Maliye – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 29 May 2024 22:36:33 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Bakan Şimşek: Eylül’de 40’lı rakamları görebiliriz https://www.haber60.com.tr/bakan-simsek-eylulde-40li-rakamlari-gorebiliriz/ https://www.haber60.com.tr/bakan-simsek-eylulde-40li-rakamlari-gorebiliriz/#respond Wed, 29 May 2024 22:36:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33709

“DEZENFLASYON SÜRECİNİN EŞİĞİNDEYİZ”

Melihcan ÇALIŞKAN – Feridun AÇIKGÖZ/ İSTANBUL, – HAZİNE ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Beşiktaş’ta Maliye Hesap Uzmanları Vakfı (HUV) tarafından düzenlenen Enflasyonla Mücadele ve Merkez Bankacılığı programında konuştu. Şimşek, “Şu anda biz dezenflasyon sürecinin eşiğindeyiz. Evet, başlangıçta baz etkisi nedeniyle hızlı bir şekilde enflasyon inecek. Eylül’de inanıyorum ki Merkez Bankamızın sunduğu perspektife göre 40’lı rakamları görebiliriz.” dedi. Şimşek konuşmasının devamında, “Merkez Bankamız ihtiyaç duyarsa biz Hazine Maliye olarak gerektiğinde ihtiyacımızın da ötesinde likiditeyi çekmek için borçlanacağız ve Merkez Bankası’nın rezervleri bugün açıklanacak. Çok büyük ihtimalle yakında swap hariç, pozitif bütün swaplar hariç pozitif rezerv noktasında olacağız. Yakınız, çok yakınız. Ben açıklanmayan rakamları genelde paylaşmıyorum. Zaten bilenler günübirlik bilançodan çıkartabilirler ama şunu açık bir şekilde söyleyeyim; rezervle ilgili kaygılar önemli ölçüde Türkiye’nin gündem maddesi olmaktan çıkacak ama biz, yolculuğumuzun daha başındayız.” ifadelerini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Beşiktaş’ta Maliye Hesap Uzmanları Vakfı (HUV) tarafından düzenlenen Enflasyonla Mücadele ve Merkez Bankacılığı programına katıldı. Organizasyonu, ekonomi dünyasından çok sayıda yerli ve yabancı katılımcı da takip etti. Bakan Şimşek programda gerçekleştirdiği açılış konuşmasında, uygulanan mevcut ekonomi programına, enflasyon rakamlarına, Merkez Bankası rezerv durumu ve uygulamalarına değindi, enflasyonda düşüşe yönelik mesajlar verdi.

“BAŞLANGIÇTA BAZ ETKİSİ NEDENİYLE HIZLI BİR ŞEKİLDE ENFLASYON İNECEK”

Şimşek, “Biz ilk yılımızı Haziran 2023 ile bu önümüzdeki ayın ortasına kadarki dönemi biz bir geçiş dönemi olarak tanımladık. Yani yeniden kapasite, kredibilite inşası için, para politikasınının yeniden etkin bir şekilde inşası için kendimiz için bir geçiş dönemi olarak öngördük ve bunu ilk günden kamuoyuyla paylaştık. Yani biz ilk günden itibaren dedik ki; “Birinci yıl enflasyonun yükseleceği bir dönemdir. Bizim bir geçiş dönemimizdir” dedik. Bu geçiş dönemi bu ay itibariyle sona eriyor. Baz etkisinden bahsetmiyorum, para politikasının enflasyon beklentilerini çıpalayacak düzeye gelebilmesi zaman alıyor. Benim kastettiğim bu. Dolayısıyla şu anda biz dezenflasyon sürecinin eşiğindeyiz. Evet başlangıçta baz etkisi nedeniyle hızlı bir şekilde enflasyon inecek. Eylül’de inanıyorum ki Merkez Bankamızın sunduğu perspektife göre kırklı rakamları görebiliriz, yüksek ihtimal. Ama süreç dediğim gibi uzun, sabır gerektiren, kararlılık gerektiren bir süreçtir.” dedi.

