Yalçın, partisinin il başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) borcu bulunduğu açıklanan belediyeler arasında, Ankara Büyükşehir Belediyesinin “en borçlu belediye” olarak “Türkiye birincisi” olduğunu söyledi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın görevi devraldığında 225 milyon lira olan SGK prim borcunun 5 yılda 25,5 kat artarak 5,7 milyar liraya çıktığını belirten Yalçın, resmi olarak açıklanan bu rakamlara Büyükşehir Belediyesi yönetiminin de bir itirazının bulunmadığını ifade etti.
Yavaş’ın iki gün önce gerçekleştirdiği basın toplantısında doğruları manipüle ettiğini, rakamları çarpıttığını ve kamuoyunu yalan bilgilerle yönlendirdiğini ileri süren Yalçın, Yavaş’ın “Kredi çekmek istedik mecliste izin vermediler.” sözleriyle kamuoyunda “mağdur” algısı oluşturmaya çalıştığını söyledi.
Yalçın, “Geçtiğimiz 5 yılda Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinde Sayın Yavaş yönetimine 12 defada toplamda 31 milyar 791 milyon liralık borçlanma yetkisi verilmiştir. Sadece bununla da kalmayıp onlarca taşınmaz satış yetkisi, AK Parti’li üyelerin çoğunlukta olduğu Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından, Mansur Yavaş yönetimine verilmiş ve Sayın Yavaş, geçtiğimiz 5 yılda 20 milyar liralık taşınmaz satışı gerçekleştirmiştir. 52 milyar liralık ek kaynak kullanma yetkisi verilmiştir.” ifadelerini kullandı.
Göreve geldiği dönemde belediyeyi yaklaşık 9,5 milyar lira borçla devraldıklarını açıklayan Yavaş’ın, son olarak belediyeyi 14 milyar 879 milyon lira borçla aldığı yönündeki açıklamalarını hatırlatan Yalçın, “Hangi rakam doğru sayın Yavaş? Doğrular ortaya çıkmaz sandınız ancak kendi raporlarınızla kendi yalanlarınız ortaya çıktı. Bu, aradaki 5,5 milyar liralık fark nereden geliyor? Tüm bu gerçekler ortadayken, sırf ‘Biz geçmiş yönetimden yüksek borçla devraldık. Geçtiğimiz 5 yılda geçmiş yönetimin borçlarını ödedik.’ diyebilmek için rakamlarla oynayarak, rakamları çarpıtarak, milletin gözünün içine baka baka yalan söylemeye utanmıyor musunuz?” şeklinde konuştu.
“Dolar bazında 1,08’e denk geliyor”
Yavaş görevi devraldığında suyun metreküp fiyatının dolar bazında 0,79, TL bazında ise 5 lira olduğuna dikkati çeken Yalçın, Ankara’da şu anda suyun ortalama satış fiyatının 35 lira 21 kuruş olduğunu, bunun da dolar bazında 1,08’e denk geldiğini anlattı.
ABB Başkanı Yavaş’ın “ASKİ’yi iflas ettirmek istediler. Belediye Meclisinde su fiyatlarına yüzde 50 indirim kararı aldılar. BELKA AŞ’nin sigorta primleri bu nedenle ödenememiştir.” yönündeki açıklamasında indirim kararı kısmının doğru olduğunu ifade eden Yalçın, şöyle devam etti:
“Mansur Yavaş, seçim dönemindeki söylemlerini, sözlerini, vaatlerini unutmuş olacak ki Belediye Meclisi tarafından alınan yüzde 50 indirim kararını veto etmiş, arkasından konuyu yargıya taşımış, yargı kararı neticesinde yüzde 50 indirim kararı bir gün bile uygulanmadan iptal edilmiştir. Bir gün bile indirim kararı uygulanmadığı halde sanki bu indirim kararı uygulanmış da ondan dolayı BELKA şirketinin sigorta prim borçları ödenememiş gibi milletin gözünün içine baka baka yalan söylemeye utanmıyor musunuz Sayın Yavaş?”
Yalçın, EGO bilet ve otobüs yakıtları konusunda da Yavaş’ın verdiği bilgilerin doğru olmadığını belirterek, yakıt fiyatlarında yüzde 666, bilet fiyatlarında ise yüzde 840 artış yaşandığını, yakıt maliyetinden kaynaklı EGO’nun bir zararının bulunmadığını anlattı.
]]>THTM Nisan ayında Ankara’da düzenlediği genel kurul toplantısında aldığı karar üzerine yerel meclisler kurarak çalışmalarını genişletiyor. Hatay’ın Defne, İzmir’in Urla ve Çiğli’den sonra İstanbul Kartal ilçesinde de THTM’nin yerel meclisi kuruldu. Kartal Halk Meclisi’nin kuruluşu dün Kartal’da düzenlenen basın toplantısı ile duyuruldu. Toplantıda meclisin kuruluş çalışmaları, hedefleri ve Kartal’a dair değerlendirmeler aktarıldı.
