(ANKARA) – Ankaralı minibüsçüler, artan maliyetler ve akaryakıt fiyatlarının masraflarını karşılamadığını belirterek, kendilerine destek verilmesini istedi. 25 yıldır minibüs şoförü olduğunu belirten Durbey Arıcı, “Esnafa mazotu 20 liradan versinler ben yolcuyu 17 liraya taşıyayım” dedi. 15 yıldır şoförlük yapan Mustafa Yancı ise “Sıkıntı büyük. Asıl sorun sistemin çöktüğünün, bu sistemin insan fıtratına aykırı olduğunun göstergesidir. Uygulanan sistem zengini zengin, fakiri de en diplere vuran bir sistemdir” diye konuştu.
Ankaralı minibüsçü esnafı akaryakıt ve artan maliyetlerden dertli. ANKA Haber Ajansı’na konuşan Ulus Bentderesi Dolmuş Durakları minibüs şoförleri mazotun pahalı olduğuna, sanayi giderlerinin yüksek olduğuna ve hayat pahalılığına dikkat çekti.
“YERİ GELİYOR EVİME EKMEK PARASI GÖTÜREMEYECEK DURUM OLUYOR”
25 yıldır minibüs şoförü olduğunu belirten Durbey Arıcı, “Mazot 40-43 lira oldu. Dolmuş 17 lira bizim gücümüz yetmiyor. Çoğu arkadaşımız arabalarda çalışmaya şoför bulamıyor, mal sahipleri çalışıyor. Lastik, bakım, sigorta ve kaskoya güç yetmiyor. Yeri geliyor evime ekmek parası götüremeyecek durum oluyor. Açız. Ekmeğimizi bu işten çıkartıyoruz. Baba mesleği başka iş yapamıyoruz. Mesleğimiz bu. Biz çok kötü durumdayız. Bize bir güzellik yapsınlar” dedi.
“MAZOT DÜŞSÜN BEN YOLCUYU 17 LİRAYA TAŞIYIM”
Arıcı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Açız, ihtiyacımız var” diye seslendi. Dolmuş fiyatlarına zam gelmesine istemeyen Arıcı, “Mazot düşsün ben yolcuyu 17 liraya taşıyayım. Esnafa mazotu 20 liradan versinler ben yolcuyu 17 liraya taşıyım. Bana zam geldiğinde benim yolcu sayım düşecek. Ulus’a adam gezmeye geliyor, gelemeyecek. Bizi kurtarmıyor” diye konuştu.
Sanayiye güç yetmediğini vurgulayan Arıcı, “2 bin liraya yaptırdığım bakım 7 bin lira oldu. Kasko 20 bin liraydı, geçen ay 56 bin liraya yaptırdım. Sigortayı 19 bin liraya yaptırdım. Bir adet lastiği bin liraya alıyorduk 2 bin lira oldu. Masraflar acayip arttı” dedi.
“YA MAZOTA İNDİRİM YAPACAK YA DESTEKLEME VERECEK”
15 yıldır minibüs şoförü olduğunu belirten Mustafa Yancı, “Genelde dolmuşçu esnafının özelde de Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan vatandaşların en büyük sorunu şu anda uygulanan ekonomik sistem. Bu sisteme bağlı olarak vatandaştan yüzde 55 civarında vergi alınıyor. Yüzde 48’i faize gidiyor. Bu toplanan paralar vatandaşın cebinden çıkıyor” diye konuştu.
Mazota gelen zamlardan dolayı minibüs esnafının mağdur olduğunu söyleyen Yancı, şunları söyledi:
“Mazot 7 lirayken 10 liraya yolcu taşıyorduk. Şu anda mazot 43 lira biz 17 liraya gofret parasına yolcu taşıyoruz. Sanayide en ufak işlem bin lira, iki bin liradan başlıyor. Bir baskı balata değiştirmeye kalksan 8-10 bin liraya patlıyor. 4 tane enjektör 50 bin lira. Ne sanayiye güç yetirebiliyoruz ne arabalarımızda çalıştıracak şoför bulabiliyoruz. Zaten bir amele yevmiyesi olmuş bin 500 TL. Arabaların hasılatı amele yevmiyesine denk gelmez hale geldi. Bir sürü aile bu işten ekmek yiyor, bu mağduriyeti bir şekilde çözmeleri lazım. ya mazota indirim yapacak ya destekleme verecek. Gerçekten çok mağdur haldeyiz. Dolmuş gözde bir meslekken şuanda adam akıllı insan gelip bu işi yapmıyor. Eskiden bir günlük hasılatla bir haftalık evin masrafını çıkartıyordum. Şimdi 5 gün çalışıyorum ve hasılattan para yemek şartıyla evi geçindirmeye çalışıyorum.”
