Masal – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Mon, 29 Jul 2024 21:30:59 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Hulusi Akar, CHP’li vekilin ‘Mavi Vatan’ ifadesine tepki gösterdi https://www.haber60.com.tr/hulusi-akar-chpli-vekilin-mavi-vatan-ifadesine-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/hulusi-akar-chpli-vekilin-mavi-vatan-ifadesine-tepki-gosterdi/#respond Mon, 29 Jul 2024 21:30:59 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42583 TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan’ın “Mavi Vatan” için kullandığı “masal” ifadesine tepki göstererek, “Devletimizin askeriyle, siviliyle her türlü kahramanlık ve fedakarlığı göstererek hak, alaka ve menfaatlerimizi korumasını masal olarak nitelemek, gerçekten büyük bir gaflet, büyük bir ayıp ve büyük bir talihsizliktir.” dedi.

“AK PARTİ’NİN BİR ARA TUTTURDUĞU MAVİ VATAN MASALI…”

CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, TBMM Genel Kurulu’nda dün yaptığı konuşmada AK Parti’nin dış politika tutumunu eleştirerek, “Yeri geldi, Osmanlı’yı ihya hayalleri kurdu. Sınır ötesi harekatlarla yetinmedi. Deniz aşırı maceralara yeltendi. Bir ara tutturduğu Mavi Vatan masalından o da koşulların zorlamasıyla yani ekonominin iflası kapıya dayanınca neyse ki oldukça çabuk yüz geri etti” ifadelerini kullandı.

CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan

“MAVİ VATAN MİLLİ MESELEMİZDİR”

TBMM Genel Kurulu, bugün Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında yeniden toplandı. Adan, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi. TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, CHP’li Tan’ın “Mavi Vatan” için kullandığı “masal” ifadesine tepki gösterdi. “Ana Vatan”, “Gök Vatan”, “Mavi Vatan” ile “Yavru Vatan”ın ayrılmaz bir bütün olduğunu vurgulayan Akar, “Parçalamak isteyenlerin akıbeti malum. Kimi denizlerde boğuldu, kimi dağlarda, çukurlarda gömüldü. Mavi Vatan, Karadeniz’de, Ege’de ve Akdeniz’de kara suları, kıta sahanlığı, münhasır ekonomik bölge deniz yetki alanları dahil denizlerimizin altındaki ve üstündeki her türlü hak, alaka ve menfaatlerimiz yani denizlerdeki Misakımilli’mizdir, milli meselemizdir.” diye konuştu.

“TÜRK SAVUNMA SANAYİSİ ÜRÜNLERİMİZ BİR MASAL DEĞİL HAYATIMIZIN GERÇEKLERİ”

Mavi Vatan’ın açık bir gerçek olduğunu, masal olmadığını ifade eden Akar, çok sayıda devletin çevre denizlerdeki imkan ve fırsatlardan yararlanmak için her türlü gayreti gösterdiği bir ortamda görev yapıldığına dikkati çekerek, şöyle devam etti: “Görevler sırasında kullandığımız İHA’lar, SİHA’lar, MİLGEM, TCG Anadolu, Türk savunma sanayi ürünlerimiz bir masal değil hayatımızın gerçekleridir. Bir gemimizin karaya dayanmadan 182 gün denizde kalması, deniz kuvvetlerimizin bir yılda 200 bin saat seyir yapması bir masal değil, bir rekordur. Devletimizin askeriyle, siviliyle her türlü kahramanlık ve fedakarlığı göstererek hak, alaka ve menfaatlerimizi korumasını masal olarak nitelemek, gerçekten büyük bir gaflet, büyük bir ayıp ve büyük bir talihsizliktir. Hele hele bunun, yıllarca Dışişlerinde görev yapmış olan bir milletvekilimiz tarafından dile getirilmesi ise gerçekten akıllara ziyan ki ben birçok CHP’li milletvekili arkadaşlarımızın da bizlerle aynı, benzer görüşleri paylaştığına inanıyorum.”

