Görüşme sırasında G.A, Abdulmecit Akın’a kendisinden ayrılacağını söyledi. İddiaya göre muhtar Akın, genç kızı silah çekerek tehdit etti.
G.A’nın şikayeti üzerine gözaltına alınan Akın tutuklanarak ceza evine gönderildi.
Köy muhtarın tutuklanmasının ardından muhtarlık yetkisi valilik kararıyla geçici olarak dördüncü muhtar azasına verildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kulüpten yapılan açıklamaya göre, kulübün tesislerinde yapılan imza töreninde Sönmez ile sözleşme imzalandı.
İmza töreninde Mardin 1969 Spor Sportif Direktörü Rıdvan Sönmez de hazır bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kulüpten yapılan açıklamaya göre, kulüp binasında düzenlenen imza töreninde Sevilgen ile 1 yıllık sözleşme imzalandı.
İmza töreninde Sportif Direktör Rıdvan Sönmez de hazır bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İhbar üzerine kaza yerine sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekipleri, yaptığı kontrollerde pikapta bulunan aynı aileden Medeni İba, Remziye İba, Neslihan İba ve Mensure Güler’in hayatını kaybettiğini, TIR sürücüsünün ağır yaralandığını belirledi.
Cenazeler, otopsi yapılmak üzere Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna, yaralı ise hastanede tedavi altına alındı.
Hayatını kaybedenlerin Diyarbakır’ın Silvan ilçesinden Mardin’e düğüne gittiği öğrenildi.
Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2024’ü “Emekliler Yılı” ilan etmesinin ardından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan protokolle yurtların kapıları, 15 Temmuz itibarıyla emeklilere açıldı.
Bu kapsamda tatil için Ankara, Kocaeli, Denizli, Ordu ve Şanlıurfa gibi illerden medeniyetler şehri Mardin’e aileleriyle birlikte gelen emekliler, Mardin Kız Öğrenci Yurdu’nda misafir ediliyor.
Yurtta görevlendirilen İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki ekipler ihtiyaç durumunda emeklilere sağlık hizmeti sunuyor.
Emekliler, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile SGK İl Müdürlüğünce sağlanan imkanlarla tarihi ve turistik mekanları geziyor.
Kasımiye Medresesi, Mardin Müzesi, Deyrulzafaran Manastırı, Dara Antik Kenti, Mor Gabriel Manastırı gibi çok sayıda tarihi ve kültürel mekanı ziyaret eden emekliler Mardin’e hayran kaldı.
“Mardin mimarisi, kültürü çok güzel bir şehir”
Denizli’den gelen Hasan Çiğim, AA muhabirine, “Emekliler Yılı” vesilesiyle Mardin’in tarihi ve kültürel mekanlarını gezdiklerini söyledi.
Uygulamadan çok memnun kaldıklarını, her yıl tekrarlanmasını arzu ettiklerini ifade eden Çiğim, çok güzel karşılandıklarını belirtti.
Çiğim daha önce 1990 yılında kentin içinden bir kez geçtiğini, o zaman da kente hayran kaldığını anlatarak, şöyle konuştu:
“Eşim yakın yerleri gezelim istedi. Yakın yerlere her zaman gideriz, dedim. Bunu bir fırsat olarak değerlendirmek istedik ve Mardin’e geldik. Mardin güzel değil, çok güzel. Mimarisi, kültürü çok güzel bir şehir. Herkese burayı görmelerini tavsiye ediyorum. Beklentilerimizin üstünde bir gezi oldu. Buraları gördük, iyi ki de gelmişiz. Gelmeyenler çok şey kaybediyor. Her şey çok güzeldi. Bunun devamlı olmasını istiyoruz.”
Hasan Çiğim’in eşi Adile Çiğim de tarihi kenti sık sık televizyondan ve sosyal medyadan gördüklerini ve çok merak ettiklerini belirtti.
Mardin’i görmeyi çok istediklerini ifade eden Çiğim, şunları söyledi:
“Gerçekten canlı görmek çok daha güzelmiş. Çok memnun kaldık. Allah devletimizden, Cumhurbaşkanı’mızdan razı olsun. Yurtta kalmamız çok güzel. Temizlikten güvenliğe bütün personelden çok memnun kaldık. Bizlere çok yardımcı oldular. Gerçekten bu kadar güzel geçeceğini beklemiyorduk. Çok teşekkür ederiz.”
“Cumhurbaşkanı’mız güzel bir imkan tanıdı emeklilere”
Şanlıurfa’dan gelen Mehmet Sait Akbaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın emeklilere sağladığı imkanla Mardin’i gezip görme imkanı bulduklarını belirtti.
Çok merak ettiği tarihi şehri gezdiğini, kentte kendilerine çok büyük ilgi gösterildiğini anlatan Akbaş, 4 gün tatil yaptıklarını söyledi.
Akbaş, “Sağ olsun SGK İl Müdürlüğümüz de bizleri yurttan araçla aldırdı ve gezdirdi. Emekli arkadaşlarla burada tanıştık, güzel bir ortam oldu. Devletimiz bu tür imkanları bize sürekli tanırsa çok güzel olacak. Cumhurbaşkanı’mıza çok teşekkür ederiz, güzel bir imkan tanıdı emeklilere. Biz de bunu değerlendirip, gezip görmek istedik. Çok da güzel oldu.” dedi.
“Bütün emeklilerimizi bekliyoruz”
Gençlik ve Spor İl Müdürü Beytullah Birlik de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2024’ü “Emekliler Yılı” ilan etmesinin ardından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan protokol ile yurtların emeklilere ücretsiz tahsis edildiğini söyledi.
Mardin’de bir yurdu tamamen emeklilere ayırdıklarını belirten Birlik, 15 Temmuz itibarıyla emeklilerin kente gelmeye başladığını ifade etti.
Yurtta konaklayan emeklilerin Mardin’in tarihi ve kültürel mekanlarını gezdiğini dile getiren Birlik, emeklilerin sunulan hizmetten de gayet memnun olduklarını belirttiğini aktardı.
Birlik, bunun kendilerini de memnun ettiğini ifade ederek, şunları kaydetti:
“Emeklilerimiz bizim için çok önemli. Güzel bir proje olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin her yerine gidebiliyorlar. Mardin de bu illerden biri. Tarihi ve kültürüyle adından söz ettiren medeniyetler şehrimize emeklilerimiz yoğun rağbet gösteriyor. 15 Ağustos’a kadar bu uygulama devam ediyor. Bütün emeklilerimizi bekliyoruz.”
]]>ABD’li sinema yıldızı Marilyn Monroe’ya benzerliğiyle bilinen ve ‘Mardinli Monroe’ olarak tanınan Melek Karahan, yeni ameliyat ettirdiği köpeğini dövdüğünü iddia ettiği bazı kişilerle yaşadığı tartışma sonrası sosyal medya hesabından paylaştığı videoda, “Kızıltepe, Urfa, Viranşehir, Ceylanpınar, sizden nefret ediyorum. Bu insanlar benim iş yerimin önünden de geçmesinler” dedi. Karahan, gelen tepkiler üzerine bir video daha paylaşarak, “Ben her zaman söylüyorum; hayvan sevmeyen insanları sevmiyorum. Hayvan sevmeyen doğayı sevemez, çok bencil olur. Çok tehlikeli insanlardır. O yüzden o insanlardan uzak durun. Eğer bir hayvana, kadına şiddet uyguluyorsa çok tehlikelidir. Zaten paylaşımlar yapılıyor, karalama kampanyaları yapılıyor. Hiç umurunda değilsiniz tamam mı? Kızıltepe, Viranşehir, Ceylanpınar, Urfa; istemiyorum, gelmeyin. Benim iş yerime gelmeyin, fotoğraf çekmek için. Bana bir faydanız yok” dedi.
‘MARDİN HALKI ADINA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK’
Paylaşımların ardından Mardin Barosu avukatlarından Gurbet Bilbay, ‘Hakaret’ ve ‘Bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını rencide etme’ suçundan Melek Karahan hakkında suç duyurusunda bulundu. Mardin halkı adına suç duyurusunda bulunduğunu söyleyen avukat Bilbay, “Halkımızdan da destek bekliyoruz. Zaten bununla ilgili imza kampanyası da başlattık. Kendisinin Mardin halkını sevmediğini biliyoruz. Her defasında bize sövmeleri, hakaretleri hiçbir şekilde bitmiyor ve bununla alakalı gerekenin yapılmasını istiyoruz” diye konuştu.
‘KIZGINLIKLA SÖYLEDİM, ÖZÜR DİLİYORUM’
Söz konusu videoları Kızıltepeli birileriyle yaşadığı tartışma sonrası paylaştığını belirten Melek Karahan, il ve ilçe isimleri sayarak genelleme yaptığı için üzgün olduğunu, bu yerleşim yerlerindeki hayvanseverlerden özür dilediğini belirtti. Karahan, şunları söyledi:
“İş çıkışı evime giderken yeni ameliyat yaptırdığım sokak köpeğine Kızıltepe’den birinin taş attığını görünce ‘Neden atıyorsunuz?’ diye sordum. O da ‘Kendimi korumak amaçlı atıyorum’ dedi. Dedim ki, ‘Ne yaptı bu köpek size?’ Orada bir tartışmamız başladı. Kızım darbedildi. Oradan biraz yukarı doğru video çekerek gittim. Dedim ki, ‘Kızıltepe, Viranşehir, Ceylanpınar, Urfa gibi bölgeleri hayvan sevmedikleri için sevmiyorum’ dedim. ‘Benim iş yerime gelmesinler’ dedim. Tabii daha sonra bu videoyu alarak bazı yerel haber siteleri insanları kışkırtarak üzerime tehditler, hakaretler gibi, üzerimden bir propaganda yapmaya başladılar. Bununla alakalı savcılığa suç duyurusunda bulundum. Ben kendilerine ne hakaret ettim ne de küfrettim. ‘Benim iş yerime gelmeyin’ dedim. Bunu genellediğim için üzgünüm. Oralardaki güzel insanlar bana dediler ki, ‘Melek Hanım, biz ne yaşadığınızı biliyoruz.’ Ben her gün saldırıya uğruyorum. Sabah evden çıktığımda, ‘Acaba bugün başıma ne gelecek, beni, kedimi ve köpeğimi kim dövecek?’ diye düşünüp bu psikoloji ile yaşıyorum. Benim çocuğumun da psikolojisi bozuldu.”
]]>MARDİN’de düzenlenen ‘Deprem’ konulu panelde konuşan Bilim Akademisi üyesi ve deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür, “Bu ülkede çakılan her çivinin gözetim ve denetimi sizin boynunuzun borcudur. Bize, ‘Bu depremler ne zaman bitecek?’ diye soruyorlar. Bazen teyzeler ellerini açarak dua ediyorlar. Sakın deprem bitsin diye dua etmeyin. Deprem biterse, hepimiz biteriz. Dünya yaşamaz, ölü bir gezegen haline gelir. Deprem, dünyanın nabzıdır, kalp atışıdır” dedi.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mardin ve Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu, Mardin Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle ‘Deprem’ konulu panel düzenledi. Bir otelin konferans salonunda düzenlenen panele Bilim Akademisi üyesi ve deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür ile Dicle Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. İdris Bedirhanoğlu, Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ahmet Türk ve vatandaşlar katıldı. Panele katılan Prof. Dr. Naci Görür, ‘Mardin’in depremselliği ve deprem dirençli Mardin’, Prof. Dr. İdris Bedirhanoğlu da ‘Şubat 2023 depreminde ortaya çıkan hatalarımızın ne olduğunu ve ne yapmalıyız’ı anlamak’ başlıklı konuşmalar yaptı. Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ahmet Türk, Prof. Dr. Naci Görür ve Prof. Dr. İdris Bedirhanoğlu’na davetlerini kırmadıkları için teşekkür etti. Panelde konuşan Prof. Dr. Naci Görür, depreme karşı dirençli binalar yapılmasını gerektiğini belirterek, “Bu ülkede çakılan her çivinin gözetim ve denetimi sizin boynunuzun borcudur. Bize, ‘Bu depremler ne zaman bitecek’ diye soruyorlar. Bazen teyzeler ellerini açarak dua ediyorlar. Sakın deprem bitsin diye dua etmeyin. Deprem biterse, hepimiz biteriz. Dünya yaşamaz, ölü bir gezegen haline gelir. Deprem, dünyanın nabzıdır, kalp atışıdır” dedi.
‘MARDİN’DE RANT UĞRUNA TARİHİ GÖLGELEMEMEK LAZIM’
Panelin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Naci Görür, belediyelerin, mühendis odalarının, iş insanlarının ve valiliklerin davetleri üzerine birçok kente gidip o kentin depremselliğini, o kenti depreme hazırlamak için nelerin nasıl yapmaları gerektiğini anlattığını söyledi. Mardin’den de bir davet aldığını ve burada konuşma yaptığını ifade eden Görür, “Tabii ki bu hiç deprem olmayacak anlamında değil, Mardin’in hem komşularının depremlerinden hem de kendi içinde olabilecek küçük depremlerden etkilenebileceğini, bunun için de yönetiminin hazır olması gerektiğini, halkın eğitilmesi gerektiğini, altyapının gözden geçirilmesi gerektiğini, ekosistem ve çevresine dikkat edilmesi gerektiği anlattım. Mardin Mezopotamya’nın en önemli yerleşim yerlerinden biri. Her yerinden tarih fışkırıyor. Bu kenti ranta kurban etmemek lazım. Bu kentte koca koca binaları rant uğruna yapıp tarihi gölgelememek lazım. Mardin gibi bir yeri geleceğe taşımak gerekiyor. Elbette ki binalar yapılacaktır. Fakat hangi binanın nereye yapılacağının bilimin karar vermesi gerekiyor” diye konuştu.
‘TARİHİ YAPILARIN GÖZDEN GEÇİRMESİNDE BÜYÜK FAYDA VAR’
Prof. Dr. İdris Bedirhanoğlu ise tarihi yerlerde zaman geçtikçe yapılaşmaların arttığını ifade ederek, şöyle konuştu:
“Bu kuvvetler, bu hareketlik yapının dengesine etki ediyor. Eski zamanlarda yapılan bazı önemli gösterge taşları yerinden kaydığı zaman ne diyor yapı? Yapı diyor ki bir problem var. Bu problemi gider. O zaman bizim bu yapılara müdahale etmemiz lazım. Zemin durumuna bakmamız gerekiyor. Gerçekten bu zemin bu yapıyı taşır mı? Zemin çalışması yapmamız gerekiyor. Eğer taşımıyorsanız zemin açısından tedbir almamız lazım. Tabii ki yapı onarım ihtiyacı isteyebilir. Taşlar arasındaki harçta bozulmalar meydana gelmiş olabilir. ya da bazı taşlar dış etkilere, ağır ortam koşullarına maruz kalarak yıpranmış olabilir, bu taşları da değiştirmemiz gerekebilir. Dolayısıyla yapılarımızın da bir deprem sebebiyle tamamen yıkılmadan bu yapıların gözden geçirmesinde büyük fayda var.”
]]>20 Haziran gecesi Diyarbakır ve Mardin arasında çıkan 12 kişinin yaşamını yitirdiği, 78 kişinin etkilendiği yangına ilişkin incelemeler ve soruşturmalar sürüyor.
Mardin Tabip Odasınca (MTO) yangına ilişkin ön rapor açıklandı. Raporda, “Mardin’deki hastanelerde yanık tedavi ünitenin olmaması ve yangına havadan müdahale yapılmamasının can kayıplarında artmasına sebebiyet verdiği” belirtildi. Raporda, “Yangının gece meydana gelmiş olmasının ve bazı yerleşim yerlerine ulaşımın zorluğu gibi sebeplerle karadan müdahalenin yetersiz kaldığı, yangına havadan müdahale edilmemesinin yaşanan kayıpların artmasına sebep olduğu düşünülmüştür.” denildi.
Yapılan gönüllük çağrısına cevap veren sağlık personeli ile beraber yeterli sayıda sağlık personelinin olaya müdahale ettiği kaydedilen raporda, “İlimizde yanık tedavi ünitesi bulunmaması sebebiyle çok sayıda hastanın civar illere sevk edildiği ve bu durumun yanık gibi acil müdahale gerektiren bir durum için yaşanan kayıpların artmasına sebebiyet verebileceği düşünülmüştür” ifadeleri kullanıldı.
“Afet bölgesi ilan edilmeli’
Yaşanan mağduriyetlerin hızlıca giderilebilmesi amacıyla kriz masası kurularak bölgenin afet bölgesi ilan edilmesi gerektiği bildirilen ön raporda, “Yangın sonrası soğutma çalışmalarının yetersiz olduğu, bu durumun yeni yangınların çıkması açısından risk teşkil ettiği ve endişe yarattığı kaydedildi.