MİNİBÜS ŞOFÖRÜNDEN EKONOMİK SİSTEME SERT ELEŞTİRİ
Yancı açıklamasının devamında, “Sadece dolmuş zammı değil. Her şey aldı başını gidiyor. Sıkıntı büyük. Sıkıntı sadece belediye ile alakalı değil. Asıl sorun sistemin çöktüğünün, bu sistemin insan fıtratına aykırı olduğunun göstergesidir. Uygulanan sistem zengini zengin, fakiri de en diplere vuran bir sistemdir. Orta direk diye hiçbir şey kalmadı. Devlet vergi toplayacak, ceza kesecek, insanları sömürecek yer arıyor. Şimdiden sonra ne yapacaklar onu da biz bekliyoruz” diye konuştu.
“ESNAFIN HALİNİ ANLAYAN YOK”
Murat Demirci ise “Şu an biz çok kötü durumdayız. Minibüsçü para kazanmıyor. Sanayiye gidiyoruz sanayiye güç yetiremiyoruz. Mazota desen öyle. Hiçbir şeyin yanına varamıyoruz. Her şeye zam geliyor. Biz minibüsçüye gelmiyor. Biz bunun çözülmesini istiyoruz. Şu anda dolmuşçuluk bitmiş vaziyette” dedi.
Ümit Tokat da şöyle konuştu:
“Kazandığımız sanayi masraflarına yetmiyor. 1 senedir zam alamadık. Şu anda esnafın halini anlayan yok. Bir senedir 17 liradan yolcu taşıyoruz. Ama sanayiye gidiyorsun 2-3 katı oldu. Büyüklerimizin buna bir çözüm bulmaları lazım. Sesimizi duyarlarsa ne mutlu.”
“DOLMUŞ ÜCRETİNİN 25 LİRA OLMASINI BEKLİYORUZ”
Ahmet Günler, dolmuşçu esnafına sahip çıkılmadığını belirterek, “Çoğu arkadaşımız borçlarından dolayı arabasını satıp gitti” dedi.
Özkan Can Parlak, dolmuş ücretinin 17 lira ve mazotun 42 lira olduğunu söyleyerek, “Araçlarımızın yaktığı mazot aldığımız para bizi dengelemiyor. Dolmuş ücretinin 25 lira olmasını bekliyoruz. Fakat 25 lira olmasının ardından 6 TL’lik mazot zammı var. 42 liralık mazot 48 lira olacak. Zam talebinde bulunduk. Zammı istiyoruz.”
]]>CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün bankalara olan kredi borçlarıyla ilgili açıklama yaptı. Gürer, kredi borçlarının bir yılda yüzde 75 arttığını ve çiftçilerin borçlanarak üretim yapmaya çalıştığını vurguladı. Gürer ayrıca tarımsal desteklemelerin yetersiz olduğunu, yaptığı mazot hesabıyla ortaya koydu. Gürer, “2023 yılının şubat ayında tarım sektörünün bankalara olan borcu 363 milyar 395 milyon TL iken, 2024 yılının aynı ayında bu rakam yüzde 75 artarak 637 milyar 438 milyon TL’ye yükseldi. Tarım sektörünün takipteki kredi tutarı ise 2 milyar 262 milyon TL olarak gerçekleşti” şeklinde konuştu.
