Doğukan YILMAZ/ İSTANBUL, İSTANBUL Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Vakfı 2024 yılı kurban bağışları kapsamında hazırlanan konserve dağıtım etkinliğine katıldı. Burada bir konuşma yapan İmamoğlu, “Bu yıl 150 milyon liralık bağış topladık. Kurban vekaleti aldığımız bu bağışlarla birlikte 10 bin 714 adet kurban hissesiyle, 150 bin konserve et ürettik” dedi. İmamoğlu, ” Tam 200 bin ailenin evine et girecek ve 200 bin aileye bu dağıtımlar yapılacak” şeklinde konuştu. İstanbul Vakfı’na yapılan bağışlar kapsamında, 150 bin konserve etin yanı sıra, 50 bin ilikli kemik suyu ve işkembe çorbasının da dağıtımı yapılacak.
İstanbul Vakfı’na yapılan 2024 yılı kurban bağışları kapsamında hazırlanan konservelerin ihtiyaç sahiplerine dağıtımı yapıldı.İstanbul Vakfı’nın Çıkrıkçı yerleşkesindeki etkinliğe İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu da katıldı.İmamoğlu burada yaptığı konuşmada, 2024 yılındaki bağış ve konserve üretimiyle ilgili verileri paylaştı. İmamoğlu, son 5 yılda İstanbul Vakfı’na yapılan kurban bağışlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.İstanbul Vakfı’na yapılan bağışlar kapsamında, 150 bin konserve etin yanı sıra, 50 bin ilikli kemik suyu ve işkembe çorbasının da ihtiyaç sahiplerine dağıtımı yapılacak.
“DAYANIŞMA RUU NOKTASINDA ŞANSLI BİR MİLLETİZ”
İmamoğlu, “Temel besin maddelerinde birisi olan et konusundan bahsedildiğinde artık mutfağına et girmeyen yüzbinlerce haneyi tüm şehirlerimizde yaşıyoruz. Böyle zorlu dönemlerde toplumun dayanışma ruhu aslında çok önemli oluyor. Bu dayanışma ruhu noktasında da biz aslında şanslı bir milletiz. Çünkü milletçe bu tür anlarda gerçekten dayanışmayı komşuluk hukuku üzerinden, toplumsal hukuk üzerinden, hemşehrilik ve vatandaşlık hukuku üzerinden en üst seviyede koruyan, korumaya gayret eden, gelenekleri bu yönde olan bir milletiz. Tabii bu aynı zamanda bizim inancımızın da gereği, dayanışmayı ortaya koymak, toplumun zekat anlayışı ve fitre anlayışı tümden bu hassasiyetlerin öndeki uygulamalarından birisi” dedi.
“ASKIDA FATURA UYGULAMASI DÜNYA ÇAPINDA ÖRNEK ALINDI”
Başkan İmamoğlu, “Geçtiğimiz 5 yıl içerisinde özellikle pandemi döneminde insanların evlerinden çıkamadığı, işsiz kaldığı, ücret alamadığı dönemde toplumsal dayanışmanın çok farklı örneklerini şehirlerimizde, ülkemizin farklı noktalarında insanlarımız ortaya koydu. Biz o dönemde askıda fatura uygulamasıyla olağanüstü bir tarifi toplumsal dayanışmaya kazandırmış olduk. Hatta bu askıda fatura öyle bir seviyeye geldi ki dünya çapında farklı ülkelerde ve farklı şehirlerde uygulanır bir pozisyona döndü ve dünya çapında örnek alındı, ödüller aldı” diye konuştu.
“150 BİN KONSERVE ET ÜRETTİK”
İmamoğlu, “İnsanlarımız kurbanlarını dönüp bize vekaletini verdi. Biz de bu vekaleti alarak en çağdaş, en düzgün, en hijyenik ortamlarda kurban kesimi süreçlerini yönettik. Bunu yaparken inancımızın bütün gerekli kurallarını yerine getirerek kurban kesimiyle ilgili en ufak bir soru işareti kalmayacak şekilde kurumsal ilişkimizi de inşa ederek süreci yönettik. Kurbanlarımız kesildi, peki biz sadece vatandaşlarımızın, on binlerce vatandaşımızın bu süreçte sadece kurban kesmesine mi destek olduk ? Hayır. Esas niyetimiz başkaydı. Biz İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak yoksulluk haritasının yarattığı sıkıntılı ortamda ihtiyacı olan aileleri ve kişileri en iyi bilen kurumların başında geliyoruz.Bu yıl 150 milyon liralık bağış topladık. Kurban vekaleti aldığımız bu bağışlarla birlikte 10 bin 714 adet kurban hissesiyle birlikte 150 bin konserve et ürettik. Yani şu gördüğünüz konserve etlerimiz en hijyenik ortamda hazırlanmış, en doğru şekliyle hazırlanmış konserve etlerimiz. Tabii bunlar dana kuşbaşı konservesi şeklinde hazırlandı, paketlendi. Bunun yanına arkadaşlarımız başka bir ürün daha koydu. O da yine bu çok faydalı olduğu bilinen ilikli kemik suyu. Biz aslında bu yapılan 33 bin 46 konserve kemik suyu ve aynı zamanda 16 bin 954 adet de işkembe çorbası hazırladık. Yani 3 çeşit ürünü en hijyenik koşullarda, bütün tıbbi, bütün gıda kontrol mekanizmalarının en üst seviyede geçirilmesiyle beraber hazırlandı” ifadelerini kullandı.
“5 YILDA 1MİLYON AİLEYE ULAŞTIK”
Başkan İmamoğlu, “Tam 200 bin ailenin evine et girecek ve 200 bin aileye bu dağıtımlar yapılacak. Bu dayanışmanın en güzel konusu yine şu, veren el alan eli görmedi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi yani 16 milyon insana ait olan kurum ve onun güzide kurumu İstanbul Vakfı yine olağanüstü bir işbirliğini ortaya koydu. Hayırsever yurttaşlarımıza, kurbanını bize bağışlayan ve kurbanını bizimle paylaşan, vekaletini bize veren on binlerce insanımıza teşekkür ediyoruz. 5 yılda 1 milyon aileye ulaşan yardımlaşma köprüsü için minnet duyuyoruz Biz bunu çok daha yüksek seviyeye taşımak isteriz” şeklinde konuştu.
]]>
(İSTANBUL)- İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Vakfı’nın 5’nci kez düzenlediği Kurban bağışından elde edilen konserveleri, 200 bin haneye ulaştırılmak üzere yola çıkardı. Beş yılda 1 milyon aileye et ulaştırıldığını belirten İmamoğlu, “Biz bunu çok daha yüksek seviyeye taşımak isteriz. Büyükşehirde kurban kesilmesi konusunda sıkıntı yaşayan vatandaşlarımızın bu ibadetini en doğru şekilde yerine getirmek istediklerinde en üst seviyede hizmet sunmada iddialı kurum biziz, İstanbul Büyükşehir Belediyesi… Kesim zorluklarının İstanbul’da yaşattığı birtakım sıkıntılı anları ve ortamları da ortadan kaldırmış oluyoruz” dedi.
İstanbul Vakfı, 2020 yılından itibaren gerçekleştirdiği kurban bağışı kampanyasını 2024 yılında da düzenledi. Vakıf, 2024 yılı Kurban Bayramı kurban bağışı kampanyası kapsamında 150 milyon TL bağış topladı. 10 bin 714 adet kurban hissesi bağışı yapılan kampanya aracılığıyla bu yıl 150 bin konserve et, 33 bin 46 konserve kemik suyu ve 16 bin 954 konserve işkembe çorbası olmak üzere toplamda 200 bin aileye ulaştırılmak üzere konserveler hazırlandı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Genel Sekreteri Can Akın Çağlar ve İstanbul Vakfı Başkanı Perihan Yücel birlikte kurbanlıkların dağıtımını başlattı. Dağıtımdan önce konuşan İmamoğlu şunları söyledi:
“İnşallah bu ekonomik kriz toplumumuzda derin hasarlar bırakmadan toparlanır”
“Hepinizin bildiği gibi ekonomik açıdan ne yazık ki tarihimizin en sıkıntılı dönemlerinden birisini geçirmekteyiz. ve tüm uyarılara rağmen teknik anlamda doğru adımların atılmadığı zaman ne yazık ki ekonomik olarak ne denli sıkıntılara ülkenin savrulduğunu, hem ulusal hem uluslararası noktada problemli bir sürece doğru ülkemizin ekonomisinin evrildiğini hep beraber yaşadık, yaşıyoruz. Özellikle şimdi tüm bu süreçlerin belki de 7-8-9 yılın ortaya koymuş olduğu sonucun sonrasında tedbirlerle beraber iyileşme adına yapılan birtakım ortaya koyan programlar, bütün bunlar aslında yine toplumun hem geçmişe dair kaybettiği bir zaman diliminin bundan sonra da çok sıkıntılı bir süreçten sonra tekrar ekonomik anlamda iyileşmesine dönük yapılan mücadeleyi de izliyoruz. Tabii net olarak ifade edeyim. Akıl ve bilim, her konuda olduğu gibi aslında toplumun yaşadığı sıkıntılarda, ekonomik noktada da her zaman kılavuz olması gereken prensiplerin tarifidir. Her zaman diyoruz; inşallah bu ekonomik kriz toplumumuzda derin hasarlar bırakmadan bir an önce toparlanır ve kaidelere, kurallara uygun bir biçimde süreç takip edilir. Ben bilirim değil, bu işi bilen insanlarıyla, liyakatli insanlarıyla süreçler yönetilir. Temennimiz budur.
“Emeklinin ücretinin yetmediği, asgari ücretin anlamını yitirdiği bir ortamda…”
Bugün sanayiden tarıma, turizmden konuta birçok sektörün derin sıkıntılar içerisinde olduğunu takip ediyoruz. Tabii bizim için en önemlisi bu krizin ekonomik sorunların hanelere, insanların mutfağına, evine düşürdüğü sıkıntı… Bu bağlamda emeklinin ücretinin yetmediği, asgari ücretin anlamını yitirdiği bir ortamda insanların artık alışveriş yapamadığı, filelerinin, poşetlerinin boş döndüğü bir dönemin yaşıyoruz. Özellikle bu zorlukların yaşandığı ortamlarda hani temel besin maddelerinden birisi olan et konusu bahsedildiğinde artık mutfağını et girmeyen yüz binlerce haneyi bütün şehirlerimizde yaşıyoruz.
“Dayanışma ruhu noktasında da biz aslında şanslı bir milletiz“
Böyle zorlu dönemlerde toplumun dayanışma ruhu çok önemli oluyor. Bu dayanışma ruhu noktasında da biz aslında şanslı bir milletiz. Çünkü milletçe bu tür anlarda gerçekten dayanışmayı, komşuluk hukuku üzerinden, toplumsal hukuk üzerinden, hemşehrilik vatandaşlık hukuku üzerinden en üst seviyede koruyan, korumaya gayret eden, gelenekleri bu yönde olan bir milletiz. Tabii bu aynı zamanda bizim inancımızın da gereği, dayanışmayı ortaya koymak, toplumun zekat anlayışı, fitre anlayışı tümden bu hassasiyetlerin önündeki uygulamalarından birisi…
“Kurban kesimiyle ilgili en ufak bir soru işareti kalmayacak şekilde süreç yönettik”
Geçtiğimiz beş yıl içerisinde özellikle pandemi döneminde insanların evlerinden çıkamadığı, işsiz kaldığı, ücret alamadığı dönemde toplumsal dayanışmanın çok farklı örneklerini şehirlerimizde, ülkemizin farklı noktalarında insanlarımız ortaya koydu. Biz o dönemde Askıda Fatura uygulamasıyla olağanüstü bir tarifi toplumsal dayanışmaya kazandırmış olduk. Hatta bu Askıda Fatura, öyle bir seviyeye geldi ki dünya çapında farklı ülkelerde, farklı şehirlerde uygulanır bir pozisyona döndü. Dünya çapında örnek alındı, ödüller aldı. Bu dayanışma örneğinin bir başka şeklini açıkçası göreve geldiğimde hemen arkadaşlarımla paylaşarak harekete geçirmiş olduğumuz 2020 yılı Kurban Bayramı’ndan itibaren, İstanbul Vakfı’yla beraber yönetmekte olduğumuz kurban bağışı… Kurban kesecek olan, buna gücü yeten vatandaşlarımızın kurban sorumluluğunu yerine getirirken ben burada aracı kurum olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve onun bir kurumu olan İstanbul Vakfı üzerinden bir dayanışma köprüsünün kurulması. Nasıl yönettik bu süreci? İnsanlarımız kurbanlarına dönüp bize vekaletlerini verdi. Biz de bu vekaleti alarak en çağdaş, en düzgün, en hijyenik ortamlarda kurban kesimi süreçlerinin yönettik. İnancımızın bütün gerekli kurallarını yerine getirerek kurban kesimiyle ilgili en ufak bir soru işareti kalmayacak şekilde kurumsal ilişkimizi de inşa ederek süreç yönettik. Kurbanlarımız kesildi.
“İnancımıza, toplumsal kültürümüze, milli kültürümüze uygun bir biçimde…”
Peki biz sadece vatandaşlarımızın, on binlerce vatandaşımızın bu süreçte kurban kesmesine mi destek olduk? Hayır esas niyetimiz başkaydı. Biz İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak yoksulluk haritasının yarattığı sıkıntılı ortamda ihtiyacı olan aileleri ve kişileri en iyi bilen kurumların başında geliyoruz. Dolayısıyla bu tespitleri yapmış olan ve bu ailelere desteğini sunma konusunda zaten birçok kalem, sosyal politikalarını geliştirmiş olan ve bu konuda da örnek işler yapan, öğrenci bursundan tutun Kent Lokantası’na, yeni doğan bebek paketinden iş arayan gençlerimize sunulan ücretsiz ulaşım kartına varıncaya kadar tüm hassas detayları düşünen bir yönetim olduk. Kurban kesiminden başka bir fayda elde ettik ve işte yüz binlerce eve et girmeyene ve bu ekonomik sıkıntılı dönemde pandeminin geçtiği ekonomik problemlerini üst seviyeye tırmandığı dönemde biz evlere et sunduk ve yine Askıda Fatura’da olduğu gibi veren elin alan eli görmediği bir biçimde en hassas, inancımıza uygun, toplumsal kültürümüze uygun milli kültürümüze uygun bir biçimde süreç yönelttik. Bunun gururunu yaşıyorum.
“200 yüz bin aileye bu dağıtımlar yapılacak”
Bu yıl 150 milyon TL bağış topladık. 10 bin 714 adet kurban hissesi bağışıyla 150 bin konserve et, 33 bin 46 konserve kemik suyu ve 16 bin 954 konserve işkembe çorbası olmak üzere toplamda 200 bin ailenin evine et girecek. Bütün tıbbi, bütün gıda kontrol mekanizmalarının en üst seviyede geçirilmesiyle beraber hazırlandı. Şimdi ne olacak? Tam 200 bin ailenin evine et girecek ve 200 yüz bin aileye bu dağıtımlar yapılacak. Bu dayanışmanın en güzel konusu yine şu; veren el alan eli görmedi… İstanbul Büyükşehir Belediyesi yani on altı milyona, sana ait olan kurum ve onun güzide kurumu İstanbul Vakfı yine olağanüstü bir işbirliğini ortaya koydu. Bu çalışma prensibiyle şimdi hem buradaki Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığımızı, diğer birimlerimiz Destek Hizmetleri olsun bütün çalışma arkadaşlarımız ve tespitlere katkı sunan özellikle birçok birim ve kuruluşumuzun bize katkı sunduğu insanlarımız olsun onların katkılarıyla sıcacık bir el olarak evlere ulaşacak.
