Market – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 30 May 2024 22:48:41 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Urla’da markette çıkan tartışmada bir kişi çakıyla öldürüldü https://www.haber60.com.tr/urlada-markette-cikan-tartismada-bir-kisi-cakiyla-olduruldu/ https://www.haber60.com.tr/urlada-markette-cikan-tartismada-bir-kisi-cakiyla-olduruldu/#respond Thu, 30 May 2024 22:48:41 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33799 İZMİR’in Urla ilçesinde, Semih Kenan Köse’nin (30) markette çıkan ‘Omuz attın’ tartışmasında çakıyla öldürüldüğü, yanındaki sevgilisi Sibel Kabadayı’nın (27) ise yaralandığı olayla ilgili davanın ilk duruşmasında tutuklu sanıklar Sercan Bavkır (33) ile kardeşleri Serkan Bavkır (32), Taylan Bavkır (26) ve tanıklar, Köse ve Kabadayı’nın olayın büyümesine neden olduğunu söyledi. Sercan Bavkır’ın tutukluluk halinin devamına, tutuklu sanıklardan Serkan Bavkır ve Taylan Bavkır’ın adli kontrol şartıyla ve yurt dışı yasağı uygulanarak tahliyesine karar verildi.

Olay, 16 Ekim 2023’te saat 19.30 sıralarında, Altıntaş Mahallesi Ahmet Besim Uysal Caddesi’nde meydana geldi. Urla’da emlakçılık yapan ve inşaat şirketi olan kick boksçu Sercan Bavkır, markette alışveriş yaparken yanından geçen müteahhit Semih Kenan Köse ile omuz omuza çarpıştı. İkili arasında başlayan ‘Omuz attın’ tartışması, yumruklu kavgaya dönüştü. Kavgaya Sercan Bavkır’ın yanındaki 2 kardeşi de dahil oldu. Bu sırada eline geçirdiği içki şişesini kıran Köse, Sercan Bavkır’ın üzerine doğru hamle yaptı. Bunun üzerine Sercan Bavkır, yanındaki çakıyla Köse’yi ve yanındaki sevgilisi Sibel Kabadayı’yı göğsünden yaraladı. Urla Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Köse hayatını kaybetti, Kabadayı ise tedavisinin ardından taburcu edildi. Sercan Bavkır ile kardeşleri Serkan Bavkır ve Taylan Bavkır, polis ekiplerine teslim oldu. Polisteki işlemlerin ardından 3 kardeş, çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklandı.

SEVGİLİSİNİN KUCAĞINDA AMBULANS BEKLEDİ

Olay, marketin güvenlik kameralarına da yansıdı. Görüntülerde, markette çıkan yumruk ve metal çubukların kullanıldığı kavgada Semih Kenan Köse’nin kanlar içinde kalması ve market çalışanlarının tarafları ayırmaya çalışması yer alıyor. Görüntülerde Sibel Kabadayı’nın yaralanan sevgilisi Köse’yi yerde kucağına alarak sağlık ekiplerinin gelmesini beklediği görüldü. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanarak 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin kabul ettiğ iddianamede 3 kardeş hakkında ‘iştirak halinde kasten öldürme’ suçlamasıyla müebbet hapis talebiyle dava açıldı. Tutuklu sanıklar, bugün 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkarken; duruşmaya tarafların avukatları ile ölen Köse’nin yakınları katıldı.

‘ONU TUTUYOR AMA BİR TARAFTAN DA KIŞKIRTIYORDU’

Duruşmada ilk olarak, mahkeme başkanı iddianameyi okudu ardından söz verilen tutuklu sanıklardan Sercan Bavkır, “Çok üzgünüm. Aileye başsağlığı diliyorum. Helallik istiyorum. Normalde bıçak veya silah taşıyan bir insan değilim. Pazar günü babamlara gidecektik. Çakıyı da yanıma o gün almıştım. Kardeşlerimle eksikler için markete gittik. Markete girdik. Omzuma birisi dokundu ve ‘Hayırlı işler’ dedi. Bende ‘Hayırlı işler kardeş’ dedim. Bana küfretti. Yanındaki kadın da bize küfretti. Ben ve kardeşim hiçbir şey demedik. Hanımefendi onu tutuyor ama bir taraftan da kışkırtıyordu. Kardeşim Serkan da sesler üzerine koşarak geldi. 4’ümüz birbirimize girdik. Marketin çıkışına götürmek istedik. Hanımefendi bizi bıraktı, bu sefer raflardan bir şeyler atmaya başladı. Bizi ayırmaya çalıştılar. Maktul ve yanındaki kadın bizi ayırmaya çalışanları itti. Ben bir ara çakıyı korkması için çıkardım. Çakı kapalıydı. İstesem defalarca bıçaklardım. Ama hiç öyle bir isteğim olmadı. Beyefendi durduğu zaman hanımefendi durmak bilmedi” dedi.

‘KANI KETÇAP SANDIM’

Olayı anlatırken ağlayan Bavkır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Elimde bıçak olmasına rağmen üzerine gitmedik. Kardeşlerim Serkan ve Taylan ‘Bırakın gidelim’ diye yalvardı. Dinlemedi. Hanımefendi üzerime arkadan atladı, yere düştük. Rahmetli bana vurmaya başladı. O sırada kanı gördüm, ketçap sandım. Hatta durdurdum. Yaralanıp, yaralanmadığını sordum ama durmadı, vurmaya devam etti. Kardeşim doktor, müdahale etmek istedi. Hanımefendi bize yine küfretmeye devam etti, izin vermedi. Elimdeki çakıyı fırlatıp kadına yalvardım. Bu arada kardeşlerim ambulansı aradı. İzin verseler hastaneye götüreceğiz. Kadın, bana 2 tane tokat attı. Bıçağı alıp kenara koydum. Polisler gelince teslim olduk. 2 tane çocuğum var. Karakol önünden geçmeyen insanım. Oğlum 8 aylık beni tanımıyor. Çok çok üzgünüm.”

‘ABİM ÇAKIYI KAPALI OLARAK KORKUTMAK İÇİN GÖSTERDİ’

Ardından söz verilen diğer sanık Serkan Bavkır da ağlayarak öldürme gibi bir kasıtlarının olmadığını söyledi. Serkan Bavkır, “Abim çakıyı kapalı olarak korkutmak için gösterdi. Ambulansı ve polisi aradım. Sonra kardeşim de aradı. Abim, doktor kardeşimin müdahale etmesini istedi. Sibel Hanım müdahale edilmesine izin vermedi. Biz 3 kardeş müdahale etmek istedikçe Sibel Hanım bize saldırmaya devam etti. Kimseye saldırmak istemedik. Maktulün ailesine başsağlığı diliyorum. Yeni çocuğum oldu. 8 aydır hiçbir şekilde görmüyorum. Perişan durumdayız. Hiçbir şekilde uyuyamıyoruz” diye konuştu.

‘DURMALARI İÇİN ÇOK ÇABALADIK’

Diğer sanık Taylan Bavkır ise “Arbedede abilerimin burnu kanadı. İlk arbede sonrası biz ‘Bitti’ derken çıkış kapısını kapattılar. İkisi de öfke nöbeti geçiriyorlardı. Dışarıya bağırıp birini çağırdılar. Biz, ‘Polisi çağırın’ dedik. Bıçaklandığını en son fark ettik. Yaralandığını fark edince durdular. Müdahale etmek istedim. Diş hekimiyim ve ilk müdahaleyi edebilecek kapasitede birisiyim. Müdahaleye izin verse gömleğimi çıkarıp tampon yapabilirdim. Tamponla hastaneye yetiştirmeye çalışacaktım. Sibel Hanım ‘Arabaya silah almaya gidiyorum’ dedi ve bira şişesi alıp bize saldırdı. Biz evde birbirimize sesimiz yükseltmeyiz. 8 aydır hapisteyim. Çocuğumun ‘Baba’ dediğimi görmedim. Durmaları için çok çabaladık. Keşke böyle olmasaydı” ifadelerini kullandı.

Ardından tanıklar dinlendi. Tanık Çetin Kaya, “İş çıkışı alışverişe gittim. Gürültülü tartışma oldu. Ayırmaya gittim. Ölen genci sakinleştirmek, dışarı çıkarmak istedim. Ancak bir anda yanındaki kadınla sanıkların yanına gitti. Sonra yaralı halde geldi, yere yığıldı. Ölen gencin yanındaki kadın sürekli küfredip, aracında silahı olduğunu söyleyerek tehdit ediyordu” dedi.

Diğer tanık Ümit Gülhan ise “Evim olayın olduğu işletmenin karşısında. Kavgayı dışardan gördüm. Kadının birinin küfürler ettiğini, silahının bulunduğunu, polis olduğunu söylediğini duydum. Sonra maktulün kanlar içinde yere yığıldığını, sandıklardan birinin ‘Ben doktorum, müdahale etmeme izin ver’ dediğini duydum” ifadelerini kullandı.

Olayın yaşandığı işletmede çalışan tanık Gülseren Demirci de “Sanıklar, ‘Yeter artık dur’ diye ölen gence seslendi. Ancak yanındaki kadın agresifti. Küfretti. Sanıklardan biri sağlıkçı olduğunu söyledi. Müdahale etmeyi önerdi, kadın müsaade etmedi” diye konuştu.

Sanıkların avukatı Çiler Nazife Koşar ise “Maktulün ölümünden müşteki sanık Sibel Kabadayı sorumludur” diyerek Kabadayı’nın tutuklanmasını talep etti. Koşar ayrıca Sibel Kabadayı’nın ‘kasten yaralama’, ‘tehdit’, ‘hakaret’, ‘mala zarar verme’ suçlarından sabıkası olduğunu da dile getirdi.

