Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Çöpler Altın Madeni’nde 9 işçinin toprak altında kaldığı liç kaymasıyla ilgili TBMM’de kurulan İliç Maden Kazasını Araştırma Komisyonu, bugün saat 14.00’te Komisyon Başkanı Atay Uslu’nun başkanlığında 11. toplantısını yaptı.
Komisyonda sırasıyla TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve DİSK yöneticileri dinlendi. Komisyon Başkanı Atay Uslu, komisyonun bugüne kadar 75 kişiyi dinlediğini belirterek, “Bu güne kadar bize yazılı olarak bilgi sunan kurumların 8 bin sayfadan fazla dokümanı şu anda komisyonumuza iletilmiş durumda. 15 ayrı bakanlık yazısı var bugüne kadar bize intikal eden, yargı organlarından iki ayrı rapor ve bilgi geldi. Firmadan istediğimiz bilgiler var, bir kısmı geldi ve gelmeye devam ediyor, onlarla ilgili süre dolmadı” dedi. Uslu, bu dokümanlardan rapor yazma sürecinde faydalanacaklarını belirtti.
HAK-İŞ Konfederasyonu, madende çalışan üyelerinden alınan bilgiler doğrultusunda komisyonda sunum yaptı. Faciada en önemli sebebin “üretim baskısı” olduğuna dikkat çekilen sunumda, şu tespitlere yer verildi:
“Liç yığını alanı yeterli genişliğe sahip olmadığı için öncelikli olarak liç yığınının yükseltilerek çözüm aranması.
Liç yığınının yüksekliğinin 8 kat olması gerekirken 20 kat yapılması ve yapılan sulama tonajının fazlalığı, toprağın kirli olup suyu hapsetmesi.
Maliyetlerden dolayı liç yığınına çimento basma işleminin kesilmesi.
Liç yığınında oluşan çatlaklara aldırmadan üretime devam edilmesi.
İş sağlığı ve güvenliği denetimlerinin 2020 yılından itibaren yüz yüze yapılmamış olması.
Üretim baskısının olması, üç yılda yapılacak üretimin 10 ayda yapılmaya çalışılmış olması.”
Türkiye Maden İşçileri Sendikası Şube Müdürü Yıldırım Beyazıt Çetin, madende örgütlenen sendika olduklarını belirterek, “Her cuma günü bizzat İliçli yöneticilerin ve temsilcilerimin katıldığı iş güvenliği toplantıları yapılır. Kendim de zaman zaman İliç’te olduğumda fiili katıldım ve çoğu toplantıya da online katılırım. Toplantılarımızda bugüne kadar yığın liçiyle ilgili ya da büyük bir olayla ilgili bir şikayet ne temsilcilerimize gelmiştir ne o toplantılarda konu olmuştur maalesef. Bize işçi kardeşlerimizden bir tane yazılı ya da sözlü, ‘Burada çatlak var’ denmedi. Ama olay olduktan sonra artık açıklamalar değişiyor. ‘Biz demiştik, patlayacaktı.’ Evet, deniyor ancak benim temsilcilerim orada çalışıyor. Benim temsilcilerimden şu anda 2 kardeşimiz şehit oldu” diye konuştu.
“İşçiler, her an her şeyin olabileceğini iki gün önceden söyledi”
Öz Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Fahrettin Kütükçü, kazadan iki önce bölgede toplantı yaptığını belirterek “Her an her şeyin olabileceğini iki gün önceden bu insanlar bana söyledi, bu benim için bir vebaldir bende sizlere duyurmakla mükellefim” dedi.
Maden şirketinin maliyetlerden kaçtığının belirten Kütükçü, “İşverenin, özellikle ekonomik yönden liçin içine beton basması gerekirken bu maliyeti yükselttiğini ve üretim baskısının had safhada olduğunu, çalışma şartlarının, koşullarının zorlaştığı beraberinde ‘bir an önce burayı ekonomiye çevirelim’ ticari düşüncelerle arkadaşlarımızı olağanüstü zorladıklarından dolayı sendikalarına gidiyorlar fakat sendikaları da herhalde iş verene bir şey diyemedi, demedi ya da dinlemedi kimseyi de töhmet ve vebal altına sokmak istemem” dedi.
“Madencilerin kanunları kanla yazılıyor”
Kütükçü, “Burada işçilerin de iş güvencesinin tam olduğuna inanmıyorum bir sendikacı olarak. Burada herkesin vebali var. Neden? Madencilerin kanunları kanla yazılıyor, ille ölmek zorunda mıyız? 301 insan öldü, yasalar değişti” diye konuştu.
