Mahkemesi – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 17 Jul 2024 23:06:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 1 Mayıs Kutlamaları İle İlgili Gözaltılar İçin İlk Duruşma Yapıldı https://www.haber60.com.tr/1-mayis-kutlamalari-ile-ilgili-gozaltilar-icin-ilk-durusma-yapildi/ https://www.haber60.com.tr/1-mayis-kutlamalari-ile-ilgili-gozaltilar-icin-ilk-durusma-yapildi/#respond Wed, 17 Jul 2024 23:06:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40288 Haber: Gaye Şeyma CAN

(İSTANBUL) – Anayasa Mahkemesi kararına da dayanarak 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak isterken Saraçhane’de polis barikatıyla karşı karşıya kalan ve yürüyüşün engellenmesinin ardından ev baskınlarında gözaltına alınan 23’ü tutuklu 30 kişi ile aynı yerde polis müdahalesi ile gözaltına alının 17 kişinin yargılanmasına başlandı. Duruşma öncesinde adliye önünde İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri tarafından açıklama yapıldı. “1 Mayıs’a, Taksim’e, tutsaklara özgürlük” yazılı pankart açıldı.

1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak isteyenlere yönelik müdahale ardından gözaltına alınan ve bazıları tukkulanna sanıklarla ilgli iki ayrı davanın duruşması bugün görüldü.

1 Mayıs yürüyüşünün engellenmesi sonrası yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan 23’ü tutuklu 30 kişi, “görevi yaptırmamak için direnme”, “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama”, “kasten yaralama” ve “kamu malına zarar verme” iddialarıyla haklarında açılan dava nedeniyle, İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Duruşma, 44. Asliye Ceza Mahkemesi salonunun yetersizliği nedeniyle 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Kimlik belirlemelerinin ardından savunmalara geçildi.

1 Mayıs’ta yine Saraçhane’de Taksim’e yürümek isterken polis müdahalesiyle gözaltına alınan 17 kişi hakkında “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama”, “örgüt propagandası yapmak” ile “suçu ve suçluyu övmek” iddialarıyla açılan davanın ilk duruşması, İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. İbrahim Kaypakkaya silüetli flamalar gerekçe gösterilerek gözaltına alınan 17 kişiden altısı “örgüt propagandası” ve “2911 sayılı kanuna muhalefet” iddiasıyla tutuklanmıştı. Bir kişinin 4 Haziran’da tahliyesine karar veren mahkeme, 12 Temmuz 2024 tarihinde de diğer beş kişinin adli kontrol hükümlerinin yeterli olacağı gerekçesiyle tahliyesine karar vermişti.

“1 Mayıs’a, Taksim’e, tutsaklara özgürlük”

Duruşma öncesinde Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri tarafından açıklama yapıldı. “1 Mayıs’a, Taksim’e, tutsaklara özgürlük” yazılı pankart açıldı. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de, İstanbul il yönetimi ve ilçe başkanları, demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerin, 1 Mayıs mitingi sonrasında tutuklanan yurttaşların İstanbul Adliyesi’nde görülen davası öncesi yaptığı ortak açıklamaya destek verdi. Çelik, yaptığı açıklamada “Bu hukuksuzluğu asla kabul etmiyoruz. Arkadaşlarımızın bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz” dedi.

“AYM kararına rağmen Taksim Meydanı’nı kapatmak suçtur”

Çelik, burada yaptığı konuşmada Anayasa Mahkemesi kararına rağmen Taksim Meydanı’nın 1 Mayıs’a kapatılmasının suç olduğunu belirterek şunları söyledi:

“1 Mayıs günü gözaltına alınan bir kısmı tutuklanan arkadaşlarımız için buradayız. Bütün dünyada şehirlerin en görkemli meydanlarında işçiler bir Mayısları kutlarlar. Türkiye’de Anayasa Mahkemesi kararına rağmen işçilerin 1 Mayıs Emek ve Mücadele Günü’nde 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamaları engellenmiştir. Eğer ortada bir suç varsa o suç işçilerin, emekçilerin önüne barikatları kurarak işçilerin Taksim’e çıkmasını, emekçilerin Taksim’e çıkmasını engellemektir. Eğer ortada bir suç varsa 1 Mayıs günü İstanbul’da ulaşımını neredeyse tamamen durdurarak insanların ulaşım, erişim hakkını engellemektir. Ortada bir suç varsa o da Anayasa Mahkemesi kararına rağmen anayasayı bir kez daha ayaklar altına alarak Taksim Meydanı’nı işçilere kapatmaktır.”

“Arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını istiyoruz”

“Bu hukuksuzluğu asla kabul etmiyoruz. Arkadaşlarımızın bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz” diyen Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Arkadaşlarımız serbest bırakılana kadar mücadelemizi hep birlikte devam ettireceğiz. Taksim’in, 1 Mayıs mücadelesini de devam ettireceğiz. Çünkü Taksim işçiler için, emekçiler için bir hafıza merkezidir. 1977’den bu yana Taksim bir hafıza merkezidir. 1 Mayıs alanı Taksim’dir. 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanması için mücadelemizi de sürdüreceğiz.