“YÜKSEK FAİZ ORANINA RAĞMEN BORÇLANMA DEVAM EDİYOR”
Belirlenen faiz politikaları sonucu çiftçilerin kullandığı kredi faizlerinde de ciddi artış yaşandığını belirten Gürer, “Çiftçiler üretimin içinde kalabilmek için çözüm yolları arıyor. Bu sebeple de bankaların artan faiz oranlarına rağmen yüksek faizle kredi kullanmak zorunda kalıyorlar. Yüksek faiz oranları, artan girdi maliyetleri ile üretim sürecine borçlanarak başlayan çiftçi üründen beklediği verimi alamaması veya ürünün değer bulmaması sonucunda bir çıkmazın içine giriyor. Bunun sonucunda da üretimden uzaklaşıyor” şeklinde konuştu.
“ÇİFTÇİYE HAKKI OLAN DESTEK VERİLMİYOR”
Tarım Kanunu’nun 21. maddesinde “Milli gelirin en az yüzde 1’i oranında çiftçiye destek verilir” İfadesinin yer aldığını belirten Gürer, “Çiftçilerimizin bankalara olan borcu 637 milyar TL. Ancak çiftçilerimize kanunda verilmesi belirtilen destek tutarı 2024 yılı için 411 milyar TL, verilen ise 91 milyar TL. Çiftçilerimize ne yazık ki kanunda belirtilen destek tutarları verilmiyor. AKP iktidarında bu kanunda belirtilen tutarlar hiçbir zaman verilmedi” dedi.
“ÇİFTÇİYE VERİLEN MAZOT DESTEĞİNİN 3 KATI VERGİ OLARAK GERİ ALINIYOR”
Gürer, AKP iktidarının çiftçilere destek politikalarını mazot desteği üzerinden verdiği somut bir örnekle eleştirdi. Gürer, “2024 yılında çiftçilerimize verilecek mazot desteği tutarı 16.1 milyar TL olacağı belirtildi. Tarımda kullanılan yıllık ortalama mazot miktarı 3 milyar litredir. Yani tarımda bir yılda kullanılan mazotun güncel fiyatlar (43 TL) üzerinden tutar olarak karşılığı 129 milyar TL’dir. Bu tutarın 26.5 milyar TL’si ÖTV, 17.1 milyar TL’si KDV olmak üzere toplam ödenen vergi tutarı 43.6 milyar TL’yi bulmaktadır. Çiftçilerin aldığı mazotun vergisi çiftçiye verilen tarımsal destek tutarı toplamının yüzde 47,8’ine denk gelmektedir. Çiftçiye 2024 yılında toplam 91.1 milyar destek verilmesi beklenirken sadece çiftçinin kullandığı mazottan 43.6 milyar vergi alınacak. Ayrıca çiftçiye verilecek mazot desteğinin yaklaşık 3 katı çiftçiden vergi olarak geri alınmış olacak” diye konuştu.
]]>Elazığ’da taksici esnafı, akaryakıt fiyatlarına tepki gösterdi. Nihat Özdemir, “Mazot fiyatları belimizi büküyor. Ülkenin bel direği mazot. Mazottan dolayı bazı arkadaşlarımız işi bırakıyor. İşleri iyi olmayan kenar köşe duraklarda çalışan arkadaşlarımız var. Öyle arkadaşlarımız var ki siftah yapmadan evlerine gidiyorlar mazot pahalı olduğu için” dedi. Emekli maaşı yetmediği için 4 ay önce taksicilik yapmaya başlayan Sedat Kafdağlı ise “İşlerimiz devamlı düşüyor. Ben 4 ay önce günde 5-6 işe giderken şimdi ancak 2 işe gidebiliyorum. Müşteri yok. Gelen müşteri de pazarlık yapıyor” diye konuştu.
Elazığ’da taksici esnafı artan akaryakıt fiyatlarından dolayı iş yapamaz hale geldiklerini söyledi. Sürekli artan fiyatlar karşısında gelir gider dengesi sağlayamadıklarını belirten taksiciler, mazot fiyatlarının sabit kalması gerektiğini ifade ettiler.
