Maliyet – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 01 Aug 2024 23:18:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Burdur’da Üreticilerle Buluştu https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-burdurda-ureticilerle-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-burdurda-ureticilerle-bulustu/#respond Thu, 01 Aug 2024 23:18:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=43109 (ANKARA) –CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Burdur’da fasulye tarlasında üreticiler ve işçilerle bir araya geldi. Özel’e dert yanan bir çiftçi, “Arpacıyı, fasulyeciyi, tohumcuyu düşünen yok. Köylü olarak bittik biz” dedi. Özel, “Değişmeyen bir şey var o da şu: Çiftçi bu sene malını maliyetinin ya altında ya da maliyetine satıyor. CHP gelecek, halkın menfaatine işler yapacak. Bugünkü iktidar zengin seviyor, fakir sevmiyor. Benim işim sizin sesinizi duyurmak” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Burdur ziyareti kapsamında fasulye tarlasında üreticilerle bir araya geldi. Üreticilerin sorunlarını dinleyen Özel, “Sizi kollayacak bir iktidara ihtiyaç var” dedi.

Tarlada işçi kadınlarla birlikte fasulye toplayan Özel, işçilerin yaşadığı sorunları dinledi. Bir üreticinin fasulyenin kilogram fiyatının 8 ila 10 TL arasında olduğunu söylemesi üzerine Özel, ” Manisa’da pazarda kilosu 80 lira” dedi. Bunun üzerine üretici, “Onu artık siz yapacaksınız. Görev sizin” diye konuştu.

“Çok ciddi ekonomik kayıplar yaşıyoruz”

Bir başka üretici ise yaşadıklarını ekonomik sıkıntıları Özel’e “Bundan 14-15 yıl önce bu havzada günlük 600 ton fasulye üretiliyordu. Ne pazar payı sıkıntımız vardı, ne de satmakla, fiyatla sıkıntımız vardı. Ama şu an üretim düşmüş olmasına rağmen, pazarlamakta çok ciddi sıkıntı yaşıyoruz. Hem de girdinin yüksek olmasından dolayı çok ciddi ekonomik kayıplar yaşıyoruz.” sözleriyle anlattı.

” Türkiye’deki çiftçi eziliyor”

Süt fiyatlarındaki artışa ve maliyet girdilerine değinen bir üretici ise “Süt daha vahim. Bir kilo sütün maliyeti 13 lira. Biz on liraya pazar bulmakta zorlanıyoruz. Bunun en büyük sebebi, Gümrük Birliği Anlaşması’ndan sonra Avrupalı çiftçi kazanırken, Türkiye’deki çiftçi maalesef eziliyor” diye konuştu.

“Aksi takdirde aracı kazanıyor”

“Arpacıyı, fasulyeciyi, tohumcuyu düşünen yok” diyen üretici ise yaşadığı sorunları anlatırken “Köylü olarak bittik biz” sözleriyle Özel’e dert yandı. Bir başka üretici ise aracı sorununa dikkat çekerken, “Fasulyeyi üreticiden, tüketiciye doğrudan ulaştıracak zinciri mutlaka kurmamız lazım. Aksi takdirde aracı kazanıyor. Üretici de tüketici de mağdur” diye konuştu.

“Çiftçi bu sene malını maliyetinin ya altında ya da maliyetine satıyor”

Tarla ziyareti sonrası ziyaret ettiği halde konuşan Özel, “Seçimlerde CHP önemli bir başarı elde etti. Seçimden sonra yola çıktık, bütün Türkiye’yi geziyoruz. Çünkü Türkiye’nin bir yerinden şikayet yükseliyor. İlk başta Rize’ye gittik, çayda çok büyük sıkıntı vardı. Sonra buğday fiyatında. Bugün fasulye… Yarın Giresun’da olacağım. Değişmeyen bir şey var o da şu: Çiftçi bu sene malını maliyetinin ya altında ya da maliyetine satıyor” dedi.

“CHP gelecek, halkın menfaatine işler yapacak”

“Şirketin kendisi köylüye ait olmadan, köylünün kendi kooperatifi olmadan bu işlerin içinden çıkmak zor” diyen Özel, üreticilerle yaptığı sohbeti şu sözlerle sürdürdü:

“Kooperatiflerin olduğu yerlerde balıkçı da olsa, süt üreticisi de olsa korunabiliyor. Ama bugün kooperatiflerin çoğu battı. Orada da iğneyi kendimize batırmamız lazım. Kooperatifleri korumak, sahip çıkmak lazım. Taşın altına elimizi hep beraber sokalım. Tabi bu pansuman tedbir. Esas çözüm iktidar değişecek, CHP gelecek, halkın menfaatine işler yapacak. Bugünkü iktidar zengin seviyor, fakir sevmiyor. Bana sorarsanız ‘Fasulye ne kadar?’ diye, sekiz lira derim. Neden? Sizin fiyatınızı biliyorum. Sorun AK Partililere ‘Seksen lira’ der. O, oradakilerin fiyatını biliyor. Sizi kollayacak bir iktidara ihtiyaç var. Benim işim sizin sesinizi duyurmak. Giresun’da da sizden bahsedeceğim. Onların da çok derdi var” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-burdurda-ureticilerle-bulustu/feed/ 0
Patronlar döviz kuruna isyan etti: Biz de mi fabrikaları kapatıp gidelim? https://www.haber60.com.tr/patronlar-doviz-kuruna-isyan-etti-biz-de-mi-fabrikalari-kapatip-gidelim/ https://www.haber60.com.tr/patronlar-doviz-kuruna-isyan-etti-biz-de-mi-fabrikalari-kapatip-gidelim/#respond Wed, 29 May 2024 22:45:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33715 Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Zandar ve Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu mevcut tablodan en fazla olumsuz etkilenen sektörlerin başında gelen Türk deri ve deri mamulleri sektörünün içinde bulunduğu ortamı kamuoyu ile paylaşmak amacıyla basın toplantısı düzenledi.

Yüksek enflasyonla beraber döviz kurunun da yüksekten seyretmesi patronların da maliyetlerini karşılayamamalarına neden oldu. Döviz kurunun olması gereken seviyeden düşük kaldığını ve bu nedenle Avrupalı müşterilere fiyatlarının pahalı geldiğini söyleyen Deri ve Deri Mamulleri İhracatçı Birliği (DDMİB) Başkanı Erkan Zandar, kurdaki gelişimin bu şekilde devam etmesi halinde ne yapacaklarını bilmediklerini aktardı.

“ARTIK BU GEMİ SU ALIYOR”

Zandar, “Yanımızda usta haricinde kalifiye olmayan eleman çalıştıramıyoruz. Yaklaşık 2 yıldan beni asgari ücrete uygulanan zamların aynısını ustalarımıza uygulamak zorunda kaldık. Maliyetlerin maliyetin yüzde 40’ını geçmemesi gerekirken yüzde 62’lere çıktı. Artık bu gemi su alıyor” diye konuştu. Vergisel veya SGK anlamında düzenlemelere ihtiyaç duyduklarını açıklayan Zandar, “Önümüzdeki 5 yıl ne yapacağımızı artık konuşmamız lazım. Bizim üretime devam etmemiz isteniyor mu, istenmiyor mu buna karar verilmesi gerek. Tekstilciler nasıl ki maliyetlere yetişemediği için yurtdışına gidiyorsa biz de gitmeyi düşüneceğiz. Herhalde istenen bu” ifadelerini kullandı.

İHRACATTA CİDDİ DÜŞÜŞ VAR

Zor bir süreçten geçtiklerini ve üretim maliyetlerinin de kur etkisiyle arttığını belirten Erkan Zandar şunları söyledi: “Yılın ilk 4 ayında deri ve demi mamulleri ihracatımız geçtiğimiz yıla oranla yüzde 28 oranında düştü. Bu değerler 2019’daki pandemi döneminin bile altına indi. Deri ayakkabıda ise yüzde 30’luk bir düşüş yaşarken deri kürk ve konfeksiyonda ise yüzde 36’lık düşüş yaşadık. Ülkeler bazında da çok büyük düşüşler yaşıyoruz. En büyük ihracat kapımız olan Almanya’ya yüzde 12, İtalya’ya yüzde 23 ve Rusya’ya yüzde 72’lik bir düşüş yaşıyoruz. Rusya’nın deri ve mamulleri almıyor olması sektörün çalışmıyor olduğunu gösteriyor. Eğer biz bu yıl kurdaki değişim, enflasyon oranında olmazsa ve yine ocakta asgari ücrete yüzde 40-50’lik bir zam gelirse yeni yılda fabrikaların hepsi kapatıp, fabrikalarını Çin’e, Vietnam’a taşır. Yani Türkiye’de üretimin olmaması anlamına gelir, işsizlik artar. Biz ülkemize elimizden geldiğince destek olmaya çalışıyoruz. Fakat biz de yetkililerden destek bekliyoruz.”

“BU İŞİ YAPMAYIN DİYORLARSA YAPMAYIZ”

İhracat yaptıkları pazarların 2023’ten sonra toparlanırken Avrupa pazarında önümüzdeki yıllar için enflasyonda bir artış beklenmediğinde sözlerine ekleyen Zandar, “Bizde enflasyona bağlı asgari ücret zamları ve kurun sabit kalması halinde maliyetlerimiz rakiplerimizin çok üstüne çıkacağı için Avrupa pazarını unutalım. Çünkü o fiyatlarla Avrupa’da müşteri bulamayız. Kur etkisi ve enflasyonla artan maliyetlerimizi artık tolere edemez hale geldik. Biz yurtdışına fiyat arttıramazken iç piyasa istediği fiyata bunu satıyor. Bizim kur fiyatımız belli ama iç piyasada kur hesabı yok ve kafalarına göre fiyat belirliyorlar. Eğer bize bu işi Türkiye’de bu işi yapmayın diyorlarsa biz de yapmayız arkadaşlar” dedi.