Mahkeme heyeti, duruşmada ara kararını açıkladı. Sanıklardan Sercan Bavkır’ın tutukluluğunun devamına, diğer sanıklar Serkan Bavkır ve Taylan Bavkır’ın ise adli kontrol şartıyla ve yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak tahliyesine karar verildi. Duruşma, ileri bir tarihe ertelendi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/urlada-markette-cikan-tartismada-bir-kisi-cakiyla-olduruldu/feed/ 0
Aydın’da Kayısı Hasadı Başladı: Üreticiler ve İşçiler Fiyatlardan Şikayetçi https://www.haber60.com.tr/aydinda-kayisi-hasadi-basladi-ureticiler-ve-isciler-fiyatlardan-sikayetci/ https://www.haber60.com.tr/aydinda-kayisi-hasadi-basladi-ureticiler-ve-isciler-fiyatlardan-sikayetci/#respond Fri, 17 May 2024 23:30:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32276

(AYDIN)- Aydın’ın Sultanhisar ilçesinde kayısı hasadı başladı. Tarım işçisi bir kadın, “Yevmiyelerimiz düşük fakat ortalık çok pahalı. Market  fiyatları çok yüksek. Bir markete girdiğimiz zaman aldığımız yevmiyeyi orada bırakıyoruz” dedi. Üretici Atalay Dinç ise, “Verim az olması nedeniyle fiyatlarda tatmin edici değil. Şu andaki toptan fiyatı 20 lira civarında. Pazarda 50- 60 lira arasında. Arada çok büyük bir fark var. Kazanan aracılar. Üreticinin ve toplayan işçinin fiyatı yeterli değil. Üretim maliyetleri çok fazla” diye konuştu.

Aydın’ın Sultanhisar Atça bölgesinde kayısı hasadı başladı. Üreticiler aracıların para kazandığını söylerken, kayısıları toplayan tarım  işçileri de günlük 500 lira yevmiye ile market alışverişi yapmanın bile zor olduğunu ifade etti.

“MİLLETİN HALİ NE OLACAK BİLMİYORUZ”

Kadın tarım işçisi şunları söyledi:

“Çalışmadan yemek yemek yok. Buralarda sürünüyoruz. Günlük yevmiyemiz 500 lira. Zamlardan dolayı yevmiyemiz hiçbir şey yapmıyor. Bu zamlar ne olacak bilemiyorum. Yevmiyelerimiz düşük fakat ortalık çok pahalı. Market  fiyatları çok yüksek. Bir markete girdiğimiz zaman aldığımız yevmiyeyi orada bırakıyoruz. Ben evime ancak beyaz peynir alabiliyorum. O da 250 lira. Ben ne yapacağım? İşçi çalıştığının karşılığını hakkıyla almalı. Ben bu sene kurban kesme taraftarı değilim. Durumum yok. Ben buraya kayısı toplamaya geliyorum 500 lira ile koyun parası toplayamam. Bu pahalıkta kim kesebilir ki? Markete gidip geldiğimizde bin lira para harcıyoruz aldığımız yevmiye bizim 500 lira. Bu milletin hali ne olacak bilmiyoruz.

“BİR ÇOCUĞA ZOR BAKIYORUM”

Başka bir tarım işçisi kadın ise, “Bir marketle kalmıyor, ekektrik, su faturaları var. Evi idare etmesi çok zor. Burada bir hafta çalışıyorsun ama elektrik, suyu ödeyince hiçbir şey kalmıyor. Çocuklarımız okuyor önce okula giderken 10 lira 20 lira veriyordum şimdi 50 lira veriyorum. Artık 10 lira ile 20 lira ile bir şey alınmıyor. Bir meyve suyu kaç lira olmuş. Ben 5 tane çocuğa nasıl bakacağım ben? Bir çocuğa zor bakıyorum. Cumhurbaşkanının  keyfi yerinde” dedi.

“PLANLI TARIM POLİTİKASINA İHTİYAÇ VAR”

Kayısı bahçesi sahibi üretici Atalay Dinç ise şunları söyledi:

“Ben bu ağaçları 2005 yılında diktim. Bunlar erkenci kayısılar. Bunlar 19 yaşında ağaçlar. Bu sene iklim şartları nedeniyle 600 ile 900 saat soğuklama yapmaması nedeniyle verim az. Verim az olması nedeniyle fiyatlarda tatmin edici değil. Şu andaki toptan fiyatı 20 lira civarında. Pazarda 50- 60 lira arasında. Arada çok büyük bir fark var. Kazanan aracılar. Üreticinin ve toplayan işçinin fiyatı yeterli değil. Üretim maliyetleri çok fazla. Örneğin mazot gübre ilaç her ne kadar Türkiye’yi idare edenler bu enflasyon yüzde 40- 50 diyorlarsa da gerçek enflasyon yüzde 250-300 arasında. Bunu da nereden anlıyoruz; aldığımız gübre mazot ilaçtan anlıyoruz. Kullandığımız tarımsal girdiler emeğimizin karşılığını vermiyor. Bunları dikip ülke ekonomisini kazandırdık sökemiyorum da. Bu şekilde idare etmeye çalışıyoruz. Ekonomik paket sadece beli kesim ve kısımları ülkenin insanlarına hitap ediyor. Bizler daha önce de bu hükümetin ekonomik paketlerini gördük. Orta vadeli planlarını gördük. Her ne kadar ekonomistiz deseler de ekonomide kısa vadeli, orta vadeli, uzun vadeli programlar olur. Bugün planlama konusunda anca akıllarına gelmiş olacak ki yüzde 6 eğimden az olan tarımsal alanlara ağaç diktirmiyorlar.  Örneğin ben buradaki ağaçları söküp yeniden kayısı ağacı dikmeye kalksam şu anda devlet diktirmez. Neden olarak burası çünkü  tarımsal alan. Burası Büyük Menderes ovası ancak planlamayı düzenlemeye başladılar. Ben de günaydınlar olsun diyorum. Ülkenin planlı ekonomiye, işçisine, çiftçisine hem destek hem de yönlendirici faaliyetlerde bulunması gerekir. Bunun aksi sefalettir yoksulluktur fakirliktir.”

]]> https://www.haber60.com.tr/aydinda-kayisi-hasadi-basladi-ureticiler-ve-isciler-fiyatlardan-sikayetci/feed/ 0 Market Broşürleri ile Ev Ekonomisine Katkı https://www.haber60.com.tr/market-brosurleri-ile-ev-ekonomisine-katki/ https://www.haber60.com.tr/market-brosurleri-ile-ev-ekonomisine-katki/#respond Thu, 02 May 2024 23:33:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30155 Market broşürleri ev ekonomisine ciddi katkı sağlayabilir. Marketlerin indirimli ve kampanyalı ürünlerinden faydalanmayı mümkün kılan broşürler sayesinde daha iyi bir ön araştırma gerçekleştirilebilir. Ev ekonomisine doğrudan katkı sağlayan araçlardan biri olan market broşürleri sayesinde şarküteri ürünlerinden temizlik malzemelerine kadar birçok ihtiyaç daha uygun şekilde karşılanabilir.

Hem kişisel bakım hem de ev temizliği gibi kategorilerde sunulan indirimli ürünlerden yararlanarak maksimum fayda almak mümkün olur. Ev ekonomisi açısından değerlendirildiğinde market broşürleri tasarruf sağlar. Haftalık ve aylık hazırlanan alışveriş bütçelerinden tasarruf etmeyi mümkün kılan broşürler sayesinde aynı bütçeyle farklı ihtiyaçlara odaklanma imkanı doğar.

İndirimli ürünler ve marketlerin belirli ürünlerde uyguladığı özel fiyatlar çerçevesinde alışveriş işlemleri şekillendirildiğinde çok yönlü bir deneyim elde edilir. Temel gıda maddelerinden pratik mutfak gereçlerine kadar pek çok alanda sunulan indirim fırsatları sayesinde maksimum fayda alınır. Market broşürleri özellikle aktüel ürünlerde ön plandadır.

BİM cuma kataloğu gibi marka ve hafta özelinde gerçekleşen fırsatları takip ederek maksimum deneyim alabilirsiniz. O hafta içerisinde gerçekleşecek indirimleri ve kampanyaları görüntüleyerek ihtiyaç dahilinde ürün olup olmadığını kontrol edebilirsiniz.

Pratik ve konforlu alışveriş için market broşürleri

Market broşürleri hem pratiklik hem de bütçe tasarrufu sağlama açısından oldukça önemlidir. Market broşürlerini takip ederek planlama ve bütçeleme noktasında önemli avantajlar elde edilir. Market broşürlerinin ev ekonomisine katkısı aşağıdaki gibi sıralanabilir.

Kullanıcılar alışveriş yapmadan önce marketlerin broşürlerini inceleyerek seçenekler arasında değerlendirme yapabilir, bütçe planını bu doğrultuda hazırlayabilirsiniz. Planlama ve bütçeleme bakımından avantaj sağlayan market broşürleri ihtiyaçlar için gerekli olan maddi kaynağın doğru şekilde değerlendirilmesini sağlar.

İndirimli ürünleri ve ürün özelinde gerçekleşen kampanyaları inceleyerek ev ihtiyaçlarınızı belirleyebilirsiniz. Ev ihtiyaçları çerçevesinde indirimli ürünlerden oluşan alışveriş listeleri hazırlayarak kısa sürede çok yönlü bir market alışverişi gerçekleştirebilirsiniz.

Market broşürleri çeşitlilik sunma açısından da oldukça önemlidir. Farklı marketlerin indirim ve kampanyalarını görüntüleme imkanı tanıyan broşürler seçenekler arasında karşılaştırma yapmayı kolaylaştırır.

Tüketiciler ihtiyaçlarına uygun ürünü farklı market broşürleri üzerinden analiz ederek maksimum fayda sağlayabilir. A101 aktüel market broşürleri üzerinden A101 markasının sunmuş olduğu haftalık ve aylık fırsatları kontrol etmek kolaylaşır.