Raporda, şu ifadeler yer aldı:
“Yangın dumanındaki ince partiküller (parçacıklar) ağır/kalıcı kalp ve akciğer hastalıkları, kanser ve erken ölümlere sebebiyet verebilmektedir. Özellikle astım, KOAH, bronşit gibi kronik akciğer hastalıkları ve kalp-damar hastalıkları olanlar, yaşlılar, çocuklar, hamileler, şeker hastalığı (diyabet) tanısı bulunan kişiler daha büyük risk altındadır. Özellikle yangından etkilenmiş yapılar veya yakınlarında duman ve kül kalıntısı olan yerlerde temizlik yapılırken, külü ve kalıntıları dağıtıp tekrar havaya karıştıracak eylemlerden uzak durmak, yeterli havalandırma ve diğer koruyucu önlemlerin alınması hususlarına dikkat edilmesi önemlidir. Bu nedenlerle yangının halk sağlığını ilgilendiren boyutlarıyla ilgili çalışmalar yapılması önemli görülmüştür. Edinilen ilk bilgiler, yangının elektrik tellerinden çıktığı ve rüzgarın etkisiyle hızla yayıldığı yönündedir. Böylesine ruhsal açıdan zorlayıcı travmatik olaylarda varsa sorumluların tespiti, gerekli hukuksal sürecin başlatılması, sürecin adil ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi, adalet duygunun tesisi ve ruhsal iyileşme süreçlerine olumlu etkileri olan önemli bir durumdur. Ayrıca temel yaşamsal ihtiyaçların karşılanması ve günlük rutinlere hızlıca dönülebilmesi travmanın iyileşmesi ile ilgili önem arz etmektedir. Yaşanan mağduriyetlerin hızlıca giderilebilmesi amacıyla kriz masası kurularak bölgenin afet bölgesi ilan edilmesinin önemli olduğu kanaati oluşmuştur.”
]]>KESK İzmir Şubeler Platformu, 12 kişinin hayatını kaybettiği Diyarbakır’ın Çınar ile Mardin’in Mazıdağı ilçelerinde çıkan yangınla ilgili yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Kayıpların önüne geçilemedi”
“Diyarbakır Çınar ile Mardin Mazıdağı ilçeleri arasındaki 66 kilometrelik alanda içindeki tarım arazilerinden yerleşim yerlerine kadar yayılan yangında maalesef ki 12 kişi yaşamını yitirdi; 78 kişi de yaralandı. Yakınlarını kaybedenlere başsağlığı ve yaralılara acil şifalar diliyoruz.
Çınar ilçesine bağlı kırsal mahalde elektrik tellerinden kaynaklı başladığı düşünülen yangın kısa sürede büyük bir alana yayıldı. Bölge belediyelerinin ve halkın kendi imkanlarıyla müdahale etmeye çalıştığı yangını söndürmeye yönelik devlet kurumlarına yapılan çağrılar sabaha kadar yeterli karşılık bulamadığı için kayıpların önüne geçilemedi.
Oysaki ülke genelinde sıcakların artmasına bağlı olarak hem kırsal alanlarda hem de ormanlarda olası yangınlara karşı başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere tüm kamu kurumları hem karadan hem de havadan hızlı müdahale gerçekleştirmeye yönelik hazırlıklarını yapsa; bu kapsamda her bölge için özgün yangın müdahale planları hazırlanıp, araç ve gereçler hazır bulundurulsa; yangınlara başladıktan kısa sürede etkin müdahale yapılabilir böylece can ve mal kayıplarının önüne geçilebilirdi.
Yaşadığımız coğrafya iklim değişikliği ve önceki yıllarda yaşadığımız ve doğamızın yok edildiği büyük yangınlardan gerekli sorumlulukların ve tedbirlerin alınmadığından, bu itibarla Diyarbakır-Mardin arasında yaşanan yangında canlarımızı yitirmemiz, içinde yaşayan tüm canlılarla birlikte doğanın adeta imha olması, maddi ve manevi kayıplar yaşanması kader değil; devlet kurumlarının olası yangınlara hızlı ve etkili müdahale edebilecek yeterli hazırlıklarının olmaması ve hükümetin yangın gibi acil insani bir durumda dahi bölge belediyeleri ve demokratik kitle örgütleriyle gerekli koordinasyonu göstermemesidir.
“Bütün yetkililer acilen sorumluluk almalıdır”
Yangına karşı köylüler kendi kısıtlı imkanları ile mücadele etmeye çalışmış, ancak büyük yangın karşısında çaresiz kalmıştır. Günün acısını bugüne taşımamak için bütün yetkililer acilen sorumluluk almalıdır.
Hükümetin, Diyarbakır ve Mardin sınırında yaşanan bu yangını derhal doğal afet bölgesi ilan etmesini öneriyoruz. Bu adım, bölgeye gerekli tüm kaynakların acilen yönlendirilmesini ve afetle mücadelede etkin bir koordinasyonun sağlanmasını mümkün kılacaktır.
Yangın, sel veya deprem gibi doğal afetlerin bir kez daha felakete dönüşmemesi için bu tür felaketlere yönelik gerekli hazırlıkların yapılması ve yangından etkilenen halkın maddi ve manevi kayıplarının telafisi için hükümet yetkililerini ivedi bir şekilde sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyoruz.”
]]>İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde dün saat 22.15 sıralarında kırsal Köksalan Mahallesi’nde anız ve örtü yangının çıktığı noktaya gelerek incelemelerde bulundu ve beraberindeki heyetle, mahalledeki yangında hayatını kaybeden Ubeydullah Buğdaycı (30) ve yeğeni Abdurrahman Buğdaycı’nın (15) cenaze törenine katıldı.
Cenaze töreninden sonra yangının çıkış noktasında gazetecilere açıklamalarda bulunan Karaloğlu, ülkenin farklı bölgelerinde hem orman yangınlarıyla hem anızdan kaynaklı veya örtü yangınlarıyla çok yoğun bir mücadele olduğunu söyleyerek, “20 Haziran 2024 saat 22.22’de üzerinde bulunduğumuz bölgede Diyarbakır, Çınar ilçesi Köksalan, Yazçiçeği, Bağcık, Mardin ilimizin Mazıdağı ilçesine bağlı Yücebağ ve Yetkinler mahallesinde maalesef çok ciddi bir zirai yangınla da karşı karşıya kaldık. Hem anız yangını hem daha hasadı yapılmamış tarla yangını olarak örtü yangını olarak tarif edebileceğimiz büyük bir yangınla karşı karşıya kaldık. Yangının başlamasından hemen sonra Diyarbakır Valimiz ve Mardin Valimizin liderliğinde bölgede jandarmamız, AFAD’ımız, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Mardin Büyükşehir Belediyemizin İtfaiye Teşkilatları, Orman Bölge Müdürlüğümüzün Orman Yangın Söndürme Ekipleri, Sağlık Bakanlığımızın hem UMKE ekipleri hem de 112 Acil müdahale ekipleri bölgeye sevk edildi ve mücadele başladı. Sadece Sağlık Bakanlığımız 19 ambulans 7 UMKE timini bölgeye sevk etmiş oldu. İki ilden Mardin’den 86 araç, 451 personel Diyarbakır’dan 94 araç ve 587 personel olmak üzere toplam 180 araç ve bin 8 personelle olaya müdahale edilmiş oldu” dedi.
Hayatını kaybedenlerden 8’i Mardin, 3’ü Diyarbakır nüfusuna kayıtlı
Bugün Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın acı haberi duyurduğunu ifade eden Karaloğlu, “11 vatandaşımız hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımıza Yüce Rabbim’den rahmet diliyorum. Ailelerine, sevenlerine, milletimize başsağlığı diliyorum. Bu 11 vatandaşımızın 8’i Mardin ili nüfusumuza kayıtlı 3’ü ise Diyarbakır ili nüfusumuza kayıtlı vatandaşlarımızdır. Ayrıca 78 vatandaşımız yangından etkilenerek, dumandan etkilenerek hastanelerimize başvurmuş. Bunların şu anda hastanelerde tedavisi devam eden 5 vatandaşımız Diyarbakır, Gazi Yaşargil ve Dicle Üniversitesi Fakültesi Hastanesi’nde, bir vatandaşımızla Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde olmak üzere 6 vatandaşımızın yoğun bakımlardaki tedavileri şu anda devam ediyor” diye konuştu.
Dün meydana gelen yangında Diyarbakır bölgesinde 8 bin 100 dönüm arazinin zarar gördüğünü açıklayan Karaloğlu, şunları kaydetti:
“Bunun bin 450 dönümü daha biçilmemiş, hasadı yapılmamış arpa ve buğday tarlası. Geri kalan 6 bin 550 dönüm kısmı ise hasadı yapılmış anız şeklindeki araziydi. Mardin bölgemizde ise 7 bin dönüm arazi yangınından etkilenmiş. Bunun 4 bin dönümü hasadı yapılmamış tarla, 3 bin dönümü ise hasadı yapılmış anız olarak yanan ve hasar gören bölgedir. Tabii sadece zarar gören bunlar değil. Vatandaşımız tarlada bulunan sulama ekipmanları, boruları, elektrik altyapıları da zarar gördü. Zararlarla ilgili tespitler Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüz vasıtasıyla hemen bugün gün başladığı gibi tespitler başladı. Şu anda vatandaşımızın zarar ve hasar tespitleri devam ediyor. Ayrıca bir vatandaşımızın ağılında, bir vatandaşımızın da samanlığında hasarlar mevcut.”
Yangından 556 küçükbaş hayvanın telef olduğunu, 250 yaralı hayvanın vatandaşların da rızalarıyla Et ve Balık Kurumu’na kesime sevk edildiğini dile getiren Karaloğlu, “120 hayvanımız da bölgede veteriner hekimlerimiz, veteriner fakültemizin desteğiyle tedavileri sağlanmıştır. Biz AFAD başkanımızla beraber sayın Cumhurbaşkanımızın hem geçmiş olsun dileklerini sayın Bakanımızın geçmiş olsun ve başsağlığı dileklerini iletmek üzere Ankara’dan geldik. Diyarbakır’dan değerli milletvekillerimiz bizi eşlik ediyorlar. Sayın Valimiz burada. Devletin bütün kurum ve kuruluşları burada. Vatandaşımızın yarasını sarıncaya kadar biz bölgede olacağız, bölgeden ayrılmayacağız. İlk etapta AFAD Başkanlığımız Diyarbakır Valiliği’mize 3 milyon TL, Mardin Valiliğimize de 2 milyon TL acil yardım ödeneği sevk etmiş durumda. Şu anda hesaplarına geçmiş durumda. Ama hasar ve zarar tespitleri tamamlandıktan sonra vatandaşımızın zararlarını karşılama noktasında da devlet olarak elimizden geleni yapmış olacağız” ifadelerinde bulundu.
Son olarak Karaloğlu, sosyal medyadaki bilgi kirliliğine ilişkin şu açıklamalarda bulundu:
“Yangının çıkış sebebiyle ilgili şu anda Cumhuriyet Savcılığımız olay el koymuş durumda. Jandarma olay yeri inceleme ekipleri bölgede araştırmalarına devam ediyor. Bunların hepsi söylenti. Şu anda kesin olarak tespit ettiğimiz yangın şu sebepten çıkmıştır diyebileceğimiz bir tespitimiz yok. Eğer bu tespiti savcılığımız tamamlar çalışmasını, araştırmasını, soruşturmasını tamamlarsa bunu da sizlerle paylaşırız. Onun dışında sosyal medyada yazılan çizilenlere çok fazla itibar edilmemesini de hassaten vatandaşlarımızdan rica ediyoruz.” – DİYARBAKIR
]]>Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçılar Birliği Başkanı Celal Kadooğlu ve Yönetim Kurulu Üyelerini makamında kabul eden Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, ziyaretten dolayı Başkan Kadooğlu ve yönetim kuruluna teşekkür ettikten sonra Mardin ekonomisi ve yatırımlarla ilgili bilgi verdi. Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, Vali Tuncay Akkoyun’a, bölge ihracatının genel durumu hakkında açıklamalarda bulundu ve Irak pazarının bölge için önemine dikkat çekti.
Mardin-Irak programı kapsamında Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin yönetim kurulu toplantısı Mardin’de gerçekleştirildi. Celal Kadooğlu Başkanlığındaki toplantıda, Ocak-Nisan dönemindeki ihracat rakamları masaya yatırıldı ve ürün bazında değerlendirmeler yapıldı.
“Mardin’de sorun varsa, kanadımızın birisi kırıktır”
Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu ve Yönetim Kurulu üyeleri daha sonra Mardin iş dünyasının temsilcisi olan Sivil Toplum Kuruluşlarının yöneticileri ile bir araya geldi. Toplantıya TİM Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu da katıldı. Başkan Celal Kadooğlu, Mardin’in hububat alanında Türkiye’nin üretim üssü olduğunu belirterek, “Mardin bölgemizdeki ikinci büyük ihracatçı şehir. Bu nedenle Mardin’i çok önemsiyoruz. Mardin’de sorun varsa kanadımızın birisi kırık demektir” dedi.
“Irak pazarı daralıyor”
Toplantıda söz alarak konuşan Mardin iş dünyasının temsilcileri özellikle Irak pazarında yaşanan sorunlara dikkat çektiler. Mardin Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Nasır Duyan, Mardin ihracatının büyük ölçüde Irak pazarına bağlı olduğunu belirterek, yaşanan sorunlardan dolayı alternatif Pazar arayışlarına girdiklerini ifade etti. OSB Başkanı Duyan, “Irak pazarı daralıyor. Bizim en fazla ihraç ettiğimiz ürünler un, makarna ve bulgurdur. Alternatif pazarlar arıyoruz ancak nakliye ücretlerinin yüksek olmasından dolayı rekabet etmekte zorlanıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Türkiye’nin hububat ambarıyız”
Mardin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hatip Çelik ise sorunların çözümü için güç birliği ve işbirliği yapmak gerektiğini ifade etti. Başkan Hatip Çelik, Mardin sanayisinin tarıma dayalı sanayi olduğunu belirterek, “Biz Türkiye’nin hububat ambarıyız. Bölgemizin un, bulgur, makarna ve mercimek üretiminde önemli bir yeri var. İhracatımız da büyük ölçüde Irak pazarına bağlı. Irak pazarındaki en küçük daralma ilin ekonomisini olumsuz yönde etkiliyor. İlimiz ekonomisinin yaşanacak olumsuzluklardan etkilenmemesi için planlamaya önem vermeliyiz ve birlikte hareket etmeliyiz” ifadelerine yer verdi.
Toplantıda söz alan Mardin iş dünyasını temsil eden STK başkanları, Irak’a yapılan ihracattaki vergilerin yüksekliğinden, ithalat kısıtlamalarından, vize sorunundan, gümrük kapılarındaki sıkıntılardan, TMO’dan hammadde temininde yaşanan olumsuzluklardan ve Eximbank desteklerinin yetersizliğinden şikayetçi oldular.
“Irak pazarındaki sorunlar en çok sektörümüzü etkiliyor”
Mardin iş dünyasının temsilcilerinin konuşmalarının ardından Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu bir değerlendirme yaptı. Başkan Kadooğlu, Irak pazarında yaşanan sorunların en fazla Mardin’i ve hububat sektörünü olumsuz etkilediğini belirterek, “Başta Mardin olmak üzere bölgemiz ihracatı büyük ölçüde Irak’a bağlı. Irak pazarında yaşanan sıkıntıların çözümü için büyük gayret gösteriyoruz. Birlik olarak bu konuda yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerimizi raporlar hazırlayarak Ticaret Bakanımıza, Cumhurbaşkanı Yardımcımıza ve Cumhurbaşkanımıza sunduk. Raporda, Irak pazarında yaşanan sorunların sadece ekonomik sonuçları olmayacağını, sorunların çözülmemesi halinde sosyolojik ve demografik sorunlara da yol açacağına dikkat çektik. Bu konudaki mücadelemiz devam edecektir. Çünkü Irak’a yapılan ihracattaki sorunların çözümü bölgemiz için hayati önem taşıyor” şeklinde konuştu.
“Her platformda sektörün sorunlarının çözülmesi için çaba gösteriyoruz”
TİM Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Tiryakioğlu da toplantının sonunda STK başkanlarının sorularını yanıtladı ve sektör kurulu olarak Irak pazarı ile ilgili sorunların çözülmesi için yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Başkan Tiryakioğlu, “Irak pazarı ile ilgili yaşanan sorunları her platformda dile getiriyoruz. Bu sorunlar en çok Mardin’i etkilese de tüm sektör etkileniyor. Yani herkesin sorunu, sektörün sorunu. Bu nedenle Sektör Kurulu olarak tüm gücümüzle sektörün sorunlarını dile getirip, çözülmesi için çaba gösteriyoruz. Ancak pazardaki gelişmelere bakıldığında, Irak’ın yerli sanayisini güçlendirmek istediğini görüyoruz. Bu da her devlet için son derece doğal bir durumdur. Bu durumda bizlerin B ve C planlarının olması gerekmektedir” diye konuştu.
Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği heyeti Mardin-Irak programının ikinci gününde Cizre ve Silopi’deki temaslarının ardından Irak’a geçecek. Duhok’ta Ticaret Odası’nı ziyaret edecek olan heyet, daha sonra İbrahim Halil Gümrüğü Başmüdürü ve Habur Gümrük Müdürlüğünü ziyaret edecek. Irak’taki temaslarının ardından yurda dönecek olan heyet Şırnak Valiliğini ziyaretin ardından Gaziantep’e dönecek. – GAZİANTEP
]]>Kurtulmuş, Mardin’de bir otelde düzenlenen “Sivil Toplum Buluşmaları Programı”nda yaptığı konuşmada, Anadolu’nun Mezopotamya’ya açılan kapısı Mardin’in, çok kültürlülüğün, farklı din ve inançlara mensup insanların bir arada yaşamasının tarih boyunca sembol şehirlerinden biri olduğunu söyledi.
Mardin’in bu özelliklerini bugün de yarın da yaşayacak olan ülkenin önemli kentlerinden biri olduğunu kaydeden Kurtulmuş, Mardin halkının ileride çok daha güzel gelişmelere imza atabilecek bir kabiliyete, bir kararlılığa sahip olduğunu görmekten mutluluk duyduğunu belirtti.
Dünyanın zor ve karmaşık bir süreçten geçtiğini dile getiren Kurtulmuş, Türkiye’nin, dünyadaki bütün yeni gelişmelerin, tartışmaların, gerilimlerin, çatışmaların tam da ortasında olan bir yerde bulunduğunu kaydetti.
Türkiye’nin hemen yanı başında, hem ülkeler arasındaki gerilim ve çatışmalar hem de bu bölgede faaliyet gösteren terör grupları üzerinden ortaya çıkartılan bazı çatışmalar ve gerilimlerin bölgeyi hassas hale getirdiğini belirten Kurtulmuş, “Her şeyden evvel, altı ayı aşkın bir süredir İsrail hükümetinin saldırgan tutumlarıyla Gazze halkına karşı işlenen insanlık suçları hepinizi derinden etkiliyor ve hepimizin kalbini buruk bir hale getiriyor.” diye konuştu.
Gazze’de kundaklardaki bebeklerin çırpına çırpına ölmesine, yaşlı insanların, kadınların hayattan koparılmasına dünyanın sessiz kaldığını, bu nedenle altı aydır bir acının yaşandığını ifade eden Kurtulmuş, modern zamanların en büyük katliamı, en acı insanlık suçlarının işlendiği bir bölgede olduklarını dile getirdi.
Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Ne yazık ki arkasını dünyadaki bazı güçlü ülkelere ve çevrelere yasladığı için İsrail’in bütün bu saldırganlıkları, acımasız tavırları ve ortaya koyduğu insanlık dışı davranışlar bir şekilde karşılıksız kalmaktadır. İşte biz Türkiye olarak, başından itibaren Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere, bütün kurum ve kuruluşlarımızla Gazze’nin masum ve mazlum halkının yanında yer aldık. Başkaları için Filistin ve Gazze, çok uzakta bir yer olabilir. Başkaları için Filistin ve Gazze halkının acıları kendilerini hiç ilgilendirmeyen acılar olabilir. Orta Doğu coğrafyası dedikleri bu coğrafya onlar için çok uzakta, film izler gibi izledikleri bir gelişme olabilir. Bizim için ise Orta Doğu’nun her tarafı izlerimizin, tarihi ve kültürel birlikteliklerimizin, gönülden gönüle bağlarımızın olduğu şehirlerdir, beldelerdir.”
Bu coğrafyanın neresinde bir şey olursa Türkiye’nin bundan birinci derece etkileneceğini ve bununla ilgileneceğini belirten Kurtulmuş, bölgede son olarak İsrail ve İran arasında bir çatışma ortamının belirdiğini, aynı şekilde bölgenin başka yerlerinde Yemen, Suriye, Lübnan ve başka ülkelerde bu savaşın yayılma potansiyelinin olduğunun görüldüğünü bildirdi.
Kurtulmuş, “Türkiye olarak diyoruz ki ateşi daha fazla büyütmeden bir an evvel bu bölgedeki ateşi söndürmek ve Filistinlilerin haklı davasında iki devletli çözümü esas alan bir anlayışla özgür ve bağımsız bir Filistin devletinin yolu açılmalıdır. Türkiye olarak halkıyla devletiyle birlikte bu istikametteki kararlılığımızı sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Karadeniz’de iki yılı aşkın süredir devam eden Rusya- Ukrayna savaşının da bölgenin ve dünyanın içinde bulunduğu durumun en hassas göstergelerinden olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, Rusya-Ukrayna savaşının aynı şekilde genişleme potansiyeli taşıdığını, yeni bölgesel ve küresel bir çatışmanın ilk işaretleri olmasının muhtemel olduğunu anlattı.
Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Burada Türkiye’nin ilk andan itibaren söylediği şey, Rusya-Ukrayna arasındaki bu gerilimin sona erdirilmesi; hakkaniyetli, adaletli bir çözüm ortaya konulması ve bu savaşın bir an evvel sona erdirilmesidir. Yaşanılan coğrafya ve dünya gelecek dönemde de büyük türbülanslara gebe. Kendi vatanımız ve ülkemiz olan Türkiye’nin son derece ayrıcalıklı bir yeri olduğunu hepimiz biliyor ve buna inanıyoruz. Bu coğrafyada bizim iki ayağımızın da yere sağlam bir şekilde basmasından başka hiçbir çıkar yolumuz yoktur. Bu bölgede sözü dinlenen bir Türkiye olmak, gücünden çekinilen bir Türkiye olmak mecburiyetindeyiz.”
Terör örgütleri başta olmak üzere ülkenin birliğine, esenliğine kasteden yerli ve yabancı hiçbir unsura fırsat verilmemesi çağrısında bulunan Kurtulmuş, et tırnak gibi olmuş bu milleti ayırmaya kimsenin gücünün yetmeyeceğini vurguladı.
Kurtulmuş, konuşmasının ardından sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin taleplerini dinledi, sorularını yanıtladı.
Programda, Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, AK Parti Mardin milletvekilleri Faruk Kılıç ve Muhammed Adak, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu, Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar, Mardin- Diyarbakır Metropoliti Saliba Özmen, İl Müftüsü Enver Türkmen, ilçe belediye başkanları, şehit yakınları ve gaziler ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri yer aldı.
]]>Vali Akkoyun, İl Emniyet Müdürü Cebrail Buğday ve İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İdris Tataroğlu ile Valilik’te düzenlenen “Asayiş ve Güvenlik Değerlendirme Toplantısı”na katıldı.
Akkoyun, burada yaptığı konuşmada, emniyet ve jandarma teşkilatını özverili çalışmalarından dolayı tebrik etti.
Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin il genelinde huzur ve güven ortamı içerisinde gerçekleştiğini belirten Akkoyun, meydana gelen birkaç münferit olay dışında vatandaşların güven ve sükunet içerisinde demokratik haklarını kullandığını bildirdi.
Akkoyun, “Seçim gününde merkez ve kırsal mahallelerde toplamda 9 olay meydana geldi. Seçim kanununa muhalefetten 54 kişi hakkında adli ve idari işlem yapıldı.” bilgisini paylaştı.
Asayiş ve güvenlik verilerini gözden geçirerek, suç oranlarını azaltmayı ve huzur ortamını sağlayarak halkın yaşam kalitesini yükseltmeyi hedeflediklerini ifade eden Akkoyun, Mardin’i ülkenin en huzurlu şehirlerinden biri yapmakta kararlı olduklarını belirtti.
Akkoyun, bu amaçla can ve mal güvenliğini tehdit eden her türlü suç ve suç örgütü ile mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüklerini, milletin birlik ve beraberliğine kasteden bölücü terör örgütlerine karşı kararlı mücadelenin devam ettiğini kaydetti.
İl genelinde mart ayında terör, asayiş, huzur ve güven uygulamalarında, ruhsatsız 5 uzun namlulu silah, 11 av tüfeği, 101 tabanca ve 2 bin 350 muhtelif mühimmat ele geçirildiğini ifade eden Akkoyun, Suriye sınır hattında yer alan Mardin’e yasa dışı yollarla geçmeye çalışan kişilere yönelik de gerekli çalışmalar yapıldığını aktardı.
Akkoyun, bu kapsamda mart ayı içerisinde Suriye’den ülkeye yasa dışı yollarla geçmeye teşebbüs eden 108 kişinin hudut birlikleri tarafından hudut hattı ötesinde engellendiğini belirtti.
“Mardin’de bu yıl mart ayında PKK ve FETÖ başta olmak üzere terör örgütlerine yönelik toplam 127 operasyon düzenlenmiştir. Operasyonlarda gözaltına alınan 10 kişiden 9’u tutuklanmıştır” diyen Akkoyun, narkotik suçlarla mücadele kapsamında da Mardin’de geçen ay 77 operasyon düzenlendiğini, bu operasyonlarda gözaltına alınan 19 kişiden 16’sının tutuklandığını ifade etti.
Akkoyun, trafik denetimlerinde ise geçen ay 652’si okul servis aracı olmak üzere toplam 90 bin 444 aracın denetlendiği aktararak, şunları söyledi:
“İlimizin huzuru ve güvenliği için devletimizin tüm kurumları ve her bir çalışanıyla verdiği mücadele kararlılıkla hız kesmeden devam ederken, kıymetli Mardinli hemşehrilerimizin verdikleri destekle daha da güçlenerek yol katetmekteyiz. İlimizde; teröre, onların işbirlikçilerine, zehir tacirlerine, organize suç örgütlerine her alanda gerek dijital mecralarda gerek toplumsal mecrada faaliyetlerine müsaade edilmemiş ve edilmeyecektir. Bundan sonraki süreçte de Mardin’in daha huzurlu daha güvenli bir kent olabilmesi için gayretle çalışmalarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz. Bu gayretli çalışma sırasında vatandaşlarımızdan öncelikle 112 ihbar hattını etkin bir şekilde kullanmalarını istiyoruz.”
]]>“Biz İstanbul’a sahip çıkarken, ülkemize de sahip çıkacağız”
İSTANBUL – İBB Başkan Adayı Murat Kurum, Bahçelievler’de düzenlenen ‘Mardin Hemşehri Sahur Sofrası’ programında vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Kurum “Mardin inancın, hoşgörünün, kardeşliğin ve medeniyetlerin şehridir. Mardin’de büyümek, Mardin’de yetişmek geçmişe doğru zaman yolculuğu, tarih yolculuğu yapmak gibidir. Mardin’e gidip etrafınıza baktığınızda dahi ne kadar eşsiz hazinelere sahip olduğunu rahatlıkla görürsünüz” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Bahçelievler’de düzenlenen ‘Mardin Hemşehri Sahur Sofrası’ programında vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Murat Kurum’un yanı sıra TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, AK Parti Bahçelievler İlçe Başkanı Fatih Tuna, Mardin Federasyonu Başkanı Sedat Güngörün, milletvekilleri, belediye başkan adayları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda ilgiyle karşılanan Kurum vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi.
“Mardin inancın, hoşgörünün, kardeşliğin ve medeniyetlerin şehridir”
Programda konuşan İBB Başkan Adayı Kurum “Mardin inancın, hoşgörünün, kardeşliğin ve medeniyetlerin şehridir. Mardin’de büyümek, Mardin’de yetişmek geçmişe doğru zaman yolculuğu, tarih yolculuğu yapmak gibidir. Mardin’e gidip etrafınıza baktığınızda dahi ne kadar eşsiz hazinelere sahip olduğunu rahatlıkla görürsünüz. Bir yanınızda Süryani vatandaşlarımızın bin 600 yıllık şaheseri manastırı vardır. Az ötesinde Hristiyan vatandaşlarımızın binlerce yıldır ibadet ettiği Kırklar Kilisesi vardır. Yine, aynı bölgede, 8 asırdan daha uzun bir zaman boyunca minarelerinde ezanların göğe yükseldiği Ulu Camiimizi, tüm zarafetiyle bu iki ibadethaneye komşuluk yaparken görürsünüz. Bütün bu eserlerin birlikteliği bile Mardin’imizin gerçek bir barış şehri olduğunu, hoşgörü şehri olduğunu ortaya koymaya yeter de artar bile” dedi.
“Ne zaman Mardin’e gitsem, memleketime gitmiş gibi olurum”
Mardin’in tarihini, mahallelerini, sokaklarını iyi bildiğini söyleyen Kurum “Ben de Mardin’in bir evladıyım. İlkokul ikinci ve üçüncü sınıfı babamın mesleği dolayısıyla Mardin’de okudum. Ne zaman Mardin’e gitsem, memleketime gitmiş gibi olurum. Mardin’in her bir manzarası, beni çocukluğuma, o güzel günlerine, hatıralarına götürür. Mardin benim için bir mektep oldu. Mardin, sahip olduğu medeniyet birikimleri dolayısıyla bana hep eğitim ve iş hayatımda büyük bir ilham kaynağı oldu. Mardin, tıpkı İstanbul gibi, insanın iç dünyasını, ruh dünyasını, zihin dünyasını, hayal dünyasını geliştiren bir şehir. Çocukluğumuzdan beri bu şehrin nasıl daha iyi olabileceğine, nasıl daha iyi yaşanılabileceğine dair hayaller kuruyoruz. Bana kalırsa, her insan yaşadığı şehrin ruhunu, kimliğini anlamaya çalışmalı, o şehirle güçlü bir aidiyet duygusu kurmalıdır. Bizler, bu inançla, bu ruhla, bu anlayışla, Peygamber Efendimizin müjdesi, Fatih’in emaneti İstanbul’umuzla aramızda çok özel bir bağ kuruyor, bu şehri ruh dünyamızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz” şeklinde konuştu.
“Biz İstanbul’a sahip çıkarken, ülkemize de sahip çıkacağız”
İstanbul’a dair hayalleri olduğunu dile getiren Kurum “Biz İstanbul’umuza, hayallerimizin olduğu bu aziz şehre hizmetkar olmak için yollardayız. Biliyoruz ki, ancak samimi hayaller, ancak gönülden kurulan hayaller muradına kavuşur. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, hiçbir hanemizde deprem endişesi kalmayacak, bütün yuvalarımız güvenli hale gelecek. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, trafik çilesi İstanbul’un gündeminden çıkacak. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, sokaklarının huzur ve güvenle dolduğu, gençlerin geleceğe umutla baktığı, kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir İstanbul. Biz İstanbul’umuzu asla ve asla kendi kaderine terk etmeyeceğiz. Milletimizin her anında hep yanında olacağız. Bu söz, onların verip de tutmadıkları sözlere benzemez. Bu söz, eser adamlarının sözüdür. Bu millet kendini unutanlara, kaybolan yılların hesabını 31 Mart’ta sandıkta soracak. Sandık milletin mahkemesidir. Sandık günü hesap günüdür. İstanbul’un hakkını savunacağız. İstanbul bize emanet edilmiş bir şehir. Bu şehre gözümüz gibi sahip çıkacağız. İstanbul bize ağzı dualı, eli konalı annelerimizin emaneti. İstanbul sadece kendini değil Mardin’i, Diyarbakır’ı, Ankara’yı, Konya’yı, Bartın’ı, Bolu’yu da ilgilendirir. Biz İstanbul’a sahip çıkarken, ülkemize de sahip çıkacağız. Türkiye yüzyılında ülkemizin vizyonuna yol vereceğiz. Bu seçimler hizmet belediyeciliğinin nasıl yapılacağı noktasında kararın verileceği seçim olacak. 31 Mart’ta hep birlikte büyük bir bayram yaşayacağız” ifadelerine yer verdi.
Programda konuşan Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır “Bu seçim hizmet seçimidir. Bu seçimde hizmete bakın. 5 yıl içerisinde Bahçelievler’de ve diğer ilçelerde nelerin yapılıp yapılmadığına bakın. Biz Bahçelievler’de hiçbir arkadaşımızı ayırmadık. Biz belediye hizmetinde Cumhurbaşkanı’mızın yaptığı gibi siyasi tercihinden dolayı ayırmadık. Birilerinin yaptığı gibi kimseyi işten çıkarmadık” dedi.
]]>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, Bahçelievler’de düzenlenen ‘Mardin Hemşehri Sahur Sofrası’ programında vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Murat Kurum’un yanı sıra TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, AK Parti Bahçelievler İlçe Başkanı Fatih Tuna, Mardin Federasyonu Başkanı Sedat Güngörün, milletvekilleri, belediye başkan adayları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda ilgiyle karşılanan Kurum vatandaşlarla sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdi.
“Mardin inancın, hoşgörünün, kardeşliğin ve medeniyetlerin şehridir”
Programda konuşan İBB Başkan Adayı Kurum “Mardin inancın, hoşgörünün, kardeşliğin ve medeniyetlerin şehridir. Mardin’de büyümek, Mardin’de yetişmek geçmişe doğru zaman yolculuğu, tarih yolculuğu yapmak gibidir. Mardin’e gidip etrafınıza baktığınızda dahi ne kadar eşsiz hazinelere sahip olduğunu rahatlıkla görürsünüz. Bir yanınızda Süryani vatandaşlarımızın bin 600 yıllık şaheseri manastırı vardır. Az ötesinde Hristiyan vatandaşlarımızın binlerce yıldır ibadet ettiği Kırklar Kilisesi vardır. Yine, aynı bölgede, 8 asırdan daha uzun bir zaman boyunca minarelerinde ezanların göğe yükseldiği Ulu Camiimizi, tüm zarafetiyle bu iki ibadethaneye komşuluk yaparken görürsünüz. Bütün bu eserlerin birlikteliği bile Mardin’imizin gerçek bir barış şehri olduğunu, hoşgörü şehri olduğunu ortaya koymaya yeter de artar bile” dedi.
