Metre – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 24 Jul 2024 21:18:28 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Osmanlı Donanmasına Gemi Yapan İlçede Tekne Yapan Ustalara Talep Yağıyor https://www.haber60.com.tr/osmanli-donanmasina-gemi-yapan-ilcede-tekne-yapan-ustalara-talep-yagiyor/ https://www.haber60.com.tr/osmanli-donanmasina-gemi-yapan-ilcede-tekne-yapan-ustalara-talep-yagiyor/#respond Wed, 24 Jul 2024 21:18:28 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41915 Osmanlı Donanmasına gemi yapan ilçede tekne yapan ustalara talep yağıyor

Tekne ustaları siparişlere yetişmekte zorlanıyor

BARTIN – Osmanlı donanmalarına gemi yapılan Bartın’ın Kurucaşile ilçesindeki ahşap tekne yapımına talep yağıyor. İlçede bulunan 23 atölyede 7 ile 40 metre arasındaki uzunlukta tekne yapımını sürdüren ustalar, siparişlere yetişmekte zorlanıyor

Osmanlı donanmalarına çekme gemilerin yapıldığı Bartın’ın Kurucaşile ilçesinde 300 yılı aşkın süredir tekne yapımı devam ediyor. Yapılacak ahşap teknenin uzunluğuna göre aylarca hatta yıllarca siparişlerini yetiştirmeye çalışan tekne ustaları, pandemi döneminden sonra artan ve yaz dönemlerinde daha da katlanan taleplere yetişmekte zorlanıyor.

İlçedeki atölyelerdeki, usta ve çalışanlar tam kapasite bir şekilde çalışarak ellerindeki siparişlerini tamamlamaya çalışıyor. Avrupa ülkeleri, Amerika gibi dünyanın dört tarafından ve Türkiye’nin bir çok ilinden siparişlerin bulunduğu atölyeler, tamamlanan tekneleri teslim edecekleri Eylül ve Ocak ayına kadar yeni bir sipariş alamıyor. Balıkçı, tur tekneleri ve özel, lüks yatlar yapan ustalar, yoğun tempoda çalışarak, bir yanan daha önceden aldıkları siparişlerini tamamlamaya çalışırken, diğer yandan da yeni gelen siparişlerin yapımına başlıyor.

Taleplere yetişmekte zorlanıyorlar

Ahşap tekne ustası Dursun Gür, dünyanın ve Türkiye’nin bir çok yerinden ilgi gördüklerini anlatarak, “İşlerimiz yaz nedeniyle yoğun. Yaz döneminde talep fazla oluyor. Yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Özellikle pandemi döneminden sonra yoğunluğumuz artmaya başladı, Şuanda elimizde bir 24 metrelik tekne siparişi var. 12 metre uzunluktaki 4-5 adet tekne yapımımız sürüyor. Bu nedenle tam kapasite çalışıyoruz” dedi.

Maliyeti uygun, işçiliği iyi

Teknelerin uygun maliyetle ve beğenilen bir işçilikle üretilmesi nedeniyle yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Gür, “Biz ahşap, lamine tekne yapıyoruz. Maliyet olarak uygunuz ve işçiliğimiz de çok iyi. Bu yüzden tercih fazla oluyor” şeklinde konuştu.

3 asırdır tekne yapılıyor

Tekne Ustası Yılmaz Canbaş ise, ilçede yaklaşık 300 yıldır tekne yapıldığını ifade ederek, Kurucaşile’de üretilen teknelerde Osmanlı Dönemi’nden kalma geleneksel yöntemlerin de halen kullanıldığını ifade etti. Teknelerin günümüzdeki haline dönüştürülerek inşa edildiğini ifade eden Canbaş, “İlçemizde Osmanlı’dan beri, yaklaşık 300 seneyi aşkın süredir, tekne yapıldığını biliyorum. Ben de 3. Nesilim. İlçemizde küçük bir ilçe ama, deden toruna, babadan oğula tekne yapımı devam ettiriliyor. Teknelerin sağlam olmasının nedeni ise kestane gibi suya dayanıklı ağaçlardan yapılmasıdır. İlkel değil geleneksel yöntemler kullanıyoruz Osmanlı donanmalarından bugünkü haline dönüştürdüğümüz modellerde tekneleri yapıyoruz. Bu da sağlamlığında önemli rol oynuyor. Biz proje ile pek tekne yapmıyoruz. Denizimiz burada. Gözleyerek, geliştirerek, teknenin duruşuna göre, müşterinin isteğine göre yapıyoruz” ifadelerine yer verdi.

23 imalathanede yaklaşık 200 kişi çalışıyor

Kurucaşile Belediye Başkanı Uğur Güneş, ahşap tekne ve yat yapımında ünü dünyayı aşan ilçede 23 tekne atölyesi bulunduğunu ve buralarda ise 200 kişinin çalıştığını ifade etti. Güneş, “ilçemizin en büyük özelliği ahşap teknelerimizdir. Ahşap teknelerimizin özelliği de suya ve neme dayalı kestane ağacı olmasıdır. Osmanlı donanmalarına çektirme gemi yapılmış bir ilçeyiz. Şuanda çektirme yapılmıyor ama Türkiye’nin her tarafına, yat, balıkçı teknesi, tur teknesi gibi tekneler yapılıyor. İlçemizde toplamda 23 atölyemiz var. Yaklaşık 200 kişi atölyelerde çalışıyor. Boyacısı elektrikçi, tornacı, nakliyeci gibi toplamda en az 300 kişi bu işten ekmeğini kazanıyor” ifadelerini kullandı.

Eli boş usta bulunmuyor

Başkan Güneş, yaşanan yoğun talep nedeniyle Eylül ayına kadar ahşap ustalarının yeni siparişler alamadığını belirterek, “Şuan ilçemize gelip, sipariş vermek isteyen bir kişi, yılbaşına kadar eli boş bir usta bulabileceğini düşünmüyorum. Malumunuz balıkçılık sezonu Eylül ayında açılıyor. Şuan ilçemizdeki imalathanelerin hepsi, önceden almış olduğu balıkçı teknelerini yetiştirmeye çalışıyor. Çünkü Eylül ayında balıkçılığa başlayacaklar ama Ağustos ayında teknelerini alabilmeleri gerekiyor. Şuan tekne ustalarının en yoğun olduğu dönemlerden biri. Ayrıca bazı atölyelerde 7-8 ay önce yada 12-15 ay önce aldıkları yat ve tur teknesi gibi siparişlerinde yıl sonuna kadar teslim edilmesi planlanıyor. Bu nedenle yılbaşında biraz işleri hafifler. Yani yaz aylarında deniz kenarında dururken, sezon boyunca denize giremeyecek ustalarımız var” diye konuştu.

Öte yandan ilçede yapılan ahşap tekne ve yatlardan 6-8 metre uzunlukta olanların yapımı 4-8 ay, 12 metrelik teknelerin yapımının 8-12 ay, 24 metrelik tur teknelerinin yapımının 18-20 ay, 40 metrelik teknelerinin yapımının ise 30-40 ay arasında sürdüğü belirtildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/osmanli-donanmasina-gemi-yapan-ilcede-tekne-yapan-ustalara-talep-yagiyor/feed/ 0
Osmanlı donanmalarına gemi yapılan Bartın’ın Kurucaşile ilçesinde ahşap tekne yapımına talep yağıyor https://www.haber60.com.tr/osmanli-donanmalarina-gemi-yapilan-bartinin-kurucasile-ilcesinde-ahsap-tekne-yapimina-talep-yagiyor/ https://www.haber60.com.tr/osmanli-donanmalarina-gemi-yapilan-bartinin-kurucasile-ilcesinde-ahsap-tekne-yapimina-talep-yagiyor/#respond Wed, 24 Jul 2024 09:15:55 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41891 Osmanlı donanmalarına gemi yapılan Bartın’ın Kurucaşile ilçesindeki ahşap tekne yapımına talep yağıyor. İlçede bulunan 23 atölyede 7 ile 40 metre arasındaki uzunlukta tekne yapımını sürdüren ustalar, siparişlere yetişmekte zorlanıyor

Osmanlı donanmalarına çekme gemilerin yapıldığı Bartın’ın Kurucaşile ilçesinde 300 yılı aşkın süredir tekne yapımı devam ediyor. Yapılacak ahşap teknenin uzunluğuna göre aylarca hatta yıllarca siparişlerini yetiştirmeye çalışan tekne ustaları, pandemi döneminden sonra artan ve yaz dönemlerinde daha da katlanan taleplere yetişmekte zorlanıyor.

İlçedeki atölyelerdeki, usta ve çalışanlar tam kapasite bir şekilde çalışarak ellerindeki siparişlerini tamamlamaya çalışıyor. Avrupa ülkeleri, Amerika gibi dünyanın dört tarafından ve Türkiye’nin bir çok ilinden siparişlerin bulunduğu atölyeler, tamamlanan tekneleri teslim edecekleri Eylül ve Ocak ayına kadar yeni bir sipariş alamıyor. Balıkçı, tur tekneleri ve özel, lüks yatlar yapan ustalar, yoğun tempoda çalışarak, bir yanan daha önceden aldıkları siparişlerini tamamlamaya çalışırken, diğer yandan da yeni gelen siparişlerin yapımına başlıyor.

Taleplere yetişmekte zorlanıyorlar

Ahşap tekne ustası Dursun Gür, dünyanın ve Türkiye’nin bir çok yerinden ilgi gördüklerini anlatarak, “İşlerimiz yaz nedeniyle yoğun. Yaz döneminde talep fazla oluyor. Yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Özellikle pandemi döneminden sonra yoğunluğumuz artmaya başladı, Şuanda elimizde bir 24 metrelik tekne siparişi var. 12 metre uzunluktaki 4-5 adet tekne yapımımız sürüyor. Bu nedenle tam kapasite çalışıyoruz” dedi.

Maliyeti uygun, işçiliği iyi

Teknelerin uygun maliyetle ve beğenilen bir işçilikle üretilmesi nedeniyle yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Gür, “Biz ahşap, lamine tekne yapıyoruz. Maliyet olarak uygunuz ve işçiliğimiz de çok iyi. Bu yüzden tercih fazla oluyor” şeklinde konuştu.

3 asırdır tekne yapılıyor

Tekne Ustası Yılmaz Canbaş ise, ilçede yaklaşık 300 yıldır tekne yapıldığını ifade ederek, Kurucaşile’de üretilen teknelerde Osmanlı Dönemi’nden kalma geleneksel yöntemlerin de halen kullanıldığını ifade etti. Teknelerin günümüzdeki haline dönüştürülerek inşa edildiğini ifade eden Canbaş, “İlçemizde Osmanlı’dan beri, yaklaşık 300 seneyi aşkın süredir, tekne yapıldığını biliyorum. Ben de 3. Nesilim. İlçemizde küçük bir ilçe ama, deden toruna, babadan oğula tekne yapımı devam ettiriliyor. Teknelerin sağlam olmasının nedeni ise kestane gibi suya dayanıklı ağaçlardan yapılmasıdır. İlkel değil geleneksel yöntemler kullanıyoruz Osmanlı donanmalarından bugünkü haline dönüştürdüğümüz modellerde tekneleri yapıyoruz. Bu da sağlamlığında önemli rol oynuyor. Biz proje ile pek tekne yapmıyoruz. Denizimiz burada. Gözleyerek, geliştirerek, teknenin duruşuna göre, müşterinin isteğine göre yapıyoruz” ifadelerine yer verdi.

23 imalathanede yaklaşık 200 kişi çalışıyor

Kurucaşile Belediye Başkanı Uğur Güneş, ahşap tekne ve yat yapımında ünü dünyayı aşan ilçede 23 tekne atölyesi bulunduğunu ve buralarda ise 200 kişinin çalıştığını ifade etti. Güneş, “ilçemizin en büyük özelliği ahşap teknelerimizdir. Ahşap teknelerimizin özelliği de suya ve neme dayalı kestane ağacı olmasıdır. Osmanlı donanmalarına çektirme gemi yapılmış bir ilçeyiz. Şuanda çektirme yapılmıyor ama Türkiye’nin her tarafına, yat, balıkçı teknesi, tur teknesi gibi tekneler yapılıyor. İlçemizde toplamda 23 atölyemiz var. Yaklaşık 200 kişi atölyelerde çalışıyor. Boyacısı elektrikçi, tornacı, nakliyeci gibi toplamda en az 300 kişi bu işten ekmeğini kazanıyor” ifadelerini kullandı.

Eli boş usta bulunmuyor

Başkan Güneş, yaşanan yoğun talep nedeniyle Eylül ayına kadar ahşap ustalarının yeni siparişler alamadığını belirterek, “Şuan ilçemize gelip, sipariş vermek isteyen bir kişi, yılbaşına kadar eli boş bir usta bulabileceğini düşünmüyorum. Malumunuz balıkçılık sezonu Eylül ayında açılıyor. Şuan ilçemizdeki imalathanelerin hepsi, önceden almış olduğu balıkçı teknelerini yetiştirmeye çalışıyor. Çünkü Eylül ayında balıkçılığa başlayacaklar ama Ağustos ayında teknelerini alabilmeleri gerekiyor. Şuan tekne ustalarının en yoğun olduğu dönemlerden biri. Ayrıca bazı atölyelerde 7-8 ay önce yada 12-15 ay önce aldıkları yat ve tur teknesi gibi siparişlerinde yıl sonuna kadar teslim edilmesi planlanıyor. Bu nedenle yılbaşında biraz işleri hafifler. Yani yaz aylarında deniz kenarında dururken, sezon boyunca denize giremeyecek ustalarımız var” diye konuştu.

Öte yandan ilçede yapılan ahşap tekne ve yatlardan 6-8 metre uzunlukta olanların yapımı 4-8 ay, 12 metrelik teknelerin yapımının 8-12 ay, 24 metrelik tur teknelerinin yapımının 18-20 ay, 40 metrelik teknelerinin yapımının ise 30-40 ay arasında sürdüğü belirtildi. – BARTIN

]]>
https://www.haber60.com.tr/osmanli-donanmalarina-gemi-yapilan-bartinin-kurucasile-ilcesinde-ahsap-tekne-yapimina-talep-yagiyor/feed/ 0
Meram’ın Büyük Sanayi Hamlesi Konmeram Sanayi Yapı Kooperatifi’nde Kuralar Çekildi https://www.haber60.com.tr/meramin-buyuk-sanayi-hamlesi-konmeram-sanayi-yapi-kooperatifinde-kuralar-cekildi/ https://www.haber60.com.tr/meramin-buyuk-sanayi-hamlesi-konmeram-sanayi-yapi-kooperatifinde-kuralar-cekildi/#respond Wed, 17 Jul 2024 23:57:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40341 Konya’nın merkez Meram ilçe Belediyesi öncülüğünde hayata geçen Meram’ın Büyük Sanayi Hamlesi Konmeram Sanayi Yapı Kooperatifi’nde kuralar çekildi. Noter huzurunda gerçekleştirilen kuraların ilçeye, şehre ve hak sahiplerine hayırlı olması temennisinde bulunan Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, hemşehrilerinden talep geldikçe sanayi, üretim, istihdam noktalarındaki bu tür girişimlerinin ve öncülüklerinin devam edeceğini söyledi.