“MAZOT FİYATLARI BELİMİZİ BÜKTÜ”
Nihat Özdemir, şunları söyledi:
“Mazot bizi çok etkilemiş. 20 yıllık şoförüm, mazottan dolayı çok sıkıntı çekiyoruz. Müşterimiz azaldı. Ne yapacağız bilmiyoruz. Mazot fiyatlarının düşmesini istiyoruz. Sadece taksici için değil, köylü için de geçerli, otobüs için de geçerli, minibüs için de geçerli. Mazot fiyatları belimizi büküyor. Ülkenin bel direği mazot. Mazottan dolayı bazı arkadaşlarımız işi bırakıyor. İşleri iyi olmayan kenar köşe duraklarda çalışan arkadaşlarımız var. Öyle arkadaşlarımız var ki siftah yapmadan evlerine gidiyorlar mazot pahalı olduğu için. Taksi fiyatları indi bindi ücretleri İstanbul ile aynı. İndi bindi 90 lira, açılış 30 lira, kilometrede 26 lira atıyor ama bunu mecburiyetten yapıyoruz.
“10 BİN LİRA MAAŞ ALAN BİRİSİ NASIL TAKSİYE BİNSİN?”
Mazot pahalı olduğu için vatandaşa da hak veriyoruz. Biz de haklıyız vatanda da haklı. Öyle insan var ki 10 bin lira emekli maaşı alıyor. 10 bin lira alan insan nasıl taksiye binsin? Mazot sabit kalsa biz de fiyatı sabit bırakacağız. Bu hükümet başa geleli beri insanlar perperişan. İlk bir dönem çok iyiydi. Ben kötü bir şey söylemiyorum. Ben geldim burada çalışayım ki evime ekmek götüreyim. Doğruları konuşuyorum. Adam zammı vermiş mazota. Neden; insanlar mecburen alacak. Mazota zam, sigaraya zam, içkiye zam, gıdaya zam. Her şeye zam. İnsanlar aç kalacak yoksa. Mecburen alıyorlar çünkü günümüzde her şey mazotla dönüyor. İnsanlara yazık günah. İnsanları kandırıyorlar, seçimden seçime geliyorlar; ‘bize oy verin düzelecek’ diyorlar. İnsanlar da veriyor oylarını. Seçim bitiyor. İnsan sonra başlıyorlar zamlara.”
“GELİR GİDER DENGEMİZ ALT ÜST DURUMDA”
Feramuz Çiftçi ise şunları söyledi:
“Akaryakıta gelen zamlar bizi bayağı etkiledi. Bütün taksicileri etkiledi. İşlerimiz düştü. İş yok güç yok. Arabaların parçaları pahalı. Sanayiye gidiyoruz. Giderlerin altından çıkamıyoruz. Geçim sıkıntısı bayağı zorlaştı. Hayat şartları zorlaştı. Nasıl anlatayım, geçim zorlaştı bir ekmek 8 lira oldu. Bu devirde kıt kanaat geçiniyoruz. Gelir gider dengemiz alt üst durumda. Araç muayeneleri yine öyle. Kazancımız alacağımızı karşılamıyor bu durumda. Alacağımız araba parçalarını karşılamıyor.”
“EMEKLİ MAAŞIYLA GEÇİNEMEDİĞİM İÇİN TAKSİCİLİĞE BAŞLADIM”
Sedat Kafdağlı da şöyle konuştu:
“Ben 4 aydır çalışıyorum. İşlerimiz devamlı düşüyor. Ben 4 ay önce günde 5-6 işe giderken şimdi ancak 2 işe gidebiliyorum. Müşteri yok. Gelen müşteri de pazarlık yapıyor. Müşteri sıkıntımız var. Zaten müşteri de yok. Mazot fiyatları en büyük sıkıntımız. Günden güne artıyor. Bir aldığımız yakıtı ikinci gün alamıyoruz. Depoyu dolduramıyoruz. Bayağı etkileniyoruz. Derdimiz sadece yakıt da değil her şeye zam geldi. Çok sıkışık durumdayız. Yapacak bir şeyimiz yok. Emekliyim, emekli maaşıyla geçinemediğim için taksicilik yapıyorum.”