“MERKEZ BANKAMIZ İHTİYAÇ DUYARSA BORÇLANACAĞIZ”

Şimşek, “Merkez Bankamız ihtiyaç duyarsa biz Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak gerektiğinde ihtiyacımızın da ötesinde likiditeyi çekmek için borçlanacağız. Biz dönem dönem yaparız. Çünkü maliye politikasının buradaki işlevselliği esas itibariyle fiyat istikrarını sağlamak için ne gerekiyorsa yapmaktır. Bütün politikaların bir maliyeti vardır ve dolayısıyla biz şu anda tabii miktarsal sıkılaşmaya gidildi. İlave sıkılaşmadan bahsediyorum. Geçen sene de bir adım atmıştık, önemli adımlar. Maliye politikası olarak da bir taraftan bütçe açığını geçen seneye göre daha düşük seviyede tutmak. Böylece mali genişleme üzerinden enflasyonun yaratılmamasını sağlarken bir taraftan da gerekirse likiditenin fazla likiditenin piyasadan çekilmesi konusunda biz Merkez Bankamızla yakın çalışacağız, ne gerekiyorsa yapacağız.” ifadelerini kullandı.

“KAYIT DIŞILIKLA MÜCADELE İÇİN NE GEREKİYORSA YAPACAĞIZ”

Şimşek, “Bir kere kamuda tasarruf harcama disiplini sağlayacağız. Buna ilişkin ilk adımı attık. Ama, bu devamı gelecek olan bir hikaye. İkinci olarak şu an itibariyle dün gece çalışmayı belirli bir noktaya getirdik. Vergi muafiyet ve istisnaların gözden geçirilmesi, çalışmamız devam ediyor. Vergide adalet ve etkinlik paketi çalışmalarımız devam ediyor. Kayıt dışılıkla mücadele için bir eylem planı bir paket açıklamayacağız. Fiilen mücadelemizi yapacağız. Paketlere bunun için ihtiyaç yok eylem planına da ihtiyaç yok. Fiili olarak ne gerekiyorsa yapacağız.” diye konuştu.

“GABAR’DAN, KARADENİZ’DEN İLAVE PETROL VE DOĞALGAZ’A HAYIR DEMEYİZ”

Şimşek, “Enflasyonu indirmek için şu anda uygulamaya koyduğumuz para ve maliye politikası, gelirler politikası inanıyorum ki cari açığı, konjonktürel olarak aşağı çekiyor. Enerji fiyatlarının da biraz yardımı vardır. Ama göreceksiniz yakından ithalatın kompozisyonunda da yansıyacak bu. Çok hızlı bir şekilde cari açık bu sene çok büyük ihtimalle milli gelire oran olarak yüzde iki buçuğun altına düşecek. Bizim hedeflerimizden daha iyi olacak. Mayıs ayı itibariyle muhtemelen oradayız. Ama kalıcı olarak düşüşü sağlamak için bizim tabii yenilenebilir enerji, yani enerjide dönüşüm, yeşil dönüşüm artı yeni bir sanayi politikası üzerinden katma değer zincirinde yukarı çıkmak. Bunu ilaveten eğer şansımız yaver gider de Karadeniz’den, Gabar’dan, ilave petrol ve doğal gaz; tabi ona da hayır demeyiz. Ama bizim modelde bu yok. Yani bizim yaptığımız çalışmalarda ortaya koyduğumuz orta vadeli programda bu hususları biz kaale almıyoruz. Onlar gelirse tabiri caizse havadan gelen ilave tabi olumlu etki olacak. Bizim hedefimiz cari açığı kalıcı bir şekilde yüzde iki buçuğun altına çekmek, diyeceksiniz ki ya bu niye yüzde iki buçuk? Bizim yaptığımız çalışmalarda yüzde iki buçuk altındaki cari açık, bizim dış borcun milli gelire oranını kalıcı olarak aşağı yönlü bir patikaya oturtuyor. Artı bize kalıcı rezerv birikimine imkan sağlıyor.” dedi.