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar

“MAVİ VATAN’A MASAL DEMEK ADALARIN SİLAHLANMASINA ONAY VERMEKTİR”

Mavi Vatan’ı “masal” olarak nitelemenin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin deniz ve hava unsurlarının harekat kabiliyetini de sınırlamak, doğal gaz ve petrol yatakları başta olmak üzere denizlerdeki zenginliklerden ve haklardan vazgeçmek, 10 kilometrekarelik Meis’e 41 bin kilometrekarelik münhasır ekonomik bölge vermek anlamına geleceğini ifade eden Akar, “Mavi Vatan’a masal demek, EGEAYDAAK dahil adaların silahlanmasına ve gayri meşru kullanılmasına onay vermektir.” ifadelerini kullandı. “Atalarımız, 7 iklim 3 kıtaya barış, huzur, istikrar ve adaleti götürmüştür” diyen Akar, Azerbaycan, Libya, Somali başta olmak üzere dost ve kardeş ülkelerle tarihi ve kültürel bağları korumakta ve geliştirmekte kararlı olduklarını söyledi.

Hulusi Akar, “Küstahça, alçakça, ülkemize ve Sayın Cumhurbaşkanı’mıza dil uzatan siyonazi, bebek katili Netanyahu çetesi, bilinen en az 40 bin kişinin hayatına mal olan katliam ve soykırımla tüm bölgeyi, tüm dünyayı ateşe atarken bizler de Türkiye olarak, TSK olarak Ege’de, Doğu Akdeniz’de, Kıbrıs’ta, kendimizin ve Kıbrıslı kardeşlerimizin haklarını korumakta azimli ve kararlıyız.” diye konuştu.

Bugüne kadar hiçbir oldubittiye izin vermediklerini ve vermeyeceklerini vurgulayan Akar, şunları kaydetti:

“Bir tarafta, bizlerle aynı, benzer görüşleri açıklayan emekli asker CHP’li bir Genel Başkan Yardımcısı, diğer tarafta yıllarca diplomat kimliğiyle dolaşmış, yerlilik ve millilikle hiçbir izahı olmayan görüşlere sahip bir başka Genel Başkan Yardımcısı. Bildiğimiz kadarıyla bu görüş ve açıklamaların CHP’nin anlayış ve yaklaşımına da aykırı olduğunu değerlendiriyoruz. Önceki açıklamaları da dikkate alındığında Sayın Tan’ın, kime, neye, hangi amaca hizmet ettiğini anlamakta gerçekten güçlük çekiyoruz. Arkadaşlarımız, vatandaşlarımız giderek Sayın Tan’ın pasaportunun rengini soruyor. CHP Grubu’ndan bunun cevabını ve izahını bekliyoruz.”

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir

CHP’LİLER SIRALARA VURDU

Akar’ın konuşmasının ardından söz alan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, parti olarak Türkiye’nin, Mavi Vatan’ın peşinde ve arkasında olduklarını söyledi. İktidarın Mısır ve Suriye ile ilgili yürüttüğü politikayı eleştiren Emir, Yunanistan’ın Mısır’la anlaştığını ifade ederek, “Mavi Vatan elden gitti.” dedi. Daha sonra tekrar söz alan Akar, CHP sıralarından laf atılması üzerine, “Dinleyin. Ben konuşmacıyım. Meclisin bir nizamı var.” karşılığını verdi. Bu sırada bazı CHP milletvekilleri, sıralara vurdu. Akar, konuşmasında gerçekleri ifade ettiğini, bu konuda görüşmek isteyenlerle görüşmeye hazır olduklarını söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hulusi-akar-chpli-vekilin-mavi-vatan-ifadesine-tepki-gosterdi/feed/ 0
Eskişehirli Masalcılar Topluluğu, Yetişkinlere Masallarla Buluşuyor https://www.haber60.com.tr/eskisehirli-masalcilar-toplulugu-yetiskinlere-masallarla-bulusuyor/ https://www.haber60.com.tr/eskisehirli-masalcilar-toplulugu-yetiskinlere-masallarla-bulusuyor/#respond Sat, 30 Mar 2024 08:42:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25206 Eskişehir’de yaklaşık bir yıl önce masal anlatıcılığı serüvenine başlayan 4 kişilik grup, amatör olarak haftada bir kez İl Halk Kütüphanesinde sergiledikleri performanslarında yetişkin izleyicilerin karşısına çıkıyor.

Bir araya gelmeden önce çocuklara anlatımlar yaparak masalları sevdirmeye çalışan Özden Yücel, Zeynep Sezgin, Şeyma Yenioğlu ve Ferhan Çınar, tanıştıktan sonra yetişkinlerin de masallara ihtiyacı olduğunu düşünerek Eskişehirli Masalcılar Topluluğu’nu kurdu.

Masalların yetişkinler için de önemli dersler barındırdığına inanan topluluk, “Hakikat ve Hikaye”, “Yılan Prens”, “Lotilko” gibi yerli ve yabancı masalları ritim ve ışık düzeni de kullanarak aslına uygun şekilde sahneye uyarlıyor.