“Ne zaman Mardin’e gitsem, memleketime gitmiş gibi olurum”
Mardin’in tarihini, mahallelerini, sokaklarını iyi bildiğini söyleyen Kurum “Ben de Mardin’in bir evladıyım. İlkokul ikinci ve üçüncü sınıfı babamın mesleği dolayısıyla Mardin’de okudum. Ne zaman Mardin’e gitsem, memleketime gitmiş gibi olurum. Mardin’in her bir manzarası, beni çocukluğuma, o güzel günlerine, hatıralarına götürür. Mardin benim için bir mektep oldu. Mardin, sahip olduğu medeniyet birikimleri dolayısıyla bana hep eğitim ve iş hayatımda büyük bir ilham kaynağı oldu. Mardin, tıpkı İstanbul gibi, insanın iç dünyasını, ruh dünyasını, zihin dünyasını, hayal dünyasını geliştiren bir şehir. Çocukluğumuzdan beri bu şehrin nasıl daha iyi olabileceğine, nasıl daha iyi yaşanılabileceğine dair hayaller kuruyoruz. Bana kalırsa, her insan yaşadığı şehrin ruhunu, kimliğini anlamaya çalışmalı, o şehirle güçlü bir aidiyet duygusu kurmalıdır. Bizler, bu inançla, bu ruhla, bu anlayışla, Peygamber Efendimizin müjdesi, Fatih’in emaneti İstanbul’umuzla aramızda çok özel bir bağ kuruyor, bu şehri ruh dünyamızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz” şeklinde konuştu.
“Biz İstanbul’a sahip çıkarken, ülkemize de sahip çıkacağız”
İstanbul’a dair hayalleri olduğunu dile getiren Kurum “Biz İstanbul’umuza, hayallerimizin olduğu bu aziz şehre hizmetkar olmak için yollardayız. Biliyoruz ki, ancak samimi hayaller, ancak gönülden kurulan hayaller muradına kavuşur. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, hiçbir hanemizde deprem endişesi kalmayacak, bütün yuvalarımız güvenli hale gelecek. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, trafik çilesi İstanbul’un gündeminden çıkacak. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, sokaklarının huzur ve güvenle dolduğu, gençlerin geleceğe umutla baktığı, kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir İstanbul. Biz İstanbul’umuzu asla ve asla kendi kaderine terk etmeyeceğiz. Milletimizin her anında hep yanında olacağız. Bu söz, onların verip de tutmadıkları sözlere benzemez. Bu söz, eser adamlarının sözüdür. Bu millet kendini unutanlara, kaybolan yılların hesabını 31 Mart’ta sandıkta soracak. Sandık milletin mahkemesidir. Sandık günü hesap günüdür. İstanbul’un hakkını savunacağız. İstanbul bize emanet edilmiş bir şehir. Bu şehre gözümüz gibi sahip çıkacağız. İstanbul bize ağzı dualı, eli konalı annelerimizin emaneti. İstanbul sadece kendini değil Mardin’i, Diyarbakır’ı, Ankara’yı, Konya’yı, Bartın’ı, Bolu’yu da ilgilendirir. Biz İstanbul’a sahip çıkarken, ülkemize de sahip çıkacağız. Türkiye yüzyılında ülkemizin vizyonuna yol vereceğiz. Bu seçimler hizmet belediyeciliğinin nasıl yapılacağı noktasında kararın verileceği seçim olacak. 31 Mart’ta hep birlikte büyük bir bayram yaşayacağız” ifadelerine yer verdi.
Programda konuşan Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır “Bu seçim hizmet seçimidir. Bu seçimde hizmete bakın. 5 yıl içerisinde Bahçelievler’de ve diğer ilçelerde nelerin yapılıp yapılmadığına bakın. Biz Bahçelievler’de hiçbir arkadaşımızı ayırmadık. Biz belediye hizmetinde Cumhurbaşkanı’mızın yaptığı gibi siyasi tercihinden dolayı ayırmadık. Birilerinin yaptığı gibi kimseyi işten çıkarmadık” dedi. – İSTANBUL
]]>Diyarbakır’da her malzemesi özenle seçilen kaburga dolması, iftar sofralarında yerini alıyor.
Kentte yıllardır işlettiği restoranda kaburga dolması yapan Çetin Nazlıcan, AA muhabirine, “Kaburgacı Selim Amca” diye tanınan babasının açtığı işletmeyi yaklaşık 30 yıldır çalıştırdığını söyledi.
Kaburga dolması yapımının zahmetli olduğunu ifade eden Nazlıcan, şöyle konuştu:
“Kaburga dolmamız Diyarbakır’ın tescilli yemeği oldu. Kaburga dolmasını Diyarbakır’ın tescilli ürünü olan Karacadağ pirinciyle hazırlıyoruz. Kuzunun kaburga kısmından yapılan kaburga dolması, haşlanmış pirinç, maydanoz, karabiber, pul biber, reyhan, çeşitli baharatlar ve salça karıştırılarak kaburgaya doldurulmasıyla hazırlanıyor. Zahmetli bir yemek olan ve malzemelerin konulmasının ardından dikilen kaburga, önce buharda sonra da fırında yaklaşık 4 saatte pişiriliyor. Ramazan ayının bereketiyle de kaburga dolması satışımız artıyor. Yapımı 4-5 saat süren zahmetli bir yemek. Kaburga dolmasını müşterilerimize yetiştirmek için yoğun bir şekilde çalışıyoruz.”
Yıllardır kaburga dolmasını yaptıklarını ve müşterilere sunduklarını belirten Nazlıcan, özenle hazırladıkları bu lezzeti kente gelen herkesin tattığını, ülkenin farklı bölgelerinden gelenlerin de bu lezzeti tercih ettiğini anlattı.
Müşterilerden Mustafa Seydaoğlu kaburga dolmasının Diyarbakır’a ait olduğunu, bu yöresel lezzeti severek tükettiklerini dile getirdi.
Seliha Yıldırım da ailesiyle iftar için kaburga dolmasını tercih ettiklerini belirterek, kente gelen ziyaretçilerin mutlaka bu yemeği tatmasını istediklerini söyledi.
Büryan kebabı kuyularda pişiriliyor
Siirt’te Türk Patent ve Marka Kurumunca 21 yıl önce tescillenen, sütten kesilmiş kuzu etinden yapılan, 3 metre derinliğinde ve 1 metre çapındaki kuyularda pişirilen büryan, iftar sofralarında da tercih ediliyor.
Ramazan ayında iftar vaktinde hazırlanan büryan, hem restoranlarda sunuluyor hem de paket olarak evlere servis ediliyor.
Büryan ustası Murat Kayaalp, özel kuyularda pişirilen ve tamamen doğal yöntemlerle hazırlanan büryanın hiçbir katkı maddesi içermediğini söyledi.
Ramazan ayında da büryanı özenle hazırladıklarını dile getiren Kayaalp, “Etlerimiz yaklaşık 2 ile 2,5 saat arasında kuyularda kızarıyor. Ramazan ayında siparişleri genelde bir gün önce alıyoruz.” dedi.
Ramazan ayında büryanın il dışında da ilgi gördüğünü belirten Kayaalp, bu ayda Diyarbakır, Batman, Ankara, Kocaeli başta olmak üzere Türkiye’nin birçok yerine sipariş üzerine büryan gönderdiklerini söyledi.
Vatandaşlardan Mesut Karanfil de genellikle sabah tercih ettikleri büryanı, ramazan ayında iftarda da tükettiklerini belirtti.
Karanfil, bazı vatandaşların orucunu restoranda açtığını, bazılarının da paket yaptırarak büryanı evde ailesiyle tüketmeyi tercih ettiğini ifade etti.
Zeki Eren de ramazan ayında da büryan kebabının servis edilmesinden memnuniyet duyduklarını belirtti.
Sabahattin Sunayoğlu da Tillo ilçesinden büryan almak için Siirt’e geldiğini söyledi.
“Irok, özellikle ramazan ayında tercih ediliyor
Mardin’de özenle hazırlanan ırok (kızartılmış içli köfte) iftar sofralarına lezzet katıyor.
Mardin Artuklu Üniversitesinin girişimleriyle Türk Patent ve Marka Kurumunca tescillenerek coğrafi işaret belgesi alan ırok, ramazan ayında da ana yemek olarak tercih ediliyor.
Irok, Mardin bulguru, dana eti, su, kişniş ve tuz ile hazırlanan dış harcın içine dana kıyma, maydanoz, yağ, soğan, salça ve baharatlardan oluşan karışımın konulmasıyla hazırlanıyor, yağda kızartılıyor.
Aşçı Ferya Amak, yöresel lezzetlerin başında gelen ırokun yapılışının zahmetli olduğunu ancak kente özgü bu yemeğin herkes tarafından sevildiğini aktardı.
Amak, “Irok, özellikle ramazan ayında tercih ediliyor. Irok yemek isteyenleri Mardin’e bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
]]>Valilik ve Büyükşehir Belediyesi tarafından Artuklu Fuar alanında düzenlenen, “Kardeşlik İftar Programı”na İl Müftüsü Enver Türkmen, Kırklar Kilisesi Başpapazı Gabriel Akyüz, Mardin Ermeni Katolik Kilisesi Vakfı Başkanı Mansur Uğurgel, Mardin Keldani Katolik Kilisesi Vakfı Başkanı Adnan Sağlamoğlu da katıldı.
Yezidi, Süryani ve Ermenilerin de katılım sağladığı programda, Kur’an-ı Kerim okundu, dua edildi.
Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, ramazan ayı dolayısıyla gerçekleştirdikleri bu buluşma ile Mardin’in örnek hoşgörüsü ve kardeşliğini dünyaya yansıttıklarını söyledi.
Akkoyun, “Ramazan ayı bizler için sadece aç ve susuz kalmak değildir. Aynı zamanda sabır, hoşgörü, merhamet, paylaşmak, bağışlanmak ve bağışlamak, iyilik ve güzellikleri artırmak gibi önemli değerleri hatırlamak, hatırlatmaktadır. Bu ayda, kendimiz dışında diğer insanların ihtiyaçlarını da düşünüp, yardımlaşma ve dayanışma gibi duygularımızı geliştiriyoruz.” dedi.
Dünyada sözde demokraside ve insan haklarında kimseye söz hakkı vermeyen, milli geliri Türkiye’den katbekat fazla olan ülkelerin güvenlik tedbirlerini artırıp, kapılarını ve vicdanlarını kapatarak zulüm gören ve mağdur olan insanların acılarına duyarsız kaldığına işaret eden Akkoyun, Filistin’de, Gazze’de yaşanan dram ve bu duruma dünyanın sessiz kalmasının bunun en net örneği olduğunu kaydetti.
“Bu iftar aslında kardeşliğimizin iftihar tablosudur”
Akkoyun, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Filistinli kardeşlerimizin maruz kaldığı zulmü ve zorlukları düşündüğümüzde, burada yaşadığımız hoşgörü, birlik ve beraberlik atmosferinin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha görüyoruz. Gazze’de, insanlar sadece yaşama haklarından mahrum bırakılmıyor, aynı zamanda insanlık onuruyla bağdaşmayan muameleler ve korkunç bir soykırımla da karşı karşıya kalıyorlar. Üç semavi dinin de mukaddesatı olan Kudüs’ü adeta ablukaya alıp vahşet ve zulüm sahnesine çeviren ve bunu yaparken de sözde medeni devletlerin desteğini alan İsrail, Kudüs’te bir iftarın yapılmasına dahi tahammül etmiyor. Farklı etnik kökenden, dinlerden ve dillerden insanların bugün burada kardeşçe aynı sofrayı ve aynı duyguları paylaşması tüm dünyanın örnek alması gereken bir tablo. Umarım bugün burada yaşadığımız birlik, berberlik, dayanışma, sevgi, hoşgörü ve kardeşlik duyguları Mardin’den tüm dünyaya yayılır. Bu iftar aslında kardeşliğimizin iftihar tablosudur. Bizler burada, farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak görüyor, birbirimizi sevgi ve kardeşlik duygularıyla kucaklıyoruz. Aynı zamanda Süryani kardeşlerimiz de kendi inançlarına göre şu an oruçlular. Oruçlarının hayırlı olmasını diliyorum.”
Bu topraklarda farkı inanç ve kültürden insanların yüzyıllardır kardeşlik hukuku içerisinde yaşadığını dile getiren Akkoyun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, “Türkiye Yüzyılı”nda büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasında bu ülkede yaşayan insanların desteği ve katkısının çok kıymetli olduğunu vurguladı.
Ülke genelinde olduğu gibi Mardin’de de artık güven, istikrar ve huzur ikliminin hakim olduğunu aktaran Akkoyun, bu huzur iklimi içerisinde vatandaşlara en güzel şekilde hizmet ulaştırmanın, ili ve ülkeyi daha da ileriye taşımanın azim, gayret ve çabası içerisinde olduklarını belirtti.
Akkoyun, şunları söyledi:
“Bu topraklarda yüzyıllardır, Türk, Arap, Kürt, Müslüman, Süryani, Ezidi tüm vatandaşlarımızla kardeşlik hukuku içerisinde, devletimizin, bayrağımızın, huzurumuzun, barışımızın ve kardeşliğimizin yanında olduğunuz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ederim.”
AK Parti Mardin milletvekilleri Faruk Kılıç ve Muhammed Adak, AK Parti MKYK üyesi Orhan Miroğlu, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler ve Artuklu Belediye Başkanı Mehmet Tatlıdede de bir konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından İl Müftüsü Türkmen dua okudu. Radyo programcısı ve şair Talha Bora Öge de ilahi ve şiir dinletisi sundu.
Programa, 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Yaşar Dener, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Akbulut, İl Emniyet Müdürü Cebrail Buğday, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İdris Tataroğlu, Mardin Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Mehmet Deniz Malkoç, kurumlar ve sivil toplum kuruluşları ile siyasi partilerin temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
]]>MARDİN – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “2019’dan itibaren artık Türkiye rekorlar kıran bir ülke oldu. İlk etapta 7’nci, 6’ncı, sonrasında ise 4’üncü sıraya kadar yani dünyada en fazla ziyaretçi alan 4’üncü sıraya kadar geldi. Ama bizim hedefimiz 4’üncü değil, 2028’e kadar hedefimiz 3’üncü sıraya gelmek. Yani dünyada en çok ziyaretçi alan üçüncü ülke olmak istiyoruz” dedi.
Çeşitli temaslarda bulunmak üzere kente gelen Ersoy, AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç ile Mardin’in Midyat ilçesinde Giyimciler ve Kuyumcular Çarşısı Cephe Yenileme ve Meydan Düzenleme Projesi kapsamında tamamlanan çarşı ve meydanı gezdi, esnaf ve vatandaşlarla görüştü. Telkari Müzesi, Midyat Millet Bahçesi Millet Kütüphanesi, Midyat Bebek ve Çocuk Kütüphanesi ve restorasyonu tamamlanan Binbaşı Hacı Abdurrahman Efendi Konağı’nda incelemelerde bulunan Ersoy, çalışmalar hakkında Midyat Belediye Başkanı Veysi Şahin’den bilgi aldı.
Midyat Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezi’ni de gezen Bakan Ersoy, burada yaptığı açıklamada, turizmde 2018 itibarıyla bir değişime gittiklerini, turizmi 12 aya ve 81 ile yaydıklarını belirterek, birçok yeniliği de turizm sektörünün içine kattıklarını dile getirdi.
Dünyada en yoğun ve etkili tanıtım yapan ülke olduklarını ifade eden Bakan Ersoy, şöyle konuştu:
“Bunu belgelendirmeyle destekledik. Artık aşamalı bir şekilde bütün konaklama tesisleri bakanlığımızdan belgeli hale geldiler. Sürdürülebilirlik sertifikasyon programında geriden gelmemize rağmen Avrupa’da öncü durumdayız. Dünyada en iyi sertifikasyon programına sahibiz. Bütün bu turizmin altyapı çalışmalarını tamamladıktan sonra da rakamlara yansımaya başladı. 2019’dan itibaren artık Türkiye rekorlar kıran bir ülke oldu. İlk etapta 7’nci, 6’ncı, sonrasında ise 4’üncü sıraya kadar yani dünyada en fazla ziyaretçi alan 4’üncü sıraya kadar geldi. Ama bizim hedefimiz 4’üncü değil, 2028’e kadar hedefimiz 3’üncü sıraya gelmek. Yani dünyada en çok ziyaretçi alan 3’üncü ülke olmak istiyoruz. Bu sebeple 81 vilayetimizde artık turizmi canlandırmamız gerekiyor.”
Dünyada farklılıklar sebebiyle bir araya gelmenin savaş sebebi olmaya başladığını aktaran Bakan Ersoy, Böyle bir dönemde Midyat’ın bütün farklılıklarıyla beraber barış ve huzur içerisinde yaşayan bir ilçe olduğunu, bu nedenle Türkiye ve dünya olarak şükranlarını sunduklarını kaydetti.