Toplantının amacının seçim sonrası dönemde Türkiye’nin yeni döneminde THTM’nin yol haritası ve Kartal’a dair öngörü ve hedefleri değerlendirmek olduğunu belirten Hilal Ataş, Türkiye’nin “normalleşme” adı verilen bir süreçten geçtiğini, ancak bu sürecin emekçi halk için tehlike barındırdığını söyledi. Bu tehlikenin, Türkiye’de iktidarıyla muhalefetiyle sermaye programının uygulanmasıyla ilgili olduğunu ifade etti.
Temsil edilmeyen kesimlerin sesini duyuracak bir platform
THTM’nin sadece komünistler için değil, aydınlanma, bağımsızlık, emek ve halkın refahı gibi ortak değerlere sahip her kesimi kapsayan bir platform olarak tasarlandığını bildiren THTM Yürütme Kurulu üyesi Aydemir Güler; Türkiye Komünist Partisi (TKP) olarak, mevcut parlamentonun Türkiye toplumunu tam olarak temsil etmediğini ve temsil edilmeyen kesimlerin sesini duyuracak bir platforma ihtiyaç olduğunu gördüklerini ve bu amaçla Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi’ni kurduklarını belirtti.
Aydemir Güler, “Bu yerel seçimlerde Türkiye’nin siyasi tablosunda değişiklikler oldu, ancak bir yıl önceki parlamento seçimleriyle oluşan parlamentonun devam etmesine karar verildi. Biz, geçen sene oluşan 2023 parlamentosunun Türkiye Cumhuriyeti’nin gördüğü en geri parlamento olduğunu düşünüyoruz. Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi de böyle bir zemine oturdu” dedi.
“Türkiyenin temsil sorunu var”
Güler, Türkiye’deki temel sorunun örgütsüzlük ve siyasette temsil edilmeme olduğunu vurgulayarak, “Türkiye’nin en büyük sorunu örgütsüzlük ve siyasette temsil edilmeyen emekçiler, yoksullar ve diğer kesimlerdir. THTM, Türkiye siyasetinde temsil kanalı bulunmayan halk kitlelerinin nefes alıp vereceği bir örgütlenme olarak tasarlandı” diye konuştu.
Yerel meclisler oluşturuluyor
THTM’nin ocak ayında kurulduğunu ve nisan ayında ikinci genel kurulunu gerçekleştirdiğini belirten Güler, yerel meclislerin oluşturulmasına yönelik adımlar atıldığını söyledi. Güler, şunları kaydetti:
“Şu anda Hatay Defne ve İzmir Çiğli’de iki yerel meclisimiz var. Bu iki yer, Türkiye’nin görünmez yerlerinden değil. Defne, geçen yılki depremin ardından çok ağır bir şekilde etkilenen ve yok sayılan bir yerleşim yeri. Çiğli ise Türkiye’nin en büyük metropollerinde bir işçi merkezi. Şimdi Kartal’dan devam edeceğiz. Türkiye’nin büyük ve güncel dertlerine karşı sadece komünist hareket değil, aydınlanmadan yana olan diğer akımlarla da ortak bir çizgide buluşabiliriz. Türkiye’de aydınlanma, modern yaşam biçimi, bilim ve bilimsel eğitimden yana olan bütün güçler yan yana gelebilir. Ayrıca Türkiye’nin NATO’ya bağımlılıktan kurtulup, bağımsız ve halkının yararına odaklanan bir düzene ihtiyacı var.”
THTM Kartal Halk Meclisi Başkanı Gökmen Dumlu da Kartal Halk Meclisi’nin kuruluşu, hedefleri ve Kartal’da yapacakları çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Dumlu, şunları dile getirdi:
“Seçimden sonra da verdiğimiz sözleri tutmak zorundayız. Diğer adaylar gibi ortadan kaybolmuyor, aksine mücadeleyi ve örgütlenmeyi daha da büyütmek için çalışıyoruz. Kartal halkına birçok söz verdik ve bu sözleri yerine getirmek için buradayız. Kartal’da 20 mahallemizde örgütlenecek bir meclis oluşturduk. Bu meclis, halkla iç içe olacak ve tamamen dayanışma ağıyla öreceğimiz bir yapıya sahip olacak.
Uğur Mumcu Mahallesi’nde trafik sorunu, Yalı, Yunus ve Topselvi Mahallelerinde uyuşturucu sorunu, diğer mahallelerde ise rantsal dönüşüm sorunları var. Kartal halkının işsizlik ve ekonomiyle ilgili sorunları da mevcut. THTM Kartal Meclisi, bu sorunlara çözüm üretmek için dayanışma ağıyla çalışacak.”
İşçi Hakları Merkezi kuruluyor
Dumlu, Kartal’daki tüm işçiler için bir İşçi Hakları Merkezi kuracaklarını belirterek, “Bu merkezde, akademisyenler, avukatlar ve hukukçular görev alacak. Kartal’da çalışan işçilerin karşılaştıkları zorluklara, mobbing ve işten çıkarmalarla ilgili davalara yardımcı olacak bir yapı kuruyoruz” açıklamasını yaptı.
“Gölge” belediyecilik
Dumlu, Kartal Belediyesi’nin kaynaklarının nasıl kullanıldığını takip edeceklerini ve şeffaflık talep edeceklerini aktararak, sözlerine şöyle son verdi:
“Gelir ve gider tabloları, ihale süreçleri ve belediyenin vaatlerinin ne kadarının gerçekleştiği gibi konuları takip edeceğiz. Kartal halkının kaynaklarının nerelere harcandığını gözlemleyeceğiz ve gerektiğinde yaptırım uygulayacağız.”
