Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ve Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsünün(KTAE) katılımlarıyla oluşturulan “Yapay Meralarda Botanik ve Fitokimyasal Çeşitliliğin Ot Verimi, Toprak Özellikleri ve Kuzularda Canlı Ağırlık Artışı ile Antihelmintik Etkilerinin Belirlenmesi Projesi”nin Tarla Günü Etkinliği, KTAE Ambarköprü Deneme İstasyonu’nda yapıldı.
Prof. Dr. Ayan: “Yem vermeden beslediğimiz kuzuların canlı ağırlıkları oldukça iyi”
Proje kapsamında yem verilmeden yapay merada beslenen kuzuların durumu ve projenin gidişatı hakkında bilgi veren OMÜ Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlknur Ayan, “Yapay meradan kastımız, bitkileri biz seçerek bu bitkileri farklı bitkiler ve farklı oranlarda ekerek oluşturduğumuz bir alan olduğu için yapay mera diyoruz. Aslında buradaki yapaylık o bizim bildiğimiz suni çim değil, tamamen biz oluşturduğumuz için yapay diyoruz. Seçtiğimiz bitkilere bakarsanız doğal meralarda bulunan bitkileri ve bu yöreye has bitkileri tercih etmeye çalıştık burada. Burada 2 tane amacımız vardı. Bunlardan bir tanesi kuzularda canlı ağırlık artışını sağlamak. Bu canlı ağırlık artışı sağlarken aynı zamanda kuzuların sağlığına bağırsaklarında bulunan helmint parazitleri de azaltıcı etkide bulunabilecek. Böylece sağlığı iyi olan kuzuların performansa da iyi olacak. Performansa iyi olan kuzulardan daha fazla hayvansal ürün elde edilecektir. Bu anlamda bitkilerimizi seçerek planladığımız, oluşturduğumuz bir çalışma. Klasik olarak kullanılan akıçgül, çim ve domuzayrığı, yani baklagil, buğday karışımı var. Sürekli Türkiye meralarında daha çok kullanılan. Biz buna kuzu besleme çalışması olduğu için ve kuzularda proteinin etkisi kuzu besisinde oldukça fazla olduğu için çayır üçgülü ve gazal boynuzu da katarak biraz daha protein ağırlıklı bir karışım hazırladık. Diğer bir karışımımız ise, 4 tane karışımız var. Diğer karışım, klasik karışıma sinirotu ve hindibayı ilave ederek, helmint yükünü ilave ederek, en son karışımda da dördüncü karışım dediğimiz bütün bitkileri bir araya getirerek, yedi artı tek yıllık Gelemen üçgülü sekiz tane bitkiyi bir araya getirerek oluşturduğumuz bir karışım. Bitkileri hangi bitkiyle yan yana getirdiğiniz, bitki kardeşliği dediğimiz bir kardeşlik burada söz konusu. Getirdiğiniz de çok önemli. Biz bunu karışımlarımızda da gördük. Bundan sonra burada en az iki karışım belirli ekolojik şartlara göre, belki de üç karışımı çiftçilere, çiftçi ekolojik koşullarına göre, toprak yapısına, iklimine, otlatacağı hayvan türüne göre önerileri çıkaracağız, öneriler yapacağız buradan. Ama şu anda hiç kesif yem ya da yoğun yem, fabrika yemi vermeden hayvanlarımızı beslediğimizde elde ettiğimiz canlı ağırlık artışları oldukça iyi. Hayvanların bağırsaklarındaki helmint parazit sayıları azalmış durumda. Projede beklediğimiz sonuçlar doğrultusunda devam ediyor. Kesin sonuçları proje tamamladıktan sonra sonuç raporu yazacağız. Sonuç raporunu teslim etmeden önce bir çalıştayımız olacak” dedi.