“8 bin 500 metrekarelik bir alanda çok büyük bir kütüphanenin ihalesini mayıs ayında yapıyoruz”
“Midyat’ımız gastronomisiyle, arkeolojik değerleriyle, kültürel zenginlikleriyle farklı inançların beraber yaşadığı çok önemli bir turizm lobisi ve destinasyonudur” ifadelerinde bulunan Bakan Ersoy, sözlerinin şöyle tamamladı:
“Turizm sektöründe birinci sıraya yerleşmeyi hedefliyoruz. Esnaf ve turizmdeki tüm paydaşların çok daha fazla pay alarak, ekonomik olarak da turizmden faydalanmasını sağlamak istiyoruz. Amacımız, Mardin’imizin, Midyat’ımızın uzun yıllar sonra tekrar elde ettiği, huzur ve barış ortamını korumak. Onun için en önemli kaynağımız, turizm. Turizm ile birlikte yatırım ve istihdam geliyor. Mardin, bizim için her anlamda önemli. Yatırımlarımıza devam ediyoruz. Geçen yıl yaptığımız kütüphane yatırımları var. Mardin’de kütüphane olmayan ilçe kalmadı. Son bir dokunuşumuz daha var, o da Mardin İl Kütüphanesi. 8 bin 500 metrekarelik bir alanda çok büyük bir kütüphanenin ihalesini mayıs ayında yapıyoruz. Mardin’e ilk gelişim değil, daha çok geleceğiz ve yatırımlarımıza devam edeceğiz.”
]]>Çeşitli temaslarda bulunmak üzere kente gelen Ersoy, AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç ile Mardin’in Midyat ilçesinde Giyimciler ve Kuyumcular Çarşısı Cephe Yenileme ve Meydan Düzenleme Projesi kapsamında tamamlanan çarşı ve meydanı gezdi, esnaf ve vatandaşlarla görüştü. Telkari Müzesi, Midyat Millet Bahçesi Millet Kütüphanesi, Midyat Bebek ve Çocuk Kütüphanesi ve restorasyonu tamamlanan Binbaşı Hacı Abdurrahman Efendi Konağı’nda incelemelerde bulunan Ersoy, çalışmalar hakkında Midyat Belediye Başkanı Veysi Şahin’den bilgi aldı.
Midyat Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezi’ni de gezen Bakan Ersoy, burada yaptığı açıklamada, turizmde 2018 itibarıyla bir değişime gittiklerini, turizmi 12 aya ve 81 ile yaydıklarını belirterek, birçok yeniliği de turizm sektörünün içine kattıklarını dile getirdi.
Dünyada en yoğun ve etkili tanıtım yapan ülke olduklarını ifade eden Bakan Ersoy, şöyle konuştu:
“Bunu belgelendirmeyle destekledik. Artık aşamalı bir şekilde bütün konaklama tesisleri bakanlığımızdan belgeli hale geldiler. Sürdürülebilirlik sertifikasyon programında geriden gelmemize rağmen Avrupa’da öncü durumdayız. Dünyada en iyi sertifikasyon programına sahibiz. Bütün bu turizmin altyapı çalışmalarını tamamladıktan sonra da rakamlara yansımaya başladı. 2019’dan itibaren artık Türkiye rekorlar kıran bir ülke oldu. İlk etapta 7’nci, 6’ncı, sonrasında ise 4’üncü sıraya kadar yani dünyada en fazla ziyaretçi alan 4’üncü sıraya kadar geldi. Ama bizim hedefimiz 4’üncü değil, 2028’e kadar hedefimiz 3’üncü sıraya gelmek. Yani dünyada en çok ziyaretçi alan 3’üncü ülke olmak istiyoruz. Bu sebeple 81 vilayetimizde artık turizmi canlandırmamız gerekiyor.”
Dünyada farklılıklar sebebiyle bir araya gelmenin savaş sebebi olmaya başladığını aktaran Bakan Ersoy, Böyle bir dönemde Midyat’ın bütün farklılıklarıyla beraber barış ve huzur içerisinde yaşayan bir ilçe olduğunu, bu nedenle Türkiye ve dünya olarak şükranlarını sunduklarını kaydetti.
“8 bin 500 metrekarelik bir alanda çok büyük bir kütüphanenin ihalesini mayıs ayında yapıyoruz”
“Midyat’ımız gastronomisiyle, arkeolojik değerleriyle, kültürel zenginlikleriyle farklı inançların beraber yaşadığı çok önemli bir turizm lobisi ve destinasyonudur” ifadelerinde bulunan Bakan Ersoy, sözlerinin şöyle tamamladı:
“Turizm sektöründe birinci sıraya yerleşmeyi hedefliyoruz. Esnaf ve turizmdeki tüm paydaşların çok daha fazla pay alarak, ekonomik olarak da turizmden faydalanmasını sağlamak istiyoruz. Amacımız, Mardin’imizin, Midyat’ımızın uzun yıllar sonra tekrar elde ettiği, huzur ve barış ortamını korumak. Onun için en önemli kaynağımız, turizm. Turizm ile birlikte yatırım ve istihdam geliyor. Mardin, bizim için her anlamda önemli. Yatırımlarımıza devam ediyoruz. Geçen yıl yaptığımız kütüphane yatırımları var. Mardin’de kütüphane olmayan ilçe kalmadı. Son bir dokunuşumuz daha var, o da Mardin İl Kütüphanesi. 8 bin 500 metrekarelik bir alanda çok büyük bir kütüphanenin ihalesini mayıs ayında yapıyoruz. Mardin’e ilk gelişim değil, daha çok geleceğiz ve yatırımlarımıza devam edeceğiz.” – MARDİN
]]>Çeşitli temaslarda bulunmak üzere kente gelen Ersoy, AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç ile Mardin’in Midyat ilçesinde Giyimciler ve Kuyumcular Çarşısı Cephe Yenileme ve Meydan Düzenleme Projesi kapsamında tamamlanan çarşı ve meydanı gezdi, esnaf ve vatandaşlarla görüştü.
Telkari Müzesi, Midyat Millet Bahçesi Millet Kütüphanesi, Midyat Bebek ve Çocuk Kütüphanesi ve restorasyonu tamamlanan Binbaşı Hacı Abdurrahman Efendi Konağı’nda incelemelerde bulunan Ersoy, çalışmalar hakkında Midyat Belediye Başkanı Veysi Şahin’den bilgi aldı.
Midyat Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezi’ni de gezen Ersoy, burada yaptığı konuşmada, ilçede bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Turizmde 2018 itibarıyla bir paradigma değişimine gittiklerini, turizmi 12 aya ve 81 ile yaymak istediklerini kaydeden Ersoy, bu bağlamda birçok yeniliği de turizm sektörünün içine kattıklarını söyledi.
Dünyada en yoğun ve etkili tanıtım yapan ülke olduklarını, bunu ürün çeşitliliğiyle desteklediklerini ifade eden Ersoy, şöyle konuştu:
“Bunu belgelendirmeyle destekledik. Artık aşamalı bir şekilde bütün konaklama tesisleri Bakanlığımızdan belgeli hale geldiler. Sürdürülebilirlik sertifikasyon programında Avrupa’da öncü durumdayız. Geriden gelmemize rağmen. Dünyada en iyi sertifikasyon programına sahibiz. Bütün bu turizmin altyapı çalışmalarını tamamladıktan sonra da rakamlara yansımaya başladı. 2019’dan itibaren artık Türkiye rekorlar kıran bir ülke oldu. İlk etapta 7’nci, 6’ncı, sonrasında ise 4’üncü sıraya kadar yani dünyada en fazla ziyaretçi alan 4’üncü sıraya kadar geldi. Ama bizim hedefimiz 4’üncü değil, 2028’e kadar hedefimiz 3’üncü sıraya gelmek. Yani dünyada en çok ziyaretçi alan 3’üncü ülke olmak istiyoruz. Bu sebeple 81 vilayetimizde artık turizmi canlandırmamız gerekiyor.”
Bakan Ersoy, Mardin ve Midyat’ın sahip oldukları turizm potansiyeli, arkeolojik değerleri, kültürel zenginlikleri, farklı medeniyetleri ve inançları bir arada yaşatabilen özellikleriyle tüm dünyadan ayrışan ve örnek olan bir şehir olduğuna dikkati çekti.
Dünyada farklılıklar sebebiyle bir araya gelmenin savaş sebebi olmaya başladığını anlatan Ersoy, “Böyle bir dönemde Midyat’ımız bütün farklılıklarıyla beraber barış ve huzur içerisinde yaşayan bir ilçedir. Bu nedenle biz, Türkiye ve dünya olarak şükranlarımızı sunuyoruz. Midyat’ımız gastronomisiyle, arkeolojik değerleriyle, kültürel zenginlikleriyle farklı inançların beraber yaşadığı çok önemli bir turizm lobisi ve destinasyonudur.” ifadesini kullandı.
Turizm sektörünü birinci sıraya getirmeyi amaçladıklarını aktaran Ersoy, esnaf ve turizmdeki tüm paydaşların çok daha fazla pay alarak, ekonomik olarak da turizmden faydalanmasını sağlamak istediklerini belirtti.
Yatırımlara devam edeceklerini bildiren Ersoy, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Amacımız, Mardin’imizin, Midyat’ımızın uzun yıllar sonra tekrar elde ettiği, huzur ve barış ortamını korumak. Onun için en önemli kaynağımız, turizm. Turizm ile birlikte yatırım ve istihdam geliyor. Mardin bizim için her anlamda önemli, yatırımlarımıza devam ediyoruz. Geçen yıl yaptığımız kütüphane yatırımları var. Mardin’de kütüphane olmayan ilçe kalmadı. Son bir dokunuşumuz daha var, o da Mardin İl Kütüphanesi, 8 bin 500 metrekarelik bir alanda çok büyük bir kütüphanenin ihalesini mayıs ayında yapıyoruz. Mardin’e ilk gelişim değil, daha çok geleceğiz ve yatırımlarımıza devam edeceğiz.”
Midyat Belediye Başkanı Veysi Şahin de ilçede özellikle turizm alanında çok büyük mesafeler katettiklerini aktararak, ilçenin simgesi haline gelen telkari sanatının tescillendiğini anımsattı.
Esnafın telkari işlemeciliğinden çok büyük kazanımlar elde ettiğini vurgulayan Şahin, “Allah’a şükür, sayenizde dünyada ve Türkiye’de ilk Telkari Müzesi’ni de kurduk. Sizlere teşekkür ediyorum. Tarihi sokaklarda ve cephe yenileme çalışmalarıyla Midyat’ta büyük çalışmalar yaptık. İlçemizin turizmine çok büyük katkı sağlayacak yer altı şehrindeki çalışma büyük bir hızla devam etmekte. Midyat, inanç ve kültür turizmi açısından önemli bir ilçe, bölgenin parlayan yıldızı. En büyük kaynağımız turizm.” diye konuştu.
]]>Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Mardin’e gelen Bakan Koca, Vali Tuncay Akkoyun, AK Parti Milletvekili Faruk Kılıç ve AK Parti İl Başkanı Vahap Alma ile Şakir Nuhoğlu Camisi’nde öğle namazını kıldı. Daha sonra merkez Artuklu ilçesindeki Ravza Caddesi’nde esnafı ziyaret eden Koca, vatandaşlarla görüştü.
Bakan Koca, ardından Artuklu Üniversitesi yerleşkesinde yapımı devam eden şehir hastanesinde incelemelerde bulundu. İl Sağlık Müdürü Saffet Yavuz’dan çalışmalar ile ilgili bilgi aldı. Kızıltepe’de Devlet Hastanesi ek binasında incelemelerde bulunan Koca, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
500 yataklı Kızıltepe Devlet Hastanenin bitimine yaklaştığını belirten Koca, “Bugün özellikle sağlık yatırımlarımızı yerinde görmek sağlık hizmetinin vatandaşımıza yakında görmek üzere geldik. Şu an bulunduğumuz yer Kızıltepe ek binamız. Toplam yatak kapasitesi 3 ilave olan ek binayla birlikte Kızıltepe Devlet Hastanemiz toplam 500 yataklı bir hastaneye dönüşmüş olacak. Şu an inşaatı bitmiş olan bir hastanedir. Bütün birimlerini gezerek teknik altyapısı güçlü kılınarak özellikle Kızıltepe’de de anjiyo ünitesi kurulması planlandı. Kızıltepe Devlet Hastanesinde de anjiyo ve yoğun bakım ünitesi olmuş olacak. 500 yatakla hizmet veren anjio ünitesi olan bir güçlü altyapısı olan hastanemiz söz konusu olacak. Bunun dışında özellikle bu ilave ek bina daha çok Kızıltepe’nin acil biriminde bir alan sorunumuz olduğu için acil hizmetlerin daha geniş bir alanda hizmet verilme imkanı oluşmuş olur. Ayrıca bildiğiniz gibi Mardin Eğitim ve Araştırma hastanemizin ek binası hizmete 6 ay önce açılmıştı ve toplam 700 yataklı bir hastaneye kavuştu. Mardin Eğitim Araştırma Hastanemizde ise özellikle kardiyolojik açıdan güçlü bir altyapı oluşturmuştuk ve bir anjiyo ile başlanmıştı. Şu an Mardin Eğitim Araştırma Hastanemizin ikinci anjiyo kurulumu yapılmakta. Şu ana kadar da 20’ye yakın baypas ameliyatı yapıldı. Bundan sonra güçlü bir kadro oluşturuldu daha da bu sayıların artacağını öngörüyoruz” dedi.
Yapım aşamasında olan yeni Mardin Şehir Hastanesi ve ilçelerde bulunan ek binalar hakkında bilgi veren Bakan Koca, “Ayrıca Mardin’imize bildiğiniz gibi Mardin Şehir Hastanesi ihalesi yapılmıştı ve inşaatı başladı. Bu inşaatın ise gelecek yıl ortasına doğru muhtemelen Haziran veya Temmuz gibi bitmesini ve hizmete açılmasını öngörüyoruz. Şehir hastanelerinde toplamda bildiğiniz gibi özellikle bütün birimleriyle yetkin olan ve hastanın bir başka birime veya ile sevk edilmediği hastaneler olarak planlıyoruz. Şu an faaliyette olan 24 şehir hastanemiz var. Devam eden 14 şehir hastanemiz, 3 de planlanan şehir hastanemiz var. O devam eden şehir hastanelerimizde bir tanesi de Mardin şehir Hastanemiz bütün büyük şehirlerimizde bundan böyle şehir hastanesinin olacağı şeklinde bir planlama içindeyiz. Şu an şehir hastanelerimizde toplam bütün ülkede verilen sağlık hizmetinin dörtte biri verilmekte” diye konuştu.
“Türkiye’de şehir hastanelerinin özellikle geldiği noktayı ve yeni nesil hastane anlamında da önemli bir basamak olduğunu söylemek istiyorum” diyen Bakan Koca, “Ayrıca Mardin için planlanan proje safhasında olup bir diğer hastanemiz ise Derik ve Dargeçit var. Önümüzdeki aylar muhtemelen ihale süreci de tamamlanmış olur. Bunun dışında Dargeçit’te ise 25 yataklı olarak planlamıştık. dar Dargeçit’teki hastanemizi proje safhasında 50 yatağa çıkarmış oldu. Derik’te ki hastanemizi de 75 yataktan planlanmıştık. 75 yataktan proje safhasında 100 yatağa çıkararak projelendirildi. Derik 100 yataklı, Dargeçit 50 yataklı olarak ihale yapım ihalesine çıkmış olacak. Midyat ile ilgili bir ek binamız mevcut. Özellikle fizik tedavi poliklinik ve acilin genişletilmesiyle ilgili bir ek binaydı onunla ilgili de önümüzdeki 1-2 hafta içerisinde ihalesi yapılmış olacak. Mardin’in 40 yıllık sağlam altyapı yatırımı yakın bir tarihte tamamlanmış olacak” şeklinde konuştu.
Ziyaretlerinin ardından Bakan Koca, kentten ayrılmak üzere Prof. Dr. Aziz Sancar Havalimanına geçti. – MARDİN
]]>Erdoğan, partisinin 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Parkı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.
Dış politikada nasılsa iç siyasette de duruş ve tavırlarının belli, kırmızı çizgilerinin ve hassasiyetlerinin gayet net olduğunu belirten Erdoğan, mitinge katılan kişi sayısının 50 bin olduğu bilgisini paylaştı.
Erdoğan, 21 yıldır emanetini taşıdıkları millete asla yalan söylemediklerini, vatandaşlardan gizli saklı işler çevirmediklerini vurgulayarak, “En netameli meselelerde dahi insanımıza karşı daima dürüst olduk. 15 Temmuz gecesi FETÖ’cü darbecilere karşı meydanlarda kurduğumuz Cumhur İttifakı’nda da bu ilkemiz değişmedi. Tıpkı daha önceki seçimlerde olduğu gibi nerede ittifak olarak hareket ettiğimizi, nerede kendi adaylarımızla seçime girdiğimizi herkes biliyor, görüyor. Yani vatandaşın gözünden kaçırmaya çalıştığımız hiçbir gizli, saklı işimiz yok. Adeta cam gibi şeffafız.” diye konuştu.
