SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN UYGUNSUZ MESAJLAR ATTI
Kadın memur K.A., iddiaya göre; şube müdürü olarak görev yapan M.K. tarafından tacize uğradı. Sosyal medya üzerinden defalarca uygunsuz mesaj alan K.A., duyduğu rahatsızlığı belirterek M.K.’yi uyardı. Kadın memur, çalıştığı kurum binasında M.K. tarafından fiziksel tacize uğradığını iddia ederek, üslerine şikayet etti. Şube müdürünün tacizlerine devam etmesi üzerine kadın memur, savcılığa suç duyurusunda bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, şube müdürü M.K. açığa alındı. Milli Eğitim Bakanlığı da müfettiş görevlendirdi.
İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ: SORUŞTURMA BAŞLATILMIŞTIR
İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada da sürecin hassasiyetle takip edildiğine dikkat çekilerek “Basında yer alan ‘Bir kadın personelin şube müdürü tarafından taciz edildiği iddiası ve haberine’ ilişkin; olay öğrenildiği andan itibaren Valiliğimizce iddiaya dair derhal inceleme başlatılmıştır. Eş zamanlı olarak Bakanlığımızın ilgili birimine konu hakkında bilgi sunulmuş ve Bakanlık müfettişi görevlendirilmesi talep edilmiştir. Söz konusu şube müdürü hakkında açığa alma işlemi gerçekleştirilmiş olup bugün (10.06.2024) itibarıyla Bakanlığımızca konuyla ilgili gönderilen müfettişler tarafından ilimizde gerekli inceleme ve soruşturma başlatılmış bulunmaktadır. Süreç hassasiyetle takip edilecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” ifadelerine yer verildi.

EĞİTİM İŞ: HAYIR CEVABINI PİŞKİNLİKLE YOK SAYDI
Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Yeliz Toy da yaptığı açıklamada, “Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde çalışan bir kadın memur, kendi amiri olmayan ancak şube müdürü sıfatı taşıyan bir şahıs tarafından defalarca sözlü ve fiziksel tacize maruz kalmıştır. K.A. adlı bu kadın memura, sosyal medya üzerinden birlikte olmak istediğini söyleyen mesajlar atan, her defasında aldığı ‘hayır’ cevabını pişkinlikle yok sayan bu şahsın, sapıklık oranını müdürlük binası içinde kadın memura zorla fiziksel müdahaleye kadar vardırdığı şikayete konu olmuştur. Kendisine mesaj atmamasını söyleyen, defalarca sadece huzurlu biçimde çalışmak istediğini belirten, bu arsız şube müdürüne evli ve çocuklu bir adam olduğunu hatırlatan kadın memurumuz, haftanın belli günlerinde kendisiyle de görüşebileceğini söyleyecek kadar kendini şaşıran bu adamın, taciz niteliğindeki ısrarlarına maruz kalmaya devam etmiştir” dedi.
“ENGELLERİ KALDIRMASINI SÖYLEDİ”
Kadın memur K.A.’nın çocuğunun LGS’ye gireceği okulda M.K.’nin kendisini görevlendirdiğini de belirten Toy, “Bu tacizleri müdürlüğe anlatan kadın memurumuz, mesajlaşmaları ekran görüntüleriyle kanıtlayıp, resmi olarak şikayette bulunsa da müdürlük bu skandal konusunda gerekeni yapmak yerine kulağının üstüne yatmış, bu cezasızlık ise tacizci müdüre güç vermiştir. Öyle ki bu alçakça ve sistematik şekilde yapılan taciz için kadın memurun çocuğu dahi alet edilmeye çalışılmıştır. Bu yönetici, taciz ettiği ve kendisini artık mesaj atmamasını sağlamak için sosyal medyadan engelleyen kadın memurun çocuğunun, 2 Haziran tarihinde yapılan LGS’de girdiği okulda kendini görevli yaptırmış ve burada çocuğunu bekleyen kadın memura pişkince sosyal medyadan engelleri kaldırmasını söylemiştir. Üstelik şahsın bu sözleri de K.A.’nın okul bahçesinde yaptığı gizli çekim sayesinde video kaydıyla ispatlıdır. Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yaptığı resmi şikayetten bir sonuç alamayan K.A, bugün itibarıyla hem savcılığa başvurmuş hem de bu rezalet konusunda Eğitim-İş Bursa Şubesi olarak bizi bilgilendirmiştir. Bu sistemli tacize dair kanıt niteliğindeki tüm dokümanlar elimizdedir” diye konuştu.
]]>Fatih İmam Hatip Ortaokulu’nda görev yapan din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni Adem Tağman, öğrencileriyle İsrail’in Filistin’deki katliamları konusunda farkındalık oluşturmak için birçok etkinlik gerçekleştirdi.
Son olarak Tağman’ın yönlendirmesiyle 8. sınıf öğrencileri deneme sınavındaki optik formlara, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına dikkati çekmek amacıyla çeşitli mesajlar ve sembol isimler yazarak farkındalık oluşturdu.
Öğrenciler deneme sınavındaki optik formlara, “Free Palestine”, “Affet Allahım”, “İnsanlık ölüyor”, “Yıkılsın İsrail” ve “Enkazdaki oyuncak”, “Tutsak dünya”, “Fosfor bombası”, “Çadır sakini”, “Boykota devam”, “Dünya 5’ten büyüktür”, “Onurlu direniş”, “Batı Şeria”, Mescidi Aksa”, “Kudüs” gibi sembol isim ve mesajlar kodladı.
Öğrencilerin sosyal medyadan da paylaştığı farkındalık eylemi ilgi gördü.
“Farkındalığın okulumuzda kalmaması adına sosyal medyadan paylaştık”
Tağman, AA muhabirine, sene başından bu yana Filistin ve Gazze’de işgalci İsrail’in yaptığı zulme çocukların duyarlı olması adına birçok etkinlik yaptıklarını söyledi.
Yahyalı Cumhuriyet Meydanı’nda tüm velilerin katılımıyla geçen aylarda kermes düzenlediklerini ve gelirini Filistin’e bağışladıklarını anlatan Tağman, “Farkındalık eylemleri kapsamında TRT Belgesel’de yayınlanan 15 bölümlük Kudüs belgeselini çocuklarımıza izlettirdik. Bu belgeselden hem çevrimiçi hem de yazılı sınavlar yaptık. Bu sınavlar neticesinde de çocuklarımızı ödüllendirdik.” dedi.
Tağman, İsrail’e karşı yapılabilecek en etkili silahın boykot olduğunu, bu yüzden öğrencilerle boykot konusunda birçok faaliyet yaptıklarını söyledi.
Etkinliklerle çocukların bilinçlendiğini ve ailelerini de bu konuda uyardığına dikkati çeken Tağman, şöyle devam etti:
“Çadırdaki çocukların üzerine bombalar atılıyor. Ben çocuklarıma çoğu zaman ağlayarak sarılıyorum çünkü orada bundan mahrum olan birçok insan var. Sınav optiklerine Gazze ile alakalı sembol isim ve sloganların yazılması bizim genel faaliyetlerimizden birisiydi. Bu kadar ses getireceğini bilmiyorduk. 8. sınıf öğrencilerimize sık sık deneme sınavı yapıyoruz. Benim de aklıma böyle bir farkındalık eylemi geldi. Çocuklarla paylaşınca onlar da çok mutlu oldu. Burada kodlananlar ya sembol isimler ya da mesaj niteliğinde. Bunları da çocuklarımızla birlikte bulduk. Bu farkındalığın sadece okulumuzda kalmaması adına sosyal medyadan paylaştık.”
Tağman, çocukların kalbindeki “hiçbir şey yapamama” duygusunu silmeyi amaçladıklarını, farkındalık eylemlerine Filistin’deki zulüm bitene ve nehirden denize özgür Filistin olana kadar devam edeceklerini bildirdi.
“Filistin’de çocuklar ölüyor, çok üzülüyoruz”
8. sınıf öğrencilerinden Elif Su Uluyol da çeşitli mesajlar kodladıklarını belirterek, “Ben ismimin olduğu yere ‘Allah’ım affet’ yazdım. Çünkü elimizden gelen hiçbir şey yoktu. Biz de bunu yaparak farkındalık oluşturmak istedik.” dedi.
Aynı sınıfta eğitim gören Emine Betül Elsen ise İsrail’i bir devlet olarak değil, işgalci bir toplum olarak gördüklerini söyledi. Yaptıkları farkındalık eyleminin sosyal medyada ilgi görmesinin kendilerini çok mutlu ettiğini anlatan Elsen, “Bu kadar ses getirmesini beklemiyorduk ama herkesin farkındalık oluşturulduğunu görmesi bizi gerçekten çok mutlu etti. Bu yüzden de gurur duyuyorum.” diye konuştu.
Öğrencilerden Ahmet Efe Aydın da öğretmenlerinin yönlendirmesiyle farkındalık oluşturmaya çalıştıklarını, deneme sınavındaki optik formda Filistin temalı kelimeler kullandıklarını dile getirdi.
Formda isminin yerine “Free Palestine” kodladığını anlatan Aydın, “Özgür Filistin anlamına geliyor. Özgürlük için yaşlısı, genci her yaş grubundan insanlar orada mücadele veriyor. İsrail’in yaptığı insanlık suçu, bunu kınıyoruz. Filistin’de çocuklar ölüyor, çok üzülüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Adını forma “Dünya 5’ten büyüktür” olarak kodlayan Emre Kaldırımcı da İsrail’in yaptığı katliama duyarsız kalamadıklarını söyledi.
]]>Achimeir, Batı Şeria’da uluslararası hukuka göre yasadışı kabul edilen yaklaşık 150 İsrail yerleşiminden biri olan Malachei HaShalom yerleşiminin yakınındaki küçük bir çiftlikte yaşıyordu.
İsrail polisine göre genç o sabah koyunlarını otlatırken öldürüldü, cesedi 24 saat sonra bulundu.
Koyun sürüsü çiftliğe onsuz döndüğünde, İsrail polisi, ordusu, hava kuvvetleri, istihbarat servisleri ve yerleşimcilerden binlerce gönüllünün katıldığı geniş çaplı bir arama başlatıldı.
Bazıları için bu yeterli değildi.
Aşırılık yanlısı yerleşimci Elisha Yered isimli kişi, yerleşimciler için kurulan bir WhatsApp grubunda paylaşımda bulundu.
Yered, geçen Ağustos ayında bir Filistinlinin öldürülmesi şüphelisiydi ve bir milletvekilinin de eski sözcüsüydü.
Yered, “Benjamin’in meradan kaçırıldığına dair ağır şüphelerin üzerinden neredeyse 24 saat geçti ve hala bariz önlemler alınmadı” diye yazdı.
Aynı mesaj o sabah çeşitli yerleşimci WhatsApp gruplarında da paylaşıldı.
Bu mesajlarda, yakındaki Filistin köylerini “kuşatma”, “evden eve arama” ve “katil Arap nüfusa karşı toplu cezalandırma” çağrıları yapıldı.
Mesajda buluşma noktalarının listesi de yer alıyordu.
WhatApp gruplarında paylaşılan başka bir mesajda ateş emojileri eklenmiş, “düşmanı yok etme”, “canavarları yok etme” ve yakındaki bir Filistin köyüne atıfla “tüm Duma yansın” ifadeleri kullanılıyordu.
Bunu takiben 11 Filistin köyünde 10’dan fazla ev ve 100’den fazla arabanın yakıldığı, binlerce hayvanın katledildiği, dört kişinin vurularak öldürüldüğü ve çok sayıda kişinin ağır yaralandığı silahlı ve kundaklı saldırı dalgası yaşandı.
Bu olaylarla ilgili olarak daha sonra beş İsrailli yerleşimci gözaltına alındı. Bir Filistinli de Benjamin Achimeir’in öldürülmesiyle bağlantılı olarak gözaltında tutuluyor.
Achimeir’in cesedi bir yasadışı yerleşimin çok yakınında bulundu. Ama yerleşimciler 7 km ötedeki Filistin köylerine de saldırdı.