Dayanışma çağrısı yaptı
Bu meclis, çözüm odaklı ve çıkar gözetmeyen bir meclis olacak. Kartal’da güçlü bir örgütlenme ile halkın taleplerini dikkate alacağız. Kartal halkı doğrudan demokrasi ile siyasete katılmalı ve taleplerinin takipçisi olmalı. Gelin, bu dayanışma ağını birlikte örelim.”
Dumlu, konuşmasını, Kartal’daki tüm yurttaşlara ve özellikle gençler, emekliler ve işçilere seslenerek, THTM Kartal Meclisi’nin kapılarının herkese açık olduğunu ve Cumhuriyetin değerlerine, laikliğe ve demokrasiye vurgu yaparak tamamladı.
]]>ERKAN KARACA
(ÇORUM) – Çorum’un Dodurga ilçesinde bulunan Alpagut Linyit Kömür işletmelerinde çalışan işçiler, madende toprak kayması olduğu iddiasıyla işletme yönetimi tarafından 6 ay ücretsiz izne çıkarıldı. İşçiler adına konuşan Hakkı Kılıç, “Herkes buraya 7 yıldır emek veriyor. Hepimiz bu yörenin çocuğuyuz. Biz dayatmalara karşı duruyoruz abi şu an. Bunun sendikadan olduğunu sendikal haklardan dolayı olduğunu aylardır bize söylediklerini bu söylemlerin de bugün eyleme dönüştüğünü gördük. Haklı bir davanın peşindeyiz” dedi.
Çorum’un Dodurga ilçesi’ndeki Alpagut Linyit Kömür işletmelerinde toprak kayması olduğu gerekçesiyle 6 ay süreli ücretsiz izne çıkarılan yaklaşık 220 işçi maden önünde eyleme başladı. CHP Dodurga İl Genel Meclisi Üyesi ve Grup Başkanvekili Saadettin Akgül ise konuyu İl Genel Meclisinin gündemine taşıdı.
İşçiler adına açıklamada bulunan maden işçisi Hakkı Kılıç, şunları söyledi:
“Sendikalıları işten çıkaracağız. Ocağı kapatacağız. Şöyle yapacağız. Böyle yapacağız.’ dedikleri gün nihayet geldi çattı. Sabah topladılar gördünüz işte müdür bey teknik konulardan bahsetti bize ‘tasman’ dedi. Tasman denen olayı biz yeni duyduk. Doğru mudur? Hepimizin yabancı olduğu bir kelimeydi. Az önce sendika başkanıyla görüştük. Tasmanın en üstündeki çatlak olduğunu bunun yer altını kapatmakla alakalı bir şey olmadığını giderilebilecek sorunlar, nedir binada çatlak varsa binayı başka yere taşıyabilirsin gibi yer altını kapatma sebebi değildir. Mevcut işçiyle bu arızaları giderip çalışmaya devam edebilirsiniz diye uzmanların bir görüşü varmış. O yüzden tasman bir kapatma sebebi değil. Tasman olsa bile sizi çalıştırıp bu arızaları gidermek zorunda ve işçinin ücretini de ödemek zorunda.”
“DAYATMALARA KARŞI DURUYORUZ”
Bunların dediği gibi ‘biz sizi 6 ay ücretsiz izine ayırıyoruz. Beğenmeyen istifa etsin’ gibi bir şey yok. Herkes buraya 7 yıldır emek veriyor. Hepimiz bu yörenin çocuğuyuz. Biz dayatmalara karşı duruyoruz abi şu an. Bunun sendikadan olduğunu sendikal haklardan dolayı olduğunu aylardır bize söylediklerini bu söylemlerin de bugün eyleme dönüştüğünü gördük. Adamlar açık açık bize sendikalı olursanız biz burayı çalıştırmayız. Sizi de böyle işten çıkarırız. Eliniz bağrınızda sizi de mağdur ederiz. Mahsun bırakırız. Mevzu bu. O yüzden buradayız. Bir yere de gitmiyoruz. Kaymakam ise kaymakamı gelir. Karakol ise karakolu gelir. Biz haklı bir davanın peşindeyiz. Haksızlıkla bir işimiz yok. Mücadelemiz de tamamen ekmekle alakalı bu kadar kişi bir kelime ile mağdur edilecekse bu yörenin çocukları kusura bakmasın misafirlik 3 gün. 3 günden sonrası sıkıntıya düşüyor demekki. Şimdilik bu kadar arkadaşlar beklemeye devam ediyoruz.