Meram Belediyesi öncülüğünde hayata geçen Meram’ın Büyük Sanayi Hamlesi Konmeram Sanayi Yapı Kooperatifi’nde kuralar çekildi. 79 üyeyi belirleyecek kuralar, noter huzurunda gerçekleştirildi. Kura öncesi yaptığı açıklamada Meram Belediyesi öncülüğünde hayata geçirilen ‘Konmeram Sanayi Yapı Kooperatifi’nde ön başvuru sürecinin 12 Temmuz Cuma günü tamamlandığını hatırlatan Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, gösterdikleri ilgi ve itimat için hemşehrilerine teşekkür etti.

Başkan Kavuş: “Yeni sanayi sitesi ilçenin, üretim ve istihdamına önemli katkı sunacak”

Önceki kooperatiflerde olduğu gibi bu kooperatifin de gördüğü ilgiden bir hayli memnun kaldıklarını ifade eden Başkan Kavuş, ilçenin her alanda yaşadığı tarihi değişim ve dönüşümün ekonomi, üretim ve istihdamda da yaşansın diye öncülük ettikleri Konmeram Sanayi Sitesi kuralarının şehre, ilçeye ve hak sahiplerine hayırlı olması temennisinde bulundu. Kura şartlarını yerine getirenler arasından belirlenen 79 kişinin yatırımın bir parçası olma şansı yakaladığını kaydeden Başkan Kavuş, “Kurada ismi çıkan hemşehrilerimin karlı bir yatırım sahibi olduklarına inanıyorum. Hayırlı olsun. Rabbim kazasız belasız, sağlık içinde tamamlanıp sanayici ve esnaflarımızın yeni dükkanlarına yerleştiklerini de görmeyi nasip etsin” diye konuştu.

Başkan Kavuş: “Hemşehrilerimizden talep geldikçe, sorumluluk almaya ve öncü olmaya devam edeceğiz”

İlerleme, gelişim ve modern yaşamın pek çok sac ayağı üzerine kurulu olduğuna dikkat çeken Başkan Kavuş, konuşmasında şu görüşlere yer verdi; “Gelişimin en önemli göstergelerinden biri de sanayi atılımıdır. İstihdam artışının ve ekonomik canlanmanın lokomotifi olan sanayi, toplumun genel refah seviyesini artırır ve sosyal kalkınmayı destekler. Ekonomik olarak, sosyal ve çevresel açılardan ilçemizi öne çıkaracak olan Konmeram Sanayi Sitesi, Meram’ın kalkınmasının ve büyümesinin en önemli kilometre taşlarından biri olacak inşallah. Biz bugüne kadar Meram’ın lehine ne varsa, ya direkt içinde olduk, ya da destekledik. Bu anlayışımızın her alanda olduğu gibi sanayi alanında da devam edeceğini tüm hemşehrilerimin bilmesini isterim. Meram’ın ekonomik gelişimi adına bu noktada hemşehrilerimizden talep gelmeye devam ettiği sürece, biz de bu tür girişimlere öncülük etmeye, ilçemize yeni sanayi alanları kazandırmaya devam edeceğiz. Bu düşüncelerle kuraların, hak sahiplerine, ilçemize ve şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

Konmeram Sanayi Yapı Kooperatifi kura çekimi sonuçlarına www.konmeram.com.tr adresi üzerinden ulaşılabilecek. Konmeram Sanayi Sitesi, Meram Belediyesi öncülüğünde kurulan Konmeram Sanayi Sitesi İşyeri Yapı Kooperatifi, Çomaklı Mahallesi’nde yükselecek. Karaman Caddesi’ne 500 metre mesafede Edebiyat Caddesi üzerinde inşa edilecek Konmeram Sanayi Sitesi, toplamda 90 bin metrekare arsa alanına sahip ve 7 blokta 85 imalathane ve 7 adet ticari alan olacak şekilde inşa edilecek. İmalathaneler, 32 adet 332 metrekare, 47 adet 612 metrekare brüt alana sahip olacak. 2 adet parsel üzerinde inşa edilecek olan Konmeram Sanayi Sitesi, tır giriş, çıkış ve site içi ulaşımın rahatlıkla yapılabilmesi için 15 metre ve 20 metrelik bağlantı yolları olacak şekilde tasarlandı. Ön ve arka bahçelerin alan kullanımları imalathanelerin parsel içerisindeki konumuna göre değişkenlik gösteriyor. – KONYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/meramin-buyuk-sanayi-hamlesi-konmeram-sanayi-yapi-kooperatifinde-kuralar-cekildi/feed/ 0
Manisa’da içme suyu kaynaklarını artırmak için proje son aşamaya geldi https://www.haber60.com.tr/manisada-icme-suyu-kaynaklarini-artirmak-icin-proje-son-asamaya-geldi/ https://www.haber60.com.tr/manisada-icme-suyu-kaynaklarini-artirmak-icin-proje-son-asamaya-geldi/#respond Wed, 17 Jul 2024 06:39:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40132

(MANİSA) – Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, küresel ısınma ve iklim değişikliği nedeniyle azalan içme suyu kaynaklarını artırmak için Yunusemre ilçesine bağlı Gürle Mahallesi’nde hayata geçirdikleri sondaj, terfi hattı ve aktarma deposu projesinde son aşamaya geldiklerini duyurdu. Başkan Zeyrek, “Yaklaşık olarak 2 bin metre yeni bir hat çekerek, Manisa’ya ulaşacak suyumuzu güçlendiriyoruz” dedi.

Başkan Zeyrek, Yunusemre’ye bağlı Gürle Mahallesi’nde Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü bünyesinde yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Başkan Zeyrek’e, MASKİ Genel Müdür Yardımcıları Doç. Dr. Özgür Avşar ile Erman Aydınyer, İçme Suyu Daire Başkanı Kerim Ali Oruç Orhan ve teknik ekipler eşlik etti.

Zeyrek, Gürle programı kapsamında ilk olarak yeni açılan ve saniyede 45 litre verime sahip olan sondaj bölgesini ziyaret etti. Daire Başkanı ve teknik ekip tarafından Başkan Zeyrek’e, SCADA sistemine bağlanan yeni sondajlara tablet üzerinden yapılabilecek müdahaleler anlatıldı. Başkan Zeyrek, sonrasında inşa çalışmalarında sona yaklaşılan aktarma deposunun olduğu alanı ziyaret etti.

Gürle programının devamında doğal kaynak suyunun olduğu alanı ve yeni kaptajların olduğu bölgeyi de ziyaret eden Başkan Zeyrek, yaptıkları projenin çok önemli olduğunun altını çizdi.

Programa katılım sağlayan basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Başkan Zeyrek, şöyle konuştu:

“Manisa’mızın ilerleyen dönemde su sorunu yaşamaması için çok önemli bir projeydi”

“Gürle’mizde 3 tane sondaj kuyusu açtık. Yaklaşık 250 metreden suyumuzu çıkartıyoruz. Manisa’mızın ilerleyen dönemde su sorunu yaşamaması için çok önemli bir projeydi. Yaklaşık olarak 2 bin metre yeni bir hat çekerek, Manisa’ya ulaşacak olan suyumuzu güçlendiriyoruz. Yeraltından daha derinlerden su çekiyoruz. Yeni oluşturduğumuz sondajlarla buna da çözüm bulmaya çalışıyoruz. Gürle’mizin suyu, Manisa merkeze yıllardan beri hizmet veren bir yerdi. Bunu burada daha da güçlendirmenin, ileride yaşanabilecek su sorunlarının önüne geçmek için bu çalışmayı çok önemsiyorduk. Başladığımızda 90 gün gibi bir süre öngörülüyordu. Ama arkadaşlarımızın gayretli çalışmalarıyla 30 gün gibi bir sürede hemen hemen sona geldik. Su depomuzun kaba inşaatı bitti, ince işçiliklerine başladık. Onu da en kısa sürede tamamlamış olacağız. Bu hizmette emeği geçen MASKİ Genel Müdürü’müze ve ekibine ben sizlerin huzurunda teşekkür etmek istiyorum. Arkadaşlarımız gerçekten çok gayretli çalışıyorlar. Su sorunumuz her geçen gün artıyor. İklim değişikliği buna sebep oluyor. Ama ekiplerimiz de bunun önüne geçmek için gecesini gündüzüne katarak, çalışıyorlar. Bu sorunları da en kısa sürede kendi ekiplerimizle çözeceğiz.

“‘Suya indirim yapamazsın’ diyorlardı, yapılabileceğini gösterdik”

Su, yaşam kaynağının vazgeçilmezi. Biz, seçim boyunca söz verdiğimiz üzere suyun ilk 2 tonunu 1 lira, sonraki kademelerde yüzde 30 indirim yaptık. Çünkü, Türkiye’nin en pahalı suyunu kullanan bir ildik. ‘Suya indirim yapamazsın’ diyorlardı. Yapılabileceğini gösterdik. Çünkü, 2 ton su şunu ifade ediyordu. İnsani yaşam hakkıydı. Bu yüzden sembolik 1 lira gibi bir rakamdan vatandaşımıza sunuyoruz. Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesine zarar açıyor mu? Tabii ki açıyor ama dışarı giden özellikle hesaplanamayan, düzensizce yapılan harcamaların önüne geçtiğimizde biz bu zararı bütçede böyle telafi ediyoruz. Bu şu demek değil tabii ki. Ucuz diye suyu hunharca kullanma anlamına gelmiyor. Çünkü, suyun ne kadar değerli olduğunu ve yaşamımızda ne kadar önem arz ettiğini biliyoruz. Gün geçtikçe yeraltı suları çekiliyor. Gürle’de bugün 250 metrede suyu buluyoruz ama bazı yerlerde 400 metreye kadar inmek zorunda kalıyoruz. Vatandaşımızın bu konuda çok bilinçli davranmasını rica ediyorum. Suda indirim yaptık, su ucuzladı ama insani tüketim amaçlı olması için ucuzladı. Bu suyla bağımızı bahçemizi sulamamamız gerekiyor. Yarınlara bu suları bırakmamız gerekiyor. Buna yönelik çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ama bu hep birlikte yapacağımız bir mücadeledir.”

Zeyrek’ten Gürle’ye sıcak asfalt müjdesi

Gürle programının son bölümünde Mahalle Muhtarı İsmail Garip ve mahalle sakinleri ile bir araya gelen Başkan Zeyrek, yaptıkları çalışmaları anlattı ve vatandaşın taleplerini dinledi. Başkan Zeyrek, gelen sıcak asfalt talebini de geri çevirmedi. Zeyrek, “En kısa sürede sıcak asfalt ile ihtiyaçlarını gidereceğiz. Yalnızca Gürle’de değil, Manisa’da yaşayan her hemşehrimizin her zaman yanında olacağız. Sorunlarımızı belki bugünden yarına değil ama önümüzdeki süreçte planlı, düzenli bir şekilde bu sorunları çözmek bizim öncelikli görevlerimiz arasında yer almaktadır. Bunları da bir an önce yapacağız” diye konuştu.

Gürle’de neler yapıldı

14 milyon TL yatırımla Gürle’de 2 kilometre terfi hattı döşendi. Saniyede 45 litre verime sahip 3 yeni sondaj kuyusu açıldı. Sondajlardan kaptaja su verilmeye başlandı. 100 tonluk aktarma deposunda ise son aşamaya gelindi. Yapılan çalışmalar SCADA sistemine de edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/manisada-icme-suyu-kaynaklarini-artirmak-icin-proje-son-asamaya-geldi/feed/ 0
Ankara’da fırtınada devrilen reklam panosuyla ilgili soruşturma başlatıldı https://www.haber60.com.tr/ankarada-firtinada-devrilen-reklam-panosuyla-ilgili-sorusturma-baslatildi/ https://www.haber60.com.tr/ankarada-firtinada-devrilen-reklam-panosuyla-ilgili-sorusturma-baslatildi/#respond Sat, 13 Jul 2024 08:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39095

ANKARA’da 6 Haziran’da etkili olan fırtınada reklam panosunun durakta otobüs bekleyen Ayşe Yavuz’un (22) üzerine devrilip ölümüne yol açmasıyla ilgili savcılığın başlattığı soruşturmada bilirkişi heyeti ön raporunu hazırladı. Raporda 12 metre uzunluğunda, 6 metre genişliğindeki reklam panosunu taşıyan 9,30 metrelik kolon için şartnameye göre 4,5 metre derinliğinde temel kazısı yapılması gerekirken 1 metre 35 santimlik kazı yapıldığı, 18 metreküplük temel betonu dökülmesi gerekirken, 5,40 metreküplük beton döküldüğü belirtildi. Raporda söz konusu ‘reklam panosu alımı ve montajı’ işini teknik şartnameye uygun yapmayan firmanın asli kusurlu olduğu, belediyenin de sorumluluğu bulunduğu belirtildi.

Ankara Sincan’da 6 Haziran’da akşam saatlerinde etkili olan sağanak ve fırtınada, Sincan Belediyesi’ne ait reklam panosu temelden devrilerek, otobüs durağının üzerine düştü. Bir şirkette sekreter olarak çalışan ve iş çıkışı evine gitmek için otobüs bekleyen Ayşe Yavuz, panonun altında kalarak hayatını kaybetti.

Olayla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan rapor tamamlandı. 9 sayfalık ön raporda, şiddetli yağış sürerken ‘50056 EGO’ numaralı otobüs durağı üzerine Sincan Belediyesi tarafından yaptırılan reklam panosunun temelden sökülerek devrilmesi sonucunda Ayşe Yavuz’un olay yerinde öldüğü, durakta bekleyen 1 kişinin de yaralandığı belirtildi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, olayın olduğu saatte kuvvetli fırtına olarak tanımlanan rüzgarın saatteki hızının 75 ile 88 kilometre arasında olduğu bilgisine de yer verildi.

4,5 METRE YERİNE 1,35 METRE TEMEL KAZILMIŞ

Raporda Sincan Belediyesi’ne ait dikdörtgen şeklindeki panonun yatay uzunluğunun 12 metre, düşey uzunluğunun 6 metre olduğu belirtildi. Ön inceleme sonucunda, temel derinliğinin ortalama 1 metre 35 santim olduğu, temel betonu içerisine 3 adet 1 metre 35 santim uzunluğunda kutu profil yerleştirildiği, kutu profillerin bulunduğu betonun ise temel üzerinde demirle panoyu taşıyan 9,30 metrelik kolona vida ile sabitlendiği anlatıldı. Raporda ‘reklam panosu alımı ve montajı’ işinde, teknik şartnameye göre reklam panosunu taşıyan 9 metre 30 santimlik kolon için 4,5 metre derinliğinde temel kazısı yapılması gerekirken sadece 1 metre 35 santimlik kazı yapıldığı belirtildi. Yine şartnameye göre, 18 metreküplük temel betonu dökülmesi gerekirken, 5,40 metreküplük beton döküldüğü ifade edildi. Raporda, söz konusu ‘reklam panosu alımı ve montajı’ işini teknik şartnameye uygun yapmayan firmanın ve firma müdürü S.E.Ü.’nün asli kusurlu olduğu belirtilirken, denetim yapmayan belediyenin de sorumluluğu bulunduğu, dosyada kusuru bulunan başka kişi ve kurumların olup olmadığına ilişkin çalışmaların devam ettiği kaydedildi.