“DEVLETİMİZDEN DESTEK İSTİYORUZ”

DDMİB Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu ise ithalatın ek vergilere rağmen yüzde 172 oranında arttığına dikkat çekti. İşçilik maliyetlerinde ciddi artışlar yaşandığını aktaran Gündoğdu, “Uzakdoğu ile yarışamazken şimdi Avrupa ülkeleri bile bizden yüzde 25-30 daha ucuz fiyat veriyor. En ufak bir maliyet artışı yaptığımız az sayıdaki ihracatı da durduracaktır. Kur artışının böyle gitmesi halinde ne yapacağımızı bilmiyoruz. Biz devletimizden destek istiyoruz” şeklinde konuştu.

DERİ MAMULLERİ OSB’Sİ KURULMALI

Basmane, Pınarbaşı ve Karabağlar bölgesinde kümelenen işletmeleri de bir araya toplanıp Deri Mamulleri OSB’nin kurulması gerektiğini vurgulayan Gündoğdu, “Diğer türlü yabancı müşterilerimizi biz bu işletmelere götüremeyiz. Oraları görenler bizden ürün almaktan vazgeçer. İzmir özelinde Deri OSB konusunda da taleplerimizi 2018’den beri sürekli dile getiriyoruz çünkü bu acil ve elzem bir konu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay’a da bunu ilettik. Artık atölye tarzı değil fabrika tarzı yerlerde çalışmamız gerek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/patronlar-doviz-kuruna-isyan-etti-biz-de-mi-fabrikalari-kapatip-gidelim/feed/ 0
Endüstriyel Yemek Sektörü, Kırmızı ve Beyaz Et Fiyatlarındaki Artışa Tepki Gösteriyor https://www.haber60.com.tr/endustriyel-yemek-sektoru-kirmizi-ve-beyaz-et-fiyatlarindaki-artisa-tepki-gosteriyor/ https://www.haber60.com.tr/endustriyel-yemek-sektoru-kirmizi-ve-beyaz-et-fiyatlarindaki-artisa-tepki-gosteriyor/#respond Fri, 03 May 2024 23:03:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30262 Kırmızı ve beyaz et fiyatlarının hızla yükselmesi endüstriyel yemek sektörünün tepkisine sebep oldu. Ramazan ayı öncesinde başlayan fiyat artışın hızla devam ettiğini söyleyen BUYSAD Başkanı Coşkun Dönmez, endüstriyel yemek sektörünün artan fiyatlara daha fazla dayanmasının imkansız olduğunu açıkladı.

Bursa Yemek Sanayicileri Derneği (BUYSAD) Başkanı Coşkun Dönmez, kırmızı ve beyaz ette hızla yükselen fiyatların sadece arz-talep dengesizliği, girdi maliyetlerinin yüksekliği ile açıklanamayacağını, her yıl Ramazan ayı öncesinde başlayıp kurban bayramına kadar süren spekülatif etkileri göz ardı edilemeyeceğini vurguladı. Dana etinin 560 lira bütün tavuğun da 120 liraya yükseldiğini ve artışın durmadığını ifade eden Dönmez, “Bu fiyatlarla vatandaş evine ne kırmızı ne de beyaz et alamaz. Endüstriyel yemek sektörü de bu fiyatlarla ilke menü fiyatlarını sabit tutamaz. Daha fazla dayanacak gücümüz kalmadı. Çok acil önlemler bekliyoruz” dedi.

Ticaret Bakanlığı’nın önceki gün aldığı kararla 1 Mayıs 2024 tarihinden 31 Aralık 2024 tarihine kadar, aylık bazda azami 10 bin ton, toplamda ise bu yılsonuna kadar 80 bin ton olacak şekilde beyaz et ihracatına kısıtlama getirmesini olumlu bir adım olarak gördüklerini söyleyen Coşkun Dönmez, 2024 yılının ilk aylarıyla birlikte tavuk eti fiyatlarındaki artış hızının enflasyonun, yem ve enerji gibi maliyet kalemleri ile döviz kurundaki aylık fiyat değişimlerinin çok ötesine geçtiğine dikkat çekerek, “Kırmızı et fiyatları yükselince beyaz ete olan talep arttı. Bunun üzerine beyaz et fiyatları da anormal artmaya başladı. İthalat kısıtlaması olumlu ama kırmızı et içinde önlem gerekiyor” dedi.