WhatsApp grup mesajları ve saldırıya uğrayan köylerdeki Filistinli yetkililer ve ailelerin ifadeleri, olayla hiçbir bağlantısı olmayan sıradan Filistinlileri hedef alan organize bir intikam kampanyasının düzenlendiği izlenimi veriyor.
Mesajlarda yerleşimciler Filistin köylerinin etrafındaki kilit noktalarda kontrol noktaları kurmaya ve arabaları ve yolcuları durdurup arama yapmaya çağrılıyordu. Oysa yerleşimcilerin yasal olarak bunu yapma yetkisi yoktu.
WhatsApp grupları tarafından organize edilen bu saldırılar Batı Şeria’da on yıllardır yaşanan en yoğun ve sistematik yerleşimci saldırılarından biriydi.
İsrailli insan hakları gruplarına göre geçtiğimiz Ekim ayındaki Hamas saldırısından bu yana geçen aylarda Batı Şeria’daki Filistinlilere yönelik şiddet büyük ölçüde arttı ve yerleşimciler neredeyse hiç ceza almadı.
Achimeir’in kaybolmasından birkaç saat sonra yerleşimcilerin WhatsApp gruplarında Filistinli köylülere karşı açıkça intikam saldırıları çağrısında bulunan mesajlar yayıldı.
Achimeir’in fotoğrafı üzerinde “İNTİKAM” yazan bir poster görseli paylaşılmış, bu afiş işgal altındaki Batı Şeria’da duvarlara da yapıştırılmıştı.
Bazı mesajlarda ise ateş emojileri ile birlikte yeni bir buluşma yeri listesi paylaşıldı.
Bunlar arasında, kasabaya giden ana yolun çıktığı Duma Kavşağı da vardı ve buraya yakın evlerden biri ateşe verildi. Bu, 52 yaşındaki inşaat işçisi ve üç çocuk babası Murad Davbşeh’in eviydi, ve evin yakınlarında ağaçların arasında büyük bir yerleşimci grubu toplanmıştı.
Davbşeh ailesi pencereleri parmaklıklı bir odaya girdiğinde yerleşimciler evin tüm camlarını kırmış, kapıyı ateşe vermiş ama içeri girmeyi başaramamıştı. Hepsi de işitme engelli olan üç oğlu çok korkmuştu. Yerleşimciler, evin bir kısmını yakmıştı.
“Geçmişim, bugünüm ve geleceğimle ilgili her kağıt parçası oradaydı. Bu telafisi mümkün olmayan bir kayıp. Bir uzvunu kaybetmek gibi. Bir yanınız eksik kalıyor.”
2015’te şiddet ve teröre teşvikten hüküm giymiş bir yerleşimci olan Şmulik Fine, WhatsApp grubuna İsrail polisinin Duma’daki yerleşimcileri tutuklamaya başladığını yazdı.
Bir sınır kapısında İsrail polisi için çalıştığı açığa çıkan Tali Dahan adlı grup üyesi, “Neden tutuklanıyorlar? Bırakın tüm Duma yansın!” diye cevap verdi ve Duma’nın yanarken çekilmiş fotoğraflarına “İşte böyle” diye yorum yazdı ve ekledi: “Korkutun o canavarları. Onları yok edin.”
(Dahan, daha sonra polis için çalıştığını ve WhatsApp mesajlarını yazdığını reddetti. Polis sorulara yanıt vermedi).
El Halil’de önde gelen aşırı sağcı yerleşimci aktivist Ofer Ohana, WhatsApp grubuna uyarıda bulundu: “Bunun açık bir grup olduğunu her zaman hatırlayın” diye uyardı. “Buradaki tüm mesajlar bize karşı bilgi toplayanlara sızabilir.”
Saldırı dalgası Benjamin Achimeir’in kaybolmasından saatler sonra başlamıştı. Achimeir’in yerleşimine 1,5 km mesafedeki yaklaşık 2.500 nüfuslu el-Muğayyir köyünden Abdüllatif Ebu Aliye kaybolma olayını duyduğunda Cuma namazındaydı.
Köyün en kuzey ucundaki evde yaşayan 52 yaşındaki inşaat işçisi eve döndüğünde yerleşimcilerin evinin etrafında toplandığını görmüş. Daha önce de evinde saldırıya maruz kalmış olsa da Ebu Aliye, yerleşimciler arasında daha önce hiç görmediği düzeyde bir örgütlenmeye tanık olduğunu söyledi.
Çektiği videolarda, en az ikisi asker üniformalı silahlı yerleşimcilerin evin etrafında devriye gezdiği görülüyor.
“Saldırmadan önce evi dört bir yandan kuşattılar. Gruplar halinde çalışıyorlardı ve biri üniformalı diğeri üniformasız iki adamdan emir alıyorlardı. Yüzlerini kapattılar, sonra bir grup taş atmak ve arabaları ateşe vermek için öne çıktı. Başka bir grup da ellerinde tabancalarla arazinin kenarında duruyordu. Onların arkasında da zeytinliklerden eve ateş eden M16’lı bir grup vardı.”
Yerleşimciler ayrıca evin elektriğini kestiler ve evin su depolarına ateş ederek boşalttılar. Evi savunmak için gelen Filistinli erkekler çatıdan yerleşimcilere doğru taş attılar. Ancak yerleşimciler ateşe karşılık vererek Abdüllatif’in kuzeni 20 yaşındaki Cihad’ı başından vurarak öldürdü.
Cihad’ın kanının izi hala evin duvarlarında ve zeminde görülüyor. Pencerelerde ve duvarlarda kurşun delikleri var. Abdüllatif arazinin kenarından yaklaşık 20 mermi kovanı topladığını ve daha fazlasının yerel yetkililer tarafından götürüldüğünü söyledi. Yerleşimciler köy ile ev arasındaki yolda10’dan fazla arabayı ateşe verdi.
O gün el-Muğayyir yakınlarında evleri saldırıya uğrayan diğer iki aile de benzer, organize saldırıları anlattı. Çiftçilik yapan 50 yaşındaki Şehade Ebu Raşit’in evine bir grup yerleşimcinin gelip aileye taş attığını, karısının yüzüne vurup yere düşürdüğünü, bir diğerinin de arabalarını ateşe verdiğini söylediler.
17 yaşındaki kızı Nur annesinin yanına koştuğunda, iki bacağından vurulduğunu söyledi. Her iki kurşun da yumuşak dokusuna isabet etmiş, ama o gün Ramallah’taki acil hastanede sadece bir tanesi çıkarılabilmiş.
Köyden ailesinin evini savunmaya giden 17 yaşındaki Yakup Nasan, videoya göre tek başına ve silahsızken uzaktan boynundan vurulmuş, bu yaralanma sonucu bacaklarını kullanamamak da dahil olmak üzere bir dizi komplikasyon ortaya çıkmıştı.
Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre o hafta sonu el-Muğayyir’de 32 kişi açılan ateş sonucu yaralandı.
Şehade’nin evinin karşısındaki yolda, yerleşimciler 25 yaşındaki tamirci Muhammed Ebu Aliye’ya ait bir garaja saldırdı. Cuma günü, arazideki 14 arabayı yaktıkları, Cumartesi günü dönüp garajı da ateşe verdikten sonra, yolun karşısında Ebu Reşit’in evini yaktıkları ortaya çıktı.
Cumartesi akşamı Achimeir’in cesedinin bulunmasının ardından iki Filistinli öldürülmüş, en az 20 ev ve 100’den fazla araba yakılmıştı. Ancak yerleşimcilerin WhatsApp gruplarında intikam çağrısı yapan mesajlar yayılmaya devam ediyordu. Şiddet sona ermeden önce, Achimeir’in kaybolduğu yerden 7 km uzaktaki Akraba köyünde iki Filistinli daha öldürülecekti.
30 yaşındaki Abdurrahman Bani Fadel ve 21 yaşındaki Muhammed Bani Camia, bir yerleşimci WhatsApp grubunda ateş emojileriyle işaretlenmiş buluşma yerlerinden biri olan Gitit Kavşağı’ndan sadece 1,5 km uzaklıkta, çoğu silahlı onlarca yerleşimcinin saldırısı sırasında vurularak öldürüldü.
Olayın video görüntülerinde, asker üniformalı kişilerin, bazıları silahlı olan büyük bir yerleşimci grubunun köyden birkaç Filistinli erkeğin etrafını sararken izledikleri görülüyor. Fadel’in ağabeyi Ahmed Maher, “Yerleşimciler bize karşı saldırganlıklarını arttırmak için bahane arıyorlar. Binyamin’in ölümü de bunlardan biriydi” diyor.
O gün Filistinli köylülerin evleri yanarken, WhatsApp grubunun üyeleri, mesajların nasıl kalıcı olarak silineceğine dair tavsiyeler paylaşarak izlerini silmeye çalışıyordu.
Yönetici David Zvi-Atia, “Herkes mesajlarını silsin! Sonra bu gruptan çıkın ve ayarlarınızdan gizleyin” diye mesaj atmıştı. Ama haber için yorumu sorulduğunda bunu reddetti ve BBC’yi ” Yahudi düşmanı propaganda” yapmakla suçladı.
BBC’nin yorum istediği diğer birçok yerleşimci de yorum yapmayı reddetti ya da yanıt vermedi.
İsrail ordusu, kuvvetlerinin hafta sonu bölgede “tüm vatandaşların mallarını ve canlarını korumak amacıyla” görev yaptığını ve şiddet olayları sırasında askerlerin davranışlarına ilişkin şikayetlerin inceleneceğini söyledi. İsrail polisi BBC’ye herhangi bir yanıt vermedi.
15 Nisan Pazar günü, Duma ve El Muğayyir’in bazı bölgeleri harabeye dönmüş ve bazı sakinler hala hastanedeyken, Amichai yerleşiminden 29 yaşındaki DJ Adar Lpair, saldırılardan sonra bir WhatsApp grubunda şunları yazıyordu:
” İntikam almak için yola çıkan yüzlerce ve binlerce cesur insana teşekkür ederim. Cumartesi günü Duma ve el-Muğayyir’i gören gözler kutsanmıştır.”
Pazar günü ayrıca Nur Ebu Raşit, Ramallah Hastanesi’nden bacakları sargılı bir şekilde ailesinin yanmış evinin yanında kurduğu derme çatma çadıra döndü.
Yangından iki hafta sonra, kurtardıkları kararmış eşyaları ailesi temizlemeye çalışırken Nur, “Okula dönmeyi ve sınavlarımı bitirmeyi umuyorum” dedi ve ekledi:
“Eğer hayatta kalırsam.”
Muath Al-Khatib bu habere katkıda bulundu. Fotoğraflar Joel Gunter tarafından çekildi.
]]>Başkan Özdoğan: “19 Mayıs ruhunu her daim canlı tutacağız”
Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Özdoğan, mesajında bağımsızlık mücadelesinin önemine değinerek şehitlere rahmet diledi.
Başkan Özdoğan, “19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı büyük bir coşku ve gururla kutluyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı bağımsızlık mücadelesi, milletimizin azim ve kararlılığı ile bir destana dönüşmüştür. Bu anlamlı günde, bağımsızlığımız uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize minnet ve şükranlarımızı sunuyorum. Onların kahramanlıkları, bugün üzerinde özgürce yaşadığımız vatanımızın temelini oluşturmuştur” ifadelerini kullandı.
Mesajında gençlere de seslenen Özdoğan, “Geleceğimizin teminatı olan gençlerimiz, Cumhuriyetimizi daha ileriye taşıma görevini üstleneceklerdir. Onlara olan inancımız tamdır. Bu vesileyle tüm gençlerimizin bayramını en içten dileklerimle kutluyor, sağlık, başarı ve mutluluk dolu bir gelecek diliyorum” dedi.