Farklı marketlerin fiyatlarını ve aynı üründe uygulanan indirim oranlarını karşılaştırma imkanı bulan kullanıcılar daha iyi adımlar atabilir. Daha düşük maliyetle ev ekonomisine katkı sağlamayı mümkün kılan market broşürleri pek çok noktada avantaj sağlar. Ev bütçesini doğru ve etkili bir şekilde yönetmek isteyenler market broşürlerinin sunmuş olduğu fırsatları değerlendirebilir.

Yukarıdaki seçeneklerin birçoğu bütçesini doğru şekilde yöneterek ihtiyaçlarını karşılamak isteyenler için değerlendirilebilir.

Market broşürü incelerken dikkat edilmesi gerekenler

Market broşürleri marketlerin belirli ürünlerde gerçekleştirdiği indirimleri görmenin en etkili yoludur. Broşürleri incelemeden önce ihtiyaçları belirlemek marketler arasında karşılaştırma yapmayı kolaylaştırır. Bundan dolayı broşürdeki ürünler arasında ihtiyaca göre hareket etmek gerekir.

İhtiyaçlara yönelik indirimli ürünlerden faydalanarak daha iyi bir ön araştırma deneyimi elde edilebilir. Broşürler arasında fiyat karşılaştırması yapmak gerekir. Fiyat karşılaştırmaları indirim oranları ve ürün bazında değerlendirmek daha etkili sonuçlar almayı mümkün kılar.

Bim broşür seçenekleri içerisinde Bim çatısı altında sunulan ürünler bir arada görülebilir. Bu sayede fiyat karşılaştırması yapmak daha da kolaylaşır. Marka tarafından sunulan indirimleri rahatça görebilmek mümkün olduğundan avantajlar artar.

Ürünlerde gerçekleşen gerçek indirimleri ve kampanyaları takip etmenin en önemli yolu karşılaştırma yapmaktır. Markaların sunmuş olduğu avantajları fiyat karşılaştırmalarıyla rahatça bulabilirsiniz.

]]>
https://www.haber60.com.tr/market-brosurleri-ile-ev-ekonomisine-katki/feed/ 0
TZOB Başkanı Bayraktar: “Üreticide 3 lira 50 kuruş olan limon markette 16 lira 73 kuruşa satıldı” https://www.haber60.com.tr/tzob-baskani-bayraktar-ureticide-3-lira-50-kurus-olan-limon-markette-16-lira-73-kurusa-satildi/ https://www.haber60.com.tr/tzob-baskani-bayraktar-ureticide-3-lira-50-kurus-olan-limon-markette-16-lira-73-kurusa-satildi/#respond Fri, 29 Mar 2024 07:00:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24792 Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, üretici ile market arasındaki makasa işaret ederek, arasındaki “Üreticide 3 lira 50 kuruş olan limon markette 16 lira 73 kuruşa satıldı” dedi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Mart ayı üretici ile market arasındaki fiyat değişimlerini, 5 ürünün market ve pazarlardaki fiyat değişimini, aylık ve yıllık girdi fiyatlarındaki değişimlerini yaptığı görüntülü basın açıklamasıyla değerlendirdi.

Mart ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 378 ile limonda görüldüğünü söyleyen Bayraktar, şunları kaydetti:

“Limondaki fiyat farkını yüzde 255,2 ile kuru incir, yüzde 245,9 ile patlıcan, yüzde 232,4 ile yeşil soğan, yüzde 184,3 ile maydanoz takip etti. Limon 4,8 kat, kuru incir 3,6 kat, patlıcan 3,5 kat, yeşil soğan 3,3 kat, maydanoz 2,8 kat fazlaya satıldı. Üreticide 3 lira 50 kuruş olan limon markette 16 lira 73 kuruşa, 115 lira olan kuru incir 408 lira 48 kuruşa, 15 lira 88 kuruş olan patlıcan 54 lira 93 kuruşa, 10 lira 17 kuruş olan yeşil soğan 33 lira 81 kuruşa, 4 lira 33 kuruş olan maydanoz 12 lira 31 kuruşa satıldı.”

Bayraktar, mart ayında fiyatı en fazla artan ürünün markette beyaz lahana, üreticide havuç olduğunu sözlerine eklerken, fiyatı en fazla düşen ürünün markette kabak, üreticide ise yeşil soğan olduğunu ifade etti.

Market fiyatlarına değinin Bayraktar, şu ifadelere yer verdi:

“Mart ayında markette 39 ürünün 15’inde fiyat artışı, 23’ünde fiyat azalışı görülürken 1 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Mart ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 61,2 ile beyaz lahana oldu. Beyaz lahanadaki fiyat artışını yüzde 45,7 ile sivri biber, yüzde 16,2 ile tavuk eti, yüzde 7,9 ile kuzu eti, yüzde 7,8 ile dana eti takip etti. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 33,5 ile kabak oldu. Kabaktaki fiyat düşüşünü yüzde 22,5 ile domates, yüzde 19,3 ile kuru incir, yüzde 18,2 ile patates izledi.”

Üreticideki fiyatlara da dikkati çeken Bayraktar, “Mart ayında üreticide 31 ürününün 10’unda fiyat artışı olurken, 12’sinde fiyat düşüşü görüldü. 9 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 46,4 ile yeşil soğanda görüldü. Yeşil soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 29,4 ile domates, yüzde 26,6 ile salatalık, yüzde 24,9 ile patlıcan, yüzde 23,3 ile marul, yüzde 18,7 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 55,5 ile havuçta görüldü. Havuçtaki fiyat artışını yüzde 40 ile limon, yüzde 17,6 ile kuru soğan, yüzde 17,4 ile sivri biber, yüzde 12,5 ile kabak takip etti” açıklamasında bulundu.

Üreticideki fiyat değişimin nedenlerini masaya yatıran Bayraktar, şöyle konuştu:

“Kışlık havuçta hasat Şubat ayı itibarıyla tamamlanmış olup, arz depolardan sağlanıyor. Piyasada ürün miktarındaki azalmanın yanı sıra Ramazan ayında talebin de artmasıyla havuç fiyatlarında artış yaşandı. Sezon boyunca limonda üretici fiyatları düşüktü. Hasadı devam eden dikenli limonda piyasaya sunulan ürün arzındaki azalma, sezon boyunca oldukça düşen limon fiyatının artmasına neden oldu. Kuru soğanda İç Anadolu Bölgesinde hasadın bitmesi, Çukurova Bölgesinde hasadın başlamamış olması nedeniyle arzdaki düşüş fiyatları artırdı. Sivri biber ve kabakta dönemsel arzda yaşanan azalma fiyatların yükselmesine neden oldu. Yeşil soğan, domates, salatalık, patlıcan, marul, maydanoz, ıspanakta havaların sıcak gitmesi nedeniyle arzda yaşanan artış fiyatlarda düşüşe neden oldu.”

“Enflasyonla mücadele devam ederken gıda fiyatları üzerinden fırsatçılık yapılmamalıdır”

Geçtiğimiz aylarda marketlerde fiyatı düşen ürünlerin sınırlı kaydığını belirten Bayraktar, bu ay ise marketlerde 23 üründe fiyat düşüşü yaşandığını aktardı. Bayraktar, Ramazan ayı başından itibaren artan denetimler ve TZOB’un uyarılarının fiyat düşüşlerinde etkisini gösterdiğini vurguladı.

Üreticilerin ekim ve dikim döneminin başından itibaren doğal afet riskleri başta olmak üzere girdi fiyatlarının belirsizliği ve işçi bulamama sorunları gibi birçok sorunla mücadele ettiğini dile getiren Bayraktar, şunları kaydetti:

Ülkemizde hemen hemen her sektörde üretilmesi planlanan ürünün fiyatı en başta belirlenirken bunun tam aksine tarım sektöründe üreten çiftçilerimiz ürünün fiyatını hasada kadar bilmiyor. Bu yıl narenciye ve şekerpancarında yaşandığı gibi çoğu zaman fazla üretim de çiftçiye dert oluyor. Her türlü riske rağmen üretim yapan çiftçilerimizin ürettiği üründen bazı kesimlerin fazla kar beklentileri artık ortadan kalkmalıdır. Ülke olarak enflasyonla mücadele ederken gıda fiyatları üzerinden fırsatçılık yapılmamalıdır. Enflasyon artışının devam ettiği bu aylarda her kesim üzerine düşeni daha fazla yapmalıdır. Son bir ayda marketlerde gerileyen fiyatlar Ramazan ayıyla sınırlı kalmamalıdır.”

Hal kanunu işaret eden Bayraktar, şu ifadeleri kullandı:

“Kanunla perakendecilerin tüketicilere daha uygun fiyatla ürün satabilmelerine imkan tanımak adına doğrudan üreticiden ürün alma hakkı verildi. Diğer taraftan yaş meyve sebze pazarlanmasında halen aracıların varlığı devam ediyor. Pazarcı Ankara halinden aldığı ürünü satarken, çoğu market satacağı ürünü hiçbir aracı olmadan doğrudan üreticiden alarak halka sunuyor. Ancak, halen çoğu üründe market fiyatlarının daha yüksek olduğu görülüyor. Perakendeciler 5957 Sayılı Kanunla verilen ayrıcalığı üreticilerimizden değer fiyatında aldığı ürünü halka ucuza sunmak üzere kullanmalıdır. Birliğimizce Ankara’da, halkımızın temel tüketim ürünlerinde seçilen 5 ürünün, 4 farklı market ve 4 farklı pazardaki fiyatlarına yönelik çalışma yapıldı. Yapılan çalışma sonucunda işlenmeden doğrudan tüketiciye sunulan ürünlerde fiyatların fazlasıyla değişkenlik gösterdiği görüldü.”