‘PANONUN SALLANDIĞI BELEDİYEYE BİLDİRİLMİŞ’

Ayşe Yavuz’un ailesinin avukatlarından Hilal Akdeniz, olayın kazanın ötesinde neredeyse kasıtlı adam öldürme olduğunu iddia ederek, “Normalde projelendirilip, demirle, çimento ile güçlendirilmiş bir halde yapılması gereken oldukça büyük bir totem bu. Sıradan bir reklam panosu değil, sadece dört ayakla yere monte edilmiş ve bu totemin daha önce sallandığı bölgede ticaret yapan şahıslar tarafından belediyeye sözlü olarak bildirilmiş. Sanırım yazılı olarak başvuruları da olmuş ve onlara rağmen hiçbir önlem alınmamış. O gün meteorolojiden gelen ölçümlerde aslında totemin normalde dayanma gücünü aşacak şekilde bir fırtına, bir rüzgar olmadığını gösteriyor. Demek ki normalde totem zaten normal sınırlar içerisindeki rüzgara ya da fırtınaya bile karşı duramayacak güçsüzlükte. O nedenle de Ayşe’nin umarsızlıklar yüzünden, gerekli önlemlerin alınmaması yüzünden, kasıtlı olarak ölüme mahkum edildiğini düşünüyoruz” diye konuştu.

Olayın soruşturma aşamasında olduğunu belirten Akdeniz, “Ön bilirkişi rapor sonucuna göre, totemi yapan şirketi asli kusurlu olarak bulmuşlar. Biraz araştırdığımızda şirketin 5 yıllık geçmişi olduğu ve bu konularda çok da tecrübeli olmadığı, raporda yine teknik şartlara uyulmadan yapıldığı belirtilmiş. Bir ikincisi de bizim asıl burada üzerinde durduğumuz konu belediyenin sorumluluğu. Totemin bulunduğu yer ve ihalenin yapıldığı totem, Sincan Belediyesi’ne ait. Sonuçta o işi, o şirkete ihale eden belediyenin kendisi. Artı şirket işini bitirdiğinde olurunu veren, kabulünü yapan yine belediyenin kendisi. İnsanların ‘sallanıyor rüzgarda bu totem bir sorun çıkaracak’ diye başvurduğunda hiçbir işlem yapmayan, totemi kaldırmayan ya da güçlendirmeyen de belediyenin kendisi. Şimdi bu durumda bizce en kolay şey yapanı suçlayıp tabiri caizse bir suçlu bulup bir günah keçisi bulup olaydan kurtulmak” dedi.

‘HEM ŞİRKET, HEM BELEDİYE KUSURLU’

Avukat Onur Bayraktar ise “18 metreküp civarında bir beton atılması gerekirken, dörtte bir civarında bir beton döküldüğü görülmekte. Dolayısıyla totemin yeterli şekilde temellendirilmediği ve doğal olaylara mukavemetinin olmadığı bilirkişi raporuyla açıkça tespit edildi. Şimdi burada hem yapıcı şirketin bir sorumluluğu var; şartnameye ve inşaat kuralına uygun yapı yapmadığı için. Bir de Sincan Belediyesi İhale Kabul Komisyonu’nun bu inşaatı, bu totemin kabulünü yaparak kabul komisyonundaki görevlilerce bir ihmali veya görevi kötüye kullanması söz konusu. Hem şirketin hem de Sincan Belediyesi görevlerinin kusurlu bir şekilde sorumluluğu var. Biz ailenin mağduriyetini gidermek için, elimizden geleni yapmak için çabalıyoruz. Aynı zamanda da bu şirketin olayın olduğu yere yakın birden fazla totemi yaptığını öğrendik. Diğer totemler üzerinde de yeterli teknik incelemenin yapılmasını sağlamayı düşünüyoruz ki benzer kazalar yaşanmasın” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ankarada-firtinada-devrilen-reklam-panosuyla-ilgili-sorusturma-baslatildi/feed/ 0
Hakkari’deki Cilo Dağları’ndaki Buzullar Küresel Isınma Nedeniyle Eriyor https://www.haber60.com.tr/hakkarideki-cilo-daglarindaki-buzullar-kuresel-isinma-nedeniyle-eriyor/ https://www.haber60.com.tr/hakkarideki-cilo-daglarindaki-buzullar-kuresel-isinma-nedeniyle-eriyor/#respond Wed, 10 Jul 2024 06:42:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38284

CUMHURBAŞKANLIĞI kararı ile 4 yıl önce ‘milli park’ ilan edilen Hakkari’deki 4 bin 135 rakımlı Cilo Dağları’nda bulunan buzullar, her geçen yıl küresel ısınma nedeniyle eriyor. Yıllar önce yer yer 200 metreyi aşan dikey buzul tabakaları şu an 50 metreye kadar düştü. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, son 30 yılda buzulların yüzde 50 alan kaybettiğini, daha önce bin hektar olan buzulların 500 hektarın altına düştüğünü söyledi.

Hakkari’deki 4 bin 135 rakımlı Cilo-Sat Dağları’nda, buzulların küresel ısınma nedeniyle erimeye başlaması, yöre insanını ve çevrecileri endişelendiriyor. Cumhurbaşkanlığı kararı ile 2020 yılında ‘milli park’ ilan edilen dağlar, her yıl Türkiye’nin çeşitli kentlerinden gelen yüzlerce doğasever ve dağcı tarafından ziyaret ediliyor. Cilo Dağları, geçen yıl 1-2 Temmuz’da valilik organizasyonuyla 5’incisi düzenlenen festivale de ev sahipliği yapmış ve festivale 20 bin kişi katılmıştı. Son yıllarda erimeye başlayan buzullar giderek alan kaybederken, uzmanlar önlem alınmaması durumunda buzulların kısa sürede yok olacağını söylüyor.

‘200 METRELİK DİKEY TABAKALAR, 50 METRELERE KADAR DÜŞTÜ’

Van YYÜ Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, buzulların alan kaybı yaşadığını, yıllar önce 100-200 metrelik dikey tabakanın da 50 metrelere kadar düştüğünü söyledi. Prof. Dr. Alaeddinoğlu, doğal miras olan buzulların korunması için İtalya’daki gibi örtüyle kaplanması gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Küresel ısınmaya bağlı olarak dünyada olduğu gibi Türkiye’de de benzer bir manzara var. Bunun en güzel örneği de Cilo’daki buzullar. Cilo buzullarının yer aldığı dağın yüksekliği 4 bin 135 metre. Cilo, Türkiye’nin ikinci en yüksek dağı. Tabii orayı özel yapan Türkiye’nin ikinci büyük dağı olması değil, üzerinde yer alan buzullar. Orada on binlerce yıllık buzullar var. O bölgenin alt tarafında yaşı bir milyonu bulan buzullar da var. Buzul kütlesi o bölgeyi, ya da o dağı özel yapıyor, ekolojik anlamda bir doğa harikası haline getiriyor. Ancak buzullar son 30 yılda çok ciddi bir erime süresine girdi. Son 10 yıldaki erime süreci giderek hızlanıyor. Bu erime son 5 yılda daha da hızlandı. Yani dünyanın ısınmaya bağlı olarak yaşadığı toplam sıcaklıktaki artış, Cilo’da da kendini gösteriyor ve o buzullar her geçen gün biraz daha alan kaybediyor. Bu alan kaybı maalesef hızlanarak devam ediyor. Son 30 yılda yüzde 50’den fazla alan kaybetmiş. Mevcut şu anki alan 500 hektarın altına düşmüş. Bu alan kaybeden yerler, bir şekilde güneşle temas eden yerler. Bu bölgelerdeki erime çok daha hızlı. Nispeten kuzey yamaçlarda kalan, yani güneş ışınlarından doğrudan maruz kalmayan bölgelerde ise, buzullar nispeten tutunabiliyor. Ama bu tutunma öyle çok dirençli bir şekilde değil, çünkü buzullarda sadece alan küçülmüyor. Aynı zamanda buzulların içinde de erimeler baş göstermiş. Çok ciddi çatlaklar, yarıklar var. Yüzeyde sağlam gibi görünen o katmanların altında boşluklar var. Bu çatlak ve boşlukların aslında bir şekilde zaman içerisinde açığa çıkmasıyla beraber, bu kez o erimenin şiddeti de artıyor.”

‘CİLO BUZULLARI, ANADOLU’NUN EN ESKİ TANIKLARI’

Buzul erimelerinin bir diğer nedeninin insan kaynaklı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Alaeddinoğlu, insanların buzulları deneyimlemek, yüzeyinde yürümek ve buzula basmak için oraya zarar verdiklerini söyledi. Prof. Dr. Alaeddinoğlu, “O alanın tamamının gerçekten korunması gerekiyor. Geçmişte yüzlerce metre derinliğindeki o buzul kütleleri, artık çok daha sayılı metrelerin altına düşmüştür. Buzullar bu coğrafyanın, bu Anadolu’nun en eski tanıkları. Buzullar, bu coğrafyada yaşananlara tümüne tanıklık etmiş. Onlar sadece birer doğa parçası, birer buzul değil, onlar bizim geçmişimiz. Bizim onlara sahip çıkmamız lazım. 2020 yılında öncelikli korunanlar listesine alındı ve milli park ilan edildi. Bu önemli bir gelişme. Ancak, bununla beraber o alanın korunması noktasında farklı adımların da atılması. Bunlardan bir tanesi, o bölgedeki buzulları korumak. 20-30 yıl sonraki insanlarımızın da bu buzulları görme hakkı var. O insanlar da buzulları deneyimlemelidir. Yüzey örtüleriyle o buzulları koruyabilir, gelecek nesiller için birer doğa harikası olarak kalmalarını sağlayabiliriz. Oraya belirli sınırlamalar, belirli kontrol edici mekanizmalar geliştirilerek, insanların o bölgeyi etkin kullanılması sağlanmalı. Buzulları değil, çevresinde bunu gözlemleyerek bunu sağlayabiliriz. Bunlar bizim sorumluluğumuz. Geçmişte bin hektarın üzerinde olan buzul alan, bugün baktığımızda alan 500 hektarın altına düştüğüne görüyoruz” diye konuştu.

‘DÜNYA ISINDIKÇA, CİLO BUZULLARI ERİMEYE DEVAM EDECEK’

Prof. Dr. Alaeddinoğlu, buzul erimelerinin bu şekil devam etmesi halinde çok daha kötü durumlarla karşılaşılabileceğini kaydederek, “Geleceğe ilişkin bütün senaryolar sıcaklıkların artışını gösteriyor. Dolayısıyla Cilo buzulları da bundan nasibini alacak. 30 yılda yüzde 50’sini kaybettiğiniz bir alanı, muhtemelen sıcaklık artışı bu şekil devam ederse, bunun yüzde 50’sini daha kaybedebiliriz. Buna fırsat vermeden koruyucu tedbirler geliştirmeliyiz. Buzul erimesi bir taraftan doğa harikasını yok ederken, diğer taraftan bu doğa harikasının erimesiyle beraber oluşabilecek bir takım olumsuzluklar da yaşanabilir. Buzul erimesinin şiddeti, Hakkari bölgesinde tarımsal faaliyeti, hayvancılık ve insan faaliyetlerini etkileyebilir. Orayı bir ekolojik bir dengesinin parçası olarak düşünmek lazım. Oradaki bir yaşamı etkileyebilecek bir doğa olayı olarak düşünmek gerekir. Burası tam bir hazine ve bütün medeniyetlere tanıklık etmiş bir miras” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hakkarideki-cilo-daglarindaki-buzullar-kuresel-isinma-nedeniyle-eriyor/feed/ 0
İliç Maden Kazası Araştırma Komisyonu’nda Altın Miktarı Açıklandı https://www.haber60.com.tr/ilic-maden-kazasi-arastirma-komisyonunda-altin-miktari-aciklandi/ https://www.haber60.com.tr/ilic-maden-kazasi-arastirma-komisyonunda-altin-miktari-aciklandi/#respond Tue, 30 Apr 2024 23:54:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29943 DİLAN KUTLU

(ANKARA) – Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çöpler Altın Madeni’nde 9 işçinin toprak altında kaldığı liç kaymasıyla ilgili TBMM’de kurulan İliç Maden Kazası Araştırma Komisyonu’nda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yetkilileri dinlendi. Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan yaptığı sunumda, “taşınan liç yığınının içerisinde 8 ton altın bulunduğunu” söyledi. MAPEG tarafından hazırlanan incelemelere göre; “yığın liçte yer değiştirme hareketlerinin kazadan yaklaşık 3 ay öncesinde artış yönünde eğilim gösterdiği ve kaza gününe kadar artarak devam ettiği tespit edildi” denildi.

Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Çöpler Altın Madeni’nde 9 işçinin toprak altında kaldığı liç kaymasıyla ilgili TBMM’de kurulan İliç Maden Kazası Araştırma Komisyonu üçüncü toplantısını yaptı.

Komisyon, AKP Antalya Milletvekili Atay Uslu’nun başkanlığında toplandı. Komisyonda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan gelen yetkililer dinlendi.

Komisyon 2 Mayıs’ta Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nı, 3 mayıs Cuma günü, Çalışma Bakanlığı’nı, 6 Mayıs pazartesi günü ise AFAD, Devlet Su İşleri (DSİ) ve Maden sahipleri Anagold ile Çalık Grubu’nun yetkililerini dinleyecek.

Başkan Atay Uslu, şirket yetkililerinin yerinde dinlenmesi gerektiğini belirterek pazartesi akşamı İliç’e giderek salı ve çarşamba günü incelemede bulunacaklarını söyledi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan sunumun aktarımı yapıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan yaklaşık iki saat içerisinde sunumu gerçekleştirdi.

TOGG ÜZERİNDEN MADEN ÖRNEĞİ

Tancan hazırladıkları sunumu aktarırken madenlerin gündelik hayatta kullanıldığı alanları anlattı, TOGG üzerinden örnek vererek, TOGG bataryasında kullanılan maden oranlarını açıkladı. Bunun üzerine İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat’ın, “reklamınızı iyi yapıyorsunuz” tepkisi salonda gülüşmelere sebep oldu.

“TÜRKİYE GENELİ 4 BİN 713 MADEN ARAMA RUHSATI VAR”

Türkiye’de son 10 yılda ortalama yıllık 758 milyon ton maden üretimi yapıldığını açıklayan Tarcan, 2023 yılında madencilik faliyetlerinin GSYH’deki payının yüzde 1,2 olduğunu, 307 milyar TL katkı sağladığını söyledi. Altında ithalat rakamlarının ihracat rakamlarının üzerinde olduğunu söyleyen Tarcan, “madencilik üzerinde cari açık veren ülkeyiz. 2022 yılında 6, 47 milyar dolarlık maden ihracatımız. 11, 6 milyar dolar ithalatımız var” dedi.