]]>
(İliç)- İliç’te Anagold Madencilik’e ait Çöpler Altın Madeni’nin liç sahasında meydana gelen kaymayla ilgili hazırlanan yeni bilirkişi raporunda, kayan liçin projesinin dizaynını hazırlayan ABD kökenli GRE ve IRN firmaları projenin “eksik ve yetersizliği” nedeniyle “asli kusurlu” bulundu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı firmaların yaptığı projeye “ÇED onayı” vermişti. Anagold’ta Asistan proses mühendisi olarak çalışan tutuklu Kaan Murat Akpolat da olay gününe ilişkin ifadesinde, “2-3 aylık ara dönemlerde çok küçük boyutta çatlakların görüldüğü ve denetçi firma olan GRE firmasına bunların fotoğraflarının gönderildiği, firma tarafından da çatlakların kendi malzemesi ile harmanlanarak çatlakların kapatılması hususunda tavsiye almıyordu… GRE firması yaklaşık 3 ayda bir denetlemeye gelmektedir. Ben bakanlık tarafından denetim görmedim” dedi.
Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Çöpler Altın Madeni’nde 13 Şubat tarihinde yaşanan ve 9 kişinin 10 milyon metreküp toprağın altında kaldığı maden faciası sonrasında İliç Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından talep edilen bilirkişi raporu soruşturma dosyasına girdi. Olay raporda, “iş kazası” olarak değerlendirildi.
Anagol madencilik Faz-4’e ait kapasite artışı projesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvurdu. 29 Kasım 2018 tarihinde başvuru Bakanlık tarafından onaylandı. Amerikan kökenli dizayn firması (GRE,Global Resources Engineering) ve INR Mühendislik (INR) tarafından yeni liç yığının projesi hazırlandı. Raporda, “tasarım firması GRE ve INR’nin kusurlu olduğu düşünülmektedir” tespiti yapıldı.
“Çöpler Altın Madeni Faz-4B Yığın Liç Genişleme Projesi Mühendislik Hizmetleri” işi Anagold ile INR arasında imzalanan sözleşme ile INR’ye verildi. Tasarım ekibi, INR, GRE Tesisi genişlemesi işi tasarımını ekibine yaptırdı.
Tasarlanan projenin “eksik ve yetersiz” olduğuna dikkat çekilen raporda, olayın asli sebepleri olarak şu tespitlere yer verildi:
“Faz 1,2,3 inşaatı sonrası çok daha olumsuz koşullardaki topgrafya üzerinde kapasite artşına gidilmiş olması.
İlgili koşullar kapsamında tasarlanan projenin eksik ve yetersiz olması, proje denetiminde bu durumun göz ardı edilmiş olması.
İşletme aşamasında stabilte takibinin son derece yetersiz/ihmalkar yapılması.
Son olarak olay günü sabah erken saatlerde uyarı veren heyelan olayının gerçekleşme saati 14.30’a kadar iyi yönetilmemiş olması.”
Tutuklu Akpolat: “GRE firmasına çatlakların fotoğrafları gönderildi”
Tutuklulardan asistan proses mühendisi olarak çalışan Kaan Murat Akpolat da olay gününe ilişkin ifadesinde, GRE firmasına ilişkin şu detayları anlatmıştı:
“Yığın liçin başlayış tarihini tam olarak bilmemekle birlikte 10 yıldır yapıldığı hakkında bir duyum almıştım. ABD firması olan GRE firması tarafından bir dizayn projesi hazırlanır. Bu hazırlanan proje Türkiye’de onaylanır. Bu onay işleminden sonra Anagold A.Ş’nin proje departmanına gelir ve bu departmandaki haritacılar tarafından liç alanının sınır bölgeleri belirlenir. Bu sınırlara göre kırıcı biriminde malzeme geçirilerek aglomeratör cihazından gerekli karışım ve işleminden sonra bant sistemi ile liç alanına malzeme yığılmaya başlanır. Malzeme yığıldıkça yayılma işlemi dozerler ve iş makineleri vasıtasıyla yapılır. Sonra boru döşeme işlemi yapılır ve borulara solüsyon verilir. Ben işlemlerin bu şekilde yapıldığını biliyorum.