Markette fiyatı değişen ürünlere de örnek veren Bayraktar, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“1 adet kıvırcık marulun fiyatı, A markette 39,90 lira, B markette 24,95 lira, C markette 44,95 lira, D markette 19,9 liradır. 1 adet kıvırcık marulun fiyatı, A pazarda 30 lira, B,C ve D pazarlarında 25 liradır. 5 üründe market ve pazar fiyatlarına bakıldığında; Kıvırcık marulda marketler arası fiyat farkı yüzde 125,8 iken, pazarlar arası fiyat farkı yüzde 20’dir. Salkım domateste marketler arası fiyat farkı yüzde 40,6 iken, pazarlar arası fiyat farkı yüzde 25’dir. Sivri biberde marketler arası fiyat farkı yüzde 22,9 iken, pazarlar arası fiyat farkı yüzde 25’dir. Kemer patlıcanda marketler arası fiyat farkı yüzde 50,2 iken, pazarlar arası fiyat farkı yüzde 25’dir. Starking elmada marketler arası fiyat farkı yüzde 54,2 iken, pazarlar arası fiyat farkı yüzde 20’dir. Araştırmadan elde edilen veriler aynı ürünün marketler arasındaki fiyat farkının yüzde 125,8’i bulduğu, pazarlarda ise fiyat farkının bu 5 üründe en fazla yüzde 25’de kaldığı görülüyor. Tüketicilerin market ve pazarlar arasındaki değişen fiyatları göz önünde bulundurmaları ve alışverişlerde fiyat araştırması yapmaları önemlidir. Yaşanan yüksek fiyat farklarının önüne geçmek amacıyla 5957 sayılı kısaca Hal Kanunu dediğimiz kanunda değişiklik yapılarak üreticiden doğrudan alınan ürünlerde kar marjı sınırlandırılmalıdır. Yüksek fiyat konusunda yapılan denetimlerin sayısı arttırılmalı, vatandaşlarımızda karşılaştıkları yüksek fiyatları gerekli mercilere şikayet etmelidir.”

Mart ayı ve yıllık girdi fiyatlarına dikkati çeken Bayraktar, şunları kaydetti:

“Mart ayında, Şubat ayına göre fiyatlar, amonyum sülfat gübresi yüzde 3,9, amonyum nitrat gübresi yüzde 1 oranında arttı. Üre gübresi yüzde 3,4, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 2,5, DAP gübresi yüzde 0,1 oranında düştü. Geçen yılın Mart ayına göre son bir yılda amonyum sülfat gübresi yüzde 35,9, üre gübresi yüzde 32, DAP gübresi yüzde 28, amonyum nitrat gübresi yüzde 24,8, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 20,3 oranında arttı. Mart ayında şubat ayına göre süt yemi yüzde 1,6, besi yemi yüzde 1,2, son bir yılda süt yemi yüzde 44,8, besi yemi ise yüzde 43,7 oranında arttı. Elektrik fiyatları son bir yılda yüzde 2,11 oranında arttı. İlaç fiyatları aylık yüzde 16, yıllık yüzde 56,6 oranında arttı. Mart ayında girdilerde yıllık değişimde en fazla fiyat artışı mazotta görüldü. Mazot fiyatı aylık olarak yüzde 0,1 artarken, son bir yılda yüzde 105,2 oranında arttı.” – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/tzob-baskani-bayraktar-ureticide-3-lira-50-kurus-olan-limon-markette-16-lira-73-kurusa-satildi/feed/ 0
TZOB Genel Başkanı: Tüketiciler fiyat araştırması yapmalı https://www.haber60.com.tr/tzob-genel-baskani-tuketiciler-fiyat-arastirmasi-yapmali/ https://www.haber60.com.tr/tzob-genel-baskani-tuketiciler-fiyat-arastirmasi-yapmali/#respond Fri, 08 Mar 2024 07:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16963 Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazan öncesi fırsatçılığa izin verilmemesi için çalışmalar yaptıklarını belirterek, “Tüketicilerimiz marketler arasındaki değişen fiyatları göz önünde bulundurmalı ve alışverişlerinden önce fiyat araştırması yapmalıdır” dedi.

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazan ayı öncesi geçen seneye göre bu seneki fiyat değişimlerini, et fiyatlarında yaşanan artışları ve bazı gıda ürünlerinin marketlerdeki fiyat değişimlerini değerlendirdi. Bayraktar, 2007 yılından bu yana Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak Ramazan öncesi fırsatçılığa izin verilmemesi için çalışmalar yaptıklarını belirterek, bu Ramazan ayı boyunca da üretici ve market fiyatlarını takip ederek kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceklerini söyledi.

“Markette en fazla fiyat artışı yüzde 195 ile kuru incirde görüldü”

Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatları arasında markette 38 markette fiyat artışı olduğunu, bir üründe ise fiyat düşüşü yaşandığını ifade eden Bayraktar, “Markette en fazla fiyat artışı yüzde 195 ile kuru incirde görüldü. Kuru incirdeki fiyat artışını yüzde 171 buçuk ile zeytinyağı, yüzde 149,3 ile kuru kayısı, yüzde 148,2 ile sivri biber izledi. Markette fiyatı düşen tek ürün ise yüzde 11,6 ile kuru soğan oldu. Geçtiğimiz yılın Ramazan öncesine göre bu sene tüketicilerimiz marketten kuru inciri 2,9 kat, zeytinyağını 2,7 kat, kuru kayısıyı ve sivri biberi 2,5 kat fazlaya alarak tüketmek zorunda kalacaklar” şeklinde konuştu.

“Üreticide fiyatı en çok düşen ürün yüzde 38,2 ile limon oldu”

Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesine göre üreticide 27 üründe fiyat artışı, 4 üründe fiyat düşüşü görüldüğünü söyleyen Bayraktar, “Üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 38,2 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat düşüşünü yüzde 34,8 ile kuru soğan, yüzde 7,3 ile salatalık, yüzde 3,4 ile kabak izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 242,2 ile zeytinyağında yaşandı. Zeytinyağındaki fiyat artışını yüzde 199,1 ile marul, yüzde 186 ile elma, yüzde 178,3 ile karnabahar izledi” açıklamasında bulundu.

Kuru soğan ve limonda fiyat düşüşünün rekoltenin yüksek olmasından kaynaklandığını dile getiren Bayraktar, üretici fiyatlarındaki artışın en önemli nedeni girdilerde ve işçilikte görülen artışlar olduğunu aktardı. Bayraktar, artan mazot, işçilik, yem ve ilaç fiyatlarının ürün fiyatlarında artışa neden olduğunu kaydetti.

“Et fiyatlarındaki artışın nedeni hayvan sayısının azalması”

Bayraktar, Ramazan ayı öncesinde et fiyatlarına da değinerek, ocak ayı sonunda üreticide 267 lira olan dana karkasın fiyatının Ramazan ayı öncesinde yüzde 20 artışla 321 liraya, 296 lira olan kuzu karkasın fiyatının ise yüzde 32,5 artışla 392 liraya yükseldiğini aktardı. Bayraktar, “Marketlerde 415 liraya satılan dana kuşbaşının fiyatı Ramazan ayı öncesinde yüzde 20 artışla 497 liraya, 458 liraya satılan kuzu kuşbaşının fiyatı yüzde 32 artışla 606 liraya yükseldi. Geçen yıl Ramazan öncesine göre ise dana karkasın fiyatı yüzde 83, kuzu karkas fiyatı yüzde 139 artarken, marketlerde dana kuşbaşı fiyatı yüzde 94, kuzu kuşbaşı fiyatı yüzde 127 buçuk oranında arttı. Arzın talebi karşılamadığı bir piyasada yukarı yönlü fiyat hareketlerinin oluşması muhtemeldir. Ancak et fiyatlarında yaşanan artışların temel nedeni hayvan sayısının azalmasına paralel olarak et arzında yaşanan düşüştür. Bu durum piyasada spekülatif hareketlere de meydan veriyor” şeklinde konuştu.

Sürdürülebilir bir hayvansal üretim için önceliğin et ve süt fiyatlarında istikrarlı bir piyasanın oluşmasını sağlamak olduğunu vurgulayan Bayraktar, et fiyatlarında yaşanan artışların bazı kesimlerce daha fazla fırsata çevrilmesine de karşı olduklarını belirtti. Bayraktar, Ramazan ayında marketlerde halkı et tüketmekten mahrum edecek fiyat artışlarına karşı denetimlerin daha fazla artırılması gerektiğine dikkati çekti.

“Aynı ürünler farklı marketlerde farklı fiyatlarda satılıyor”

Bayraktar, marketlerde fiyatların sık sık değiştiğine vurgu yaparak, maliyetlerin sebep gösterilerek marketler arası aynı marka ürünlerin ve et ürünlerinin farklı fiyatlara satıldığını aktardı. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak 4 farklı marketten ve bir marketin online sitesinden temel tüketim malzemeleri içinden seçilen 8 gıda ürününün aynı marka ve miktardaki fiyat değişimlerine yönelik çalışma yaptıklarını söyleyen Bayraktar, şu ifadelere yer verdi:

“Yaptığımız çalışma sonucunda ürünlerin belirli markalar tarafından paketlenmiş fiyatı marketten markete oldukça değişkenlik gösterdiği görüldü. Et ve süt ürünlerinde; dana kuşbaşında yüzde 69 buçuk, tereyağında yüzde 40,2, kuzu kuşbaşında yüzde 38,4, bütün tavukta yüzde 23,3, yoğurtta yüzde 8,4, bitkisel ürünlerde ise; yeşil mercimekte yüzde 25,2, pirinçte yüzde 13,7, nohutta yüzde 5,6’ya varan oranlarda değişimler olduğu tespit edildi. 1 kilogram dana kuşbaşının fiyatı, A markette 354 lira, B markette 490 lira, C markette 465 lira, D markette 530 lira ve D marketin online satışında 600 liradır. Dana kuşbaşının farklı marketlerdeki fiyatı, yüzde 69 buçuk oranına kadar değişiyor.1 kilogram tereyağının paketlenmiş Y markasının fiyatı, A ve C markette 299 lira, D markette ve D marketin online satışında 420 liradır. Tereyağında aynı markanın farklı marketlerdeki fiyatı, yüzde 40,2 oranına kadar değişiyor.”