OSB Başkanı Yalçın’dan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı mesajı
Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın 105. Yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Başkan Yalçın mesajında şu ifadelere yer verdi:
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolda ilk adımı oluşturan ve Milletimizin kaderini değiştiren 19 Mayıs 1919’un, yıl dönümünü kutlamanın sevincini yaşıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlattığı bağımsızlık mücadelesi, tarihe gömülmek istenen bir milletin tekrar doğuşudur. İstiklalimiz ve istikbalimiz için verdiğimiz son büyük mücadele olan Kurtuluş Savaşıyla aziz milletimiz, vatan ve bayrak sevgisini, özgür yaşama kararlılığını tüm dünyaya ilan etmiştir. Cumhuriyetimizin kuruluşuna uzanan süreç, başka milletlerin bağımsızlık mücadelesine de örnek olmuştur. 19 Mayıs 1919’da tutuşturulan meşale, milletimizi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma mücadelemizde yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir. Bugün bu duyguların yaşatılması için hepimize, özellikle Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet ettiği gençlerimize, büyük görevler düşmektedir. Gençlerimizin en iyi şekilde yetişmesi, çağın gerekleri doğrultusunda nitelikli bir eğitim alması en önemli amacımız olmalıdır. Gençlerimizin Cumhuriyetimizi geleceğe taşımak için özveriyle çalışacağına yürekten inanıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Kurtuluş Savaşımızın tüm kahramanlarını rahmet, saygı ve şükranla anıyorum. Geleceğimizin teminatı gençlerimizin ve tüm milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor, selam ve saygılarımı sunuyorum.”
Başkan Çolakbayrakdar: “19 Mayıs, milli uyanışın sembolüdür”
Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Başkan Çolakbayrakdar mesajında, “19 Mayıs, Milli uyanışın sembolüdür” dedi.
Başkan Çolakbayrakdar, mesajında şu ifadeleri kullandı:
“19 Mayıs, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a ayak basarak, milletle birlikte İstiklal mücadelesinin meşalesini yaktığı gündür. 19 Mayıs 1919 günü, Türk Milletinin kendi kaderinde ve ülke yönetiminde söz sahibi olmasının miladıdır. O gün yanan İstiklal ve Bağımsızlık Meşalesi’nin alevleri bu gün çok daha güçlü şekilde milleti aydınlatmaktadır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, geleceğin güçlü Türkiye’sinin gençlerin omuzlarında yükseleceğini bildiği için bugünü gençlerle özdeşleştirmiştir ve bu bayramı onlara hediye etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da gençlerimizin nice büyük başarılarıyla taçlanacak ve ebediyen yaşayacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle muasır medeniyetin tüm imkanlarından yararlanmamızı sağlayan Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve onun kahraman silah arkadaşlarını, bu toprakları vatan yapan aziz şehitlerimizi sonsuz minnet, şükran ve rahmetle anıyorum. Tüm hemşerilerimin Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı’nı en içten duygularla kutluyorum.”
KAYSO Başkanı Büyüksimitci’den 19 Mayıs Mesajı
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı nedeni ile açıklama yapan Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, 105 yıl önce yakılan ve hiçbir zaman sönmeyecek olan kurtuluş meşalesinin, Türk tarihinin en önemli sayfalarından birisi olduğunu söyledi.
Başkan Büyüksimitci açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“19 Mayıs 1919 tarihi, zaferlerle dolu şanlı tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biridir. Kurtuluş meşalesinin Samsun’dan ateşlenerek, Anadolu’nun her köşesine yayılan ve tarihte görülmemiş bir zaferle sonuçlanan bağımsızlık mücadelemizin de başlangıcıdır. Mustafa Kemal Atatürk, binlerce şehit vererek, sıkıntı ve yokluklar içinde, büyük özverilerle kurulan Türkiye Cumhuriyetini Türk gençliğine emanet ederek, onlara duyduğu güveni göstermiştir. Bu kutsal emaneti araştıran, değişen dünyayı, yenilenen teknolojiyi ve dijitalleşen endüstriyi iyi takip eden gençlerimiz daha ileriye taşıyacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve bu vatan için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor, bütün vatandaşlarımızın ve gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramını kutluyorum.” – KAYSERİ
]]>17 AYDA TAMAMLANAN İDDİANAMEDE YER ALMAYAN YAZIŞMA
Ankara’da 30 Aralık 2022’de öldürülen Ateş’in cinayetine ilişkin soruşturma 1 yıl 4 ay sonra tamamlanmış, Başsavcılık 22 kişi hakkında ”Tasarlayarak öldürme” suçundan iddianame düzenlemişti. 17 ayda hazırlanan iddianamede cinayette parmağı olan bir çok ismin yer almadığı iddiası ise Ateş’in eşi Ayşe Ateş tarafından dile getirilmişti. Dava dosyasına girmeyen bilgilerden biri de Ateş’in ölmeden önce yakın arkadaşına attığı mesajlar oldu.

CİNAYETTEN 6 GÜN ÖNCE “BENİ ÖLDÜRMEYE KARAR VERMİŞLER” MESAJI
Sözcü yazarı İsmail Saymaz’ın aktardığına göre; Sinan Ateş, ofisinin önüne gelen aracın fotoğrafını yakın arkadaşı Ömer Çağrı Özdemir’e gönderdi ve, “İsmet Beyle konuş. Kan dökülsün istemiyorum” yazdı. Ateş, bu yazışmadan altı gün sonra da yine Ömer Çağrı Özdemir’e “Beni öldürmeye karar vermiş arkadaşlar Ömer abi. Sürekli geriyorlar ortamı” diye mesaj attı.
Sinan Ateş ve Ömer Çağrı Özdemir arasında geçen mesajlaşma şöyle;
“Tarih, 10 Mart 2022.
Sinan Ateş ile avukatı Ali Yücel’in birlikte kullandıkları hukuk bürosunun önünde Ülkü Ocakları’na tahsisli 06 AT 2020 plakalı siyah bir araç park etti. Büroya gelen gençlerden geçlerden Ç.B., arabanın fotoğrafını çekip Ateş’e gönderdi. Ateş ise bu fotoğrafı yakın arkadaşı Ömer Çağrı Özdemir’e iletti.
YAZIŞMALAR BAŞSAVCILIĞA SUNULDU
Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı sırasında Ateş’in genel sekreteri olan Özdemir, yazışmaları 5 Mayıs 2023’te Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundu. Özdemir, ifadesinde, 06 AT 2020 plakalı araca ilişkin şunları söyledi:
“Avukat Ali Yücel’e ait olup kendisinin de kullandığı büronun önüne 06 AT 2020 plakalı aracın geldiğini, Ç.B. tarafından fark edildiğini, silahlı dört kişinin araçta bulunduğunu, şahısların Ç.B.’yi fark etmesi üzerine oradan ayrıldıklarını iletmiştir.”
Özdemir, Ateş’in “Beni öldürmeye karar vermişler Ömer abi” şeklindeki mesajını göstererek, şöyle dedi:
“Kendisini öldürmeye çalıştıklarını ve planladıklarını bana açık açık bildirmiştir. Bursa’da Cahit Özdemir’e de Mersin’de Çağrı Ünel’e olduğu gibi bir ekip yollandığını, bu tip karışıklıklar sonucunda yeni insanların ölebileceği endişesi taşıdığını bana belirtmişti.” Ancak Özdemir’in bu ifadeleri iddianamede yer almadı.
]]>Esenyurt İncirtepe Mahallesi’nde geçtiğimiz hafta Perşembe günü saat 04.00 sıralarında meydana gelen olayda, Beyoğlu Gümüşsuyu semti Ömer Avni Mahallesi’ndeki bir mekanda Disk Jockey’lik (DJ) yapan Muharrem Ülker (36), bir süre önce işten ayrılmıştı. Bu süre zarfında başka bir mekanla anlaşan Ülker, yeni iş yerinde çalışmak için harekete geçmişti.
Eski patron “gereğini yaparız” mesajı demişti
Ancak iddiaya göre mekanın patronları Mehmet Mesut D. ve Veysi T., Ülker’in işten ayrılmasına ve başka bir mekana geçmesine sinirlenmişti. Bunun üzerine Veysi T., Ülker’in de bulunduğu mesajlaşma uygulamasındaki gruba “Sen düşündüğüm yere gitmeyi düşünüyorsan eğer, biz de gerekeni yaparız” içerikli bir mesaj atmıştı. Mesaja cevap vermeyen Ülker ardından gruptan ayrılmıştı.
“Görkem ve Veysi’nin selamı var” deyip saldırmıştı
Bu süre içerisinde DJ Muharrem Ülker, Bağcılar Mahmutbey’deki yeni iş yerinde çalışmaya başlamıştı. Eski patronlarından tehdit mesajları almaya devam eden Ülker, geçtiğimiz hafta Perşembe günü sabaha karşı çalıştığı yeni mekanından araca binerek ayrılmıştı. Ülker, Esenyurt’taki evine gitmek için binanın kapı şifresini gireceği esnada arkasından yaklaşan saldırgan, “Görkem ve Veysi’nin selamı var” dedikten sonra kendisine 3 el ateş etmişti, Saldırı sonucu Ülker yara almadan kurtulurken, kurşunlar kapıya isabet etmişti. Saldırganın sokağa gelip saklandığı ve saldırıda bulunduğu anlar ise kameralara yansımıştı.
Eski patron “Babalar sözünü tutar” paylaşımı yapmıştı
Olayın ardından Muharrem Ülker’in ihbarı üzerine olay yerine polis ekibi sevk edilmişti. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler inceleme yaptıktan sonra emniyete giderek şikayetçi olmuştu. Polis, Muharrem Ülker’in ifadesi sonrasında şikayetçi olduğu şahısları yakalamak için çalışma başlatmıştı. Öte yandan Ülker’in şikayetçi olduğu eski patronlarından Veysi T. olaydan sonra sosyal medya hesabından “Babalar sözünü tutar” yazılı bir mesaj paylaştığı ortaya çıkmıştı. Polisin yaptığı çalışmada tetikçiyi olay yerine bırakan şahsın ise gözaltına alındığı ancak serbest kaldığı ortaya çıktı.
Bu kez de DJ’in yeni mekanına ateş açıldı
Öte yandan bu gece saat 01.45 sıralarında bir saldırgan, DJ’in Bağcılar Mahmutbey Mahallesi’nde bulunan yeni iş yerine geldi. Bir süre işyeri çevresinde dolanan saldırgan ardından silahını çekerek mekana kurşun yağdırdı. Saldırı anı kameralara yansırken, saldırgan koşarak olay yerinden uzaklaştı. Mekandakiler ise panikle dışarıya çıktı.
Eski patronu kadın müşterileri silahla kovalamıştı
Diğer yandan Ülker’in şikayetçi olduğu eski patronlarından Veysi T.’nin geçtiğimiz sene 10 Temmuz tarihinde erkek arkadaşlarıyla mekana gelen iki kadını gürültü yaptıkları gerekçesiyle kovduğu, kendisine tepki gösteren kadınları ise sokakta silahla kovaladığı ortaya çıkmıştı. Kadınlara dehşeti yaşatan Veysi T.’nin silahla birlikte Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği polisleri tarafından yakalandığı ancak adli makamlarca serbest kalmıştı. – İSTANBUL
]]>Beyoğlu’nda çalıştığı mekanda işi bırakıp başka bir mekanda işe başlayan DJ, eski patronları tarafından tehdit edildi
İş çıkışı Esenyurt’taki evine giden DJ, eski patronunun tuttuğu tetikçi tarafından saldırıya uğradı
Adamın eski patronlarının geçmişte de müşterileri silahla mekandan kovaladıkları ortaya çıktı
İSTANBUL – Beyoğlu’nda çalıştığı mekandan ayrılan bir DJ, başka mekanda işe başladığı için eski patronları tarafından mesajla tehdit edildi. DJ, peşini bırakmayan eski patronlarının tuttuğu tetikçi tarafından sabaha karşı Esenyurt’taki evine gireceği esnada silahlı saldırıya uğradı. Saldırı anı kameralara yansırken yara almadan kurtulan DJ, “Görkem ve Veysi’nin selamı var” diyerek ateş eden saldırgan ile eski patronlarından şikayetçi oldu.
Olay, geçtiğimiz hafta Perşembe günü saat 04.00 sıralarında Esenyurt İncirtepe Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Beyoğlu Gümüşsuyu semti Ömer Avni Mahallesi’ndeki bir mekanda Disk Jockey’lik yapan Muharrem Ülker (36), bir süre önce işten ayrıldı. Bu süre zarfında başka bir mekanla anlaşan Ülker, yeni işyerinde çalışmak için harekete geçti.