]]>
KAMERA: EYLEM LADİN DEĞER
Mazot fiyatlarına 13 Şubat gece yarısı yapılan 2,55 liralık zamla motorin fiyatları İstanbul’da 44 TL’yi, Ankara ve İzmir’de 45 TL’yi aştı. Seçimden sonra mazot fiyatlarının daha da artacağını ve artan fiyatlara çare bulunması gerektiğini söyleyen bir esnaf, “Artık ne yapacağız bilmiyorum. Şaşırdık yani. Çok endişeliyiz. Çünkü borçlarımızı ödeyemiyoruz. Kredilerimizi ödeyemiyoruz. Vergiler zaten ona keza. İyi kötü ayakta kalmaya çalışıyoruz ama Allah ne verecekse, hayırlısını versin. Bu şekilde gitmez ama gittiği yere kadar götüreceğiz. Bu işin CHP’si, AKP’si, MHP’si yok. Dürüst siyasetçiler gelsin. Halkına, vatanına çalışsın. Şimdi gördüklerimiz doğru dürüst vatanına çalışan, hakkı için çalışan bir insanı görmedik. Herkes cebine çalışıyor, biz de ayakta durmaya çalışıyoruz” dedi. Erdoğan’a seslenen başka esnaf ise “Bu iş böyle yürümez. Millet dışarı çıkamayacak hale gelmiş” diye konuştu.
Mazot fiyatlarına 13 Şubat gece yarısı 2,55 lira zam yapıldı. Böylece motorin fiyatları İstanbul’da 44 TL’yi, Ankara ve İzmir’de 45 TL’yi aştı. ANKA Haber Ajansı’nın mikrofon uzattığı toptancılar halindeki esnaflar, zamma tepki gösterdi. Seçimden sonra mazot fiyatlarının daha da artacağını ve artan fiyatlara çare bulunması gerektiğini söyleyen bir esnaf, 13 Şubat’ta gelen zamla ilgili şunları söyledi:
“HERKES CEBİNE ÇALIŞIYOR, BİZ DE AYAKTA DURMAYA ÇALIŞIYORUZ”
“İşimizi çok etkiliyor. Kazandığımızla, giderimiz birbirini karşılamıyor. Sanayi özellikle, mazot giderler çok. 600 litre depom var. 24 bin lira civarı tutar, daha şimdiye kadar deponun ağzına kadar doldurduğumuzu bilmiyoruz. Anca yeterince alabiliyoruz. Geçen sene aşağı yukarı 18 bin liraya depoyu fulluyorduk, şimdi de 24-25 bin lira. Fulleyemiyoruz. Allah ne verecekse hayırlısını versin. Artık ne yapacağız bilmiyorum. Şaşırdık yani. Çok endişeliyiz. Çünkü borçlarımızı ödeyemiyoruz. Kredilerimizi ödeyemiyoruz. Vergiler zaten ona keza. İyi, kötü ayakta kalmaya çalışıyoruz ama Allah ne verecekse, hayırlısını versin. Bu şekilde gitmez ama gittiği yere kadar götüreceğiz. Bu işin CHP’si, AKP’si, MHP’si yok. Dürüst siyasetçiler gelsin. Halkına, vatanına çalışsın. Şimdi gördüklerimiz doğru dürüst vatanına çalışan, hakkı için çalışan bir insanı görmedik. Herkes cebine çalışıyor, biz de ayakta durmaya çalışıyoruz.”
“HEP MAZOTA HEP MAZOTA NEREYE KADAR? BİR YERDE BİR PATLAK OLACAK”
Nakliyeci Kemal Bilir ise mazot fiyatlarındaki artışın yerel seçim sonrasında da devam edeceğini, yetkililerin önlem alması gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Gelmişim üçüncü gün oldu, satış yok. Mazot pahalılandımı bütün her şeye yükleniyor. Ondan sonra milletin alım gücü düşüyor, her şey pahalı oluyor. Üç günden beri buradayım. Bu mal eğer tarlada beş liraysa, buraya gelene kadar on lirayı buluyor. Milletin alım gücü yok. Mazota gelen zam, iğneden ipliğe bütün her şeye gelen zamdır. Zengin adamlar da taşıyıcılar da zor durumda. Allah sonumuzu hayır etsin. Benim gönlüme göre seçimden sonra daha da çok olur. Belki şu anda seçim şeyine durduruyorlar ama seçimden sonra daha da pahalı olacağını düşünüyorum. Fullledim 17 bin liraya fulledim depoyu geldim, ben fulledikten sonra yine 3 liraya yakın yine zam geldi. Bu adamlar da bize yansıtıyor. Bu zamlara bir çare bulsunlar. Hep mazota, hep mazota nereye kadar? Bir yerde bir patlak olacak. Herkes kontak kapatacak.”
