu biliyor musunuz hem Beşiktaş’a hem Beşiktaşlıya hem de 16 milyon insana yakışır bir alanı hizmete açıyoruz. Bugün aynı zamanda bayraklarınızla ve her renkle buradasınız. Ne güzel sizleri bu renklerle birlikte karşılamak ve Beşiktaş Meydanı’nda olmak. İstanbul’un renkleri burada. Fenerbahçe burada, Galatasaray burada, hem de Beşiktaş’ın ev sahipliğinde burada. Artık İstanbul’un tüm ilçeleri İBB tarafından eşit hizmet almaya başladı. İstanbul’da 2019 yılında fetret devri sona erdi, yatırım ve atılım devri başladı” diye konuştu.

AKPOLAT: BEŞİKTAŞ’I HAK ETTİĞİ YERE İBB İLE BİRLİKTE GETİRECEĞİZ

Beşiktaş’ın yıllardır çözümlenemeyen sorunlarını İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun göreve gelmesiyle aşıldığını belirten Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ise konuşmasında “Biz Beşiktaş’ı tanımlarken, iki kıtanın birleştiği Kaptan-ı Deryaların, Barbaros Hayrettin’in kenti olarak tanımlıyoruz. En önemlisi Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün evinin olduğu ve hayata gözlerini yumduğu yerin adıdır Beşiktaş. Biz çalışmalarımızı sürdürürken bu tarihi sorumluluğun bilinciyle yerine getiriyoruz. Dün biliyorsunuz ki bir olay yaşadık. O kadar büyük ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Galatasaray ve Fenerbahçelileri Beşiktaş’ta buluşturdu. Kaç yüzyıl geçerse geçsin bu birlikteliğimiz devam edecek. Biz yine belediye meclisimizden alacağımız kararla, Atatürk’ün yol arkadaşı, Çöl Aslanı Fahrettin Paşa’mızın adını Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nun olduğu sokağa vereceğiz. Artık Beşiktaş’ta o değeri de yaşatacağız. Yıllarca Beşiktaş siyasi tercihlerinin cezasını çekti. Bu yeni yapılan tarihi noktaların hiçbirisi yıllarca hizmet alamadı. İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu göreve geldikten sonra Beşiktaş’ta yer alan tüm sorunları çözmeye başladık. Altyapı sorununu çözdük. Sonra Barbaros Bulvarı’nı Nispetiye Caddesi’ni, Şair Nedim’i, Arnavutköy’ü, Kuruçeşme’nin sorunlarını çözdük. İlçemizi su baskınlarından İBB ile birlikte kurtardık. Şimdi bu tarihi alanı yeniliyoruz. Bugün bu alanın bir kısmını açacağız, bir kısmı da seçime kadar açılacak. Ortaköy Vadisi’nin de altyapı hizmetleri başladı ve çok yakın bir zamanda da temeli atılacak. Beşiktaş’ı hak ettiği yere İBB ile birlikte getireceğiz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-barbaros-meydani-ve-bulvari-acildi/feed/ 0