Le Pen – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 05 Jul 2024 23:27:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Fransa’da Ulusal Birlik Partisi İlk Turda Birinci Oldu https://www.haber60.com.tr/fransada-ulusal-birlik-partisi-ilk-turda-birinci-oldu/ https://www.haber60.com.tr/fransada-ulusal-birlik-partisi-ilk-turda-birinci-oldu/#respond Fri, 05 Jul 2024 23:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37413 Fransa’da 30 Haziran’da yapılan erken seçimin ilk turunda göçmen karşıtı aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) Partisi (eski adıyla Ulusal Cephe) birinci oldu. Parti Pazar günü de aynı başarısını sürdürmek ve Fransa Parlamentosu’nun alt kanadı olan Ulusal Meclis’te çoğunluğu sağlayarak hükğümeti kurmak istiyor.

Marine Le Pen, babası Jean-Marie Le Pen’den Ulusal Cephe’nin liderliğini 13 yıl önce devraldı. Partisinin sert imajını yumuşatmak için büyük çaba harcadı. Hedefi partisinin seçimlerden zaferle çıkmasıydı.

Partisinin adını Ulusal Birlik olarak değiştirdi, liderliğini ’ya devretti ve partinin meclis grup başkanı oldu.

Marine Le Pen, partideki modernleşmenin mimarı olarak görülüyor ve baskın karakteriyle öne çıkıyor.

Daha önce 2012, 2017 ve 2022’de üç kez cumhurbaşkanı adayı oldu. Emmanuel Macron’un kazandığı son iki seçimde ikinci tura kaldı.

Marine Le Pen ikinci turda 2017’de oyların yüzde 34’ünü, 2022’de ise yüzde 41’ini aldı.

Le Pen, 2027’de yeniden aday olmak ve bu kez Fransa Cumhurbaşkanı seçilmek istiyor.

Siyasete nasıl atıldı?

Marine Le Pen, çocukluk döneminde hem kişiliğini hem de siyasi kimliğini şekillendiren iki travmatik olay yaşadı.

1976 yılında, daha 8 yaşındayken bir gece aile evi ateşe verildi.

Le Pen, bu olayın ardından Ulusal Cephe’nin aşırı sağcı kurucusu olan babası Jean-Marie Le Pen’e yönelik toplumdaki nefretin boyutlarından haberdar olduğunu söylüyor.

A Contre Flots (Dalgalara Karşı) adını verdiği otobiyografik kitabında da, Jean-Marie’nin kızı olduğu için okul arkadaşlarının onunla alay ettiğini, öğretmenlerinin hakaretlerine uğradığını ve dışarıdan biri gibi hissettiğini anlattı.

Kitabında, “Sanki etrafımıza bir güvenlik kordonu çevrilmişti: ‘Le Penlere yaklaşmayın’ ” ifadeleriyle bu anılarına yer verdi.

Eşinden “şeytan” diye bahseden ve sırf ondan intikam almak için Playboy dergisinde yarı çıplak pozlar veren annesi Pierrette, 1984’te evi terk etti. Marine Le Pen, bu olayın onu sevilmemiş hissettirdiğini söylüyor.

Arkadaşı ve partisindeki siyasetçi Steeve Briois, bu deneyimleri nedeniyle Le Pen’in sert bir mizaç geliştirdiğini ifade ediyor.

Marine Le Pen, 1990’lı yılların başında Paris’in en prestijli üniversitelerinden birinden mezun olarak avukat oldu ancak soyadı nedeniyle hukuk dünyasında boykot edildi.

1998’de Ulusal Cephe’nin baş avukatı olarak tam zamanlı çalışmaya başladı ve 2003’te de partinin başkan yardımcısı oldu.

Bundan bir yıl sonra da Avrupa Parlamentosu’na seçildi ve 13 yıl bu görevde kaldı. Böylece partisinin Avrupa karşıtı ve göç karşıtı argümanlarını dillendirebileceği bir platforma sahip oldu.

Partisinin adını nasıl değiştirdi?

Fransa’da 2002’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde babası Jean-Marie Le Pen, rakibi dönemin cumhurbaşkanı Jacques Chirac karşısında ikinci tura kaldı. Bu, partinin 1972’de kurulduğundan bu yana yakaladığı en büyük başarıydı.

Chirac’ın merkez-sağ tabanı, Jean-Marie Le Pen’in iktidara gelmesini engellemek için sol seçmenle işbirliğine gitti ve bunun sonucunda aşırı sağcı parti oyların ancak yüzde 18’ini alabildi.

2007’deki seçimlerde oy oranı daha da düştü ve yüzde 10’la sınırlı kaldı.

O yıllarda Ulusal Cephe, kamuoyunda saygınlığı olmayan aşırı sağcı bir parti olarak görülüyordu.