“1942’DEN BERİ ÇALIŞAN DODURGA ALPAGUT LİNYİT KÖMÜRÜ MADEN OCAĞI KAPATILDI”
Dodurga Alpagut Linyit Kömürü maden ocağının kapatılmasını, CHP Dodurga İl Genel Meclisi Üyesi ve Grup Başkanvekili Saadettin Akgül, İl Genel Meclisinin gündemine taşıdı. Akgül, şunları ifade etti:
“Alpagut-Dodurga Linyit işletmesi var Dodurga’da. 1942’den beri üretim yapılmakta Dodurga, Osmancık, Oğuzlar, Çorum Merkez ve Laçin ilçelerimizde 6-7 neslini emekli eden bir işletme. Bu işletme de Çorum’da şeker ve çimento fabrikalarının olduğu dönemde bile her yıl kurumlar vergisi rekortmeni. Şu anda bu işletme de 220 civarında işçi çalışmakta ve bu işçiler şu an da yeni direnişe başladılar. İşletme yönetimi bir açıklama yaptı ellerinde Erciyes Üniversitesi’nden alınan raporlar var. Toprak kayması ve kabarma olduğu, ölümlü bir kazaya neden olunabileceği raporu var. Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri gelip inceleme yapmışlar o raporlar var ellerinde dolayısıyla şu an itibariyle bütün işçiye 6 ay ücretsiz izin vermişler 5-10 dakika önce oldu bu da. Bunu meclisin bilgilerine sunduk. Dün de bunun ayak sesleri geliyordu. Vali Beye iletmiştik biz. Böyle bir rahatsızlık orada diye. 1942’den beri bütün bölgenin yakacak ihtiyacını karşılayan bir işletme bu. Meclisi bilgilendirmek istedim.”
]]>
Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı münasebeti ile bir kutlama mesajı yayınladı. Mesajına Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da milli egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir” sözleri ile başlayan Kasapoğlu, “Bugün, yüreklerimizdeki sevgi ve umudu paylaşmanın, geleceğe dair hayallerimizi tazelemenin, egemenliğimize olan bağlılığımızı ve çocuklarımıza olan sevgimizi bir kez daha ifade etmenin zamanı. 23 Nisan 1920′ de Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, milletin iradesinin en yüksek makam olduğunu ilan ederek, Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesine yeni bir ivme kazandırdılar. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışında edilen dualar yalnızca bir umudu değil gelecek güzel günlere ait kararlılığı da anlatıyordu. Her köşesi bilfiil işgal edilmiş vatanımızın tek hakiminin, kayıtsız ve şartsız, bu topraklar için canını verecek olan millet olduğunun ilanı, istiklal ve istikbal yolunda atılmış en önemli adımlardan biri oldu. Kurtuluş mücadelesini yöneten, ülkesini bağımsızlığa kavuşturan ve yeni bir Cumhuriyeti kuran Meclisimize ‘Gazilik’ ünvanı verilmiştir. Çok büyük savaşlarda, mücadelelerde dahi bir kez bile yara almamış yüce meclisimiz, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ilk hedeflerinden biri olmuştu. Namlu ve radarlardaki tek şey bir bina değildi. Millet ve onun iradesiydi hedefe konulan. Ancak bu millet, parçalama ve hükmetmeye çalışma gafletine düşenlere 104 yıl önce nasıl cevap verdiyse o gece de öyle cevap verdi. Gazi meclisimize o geceki onurlu duruşuyla ikinci kez gazilik ünvanı verilmişti. Türkiye Büyük Millet Meclisi; vatan ve bayrak sevgimizin, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin, milli iradenin yalnızca en büyük makam olan millette olduğunun timsalidir. Mensubu olmaktan büyük gurur duyduğum Türkiye Büyük Millet Meclisi 104 yıldır iradenin ve hakimiyetin milletin kendisinden başka hiçbir makam ve mevkide olmaması için çalışmaya devam ediyor” diye kaydetti.
“Geçmişten öğrendikleriniz geleceğinize ışık tutsun”
Kasapoğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı mesajında çocuklara seslenerek, şu ifadelere yer verdi: “23 Nisan 1920′ de çocuklarımızın sesinin daha gür çıkması, umut dolu gözleriyle geleceğe güvenle bakmalarının da adımları atıldı. 23 Nisan, bu toprakların yeniden doğuşunun ve geleceğe olan inancın simgesi oldu. Bugün, çocuklarımızın gülüşleriyle dolup taşan sokaklarda, umudun ve sevginin en saf haliyle buluşuyoruz. Onların gözlerindeki ışık, yarının neşe dolu dünyasının müjdecisi olacak. Zaman; çocuklarımıza daha güzel bir dünya bırakmanın, onların hayallerini gerçeğe dönüştürmenin ve sevgi dolu yarınlar inşa etmenin zamanı. Çocuklarımızın bizim hayallerimizin peşinden gitmeleri değil, bizim onların düşlerini takip etmemiz, bizlerin bırakacağı en kıymetli mirasımız olacak. Sevgili çocuklar, bugün sizin gününüz. Geçmişten öğrendikleriniz, geleceğinize ışık tutsun. Karanlıklar içinde kaldığınızı hissettiğiniz zamanlarda, o güzel kalplerinizde yanan umut ışığına güvenin. 104 yıl önce yanan o ışık yolunuzu aydınlatacaktır. Başta Gazze olmak üzere tüm dünyadaki acı çeken, gözyaşı döken, barış içinde yaşama, okuma, sağlıklı beslenme hakları ellerinden alınmış, umutları yok edilmiş tüm çocuklara, hak ettikleri güzel bir dünya için elimizden geleni yapacağımıza söz veriyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, Türkiye Büyük Millet Meclisimizin 104. kuruluş yıldönümünü ve bütün dünya çocuklarının bayramını kutluyorum. Demokrasimizin ve Cumhuriyetimizin bugünlere gelmesinde emeği geçen başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bütün şehit, gazi ve geçmiş büyüklerimizi rahmet ve şükranla anıyorum” – İZMİR
]]>104 yıl önce Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açılışı ve Türk halkının tüm dünyaya egemenliği ilan ettiği gün olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı her yıl olduğu gibi bu yıl da büyük bir coşkuyla kutlandı. Büyükçekmece’de iki süren kutlamaların ilk gününde ilçenin 24 mahallesine yayılan etkinliklerde çocuklar Atatürk’ün kendilerine armağan ettiği bayramı gönüllerince kutladı. Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün’ün katılımıyla Kaymakamlık Meydanı’nda düzenlenen törende Büyükçekmeceli çocuklar tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk takdim edildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Büyükçekmece Belediyesi’nce yaptırılan Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi Ulusal Bağımsızlık ve Kuruluş Müzesi’nde bir araya gelen Büyükçekmece Belediyesi Çocuk Meclisi tarafından bir oturum gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün’ün katılımıyla gerçekleşen oturumda konuşan Çocuk Meclisi Başkanı Gökmen Poyraz Gümüşay günün anlam ve önemine değinerek, dünyada tek olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kendilerine armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e teşekkür etti.