“Yardımlaşma köprüsü için minnet duyuyoruz”
Hayırsever yurttaşlarımıza kurbanını bize bağışlayan ve kurbanını bizimle paylaşan, vekaletini bize veren on binlerce insanımıza teşekkür ediyoruz. Beş yılda 1 milyon aileye ulaşan bu yardımlaşma köprüsü için minnet duyuyoruz. Biz bunu çok daha yüksek seviyeye taşımak isteriz. Büyükşehirde kurban kesilmesi konusunda sıkıntı yaşayan vatandaşlarımızın bu ibadetini en doğru şekilde yerine getirmek istediklerinde en üst seviyede hizmet sunmada iddialı kurum biziz. Kesim zorluklarının İstanbul’da yaşattığı birtakım sıkıntılı anları ve ortamları da ortadan kaldırmış oluyoruz. Bu yönüyle, bu güzel ilişkinin, bu güzel paylaşımın, bu güzel ibadetin devam etmesini diliyorum. Vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Allah hem hayırlarını hem de kurbanlarını kabul eylesin. Tabii ki vatandaşlarımıza da çocuklarıyla birlikte afiyet olsun diyerek, biraz vatandaşlarımızı bir nebze olsun rahatlatmanın da ve ona destek olmanın da gururunu yaşayarak birazdan bu kolilerimizi yola çıkaracağız. Tekrar emeği geçen herkese teşekkürler. İstanbul Vakfı’mıza İstanbul Büyükşehir Belediye’mize teşekkürler”
]]>Uğur ŞAHİN/ İSTANBUL, İSTANBUL Valisi Davut Gül, 9 günlük Kurban Bayramı öncesinde, Bayrampaşa’daki 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda trafik denetimine katıldı. İstanbul’da alınan bayram tedbirleriyle ilgili açıklamalarda bulunan Gül “Kurban Bayramının huzur ve güven içerisinde geçmesi için İçişleri Bakanlığımızın koordinesinde bir dizi tedbirler aldık. Hiç şüphesiz her bayramda olduğu gibi en önemli önceliğimiz trafik kazalarının olabildiğince azaltılması hatta mümkünse hiç olmaması. Hiçbir vatandaşımızın tırnağına zarar gelmesini istemiyoruz. Bunun için de kurallara uyulması, yollara yorgun çıkılmaması, trafik tedbirlerine uyulması kazaları ortadan kaldıracaktır” dedi
İstanbul Valisi Davut Gül, Kurban Bayramı öncesinde 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda uygulama noktasında trafik denetimine katıldı; vatandaşlarla bayramlaştı. Vali Davut Gül’e İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Yusuf Kenan Topcu, Sahil Güvenlik Komutanı Tuğamiral Tayfun Paşaoğlu ve İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş eşlik etti.İstanbul’da 9 günlük bayram tatili süresi boyunca, İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı 284 bin 328 personel, İl Jandarma Komutanlığına bağlı 10 bin 826 personel ve Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı 370 personel görev yapacak.
“ÖNCELİĞİMİZ CAN VE MAL KAYIPLARININ ORTADAN KALDIRILMASI”
İstanbul Valisi Davut Gül İstanbul genelinde Kurban Bayramı boyunca alınan tedbirlerle ilgilli konuştu. Gül, “15 Temmuz Demokrasi Otogarındayız. Kurban Bayramı arefesinde gerek bayramın 9 güne çıkması, gerekse de okulların yarın tatil olmasıyla birlikte çok sayıda vatandaşımız ülkemizin değişik yerlerine yolculuk yapıyorlar. Emniyetimizi Jandarmamız Sahil Güvenliğimiz, Kurban Bayramının huzur ve güven içerisinde geçmesi için İçişleri Bakanlığımızın koordinesinde bir dizi tedbirler aldık. Hiç şüphesiz her bayramda olduğu gibi en önemli önceliğimiz trafik kazalarının olabildiğince azaltılması hatta mümkünse hiç olmaması ve can ve mal kayıplarının ortadan kaldırılması. Hiçbir vatandaşımızın tırnağına zarar gelmesini istemiyoruz. Bunun için de kurallara uyulması, yollara yorgun çıkılmaması, trafik tedbirlerine uyulması kazaları ortadan kaldıracaktır. Hem İstanbul içerisinde hem de çıkışlarında başta birebir trafik tedbirleri olmak üzere, Elektronik Denetleme Sistemleri ve radarlarımız bayram süresince açık olmaya devam edecek ve bu denetimleri yapacak. Emniyet Müdürlüğümüzün Jandarma Komuıtanlığımızın bütün personelleri bayram süresince asayiş trafik gibi konularda görevinin başında olacaklar. İnşallah vatandaşlarımızın da bizlere yardımıyla bayramı huzur içerisinde geçireceğiz” ifadelerini kullandı.
“SADECE BELİRTİLEN YERLERDE KURBAN KESİLECEK”
Belediyelerin belirttiği yerler dışında yapılan kurban kesimleriyle ilgili de konuşan Vali Gül, “Trafiğin dışında Kurban Bayramında görmek istemediğimiz görüntüler var. Parklarda, bahçelerde, sokaklarda kurbanların kesilmesi. Belediyelerimiz kurban kesim ve kurban satış yerlerini ilan etti. Tarım Müdürlüğümüz bunların denetimini yaptı yapıyor. Sadece belirtilen yerlerde kurbanlar kesilecek. Bunun dışında düzensiz kesilen kurban yerlerinde zabıta, Polis, Jandarma ve Tarım Müdürlüğü’nün personelleri gerekli işlemleri yapacaklar. Vatandaşlarımızdan ricamız kurbanların usulüne uygun kesilmesi, atıklarının usulüne uygun bertaraf edilmesi ve kurban ibadetini yaparken çevreye insanlara herhangi zarar verilmemesi” ifadelerini kullandı.
“YASAK YERLERDE DENİZE GİRİLMESİN”
Vali Gül yaz aylarında sık sık yaşanan boğulma olaylarına da değinerek “Yine tatillerde en çok karşılaştığımız özellikle çocukların kadınların plajların dışında kontrolsüz yerlerde denize girmeleri. Bu da boğulmalara sebebiyet veriyor. Can kurtaranların olmadığı, denize girmenin yasak olduğu yerlerde lütfen denize girilmesin. Çocuklarla ilgili göletler başta olmak üzere su birikintilerinde boğulma olmaması için belediyelerimizin ilgili kuruluşlarımızın gerekli tedbirleri almalarını söyledik, ilettik, bu anlamda vatandaşlarımız da çocuklarına sahip çıkarlarsa, çocuklarını kontrol altında tutarlarsa, kimsenin canı yanmamış olur. ” dedi. Konuşmasında gürültü kirliliği ve orman yangını riskine de değinen Gül, ” Boğaz başta olmak üzere gürültü kirliliğiyle ilgili gerek emniyetimiz gerek Sahil Güvenliğimiz kontrollerini yapmaya devam edecek. Mangal yapma alışkanlığımız var, ormanlara girişlerle ilgili gerekli düzenlemeleri yaptık. Kontrolün olmadığı yerlerde ormanlara girişi sonbahara kadar yasakladık. Bu açıdan ormanlarda piknik yapılması, ateş yakılması mangal yapılması bu sürede düzenli piknik alanları hariç diğer yerlerde zaten yasak bunu tekrardan uyarmış olayım” şeklinde konuştu.
GAZETECİLER VE VATANDAŞLARLA BAYRAMLAŞTI
Konuşmasının ardından İstanbul Valisi Davut Gül gazetecilerle bayramlaştı.15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda otobüs denetimine de katılan Gül, yolcularla bayramlaştı. “İyi bayramlar” “Yolunuz açık olsun” temennilerinde bulunan Gül, yolculara çikolata ikram edip bir süre sohbet de etti.
]]>
Toroslar Belediyesinin Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda gündem maddeleri görüşülerek karara bağlandı. Yunus Emre Kültür Merkezi’nde yapılan toplantıda, yeni dönemde görev alan belediye başkan yardımcıları ile birim müdürleri de belediye meclis üyelerine tanıtıldı.
Üretici ve köylü pazarı resmi statüye kavuşacak
Toplantıda gündeme alınan önerge ile Hüseyin Okan Merzeci Mahallesi Karaisalı Caddesi’ndeki Kapalı Semt Pazarı’nın resmi üretici ve köylü pazarı statüsüne kavuşması ve üreticilere tahsis edilmesi için ilk adım atıldı. Her hafta perşembe günü kurulan ancak resmi statüde olmayan üretici ve köylü pazarının, yapılacak düzenleme ile resmi statüye kavuşması için Plan ve Bütçe, Tarım ve Hayvancılık, Yurt Dışı İlişkiler ile Kadın ve Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonları’na havalesi oy birliğiyle kabul edildi.
Başkan Yıldız, üreticilerin ürettikleri ürünleri taze ve ilk elden vatandaşlara ulaştırmaları açısından üretici ve köylü pazarının önemli olduğunu söyledi. Kentteki üreticilerin Toroslar dışındaki ilçelerde haftanın belirli günlerinde ürettikleri ürünleri satmaları için pazarlar oluşturduklarını ifade eden Yıldız, “İlçemizde de fiilen perşembe günleri Hüseyin Okan Merzeci Mahallesi’nde bulunan Kapalı Semt Pazarı’nda kuruluyor. Geçen hafta üretici ve köylü pazarımızı ziyaretim sırasında pazar esnafımızla bir araya geldim. Onlar, öncelikle bu pazarda kendilerine resmi olarak yer verilmesinin gerekliliğini ilettiler. Buradaki arkadaşlarımızın tamamı şehrimizin muhtelif ilçelerinden gelen üretici arkadaşlarımız. Sadece kendi ürettikleri ürünleri satıyorlar ve halden ürün getirilmesine izin vermiyorlar. Biz de derneğimizle temasta bulunduk. Bu konuyu gündemimize alarak komisyonlara havale etmek istedik” dedi.
“Toroslar’da 29 kurban kesim yeri oluşturuyoruz”
Konuşmasında vatandaşların yaklaşan Kurban Bayramı’nı da kutlayan Yıldız, vatandaşların bayramı huzur içerisinde geçirebilmeleri için gerekli önlem ve tedbirleri aldıklarını kaydetti. Belediye ekiplerinin bayram süresince vatandaşlardan gelecek talep ve istekler doğrultusunda teyakkuz halinde olacağını ifade eden Yıldız, çevre ve toplum sağlığını olumsuz etkileyecek durumlarla karşılaşılmaması açısından kurban kesim noktalarının dışında kurban kesilmemesini istedi. Kurban kesim ve satış yeri noktasında gerekli tedbirleri aldıklarını dile getiren Yıldız, şöyle konuştu:
“Toroslar’da 26 sabit, 3 mobil olmak üzere 29 kurban kesim yeri oluşturuyoruz. Aynı zamanda Korukent Mahallemizde 2. El Oto Galericiler Sitesi’nin alt tarafında bulunan alanı da kurban satış alanı olarak hazırladık. İlçe merkezinde ve kırsal mahallelerimizde kurban kesim yerlerimiz var. Kurbandan arta kalan atıkların kentin yaşamını zora sokmaması, sinek ve koku gibi benzeri konularda sıkıntı ve rahatsızlık yaşanmaması için bu noktaların dışında kurbanlarımızı kesmeyelim. Yeni konteynerler satın aldık. Bunları da bayramdan önce bu noktalara yerleştireceğiz. Kurban satış yerimizde ve kesim alanlarımızda zabıta ekiplerimiz ve ilgili belediye görevlilerimiz bayram süresince görev yapacaklar. Herhangi bir eksiklik ve aksaklık olduğunda kendilerine müracaat edebilirsiniz.” – MERSİN
]]>SERRA TAYLAN
(ELAZIĞ) – Tüm Emekliler Derneği Elazığ Şube Başkanı Mehmet Kayabaş, Kurban Bayramı öncesi emeklinin mağduriyetlerinin devam ettiğini belirterek, “Kurban kesecek durumda değiller. Yüzde 80’inin durumu iyi olmadığı için kapı komşusundan takip edecek. Kim kurban kesiyor? Bana bir parça et verecek mi? Bir de evinde çocuğu varsa içeri girip oturup ağlayacak” dedi.
Tüm Emekliler Derneği Elazığ Şube Başkanı Mehmet Kayabaş, emekli, dul ve yetimlerin yaşadıkları sorunlara ilişkin açıklama yaptı. Emeklilerin taleplerini sıralayan Kayabaş, emeklilerin yüzde 80’inin geçinemeyecek durumda olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Emeklinin yüzde 80’inin durumu iyi değil. Kurban kesecek durumda değiller. Yüzde 80’in durumu iyi olmadığı gibi kapı komşusundan takip edecek. Kim kurban kesiyor? Bana bir parça et verecek mi? Bir de evinde çocuğu varsa içeri girip oturup ağlayacak çoğu içeri girip. Bugün kurbanı değil bir hindi bile alamıyor. Gerçekten alamayız. Nasıl alacağız? Bugün onlar için bayram değil, kara bir bayram.
“Emekliler hiç bir platformda temsil edilmiyor”
‘Çalışanlara her türlü imkan veriliyor. Emeklilere sendikal hak verilmiyor. Kişisel müracaatlar yapılıyor, bir yıl devam ediyor. Bir yıl sonra devam etmiyor. Türkiye genelinde azami 10-15 yerde müracaatlar yapıldı. Bir yıl dolar dolmaz tekrar iptal ediyorlar. Emeklinin sendikal hakkı yok. Çalışana var, ama emekliye yok. Sosyal Güvenlik Kurumu emeklilerin maaşını düzenlerken, hesaplama yaparken, Emekliler Derneği’nden de yetkili olarak ortamda bulunması lazım. Mütevelli heyetinde olması lazım. Maalesef emeklileri bırakmıyorlar. Emekliler kesinlikle ikinci sınıf vatandaş değil, dördüncü, beşinci sınıf vatandaş oldu.
“Ben kahveye gidemiyorum, tatile nasıl gideyim?”
Emeklilerimize, KYK yurtları tatil alanlarından bahsediliyor, yardım yapılıyor. İndirim yapılacakmış. Ben çarşıya gidip gelmekten çekiniyorum. Kahvede oturmaktan çekiniyorum, arkadaşlarıma çay ısmarlayamıyorum. Bir çay 15 lira olmuş, ben günde 5 tane çay ısmarlasam düşünün ayda 750-800 lira çaya para vereceğim. Ailemin çoluğun çocuğun rızkını oraya vereceğim. Kahvelere bile gidemiyoruz, tatile nasıl gidelim?
“SSK çatısı altında kurumlara farklı uygulamalar kaldırılsın”
Emekli emekliler öncelikle intibak istiyorlar. Hizmete ve ödeme primine dayalı, tüm emeklileri kapsayacak intibak yasası acilen çıkartılmasını istiyoruz. En düşük emekli maaşı asgari ücretle eşitlenmeli. Katsayı ve gösterge sistemine geçilmeli. SSK çatısı altında kurumlara farklı uygulamalar kaldırılmalı. Emeklilik yaşa değil, hizmete dayalı olmalı. Bayram ikramiyeleri asgari ücrete endekslenmeli. Refah payı, milli gelir payı ile birlikte verilmeli. Emekli maaşları artışları peşin ödenmeli. Emekliler parasını harcıyor. Bir yıl ya da 6 ay sonra gelen zamlardan faydalanıyor. Çalışanlara nasıl peşin ödeniyorsa, emeklilere de peşin ödenmeli. Yüzde 4 olan ek ödeme yükseltilsin. Banka promosyonları 3 yıllık değil, yıllık yapılmalı. Emeklilere sendikalaşma hakkı tanınmalı. Sağlıkta uygulanan katkı payı kaldırılmalı. Biz hasta özel hastanelerde yüzde 200’lük farkın mutlaka kaldırılmasını istiyoruz.”
]]>
Trabzon’un Ortahisar Belediyesi yaklaşan Kurban Bayramı nedeniyle Akoluk Mahallesi’nde 20 dönümlük alanda kurban satış ve kesim alanı hizmete girdi. 120 adet büyükbaş havyan çadırı ile 70 adet küçükbaş hayvan çadırının kurulacağı alana Türkiye’nin değişik illerinden besiciler gelmeye başladı. Çoğunlukla Doğu Anadolu Bölgesi’nden gelen üreticilerin hayvanları satışa sunduğu kurban sahasında yemekhane, çay ocağı ve lavabo gibi alanlar da oluşturuldu. Bazı besicilerin çadır kurma işlemlerine devam ettiği kurban pazarına getirilen büyükbaş hayvan fiyatları ise 80 bin TL’den başlayarak 160 bin TL’ye kadar çıktı.
“Alacağım oni İsmail”
Kurban Bayramı’na sayılı günler kala besiciler ile vatandaşlar arasında ise sıkı pazarlıklar da başladı. Büyükbaş hayvan fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle pazarlıkların kıran kıran geçtiği kurban satış yerinde Trabzonlu Rahman Durmuş ile Bayburtlu besici İsmail Balık’ın arasında geçen pazarlık kameralara yansıdı. Bayburtlu besicinin satışa sunduğu danayı 80 bin TL’ye almak isteyen Rahman Durmuş’un ‘Bismillah’ diyerek başladığı pazarlık süreci dakikalarca sürdü. 85 bin TL’den aşağıya düşmeyen Bayburtlu besici İsmail Balık’ın kolunu hiç bırakmayan, kolunu her sallayışta besmele çeken ve diyalogları ile herkesi güldüren Rahman Durmuş “İsmail alacağım oni, gerekirse benim için zarar et” diyerek sonunda 80 bin TL’den kurbanlığını almayı başardı.
“Çok sıkı pazarlık yaptık”
Çok sıkı pazarlık yaptıklarını kaydeden Rahman Durmuş, geçen yıla göre bu yıl alım gücünün zorlaştığını belirterek “Yaklaşık 30 yıldır bu pazarlardayız. Geçen yıla göre bu yıl alım gücü zorlaşacak. Hayvan pahalı. Yem ve imalatı pahalı. Ondan dolayı bu maliyetlere çıkıyorlar. İnşallah dileğimiz üreticilerin hayvanların hepsini satarak buradan mutlu bir şekilde gitmesini istiyoruz. Seneye tekrar bu insanlar bu üretimi yapıp Trabzon’a gelsin ve insanlar kurban ibadetini yapsınlar. Çok sıkı pazarlık yaptık. Kurban kesenlerden ricam üreticileri üzmesinler. Zor şartlarda bu hayvanlar bakılıyor” dedi.