“Hedef, daha ucuza besleme yaparak kuzu etinin fiyatını düşürmek”
Merada kuzuların günlük 200-220 gram canlı ağırlık kazandığına değinen Prof. Dr. İlknur Ayan, “Bu bitkiler çok yıllık bitkiler olduğu için bitkilere performanslarla birinci yılı çok fazla gösteremiyorlar. 95 ile 118 gram birinci yıl. Bu yıl şu ana kadar daha denememiz bitmedi 200 ile 220 gram günlük canlı ağırlık kazancı var kuzularda. Burada hedefimiz doğal şartlarda daha ucuza yani kaba yem kullanarak yem girdisini azaltarak daha ucuza kuzu besleme yaparak kuzu etinin fiyatını düşürmek. Konuştuğumuz çiftçiler, yaptığımız araştırma sonuçlarına göre bizim burada günlük canlı ağırlık kazancımız kesif yem yoğun kesif yem yüksek girdili besleme bu tüketen kuzulara yakın durumda kuzularımız. Doğal bu ortamda onlara yakın durumda günlük canlı ağırlık kazancı sağladılar. Doğal meralarda özellikle de ilkbaharda doğal meralarımız da bugün Türkiye’de zayıf, vejetasyon yapıları zayıf. Anneleriyle birlikte doğal meraya çıkıyorlar ve orada bu kuzular doğal merada burada buldukları otu bulmaları mümkün değil. Buradaki kadar iyi beslenmeleri mümkün değil. Kıraç koşullar içinde bu karışımları kullanmak içinde değişik çalışmalar yapıyoruz ve önereceğimiz bitki türleri tabii daha değişik olacaktır kıraç koşulları için. Burada doğal meranın ıslah edilmesiyle burada yapılan çalışma tamamen farklı. Doğal mera üzerindeki baskıyı azaltıyorsunuz. Yani yetiştirici koyunları doğal meraya gönderiyor ama kuzuları böyle bir alanda besleyerek ve daha iyi bir beslemeyle ve daha ucuza girdi yem maliyetini azaltarak besleme yapabiliyorsunuz. İlk yıl tohum masrafınız var, ekim masrafınız var ama 4 yıl bu merayı kullanabileceksiniz. Sonraki 4 yıl boyunca da bu alandaki girdi masrafı oldukça az olduğu için kazanç elde edecek olan kazanç daha da fazla olacaktır, artacaktır” diye konuştu.
Rektör Ünal: “Proje ile üreticiler az bir topraktan kar elde edebilecek”
Az bir topraktan alınan verimin proje kapsamında oldukça yüksek olduğuna değinen OMÜ Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, “Proje, üreticinin kazanacağı, daha küçük bir mekan da toprağı koruyarak daha fazla üretebileceği, kar elde edebileceği bir imkan olarak görülüyor. Gelecekte desteklenecek projeler arasında öncelikli alan olarak da görülecektir. Toprak, bunu bize dayatıyor. Artan nüfus bunu zorunlu hale getiriyor. Burada aslında gıda güvenliği de önemli. Daha fazla üretme önemli ama gıdanın sağlıklı olması, hayvanın sağlıklı bir şekilde geliştirilebilmesi, yetiştirilebilmesi dolayısıyla bu ürünün sağlıklı bir şekilde topluma arz edilebilmesi aslında geleceğimiz açısından hayati öneme sahip. Proje, böyle bir fırsat sunuyor. Projeyi yöneten ve yer alan tüm paydaşlara şükranlarımı sunuyorum” şeklinde konuştu.
Kaba yem kullanımının bu proje ile azalacağını dile getiren Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, “İlimizde 250 bin adet küçükbaş var. Yılda 1 milyon 240 bin ton kaba yeme ihtiyacımız var. Samsun’da 162 bin dekardan yaklaşık 73 bin dekarını ıslah ettik, çalışmalar devam ediyor. Buradaki çalışmalar içerisinde önemli nokta bu karışımların küçükbaşta canlı ağırlığa ne kadar etkili olacak, çalışma bitince bakacağız. Araştırmalar sonucunda küçükbaş ağırlıklı olan yerlerde 6’lı karışıma kadar çıkıyoruz. O karışımlar içerisinde buradaki karışımlara da yer verebiliriz” ifadelerini kullandı.
Programda konuşan Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Betül Baraklı ise şunları söyledi:
“Bugün tanıttığımız çalışma, üniversite, kamu ve özel sektör ortaklığı ile yürütülen örnek bir çalışma olarak devam etmekte ve bu çalışmanın çıktılarının hem çiftçilerimize hem de sektörün paydaşlarına önemli katkılar sağlayacağını düşünüyoruz. Çalışma, son yıllarda en önemli sorunumuz olan gıda güvenliği açısında da bir farkındalık oluşturacak, iklim değişikliği ile gündeme gelen toprak kalitesi ve sürdürülebilir tarıma da önemli katkılar sağlayacaktır.”