Türkiye geneli 4 bin 713 maden arama ruhsatı, 10 bin 147 işletme ruhsatı verildiğini açıklayan Abdullah Tancan, maden denetimlerinin riskli gruplarına göre 2 yıl ile 3 ay arasında değişiklik gösterebileceğini söyledi. İliç maden ocağının ise 3. risk grubunda olduğunu 6 ayda bir incelendiğini söyledi.

SAHADA EN SON DENETİM AĞUSTOS 2023’TE YAPILMIŞ

Sunumda, kazadan önce sahadaki son denetimin Ağustos 2023’te yapıldığı, arama çalışmaları devam eden 7 işçinin Sabırlı Deresi’nde olduğu aktarıldı. Tancan, liç alanın yüksekliğinin 97 metre olduğunu, yığın liç alanında 34 milyon 338 bin metreküp mazlemenin bulunduğu, alandan 10 milyon metreküp malzemenin aktığını, sabırlı deresine 4,5 milyon metreküp manganez ocağına 1 milyon 922 milyon metreküp yığın aktığı 3 milyon 797 metreküp malzemenin yığın liç sınırları içerisinde kaldığını söyledi.

Tancan, kayan yığın liç malzemesinin geçiçi depolama alanına taşınmasının devam ettiğini, günlük toprak taşıma miktarının 75 bin metreküpe ulaştığını belirtirken, DSİ tarafından siyanürlü malzemenin Bağıştas Barajı’na karışmasını önlemek için liç yığının önüne set çekildiğini belirtti.

“KAYAN TOPRAKTA 8 TON ALTIN CEVHERİ VAR”

Bakan Yardımcısı Tancan, taşınan liç yığınının içerisinde 8 ton altın bulunduğunu söyledi. CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın “cevherli toprak tekrar işletilecek mi?” sorusuna Tancan, “bilgisinin olmadığını” söyledi.

TOPRAKTA KAYMALAR 3 AY ÖNCESİNDE TESPİT EDİLDİ

MAPEG tarafından hazırlanan incelemelere göre; “yığın liçte yer değiştirme hareketlerinin kazadan yaklaşık 3 ay öncesinde artış yönünde eğilim gösterdiği ve kaza gününe kadar artarak devam ettiği tespit edildi” denildi.

KOMİSYONDA KAZAYA İLİŞKİN GÖRÜNTÜLER İZLETİLDİ

Sunumda kazanın gerçekleştiği gün farklı açılardan çekilen videolar ve maden alanının son durumuna ilişkin  görüntüler gösterildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ilic-maden-kazasi-arastirma-komisyonunda-altin-miktari-aciklandi/feed/ 0
Konya’da Türkiye’nin İlk Yeşil Sertifikalı Sporcu Seçme ve Yetiştirme Merkezi İnşaatı Hızla Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/konyada-turkiyenin-ilk-yesil-sertifikali-sporcu-secme-ve-yetistirme-merkezi-insaati-hizla-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/konyada-turkiyenin-ilk-yesil-sertifikali-sporcu-secme-ve-yetistirme-merkezi-insaati-hizla-devam-ediyor/#respond Tue, 23 Apr 2024 21:54:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28939 Konya’nın merkez Selçuklu ilçe Belediyesi tarafından yapımı devam eden Türkiye’nin ilk yeşil sertifikasına sahip Sporcu Seçme ve Yetiştirme Merkezi’nde çalışmalar hızla devam ediyor. Çok önemli yeteneklerin keşfedileceği tesisin inşaatında yüzde 25 ilerleme sağlandı.

Spora ve gençliğe yatırımı her zaman önceleyen Selçuklu Belediyesi’nin bu alandaki en büyük yatırımlarından bir tanesi olan Sancak Sporcu Seçme ve Yetiştirme Merkezi’nin yapımı hızlı bir şekilde devam ediyor. Şu ana kadar yüzde 25’i tamamlanan tesis hizmete girdiğinde spor camiasına çok önemli bir altyapı kaynağı sağlayarak olimpiyatlarda başarının kapısı aralanacak.

“Olimpiyat hedefiyle çıktığımız bu yolda sporcularımız başarılarıyla bizim göğsümüzü kabartacak”

Selçuklu Belediyesi olarak hem ülkeye hem de şehre katkı sunacak önemli bir yatırımı daha hızlı bir şekilde inşa ettiklerine vurgu yapan Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, ” Geleceğimiz olan gençlere ve çocuklarımıza yatırım yapmaya devam ediyoruz. Bu çerçevede projelendirilen ve Konya’nın ilk, Türkiye’nin de en kapsamlı spor tesislerinden biri olacak Sporcu Seçme ve Yetiştirme Merkezi’nde yapım çalışmalarımız aralıksız sürüyor. Bu önemli spor yatırımımız gençlerimize aynı anda toplam 18 farklı spor branşında spor yapma imkanı sağlayacak. Bir günde en az bin 200 ila bin 500 arasında sporcu merkezimizden yararlanabilecek. Olimpiyat hedefi ile çıktığımız bu yolda bizim isteğimiz spora olan ilgiyi arttırmak, daha fazla sayıda gencimizin, çocuğumuzun spor yapmasını sağlamak ve bununla birlikte de uygulayacağımız ölçme ve değerlendirme programları sayesinde yeteneklerimizi keşfetmek. İnşallah bu merkezimiz hem ülkemizin spor altyapısına katkı sunacak hem de buradan nice başarılı sporcuların hatta nice olimpiyat şampiyonlarının çıkmasına vesile olacak ve sporcularımızın başarısı bizim göğsümüzü kabartacak. Sporu ve gençlerimizi düşünürken çevreye ve doğaya karşı duyarlı tesisler üretmeye ayrıca dikkat ediyoruz. Bu sebeple tesisimiz gençlerimizin yeteneklerini keşfetmelerine imkan sağlarken Türkiye’nin ilk Yeşil Sertifikalı (LEED) Sporcu Yetiştirme Merkezi olacak. Ayrıca merkez kendi enerjisinin yüzde 90’ını çatısında kurulacak olan güneş enerjisi panellerinden elde ederek yıllık 350 bin kw/saat enerji tasarrufu sağlayacak” dedi.

Sporcu Seçme ve Yetiştirme Merkezi’nin bünyesinde; 23 bin 514 metrekare bina alanı ve 15 bin 630 metrekare açık saha alanı bulunan Sporcu Seçme ve Yetiştirme Merkezi’nde, 25 metreye 35 metre ve 25 metreye 12,5 metre ebatlarında 2 adet yüzme havuzu, hentbol ölçeğinde kapalı spor salonu, karate, judo, jimnastik, masa tenisi, güreş, satranç, tekvando, wushu, kickboks ve okçuluk branşlarına uygun spor salonları, fitness salonu, FİFA standartlarına uygun futbol sahası, Dünya Atletizm Birliği standartlarına uygun atletizm pisti, spor müzesi, spor mağazası, seminer salonu, VİP odası, kafeterya, idari birimler ve diğer ihtiyaç alanları yer alacak. Tesisin havuzlarında aynı anda 150 öğrenci yüzme eğitimi alabilecek. Diğer salonlarda da antrenman süresine bağlı olarak her birinde 20 sporcu aynı anda olmak üzere en az 200 sporcu eğitim faaliyetlerini gerçekleştirebilecek. Atletizm sahasında da aynı anda 150 sporcu rahatlıkla aktivite yapabilecek. – KONYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/konyada-turkiyenin-ilk-yesil-sertifikali-sporcu-secme-ve-yetistirme-merkezi-insaati-hizla-devam-ediyor/feed/ 0
Alper Yeğin: Sancaktepe’deki jakuzi meselesinden daha büyük bir ‘lüks ve batırılan belediye hikayesi’ni yakında anlatacağım https://www.haber60.com.tr/alper-yegin-sancaktepedeki-jakuzi-meselesinden-daha-buyuk-bir-luks-ve-batirilan-belediye-hikayesini-yakinda-anlatacagim/ https://www.haber60.com.tr/alper-yegin-sancaktepedeki-jakuzi-meselesinden-daha-buyuk-bir-luks-ve-batirilan-belediye-hikayesini-yakinda-anlatacagim/#respond Sun, 07 Apr 2024 08:26:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26540 31 Mart seçimlerinde koltuğunu CHP’li Alper Yeğin’e kaptıran eski Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü’nün başkanlık katının 6 bin metrekareden oluştuğu ve içinde jakuzi bulunduğu iddia edildi. Döğücü haberlere “Mevcut başkana sesleniyorum; Jakuzi olduğunu iddia edenlere karşı hemen şimdi başkanlık makamından canlı yayın açarak bu mevzuyu temizlemenizi vicdan ve haysiyetinize havale ediyorum! Hodri meydan!” sözleriyle tepki gösterirken çağrı yaptığı Yeğin’den de yanıt gecikmedi. Yeğin, “Jakuzi meselesinin çok değersiz kalacağılüks ve batırılan bir belediye hikayesini yakın zamanda sizlerle paylaşacağım” dedi.

ŞEYMA DÖĞÜCÜ İLE İLGİLİ BOMBA JAKUZİ İDDİASI

CHP, AK Parti’nin 16 yıldır yönettiği Sancaktepe Belediyesi’ni 31 Mart yerel seçimlerde yüzde 50,59 oy ile kazandı. Eski başkan Şeyma Döğücü, görevini Alper Yeğin’e devretti. Ancak devir teslim sonrasında başkanlık katının 6 bin metrekareden oluştuğu ve içinde jakuzi bulunduğu iddia edildi. Çok konuşulan bu iddialar üzerine Şeyma Döğücü bir açıklama yaparak, “Mevcut başkana sesleniyorum; Jakuzi olduğunu iddia edenlere karşı hemen şimdi başkanlık makamından canlı yayın açarak bu mevzuyu temizlemenizi vicdan ve haysiyetinize havale ediyorum! Hodri meydan!” ifadelerini kullandı.

“BAŞKANLIK KATI 6 BİN METREKARE, JAKUZİ VAR”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kampanya direktörü Necati Özkan, Sancaktepe Belediyesi’ne yaptığı ziyarete ilişkin değerlendirmelerini Ruşen Çakır’ın Medyascope kanalında anlattı. Özkan, Alper Yeğen’i kutlamak için Sancaktepe Belediyesi’ne gittiğini ifade ederek, “Başkanlık katı 6 bin metrekare; oda, oda, oda, dinlenme odası, dinleme odası, dinlemen odası, jakuzi, 200 metrekarelik mutfak. Bu nasıl olabilir? Kamu nasıl böyle yönetilebilir? Aşağıda millet büyük fakirlik çekerken, çadırda iftarlık almak için insanlar varken, bunu nasıl yapabilir bir siyasi yönetim. Bugün Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kaybetmesi boşuna değil.” sözleriyle makam odasında jakuzi iddialarını dile getirdi.

“JAKUZİ OLDUĞUNU İSPATLAMAZSAN SENDEN AŞAĞI İNSAN YOK”

Bu iddiaların üzerine Eski Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü sosyal medya hesabından açıklama yaparak ‘hodri meydan’ dedi. Döğücü, “Bir anneye, bir kadına iftira atmanın bedelini hem hukuk önünde hem de milletin vicdanında yargılanarak vereceksiniz. Necati Özkan, jakuzi olduğunu ispatlamazsan senden aşağı insan yok. Ayrıca mevcut başkana sesleniyorum; Jakuzi olduğunu iddia edenlere karşı hemen şimdi başkanlık makamından canlı yayın açarak bu mevzuyu temizlemenizi vicdan ve haysiyetinize havale ediyorum! Hodri meydan!” ifadelerini kullandı.

YEĞİN: DÖĞÜCÜ DÖNEMİNDE TADİLAT İŞLEMİ YAPILMADI AMA…

Döğücü’nün çağrı yaptığı yeni Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin’den de yanıt gecikmedi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Yeğin, “Basında ve sosyal medya da yer alan Sancaktepe haberleri ile ilgili olarak; Sayın Şeyma Döğücü dönemindeBaşkanlık katında herhangi bir tadilat işlemi yapılmamıştır. Önceki Belediye Başkanı lüks bir banyo ve belediye başkanının ihtiyacı olmayacak şekilde bir kat tasarlamıştır. Jakuzi meselesinin çok değersiz kalacağılüks ve batırılan bir belediye hikayesini yakın zamanda sizlerle paylaşacağım” dedi.

ESKİ BELEDİYE BAŞKANI İDDİALARA YANIT VERDİ

Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin’in “Önceki Belediye Başkanı lüks bir banyo ve belediye başkanının ihtiyacı olmayacak şekilde bir kat tasarlamıştır” sözleriyle hedef aldığı İsmail Erdem de Twitter hesabından iddialara yanıt verdi.

Erdem, “Sancaktepe Belediye binasını 2017 de yaptıran ve hizmete alan biziz. Yalan ve iftiralara alışkın zavallılar,kirlenmiş ruh halleriyle tezgah peşindeler. Başkanlık katı denilen yer, binanın çatı arası kattır. Başkanlık makamı vardır, toplantı odası (yönetim odası) var, Halkla ilişkiler odası, Misafir bekleme salonu,özel kalem odası, Başkanlık danışman birim odaları, mesciti ve 20 metre kare mutfak. Jakuzi hikayesi tamamen yalan ve iftira. Yalancının mumu ne zaman söner bunu milletimize havale ediyoruz. Kamu binaları; halkın malıdır unutulmamalıdır. Sancaktepe belediye binası da Sancaktepe halkınındır” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/alper-yegin-sancaktepedeki-jakuzi-meselesinden-daha-buyuk-bir-luks-ve-batirilan-belediye-hikayesini-yakinda-anlatacagim/feed/ 0
Down Sendromlu Yüzücü Ada Zehra Anlatıcı, Trisome Oyunları’nda Gümüş Madalya Kazandı https://www.haber60.com.tr/down-sendromlu-yuzucu-ada-zehra-anlatici-trisome-oyunlarinda-gumus-madalya-kazandi/ https://www.haber60.com.tr/down-sendromlu-yuzucu-ada-zehra-anlatici-trisome-oyunlarinda-gumus-madalya-kazandi/#respond Fri, 22 Mar 2024 08:48:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22175 Antalya’da düzenlenen 2. Down Sendromlular Dünya Spor Oyunları’nın (Trisome Oyunları) yüzme branşındaki en genç sporcusu Ada Zehra Anlatıcı, oyunların en genç kürsü gören sporcusu oldu.

Trisome Oyunları’nın ilk gününde 200 metre kurbağalamada ve 100 metre serbest stilde gümüş madalya kazanan 16 yaşındaki Ada Zehra Anlatıcı, yarışmayı AA muhabirine değerlendirdi.