Bayburtlu besici İsmail Balık da “Yem pahalı. Hayvanların buraya gelmesi ve yerler yüksek maliyetler. Onun için mecburen hayvanın fiyatı yükseliyor. Her yıl Kurban pazarı için Bayburt’tan Trabzon’a geliyoruz. Bu sene 24 büyükbaş hayvan ile geldik. Bu sene şuana kadar 2 kez satış yaptık” ifadelerini kullandı.
“Vatandaşlar şuanda sadece soruyor, almıyor”
Yaklaşık 12 yıldır Trabzon’a hayvan satmak için geldiklerini belirten Adem Tekeş ise “Bu sene de nasip oldu Ağrı’dan Trabzon’a geldik. İnşallah hayvanları satıp döneceğiz. Baktığımızda çadır sayısının iki katına yükseldiğini görüyoruz. Geçen sene 80-85 çadır vardı bu sene 160’a çıktı. İnşallah herkes satışını yapıp evine döner. Bu sene 30-35 tane hayvanla geldik. Geçen sene yaklaşık 50 hayvan ile gelmiştik. Taban yüksek olduğu için satılmaz diye az hayvanla geldik. Kilogram işi 500-550 arasında değişiyor. Vatandaşlar şuanda sadece soruyor, almıyor” diye konuştu.
Hüseyin Kibar isimli besici ise “Kurban pazarı kuruldu hayvanlarımızı getirdik. Şuanda satışlar biraz yavaş. Vatandaş alamıyor. Geçen sene güzel satış yapmıştık. İnşallah bu sene de satılacak. Fiyatlara baktığımızda en ufak hayvan 80 bin TL’den başlıyor. 150-160 bin TL’ye kadar çıkıyor. Vatandaşın alım gücü zayıf. Havalar kötü gittiği için kimse gelmiyordu. Havaların ısınmasıyla vatandaşların pazara geleceğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
]]>Emir Efe BENLİOĞLU/ İSTANBUL, KURBAN Bayramı sebebiyle Türkiye’nin birçok şehrinden İstanbul’a getirilen hayvanlar kurban pazarlarında görücüye çıktı. Türkiye Kasaplar Besiciler Et ve Et Ürünleri Federasyonu Bölge Başkan Vekili Veysel Günal, “Bu sene halkımız rahat olsun, Türkiye’de yeteri kadar kurbanlık var. Küçükbaşlar şu anda gelmedi, havanın sıcaklığından dolayı. Küçükbaşlar da kurbana 1 hafta kala giriş yapacaklar. Burada kurban fiyatları 80 bin liradan başlayıp 250 bine kadar gidiyor ” dedi. Kurban pazarında ‘Kızılelma’ adı verilen bin 650 kilogram ağırlığındaki dana ise 650 bin liradan satışa çıkarıldı.
Kurban Bayramı için İstanbul’a getirilen hayvanların şehre girişine dün gece yarısı itibariyle izin verildi. İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin kontrolünden geçirilen hayvanlar kurban pazarlarındaki yerlerini almaya başladı. Sultangazi Belediyesi Kurban Pazarı’nın ilk gününde satıcıların hazırlıkları sürerken müşteriler de çadırları gezmeye başladı. Türkiye Kasaplar Besiciler Et ve Et Ürünleri Federasyonu Bölge Başkan Vekili Veysel Günal kurban pazarlarındaki faaliyetleri ve Türkiye’de bu yılki kurbanlık hayvan durumunu değerlendirdi. Günal, “Bu sene halkımız rahat olsun, Türkiye’de yeteri kadar kurbanlık var. Kimse kapılmasın, yani yeteri kadar hayvanımız var. Küçükbaşlar şu anda gelmedi, havanın sıcaklığından dolayı. Küçükbaşlar da kurbana 1 hafta kala aşağı yukarı giriş yapacaklar. Ama büyükbaşların yüzde 30’u girdi, yüzde 70’i bu hafta içinde tamamen dolar. Müşterilerimiz de bekliyoruz. Çok güzel geçmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyoruz. Burada kurban fiyatları 80 bin liradan başlayıp 250 bine kadar gidiyor. Tabi bu hayvanın ağırlığına göre gidiyor. Hayvanlardan 3 kişilik olan var 5 kişilik olan var 7 kişilik olan var” dedi.
“TELEFONLA SİSTEME GİRDİĞİ ZAMAN HAYVAN HAKKINDA HER ŞEYİ GÖRÜR”
Kurbanlık almak isteyenlere bazı hatırlatmalarda bulunan Günal, “Kurban alırken halkımız ilk önce gözüne, rengine, hayvanın duruşuna, kulağı kesik olmaması, boynuzu kırık olmaması, daha canlı daha parlak olması, 2 yaş dediğimiz 24 ayı doldurması lazım. Böylece hayvan kurban vasfını taşımış olur. Etçi ırklardan fiyatı bu yüzden farklı olur. Bir de hayvan alırken vatandaşlarımız şunlara çok dikkat etmeli. Pasaportu, 2 yaş dediğimiz, TR dediğimiz kulağında Tarım Bakanlığı’nın web sitesi vardır. Bu siteye girdiğimizde bu hayvanın annesi, babası, doğum yeri, nereden geliyor bunları telefonla sisteme girdiği zaman zaten görür.” diye konuştu.
“KIZILELMA, 1 TON 650 KİLO İLE GÖRÜCÜYE ÇIKACAK”
Kurban pazarlarında her yıl yapılan en güzel hayvan yarışmasını kazanmak için bu yıl aday olan hayvan hakkında da bilgi veren Veysel Günal, “Bu sene de güzel bir danamız var. Onun ismini de sizlerin huzurunda ‘Kızılelma’ koyuyoruz. Kızılelma, 1 ton 650 kilo ile inşallah görücüye çıkacak. Fiyatı da 650 bin lira inşallah Kızılelma’mız Türkiye’nin lensi olacak. Türkiye’nin bir Kızılelma’sı, yarışmaya da podyuma da yakışan bir kızıl elma olacak” dedi.
“1-2 GÜNE KALMAZ İĞNE ATSAN BURADA YERE DÜŞMEZ”
Kurbanlık almak için hayvan pazarına gelen Muhittin Akıncı, “Ortam normal şu an sakin ama fiyatlar yüksek. Yani alıcı bakımından da satıcı bakımından da fiyatlar yüksek. Biz ortak kesiyoruz, 2 kişi. Baktık 150, 150, 180’e kadar çıkıyor. Daha almadım bakıyorum. Çadırların hepsini gezeceğiz, başka yerlere de gideriz. Fiyat nerede uygunsa oradan kısmet olursa alacağız.ö dedi. Pazarlığı tamamlayıp kurbanlık hayvanını satın alan Yakup İfaret ise, “Hayvan görüldüğü gibi gayet güzel bir hayvan. Zaten bu arkadaş benim senelerden beri aldığım bir arkadaş. Sultangazi Belediyesi de burada bütün imkanları da sağlıyor. Aldık hayvanımızı, arkadaş sağ olsun gelmeden arıyoruz, görüşüyoruz. Allah kısmet ederse Kurban Bayramı’nın ikinci günü kesimhaneye gidip orada kesilecek. Allah inşallah bizim ve tüm Müslüman aleminin kesmiş olduğu kurbanları kabul eyler. Yoğunluk şu an o kadar değil ama 1-2 güne kalmaz iğne atsan burada yere düşmez. Belki hayvan bile bulamazsınız” şeklinde konuştu.
“HİZMETLERİMİZİ 24 SAAT ESASINA DAYANARAK BURADA SÜRDÜRÜYORUZ”
Sultangazi Belediyesi Kurban Pazarı’ndaki faaliyetler hakkında bilgi veren Veteriner Hekim Soner Bozkurtlar da, “Burada bu sene 200 çadır kurduk. Bunlardan 160 tanesi büyükbaşlar için, 40 tanesi küçükbaş hayvanlar için hizmet verecek. Burada veteriner işleri olarak hayvan kontrollerimiz, hayvanların sağlık kontrolleri, yaş kontrolleri, kurbanlık vasfı taşıyıp taşımadıklarının kontrollerini gerçekleştiriyoruz. Aynı zamanda hem buraya ziyarete gelecek olan vatandaşlarımız için hem de burada hayvan satmaya çalışan çadır sahipleri için haşere mücadelesi ve sinek mücadelesini hizmetlerimizi 24 saat esasına dayanarak burada sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.
]]>
Trabzon’un Ortahisar Belediyesi yaklaşan Kurban Bayramı nedeniyle Akoluk Mahallesi’nde 20 dönümlük alanda kurban satış ve kesim alanı hizmete girdi. 120 adet büyükbaş havyan çadırı ile 70 adet küçükbaş hayvan çadırının kurulacağı alana Türkiye’nin değişik illerinden besiciler gelmeye başladı. Çoğunlukla Doğu Anadolu Bölgesi’nden gelen üreticilerin hayvanları satışa sunduğu kurban sahasında yemekhane, çay ocağı ve lavabo gibi alanlar da oluşturuldu. Bazı besicilerin çadır kurma işlemlerine devam ettiği kurban pazarına getirilen büyükbaş hayvan fiyatları ise 80 bin TL’den başlayarak 160 bin TL’ye kadar çıktı.
Böyle pazarlık görülmedi
Kurban Bayramı’na sayılı günler kala besiciler ile vatandaşlar arasında ise sıkı pazarlıklar da başladı. Büyükbaş hayvan fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle pazarlıkların kıran kıran geçtiği kurban satış yerinde Trabzonlu Rahman Durmuş ile Bayburtlu besici İsmail Balık’ın arasında geçen pazarlık kameralara yansıdı. Bayburtlu besicinin satışa sunduğu danayı 80 bin TL’ye almak isteyen Rahman Durmuş’un ‘Bismillah’ diyerek başladığı pazarlık süreci dakikalarca sürdü. 85 bin TL’den aşağıya düşmeyen Bayburtlu besici İsmail Balık’ın kolunu hiç bırakmayan, kolunu her sallayışta besmele çeken ve diyalogları ile herkesi güldüren Rahman Durmuş “İsmail alacağım oni, gerekirse benim için zarar et” diyerek sonunda 80 bin TL’den kurbanlığını almayı başardı.
^Çok sıkı pazarlık yaptık”
Çok sıkı pazarlık yaptıklarını kaydeden Rahman Durmuş, geçen yıla göre bu yıl alım gücünün zorlaştığını belirterek “Yaklaşık 30 yıldır bu pazarlardayız. Geçen yıla göre bu yıl alım gücü zorlaşacak. Hayvan pahalı. Yem ve imalatı pahalı. Ondan dolayı bu maliyetlere çıkıyorlar. İnşallah dileğimiz üreticilerin hayvanların hepsini satarak buradan mutlu bir şekilde gitmesini istiyoruz. Seneye tekrar bu insanlar bu üretimi yapıp Trabzon’a gelsin ve insanlar kurban ibadetini yapsınlar. Çok sıkı pazarlık yaptık. Kurban kesenlerden ricam üreticileri üzmesinler. Zor şartlarda bu hayvanlar bakılıyor” dedi.
Bayburtlu besici İsmail Balık da “Yem pahalı. Hayvanların buraya gelmesi ve yerler yüksek maliyetler. Onun için mecburen hayvanın fiyatı yükseliyor. Her yıl Kurban pazarı için Bayburt’tan Trabzon’a geliyoruz. Bu sene 24 büyükbaş hayvan ile geldik. Bu sene şuana kadar 2 kez satış yaptık” ifadelerini kullandı.
“Vatandaşlar şuanda sadece soruyor, almıyor”
Yaklaşık 12 yıldır Trabzon’a hayvan satmak için geldiklerini belirten Adem Tekeş ise “Bu sene de nasip oldu Ağrı’dan Trabzon’a geldik. İnşallah hayvanları satıp döneceğiz. Baktığımızda çadır sayısının iki katına yükseldiğini görüyoruz. Geçen sene 80-85 çadır vardı bu sene 160’a çıktı. İnşallah herkes satışını yapıp evine döner. Bu sene 30-35 tane hayvanla geldik. Geçen sene yaklaşık 50 hayvan ile gelmiştik. Taban yüksek olduğu için satılmaz diye az hayvanla geldik. Kilogram işi 500-550 arasında değişiyor. Vatandaşlar şuanda sadece soruyor, almıyor” diye konuştu.
Hüseyin Kibar isimli besici ise “Kurban pazarı kuruldu hayvanlarımızı getirdik. Şuanda satışlar biraz yavaş. Vatandaş alamıyor. Geçen sene güzel satış yapmıştık. İnşallah bu sene de satılacak. Fiyatlara baktığımızda en ufak hayvan 80 bin TL’den başlıyor. 150-160 bin TL’ye kadar çıkıyor. Vatandaşın alım gücü zayıf. Havalar kötü gittiği için kimse gelmiyordu. Havaların ısınmasıyla vatandaşların pazara geleceğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu. – TRABZON
]]>Kurban Bayramı’na günler kala Türkiye’nin birçok noktasından yola çıkan kurbanlıklar İstanbul’a gelmeye başladı. Gece yarısı itibarıyla ilk kurbanlıklar İstanbul’a getirilirken, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, Kuzey Marmara Otoyolu Riva mevkiinde bulunan Canlı Hayvan Sevk Kontrol Noktası’nda denetim gerçekleştirdi. Jandarma ve zabıta ekiplerinin de destek verdiği denetimlerde, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne bağlı veteriner hekimler, kurbanlıkların olduğu kamyon ve TIR’ları tek tek kontrol etti. İl dışından gelen sürücülerin evraklarını tek tek inceleyen ekipler, hayvanların küpe numaraları ile evrak üzerindeki numaralarını karşılaştırdı. Kontrolü yapılan araçlar, hayvan pazarlarına doğru yoluna devam etti.
‘İSTANBUL’DA 123 SATIŞ, 788 KESİM YERİ BELİRLENDİ’
İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Yavuz Karaca, İstanbul girişine kurulan kontrol noktalarındaki denetimlerde 26 adet uygunsuz sevke 2 milyon 600 bin TL idari para ceza uyguladıklarını söyleyerek, “2024 yılı itibariyle kurbanlıklarımız İstanbul’a 1 Haziran itibariyle girmeye başladı. Şu an için giriş noktası olan Riva Hayvan Sevk Kontrol Noktası’ndayız. Bundan önce biz, kurban hizmetleri komisyonunun tebliğinin yayınlanmasıyla beraber kurban hizmetleri komisyonları toplandı satış ve kesim yerleri belirlendi. Şu ana kadar 123 satış, 788 kesim yeri belirlendi. Biz kurbanda hayvan hareketlerinin yoğun miktarda artmasından dolayı zaten yol kontrollerimizi sıkılaştırmıştık. 13 Mayıs itibariyle daha da sıkılaştırıldık, 26 adet uygunsuz sevke 325 büyükbaş 823 adet küçükbaş hayvanla ilgili olarak idari işlem uygulandı ve yaklaşık 2 milyon 600 bin TL idari para cezası uygulandı. Burada ne yapıyoruz, bir kere hayvanlar geldikleri yerde il, ilçe tarım orman müdürlüklerinde ilk etapta sağlık kontrollerinden geçirilir akabinde bu sağlık kontrollerinden sonra pasaportları düzenlenir, aşıları kontrol edilir ve hayvanlara veteriner sağlık raporu düzenlenir.” şeklinde konuştu.
‘GEÇEN YIL 76 BİN BÜYÜKBAŞ, 93 BİN KÜÇÜKBAŞ HAYVAN KESİLDİ İSTANBUL’DA’
Ahmet Yavuz Karaca yeterli sayıda kurbanlık hayvan olduğunu belirterek, “Şu anda saat 18.00 itibariyle aldığımız bilgilerle de yaklaşık 28 – 30 bin civarında hayvanın yollarda olduğunu biliyoruz. Geçen yıl 76 bin büyükbaş, 93 bin küçükbaş hayvan kesildi İstanbul’da, yine aynı sayıları bekliyoruz. Vatandaşlarımızın herhangi bir endişeye düşmesine gerek yok, yeterli sayıda hayvanımız var, kurbanlıkla ilgili bir sıkıntımız olmayacak. Biz buradaki kontrollerimizde, veteriner sağlık raporları var mı? Pasaportları var mı? Araçlardaki hayvanlarla küplerdeki numaralar birbirine tutuyor mu? Onlara bakıyoruz. Bir de Trakya bölgemiz 2010 yılından itibaren Şap’tan ari bölge, Şap’tan ari bölgeye hayvan geçişleri sadece ve sadece kurbanda 15 gün kala yani bugünden itibaren gerekli kan analizleri yapıldıktan sonra oluyor bununla ilgili olarak da veteriner sağlık raporundan ayrıca Trakya’ya geçiş sağlık sertifikası düzenleniyor. Bu belgelerin kontrolleri yapıldıktan sonra karşıya geçişine izin veriliyor, bu şekilde geçen yıl 25 civarında büyükbaş 18 bin civarında küçükbaş hayvan girişi oldu, Avrupa yakasından Anadolu’muza. Geçen yıl ki rakamlarla aynı rakamları yine bekliyoruz, bir problemimiz yok. Vatandaşlarımıza şunu söylüyoruz, kurbanlarını mutlak suretle izinli yerden alsınlar ve valilik tarafından izin verilen kurban kesim yerlerinde ehli kişilere kestirsinler. Başka yerlerde sokakta, parkta, çadırda kestikleri takdirde idari işlemle karşılaşabilirler. Hem de birçok olumsuzlukla karşılaşırlar, yani o kadar hassas bir konu. Hızlı bir şekilde davranılması ve ehli kişilerin yapması gereken bir şey bu.” dedi.
