Kuş – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Mon, 29 Apr 2024 21:57:34 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Erzincan’da Kelkit Tepelisi Güvercinleri Yöre İnsanının Tutkusu https://www.haber60.com.tr/erzincanda-kelkit-tepelisi-guvercinleri-yore-insaninin-tutkusu/ https://www.haber60.com.tr/erzincanda-kelkit-tepelisi-guvercinleri-yore-insaninin-tutkusu/#respond Mon, 29 Apr 2024 21:57:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29772 Erzincan’da bölgeye has endemik bir güvercin türü olan ve yetiştiricisinin ömrünü uzattığına inanılan Kelkit Tepelisi yöre insanının en büyük tutkusu.

Yeryüzünde bulunan güvercinlerin ayrı ayrı barındırdıkları ırk, fiziki özellik, ses ve oyunculuğunu tek başına bünyesinde barındıran Kelkit Tepelisi, birçok güvercin meraklısı vatandaşın dikkatini üzerine çekiyor.

Erzincan’da güvercin yetiştiricileri haftanın belirli günlerinde belirledikleri bir kahvehanede bir araya gelerek günün büyük bir bölümünü güvercinler üzerine sohbet ederek geçiriyorlar.

Rivayete göre yetiştiricisinin ömrünü uzattığı ve üzerindeki bütün nazarı aldığı belirtilen Kelkit Tepelisi ile ilgili sohbetlere katılmak için meraklıları çevre illerden kilometrelerce yol kat ederek geliyor.

Atalarından kalma bir gelenek olarak adlandırdıkları Kelkit Tepelisi yetiştiriciliğini sürdüren yetiştiricileri Halep’ten getirilen bir ırk olan Kelkit Tepelisinin zamanla bölgeye adaptasyonu sağlandığını ve Kelkit ve Erzincan bölgesine has bir ırk olduğunu söyledi.

“Güvercin besleyen insanların ömürleri uzun olur derdiler”

Bölgeye has Kelkit Tepelisi’ni Erzincan’da yetiştiren Murat Taşkın, “Babalarımızdan, dedelerimizden ve atalarımızdan görerek, sürekli bakıp beslediğimiz Kelkit Tepelisi bu bölgeye has endemik bir ırktır. Yeryüzünde birçok güvercin ırkı var, kimisi kostümlüyle, kimisi sesiyle, kimisi de oyunuyla ön planda. Hepsini içinde barındıran tek ırk ise Kelkit Tepelisi. Halep’ten getirilmiş bir ırk. Yıllar içerisinde kırılarak, iklimin ve havanın etkisiyle de burada evrim yaşamış bir ırk. Kelkit ve Erzincan bölgesine has bir ırk. Bu güvercin açık alanda da kapalı alanda da oyununu sergileyebiliyor. Bu özellikle de birçok güvercin severin dikkatini üzerine çekiyor. Biz hobi olarak bakıp, besleriz. Bu kahvehane Erzincan’da güvercin besleyen arkadaşların buluştukları bir mekan. Hiç birbirini tanımayan insanları güvercinler ortak bir paydada bir araya getiriyor. Herkes kendi güvercinini anlatıyor. En iyi renk bende, en iyi oyun kuşu bende diye. Kış aylarında özellikle bu güvercinin seyir turnuvaları yapılır. İlgi ve katılımı yüksek seyirler yapılır. Bu endemik kuş türü ona gönül vermiş insanların elinde onların çabasıyla yürütülmeye çalışılıyor.” dedi.

Atalarından bu güvercinin iki özelliği olduğuna dair rivayetler olduğunu aktaran Taşkın, “Bu güvercini besleyen insanların ömürleri uzun olur derdiler. Biz bunu analiz ettik. Bütün güvercinlere bakan amcalarımız, büyüklerimiz hep emsallerinden daha geç öldüler. Halk arasında nazar dediğimiz bakışların, kem gözlerin sahibinin üzerinden çekip alıyormuş. Bunu da denediler. Bende 30 çift kuş var. Kedi içeriye girse en sevdiğimi alıp götürür. Atmaca girsin en değerli kuşumuzu alır. Hastalık girsin yine aynı şekilde en çok sevdiğimiz kuşu alıp götürür. Sahibinin üzerindeki nazarı kuş kendi üzerine alır derlerdi ve biz bütün kuşçular olarak tecrübe edindik” diye konuştu.