2-3 aylık ara dönemlerde çok küçük boyutta çatlakların görüldüğü ve denetçi firma olan GRE firmasına bunların fotoğraflarının gönderildiği, firma tarafından da çatlakların kendi malzemesi ile harmanlanarak çatlakların kapatılması hususunda tavsiye almıyordu. Bu kapatılan çatlaklar doğal çatlaklardır. Daha önce böyle büyük bir çatlaklar görülmedi. GRE firması yaklaşık 3 ayda bir denetlemeye gelmektedir. Ben bakanlık tarafından denetim görmedim. Belki müdürlerimiz tarafından bu denetim gözlenmiştir.”
“Dinamit patlatmaları çatlaklara yol açtı”
Dinamit patlatmalarının liç yığınına yakın yapıldığı, bu nedenle “oluşturacağı ivme/titreşim etkisiyle stabiliteyi etkilemesi ve zeminde oturma ve çatlaklara yol açması, mevcut çatlakları genişletmesi muhtemeldir” denilen raporda, “Faz 5 inşaatı sırasında yapılan patlatmalar incelendiğinde toplam 23 atımın 18 inin Ocak 2024 tarihinden kayma gerçekleşme tarihine kadar yapıldığı görülmektedir. Yapılan patlatmalar içerisinde en yüksek titreşim hızını veren patlatmalar 5 -24 Ocak 2024 tarihlerinde bunları takiben yığın liçinin deplasman değerleri artmaya başlamıştır.” görüşüne yer verildi.
]]>Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Çöpler Altın Madeni’nde 9 işçinin toprak altında kaldığı liç kaymasıyla ilgili TBMM’de kurulan İliç Maden Kazası Araştırma Komisyonu, İliç’te maden alanı ziyaretinin ardından, bugün saat 14.00’te Komisyon Başkanı Atay Uslu’nun başkanlığında altıncı toplantı için bir araya geldi.
TBMM İliç Maden Kazasını Araştırma Komisyonu, İstanbul Teknik Üniversitesinden akademisyenleri dinledi. Komisyon bir altın maden sahası inceleyecek, İliç’teki şirket komisyonda dinlenecek. Ayrıca komisyonda gündeme gelen 300’ün üzerinde soru da ilgili bakanlıklar tarafından 10 Haziran’a kadar yanıtlanacak.
İstanbul Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kumral başkanlığında, Prof. Dr. İrfan Yolcu Bal, Doç. Dr. Mustafa Özer, Doç. Dr. Cüneyt Atilla Öztürk ve Doç. Dr. Ömer Ündül milletvekillerine sunum yaptı.
“Kanser yapıcı etkisi yoktur”
Uzmanların altın madenciliğinin önemi ve siyanürün insan ve çevreye zarar vermeyeceğine ilişkin açıklamaları muhalefet milletvekillerin eleştirilerine sebep oldu. “Altın Madenciliğine Genel Bakış 13 Şubat 2024 Tarihli Maden Kazası Geçici ve Kalıcı Depolama Alanlarının Değerlendirilmesi Çözüm Önerileri” başlıklı sunumda siyanürün “Kanser yapıcı etkisi yoktur, kanserojen olmayan D Grubu bileşenleri arasındadır” ifadeleri yer aldı.
“liçin tasarımı… yığın liçinin kimyasallı suya doyması… arazi kontrolünde oluşan zaafiyet”
Madende liç yığının çökmesine ilişkin sebepler arasında “Yer seçimi, miktar ve alanın uyumsuzluğu, liçin tasarımı, yığın liçinin kimyasallı suya doygun hale gelmesi, arazi kontrolü ve yönetiminde oluşan zaafiyet” konuları yer aldı.
Uzmanlar, İliç’te de komisyon üyelerine yaptıkları sunumda kaymanın sebeplerine ilişkin açıklamaların aynısını komisyonda da tekrarladı. Bu çerçevede, yığın liç taneciklerinin boyutu nedeniyle liçe verilen kimyasallı suyun “geçirgenlik seviyesini” düşürdüğü, bu nedenle “göllenmeler” meydana geldiği, kaymaya sebep olabileceği” belirtildi.
Doç.Dr. Cüneyt Atilla Öztürk, sunumunda “altının önemini” anlatarak, Türkiye’nin altın üretimiyle kendi ihtiyacını karşılamadığını belirtti.
CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, “Cüneyt hocam, çok teşekkür ediyoruz. İliç’te de sağ ol, çok güzel anlattın. Öyle güzel anlattın ki sanki hepimizin liç yığının içine girmesi lazım gibi anlattın, Allah’ım senden 500 bin defa razı olsun” dedi.
Doç. Dr. Mustafa Özer de “Türkiye’de altını elde etme yönteminde kimyasallardan birinin siyanür olduğunu” söyledi. Özer, “yüzde 84 oranında bizim yöntemimiz yine siyanürle zenginleştirme yöntemi” dedi.