MOBİL UYGULAMA İLE AŞISI, YAŞI VE GELDİĞİ YERE ERİŞEBİLME İMKANI
Mobil bir uygulama ile kurbanlık hayvanlarla ilgili bütün detaylara ulaşabilme imkanının olduğunu vurgulayan Karaca, “Bir de hayvan pazarlarında hayvanları alırken ‘Tarım Cebimde’ diye bir uygulamamız var bizim. Tarım cebimde uygulamamıza girdiklerinde hayvan görüntüleme, küpe sorgulama dediklerinde, o hayvan ile ilgili bütün bilgilere ulaşabiliyorlar. Aşısı, yaşı, cinsiyeti, nereden gelmiş, sahibi kim. Bu da onların işlerini kolaylaştırıyor. Biz son kurban kesilene kadar sahada olacağız kontrollerimiz devam edecek hayvan pazarlarında, çiftliklerde işimizi bütün veteriner hekim arkadaşlarımızla beraber süreci yöneteceğiz” ifadelerini kullandı.
‘BİR HAYVANIN 120 – 130 BİN TL MASRAFI VAR’
Ardahan’dan gelen çiftçi Muhammet Karakaş bir hayvanın maliyetinin 130 bin TL olduğunu söyleyerek, “60 tane hayvan getiriyoruz, Ardahan’dan geliyoruz biz buraya. Böyle kontrol noktalarından geçiyoruz, çok sağlıklı ve çok doğru bir şey yapıyorlar aslında. Ama buradaki insanlar çiftçi bir sürü emekleri var onların. Onların birçoğuna yardımcı olmaları lazım. Bu insanların karşıya geçip kendi akrabalarına hayvan satacaklar. Burada kalmaları onlar için tabi ki de zarar, kötü bir şey bu. Burada adam 20 tane hayvan getiriyorsa 10 tane akrabası var 10 tanesini oraya satacak ki geçimini sağlayabilsin. Bu adamlar 10 aydır emek veriyor, içerde bakıyor bunun yemi, samanı bunların hepsi para çok ciddi masraflar. Şimdi bizim hayvanlar Ardahan’dan gelecek 2 gündür yol geliyor. Burada şu anda beklemeleri o hayvanlar için zarar, yazık günah yani burada izin vermeleri lazım ki onlar geçsinler buradan. Yarın hafta sonu, bu hafta sonu hayvanları satamazlarsa bir sonraki hafta sonu hayvanları kalacak ya da Ardahan’a geri dönecek bu hayvanlar. Bu adamlara yazık günah, insanların hayvanlarını karşıya geçirmesi lazım ki hayvanlarını satıp para kazansın. Hayvanlar şu anda maliyetleri düşündüğümüzde canlı kilo 280 300 kilo arasında biz düşünüyoruz, bunun aşağısında verdiğimiz zaman biz zaten zarar ediyoruz. Şu an 60 tane hayvan getireceğiz buraya 60 tane hayvanın nakliye masrafı 95 bin TL. Ardahan’dan buraya çadır parası ile 100 bin TL. Bir hayvanı örnek veriyorum önceden 5’e alıp 10’a rahat satabiliyorduk. Şu anda Ardahan’dan buraya gelen kadar sadece bir hayvanın 120 – 130 bin TL masrafı var. Burada da hayvan başına 20-25 bin lira kazanacağız da gittiğimizde tekrardan Ardahan’a aynı hayvanı tekrar alamayacağız. Öyle bir durumda var şu anda, bütün çiftçilere Allah kolaylık versin. Bizim pazarımız İstanbul Esenyurt’ta, orada 2 tane çadır yeri aldık biz, 230 bin lira çadır parası verdik. Samanı, yemi her şeyi ayarladık, nasipse bu akşam geçeceğiz, yarın sabah satışa başlayacağız” dedi.
Öte yandan İstanbul’da, Riva (Yavuz Sultan Selim Köprüsü), Çamlıca Canlı Hayvan Sevk Kontrol Noktası (Fatih Sultan Mehmet Köprüsü) ile Kurtköy Mehmetçik Vakfı Dinlenme Tesisleri, Kuzey Marmara Otoyolu Kurnaköy ve Mecidiye Gişeleri, Ahmediye Gişeleri Yol Kenarı Denetim İstasyonu ve Selimiye TEM Gişeleri Yol Kenarı Denetim istasyonlarında 24 saat denetimlerin süreceği belirtildi. Bu denetimlerde il ve ilçe tarım ve orman müdürlüklerinde görevli veteriner hekimleri ile acil müdahale ekipleri, jandarma, emniyet ve belediye zabıta ekipleri koordineli olarak çalışacak.
]]>ŞİLE’de, “Şile İçme Suyu Depo İnşaatları Temel Atma Töreni ve Mahalle Parkları Açılışı” etkinliğinde konuşan İmamoğlu, İBB’nin İstanbul Vakfı üzerinden düzenlediği kurban bağışı kampanyasına değinerek, “Kalkmış sözüm ona bir din görevlisi, sözüm ona bilmem hangi derneğin başkanı olan bir imam, ‘Efendim, Büyükşehir Belediye Başkanı’na, -yani benim yaptığım bu davete- kurbanlarınızı bağışlayıp, kurbanınızı murdar etmeyin’ demiş. Onu diyenin aklından şüphe ederim. Onu diyeni, elbette Allah’a havale ederim. Senin söylediğin o söze, bu millet ancak güler. Seni adam yerine bile koymaz. Hakkında dava açıldı. Dava açtım, takip de ediyorum” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) kuruluşu İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), Şile Belediye Meydanı’nda, “Şile İçme Suyu Depo İnşaatları Temel Atma Töreni ve Mahalle Parkları Açılışı” etkinliği, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve Şilelerin katılımlarıyla gerçekleştirildi. Törende, 14 köyde, yenilenen 14 parkın açılışı yapıldı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı, birer konuşma yaptı.
Törende konuşan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı, “Birlikte daha yaşanabilir, daha sürdürülebilir daha iyi bir Şile inşa etme çabası içerisindeyiz. İBB İstanbul’un her köşesine eşit hizmet götürme çabanızı takdir ve beğeniyle karşılıyoruz. Bizler de Şile Belediyesi olarak bu çabanın bir parçası olmayı birlikte çalışarak ilçemizin sorunlarına çözüm bulmayı ve halkımıza da iyi hizmet sunmayı istiyoruz. İBB Şile Belediyesi olarak el ele vererek ilçemizin gelişmesi ve kalkınması için iş birliğini sonuna destekliyoruz. Büyükşehir Belediyemiz Şile’yi daha güzel yerlere taşımak için bizimle beraber projelerimize ortak olacaktır. Ekrem Başkanımızın vizyonuyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bundan 5 yıl önceki çalışmaları ortadadır. Bizler Şile olarak Turizm faaliyetlerini daha da artırmak, doğamızı ve yeşilimizi daha fazla korumak ve Şile Bezi Kültür ve Sanat Festivalimizi daha fazla duyurulur hale getirmek istiyoruz. Yeni dönemde çok büyük başarılı işlere imza atacağız,Şile’yi hep birlikte daha yaşana bilir hale getireceğiz” dedi.
İSKİ’DEN ŞİLE’YE 450 MİLYON LİRALIK İÇME SUYU YATIRIMI
İBB, Şile’nin 14 köyünde 14 parkı hizmete açarken, İSKİ eliyle de ‘Şile İçme Suyu Depo İnşaatlarının’ temelini attı.
“SENİN SÖYLEDİĞİN O SÖZE BU MİLLET ANCAK GÜLER”
Törende konuşan İmamoğlu, İstanbul Vakfı üzerinden 5 yıldır düzenledikleri kurban bağışı kampanyasından söz ederek, “Tekrar bağışlarımızı başlattık. Yine size ait olan İstanbul Vakfı üzerinden bağışlarınıza, daha doğrusu kurban kesmeyle ilgili vekaletinize talibiz. Vekaletini verenler, hali vakti yerinde olanlar, kurban kesenler, vekaletini bize verdikleri takdirde, biz, o kesilen kurbanların etlerini kavrulmuş şekliyle, hatta onun faydalı olan suyunu, her şeyini değerlendirerek, İstanbul’un vatandaşlarına ulaştıracağız. Yanımızda olmaya var mıyız? Sizler de İstanbulluların yanında olacaksınız, yüz binlerce insana et dağıtmaya devam edeceğiz. Bugünlerde bazı meczuplar çıkar. Kalkmış sözüm ona bir din görevlisi, sözüm ona bilmem hangi derneğin, ismini de söylemeyeceğim şimdi, o kurumun içinde iyi insanlar vardır, ama onun da başkanı olan bir imam, ‘Efendim, Büyükşehir Belediye Başkanı’na, -yani benim yaptığım bu davete- kurbanlarınızı bağışlayıp, kurbanınızı murdar etmeyin’ demiş. Bunlara gülelim. Bunlar az kaldı. Bunların nesli tükendi, az kaldı artık. Farkında mısınız; itibarı kalmadı bunların. Onu diyenin aklından şüphe ederim. Onu diyeni, elbette Allah’a havale ederim. Başka bir şey yapmam. Allah ıslah etsin. Ama şunu söyleyeyim. Senin söylediğin o söze, bu millet ancak güler. Seni adam yerine bile koymaz. Hakkında dava açıldı. Dava açtım, takip de ediyorum.” ifadelerini kullandı.
“GENÇLER İÇİN ÇALIŞMA VAKTİDİR”
İBB ve Şile Belediyesi olarak iş birliği içinde çalışacaklarının altını çizen İmamoğlu, “Onlar için çok çalışma vaktidir. Bu bağlamda, geçtiğimiz 5 yılda da Şile için çok çalıştık. Çalışmalarımızı yaparken şehrimiz, vatanımız, milletimiz, insanımız diyerek, parti ayrımı yapmadan, partizanlığın her türlüsünü yakınımızdan uzak tutarak, kesinlikle şehrinize fayda verme bilinciyle ve bu makamların millete ait olduğunu bilerek yola çıktık ve çalıştık. 5 yıl boyunca tempomuzu hiç kesmedik. Seçim geldi geçti. Yine tempomuzu kesmiyoruz. Göreceksiniz; Özgür Başkan’ımla birlikte, Şile’ye tarihinin en başarılı 5 yılını yaşatacağımıza söz veriyorum. Akif olacağız, eşit olacağız, çevreyi koruyacağız, insanımıza zarar veren, canlılara zarar veren, hayatı korumayan hiçbir yerde biz olmayız. Dolayısıyla canlıları koruyan, yaşamı, doğayı koruyan, insanını koruyan, Şile’yi iyileştiren işler yapacağız” ifadelerini kullandı.
“ŞİLE’NİN İÇME SUYU SORUNUNU ORTADAN KALDIRDIK”
İBB ile İSKİ’nin yaptıkları çalışmalardan örnekler veren İmamoğlu, “Şile’nin içme suyu sorununu ortadan kaldırdık. Şileli üreticilerimizi unutmadık. Gübresi, mazotu, fidesi, tohumu ve birçok yatırımla yanında olduk. Bugün de yapacağımız 450 milyon liralık yeni yatırımımızla birlikte, Şile’nin yanında olmaya devam ediyoruz. İSKİ, değerli bir kurumumuz, kadim bir kurumumuz. Belki de Türkiye’nin maliyeti en pahalı suyunu buraya taşıyor, en zor coğrafyasında görev yapıyor. Ama liyakatli yol arkadaşlarımla birlikte, İstanbul’un ihmal edilmiş bütün sorunlarını gidererek yolumuza devam ediyoruz” diye konuştu. İSKİ’nin temelini atacağı projenin detaylarını paylaşan İmamoğlu, bu sayede Şile’nin su sorununa çözüm getireceklerini aktardı.
“İBB, SİZE AİT BİR KURUM”
Açılışını yaptıkları 14 köyün, hizmetlerine giren parklarla yaşam kalitelerinin artacağına vurgu yapan İmamoğlu, özetle şunları söyledi: “Biz ne demiştik? Bu şehrin çocukları, gençleri, bebekleri, anneleri, babaları, amcaları, teyzeleri huzurlu olacak. Yok zamanda, yoksul zamanda yanınızda olacağız. Onun için Kent Lokantası açıyoruz. Onun için Anne Kart dağıtıyoruz. Onun için Yenidoğan Bebek Paketi dağıtıyoruz. Onun için Askıda Fatura ve bu tür çalışmalar yapıyoruz. Bakın; Kurban Bayramı yaklaşıyor. Allah kabul etsin. Bayramımız şimdiden mübarek olsun. Yine bayramlaşacağız. 5 yıldır, yüz binlerce insanımıza, belki de yıl boyu evine et girmeyen ailelerimize, sizlerin kurban bağışlarını alarak, pırlanta gibi tesislerde hazırlayıp, temizleyerek, inancımızın bütün kurallarına uygun şekilde keserek, alan eli veren eli görmediği şekilde, İstanbulluların bağışlarıyla, İstanbul’da ihtiyacı olan ailelerin, çocukların, bebelerin boğazından et geçsin diye, bu yoksul zamanda, ekonominin krize boğulduğu ortamda böyle bir bağ kurduk. Böyle güzel olmadı mı? İBB, size ait bir kurum olarak sizin. Her kuruşu sizin, her adımı sizin. Bundan daha güvenilir bir kurum var mı İstanbul’da?”
“BÜYÜK ŞEHİRLERDE KURBAN İBADETİ ZOR”
İmamoğlu, “Milletimiz eğer kurbanı bağışlayacaksa…Ki İstanbul’da kurban kesmek gerçekten zor. Büyük şehirlerde kurban ibadeti zor. Bunu biliyorsunuz. Daha da ilerisini söyleyeyim. Kesilen kurbanınızdan siz de evinizde istiyorsanız, onu da hakkınız, hukukunuz çerçevesinde teslim ediyoruz. Diyeceksin ki; ‘Başkan içme suyunu anlattın, İSKİ’yi anlattın, yatırımları anlattın; kurbana nereden geldin!’ Vallahi bir şey söyleyeyim. Ben, sizin her derdinizle dertlenmek için varım. Kurbanınızı bile güzel kesmek zorundasınız. Ben size yardımcı olacağım. Nasıl Anne Kart yoktu, nasıl Kent Lokantası yoktu; kurban bağışı da yoktu. Evet biz, kurban bağışınızı istiyoruz. Kurbanlarınızın vekaletini bize vermenizi istiyoruz. Çünkü bizim aramızda oy hesabı yok. Bizim aramızda muazzam bir güven köprüsü var. O güvenimiz birbirimizden eksik olmasın. Böyle güzel bir şehri daha da güzelleştirmek için çok çalışacağız. Köylerini koruyacağız, kollayacağız, geliştireceğiz. Şehrimizi, denizimizi, balığımızı, tarihini, doğasını koruyacağız, kollayacağız, geliştireceğiz. Bütün bunları yaparken, insanını da mutlu edeceğiz. Bu güzel şehirden, bu güzel ilçemizden İstanbul’a da en güzel mesajlar verilir dedim. Onun için sizlerle beraber mesajlarımı verdim.” diye konuştu.
14 KÖYE 14 PARK
Konuşmaların ardından; İmamoğlu, CHP Parti Meclisi üyeleri Mahir Yüksel, Berker Esen, Baki aydöner, CHP milletvekili Yunus Emre, Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, Şile Belediye Başkanı Kabadayı, Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez ve İSKİ Genel Müdürü Dr. Şafak Başa’nın da katılımlarıyla projenin temelini attı. Proje kapsamında İSKİ; 450.000.000 TL’lik yatırımla, Şile’de, toplam 20.000m3 kapasiteli 4 içme suyu deposu, 1 terfi merkezi inşa edip, bu alanlarda güneş enerji santralleri ile içme suyu deposu rehabilitasyonları yapacak. İBB Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı da Şile’nin Yakuplu, Çelebi, Büyükbucaklı, Kadıköy, Hacıköy, Şuayipli, Kurfallı, Karamandere, Satmazlı, Ahmetli, İmrendere, Meşrutiyet, Çayırbaşı ve Kabakoz köylerine 14 yeni park kazandırdı.