Eski patrondan “gereğini yaparız” mesajı
Ancak iddiaya göre mekanın patronları Mehmet Mesut D. ve Veysi T., Ülker’in işten ayrılmasına ve başka bir mekana geçmesine sinirlendi. Bunun üzerine Veysi T., Ülker’in de bulunduğu mesajlaşma uygulamasındaki gruba “Sen düşündüğüm yere gitmeyi düşünüyorsan eğer, biz de gerekeni yaparız” içerikli bir mesaj attı. Mesaja cevap vermeyen Ülker ardından gruptan ayrıldı.
“Görkem ve Veysi’nin selamı var” deyip saldırdı
Bu süre içerisinde DJ Muharrem Ülker, Bağcılar Mahmutbey’deki yeni işyerinde çalışmaya başladı. Eski patronlarından tehdit mesajları almaya devam eden Ülker, geçtiğimiz hafta Perşembe günü sabaha karşı çalıştığı yeni mekanından araca binerek ayrıldı. Ülker, Esenyurt’taki evine gitmek için binanın kapı şifresini gireceği esnada arkasından yaklaşan saldırgan, “Görkem ve Veysi’nin selamı var” dedikten sonra kendisine 3 el ateş etti. Saldırı sonucu Ülker yara almadan kurtulurken, kurşunlar kapıya isabet etti. Saldırganın sokağa gelip saklandığı ve saldırıda bulunduğu anlar ise kameralara yansıdı.
Eski patrondan “Babalar sözünü tutar” paylaşımı
Olayın ardından Muharrem Ülker’in ihbarı üzerine olay yerine polis ekibi sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler inceleme yaptıktan sonra emniyete giderek şikayetçi oldu. Polis, Muharrem Ülker’in ifadesi sonrasında şikayetçi olduğu şahısları yakalamak için çalışma başlattı. Öte yandan Ülker’in şikayetçi olduğu eski patronlarından Veysi T.’nin olaydan sonra sosyal medya hesabından “Babalar sözünü tutar” yazılı bir mesaj paylaştığı ortaya çıktı.
Eski patronu kadın müşterileri silahla kovalamış
Diğer yandan Ülker’in şikayetçi olduğu eski patronlarından Veysi T.’nin geçtiğimiz sene 10 Temmuz tarihinde erkek arkadaşlarıyla mekana gelen iki kadını gürültü yaptıkları gerekçesiyle kovduğu, kendisine tepki gösteren kadınları ise sokakta silahla kovaladığı ortaya çıktı. Kadınlara dehşeti yaşatan Veysi T. Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği polisleri tarafından silahla birlikte yakalanmış ancak adli makamlarca serbest kalmıştı.
]]>Nurtaç Canan, şiddetli geçimsizlik yaşadığı 25 yıllık eşi Ragıp Canan’dan ayrılma kararı aldı. Nurtaç Canan, 4 Haziran 2020 günü kayınpederinin Zeytinburnu’ndaki evindeyken içeri Ragıp Canan kadını 5 el ateş ederek yaraladı. Kurşunların hedefi olan kadın uzun bir savaşın ardından hayata tutundu. Gözaltına alınan Ragıp Canan’a ‘eşini kasten yaralama’ suçundan 9 yıl hapis cezası verildi. Hastaneden taburcu olduktan sonra Nurtaç Canan ise boşanma davası açtı. Ragıp Canan boşanmayı kabul etmedi. 4 yıldır devam eden boşanma davası sonuçlanmadı. Ayrıca eşini silahla yaralayan Ragıp Canan 3 yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edildi. Cezaevinden çıkan Ragıp Canan eşiyle barışmak istedi fakat Nurtaç Canan kabul etmeyince hakaret ve tehdit yoluna başvurdu. Nurtaç Canan’a korku dolu günler yaşatmaya devam eden Ragıp Canan’a, tehditleri nedeniyle elektronik kelepçe takıldı. Yaklaşık 5 gün önce ise Ragıp Canan’dan, Nurtaç Canan’a fotoğraflı bir mesaj geldi. Mesajı açan kadın, Ragıp Canan’ın kırdığı kelepçeyi gördü.
“200 metre yakınındayım”
Şüpheli attığı sesli tehdit mesajlarında, devletin, polisin ve savcının kendisine engel olamayacağını, kadının nerede olduğunu bildiğini, 200 metre yakınında olduğunu belirtti. Nurtaç Canan ise bir türlü boşanamadığı eşi Ragıp Canan’ın kelepçesinin yeniden takılmasını ve yaşadığı bu korku dolu günlerin bitmesini istiyor.
“‘Biz kelepçe takana kadar KADES’e basabilirsiniz ya da kadın sığınma evine geçebilirsiniz'”
Yaşadığı korkuyu anlatan Nurtaç Canan, “2020 yılında beni 5 kurşunla yaraladı. Yargılama, adam öldürmeye teşebbüsle başladı. Daha sonra 8 sene 9 ay ceza aldı. Bunun da 3 yılını yattı, çıktı. Daha sonra kelepçe kararı verildi. Fakat kelepçesini kırdı. Ankara İzleme Merkezi’nden kırdıktan sonra beni aradılar. Şahıs kelepçeyi kırdı. ‘Biz kelepçe takana kadar KADES’e basabilirsiniz ya da kadın sığınma evine geçebilirsiniz’ diye söylendi. Daha sonra ben eve hapsoldum oldum. Hiçbir yere çıkamadım. Can güvenliğim de yok zaten” dedi.
“Tedirginim çünkü kelepçesiz bir şekilde geziyor”
Ragıp Canan’ın her yerden çıkabilecek tehlikede olduğunu söyleyen Nurtaç Canan, “Bu adamın hemen yargılanıp tekrar yeni baştan kelepçenin takılmasını talep ediyorum. Fotoğraf attı ve izleme merkezi hemen beni aradı. Saat sabah 1 buçuk gibi. Şahıs kelepçeyi çıkartmış. ‘Güvende misiniz? Ekip yollayalım’ dediler. Ben güvendeyim. Evdeyim dedim şu anda. O halde dedi ‘KADES’e basabilirsiniz. Yeniden bir kelepçe gönderene kadar’ diye söylediler. Şahıs her an, her yerden çıkabilecek nitelikte bir potansiyel tehlikedir. Benim can güvenliğim yoktur. Acilen buna kelepçe takılırsa ben yeniden rahat edeceğim. Fotoğrafı gördükten sonra sabah erken karakola gittim. Kelepçe gelene kadar dikkat etmemi söylediler. Tedirginim çünkü kelepçesiz bir şekilde geziyor” şeklinde konuştu.
“Sürekli tehdit altındayım”
Boşanma davasının sürdüğünü belirten Nurtaç Canan, “Bana 5 kurşun sıkan bir adamdan bahsediyoruz. Ayrıca boşanma davam hala sürüyor. İstinaf mahkemesinde hala bekliyor. Ben rica ediyorum, benim boşama hakimim bayandı. Ona özellikle söyledim. Hanımefendi dedim ben boşanmak istiyorum. Empati kurun. Sizin de kızınızın, kendinizin başına böyle bir şey gelse nasıl bir şey hissedersiniz? Ben hala boşanamadım. ve bu boşanma süreci dört yıldır devam ediyor. Çok korkuyorum. Arabama gidemiyorum, dışarı çıkamıyorum, bayramda eve hapsoldum diyebilirim. Çünkü biz azılı bir gangsterden bahsediyoruz. Sürekli ses kayıtları atıyor. Sürekli ses mesajları geliyor. Sürekli tehdit altındayım. Her telefonunu engelliyorum. Başkalarının aracılığıyla bana mesaj atıp başka numaralardan mesaj atıp o numarayı da engelliyor. Sabit hatlardan çok arama geliyor bana. Sürekli tehdit altındayım. Sürekli ses kayıtları atıyor. Sürekli korkmam gerektiğini, her an ölebileceğim yönünde mesajlar atıyor. Bunun gibi yüzlerce mesaj var. Bu da kırdığı kelepçe” şeklinde konuştu. – İSTANBUL
]]>Elitaş, AK Parti Ankara İl Başkanlığı tarafından AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen “Geleneksel Bayramlaşma Programı”nda partililere hitap etti.
AK Parti’nin kurulduğu günden beri girdiği 18 seçimin 17’sinden birinci parti olarak çıkmayı başardığını belirten Elitaş, şöyle konuştu:
“Her sandık sonuçlarından sonra değerli Cumhurbaşkanı’mız, liderimiz gelenek haline gelmiş balkon konuşmasını yaptı. Her balkon konuşması, ‘nasıl demokrasi olur’un yolunu gösterdiği imza atılan bir konuşmaydı. 18 sandığın 17’sinde birinci çıkmayı başarmış, milletin gönlünü fethetmiş, onlarla beraber yürümekten gurur duyan bir teşkilatın lideri olarak hep bize seslendi. 18’inci sandık geldiğinde istediğimiz sonucu elde edemedik. Sonuçlar üzerinden, Cumhurbaşkanı’mızın 18. balkon konuşmasını ifade ettiği gibi milletimiz bize bir mesaj vermiştir. O mesajı anlama ve o mesajın doğrultusunda bundan sonraki hareketlerimizi devam ettirme yönünde mesajı aldığımızı ifade ettik.”
İsrail yönetiminin Gazze’ye yönelik soykırım niteliğindeki saldırıları nedeniyle bayramı buruk geçirdiklerini dile getiren Elitaş, şunları söyledi:
“Dünyanın neresine giderseniz gidin, mazlum milletlerin bulunduğu yerde, gelişmiş ülkelerin bulunduğu coğrafyada, halkla konuştuğunuz zaman Gazze’deki soykırıma karşı, orada yapılan zulme karşı ‘kim en önce mücadele ediyor’, ‘kim en büyük tepkiyi gösteriyor’ derseniz, dünyanın her yerinde Recep Tayyip Erdoğan adını duyarsınız. Gazze’de, Filistin’de, Türk’üm dediğiniz takdirde ‘Recep Tayyip Erdoğan’ diye size sarılan insanları görürsünüz. Ama maalesef özellikle bu seçim süreci içerisinde Sayın Cumhurbaşkanı’mıza karşı, AK Parti’ye karşı, icraatlarımıza karşı bir iftira kampanyasıyla karşı karşıya kaldık. Cumhurbaşkanı’mızın ne kadar samimi olduğunu, Gazze konusunda, ezilen insanlar konusunda, mazlumlara yapılan zulümler karşısında ne kadar hassas davrandığını tüm dünya bilirken, maalesef içimizdeki İrlandalılar bunu seçim propagandası malzemesi yaparak Sayın Cumhurbaşkanı’mız ve iktidarımıza, bizlere karşı haksız bir davranış içerisindedirler. 31 Mart tarihinden sonra yine bu haksızlık devam etmektedir. Yine bu yanlışlık devam etmektedir. Hükümetimizi, Cumhurbaşkanı’mızı bu konuda iftira kampanyalarıyla zor durumda bırakmaya çalışan içimizdeki insanları da mübarek bayram vesilesiyle Allah rızası için sağduyuya davet ediyorum.”
“Suçlu arama dönemi değil, mesajları anlama dönemindeyiz”
Elitaş, seçim süreci boyunca çok çalıştıklarını, Ankara’nın çeşitli ilçe ve beldelerini gezdiklerini belirterek, şöyle devam etti:
“Büyük gayret gösterdik. Gençlik kolları, kadın kolları, ana kademe birlikte çalıştık, çabaladık, gayret gösterdik. Ama milletimizin takdiri bu, ‘başımızın tacı’ dedik. Bundan sonraki süreçte artık suçlu arama dönemi değil, mesajları anlama dönemindeyiz. Liderimiz, Cumhurbaşkanı’mızın bizlere verdiği talimat doğrultusunda 31 Mart seçimlerinde vatandaşımızın verdiği mesajları tahlil etmeye gayret ediyoruz. Hepimiz çalışıyoruz. Hepimiz beyin jimnastiği yapıyoruz. Belki 200 tane sorun sayabilirsiniz, bunların 150-160’ı yereldir. Ama genel olan sorunları da yerel olan sorunları da değerlendirip, mesajları çözmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Cumhurbaşkanı’mıza sunacağımız rapor doğrultusunda bu mesajın ne olduğunu, çözüm yollarının da ne olduğunu sizlerle paylaşacağımızı ümit ediyorum.”