Resmi törene katılım yoğun oldu
Daha sonra belediye binasında Büyükçekmece Çocuk Meclisi’ni kabul eden Başkan Akgün, makamını Çocuk Meclisi Başkanı Gökmen Poyraz Gümüşay’a bıraktı. Büyükçekmece Kemal Sunal Amfi Tiyatro’da düzenlenen resmi törene katılım da yoğun oldu. Büyükçekmece Kaymakamı Ali İkram Tuna ile birlikte öğrencilerin gösterilerini izleyen Başkan Akgün, çocukların bayramlarını kutladı.
Binlerce çocuk gönüllerince bayramlarını kutladı
Büyükçekmece Belediyesi Kent Meydanı’nda düzenlenen kutlamalara ise binlerce çocuk aileleri ile birlikte katıldı. Büyükçekmece Belediyesi’nce düzenlenen kutlama etkinliklerine çocuklar kültür, sanat ve spor dallarında hünerlerini sergilerken miniklerde kendileri için hazırlanan istasyonlarda oyunlar oynadı. Halk oyunları, dans gösterileri ile gün boyu devam eden kutlama etkinliklerinin finalinde ise şarkıcı Ahmet Özhan Güven ve Ünal Tüzün çocuklar için birer konser verdi.
“Mustafa Kemal Atatürk’ün dehası”
Etkinlerde çocukları yalnız bırakmayan Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızın 104.yılını coşkuyla kutluyoruz. Arkamızda birinci meclis çok anlamlı bir bina, ilk defa Büyükçekmece’de, Türkiye’ de ilk defa Büyükçekmece’de birebir örneği yapıldı. Şimdi biraz sonra çocuklarımızla beraber içeriye, ilk meclis toplantısının Türkiye Büyük Millet meclisinin toplantısının yapıldığı salonda birebir yaşayacağız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk önce meclisi açıyor, sonra da Kurtuluş Savaşı’na başlıyorlar ve 29 Ekim 1923 de Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Cumhuriyeti ilan ediyor. İşte 23 Nisan 1920 Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının en önemli sebebi Cumhuriyeti kurmak, vatanı kurtarmak. İşte Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dehalığı orada meclisi kuruyor, kurtuluş savaşının yol haritasını ondan sonra daha emin adımlarla belirliyor, çiziyor ve sonuçlar koymuş olduğu hedefe ulaşıyor 23 Nisan 1920, sonuçta 29 Ekim 1923 de Cumhuriyeti doğuruyor ve bu bayramı Gazi Mustafa Kemal Atatürk bütün dünya çocuklarına armağan ediyor. Bütün Dünya çocuklarının ama tabi ki bizim çocuklarımızın Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramı kutlu olsun.” – İSTANBUL
]]>HER İKİ OLAYLA İLGİLİ MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRİLDİ
Bakan Yerlikaya, sosyal paylaşım sitesi X hesabından yaptığı paylaşımda, “Mardin Büyükşehir Belediye Meclisinin açılışında ‘İstiklal Marşı’nın okutulmadığına’, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Meclisinin açılışında ise ‘Türk bayrağının kaldırıldığına’ ilişkin iddialarla ilgili mülkiye müfettişlerimiz görevlendirilmiştir.” ifadelerine yer verdi.

DEM PARTİ’DEN BAKAN YERLİKAYA’YA YANIT
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, İçişleri Bakanlığı’nın Mardin ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye meclisleri ile ilgili iddialar üzerine müfettiş görevlendirerek inceleme başlatması hakkında açıklama yaptı.