“SEÇİMDEN SONRA KATLANARAK GİDECEK”
12 senedir nakliyecilik işi yapan Turgut Aygar ise iki sene önce mazot fiyatının 5 lira olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
“Mazot 45 lira, seçimden sonra 50 lira olacak diyorlar. Yüzde yüz de olur. İki senede yüzde 800 zam geldi mazota. Hiç kazanç yok, iş bulamıyorsun, millete pahalı geliyor. 500 liraya gittiğin yere şimdi 4 bin lira gidiyorsun. Millete de zor geliyor parayı vermek. Çoğu da parayı vermiyor. İş bulamıyoruz. Cezalar da mazot da pahalı. Arkadaşlar nakliye paramızı ister istemez geciktiriyor. Ben para kazanamayınca markete gidip alışveriş yapamıyorum. Her şey zincirleme. Seçimden sonra mazot en az 50-55 lira olur. İki sene önce 5 liraydı, şimdi 45 lira oldu. Kimin aklına gelebilirdi yüzde 900 zam geleceği. Bir hafta içerisinde yüzde 10 zam geldi, seçimden sonra katlanarak gidecek. Zam şimdi azar azar geliyor, seçimden sonra 5-5, 10-10 zam gelecek. Ben öyle tahmin ediyorum. İki sene önce 500 liraya fullenen depo şimdi, 4 bin 250 liraya fulleniyor. Aradaki farka bak. Mazotu düşürürseniz, her şey düşer.”
“BU İŞ BÖYLE YÜRÜMEZ KARDEŞİM”
Mazot fiyatlarından dert yanan bir başka hal esnafı ise zamlara karşılık Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’a çağrıda bulunarak şunları söyledi:
“Mazot fiyatı çok aşırı fazla. Bu sene daha ne olacağını bilmiyoruz. Bir de seçimden sonrasını düşünüyoruz. Şu an için belki sıkıntı yok diyebiliriz. Ama yarın öbür gün seçimde ne olur? Seçim olduğu halde bu dereceye düşüyorsa, seçimden sonra ne olur onu düşünemiyoruz. Zammın etkilemediği kimse yok. Herkesi etkiliyor. Nakliye ücreti arttığı zaman mala ne kadar zam geldi… Bazen diyorlar ki ‘Portakalı yerinde şu kadar, halde bu kadar.’ Tamam da nakliye fiyatı ne kadar? İşçilik ne kadar? Onu sayan yok. Gerçekleri söylemek gerekirse, şu anda bu mevsimde para kazanmıyor. Kazanan ne nakliyeci var ne de komisyoncu var. Hiç kimse kazanmıyor. Şu an için hiç iyi değil. Mazot fiyatları artacak. Seçimden önce bu oluyorsa, seçimden sonra ne olur ben onu düşünmek istemiyorum. Şu anda seçim var, adam gelmiş her şeye zam yapıyor. Seçimden sonra ne olacak? Durumumuz hiç iyi değil. Devlete, cumhurbaşkanımıza çağrımız var: Bu iş böyle yürümez kardeşim. Millet artık öyle bir dereceye gelmiş ki, dışarı çıkamayacak hale gelmiş. Ne yapacaklar gerçekten biz de bilmiyoruz. Halk olarak zor durumdayız. Sadece biz değil. Zengin olan zaten zengin, ona bir şey söylemenize gerek yok.”
Bir başka hal esnafı ise “Çorum’a gidiyorum, geliyorum bin 500 lira yakıyor araba. Memnum değiliz ama ne yapalım? Her türlü işimize yansıyor. Kamyon 25-30 bin liraya geliyor. Fiyatlar uçuyor. Kıvırcık kasası 70 lira… İşçi çaresiz. Ne yapacağımızı biz de bilemiyoruz” diye konuştu.