“Demokratik Türkiye mücadelesini hep birlikte vereceğiz”

Özgür üniversitelerin mücadelesini de birlikte vereceğiz. Demokratik bir Türkiye mücadelesini de birlikte vereceğiz. Anayasal düzenin hayata geçtiği bir Türkiye mücadelesini de birlikte vereceğiz. Toplumsal barışın sağlandığı bu ülkede yaşayan her bireyin eşit, özgür bir biçimde yaşadığı bir Türkiye’nin mücadelesini de hep birlikte vereceğiz. Yoksulluğun, açlığın, sefaletin son bulduğu bir Türkiye’nin mücadelesini de birlikte vereceğiz. Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bu düzeni değiştirene kadar hep birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/1-mayis-kutlamalari-ile-ilgili-gozaltilar-icin-ilk-durusma-yapildi/feed/ 0
Muğla’da lise öğrencisine çarparak ölümüne neden olan sürücüye 5 yıl hapis cezası https://www.haber60.com.tr/muglada-lise-ogrencisine-carparak-olumune-neden-olan-surucuye-5-yil-hapis-cezasi/ https://www.haber60.com.tr/muglada-lise-ogrencisine-carparak-olumune-neden-olan-surucuye-5-yil-hapis-cezasi/#respond Thu, 09 May 2024 23:42:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31054

ESMA TURAN

(MUĞLA) – Muğla’nın Menteşe ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan lise öğrencisi Sıla Akgül’e (15) otomobille çarparak ölümüne neden olan ve 24 bin 300 TL para cezasına çarptırılan Tolga Y. (29), kararın istinafta bozulması üzerine yeniden yargılandı. Mahkeme, sürücü Tolga Y.’nin 5 yıl hapis cezası verdi.

Muğla’nın Menteşe ilçesine bağlı Salihpaşalar Mahallesi’nde 14 Aralık 2022 tarihinde lise öğrencisi Sıla Akgül’e, yolun karşısına geçmek isterken Tolga Y.’ nin kullandığı 48 YP 233 plakalı otomobil çarptı. Çarpma sonucu Akgül, yaşamını yitirdi. Olayın ardından gözaltına alınıp, adliyeye sevk edilen sürücü Tolga Y., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Sürücü 33 gün sonra tahliye edildi.

Sürücünün tutuksuz yargılandığı davada karar duruşması, 19 Ekim’de Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılmış, Mahkemede Tolga Y., 3 yıl 4 ay hapis cezası alırken ceza, 24 bin 300 lira para cezasına çevrilmişti. Ayrıca Tolga Y’nin ehliyetine de 6 ay el konulmuştu. Bunun üzerine Akgül’ün aile avukatı Didem Alaca, geçen ocak ayında ‘temel cezanın azlığı ve hapis cezasının paraya çevrilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunduğu’ gerekçesiyle mahkemenin kararını istinaf mahkemesine taşımış, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi de sanığa verilen cezayı az bularak yeniden yargılanmasına karar vermişti.

DAVA BUGÜN YENİDEN GÖRÜLDÜ

Dava, bugün 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yeniden görüldü. Mahkeme heyeti, Tolga Y.’ye önce 4 yıl hapis cezası verdi. Daha sonra 1/2 oranında artırım uygulayarak cezasını 6 yıla çıkardı. Mahkeme, sanığın geçmişteki hali, dosya kapsamından anlaşılan sosyal hayatı, olaydan sonraki ve yargılama sürecinde gözlemlenen davranışı ve cezanın sanığın üzerindeki olası etkilerini göz önüne alarak cezasında 1/6 oranında indirim yaptı ve 5 yıl hapis cezası, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verdi. Mahkeme, sanığın tutuklanması talebini ise reddetti.

Duruşma sonrası açıklamalarda bulunan Akgül’ün aile avukatı Didem Alaca, şunları söyledi:

“İlk karar kamuoyu vicdanını da bizleri de hiç tatmin etmemişti. Biliyorsunuz ki paraya çevrilmişti ve 24 bin liranın taksitle ödemesine karar verilmişti. İstinaf mahkemesi çok yerinde bir kararla hem cezanın artırılmasına hem de paraya çevrilemeyeceğine hükmetti. Şimdi de sayın mahkeme, istinaf mahkemesi kararına uyularak, 2 yıldan 6 yıla kadar olan cezadan öncelikle 4 yıla hükmetti. Daha sonra 1/2 oranında artırım yaptı, 6 seneye çıkardı. Daha sonrada iyi hal indirimi ile sonuçta 5 yıl cezaya hükmedildi. Biz katılan taraf olarak, sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin az olduğundan sebeple ve kesinleşecek cezanın yüksek olması sebebiyle tutuklanmasını talep ettik. Savcılık makamı herhangi bir tutuklama talebinde bulunmadı. Mahkeme hakimi de bizim tutuklama talebimizi kabul etmedi. 5 yıl cezaya hükmetti, tutuksuz olarak. Şu an karşı taraf itiraz edecektir diye düşünüyoruz. İstinaf mahkemesine gidecek. Biz de itiraz edeceğiz. Bize göre verilen ceza az. Bize göre 6 sene verilmeliydi.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/muglada-lise-ogrencisine-carparak-olumune-neden-olan-surucuye-5-yil-hapis-cezasi/feed/ 0
Çanakkaleli tekel bayi sahibi, alkollü içki satışı yasağını Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı https://www.haber60.com.tr/canakkaleli-tekel-bayi-sahibi-alkollu-icki-satisi-yasagini-anayasa-mahkemesine-tasidi/ https://www.haber60.com.tr/canakkaleli-tekel-bayi-sahibi-alkollu-icki-satisi-yasagini-anayasa-mahkemesine-tasidi/#respond Wed, 08 May 2024 21:15:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30812 HABER: ESRA TOKAT