“POZİTİF REZERV NOKTASINDA OLACAĞIZ”

Merkez Bankası’nın rezervleri bugün açıklanacak. Çok büyük ihtimalle yakında swap hariç, pozitif bütün swaplar hariç, pozitif rezerv noktasında olacağız. Yakınız, çok yakınız. Ben açıklanmayan rakamları genelde paylaşmıyorum. Zaten bilenler günübirlik bilançodan çıkartabilirler ama şunu açık bir şekilde söyleyeyim; rezervle ilgili kaygılar önemli ölçüde. Türkiye’nin gündem maddesi olmaktan çıkacak ama bizim yolculuğumuz daha başındayız.” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/bakan-simsek-eylulde-40li-rakamlari-gorebiliriz/feed/ 0 Şimşek: Harcamaları kontrol edecek ve kesintiye gideceğiz https://www.haber60.com.tr/simsek-harcamalari-kontrol-edecek-ve-kesintiye-gidecegiz/ https://www.haber60.com.tr/simsek-harcamalari-kontrol-edecek-ve-kesintiye-gidecegiz/#respond Fri, 19 Apr 2024 02:09:31 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28254 Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçen yıl düzenlemelerin çoğunun vergi artışlarıyla ilgili olduğunu, bu yıl harcamaları mümkün olduğu ölçüde kontrol edeceklerini ve kesintiye gideceklerini ifade etti.

Şimşek, Uluslararası Para Fonu (IMF)- Dünya Bankası Bahar Toplantıları kapsamında düzenlenen ” Türkiye: Değişken Küresel Ekonomide İleriye Doğru Gitmek” başlıklı etkinlikte konuştu.

Yurt içinde en büyük zorluğun yüksek enflasyon olduğunu yineleyen Şimşek, fiyat istikrarını sağlamanın ve enflasyonu tek haneye indirmenin en büyük öncelikleri olduğunu söyledi.

Şimşek, mali disiplinin sağlanmasının da bir diğer önemli hedef olduğunu, dezenflasyon sürecinin kamu maliyesi desteği gerektirdiğini aktardı.

Bakan Şimşek, rekabetçiliğin ve üretkenliğin artırılması, yatırım ortamının iyileştirilmesi, iklim değişikliği ile mücadele, yeşil ve dijital dönüşüm gibi alanlara yönelik kapsamlı bir yapısal reform programlarının olduğunu anlattı.

Küresel borçlanmanın önemli bir sorun olduğuna da dikkati çeken Şimşek, Türkiye’nin bu anlamda daha iyi bir konumda olduğunu ancak yurt içinde fiyat istikrarının bir numaralı zorluk olduğunu kaydetti.

“Para politikasında sadeleşme ve normalleşme süreci devam ediyor”

Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zaferiyle sonuçlarının başkanlık seçimlerinin ardından ekonomi politikasında rotanın düzeltilmesine ihtiyaç olduğunu belirten Şimşek, yeni ekonomi ekibinin oluşturulması sonrası 3 yıllık kapsamlı bir programın hayata geçirildiğini dile getirdi.

Şimşek, programın temel dayanaklarından birinin para politikasının normalleşmesi olduğunu kaydederek, para politikasında sadeleşme ve normalleşme sürecinin devam ettiğini aktardı.

Programın bir diğer bileşeninin ise kamu maliyesi disiplinin yeniden sağlanması olduğuna işaret eden Şimşek, enflasyonu düşürmek için Merkez Bankası’na daha fazla destek sağlamak amacıyla mali duruşu sıkılaştırmaları gerektiğini dile getirdi.

Şimşek, programın bir başka bileşenin de yapısal reformlar olduğunu belirterek, kaynakları daha verimli alanlara yönlendirmek istediklerini ifade etti.

“Uluslararası yatırımcıların güvenini yeniden kazandığımızı düşünüyorum”

Sağlam politikalar ve yapısal reformların birleşiminin yatırımcıların güveninin yeniden kazanılmasına yardımcı olacağını vurgulayan Şimşek, “Geçen yıl programının ömrü konusunda pek çok soru işareti vardı. Ancak son birkaç gündür yatırımcılarla olan görüşmelerime dayanarak size şunu söyleyebilirim ki bu sorular ortadan kalktı. Sorular artık daha çok makro konularla ilgili.” dedi.