“Tutarsızlık, ilkesizlik, siyasi ahlaksızlık adeta paçalarından akıyor”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefette ise ne şeffaflık ne dürüstlük ne de milli iradeye saygı olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
“Kent uzlaşısı diye bir şey uydurdular, kimin eli kimin cebinde belli değil. Belediyeleri ‘DEM ile beraber yönetilecekler’ ve ‘DEM’siz yönetilecekler’ diye ikiye ayırmışlar. Bununla kalmamış, ‘DEM’lilerin kapısından girecekleri ve giremeyecekleri belediyeler’ diye paylaşmayı ihmal etmemişler. Biri çıkıyor, ‘DEM’lileri kaldırımda görsem yolumu değiştiririm’ diyor. Bir başkası çıkıyor, ‘DEM’e oy verenleri belediyeye almam’ diyor. Ötekisi çıkıyor, ‘Size ne oluyor? Biz anlaştık, belediyeleri beraberce yöneteceğiz’ diyerek ‘tutmayın küçük enişteyi’ edasıyla posta koyuyor.
Tüm bu skandallar yaşanırken genel başkanlık koltuğunda oturan şahsı ya kimse takmıyor ya da mikrofonu eline geçiren kendisine had bildiriyor. Yani ortada siyasi ahlak namına, dürüstlük namına, şeffaflık namına hiçbir şey yok. İnsanın aklına bunları görünce ‘Nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan ahmakça’ diyen o meşhur şarkının sözleri geliyor. Gerçekten de tutarsızlık, ilkesizlik ve siyasi ahlaksızlık bunların adeta paçalarından akıyor.”
“Aynı kesimler CHP karşısında üç maymunu oynuyor”
CHP’de tüm bunlar yaşanırken madalyonun öbür tarafında durumun çok vahim olduğunu dile getiren Erdoğan, “Lafa geldiğinde Kürtler adına konuşup, onları istismar edenler bu dalavereler karşısında çıkıp tek bir cümle kurmuyor, kuramıyor. Seçmenlerinin haysiyetini bile savunamayacak kadar acziyet içindeler.” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Düşünebiliyor musunuz, Türkiye, son bir haftadır artık geride kaldığını düşündüğümüz tek parti faşizminin en ilkel hallerine şahit oluyor. Ama kendilerince Kürt kardeşlerimizin iradesine ipotek koyanlar sadece havaya bakıp ıslık çalıyor. Söz konusu CHP olunca kuyruklarını kıstırıp olay yerinden uzaklaşmayı seçtiler. Soruyorum size son 21 yılda attığımız her demokratikleşme adımına karşı çıkanlar bunlar değil miydi? Her türlü engele rağmen hak ve özgürlükler konusunda sessiz devrim gerçekleştiren bize demediklerini bırakmayanlar bunlar değil miydi? Yasakçı zihniyete karşı verdiğimiz mücadeleye rağmen sizinle aramızı bozmaya çalışanlar bunlar değil miydi? Şimdi aynı kesimler 2024 yılında tek partinin faşist ruhunu hortlatan CHP karşısında üç maymunu oynuyor. Bunun takdirini sırf kimlik siyaseti sebebiyle DEM’e oy vermeyi düşünen vatandaşlarımın en iyi şekilde yapacağına inanıyorum.”
“Bizim ne 30 yıllık belediyecilik geçmişimizde ne de 21 yıllık iktidarlarımız döneminde oy tercihinden dolayı vatandaşa ayrımcılık yapmak yoktur.” diyen Erdoğan, seçim döneminde elbette rekabet olacağını, eleştirilerin yapılacağını ancak sandıklar kapanıp sonuç açıklanınca rekabetin bitip hizmetin başlaması gerektiğini söyledi.
“Bize efendilik yakışmaz, bize hizmetkarlık yakışır”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkese hizmet etmek görevimizdir. Biz bizi sevsin ya da sevmesin, bize oy versin ya da vermesin, herkesin, 85 milyonun tamamının hizmetkarıyız. Bize efendilik yakışmaz, bize hizmetkarlık yakışır. Elbette şiddete bulaşan, terörü öven, hukukun dışına çıkan olursa yasal zeminde gerekli tedbirler alınır. Ama bu sırf oy tercihinden dolayı vatandaşı hizmetten yoksun bırakmak şeklinde asla olmaz. Biz dün buna müsaade etmedik, bugün de etmiyoruz, yarın da böyle bir ayrımcılığa kesinlikle izin vermeyeceğiz.” dedi.
“320 kilometrelik Urfa-Habur otobanını yapacağız”
İstismar peşinde değil, hizmet ve yatırım peşinde koştuklarını kaydeden Erdoğan, Mardin’e son 21 yılda güncel rakamlarla toplam 204 milyar lira tutarında yatırım yaptıklarını bildirdi.
Eğitimde 5 bin 812 yeni derslik inşa ettiklerini, Artuklu Üniversitesi’ni faaliyete geçirdiklerini, gençlik ve sporda 4 bin 205 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtıkların, kente 44 spor tesisi kazandırdıklarını anlatan Erdoğan, Mardin Stadyumu’nun proje aşamasında olduğunu ve yakında ihalesinin yapılacağını bildirdi.
Erdoğan, Mardinli ihtiyaç sahibi vatandaşlara 14,5 milyar lira kaynak aktardıklarını, 300 yataklı merkez devlet hastanesi başta olmak üzere toplam 1424 yataklı 15 hastaneyle birlikte 41 sağlık tesisi inşa edip hizmete sunduklarını ifade etti.
750 yataklı Mardin Şehir Hastanesi ile 4 sağlık tesisinin yapımının sürdüğünü aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
“Şehir hastanemiz aynı kampüste bulunan Mardin Artuklu Üniversitesi Tıp Fakültemiz ile bağlantılı olacak. TOKİ vasıtasıyla 9 bin 951 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 964 konutun yapımına devam ediyoruz. Riskli yapı olan 17 bin 642 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. İnşa ettiğimiz 3 adet atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 54’üne hizmet veriyoruz. Mardin’de 7 millet bahçesi projemizden 3’ünü tamamladık. İkisinin yapımına birinin proje çalışmasına devam ediyoruz.
Ulaştırmada 29 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 286 kilometreye çıkardık. Mardin-Midyat yolu ve Ceylanpınar-Kızıltepe yolunun yapımına devam ediyoruz. Mardin’in çevre yolu eksiğini inşallah önümüzdeki dönemde gidereceğiz. Kalkınma koridorunun bir parçası olarak Irak sınırında son bulacak 320 kilometrelik Urfa-Habur otobanını yapacağız. Bu otobanın en önemli kavşak noktası da inşallah Mardin olacak. Şanlıurfa-Mardin hızlı demir yolu etüt projesinin sonuna geldik. Mardin Havalimanına yıllık 3 milyon yolcu kapasiteli yeni bir terminal binası yaparak havalimanımızı büyüttük.”
Mardin’in marka değerini yükseltecek bir kültür merkezi çalışmalarının da bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, dolgu hacmi ve gövde uzunluğu bakımından dünyada birinci sırada olan Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Barajı Barajı ve Hidroelektrik Santralini şehre kazandırdıklarını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mardin’e 4 içme suyu tesisi, bir sulama tesisi, 20 arazi toplulaştırma ve 28 taşkın koruma tesisi inşa ettiklerini ve 2 içme suyu tesisi inşaatının da devam ettiğini belirterek, toplam 834 bin dekar arazinin sulanması için pik dönemde takviye sağlayacak Mardin Depolaması birinci kademe inşaatını tamamladıklarını kaydetti.
“GAP sulamalarının yapımını hızlandırıyoruz”
Hizmete alınan tesislerle toplam 83 bin dekar arazinin sulanmasını sağladıklarına dikkati çeken Erdoğan, “Yapımı devam eden 5 sulama tesisinin tamamlanmasıyla 377 bin dekar araziyi daha sulamaya açacağız. Mardinli çiftçilerimizin hasretle beklediği GAP sulamalarının yapımını inşallah hızlandırıyoruz. Sulamalarımızın devreye girmesiyle birlikte Mardinli çiftçilerimiz elektrik faturası yükünden de kurtulmuş olacak.” açıklamasında bulundu.
Çiftçilere 168 milyar lira tarımsal hibe desteği verildiğini, ayrıca sanayi ve teknolojide 2 yeni Organize Sanayi Bölgesi ve Eti Bakır Mardin Özel Endüstri Bölgesini kurduklarını dile getiren Erdoğan, “Yatırım programındaki Midyat Organize Sanayi Bölgesinin proje çalışmaları sürüyor. İstihdamı desteklemek için işverenlerimize 4,5 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide Artuklu, Dargeçit, Kızıltepe, Mazıdağı, Midyat, Nusaybin, Ömerli, Savur ve Yeşilli’ye doğalgaz arzını sağladık. Önümüzdeki dönemde Derik’e de doğalgaz arzı sağlamayı planlıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Mardin’in Türkiye’nin birlik ve beraberliğinin timsali olduğunu kaydeden Erdoğan, “Biz, sizi çok seviyoruz, size inanıyoruz. İnanıyorum ki sizler de bize inanıyorsunuz. İnşallah 31 Mart’tan sonra bunlara, yerel yönetimlerle işbirliği içinde çok daha fazlasını ekleyeceğiz. Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarımızı sizlere emanet ediyorum. 31 Mart akşamı hep birlikte inşallah ben İstanbul, Ankara’dan takip edeceğim, Mardin’de ne oldu? Buraya Şırnak’tan geldim biliyorsunuz, Şırnak’ta ne oldu? İzleyeceğim. İnanıyorum ki sizler de o akşam bütün Türkiye’yi izleyeceksiniz. Sizlerin adaylarımıza vereceğiniz güçlü destekle bu yolda yürüyeceğiz.” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, Şırnak ziyaretinin ardından yaşanan trafik kazasında hayatını kaybeden polis memuru Fırat Der’e Allah’tan rahmet, yaralılara ise acil şifalar diledi.
Notlar
Mitingin sonunda Erdoğan, partisinin Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin ile ilçe belediye başkan adaylarını sahneye çağırarak, vatandaşları selamladı.
Mitinge, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, AK Parti milletvekilleri ve partililer katıldı.
Miting alanında, “Recep Tayyip Erdoğan 15 sene önce katillerin yüzlerine karşı ‘one minute’ diye nasıl haykırdıysa bugün de Kudüs’ün kardeş şehri Mardin’den aynı şekilde haykırıyor”, “Dün, bugün ve yarın inadına değil, inandığımız için Recep Tayyip Erdoğan” sloganları ile adayların tanıtım afişlerine yer verildi.
(Bitti)
]]>Yalçın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Mardin’de 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Parkı’nda düzenlenen miting öncesi yaptığı konuşmada, seçimlere 20 günden az bir sürenin kaldığını, hem büyükşehir hem de ilçe belediyelerinde gerçek bir AK Parti belediyeciliğini Mardin’e kazandırmak istediklerini söyledi.
“Türkiye’nin birçok yerinde AK Parti belediyeciliği, kendisini uzun süredir hissettirmiş ve Türkiye’nin şehirlerini yeniden inşa etmiş bir belediyeciliktir.” ifadesini kullanan Yalçın, seçimlerde zaferle çıktıklarını, böylece il ve ilçelere AK Parti belediyeciliği olarak en büyük hizmeti verdiklerini aktardı.
Şimdi Türkiye Yüzyılı’na hazırlandıklarını aktaran Yalçın, şöyle konuştu:
“Türkiye Yüzyılı’na gitmek için belediyelerde de yerel yönetimlerde de AK Parti’nin mührü olsun istiyoruz. Şehirlerimizi de Türkiye Yüzyılı’na hazırladığımızda işte o zaman Türkiye Yüzyılı olacak, hepimiz daha büyük, müreffeh ve özgür bir Türkiye’ye uyanacağız. Sevgili Mardinliler, 31 Mart yerel seçimlerine hazır mıyız? 31 Mart gecesi Mardin’in renklerini Cumhur İttifakı’nın renklerine boyamaya var mıyız? Mardin’i ve ilçelerini Cumhurbaşkanı’mıza hediye etmeye, gerçek belediyecilikle buluşturmaya var mıyız? Hepinizden Allah razı olsun. 31 Mart akşamı en güzel haberlerinizi bekliyoruz, sandığa sahip çıkın. Allah’a emanet olun.”
AK Parti İl Başkanı Vahap Alma da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verdikleri destek sözlerinin arkasında duran Mardinliler olarak bu kez hep birlikte tarih yazacaklarını dile getirdi.
“Abdullah Erin başkanımızla ve 10 ilçe adayımızla ticaret, ekonomi, eğitim, ulaşım, alt ve üst yapı, spor ve kültür gibi birçok alanda şehrimizin en kısa sürede ulusal ve uluslararası arenalarda söz sahibi olmasını sağlayacağımızdan eminiz.” diyen Alma, 23 yıllık AK Parti iktidarında Mardin’e de yapılan yatırım ve çalışmaların ilerleyişlerine önemli derecede katkı sağladığını bildirdi.
AK Parti Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin de millet ve devlet olarak güçlü, dimdik ayakta durabilecek güce sahip olmak zorunda olduklarını belirtti.
Birlik ve beraberliğini korumayan, güçlü liderlere, yönetimlere sahip olmayan ülkelerin başına nelerin geldiğini hep birlikte gördüklerini aktaran Erin, “Gazze’de, Filistin’de kardeşlerimize reva görülen zulmü görüyorsunuz. İslam alemini başta olmak üzere insanlığı bu haksızlıktan ve bu zulümden kurtarmak için güçlü bir iradeye, lidere ihtiyaç var. Çok şükür ki bizim Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderimiz var. Güçlü bir liderimiz var. Savunma sanayi başta olmak üzere son 10-15 yılda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kritik ve stratejik alanlara yapılan yatırımlarla savunma sanayi ve ekonomik açıdan bağımsızlığımızı elde ettik.” ifadelerini kullandı.
Kritik bir seçimin arifesinde olduklarına dikkati çeken Erin, 34 yıllık kamu tecrübesi olan bir aday olarak Türkiye Yüzyılı için gerçek belediyeciliği Mardin’in geneline ve bütün ilçelere getirmek için destek istedi.
Rakiplerinin bugüne kadar Mardin’e, ilçelere, gençlere ve kadınlara yönelik hizmet anlamında bir projelerinin olmadığını kaydeden Erin, sözlerini şöyle tamamladı:
“Dertleri size hizmet etmek değil, dertleri bu memleketi güzelleştirmek değil. Dertleri birlik, beraberliğimizi güçlendirerek gençlerimize yeni iş alanları açmak, kadınlarımızı daha donanımlı hale getirmek suretiyle toplumu güçlendirmek, memleketimizin ulaşımdan ticarete, tarımdan sanayiye gençlik problemlerinden istihdama kadar karşı karşıya kaldığı problemleri çözmek değil. Onun için gezip dolaşıyoruz. Gittiğimiz her yerde şunu söylüyoruz. Lütfen bu sefer Mardin’e hizmet edecek, proje üretecek, Mardin’in ekonomik, sosyal kalkınmasını sağlayacak projeleri hayata geçirecek, ehil ellere, ehil kadrolara destek verin.”
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mardin 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Parkında toplanan kalabalığa hitap etti. Konuşmasına kardeşlik vurgusu ile başlayan Erdoğan, Mardin ve tüm ilçelerini selamladı. Dünyaya kardeşlik dersi veren şehirler şehri Mardin’de olmaktan memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, “Burası insanıyla kültürüyle mimarisiyle farklı inançları barış içinde yaşatmasıyla dünyada eşi benzeri bulunmayan nadide şehirdir. Burası okumasını bilene bir tarih kitabıdır, görmesini bilene bir açık hava müzesidir. Biz bu şehri tüm renkleriyle tüm güzellikleriyle seviyoruz. Pazartesi itibariyle 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerife kavuştuk. Ramazan-ı Şerif’in hayırlı olmasını diliyorum. Müslümanlar olarak birlik ve beraberlik duygusunu daha fazla yüreğimizde hissediyoruz. Ancak Gazze başta olmak üzere etrafımızdaki çatışmalar sebebiyle bu Ramazan-ı Şerife de buruk girdik. Görül coğrafyamızda istikrarsızlık hakim. Suriye 13 yıldır barışa hasret kaldı. Irak’ta etnik çatışmalar sürüyor. Rusya Ukrayna savaşı 3. yılına girdi. Tüm bunlar yaşanırken İsrail Filistin’i vurdu. Bu güne kadar Filistin’e en büyük desteği Türkiye olarak biz yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Türkiye’nin Filistin davasına verdiği güçlü desteğin şahidi bizzat Filistinli kardeşlerimizdir. Biz Filistinli kardeşlerimizin hak ve hukuk mücadelesini gençlik yıllarımızdan beri biliyoruz. Her aşamada Filistin’i savunduk ve Filistin davasına sahip çıktık. Ömrümüzü adadığımız bu davada kendini bilmez hadsizler farklı şeyler söylüyor. Hiçbir şey yapmadılar diyen alenen iftira atmaktır. Hamas terör örgütüdür diyen CHP’nin listesinden meclise girenler, kusura bakmasınlar ama Filistin konusunda bize ders veremezler. Hem Filistin’e yardım etmediler diyeceksiniz hem de Filistinlilere terörist diyenlere seçim kazandıracaksınız bunun adı ahlaksızlıktır” diye konuştu.
