Mera – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Mon, 15 Jul 2024 06:24:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Kars’ta ıslah edilen mera, ekonomiye kazandırıldı https://www.haber60.com.tr/karsta-islah-edilen-mera-ekonomiye-kazandirildi/ https://www.haber60.com.tr/karsta-islah-edilen-mera-ekonomiye-kazandirildi/#respond Mon, 15 Jul 2024 06:24:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39467 Kars’ta ıslah edilen mera, ekonomiye kazandırıldı. Kars kırsalındaki 500 dekarlık atıl mera, büyükbaş ve küçükbaş hayvanların otlatılması açıldı.

Tarım ve Orman İl Müdürlüğünce, “Mera Islah ve Amenajman Projesi” çerçevesinde Ani Köyü’ndeki atıl arazinin ekonomiye kazandırılması amacıyla çalışma yürütüldü. İlk olarak 500 dekar alan yabancı ve istilacı ot olan yavşan otundan arındırılarak meraya fiğ tohumu ekildi.

Ani köyü yaylasında düzenlenen tören saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı. Törenin açılış konuşmasını Tarım ve Orman İl Müdürü Enver Aydın yaptı.

Aydın’ın ardından söz alan ve Kars’ın çok geniş meraları olduğunu, hayvanlarının da organik beslendiğini ifade eden Kars Milletvekili Adem Çalkın, “Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüz çok büyük işler yapıyor. Zamanı geliyor hayvanlarımızla ilgili salgın hastalıklarda, hayvan üreme konusunda hayvanların yakın takibinde çiftçilerimizle ilgili yağış oluyor, dolu oluyor, hasat zamanı oluyor ve diğer zamanlar oluyor onları görüyorsunuz. Yani anlayacağımız çiftçinin kara gün dostu ofis diyorlar ama ben çiftçinin kara gün dostu Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’dür diyorum. Allah sizden razı olsun, emekleriniz çok büyük, hepinize teşekkür ediyorum” dedi.

Bu millet için, bu devlet için üretmek zorunda olduğumuzu ve ürettikçe güçleneceğimizi dile getiren Vali Ziya Polat, “Güçlendikçe mazlumların lideri olan milletimiz bu dünyaya adaleti getirecektir. Onun için hep beraber bizler, sahadaki sizler, STK’larımız, muhtarlarımız devletin tüm kurum ve kuruluşlarındaki sahadaki milletimizle kol kola girip üreteceğiz, üreteceğiz, üreteceğiz. Ürettiğimizi de iyi fiyata satmamız gerekiyor, iyi fiyata satmak için de iyi ürün yetiştirmemiz gerekiyor. Ham maddeyi maddeye çevirmemiz gerekiyor. Tarlada aldığımız ürünü, hayvanımızın karkas etini raflarda görmemiz gerekiyor. Geçtiğimiz günlerde bir fabrikamızı ziyaret ettim. Allah’a şükür karkas et, Kars sucuğu, Kars kavurması olarak raflardaki yerini almaya başladı ve yatırım yapan, yakında açılışını yapacağımız birçok fabrika da var. Bunu çiftçi kardeşlerimizden de bekliyoruz; kavılcamız, buğdayımız meşhur. Ancak biraz önceki köyde Esenkentli bir hemşehrimiz bana biçerdöverden veryansın etti. Biçerdöverler çok pahalı oluyor, saman alıyoruz diye. Bizim burada yapmamız gereken bir iş daha var. Hayvan besleyen insanımıza bizim saman değil de fiğ, yonca, korunga, silajlık mısır üretimini arttırmak için destek olmalıyız. Hayvanlarımıza saman yerine bunları yedirmemiz gerekiyor hem maliyetleri azaltmamız lazım hem de hayvanın hem et hem de süt verimini arttırmamız lazım. Saman mecburiyetten yedirilecektir. Ama biz maalesef biçerdövere herhalde saman karşısında veriyoruz. Biçerdöver biçiyor, otumuzu ve buğdayımızı veriyoruz saman alıyoruz. Biz, fiğ, korunga, silajlık mısır üretimine de inşallah önümüzdeki yıllarda itibaren devletimizin katkısıyla daha da arttıracağız” diye konuştu.

Yapılan konuşmaların ardından hayvanlar meraya salındı. Kars’ta “2024 yılında 2 bin 400 dekarlık alanda aktif olarak yürütülen 5.790.910,45 TL maliyetli mera ıslah ve amenajman projeleri çiftçilerin yüzünü güldürüyor.