“KAMU KAYNAKLARINI BEYHUDE ÇABALAR İÇİN HARCAMAMANIZI ÖNERİYORUZ”
Ayşegül Doğan, X hesabı üzerinden İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın paylaşımını alıntılayarak yaptığı açıklamada iddiaların asılsız olduğunu belirterek, “Diyarbakır ve Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanlarımızın açıklamalarına rağmen bu asılsız iddialara inanmaya can atanlar olduğunu biliyoruz. Kamu kaynaklarını beyhude çabalar için harcamamanızı öneriyoruz. Aynı kaynakları/olanakları kayyum yolsuzluklarını ve bıraktıkları borçları incelemek için seferber etmeyi düşünür müsünüz?” dedi.

NE OLDU?
DEM Parti, Diyarbakır’da 31 Mart yerel seçimlerini kazanmasının ardından tepki çekecek bir karara imza atarak meclis salonundaki Türk bayrağını kaldırdı. Salonda aralık ayında çekilen fotoğraf karelerinde Türk bayrağının olduğu görülürken, nisan ayında çekilen karelerde ise kaldırıldığı fark edildi. Yeni çekilen karede sadece belediyeye ait bayrağın olduğu görüldü.
Sosyal medyada büyük yankı uyandıran kararla ilgili “Sonra kayyum gelince de zırlıyorsunuz”, “Saygı duymazlarsa kimsede onlara duymaz yakında kayyum gelir”, “Bayrağa saygı duymayan yönetim, diskalifiye edilmelidir”, “Kayyum is loading”, “Zorla tahrik ediyorlar. Ayrışma politikasının üstüne ateşle gidiyorlar” şeklinde yorumlar yapıldı.

DİYARBAKIR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İDDİALARI YALANLADI
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan resmi açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin 17 Nisan Çarşamba günü başlayan ve 19 Nisan Cuma günü biten ilk Meclis toplantısında Türk Bayrağı’nın kaldırıldığına dair kimi yayın organında servis edilen haberlerin aslı astarı bulunmadığını kamuoyuyla paylaşmak zorunda kaldığımızı üzülerek belirtmek isteriz. Büyük bir kurgu ve manipülasyonla yanıltıcı bilgi yayıldığının bilinmesini isteriz. Meclis toplantımızda İstiklal Marşı okunduğu gibi bayrak da olması gereken yerde bulunduruldu. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
BUGÜN YAPILAN TOPLANTIDA TÜRK BAYRAĞININ YERİNDE OLDUĞU GÖRÜLDÜ
Öte yandan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından bugün yapılan toplantıya ilişkin paylaşılan görüntülerde Türk bayrağının salonda olduğu görüldü.

MARDİN’DE MECLİS TOPLANTISINDA İSTİKLAL MARŞI OKUNMAMASI
Geçtiğimiz günlerde Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk başkanlığında toplanan meclis toplantısında AK Partili ve DEM Partili meclis üyeleri arasında İstiklal Marşı ve saygı duruşu nedeniyle tartışma çıktı. Meclis toplantısında AK Parti Grubu gündeme İstiklal Marşı ve saygı duruşu eklenmesini talep etti. Büyükşehir Belediye Başkanı ve DEM Parti grubu ise “Gündemde böyle bir madde yok” diyerek İstiklal Marşı ve saygı duruşu eklenmesi talebini kabul etmedi.
Mardin Büyükşehir Belediyesi Meclisi açılışında ‘İstiklal Marşı’nın okutulmadığı’ iddialarına ilişkin Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, “Türkiye’de bayrak ve dinin siyasete alet edilmemesi gerektiğini, bu ülkenin ortak değerlerine her zaman saygı duyduğumuzu belirtmek isterim. İddia edildiği gibi bu ülkenin değerleri meclisimizde oylamaya sunulmamıştır. Söz konusu hadisenin mevcut gündemlerin dışında olduğunu, bundan önceki oturumlarda da şahsın bu tür gündem dışı konularla meclisin asli görevlerini aksattığını halkımızla paylaşmak isterim. Kamuoyunun bu tür karalama politikalarına itibar etmemesini rica ediyoruz. Ülkemizin, kentimizin ve halkımızın geleceği için çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.
]]>CHP Karabağlar Belediye Başkan adayı Helil İnal Kınay, proje tanıtım toplantısında konuştu, “Karabağlar’ı ortak katılımcı yönetim anlayışıyla, yönetimin tüm aşamalarında oluşturacağımız mahalle komisyonları, muhtar meclisi, kadın meclisi, çocuk meclisi, engelli meclisi, danışma kurulları ve kentsel dönüşüm paydaş komisyonlarıyla yöneteceğiz” ifadelerini kullandı
CHP Karabağlar Belediye Başkan adayı Helil İnay Kınay, proje tanıtım toplantısı düzenledi, Karabağlar’da yapacaklarını anlattı. Toplantıya, CHP Sözcüsü Deniz Yücel, Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, CHP İzmir Milletvekilleri Ednan Arslan, Rıfat Nalbantoğlu, Sevda Erdan Kılıç, İl Başkanı Şenol Aslanoğlu katıldı.