(ANKARA) – Pandemi döneminde tam kapanma tedbirlerine alkollü içki satışı yasağının da eklenmesini yargıya taşıyan ve sonuç alamayan Çanakkaleli tekel bayi sahibi Deniz Öztürk,  bu sefer de “hak ihlali” iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

Türkiye’de Covid-19 ile mücadele kapsamında alınan 17 günlük tam kapanma sürecinde alkol satışı yasaklanmıştı. İçişleri Bakanlığı’nca 81 il valiliğine gönderilen genelgeye dayanarak, Çanakkale Valiliği İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu da “Tam kapanma döneminde tekel büfelerinin kapalı olmasına, market, bakkal, büfe gibi yerlerde de alkol ürünü satılmaması” kararı vermişti. Bu karar nedeniyle 17 günlük süreçte tekel büfesini kapatmak zorunda kalan Deniz Öztürk, Çanakkale İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu’nun alkollü içki satışı yasağını yargıya taşımıştı.

Deniz Öztürk, “kişilerin özel hayatına, yaşam tercihlerine, tüketim alışkanlıklarına, kültürüne yönelik hukuka aykırı bir müdahale niteliğindeki alkollü içki satış yasağını düzenleyen Çanakkale İl Umumi Hıfzısıhha Kurulu kararının iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle dava açtı. Öztürk, alkol satış yasağının bilimsel ve tıbbi dayanağı olmadığını belirtti.

900 TL PARA CEZASI KESİLDİ

Deniz Öztürk’ün dava açmasının basında yer alması sonrasında iş yerinin kolluk tarafından takip edildiği iddia edilirken, Öztürk’ün ikamet ettiği evinin zemin katında bulunan iş yerine giderek bilgisayarını almak istediği ve bu sırada polislerin gelerek pandemide konulan yasağı ihlal ettiği gerekçesiyle 900 TL para cezası kesildiği öne sürüldü.

ÇANAKKALE 2. SULH CEZA HAKİMLİĞİ “PARA CEZASI HUKUKA AYKIRI” DEDİ

Bu sırada Çanakkale 1. İdari Mahkemesi ise yürütmenin durdurulması istemini reddetti. Bunun üzerine Deniz Öztürk, Çanakkale Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü’nün para cezasına Çanakkale Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne de itiraz etti. Çanakkale 2. Sulh Ceza Hakimliği, Öztürk’ün itirazını kabul etti ve Çanakkale Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü tarafından verilen idari yaptırım kararının hukuka aykırı olduğunu ve olayın kanunda bahsi geçen yasak ve zorunlulukları getiren tedbirlerden olmadığı kanaatine varıldığı ifade edildi ve para cezası iptal edildi.

KISMEN İPTAL, KISMEN EHLİYET NEDENİYLE RET KARARI

Söz konusu kararı, Çanakkale 1. İdari Mahkemesi’ne sunan Öztürk’ün ilk duruşmasında mahkeme dava konusu Çanakkale İl Hıfzısıhha Kuru kararının “Tam kapanma döneminde tekel büfelerinin kapalı olmasına ve ‘büfe gibi yerlerde de alkol ürünü satılmamasına yönelik kısmının iptaline; ‘market ve bakkallarda alkol ürünü satılmamasına’ yönelik kısmı yönünden ise davanın ehliyet yönünden reddine karar verdi.

Taraflar Çanakkale 1. İdari Mahkemesi’nin söz konusu kararını istinafa taşıdı. Deniz Öztürk, büfesinde diğer temel gıda ürünleri ve gündelik ihtiyaçlara yönelik ürünlerin satışını yapamadığını ve dolayısıyla yoksun kaldığı bir gelir ve ürünleri satamamaktan dolayı uğradığı zararlar söz konusu olduğunu belirtti.

İSTİNAF REDDETTİ

Bursa Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü Dava Dairesi, Öztürk’ün istinaf başvurusunu kabul ederken, Çanakkele Valiliği’nin Çanakkale 1. İdare Mahkemesinin kararının iptale ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin “tam kapanma döneminde tekel büfelerinin kapalı olmasına” ve ” büfe gibi yerlerde de alkol ürünü satılmamasına” yönelik kısmı yönünden davanın reddine karar verdi.

Kararı temyiz eden Deniz Öztürk, Bursa Bölge İdari Mahkemesi’nin kararının temel hak ve hürriyete, hukuka aykırı olduğunu beyan ederken, davanın reddedilmesinin yerinde olmadığını ehliyet hususundaki istinaf başvurusunun reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtti. Çanakkale Valliği de temyiz isteminin reddi talebinde bulundu.