“Milletin iradesinin sandığa yansımasını baş tacı ettik”
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur da 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yaşanan soykırım nedeniyle bayrama buruk girildiğini dile getirerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 22 yıldan bu yana zulüm yaşanan her yerde zulmedenlere “dur” dediklerini vurguladı.
Gazze’de yaşanan zulme uluslararası tüm platformlarda en gür sesle karşı çıktıklarını belirten Uygur, bundan sonra da bütün mazlumların umudu olmaya devam edeceklerini söyledi.
Uygur, AK Parti’nin girmiş olduğu her seçimde, her kritik eşikte, her kritik dönemeçte milletle hemhal olduğunu, milletle bağını koparmamış bir siyasi hareket olarak teveccüh gördüğünü dile getirdi.
31 Mart seçimlerinde milletin iradesinin sandığa yansımasını baş tacı ettiklerini vurgulayan Uygur, şunları kaydetti:
“Bundan sonraki süreçte 31 Mart’taki seçim sonuçlarıyla alakalı değerlendirmelerimizi, analizlerimizi yapıp, bu zamana kadar nasıl milletimizle hemhal olduysak, nasıl milletimizle o gönül bağımızı koparmadıysak, eserlerimizi, hizmetlerimizi, politikalarımızı nasıl milletin talep ve beklentileri doğrultusunda oluşturduysak, bundan sonra da Türkiye Yüzyılı vizyonumuzdan asla vazgeçmeden, mazlum coğrafyalara umut olmaya devam ederek, milletimizin güçlü desteğiyle teşkilat mensuplarımızla ilk günkü aşkımız, ilk günkü heyecanımızla Sayın Cumhurbaşkanı’mız liderliğinde o kutlu yürüyüşümüze devam edeceğiz.”
“Birbirimize daha sıkı sıkıya kenetlenmeliyiz”
AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin ise Filistin’de, Kudüs’te Müslümanların İsrail devletinin zulmü ve soykırımı altında zor bir bayram geçirdiklerini dile getirerek, şunları kaydetti:
“Yakın coğrafyalarda, Müslüman kardeşlerimizin hayata tutunmaya çalıştığına şahit oluyoruz. Daha dün Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin 3 oğlu ve torunları hayatını kaybetti, şehadet şerbetini içti. Bunun için güçlü olmalıyız, birbirimize daha sıkı sıkıya kenetlenmeliyiz. Bir duvarın tuğlaları gibi birbirimize destek olmalı, yanında olmalı, bir olmalı, iri olmalı ve diri olmalıyız. Biz bir oldukça, beraber oldukça, kardeş oldukça Allah’ın izniyle bu ülkeye hizmet etmeye hep beraberce devam edeceğiz.”
Şahin, 31 Mart seçimlerinin Türkiye’ye hayırlı olması temennisinde bulunarak, şunları kaydetti:
“Bu seçimlerde istediğimiz neticeleri elde edemedik. Oy oranı, belediye başkanlıkları açısından 2023 ve 2019 ile kıyasladığımızda ciddi kayıplar yaşadık. Ama Allah’ın izniyle buradan da hep beraberce daha da güçlenerek, daha da büyüyerek, yeni zaferlere yürüyeceğiz. Daha az uyuyacağız, daha çok çalışacağız, eksiklerimizi tamamlayacağız, hatalarımızı düzelteceğiz. Kırdığımız, incittiğimiz gönülleri onaracağız, doğrularımızın sayısını arttıracağız, Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu ülkenin, bu ümmetin ve bütün mazlumların umudu olmaya devam edeceğiz.”
Herkesin yerel seçimlerden çıkarması gereken dersler olduğunu belirten Şahin, “Önümüzdeki seçimsiz 4 yılı hem ülkemize hizmet etmek için hem sorunlarımızı çözmek, toparlanmak, daha da güçlendirmek için bir fırsat olarak kullanacağız. Bu kutlu yolculuğa, bu kutlu yürüyüşe hep birlikte devam edeceğiz.” diye konuştu.
Milletvekilleri ve teşkilat mensuplarının katıldığı programda, partililer birbirleriyle bayramlaştı.
]]>31 Mart Yerel Seçimleri’nde istediği sonucu alamayan AK Parti’de ilkMerkez Yürütme Kurulu (MYK) bugün toplandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan toplantıda seçim sonuçları değerlendirildi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, toplantı sonrası kameralar karşısına geçerek açıklamalarda bulundu.
Çelik’in açıklamalarından satır başları:
“Seçimlerden sonraki ilk toplantımızı gerçekleştiriyoruz. Tek gündemli olarak toplandık. Seçim sürecinin değerlendirmesi. Seçim demokrasimize yakışan çerçeve içerisinde geçti. Herkesin çok büyük katkısı var. En önemli teşekkür vatandaşlarımızadır. Bu süreçte çok emek verenler var. Her bir teşkilat mensubumuza teşekkür ediyoruz. Cumhur ittifakı teşkilatları iyi bir iş birliği içinde yan yana çalıştı. Önemli bir seçim sürecini bu şekilde tamamlamış olduk. Seçilen herkesi tebrik ediyoruz, görevlerinde başarılar diliyoruz.
“VATANDAŞIMIZ UYARILARINI SANDIK YOLU İLE VERDİ”
Türkiye’yi yöneten unsur demokrasidir, sandıktır. Demokrasimiz bir kere daha güç kazanıp kökleşmiştir. Kazanan milletimiz olmuştur. Siyasetin sicil amiri vatandaşlarımızdır. Vatandaşlarımız uyarılarını sandık yolu ile vermiştir. 31 Mart seçimlerinin partimize dönük mesajları okuyacağız. 31 Mart seçimleri de önümüzde izleyeceğimiz siyaset açısından dönüm noktası. 18 kez milletin huzuruna çıktık. Gösterilen teveccühlere şükranlarımızı arz ediyoruz. Bu teveccühe layık olmak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Arzu etmediğimiz sonucun çıktığı yerler var. Bütün boyutları ile ele alacağız. AK Parti ve Cumhur ittifakı olarak sadece milletin sesini dinleyen siyasi anlayışa sahibiz. Milletimiz uyarılarda bulunmuştur, eleştirileri vardır. Bu mesajı bütün boyutları ile ele almak değerlendirmek boynumuzun borcudur. Milletimizin uyarısını değerlendirmek için gayretimizi sürdürüyoruz. Milletin verdiği mesaj yol haritamız.
“MİLLETİMİZİN ORTAYA KOYDUĞU TABLOYU DEĞERLENDİRECEĞİZ”
Bize not verecek yegane merciinin vatandaş olduğunu bilerek bu çalışmaları sürdürürüz. İtiraz ve eleştiri hakkı millete aittir, dinlemesi gereken kurum siyaset kurumudur. Milletimizin ortaya koyduğu tabloyu ele alacağız. Kuşkusuz milletin sandık yolu ile verdiği mesaj hürmetle karşıladığımız bir tutumdur. Tüm kılcal damarlarına kadar değerlendirilecektir. Demokrasimizi korumaya, sandığa güç vermeye verdiğimiz önemi bundan sonra da gerçekleştireceğiz. Mesajlar doğru şekilde değerlendirilecek.
“4.5 YILDAN FAZLA ÖNÜMÜZDE SEÇİM YOK”
Milletin desteğine de eleştirisine de müteşekkiriz. Genel ve yerel seçim tamamlandı ve Türkiye seçim sürecini tamamladı. 4.5 yıldan fazla önümüzde seçim yok. Bu süreyi değerlendirmek için gayret göstereceğiz. Türkiye’nin daha iyi noktalara gelmesi için etkili siyasete devam edeceğiz. Sistemde aksayan yerlerin düzeltilmesi için reformlar yapılacak. Bölgesel ve küresel gelişmeleri yakından takip ediyoruz. İç ve dış politikada daha güçlü adımlar atacağız. Yeni anayasa gelecek nesillere borcumuzdur. Terörle mücadele meselesi asli gündem olacak. Demokrasimizin vazgeçilmez unsuru olan seçimler neticesinde, hangi partiden olursa olsun seçilen herkesi tebrik ediyor, görevlerinde başarılar diliyoruz.
ERKEN SEÇİM TARTIŞMALARI
Bu çağrıların mantığı yok. Genel seçim gerçekleşti. Cumhurbaşkanımız 5 yıllık yetki sahibidir. Bu seçim yerel seçimdir.”
]]>Galatasaray’ın Brezilyalı futbolcusu Carlos Vinicius:
“Tüm takımın çabası şampiyonluk getirir”
“O golden sonra o kadar çok mesaj aldım ki Mitrologu’nun gölüne benziyor diye”
“Okan Buruk bizi çok iyi anlıyor”
İSTANBUL – Galatasaray’ın Brezilyalı futbolcusu Carlos Vinicius, kurdukları aile ortamıyla Süper Lig’de şampiyon olacaklarına inandığını söyledi.
Galatasaray’ın geçtiğimiz transfer döneminde İngiliz ekibi Fulham’dan kiralık olarak kadrosuna kattığı Brezilyalı futbolcu Carlos Vinicius, Galatasaray Televizyonu’na açıklamalarda bulundu. Doğum gününde gelen mesajlar hakkında Vinicius, “Bana gelen tüm mesajlar beni çok mutlu etti. Hem taraftarlarımızdan, hem sizden, hem de ailemden. Dünyanın her yerinden tebrik mesajları aldım. Çok mutlu oldum. Teşekkür ediyorum mesajlar için” şeklinde konuştu.
“Taraftarlarla güzel ilişki kurduk”
Sarı-kırmızılı taraftarlarla ilgili de konuşan 29 yaşındaki futbolcu, “Galatasaray’a daha gelmeden önce, gelmem ile ilgili durum söz konusu olduğu andan itibaren, taraftarın sevgisini hissetmeye başlamıştım. Geldikten sonra da bana gösterdikleri ilgi, kurduğumuz pozitif ortam, bana çok yardımcı oldu ve buranın ne kadar büyük bir kulüp olduğunu, bir kez daha anlamış oldum. Geldiğim ilk günden bugüne kadar güzel bir ilişki kurduk taraftarlarla. Bu beni çok mutlu ediyor” diye konuştu.
“Hedefimiz şampiyon olmak”
Takım arkadaşlarının çok yardımcı olduğunu ifade eden Vinicius, “Doğum günüm sırasında da bundan bahsetmiştim bana çok yardımcı olduklarını ve bu şekilde başarıya ulaşacağımızı söylemiştim. Sadece Portekizce değil, İngilizce de iletişim kuruyoruz. Ne kadar güzel ilişkiler kurarsak, ne kadar çok bir arada durursak, hedefimize o kadar yakın oluruz. Tabii ki hedefimiz var, o da şampiyon olmak. Başarıya bu şekilde ulaşacağımızı biliyoruz. Kurduğumuz aile ortamı ile şampiyon olacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“Tüm takımın çabası şampiyonluk getirir”
Kasımpaşa maçında attığı son dakika golünden sonra yaşadıklarını anlatan Carlos Vinicius, “O golden sonra o kadar çok mesaj aldım ki Mitrologu’nun gölüne benziyor diye. Ben de hemen araştırdım ve onun Galatasaray’ı şampiyon yapan gollerden biri olduğunu gördüm. Umarım benimki de böyle olur. Bizi şampiyon yapmaya yardımcı olur o gol ama sadece o golle şampiyon olunmadığını, tüm takımın çabası ile şampiyon olunacağını biliyorum. Umarım bu gol de böyle hatırlanır” açıklamasında bulundu.
“Okan Buruk bizi çok iyi anlıyor”
Teknik Direktör Okan Buruk hakkında da konuşan Brezilyalı futbolcu, “Beraber çalışması kolay bir hoca. Çünkü kendisi de üst düzey futbol oynadı. O nedenle isteklerimizi, bize nasıl davranması gerektiğini çok iyi biliyor. İyi kalpli biri. İyi bir hoca olmanın bence birinci şartı iyi bir kalbe sahip olunması ve kendisi de öyle biri. Bizi çok iyi anlıyor ve bizi anlayarak liderlik ediyor. Onun liderliğinde şampiyon olabileceğimize inanıyoruz hepimiz. Dediğim gibi kendisi de iyi bir futbolcu olduğu için, ihtiyaçlarımızı çok iyi bilerek davranıyor ve bu şekilde liderlik ediyor bize” dedi.