“21 yıldır emanetini taşıdığımız aziz milletimize asla yalan söylemedik”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kırmızı çizgilerinin net olduğunu belirterek, “Dış politikada nasılsa iç siyasette de bizim tavrımız bellidir. Kırmızı çizgilerimiz gayet nettir. Buraya girerken emniyetten sordum şuanda meydanda 50 bin kişi bizi dinliyor. 21 yıldır emanetini taşıdığımız aziz milletimize asla yalan söylemedik. 15 Temmuz gecesi FETÖ’ye karşı kurduğumuz Cumhur İttifakımız ilk günkü gibi temiz ve dürüst bir şekilde devam ediyor. Vatandaşın gözünden kaçırmaya çalıştığımız hiçbir gizli işimiz yok” şeklinde konuştu.
“Birileri DEM’liyor, diğerleri DEM’lemiyor”
Konuşmasında ana muhalefet partisi CHP ile DEM partiye yüklenen Erdoğan, birilerinin DEM’lendiğini, diğerlerinin ise DEM’lenmediğini söyledi. Erdoğan, “Belediyeleri DEM’le beraber yönetecekler ve DEM’siz yönetecekler diye ikiye ayırmışlar. Demlilerin girebilecekleri ve giremeyecekleri belediye diye ayrım yapıyorlar. Biri DEM ile yürüyeceğim diyor, biri çıkıyor DEM’i belediyeye almam diyor. Tüm bu skandallar yaşanırken genel başkanlık koltuğunda olan şahsı ya kimse takmıyor ya da buna had bildiriyor. Ortada şeffaflık namına hiçbir şey yok. İnsanın aklına bunları görünce nereden baksan tutarsızlık şarkısı sözü geliyor. Bu ahlaksızlık bunların paçalarından akıyor. CHP’de tüm bunlar yaşanırken madalyonun öbür tarafında da durum çok vahim. Lafa gelince Kürtlerin adını istismar edenler seçmenlerinin haysiyetini bile düşünemiyor. Kendilerince Kürt kardeşlerimizin iradesine ipotek koyanlar sadece havaya bakıp ıslık çalıyor. Son 21 yıldır sessiz devrim gerçekleştiren bize demediğini bırakmayan bunlar değil mi, şimdi aynı kesimler 2024 yılında tek partinin faşist ruhunu ortaya koyan CHP’ye oynuyor. Buradan bir hakikati söylemek istiyorum. Bizim dönemimizde oy tercihinden dolayı vatandaşa ayrımcılık yapmak yoktur. Bize efendilik değil hizmetkarlık yakışır. Şiddete bulaşan, terörü övenlere karşı yasal zeminde gerekenler yapılır ama sırf oy tercihinden dolayı vatandaşa ayrımcılık yapmadık yaptırmayız. Biz istismar değil, hizmet ve yatırım peşinde koşuyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda Şırnak’tan Mardin’e gelirken trafik kazası geçirerek şehit olan koruma ekibindeki polis memuruna rahmet, yaralanan 2 polis memuruna da acil şifalar diledi. – MARDİN
]]>Erdoğan, partisinin Mardin’de 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Parkı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.
Mardin’de olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade eden Erdoğan, Mardin’in insanı, kültürü, mimarisi, tarihi ve farklı inançlarıyla bir iftihar tablosu gibi ülke coğrafyasını süslediğini söyledi.
Mardin’in okumasını bilene tarih kitabı, görmesini bilene açık hava müzesi, gönül gözü açık olana hikmet deryası olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:
“Biz bu şehri tüm renkleriyle, tüm güzellikleriyle seviyoruz. Biz bu şehri, her biri birer vefa abidesi olan insanlarıyla seviyoruz. Mardin’e kendimizi tam anlatamadığımızın farkındayız. Son seçimlerde bunu bir kez daha gördük. Mardin’de arzu ettiğimiz oranlara maalesef ulaşamadık. Mevcut oy oranlarının Mardin ile aramızdaki muhabbeti yansıtmadığını biliyoruz. İnşallah bunu önümüzdeki seçimlerde hak ettiği seviyeye getireceğiz. 31 Mart mahalli idareler seçimleriyle şehrimizde yeni bir başlangıç yapacağız. Mardin Büyükşehir Belediyesinde ve ilçelerde sizlerin huzuruna icraat ve hizmetleriyle temayüz etmiş isimlerle çıktık.”
“Mardin’in tercihinin eser ve hizmet siyasetinden yana olacağına inanıyorum”
Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adaylarının Abdullah Erin olduğunu anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:
“Mardin’in bir evladı olarak Abdullah Erin, mülki idare amiri olarak yıllarca ülkemize, milletimize ve bölgemize aşkla hizmet etmiş bir kardeşimiz. İlçe belediye başkan adaylarımızın tamamı aynı şekilde kıymetli, başarılı ve vizyoner isimlerden oluşuyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Vedat Işıkhan, Mardin’in meseleleri, talepleri ve projeleriyle zaten benim yanımda mesaisini veriyor. Seçilmeleri halinde hepsine en güçlü desteği vereceğiz. Bu sefer Mardin’in tercihinin istismar ve kimlik siyasetinden değil, eser ve hizmet siyasetinden yana olacağına inanıyorum.”
Erdoğan, pazartesi itibarıyla 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’e kavuştuklarını anımsatarak, “Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan bu mübarek ramazan ayının inanıyorum ki hep beraber feyzinden istifade ederek yaşayacağız.” ifadesini kullandı.
Bu mübarek günlerde, Müslümanlar olarak birlik ve beraberlik duygusunu yüreklerinde daha fazla hissettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ancak Gazze başta olmak üzere bölgedeki çatışmalar sebebiyle bu Ramazan-ı Şerif’e de buruk girdiklerini söyledi.
Erdoğan, “Gönül coğrafyamızın dört bir yanında maalesef acı, dram ve istikrarsızlık hakim. Komşumuz Suriye tam 13 yıldır huzura, barışa hasret kaldı. Diğer komşumuz Irak’ta etnik ve mezhebi gerilimler devam ediyor. Rusya ile Ukrayna arasındaki kanlı savaş üçüncü yılına girdi. Tüm bu krizlere ekim ayında terör devleti İsrail’in Gazze’ye yönelik vahşi saldırıları eklendi.” diye konuştu.
“Gençlik yıllarımızdan beri bu mücadelenin içindeyiz”
Türkiye’nin ilk günden beri Filistin’e en çok destek veren ve İsrail’e en sert tepkiyi gösteren ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, bugüne kadar gemi ve uçaklarla 40 bin tondan fazla insani yardımı bölgeye sevk ettiklerini bildirdi.
Ayrıca bugüne kadar 900’den fazla kanser hastası ve yaralı Filistinliyi tedavileri için aileleriyle Türkiye’ye getirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yardımlar konusunda ne yapılması gerekiyorsa yaptıklarını vurguladı.
Erdoğan, “Türkiye’nin Filistin davasına verdiği güçlü desteğin şahidi bizzat Filistinli kardeşlerimizdir. İçimizdeki bazı cahiller bilmese de Tayyip Erdoğan’ın dik ve dirayetli duruşunu mazlum Gazze halkı çok iyi biliyor. Çünkü biz Filistinli kardeşlerimizin hak ve hukuk mücadelesini 7 Ekim’de keşfetmedik. Gençlik yıllarımızdan beri biz bu mücadelenin içindeyiz.” dedi.
Erdoğan, yarım asırlık siyasi hayatının her aşamasında Filistin’i savunduğunu ve Filistin davasına sahip çıktığını dile getirerek, şunları kaydetti:
“Ömrümüzü adadığımız ve ağır bedel ödediğimiz böyle bir konuda son dönemde kimi çevrelerin mesnetsiz ifadelerine rastlıyoruz. Öncelikle şunu ifade etmek isterim, her kim bu milletin Gazze ve Filistin davasındaki gayretini sorguluyorsa açıkça kendi insanına hakaret ediyor demektir. Her kim doğruluğuna, yanlışlığına bakmadan ‘Hiçbir şey yapmadılar.’ diyorsa alenen iftira atıyor demektir. Bu tür asılsız ithamların AK Parti ve Cumhur İttifakı’ndan oy koparmak amacıyla dillendirilmesi ise tam manasıyla utanç vericidir. ‘Hamas terör örgütüdür.’ diyen CHP’nin listelerinden Meclis’e girenler, bilerek veya bilmeyerek CHP’nin seçim stratejisine hizmet edenler, kusura bakmasınlar ama Filistin konusunda bize ders veremezler. Hem ‘Filistin’e ve Gazze’ye hiç yardım etmediler.’ diyeceksiniz hem de AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın oylarını bölerek Filistinli direnişçilere ‘terörist’ iftirası atanlara seçim kazandıracaksınız. Bunun adı tutarsızlıktır, basiretsizliktir, hırsının aklının önüne geçirmektir. Böyle bir vebalin altına hiçbir kardeşimin, AK Parti’ye ve Cumhur İttifakı’na gönül vermiş hiçbir vatandaşımın gideceğini düşünmüyorum. Bir dönem AK Parti’nin ve şahsımızın gölgesinde yürüyüp de verdiğimiz mücadeleleri değersizleştirme peşinde koşanlara veyl olsun diyoruz. Ben tüm vatandaşlarımın sadece siyaseten değil vicdanen de en doğru kararı vereceğine yürekten inanıyorum.”
(Sürecek)
]]>Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Mardin’de 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Parkı’ndaki düzenlenen miting öncesi yaptığı konuşmada, bugün Mardin’in, sadece Türkiye’ye değil, tüm dünyaya sevgiyle, birliktelikle, kardeşlikle yazılmış bir mesaj verdiğini, bu mesajı yeryüzünün dört bir yanına taşıyacaklarını belirtti.
Bu birlikteliği daha nice yıllara taşıyacaklarını ve nice zaferlere ulaştıracaklarını kaydeden Işıkhan, bugün, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Mardin’de ağırlamanın gururunu yaşadıklarını bildirdi.
Bu aziz topraklarda sevgi ve bağlılıkla buluştuklarını ifade eden Işıkhan, şöyle konuştu:
“Bir tarafta Mardin’e, Mardinlilere sevdalı dünya lideri Recep Tayyip Erdoğan diğer tarafta ülkesine sevdalı liderine sevdalı, Cumhurbaşkanına sevdalı Mardinli kardeşlerim. Bugün Mardin’de hasret vuslata dönüşüyor. Bugün sevdalılar birbirine kavuşuyor. Mardin, sadece bir coğrafya değil, aynı zamanda bir mirastır.”
Bu şehirde her taşın altında bir tarih yattığını, her sokağın bir hikaye anlattığını dile getiren Işıkhan, bugün, bu hikayenin bir parçası olmak için burada bulunduklarını anlattı.
Mardin’in çocukları olarak bu topraklara ve birbirlerine sevdalı olduklarını ifade eden Işıkhan, şöyle devam etti:
“Bu sevda, bizi ayakta tutan, bizi bir arada tutan en önemli güç. Bugün burada, dünya lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ülkemizin geleceğine olan inancımızı daha da pekiştiriyoruz. Onun liderliğinde ülkemizin kalkınma ve ilerleme hedefleri doğrultusunda birlikte yürümekten büyük mutluluk duyuyoruz. Liderimizin vizyonu, bizlere ilham veriyor ve geleceğe dair umudumuzu güçlendiriyor. Onun vizyonuyla Mardin’in daha da yükseklere yürüyeceğine inanıyoruz. Sizler Mardinli hemşerilerim gücün ta kendisisiniz. Ülkenize, liderinize ve birbirinize olan sevdanız, hiçbir güç karşısında yenilmez. Ben, Mardin’in Cumhurbaşkanımıza olan sevdasına inanıyorum. Mardin’in yıllardır büyük bir fedakarlıkla, samimiyetle çalışan, ak teşkilatına güveniyorum, inanıyorum. Bugünden itibaren çalınmadık kapı, dokunulmadık gönül, ulaşılmadık tek bir insan dahi bırakmayacaklarına yürekten inanıyorum. 31 Mart’a kadar kapı kapı dolaşıp, Mardin’i gerçek belediyecilikle buluşturmaya hazır mıyız? 1 Nisan sabahı AK Parti’mizin zaferini hep birlikte kutlamaya kararlı mıyız? Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a vefa borcumuzu ödemeye hazır mıyız? Bizde bu bayrak sevgisi, bizde bu memleket, millet sevdası oldukça hiçbir mücadele sırtımızı yere getiremez Allah’ın izniyle.”
“Şırnak çok kısa bir süre içerisinde bir petrol şehri oldu”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da Türkiye Yüzyılı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak, kendi kendine yeten, ayakları üzerinde duran, güçlü, büyük, müreffehi bir ülke olması için gece gündüz çalıştıklarını bildirdi.
Şırnak’tan geldiklerini aktaran Bayraktar, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Şırnak çok kısa bir süre içerisinde bir petrol şehri oldu. Gabar’da Türkiye’nin en büyük petrol sahalarını keşfettik. 37 bin varil petrolümüzü orada üretiyoruz. Ama inşallah Mardin’de de bu sene kazacağımız iki kuyuda Allah bize keşif nasip ederse Mardin de bundan nasibini alacak. Mardin ile beraber büyüyeceğiz. İnşallah Mardin de büyük bir enerji şehri olmaya adım atmış olacak. 2002 yılında Cumhurbaşkanımız iktidara geldiğinde sadece Türkiye’nin 5 şehrinde doğal gaz varken bugün Mardin’de, Mardin’in ilçelerinde doğal gaz var. Cumhurbaşkanımızın vizyonuyla Türkiye’de 81 ilde doğal gaz var.”
]]>Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Mardin’e gelen Bakan Işıkhan, AK Parti İl Başkanlığınca merkez Artuklu ilçesindeki bir otelde düzenlenen “Vefa Buluşması İftar Programı”na katıldı.
Kur’an-ı Kerim’in okunmasının ardından programda konuşan Işıkhan, ramazanın ilk iftar programında memleketinde, hemşehrileriyle bir arada olmaktan memnuniyet ve heyecan duyduğunu belirtti.
Işıkhan, Mardin’in farklı dillerden ve farklı dinlerden insanların bir arada yaşadığı bir kent olduğunu dile getirerek, “Bugün farklı dinlerden temsilcilerimiz de aramızdalar. Kendilerine, ‘hoş geldiniz.’ diyorum. Ramazan ayı, kendimizi maneviyata adamak, dayanışma içinde olmak ve toplumumuzun bir parçası olarak sorumluluklarımızı hatırlamak için bizlere fırsat sunar. Farklılıklarımız bizi zenginleştirir ve bizi birbirimize daha da yakınlaştırır. Birlikte aynı sofrayı paylaşmak, birbirimizin inançlarını, değerlerini anlamak ve saygı göstermek, toplumumuzda barış ve uyumun temelini oluşturur.” ifadelerini kullandı.
Mardin’de bir arada olmanın, kardeşliğin eşsiz güzelliğinin yaşandığına işaret eden Işıkhan, çocukluğunda Süryani, Kürt, Hristiyan arkadaşlarıyla Mardin’in daracık sokaklarında oyunlar oynadığını hatırladığını aktardı.
Çocukluk arkadaşlarıyla görüşmeye devam ettiğini anlatan Işıkhan, “Allah bu birlikteliğimizi ve kardeşliğimizi bozmasın inşallah. Birlikte daha güçlüyüz ve birlikte daha büyük bir etki yaratabiliriz. Mardin’in gücü ve başarısı da bu temellere dayanmaktadır.” diye konuştu.
“‘Türkiye Yüzyılı’ için birliğimize ve kardeşliğimize ihtiyacımız var”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği “Türkiye Vizyonu”na değinen Işıkhan, şöyle devam etti:
“Bugün uzaya astronot gönderen, kendi uçağını, kendi arabasını yapabilen, tam bağımsız, milli kalkınma yolunda her türlü imkana sahip güçlü bir irademiz var. Ancak ‘Türkiye Yüzyılı’, sadece teknolojik ve ekonomik açıdan değil, aynı zamanda toplumsal bir dayanışma duygusuyla inşa edilebilecek bir gelecektir. Bu nedenle ‘Türkiye Yüzyılı’ için birliğimize ve kardeşliğimize ihtiyacımız var. Cumhurbaşkanı’mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti, tıpkı Mardin gibi, tıpkı sizler gibi, bu beraberliği temsil ediyor. Cumhurbaşkanı’mızın her fırsatta söylediği bir söz var; ‘Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.’ İşte biz, hep birlikte Türkiye olmayı, hep birlikte Mardin olmayı vadediyoruz.”
31 Mart’taki yerel seçimlere kısa süre kaldığını ifade eden Işıkhan, hiç kimsenin diline, dinine, inancına, rengine bakmadan herkesin oyuna ve herkese hizmet etmeye talip olduklarını belirtti.