“Kuşçu olan insanlar o kuşun içine girdiği zaman dünya ile irtibatı kesilir”

Erzurum’dan sırf kuş sohbetine katılmak için vatandaşların Erzincan’a geldiğini söyleyen kuşçu Hasan Demirel de “11 yaşından beri kuş besliyorum. Büyüme çağlarında bizden eski abilerimizin anlatımıyla, eskiden kahve olmadığı için ahırlarda kuşu beslermişler eğlence diye. Şu anda da arkadaşlar buna gönül vermişler ama eskisi gibi değil. Şu an bu azaldı ama yine devam ediyor. Arkadaşlar ahır olmadığı için özel yerler yapıyorlar. Bu bir hobi ve sevgi. Tabiri caizse kuşçu olan insanlar kuşu iyi anlıyorsa o kuşun içine girdiği zaman dünya ile irtibatı kesilir. Yemek, içmek hiçbir şey aklına gelmez saatlerce. Bu böyle bir sevda. Gençlerimiz de bizden sonra devam ettiriyor.” ifadelerini kullandı. – ERZİNCAN

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzincanda-kelkit-tepelisi-guvercinleri-yore-insaninin-tutkusu/feed/ 0
İzmir, Manisa, Aydın ve Muğla’da 30 sulak alanda 157 bin 503 su kuşu tespit edildi https://www.haber60.com.tr/izmir-manisa-aydin-ve-muglada-30-sulak-alanda-157-bin-503-su-kusu-tespit-edildi/ https://www.haber60.com.tr/izmir-manisa-aydin-ve-muglada-30-sulak-alanda-157-bin-503-su-kusu-tespit-edildi/#respond Sat, 16 Mar 2024 08:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19692 Kuş gözlemcileri, zengin yaşam kaynaklarıyla su kuşlarına ev sahipliği yapan İzmir, Manisa, Aydın ve Muğla’daki 30 sulak alanda yapılan sayımda bu kış 157 bin 503 su kuşunu kayıt altına aldı.

Kış Ortası Su Kuşu Sayımı kapsamında Doğa Koruma ve Milli Parklar 4. Bölge Müdürlüğü Avcılık ve Yaban Hayatı Şube Müdürlüğü koordinasyonunda sivil toplum kuruluşu üyeleri ve gönüllü kuş gözlemcilerinin de katılımıyla çalışma yürütüldü.

Gediz, Bakırçay ve Güzelhisar deltaları, İzmir Körfezi, Gölmarmara ve Bafa gölleri, Aydın Büyük Menderes Deltası, Muğla’da Baldırmaz ve Köyceğiz göllerinin de yer aldığı 30 sulak alandaki sayımlarda 81 türden 157 bin 503 kuş tespit edildi.

En çok flamingo görüldü

Buna göre Gediz Deltası 61 türden 55 bin 509, Aydın Büyük Menderes Deltası 49 türden 39 bin 397 ve Aydın-Muğla sınırında yer alan Bafa Gölü 30 türden 25 bin 543 kuş ile en yoğun alanlar olarak öne çıktı.

Söz konusu sayımlarda 38 bin 797 flamingo, 30 bin 898 sakar meke, 13 bin çamurcun, 12 bin 81 gümüşi martı, 8 bin 727 karabatak en fazla görülen kuş türleri oldu.

Sayımlarda tarakdiş, mahmuzlu kız kuşu, Van Gölü martısı ve kuğu gibi bölgede nadir görülen türler de kayıtlara girdi.

Doğa Koruma ve Milli Parklar 4. Bölge Müdürlüğü Avcılık ve Yaban Hayatı Şube Müdürü ve Kış Ortası Su Kuşu Sayım Koordinatörü Hasan Paşalı, AA muhabirine, bu sayımların su kuşu popülasyonlarının ve sulak alan ekosistemlerindeki değişimlerin uzun dönemde izlenebilmesi amacıyla Uluslararası Sulak Alan Kurumu (Wetlands International ) tarafından organize edildiğini söyledi.