AYM’YE BİREYSEL BAŞVURU

Danıştay 4’üncü Dairesi, Bursa Bölge Mahkemesi Üçüncü Dava Dairesi’nin kararının onanmasına kesin olarak karar verdi. Deniz Öztürk, kararın kesinleşmesinin ardından bu sefer de Anayasa Mahkemesi’ne “hak ihlali” iddiasıyla bireysel başvuruda bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/canakkaleli-tekel-bayi-sahibi-alkollu-icki-satisi-yasagini-anayasa-mahkemesine-tasidi/feed/ 0
CHP Milletvekili Tanrıkulu, emeklilere verilecek ikramiyenin hak temelli ele alınması gerektiğini söyledi https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-tanrikulu-emeklilere-verilecek-ikramiyenin-hak-temelli-ele-alinmasi-gerektigini-soyledi/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-tanrikulu-emeklilere-verilecek-ikramiyenin-hak-temelli-ele-alinmasi-gerektigini-soyledi/#respond Sun, 03 Mar 2024 22:42:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14663 CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 8. Yargı Paketi’nin ikinci bölüm görüşmelerinde ” Bu (emeklilere verilecek ikramiye) bir sadaka değildir, bağış değildir, bir lütuf değildir. Bakın, 2018’de çıkmıştır, 2021’de artırılmıştır, 2 bin lira olmuştur; bunun hak temelli ele alınması lazım. Bu, hak temelli ele alınsaydı, TÜİK yine enflasyon oranlarına göre artırmış olsaydı 10 bin liranın üzerinde olacaktı, bizim önerdiğimiz asgari ücret seviyesinde olsaydı 17 bin lira olacaktı. Dolayısıyla, bunun iki üç yılda bir önümüze gelmemesi lazım, hak temelli ele alınması lazım ve objektif kriterlere bağlanması lazım, bu nedenle bu önerimizin de burada dikkate alınması lazım” dedi.

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin ikinci bölümü üzerine söz alarak partisi adına konuştu. Tanrıkulu, Genel Kurul’da yaptığı açıklamada, özetle şunları söyledi:

“BİR İDARİ MAKAM, YARGITAY’DA OLUŞAN BİR MAĞDURİYETİ DEĞERLENDİREMEZ”

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin içtihatlarını, 13’üncü maddeyi ve 40’ıncı maddeyi okuduğumuzda bu ihtiyaçları karşılayacak kriterlere uygun bir komisyon getirmiyorsunuz. Şimdi, bugüne kadar oluşturulan komisyonlar, tazminat komisyonları idarenin işlem ve eylemlerine ilişkin ortaya çıkan ihlallerden kaynaklı komisyonlardı ve şu andaki komisyon da belirli bir zamana ilişkin görev yapan ve kanunla belirli görevleri verilmiş bir komisyondu ama şimdi biz bu yasayla komisyonu kalıcı hale getiriyoruz, kalıcı hale ve görevlerini genişletiyoruz. Yargıdan kaynaklanan, mağduriyete ilişkin oluşmuş ihlalden sonra bir iç hukuk yolu oluşturuyoruz ama oluşturduğumuz iç hukuk yolu idari bir kurul yani bakanlığa bağlı bir kurul, dolayısıyla yani bir yargıdan, yargısal bir işlemden yani hukuk mahkemesinde, idare mahkemesinde, ceza mahkemesinde, Yargıtay’da, Danıştay’da uzun yargılamadan dolayı oluşan bir mağduriyetten dolayı idari bir kurul oluşturuyoruz. Bu olmaz yani bir idari kurul, bağımsızlığı ve tarafsızlığı olmayan, yargı yetkilerini kullanamayan bir kurul yargıdan kaynaklı bir mağduriyeti değerlendiremez, işin esasında bir yanlışlık var. Bir idari makam, Yargıtay’da oluşan bir mağduriyeti değerlendiremez.

“ÖNCE ÖNLEYİCİ MEKANİZMALARI OLUŞTURMAK LAZIM”

Bir mazeretiniz yok, 22 yıldır iktidardasınız, yargıyı bağımsız ve tarafsız hale getiremediniz. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açıldı, 90 bine yakın başvuru yapıldı makul süreden. Neden yapıldı bunlar? Yerel mahkemelerin yeterince çalışmamasından, zamanında karar vermemesinden. Peki, buna ilişkin olarak bir tedbir var mı bu kanunda? Yok. Dolayısıyla, önce önleyici mekanizmaları oluşturmak lazım ama yargının hızlı, tarafsız, adaleti sağlayıcı biçimde bir düzenleme yapmadan, şimdi sonuçları üzerine Anayasa Mahkemesi kararından sonra bir düzenleme yapmaya çalışıyoruz. Böyle olmaz, bir kez daha uyarıyoruz. Anayasa Mahkemesinden alıyoruz başvuru hakkını, idari bir kurula veriyoruz ama yıllarca dava takip etmiş, emek vermiş avukatın emeğini yok sayıyoruz. ‘Hiç olmazsa Avukatlık Yasası’na bir ek düzenleme yapalım ve avukatlara emeklerinin karşısında nakdi veya nispi, neyse, ücret verilsin’ dedik, bu da kabul edilmedi. 180 bin avukatın mesleki emeği de bu kanunla sömürülmüş olacak aynı zamanda, yok sayılacak.