]]>
İBB’nin köklü kuruluşu İSKİ, Şile’deki su sorununu çözecek projenin temelini attı. İBB Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı da Şile’nin 14 köyüne, 14 park kazandırdı. “Şile İçme Suyu Depo İnşaatları Temel Atma Töreni ve Mahalle Parkları Açılışı” etkinliği, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve Şilelerin katılımlarıyla gerçekleştirildi. Şile Belediyesi önünde düzenlenen törende, İmamoğlu ve Kabadayı birer konuşma yaptı. İmamoğlu, alanı dolduran vatandaşlara, genç yaşlarında İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet ve kenti düşman işgalinden kurtaran Mustafa Kemal Atatürk’ü örnek olarak gösterdi.
“Şimdi biz de bir an önce işimizi hızlı yapıp, işimizi sıkı tutup bir an önce memleketin geleceğini, şu karşıda gördüğüm bu şehrin ve bu ülkenin pırlanta gibi gençlerine emanet etme vaktidir” diyen İmamoğlu, şunları söyledi:
“Gençler için çalışma vaktidir”
“Onlar için çok çalışma vaktidir. Bu bağlamda, geçtiğimiz 5 yılda da Şile için çok çalıştık. Çalışmalarımızı yaparken şehrimiz, vatanımız, milletimiz, insanımız diyerek, parti ayrımı yapmadan, partizanlığın her türlüsünü yakınımızdan uzak tutarak, kesinlikle şehrinize fayda verme bilinciyle ve bu makamların millete ait olduğunu bilerek yola çıktık ve çalıştık. 5 yıl boyunca tempomuzu hiç kesmedik. Seçim geldi geçti. Yine tempomuzu kesmiyoruz. İBB ve Şile Belediyesi olarak iş birliği içinde çalışacağız. Göreceksiniz; Özgür Başkanımla birlikte, Şile’ye tarihinin en başarılı 5 yılını yaşatacağımıza söz veriyorum. Akif olacağız, eşit olacağız, çevreyi koruyacağız, insanımıza zarar veren, canlılara zarar veren, hayatı korumayan hiçbir yerde biz olmayız. Dolayısıyla canlıları koruyan, yaşamı, doğayı koruyan, insanını koruyan, Şile’yi iyileştiren işler yapacağız.
“Şile’nin içme suyu sorununu ortadan kaldırdık”
Şile’nin içme suyu sorununu ortadan kaldırdık. Şileli üreticilerimizi unutmadık. Gübresi, mazotu, fidesi, tohumu ve birçok yatırımla yanında olduk. Bugün de yapacağımız 450 milyon liralık yeni yatırımımızla birlikte, Şile’nin yanında olmaya devam ediyoruz. İSKİ, değerli bir kurumumuz, kadim bir kurumumuz. Belki de Türkiye’nin maliyeti en pahalı suyunu buraya taşıyor, en zor coğrafyasında görev yapıyor. Ama liyakatli yol arkadaşlarımla birlikte, İstanbul’un ihmal edilmiş bütün sorunlarını gidererek yolumuza devam ediyoruz.
“Biz ne demiştik”
Biz ne demiştik? Bu şehrin çocukları, gençleri, bebekleri, anneleri, babaları, amcaları, teyzeleri huzurlu olacak. Yok zamanda, yoksul zamanda yanınızda olacağız. Onun için Kent Lokantası açıyoruz. Onun için Anne Kart dağıtıyoruz. Onun için Yenidoğan Bebek Paketi dağıtıyoruz. Onun için Askıda Fatura ve bu tür çalışmalar yapıyoruz. Bakın; Kurban Bayramı yaklaşıyor. Allah kabul etsin. Bayramımız şimdiden mübarek olsun. Yine bayramlaşacağız. 5 yıldır, yüz binlerce insanımıza, belki de yıl boyu evine et girmeyen ailelerimize, sizlerin kurban bağışlarını alarak, pırlanta gibi tesislerde hazırlayıp, temizleyerek, inancımızın bütün kurallarına uygun şekilde keserek, alan eli veren eli görmediği şekilde, İstanbulluların bağışlarıyla, İstanbul’da ihtiyacı olan ailelerin, çocukların, bebelerin boğazından et geçsin diye, bu yoksul zamanda, ekonominin krize boğulduğu ortamda böyle bir bağ kurduk. Böyle güzel olmadı mı? İBB, size ait bir kurum olarak sizin. Her kuruşu sizin, her adımı sizin. Bundan daha güvenilir bir kurum var mı İstanbul’da?
“Yanımızda olmaya var mıyız?”
Tekrar bağışlarımızı başlattık. Yine size ait olan İstanbul Vakfı üzerinden bağışlarınıza, daha doğrusu kurban kesmeyle ilgili vekaletinize talibiz. Vekaletini verenler, hali vakti yerinde olanlar, kurban kesenler, vekaletini bize verdikleri takdirde, biz, o kesilen kurbanların etlerini kavrulmuş şekliyle, hatta onun faydalı olan suyunu, her şeyini değerlendirerek, İstanbul’un vatandaşlarına ulaştıracağız. Yanımızda olmaya var mıyız? Sizler de İstanbulluların yanında olacaksınız, yüz binlerce insana et dağıtmaya devam edeceğiz. Bugünlerde bazı meczuplar çıkar. Kalkmış sözüm ona bir din görevlisi, sözüm ona bilmem hangi derneğin, ismini de söylemeyeceğim şimdi, o kurumun içinde iyi insanlar vardır, ama onun da başkanı olan bir imam, ‘Efendim, Büyükşehir Belediye Başkanı’na, -yani benim yaptığım bu davete- kurbanlarınızı bağışlayıp, kurbanınızı murdar etmeyin’ demiş. Bunlara gülelim. Bunlar az kaldı. Bunların nesli tükendi, az kaldı artık. Farkında mısınız, itibarı kalmadı bunların. Onu diyenin aklından şüphe ederim. Onu diyeni, elbette Allah’a havale ederim. Başka bir şey yapmam. Allah ıslah etsin. Ama şunu söyleyeyim. Senin söylediğin o söze, bu millet ancak güler. Seni adam yerine bile koymaz. Hakkında dava açıldı. Dava açtım, takip de ediyorum.
“Başkan içme suyunu anlattın, İSKİ’yi anlattın, kurbana nereden geldin”
Milletimiz eğer kurbanı bağışlayacaksa… Ki İstanbul’da kurban kesmek gerçekten zor. Büyük şehirlerde kurban ibadeti zor. Bunu biliyorsunuz. Daha da ilerisini söyleyeyim. Kesilen kurbanınızdan siz de evinizde istiyorsanız, onu da hakkınız, hukukunuz çerçevesinde teslim ediyoruz. Diyeceksin ki; ‘Başkan içme suyunu anlattın, İSKİ’yi anlattın, yatırımları anlattın; kurbana nereden geldin!’ Vallahi bir şey söyleyeyim. Ben, sizin her derdinizle dertlenmek için varım. Kurbanınızı bile güzel kesmek zorundasınız. Ben size yardımcı olacağım. Nasıl Anne Kart yoktu, nasıl Kent Lokantası yoktu; kurban bağışı da yoktu. Evet biz, kurban bağışınızı istiyoruz. Kurbanlarınızın vekaletini bize vermenizi istiyoruz. Çünkü bizim aramızda oy hesabı yok. Bizim aramızda muazzam bir güven köprüsü var. O güvenimiz birbirimizden eksik olmasın. Böyle güzel bir şehri daha da güzelleştirmek için çok çalışacağız. Köylerini koruyacağız, kollayacağız, geliştireceğiz. Şehrimizi, denizimizi, balığımızı, tarihini, doğasını koruyacağız, kollayacağız, geliştireceğiz. Bütün bunları yaparken, insanını da mutlu edeceğiz. Bu güzel şehirden, bu güzel ilçemizden İstanbul’a da en güzel mesajlar verilir dedim. Onun için sizlerle beraber mesajlarımı verdim”
14 Köye 14 park
Konuşmaların ardından İmamoğlu, CHP Parti Meclisi üyeleri Mahir Yüksel, Berker Esen ve Baki Aydöner, CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre, Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, Şile Belediye Başkanı Kabadayı, Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez ve İSKİ Genel Müdürü Dr. Şafak Başa’nın da katılımlarıyla projenin temelini attı. Proje kapsamında İSKİ; 450.000.000 TL’lik yatırımla, Şile’de toplam 20 bin m3 kapasiteli 4 içme suyu deposu, 1 terfi merkezi inşa edip, bu alanlarda güneş enerji santralleri ile içme suyu deposu rehabilitasyonları yapacak. İBB Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı da Şile’nin Yakuplu, Çelebi, Büyükbucaklı, Kadıköy, Hacıköy, Şuayipli, Kurfallı, Karamandere, Satmazlı, Ahmetli, İmrendere, Meşrutiyet, Çayırbaşı ve Kabakoz köylerine 14 yeni park kazandırdı.
]]>Osmangazi Belediyesi, Kurban Bayramı süresince kurbanlıkların temiz ve hijyenik şartlarda satış ve kesim işlemlerinin yapılabilmesi için gerekli tedbirleri aldı. Gerek hayvan yetiştiricilerine, gerekse kurbanlık alacak vatandaşlara güvenilir, sağlıklı ve kaliteli hizmet sunmak isteyen Osmangazi Belediyesi, Veysel Karani Mahallesi’nde yer alan Modern Kurban Satış ve Kesim Tesisi’nin yanı sıra Geçit Mahallesi’nde de bir kurban bir satış noktası oluşturdu. 3 bin 500 büyükbaş, 7 bin de küçükbaş hayvan kapasitesine sahip Veysel Karani Modern Kurban Satış ve Kesim Tesisi, bu yıl da Türkiye’nin dört bir yanındaki yetiştiricilerinin, hayvanlarını satmak için bir numaralı tercihi oldu. Geçit Mahallesi’nde oluşturulan kurban pazarı ise 4 bin 600 büyükbaş ve 5 bin küçükbaş hayvan kapasitesi ile hem hayvan yetiştiricilerinin hem de kurban almak isteyen vatandaşların hizmetinde olacak.
Osmangazi Belediyesi, vatandaşların kurbanlarını dini hükümlere, sağlık şartlarına ve çevre temizliğine uygun olarak kesmelerini sağlamak için ilçedeki 23 kapalı ve açık pazar yerini de kurban kesim alanı olarak düzenledi. Bağlarbaşı, Kükürtlü, Yeşilova, Emek, Dikkaldırım, Küçükbalıklı, Hamitler, Doğanevler, Alacahırka, Sırameşeler, Yunuseli Geçit (Gündüz Sok), Geçit (1. Gediz Sok), Soğanlı-Çirişhane, Soğanlı, Yenibağlar, Hürriyet, Ziraat Pazarı, Panayır, Yunuseli-Akyıldız, Yenikent, Alemdar, Demirtaş mahallelerinde bulunan kapalı ve açık pazar yerlerinin yanı sıra Geçit Mahallesi’nde kurulan kurban satış noktası ile Veysel Karani Modern Kurban Satış ve Kesim Tesisi de kurban kesim noktaları olarak belirlendi. Kurban kesim yerleri, Zabıta, Çevre Koruma ve Kontrol, Fen İşleri ve Temizlik İşleri Müdürlüğü yetkililerinden oluşan ekipler tarafından bayram süresince denetlenecek ve kurbanlıkların hijyenik ortamda kesilmeleri sağlanacak.
Kesim yerleri, çevre ve toplum sağlığını olumsuz etkileyecek durumlardan arındırılarak, genel sağlık şartlarına uygun olarak düzenli şekilde dezenfekte edilecek. Kesim yerlerinde bayram süresince kötü görüntülerin oluşmaması için Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri görev yapacak. Kesim yerleri bayram süresince tankerle sürekli olarak yıkanacak. Her pazar alanında büyük çöp konteynerleri yer alacak. Çalışmalar bayram süresince her saat sürecek. Osmangazi Belediyesi’nin almış olduğu tedbirler sayesinde vatandaşlar kurbanlarını sağlıklı ve hijyenik şartlarda kesme fırsatı bulacak. Vatandaşlar bayram süresince herhangi bir sıkıntı durumunda 444 16 01 numaralı telefonu arayarak istek, talep ve şikayetlerini iletebilecek.
Zabıta Müdürlüğü’ne bağlı ekipler tarafından, halk sağlığının korunması amacıyla bayram öncesi şekerleme, unlu mamul üretimi yapan imalathaneler ile satış noktalarına yönelik yoğun denetimler gerçekleştirilecek. Ekipler ayrıca bayram süresince de herhangi bir olumsuzluğun yaşanmaması için özellikle kurban satış ve kesim noktalarında denetimlerine devam edecek.
Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Osmangazililerin dini vecibelerini sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmeleri ve huzurlu bir bayram geçirmeleri adına her türlü tedbiri aldıklarını ifade etti. Vatandaşların Kurban Bayramı’nı en güzel şekilde geçirmelerini sağlamak adına belediyenin tüm imkanlarını seferber ettiklerini dile getiren Başkan Aydın, hem çevre hem de halk sağlığı için belirlenen kurban kesim alanlarının kullanması gerektiğinin önemine vurgu yaptı. – BURSA
]]>(AYDIN) – Aydın’ın Nazilli ilçesinde hayvancılık yapan Süleyman Sağkol, “Geçen sene ağılımızda 30 koyunu satmıştık. Şu anda henüz 8 tane satabildik. Bu işin sonu nereye varacak bilmiyoruz” dedi.
Aydın’ın Nazilli ilçesinde hayvan üreticileri, yaklaşan Kurban Bayramı’nda satışlardan umutlu olmadıklarını belirterek gelecek senelerde bu iş ile uğraşmayacaklarını söyledi. Emeklerinin karşılığını alamadıklarını belirten üreticiler öte yandan düşük emekli maaşı ve asgari ücretle çalışan vatandaşların da bütçelerinden pay ayırmalarının zor olduğunu ifade etti.
“On bin lira emekli maaşıyla nasıl kurban alacaklar?”
Aslanyaka Mahallesi’nde kurban üreticiliği yapan Süleyman Sağkol şunları söyledi:
“Ben küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ile uğraşıyorum. Kurbanlıkları mart ayından itibaren ağıllara getiririz. Kuzuları son 2 ay besiye çekeriz. Bizler bu hayvanları besiye çekerken zorlanıyoruz çünkü yem, yonca, saman gibi zaruri ihtiyaçları karşılamaya çalışıyoruz fakat fiyatlar çok yükseldi. Geçtiğimiz sene ile bu sene arasında fiyatlar 2 kat arttı. Geçen sene 250 liraya aldığımız yemin çuvalı bu sene 600 lira oldu. Yonca ise 3 liradan 8 lira oldu. Bizler bunlara bakmakta oldukça zorlanıyoruz fakat bu işin içinden nasıl çıkacağımızı da bilemiyoruz. İnsanlar kurban kesmek istiyorlar fakat iki taksit, üç taksit olur mu diye teklifte bulunuyorlar. Geçen sene ağılımızda 30 koyunu satmıştık. Şu anda henüz 8 tane koyun satabildik. Bu işin sonu nereye varacak bilmiyoruz. Buradaki koyunlar 35- 40 kilo ete tekabül ediyor. Bizler hayvanlarımıza 17 ile 20 bin lira arasında fiyat biçtik. İnsanların da durumları belli. 10 bin lira emekli maaşı alıyor, 17 bin lira asgari ücret alıyor. Biz de 20 bin lira koyun parası istiyoruz. İnsanlar da haklı, biz üretici olarak da haklıyız.
“Kuzuları satamazsak ucuza kasaba gidecek”
Koyunlarımızın ağırlığı canlı olarak 80 kilo civarında. Ben bu kurbanlıkları 20 bin lira civarında satacağım. Eğer bu kurbanlıkları satamazsam, kurban bayramından sonra bu kuzular büyük ihtimalle kasaba gidecek. Şu anda 450- 500 lira arasında olan karkas et fiyatı, kurbandan sonra daha da düşecek. Kasabın eline düştüğüm zaman zarar edeceğim, emeğimin karşılığını alamayacağım. Bayramdan sonra kasap etin kilogramını 700- 800 lira arasında satacak. Kasapta bir pirzola 750- 800 liradan aşağı değil. Bu hayvan aslında 20 bin lira civarında para çok değil fakat halkın alım gücü olmadığı için büyük sıkıntı var. Bir hayvanın bir günlük yem maliyeti 35- 40 lira arasında. İşçiliğimiz, elektriğimiz, suyumuz hariç. Her gün bu hayvan 40 lira para yiyor. 2 kilo saman, 1 kilo yonca, 1,5 kilo civarında besi yemi. Bunun maliyeti 40 lira.”
“Yıl geçtikçe üretici azalıyor”
Nazilli Ticaret Borsası hayvan pazarında ise kurbanlık üreticileri bu sene çok sıkıntı yaşadıklarını söyledi. Alıcı bulamadıklarını belirten üretici, kendi maliyetlerinin ise her geçen gün yükseldiğini ifade etti. Bir üretici, “Fiyatlar yerinde ama müşteri yok. Her şey pahalı. Her gün her şeye zam. Yem, un, yoncaya zam. Ne olacağını biz de bilmiyoruz” dedi. Bu sene emekli kurban keser mi sorusuna üretici, “zor” diye cevap verdi, “2-3 taksitle kurban kesmek isteniyor. Kurbanlar bile takside bağlandı” ifadelerini kullandı.