Sayımların her yılın ocak-şubat aylarında, su kuşlarının mevsimsel göç hareketlerinin en az olduğu ve sulak alanlarda kümelendikleri zaman gerçekleştirildiğini aktaran Paşalı, Türkiye’de bu yöndeki sayımların ilk kez 1967 yılında gerçekleştirildiğini, bu yıl 40’ıncısını yaptıklarını anlattı.

Paşalı, Bölge Müdürlüğü personeli, üniversiteler, sivil toplum kuruluşu üyeleri ve çok sayıda gönüllü kuş gözlemcisinden oluşan 10 ekip ve 52 kişi ile sayım çalışmalarını tamamladıklarını kaydetti.

Kuşların küresel ölçekteki takibi yapılıyor

Sayım çalışmalarının adeta bir şenlik havasında gerçekleştiğini ifade eden Paşalı, şöyle konuştu:

“Buradaki amacımız sulak alan ekosistemlerinin izlenmesi ve aynı zamanda su kuşu popülasyonunun takibi. Burada sadece su kuşlarını sayıyoruz. Ötücüler gibi diğer türleri saymıyoruz. Bu çalışmalar Uluslararası Sulak Alan Kurumu’nun sayım çalışmasının bir parçası olarak ülkemizde gerçekleştiriliyor. Bu çalışmanın sonucunda Türkiye raporu hazırlanıyor, küresel diğer raporlarla karşılaştırarak kuş trendlerinin küresel ölçekteki takibi yapılmış oluyor. Bu çalışmalarımızda flamingo en fazla görülen türümüz. Birey sayısı olarak yine Gediz Deltası 61 türle bu alanların içerisindeki en fazla tür çeşidine sahip alanımız oldu. Ondan sonra yine Büyük Menderes Deltası’nda 49 farklı türde birey saydık.”

Geçen yıl yapılan Kış Ortası Su Kuşu Sayımında İzmir, Muğla, Aydın ve Manisa’daki 28 sulak alanda 79 türden 164 bin 666 kuş kayda alınmıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmir-manisa-aydin-ve-muglada-30-sulak-alanda-157-bin-503-su-kusu-tespit-edildi/feed/ 0
Sivasspor Kaptanı Uğur Çiftçi Taraftarı Stadyuma Davet Etti https://www.haber60.com.tr/sivasspor-kaptani-ugur-ciftci-taraftari-stadyuma-davet-etti/ https://www.haber60.com.tr/sivasspor-kaptani-ugur-ciftci-taraftari-stadyuma-davet-etti/#respond Wed, 28 Feb 2024 01:24:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12845 Sivasspor’un takım kaptanı Uğur Çiftçi, taraftarı stadyuma davet ederek, “Taraftarımız bazı konularda haklı olabilir ama Sivasspor’a küsülmez. Uğur’a küs, Hakan’a küs, Ziya’ya küs ama Sivasspor’a küsmeyin. 11 hafta kaldı. Hep beraber taşın altına elimizi koyalım” dedi.

Sivasspor, Trendyol Süper Lig’in 28. hafta maçında 1 Mart Cuma günü deplasmanda Kasımpaşa ile oynayacağı maçın hazırlıklarına devam etti. Takım kaptanı Uğur Çiftçi antrenman öncesi, açıklamalarda bulundu. 4-1 kazandıkları Pendikspor maçını değerlendirerek sözlerine başlayan Çiftçi, “Maçlarımızın hepsi zor ama biz maça hafta hafta bakıyoruz. Yükselen bir çıkışımız var, bu çıkışı da devam ettirmek istiyoruz. Pendik maçının zor olacağını biliyorduk geriye düştük. Buna rağmen reaksiyon gösterdik. Kötü gidecek maçı aleyhimize çevirip kazanmasını bildik. Bir Avrupa söylentisi var ama ben 6 senedir buradayım 3 senedir de burada Avrupa maçları oynuyorum. Avrupa maçları oynamak istiyor muyuz? Tabii ki istiyoruz. Ama öncelikle Kasımpaşa maçı sonra Alanya maçlarını kazanırsak daha iddialı hale geleceğimizi düşünüyorum. Bu maçları kazanmak için elimizden ne geliyorsa yapmak zorundayız. Avrupa hedefiniz ondan sonra daha da çok oluşacağını düşünüyorum” dedi.