OMÜ Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü mezunu ve proje araştırmacısı Dr. Mehmet Can’ın da çalışmaları hakkında bilgiler verdiği etkinlik, konuşmaların ardından yapay meraların ve kuzuların incelenmesinin ardından sonra erdi.
Araştırmanın sonuç raporu, TUBİTAK’a gönderilecek. – SAMSUN
]]>Olay, 23 Şubat gecesi Döşemealtı ilçesi Kirişçiler Mahallesi 9939 Sokak üzerinde Mustafa Gökmen’e ait hayvan ağılında yaşandı. Adreste ailesi ile hayvancılık üzerinden geçimini sağlayan Gökmen, sabah saatlerinde uyanıp hayvanlarının yanına gittiğinde gördüklerine inanamadı. Tel örgüyü aşarak Gökmen’e ait hayvan ağılına giren sahipsiz köpekler, 14 tane kuzuyu telef etti. Manzara karşısında gözyaşlarına boğulan Gökmen, Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığına başvuru yaparak kendisine yardımcı olunmasını istedi. Gökmen’in ağılında incelemelerde bulunan ekip, yaraların sarılması için harekete geçti. Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından satın alınan kuzulu 10 koyun bugün kamyonetle kapısına kadar getirilerek Antalya büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek tarafından teslim edildi. Kapısında bir kamyonet dolusu kuzulu koyun gören Gökmen ise duygu dolu anlar yaşadı.
“Siz arayınca sahipsiz olmadığımızı anladım”
Başkan Muhittin Böcek ve ekibi bahçede karşılayan Gökmen, “Sabah saatlerinde yem vermeye girdim. 3 tane sokak hayvanı hayvanlarımı telef ettiğini gördüm. Manzara karşısında ne olduğunu şaşırdım. Sağıma bakıyorum kuzum yerde soluma bakıyorum kuzum yerde. Siz beni aradınız, sağ olun başkanım. Kepez Belediye Başkan Adayımız Mesut Kocagöz de aradı. Siz arayınca sahipsiz olmadığımızı anladım. Emeklerim gitmişti. Ne yapacağım derken gereken yerlere başvuru yaptım. Siz arayınca bir başka mutlu oldum. Allah sizden razı olsun, ne anam ne de babam var. Ben bundan sonra her zaman sizin yanınızdayım başkanım. Ben sizin kötü gün dostu olduğunuzu gördüm. Ben bugün aslında 10 tane kuzu bekliyordum, sürpriz yapılarak 10 tane de koyun geldi. Benim yüzüm güldü” dedi.
“10 tane koyun ve 10 tane kuzumuzu kardeşimize verdik”
10 koyun ve kuzuyu bizzat elleriyle teslim eden Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ise, “Umarım bundan sonra daha güzel günlerde karşı karşıya geliriz. Allah hepinizin yardımcısı olsun biz her zaman sizin yanınızdayız. Biz sizlerden birisiyiz. Umarım bundan sonra bir şey olmaz. Biz göreve gelmeden önce üretim yapan tüm vatandaşlarımızın dertlerine derman olacağımızı söyledik. Örneğin 50 ton suyu 50 TL yaptık. Buna benzer projelerimizle bütün vatandaşlarımızın yanında yer alıyoruz. Antalya’mız turizmin olduğu kadar tarımında başkentliğini üstleniyor. Yerelden kalkınma projesi kapsamında desteklerimiz devam edecek. 10 tane koyun ve 10 tane kuzumuzu kardeşimize verdik. Bundan sonraki çalışmalarında başarılar diliyorum” sözlerine yer verdi.