İtalya’da Eylül 2023’te düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda rekorlar kırarak Avrupa şampiyonu olan Ada Zehra, Antalya’da 200 metre kurbağalamada ve 100 metre serbest stilde de altın madalya beklemelerine karşın gümüş madalyada kaldığını belirterek, “İlk günkü yarışlarım güzel geçti altın madalya beliyorduk ama ikincilik geldi. Gelecek yarışlarda altın madalya alacağım.” dedi.

Trisome Oyunları’nın 16 yaşındaki en genç kadın yüzücüsü Ada Zehra, Avrupa’dan döndükten sonra oyunlarda dünya şampiyonluğu hedefiyle çok çalıştığını haftada 6 gün antren yaptığını ifade ederek, “Bu iki gümüş için nazar boncuğu diyebiliriz bir sonrakinde altın madalya için yarışacağım. Bugün 50 metre kurbağalamada altın madalya alacağımı düşünüyorum, şampiyonanın en genç sporcusuyum.” diye konuştu.

Antalya’da anne ve babasının da desteğini arkasına alan Ada Zehra, “İnşallah burada da rekorlar bekliyoruz. İtalya’ya Avrupa Şampiyonası’na tek başıma gitmiştim yanımda annem babam yoktu. Anne ve babamın desteği beni motive ediyor.” şeklinde konuştu.

Antrenör Aydın: “16 yaş altında iki dünya rekoru daha kırdı”

Ada Zehra’nın antrenörü Halil İbrahim Aydın da Sakarya’da Gençlik Spor İl Müdürlüğünde antrenörlük yaptığını belirterek, “Ada Zehra ile de Sakarya’da tanıştık ve serüvenimiz orada başladı. Ada Zehra ile 7 yıldır çalışıyoruz, yaklaşık 6 yıldır da Türkiye Özel Sporcular Federasyonu bünyesinde şampiyonalara katılıyoruz. Ada Zehra, bizi her zaman gururlandırıyor, istediğimiz her başarıya ulaştık çok şükür. Ada Zehra, şu anda Trisome Oyunları’nın ilk gününde 16 yaş altında iki dünya rekoru daha kırdı. Ada, oyunlarda kürsü gören en genç sporcu oldu.” ifadelerini kullandı.

Trisome Oyunları’nda her gün iki kategoride yarışlarının devam edeceğini dile getiren Aydın, “Önümüzde 50 ve 200 metre serbest yarışımız var, 50 ve 100 metre kurbağalama yarışı ve sonra da 200 ile 400 metre karışık yarışlarımız var. Açıkçası Ada Zehra’dan kendi ülkemizde olmamızın da avantajıyla 50 metre serbestte altın madalya ve rekor bekliyorum.” dedi.

Ada Zehra’nın annesi Bengü Anlatıcı da çocuğuyla gurur duyduğunu belirterek, şunları dile getirdi:

“Ada 9 yaşındayken profesyonel yüzmeye başladı, değişik sporlarla uğraşıyordu ama yüzmeyi daha çok sevdiği için buna devam ettik. Yüzme, Ada’nın hayatında hem fiziki hem de psikolojik olarak çok şey değiştirdi. Daha kendini güvenli hissetmeye başladı. Yarışmalardaki dereceleriyle bizi de çok gururlandırıyor, duygulandırıyor. Ada ile zaten her türlü gurur duyuyoruz. Çok emek harcıyor, karşılığını da alıyor. Onun mutlu olması bizim için zaten yeterli, o madalyaları aldıkça mutlu oluyor, biz de çok mutlu oluyoruz.”

Federasyon Başkanı Aydın: “Ada, 16 yaş altında kendi dünya rekorunu geliştirdi”

Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Başkanı Birol Aydın da Ada Zehra’nın başarısını şöyle değerlendirdi:

“Ada Zehra yine yüzümüzü güldürdü. İki gümüş madalya aldı, inşallah bundan sonra da madalyaların devamı gelecek. Ada, bugün 16 yaş altında kendi dünya rekorunu geliştirdi. Ada, çok genç bir sporcumuz inşallah bundan sonra da daha çok Avrupa ve dünya rekorları kıracak.”

Antalyalıların çok güzel bir dünya oyunları izlediklerini ifade eden Aydın, “Ada, burada kırdığı rekorla Türkiye’deki down sendromlu özel çocuklara rol model olacak. İnşallah madalya kazanmaya devam edeceğiz.” şeklinde sözlerini tamamladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/down-sendromlu-yuzucu-ada-zehra-anlatici-trisome-oyunlarinda-gumus-madalya-kazandi/feed/ 0
Eskişehir’de Sıcak Havalar ve Az Yağışlar Çiftçileri Endişelendiriyor https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-sicak-havalar-ve-az-yagislar-ciftcileri-endiselendiriyor/ https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-sicak-havalar-ve-az-yagislar-ciftcileri-endiselendiriyor/#respond Thu, 21 Mar 2024 08:27:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21748 Eskişehir’de kendini hissettiren sıcak havalar ve yağışların az olması çiftçilerin normalden 2 ay önce tarlalarını sulamaya başlamalarına neden olurken yeraltı suyu 150 metreye kadar çekildi.

Ülke genelinde olduğu gibi Eskişehir’de de mevsim normallerinin üzerinde olan hava sıcaklıkları ve yağışların bir hayli az olması çiftçilerin normalden 2 ay önce tarlalarını sulamalarına neden oldu. Mart ortasında yeraltı sularıyla tarlalarını sulanmaya başlaya çiftçiler, yaz ayında su sıkıntısının derinleşmesinden yana endişe duyuyor. Yerden 150 metre derinliğe kadar çekilen yeraltı suları kuraklığın en net göstergesi olarak görülürken, durumun böyle seyretmesi halinde çiftçiler verimin düşeceğini öngörüyor.

“35-40 fıskiye çevrilirken şu an da 15 fıskiye civarlarında”

Normal şartlardan 2 ay önce tarlasını sulamaya başladığını belirten Yeşil Sakarya Üreticiler Başkanı Süleyman Buluşan, “Şu anda 2024 yılı sebze üretim sezonunun Eskişehir’de başlaması, ekimlerin başlaması nedeniyle tabii ki Mart ayı itibariyle yağışların yetersizliği, iklim değişiklikleri nedeni ile üretecimizin su konusunda çok büyük sorun yaşayacağı ve bu konuda da zaten genel olarak suyun yetersiz olduğu evdeki akan musluklarda dahi bunu yaşayacağız gibi görünüyor. İnşallah bir yağış gelir. Yağmur, kar yavaşları artık tabii ki mevsim itibariyle geçmekte ama yağmuru olarak çok büyük beklentimiz var. Çünkü yer altı suları şu anda çok çok aşağıda yeterli seviye edilir. Geçen yıl bu zamanlarda 35-40 fıskiye çevrilirken şu an da 15 fıskiye civarlarında” dedi.

“Suyun seviyesi yüzeydeki 25 metreyle 150 metre kadar gidiyor”

Yağışların olamaması durumunda ürünlerinde çok ciddi verim kaybı olacağını söyleyen Yeşil Sakarya Üreticiler Başkanı Süleyman Buluşan şöyle konuştu:

“Şu anda Nisan başlarından bizim fide ekimlerinde, mesela roka maydanoz, dereotu gibi ürünlerdeki ekinlerimizin toprakla buluşması Mart ayıdır. Nisan ayında da sulama gereği duyulur çünkü fide can suyu ister. Nisan 1 itibariyle kesinlikle suyun bol olması ki şu andaki suyumuz çok çok yetersiz. Bu Nisan ayında kadar bir yağışlar kuvvetli bir yavaşlar olmazsa, afatsız bir yağış olmasa su sıkıntımız olacak. Bizim bu bölgemiz Devlet Su İşleri’nin Sulama Birliği kanalından beslenmektedir. Yani bugün şehir merkezine bugün baktığımız vakti alp bölgemiz, ilçemize kadar varan bölgemizde bu kanalla beslemektir, yer altı kaynaklarımız genelde o açıdan buralarda çok çok aşırı derin kuyuları yoktur. Ama şu anki suyun seviyesi yüzeydeki 25 metreyle 100 metreye kadar, 150 metre kadar gidiyor değişik olarak. Şu anki mevcudiyete bakarsak geçen yıla göre yar yarıya. Yani 25 metre olan yerde şu anda su yetişmesi biraz çok zor. Sulama Birliğimiz kanalizasyonları, kanalları temizlemeyi çok güzel yapıyorlar. Bu konuda kendilerine teşekkür ediyoruz. Çünkü suyun zayiatı çok, hele hele su açıldığı vakitler yüzde 50’lere varan bir su israfımız var. Bu nedenle kanalın temizlenmesi çok güzel oldu ve bizim beklentimiz şu. Yani bugün hunharca suyu salmaları değil, mesela 1 Nisan itibariyle, tabii ki onların belirli bir tarihleri var, kendilerine göre çalıştıkları bir tarihler var. Ama biz bu tarihe her zaman olduğu gibi hava şartlarına bağlı yapmamız lazım. Yani 15 Nisan deyip de 15 Nisan’da açıp mesela 15 Nisan’da bir kuvvetli bir yağmur geliyorsa suyu açmamıza anlamı yok. Ama şu var, kanalda 1 metre küp mü ya da 2 metre küp belirli bir suyun devamlı olması lazım ve bu nedenle bizim Devlet Su İşleri’yle, Sulama Birliği’yle bu konuda her yılda olduğu gibi zaten görüşmelerimiz devam ediyor. Onlarla istişareli çalışılıyor. Ama tabii ki bu tarlada yaşayan üretici bizim üreticimizin şartlarına göre bizim uyum sağlamamız gerekiyor. O nedenle suyun tarihi biraz erken olmalı. Dua her zaman için şart ki kaldı ki şu anda evde çeşmedeki suyu kullananlarımızla dahi yağmur duasına çıkmamız lazım iş bu durumda. ve bunun yanı başında evet dua, her şey dua ama israfı da önlememiz lazım. Çünkü ne olursa olsun bir damlası hepimiz için çok önemli. Bir de kaldı ki her zaman olduğu gibi bütün ürünlerde devletimiz tarafından destekleme yapıldığı gibi sebze üretiminde de destekleme yapılmalı. Çünkü artık işçilik olsun. Yani biz şu anda işçi bulamaz hale geldik çünkü iş yapacak eleman yok bunun yanı başında ürünlerim mesela zirai girdileri çok çok yüksek arttı. Tohum olsun, ilaç olsun, gübre olsun. Bu nedenle üreticimizin, sebze üreticisinin ürün bazında desteklenmesi lazım.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-sicak-havalar-ve-az-yagislar-ciftcileri-endiselendiriyor/feed/ 0
Manisa’da çöken köprü yeniden inşa ediliyor https://www.haber60.com.tr/manisada-coken-kopru-yeniden-insa-ediliyor/ https://www.haber60.com.tr/manisada-coken-kopru-yeniden-insa-ediliyor/#respond Fri, 08 Mar 2024 21:51:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17060 Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde birçok mahalleyi birbirine bağlayan ve geçtiğimiz aylarda şiddetli ve aşırı yağış nedeniyle çöken Sarma Çayı köprüsü, inşaatı Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından başladı. 10 metre genişliğinde, 25 metre uzunluğunda ve aynı anda iki aracın karşılıklı geçişinin sağlanabileceği bir şekilde yapımına başlanan köprü çalışmalarını Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Öztozlu yerinde inceledi.

Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde birçok kırsal mahalleyi birbirine bağlayan ve şiddetli yağış nedeniyle çöken Sarma Çayı köprüsü, Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından yeniden inşa edilmeye başlandı. Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Öztozlu da, Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanı Kurtuluş Kuruçay ve Mahalle Muhtarları eşliğinde inşaat çalışmalarını yerinde inceledi. Öztozlu, mahalle muhtarlarına yapılacak olan çalışma hakkında bilgilendirme yaparken proje üzerinde görüş alışverişinde bulundu.

“En kısa sürede hizmete açacağız”

Hummalı bir şekilde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanı Kurtuluş Kuruçay, “Yunusemre ve Şehzadeler ilçemizde bulunan mahallelerimize ulaşım sağlayan Sarma çayı köprümüz geçtiğimiz aylarda yaşanan yoğun yağışlarda yıkılmıştı. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cengiz Ergün’ün talimatları doğrultusunda en kısa sürede kendi imkanlarımız ile köprümüzü projelendirerek yapım ihale sürecini tamamladık. Geçtiğimiz haftalar itibari ile çalışmalara başladık. Buradaki yıkılan mevcut köprümüz 16 metre uzunluğunda ve yaklaşık 6 metre genişliğindeydi. Bu köprüyü biz 25 metre uzunluğunda ve 10 metre genişliğinde olacak şekilde projelendirdik. Zemin güçlendirme adına da yaklaşık 16 kazık çakılmasıyla birlikte 25 metrelik hazır kiriş betonarme inşa edip dere geçişlerini de genişleterek en kısa sürede vatandaşlarımızın hizmetine sunmayı amaçlıyoruz” dedi.

Projelendirme çalışmalarının ardından kısa süre içerisinde yapımına başlanan sarma çayı köprüsünün çok daha güzel olacağını ifade eden Sarma Mahalle Muhtarı Ramazan Şenli, “Selden etkilenen köprümüzde şuan da çalışmalar başladı. Bu kadar hızlı olacağını hiç düşünmemiştik. Şahsım ve mahallelim adına Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cengiz Ergün’e çok teşekkür ediyorum. Allah nasip ederse köprümüz kısa süre içerisinde faaliyete geçecektir” dedi.

Çamköy Mahalle Muhtarı Kadir Çelik de, “Şiddetli yağışlardan etkilenen köprümüz geçtiğimiz aylarda yıkılmıştı. Sağ olsun Büyükşehir Belediyesi hemen müdahalede bulundu ve yeni köprümüzün yapımı için çalışmalara hızlı bir şekilde başladı. Şuan çalışmalar hızla ilerliyor. Bu nedenle de Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cengiz Ergün’e hizmetleri için çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuşurken, Halıtlı Mahalle Muhtarı Mehmet Akbaş, “Selden yıkılan köprümüzün inşaatı hızlı bir şekilde başladı ve çok güzel ilerliyor. Vatandaşlarımızın mağdur olmamaları adına Büyükşehir Belediyemiz çalışmaları çok hızlı bir şekilde yürütüyor. Mahallelim ve şahsım adına Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cengiz Ergün’e çok teşekkür ediyorum” dedi.

Kırançiftlik Mahalle Muhtarı Celali Çınar ise, “Aşırı yağışlarda yıkılan köprünün kısa süre içerisinde yapılacağının sözünü almıştık. Bugünde gördüğümüz gibi çalışmalar başladı. İnşallah kısa süre içerisinde de bitecek. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cengiz Ergün’e hizmetlerinden ötürü çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. – MANİSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/manisada-coken-kopru-yeniden-insa-ediliyor/feed/ 0
Türkiye’de Yapılan En Uzun Tüneller https://www.haber60.com.tr/turkiyede-yapilan-en-uzun-tuneller/ https://www.haber60.com.tr/turkiyede-yapilan-en-uzun-tuneller/#respond Fri, 01 Mar 2024 22:48:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13661 Toplam 753 kilometre uzunluğunda 495 tünelin hizmet verdiği Türkiye’de, 2003-2023 yıllarında 703 kilometre uzunluğunda 412 tünel yapıldı. Sadece geçtiğimiz yıl 42 bin 500 metre tünel yapıldı. İşte Türkiye’nin en uzun tünelleri.

