Kuvvet – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 11 Jul 2024 22:15:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 MSÜ Kuvvet Harp Enstitüleri 14. Dönem Karargah Subaylığı Mezuniyet Töreni https://www.haber60.com.tr/msu-kuvvet-harp-enstituleri-14-donem-karargah-subayligi-mezuniyet-toreni/ https://www.haber60.com.tr/msu-kuvvet-harp-enstituleri-14-donem-karargah-subayligi-mezuniyet-toreni/#respond Thu, 11 Jul 2024 22:15:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38629

MİLLİ Savunma Üniversitesi’nin (MSÜ) Kuvvet Harp Enstitüleri 14. Dönem Karargah Subaylığı Eğitimi Mezuniyet Töreni düzenlendi. Milli Savunma Üniversitesi’nden 133’ü Kara Harp Enstitüsünden, 55’i Deniz Harp Enstitüsünden, 70’i Hava Harp Enstitüsünden, 22’si Misafir Ülke Askeri personeli olmak üzere toplam 280 öğrenci Milli Savunma Üniversitesi’nden mezun oldu.

Törende konuşan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, “Bu kıymetli yuva geleceğin komutanlarını yetiştirmeye devam ederken bizler de hudutlarımızın güvenliğini sağlamasından terörle mücadeleye, mavi ve gök vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından uluslararası barış ve istikrara katkı sunmaya kadar üstlendiğimiz tüm görevleri başarıyla yerine getirmeye, ülkemizin ve asil milletimizin bekası için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ), Kuvvet Harp Enstitüleri 14. Dönem Karargah Subaylığı Eğitimi Mezuniyet Töreni, üniversitenin Yenilevent’teki yerleşkesinde düzenlendi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda ilk olarak Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in mesajı okundu. 133’ü Kara Harp Enstitüsünden, 55’i Deniz Harp Enstitüsünden, 70’i Hava Harp Enstitüsünden, 22’si Misafir Ülke Askeri personeli olmak üzere toplam 280 öğrenci Milli Savunma Üniversitesi’nden mezun oldu. Törende eğitimini birinci olarak bitiren öğrenciler diplomalarını Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun elinden aldı. Dönem ikincilerine diplomaları 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ali Sivri tarafından verilirken, dönem üçüncüleri ise diplomalarını Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun elinden aldı. Dönem birincileri törenin ardından Yaş Kütüğüne plaka çaktı. Törende, Türkiye’de eğitim gören mezunlara diplomaları takdim edildi.

“MÜCADELE VE HUDUT GÜVENLİĞİ OLMAK ÜZERE KARARLILIKLA DEVAM ETMEKTEDİR”

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin jeopolitik konumu, istikrarsız ve sürekli değişen güvenlik ortamının caydırıcı ve sürekli harbe hazır bir Silahlı Kuvvetlerini zorunlu kıldığının altını çizerek sözlerine başladı. Bayraktaroğlu, “Böylesine kritik ortamda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ülkemiz ve asil milletimizin hak ve menfaatlerini korumak için gece gündüz demeden büyük bir azim ve kararlılıkla görevlerimizi yapmaktayız. Bu kapsamda her geçen gün gelişen savunma sanayimizin sağladığı yerli ve milli imkan ve kabiliyetlerle techiz edilen Silahlı Kuvvetlerimiz, yurdumuzun güvenliği ve bölgemizin istikrarı için başta terörle mücadele ve hudut güvenliği olmak üzere vazifesini, kararlılıkla ve başarıya davet ettirmektedir” diye konuştu.