“Tüm maçlarımızı kazanmamız gerekiyor”
Fenerbahçe ile oynayacakları TFF Süper Kupa maçını kazanacaklarını inandığını söyleyen Vinicius, “Oynanırsa kesinlikle kupa bizim, kazanacağız o kupayı. Tabii ki ilk hedefimiz önümüzdeki lig maçı olan Hatayspor maçı. Çünkü biz hep önümüzdeki ilk maça odaklanırız. ve ligi kazanmak için bütün maçlarımızı kazanmamız gerekiyor. Hedefimiz derbiden önce ligdeki maçımız” değerlendirmesinde bulundu.
“Hep berber güçlü olmalıyız”
Birliktelik vurgusu yapan 29 yaşındaki futbolcu, “Hep beraber olmalıyız çünkü artık çok az maç kaldı. Biz bir arada durursak, güçlü olursak, ki çok güçlü olduğumuzu her seferinde gösterdik. ve bu şekilde ligi en tepede bitireceğiz. Birlikte durup, birbirimize destek olmalıyız” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>Galatasaray’ın geçtiğimiz transfer döneminde İngiliz ekibi Fulham’dan kiralık olarak kadrosuna kattığı Brezilyalı futbolcu Carlos Vinicius, Galatasaray Televizyonu’na açıklamalarda bulundu. Doğum gününde gelen mesajlar hakkında Vinicius, “Bana gelen tüm mesajlar beni çok mutlu etti. Hem taraftarlarımızdan, hem sizden, hem de ailemden. Dünyanın her yerinden tebrik mesajları aldım. Çok mutlu oldum. Teşekkür ediyorum mesajlar için” şeklinde konuştu.
“Taraftarlarla güzel ilişki kurduk”
Sarı-kırmızılı taraftarlarla ilgili de konuşan 29 yaşındaki futbolcu, “Galatasaray’a daha gelmeden önce, gelmem ile ilgili durum söz konusu olduğu andan itibaren, taraftarın sevgisini hissetmeye başlamıştım. Geldikten sonra da bana gösterdikleri ilgi, kurduğumuz pozitif ortam, bana çok yardımcı oldu ve buranın ne kadar büyük bir kulüp olduğunu, bir kez daha anlamış oldum. Geldiğim ilk günden bugüne kadar güzel bir ilişki kurduk taraftarlarla. Bu beni çok mutlu ediyor” diye konuştu.
“Hedefimiz şampiyon olmak”
Takım arkadaşlarının çok yardımcı olduğunu ifade eden Vinicius, “Doğum günüm sırasında da bundan bahsetmiştim bana çok yardımcı olduklarını ve bu şekilde başarıya ulaşacağımızı söylemiştim. Sadece Portekizce değil, İngilizce de iletişim kuruyoruz. Ne kadar güzel ilişkiler kurarsak, ne kadar çok bir arada durursak, hedefimize o kadar yakın oluruz. Tabii ki hedefimiz var, o da şampiyon olmak. Başarıya bu şekilde ulaşacağımızı biliyoruz. Kurduğumuz aile ortamı ile şampiyon olacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“Tüm takımın çabası şampiyonluk getirir”
Kasımpaşa maçında attığı son dakika golünden sonra yaşadıklarını anlatan Carlos Vinicius, “O golden sonra o kadar çok mesaj aldım ki Mitrologu’nun gölüne benziyor diye. Ben de hemen araştırdım ve onun Galatasaray’ı şampiyon yapan gollerden biri olduğunu gördüm. Umarım benimki de böyle olur. Bizi şampiyon yapmaya yardımcı olur o gol ama sadece o golle şampiyon olunmadığını, tüm takımın çabası ile şampiyon olunacağını biliyorum. Umarım bu gol de böyle hatırlanır” açıklamasında bulundu.
“Okan Buruk bizi çok iyi anlıyor”
Teknik Direktör Okan Buruk hakkında da konuşan Brezilyalı futbolcu, “Beraber çalışması kolay bir hoca. Çünkü kendisi de üst düzey futbol oynadı. O nedenle isteklerimizi, bize nasıl davranması gerektiğini çok iyi biliyor. İyi kalpli biri. İyi bir hoca olmanın bence birinci şartı iyi bir kalbe sahip olunması ve kendisi de öyle biri. Bizi çok iyi anlıyor ve bizi anlayarak liderlik ediyor. Onun liderliğinde şampiyon olabileceğimize inanıyoruz hepimiz. Dediğim gibi kendisi de iyi bir futbolcu olduğu için, ihtiyaçlarımızı çok iyi bilerek davranıyor ve bu şekilde liderlik ediyor bize” dedi.
“Tüm maçlarımızı kazanmamız gerekiyor”
Fenerbahçe ile oynayacakları TFF Süper Kupa maçını kazanacaklarını inandığını söyleyen Vinicius, “Oynanırsa kesinlikle kupa bizim, kazanacağız o kupayı. Tabii ki ilk hedefimiz önümüzdeki lig maçı olan Hatayspor maçı. Çünkü biz hep önümüzdeki ilk maça odaklanırız. ve ligi kazanmak için bütün maçlarımızı kazanmamız gerekiyor. Hedefimiz derbiden önce ligdeki maçımız” değerlendirmesinde bulundu.
“Hep berber güçlü olmalıyız”
Birliktelik vurgusu yapan 29 yaşındaki futbolcu, “Hep beraber olmalıyız çünkü artık çok az maç kaldı. Biz bir arada durursak, güçlü olursak, ki çok güçlü olduğumuzu her seferinde gösterdik. ve bu şekilde ligi en tepede bitireceğiz. Birlikte durup, birbirimize destek olmalıyız” diyerek sözlerini tamamladı. – İSTANBUL
]]>Akıncı mesajında, ramazanın birlik, beraberlik, dayanışma ve kardeşlik ayı olduğunu belirtti.
Ramazan ayına kavuşmanın sevincini ve mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Akıncı, şunları kaydetti:
“Ramazan ayı, manevi bir arınma, sabır ve dayanışma ayıdır. Bu mübarek ay, hayatımızda önemli bir yere sahip olan değerlerimize daha sıkı sarılmamız ve birbirimize karşı sevgi, saygı ve anlayışımızı güçlendirmemiz için bizlere eşsiz fırsat kapılarını aralar. Bu mübarek ayın tüm dünyada sevgi, hoşgörü ve adaletin yayılmasına vesile olmasını diliyor, Edirne halkının ve tüm İslam aleminin ramazan ayını tebrik ediyorum.”
Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Sinan Tekin mesajı
Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Sinan Tekin de ramazanın saadet, huzur, bereket ve sağlık getirmesini dilediğini belirtti.
İçerisinde rahmet, mağfiret ve kurtuluş bulunan ramazan ayının, nefisleri ve gönülleri arındırdığını dile getiren Tekin, “Ramazan, diriliş ve toparlanma ayıdır, sofraları bereketlendirir. Ramazan ayının manevi iklimi ruhlarımızın dirilişine, İslam dünyasında yaşanan kargaşa ve kaosun son bulmasına vesile olmasını diliyoruz.” ifadelerini kullandı.
-Cumhur İttifakı Edirne Belediye Başkan adayı İba’nın mesajı
Cumhur İttifakı Edirne Belediye Başkan adayı Belgin İba da Edirne halkının ve İslam aleminin ramazan ayını tebrik etti.
Ramazanın İslam alemi için bir fırsat ayı olduğunu belirten İba, şunları kaydetti:
“Bu ayda her zamankinden fazla olarak yardım eli uzatılmalı çocuk ve yaşlıların gönlü alınmalıdır. Rahmet ve bereket ayı olan ramazan dini açıdan taşıdığı anlamın yanı sıra sosyal olarak da tam bir dayanışma dönemidir. Ramazan ayı, barış ve sevgi havasının rüzgarıyla kalplerimizi ısıtıyor. Barış, hoşgörü ve dayanışmanın öneminin vurgulandığı bir ay olan ramazan Allah’ın bereketi ile doludur.
Birlik ve beraberlik içerisinde, dayanışmanın ve yardımlaşmanın yoğun olarak yaşandığı bir ramazan ayını daha karşılamanın heyecanı ve mutluluğu içerisindeyiz. Ramazan ayının getirdiği bereketi, huzuru, sevgi ve hoşgörüyü en güzel şekilde paylaşarak yaşamayı temenni ediyor, bu mübarek ayın başta Edirneli hemşerilerim olmak üzere ülkemize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini diliyorum.”
-CHP Edirne Belediye Başkan adayı Akın’ın mesajı
CHP Edirne Belediye Başkan adayı Filiz Gencan Akın da paylaştığı mesajla ramazanı kutladı.
Ramazanın, İslam alemine rahmet, bereket ve huzur getirmesini temenni ettiğini belirten Akın, “Hoş geldin on bir ayın sultanı. Dayanışmanın ve paylaşmanın sofralarımızdan ayrılmadığı bir ramazan geçirmenizi diliyorum.” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Edirne Belediye Başkan adayı Sedefçi’nin mesajı
İYİ Parti Edirne Belediye Başkan adayı Hamdi Sedefçi de mesajında ramazanın yürekleri aydınlatan, maneviyatı derinleştiren mübarek bir ay olduğunu belirtti.
Ramazanda birlik, beraberlik ve paylaşmanın arttığını dile getiren Sedefçi, “Bu özel günlerde bir araya gelerek sofralarımızı paylaşmak, komşularımıza, dostlarımıza ve ihtiyacı olanlara yardım eli uzatmak bizim için çok değerli. Bu ayın, Edirne’mize ve tüm insanlığa huzur, sağlık ve esenlik getirmesini diliyorum. Ramazanın aydınlığı, kalplerimizi ve evlerimizi sarsın. Tüm Edirne halkının ramazan ayı mübarek olsun.” ifadelerini kullandı.
]]>Temsilciler Meclisi’ndeki tek Filistinli Demokrat üye Rashida Tlaib, eyaletteki Müslüman toplumun Biden’a yönelik tepkilerini video mesajında paylaştı.
Seçmenleri Biden yönetiminin İsrail’e destek veren ve Gazze’de ateşkese karşı çıkan politikalarını protesto etmek için ön seçimlerde “kararsız oy” kullanmaya çağıran Tlaib, “Sesimizin daha gür çıkmasını istiyorsanız buraya gelin ve kararsız oy atın.” ifadesini kullandı.
Söz konusu video, ön seçimlerde 10 bin “kararsız oya” ulaşmayı ve kasım ayındaki başkanlık seçiminde Biden’a bir uyarı mesajı göndermeyi amaçlayan “Michigan’ı Dinle” kampanyasının bir parçası olarak yayımlandı.
ABD’deki ön seçimlerde partilerin oy pusulalarında “kararsız oy” seçeneği bulunuyor. “Kararsız oy”, seçmenin desteklediği partiye oy verdiğine, ancak listedeki adaylardan herhangi birini onaylamadığına işaret ediyor.
Washington yönetiminin İsrail’in Gazze saldırılarına verdiği destek nedeniyle başlatılan “Abandon Biden” (Biden’ı terk et) kampanyasının öncüsü Filistin kökenli Khaled Tuurani, AA muhabirine, “Topluluğumuz Joe Biden’a soykırımı durdurması, Gazze’deki Filistinlilerin üzerine bomba yağdıran İsrail’i silahlandırmayı bırakması için pek çok mesaj göndermeye çalıştı. Ancak başkan bizi dinlemedi.” diye konuştu.
“Soykırımdaki suç ortaklığı rolü” nedeniyle Biden’ı cezalandırmak istediklerini vurgulayan Tuurani, “Kararsız oy sadece bir mesaj. Kasım ayında seni (Biden) görevden almak konusunda gerçekten ciddi olduğumuzu bilsinler.” dedi.