Karayolları Genel Müdürlüğü’nden edinilen bilgilere göre, Türkiye’de tünel yapım çalışmaları kapsamında 2003-2023 yılları arasında 703 kilometre uzunluğunda 412 adet tünel yapılarak yol ağımızdaki tünellerin sayısı 495’e, toplam uzunlukları 753 kilometreye ulaştı. 2023 yılında 42,5 kilometre uzunluğunda tünelin yapımı tamamlandı.

İşte Türkiye’nin en uzun karayolu tünelleri ve özellikleri

1 – Zigana Tüneli

Trabzon’u Gümüşhane üzerinden Bayburt, Aşkale ve Erzurum’a bağlayan ve yüksek yoğunlukta trafik yükü taşıyan güzergahta inşa edilen Yeni Zigana Tüneli, 3 Mayıs 2023 tarihinde ulaşıma açıldı. 14,5 kilometre uzunluğunda çift tüpten oluşan Yeni Zigana Tüneli projesinin toplam uzunluğu bağlantı yolları ile birlikte 15,1 kilometreye ulaşıyor. Seyahat süresi otomobiller için 30 dakika, ağır tonajlı araçlar için 60 dakika kısaldı. Tünelin açılması ile kış şartlarında kesintiye uğrayan trafiğin kesintisiz ve konforlu akışı tesis edildi. Zigana Tüneli ve bağlantı yolarının yapımı, tasarımı ve kontrolünde yüzde yüz yerli ve milli kaynaklar kullanıldı ve proje Türk mühendisleri ve işçileri tarafından inşa edildi. Zigana Tüneli, sadece ülkemizin değil Avrupa’nın da en uzun tünelidir. Tünel ayrıca dünyanın 3’üncü en uzun çift tüp karayolu tünelidir. Tünel ile ayrıca mevcut yol 8 kilometre kısalmıştır.

2 – Ovit Tüneli

Ovit Tüneli, Rize’yi Erzurum’a bağlayan İkizdere-İspir Yolu’nun en önemli bölümünü oluşturan 2 bin 640 rakımlı Ovit Dağı geçişinde inşa edilerek 13 Haziran 2018 tarihinde hizmete girdi. Çift tüplü inşa edilen Ovit Tüneli 14 kilometrelik uzunluğu ile dünyada çift tüp olarak inşa edilen en uzun 3’üncü karayolu tünelidir. Ovit Tüneli, Rize – Erzurum arasındaki karayolunun İkizdere – İspir mevkinde bulunan Ovit Dağı Geçidi’nin tünel konforunda geçilmesini, kış mevsimi boyunca yoğun kar yağışı ve çığ düşmeleri nedeniyle 5 ay trafiğe kapalı olan Rize – İspir – Erzurum Yolu’nun yıl boyunca trafiğe açık kalmasını sağlandı. Tünel ile ayrıca mevcut yol 4 kilometre kısalmıştır.

3 – Levazım- Akatlar Tüneli

7 bin 720 metre uzunluğunda olacak tünel haya yapım aşamasında. Bittiğinde İstanbul trafiğini rahatlatacak.

4 – Vauk Tüneli

7 bin 480 metre uzunluğunda olacak olan Vaik Tüneli’nin yapımı hala devam ediyor. Tünel, Gümüşhane’yi Bayburt’a bağlayacak.

5 – Alacabel Tüneli

Konya-Antalya kara yolu üzerindeki, kış aylarında yaşanan olumsuzlukları bertaraf edecek Alacabel Tüneli’nin uzunluğu 7 bin 360 metre uzunluğunda olacak. Alacabel Tüneli’nde kazı ve destek imalatı tamamlandı, her iki tüpte de ışık göründü. Tünelin yakın zamanda bitirilmesi hedefleniyor.

6 – Kırık Tüneli

Kırık Tüneli, İspir-Erzurum kara yolunda yapımı devam eden Kırık Tüneli 7 bin 200 metre uzunluğunda olacak. Tünel tamamlandığında mevcut güzergahtaki yol 33 kilometre kısalacak. Hizmete alındığında Doğu Karadeniz’i Doğu Anadolu’ya bağlayacak ve transit taşımacılıkta önemli bir konuma sahip olacak tünel sayesinde, Gürbulak Sınır Kapısı’na kesintisiz ulaşım sağlanacak.

7 – Kop Dağı Tüneli

Erzurum’un Aşkale ilçesi ile Trabzon arasında bulunan akstaki mevcut yolu 32 kilometre kısaltacak yapımı hala devam eden Kop Dağı Tüneli’nin uzunluğu 6 bin 500 metre olacak.

8 – Eğribel Tüneli

Giresun’un iç kısımdaki Şebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk ilçeleri ile Sivas arasındaki güzergahta bulunan Eğribel Tüneli’nin uzunluğu 5 bin 905 metre. Tünel çift tüp olarak yapıldı. Tünelle yol 6,5 kilometre kısaldı. Güzergahta ayrıca 20 dakikalık zaman tasarrufu sağlandı.

9 – Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli

26 Aralık 2016 tarihinde hizmete sunulan Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli, 5 bin 488 ve 5 bin 480 metrelik çift tüpten oluşuyor. Ülke çapında hayata geçirilen en önemli tünel projelerinden Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli ile yol kotu 1850 metre rakımdan 1390 metreye indirilmiş. Tünelle kış aylarında sürücülerin korkulu rüyası olan Ilgaz Dağı geçişinde 12 ay boyunca yüksek standartlı ve güvenli bir ulaşımla seyahat imkanı sağlandı. Daha önce 34 dakika süren 17 kilometrelik Ilgaz Dağı Geçişi 5,6 kilometre kısalarak artık 8 dakikada geçiliyor. 2,5 saat süren Kastamonu-Çankırı arası 1,5 saatte kat edilebiliyor.

10 – Avrasya Tüneli

Avrasya Tüneli Asya ve Avrupa yakalarını, deniz tabanının altından geçen bir karayolu tüneli ile birbirine bağlıyor. Toplam tünel uzunluğu 5 bin 400 metre olan Avrasya’nın, Boğazın altında kalan kısmı 3 bin 340 metre. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyede-yapilan-en-uzun-tuneller/feed/ 0
MMU KAAN F-35’ten daha mı büyük? İşte MMU KAAN tasarımı! https://www.haber60.com.tr/mmu-kaan-f-35ten-daha-mi-buyuk-iste-mmu-kaan-tasarimi/ https://www.haber60.com.tr/mmu-kaan-f-35ten-daha-mi-buyuk-iste-mmu-kaan-tasarimi/#respond Wed, 28 Feb 2024 00:36:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12804 Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayi hamlelerinden biri daha geçtiğimiz günlerde ilk testini tamamladı. Milli Muharip Uçak KAAN geçtiğimiz günlerde ilk test uçuşunu yaptı ve göklerle buluştu. Uçuşun ardından herkes MMU KAAN’ın boyutlarını sorguladı. Zira uçak bir F-35’e kıyasla oldukça büyük. Peki bu bir tasarım hatası mı yoksa olması gereken şey mi? İşte MMU KAAN tasarımı ve detayları…

MMU KAAN F-35’ten daha mı büyük? İşte MMU KAAN tasarımı!

Milli Muharip Uçak KAAN geçtiğimiz günlerde ilk uçuş testini tamamladı. Başarılı bir kalkış ve inişin ardından büyük beğeni toplayan uçak ilk kez tam anlamıyla tasarımını da göstermiş oldu. Gelen ilk tepkiler arasında “F-35’ten daha mı büyük?”, “Gereğinden daha büyük olmamış mı?” gibi ifadeler yer aldı. Peki bu iddialar ne kadar doğru?

Öncelikle “MMU KAAN mı daha büyük yoksa F-35 mi daha büyük?” sorusuna cevap vererek başlayalım. Evet MMU KAAN, F-35’ten daha büyük. Her iki uçağı da sizler için boyut olarak kıyasladığımız bir tablo hazırladık. İşte tablonun detayları:

ModelUzunluk (metre)Kanat Açıklığı (metre)Yükseklik (metre)

TUSAŞ MMU KAAN21146F-35A15.6710.674.57F-35B15.5910.674.57F-35C15.6713.114.72

Tablo üzerinde de görüldüğü üzere MMU KAAN, F-35A, B ve C uçaklarından yaklaşık 6 metre daha uzun ve kanat açıklığı olarak 1 ile 4 metre arasında daha büyük. Yükseklik bakımındansa yaklaşık 1.43 metre daha büyük diyebiliriz. Burada yapılan yorumlar “uçağın yanlış tasarlandığı” vb. yönünde. Konuyla ilgili olarak TUSAŞ tasarım ekibi uçağın tüm boyutlarının gerektiği ölçülerde olduğunu ve radar konusunda uçağın yeterli donanıma sahip olduğunu bildirmekte.

Milli Muharip Uçak KAAN uçtu! KAAN özellikleri (Video)

Peki F-35 mi daha iyi yoksa MMU KAAN mı? Bu sorunun cevabı olaraksa sizler için yine bir tablo hazırladık. İşte tablomuzun detayları:

ÖzelliklerMMU KAANF-35A

Mürettebat11Uzunluk21 metre (69 ft)15,7 metre (52 ft)Yükseklik6 metre (20 ft)4,38 metre (14,4 ft)Kanat açıklığı14 metre (46 ft)10,7 metre (35 ft)Güç kaynağı2 × GE F110-GE-129 turbofan1 × Pratt & Whitney F135 turbofanİtme gücü (Artyakıcı olmadan)2 × 17.155 lbs-force (76 kN)28.000 lbs-force (125 kN)İtme gücü (Artyakıcı ile)2 × 29.400 lbs-force (131 kN)43.000 lbs-force (191 kN)Azami hızMach 1,8 (2.210 km/sa)1,6+ Mach (1.932 km/sa)Servis tavanı55.000 fit (17.000 m)60.000 ft (18.288 m)G limiti+9g/ -3,5g9 GAviyoniklerASELSAN AESA Radarı, SAR, IRST, EOTS, DIRCM, Kaska Monteli Nişangah SistemiGelişmiş aviyonik sistemleriDahili yakıt miktarıHenüz bilgi verilmedi.F-35A: 18.250 lb (8.280 kg)Azami Kalkış AğırlığıHenüz bilgi verilmedi.31.751 kg (69.999 lb)Muharebe yarıçapıHenüz bilgi verilmedi.F-35A: 1.081 km (584 deniz mili)İtici Güç/Ağırlık oranıHenüz bilgi verilmedi.A: 0.89

Aviyonikler bakımından iki uçağın kıyaslandığı tablo:

Aviyonik ÖzelliklerF-35AMMU KAAN

RadarNorthrop Grumman AN/APG-81 AESA radarıASELSAN’ın yerli AESA Radarı BÜRFİSElektronik Harp SistemiBAE Systems AN/ASQ-239 BarracudaBilgi verilmedi.Dağıtık Diyafram SistemiNorthrop Grumman/Raytheon AN/AAQ-37 DAS–Elektro-Optik Hedefleme SistemiLockheed Martin AN/AAQ-40 EOTSTOYGUN (EOTS)İletişim, Konumlandırma ve Kimliklendirme TakımıNorthrop Grumman AN/ASQ-242 CNI–Çok İşlevli Gelişmiş Veri Bağlantı SistemiHarris Corporation MADL haberleşme sistemi–Sentetik Açıklıklı Radar Sistemi–SAR (Sentetik Açıklıklı Radar Sistemi)Kızılötesi Arama ve Takip SensörüCNIIRST (KARAT)Yönlendirilmiş Kızılötesi Karşı Tedbir Sistemi–DIRCM (Yıldırım-300)Kaska Monteli Nişangah Sistemi–Kaska Monteli Nişangah Sistemi

]]>
https://www.haber60.com.tr/mmu-kaan-f-35ten-daha-mi-buyuk-iste-mmu-kaan-tasarimi/feed/ 0
Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı pazartesi günü hizmete açılıyor https://www.haber60.com.tr/sirkeci-kazlicesme-rayli-sistem-hatti-pazartesi-gunu-hizmete-aciliyor/ https://www.haber60.com.tr/sirkeci-kazlicesme-rayli-sistem-hatti-pazartesi-gunu-hizmete-aciliyor/#respond Fri, 23 Feb 2024 08:15:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11216 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul’un hafızasında yer eden emektar banliyö tren hattının yenilendiğini, 8,3 kilometrelik Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı’nın 26 Şubat Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla hizmete alınacağını bildirdi.

Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, “Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi”ni tamamladıklarını belirtti.

Ulaşım ihtiyacının yanı sıra sosyokültürel, turizm, ekolojik, rekreasyon, spor, gezinti ve bisiklet gibi imkanları İstanbullularla buluşturacak projenin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla 26 Şubat’ta hizmete açılacağını bildiren Uraloğlu, tarihi, çevreyi, teknolojiyi ve sosyal yaşamı buluşturan önemli bir projeyi bitirmenin gururunu yaşadıklarını ifade etti.

Uraloğlu, İstanbul’u, Avrupa’nın ve dünyanın en gelişmiş ulaşım altyapısına sahip şehirleri arasında zirveye taşımak için dünyanın en özgün ve saygın kent içi raylı sistem projelerini bir bir hayata geçirdiklerini belirtti.

İstanbul’u bir baştan diğer başa modern raylı sistem ağlarıyla donattıklarını vurgulayan Uraloğlu, “Bu projemiz sadece bir raylı sistem işi değil, aynı zamanda yaya odaklı yeni nesil ulaşım projesidir. İstanbul’da kentsel hareketliliği teşvik edecek, insanımızı aktif hareketliliğe, toplu taşıma ve diğer temiz, akıllı ulaşım çözümlerine yönlendirecek çalışmalara büyük önem veriyoruz.” ifadesini kullandı.

Bakanlık olarak öncülük edilen tüm proje ve yatırımların çevre hassasiyetiyle yapıldığına dikkati çeken Uraloğlu, “Bütünsel kalkınma esaslı vizyonumuz, Avrupa Yeşil Mutabakatı, Paris İklim Anlaşması ve Avrupa İklim Yasası gibi AB’nin temel yaklaşımlarıyla da birçok ortak paydaya sahip. Kent içi raylı sistemlerin yaygınlaştırılmasının yanı sıra karbon emisyonunu azaltıcı politikalar çerçevesinde yeni nesil yöntemlerle karbon emisyonunu azaltmayı hedefliyoruz. Bu konuda etkin, verimli ve çözüm odaklı bir mikro hareketlilik sistemi oluşturuyoruz.” bilgisini verdi.