Hafta sonları bir kez İl Halk Kütüphanesinde performanslarını sergileyen grup, etkinlik öncesi sosyal medyadan yaptıkları duyuru üzerine başvuru yaparak gelen 20-25 kişilik izleyici kitlesini çocukluğuna döndürüyor.

Bazen çocuklar ve gençlerin de yer aldığı etkinlikte masallar, katılımcıların katkısına açık bir şekilde sergileniyor. Topluluk, masala ilgi duyan izleyicilerin de ekibe dahil olarak kendilerini geliştirmesine olanak tanıyor.

Çocukluk yıllarında geride bırakılan masalların insanların hayatlarına dokunmasını sağlamayı, yetişkinlere sanatsal bir zevk kazandırmayı amaçlayan topluluk üyeleri, sahneye uyarladıkları performansın yanı sıra masal yazımına dair kendilerini geliştirmek istiyor.

“Binlerce yıllık bir sanat”

Kendisini “masal dokumacısı” olarak tanımlayan ekip üyesi Zeynep Sezgin, AA muhabirine, bu etkinlik yoluyla yetişkinlerin çocukluklarında dinledikleri masallarla tekrar buluştuğunu söyledi.

Masalların binlerce yıllık bir sanat olduğunu vurgulayan Sezgin, çağın yaşantısında masalların mutlaka yetişkinlerin hayatına dokunduğunu dile getirdi.

Sezgin, masal anlatacağı günlerde heyecan duyduğunu, haftanın en iyi gününün masal anlattığı günler olduğunu ifade etti.

Okul öncesi öğretmeni Özden Yücel de etkinliğin hem çocuklar hem de yetişkinler için uygun olduğunu anlattı.

Özden, başlangıçta diğer ekip üyeleriyle sadece masal anlatmak için bir araya geldiklerini ancak zamanla güçlü bağlar kazandıklarını aktardı.

Herkes etkinlikten mutlu ayrılsa da katılımın henüz istedikleri düzeye ulaşmadığını kaydeden Özden, “Etkinlik olarak bir yerlerde masal dinlemeye gitmek insanların yaygın alışkanlığı değil ancak yavaş yavaş arttığını ve yaygınlaştığını düşünüyoruz. Umuyoruz ki zamanla artar çünkü herkes masal anlatsın, herkes masal dinlesin istiyoruz.” dedi.

“Her yerde anlatılabilir, ulaşılabilir olmasını hedefliyoruz”

Kamu kurumu çalışanı Şeyma Yenioğlu, masalları canlandırmanın kendilerine yazmak konusunda da ilham verdiğini ve herkesi heyecanlandırdığını belirtti.

Masalın yaygınlaşması için çalıştıklarını dile getiren Yenioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çok hedefimiz var. İlk hedefimiz insanlara masallarla ulaşmak. Tıpkı diğer sanatsal disiplinler gibi masalın daha çok yayılmasını, her yerde anlatılabilir, ulaşılabilir olmasını hedefliyoruz. Bu anlamda planladığımız masal festivalleri ve projelerimiz var. Şu an Eskişehir’de ilerlese de daha çok yerde icra etmek istiyoruz. Sunumu için hazırlık yaptığımız masal projemiz var. Ekip olarak üzerinde çalıştığımız masal temaları var. Binlerce yıllık geçmişe sahip masal kültürün kaybolmaması için elimizden geleni yapıyoruz. “

Kütüphane çalışanı Ferhan Çınar ise masal anlatımlarının izleyiciler tarafından çok beğenildiğini, katılımcıların da masal anlatmaya hevesli olduklarını söyledi.

Masal anlatımının kişisel hayatlarında stresi azalttığını, sahnede tamamen doğal davrandıklarını anlatan Çınar, şöyle konuştu:

“Biz hiç prova yapmıyoruz. O gün program için içimizden nasıl bir masal geçiyorsa, neyi anlatmak istiyorsak onu anlatıyoruz. Herkes gündelik hayatında işlerini bitirdiğinde buraya geliyor ve masal anlatıyoruz. Şimdiye kadar bir kez profesyonel anlamda tiyatroda yer aldım. Tiyatroda sahneye çıkmadan önce defalarca bir metni ezberlemek durumundasınız. Ayrıca ezberlediğiniz metni prova etmek durumundasınız ancak masal anlatırken tamamen içselleştirerek performans gösteriyoruz. Burada profesyonellikten ziyade masal sanatını içselleştirmeyi önemsiyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/eskisehirli-masalcilar-toplulugu-yetiskinlere-masallarla-bulusuyor/feed/ 0
Kırşehir’de Minik Ahiler Masal Yazıyor https://www.haber60.com.tr/kirsehirde-minik-ahiler-masal-yaziyor/ https://www.haber60.com.tr/kirsehirde-minik-ahiler-masal-yaziyor/#respond Wed, 20 Mar 2024 21:33:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21329 Kırşehir’de ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin, yaşadıkları bazı olaylardan esinlenerek kendi hayal dünyalarını da katıp yazdıkları masallar, “Minik Ahiler Masal Yazıyor” adıyla kitaplaştırıldı.

Öğretmen Bedia-Köksal Güler İlkokulu dördüncü sınıftaki 30 öğrenci, öğretmenlerinin okuduğu masallardan etkilenince kendileri de masal yazmak istedi.

Öğrenciler, sınıf öğretmeni Hava Tekin’in desteğiyle kendi yaşantılarından, gördükleri bazı olaylardan, ailelerinden esinlenerek kurguladıkları masalları kaleme aldı.

Yazılan masallar, İl Milli Eğitim Müdürü Yasin Gülşen ile görüşülerek, “Minik Ahiler Masal Yazıyor” adlı kitapta bir araya getirildi.

Sınıf öğretmeni Hava Tekin, AA muhabirine, masallardan tat alan öğrencilerin yazmaya karar vermesiyle çok mutlu olduklarını vurguladı.

Bazı öğrencilerin masalları, kendi hayat hikayelerinden esinlenerek yazdığını aktaran Tekin, şunları kaydetti:

“Masal yazmak sanıldığı gibi kolay değil. Onların hayal dünyalarına göre nasıl masal yazacaklarını anlattık, derslerimizde onların masallarını dinledik. Olmayan yerleri arkadaşlarıyla hep beraber değiştirdik, sonunda çok güzel bir eser elde ettik. Öğrencileri bilgisayarın başından uzaklaştırıp önce okumaya sonra da yazmaya sevk ettiğimiz için çok mutluyuz. Onları sanal dünyadan uzaklaştırıp, kendi hayal dünyalarının o güzel kapısını açmalarını sağladık. Kitaplara olan bakış açıları değişti. Sevdiler, okudular, daha çok yazdılar. Onlarla gurur duyuyorum.”

Öğrencilerinin anasınıfı ve alt sınıf öğrencilere de örnek olacağını belirten Tekin, “Minik öğrenciler, kendilerinden daha minik olan öğrencilere masallarını okuyacaklar. Anasınıfı ve birinci sınıf öğrencilerine masallarını anlatacaklar ve onlara da bu büyülü dünyanın kapısını açacaklar.” ifadelerini kullandı.

“Şu ana kadar 9-10 masalım var”

“Bereket ve Mutluluk Getiren Kuşlar” masalını yazan Nehir Aktaş da kendini çok iyi hissettiğini ve mutlu olduğunu anlatarak, “İlk bunu yazdım, sonra başka masallar da yazmaya karar verdim. Şu ana kadar 9-10 masalım var. Bunları evde saklıyorum. 100-150 masal olunca bunları bastırmayı, kendime ait bir masal kitabımın olmasını çok istiyorum.” dedi.

“Biçerci Davut” masalını yazan Davut Batuhan Tokgöz ise babasının biçerdöver işi yaptığını belirterek, masalında, “Davut yoksulmuş ve biçer sürermiş. Biçer sürerken tarlada önüne birden fare çıkmış ve o da biçeri durdurup fareyi kurtarmış. Bir de padişahın kolyesi kaybolmuş. Kaybolan kolyeyi de o fare bulmuş ve Davut’a vermiş. Sonra Davut, kolyeyi alıp padişaha götürmüş. Padişah da kız kardeşi ile Davut’u evlendirmiş, 40 gün düğün yapmışlar.” satırlarını kaleme aldığını anlattı.

Babası gibi kendisi de boş zamanlarında davul çalan Bilal Aslan da “Masalımda bir baba çocuğuna davul alıyor ama nasıl çalınacağını öğretmiyor. 23 Nisan bayramında herkes bir alet çalıyor ama o çocuk bilmediği için çalamıyor. Tam o bayramda davul kendi kendine çalmaya başlamış. Eve gittiğinde ise babası ağlayarak çocuğuna sarılmış, davulu öğretmediği için özür dilemiş.” ifadelerini kullandı.