“Yeni transferler iyi katkı veriyor”

Takıma devre arası katılan futbolcularla ilgili yöneltilen soruya Çiftçi, “Devre arası yapılan transferin biraz uyum süreci geç oluyor diye düşünüyorum ama yeni gelenler iyi alıştı bize, iyi de katkı veriyorlar. İnşallah daha da iyi katkı vererek üstüne koyarak ilerleyeceğiz” yanıtını verdi.

“Mücadele edeceğimden kimsenin şüphesi olmasın”

Kendi performansını da değerlendiren Çiftçi, “Taraftarımız eleştirmekte haklı. Sahada iyi oyun, kötü oyun olabilir ama kötü mücadele etmediğimi düşünüyorum. Tabii ki skora katkı vermek önemli. Benim ilk önceliğim defans yapmak. Elimden geldiği kadar defans yapmaya çalışıyorum ama takıma da skor olarak katkı vermeyi istiyorum. Oyun sistemi değişiyor, yeri geliyor 4’lü oynuyoruz. Yeri geliyor 5’li oynuyoruz. Sistem değiştiği için bunu bazen idrak edemeyen taraftarımız oluyor. ‘Niye Uğur adamını tutmuyor?’ gibi ama 5’li oynuyoruz halbuki, alakasız şeyler İnşallah elimden geldiği mücadelenin en iyisini vermeye çalışıyorum. Maçın sonuna kadar çok koşacağımın ve çok mücadele edeceğimden kimsenin şüphesi olmasın. Tabii ki pas hatası yapıp, top kaptırabilirim. Sivasspor’un bendeki manevi değeri çok farklı. Mücadele edeceğimden kimsenin düşüncesi veya şüphesi olmasın” ifadelerini kullandı.

“Sivasspor’a küsülmez”

Taraftarları stadyuma çağıran Çiftçi, “Taraftarımız bazı konularda haklı olabilir ama Sivasspor’a küsülmez. Uğur’a küs, Hakan’a küs, Ziya’ya küs ama Sivasspor’a küsmeyin. 11 hafta kaldı. Hep beraber taşın altına elimizi koyalım. Avrupa’ysa hedef Avrupa olsun. Arma uğruna Cumartesi, Pazar havalar güzel bence gelin Sivasspor’u destekleyin” diye konuştu.

Çalışmalar sürüyor

Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesislerinde Teknik Direktör Bülent Uygun ve yardımcıları yönetiminde yapılan antrenman 1 saat 30 dakika sürdü. Koşu ile başlayan antrenman, ısınma ve denge çalışmalarıyla devam etti. Ardından pas çalışmaları yapan Yiğidolar, son bölümde ise çift kale maç oynadı. Sivasspor, yarın gerçekleştireceği antrenmanla Kasımpaşa maçının hazırlıklarına devam edecek. – SİVAS

]]>
https://www.haber60.com.tr/sivasspor-kaptani-ugur-ciftci-taraftari-stadyuma-davet-etti/feed/ 0
Güvercin ve kumru beslemek popülasyon artışına ve hastalık yayılımına neden oluyor https://www.haber60.com.tr/guvercin-ve-kumru-beslemek-populasyon-artisina-ve-hastalik-yayilimina-neden-oluyor/ https://www.haber60.com.tr/guvercin-ve-kumru-beslemek-populasyon-artisina-ve-hastalik-yayilimina-neden-oluyor/#respond Thu, 18 Jan 2024 08:09:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3963

UZMAN veteriner ve kuş gözlemcisi Gökçe Coşkun, güvercin ve kumruların tarihi meydanlar ile turistik yerlerde beslenmesinin popülasyonlarında doğal olmayan artışa yol açtığını, kuş gribi, Newcastle (yalancı yeba) gibi bulaşıcı hastalıkları birbirlerine bulaştırıp, yayılıma neden olduğunu söyledi.