“MİLLETİMİZİN BEKASI İÇİN GECE GÜNDÜZ DEMEDEN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Mezun olan subayları tebrik ederek sözlerine devam eden Bayraktaroğlu, “Karargah subaylığı eğitimini tamamlayan sizlerden beklentimiz şunlar olmalı, sürekli öğrenme anlayışıyla bireysel ve mesleki gelişiminizi birinci önceliğiniz olarak benimseyiniz. İlgi ve sorumluluk alanındaki bilgilerinizi geliştiriniz. Uzmanlaştığınız konularda ve tecrübelerinizde Silahlı Kuvvetlerimize en yüksek katkıları sunmanızdır. Unutmayınız ki bu coğrafyada başarılı olmak, var olmak demektir, sizlere güveniyoruz. Dost ve kardeş ülkenin kıymetli subayları; bu yuva daima sizlerin yanında olacaktır. Sizler ülkelerimiz arasındaki ilişkilerimizin geliştirilmesinde öncü olacaksınız. Sizlere her zaman gönül kapımız açıktır. Bu doğrultuda şüphesiz Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına adım attığımız bu dönemde Türkiye Yüzyılı hedeflerine kararlılıkla ilerlerken bu kıymetli yuva geleceğin komutanlarını yetiştirmeye devam ederken bizler de hudutlarımızın güvenliğini sağlamasından terörle mücadeleye, mavi ve gök vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından uluslararası barış ve istikrara katkı sunmaya kadar üstlendiğimiz tüm görevleri başarıyla yerine getirmeye, ülkemizin ve asil milletimizin bekası için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

“BUGÜNE KADAR 3 BİN 123 SUBAYIMIZI MEZUN ETTİK”

Kurmaylık sistemi ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin Atatürk, Kazım Karabekir ve Fevzi Çakmak gibi çok üst düzey komutanların yetiştiğini ancak 15 Temmuz darbe girişimiyle sistemin ciddi yaralar aldığını söyleyen Mili Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu ise, “15 Temmuz 2016’da Türkiye hain darbe teşebbüsüyle karşılaştığı zaman Silahlı Kuvvetlerimiz çok ciddi yara aldı, fakat en ciddi yarayı alan kurmay sistemimizdi. Çünkü kurmay sistemi tamamen FETÖ tarafından ele geçirilmiş, kurmay subayların yüzde 80’den fazlası FETÖ’nün elemanı olmuşlar ve darbe gününde dikkat ettiyseniz çoğu yerde kurmay subayları ve kurmay subay öğrencilerini görürsünüz.” ifadelerini kullandı.

Kurmaylık sisteminin Genelkurmay Başkanlığı ve bakanlıkla yeniden tasarlandığını vurgulayan Afyoncu, “2017 yılından itibaren kurmaylık sisteminin ilk kademesi olan karargah subaylığı eğitimi başladı ve günümüzde Silahlı Kuvvetlerdeki subaylarımızın yüzde 11’i karargah subaylığı ve komuta kurma eğitimi almış subaylarımızdan oluşuyor. Bugüne kadar 655’i dost ve müttefik ülkelerden, 3 bin 123 subayımızı Harp Enstitülerinden mezun ettik. Bu sene de ilk dönemde dahil 35’i MAP (Misafir Askeri Personel), 421’i Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu karargah subaylığı eğitiminden, 20’si MAP, 37’si Türk Silahlı Kuvvetleri Müşterek Harp Enstitüsünden, 44’ü MAP, 108’i de Silahlı Kuvvetler mensubunu kurmay subay eğitiminden mezun ediyoruz. Yani kurduğumuz sistem bakanlığımızın ve kuvvetlerimizin de desteğiyle işler hale geldi. Önümüzdeki yıllarda daha da aktif hale gelecektir. Planlandığı gibi giderse harp okullarında en az yüzde 50’si karargah subaylığı eğitiminden geçerek ordumuzda daha fazla ihtisas almış subayımıza sahip çıkacağız” diye konuştu.