“OBJEKTİF KRİTERLERE BAĞLANMASI LAZIM”

Bu (emeklilere verilecek ikramiye) bir sadaka değildir, bağış değildir, bir lütuf değildir. Bakın, 2018’de çıkmıştır, 2021’de artırılmıştır, 2 bin lira olmuştur; bunun hak temelli ele alınması lazım. Bu, hak temelli ele alınsaydı, TÜİK yine enflasyon oranlarına göre artırmış olsaydı 10 bin liranın üzerinde olacaktı, bizim önerdiğimiz asgari ücret seviyesinde olsaydı 17 bin lira olacaktı. Dolayısıyla, bunun iki üç yılda bir önümüze gelmemesi lazım, hak temelli ele alınması lazım ve objektif kriterlere bağlanması lazım, bu nedenle bu önerimizin de burada dikkate alınması lazım diyorum. Bu meselelere sığ bakmamak lazım, müzakere etmek lazım, danışmak lazım ve toplumda bundan sonra oluşacak zararları önceden karşılamak lazım.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-tanrikulu-emeklilere-verilecek-ikramiyenin-hak-temelli-ele-alinmasi-gerektigini-soyledi/feed/ 0
İstanbul’da küçük kız çocuğuna cinsel istismar davasında verilen cezalar bozuldu https://www.haber60.com.tr/istanbulda-kucuk-kiz-cocuguna-cinsel-istismar-davasinda-verilen-cezalar-bozuldu/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-kucuk-kiz-cocuguna-cinsel-istismar-davasinda-verilen-cezalar-bozuldu/#respond Sat, 24 Feb 2024 02:24:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11529 İstanbul’da küçük yaştaki kız çocuğunun cinsel istismara uğradığı iddialarına ilişkin 3 sanık hakkında verilen cezalar bozuldu.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi, Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesince tutuklu sanık Kadir İstekli’ye “birden fazla kez çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan verilen 30 yıl, aynı suçlardan baba Yusuf Ziya Gümüşel’e 20 yıl, anne Fatıma Gümüşel’e 16 yıl 8 ay hapis cezası kararına yönelik temyiz incelemesini tamamladı.

Daire kararında, Kadir İstekli’nin 2004-2013’te çocuğun nitelikli cinsel istismarı, 2020’de ise eşe karşı nitelikli cinsel saldırı suçlarından 2 ayrı ceza verilmesi gerekirken, tek bir suçtan cezalandırma yapıldığı değerlendirildi.

Müşteki H.K.G’nin annesi Fatıma Gümüşel ve babası Yusuf Ziya Gümüşel hakkında verilen hapis cezalarında ise anne ve baba olmaları nedeniyle yasa gereğince artırım yapılması gerektiği kaydedildi.

Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi, dosyanın usul ve esas yönünden bozulmasına karar vererek dosyayı yerel mahkemeye iade etti.

Bozma kararının ardından sanıklar Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden yargılanacak.

Ne olmuştu?

İstanbul’da küçük yaşta kız çocuğuna cinsel istismarda bulunulduğu iddiası üzerine Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştı.

Hazırlanan iddianamede, müştekinin 14 yaşındayken hastaneye gittiğinde polislerin haber vermesi üzerine soruşturma başlatıldığı, savcılığın kemik testi istemesi üzerine müşteki yerine başka bir kızın kemik testine girdiği ve soruşturmanın bunun üzerine kapandığı aktarılmıştı.

Soruşturma sonucunda hazırlanan ve Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, sanık Kadir İstekli’nin “nitelikli cinsel saldırı” ve “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçlarından 30 yıldan az olmamak üzere, diğer sanıklar Yusuf Ziya Gümüşel ve Fatıma Gümüşel’in de “çocuğun nitelikli cinsel istismarına iştirak” suçundan 18 yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılması istenmişti.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ise Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanı sıfatıyla 6 yaşındaki kız çocuğunun cinsel istismarına yönelik iddialarla ilgili 2012’de hukuka aykırı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdiği iddia edilen cumhuriyet savcısı hakkında HSK’ye inceleme izni vermişti.

Bunun üzerine savcı hakkında HSK Birinci Dairesince inceleme başlatılmış ve müfettiş görevlendirilmişti.

Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 22 Mayıs 2023 olarak belirlenen duruşma tarihinin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının talebi üzerine 30 Ocak 2023’te yapılmasına karar vermişti.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, müşteki Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile müşteki H.K.G’nin avukatlarının sanıklarla ilgili tutuklama taleplerinin değerlendirilmesinin ardından mahkeme tarafından Kadir İstekli (47) ile Yusuf Ziya Gümüşel (59) hakkında yakalama emri çıkarılmıştı.