“Kampanyalı ürünler dışındaki ürünler yüksek fiyattan satılıyor”

Bayraktar, üretimine devam eden üreticilerin ürettiği ürünlerin marketlerdeki fiyat farkının yüzde 69 buçuklara kadar çıkmasının kabul edilebilir olmadığını ifade ederek, “Geçtiğimiz ay farklı bitkisel ürünlerdeki market fiyatlarının değişimi yüzde 18 iken, Ramazan ayı öncesi yaptığımız çalışmada bu oranın yüzde 25’e kadar yükseldiğini görüyoruz. Öte yandan Ramazan ayı gibi yoğun alışverişin yapıldığı dönemlerde marketler çeşitli kampanyalar yapıyor. Kampanyalı birkaç üründeki fiyat düşüşleri nedeniyle tüketicilerimiz bu marketlere yöneliyor. Tüm ihtiyaçlarını bu marketten aldıklarında da kampanyalı ürünleri ucuza alırken, diğer ürünleri yüksek fiyata almış oluyor. Tüketicilerimiz marketler arasındaki değişen fiyatları göz önünde bulundurmalı ve alışverişlerinden önce fiyat araştırması yapmalıdır” diye konuştu.

“Hükümetimiz gıda fiyatları üzerinden fırsat enflasyonu oluşturanlara göz açtırmamalıdır”

Bazı satıcıların maliyetleri de bahane ederek fiyatları sürekli artırdığını ve bu durumun enflasyonda artış eğilimini devam ettirdiğini söyleyen Bayraktar, “Tüketicileri kandırarak aynı fiyata gramaj düşürme hileleri, aynı ürünün farklı marketlerde çok farklı fiyatlara satılması, aynı fiyata daha kalitesiz ürün satılması, yanıltıcı isimler ile farklı ürünlerin tüketiciye satılması fırsatçılık enflasyonunun en önemli nedenleri arasındadır. Piyasadaki fiyatların kontrol altına alınması ve tüketicilerin artan fiyatlar karşısında korunması adına gıda ürünlerinde tavan fiyat uygulaması bir an önce hayata geçirilmelidir. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak beklentimiz, bütün kesimlerin sorumlu davranması, Ramazan ayında artan talebin suistimal edilmemesi, tüketicilerin yeterli ve güvenilir gıdaya uygun fiyatla erişebilmesidir” açıklamasında bulundu. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/tzob-genel-baskani-tuketiciler-fiyat-arastirmasi-yapmali/feed/ 0
İstanbul’da et fiyatları arttı, kıyma kilosu 600 liraya yükseldi https://www.haber60.com.tr/istanbulda-et-fiyatlari-artti-kiyma-kilosu-600-liraya-yukseldi/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-et-fiyatlari-artti-kiyma-kilosu-600-liraya-yukseldi/#respond Mon, 04 Mar 2024 06:58:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15089 İstanbul’da et fiyatlarına gelen son zamlardan sonra market ve kasaplardaki fiyatlar da değişti. Et ve Süt Kurumu’nun da fiyatları göz önüne alındığında kentte kırmızı etin 3 farklı tarife üzerinden fiyatlandırıldığı görüldü. Semtten semte de değişkenlik gösteren et fiyatlarıyla ilgili konuşan Türkiye Kasaplar, Besiciler Et ve Et Ürünleri Esnaf ve Sanatkârları Federasyonu Bölge Başkanvekili Veysel Günal, “Bazı besicilerin yaptığı spekülasyonlar yüzünden fiyatlar bu kadar artıyor. En çok zamlanan et çeşidi kuzu oldu” dedi.

KIYMANIN KİLOSU KASAPLARDA 600 LİRAYA YÜKSELDİ

Et ve Süt Kurumu’nda 230 liraya satılan kıymanın kilosu bazı marketlerde 412, kasaplarda ise 600 liraya kadar yükseldi. Et çeşitlerinde fiyat tarifelerinin Et ve Süt Kurumu’nda, marketlerde ve kasaplarda değiştiği görülürken, fiyatlar semtten semte de değişti. Beylikdüzü’nde kıymanın kilosu 540 liradan satılırken, Başakşehir’de ise fiyatlar 600 liraya kadar çıktı. Kıyma, Et ve Süt Kurumu’nda ise 229 liraya satılıyor. Yine Beylikdüzü ilçesinde 570 lirayı bulan dana kuşbaşının fiyatı Başakşehir’de 620 liradan tezgahtaki yerini aldı. Kuşbaşı marketlerde de 500 lira olarak fiyatlandırıldı.

SUCUK MARKETLERDE 655 LİRAYA KADAR ÇIKIYOR

Öte yandan Et ve Süt Kurumu’nda 299 liraya satılan sucuk, marketlerde 615 ile 655 liradan, kasapta ise 555 liradan satılıyor. Pirzolanın kilosu ise Et ve Süt Kurumu’nda 380 lirayken, markette 600 ile 800 lira arasında değişiyor. Pirzola kasaplarda ise 830 ile 1100 lira arasında satışa sunuluyor.

“KASAPTAN EN FAZLA 100 GRAM KIYMA ALABİLİRİM”

Artan et fiyatlarıyla beraber vatandaşlar, fiyatları daha uygun olduğu için Et ve Süt Kurumu önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Fiyatlarla ilgili konuşan Mustafa Tuzcuoğlu, “Burası uygun ama saat 05.00’te geldim, saat 10.00 oldu. 5-6 saattir 1 kilo kıyma için bekliyorum. Kasapta 600-700 liraya satılıyor. Oradan en fazla 100 gram alabilirim. Kime yetecek 100 gram kıyma. Benim evimde nüfusum 4 kişi” dedi.

SEMTLERDE FİYAT FARKININ SEBEBİ KİRALAR VE ÇALIŞAN MALİYETLERİ

Fiyatlardaki artıştan rahatsız olduğunu dile getiren kasap Savaş Üzek, semtler arasında değişen fiyatları ise bölgedeki kira bedellerine bağladı. Savaş Üzek, “Biz bu malı tezgaha koymak zorundayız. Satarken zorlanıyoruz. Vatandaşın alım gücüyle fiyatların artış hızı aynı oranda olmadığı için vatandaş almakta zorlanıyor. Fiyatlarımız düzenli olarak değişiyor. Marketlerle kasaplar kesinlikle aynı kefeye konulmamalı. Çünkü marketlerin temin ettiği etin kalitesi ile kasapların sunduğu et aynı değil. Marketler ve büyük toptancılar maalesef vatandaşa ithal et sunuyorlar. Vatandaşın şu an için bunu seçme şansı kalmadı. Vatandaş şu anda sofraya koyabileceği ürününü, en iyi şekilde en ucuz şekilde almaya çalışıyor. İyi semtlerde kira oranları farklı, çalışan personelin maaşı farklı. Her işletme aynı kar marjıyla çalışmak istemeyebilir” ifadelerini kullandı.

“FİYATLAR ÜZERİNDEN SPEKÜLASYON YAPIYORLAR”

Et fiyatlarındaki artışla ilgili konuşan Türkiye Kasaplar, Besiciler Et ve Et Ürünleri Esnaf ve Sanatkârları Federasyonu Bölge Başkanvekili Veysel Günal, “Son zamanlarda 1-2 ay içinde, ete ne olduysa birden zamlar art arda geldi. Karkas 260 liraya alırken 290 oldu. 310 oldu, şu anda 325 bandına geldi. En çok zam gelen ürün kuzu oldu. Aldı başını gidiyor. Kuzu oldu 450 lira. Kasaplar 550’ye satacak. Alan haklı, satan haklı. Peki vatandaş nasıl yiyecek? Yazıktır, günahtır. Bu vatandaşın üzerinden ellerini çeksinler. 3-5 tane firma spekülasyon yapıyor. Kesmeyin, dana 300 olacak, 320 olacak. Bugün et 500 liraya dayandı. Et ve kuzu şu anda yarışıyor. Çok şükür tavuk aynı fiyatta durdu. Bir de tavuk tırmanırsa vatandaşa günah. 330 liraya aldığın karkas sana 460-470 liraya mal oluyor. Peki neyi öngörüyoruz? Biz istiyoruz ki taban düşsün, vatandaşımız et yesin. Sayın Tarım Bakanımız, büyük çiftlikleri denetledi. Bizim yeteri kadar hayvanımız var” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-et-fiyatlari-artti-kiyma-kilosu-600-liraya-yukseldi/feed/ 0
Ankara’da Emekliler, Maaş ve Gıda Zammına Tepki Gösterdi: “Birilerinin Dediği Gibi Porsiyonları Küçültüyoruz. Üç Öğün Dert Yiyoruz” https://www.haber60.com.tr/ankarada-emekliler-maas-ve-gida-zammina-tepki-gosterdi-birilerinin-dedigi-gibi-porsiyonlari-kucultuyoruz-uc-ogun-dert-yiyoruz/ https://www.haber60.com.tr/ankarada-emekliler-maas-ve-gida-zammina-tepki-gosterdi-birilerinin-dedigi-gibi-porsiyonlari-kucultuyoruz-uc-ogun-dert-yiyoruz/#respond Sat, 27 Jan 2024 21:00:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5248 Haber: AHSEN BAŞAK KATIRCIOĞLU- CEYLAN SAĞLAM/ Kamera: EYLEM LADİN DEĞER