Deniz Yavuzyılmaz: “Asıl para orada”
CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz da “Siyanürün toprağa karışmasının ardından zararlı kimyasalları da açığa çıkartma ihtimali”ne işaret etti. Özer, “Siyanür, madencinin umursamadığı, maden üretimi yapanların hiçbir zaman dikkate almadığı, ‘yerin altına geçerse geçsin be kardeşim, benim için sıkıntı yok’ diyebileceği bir şey değil, çünkü asıl para orada, altın orada” şeklinde konuştu.
Yavuzyılmaz, “Yani aslında diyorsunuz ki ‘Yığın liç dağından kayan kütleyi şu anda şirket içinde siyanür olduğu ve altın olduğu için de iştahlı bir şekilde bir yere taşıyor, onu işlemden geçirecek, içindeki altını da böylece almış olacak. Maden şirketinin bakış açısı budur’ diyorsunuz yani” diyerek eleştirdi.
Bunun üzerine Komisyon Başkanı Atay Uslu araya girerek, “Biz hocalarımızı dikkatlice dinlemek istiyoruz, sonuna kadar dinlemek istiyoruz. Ondan sonra size söz vereceğiz, söz verdiğimizde de tekrar sorularınızı sorabilirsiniz” dedi.
Sarıgül: “Siyanürü can Erzincan’ın tulum peyniri gibi anlatıyorsunuz”
Sarıgül ise sunuma ilişkin eleştirilerine devam ederek şunları söyledi:
“Canım Başkanım, sizin demokrasi anlayışınıza, hoşgörünüze gerçekten çok teşekkür ediyoruz ama canım hocalarım da siyanürü o kadar güzel anlatıyorlar ki yani siyanürün sanki doğaya, çevreye hiçbir zararı yok. Biraz da Hocam, şu bölünmeyi de anlatırsanız, ‘Orası böyledir ama şu da şöyle olur, şunu yaparsak da… Burada onları da duymak istiyoruz. Siyanürü can Erzincan’ın tulum peyniri gibi anlatıyorsunuz, kurban olayım.”
“Aklamak ya da aklamamak gibi bir derdimiz yok”
Prof. Dr. Kumral ise “Bugün ülkemizde veya dünyada yüzlerce kişi elektrik çarpmasından ölüyor, biz ‘elektrik kötü’ diyor muyuz vekilim, demiyoruz. Ben şunu söyleyeyim, siyanürle ilgili toplumumuzda yanlış algılar var. Biz size burada belki bugüne kadar duyacağınız siyanürle ilgili en doğru bilgileri veriyoruz. Aklamak ya da aklamamak gibi bir derdimiz yok” diye konuştu.
]]>TBMM Genel Kurulu’nda DEM Parti Tunceli Milletvekili Ayten Kordu, gündem dışı söz alarak İliç’teki maden kazasıyla ilgili konuşma yaptı. Kordu, geçen hafta İliç Komisyonu’nun bölgede yaptığı incelemelere işaret ederek, burada soru sordukları yetkililerin sorumluluk almadığını ve herkesin sorumluluğu birbirine yüklediğini söyledi.
Kordu, şöyle konuştu:
“Orada zihniyet şu, İliç’te maden ocağındaki belli denetimsizlikleri açığa çıkartarak, bu maden çalışmaya nasıl devam eder, bu felaket nasıl devam eder… Hala altın peşindeler çünkü, öğretim üyesi de açıkladı, ‘Orada akan liç sadece liç değildir, içinde altın var’ denildi. Dolayısıyla o liç şu an pek çok kamyonla ve kepçeyle ‘ana mermer ocağı’ denilen yere yığılmış durumda. ‘İşçileri arıyoruz’, diyerek çalışmaları yürütmekteler ama asıl derdin altın olduğu çok açık bir gerçektir. Fırat’ın hemen yanı başında olan ve temiz su varlığının olduğu bu bölgede liç geçici bir yere taşınırken, gözlem kuyularının liç yığınının altında kaldığı Komisyon’da söylendi. Yine, orada İTÜ Jeoloji Mühendisliğinden İrfan Yolcubal yığın liçin yer altı sularını etkileyip etkilemediğini henüz bilmediklerini çok açık söyledi.