“KARABAĞLAR’I EMEK VERMEK İSTEYEN HERKESLE BERABER YÖNETECEĞİZ”
Karabağlar’ı katılımcı yönetim anlayışıyla yöneteceklerini ifade eden Kınay, “30 yıldır İzmir’in her köşesinde İzmir’in, halkın hakkını savunan, adalet, emek ve demokrasi için konuşurken ne kadar çok mücadele etmişiz, yürünecek ne kadar çok yol var demişim. Her birimizin kendi hikayeleri var ve şimdi biliyorum ki Karabağlar’da bu mücadeleyi beraber yöneteceğiz. Karabağlar’dan İzmir’e İzmir’den Türkiye’ye ittifakımızı beraber yaratacağız. Karabağlar’ı ortak katılımcı yönetim anlayışıyla, yönetimin tüm aşamalarında oluşturacağımız mahalle komisyonları, muhtar meclisi, kadın meclisi, çocuk meclisi, engelli meclisi, danışma kurulları ve kentsel dönüşüm paydaş komisyonlarıyla yöneteceğiz. Karabağlar’ı emek vermek isteyen herkesle beraber yöneteceğiz. Planlama aşamasından başlayarak, halktan ve yaşamdan yana olarak yöneteceğiz” dedi.
“EN BÜYÜK PROBLEM KENTSEL DÖNÜŞÜM”
Karabağlar’da kentsel dönüşümün ortak akılla gerçekleştirileceğini söyleyen Kınay, “Sadece Karabağlar’da değil Türkiye’nin her yerinde en büyük problem Kentsel Dönüşüm, bugün hala en ufak bir sarsıntıda titreyerek uyanıyoruz. Bu ülkeyi yönetenlerin 20 yılda çıkardığı 20 İmar Affı sebebiyle yas tutmaya devam ediyoruz. Bizler, kendi mahallesinde dönüşen, rantçı değil halkçı bir anlayışla Kentsel Dönüşüm modeli oluşturacağız ve bunu yaparken Büyükşehir’in yaptığı gibi ortak akılla, vatandaşlarla, derneklerle, meslek odalarıyla masaya oturduğumuz bir dönüşüm gerçekleştireceğiz. Akıllı belediyecilik uygulamalarını hayata geçireceğiz. Her bir vatandaşın belediye hizmetlerini takip edebileceği bir sistem getireceğiz. Vatandaşlarımızın rahatlıkla ulaşabileceği Vatandaş İletişim Merkezi kuracağız, Sınırsız İnternet Bölgeleri oluşturacağız” diye konuştu.
“ETKİN VE VERİMLİ ŞEKİLDE TOPLU ULAŞIMI SAĞLAYACAĞIZ”
Sırrı Atalay Caddesi Fuar Bağlantı Yolu, Yaşayanlar Kavşağı, Dostluk Bulvarı’ndaki yolun genişletilmesi işlerini gerçekleştireceklerini ifade eden Kınay, “İlk 180 gün içerisinde gerçekleştireceğimiz çalışmalarla üst yapıdaki sıkıntıları gidereceğiz. Kendi bölgemizdeki otoparkların sayısını arttıracağız ve araçlar yolu işgal etmeyecek. Otobüs ve minibüs seferlerinin sıklıklarıyla ilgili şikayetler var, arttırılmış seferler, durakların yeniden değerlendirildiği bir çalışma yapacağız. Daha etkin ve verimli şekil toplu ulaşımı sağlayacağız. Halkapınar-Karabağlar metro hattıyla beraber ulaşım sorunu büyük ölçüde çözülecek. Karabağlar’da meydanımız olması gerekiyor. Kent Merkezini belirleyecek kent meydanını hayata geçireceğiz. 41 bin metrekarelik bir alana inşa edeceğimiz ödüllü projemiz 5 yıl içerisinde bitecek. Şu ana kadar Karabağlar Belediyesi 15 kadar semt merkezini hayata geçirdiği, bizler 58 mahallemizin her birine semt merkezi inşa edeceğiz ve Karabağlar’da kadın, genç ve çocukların kullanabileceği yerler oluşturacağız” dedi.
“KADININ KARABAĞLAR’DA NE İŞİ VAR? DEMİŞLERDİ”
Kadınlar hakkındaki projelerini açıklayan Kınay, “Belediye Başkan adayı olarak açıklandığımda, ‘Kadının Karabağlar’da ne işi var?’ demişlerdi. Bu karanlık zihniyet ve anlayışa karşı mücadele ediyoruz. ‘Karabağlar’a kadın eli değecek’ diyor dostlarımız, ben hep itiraz ediyorum çünkü Karabağlar’da zaten çalışan, emek veren ve Karabağlar’ı inşa eden kadınlar var. Biz, her bir mahallede kadınlarımızın yanında olan bir belediye yöneteceğiz. Kadın İşleri Müdürlüğü kuracağız, Kadın Meclisi kuracağız, Kadın Danışma Merkezimiz, Kadın Konuk Evimiz ve Kadın Sığınma Evimiz olacak. Açlığın ve yoksulluğun tavan yaptığı bir ülkede çılgın projeler açıklayamam. Ne yazık ki demokratik, eşitlikçi ve adil bir yönetim anlayışını vaat olarak sunabiliyorum. Söylediğimiz her söz bir taahhüt, sosyal demokrat bir belediyecilik anlayışı içerisinde, Atatürk’ün partisi içerisinde, Atatürk’ün söyledikleri gibi eşitlik politikalarıyla, kadın ve erkek olduğumuz, eşit olduğumuz anlayışıyla yola çıkıyoruz. Yapacağız iş, sözümüz ve taahhüdümüz buradadır” diye konuştu.