Ankara’nın Çankaya ilçesinde yaşayan emekliler, maaş zammı ve artan gıda enflasyonuna tepki gösterdi. 57 yaşındaki Mehmet Koç, “Emekliye zam yapanlar 10 bin lirayla bir ay geçinsinler ben her şeye razıyım. Her şeyi birilerinin dediği gibi porsiyonları küçültüyoruz. İnsanlar dert yiyor, dertten başka bir şey etmiyor. Üç öğün dert yiyoruz” dedi. Bir başka emekli de “10 bin lirayla, insanlar ancak bir hafta 10 gün idare edebilir. Oysa daha emekli maaşları alınmadan, etiket etiket üzerine değiştirdiler. Emeklileri yok sayıyorlar, işin özeti bu. Olmasak yönetim için daha iyi. Hani okullar olmasa Milli Eğitim’i daha iyi idare ederiz diyorlar ya, emekliler de olmasa biz bu ülkeyi daha iyi idare ederiz diyorlar” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın SSK ve BAĞ-KUR emeklisi aylıklarına ek yüzde 5 oranında artış yapılacağını duyurmuş; “SSK ve BAĞ-KUR emeklilerimizin Ocak 2024’ten itibaren 6 aylık artış oranı yüzde 42,6’ya yükseliyor. Temmuz ayında artışlarla birlikte emeklilerimizin hepsi yaklaşık aynı oranlarda maaş artışına kavuşacaklardır. Emekli maaşı alt sınırını 7 bin 500 liradan 10 bin liraya çıkarıyoruz. 2024’ü emekliler yılı olarak ilan ediyoruz” demişti.

SGK ve BAĞ-KUR emeklilerinin maaşlarına 2024 yılının ilk altı ayı için yüzde 49,25 zam yapılmasını da içeren 12 maddelik kanun teklifi TBMM’de kabul edilerek 25 Ocak’ta yasalaştı.

DİSK-AR’ın aralık ayına ilişkin açıkladığı son verilere göre; TÜİK’in açıkladığı enflasyon verisi yeniden hesaplanarak gıda enflasyonu ortalama yüzde 72, emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 88,4 olarak belirlendi. Ayrıca, DİSK-AR en yoksul yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonunu ise yüzde 113,1 olarak kaydetti.

Birleşik Kamu İş Konfederasyonu’nun ocak ayına ilişkin Ankara’da en fazla alışveriş yapılan marketlerden derlediği fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurtaya aylık olarak harcanması gereken tutar ocak ayında bir önceki aya göre 122 lira, yıllık olarak ise 2 bin 278 lira artarak 4 bin 659 lira oldu. Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre 12 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 134 liralık artışla 368 liraya yükseldiğini bildirmişti.

Emekli maaşlarındaki artışın ardından gıda fiyatlarında da artış yaşanmasına tepki gösteren Ankaralı emekliler, geçinemediklerini söyledi. Bir emekli öğretmen, şunları söyledi:

PARAMIZIN ALIM GÜCÜ YOK. MARKETE GİTMEYE ÇEKİNİYORUZ”

“Ben emekli öğretmenin, bu artışlardan gerçekten ne kendim adıma, ne de diğer emekliler adına, hiç memnun değiliz. Neden, çünkü paramızın alım gücü yok. Markete gitmeye çekiniyoruz. Hadi şunu da alalım bunu da alalım derken, en az 1000-2000 lira tutuyor. Bizden daha kötü durumda olan emekliler ne yapsın. Ben üzülüyorum, hükümetin bu politikasını da son derece eksik ve yanlış buluyorum. Ben bizzat kendi yakınlarımdan çok iyi biliyorum. O kadar sade besleniyorlar ki, et alım gücü çok düştü, tavuk bile deseniz çok yüksek. Allah herkesin yardımcısı olsun. Birileri çok üst düzey yaşarken, büyük bir kesim perişan durumda.”

CUMHURBAŞKANIMIZI YANILTIYORLAR HERHALDE”

Emekli Yüksel Kutlu, şöyle konuştu:

“Kök maaş var, 4 bin 500 zavallıya vermişler, 4 bin 500 lira kök maaş yazmışlar, yüzde 50 zam yapıyorlar, adama hesaplıyor hesaplıyor yine 10 bini geçemiyor, yine borçlu devlete. Konuşuyoruz akşama kadar sayın milletvekillerimizle, belediye başkanlarımızla, Sayın Cumhurbaşkanımızı yanıltıyorlar herhalde. Bu ülkenin kanayan yarası, en düşük emekli maaşı. Zaten adama vermişsin, kök aylığı yüksek olanlara zaten vermişsin. Bir daha veriyor yine en düşük emeklilik parası 10 bin lirada kalıyor. Cumhurbaşkanımızı yanıltıyorlar herhalde. Başka bir şey düşünemiyorum ben.”

EMEKLİLER DE OLMASA BİZ BU ÜLKEYİ DAHA İYİ İDARE EDERİZ DİYORLAR”

“Olmasak yönetim için daha iyi” diyen bir emekli ise şöyle konuştu:

“Emekli maaşı 10 bin lirayla, insanlar ancak bir hafta 10 gün idare edebilir. Oysa daha emekli maaşları alınmadan, etiket etiket üzerine değiştirdiler. Emeklileri yok sayıyorlar, işin özeti bu. Olmasak yönetim için daha iyi. Hani okullar olmasa Milli Eğitim’i daha iyi idare ederiz diyorlar ya, emekliler de olmasa biz bu ülkeyi daha iyi idare ederiz diyorlar. Olay bundan ibaret.

Emeklilerin bir bakıma ölüm yılı da diyebiliriz. İlk emekli olduğumda, 20 tane çeyrek altın alabiliyordum. Şimdi ancak 3 tane çeyrek altın alabiliyorum. İş bu hale geldi. Ama kendileri için lüksün sınırı yok. Harcamanın sınırı yok. Mesela Diyanet İşleri’ne bakıyoruz. Bir eğitim çalışması için bir otele, 3 milyon lira ödeme yapabiliyorlar. Sözüm ona tasarruf diyorlar ama diyanetin kendisi israf ediyor, tasarruf etmiyor. Sonra fakir fukara cennete daha yakındır gibi laflar ederek milleti oyalıyorlar. Şöyle söyleyeyim; vakti zamanında çocuğunu okutmuş, okutacak çocuğu olmayan, evi olan kira derdi olmayanlar yine de et alamıyorlar.”

İSTEDİĞİ KADAR ZAM YAPSINLAR. FİYATLAR, ETİKETLER, SÜREKLİ YÜKSELİYOR.”

65 yaşındaki Nevzat Yurdakul, emekli zammına ilişkin şunları söyledi:

“Emekliler geçinemiyor. Tayyip Bey neyi uygun görürse onu veriyor. Bir şey de yapılamıyor. Yine muhalefetin, muhalefet etmesi sayesinde biraz yükseltildi, inşallah 17’ye çıkar diye umuyoruz bakalım. O kadar az almıyorum ben ama alanlara Allah yardım etsin. O para, para değil çünkü. Hele bir de evi falan yoksa yanmış zaten. Ben emekliyim ve evim olduğu halde, iki emekliyiz eşim de emekli, lüks bir harcamam yok hiç ama anca idare ediyor. Bunun önüne geçilemezse zaten felaket, aldığın zamlar hiçbir şey değil. İstediği kadar zam yapsınlar. Fiyatlar, etiketler, sürekli yükseliyor. Onu nasıl engelleyecekler anlamıyorum ben. Onun da herhalde bir çaresi yok. Parakende artıyor fiyatlar ama artması da normal aslında, şimdi iş veren ne yapıyor, işçilerin maaşı yükselince asgari ücret, onun fiyatları değişiyor. Devlet o zaman zam yapmasın, elektriğe, suya, doğal gaza yapmasın o zaman. O doğal gaz zammı falan bence beklemede zaten.”

SİMİT 12 LİRA, PEYNİR 300 LİRA OLMUŞ”

66 yaşındaki emekli Ali Bülbül de gıda fiyatlarının artışına tepki gösterdi:

“Simit 12 lira, anca simit alabiliyoruz. İkimiz de emekliyiz. Emeklilik yılı değil de sürünme yılı, Allah CHP’yi başımızdan eksik etmesin onun sayesinde 49.25 aldık. Bastırıyorlar inşallah 17 olur. Daha insanlar maaş alamadan zamlar yükseldi, peynir olmuş 300 lira. Temel gıdalar çok. Biz de iyi kötü şimdi maaşımız yetiyor. Evimiz var idare ediyoruz. Ama evi olmayan 10 bin lira maaş alanlara Allah yardım etsin. Bakan açıklama yapmış, doğal gaz ve elektrik artışı yok diyor. 1 Nisan’ı bekliyoruz.”

MEMLEKETİN YÜKÜNÜ EMEKLİLER ÇEKTİ ŞİMDİ KENARA ATILDI”

65 yaşındaki emekli Hasan Kaya ise “emekli yılı diye dalga geçiyorlar” dedi sözlerine şöyle devam etti:

“Çok kötü diyorum, dalga geçiyorlar emekli yılı diye, emekli yılı nasıl oluyormuş 10 bin lirayla. Beslenemiyor emekliler, memleketin yükünü emekliler çekti şimdi kenara atıldı. Bizler zamanında çalıştık, bizim gayemiz neydi, vatan, bayrak yükseğe çıksın, vatan daha iyi olsun, daha refah olsun. Biz bu amaçlarla çalıştık. Ama bir düzen geldi, millet cebini düşünmeye başladı.”