Başkan Dönmez, Türkiye’de tarımsal üretimin zaten istikrarsız bir çizgide olduğunu, hem dünyada hem Türkiye’deki olumsuz gelişmelerin kırmızı et fiyatlarını sürekli artırdığını kaydetti. Fiyat artışlarının herhangi bir maliyet artışına dayanmadan özellikle Ramazan ayı öncesinde başlayarak Kurban Bayramına kadar devam etmesin fırsatçılık olarak nitelendiren Başkan Dönmez, spekülatörlere karşı devletin daha ciddi önlemler alması gerektiğini söyledi. Dönmez, artan fiyatlar karşısında canlı hayvan ve kırmızı et ithalatının acil olarak başlatılmasını, ayrıca Et ve Süt Kurumu’nun da piyasayı dengeleyecek adımlar atmasını istedi. Dönmez Endüstriyel yemek sektörüne Et ve Süt Kurumu tarafından uygun fiyatlı et, süt ve süt ürünleri vermesi gerektiğini de belirterek, “Maalesef artan fiyatlar yüzünden çok yakında kırmızı ve beyaz etli menülere veda etmek zorunda kalabiliriz. Bunu önlemenin yolu endüstriyel yemek sektörünün kırmızı ve beyaz ette desteklenmesinden geçiyor. Bu konuda hızlı bir çözüme ihtiyaç var” diye konuştu.

Kırmızı et fiyatlarındaki yükselişin birçok nedeni olduğunu, maliyet artışları, pandemi ve dünyadaki savaşların etkisini görmezden gelmediklerini kaydeden Başkan Coşkun Dönmez, “Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, Ramazan ayı ve Kurban Bayramı bahane ederek fırsatçılık yapanlara hoşgörüyle yaklaşmamamız mümkün değil. Endüstriyel yemek sektörü olarak zaten tarımsal gıda fiyatlarındaki artıştan en çok etkilenen sektörüz. Kırmızı ve beyaz et de bizim en önemli hammaddemiz. Durup dururken fırsatçıların fiyatları yükseltmesiyle bizim de maliyetlerimiz değişiyor. Müşterilerimize karşı sorumluluklarımız var. Ama bu artışları biz de fiyatlara ansıtmak zorunda kalıyoruz” şeklinde konuştu. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/endustriyel-yemek-sektoru-kirmizi-ve-beyaz-et-fiyatlarindaki-artisa-tepki-gosteriyor/feed/ 0
Gaziantep Ticaret Odası’nın Nisan Ayı Meclis Toplantısı Gerçekleştirildi https://www.haber60.com.tr/gaziantep-ticaret-odasinin-nisan-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/ https://www.haber60.com.tr/gaziantep-ticaret-odasinin-nisan-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/#respond Thu, 25 Apr 2024 22:15:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29320 Gaziantep Ticaret Odasının (GTO)nisanayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı M. Hilmi Teymur başkanlığında Yönetim Kurulu, Meclis ve Disiplin Kurulu üyelerinin katılımıylagerçekleştirildi.

Toplantının açılışında yaptığı konuşmada23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na değinen GTO Meclis Başkanı M. Hilmi Teymur, bir milletin varlığının ve temellerinin sağlamlığının çocukların sağlıklı ve bilinçli yetiştirilmesiyle başlayacağını vurguladı.

Teymur, “Bakın Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1 Mart 1922 tarihinde Meclisin açılış konuşmasında ne demiş: ‘Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri tahsilin hududu ne olursa olsun, en evvel, her şeyden evvel Türkiye’nin istikbaline, kendi benliğine, milli an’anelerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek lüzümu öğretilmelidir.’ İşte biz çocuklarımızı bu sözlerin kılavuzluğunda yetiştirmeliyiz ki onlara vatanımızın geleceğini gönül rahatlığıyla emanet edebilelim” dedi.

“Özel günlerde kepenkler açık olmalı”

Başkan Teymur’un ardından kürsüye gelen ve GTO’nun nisan ayında yürüttüğü faaliyetler hakkında Meclis üyelerini bilgilendiren GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, Gaziantep’in son yıllarda turizmde ivme kazandığını fakat bayramlar gibi özel günlerde şehre gelen turistlerin açık restoran bulmakta zorluk çektiğini ifade ederek, “Gaziantep turizmini desteklemek için bayramlar gibi uzun tatillerin olduğu dönemlerde özellikle kafe ve restoranlarımızın açık olması gerekiyor. Geçtiğimiz Ramazan Bayram’ında bununla ilgili pek çok şikayete rastladık. Kalabalık heyetlerle Gaziantep’e gelen fakat yemek yiyecek, bir çay molası verecek açık işletme bulamayan misafirlerimizi gördük. Şehrimiz son yıllarda tarih, kültür ve gastronomi turizminde ivme kazandı. Bizlerin de bunu desteklemesi gerekiyor. Şehrimizde özel günlerde kepenkler açık olmalı” şeklinde konuştu.

“Fahiş fiyatın tanımı net bir şekilde yapılmalı”

Uzun süredir ülke gündemini meşgul eden ve tepkilere neden olan fiyatlandırma politikasına da dikkat çeken Başkan Yıldırım, yaşanan tüm olumsuzlukların ana kaynağının enflasyon olduğunu ve fiyat algısının bozulduğunu söyledi.