Bunun üzerine gözaltına alınan sanıklar, haklarındaki tutuklama kararlarının yüzlerine okunmasının ardından cezaevine gönderilmişti.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Kadir İstekli’ye “birden fazla kez çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan 30 yıl, baba Yusuf Ziya Gümüşel’e ise aynı suçtan 20 yıl hapis cezası verilmişti.

Heyet, müşteki H.K.G’nin annesi Fatıma Gümüşel hakkında ise aynı suçtan 16 yıl 8 ay hapis cezasına hükmetmişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-kucuk-kiz-cocuguna-cinsel-istismar-davasinda-verilen-cezalar-bozuldu/feed/ 0
Motokurye Samet Özgül’ün katilinin cezası indirildi, aile adalet arayışını sürdürüyor https://www.haber60.com.tr/motokurye-samet-ozgulun-katilinin-cezasi-indirildi-aile-adalet-arayisini-surduruyor/ https://www.haber60.com.tr/motokurye-samet-ozgulun-katilinin-cezasi-indirildi-aile-adalet-arayisini-surduruyor/#respond Sat, 03 Feb 2024 09:09:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5847 Haber: GÜRKAN DEMİRTAŞ – Kamera: ÜNAL AYDIN

CHP 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde BabalaTV’ye konuk olduğu programa katılarak sesini duyurmaya çalışan Berna Özgül’ün, adalet arayışı sürüyor. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi; Berna Özgül’ün kardeşi motokurye Samet Özgül’ü, boğazını keserek öldüren sanık hakkında verilen müebbet hapis cezasını, indirim yapılması gerektiği değerlendirmesi ile bozdu. “Sanığın pişman olduğunu beyan ettiği” için cezasında indirim yapılması gerektiğini değerlendiren İstinaf Mahkemesi’nin bozma kararına tepki gösteren acılı aile, ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Berna Özgül, “Bizim gibi gözü yaşlı ailelere ne zaman adalet gelecek?” diyerek karara tepki gösterdi.

CHP 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde BabalaTV’ye konuk olduğu programa katılarak sesini duyurmaya çalışan Berna Özgül’ün adalet arayışı sürüyor.

Motokuryelik yaparken trafikte saldırıya uğrayan ve boğazı kesilerek öldürülen Samet Özgül’ün kardeşi Berna Özgül, ağabeyinin katillerine verilen cezanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından bozulmasına karşı tepkisini ANKA Haber Ajansı’na dile getirdi.

Samet Özgül, 28 yaşında Gazi Üniversitesi Tarih bölümü ve İstanbul Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği bölümü öğrencisi olarak eğitimine devam ederken, geçimini motokuryelik yaparak sağlamaya çalışıyordu. Samet Özgül, trafikte saldırıya uğradı ve Halil İbrahim Demirci tarafından boğazı kesilerek katledildi.

Cinayet davasında, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi; Halil İbrahim Demirci hakkında “kasten öldürme” suçlamasıyla müebbet hapis cezası verdi. Mahkeme ayrıca; olay sırasında, arabasını Özgül’ün kullandığı motosikletin önüne kıran, Halil İbrahim Demirci’nin babası Mustafa Demirci ve Mustafa Demirci’nin arkadaşı Bülent Açıkgöz hakkında “kasten öldürme suçuna yardım etmek” suçlamasıyla 12 yıl hapis cezası kararı verdi.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanıklara verdiği cezaları bozdu.

DERECE MAHKEMESİ “SUÇ SABİT” DEDİ, İSTİNAF, “KESİN DELİL YOK” DEDİ

Daire, sanıklar Mustafa Demirci ve Bülent Açıkgöz hakkında verilen kararın bozulması gerektiği değerlendirmesini; “Mustafa ve Bülent’in atılı kasten öldürmeye yardım suçundan cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı” gerekçesine dayandırdı.

İSTİNAF BOZMA GEREKÇESİNİ, SANIĞIN “İLK DEFA RAKI İÇTİM, BABAMLAR ŞAKA YAPMIŞ. SUYUMUN İÇİNE RAKI KOYMUŞLAR. PİŞMANIM” BEYANINA DAYANDIRDI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, katil Demirci hakkında verilen hükmün bozulması gerektiği yönündeki kararının gerekçesinde; sanığın pişman olduğunu beyan ettiğini belirtti. Gerekçede, şu değerlendirmeler yapıldı:

“Esas hakkındaki mütalaaya karsı savunmasında, ‘hayatım boyuncu hiç pişman olmadığım kadar pişmanım. İsteyerek olmamıştır. Gerçekten çok pişmanım. Hayatım boyunca ilk defa rakı içtim, içtikten sonra babam şaka yapmış, suyun içine rakı koymuşlar, vicdanım çok rahatsız’ şeklinde bildirimde bulunup, aşamalarda aynı yönde sözler sarf eden sanık Halil hakkında; ‘sabıkasının bulunmamasına ve hakkında yakalama emri çıkarılmamış bulunmasına rağmen; sanığın geçmişi ve suça eğilimli kişiliği, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, sanığın savunmasının alınması amacıyla hakkında yakalama emri çıkarılmış olması ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri de dikkate alınarak’ seklindeki; dosya kapsamına uymayan gerekçe ile TCK’nın 62. maddesi hükmünün uygulanmamasına karar verilmesi…”