Şimşek, “Uluslararası yatırımcıların güvenini yeniden kazandığımızı düşünüyorum. Bu durum kredi risk primindeki (CDS) önemli düşüşe de yansıyor.” diye konuştu.

Orta Vadeli Program’da (OVP) enflasyonun bu yıl yüzde 36’ya gelecek yıl yüzde 14’e ve 2026’da tek haneli rakamlara düşmesinin beklendiğini anımsatan Şimşek, “İddialı olsa da bu hedeflerin ulaşılabilir olduğunu düşünüyoruz çünkü desteklenen sıkı bir para politikamız var. Deprem harcamalarını dışarda tuttuğumuzda, uluslararası standartlara göre sıkı bir maliye politikamız da var. İlerleme var, sonuçları göstermek için zamana ihtiyacımız var.” dedi.

“Kamu harcamalarında verimli alanlar önceliklendirilecek “

Şimşek, cari açığın düştüğünü, bütçe açığının daralacağını ve para politikasının tamamen işlevsel hale geleceğini vurguladı.

Enflasyondaki zorluklara değinen Şimşek, gelişen piyasalarda özellikle de Türkiye’de para politikası aktarım mekanizmasının istenildiği kadar etkili olmadığını düşündüğünü ve bunun güçlendirilmesi üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Şimşek, selektif kredi sıkılaştırması ile niceliksel sıkılaştırmaya gittiklerine işaret ederek, geleneksel sıkılaştırmanın sınırları olduğunu anlattı.

Maliye tarafında, geçen yıl düzenlemelerin çoğunun vergi artışlarıyla, yani gelir yönüyle ilgili olduğunu anımsatan Şimşek, “Bu yıl harcamaları incelemeye başladık. Harcama kontrolüne ve olası harcama kesintilerinin ne olabileceğine, aynı zamanda harcamalarda verimli alanların önceliklendirilmesine bakıyoruz.” diye konuştu.

Şimşek, isteğe bağlı olmayan harcamalar söz konusu olduğunda, genellikle gelişmekte olan piyasaların çoğunun bütçelerinde sınırlı yer olduğunu anlattı.

Harcamaların kontrol edilmesine dair bir beklenti olduğunu dile getiren Şimşek, “Biz de bunu gerçekleştireceğiz, harcamaları mümkün olduğu ölçüde kontrol edecek ve kesintiye gideceğiz.” dedi.

?”Bir maliye bakanının para politikası duruşu hakkında yorum yapması uygun olmaz”

Parasal sıkılaşma döngüsünün bitip bitmediğine ilişkin bir soruya Şimşek, “Bir maliye bakanının para politikası duruşu hakkında yorum yapması uygun olmaz. Bir ekonomist olarak elbette kendi görüşlerim var ama bunu ifade etmek doğru olmaz.” yanıtını verdi.

Moderatörün “Yani merkez bankasının bağımsızlığına saygı gösteriyorsunuz” demesi üzerine ise Şimşek, “Kesinlikle.” dedi.

?”Yeşil dönüşüm bir zorunluluk”

İklim değişikliğinin önemli bir sorun olduğuna değinen da Şimşek, Türkiye açısından yeşil dönüşümün bir tercih değil zorunluluk olduğunu kaydetti.

Şimşek, ülkenin enerjide büyük ölçüde ithalata bağımlı olduğunun altını çizerek, bu alanda daha az bağımlılık olsaydı Türkiye’nin cari fazla verebileceğini anlattı.

Avrupa’nın karbon vergisi planına da işaret eden Şimşek, “Birkaç sektörle başlayacaklar ama sonunda muhtemelen genişletecekler. Dolayısıyla buna hazırlıklı olmamız gerekiyor. Bu nedenle karbon ayak izini azaltmanın, daha fazla yenilenebilir enerjinin hayata geçirilmesinin önemli olduğunu düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

Öte yandan Şimşek, Orta Doğu’da yaşananların “endişe verici” olduğunu belirterek, kurallara dayalı sisteme ve uluslararası insani hukuka saygının açıkça zayıf olduğunu düşündüğünü kaydetti.