Ani köyünde 2.959.800,00 TL maliyetli mera ıslah ve amenajman projesi kapsamında büyük çoğunluğu istilacı bir yabancı ot olan yavşan otu ile kaplanarak tahrip olan meranın ıslahında üç ayrı ıslah yöntem uygulandı. – KARS

]]>
https://www.haber60.com.tr/karsta-islah-edilen-mera-ekonomiye-kazandirildi/feed/ 0
Elazığ’da Büyük Kamu Vurgunu İddiası: Avukat Emine Erol Olayı Ortaya Çıkardı https://www.haber60.com.tr/elazigda-buyuk-kamu-vurgunu-iddiasi-avukat-emine-erol-olayi-ortaya-cikardi/ https://www.haber60.com.tr/elazigda-buyuk-kamu-vurgunu-iddiasi-avukat-emine-erol-olayi-ortaya-cikardi/#respond Sun, 26 May 2024 22:33:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33189 Elazığ İl Özel İdaresi ile Prof Dr. Yasemin Açık’ın yüzde 100 hissedar olduğu SYCS İnş. ve Çimento A.Ş. arasındaki ilişkiler pes dedirtti. İl Özel İdaresi tarafından kamunun büyük zarara uğratıldığı iddiası ile Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.

Yasemin Açık’ın yönetici olduğu SYCS firmasının, Elazığ’da kamu bankalarından kredi alarak ve kamu arazisi üzerinde kurulan çimento fabrikasıyla devleti dolandırdığı iddiası üzerine başlatılan soruşturma devam edereken, Av. Emine Erol, konu olay hakkında yaptığı açıklamada, “Elazığ’da emsaline rastlanılmayacak pişkinlikte, pes dedirtecek bir olay yaşandı.” dedi.

Avukat Emine Erol, yaptığı basın açıklamasında, “Toplum zararına kirli ilişkiler öyle bir noktaya geldi ki; artık hukuksuz iş yapanlar, menfaatleri için kamu malına göz dikenler, kanunsuz iş yapmak için anlaştıkları memura güvenmeyip, devleti dolandırmak için yaptıkları planı gizlemek bir yana devletin noterine gidip sözleşme konusu yapabiliyor.” ifadelerini kullandı.

“Emsaline rastlanılmayacak pişkinlikte, pes dedirtecek bir olay”

“Elazığ’da emsaline rastlanılmayacak pişkinlikte, pes dedirtecek bir olay yaşandı.” diyen Erol, şunları kaydetti: “Daha önce Adapazarı Karasu Limanları Demiryolu işi ihalesinde astronomik fiyatlarla devleti zarara soktuğu iddia edilen Seza İnş. A.Ş. ve hissedarı Prof. Dr. Yasemin Açık, bu kez yüzde 100 hissesi kendisine ait olan SYCS İnş. ve Çimento A.Ş. şirketi eliyle yaptığı kamu malı zararına, anayasa ve kanunlara aykırı sözleşmeyi noterden yapıp, sonra bu sözleşmenin ardındaki yasadışı planı adım adım uygulayarak, kamu mallarını şirketine geçirdiği iddiasıyla gündemde.”

Prof. Dr. Yasemin Açık’ın kadın girişimci olarak yaptığı yatırımları ekranlardan ve dergi kapaklarından “başarı hikayesi” olarak anlattığına dikkat çeken Av. Erol, “Bu ismin, bu kez devletin hüküm ve tasarrufu altında mera niteliğinde olan kamu taşınmazlarını hileli şekilde mera vasfından çıkarıp, sonra şirketinin mülkiyetine alırken, devlet memurlarıyla birlikte hileli işlemler gerçekleştirerek, kamuyu zarara soktuğu iddia ediliyor.” sözlerini kaydetti.

“Kamu ve toplum zararına büyük bir operasyon”

Yasemin Açık’ın yönetici olduğu SYCS firmasının, Elazığ’da kamu bankalarından kredi alarak ve kamu arazisi üzerinde kurulan çimento fabrikasıyla devleti dolandırdığı iddiasını gündeme getiren Av. Erol, iddialarla ilgili şu bilgileri paylaştı; “Ortaya çıkan bilgi ve belgeler, bu başarı hikayesinin kamu ve toplum zararına devreye alınan büyük bir operasyon olduğuna işaret ediyor. Çünkü fabrikanın kurulduğu arazi ve hammadde ocakları mera vasfında, yasal olarak kiralamaya, satışa ve üzerinde fabrika yapmaya müsait değil. Yaptıkları plana göre; önce Elazığ İl Özel İdaresi şirkete bedelsiz olarak yüzde 1 hisse ile ortak olmuş. Bu ortaklık için Bakanlar Kurulu kararı gerektiği halde ve ortaklık oranı en az yüzde 50 olması gerektiği halde, Elazığ İl Özel İdaresi yüzde 1 ortak olarak, mera arazisine el koymanın yolu açılmış.”