“TÜRKİYE’NİN EKONOMİK OLARAK YÜKÜNÜ TIRLAR ÇEKİYOR”
Hal esnafı Adil Çamlı ise mazota gelen zammın üreticiyi ve tüketiciyi de etkilediğini belirterek şunları kaydetti:
“Gelen zamlardan etkileniyoruz. Nakliyelerin zamlanması, bizden üreticiye kadar, üreticiden tüketiciye kadar devam eden bir süreç. Her şeyin maliyeti artıyor. Mazot da artıyor, bu süreci zor geçiriyoruz. Malum piyasalarda bir sıkıntı var. Ama İnşallah sonumuz iyiye doğru gider. Maliyetler çok yükseldi, fiyatlar da dolayısıyla marketlerde. Artışlar sürekli yükseliyor. Kamyonlar Adana’dan üç sene önce 4 milyona geliyordu, şimdi 25 milyona geliyor. Benim bu arabayı doldurmam önemli değil. Bu binek araba, toplu taşıma kullanırım. Biz buraya erken geldiğimiz için mecbur o saatte dolmuş olmaz. Bizim sorunumuz büyük nakliyelerde, kamyonlarda. Onların deposunun ucuza dolması, en azından ticaret yapanlara yönelik bir yasa çıkması lazım. Bir güzellik olması lazım. Güzellik derken, sadece bize değil. Türkiye’nin ekonomik olarak yükünü tırlar çekiyor. Yük kamyonları, kırkayaklar çekiyor. Bunlar olmazsa, olmazlar. Benim özel arabamın 1’e, 2’ye, 3’e dolmuş hiç önemli değil. En fazla binmezsin. Ama büyük arabalar buraya şu anda Nevşehir’den, Niğde’den depolardan çekiyoruz. Seralardan, Adana’dan, Antalya’dan, Mersin’den geliyor ve maliyetler çok arttı. Mesela plastik kasaların fiyatları artıyor. Biz bunlara para yazmıyoruz markete giderken. Çoğu geri gelmiyor. O da ister istemez ürüne yansıyor. Ne yapıyoruz satarken, bunu müşteriye mümkün mertebe yansıtmamaya çalışıyoruz ama biz de aldığımız kasacı diyor ki ‘Mazota zam geldi.’ Dolayısıyla her şeye zam geldi.”
“GİDİŞAT HİÇ İYİ DEĞİL. BU İŞ GÜNDEN GÜNE KÖTÜYE GİDİYOR”
Resul Ataş ise mazota gelen zamlar sonrasında pazarcılık sektöründe olan kişilerin işlerini bıraktığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“İşimizi çok etkiliyor ama bu insanlara müstahaktır. İnsanlar alıştılar artık, kimse sesini çıkaramıyor. Sesini çıkarana ya ‘Vatan haini’ diyorlar ya da başka bir şey. Biz alışığız. Gidişat hiç iyi değil. Bu iş günden güne kötüye gidiyor. Hal sektörü, pazar sektörü… Şöyle bakıyorum da pazar sektöründeki çoğu bırakıyor pazarı. Adam masraflarının altından kalkamıyor. Masraflar ağır olunca adam ‘Yapamıyorum’ diyor. Zarar edince adam ne yapsın ki? Yakında ben de bırakacağım herhalde.”
“SADECE BENİM DEĞİL, HERKESİN İŞİNİ ETKİLİYOR”
Esnaf Recep Gülümser de yıllar içerisinde artan mazot fiyatları karşısında araç depolarının artık binli ücretlere dolduğunu hatırlatarak şunları söyledi:
“Sadece benim değil, herkesin işini etkiliyor; üreticinin, tüketicinin. 45 lira çok büyük bir zam. Gerçekten Türkiye’nin gidişatı iyi değil. Şimdi 300 liraya gittiğim yere, bin liraya gidiyorum. Bu sefer de bu tüketiciye, üreticiye yansıyor, mal sahibine yansıyor, hepsine yansıyor. Seçimlerden sonra daha da artar. Allah yardımcımız olsun.”
]]>