Enflasyonist ortamın beraberinde suistimalleri de getirdiğini belirten Yıldırım, “Enflasyonun çok yüksek seyrettiği dönemlerde maalesef bunu suiistimal eden işletmeler oluyor. Fiyat algısının bozulmasıyla birlikte de bu tarz işletmeler fahiş fiyatlarla her birimize büyük zararlar veriyor. Diğer taraftan da acı bir gerçek var ortada. Tüketici olarak bizlere çok yüksek gelen fiyatların maliyet hesabı İşletme giderlerini, ham madde maliyetlerini hesapladığınızda işletmelerimizin ayakta kalabilmesi, faaliyetlerini sürdürebilmesi gerçekten de çok zor. Bugün bir restoranda içtiğiniz çorbanın maliyeti yarın değişebiliyor. Maliyetlerin artışı da her zaman fiyatlara yansıtılamıyor. Fiyata yansıtmayınca işletme zor durumda kalıyor, yansıtınca vatandaş olarak bizler zor durumda kalıyoruz. Bu tabloda fahiş fiyat tanımının net bir şekilde yapılması, suiistimallerin tespit edilip devletimizin bu konuyu takip etmesi ve çözüm üretmesi gerekiyor. Fahiş fiyat tanımının hiçbir soru işareti bırakmadan ve detaylı bir şekilde yapılması oldukça önemli. Tüm kesimlerce kabul görecek fahiş fiyat tanımı yapılmadan yasal düzenlemeye de gidilmemeli. Ne tüketici zarar görsün ne de üretici Şunu da unutmamak gerekir: işletmeler açısından en iyi terazi, en iyi ölçü yine vatandaşın kendisidir. Ödediği bedel aldığı hizmeti karşılamıyorsa en iyi cezayı da vatandaşın kendisi keser” ifadelerini kullandı.

“Jeopolitik risklere göre kendimizi konumlandırmalıyız”

Konuşmasında Türkiye’nin bulunduğu konuma ve jeopolitik risklere de değinen Yıldırım, “Siyasi ve toplumsal olarak atılan her adım küresel ekonomiyi direkt etkiliyor. Ticaretin yönünü belirliyor, maliyetleri ve tedarik zincirini etkiliyor. Olayların bizim dışımızda cereyan ediyor olması da önemli değil. Sonuçta hepimiz birbirine bağlı bir sistemin parçasıyız. İran ve İsrail arasındaki gerginliğin ekonomi üzerindeki etkilerini düşünün Tüm dünya savaşın bölgeselleşme ve şiddetlenme endişesinde. Bölgedeki jeopolitik riskler ve belirsizliğin artışı risk primimizi ve dolayısıyla borçlanma maliyetlerimizi artıracaktır. Artık jeopolitik risklerin olmadığı bir dünya yok Yani aman şu jeopolitik riskler geçsin de bakarız diyemeyiz. Bu durumu yönetmeyi, kendimizi doğru konumlandırmayı öğrenmeliyiz” ifadelerini kullandı.

“Enflasyonla mücadelede bedel adil dağıtılmalı”

Enflasyonla mücadele sürecinde fiyat istikrarı ve finansal istikrarı sağlamak için öngörülebilirliğin güçlendirilmesi için mevcut ekonomi politikasının devam etmesi gerektiğini belirten GTO Başkanı Yıldırım, “Bunu yaparken de para ve maliye politikası birbirini tamamlamalı. Enflasyonla mücadelenin maliyeti şüphesiz çok ağır ama bedelin adil dağılımı çok önemli Bu bedeli sadece vatandaş, sadece iş dünyası ödememeli kamu da tasarruf yapmalı. Hükümetin ‘mevcut harcamaları daha verimli hale getirme’ vurgusu yaparak kamuda tasarrufa gidileceği açıklamasını bu anlamda olumlu buluyorum” diye konuştu. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber60.com.tr/gaziantep-ticaret-odasinin-nisan-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/feed/ 0
Gaziantep Ticaret Odası ve TSKB iş birliğiyle dünya ve Türkiye ekonomisine bakış toplantısı düzenlendi https://www.haber60.com.tr/gaziantep-ticaret-odasi-ve-tskb-is-birligiyle-dunya-ve-turkiye-ekonomisine-bakis-toplantisi-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/gaziantep-ticaret-odasi-ve-tskb-is-birligiyle-dunya-ve-turkiye-ekonomisine-bakis-toplantisi-duzenlendi/#respond Thu, 18 Apr 2024 22:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28150 Gaziantep Ticaret Odası (GTO) ve Türkiye Sanayi Kalkınma Bankası (TSKB) iş birliği ile küresel ekonomik gelişmeler, Türkiye’nin küresel ekonomideki konumu, Gaziantep’in potansiyeli ve gelecek planlarının tartışıldığı “Dünya ve Türkiye Ekonomisine Bakış” toplantısı düzenlendi.