Diğer bir üretici ise, “Bu işi seneye biz de bırakacağız. Bir kilo kirazın 200 lira olduğu yerde, 10 bin liraya 9 bin liraya kurbanlık alınıyor. Bu adalet değil. Biz bir yıl boyunca emek veriyoruz. Bir kilo arpa 10 lira. Hayvanlara 7-8 bin lira para veriyorlar. Kesici haklı, üretici haklı ama ceza hep üreticiye kesiliyor. Bir şişe kola 50- 60 lira, bir kilo süt 10- 13 lira. Bunlar kolay üretilmiyor. Yıl geçtikçe üretici azalıyor. Artık biz de bırakacağız. 100 hayvan bakıyorduk, seneye biz de yokuz artık” diye konuştu.
Bir diğer üretici ise, “Kuzunun karkas fiyatı en az 230 lira olmalıydı. Günlük yem fiyatları yüksek, masraf fazla oluyor. Ben bu hayvanlara 12 bin lira para istiyorum, şu anda fiyat veren yok. Bilmiyorum artık ne olacak” derken, başka bir üretici ise, “Kuzunun fiyatı her gün düştü. 250 liraydı, 240 lira, 220 lira derken fiyat düştü. Şu anda kuzu 180 lira. Kasapta kaç lira? Bu kuzudan 1,5 kilo et bin lira. Burada üst üste 45 kilodan aşağı kuzu yok. Bu paraya verilir mi, bu işin içinden çıkılır mı? Çobanlık yapılır mı” diye konuştu.
]]>
2024 yılı Kurban Bayramında dini amaç ve ibadet maksadıyla kurban kesmek isteyen vatandaşların, kurbanlarını dini hükümlere, sağlık şartlarına ve çevre güvenlik ve temizliğine uygun olarak kesebilmelerini sağlamak amacıyla kurban satılacak veya kesilecek yerlerin belirlenmesi, kesim yapacak kişilerin eğitilmesi ve bu konulara ilişkin diğer hususlarla ilgili tedbirlerin alınması ile ilgili şartların düzenlenmesi için Aydın Valiliği İl Kurban Hizmetleri Komisyonu Vali Yardımcısı Ali Murat Kayhan başkanlığında toplandı.
Toplantı sonunda 37 maddelik karara imza altına alındı. Alınan kararlardan öne çıkanlar ise şunlar oldu; “5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ve ilgili Yönetmelikler ile 11/05/2024 tarihli ve 32543 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2024 Yılı Kurban Hizmetlerinin Uygulanmasına Dair Tebliğ doğrultusunda, bütün kurum ye kuruluşların üzerine düşen sorumlulukları titizlikle yerine getirmelerine, 2024 Yılı Kurban Hizmetlerinin Uygulanmasına Dair Tebliğ doğrultusunda Aydın İlinde Kurban Bayramından 1 ay önce kurban satış yerleri hazır hale getirilir ve bu tarihten önce kurbanlık hayvan girişine izin verilmez, İlimize giriş noktalarında, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri elemanlarınca denetim ve kontrollerinin birlikte yapılmasına, hayvan taşıma ihtimali bulunan kamyonların tamamının durdurularak kontrol edilmesine ve özellikleri belgelerine uymayan hayvan sevkleri ile raporsuz hayvan sevkleri hakkında gerekli yasal işlemlerin uygulanmasına, kaçak hayvan hareketlerine karşı düzenlenen yol kontrol ve denetimlerinin etkinliğini artırmak amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarca yeterli sayıda araç gereç ve personel görevlendirilmesine, ayrıca yol kontrollerinde kullanılmak üzere motorize ekiplerin ilgili kurumlar tarafından oluşturulmasına, denetimler esnasında, Yurt içi Veteriner Sağlık Raporu ve beraberinde bulunması gereken belgeler olmadan kaçak olarak yapılan hayvan sevklerinin tespiti halinde hayvanların yed-i emin ile sahibine teslim edilerek hayvan sahibinin göstereceği bir işletmede karantinaya alınmasına, hayvan sahibinin karantina için yer gösterememesi durumunda, masrafları hayvan sahibince karşılanmak üzere başka bir yerde karantinaya alınmasına ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri Bitki Sağlığı Gıda ve Yem Kanununun ilgili maddeleri gereğince, gerekli cezai işlemlerin uygulanmasına, yed-i emine muhalefet edilmesi durumunda Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, İlçe Kurban Hizmetleri Komisyonlarının Kaymakamlar başkanlığında toplanarak belirlediği kurbanlık hayvan satış ve kesim yerlerine ait koordinatları, sahip kişi/kurum adı ve TC/Vergi numarası bilgilerinin listelenerek Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı Veteriner Hizmetleri Müdürlüğüne, Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne ve Aydın İl Müftülüğüne en geç 24.05.2024 tarihine kadar bildirilmesine; 2020 yılı itibari ile Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünce TÜRKVET sistemi üzerinde tüm geçici kurban satış ve kesim yerleri kapatılmış olup, sistem üzerinde Aydın iline canlı hayvan sevklerinin mümkün olabilmesi için, belirlenen geçici kurban satış yeri listesinin İl Sistem Sorumluları tarafından TÜRKVET’e kaydedilmesine oy birliği ile karar verilmiştir.” – AYDIN
]]>Akoluk Mahallesi’nde 20 dönümlük alanda hayata geçirilen Trabzon’un en büyük kurban satış ve kesim alanında, 120 adet büyükbaş havyan çadırı ile 70 adet küçükbaş hayvan çadırı kurulacak.
Ortahisar Belediyesi, Kurban Bayramı’nda yoğunluğu önlemek ve vatandaşların kurban ibadetini kolay bir şekilde yerine getirebilmesi için ilçe genelinde toplamda 17 adet kurban kesim alanı oluşturuyor.
Ortahisar Belediyesi, Zabıta Müdürlüğü ile Fen İşleri Müdürlüğünün koordinesinde yürütülen çalışmalarda, Akoluk kurban satış ve kesim sahasında hem kurban satıcıları hem de alıcıların işlerini kolay ve rahat yürütebilmesi için her türlü tedbir alınıyor. Hazırlanan kurban sahasında yemekhane, çay ocağı, lavabo ve ofis alanları oluşturulacak.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, belediye tarafından tespit edilen alanların dışında hiçbir kaçak kesime müsaade edilmeyeceğini ve kaçak kesim yapanlara karşı cezai müeyyide uygulanacağını söyledi. Kaçak yapılan kesimlerin çirkin görüntülere neden olmasının yanında, çevre sağlığını da tehdit ettiğine vurgu yapan Başkan Kaya, “Belirlenen kurban kesim alanlarında vatandaşlarımızın dini görevlerini yerine getirmesi önemlidir. Bunun için Kurban Bayramı’nda vatandaşlarımızın sorun yaşamaması ve ibadetlerini sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmesi için çalışmalara erken başladık. Bu konuda Belediye olarak vatandaşlarımızın ihtiyaç ve taleplerini karşılamaya gayret edeceğiz. Halkımızdan istirhamımız, lütfen kurbanlarını belirlenen alanlarda kessinler. Bu hem görüntü kirliliğinin önlenmesi hem de hijyen ve sağlık açısından çok önemli. Sokak aralarında, yol kenarlarında ve uygun olmayan alanlarda yapılan kesimler, nahoş görüntülere sebep oluyor. Diğer yandan da temizlik ve sağlık açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Vatandaşlarımız, Ortahisar’ımızın imajına yakışmayan bu gibi durumlara sebebiyet vermemeli” ifadelerini kullandı.
Kurban satış ve kesim alanlarına getirilen büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar; Veteriner İşleri Müdürlüğü, Zabıta Müdürlüğü ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü personelleri tarafından küpeli olup olmadıkları ve aşı durumları kontrol edildikten sonra alanlara alınacak.
Mahallelerde tespit edilen Kurban Satış ve Kesim Alanları ise şöyle oluştu:
“Akoluk Mah.- Erzurum Yolu Üzeri Trabzon Büyükşehir Belediyesi Büz Şantiyesi Yanı (kurban satış ve kesim alanı), Sezai Uzay Mah.- Hayali Camii altı, Bahçecik Mah.- Affan Kitapçıoğlu Cad. Zaim’in Yeri, Boztepe Mah.- Osmanlı Camii Yanı, Çamoba Mah.-Muhtarlık Yanı, 2 Nolu Bostancı Mah.-Odak Gıda Yanı, Aydınlıkevler Mah.- Murat Tosun Camii Arkası, Yenimahalle- İpekyolu Fuar Alanı, Çağlayan Mah.-Okullar mevkii, Bulak Mah.- Kirazlı Küme Evleri Sokak No: 1, Çukurçayır Mah.-Eski barınak yolu üzerinde bulunan arazi (şahıs), Karşıyaka Mah.-Öztürk Sokak Yolu üzerindeki boş arazi (şahıs), 3 ve Nolu Erdoğdu ile Yeşiltepe ve Soğuksu mahalleleri-2 Nolu Erdoğdu Mah. Kisarna 3 Nolu Sokak. Kanuni Bulvarı’nın bulunduğu köprünün altındaki büyük alan, 3 Nolu Erdoğdu Mah.- Elmalık Suyu Altı Sokak (üst geçit altı), Pelitli Mah.-Eski Can Bali Okulu arkası (Tanjant Yolu), Yeniköy Mah.-Yeni Küme Evleri Sağlamlar Sokak, Yalıncak Mah.-Küme Evleri (özel).” – TRABZON
]]>Kurban Bayramı’na bir aydan daha az bir süre kalırken hayvan besiciliği yapan üreticilerin yoğunluğu başladı. Satışlara başlayan büyükbaş besicisi Baran Türkmen, geçtiğimiz yıl en pahalı kurbanlığı 100 bin liraya sattığını belirtirken bu yıl en ucuzun 100 bin lira olduğunu belirtti. Özellikle yem girdilerinin artışının fiyatlarını etkilediğini belirten Türkmen, 7 ortak olarak alınan büyükbaş kurbanlığın kişi başına maliyeti minimum 15 bin maksimum ise 25 bin TL olduğunu belirtti.
Kurbanlık seçecek vatandaşlara da tavsiyelerde de bulunan tecrübeli, alışverişi tanıdıkları esnaflardan yapmalarını söyledi. Kurbanlık seçilen hayvanın sağlıklı görünmesinin çok önemli olduğunu söylen Baran Türkmen, hayvanın ibadeti gerçekleştirecek kişinin gönlüne ve gözüne hoş gelmesi gerektiğini belirtti.
“En ucuz kurbanlık 100 bin lira”
Kurbanlık piyasasını geçtiğimiz yıla göre kıyaslayan Baran Türkmen, yüzde 50’lik bir artışın fiyatlarda gözlemlendiğinin altını çizdi. Yaklaşan Kurban Bayramı’ndan dolayı piyasa hakkında besici Türkmen, “Kurbanlıklarımız hazır, satışlar başladı. Her şeyde olduğu gibi kurbanlıklarda bu sene enflasyona yetişemiyor. Bu sene kurbanlık fiyatları her seneye göre yüzde 50 daha arttı. Hepsinin aşısı, bakımları, bütün veteriner bakımları yapıldı. Kulak küpesinde hiçbir sıkıntı yok, hepsi veteriner kontrolünde. Yeni hayvanları satmadan seneye olacak kurbanlıkları almaya başlıyoruz. Sistemin dönebilmesi için biz bu hayvanları satmayı bekleyip buradan gelen parayla hayvan almaya çalışırsak yetişemiyoruz. Biz bunu satmadan diğerini almamız lazım. Yetiştirmek için buzağılıktan çıkmış, 8-10 aylık hayvanları alıp bir dönem sonraki yani bir dahaki döneme yetiştirebildiğimiz kadarını yetiştirmeye çalışıyoruz. Yetiştirebildiğimizi kurbanlık vasfını taşıyanı kurbanlık, kurbanlık vasfı olmayanı da karkas satıyoruz. Geçen sene en pahalı kurbanlık 100 bin liraydı. Bu sene en ucuz kurbanlık 100 bin lira. Geçen sene tavan olan fiyat, bu sene en düşük kaldı. Her şeyde olduğu gibi hayvanda da böyle maalesef. Bunun sebebi de girdilerimiz yükseldi. Yem, silaj, küspe ve geçenlerde haberlere konu olan bakıcı, bir bakıcı şu an 50 bin lira. Benim çiftliğimde şu an 10’a yakın bakıcı çalışıyor. Bunların hepsinin maliyetleri çok fazla arttığı için biz kar marjını onlara yaptığımız zama yansıtamıyoruz. Biz sadece bu işin sürekliliğini devam ettirebilmek için çok düşük karlarla sürümden para kazanmaya çalışıyoruz. Bununla da bir nevi savaşıyoruz. Aldığımız maliyetlerin hepsi kendini ikiye katlamasına rağmen biz bunu hayvana yansıtamıyoruz.
“Güvendikleri yerden almalarını tavsiye ediyorum”
Vatandaşlara kurbanlık seçerken dikkat etmesi gerektiği konular hakkında da uyaran Baran Türkmen, şöyle devam etti;
“İnsanlar güvendiği kişilerden alıyorlar. Kurbanlık vasfı taşıyan hayvanları alabilmek için güvenilir yerden almak lazım. Hayvanların şap hastalığı geçirmemiz olması lazım, geçirmişse bile o an şaplı olmaması lazım. Hayvanların dişlerini yani 2 yaşını geçmiş olması lazım. Kurban işi yılda bir defa insanın gönlüne ve gözüne hoş gelmesi lazım. Kurbanı önden almaları aslında dezavantaj ya da avantaj değil. Çünkü artık fiyatlar kurbana bir buçuk ay kala oturuyor. Kurban sonuna kadar devam ediyor. Üç aşağı beş yukarı değişmiyor. İnsanlar artık önceden şunun için alıyor, kesim sırasını öne alabilmek için. Kurban sabahı ilk sırayı, beşinci, onuncu sırayı almak için bir ay, iki ay öncesinden kurbanlık alıyor. Bu da artık insanların o an ki bütçesine bağlı. Eğer insanların o an bütçesi uygunsa kafasında tamamlamışsa öncesinden gidip alabiliyorlar. Güvendikleri yerden almalarını tavsiye ediyorum. Arkadaşlar kendi aralarında grup oluşturuyorlar artık beşli altılı yedili gruplar. Zaten artık onlarda değişmiyor minimum 18’den başlayıp 25’e kadar çıkıyor kişi başına yedi kişili gruplarda. 140-150 bin lira gibi hayvanlar. 15’er bin lira verip düveye de girebiliyorlar ama minimum bence böyle dolu dolu hayvan kesmek isteyen 17-18 bin liradan aşağı hayvan yok, özellikle erkek dana yok. Bakıldığı zaman piyasaya göre kurbanlık temel gıda ihtiyaçlarında en ucuzu et kaldı yine. Şu an Türkiye’de temel gıda üzerine en ucuzu et. Kurbanlık da geçen sene 10-13 bin lira arasındaydı. Bu sene yarı yarıya artış yok aslında hayvanda. Her şeyde olduğu gibi hayvanda artış yok. Geçen senede minimum alan 10-11 bin liraydı, maksimum alan 15-16 bin lira civarındaydı. Bu sene maksimum alan 20-25 bin lira civarında minimum alanda 16-17 bin lira civarında. Hayvanda aslına çok büyük bir şey yok. İnsanlar aslında gündelik hayatta harcamalarının çok daha azını yaparak kurbanlıklarını çok rahat kesebilirler.” – ESKİŞEHİR
]]>(AKSARAY) – Aksaraylı vatandaşlar, iktidarın açıkladığı “Kamu Tasarruf Paketi”ne tepki gösterdi. Mehmet Gökçe, “Böyle tasarruf olmaz, yeter bu milletin üzerinden insinler, başka bir şey değil. 10 bin TL’ye kurban alıyordum ben, şimdi küçükbaş kurban 15 bin TL. Bana verdiğine bir kurban alamıyorum, pazara gidemiyoruz ayıp vallahi ayıp” dedi. Erdal Güzel de “Bunlar nasıl tasarruf anlayamıyorum. Tasarruf dediğin önce kendinden başlar. Maaşını biraz kısacaksın, ondan sonra emekliye geleceksin” diye konuştu.
Aksaray’da vatandaşlar, iktidarın “Kamu Tasarruf Paketi”ni değerlendirdi. “Böyle tasarruf olmaz” diyerek alınan kararlara tepki gösteren Aksaraylı vatandaş Mehmet Gökçe şunları dile getirdi:
“Milletvekilleri bizim vekilimiz değil mi? Onlar niye 170-180 bin TL alıyor da bizim 10 bin liramızdan tasarruf ediyorlar, böyle tasarruf olur mu? Mümkün mü böyle bir şey? Biz milletsek onlar vekilse bizim aldığımız parayı alsınlar da görelim. Bize simit sattırıyor Aksaray milletvekili değil mi? Böyle tasarruf da olmaz, yeter bu milletin üzerinden insinler başka bir şey değil. 10 bin TL’ye kurban alıyordum ben, şimdi küçükbaş kurban 15 bin TL. Bana verdiğine bir kurban alamıyorum, pazara gidemiyoruz ayıp vallahi ayıp.”