HER TARAFI DOLAŞIYORUZ, İHTİYACIMIZ OLANI UYGUN GÖRÜRSEK ALIYORUZ BULAMAZSAK ESKİLERİ TAMİR EDİP YAPIYORUZ”

68 yaşındaki emekli Nejla isimli yurttaş ise gıda ihtiyacını karşılamak için market market gezdiğini belirterek şunları dedi:

“Önce zammı veriyor, daha zamları almadan bir sürü zam geliyor. Göstermelik bunların hepsi. Üniversite mezunuyum, 22 yıllık iş hayatım var; memur emeklisiyim. Aldığım para şu anki asgari ücretin çok altında, 11 bin lira. Allahtan evimiz var, evimiz olmasa ve eşim olmasa yanmışız. Allah kolaylık versin, tek maaş alanlara, ev kirası ödeyenlere, çocuk yetiştirenlere. Bu zamların hepsi bence göstermelik. Akaryakıta geliyor, arabamıza binemiyoruz. Kapıda duruyor, çok acil bir şey olmadıkça metro, otobüs tercih ediyoruz.

Market market geziyoruz. Bizim orada 4-5 market var. Gidiyoruz, bakıyoruz hangisinde indirim varsa, uygun olan varsa ve gerçekten ihtiyacımız olanları alıyoruz. Artık fuzuli yere bir şey almıyoruz. İyice araştırmacı olduk. Her tarafı dolaşıyoruz, ihtiyacımız olanı uygun görürsek alıyoruz bulamazsak eskileri tamir edip yapıyoruz.”

“GERÇEK ENFLASYONLA KARŞILAŞTIĞINIZDA MARKETLERDEN ANLIYORSUNUZ, HERKESİN ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ. ANCAK ZARURİ İHTİYAÇLARI ALIYOR”

Emekli Nevin Özsoy ise TÜİK verilerine güvenmediğini söyledi ve gıda enflasyonuna ilişkin şunları söyledi:

“Fakirleştik bunu bir kere ortaya koyalım. TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarına güvenmiyoruz. Gerçek fiyatları markete gidince anlıyoruz. Bunlar hep maaşlar artmasın diye uygulanan spekülatif rakamlar, TÜİK’in rakamları. Gerçek enflasyonla karşılaştığınızda marketlerden anlıyorsunuz, herkesin alım gücü düştü. Ancak zaruri ihtiyaçları alıyor. Bakıyorum marketlere, ekonomistim. Özellikle irdeliyorum, inceliyorum, bakıyorum. Kasap reyonları aynen duruyor. Marketlerdeki etler, durmuş etler oluyor. İnsanların alım gücü düştü. Bir et 570 lira, nasıl bu insanlar alsın. Sağlıklı beslenebilmek için protein ürünlerini almak lazım. Bir litre sütün fiyatı çok yükseklerde. Ekmek olmuş 10 lira. Buralarda kaç lira bilmiyorum, ben Mersin, Silifke’deyim. İlçede olmamıza rağmen üretim bölgesinde olmamıza rağmen insanlar zorlanıyor. Bu durumda ben üzülüyorum.

Marketlerde çocuk, bakıyor bir şeyler istiyor. Anne alamıyor, onlara çok üzülüyorum. Ülke aç, daha da zor günler bizi bekliyor. Hükümet yetkililerimize buradan sesleniyorum, herkes aklını başına alsın. Biz, dünyayı besleyen bir ülkeyken şimdi üretim yapamıyorum. Çiftçi ölmüş durumda, çiftçi zaten yem alamıyor, tohum alamıyor, gübre alamıyor. Fiyatlar uçmuş durumda. Tüm hükümet yetkililerine buradan göreve çağırıyorum. Herkes aklını başına devşirsin, herkes akılla üretimle bir yerlere gelmeye çalışsın.”

“BU ADAM ZAMANINDA KASIMPAŞA’DA SİMİT SATARDI, SİMİTÇİDEN SİMİT ALIP ANNESİNE ISITTIRIP 10 KURUŞA ALIYORSA 15 KURUŞA SATARDI”

Yargıtay’dan emekli 81 yaşındaki vatandaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Kasımpaşa’daki gençliğinden tanıdığını söyleyerek tepki gösterdi. Akşam aldığı ürünü sabah alamadığını belirten vatandaş, şöyle devam etti:

“Kalem şefiydim, 38 sene çalıştım. İkincisi bu adam ayakkabı yırtığı ile geldi. Adaletsizliktir. Bu marketlerde akşam aldığını sabah alamıyorsun aynı fiyata. Neden? Diktatörlük yapıyor. Bu iyi bir şey değildir. Allah soracak ona, ‘gel’ diyecek. Bu adam iyi bir şey değildir.

Eskiden peynir alırdım ben, şimdi 200-300 lira peynir. Yumurta alırdık 10 liraya, 15 liraya, 20 liraya alırdık. 100-150 lira diyorlar. Bütün marketlerin hepsinden akşam aldığını sabah alamıyorsun. Ancak bu ondan kaynaklanıyor. Zabıtası görev yapamıyor, polisi görev yapamıyor. Ancak kendi bildiğini okuyor.

2024 yılı emeklilerin yılı değildir. Bu adam yalan söylüyor. Bu adam zamanında Kasımpaşa’da simit satardı, simitçiden simit alıp annesine ısıttırıp 10 kuruşa alıyorsa 15 kuruşa satardı. Kadıköy Bostancı Karakolu’nda 2 sene gece bekçiliği yaptım. Oradan beri tanırım. Ben gördüm yırtık ayakkabısı ve yüzüğü vardı.”

“3 ÖĞÜN DERT YİYORUZ”

57 yaşındaki emekli Mehmet Koç ise emekli maaşına yapılan artış ile birlikte gıda fiyatlarındaki artış nedeniyle insanların beslenemediğini ve porsiyonların küçüldüğünü belirterek şunları söyledi:

“Emekliye zam yapanlar 10 bin lirayla bir ay geçinsinler ben her şeye razıyım. Artık dikiş tutmuyor, yatırım yok. Hiçbir şekilde destekleyici bir şey yok. Şu anda vergilerle cezalarla, insanların üstünden ne kadar aldılarsa onunla geçiniyorlar. Yok ki yatırım yok. Yapılan bir şey var mı? Ama hala yüzde 40’lık yüzde 50’lik ‘yaşa yaşa’ diyorlar. Padişahım çok yaşa. Padişah çok yaşasın ne olacak, hızır nasıl olursa.

Şimdi içeri (markete) girdik. Kara lahananın kilosu 20 lira. Ispanak 30 lira. Eskiden ineklerin önüne dökerlerdi, inekler yemezdi; 30 lira kilosu. Nasıl alacak insanlar? Her şeyi birilerinin dediği gibi porsiyonları küçültüyoruz. İnsanlar dert yiyor, dertten başka bir şey etmiyor. 3 öğün dert yiyoruz. Çözüm, acilen bunların gitmesi… “

]]>
https://www.haber60.com.tr/ankarada-emekliler-maas-ve-gida-zammina-tepki-gosterdi-birilerinin-dedigi-gibi-porsiyonlari-kucultuyoruz-uc-ogun-dert-yiyoruz/feed/ 0
Denizli’de market kasiyeri pompalı tüfekle öldürüldü, 7 kişi için müebbet istendi https://www.haber60.com.tr/denizlide-market-kasiyeri-pompali-tufekle-olduruldu-7-kisi-icin-muebbet-istendi/ https://www.haber60.com.tr/denizlide-market-kasiyeri-pompali-tufekle-olduruldu-7-kisi-icin-muebbet-istendi/#respond Sat, 06 Jan 2024 08:36:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2485

DENİZLİ’nin Pamukkale ilçesinde Yusuf Söylemez’in (26) tartışıp, kovaladığı amcasının oğlu Hasan Söylemez’in (25) kaçarak sığındığı markette kasiyer olarak çalışan Merve Acar’ın (28) pompalı tüfekle vurularak öldürülmesiyle ilgili iddianame hazırlandı. İddianamede Acar’ı öldüren Yusuf Söylemez ile olaya karışan, aralarında kız arkadaşının da olduğu 6 kişi için ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezası istendi.

Olay, 20 Ağustos’ta Kayhan Mahallesi’nde meydana geldi. Yusuf Söylenmez, kız arkadaşı Buse Simay Karakaya ile daha önce ilişki yaşadığı için aralarında husumet bulunduğu ileri sürülen amcasının oğlu Hasan Söylemez (25) ile parkta buluştu. Yusuf Söylemez buluşma noktasına yanında Emircan Uyar (20), Muhammet Söylemez (20), Furkan Aygün (19), İsmail Bağlan (21), Tolga Gök (18) ve kız arkadaşı Buse Simay Karakaya’yı da getirdi. Burada kuzenler arasında çıkan tartışma, kavgaya dönüştü. Yanında taşıdığı bıçakla Yusuf Söylemez’i elinden yaralayan Hasan Söylemez, kaçıp, parkın karşısındaki bir markete sığındı. Elindeki pompalı tüfekle Hasan Söylemez’in peşinden giden Yusuf Söylemez, önce markette kasiyer olarak çalışan Merve Acar’a ardından Hasan Söylemez’e doğru art arda ateş etti. Olayın ardından Yusuf Söylemez ile yanındaki 6 kişi kaçtı. Kanlar içinde yere yığılan Merve Acar ile Hasan Söylemez, ambulansla Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’ne götürüldü. Merve Acar, doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı.

ÇEYİZ PARASI BİRİKTİRİYORDU

Hürriyet Mahallesi Muhtarı Mehmet Çakar’a ait olan markette kasiyer olarak çalışan Acar, 21 Ağustos’ta Denizli’de gözyaşları arasında toprağa verildi. İşletme ve uluslararası ilişkiler mezunu olan Acar’ın, Çakar’ın baldızı olduğu, eniştesine ait olan markette çeyiz parası biriktirmek için çalıştığı öğrenildi.