“Deniz Kızı” masalını yazan Asya Güngör ise öğretmeninin anlattığı masallardan çok etkilendiğini, yazmaya karar verdiğini, öğretmeninin evlere kadar gelerek aileleriyle birlikte masalı okuduğunu söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kirsehirde-minik-ahiler-masal-yaziyor/feed/ 0
6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN BİRİNCİ YILI – Gönüllü eğitim neferleri psikososyal destek faaliyetleriyle depremzedelerin ellerinden tuttu https://www.haber60.com.tr/6-subat-depremlerinin-birinci-yili-gonullu-egitim-neferleri-psikososyal-destek-faaliyetleriyle-depremzedelerin-ellerinden-tuttu/ https://www.haber60.com.tr/6-subat-depremlerinin-birinci-yili-gonullu-egitim-neferleri-psikososyal-destek-faaliyetleriyle-depremzedelerin-ellerinden-tuttu/#respond Sun, 04 Feb 2024 09:15:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5988 İstanbul’da görevli 2 bin 133 öğretmen, 6 Şubat depremlerinin ardından gönüllü gittikleri bölgede bir nebze de olsa yaraları sarmak için yürüttükleri psikososyal destek faaliyetleriyle depremzedelerin elinden tuttu.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünce, Kahramanmaraş merkezli depremden etkilenen illerde afetin vatandaşlar üzerindeki psikolojik ve sosyal etkilerini azaltabilmek amacıyla uzman öğretmenlerden oluşan ekipler kurularak deprem bölgesinde görevlendirildi.

Toplamda 2 bin 133 öğretmenden oluşan 227 ekip, depremin yıkıma uğrattığı illerde çocuklara ve yetişkinlere yönelik çeşitli psikososyal destek çalışmaları yaptı.

Malatya, Kahramanmaraş ve Hatay’da açılan 45 destekleme ve yetiştirme kursuna 1383, 10 sosyal kültürel kursa 126, 13 mesleki gelişim kursuna 222 depremzede katılırken, toplamda 1731 depremzedeye ulaşıldı.

İstanbul Masal Okulu Projesi kapsamında, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) desteğiyle temin edilen çadır ile Onikişubat Belediyesine ait Aliya İzzetbegoviç Parkı’nda masal çadırı kuruldu. Etkinlikler kapsamında çocuklara masallar anlatıldı, boyamalar yaptırıldı, resimler çizdirildi, kuklalar oynatıldı, lego ve origami ile yüz boyamaları yapıldı, oyunlar oynandı, tiyatro ve drama etkinlikleri, ritim, beden ve perküsyon çalışmaları yaptırıldı.

Bölgede tekrar eğitim öğretim başlayana kadar 9 hafta boyunca faaliyet gösteren masal çadırında dönüşümlü olarak 76 öğretmen görev yaptı, 3 bin 500 çocuğa ve 3 bin 750 veliye ulaşıldı.

“TÜBİTAK 4007 Deprem Özel Çağrısı” kapsamında İstanbul’daki bazı okullar, depremzede öğrencilere yönelik çeşitli etkinlikler ve atölye çalışmaları düzenledi.

“Gönül Köprüsü” projesi kapsamında Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle birinci derece ebeveyn kaybı yaşayan 20 öğrenci için İstanbul’da sosyal ve kültürel gezi organize edildi.

Beylerbeyi Sabancı Olgunlaşma Enstitüsünce depremzedelere psikososyal destek sağlama ve temel giysi ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için Kahramanmaraş Dulkadiroğlu’nda Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı çadırda giyim üretim atölyesi kuruldu. Bu atölyeye kumaş, iğne, iplik, dikiş makinesi, overlok makinesi, ütü ve benzeri gerekli malzemeler ve makineler hibe olarak götürülerek, öğretmen ve usta öğreticiler tarafından 1 hafta giysi eğitimleri verildi.

“Büyük bir hasretle, özlemle sanki bir yakınları gelmiş gibi bizi karşıladılar”

İstanbul Masal Okulu Şile Şubesi Koordinatörü Betül Köse, AA muhabirine, masal çadırında yaptıkları aktivitelerin yanı sıra gezici ekipler halinde Kahramanmaraş’ta farklı bölgelerde kurulan çadır kentlere, barınak olarak kullanılan cami, okul ve hastanelerde kalan çocuklara ulaşarak masallar anlattıklarını kaydetti.