BİZİM GİBİ GÖZÜ YAŞLI AİLELERE NE ZAMAN ADALET GELECEK”

İstinaf Mahkemesi’nin bozma kararının ardından cinayet yargılaması, 5 Mart’ta yeniden başlayacak. Yeniden yargılamanın ilk duruşması öncesinde Samet Özgül’ün kardeşi Berna Özgül, istinafın verdiği bozma kararına tepkisini; ANKA Haber Ajansı’na konuşarak dile getirdi. Berna Özgül şunları söyledi:

“Ağabeyim Samet Özgül, 5 Kasım 2022 günü akşam işe giderken trafikte kırmızı ışıkta uyardığı üç kişi tarafından önce durdurulmaya zorlandı. Sonrasında da boğazından bıçaklanarak öldürüldü. Kendi imkanlarıyla hastaneye yetişse de maalesef onu 7 Kasım 2022 günü kaybettik.

2023 yılının eylül ayında en son görülen davamızda bu üç şahsa, Halil İbrahim Demirci’ye ‘kasten adam öldürmeden’ müebbet hapis cezası, Mustafa Demirci ve Bülent Açıkgöz’e ‘kasten adam öldürmeye yardım ve iştirakten’ 12 yıl hapis cezası verilmişti.

Ancak istinaf, bu kararı bozdu. ‘Halil İbrahim Demirci ‘pişmanım’ dediği için neden indirim uygulamadın?’ dedi. Davanın yeterli şekilde gerekçelendirilmediğini belirterek bu üç kişiden iki kişiyi tahliye kararı verdi. Halil İbrahim Demirci’nin de müebbet hapis cezasını bozdu.

“BUNLAR SUÇ KAYDI OLAN, SUÇA MEYİLLİ İNSANLAR”

Mustafa Demirci ve Bülent Açıkgöz’ün yirmiyi aşkın suç kaydı bulunmaktadır. Halil İbrahim Demirci’nin de sanırım çocuk cezaevinde suç kaydı var. Bu insanlar suça meyilli insanlar. Maalesef ki ben ağabeyimi o gün kaybettim. Hem de hiç uğruna kaybettim. Hepimiz, aile olarak, arkadaş çevresi olarak; yasa boğulduk ve asla bu işin içinden de çıkamıyoruz. Ben kendi hayatıma devam edebiliyorum keza ailem de aynı şekilde. Bizler ancak içimize bir nebze de olsa su serpilirse, bu üç kişinin en ağır şekilde yargılanmasıyla ancak içimize su serpilir. Ben yardım ve iştirak eden Mustafa Demirci ve Bülent Açıkgöz’e verilen cezayı hafif buluyorum. Daha da ağır cezalar verilsin istiyorum. Yine keza Halil İbrahim Demirci için de müebbet hapis cezası verildi. Ancak ‘canavarca hisle adam öldürme’ var burada. Daha da ağır yargılansın istiyorum. Yargılansın ki içimize bir nebze olsun su serpilsin.

“5 MART’TA DAVAMIZ GÖRÜLECEK. HERKESİN DESTEKLERİNİ VE KATILIMLARINI BEKLİYORUZ”

Neden biz adalet arayışındayız ki? Artık adalet yerini bulsun ki biz ailelerin içine bir nebze de olsun su serpilsin. Ben daha önce de söyledim: Bizim gibi gözü yaşlı ailelere ne zaman adalet gelecek? 5 Mart 2024 tarihinde davamız görülecek. Herkesin desteklerini ve katılımlarını bekliyoruz.”

ÖZGÜL’ÜN ANNESİ HACER BARAN: “AZMETTİRİCİ BABA”

Samet Özgül’ün annesi Hacer Baran ise karara karşı duyduğu tepkiyi şöyle dile getirdi:

“Orada katledilecek şekilde suçu neydi benim çocuğumun? Eğer adalet sağlanamazsa Adalet Bakanlığı’ndan ben şunu istiyorum: Samet’i geri versin bana. Ben Samet’i istiyorum. Bizim istediğimiz sadece basit bir adalet. Ben altı tane çocuğuma bakabildiysem, doğru düzgün yetiştirebildiysem bu ülkeye devlete o çocuğu da ailesi çok güzel bakabilir ve yetiştirebilirdi. Senin gibi babaların Allah belasını versin. İlk başta baba, azmettirici baba. Babanın hak edeceği en ağır ceza ne ise onu istiyorum ben. O gün arabayı benim çocuğumun önüne niye kırdın sen? Hiçbir suçu günahı yokken. Adalet Bakanlığı’ndan ben sadece basit adalet istiyorum bir vatandaş olarak. Başka bir şey istemiyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/motokurye-samet-ozgulun-katilinin-cezasi-indirildi-aile-adalet-arayisini-surduruyor/feed/ 0
Otobüste Çay Servisi Sırasında Kaynar Su Dökülen Kadına 26 Bin 76 Lira Tazminat Ödenecek https://www.haber60.com.tr/otobuste-cay-servisi-sirasinda-kaynar-su-dokulen-kadina-26-bin-76-lira-tazminat-odenecek/ https://www.haber60.com.tr/otobuste-cay-servisi-sirasinda-kaynar-su-dokulen-kadina-26-bin-76-lira-tazminat-odenecek/#respond Sat, 13 Jan 2024 08:45:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3339 Şehirlerarası sefer yapan bir otobüste çay servisi sırasında üzerine kaynar su dökülen kadın yolcuya, firmanın 26 bin 76 lira tazminat ödemesine karar verildi.