“Elazığ İl Özel İdaresi yüzde 1 hissesini Yasemin Açık’a devretmiş”

Erol, sözlerinin devamında şunları söyledi; “Elazığ İl Özel idaresi, Elazığ İl Mera Komisyonuna başvurarak, şirketten hiç bahsetmeden mera parseli üzerinde Elazığ İl Özel İdaresinin kamu yatırımı yapacağını; kamu yatırımı için Özel İdarenin araziye ihtiyaç duyduğunu söyleyerek, taşınmazın mera vasfının değiştirilmesini talep etmiş. Mera vasfındaki arazinin tahsis amacı ancak kamu yatırımı amacıyla değiştirilebileceğinden, Elazığ İl Özel İdaresi, kamu yatırımı yapacağı bahanesiyle Elazığ İl Mera Komisyonundan taşınmazların mera vasfının değiştirilmesi kararını almış. Bununla da yetinmeyen Elazığ İl Özel İdaresi, araziyi işletmek için irtifak hakkını almış, sonra bu hakkı şirkete devretmiş ve nihayetinde bu mera arazileri şirket tarafından oldukça düşük bir bedelle satın alınarak, özel şirket adına tapuda tescil edilmiş. Mera parselleri SYCS şirketi mülkiyetine girince, Elazığ İl Özel İdaresi yüzde 1 hissesini Yasemin Açık’a devretmiş.”

“Tüm işlemler kamu yatırımı gibi gösterilmiş”

“Yani gerçekte Özel İdare ne kamu yatırımı yapmış ne fabrika kurmuş ne de gerçekte bir yatırıma ortak olmuş.” diyen Av. Erol, “Ancak Elazığ İl Özel İdaresi adı altında tüm işlemler kamu yatırımı gibi gösterilerek, yerel ve merkezi idarenin tüm kamu organlarından izinler alınmış. İşin sonunda kamu bankası olan Ziraat Bankası’ndan kullanılan krediyle, kamu arazisi ve hammadde ocakları üzerine yapılan bu yatırım kamu mülkiyetinden çıkarak özel mülkiyete geçmiş.”

“Bu örnek belki ülkemizde tek”

Avukat Emine Erol, “Hukuka aykırılığın, kanunsuzluğun, işlenen suçların belgesi olur mu denildiğinde, bu örnek, belki ülkemizde tek olacaktır. 08 Ekim 2012 tarihinde henüz fabrikayla ilgili hiçbir faaliyet yokken SYCS şirketi ile Elazığ İl Özel İdaresi arasında noterde imzalanan sözleşmenin her maddesi suçun itirafıdır. Bu belge incelendikten sonra fabrikayla ilgili yapılan her ne varsa, kamu aleyhine yapılan gizli bir anlaşmanın adım adım nasıl gerçekleştirildiği anlaşılınca inan hayrete düşüyor.” sözlerini vurguladı.

“Elazığ İl Özel İdaresinin üstlendiği sorumluluklar saymakla bitmiyor”

Devlet ve kamu adına bahse konu sözleşmeye imza atan Elazığ İl Özel İdaresinin, SYCS şirketine, devletin bugüne kadar hiçbir anlaşmada taahhüt etmediği taahhütlerde bulunduğuna dikkat çeken Erol, “Her hukuksuzluğun tane tane yazıldığı bu sözleşmede, devlet adına taahhütte bulunan Elazığ İl Özel İdaresinin üstlendiği sorumluluklar saymakla bitmiyor.” diyerek, sözleşmedeki maddeleri şöyle sıraladı;