Son yıllarda güvercin ve kumruların insanlar tarafından yemle beslendiği tarihi meydanlar ile turistik yerlerin sayısında artış oldu. Bu bölgelerde, alanı gezenlerin ilgisini çekmek, insanların hayvan sevgisi ya da keyifli vakit geçirmesi için beslenen güvercin ve kumruların popülasyonunda artış gözlendi. Uzman veteriner ve kuş gözlemcisi Gökçe Coşkun, aşırı beslemenin güvercin ve kumru popülasyonunda doğal olmayan büyümeye neden olduğunu belirtti. Coşkun, belli alanda beslenen güvercin ile kumru gruplarının kuş gribi, Newcastle (yalancı veba) gibi bulaşıcı hastalıkları birbirine bulaştırıp, yayılıma neden olabileceğini söyledi.

KUŞ GRİBİ, SALMONELLA, NEWCASTLE HASTALIĞI RİSKİ

Avrupa ülkelerinde şehirde güvercin ve kumru beslemenin yasaklandığını kaydeden Coşkun, “Güvercinler arasında viral hastalığın yayılmasını engellemek için yasaklandı. Ülkemizde buna dikkat etmiyoruz. Bu kuşları beslemek iyi niyetli davranış gibi gözükse de kuşları bir araya getirmek, aynı noktada beslemek çeşitli viral enfeksiyona neden oluyor. Bir meydanda, bölgede kuşları denetimsiz beslediğiniz zaman kuşlar bir araya gelmeyecekleri halde, o alanda bir arada oluyor. Aynı noktada su içip yemleniyor. Barındırdığı kuş gribi, salmonella, Newcastle gibi hastalıkları birbirine bulaştırabiliyor. Böylelikle hastalık yayılıyor” diye konuştu.

KONTROLSÜZ BESLEME POPÜLASYONU ARTIRIYOR

Kumru ve güvercinlerin insan tarafından kontrolsüz beslenmemesinin ekolojiye zararına değinen Coşkun, “Kontrolsüzce besleme, bu türlerin popülasyonunun aşırı çoğalmasına neden oluyor. Popülasyonun giderek artması bazı dengelerin bozulmasına, kuş türlerinin üzerinde habitat baskısına neden olur. Kontrolsüzlüğü önlemek için kuşların insanlar tarafından belirli noktalarda beslenmemesi gerekiyor. Kuşları beslemek güzel bir davranış gibi görülebilir ama bu kuşlar için ilerleyen dönemde dezavantaj oluyor” dedi.

İNSANA BULAŞ İHTİMALİ ÇOK DÜŞÜK

Güvercin ve kumrulardaki kuş gribinin insana bulaş ihtimalinin çok düşük olduğunu vurgulayan Coşkun, şunları söyledi:

“Yüksek patojenik kuş gribi insana geçtiği zaman çeşitli enfeksiyon ve klinik belirtiler gösterdiğini biliyoruz. Bu çok yakın temasla oluşuyor. Kuşlar arasında bu yayılım çok hızlı meydana gelmekte. Özellikle Kanada’da uzun göç eden kuşların son uğrak noktaları olan Avrupa’nın kuzeyindeki ülkelerde, kuş gribi sulak alanlar için büyük problem oluşturmakta. Kuşlar yaşamlarını kaybedebiliyor. Ülkemizde de bu tür risk var. Bu tür vakalar gözlemlenmekte. Şehir merkezine gelen kumru ve güvercin gibi insanla temas halinde olan ve insan tarafından beslendiği zaman popülasyonunun artması viral, bakteriyel enfeksiyonların kuşlar arasında hızla yayılmasına sebebiyet verecektir. Bu göç eden diğer türlere bulaş riskini artırıp, ekosistemde belirli hastalıkların artmasına, popülasyonunun kırılmasına neden olabilir. Evde beslenen muhabbet kuşu, papağan gibi türlere bu hastalıkların bulaşmasına neden olabiliyoruz. Evde kuş besleyenler balkonuna, penceresine güvercin, kumru geldiği zaman kendi kuşlarına bu tür hastalıkların bulaşma riskini artırmış oluyor.”