]]>TBMM Genel Kurulu 65. birleşimi, toplantı yeter sayısı tartışması ile açıldı. TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın “Toplantı yeter sayısı vardır” diyerek birleşimi açmasının ardından CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın buna tepki gösterdi. Günaydın, “Toplantı yeter sayısı açıkça yok. Genel Kurulun çalışabilmesi için yeter sayının olmadığı görülüyor. Bu konuda 57’nci madde hükmü de açıktır, oylama yapmanızı diliyoruz” dedi. Bozdağ’ın toplantı yeter sayısı için oylama istememesi üzerine Günaydın usul tartışması açılmasını talep etti. Usul tartışması üzerine aleyhte konuşan Günaydın, şunları ifade etti:
“MECLİS’E MİLLETVEKİLİNİ GETİREMEYEN AKP’NİN YASA ÇIKARTMAK GİBİ BİR MEŞRUİYETİ YOKTUR”
“Orta yerde üye tam sayısının üçte 1’i yoktur, 57 uyarınca bu Meclis’i açamazsınız. İktidar partisi de bu Meclis’i çalıştırmak istiyorsa önce milletvekillerini Genel Kurul’a getirmek gibi bir sorumluluğu vardır. Meclis’e kendi milletvekilini getiremeyenler, nasıl buradan yasa çıkartacaklar? Biz AKP’li vekillerle mi uğraşacağız, sizinle mi uğraşacağız? Burada 200 var mı? Açıkça ‘teamül’ diyerek Meclis’in tüzüğünü ihlal ediyorsunuz. İç Tüzük ihlal edilemez. Bu açıkça yasaya aykırıdır. Meclis’i çalıştıramazsınız. Meclis’e milletvekilini getiremeyen AKP’nin yasa çıkartmak gibi bir meşruiyeti yoktur.”
Aleyhte konuşan Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya da şunları kaydetti:
“AK PARTİ, 200 KİŞİYİ BURAYA GETİREBİLECEK GÜCE SAHİPTİR, SİZİN BU TARAFLI YÖNETİMİNİZE İHTİYAÇ HİSSETMİYOR”
“Bütün milletvekilleri olarak biz burada ilk gün anayasaya sadakatle ilgili Anayasa üzerine yemin içtik. Anayasa’nın 96’ncı maddesi toplantı yeter sayısı için 200, karar yeter sayısı için 151’i asgari olarak şart görüyor. Meclis Başkanı ve Başkanvekillerinin görevi hakemliktir. Sizin bulunduğunuz yer tam da Meclis’in ortası. Size tavsiyem, eğer tarafsızlığınızda tereddüde düşürecek bu davranışlarınız devam edecekse lütfen kürsünüzü AK Parti sıralarının oraya kaydıralım, siz AK Parti Grubu’nu yönetin, bu Meclis’i yönetmeyin. Ben sizden adaletle şahit olmanızı bekliyorum, AK Parti’nin taraflı hakemi olmanızı beklemiyorum. AK Parti, 200 kişiyi buraya getirebilecek güce sahiptir, sizin bu taraflı yönetiminize ihtiyaç hissetmiyor.”
“BURADA 100 KİŞİ DAHİ YOK”
İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta da yerinden söz alarak şunları belirtti:
“Tereddüde düşme nasıl olur? ya burada 180 mi var, 200 mü var konusunda bir anlaşmazlık olur, o zaman hakikaten bu yapılabilir veya ‘Takdir yetkisini kullanıyorum, 200 var’ diyebilir. Şimdi, burada çok net bir şekilde 200’ün olmadığı görülüyor. Hatta burada 100 kişi dahi yok. Şimdi, bu durumda bu varmış gibi davranmak Meclis’in saygınlığına zarar verir. Bence bunu yapmayın. Yani bir elektronik oylama yapalım. Eğer arkadaşlar Meclis açılsın istiyorlarsa AK Partili milletvekilleri gelir buraya. Meclis’i çalıştırmak istiyorlarsa kanun çıkarmak istiyorlarsa buna katılırlar.”
Bozdağ ise İç Tüzük’ün yoklamayı düzenleyen 57’nci maddesinin birinci fıkrasına dayanarak Genel Kurul gündemine geçti ve gündem dışı konuşmalarla bugünkü çalışmaları başlattı.
İÇ TÜZÜK MADDE 57 NEDİR?
MADDE 57- Başkan birleşimi açarken tereddüde düşerse yoklama yapar. Tezkerelerin oylanması ile kanunların oylanması esnasında, işaretle oylamaya geçilirken en az 20 milletvekili ayağa kalkmak veya önerge vermek suretiyle yoklama yapılmasını isteyebilir. Yoklama, elektronik oy düğmelerine basmak veya imzalı pusula vermek suretiyle yapılır. Oturumu yöneten Başkan ve diğer Başkanlık Divanı üyeleri toplantı yeter sayısına dahil edilir. Yoklama sonucunda, üye tamsayısının en az üçte birinin mevcut olmadığı anlaşılırsa, oturum en geç bir saat sonrasına ertelenebilir. Bu oturumda da toplantı yeter sayısı yoksa, birleşim kapatılır.
]]>