“Tasarruf dediğin önce kendinden başlar, maaşını kısacaksın sonra emekliye geleceksin”
En büyük tasarrufu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yapması gerektiğini söyleyen Erdal Güzel, “Orada oturacaklarına maaşlarını emeklilere versinler. Kaç yıl çalışmışım aldığım para 14 bin TL. Biz geçinemiyoruz bir de tasarruf diyorlar. Sayın Valimiz 2-3 arabayla geziyor. Bunlar nasıl tasarruf anlayamıyorum. Tasarruf dediğin önce kendinden başlar. Maaşını biraz kısacaksın, ondan sonra emekliye geleceksin. Suriyeliler ve Afganlara yardım ediliyor, bu yanlış. Bundan da tasarruf olmaz bunu temelli kesecekler. Ağustos zammında alacağım para 17 bin TL. Emekliyim ben öyle olmaz böyle tasarruf olmaz. Önce piyasayı bir denetlesinler, bugün marketleri denetlemiyorlar” dedi.
“Kuru ekmeği bölüp bölüp yaşamaya alışmışız”
Devletin emekliden alacağını aldığını, emeklinin tasarrufluk bir şeyi olmadığını söyleyen Nuh Yumuşak, şöyle konuştu:
“Kamuda tasarruf yapabilmek için vatandaşıyla devleti ile zengini ile hükümeti ile elimizi taşın altına koymamız lazım, tasarruf odur. Bugün emekliye verilmedi, ondan alalım ötekinden alalım derseniz bundan bir şey çıkmaz, hiçbir şey de olmaz. Aynı tas aynı hamam yürür. 150 bin TL maaşla geçinen var bir de 10 bin lirayla geçinen var. Nasıl geçiniyor dersen hepsi memnun birbirinden. Şöyle bir kahvaltı kuruluyor sabah her şeyi bulunuyor içinde. Alışmışız biz Anadolu çocuğuyuz azıcık çay, peynir, bazen o da yok kuru ekmeği bölüp bölüp bizim öğünümüz bu. Bu şekilde yaşamaya çalışıyoruz. Hiçbir parti tutmuyorum, siyasetle işim de yok. Bizi insanca kim yaşatırsa, ak mı yaşatır gök mü yaşatır o yaşatsın o geçsin. Emekliye yüzde kaç indirim uygulanacağı söyleniyor pansiyonlarda. Hangimiz gidebilir oraya 10 bin lirayla? Gideceğiz de aşevinde ekmek yiyeceğiz, yararlanmayız ki. Beni insanca yaşatsın, yeter ki insanların içinde insan gibi yiyip içelim bir şeyler yapalım.”
“Biraz daha halkı anlamaları gerekir”
Gelir dengesizliği olduğunu söyleyen Ramazan Uğurlu, “Mümkün mertebe israfın önüne geçilmesi gerektiğini ekonominin bu doğrultuda düzelebileceği söyleniyor. Bazı şeyler zamanında yapılırsa güzel olur. Dinimizde de ‘Ey iman edenler yiyiniz içiniz ama israf etmeyiniz’ diyor. Bu hayatımızın bir parçası olmalı. Hangi kurumda ve kuruluşta olursa olsun tasarruf vazgeçilmez bir şey ekonomimizin düzelmesi için. Birileri zirveyi görürken bazılarını yerin dibine sokmanın bir anlamı yok diye düşünüyorum. Onun için bir gelir dengesizliği var. Asgari ücret zaten belli, ortada. İnsanlar büyük bir çaba içerisindeler, onun için devletimiz de buna önayak olmalı şatafatlı bir gösterişli bir yönetim biçiminden ziyade, biraz daha halkı anlayarak halkın seviyesine inmeleri gerekir” yorumunu yaptı.
“Bir arabanın yapacağı işi 10 araba yapıyor”
Seyhan Yokuş, kamudaki lüks araçlara dikkat çekerek ” Tasarruf tedbirlerine yönelik yaptıkları hiçbir şey yok. Kamuda tasarruf da herkes hesabını tutturduğu gibi gidiyor. Hiçbir tasarruf göremiyorum. Belediyeden tutun her tarafta özel arabalar. Benim kendi şahsıma gördüğüm yaptıkları hiçbir şey yok, memnun değilim, tasarruf yok, belediyelerin bindiği araçların yarısından çoğu benzinli, son model lüks araçlar. Ankara’dan büyük ihalelerle araba kiralıyorlar, bir de bunun yakıtı var. Bir arabanın yapacağı işi 10 araba yapıyor. Ben kendi gözümle görüyorum tasarruf olmuş olsa mükemmel olur” dedi.
]]>Kurban Bayramı’na yaklaşık 1 ay kala kurbanlık satışlarında yoğunluk gözleniyor. Bazı vatandaşların hayvanlarını geçtiğimiz Ramazan Bayramı’ndan itibaren ayırttığı öğrenilirken küçükbaş kurban piyasasında da fiyatlar belli olmaya başladı. Geçtiğimiz yıl 5 bin liradan başlayan ve en kaliteli küçükbaşın 12 bin liradan satılığı piyasada, bu yıl küçükbaş fiyatları 10 bin liradan başlayıp 25 bin liraya kadar yükseliyor. Koyunun canlı baskül kilogram fiyatı 140 liradan başlarken, kuzuda ise canlı baskül kilogram fiyatı 240 liradan alıcı buluyor. Üreticiler kurban ibadetini yerine getirecek vatandaşlara tavsiyelerde bulunurken, dikkat edilmesi gereken konular hakkında da uyarılarda bulundu.
“Küçükbaş fiyatı şu anda 10 ile 25 bin lira arasında”
Sakintepe Mahalle muhtarlığı ve aynı zamanda küçükbaş hayvan üreticiliği yapan Osman Alem, küçükbaş piyasası hakkında, “Hayvanın ufak ve büyüklüğüne göre, kalitesine göre şu anda 10 ile 25 bin lira arasında besihanelerinizde değişiyor, üreticilerimiz de değişiyor. Yem girdilerinin, işçi maliyetlerinin ve şartların vermiş olduğu şekilde bu konuma gelmiş bulunmaktadır. Geçen sene Kurban Bayramı’nda kurbanlık fiyatları 5 ile 12 bin arasındaydı. Bu sene fiyatlar bir misli atmış bulunmakta . Sakintepe Mahalle’mizde büyük ve küçükbaş hayvanların satışı Ramazan Bayramı’nda başlar. Vatandaş küçükbaşta ne kadar erken alan olursa o kadar kaliteli, güzel mal alır. Son zamana kalan ayıklanmış malı almış olur. Koyunun canlı baskül kilogram fiyatı 140 liradan, kuzuda ise canlı baskül kilogram fiyatı 240 liradan satışta. Bu vatandaşın kendi şahıs ve görüşüne bağlı. Hayvan çok kalitelidir, besici kilo satar. Satış yöntemi kişilerin kendi öz tercihlerine göre değişebiliyor ” dedi.
“Temizliğe insanlar çok dikkat ediyor”
Eskişehir’de 18 yıldır küçükbaş üreticisi olan Halil İbrahim Kaya ise besihanelerde verilen kurban kesimi hizmeti hakkında şöyle bilgi verdi:
“Burada en büyük etkenimiz bizim besihanede satmamız. Kent merkezinde 5-10 katlı binalarda yaşayan vatandaşların kurban kesme durumu yok. Vatandaşlar çok sıkıntı yaşıyor. O yüzden biz burada kesim, parçalama yaptığımız için vatandaşlar bizi tercih edebiliyorlar. Buradan hayvanların yaşam alanları gözüküyor. Ayrıca hayvanlarımız temiz hayvanlar. Kurban kesimin yapan arkadaş İslami şartlara göre tekbirini getirir, duasını okur, sonra vekaletini alır, kurbanı öyle keser. Biz bayramın ikinci ve üçüncü gün de kurban keseriz. Ortam gördüğünüz gibi temiz, çamur vesaire yok. Alıcı bu temizliğe da çok dikkat ediyor. Şimdi hayvana baktığınızda topal olmayacak, ayağı kırık ya da boynuzunun kırık olmaması gibi durumlar olmayacak. Bunları biz zaten satmıyorsun. Kurban edilecek hayvanda göz mesela çok önemli. Kulağının yarısı olamaması ve dişlerinde gedik olamaması gerekiyor. İbadeti edecek vatandaşlar bun konulara bakması, dikkat etmesi lazım. Örneğin bizim bu hayvanlarda hep genç hayvan. Hayvanda gençlik de önemli.” – ESKİŞEHİR
]]>CHP’li Gürer, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi artan kurbanlık fiyatlarını bu sefer küçükbaş hayvan fiyatları üzerinden değerlendirdi.
“EMEKLİ DE KURBAN ALABİLSİN”
Gürer, koyun fiyatlarının geçen seneye göre yüzde 100 oranında arttığı bir ortamda emeklilere verilecek bayram ikramiyesi tutarının asgari ücret seviyesinde olması ve emeklinin Kurban Bayramı’nda bir kurbanlık alabilmesinin sağlanması için kanun teklifi verdiğini belirtti. Gürer, “Bir emekli bir koyun alacak olsa bir maaşını vermek zorunda. Ortalama bir koyun alacak olsan 10 bin liranın altında koyun yok. Geçen yıl en yüksek fiyat bu fiyatın altında idi. Koyun kilosu fazla olan, biraz büyüğünü olsun istenirse 12 bin-14 bin lira aralığında bir tutarı gözden çıkarmak gerekiyor. Farklı illerde bu fiyatlar değişiyor. Nakliye ile sevk ve büyük kent hayvan pazar giderleri eklenirse fiyatlar daha da artıyor. Koç fiyatları 20 bin liraya dayanmış bulunuyor. TBMM Başkanlığı’na sunduğumuz kanun teklifimizde Kurban Bayramı’nda verilen ikramiye tutarını asgari ücrete (17 bin liraya) çıkarın, emekli de kurban alabilsin diyoruz” diye konuştu.
“KÖYDE 8 SÜRÜ VARKEN ŞİMDİ 2 SÜRÜ KALDI”
Küçükbaş kurbanlık fiyatlarının geçen seneye göre arttığını belirterek güncel küçükbaş kurbanlık fiyatlarını açıklayan üretici Ertuğrul Koç, “Koyunun canlı baskül fiyatı 300 lira. Geçen seneye bakarak, geçen sene bu koyunlar 5 bin lira idi, şimdi ufaklar 10 bin lira oldu. Orada koçlar var, onlar 10 bin lira idi, şimdi 20 bin lira oldu. Şu anda 10 bin liranın altında koyun yok. 500 davar, 8 sürü vardı bu köyde, bu köy 60 hane. Şimdi köyde iki sürü var, 100 tanesi bizde, 100 tanesi de başka birinde. Başka da yok, sürü bitti, her köyde bitti” dedi.
CHP’li Gürer, küçükbaş hayvan fiyatlarındaki artışın girdi fiyatlarıyla alakalı olduğunu, vatandaşın bu işten üretici para kazanıyor gibi görmesine karşı artan yem fiyatları, veteriner gideri ve işçi ücretleriyle üreticinin de para kazanamadığını belirtti. Üretici Ertuğrul Koç ise “Kurban fiyatlarının artması hem yemle ilgili hem de enflasyonla ilgili. Asgari ücret 9 bin liraydı, şu an 17 bin lira. Her şey arttı, yüzde 100 enflasyon var Türkiye’de. Bizde kazanamıyoruz. Ben 10 bin liraya sattığım hayvanı geri 9 bin liraya alamıyorum. Koyunu 6 ay danayı 1 yıl besliyoruz kesime gelmesi için. 6 ay boyunca yem yedirmek zorundayız, bakım giderleri de ahır giderleri de arttı, sürekli artıyor” diye konuştu.
“HEM ÜRETEN HEM TÜKETEN ŞİKAYETÇİ”
Gürer, AKP iktidarının politikalarını eleştirerek hayvancılığa gerçekçi destekler verilmesi gerektiğini belirtti. Gürer, “Besicilik yapan da zararda, tüketici de pahalıya ürün alıyor, ama sistemdeki giderler özellikle de yem gideri başta olmak üzere devlet sübvanse etmiyor. Bu durumda kurbanlık fiyatlarının artmasına sebep oluyor. Kurban Bayramlarının özelliği de kurban kesip, kurban etini fakir fukaraya dağıtmak gerekir. Ama emekli, dar gelirli bu fiyatlara kurban alması çok zor. Üretici de ‘Yetiştiriciler olarak biz bu işten para kazanmıyoruz. Biz de mağduruz’ diyor. Hem üreten hem tüketen durumdan şikayetçi. Kurban Bayramı’nda özüne uygun kurban keserek kutlamakta artık sabit ve dar gelirli ile emekli için çok zorlaştı” ifadesini kullandı.
]]>
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi emeklilere verilecek 3 bin TL tutarındaki bayram ikramiye tutarının, ekonomik kriz ortamında çok düşük kaldığını ve Kurban Bayramı’nda olsun emeklilerin rahat bir bayram süreci geçirmeleri ve kurban alacak maddi imkanın sağlanması için bayram ikramiyesi tutarının asgari ücret tutarında olması için Kanun Teklifini TBMM Başkanlığına sundu.
Gürer, “Bayram ikramiyesi ile 3 kilo pirzola alınıyor. Kurbanlık koyun alınabilmesi için bayram ikramiyesi asgari ücret olmalıdır. Bayramda olsun emekli yüzünü güldürün” diye konuştu.
“AKP İKTİDARI EKONOMİK KRİZİN FATURASINI EMEKLİYE KESTİ”
CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde yaşanan ekonomik kriz ortamı, enflasyonun yükselmesi ve alım gücünün düşmesi gibi etkilerle özellikle emeklileri olumsuz yönde etkilemiştir. AKP iktidarı döneminde, emeklilerin ihtiyaçları sürekli göz ardı edilmiş, emekli maaşlarındaki artış ile enflasyon artışı arasındaki makas giderek açılmış ve bu durum emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamalarını zorlaştırmıştır. Fiyatların artmasıyla birlikte emekli maaşlarının yetersiz kalması, emeklilerin geçim sıkıntısı yaşamasına neden olmuştur. Dolayısıyla, AKP iktidarı ekonomik krizin faturasını özellikle dar gelirli vatandaşlar ve bu kesimin çoğunluğunu oluşturan emeklilere kesmiştir.” dedi.
“BAYRAM İKRAMİYESİYLE EMEKLİ KURBAN ALABİLMELİ”
Emeklilerin Kurban Bayramı’nda olsun ekonomik kaygılardan uzak bir bayram geçirmesi gerektiğini ve verilen bayram ikramiyesi tutarının yetersiz olduğunu belirten CHP’li vekil Ömer Fethi Gürer, şunları kaydetti:
“Emeklilere verilen bayram ikramiyeleri, özellikle Ramazan ve Kurban Bayram’larında, ekonomik kaygılardan uzak bir bayram geçirmelerini sağlayacak düzeyde olmalıdır. Ancak, özellikle yaklaşan Kurban Bayramı için belirlenen 3 bin TL gibi düşük bir ikramiye miktarı kabul edilemez bir durumdur. Zira, en düşük emekli maaşı 10 bin TL olduğu bir dönemde ve ekonomik krizin etkilerinin arttığı bir ortamda, birçok emeklinin kurbanlık alabilme olasılığı ortadan kalkmıştır. Bu durumda, en düşük kurbanlık fiyatlarının 12 bin TL ila 15 bin TL arasında olacağı göz önünde bulundurulduğunda, bayram ikramiye tutarının revize edilmesi kaçınılmaz bir gerekliliktir.
“EMEKLİNİN YÜZÜ BAYRAMDA OLSUN GÜLSÜN”
TBMM Başkanlığına sunduğum bu teklifle ekonomik krizin bu denli ağır yükü altında kalan emeklilerimiz yüzü bari bayramda gülsün. Emeklilere verilen bayram ikramiyesi tutarının asgari ücret seviyesine çıkarılması, emeklilerin bayram sürecinde ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri adına önemli bir adım olacaktır. Böylelikle, emekliler bayramı ekonomik olarak bir nebze rahat geçirebilirler. Ayrıca, ekonomik olarak zor durumda olan emeklilerin bu dönemi daha rahat geçirebilmeleri ve maddi sıkıntılarının bir nebze olsun hafiflemesi sağlanmış olacaktır. Bu adım, toplumsal refahın ve emeklilerin yaşam standartlarının kısa bir süreliğine de olsa iyileştirilmesi yönünde önemli bir adım olarak değerlendirilmelidir.”
]]>CHP’li Gürer, “Kurban Bayramı yaklaşıyor, büyükbaş hayvanlarda da kurbanlık satışları başladı. Kurban fiyatları geçen yıla göre yüzde 100’e yakın artış göstermiş bulunuyor. Bir yıl içinde özellikle yemdeki artış, ahır giderleri, aşılar ve veteriner giderleri artış hayvan fiyatlarını katladı” dedi.