Jeopolitik gerilimler söz konusu olduğunda, doğrudan işin içinde olunmasa da yüksek enerji fiyatları gibi etkileri olduğuna dikkati çeken Şimşek, Türkiye’nin 2022’de enerji ithalatının 97 milyar dolar düzeyinde olduğunu hatırlattı. Şimşek, çatışmaların belirsizlik yaratması nedeniyle risklerin daha yüksek olma eğiliminde olduğunu ifade ederek, bölgenin barış ve refaha ihtiyacı olduğunu söyledi.

Ticarette parçalanma ve korumacılığın kimsenin çıkarına olmadığını dile getiren Şimşek, dünyanın kurallara dayalı, kapsayıcı ve adil bir düzene dönmesi gerektiğini ifade etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/simsek-harcamalari-kontrol-edecek-ve-kesintiye-gidecegiz/feed/ 0
Fransızcadan Türkçeye 40 kitap çeviren Cemal Süreya’nın vefatının üzerinden 34 sene geçti https://www.haber60.com.tr/fransizcadan-turkceye-40-kitap-ceviren-cemal-sureyanin-vefatinin-uzerinden-34-sene-gecti/ https://www.haber60.com.tr/fransizcadan-turkceye-40-kitap-ceviren-cemal-sureyanin-vefatinin-uzerinden-34-sene-gecti/#respond Mon, 08 Jan 2024 21:21:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2722 Yaklaşık 40 kitabı Fransızcadan Türkçeye kazandıran şair, yazar ve çevirmen Cemal Süreya’nın vefatının ardından 34 sene geçti.

Şiirin yanı sıra deneme, çocuk kitabı, günce, derleme ve tenkit yazıları kaleme alan, şiir ve düz yazı tercümesi yapan edebiyatçının gerçek adı Cemalettin Seber idi.

Hüseyin ve Gülbeyaz çiftinin oğlu olarak, Erzincan’da 1931’de dünyaya gelen Süreya’nın ailesi 1938’de sürgün edilince, Tunceli Pülümür’den Bilecik’e gitmek zorunda kaldı.

Kimi kaynaklara göre 1937’de, kimi kaynaklara göre ise sürgünden 6 ay sonra, 23 yaşında olan annesini kaybeden Süreya, iyi bir eğitim alması için İstanbul’da yaşayan halasının yanına gönderildi.

Bir yıl sonra babası, diğer çocuklarını da alarak İstanbul’a geldi ve çalışmaya başladı. Ancak aile yeniden, sürgün yeri Bilecik’e gönderildi.

Bilecik Ortaokulu’na başlayan Süreya, 1944’te babasıyla evlenen üvey annesi Esma’nın eziyetinden kaçmak için parasız yatılı okul sınavlarına girdi.

Derslerdeki başarısıyla öğretmenlerinin dikkatini çekti

Türkçe ve edebiyat derslerindeki başarısıyla öğretmenlerinin dikkatini çeken Süreya, 1947’de parasız yatılı olarak girdiği Haydarpaşa Lisesi’nin ardından, 1950’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü’nde eğitim gördü.

Cemal Süreya, üniversitede öğrenciyken 23 Kasım 1953’te Seniha Hanım ile evlendi. Çiftin 3 Ağustos 1955’te kızları Ayçe dünyaya geldi.

Okuldan 1954’te mezun olan ve aynı yıl Eskişehir Vergi Dairesinde stajyer olarak göreve başlayan Süreya, Teftiş Kurulu sınavını kazanarak 11 Ağustos 1955’te maliye müfettiş yardımcısı olarak İstanbul’a gitti.

İkinci Yeni şiirinin öncülerinden kabul edildi

İlk şiiri “Şarkısı Beyaz” 1953’te “Mülkiye” adlı okul dergisinde çıkan Süreya, “İkinci Yeni” şiirinin öncülerinden biri kabul edildi.

Eserlerindeki ironiyi ortaya koyan “Gül” şiiri, Yeditepe dergisinde yayımlandığında 23 yaşında olan Süreya, Sezai Karakoç, Muzaffer Erdost, Nihat Kemal Eren ve Hasan Basri ile yakın arkadaş oldu.