Tuurani, “Abondon Biden kampanyasıyla Joe Biden’ın seçimi kaybedeceğinden, tek dönemlik bir başkan olacağından ve kaybetmesinin her zaman Gazze’deki soykırımla ilişkilendirileceğinden emin olacağız.” değerlendirmesini yaptı.
“Tarihin, Biden’ın Filistinlilere yaptıkları yüzünden başkanlığı kaybettiğini yazmasını istiyorum”
Detroit İslam Merkezi’nden Filistin asıllı İmam İmran Salha ise önceden Biden’ın bir “ahlak timsali” olduğunu düşünmediğini ancak “bir Trump da olmadığını” değerlendirdiğini belirterek, “Ama şimdi gelinen noktada gerçek şu ki Donald Trump soykırım yapmadı. Başkan Joe Biden yaptı.” ifadelerini kullandı.
Salha, 37 yaşındaki bir kadın akrabasının, kocası ve oğluyla köyüne giderken aracında vurularak öldürüldüğünü anlatarak, Biden’ın politikalarından kişisel olarak nasıl etkilendiğini söyledi.
İmran Salha, “Eğer Joe Biden’ın adının yazılı olduğu oy pusulasını imzalarsam, o oy pusulasını imzalamak için kullanacağım mürekkep, onun ve Gazze’deki 40 binden fazla masum sivilin kanından olacaktı.” şeklinde konuştu.
Beyaz Saray’dan gelen üst düzey yetkililerle görüşme davetini reddettiğini aktaran Salha, “Tarihin, Başkan Joe Biden’ın Filistinlilere yaptıkları yüzünden başkanlığı kaybettiğini yazmasını istiyorum.” dedi.
Salha, “Araplar, Müslümanlar, Hıristiyanlar, Yahudiler ve tüm vicdan sahibi insanlar olarak” bir sonraki başkanın kim olacağını seçme gücüne sahip olmadıklarının, ancak Filistin’i destekleyenlerin bir başkanı iktidardan edebilecek güce sahip olduklarını kanıtlayacaklarının altını çizdi.
İmran Salha, Biden’a seslenerek, “Biden, (İsrail Başbakanı) Binyamin Netanyahu’yu tatmin etmek için Amerikan demokrasisini yok etmeye değer miydi?” diye sordu.
“Arap kökenli Amerikalıların oyları hafife alınmamalı”
Michigan’da yaşayan ve soy ismini vermek istemeyen Arap kökenli Amerikalı Rebecca da kararsız oy kullanmayı planladığını belirterek, “Arap kökenli Amerikalıların oyları artık hafife alınmamalı. Sesimizin gür ve net bir şekilde duyulacağını umuyoruz ve bu oylamayla Gazze’ye açık bir destek mesajı göndermeyi umuyoruz.” diye konuştu.
Rebecca, sadece Arap kökenli Amerikalılarla değil diğer etnik gruplarla da birlikte çalıştıklarını ifade ederek, ateşkes mesajı verdiklerini vurguladı.
“Abandon Biden” kampanyasının aksine kendisinin şu an ön seçimlere odaklandığını dile getiren Rebecca, “Yine de gözümüzü kasım ayından ayırmamalıyız. Trump’ı tekrar görevde görme ihtimali, sadece Arap ya da Filistin kökenli Amerikalılar için değil, her türlü azınlık için dehşet verici bir durum.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Ordu Barosu Başkanı Sibel Torun, kentte, son günlerde, avukatların isimleri, ünvanları ve fotoğrafları kullanılarak vatandaşların dolandırılmaya çalışıldığını açıkladı. Son olarak 10 Ocak’ta baro üyesi bir avukatın ismi ve fotoğrafı kullanılıp WhatsApp’tan ismi açıklanmayan vatandaşa müstehcen videoları olduğuna yönelik mesaj atılıp, kendisinden para talep edildiğini söyledi. Kişinin avukata ulaşmasıyla konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını belirten Torun, “Son dönemlerde sosyal medya üzerinden dolandırıcılık çok revaçta ve biz de bu alanda meslektaşlar olarak nasibimizi almış durumdayız. Son olarak yine bir meslektaşımızın ünvanı ve fotoğrafı kullanılarak, bir vatandaşın hakkında soruşturma yürütüldüğü, hakkında bazı müstehcen videolar olduğu ve kendisinden bir para talep edildiğiyle ilgili bir ihbar geldi. Bu ihbar üzerine biz de gerekli mercilere suç duyurusunda bulunduk. Sosyal medya hesabımızdan duyuru yaparak vatandaşlarımızı ve meslektaşlarımızı uyardık. Bu ilk değil. Daha öncelerinde de bazı meslektaşlarımızın isimleri kullanılmak suretiyle uzlaştırma bürosundan arıyoruz, ara buluculuk bürolarından veya şu hukuk bürosundan arıyoruz diyerek şu kadar borcunuz vardır, bize öderseniz şöyle indirim yapacağız şeklinde bazı şikayetler de bize geldi. Vatandaşlarımız her duydukları ve her gördükleri mesajlara itibar etmesinler. Baromuzun sitesinden avukat olup olmadıklarını veya baromuzu arayarak teyit etmelerini istiyoruz. Ayrıca, bu anlamda borcu olup olmadığını da sorgulayarak teyit etmelerini talep ediyoruz” diye konuştu.
‘SAHTE NUMARALAR VE ADRESLER KULLANILIYOR’
Sahte telefon numarası ve adres kullanılması nedeniyle şüphelilere ulaşılamadığını kaydeden Torun, “Son olayda paradan ziyade uygunsuz görüntüleri olduğu, bu görüntülerin başka insanlara da gönderileceğiyle ilgili bir mesaj gönderilmiş. Durumdan şüphelenen vatandaşımız, ismi kullanılan avukat arkadaşımıza ulaşıyor. Meslektaşımız da bu konuyla ilgili bize başvuru yaptığı için ilgili işlemleri yaptık. Son dönemlerde aslında çok faydalı olarak kullanabileceğimiz sosyal medya ne yazık ki dolandırıcıların yeni meskeni haline geldi. Bundan önceki konularla ilgili yapmış olduğumuz şikayetlerde henüz bu kişilere ulaşamadık. Çünkü sahte numaralar kullanılarak, sahte adresler veriliyor. Bu son şikayetimiz daha çok yeni. Soruşturmayı baro olarak da takip ediyoruz” ifadelerinde bulundu.
‘HER MESAJA İTİBAR EDİLMEMELİ’
Torun, vatandaşlara dikkatli olmaları uyarısında bulunarak, şöyle konuştu: “Bu konuda İçişleri Bakanlığı tarafından, hem Adalet Bakanlığı tarafından, sürekli uyarılar yapılıyor. Sürekli kamu spotları paylaşılıyor. Öncelikle iş, vatandaşa düşüyor. Vatandaşın çok sağlıklı davranması gerekiyor. Bunun yanı sıra sosyal medyanın daha güvenilir bir hale getirilmesi gerekiyor. Bunu da artık iletişim uzmanları çözecektir. Ama en büyük görev vatandaşa düşüyor. Her duydukları indirim mesajlarına, borçlusunuz mesajlarına veya terör örgütü tarafından aranıyorsunuz mesajlarına itibar etmesinler. Özellikle hiçbir avukat mesaj çekerek, ‘Hakkınızda bir soruşturma vardır’ diyerek, bilgilendirme yapmaz. Hiçbir avukat, ‘Hakkınızda soruşturma vardır, bana şu kadar para yatıracaksınız’ demez. Avukatlar dosyalarıyla, dilekçeleriyle ve resmi yollarla konuşur. O yüzden avukat tarafından gönderildiğini iddia ettikleri mesajlara, maillere itibar etmemelerini diliyorum.” (DHA)
]]>ORDU Barosu Başkanı Sibel Torun, avukatların isim ve fotoğraflarının kullanılarak dolandırıcılık yapıldığını söyleyerek uyarıda bulundu. En son baro üyesi bir avukatın ismi ve fotoğrafı kullanılıp WhatsApp’tan ismi açıklanmayan vatandaşa müstehcen videoları olduğuna yönelik mesaj atılıp, kendisinden para talep edildiğini ifade eden Torun, konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını belirtti.
Ordu Barosu Başkanı Sibel Torun, kentte, son günlerde, avukatların isimleri, ünvanları ve fotoğrafları kullanılarak vatandaşların dolandırılmaya çalışıldığını açıkladı. Son olarak 10 Ocak’ta baro üyesi bir avukatın ismi ve fotoğrafı kullanılıp WhatsApp’tan ismi açıklanmayan vatandaşa müstehcen videoları olduğuna yönelik mesaj atılıp, kendisinden para talep edildiğini söyledi. Kişinin avukata ulaşmasıyla konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını belirten Torun, “Son dönemlerde sosyal medya üzerinden dolandırıcılık çok revaçta ve biz de bu alanda meslektaşlar olarak nasibimizi almış durumdayız. Son olarak yine bir meslektaşımızın ünvanı ve fotoğrafı kullanılarak, bir vatandaşın hakkında soruşturma yürütüldüğü, hakkında bazı müstehcen videolar olduğu ve kendisinden bir para talep edildiğiyle ilgili bir ihbar geldi. Bu ihbar üzerine biz de gerekli mercilere suç duyurusunda bulunduk. Sosyal medya hesabımızdan duyuru yaparak vatandaşlarımızı ve meslektaşlarımızı uyardık. Bu ilk değil. Daha öncelerinde de bazı meslektaşlarımızın isimleri kullanılmak suretiyle uzlaştırma bürosundan arıyoruz, ara buluculuk bürolarından veya şu hukuk bürosundan arıyoruz diyerek şu kadar borcunuz vardır, bize öderseniz şöyle indirim yapacağız şeklinde bazı şikayetler de bize geldi. Vatandaşlarımız her duydukları ve her gördükleri mesajlara itibar etmesinler. Baromuzun sitesinden avukat olup olmadıklarını veya baromuzu arayarak teyit etmelerini istiyoruz. Ayrıca, bu anlamda borcu olup olmadığını da sorgulayarak teyit etmelerini talep ediyoruz” diye konuştu.
‘SAHTE NUMARALAR VE ADRESLER KULLANILIYOR’
Sahte telefon numarası ve adres kullanılması nedeniyle şüphelilere ulaşılamadığını kaydeden Torun, “Son olayda paradan ziyade uygunsuz görüntüleri olduğu, bu görüntülerin başka insanlara da gönderileceğiyle ilgili bir mesaj gönderilmiş. Durumdan şüphelenen vatandaşımız, ismi kullanılan avukat arkadaşımıza ulaşıyor. Meslektaşımız da bu konuyla ilgili bize başvuru yaptığı için ilgili işlemleri yaptık. Son dönemlerde aslında çok faydalı olarak kullanabileceğimiz sosyal medya ne yazık ki dolandırıcıların yeni meskeni haline geldi. Bundan önceki konularla ilgili yapmış olduğumuz şikayetlerde henüz bu kişilere ulaşamadık. Çünkü sahte numaralar kullanılarak, sahte adresler veriliyor. Bu son şikayetimiz daha çok yeni. Soruşturmayı baro olarak da takip ediyoruz” ifadelerinde bulundu.
‘HER MESAJA İTİBAR EDİLMEMELİ’
Torun, vatandaşlara dikkatli olmaları uyarısında bulunarak, şöyle konuştu:
“Bu konuda İçişleri Bakanlığı tarafından, hem Adalet Bakanlığı tarafından, sürekli uyarılar yapılıyor. Sürekli kamu spotları paylaşılıyor. Öncelikle iş, vatandaşa düşüyor. Vatandaşın çok sağlıklı davranması gerekiyor. Bunun yanı sıra sosyal medyanın daha güvenilir bir hale getirilmesi gerekiyor. Bunu da artık iletişim uzmanları çözecektir. Ama en büyük görev vatandaşa düşüyor. Her duydukları indirim mesajlarına, borçlusunuz mesajlarına veya terör örgütü tarafından aranıyorsunuz mesajlarına itibar etmesinler. Özellikle hiçbir avukat mesaj çekerek, ‘Hakkınızda bir soruşturma vardır’ diyerek, bilgilendirme yapmaz. Hiçbir avukat, ‘Hakkınızda soruşturma vardır, bana şu kadar para yatıracaksınız’ demez. Avukatlar dosyalarıyla, dilekçeleriyle ve resmi yollarla konuşur. O yüzden avukat tarafından gönderildiğini iddia ettikleri mesajlara, maillere itibar etmemelerini diliyorum.”