Çocuklarla masal ve oyun yoluyla iletişim kurduklarını dile getiren Köse, “Böylesi bir afette bir çocuğun psikososyal olarak en büyük ihtiyacı masal, kitap, oyun ve oyuncaktır. Böyle zamanlarda çocuk masalla oyunla iyileşir. Korkuları, travmaları kimi zaman yüzlerine yansıyordu, kimi zaman tepkisizdiler ama masallarla birlikte o rahatlamayı, gevşemeyi sağladıklarını görüyorduk.” diye konuştu.

“Öğretmen Tiyatro Ekibi” projesi koordinatörü Yağmur Güçlü ise ramazanda gittikleri deprem bölgesinde hazırladıkları orta oyunu ve Karagöz Hacivat gölge oyunuyla hem çocuklara hem yetişkinlere dokunduklarını söyledi.

Depremzedelerle birlikte sahur ve iftar yaparak vakit geçirdiklerini, bazılarıyla hala bağlarını sürdürdüklerini aktaran Güçlü, şunları anlattı:

“Gittiğimiz yerlerde çok güzel karşılandık. Büyük bir hasretle, özlemle sanki bir yakınları gelmiş gibi bizi karşıladılar. En son gittiğimiz çadır kentte büyük bir kitleye seslenmiştik. En son ayrıldığımızda ‘İyi ki geldik ama değil mi?’ deyip bir alkış alırız. Herkes dağıldıktan sonra orada bir hanımefendi hala duruyordu. ‘Gerçekten iyi ki geldiniz’ dedi ve öyle bir sarıldı ki gözyaşlarımıza hakim olamadığımız anlardan bir tanesiydi.”

Güçlü, herkesin bulunmak istediği bir anda orada olmalarının çok büyük bir nimet ve şeref olduğunu belirterek, “El uzatabiliyorsunuz, o insanlara dokunabiliyorsunuz. Bu inanılmaz manada mutlu, şanslı hissettiren bir şey.” ifadelerini kullandı.

“Doktorlar ‘Bize penceresiz kaldım anneyi söyleyin’ dediler”

Küçükçekmece İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı “İki Kalas Bir Heves” tiyatro grubunun oyuncularından sınıf öğretmeni Esra Karakaya, aralarında müzik, anasınıfı, edebiyat ve drama öğretmenlerinin de bulunduğu bir grupla Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde görev yaptıklarını, tiyatro ve drama yoluyla çocuklara ulaşmaya çalıştıklarını söyledi.

Gittiklerinde hemen işe koyulduklarını, masal kahramanı kostümlerini giyerek role girdiklerini ve sokaklarda dolaşmaya başladıklarını, etkinlik yapılan bir alanda çocuklarla bir araya geldiklerini anlatan Karakaya, etkinliklere çoğunlukla küçük çocukların katıldığını gördüklerinde ergenleri de çekmek için zumba yaptıklarını, böylece gençlerin ve bir süre sonra annelerinin de gelmeye başladığını aktardı.

Karakaya, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla kendilerinden Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinde sağlık çalışanları için bir müzik dinletisi sunmalarının istendiğini ve hazırladıkları repertuvarı sunduklarını dile getirerek, şöyle konuştu:

“Türküler, sanat müziği söylemeye başladık. Mola verdiğimizde birkaç doktor yanımıza geldi. ‘Neden bize böyle şarkılar söylüyorsunuz?’ dediler. ‘Beğenmediniz mi, rahatsız mı oldunuz?’ dedim. ‘Hayır, biz ağlamak istiyoruz. Çünkü biz hiç ağlamadık. Depremde o kadar kötü şeyler gördük ki biz ağlama fırsatı bulamadık. Çocukluğumuz yok oldu Maraş’ta. Penceresiz kaldık. Bize penceresiz kaldım anneyi söyleyin’ dediler. Unutamadığım bir an bu.”

“Tek bir hedefimiz vardı, çocukları güldürebilmek”

Tiyatro grubunun kurucusu, Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Elife Kültüroğlu, deprem bölgesinde hobilerinin, ilgi alanlarının, gittiği kursların, edindiği bilgilerin çok işe yaradığını belirterek, “Orada bütün yeteneklerimizi kullandık. Çünkü tek bir hedefimiz vardı, çocukları güldürebilmek.” dedi.

Martın ilk haftasında, çocukların okullarından bir süredir uzak kaldıkları, ailelerin okula gitmeyen çocuklarıyla ilgilenmekten henüz acılarını yaşayamadıkları bir zamanda bölgeye gittiklerini dile getiren Kültüroğlu, çocuklarla zaman geçirdikleri süreçte ailelerin de yas tutma fırsatı bulduklarını ve bunu gelip söylediklerinde çok etkilendiğini ifade etti.