Türkiye’de mahkemelerin, tüketici ve hizmet alanları korumaya yönelik verdiği örnek kararlardan biri İzmir Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) tutanaklarına yansıdı.

AA muhabirinin dava dosyasından derlediği bilgilere göre, olay, 16 Eylül 2017’de yaşandı. Antalya Kemer’den İzmir’e seyreden özel bir otobüs firmasında görevli muavin, çay-kahve ikramı yaparken yolculardan Melahat Köseoğlu’nun üzerine kaynar su döktü.

İkinci derecede yanık, 12 gün yatarak tedavi

Vücudunun sağ tarafının büyük bir bölümünde ikinci derecede yanık meydana gelen Köseoğlu, ambulansla kaldırıldığı hastanede 12 gün yatarak tedavi gördü. Tedavi masrafları eşi tarafından karşılanan Köseoğlu, taburcu edildikten sonra avukatı Seda Ballıkaya aracılığıyla otobüs firmasına maddi ve manevi tazminat talepli dava açtı.

İzmir 1. Tüketici Mahkemesi’ne sunulan dava dilekçesinde Köseoğlu’nun, otobüs firmasının ağır ihmal ve kusurları sonucunda yaralandığı, olayın ardından firmanın ilgisiz kalıp gayri ciddi davranışlarda bulunduğu, bunun da yolcunun acısını daha da artırdığı öne sürüldü. Firmanın bin 76 lira maddi, 50 bin lira da manevi olmak üzere 51 bin 76 lira tazminat ödemesi talep edildi.

Davalı firmanın cevap dilekçesinde ise, olayda bir kusurun olmadığı ve Köseoğlu’nun önce sigorta şirketine başvuru yapması gerektiği belirtilerek, davanın reddi istendi.

Dosyada uzmanlığına başvurulan bilirkişi, davacının 87 liralık bilet parası da dahil toplam talep edebileceği miktarın bin 76 lira olabileceğini bildirdi.

İlk karar: 8 bin 76 liralık tazminat ödensin

Davayı karara bağlayan tüketici mahkemesi, kişinin beden bütünlüğüne zarar geldiği, davacının manevi olarak zarara uğradığı ve davalı firmanın söz konusu olayda kusurlu olduğuna dikkati çekti.

Mahkeme bin 76 lira maddi ve 7 bin lira da manevi olmak üzere 8 bin 76 lira tazminatın, olay gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte firmadan alınarak davacı Köseoğlu’na ödenmesini kararlaştırdı. Mahkeme, talep edilen yüksek manevi tazminat beledinin haksız zenginleşmeye yol açabileceği gerekçesiyle bu kararı aldı.

Taraflar bu kararı, itiraz için üst mahkeme sayılan İzmir Bölge Mahkemesi’ne taşıdı.

Köseoğlu’nun avukatı Seda Ballıkaya, temyiz dilekçesinde; müvekkilinin psikolojik sarsıntı nedeniyle taşıma sistemine güveninin kalmadığı, kazayı üzüntüyle karşıladığı, tazminat talebinin zenginleşme aracı olarak değil yaşanan ızdırabın karşılığı olarak talep edildiğini vurgulayarak, kararın Köseoğlu lehine bozulmasını istedi.

Davalı firma avukatının dilekçesinde ise davanın usulden reddi talep edilerek; şirketin personel seçerken gerekli özeni gösterdiği, karardan önce kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiği, mağdur Köseoğlu’nun sağlık masraflarının SGK tarafından karşılandığı, tazminat isteminin yerinde olmadığı iddia edildi.

“Manevi tazminat talebi haksız zenginleşme ve fakirleşme aracı değil”

İtiraz başvurularını inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre manevi tazminatın haksız zenginleşme ve fakirleşme aracı olmadığına işaret etti.

Otobüste yolculuk yapan davacının, firma çalışanı tarafından üzerine kaynar su dökülmesi sonucunda vücudunda yanıklar oluştuğu ve uzun süre tedavi gördüğü olayda hiçbir kusurunun bulunmadığı bilgisini veren istinaf mahkemesi, bu hususlara göre ilk derece mahkemesince hükmedilen 7 bin liralık manevi tazminatın hak ve nefaset kuralları çerçevesinde bir miktar düşük kaldığı yorumunu yaptı.

Yerel mahkemenin kararını kaldıran istinaf, bin 76 lira maddi, 25 bin lira da manevi olmak üzere toplam 26 bin 76 liranın davacı Melahat Köseoğlu’na yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönünde hüküm kurdu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/otobuste-cay-servisi-sirasinda-kaynar-su-dokulen-kadina-26-bin-76-lira-tazminat-odenecek/feed/ 0