AÇIK ALANDA TAVUK, HİNDİ ÜRETİCİLERİNE TAVSİYE

Türkiye’de tavuk yetiştiriciliğinin kapalı sistem, izole şekilde yapıldığını anlatan Coşkun, “Bu tür kapalı sistem yetiştiricilikte dışarıdan etkenin bulaşması söz konusu değil. Köy yerlerinde, açık alanlarda serbest dolaşan tavuklarda bu hastalığın bulaşmasını sık görüyoruz. Serbest dolaşan hindi veya tavukları açık alanda besledikleri zaman yeme, kumru ve güvercinler de geliyor. Aynı noktadan beslenip, aynı su kabından içebiliyor. Bu da onlardan tavuk ve hindiye hastalığın bulaşmasına sebep olabiliyor. Açık alanda tavuk yetiştiriciliği yapanlar, bu duruma dikkat etmeli. Besleme sırasında yabani kumru veya güvercinlerin aynı noktadan beslenmelerini önlemeleri gerekli” diye konuştu.

ŞEHİR MERKEZİNEKİ KUŞLARDA VİRAL TEHLİKE

Geçen sene 700’ün üzerinde yardıma muhtaç kuş vakasıyla karşılaştığından bahseden Coşkun, “Şehir merkezlerinde Arap Yarımadası’ndan ülkemize gelen egzotik türlerden küçük kumrularda viral enfeksiyonla sıklıkla karşılaştık. Klinik belirtilerde göz, burun akıntısı, kafayı arkaya döndürme gibi kuş gribi ve Newcastle enfeksiyonların belirtisini görüyoruz. Yoğun ishal olabiliyor. Bu durumlarda hayvanı çok kısa sürede kaybediyoruz. Klinik belirtilere bakarak viral ya da salmonella gibi enfeksiyon hastalıkları olduğunu yorumlayabiliriz. Bu tür olgularla uzun zamandır karşılaşıyoruz. Şehir merkezlerinde bu tür vakalar görülüyor” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/guvercin-ve-kumru-beslemek-populasyon-artisina-ve-hastalik-yayilimina-neden-oluyor/feed/ 0
Bayburt Güvercini: Türk Fısıldayıcısı https://www.haber60.com.tr/bayburt-guvercini-turk-fisildayicisi/ https://www.haber60.com.tr/bayburt-guvercini-turk-fisildayicisi/#respond Tue, 02 Jan 2024 05:27:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1918 Türkiye’nin en değerli 4 ötücü güvercin türü arasında yer alan ve ‘Türk Fısıldayıcısı’ olarak bilinen Bayburt güvercini, adını aldığı kentte yüzyıllardır kültür mirası olarak gönüllü vatandaşlar tarafından besleniyor.

Sesi, iri yapısı ve rengiyle kıymetli türler arasında gösterilen Türkiye’deki 4 ötücü güvercin türü arasında yer alan Bayburt güvercini, adını aldığı kentte yüzyıllardır ‘kültürel bir miras’ olarak gönüllü kişiler tarafından besleniyor. Başındaki tüy yapısıyla yörede ‘çift kukul’ olarak da anılan Bayburt güvercin ırkı, saflığını korumayı başaran türler arasında yer alıyor. Biri başının ön kısmında bir de arka kısmında 2 perçemi bulunan güvercinin, ayaklarında ise paçaları bulunmuyor. Bayburt güvercini ötüşündeki düzgünlük nedeniyle dünya kuş literatüründe ‘Türk Fısıldayıcısı’ olarak tanımlanıyor.

Bayburtlular da, yörelerine ait olan güvercinler için çeşitli etkinlikler düzenliyor. O etkinliklerden biri de ‘kuş dinleme’ geleneği. Sesi için yetiştirilen güvercinler, kentteki irfan sohbetlerinin ana temasını oluşturuyor. Her hafta bir araya gelen vatandaşlar, yöresel adıyla Bayburt Sinisi etrafında toplanarak, kuşların sesini dinliyor. Sessiz bir ortamda güvercinlerin çıkarttığı sesi dinleyen yöre sakinleri, güvercinlerin çıkarttığı sesleri anlamlandırmaya çalışıyor.