Bakan Işıkhan, sözlerini, “Sizlerin ve aziz milletimizin 31 Mart akşamı bu farkındalıkla sandığa gideceğine yürekten inanıyorum. Mardin’in büyüyerek her geçen gün gelişmeye devam ettiğini görmek istiyoruz. Mardin’imize, memleketimize olan sevgimizi hizmetlerimizle ve çalışmalarımızla göstermek istiyoruz.” diye tamamladı.
Eski İçişleri Bakanı Muammer Güler de ramazanın tüm İslam alemi için hayırlara vesile olmasını dileyerek, dünyada yaşanan zulümlerin sona ermesi temennisinde bulundu.
Güler, yerel seçimlerde Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin ve ilçe belediye başkan adayları için destek istedi.
AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç, bu mübarek ramazan ayında saldırılara maruz kalan Gazzelileri unutmadıklarını, unutmayacaklarını, unutturmayacaklarını belirtti.
AK Parti MKYK üyesi Orhan Miroğlu ise ramazan ayı vesilesiyle başta Gazze olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde yaşanan saldırıların son bulmasını temenni etti.
31 Mart’taki seçimin Mardin için bir değişim seçimi olacağını ifade eden Miroğlu, “Mardin için herkesin elini taşın altına koyduğu bir dönem olsun inşallah istiyorum. Adaylarımıza, teşkilatımıza şimdiden başarılar diliyorum.” dedi.
AK Parti Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin de gece gündüz seçim çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, “31 Mart’a kadar vatandaşlarımıza ulaşıp, 31 Mart akşamını AK Parti açısından bir zaferle taçlandırmayı hedefliyoruz.” dedi.
Programa, Kırklar Kilisesi Başpapazı Gabriel Akyüz, AK Parti İl Başkanı Vahap Alma ve partililer katıldı.
]]>Çeşitli temaslarda bulunmak amacıyla kentte bulunan Bakan Işıkhan, Vali Tuncay Akkoyun, AK Parti İl Başkanı Vahap Alma, Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin ile Mardin’de bir otelde “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” toplantısında iş insanlarıyla bir araya geldi.
Bakan Işıkhan, toplantıda yaptığı konuşmada, baba ocağı Mardin’i büyüten, geliştiren, sağladıkları katma değerlerle bugünlere getiren hemşerileriyle tekrar bir araya gelmekten büyük bir mutluluk duyduğunu söyledi.
Mardin’in bütün sorunlarını çözüme kavuşturmak için ellerinden geleni yapacaklarını kaydeden Işıkhan, o nedenle sık sık Mardin’e gelmeye, sahaya çıkıp, çalışmaları yerinde görmeye gayret ettiğini belirtti.
Kentin çalışma hayatına, ekonomisine ve kalkınmasına katkıda bulunacak istişareleri gerçekleştireceklerini aktaran Işıkhan, “2024 yılı ülkemizin gelecek hedefleri, müreffeh yarınları için çok önemli bir yıl, adeta bir ‘dönüm noktasıdır’ diyebiliriz. Bu yıl, 2023 hedeflerini gerçekleştirerek hem Türkiye Yüzyılı hedefimize yürüdüğümüz hem de kalkınmanın ilk adımı olan yerel yönetimlerde yeni bir döneme gireceğimiz bir yıl olacak.” ifadelerini kullandı.
“Köhne zihniyetlerle kaybedecek vaktimiz yok”
Türkiye’nin artık önündeki 5 yılın değil, yüzyılın hesabını yapan bir ülke haline geldiğine dikkati çeken Işıkhan, Türkiye Yüzyılı’nın, yollarına engel olabilecek hiçbir meselenin olmadığı, yerel hizmetlerde dünya standartlarının da üzerine çıkmış ve tüm enerjisini kalkınmaya, gelişmeye, küresel anlamda yükselmeye entegre etmiş bir vizyonun adı olduğunu aktardı.
Bakan Işıkhan, şöyle konuştu:
“Bu sebeple bizim hiçbir şehrimizde ve ilçemizde artık yerel yönetimler diye bir sorunumuzun olmaması gerekiyor. Bizim artık kaybedecek vaktimiz yok. Mardin’in de kaybedecek bir dakikası yoktur. Bizim koltuk kavgalarından halka hizmet etmeye zaman bulamayan eski Türkiye kalıntısı köhne zihniyetlerle kaybedecek vaktimiz yok Bizim artık, ‘bize engel oluyorlar’ bahaneleriyle, temel atmama şovlarıyla, iş bilememezliklerini mağduriyet masallarıyla örtbas etmeye çalışarak reklam belediyeciliği yürütenlerle kaybedecek vaktimiz yok. Bizim vatandaşının derdini kendi derdi bilen, bulunduğu ilçedeki her haneyi kendi evi gibi bilen, laf değil icraat üreten gerçek belediyeciliğe ihtiyacımız var. Şehirlerimizin ve ilçelerimizin sorunlarına gerçekçi çözümler ve proje üreten, şehrinin ihtiyacına göre gelecek vizyonu çizebilen yerel yönetimlere ihtiyacımız var. İşte bu vizyon farkına siz değerli kardeşlerim her gün bizzat şahit oluyorsunuz. Bir tarafta terörle el ele vererek, millete hizmet adına yapılmış ne varsa yıkma telaşında olan koltuk sevdalıları var. Bir tarafta ise Türkiye’yi uzaya çıkaran, ‘önce vatandaşım’ diyerek elindeki tüm fırsatları ülkesinin aydınlık geleceği için seferber eden millet sevdalıları var.”
Bugün istihdamda, sosyal güvenlikte, ihracatta, savunma sanayisinde ve turizmde dünyada örnek gösterilebilecek bir seviyeye geldiklerini bildiren Işıkhan, özellikle istihdam ve işgücünde en iyi verilerin elde edildiği bir dönemden geçtiklerine işaret etti.
“Mart ayında açıklanacak 2023 yılı TÜİK verilerinde, hem genelde hem kadınlarda hem de gençlerde 2002 yılından bu yana en yüksek işgücüne katılım oranları ve istihdam oranlarını bekliyoruz. Aynı şekilde tüm öncü göstergeler, son 22 yılın en düşük işsizlik oranının ortaya çıkacağını göstermektedir. İnşallah bu güzel gelişmeleri sizlerin desteğiyle daha da yukarı taşıyacağımıza inanıyorum. Bu noktada sizleri rahatlatmak, işverenlerimizin karşılaştığı zorlukları azaltmak ve bürokratik yükü hafifletmeye yönelik kapsamlı çalışmalarımızı yapmaktayız.” ifadelerini kullanan Işıkhan, teşvik ve desteklerle, işletmelerin büyümesine ve istihdamın artmasına katkıda bulunduklarını vurguladı.
“Mardin’de aktif sigortalı sayısı son 21 yılda 4 katına çıkmıştır”
İstihdama Dönüş Programı kapsamında deprem bölgesindeki illerde düzenlenecek kurs ve programların uygulanmasına yönelik özelleştirilmiş politikaları hayata geçirdiklerini, İŞKUR aracılığıyla işverenler ve işçiler arasında köprü görevi görmeye devam ettiklerini kaydeden Işıkhan, Aktif İşgücü Programları ile işverene, işçisini kendisinin yetiştirdiği bir fırsat tanıdıklarını, bu programların şartlarını esneterek daha fazla vatandaşın yararlanması noktasında çok önemli adımlar attıklarını bildirdi.
Bakan Işıkhan, İş Başı Eğitim Programı ve mesleki eğitim kurslarından Mardin’de bugüne kadar 40 binden fazla vatandaşın yararlandığını ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Her yıl bir milyondan fazla kişinin işe yerleşmesine aracılık ediyor, işverenlerimizin aradığı elemanı bulmasına destek oluyoruz. Mardin’de 21 yılda, sadece İŞKUR aracılığıyla 44 bin vatandaşımızın işe yerleşmesini sağladık. Bugüne kadar toplam 51 bin kişi Toplum Yararına Programlardan yararlandırılmıştır. Mardin’imize güzel bir müjde vermek isterim. Toplum Yararına Çalışma Programları özellikle kamu hizmetlerinin desteklenmesi noktasında çok önemli bir işleve sahiptir. Mardin için Toplum Yararına Programlar oranımızı 3 bin kişi olarak belirledik. Hayırlı olsun. Mardin’de, 2002 yılında aktif sigortalı kişi sayısı 46 bin 549 iken 2023 yılı sonu itibarıyla 188 bin 948 olmuştur. Aktif sigortalı sayısı son 21 yılda 4 katına çıkmıştır. İnşallah bu sayıyı daha da artıracağız. Ayrıca, Kadın İstihdam Projemiz, İş-Pozitif’in duyurusunu yapmıştık. Bu projeyle işverenle iş arayanı çevrimiçi olarak bir araya getirip istihdam ve işe yerleştirme süreçlerini hızlandırdığımız bir sistem kurduk. Özellikle kayıtlı kadın istihdamı konusundaki hedeflerimize katkı sağlayacak, istihdamı teşvik edecek, hem iş arayanın hem de işverenin işini büyük ölçüde kolaylaştıracağına inandığımız bir projedir. İş Pozitif kapsamında bir istihdam fuarını da inşallah yakın zamanda Mardin’de açacağız. Türkiye Yüzyılı kadın, erkek, genç, yaşlı her kesimin desteğini gerekli kılan uzun vadeli bir vizyon. Şu an İş Kanunu’muzu güçlendirme, revize etme sürecindeyiz. Mevzuatı daha da güçlendirip, çalışma barışına, sosyal diyalog, istihdam ve işgücü piyasası gidişatına olumlu katkı sağlayarak Türkiye’nin çalışma hayatını yüzyıllık vizyonumuza yakışır hale getireceğiz.”
“1 Nisan milli iradenin, halkın, velhasıl Türkiye’nin kazanacağı bir gün olacak”
Her gün yeni bir eser ve projeyle halka hizmet götürdüklerini anlatan Işıkhan, bunu kalkınma, gelişme ve büyüme anlayışını yerel yönetimler tecrübesiyle inşa etmiş bir liderin öncülüğüyle başardıklarını dile getirdi.
Bakan Işıkhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın halka hizmet aracı olarak gördüğü millet hareketiyle, AK Parti vizyonumuzla başardık. İnşallah 31 Mart akşamı da yine aynı başarıyı başta Mardin olmak üzere tüm illerimizde ve ilçelerimizde kazacağımıza yürekten inanıyoruz. Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Abdullah Erin başkanımızla inşallah, hem Mardin’i hem de 10 ilçemizin tamamını 31 Mart akşamı milletin partisi AK Parti ile buluşturacağız. 1 Nisan milli iradenin, halkın, velhasıl Türkiye’nin kazanacağı bir gün olacak.1 Nisan Mardin’in günü olacak inşallah. Şehrimize, bu şehrin aziz insanlarına kazandırdıklarımızı bir gecede yıkıp ilimizi en az 20 yıl geriye götürecek yönetimler eliyle lütfen ziyan etmeyelim. Bu noktada hepimize düşen önemli görevler var. Özellikle çalışma hayatımızın paydaşları olan sizlerin çalışmaları Mardin’in kalkınmasında çok önemli rol oynamaktadır. Bu sebeple 21 yılda yaşanan değişimi, gelişimi en iyi sizler teşhis edebilirsiniz. Mardin’in geleceğini de yine sizlerin desteğiyle inşa edeceğiz. Mardin’in yeni yatırımlarla, yeni istihdam alanlarıyla ve yeni girişimlerle çok daha iyi yerlere geleceğinden şüphem yok. Kentin emektarlarına güveniyorum. Öncelikle yerel yönetimleri gerçek belediyecilikle buluşturacağız, ardından da bu şehri yüzyılın şehri yapacağız. Bu güç sizlerde var. Bu yüzyılı, emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız, sözümüzün arkasındayız. İşçisiyle, işvereniyle, girişimcisiyle, yatırımcısıyla, esnafıyla, emeklisiyle, yaşlı genç demeden alnının teriyle çalışan, üreten, ülkemizin kalkınmasına katma değer sağlayan her bir kardeşimizin yanındayız.”
Vali Akkoyun da kentte son yıllarda huzur ikliminin hakim olmasıyla, eğitimden sağlığa, enerjiden ulaşıma, kültür turizmden spora, tarımdan sanayiye birçok alanda yeni yatırımların yapıldığını, bu kalkınma hamlesi ve yatırımların devam ettiğini söyledi.
“Huzur ortamı daha fazla yatırım ve istihdam demek. Cumhurbaşkanımız liderliğinde gelişen, büyüyen, gelişmelerden istifade eden bir Mardin için var gücümüzle çalışıyoruz.” ifadelerini kullanan Akkoyun, Mardin’de bu gelişmeler ışığında üretim ve istihdamda yakaladıkları ivmenin artarak devam edeceğini kaydetti.
AK Parti İl Başkanı Alma ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin de konuşma yaptı.
Bakan Işıkhan, daha sonra iş insanların talep ve görüşlerini dinledi.
]]>Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Mardin Artuklu Üniversitesi, Mardin Sivil Toplum Kuruluşları Platformu ve Sanat Hayattır Derneği tarafından Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ve Gazze’ye yönelik saldırıların durması çağrısı yapılan program, TRT Müzik kanalında canlı yayımlandı.
Gazeteci Fulya Öztürk’ün sunduğu programda Yavuz Bingöl, Ömer Karaoğlu, Sinan Akçıl, Alim Qasımov eserlerini Gazze için seslendirdi.
Mardin Diller ve Dinler Korosu da gecede Türkçe, Arapça, Kürtçe ve Süryanice şarkılar söyledi.
“İnsanlık suçu işleniyor”
Programda konuşan Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, Filistin topraklarında bir insanlık dramı yaşandığını belirtti.
Kudüs’te Müslümanlara cuma namazını reva görmeyenlerin yıllardır farklı dinlere, farklı etnik yapılara sahip vatandaşların bir arada, huzur içerisinde yaşadıkları Mardin’e bakması gerektiğini ifade eden Akkoyun, “Özgürlük, barış, kardeşlik laf ile olmuyor. Bunun icra edildiği, gerçek manada görüldüğü, yaşandığı yer Mardin. Birlikte yaşamanın en güzel örneği olan huzur şehri Mardin’imizden Filistinli kardeşlerimizin yaşamış oldukları zulme karşı sesimizi duyurmak, haykırmak için bu programı düzenliyoruz.” dedi.
Filistin topraklarında, Gazze’de büyük bir dram ve katliamın yaşandığına dikkati çeken Akkoyun, bölgeye insani yardımların da ulaştırılamadığını aktardı.
Akkoyun, “Bir insanlık suçu işleniyor. Salgın hastalıkların ve açlığın bir silah olarak kullanıldığı zalim bir zihniyeti görüyoruz. Gönül coğrafyamız başta olmak üzere dünyanın neresinde olursa olsun bir acı, bir insanlık suçu olduğu zaman ilk ses bu topraklardan çıkıyor. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın Davos Zirvesi’ndeki ‘one minute’ çıkışı, haykırışından itibaren dünyada birçok şey değişiyor. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde bu yaşanan insanlık suçuna güçlü bir ses çıkıyor bu topraklardan ve vatandaşlarımız da bu iradeli ve onurlu sese destek oluyorlar.” ifadelerini kullandı.
Yavuz Bingöl de ilk konseri İstanbul’da düzenlediklerini anımsatarak, buradan sağlanan geliri yardım kolileri olarak Gazze’ye ulaştırdıklarını aktardı.
Filistin’de sadece bomba ve kurşunların öldürmediğini ayrıca çok ciddi bir açlık sorunun bulunduğunu dile getiren Bingöl, Mardin’de verdikleri ikinci konserde de yardım topladıklarını ve bu yardımları Gazze’ye ulaştıracaklarını kaydetti.
Gazze’yi unutturmamaya ve hep gündemde tutmaya çalıştıklarına işaret eden Bingöl, şunları söyledi:
“İstanbul’dan sonra Avrupa’da 3 yerde konser yapmaya çalıştık. Ama maalesef bize salon vermediler. Lafa gelince demokrat, insan hakları diye mangalda kül bırakmazlar. Ama ne yazık ki madalyonun diğer yüzü öyle değil.”
Ömer Karaoğlu, Gazze’de katliam ve vahşet yaşandığını belirtti.
Karaoğlu, “Belki şu dakika üzerlerine yağan bombalardan kurtulup açlık sebebi ile ölüyor çocuklar. Masumlar, siviller, İsrail rejiminin saldırısı altında neredeyse bir asırdır bu zulmü yaşıyorlar.” dedi.
Sinan Akçıl da herkesin Gazze içi duyarlı olması gerektiğini belirtti.
Programda, SMS gelirinin Türk Kızılay aracılığıyla Gazze’ye bağışlanacağı belirtildi.
Programa, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Orhan Miroğlu, AK Parti Mardin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Abdullah Erin, Mardin- Diyarbakır Metropoliti Saliba Özmen, Kırklar Kilisesi Başpapazı Gabriyel Akyüz, kurumların temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
]]>