]]> https://www.haber60.com.tr/msu-kuvvet-harp-enstituleri-14-donem-karargah-subayligi-mezuniyet-toreni/feed/ 0 Konya’da Uluslararası Anadolu Ankası-2024 Tatbikatı Gerçekleştirildi https://www.haber60.com.tr/konyada-uluslararasi-anadolu-ankasi-2024-tatbikati-gerceklestirildi/ https://www.haber60.com.tr/konyada-uluslararasi-anadolu-ankasi-2024-tatbikati-gerceklestirildi/#respond Thu, 16 May 2024 22:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32047 HABER: MEHMET OFLAZ – KAMERAMAN: BERKİN GÜLSOY

(KONYA) – Konya 3’üncü Ana Jet Üs Komutanlığı’nda Uluslararası Anadolu Ankası-2024 Tatbikatı yapıldı.

Konya 3’ncü Ana Jet Üs Komutanlığı Atış Sahası’nda yapılan tatbikata, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kara, Deniz, Hava, Jandarma ve Özel Kuvvet Komutanlığı ile Azerbaycan, Katar, Polonya, Romanya, Slovakya ve Suudi Arabistan silahlı kuvvetlerine ait unsurları katıldı. Öte yandan, 715 personel tatbikata katılım sağladı.

17 GÖZLEMCİ ÜLKE

ABD, Almanya, Arnavutluk, Bosna Hersek, Bulgaristan, Etiyopya, Kırgızistan, Kore Cumhuriyeti, Kuzey Makedonya, Libya, Malezya, Mısır, Moğolistan, Portekiz, Ürdün, Tunus, Umman’da tatbikatta gözlemci statüsünde bulundu.

Tatbikata; Arnavutluk Hava Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Ferdinant Dimo, Moğolistan Hava Kuvvetleri Komutanı Albay Ganbat Turuu, Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral İsmail Güneykaya katıldı.

Gerçeğe yakın harekat ortamında gerçekleştirilen, personel kurtarma görev kuvveti unsurlarının katıldığı tatbikatta, jet uçakları, Havadan İhbar Kontrol Uçağı (HİK), ulaştırma uçakları, İnsansız Hava Aracı (İHA) ve helikopterler kullanıldı.

HEDEFLER BAŞARIYLA VURULDU

Atış sahasında konvoy koruma, yakın hava desteği, bölgeden yaralı tahliyesi, paraşütle atlama ve düşman bölgesinden personel kurtarma görevleri gerçekleştirildi.

Senaryo gereği, F-16’lar, Özel Kuvvetler ve İleri Harekat Kontrolörü Ekibi (JTAC) tarafından işaretlenen hedefleri vurdu.

Daha sonra helikopter, yaralı askeri kurtarmak için alana geldi. Hava unsurlarının alana inmesinin ardından personel, çevre güvenlik önlemlerini alarak yaralı askeri helikoptere taşıdı.

Helikopterlerin havalanması sırasında, düşman kuvvetlerinin piyade askerlerince ateş açılması sonucu helikopterler top atışıyla karşılık verdi. Bu sahneler, atış sahasındaki gözlem kulesinden izlendi.

Askeri personelin düşman tehlikesinden kurtarılmasının ardından hava unsurlarınca, belirlenen hedefler başarıyla vuruldu.

Son olarak katılımcı ülkeler bayraklarıyla birlikte paraşüt atlayışı gerçekleştirdi.

Tatbikatın devamında ise Türk Yıldızları Akrobasi Timi, gösteri uçuşu gerçekleştirilecek.

TATBİKATIN AMACI

Tatbikatın amacı ise şöyle sıralandı:

Personel Kurtarma (PK) Harekatı kapsamında komuta kontrol sürecini denemek ve geliştirmek, muharebe ortamında PK Görev Kuvveti unsurları ile çalışabilirliği (jet, kontrol uçağı, insansız hava araçları ve helikopter pilotları) denemek, “Hayatta Kalma ve Kaçma Kurtulma” usullerini geliştirmek ve uçucuların eğitim seviyelerini artırmak.

Müşterek ve/veya Birleşik Harekat kapsamında, Personel Kurtarma (PK), Yakın Hava Desteği (YHD), Dinamik Hedefleme (DH), Zamana Duyarlı Hedefleme (ZDH) gibi görevleri tatbikat senaryolarına dahil ederek planlamak ve icra etmek.