1997’de Jean-Marie Le Pen’in Nazi gaz odaları için “İkinci Dünya Savaşı tarihinden bir detay” nitelemesini yapması çok eleştirildi. Rakipleri onu Yahudi karşıtlığı ile suçladı.

2011’de Marine Le Pen, babası Jean-Marie’den partinin liderliğini devralarak, partinin kötü imajını silmeye çalıştı.

Açıkça ırkçılık yapan siyasetçiler partiden temizlendi, Marine Le Pen de, Yahudi topluluklarla arkadaşça ilişkiler kurulması için çabaladı.

2015’te, Nazi gaz odalarıyla ilgili “tarihin bir detayı” nitelemesini tekrarlaması üzerine, babası Marie-Jean Le Pen’in partideki görevini önce askıya aldı, sonra da onu tamamen partiden ihraç etti.

Seçim kampanyalarında soyadını kullanmadan, yalnızca “Marine” ismiyle kampanya yürüttü.

2018’de Ulusal Cephe olan partisinin adını Ulusal Birlik olarak değiştirdi.

Altı kedisi olan Marine Le Pen, sık sık bir kedi sever olarak kendini tanıtmak için çabaladı.

Ulusal Birlik Partisi, aynı eski Ulusal Cephe Partisi gibi toplu göçe ve Fransa’da toplumsal hayatın “İslamileştirilmesine”, aynı zamanda da küresel finansal sisteme karşı çıkıyor.

Parti, istihdam, sosyal konutlandırma, sağlık ve devlet yardımları konusunda da göçmenler karşısında Fransız kökenlilere ayrıcalık verilmesini savunuyor.

Yabancı ülkelerde doğmuş ebeveynleri olan ve Fransa’da doğan çocuklara otomatik olarak Fransız vatandaşlığı hakkı veren kanunların kaldırılmasına destek veriyor.

Aynı zamanda parti, kamusal alanda başörtüsü takılmasının yasaklanmasını istiyor.

Bu da Müslüman karşıtı bir politika olarak görülüyor.

Öte yandan parti Fransa’nın hem Avrupa Birliği’nden hem de NATO’dan ayrılması yönündeki argümanından vazgeçti.

Enerji faturalarına yansıyan katma değer vergisinin kaldırılması, 30 yaşın altındakilerin gelir vergisinden muaf tutulması gibi politikaları öne çıkarıyor.

Fransız filozof Bernard-Henri Lévy, partinin “insani yüzlü aşırı sağ” haline geldiğini söylüyor.

Marine Le Pen, 2017’de Fransa Ulusal Meclisi’ne seçildikten sonra AP üyeliğini bıraktı.

2021’de de partinin liderliğini, Paris’in yoksul mahallelerinden birinde büyümüş olan çırağı, genç siyasetçi Jordan Bardella’ya bıraktı.

Le Pen, Ulusal Birlik Partisi Meclis Grup Başkanı olarak görevini sürdürüyor.

Ulusal Birlik Fransa’da kadar popüler?

Marine Le Pen’in 2012’de partinin liderliğini üstlenmesinin ardından, Ulusal Birlik ilk genel seçimde yaklaşık 3,5 milyon oy alarak 2 milletvekili çıkardı.

Parti 2022’de yaklaşık 4,2 milyon oy alarak milletvekili sayısını 89’a yükseltti.

Haziran ayında yapılan AP seçimlerinde ise Ulusal Birlik oyların yüzde 31’ini, parlamentoda Fransa’dan seçilen 81 üyenin 30’unu kazanarak Fransa’nın birinci partisi oldu.

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron bunun üzerine seçmenlere “aşırılıkçılık hezeyanını” geride bırakmaları çağrısında bulunarak, erken seçim kararı aldı.

Ancak 30 Haziran’da yapılan genel seçimin ilk turunda Ulusal Birlik başarısını daha da artırdı ve 10 milyon oy alarak, oy oranını yüzde 33’e çıkardı.

Le Pen, seçimlerin ardından yaptığı konuşmada “Makroncu bloğun neredeyse tamamının ortadan kaldırıldığını” öne sürdü ve Macron’un en büyük siyasi rakibine dönüştü.

Ipsos-Talan şirketinin kamuoyu araştrmasına göre, Ulusal Birlik genel seçimin ikinci turu sonrası 577 üyeli Ulusal Meclis’te 230-280 arası milletvekili çıkartabilir.

Bu sayı en az 289 olursa, Ulusal Birlik hükümeti tek başına kurabilir.

Bu durumda Jordan Bardella Fransa Başbakanı olabilir, Marine Le Pen de 2027’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi için ivme kazanabilir.