“İstanbul’a şehrin kalbinde büyük bir yeşil alan kazandırdık”

Bakan Uraloğlu, şehirlerde toplu taşımanın ve bisiklet kullanımının yaygınlaştırılması ve yayalaştırma projelerinin gelişmesine verdikleri öneme işaret ederek, Kazlıçeşme-Sirkeci Kentsel Ulaşım ve Rekreasyon Odaklı Dönüşüm Projesi’nin de bunun en güzel örneklerinden biri olduğunu belirtti.

Sirkeci ile Kazlıçeşme arasında atıl vaziyette duran 8,3 kilometrelik hattın gerekli iyileştirme ve değişimler yapılarak 8 istasyonla tekrardan kullanıma hazır hale getirildiğini bildiren Uraloğlu, şunları kaydetti:

“İstanbul’a şehrin kalbinde büyük bir yeşil alan kazandırdık. Bu proje, bir raylı sistem projesi olmasıyla birlikte kapsamında yer alan 7 bin 300 metre bisiklet yolu, 7 bin 300 metre yaya yolu, 10 bin 120 metrekare meydan ve rekreasyon alanları, 6 bin metrekare kapalı sosyal kültürel alan, 74 bin metrekare yeni yeşil alan, 3 yaya üst geçidi, 22 kara yolu ve yaya alt geçidi, Yedikule, Kocamustafapaşa, Yenikapı, Kumkapı olmak üzere 4 tescilli istasyonu, Sirkeci ve Cankurtaran olmak üzere 2 yenilenecek istasyonu ve Kazlıçeşme ile Cerrahpaşa’daki 2 istasyonu ile İstanbul halkına ulaşım ihtiyacının yanı sıra sosyokültürel, turizm, ekolojik, rekreasyon, spor, gezinti, bisiklet, scooter gibi imkanlarla da hibrit karakterde yeni nesil ulaşım projesi oldu. Ayrıca, Samatya ve Cerrahpaşa’da, sahil yolunu Samatya ve Cerrahpaşa hastanelerini bağlayan kavşak modernize edilerek alt geçit gabarisini de yükseltip yeniden inşa ettik.”

“215 bin metrekarelik alanın 122 bin 550 metrekaresi yaya kullanımı için planlandı”

Bakan Uraloğlu, 215 bin metrekarelik Sirkeci-Kazlıçeşme hattının çalışma alanının 92 bin 450 metrekaresini (yüzde 43) demir yolu ulaşımına, 122 bin 550 metrekaresini ise yaya yürüme alanı, bisiklet, scooter parkuru, dinlenme, rekreasyon alanları olarak düzenlendikleri bilgisini vererek, “122 bin 550 metrekare alanı vatandaşlarımızın yaya olarak kullanımına açılmak suretiyle şehrin kalbinde büyük bir yeşil alan kazandırmış olduk.” ifadesini kullandı.

Projeyle sadece demir yolu inşası yapmayıp, hat boyunca çevrede yaşayan insanların yaşam konforunu artıracak diğer düzenlemeleri de gerçekleştirdiklerini vurgulayan Uraloğlu, proje kapsamında raylı sistem, yaya ve mikro mobilite araçları, sosyal aktivite alanları oluşturarak, yıllardır kronikleşmiş trafik ve güvenlik sorunlarına neden olan yaya ve kara yolu alt geçitlerini de rehabilite ettiklerini bildirdi.

“Sirkeci-Kazlıçeşme Hattı’nda tek yönlü sefer süresi 20 dakika olacak”

İstanbulluların hayatına kalıcı olarak dokunan büyük bir eseri daha tamamladıklarını belirten Uraloğlu, şunları kaydetti:

“Sirkeci liman bölgesindeki yeni demir yolu hattı sayesinde Sirkeci ve Haydarpaşa limanları arasında ulaşım ve koordinasyon sağlanacak. Projede tüm altyapı imalatlarını tamamladık. Tescilli istasyonlarda restorasyon işlerini bitirdik. Yeni yapılan Cerrahpaşa ve Kazlıçeşme istasyonlarında imalatları tamamladık. Yenilenen Sirkeci, Cankurtaran istasyonları da tamamlandı. Yine toplamda 26 sanat yapısındaki çalışmalar bitirildi. Sinyalizasyon ve elektrifikasyon imalatları ve bisiklet-yürüme yolu imalatı ve peyzaj işleri tamamlandı. Sirkeci-Kazlıçeşme Hattı tek yönlü sefer süresi 20 dakika olacak.”

Uraloğlu, projeyle 2053 yılına kadar ekonomik kazancın 785 milyon avro olacağını, Türkiye’nin dört bir köşesinde olduğu gibi dünyanın en önemli metropollerinden olan İstanbul’da da hizmet ve eser fırtınası estirmeye devam edeceklerini vurguladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sirkeci-kazlicesme-rayli-sistem-hatti-pazartesi-gunu-hizmete-aciliyor/feed/ 0
Erzincan’daki altın madeni sahasında toprak kayması yaşandı https://www.haber60.com.tr/erzincandaki-altin-madeni-sahasinda-toprak-kaymasi-yasandi/ https://www.haber60.com.tr/erzincandaki-altin-madeni-sahasinda-toprak-kaymasi-yasandi/#respond Sun, 18 Feb 2024 00:21:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9278 İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (İÜC) Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü akademisyenlerince, Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeni sahasındaki toprak kaymasıyla ilgili hazırlanan ön inceleme raporunda, yaklaşık 112 metrelik yığın yüksekliğine sahip alanda 20 milyon 160 bin metreküplük bir kütlenin kaydığının değerlendirildiği belirtildi.

Üniversite tarafından paylaşılan raporda, Erzincan’daki altın madeni ocağında yaşanan durum incelendiğinde, olayın yığın liçi yapılan bölgedeki şevin (eğimli yüzey) kaymasıyla gerçekleştiğinin anlaşıldığı belirtilerek, “İliç’teki yığın liçi sahası, 2021 yılı Google Earth uydu bilgilerine göre, her biri 8 metre yüksekliğe sahip 31 basamaktan oluşmakta olup, genel şev eğimi 2,5Y: 1D şeklindedir. Sahada yığın liçi için oluşturulmuş olan şevin, şev kaymasına sebep olan kısmının ise yine aynı verilere göre 8 metre yüksekliğindeki 14 basamaktan oluştuğu anlaşılmaktadır.” değerlendirmesinde bulunuldu.

???????Raporda, şunlar kaydedildi:

“2021 yılı uydu görüntüleri dikkate alınarak yapılan ilk incelemelere göre, ocak içerisinde 14 adet basamaktan oluşan bir liç yığınının olduğu ve basamak yüksekliğinin 8 metre olduğu düşünüldüğünde, yaklaşık 112 metrelik bir yığın yüksekliğine ulaşıldığı anlaşılmaktadır. Bu da akmanın gerçekleştiği alanda çıkarılan ve liç işlemine tabi tutulan malzemenin yaklaşık 177 bin metrekarelik bir alanı etkilediği ve yaklaşık 20 milyon 160 bin metreküp hacimlik bir kütlenin kayarak ve akarak yaşanan sorunun meydana geldiğini göstermektedir. Kayma ve akma yaşanan bölge, yakında bulunan Fırat Nehri ve üzerinde bulunan HES barajına yakın olup, kayma sonrası akma da bu yöne doğru gerçekleşmiştir. Sahanın bulunduğu bölgede irili ufaklı fayların olduğu da anlaşılmaktadır.”

Bir mühendislik girişimi sonucu insan eliyle oluşturulan herhangi bir pasa (madenlerin arasında çıkan taş, toprak vb. yabancı nesneler) atık sahası, döküm sahası veya yığın liçi sahalarında oluşacak şev yenilmelerinin nedensiz ve habersiz olarak gelmeyeceğinin bilindiği aktarılan raporda, üstelik bu yığma materyaller kohezyonsuz, gevşek ve suya doymuş zayıf yapıda ise bu şev kütlesinin yenilme mekanizması, zaman deformasyon ilişkisi, topoğrafik değişmeler, şev geometrisi, yağış miktarları gibi birincil faktörlerin birlikte sorgulanarak önemle ve dikkatle izlenip değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Raporda, “Olası bir sabit hızlı deformasyon başlangıcında, zaman geçirmeksizin oluşan çekme çatlaklarının kapatılarak su girişinin önlenmesi, yüzey drenajı için kanalların oluşturulması, genel şev açısına uygun basamaklar oluşturulması, yığın şevlerinin üzerinde ve etrafında tepecik ve çukurların oluşumlarının engellenmesi gibi önlemler, bu tür riskli yığın ve atık şevlerinde ivedilikle alınması gereken önlemlerdir.” ifadelerine yer verildi.

Bütün kritik güvenlik katsayısı sınırlarında çalışılan işlerde olduğu gibi madencilik çalışmalarında da sürekli gözlem ve denetim ölçümlerinin yapılmasının zorunluluk olduğu belirtilen raporda, bu büyüklükteki bir yığının stabil olarak kalabilmesi için de maden mühendisliği disiplinine sıkı sıkıya bağlı kalınmasının, çevre koşullarının da dikkate alınarak konunun uzmanı kişilerce düzenli olarak takip edilmesinin önemi vurgulandı.

Raporda, bahsi geçen sahada, kazı yöntemleri ile üretilen malzemenin kırma eleme tesisinde boyutlandırılarak yığın haline getirildiği ve içerisindeki altın cevherini elde etmek amacıyla siyanür kullanılarak yığın liçi işlemi ile altın kazanımı gerçekleştirildiği aktarıldı.

Liç işleminin, “çözücü özelliği olan sıvı kimyasalların kullanılarak kıymetli metallerin kazanıldığı hidrometalurjik bir işlem” olarak tanımlandığı raporda, bu işlemin cevher hazırlama disiplininde yer alan boyut küçültme süreçleri sonrasında artırılan malzeme yüzeyinin kıymetli minerali kazanmak için bir çözücüyle muamele ettirilmesi prensibine dayandırıldığı kaydedildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzincandaki-altin-madeni-sahasinda-toprak-kaymasi-yasandi/feed/ 0
Bursa’da Dağcılar Zorlu Şartlarda Çadır Kurdu https://www.haber60.com.tr/bursada-dagcilar-zorlu-sartlarda-cadir-kurdu/ https://www.haber60.com.tr/bursada-dagcilar-zorlu-sartlarda-cadir-kurdu/#respond Sat, 27 Jan 2024 07:15:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5189 Bin 336 metreye çıkıp eksi 14 derecede uçurum kıyısına çadır kurdular

Çataldağ zirvesinde fırtınaya karşı direnen dağcılar gündüz vakti karşılaştıkları manzara karşısında hayrete düştü

Manzara izlemek için çıktıkları dağda dondurucu soğukta bir gece geçirdiler

Çataldağ’a tırmanan 3 dağcı zirvede yaşadıkları şiddetli fırtınayı kayıt altına aldı

BURSA – Bursa’da 3 dağcı zorlu kış şartlarında Çataldağ’a tırmanarak dondurucu soğukta konakladı. 1336 metre yükseklikte uçurum kıyısına kurdukları çadırda kalan dağcılar, zirvedeki adrenalin dolu görüntülerini kayıt altına aldı.

Bursa’da 3 profesyonel dağcı 1336 metre yükseklikteki Çataldağ’a sportif tırmanış yaptı. Zirveye tırmanmalarının ardından şiddetli fırtınaya yakalanan dağcılar 300 metre yükseklikteki uçurum kıyısında granit kaya kütlesinin üzerine çadır kurdu. -14 derecelik dondurucu soğuk ve şiddetli fırtınaya aldırmayan dağcılar geceyi çadırda geçirdi. Bölgenin eşsiz manzarasını izlemek için çıktıkları Çataldağ’da güneşin doğması ile birlikte bekledikleri manzaraya kavuşan dağcılar, zirvedeki yaşadıkları fırtına ve sonrasındaki manzarayı kayıt altına aldı.

“-14 derecede bir gece geçirdik”

Zirvede yaşadıkları fırtınalı geceyi anlatan profesyonel dağcı İsmet Şentürk ” Türkiye’nin tescil edilmiş olan ikinci jeoparkı İda Madra Balıkesir Susurluk ilçesine 20 kilometre mesafede bir granit kütle olarak doğa sporcularının ve dağcıların özellikle ziyaret ettiği ve üzerine tırmandıkları bir dağdır. Bu granit kütleye sportif tırmanış yapılarak çıkılabiliyor. Geleneksel tırmanışta yapan dağcılar var. Aynı zamanda bölgeden çok fazla ziyaretçi normal mevsimde de bu bölgeyi gelip geziyorlar. Jeolojik yapısı ile birlikte çok önemli bir bölge, doğal bir oluşum. Bu bölgeyi bir kış mevsiminde kamp yaparak ziyaret ettik. Granit kütle üzerinde, şiddetli lodos fırtınası altında -14 derecede bir gece geçirdik. Doğada gördüğümüz o oluşumlar bizi hayretlere düşürdü. Ağaçların orman yapısı, o kayaların jeolojik yapısı, kar kütlesi ve sisin oluşturduğu farklı şekiller keyifli görüntüler sundu bize. Bu güzellikleri yaşamaktan çok mutlu olduk” dedi.

“Unutulmaz anlar yaşadık”

Zirveye tırmanışta gördükleri doğal güzellik karşısında unutamadıkları manzara ile karşılaştıklarını belirten Şentürk, “Granit kütle üzerinde yağışlardan dolayı su akıntıları meydana geliyor. Çok soğuk olduğundan üzerinde buz şelaleleri oluşmuştu. Çok etkileyici görüntüler gördük. Bugüne kadar gördüğümüz dağ görüntüleri içerisinde unutulmaz anlar yaşadık. Uludağ’da da çok farklı güzellikler olmasına rağmen Çatal Dağı’nın kendine özgü bir yapısı var. Bu anlamda bölgemizde böyle bir güzelliğin olması hem doğal bir değer hem de insanların ziyaret edebilmesi açısından çok büyük bir kazanç” şeklinde konuştu.

“300 metrelik uçurumun kıyısındaydık”

İçlerindeki adrenalin tutkusuna engel olamadıklarını söyleyen Şentürk, “Geceyi 3 kişi bir çadırda geçirdik. Aslında amacımız bivak denilen bir torba içerisinde karda kalmayı planlamıştık ama o kadar şiddetli bir poyraz fırtınası vardı ki bir şeyler elimizden uçtuğunda bunları tekrar bulma şansımız yoktu. Çünkü 300 metrelik bir uçurumun kıyısındaydık. Çadır kurarak çok gürültülü bir rüzgar eşliğinde uçurum kıyısında konakladık. Bizi buralara çeken şey adrenalin tutkusu. Adrenalini hep yaşamayı istiyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursada-dagcilar-zorlu-sartlarda-cadir-kurdu/feed/ 0
Erzurum’un Uzundere ilçesindeki kayalıklardan atlayışlar nefes kesti https://www.haber60.com.tr/erzurumun-uzundere-ilcesindeki-kayaliklardan-atlayislar-nefes-kesti/ https://www.haber60.com.tr/erzurumun-uzundere-ilcesindeki-kayaliklardan-atlayislar-nefes-kesti/#respond Fri, 19 Jan 2024 08:42:28 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4184 Ekstrem sporcularının, Uluslararası Sakin Kentler Birliğince (Cittaslow) “Türkiye’nin 11. sakin kenti” seçilen Erzurum’un Uzundere ilçesinde 230 metre yükseklikteki kayalıklardan atlayışları nefes kesti.