Bu sorumluluğu yüklenmeyen Bakanlıklar, altın madenlerine hala onay vermeye devam ediyorlar. Kapitalizmin kar hırsıyla madenler, doğamız, çevre sömürülmeye devam ediyor. Orada bir ekokırım, insanlık suçu işlenmeye devam ediyor. Fırat Nehri Basra Körfezi’ne kadar zehirlenmeyle çok açık karşı karşıya. Numunenin hangi standartlarda alındığı belli değil. Orada maden ocağı faaliyetleri durdurulmalıdır. Siyanürle ağır altın madenciliği yapan işletmelere ruhsat verilmemelidir. Ruhsat iptal edilmelidir.”
“SORUMLULARI ORTAYA ÇIKARACAĞIZ”
Kordu’nun konuşmasının ardından AKP İstanbul Milletvekili Şengül Karslı, İliç Komisyonu’nun üyesi olduğunu belirterek, “Henüz bu araştırma neticelenmemiş, dolayısıyla bu kazanın meydana gelme sebepleri tam olarak ortaya çıkmamıştır. Dolayısıyla hem milletimizi yanıltmamak hem yanlış bir kanaate ulaştırmamak, bir de buradan bir siyasi kazanım beklentisi olmaksızın bu çalışmaları titizlikle yürütmemiz gerektiğini düşünüyorum. Şundan milletimiz müsterih olsun, kazayla ilgili kafalarda tek bir soru işareti kalmayıncaya kadar sorumluları ortaya çıkaracağız” dedi.
DEM Parti’li Kordu söz alarak “Neden cevap verildi bilmiyorum. Sayın Milletvekili Komisyonda da böyle çok yapıyor, söz alınca arkadan niyeyse bir savunma psikolojisiyle sürekli cevap verme gereği duyuyor. Acaba iktidar vekili diye mi böyle yapıyor bilmiyorum” şeklinde konuştu.
“BUNLAR, AK PARTİ VE YANDAŞLARININ ÖNCÜLÜĞÜNDE ÇIKAN YASALARLA GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”
Kordu, şunları söyledi:
“Açık beyan var, üstelik daha ileri giderek deprem kuşağı olmadığını, oranın deprem fay hattında olmadığını söylediler. Biz burada kamuoyuyla, halkımızla, Meclisle bu bilgileri paylaşıyoruz. Buna ilişkin böyle savunma psikolojisiyle cevap vermenin bir anlamı yok. Buradan çıkan yasalarla bu yapılıyor, AK Parti ve yandaşlarının öncülüğündeki çıkan yasalarla gerçekleştiriliyor. Sorumlulukları var, böyle savunma psikolojisiyle cevap vermesinler lütfen.”
AKP’Lİ Karslı ise maden sahasında bir faaliyet olmadığını, buna sahaya inerek baktıklarını kaydetti. Karslı, ” ‘Cenazeler araştırılmıyor, altın çıkarılıyor’ dediniz. indik, baktık, orada faaliyet yok” karşılığını verdi.
]]>(ANKARA) – Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Çöpler Altın Madeni’nde 9 işçinin toprak altında kaldığı kayan liç yığınına ilişkin TBMM’de kurulan İliç Maden Kazası Araştırma Komisyonu’nda Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan yetkililer dinlendi. ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürü Cihan Tatar, altın madeninde liç kaymasının Türkiye’de ilk olduğunu belirtirken, “Bu tip bir kaza ülkemizde ilk defa meydana geliyor. İlk olduğu için oradaki denetim boşluğunu biz de yeni fark ettik” itirafı geldi. Tatar, jeoradarlara ilişkin “Bakanlığımın yetki ve sorumlulukları arasında jeoradarların takibi yok” dedi.
Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Çöpler Altın Madeni’nde 9 işçinin toprak altında kaldığı liç kaymasıyla ilgili TBMM’de kurulan İliç Maden Kazası Araştırma Komisyonu Başkan Atay Uslu’nun başkanlığında toplandı. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkililerini dinlendi. ÇED İzin Denetim Genel Müdürü Cihan Tatar, komisyona sunum yaptı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank da komisyon toplantısına katıldı. Komisyonun muhalefet milletvekilleri, Bakanlığın sunumu ve milletvekillerin sorulara verilen yanıtların tatmin olmadığını diel getirdiler.
“YENİ FARKETTİK”
ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürü Cihan Tatar, yığın liç göçünün ilk defa meydana geldiğini belirterek, “Bu tip bir kaza ülkemizde ilk defa meydana geliyor. İlk olduğu için oradaki denetim boşluğunu biz de yeni fark ettik” derken jeoradarlara ilişkin “bakanlığımın yetki ve sorumlulukları arasında jeoradarların takibi yok” dedi.