Toplantının açılışında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ekonomi demek, her şey demektir, yaşamak için, mutlu olmak için, insan varlığı için ne lazımsa onların hepsi demektir. Ziraat demektir, ticaret demektir, çalışma demektir, her şey demektir.” sözlerini hatırlatan ve ekonomi olgusunun her türlü gelişmeden etkileneceğini vurgulayan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, “Piyasalarda yaşanan dalgalanmalar, ticaret savaşları, doğal afetler, salgınlar, siyasi belirsizlikler ve jeopolitik gelişmeler ekonomiyi etkiliyor. Daha geçtiğimiz hafta sonu yaşanan İran-İsrail gerginliğini düşünün. Geniş çaplı bir bölgesel çatışma endişesi ile yatırımcıların risk iştahı düştü, varlık fiyatlarında oynaklık arttı. İsrail’in karşılık verebilme durumu hala küresel piyasalarda tedirginlik oluşturuyor. Kısaca vurgulamak istediğim nokta ekonominin her şeyden etkileneceği ve kelebek etkisinin varlığı” dedi.

“Şu an dev dalgalarla savaşıyoruz”

Konuşmasında çarpıcı bir ifade kullanan ve küresel sistemin her parçası birbiri içine geçmiş bir zincir gibi çalıştıkça herkesin aynı gemide olacağını belirten Yıldırım, iş insanları olarak bu ortak geminin kürek takımı olduklarını ve şu an dev dalgalarla savaştıklarını söyleyerek, “İçinde bulunduğumuz süreç bu dalgaların bizi alabora etmesini önlemek adına bir fırsat. 4 yıllık seçimsiz dönemi çok iyi değerlendirip enflasyonla mücadelede başarılı olmak zorundayız. Bu noktada ekonomi yönetiminin verdiği ‘ekonomideki yol haritasına sıkı sıkıya bağlıyız’ mesajı değerlidir. Ancak bu geminin yürümesi için kürek takımının içinde bulunduğu durum göz ardı edilmemeli” şeklinde konuştu.

“Daha fazla girdi maliyeti daha fazla maliyet enflasyonuna sebep olur”

Girdi maliyetlerindeki yüksekliğin maliyet enflasyonu oluşturduğuna dikkat çeken Yıldırım mevcut konjonktürde iş dünyasının durumunu şöyle değerlendirdi: “Yükselen reel ücretler işgücü maliyetlerini artırdı. Artan faizler de erişimi zaten zor olan finansmanın maliyetlerinde çok ciddi artışlara sebep oldu. Tüm bunların yanında enerji fiyatlarına zam gelme ihtimali da sanayi kesiminde tedirginlik oluşturuyor. Yüksek girdi maliyetleri altındaki üretimimiz böylesi bir maliyeti kaldıramaz. Maliyet enflasyonunun artmasına sebep olur.”

“Eksik değerlenen kur rekabet gücümüzü zayıflatıyor”

Enflasyonun altında değerlenen kurun döviz gelirini olumsuz etkilediğini söyleyen Yıldırım, “Kurdaki artışların da genel olarak enflasyonun altında kalması şu dönemde en çok ihtiyacımız olan ihracat gelirini zora sokmakta. Enflasyonun altında eksik değerlenen döviz hem enflasyonu olumsuz etkiliyor hem de küresel rekabet gücümüzü zayıflatıyor. Ekonomimizin döviz ihtiyacını karşılayabilmek için eksik değerlenen değil, gerçekçi değerlenen bir döviz kuruna ihtiyacımız var” dedi.

“Gaziantep yürürse Türkiye yürür”

TSKB Genel Müdürü Murat Bilgiç ise Gaziantep’in kendilerini her zaman heyecanlandıran en güçlü illerden biri olduğunu belirterek, “Gaziantep’in yatırım iştahı her zaman fazladır. Diğer illere göre çok daha fazla yatırım odaklısınız. Çok çevik bir iş dünyası var. Gaziantepli adını duymadığım, haritada yerini gösteremeyeceğim ülkelere mal satıyor. Bu büyük bir esneklik Borcuna sadık, kaynağı hep işinde kullanan bir şehir Türkiye yürürse Gaziantep hep ondan önde yürüyor. Durursa daha hızlı toparlanıyor” ifadelerini kullandı.

“Deprem yılı tek bir yıl değildir”

TSKB’nin deprem bölgesinin toparlanmasına katkı sunmak için bir rapor hazırladığını belirten Bilgiç, ” Depremin ardından bölge için bir rapor hazırlayarak paydaşlarımızla paylaştık. Ama biz “deprem yılı tek bir yıl değildir” diyoruz ve bölgeyi değerlendirmeye devam ediyoruz. Bölgenin rekabet noktalarını güçlendirecek bir tavsiye raporu hazırlıyoruz. Deprem sonrasında gerçekleştirdiğimiz bu ikinci ziyaretle de bölge kalkınmasına katkı sağlamak adına neler yapabiliriz konuşmak, hazırlayacağımız raporla buna yön vermek ve tüm yönetim kadromuzla birlikte sizlerin bankacılık sektöründen beklentilerini dinlemek istedik. Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi olduğumuz için de burada sizlerden gelen talepleri oraya da taşıyacağız” ifadelerine yer verdi.