]]>
https://www.haber60.com.tr/fransada-ulusal-birlik-partisi-ilk-turda-birinci-oldu/feed/ 0
Aşırı sağcı Ulusal Birlik nasıl Fransa’nın en büyük partisi haline geldi? https://www.haber60.com.tr/asiri-sagci-ulusal-birlik-nasil-fransanin-en-buyuk-partisi-haline-geldi/ https://www.haber60.com.tr/asiri-sagci-ulusal-birlik-nasil-fransanin-en-buyuk-partisi-haline-geldi/#respond Fri, 05 Jul 2024 05:12:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36877 Fransa’da Pazar günü yapılan erken genel seçimlerin ilk turunda yüzde 33 oyla birinci parti olan Ulusal Birlik (RN), bu başarısını ikinci turda da tekrarlarsa İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez ülkenin yönetimine aşırı sağ gelebilir.

İlk yıllarında faşist izler taşıyan, marjinal, ırkçı bir parti olarak görülen Ulusal Birlik’in bu yükselişinde, Marine Le Pen liderliğinde yürütülen “şeytan çıkarma” süreci etkili oldu.

Göç karşıtı aşırı sağcı partinin geçen ay yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde yüzde 31 oy alarak, en yakın rakibini ikiye katlaması, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un erken seçim kararı almasıyla sonuçlanmıştı.

Macron’un ağırlıkla “kumar” olarak nitelenen bu kararı, Avrupa Birliği’nin en büyük ikinci ekonomisi, G7 üyesi, nükleer güç Fransa’da, aşırı sağın iktidarın kapısına dayanması sonucunu doğurdu.

2017 genel seçimlerinde 8, 2022’de 89 milletvekilliği kazanan parti, bu kez ise 577 sandalyeli mecliste mutlak çoğunluk değilse bile nispi çoğunluğu elde edebilir.

1972’de Ulusal Cephe (FN) adıyla kurulan partinin bugün Ulusal Birlik adıyla zirveye ulaşmasında başrolü Marine Le Pen oynadı.

55 yaşındaki Marine Le Pen, babası Jean Marie Le Pen’in kurduğu partinin yönetimini 2011’de ele geçirmesinin ardından bir imaj yenileme çalışması başlattı.

Marine Le Pen, “Cumhuriyetin şeytanı” ve “Holokost inkarcısı” olarak anılan babası ile eski bir Nazi olan Pierre Bousquet gibi hareketin kurucusu isimlerle parti arasında mesafe kurmaya çalıştı.

Jean Marie Le Pen 2002’de cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ikinci tura kalınca ülkede büyük bir protesto dalgası yükselmiş ve ikinci tur Jacques Chirac’ın yüzde 82’lik zaferiyle sonuçlanmıştı.

Ulusal Cephe’nin önemli isimlerinden, Perpignan Belediye Başkanı ve Marine Le Pen’in eski sevgilisi Louis Aliot, partiyi bu mirastan temizleme çabasını açıklarken, ‘’İkimiz de daha genç bir nesildendik, geçmişe takıntılı değildik. Bize karşı gösteriler sonrası Ulusal Cephe’yi içeriden değiştirmemiz gerektiğine karar verdik” diyordu.

Marine Le Pen bu süreçte 2018’de partinin ismini de Ulusal Birlik olarak değiştirdi.

Geçmişe değil geleceğe bakan bir parti imajı çizmesinde en kritik adımlardan biri de yönetimi 1995 doğumlu Jordan Bardella’ya devretmesi oldu.

Parti yönetimi ilk kez Le Pen soyadını taşımayan birine geçti ve reddi miras süreci, en azından görünürde, tamamlandı.

Bardella’nın, partiyi gençlere, kadınlara, “beyaz yakalılara” da hitap eder hale getirmek amacıyla Marine Le Pen tarafından özellikle seçildiği yorumu sıkça dile getiriliyor.

2022’de lider koltuğuna oturan Bardella’nın İtalya göçmeni bir ailenin çocuğu olarak banliyöde büyümüş olması nedeniyle “makbul göçmen” figürü olarak öne çıkarıldığı vurgulanıyor.

‘Güzel görünümlü faşist’

Ulusal Birlik Partisi’ne hükümeti kurma görevi verilirse başbakan olması beklenen Jordan Bardella’yı bir pazarlama başarısı olarak görenler var.

Bazı uzmanlar, Bardella’nın söylemlerinin içerik olarak Le Pen ailesininkinden farklı olmadığını; ayrımcı, göç ve İslam karşıtı benzer mesajları, daha sakin bir tonda dile getirdiğine dikkat çekiyor.

Fransız aşırı sağı ve iletişim dili uzmanı Profesör Cecile Alduy, Ulusal Birlik’in programının hala ayrımcı olduğunu söylüyor.