“Elazığ İl Özel İdaresinin bedelsiz bir şekilde yüzde 1 pay alacağı, arazinin şirket mülkiyetine girmesiyle bedelsiz olarak Yasemin Açık’a iade edileceği; bu şekilde ortaklığın sona ereceği; idarenin sorumluluğunun bu yeri kamu yatırımı gibi gösterip mera vasfının kamu yatırımı için değiştirilmesi olduğu; devletin şirket idaresinde hiçbir söz hakkı olmayacağı; şirket mallarının devlet malı gibi korunacağı; irtifak hakkının Elazığ İl Özel İdaresi tarafından alınıp şirkete devredileceği; devletin sorumluluğunun arazi vasfını değiştirmek ve bu şekilde bulundurmak olduğu; kamu yatırımı görüntüsü için istenirse devletin ortak görünmeye devam edeceği; arazinin satış işlemleri için gerekli işlemlerin Elazığ İl Özel İdaresi tarafından takip edileceği; arazi üzerinde yapılacak inşaatlar için gerekli imar izinlerinin Elazığ İl Özel İdaresi tarafından alınacağı; yasal koşullara bağlı izin ve ruhsat işlemlerinin hepsinin Elazığ İl Özel İdaresi tarafından yapılacağı; tüm hukuki problemlerin Elazığ İl Özel İdaresi tarafından çözüleceği; hatta Elazığ İl Özel İdaresi ortaklıktan ayrıldıktan sonra dahi izin ve ruhsat işlemleri için şirkete yardımcı olunmaya devam edileceği yazılmıştır.

Elazığ İl Özel İdaresi bu yükümlülüklerin ve taahhütlerinin hepsini gerçekleştirmiştir. Konuyla alakalı Emekli Sayıştay Uzmanlarından, üniversitelerin hukuk fakültelerinde ceza, ticaret, idare hukuku alanında Profesör olan kıymetli hocalarımızdan uzman görüşü alınmıştır. Bu uzman görüşlerinde de fabrikanın kuruluşuna ilişkin tüm işlemlerin, hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığı ve suçun nasıl işlendiği aşama aşama izah edilmiştir. Soruşturma, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmektedir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/elazigda-buyuk-kamu-vurgunu-iddiasi-avukat-emine-erol-olayi-ortaya-cikardi/feed/ 0
100 bin lira maaşla çoban bulunamıyor https://www.haber60.com.tr/100-bin-lira-maasla-coban-bulunamiyor/ https://www.haber60.com.tr/100-bin-lira-maasla-coban-bulunamiyor/#respond Sun, 05 May 2024 21:13:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30453 Elazığ Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mahmut Sezer, kentte 100 bin lira maaşla çalıştıracak çoban bulamadıklarını belirterek, “Hayvancılık bitme noktasındadır. Gençlerimiz bu işe hevesli değil. Kırsalda kimse kalmadı. Yetiştiriciler olarak mera ve çalışan eleman istiyoruz” dedi.

1 MAYIS-1 HAZİRAN ARASINDA YAYLALARA GİRİŞ YASAKLANDI

Yaz aylarının gelmesiyle hayvancılıkla geçinen aileler ile çiftçiler, yayla ve meraların yolunu tutmaya hazırlanıyor. Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mahmut Sezer, hayvan yetiştiricilerinin, 1 Mayıs ve 1 Haziran arasında çevre illerdeki mera ve yaylalara yaya gidilmesinin valilik kararıyla yasaklandığını belirterek, “Küçükbaş hayvancılık içeride olmaz. Elazığ Valiliği’nin yayınlamış olduğu bir kararname var, ‘Küçükbaş hayvanlar yaylaya yaya gitmeyecek’ diye. Biz göçer hayvancılık yaptığımız için mecburen dışarıya yaya gitmek zorundayız. Gittiğimiz yaylalar da 1 ay sonra açılacak. 1 ay bizim için büyük bir zamandır. Bu 1 ayı yolda geçirerek yaya gitmemiz lazım. Bunun da önünü kapatmışlar. Elazığ, Tunceli, Bingöl, Muş ve Erzurum’a yaya gidişlerini kapattıkları için zor durumdayız. 1 Mayıs’tan 1 Haziran’a kadar küçükbaş hayvanlar, Elazığ’da iklimsel şartlardan dolayı kalamıyor” dedi.

MÜLTECİLER İÇİN ÇAĞRI

Hayvancılığın bitme noktasına geldiğini belirten Sezer, “Şu an çoban bulamıyoruz, daha doğrusu yetişen bir eleman bile bulamıyoruz. Gerekirse mültecilerin de Tarım ve Orman İl Müdürlüğü bünyesinde yetiştirilip, tarım ve hayvancılığa eleman olması için devletimize çağrıda bulunuyoruz. Çoban olmayınca hayvancılık yapamayız. Şu an hayvancılık zor durumda, bitme noktasındadır.