Hem şiirleri hem de yazılarının yayımlanmasıyla dergi çıkarma düşüncesine giren Süreya, Temmuz 1959’da başladığı askerlik görevini 31 Aralık 1960’ta tamamladı.

Askerliğini yaparken fark dersleri vererek hukuk diploması da alan usta edebiyatçı, 1 Ağustos 1960’ta “Papirüs” dergisinin ilk sayısını yayımladı. Dört sayfalık dergiye ikinci sayıdan sonra 8 ay ara veren şair, üç sayı sonra Temmuz 1961’de dergiyi kapattı.

Maliye Bakanlığı tarafından bir yıllığına gönderildiği Paris’ten 1964’te İstanbul’a geri dönen Cemal Süreya, Maliye Teftiş Kurulundan arkadaşları Sezai Karakoç ve Doğan Yel ile 31 Temmuz 1965’te istifa ederek edebiyata ağırlık verdi.

Süreya, 1 Haziran 1966’da 3. kez “Papirüs”ü okuyucuyla buluşturdu ve Mayıs 1970’e kadar düzenli olarak aylık yayımladı.

Maliye Bakanlığındaki memuriyetine 1971’de dönen şair, İstanbul Hocapaşa Vergi Dairesi, Maliye Tetkik Kurulu, İstanbul Darphane ve Damga Matbaası Müdürlüğünde de görev yaptı.

Başyazılarını yazdığı “Oluşum” dergisinde ve kurucularından olduğu “Türkiye Yazıları” dergisinde yöneticilik de üstlenen Süreya, 1977’de “Politika” gazetesinin sanat sayfasında haftada bir yazdığı “Günübirlik” yazılarıyla gazete yazarlığına başladı.

Kültür Yayınları Danışma Kurulu üyeliği yaptı

Kültür Bakanlığı Kültür Yayınları Danışma Kurulu üyeliği de yapan ve “Papirüs”ü son olarak 15 Mart 1981’de çıkaran Süreya, çeşitli devlet kademelerinde görev aldıktan sonra 1982’de emekli oldu.

Eserlerini, Osman Mazlum, Adil Fırat, Ali Fakir, Ali Hakir, Ahmet Gürsu, Hüseyin Karayazı, Birsen Sağanak, Dr. Suat Hüseyin gibi farklı mahlaslarla kaleme alan Süreya, şiirin yanı sıra deneme, çocuk kitabı, günce, tenkit yazısı, şiir ve düz yazı tercümesi ve derleme de yazdı.

Cemal Süreya, ilk kitabı “Üvercinka” ile 1958’de Yeditepe Şiir Ödülünü, Arif Damar’la paylaştı. İkinci kitabı “Göçebe”yle 1966’da Türk Dil Kurumu Edebiyat Ödülünü, “Sıcak Nal” ve “Güz Bitiği” kitaplarıyla 1988’de Behçet Necatigil Şiir Ödülünü aldı.

Yaklaşık 40 kitabı Fransızcadan Türkçeye çeviren ve dört kez evlenen Süreya, 9 Ocak 1990’da hayatını kaybetti ve Kulaksız Mezarlığı’na defnedildi.

Usta edebiyatçının eserlerinden bazıları şöyle:

“Şapkam Dolu Çiçekle”, “Göçebe”, “Günler”, “Güz Bitiği”, “Sevda Sözleri”, “Üvercinka”, “Uzaktan Seviyorum Seni”, “Günübirlik”, “Uzat Saçlarını Frigya”, “Aydınlık Yazıları/ Paçal”, “Papirüs’ten Başyazılar”, “Onüç Günün Mektupları”, “Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi”, “Güvercin Curnatası”, “Mülkiyeli Şairler”, “Oluşum’da Cemal Süreya”, “Yüz Aşk Şiiri”

]]>
https://www.haber60.com.tr/fransizcadan-turkceye-40-kitap-ceviren-cemal-sureyanin-vefatinin-uzerinden-34-sene-gecti/feed/ 0