2018-2022 arasında iletişim uzmanı olarak Bardella ile çalışan Pascal Humeau da, aşırı sağın yeni yıldızı için “içi boş kabuktan ibaret” bir pazarlama ürünü diyor.

Eski patronuyla anlaşmazlığa düşmesi sonrası geçen Ocak’ta France 2 kanalında yayımlanan bir programa konuşan Humeau şöyle devam ediyor:

“Bardella’nın bugün hissedilen rahatlığı ve coşkusu üzerinde aylarca çalıştık. İnsanlar onun için en azından ‘Bir faşist için hoş görünüyor’ diye düşünsün istedik”

Merkez, sağa kaydı

Ulusal Birlik’in başarısı açıklanırken, bu partiye oy vermenin artık utanç verici olmaktan çıkmış olması da öne çıkarılıyor.

Bu normalleşme sürecinde, “merkez” olarak nitelenen Cumhurbaşkanı Macron liderliğindeki liberal kanadın da rolü olduğu yorumlanıyor.

Merkez siyasetin, aşırı sağı, ana akım siyasette ‘kabul edilebilir’ hale getiren adımları olduğuna işaret ediliyor.

Buna bir örnek, Macron’un partisinin geçen yıl meclise sunduğu göç yasasıydı. İlk hali mecliste reddedilen yasa daha da sertleştirilmesinin ardından Ulusal Birlik’in de desteğiyle kabul edildi. Le Pen bunu partisinin “ideolojik zaferi” olarak sahiplendi.

Göç karşıtlığının yanı sıra, seçmenin en büyük kaygılarından olan yaşam pahalılığı ile mücadele de Ulusal Birlik’in öncelikli mesajları arasında.

Ancak bu başlıktaki vaatlerini gerçekleştirebilmek için fonu nereden bulacakları sorusuna net bir yanıtları yok.

Nazizm’e net mesafe

Partinin kurucusu Jean Marie Le Pen’in kendi kızı tarafından yönetimden uzaklaştırılmasında en büyük etken, Holokost’u reddeden sözleriydi.

Baba Le Pen, Yahudi soykırımında kullanılan gaz odalarının “tarihin bir detayı” olduğunu söylediği için yargılandı ve kendi partisinden atıldı.

Kızı Marine, 2. Dünya Savaşı’nın dokunulmaz bir başlık olduğunu anlamış olacak ki, Almanya’daki Almanya için Alternatif (AfD) partisini “zehirli bir ortak” diye niteledi ve Avrupa Parlamentosu’ndaki Kimlik ve Demokrasi (ID) grubundan attı.

Bu adım AFD’den önemli bir ismin, Nazilerin paramiliter gücü SS organizasyonu için demesi sonrası geldi.

Ulusal Birlik son dönemde en azından kamusal söylemlerinde Yahudi karşıtı ifadelerden kaçınmaya özen gösteriyor.

Buna karşılık İslam karşıtı açıklamalar partinin en üst düzey kademelerinden de gelmeye devam ediyor.

Jordan Bardella da geçen Nisan’da yaptığı bir açıklamada, “Bugün ulusumuzun karşı karşıya olduğu en büyük tehdidin radikal İslam, siyasal İslam olduğunu düşünüyorum. Fransa ve Fransız toplumunu fethetmek ve kendi yasaklarını tüm Fransız halkına dayatmak istiyor. Bazı insanlar buna razı oluyor, ben olmuyorum” diyordu.

Marine Le Pen de 2022’de, İslami başörtüsünü “Nazizm kadar tehlikeli” bir ideolojinin göstergesi diye tanımlıyordu.

Başörtüsünü kamusal alanda yasaklamak partinin vaatleri arasında yer alıyor.

Ancak Bardella geçen ay, bunun kısa vadedeki öncelikleri arasında olmadığını açıkladı.

Kampanya vaatleri arasında göçmenlerin sosyal hizmetlere erişimini kısıtlamak, çifte vatandaşlığı olanların bazı kamu görevlerine gelmesini engellemek ve “İslamcı ideolojilerle savaşmak” da var.

Anket şirketi Verian’ın geçen yıl sonunda yayımladığı bir araştırmaya göre, son 40 yıldır ilk kez Ulusal Birlik’in bir tehlike oluşturmadığını düşünen Fransızların oranı (yüzde 45), tehlike oluşturduğunu düşünenlerin (yüzde 41) üzerine çıktı.

Gelecek Pazar günü yapılacak 2. tur seçimler de bu soruya yanıt verecek bir referanduma dönüşebilir.

]]>
https://www.haber60.com.tr/asiri-sagci-ulusal-birlik-nasil-fransanin-en-buyuk-partisi-haline-geldi/feed/ 0