Kent merkezine 87 kilometre mesafede bulunan ve Karadeniz ikliminin hakim olduğu ilçe, ekstrem sporcularını ağırladı.

Muğla Fethiye’den ilçeye gelen Babadağ Teleferik Genel Müdürü ve ekstrem sporcusu Cengiz Koçak ile ekibi, buradaki 230 metre yüksekliğindeki kayalıklara çıktı.

Metrelerce yükseklikten kendilerini boşluğa bıraktıktan sonra açtıkları paraşütle yere güvenle iniş yapan sporcuların atlayışları nefesleri kesti.

Cengiz Koçak, AA muhabirine, ilçeye ilk olarak 2016’da geldiğini ve çok etkilendiğini söyledi.

“Bölgeyi gören sporcular çok etkilendi”

Dünyadaki birçok atlayış noktasında bulunduğunu ifade eden Koçak, şöyle konuştu:

“Burayı gördüğümde, gördüğüm şeyin gerçek olup olmadığını birkaç gün düşündüm çünkü dünyada birçok ülkeyi görüp, atlayıp birçok şeyi tecrübe etmiş biri olarak Türkiye’de böyle bir yerin olması beni heyecanlandırmıştı. Daha önce 3 atlayış noktası belirledim ve bunu ‘Dünya Base Jump’ haritasına işledim. Daha sonra dünyadaki arkadaşlarım burayı gördü. Buranın çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu çok iyi biliyorum. İddialı olduğum için 2018’de 15 kişilik ekiple buraya tekrar geldim. Onların gelmesiyle atlayış noktaları 15’e çıktı. Onlar da burayı görünce çok etkilendi. Ferdi Toy Türkiye’nin önemli yamaç paraşütü pilotu, o da burada 6 tane yamaç paraşütü kalkış alanı tespit etti. Biz burada kulüplere kurslar verdik, kendilerini burada geliştirdiler.”

Tortum Gölü’nün de bu sporu yapmak için önemli bir yer olduğunu belirten Koçak, “Tortum Gölü üzerinden kalktığımız zaman 800 metre rakımda bir gölün üzerinde uçuş destinasyonu gibi bir şey ortaya çıktı. Bu sporu bilenler için akıl almaz bir şey çünkü dünyanın en önemli uçuş merkezi Ölüdeniz ki oranın bu kadar ünlü olmasının sebebi dağdan kalktıktan sonra su üstünde 1200,1300 metrelerde olmak ve akrobasi hareketlerini deneme şansının olması. Aynısını burada yapmak mümkün çünkü 800 metrede akrobasi hareketleri yapabilirsiniz. Bunu Ferdi yaptı.” diye konuştu.

“Burada her gün atlayış yapma ihtimali var”

Koçak, 3 yıl sonra yeni sporculara bölgeyi göstermek istediğini vurgulayarak, “Şu an kış ayındayız ve şelaleler buz tutmuş halde. Avrupa ve dünyada bu sporun yapıldığı yerlerde kimse atlayış yapamıyor. Kış olmasına rağmen burası Erzurum gibi bir yerde bambaşka bir nokta ve kışın buradan atlayış yapabiliyoruz. Bu yüzden 3 yıl önce buraya geldim ve 1,5 yıl yaşadım. Buranın 365 gününü biliyorum. Burada her gün atlayış yapma ihtimali var. O yüzden buranın yazı kışı yok. 12 ay ekstrem sporcularının sporlarını geliştirip proje üretmeleri için kusursuz bir yer.” dedi.

Ekstrem sporcusu Oğulcan Geldikaya, 9 yıldır hava sporlarıyla ilgilendiğini, ilk kez Erzurum Uzundere’ye geldiğini söyleyerek, “Cengiz abilerin videolarını izledim ve merak ediyordum. Birlikte gelmek için bayağı bekledim. Burası gerçekten bizim için oyun alanı. Anlatılıyordu ama bu kadarını beklemiyordum. Manzarası çok büyüleyici. Ben Ölüdeniz’de hızlı paraşütle uçuyorum burada da o paraşütle uçuş yapmak istiyorum çünkü çok fazla kalkış alanı var.” ifadelerini kullandı.

Sporculardan Mert Güngörmüş ise bölgede ilk kez yamaç paraşütü ile atlayış yaptığını ve tekrar gelmek istediğini anlattı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzurumun-uzundere-ilcesindeki-kayaliklardan-atlayislar-nefes-kesti/feed/ 0
Down Sendromlu Göktan Işın, Milli Takıma Seçilmek İstiyor https://www.haber60.com.tr/down-sendromlu-goktan-isin-milli-takima-secilmek-istiyor/ https://www.haber60.com.tr/down-sendromlu-goktan-isin-milli-takima-secilmek-istiyor/#respond Sat, 13 Jan 2024 08:36:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3330 Eskişehir’de 7 yaşındayken ailesinin teşvikiyle yüzme sporuyla tanışan down sendromlu Göktan Işın, yurt içinde katıldığı yarışmalarda kazandığı pek çok madalyanın yanına milli takıma seçilerek yenilerini eklemek istiyor.

Ailesinin desteğiyle 2008’de yüzme sporuna başlayan 23 yaşındaki Işın, “kelebek”, “sırtüstü”, “kurbağa”, “serbest” ve “karışık” kategorilerinde katıldığı Türkiye şampiyonalarında yaklaşık 100 madalya kazandı.

Geçen ay Antalya’da düzenlenen Özel Sporcular Türkiye Yüzme Şampiyonası’nda da 2 altın, 3 gümüş, 2 de bronz madalya kazanma başarısını gösteren Göktan Işın, Down Sendrom Yüzme Milli Takımı’na seçilip yurt dışında da başarılı olabilmek için haftanın 6 günü çalışıyor.

Tepebaşı Gençlik ve Spor Kulübünün yüzme antrenörü Serkan Aydın, AA muhabirine, sporcusunun 7 yaşındayken gözetiminde yüzmeye başladığını, 2018’den itibaren Türkiye şampiyonalarına katıldığını söyledi.

Işın’ın aktif, girişken ve söyleneni çok iyi yapan bir sporcu olduğunu belirten Aydın, şöyle devam etti:

“Hiç antrenman kaçırmaz. Son katıldığımız 11-13 Aralık 2023’te Antalya’da düzenlenen Özel Sporcular Türkiye Yüzme Şampiyonası’nda Göktan, 100 metre kelebek, 200 metre sırtüstü kategorilerinde altın, 50 metre sırtüstü, 100 metre sırtüstü, 100 metre serbest kategorilerinde gümüş, 50 metre kelebek, 50 metre serbest kategorilerinde de bronz madalya kazandı. 2018’den bu yana girdiği her yarışmada madalya alıyor. Her şampiyonada farklı branşlarda madalya alarak bizi gururlandırıyor. 2018 yılından bu yana 100’e yakın madalyaya sahip oldu.”

“Down sendromlu sporcuların olimpiyatları” olarak kabul edilen Trisome Oyunları’nın geçen yıl İtalya’da gerçekleştirildiğini bildiren Aydın, bu sene organizasyonun 19-26 Mart’ta da Antalya’da yapılacağını aktardı.

Her girdiği yarışmada ilk 3’te yer alan Işın’ın, Antalya’daki Trisome Oyunları’na milli takımla katılmayı hedeflediğini kaydeden Aydın, “Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonundan dört gözle milli takıma seçildiğimiz müjdesini bekliyoruz. Sporcum, Özkan Halaç Özel Eğitim Meslek Okulundaki eğitimini de tamamladı. Spor Bilimleri Fakültesine gitmek istiyor. Kontenjan açılmadığı için geçen yıl boşta kaldı. İnşallah bu sene üniversite eğitimi için de kontenjan açıldığında başvurusu yapacak.” diye konuştu.

Haftanın 6 günü sabahları 05.00-07.00, akşamları 18.00-20.00 saatlerinde antrenman yaptıkları bilgisini veren Aydın, “Milli takıma girmek için çok ciddi antrenmanlar yapıyoruz. İnşallah bunun meyvelerini de alacaktır.” dedi.

“Spor Bilimleri Fakültesi’nde öğrenim görmeyi çok istiyor”

Baba Ramiz Işın da oğlunun aldığı özel derslerle yüzmeyi öğrendiği, daha sonra Tepebaşı Gençlik ve Spor Kulübü bünyesinde katıldığını belirtti.

Göktan’ın lise eğitimi tamamlayıp üniversite sınavına girdiğini dile getiren Işın, şunları kaydetti:

“Eskişehir Teknik Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim görmeyi çok istiyor. Kontenjan açılması için bekliyoruz. Çok başarılı, sosyal, eğitimli ve örnek bir sporcu. Her branşta yüzebiliyor. Kelebek, sırtüstü, kurbağa, serbest ve karışık kategorilerinde rahatlıkla yüzüyor. Çok fazla madalyası var. Bir aparat aracılığıyla duvara asmıştık ama ağırlıktan taşıyamadığı için söküldü. Göktan’ın hedefi milli takım formasıyla başarılı olmak. Milli takıma girmek için çok çalışıyor. Emeği çok fazla. İnşallah milli takıma seçilir.”

Işın, oğluna antrenörüyle çalışabilmesi için Tepebaşı Belediyesi Mustafa Kemal Atatürk Spor Kompleksi’nde yer alan Su Sporları Merkezi’nin kapıları açan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’a teşekkür etti.

Başarılı sporcu Göktan Işın ise milli takım formasını giyip uluslararası şampiyonada madalya kazanmak istediğini vurguladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/down-sendromlu-goktan-isin-milli-takima-secilmek-istiyor/feed/ 0
Kule vinç operatörü Engin Bekar, yükseklikteki zorlu mesaisini anlattı https://www.haber60.com.tr/kule-vinc-operatoru-engin-bekar-yukseklikteki-zorlu-mesaisini-anlatti/ https://www.haber60.com.tr/kule-vinc-operatoru-engin-bekar-yukseklikteki-zorlu-mesaisini-anlatti/#respond Wed, 10 Jan 2024 08:57:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2956 Ekmek parasını kazanmak için yerden 140 metre yükseklikte alın teri döken kule vinç operatörü Engin Bekar, mesaisini bir metrekarelik kabinin içinde tek başına geçiriyor.

Ankara’da yaşayan evli ve 2 çocuk babası Bekar, 18 yaşından beri inşaatlarda çalışıyor.

İnşaat sahalarındaki kule vinç operatörlerine özenen ve kurslara giderek bu mesleğin eğitimini alan Bekar, 13 yıldır yerden yüzlerce metre yükseklikte alın teri döküyor.

Yüksek katlı binaların yapılması için kullanılan kule vinçlere korkusuzca tırmanan ve mesaisini göklerde tamamlayan Bekar, ailesinin geçimi için bütün zorlukları göze alıyor.

“Mesleğimizin en zor bölümü yalnızlık”

Bekar, AA muhabirine, riskli olmasına rağmen mesleğini zevkle, korku ve endişe duymadan büyük dikkatle yaptığını belirtti.

Sabah şantiyeye geldiğinde ilk işinin vincin kontrollerini sağlamak olduğunu, tüm güvenlik önlemlerini aldıktan sonra mesaiye başladığını anlatan Bekar, “Baretimizi ve emniyet kemerimizi takıp, iş ayakkabımızı ve reflektör yeleğimizi giymeden işe başlamıyoruz. 140 metre yukarı çıkmamız yarım saatimizi alıyor. 35’inci kata kadar asansörle çıkıp daha sonra bağlantıdan vince geçip 30 metre tırmanıyoruz.” diye konuştu.

Yüzlerce metre yükseklikte olmasına rağmen aşağıdaki ekiple koordineli şekilde çalıştıklarını belirten Bekar, birbirleriyle telsizle irtibat kurduklarını aktardı.

Yukarıda çalışırken kendisini özgür hissettiğini dile getiren Bekar, yükseklik konusunda hiçbir sorun yaşamadığını, katlar yükseldikçe gözünün o yüksekliğe alıştığını söyledi.

Mesaisinin tamamını daracık bir kabinde yalnız başına geçirdiğini anlatan Bekar, “Mesleğimizin en zor bölümü yalnızlık çünkü yukarıda tek başımıza çalışıyoruz. Bazen zaman geçsin diye bir türkü söylüyoruz, bazen aşağıdakilerle birbirimize bağırıp gülüyoruz, bazen de vincin ucundaki kancayla birbirimize çay gönderiyoruz. Konuşabileceğin, beraber çay içebileceğin kimse yok, sıkılıyorsun.” dedi.

“Buzları kırarak yukarı çıkarıyoruz”

Bekar, yukarıda çalışmanın en zor tarafının tuvalet ihtiyacını giderme olduğunu belirterek, “Yemeğimizi, meyvemizi yanımızda getiriyoruz. İn, çık yapamıyoruz. Tuvalet gibi acil ihtiyaçlar konusunda kendimizi zorluyoruz, bir süre sonra metabolizmamız da alışıyor. Çok zorlanmadığımız sürece aşağı inmiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yükseklik korkusu olmasa bile bu mesleğin herkes tarafından yapılamayacağını vurgulayan Bekar, iş güvenliğini her şeyden üstün tuttuklarını, 6 ayda bir periyodik muayeneden geçtiklerinin altını çizdi.

Engin Bekar, hava şartlarının da kule vinç operatörlerinin çalışmalarını etkilediğini söyleyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yazın güneş, kışın kar değil bizi en çok rüzgar etkiliyor. Kabine ani rüzgar vurunca hakimiyeti tam sağlayamıyoruz, çalışmayı durduruyoruz. Yağmur yağar aşağıdaki ekipler çekilir ama biz çalışmaya devam ederiz. Çalıştığımız şantiye Ankara’nın en yüksek noktalarından, bu yüzden fazlaca sise maruz kalıyoruz. Eğer görüş mesafemiz yoksa çalışmıyoruz. Yazın sıcak demir çok fazla zorlamıyor ama kışın demirler buz tutuyor. Bazen o buzları kırarak yukarı çıkarıyoruz. Makine metal olduğu için zaman zaman yük kaldırırken esneyebiliyor, yukarıda ‘beşik’ gibi sallanıyoruz.”

İnşaatın her alanının tehlike barındırdığını belirten Bekar, “Ailemiz sürekli endişe içinde uyanıp hemen arıyorlar. Mesai saati biraz geçsin hemen arıyorlar. Alt katlarda telefon çekmeyince tedirgin oluyorlar.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kule-vinc-operatoru-engin-bekar-yukseklikteki-zorlu-mesaisini-anlatti/feed/ 0