“16 MİLYON 441 BİN TL PARA CEZASI”
ÇED İzin Denetim Genel Müdürü Cihan Tatar, Erzincan İliç’te bulunan altın madeninde 2022 yılında katı atık havuzunda meydana gelen sızıntıdan dolayı 16 milyon 441 bin TL idari para cezası uygulandığı, 2015 yılından günümüze kadar 187 çevre denetimi yapıldığını bu denetimlerin üçünde 133 Milyon TL idari para cezası uygulandığı ve iki defa da işletmenin faaliyeti durdurulduğunun söyledi.
20 KURUM “ÇED OLUMLU GÖRÜŞÜ” BİLDİRDİ
2021 yılında ikinci kapasite artışı kapsamında ÇED’in kurum görüşleri kapsamında dört Bakanlık ve 20 kurum “olumlu görüş” bildirdi.
CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, komisyonda ÇED olumlu raporlarını hatırlatarak, “İlk verilen ÇED raporlarında veya alan genişletmelerde bakın, Orman Su işleri Bakanlığı olumlu, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü olumlu, Meteoroloji Genel Müdürlüğü olumlu, Mekansal Planlama, DSİ, Erzincan mahalli, Gıda Tarım Hayvancılık; hepsi olumlu. Yani bu kadar olumsuzluğun yaşandığı bir madende ÇED sırasında hiçbir tane olumsuz görüş bildiren yok mu” diye sordu.
“LİÇ YIĞININ ALTINA SERİLEN MEMBRAN KİRLİLİĞİ ÖNLEYEBİLECEK VASIFLARA SAHİP”
Liç yığının altına serilen membranın kullanım ömrünün kaç yıl olduğu sorusuna, Çevre Yönetimi Genel Müdürü Recep Akdeniz, “50 yıl ortalama. Yani dünyada uygulanan standart bu, Avrupa Birliği’nde de uygulanan bu. 50 santimetrelik kil tabakası var. Sıkıştırılmış, 10 üzeri 9 sızdırmazlık özelliğine sahip yani bu zaten tek başına bile o kirliliği önleyebilecek vasıflara da sahip bir kil tabakası” dedi.
“YERALTI SULARINDA KİRLİLİĞE RASTLANILMADI”
Sunumda, Çöpler Maden alanına bulunan yeraltı suyu izleme noktalarında bugüne kadar yapılan izleme raporları kapsamında faaliyetten kaynaklı herhangi bir kirliliğe rastlanılmadığı açıklandı.
2022 YILINDA 400 LİÇ SAHASINDA KAYMA OLDU
Recep Akdeniz, daha önce liç yığınında kayma olduğunu altını çizerek, “Yığın liçi tesisinin 2022 yılında kaymasıyla ilgili bir durum vardı. O zaman deprem olayından sonra bu denetlemeleri yaptırıyorduk ve burada da 1292 kodu ile 1346 kodları
arasında 4’üncü fazda 400 metreküplük bir kayma olayı meydana gelmiş” diyerek görevlendirilen özel firmanın “hasar gören jeomembranı tamir ettiğini kalite kontrollerinin yapıldığını” söyledi.
“YETKİMİZ YOK”
Ardından, Bakanlık yetkilileri milletvekillerin sorularını cevaplandırdı.
CHP’li Yavuzyılmaz maden sahasındaki denetimlerin özel bir şirkete devredildiğini, maden kazalarında da aynı firmaya denetim yaptırıldığını söyledi. Yavuzyılmaz, “Acil durum eylem planı var mı? Bu plan varsa Çevre Bakanlığı’nda var mı? Siz bu acil durum eylem planını inceliyor musunuz? Çevre Bakanlığı’ndan acil durum eylem planını talep ediyorum. Çevre Bakanlığı’nın denetimlerini siz mi yapıyorsunuz? Yoksa bu denetimin bütünün veya bir bölümünü özel bir şirkete devrettiniz mi? Siyanür ve siyanür atık depolama havuzlarının kapasitesi nedir” diye sordu.
ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürü Cihan Tatar, “Hiçbir tesisin üretimine yönelik, işletmesine yönelik herhangi bir denetimiz yok. Sadece işletme ve üretimden oluşan çevresel etkilerini denetlememiz mevcuttur” diye cevap verdi.
“KİMSE BİNDİĞİ DALI KESMEZ, İŞLETMENİN KENDİSİNİN DENETLEMESİ LAZIM”
İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat, “Size göre yığın liçiyle ilgili denetleme hangi bakanlığın olmalı” diye sordu. Tatar bunun üzerine, “İşletme prosesi olduğu için işletmenin görev ve sorumluluğunda… Bana göre kimse bindiği dalı kesmez. Kurumlardan ziyade işletmenin kendi kendisini denetlemesi lazım” dedi.