OLAYA KARIŞAN 7 KİŞİ TUTUKLANDI

Denizli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Bürosu Amirliği ekipleri, olayın ardından kaçan şüphelileri tespit etti. Ekipler, Yusuf Söylemez ile Emircan Uyar, Muhammet Söylemez, Furkan Aygün, İsmail Bağlan, Tolga Gök ve Buse Simay Karakaya’yı yakalayıp, gözaltına aldı. Polis tarafından gözaltına alınan 7 kişi, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri Adliyede tutukladı.

KASİYER MERVE ACAR’IN ÖLDÜRÜLME ANLARI KAMERADA

Bu arada, Merve Acar’ın öldürülme anları da marketin güvenlik kamerasına yansıdı. Güvenlik kamerası görüntülerinde market önünde Yusuf Söylemez ile tartışan Hasan Söylemez’in içeri girmesi, ardından Yusuf Söylemez’in yanındaki 6 kişiyle ve elindeki pompalı tüfekle markete girip, önce Merve Acar’ı ardından Hasan Söylemez’i vurduğu görüldü. Görüntülerde ayrıca olay yerindeki vatandaşların Acar’a yardım etmeye çalışması ve Acar’ın sağlık ekiplerince ambulansa taşınması yer aldı.

OLAYA KARIŞAN 7 KİŞİ İÇİN MÜEBBET İSTENDİ

Merve Acar’ın öldürülmesiyle ilgili Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı iddianame hazırladı. 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, Merve Acar’ı öldürüp, amcasının oğlu Hasan Söylemez’i yaralayan Yusuf Söylemez hakkında ‘kadına karşı kasten öldürme’, ‘kasten öldürme’, ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezası istendi. Olaya karışan diğer kişiler Emircan Uyar, Muhammet Söylemez, Furkan Aygün, İsmail Bağlan, Tolga Gök ve Yusuf Söylemez’in kız arkadaşı Buse Simay Karakaya için ise ‘kadına karşı kasten öldürme’ ve ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlarından ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezası istendi.

ISRARLA PEŞİNİ BIRAKMAMIŞLAR

Savcılık iddianamede, şüphelilerin bıçaklarla ve tüfekle öldürmeye hazırlanarak olay yerine geldiklerini, Hasan Söylemez’in şüphelilerin elinden kaçıp, markete sığınmasına rağmen ısrarla peşini bırakmadıklarını belirtti. Ayrıca şüphelilerin Hasan Söylemez ile Merve Acar’ın yaralandıklarını bilmelerine rağmen uzaklaşmalarını, olay sırasında şüphelilerin birbirlerine engel olmaya çalışmadıklarını, market içinde başka insanların bulunabileceğini bildikleri vurgulandı. Olay sırasında Merve Acar’ın bağırdığını, Acar’ın sesinin şüpheliler tarafından duyulabileceğine yer verildi. Şüphelinin marketin içine yakın mesafeden nişan alarak ateş etmesiyle Merve Acar’ı da isabet almasının mutlak ve kaçınılmaz olduğu ifade edildi. Marketteki tanıkların engel olmasına rağmen şüphelinin market içine girip ikinci kez ateş ettiğine yer verilirken, Şüphelilerin Merve Acar ile Hasan Söylemez’i öldürmek isteyerek doğrudan kastla hareket ettikleri belirtildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/denizlide-market-kasiyeri-pompali-tufekle-olduruldu-7-kisi-icin-muebbet-istendi/feed/ 0
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar: 2023 yılında ve aralık ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı değerlendirildi https://www.haber60.com.tr/tzob-genel-baskani-semsi-bayraktar-2023-yilinda-ve-aralik-ayinda-uretici-ile-market-arasindaki-fiyat-farki-degerlendirildi/ https://www.haber60.com.tr/tzob-genel-baskani-semsi-bayraktar-2023-yilinda-ve-aralik-ayinda-uretici-ile-market-arasindaki-fiyat-farki-degerlendirildi/#respond Wed, 03 Jan 2024 06:42:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2018 Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2023 yılında ve aralık ayında üretici ile market arasındaki fiyat farklılıklarını değerlendirdi.

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2023 yılı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre markette takip edilen 41 ürünün tamamında fiyat artışı olduğunu belirterek, “Fiyatı en fazla artan ürün markette yüzde 156,3 ile kabakta görüldü. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 152,5 ile yeşil soğan, yüzde 146,4 ile maydanoz, yüzde 141,9 ile zeytinyağı ve yüzde 138,5 ile patlıcan izledi. 2023 yılında üretici fiyatlarına baktığımızda genel olarak görülen artışların etkenlerinden bir tanesi artan üretim maliyetleridir. Artan girdi fiyatları, işçilik, taşıma, ambalajlama, depolama ücretleri üretici fiyatlarına yansıdı. Üretimi geçen yıla göre azalan kabak, zeytinyağı, elma, salatalık, sivri biber ve kuru üzüm fiyatı en fazla artan ürünler oldu. Diğer taraftan üretimi artan narenciye ve kuru soğan artan maliyetlere rağmen bir önceki yıla göre fiyatı düşen ürünler oldu” dedi.

“Geçen yıla göre üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 365,9 ile kabakta görüldü”

Bayraktar, 2023 yılı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre üreticide takip edilen 33 ürünün 29’unda fiyat arttığını, 4 üründe ise fiyat düşüşü yaşandığını belirterek, “Geçen yıla göre bu yıl üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 365,9 ile kabakta görüldü. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 263,1 ile zeytinyağı, yüzde 200 ile elma, yüzde 159 ile salatalık, yüzde 152,2 ile sivri biber izledi. Bu yıl geçen yıla göre mandalina, limon, portakal ve kuru soğanda ise üretici fiyatlarında düşüş görüldü. Üreticide mandalinanın yüzde 63, limonun yüzde 57,1, kuru soğanın yüzde 31,9, portakalın yüzde 2,3 oranında fiyatları düştü. Bu düşüşlere rağmen markette portakalın yüzde 29,5, mandalinanın yüzde 20,8, kuru soğanın yüzde 15,8, limonun yüzde 0,5 oranında fiyatının artması dikkat çekti” ifadelerini kullandı.

Üreticide bazı ürünlerin maliyetinin düşmesine rağmen marketlerde fiyatları artmış şekilde yer aldığına dikkati çeken Bayraktar, bu sorunların çözümü için üretici ile tüketici arasındaki zincirin kısaltılması, lojistik maliyetlerin azaltılması ve spekülatif hareketlerle tüketicide fazlaca artan fiyatların önüne geçmek adına denetimlerin sıklaştırılması gerektiğine vurgu yaptı.

“Üretici ve market fiyat farkı en çok yüzde 408,5 ile mandalinada görüldü”

Aralık ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 408,5 ile mandalinada görüldüğünü söyleyen Bayraktar, “Mandalinadaki fiyat farkını yüzde 407,4 limon, yüzde 277,8 portakal, yüzde 243 kuru soğan ile takip etti. Mandalina ve limon 5 kat, portakal 4 kat, kuru soğan ve marul 3 buçuk kat, yeşil soğan 3 kat fazlaya satıldı. Üreticide 4 lira 25 kuruş olan mandalina 21 lira 50 kuruşa, 3 lira olan limon 15 liraya, 5 lira olan portakal 21 liraya, 4 lira 50 kuruş olan kuru soğan 15 liraya satıldı” açıklamasında bulundu.

“Aralık ayında marketlerde fiyatı en çok artan ürün patlıcan”

Bayraktar, aralık ayında marketlerde takip edilen 42 ürünün 30’unda fiyat artışı, 12’sinde fiyat azalışı görüldüğünü söyleyerek, “Bu ürünler arasında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 54,5 ile patlıcan olduğunu, patlıcandaki fiyat artışını yüzde 54 ile yeşil fasulye, yüzde 46,7 ile marul, yüzde 30,1 ile salatalık, yüzde 27,3 ile ıspanak takip etti. Markette fiyatı en çok azalan ürün yüzde 16 ile mısırözü yağı oldu. Mısırözü yağındaki fiyat düşüşünü yüzde 11,8 ile portakal, yüzde 9,1 ile nohut, yüzde 7,3 ile pırasa, yüzde 4,2 ile Ayçiçek yağı, yüzde 3,5 ile patates izledi” diye konuştu.

“Üreticide en çok fiyat düşüşü lahanada görüldü”

Aralık ayında üretici fiyatlarında takip edilen 34 ürününün 23’ünde fiyat artışı olduğunu, 3’ünde fiyat düşüşü görüldüğünü söyleyen Bayraktar, 8 üründe ise fiyat değişimi olmadığını açıkladı. Bayraktar, şu ifadelere yer verdi:

“Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 20,5 ile beyaz lahanada görüldü. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 10,4 ile pırasa, yüzde 5,6 ile mandalina izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 58,5 ile marulda görüldü. Maruldaki fiyat artışını yüzde 44,8 ile yeşil fasulye, yüzde 42,9 ile limon, yüzde 36,2 ile kabak, yüzde 35,8 ile domates takip etti. Üretici fiyatlarında havuç, kuru fasulye, nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, kuru üzüm, kuru incir, fındıkta fiyat değişimi olmadı.”

Aralık ayı üretici fiyat değişiminin nedenleri

Aralık ayındaki fiyat değişimlerinin nedenlerini de değerlendiren Bayraktar, lahana, pırasa ve mandalinada talep yetersizliği nedeniyle fiyatların düştüğünü dile getirdi. Marul, yeşil fasulye, kabak ve domateste arzdaki azalmanın ürün fiyatlarının artmasına neden olduğunu söyleyen Bayraktar, erkenci limonda oldukça düşük başlayan üretici fiyatının yataklık limon hasadının başlamasıyla aralık ayında artış gösterdiğini sözlerine ekledi. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/tzob-genel-baskani-semsi-bayraktar-2023-yilinda-ve-aralik-ayinda-uretici-ile-market-arasindaki-fiyat-farki-degerlendirildi/feed/ 0