Küçük yaştan beri Bayburt güvercini beslediğini söyleyen Mustafa Kayalı, kuş bakıp, besleyen kuşçuların, güvercinin ötüş sesinin Binali Selman adlı müzisyenin meyinin sesi ile topraklı tosun denilen tosunun sesine benzettiklerini kaydetti. Çocuk yaşlarda kuşlara merak salan ve yıllardan beri kuş besleyen Kayalı, 7 yaşındayken mahallede kuşçuluk yapan bir komşusundan etkilenmesiyle Bayburt güvercini besleme merakının başladığını vurguladı. 50 yıldır Bayburt güvercini beslediğini ifade eden Kayalı, Bayburtlular için Bayburt güvercininin önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Belli dönemlerde Bayburt güvercininin öttüğünü dile getiren Kayalı, güvercinlerin ötüş süresinin mart ayında bittiğini, bu aydan sonra ise güvercinlerin yavrulama sürecinin başlandığını belirterek, yavrulama sürecinin eylül ayına kadar devam ettiğini söyledi.

“En önemli özelliği sesinin güzel olması, sesinden ötürü bakılan bir kuş”

Bayburt güvercininin 1800’lü yıllardan beri sesinin güzel olması nedeniyle bakılan bir kuş çeşidi olduğunu ifade eden Kayalı, “Bu kuş 1800’lü yılların sonundan itibaren Bayburt’ta sesi için bakılan bir güvercin çeşidi. Bayburt kuşu yani Bayburt güvercini Türk fısıldayıcısı olarak literatüre geçti. Özelliği ise çift kukul olması tabii bu çok aranan bir özellik değil. Asıl önemli özelliği sesinin güzel olması, bu nedenle sesi için bakılan bir kuş türü diyebiliriz. Eylül ayının sonundan itibaren dişi güvercinleri erkeklerden ayırıyoruz, ta ki ötme sezonları bitene kadar. Mart ayının sonu kuşların ötme dönemleri, Mart ayına kadar güvercinlerimiz öterler” şeklinde konuştu.

“Her akşam arkadaşlarım gelir, ötme sesini dinler keyif alırız”

Bayburt güvercinin ötme döneminde arkadaşlarının gelerek kuş sesi dinlediklerini ve bundan da keyif aldıklarını söyleyen Kayalı, “Her akşam arkadaşlarımız gelir sedirde oturur, kuşları dinleriz. Güvercinin ötüşünü dinledikten sonra arkadaşlarımız ötüş sesi üzerinde kritik yapıyorlar, sesinin güzel olması, ağzının şekli öterken şu şekli aldı gibi kritikler yapıyoruz, Bayburt gecelerini bu şekilde geçiriyor çok da keyif alıyoruz” dedi. Kayalı, Mart ayından, Eylül ayına kadar ki dönemin ise güvercinlerin yavrulama dönemi olduğunu belirtti.

“Bayburtlu nereye gitmişse, Bayburt güvercini de oraya götürmüş”

Türkiye’nin çeşitli yerlerinde Bayburt güvercinin var olduğuna dikkat çeken Kayalı, “Bayburtlular nereye göç etmiş, gitmişse oraya da Bayburt güvercinini götürmüş. İstanbul’da, Bursa’da, Gümüşhane’de, Almanya’da, Fransa’da her yerde bu kuştan var. Nereye gitmişseler kuşu da yanlarında götürmüş, dinlemişler adeta. Evinin bir köşesinde güvercine yer ayırmışlar diyebiliriz” diye konuştu. Öte yandan güvercinlerin yuvalarının kem denilen ottan yapıldığının altını çizen ve Türkiye’de başka benzerinin olmadığını, iddia eden Kayalı, “Güvercinlerin yuvalarını kemden yapıyoruz. Kem dediğimiz şey ise çayır otu denilen bir ottan örülerek hazırlanır ve güvercinlere yuva yapılır. Yuvaların standart ölçüleri var. 21 santimetre eni, 40 santimetre boyu vardır. Bu ölçülerde yapıldığı zaman 3 adet kemle bu yuvayı yaparsın. Türkiye’nin hiçbir yerinde bu şekilde yuva sistemi yoktur. Bu yuvaların en güzel özelliği ise ot olması nedeniyle otların arasında hava sirkülasyonu var, böyle olunca yuvadaki pislik erkenden kurur, yavru güvercinler sağlıklı bir şekilde büyürler. Bunu bu şekilde düşünerek yapan insanlar bence çok güzel düşünmüşler” ifadelerini kullandı. – BAYBURT

]]>
https://www.haber60.com.tr/bayburt-guvercini-turk-fisildayicisi/feed/ 0