Diğer ülkeler ile birlikte çalışabilirlik seviyesini geliştirmek ve iş birliği alanlarını belirlemektir.”

TATBİKATA KATILAN ULUSLARARASI UNSURLAR

Azerbaycan 2x SU-25, 2x CSAR, 1x JTAC Timi; Katar 2x NH-90, 2x AH-64, 2x AW-139, 2x TB-2 İHA ve 1xC-17; Polonya 2x JTAC Timi; Romanya 2x IAR-330, 1x CSAR ve 1x JTAC Timi; Slovakya 1x JTAC Timi; Suudi Arabistan 1x CSAR ve 1x JTAC Timi ile tatbikata katıldı.

TATBİKATA KATILAN MİLLİ UNSURLAR

Türk Hava Kuvvetleri 4x F-16, 1x E-7T (HİK), 1x CN-235, 1x ANKA-S, 2x AS-532, 1x T-70, 2x CSAR ve 1x JTAC Timi; Kara Kuvvetleri Komutanlığı 1x AS-532, 2x T-129 ve 1x JTAC Timi; Deniz Kuvvetleri Komutanlığı 1x SAT Görev Timi; Özel Kuvvetler Komutanlığı 1x S-70 Helikopteri ve Özel Kuvvet Timi; Jandarma Genel Komutanlığı 1x S-70 Helikopteri ve 2x JÖAK Timi ile tatbikatta yer aldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/konyada-uluslararasi-anadolu-ankasi-2024-tatbikati-gerceklestirildi/feed/ 0
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Şanlıurfa’ya ziyaret gerçekleştirdi https://www.haber60.com.tr/milli-savunma-bakani-yasar-guler-sanliurfaya-ziyaret-gerceklestirdi/ https://www.haber60.com.tr/milli-savunma-bakani-yasar-guler-sanliurfaya-ziyaret-gerceklestirdi/#respond Thu, 11 Apr 2024 22:12:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27062

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak ve kuvvet komutanlarıyla birlikte Ramazan Bayramı nedeniyle Şanlıurfa’ya gitti. Burada açıklama yapan Güler, “Yurt içinde ve sınır ötesinde icra edilen başarılı operasyonlar ile terör örgütüne ağır darbe vurulmuş; artık, örgütün hareket kabiliyeti bitme noktasına gelmiştir. Bunda bütün pay, aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimizle birlikte kahraman Mehmetçiklerimize aittir” dedi.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ile gittiği Şanlıurfa’da bayramlaşma sonrası toplantı gerçekleştirdi. 20. Zırhlı Tugay Komutanlığı’nda gerçekleştirilen video telekonferans toplantısında, yurt içinde ve sınır ötesinde görev yapan birliklerin komutanlarına seslenen Güler şunları söyledi:

“Bugün, hep birlikte bir bayrama daha ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu güzel bayram gününde, sizlerle birlikte bulunmaktan büyük mutluluk duyduğumu belirtmek istiyorum. Bayramlar; mutlulukların paylaşılarak arttığı, geleneklerin yaşatıldığı, toplumsal dayanışmanın derinden hissedilerek birlik ve beraberlik ruhunun güçlendiği çok özel ve çok anlamlı günlerdir. Bu vesileyle Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyor; sevdiklerinizle birlikte sağlık, huzur ve mutluluk dolu nice bayramlar geçirmenizi temenni ediyorum. Küresel ve bölgesel düzeyde kritik gelişmelerin yaşandığı bu hassas dönemde artan risk, tehdit ve tehlikeler karşısında ülkemizin ve asil milletimizin güvenliğini sağlamak, hak ve menfaatlerimizi korumak için azim ve kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

“ÖRGÜTÜN HAREKET KABİLİYETİ BİTME NOKTASINDA”