Toplantının devamında TSKB Baş Ekonomisti Dr. Burcu Ünüvar dünya ve Türkiye ekonomisini piyasa ve kalkınma perspektifinden değerlendiren bir sunum yaparken, TSKB Ekonomik Araştırmalar Müdürü Dr. Feridun Tur ise deprem bölgesi ekonomisi değerlendirerek toparlanmaya yönelik tavsiyelerde bulundu.

Toplantı, sunumların ardından soru-cevap bölümüyle sona erdi. – GAZİANTEP

]]>
https://www.haber60.com.tr/gaziantep-ticaret-odasi-ve-tskb-is-birligiyle-dunya-ve-turkiye-ekonomisine-bakis-toplantisi-duzenlendi/feed/ 0
Bülent Kaya’dan İktidara İliç Tepkisi: Bağıra Bağıra Gelen Bir Facia https://www.haber60.com.tr/bulent-kayadan-iktidara-ilic-tepkisi-bagira-bagira-gelen-bir-facia/ https://www.haber60.com.tr/bulent-kayadan-iktidara-ilic-tepkisi-bagira-bagira-gelen-bir-facia/#respond Wed, 14 Feb 2024 10:03:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7815 Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, TBMM’deki grup toplantısında; Erzincan İliç’te yaşanan maden faciasına tepki göstererek “Bu kaza adeta bağıra bağıra gelen bir maden faciasıydı. Türkiye kadar insan canının bu kadar ucuz ve değersiz olduğu başka ülke yok. Mevcut iktidar iş güvenliği ve işçi sağlığından önce patronların maliyetlerini ne kadar daha az düşürebiliriz hesabı ile hareket etmekte. Türkiye’deki altın madenleri yok pahasına birilerine peşkeş çekiliyor. Bu peşkeşten payını alan belli çevrelerin, siyasi isimlerin olduğunu da üzülerek görüyoruz. Tedbir alma konusunda üzerine düşen vazifeyi yapmayan ya da işçilerin sağlığı ile ilgili maliyet yapmaktansa devletin kestiği cüzi idari para cezasını öderiz diyen patronlar asıl faildir. Onlara izin veren devlet yetkilileri de müşterek faildir” dedi.

Saadet-Gelecek Partisi Grubu bugün TBMM’de Grup Toplantısı düzenledi. Saadet Partisi adına konuşan Grup Başkanvekili Bülent Kaya, sözlerine Antalya’da yaşanan sel felaketinde hayatını kaybeden yurttaşa rahmet, ailesine sabır dileyerek başladı. Dün Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeninde yaşanan toprak kayması sonucu 9 işçinin göçük altında kalmasına da değinen Kaya, şunları ifade etti:

“İŞÇİLERİN SAĞLIĞI İLE İLGİLİ MALİYET YAPMAKTANSA CÜZİ İDARİ PARA CEZASINI ÖDERİZ DİYEN PATRONLAR ASIL FAİL, ONLARA İZİN VEREN DEVLET YETKİLİLERİ DE MÜŞTEREK FAİLDİR”

“Bu kaza adeta bağıra bağıra gelen bir maden faciasıydı. Türkiye kadar insan canının bu kadar ucuz ve değersiz olduğu başka ülke yok. Mevcut iktidar iş güvenliği ve işçi sağlığından önce patronların maliyetlerini ne kadar daha az düşürebiliriz hesabı ile hareket etmekte. 2022 yılında dönemin Konya Milletvekilimiz Abdülkadir Karaduman’ın verdiği soru önergemizde; İliç’teki altın madeninde bir kapasite artırımı söz konusu olduğunu, ÇED raporuyla ilgili idari davanın devam etmekte olduğunu, buna dair soru önergeleri verdi. Dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, daha sonra verdiği cevapta ilgili firmaya 131 bin TL idari para cezası uyguladıklarını söyledi. İş ve işçi güvenliği ile ilgili milyonlarca TL yatırım yapması gereken şirketler sonuçlarını göze ala ala sadece 130, 150, 200 bin idari para cezalarıyla kendi ceplerini düşündüğü için bu iş kazaları meydana geliyor. Eğer gerçekten işçi sağlığı ile ilgili yatırımların maliyetlerini göze almış olsalardı bu kazalar elbette meydana gelmezdi. Ama maalesef o yatırımı yapmaktansa öderiz 130, 150 bini, kaza meydana gelirse de kader der geçeriz anlayışıyla ülkemizde maden politikaları yürütülüyor. Türkiye’deki altın madenleri yok pahasına birilerine peşkeş çekiliyor. Bu peşkeşten payını alan belli çevrelerin, siyasi isimlerin olduğunu da üzülerek görüyoruz. Tedbir alma konusunda üzerine düşen vazifeyi yapmayan ya da işçilerin sağlığı ile ilgili maliyet yapmaktansa devletin kestiği cüzi idari para cezasını öderiz diyen patronlar asıl faildir. Onlara izin veren devlet yetkilileri de müşterek faildir.