]]>Yüksek kar getirisi bulunan güvenilir bir fon olduğunu ve Fatih Terim gibi isimlerin de bu fona dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolcular Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan’ın da bulunduğu 21 kişiyi yaklaşık 25 milyon dolar ile 7 milyon 384 bin lira dolandırdığı iddia edilen Denizbank Levent eski Şube Müdürü Seçil Erzan’ın davasında bilirkişi raporu hazırlandı. Erzan’ın kırık telefon ve sim kartının incelenmesiyle hazırlanan ve İstanbul 41.Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan 553 sayfalık bilirkişi raporunda, Erzan’ın Fatih Terim’in eşi Fulya Terim ile mesajlaşmaları ortaya çıktı.
“Sizin hesabına gönderttim Fulya Hanım arada böyle parça parça sürprizlerimiz olabilir”
24 Ocak 2023’de Fulya Terim’e 16 bin dolar tutarında döviz satış işlemi gerçekleştiğine dair mesaj geldiğinin aktarıldığı raporda, Erzan’ın “Sizin hesabına gönderttim Fulya Hanım arada böyle parça parça sürprizlerimiz olabilir : )” şeklinde mesaj attığı, Terim’in ise mesajı “Hahahahahahahaha” diye yanıtladığı kaydedildi.
26 Ocak 2023’deki mesajlar ise şu şekilde yer aldı:
Erzan: Nur abla ile bir konu görüştüm, sizinle bugün konuşacak eğer onu yapabilirsek çok, çok yüklü bir şeyi almış olacağız.
Fulya Terim: Ok konuşurum ben.
Erzan: Nasıl yaparız bilmiyorum ama sizden başkası da yapamaz.
Terim: Tamam canım Nur geliyor konuşuruz. Transfer olunca haber verir misin lütfen?
Erzan: Fulya abla diğer banka hazırlayamıyorsa buradan yapalım
Terim: Haber bekliyorum.
Muslera: “Bugün parayla saat kaçta geleceğini bilmem gerekiyor”
Ayrıca raporda, Erzan’ın Fernando Muslera ile 9 ve 20 Şubat 2023 tarihlerindeki mesajları ise şu şekilde yer aldı:
Muslera: Bilmiyorum bilginiz var mı ama son maçta sakatlandım. Bu yüzden yarın yurt dışına uçuyorum ve 2 hafta sonra döneceğim. Bu yüzden bu gece ilk ödeme ve ödeme için Merto’yu ve sizi evime bekliyorum. İkinci ve üçüncü ödeme İstanbul’a döndüğümde alacağım yani belki 2 hafta sonra daha fazlasını alabilirim.
Erzan: Günaydın : )
Muslera: Merhaba Seçil, Merto’yu aradım bana toplantıda olduğunu söyledi ama bugün parayla saat kaçta geleceğini bilmem gerekiyor. Lütfen.
Erzan: Merhaba Nando, bugün pazartesi. Tüm gün toplantı saat 8’de size geleceğiz. Sadece pazartesi yoğun bir gün sorun yok. Saat 8’de size geliyoruz.
Muslera: Tamam süper
Öte yandan bilirkişi raporunda Seçil Erzan’ın, Fatih Terim’in kızı Buse Terim Bahçekapılı ile mesajlaşmalarının dava konusu ile alakalı olmadığı, Emre Belözoğlu ile herhangi bir mesajlaşmasının olmadığı ve rehberde bile kayıtlı olmadığı belirtildi.
Bilirkişi raporunda ayrıca, Erzan’ın, Fatih Terim’in damadı Volkan Bahçekapılı’ya 27 Şubat 2023’de “Volkan bey biz kalan tutarı da ödeme yaptık bilgi vermek istedim” şeklinde mesaj attığı kaydedildi.
Öte yandan 20 Kasım’da görülen davanın ilk duruşmasında ise Erzan’ın tutukluluk halinin devamına hükmedilmiş, duruşma 12 Ocak tarihine ertelenmişti. – İSTANBUL
]]>Dolandırıcılar her gün farklı yöntem geliştirerek tuzak kuruyor. Son günlerde dolandırıcılar attıkları mesajlarla abla, abi veya kız kardeşlerine eş aradıklarını söylüyorlar. Verilen numara mesaj atanlar ya da linki tıklayanlar tuzağa düşüyor. Sosyal medyada çok kişi bu tuzağa düştüğünü belirtiyor. Uyarıda bulunan Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Murat Kırık, “İstenen amaç; tehdit, şantaj ve korkuyla para sızdırmaktır. Böyle bir durumla karşı karşıya kaldığınızda bu hesabı engellemek ve hiçbir şekilde yazışma yapmamak son derece önemlidir. Zira para verseniz de bundan kurtuluşunuz yoktur” dedi
Son günlerde dolandırıcılar, sanal telefon numaraları veya sahte e-posta adresleri üzerinden hedef seçtikleri insanlara arkadaşlık teklifi gönderip para istiyor. Dolandırıcılar, ağabey veya kız kardeşlerine arkadaş veya eş aradıklarını belirterek mesaj atıyor. Sahte mesajların ardından bir süre sohbet eden dolandırıcılar, kişinin güvenini kazanıp konuşmayı özel konulara getirerek mağdurun fotoğraflarını ele geçiriyor. Bu görselleri yapay zekayı da kullanarak değiştirdikten sonra kişilerden şantajla para istiyor. Mağdurlar ailesine ve yakın çevresine mahcup olmamak için şikayetçi olamıyor ve dolandırıcıların ağından kurtulamıyor. Uzmanlar, arkadaşlık ve çöpçatan internet sitelerinde, mobil uygulamalarda ve sosyal medya gruplarında yer alan bu mesajlardan uzak durulması yönünde uyarıda bulunarak, bu tür durumlarla karşılaşan kişilerin mesaj atan numarayı engellemesini ve adli makamlara başvurmasını önerdi.
Son dönemlerde mesaj yoluyla başlayan dolandırıcılık olaylarının artmaya başladığını belirten Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Murat Kırık, “Evlilik vaadiyle erkeklerin kandırıldığı, dolandırıldığı ve mağdur edildiğine şahit oluyoruz. Ama aynı durumun kadınlar için de geçerli olduğunu ifade etmek mümkün. Arkadaşlık grupları, çöpçatan siteleri aracılığıyla dolandırıcılık işleminin gerçekleştirildiği ve siber dolandırıcıların özellikle mağdurları tuzağına düşürdüğünü görüyoruz. Burada bir kişinin kardeşiyle sizi evlendirmek istediği, bunun için de kardeşinin çekindiği, fakat bu noktada evlenme konusunda adım atmak istediği, ancak bu adımı atmak isterken de gizlilik konusunda bazı problemler yaşadığı, bundan dolayı da ağabeyini yani bu kişiyi görevli kıldığını ifade ediyor” dedi.
“MAĞDUR CİDDİ BİR KORKU VE PANİĞE KAPILMIŞ OLUYOR”
Evlenme amacıyla ya da arkadaş bulma amacıyla bu gruplara katılan kişilerin, bu mesajlardan şüphe duymadığını belirten Murat Kırık, “Mesaj atan kişi aradan çekiliyor ve sizinle kardeşini bir araya getireceğini ama öncelikle sanal ortamdan bir yazışma meydana getireceğini ifade ediyor. Bundan sonraki süreçte duygusal yazışmalar meydana gelmeye başlıyor. Kişiyle birlikte özel bilgiler veya özel görüntülerin paylaşılması söz konusu olabiliyor. Çünkü dolandırıcılar kişinin bu noktadaki ilgisini öğrendikten sonra tuzağına düşürebilmek için sahte whatsapp mesajları ortaya koymaya başlıyorlar. Bu mesajlarda güya cinsel tacizde bulunulduğu ya da müstehcen görüntüleri karşı tarafa gönderdiği, eğer belli bir fidye vermezse bundan sonraki süreçte bu görüntüleri arkadaşıyla, çevresiyle, eşiyle, dostuyla, sosyal medyadaki gruplarda paylaşacağını ifade ediyor. Burada mağdur ciddi bir korku ve paniğe kapılmış oluyor” ifadelerini kullandı.
“MESAJA CEVAP VEREN TUZAĞA DÜŞMÜŞ OLUYOR”
Bazı internet siteleri aracılığıyla sahte yazışmaların oluşturulabildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Kırık, “Burada kullanıcının ismini değiştirebiliyorsunuz, mesajı değiştirebiliyorsunuz, hatta telefon modeline varana dek; bir dolandırıcılık söz konusu olmuş oluyor. O sahte görseller mağdura gönderilmiş oluyor ve mağdur korkusundan dolayı istenen fidyeyi ister istemez vermek durumunda kalıyor. Vermek burada bizi daha kötü bir sonla karşı karşıya bırakıyor. Çünkü siber dolandırıcı, karşı tarafın bu konuda açığını görünce yumuşak karnından yakalamaya çalışıyor ve çok daha fazla tehdit ve şantajları devam ettiriyor. Burada bir oltalama tuzağı söz konusu. Bunu bir balık avına benzetebiliriz. Balığın yemini oltanın ucuna takıyorsunuz, oltayı sallıyorsunuz. Kimi düşürebilirse ve burada da düşürme oranı yüksek olursa, bu sefer dolandırıcılar daha fazla bu işin üstüne gitmeye çalışıyorlar. Dolayısıyla illaki bir gruba girmenize gerek yok. Çünkü bir sanal numara üzerinden, özellikle belli telefonlarda kullanılan mesajlar üzerinden bunlar gönderilmiş oluyor ve kişi bu mesaja cevap verirse tuzağa düşmüş oluyor” dedi.
“DOLANDIRICILAR YAPAY ZEKAYI KULLANIYOR”
Dolandırıcıların yapay zeka kullanarak sahte fotoğraf ve sesler oluşturabildiklerinin altını çizen Kırık, “Günümüzde yapay zeka ve teknoloji o kadar üst düzeye çıktı ki, artık sahte görselleri ya da internet ortamından görselleri araştırma devri tarihe karışmış oldu. Çünkü artık kullanıcılar ve dolandırıcılar yapay zeka kullanarak hayallerindeki kadın ve erkek profillerini çok kolay bir şekilde oluşturabiliyorlar. Geçmişte görseller aracılığıyla bir tarama yaptığımızda o görselin nerede kullanıldığını bulabiliyorduk, tespit edebiliyorduk. Dolayısıyla profilin sahte olup olmadığını tespit edebilme şansımız vardı. Ama artık yapay zeka kullanıcılara orijinal, özgün içerikler üretebildiğinden dolayı, komut bazlı içerikler üretebildiğinden dolayı karşı taraf bunu anlayamıyor” diyerek vatandaşları uyardı.
“AMAÇ TEHDİT ŞANTAJ VE KORKUYLA PARA SIZDIRMAK”
Bu tür mesajlarla karşılaşan vatandaşların ne yapması gerektiğini de anlatan Doç. Dr. Ali Murat Kırık, “Zaten istenen amaç; tehdit, şantaj ve korkuyla para sızdırmaktır. Böyle bir durumla karşı karşıya kaldığınızda bu hesabı engellemek ve hiçbir şekilde yazışma yapmamak son derece önemlidir. Zira para verseniz de bundan kurtuluşunuz yoktur. Çünkü tam tersi para verdiğinizi gören dolandırıcı, çok daha fazla bu durumu kaşımakta ve sizden çok daha fazlasını istemektedir. O korku ve paniği sezdiği an aslında onun yemi olmuş olursunuz. Başınıza gelen bu olayı emniyet güçlerimizle, bilişim savcılığıyla paylaşmanız, en azından bundan sonra yaşanacak olayların önüne geçmesi ve sizin adınız kullanılarak, farklı bir dolandırıcılık vakasıyla başka birinin karşı karşıya kalmaması açısından oldukça elzemdir” şeklinde konuştu.
]]>