Kültüroğlu, her gün kostümlerini giyerek etkinliklerini gerçekleştirdiklerine değinerek, “Sait Faik’in bir sözü var, ‘Ölüm karşısında insan başarılı bir oyuncu gibi durur bazen’ diyor. Pamuk prenses, yedi cüceler, kurt, Hacivat Karagöz kostümleriyle enkazın içerisinden geçiyoruz. Çünkü rolümüz var ve oynayacağız. Çok travmatik bir durum, enkazın arasında çocukları güldürmek için dans ediyoruz, pamuk prensesi, masalları oynuyoruz, tiyatro, drama yapıyoruz. Bir an onların yüzünü güldürmüş olduk. Bu bizim için çok büyük bir mutluluktu.” açıklamasında bulundu.

Müzik ve kostüm eşliğinde gezerek çadır kentteki çocukları topladılar

Tiyatro grubundan sınıf öğretmeni Gamze Sarıbaş da çocukların kalbine dokunmak için bölgeye gittiklerini, ilk başta etkinlik düzenledikleri ancak çocukların alana gelmediğini, kostüm ve hoparlörden çalan müzik eşliğinde çadırları dolaşarak çocukları topladıklarını anlattı.

Müziği duyanın gelmeye başladığını, ilerleyen günlerde artık çadıra sığamadıklarını belirten Sarıbaş, şunları kaydetti:

“Bir gün o kadar çok yağmur yağıyordu ki çıkacak gibi bir pozisyonumuz yoktu. Çöp poşeti giydik. O şekilde çıktık. Yağmur da dinmişti o arada. Müziğimizi açtık. Çocukları aldık. Bir teyzenin çıkıp da ‘Nerede kaldınız, iki saat geciktiniz. Çocuklar durmuyor’ dediğini biliyorum. Sabahları çocukları alırken ‘Kızım kahvaltı yaptınız mı?’ diye çadırda bulundukları halde zorla zeytin verdiklerini biliyorum. Özellikle bir çocuk vardı. Hiç unutmam o çocuğu. Müziğin sesini duyar duymaz gelirdi, en önde sürekli benim elimdeydi, sanki bizden gibi. Çoğu çocuk koşarken yetişeceğim diye terliklerini giymeden gelirdi. Babaannesinin, teyzesinin terlik getirdiğini biliyorum.”

İstanbul’daki yaşantısını orada unuttuğunu ve dönmek istemediğini dile getiren Sarıbaş, “Dönerken hep ‘Gidiyor musunuz?’ soruları, çok cevapsız kalan sorular ve kesinlikle orada dik durmak zorundasınız. Çocukların böyle gelip son bir defa sarılmaları oldu. Bağ kurmamak mümkün değil.” diye konuştu.

Sarıbaş, “Ellerim tombik tombik” şarkısının içinde bir yara olduğunu ifade ederek, bölgede yaşadığı bir anısını şu sözlerle aktardı:

“Bir öğretmenimiz vardı. Ebrar Sitesi’nde öğretmenmiş. Uzun uzun bakıyor, sonra geldi, konuşmak istedi. Merhabalaştık. Öğretmen olduğunu söyledi. ‘Hocam bu benim her sabah yaptığım bir parça. Sizi görünce sanki orada oturan çocuklar benim çocuklarımdı. Acaba ben tekrardan sizin gibi çocuklarla bu şekilde oynayabilir miyim?’ dediğinde yetişkin dahi olsa bir cevabınız yok. ‘Olur hocam’ diyorsun. ‘Ama benim öğrencilerim Ebrar Sitesi’ndeydi’ dediği anda orada kesiliyorsun, donuyorsun kalıyorsun.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/6-subat-depremlerinin-birinci-yili-gonullu-egitim-neferleri-psikososyal-destek-faaliyetleriyle-depremzedelerin-ellerinden-tuttu/feed/ 0
Erzincan Üniversitesi öğrencileri anaokulu öğrencilerine masal anlatıyor https://www.haber60.com.tr/erzincan-universitesi-ogrencileri-anaokulu-ogrencilerine-masal-anlatiyor/ https://www.haber60.com.tr/erzincan-universitesi-ogrencileri-anaokulu-ogrencilerine-masal-anlatiyor/#respond Fri, 12 Jan 2024 04:12:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3146 Türkiye’de çok fazla eşi bulunmayan bu sınıfta minik öğrencilere masal anlatılıyor