“BUGÜN 264 KİŞİLİK ADALET VE KALKINMA PARTİSİ GRUBU MECLİS’TE SADECE EL KALDIRIP EL İNDİREN BİR GRUP HALİNE GELMİŞTİR”

Dün TBMM Genel Kurulu’nda apar topar getirilen, saraydan hazırlanan Maden Yasası’nın Meclis’ten apar topar geçirilmeye çalışıldığı bir süreci yaşadık. Saadet ve Gelecek Grubu olarak bu yasama faaliyetine itirazlarımızı sert bir şekilde dile getirdik. Cumhurbaşkanı ülkede bunca yüksek enflasyon varken, emekliler 10 bin TL ile açlığa mahkum edilirken bunları çözeceğine yasama faaliyetleri ile ilgili politika kurullarını çalıştırıp hazırladıkları kanun taslaklarını AK Parti Grubuna göndermekte. Bugün 264 kişilik Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu Meclis’te sadece el kaldırıp el indiren bir grup haline gelmiştir. Konular müzakere edilirken kuliste oturup tam oylama sırası zevahiri kurtaracak sayıda milletvekili Genel Kurul’a geliyor ellerini kaldırıp kanunun kabul edilmesi gerekiyorsa kabul, önergenin reddedilmesi gerekiyorsa ret şeklinde ellerini kaldırıp başkaca bir şey yapmadan Genel Kurul’u terk ediyorlar.

“SİSİ BU ZÜLMÜNDEN VAZGEÇECEK HANGİ ADIMI ATTI DA SİZ MISIR İLE NORMALLEŞİYORSUNUZ”

Uluslararası ilişkilerde duygusallığa, kin ve düşmanlığa yer olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz ama 2010 yılından bu yana Cumhurbaşkanının yürüttüğü bir politika var. 2020 yılına kadar Mısır’ın NATO toplantılarına katılmasını Türkiye veto etmişti, 2020’den bu yana Mısır NATO toplantılarına da katılmaya başladı. BM toplantısında Sisi ile Erdoğan aynı masaya oturtulmak istendiğinde ‘Ben izzetini kaybetmiş bir lider değilim onu meşrulaştıracak hiçbir adım atamam’ diyen Erdoğan, ‘Sayın Sisi ile verimli bir görüşme gerçekleştirmek için gidiyorum’ dedi. ‘Sayın Sisi’ derken şehit olan Mursi hiç aklınıza gelmedi mi? Mısır zindanlarına esaret ve işkence altında olan Müslüman kardeşlerimiz hiç mi aklına gelmeyecek, hangi yüzle o kirli eli sıkacaksın? Sisi bu zulmünden vazgeçecek hangi adımı attı da siz Mısır ile normalleşiyorsunuz? Bu zigzaglı dış politika adımlarınızı bu millete izah etmek gibi bir mecburiyetiniz var. Diyordunuz ya ‘Sisi mi diğerleri mi?’ Sisi ile beraber olanlara 31 Mart’ta Saadet ve Gelecek partililer olarak gerekli cevabı sandıklarda hep beraber vermiş olacağız. Güçlü ve bağımsız bir ekonominiz yoksa dün darbeci ilan ettiğinizi bugün ‘Sayın’ ilan ederek ziyaret etmek mecburiyetinde kalırsınız.

“1 NİSAN’DAN İTİBAREN BASKILADIKLARI EKONOMİNİN YÜKSEK ZAMLARLA, VERGİ ARTIŞLARI İLE YÜZ YÜZE KALACAĞIMIZ BİR SÜRECİ HEP BERABER YAŞIYORUZ”

İğneden ipliğe her şey yüzde 100’ün üzerinde zamlanırken vatandaşlarımızın ücretlerindeki enflasyon farkı artışları sözde yüzde 5’lik jestler ile adeta bir sadaka olarak sunulmaktadır. Bu filmin fragmanı, 1 Nİsan’dan itibaren baskıladıkları ekonominin yüksek zamlarla, vergi artışları ile yüz yüze kalacağımız bir süreci hep beraber yaşıyoruz. Daha bugünden Maliye Bakanlığı’nın birden fazla taşınmazı olan kişilere ek vergi getireceği konuşulmaya başlandı. Siz vergiyi tabana yayacağınıza tavandakilere bakın. Türkiye’yi peşkeş çektiğiniz o iş adamlarına bakın. Bu ülkenin kamu kaynaklarını israf yapmadan kullanırsanız zaten vergiyi adil şekilde herkese yaymış olursunuz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bulent-kayadan-iktidara-ilic-tepkisi-bagira-bagira-gelen-bir-facia/feed/ 0