MHP’Lİ KÜÇÜK: “ŞİRKET BUNU SUİSTİMAL EDER”
İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz “Yabancı şirket geliyor biz onu denetleyemiyoruz. Şirket kendi kendini denetlesin mi diyoruz” diye sorarken MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük ise, “Siz bu işi tamamen işletmeye bırakırsanız işletmede ‘üç lira daha fazla kazanayım’ diye bunu suistimal eder. Mutlaka Bakanlığın denetlemesi lazım” diye konuştu.
“DENETİM BOŞLUĞUNU YENİ FARK ETTİK”
ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürü Cihan Tatar, “Bu tip bir kaza ülkemizde ilk defa meydana geliyor. İlk olduğu için oradaki denetim boşluğunu biz de yeni fark ettik” dedi. Tatar, jeoradarlara ilişkin “Bakanlığımın yetki ve sorumlulukları arasında jeoradarların takibi yok” ifadesini kullandı.
]]>(ANKARA) – Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Çöpler Altın Madeni’nde 9 işçinin toprak altında kaldığı kayan liç yığının kapasitesinin aşıldığının denetleme görevini iki Bakanlık da kabul etmedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yönetim Genel Müdürü Recep Akdeniz’e “kayan liç yığınının yüksekliğinin kaç metre” olduğunun sorulması üzerine, “Bizim liç sahasının yüksekliğiyle ilgili bir görevimiz yok” yanıtını verdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan da 30 Nisan’da komisyonda yaptığı açıklamada, “Liç alanı tamamen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın mevzuatı kapsamında onlar tarafından onaylanan, onlar tarafından takip edilen bir konu” diyerek kendi Bakanlığının sorumlu olmadığını söylemişti.
Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Çöpler Altın Madeni’nde 9 işçinin toprak altında kaldığı liç kaymasıyla ilgili TBMM’de kurulan İliç Maden Kazası Araştırma Komisyonu Başkan Atay Uslu’nun başkanlığında toplandı. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkililerini dinliyor. ÇED İzin Denetim Genel Müdürü Cihan Tatar, komisyona sunum yaptı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank da komisyon toplantısına katıldı.
“LİÇ ALANI TAMAMEN ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİĞE AİT”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, 30 Nisan’da komisyonda yaptığı konuşmada, MAPEG ‘in liç alanıyla alakalı herhangi bir projeye onay verdiği bir süreç söz konusu olmadığını belirterek, “Liç alanı tamamen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın mevzuatı kapsamında onlar tarafından onaylanan, onlar tarafından takip edilen bir konu” diyerek diğer bakanlığın sorumlu olduğunu belirtmişti.
“10 MİLYON TON KAPASİTE ARTIRIMINI DENETLEDİNİ Mİ?”
Komisyonun bugünkü toplantısında aynı soru Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na soruldu. CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Çevre Yönetimi Genel Müdürü Recep Akdeniz’e, “10 milyon ton fazla kapasite yüklenmesi yapılmış. Üretim zorlaması olmuş. Nihai ÇED raporunda belirtilen kapasitenin aşılıp aşılmadığını Çevre Bakanlığı olarak izleme ve denetleme görevinizi yerine getiriyor musunuz, getirmiyor musunuz? Burada yığın liç kapasitesinin üzerinde bir yükleme yapıldığını denetlediniz mi denetlemediniz mi” diye sordu.
“BİZİM MEVZUATLARIMIZDA ‘YETKİLİSİNİZ’ DİYE BİR HÜKÜM YOK”
Akdeniz, “Bizim liç sahasının yüksekliğiyle ilgili bir görevimiz yok. Bizim mevzuatlarımızda işletme prosesleriyle ilgili ‘burada yetkilisiniz, görevlisiniz’ diye bir hüküm yok” diyerek takibi sağlayan kurumun kendi bakanlıkları olmadığını söyledi.
KOMİSYONDA TARTIŞMA
Görüşmeler sırasında, CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer ile Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin bölgeye geç gittiğini söylemeleri üzerine AK Parti milletvekilleri Şengül Karslı, Resul Kurt ve MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük ile CHP’li milletvekilleri arasında kısa süreli tartışma yaşandı.
MHP’li Küçük, ” Beşiktaş’ta 29 kişi öldü, belediye başkanınız bile gitmedi. Onun hesabını verin. Oradaki insanlar yanarak öldü” dedi.