Yurt içinde ve sınır ötesinde icra edilen başarılı operasyonlar ile terör örgütüne ağır darbe vurulmuş; artık, örgütün hareket kabiliyeti bitme noktasına gelmiştir. Bunda bütün pay, aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimizle birlikte kahraman Mehmetçiklerimize aittir. Şu ana kadar büyük bir başarıyla sahada tesis ettiğimiz kontrolün geliştirilmesi ve genişletilmesi, terör örgütünün eylem ve hareket kapasitesinin sıfırlanması için gözümüzün değmediği, ayağımızın basmadığı yer bırakmayacağız. Kahraman ordumuzun son bir asrın en kapsamlı, en yoğun ve en etkili faaliyetlerini gerçekleştirdiği bu hassas dönemde, terörle mücadele ile birlikte hudutlarımızı da personel sayısı ve teknolojik bakımından en yoğun, tedbirlerle sağlıyoruz. Mavi ve gök vatanımızda hak ve menfaatlerimizin korunmasına yönelik faaliyetlerimizi de başarıyla sürdürüyoruz. Bu faaliyetlerimizle eş zamanlı olarak; karada, denizde ve havada bugüne kadarki en kapsamlı tatbikatları icra ediyor; her geçen gün yenilerini envantere kazandırdığımız yerli, milli ve modern savunma sanayi ürünü silah sistemleriyle, şanlı ordumuzun imkan ve kabiliyetlerini sürekli geliştiriyoruz.

“BARIŞ VE İSTİKRARA KATKI SAĞLIYORUZ”

Çatışma ve ihtilafların çevrelediği bölgenin tam kalbinde yer alan ülkemiz, krizlerin ve sorunların çözümüne yönelik Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde önemli girişimlerde bulunmaktadır. Bu kapsamda; Karabağ’da, Libya’da, Ukrayna- Rusya Savaşı’nda, Ortadoğu’daki ve yakın coğrafyamızdaki birçok sorunun çözümünde yoğun gayretler sarf ederek büyük ve kıymetli inisiyatifler üstlendik, üstleniyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri olarak bizler de başta Kıbrıs ve Azerbaycan olmak üzere kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davasına destek veriyor; küresel ve bölgesel güvenlik, barış ve istikrara katkı sağlıyoruz. Tüm bu girişim ve faaliyetler, Türkiye’nin küresel bir aktör haline dönüştüğünü, uluslararası müzakere masalarının ve güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir üyesi haline geldiğini, ordumuzun da dünyanın en güçlü, en etkin ordularından biri olduğunu en açık şekilde ortaya koymaktadır. Bugün Türkiye olarak ulaştığımız bu üstün seviyeyi, Silahlı Kuvvetler olarak aynı anda birçok görevi başarıyla icra edebilme kabiliyetimizi çok iyi idrak etmemiz gerekmektedir. Bu başarı hikayesinde sizler de çok önemli bir rol üstlenmektesiniz. Sizlerin de gayretleriyle şu ana kadar her alanda elde ettiğimiz başarıların korunması ve daha yüksek seviyelere çıkarılması temel önceliğimizdir. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin bölgesinde ve dünyadaki seçkin ve saygın konumunu muhafaza edebilmesinde şüphesiz ki en önemli unsur, sahip olduğumuz insan kaynağımızdır. Siz kahraman silah arkadaşlarım da piramidin en üst çatısında yer alan komutanlar olarak ordumuzun öncüsü ve liderleri konumundasınız.”

]]> https://www.haber60.com.tr/milli-savunma-bakani-yasar-guler-sanliurfaya-ziyaret-gerceklestirdi/feed/ 0 Türk demokrasisine ikinci darbe: 12 Mart 1971 Muhtırası https://www.haber60.com.tr/turk-demokrasisine-ikinci-darbe-12-mart-1971-muhtirasi/ https://www.haber60.com.tr/turk-demokrasisine-ikinci-darbe-12-mart-1971-muhtirasi/#respond Tue, 12 Mar 2024 22:18:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18242 Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Memduh Tağmaç ve kuvvet komutanlarının imzasını taşıyan ve Türk demokrasisine ikinci darbenin yapıldığı 12 Mart 1971 Muhtırası’nın üzerinden 53 yıl geçti.