Sağım hayvan çobanını 100 bin liraya kadar bulamıyoruz. Vasıfsız birisi bile 60 bin liradan başlayıp 100 bin liraya kadar kazanır ancak bulamıyoruz. Bu da bizi zor durumda bırakıyor. Hayvancılığı bırakma noktasına geldik. Devletimizin bu sektöre bir el atması lazım, kırsalda insanları tutmamız lazım. Kırsaldaki insanı tutmazsanız, ülke zor durumda kalır. Şu an çoğu hayvanlarımızı sattık, bitme noktasına geldi. Böyle giderse büyükbaşta şu anda nasıl ki dışarıya bağlı kaldıysak, küçükbaşta da dışarıya bağlı kalacağız. Bunların başlıca sebeplerinden biri çoban, biri de mera sorunudur. Meralar bize kullandırılmıyor. Meralarımız var ama kullanamıyoruz” diye konuştu.

“HERKES ŞEHRE ÖZENİYOR, KİMSE KIRSALDA KALMADI”

Hayvanlarının otlatılabilmesi için meralara da ihtiyaç duyulduğunu belirten Sezer, “Buradan cumhurbaşkanımıza, bakanımıza, ilimiz siyasilerine, yetkililere sesleniyorum. Biz zor durumdayız. Yasaklarla hiçbir yere varamayız. Gençlerimiz zaten bu işe hevesli değil. Hayvancılığı sevdirmemiz için bir güzergah belirleyip, gerekirse dışarıdan da çoban getirip onu eğiterek üreticiye vermek gerekiyor. Şehir merkezinden dışarıya kimse gitmiyor. Biz kırsalda insanları nasıl tutarız, onun hesabını yapmamız lazım. Şu an biz kırsala et ve sütü şehirden götürüyoruz. Eskiden köyden şehre bir akrabamızın yanına gelirken, bir bidon süt ya da bir kova yoğurt ile gelirdik. Maalesef şu an biz köylere yoğurt ve süt götürüyoruz. Kimse kırsalda kalmadı. Herkes şehre özentilik yaptı. Devletimizden yetiştiriciler olarak hayvanlarımızı otlatacak mera, çalışan eleman istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/100-bin-lira-maasla-coban-bulunamiyor/feed/ 0
Erzincan’da maden şirketi faaliyetleri hayvancılığı bitirdi https://www.haber60.com.tr/erzincanda-maden-sirketi-faaliyetleri-hayvanciligi-bitirdi/ https://www.haber60.com.tr/erzincanda-maden-sirketi-faaliyetleri-hayvanciligi-bitirdi/#respond Fri, 23 Feb 2024 22:21:02 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11320 Haber: DİLAN KUTLU/ Kamera: UĞUR DEMİRCİ

Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çöpler Altın Madeni’nde 13 Şubat’ta liç yığınının kaymasıyla beraber 9 işçi 11 gündür göçük altında. Maden şirketi faaliyetlerinin köylerin merasında sürdürüyor.  Madenin 500 metre ilerisindeki Bahçecik köylüleri mera alanlarının tel örgülerle çevrildiğini hayvancılığın yok olduğunu söylüyor.  ANKA’ya konuşan Doğan Yıldırım, “Hayvancılık öldü, otlak yok, alan yok. Tarlalarımız gitti… Benim için siyanür ha olmuş ha olmamış ama gelecekte torunlarımıza kötü bir itibar bırakacağız. Bize diyecekler ki ‘dede ne biçim toprak bıraktın gittin…” derken hayvancılık yapan Çetin Özmen ise, “Hayvanlarımızın en fazla merasının olduğu yer hafriyat döktükleri alandı” dedi.

Çalık Holding’in ortağı olduğu Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş., Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çalık Çöpler Altın Madeni’nde 13 Şubat’ta madende kimyasal madde karışımlı liç yığınının kaymasıyla beraber 9 işçi göçük altında kaldı.  Toprak kayması riskiyle çalışmalar durduruldu, 11 gün geçti.

İliç’in geçmişte en önemli geçim kaynaklarından hayvancılık. Bölgeye maden geldikten sonra hayvancılığa göre daha iyi ücretler kazandırdığı gerekçesiyle bölgede cazip bir meslek haline gelmiş durumda. Maden şirketi bugüne kadar tam 4 defa kapasite artışına giderek sahasını genişletti.