300 kilogram yem de verildi
Diğer taraftan 10 koyun ve kuzunun yanından Mustafa Gökmen’e 150 kilogram kesif ve 150 kilogram arpa olmak üzere 300 kilogram yem ve 40 metre uzunluğunda tel de verildi. Vatandaşların Başkan Böcek’e ilgisi ise fazla oldu. Kamyondan indirilen koyun ve kuzular Başkan Muhittin Böcek tarafından Gökmen’e teslim edildi. Vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet eden Başkan Böcek’e yufka yapan kadınlar tarafından gözleme ikram edildi. – ANTALYA
]]>Beden eğitimi öğretmeni Melike Karcı Nurcan, yaklaşık 1 ay önce sıra dışı bir dostluk kurduğu sevimli kuzusu ‘Dobby’ ile bir an olsun ayrılmıyor. Nurcan, sahiplendiği kuzuyu biberonla besleyip, birlikte koşu bandında yürüyerek sağlıklı bir yaşam sürüyor. Nurcan, altını bezlediği kuzusu ile yüzme kursundan, salon sporuna, zumbadan kalecisi olduğu kadın futbol takımının antrenmanlarına kadar birlikte zaman geçiriyor. Günlük rutinlerini de birlikte paylaşan Melike Karcı Nurcan ve Dobby aralarında kurdukları bağ ile çevrelerinde de merak uyandırıp beğeni topluyor.
“Yaşatabilmek için sahiplendik”
Kuzuların annelerin tüm yavrularına bakamayacağı için bir tanesini sahiplenme kararı aldıklarını ifade eden Melike Karcı Nurcan, “Özel bir okulda beden eğitimi öğretmenliği yapıyorum. Diğer yandan futbol oynuyorum, Kadınlar İkinci Ligi’nde mücadele eden bir takımın kaleciliğini yapıyorum. Yüzme antrenörlüğü ve dans eğitmenliği de yapıyorum. Hepsini aktif olarak Dobby ile beraber sürdürüyorum. Şehirde yaşadığımız için Dobby’yi sahiplenme fikrim yoktu, böyle bir imkana sahip değildik. Fakat koyunumuz 4 tane doğunca annesi bakamayacağı için birini sahiplenmemiz gerekti. Fazla yavruya bakamadığından dolayı kuzular vefat edebiliyor. Dobby’yi yaşatmak için sahiplendik” dedi.
Birlikte derslere giriyorlar
Dobby ile gün boyunca hiç ayrılmadıklarını ve birlikte derslere de girdiklerini belirten Nurcan, “Bizimle beraber evde kalıyor. Bezimiz de var, hiç bir yeri pisletme kirletme durumu da yok. Benimle okula gelip gidiyor, derslere giriyor. Ben eşimle birlikte yaşıyorum. Dobby’yi sahiplenme kararı ikimizin verdiği bir karardı. Bu durumdan da oldukça memnunuz ve Dobby ile birlikte çok eğleniyoruz. Herhangi bir sorunumuz yok, bir çocuğumuz olmuş gibi. Sütünü ver, mamasını ver, bezini değiştir derken günler geçiyor. Dobby’yi her yere götürüyorum. Sabah uyandığımızda ilk işimiz süt içmek ve sonrasında okula geliyoruz. Okulda, markette, eczanede kısacası her yerde benimle beraber. Birlikte zumba dersine de gidiyoruz. Dobby modern bir kuzu oldu. Kendisi kent hayatına uyum sağlamaya çalışıyor. Bahçelik bir alanımız var, büyüdüğünde oraya götürüp bir erkek arkadaş edindireceğiz ve çoluk çocuğa karıştıracağız. Daha sonra çocuklarımız olacak onları büyüteceğiz” diye konuştu.
“En fazla ilgiyi çocuklardan görüyor”
Dobby’ye fazla ilgiyi çocukların gösterdiğini sözlerine ekleyen Nurcan, “Tüm hayvanları çok seviyorum ve hepsi benim için çok önemli. Böceğin dahi ayrı bir güzelliği var. Bu sene bir Dobbymiz oldu. İnsanlar gördüklerinde ilk kuzu olacağını düşünemeyip köpek sanıyorlar ama daha dikkatli baktıklarında kuzu olduğunu anlayınca çok şaşırıyorlar. Kent hayatında böyle kuzu ile sıkça karşılaşmadıkları için çok dikkatlerini çekiyor. Genelde çocuklar daha fazla rağbet gösteriyorlar, hepsi fotoğraf çekilmek ve sevmek için uğraşıyorlar” ifadelerini kullandı. – AYDIN
]]>