Türk demokrasisi, 27 Mayıs 1960 darbesinden 11 yıl sonra sivil siyasete yeniden müdahale edilen 12 Mart 1971 Muhtırası ile karşılaştı.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Türkiye’de ilk darbe, 1960’ta, bir grup subayın, iktidar partisi Demokrat Partinin (DP) “Türkiye’yi baskı rejimine ve kardeş kavgasına götürdüğü” iddiasıyla yönetime el koymasıyla yaşandı.

Eski Başbakan Adnan Menderes, eski Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve eski Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın idamıyla sonuçlanan darbe, ülkede çalkantılı bir sürecin önünü açtı.

Toplumsal olayların arttığı, karşıt görüşlü gruplar arasında çatışmaların yaşandığı bu süreçte, 16 Şubat 1969’da Türkiye siyasi tarihine “kanlı pazar” olarak geçen olay yaşandı. İstanbul’a demirleyen Amerikan 6. Filosu’nu protesto sırasında 2 kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı.

Anayasa değişikliğiyle “DP’lilerin siyasi haklarının iade edilmesi”ne yönelik Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) verilen teklif, dönemin siyasi tartışmalarını daha da alevlendirdi.

Genel Başkanlığını İsmet İnönü’nün yaptığı CHP’nin de olumlu baktığı bu teklife, silahlı kuvvetler karşı çıktı. Büyük tartışmaların yaşandığı bu süreçte, anayasa değişikliği teklifi, komisyonda geri çekilmek zorunda kaldı.

Siyasi gerginlik devam ederken 1969 genel seçimine gidildi.

Süleyman Demirel’in liderliğindeki Adalet Partisi, seçimlerde büyük başarı kazanarak tek başına iktidar oldu. Demirel’in başbakan olduğu bu seçimde, 143 milletvekili çıkaran CHP, ana muhalefette kalmaya devam etti.

Sokak olayları arttı

Görevi devraldıktan sonra içeride ve dışarıda pek çok sorunla karşılaşan Demirel Hükümeti, haşhaş ekimi nedeniyle ABD’nin büyük baskısına maruz kaldı.

Hükümetin, yasa dışı örgüt eylemleri, sokak ve üniversite olaylarıyla karşı karşıya kaldığı bu süreçte, siyasi ve ekonomik sorunlar da derinleşti.

Türkiye’de 10 binlerce işçi, “Sendikal örgütlenme ve grev hakkının kısıtlanacağı” gerekçesiyle başta İstanbul olmak üzere Türkiye genelinde eylem ve yürüyüşlere başladı.

Polisin müdahale ettiği eylemlerin büyümesi üzerine, Bakanlar Kurulunca İstanbul ve Kocaeli’de sıkıyönetim ilan edildi. Bu süreçte, bazı sanayi bölgelerinde polisin yanı sıra askeri birlikler de görev aldı.

Ayrıca, üniversitelerde karşıt görüşlü gruplar arasında çıkan ve emniyet güçlerince güçlükle bastırılan olaylarda, çok sayıda öğrenci yaralandı.

Eski ABD’nin Ankara Büyükelçisi Robert Komer’in otomobilinin ODTÜ’yü ziyareti sırasında yakılması, Ankara’da, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarınca 4 ABD askerinin kaçırılıp sonrasında serbest bırakılması da dönemin öne çıkan olayları arasında yer aldı.