7 KÖY MADEN SAHASI İÇİNDE

Maden sahasının her kapasite artışıyla köylerin meraları yok olmaya başladı. Sabırlı köyü, Yakuplu, Ortatepe, Dostal, Doğanköy, Çaltı köyü ve mezrası Yeşilyurt… Çöpler, Bağıştaş ve mezrası Bahçeçik köylerinin meraları maden alanının içerisinde kaldı. Kiminde sondaj çalışmaları devam ederken Çöpler köyü ise tamamen Fırat’ın kenarına taşındı.

Bahçecik köylülerinin mera alanları 6 ay önce maden şirketi tarafından tel örgülerle çevrildi. Maden alanına 500 metre uzaklığındaki Bahçecik köylüleri başından geçenleri ANKA Haber Ajansı’na anlattı.

“TEL ÖRGÜLERLE ÇEVİRDİLER”

Doğan Yıldırım, maden alanın harfiyat yeri olan meralarını  göstererek, şunları söyledi:

“Bizim burada tarlalarımız vardı, etrafı da meraydı. 150 dönüm arazimiz vardı burada. Köyümüz de 500 metre aşağıda çevirdiler tel örgüyle, girişleri yasakladılar. Biz tarlalarımız için mahkemeye gittik hiçbir şey çıkmadı. Biz bir defa geldik buaraya tel örgü çekiyorlardı 5-6 kişi geldik kepçeleri durdurduk, bırakmadık. Özel güvenlik geldi, jandarma geldi. Bize ‘sizin yaptığınız uygunsuz’ geçin gidin dediler. Biz de geçtik gittik, bir şey yapamadık.

” TORUNLARIM ‘DEDE NE BİÇİM TOPRAK BIRAKTIN, GİTTİN’ DİYECEK”

Hayvancılık öldü, otlak yok, alan yok. Tarlalarımız gitti. Herkesin tarlası vardı hala mahkeme süreci devam ediyor. Ben bu yaştan sonra bir şey yaptığım yok da gelecek nesiller için çok kötü. Benim için siyanür ha olmuş ha olmamış ama gelecekte torunlarımıza kötü bir itibar bırakacağız. Bize diyecekler ki ‘dede ne biçim toprak bıraktın gittin…’ Bu sözüm bütün çevre köyler için geçerlidir. Alan kalmadı. Buralar hep otlaktı hep delik deşik oldu. 10 kuruş getirdiyse 20 kuruş götürdü. Mahvoldu…”

“SÖZÜMÜZ PARA ETMEDİ, İKTİDAR HEP ARKALARINDA…”

Hayvancılıkla geçimini sağlayan Bağıştaş köyünden 73 yaşındaki Çetin Özmen ise meralarında çalışma başladığında iş makinalarını durdurmaya çalıştıklarını söylüyor. Özmen, “Durdurduktan sonra madendeki yetkili telefon etti. OHAL üstü var ‘makinaları niye durdurdunuz diye bizi tehdit etti. İkinci kez muhtarla gittik yine makinaları durdurduk. Yetkili muhtara, ‘Unutma sen buranın elemanısın’ dedi. Fakat sözümüz para etmedi. İktidar kuvvetli, iktidar hep arkalarında… Bizimki gevezelik oldu” dedi.

“HAYVANLARIMIZIN MERALARINI, OTLAK ALANLARINI BİTİRDİLER”

Özmen, madenden çıkan toz nedeniyle hayvanlarda düşük riskinin arttığını belirterek, ANKA’ya şöyle konuştu:

“Bütün meramızı mahvettiler, hayvanlarımızın otlaklarını bitirdiler. Tozdan, topraktan hayvanlarımız yayılamaz oldu. Otlara elinizi vurduğunuz zaman toz kalkıyor… Hayvancılığı da bitirdiler. Şimdi bir de maden işçilere yüksek para veriyor. Biz de çoban bulamıyoruz, hayvanlarımızı satma aşamasına geldik. Hayvanlarımızın en fazla merasının olduğu yer hafriyat döktükleri alandı. Orayı da bitirdiler, tellediler hayvanlarımız oraya gittiği zaman ‘Bizim sahamıza girmeyin’ diye geri çeviriyorlar. Hayvanların mahsulünü bu yöreye satamıyoruz ‘siyanür var’ diye. Dışarıdan kimse almıyor. Kesime yetiştirdiğimiz hayvanın etini bile almıyorlar…”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzincanda-maden-sirketi-faaliyetleri-hayvanciligi-bitirdi/feed/ 0