Unutulmaya yüz tutan masal geleneğini yaşatmaya çalışan üniversite öğrencileri anaokulu öğrencilerine derste masal anlatıyor

ERZİNCAN – Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Eğitim Fakültesinde oluşturulan ve Türkiye’de çok fazla eşi bulunmayan Masal Atölyesi Sınıfında Okul Öncesi Öğretmenliği bölümünü okuyan ve seçmeli ders olarak alan üniversite öğrencileri, anaokulu öğrencilerine unutulmaya yüz tutan masal geleneğini yaşatmak için masal anlatıp, kurulan oyuncak stantların da miniklerle keyifli zaman geçiriyorlar.

Türkiye’de eşine az rastlanan sınıf Erzincan’da yoğun ilgi görüyor. Kentteki çeşitli anaokulundan öğrenciler Masal Atölyesi Sınıfına gelerek üniversiteli ağabey ve ablalarından masal dinliyorlar. Hem ders görüp hem de minikleri sevindiren üniversite öğrencileri ise bu durumdan bir hayli mutlu oluyorlar.

Masal dinleyen minikler çok güzel olduğunu ifade ederek büyüklerinden masal dinlemenin hoşlarına gittiğini belirttiler.

Masal Atölyesi Sınıfından çıkan anaokulu öğrencileri daha sonra EBYÜ Çocuk ve Oyun Kulübü öğrencilerinin koridorda kurduğu oyun stantlarında bolca neşeli vakit geçiriyorlar.

EBYÜ Çocuk ve Oyun Kulübü Başkanı Ayşenur Çiydem, temel eğitim öğrencileri olarak çocuklarla buluşmak, onlarla etkinlik yapmak ve güzel anılar bırakmak istediklerini ifade etti.

Çocuk ve Oyun Kulübü Akademik Danışmanı Dr. Öğretim Üyesi Fulya Ezmeci’de, “Okul Öncesi Anabilim Dalı olarak Çocuk ve Oyun Kulübünü kurduk. Neden çocuk oyunu? Çünkü çocuk oyunla büyür. İnsan oyunla çocuk kalır. İnsan doğumundan ölümüne kadar hep oyun oynar. Ama bu çocuklukta biraz daha farklı. Çocuğu geliştirir, eğlendirir, geleceğe hazırlar. O yüzden Çocuk ve Oyun Kulübünü kurduk.” dedi.

EBYÜ Eğitim Fakültesi, Temel Eğitim Bölümünden Doç. Dr. Serap Uzuner Yurt da, “Ben çocuk edebiyatı alanında çalışmalar yapıyorum. Derslerde bizim öğrencilerimiz 2000 ve 2000 sonrası doğumlu öğrenciler. Hep sorarım masal dinleyip büyüyen var mı içerinizde? Maalesef çok az parmak kalkıyor sınıfta. Bir, iki, bazen hiç. Masal geleneğinin devam etmesini bizde düşünüyoruz. Hem kendilerinin gelişimi açısından hem de öğrencilerine bilinçsel, dilsel, konuşma becerisi açısından çok büyük katkısı olduğunu ve bizim değer aktarımını sağlayan önemli ürünler bunlar. Buradan hareketle seçmeli bir ders açtık. 3 dönemdir devam ediyor. Kendi öğrencilerimizin çok ilgisi var. Keyifle katılıyorlar. Beraberinde tabi bunlar ekran çocukları. İnteraktif masal anlatıcılığı yapıyoruz birazda. Farklı olarak çocukları da, dinleyenleri de işe dahil ediyoruz. Sonrasında ilimizden de anaokulundaki öğrenciler buraya gelip bizlerden masal dinlemek istediklerini belirttiler. Böyle de bir katkımız var şehrimize. Öğretmen adayları da burada birebir öğrendiklerini uygulama fırsatı buluyorlar. Bu şekilde süreç ilerliyor. Erzincan dışından da masal dinleme talepleri gelmeye başladı. Şanlıurfa Viranşehir’den bir okulumuza online bağlanıp masal anlattık. Haftaya da Hatay’dan deprem bölgesinden bir okulumuz bizden rica etti. Onlara da online masal anlatacağız. Bu da yeni başladı. Geri çevirmek istemiyoruz. Oradaki miniklerimiz de. Bu şekilde devam ediyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzincan-universitesi-ogrencileri-anaokulu-ogrencilerine-masal-anlatiyor/feed/ 0