Üretici Ertuğrul Koç da “750 kilo bir tosun 210 bin liraya satıyoruz. Geçen yıl bu hayvan 95-100 bin liraydı. Geçen yıl yemin çuvalı 250 liraydı, şimdi 600 lira oldu. Geçen yıl bakıcı aylığı 15 bin liraydı, şimdi 30 bin lira oldu. Geçen yıl ilaç 150 liraydı, bu yıl 350 lira oldu. Yani, ilaç arttı, yem arttı, ahır gideri arttı, işçilik arttı, veteriner masrafları arttı ve bu yüzde 100’lük artış hayvan maliyetine yansıdı” diye konuştu.
“TULUMTAŞ’TA HAYVANCILIK YAPAN İKİ KİŞİ KALDI”
Gürer, hayvancılık yapan küçük aile tipi işletmelerde çok ahırın boş olduğunu yerinde gidip gördüğünü ifade etmesi üzerine üretici Ertuğrul Koç, “Ben 40 senedir bu işle uğraşıyorum. Bizim köyde benimle beraber bir kişi var, diğerleri sattılar hayvanlarını. Tulumtaş’ta hayvancılık yapan iki kişi kaldı köyde. 30 hane vardı, hepsi hayvancılık yapıyordu, herkes de hayvan vardı. Şimdi iki kişi de kaldı, çünkü bu işi sürdürmek çok zorlaştı. Yükünü çekmek isteyen azaldı. Yem giderleri pahalı, işçilik giderleri pahalı. Bu işi yapmak isteyen böyle giderse kalmayacak” dedi.
Gürer, “Büyükbaş hayvanlarda yetişkinlerin fiyatları 210 bin TL’yi buluyor. Geçen yıl 80 bin liraya kadar büyükbaş kurbanlık vardı, bu yıl ise katlamış” derken; üretici Ertuğrul Koç, büyükbaşların bulunduğu bölümlerde hayvanları göstererek şöyle konuştu:
“Bu yıl danalar 110 bin liradan başlıyor. En ufak hayvan erkek tosun 110 bin lira. Büyükbaş hayvanlar kilosuna göre fiyat değişiyor. Ahırda kurbanlık hayvanlarımız bölüm bölüm ayırdık. Bir grup kurbanlık 140-150 bin lira, diğer bölümdekiler 135-140 bin lira. Holstein Simental, onlarda 120 bin lira. Geçen yıl bu hayvanların fiyatı 40-45 bin lira aralığındaydı. Farklı bölümde cinsine, kilosuna göre hayvanları müşteri daha iyi görsün diye ayrı ayrı koyduk. Geçen yıl 55 bin lira olan hayvan giderlerinden dolayı bu yıl 110 bin lirayı buldu. Bakım masrafı çok arttı. Besici olarak emeğimizi de katarak fiyat koysak bu rakamları da aşar. Piyasada bakın giderleri, her şey ikiye katladı. Geçen yıl 200 lira olan şey, bu yıl 400 lira oldu. Bu hayvan 450 kilo besili hayvan, erkek tosun yüzde 65 randıman verir. Yüzde 65 demek, 100 kiloda 65 kilosu et olur. Zayıf hayvan da yüzde 50’ye düşer, erkek hayvan yüzde 60-65 randıman yapar. 100 kilo gelen hayvanın en az 65 kilo eti olur.”
“KÖYLERİMİZİ KALKINDIRMALIYIZ Kİ TÜRKİYE’DE TARIM, HAYVANCILIK BİTMESİN”
Gürer, hayvancılıkta desteklerin artırılması ve planlı bir politikanın uygulanması, yemin sübvanse edilmesi gerektiğini söyledi. Besici Ertuğrul Koç, “Yemde destek var, yeme az bir destek veriyorlar, o da kurtarmıyor yani. O da az oluyor. Yemin sübvanse edilmesi lazım, yüzde 50 destek olması lazım, yüzde 10 veriyorlar” dedi.
Hayvancılıkta yaşanan sorunlara değinen Gürer, “Hayvancılık giderek sorunlu hale geliyor. Artık bu işi yapanların sayısı geçmişe göre çok azaldı. Tulumtaş köyünde 30 hanede hayvan vardı, şimdi iki hanede hayvan var. Hayvancılık yapanlar hayvancılıktan vazgeçiyor, elde kalan hayvanlarını da maliyeti yüksek olunca satmakta da zorlanıyor, kurban için bekliyorlar. Kurbandan sonra hayvanları satınca, yerine yenisini koymakta zorlanacaklar” diye konuştu.
Gürer’in, “İthal hayvan geliyor, bunun size faydası yok mu” sorusuna cevap veren besici Ertuğrul Koç, “O hayvanlar bizim beslediğimiz hayvanların et lezzetini vermiyor. Alıp bir süre bakıp beslemek gerekiyor da maliyetleri artırıyor” dedi.
CHP’li Gürer, “Ülkemiz besicisi en az altı ay beslediği büyükbaş hayvanın etinin tadıyla ithal gelen hayvanın etinin tadı da bir olmuyor. Yerli ırkımızı geliştirmeliyiz, kendi kaynaklarımıza dönmeliyiz. Bu anlamda besicilerimize ve süt inekçiliği yapanlara gerçekçi destekler vermeliyiz, köylerimizi kalkındırmalıyız ki Türkiye’de tarım bitmesin, hayvancılık bitmesin” ifadesini kullandı.
]]>Azerbaycan futbol tarihinde ilklere imza atan Karabağ’ı 16 yıldır çalıştıran Kurbanov, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Kurbanov, göreve başladığı ilk dönemde zor günler geçirdiklerini ve birtakım sorunlar yaşadıklarını fakat hepsinin üstesinden geldiklerini belirtti.
Takıma ilk geldiğinde Karabağ Kulübü Başkanı Abdolbari Gozal’ın kendisine, “Ben Haydar Aliyev’e bu takımı Avrupa’da tanıtacağıma söz verdim.” dediğini aktaran Kurbanov, “Bu, bir Azerbaycanlı olarak benim için büyük motivasyon oldu. Göreve bu motivasyonla başladık. İlk yılımda şampiyonluk elde edemesek de Azerbaycan Kupası’nın kazandık. UEFA’da da play-off’a kadar gittik. Bu o dönem için büyük başarıydı.” dedi.
Kurbanov, UEFA Avrupa Ligi’nde play-off etabına kaldıklarında Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in telefonla arayarak kutladığını, bunun da kendisine ek motivasyon sağladığını vurguladı.
Karabağ adının Azerbaycanlılar için büyük önem taşıdığını hatırlatan Kurbanov, “Karabağ adını yaşatmak için yönetimle birlikte iyi bir çalışma yaptık ve çok şükür sonuçlarını bugün görüyoruz. Sorumluluk duygusuyla ve kalpten çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Tecrübeli teknik adam, takımdaki yabancı oyunculara da Karabağ adının önemini anlattıklarını kaydederek, “Bizim başlıca motivasyonumuz, takımımızın ismi olan Karabağ. 2. Karabağ Savaşı’ndaki zaferimizden sonra yabancı futbolcularımız ismimizin önemini daha iyi anladı.” diye konuştu.
Azerbaycan Kupası’nın 8’li final turu maçını MOİK takımı ile Karabağ’daki işgalci rejimin bir zamanlar “başkent” olarak gördüğü Hankendi’deki şehir stadında oynadıklarını hatırlatan Kurbanov, “Bu çok büyük gündü. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile eşi Mihriban Aliyeva da karşılaşmayı izledi. Şehit evlatları da oradaydı. Unutulmayacak gün oldu.” şeklinde konuştu.
Kurbanov, Hankendi’deki oyunun işgalden kurtarılan bölgelerde yapılacak oyunların başlangıcı olduğunu belirterek, “Ağdam’da da stat inşa edilecek. Takımımız sonunda oraya dönecek.” açıklamasında bulundu.
“Türk halkına büyük saygım ve itimadım var”
Teknik direktör Kurbanov, Karabağ takımına Türkiye’den de büyük ilgi olduğunu dile getirdi.
“Ben bir Azerbaycanlı olarak, bir Türk oğlu olarak onlara (Türk halkına) teşekkür ediyorum.” diyen Kurbanov, “Biz gerçekten kardeşiz ve her zaman birbirimizin yanında olduk. Hem sevincimizde hem de kötü günümüzde birlikte olduk. Türk halkına büyük saygım ve itimadım var. Bizi kendi takımları olarak görüyorlar. Deplasmanda çok sayıda Türk taraftar bize destek veriyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Yenilebiliriz fakat sahadan mücadele etmeden çıkamayız”
Kurbanov, Avrupa Ligi son 16 turunda Almanya temsilcisi Bayer Leverkusen ile eşleştiklerini hatırlatırken, güçlü bir rakiple karşılaşacaklarını aktardı.
Bayer Leverkusen’in tanıdıkları bir rakip olduğunu anlatan Kurbanov, “Grup maçlarında karşı karşıya geldik. Her iki maçta da mağlup olduk. Avrupa’nın en iyi takımlarından biri. Bu gibi takımların Azerbaycan’a gelmesi, futbolun sevilmesine büyük fayda sağlayacaktır. Güçlü rakip olsalar da biz memnunuz. Yine büyük bir takıma karşı oynayacağız ve futbolcularım yine o büyük futbolu, hızı ve dinamizmi hissedecek. Taraftarlar da oyundan zevk alacak. Yenilebiliriz fakat sahadan mücadele etmeden çıkamayız.” ifadelerini kullandı.
“İlk”lere imza atan takım: Karabağ
Azerbaycan’ın Ağdam ilinin takımı olan ve 1950’li yıllarda kurulan Karabağ, Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan liginde oynadı.
Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bağımsız Azerbaycan’ın takımı olarak faaliyetini sürdüren Karabağ, Ağdam şehrinin 1993’te Ermeniler tarafından işgal edilmesi nedeniyle maçlarını Bakü’de oynamaya başladı. Karabağ, Azerbaycan liginde ilk şampiyonluğunu 1993’te elde etti.
Hem kurulduğu şehri terk etmek zorunda kalması hem de finansal nedenlerle zor günler geçiren Karabağ takımına 2001’de ülkenin en büyük şirketlerinden Azersun Holding’in sponsor olmasıyla maddi sorunlar çözüldü.
Kurban Kurbanov’un 2008’de teknik direktörlük görevine getirilmesiyle Karabağ takımında yeni sayfa açıldı. Kurbanov yönetiminde 9 şampiyonluk elde eden Karabağ, 5 kez de Azerbaycan kupasını kazandı.
Karabağ, Azerbaycan tarihinde UEFA Şampiyonlar Ligi’nde gruplara kalan, UEFA Konferans Ligi’nde gruptan çıkmayı başaran ve UEFA Avrupa Ligi’nde son 16 takım arasına giren ilk takımı olarak adını tarihe yazdırdı.
]]>Büyükelçiliğin açıklaması, kayıp olduğu bildirilen 17 yaşındaki Çinli öğrenci Kai Zhuang’ın, 31 Aralık’ta Utah eyaletindeki ıssız bir yerde, bulunmasından sonra yapıldı.
Kai’nin anne ve babası, okuduğu okulun yetkililerine kendilerinden fidye istendiğini ve oğullarının kaçırıldığını gösteren bir fotoğrafının gönderildiğini söyledi.
Kai Zhuang bir çadırın içinde “çok üşümüş ve korkmuş” bir halde bulundu.
Polise göre, sanal rehin alma kurbanları, zanlılar yanlarında olmasa bile, kendilerini izole etmeye ve hatta rehin tutuluyorlarmış gibi gösteren kendi fotoğraflarını çekmeye ikna ediliyor. Zanlılar kurbanlarını, Facetime ya da Skype üzerinden gözlemliyorlar.
Daha sonra, hem kurban hem de aileleri, denilenleri yapmamaları durumunda zarar göreceklerine ikna ediliyorlar.
Polis, Kai’nin ailesinin Çin’deki banka hesaplarına 80 bin dolar fidye ödemesi yaptıklarını belirtti.
Sanal rehin alma nedir?
Amerikan Federal Soruşturma Bürosu FBI’a göre, kolluk güçleri en az 20 yıldır ‘sanal rehin alma’ olaylarını biliyor.
Birçok şekilde yapılabiliyor ama daima kurbanlar, şiddet ya da ölüm tehlikesi altında olduğuna inandıkları bir sevdiklerinin serbest kalması için fidye ödemeye zorlanıyorlar.
FBI “geleneksel” rehin alma olaylarının tersine, sanal rehin alma vakalarında kimsenin gerçekten kaçırılmadığını söylüyor. Bunun yerine hile ve tehditlerle, kurbanlar olayın ortaya çıkmasından önce hızla fidye ödemeye zorlanıyorlar.
Çinli öğrenciler nerelerde hedef alınıyor?
Polis güçlerine göre, Batılı ülkelerde okuyan Çinli öğrenciler sanal rehin alma vakalarında hedef alınıyor.
Eylül 2023’te İngiltere’deki Güney Yorkshire bölgesi emniyetinin Sahtecilik Koordinasyon Ekibi, ülkenin kuzeyindeki Sheffield kentinde öğrenim gören yabancı öğrencilere bir uyarı yapmıştı.
Uyarıda, dolandırıcıların genelde İngiltere’de okuyan Çinli öğrencileri hedef aldığına dikkat çekilmişti.
Buna göre kurban, Çin Büyükelçiliği, Göç İdaresi, Çin Polisi ya da posta idaresinden olduğunu iddia eden bir dolandırıcı tarafından aranıyor.
Uluslararası bir suç şebekesini araştırdıklarını ve kurbanın Çin’e büyük miktarlarda para yollaması gerektiğini iddia ediyorlar.
Kurbanın kendileriyle işbirliği yapması için tehditte bulunuyorlar ve başka kimseye anlatmamasını istiyorlar.
Avustralya’daki New South Wales (NSW) eyaleti polisi, Ekim 2023’te “sanal rehin alma” dolandırıcılıklarının giderek daha sofistike bir hale geldiği uyarısında bulundu.
Dedektif, Joseph Doeihi dolandırıcılıkların Çin ana karasında tezgahlandığını söyledi.
Dolandırıcılar, kurbanı kandırıp Çinli bir yetkili rolü oynamaya da ikna edip, başka bir kurbana da yaklaşıyorlar.
Douehi “Bu dolandırıcılıklarda, kurbanlar eyaletler arası seyahate zorlanıyorlar. Hatta iş öyle bir hale geldi ki, bazı kurbanlarımızın Tayland ve Kamboçya’ya gitmeye zorlandıklarını da gördük” dedi.
Avusturalya Yayın Kurumu (ABC) NSW Polisine atıfla, sadece ekim ayında 20 ila 23 yaşındaki iki kurbanın Çinli yetkililer olduklarını iddia eden dolandırıcı şebekeleri tarafından hedef alındığını belirtti.
Kurbanlardan yaklaşık 340 bin ABD Doları fidye ödemeleri, aksi takdirde bir suça karıştıkları Çin’e sınır dışı edilecekleri söylendi.
Bir vakada da Sydney’deki 20 yaşındaki bir erkek kendisini kelepçelemeye ikna edildi ve daha sonra Şangay Polisi adına Adelaide ve Victoria’daki başka kurbanlara “resmi belgeler” götürmeye zorlandı.
Aileden 135 bin dolardan fazla fidye istendi, ancak aile reddetti ve NSW polisine ihbarda bulundu.
2020’de NSW polisi en az sekiz “sanal rehin alma” vakası ve 1 milyon 355 bin fidye ödendikten sonra bir uyarı yayımladı.
Nisan 2020’deki bir vakada da, Çinli bir aile Çin polisinden olduğunu söyleyen bir dolandırıcının Sydney’deki kızlarının kaçırıldığını söylemesi üzerine, 200 bin dolardan fazla fidye ödedi.
Soruşturmanın ardından, kadın bir gün sonra evinde güvende bulundu.
Ağustos 2023’te Japan Times gazetesi, bazı Çinli öğrencilerin dolandırıcılar tarafından benzer yöntemlerle tehdit edildiğini yazdı.
Bir vakada, Çinli bir kız öğrencinin ailesi, kızlarının saldırıya uğramış gibi göründüğü bir fotoğraf aldıktan sonra, Çin’deki bir hesaba 42 bin dolardan fazla para yatırdı.
Daha sonra örğncinin, Çin kamu güvenliği yetkilisi olduğunu söyleyen birinden telefon aldığı ortaya çıktı.
Dolandırıcı, hakkında bir tutuklama emri çıktığını söylemiş ve ailesinin tutuklanmasını önlemesi adına para vermesi için sahte bir kaçırılma hikayesi uydurması gerektiğini belirtmişti.
Polis güçleri, Çinli öğrencilerin aldıkları telefonları kontrol etmelerini, herhangi bir “resmi” talebi, Çin Konsolosluğu’nda teyit etmelerini ve hedef alınmaları durumunda ihbarda bulunmaları çağrısı yapıyor.
]]>