CHP milletvekilleri Taşçıer ile Yavuzyılmaz da olaya ilişkin soru önergesi verilebileceğini, İliç’te de halen 7 işçinin toprak altında olduğunu hatırlattı.
]]>MEHMET REBİİ ÖZDEMİR
TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu sekreteri Veli Kebapçı; “Çöpler Kompleks Maden İşletmesinin yarattığı tahribat ve oluşturduğu tehlike TMMOB tarafından daha önce de pek çok kez kamuoyuna açıklanmış, açtığımız davalarda sunulan teknik raporlarla da ortaya konmuştur. Her dilekçemizde, her açıklamamızda Liç sahasında yaşanabilecek kayma defaatle vurgulanmış olmasına karşın ne bakanlık ne yerel idare ne de mahkemelerce uyarılarımız dikkate alınmış, göz ardı edilmiş, bugün yaşanan felakete yol açılmıştır” dedi.
TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu (İKK) sekreteri Veli Kebapçı, Samsun İlkadım ilçesi Süleymaniye Geçidi’nde dün akşam saat 18.00’de, sendikaların, CHP İl Başkanlığı, CHP İlkadım İlçe Başkanlığının, CHPli İlkadım Belediye Başkan Adayı Murat Şenel’in de katıldığı bir basın açıklaması düzenledi.
Açıklamada Veli Kebapçı şunları söyledi:
“Erzincan İli İliç İlçesinde, Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından işletilen Çöpler Kompleks Maden İşletmesi Liç sahasında 13 Şubat Salı günü saat 14.00 civarında Liç prosesi maksadıyla oluşturulmuş olan yığında kayma meydana gelmiştir. Olayın meydana geldiği alanda yapılan siyanür uygulaması göz önünde bulundurulduğunda, çevresel bakımdan da büyük bir facianın yaşandığı anlaşılmaktadır. Madencilik faaliyetleri sırasında oluşturulan bu denli büyük yığınların kaymaması için gerek proje aşamasında gerekse de uygulama aşamalarında, mühendislik bilgisi ve disiplinin dışına çıkılmamalıdır. Yığının kaymaması için yığının stabilite hesapları, mevsimsel koşullar da göz önünde bulundurularak özenle yapılmalı, periyodik olarak teknik takibi sağlanmalıdır. Liç prosesi maksadıyla oluşturulmuş olan yığında meydana gelen kayma sonucu göçük altında kalan 9 çalışandan halen haber alınamamıştır. Öncelikle 9 çalışanın ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, bir an önce sağlıklı bir şekilde kendilerine ulaşmayı diliyoruz.
“ERZİNCAN İLİÇ ALTIN MADENİ DERHAL KAPATILMALIDIR”
Aynı altın madeni işletmesinde, 21 Haziran 2022 tarihinde siyanür içerikli solüsyon taşıyan boruların hattında doluşan yırtılma nedeniyle yaklaşık 20 metreküp siyanürlü solüsyonun çevreye yayıldığı Erzincan Valiliği tarafından 3 gün sonra yapılan basın açıklaması ile kamuoyuna duyurulmuştur. Yetkililerin sızıntı haberi ilk duyulduğunda olayı reddetmesi ve ardından geç de olsa göstermelik cezaların verilmesi ülkemizdeki denetim ve hukuk sisteminin ne denli tükenmiş olduğunu gözler önüne sermiştir. Yurttaşlarımızın çığlığı olmasaydı, yaşanan facianın üzeri örtülecek ve hiçbir şey olmamış gibi yeni faciaların zemini hazırlanmaya devam edilecekti.
Faaliyete girdiği yıldan bugüne, mevzuatın arkasından dolanılarak parça parça hazırlanan projelerle devasa nitelik kazanan Çöpler Kompleks Maden İşletmesinin yarattığı tahribat ve oluşturduğu tehlike TMMOB tarafından daha önce de pek çok kez kamuoyuna açıklanmış, açtığımız davalarda sunulan teknik raporlarla da ortaya konmuştur. Her dilekçemizde, her açıklamamızda Liç sahasında yaşanabilecek kayma defaatle vurgulanmış olmasına karşın ne bakanlık ne yerel idare ne de mahkemelerce uyarılarımız dikkate alınmamış, göz ardı edilmiş, bugün yaşanan felakete yol açılmıştır. TMMOB olarak, yaşanan çevre felaketi nedeniyle başta Anagold Madencilik San. ve Tic. A.Ş. yetkilileri olmak üzere, sorumluluğu bulunan tüm yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur.”
]]>