11 yıl sonra gelen yeni müdahale

1971’e gelindiğinde darbenin ayak sesleri duyulmaya başlandı. Ordunun komuta kademesinde müdahale fikrinin ağırlık kazandığı bu süreçte, Başbakan Demirel’in “Türk Silahlı Kuvvetlerinin Cumhuriyet’in ve rejimin bekçiliği, yurdun iç ve dış tehlikelere karşı savunulması görevlerini bırakıp memleket idaresini ele alması halinde, bizatihi korumakla mükellef oldukları rejim, Cumhuriyet ne hale gelir?” sözleri dikkati çekti.

Sonunda ordu, 27 Mayıs 1960’dan yaklaşık 11 yıl sonra sivil siyasete yeniden müdahale etti.

12 Mart 1971’de saat 13.00’te, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Memduh Tağmaç, Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Celal Eyiceoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur’un imzasını taşıyan muhtıra, TRT radyolarından okundu.

Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a, Başbakan Demirel’e, TBMM’ye ve Cumhuriyet Senatosu’na yazılı gönderilen 3 maddeli muhtırada, Demirel istifa etmez ve yerine askerlerin onaylayacağı bir hükümet kurulmazsa, ordunun idareyi doğrudan üzerine alacağı bildirildi.

3 maddelik muhtırada ne denildi?

“Parlamento ve hükümet, süregelen tutum, görüş ve icraatıyla yurdumuzu anarşi, kardeş kavgası, sosyal ve ekonomik huzursuzluklar içine sokmuş, Atatürk’ün bize hedef verdiği çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak ümidini kamuoyunda yitirmiş ve anayasanın öngördüğü reformları tahakkuk ettirememiş olup Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği ağır bir tehlike içine düşürülmüştür.” görüşünün savunulduğu muhtırada, şu ifadelere yer verildi:

“Türk milletinin ve sinesinden çıkan Silahlı Kuvvetlerinin bu vahim ortam hakkında duyduğu üzüntü ve ümitsizliğini giderecek çarelerin, partiler üstü bir anlayışla meclislerimizce değerlendirilerek mevcut anarşik durumu giderecek anayasanın öngördüğü reformları Atatürkçü bir görüşle ele alacak ve inkılap kanunlarını uygulayacak kuvvetli ve inandırıcı bir hükümetin demokratik kurallar içinde teşkili zaruri görülmektedir. Bu husus süratle tahakkuk ettirilemediği takdirde, Türk Silahlı Kuvvetleri, kanunların kendisine vermiş olduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni korumak ve kollamak görevini yerine getirerek idareyi doğrudan doğruya üzerine almaya kararlıdır.”

Deniz Gezmiş ve arkadaşları idam edildi

Başbakan Süleyman Demirel’in istifa etmek zorunda kaldığı bu süreçte Türkiye, “ara rejim” dönemine girdi.

Çok sayıda işkence ve kötü muamele iddiasının ortaya atıldığı, demokrasinin kaybedildiği bu dönemde, temel hak ve özgürlükler de ağır yara aldı.

Muhtıra sonrasında başlayan operasyonlarda, birçok kişi gözaltına alınıp hapse atıldı. Bu süreçte, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, 6 Mayıs 1972’de idam edildi.

Dönemin CHP Kocaeli Milletvekili Nihat Erim, partisinden istifa ederek 26 Mart 1971’de başbakan oldu ve yeni hükümeti kurdu. Çok uzun ömürlü olmayan yeni kabine, yerini 22 Mayıs 1972’de Ferit Melen hükümetine bıraktı.

Melen hükümeti de bir süre sonra görevi bırakınca 15 Nisan 1973-26 Ocak 1974 tarihlerinde görev yapan Mehmet Naim Talu Hükümeti ülkeyi seçime götürdü. Talu’dan sonra Başbakanlık koltuğuna 37. Hükümet’i kuran Bülent Ecevit oturdu.

12 Mart 1971 Muhtırası’nın ardından 12 Eylül 1980’e kadar geçen 9 yılda, 11 hükümet değişikliği yaşandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turk-demokrasisine-ikinci-darbe-12-mart-1971-muhtirasi/feed/ 0